Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk:
“Taraftarlarımızdan özür diliyoruz”
“Bizim için ders olduğu kesin”
“2 sene şampiyon olduk, inşallah bu sene de 3. kez de şampiyon olacağız”
“Bu statta futbol oynanmasına karşıyım”
İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Beşiktaş mağlubiyetindeki sorumluluğun kendisinde olduğunu belirterek, “Oyuncularıma güveniyorum, her zaman arkalarındayım. Taraftarımız bize güvensin. Onlardan özür diliyoruz” dedi.
Turkcell Süper Kupa’da Galatasaray, Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda karşı karşıya geldiği Beşiktaş’a 5-0 yenildi. Müsabakanın ardından basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Bugün geçen senenin şampiyonu olarak sahaya çıktık. İyi bir takımla oynayacağımızı biliyorduk ama kazanmak için sahaya çıktık. Çok erken bireysel hatadan gol yedik. Golü bulup beraberliği yakalayacak pozisyonlar vardı. Beraberliği yakalasak oyun bizim için daha iyi gidebilirdik. İkinci yarı değişiklik yaptık, hücumda iki forvete döndük. Savunma hatasından golü yedik. Bugünkü en büyük sıkıntılarımızdan biri takiplerdi. Bireysel hata olur, bizim istediğimiz oyunun dışında çıktığınız zaman bu Galatasaray takımının oyunu değil. 2-0 sonrası biraz da düştüğümüzü düşünüyorum. 2-0’dan sonra hamleler yaptık. Burada daha çok üretebilirdik. Genel olarak bu maç öncesinde iki takımın da yüzde 100 hazır olmadığını söylemiştim. Beşiktaş ikinci yarıda bize göre daha istekliydi. Gedson’un oyun içerisindeki temposu etkili oldu. Bu maça hazırlayan ve 11 çıkaran, değişiklikleri yapan benim. Bu mağlubiyette birinci sorumluk benim. Oyuncularımla da içeride konuştum. Galatasaray formasıyla böyle mağlubiyet alıyorsanız öncelikle utanmamız gerekiyor. Başımızı kaldırıp bir sonraki maça hazırlanmamız gerekiyor. İki senenin şampiyonu olarak bu seneye iyi başlamadık. Kazanarak lige başlamamız gerekiyor. Ligin şampiyonluktaki en büyük adayı biziz. Hazır olan oyuncularımız ve gelen oyuncularla birlikte önümüzdeki hafta bu akşamki yenilgiyi unutturup galibiyet serisini yapan Galatasaray inşallah önümüzdeki hafta olacak. Bu benim sorumluluğumda. Oyuncularıma güveniyorum, her zaman arkalarındayım. Taraftarımız bize güvensin. Onlardan özür diliyoruz Beşiktaş’ı tebrik ediyorum, hak ettikleri galibiyeti aldılar. Ödül töreninde sahaya çıktık, onları alkışladık. Onlar bizi alkışladı, biz onları alkışladık. Türk futbolunda aradığımız iklimi tekrar bir arada görme açısından da önemliydi. Kaybedebiliriz ama kazananı da alkışlamak gerekiyor” şeklinde konuştu.
“2 sene şampiyon olduk, inşallah bu sene de 3. kez de şampiyon olacağız”
İki sene üst üste şampiyon olduktan sonra futbolcularda doymuşluk olup, olmadığının sorulması üzerine Buruk, “Doymuşluk diyemem ama 4 haftadır antrenman yapıyoruz. Milli oyuncuları geç katıldı, transferler geliyor. Geçen seneki aynı motivasyonu bu kadar çabuk zamanda yakalamak kolay değil. Şanssız da bir gece yaşadık. Bireysel hatalar oldu. Böyle maçları bir daha yaşamayacağız. Ben oyuncularıma güveniyorum. 2 sene şampiyon olduk, inşallah bu sene de 3. kez de şampiyon olacağız” diye cevap verdi.
“Bizim için ders olduğu kesin”
Bu skorlun kendileri için ders olduğunu ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Bu anlamda bizim için ders olduğu kesin. Bunun erken olması daha sevindirici. Negatif olarak değil de pozitif olarak ders almamız gerekiyor. Amacımızı oyuncularımı pozitif şekilde sahamızda oynayacağımız maçta ortaya koymak. Final kaybetmek çok yaşamadığımız bir şey. O anlamda da üzgünüz. Tam olarak istediğimizi ortaya koyamadık” açıklamasında bulundu.
“Bu statta futbol oynanmasına karşıyım”
Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nu sevmediğini ifade eden Okan Buruk, “Bu stadı sevmiyorum. Bu statta futbol oynanmasına karşıyım. Atletizm alanında kullanılması gerekiyor. Futbol stadı olarak kullanılacaksa tamamen pistin kaldırılıp, futbol stadı yapılması gerekiyor. Bence hem hocalık için hem futbol oynamak için hem seyretmek için gördüğüm en kötü statlardan biri” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Hazırlık maçında Suudi Arabistan 2. Lig ekibi Al-Bukiryah ile 1-1 berabere kalan Kocaelispor’da teknik direktör Ertuğrul Sağlam mücadelenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sağlam, “Sezon öncesinde yaptığımız son hazırlık maçıydı. Kadromuzun eksik bölgelerini hesaba katmadan oyunu değerlendirdiğimizde; kaleciden başlayıp birinci bölgeden ikiye ve ikinci bölgeden üçe geçişlerimizde bence çok harika oldu. Oyuncu kalitesinin artmasıyla beraber bu konuda sezon boyu daha çok çalışarak, topu üçüncü bölgeye getirme noktasında daha iyi şeyler olacağına inanıyorum. Rakip ceza sahasına yakın bölgelerde hem final paslarını iyi yapma noktasında ve hem de içerde sayısal anlamda çoğalma ve doğru parselasyonu iyi yapamadık. Onun dışında her şey daha iyiydi. Şimdi ön bölgeye iki tane çok net oyuncunun da gelecek olmasını da hesaba katarsak oradaki eksikliği de en aza indirmeye çalışacağız. Marcao’nun tam hazır olmaması, ona rağmen girdikten sonra da takıma ofansif oyuna katkısını net bir şekilde gördük. Pazartesi gününden itibaren de Caktas’ın takıma katacaklarını düşünürsek, takım da beraber oynamayı da yavaş yavaş becermeye başladı. Takımımız oyuna hakim olan taraf, ofansif üretkenliği ve izleyenlere vereceği keyifle bu sene iyi bir görüntü ortaya koyacak” dedi.
“Kazanarak başlamak moral verecek”
Fazla zamanlarının olmadığını ifade eden Sağlam, “Sezona kazanarak başlamanın vereceği moralle bu eksiklikleri de daha çabuk gidereceğimizi düşünüyorum. Bugün 3. bölgedeki organizasyon eksikliği dışında oyundan memnunum. Gayet iyi maç oldu. Rakip de kendi liginde bizim dengimiz. Arabistan liginde yapılan yatırımlardan sonra, yabancı hocalar ve oyuncularla kalitesini artırdı. Bugün görmek istediklerimizi gördüğümüz, eksikliklerimizi net olarak ortaya koyduğumuz maç oldu. Hatalarımızı gidermek için bir haftamız var. Yeni katılan arkadaşlarımızın adaptasyonlarını tamamlamaya, fiziksel olarak tam hazır olmayan arkadaşları oynamaya hazır hale getirmeye çalışacağız. Çok güzel olacak, inanıyorum” diye konuştu.
İbrahim Akdağ’dan vazgeçildi
İbrahim Akdağ transferinden vazgeçildiğini söyleyen Sağlam, “Başka alternatiflerimiz var. Onlara bakıyoruz. Öncelikli olarak Caktas’ın katılımı, yerli stoper ve yerli 8 numara katılımı ilk planladığımız transferler. 10 Eylül’e kadar transfer sürüyor. İlerleyen süreçte oturur; başkanımız ve yöneticilerimizle eksik olan ya da daha iyi yapabileceğimiz bir nokta olursa karar vereceğiz” açıklamasında bulundu.
Mevkilerdeki alternatifler değerlendiriliyor
Mevcut kadroda ayrılık ya da kiralamalar beklenip beklenmeyeceği konusunda ise Sağlam, “Oyuncu geliyor. Gelenlerin sayısı adedince mevkilerdeki alternatif oyuncuların durumu ve yoğunluğa göre de bazı arkadaşlarımızla yolumuzu ayırdık zaten” diye konuştu.
“15 yıllık hayale son vereceğiz”
Taraftara da sezonun ilk maçı öncesi mesaj veren Sağlam, “Yönetimimiz, taraftarımızın beklentisine cevap verecek, 15 yıllık Süper Lig hayalini sonlandıracak ve keyifli futbol izlettirecek transferleri yaptı, halen de yapmaya devam ediyor. İyi oyuncunun maliyeti de yüksek oluyor. Dolayısıyla kulübe yükü de fazla oluyor. Bundan sonraki süreçte de taraftarımıza iş düşüyor. Takımın ürünlerini, formalarını alma, stadyumu doldurma noktasında taraftarımızın sorumluluk alması gerektiğine ve sorumluluk alacağına da inanıyorum. Geçen yıl beklentimizi 13-15-17 bin gibi aşağıda tutmuştuk. Ama bu sene direkt 20-25 binle başlayıp sonrasında da dolu tribünlere oynamak istiyoruz. Bunu söylerken de elbette bize de görev düşüyor. Vereceğimiz futbol keyfi, ortaya koyacağımız futbol kalitesiyle taraftarı stada çekmemiz gerekiyor. Onlar bize destek olacak, biz onlara keyif vereceğiz. İnşallah karşılıklı etkileşimle inşallah bu sene 15 yıllık hayale son vereceğiz” sözlerini kaydetti. – KOCAELİ
]]>Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda milil yüzücü Kuzey Tunçelli, erkekler 1500m elemelerinde 14: 45.27’lik derecesiyle toplam 4 seri sonunda 5. sırada yer aldı ve en hızlı 8 sporcunun yarışacağı finale yükseldi. Olimpiyat Oyunları’nda milli boksör Buse Naz Çakıroğlu, 50kg çeyrek finalinde Finlandiya’dan Pihla Kaivo-Oja’yı 5-0 yenerek yarı finale yükseldi ve madalyayı garantiledi. Bronz madalyayı garantileyen boksörün finale yükselme müsabakası 6 Ağustos Salı akşamı yapılacak
Olimpiyatların sekizinci günü (03.08.2024) Türk sporcuların aldığı sonuçlar:
Boks
Olimpiyat Oyunları’nda milli boksör Buse Naz Çakıroğlu, 50kg çeyrek finalinde Finlandiya’dan Pihla Kaivo-Oja’yı 5-0 yenerek yarı finale yükseldi ve madalyayı garantiledi. Bronz madalyayı garantileyen boksör finale yükselme müsabakası 6 Ağustos Salı akşamı yapılacak
Olimpiyat şampiyonu milli boksör Busenaz Sürmeneli, kadınlar 66kg çeyrek finalinde Tayland’dan Janjaem Suwannapheng’e 4-1 mağlup olarak oyunlara veda etti.
Yelken
Yelkende Deniz Çınar ve Lara Nalbantoğlu’ndan oluşan 470 karışık takımı, üçüncü yarışını 15, dördüncü yarışı 8. sırada bitirdi. İkinci günü genel sıralamada 15. tamamlayan takım yarın iki yarışta daha mücadele edecek. 19 ülkenin mücadele ettiği 470 karışık takım mücadelesinde toplam 10 yarış sonunda ilk 10 sırayı alanlar madalya yarışına çıkmaya hak kazanacak.
Yelkenciler Alican Kaynar ve Beste Kaynakcı’dan oluşan Nacra 17 Karışık Takımı, ilk yarışını 19, ikinci yarışını 13 ve üçüncü yarışını 17. sırada bitirdi. İlk günü genel klasmanda 19 takım arasında 17. sırada tamamlayan takımın mücadelesi yarın üç yarışla daha devam edecek.
Milli yelkenci Ecem Güzel, ILCA 6 kategorisinde dördüncü yarışı 21, beşinci yarışı 22, altıncı yarışı 9. sırada bitirdi. Üçüncü günü genel klasmanda 43 sporcu arasında 18. sırada tamamlayan sporcunun mücadelesi yarın iki yarışla daha devam edecek. Milli yelkenci Yiğit Yalçın Çıtak, ILCA 7 kategorisinde beşinci yarışı 22, altıncı yarışı 9. sırada bitirdi. Üçüncü günü genel klasmanda 43 sporcu arasında 16. sırada tamamlayan sporcunun mücadelesi de yarın iki yarışla daha devam edecek.
Yol Bisikleti
Milli sporcu Burak Abay, erkekler yol bisikleti yarışını tamamlayamadı.
Atıcılık
Olimpiyat Oyunları’nda milli atıcı Sena Can, kadınlar skeet elemelerinin ilk gününde 75 atışta 65 isabet sağladı. Sporcunun müsabakası yarın devam edecek.
Okçuluk
Milli okçu Elif Berra Gökkır, kadınlar bireysel çeyrek finalinde Güney Kore’den Hunyoung Jeon’a 6-2 mağlup olarak oyunlara veda etti.
Yüzme
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda milli yüzücü Kuzey Tunçelli, erkekler 1500m elemelerinde 14: 45.27’lik derecesiyle toplam 4 seri sonunda 5. sırada yer aldı ve en hızlı 8 sporcunun yarışacağı finale yükseldi. Olimpiyat oyunları tarihinde final yüzmeye hak kazanan ilk Türk sporcu olan 16 yaşındaki Kuzey Tunçelli’nin yarışı yarın akşam 19.37’de başlayacak.
Atletizm
Paris Olimpiyat Oyunları’nda milli atlet Ersu Şaşma, erkekler sırıkla atlama elemelerinde 5.75m’lik atlayışıyla finale yükselmeyi garantiledi. Tokyo 2020’den sonra bir kez daha olimpiyat finaline yükselen sporcunun yarışması 5 Ağustos Pazartesi saat 20.00’de başlayacak.
Milli atlet Kayhan Özer, erkekler 100m elemelerinde serisini 10.34’lük derecesiyle 7. sırada tamamlayarak oyunlara veda etti.
Judo
Judo Karışık Takımı, son 16 turunda Güney Kore’ye 4-1 mağlup oldu.
]]>MUHTEMEL 11’LER
Galatasaray: Muslera, Kaan, Nelsson, Abdülkerim, Köhn, Torreira, Berkan, Ziyech, Mertens, Zaha, Icardi.
Beşiktaş: Mert, Svensson, Paulista, Colley, Masuaku, Al-Musrati, Gedson, Rashica, Rafa, Semih, Immobile.
DÜDÜK ATİLLA KARAOĞLAN’DA
Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki dev derbide hakem Atilla Karaoğlan düdük çalacak. Karaoğlan’ın yardımcılıklarını Abdullah Bora Özkara ve Volkan Ahmet Narinç’in yapacak. Karşılaşmada Mustafa İlker Coşkun VAR, Ceyhun Sesigüzel ve Onur Özütoprak da AVAR olarak görev alacak.
GALATASARAY CEPHESİ
Süper Kupa’yı şimdiye dek en çok kazanan takım olan Galatasaray, 7 kez bu mutluluğu yaşadı. Sarı-kırmızılı ekip- 2008, 2012, 2013, 2015, 2016, 2019 ve 2024’te Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Sezona kupayla başlama hedefindeki Galatasaray, müzesindeki Süper Kupa sayısını 8’e çıkarmak istiyor.
BEŞİKTAŞ CEPHESİ
Beşiktaş, Turkcell Süper Kupa’yı 2 kez müzesine götürdü. Siyah-beyazlı ekip, 2006’dan bu yana düzenlenen organizasyondaki ilk maçta Galatasaray ile karşı karşıya geldi. Almanya’nın Frankfurt kentinde 30 Temmuz 2006’da oynanan müsabakayı Mert Nobre’nin attığı golle 1-0 kazanan Beşiktaş, kupanın ilk şampiyonu oldu. “Kara Kartal”, Süper Kupa’da ikinci ve son kez ise 2022’de şampiyonluk sevinci yaşadı. Katar’ın başkenti Doha’da 5 Ocak 2022’de Antalyaspor ile karşılaşan siyah-beyazlılar, Atiba Hutchinson’ın kendi kalesi ile rakip filelere attığı goller sonucunda normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 tamamlanan mücadelede rakibine penaltı atışlarında 4-2 üstünlük sağlayarak kupanın sahibi oldu. Siyah-beyazlı takım, organizasyonda 2007, 2009, 2016 ve 2017’de ise rakiplerine mağlup olarak kupaya uzanamadı.
SÜPER KUPA’DA 9. RANDEVU
1965-1966 sezonundan bu yana Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Süper Kupa adlarıyla düzenlenen organizasyon, Galatasaray ve Beşiktaş’ı 8 kez karşı karşıya getirdi. Altısı Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda yapılan karşılaşmalarda Galatasaray 4, Beşiktaş ise 2 kez şampiyonluk sevinci yaşadı. İki takım arasındaki iki Süper Kupa mücadelesinde ise takımlar birer kez kupayı kaldırdı.
EN ÇOK GALATASARAY KAZANDI
Süper Kupa’yı şimdiye dek en çok Galatasaray kazandı.Sarı-kırmızılı takım, ilk organizasyonda Beşiktaş’a boyun eğmesine rağmen, sonraki süreçte 7 kez mutlu sona ulaştı. Galatasaray; 2008, 2012, 2013, 2015, 2016, 2019 ve 2024’te Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Beşiktaş ise 2006 ve 2022’de şampiyonluk sevinci yaşadı. Fenerbahçe ve Trabzonspor’un 3’er kez kazandığı kupayı, Konyaspor ve Akhisarspor ise 1’er kez havaya kaldırdı.
SON KUPA 1 DAKİKA OYNANDI
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılan son Turkcell Süper Kupa müsabakası bir dakika sürdü. İki ekip arasında 30 Aralık 2023’te Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılması gereken Süper Kupa maçı, yaşanan krizin ardından oynanamadı. TFF, karşılaşmayı 7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynatma kararı aldı. Fenerbahçe Kulübünün müsabaka öncesi bazı taleplerinin kabul edilmemesi üzerine sarı-lacivertliler maça 19 Yaş Altı Takımı ile çıktı. Galatasaray, maçın ilk dakikasında Mauro Icardi’nin golüyle 1-0 öne geçti. Fenerbahçe, yönetim kararıyla sahadan çekildi. TFF Yönetim Kurulu, kupayı 3-0 hükmen galip saydığı sarı-kırmızılı takıma verdi.
]]>Denizli Valiliği, Çameli Kaymakamlığı, Çameli Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı iş birliği ile düzenlenen 2024 Yamaç Paraşütü Dünya Kupası (Paragliding World Cup) başladı. Açılış programı ile başlayan şampiyonaya 35 ülkeden 100’ü yabancı 115 sporcu katıldı. 2 bin 150 rakıma sahip Yaylacık Dağı’ndaki Hava Sporları Merkezi’nden sporcular bir bir atlayış gerçekleştirdi. Konumu nedeniyle her daim rüzgarlı oluşu ve dünyada dört yöne uçuş gerçekleştirilebilen ender paraşüt merkezleri arasında yer alan Yaylacık Yamaç Paraşüt Pisti, 7 gün sürecek şampiyonada gökyüzünde görsel şölen oluşurken, pilotlarda burada becerilerini sergileyecek.
“Çameli olarak bir Dünya Kupası düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz”
10 yıl önce başladıkları yamaç paraşütü etkinliklerinde bugün gelinen noktada dünyada örnek pistlerden bir tanesini ilçeye kazandırdıklarını ifade eden Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Dünya Şampiyonasını Çameli’nde yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bu başarının ekip işi olduğunu vurgulayan Başkan Arslan, “Bu bir ekip çalışmasıdır. Ben başta sayın kaymakamız olmak üzere ve burada bulunduğumuz bölgede Orman Bölge Müdürlüğümüzün bu projeyi gerçekleştirdik, çok teşekkür ediyorum. En son yaptığımız projeyle Güney Ege Kalkınma Ajansı buraya maddi anlamda destek verdiler. Bütün kurumların Orman Bölge Müdürlüğü, Gençlik Spor Müdürlüğü, Kaymakamlık, Valilik, Denizli Büyükşehir Belediyesi olmak üzere çok destek verdiler ve şu anda güzel bir noktaya gelmiş bulunmaktayız. Dünyanın en iyi pistlerden bir tanesi burası. Çameli olarak bir Dünya Kupası düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diliyorum. 1 hafta boyunca uçuşlarımız burada devam edecek. Çameli semalarında 100 tanesi yabancı 15 tanesi ise yerli olmak üzere 115 sporcumuz olacak. Bunlar puan usulüne göre burada yarışmaya katılabiliyorlar. Sporcular burada yarışma fırsatı buldu. Bizde ilk defa finali burada yapacağız. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. 2 bin 150 metrede yarışma devam ediyor. Turizm anlamında çok iyi gelişmeler olacak. İnşallah onu da bu yarışmalarla birlikte pekiştirmiş olacağız” dedi.
“Çameli için bu yarışma çok önemli”
1 hafta sürecek olan Dünya Kupası yarışmalarının önemli olduğunu vurgulayan Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, “Yamaç paraşütü konusunda çok önemli bir lokasyondayız. Çameli’miz için bu yarışma çok önemli. Denizli’miz sporun her alanında var. Gerek doğasıyla, kültürüyle ve kültürüyle tüm sporların yapılmasında elverişli. İlimizin her alanında birçok yarışmaya ev sahipliği yapıyoruz. Çameli’mizin son yıllarda ilçenin gelişimi, kültürü ve doğasıyla birçok spora ev sahipliği yapılıyor. Burada Çameli Belediyeyle yapılan birçok etkinliğimiz var” şeklinde konuştu.
“Çameli daha büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek altyapıya sahip”
Yamaç Paraşütü Dünya Kupası Başkanı Goran Dimishkovski, “Türkiye’deki bu hikaye bundan 15 yıl önce başladı. Geçen 15 yıl içinde Çameli bu sporda oldukça bir gelişme göstererek bugünlere geldi. Bugün de burada Dünya Kupası’nı yapabiliyoruz. Hatta daha da büyük organizasyonlar yapabilecek bir altyapıya sahip oldu” ifadelerini kullandı. – DENİZLİ
]]>Üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen hala suyun soğukluğunu çok iyi hatırlıyor, “ellerime, bacaklarıma kramplar giriyordu” diyor.
Dean, antrenman yaparken vücudunun yeniden ısınmasının bazen saatler sürdüğünü anımsıyor.
Rekor kıran bir yüzücü olabilmesi için Dean’in soğuğu yenmesi çok önemliydi.
Kadınların vücudundaki yağ dağılımı, aşırı soğuk koşullarda vücut ısısının düzenlenmesine yardımcı olabiliyor, bu da yüzme sporunda önemli bir avantaj sağlıyor.
Dean, kadınların aynı zamanda zorlu koşullara karşı daha yüksek bir toleransa sahip olduğuna inanıyor.
Kadınlar, atıcılık ve uzun mesafe koşu gibi bazı spor dallarında erkeklerden daha iyi veya benzer performans gösterebiliyor.
Ancak kadınların sporda görünürlüğü zaman içinde düzenli bir şekilde artmadı. Atletik performansta cinsiyetin rolüyle ilgiliyse zaman içinde cevaptan çok yeni sorular doğdu.
Kıyaslama yapmak zor
NorveçUiT Artic Üniversitesi’nde spor bilimleri profesörü ve Norveç Elit Spor Okulu (NTG) direktörü olan Øyvind Sandbakk yaptığı çalışmalarda elit kadın ve erkek sporcuların ortalama performansının dünya rekoru sonuçlarında erkekler lehine yaklaşık %8-12’lik bir fark gösterdiğini tespit ediyor.
Bu fark yüksek düzeyde dayanıklılık gerektiren yüzme sporlarında önemli ölçüde azalırken, üst vücut gücü gerektiren sporlarda artıyor.
Sandbakk kadınların uzun mesafe koşularda, başlangıç hızları ve tempoları konusunda daha ölçülü olarak avantaj yakaladığını söylüyor.
Öte yandan cinsiyet önyargıları kadın ve erkek sporcular arasında kıyaslama yaparken etkili olabiliyor. Örneğin “estetik” unsurlar içeren bazı spor dalları kadınsı olarak kalıplaştırılabiliyor. Mesela Paris Olimpiyatları’nda Artistik Yüzme dalında hiçbir erkek yarışmıyor. Boks gibi dövüş sporları ise bazı toplumlarda kadınlar için uygun görülmüyor.
Sandbakk, kadınlar ve erkekler arasındaki farklılıklara katkıda bulunan biyolojik ve sosyal yönleri ayırmanın da çok zor olduğunu vurguluyor. Bazı spor dallarına erişim cinsiyete göre önemli ölçüde değişebiliyor.
Uzmanlar cinsiyetler arasındaki rekabetçiliğin de sadece fizyolojik olmadığını, aynı zamanda sosyal koşullanma ve psikolojiyle ilişkili olduğunu kaydediyor.
Bu alanda yapılan araştırmalarda kız çocuklarının içinde bulunduğu sosyal ortamların erkeklere kıyasla rekabet gücünü etkileyebileceğini gösteriyor.
Hormonlar nasıl etkili oluyor?
Amerikan Spor Hekimliği Koleji’nin 2023’te yayımladığı bir çalışmaya katılan uzmanlara göre, kız ve erkek çocukları arasındaki atletik performans farklılıkları ergenlikten önce “minimum” düzeyde ve ergenlikten sonra artıyor.
Testosteron seviyeleri genellikle kas yoğunluğu ve gücün yanı sıra daha yüksek hemoglobin konsantrasyonu ve dolayısıyla daha iyi oksijen alımı ile ilişkilendiriliyor.
Ayrıca testosteron hormonunun erkeklerde hem spor yaparken hem de gündelik hayatta daha fazla risk alma eğilimine yol açtığı düşünülüyor.
Ancak ergenlik öncesi performansa ilişkin bilimsel veriler birbiriyle çelişebiliyor. Örneğin bazı araştırmacılar genç erkeklerin atletizm sporlarında doğal olarak üstün olduğuna inanıyor.
Testosteronun kadınları nasıl etkilediği (veya östrojenin erkekleri nasıl etkilediği) konusundaki araştırmalar ise oldukça sınırlı.
Elit sporcuların testosteron seviyeleri düşük olabiliyor
Spor ve toplumsal cinsiyet konularına odaklanan gazeteci Maggie Mertens, testosteron seviyeleri ile performans arasında net bir doğrusal ilişki olmadığını söylüyor.
Mertens, “Aslında pek çok elit erkek sporcunun testosteron seviyeleri genel ortalamaya bakıldığında oldukça düşük” diyor.
Örneğin bir 15 olimpik spor dalının 12’sinde yarışan erkeklerin dörtte birinde düşük testosteron konsantrasyonu tespit edildi.
Öte yandan Mertens, hiperandrojenizmi olan ve ortalama bir erkeğin testosteron seviyesine sahip olan kadınların erkeklerle aynı performansa sahip olmadığını söylüyor.
Vücut yağının etkisi
Elit bir yüzücü, beden eğitimi öğretmeni ve su sporları antrenörü olarak kariyerini sürdüren Penny Lee Dean, maraton yüzücülüğünün tutkulu bir savunucusu olmaya devam ediyor.
Özellikle uzun yarışları seven Dean, “Bence 20 mil (32 km) ve üzerindeki mesafelerde kadınlar erkekleri yenebiliyor” diyor.
Dean, “suyun daha soğuk olduğu durumlarda kadınların avantajlı” olduğuna inanıyor.
Kadınların tipik olarak daha yüksek oranda vücut yağına sahip olması, soğuk suda vücut ısısını düzenlemenin yanı sıra su üstünde kalmaya da yardımcı olması mümkün olabilir.
Uluslararası Maraton Yüzme Onur Listesi Yürütme Kurulu Başkanı Ned Denison, “Normal sıcaklıklarda erkeklerin daha hızlı olma eğiliminde” olduğunu söylüyor.
Erkek yüzücülerin genellikle uzun boylu ve zayıf olduklarını ve çok daha fazla vücut yüzey alanına sahip olduklarını belirten Denison, “vücut yüzey alanı ne kadar üşüyeceğinizi belirler” diye ekliyor.
Spor gazetecisi Mertens da vücut yağının “dayanıklılık gerektiren yarışlar için gerçekten yararlı olduğunu” söylüyor ve belli bir süre ilerledikten sonra vücudun yakıt olarak yağı kullanmaya başladığını belirtiyor.
Mertens, “Eğer yeterince vücut yağına sahip değilseniz uzun mesafeler boyunca gidemeyebilirsiniz” diyor.
Diğer taraftan spor bilimci Øyvind Sandbakk, kadınların yüzmeye kıyasla soğuk havada yapılan diğer ultra dayanıklılık sporlarında daha az avantajlı olduğunu, bu dallarda sporcuların giydiği kıyafetlerin vücut ısısını dengelemeye yardımcı olduğunu düşünüyor.
Uzun mesafe yarışlarda, zorlu hava koşulları ve fiziksel rahatsızlıklarla başa çıkabilmek de çok önemli.
Uzun mesafe koşularda mesafe uzadıkça erkek ve kadınların süreleri arasındaki fark azalıyor.
2020 yılında yapılan bir analizde 314 kilometrenin ötesindeki mesafelerde kadınların %0,6 oranında daha hızlı olduğunu tespit ediliyor.
Zihinsel güç
2024 Paris Olimpiyatları’nda Atıcılık dalında yarışan Kim Yeji, zihinsel dayanıklılığın önemini vurguluyor.
Güney Koreli sporcu bu yılın başlarında Uluslararası Atıcılık Spor Federasyonu (ISSF) Dünya Kupası’nda kadınlar 25 metre tabanca atışında dünya rekoru kırmış ve takım arkadaşı Yang Jiin’in kısa süre önce kırdığı rekoru kıl payı geçmişti.
Kim, “Atıcılığın fiziksel olmaktan çok zihinsel olduğuna inanıyorum. Bence bu spor daha çok zihin ve ruh haliyle ilgili” diyor ve baskı altında sakin kalabilme becerisinin özellikle kadın atıcılar için faydalı olabileceğine inanıyor.
Olimpiyatlarda erkeklerin katıldığı 25 metrelik tabanca müsabakaları hızlı atışlar içerdiğinden fiziksel açıdan kadınlar için düzenlenen müsabakalardan farklı.
Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda atıcılık sporu üzerine yapılan bir araştırmada, erkeklerin hareketli hedefleri içeren etkinliklerde daha iyi performans gösterdiği, sabit koşullarda ise performansın cinsiyet açısından dengeli olduğu tespit edilmişti.
ISSF Sporcular Komitesi Başkanı Cassio Rippel, erkeklerin kaslarının dayanıklılık sağladığını, kadınların düşük vücut kütlesi ve düşük ağırlık merkezinin ise onlara daha iyi denge kontrolü sağladığını söylüyor.
Rippel’e göre tüfek etkinlikleri, Olimpiyatlardaki üç tür atış etkinliği arasında cinsiyet açısından en dengeli olanı.
Atıcılık sporunda kadınların katılımı açısından şimdiye kadar ilginç bir yol izlendi.
1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Çinli av tüfeği atıcısı Zhang Shan, karışık atış etkinliğinde altın madalya kazanmıştı. Ancak Zhang’ın başarısı kadınlar için doğrudan bir zafer değildi. Bir sonraki Olimpiyatlarda kadınların karışık etkinliğe katılması yasaklandı. Kadınlara özel atıcılık yarışması ise yapılmadı.
Hangi spor dallarının hangi sporcular için, hangi koşullar altında düzenleneceğine ilişkin kararlar oldukça karmaşık.
Mertens, karışık sporlar konusunda kamuoyunda hala büyük bir rahatsızlık olduğuna inanıyor.
Bundan sonra ne olabilir?
Paris Olimpiyat Oyunları, eşit sayıda kadın ve erkek sporcunun katıldığı ilk olimpiyat olma özelliğini taşıyor.
Bu aynı zamanda cinsiyet eşitliği konusunda hala ne gibi eksiklikler olduğunu değerlendirmek için iyi bir fırsat.
Sandbakk, cinsiyet ve performans alanında kadınlar üzerinde daha fazla çalışma yapılması gerektiğini söylüyor.
Spor bilimcilerin antrenman, fizyoloji, ekipman ve kıyafetlerle ilgili bilgilerinin çoğu erkekler üzerinde yapılan araştırmalara dayanıyor.
Mertens, kadın sporlarındaki başarıların erkeklerle kıyaslanmadan kutlanmasının önemini ve bazı atletizm müsabakalarının cinsiyete göre ayrı tutulması gerektiğini vurguluyor.
Bunun yanı sıra Mertens, kadınların zaman zaman erkekleri sporda yendiğini görmenin, insan performansının bir spektrum üzerindeki değişken olduğunu anlamımızda yardımcı olduğunu söylüyor ve devam ediyor:
“Spor hakkında konuşurken ikili cinsiyet üzerinden konuşmak zorunda değiliz. Bu da umarım daha fazla cinsiyet çeşitliliğini kucaklamanın yolu olur.”
]]>Takım arkadaşı Şevval İlayda Tarhan ile olimpiyat tarihinde Türkiye’ye atıcılıktaki ilk madalyasını kazandıran Dikeç, yurda dönüşü sonrası AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Dikeç, çoğu atıcının aksine yardımcı ekipman kullanmadan gerçekleştirdiği atışlarıyla sosyal medyada gündem olması hakkında, “Bu kadar ses getireceğini hiç tahmin etmiyordum. Her zamanki gibi atış pozisyonumuza geçtik ve atışımızı yaptık. Bu, sadece benim başarım değil Türkiye Cumhuriyeti’nin başarısı. Bu yarışmaya çok iyi hazırlandık. Gönül isterdi ki altın madalya alalım ancak son anda gitti. Olimpiyat rekorunu atarak finale çıktık. Bu, bizim için hem rahatlık hem de biraz baskı oldu. İlayda ile son anımıza kadar iyi mücadele ettik, iyi savaştık.” değerlendirmesini yaptı.
Her atıcının kendi anatomik yapısına uygun bir duruşu olduğunu aktaran Dikeç, sosyal medyada viral olan duruşuna ilişkin “Kendimi en rahat hissettiğim, vücudumun en stabil tutabildiğim pozisyon oydu. Dışarıdan sakin görünsek de içimizde fırtınalar kopuyordu. Bu hareketin bu kadar çok ses getireceğini de tahmin etmiyordum. Genç sporcu arkadaşlarıma her zaman ‘Asli görevimiz tabii ki madalya kazandırmak ama ikincil görevimiz de ülke temsiliyetidir. Üstünüzde milli takım forması varken tavırlarınız, davranışlarınız, yaşam tarzınıza dikkat etmeniz lazım.’ diyorum. Herhalde o genç insanların, atıcıların gönüllerinde bir yer kazanmışız, sempatilerini kazanmışız ki bu kadar büyük olumlu yanıt geldi. Ayrıca beni mutlu etti. Yusuf Dikeç sadece bir isimdir ve simgedir. Dünyada Yusuf Dikeç olarak değil de bir Türk sporcusu olarak gündemde olmaktan dolayı kendim ve ülkem adına çok mutluyum.” diye konuştu.
Final maçından önce takım arkadaşı Şevval İlayda ile “Neler konuştuğu ve neler hissettiği?” sorusuna Dikeç, “Aslında hem mutluluğu hem hüznü beraber yaşadık. Akşam İlayda, ben ve Erdinç hocam beraber oturuyorduk. Üstümüzde 85 milyonun ağırlığı, baskısı vardı. Bizi biraz gerdi aslında. Yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalıştık. Daha fazlası olur muydu bilmiyorum ama yapabileceğimizin en iyisini yaptık. Keşke altın olsaydı.” yanıtını verdi.
Motivasyon kaynağı 9 yaşındaki kızı
Üst üste 5. kez katıldığı olimpiyatlarda ilk madalyasını elde eden Dikeç, 9 yaşındaki kızı Başak’la Paris’e gitmeden önce gerçekleştirdikleri konuşmayı da şöyle aktardı:
“Dünyadaki tek varlığım, yaşam kaynağım Başak. Gitmeden önce hep bana taktik veriyordu. Cimnastik yaparken ‘Sen nasıl yapıyorsun?’ diye sorduğumda ‘Kendime (Yapabilirsin Başak, kazanabilirsin) diyorum. Sen de aynısını yap’ dedi. Yarışmadan bir gün önce Başak’la görüştük. Normalde dikkatimi, konsantrasyonumu dağıtmamak için telefonumu açmıyorum ama yaşam sevincim, yaşam pınarım kızımla konuşmak bizi artı yönde motive etti.”
Babasını izlerken çok heyecanlandığını belirten Başak ise “Başarı diledim, taktik verdim. Birinci olamazsa üzülmesin diye motive ettim.” dedi.
Madalya 24 yıllık emeğin sonucu
Olimpiyat madalyası kazanma hayalinin 24 yıl önce başladığını anlatan Dikeç, “İnsanlar bazen ‘Çok rahat, eli cebinde madalya aldın’ diyor. O dışa yansıyanı. Madalyada 24 yıllık çalışma ve emek var. Haftanın 6 günü antrenmana geliyorum, 4-5 saat antrenman yapıyorum. 24 yılın sonunda da keşke altın olsaydı ama yine de ulaştık. Geçmişteki başarılarıma baktığım zaman Avrupa ve dünya şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, İslami Dayanışma Oyunları… Hepsinin madalyası var. O koleksiyonda eksik olan olimpiyat madalyasıydı. Koleksiyon altın olsa tamamlanacaktı, çok küçük bir parçası kaldı. Bu olimpiyatta altın madalya alsaydım bırakmayı düşünüyordum. Ama çok iyiyim, İlayda da çok iyi. Nasip olursa 2028’de altın madalyayı alacağız, öyle bırakacağız. Atışı belki bırakırız ama bu ülkeye, bu camiaya değişik yollardan hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Genç atıcılardan beklentisi yüksek
51 yaşındaki tecrübeli sporcu, bu başarının genç atıcılar için iyi bir referans olmasını umduğunu vurgulayarak, “Spora çok geç başladım, 28 yaşında başladım. İlk başlarda Avrupa’da, dünyada yarışmalara gittiğimiz zaman finale çıkmayı başarı gibi görüyorduk. ‘Niye madalya almayalım? Niye Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyon olmayalım?’ diyorduk. Bugün 24 yılın sonunda ülke, federasyon, camia olarak artık olimpiyat ikinciliğine üzülür hale geldik. Poligonda çalışan bir sürü genç arkadaşımız var. Bu gençler bizi çok çok daha geçecek. Atıcılık çok fazla tanınan, bilinen bir spor değil. Çok medyatik bir spor da değil. Umarım bu vesileyle ülkemizdeki birçok gence ulaşırız ve onlar da bu spora başlar. Yaşım ileri olsa da çok çalışmanın sonunda böyle bir başarının elde edilebileceğini de gösterdik gençlere. Onlara, ‘Hiç olmamış bir şeyi yapabilirsin’ demekle ‘Olmuş, somut bir şeyi yaparsın’ demek farklı. Bir şeyi çok istemek değil, istediğin şeyi elde edebilmek için sarf ettiğin çaba önemli.” yorumunu yaptı.
]]>Carini, daha önce böylesine kuvvetli bir yumruk yemediğini, hayatını korumak için yarışmadan çekildiğini söyledi.
Ancak Khelif’in kimliği hakkında sosyal medyada teyit edilmeden ortaya atılan iddialar, sporcunun hedef tahtasına oturmasına yol açtı.
Tartışmaların temelinde Uluslararası Boks Birliği (IBA) tarafından geçen yıl Khelif hakkında alınan bir karar yer alıyor.
IBA, geçen yıl uyguladığı bir test sonucunda Khelif’in geçen yıl Kadın Dünya Şampiyonası’ndan elenmesine karar vermişti.
Ancak Olimpiyatlar’ı düzenleyen kurum olan Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından Khelif’in yarışabileceği kararı alındı.
IOC, yarı sıklet Khelif’in geçen yılki turnuvadan elenmesine gerekçe olarak yüksek testosteron hormonu seviyesini gösterdi.
Olimpiyat komitesi kararı eleştirdi
Geçen yıl düzenlenen şampiyonadan gümüş madalya kazandığı halde aynı testi geçemediği için elenen sporculardan Tayvanlı Lin Yu-ting de Paris’te yarışıyor.
Bu hafta bir açıklamada bulunan IBA, “bu boksörlerin hakkaniyet ve yarışın bütünlüğü” için geçen yıl yarışmadan elendiğini aktardı.
Bu sporcuların testosteron testine tabi tutulmadığı, ancak ayrıntıları gizli tutulan başka bir testin uygulandığı öne sürüldü.
Bu test sonucu sporcuların diğer kadın rakiplerine karşı avantaj csağlayabileceklerinin tespit edilmesi üzerine elendikleri belirtildi.
BBC, testin ne olduğunu henüz tespit edemedi.
IOC ise bütün boksörlerin eleme ve giriş kriterlerini karşıladıkları konusunda ısrarcı.
2023 yılında Khelif ve Lin’in elendiği test, Uluslararası Boks Birliği (IBA) tarafından düzenlenmişti.
Rusya’nın öncüsü olduğu kurum geçen Haziran ayında IOC tarafından tanınırlığını kaybetti.
BBC’ye konuşan IBA Başkanı Chris Roberts, “tıbbi komitelerinin endişeleri dolayısıyla” sporcuların elendiğini belirtti.
IOC ise yaptığı yeni açıklamada, IBA’i eleştirerek “IBA’in ani ve keyfi” kararı yüzünden bu sporcuların zor duruma düşürüldüğünü belirtti.
Açıklamada, “yıllardır üst düzey müsabakalarda yarışan bu iki sporcuya yönelik bugün gerçekleşen öfkenin, doğru düzgün bir süreç uygulanmadan alınan bu keyfi karar yüzünden kaynaklandığı” vurgulandı.
Khelif, kız çocuğu olduğu için yaşadığı zorlukları UNICEF’e anlatmıştı
Cezayir’in Olimpiyat Komitesi de Khelif hakkındaki temelsiz iddiaları kınadı.
Kurum açıklamasında, “kariyerinin böylesi bir döneminde sporcularının karakteri ve saygınlığına yapılan saldırıların haksızlık olduğunu” belirtti.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) elçisi olan Khelif, daha önce köyde büyümenin ve babası tarafından “kız olduğu gerekçesiyle spor yapmasının engellenmesinin” ne kadar zor olduğunu anlatmıştı.
Sosyal medyada ortaya atılan iddialarda ise Khelif’in trans olduğu öne sürüldü.
Ancak AFP’nin haberine göre ne Khelif ne Tayvanlı Lin Yu-ting kendilerini trans olarak tanımlıyor.
IOC de bu haberlerin doğru olmadığını belirterek tepki gösterdi.
IOC sözcüsü Mark, “Kadınlar kategorisinde yarışan herkesin kriterlere uygun olarak yarıştığını söyleyebilirim. Pasaportlarında kadın yazıyor” dedi.
Carini ile maçta ne oldu?
İtalyan sporcu Carini, müsabakanın 30. saniyesinde ilk yumruğu yedikten sonra başlığının düzeltilmesi için köşeye gitti. Kısa bir süre devam ettikten sonra tekrar köşeye gitti ve dövüşü bıraktı.
Hakem, Khelif’in kolunu kaldırmadan önce Carini’nin, “Bu haksızlık” dediği duyuldu.
Daha sonra medyaya konuşurken Carini gözyaşları içindeydi.
BBC’ye yaptığı açıklamada, burnunda çok güçlü bir acı hissettiğini söyleyerek, “Hayatımın maçı olabilirdi, ancak o anda hayatımı korumam gerekiyordu. Korkmadım, ringden korkmam. Darbe almaktan da korkmam. Ancak bu maça son verdim çünkü devam edemezdim” dedi.
Carini, Khelif hakkında ise, “Sonuna kadar gitmesini ve mutlu olmasını isterim. Ben kimseyi yargılayamam, yargı dağıtmak için burada değilim” dedi.
]]>Avrupa Hentbol Federasyonu (EHF) İcra Kurulu’nun 19 Temmuz’da aldığı kararla, kadın ve erkek EHF Plaj Hentbolu EURO 2025’in 8-13 Temmuz 2025 tarihlerinde, EHF U17 Plaj Hentbolu EURO 2025’in ise 3-6 Temmuz 2025 tarihlerinde Alanya’da yapılacak. Türkiye’de bugüne kadar düzenlenen en büyük ve kapsamlı organizasyon niteliğini taşıyacak olan şampiyonalarda, katılım hakkı kazanan 19 Avrupa ülkesinden toplam 64 takım ile binden fazla hentbolcu, iki hafta boyunca Alanya’da madalya şansı için mücadele edecek.
Hentbol serüvenine, Hentbol Milli Takım Oyuncusu ve Antrenör Ramazan Demirci öncülüğünde 1995 yılında Sokak Hentboluyla başlayan Alanya, 30 yıl sonra büyük bir organizasyona ev sahipliği yapacak.
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, hentbolun hem sporcuların fiziksel yeteneklerini sergiledikleri hem de izleyicilerin keyifli zaman geçirdiği bir spor dalı olduğunu belirterek, “Sporun birleştirici gücüne inanıyor ve belediye olarak, sporun her dalını desteklemek ve yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yine çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacağımız için mutluyuz. Hentbol gibi gençlerimizi spora teşvik eden, onları sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzına yönlendiren sportif etkinlikleri arttırmak, en başta gelen hedeflerimiz arasında yer alıyor” dedi.
“Türkiye’nin potansiyelini göstermek istiyoruz”
Plaj hentbolunun Avrupa’daki en üst seviye organizasyonuna Alanya’nın ev sahipliği yapacak olmasından mutluluk duyduklarını belirten Türkiye Hentbol Federasyonu Başkanı Uğur Kılıç, “Geçen yıl Avrupa Hentbol Federasyonu’nun (EHF) plaj hentbolunda takımlar bazında en büyük organizasyonu olan EHF EBT finallerini Antalya’da düzenledik. Projelerimizin ve çalışmalarımızın sonucunu alıyoruz. Önce salonda EHF Kadınlar EURO 26’nın ev sahipliğini Antalya’ya kazandırdık. Şimdi de plajda EURO 25’i Alanya’ya aldık. Plaj hentbolunda söz sahibi ülkelerden biri olmayı hedefliyoruz. Ülkemizin güzelliklerini ve avantajlarını kullanmamız gerekiyor, plaj hentbolu da bu avantajlardan biri. Turizm ve sporda, ülkelerin birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri ve daha hoşgörülü olabilmeleri için ulusal ve uluslararası turnuvalar çok önemli. Biz bu amaçla ilişkilerimizi güçlü tutuyor ve ülkemizde bu anlamda uluslararası şampiyonaların yapılabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
EHF Plaj Hentbolu EURO 2025 Kadınlar Şampiyonası’na ev sahibi ülke Türkiye ile 2024 Dünya Şampiyonası’ndan katılmaya hak kazanan Avrupa takımları; Almanya, Hollanda, İspanya, Portekiz, Norveç, Yunanistan ve Danimarka; 2024 Plaj Hentbolu Şampiyonası’ndan katılmaya hak kazanan takımlar; Macaristan, Fransa, İsveç, Ukrayna, Hırvatistan, Slovakya, Polonya ve Bulgaristan oldu. Erkekler Şampiyonası’na ise ev sahibi Türkiye ile 2024 Dünya Şampiyonası’ndan kalifiye Avrupa takımları; Macaristan, Almanya, Danimarka, Portekiz, İspanya ve Hırvatistan; 2024 Avrupa Şampiyonası’ndan kalifiye takımları; Polonya, İsveç, Fransa, Norveç, Bulgaristan, Ukrayna, İtalya, Çekya ve Malta katılacak. – ANTALYA
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıt spor’un en ağır engel grubu Serebral palsi hastalığı bulunan kişiler tarafından oynanan spor dalı Boccia’da Havva Alyurt dünyayı salladı. Alyurt, Brezilya’da düzenlenen Brasil Sao Paulo 2024 World Boccia Cup Şampiyonası’nda BC3 çiftler kategorisinde Türkiye’yi temsil etti. 24 ülkeden 85 sporcunun katıldığı şampiyonada dünya şampiyonu olarak Türkiye’nin ve Kocaeli’nin gururu oldu. Serebral palsi hastalığı bulunan kişiler tarafından oynanmak üzere tasarlanmış strateji ve doğruluk oyunu Boccia’da Kağıtspor sporcusu Havva Alyurt spordaki başarısını herkese gösterdi.
“6 aylık çalışmayla Türkiye şampiyonu oldu, dünya şampiyonu olacağı buradan belliydi”
Boccia Antrenörü Yavuz Acar tarafından keşfedilerek bu spora yönelen Havva Alyurt, Kağıtspor’un ve Kocaeli’nin gururu oldu. Kağıtspor boccia antrenörü Yavuz Acar, “6 aylık çalışmayla Türkiye şampiyonu oldu, dünya şampiyonu olacağı buradan belliydi. Alyurt, engelleri tanımayarak azimle çok çalıştı. Kağıtspor’da 6 ay çalıştıktan sonra 2018 yılında ilk kez Samsun’da Türkiye Boccia şampiyonasına katıldı ve Türkiye şampiyonu oldu. 2022 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonuyla birlikte mili takım seçmelerine katıldı. Elemeleri geçip ülkemizi temsil etme şansı elde etti. Ülkemizi Polonya ve Roma’da da temsil etti. 2022 Roma Dünya Clengel Boccia şampiyonasında dünya ikinciliği kazandı ve iki gümüş madalyayı ülkemize getirdi” dedi.
“Hedeflerime giden yolda babam benim asistanlığımı yapmak için işini bıraktı”
Yaşadığı süreci anlatan Havva Alyurt, “2017’de hayatımda her şeyin ters gittiği, kendimi yetersiz gördüğüm bir dönemde hocamın beni keşfetmesiyle Bocciayla tanıştım. Hocam tarafından 6 aylık çalışmanın ardından lisanslı sporcu oldum. 6 aylık sporcuyken ilk resmi turnuvam olan Samsun Türkiye Şampiyonası’na katıldım. İlk Türkiye şampiyonluğumu orada kazandım. İlk şampiyonluğumla beraber hedeflerim de büyümeye başladı. Hedeflerime giden yolda babam benim asistanlığımı yapmak için işini bıraktı. Bu yol artık babamla yürüdüğümüz ve her bir adımını beraber süslediğimiz bir yolculuk oldu. Bu doğrultudaki ilk amacım milli takıma girmekti. 2019’da Antalya Türkiye Şampiyonası’na katıldım BC3 Çiftler kategorisinde Türkiye üçüncüsü oldum. Ardından milli takıma seçildim” sözleriyle anlattı.
“Çok şükür geceler boyu düşlediğim hayalime kavuştum”
Havva Alyurt, ulaştığı ilk başarının kendisini kamçıladığını, hedeflerini büyütmeye yol açtığını belirterek, “Hedeflerim arasında artık uluslararası alanda altın, gümüş, bronz fark etmeksizin ülkeme madalya götürmek vardı. 2022 Polonya World Boccia Challenger’da BC3 kadın kategorisinde dünya ikinciliği ve aynı turnuvada çiftler kategorisinde de dünya ikinciliği kazanıp ülkeme çifte gümüş madalya kazandırdım. 2022 Roma World Boccia Challenger Şampiyonası’nda BC3 çiftler kategorisinde yeniden dünya ikincisi oldum. Artık İstiklal Marşımızı tüm dünyaya dinletmek, al bayrağımızı göndere çıkarmayı hayal ettim. Bu doğrultuda gerek babam, gerekse ben yeri geldi sağlığımızı bile bir kenara bırakıp var gücümüzle antrenmanlara katıldık. Evde sürekli maç izledik, kritikler yaptık, nasıl kendimizi daha ileriye taşıyacağımızı düşündük. Çok şükür geceler boyu düşlediğim hayalime kavuştum. Brasil Sao Paulo 2024 World Boccia Cup Şampiyonası’nda BC3 çiftler kategorisinde şampiyonluk nasip oldu” diye duygularını ifade etti. – KOCAELİ
]]>Yusuf Dikeç ve Şevval İlayda Tarhan, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda 10 metre havalı tabanca karışık takım kategorisinde gümüş madalya kazandı. Atıcılıkta olimpiyatlarda gelen ilk madalya olan bu başarının ardından yurda dönen Yusuf Dikeç için İstanbul Havalimanı’nda karşılama töreni düzenlendi. Düzenlenen törenin ardından açıklamalarda bulunan Yusuf Dikeç, “24 yıllık çalışmanın sonucunda sonuca ulaştık. 24 yıllık emeğin, çalışmanın yorgunluğunu bugün çıkarttık diyebiliriz. Çok mutluyuz. Ülkemize Cumhuriyet tarihinin ilk olimpiyat madalyasını kazandırdığımız için… Söyleyecek çok şey var ama çok heyecanlı ve mutluyuz. Olimpiyatlara bizlere destek veren 85 milyonun duasıyla gittik. Hedefimiz altın madalya almaktı. Bu sene çok iyi hazırlandık. Şubat ayında Brezilya’da yapılan Dünya Kupası’nda birinci olduk. Almanya’da yapılan turnuvada da birinci olmuştuk. Hedefimiz altın madalyaydı son ana kadar gittik. Bir sporcu yarışmaya gittiği zaman nasibiyle, rızkıyla ve şansıyla gitmeli. Bizim bu yarışmada şans yanımızda değildi. Rekor atarak finale çıkmamız bizim iyi bir takım olduğumuzu gösteriyordu. Tüm şanssızlıklara rağmen ülkemize gümüş madalya kazandırdık” şeklinde konuştu.
“KALBİMİZ, YÜREĞİMİZ PATLAYACAK GİBİ OLUYOR”
Atış yapan insanların kendisini daha iyi anlayacağını aktaran Dikeç, “Bizim ilk bakışta görünüşümüz rahat olabilir ama içimizde fırtınalar kopuyor. Bunu atış yapan insanlar da çok iyi bilir. Kalbimiz, yüreğimiz patlayacak gibi oluyor. Bunu hissettirmemeye çalışıyoruz. Ekipmanla ilgili hiçbir sıkıntımız ve sorunumuz yok. Ben iki göz açık attığım için ekipmanla rahat edemiyorum. Ondan dolayı ekipman kullanmıyorum. İnsanın kendi yeteneğini ön plana çıkarması gerekir. Her zaman en doğal ve en rahatıyla…” ifadelerini kullandı.
“24 YILLIK ÇAŞIŞMANIN SONUNDA BAŞARIYA ULAŞTIK”
24 yıllık çalışmanın ardından başarıya ulaştıklarını belirten Yusuf Dikeç, “Dünya basınının bizi konuşması bizi de mutlu ediyor. 24 yıllık çalışmanın sonunda başarıya ulaştık. Ben bu sene kotayı biraz geç almıştım. Dünya sıralamasında ilk 5 ve 7’nin içerisindeydim. Kotayı aldık. Tabii kotayı aldıktan sonra madalyayı aldık. Madalyayı 85 milyon Türkiye adına aldık. Rolünü iyi oynadığın zaman ortaya güzel bir şey çıkıyor. Biz de elimizden geleni yaptık ve ortaya güzel bir başarı çıktı diye düşünüyorum” dedi.
“ÜLKEMİ İYİ TEMSİL ETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”
Sosyal medyada kendisiyle ilgili yapılan paylaşımlar hakkında da konuşan Dikeç, “Sosyal medyayı çok aktif kullanan biri değilim. Arkadaşlar söyledi şaşırdım açıkçası. Bir sporcu yurt dışına gittiği zaman ülkesini temsil eder. Ben ülkemi 24 yıldır iyi temsil ettiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı da çok mutluyum. İnsanların dünyanın dört bir yanından olumlu yorumlar yapması bizi ayrıca mutlu ediyor. Bir sonraki hedefimiz 2028 Los Angeles. Altın madalyayı kazanan arkadaşımıza ‘bu madalyayı sana emanet ediyoruz 2028’de geri alacağız’ dedim” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz, 9 Ağustos’da başlayacak yeni sezon öncesinde Konya Büyükşehir Stadı’nda düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Başkan Korkmaz, transfer çalışmaları, kombine satışları ve UEFA’dan aldıkları transfer yasağının kalkmasıyla ilgili açıklama yaptı. Başkan Korkmaz, sezonu bitirdiklerini ve zorlu bir süreci geride bıraktıklarını belirterek, “Daha zorlu bir sürece başlıyoruz demiştik. Sezon bittiği andan itibaren önümüzde hem yeni planlamalar, hem neredeyse yeni bir takım kurgusu ve önceliklerimiz vardı. Geldiğimizden bu yana yapmak istediğimiz aslında profesyonel futbol takımı adına burada olmak isteyen bir oyuncu grubunu burada tutmak ve disiplinle, belli bir kültürü oturtmaya gayret ediyoruz. Sezon bittiğinde önümüzde ilk şey zaten transfer yasağıydı. Transfer yasağıyla alakalı Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ederiz, bize çok büyük destek oldu. 6 tane dosyanın 5 tanesini hızlıca ödeyerek kapattık ama 1 tane dosya bize sorun çıkardı. Michalak’ın transfer olduğu takım bir Rus kulübü biliyorsunuz. Bu savaştan kaynaklı uygulanan boykotta biz bu parayı bir türlü ödeyemedik. Sağ olsun başkanlarımız uğraştılar ve pazartesi günü Antalya’da kulüp yetkilileriyle bir araya gelerek ödemeyi gerçekleştirip resmi olarak da transfer yasağını tamamen kaldırmış olduk. Tabii bununla birlikte bizi bekleyen başka sıkıntılar vardı. Yeni bir kadro kurmak çünkü içeride bazen bir körlük oluşuyor. Buraya yeni bir enerji katmak adına birçok oyuncuyla zaten yollarımızı ayırdık. Bu süreçte de kapatmaya gayret ettik. Ama transfer yaparken bir yandan da kulübü bekleyen bazı ekonomik sorunlar vardı. Bunlardan temel önceliğimiz hala çözemediğimiz kulübün vergi borcu var. Geçmişten ve bizim dönemimizde üstüne ilave olan bir borç. Bununla alakalı da çalışmalara devam ediyoruz” dedi.
“2 oyuncuya 500 bin euro bonservis ücreti ödeyeceğiz”
Umut Nayir’in bonservisinin iki takımda olmasının süreci biraz zorlaştırdığını belirten Ömer Korkmaz, “Biz zaten bu mevzuyla alakalı girişimlerimizi yaptık ama biraz da zor olacağını düşünüyorduk ve bu bura da işte Melih’le birlikte yürütelim istedik süreci. En son federasyon seçimlerinde Fenerbahçe Kulübü Başkanı ve yetkilileriyle detaylıca aslında konuştuk. Pendikspor’da olan hakları da Eyüpspor başkanlığında olduğu için üçlü bir görüşme gerçekleştirdik. Belli bir süre koyduk önümüze olup olmayacağı noktasında. Tabii oyuncunun çok da talibi olması orada biraz elimizi zorlaştırıyordu. Biz zaten Melih’le alakalı bir girişim yapmıştık önceden Melih’e gelen transfer tekliflerini resmi olarak başka takımların yaptığı teklifleri bildiğimiz için. Yani Melih için zaten 250 bin euro civarında bir para gözden çıkarmak gerekiyordu bonservisini almak için. Ama biz de tek başına değil, birlikte yürütmek istedik. Yani bunu resmi olarak zaten açıklamamızda bir sorun yok, yani 2 oyuncuya 500 bin euro bonservis ücreti ödeyeceğiz” şeklinde konuştu.
“Kombine satışlarında tahminimizin ve beklentilerimizin çok altındayız”
Şu anda yaklaşık 6 bin 500 kombine satıldığını söyleyen Başkan Ömer Korkmaz, “Yani şimdi haliyle herkesin emek verdiği bir süreç bu. Aslında kombine satışlarında tahminimizin ve beklentilerimizin çok altındayız. Galatasaray maçından önce sürecin hızlanacağını düşünüyorum. Çünkü Galatasaray maçındaki bilet fiyatları belki kombine fiyatına yakın olarak çıkacak. Yani o süreçte kombine satışlarının artacağını düşünüyorum. Hiçbir taraftar grubuna, bir taraftara ücretsiz bilet yüklemesi yapılmayacak. Taraftar gruplarına da açıklanan fiyatlardan belli bir ödemeleri peşin olur, vadeli olur ona göre belli indirimler uyguladık ama yüksek bir indirim yapmadık” diye konuştu. – KONYA
]]>Birçok başarıya imza atan Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek, Paris 2024 Olimpiyatları’na Isparta’da hazırlandı. Kamp sürecinin sonuna yaklaşan Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek, beraberinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Şube Müdürü İsmail Togar, Halter Federasyonu İl Temsilcisi Hasan Ali Şen, Milli Takım Antrenörü Emre Uyar ve Halter Antrenörü Ferit Şen ile birlikte Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i makamında ziyaret etti.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Şube Müdürü İsmail Togar, Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek’in sporun en büyük ve en değerli organizasyonu olimpiyatlara Isparta’da hazırlandığını söyledi. Isparta’nın halter branşı için uğurlu bir şehir olduğunu dile getiren Togar, “Burada hazırlanan sporcularımız başarılar elde ettiler. Furkan’ı da madalyasıyla bekliyoruz. Bizim için değerli bir sporcu. Furkan’ın burada kamp yapması bizim için büyük bir gurur. Ayrıca Furkan’ı sizin eşliğinizde şehrimizden olimpiyatlara gönderiyor olmamız bizim için büyük bir gurur. İnşallah Furkan emeklerinin karşılığını alacak. Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu’dan sonra oraya çıkıp İstiklal Marşı’mızı okutacak” ifadelerinde bulundu.
Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in spor ve sporcuya olan desteğinin kendileri için önemli olduğunu vurguladı. Halter branşının diğer branşlara göre biraz geride kaldığını ancak bu durumunun kendileri açısından değişikliğe neden olmadığını dile getiren Özbek, “Aynı hırs, aynı azimle, aynı hedefle bayrak uğruna, vatan uğruna gidip olimpiyatlarda yarışmanın gururu bizleri en iyi şekilde motive ediyor. Isparta’da hazırlıklarımız çok güzel geçti. Yaklaşık 1,5-2 aydır kamptayız. Antrenörlerimiz de gerekli destekleri verdiler. Güzel bir hazırlık geçirdik. Bu haftadan sonra Ankara ve İstanbul üzerinden Paris’e gideceğiz. 8 Ağustos’ta yarışmamız olacak. İçimiz rahat, çok güzel hazırlandığımızı düşünüyorum. Rabbim nasip ederse çok güzel bir dereceyle, madalyayla ülkemize dönmeyi hedefliyoruz. Çok iyi günümüzde olursak şampiyonluğu da alabiliriz. Büyük bir heyecanımız var. Bugün gitsek bugün yarışırız, o derece hazırız. İnşallah bir sonraki hafta da şampiyonluk kutlamalarında oluruz” dedi.
Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 2024 Paris Olimpiyatlarında ülkemizi halterde temsil edecek Milli Halterci Muhammed Furkan Özbek’e başarılar diledi. Muhammed Furkan Özbek’in uzun süredir Isparta’da kamp yaptığını belirten Başkan Başdeğirmen, “Sporcumuz bu kamptan aldığı enerjiyle, Isparta’dan aldığı güzel havayla, güler yüzlü insanların bulunduğu memleketin ona verdiği enerjiyle çok büyük bir başarı elde edeceği inancındayım. Ben inandım ve güvendim. Daha önceleri Muhammed’in Avrupa şampiyonluğu ve dünya üçüncülüğü dereceleri var. Bu konuda acemi değil, tecrübeli ve bilinçli. İnanıyorum ki ülkemizin adını altın harflerle zirveye yazdıracak, göndere Türk Bayrağımızı çektirecek ve İstiklal Marşımızı söyletecek. Bugün buna öyle bir ihtiyacımız var ki, o ülkede, o müsabakalarda Türk Bayrağımızın göndere çekilerek İstiklal Marşımızın söylenmesi kadar değerli bir şey olamaz. Furkan’la konuştuğumda anladım ki, Türk Bayrağımızı göndere çektirme konusunda çok büyük güveni ve inancı var. Biz de inanıyoruz bayrağımızı göndere çektirecek ve İstiklal Marşımız okunacak. Paris Olimpiyatlarında derece alan ülke ve isimleri görüyoruz. Orada Muhammed Furkan Özbek’in de ismini görerek o coşkuyu biz de yaşamak istiyoruz. O başarıyı gösterdikten sonra da Furkan’ı şehrimizde ağırlayarak, şehir turu attırıp o mutluluğu halkımıza da yaşatmak istiyoruz. Bizi bundan mahrum etmeyeceğini biliyorum. Bu coşku, bu gurur ve onuru bize yaşatacaksın. Rabbim yolunu açık etsin. Emeği geçenlere desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” görüşlerinde bulundu. – ISPARTA
]]>Konyaspor Başkanı Ömer Korkmaz, “Kulübün yaklaşık 165 milyon lira vergi borcu var ve yüzde 54 faizle her gün çalışıyor bu borç. Bizim kulübümüzün en acil işi, vergi borcunun ödenmesi. Spor Toto da uzun zamandır alamadığımız bir 15 milyon paramız vardı. ‘Vergi borcu yoktur’ yazısı veremiyoruz diye alamıyorduk. Çok uzun uğraşlar sonucu o 15 milyon lirayı vergi borcumuzdan mahsup ettirdik. Bu borcu ödemeyince her gün 200 küsür bin lira yükseliyor. Elimize bir toplu para gelmiyor. Dışarıdan bir kaynak bulup bu vergi borcunu ödememiz gerekiyor” dedi.
Konyaspor Kulübü Başkanı Ömer Korkmaz, Konya Büyükşehir Belediye Stadı’nda basın toplantısı düzenledi. Transfer dönemi, kulübün borçları ve federasyon seçimleriyle ilgili konuşan Korkmaz, sağ kanat mevkisine bir transfer yapacaklarını açıkladı. Kulübün vergi borcunu dile getiren Korkmaz, “Kulübün yaklaşık 165 milyon lira vergi borcu var ve yüzde 54 faizle her gün çalışıyor bu borç. Bizim kulübümüzün en acil işi, vergi borcunun ödenmesi. Spor Toto da uzun zamandır alamadığımız bir 15 milyon paramız vardı. ‘Vergi borcu yoktur’ yazısı veremiyoruz diye alamıyorduk. Çok uzun uğraşlar sonucu o 15 milyon lirayı vergi borcumuzdan mahsup ettirdik. Bu borcu ödemeyince her gün 200 küsür bin lira yükseliyor. Elimize bir toplu para gelmiyor. Dışarıdan bir kaynak bulup bu vergi borcunu ödememiz gerekiyor. Yapılandırılmış borcun haricindeki vergiden bahsediyorum. Yapılandırılmış borcu ödemeye devam ediyoruz. Biz devraldığımızda bir borç vardı, belli bir zaman ödedik; ama son 3-4 ay ekonomik sıkıntılardan dolayı biz de ödeyemedik o vergiyi. Haliyle her gün bu borca faiz işliyor. Ayda 5 milyonun üstünde bu vergi borcunun faizi var. Resmi kurumlarla anlaşma yapıyoruz, hepsi vergi borcu yoktur yazısı istiyor. Defterdarın önüne gidiyoruz buna bir çözüm yolu bulabilir miyiz, diye. Sağ olsun milletvekillerimiz, bakanlık nezdinde uğraşıyorlar. 36 ay yapılandırın biz ödeyelim, diyoruz. Faizsiz yapılandırma taleplerimiz var. Faizi silemiyorsanız da, yapılandırma sürecinden sonra faiz çalışmasın diyoruz” diye konuştu.
“BİZİM İÇİN FEDERASYONDA KAZANAN VEYA KAYBEDEN DİYE BİR ŞEY YOK”
Türkiye Futbol Federasyonu seçimleriyle ilgili ‘Kaybeden tarafta yer aldınız?’ şeklindeki sorulan soru üzerine Başkan Korkmaz şöyle dedi:
“Kaybeden tarafta yer aldık, cümlesini doğru bulmuyorum. Herhangi bir aday seçime girebilmesi için 85 delegenin oyunu almak zorunda. Milletvekilimiz Mehmet Baykan da, Mehmet Büyükekşi tarafından divana aday gösterildi. Murat Sancak da İbrahim başkan tarafından aday gösterildi. Mehmet Baykan, divan oylamasını yüzde 75 çoğunluğun oyuyla kazandı. Ama günün sonunda İbrahim başkan kazandı. Burada bizim Kulüpler Birliğinin aldığımız ortak kararda, çoklu bir federasyon seçimi olsundu. Bizim için federasyonda kazanan veya kaybeden diye bir şey yok. Kazanan başkanı tebrik ettik. Kazanan kim bilmiyorum, ama bu olay biraz siyasi tarafa çekiliyormuş gibi; ama kim, kimi destekliyor o bile belli değil. Ben orada 1 kişinin tarafından durabilirim, hemşehrimizin tarafından durdum Mehmet Baykan. Mehmet Baykan hangi tarafın adayı olsaydı divanda her türlü Mehmet Baykan’a oy verecektim.”
]]>
SÜPER Lig ekiplerinden Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ve Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun kariyerlerinin konuşulmaya gerek olmadığını söyledi. Alex, “Okan Buruk önemli başarılara imza atmış bir teknik direktör, harika başarılar gösterdi. Herkes onun takımını yakından tanıyor ve çok eksiği olmayan bir takımı var. Mourinho ile ilgili söylenecek çok fazla şey yok, onu herkes biliyor” dedi.
Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, yeni sezon öncesi hazırlık dönemiyle ilgili basın mensuplarıyla bir araya geldi. Alex de Souza, sabah yapılan antrenmanın ardından Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Yeni sezon öncesi kamp ve hazırlık dönemini anlatarak konuşmasına başlayan Brezilyalı teknik adam, “Şu ana kadar çalışmalarımız güzeldi ve pozitifti. Çok çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Bir kaç sakatlık durumumuz oldu ve çözümlendi. Şu ana kadar iyi çalıştık. Buradan Burdur ve Erzurum’a teşekkür etmek istiyorum. Bizi iyi ağırladılar” dedi.
‘YENİ OYUNCULARA İHTİYACIMIZ VAR’
Takımın yeni transferlere ihtiyacının olduğunu kaydeden Alex de Souza, “Hala eksiğimiz var. Yeni oyunculara ihtiyacımız var. Takımın atmosferini, profilini değiştirecek yeni oyunculara ihtiyacımız var. Defans, forvet ve kanatlarda eksiğimiz var. Yönetim ile sürekli iletişim halindeyiz” diye konuştu.
Burdur kampında ilk 2 haftada fiziksel olarak yüklenme yaptıklarını ve gençlere şans verdiğini dile getiren Alex, “Maçlarda kulüp alt yapısından yetişmiş oyuncuları kullanmak istedik ve faydalandık. Onlar şu anda takımda değiller ve daha yetişmiş futbolculara ihtiyacımız var. Tabi ki bu eksiklikleri yönetimimize bildiriyoruz. Dengeli bir şekilde acil ihtiyacımız olan bölgeleri belirliyoruz. Mümkün olan en kısa sürede ihtiyaçlarımızı gidermeyi bekliyoruz” şeklinde konuştu.
‘BÜNYAMİN BALCI İLE GÖRÜŞMEDİM’
Bünyamin’in Beşiktaş’a transferiyle ilgili gelen soruya Alex de Souza, “Bünyamin Balcı bir sakatlık sürecinin sonunda. Takıma hala henüz dahil olmadı. Bu yüzden takımla beraber çalışmadı. Onunla birlikte olmadım ve bir görüşme gerçekleştirmedim. Oyuncuyu ilgilendiren bir durumda kulüp ve oyuncu birlikte görüşüyorlar. Bana gelen bir şey olmadı. Yaptığım çalışmalarda Bünyamin’i hesaba katarak planlama yapmadım. Sakatlığını yeni geçirme devresinde olan bir oyuncuydu. O bölgede Erdoğan Yeşilturt ve Mert Yılmaz ile çalıştık. İyileşme sürecinin sonlarına geliyor ve tamamen iyileştiğinde takıma dahil olduğunda yeniden oturup birlikte konuşacağız ve karar vereceğiz. Ondan tabi ki faydalanmayı isterim. Onunla ilgili farklı bir plan varsa kulüp bunu düşünüyorsa karar da onun” diye konuştu.
‘HAFTA SONUNDA KARAR VERECEĞİZ’
Ligin ilk haftasında Göztepe ile oynayacakları maçla ilgili Alex, “Göztepe karşısında oynayacağımız oyunla ilgili yeterince zaman var. Samudio, takımla beraber ilk çalışmaya katıldı. Hafta sonunda değerlendireceğiz ve bir karar vereceğiz” dedi.
‘HAYAT PAHALILIĞI BÜTÜN DÜNYANIN GERÇEKLİĞİ’
Türkiye’deki hayat pahalılığıyla ilgili açıklamaları sorulan Alex, “12 yıl sonra Türkiye’ye döndüğümde bir pahalılık var demiştim. Bu bütün dünyanın bir gerçekliği. Bütün dünyada her şey her geçen gün pahalılaşıyor. Bu futbol sektörünü de etkiliyor. Futbolda da her şey her zaman daha pahalı hale geliyor. Örnek verecek olursa Bünyamin sakatlığını henüz geçirmiş olan bir oyuncu buna rağmen bir teklif alabiliyor. Futbolda bu tip şeyler değer buluyor. Her seferinde daha pahalı fiyatlar ortaya çıkıyor” diye cevapladı.
‘ÇOK FARKLI BİR OYUN SİSTEMİMİZ VAR’
Antalyaspor olarak dengeli bir oyun ortaya koyacaklarını belirten Alex, “Öncellikle dengeli bir oyunumuz olacak. Top ayağımızda olduğunda kalitemizi kullanmak isteyeceğiz. Topu kaybettiğimizde yeniden topa sahip olmak isteyeceğiz. Dengeli bir oyunla görsel bir oyun ortaya koymaya çalışacağız. Oyun olarak çok farklı olduğumuzu söyleyebilirim. Geçen yıldan bu yana çok farklı bir oyun sistemimiz var” dedi.
‘HEDEFİMİZ GEÇEN YILDIN DAHA İYİ OLMAK’
Öncelikli hedeflerinin geçen yıldan daha iyi olmak olduğunu kaydeden Alex, şunları söyledi:
“Öncelikli hedefimiz geçen yıldan daha iyi olmak. Her şey yolunda giderse daha yukarılara bakmaya başlayabiliriz. Gerçeklikleri dikkate almamız gerekiyor. Geçen yıldan daha iyi olmamız gerekiyor. Geçen seneden daha az gol yemek, geçen yıldan daha fazla gol atmak. Bu tür istatistikleri daha ileriye taşımak istiyoruz. Hafta hafta ilerlemek istiyoruz. Oyuncularla da bireysel olarak en iyi şekilde faydalanmak, onların da çabalarıyla Antalyaspor’u daha iyi bir konuma getirmek hedefimiz.”
TEKNİK DİREKTÖRLERLE İLGİLİ YORUMU
Ligdeki teknik direktörlerin başarılı olduğunu söyleyen Brezilyalı çalıştırıcı, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ve Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun kariyerlerinin konuşulmaya gerek olmadığını söyledi. Alex, “Okan Buruk önemli başarılara imza atmış bir teknik direktör, harika başarılar gösterdi. Herkes onun takımını yakından tanıyor ve çok eksiği olmayan bir takımı var. Mourinho ile ilgili söylenecek çok fazla şey yok, onu herkes biliyor. Onlara karşı oynamaktan zevk alacağım. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Rekabetçi bir takımla karşılarına çıkacağız” diye konuştu.
‘ARDA İLE KENDİMİ KARŞILAŞTIRMAYI DOĞRU BULMUYORUM’
Arda Güler’i kendisiyle karşılaştırmayı doğru bulmadığını kaydeden Alex, “Arda Güler ile kendimi karşılaştırmam, haksız bir karşılaştırma olur. Ben futbolu bitirdim, kariyerimi sonlandırdım. O kariyerinin başında, çok iyi bir takımda, önünde çok büyük bir gelecek var. Başarılarının üzerine katarak umarım ilerler. Kariyerini sonlandırdığında insanlar ona dönüp övücü sözlerden bahsederler. Onu benimle karşılaştırmamın bir mantığı yok” dedi.
‘ARDA GÜLER’E TAVSİYELERDE BULUNUYORUM’
Arda Güler ile konuştuğunda iyi dileklerini ilettiğini belirten Alex, “Onunla ilgili konuşurken ‘İdmanlar nasıl gidiyor’ gibi konuşmalar geçiyor. Onun en iyisine sahip olmasını istiyorum. İyi dileklerde bulunuyorum. Tavsiyelerde bulunuyorum. Kendisi yetenekli bir oyuncu, başarılı bir oyuncu. Real Madrid’te oynuyor. Umarım daha iyi yerlere gelir” diye konuştu.
‘TRANSFER YASAĞININ KALKTIĞI SÖYLENDİ’
Transfer yasağının kalktığının söylendiğini belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Alex, “Bana şu an söylenilen transfer yasağının kalkmış olacağıyla ilgili. Buna inanmak istiyorum. Eğer çözüldüyse de biz aynı şeklide çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hiç bir şekilde motivasyon düşüklüğümüz olmadı. Bir gün motivasyon düşüklüğü yaşarsam başkana teşekkür eder evime dönerim. Günde 12 saat çalışarak en iyi şekilde çalışmalarıma devam ediyorum” dedi.
‘KENDİMİ HAGİ İLE KARŞILAŞTIRMAK İSTEMİYORUM’
Bir gazetecinin “Hagi mi yoksa Alex mi?” sorusuna da teknik adam, şu cevabı verdi:
“Burada elimize mikrofon alıp sorsak, bazıları Hagi bazıları Alex diyecektir. Futbol böyle bir şey. Bana soracak olursanız 1994’de 16 yaşında çocuktum, o esnada Hagi Romanya’nın 10 numara pozisyonunda oyuncuydu. Onu izledim. Kendimi ona karşı rakip olarak görmedim. Ona karşı oynadığımı hissetmedim. Onunla kendimi yarıştırmak karşılaştırmak istemiyorum. Bugün futbolda bazıları maviden bazıları kırmızıdan hoşlanıyor olabilir. Futbol bu şekilde futbol oluyor. Herkesin farklı düşüncesi olabiliyor. İnternette bu tarz tartışmalar olabilir. Bunları iyi karşılıyorum. Ama kendimi Hagi ile karşılaştırmaktan kaçınıyorum. İnternet dünyasında Messi mi Ronaldo mu karşılaştırmaları sıklıkla oluyor. Herkesin farklı zevkleri olabiliyor. Görüşleri olabiliyor. Bunu seçtin diye kimseyi yargılamıyoruz. ya da seçmedin diye. Ben ilk zamandan beri şuna inanıyorum insanların futbol hakkındaki bireysel düşüncelerine saygı duyuyorum.”
‘KENDİ YOLUMU ÇİZİYORUM’
Türkiye’de Daum, Zico, Aragones ve Aykut Kocaman ile çalıştığını belirten Alex, “Hepsinin örnek aldığım yanları var ama sonuç olarak kendi yolumu çiziyor ve ilerliyorum. Birbirinden farklı 4 teknik adamdan da farklı şeyler öğrendim” yorumunu yaptı.
‘EŞİM VE ÇOCUKLARIMIN BAŞ HARFLERİ’
Kulüpte giydiği antrenman formalarının üzerine isminin yerine “DMAF” yazılı olduğunu kaydeden Alex, “Eşim ve çocuklarımın baş harfleri. Onlar yanımda olmadıkları için baş harflerini Antalyaspor’un isimliğinde kullanıyorum” dedi.
HABER: Adem AKALAN- KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,
]]>Trabzon’da bir otelde gerçekleştirilen ‘Süper Lig’de 50. Yıl’ toplantısında ilk olarak gazete sayfalarında yer alan şampiyonluk sergisi ve belgesel sunumu yapıldı. Etkinliğe Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Milletvekilleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, yönetim kurulu üyeleri, Trabzonspor eski başkanları Ahmet Celal Ataman ve Faruk Özak ile Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, bordo-mavili kulüpte forma giymiş eski futbolcular ve birçok davetli katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını ise Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Mahmut Ören yaptı. Ören, “Trabzonspor zaman içerisinde bize kimlik kazandırdı. Şimdi ise bizlerin Trabzonspor’a hizmet etme zamanı. Kulübün her kademesinde büyük bir heyecanla hizmet yaptım. Bundan onur duydum. Tüm katılımcılara hoş geldin diyorum” ifadelerini kullandı.
Ertuğrul Doğan: “Gururluyuz ve onurluyuz”
Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, anlamlı bir günde bir araya geldiklerini belirterek, “Süper Lig’deki 50 yılımızı kutluyoruz. Gururluyuz ve onurluyuz. Dünya’nın her köşesindeki taraftarlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 1973-1974 sezonundaki şampiyonluğumuz en değerliler arasındadır. 50 yıldır Süper Lig’deyiz, 57 yaşındayız. Sultan Alparslan ‘geldik’ demişti. Mustafa Kemal Atatürk ‘gitmiyoruz’ demişti. Biz onları örnek alan bir kulübüz. Biz buraya inadımızla geldik ve hiçbir yere gitmiyoruz. Aksine hep ileri hep ileri. Bugün Süper Lig’e çıkışımızın 50. yılını kutluyoruz. 2 yıl sonra da inşallah ilk şampiyonluğumuzun 50. yılını kutlayacağız” dedi.
“Paraya karşı emeğin savaşını vermeye hazırız”
Başkan Doğan, bordo-mavili tribünlerde büyüyen biri ve Trabzonspor Başkanı olarak kürsüde konuşmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu hatırlatarak, “Ben 7 yaşında şampiyonluğu yaşadım. Benim oğlum da 7 yaşında son şampiyonluğu yaşadı. Bu aranın bu kadar açılmaması gerekiyor. Paraya karşı emeğin savaşını vermeye hazırız. Bu asla bir yönetim kurulunun tek başına başarabileceği bir iş değil. Herkesin desteğine ihtiyacımız var. Bu şampiyonlukları tüm dünyaya örnek olacak şekilde tekrar kutlayacağımıza inanıyorum. Bu sürenin fazla açılmaması için elimizden geleni yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.
Memişoğlu, “Bu şehir yaşanmışlığın inanmışlığın şehri”
Etkinlikte konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise çocukluğunun ve gençliğinin Trabzon’da geçtiğini, bu şehirde bakan olarak karşılanmanın gururunu yaşandığını dile getirerek, “Bu şehir inanmışlığın, adanmışlığın bir şehri. Bu takım da onu gösteriyor. Bu takım oluşurken ne zorlukların yaşandığını biliyorum. Trabzonspor’un devrimi yapması Anadolu’nun, Türk insanının neler yapacağının da göstergesiydi. Maalesef dünyada vahşet medeniyetinin hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. İnsanların birbirine empati duymadığı, idealistliğin kaybolduğu, yapaylığın ön plana çıktığı bir dünyada yaşıyoruz. Onun için duygularımızı kaybetmeyeceğimiz, bu anıları gençlerimize anlatmamız lazım. Sadece makamlarla, parayla ve sıfat ile yaşanmıyor. Esasında anılarla ve idealistlikle yaşanıyor. Bu toplum bir araya geldiği zaman başaramayacağı hiçbir şey olmadığını gördüm. Hem covid hem de depremde gördüm. Önemli olan bir araya gelebilmemizdir. Ayrıştırıcı taraflarımızı değil, birleştirici taraflarımızı ön plana çıkarabilirsek böyle efsaneler oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Sağlık Bakanı olarak elinden geldiği kadar sağlık alanını geliştirmeye çalışacağını da kaydeden Bakan Memişoğlu “Hep beraber sizlerden de yardım isteyeceğim. Türkiye’nin en önemli sağlık merkezlerinden birisini Trabzon, biz de elimizden gelen desteği yapacağız” cümlelerine yer verdi.
Bakan Uraloğlu güldürdü
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise yaptığı konuşma ile katılımcıları güldürdü. Bakan Uraloğlu, “Konuşmacı çıkmış konuşacak. Salonda bir kişi kalmış ısrarla alkışlıyor. Son konuşmacı demiş ki beni ısrarla beklediğiniz için teşekkür ediyorum. Sabrınız için teşekkür ediyorum. Konuşmacı da teşekkür etmenize gerek yok, sizden sonra da ben konuşacağım, onun için buradayım demiş” diyerek sözlerine başlaması salonda gülüşmelere neden oldu.
Abdulkadir Uraloğlu, Trabzonspor ile büyüdüklerini vurgulayarak, “Konuşmalar oldu, 50 yıl, 40 yıl ve 30 yıl öncesiyle ilgili, buradaki abilerimizin hatıralarını dinledik. Bunlar bizim için kıymetli. Bizim oturduğumuz evden Ali Kemal Denizci abimizin oturduğu evi ben çaprazdan görürdüm. Bırakın bir yenilmeyi, beraberlik olduğu zaman bile mahallede çıkıp dolaşmazdılar. Böyle bir ruh vardı. Trabzon özüne dönsün dediğimiz ruhun gerçekten böyle bir yansıması vardı. Böyle bir şehrin evladı olmaktan dolayı çok gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Futbolu hoca kadar anlayan bir şehrin insanları olduklarını ifade eden Uraloğlu, “Hakemlerin de ne yaptığını anlarız. İyi anladığımız için biraz sabretmekte zorlanırız. Böyle de bir durumumuz var. Trabzonspor’un bir seviyeye gelmesinde her şeyini ortaya koyan Trabzonspor taraftarlarına teşekkür ediyorum. 2024-2025 sezonunda yeni bir şampiyonluğu tatmayı rabbim bize nasip etsin. Savaşların yaşandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Spor ne kadar birleştirici bunun kıymetini biliyoruz. Coğrafyamızdaki sıkıntılardan, Gazze’de yaşanan bir vahşet var. Katledilen İsmail Haniye var. Ben Gazzeli kardeşlerimize de sabırlar diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Toplantı hatıra fotoğraflının çekilmesiyle son buldu. – TRABZON
]]>2024-2025 sezonunda TFF 3.Lig 1. Grup’ta mücadele edecek olan Muşspor’u ziyaret eden Muş Valisi Avni Çakır, teknik heyete, yönetime ve futbolculara moral vererek yeni sezonda başarılar diledi.
Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren futbolcularla bir araya gelen Vali Çakır, takımı sonuna kadar destekleyeceklerini belirterek, “Geçen seneden yarım kalmış bir sevdamız var. Muşspor bu sahada geçen sezon çok güzel ev sahipliği yaptı. Bütün Muş halkı ilçeleri, köyleri, hep beraber takımı için kenetlendi. Herkes Muşspor’un maçına geldi ve takımımız başarılı bir şekilde ilimizi temsil etti. Maalesef şampiyonluk son beş dakika da elimizden kayıp gitti. Geçen yılı unutup yeni sezona konsantre olunması gerekiyor. Bu sene kaldığımız yerden hiç eksilmeden hatta üzerine koyarak bu maceraya, yarışa kaldığımız yerden devam ediyoruz. Aramıza yeni katılan hocamız son derece başarılı, seyirciler de tribünleri doldurarak sonuna kadar destekliyorlar ve spora çok ilgi duyan bir seyirci kitlemiz var. Muş halkı bu yeşil sahada Muşspor maçlarını sabırsızlıkla bekliyor. Geçen seneki yarım kalan sevdamızı bu sene tamamlayacağız ve hocamızın tecrübesine, başbakanımıza, futbolcularımıza güveniyoruz. Biz bu takımı sonuna kadar da destekleyeceğiz. İnşallah bu sezon oyuncularımızla birlikte Muşspor’u şampiyon yapıp 2. Lig’e çıkaracağız” dedi.
Muş Valisi Avni Çakır’ın sürpriz ziyaretleri takımı çok mutlu ettiğini dile getiren başarılı Teknik Direktör Yavuz İncedal, takıma en az 4 yeni takviye yapacaklarını dile getirdi. İncedal, “Muş’ta kendi tesislerimizde Ayın 25’inde başladığımız antrenmanımız sağlıklı ve güzel bir şekilde devam ediyor. 10 günlük kamptan sonra 12 günlük Kocaeli Kartepe de çalışmalarımız olacak. Buradaki çalışmalarımızın amacı hem kente adaptasyon hem de 2 aydır futboldan ayrı kalan arkadaşlarımızın futbola olan adaptasyonlarını geliştirmek ve birbirlerine biraz daha kaynaştırmak. İkinci etapta daha çok taktiksel çalışmalar, yüklemeler ve hazırlık aşamasına geçilecek. Bu dönem içerisinde takımımızın ana arteri dediğimiz yapıyı uluşturacağız. Her şey çok güzel gidiyor. Valimizin bugün bizi ziyaret etmesi, bize moral vermesi, bizim yanımızda olduğunu ifade etmesi hem Muş adına hem de takım adına çok güzel bir düşünceydi. Kendilerine çok teşekkür ederiz. 12 günlük ikinci kampımızdan sonra kendi tesislerimizde, şehrimizde bir hazırlık maçı yapıp antrenmanları bitirip Lig’e hazır hale gelmek istiyoruz. Yeni transferlerimizde gerçekten çok değerli çok kıymetli Muş’a layık olan ve geçmişleri başarılarla dolu. Dilerim aynı başarıyı aynı azmi aynı mücadeleyi bu yılda gösteririz. Muş’a layık olmaya çalışıyoruz. Taraftarlarımızın beklentilerini biliyoruz bu beklentilere en iyi şekilde karşılık verip onları mutlu etmek istiyoruz. Birkaç oyuncu eksikliğimiz var görüştüğümüz futbolcular da var inşallah 4-5 oyuncu daha takıma transfer edip lige öyle başlayacağız” şeklinde konuştu. – MUŞ
]]>Geçtiğimiz yıla kadar daha çok yurt içinden başta futbol olmak üzere bir çok spor branşından takımların 12 ay boyunca tercih ettiği Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni yabancılar da keşfetti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal tesislerinden biri olan Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, Türkiye’nin en önemli kamp merkezlerinden birisi olarak gösteriliyor.
Her takıma özel saha tahsis ediliyor
Palandöken Dağı’nın eteklerinde 2 bin rakım üzerinde kurulan kamp merkezi, deniz seviyesinden yüksekteki özelliği ve havasıyla sporcuların güç ve enerjilerine dinamizm katan bir özelliğe sahip. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde yeni sezona hazırlanan futbol takımlarının teknik patronları, Türkiye’nin birçok ilinde hava sıcaklığının hayatı olumsuz etkilediğini, yüksek rakımlı Erzurum’un serin ikliminin, futbol takımlarına avantaj sağladığını sürekli ifade ediyor. Palandöken Dağı eteklerine kurulan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde şu an itibarıyla doğal yüzeyli FIFA standartlarına sahip 5 çim saha, 6 doğal yüzeyli çim saha ve 3 adet de istasyon sahası bulunuyor. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Suudi Arabistan Süper Lig takımlarından Al Orobah ve Suudi Arabistan 1. Lig takımlarından Al Hazem’i ziyaret ederek, önümüzdeki sezon için yeniden Erzurum’a davet etti. Vali Çiftçi, takım yöneticilerine Oltutaşı tespih etti.
Suudi Arabistan takımları gözü kapalı geldi
Al Orobah ve Al Hazem’in yanı sıra İran Süper Lig ekipleri Sepahan ve Esteghlal, Kuveyt Süper Lig takımı Al Arabi, Azerbaycan Süper Lig temsilcileri Neftchi Bakü, Sebail ve Araz Nahcivan da Erzurum’da sezon hazırlıklarını yapıyor. Trendyol Süper Lig ve 1. Lig’den ise Çaykur Rizespor, Alanyaspor, Sivasspor, Antalyaspor, Hatayspor ve İstanbulspor Palandöken’de kamp yaptı. Suudi takımlarını Erzurum’a getiren futbol menajeri Murat Edis, Kocaeli ve Afyon’dan sonra Erzurum’da da olmaktan mutlu olduklarını belirterek, “Erzurum hem iklimi hem de sahip olduğu imkanlarla takımların tercih edeceği bir yer. Gelen takımlar oldukça mutlular. Kaldı ki, ilk kez ve hiç bilmedikleri bir yere geliyorlar” dedi.
Suudiler Erzurum ve Palandöken’i çok sevdi
Al Orobah Teknik Direktörü Saleh Almohammedi de, “Daha önce milli takımlar antrenörlüğü yaptım. Şimdi lig takımına sözleşme imzalayıp takımın başarısı için çalışacağım. Erzurum’da olmaktan son derece memnunuz. Şehir ve imkanlar çok güzel. Buraya tekrar gelmek istiyoruz. Bizi buraya getiren firmaya da çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Al Orobah Sportif Direktörü Saud Khalid Alruwaili ise Erzurum’a ilk defa ve şartları çok fazla bilmeden gelmelerine rağmen mutlu olduklarını dile getirdi. Saud Khalid Alruwaili, “Porkekizli teknik ekiple yeni sezona hazırlanıyoruz. Erzurum ve tesisler güzel. Buraya bir kez daha seve seve gelmek isteriz” ifadelerini kullandı. – ERZURUM
]]>Dostluk Kupasını Aslıteks Tekstil, Şampiyonluk Kupasını Sirius takımı kaldırdı. Final karşılaşmalarının ardından DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ve Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman’ın katılımıyla kupa töreni düzenlendi. Şehrin spor kültürünü geliştirmeyi ve geleceğin sporcularının yetiştirilmesi için yeni basketbol sahaları inşa edilmesini hedefleyen bu projenin paydaşı olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, “Projeye emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Kupayı kaldıran takımlarımızı da tebrik ediyorum.” dedi.
Denizli Şirketler Basketbol Ligi, 10 Mayıs tarihinde DSO hizmet binasında gerçekleştirilen açılış lansmanı ve kura çekiminin ardından, 12 Mayıs 2024 Pazar günü start almıştı. Denizli’de bir ilk olan turnuvanın final karşılaşmaları, Mektebim Koleji Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Büyük final heyecanına; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, DEBAGED Başkan Yardımcısı Mehmet Kaner, DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş, DEBAGED Genel Sekreteri Taylan Erdoğmuş, DSO Sürdürülebilirlik Müdürü Cansun Özdülger ile ligde yer alan şirketlerin çalışanlarından oluşan takımlar ve aileleri ortak oldu. Denizli Sanayi Odası’na kayıtlı firmaların çalışanları içerisinden oluşturdukları takımlarla karşılaştıkları organizasyonda, 24 şirket takımı şampiyonluk için kıyasıya mücadele verdi.
6 takımdan oluşan 4 grupta şirketler, tek devre lig statüsünde oynanan maçlar sonrası gruplarında ilk ikiye girerek, şampiyonluk yolunda yarı finale yükseldi. Grup sıralamasında 3. ve 4. olan takımlar, 2024 sezonu dostluk kupası maçları için bir sonraki tura geçti. 5. ve 6. takımlar grup maçları ile sezonu tamamladı. Yarı final grupları sonrası ilk iki takım, final four oynadı. Dostluk Kupasını 42-34’lük skorla Aslıteks Tekstil kaldırırken, Lig Şampiyonu 43-42’lik skorla Sirius Takımı oldu. Dostluk Kupası ikincisi Nexans, üçüncüsü Veritas Tekstil, dördüncüsü Gamateks; Şampiyonluk Kupasında dördüncü ADM Elektrik Dağıtım, üçüncü Süzer Tekstil, ikincisi Altıntop Kuruyemiş oldu.
Final karşılaşmalarının ardından Başkan Kasapoğlu ve Gençlik ve Spor İl Müdürü İlman’ın katılımıyla kupa ve madalya töreni düzenlendi. Takımlar kupalarını büyük bir gururla kaldırdı.
Kupa töreninde konuşan Başkan Kasapoğlu, “Bizler Sanayi Odası olarak bu projede olmaktan mutluyuz, gururluyuz. Başkanımız bizi ilk ziyaret ederek bu projeyi aktardığında hiç tereddüt etmeden varız dedik. Sadece üretim, istihdam ve sanayi alanında var olmak istemiyoruz, şehrin kültürel ve sosyal alanlarına da dokunmak istiyoruz. Denizli’nin sosyo-kültürel düzeyini artırmaya katkı sağlamak istiyoruz. DEBAGED yönetimine ve projeye emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Kupayı kaldıran takımlarımızı da tebrik ediyorum.” dedi. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, takımları tebrik ederek, sporun böyle bir proje ile desteklenmesi, şehrimizdeki spor kültürünün geliştirilmesine katkı sunulması adına bu projeyi hayata geçiren DSO ve DEBAGED Yönetimine teşekkürlerini sundu.
Geleceğin sporcuları için yeni sahalar yapılacak
Çalışma hayatından uzaklaşıp hep birlikte sosyalleşme imkanı bulduğumuz bu organizasyonla, şirketlerimiz ve çalışanları arasında güçlü bağlar kuruldu, şirketler içi aidiyet ve takımdaşlık olgusuna katkı sağlandı. Geleceğin sporcularının yetiştirilmesi hedefini de destekleyen bu organizasyondan elde edilen gelirlerle, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) iş birliğinde ihtiyaç sahibi okullara basketbol sahaları yapılacak. – DENİZLİ
]]>Dört sezon önce Bundesliga 2 ekiplerinden Greuther Fürth’te gösterdiği performansla dikkati çekerek Fenerbahçe’ye transfer olan 32 yaşındaki Serdar Dursun, yarım sezonu Fatih Karagümrük’te kiralık olmak üzere toplam 3 sezon sarı-lacivertli ekibin formasını giydi.
Fenerbahçe’yle sözleşmesi uzatılmayan tecrübeli golcü, 1 hafta önce Alanya temsilcisiyle anlaşıp, Düzce’nin Kaynaşlı ilçesindeki Topuk Yaylası Tesisleri’ndeki kampa katıldı. Dursun, sezon hazırlıkları, yeni takımı ve hedefleriyle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
“Takımla 7 gün bana çok iyi geldi”
Serdar Dursun, Fenerbahçe ile yaklaşık 2 ay boyunca kontrat uzatmak için beklediği sürede özel hoca gözetiminde antrenman programı uyguladığını anlattı.
Hazırlık döneminin kendisi açısından 20 gün geç başladığına değinen Serdar, “Ben ilk defa bir sezona bu şekilde geç başlıyorum. Bu periyot benim için zordu. Yeni takımımda sisteme alışmam gerekli. Hocamız farklı sistem oynatıyor. Arkadan oyun kuran sitemle oynuyoruz.” dedi.
Tecrübeli oyuncu, ligin başlamasına az bir süre kala sıkı çalışıp sezona daha hazır girmek istediğini aktararak, en son yaklaşık 2 ay önce Fenerbahçe ile maça çıktığını, uzun süredir sadece bireysel kondisyoner eşliğinde çalışmalara devam ettiğini dile getirdi.
“Bireysel çalışmayla takım çalışması birbirini tutmuyor ama ben bu süreci değerlendirmek istedim. Takımla 7 gün bana çok iyi geldi.” diyen Serdar, lig başlayana kadar 90 dakika için hazır olmayı ümit ettiğini vurguladı.
“Yaş fark etmiyor. İnsan her gün kendisini yetiştirebilir”
Transfer sürecini değerlendiren Serdar Dursun, şöyle devam etti:
“Haziran ayında Fenerbahçe’yle sözleşmem bitmişti. Kulüpte başkanlık seçiminin ardından sportif direktör Mario Branco ile görüşmem oldu. O bana, ‘Hoca ve başkan seni istiyor.’ dedi. Daha sonra Fenerbahçe bana teklif yolladı ama bu teklif revize edilecekti. Ardından bugün yarın derken araya başka olaylar girdi. Ben bu süreçte bekledim. Anlaşamadık, nasip olmadı. Boşa çıkan bir futbolcu olarak teklifler geldi.”
Serdar, yurt içi ve dışından teklifler aldığını, aile olarak karar vermek istediklerini ve Alanyaspor’u önceden bildiği için bu yönde tercih yaptığını aktardı.
Alanyaspor’a son yıllarda iyi hocaların, iyi oyuncuların geldiğini belirten Dursun, “Ben de ‘Hangi takım bana uyar’ diye teklifleri değerlendirmek istedim. Çünkü 32 yaşındayım ve halen hedeflerim var. Halen A Milli Takım’da oynamak istiyorum. Bu takımla ve sistemle tekrar zirve yakalayabilirim. Fenerbahçe’ye ilk transfer olduğumda çok gol attım. Sonraki yıllarda daha az süre aldığım için az gol attım. İnşallah tekrar ilk 11 oynarım. Çok gol atıp eski Serdar’a dönmek istiyorum. Bu dönemler çok önemli. İyi başlamak istiyorum.” şeklinde konuştu.
Serdar, Fenerbahçe’ye gol kralı olarak geldiğini hatırlatarak, “O dönemde de hedeflerim aynıydı. Çok süre alıp, çok gol atmak. Şimdi yeni dönem. Yaş fark etmiyor. İnsan her gün kendisini yetiştirebilir. Uzun müddet oynamak istiyorum. Bu 5-6-7 sene olabilir. Oynayarak takıma katkı sağlamak, kendimi geliştirmek istiyorum. Sezon sonuna olabildiğince çok gol atmak istiyorum. Takımı en üst seviyeye taşımak, bir ağabey, bir büyük olarak her alanda katkıda bulunup, tekrar A Milli Takım’a katılmak istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bu sene 8 veya 9 takım üst kısmı zorlayacak”
Bu yıl Süper Lig’in daha rekabetçi geçeceğini düşündüğünü dile getiren Serdar Dursun, geçen sezon kimsenin bu kadar fazla puan farkıyla iki takım arasında çekişme yaşanacağını beklemediğini belirtti.
Dursun, bu yıl daha dengeli bir lig süreci yaşanmasını beklediğini aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Geçen yıl şampiyonluk yarışı Fenerbahçe ve Galatasaray arasında geçti. Bu yıl Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir’in de zirveye oynayacağını düşünüyorum. Biz de Alanyaspor olarak bu üst kısmı zorlamak istiyoruz. Bence bu sene 8 veya 9 takım üst kısmı zorlayacak. Geçen sene 2 takımdı ama bu yıl kalite, bireysel oyuncu ve hoca durumunun biraz daha üst düzey olacağını düşünüyorum. Bu yıl Süper Lig’in daha keyifli geçeceğine inanıyorum.”
]]>Trabzonspor Teknik Direktörü Avcı: Taraftarımızın önünde kazanarak ikinci turu elimize almak istiyoruz
Selçuk BAŞAR – Nurgül GÜNAYDIN/ TRABZON, – Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, “Taraftarımızın önünde daha iyi bir oyun ve kazanarak ikinci turu geçmek istiyoruz. İki perdeli oyunun birincisi bitti. 2-0 öndeyiz ama bir 90 dakika daha var. Oyun içinde her an dikkatli, konsantrasyonu yüksek, oyun kalitesi daha iyi, daha dikkatli olacağımız bir müsabaka olacaktır. Umarım taraftarımızla beraber bunun karşılığını alacağız” dedi.
UEFA Avrupa Ligi 2’nci Ön Eleme Turu rövanşında Papara Park’ta yarın oynayacağı Ruzomberok maçı öncesi Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile kaptan Uğurcan Çakır, Mehmet Cengiz Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi.
Karşılaşmayı iyi bir oyunla seyircileri önünde kazanmak istediklerini belirten teknik direktör Abdullah Avcı, “İkinci resmi müsabakamızı yarın oynayacağız. İlk maçla ilgili yaptığım değerlendirmeleri bir tekrar yapmak istiyorum. Özellikle fizik kalitesi yüksek, her takımın oyun planının olduğu zor bir müsabaka oynadık. Rakibin karşılamada 5-4-1, top kendilerine geçtiğinde 3-4-3’e göre pozisyon aldıkları özellikle güçlü taraflarını bize karşı çok iyi kullandılar. Direkt oyunlar, kenar ortalar, taçlar, bu konuda bize karşı etkili oldular. Onun dışında biz oyun olarak zaman zaman iyi şeyler yaptık. Belki pozisyon olarak algısı nasıl bilmiyorum ama biz analizini yaptığımızda rakip kadar bizim de girdiğimiz pozisyon var. Kaptanımız o gün gerçekten iyi bir performans gösterdi. ve ilk maçı, ilk resmi müsabaka ve Avrupa kupaları olması açısından kazanmak açısından hem de deplasmanda 2-0 son derece önemliydi. Onu kapattık. Şimdi ikincisine özellikle rakibin ilk maçta beklemediğimiz akan oyunda da kullandıkları opsiyonlar vardı. Bugün hücumda duran toplarımızı çalışıp yarın kendi taraftarımızın önünde daha iyi bir oyun ve kazanarak ikinci turu geçmek istiyoruz. İki perdeli oyunun birincisi bitti. 2-0 öndeyiz ama bir 90 dakika daha var. Oyun içinde her an dikkatli, konsantrasyonu yüksek, oyun kalitesi daha iyi, daha dikkatli olacağımız bir müsabaka olacaktır. Umarım taraftarımızla beraber bunun karşılığını alacağız” diye konuştu.
“VERİLER, İSTATİSTİKLER TARİHTE HEP YER ALIR”
Abdullah Avcı, kendisinin 61’inci yaş gününü kutlayan bir gazetecinin “Yarınki maçı kazanmanız halinde maç başına puan ortalaması en yüksek teknik direktör olacaksınız Trabzonspor tarihinde. Bu sizin için ne anlam ifade ediyor?” şeklindeki bir sorusuna şu yanıtı verdi:
“Öncelikle doğum günümü hatırlattığın için teşekkür ediyorum. Umarım hep beraber Trabzonspor ile beraber yaşın 61 olması ve plaka olması itibarıyla umarım güzel günleri hep beraber yaşarız. Onun için teşekkür ediyorum. Veriler, istatistikler tarihte hep yer alır. Bunlar da önemlidir. Ama öncelikle iyi oyun ve maçı kazanmak, turu cebine almak benim için çok daha değerlidir. Tabii ki istatistik seni bir yerde yazacak ülke puanına da katkı sağlayacak bizim hedeflerimize giderken maç kazanmak bizim adımlarımızı çok hızlandıracaktır, özgüvenimizi artıracaktır. Onun için yarınki maçı öncelik kazanmak. Kazandıktan sonra basın toplantısında inşallah eğer bunu gerçekleştirirsek ne hissettiğimi o zaman daha iyi ifade ederim. Ama şu anda daha önceliğim maçı kazanabilmek ve önümüze daha sağlıklı bakabilmek.”
“DÜNYADA KADROLARIN SAYILARI VE KALİTELERİ ARTMAYA BAŞLADI”
Ruzomberok maçında oyun planına ilişkin bir soruya Avcı, “Sezona başlarken veya geçen seneden beri bir plan yapıyorsun. Belki oynatacağın oyun formasyonu ile ilgili bir takım çalışmalar yapıyorsun ve bunun üzerinden oyuncular tercih etmeye çalışıyorsun. Bu zaman zaman gerçekleşmeyebiliyor veya ulaşmak istediğin oyuncudan bazen uzaklaşıyorsun. Şu ana kadar sağ olsun başkan ve yönetim kurulu harika bir şekilde çalışarak daha önde gidiyoruz ama eksiklerimiz hala devam ediyor. Bazen şu oynatmak istediğin formasyon alamadığın oyuncular üzerinden olmuyorsa formasyon üzerinden değişiklikler yapmak ve o esnekliğe de sahip olmamız gerekiyor. Biz de böyle bir teknik ekibiz. Onun için formasyonda bazen değişiklikler olacak. Oyuncu profili bu formasyonu belirleyecek. Ufak tefek dokunuşlar olacak. Çünkü bir sürü departmanımız var, fiziksel durumlar var, süreler var, yeni katılanlar var ve sene sonuna kadar 55 maç hesapladığımızda 1 oyuncunun dahi 55 maç oynama ihtimali yok. Bu değişimler bu rotasyonlar olacak. Artık maçlar çok yoğun gidiyor. Dünyada da kadroların sayıları ve kaliteleri artık artmaya başladı. Kolay değil toparlanmalar üç günde bir olmaları çok zor oluyor. Onun için ufak tefek değişiklikler formasyonda da oyuncuda da olacak. Ama çok büyük değil birkaç değişikliğimiz olacak” diye cevap verdi.
Transfer çalışmalarına ilişkin de Avcı şunları söyledi:
“TRANSFERDE GİDİŞATI EKONOMİ BELİRLEYECEK”
“Başkan ve yönetimle harika bir şekilde yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Çok büyük fedakarlıklar var. Bunu sadece oyuncu alma tarafına da bakmamak lazım. Geldiği ülke, oynatacağın oyun, başka bir ülke. Ekonomisi, Trabzonspor’a zarar verecek bir şeyi ortaya koymak istemiyoruz. İçerdeki dengeleri bu anlamda bozmak istemiyoruz. Şu ana kadar gerçekleşen transferlerden karşılıklı kontak halinde olduğumuz ve iletişim kurduğumuz oyuncuların durumu gerçekleşti. Şu an itibarıyla gidişatı ekonomi de belirleyecek. Ama 2 tane daha minimum belki 3 tane daha oyuncu var planımızın içinde.”
UĞURCAN ÇAKIR: GALİBİYETLE AYRILARAK TURU GEÇMEK İSTİYORUZ
Trabzonspor’da kaptan Uğurcan Çakır sözlerine yeni sezonun herkes için hayırlı olması temennisinde bulunarak başladı. Uğurcan Çakır maçla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hocamın da anlattığı gibi aslında ilk maçtan avantajlı skorla dönüyoruz ama ilk resmi maç olmasının verdiği bir form durumu var. Aslında pek de istediğimiz oyunu sergileyemedik ama buraya avantajlı döndük. İlk resmi maçlar genelde zor oluyor, takımın uyumu için, kondisyon için, form için, özgüven için hepsi zor oluyor. Ama avantajlı bir skorla döndük. Tabii ki ikinci maç için çalıştık. Hocamızın anlattığı gibi rakibimize hazırız. İnşallah yarın da buradan galibiyetle ayrılarak turu geçmek istiyoruz.”
“O GÜNKÜ PERFORMANSI DEVAM ETTİRMEK İSTİYORUM”
Basın mensuplarının sorularıyla devam eden toplantıda Uğurcan Çakır ilk maçta ortaya koyduğu başarılı performansa ilişkin ise şunları kaydetti:
“Avrupa Şampiyonası’nda A Milli Takımımız ile 40-45 gün geçirdim. Orada da iyi bir başarı elde ettik. En azından Türkiyemizi biraz olsun mutlu ettik. Tabii ki milli takımda oynayıp oynamamak çok önemli değil. Çünkü ülke bayrağını temsil ediyoruz ve bu çok güzel ve büyük bir onur. Ondan sonra Abdullah hocam bana biraz fazla izin verdi. 40-45 günden sonra ama 8 günlük bir tatilim vardı orada da en azından fit kalıp takımıma en iyi şekilde katılmak istiyordum. Motivasyon anlamında ben zaten her zaman elimden geleni Trabzonspor için yapmaya çalışıyorum. O gün de benim için güzel bir gündü. Hem benim hem takımımız için güzel bir gündü. Çok çalışıp bu performansımı devam ettirmeyi düşünüyorum. İnşallah öyle olur.”
]]>Avcı, Papara Park’ta maç öncesi takım kaptanı Uğurcan Çakır ile basın toplantısı düzenledi.
Bordo-mavili takımın teknik adamı, ikinci resmi maçlarını oynayacaklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“İlk maçta yaptığım değerlendirmeleri tekrar yapmak istiyorum. Fizik kalitesi yüksek ve oyun planı olan bir takıma karşı zor bir müsabaka oynadık. Çok iyi kullandıkları alanlar oldu. Kenar ortalar ve taçlar, bize etkili olduğu noktalar. Biz oyun olarak zaman zaman iyi şeyler yaptık. Analizimizi yaptık, rakip kadar bizim de pozisyonumuz var. Kaptanımız iyi bir performans sergiledi. Deplasmanda 2-0 kazanmak önemliydi. Şimdi ikinci maça odaklandık.
Bugün de hücum ve duran topları çalıştık. Yarın akşam kendi taraftarımız önünde daha iyi bir oyun ile iyi bir sonuç almak istiyoruz. Oyun içerisinde her an dikkatli olacağız. Umarım taraftarımız ile beraber karşılığını alacağız.”
61. yaşına giren Avcı, doğum gününü kutlayanlara teşekkür ederek, “Umarım hep beraber Trabzonspor ile beraber 61. yaşımda plaka ile birlikte en güzel günleri yaşarız. Veriler ve istatistikler tarihte hep yer alır ama öncelikle iyi oyun ve maçı kazanmak her zaman değerlidir. İstatistik seni bir yerde yazacak ve ülke puanına katkı sağlayacaktır. Önemli olan kazanmaktır. Kazandıktan sonra ne hissettiğimi de söyleyebilirim. Önceliğimiz maçı kazanmak.” diye konuştu.
“Öncelikle 3 oyuncu hedefimiz var”
Transferde kulüp başkanı Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu ile harika bir şekilde birlikte çalıştıklarını vurgulayan Avcı, “Oyuncunun geldiği ülke, ekonomisi, hepsi önemli. İçerdeki dengeleri de ekonomik olarak bozmak istemiyoruz. Şu ana kadar gerçekleşen transferlerden iletişim kurduğumuz durum gerçekleşti. Minimum 2 veya belki 3 oyuncu için daha çalışıyoruz. Bazen 8 veya 10’a almak istediğin oyuncunun rakamlarına ulaşmak çok kolay olmuyor. Bazen de elindeki oyuncuya göre formasyon değiştirmek zorunda kalıyorsun. Ama bu profilde net bir oyuncu almak için çalışmalarımız devam ediyor. Öncelikle 3 oyuncu hedefimiz var. Forvet hattı isimleri medyada dolaşıyor. Stoper yani sol stoper konusu var. 8-10 numara için de devam ediyor.” dedi.
Abdullah Avcı, bir gazetecinin taraftarlar arasında kendisiyle ilgili farklı düşünceler olduğu yönündeki soruya, “Ben güvensizlik olduğunu düşünmüyorum. Trabzon’da Maraş Caddesi’nde de dolaşıyorum. Sosyal medya ne söylüyor bilmiyorum. Orası buhar olarak kayboluyor. Ben lige girerken, bu kadar güzel plan yaparken, hazırlık maçları ve resmi maçı kazanırken bunlar neden gündemde bilmiyorum. Ben dışarda olumlu bir şekilde net olarak karşılığını alıyorum.” yanıtını verdi.
Süper Lig’de şampiyon oldukları sezon altyapıdan fazla sayıda oyuncu oynattıklarına işaret eden Avcı, “Altyapıdan çıkmış bir oyuncu da Ajax’a transfer oldu. Hem hazır olmayanı oynatıp hem de şampiyon mu olacaksın? En çok altyapında oyuncu kazandıran teknik adam olarak söylüyorum, doğru yatırım yapmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avcı, bordo-mavili kulüpte beşinci sezonuna başlayacağını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Trabzonspor taraftarı bizi hiç yalnız bırakmasın. Onların pozitif desteğine ihtiyacımız var. Müsabaka bitince tabii ki eleştiri olacaktır. Biz de geri bildirim toplantısı yapıyoruz. Onlar bizim 12. adamımız olunca farklı oluyor. Geçen sezon seyircisiz maçların keyfi de olmuyor, bunu gördük. Televizyonda da keyif olmuyor. Onlar şehrin en büyük markasını yalnız bırakmasınlar. Onlarla çok daha güzeliz.”
Engin Poyraz Efe Yıldırım’ı kendisinin profesyonel futbolcu yaptığını belirten Avcı, futbolcunun izninin bitmesinin ardından A takım kadrosuna katılacağını ve sonraki süreçle ilgili gelişmeleri takip edeceklerini sözlerine ekledi.
Uğurcan Çakır: “Rakibimize hazırız”
Bordo-mavili takımın kaptanı kaleci Uğurcan Çakır ise ilk maçtan aldıkları galibiyetle avantajlı bir şekilde sahaya çıkacaklarını söyledi.
İlk maçta istedikleri oyunu sergileyemediklerini anlatan Çakır, “İlk resmi maçlar genelde zor oluyor. Takım uyumu, kondisyon ve özgüven için zor oluyor. Avantajlı bir skorla döndük ve ikinci maç için çalıştık. Rakibimize hazırız ve inşallah yarın galibiyetle ayrılarak turu geçmek istiyoruz.” diye konuştu.
İlk maçtaki başarılı performansıyla ilgili soruyu yanıtlayan Çakır, şöyle devam etti:
“Avrupa şampiyonasında 40-45 gün geçirdim A Milli Takım orada da iyi başarı elde ettik. En azından ülkemizi bir nebze mutlu ettik. Milli takımda oynayıp oynamamak çok önemli değil, ülke bayrağını temsil ediyoruz. Ondan sonra Abdullah hocam biraz fazla izin verdi bana 8 günlük tatilim vardı. Orda da en azından fit kalıp takımıma en iyi şekilde katılmak istiyordum, motivasyon anlamında elimden geleni yapmaya çalışıyorum. O gün de benim için güzel bir gündü. Çok çalışıp performansımı devam ettirmeyi düşünüyorum, inşallah öyle olur.”
Çakır, Okay Yokuşlu ve Ozan Tufan’ın takıma transferinden mutluluk duyduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Okay geldi aramıza. Kendisi ile gençken 19 yaşındayken, o 21 yaşındayken o zaman Trabzonspor’da birlikteydik. Hiç iletişimimiz kopmadı zaten milli takım ve tatillerde hep iletişim halindeydik. Kendisini çok seviyorum ve çok iyi futbolcu olduğunu düşünüyorum, bize güç katacaktır. Ozan Tufan da milli takımdan yakın arkadaşlarımdan bir tanesi. O zaman Fenerbahçeliydi ama milli takımda renklerin önemi kalmıyor. Ben gerçekten Trabzonspor ve kendim için seviniyorum. En azından kaliteli ve yerli futbolcular aramızda. Trabzonspor başarısı için birlikte mücadele edeceğiz. Ben çok mutluyum ikisinin de gelmesinden.”
Her sezon transferle ilgili isminin anıldığını belirten Uğurcan Çakır, takımda yüzde 100’nü vererek işine odaklandığını vurguladı.
“Transfer teklifi gelirse oturup değerlendiririz”
Milli kaleci, çok çalışarak arkadaşlarına yardımcı olmaya çalışacağını ifade ederek, şöyle devam etti:
“Transfer teklifi gelirse oturup değerlendiririz başkanımız ve hocamızla. Hocamızın dediği gibi, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş büyük paralar harcayıp büyük oyunculara sahipler ama bizde karakterimiz ve taraftarımızla şampiyon olmak istiyoruz. UEFA’da gidebileceğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Çünkü bence gerçekten başımızda Türkiye’nin en iyi hocalarından birisi var, bana göre en iyisi var. Trabzonspor hem organizasyon hem de bireysel oyuncu, kalite açısından şu anda iyi durumda, iyi çalışıyoruz. Dediğimiz gibi, gidip gitmemek çok önemli değil. Her zaman olduğu gibi, başarılı olmak istiyorum, işime odaklanacağım.”
]]>57. kez düzenlenecek Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Ankara Kupası’nda MKE Ankaragücü ile Gençlerbirliği, 2 Ağustos saat 19.00’da Eryaman Stadyumu’nda karşılaşacak. Bu müsabaka öncesinde TSYD Ankara şubesinde gerçekleştirilen toplantıya, TSYD Ankara Asbaşkanı Orhan Kemal Erkılıç ile Gençlerbirliği Teknik Direktörü Recep Karatepe ve oyunculardan Mikail Okyar, Ankaragücü Teknik Direktörü Cihat Arslan ve oyunculardan Ali Kaan Güneren yer aldı.
Orhan Kemal Erkılıç: “Kazanan Ankara olsun”
Bilet satışlarının devam ettiğini dile getiren Orhan Kemal Erkılıç, “Mücadelenin maç bilet fiyatları kale arkası 100 lira olarak belirlendi, maraton 150 TL, kapalı 200 TL, VIP 400 TL ve localar 600 TL olarak belirlendi. Şu anda bilet satışları devam ediyor. İlgi gayet iyi durumda. Ben kazanan Ankara olsun diyerek sözü hocalarımıza bırakmak istiyorum” şeklinde konuştu.
Recep Karatepe: “Ankaralı futbolseverlere güzel bir şölen izletmek isteriz”
En önemlisinin saygı çerçevesinde sağlıklı, kazasız, belasız bir şekilde organizasyonun bitmesi olduğuna dikkati çeken Gençlerbirliği Teknik Direktörü Recep Karatepe, “İki kulüp de geçmişinde birçok kez karşı karşıya geldi. Hem ülke futbolunda hem Avrupa’da hem ülkeye yetiştirdiği oyuncular anlamında da futbola çok değer katmış iki kulübün bu güzel organizasyonla beraber bir maça çıkacak olması çok önemli. Bizim için de geçen haftadan itibaren başlayan ve Beşiktaş ile oynadığımız bir ciddi provamız oldu. Şimdi her iki takımın da evinde Eryaman Stadı’nda güzel bir organizasyona çıkacağız. Açıkçası TSYD Kupası dendiği zaman benim aklıma gelen, benim gençliğimden, çocukluğumdan itibaren aklıma gelen İKİ tane takım var, biri Ankaragücü, biri Gençlerbirliği. O yüzden benim için çok özel bir maç. Kendi takımımı tekrardan test etmek, görmek anlamında benim için özel bir maç olacak. Tabii bunların hepsinin öncesinde iki takımın hem ezeli bir rakip aynı zamanda da ebedi bir dostluğu var. Yüzyıllara dayanan bir dostluğu var. Bu aynı şekilde saygı çerçevesinde en önemlisi de sezona bir hafta kalmışken Ankaralı futbolseverlere sakatlıksız, kazasız, belasız, festival havasında güzel bir şölen izletmek isteriz. Umarım güzel bir cuma akşamında Ankaralı sporseverlere güzel bir maç seyrettiririz. Sonuç olarak her iki takımın da 17 kere kazanmış olduğu bir kupa var inanıyorum ki cuma günü biz bir fazla alarak bu kupaya devam ederiz” ifadelerini kullandı.
Cihat Arslan: “Hak eden kazandıktan sonra kaybeden de her zaman mutlu olur”
İki köklü camianın karşılaşmasının çok değerli bir şey olduğunu söyleyen Ankaragücü Teknik Direktörü Cihat Arslan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aslında takımlara değer katan rakipleridir, rakibiniz yoksa sizin hiçbir değeriniz yoktur. Yani rakipsiz kimse büyük değildir. O yüzden rakibimiz Gençlerbirliği olduğu için ben çok gururluyum. Çünkü çok büyük bir camia, çok büyük bir kulüp. Futbolculuk dönemimizden de çok büyük hatıraları var bizde. Türk futbolunda çok önemli genç oyuncular yetiştirdi, misyonunu gençler üstünden kurdu ve Türkiye’de çok büyük devrimler yaptı bu kulüp. Biz de Ankaragücü olarak tabii ki geçen sene herkesin küme düşmez dediği bir takımdık. ‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’ derler Anadolu’da, işte biz de bunu başarmaya çalışacağız. Tabii çok güçlü bir taraftar ve çok isteyen bir taraftar grubumuz var. Bunun da farkındayız. Ben bu maçı şöyle değerlendiriyorum, biz bu maça çok değer katmıyoruz, bu maç bize değer katıyor. Ben öyle görüyorum yani bu organizasyonda yer aldığımız için Cihat Arslan olarak çok gururlu hissediyorum. Sahada tabii ki kazanmak istiyoruz. Herkes kazanmak istiyor, antrenman maçında bile kazanmak istiyor ama önceliğimiz hem Ankara kazansın hem de camialar kazansın. Biz kaybetsek de bazen takımımızın iyi kötü yönlerini irdeleyerek, analiz ederek kazanmış oluyoruz ama kazanmak istiyoruz. Hocamın dediği gibi tabii ki kupayı biz de istiyoruz. Hak eden kazandıktan sonra kaybeden de her zaman mutlu olur. Adil bir yönetim ve adil bir müsabaka olduktan sonra zaten herkes birbirinin kardeşi, arkadaşı, meslektaşı.” – ANKARA
]]>Süper Lig’de yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Göztepe’de sportif direktör Ivan Mance ve teknik direktör Stanimir Stoilov açıklamalarda bulundu. Gürsel Aksel Stadı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen Mance ve Stoilov, camianın ve taraftarın desteği ile Süper Lig’de de başarılı olacaklarını dile getirdi. İlk sözü alan Ivan Mance, “Her zaman yanımızda olan taraftarımıza ve camiamıza teşekkür ediyorum. Bizim en iyi oyuncumuz taraftardır. Onların muhteşem desteğini gördük. Biz sözümüzü tuttuk ve Süper Lig’e çıktık. Göztepe tarihi için şimdi yeni bir sayfa açıyoruz” dedi.
Tüm camiayı birlik ve beraberliğe davet eden Mance, “Taraftarlarımız bizleri desteklemeye devam etsin. Elbette eleştiriler olacak. Eleştiriler bizleri güzel motive ediyor. Bizler yüzde 100’ümüzü vermeye çalışıyoruz. Önümüzdeki görev daha zor olacak. Kendi oluşumumuzla, geçmiş ve tecrübelerimizle, hocamızın da yaşadığı büyük başarılarla bilgi ve birikime sahibiz. Göztepe’yi daha güzel günlere götüreceğiz. Göztepe için yaşıyoruz, buraya her şeyimizi vermeye devam edeceğiz. Daha güçlü bir Göztepe için varız” diye konuştu.
MANCE: “1 GOLCÜYLE ANLAŞMA AŞAMASINDAYIZ”
Geçen sezon önemli başarılar yakalayan takımı korumak ve üzerine daha güçlü takviyeler yapmak için çalıştıklarını ifade eden Ivan Mance sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Şu ana kadar 7 transfer yaptık. 3 ya da 4 oyuncu getirme planımız var. Çok akıllı ve stratejik olmalısınız. Futbolda büyük pazar var. Doğru adımları atmalıyız. Şu an 2 oyuncuyu getirmeye çok yakınız, hattı 1 tanesiyle imza aşamasına geldik. Kulübüyle görüşme halindeyiz, diğer futbolcuları da takip ediyoruz. Bize inanmaya devam edin.”
“KALECİ LİS’İN GELME OLASILIĞI VAR”
Kaleci Mateusz Lis’in geleceği hakkında konuşan Mance, “Görev yaptığım her takımda 3 kaleci ile çalıştık. Şu an bizde 2 kaleci var. Bir kaleci daha alacağız. Lis’in ise olma olasılığı var. Bunun 3 taraf için de olumlu olması gerekiyor. Mateusz Lis kesinlikle olasılıklardan bir tanesi. Arda ise Türkiye’deki en iyi kalecilerden bir tanesi. Göztepe’nin çocuğu, burada yetişmiş, tüm kalbiyle burayı yaşıyor. Kendisinin önemli olduğunu düşünüyorum ama kesinlikle 3 kalecimiz olacak. Arda cesur Göztepeli, her zaman mücadele edecek. Arda kesinlikle çok iyi bir kaleci. Hem hocamız hem de ben kendisine çok güveniyoruz. O da bizim desteğimizi hissediyor. Takım içinde rekabete herkes hazır olmalıdır. Göztepe gibi büyük bir kulübün profesyonel oyuncusuysanız bu normal bir şeydir” ifadelerini kullandı.
“DOĞRU YOLDA OLDUĞUMUZA İNANIYORUM”
Katkı sağlayacak isimleri transfer etmek istediklerini dile getiren Mance, “Bizler gerçekten çok çalışkan insanlarız. Biz birçok kişinin inanmadığı şeye inanıyoruz. Biz oyuncuları daha iyi yapabiliriz. Stratejimiz buna dayanıyor. Göztepe’ye kesinlikle çalışkan, aç oyuncular getirmek. Göztepe kulübüne saygı duyacak, bu kulübü öne getirecek oyuncular olacak. Transferde bizlere katkı sağlayacak oyuncular kazandırmak istiyoruz. Bu kolay değil. Genç oyuncuların Türkiye’ye gelmesi, onları ikna etmek kolay olmuyor. Genç oyuncular için çekici olmuyor, biz bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Rekabetçi takım kuracağız. Tecrübeli oyuncularla gelişime açık, sürekli ilerleyecek oyuncuları birleştirmek istiyoruz. Biz kendimize inanırsak her gün daha iyi olacağız. Bütün taraftarımızı mutlu edeceğimize inanıyorum. Stoilov hocamızın milli takım ve Şampiyonlar Ligi tecrübesi var. Kendisi bize inandı, buraya geldi. Bizle yola devam etti. Bizim doğru yolda olduğumuza inanıyorum” şeklinde konuştu.
STOILOV: HİÇBİR TAKIMDAN ÇEKİNMİYORUZ
Teknik direktör Stanimir Stoilov geçen sene yakalanan başarının birlik ve beraberlik sayesinde geldiğini dile getirdi. Takım içi ve dışında inanılmaz bir kenetlenme olduğunu anlatan Bulgar teknik adam, “Ben herkese teşekkür ederim geçen seneyle ilgili. Geçen sene hem takımın içinde nem dışında inanılmaz bir birlik olduk. Müthiş bir destek vardı. Başarımızın sağlayıcıları birlik ve beraberlikti. Sürekli destek olundu. Zor günleri kolay bir şekilde aştık. Artık önümüzdeki yeni sayfaya odaklanıyoruz. Yeni bir meydan okuma var, zor olacağını biliyoruz. Farklı seviyeyle karşılaşacağız. Ben şahsen ve takım olarak kimseden çekinmiyorum. Bunu rahat bir şekilde söyleyebilirim” dedi.
“TARAFTARIMIZI GURURLANDIRACAĞIZ”
Ekip olarak Göztepe’ye her şeylerini vermek için çalıştıklarını belirten deneyimli çalıştırıcı, “Biz, taraftar, kulüp ve hocalar olarak büyük birlik içindeyiz. Bir planımız var, bunu takip ediyoruz. Taraftarın görmek istediği takımı en iyi şekilde göstermek tek amacımız. İlk maçtan itibaren güçlü bir Göztepe’yi hissettirmek için buradayız. Transferde taraftarların hayal kırıklığını anlayabiliyorum. Ancak transfer uzun süreç, her kulüp bunu yaşıyor ama bahanemiz yok. Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Hiçbir takımdan çekinmiyoruz. Sahada kim olursa olsun taraftarımızı gururlandırmak ve zaferler kazandırmak için hazırız, bunun sözünü verebilirim. Benim hayallerim var. Bunu oyunculara yansıtmak istiyorum. Futbolda limit ve engel yoktur, futbol ilerlemeye açıktır” cümlelerini kullandı.
“MİLLİ OYUNCULARI GÖRMEK İSTERİM”
Her zaman büyük taraftara sahip takımlarda çalışmayı sevdiğini dile getiren Stanimir Stoilov, “Kulübümüz için taraftarın önemini biliyorum. Taraftarımızın desteğini güçlü şekilde hissediyoruz. Bu yüzden kazanmak için her şeyimizi vermemiz gerektiğini biliyorum. O duygulara karşılık vermeliyiz. Hırslı, arzulu bir Göztepe görmek istiyorlar. Biz bunu taraftarımıza vermek istiyoruz. Taraftarlarımızın iyi ve kötü günde desteğine çok ihtiyacımız var. Cumartesi günü oynayacağımız Kayserispor maçında desteği hissetmek istiyoruz. Bu bize sezon öncesi özgüven verecektir. Yeni oyuncularımız var, onlar da adapte olacak. Finansla açıdan en iyisini yapmaya çalışıyoruz. 3 milli oyuncuyu takıma kazandırdık. Solet, Mitsaku ve Mishuru ülkelerinde milli formayı giymiş. Hatta Nazım da Türk milli takımında oynadı. Daha fazla milli oyuncuyu görmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
“4 SANTRFORA İHTİYACIM OLACAK”
Transfer çalışmalarına da değinen Stoilov, “Geçen sene takımda 4 santrforumuz vardı. Şu an 2’si takımda. Bu konuda rekabet olmazsa olmaz. Santrfor pozisyonda iyi 4 santrfora ihtiyacımız var. 2 arayışımız sürüyor, 1 tanesi ile ilgili imzaya yakınız. 4 iyi oyuncunun olması çok önemli. Bu herkesi mutlu edecek. Ramulo ve Kubilay’dan çok memnunuz. Sürekli hazırlık maçlarında oynadılar, onlarla beraber rekabete girecek iyi futbolculara ihtiyacım var. Benim tarzım 60-70 dakika belli santrforlarla oynayıp daha sonda daha diri santrforları sokuyorum. Toplamda 20 iyi oyuncumuz olmalı. Sürekli oynayacak oyunculara ihtiyacımız var. Kaleci Arda’ya hepimiz güveniyoruz ve onu seviyoruz. O da rekabet edecek. 3 kalemiz olması gerekiyor. Taraftarlar Lis’i çok seviyoruz. Biz de onu seviyoruz. Onunla ilgili süreci göreceğiz. O da bizim için çok değerli” dedi.
“HEDEFİMİZ AVRUPA KUPALARINA KATILMAK”
Stoilov, bu sezon hedeflerinin ise Avrupa kupalarına katılmak olduğunu söyledi. Stoilov, “Bunu ilk kez açıklıyorum. Bu sene Göztepe kesinlikle Avrupa kupalarına gitmek için mücadele edecek. Bunun için maksimum mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Bizim hedefimizi çok yükseğe koymamız gerektiğini düşünüyorum. Belki buna bu yıl ulaşamayabiliriz. Ben Avrupa için bir yaz daha beklemem. Bu imkanlara sahibiz. O nedenle bu sene Avrupa’ya oynayabiliriz. Avrupa için oynayabileceğimizi düşünüyorum. Kimse buraya tatil yapmaya gelmedi. Orta sıralar için mücadele eden bir takım değil, üst sıralara oynayan bir takım olmamız gerekiyor. Biz çok sıkı çalışırsak bu hedefe ulaşabiliriz. Sahada her takımı yenebiliriz. Her şey bizim elimizde. Bu kolay değil, genç oyuncular var ama iyi bir takımız. Oyuncularımızla hedeflerimiz olması. Hedefim Avrupa kupalar” şeklinde konuştu.
]]>
Beyağaç Belediye Başkanı Pütün, 3 Ağustos Cumartesi günü 13. Geleneksel Hüseyin Çokal Yağlı Pehlivan Güreşlerinin detaylarını Denizli Gazeteciler Cemiyetinde düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.
Konuşmasına İsrail’in saldırısı sonucu hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Haniye için taziyelerini ileterek başlayan Başkan Pütün, “Hamas liderinin şehit edilmesini üzülerek öğrendim. Biz yaşananları üzüntüyle karşılıyoruz. Tabi bu zulmün bir an önce durdurulması gerekmektedir. Durdurulması için ne gerekiyorsa yapmamız gerekiyor. İlçemizden başlayarak, ilimizde, ülkemizde daha doğrusu dünya da bu zulmün durdurulması için ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağımızı bir kez daha sizlerin aracılığıyla da açıklamak isterim” dedi.
Beyağaç Belediyesi olarak yaşanılan sıkıntılara rağmen geleneksel hale gelen Hüseyin Çokal yağlı pehlivan güreşlerini sürdürmek için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Başkan Pütün, “İlçemiz Beyağaç’ın sahip olduğu güzellikleri ve değerleri etkin bir şekilde tanıtmak ve bu güzellikleri ve değerleri paylaşmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda 13. Geleneksel Hüseyin Çokal Yağlı Pehlivan Güreşlerini bu hafta sonu gerçekleştireceğiz. İlçemizde yıllardır Belediyemizce yapılmakta olan ve Ege’nin Kırkpınar’ı olarak anılan Geleneksel Beyağaç Belediyesi Hüseyin Çokal Yağlı Pehlivan Güreşlerinin amacı ata sporumuz yağlı pehlivan güreşine sahip çıkarak, gençlerimizi bu spor dalını sevdirmek ve muhtemel kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, yöre ve çevre insanlarımızca çok sevilen bu spor dalının yılda bir defa da olsa güreş severler tarafından izlenmesini sağlamak ve Kırkpınar Altın Kemer ebedi sahibi başpehlivan, devlet sporcusu Hüseyin Çokal isminin yaşatılmasıdır” dedi.
“Heyecanlarımızı zirveye çıkaracak bir festival havası içerisinde yağlı pehlivan güreşleri gerçekleştirmek istiyoruz”
Bu yıl güreşlerinde 350 pehlivanın katılacağını belirten ve güreşleri izlemek isteyenler için Denizli BÜyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz ulaşım sağlanacağını duyuran Başkan Pütün, “Beyağaç Belediyesi 13. Geleneksel Hüseyin Çokal Yağlı Pehlivan Güreşleri, bu yıl 3 Ağustos 2024 Cumartesi günü saat 11.00’de Beyağaç Hüseyin Çokal Er Meydanında gerçekleştirilecektir. Ali Gürbüz, Mehmet Yeşil Yeşil, Hüseyin İyican gibi isimlerinde aralarında bulunduğu 23-24 başpehlivanımız ile birlikte yaklaşık 350 pehlivanımız Beyağaç Hüseyin Çokal Er Meydanında olacaktır. Denizli Büyükşehir Belediyemizin araçları güreş severlerimizi Çınar Meydanından 3 Ağustos 2024 Cumartesi Günü 09.00, 10.00 ve 11.00 saatlerinde hareket ederek, Beyağaç’a ücretsiz olarak ulaşım hizmeti sağlayacaktır. Heyecanlarımızı zirveye çıkaracak, bizleri yalnız bırakmayacak olan misafirlerimizle birlikte, festival havası içerisinde yağlı pehlivan güreşleri gerçekleştirmek istiyoruz. Ata Sporumuz, Ege’nin Kırkpınar’ı Geleneksel Beyağaç Belediyesi Hüseyin Çokal Yağlı Pehlivan Güreşlerinin, bu yıl düzenlenmesinde maddi ve manevi katkılarını sonuna kadar seferber eden başta Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Bülent Nuri Çavuşoğlu’na ve sponsorlarımıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Güreş severleri Beyağaç’a davet eden Pütün, “Milli ve manevi değerlerimizin tanıtılması, bu değerlerin daha iyi anlatılması ve misafirlerimiz tarafından değerlerimizin daha iyi anlaşılması için herkesi, Yağlı Pehlivan Güreşi seyretmek için Beyağaç’a davet ediyorum. Gelenek ve göreneklerimiz yaşamak, doğanın sunduğu eşsiz güzellikleri görmek ve meydanları pehlivansız bırakmamak için güreş severleri Beyağaç Belediyesi 13. Geleneksel Hüseyin Çokal Yağlı Pehlivan Güreşlerine davet ediyorum” dedi.
“Ağalık yapmak isteyen olursa kapımız açık”
Bu yılki 13. Geleneksel Güreşler için ağalık yapmak isteyen var ise kapımız her zaman olduğunu kaydeden Başkan Pütün, şöyle konuştu:
“Bu yıl güreş ağalığı yapılmayacak diye bir şey yok. Ben buradan da söylüyorum bu yıl 3 Ağustos günü sabahtan bir arkadaşımız gelir de ben yapıyorum diyorsa kapımız açık. Biz şuanda ödülleri belirledik. Örneğin birinci olana 2 bin TL vereceğiz veya 3 bin TL vereceğiz ama güreş ağası katkı koydu biz de bu ödülleri hemen yükselteceğiz. Güreş ağasının parasını biz bir kenara koymayacağız. Ağalık yapmak isteyen olursa kapımız açık. 3 Ağustos saat 11.00’a kadar ağalık yapacağını bize haber verirse yani daha doğrusu bu yılki güreşleri ben yaptıracağım diyen olursa kapımız her zaman açık. Biz gereken her şeyi yaptık. Ödülleri belirledik. Ama ağalık yapmak isteyen olursa bu da bizim pehlivanlara faydası olur. Geçen yıl ağalık ihalesini alan arkadaşımız bu yıl ekonomik sıkıntısı olduğu için ağalık çekiliyorum diye resmi bir açıklaması yok ama ben yapamayacağım dedi. Biz de resmi işlemler ne ise adli işlemler ne ise bunları 31 Aralık’tan sonra başlayacağız. Kendisini buradan teşekkür ediyorum. Beyağaç’taki güreşleri 10-12 yıldır destek olmuştur ve aynı zamanda gençlerimizi destek olmuştur” – DENİZLİ
]]>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Denizli Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün katıldığı ulusal ve uluslararası müsabakalarda dereceye giren ve Milli Takıma seçilen yüzme, tekvando, atletizm, karate, okçuluk ve judo branşlarındaki sporcuları ağırladı. Ziyarete, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Ayşe Sarıkaya, Denizli Büyükşehir Belediyespor Kulübü Başkanı İbrahim Doğan, sporcular ve antrenörler katıldı. Başkan Çavuşoğlu burada yaptığı konuşmada, ziyaretten duyduğu memnuiyeti dile getirerek, sporcuların başarılarını kutladı. Spora ve sporcuya desteklerini artırarak sürdüreceklerini ifade eden Başkan Çavuşoğlu, “Hem gençlerimizin spora teşvik edilmesi hem de şehrimizin adının daha fazla tanıtılması konusunda hep beraber bir başarı hikayesi yazacağız. Bunu da hep beraber başaracağız. Umut ediyoruz ki, biz bu süreci daha keyifli ve daha güzel bir hale getireceğiz” dedi.
“Bizler kocaman bir ailenin üyesiyiz”
Sporda derece elde etmenin önemli olduğunu ancak bunun yanında çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırarak sporla barıştırmanın, sosyalleşmenin ve sistemin içerisinde olmanın da çok kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, sporcular ve antrenörlerle tek tek sohbet ederek hedeflerini dinledi. “Bizler kocaman bir ailenin üyesiyiz” diyen Başkan Çavuşoğlu, “Bu anlamda bizler, gücümüzün ve şartlarımızın zorladığı yere kadar hep beraber güzel şeyleri başaracağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı. Keyifli geçen sohbetin ardından Başkan Çavuşoğlu ve sporcular hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yüzme Takımı İbrahim Burhan, 20-23 Temmuz 2024 Türkiye Uzun Kulvar Yıldız, Genç ve Büyükler Bireysel Yüzme Şampiyonası Türkiye Şampiyonu, Emine Doğa Aktaş Türkiye Şampiyonu, Ömer Emir Görkan Türkiye 2’ncisi, Deniz Kılınç Türkiye 2’ncisi, Ecrin Nur Görkan Türkiye 3’üncüsü. Tekvando Takımı Emine Talay 9-14 Temmuz 2024, Türkiye Minikler Tekvando Şampiyonası’nda Türkiye 2’ncisi. Atletizm Takımı Azra Selin Sert 27-28 Temmuz 2024, U-14 Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye 2’ncisi. Atletizm Takımı Arda Bakırhan 11-12 Mayıs 2024, U-16 Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda Ege Bölge 1’incisi. Karate Takımı Zeyneb Nur Gündoğdu 19-21 Nisan 2024, Türkiye Minikler Karate Şampiyonası’nda Türkiye 3’üncüsü. Okçuluk Takımı Abdullah Yorulmaz 15-16 Nisan 2024, 2024 Para Okçuluk Ulusal Egemenlik Kupası Yarışlarında Türkiye 2’incisi. Judo Takımı Reyhan Oğuz 27-28 Mart 2024, Judo Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye 3’üncüsü, Mehmet Ali Akıncı 20-21 Nisan 2024 Judo Gençler Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye 3’üncüsü, Sıla Şahbal 21-23 Haziran 2024 Judo Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa 2’ncisi. Yüzme Takımı İbrahim Burhan, Emine Doğa Aktaş, Berru Burhan, Recep Erdem ve Azra Selin Sert 28-29 Ağustos 2024’te Kuzey Makedonya’nın Ohrid kentinde yapılacak Balkan Açık Su Yüzme Şampiyonası’nda Milli Takım adına yarışacak. – DENİZLİ
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Toplum Sağlığı ve Eğitim Şube Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının ortaklaşa düzenlediği Sağlığı Geliştiren Parklar projesi kapsamındaki uygulamalardan biri Narlıdere ilçesi Narlı Mahallesi’nde bulunan Muhtar Sefa Dönmez Parkı’nda gerçekleştirildi. 7’den 70’e İzmirlilerin katılım sağladığı buluşmada beslenme, ilkyardım ve ev kazalarından korunma eğitimi verildi. Ayrıca açık havada beden eğitimi öğretmeni eşliğinde fiziksel aktivite yapıldı.
“Hedef, tam bir iyilik hali”
Proje hakkında bilgi veren Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Toplum Sağlığı ve Eğitim Şube Müdürü Banu Erdal, “Şehrimizin tüm parklarında hemşehrilerimize ev kazalarından korunma, ilkyardım, beslenme, fiziksel aktivite gibi konularda destek vermeyi ve koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında yurttaşlarımızın tam bir iyilik halinin sağlanmasını hedefliyoruz. Buluşmamızda özellikle ev kazalarına dikkat çekiyoruz. İstatistiklere göre ev kazalarının yaşanma oranı çok yüksek. Bu konuda bilgilendirmeler yaparak ev kazalarını mümkün olduğunca azaltmayı amaçlıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı tam bir iyilik hali olarak tanımlıyor. Biz de bu konuyu kapsamlı olarak ele alarak pek çok konuda bilgiler paylaşıyoruz” dedi. Erdal, ücretsiz etkinlikleri muhtarların talepleri üzerine düzenlediklerini ve kentteki tüm parklarda buluşma gerçekleştirmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Planlama Proje Şube Müdürü Hüseyin Öztürk, Sağlığı Geliştiren Parklar projesini 11’inci kez düzenlediklerini belirterek “Bugüne dek 500’ün üzerinde vatandaşımız bu projeden yararlandı. Etkinliklerle parkların daha etkin kullanımını, kolektif bilincin güçlenmesini, sağlıklı ve güvenli park ortamının oluşmasını sağlıyoruz. Parkların sosyal bir ortama dönüşmesi açısından da bu projeyi önemsiyoruz” diye konuştu.
“Çok yararlı bir proje”
Buluşmaya, çevre mahallelerden muhtarlar da katıldı. Etkinliğin, muhtarı olduğu mahallede de uygulanması için talepte bulunacağını kaydeden Ilıca Mahallesi Muhtarı Neval Çelebi, “Etkinlikte, özellikle ev hanımlarının ev kazalarına karşı nasıl korunması gerektiği anlatıldı. İlk yardımın önemini de öğrendik. Bilinçli bir toplum oluşturmak için bu proje çok önemli” ifadelerini kullandı.
“Halk bilinçlendi”
Etkinliğe katılan ilk yardım sertifikası sahibi Cem Şendur da “Doktor Yusuf Demir, ilkyardım konusunda bize çok faydalı bilgiler anlattı. Halk bilinçlendi. Bu eğitimlerin çok büyük faydası oluyor. Programa genellikle ev hanımları, emekliler katılıyor. Ev kazaları da genellikle bu kişilerin başına geliyor. Örneğin evde kullanılan kimyasal maddelerle ilgili de çok önemli bilgiler verildi. Bilinçlendirme açısından muhteşem bir etkinlik oldu” sözlerine yer verdi.
Açık havada egzersiz
Aynur İnanç isimli yurttaş, “Sağlığımızın en büyük düşmanlarından biri olan ev içi kazalarla ilgili bilgiler aldım, egzersiz yaptım. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Her zaman için güncel konulara açık olmamız gerekiyor. ‘Bizden geçti’ demeden projeye ilgi duydum” derken, İsmet Karaova “Bugünkü programı gayet güzel buldum. Etkinlikler çok iyiydi. Sağlık ve beslenme konusunda bilgi edindik, spor yaptık. Günlük hayatımda spor yapacağım ve sağlık konusunda söylenenleri uygulayacağım” dedi.
Psikososyal sağlık da gündeme geldi
Etkinlikte ev kazaları ve korunma yolları konusunda aynı zamanda iş güvenliği uzmanı olan Toplum Sağlığı ve Eğitim Şube Müdürü Banu Erdal, hayvanlardan geçen hastalıklar ve bulaşma yolları konusunda Ziraat Mühendisi Arda Yapanmış, psikososyal sağlık konusunda Psikolog Ufuk Kılınçaslan eğitim verdi. Dr. Yusuf Demir, katılımcılara ilkyardımın önemini ve nasıl uygulanacağını anlattı. Beden eğitimi öğretmeni Merve Akıncıoğlu ise etkinliğe katılanlara fiziksel aktivite yaptırdı. – İZMİR
]]>Paris’teki bir kanalın üzerinden geçen bir köprünün altında dikenli, devasa onlarca beton blok sıralanmış.
Hak savunucularına göre amaçları, evsizleri ve göçmenleri olimpiyatlar sırasında caddelerden uzak tutmak.
Paris Dayanışma Barosundan Aurelia Huot, “Bugün artık caddelerde kimsecikler yok. Köprünün altındaki bloklar görülebiliyor. Polis göçmenlerin geri dönüp buraya yerleşmediğinden emin olmak için burada devriye geziyor” diyor.
26 Temmuz’daki olimpiyatların açılış töreninden yaklaşık bir hafta önce bir grup evsiz insan buradan uzaklaştırılmıştı. Bu, oyunlardan aylar önce başlayan işgal evler ve çadırlara yönelik temizliğin son aşamasıydı.
Çad’dan göçen Faris Al Khali Youssouf bu durumdan etkilenenlerden. Olimpiyat Köyü’nden birkaç yüz metre uzaktaki, aslen bir beton imalatçısına ait binada 500 kişiyle birlikte yaşıyordu.
Nisan’da polis baskınıyla bina temizlendi. Burada yaşayanlara ya Paris’te ya da yüzlerce kilometre uzaktaki Toulouse kentinde geçici barınma sağlanacağı söylendi.
Faris, “Bu mülteciler için tam bir kabus. Bütün hepimizi etkiliyor, metroda bilet alırken birdenbire durdurulup toplama merkezlerine götürülüyorlar. Sığınmacılar üzerinde baskı var” diyor.
Aktivist Paul Alauzy, beton blokların yerleştirildiği kanadan birkaç dakika yürüyüş mesafesindeki bir başka köprünün altında, yine bir temizliğin yapıldığını anlatıyor.
Bir zamanlar insanların yaşadığı kolon boşluklarını işaret ederek, “Yıllarca bir çadır kent olarak kullanıldı, üç yıl boyunca burada insanlar yaşadı. Her yerde çadırlar vardı. İnsan sayısı bazen 100’e, 200’e hatta 300’e çıkıyordu” diyor.
Paul, Madalyonun Diğer Yüzü (Le Revers de la Médaille) adlı bir grup için çalışıyor. Grup, Oyunlar öncesinde Paris sokaklarından 13 bin göçmenin uzaklaştırıldığını söylüyor.
Hak savunucuları bunun Olimpiyat Oyunları yaklaştıkça hızlanan uzun vadeli bir stratejinin parçası olduğunu söylüyor.
Yetkililer sokaklardan uzaklaştırılan insanlara barınma seçeneği sundu ancak bunlar çoğunlukla geçici ve Paris’ten uzakta farklı kentlerdeydi.
Paul, “Paris sokaklarından insanları alıp onları küçük, ırak şehirlere gönderiyorsunuz. Orada aynı dayanışma ağına sahip değiller” diyor ve ekliyor:
“Elbette insanların dışarıda kalmasını istemiyoruz, konut sağlanmasını istiyoruz. Ama uzun vadeli çözüm sunmadan onları böyle dağıtarak, sorunu asla çözemezsiniz.”
Paris’te göçmen gruplarla dayanışan büyük toplulukların uzağındaki insanların sağlık hizmetleri ve diğer desteklere erişmekte zorlandığını söylüyor. Bu nedenle insanların yeniden başkente taşınıp sokaklara döndüklerini belirtiyor.
Bundan önce de Olimpiyat Oyunları’nda benzer şikayetler gündeme gelmişti. Tokyo’da evsiz grupları geceledikleri parklardan kovulduklarından şikayet ederken, Rio de Janeiro’daki gecekondu mahallelerinin yer yer tamamı temizlenmişti.
Yine de Paris’te yetkililer insanları sokaklardan uzak tutmanın yaşamlarını iyileştirmede kilit rol oynadığını savunuyor.
Oyunlardan önce Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, “Evsiz insanları konutlara yerleştirme konusunda kalıcı bir çözüm bulmak istiyorum, bu aynı zamanda devletle tartıştığımız konulardan biri” demişti.
Hidalgo, “Bu aşamada sorun, anladığımız kadarıyla devletin hangi finansal kaynakları buraya yönlendirebileceğiyle ilgili” diye eklemişti.
Paris Belediyesi BBC’ye yaptığı açıklamada, “evsizlik sorununun Olimpiyatlara hazırlık sürecinin kalbinde yer aldığını ve Oyunlar sırasında kırılgan kişilere barınma sağlanması için tetikte olunduğunu” belirtti.
Açıklamada “Paris’te evsiz insanlar için elverişsiz kentsel döşemeler kullanılmıyor” denildi.
Açıklamada ayrıca, köprünün altına yerleştirilen beton blokların Paris’e değil, komşu Aubervilliers Belediyesi’ne ait olduğu ve belediyenin “göçmenlerin ve uyuşturucu bağımlılarının” geri dönmesini engellemek için “caydırıcı” sokak döşemeleri kullandığı belirtildi.
Birçok aktivist ise hala fazlasıyla endişeli.
Paul, “Benim için bu, özetle sosyal temizlik. İnsanları dışarı itip dönmelerini engelliyorsunuz ve kısa vadeli çözümlerle sefaleti halının altına gizlemiş oluyorsunuz” diyor.
]]>Portekizli teknik adamın açıklamaları şu şekilde;
“BU ŞARTLARDA ÇALIŞMAK ZOR”
“Aslında bu dönemde her şey önemli. Mükemmel senaryo, bütün oyuncuların ilk günden bizimle olması olurdu. Bu şartlar altında çalışmak zor. Oyuncuların hepsi farklı durumda oluyor. Benim yapabileceğim tek şey, onları tebrik etmek.
“ZOR OLACAĞINI BİLİYORDUM”
Ferdi, sadece 5-6 idman yaptı ama 80 dakika oynadı. Maçın zor olacağını biliyordum, dün hayatta kalmalıyız demiştim. Rakibimiz iyi bir takım bize zorluk yaşattılar. Sakin kaldık. 1-1’den sonra her şey bizim elimizdeydi, zorluk yaşamadık. Turu geçtik ve hayatta kalmayı başardık.
“ÇEKİŞMELİ BİR KADRO İSTİYORUM”
Dün basın toplantısında söyledim, ben dar ama çekişmeli bir kadro istiyorum. Eğer kupalar için savaşmak istiyorsak takımın üst düzey olması lazım. Elimizde pek çok çözüm olmalı.

“DAHA MUTLU OLAMAZDIM”
Bir oyuncunun her maç oynaması imkansız. Şu anda da elimde 3 tane üst düzey forvet oyuncusu var. Güçlü oyuncular. Elimde olan forvetlerden daha mutlu olamazdım. Çift forvet oynamamız da mümkün olabilir. Vaktimiz olduğunda da bunu da deneyeceğiz.
“LILLE ZOR BİR KURA ÇEKTİ”
Hiçbir şey çalışmadık. Tabii ki onları geçen yıldan tanıyorum. Tek odağımız Lugano’ydu. Adım adım bakmamız gerekiyor. Şu andan itibaren Lille’i konuşabiliriz. Yarından itibaren Lille’i çalışmamız gerekiyor. Yarın 2 saatliğine havuz başında dinlenmeyi hak ettiğimi düşünüyorum. Türk takımlarının Alman, Fransız gibi takımlara karşı zorlanmalarını anlıyorum. Türk takımlarının biraz kura şansının olması gerekiyor, bu turda bizim için bu geçerli olmadı. Ancak Lille için de şanslı bir kura olmadı. Fenerbahçe onlar için kolay bir kura değil.

“İKİNCİ YARIDA GÜÇLÜYDÜK”
Atmosfer gerçekten harikaydı. İlk yarıda çok iyi değildik ve bu anlarda büyük destek beklemezsiniz ama taraftarımız bizi destekledi. Sadece 1-2 anda belli bir oyuncuya bazı tepkiler vardı. Bu tarz tepkiler olduğu zaman bu tepkileri hepimize yapılmış gibi hissediyoruz. Biz bir takımız. Taraftara saygı duyuyorum, bu futbolun bir parçası. Onlardan bir şey isteme şansım varsa herkese destek olmalarını istiyorum. Bugün harika bir atmosfer vardı, zemin iyileşmişti. Kısa süre önce zemin çok iyi değildi. Maç zor geçti ve Fred’i de çıkarmak zorunda kaldık. Uzatmalara gitme imkanı olan bir maçta oyuncu değişikliklerinizi erken kullanmak istemezsiniz. İkinci yarıda güçlüydük. 1-1’den sonra rakip bir şey yapamadı. Yedekten giren oyuncularımız iyi katkı verdiler. Dün basın toplantısında ‘Hayatta kalmalıyız’ demiştim ve bunu başardık. Şimdi önümüzdeki maça odaklanmalıyız.
“KAZANMAK DEĞİL, TUR İSTİYORUM”
Her maçı kazanmak istemiyorum, tur atlamak istiyorum. Maç 1-1 bitseydi de mutlu olurdum. Benim sayemde değil, oyuncularım ve taraftarlarımız sayesinde kazandık. İyi bir takıma karşı oynadık ve bazı dinamikleri değiştirdiler bize karşı. Onlara Avrupa Ligi’nde başarılar diliyorum.”
]]>Geçtiğimiz günlerde Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurulunda eski başkan Mehmet Büyükekşi yerine seçilen İbrahim Ethem Haciosmanoğlu ve yeni yönetimi, Yeni Malatyaspor Kulübü ile iletişime geçerek, takımın lige katılmasını ve fikstürü bozmak istemediklerini iletmişlerdi. Akabinde gerçekleştirilen fikstür çekimine Yeni Malatyaspor Kulübü’nü ekleyen TFF, bu hamlesi ile kararını resmileştirmişti.
Kulübün şu anda içerisinde bulunduğu şartlar altında lige katılmasının imkansız olduğunu vurgulayan Yeni Malatyaspor Kulübü Asbaşkanı Şahin Altunok, “Yaklaşık iki hafta sonra başlayacak olan liglere bu halde katılmamız imkansız. Hem stadyumumuz hasarlı hem de tesislerimiz. Bir de bunun yanında transfer tahtamızın da kapalı olması nedeniyle neredeyse oynatabileceğimiz oyuncumuz bulunmamakta. Elbette çok genç yaşlarda çok yetenekli oyuncularımız var. Fakat bu arkadaşlarımızın birçoğu daha önce profesyonel bir arenada oynama fırsatı bulamadı. Ayrıca takdir edersiniz ki bu sezon ligimizde yapılan transferlerin birçoğu Süper Lig seviyesinde. Her geçen gün artan bir kalite var. Bu nedenle her ne kadar gençlerimize güveniyor olsak da, onları bu denli zorlu bir ligin içerisine sokmak hem kulübümüze hem de bu genç arkadaşlarımızın kariyerlerine olumsuz olarak etki edecektir” dedi.
Altunok: “Yeni Malatyaspor’umuz bir inat uğruna bir hiç olma yolunda”
Yeni Malatyaspor Kulübü’nü şehrin ortak paydaşlarıyla birlikte ayağa kaldırabileceğini, herkesi kulübün etrafında kenetleyebileceğini dile getiren Asbaşkan Altunok, “Geçtiğimiz günlerde Kulüp Başkanımız Adil Gevrek’in başkanlığında gerçekleştirmiş olduğumuz yönetim kurulu toplantısında, içerisinde bulunduğumuz mali krizi çözme noktasında somut adımlar atamadık. Bu nedenle bu sezon lige katılmamız mümkün görünmüyor. Kulüp Başkanımız Adil Gevrek tüm sorumluluğu kendi üzerine alarak, takımın ligden çekilmesi kararını aldı. Bu sezon Türkiye Futbol Federasyonu’nun tüm zorlamalarına rağmen almış olunan bu kararın Yeni Malatyaspor’umuza vereceği zararları da ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz. Bu şehrin en büyük sosyal aktivitesi olan, bu şehrin tanıtımında en büyük rollerinden bir tanesini üstlenen Yeni Malatyaspor’umuzun adeta uçurumdan kayarmışçasına dibe çakılmasına yüreğimiz el vermiyor. Biz bu yönetime girerken bu kulübü eskisinden daha iyi bir seviyeye getirmek ümidiyle yola çıkmıştık. Ama geldiğimiz noktada, eskiden yapılan büyük hataların bedellerini ödemeye devam ediyoruz. Üzülerek söylüyorum ki tüm bu yaşananlara rağmen hala bariz bir şekilde yapılan hatalar Yeni Malatyaspor Kulübümüzün sonunu hazırlamaktadır. Ben buna razı değilim. Dünya genelinde bulunan yaklaşık 4 milyon Malatyalı’nın gözü ve kulağı burada. Herkes artık somut adımlar atılması gerektiğini başka bir çıkar yolu olmadığını dile getiriyor. Ligin başlamasına yaklaşık iki hafta kadar bir süre kaldı. Bursaspor, Erzurumspor gibi köklü kulüplerin bir gecede, birkaç günde ne kadar büyük meblağlarda bağışlar topladığına hepimiz şahit olduk. Bursaspor kısa bir sürede 250 milyon TL gibi büyük bir meblağ topladı. Dönüp baktığımız zaman biz göreve geldiğimiz günden beri bu işi yapmadık. Ne zaman bu teklifi sunsak, önümüz kapanıyor. Geriye dönüp baktığımızda bireysel olarak bu işi çözelim dediğimizde, iş insanlarımız bazı şeyler değişmediği sürece yardımcı olamayacaklarını ifade ediyorlar. Yeni Malatyaspor’umuz bir inat uğruna bir hiç olma yolunda. Oysaki ben şahsım olarak, bu şehrin tüm paydaşlarıyla bu takımı kurtarabileceğimize inanıyorum. Siyasilerimiz, iş insanlarımız ve taraftarlarımızla bir olursak bu işi çözebiliriz. O yüzden şu kısa süre içerisinde bazı şeyler değişmeli, olmuyorsa da olmuyor denilebilmeli. Yoksa bir daha bunun için şansımız olmayabilir” ifadelerini kullandı. – MALATYA
]]>Spor İstanbul’un ‘Doğa Kampı’nda yaz boyu 11 bin çocuk ağırlanacak
Tuğçe ODABAŞI-Mehmet ALA/İSTANBUL, – Spor İstanbul tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Doğa Kampı devam ediyor. 1 Temmuz’da başlayan kamp, çocuklara erken yaşta sorumluluk duygusu, takım ruhu ve sportif bilinç kazandırmayı hedefliyor. 8 hafta boyunca günübirlik ve 1 gece konaklamalı olarak 9-15 yaş grubu ve 12-15 yaş grubu çocukların ziyaret ettiği kampın bu seneki hedefi toplam 11 bin çocuğu ağırlamak.
2021 yılından beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Spor İstanbul tarafından yürütülen Doğa Kampı’nın dördüncüsü 1 Temmuz’da Polonezköy-Beykoz’da başladı. 9-15 yaş grubu çocuklar için günübirlik ve 12-15 yaş grubu çocuklar için 1 gece konaklamalı, 2 gün olarak belirlenen ve 23 Ağustos’a kadar sürecek olan kampta; içerisinde çocuklar için rekreatif faaliyetlerin ve doğada yaşam eğitimlerinin olduğu, olimpik branşlardan bazılarını ise başlangıç seviyesinde deneyebilecekleri etkinlikler mevcut. Tüm bunlarla çocukların teknolojiden uzak kalarak, doğaya karşı sorumluluklarını hatırlamaları hedefleniyor.
MİHMANDARLAR EŞLİĞİNDE KAMP ALANLARINA GETİRİLİYORLAR
Etkinliklere katılan çocuklar Anadolu ve Avrupa’da belirlenen Spor İstanbul tesislerinin bulunduğu 11 farklı noktadan alınarak mihmandarlar eşliğinde kamp alanlarına getiriliyor. Burada çocuklar doğa içinde navigasyon eğitimi ve iz takibi eğitimi, genel kampçılık bilgileri ve çadır kurma eğitimi, ateş yakma, doğada su bulma ve arıtma atölyesi gibi birçok farklı aktivitelerle hem doğaya karşı sorumluluklarını hatırlıyorlar hem de takım çalışmalarının içinde bulunuyorlar.
ÜNER: ASLİ HEDEFİMİZ, ÇOCUKLARIN SORUMLULUK ALANLARINI FARK ETMELERİNİ SAĞLAMAK
Öğretmenler tarafından çocuklara çadır kurma ve ateş yakma eğitimlerinin verilmesi ve çocukların kendi çadırlarını kurması ile başlayan kampta konuşan Spor İstanbul Etkinlik Müdürü Yasemin Üner, gerçekleştirilen etkinliklerin amaçlarından bahsetti. Üner, “Bu projedeki asli hedefimiz çocukların sorumlu alanlarını kendilerince fark etmelerini sağlamak. Takım ruhunu oluşturmak ve bazı olimpik branşlarda ise başlangıç seviyelerinde bir takım deneyimler elde etmelerini sağlamak” dedi.
Kamp içeriğinden de söz eden Üner şöyle devam etti:
“Bisiklet sürüş eğitimi, okçuluk eğitimi, doğada yaşam eğitimi, düğüm teknikleri, navigasyon eğitimi gibi 20 alanda ders veriyoruz. Hedeflerimizden biri çocuğun sorumluluk bilincini elde etmesi olduğundan bu etkinlikte aileye yer veremiyoruz. Günübirlik kampta günlük 215 çocuk ağırlıyoruz ve bu sayı projenin sonunda da 8 bin 600 çocuğa tekabül edecek. Konaklamalı olarak ise haftada 300 çocuk ağırlıyoruz o da projenin sonunda 2 bin 400 çocuğa işaret ediyor ve biz projenin başından sonuna 11 bin çocuk hedefimiz var.”
“TEKNOLOJİDEN UZAK, DOĞAYLA İÇ İÇE”
Çocukların kampa başvuru süreçleri ve ulaşımı hakkında da bilgiler veren Üner, “İnternet sitemizden öncelikle çocuğa bir kayıt oluşturmak gerekiyor. Ardından da günübirlik ya da konaklama olacak şekilde seçim yapması gerekiyor. Velinin seçimi gerçekleştirdikten sonra kaydı tamamlanmış oluyor. Anadolu ve Avrupa yakasında belirlenmiş 11 noktada bulunan Spor İstanbul tesisleri ve kendine yakın belirlenmiş olan tesislere çocuklarını bırakıyorlar, çocuklar da mihmandarlar eşliğinde kampa getiriliyor. Çocuklar burada teknolojiden uzakta yaşıyorlar. Doğayla iç içe vakit geçiriyorlar. Kamp yapıyorlar, doğal yaşamı hissediyorlar, yeşilin içerisinde vakit geçiriyorlar. Onlar için bence kaçınılmaz bir fırsat yaz döneminde” diye konuştu.
ÇOCUKLAR KAMPTAN ÇOK MEMNUN
14 yalındaki Mehmet Yağız Alacı, çadırlarını arkadaşlarıyla iş birliği yaparak kolayca kurduklarını belirtti. Alacı, “Öğretmenlerimiz de eğitim verdikleri için hiç zorlanmadan hemen çadırımızı kurduk. Burası çok güzel ve eğlenceli bir yer” dedi.
12 yaşındaki Defne Kenef ve Nisanur Alacı ise bu kampı teknolojiden uzak kalmak, eğlenmek ve evde çok sıkılmamak için tercih ettiklerini belirttiler. Alacı, ” Burası çok güzel, teknolojiye bağımlı değiliz ve doğa ile iç içeyiz” diye konuştu.
13 yaşındaki Derya Korkmaz da kampa 2’nci kez geldiğini belirterek, ” Bir önceki gelişimde çok eğlenmiştim. Hem teknolojiden uzak olmak hem de arkadaşlarla ve doğa ile iç içe olmak çok hoşuma gitti” ifadelerini kullandı.
12 yalındaki Berat Altay ise kampa annesinin başvurusu ile geldiğini aktardı. Etkinlikler için heyecanlı olduğunu belirten Altay, ” Tırmanma etkinliği en dikkatimi çeken etkinlik” dedi.
GÜNÜBİRLİK KAMP EĞİTİM PAKETİ
Spor İstanbul’un kamp eğitiminde yer alan içerikler şöyle:
“Bisiklet sürüş eğitimi,
Okçuluk Eğitimi,
Oryantiring Eğitimi,
Doğada yaşam Eğitimi,
Tırmanma Eğitimi,
Drama Atölyeleri,
Akom Eğitimi,
Performans Aktivitesi.”
KONAKLAMALI KAMP PAKETİ ise şu şekilde:
“Navigasyon Eğitimi ve İz Takibi Eğitimi,
Genel Kampçılık Bilgileri ve Çadır Kurma Eğitimi,
Kamp Envanterleri Tanıtım ve Kullanım Eğitimi,
Periferik Bakış Eğitimi,
Barınak Atölyesi,
Doğada Su Bulma ve Arıtma Atölyesi,
Düğüm Teknikleri Eğitimi,
Ateş Yakma Teknikleri Eğitimi,
Doğada Kayıp Vaka Çalışması ve İlk Yardım Eğitimi,
Temel Kampçılık Eğitimi,
Yıldız Okuma Eğitimi,
Ekoloji Farkındalık Eğitimi,
Okçuluk Eğitimi,
Tırmanma Eğitimi.”
]]>Araştırma Üniversitesi unvanına ve kurumsal tam akreditasyon belgesine sahip olan Atatürk Üniversitesi, fikre ve bilgiye ulaşma hedefi ve çağdaş nesiler yetiştirme idealiyle kapılarını dünyaya açarak, ulusal ve uluslararası alanda lider bir marka olma yolunda başlatmış olduğu ‘Yeni Nesil Üniversite’ vizyonuyla; akademik ve etik değerlerden ödün vermeden yaşam boyu eğitim anlayışıyla geleceğe emin adımlarla yürüyor.
Uluslararası standartlardaki eğitim programları, güçlü akademik kadrosu ve donanımlı altyapısıyla bilim dünyasına örnek olacak araştırmalara ve çalışmalara imza atan Atatürk Üniversitesi, “Hayatın Hizmetinde Hep İleriye” misyonuyla çalışmalarını sürdürüyor.
Kurulduğu günden itibaren değer üreten, ürettiği değeri evrenselleştiren, bilimi insanlığın sorunları için kullanan Atatürk Üniversitesi bugün itibariyle; 23 Fakülte, 13 Meslek Yüksekokulu, 8 Enstitü, 44 Araştırma Merkezi, 1 Yüksekokul ve 1 Konservatuarı ile toplam 90 akademik birimle eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam ediyor.
Öğrenciyi merkeze alan eğitim anlayışıyla, aktif eğitim modelini uygulayan ve gelecek kuşakları çağdaş gerekliliklerle donatan Atatürk Üniversitesi öğrencilerini; marka değeri taşıyan diploması ile hem Avrupa Birliği onaylı diploma eki etiketine hem ECTS etiketine hem de Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda ilk kez yer vereceği Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) Logosuna sahip kılıyor.
Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda 39 programında TYÇ logosu yer alacak olan Atatürk Üniversitesi, bu alanda devlet üniversiteleri sıralamasında 2’nci, tüm üniversiteler sıralamasında ise 3’üncü sırada yer alarak eğitimdeki kalitesini bir kez daha tescil etmiş oldu. Yükseköğretimde öncü kurumlar arasında yer alan ve şimdiye kadar 572 bin öğrencisini mezun eden, aktif olarak da 500 bin öğrencisine eğitim veren Atatürk Üniversitesinin bünyesinde; 436 lisansüstü, 275 ön lisans ve lisans programı ile toplamda 711 program yer alıyor.
Türkiye’nin en güzel kampüslerinden birine ev sahipliği yapan Atatürk Üniversitesi, 6.5 milyon m2’lik açık, 1 milyon m2 ise kapalı alanda; gündelik yaşama dair her türlü ihtiyacın karşılanabileceği alışveriş merkezleri, banka şubeleri, kafeteryalar, oyun alanları, sinema salonları, sağlık ve spor merkezleri ile yürüyüş alanları ve kampüsün tamamını kapsayan bisiklet yolu bulunuyor.
Rektör Prof. Dr. Çomaklı: “Uluslararası Düzeyde Bireyler Yetiştiriyoruz”
Bilimsel, sanatsal, kültürel ve sportif alanlarda her türlü zenginliğe kaynaklık eden ve bu doğrultuda çağa uygun adımlar atan Atatürk Üniversitesinin; evrensel değerler taşıyan, küresel anlamda geniş vizyonlu, özgür düşünceli, üstün nitelikli genç beyinleri ülkesine kazandırmayı kendisine amaç edinen dev bir eğitim yuvası olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı: “Atatürk Üniversitesi olarak ülke yükseköğretimine uzun yıllardır; değer üreten, ürettiği bilgiyi ve teknolojiyi toplumsal katkıya dönüştüren, etik değerleri önemseyen, çevre ve doğaya duyarlı, farklılıklara saygı gösteren, bilimsel ve toplumsal gelişime katkı sağlayan uluslararası düzeyde bireyler yetiştirerek, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetleri ile bilgi üretimine katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu bağlamıyla üniversite olarak; gelecek vizyonu, dünyaya bakışı ve uluslararası niteliğini sayesinde en çok tercih edilen üniversiteler arasında yer alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“3 Çeyrek Asırdır Ülke Yükseköğretimine Hizmet Ediyor”
Kaliteli eğitimi, nitelikli insan kaynağı, araştırma geliştirme ve inovasyona dayalı yenilikçi altyapısı ile Atatürk Üniversitesinin 3 çeyrek asırdır ülke yükseköğretimine başarılı bir şekilde hizmet ettiğini belirten Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı: “Üniversitemizin her alanda bir önceki günden dahi iyi olması ve uluslararası arenada tanınırlığın artması için var gücümüzle çalışıyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimizi, Cumhuriyetimizin ikinci asrında da “Türkiye Yüzyılı” ülküsü ile yetiştirmeye, araştırma geliştirme yapmaya, bilim ve teknoloji üretmeye teşvik ediyoruz. Bir yandan bilim dünyasına ve literatüre katkı sağlarken bir yandan da insanlığın ve içinde yaşadığımızın toplumun sorunlarına yönelik çalışmalarımıza eğiliyoruz. Üniversitemizin başarısı için araştıran, üreten, çalışan tüm mensuplarımıza, paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” dedi.
23 Araştırma Üniversitesinden Birisi Atatürk Üniversitesi
Aday öğrencilere seslenen Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı: “Üniversite yaşamı yalnızca bir eğitimi değil, aynı zamanda bir kültürü, kişisel gelişimi, paylaşımcılığı, üretkenliği ve dünyaya açılmayı kapsar. Sizlerle birlikte biz de geleceğe dair yeni umutlar besliyoruz. Sizlerin en iyi eğitimi alması için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda başlatmış olduğumuz Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi neticesinde üniversitemizin vermiş olduğu kaliteli eğitim Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından akredite edilmiş, ardından da tarihi bir başarı gösteren üniversitemiz 23 Araştırma Üniversitesi arasına girmiştir” dedi.
Tarihine bağlı, kültürel miraslarına sahip çıkan, sürekli gelişen dinamik bir üniversite olduklarını vurgulayan Rektör Çomaklı: “Atatürk Üniversitesi öğrencilerine; sosyal, akademik ve kültürel anlamda kendilerini geliştirebilecekleri ve aynı zamanda eğlenebilecekleri dolu dolu bir kampüs yaşamı sunuyor. Tüm dünyada geçerli eğitim modeliyle bilimi teknolojiyle buluşturan ve uygulamaya dönüştürerek etkin bir eğitim sunan Atatürk Üniversitesi, yaşadığı dönüşüm ile rekabet gücü yüksek, bireysel-mesleki ve etik standartları en üst düzeyde karşılayabilecek tam donanımlı mezunlar yetiştiriyor” ifadelerini kullandı.
Sınavsız İkinci Üniversite İmkanı
Tercih döneminin başlamasıyla birlikte üniversite eğitimini alacak olmanın heyecanını yaşayan adayların yanında, ikinci bir üniversite okuma arzusunda olan öğrencilere de kapılarının açık olduğunu aktaran Rektör Çomaklı Atatürk Üniversitesinin; yükseköğretim kurumlarının aynı alanda olmamak şartıyla herhangi bir lisans veya ön lisans programından mezun olan, okuyan ya da yeni başlayacak öğrencilere ikinci diploma sahibi olma şansı sunduğunu söyledi. Güncel birçok programı bünyesinde barındıran Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesinin sunmuş olduğu bu imkanın, hayallerine kavuşmak isteyen kişilere yeni bir ufuk kazandırdığını aktaran Çomaklı, adayları ayrıntılı bilgi almaları için web sayfasını incelemeye davet etti.
Öğrencileri neler bekliyor?
Sportif ve Kültürel Faaliyetler
Atatürk Üniversitesi bünyesinde 10 spor salonu, uluslararası standartlara sahip 3000 seyirci kapasiteli bir stadyum, 2 yüzme havuzu, 2 spor kompleksi (tenis kortları, basketbol ve voleybol sahaları ile mini futbol sahasından oluşan), uluslararası standartlara sahip bir spor merkezi, içinde kafeterya, seçili eserlerin yer aldığı okuma salonu, kültür ve sanat merkezleri, bowling ve bilardo salonu ile robotik kodlama alanlarının yer aldığı öğrenci merkezi bulunuyor.
Öğrenci Kulüpleri
Atatürk Üniversitesinde 100’ü aşkın öğrenci kulübü bulunuyor. Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerin yapılmasıyla birlikte, akademik eğitime yarar sağlayıcı mesleki uğraşlara da ağırlık veren kulüpler, öğrencilerin dinlenme, eğlenme ve sosyal katılımda bulunma alışkanlıklarına yön veren çalışmalarla da dikkat çekiyor.
Huzur ve Güven Ortamı
Üniversite kampüsünde iç ve dış mekan olmak üzere toplam 600 güvenlik kamerası bulunuyor. Özel Güvenlik ve Koruma Müdürlüğü Şubesinde görevli 350 personel ise fakülte, yüksekokul ve lojmanlar ile yerleşkenin tamamını oluşabilecek her türlü olumsuzluklara karşı koruyarak güvenli ve huzurlu bir yaşam olanağı sunuyor.
Sosyal Alanlar
Atatürk Üniversitesi kampüsünde; yıl boyunca diyetisyenlerin denetiminde, mevsimlere göre öğrencilerin ihtiyacı olan kalori ve besini ihtiva eden yemeklerin hazırlandığı yemekhaneler mevcut. Ayrıca kampüsün genelinde bulunan yeme-içme alanlarının yanı sıra fakülte ve yüksekokulların bünyesinde bulunan kantin ve kafeteryalarda da öğrenciler yeme-içme gereksinimlerini karşılayabiliyor.
Ulaşım ve Barınma Olanakları
Erzurum’a yurt içi ve yurt dışı ulaşım; hava, kara ve demir yolu bağlantılarıyla mümkün. Bu ulaşım yollarını kullanarak şehir merkezine gelenlerin üniversiteye mesafesi ise 10 dakika. Şehir merkezi ile kampüs arasında da hem Büyükşehir Belediyesine ait toplu taşıma araçları, hem çok sayıda halk otobüsleri hem de minibüsler ile ulaşım sağlanıyor. Kampüs içi ulaşım ise ring hizmetiyle sürdürülüyor.
Başka illerden gelen öğrenciler, KYK’ya ait toplam 30 bin kişi kapasiteli 20 yurtta ve şehir merkezine 5 dakikalık ulaşım mesafesinde bulunan 200 civarında özel yurt ve apart tesislerde barınma ihtiyacını karşılıyor.
Burslar
Atatürk Üniversitesi, özellikle başarılı öğrenciler ile ekonomik yetersizlikler sebebiyle güçlük çeken öğrencilere üniversite bünyesinde bulunan Kalkınma Vakfı aracılığıyla burslar veriyor. Ayrıca Rektörlük birimlerinde “Kısmi (Yarı) Zamanlı Öğrenci Çalıştırma Programı” da uygulanıyor.
Sağlık Hizmetleri
Ücretsiz sağlık hizmetleri bağlamında tüm öğrenciler devlet güvencesi altındadır. Kampüs içerisinde yer alan Türkiye’nin en büyük hastanelerinden biri olan Araştırma Hastanesi, 24 saat boyunca tüm öğrencilerin sağlık ihtiyaçlarını karşılıyor. Yine diş hastalıkları için acil servis hizmeti ile birlikte her türlü diş tedavi imkanları sağlanıyor. Hayvan hastanesi ise 7 gün 24 saat güler yüzlü hizmet vermenin yanı sıra Mobil Hayvan Hastanesi Projesi ile haftanın belirli günlerinde köylere veteriner hekimlik hizmeti veriyor.
Toplumsal Duyarlılık Faaliyetleri
Atatürk Üniversitesinde yıl boyunca toplumsal duyarlılık projeleri gerçekleştiriliyor. Toplumsal Duyarlılık Projeleri Merkezi ve öğrenci kulüpleri iş birliğiyle ekosistemin tüm paydaşlarına yönelik yüzlerce sosyal sorumluluk projesi hayat buluyor.
Çift ve Yan Dal İmkanları
Atatürk Üniversitesinde çift dal ve yan dal eğitim programları aktif olarak yürütülüyor. Öğrenci çift dal programı ile iki faklı alanda/ programda, iki farklı lisans diplomasına sahip olabilmenin yanı sıra; yan dal programı ile de kendi alanı dışındaki farklı bir alanda eğitim alabiliyor.
Mezun Takip Sistemi
Atatürk Üniversitesi bünyesinde yer alan Kariyer Planlama ve Mezun İzleme Merkezi, öğrencilerin mezun olduktan sonraki yaşamlarına güvenle geçiş yapmaları için onlara yardımcı oluyor. Öğrencilerin kendilerini ve potansiyellerini keşfetme ve harekete geçirme süreçlerini destekleyen bu merkez, aynı zamanda kariyer hazırlığı ve yaşam boyu kariyer yönetimi becerilerinin de gelişmesine yardım ediyor. – ERZURUM
]]>İki gün süren Geleneksel Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri, er meydanında yapılan kıyasıya mücadelelerle tamamlandı. Güreşlere; Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, CHP Parti Meclisi Üyesi Şengül Yeşildal, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Antalya İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Engin Burak Mindivanlı, Alanya İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Hüseyin Direk, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Gökbel Güreş Ağası Eray Erdem, Alanya Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Burhan Sili, CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, CHP Gazipaşa İlçe Başkanı Fahri Oğuz, Siyasi Parti Başkanları, Efsane Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim, Alanya Belediye Başkan Yardımcıları, Başkan Danışmanları ve Meclis Üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Alanya’nın 102 mahallesinden 102 çocuk er meydanına çıktı
Güreşler, saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Antalya İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya’nın duasıyla başladı. Er meydanına, bu yıl ilk kez düzenlenen ve Alanya’daki gençlerin spora yönlendirilmesini hedefleyen proje kapsamında 102 mahalleden 102 çocuk çıktı. Alanya Belediyesi tarafından özel olarak kispetleri diktirilen çocuklar er meydanına isimleri okunarak tek tek davet edildi. Daha sonra başpehlivanlar, 102 çocuk güreşçi ve dev Türk bayrağı eşliğinde güreş alanında gezerek vatandaşları selamladılar. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ve protokol üyeleri de alanı dolduran binlerce vatandaşın alkışları eşliğinde gelenekselleşen selamlama seremonisini gerçekleştirdiler.
Ağalık ihalesini Utman Hasan Eminoğlu aldı
Gelecek yıl 19. yapılacak Geleneksel Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri ağalık ihalesinin açılışı 3 milyon TL ile Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek belirledi. Ağalık ihalesine Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve 18. Geleneksel Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri Ağası Eray Erdem, Alanya Belediyesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi 2. Başkanveli ve Alanya Belediye Meclis Üyesi Utkan Hasan Eminoğlu, iş insanı Ali İhsan Avşaroğlu ve Turizmci Cem Özcan katıldı. Kıyasıya geçen ağalık yarışını 7 milyon 7 bin 77 TL ile Utkan Hasan Eminoğlu kazandı ve gelecek yılın Gökbel Güreş Ağası oldu. Üç dönemdir ağalık yapan ALTSO Başkanı Eray Erdem ise her zaman bu tarz organizasyonlara destek vereceğini belirterek 500 bin TL temerrüde bulundu.
Başpehlivan Enes Doğan
Güreş müsabakaları vatandaşların yoğun ilgisini gördü. Tribünleri tamamen dolduran vatandaşlar güreşleri büyük bir heyecan içinde takip ettiler. Kıyasıya geçen başpehlivanlar mücadelesinde Mustafa Batu ve Seçkin Duman ile Faruk Akkoyun ve Enes Doğan yarı finalde karşı karşıya geldiler. Toplam 60 başpehlivanın mücadele ettiği er meydanında final maçına Enes Doğan ve Mustafa Batu çıktılar. Heyecan dolu mücadeleyi kazanan Enes Doğan 18. Geleneksel Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri başpehlivanı oldu.
Enes Doğan’ın altın kemerini Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik takdim etti. Törende konuşan Belediye Başkan Danışmanı Abdurrahman Açıkalın, “18.’sini gerçekleştirdiğimiz festivalimizi sanki ilk kez yapıyor gibi düşünerek gerçekleştirdik. Başkanımız Osman Tarık Özçelik ve ekibine teşekkür ediyorum. Burası Akdeniz’in en büyük organizasyonların birisi. Sadece güreş değil bir kültür organizasyonu. Gelecek yıl bambaşka bir boyut kazandırarak festivalimizi gerçekleştireceğiz” dedi. Başkan Özçelik ise, “Gelecek yıl çok daha güzel, çok daha keyifli bir organizasyonda bir araya geleceğiz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Minik bir boyunda Turgut Tuğra Arı, minik iki boyunda Mehmet Efe Çörek, teşvik bir boyunda Orhan Ceylan, teşvik iki boyunda Süleyman Turan, tozkoparan boyunda Mehmet Başkan Bozkurt, ayak boyunda Ferhat Duman, deste küçük boyunda Kadir Eren Atlı, deste orta boyunda Muhammet Berat Duran, deste büyük boyunda Ramazan Özen, küçük orta büyük boyunda Ramazan Yıldız Çilenker, büyük orta boyunda Atahan Eser, başaltı boyunda ise Celal Bayar Çilenker Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri’ni şampiyon olarak tamamladılar. – ANTALYA
]]>“SEÇİME KADAR ELİMİ TAŞIN ALTINA KOYMAM İSTENDİ”
Beşiktaş’taki teknik direktörlük görevine ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, “Soru sorduğunuz için cevaplamak istiyorum. Soru sormasaydınız asla böyle bir şeye girmezdim. Çünkü ben Kayserispor’un teknik direktörüyüm ve buraya konsantre olmuş durumdayım. Antrenörlük kariyerime, futbol kariyerimde en önemli yeri olan Şenol Hoca ile başladım. Açık konuşmak gerekirse iyi bir transfer dönemi geçirmedik. Bu da taraftarların tepkisine neden oldu. Önce Şenol Hoca görevi bıraktı. Sonra yönetim seçim kararı aldı. Şenol Hoca ayrılırken yönetim ile istişare ederek göreve benim devam etmemin iyi olacağı kararını almışlar. Futbolculardan da başkana pozitif söylemler gelince benden en azından seçime kadar elimi taşın altına koymam istendi” dedi.

“KENDİ İSTEĞİMLE BIRAKTIM”
Siyah-beyazlılardan ayrılış sürecine dair konuşan Burak Yılmaz, “Ben o dönem Milli Takım’dan teklif almıştım ve Montella’nın yardımcısı olacaktım. Mantık olarak oraya gitmem gerekiyordu çünkü Beşiktaş’ta kaotik bir ortam vardı. Sonradan da gördüğümüz gibi herhangi bir hocanın orada başarılı olması pek mümkün gözükmüyordu ve olamadı. Ancak ben mantığımla değil kalbimle hareket ederek elimin taşın altına koydum. Yine olsam yine yaparım büyük ihtimalle. İşler istediğimiz gibi gitmedi, Ahmet başkanın tüm ısrarlarına rağmen kendi isteğimle görevimden ayrıldım. Bu kadar, çok net bir şekilde bu” açıklamasını yaptı.
BEŞİKTAŞ’IN KENDİSİNİ TAKİPTEN ÇIKMASI
Genç teknik adam, Beşiktaş’ın kendisini sosyal medyada takipten çıkmasıyla ilgili ise “Sosyal medyada takip edip, etmeme işini çok abartıyoruz. Sosyal medya benim için hiçbir anlamı olmayan bir platform. En nihayetinde sanal bir ortam. O dönem duygusal olarak bir kırılma yaşadım. Kendimi iyi hissetmiyordum. Her şeyden uzaklaşmak istedim. Resetlenmek istedim. Ben zaten Beşiktaş’ta mevcut yöneticilerle, geçmiş yöneticilerle ve futbolcularla görüşüyorum, şu anda da değil. İnsanların gördüğü gibi en ufak bir problem yok. Tartışmalar olmuştur ama ben mevcut yönetimle, geçmiş yönetimle ve hatta hocalarımla aynı iletişime devam ediyorum” değerlendirmesini yaptı.

BAILLY KONUSU
Bailly ile aralarında yaşananlara da değinen Burak Yılmaz, “En çok eleştirildiğim konu, Bailly konusuydu. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra bana attığı mesajı insanlar görseydi.. Özürler içeren çok güzel bir mesaj attı bana. Böyle bir şey olmuştu” ifadelerini kullandı.
BEŞİKTAŞ’TAN AYRILDIKTAN SONRA YAPTIĞI AÇIKLAMALAR
Son olarak Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra yaptığı eleştirilen açıklamalarına da açıklık getiren Yılmaz, “Benim söylediğim açıklamalara gelince, buna o zaman da cevap verme gereği duymadım. Şöyle söyleyelim, benim böyle şeyler söylemediğimi ve söylemeyeceğimi beni tanıyan insanlar bilir. Eskileri açmaya gerek yok. Hiç kimseyi kırmayacağımı, o tarz söylemlerde bulunmayacağımı beni çok iyi tanıyanlar bilir. Ben zaten o zaman dahi cevap verme gereği duymadım. Ama iyi oldu. Dost kim, düşman kim tanımış olduk. Harika bir serüvendi, bana çok büyük şeyler katmıştı. Futbolculuğumda da ilk dönemim kısaydı, hocalığımda da ilk dönemim kısa oldu. Bundan sonrasına bakacağız. Bu soruyu sorduğunuz için cevap veriyorum, ben Kayserispor’un teknik direktörüyüm. Kayserispor için elimden geleni yapmak istiyorum. Tesislerde kalıyorum. Çalışıyoruz. Bu takımı bir yere getirmek istiyoruz. Bu soruya sorduğunuz için cevap veriyorum, yoksa aklımda, kalbimde Kayserispor’dan başka en ufak bir şey yok şu anda” şeklinde konuştu.
]]>Dünya Superbike (WSBK) 2021 şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu, yeni takımı Rokit BMW adına yarıştığı Çekya’daki üç yarışı da kazanarak superpole yarışlarıyla birlikte üst üste 10. kez birinci oldu. Şampiyona’nın 4., 5. ve 6. ayaklarındaki bütün yarışları kazanarak büyük başarı elde eden Razgatlıoğlu, genel klasmanda 303 puanla liderliğini sürdürüyor. Portekiz’de 9-11 Ağustos’ta gerçekleşecek yarışlara hazırlandığını belirten imzalayan Toprak Razgatlıoğlu, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, Superbike tarihinin üst üste yarış kazanma rekorunu Jonathan Rea ve Alvaro Bautista’nın elinden almak istediğini belirtti.
“Hedefi tamamen artık dünya şampiyonluğuna çevirdik”
Rakiplerini rahatça geçtiğini belirten Razgatlıoğlu, “Özellikle çok mutluyuz çünkü rakiplerimize aslında birazcık sinir bozucu oluyoruz ama kendi açımdan söyleyeyim, üst üste yarış kazanmaktan çok mutluyum. Çünkü BMW ile çok büyük bir hedef koyduk. BMW bugüne kadar yarış kazanamayan bir markaydı ve özellikle son 6 senedir hep 10. ve 8. bitiren bir markaydı ve şimdi tamamen farklı bir yerlerdeler. BMW sayesinde benim de ismim ve tanınırlık açısından çok farklı bir yerlere gitti. Bugüne kadar BMW’yi kimse birinciliğe taşıyamamıştı, biz o şanslı kişi olduk. Şimdi BMW tamamen farklı bir seviyede. Bizler aslında tamamen tanınırlık açısından farklı bir yere geldik. İnşallah böyle devam eder çünkü hedefimiz dünya şampiyonluğuydu. BMW ile ilk senemizde sadece bir öğrenme yılı diye düşünüyorduk ama yarışları kazanmaya başladıktan sonra hedefi tamamen artık dünya şampiyonluğuna çevirdik. İlk seneden dünya şampiyonu olmak bambaşka bir şey olacak. Tabii ki de şu an emin adımlarla gidiyoruz. İnşallah dünya şampiyonu oluruz” dedi.
“Şu an 10 yarış kazandık eğer 2 yarış daha kazanırsak yeni bir rekor kıracağız”
Superbike tarihinin üst üste yarış kazanma rekorunu Jonathan Rea ve Alvaro Bautista’nın elinden almak istediğini belirten Toprak Razgatlıoğlu, “6 yarışımız kaldı. 2 hafta sonra Portekiz’de yarışımız var. Bu senenin içinde en büyük hedefim 12 yarışı üst üste kazanmak. Şu an 10 yarış kazandık eğer 2 yarış daha kazanırsak yeni bir rekor kırmış oluyoruz üst üste 12 yarış kazanarak. Şu an en büyük hedefim o. Daha sonraki tekrardan dünya şampiyonluğuna hedefi çevireceğiz. Şu an her şey yolunda gittiği için rahatlıkla hareket edebiliyoruz. Özellikle motorun üstünde çünkü puan durumunda da gerçekten büyük bir fark var. İnşallah böyle devam ettiririz ve rahat bir şampiyonluk kazanırız. Çünkü 2021’e baktığımızda 2021 yılında son yarışımda dünya şampiyonluğunu elde etmiştim. Gerçekten çok stresliydi. İnşallah bu biraz daha rahat olur. ve şu an tabii ki de öyle gözüküyor. Sadece hata yapmadan motosiklet sürmemiz lazım” diye konuştu. – SAKARYA
]]>Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 1929 yılında dünyaya gelen Halil İbrahim Demirkanlı (98), çocukluk yaşlarında geçirdiği tifo, sıtma ve raşitizm gibi hastalıklar nedeniyle zor günler yaşadı. Yaşıtları sokaklarda oyun oynarken, pencereden bakan Demirkanlı hastalığı nedeniyle 2 kez öldü sanılarak morga konuldu. Tekrar hayata dönen Demirkanlı, yürüyemediği için ailesi tarafından bebek gibi taşındı. Hastalığı nedeniyle yaşıtları ile oynamayan Demirkanlı bir süre sonra Trabzon’da görev yapan tek çocuk doktoru tarafından muayene edildi. Yapılan tedavinin ardından sağlığına kavuşan Demirkanlı sonrasında spor ile tanıştı. Okul çıkışlarında ve bulduğu her fırsatta spor yapmaya başlayan Demirkanlı, koşu yarışlarına katıldı. Rakiplerine fark atan Demirkanlı’nın hırsını fark eden antrenörler harekete geçti. Bin 500 metre yarışları ile başladığı atletizmde 10 bin metre yarışlara kadar çıkan Demirkanlı, onlarca madalya kazandı.
30 YAŞINA KADAR ATLETİZM YARIŞLARINI BIRAKMADI
Trabzon’un adeta geçilemeyen atleti konumuna gelen Demirkanlı, çeşitli illerde girdiği yarışmalarda da dereceler kazandı. Bir dönem İdmangücü takımının lisanslı sporcu olan Demirkanlı, 30 yaşına kadar atletizm yarışlarını bırakmadı. Trabzon’un en tanınmış atleti olarak tarihe geçen Demirkanlı, son olarak Trabzon PTT Merkez Müdürü olduktan sonra düzenlenen ‘ ‘Postacı Yürüyüş Şampiyonası’na katıldı. Yaş grubunda Türkiye birincisi olan Demirkanlı bir süre sonra ise atletizmi bıraktı.

Kamu kurumundan emekli olduktan sonra birçok şirkette genel koordinatörlük görevi yapan Demirkanlı kendini yüzmeye adadı. 98 yaşına rağmen her sabah erken kalkarak yaz-kış denize giren Demirkanlı’yı görenler gözlerine inanamadı. Sağlığını spora ve düzenli beslenmeye bağlayan Demirkanlı, bir dönem kazandığı madalyaları ise komşularına hediye etti. Komşularının, “Bronz madalyaları bize ver eritip dişlerimize dolgu yaptıralım” teklifini kabul eden Demirkanlı, hayat hikayesini şu şekilde anlattı:
“ÖLDÜM, CANLANDIM”
“Sekiz yaşına kadar hastalıklarla uğraştım. Raşitizm, sıtma, tifo. Annem beklerdi ki ölsün diye. Babam yoktu. Annemin karnındayken babam öldü. Komşu, ‘bu uşak mavi gözlü ölmez’ dedi. Bunu ‘bir doktora götür’ dedi. Annem beni peştamale koydu aldı arkasına doktora götürdü. Doktor dedi ‘Teyze dedi bunu nasıl tedavi ediyorsun?’ Annem de dedi ki ‘Yoğurdu sulandırıyorum entariyi sokuyordum içerisine. Ondan sonra giydiriyorum ona 2 saat sonra ayılıyor’ dedi. Fakat iki gün sonra gene bayılıyor diyordu. Doktor bana bir şey vererek sıtmadan kurtarmıştı. Annem beni mektebe verdi düzeldim. Mektebe giderken tifo oldum. Trabzon’da bir tane hastane vardı. Orada tedavi oluyoruz. Bir leğenin ortasına koyuyorlar seni soğuk su ile yıkıyorlar. Öldüğünde morga indiriyorlar. Orada soğukta canlanıyorsun alıyorlar seni yukarıya. 2 defa morga inip çıktım. Öldüm, canlandım. 27 gün hastanede yattım. Sonrasında tekrar düzeldim. Annem beni mektebe verdi ama okula giderken duvarları tuta tuta gidiyordum. İlkokulda okuyordum. Herkes saat 3’ten sonra evine gidiyor, dağılıyor. Ama ben gitmiyorum. Okulun bahçesi uzundu. Orayı dolanıyordum. Yavaş yavaş. 11 yaşında öyle bir hale geldi ki şahane bir vücut yaptım. Bir fotoğrafçı da benim fotoğrafı çekerek dükkanına astı.”

“ÜNLÜ ATLETLERLE YARIŞIRKEN BİTİME 20-30 METRE KALA 1. OLDUM”
Ünlü atletlerle yarıştığı bir yarışmada birinci olduktan sonra İdmangücü’nün lisanslı sporcusu olduğunu belirten Demirkanlı, “Bir gün sahaya gittim. Futbol maçı var. Ben de 11 yaşlarında varım. Sahada koşuyorum. Orada 11 tur yaptım. Ortaokulda okullar arası üç kilometrede şampiyon oldum. Ortaokul sonunda ikmale kaldım. Trabzon’un şampiyonluk yarışması vardı. Mahalleden toplanarak oraya gittik ama koşu amaçlı değildi. Girdik oraya arkadaşlar dedi ki ‘Ya patron sen de koş’ dedi. Dedim giderim ama beş kilometre koşacağız; Trabzon Şampiyonası diye serbest. Hava sıcaktı. Yarışmada ünlü atletler vardı. O ünlü atletler beraber yarışırken bitime 20-30 metre kala birinci oldum. O yarıştan sonra İdmangücü’nün atleti oldum. Ondan sonra her hafta koşuyordum. Trabzon öyle bir spor şehirdi ki atletizm futbolun önündeydi. Her hafta koşu olurdu. Üç bin metrede, Atatürk koşusu, kır ve bahar koşusu oluyordu hepsinde de birinci geliyordum. Bir defa Atatürk koşusunda 7 bin 500’de iyi koşamadım. Mide bulantısı olmuştu onda ikinci oldum. Şansıma o yarışmadan ikinci kez oldu tekrar çağırdılar ve birinci oldum. Ondan sonra Karadeniz Şampiyonasına gittim. Takım halinde 10 bin metre için gittik. Samsun’da koştuk. Birinci oldum orada. Oradan Türkiye yarışmalarına gittik. Kamyonun kasasında yarışmaya gitmiştim. O yarışmayı bacağıma 2 kez kramp girmesi nedeniyle dördüncü bitirdim. Girdiğim yarışmalarda sadece spor kıyafetleri ve 5 lira yevmiye oluyordu. 14-15 yaşımdan beri 50 yarışmaya girmiştim. O zaman milli takım diye bir şey yoktu. Ama atletizm futbolun önündeydi. 10 kilometrede Trabzon Şampiyonu oldum. Aldığım bir futbol topuydu. Onu da mahallede birisine verdim. Samsun’da koştum. Orada altın kaplama madalya verdiler. Trabzon’da da maraton koştum. Kemal diye birisi vardı. O benim için ‘Trabzon’un hiç geçilmeyen atleti, gönüllerin şampiyonu’ derdi. 10 bin metre rekorum 32 dakikaydı” dedi.
Hayat hikayesini spora bağlayan Demirkanlı, “Mesela 10 bin metrelik koşacağım, 30 kilometre antrenman yapardım. Benim bu hikayemi spora ve yürümeye bağlıyorum. Ayrıca beni tedavi eden doktorun ‘Yürüyecek, koşacak’ lafı kafamda kaldı. Sonra yediğim içtiği her şey doğal. Yayık ayran, tereyağı işte bu tür şeyler yiyorum. Annem iyi bakıyordu. Yüzmeyi hiçbir zaman bırakmadım. Nerede fırsat bulursam denize indim. PTT’de Yomra müdürüyken Yomra ilçesinden Arsin ilçesine kadar yüzüyordum. O ara 8 kilometre var. Denizden korkmuyorum. Denizi kara gibi kullanıyorum. Hala denizdeyim” şeklinde konuştu.

“75 YAŞINA KADAR DAĞLARDA AVCIYDIM”
PTT Trabzon Merkez Müdürü olarak emekli olduktan sonra birçok kurumda genel müdürlük yaptığını kaydeden Demirkanlı, “Ben ortaokuldan sonra PTT’ye gittim. PTT’nin imtihanlarını kazandım. PTT’de okudum. Ondan sonra Trabzon’a memur tayin oldum. Orayı bitirdim. Memurdan sonra yedek subaylığımı yaptım. Askerlikten sonra Erzurum’da 20 ay kaldım. Trabzon’a geldim. 2-3 sene devlet memuru olarak çalıştım. Sonra Yomra’ya müdür gittim. O zaman tahsilli adam yoktu. Bizim durumumuz iyiydi. Yomra’da 3 sene kaldım. Kurslara girdim. Rize müdürü oldum. Rize müdürü iken yüksek tahsili işletme fakültesinde devam ediyordum. Ondan sonra 7-8 sene müfettişlik yaptım. Sonra merkez müdürü oldum. 20 sene görev yaptım. Emekli olduktan sonra mahkemelerde 10 sene bilirkişilik yaptım. 5 sene de Trabel’in genel müdürlüğünü yaptım. Ondan sonra şirketler de genel koordinatörlük yaptım. Bu arada da devamlı avcılık yapardım. 75 yaşına kadar dağlarda avcıydım. 80 yaşında her şeyi bıraktım. Eşim 10 sene önce vefat etti. Antrenör bir oğlum var. Onun hanımı beni iyi bakıyor. Oğlumla beraberiz, mutluyuz. Onlarla beraber yaşıyorum. Ama boş günlerimde hep yüzüyorum, yürüyorum. Ağırlık idmanları hepsini yapıyor” ifadelerini kullandı.
“98 YAŞINDA OLDUĞUMU SÖYLEYİNCE ŞAŞIRIYORLAR”
Gençlere tavsiyelerde bulunan Demirkanlı, “Beni görenler korkuyor. 98 yaşında olduğumu söyleyince şaşırıyorlar. Allah’ın verdiği bir şeyi var. Allah beyin verdi. Akşam sabah sigara veya alkol içsem yaşayabilir miyim. Spor yaparsam, düzgün yersem yaşarım. Allah da yardım ediyor. Hani ben şimdi düşünüyorum ki bu kondisyondan 20 sene daha gidiyim. Ama bunu Allah bilir, Allah’ın takdiri. Sabahları kalktığımda yumurta haşlayıp yerim. Boğazımdan esirgemiyorum. Fazla enerji ihtiyacım var. Tatlı ve hamur işlerini sevmem. 60 yaşındayken bile kar, fırtınada denizde yüzüyordum. Gençler spor yapsınlar. Fuzuli işleri bıraksın. Sağlıklı yaşamak istiyorsalar spor yapacaklar. Yemeklerine dikkat etsinler. Sigara içmesinler” diye konuştu.
]]>Sarı-kırmızılı takımla Avusturya’nın Steiermark eyaletinin Liezen bölgesindeki Irdning kasabasında kampta bulunan Kaan Ayhan, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Süper Lig’de 102 puan toplayarak birçok rekor kırdıklarını ifade eden Kaan, “Puan durumuna baktığımızda ne kadar büyük bir iş başardığımız ortada. Rekor üstüne rekor kırdık. Üstüne çıkılması zor olabilir ama bunu başarabilmek için elimizden geleni yapacağız. İnşallah daha çok rekor kırmayı beceririz. Rakiplerimiz de iyi hazırlanıyor. Sürekli Galatasaray’ı kovalıyorlar. Hedeflerimiz belli. Son 2 sezon bu hedeflerimize ulaştık. Geçen sezon Avrupa’da gösterdiğimiz iyi performansı bu sezon skora da yansıtıp inşallah daha büyük başarılar elde ederiz.” diye konuştu.
Kaan, geçen sezon kırdıkları rekorların bir daha kırılamama ihtimali olduğunu dile getirdi.
“Anahtar kelime kalite”
Kaan Ayhan, kazandıkları şampiyonluklarda anahtar kelimenin “kalite” olduğunu vurguladı.
Sarı kırmızılı kadrodan 10’un üzerinde futbolcunun geçen sezon ön plana çıktığına dikkati çeken Kaan, “Son 2 sezonki başarımızda anahtar kelime bence kalite. Üst üste kazanmak için belli bir kaliteye ihtiyacınız var. Dünyanın en kaliteli takımları bile bizim becerdiklerimizi yapamıyor. Bizde sürekli bir isim ön plana çıkmıyor. Her maç farklı oyuncuların öne çıkması bence kaliteden kaynaklı. Kadromuzda 2-3 üst düzey kaliteli oyuncu yok. Geçen sezon 12-13 oyuncu ön plana çıktı.” yorumunu yaptı.
Süper Lig’deki başarılarına Avrupa’yı da eklemeleri gerektiğini vurgulayan 29 yaşındaki futbolcu, şöyle devam etti:
“Geçen sezon yaptıklarımız tarihte belki bir daha yaşanmayacak ancak bunu hedef almamız gerek. Üstüne de Avrupa’daki başarıyı koymamız gerek. Uzun olmasa da önümüzde bir yol var. Bunu başarabiliriz. Onun için burada çok çalışıyoruz. Sezona iyi başlamak bizim için çok önemli. Süper Kupa maçıyla başlayacağız. Orada da inşallah başarılı bir sezon için ilk adımı atmış oluruz.”
“Rekabetçi lig”
Kaan, Süper Lig’de gelecek sezon için “İnşallah 4-5 takımın şampiyonluk için mücadele ettiği bir yarış izleriz.” temennisinde bulundu.
Geçen sezon Galatasaray ve Fenerbahçe’nin açık ara önde götürdüğü bir yarış yaşandığını hatırlatan Kaan, “Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarı için çok özel bir lig yarışı yaşandı ancak Türk futbolu için ligin biraz daha rekabetli geçmesi gerek. İnşallah 4-5 takımın şampiyonluk için mücadele ettiği bir yarış işleriz.” dedi.
“Burada yıllarca kalma senaryosu çok uzak değil”
Galatasaray’ın tecrübeli futbolcusu, takımda uzun yıllar kalmak istediğini söyledi.
Kaan, futbol tarzının ve kariyerinin sarı-kırmızılı formayı uzun yıllar giyen Hakan Balta’ya benzetilmesine ilişin şunları kaydetti:
“29 yaş, kariyerimin sonunu planlamak için biraz erken. Bazen önümüzdeki 2-3 sezonu bile planlamak zor oluyor. Hakan Balta gibi olana kadar Galatasaray’da 3-4 sezon daha oynamam gerekecek. Galatasaray taraftarını çok sevdiğim için burada yıllarca kalma senaryosu çok uzak değil ancak bu sportif performansla ilgili. İnşallah uzun yıllar burada devam ederim.”
Forma numarasını değiştirecek mi?
Kaan Ayhan, şampiyonluk uğuru için 25 numaralı formayı alabileceğini belirtti.
Galatasaray’a 1,5 sezon önce geldiğinde takımın 23’üncü şampiyonluk hedefi için 23 numaralı formayı aldığını anlatan Kaan, “25 numaralı forma Victor Nelsson’da. Belki bir forma transferi olabilir. Kendisiyle konuşmak lazım. Forma numaramı değiştirmeyi hiç düşünmedim. İlk transfer olduğumda 23. şampiyonluk hedefiyle 23 numarayı almıştım. Böyle de kalabilir.” ifadelerini kullandı.
Kaan, milli takımda giydiği 22 numarayla ilgili ise, “Aslında 22 numarayı sevmiyordum. İlk milli maçımda bana bu formayı verdiler. Sonrasında sevmeye başladım ve devam ettim.” ifadelerini kullandı.
Geçen sezon yaşadığı sakatlığı atlattığını dile getiren Kaan, “Avrupa Şampiyonası’nda neredeyse ağrısız oynadım. Ağrılarım oluyor ama eskisi kadar beni rahatsız etmiyor.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>TARİHTE İLK KEZ STADYUM DIŞINDA AÇILIŞ YAPILIYOR
Toplam 204 ülkeden 10 bin 500 sporcunun mücadele edeceği oyunların açılış töreni, (TSİ) 20.30’da başladı. Fransız yönetmen ve aktör Thomas Jolly’nin sanat direktörlüğünü yapacağı törende sporcu kafilelerini taşıyan tekneler, Austerlitz Köprüsü’nün altından yola çıkarak Sen Nehri boyunca Eyfel Kulesi’nin olduğu noktaya, Iena Köprüsü’ne kadar 6 kilometreyi aşkın mesafe boyunca geçit yapıyor. Geçit töreni güzergahında kültürel sunumlar ve Paris’in simge yapılarının manzaraları yer alıyor. Olimpiyat oyunları tarihinde ilk kez geleneksel bir stadyum dışında gerçekleştirilen açılış törenini, yaklaşık 300 bin kişinin yerinde takip etmesi ediyor. Açılış töreninde dünya siyaset, spor ve sanat camiasından çok sayıda davetli de yer alıyor. 2024 Paris Olimpiyat Oyunları 17 gün sürecek ve 11 Ağustos’ta sona erecek.
SPORCULAR, 32 BRANŞTAKİ 48 DALDA MÜCADELE EDECEK
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda sporcular, 32 spor branşı içinde yer alan 48 dalda mücadele verecek. Toplam 34 farklı merkezde gerçekleştirilecek Paris 2024’te 329 kategoride madalyalar sahibini bulacak. Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda yer alan karate ve beyzbol branşları organizasyondan çıkarılırken, breakdans ilk kez Paris 2024’te olimpiyata dahil edildi. Paris 2024’te; atletizm, atıcılık, badminton, basketbol (3×3 basketbol, basketbol), binicilik (at terbiyesi, engel atlama, 3 günlük yarışma), bisiklet (BMX serbest stil, BMX yarış, dağ, yol, pist), boks, breakdans, cimnastik (artistik, ritmik, trampolin), eskrim, futbol, güreş, (grekoromen, serbest), golf, halter, hentbol, hokey, judo, kano (akarsu slalom, durgunsu), kaykay, kürek, masa tenisi, modern pentatlon, ragbi, su sporları (yüzme, maraton yüzme, atlama, sutopu, senkronize yüzme), dalga sörfü, okçuluk, tekvando, tenis, triatlon, tırmanış, voleybol (plaj voleybolu, voleybol), yelken branşlarında müsabakalar yapılacak.
TÜRKİYE’DEN 102 SPORCU KATILDI
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’yi 54’ü kadın, 47’i erkek toplam 102 sporcu 18 branşta temsil edecek. Oyunlara atletizmde 16 sporcuyla katılacak Türkiye, güreşte 11, yelken, judo, boks ve yüzmede 8’er, atıcılıkta 7, tekvando ve cimnastikte 5’er, okçulukta 4, eskrim ve modern pentatlonda 2’şer, masa tenisi, badminton, bisiklet, halter ve kürekte de birer sporcu ile madalya arayacak. Takım sporlarında Türkiye adına sadece A Milli Kadın Voleybol Takımı (13) oyunlarda mücadele edecek.
TÜRK BAYRAĞINI BUSENAZ SÜRMENELİ VE METE GAZOZ TAŞIYOR
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, milli boksör Busenaz Sürmeneli ile milli okçu Mete Gazoz taşıyor. Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanan milli sporcular Busenaz Sürmeneli ile Mete Gazoz, açılış töreninde kafilenin en önünde yer alıyor. Türkiye, açılış töreninde 191. sırada geçiş yapıyor.
100 YIL SONRA 3. KEZ PARİS’TE
1896 yılından bu yana gerçekleştirilen Yaz Olimpiyat Oyunları, üçüncü kez Fransa’nın başkenti Paris’te düzenleniyor. Modern olimpiyatların başladığı 1896 yılından bu yana gerçekleştirilen 29 olimpiyat organizasyonundan 16’sı Avrupa, 6’sı Kuzey Amerika, 4’ü Asya, 2’si Avustralya ve 1’i Güney Amerika kıtasında yapıldı. Düzenlendiği kentin adıyla anılan olimpiyat oyunları, bugüne kadar 19 ülkenin toplam 23 şehrinde gerçekleştirildi. 1900 ve 1924 Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği Paris, 100 yıl sonra üçüncü kez bu organizasyona ev sahipliği yapıyor
Paris, böylece 1908, 1948 ve 2012 olmak üzere 3 kezle en fazla olimpiyat düzenleyen kent ünvanına sahip Londra’yı yakaladı.
36 MÜLTECİ SPORCU MÜCADELE EDECEK
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Mülteci Olimpiyat Takımı’nda 36 sporcu yer alacak. Bağımsız olimpiyat sporcularından oluşan IOC Mülteci Olimpiyat Takımı, Paris 2024’te yüzme, atletizm, badminton, boks, breakdans, kano, bisiklet, judo, atıcılık, tekvando, halter ve güreş olmak üzere 12 branşta madalya mücadelesi verecek. Rio 2016 ve Tokyo 2020’de de yer alan IOC Mülteci Olimpiyat Takımı, üçüncü kez olimpiyat oyunlarında yarışacak.
RUS VE BELARUSLU SPORCULAR TARAFSIZ OLARAK KATILABİLECEK
Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Rus ve Belaruslu sporcuların Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda “tarafsız sporcu” statüsünde yarışabileceğini duyururken, organizasyonda Rusya ve Belarus’a ait bayrak, amblem ve marşların kullanılmamasını kararlaştırdı. Tarafsız katılacak Rus ve Belaruslu atletlerden, diğer sporcular için geçerli tüm kuralları karşılamaları istenecek. Her iki ülkenin hükümetlerinden hiçbir yetkili, oyunlar kapsamında Paris’e davet edilmeyecek ve akredite olamayacak. Ukrayna ile yapılan savaşı aktif olarak destekleyen sporcuların Paris 2024’e katılmasına ise izin verilmeyecek.
KADIN VE ERKEK SPORCULAR EŞİT
Paris 2024, tarihte cinsiyet eşitliğinin sağlandığı ilk olimpiyat oyunu olacak. Olimpiyatlardaki tüm branşlarda yarı yarıya kadın ve erkek sporcular yer alacak. Kadın sporcular, ilk kez 1900 Paris Olimpiyat Oyunları’nda mücadele etti.
MADALYALARDA EYFEL KULESİ’NDEN PARÇALAR KULLANILDI
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nı kazanan sporcular, kentin simgesi Eyfel Kulesi’nden orijinal bir parçayı göğsünde taşıyacak. Olimpiyat için hazırlanan madalyalarda Eyfel Kulesi’nin tadilatı sırasında alınan demir parçalar da kullanıldı. Bu parçalar, madalyaların ortasına altıgen şeklinde yerleştirildi. Fransız darphanesi tarafından üretilen madalyalar, mücevher firması Chaumet tarafından tasarlandı. Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda toplam 5 bin 84 madalya dağıtılacak.
Paris’in ev sahipliği yaptığı 2024 Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreni başladı. Tören ilk kez geleneksel bir stadyum dışında, Sen Nehri’nde gerçekleştiriliyor. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’yi 54’ü kadın, 47’i erkek toplam 102 sporcu 18 branşta temsil edecek. 17 gün sürecek olimpiyatlar 11 Ağustos’ta sona erecek.
]]>3. Filistinli kadın boksörlerin antrenmanlarından çeşitli görüntüler
5. Filistinli kadın boksörlerin antrenmanlarından çeşitli görüntüler
7. Filistinli kadın boksörlerin antrenmanlarından çeşitli görüntüler
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yarattığı sorunlara rağmen 17 yaşındaki Filistinli boksör Halla Ayoub spora tutunmanın bir yolunu buldu.
“Beş yıldır boks yapıyorum. Filistin’i birçok şampiyonada temsil etmek benim hayalimdi fakat savaş tüm hayallerimizi yıktı. Savaşın başlamasında ancak 7 ay sonra antrenörle bir araya gelip tekrar çalışmaya başlayabildik. Bu bize yaşam için motivasyon sağlıyor, karakterimizi güçlendiriyor ve yaşama umudu veriyor.
Savaştan önce Ayoub ve onlarca Filistinli kadın, geleneklere ve toplumsal cinsiyet kalıplarına meydan okuyarak Gazze’de ilk kez kurulan Filistin Kadınlar Boks Merkezi’ne katılmıştı.
Ayoub, “Toplumumuza kadın ve erkeklerin bu tür sporlarda eşit olabileceğini kanıtlamak istediğim için beş yıl önce bu spora başladım” dedi. “Filistin Milli Takımı’nda yer almayı başarmak ve ülkemi uluslararası müsabakalarda temsil etme şansı beni çok mutlu etmişti.”
“Başımıza gelen her şeye rağmen boksa devam etmeye kararlıyım. Yaşadıklarımız bizi durduramaz, ancak yolculuğuma devam etmek için motive eder. Boks bana pozitif enerji vererek olumsuzlukların getirdiği negatif enerjiden kurtulmamı sağlıyor. Uluslararası şampiyonalara katılmayı ve işgalin yok ettiği ideallerimizi gerçekleştirmeyi hayal ediyorum.”
Ayoub çatışmalardan önce haftada 16 saat antrenman yapıyordu. Öyle ki, 2023’ün sonlarında bir Arap şampiyonasında Filistin’i temsil etme şansı vardı.
Ancak İsrail ordusunun 7 Ekim 2023’te Gazze’ye geniş çaplı bir saldırı başlatmasıyla tüm umutları suya düştü. Spor kulüpleri de dahil olmak üzere Filistinlilere ait pek çok tesis yerle bir edildi.
Ayoub bu süreçte kaybettikleri için ağlasa da hayalleri için güç topladı. Boks onu daha kararlı ve kendine güvenen birine dönüştürdü ve eski antrenörünü, takım arkadaşlarını ve boks malzemelerini yeniden bulmaya karar verdi.
“Kendime defalarca, ölürsem koşullara meydan okuma yeteneğime inanarak öleceğimi ve hayatta kalırsam da hayallerime giden yolda ilerlemeye devam edip Filistin bayrağının uluslararası arenalarda yükseldiğini göreceğimi söyledim.”
Ayoub, uğraşlarının sonucunda sonunda antrenörü ve takım arkadaşlarıyla buluşmayı başardı ve Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a bağlı Mawasi’deki mülteci kampında antrenmanlarına kaldığı yerden devam etti.
Kulübün kurucularından Osama Ayoub ilk başta antrenman konusunda tereddütlüydü, çünkü insanlar hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Ancak kızlar psikolojik baskılardan kurtulmak ve savaş bittikten sonra geride kalmamak istediklerini söylediler.
“Tüm boks ekipmanlarını içeren büyük bir spor kulübümüz ve yaklaşık 50 sporcumuz vardı. Büyük başarılar elde ettik. 2023’te şampiyonalara katılmamız gerekiyordu ama savaş nedeniyle her şey durdu. Kulübü ve evimi bombaladılar ve birkaç kez yerimizden edildik. Ancak ben okullar arasında mekik dokuyarak oradaki çocukları ve kızları içlerindeki negatif enerjiden kurtarıp bunun yerine pozitif enerji koymaları için eğitiyordum.”
Halla Ayoub, antrenmanlarına devam edebilmek ve bir gün uluslararası yarışmalara katılabilmek için savaşın yakında sona ermesini umuyor.
Xinhua Haber Ajansı muhabirleri Gazze’den bildiriyor.
(XHTV)
]]>Okan Buruk’un açıklamaları şu şekilde;
“TRANSFER DÖNEMİNDEN ÇIKMALIYIZ, BİZİM DENGEMİZİ BOZUYOR”
“Önemli bir kadromuz var. Şampiyon kadroya, takıma sahibiz. Kadroda çok fazla kaybımız olmadı. Çok büyük bir avantaj bu. Birbirimizle inanılmaz bir bağ içerisindeyiz. Bu pozitif havamızı sahaya yansıttığımızda çok başarılı oluyoruz. Oyuncularımız çok motive. Son iki maçta bunu biraz daha fazla gösterdik. Fiziksel olarak hazır hale geleceğiz. Psikolojik olarak zaten güçlüyüz. Fiziksel olarak her geçen gün üzerine koyuyoruz. Kadro olarak çok iyi durumdayız. Hepimize düşen bu birlikteliği yaşayalım, birbirimize destek olalım. Şampiyonluktan sonra bunu biraz unuttuk. Transfer bizim dengelerimizi bozuyor, transfer dönemi herkesin kafasını karıştırıyor. Transfer döneminden çıkmalıyız, haftaya zaten ilk resmi maç var.

DOUE VE JELERT SÖZLERİ
Transfer dönemi zaten oluyor, üzerindeyiz, görüşüyoruz, zaten hazırlığımız var. Sağ bekte hazırlığımız vardı. Görüştüğümüz isimler vardı. Transferde birçok şey var. O yüzden sabırlı bir şekilde gittik. Biz kendi içimizde sadece işimize odaklandık. İnşallah yeni sezon da en heyecanlı şekilde başlayacak bizim için. Doue ve kulübüne teklif verirken, Jelert ile de görüşme halindeydik. Hangi kulübün kabul edeceği de önemli oluyor. Ayrı götürdüğümüz operasyon vardı. Onlardan biri oldu. Jelert ilk antrenmanına çıktı. Tanıdığımız, takip ettiğimiz, genç bir oyuncu. Genç olmasına rağmen çok fazla maç oynadı. Maç sayısı da yüksek bir oyuncu. Kısa ve uzun vadede bize katkı sağlayabilecek bir oyuncu. Yaş olarak da uzun vadede de Galatasaray’a önemli şeyler kazandırabilecek bir oyuncu.

ORTA SAHA TRANSFERİ: 2 GÜN, BELKİ 5 GÜN SONRA OLACAK
Bizim kadromuz çok geniş ve güçlü bir kadromuz var. Oyuncu transferi yapacağız ve daha güçlü hale getireceğiz. Bu anlamda çalışmalar yapılıyor. Bir yandan da baktığınızda orta sahada Torreira var, Kerem var, Berkan var. Sezonu çok iyi bitirdiler. Kaan, EURO2024’te orta sahada oynadı. Güçlü oyuncular var ama oraya daha değişik tipte bir oyuncu almak istiyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Birçok görüştüğümüz var. Belki 2 gün, belki 5 gün sonra olacak. Sabırlı ve sakin olmalıyız. Transferde sakinlik çok önemli. En kısa zamanda transferi getirmeye çalışacağız. Panik haline girmeden en doğru oyuncuyu bulmamız gerekiyor.

YENİ YABANCI KURALINDAN MEMNUN
Yabancı sayısıyla ilgili alınan karar bir hoca olarak beni mutlu etti ama marka değeri, ülke futbolu diyoruz devamlı bir şeyleri değiştiriyoruz. Bir kural getiriliyorsa en az 5 yıl devam etmeli. Türkiye’de ana sorunun yabancı olmadığını biliyoruz. Bunun için de bir şeyler yapmamız gerekiyor. 5 yabancıya düşürsen Türk futbolu uçup gitmeyecek. Ana sorunlara eğilmemiz gerekiyor.
“KEREM DEMİRBAY VE YUSUF DEMİR TÜRK OĞLU TÜRK”
Kerem Demirbay’a verilmiş bir hak var. O devam edecek diye biliyoruz. Yanlış anlaşılma var sanırım. Diğer takımlarda da bu hakkı almış oyuncular var. Aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Kerem ve Yusuf Demir, Türk oğlu Türk. Bu insanlar sadece başka bir ülkede yaşadı ve futbol oynadı diye onların haklarını almak bana saçma geliyor.

SÜPER KUPA MAÇI VE ATATÜRK OLİMPİYAT STADI
Hepimiz yeni sezon için sabırsızız. Van Bronckhorst gerçekten önemli bir teknik adam. Ona karşı mücadele etmek benim için güzel. Özlediğimiz, merak ettiğimiz değerlerden biri. Beşiktaş gibi çok önemli bir kulübe karşı oynayacağız. Bu Süper Kupa’yı da hak eden alacaktır. Hazır halde çıkmak istiyoruz. En güçlü şekilde çıkmak istiyoruz. Yeni bir hoca, onun ne yapabileceğini analiz edeceğiz ve ona göre hazırlanacağız. Onun yanında da kupayla başlamak önemli bir motivasyon. Bunu da yakalamak isteriz. Olimpiyat Stadı’nda maç oynanması zor. Bunu daha önce de söyledim. O yüzden burada çok güzel bir oyun beklemiyorum. O statta oynanan maçta çok güzel bir oyun beklemiyorum ama oyuncularımızı da motive etmemiz gerekiyor. Belki tribünler atmosferi değiştirebilir. Daha güzel bir stadyumda oynamak isterdim.
“HEDEFİMİZ 5. YILDIZ”
Birinci motivasyonumuz 25. şampiyonluk. 5. yıldız hedefini koyduk. Şampiyonluktan sonra ilk bunu söyledim. Bu bizim için önemli bir hedef. Onun yanında Avrupa’da bu sene daha ileriye gitmemiz gerekiyor.”
]]>AÇILIŞ TÖREN SEN NEHRİ’NDE
Fransa’nın başkenti Paris’in ev sahipliği yaptığı 2024 Olimpiyat Oyunları’nın açılışı, Sen Nehri’nde gerçekleştirilecek. Toplam 204 ülkeden 10 bin 500 sporcunun mücadele edeceği oyunların açılış töreni, (TSİ) 19.30’da başlayacak. Fransız yönetmen ve aktör Thomas Jolly’nin sanat direktörlüğünü yapacağı törende sporcu kafilelerini taşıyacak tekneler, Austerlitz Köprüsü’nün altından yola çıkarak Sen Nehri boyunca Eyfel Kulesi’nin olduğu noktaya, Lena Köprüsü’ne kadar 6 kilometreyi aşkın mesafe boyunca geçit yapacak. Geçit töreni güzergahında kültürel sunumlar ve Paris’in simge yapılarının manzaraları yer alacak. Olimpiyat oyunları tarihinde ilk kez geleneksel bir stadyum dışında gerçekleştirilecek açılış törenini, yaklaşık 300 bin kişinin yerinde takip etmesi bekleniyor.

LOGO VE MASKOT
Paris 2024 logosu üç sade ama güçlü simgeyi birleştiriyor: Sporun simgesi olan altın madalya, Olimpik ve Paralimpik Hareketin simgesi olarak alev ve Fransa’nın simgesi olarak Marianne. 2024 Yaz Olimpiyatları’nın resmi maskotu The Phryges (solda) ve 2024 Yaz Paralimpik Oyunları’nın resmi maskotu Paralimpik The Phryges (sağda).


SPOR DALLARI
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda sporcular, 32 spor branşı içinde yer alan 48 dalda mücadele verecek. Toplam 34 farklı merkezde gerçekleştirilecek Paris 2024’te 329 kategoride madalyalar sahibini bulacak. Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda yer alan karate ve beyzbol branşları organizasyondan çıkarılırken, breakdans ilk kez Paris 2024’te olimpiyata dahil edilecek. Paris 2024’te; atletizm, atıcılık, badminton, basketbol (3×3 basketbol, basketbol), binicilik (at terbiyesi, engel atlama, 3 günlük yarışma), bisiklet (BMX serbest stil, BMX yarış, dağ, yol, pist), boks, breakdans, cimnastik (artistik, ritmik, trampolin), eskrim, futbol, güreş, (grekoromen, serbest), golf, halter, hentbol, hokey, judo, kano (akarsu slalom, durgunsu), kaykay, kürek, masa tenisi, modern pentatlon, ragbi, su sporları (yüzme, maraton yüzme, atlama, sutopu, senkronize yüzme), dalga sörfü, okçuluk, tekvando, tenis, triatlon, tırmanış, voleybol (plaj voleybolu, voleybol), yelken branşlarında müsabakalar yapılacak.

TÜRKİYE’DEN 102 SPORCU KATILACAK
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’yi 54’ü kadın, 48’i erkek toplam 102 sporcu 18 branşta temsil edecek. Oyunlara atletizmde 16 sporcuyla katılacak Türkiye, güreşte 11, yelken, judo, boks ve yüzmede 8’er, atıcılıkta 7, tekvando ve cimnastikte 5’er, okçulukta 4, eskrim ve modern pentatlonda 2’şer, masa tenisi, badminton, bisiklet, halter ve kürekte de birer sporcu ile madalya arayacak. Takım sporlarında Türkiye adına sadece A Milli Kadın Voleybol Takımı (13) oyunlarda mücadele edecek.

BAYRAK BUSENAZ VE METE’YE EMANET
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, milli boksör Busenaz Sürmeneli ile milli okçu Mete Gazoz taşıyacak. Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanan milli sporcular Busenaz Sürmeneli ile Mete Gazoz, açılış töreninde kafilenin en önünde yer alacak. Türkiye, açılış töreninde 191. sırada geçiş yapacak.

TÜRKİYE’NİN OLİMPİYAT TARİHİ
Türkiye, Yaz Olimpiyat Oyunları tarihinde 84 farklı sporcuyla toplamda 104 madalya kazandı. Olimpiyat oyunlarında Türkiye’ye altın madalya kazandıran sporcular ve branşları şöyle:
OLİMPİYAT-BRANŞ-SPORCU
OLİMPİYAT TARİHİNİN EN BAŞARILILARI
Olimpiyat oyunları tarihinde en fazla madalya kazanan sporcular sıralamasında ABD’li yüzücü Michael Phelps, ilk basamakta yer alıyor. ABD’li yüzücü Phelps, 23 altın, 3 gümüş ve 2 bronz madalyayla yaz olimpiyat oyunlarının en çok kürsüye çıkan ismi oldu. Phelps ayrıca, 8 altın madalyayla bir olimpiyatta kürsünün ilk basamağına en çok çıkan sporcu ünvanını da aldı. SSCB’li cimnastikçi Latynina, 3 olimpiyatta 9’u altın 18 madalya kazandı. Alman kadın kanocu Schmidt ile Macaristanlı erkek eskrimci Gerevich, katıldıkları 6 farklı olimpiyatta da altın madalya elde etti.
]]>Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü, 16 branşta lisanslı ve lisansız sporculara destek veriyor. Amatör branşlardaki sporculara sağladığı imkanlarla Dünya ve Avrupa Şampiyonlukları yaşayan isimleri yetiştiren Manisa BBSK’nın büyük başarılara imza attığı branşların başında da aerobik cimnastik geliyor. Ayşe Begüm Onbaşı gibi Dünya Şampiyonlukları yaşayan bir sporcu yetiştiren yeşil-beyazlı takımın altyapıdan gelen genç sporcularını Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Tevfik Lav Spor Tesisleri’nde ziyaret etti. Ziyarette, Kulüp Başkanı Emre Hasgör, Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Turbil, antrenörler ve sporcu aileleri de yer aldı.
Başkan Zeyrek: “Birlikteliğimizin devamlı olacağının sözünü veriyorum”
Sporcu velilerinden Nihal Atar, Türkiye ve Dünya Şampiyonlarının birçoğunun Manisa Büyükşehir Belediyespor çatısı altında yetiştiğini ifade ederek, kendilerini ilk kez bir Büyükşehir Belediye Başkanının ziyaret ettiğini vurguladı. Başkan Zeyrek de, “Bu ilk olabilir ama bundan sonra sürekli sizin yanınızda olan bir Büyükşehir Belediye Başkanı olacak. Artık Manisa Büyükşehir Belediyesi amatör branşlardaki tüm sporcularımızın, Manisa’da yaşayan tüm evlatlarımızın yuvası olacak. Belki beni bir öğlen yemeğine, bir kahve içmeye davet edersiniz. Umarım bu yarışmadan sonra olur. Burada, masanın üzerinde madalyalar, kupalar görürüz. Bunun sonunda bir madalya kupa da olmayabilir. Önemli olan orada yarışmak. Manisa’yı orada temsil etmek her şeyden daha önemli. Sizden sonraki sporcuları da bu spora özendirmek ve onları teşvik etmek inanın ki madalyadan daha önemli. Ama ben inanıyorum ki bir sonraki görüşmemizde burada kupalar, madalyalar olacaktır. Tekrardan başarılar diliyorum, birlikteliğimizin devamlı olacağının sözünü veriyorum” dedi.
“Elimizden gelen her şeyi yapacağız”
Aerobik Cimnastik branşı Şube Sorumlusu Erkan Turbil de, yaptığı açıklamada, “Sporcularımız, 28 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında Bulgaristan’da yapılacak olan şampiyonada bizi başarıyla temsil edecekler. Zaten hepsi milli takımın öğrencileri, hepsi başarılı çocuklar. Daha da başarılı olmaları için biz Manisa Belediyespor olarak, elimizden gelen her şeyi yapacağız ve onların başarılarına başarı katacağız” ifadelerini kullandı.
” İtalya’da Dünya Şampiyonası’nda İstiklal Marşı için mücadele edeceğiz”
Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü ve milli takımlar antrenörlerinden Mehmet Ali Ekin, “Kulüp çatısı altında 30’a yakın milli sporcumuz var. Önümüzde bir Bulgaristan’da yapılacak turnuva yarışması var. Milli takımlar antrenörü olarak ekibimizi en iyi şekilde bu yarışmaya hazırlıyoruz. 35 ülkenin katılacağı çok büyük bir turnuvaya gidiyoruz. Hemen ardından İtalya’da Dünya Şampiyonası var. Dünya Şampiyonasına da Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün hem tekler, hem de 3’lü trio gruplarında hem de 5’li gruplarında milli takıma seçilen sporcularımız olacak. Onlarla da İtalya’da Dünya Şampiyonası’nda İstiklal Marşı için mücadele edeceğiz. Bizlerden desteğini esirgemeyen, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Kulüp Başkanımıza, yöneticilerimize, diğer kurum müdürlerimize herkese ayrı ayrı teşekkür ederim” dedi.
“Sporcularımızın Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle daha iyi yerlere geleceklerine inanıyorum”
Akhisar’dan her gün Manisa merkeze antrenman yapmak için geldiklerini ifade eden sporcu velilerinden Merih Güzel, “Akhisar’dan gelip gidiyoruz. Akhisar’dan buraya gelip gitmek biraz meşakkatli. Bu spora gönül verdikten sonra, bu sporun içerisinde olduktan sonra o zorlukları aşmaya çalışıyoruz. Buradaki bütün antrenörlerimize, bütün velilerimize, bütün sporcularımıza teşekkür ediyorum. Çünkü, küçük yaş gruplarından büyük yaş gruplarına kadar hepsi öyle güzel çalışıyor, öyle güzel yetiştiriyorlar, öyle güzel yerlere geliyorlar ki bu başarılarının devamını Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle daha iyi yerlere geleceklerine inanıyorum” dedi.
“Her zaman arkamızda duran Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz”
Sporcu velilerinden Selin Özermiş ise, “Ben de Selin Özermiş’in annesiyim. Kızım, aerobik cimnastikle 4 yaşından beri ilgileniyor. Şu anda 16 yaşında. Dünya 1’inciliği, Dünya 3’üncülükleri bulunuyor. 12- 14/ 15-17 yaş gruplarında bir sürü Türkiye Şampiyonlukları var. Her zaman arkamızda duran Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Biz buraya başka bir ilden geldik. Kocaeli ilinden geldik. Orada görmediğimiz desteği burada görüyoruz ve devamını istiyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA
]]>TÜRKİYE’DEKİ EN PAHALI TRANSFER
Sarı-lacivertli kulüpten Kamu Aydınlatma Platformuna yapılan açıklamada Sevilla’ya 8 taksitte 19,5 milyon euro ödeneceği duyuruldu. Fenerbahçe’nin Sevilla’ya ödeyeceği rakam, bir Türk takımının gerçekleştirdiği en pahalı transfer olarak kayıtlara geçti.
5 YILLIK RESMİ İMZAYI ATTI
Kariyerine Fenerbahçe’de devam edecek olan 27 yaşında Faslı golcünün, sarı-lacivertli kulüple 5 yıllık sözleşme imzaladığı belirtildi. Fenerbahçe Kulübü’nden yapılan açıklamada “Youssef En-Nesyri’ye ‘Dünyanın En Büyük Spor Kulübü Fenerbahçemize hoş geldin’ diyor, armamızın ışığında nice şampiyonluklar diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
“ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM”
En Nesyri’nin imza töreninde yaptığı açıklamalar şu şekilde;
“Fenerbahçe’de olduğum için çok mutluyum. Harika ve uzun zamandan beri bildiğim, takip ettiğim takım. Mario Branco’ya ve Ali Koç’a bana güvendikleri için teşekkür ederim. Aynı zamanda Jose Mourinho’ya da teşekkürler. Menajerime ve aileme de teşekkür ederim. Yanımdalar, buraya gelmemde çok yardımları dokundu. Sahada elimden geleni yapacağım, umarım taraftarlarımızı mutlu ederiz.
“BİRÇOK TAKIM BENİ İSTEDİ”
Pek çok takım beni istedi ama Fenerbahçe’ye gelmek önemliydi. Verdiğim karardan rahatım. Gelmeden Ali Koç, Jose Mourinho ve Mario Branco ile konuştum. Süre biraz uzadı ama sonuçta geldim. Her şeyimi sahada vereceğim. İki sene önce Fenerbahçe’ye karşı oynadım. İki senedir Fenerbahçe’yi takip ediyorum. Taraftarların desteği ilgimi çekmişti. Atmosferi sevmiştim. Onları mutlu etmek istiyorum.
“RAKİP FORVETLERE BAKMIYORUM”
Rakip takımlardaki forvetlere bakmıyorum, kendime bakıyorum. Neler yapabileceğimi çok iyi biliyorum. Kupalar kazanmaya geldim. Şahsi hedeflerim değil, kupalar kazanmak önemli. İspanya dışında ilk senem olacak. Ancak oyuncular her gittiği yere alışmalı. İşinize konsantre olmalısınız, sahalar aynı. Fenerbahçe’ye gelmeden önce bazı oyuncularla konuştum. Fenerbahçe’nin büyüklüğünden, her zaman kazanmak istediğinden bahsettiler. İnşallah her şey güzel olacak.
“MUTLU OLMASAYDIM, GELMEZDİM”
Fenerbahçe’de olmaktan mutlu olmasaydım, gelmezdim. Her gün saha içerisinde en iyisini yapacağım. Takımda rekabet olacak. Jose Mourinho kararı verecek. Hiçbir zaman hücum bölgesindeki arkadaşlarımla sorun yaşamadım. Umarım çok goller atarız ve takım kazanır”
ACUN ILICALI: BU HABERLERİ GÜLÜMSEYEREK OKUDUK
En-Nesyri’nin ardından transfer süreciyle ilgili konuşan Fenerbahçe Asbaşkanı Acun Ilıcalı, “En-Nesyri için bizim basınımızda başka takımlarla temasta olduğu ve kafasının karışık olduğu haberleri çıktı. Biz bu haberleri gülümseyerek okuduk. 4 hafta önce ilk görüşmede Youssef, bize karşı sıcaklığını hissettirdi. Çabuk bir şekilde anlaştık. 40 Milyon €’luk teklif almış oyuncu. Geçen sene Milan 30 milyon euro vermiş. Sevilla ile uzun görüşmeler yaptık” dedi.
ACUN ILICALI: MOURINHO’NUN 1 NUMARASIYDI
Ilıcalı ayrıca, “Başkanımız kulübün menfaatlerini ön planda tutuyor. 20 Milyon € altında bir rakama Youssef’u kadromuza kattık. Çok mutluyuz. Youssef çok uzun sürdü, kafayı takmıştık. Jose Mourinho’nun bir numarasıydı, getirmek için inat ettik ve mücadele verdik” ifadelerini kullandı.
]]>Yarışacak kadın ve erkek sporcu sayısının eşit olmasının yanında, Paris 2024 “tüm cinsiyetlerin” yarışacağı ilk Olimpiyat Oyunları da olacak.
Açılış töreninin alışılageldik üzere kapalı bir stadyumda değil, güvenlik sorunu görülmezse Eiffel Kulesi’nin gölgesi altında Sen (Seine) Nehri kenarında yapılması planlanıyor.
Fransızlar 33. Yaz Olimpiyatları’nın maskotu olarak da kasıtlı olarak geleneklerin dışına çıktı.
Ev sahibi ülkeyi temsil eden bir hayvan ya da şahsiyetin yerinde, tarihi önemiyle tüm dünyada bilinen bir şapkayı maskot olarak seçtiler.
Frigler – ya da Frig şapkası – Fransız Devrimi sırasında (Mayıs 1789 – Kasım 1799) özgürlüğün simgesiydi.
Kenarsız, tepesi öne doğru eğimli koni şeklindeki bu kırmızı başlık, Fransız bayrağındaki kırmızı, beyaz ve mavi renklerde (Tricolour) bir arma da barındırıyor.
Paris 2024 Yaz Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları organizasyon komitesi, sporun hayatları değiştirebilme gücüne inandıklarını ve “sporda bir devrim” başlatabilmek umuduyla bu tasarımı seçtiklerini söylüyor.
Paralimpik atletleri de kapsaması için maskotlardan biri koşucuların kullandığı protez bir bacağa sahip.
Frig maskotların sloganı ise “Tek başımıza daha hızlı koşabiliriz ama birlikte daha uzağa gideriz”.
Paris 2024 Komitesi Başkanı, üç olimpiyat madalyası sahibi eski atlet Tony Estanguet “Bir hayvan yerine bir ideali maskot olarak seçtik. Frig şapkasını seçmemizin nedeniyse bunun Fransız Cumhuriyeti’nin çok güçlü bir sembolü olması. Bu Fransızların çok iyi bildiği, bağımsızlığı simgeleyen bir obje” diyor.
Ama bu objenin tarihi çok daha eskilere gidiyor.
Friglere kadar uzanan tarihi sembol
Frig şapkasının kökeni, antik çağda Orta ve Batı Anadolu’da bulunan ve Yunanların “Frigler” olarak bahsettiği toplumun yaşadığı Frigya’ya dayanıyor. Britannica Ansiklopedisi’ne göre Frigler, Hititlerin çöküşü (M.Ö. 12. yy) ve Lidyalıların yükselişi (M.Ö. 7. yy) arasında “Küçük Asya”da hüküm sürmüştü.
Bu şapkanın çok benzeri, Roma İmparatorluğu döneminde bazı bölgelerde “pileus” adıyla da kullanılıyordu. İspanya’daki Burgos Üniversitesi’nden tarihçi Sergio Sánchez Collantes bu başlığın o dönemde, “sahipleri” tarafından özgür bırakılan köylü ya da kölelerce takıldığını söylüyor.
Düzenlenen özel törenlerde bir “hakim” köleye bir asayla dokunarak ona “özgürlüğünü” verirdi. Özgürlüklerini kazanan eski köleler daha sonra kafalarındaki saçları kazıtarak, yeni sosyal statülerinin simgesi olarak bu şapkayı takarlardı.
Tarih kitaplarında Roma İmparatoru Julius Ceasar’ın (Jül Sezar) öldürülüşünde de bu şapkaya rastlıyoruz. Ceasar’a suikast düzenleyen ve kendilerine Liberatores (Kurtarıcılar) diyen grup, kanlı hançerleriyle sokaklarda geçit yaparken taşıdıkları bir mızrağın ucuna özgürleştirilmiş köle şapkası da takmışlardı.
Hollandalılar’dan Amerikan İç Savaşı’na kadar uzanan yol
Modern çağda bu şapkanın yeniden hatırlanması ise 17. yüzyıla denk geliyor. Tarihçi J David Harder “Özgürlük Şapkaları ve Özgürlük Ağaçları” (Liberty Caps and Liberty Trees) kitabında, Hollandalıların 17. yüzyılda İspanya’ya karşı verdiği bağımsızlık mücadelesini referans gösteriyor.
Hollandalılar daha sonra şapkayı Amerika’ya “taşıdı” ve bu kırmızı başlık hem 1765-1783’te Büyük Britanya’ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesinde Amerikan cumhuriyetçiler tarafından, hem de yaklaşık 100 yıl sonra, kölelerin büyük ölçüde özgürleşmesiyle sonuçlanan Amerikan İç Savaş’ı (1861-1865) ve ona giden süreçte Amerikalı devrimciler tarafından kullanıldı.
Günümüzde bile bu şapka Amerikan Senatosu’nun armasında ve ABD ordusunun resmi bayrağında yer alıyor.
Fransa’ya ulaşması
Peki bu şapka nasıl ve ne zaman Fransa’da takılmaya başlandı?
Fransız Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre Akdenizli denizciler ve köylüler, Orta Çağ’da buna çok benzer bir şapka kullanıyordu.
Ama 18. yüzyıl sonuna doğru, Fransız Devrimi’inin liderleri bu başlığı amblemlerine eklediler ve şapka bir özgürlük simgesi olmaktan çok daha öteye gitti.
İspanyol tarihçi Sánchez Collantes, şapkanın anlamının zamanla evrildiğini söylüyor: “…Devrim sırasında, belli bir andan itibaren Cumhuriyetçiliğin simgesi oldu”.
Fransız Kralı 16. Louis’nin sonunu getiren 14 Temmuz 1789’daki Bastille Baskını’yla şapkanın tarihteki yeri perçinlendi.
Artık bu şapka sanatta, posta pullarında, bozuk paralarda “özgürlük” metaforu olarak sıklıkla kullanılıyor. Fransa’da devlet binalarının duvarlarındaki nişanlarda da bu şapka var.
Yeniden Atlantik’in diğer yakasında
Kırmızı başlık 19. yüzyılda yeniden Atlas Okyanusu’nu geçerek, Latin Amerika’daki özgürlük savaşçılarınca kullanılmaya başlandı.
Sánchez Collantes “Bu tüm Amerikan cumhuriyetlerine yayılmış, uluslar ötesi bir sembol. Küba ve Arjantin de dahil birçok ülkede tarihi anıtlarda ve armalarda hâlâ kullanılıyor” diyor.
Bolivya, Kolombiya, El Salvador, Haiti ve Nicaragua’nın bayraklarında ve resmi armalarında bu şapkayı öne çıkan bir şekilde görmek mümkün.
Akılda kalan maskotlar
İlk kez 1968’de Meksika’daki olimpiyatlarda bir maskot kullanılmıştı. Bu avına kilitlenmiş, kırmızı bir jaguardı.
Ondan beri kullanılan 27 maskottan bazıları yine hayvandı.
Ama 1996’daki Atlanta Olimpiyatları’nda organizatörler farklı bir şey denedi.
Atlanta Olimpiyat Komitesi, o dönemde yükselen teknolojiye atıfla, bilgisayar tarafından yaratılmış bir maskot kullandı, ancak Izzy adlı bu maskot tartışma yarattı.
Muhtemelen hafızalara en çok kazınan maskotsa, 1980 Moskova Olimpiyatları’nın maskotu ayı Misha’ydı.
Kapanış töreninde yüzlerce kişi bir mozaik oluşturmuş ve ortaya çıkan ağlayan Misha görüntüsü, atletlere gözyaşlarıyla hoşçakal demişti.
Peki Fransa’nın Frig şapkası da akıllara kazınan bu maskotlar arasına girebilecek mi?
Göreceğiz.
Bu maskot belki de herkese Fransız Devrimi’nin “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik” (Liberté, Égalité, Fraternité) sloganını hatırlatarak, kendine “en sevilen olimpiyat maskotları” arasında yer bulabilir.
]]>IĞDIR Valiliği, Büyük ve Küçük Ağrı Dağları’nda başta tırmanış olmak üzere yapılacak her türlü faaliyet için genel emir yayınladı. Faaliyet öncesi, faaliyet sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlerin madde madde sıralandığı genel emire uymayanlar hakkında cezai işlem uygulanacağı bildirildi. Valilik genel emrinde, tırmanış faaliyeti sırasında dağcılık sporları ile ilgili eğitim almış en az 1 kişi ve acil durumlarda ilk müdahaleyi yapacak temel ilk yardım belgesine sahip olan bir personel bulundurulmasının zorunlu olduğu bildirildi.
Yılın hemen her mevsiminde ulusal ve uluslararası düzeyde yüzlerce dağcının tırmanış yaptığı Ağrı Dağı’nda yaşanan kazalar sebebiyle Iğdır Valiliği, genel emir yayınladı. Büyük Ağrı Dağı ve Küçük Ağrı Dağı’nda yapılacak etkinlikler sırasında alınacak güvenlik tedbirlerine ilişkin yayınlanan genel emirde turizm ve spor amaçlı gelen yerli ve yabancı kişilerin, sporcuların ve grupların en az 2 kişi olması gerektiği bildirildi. Iğdır sınırlarında kalan Büyük Ağrı Dağı ve Küçük Ağrı dağı bölgesine gelecek kişi ve grupların mesai saatleri içerisinde Iğdır Milli Parklar Müdürlüğü ve Iğdır Valiliğine, mesai saatleri dışında ise Iğdır İl Jandarma Komutanlığına bildirimde bulunmaları istendi.
LİSANS SAHİBİ, VELİ/VASİ İZNİ
Faaliyetleri için ilgili birimlere bildirim yapacak olan grupların meydana gelebilecek kaza, kaybolma gibi acil durumlarda en kısa sürede 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşmaları istenen genel emirde şu hususlar yer aldı:
“Bölgelerde spor faaliyetlerinde yer alacak 18 yaş altı çocuklar ve reşit durumda olanlar, Sicil Lisans Yönetmeliğine göre alınmış lisans sahibi olmalı. Federasyon faaliyetleri dışında yapılacak günübirlik gezi, kamp ve kampsız yürüyüş etkinliklerinde yer alacak 18 yaş altı çocukların veli/vasileri yanında olacak, veli/vasisinin yanında olmayan çocukların mutlaka veli/vasi izin belgeleri olacak ve madde 4’de belirtilen birimlere teslim edilecek.
Faaliyet yürütecek gruplar içerisinde dağcılık sporları ile ilgili eğitim almış en az 1 kişi ve acil durumlarda ilk müdahaleyi yapacak temel ilk yardım belgesine sahip olan 1 personel bulundurulacaktır. Kamp yapacak sporcuların ve grupların kamp merkezinde en az 1 kişi bulundurularak faaliyet yapan sporcu ve grupların irtibat ve takibini yapacaktır. Bahsi geçen bölgelerde GSM hatları verimli olmayacağı için acil durumlarda telsiz, uydu telefonu, yer belirleme cihazı ve kış aylarında çığ arama ve vericisi cihazı gibi araç ve gereçler imkanlar dahilinde bulundurulacaktır.”
KİŞİSEL KURTARMA MALZEMELERİ ZORUNLU
Faaliyetler sırasında kişisel kurtarma malzemelerinin bulundurulması gerektiğinin belirtildiği genel emirde, “Genel emir kapsamı içerisinde bulunan bölgelerde faaliyet yapanlar, faaliyetin türü, zamanı, mevsim şartları, irtifasına göre standartlara uygun teçhizat teknik araçlar ve giyim kuşam malzemelerini bulunduracaktır. İfa edilecek faaliyetler esnasında acil durumlar için gerekli olabilecek ilk yardım malzemeleri ve kişisel kurtarma malzemeleri bulundurmak zorundadır. Yürütülecek faaliyet için valilik makamının meteorolojik uyarıları dikkate alınacaktır. Valilik, meteorolojik risklerin arttığını gördüğü anda tüm dağı veya belli bölgeleri tırmanışa kapatabilir veya devam eden faaliyetleri durdurabilir. Meteorolojik koşulların risk oluşturduğu zamanlarda yapılacak faaliyetler valilik özel iznine tabi olacaktır. Doğal yapı, orman, akarsu, nehir ve göller, çevre, jeolojik oluşumlar ve yaban hayatına zarar verecek faaliyetlerde bulunulmayacaktır” denildi.
Daha önceden belirlenmiş rotaların kullanılmasına özen gösterilmesi gerektiğinin bildirildiği genel emirde, rota dışında yapılacak faaliyetler için Iğdır Valiliği, Milli Parklar Müdürlüğü ve İl veya İlçe Jandarma Komutanlıklarına bilgi verilmesi istendi.
Turizm amaçlı gelen kişi ve gruplar da bildirimlerini Iğdır Milli Parklar Müdürlüğüne, Iğdır Valiliğine, mesai saatleri dışında ise İl veya İlçe Jandarma Komutanlıklarına bilgi verilmesi istenen genel emirde, Dağcılık Federasyonunun, spor kulüplerinin, STK veya grupların onaylanmış faaliyetleri kapsamında yapılacak etkinliğin yeri, amacı ve tarihi faaliyetten on gün önce resmi yazıyla, kafile listeleriyle birlikte ilgili makamlara bildirilmek üzere Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiği vurgulandı.
CEZAİ HÜKÜMLER
Iğdır Valiliği, genel emirlere uyulmaması halinde ceza verileceğini açıkladı. Yanlış ya da yanıltıcı ihbarda bulunanlar hakkında adli işlem yapılacağı belirtilerek, “Olası bir kaza durumunda yukarıdaki maddelerde belirtilen hususlara uyulmadığının, kaza geçirenlerin sağlık kuruluşundaki muayene bulguları ile ihbar içeriklerinin çelişkili olduğunun yanlış veya yanıltıcı ihbarda bulunulduğunun tespiti durumunda sorumlular hakkında gerekli idari ve adli işlem yapılacaktır. Genel emir kapsamı içerisindeki hususlara uymayan şahıs, firma vb. kişi veya kurumlara ait tutanaklar ilgili jandarma veya Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü yetkililerince tanzim edilecek, cezai işlemler mülki amir onayına sunulacaktır.”
]]>2024 Yaz Olimpiyatları yarın Paris’te başlıyor. 200’den fazla ülkenin katıldığı Olimpiyat Oyunları, jeopolitik boyutuyla da tarihe not düşülen küresel bir sahne görevi görüyor.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) oyunlara siyaset karıştırılmasına karşı çıksa, modern olimpiyatların kurucusu Pierre de Coubertin yarışların dünya barışını teşvik edeceğini savunsa da bu hedefler şimdilik uzak görünüyor.
Bu yılki oyunlar Avrupa ve Ortadoğu’daki çatışmaların gölgesinde düzenleniyor. Rusya Ukrayna işgali nedeniyle men edilirken İsrail’in Gazze operasyonu nedeniyle dışlanması çağrılarına kulak tıkanması IOC’ye eleştiri getiriyor.
Covid nedeniyle bir yıl ertelenerek 2021 de yapılan Tokyo 2020 Olimpiyatları pandemi tedbirleri nedeniyle seyircisiz oynanmış ve en ıssız olimpiyat oyunları olarak tarihe geçmişti.
Fransa ise oyunları Paris’in banliyöleri de dahil birçok bölgesine yayarak geniş kitlelere açımayı amaçlıyor. Ne var ki günler öncesinden başlayan sıkı güvenlik önlemleri kentte bir abluka havası yaratıyor.
2024 Olimpiyatları’nın öne çıkan temaları arasında ilk kez kadın ve erkek sporcu sayısının eşitlenmesi ve organizasyonun ekolojik etkilerini kısıtlama çabalarına öncelik verilmesi de bulunuyor.
Değişen siyasi koşullar ve toplumsal hassasiyetler ile uluslararası ilişkilerdeki krizlerin Olimpiyatlara yansıması ise ilk kez olmuyor. Paris’te açılan ve modern tarihi Olimpiyat sahnesi üzerinden okuyan bir sergi de bu gerçeği net şekilde gösteriyor.
Hitler’e yanıt 4 altın madalya
Palais de la Porte Dorée müzesindeki “Olimpizm: Bir Dünya Tarihi” sergisinde, 1896’da Atina’da yapılan ilk modern Olimpiyatlardan bugüne unutulmaz anların ve kritik jeopolitik gelişmelerin olimpiyat sahnesine yansımasına dair çarpıcı örnekler var.
Bunlardan biri, Nazi Almanyası’nda yapılan 1936 Berlin Olimpiyatları’nda 4 altın madalya kazanan Jesse Owens’ın oyunların yıldızı olması.
Owens tek bir Olimpiyatta atletizmde dört altın madalya kazanan ilk Amerikalı oldu ve bu rekoru tam 48 sene elinde tuttu. Serginin küratörleri, Owens’in “Nazilerin ırksal üstünlük fikirleriyle alay ettiği” notunu düşüyor.
Ziyaretçilerin önünde en fazla zaman geçirdiği enstalasyonlardan biri de, 1968’de Mexico City’de 200 metre koşusunda madalyalarını alırken siyah eldivenler giyip yumruklarını kaldırarak ABD’deki ayrımcılığa karşı mesaj veren Tommie Smith ve John Carlos’un görüntüsü.
ABD’li siyah iki sporcunun “Siyah Güç Selamı” olarak anılan bu jesti o dönem Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından kınanmalarına ve ulusal takımdan uzaklaştırılmalarına yol açmıştı.
Kanada’da düzenlenen 1976 yaz oyunlarında 14 yaşındaki Romanyalı atlet Nadia Comaneci, Olimpiyat tarihinde 10 tam puan alan ilk jimnastikçi olmuştu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu anı, “Puan tablosu bile ne yapacağını bilmiyordu: 10.00 sayısını göstermek için gereken dört rakamı gösteremiyordu çünkü kimse bunun mümkün olduğunu düşünmemişti” diye aktarıyor.
Paris’teki serginin küratörleri de Comaneci’nin bu unutulmaz zaferiyle “Doğu Bloku’nun sportif gücünün sembolü olduğunu” vurguluyor.
Bir başka tarihi an, 1972 Münih Olimpiyatları’nda Filistinli Kara Eylül örgütünün İsrailli atletlere saldırı düzenleyerek 11’ini öldürmesiydi. Bu yılki Olimpiyatlarda İsrailli sporcular 24 saat özel polis ve jandarma güçleri tarafından korunacak.
Dünya Savaşları molası
1912 Stockholm Olimpiyatları ilk kez beş kıtadan sporcuların katıldığı oyunlar olmuş, bu 5 kıtayı sembolize eden birbirine bağlı 5 halkanın yer aldığı Olimpiyat bayrağı ise ilk kez 1920’de Belçika’nın Antwerp kentinde yapılan Olimpiyatlarda dalgalanmıştı.
1916, 1940 ve 1944 olimpiyatları Birinci ve İkindi Dünya Savaşları nedeniyle yapılamamıştı.
Türkiye Cumhuiryeti ilk kez 1924 Paris Olimpiyatları’na, 41 sporcu ile katıldı. Osmanlı devletini oyunlarda ilk temsil eden ise 1908 Londra Olimpiyatları’nda jimnastik dalında yarışan Aleko Mulos oldu.
Birinci Dünya Savaşı sonrası ilk oyunlar 1920’de Antwerp’te yapılırken Osmanlı, Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan “1. Dünya Savaşı’nı çıkaran ülkeler” oldukları gerekçesiyle davet edilmedi.
İlk kadın sporculardan bugüne
1900’de Paris’te ilk kez 22 kadın atlet Olimpiyat Oyunları’na katılmıştı. O dönem kadınlar yalnızca, tenis, yelken, kroket, binicilik ve golf olmak üzere 5 kategoride yarışabiliyordu.
1900’de kadın sporcuların oranı yüzde 2’de kalmıştı. 40 yıl önce Los Angeles’ta düzenlenen Olimpiyatlarda yüzde 23 olan bu oran 2020 Tokyo oyunlarında yüzde 48’e çıktı. Bugünse 2024 Olimpiyatlarında 5 bin 250 kadın atlet yarışacak, tarihte ilk kez kadın-erkek sporcu sayısı eşit olacak.
2024 Paris Olimpiyatları’nda da altı çizilen ekolojik sorumluluk, ilk kez 2012 Londra Olimpiyatları’nda gündeme gelmişti. Fransız organizatörler bu senekinin, en düşük karbon ayak izine sahip, ‘en yeşil’ Olimpiyatlar olacağını iddia ediyor.
Paris’te 8 Eylül’e kadar sürecek “Olimpizm: Bir Dünya Tarihi” sergisi, ‘Modern Olimpiyatların doğuşu’ (1895-1916), ‘Rakip milliyetçiliklerin çağı’ (1916-1944), ‘Soğuk Savaş’ın başlangıcı ve sömürgecilikten kurtulma’ (1944-1968), ‘Çok kutuplu bir dünyanın ortaya çıkışı’ (1968-1988), ‘Yeni bir Olimpiyat yüzyılının doğuşu’ (1988-2008) ve ‘Olimpiyatların modern dünyaya uyumu ve geleceği’ (2008-2024) başlıklarına odaklanıyor.
Sergide, “Stadyumlar sadece bir spor sahası değil, aynı zamanda toplumlarımızın geleceğine dair birbiriyle yarışan vizyonların tüm dünyanın görebileceği şekilde hayata geçirildiği bir platformdur” deniliyor. 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları da spor müsabakalarının yanı sıra bu açıdan da merakla bekleniyor.
]]>Yeni sezon hazırlıklarını Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde gerçekleştiren 1’inci Lig takımlarından MKE Ankaragücü, ilk hazırlık maçında Kayserispor’u 3-1 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Cihat Arslan, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Güzel bir maç olduğunu ifade eden Cihat Arslan, “Kayserispor’a teşekkür ediyoruz. Bizi çok iyi ağırladılar. Güzel ve centilmence bir maç oldu. Sadece son dakika bir gerginlik yaşandı. O da yorgunlukla bunlar futbolun içinde olabilecek şeyler. Tabii ki güçlü ve önemli bir kadromuz var. İlk defa bir hazırlık maçı oynadık. Daha önce ufak bir aksaklık olmuştu. Geniş alanda ve maç atmosferinde oyuncularımızı değerlendirmek istedik. Geçen sene televizyondan gördüğümüz oyuncularla kamp yaptık. Bu hazırlık maçında bize bir done oldu. Hem genç oyuncular, hem giren oyuncular, hangi mevkilerde eksik var, hangi mevkilerin daha fazla tamamlanması lazım? Bizim çok güçlü bir taraftar grubumuz var. Tabii ki onlara karşı da sorumluluklarımız var. Mahcup olmamamız gerekiyor. Şampiyonluk yolunda da hiç hata yapmamamız gerekiyor. O yüzden fiziksel olarak da kendimize göre birkaç eksiklik gördük. Oyun anlamında da eksiklik gördük. Biz daha çok teknik direktörler bu dönemde eksiklik üstünden gidiyoruz. Bu hazırlık maçı yani kaybetsek de bize bir şey ifade etmeyecek. Kayserispor’a başarılar diliyorum” diye konuştu.
“BİR STOPER BİR SANTRAFOR İSTİYORUZ”
Tecrübeli Teknik Direktör Cihat Arslan açıklamasının devamında, “Mujakic de çok değerliydi. Radakovic de gitti ama Mujakic en önemli oyunculardan bir tanesiydi. Transfer döneminde bazı oyuncuları farklı mevkilerde oynatmak zorunda kaldık. Bu biraz da mecburiyetten kaynaklandı. Bajic’in yani santrfor pozisyonunda da eksiğimiz var. Muhakkak onu destekleyici tamamlayıcı oyuncu gerekiyor. Onun için yönetim kurulumuz çalışıyor, Seyit İçgül çalışıyor. Hiç hata yapmadan ilerlememiz gerekiyor. Bajic’i destekleyecek bir santrafor ve rekabeti artıracak bir stopere ihtiyacımız var. İki oyuncudan fazlasını da istemiyoruz. Yeterli görüyoruz. Tolga tabii ki bizde yüzde 100 kalıyor, kendisiyle konuştuk. Efkan’ın hala bir soru işaretleri var. Efkan kalırsa tabii bizim için çok değerli olur. Yerli opsiyonda Efkan, Süper Lig’in bile en değerli 10 ve 8 numaralarından bir tanesi. İkisi de kalırsa çok mutlu oluruz” şeklinde konuştu.
Sezonun ilk maçında Şanlıurfaspor ile karşılaşacaklarının hatırlatılması üzerine ise Cihat Arslan, “Geçen sene kümede kalsın diye dua ettiğimiz, çalıştığımız takım. Bu sene bize rakip oluyor. Bu rekabet güzel bir şey. Centilmence olduktan sonra herkes herkesle karşılaşır. Ben 2002 yılında Kayserispor’da oynadım. Bugün 22 yıl sonra burada maç yapabiliyoruz. Onun için kimseyi yanlış yapmamak lazım. Amacımız bu ama Ankaragücü’nü de şampiyon yapmamız lazım” diye belirtti.
]]>Denizli Büyükşehir düzenlediği kampta gençleri bilim, spor, kültür ve eğlenceyle buluşturdu
DENİZLİ – Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, lise öğrencilerine özel düzenledikleri Matematik, Fizik ve Satranç Gençlik Kampı’nda gençlerle buluştu. Gün boyu bilim, spor, kültür ve eğlencenin tadını çıkartan gençlerle birlikte halay çekip oyun havasında oynayan Başkan Çavuşoğlu, “Beyinleri başka yerlere göç etmesini istemediğimiz bir gençlik bir hayalimiz var” dedi.
Denizli Büyükşehir Belediyesinin gençleri bilim, spor, kültür ve eğlenceyle buluşturduğu “Matematik, Fizik ve Satranç Gençlik Kampı” başladı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, yaklaşık 1200 metre rakımdaki Cankurtaran Mesireliği’nde doğayla iç içe bulunan, yenilenen kamp alanını ziyaret ederek gençlerle buluştu. Burada öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılanan Başkan Çavuşoğlu’na bürokratları da eşlik etti. Lise öğrencilerinin matematik ve fizik alanlarında ufuklarını geliştirmek, bunun yanında yaz tatillerini eğlenceli ve verimli bir şekilde geçirmeleri sağlamak amacıyla düzenledikleri kampta gençlerle masa tenisi oynayan Başkan Çavuşoğlu, Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı sanatçılarının verdiği müzik ziyafetini hep birlikte dinledi. Gençlerle bir süre sohbet eden Başkan Çavuşoğlu ve beraberindekiler müzisyenlerin çaldığı oyun havası karşısında öğrencileri kırmayarak piste çıktı. Renkli görüntülere sahne olan kampta hep birlikte oyun oynayıp halay çeken Başkan Çavuşoğlu, gençlerle eğlenceli ve keyifli bir zaman geçirdi.
Mutlu bir Denizli
Başkan Çavuşoğlu, burada yaptığı konuşmada, kampa katılan gençlere teşekkür ederek, “Sizin gibi hayata pozitif bakmayı seven, bilimle, sanatla iç içe yaşamak isteyen gençlerimizin mutlu olabileceği bir Denizli inşa etme hayaliyle yola çıktık. Bugün en azından bu kamp ile beraber Denizli’de bir ilki daha başarıp hep beraber keyifli bir süreci yönetmek istiyoruz. Tabii burada fizik var, matematik var, satranç var, eğlence de var. Hem sosyalleşmek hem de bir arada yaşayabilme kültürünü de paylaşabilme anlamında böyle bir yolculuğa çıktık” dedi. Gençlerin kendilerini mutlu hissettiği bir Denizli hayalleri olduğunu vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, “Kendileri burada, beyinleri başka yerlere göç etmesini istemediğimiz bir gençlik bir hayalimiz var. Bütün bu hayalleri gerçekleştirme noktasında da hep beraber bunu başaracağımıza inanıyoruz. Size çok görev düşüyor, çünkü gelecek sizsiniz” dedi.
“Gençler olmadan hayalimizi gerçekleştirmemiz mümkün değil”
Atatürk’ün geleceği gençlere emanet ettiğine dikkati çeken Başkan Çavuşoğlu, “Ben’ değil ‘biz’ diyebilen insanlardan olacağınıza inancımız tam. Çünkü gerçekten bu ülkenin kuruluş ve kurtuluş mücadelesini veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, ‘ben ne olurum’ demiş olsalardı, hiçbiri Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda, Dumlupınar’da ölümün üstüne gülerek gitmezlerdi. Onların hayalleri ve gelecekle ilgili kaygıları ‘ben’ değil ‘biz’ olabilmekti. O günün şartlarında yaşayanlar değil, bundan sonra da bu ülkede yaşayacak insanların mutlu, huzurlu ve özgür bir ülkede yaşama hayalleri idi. Biz sizden ancak bunu isteyebiliriz. Gemisini kurtaranın kaptan olduğu değil, hep beraber kurtulduğumuz da mutlu olduğumuz bir Türkiye hayalimiz var. Bu hayali sizler olmadan gerçekleştirmemiz mümkün değil. Bu hayalimizin içerisinde sizler olmazsanız, sizler inanmazsanız, bizler bunu başaramayız” ifadelerini kullandı.
Yeni dönem kayıtlar devam ediyor
Bilim, spor, kültür ve eğlencenin bir arada olduğu, her anı dolu dolu geçen kampın yeni dönem kayıtlarının Denizli Belediyesi internet sitesi üzerinden kayıtlar devam ediyor. Kamp kapsamında gençler beş gün boyunca kendileri için hazırlanan farklı etkinliklerin tadını çıkartıyor. Verimli bir tatil geçirmelerinin yanında, gençlerin matematik ve fizik alanlarında ufuklarını geliştirmenin hedeflendiği kampta söyleşi, araştırma toplantıları, resital, gökbilim ve gökyüzü gözlem, oryantiring, drama, tiyatro, spor, resim, karikatür ve sinema gibi etkinlikler de düzenleniyor. Uzman öğretmenler ile Harvard Üniversitesi ve ODTÜ’de eğitim gören gençler özellikle matematik ve fizik alanlarında nasıl başarılı olduklarını anlatarak gençlerle deneyimlerini paylaşıyor.
]]>Milli voleybolcu Ebrar Karakurt’un hedefi madalya kürsüsünde olmak
“İlk 3’te olmak yeterli olacak”
“Beklentiyi yukarıya çekenler de aslında bizleriz”
“Küçük kız çocuklarının idolü olmak benim için çok gurur verici bir şey”
Metin ARSLANCAN – Olgucan KALKAN/ İSTANBUL, – A Milli Kadın Voleybol Takımı oyuncularından Ebrar Karakurt, “Altın tabii ki çok güzel bir hedef ama bizim için ilk 3’te olmak yeterli olacaktır. Dünya sporunun zirvesinde olimpiyatlar gibi bir arenada ilk 3’te yer alacağımızı hayal etmek en güzel rüyadan bile daha keyifli” dedi.
Ay-yıldızlılar, 26 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Paris 2024 Yaz Olimpiyatları Oyunları’nda tarihinde üçüncü kez mücadele edecek. Rusya Ligi takımlarından Lokomotiv Kaliningrad formasını giyen 24 yaşındaki milli voleybolcu, Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
İyi bir olimpiyat geçirmek istediklerini söyleyen başarılı pasör çaprazı, “Rusya benim için çok güzel geçti, çok mutlu olduğum, keyifli zaman geçirdiğim ve iyi voleybol oynadığım bir kulüp sezonundan çıktım. Bunun motivasyonuyla buraya geldim. Milletler Ligi’nde çeyrek finalde elendiğimiz için gerçekten üzgünüz. İstediğimiz oyunu sahaya yansıtamadık. Ama her şeyin bir telafisi olduğuna inanıyorum. Bu yüzden o mağlubiyetten ders çıkarıp, eksiklerimizi görüp, yolumuza kampımızla devam ettik. Çok keyifli bir kamp süreci geçirdiğimizi düşünüyorum. Arkadaşlarımla çok keyif aldık, antrenmanlarda çok sıkı çalıştık. Hep birlikte hayallerimizi gerçekleştirmek için yola çıkıyoruz. Umarım iyi bir olimpiyat geçiririz. Umarım halkımızı gururlandırabiliriz ve kupayla, madalyayla buraya dönmek nasip olur” ifadelerini kullandı.
“İLK 3’TE OLMAK YETERLİ OLACAK”
Geçen sene elde edilen başarılardan dolayı kendilerinden beklentinin yüksek olduğuna dikkati çeken Ebrar, “Bu beklentiyle başa çıkmaya çalışıyoruz. Altın tabii ki çok güzel bir hedef ama bizim için ilk 3’te olmak yeterli olacaktır. Gönül ister ki tabii ki altın madalyayı alalım ve buna zaten talip olduğumuzu düşünüyorum. Çok kaliteli bir ekip olduğumuzu düşünüyorum. Ama altın olmasa da kürsüde olmak bizler için çok yeterli olacaktır. Dünya sporunun zirvesinde olimpiyatlar gibi bir arenada ilk 3’te yer alacağımızı hayal etmek bile en güzel rüyadan daha keyifli. Umarım bunu gerçekleştirebiliriz” şeklinde konuştu.
“BASKI HİSSETMİYORUZ DİYEMEM”
Ebrar Karakurt, sözlerine şöyle devam etti:
“Tabii ki verdiğimiz röportajlarda bile herkesin bizden altın madalya almamız yönünde bir beklentileri var. Kürsüde olmamıza dair beklentiler var. Bu beklentiyi yukarıya çekenler de aslında bizleriz. Beklentinin yukarıda olmasından da çok mutluyum. Tabii de baskı hissetmiyoruz diyemem ama bu baskıyı hissetmekle de alakalı da bir problemimiz yok. Önemli olan dışarıdan baskılara karşı takım halinde nasıl reaksiyon verebildiğimiz. Bu baskının üstünden gelmek için de takım halinde birlik olup, iyi olup, sahada en iyimizi ortaya koyduktan sonra baskıyı çok kolay şekilde atlatacağımızı düşünüyorum.”
“KÜÇÜK KIZ ÇOCUKLARININ İDOLÜ OLMAK ÇOK GURUR VERİCİ”
Ebrar Karakurt, birçok genç voleybolcunun kendisini örnek alması ile ilgili ise, “Gerçekten voleybol ülkesi olduğumuzu, kız çocuklarının bizi idolü olarak gördüğünü canı gönülden hissedebiliyoruz. Onlara sevgileri için çok teşekkür ediyorum. Gelecek kariyerlerine dair onlara bir tavsiye vermem gerekiyorsa onlara spor hayatlarında başarılar diliyorum. İnşallah her şey istedikleri gibi olur. Küçük kız çocuklarının idolü olmak benim için çok gurur verici bir şey” değerlendirmesinde bulundu.
MİLLİLERİN MAÇ PROGRAMI
Paris 2024 Yaz Olimpiyatları Oyunları’nda “Filenin Sultanları”, C Grubu’nda Hollanda, Dominik Cumhuriyeti ve İtalya ile karşılaşacak. A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın grup aşamasındaki maç programı şöyle:
29 Temmuz Pazartesi:
10.00 Türkiye-Hollanda
1 Ağustos Perşembe:
10.00 Türkiye-Dominik Cumhuriyeti
4 Ağustos Pazar:
10.00 Türkiye-İtalya
]]>
Raif Özel: Halter Federasyonu başkanlığına adaylığımı koyuyorum
Ercan ATA – Mikail KARAMAN/ ANKARA, – Ankara ASKİ Spor Kulübü halter teknik direktörlük görevine devam eden eski milli takım teknik direktörü Raif Özel, “Halterde doping cezaları nedeniyle 2012 yılından bu yana yaşanan olayların sancılarını hala çekiyoruz. Halterin içine düştüğü bu pozisyondan kurtulabilmesi, daha verimli bir çalışma daha yüksek bir motivasyon oluşabilmesi düşüncesiyle Kasım ayında yapılacak seçimler için Halter Federasyonu başkanlığına adaylığımı koyuyorum” dedi.
Türkiye Halter Federasyonu başkanlığına aday olan eski milli takım teknik direktörü Raif Özel, 26 Temmuz 11 Ağustos 2024 tarihleri arasında düzenlenecek olan Paris Yaz Olimpiyat Oyunları’nda halter branşında Türkiye’yi tek sporcuyla temsil edilecek olmasının önemli, fakat yetersiz olduğunu belirterek, “Şu anda Türkiye’de halterin en büyük sorunlarından bir tanesi motivasyon eksikliği. 1988 yılında Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye gelmesiyle bir çalışma, bir antrenman motivasyonu oluşmuştu. Türk halteri ondan sonraki süreçler içerisinde birçok başarılı sporcu yetiştirdi. Bariz bir motivasyon eksikliği var. Bunun yanı sıra illerimizde sporcu yetiştirme merkezlerinin verimli şekilde çalışmasıyla Türkiye’de bir halter çalışma sistemi ortaya konması gerekiyor. Bu çalışma sistemine bağlı olarak da minimum 5 ila 8 sene içerisinde tekrar bu yapının ortaya çıkabileceğine, bu düzeyde olimpik düzeyde haltercilerin tekrar halter sahnesine çıkabileceğine inanıyorum” diye konuştu.
“DOPİNGİN SANCILARINI TAŞIYORUZ”
Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu’dan sonra pik yapan halter sporunun sonraki süreçler içerisinde duraklama ve gerileme dönemi içerisine girdiğini ifade eden Özel, “Son dönemlerde olimpiyatlara 1 sporcuyla katılacağız. Maalesef hiçbir kadın sporcuyla katılamıyoruz. Halterin içine düştüğü bu pozisyondan kurtulabilmesi, daha verimli bir çalışma daha yüksek bir motivasyon oluşabilmesi düşüncesiyle Kasım ayında yapılacak seçimler için Halter Federasyonu başkanlığına adaylığımı koyuyorum. Ülkemizde Uluslararası Halter Federasyonu 3 yıl uluslararası yarışmalarda doping çıktığı zaman bize ceza getiriyor. Aynı zamanda genel olarak olimpik halter anlamında düşündüğümüz zaman bu yaşanan olayların olimpiyatlardan halterin çıkarılması düşüncesini biraz daha yaygınlaştırdı. 2028 Olimpiyatları için bu sorun ortadan kalkmış olsa da ülkemizde zaman zaman yaşanan fevri olayların ve hala dopingin sancılarını taşıyoruz” dedi.
“HALTERE DESTEK YETERSİZ”
Türkiye’deki müessese kulüplerinin haltere yeterince ilgi göstermediğini söyleyen Özel, haltere ekonomik desteğin de yetersiz kaldığını belirterek, “Ankara’da ASKİ Spor Kulübü’nün destekleri söz konusu. Ben de bu kulüpte aşağı yukarı 30 yıla yakın zamanda antrenörlük yapıyorum. 24 kez gençler, 24 kez de büyükler kulüpler Türkiye şampiyonluğu elde ettim. Bu zaten kırılması güç bir rekor. Şu anda da yine bu kampüs içerisinde olimpik halter düzeyinde tesisin altyapı çalışmaları bitti. Hatta meclisten onay da çıktı. Çok yakında bu tesisin içerisinde olimpik düzeyde bir halter salonunun inşaatına başlayacağız. Bunun da bir takım temelleri atıldı. Amacım burada önce tesisleşmeyi geliştirmek, daha sonra antrenör eğitimi ve sporcuların daha üst düzeyde, olimpik düzeyde hazırlık yapabilecekleri ortamların sağlanması. Ayrıca üst düzeyde bir antrenman sistemini geliştirmek. Bu konuda da altyapının hazır olduğunu söyleyebilirim. Aşağı yukarı 42 yıldır Ankara Üniversitesi Spor bilimleri Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktayım. Bu üniversitede halter ihtisas, halter seçmeli ders gibi derslere giriyorum. Dolayısıyla halter bütün günümü işgal ediyor. Sporun her aşamasını aslında gerek sporcu, gerek antrenör ve bilim adamlığı açısından bu konuda kendimi çoktan donanımlı olduğumu hissediyorum” ifadelerinde bulundu.
Paris Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil edecek tek erkek sporcu Muhammet Furkan Özbek’in ASKİ Spor altyapısından yetiştiğini vurgulayan Özel, konuşmasına şöyle devam etti;
“ASKİ Spor Kulübü bünyesinde çok vasıflı sporcuların istihdamını sağlıyoruz. Bunların spor yaşamlarının içerisinde bunlara maddi manevi her türlü desteği sağlıyoruz. Dolayısıyla Türkiye’deki hemen hemen bu zamana kadar gelmiş geçmiş 30 yıla aşkın bir zaman içerisinde Türkiye spor yönetiminde yer alan antrenörlerin bir çoğu ASKİ Spor’un bünyesinden geçerek Türk sporunu hizmet etmektedir. Dolayısıyla bu kulübü biz bir okul olarak düşünebiliriz. Müessese kulüp olmasına rağmen, çok geniş anlamda hizmetler verebiliyoruz. Tesis, malzeme ve antrenör konusunda da bu hizmetlerimizi devam ettireceğiz.”
]]>İZMİR’de yaşayan Bilal Güler (44) ve Arzu Özkan Güler (48) çifti, Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan 4 bin 135 metrelik Cilo Dağı’nın Reşko Zirvesi’ne teknik ekipman kullanmadan tırmandı. Başta Avrupa olmak üzere dünyadaki önemli zirvelere tırmanışlar yapmayı hedeflediklerini dile getiren Bilal Güler, “Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz” dedi.
İzmir’de yaşayan özel sağlık sektörü çalışanları Bilal Güler ve Arzu Özkan Güler çifti, uzun yıllar tekvando branşında spor yaptıktan sonra antrenörü oldukları gençlere yol gösterdi. Bir süre tekvandoya ara veren çift, bu kez doğa yürüyüşü yapmaya başladı. Çiftin dağcılık sevgisi, zamanla tutkuya dönüştü. 2018 yılında dağcılık kulübü kuran çift, çok sayıda zirveye tırmandı. Son olarak ekip 14 Temmuz’da Türkiye’nin en yüksek ikinci zirvesi olan Hakkari’deki 4 bin 135 metre yüksekliğindeki Cilo Dağı’nın Reşko Zirvesi’ne ekipmansız tırmanmak için yola çıktı. Ekip, ilk olarak 2 bin metre yükseklikteki Serpel Yaylası’ndan 20 kiloluk kamp yükü ile bin metre irtifa alarak kamp alanına vardı. Saat 04.30’da zirve yürüyüşüne başlayan ekip, yer yer kar ve buz kayalarının bulunduğu bölgede 7 saatlik tırmanış gerçekleştirdi. Güler çifti, kurdukları dağcılık kulübüyle başta Avrupa olmak üzere dünyadaki önemli zirvelere tırmanışlar yapmayı hedefliyor.
‘HİÇBİR BÖLGESİNDE, HİÇBİR GEÇİŞİNDE TEKNİK MALZEME KULLANMADIK’
Tekvando eğitimi almak için 2003 yılında Fransa’ya gittiğini belirten Bilal Güler, dağcılıkla ilgilenmeye burada başladığını dile getirdi. Aynı zamanda 2’nci kademe tekvando antrenörü de olan Güler, “Avrupa’da uygulanan bir kural gereği farklı branşta eğitim alırken dağcılık yapmaya başladım. Dağcılığa ilk adımı İspanya’da gittiğim bir kanyonda attım. 2003 yılında kanyon geçişi ve dağ tırmanışıyla teknik iniş ve çıkışlarla başladım. Türkiye’ye döndüğümde tırmanış yapmak için spor kulübü bulup, lisans çıkardık. O kulüple beraber doğa yürüyüşüyle başladık ve kanyon geçişi, rafting, dağ tırmanışları, zirve tırmanışları, kampçılık yaparken 2018 yılında İzmir Ekstrem Dağcılık Kulübü’nü kurduk. Bu grupla motosiklet tutkumuz da var. Motosikletle zirvelere, dağlara ve kamplara gidiyoruz. Türkiye turlarında çıkıyoruz. Son olarak 8 kişilik ekip 11- 15 Temmuz arasında Hakkari- Yüksekova’da Reşko Tırmanışı için yola çıktık, tırmanışı 6 kişi olarak tamamladık. Tırmanış yaklaşık 7 saat sürerken, inişimiz 4,5 saat sürdü. Dağın hiçbir bölgesinde, hiçbir geçişinde de teknik malzeme kullanmadık” diye konuştu.
‘BAYRAĞIMIZI YURT DIŞINDAKİ ZİRVELERDE DALGALANDIRMAK İSTİYORUZ’
Türkiye’nin birçok dağına tırmandığını ve birçok zirvesine dokunduğunu söyleyen Bilal Güler, “Teknik tırmanışları başarıyla tamamladık. Biraz da Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz. Bunun dışında dünyanın çatısı dediğimiz Everest, Manaslu benzeri dağlara, 8 bin, 7 bin üzeri dağlarda Türk bayrağını dalgalandırmak istiyoruz. Bir sponsor bulabilirsek tek kişi veya iki kişi olarak bu faaliyeti, bu etkinliği yapmak istiyoruz” dedi.
‘BU TEMPO BİZİ DİNÇ TUTUYOR’
Dağcılık tutkusunun eşinin sayesinde oluştuğunu belirten Arzu Özkan Güler ise doğa yürüyüşleri, kanyon geçişleri ve zirveye tırmanmanın çok keyifli olduğunu ve bu durumun mutluluk verdiğini ifade etti. Güler, “Adrenalin dolu ve zorluk seviyesi yüksek bir alan. Bu nedenle zamanla daha fazla ilgimizi çekti ve daha çok faaliyet göstermeye başladık. Evlilik, iş hayatı ve dağcılık bir arada yorucu ve tempolu ama bizim de hayat biçimimiz bu. Genelde zor olan şeyleri tercih ediyoruz ve bu da bize güç veriyor. Tempolu ama bu tempo bizi dinç tutuyor. Kendimizi daha iyi hissediyoruz” diye konuştu.
Küçük yaşlardan itibaren sporla ilgilendiğini, 13 yaşında ise tekvandoya başladığını dile getiren Arzu Güler, tekvandoda sporculuk ve antrenörlük dönemleri olduğunu da söyleyerek, “Türkiye şampiyonluklarım, dünya 5’inciliğim var, milli de oldum. Eşimin de bu alanda şampiyonlukları var. Sanırım ikimiz de dağcılığı tekvando gibi bir mücadele sporu olduğu için sevdik. Motor kullanırken hissettiğimiz adrenalin duygusunu dağa tırmanırken de hissediyoruz. Türkiye’de çok dağa tırmandık. Birkaç yere tırmanmayı daha istiyoruz ama aynı zamanda bayrağımızı yurt dışında dalgalandırmak istiyoruz. Hedeflerimiz, planlarımız var” ifadelerini kullandı.
]]>VAN’daki olimpik yüzme havuzunda, farklı okullarda okuyan 6-12 yaş grubu bin 500 öğrenciye, yaz mevsimi boyunca ücretsiz yüzme eğitimi veriliyor. 7 yıldır yüzme kursuna gelen 8’inci sınıf öğrencisi Muhammed Safa Göloğlu ile 10’uncu sınıf öğrencisi Arda Kapağan, Türkiye şampiyonluğunun ardından şimdi de milli takım seçmelerine hazırlanıyor. Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu Sorumlusu Ayhan Tekçe, “Amacımız sadece yüzmeyi öğretmek değil, aynı zamanda şampiyon sporcular da yetiştiriyoruz” dedi.
Merkez İpekyolu ilçesi Seyit Fehim Arvasi Mahallesi’nde, 2012 yılında hizmete açılan, 50 metre uzunluğu, 25 metre genişliği, 3 metre derinliği ve 2,5 metrelik 10 kulvarı bulunan olimpik yüzme havuzunda, yaz boyu farklı okullardan öğrencilere yüzme eğitimi veriliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Yüzme bilmeyen kalmasın’ projesi kapsamında bu yıl yaz mevsimi boyunca 6-12 yaş grubu arası bin 500 öğrenciye yüzme eğitimi verilecek. 40’a yakın antrenör ve cankurtaran eşliğinde, farklı yaş kategorilerindeki öğrenciler, haftanın 5 günü yüzme kursundan faydalanıyor. 12 yıldır hizmet veren olimpik kapalı yüzme havuzuna gelen birçok öğrenci ise kısa sürede kendilerini geliştirerek yapılan yüzme yarışmalarında büyük başarılar elde etti.
7 yıldır yüzme kurslarına gelen TEV-İfakat Yavuz Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi Muhammed Safa Göloğlu da geçen yıl Giresun’da yapılan Yüzme Türkiye Şampiyonası’nda 50 metre kelebekte Türkiye birincisi oldu. Atatürk Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi Arda Kapağan ise bu yıl yapılan okullar arası Triatlon Şampiyonası’nda yüzme, koşu ve bisiklet yarışmasında Türkiye birincisi olarak başarıya imza attı.
‘ÜLKEMİZİ ULUSLARARASI YARIŞMALARDA TEMSİL ETMEK İÇİN YOĞUN ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUM’
Yüzmeyi olimpik yüzme havuzunda öğrendiğini söyleyen Türkiye şampiyonu Göloğlu, “Buradaki antrenörlerim sayesinde yüzmeyi öğrendim ve kısa sürede kendimi geliştirerek yarışmalara hazırlandım. Geçen yıl Giresun’da yapılan yüzme şampiyonasında 50 metre kelebekte Türkiye birincisi oldum. Şu an milli takım seçmelerine hazırlanıyorum. Hedefim milli takıma seçilip, ülkemizi uluslararası yüzme yarışmalarında temsil etmek. Bunun için yoğun bir çalışma yürütüyorum. Bu konuda bana destek veren yetkililere teşekkür ediyorum” dedi.
Bu yıl yapılan okullar arası triatlonş şampiyonasında yüzme, koşu ve bisiklet yarışmasında Türkiye birincisi olan Arda Kapağan ise tek hedefinin milli takım seçmelerine katılmak olduğunu, bunun için de yoğun bir çalışma yaptığını söyledi.
’70 ÖZEL SPORCUYA DA YÜZME KURSU VERİYORUZ’
Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu Sorumlusu Ayhan Tekçe ise yaz mevsimi boyunca bin 500’e yakın öğrenciye ücretsiz yüzme eğitimi verildiğini belirterek, “Bakanlığımızın ‘Yüzme bilmeyen kalmasın’ projesi kapsamında çocuklarımıza yüzmeyi öğretiyoruz. Amacımız sadece yüzmeyi öğretmek değil, aynı zamanda şampiyon sporcular da yetiştiriyoruz. Şu anda milli takım seçmelerine hazırlanan Türkiye şampiyonu sporcularımız da var. Bu yıl ayrıca 70 özel sporcuya da yüzme kursu veriyoruz. Amacımız sokaklarda oynayan çocukları spora kazandırmak. Burada fitness ve jimnastik kursları da veriyoruz. Bu konuda bize desteklerini esirgemeyen sayın valimiz başta olmak üzere il ve ilçe gençlik spor müdürlerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
]]>AĞRI Dağı’na zirve tırmanışı yaparken 5 bin metrede olumsuz hava koşulları nedeniyle ikiz çocukları Siirin ve Milan (21) Karahalil ile inişe geçen ve geçirdiği kazada ayağı 3 yerden kırılan Hollandalı turist Usseb Karahalil, Erzurum’da özel bir hastanede tedaviye alındı. Usseb Karahalil, birlikte tırmanış yaptığı grupta olan Muhammed Halim Dağlı ve Dilek Gökbulak’ın hayatını kaybettiğini öğrenince büyük üzüntü yaşadığını belirterek, “Onların hayatını kaybettiğini duyunca çocuklarım ve benim gözümüz yaşla doldu, içimiz yandı” dedi.
Hollanda’da yaşayan Usseb Karahalil, ikiz çocukları Siirin ve Milan ile Ağrı Dağı’na tırmanmak için Doğubayazıt’a geldi. Çeşitli kentlerden gelen 4 kişinin katılımıyla rehber eşliğinde 18 Temmuz’da dağa tırmanışa başlayan Usseb Karahalil ve çocukları 3 bin 200 metredeki kampa ulaştı. Keyifli bir tırmanışın ardından burada mola veren grup, ertesi gün 4 bin 200 rakımdaki kamp yerine vardı. Rahatsızlanan bir dağcının ayrılmasıyla sayıları 6’ya düşen grup, zorlu hava şartlarına rağmen tırmanışa devam etti.
5 BİN METREDE OLUMSUZ HAVA KOŞULLARI NEDENİYLE GERİ DÖNDÜ
Cumartesi sabahı 5 bin metreye çıkan grubun rehberi hava şartlarının kötü olduğunu belirterek zirve yapmanın riskli olacağını bildirmesi üzerine Usseb Karahalil, çocuklarıyla birlikte geri dönme kararı aldı. Rehber eşliğinde inişe geçen Usseb Karahalil ve ikiz çocukları, bu sırada grupta bulunan dağcılardan Muhammed Halim Dağlı ve Dilek Gökbulak’ın dağda kaybolduğunu öğrenince rehberi onları bulması için geri gönderdi. Çocuklarıyla inişe devam eden Usseb Karahalil, bastığı küçük bir taşın kayması sonucu düşerek sol ayağı diz altında 3 ayrı yerden kırıldı. Dağdan indirilen Usseb Karahalil, Doğubayazıt Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalenin ardından Erzurum’daki özel hastaneye getirildi.
İÇİMİZ YANDI
Hastanede tedavisi devam eden Usseb Karahalil, Hollanda’dan çocuklarıyla zirve yapmak amacıyla Ağrı’ya geldiklerini belirterek, “18 Temmuz’da neşeli olarak başladığımız tırmanışımız çok iyi gidiyordu. 4 bin 200 metrede yağmur etkiliydi. Tırmanışa devam ederek 5 bin metreye ulaştık. Burada göz gözü görmüyordu. Görüş mesafesi 1,5 metrenin altındaydı. Rehberimiz zirve yapmanın riskli olacağını söyledi. Bunun üzerine ben çocuklarımla geri dönmeye karar verdik. 4 bin 600 metreye geldiğimizde Muhammed Halim Dağlı ve Dilek Gökbulak’ın kaybolduğu bilgisi geldi. Bunun üzerine rehbere ‘biz buradan aşağı ineriz, kamp yeri görünüyor. Sen git onları bul’ diyerek gönderdik. Biz inmeye devam ederken bastığım küçük bir taşın kayması sonucu düşerek ayağımı üç yerden kırdım” diye konuştu.
Muhammed Halim Dağlı ve Dilek Gökbulakın hayatını kaybettikleri haberini alınca çocuklarıyla büyük üzüntü yaşadıklarını anlatan Usseb Karahalil, “İki arkadaşın ölümü bizi çok üzdü. Duyunca gözümüz yaşla doldu, içimiz yandı. Bizimle beraber tırmanışa başlamışlardı. Çocuklarım Türkçe bilmediği için Dilek Hanım onlarla İngilizce konuşuyor, sohbet ediyordu. Tırmanış çok kısa bir süre ama çok güçlü bağ kuruluyor. Çocuklarım çok kötü oldular” dedi.
Ağrı’ya ilk kez geldiğini ifade eden Usseb Karahalil, bir daha geleceğini ama sadece 3 bin 200 metredeki kampa kadar çıkacağını söyledi.
]]>Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda, Türkiye’yi temsil edecek milli sporcuların Paris yolculuğu başladı. 26 Temmuz – 11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek oyunlarda yarışacak milli sporcular, düzenlenen törende Paris’e uğurlandı. İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda yapılan uğurlama törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Bakan Bak, Paris’e gidecek olan milli sporcularla tek tek ilgilendi.
Törende açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, milli sporcuları uğurlamak ve bu heyecana ortak olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Yılmaz, “Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere selamlarını ve tüm sporcularımıza başarı dileklerini buradan iletiyorum. Son yıllarda ülkemiz spor alanında büyük başarılara imza atmış, uluslararası alanda adından sıkça söz ettirmiştir. Geçtiğimiz günlerde milli takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonası’nda sergilediği performans milletimize sevinç ve gurur yaşatmıştır. Geleceğe çok daha umutla bakmaya vesile olmuştur. Filenin Sultanları’nın, Avrupa şampiyonasındaki birincilikleri, Mete Gazoz evladımızın okçuluktaki üstün başarıları, güreşte elde edilen altın madalyalar ve atletizmde kırılan rekorlar gibi daha pek çok alanda spor yükselen yıldızımız olmuştur. Bu başarılar sadece sahada kalmayıp, bir duygu seli olup, ülkemizin dört bir yanına yayılıyor. 85 milyonu adeta birbirine kenetleyerek birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmiş oluyor. 102 sporcudan oluşan olimpiyat kafilesi de geçmişten bu yana nice başarıyı tatmış ve milletimizin göğsünü kabartmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin olimpiyat oyunlarındaki 100. yılında her birinizin üstün gayret göstereceğine ve bize yeni sevinçler yaşatacağınıza yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Kadın sporcularımızın artan başarısı göz doldurmaktadır”
Son yıllarda artan Türkiye’nin sportif başarıları ile öne çıkmasının tesadüf olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Bu başarının temelinde Cumhurbaşkanımızın, gençliğe ve spora verdiği önem ile sahip olduğu insan odaklı kalkınma vizyonu vardır. Tesisleşme hızımız, tesis sayımız ve tesislerimizin kalitesiyle spor dalında Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biri haline geldik. Doğu – Batı ayırt etmeksizin bugün 81 vilayetimizde farklı spor dallarına ve sporcularımıza tasarlamış 4 bin 547 modern spor tesisimiz var. 2002 yılında 278 bin olan lisanslı sporcu sayımız 2024 yılında 16 milyona ulaştı. Kadın sporcularımızın artan başarısı göz doldurmaktadır. Paris olimpiyat oyunlarını 48 erkek 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz. Kadın boks ve kadın güreş milli takımlarımızın en fazla sporcu ile katıldığı olimpiyat bu olimpiyat olacak” diye konuştu.
Osman Aşkın Bak: “Güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz”
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıl sonra tekrar Paris’te yapılacak olimpiyatlara sporcu gönderdiğinin altını çizen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ise, “O zaman genç bir Cumhuriyet, savaştan yeni çıkmış, olimpiyat tutkusu var ve yola çıkmış. Şimdi de modern tesisleriyle güçlü alt yapısıyla güçlü Türkiye Cumhuriyeti yüzyıl sonra aynı ruhla orada olacağız. Pek çok sporcu için olimpiyatlarda yer almak büyük bir önem taşıyor. Daha önce olimpiyatlarda yarışmış sporcularımız bu tecrübeleri görüyor. İlk defa yer alacak sporcularımız için büyük bir tecrübe. Çıtayı daha da yükseklerde tutuyoruz, iyi hazırlandık, iyi çalıştık emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu bir heyecan, bir tutku, olimpiyat 4 yılda bir yapılan uluslararası en güzide bir organizasyon. Olimpiyat şampiyonlarının ülke içerisinde çok önemli yerleri vardır. Biz çok şanslıyız ülke olarak, sporun içinden gelen bir Cumhurbaşkanımız var. Son 22 yılda spora yapılan büyük yatırımlar var. Tüm dünyaya şunu söylüyoruz; güçlü bir spor alt yapısıyla Türkiye geliyor. Güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz. Kulüplerimize ayrı teşekkür etmek istiyorum. En fazla sporcu gönderen kulüplerimizin başında Fenerbahçe’ye teşekkür ediyorum. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Enka Kulübü ve diğer kulüplerimize teşekkür ediyorum. Bütün kulüplerimizin olimpik yatırımlarını artırmasını rica ediyorum. Yeni umutlar, yeni heyecanlar gelecek. Biz bu ülkeye güveniyoruz. Paris’te zirveyi zorlayacağımıza inanıyoruz. Orada Türklerin ne olduğun sporda göstereceğiz. Yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ: BİZE YENİ SEVİNÇLER YAŞATACAĞINA İNANIYORUZ
Havalimanında düzenlenen uğurlama töreninde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ülkemizi Paris 2024 yaz olimpiyat oyunlarında temsil edecek sporcularımızı uğurlamak üzere bu heyecana ortak olmaktan büyük mutluluk duyurum. Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere selamlarını ve tüm sporcularımıza başarı dileklerini buradan iletiyorum. Son yıllarda ülkemiz spor alanında büyük başarılara imza atmış, uluslararası alanda adından sıkça söz ettirmiştir. Geçtiğimiz günlerde milli takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonası’nda sergilediği performans milletimize sevinç ve gurur yaşatmıştır. Geleceğe çok daha umutla bakmaya vesile olmuştur. Filenin sultanlarının Avrupa Şampiyonası’ndaki birincilikleri, Mete Gazoz evladımızın okçuluktaki üstün başarıları, güreşte elde edilen altın madalyalar ve atletizmde kırılan rekorlar gibi daha pek çok alanda spor yükselen yıldızımız olmuştur. Bu başarılar sadece sahada kalmayıp, bir duygu seli olup ülkemizin dört bir yanına yayılıyor. 85 milyonu adeta birbirine kenetleyerek birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmiş oluyor. 102 sporcudan oluşan olimpiyat kafilesi de geçmişten bu yana nice başarıyı tatmış ve milletimizin göğsünü kabartmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin olimpiyat oyunlarındaki 100’üncü yılında her birinizin üstün gayret göstereceğine ve bize yeni sevinçler yaşatacağınıza yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.
“2024 PARİS OLİMPİYATLARINDA 54 TÜRK KADIN SPORCU YARIŞACAK”
Türkiye’nin 54 kadın sporcuyla olimpiyatlara katıldığını ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu başarının temelinde Cumhurbaşkanımızın, gençliğe ve spora verdiği önem ile sahip olduğu insan odaklı kalkınma vizyonu vardır. Tesisleşme hızımız, tesis sayımız ve tesislerimizin kalitesiyle spor dalında Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biri haline geldik. Doğu batı ayırt etmeksizin bugün 81 vilayetimizde farklı spor dallarına ve sporcularımıza tasarlamış 4 bin 547 modern spor tesisimiz var. 2002 yılında 278 bin olan lisanslı sporcu sayımız 2024 yılında 16 milyona ulaştı. Kadın sporcularımızın artan başarısı göz doldurmaktadır. Paris olimpiyat oyunları 48 erkek 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz. Kadın boks ve kadın güreş milli takımlarımızın en fazla sporcu ile katıldığı olimpiyat bu olimpiyat olacak.”
GENÇLİK VE SPOR BAKANI AŞKIN BAK: PARİS’TE ZİRVEYİ ZORLAYACAĞIMIZA İNANIYORUZ
Türkiye’nin Paris’te zirveyi zorlayacağına inandığını dile getiren Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Yüzyıl önce genç Türkiye Cumhuriyeti Paris olimpiyatlarına kafile gönderiyor. Yine Yüzyıl sonra yine Paris’te yapılacak olan olimpiyatlara sporcularımızı gönderiyoruz. O zaman genç bir Cumhuriyet savaştan yeni çıkmış ve olimpiyat tutkusu var ve yola çıkmış. Şimdi de modern tesisleriyle güçlü alt yapısıyla güçlü Türkiye Cumhuriyeti yüzyıl sonra aynı ruhla orada olacağız. Pek çok sporcu için olimpiyatlarda yer almak büyük bir önem taşıyor. Daha önce olimpiyatlarda yarışmış sporcularımız tabi ki bu tecrübeleri görüyor. İlk defa yer alacak sporcularımız için büyük bir tecrübe. Çıtayı daha da yükseklerde tutuyoruz, iyi hazırlandık iyi çalıştık emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu bir heyecan bir tutku, olimpiyat 4 yılda bir yapılan uluslararası en güzide bir organizasyon. Olimpiyat şampiyonlarının ülke içerisinde çok önemli yerleri vardır. Biz çok şanslıyız ülke olarak sporun içinden gelen bir Cumhurbaşkanımız var. Son 22 yılda spora yapılan büyük yatırımlar var. Tüm dünyaya şunu söylüyoruz güçlü bir spor alt yapısıyla Türkiye geliyor. Güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz. Kulüplerimize ayrı teşekkür etmek istiyorum. En fazla sporcu gönderen kulüplerimizin başında Fenerbahçe’ye teşekkür ediyorum. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Enka kulübü ve diğer kulüplerimize teşekkür ediyorum. Bütün kulüplerimizin olimpik yatırımlarını arttırmasını rica ediyorum. Yeni umutlar, yeni heyecanlar gelecek biz bu ülkeye güveniyoruz. Paris’te zirveyi zorlayacağımıza inanıyoruz. Orada Türklerin ne olduğun sporda göstereceğiz. Yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu.
DURSUN ÖZBEK: ONLARIN HER ZAMAN YANINDAYIM
Olimpiyatlarda yarışacak olan Galatasaraylı sporcuları uğurlamak için İstanbul Havalimanı’na gelen Galatasaray Kulüp Başkanı Dursun Özbek, “Onları cesaretlendirmek lazım. Türkiye’nin onların arkasında olduğunu bilmeleri çok önemlidir. Onun için buradayım. Onlara başarılar diliyorum. İnşallah madalyalarla dönecekler. Onlar da gelirler herhalde. 1924’teki olimpiyatlarda, 100 yıl önce Galatasaray’ın kurucularından Ali Sami Yen beyefendi kafileye başkanlık yapmıştı. Bunun hatırasıyla oyuncularımızı desteklemek için onların yanındayım” diye konuştu.
ÇAKIROĞLU VE SÜRMENELİ’NİN HEDEFİ ALTIN MADALYA
2024 Paris Olimpiyatları’nda mücadele edecek olan kadın boksörlerden Buse Naz Çakıroğlu, “Tabii çok heyecanlıyız. Yaklaşık 3 yıldır bu anı bekliyorduk artık zamanı geldi çattı, gidiyoruz. Umarım sonu çok güzel olacak. 100’ncü yılda 100’ncü yıl takımı olarak 100 yıl sonra tekrar Paris’teyiz. Bence bize şans getirecek uğur getirecek. Umarım da sonu güzel olur. Her branşta yetenekli altın madalya alabilecek birçok takım arkadaşımız var. Bence bu sene tüm Türkiye olarak tarih yazacağız” şeklinde konuştu.
BUSENAZ SÜRMENELİ: GÜZEL ŞEYLERE İMZA ATACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ
Tokyo Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Busenaz Sürmeneli, “Heyecanlıyız, çok güzel çalıştık. Tokyo’nun devamında burada da inşallah ülkemize güzel sonuçlarla dönmek istiyoruz. Biz elimizden geleni yapıp ringde dövüşüp geri kalan da halkın duaları ile güzel şeylere imza atacağımızı düşünüyoruz. Tüm Türkiye olarak hazırız bence gerçekten. O yüzden bizden dualarını eksik etmesinler” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE ATLETİZM FEDERASYONU BAŞKANI ÇİNTİMAR: BÜTÜN SPORCULARIMIZA BAŞARILAR
Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar ise şunları söyledi:
“Bu benim 3’üncü olimpiyatım. Bu sporcularımız için de bizim için de inanılmaz büyük bir gurur. 80 milyonu temsil edecek 102 kişiyi oraya götürmek onlarla birlikte olmak o atmosferi yaşamak ve bu organizasyon içerisinde bulunmak son derece güzel ve önemli. Onun için ben öncelikle kota alan bütün sporcularımızı tebrik ediyorum. Burada mücadele edecek bütün arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. Allah nasip ederse oradan da madalyalarla dönmeyi canı gönülden arzu ediyoruz. Allah’ım inşallah bunları bizlere nasip edecektir. Biz de çocuklarımızın oradaki İstiklal Marşı söylememizle ve madalya törenleriyle işi taçlandırmak istiyoruz. Bunun için inşallah hep birlikte sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği destekle sayın bakanlarımızın vermiş olduğu katkılar ve emekler doğrultuda sporcularımız antrenörlerimiz kulüplerimiz ve bütün teşkilat olarak buraya hazırlandık. Buradan da inşallah en güzel şekliyle döneceğimize inanıyoruz. Onun için Şimdiden herkese başarılar diliyorum.”
]]>Türk futbolunun yetiştirici kulübü olan Altınordu’da başkan Seyit Mehmet Özkan, Türkiye’nin 25 yılda bir değil, 25 günde bir yıldız yetiştirmesi gerektiğini söyledi.
İnciraltı Çağlar ve Cengiz Temel Futbol Eğitim Tesisleri’nde Altınordu U17 takımının sezon açılışına katılan Özkan, bu toprakların çocuklarına güvenmeye devam edeceğini vurgulayarak, “Akademi takımlarımız sezonlarını açmaya başladı. U17 takımımız geçen yıl ligde U16 olarak mücadele etti. Kendilerinden bir yaş büyüklere karşı oynadılar. Şu anda U17 takımımızda 8 tane milli oyuncumuz var. Bu çocukların hepsi bizim geleceğimiz. Onların gelişimlerini görmek bizleri mutlu ediyor” dedi.
Dünyada yaşanan pandemiden dolayı çocukların gelişimlerinin durduğunu ve yavaş yavaş toparlandıklarını dile getiren Özkan, “Şu anda bizim U17 takımımız iyi bir jenerasyon. Yine geçen yıl Türkiye Şampiyonluğu yaşayan bir U14 takımımız var. Bu sezon U15 takımı olarak mücadele edecekler. Önümüzdeki haftalarda onların da sezon açılışlarını yapacağız. Bu çocukların fiziksel gelişimlerini görmek bizleri mutlu ediyor. Çünkü bizim hayatımız bu toprakların çocukları ile geçiyor. 6 yaşından itibaren ilgilenmeye başladığımız çocuklara 20 yaşından sonra güle güle diyoruz. İçlerinden kalanlarla Athletic Bilbao’nun yaptığı gibi yapmaya çalışıyoruz. 3 milyonluk Bask bölgesindeki bu takım, La Liga’da 96 yıldır mücadele ediyor ve ligden düşmüyor. Her yıl ligi ilk 6-7 içinde tamamlıyorlar. Kasalarında her zaman 60-70 milyon Euro’ları var. Zaten bütün şehir takımına sahip çıkıyor. 53 bin kişilik stadın kombinelerinin ağustos ayında 48 bini satılıyor. Kasaya hemen 25-30 milyon Euro giriyor. Maç günü gelirlerini saymıyorum. Böyle olunca Avrupa ile aramızda dünya kadar fark var. Biz hala dünyanın en geri kalmış sistemi olan dernekçilikle futbol kulüplerini yönetmeye çalışıyoruz. Böyle yapınca da yıllar içinde bir çok yetenekli gencimiz kaybolup gidiyor” diye konuştu.
Türkiye’de yetişen yıldızlar konusunda da konuşan Altınordu Başkanı Özkan, “Emre Belözoğlu 1980 doğumlu. Onu Torbalı’da 96 veya 97 yılında izlemiştim. O maçta bile yüzde 50 kapasite ile oynamıştı. Sonrasında şimdi Arda Güler çıktı. 25 yılda bir uzaydan bir tane yıldız Türkiye’ye düşüyor. Bizim bunu 25 yılda bir değil, 25 günde bir yıldız çıkaracak sisteme geçmemiz lazım. Bunların olması için bu çocukların beslenmeleri başta olmak üzere hem fiziksel hem de mental gelişimlerinde yanlarında olmamız lazım. Bu işler tabi ki ekonomik durum ile ilgili. Paran ve bütçen varsa bu gençleri yurt dışına turnuvalara götürmek lazım. İşte burada dikkatimi çeken bir şey var. TFF’nin bütçesinden futbol gelişim sistemine verilen para sadece yüzde 2-3. Baştaki böyle yapınca diğerleri bu çocuklara hiç yatırım yapmıyor. Bunun için topluca isteyerek karar verilmesi lazım. Kulüplerimiz bir tane eksik yabancı oyuncu alacağım bunun yerine altyapıdaki çocuklara yatırım yapacağım demesi lazım. Bizim akademi bütçemizin büyük çoğunluğunu beslenme alıyor. Bu çocuklar iyi beslenmezse sahada rakipleri ile nasıl mücadele edecek, ikili mücadeleleri nasıl kazanacak” değerlendirmesinde bulundu.
BAŞKAN ÖZKAN, TFF SEÇİMLERİNİ YORUMLADI
Altınordu Başkanı Özkan, geçen hafta gerçekleştirilen Türkiye Futbol Federasyonu seçimleri hakkında ise şunları söyledi:
“Seçimler Türk futbolu için hayırlı olsun. Bir silkelenme lazımdı. Geçmişte çok şeyler oldu. Biz alt liglerdeyiz beni ilgilendirmiyor, ben çocuklarla ilgileniyorum. 18 yaşından sonra yokum. Bu işlerde ilahi bir adalet var. Nasıl oluyor bilmiyorum. Servet Yardımcı son anda adaylıktan çekildi aradan İbrahim Hacıosmanoğlu federasyon başkanı oldu. Türkiye’de 4 kulüp var. Bunların üçü çok önemli. Bu üçünden biri mutlu olurken ikisi kesinlikle mutsuz oluyor. Artık bizim Türk futbolunun gelişmesi için neler yapılmalı onlara bakmamız lazım. Hakemlerin gelişmesi için akademiler kurulmalı. Akademi liglerinde hakemleri görüyoruz. Yine çocuklarımızı yetiştirecek antrenörlere ihtiyaç var. BESYO’ların daha çok sistemin içine dahil olması gerekiyor. Ben BESYO’lardan iyi antrenörlerin çıkacağını düşünüyorum. TFF’nin genç takımlarda antrenörler için de kriter koyması lazım.”
“ARTIK OYUNU KONUŞALIM”
Liglerimizde her hafta maçlardan sonra hakemlerin konuşulmasından sıkıldığını kaydeden Özkan, “Maalesef maçlar bitiyor biz sadece hakemleri konuşuyoruz. Kimse oyunu ve sahayı konuşmuyor. Artık oyunu konuşalım. Hangi oyuncu milli takımda sol bek oynar onu konuşalım. Avrupa Şampiyonası’nda Montalla 4-6-0 oynattı. Süper Lig’de böyle oynayan bir takım yok. Biz böyle oynadık ne oldu. İyi sonuçlar aldık. Bazen ben de A Takım Teknik Direktörümüz Olcay Şahan’a 4-6-0 oynasak mı diye soracağım” ifadelerini kullandı.
]]>İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda gerçekleştirilen, Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılan sporcuların yer aldığı “Team Türkiye” kafilesini uğurlama töreninde konuşan Yılmaz, Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil edecek sporcularla bir arada bulunmaktan ve bu coşkuya ortak olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve tüm sporculara başarı dileklerini ileten Yılmaz, “Son yıllarda, ülkemiz spor alanında büyük başarılara imza atmış, uluslararası alanda adından sıkça söz ettirmiştir.” diye konuştu.
Almanya’da düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’ndan milli takımın sergilediği performansın Türk milletine büyük sevinç ve gurur yaşattığını, geleceğe çok daha umutla bakmalarına vesile olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
” Filenin Sultanları’nın Avrupa Şampiyonası’ndaki birincilikleri, Mete Gazoz evladımızın okçuluktaki üstün başarıları, güreşte elde edilen altın madalyalar ve atletizmde kırılan rekorlar gibi daha pek çok alanda spor, yükselen yıldızımızdır. Bu başarılar sadece sahada kalmayıp, bir duygu seli olup ülkemizin dört bir yanına yayılıyor. 85 milyonu birbirine adeta kenetleyerek birlik beraberlik duygusunu pekiştiriyor.
102 sporcumuzdan oluşan olimpiyat kafilemiz de geçmişten bu yana nice başarıyı tatmış, milletimizin göğsünü kabartmıştır. Sizler ön müsabakaları başarıyla tamamladınız ve zorlu bir hazırlık sürecini geride bıraktınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin Olimpiyat Oyunları’ndaki 100. yılında her birinizin üstün gayret göstereceğine ve bize yeni sevinçler yaşatacağınıza yürekten inanıyorum. Gözümüz, kulağımız, gönlümüz sizlerin yanında olacak.”
“Lisanslı sporcu sayımız 2024’te 16 milyona ulaştı”
Yılmaz, son yıllarda artan sportif başarıların ve Türkiye’nin uluslararası organizasyonlarda tercih edilen bir ülke olmasının tesadüf olmadığını, bu başarının temelinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençliğe ve spora verdiği önem ile sahip olduğu insan odaklı kalkınma vizyonunun bulunduğunu aktardı.
Tesisleşme hızı, tesis sayısı ve tesislerin kalitesi ile spor altyapısında Türkiye’nin Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biri haline geldiğini kaydeden Yılmaz, “Doğu batı ayırt etmeksizin bugün 81 ilimizde farklı spor dallarına ve sporcularımıza özel tasarlanmış 4 bin 547 modern spor tesisimiz var. 2002’de 278 bin olan lisanslı sporcu sayımızın 2024’te 16 milyona ulaşması ki bu rakam bazı ülkelerin nüfusundan daha fazla, spora ve sporcuya verdiğimiz değerin en önemli göstergesidir.” ifadelerini kullandı.
Özellikle kadın sporcuların artan başarısının göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na 48 erkek sporcu ve 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz. Kadınlar şimdiden erkekleri geçmiş durumda. Katılımdaki madalya kadınlarımızda, tebrik ediyoruz. Kadın Boks ve Kadın Güreş Milli Takımlarımızın en fazla sporcu ile katıldığı olimpiyat olacak. Kürek branşına ise ilk kez kadın sporcumuzla katılıyoruz. Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımımız, tarihimizde bir ilki başararak takım olarak olimpiyat kotası almayı başardı, onları da yürekten tebrik ediyorum. Modern pentatlonda Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na gitmeye hak kazanan ilk erkek sporcumuz ile yarışacağız. Güreşten boksa, judodan küreğe, cimnastikten eskrime kadar pek çok farklı branşta bizlere ilkleri yaşatacak sporcularımıza güvenimiz tamdır. Sizlerin uluslararası alandaki başarıları arttıkça çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ülkemizdeki tüm sporseverlere rol model olacaksınız ve sizler gibi başarılı nice sporcunun yetişmesine de vesile olacaksınız.”
“Sizi bugün dualarla uğurluyoruz, madalyalarla bekliyoruz”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 15 gün sürecek Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda birbirinden özel ve heyecanlı anlara şahitlik edeceklerini, sporcuların podyuma çıkıp İstiklal Marşı’nı olimpiyatlarda dinletmesi ve ay yıldızlı bayrağı en üstte göndere çekmesi için dualarla yanlarında olacaklarını söyledi.
Sportif başarının mühim olduğunu, ancak netice ne olursa olsun olimpiyatlara katılma başarısı gösteren, duruşuyla ve mücadele ruhuyla milyonlara örnek olan sporcuların her durumda kıymetli olduğunu belirten Yılmaz, “Kalbinizin üzerinde ay yıldızımızı taşıyarak ringe, mindere, arenaya çıktığınızda sizinle atan 85 milyon yüreği, milletimizin güçlü desteğini hissetmenizi ve sizlerle her durumda gurur duyduğumuzu hatırlamanızı isterim.” ifadesini kullandı.
Sporculara kapsamlı bir hazırlık ortamı sağlayan ve her yönden destekleyerek motive eden Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak başta olmak üzere tüm bakanlık çalışanlarına, spor federasyonları ile federasyon çalışanlarına teşekkür eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Paris 2024 Olimpiyatları’nda sporcularımızla birlikte ter dökecek olan antrenörlerimize, destek personeli ve teknik ekiplere de başarılar diliyorum. Sporcularımızın bu aşamalarına gelmelerinde yakın destek veren ailelerine özellikle teşekkür ediyorum. Sporcularımızın Paris’ten başarı hikayeleri ile dönerek milletimizi gururlandıracağına yürekten inanıyorum. Team Türkiye yolunuz açık olsun. Sizi bugün dualarla, alkışlarla uğurluyoruz, madalyalarla da geri dönmenizi bekliyoruz. Yolunuz, bahtınız açık olsun, Allah yar ve yardımcınız olsun.”
Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Bak ve İstanbul Valisi Davut Gül ile federasyonların yetkilileri ve milli sporcular, Paris’e gidecek uçağın önünde aile fotoğrafı çektirdi.
]]>Beşiktaş’ın Fatih Karagümrük’ten kadrosuna kattığı yeni transferi Can Keleş, “Beşiktaş gibi bir Camiaya geldiğim için çok mutluyum. Elimden geleni vereceğim. İnşallah taraftarlarımızı hep mutlu ederim. Onlar da beni mutlu eder ve güzel bir sezon geçiririz” dedi.
Yeni sezon transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş, geride kalan sezonda Fatih Karagümrük formasını giyen kanat oyuncusu Can Keleş’i kadrosuna kattı. 22 yaşındaki futbolcu, siyah-beyazlı kulübün sosyal medya hesabına açıklamalarda bulundu.
Tüpraş Stadyumu’nun kendisini büyüleyen bir stat olduğunu anlatan genç oyuncu, “Aşırı güzel bir stat. Tabii taraftarlar da beni çok büyüledi. Burada olduğumdan dolayı aşırı mutluyum. İnşallah seyircilere iyi performansımı gösteririm” diye konuştu.
“TEKLİF GELDİĞİ AN İKİ KERE DÜŞÜNMEDİM”
Beşiktaş’a transfer olma sürecinde dedesinin kendisine tavsiye verdiğini aktaran Can, “Tavsiye veren dedem. Dedem koyu Beşiktaşlı. Teklif de geldiği an ben de iki kere düşünmedim. Çok mutlu oldum. Dedemi dinledim. Ben de Beşiktaş’ı çok seviyorum. Ondan dolayı bu adımı atmak istedim” ifadelerini kullandı.
Siyah-beyazlı takımın yeni transferi sözlerine şöyle devam etti:
“Biz üç kardeşiz. Bir abim bir de benden küçük kız kardeşim var. Ben ortancayım. Çocukluğum güzel geçti. Halen de güzel geçiyor. Abimle olsun kız kardeşimle olsun ailemle iletişimim her zaman güzel. Bir sıkıntımız olduğu zaman veya iyi bir şey olduğu zaman ailecek paylaşıyoruz.
Abim benden yaşça daha büyük. O hep top oynuyordu. Küçükken beni hep yanında sahalara götürüyordu. Ben de onunla hep oynuyordum. O da fark etti futbola ilgimin olduğunu. Babamla birlikte 5 yaşındayken beni kulübe yazdırdılar. Futbol maceram öyle başladı.”
“RONALDO’YU ÖRNEK ALIYORUM”
Beşiktaş’ın yeni sezon formalarının tasarımının hoşuna gittiğini vurgulayan Can Keleş, “Küçüklüğümden beri her zaman Ronaldo’yu seviyordum. Belirli yaşa geldi. Halen bu seviyede yüzde yüzünü verebiliyor. Onu her zaman örnek alıyorum” şeklinde konuştu.
Beşiktaş taraftarının kendisini etkilediğini belirten Can, “Taraftarlar çok coşkulu. Benim için çok önde gelen şey. Başkanımız Hasan Arat’ın projesini dinledim. Çok ilgilendim ve hoşuma gitti. Bu iki etkenden dolayı böyle büyük bir Camiaya adım atmak istedim” değerlendirmesinde bulundu.
“KANATTA OYNADIĞIMDAN DOLAYI 7 NUMARAYI AŞIRI SEVİYORUM”
Küçükken hep 10 ya da 7 numaralı formayı giydiğini dile getiren Can, şunları kaydetti:
“Ama yaşım ilerledikçe kanatta oynadığımdan dolayı 7 numarayı aşırı seviyorum. Bana şans getiren bir numara. Eğer kısmet olursa 7 numarayı giymek istiyorum. Eğer olmazsa 77’yi giymek isterim. İki 7 daha iyi durur sırtımda.”
“BEŞİKTAŞ GİBİ BİR CAMİAYA GELDİĞİM İÇİN ÇOK MUTLUYUM”
FK Austria Wien’de oynadığı dönemde Avrupa Konferans Ligi’nde attığı ilk golü unutamadığını belirten Can Keleş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Çok anılarım var. Ama Avusturya’da FK Austria Wien’de oynadığım dönem Avrupa Konferans Ligi’ndeydik. Orada grup aşamasında ilk 11’de çıkmıştım. Orada maç 1-1 bitmişti. İlk Konferans Ligi golümü atmıştım. O an benim için unutulmazdı.
Öncelikle Beşiktaş’a geldiğim için Beşiktaş gibi bir Camiaya geldiğim için çok mutluyum. Elimden geleni vereceğim. İnşallah taraftarlarımızı hep mutlu ederim. Onlar da beni mutlu eder ve güzel bir sezon geçiririz.”
]]>Sivas’ta yaşayan Orhan ve Furkan Şeker isimli 20 yaşındaki tek yumurta ikizleri, benzer hayatlarıyla da hayrete düşürüyor. Tıp fakültesinde eğitim gören Orhan ve Furkan, sadece okudukları bölümle değil, yaşadıkları bazı olaylarla da aynı kaderi paylaşıyor.
Küçükken kaşlarının yarılmasıyla başlayan benzerlikler ilerleyen yıllarda halı sahada futbol oynarken ön çapraz bağlarını koparmalarıyla devam etti. Orhan, yaklaşık 5 yıl önce halı sahada futbol oynarken, Furkan ise 1 yıl önce aynı şekilde ön çapraz bağını halı sahada futbol oynarken koparttı. Bu durumu çok önemsemeyen ikizler, hastalıklarının ilerlemesi üzerine tedavi olmaya karar verdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Öztemür’e başvuran ikizler, yapılan tetkikler sonrası ameliyata alındı. Aynı gün aynı ameliyathaneyi paylaşan ikizler başarılı bir şekilde gerçekleştirilen ön çapraz bağı ameliyatlarıyla sağlıklarına kavuştu.
“Kardeşimle aynı acıları çekiyoruz”
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Furkan Şeker, kardeşiyle aynı acıları çektiğini ifade ederek, “Arkadaşlarımla futbol oynarken birden ayağım kıt etti ve adalem koptu. Biraz öyle idare ettim. Yaza da ameliyat için gün almıştık. Kardeşimin ön çapraz bağı ise 5-6 sene önce okulumuzun halı sahasında futbol oynarken koptu. Benim adalem de kopunca aynı anda ameliyat olmak istedik. Kardeşimle aynı acıları çekiyoruz, empati kuruyoruz, garip bir durum. Top oynamaya daha devam etmem çünkü ameliyattan sonra bayağı ağrılarım oldu. Ameliyatın acısı kopma anının acısından daha fazla” dedi.
Küçükken de benzer olaylar yaşadılar
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Orhan Şeker ise, bu durumların tesadüf olmadığını söyleyerek, “Halı sahada futbol oynarken bir anda oldu, oyuna kendimi kaptırmışım. Kardeşim de ameliyat oldu. Buna benzer küçükken bazı olaylar da olmuştu. O düşmüştü kaşından yaralanmıştı ve dikiş atılmıştı. Ardından kısa bir süre sonra hemen hemen aynı yerden benim kaşım yaralandı ve dikiş atılmıştı. Yaşadıklarımıza tesadüf diyorduk ama bundan sonra da fazla inanamıyoruz tesadüflere. Bu acıdan sonra futbola devam etmem biraz zor. Üniversite sınavında bile aramızda üç puan vardı. Yani o derece benzer şeyler” diye konuştu.
“Bilime ışık tutacaklar”
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Öztemür, ikiz kardeşlerin bilime ışık tutacağını söyleyerek, “Çok nadir görebileceğimiz bir ameliyat oldu. İkiz kardeşler, Orhan beş yıl önce yaralanmış ve ön çapraz bağlarını yırtmış. Furkan ise bir yıl önce bir yaralanma geçirmiş ve ön çapraz bağlarını yırtmış. İkisini de art arda ameliyat ettik. Bu çok nadir bir durum aslında. Anatomileri birbirlerinin aynısı, genetikleri birbirlerinin aynısı. Bilime ışık tutacaklar ve ikisi de tıp öğrencisi. Dizlerinde boşluk hissi, takılma, dönme şikayetleri ile bize geldiler. İkisine de ön çapraz bağı ameliyatı yaptık, artı olarak Orhan’a menüsküs tamiri ve kıkırdak tamiri yaptık. Basketbol, futbol gibi spor yapanlara yada eğlence amaçlı halı sahada futbol oynayanlara maçtan önce en az 10-15 dakika süre ile ısınma hareketleri yapmalarını öneririm” şeklinde konuştu. – SİVAS
]]>“Filenin Sultanları”nda kaptan Eda Erdem: Herkesin aklında, hayalinde madalya var
“Grup maçlarımızda 3’te 3 yapmak istiyoruz”
“Açıkçası herhangi bir baskı hissetmiyoruz”
Metin ARSLANCAN – Olgucan KALKAN/ İSTANBUL, – A Milli Kadın Voleybol Takımı kaptanı Eda Erdem, “Grup maçlarımızda 3’te 3 yapmak istiyoruz. Amacımız Hollanda maçı ile iyi bir başlangıç yapmak. Herkesin beklentisi çok yüksek, biz de çok iyi işler yapmak istiyoruz. Herkesin aklında, hayalinde madalya var” dedi.
“Filenin Sultanları” 26 Temmuz – 11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda tarihinde üçüncü kez mücadele edecek. Ay-yıldızlılar, C Grubu’nda TSİ 10.00’da başlayacak mücadelelerde sırasıyla Hollanda, Dominik Cumhuriyeti ve İtalya ile karşı karşıya gelecek. 37 yaşındaki kaptan Eda Erdem, olimpiyatlara ve takımın son durumuna ilişkin Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Kendilerinden beklentinin çok yüksek olduğunu aktaran tecrübeli orta oyuncu, “Oynadığımız her turnuvada madalya almak için oynuyoruz. Ama VNL (Milletler Ligi) bizim için zorlu geçti. Çünkü bir türlü tam takım olarak performans gösteremedik, çok eksiğimiz vardı. Şimdi olimpiyatlara gidiyoruz, beklenti çok yüksek. Keyifler yerinde, idmanlarda herkes kendini zorluyor. Paris’e gidince, oranın havasını alınca, içimize olimpiyat ruhu işleyince çok daha enerjik bir takım olacak” şeklinde konuştu.
Kaptan Eda Erdem, sözlerine şöyle devam etti:
“Olimpiyatlar her sporcunun hayali, sporun zirvesi zaten. Paris’te Londra Olimpiyatları’na yarışır bir şekilde, çok iyi hazırlanıldığı söyleniyor. Gidip köyü hepimiz inceleyeceğiz. Muhtemelen köye girdiğimiz andan itibaren zaten o heyecan, olimpiyatın getirdiği güzellikleri hissetmeye başlayacağız.”
“ÖNCELİKLE 3’TE 3 YAPMAK İSTİYORUZ”
C Grubu’nda karşılaşacakları Hollanda, Dominik Cumhuriyeti ve İtalya’yı yenerek 3’te 3 yapmayı hedeflediklerini vurgulayan milli voleybolcu, “Grup maçlarımızda 3’te 3 yapmak istiyoruz. 3’te 3 yaptıktan sonra tabii ki de karşı gruptan gelecek rakibimizi bekleyeceğiz. Öncelikle amacımız Hollanda maçı ile iyi bir başlangıç yapmak. Erken saatte oynayacağız ama zaten olimpiyat kampını top idmanları yaparak geçirmiştik ki maç saatine alışalım diye. Hedefimiz tabii ki maç maç gidip üzerine daha iyi bir oyun koymak. Herkesin beklentisi çok yüksek, biz de çok iyi işler yapmak istiyoruz. Herkesin aklında, hayalinde madalya var. Ama bu sene çok fazla madalya favorisi takım var. Zorlu bir turnuva bizi bekliyor. Umarım takım olarak hazır bir şekilde orada bulunacağız” ifadelerini kullandı.
“AÇIKÇASI BİR BASKI HİSSETMİYORUZ”
Geçen sene elde edilen şampiyonlukların ardından kendilerinden beklentinin yüksek olduğunun altını çizen Eda Erdem, “Şu an açıkçası herhangi bir baskı hissetmiyoruz. Çünkü daha köye gitmedik; daha maç saati yaklaşmadı. Tabii ki de maç saatinin yaklaşmasıyla o heyecan, o stres illa ki biraz bizi zorlayacaktır. Yıllardır zaten biz bu işi yapıyoruz ve çok alışık olduğumuz şeyler. O yüzden bence o stresi iyi yönetebileceğimizi ve oyuna pozitif anlamda aktaracağımıza inancım tam” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’nın, 36 kişilik zabıta memuru alımı için açtığı sınava 99 kişi başvuruda bulundu. Yalnızca üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu lisans programından ve Adalet Meslek Yüksek Okulu’ndan mezun olup Kamu Personel Seçme Sınavı’ndan (KPSS) en az 65 puan alan, belirlenen kriterleri taşıyan adayın katıldığı sınavda kıyasıya bir yarış yaşandı.
Şehir dışından da katılım var
Sınavda ayrıca 30 yaşını doldurmamış olmak, kadınlarda en az 1,60, erkeklerde de 1,67 metre boyunda olma şartı arandı. Adaylardan bazıları sınava girmeden önce kilo koşuluna uymak için kilo verirken bazıları da kilo almaya çalıştı. İzmir’in yanı sıra farklı kentlerden de sınav için gelen adaylar, memur olabilmek için önce spor branşlarında ter döktü ardından mülakata katıldı.
Zabıta teşkilatı güçleniyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’nın yeni alımlarla güç kazanacağını ifade eden Zabıta Denetim Şube Müdürlüğü’nde görevli Zabıta Amiri Vedat Ayyıldız, “Amacımız İzmirlilere daha iyi ve kaliteli hizmet sunmak. Adaylar bin metre koşu, 100 metre engelli koşu, şınav ve mekik olmak üzere 4 branşta spor mülakatına katıldı. Bu sınavlara katılmalarındaki amaç, onların fiziki kondisyonunu ölçmek ve dayanıklılıklarını test etmek. Arkadaşlarımızın aramıza katılmasıyla, zabıta teşkilatı yaşanan olumsuzluklara daha etkin, verimli, hızlı müdahale edebilir hale gelecek. Vatandaşlarımızın şikayetlerine daha hızlı yanıt verebileceğiz. Kente daha iyi hizmet etmek için daha fazla çalışma arkadaşına ihtiyacımız var” dedi.
Zaman zaman zorlandılar
Adaylardan Vedat Kaynak ise sınavın beklediği kadar zor olmadığını belirtti. Kaynak, “Biraz daha büyük engeller bekliyordum. Sadece antrenmanlı değildim. O beni biraz zorladı. Genel olarak güzeldi” dedi.
Hüseyin İzmir de, “Önce parkurla başladık. Koşu, engelli parkuru vardı. Onun arkasından şınav ve mekik çektik. Pek alışık olmadığımız parkurlar. Genellikle koşu yaparken yokuş yukarı olan bölümde zorlandım. Mekik de biraz zorladı” diye konuştu.
“Umarım başarılı olurum”
Ankara’dan sınava girmek için geldiğini vurgulayan Gökay Kavak da şunları söyledi: “Zorlu bir sınavdı ama zorlansak da bitirdik. Umarım başarılı olurum. Zabıta mesleği güzel. Yurttaşlarla sürekli iletişim halinde oluyorsunuz. Kentin güvenliği ve daha iyi yaşam alanları oluşturmak için hizmet edilen bir meslek. Ben de bu mesleği gayet iyi yapabileceğime inanıyorum. Umarım bütün sınavlardan başarılı şekilde geçerim.”
“Bu mesleği yapmaya hazırım”
Adaylardan Ali Aydoğan da sınava girmek için Ankara’dan gelenlerden. Aydoğan, “Sınav ilanını gördükten sonra hemen hazırlanmaya başladım. Bir buçuk ay çalıştım.
Kilogram şartı olduğu için 13 kilogram verdim. Emek harcadım, umarım olur. Sınav, beklediğimden daha iyi geçti. Heyecanlandım, parkur gözümde büyüdü ama sahaya çıktığım zaman heyecan bitti. Ben hem bedenen hem de zihnen bu mesleğe hazırım” diye konuştu.
Sınava girebilmek içi kilo aldı
Sude Şahin ise kilogram sınırı nedeniyle sınava katılabilmek için kilo aldığını belirterek, “Sınava gelirken parkur olacağını biliyordum. Koşu kısmı beni çok zorladı. Onun dışında çok zorlu değildi. Başvurunun ilk günü geldiğimde 2 kilo eksik olduğum için kilo almam gerekti. 3 kilogram alarak yeniden başvurdum. Çok yemek yedim. Bu iş benim hayalim. Çocukluk zamanlarımda annemlerle kampa giderdik. Orada işletmeleri kontrol etmek için zabıta ekipleri gelirdi. Benim de çok dikkatimi çekiyordu. O zaman zabıta memuru olmaya karar verdim. Kadro açıldığını görünce hemen başvuru yaptım. Sınavlarda başarılı olur göreve başlarsam, işime sadık bir çalışan olacağım. İşimi gerçekten seveceğim” dedi.
Atanamayan beden eğitimi öğretmeni de katıldı
Sınava girmek için Diyarbakır’dan gelen Ruken Kaplan da “Heyecanlıydım. Heyecanlı ve stresli olduğum zaman bu benim daha iyi koşmamı sağlıyor. Bin kilometre koşusunda ilk gelen kişilerdendim. Mutluyum, bence güzel bir sınav oldu” diye konuştu. Atanamayan beden eğitimi öğretmeni Esra Zilek de şansını zabıta memurluğu için denedi. Zilek, şunları söyledi: ” İstanbul’dan geliyorum. İlanı duyar duymaz eşim ve oğlumla gelip başvurumu yaptım. İzmir’de olması beni ayrıca cezbetti. Sınava girme hakkı kazandığımı öğrenince çok sevindim. Başvurum kabul edilince hemen çalışmalara başladım. Her sabah kalkıp koşuyordum. O günlerde oğlum da bebek arabasında kayınvalidem ile yürüyüş yaptı. Beden eğitimi öğretmeniyim. Beklediğimden biraz daha zorladı ama güzel bir sınav oldu.”
Rakiplerine koşuda fark attı
Ezgi Çankaya ise uzun yıllardır birçok spor dalıyla ilgilendiğini ve antrenmanlı olduğunu anlatarak, “O nedenle koşuda rakiplerime fark attım. İdmanlıyım. Spor geçmişim var. Seçilirsem İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin; çalışkan, disiplinli, mesleğini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir zabıta memuru kazanacağına inanıyorum” diye konuştu.
Yalnızca 36 memurun alınacağı ve adayların sabırsızlıkla beklediği sınav sonuçları, önümüzdeki günlerde açıklanacak. Norm kadro sayısı 961 olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta teşkilatı, 463 memur ile hizmet vermeye çalışıyor.
]]>YALOVA’da, 1 yıldır polis memurlarına ‘Su Üstü Arama-Kurtarma’, ‘Suda Hayatta Kalma’ ve ‘Gemi Adamı’ branş temel eğitimleri veriliyor. 45 gün boyunca zorlu eğitimlerden geçen deniz polisi adayları, kurs sonrasında sertifika alarak, branşlarında göreve başlıyor. Kursiyerler, şınav, mekik ve palet vurma gibi suda dayanıklılığı artırıcı kondisyon hareketlerini yaparken komandoları aratmıyor.
Yalova İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde Yalova Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde, 1 yıldır, Türkiye’nin dört bir yanından gelen polislere, Su Üstü Arama-Kurtarma, Suda Hayatta Kalma ve Gemi Adamı branş temel eğitimleri veriliyor. 2 dönem halinde verilen eğitimlere, Türkiye’nin farklı kentlerinde görev yapan Polis Arama-Kurtarma ve Gemi Adamı ekiplerinde yer alan toplam 40 polis katılıyor. Sel, su baskını gibi doğal afetlere ve ani gelişen olaylara etkili müdahale ve hızlı hayat kurtarma yöntemleri konusunda bilgilendirmelerin yapıldığı, 45 günlük dönemler halinde verilen eğitimler, nefes kesiyor. Sabah sporunda şınav, mekik çekme ve palet vurma gibi suda dayanıklılığı artırıcı kondisyon hareketlerini yapan polisler, komandoları aratmıyor. Farklı günlerde ise polisler; bot kullanma, yüzme, boğulmakta olan kişiye yaklaşma teknikleri, temel ilk yardım, su üstü ve kıyı arama konularında eğitimler alıyor. Ayrıca kursiyerlere, deniz araçlarının sevk ve idaresi, deniz araçlarının bakım ve onarımı, teknelerde bulundurulması gereken evraklar, liman kanunu ve kontrolü gibi konularda da eğitim veriliyor.
DHA muhabirinin görüntülediği eğitimlerde, su altında delil araması yapan dalgıç polisler, gelen anonsla boğulma tehlikesi geçiren kişiyi de kurtarıp, botta ilk müdahaleyi yapıyor. Sabah sporlarında, üzerlerindeki özel kıyafetlerle, hortumla ıslatılarak şınav çeken kursiyerler, eskort eşliğinde ormanda koşu da gerçekleştiriyor. Her sabah açık denizde yüzen ve dalış yapan polisler, 45 günlük eğitimlerini tamamladıktan sonra, sertifikalarını alarak branşlarında göreve başlıyor.
‘DENİZ POLİSİ BİRİMİMİZ 3 BRANŞTAN OLUŞUYOR’
Deniz polisi biriminin 3 branştan oluştuğunu söyleyen ve hizmet alanlarıyla ilgili bilgi veren Yalova Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdür Vekili Komiser Gökhan Çağlardere, “Pasaport Hizmetleri Büro Amirliği, Gemi Adamları ve Seyir Hizmetleri Büro Amirliği ve Su Altı Grubu Amirliği olmak üzere 3 branş var. Pasaport Hizmetleri Büro Amirliğimiz, ülkeye giriş çıkışların legal olması, yasa dışı giriş çıkışların engellenmesi, evrak ve saha kontrolüyle ilgilenir. Seyir Hizmetleri Büro Amirliğimiz de bünyemizde bulunan deniz taşıtlarının sevk ve idaresinden sorumludur. Deniz araçlarının evraklandırılması kontrolünü, boğulma olaylarına müdahale, denizde kaçakçılık, göçmen kaçakçılığı olabilir, narkotik suçlar olabilir, bunların takibiyle ilgili görevleri mevcuttur. Su Altı Grup Amirliği’nden bahsedecek olursak, sel ve su baskınlarında müdahale etmek, boğulma olaylarında çalışmak, herhangi bir suçta kullanılan delilerin suya atılmasıyla ilgili çalışmalar yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
‘ÖĞRENCİLERİMİZİ SÜREKLİ FİZİKSEL OLARAK BESLEMEK ZORUNDAYIZ’
40 öğrencinin 45 gün boyunca zorlu bir eğitimden geçtiğini belirten Çağlardere, “Bununla beraber, dalgıç olmanın vermiş olduğu bazı sorumluluklar ve zorluklar var. Bunların üstesinden gelebilmek için de arkadaşlarımız tabii her sabah yüzme, zaman zaman koşu antrenmanları, yapıyorlar. Bunun dışında eğitim dalışlarıyla, biz onları her zaman göreve hazır tutmaya çalışırız. Yalova’da 2 dönemdir kurs yapmaktayız. Bu kurslarda yaklaşık 40 öğrencimize denizde hayatta kalma, deniz araçlarının sevk ve idaresi, bunların bakım ve onarımı, ayrıca deniz mevzuatı teknelerde bulundurulması gereken evraklar nelerdir, liman kanunu nedir, kontrolü nedir gibi, bu hususlarda 45 günlük zorlu bir eğitim verdik. Açık deniz yüzmesi yaptırdık, sabahları koşu yaptırdık. Çünkü denizcilik ve dalgıçlık sadece branştan ibaret eğitimler değil. Biz bu arkadaşları, sürekli fiziksel olarak beslemek zorundayız. Bizim işlerimiz genelde zorlu havada ve şartlarda oluyor. Bu eğitimlerle de arkadaşları besliyoruz” diye konuştu.
‘EKİPMANLARIN BÜYÜK BİR KISMI YERLİ ÜRETİM’
Deniz polislerinin eğitiminde kullanılan ekipmanlarla ilgili de bilgi veren Yalova Deniz Limanı Şube Müdürü Vekili Komiser Gökhan Çağlardere, “Biz bu hizmetleri yürütürken birçok ekipmandan da destek alıyoruz. Bu ekipmanların büyük bir kısmı da yerli üretim. Karakol botumuz yerli, su altı skuter yerli, su altı robotumuz yerli üretim. Bunları da sahada kullanıyoruz. Su üstü dron var kurtarma amaçlı kullandığımız, bunlardan da yerli olanlar var. Bu şekilde hizmetlerimizi, hem tecrübe hem eğitimle hem de teknik donatımla destekleyerek eğitim veriyoruz” dedi.
]]>“Köy Turnuvaları” organizasyonunda 2 hafta geride kaldı. Turnuva, sporun ve dostluğun buluştuğu, unutulmaz hatıralarla dolu bir etkinlik olarak şimdiden hafızalardaki yerini aldı. Bugüne kadar oynanan maçlar, büyük bir çekişmeye sahne olurken, seyirciler de tribünlerde coşkuyla takımlarını destekledi. Takımlar arasında yoğun bir rekabet yaşandı ancak bu rekabet, centilmenlik çerçevesinde sürdürüldü ve sporun birleştirici gücü ön planda tutuldu.
Turnuvada 2. hafta geride kaldı. A Grubunda mücadele eden Göksüncük 6, Karahöyük 6, Bilek 3 puan toplarken, Dımışkılı ile Battal henüz puan alamadı. B Grubu takımlarından Ağaşı Arıl 6, Bağbaşı 4, Bayatlı 1 puan alırken, Dündarlı henüz puanla tanışamadı. C Grubu takımı Aktoprak 6, Cerit Yeniyapan 1, Erikli 1 puan alırken, Bedirkent ise puansız yoluna devam ediyor. D Grubunda ise Beylerbeyi 6, Kızık Hamurkesen 3 puan alırken, Uğruca ile Yalangoz 1 puanla turnuvadaki mücadelesini sürdürüyor. E Grubunda Köksalan 6, Atabek 4, Akçaburç 1 puan toplarken, Tekirsin turnuvaya puansız devam ediyor. F Grubunda Dülük 6, Güngörge 6, Sofalıcı 0 puan alırken, Zülfikar ise -6 puanla yoluna devam ediyor. G Grubunda ise Çaykuyu 6, Karacaburç 6 puan alırken, Serintepe ile Karasakal henüz puan alamadılar. H Grubunda ise İncesu 4, Akçagöze 4, Öğümsöğüt 3 puan alırken, Yayıktaş henüz puan alamadı.
Turnuva, 3. hafta gurup maçlarıyla devam edecek. 27 Temmuz 2024 Cumartesi günü Beykent Stadyumu’nda saat 17.00’de Bedirkent ile Cerit Yeniyapan karşı karşıya gelecek. Aynı gün ve aynı saatte M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Aktoprak ile Erikli mücadelesi yaşanacak. Bu iki maçın hemen ardından, saat 18.20’de Beykent Stadyumu’nda Yalangoz ile Kızık Hamurkesen, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Uğruca ile Beylerbeyi sahaya çıkacak. Saat 19.40’ta Beykent Stadyumu’nda Dımışkılı ile Göksüncük, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Karahöyük ile bilek kozlarını paylaşacak. İlk günün son maçları ise saat 21.00’de Beykent Stadyumu’nda Dündarlı ile Bayatlı, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Bağbaşı ile Aşağı Arıl arasında oynanacak.
Turnuvada, 28 Temmuz 2024 Pazar günü, yine heyecan dolu maçlar izlenecek. Günün ilk maçları saat 17.00’de Beykent Stadyumu’nda Karacaburç ile Çaykuyu, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Karasakal ile Serintepe arasında yapılacak. Saat 18.20’de Beykent Stadyumu’nda AKçagöze ile Yayıktaş, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise İncesu ile Öğümsöğüt oynayacak. Saat 19.40’ta Beykent Stadyumu’nda Atabek ile Köksalan, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Akçaburç ile Tekirsin mücadele edecek. İkinci günün son maçı saat 21.00’de M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Güngörge ile Dülük arasında oynanacak. – GAZİANTEP
]]>Her yaştan insanın daha konforlu ve sağlıklı şartlarda spor yapma imkanına kavuşması ve gençlerin spora teşvik edilmesi amacıyla gayret gösteren Karatay Belediyesi, Ulubatlıhasan Mahallesi’nde yapımını tamamladığı “Karatay Belediyesi Kapalı Tenis Kortu”nun resmi açılışını gerçekleştirdi.
“Yavrularımızın gelişimine katkı sunmaya devam ediyoruz”
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca; açılışta yaptığı konuşmada, spor altyapısını güçlendirmek ve vatandaşların spora ilgisini arttırmak amacıyla yapılan tesislere Karatay Kapalı Tenis Kortu’nu da eklediklerini söyledi. Başkan Kılca, “Karatay Belediyesi olarak spora ve sportif faaliyetlere büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede belediye tarihinin en yüksek bütçeli yatırımı olan Karatay Spor Merkezi’nin yapımı sürüyor. Çimenlik Mahallemize; içerisinde 15’e 28 ebatlarına sahip oyun sahası, fuaye alanı, seyirci tribünü, soyunma odaları, idari bölümler bulunan Çimenlik Kapalı Spor Salonu’nu kazandırdık. Belediye olarak yapımını tamamladığımız Saracoğlu Trap-Skeet Atış Poligonu Sosyal Tesisi’ni de 2022’de hizmete açtık. 2019 yılında göreve gelir gelmez ilk olarak Karatay Belediyesi Spor kulübümüzü yeniden canlandırdık ve etkin bir yapıya büründürdük. Kulübümüzde pek çok branşta takımlarımız antrenmanlarını sürdürüyor. Yine göreve gelir gelmez ilçemizde eğitim gören öğrencilerin daha sağlıklı ve güvenli ortamlarda spor yapabilmeleri amacıyla ’30 Okula 30 Yeni Halı Saha’ projesini başlattık ve uygun alanı olan okullarımıza FIFA normlarına uygun 30 yeni halı saha kazandırdık. Kısacası spor kulübümüzün faaliyetleriyle, Karatay Yaz Spor Okullarıyla, Kent Konseyi Gençlik Meclisi Yaz Okuluyla, ilkokul ve ortaokullar arası dostluk ve kardeşlik futbol turnuvaları ve daha birçok projemizle belediye olarak; geleceğimizin gerçek sahipleri çocuklarımızın, gençlerimizin ve sporcularımızın gelişimine katkı sunmaya devam ediyoruz” dedi.
“Kapalı tenis kortu, yeni nesil anlayışıyla hayata geçen bir tesis”
Açılışı yapılan Karatay Belediyesi Kapalı Tenis Kortu’nun ilçeye kazandırılan yeni nesil spor merkezlerinden bir tanesi olduğuna vurgu yapan Başkan Kılca, “Yeni tesisimiz, tenise ilgi duyan çocuklarımızı ve gençlerimizi daha güzel ve modern imkanlarda spor yapmalarını destekleyecektir. Kapalı Tenis Kortumuz; 4 bin 600 metrekare arsa üzerinde 3 bin metrekare inşaat alanında inşa edilmiştir. Konya’mızın en büyük kapalı tenis kortu olma özelliğini taşıyan tesisimiz; bodrum, zemin ve 1. kat olmak üzere toplam üç kattan oluşuyor. Tesisimizde; 3 adet kapalı tenis sahası, hakem-antrenör-yönetici odaları, sağlık odası, kafeterya, mutfak ve teras yer alıyor. Bahçede ise; 1 adet açık ayak tenis sahası, 1 adet açık antrenman duvarı ve 29 araçlık da bir otoparkımız bulunuyor. Bu arada, Karatay Yaz Spor Okulları projemize dahil olan çocuklarımızın tenis eğitimleri de bu tesisimizde verilmektedir. Kapalı Tenis Kortu Tesisimizin güncel maliyeti: 75 milyon liradır. Tesisimiz sadece tenis tutkunları için yeni bir mekan değil, aynı zamanda sporun ve rekabetin dostça yaşandığı özel bir merkez haline gelecek. Belediye olarak şehrimizin spor altyapısını daha da güçlendirmeye, çocuklarımızı ve gençlerimizin spor kültürünü zenginleştirmeye, onları farklı spor branşlarıyla tanıştırmaya, Konya’mızda tenisi daha da geliştirmeye, bu güzel spor branşına olan ilgiyi artırmaya ve elbette milli takımımıza Konya’dan daha çok sporcu yetiştirmeye katkı sunmak için elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştu.
“Gençlerimiz, bu modern tesisten yaz-kış faydalanabilecekler”
AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, “Temeli atılan tesis tamamlandı ve bugün gençlerimizin hizmetine sunuldu. Emeği geçen belediye başkanımızı ve ekibini kutluyorum. Gerek yaz gerekse de kış şartlarında gençlerimiz ve bu alana ilgi duyan sporcular, modern bu mekanda hizmet almaya başlıyorlar. Şehrin yerel yönetimlerimizce her alanda dönüşümün sağlanması, Konya’mızın marka değerine katkı sunuyor. Karatay Belediyesi Kapalı Tenis Kortu’nun ilçemize ve şehrimize kazandırılmasında büyük katkıları bulunan Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca’yı ve ekibini tebrik ediyorum” diye konuştu.
“Konya’mız spor ve tesisleşmede önemli bir aşamaya geçti”
AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Konya ve Karatay’ın her alanda önemli mesafeler kat ettiğine vurgu yaptı. Özer, “Konya bir tarım şehri, bir sanayi şehri, bir kültür ve turizm şehri olmakla birlikte bugün gerçekten bir spor şehri. Bugün Konya Büyükşehir Belediyesi Stadyumu’na bakıyoruz Avrupa’nın bilinen bir takım şehirlerden bile daha güzel bir stadyumu var. Euro Lig maçlarının yapabildiği kapalı spor salonumuz var. Türkiye’nin en gelişmiş Veledrom’u var. Uluslararası organizasyonlar düzenleyebilecek bir alt yapımız var. Bugün belediyelerimiz eliyle yapılan Konya’nın her mahallesine neredeyse spor tesisleri var. Dolayısıyla bugün spor anlamında da tesisler şehrimizin her köşesindeki hemşehrilerimizle gençlerimizle buluştu diyebiliriz. Bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz Karatay Belediyesi Kapalı Tenis Kortu’nun Karatay’ımıza ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyor, buradan yetişecek sporcu gençlerimizin ve kardeşlerimizin bizleri uluslararası alanlarda temsil başarılar almasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan da, ülke gençliğinin dijital akımlardan ya da insan sağlığına zarar veren her türlü etkileşimden uzakta kalmasının en büyük ilacının spor olduğunu söyledi. Baykan, “Karatay’da Kapalı Tenis Kortu’nun yapılmasını ve açılmasını önemsiyorum. Belki hala kendi tozlu dünyasında kalıp da yapacak hiç mi işiniz kalmadı, Karatay’da tenis kort mu yaptınız diye eleştirenler de çıkabilir. Allah onlara selamet versin Allah onlara akıl fikir versin. Bu tesiste çocuklarımızın, gençlerimizin ve kadınlarımızın günlük meşgale ve telaşı içerisinde gelip 1 saatte olsa spor yapıyor olmaları her türlü güzelliğin her türlü değerlendirmelerin üstündedir. Bu vesileyle kendisine bir sporcu olan uzun yıllar amatör futbol oynayan, büyükşehir belediyesinin yıllarca düzenlediği futbol turnuvalarında şampiyonluğu kimseye kaptırmayan takımlarda yer alan Karatay Belediye Başkanımızı kutluyorum, tebrik ediyorum” dedi.
“Tesisleşme açısından önemli bir eksiklik giderilmiş oldu”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın önemine değindi. Konya’da belediyelerin vatandaşı kendinden gördüğünü, vatandaşın da belediyeyi, belediye çalışanlarını kendilerinin evlatları olarak gördüğünü vurgulayan Başkan Uğur İbrahim Altay, “Rabbim birlik beraberliğimizi, muhabbetimizi daim eylesin. Bugün güzel bir tesisin açılışında bulunuyoruz. Her açtığımız tesis şehrimizde yeni bir standart oluşturuyor ve vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek konusunda büyük bir problemi ortadan kaldırıyor. Özellikle tenis konusunda son dönemde bir taraftan gençlerimiz bir taraftan da ortaya yaş üstündeki vatandaşların çok yoğun bir talebi var. İlçelerimizde özellikle tenis kortlarına neredeyse randevu bulunamıyordu. Tenisin bir algısı var zengin sporu diye ama aslında vücudu en çok çalıştıran ve gençlerimizin fiziksel gelişiminde en çok katkı sunan sporlardan birisi. Bu manada Karatay Belediyemizin yapmış olduğu bu tesisin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda emeği geçen Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca ve ekibine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Bu güzel hizmet; sağlığa ve dayanışmaya vesile olacak”
Karatay Belediyesi’nin kısa sürede Karatay Belediyesi Kapalı Tenis Kortu’nu tamamlayarak hizmete açmasının kıymetli olduğunu belirten Konya Valisi Vahdettin Özkan, söz konusu çaba dolayısıyla Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’yı tebrik etti. Vali Özkan, “Karatay Belediye Başkanımız, ekibiyle beraber çok kısa bir sürede böyle bir tesisi ortaya koyup mahallemize bu güzel hizmeti sağlık sağlığa, motivasyona ve dayanışmaya vesile olacak tesisi kısa zamanda inşa etmiş oldu. Bu vesileyle Karatay Belediyemize çok teşekkür ediyorum. İnsanlarımız arasındaki dayanışmayı, motivasyonu ve iletişimi arttıracak bu sportif aktivitelerin her tarafa yaygınlaştırılmasıyla şehirdeki kültürel değerlerin muhafazası gelecek nesillere aktarılması adına önemli bir mecra oluyor. Beden ve ruh sağlığı için kullanıldığı gibi aynı zamanda toplumsal dayanışma ve gelişme için de bir mecra olduğunu ifade etmek istiyorum. İnşallah bütün mahallelerimiz bu tesisten en güzel bir şekilde istifade edecektir ve bu faaliyetlerin devletimiz, hükümetimiz ve bakanlıklarımızla beraber belediyelerimizin de aktif olarak bu işin içinde olması hatta bu işin öncülüğünü yapması, vatandaşlarımız açısından hem kıymetli bir değerdir. Şehir kültürünün daha iyi ve yerleşik hale gelmesi, şehir kimliğinin oluşması ile şehirde mukim olan her bir vatandaşımızın kendisini ve çevresini geliştirmesi çerçevesinde bu alt yapının kıymetli olduğunun altını çizmek istiyorum. Tesisin hayra, berekete ve sağlığa vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.
Protokol konuşmalarının ardından Karatay Belediyesi Kapalı Tenis Kortu’nun açılışı, dualar eşliğinde gerçekleştirildi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri, tesisi inceleyerek bilgi aldı. Programa; Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekilleri Mehmet Baykan ve Mustafa Hakan Özer, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, Konya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu (TASKK) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya ASKF Başkanı Remzi Ay, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Mehmet Genç, BBP MKYK Üyesi Kazım Birtane, AK Parti Karatay İlçe, İlçe Kadın ve Gençlik Kolları yönetimleri, Karatay Belediyesi Meclis Üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. – KONYA
]]>Milli yüzücü Alper Sunaçoğlu, kamuoyunda sokak hayvanlarına ‘ötanazi’ yapılmasına yol açacak kanun olarak bilinen, 17 maddeden oluşan ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni protesto etmek için açlık grevine başlayacağını duyurdu. Kanun teklifinin geri çekilmesi için 160 kilometre solo yüzerek rekor denemesi yapacağını açıklayan Sunaçoğlu, denizin içinde açlık grevine başlayacağını duyurdu. ANKA Haber Ajansı’na konuşan milli yüzücü, eyleme başlamak için bugün yapılan komisyon görüşmelerinin sonucunu beklediğini söyledi.
“Ülkemiz için iyi sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum”
Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, geçtiğimiz hafta perşembe günü Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başladı. Tartışmalı geçen ve 18 saat süren ilk toplantı sonucunda teklifin ilk üç maddesi kabul edildi. Bugün devam edecek toplantı hakkında Alper Sunaçoğlu, umutlu olmadığını söyleyerek şunları dile getirdi:
“İnsanlar, işini, gücünü, ailesini bıraktı. Yasa teklifini protesto etmek için gece gündüz sokaktalar. İnsanların moralleri, psikolojileri bozuk ve Ankara bunu görmezden geliyor. Ben bu yasa teklifinin ülkemiz için iyi sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum.”
Yasa teklifinin komisyondan geçmesi durumunda protestoculara ve eylemlere devam edileceğini düşündüğünü ifade eden Sunaçoğlu, şunları söyledi:
“Komisyondakilerin kedi, köpek ya da ‘it’ olarak ifade edilen canlıları bizler ‘evlat’ diyoruz. İnsan evladı için her şeyi yapar. Bu nedenle bu yasa geçti, oldu, bitti denileceğini zannetmiyorum. Üzücü olaylar yaşanacak gibi öngörüyorum.”
“Öldürmekle bitecek olsaydı Hayırsızada Sürgünü’nde biterdi”
Alper Sunaçoğlu, 1910 yılında 80 binden fazla sokak köpeğinin toplu bir şekilde Sivriada’ya sürgün edilmesini örnek göstererek sorunun hayvanların öldürülmesiyle bitmeyeceğini söyledi. Sunaçoğlu, hükümeti sokak hayvanlarına sahip çıkmadığı için eleştirerek şöyle devam etti:
“Siz bütün seçenekleri tükettiniz mi ki son çare bile olmaması gereken ölüm ya da uyutma seçeneğinden bahsediyorsunuz. Yani sen kısırlaştırmayı doğru düzgün yapabildin mi, barınakları kurabildin mi, bu hayvanlara yeterince sahip çıkabildin mi? Bütün bu seçenekler cevap vermedi de öldürmekten bahsedebiliyorsun. Bu hükümet bunların hiçbirini yapmadı. Kaldı ki öldürmek çözüm olsa Hayırsızada Sürgünü’nde 100 bin köpek katledildi. Eğer bu popülasyon öldürmekle bitecek olsaydı o gün biterdi zaten. Tam tersine popülasyon daha çok çoğaldı ve bütün hayvanlar öldüğüyle kaldı.”
“Açlık grevi sonuç vermezse TBMM’nin önünde ölüm orucunu başlatacağım”
Sunaçoğlu, bugün 60’ncı gününe giren “Sokaktayım Yanındayım” eylemleri hakkında “İnsanlar yeri geliyor aç, susuz kalıyor. Ailesinden ve işinden kopuk günlerdir sokaklarda eylem yapıyor. Bütün bunları Ankara görmezden geliyor” dedi ve kararını şöyle anlattı:
“Beni açlık grevi kararı almaya iten çaresizlik oldu. Ben aldığım grev kararının doğru bir eylem olduğuna inanıyorum. Bunu yapacağım, kararlıyım. Eğer açlık grevi sonuç vermezse TBMM’nin önünde ölüm orucunu başlatacağım. Ben bu davadan vazgeçmeyeceğim. ‘Böyle bir zulme neden sessiz kaldın’ diye sorulursa en azından ‘sessiz kalmadım’ diyebileyim. Bu eylemi sırf bu yüzden yapıyorum.”
“Sunulan çözüm önerilerinin hiçbiri duyulmuyor ve görülmüyor çünkü bunun arkasında bir lobi var”
Alper Sunaçoğlu şunları vurguladı:
“Israrla hayvanları öldürmeye çalışıyorlar. Asıl bunun araştırılması lazım. Kimler, niye özellikle öldürülmelerini istiyor? Bu kişilerin tespit edilmesi gerekiyor. Hayvanlar usulü ile yakalanmalı, aşılanmalı, kısırlaştırılmalı, rehabilite edilmeli ve usulü ile alındığı yere, kendi doğasına bırakılmalıdır. Tek çözüm budur, başka çözüm olamaz. Çok basit aslında ve bu yapıldığında kısa zaman içerisinde popülasyon ciddi oranda azalacak ve rahatsızlık bitecek. Bu kadar basit bir çözüm varken öldürmek niye? Bugün kedi, köpek öldürülürse fare, sıçan, sinek ile uğraşılacak. Bir sürü popülasyon artacak. Sokak hayvanlarını ötanazi yapmak daha büyük problemleri doğuracak.”
]]>
İZMİR’de yaşayan otizmli ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca (21), İngiltere’yle Fransa arasındaki Manş Denizi’ni geçmek için hazırlanıyor. Tuna’nın su aşığı bir genç olduğunu söyleyen annesi Gülnur Tunca, “Tuna, bu hedefi gerçekleştirdiğinde Manş’ı solo olarak geçen ilk otizmli yüzücü olacak. Tuna, hem otizme karşı önyargılara hem de açık su yüzmeye meydan okuyacak” dedi.
Kentte yaşayan otizmli ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca, açık su yarışlarında kendi yaş kategorisinde derece yapmayı başardı. Tunca, 23 Haziran’da antrenörü Mert Onaran ile İtalya’nın Capri Adası’ndan Napoli kentine kadar olan 36 kilometrelik mesafeyi yüzerek geçti. Daha önce İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı’nı yüzerek geçen Tunca, Yunanistan’ın Sakız Adası’ndan Çeşme’ye yüzerek açık su geçişi yapan ilk otizmli birey oldu. Tunca, bu yıl ise 10 ile 15 Eylül tarihlerinde İngiltere’yle Fransa arasındaki Manş Denizi’ni geçen ilk otizmli yüzücü olmayı hedefliyor. Tunca’nın annesi Gülnur Tunca, “Bu bize çok ilginç geliyordu. Tam su aşığı bir genç. Bugün dönüp geriye baktığımda Tuna’nın sevdiği yerde, denizde olunca doğru planlama ve iyi bir antrenörle başarıya ulaştığını görüyorum. Tuna, antrenörü Mert Onaran’ı çok seviyor, onu görünce gözlerinin içi gülüyor” ifadelerini kullandı.
İNGİLTERE’DEN FRANSA’YA YÜZECEK
Tunca, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yüzme yolculuğu ilk olarak havuz yarışlarıyla başladı. Ancak Tuna, özellikle dalgalı denizde yüzmeyi çok sevdiği için ve dayanıklı olduğu için açık su yüzmeye yönlendirdik. İlk açık su geçişini 2018 yılında Çanakkale Boğazı yarışıydı ve bu yarışta özel sporcular kategorisinde 2’nci oldu. Çok fazla yarışa katıldı ve katıldığı tüm yarışlarda kürsü görmeyi başardı. Hatta kendi yaş kategorisi grubu sporcularla yüzüp dereceler yapıyordu. Geçen yıl haziran ayında antrenörü Mert Onaran ile Capri Napoli ultra maratonunda ikili takım olarak yarıştılar, 36 kilometrelik mesafeyi yüzdüler ve ‘En İyi İki Takım Kupası’nı kaldırdılar. Tuna ayrıca Sakız Adası’ndan Çeşme’ye açık su geçişi yapan ilk otizmli birey oldu. Bu yıl 10 ile 15 Eylül arası gerçekleştireceği Manş geçiş için hazırlanıyor. İngiltere’den Fransa’ya 36 kilometre yüzecek.”
‘AÇIK SU YÜZMEYE MEYDAN OKUYACAK’
Manş Denizi’ndeki ortalama su sıcaklığının 14-18 santigrat derece arası olacağını ve oğlunun bu sıcaklıktaki suda ‘wetsuit’ giymeden sadece mayoyla yüzeceğini belirten Gülnur Tunca, “Tuna için açık su yüzme dünyasında ‘Everest’ olarak tanımlanan Manş Denizi geçişi gerçekten büyük bir meydan okuma olacak. Tuna bu hedefi gerçekleştirdiğinde dünya Manş’ı solo olarak geçen ilk otizmli yüzücü olacak. Bu geçiş ikili bir meydan okuma olacak. Tuna hem otizme karşı önyargılara meydan okuyacak hem de açık su yüzmeye meydan okuyacak. Çünkü yıllardır otizmli yani farklı bir birey olarak karada var olabilmek için her gün meydan okumak zorunda kaldı. Otizmli bireylerin tümü var olabilmek için her gün meydan okumak zorunda kalıyor. Şimdi de Manş’ı geçerek yeni bir meydan okuma yapacak” açıklamalarında bulundu.
‘TUNA’NIN GERÇEKTEN BİR YÜZÜCÜ OLACAĞINA İNANDIM’
Tuna ile 8 yıldır çalıştığını belirten antrenörü Mert Onaran ise “Ailesinin Tuna’nın suya olan sevgisini fark etmesiyle yüzme serüveni başladı. Ben de Tuna’nın gerçekten bir yüzücü olacağına inandım. İlk önce teknik bilgilerle başladık daha sonra ise ilerlettik. İlk olarak havuz yarışana girebileceğini öngördüm. Ancak Tuna’nın yarışmayı sevmeyen bir özelliği var ve genel olarak benimle birlikte yüzerek eğitim gördü. Çünkü sözel olarak da anlatmak mümkün değildi. Elini tutarak ileri itiyordum, o şekilde öğrendi ve benimle yüzmeye çok alışıktı. Birlikte deniz antrenmanı yaptık ve Tuna’nın denize olan sevgisini fark ettim ki denizde çok mutlu. Bizim aslında ilk hedefimiz de Tuna’nın mutlu olması ve spor yapması oldu. Tüm bunlar beni açık suyun üzerine gitme düşüncesine itti ve ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı daha sonra İstanbul Boğazı’nı geçtik. Türkiye’deki çeşitli açık su yarışlarına katıldık. Sürecin sonunda da artık Tuna öyle bir hale geldi ki açık su yarışlarında engel kategorisinde değil kendi yaş kategorisinde derece yapmaya başladı. Alanya’da yapılan Oceanman Türkiye’de üçüncü oldu ve kürsüye çıktı. Sakız’dan Çeşme’yi yüzdük” ifadelerini kullandı.
‘OTİZMLİ BİREY OLARAK MANŞ’I GEÇEN YOK’
En büyük hedeflerinin Manş Denizi geçişinin olduğunu belirten Onaran, “Açık suda en bilindik, en popüler yarışın olduğu Manş Denizi geçişinde yarışmacılar orada hem soğuk su ile hem de akıntıyla mücadele ediyor. Tek başına otizmli birey olarak Manş Denizi’ni geçen yok. Başarırsak dünyada ilk ve tek Türk olacak. Bir şekilde farklılık da yaratmaya çalışıyoruz. Çünkü aileler herhangi bir farklılık ya da engellilik durumunda evlatlarını evde saklarlar, çok dışarı çıkartmak istemezlerdi. Biz bu algıyı kırarak çocuk desteklenirse ve doğru şekilde eğitim alırsa neler başardığını göstermek istedik. ‘Otizm bir hastalık değil, farklılıktır’ diye bir sloganımız var ve bu sene de dünyada bir ilki başarmaya çalışıyoruz. Her türlü şarta hazırlamaya çalışıyoruz. Tuna, bu görevimizi başarıyla tamamlayacak ve çok güzel örnek olacak” dedi.
‘MANŞ GEÇİŞİ İÇİN HAZIRLANIYORUM’
Tuna Tunca da “Manş Geçişi için hazırlanıyorum. Her gün yüzme antrenmanımı yapıyorum. En son Sığacık’ta 20 kilometre yüzdüm. Sağlıklı besleniyorum, somon, yumurta yiyorum, buz küvetine giriyorum ve haftada 2 gün kuvvet antrenmanını yapıyorum” diye konuştu.
]]>Alperen Şengün’ün açıklamaları şu şekilde;
“İDOLÜM SEMİH ERDEN’Dİ”
“Küçükken çok maç izliyordum ama idolüm yoktu. Semih Erden’i çok beğeniyordum, her yeri domine ediyordu. O zamanlar idolüm oydu diyebilirim, smaçları falan çok etkileyeciydi.
“BEŞİKTAŞ’TA ÇOK DİKKAT ETTİM”
Her zaman içimde NBA’e gideceğime dair bir his vardı. NBA’den teklif gelmiyor sana zaten, öyle bir teklif gibi bir şey yok. Beşiktaş’tayken önümde oynayacak kimse yoktu, ben oynayacaktım yani. Yediklerime, antrenmanlarıma çok dikkat ettim. Hamburger, tatlı yiyorlardı ama ben yemiyordum. Biraz kilo fazlam vardı ama aşırı zayıfladım. Sonuç olarak harika bir sezon geçirdim.
“FENERBAHÇE HAYATIMIN HATASI OLURDU”
Beşiktaş’ta sezon ortasında NBA konuşmaları başladı. ‘Ben ne olursa olsun gideceğim’ dedim ve gitim. Sonra bana Fenerbahçe’den teklif geldi. Türkiye’de kulüp oyuncuya soruyor ‘Gitmek istiyor musun?’ diye. İstemezsem gitmiyorum yani. Fenerbahçe çok uçuk bir teklif yapmıştı bana. Aylık 30 bin TL’ye oynuyorduk o zaman, İstanbul için hiçbir şeydi o para, ben ailemi de getirmiştim buraya. Fenerbahçe beni sezonun ortasında istiyordu ama ‘Ben istemiyorum, gitmeyeceğim’ dedim. Fenerbahçe’ye gitseydim bana büyük bir para vereceklerdi ama Beşiktaş’tayken NBA’den teklif geldiğinde bedelsiz gitme hakkım vardı, Fenerbahçe benim önümü kapatmayacaktı ama NBA için önemli bir para isteyecekti. Örneğin Fenerbahçe 3 milyon dolar isteseydi bunun 800 binini NBA ödüyor, kalanını sen ödüyorsun. Gitseydim hayatımın hatası olacaktı.

“DRAFT ANINDA ÇOK STRES OLMUŞTUM”
Beşiktaş’ta 30 dakika oynarken Fener’e gidip 15 dakika oynamak istemedim. Sezon sonuna doğru NBA scout ekipleri bütün idmanlarımı izlemeye geliyordu artık. Her yerde çok iyi idman yaptım ama en çok gitmek istediğim Orlando’da çok kötü idman yaptım, çok yorulmuştum çünkü. Ben ilk 10’dan seçileceğimi düşünüyordum çünkü çok iyi bir sezon geçirmiştim. Geçmişimde de arızalı bir durum yoktu. 13-14 açıklanmaya başladı ve benim ismim hala okunmadı. Draft masasında otururken stres yapmaya başladım ve ‘Türkiye’ye geri dönerim ben!’ falan demeye başladım. Sonra 16’dan Oklahoma seçti ve Houston’a takas ettiler beni. İyi ki de gitmişim oraya, bir sürü Türk de var orada. Oklahoma’nın çok sıkıcı bir yer olduğunu duydum.
“NBA’DE BİR MAÇTA BENİ BİTİRDİLER”
Saha dışında heyecan oluyor tabii oynadığım oyunculara karşı ama sahada onu hissetmiyorum. LeBron’a karşı oynarken onun LeBron olduğunun farkına varmıyorum, ‘Ben onu yiyeceğim’ diyorum. Bir kere maç içinde bençe geçtiğimde önümde LeBron’u gördüğümde ‘Vay be Alperen, buraya geldin’ hissine kapılmıştım sadece. Zorlandığım oluyor tabii ki ama iyi günümdeyken karşımdaki adamı yiyorum yani. Kötü günümdeysem de olmuyor bir türlü. İlk yılımda New York’a karşı bir maçım vardı, bir tane uzunları var Mitchell diye. Beni bitirmişti, öyle bir savunma yaptı ki bana hareket edemedim ama bir sonraki maç çok daha iyiydim.

“OBRADOVIC NBA’DE YAPAMAZ”
Avrupa koçlar ‘manyak’ gibi. NBA’de öyle bir şey yok. LeBron’a Curry’ye bağıramaz koçu, ‘Sen kimsin?’ derler hemen. NBA’de oyuncular daha güçlü. Obradovic’i NBA’e götür olmaz mesela, oyuncular onu orada barındırmaz. Burada yaptığı şeyi orada yapamaz.
“TÜRKİYE’YE DÖNMEK İSTEMİYORUM”
Ben Türkiye’ye dönmek istemiyorum. Allah izin verirse basketbol hayatımı NBA’de bitirmek istiyorum. Sakatlık olur, o farklı bir şey. Ben Türkiye’ye dönmek istemiyorum zaten açıkçası, sadece yazları buradayım. Sezon içinde burada olmak istemiyorum. Ben oranın kültürüne de çok çabuk alıştım. Burada İngilizce öğrenmeme sebeplerimden biri; Türk insanı dalga geçmeyi sever. Bir hata yap, hemen gülerler. Ben Amerika’da öğrendim bunu, çekiniyordum. Amerika’da yanlış konuşunca alkışlıyorlar, deniyorum çünkü.”
]]>“HEDEF OLARAK EN İYİSİNİ İSTİYORUZ”
Antalyaspor ile yarışan ve yarışmacı bir takım olmak istediklerini ifade eden Alex de Souza, imza töreninde söylediği başka şehirlerden de Antalyaspor’u izlemek için taraftarların geleceği sözlerini yineledi. Alex, “Hedefimiz yarışan, yarışmacı bir takım yaratmak. Tabii ki bu hedefle birlikte bunu yaptığımızda dikkatleri üzerimize çekebiliyoruz. Bunu yaptığınızda dediğim gibi diğer şehirlerden insanlar gelebilir. Herkes bizi izleyebilir. Biz yapabildiğimiz kadar yarışmacı bir takım yapmayı ve hedefleri olan bir takım yaratmayı hedefliyoruz. Bunu yaptığımızda eminim ki Antalyaspor taraftarı, şehir bizi daha çok sevecek ve daha çok sahip çıkacaktır. Bizi kucaklayacaktır. Tabii ki biz hedefimiz olarak her zaman en iyiyi istiyoruz ve her takım aslında en üstte olmak ister” dedi.
“YARIŞAN BİR TAKIM OLMAK İSTİYORUZ”
Süper Lig’i takip eden ve tanıyanların şampiyonluğa kimin oynadığını bileceğini belirten Alex, takımın başında 15 günlük bir zaman geçirdiğini ve yarışan bir takım kimliğine bürüneceklerini dile getirdi. Alex, “Takımın başında henüz 15 günlük bir süreç oldu. Hafta hafta ilerlemeyi tercih ediyoruz. Her zamankinden daha iyi bir Antalyaspor oluşturmayı hedefliyoruz. Tabii ki Türkiye Süper Lig’ini tanıyanlar da şampiyonluğun kimler arasında olacağını bilir. Avrupa’yı hedefleyenlerin kimler olduğunu bilirler. Bizim düşüncemiz bu ekiplerle, bu takımlarla yarışan bir takım oluşturabilmek” diye konuştu.

“GELENLER VE GİDENLER OLACAK”
Burdur’daki kampta çok iyi bir hazırlık süreci geçirdiklerine dikkati çeken Alex de Souza, gelen transferlerin olduğu kadar gideceklerin de olacağını belirterek, “Burada kaldığımız süre boyunca Burdur bizi çok iyi ağırladı. Burada çok güzel bir hazırlık süreci geçirdik. Henüz takımımız tamamen oluşturulmadı. Kampın ortasında yeni gelen transferler oldu. Onları da hazırlamaya çalışıyoruz. Yeni gelecek olanlar da var. Bazıları gecikti ama şu ana kadar güzel bir hazırlık süreci var. Bu süreçte gelenlerin olması, gidenlerin olması tamamen normal. Bu süreci bu şekilde ilerletiyoruz. Yeni gelenlerle birlikte çalışmalara devam edeceğiz ve bir takım oluşturacağız” ifadelerini kullandı.
“MİLLİ TAKIM EURO 2024’TE İYİ PERFORMANS SERGİLEDİ”
EURO 2024’ü takip ettiğini ve Türk milli takımının elinden geleni yaptığına dikkati çeken Alex de Souza, “EURO 2024’ü takip etme şansım oldu. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, aslında güzel bir ekip oluşturdu. Genç bir takım oluşturdu. Yarış takımı oluşturdu. Türkiye’nin elinden geleni gösterdiğine inanıyorum ama finali de hak eden takım kazandı, İspanya kazandı” şeklinde konuştu.
“ARDA GÜLER İLE SÜREKLİ İLETİŞİM HALİNDEYİM”
Milli takım ve Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler’in yükselerek ilerleyeceğini vurgu yapan Alex, Arda Güler ile sürekli iletişim halinde olduğunu söyledi. Alex, “Arda Güler çok genç bir yetenek, çok genç bir oyuncu. Önünde çok uzun bir yolu var. Şu anda her geçen gün yükselerek ilerliyor. Eminim Real Madrid’de de başarılarının üzerinde ilerleyecektir. Türk milli takımı için de çok önemli bir oyuncu. Bütün Türk halkı da bunu biliyor. Öneminin farkında. Uzun yıllar Türk milli takımına da faydalı olacaktır. Onunla sürekli iletişim halindeyim aslında. İhtiyacı olduğunda gerektiğinde sürekli görüşüyoruz. Ona en iyi dileklerimi ve tavsiyelerimi iletiyorum” dedi.

“SADECE FENERBAHÇE’DEN DEĞİL, DİĞER TAKIMLARDAN DA GELENLER OLDU”
Geçtiğimiz günlerde antrenmana Fenerbahçe formalı taraftarların gelmesi ve kendisinin formaları imzalaması sonucunda oluşan tartışma ile ilgili gelen soruya Alex, şu yanıtı verdi:
“Bu konuda söyleyeceğim tek şey bütün Türkiye’ye çok teşekkür etmek isterim. Çünkü burada 2 haftadır çalışıyorum. Sadece Fenerbahçe değil, Galatasaray’dan, Trabzonspor’dan, Antalyaspor’dan gelenler oldu, fotoğraf çektik. Formalarını imzaladım. Herkesin bana yoğun sevgisi olduğunu düşünüyorum. Kendilerine minnettarım ve çok çok teşekkür ediyorum. Ben buradan çıkıyorum ve idman sahasına geçiyorum. Yolda birisi benden fotoğraf çekmek istiyorsa elinde hangi forma varsa, üzerinde hangi forma varsa onunla fotoğraf çektiriyoruz. Bu Fenerbahçe de olabilir. Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon da olabilir, Antalyaspor da olabilir. Çünkü ben onların sevgilerine karşılık vermeye çalışıyorum. Benim işimi hiçbir şekilde engellemiyorlar. Sevgi gösterisinde bulunuyorlar ve hangi takımı destekleyeceğine taraftar karar verir. Ben onlara saygı duyuyorum. Onların sevgilerine karşılık veriyorum.”

“TARAFTARA HAK ETTİKLERİ TAKIMI HEDİYE ETMEK İSTİYORUM”
Antalyaspor’u temsil ettiğini sözlerine ekleyen Alex de Souza, “Antalyaspor’u temsil ediyorum ve onlar için savaşan bir takım yaratmak istiyorum. Sürekli bizi desteklesinler. Onlara hak ettikleri takımı hediye etmek istiyorum. Türkiye’de teknik direktör olarak çalıştığım ilk takım Antalyaspor. Onlarla beraber daha büyük bir takım oluşturacağız. Onların desteklerine çok güveniyorum. Çünkü Türkiye’nin en büyük taraftarlardan birisine sahip olduğumuzu düşünüyorum. Onlarla birlikte en büyük sonuçları alacak güce sahibiz ve hep beraber alacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Göztepe’de Başkan Rasmus Ankersen, sarı-kırmızılıların Slovenya kampında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ankersen, rekabetçi bir takım kurmak için çok çalıştıklarını ifade ederek, “Sportif direktörümüz Ivan Mance ve oyuncu arayan bütün ekibimizle beraber ligde rekabetçi ve başarılı olacak bir takım kurmak için elimizden geleni yapıyoruz. Tabii ki yapacağımız çok daha işimiz var. Hem gençlerin hem tecrübeli oyuncuların olduğu, hep beraber dengeli ve başarılı bir takım kurmak için elimizden gelen çalışmaları gerçekleştiriyoruz” dedi.
“İki golcü alacağız”
Yeni sezon için takıma iki golcü daha katılacağını ifade eden Başkan Ankersen, “Elimizde bununla ilgili gerçekten iyi seçenekler var. Umarım gelecek günlerde bunu başarır ve sizlere, taraftarlarımıza onları tanıtırız ama bu iş bir anda olmuyor. Bir süpermarkete de gittiğinizde hemen istediğiniz şeyleri, istediğiniz fiyata bulamazsınız ya da aldığınız şeyler o anda size kaliteli gözükür ama daha sonra o kalitesini bir zaman sonra kaybettiğini görürsünüz” şeklinde konuştu.
“Lis’in gelmeyeceği anlamına gelmez”
Kaleci transferi durumuna da değinen Ankersen, “Kadromuzda Türkiye’deki en yetenekli kaleci olarak gördüğümüz ve hocalarımızın çok inandığımız Arda var. Sezon öncesi onun da ne kadar hazır olduğunu hocalarımızla hep beraber görmek istedik. Tabii bu Lis’in tekrar gelmeyeceği anlamına gelmiyor” dedi.
“Süper Lig bizim için büyük bir meydan okuma olacak”
Hem mental hem fiziksel hem de teknik anlamda iyi bir takım oluşturmak için çalıştıklarını kaydeden Rasmus Ankersen, “Süper Lig’de bizim adımıza büyük bir meydan okuma, büyük bir mücadele olacak ama biz oynadığımız maçlarda istediğimiz farkları oluşturabilirsek, istediğimiz noktalarda istediğimiz dokunuşları yapabilirsek kesinlikle çok iyi bir takım olacağımızı, fark oluşturacağımızı, iyi bir takım olacağımızı düşünüyorum. Bu şekilde birçok kişiyi de şaşırtacağımızı düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
“Onuachu için doğru fiyat bekliyoruz”
Geçen sene Trabzonspor’un Southampton’dan kiraladığı Paul Onuachu hakkında da konuşan Ankersen, “Paul Onuachu satılacaksa bunun doğru fiyata gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ferrari almak istiyorsanız ona Ferrari fiyatını ödemeniz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Göztepe ikinci planda değil”
Göztepe’nin ikinci planda bir takım olmadığı vurgulayan Başkan Ankersen, “Göztepe’yi, Avrupa’nın ve dünyanın en iyi takımı olarak görüyoruz. Böyle hissiyata sahibiz ve bununla gurur duyuyoruz. Bunlar gerçekler ama aynı zamanda şunu da görmemiz lazım gerçekçi bir şekilde. Burada hep beraber büyük başarılara ulaşıp, taraftarımızın oluşturduğu muhteşem ortam, şehrin güzelliğiyle hep beraber yakaladığımız başarılarla bu oyuncuları buraya çekebiliriz, hedefimiz de bu. Bir oyuncu, Göztepe’ye geleceği zaman burayı bir sıçrama tahtası ve Premier Lig’e giden bir yol haritası olarak da görebiliyor. Bunu bir motivasyon olarak görüyor ve bu şekilde kendini hazırlıyor” değerlendirmesinde bulundu. – LYUBLYANA
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2018’de başlattığı ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’ Şırnak’ta hız kesmeden devam ediyor. Proje ile bugüne kadar 10 yarı olimpik havuzla ile 85 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Proje ile yüzme bilmeyen kimsenin kalmadığı bir Şırnak hedeflenirken, daha sağlıklı ve aktif bir yaşamın kapıları aralanıyor.
2023-2024 sezonunda 16 bin kişiye yüzme öğrettiklerini, 2024-2025 sezonda ise hedeflerinin 25 bin kişiye ulaşmak olduğunu ifade eden Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürü Abdullah Ayar, Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’nin bakanlığın pilot projesi ve çokta faydalı olduğunu söyledi. Son 6 yılda 80 bin civarında çocuğun yüzmeyi öğrendiğini aktaran Ayar, “Geçen sene sadece 16 bin 500 gencimiz ilk defa yüzmeyi öğrendiler. Hedefimiz bu sene en az 25 bin. Çünkü 10 tane havuzumuz var. 5’i kapalı 5’i açık olmak üzere. 17 antrenör, 23 can kurtaran var. Bakanlığımız, 2024 yılını hareketlilik yılı olarak ilan etti. Tüm personelimiz hazırlıklarını yaptı. Havuzlarımız çok iyi durumda” dedi.
Milli takım yetkilileri ile diyalog halinde olduklarını ve hedeflerinin milli takıma oyuncu yetiştirmek olduğunu belirten Ayar, “Milli takıma şu an 1 sporcumuz seçilmek üzere, barajları geçmiş durumda. 10’a yakın sporcumuzda yakın zamanda milli takımlarımızda kendini gösterecek. Tabi bu arada engelli bireylerimizde yoğun bir şekilde havuzlarımızdan faydalanmaktadır. Yürümekte zorlanan engelli çocuklarımız bugün havuzlarımızda başarılı bir şekilde yüzmekteler. Kendi kategorilerinde onları da milli takıma empoze etmeye çalışıyoruz. Yetkililer ile de diyalog halindeyiz” diye konuştu.
Havuzlardaki bu ilginden dolayı boğulma vakalarını da neredeyse sıfıra düştüğünü ifade eden Ayar, “Çünkü nehirlerimizde, akarsularımız da, özellikle Cizre’de de bunu çok yakından görüyorduk. Ama son 2 yılda bakanlığımızın hamleleri ile beraber yok denecek kadar az. Bunun da önüne geçilmiş oldu. Çocuklarımız bir yandan yüzerken, diğer yandan güvenlik içinde kontrol ve tedbir içinde antrenörlerimiz ile birlikte hem de bilimsel olarak yüzmeyi öğrendiler. Öğrenmeye de devam edecekler. Bu manada bakanlığımızın çok büyük önem arz ediyor bu çalışmaları. Şırnak’ta, ben eminim ki Türkiye’nin genelinde de havuzlar aktifleştikçe boğulma vakaları da neredeyse bitecek” şeklinde konuştu.
Hasan Çelik: “Amacımız çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, spora yönlendirmek”
Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yüzme Antrenörü Hasan Çelik, projenin başarıyla devam etmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ve bu yıl daha fazla kişiye ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Çelik, “Biz, her sene il ve ilçelerimiz dahil Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’nde haftanın 5 günü sabah saat 09.00’da başlayıp akşam 17.00’ye kadar çocuklara, gençlere, kızlar ve kadınlara yüzme eğitimi veriyoruz. İlçelerimiz dahil geçen sene 2023-2024 sezonu içerisinde yaklaşık 16 bine yakın sporcumuza, öğrencilerimize, yetişkinlerimize yüzme eğitimi verdik. Bu sene de şuanda 1 ay içerisinde bine yakın kaydımız var ve bu kayıtlara şuanda devam ediyoruz. Projemiz yaz kış devam ediyor. Ama yazın gelmesi ile, okulların kapanmasıyla sayımız yazın daha fazla oluyor. Geçen seneki yaş kategorimiz, 6 ila 30 yaş arasıydı. Bu sene 4.5 yaşındaki öğrencilerimizi çocuklarımızı da projeye dahil edip onlara eğitim veriyoruz. Buradaki amacımız hem merkez olsun, hem de ilçelerimiz olsun çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, spora yönlendirmek, spor bilincini oluşturmak” ifadelerinde bulundu.
5 günü Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda eğitim gördüğünü ve aldığı eğitimler ile milli takıma seçilmeyi hedeflediğini belirten yüzme öğrencisi Muhammed Enes Ulusoy, “Haftanın 5 günü yüzme eğitimi görüyoruz. Yüzme eğitimlerinde hocalarımız bizlere çok iyi şeyler öğretiyorlar. Mutluyuz buraya geldiğimiz için. Yarışmalarda başarı kazanmak için yüzme eğitimi alıyoruz. Burada mutluyuz. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. Triatlonda veya yüzme branşında milli takıma seçilmek istiyorum” şeklinde konuştu. – ŞIRNAK
]]>Mardin’de kuzeninin tavsiyesi üzerine 3 yıl önce milli takım antrenörü ve eski milli sporcu Orkun Çaylak ile tanışarak boksa başlayan Çiçek, “erkek sporu” olarak gördüğü ve çekindiği bu branşa zamanla tutkuyla bağlandı. Aldığı eğitimin ardından ilk yıl katıldığı müsabakada Türkiye üçüncüsü olan Çiçek, bu yıl da 11- 19 Mayıs’ta Muğla’nın Fethiye ilçesinde düzenlenen Yıldızlar Türkiye Boks Şampiyonasında 50 kiloda altın madalya kazanarak, milli takıma seçildi.
Çanakkale’de bir ay süren antrenmanın ardından 21 Haziran-3 Temmuz’da Bosna Hersek’te gerçekleştirilen Yıldızlar Avrupa Şampiyonası’na katılan Çiçek, elde ettiği üçüncülükle memleketi Mardin’e bronz madalya ile döndü.
Yıldızlar kategorisinden gençler kategorisine geçen Çiçek, milli takım antrenörü Orkun Çaylak eşliğinde günde çift antrenmanla Avrupa şampiyonu olmaya hazırlanıyor.
“Boks artık hayatımın bir parçası”
Kübra Çiçek, AA muhabirine, tedirginlikle başladığını boksta güzel başarılar elde ettiğini söyledi.
İyi bir motivasyonla zorlu bir süreçten geçtiğini, ilk yılında Sakarya’da düzenlenen yarışmada Türkiye üçüncülüğü elde ettiğini ifade eden Çiçek, bu sayede bu yıl yıldızlar kategorisinde 50 kiloda Türkiye şampiyonu olduğunu ve milli takıma seçildiğini belirtti.
“En büyük hedefim 2028 olimpiyatları. Çalışıyoruz, inanıyoruz, inşallah başaracağız.” diyen Çiçek, hedeflerine ulaşmak için antrenmanları aksatmadan sıkı bir şekilde sürdürdüğünü anlattı. Çiçek, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi arzuladığını dile getirerek, şöyle dedi:
“Boksa ilk başladığımda ‘Yapabilir miyim?’ diye tereddüt yaşadım. Hatta çoğu zaman antrenmana gitmeyi istemiyordum. Ama daha sonra boksa olan ilgim arttı, ve bu sporu sevdim. Boks artık hayatımın bir parçası. Bana destek olan herkese teşekkür ediyorum.”
“Antrenmanlara gelmeyen Kübra’yı artık bokstan kopartamıyoruz”
Milli takım antrenörü Orkun Çaylak ise başlarda zayıf olduğu için tereddüt yaşadığı Kübra’nın daha sonra başarılı bir sporcu olacağına inandığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Önceleri ‘Kübra’dan sporcu olmaz, çok zayıf.’ demiştim. Yine de bir deneyelim dedik. İlk bir ayda antrenmanlara aldık. Ancak Kübra antrenmanlardan kaçıyordu. Ailesi ile görüştüm. Onlar da başta biraz çekindiler. Sonra düzenli idman programı yaptık.
Başarılı sporcumla Bosna Hersek’e gittik, 22 rakibimiz vardı, Kübra’nın ilk Avrupa deneyimiydi. Biraz heyecanlıydı. Polonya ve İrlandalı sporcuları eledik. Sonra parmağı sakatlandı. Yine de Rusya ile maça çıktık yarı finalde. Ancak elendik. Avrupa üçüncüsü oldu. Bu bizim için çok gurur verici bir şey. Daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Kübra artık gençler kategorisinde yarışacak. Hedefleri sırasıyla gençlerde Türkiye ve Avrupa şampiyonluğu ardından da 2028 olimpiyatları. Başta antrenmanlara gelmeyen Kübra’yı artık bokstan kopartamıyoruz. Kesinlikle 2028 olimpiyatlarına gideceğiz.”
“Mardin’de uluslararası derece alan ilk kadın boksörümüz”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Beytullah Birlik de devletin son yıllarda kazandırdığı modern tesisler sayesinde birçok alanda sporcu sayısının arttığını, önemli başarılar elde edildiğini söyledi.
Yaklaşık 400 uzman antrenör ile 40 branşta Bakanlığın ve Valiliğin destekleriyle faaliyet yürüttüklerini ifade eden Birlik, sporcuları her alanda desteklerini kaydetti.
Birlik, kentteki sporcuların ulusal ve uluslararası alanda başarılar elde ettiğini belirterek, şöyle dedi:
“Bu başarılardan biri de Kübra Çiçek’e ait. Kübra kızımız Avrupa Yıldızlar Boks Şampiyonasında 3. olarak bronz madalya aldı. Bu da bizi gururlandırdı. Mardin’de uluslararası derece alan ilk kadın boksörümüz. Kızımızın hedefi 2028 olimpiyatlarına gitmek. Kübra’nın bu hedefine ulaşmasının önünde hiçbir engel yok. Güçlenecek, antrenmanlarına devam edecek ve inşallah hedefine ulaşacak. Biz de hedeflerine ulaşması için gerekli zemini hazırlayacağız ve onu destekleyeceğiz.”
]]>U19 Erkek Milli Takımı, 2024 UEFA Avrupa U19 Şampiyonası finalleri B Grubu ikinci maçında İspanya ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan U19 Milli Takımı Teknik Direktörü Soykan Başar, “Fransa’ya karşı talihsiz gollerden sonra puan alamadık. Aslında baktığınız zaman maçın hakkı galibiyet ya da beraberlikti diyebiliriz Fransa maçı özelinde. Yine iyi bir oyun vardı, yine kendini ispatlamış bir takım vardı sahada U19 Milli Takımımız. Bunun ardından mağlup olup puan alamadan ikinci maça hazırlanmak tabii ki moralleri biraz bozdu. Hesapta olmayan bir konuydu. Ama İspanya maçını turnuvanın ilk maçı olduğunu düşünerek hareket ettik, öyle başladık. Bütün çalışmalarımızı ona göre yaptık. Hemen Fransa maçı akşamı gelip gece geç saatler bile olsa analizlere başladık. İspanya’ya nasıl hazırlık yaparız, neler yapmamız gerekir, onlarla alakalı çalışmalara başladık gece yarısı. Sabah kalktık yine antrenmanımıza gittik takımla. Sonra geldik tekrar çalışmalara devam ettik. Yani yoğun bir şekilde İspanya’yı analiz ettik. Nasıl oynamamız gerektiğini planladık. Hem kendi oyun anlayışımızı nasıl sahaya yansıtır, hem de İspanya’yı durdurmak adına ön alan baskılarını nasıl yaparız diye plan yaptık” şeklinde konuştu.
İspanya’nın oyuncu kalitesine değinen Başar, “Aslında maçın öyküsü, 1. dakikadan, 90. dakikaya kadar kendini sahada ispatlamış bir Türkiye Milli Takımı vardı. Bu çok önemli bir şey bence. Oyuna hükmeden, domine eden bir Türkiye vardı İspanya ve Fransa karşısında. İspanya’ya karşı oynuyorsunuz sonuçta, oyuncularının birçoğu önemli liglerde oynayan değerli oyuncular. Birçok kez şampiyonluk yaşamış bir takıma karşı oynuyorsunuz. Bunlar çok önemli detaylar. İspanya son Avrupa Şampiyonası’nı kazanmış bir ülke. A Takımı, 19 yaşı bence aralarında çok büyük fark yok. Orada 2007’li oyuncu da oynuyor sonuçta. Bu İspanya’ya karşı oyunu domine etmek, güzel oyun oynamak, üstün oyun oynamak, ilk dakikadan son dakikaya kadar onlara oyunu kabullendirmek, ön alan baskıları yapmak, hataya zorlamak, hatadan kazandığımız toplarla pozisyon üretmek çok çok kıymetli. Sonra duran toptan bir gol yedik. Orta alanda kaybettiğimiz topta oluşan kornerden. Her şeye rağmen biz maçı çevireceğimize inandık. Grubumuzda iddiamızın devam etmesi için son ana kadar mücadele etmek zorundayız” diye konuştu.
Son dakika gelen golle ilgili olarak Soykan Başar, “Çok enteresan gerçekten, 89’da oyuncu değiştirdik, 90. dakikada Fahri inanılmaz bir gol attı. O gol çok anlamlı bir goldü. Hem oyunu taçlandırmak adına hem de turnuvanın devamı açısından çok önemli bir goldü. Bu goller genelde tesadüf olmaz, biz istedik sonuna kadar pozisyonlar yakaladık maç içinde. Bence hakemin vermediği net bir penaltı pozisyonumuz da var. İlk maçta Fransa’yı da bu kadar sıkıntıya düşürdük, şimdi İspanya’yı da çok büyük sıkıntılara düşürdük. Şu konuda çok gururlanıyorum. Aslanlar gibi oynadılar, aslanlar gibi iki maçı tamamladılar. Turnuvaya çok büyük renk katmaya devam ediyoruz. Kendimizi de kabullendirdik. Bunun böyle olması çok gurur verici. Sonuçta bizim gruba baktığınız zaman diğer gruba nazaran daha sert bir grup. Biz dahil olmak üzere güçlü takımlar aynı gruptayız. 90. dakikada gelen golle serüvenimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Danimarka maçında galip taraf biz olmak istiyoruz”
İki gün sonra oynanacak Danimarka maçı ile ilgili de konuşan Başar, “Danimarka’nın burada oynadığı maçları izledik. Daha önce de izliyorduk Elit Tur süreçlerinde. Maç maç gidiyoruz, yoğunlaştığımız maç iki gün sonra oynayacağımız maç oluyor genelde. Mesela Fransa’yı aylar öncesinde analiz etmeye başladık, ilk maç olduğu için. İspanya’yı da izliyoruz, Danimarka’yı da izliyoruz sürekli. Hangi maçları oynamışsa, hangi oyuncular hangi performansı vermiş. Bizim hedefimiz Danimarka’yı yenmek. İlk ikiye girme şansımızın devam etmesi alacağımız galibiyete bağlı. Bir de Fransa’nın İspanya’yı yenmesini bekleyeceğiz. Ümitliyiz, bu arada U20 Dünya Kupası şansımız devam ediyor. O da çok önemli. Bence İspanya bizden çok çekinmiş, Fransa maçımızı iyi izlemişler. Zaten hocaları tribündeydi Fransa maçında. Şimdi Danimarka’da bu futboldan sonra bizden çekiniyordur, işleri zor. Bizim de işimiz zor. Sonuçta Danimarka’da çok iyi oyunculara sahip. Çok güzel maç olacak, galip gelen taraf biz olmak istiyoruz. Çocuklar da zaten bunun bilincindeler. Hep bana söylüyorlar, hocam yarı final oynayacağız. Çıkacağız bir üst tura. O inancı biz onlara aşılamışız, onlarda bize veriyorlar, bizi motive ediyorlar. Bizi izleyenlere keyifli futbol izlettirdiğimizi düşünüyorum. Önemli olan da bu zaten” değerlendirmesinde bulundu.
Alınan beraberliği kızına hediye eden Soykan Başar, “Yedi yaşında kızım var adı Pera. Bugün onun doğum günüydü. Galibiyet hediye etmek isterdim ama bir puan da çok değerli. ve çok güzel bir oyunla gelen bir puan. Çok anlamlı bir hediye olduğunu düşünüyorum, kızıma armağan ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Fahri Kerem Ay: “Attığım en değerli gol diyebilirim”
Beraberlik golünü atan Fahri Kerem Ay ise, “Bu akşam attığım gol çok önemli bir gol. Şansımız devam ediyor. Turnuvanın kırılma anı diyebilirim bu gol için, attığım en değerli gol diyebilirim. Bizim bir hedefimiz var. Ülkemizdeki vatandaşlarımız için, yakınlarımız için, kupayı ülkemize kazandırmak için geldik buraya be sözümüzü tutmak için devam ediyoruz. Umarım her şey dilediğimiz gibi, planladığımız gibi olur. Ben buna canı gönülden inanıyorum. Bütün takım olarak hissettik, umarım ki kupa ait olduğu yere Türkiye’ye gidecek” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, 130 çocuğun hayallerine ilk adımını atması için bu yaz da ücretsiz voleybol kursu açtı. Kurs, aileleri maddi külfetten kurtarırken, çocukların da yaz tatilinin dolu dolu geçmesini sağlıyor.
Şahbaz: “Voleybola dair her eğitimi ücretsiz olarak veriyoruz”
Çok eğlenceli ve hareketli bir sezona girdiklerini söyleyen Büyükşehir’in Voleybol Antrenörü Hakan Şahbaz, “Sıcak havalarda çocukların evden çıkmasına katkı sağlayabildiysek, ne mutlu bizlere. Şu an 130 kursiyerimiz mevcut. Elimizden geldiğince halkımıza ulaşmaya çalışıyoruz ama kısa sürede sayımız daha da artacak” dedi.
Çocukların hem çok mutlu olduğunu, hem de yeni arkadaşlıklar edinerek sosyalleştiğini kaydeden Şahbaz, “Bizim kurslarımız ücretsiz. Ülke olarak ekonomide zor günler yaşadığımız için kursumuzun ücretsiz olması vatandaşlarımıza gerçekten çok büyük bir hizmet” diye konuştu.
5 gruba ders verdiklerini söyleyen Şahbaz, “Veliler, öğrencilerimizden daha memnunlar. Antrenmanlara heyecanla geliyorlar. Klimalı salonumuzda antrenmanı izliyorlar ve bir yandan onlar da yeni arkadaşlıklar ediniyor. Çok güzel zaman geçiriyoruz. Burada voleybola dair her eğitimi veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Veliler de çocukları kadar memnun
Kurstan çok memnun olduklarını belirten velilerden Emrah Çakuş, “Kızımın becerileri, özgüveni daha da yükseliyor ve bu hoşumuza gidiyor. Geçen sene de yüzme kursuna götürmüştük. Gayet güzel ve keyifliydi. Voleybola da severek geliyor” dedi.
Hizmet için Başkan Vahap Seçer’e teşekkür eden Çakuş, “Dar gelirli insanlarız. Cebimizden büyük meblağlar çıkaramıyoruz, ama belediyenin vermiş olduğu imkanlar gayet güzel. Profesyonel bir kurstan alabileceklerinin aynısını alıyorlar” diye konuştu.
Kızı voleybol kursa gelen Çiğdem Kırklar da “Kızım ilerde voleybolu profesyonel olarak oynamak istiyor. Daha önce gelen arkadaşlar vesile oldular, biz de araştırdık ve Belediyemizin verdiği ücretsiz kurs olduğunu öğrenince hemen başvuru yaptık. Ertesi gün de zaten kaydımız oluştu ve kursa başladık” dedi.
Kızının büyük bir istekle voleybol kursuna geldiğini söyleyen velilerden Mehmet Azgan ise “Buradan aldığı eğitimin hem fiziksel, hem de mental olarak çok iyi olduğunu söyledi. Çocuklarımızın eğitimi için verimli bir durum. Çok önemsiyor ve destekliyoruz. Diğer velilere de kesinlikle tavsiye ederim. Çünkü burada hem fiziksel anlamda bir gelişim sağlıyorlar, hem de takım oluşturdukları için kendisine müthiş katkıları oluyor” ifadelerini kullandı.
Minikler hayallerine ilk adımı Büyükşehir’le atıyor
Kursa katılan minikler ise düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:
-Meryem Azra Eroğlu: “Daha önce yüzme kursuna da gittim, ama voleybolu daha çok sevdim. Takım oyunu olması, topla oynamak daha çok hoşuma gitti.”
-Derin Yılmaz: “Takım halinde oynanması çok hoşuma gidiyor. İleride voleybolcu olmak istiyorum. Filenin Sultanları’nı da yakından takip ediyorum. En çok Hande Baladın’ı seviyorum ve büyüyünce O’nun gibi olmak istiyorum.”
-Berra Su Demir, “Başka kurslarda çok arkadaşlık kuramamıştım. Ama burada iç içeyiz. Herkes benimle arkadaş oldu ve artık bir takım gibiyiz.”
-Azra Bircan, “Benim için renkli bir yaz tatili oldu. Ayrıca voleybolu da profesyonel bir biçimde oynamak istiyorum. Filenin Sultanları gibi olmak istiyorum.”
-Mira Kara: “Ben burada çok eğleniyor ve kolay öğreniyorum. Öğretmenlerim çok iyi. Burası sayesinde yaz tatilim de çok eğlenceli geçiyor. Birçok yeni arkadaşım oldu, çok mutluyum.”
]]>“SONUNUZA AZ KALDI”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını kullanarak futbolu yönlendirenlerin olduğunu belirten Koç, “Siyasetin ismini, gücünü kullanıp yeri geldiği zaman Cumhurbaşkanımızın hiç haberi olmadan onun yetkisini gücünü kullanıp lobi yapıp istediği şekilde futbolu dizayn edenlere söylüyorum, sonunuza az kaldı.” dedi.
“BİZ YANAK SIKTIRMAYIZ, İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMEYİZ”
Organizasyonda konuşan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, “Çok yakında İstanbul’da büyük Fenerbahçe mitingi yapacağız. Biz bir sisteme karşı mücadele başlattık. Bizim camiamız sabırsız, dün beni yerden yere vuranlar oldu. ‘Adam yine aday, adam yine başkan olacak’ sabırlı olun arkadaşlar, 20-25 yılda kurulan şeyler 20-25 günde değişmiyor. Camiamıza sesleniyorum biraz sabrı öğrenin, bizim motivasyonumuzu, gücümüzü olumsuz etkiliyorsunuz. Bizim verdiğimiz mücadelenin bazılarınız farkında bazılarınız çok farkında ama bazılarınız da unutuyorsunuz. Biraz inanın güzel günler yolda. Ne zorluklarla, yokluklar içinde, yoksulluklar içinde kuruldu bu ülke. Bu ülkenin kuruluşunda ve kurtuluşunda bu camia bu kulüp büyük vazifeler edindi, büyük roller üstlendi. Fenerbahçe Spor Kulübü bir spor kulübünden çok daha fazlasıdır diyoruz ve ilelebet demeye devam edeceğiz. Fenerbahçe ilkeleriyle, duruşlarıyla hedef oldu. Son dönemde ciddi anlamda hedef oldu. Aziz Başkan hedef oldu, Ali Şen döneminde hedef oldu benim dönemimde bu zirve yaptı. Büyük başarılar, büyük mutluluklar büyük zorluklar sonrası gelir. Dün de TFF genel kurulunda anlattım. Bir kulüp 10 senede toplam puanda birinciyle ikinci arasında 1-2 puan farkla orada duruyorsa ve 10 senede bir kupa almayıp ilk 5’tekiler kupa alıyorsa bu hiçbir sportif mantıkla anlatılamaz. İçyapımızda bir buhran dönemi geçiriyoruz. 38,15 ve 10 sene rakiplerimiz şampiyon olamadı. Biz buhran dönemini sportif açıdan değil, hedef olduğumuz için geçiriyoruz. Belki dün ki yaptığım konuşma yine bizi hedef yapacak ama önemli değil. Biz şampiyonluk ve başarı için ne yanak sıktırırız ne imar projemizin çıkarları için veya başka bir şey için duruşumuzdan, ilkelerimizden ve bu cumhuriyetin bize biçtiği sorumluluktan hiçbir zaman taviz vermeyiz. Bu duruş devam edecektir, bunun bedeli var mı? Var ama inanın, meyvelerini toplayacağımız günler çok yakındadır. Dün ki duruşumuzu alkışlayanlar 2-3 hafta sonra muhtemel bir puan kaybında hemen karaları bağlamasınlar. Az kaldı biz bu sistemi yıkacağız. Bu sistem derken ben siyasete falan girmiyorum. Siyasetin ismini, gücünü kullanıp yeri geldiği zaman Cumhurbaşkanımızın hiç haberi olmadan onun yetkisini gücünü kullanıp lobi yapıp istediği şekilde futbolu dizayn edenlere söylüyorum, sonunuza az kaldı. Adaletsizlikle bezenmiş bir sistem uzun vadeli olamaz. Gereğinden fazla uzun oldu, bizim istediğimiz adalet ve değişim Bizim için değil, Türk futbolu için, bütün kulüpler için ve ülkemizin bekası için bunu lütfen anlayın. Bir rakibimiz var bir güne beyaz dediğine ertesi gün siyah diyor. Bir gün desteklediğini ertesi gün satıyor. Bize yaşatılanlar Riyad’tan sonra o kulübe yaşatılsaydı, ilk ben çıkardım haksızlık yapmayın hepimiz sorumluyuz, hepimiz oradaydık. Bir köşeye çekildiler siyasetin organize ettiği bize olan, bana olan kumpası keyifle izlediler. Keyifle izleyenin yarın bir gün başına gelir, gülme komşuna gelir başına boşuna söylenmemiştir” dedi.
]]>Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın talimatları doğrultusunda, Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocukların yaz tatillerini verimli bir şekilde geçirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen yaz spor okulu birinci dönemi devam ediyor. 2 Temmuz’da başlayan yaz okulunun ilk dönemi 28 Temmuz’da sona erecek. 7-14 yaş arasındaki çocuklara farklı spor dallarını deneme ve yeteneklerini keşfetme imkanı sunuluyor. Haftanın 6 günü 09.00-16.00 saatleri arasında futbol, basketbol, voleybol, jimnastik, taekwondo, satranç, eğitsel oyun gibi faaliyetler yapılıyor. Ağustos ayında başlayacak yaz kursunun 2.döneminde Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi dersleri de verilmeye başlanacak. Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi dersleriyle çocukların kişisel, sosyal ve ahlak gelişimlerine de katkı sunulmuş olacak.
“Çocuklara Değer Katmak İstiyoruz”
Battalgazi Belediyesi Sosyal Tesisler Sorumlusu İbrahim Ethem Yazıcı, ilk dönem verdikleri derslere ilave olarak Adab-ı Muaşeret ve Değerler Eğitimi derslerini eklediklerin belirterek, ” Battalgazi Belediyesi Sosyal Yaşam Merkezi bünyesinde yürütülen yaz okulu faaliyetleri çerçevesinde, Temmuz ayı dönemi çalışmalarımızı tamamlamak üzereyiz. Yoğun talep ve gelen geri bildirimler doğrultusunda, Ağustos grubunda da benzer faaliyetleri hizmete açtık. Ağustos ayı kayıtlarımızda büyük bir ilgi görüyor. Yaz aylarında çocuklar tatillerini daha verimli geçirmek için bu tür sosyal faaliyetlere katılmak istiyorlar. Velilerimiz, yaptığımız çalışmalardan oldukça memnun kaldıklarını söylüyorlar. Bu anlamda gelen talepleri dikkate alarak Ağustos ayı çalışmalarımıza başladık. Kayıtlarımız şu anda devam ediyor. Çocuklarımız sabah 9’da geliyorlar. İlk olarak basketbol ve voleybol gibi sportif faaliyetlerle başlıyoruz. Erkek çocuklarımız futbolu daha çok tercih ettiği için onları bu yönde yönlendiriyoruz. Alanında uzman hocalarımız, sahadaki tecrübelerini çocuklarımızı eğitmek için kullanıyorlar. Bu kapsamda öğlene kadar çocuklarımız sportif faaliyetlerle enerjilerini harcıyorlar. Öğle yemeği arası verdikten sonra, iç mekan faaliyetlerine geçiyoruz. Bu faaliyetlerin, çocuklarımızın gelişimi açısından çok değerli olduğuna inanıyoruz. Burada satranç ve bilgisayar gibi takım çalışmaları yapılıyor. Özellikle Ağustos ayı velilerimizin talepleri doğrultusunda, adab-ı muaşeret, görgü kuralları ve değerler eğitimi çalışmaları da başlayacak. Çocuklarımızın bu tür çalışmalardan istifade etmeleri ve topluma değer katmalarını, kazandıkları bu kazanımları hayatlarında kullanmalarını temenni ediyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimizin örf, adetini bilen, ahlaki değerlere önem veren bireyler olmasını istiyoruz. Bu dersler de öğrencilerimize, gençlerimize çok faydalı olacaktır” dedi.
Sosyal Yaşam Merkezi Antrenörlerinden Murat Alkale’de çocuklar sportif, kültürel ve daha birçok alanda eğitimler verdiklerini belirterek, “Bunun yanı sıra havuz, fitness, jimnastik ve step aerobik derslerimiz de bulunuyor. Çocuklarımızın günleri derslerin yanı sıra dolu dolu geçiyor. Teorik derslerde bir miktar ders modundayız, ancak diğer zamanlarda çok eğlenceli ve dolu dolu etkinlikler düzenliyoruz” ifadelerini kullandı. – MALATYA
]]>Yeni sezon hazırlıklarını Avusturya’nın Linz kentinde sürdüren Galatasaray, kampın üçüncü hazırlık maçında Slovakya 1’inci Lig ekiplerinden Trencin ile karşı karşıya geldi. Raiffeisen Arena’da oynanan karşılaşmada Avusturyalı hakem Walter Altmann düdük çaldı. Galatasaray mücadeleye; Jankat Yılmaz, Leo Dubois, Metehan Baltacı, Victor Nelsson, Derrick Köhn, Lucas Torreira, Berkan Kutlu, Hakim Ziyech, Dries Mertens, Wilfried Zaha ve Michy Batshuayi 11’iyle çıktı. Trencin ise; Matus Slavicek, Matus Kmet, Damian Baris, Taras Bondarenko, Lazar Stojsavljevic, Artur Gajdos, Tadeas Hajovsky, Jakub Holubek, Jude Sunday, Chinonso Emeka ve Emmanuel Uchegbu ile sahada yer aldı.
Karşılaşmaya baskılı başlayan taraf Galatasaray oldu. Mücadelenin henüz 7’nci dakikasında orta alanın ilerisinde kaptığı topla birlikte ceza sahası içi sol çaprazına doğru giren Derrick Köhn, yerden sert vurdu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-0. Golden sonra topun ve oyunun hakimiyetine devam eden Galatasaray, Berkan Kutlu ve Michy Batshuayi ile gole yaklaştı. İlk yarıda Galatasaray’da Hakim Ziyech etkili performans sergilerken, 22’nci dakikada takımının ikinci golünü kaydeden isim oldu. Michy Batshuayi’nin pasıyla ceza sahası içi sağ çaprazında topla buluşan Ziyech’in şutu ağlara gitti: 2-0. Galatasaray oyunu rakibin yarı sahasına yığarken hazırlık paslarıyla seti kurmaya devam etti, Trencin ise hızlı kontra ataklar ile Galatasaray kalesine gelmeye çalıştı. İlk yarı Galatasaray’ın 2-0 üstünlüğü ile bitti.
İlk yarıdaki baskın oyununa ikinci yarıda da devam eden Galatasaray, 48’inci dakikada Michy Batshuayi’nin pasıyla ceza sahası dışı sağ çaprazından Dries Mertens’in gelişine şutunda farkı 3’e çıkardı: 3-0. Golün ardından etkisini arttıran sarı-kırmızılar, 58’inci dakikada soldan Kerem Demirbay’ın ceza sahası içerisine çevirdiği topa bekletmeden gelişine vuran Michy Batshuayi’nin golüyle farkı 4’e yükseltti: 4-0. Karşılaşmanın son yarım saatlik bölümünde oyunda tempo düştü. Bu dakikalarda her iki takımda girdiği pozisyonlardan yararlanamadı. Karşılaşmanın son bölümlerine girilirken, 82’nci dakikada Trencin’de Lazar Stojsavljevic’in pasıyla Emmanuel Uchegbu ceza sahası içerisinde karşı karşıya pozisyonda topu ağlara gönderdi ve farkı 3’e indirdi: 4-1. Karşılaşmada başka gol olmadı ve Galatasaray sahadan 4-1’lik skorla galip ayrıldı.
VICTOR NELSSON GERİ DÖNDÜ
Sakatlığı sebebiyle bir süredir forma giyemeyen Victor Nelsson, sarı-kırmızılı formasına kavuştu. Geçen sezon sonunda ayak parmağı kırılan ve ülkesi Danimarka ile Avrupa Futbol Şampiyonası’na (EURO 2024) gidemeyen Victor Nelsson, Galatasaray’ın Avusturya kampındaki üçüncü maçında Trencin karşısında 11’de başlayarak yeni sezonda ilk kez forma şansı bulmuş oldu. 25 yaşındaki stoper karşılaşmada 60 dakika sahada kalırken, savunmada da etkili performans sergiledi.
MICHY BATSHUAYI İLK GOLÜNÜ ATTI
Galatasaray’ın Fenerbahçe’den yeni transferi Michy Batshuayi, sarı-kırmızılı formayla ilk golünü kaydetti. Avusturya kampında çıktığı; LASK Linz ve Fortuna Düsseldorf maçlarında gol atamayan Belçikalı golcü, 4-1 biten Trencin mücadelesinde takımının dördüncü golünü kaydetti. Galatasaray formasıyla üçüncü maçında golle tanışan Batshuayi, karşılaşmanın 58’inci dakikasında soldan Kerem Demirbay’ın ceza sahası içerisine çevirdiği topa bekletmeden vurarak topu ağlara gönderdi. Aynı zamanda 30 yaşındaki santrfor, Hakim Ziyech ve Dries Mertens’in gollerinde asist yapan isim oldu.
]]>Ankara’da JW Marriott Hotel’de yapılan genel kurulda başkanlığa seçilen İbrahim Hacıosmanoğlu, teşekkür konuşması yaptı.
Sözlerine “Ben kazanmadım, Türk futbolu kazandı.” diyerek başlayan Hacıosmanoğlu, şunları kaydetti:
“Cenabıhak bana başarılı olmayı nasip etsin. Teşekkür edeceğim çok kişi var. TFF seçimlerinde algı yönetmeye çalışan, kraldan daha çok kralcılar var. Sayın FIFA temsilcimiz, UEFA temsilcimiz buraya gözlem için geldi. Siz iradeli olursanız insanlar iradenize saygı duyar. Kraldan çok kralcı olanlar, her zaman Türk futbolunu yönetmeye çalıştı ama iradesizliklerinden, basiretsizliklerinden, iyi iş olduğunda kendilerine yazdılar, kötü olduğu zaman da bu ülkeye çığır açan Sayın Cumhurbaşkanımıza yazdılar. Biz Türk futbolunu adil yöneteceğiz. Bundan herkes kendine düşen payı alır.”
İlk teşekkürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yapan Hacıosmanoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızla dost olmanın şerefini yaşıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, bugün iktidarda, yarın iktidardan düşse bile benim ağabeyim olarak her zaman yanımda olacak. Böyle bir konu olsa ‘İbrahim sen ne yapıyorsun?’ derdi. Cumhurbaşkanımızın hakkını teslim edelim. Onu kullananları, zor durumda bırakanları futbol ailesinden attığımız için bu konuda bize destek veren sağduyulu üyelerimize şükranlarımızı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde Türkiye’nin modern statlara kavuştuğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu, futbolda barışı sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi.
Federasyonun mevcut kurullarına da çağrı yapan Hacıosmanoğlu, “At sahibine göre kişner, biz oradaysak ona göre hareket edecekler ama etik olanı seçilen başkan ve yönetiminin önünü açmak. Yarından tezi yok istifalarını versinler. Çok çalıştık, çok yorulduk ama yorgunluğumuz inşallah Türk futbolunun güzel yarınlara taşınmasına vesile olur.” değerlendirmesini yaptı.
A Milli Futbol Takımı’nın başarılı bir jenerasyona sahip olduğunu da aktaran Hacıosmanoğlu, “Çok iyi bir milli takımımız var. Onlara daha çok destek olup imkan sunacağız. Daha büyük başarılar yakalayacağız. Ben kazanmadım, Türk futbolu kazandı.” diyerek sözlerini tamamladı.
Denetleme kurulu seçimi
Denetleme kurulu listesi de ayrı oylandı. Yapılan oylama sonucunda Divan Kurulu Başkanı Mehmet Baykan, İbrahim Hacıosmanoğlu’nun listesinin 65 oyla seçildiğini belirtti. Baykan, Büyükekşi’nin listesinin ise 21 oy aldığını aktardı.
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun denetleme kurulu listesinde şu isimler yer aldı:
Asil liste:
Abdi Serdar Üstünsalih, Selami Tatkaya, Gökhan Zurnacıoğlu, Ekrem Sarısoy, Nevzat Demiröz
Yedek liste:
Ömer Faruk Kara, Vefa Yunus Taylan, Cihan Eroğlu, Furkan Altaş, Mehmet Karaca.
İbrahim Hacıosmanoğlu
İbrahim Hacıosmanoğlu, 21 Şubat 1966’da Trabzon’un Hayrat ilçesinde dünyaya geldi.
Ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşen Hacıosmanoğlu, genç yaşta ticarete atıldı. Uzun yıllar ticaret ile uğraşan Hacıosmanoğlu; organizasyon, petrol ve inşaat sektörlerinde yatırımlar yaptı.
2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarında Nuri Albayrak’ın kulüp başkanlığı döneminde Trabzonspor’da başkan yardımcısı olarak görev alan Hacıosmanoğlu, Mayıs 2013- Aralık 2015 döneminde Trabzonspor Kulübünün 15’inci başkanlığını yapmıştı.
]]>Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurulu toplantısında, başkan adayları oylama öncesi son konuşmalarını yaptı. Mevcut yönetimi eleştiren İbrahim Hacıosmanoğlu, şunları söyledi:
“Türk futbolunun sorunlarını biliyoruz. İçinden geliyoruz. Bunları teknik olarak burada benim anlatmama gerek yok. Çünkü teknik olarak da anlatabiliriz ama bunun çözümünü pratik olarak üretmemiz gerekiyor. Türk futbolunun adil ve adaletli bir yönetime ihtiyacı var ilk başta. Cumhurbaşkanı şöyle karışıyor böyle karışıyor diyorlar ama benim cumhurbaşkanına ne kadar yakın olduğumu herkes bilir. Bana şahsen en ufak bir faydası olmamıştır. Biz çocukken maçlar izlerdik, saha zemini evdeki halıdan daha güzel. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde stadyumlar dolu ama biz onun içini ahlakla dolduramıyoruz. Neden? Türk futbolunu yönetecek bir irade ortada olmadığı için.
Sorunları çözeceğiz ama federasyon olarak biz yaptık olduğuyla değil. Amatörden başlayarak üçüncü lig, ikinci lig, birinci lig, Süper Lig, bizim teknik ekiplerimiz ve kulüplerin teknik ekipleriyle oturacak, konuşacak kulüplerin menfaatine olacak şekilde ortak noktada oluşup bir karar alınacak.
Adalet diyoruz, bütün sorunlarımız adaletsizlikten çıkıyor. Bunu sağlamak çok zor bir şey değil ya. Başkanımız akademi kurduk, hakem yetiştirdik dedi. Nasıl yetiştiler ben anlamadım? Bizim bir atasözümüz var; balık baştan kokar! Siz irade ortaya koyabiliyor musunuz? TFF Başkanı olarak adaleti sağlamak çok zor değil ki. Eğer bunu sağlama niyetiniz yoksa o zaman Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığına niye aday oluyorsunuz?
Biz 600 sene dünyayı yönetmiş bir milletin evlatlarıyız. Biz kendi evlatlarımıza güvenemiyoruz, onlara verdiğimiz paranın 10 katını yabancı hakemlere veriyoruz. Ne olacak? Adil yönetim olacak diye. Halil Umut Meler, Ankara’da yumruk yedi. Şimdi EURO 2024’teki performansını konuşuyoruz. Neden? Sayın UEFA temsilcimiz de burada. Ceferin, Meler’e ‘İspanya’yı, Almanya’yı koruyun’ gibi bir telkinde bulundu mu? Çıkıyorlar orada aslan gibi maç yönetiyorlar. TFF Başkanı’nın görevi de onlara o ortamı sağlamak. Ligler öncesi seminer oluyor, seminerde hakemler başkana sesleniyor. İnsani hata olabilir ya da çok sınırda bir takdir hakkınız vardır. Eğer Trabzonspor ile Diyarbakırspor oynuyorsa illa cüzi bir takdir hakkın varsa o takdir hakkını Diyarbakırspor’dan yana kullanacaksın. Güçlünün haklı olduğu değil, haklının hakim olduğu bir ortam oluşturursanız hakem arkadaşlarımız da performansını artıracaktır.”
Başkan Adayı Mehmet Büyükekşi ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türk futbolunun geleceği için dostluk, kardeşlik, barış mesajlarını bu zamana kadar aralıksız verdik. Söz verdiğimiz her işi de eksiksiz yerine getirdik. Az önce çok değerli camialarımızdan birinin başkanının hakaretine maruz kaldık. Bu ifadeyi kınıyorum. Her delege eleştirebilir, bunu saygıyla karşılarız ancak üsluba dikkat edildiği sürece. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Biz yapacağımız işleri sadece konuşarak değil, yerine getirerek yaptık.
Türk futbolunun geleceğini güven temelinde inşa etmek istiyorsak, sadece günü kurtaran projelere ve kaostan beslenen tartışmalara zaman harcayamayız. Bizim Türk futbol ailesi olarak güç birliği içinde hareket etmemiz ve önyargılardan arınarak hep birlikte beraber çalışmamız gerekiyor. Bunun için önümüze somut projelerle şekillenen gerçekçi bir yol haritası koymamız gerekiyor. Bu yol haritasının hepimizi heyecanlandıran son durağı hiç kuşkusuz EURO 2032 olacak. Bizler stratejik bir yaklaşımla, İtalya ile birlikte Türkiye’de ev sahipliği yapacağımız EURO 2032’de şampiyon olacak A Milli Takımımızın temellerini attık. A Milli Takımımızın ülkemizde düzenlenecek olan EURO 2032’de, Türk futboluna yeni başarılar kazanarak inşallah şampiyonluk kupasını ülkemize getirmesini umuyoruz.”
]]>
“HERKES HAKKINI HELAL ETSİN”
Seçimde İbrahim Hacıosmanoğlu ile yarışan Mehmet Büyükekşi, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından kısa bir açıklama yaptı. Büyükekşi, “Bizden bu kadar, herkes hakkını helal etsin” sözleriyle veda etti.

5 OY FARKLA HACIOSMANOĞLU’NA KAYBETTİ
Seçimde 274 delege oy kullandı. İbrahim Hacıosmanoğlu, 134 oy alarak TFF’nin yeni başkanı seçildi. Mehmet Büyükekşi, 129 oy aldı. Bu sonuçla, TFF’nin yeni başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu oldu.

SKANDALLARLA DOLU BİR BAŞKANLIK DÖNEMİ
Öte yandan Mehmet Büyükekşi’nin TFF başkanlığı döneminde birçok skandal olay yaşandı. İşte hafızalara kazanın ve gündeme oturan o olaylar;
Skandal olayların ilki, Süper Lig’in 2022-23 sezonunda MKE Ankaragücü ve Beşiktaş’ın karşı karşıya geldiği maçta yaşanmıştı. Mücadelenin son düdüğüyle birlikte ev sahibi takım taraftarı sahaya girerek Beşiktaşlı futbolcuların üzerine koşmuştu. Öfkeli taraftara siyah-beyazlı ekibin futbolcusu Josef De Souza müdahale ederek durdurmuştu. Josef, bu hareketi sebebiyle kırmızı kartla cezalandırılmıştı.

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig’in 2022-23 sezonu şampiyonu Galatasaray ve Türkiye Kupası şampiyonu Fenerbahçe arasındaki Süper Kupa finalini Suudi Arabistan’da oynatma kararı almıştı. 30 Aralık 2023 tarihinde oynanması planlanan final mücadelesi, Mustafa Kemal Atatürk görseli bulunan tişörtler ve pankartlarla sahaya çıkılmasına izin verilmemesi bahane edilerek oynanmamıştı.

11 Aralık 2023 tarihinde Süper Lig’de MKE Ankaragücü ve Çaykur Rizespor arasında oynanan maç 1-1 eşitlikle sona erdi. Son düdüğün ardından Ankaragücü başkanı Faruk Koca sahaya indi ve maçın hakemi Halil Umut Meler’in üzerine koşarak yumruk attı. Başkan Faruk Koca’nın attığı yumruk sonrası Halil Umut Meler’in gözünün morardığı görüldü.

Hakem yumruklanmasından 1 hafta sonra ise İstanbulspor ve Trabzonspor karşı karşıya geldi. Karşılaşmada Trabzonspor’u 2-1 öne geçiren golden hemen önce, İstanbulsporlu Florian Loshaj ile Batista Mendy arasındaki mücadelede Loshaj yerde kaldı. Bu pozisyonda hakem oyunu devam ettirdi ve gelişen atak Bordo-Mavili ekibin golüyle sonuçlandı. Bu pozisyonun ardından İstanbulspor Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu, hakemin devam kararına tepki gösterdi ve sahaya inerek futbolcularını sahadan çekti.

Süper Lig’de Trabzonspor ve Fenerbahçe’nin karşı karşıya geldiği maçta taraftarlar son düdüğün ardından sahaya girerek Fenerbahçeli futbolculara saldırmaya çalıştı. Sarı-lacivertli ekibin futbolcularının ve bordo-mavili taraftarların karşı karşıya geldiği olaylarda birçok taraftar göz altına alınmıştı.

Bu sezonun bir diğer skandal olayında ise 26 Mart 2024 tarihinde, Merkez Hakem Kurulu’nun düzenlediği ve Süper Lig hakemleriyle, hakem danışmanı Hugh Dallas’ın katıldığı toplantının görüntüleri sızdırıldı. Görüntülerde Galatasaray – Antalyaspor maçındaki tartışmalı pozisyonlarda maçın hakemi Abdülkadir Bitigen ve Hugh Dallas’ın yorumları çok tartışıldı. Bu sızdırılan görüntülerinden ardından Türkiye Futbol Federasyonu toplantının tamamını yayınladı.

Son olarak ise Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki Süper Kupa final mücadelesinde sarı-lacivertli ekip maçtan çekilme kararı aldı. Mücadeleye A takım futbolcularını götürmeyen Fenerbahçe, U19 takımıyla maça çıkma kararı almıştı. Karşılaşmanın henüz 1. dakikasında Mauro Icardi’nin golüyle 1-0 geriye düşen Fenerbahçe, golün santrasını yapmadı ve sahadan çekildi.

TFF Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurul Toplantısı devam ediyor. Genel Kurul’da söz alarak konuşan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye tepki gösterdi.
Ali Koç, “Futbol hepimize aynı dili konuşturan, bize bir ve bütün olduğumuzu hatırlatan. Doğru konumlandırdığını zaman topluma olumlu etkisi yadsınamaz bir gerçektir. Futbol doğru konumlandırılmadığı zaman ise, toplumda tahribat gücü en yüksek unsurların başında gelmektedir. Ne yazık ki, ülke futbolumuzun her anlamdaki yönetiş şekli ve bugünkü durumu birleştirici değil ayrıştırıcı olarak görülmektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bugün yapılacak seçim, bizler açısından yok hükmündedir. Hiçbir kıymeti yoktur. Zira 18 Temmuz seçim gününe varan süreçte yaşananlar, son derece anti demokratiktir. Çünkü milyonlarca futbolseveri temsil eden siz delegeler, sizlerin, bizlerin hür iradesi gasp edilmiştir. Ne yazık ki, bugün ‘Egemenlik, kayıtsız, şartsız milletindir’ diyemiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sayın Büyükekşi, sizin devam etmenizi sağlayan, lobiyi de canı gönülden kutlarım”
Mehmet Büyükekşi’yi lobi yapmakla suçlayan Koç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir tebrik de Sayın Büyükekşi’ye ve onun için lobi yapanların hak ettiğini düşünüyoruz. Yönetim şekli toplumun hiçbir yerinde kabul görmeyen, pek çok kesim tarafından, 100 yıllık futbol tarihimizin en kötü federasyon başkanı olarak gösterilen, tarihin hiçbir sezonunda görülmemiş skandalları 1 sezonda yaşatan, yaşanan krizlerin ana sebebinin TFF’nin süreç yönetme beceriksizliğinden kaynaklanmasına rağmen hiçbir sorumluluk almayıp olağanüstü manevra kabiliyeti ile suçu başkalarının üzerine atan, ben bunu defalarca yaşadım, Fenerbahçe ve Beşiktaş statlarına gelemeyen, pek çok statta yuhalanan bir başkan olmanıza rağmen, bugün karşımıza başkan adayı olarak çıkmanızı tebrik ederim. Bu olağanüstü bir başarıdır, helal olsun. ve sizin devam etmenize olanak sağlayan, tam da adını koyamadığımız lobiyi de canı gönülden kutlarım. Bravo size.”
Mehmet Büyükekşi’nin önce aday olmayacağını söylemesi ve ardından aday olmasına tepki gösteren Ali Koç, “Futbol paydaşlarının büyük çoğunluğunun TFF’den rahatsızlığı nedeniyle bir imza kampanyası başlatılmıştır. Bu kampanya şahsıma mal edilmesine rağmen, sürecin başında Dört Büyükler olmak üzere pek çok kulüp destek vermiştir. Ancak demokratik hak olan bu süreç, anti demokratik baskılar ve sayın başkanın 18 Temmuz’da aday olmadan olağanüstü seçime gidilecek vaadiyle baskılanmaya çalışılsa da 147 imza toplanmıştır. TFF başkanımız bu ikazı ciddiye alması gerekirken, azınlık 3-5 kulüp olarak dillendirmesi, kendisini seçen siz delegelerin iradesine saygısızlıktır. 18 Temmuz’da seçim yapılacak ve Büyükekşi aday olmayacak vaadine inanarak imzalarını geri çeken kulüplerimize soruyorum. Kendinizi aldatılmış hissediyor musunuz? Biz size birebir anlattık. Bu süreçte devlet erkanı da kullanılarak imza veren birçok kulüp imzasını geri çekmiş, imza verecekler de imtina etmiştir. Bu süreçte imza verenlere ve vermeyi düşünenlere ‘Ali Koç’un kayığına binmeyin’ telkininde bulunulmuştur” şeklinde konuştu.
“Bu iddialara hiçbir futbol ailesi ses çıkarmadı”
“Başkanlık seçiminin şaibeli olduğunu” ileri süren Koç, şöyle devam etti:
“Futbol dünyası çok küçük. Hepimiz birbirimizle konuşuyoruz. Kimi kulübe geçmiş borçlarını ödeme vaadi, kimi kulübe ‘dikkat edin imza vermeyin, maçlarınıza atacak hakemleri dikkatle seçiyorlar’ gibi saçma sapan anti demokratik söylemlerle son derece demokratik olan süreç baltalanmıştır. Sonrasında bahsettiğim anti demokratik yaklaşımlar, bu seçimde aday olmayı düşünen kişilere de uygulanmıştır. Türkiye’yi UEFA’da temsil eden Servet Yardımcı, kendisine yapılan baskılara boyun eğerek geri çekildiğini açıklamıştır. Soruyorum Yardımcı’ya, ‘malum kirli yapı’ derken neyi kastetmektedir? ‘Mevcut sistemin devamı’ derken neyi ifade etmektedir? Yalanlar, iftiralar, kumpaslarla kendisini ve ailesini kimler hedef almaktadır? Bunu bilmek bizim hakkımızdır Esas garip olan ise, bu iddialar sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’ne hiçbir yargı görevlisinin harekete geçmemesi, futbol ailesinin ses çıkarmamasıdır. Medyanın çoğunluğunun, haksızlık etmeyeyim, bu yaşananları sorgulama gereği duymamasıdır. Bu seçimin ne kadar şaibeli olduğunu hepimiz görüyoruz.”
“UEFA, oyuncumuza haksızca yaptırım uyguladı”
UEFA’nın Milli Futbolcu Merih Demiral’a ceza vermesine tepki gösteren Koç, şunları kaydetti:
“Bozkurt işaretini siyasi bulup bundan rahatsız olarak turnuvanın en kritik dönemecinde oyuncumuza haksızca yaptırım uygulayan UEFA, TFF seçimleri öncesi olup bitenleri bilse acaba neler yapardı? UEFA yönetim kurulunda yer alan Servet Yardımcı’nın seçim yarışından çekilirken yaptığı açıklama, UEFA ve FIFA kurumlarını rahatsız etmiş midir? Bu açıklamalar, derinlemesine incelenecek midir? Seçim süresinde gariplikler sadece bununla kalmamakta. Türk futbolunun duayenlerinden, büyüğümüz Şenes Erzik’in TFF Başkanı ve yöneticilerinin bulunduğu sohbet ortamında söylediklerinin kayda alınıp, seçimlerde avantaj sağlamak için Şenes Bey’in izni alınmaksızın açıklama haline getirilip kamuoyuna servis edilmesi başlı başına skandaldır. Devletimizin kurumu olan Anadolu Ajansı buna alet edilmiş ve çok kısa süre sonra yaptığı haberi kaldırmış ve haberi yapan kişinin görevine son vermiştir.”
Koç: “Onurlu, haysiyetli, şerefli olan kimse bu şekilde aday olmaz”
Mehmet Büyükekşi’yi yönelik eleştirilerini sürdüren Koç, şu ifadelerde bulundu:
“Ancak çok geç tabi. Zira o algı kamuoyuna yerleşti. Bunu yapanlar amacına ulaştı. Bu yöntem ve yaklaşımlar, yani itibarsızlaştırma, kimin tipik taktikleridir? Kısacası aday olma sürecinde ve muhtemel başkanların önünü kesme hamlelerinde klasik FETÖ modellemesi ve yöntemlerine tanık olduk. Bu salondaki futbolun değerli paydaşlarına sesleniyorum. Yaşananları hepiniz biliyorsunuz. Özelde konuşuyorsunuz ‘ama ne yapalım’ diyorsunuz. Pek çoğunuza, ‘verin imzanızı zaten bir yarış yok, size pahalıya mal olmasın’ dedim mi, demedim mi soruyorum. Ancak şunu sormak istiyorum, özgür irademize bu şekilde yön verilmesinden hiç mi rahatsız olmuyoruz? Sayın Büyükekşi, seçildiğiniz takdirde, bu şekilde seçilmeniz içinizi hiç rahatsız etmiyor mu? Onurlu, haysiyetli, şerefli olan kimse bu şekilde aday olmaz. Bu ısrarın sebebini anlamakta zorlanıyorum. Pek çok mevkiye atanarak gelindiği için bu durum yadırganmamış olabilir. Bu federasyon göreve geldiğinden bu yana sorunları kendi haline bırakarak çözüleceği inancı ile TFF’yi yönetmiştir. Halının altına süpürerek sorunlardan kurtulmamız söz konusu değildir. Bu anlayış durumun vahametini daha da artırmış, Türk futbolundaki kaosu içinden çıkılamayacak hale getirmiştir. Sadece geçen sezon yaşadıklarımızı düşündüğümüzde, bu kadar skandalı bir sezona sığdırabilmek büyük bir beceridir. Ortaya çıkan bu garabet durum hepimizi rahatsız etmektedir.”
“Türk futbolundaki adaletsizlik her geçen gün derinleşmektedir”
Türk futbolunda adaletsizliğin olduğunu belirten Ali Koç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türk futbolundaki adaletsizlik her geçen gün derinleşmektedir. Sorun sadece hakem marifetiyle yaratılan haksızlıklar değildir. Sistemde topyekün adaletsizlikten ve haksız rekabetten bahsetmek mümkündür. Yıllardır hepimiz ne istiyoruz? Özerk ve bağımsız TFF. Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla, bırakın özerk olmayı her geçen gün bu hedeften uzaklaşıyoruz. Ligler bilinçli şekilde dizayn edilmektedir. Kurullar liyakat bazlı değil, sadakat bazlı ahbap çavuş ilişkileriyle oluşmaktadır. TFF kadroları bilgi ve beceriden ziyade çoğunlukla torpil mekanizmasıyla oluşturulur. Hakem atamaları keyfi yapılır. TFF hukuk kurulları, TFF yönetiminin yanında olmayanlara keyfi cezalar uygular.
Transfer tahtası kapanan takımların bazıları illerin siyasetçilerinden destek alarak tahtaları açarlar. Bu konu öyle çığrından çıkmıştır ki, geçtiğimiz seçimlerde bir belediye başkanı 3 vaat vermiştir, bir tanesi ilin takımının transfer tahtasını açmaktı. Biz artık ülkemizde çare arama umutlarımızı yitirdiğimiz için hak arayışımızı UEFA ve FIFA’da aramaya karar verdik. Kapsamlı bir dosya hazırladık. Bunu birkaç hafta içinde yapacağız. Bu seçim süreci de bu dosyaya veriler eklemiştir. Fenerbahçe, FETÖ’ya karşı isyan bayrağını açan ve ilk ses yükselten kulüp olmuştur. FETÖ hala Türk futbolunun içindedir ve bize göre giderek güçlenmektedir. Bugünkü TFF seçimlerine bu gözle bakmanızı tavsiye ederim.”
]]>Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, Slovenya kampında takımın son durumu hakkında basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.
Hollandalı çalıştırıcının öne çıkan açıklamaları şöyle;
“İki buçuk haftadır takımla birlikteyim. İyi bir kamp geçiriyoruz. Sezona hazır olmaya çalışıyoruz. Galatasaray maçına en iyi şekilde hazırlanıyoruz.
Sistemimiz hala gelişme aşamasında. Yeni bir sistem yaratmaya çalışıyoruz. Elimizde var olan oyunculara da bağlı bu konu. Oyuncuların kalitesine göre sistem değişebilir. Her oyuncuyu sezona en iyi şekilde hazırlamaya çalışıyoruz. Her oyuncuyu aynı seviyeye çekerek güçlü bir ilk on bir oluşturmayı hedefliyoruz.
Tecrübeli oyuncular takıma katıldı. Paulista iyi bir savunmacı. Rafa asist ve golleriyle önemli bir oyuncu. Ciro yıllarca Seri A’da goller atmış bir oyuncu. Rafa ve Ciro’nun gol katkısı vereceğine inanıyorum. Kadromuz geniş. Sayıyı biraz azaltmamız gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda bu konuda gelişmeler olacaktır.
Fizik güç olarak istenen seviyede değiliz. Dünkü maçla ilgili endişem yok. Resmi maçlarımıza güzel bir şekilde hazırlanıyoruz.
Ocak ayında gelme ihtimalim vardı ama olmadı. Geçen sezon birçok hoca değişikliği oldu. Ligin zirvesinden çok uzakta kalındı. Sezonu kupayla bitirmek takım için çok önemli. Çok kısa süreler içinde hoca değiştirmek takımı mental olarak olumsuz etkilemiş. Güçlü bir takım kurmaya çalışıyoruz. İstediğimiz hedeflere ulaşmak için öz güven ortaya koymak önemli.
Hoca ve futbolcu olarak birçok ülkede bulundum. Türkiye benim için yeni bir meydan okuma. Bu konuda sabırsızlanıyorum. Takımı elimden geldiğince hazırlamaya çalışıyorum. Hakemin penaltı verip vermemesi benim elimde değil. Elimde olan doğru oyun ve oyuncu tercihi. İyi oynadığımız sürece penaltıya ihtiyacımız olmayacaktır. Zor maçlar da olacaktır ama ben kendi konularıma odaklanacağım.
Yabancı sayımız çok fazla. Kural gereği bu sayıyı düşürmeliyiz. Her oyuncu sahada olmak ister. Kulüp ve futbolcular adına en iyi çözümü bulmaya çalışacağız. Kadromuzu olabildiğince güçlendirmeye çalışıyoruz.
Geçen sezonki istatistiklere bakıldığında zor bir sezon yaşandığı belli oluyor. Hedefimiz daha çok gol atmak ve az gol yemek olacak. Rafa ve Ciro gol katkısı verecekleri için geldiler. Paulista savunmada bize yardımcı olacak.
Yeni sezona Süper Kupa’yla başlamak güzel olacaktır. Kupaya ulaşmaya çalışacağız. Ben bu tarz finalleri çok oynadım. Hepimiz için güzel bir fırsat olacak.
Genç oyuncularla çalışmaktan mutluyum. Gençlere şans vermek güzel bir şey. Semih daha da güçlenecek. Mustafa süre almaya başladı. Yaşına göre olgun bir oyuncu. Parlak bir geleceği var. İleride ikisini de güzel bir gelecek bekliyor.
Rafa birçok mevkide oynayabiliyor. Hücumda doğru kombinasyonu bulmamız onun için yeterli. Farklı mevkilerde oynamaya uygun oyuncularımız var. Rafa, Semih, Gedson, Muleka, Rashica, Muçi gibi güçlü oyuncularımız var. Hepsinin başka özellikleri var. Necip yıllardır bu takımda oynuyor. İdmanlarda ve maçlardaki katkısından memnunum. Rekabetin olduğu bir takım oluşturmaya çalışıyoruz.
Beşiktaş’ta olmaktan dolayı mutluyum. İstanbul’da taraftarlarımızla buluşacağımız için heyecanlıyım. Harika bir stadımız var. Taraftarımızla birlikte güzel bir atmosfer yaratacağız. Uzun yıllar unutulmayacak çok güzel hatıralar yaratacağız.”
]]>ANKARA – Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, “Beşiktaş, seçimdeki kararını adayların açıklamalarından sonra verecek. Üç alternatifli karar verebiliriz” dedi.
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, TFF’nin Ankara’da gerçekleştirilen Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurulu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Beşiktaş Kulübü olarak her zaman çok adaylı seçim olması taraftarı olduklarını aktaran Arat, “Bildiğiniz gibi 3 adayın adaylığı onaylanmıştı. Son derece kıymetli bir adayımız, UEFA İcra Kurulu Üyesi’nin adaylıktan geri çekilmesi söz konusu oldu ve iki adayla seçime gidiyoruz. Bu seçimin herkes için hayırlı olmasını diliyoruz. Herkesin özgürce oy kullanacağı ve sonuçların sandıkta belirleneceği bir seçim olması en büyük dileğimizdir. Camiaya hayırlı olsun fakat şunu söylemek istiyorum. Böylesine önemli kişiliklerin UEFA İcra Kurulu’nda görev almış bir üyenin adaylığa müracaattan sonra adaylıktan çekilmesi Türkiye için tarihe geçecek notlardan birisidir. Bu çok üzücü bir durumdur, keşke herkes adaylığı onaylandıktan sonra seçime devam etseydi bu daha doğru olurdu. Ancak demokrasiye inancımız da tamdır. Biz Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak adayların kendi programlarını tanıttıktan sonra bir araya gelip kararımızı vereceğiz. Bu kararımız bizim sandıktaki neticeyi belirleyecektir ve kararımız kendi delegelerimizin fikirleri doğrultusunda olacaktır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak bizim her zaman duruşumuz çok nettir. Her zaman demokratik seçimler istiyoruz. Bunu her zaman söyledik. ve uzun zamandan sonra ilk defa iki adaylı seçim oluyor. Bu önemlidir çünkü adayların çıkması projeleri tetikler. Daha iyi görev yapma daha iyi neticeler alma yönünde ekipler çalışır. Yönetimler daha vasıflı insanlar tarafından kurulmaya çalışılır. O yüzden ben bu iki adaylı seçimin hayırlı olmasını diliyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“En kilit konu şeffaflıktır”
Yeni sezondan, yeni federasyon başkanından en başta şeffaflık istediklerini dile getiren Arat, “Hiç kimse birilerinin adamı olmamalı. Burada seçildikten sonra herkes üzerinden bulunduğu kulübün yeleğini çıkarmak zorundadır. Aksi takdirde güven kaybı olur. Yine aynı zamanda VAR kararlarının mutlaka kayıtlarının pazartesi günleri açıklanması önemlidir. Burada en kilit konu şeffaflıktır. Eğer şeffaflık devam etmezse biz aynı şekilde kamuoyuyla her türlü sıkıntımızı paylaşırız. Merkez Hakem Kurulu son derece önemlidir, hakemlerin uyarılması önemlidir. Bakın VAR hakemleri yabancı hakemler geldikten sonra daha farklı bir güçlülüğün içerisine girdiler. Biz zaman zaman yabancı hakem denenmesi konusunda da halen düşüncelerimiz aynı şekilde. Rekabet iyi bir şeydir, bu futbol takımındaki oyuncular da aynı şey söz konusudur. Rekabet kaliteye getirir” diye konuştu.
“Beşiktaş, seçimdeki kararını adayların açıklamalarından sonra verecek”
‘Beşiktaş Kulübü’nün desteklediği bir aday var mı?’ sorusuna Arat, “Beşiktaş Kulübü seçimdeki kararını adayların açıklamalarından sonra verecek. Üç alternatifli karar verebiliriz. Onu arkadaşlarımızla adaylar kendi programlarını söyledikten sonra kararlaştıracağız” dedi.
Arat, yabancı oyuncu sınırlaması hakkında da şu ifadeleri kullandı:
“Bu çok sıkıntılı bir durum çünkü yapılmış kontratlar var. Yapılmış kontratların ortasında biz sayıyı buraya indirdik denmesi kulüpleri sıkıntıya sokuyor. En azından kontratlı oyunculara süre tanınabilirdi. Çünkü bunu gören mevkiler bir baskı nedeni oluşturuyor. Dolayısıyla kulüplerin eli kolu bağlı oluyor. En azından kontratı devam eden sporcuların çözümü konusunda federasyonun daha esnek davranması gerektiğine inanıyoruz.”
]]>UEFA’YA MERİH DEMİRAL TEPKİSİ
“Burada 300 delege var ama kimsenin konuşmaya niyeti yok, heyecanı yok! Demek ki dertleri yok. Ben 15 dakika konuşacağım” diyerek sözlerine başlayan Ali Koç, “Hazır UEFA ve FIFA yetkilileri buradayken, altyapımızdan yetişen Merih Demiral’a verilen haksız cezayla ilgili konuşmak istiyorum. Türk devletlerinin tamamında sadece kendimizi ilgilendiren, hiçbir hakaret barındırmayan bir sembol yüzünden verilen ceza haksızdır” ifadelerini kullandı.
BÜYÜKEKŞİ’Yİ TOPA TUTTU
Konuşmasının devamında Mehmet Büyükekşi’yi hedef alan Koç, “Yönetim şekli toplumun hiçbir kesiminde kabul görmeyen, tarihin hiçbir sezonunda görüşmemiş skandalları tek sezonda yaşatan, hiçbir sorumluluk almayan, Fenerbahçe ve Beşiktaş stadyumlarına gelemeyen bir başkan olmanıza rağmen yine aday olarak çıkmanızı tebrik ederim! Helal olsun. 100 yıllık futbol tarihimizin en kötü başkanı olmanıza rağmen bugün karşımıza aday olarak çıkmanız olağanüstü bir başarıdır. Tebrik ediyorum, helal olsun. Bravo size” dedi.
“KENDİNİZİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYOR MUSUNUZ?”
Büyükekşi’nin adaylığı için imza verenlere seslenen başkan Koç, “TFF Başkanı’nın bu seçimi 3-5 kişinin istemesi diye dillendirmesi de sizlere saygısızlıktır. Büyükekşi aday olmayacak diye imzalarını geri çeken kulüplere sesleniyorum: Kendinizi kandırılmış hissediyor musunuz? Çünkü biz, sizlere bu durumu anlatmıştık” açıklamasını yaptı.
BÜYÜKEKŞİ VE KOÇ BİRBİRİNE GİRDİ
Mehmet Büyükekşi, Fenerbahçe Başkanı Koç’un, “Sayın Büyükekşi, seçildiğiniz taktirde bu şekilde seçilmek sizin vicdanınızı rahatsız etmiyor mu? Onurlu, şerefli bir insan bu şekilde aday olmaz” sözlerine “Koskoca Fenerbahçe Başkanı böyle konuşamaz” diyerek karşılık verdi. Bu tartışmanın ardından Divan Başkanı Mehmet Baykan araya girdi ve Ali Koç, “”Son sözümü geri alıyorum. Ancak siz koskoca Fenerbahçe Başkanı ile ilgili devlet nezdinde yalan söylediniz” dedi. Bu ifadelerin ardından tartışma son buldu.
“UEFA, BU SEÇİM SÜRECİNE KADAR YAŞANANLARI BİLSE ACABA NASIL DAVRANIR?”
Servet Yardımcı’nın adaylıktan çekilmesiyle ilgili konuşan Ali Koç, ” Türkiye’yi UEFA’da temsil eden Servet Yardımcı, kendisine yapılan baskılara boyun eğerek adaylıktan çekildi. Servet Yardımcı, “malum kirli yapı, mevcut sistemin devamı” derken neyi kastetmektedir? Bunu bilmek bizim hakkımızdır. Servet Yardımcı, UEFA’da yönetim kurulunda aday oldu. Buradaki arkadaşlar kolay zannediyorlar. Servet bey seneye olmayacak, inşallah Türkiye’den birini seçtirebiliriz. Bize bakış açıları hiç hoş değil. Servet bey bir açıklama yaptı. Şantaj, iftira dedi. Kim bunlar? Bize haksız yere Türklüğün simgesi olan bozkurt hareketinden dolayı bir oyuncumuza ceza veren UEFA, bu seçim sürecine kadar yaşananları bilse acaba nasıl davranır? İtibarsızlaştırma kimin tipik taktikleridir? Kısacası aday olma sürecinde muhtemel başkan adaylarının önünü kesme hamlelerinde klasik FETÖ modellemesi ve yöntemlerine üzülerek tanık olduk” ifadelerini kullandı.
]]>“TÜRKİYE İÇİN KÖTÜ BİR DURUM!”
Servet Yardımcı’nın çekilmesine gönderme yapan Süleyman Hurma “Hiçbir şekilde içime sinmeyen bir seçim. Türkiye’yi UEFA’da temsil eden bir kişinin adaylıktan çekilme zorunda kalıyor olması bizim adımıza hiç de sağlıklı ve güzel bir durum değil. İkincisi geçtiğimiz sezon, onlarca skandala sebep olmuş, bunlardan dolayı toplumun ciddi tepkisini almış, 18 Temmuz için seçim kararı almış, sonra bu geç dendiğinde milli maçlar var o yüzden biz bunu alıyoruz, başka niyetimiz yok diye cevaplar vermiş bir yönetim kurulu ve bir başkanın Türk futbolunu tekrar yönetmeye talip olması inanılmaz bir durum” dedi.
“CUMHURBAŞKANIMIZ BİZİ KURTARSIN”
Seçimin adil şartlarda yapılmadığını söyleyen Hurma “Bir takım oyun kurucular var. Nüfuzlarına güvenerek, hükümete olan yakınlıklarına güvenerek oyunu istedikleri kurup oynuyorlar. Hiçbir zaman sağlıklı ve güzel bir yapı değil. Bu tablodan utanmamız gerekir. Umut ediyorum ki, futbolun içinden gelen Sayın Cumhurbaşkanımız, bu ifadeyi hiç sevmiyorum ama Sayın Cumhurbaşkanımız bizi kurtarsın. Tek bir şansımız kaldı. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi kurtarsın. Oraya iletilenler, burada yapılanlar adaleti, futbolun ruhunu temsil eden durum değil. Tüm kulüpler birbirine girdi. Herkes kutuplaştı. Biz ülkesini, vatanını seven insanlarız. Bunun olmaması gerekir. Bazı insanlar ellerindeki gücü bırakmamak, oyunu temiz oynamamak için… Geçtiğimzi sezon hiçbir ligde oyun temiz oynanmadı. Benim takımım küme düştü. Bakanlıklara, partilere giriyorum. Kapıdaki kapıcıdan, genel müdüre kadar bize ‘resmen sizi düşürdüler’ dedi. Toplum bu kanıya vardıysa bunu yapanlar orada durmamalı. Niye duruyorlar, bilmiyorum. Bunu daha önce de söylemiştim. Bu insanları burada tutan insanlar var. Zorla burada tutuluyorlar” ifadelerini kullandı.
“BÜYÜKEKŞİ BURADA MİSAFİR OLAMAZ!”
Delegelerin baskı altında söyleyen Süleyman Hurma “Buradaki herkes baskı altında. Bu çok net. Kimisi kısmen söyler. Büyükekşi’nin normal koşullarda şuraya misafir olarak gelme ihtimali bile çok düşük, mümkün değil. Futbolla uzaktan yakından alakası yok. Başkan adayı olarak çıkıyor. Geçen sene yaşananlardan sonra bir insan teşekkür eder gider. Beyanı oldu, haber yolladı, ‘kesinlikle olmayacağım’ dedi. Birinci gün böyle olmayacak dedik. 18 Temmuz kandırmaca. Zaman kazandırılacak, ligler bitecek, delege yapısı değişecek, düşenler belli olacak, transferler başlayacak, gündem değişecek soğuyacak. Ufak tefek olumlu bir şey olursa kullanıp devam edecek” açıklamasını yaptı.
“SANKİ EMEĞİ VARMIŞ GİBİ KONUŞUYOR!”
Mehmet Büyükekşi’nin Milli Takım’ın başarı nedeniyle aday olduğunu söyleyen Süleyman Hurma “Türk Milli Takımı, Avrupa’nın en iyi takımlarından biri. Bu çocuklar profesyonel olduğunda Büyükekşi maç seyretmiyordu. Sanki bir emeği varmış gibi, kulüplerin emeklerini yok sayarak biz böyle başarı elde ettik diyorlar” dedi.
“YAYIN GELİRİNİ BİZ ARTTIRDIK!”
Yayın gelirini TFF’nin arttırmadığını söyleyen Hurma “Yayın gelirini artırdık. Yayın gelirini sen artırmadın. 90 milyonun altında diye söyledin. beIN sports paraları veremez dedi. Acun ve Saran Medya girince, rekabet artınca, onları da Kulüpler Birliği olarak biz soktuk. Her bir iyi şeyi kendine mal edip, kötülüğü başkalarına fatura eden, hiçbir sorundan kendine sorumluluk çıkarmayan biri maalesef büyük olasılıkla seçilecek.” şeklinde konuştu.
“YOK HÜKMÜNDE KABUL EDEMEYİZ!”
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un “Seçim yok hükmünde” sözünün hatırlatılması üzerine Süleyman Hurma “Seçimi yok hükmünde kabul etmek mümkün değil. UEFA Yönetim Kurulu Üyesi ne diye seçimden çekilir? Diğer adaylar ne diye 5 imza bile bulamayıp çıkamaz. Bu çok normal geliyor mu insanlara! Lütfen devletimizin büyükleri, bizi bu durumdan kurtarsın. Bizim mücadelemiz, haklı mücadelemiz, gücümüz yetmiyor. Bedel ödeyerek mücadele verdik. Çok ağır bedeller ödedik. Bu ağır bedeller bile mücadeleyi kazanmaya yetmiyor. Karşımızda başka bir irade var.” dedi.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, ASKİ Spor Kulübü’nün Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda mücadele edecek sporcularıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Sporculara tek tek başarı dileklerinde bulunan Yavaş, Türkiye’nin geçmiş senelerle karşılaştırıldığında olimpiyatlarda güreş dışındaki branşlarda da iddialı olduğunu ifade etti.
Yavaş, Atatürk Orman Çiftliği Gazi Park’taki ABB bünyesinde bulunan restoranda düzenlenen organizasyonda ASKİ Spor Kulübü’nün Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda mücadele edecek sporcularıyla kahvaltı programında buluştu. Etkinliğe, milli sporcuların yanı sıra ASKİ Spor Kulüp Başkanı Yüksel Arslan, Serbest Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü ve aynı zamanda Kulüp Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, antrenörler ve milli güreşçi Rıza Kayaalp de katıldı. Yavaş burada yaptığı konuşmada, sporculara olimpiyatlarda başarı dileklerinde bulundu.
Güreşçilerin olimpiyatlar öncesi son kez kampa katılacağını söyleyen Yavaş, “Biz de özellikle kendi sporcularımızın yarışmalarında yanlarında olmaya çalışacağız. Başarılı olacaklarına inanıyorum. Taha başta olmak üzere diğer güreşçilerimizin başarıyla döneceklerine inanıyorum. ASKİ ve EGO Spor Kulübü olarak 23 sporcumuz olimpiyat ve paralimpik oyunlarına katılacak. 30 bine yakın sporcumuz var. İnşallah bundan sonraki zamanlarda da içlerinden nice Tahalar, Rızalar çıkacak. Rol modelleriyle beraber çalışıyorlar, nice sporcularımız çıkacak. Hem ata sporumuz hem de ülkemizin temsili bakımdan çok önemsiyoruz” diye konuştu.
“TÜRKİYE GÜREŞ DIŞINDA DA İDDALI”
Türkiye’nin artık olimpiyatlarda güreş dışındaki branşlarda da iddialı olduğunun altını çizen Yavaş, “Sporcularımızdan bayrağımızı göndere çektirip, İstiklal Marşı’nı gururla söyletmelerini bekliyoruz. Kendilerine başarılar diliyorum, moralleri gayet iyi. Kulak damlası nedeniyle Rıza’nın bir şanssızlığı oldu. Onun yerine katılan Hamza (Bakır) arkadaşımız da Rıza’yı aratmayacaktır. Kardeşlerimizin tamamına başarılar diliyorum. İnşallah güzel sonuçlardan sonra burada yine kahvaltı yapmayı diliyorum” dedi.
RIZA KAYAALP: DOKTORUMA DANIŞARAK İLAÇ KULLANDIM
Yaşadığı kulak çınlaması nedeniyle kullandığı ilacın içerisinde ‘Vücuda ek enerji sağlayıcı madde kullandığı’ tespit edilen milli güreşçi Rıza Kayaalp, 25 yıllık güreş hayatında yüzlerce kez doping testlerine girdiğini belirterek, “Şimdiye kadar hiçbir sıkıntım olmadı Allah’a şükür. Sadece kulağımda yaşadığım bir çınlama yüzünden iki senedir özellikle de olimpiyat stresinden dolayı artan çınlama, antrenmanlar da baş dönmesi de yapıyordu. Doktoruma danışarak bir ilaç kullandım. Benim hayatım boyunca bir şeyi sormadan kullanmadığımı herkes bilir. Hayatım boyunca bilmediğim hiçbir ilaç kullanmadım. Bunu da yine doktoruma sorarak kullandım” ifadelerini kullandı.
“VİCDAN OLARAK ÇOK RAHATIM”
Kullandığı ilacın içerisinde yasaklı bir madde olduğunu bilmediğini söyleyen Kayaalp, “Zaten biraz kullandıktan sonra yan etkisinden dolayı bıraktım, olimpiyattan sonra kullanmayı düşündüm çünkü daha çok başımı ağrıttı. Bir hafta sonra numune almaya geldiler. Bir ay sonra sonuç açıklanınca şok geçirdim. Daha da onun şokunu atlatamıyorum çünkü hiç beklemiyordum. Hayatım boyunca dikkat ettiğim, her zaman korktuğum durum başıma geldi. Allah’a şükürler olsun vicdan olarak çok rahatım” açıklamasında bulundu.
]]>
“BU SEÇİM YOK HÜKMÜNDEDİR”
Kongreye verilen kısa arada Habertürk’e konuşan Ali Koç, “Çok fazla beklenecek bir şey yok. Bizim açımızdan bu seçim yok hükmündedir! Çünkü ortada bir seçim falan yok. Olayları hepiniz biliyorsunuz, buraya gelene kadar yaşananları. Adayların çoğalmasının önüne geçildi. Bazı yöntemler taktikler uygulandı. Bence hiç yakışmayan unsurlar. En yakışmayanı bugün burada seçtirmek için delegelere baskı yapılmaktadır” şeklinde konuştu.
“BASKI VAR, BİZİM İÇİN BU SEÇİM YOK!”
TFF seçimiyle ilgili eleştirilerde bulunan Koç “Bugün özelinde söylemiyorum ama bugüne gelen süreçte, imza toplama sürecinde, ne yazık ki siyasetçi olsun bazı devlet erkanından insanlar kulüplere telkinde bulunmuştur. Bu bir seçim değil ‘seçin’dir! Sonucu ne olursa olsun bu seçim Fenerbahçe için yok hükmündedir” dedi.
“OYUMUZU BOŞ KULLANACAĞIZ!”
Kimseyi desteklemediklerini vurgulayan Fenerbahçe Başkanı, “Bizim hakkımızda haberler yayılıyor, orayı burayı destekliyor diye, kimseyi desteklemiyoruz. Biz demokrasiye inandığımız için buradayız. Kürsüye çıkıp görüşlerimizi net bir şekilde ifade edeceğiz. Oyumuzu boş kullanacağız. Demokrasiyi savunan insanlar olarak böyle bir seçime gelmemek antidemokratik bir yaklaşım olurdu. Antidemokratik yaklaşım sergileyenleri ağır şekilde tenkit eden biri olarak buraya full kadro geldik. Bir konuşma yapacağım. Konuşmamı dikkatle dinlersiniz inşallah.” açıklamasını yaptı.
“UEFA VE FIFA’DAN 4 KİŞİ GELDİ!”
Oldukça çarpıcı açıklamalar yapan Ali Koç “Türk futbolu bu şekilde gidemez. Türk futbolu özgür olsun diyoruz, Türk futbolunun özgür olmasını hedeflediğimizi herkes söylüyor. Türk futbolu, özgür olmaktan çok daha uzak noktalara gidiyor her gün. Herkes adalet istiyor. Kendi seçimleri adil olmayan, demokratik olmayan bir kurum futbolda adaleti nasıl sağlar! Biz Fenerbahçeli olarak biliyorsunuz futbolun içinde bulunduğu durumla yegane mücadele eden kulübüz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak mücadeleye devam edeceğiz. Her geçen gün çare bulmaktan uzaklaşıldığını gördüğümüz için arzu etmeyerek davamızı uluslararası arenaya taşıyoruz. Elimizde çok kapsamlı bir dosya var. Bu seçim süreci, dosyamızı zenginleştirmiştir. Burada uluslararası 4 kişi var. UEFA ve FIFA’dan 4 kişi var, genelde 1 kişi olurdu. UEFA ve FIFA’dan gelenler, inşallah beni dikkatle dinlerler. Biz gerçekten Türk futbolunu potansiyeline ulaştıracak herhangi bir yapıya, herhangi bir çıkara hizmet etmeyecek, liyakatli, tarafsız, cesur, iradeli ve kararlı insanlarla Türk futboluna arzuladığımız iklime ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Er ya da geç düzelecek, geçecek bu günler, geçecek. Bu böyle gitmeyecek. Türk futbolundaki durum içler acısı. Bu er ya da geç değişecek. Önemli olan tercihen mi değişecek, mecburen mi değiştirtecekler” ifadelerini kullandı.
“UEFA’NIN TÜRKİYE’YE BAKIŞI SIKINTILI”
Servet Yardımcı ile ilgili konuşan Başkan Koç “Servet Yardımcı aday olmak istedi ve adaylığını açıkladı. Türk olarak futbolun en üst seviyesinde Servet Yardımcı var, UEFA yönetim kurulunda. Oradaki konumunu devam ettirebilmek için burada da başkan adayı oldu. UEFA’da önümüzdeki dönem seçime girebilmek için kendi ülkende başkan ya da başkan yardımcısı olman gerekiyor. Çok kolay zannediyorlar. Birini oraya yollarız, seçtiririz. Servet Bey seneye olmayacak. İnşallah Türkiye’den birini seçtirebiliriz. Benim çevrem Avrupa futbolunda geniş. Avrupa Kulüpler Birliği’nde ikinci dönemimi yaşıyorum. Bize bakışları hiç hoş değil. Servet Bey bir açıklama yaptı, ne dedi, tehdit, şantaj dedi. Nedir bunlar? Kim tehdit etti? Bize haksız yere Türklüğün simgesi olan Bozkurt hareketinden dolayı, turnuvanın en kritik yerinde ceza veren UEFA, bu seçim sürecinde yaşananları bilse nasıl davranır? Kendi yönetim kurulu üyesi olan Servet Yardımcı’nın açıklaması UEFA’yı ilgilendirmez mi?” değerlendirmesinde bulundu.
“DELEGELERİN İRADESİ GASP EDİLDİ!”
Seçimin adil olmadığını vurgulayan Koç “Milletin iradesi hakim gelecek demeyi çok isterdim. Ne yazık ki bunu söyleyemeyeceğiz. Delegelerin iradesi gasp edilmiştir. Kaç kişi bunu söyler, bilmiyorum. Fenerbahçe’nin duruşu, inancı, mücadelesi ve inandığı yolda yapacakları çok şükür ki Fenerbahçe bunları yapacak özgürlüğe, bağımsızlığa sahiptir” açıklamasını yaptı.
“TÜRK FUTBOLU FETÖ’DEN ARINDIRILAMADI!”
15 Temmuz’a vurgu yapan Ali Koç “Üç gün evvel neydi? 15 Temmuz’un 8. yıl dönümüydü. Ülkemiz bu örgütün, devletin kılcal damarlarına sirayet ettiği bir dönemde futbola da kumpas kurmuş, Fenerbahçe’yi hedef almıştır. Aradan geçen senelerde Fenerbahçe’nin sportif ve mali açıdan tahribatı giderilememiştir. İsyan eden ilk ve tek kulüp Fenerbahçe’ydi. Fenerbahçe şampiyon olamıyorsa, burada FETÖ’nün rolünü de gözden geçirmek gerekir. Bugün Türk futbolunun bize göre FETÖ’den tamamen arındırılması sağlanamamıştır. Üç gün evvel siyasetçilerimizin yaptığı, hepimizin duygularına hitap eden 15 Temmuz açıklamalarıyla bugün futbolun içinde bulunduğu durumu bağdaşmamaktadır. Delegeler bir de bu gözle baksın” dedi.
“BASKI, TEHDİT, RÜŞVET VAR!”
Ali Koç son olarak sözlerini “Baskı var, tehdit var, vaat var, rüşvet var, her şey var!” diyerek tamamladı.
]]>Mikail KARAMAN – Ali Eren İĞDE/ ANKARA – Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, “Beşiktaş Kulübü seçimdeki kararını adayların açıklamalarından sonra verecek. Üç alternatifli karar verebiliriz. Onu arkadaşlarımızla adaylar kendi programlarını söyledikten sonra kararlaştıracağız” dedi.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, TFF’nin Ankara’da gerçekleştirilen Olağan Mali ve Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Hasan Arat, genel kurulun hayırlı olmasını dileyerek, “Bugün aşağı yukarı 270’e yakın bir genel kurul delegesinin katıldığı, divan başkanı tarafından tespit edildi. İki adaylı bir seçim olacak. Biz her zaman çok adaylı seçim olması taraftarıydık. Bildiğiniz gibi 3 adayın adaylığı onaylanmıştı. Son derece kıymetli bir adayımız UEFA İcra Kurulu Üyesinin adaylıktan geri çekilmesi söz konusu oldu ve iki adayla seçime gidiyoruz. Bu seçimin herkes için hayırlı olmasını diliyoruz. Herkesin özgürce oy kullanacağı ve sonuçların sandıkta belirleneceği bir seçim olması en büyük dileğimizdir” ifadelerini kullandı.
“BİZİM DURUŞUMUZ ÇOK NETTİR”
Servet Yardımcı’nın adaylıktan çekilmesi konusuna da değinen Hasan Arat, “Böylesine önemli kişiliklerin UEFA İcra Kurulu’nda görev almış bir üyenin adaylığa müracaattan sonra adaylıktan çekilmesi Türkiye için tarihe geçecek notlardan birisidir. Bu çok üzücü bir durumdur, keşke herkes adaylığı onaylandıktan sonra seçime devam etseydi, bu daha doğru olurdu. Ancak demokrasiye inancımız da tamdır. Biz Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak adayların kendi programlarını tanıttıktan sonra bir araya gelip kararımızı vereceğiz. Bu kararımız bizim sandıktaki neticeyi belirleyecektir ve kararımız kendi delegelerimizin fikirleri doğrultusunda olacaktır. Ama Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak bizim her zaman duruşumuz çok nettir. Her zaman demokratik seçimler istiyoruz. Bunu her zaman söyledik. ve uzun zamandan sonra ilk defa iki adaylı seçim oluyor. Bu önemlidir çünkü adayların çıkması projeleri tetikler. Daha iyi görev yapma daha iyi neticeler alma yönünde ekipler çalışır. Yönetimler daha vasıflı insanlar tarafından kurulmaya çalışılır. O yüzden ben bu iki adaylı seçimin hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
“KİLİT KONU ŞEFFAFLIK”
Yeni sezonda, yeni federasyon başkanından beklentileri sorulması üzerine ise Hasan Arat, “Birinci asıl konu şeffaflık. Hiç kimse birilerinin adamı olmamalı. Burada seçildikten sonra herkes üzerinden bulunduğu kulübün yeleğini çıkartmak zorundadır. Aksi takdirde güven kaybı olur. Yine aynı zamanda VAR kararlarının mutlaka kayıtlarının pazartesi günleri açıklanması önemlidir. Burada en kilit konu şeffaflıktır. Eğer şeffaflık devam etmezse biz aynı şekilde kamuoyuyla her türlü sıkıntımızı paylaşırız. Burada tek çare şeffaflıktır. Merkez Hakem Kurulu son derece önemlidir, hakemlerin uyarılması önemlidir. Bakın VAR hakemleri yabancı hakemler geldikten sonra daha farklı bir güçlülüğün içerisine girdiler. Biz zaman zaman yabancı hakem denenmesi konusunda da halen düşüncelerimiz aynı şekilde. Rekabet iyi bir şeydir, bu futbol takımındaki oyuncular da aynı şey söz konusudur. Rekabet kaliteyi getirir” şeklinde konuştu.
Beşiktaş Kulübü’nün desteklediği bir aday olup olmadığı sorulması üzerine ise Hasan Arat, “Beşiktaş Kulübü seçimdeki kararını adayların açıklamalarından sonra verecek. Üç alternatifli karar verebiliriz. Onu arkadaşlarımızla adaylar kendi programlarını söyledikten sonra kararlaştıracağız” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]>
İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından başlayan açılış törenine Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, Hacılar Kaymakamı Burak Dertlioğlu, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdar Öztürk, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Jandarma Komutanı Hakan Dedebağı, protokol üyeleri, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
Hacılar’da kültür, sanat ve sporun hep olduğunu söyleyen Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, “Bugün burada sporla ilgili çalışmaların güzel bir örneği olan ERVA Spor Okulları’nın 36.’sı ile Hacılar’da sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Şu an Hacılar’da ERVA Spor Okulları yeni açılıyor gibi görünüyor ama zaten Hacılar’da spor, kültür, sanat ile ilgili çalışmalar hep var. Tabi ki bu spor okulumuzla beraber güzellik üzerine güzellik katmak durumundayız. Başta sayın valimiz olmak üzere emek veren herkese çok çok teşekkür ediyorum” dedi.
Hacılar Kaymakamı Burak Dertlioğlu da, “Kayserimiz hayırseverliği ve çalışkanlığı ile bilinen bir şehrimiz ama Hacılar da bürokrasi, siyaset ve sanayinin çok güzel bir dayanışma örneğini gösteren bir memleket. Bizler de burada görev yapmaktan çok mutluyuz. Gençlerimizin milli manevi değerlerine güvenmesi için her türlü desteği veren sayın valimize çok teşekkür ediyoruz. Yine bu spor okulunun yapılmasında her türlü desteği veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Hepimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı
“Hiçbir gencimizi bataklığa kurban vermeyeceğiz”
ERVA Spor Okulları’nın 36.’sını açtıklarını ve hiçbir genci zehir tacirlerinin bataklığına kurban vermeyeceklerini söyleyen Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, “Hiçbir gencimizi sahipsiz bırakmayacağız. Her gencimizin yanında olacağız diye çıktığımız bu yolda 1 buçuk yılda 36. ERVA Spor Okulu’nu açmış bulunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her mahallede olacağız, her ilçede olacağız. Biz gençlerimizin spor salonlarında olmasını istiyoruz. Biz gençlerimizin sanatla uğraşmalarını istiyoruz. İlimle, bilimle uğraşmalarını istiyoruz. Sporla uğraşmayan hiçbir gencimiz olmasın istiyoruz. Gençlerimizi tuzağa düşürmek isteyen alçaklara fırsat vermeyelim istiyoruz. Kayseri’nin bu dertli insanları olduğu sürece de hiçbir gencimizi, hiçbir yavrumuzu bataklığa kurban vermeyeceğiz. Gençlerimiz bu bayrak sevgisi ile bu vatan ve millet sevgisi ile dolup taşacaklar. Değerleri bilen çocuklar olacaklar. İster madalya alsınlar ister almasınlar umurumda bile değil. Benim umurumda olan bir tek şey var; gençlerin bu salonları doldurması. Yakıştıkları yerde olmaları, buralarda olmaları. Onları zehirlemek isteyenlerin de yakıştıkları yer hapishanelerdir. Onlar da orada olacaklar. Burada 36. okulu açıyoruz. Daha hep beraber 100’ü açacağız. Her mahallede, her ilçede, her sokakta olacağız. Çocuklarımızı zehirlemek isteyenleri hapislere yolladığımız gibi sizler ay yıldızlı bayrağın gölgesinde ailelerinizi ve bizleri gururlandıracaksınız” dedi.
Konuşmaların ardından kesilen kurdele ile Hacılar ERVA Spor Okulu’nun açılışı yapıldı. – KAYSERİ
]]>Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na kota alan Elis Özbay, kürek branşında Türkiye’yi temsil edecek ilk kadın sporcu olacak.
Para kürek branşında da karışık iki çifte kategorisinde Paris 2024 Paralimpik Oyunları’na katılmaya hak kazanan Yiğit Doğukan Bozkurt-Nurşen Şen ekibi, Türk spor tarihine geçti. Türkiye böylece tarihinde ilk kez kürek branşında paralimpik oyunlarına sporcu gönderme hakkı kazandı.
Türkiye Kürek Federasyonu Başkanı Erhan Ertürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kürek sporunun 100. yılında milli sporcuların önemli başarılar elde ettiğini vurguladı.
“2024 senesi bizim yılımız olacak diye başlamıştık. Görüyoruz ki gerçekten bu yıl bizim yılımız.” diyen Ertürk, “İlk kez geçen yıl kurulan Para Kürek Milli Takımı’mızın elde ettiği 3 madalyayla 2024’e adım attık. Milli takımımız bu yıl pek çok yarışta şu ana kadar toplam 28 madalya elde etti. Asıl büyük başarımız, tarihe altın harflerle yazılan olimpiyat ve paralimpik oyunları kotaları oldu. Türkiye Kürek Milli Takımı olarak hem olimpiyat oyunları hem de paralimpik oyunlarında kota elde ettik.” ifadelerini kullandı.
Ertürk, Paris 2024’e artık kısa bir süre kaldığına dikkati çekerek, “Milli sporcumuz Elis Özbay, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na kota alarak oyunlarda ülkemizi temsil edecek ilk kadın kürekçi oldu. Sabırsızlıkla onu Paris’te izlemeyi bekliyoruz. Ayrıca geçen yıl kurduğumuz Para Kürek Milli Takımı’mız, Türk kürek tarihinde ilk kez paralimpik oyunlarına kota aldı. Bu ilkleri camiamıza yaşattığımız için gururluyuz.” diye konuştu.
“Yükselen bir ivmemiz var”
Göreve 2021 yılının sonlarına doğru geldiklerini hatırlatan Erhan Ertürk, şöyle devam etti:
“Hem kürek sporunu yurt içinde yaygınlaştırmak ve geliştirmek hem ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada dalgalandırmak hem de eksik gördüğümüz tüm noktaları tamamlayarak kürek sporunu geliştirmek için plan yapmıştık. 2022 yılında 31 madalya, 2023 yılında 43 madalya ve bu yılın ilk yarısına kadar ise 28 madalya elde ettik. Yükselen bir ivmemiz var ve durmadan devam ediyoruz. Kürek sporunun branşlarını artırdık. Deniz küreği branşını geliştirdik. ‘Beach sprint’ dediğimiz sahil sürat ya da kumsal sürat yarışlarını ekledik. Para kürek branşını hayata geçirdik. Adıyaman, Edirne, Ankara gibi pek çok ilimizde yepyeni kürek parkurları hayata geçirdik. Kürek sporunun yayılması için ‘Kürek her yerde’ projesini başlatarak sporun tabana yayılması sürecine ilk adımı attık. Milli takımımızın gelişimi için bakanlığımız, sponsorlarımız ve kamu kurumlarımızın destekleriyle her türlü imkanı seferber ettik. Kısacası son 3 senede hiç durmadık. Bu yoğun çalışma süreci; Paris’e giderek, ülkemize yeni kürek parkurları kazandırarak ve 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası ev sahipliğini alarak doğru yolda olduğumuzu, başardığımızı gösterdi.”
Meriç Nehri, Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak
Ertürk, 2024’ün ikinci yarısındaki hedeflerine ilişkin ise “En büyük hedefimiz Paris’ti. Artık 3 sporcuyla Paris 2024’teyiz. Ancak hedeflerimiz elbette bunlarla sınırlı değil. Paris’ten hemen sonra ev sahibi olduğumuz 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası için Edirne’de başka bir ilki yaşayacağız. 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’ndan bir hafta sonra ise Balkan Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağız. Gençlik ve Spor Bakanlığı’mızın, Edirne Valiliği’mizin ve Edirne TED Koleji’nin destekleriyle Meriç Nehri’nde inşa ettiğimiz kürek parkuru, ilk kez uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapacak. Ülkemizde böyle büyük bir organizasyonu yapacak olmaktan dolayı büyük heyecan duyuyoruz. Öte yandan, milli takımımızın madalya sayısını artıracağına inancımız tam. Kısacası kürek sporunun 100. yılı 2024, dopdolu bir 100. yıl olacak. Umarız başarılarımız daim olur.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Erzincan İl Özel İdaresi salonunda yapılan Ergan Dağı Doğa Sporları Festivali tanıtım toplantısına Erzincan Vali Yardımcısı/İl Özel Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, İl Genel Meclis başkanı Mehmet Cavit Şireci, Gençlik ve Spor İl Müdürü Volkan Burak Mumcu, İl Kültür Müdürü Oğuzhan Yılmaz, AFAD İl Müdürü Cengiz Çavuş, ilgili kurum müdür ve amirleri ile kulüp temsilcileri katıldı.
“30 Ağustos’ta da çok büyük bir motosiklet festivali var”
Hafta sonu yapılacak olan festival ile ilgili bilgi veren Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürü Volkan Burak Mumcu, “Geçen hafta off road yarışmaları yapıldı. 30 Ağustos’ta da çok büyük bir motosiklet festivali var. Burada motor kulübü, off road kulübü, paraşüt kulübü yetkilileri var birlikte eksiklikleri tespit ederek gidermek için konuşacağız. Biz istiyoruz ki burada eksikliklerimizi görelim sonra giderelim üstüne koyarak ilerleyelim. 30 Ağustos’ta yapacağımız festivale yaklaşık bin 500 motosikletçi davet ediyoruz. Tüm katılımcılarımızı yurtlarımızda misafir edeceğiz. Konserlerimiz olacak. Yakıt desteklerimiz olacak. 30 Ağustosta ayrıca paraşütçülerimizin 1 haftalık bir dünya şampiyonaları olacak. Paraşüt kulübümüzde bu hafta yapacağımız etkinlikleri görsünler ki birlikte yapacağımız yarışmalarda Erzincan’ın tanımını yapmış olalım. Gençlik Spor İl Müdürlüğü olarak çok güzel etkinlikler yapıyoruz. İl Özel İdaremiz bizlere çok yardımcı oluyor. Burada öncelikli amacımız Ergan Dağı Kayak Merkezimizin tanıtımını yapmak.” dedi.
“Çadırı kap gel” etkinliğimiz olacak
Erzincan Vali Yardımcısı/İl Özel Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat ise konuşmasında, “Valimiz Hamza Aydoğdu’nun talimatları doğrultusunda Ergan Dağı Kayak Merkezimizde çok güzel işler yaptık. Yaptığımız ve yapacağımız festivallerde diğer tüm kurumlarımızın da yüklenicisi olduk. İaşelerini yaptık. Bundan sonra çok daha güzel işler olacak. Ergan Dağı Kayak Merkezimizde geçen hafta off road gece konaklamalı etkinliği oldu. Etkinliğe katkı sağlayan Gençlik Spor İl Müdürlüğümüze ve katkı veren diğer tüm kurumlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu hafta sonu da “Çadırı Kap Gel” etkinliğimiz olacak. Burada su sporları, yamaç paraşütü, araç sporları motorkros gibi etkinlikler olacak. Hafta sonu da ayrıca sanatçı Emre Fel konseri olacak. Katılımın çok yüksek olmasını bekliyoruz. Ergan Dağı Kayak Merkezimizde o gün için 400 çadır kurulacak.” diye konuştu.
Konuşmasını verdiği müjde ile sürdüren Erzincan Vali Yardımcısı/İl Özel Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, geçtiğimiz hafta yapılan off road sahasının modernize edilmesi ve motosiklet parkuru ile birleştirilmesi noktasında çalışma yapıldığını ve sözleşmenin imzalanma aşamasında olduğu belirtti.
Hafta sonu yapılacak olan Ergan Dağı Doğa Sporları Festivali Cumartesi, yamaç paraşütü hedef yarışması, yamaç paraşütü serbest uçuş, motocros yarışması, gölde su sporları etkinliği, okçuluk ve Atıcılık etkinliği ile Emre Fel konseri olacak. Pazar günü ise sabah doğa yürüyüşü ile başlayan etkinlik, 2. etap yamaç paraşütü hedef yarışması, yamaç paraşütü serbest uçuşlar, serbest zaman etkinlikleri kapsamında su sporları, okçuluk, atıcılık, ip çekme ve kaya tırmanışı olacak. Etkinlik motocros gösterimi ve ödül töreni ile tamamlanacak. – ERZİNCAN
]]>“FENERBAHÇE BENİ İSTEMEZ”
Kendisine Fenerbahçe’den teklif gelmeyeceğini ifade eden Ataman, “Fenerbahçe kulübü hiçbir zaman bana gelmez, onun için de bunu konuşmanın bir esprisi yok” sözlerini söyledi.
“FAIR PLAY İÇİNDE HER ŞEYİ YAPARIM”
Fenerbahçe’yle yaşadığı gerginlikler hakkında da konuşan Ergin Ataman şu açıklamaları yaptı:
“Bir kez daha söylemem gerekirse benim hiçbir camiaya karşı bir tepkim yok. Benim tepkim azınlık bir provokatör grupları var. Berlin’de de bunu yaşadık. Benim tepkim de onlara karşı. Ben bugüne kadar Ülker Arena’da çok maça çıktım. Benim bir kez dahi orada toplu halde Fenerbahçe taraftarına tepkim olmadı. Zaman zaman hakeme itiraz ediyorsun veya bireysel olarak maç boyu sana küfür eden biri varsa onu güvenliğe söylüyorsun. Ancak toplu halde olmadı. Çünkü bunu anlayabiliyorum, rakipsin ve taraftar moralini bozmaya çalışıyor. Haksız bir şekilde de yıllardır beni 2-0’dan döndüğümüz seriyle ilgili olmamış bir şeyle beni eleştiriyorlar. Defalarca bunu anlatıyorsun ama onlar için değişmiyor. Şu anda da bence Ergin Ataman yok diye sıkılıyorlardır. Çünkü beni orada gördüklerinde daha bir heyecan duyuyorlar. Şimdi takip ediyorum ‘Efes’i yendik, şampiyon olduk, günlük güneşlik’ diyorlar. Şampiyon olunca güzel tabi ama şampiyon olamayınca o zaman tepkiyi yiyen ben oluyorum. Ben rakip takım antrenörü olarak şampiyon olmak için fair play kuralları içinde her şeyi yapacağım. O zaman çoğu beni sevmiyor.

“BENİM YAPTIĞIM ŞEY FENERBAHÇE’Yİ YENMEK”
Bana, ‘Hocam sen neden Fenerbahçe’ye bunu yapıyorsun’ diyorlar. Benim Fenerbahçe’ye yaptığım tek şey onları yenerek kupayı almak. Çok şükür ki bugüne kadar hep böyle oldu. Hedef maçların çoğunda kazanan benim takımım oldu. Öyle olunca da kızıyorlar sana ama bu kızma bazı provokatörler tarafından abartılarak olunca da ben tepki gösteriyorum, ben de böyle bir insanım ancak benim tepkim camialara karşı değil. Maalesef bazı yöneticiler kulüplerini sosyal medya üzerinden yönetmeye çalıştıkları için ve o sosyal medyada yazılanlara hoş gözükmek için onlar da sana karşı bir tepki oluşturunca bu çark daha da büyüyorlar. Tekrar söylüyorum ben sözlerimin arkasındayım. Fenerbahçe camiasına hiçbir tepkim yok.”

“GALATASARAY BAŞKANI OLMAK İSTİYORUM”
Hedefinin Galatasaray Kulübü başkanı olmak olduğunu söyleyen Ergin Ataman, “Fenerbahçe’yle basketbolda çoğu kez karşılaştık. Benim hedefim günün birinde kulüp bazında karşı karşıya gelmek. Benim hedefim basketbol antrenörlüğünü bırakınca Galatasaray Kulübü başkanı olmak. Onlar da bunu biliyorlar. Hiçbir zaman bana teklifle gelmezler. Benim de etik olarak böyle bir planım varsa en büyük rakibe gitmemem gerekiyor. Bu bir gerçek. Onun için ben Fenerbahçe’ye gelmem demiyorum, Fenerbahçe bana gelmez diyorum. Zaten artık Türkiye’de de değilim, Atina’dayım. Kader yine de bizi Final Four’da da karşı karşıya getirdi.” açıklamasını yaptı.
]]>“HER ANDAN BÜYÜK KEYİF ALIYORUM”
Şampiyon olmanın önemine değinen Lucas Torreira, “İki sene üst üste şampiyon olduk. Şampiyon olmanın kulüp ve taraftar olarak ne kadar önemli olduğunu biliyorduk. Gerçekten çok mutluyuz. Bazen zamanda durup düşünmek gerekiyor. Bütün bu iki sene boyunca neler olduğunu düşünmek gerekiyor. Kısa zamanda bu başarılar gerçekten beni çok mutlu ediyor. Her andan çok büyük keyif alıyorum” şeklinde konuştu.
“FENERBAHÇE DE BÜYÜK BİR TAKIM”
İkinci şampiyonluğun ilkine göre daha zor kazanıldığını ifade eden Torreira, “Bence sonuncu gerçekten çok zordu. Çünkü son maça kadar kaldı. İlk sezonda daha öncesinde şampiyon olmuştuk. Fenerbahçe ile oynadığımız maçta şampiyonluğumuzu ilan etmiş bir şekilde oynadık. O zaman farklı bir rahatlıkla oynadık tabii ki. Bu sene kazandığımız şampiyonluğun ise farklı bir tadı vardı çünkü bunu son maçta kazandık. Maalesef evimizde Fenerbahçe’ye karşı oynadığımız maçı kazanıp da kutlayamadık. Taraftarımızın ve bizim isteğimiz buydu aslında. Fakat futbol böyledir. Bazen büyük rakiplere karşı oynarsınız. Fenerbahçe de büyük bir takım. Kesinlikle altını çizmek istiyorum. Her zaman burada saygıyı eksik etmemek lazım. Benim için en önemlisi ikincisi diyebilirim. Daha zor olan oydu” diye konuştu.
“TÜRK FUTBOLU İÇİN BU TARZ ŞEYLERİN OLMAMASI LAZIM”
Fenerbahçe’nin Süper Kupa mücadelesine U19 takımı ile çıkması üzerine yorumlarda bulunan Uruguaylı orta saha, “Gerçekten neden öyle bir şey oldu, nasıl bu noktaya gelindi ve Fenerbahçeliler ne yaptı tam olarak öncesini bilmiyorum. Önceki haftada birçok seçeneğin olduğunu biliyorum. Biz sadece konsantreydik. O maç için hazırlıklarımızı yaptık. Hem ülke için hem de o şehir için de önemli olduğunu düşünüyorum. Maalesef olan oldu. Biz bir kurum olarak basitçe kendimizi orada oynamak için hazırlamıştık ve geldik. Orada U19 ile çıkmaya karar verdiler. O anda bizim içimizden geldi diyebilirim. Orada alkışlamamız gerektiğini düşündük çünkü gençler de sabah maça çıkmışlardı. Çok önemli bir efor sarfettiklerine inanıyorduk. Kararlar maalesef başkaları tarafından alınıyor” dedi
“FRED BİZİM TARAFIMIZDA OYNUYOR OLSAYDI ÇOK GÜZEL OLURDU”
Fenerbahçe’nin Brezilyalı orta sahası Fred’in Süper Lig’de en iyi oyunculardan biri olduğunu dile getiren Lucas Torreira, “Gerçekten büyük bir şans aslında Türkiye’de oynuyor olması. Maalesef rakip takımımızda oynuyor. Ama yine de onunla oynamak, oynuyorken görmek bizim için bir keyif oluyor. Fenerbahçe’ye ne kadar kendini verdiğini biliyoruz. Geçtiğimiz sezonun en iyi oyunculardan bir tanesi olduğunu da biliyoruz. Çok güzel olurdu tabii ki de bizim tarafımızda oynuyor olsaydı. Fakat bugün bizim karşımızda ve biz onun karşısına çıkmakta da motive oluyoruz” ifadelerini kullandı.
MUHTEMELEN GALATASARAY BENİM AVRUPA’DAKİ SON TAKIMIM OLACAK”
Çok büyük bir takımda oynadığını, odağının da Galatasaray’da olduğunu dile getiren Torreira, “Teklifler geliyor. Bunlar futbolda normal şeyler. 6 ayda farklı farklı değişiklikler oluyor. Dünyanın farklı yerlerine gidebiliyorsunuz. Muhtemelen Galatasaray benim Avrupa’daki son takımım olacak. İsterim tabii ki de Güney Amerika’da olayım, bir an önce oynayayım. Çünkü orası aileme yakın. Yaklaşık 10 yıldır Avrupa’da oynuyorum. Şu an günümü yaşamak istiyorum, Galatasaray’da yaşadıklarımızı yaşamak istiyorum. Çok büyük bir takımdayım. Odağım sürekli bu kulüpte. Ben bu deneyimin keyfini çıkarmak istiyorum” açıklamasını yaptı.
]]>Erden Timur’un açıklamaları şu şekilde;
“HİÇBİR ŞEY BİLMİYORDUM”
Soru: Spor yöneticiliğini biliyor muydunuz?
“Hayır hiç bilmiyordum. Birinci senenin sonunda herkes beni överken ben ‘ Kısmet, neyi biliyorum ki neyi doğru yapmış olayım’ diyordum. İnsanlar söyleyince tevazu falan zannediyor. Halbuki hakikat. Ben spor yöneticiliği bilmem. Öyle bir tecrübem yok. Dursun başkan ile seçimden sonra futbolla ilgileneceğimden haberim yoktu. Gayrimenkul, proje işleri ile ilgileneceğimi düşündüm. Projeler fikir olarak benim ürettiğim projelerdi. Bende onları takip edeceğim diye düşünüyordum. Seçim bittikten 7-8 gün sonra Dursun başkan ofisime gelerek ‘Futbolla ilgilenir misin’ dedi. İlk cevabım, ‘Benim haddim değil’ dedim. Avrupa futbolu çok izler, severim ama yapamazdım. Velhasıl 4-5 gün direndim ama neticede başkanın isteğiyle başladım. Bir şekilde yönetisel tecrübe ile bir şeyler yapmaya çalıştım. Ekip çok iyiydi. Ayhan hoca, Emre Utkucan gibi isimlerle doğru ekip vardı.

“TRANSFERDE YANLIŞLARIMIZ VAR”
Transferde yanlışlarımız evet var. Kadro stratejisi oluşturmuştuk. Okan hocamız da ilk sene ve sonrasında transferde son karar verici. Bir oyuncu havuzu belirleniyor. O havuzdan seçilen oyuncuları benim vazifem ikna etmekti. Galatasaray’a katma değerim o olabilir. Samimiyet insanlara geçer. Samimiyet dünyanın en etkili şeyiymiş. Futbol dünyasında da çok az olduğu için gerçekten değer verip değer görmek bu ikna ettiriyor. Bütçe dahilinde en iyi fiyata ikna etme görevimiz vardı.
“GALATASARAY HİÇBİR DEĞERDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR”
Soru: Dursun Özbek size yöneticilik teklif etti ancak siz reddettiniz? Neden reddettiniz?
Hayatta insanın yaşam gayesi değer olmalıdır. İnsanın ailesini sevmesinin sebebi sadece kan bağı olamaz. Hayatta temel nokta değer. İnsanın yaradılış gayesi de kendi iç yolculuğunda kendisiyle tanışmaktır. Değerlerin karşısında kendi egonuz, nefsimiz oluyor. O değerleri mi tercih ediyorsunuz yoksa nefsinizi mi? Galatasaray hiçbir değerden üstün değildir. Kimse hiçbir değerden üstün değildir.

“BANA ‘ENAYİ’ DEDİLER”
İki sene önceki seçimden bir akşam önce yönetim kurulundaki başkan yardımcımlığından çıktım. Yine bir değersel mesele. Orada belki benimki de duygusal bir karardı, belki de yanlıştı. Ama hatalı bir karar da olmuş olsa sebebi değerlerle alakalı bir şeydi. Yapılmaması gereken bir konuyla ilgiliydi. Böyle bir düzen varken değerlerinize bu kadar aykırı işler oluyor. Aylarca çıtımı çıkarmadım. İnsanlar sokakta ‘Bizi üzdünüz’ dediklerinde ‘Siz benim ne çektiğimi biliyor musunuz?’ demek geliyor içimden. Benim babam ona yanlış yapan insanla aynı asansöre binmez. Direkt tepkisini koyar. Bende yanlışa tepki gösteririm ancak sustum. Florya’ya etki eder, şampiyonluğa etki eder diye kim konuşursa o insanların hepsine sarıldım. Bu işi böyle çözecektik. Sarıldıkça sevgi iklimi oluşur ancak ben sarıldıkça ‘bu tam da enayi arkadaşmış’ diyor. Sizi omurgasız görüyor.”
]]>Acun Ilıcalı: Maçı çok güzel duygular içinde izleyeceğim
“İkisinin de şampiyon olmasını istiyorum”
“Okay Yokuşlu gelirse sürpriz olmasın”
Tan Kesler: Hocamızın felsefesine uygun oyuncularla birleşmeye çalışıyoruz
Tim Walter: Başarı odaklı biriyim
Abdülkadir Ömür: Her futbolcunun hayali Premıer Lig’de oynamak
Metin ARSLANCAN/ İSTANBUL, – Hull City Başkanı Acun Ilıcalı, “Yeni hocamızla daha büyük başarılar kazanmak istiyoruz. Güzel bir yolculuğa çıkacağız. Fenerbahçe ile maçımız var. Orada da asbaşkan pozisyonundayım. Bu dünyada sık olan bir şey değil. Ama şükrediyorum. Çocukluğumun aşkıyla, İngiltere’de sahibi olduğum takım maç oynayacak. Maçı çok güzel duygular içinde izleyeceğim” dedi.
Yeni sezon hazırlıklarını İstanbul’da sürdüren Hull City, “Summer Tour 2024” kapsamında yarın saat 20.30’da Ülker Stadyumu’nda Fenerbahçe ile karşı karşıya gelecek. Hazırlık karşılaşması öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun Riva’da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısına Hull City Başkanı Acun Ilıcalı, Hull City Başkanvekili Tan Kesler, Hull City Teknik Direktörü Tim Walter, milli futbolcu Abdülkadir Ömür ve davetliler katıldı.
Yeni sezon hazırlıklarını Türkiye’de gerçekleştirdikleri için mutlu olduklarını belirten Başkan Acun Ilıcalı, “2,5 sene önce başladığımız Hull City macerasında yeni bir sezona hazırlanıyoruz. Geçen sezon olduğu gibi hazırlıkların bu sene de bir bölümünü ülkemizde yapıyoruz. Bu maceraya girerken Avrupa’da güçlü bir kulüp kurma hayalini kuruyordum. İngiltere’nin çok güzel bir yerinde güzel insanlarla buluştuk. Çok güzel insanlarla buluştuk ve açıkçası bunu beklemiyordum. Ligde orta sıranın altında bıraktığımız ilk senenin ardından ikinci sene Play-Off’un bir basamak altında kaldık. 3 puanla kaçırdık. Amacımız daha ileri gitmek ve Play-Off’lara taşımak. Hayatımın bu yeni futbol döneminde İngiltere maceram çok güzel geçiyor. 8 binlerde olan taraftar sayımız 23-24 binlere çıktı. Bu sene için yeni planlarımız var. Tim Walter önümüzdeki sezon için ilk gittiğimiz isimdi. Onun oynattığı futbolun yarattığı heyecan, puan ortalamasının yüksekliği, Hamburg’da taraftar tarafından takdir edilmesi, sevilmesi ve önemlisi insan olarak gerçek pozitif iyi insan enerjisini her zaman bize vermesi. İyi insanlarla çalışarak başarı kazanmaya çalıştım. Yeni hocamızla daha büyük başarılar kazanmak istiyoruz. Güzel bir yolculuğa çıkacağız. Fenerbahçe ile maçımız var. Orada da asbaşkan pozisyonundayım. Bu dünyada sık olan bir şey değil. Ama şükrediyorum. Çocukluğumun aşkıyla, İngiltere’de sahibi olduğum takım maç oynayacak. Maçı çok güzel duygular içinde izleyeceğim” ifadelerini kullandı.
“NEREDEYSE 2,5 KATI BÜTÇEYE SAHİP TAKIMLARLA OYNUYORUZ”
Geçen yıl iyi bir sezon geçirdiklerini belirten Ilıcalı, “Kimse beklemiyordu. Otoritelere göre ilk 10’da gözükmüyorduk. Açıkçası Türkiye’deki kamp güzel etki yaptı. Nasip, Premier Lig. Her zaman zorlayacağız. Yükselenler, çıkanlar beş paraşüt takım ile oynuyoruz. Neredeyse 2,5 katı bütçeye sahip takımlarla oynuyoruz, onları parayla değil zekayla yenebiliriz. Biz o seviyeyi hem futbolcularımızın hem hocamızın zekasıyla zorluyoruz” şeklinde konuştu.
Başkan Ilıcalı, “Maribor futbol dünyasına bakışımızın ne kadar yüksek olduğunun bir kanıtı. Oyuncu havuzumuzu genişletip takımların birbirinin desteklemesini hedefliyoruz” dedi.
“TIM’İ TRANSFERE DEĞİL TRANSFERLERE BOĞACAĞIZ”
Yaklaşık 8-9 futbolcu almayı düşündüklerini aktaran Acun Ilıcalı, “Tim’i transfere değil transferlere boğacağız. Yarınki maça 8-9 oyuncudan eksik çıkacağız. Bizim açımızdan yarınki maç ölçü değil. Oyuncularımızın büyük takım ile maç oynama duygusunu yaşamasını istiyoruz. İki ülke takımın birbiriyle sinerji yakalaması, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin gelişmesi için önemli bir maç. Lig başlarken hazır bir kadroya ulaşmış olacağız. Yarın için de hocamıza güvenmek istiyoruz. Fenerbahçe güçlü bir takım. Takımımızın kendini test etmeye ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.
Hull City formasını giyen milli futbolcu Abdülkadir Ömür hakkında da konuşan Ilıcalı, “Jaden Philogene için bir şeyler demiştim. Abdülkadir için söyleyebileceğim tek şey iyi bir sezon geçirdi. Takımın çok önemli yıldızı kendisi olacak” şeklinde görüş belirtti.
“İKİSİNİN DE ŞAMPİYON OLMASINI İSTİYORUM”
Bir basın mensubunun “Fenerbahçe Kulübü ile şampiyonluk mu yoksa Hull City ile Premier Lig’e yükselmek mi?” sorusuna Acun Ilıcalı şu yanıtı verdi:
“İki evladınız var ve ‘Hangisini daha çok seviyorsunuz’ gibi bir soru bu. İkisinin de şampiyon olmasını istiyorum.”
“OKAY YOKUŞLU GELİRSE SÜRPRİZ OLMASIN”
Acun Ilıcalı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“‘Fenerbahçe’de işe yaramayan oyuncuyu Hull City’ye götürüyor’ diye bazı insanların kafasında tilkiler dolaşıyor. Beni öyle mi görüyorlar? Beni mi anlayamadılar bilmiyorum. Biz burada bir başarı hikayesi için yola çıktık. Hull City’ye Trabzonspor’dan, Antalyaspor’dan, Fenerbahçe’den oyuncu aldım. ‘Aa boşa çıktı, alalım’ diye bir bakış açımız yok. Ozan Tufan performansıyla hem taraftarın gönlünü kazandı. Hem de başarılı bir sezon çıkardı. Devamında da bir başka büyük kulübe gitti. Okay Yokuşlu’yu takdir ediyorum, çok da beğeniyorum. Alıyoruz diye bir durum yok. Gelirse de sürpriz olmasın. Tan’ın kulübüyle bir görüşmesi lazım, nasıl bakıyorlar sorması lazım. Şu anda tam net bir noktada değiliz.”
TAN KESLER: HOCAMIZIN FELSEFESİNE UYGUN OYUNCULARLA BİRLEŞMEYE ÇALIŞIYORUZ
Hull City Başkanvekili Tan Kesler, “Güzel bir sürprizimiz var. Başkanımız 50 taraftarımızı özel olarak buraya davet etti. 50 taraftarımız yarın Fenerbahçe ile oynanacak maçı izleyecek. Bir aile olabilmek için çevremizi büyütmemiz gerekiyor. Başkanımız geçen yıl 2 uçakla taraftarlarımızı getirmişti. Bu yıl da 50 yeni taraftarımızı getirdik. Bu tür aktivitelerimiz devam edecek. Hull City ailesini büyütmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz” şeklinde konuştu.
Yeni transferlere devam edeceklerini vurgulayan, “İngiltere’de dönemsel jenerasyon var. Bu oyuncuların çoğunu etkileme fırsatı yakaladık. Taraftarlarımız da bu tarz oyuncuları bizde görebilir. Biz hocamızın felsefesine uygun oyuncularla birleşmeye çalışıyoruz. Transfer konusunda çok sayıda takımla düzenli olarak ilişkideyiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
TIM WALTER: BAŞARI ODAKLI BİRİYİM
Hull City Teknik Direktörü Tim Walter, İngiliz ekibinde olmaktan duyduğu mutluluğun altını çizerek “Benim için burada olmak bir onur. Burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Acun’un güveninden dolayı teşekkür ediyorum. Hull City’nin yeni hocası olmaktan dolayı mutluyum. İlk defa Almanya dışına çıkıyorum. Benim için yeni ve büyük bir deneyim olacak, heyecanla bekliyorum. Burada olmamın Acun Ilıcalı ve Tan Kesler ile aynı hissiyata sahip olmak çok önemli. Başarılı olmamı istiyorlar ben de başarılı olmak istiyorum. Bana sorarsanız şehirden çok tesisler önemli. Başarı odaklı biriyim. Kaybetmekten nefret ederim” diye konuştu.
Ülker Stadyumu’nda Fenerbahçe ile yarın oynanacak mücadeleye dair de konuşan Alman teknik adam, “Fenerbahçe gibi üst düzey bir takımla daha önce karşı karşıya gelmedik. Jose Mourinho’ya karşı sahaya çıkmadım. Son derece heyecanlıyım. Rakibimiz son derece iyi bir takım ve iyi bir hocaya karşı oynayacağız. Heyecanla bekliyorum, bu çok özel hissettiren bir şey” ifadelerini kullandı.
ABDÜLKADİR ÖMÜR: HER FUTBOLCUNUN HAYALİ PREMIER LİG’DE OYNAMAK
Hull City formasını giyen Abdülkadir Ömür, geçen sezon devre arasında takıma katıldığını hatırlatarak, “Acun abiyle görüşmemizde ‘Ne kadar takım içinde konuşmaya çalışırsan adaptasyon sürecin o kadar kısa sürer’ demişti. İngiltere yer olarak yeşilliğiyle biraz Karadeniz’e benziyor diyebilirim. Güneş görüyoruz ama hava çok ısınmıyor. Benim için problem değil Karadeniz’den alışığım. Geçen sene sürekli Ozan Tufan ile vakit geçiriyordum. O şimdi Trabzon’a gitti, ben burada yalnız kaldım. Ona başarılar diliyorum. Bu sezon başı da beraber olmayı hedefliyorduk ama onun da kendince hayalleri oldu. Premier Lig’e çıkmayı çok fazla istemedi galiba (gülerek). Her futbolcunun hayali Premier Lig’de oynamak. Tempo olarak fiziksel olarak ağır bir lig. Hedeflerimiz arasında Premier Lig’e çıkmak var. Bunu sezon başından itibaren başarmak istiyoruz, iyi başlamak işitiyoruz. Umarım bu sezon çok çalışarak bu hedefimizi hep beraber gerçekleştirebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
A Milli Futbol Takımı’nın iyi bir jenerasyon yakaladığını belirterek, “Geniş kadroda yer bulmuştum. Ayrıldıktan sonra da her maçın sonunda oradaki arkadaşlarımızla konuşuyorduk. Özellikle Avusturya maçını kazandıktan sonra ‘Biz de artık finale çıkabiliriz’ diye düşünüyorduk. Bunu herkes hissediyordu. Aslında biraz acı verici bir şekilde elendik. Çünkü Hollanda’dan daha iyi oynamıştık. Onları geçtikten sonra da finale çıkabilecek gücümüz olduğunu düşünüyorduk. Bu turnuva Türklerin geriye geldiğini ve ciddiye alınacak bir rakip olduğunu gösterdi. Çok iyi bir altın jenerasyon var. Biz de bunun içerisinde bulunmak istiyoruz. Önümüzde Dünya Kupası var. Tekrardan bu altın jenerasyon orada da ülkemizi gururlandırmaya devam ederiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Basın toplantısı, sponsorluk anlaşmasının ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
]]>Konyaaltı ilçesindeki bir otelde düzenlenen basın toplantısında, Uluslararası Cimnastik Federasyonu (FIG) Asbaşkanı ve Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı Başantrenörü Yılmaz Göktekin, milli sporcular Ferhat Arıcan, İbrahim Çolak, Ahmet Önder, Adem Asil ile Emre Dodanlı yer aldı.
Suat Çelen, Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı’nın olimpiyatlara takım halinde katılımının, Türkiye’nin spor tarihinde yerini alacağını, sporcuların gençlere örnek olacağını kaydetti. Çelen, “Bu başarı sadece sporcuların azmi, kararlılığı sayesinde değil, teknik ekibin, yönetim kurulunun ve ailelerinin çalışmaları sayesinde gerçekleşmiştir” diye konuştu.
Türk sporunun, dünyada önemli bir yer edindiğini dile getiren Suat Çelen, Türkiye’nin olimpiyatlarda 102 sporcuyla yer alacağını söyledi. Tokyo 2020’de kaçırılan madalyaları Paris’te almak istediklerini dile getiren Çelen, bunu başarabilecek kapasitede olduklarını kaydetti.
Suat Çelen: “Tüm dünya bize gıptayla bakıyor”
Türk cimnastiğinde hedefin her müsabakada altın madalya olduğunu anlatan Suat Çelen, “Amacımız, olimpiyatlarda Ferhat Arıcan’ın daha önce aldığı bronz madalyayı gümüşe ve altına taşımaktır, hedefimiz bu. Bu sporcuların hepsi madalyalı isimlerdir. Takım kotası almak, dünyanın en iyi 12 ülkesi arasına girmek büyük başarıdır. Tüm dünya bize gıptayla bakıyor. Bütün sporcuların aletlerinde final şansı var. Hepsi madalyanın aday sporcusudur” ifadelerini kullandı.
Yılmaz Göktekin: “Sporcularımızla her zaman gurur duyacağız”
Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı Başantrenörü Yılmaz Göktekin da, milli takımın başında olmaktan gurur duyduğunu ve bu takımla güzel başarılar elde edeceklerine inandığını aktardı. Göktekin, “Sonuç ne olursa olsun sporcularımızla her zaman gurur duyacağız. Hepsine güveniyorum. Gücümüz yettiği kadar Türk cimnastiğine hizmet edeceğiz” dedi.
Sporcular başarıya inanıyor
Takım kaptanı Ferhat Arıcan, takım halinde ilk defa olimpiyatlara gitmenin gururunu yaşadıklarını belirtti. Türk cimnastik tarihini değiştiren bir başarıya imza attıklarını dile getiren Arıcan, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin cimnastik ülkesi olması yolunda önemli bir adım attık. Bakanlığımızın, federasyonumuzun desteğini hep arkamızda hissettik. İyi bir yönetim, iyi bir sistemle beraber iyi bir jenerasyonuz. Takım olarak elimizden geleni yapıp, madalyalarla dönmeyi hedefliyoruz. Bayrağımızı, ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, Paris’ten başarılarla döneceğiz.”
Milli sporcu İbrahim Çolak ise, “Emeklerimizin karşılığını alacağımıza, güzel bir olimpiyat geçireceğimize inanıyordum. Türk cimnastiği olarak tarihi başarılara imza attık. Olimpiyatlardan da ekip olarak çok güzel sonuçlarla döneceğiz” şeklinde konuştu.
Milli sporcu Ahmet Önder de, sistemli bir programın parçası olarak olimpiyatlara katılmayı hak ettiklerini, bu başarının şans değil, çalışmanın ve adanmışlığın sonucu olduğunu vurguladı.
Milli sporculardan Adem Asil, olimpiyatta en iyisini yaparak Türkiye’ye madalya kazandırmak istediklerini kaydederken, Emre Dodanlı ise takım olarak madalya almak ve Türk cimnastik tarihine adlarını yazdırmak istediklerini dile getirdi.
Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan da, Türk cimnastiği için Paris 2024 Olimpiyatları’nın çok önemli olduğunu ifade etti.
Toplantıda ailelerinden gelen videolu mesajları izleyen sporcular, duygu dolu anlar yaşadı. – ANTALYA
]]>Birinci Bölümde Dostlardan gelenler/ Hatıralar başlığı altında Fatih Sultan KAR, Yargıtay Onursal Daire Başkanı Hamdı Yaver Aktan, Karaahmetoğlu’nun çocukluk arkadaşı Prof. Emin Gürses, İş İnsanı Mehmet Çifteoğlu, Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen, Rize Eski Baro Başkanı Av. Ateş Hatinoğlu, Gazeteci M. Tahir Kum, Gazeteci İsmail Er, Gazeteci Yusuf Turgut, Gazeteci Atilla Türker, Gazeteci Adnan Aybaba, Gazeteci Selahattin Bakır’ın yazılarına ve Karaahmetoğlu’nun hayatına dair bilgilere yer verildi.
Dostları Onu Nasıl Anlattılar?
İyilik yaptı. Kötülük gördü/ Cumhuriyetin temel değerlerini sahip devlete bağlı/ Sosyal hayatın zaman aranan mihenk taşı/ Rize’nin Avukatı
*Çevresindekilere ayrım yapmadan yaklaşması, darda olana uzanan el olmasıyla dikkatimi çekti. İyilik yaptığı, yardımcı olduğu insanlardan gördüğü yanlışlar onu yolundan alıkoymadı. Fatih Sultan KAR
*Ulusa devlete bağlılığı, Mustafa Kemal Paşa’ya hayranlığı, Cumhuriyetin temel değerlerini sahiplenmesi vb. yakınlığımızda önemli oldu; ortak değerlerimizdir.” Hamdı Yaver Aktan (Yargıtay Onursal Daire Başkanı)
*Rize’de iken Avukatlık Bürosu öğlenleri simit-peynir ziyafetine açıktı. Siyaset ve spor çevrelerinden birçok ismin de katıldığı değerli sohbetlerimiz olurdu. Adalet alanında sorunları artırabileceği konusunda uyarılarda bulunmaya özen göstermiştir. Prof. Emin Gürses (Çocukluk Arkadaşı)
*Karaahmetoğlu; maddi manevi bütün olguları aşarak, kuşatarak Cumhuriyet dostlarını yan yana getirmiştir. Onun tek gayesi cumhuriyettir. Mehmet Çifteoğlu (İş İnsanı)
*Onun ekonomik, kültürel ve siyasal kariyerlerini bu kitabı okuduktan sonra daha iyi tanıyacaksınız. Mehmet Sevigen (Devlet Eski Bakanı)
*Sosyal hayatın da her zaman aranan mihenk taşıydı. O yıllarda inanılmaz işlere imza attı. Av. Ateş Hatinoğlu (Rize Eski Baro Başkanı)
*Onun için koltuk olsa da olur olmasa da olur. Doğruluk ve adalet bir ülke için bir insan için en önemli olgudur. M. Tahir Kum (Gazeteci)
*Adalet önünden kaçan ve adalet ile çözemediği sorunlarını iftira atarak gerçekleştiren kıt mirlere karşı müthiş savaştı. Omurgalı durdu. İsmail Er (Gazeteci)
*Rahmetli Salih Çamoğlu Hüseyin Karaahmetoğlu için en güzel başlığı atmıştı. Rize’nin Avukatı. Bunu bir adım daha ileriye getirmek isterim: Türkiye’nin Avukatı. Yusuf Turgut (Gazeteci)
*Rize’nin bağrından çıkıp da tırnaklarıyla kazıya kazıya en tepeye kadar gelen bir neferdir.Atilla Türker (Gazeteci)
*Sokaktan gelen tırnaklarıyla kazıyarak gelen, dürüst, yiğit, mert futbola âşık bir insandır. Ülkesine âşık bir insandır. Adnan Aybaba (Gazeteci)
Genç yaşta Rizelilerin sevgisini ve güvenini kısa sürede kazandı. Başarılı ve dürüst olduğu için bir anda Rize’nin tabir caizse on numaralı avukatı oldu. Selahattin Bakır (Gazeteci)
Kendi Anlatımıyla Hayatından Kısa Notlar
Rivayete göre Karaahmetoğlu ailesinin kökeni Oğuz boylarına kadar uzanmaktadır.
26 Ocak 1959 tarihinde Rize Balsu Mahallesi’nde doğmuşum. Dedem Hafız Hüseyin Karaahmetoğlu, Batum’da fırın, Rize Merkez Belediye Parkı karşısında pastane işletmiştir. Babam Rize Belediyesi’nde Başkâtip (Yazı İşleri Müdürü) olarak otuz üç yıl çalışarak emekli olmuş, dürüst ve adil kişiliğiyle iz bırakmıştır. Babam, mahallesinde akrabalarımız ve ailemiz tarafında “ağa” lakabı ile anılırdı. Hüseyin dedem Batum’a giderek fırıncılık yapmış ve Bolşevik devrimi sonrasında Batum’dan Rize’ye geri dönmek zorunda kalmış, iş bulmak amacı ile İstanbul’a gurbete giderek çalışmaya başlamış. Kazanmış olduğu para ile İstanbul Eminönü’nde bulunan Nimet Abla gişesinden bir Yılbaşı çekilişi bileti satın almış ve aldığı bu bilete büyük ikramiye düşmüş. İkramiyeyi kazanması sonrasında aile özlemi de ağır basınca tekrar Rize’ye dönmüş. Rize’ye dönünce tabii herkes dedemin ikramiye kazandığını duymuş. Bu büyük ikramiye nedeniyle Balsu Mahallesi’nde bize “Binliklerin Torunları” lakabı takılmıştı. İkramiyeyi çevresindeki ihtiyaç sahiplerine yardım veya borç olarak dağıtmış, neticesinde, borç olarak verdikleri geri gelmeyince para suyunu çekmiş. Bu kez tekrar para kazanmak amacı ile gurbete çıkmış.
Ekrem Orhon Seçimi Kaybedince Babamın Kapısını Çivilediler
Baba Reis Ekrem Orhon’un tek sevdası Rize idi. Belediye Başkanı’nın odasına bitişikti. Babam kendisini çok severdi. Ekrem Orhon’un Rize Belediye Başkanlığı seçimini kaybetmesi sonrası meclis üyeleri olan iki kişi babamın makam odasına girmesini engellemek ve odasının kapısını açmaması için çivilemişlerdi. Babam bu durum nedeniyle çok üzülmüştü. Bu durumu da günlerce ailemizden sakladı. Babama yapılanlar nedeni ile yaşadığı stres onu kalp hastası etmişti. Babam kimseye haksızlık yapmamıştı ki?
Beni Kaçırıyorlardı
Anneciğim ile birlikte çarşıya gitmişiz. Birlikte alışveriş yaparken anneciğim aldıklarının ücretini vermek için elimi bırakmış. Tekrar elimi tutmak istediğinde elinin boşta kaldığını ve yanında olmadığımı görmüş. Bakkaldan dışarıya çıkıp beni ararken çarşaflı bir kadın tarafından götürüldüğümü görmüş ve seslenerek kadına doğru koşup kadını yakalamış. Kadından beni almaya çalışmış, kadın da ısrarla “Çocuk benim, niye vereyim,” diyormuş. Toplanan ahali anneciğime ve kadına dönerek, “Doğruyu söyleyin, çocuk kimin çocuğu?” diye sormuşlar. Kadın da anneciğim de aynı anda “Çocuk benim,” demişler. Bu kez anneciğime ve kadına “Çocuğu bırakın, durun,” demişler. Anneciğime ve kadına, “Çocuğu uzağa bırakacağız, çocuk kime giderse gerçek annesi odur,” demişler ve beni bırakmışlar. Ben de koşarak anneciğime giderek sarılıp, ona kavuşmuşum. Temel fıkrası gibi değil mi?
Anacığım Bu Olayı Hiç Unutmadı
Bir gün kardeşim bana anneciğimin bir parmağında oje olduğunu biliyor musun dedi. Ben de, “Gördüm ve anlam veremedim,” dedim. Kardeşim anlattı: “Anneciğim arkadaşı Nermin teyzenin evine gitmişti. Oda Anneciğimin ellerine oje sürmüş ve annem ojeli şekilde eve gelmiş. Evde, Ali Kemal dayım anneciğimin parmağındaki ojeyi görmüş ve anneciğimi elinden tuttuğu gibi süründürerek evin yanında bulunan Roşi Deresi’ne götürmüş. Derede bulduğu bir cam parçası ile anneciğimin tırnağındaki ojeleri kazımaya başlamış ve anneciğim acıdan ağlamasına rağmen Ali Kemal dayım kazımaya devam etmiş. Aradan uzunca bir zaman geçmiş hem anneciğim hem de Ali Kemal dayım ile itriyatcıdan alışveriş yaparken abisi ile karşılaşmış… Ali Kemal dayım, ‘Kızım bir oje istedi, onu alacağım,’ demiş. Anneciğim o an dayıma bir şey diyememiş ama çocukken anneciğime yaşattığı o olay aklına gelmiş. Yıllarca o olayı unutmamıştı. Abisinin yetim küçük kız kardeşini sürükleyerek dere kenarına götürüp bir camla tırnaklarını kazımasını ve yıllar sonra kızına oje almasını affedememişti.
Rize’de Nino Mağazasında Takılmak Bir Ayrıcalıktı
Rize’de “Nino” mağazası aynı mahallede birlikte büyüdüğüm çocukluk arkadaşım Mahmut Kan ile abisi Hasan Kan’a aitti. Gençliğimizde Rize’nin en popüler mağazalarından biri olan Nino mağazasının dört bir yanında anılarımız vardı. Nino mağazasında kaset, plak, kasetlerin doldurulmasının yanı sıra bir de zücaciye eşyalar da satılırdı. O dönemde “Nino” çok ünlü ve çok havalıydı. Nino, bazen dönemin popüler sanatçılarının turnelerinde Rize ve Trabzon’da konser organizasyonları da yapardı. Bu konserler sayesinde birçok sanatçıyla tanışıp, fotoğraflar çektirdim.
Futbol Bizim Dünyamızdı
Rize Lisesi okul takımında ve aynı zamanda Rizespor Genç ve amatör takımında futbol oynadım. Rizespor kulübünün basketbol takımında da lisanslı bir şekilde oynadım. O zamanlar Rize’nin tek futl sahası olan Atatürk Stadyumu’nun zemini topraktı. Hatta dalga konusu olurdu. Rize’nin duvarları bile yemyeşil iken tek toprak alan Rize Atatürk Stadı denirdi. Rize’de eski bir futbolcu da olan Ömer Şahin abimiz bizi toplayıp Rizespor’dan aldığı izin ile Rizespor minik takımını oluşturdu. Maçlarımızı Rizespor’un maçlarında devre arasında on beş dakikalık bölümlerde seyircileri eğlendirmek amacı ile maç yapardık. Rize Atatürk Stadyumu’na ilk kez bu şekilde futbol oynadım. Tıklım tıklım seyircilerin önünde maç yapmak çocukluk dönemimde görebileceğim hem heyecan verici hem de çok eğlendiğim dönemlerin başında yer almıştır. Rizespor’un altyapısı olarak kabul edilen Esnafspor’a oradan da sonra mahalle arkadaşlarımın ve kuzenlerimin de oynadığı Kalegülbaharspor’a geçtim. Ligler başlamadan önce Hukuk Fakültesi’ni kazandığımı öğrendim. Kalegülbahar Kulübü’nde birkaç maç oynadıktan sonra okul için İstanbul’a taşınmak zorunda kaldım.
Kaleci Sinan Yenigün’ü Anlayamadılar/ O Rizespor’un Unutulmaz Kalecisi Oldu
Rize’de mahalle aralarında yaptığımız maç ve turnuvalarda oynarken bir kaleci arkadaşım vardı. Bana, “Ben de genç takımda oynamak istiyorum,” dedi. Hocanın yanına gittim ve ona, “Süper bir kaleci buldum, kendisini bir deneyin hocam,” dedim. Keşke demez olsaydım. Hocamız İsmail Karaali karakterli, disiplinli ve iyi bir hocaydı. ‘Sen misin habersiz çocuk getiren’ düşüncesi ile önce beni antrenmandan kovdu sonra arkadaşımı da deneme gereği görmeden sahadan çıkardı. Bir yıl sonra Cevat Öztürk hocamız geldi ve seçmelerde o gün kovulan arkadaşımı bu kez seyrederek beğenmişlerdi. İşte o arkadaşım Sinan Yenigün’dü.
Ofise Gelen Müşteriler Beni Çocuk Olarak Görüp İş Vermiyorlardı
Avukatlık ruhsatımı almıştım. Sekreter tutacak param da yoktu. Çok genç olduğum için ofise gelen müşterilerin beni ofiste çalışan biri olarak görüyorlardı. O dönemde gözüm bozuk olmamasına rağmen gözlükçüye giderek dinlendirici bir gözlük aldım. Gözlük beni olduğumdan birkaç yaş yaşlı göstermişti. Bununla da yetinmeyip bıyık bırakmaya karar verdim. Bu imaj değişikliği ile yani hem kalın gözlük takıp hem de bıyık bırakarak olduğumdan beş altı yaş büyük görünmeye başlamıştım. Ofisimde elektrik olmadığı için karanlıkta müvekkili dinler ve anlatımlarını daktilo ile kâğıda dökerdim. Karanlıkta ve mum ışığında çok dilekçe yazdım. Yazdığım bu dilekçelerden kazandığım parayı biriktirerek ilk önce benden önceki kiracının elektrik borcunu ödeyerek elektriği açtırdım. Elektrik sorununu çözdüğümde dünyaya yeniden gelmiş gibi olmuştum.
Tek Tek Yok Oldular
Rize’de avukatlık yaptığım sürede birçok sivil toplum örgütünde aktif olarak faaliyet ve görevlerde bulunuyordum. Çok sosyal bir insandım. Rize Baro Başkanı olarak güzel hizmetlere yeniliklere imza attık. Rize’de avukatlığa devam etmeme zamanımın geldiğini hissettim. İstanbul’a taşındıktan sonra ilk başlarda işlerim umduğum gibi gitmedi. Rize’de olduğum dönemde İstanbul’daki arkadaşlardan, “Sen yeter ki İstanbul’a gel, bizim işler sana yeter,” diyenler birden yok olmuşlardı. Ama ben başarmalıydım ve de başardım.
Şiddetli Yağan Yağmur ve Rauf Denktaş İle Tanışma
Ülkemizde bir kısım satılmış kalemşor tarafından Sayın Cumhurbaşkanı’mız Rauf Denktaş’ın aleyhine kampanyalar yapılmaktaydı. Kahraman Denktaş, her yerde yapayalnız bırakılıyordu. Sayın Denktaş, 13 Eylül 2003 tarihinde Artvin Barosu Başkanlığı tarafından düzenlenen “Kıbrıs Davası” başlıklı bir panele konuşmacı olarak katılacaktı. Uçağı Trabzon Havaalanına inmiş ve havaalanında kendisini bekleyen özel bir helikopter ile Rize üzerinden Artvin’e gidecekti. Rize’deki hava muhalefeti helikopterin uçmasını engellemişti. Helikopter, Rize Limanına zorunlu iniş yaptı. Hemen aracıma atlayıp Rize Limanı’na gittim. Sayın Denktaş’a kendimi tanıttım “aracımın emrinde olduğunu” söyledim. Aracım iki gün Sayın Denktaş’ın emrindeydi. Koskoca bir kahraman olan Sayın Denktaş’ın helikopteri Rize’ye zorunlu olarak iniyor fakat ne yazık ki, kendisini devlet görevlisi olarak bir tek İl Alay Komutanı karşılıyor. Ne acı değil mi?Sayın Denktaş gittikten sonra aracım bana teslim edildi ve aracımla birlikte Denktaş tarafından bana Kıbrıs Bayrağı gönderilmişti. Çok mutlu olmuştum.
Rizespor’a Hediyem Atmaca Sembolu
Rizespor Yönetim kurulunda görev yaptığım dönemde bir gazeteci bana bana, “Başkanım neden Rizespor’un bir sembolü yok,” dedi. Ben de “Hadi birlikte bulalım,” diye cevapladım. Basındaki emektar arkadaşlarımın birçok teklifte bulunmalarına rağmen hiçbirini beğenmedim. Aklıma bir sembol ismi geldi. Arkadaşlar, “Atmaca” ismi nasıl diye sordum. Bence güzel bir semboldü. Ayrıca atmacanın, Rizeliler için bir yaşam tarzı olduğunu söyledim. Atmacanın damarlarımızda dolaşan kan, özgürlüğe uçması ve avını takip etmesi tam aradığımız kriterdi. Atmaca sevdası, Rizeliler açısından karşılıksız bir sevdaydı. Bu görüşümü beğendiler ve o gün bugündür Atmaca, Rize’nin sembolü oldu.
Haksızlık Karşısında Rizeliler Sustu
TFF PFDK Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevde bulundum. Görev sürem tamamlandıktan sonra TFF Yönetim Kurulunu seçiminden sonra tekrar PFDK Başkanlığı görevine getirildim. 15 Temmuz 2016 tarihinde kalkışılan darbe teşebbüsü sonrasında TFF’deki tüm kurulların istifası istendi. TFF tarafınca yapılan güvenlik soruşturulması sonrasında yeniden PFDK Başkanlığı’na atandım. PFDK Başkanlığı’na atanmamın yapılması sonrasında yaptığım ilk Yönetim Kurulu toplantısında görev dağılımı yapmam gerekiyordu. Başkan Yardımcısı için iki aday ortaya çıktı. İkisi de kıramayacağım arkadaşlarımdı. Oy çokluğu ile Başkan yardımcısı seçildi. Seçimi kaybeden arkadaşımız ise toplantıyı terk ederek istifa ettiğini açıkladı. Güç karşısında durmak çok zordur ve bu oylama sonucunun suçunu bana yükleyerek benim başkanlıktan istifa etmem istendi. TFF yönetiminde görev yapan hemşerim beni çağırarak, “Emir büyük yerden, istifa edeceksin,” dedi. Bu kadarla yetinileceğini düşündüm. Çok yanılmıştım. Bu kez beni lekelemek amacı ile piyon olarak şovmen bir kulüp başkanı buldular. Geçmişte FETÖ kanallarından çıkmayan, şöhret olma peşinde olan bu kişi benimle birlikte TFF’de görev yapan MHK Başkanı ve yöneticileri ile birkaç hakemi de Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet etti. Hakkımdaki şikâyetten bir şey çıkması olası değildi. Ancak tahmin edemeyeceğim bir hamleleri daha vardır. Bu kez basını kullanarak benden güzel bir intikam aldılar. Gazetesinin künyesinde hiçbir ücret almadan yaklaşık otuz beş yıl hukuk danışmanı olarak adımı yazıp kullanan gazete bu kumpasa çanak tuttu.
Av. Hüseyin Karaahmetoğlu Kimdir?
1959 yılında Rize’de doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Rize’de tamamladıktan sonra Rize Meslek Yüksekokulu Muhasebe Bölümü’nü ve sonrasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajını memleketi Rize’de tamamladı. 1986 yılında serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl Rize’de açtığı hukuk bürosu ile uzun yıllar hizmet verdi. Rize Barosu’nun Yönetim Kurulu üyeliğinden sonra 2000-04 yılları arasında iki dönem Rize Barosu Başkanlığı görevinde bulundu.
Uzun yıllar Rizespor Yönetim Kurulu Üyeliği ile birlikte birden çok dernek ve spor kulüplerinde Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Rizespor, Esnafspor ve Kale Gülbaharspor Kulüpleri’nde futbol ve basketbol oynadı. Rize Spor İl Disiplin Kurulu Başkanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Başkanlığı ve Yönetim Kurulu üyeliği yanında, bir dönem de İzmir Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu (TVK) Başkanlığı görevlerinde bulundu. Rize Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olarak bir süre Temel Hukuk dersleri verdi. Milli Eğitim Bakanlığı On Yedinci Milli Eğitim Şurası’nda Rize’yi temsilen seçimle gelen üye sıfatı ile genel kurul çalışmalarına katıldı. Spor ailesinin en önemli derneklerinden biri olan Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Genel Merkezi’nin bir dönem fahri olarak avukatlığını yapan Karaahmetoğlu, 2009 yılından bu yana da İstanbul Esentepe’de kendisine ait Karaahmetoğlu Hukuk Bürosunu yönetmektedir. Birçok gazete ve dergide yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.
Ayrıca Ticaret Kanununda Yapılan Değişiklikler (2012), İş Hukukunda İşverenlerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar (2014) Sporda Şiddet, Şike ve Teşvik Primi (2015) ve Sporda Irkçılık ve Ayrımcılık (2017) isimli kitapları kaleme aldı. Sporda Irkçılık ve Ayrımcılık kitabı, 2020 yılında TÜMBİFED Akademi Kültür ve Bilim ödüllerinden Yılın Araştırma kitabı ödülü kazanmıştır. Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Yasası kitabı hazırlık aşamasındadır. Halen Rize Vakfı ve Mustafa Enver Adakan Vakfı Yönetim Kurulu’nda görev yapmaktadır. Çeşitli spor kulüplerinde kongre üyelikleri bulunmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.
]]>TÜRKİYE Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, olimpiyat oyunlarında takım olarak ilk defa mücadele edecek Artistik Cimnastik Milli Takımı’nın finale kalmasını, madalya kazanmayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye Cimnastik Federasyonu tarafından Antalya’daki bir otelde, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları Tanıtım Toplantısı düzenlendi. Dünyanın en iyi 12 takımının katıldığı olimpiyat oyunlarında mücadele edecek Artistik Cimnastik Milli Takımı sporcuları, hazırlık kampı sonrası gerçekleştirilen toplantıda hedeflerini anlattı. Toplantıda sporculara ailelerinin başarı dileklerini anlattığı videoların gösterimi yapıldı.
Toplantıda konuşan Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Artistik Cimnastik Milli Takımı’nın, tarihinde ilk kez takım olarak olimpiyat oyunlarına katılmaya hak kazandığını hatırlattı. Türk spor tarihine ilki yaşattıklarına değinen Çelen, “Bu ilk bize büyük gurur yaşatıyor. Bu gurur ülkemizin spor tarihinde yer alacak ve gelecekteki sporculara örnek olacaktır. Bu tarihi sportif bir başarıdır. Bu başarı sporcularımızın azmi, kararlılığının yanı sıra teknik ekip, yönetim, ailelerin çalışmasıyla gerçekleşti. Her biri ayrı ayrı kahraman olan sporcularımız ülkemizi dünyanın en iyi 12 takımının katıldığı olimpiyatta temsil edecekler” diye konuştu.
‘TÜRK SPORU DÜNYADA ZİRVEDE’
1957’de kurulan federasyonun ilk defa 2012’de olimpiyatta yer aldığını, Rio’da 2 sporcu, Tokyo’daki olimpiyatlarda 5 sporcu ile katıldıklarını hatırlatan Çelen, şunları söyledi:
“Türk sporu dünyada zirvede. Olimpiyatlarda 102 sporcu ile Türkiye’yi temsil edecek. Paris’te Tokyo’da kaçırdığımız madalyaları almak, bayrağımızı dalgalandırmak en büyük amacımız. Tokyo’da Ferhat Arıcan ile aldığımız madalya Türk cimnastik tarihinin ilki. Kaçırdığımız başarılara üzülürken aldığımız bronz madalyaya sevindik. Artık tüm Türkiye, dünya bizden madalya beklemektedir. Ben inanıyorum ki takım olarak finale kalacağız. Tokyo’da alınan bronz madalyayı gümüş veya altına çıkaracaklardır. Türkiye’nin madalya beklediği federasyonlardan biri olmamız sorumluluğumuzu artırıyor. Türk cimnastiğinin hedefi her katıldığı müsabakada altın madalya almaktır. Olimpiyatlarda Ferhat Arıcan’ın aldığı bronzu, gümüşe ve altına taşımaktır. Sporcularımızın hepsi madalyalı sporcular. Dünyanın en iyi 12 ülkesi arasına girmek büyük başarı. Yarıştığımız ve kota alan diğer ülkelerin finansal durumları, yatırımları, şartları değerlendirdiğimizde bizim çok büyük başarı elde ettiğimizi gösterir. Tüm dünya bize gıpta ile bakıyor. Takım finali oynadığımızda ilk 8’e giriyoruz. Sporcularımızın her birinin final şansı var. Finale kalan sporcularımızda en az hatayı yapan altın madalyayı kazanır.”
Artistik Jimnastik Erkek Milli Takım Antrenörü Yılmaz Göktekin, “Her sporcu bizim için çok kıymetli. Altın çocuklarımızla başarılı olacağımızı inanıyorum. Sonuç ne olursa olsun altın çocuklarımızla gurur duyacağız, ismimizi Türk sporuna altın harflerle yazacağız” dedi. Takım kaptanı Ferhat Arıcan, takım olarak olimpiyata katılmanın Türk sporu ve cimnastik branşının tarihini değiştiren bir durum olduğunu vurguladı. Arıcan, “Avrupa, dünya şampiyonasında madalyalar kazandık. Olimpiyata takım olarak gitmemiz dünyada cimnastik ülkesi olmak adına büyük bir adım. Kaptanlık yaptığım için çok gurur duyuyorum. Üçüncü olimpiyatım olacak. Takımımız tecrübeli. Takım olarak elimizden gelen her şeyi yapacağız. Tarihi bronz madalyaların üzerine koyarak daha fazla madalyayla dönmek istiyoruz. Bayrağımızı dalgalandırıp ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek Paris’ten başarıyla döneceğiz” diye konuştu.
Milli sporcu Ahmet Önder şunları söyledi:
“2012 olimpiyatlarına 1 sporcu ile katılırken Paris’e takım olarak katılmak sistemli çalışmanın sonucunu gösteriyor. Birileri başarının şans olduğunu söylerken, biz bunun şans olmadığını, adanmışlığın, çalışmanın sonucu olduğunu gösterdik. Takımda olmaktan mutluluk duyuyorum. Başarılı olacağımıza inanıyorum.”
Milli sporcu İbrahim Çolak ise Antalya’daki cimnastik salonuna adının verilmesinin kendisini gururlandırdığını söyledi. Cuma günü Paris’e gideceklerini anlatan Çolak, “Çok heyecanlıyız. Emek verdik, yıllardır çalışıyoruz. Hepimizin olimpiyat tecrübesi var. Emre’nin ilk olacak ama onun bu eksikliği yaşayacağını sanmıyorum. Bizim 4 arkadaş olarak tecrübemiz var. Bu tecrübeyle de Emre’ye yardımcı olarak güzel bir olimpiyat geçireceğimize inanıyorum. Türk cimnastiği olarak her seferinde tarihi başarıya imza attık. Daha fazlasını başarabileceğimize inandık. Ekip olarak güzel sonuçlarla döneceğiz” dedi.
Milli sporcu Adem Asil de olimpiyat oyunlarına hazır olduklarını ve takım arkadaşlarına güvendiğini söyledi. Olimpiyatta en iyisini yapacaklarını vurgulayan Asil, “Ülkemize, ailemize bizden beklenen madalyayı almak istiyoruz. İnşallah, güzel sonuçlarla döneceğiz” dedi.
İlk defa olimpiyat oyunlarına katılacak milli sporcu Emre Dodanlı ise, “Olimpiyata takım olarak gittiğimiz için heyecanlıyım. Takım olarak finalde madalya hedeflerimiz var. Başarıp adımızı tarihe yazdırmak istiyoruz” diye konuştu.
Yavuz Gürhan da şampiyon sporcuların hazırlık döneminde birlikte olmaktan gurur duyduğunu belirtti. Gürhan, ilk kez takım kotası alan sporculara başarı diledi.
Toplantı fotoğraf çekimiyle sona erdi.
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Gençlik Kampı ve Eğitim Merkezi’nde 11-15 yaş yaz kampı programı başladı. Kampın bu yılki ilk misafirleri çoğunluğu Alanya’dan 32 kişilik öğrenci grubu oldu. Telefon ve bilgisayarların ekran ışığından uzaklaşarak doğayla iç içe olmanın keyfini çıkaran öğrenciler kamp programında çeşitli atölyeler, eğitimler, geziler, havuz etkinlikleri, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler, doğa yürüyüşleri, takım sporları, yüzme eğitimleri ve çeşitli oyunlarla hem eğleniyor hem de yeni şeyler öğreniyor.
Doğada zaman geçiriyorlar
Kampta yeni arkadaşlarla tanışma, kaynaşma ve sosyalleşme fırsatı bulan öğrenciler, kamp ortamında teknolojik imkanlar olmadan arkadaşlık ilişkileri ve sosyal bağlarını güçlendirme imkanı da buluyor. Belirli saatlerde telefon kullanımına izin verilen kampta öğrenciler tabiatla iç içe olmanın farkındalığını yaşıyor.
Atanur Çelik: “Hem eğlendiriyor hem öğretiyor”
Yaz dönemi gençlik yaz kampı programları ve başvurular ile ilgili bilgi veren Eğitim Merkezi Gençlik Lideri Atanur Çelik, “11-15 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerimizin için ‘Ekran Işığından Ağaç Gölgesine’ sloganıyla başlattığımız yaz kamplarımız bu yıl da yoğun bir ilgiyle başladı. Dört günlük kamp sürecince öğrencilerimize çeşitli aktiviteler sunuyoruz. Havuz etkinlikleri, sportif faaliyetlerle ve çeşitli atölyelerimizle hem eğlendiriyor hem öğretiyoruz” dedi.
“Tüm ilçelerimizi ağırlayacağız”
Kampın yaz boyunca süreceğini söyleyen Çelik, “Tüm ilçelerimizden çocukları ve gençleri ağırlayacağımız bir program oluşturduk. Eylül ayına kadar sürecek yaz kamplarımızda gençlerimizi burada misafir edeceğiz. Tüm ilçelerimizden öğrencilerimizi ilçeleri için belirtilen tarihler arasında kampımıza alacağız. Kontenjanlar sınırlı olan yaz kamplarımıza talepte bulunmak isteyen vatandaşlarımız için Antalya Büyükşehir Belediyemizin sosyal medya hesaplarından ve web sitemizin üzerinden başvurular alınacaktır. Tüm çocuk ve gençlerimizi doğa ile iç içe keyifli vakit geçirebileceği yaz kamplarımıza bekliyoruz” diye konuştu.
Berat Tuan Türker: “Kamp çok eğlenceli”
Yaz kampının çok eğlenceli geçtiğini söyleyen bir diğer öğrenci Berat Tuan Türker, “Burası harika bir yer. Her gün havuza giriyoruz, futbol oynuyoruz, geceleri film izliyoruz, şarkılar söyleyip sohbet ediyor yeni arkadaşlarımızla kaynaşıyoruz. Hayvanat bahçesine de gittik orada farklı hayvanları gördük tanıdık çok keyifli vakit geçirdik. Kütüphanede kitap okuyor akıl ve zeka oyunları oynuyoruz. Burada olmaktan çok keyif aldık” dedi.
Ekran Işığından Ağaç Gölgesine Yaz kampları, 10-15 yaş (2009 – 2014 yılları arasındaki doğumlular) arasındaki katılımcılara açık olup, tarihleri ise şu şekilde:
16-19 Temmuz: Demre, Kaş ve merkez ilçeler
30 Temmuz – 2 Ağustos: Serik, Manavgat ve merkez ilçeler
13 – 16 Ağustos: Finike, Kumluca, Kemer ve merkez ilçeler
20 – 23 Ağustos: Akseki, İbradı, Gündoğmuş ve merkez ilçeler
27 – 30 Ağustos: Elmalı, Korkuteli ve merkez ilçeler – ANTALYA
]]>Bu dönüm noktasını kutlamak için BingX, Stamford Bridge’deki antrenman formalarını “havadan bırakmak- airdrop” için özel olarak tasarlanmış insansız hava araçlarını (drone) uçurarak ve yeni antrenman formalarını tanıttı. BingX’in markası ilk kez, tüm antrenmanlar süresince erkek takımının oyuncuları ve antrenör kadrosu tarafından giyilecek olan antrenman kıyafetlerinin ön yüzünde belirgin bir şekilde yer alacak.
BingX, önümüzdeki sezonun antrenman formaları için Erkek takımının forma göğüs sponsoru haline gelirken, bu artan görünürlük BingX’in spor dünyasındaki varlığını önemli ölçüde güçlendirecek ve markayı durmak bilmeyen bir mükemmellik arayışıyla aynı hizaya getirecek. Futbolcuların en yüksek koşullara ulaşmak için antrenman yapması gibi, BingX kripto yatırımcıları da titiz analizler ve stratejik işlemlerle mükemmelleşiyor. BingX ve Chelsea, antrenman sahasından alım satım arenasına kadar, asla yetinmeyen ve çıtayı sürekli yükseltenleri güçlendiriyor.
BingX kullanıcıları ve sporseverler, Chelsea maç biletleri, maç günü VIP etkinlikleri ve ortak markalı seçkin ürünler dahil olmak üzere ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla bir dizi özel avantaj ve fırsat bekleyebilirler. Buna ek olarak BingX, insansız hava aracı ile havadan atma gösterisini yansıtan ve toplumu “havadan bırakma/ airdrop” konseptiyle daha fazla ilgilendiren heyecan verici bir işlem yarışması başlatacak. Bu yarışma, BingX kullanıcıları için başka bir etkileşim ve heyecan katmanı ekleyerek, katılımcıların heyecan verici airdrop’lar alabileceği günlük check-in etkinliklerini içerecek.
Vivien Lin, BingX Genel Ürün Yöneticisi (CPO), gelişen ortaklıktan duyduğu heyecanı dile getirdi: “Erkek takımının Resmi Antrenman Giyim sponsoru olarak Chelsea ile iş birliğimizi bir üst seviyeye taşımaktan heyecan duyuyoruz. Bu ortaklık, aralıksız mükemmellik ve yenilik arayışına olan ortak bağlılığımızın bir kanıtıdır. Kullanıcılarımızı ve taraftarlarımızı benzersiz deneyimler ve fırsatlarla güçlendirmek, daha akıllı ve daha cesur bir gelecek inşa etmek için sabırsızlanıyoruz.”
Bu yılın başlarında BingX, resmi forma kol sponsoru olarak dünyanın en prestijli ve en çok desteklenen futbol kulüplerinden biri olan Chelsea FC ile sınır ötesi bir ortaklığa girerek ufkunu genişletti. Birlikte, ortak tutku ve sınırsız keşif taahhüdünden hareketle “Empower the Future” girişimini başlattılar. Bu stratejik ortaklık, BingX’in spor ve eğlence sektörüne girişini işaret ediyor ve mükemmelliğe kendini adamış iki sektör liderini bir araya getiriyor.
BingX Hakkında
2018 yılında kurulan BingX, dünya çapında 10 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veren lider bir kripto para borsasıdır. BingX, spot, türevler, copy trading ve varlık yönetimi dahil olmak üzere çeşitlendirilmiş ürün ve hizmetler sunmaktadır. Hepsi yeni başlayanlardan profesyonellere kadar kullanıcıların gelişen ihtiyaçları için tasarlanmıştır. BingX, kullanıcılara işlem yeterliliklerini artırmak için yenilikçi araç ve özelliklerle güçlendiren güvenilir bir platform sağlamayı taahhüt eder. BingX, 2024 yılında Chelsea FC’nin ana ortağı olmaktan gurur duyarak spor dünyasında heyecan verici bir ilke imza attı.


26 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek olan 33’üncü Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılacak olan Türkiye Boks Milli Takımı’nın hazırlık süreçlerini Demirören Haber Ajansı’na değerlendiren Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, Polonya’da yapılan Avrupa oyunlarında Avrupa 1’incisi olarak Paris Olimpiyatları için 6 kota aldıklarını hatırlatarak, “Bizim için önemli olan madalya değil olimpiyat kotası almaktı. Avrupa’da biz 6 kota aldık Fransa 7 kota aldı. Bazı ülkelerse hiç kota alamadı. Olimpiyatlardan sonra 2’nci elemeler İtalya’da oldu ve orada 1 kota aldık. Son kota oyunları Bangkok’ta yapıldı yine orada da 1 kota aldık. Kıl payı kaçırdığımız 2 kotamız var. Bizim hedefimiz 10 kota almaktı. O şansı da yakalamamıştık ama olmadı. 8 sporcunun kota alması Türk boks tarihinde en önemli rakam oldu. Kota alan tüm sporcularımız benim başkanlık dönemimde üst miniklerden başlayıp bu yıllara gelen sporcularımız. Paris’e çok hazırlıklı ve iddialı gidiyoruz” diye konuştu.
‘KAMP YAPACAK PARTNER BULAMIYORDUK’
Daha önce kamp yapacak partner bulamadıklarını şimdi ise dünya takımlarının boks milli takımı ile kamp yapmak istediklerini ifade eden Gözgeç, “Fransa, Kolombiya Ürdün ve İrlanda gibi ülkelerle 4’lü, 5’li kamplar yaptık. Kızlarımızı 10 günlüğüne Fransa’ya kampa gönderdik. Erkekler ise Ankara’da TOHM’da kampa başladılar. Şimdi burada son çalışmalarımızı yapıyoruz. Nasip olursa bu ayın 22’sinde İstanbul’da toplanacağız. 23 Temmuz’da ilk kafile olarak biz gideceğiz. 26’sınıda açılış olacak, 27’sinde bizim maçlarımız başlayacak. Kapanışı da bizim maçlarla yapacağız. 10 ağustosta bitireceğiz. 10 ağustos demek final demek, altın madalya ve gümüş madalya demek. Bizim için 2-8 ağustos arası olan maçlar önemli. Tüm bunların yanında 3 sporcumuz seri başı oldu. Söylediğim gibi heyecanlıyız ve iddialıyız. Değerlendirme kuruluşlarına göre Türk boksu 2 altın, 2 gümüş kazanır diye öngörüyorlar. Biz daha da ilerisine bakıyoruz. Bakanlığımızın da bizden beklentileri var, boksu ilk sıraya koymuşlar. Bunula gurur ve onur duyuyorum. Kendimi daha da fazla sorumlu hissediyorum. Herhangi bir aksilik olmazsa yüz akımızla oradan dönmek istiyoruz” dedi.
‘HEDEFİMİZ OLİMPİYATLARA GENÇ KADROYLA GİTMEK’
Her spor branşında genç jenerasyonun yetiştiğini, bu durumun da Türkiye’ye için büyük bir avantaj sağladığını aktaran Gözgeç, “Yaşı ilerlemiş 31-32 yaşındaki sporcular adının listeye konulmasını istiyor. Antrenör istiyor, klüp başkanı istiyor. Biz bu konuda iyi olanla, genç olanla ve Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil edebilecek insanlarla yürümek istiyoruz. Tabii bunların bir bedeli var. Olimpiyatlardan sonra federasyon başkanlığı için seçimler var. Aleyhimize ilerleyeceğimi düşünüyorum bu sürecin. Fakat bu bizi ilgilendirmiyor bizim tek hedefimiz olimpiyatlara genç kadroyla gitmek. Sporcular genç olunca sporun da kıymeti artıyor. Devamlılığı, sürekliliği daha fazla oluyor. Genç çocuklar daha da istekli. İnşallah şuan ki mevcut genç takımımızdaki sporcularımız 2028 olimpiyatlarında da Türkiye’yi temsil eder” ifadelerinde bulundu.
]]>BİTLİS – Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Bitlis’te de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla program düzenlendi.
Bitlis merkezde bulunan ticaret merkezi önünde düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam eden program ilahilerin ve şiirlerin okunmasıyla devam etti.
Düzenlenen programda ilk olarak konuşan Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, 15 Temmuz gecesinde Türkiye’ye yapılmak istenen operasyonunun Suriye’de Irak’ta ve orta doğunun hemen hemen her yerinde yapıldığını söyledi.
Tanğlay, konuşmasının devamında şunları söyledi. “15 Temmuz günü, Türkiye’ye istiklaline ve istikbaline kastedecek ve yeni bir Suriye yeni bir ırak oluşturacak tarzda bir işgal girişimidir. Ama rabbime hamdolsun. Her seferinde bu ülkede vatanına eli kalktığı an bir ve beraber olan bu millet yeni bir araya geldi ve vatanına sahip çıktı. Bağımsızlığını yine korudu. Tabi cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın o dünya liderinin ümmetin umudunun o telefonla milleti meydana çağırmasıyla birlikte ben burada ilahi bir adaletin rabbimin bütün milletin gönlüne yüreğine kalbine bir feraset koyduğuna inanıyorum. Hiç kimse siyasi görüşü ne olursa olsun ona buna bakmadan herkes meydanlar doluştu. O tankların topların önüne geçti. Şu gerçektir insanlar canı pahasına vatanını vermedi. Birlik beraberlik içinde bu vatana sahip çıktı. O ordunun içinde o emniyet güçlerinin içinde vatanın gerçek evlatları bu hainlere fırsat vermedi. Ömerler gibi kahramanlar o hainlerin kafasına sıktı. Canı pahasına ülkeyi savunanların bugün biz ekmeğini yiyoruz. Burada toplanmış vatanımız için konuşuyoruz. O gün şehit olan ve bu vatan uğrunda şehit olan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Rabbim mekanlarını cennet etsin diyoruz”
Daha sonra konuşan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu ise sekiz yıl önce bu gece, tarihin kaydettiği en büyük ihanetle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Karaömeroğlu, “Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın feraseti, cesareti ve vakarlı duruşuyla yaptığı “Milli iradeye sahip çıkalım” çağrısını, aziz milletimiz yediden yetmişe emir telakki ederek şehirlerimizin meydanlarına inmiş ve insanlık tarihinde görülmemiş bir direniş sergilemiştir. Yılmadan, yorulmadan, gece boyu mücadele ederek, FETÖ terör örgütünün 40 yıllık işgal planını milletçe tanklara, uçaklara direnerek çöpe attık. FETÖ terör örgütüne mensup hainlere, onların işbirlikçilerine, sırtlarını yasladıkları yurtdışı odaklara tek yürek olduğumuzu ve bizi yenemeyeceklerini göstermek için yine meydanlardayız. Biz birliğimizi diri tuttukça, mukaddesatımızı müdafaa uğruna dik durdukça onlar Türkiye’mizde, bir daha herhangi bir darbeye kalkışmaya cesaret edemeyeceklerdir. Zaferlerle dolu şanlı bir geçmişe sahibiz. Bastığımız toprağın altında milyonlarca şehidin yattığının idrakindeyiz” dedi.
Vali Karaömeroğlu, “Bugün yurdumuz parçalanmadıysa, önce Rabbimizin inayeti, sonra şehitlerimizin, gazilerimizin ve milletimizin her türlü bölücü ve yıkıcı teröre karşı verdiği şanlı mücadele, milletin zaferi sayesindedir. 15 Temmuz milletin zaferinin önemli bir simgesidir. Şerefle sürdürmekle mükellef olduğumuz bir hayatı yaşıyoruz. Millet olarak İzzetimizi kaybetmemek ve onurumuzu korumak için her güçlüğe katlanırız. Fakat, menfaat için hiçbir zaman eğilip bükülmeyiz. İstiklal ve istikbalimizi feda etmeyiz. Bizler değerlerimizle yaşarız” diyerek konuşmasına son verdi.
Konuşmaların ardından milli sporcular tarafından gerçekleştirilen sancak koşusunun ardından programın yapıldığı alana gelen sporcular, sancağı Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu’na teslim ettiler.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayınla bağlandığı program, Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan müzik programı ile devam etti. 00.13’te okunan salaların ardından program sona erdi.
Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, AK Parti İl Başkanı Kadir Köstekçi, MHP İl Başkanı Tekin Uçak, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Ankara Batıkent’te antrenmandan dönen Umut Gündüz’ü alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz aracıyla çarparak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan ve 1,53 promil alkollü olduğu belirlenen Şenyüz, mahkemece tutuklandı. Şenyüz, 4 ay sonra tahliye edildi. Bilirkişi raporunda Umut Gündüz’ün, yolun sağ şeridinden eksiksiz teçhizatla gittiği, kaskında ve bisikletinde sürücüleri uyarmak için ışıklandırma bulunduğu ve kusursuz olduğu belirtildi. Şenyüz’ün ise “asli kusurlu” olduğu kaydedildi.
Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 6 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan sanık Şenyüz’e “taksirle ölüme neden olmak” suçundan önce 5 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Daha sonra bu ceza “iyi hal indirimi” uygulanarak 4 yıl 5 ay 10 güne indirildi. Dört ay cezaevinde kalan Şenyüz, tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak yeniden cezaevine girmemiş, Umut Gündüz’ün ailesi de 28 Ocak’ta İstinaf Mahkemesi’ne başvurmuştu.
Mezarı başında anıldı
Bisikletçi Umut Gündüz, 4. ölüm yıldönümünde ailesi ve arkadaşları tarafından Karşıyaka Mezarlığı’nda anıldı. Umut Gündüz’ün mezarı başında konuşan baba Menderes Gündüz, “Dört yıl önce bugün 19 yaşında, bisiklet sporcusu, üniversite hayali kuran, gelecek planları olan bin bir emek ile büyüttüğümüz; Umut Gündüz, antrenman sonrası bisikletiyle evine giderken; alkollü ve yüzde 100 kusurlu olarak araç kullanan, katil Çağdaş Şenyüz’ün aşırı hızla arkadan çarpıp yaralı yerde bırakıp kaçması sonucu hayatını kaybetti” dedi.
“Bu ülkede hakaret cinayetten daha büyük bir suç sayılmıştır”
“Umut Gündüz adına yürüttüğümüz adalet çağrımız, iktidarın cezasızlık politikası neticesinde katil Çağdaş Şenyüz’ün mahkeme tarafından 4 yıl 5 ay ile ödüllendirilmesi ile karşılıksız kalmıştır” diyen Gündüz şunları kaydetti:
“Karar duruşmasının olduğu o gün, Umut Gündüz’ün katilinin 4 yıl 5 ay aldığı ceza karşısında davayı takip eden herkesin de tanık olduğu gibi, bisiklet, motosiklet, yaya ölümlerine neden olan sürücülere cezasızlık devam edilerek Umut Gündüz’ün ölümüne neden olan benzer olaylar sonucu yaşanması muhtemel ölümler teşvik edilmiştir. Verilen bu ödül gibi karara itiraz eden baba Menderes Gündüz mahkeme heyetine hakaretten 6 yıl ile Anne Asuman Gündüz katilin fotoğrafını sosyal medyadan paylaştığı için 4 yıl ile yargılanmıştır. Bu ülkede hakaret cinayetten daha büyük bir suç sayılmıştır.
Ailesi, arkadaşları, sevenleri olarak bizlerin; Umut Gündüz adı üzerinden tüm bisikletli ölümlerin son bulması amacıyla bu güne kadar sürdürdüğümüz adalet mücadelemiz devam etmektedir. Bundan sonra da, başta Umut Gündüz’ün katili olan Çağdaş Şenyüz’ün ve buna benzer alkollü arkadan çarpma ve yaralı bırakıp kaçarak bisiklet, motosiklet, yaya ölümlere neden olan sürücülerin ‘kasten adam öldürmek suçlamasıyla’ ağır ceza mahkemesinde tutuklu olarak yargılanarak hak ettikleri cezaları alana kadar adalet arayışımız devam edecektir.
Bisiklet, motosiklet ve yaya ölümlerine sebep olan sürücülerin trafik kazası denilerek cezasız bırakılması soncunda her geçen gün ölümler artmaya devam etmektedir. ‘Cezasızlık cesaretlendirir’ öylede oldu Umut’un ölümünden sonra motorlu taşıtların sebep olduğu yüzlerce ölüm ve yaralanmalara sebep olanlar aynı cezasızlık ile aramıza salındı. Katil bugün Ankara sokaklarında yasaların verdiği cesaret ile özgürce araç kullanmaya devam etmekte. Umut Gündüz davasının örnek bir dava olarak görülmesini ve alınacak kararın bundan sonraki zamanda yaşanması muhtemel ölümleri durdurmak için emsal olması için katil Çağdaş Şenyüz’ün en ağır cezayı almasını istemekteyiz. Umut’un adaleti 1460 gündür direniyor. Yerini bulmak için değil işlememek için direniyor. En büyük suç olan ‘cinayet’ cezasız kalıyor. Yaşamak ve yaşatmak için mücadeleye devam.”
]]>Kastamonu Valiliği, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu İl Şube Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “15 Temmuz Şehitlerini Anma ve Büyük Hacet Zirve Tırmanışı”na katılan vatandaşlar, Kastamonu- Çankırı sınırındaki Ilgaz Dağı’nın zirvesine tırmandı. Tosya ilçesindeki Kösençayırı Göleti’nde kurulan kampın ardından sabah erken saatlerde gazi ve şehit yakınları ile vatandaşlardan oluşan 50 kişilik grup, Ilgaz Dağına tırmanmak için yürümeye başladı. Yaklaşık 4 saatlik yürüyüşün ardından 2 bin 587 metre yükseklikteki Ilgaz Dağı’nın Büyük Hacet Zirvesine ulaşan grup, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu.
Filistinliler unutulmadı
Büyük Hacet Zirvesine tırmanan gurup, yıpranan Türk bayrağını yenisiyle değiştirdi. Türk bayrağının açılması ve şehitler için duaların okunmasının ardından etkinlik sona erdi. Etkinlikte İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına da dikkat çekilerek, “Çocukların ölmediği bir dünya istiyoruz” mesajı verildi.
“5 kilometre boyunca 2 bin 587 rakımda bulunan Büyük Hacet Zirvesine tırmandık”
Yürüyüşü koordine eden Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, şehitleri anmak istediklerini belirterek, “15 Temmuz 2024 tarihinde Kastamonu’nun en yüksek dağı Ilgaz’ın en yüksek zirvesi olan 2 bin 587 rakımdaki Büyük Hacet Zirvesine tırmandık. Bugün burada 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü sebebiyle, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla, bu vatan topraklarında hayatlarını kaybeden bütün şehitlerimizi anmak için zirve tırmanışı yaptık. Büyük Hacet Zirvesinden bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun diyerek, gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler diliyorum” dedi.
Kastamonu Üniversitesi tırmanışı geleneksel hale getirerek 3’üncüsünü düzenlediklerini ifade eden Haberal, “Kastamonu Valiliğimize, Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğümüzü, Turizm Fakültemize, Doğa Koruma ve Milli Park Şube Müdürlüğüne, Tosya Off-Road Kulübüne, Tosya’nın Berçin köyü sakinleri ile yaylada bulunan vatandaşlarımıza bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyoruz. Bu yürüyüş artık geleneksel hale geldi. Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdik. Bundan sonra da inşallah sonsuza kadar bu anma etkinliklerini yaşatacağız” diye konuştu.
Büyük Hacet Zirvesi tırmanışının üç günlük bir etkinlik sonunda gerçekleştirildiğini söyleyen Haberal, “İki gün önce Kösençayırı Göleti’nde kamp yaptık. Kösençayırı Göleti’ndeki kamp sırasında Büyük Hacet Zirvesine yürüyüş gerçekleştirerek mevcut yol durumlarımızı gözlemledik. Bugün ise sabah saat 10.00’da Kösençayırı Göleti’nden ayrıldık, Tosya’nın Berçin köyü yaylasına kadar geldik. Berçin köyü yaylasından yaklaşın Büyük Hacet Zirvesine 3,5 saatlik bir yolculuk sonunda toplamda 5 kilometrelik bir güzergahtan çıkarak vatansever dostlarımızla birlikte zirveye ulaştık. Şanlı Türk Bayrağımızı göndere çektik. 2 bin 587 metre yükseklikteki anmamızı yaptık, bundan dolayı da gururluyuz” şeklinde konuştu.
“Bizler dimdik durduğumuz sürece hiçbir güç bizleri bu topraklardan söküp atamayacak”
Tosya’dan yürüyüşe katılan Coğrafya Öğretmeni İsmail Şencan ise, “Bulunduğumuz konum bu coğrafyanın en yüksek yeridir. Uludağ’dan daha yüksektir. Uludağ 2 bin 543 metredir, bizim bulunduğumuz yer 2 bin 587 metredir. Böyle bir zirveye çıkmak beni çok mutlu etti. Türk milleti demek asker demektir, devlet demek millet demektir. Bu yüzden böyle zor günlerde Türk milleti bu özelliğini tekrar bizlere gösterdi. Vatanımız bölünmez bir bütündür, bunu 15 Temmuz gecesi tekrar gösterdi” şeklinde konuştu.
İstanbul’dan yürüyüşe katılan Nurullah Emekli ise, “Her zaman 15 Temmuz, Çanakkale Savaşı, Sakarya Meydan Muhaberesi gibi günlerde bu tür zirvelere çıkılması gerekiyor. Çanakkale ve Sakarya Savaşları Türk’ün birliğinin bir simgesiydi, 15 Temmuz ise bunu perçinleyen bir gündür” ifadelerini kullandı.
“Çocukların ölmediği bir dünya istiyorum”
Filistin’deki yaşanan zulmü unutmayan ve çocukların ölmediği bir dünya barışı isteyen Mustafa Kerem Ağaoğlu da, “2 bin 587 metre yükseklikteki Büyük Hacet’in zirvesindeyiz. Burada olmak beni çok mutlu etti. Çünkü 15 Temmuz gecesi, ülkemiz zorluklar yaşadı. Vatan bölünmez, bölünemez. Ben de çocukların ölmesini istemiyorum. Bu zirveden dünyaya haykırıyorum” dedi.
Büyük Hacet Zirvesinden çağrıda bulunan Salih Kemal Çevikoğlu ise, “Savaşların olmadığı, çocukların ölmediği bir dünya istiyoruz” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>Süper Lig’de yeni sezon öncesi hazırlıklarını Slovenya’nın Maribor şehrinde devam ettiren Beşiktaş’ta takımın tecrübeli isimlerinden Salih Uçan, Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Yeni sezon öncesinde hazırlıkların oldukça iyi geçtiğini belirten Salih Uçan, “Bugün üçüncü günümüz. Gayet güzel gidiyor. Hocalarımız bizden istediklerini, beklentilerini, maçlarda sezon boyunca ne yapmamız gerektiğini anlatıyor. Biz de yeni takım arkadaşlarımızla birlikte elimizden geleni yapıyoruz. Daha da aramıza katılacak arkadaşlarımız var, bütün transferler geldikten sonra uyum içinde hocamızın istediklerini öncelikle hazırlık maçları, sonrasında da kupa maçımız var. Süper Kupa’yı kazanarak lige başlamak istiyoruz. Önümüzde bir aylık bir süreç var. Yeni gelen transferler olacaktır, aramızdan ayrılanlar olacaktır. En kısa zamanda tam takım halinde çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“KARİYERİMDE BU ZAMANA KADAR HİÇ 6 HOCA İLE ÇALIŞMADIM”
Geçen sezonun oldukça kötü geçtiğini, sezon içinde çok sayıda yaşanan hoca değişikliklerinin takıma olumsuz yansıdığını ifade eden 30 yaşındaki orta saha oyuncusu, “Geçen sene hem kulüp tarihi açısından hem biz futbolcular, taraftar açısından kötü bir sezon geçti. Hatırladığım kadarıyla Beşiktaş, tarihinde kaybetmediği kadar maç kaybetti. Çok fazla maç kaybedildi. Ben kendi kariyerimde bu zamana kadar hiç 6 hoca ile çalışmadım. Beşiktaş camiası adına zor bir süreçti. Sezona başka bir hoca ile başladık, ortasında başka bir hoca geldi. Sonrasında başka bir hoca ile devam etti. Oyuncu grubu adına da kolay bir süreç olmadı. Örneklemem gerekirse bir yanda hücum futbolu isteyen bir hoca, sonra geride durmamızı bekleyen bir hoca, pres bekleyen bir hoca, antrenmanların durumları da şiddetleri de değişiyor. Bir antrenmanda 3 kilometre koşarken, diğer antrenmanda 6 kilometre koşuyoruz. Bir antrenmanda çok fazla sprint atmıyoruz başka bir hocada çok fazla sprint atıyoruz. Çok fazla hoca ve antrenman metodu değişince de oyuncular üzerinde de bir yıpranma oluşuyor. Bu yıpranma durumlarını da galibiyetlerle atlatabiliriz. Bizim de bu durumlardan geçerken galibiyet serisi yakalayamadığımız için sezon sonuna kadar çok kötü gelindi. Akabinde sezonu taçlandırabileceğimiz, son maça kadar takım arkadaşlarıma söylediğim bir söz vardı. ’11 aydır buradayız, bunun 10 ayını burada tesiste mutsuz geçirdik. 1 günle bu 11 aylık süreci; taraftarımız, kulüp ve kendi adımıza, tatile mutlu çıkabilmek, kulübün nefes alabileceği, kupayı kazandığımız takdirde böyle bir durum oluşacaktı. Biz de bunun bilincindeydik. Özellikle taraftarımızın kupa maçındaki katkısı, oyuncuların istemesi Yöneticilerin istemesi. Finalde inanılmaz bir Beşiktaşlılık bağı oluştu. Bence sezonun en iyi maçını oynadık kupa finalinde. Mağlup duruma da düştük oyunun içinde hissiyat hep iyiydi. Son dakika golüyle de sezonu taçlandırmamız çok güzel oldu. Benim de birkaç sözüm vardı, son maçta çok uğurlu geldi inşallah bu uğuru devam ettiririz diyor” diye konuştu.
“BEŞİKTAŞ’TAN BAŞKA KULÜPLE GÖRÜŞMEDİM”
Sözleşme yenileme sürecinin uzadığını ancak geçen sezon alınan sonuçlar nedeniyle bunun olduğunu belirten Salih Uçan, siyah-beyazlı takımda kalacağından emin olduğunu belirtti. Başka teklifler geldiğini ancak Beşiktaş’tan başka kulüple görüşmediğinin altını çizen Salih Uçan, “Sözleşme dönemim cidden uzun sürdü. Uzun sürmesinin de sebepleri skorlara bağlıydı açıkçası. Belki ben bireysel olarak o dönemleri iyi geçiriyordum, gol atıp, asist yapıyordum, milli takıma gidiyordum. Ancak tabii ki bu sadece benim adıma bakılacak bir şey değil. Takımın da durumu önemli. Ben bireysel olarak belki iyi gidiyordum ama takım olarak çok iyi gitmediğimiz için beklemek gerekiyordu. Benim de zaten ‘Haklının acelesi yoktur’ diye bir sözüm vardı. O yüzden bekledim, sonrasında sonuçların iyi olmasını bekledik. Sonuçlar iyi gelmeyince yönetim değişti. Yeni yönetimle birlikte ben de bekledim. Herhangi bir şey yoktu ortada. Sürekli haberler çıkıyordu. Salih şöyle yapacak, böyle bir şey istedi, halbuki ortada ne benim istediğim bir şey vardı ne de yönetimin o anda hadi bir karar verelim gibi bir şeyi yoktu. Karşılıklı sakin gidiyordu. Aslında ortada bir gündem yok ben maçımı oynuyorum, devam ediyor ama bir şeyler yazılıyor. Bir tane haberci bir şey söylüyor. O dönemi biraz yıpranarak geçirdim açıkçası. Çünkü belirsizlik oluşuyor, ortada belli bir durum yok. Sürekli bir şeyler yazılıp, çizildi. Ben bir laf söyledim ve arkasında durdum. Çünkü kendime güveniyordum. O gün olmasa yarın, yarın olmasa bir gün sonra bu işin olacağını, Beşiktaş ile anlaşacağımı, o mutlu güne gelip, imzaların atılacağını her zaman biliyordum. Hiçbir zaman ayrılmak gibi bir düşüncem olmadı. Teklifler geldi mi ? Geldi. Beşiktaş’tan başka hiçbir kulüple görüşmedim. Şöyle bir anımı paylaşayım. İçerde oynadığımız Rizespor maçından sonra Ankaragücü yarı final maçı vardı. Ben de röportajda şöyle bir şey söyledim; ‘Ankaragücü maçında stadımızın full olmasını istiyorum’ dedim. Sosyal medyada hem kendim gördüğüm hem de arkadaşlarımın attığı ‘Salih, stada çağırıyor’, ‘Bu maç stadı doldurmamız lazım’ bu taraz çok fazla yazılar gördüm. O maçta stat fuldü. Sözlerimle camiayı etkilemekte çok hoşuma gitti. O günden itibaren kendime ‘Salih artık sen buradasın, taraftarlar da seni dinliyor, seviyor’ dedim. Bunu hissettim. ‘Kupayı kazanırsak, bataklıkta çiçek açacak’ diye bir sözüm vardı. Bu tarz güzel olayların ardından camiada sevilen bir oyuncu haline gelmiştim. Burada kalacağımı biliyordum” diye konuştu.
“GEÇEN SEZON DİNLENMEM GEREKTİĞİ ZAMAN OYNAMAM GEREKTİ”
Geçtiğimiz sezon sakat ve hasta olduğu dönemlerde fedakarlık yaparak forma giydiğini dile getiren Salih Uçan, “Gerçekten çok zordu. İnanılmaz yoğun maçlar oynadık. Burada hoca faktörleri de çok değiştiği için kolay değildi. Sadece benle ilgili değil. Sezon başından beri birçok oyuncu sakatlık yaşadı. Hızlı tempo giriyorsun, yavaş tempoya geçiyorsun. İyi bir sahaya çıkıyorsun, kötü sahaya çıkıyorsun bunlar da kaslarda doğal olarak yorgunluk yapıyor. Geçen sene içeride Galatasaray ile oynadığımız maçta orta saha oyuncuları Amir, Salih, Gedson’du. Bu sene oynadığımız Galatasaray maçını üçümüz de tribünden izledik. Bu tarz dönemler olabiliyor. Bende de sezonun ortalarında inanılmaz yorgunluk ve yük birikti. Hatta birkaç maç atlasam en az 10, 12 maç götürebileceğim dönemler oldu ama ben devam etmek istedim. O zaman hoca Santos’du. Santos da benden yardım istedi. Ben de bir hoca benden yardım istediği zaman kendimi geri atma ihtimalim yoktu. Seve seve dedim. Orada 2 hafta tedavi ve fitness ile geçirsem sakatlığım bu kadar uzun sürmeyecekti. Dinlenmem gerektiği zaman oynamam gerekti. Hastalandığım dönem oldu. Hastalandığım dönem deplasmandaki Sivasspor maçının dönemi. Hiçbir şey yokken sabah ateşler içinde uyandım. O maçı öyle oynadım. Bu tarz durumlar olabiliyor. Sadece iyi yönetmek ve doğru iletişimle götürmek gerekiyor. Bunu da bundan sonraki dönemde sağlayacağımızı düşünüyorum” dedi.
“REKABET OLMASI GEREKİYOR”
Şu anda orta saha birçok futbolcu olduğunu ancak kendine güvendiğini belirten tecrübeli orta saha oyuncusu, şu ifadeleri kullandı:
“2012’de büyük takım oynamaya başladım. 2024’te hala büyük bir takımda oynuyorum. Şansım oldukça yüksek yani. Rekabet olması gerekiyor. Saha içinde, antrenmanda rekabet ne kadar yüksek olursa maçlara ve sezon sonunda kupalara nasip olur. Bizim bu seneki devre arasındaki transferlerimizden birisi Musrati. Finalde gerekeni yaptı. Kendisi çok iyi bir oyuncu. Muçi çok kaliteli bir oyuncu. Şimdi Rafa geldi, o da kaliteli bir oyuncu. Sadece orta saha geliyor, biraz kanat da gelmesi gerektiğini düşünüyorum. (Gülerek).”
“IMMOBİLE’NİN KARİYERİNİ HEPİMİZ BİLİYORUZ”
Takımın yeni transferi Ciro Immobile ile ilgili düşünceleri sorulan Salih Uçan, şöyle konuştu:
“Immobile’nin kariyerini hepimiz biliyoruz. İnşallah takıma çok katkı sağlar ve tekrardan gol kralı olur. Bizde elimizden geldiğince ona yardımcı olacağız. İtalyanca da biliyorum. İmzadan sonra her türlü desteği benden görecektir. Dediğim gibi transferleri sadece orta sahaya değil, kanatlara da bekliyoruz.”
“HOCA PAS KALİTESİ VE PAS ŞİDDETİNE ÇOK ÖNEM VERİYOR”
Yeni teknik direktör Giovanni van Bronckhorst’un pas kalitesi ve şiddetlerine çok önem verdiğine dikkat çeken Salih Uçan, “Şenol hoca zamanında bizde Miguel vardı. Fitness tarafı yüzde 50, saha tarafı Şenol hoca ile yüzde 50 götürüyorduk. Ismael zamanında fitness daha az, koşular ve saha olarak geçiyordu. Şenol hoca zamanında antrenman 1 saat 10 dakika sürüyordu. Valerian hoca yönetiminde antrenman ısınmayla birlikte 1 saat sürüyordu. Ancak inanılmaz şiddetliydi. Koşu mesafesi 3, 3.5 kilometreydi. Giovanni hocada antrenman süresi 1 saat 30 dakika. Benim kendi koşu mesafelerim 6.5, 7 kilometre. Sahada kaldığımız süre daha fazla. Daha çok topla ısınıyoruz. Geçen gün 10, 15 metrelik bir alanda pas çalışması yapıyorduk. Arada toplar sekiyor ya da yandan geçebiliyor. Dedi ki her top çok değerli. En önemli olan toplar da bu 10, 15 metrelik kaleye yakın yerlerdeki önemli paslar. Hoca pas kalitesi ve pas şiddetine çok önem veriyor. Sürekli sert pas istiyor. Topun yavaş gitmesini istemiyor, bir an önce atağa hızlı geçmemizi istiyor. Şu anda böyle ilerliyoruz” dedi.
“ŞU ANDA KARİYERİMİN EN OLGUN EN GÜZEL YAŞLARINDA OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”
Kariyerinde düşüşler yaşadığını ancak yeniden yükselerek büyük bir takımda forma giydiğinin vurgulayan Salih Uçan, “Şimdi şöyle bir yola çıkıyorsunuz, futbol kariyeriniz başlıyor. Marmaris’te başladı, Buca’da devam etti. Sonrasında Fenerbahçe’ye geldim. Roma serüveni var. Bu yolda ışıklar olabiliyor, ışık sizi durduruyor. Güzel bir manzara oluyor, ona bakıyorsunuz. Her zaman aynı hızda gidemiyorsunuz. Kariyerinizde duraksamalar olabiliyor. Benim de attığım her adım, yaptığım her tercih sadece benim tercihim değildi. Roma transferimde, onlar beni bonservisimle istedi. Aziz Yıldırım beni bonservisimle vermek istemedi. O dönemde bonservisimle gitmiş olsaydım belki başka seçenekler çıkacaktı. Belki Roma’da devam edecektim. Başka bir röportajda Parades örneğini vermiştim. Roma ikimize aynı yatırımı yaptı. O bonservisle geldi, ben kiralık gittim. Parades kiralık gitti, ben kiralık gidemedim. Parades oynadı Roma’ya geri döndü. Ben Fenerbahçe’ye geri döndüm. Parades oynadı ve inanılmaz bir kariyere sahip oldu. Yaptığımız her tercih bizimle ilgili olmuyor. Ben Fenerbahçe’den Sion’a gitmek istemedim. Ben oynayacağımı düşünüyordum, kalmak istedim. Ama şartlar o zaman onu gerektirdi. Bir düşüş oldu kabul etmek gerekiyor. O zamanda oynadığım maç sayısı, güncel takımdaki pozisyonum istediğim gibi gitmedi. Alanyaspor’a transfer oldum. Ki ben Alanyaspor’a transfer olurken de beni büyük takımlar da istedi. Ben tekrardan büyük takım seviyesine geliyordum. Alanyaspor’u tercih ettim. Erol Bulut’un beni istemesi, benimle ilgili düşüncesi, kendi durumunu anlatması… Erol hoca bana ‘Salih, benim hedefim büyük takıma gitmek, senin de hedefim büyük takıma gitmek mi ?’ Evet hocam, ‘O zaman gel Salih’ dedi. Ben Alanya’yı tercih ettim. Ne planladıysam oldu. 100’ün üstünde büyük takım maçım var. Anadolu takımına gittim, tekrardan büyük takıma çıktım. Bence bu bir başarı. Beşiktaş, şu anda Avrupa’nın önde gelen kulüplerinden bir tanesi. Ben şu anda kariyerimin en olgun, en güzel yaşlarında olduğumu düşünüyorum. Son 2 sezondur da Beşiktaş’ın orta sahasında en çok skor üreten oyuncuyum. Kariyerimin iyi gittiğini düşünüyorum. Şöyle de bir şey olabilirdi. Allah korusun büyük bir sakatlık da yaşayabilirdim. İşler benim adıma daha kötü de gidebilirdi. O yüzden ben bulunduğum konumdan, yıllar içinde geldiğim pozisyondan oldukça memnunum. Çok büyük bir kulüpte oynuyorum, Avrupa’nın büyük kulüplerinden birisinde oynuyorum. Ben olduğum yerden kendimle çok gururluyum. Çünkü benim gibi çıkmış, düşüş yaşamış ve bir daha çıkamamış oyuncular da var. Ben hem ailemin hem arkadaşlarımın desteği hem de doğru bir planlamayla tekrardan iyi bir pozisyona geldiğimi düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“BİZ KIVILCIMI SAHADA YAKALIM, TARAFTARIMIZ YANGINI BAŞLATIR”
Taraftarlarının geçen sezon çok üzdüklerini ancak bu sene onların desteğiyle daha iyi olacaklarını belirten Salih Uçan, sözlerini şöyle noktaladı:
“Geçen sene çok zor bir süreçten geçtik. Taraftarımız da zor bir süreçten geçti. Sahada berabere kaldığımızda ya da mağlubiyet olduğunda işin başrolü oyuncular olduğu için biz de çok üzülüyoruz. Onlar da stada geldiklerinde güzel futbol bekliyorlar ve haklılar. Beşiktaş taraftarı bunu hak ediyor. Aramıza yeni oyuncular geliyor, gelmeye de devam edecek. İnşallah her zaman en iyiyi diliyoruz. Geçen sene de en iyiyi dileyerek başladık. Yolda karşılaştığınız durumlar sizleri etkileyebiliyor. 1, 2 adım geri götürebiliyor. Geçen sene bu oldu, bu sene karşılaşmak istemiyoruz. Sezonu kupayla bitirdik, kupa ile başlamak istiyoruz. Beşiktaş taraftarı çok büyük. Bir adım attıklarında neler yapabileceklerini herkes görüyor. O yüzden ben buradan kendilerine teşekkür etmek istiyorum. Geçen sene taraftarımızın kalbini çok kırdık. Küçük bir kıvılcım gördüklerinde ortalığı yakıyorlar. Final maçında gördüğümüz gibi. O atmosfer inanılmazdı. Ben buradan her bir taraftarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah onları bu sene elimizden geldiğince çok mutlu edeceğiz. Biz kıvılcımı sahada yakalım, taraftarımız yangını başlatır.”
]]>BEŞİKTAŞ
Siyah-beyazlılardan yapılan açıklamada, ’15 Temmuz Demokrasi Şehitlerimizi Saygıyla ve Rahmetle Anıyoruz Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu Cumhuriyetimizi, laik ve demokratik düzeni canları pahasına koruyarak destan yazan aziz milletimizin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, bu uğurda şehit düşen vatandaşlarımızı saygıyla ve rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz” denildi.
GALATASARAY
Sarı-kırmızılılardan yapılan paylaşımda, ‘Ülkemizin bütünlüğünü bölmeye yönelik hain darbe girişiminin 8. yılında demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Türk milletinin kendi geleceğini belirleme hakkını gasp etmeye çalışanların, karanlık emellerine asla ulaşamamalarını yürekten diliyoruz. Cumhuriyetimizin çağdaşlık ufku daima açık, 15TemmuzDemokrasiveMilliBirlikGünü birlik beraberliğimizin güçlü temellerinden olsun” ifadeleri yer aldı.
FENERBAHÇE
Sarı-lacivertlilerden yapılan paylaşımda ise, ’15 Temmuz 2016’da hain terör örgütü Fetö tarafından ülkemizde yapılan darbe girişimi, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde devletimiz ve milletimizin birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla aşılmıştır. O gün, kadınıyla-erkeğiyle, 7’den 70’e her bireyi ve kurumuyla devletimizin ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna destansı mücadele gösterenlere minnet ve şükranlarımızı sunuyor; vatanımız için canlarını ortaya koyan şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz. 15 Temmuz’da ülkemizi ele geçirmeye teşebbüs eden, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne saldıran, Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef alan bu örgüt; geçmişte Türk futbolunu da hedefine almış, 3 Temmuz 2011’de kurduğu kumpas ile Fenerbahçemize saldırmıştır. Ancak, pek çok kurum ve kişiye kurduğu kumpaslarda başarılı olan örgüt, sarı lacivert duvarı aşamamıştır.Kulübümüz, bu karanlık örgüte hiçbir değerini teslim etmemiş, bu kirli yapıyla başkanı, yöneticisi, sporcusu ve taraftarıyla birlikte topyekûn mücadele ederek ülkemizde bu yapıya karşı isyanı ilk başlatan olmuştur. Bugün bu gerçeği bir kez daha hatırlatma gereği duyuyor; camiamızın verdiği o eşsiz mücadelenin her geçen gün daha da anlam kazandığını, gerektiğinde aynı duruşu sergilemekten geri durmayacağımızı vurguluyoruz. Hain darbe girişiminin 8. yıl dönümünde bir kez daha altını çizerek söylüyoruz ki; Büyük Türkiye Cumhuriyeti, sahip olduğu asil değerlerle Atatürk’ün izinde ilelebet yaşayacak, Fetö ve benzeri örgütlere hiçbir zaman teslim olmayacaktır. Bugün de, kendisine atılan iftiralar ve yapılan algı çalışmaları ile hala bazı güçlerin hedefinde olan Fenerbahçe, doğru bildiklerinden, ilkelerinden ve değerlerinden taviz vermeden mücadelesine devam edecektir. Dünyanın en büyük spor kulübü Fenerbahçemiz, her zaman kıymetli vatanı ve milleti için var gücüyle çalışmaya, ay yıldızlı bayrağı dünyanın her yerinde gururla temsil etmeye devam edecektir. Bugün bu hain örgüt ve yapının kalıntılarının türlü mecra ve kurumlarda mevcudiyetini sürdürme gayretlerini ne yazık ki görüyor ve yaşıyoruz. Bu bağlamda, Türk futbolu içinde var olma ve futbol üzerinden kaos yaratarak toplumu kutuplaştırma yönünde risk ve tehlikeleri taşıyan çaba ve eylemlere müdahale edilmemesini de büyük endişe ve üzüntü ile izliyoruz. Ülkemizi 15 Temmuz’a sürükleyen olayların yaşanmaması için aynı hataların içine düşülmemesini; Fetö ve benzeri oluşumların, Türk futbolu başta olmak üzere tüm kurumlardan geri dönüşü olmayacak şekilde temizlenmesi gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Şehitlerimizin anısına sonsuz saygıyla…” ifadeleri kullanıldı.
]]>Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Atlı Spor Tesisleri ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Deniz manzaralı kafeteryasında kahvaltı keyfi yaparken ya da doğanın huzur verici atmosferinde atlarla vakit geçirirken ziyaretçiler günlük hayatın yoğun temposundan arınıyorlar. kapalı manej, ısınma maneji, lonj maneji ve müsabaka maneji, çocuk oyun parkı gibi farklı alanları olan tesis, hem amatörler hem de profesyoneller için ideal bir ortam sunuyor. 7 Arap atı, 10 İngiliz atı, 7 Avrupa atı, 4 Shetland ve 3 Haflinger cinsi olmak üzere toplam 31 atın bulunduğu tesiste alanında uzman eğitmenler ve deneyimli seyisler eşliğinde ziyaretçilere hizmet veriliyor. 2024 yılının ocak ayından bu yana yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırlayan tesis, bölgenin spor turizmi açısından önemli bir merkezi haline gelmiş durumda.
Pazartesi günü hariç haftanın her günü ziyaret edilebilen tesis, Samsun ve çevre illerden gelen atlı spor tutkunlarını ağırlıyor. Ahırlarda atlarla doğrudan iletişim kurma fırsatı bulan çocuklar, uzman eğitmenlerden aldıkları eğitimlerle seyisler eşliğinde ata binme deneyimi yaşayarak hem eğleniyor hem de öğreniyorlar. Samsun Büyükşehir Belediyesi Atlı Spor Tesisleri, sadece spor ve eğlence değil aynı zamanda sağlık ve terapi alanında da önemli bir rol üstleniyor. Tesis, uzmanlar tarafından iletişim yeteneğinin gelişmesine, toplumsal hayata uyumun kolaylaştırılmasına katkı sağlayan atlarla hipoterapi etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Doğayla iç içe atlarla dolu bu muhteşem tesiste geçirilen zaman hem bedensel hem de zihinsel yenilenmeye katkı sağlayarak ziyaretçilerin kişisel gelişime katkıda bulunuyor.
“Hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz”
Atlı Spor Tesisleri’nin ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşattığını belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Samsun’umuz içerisinde birçok zenginliği barındıran müstesna bir şehir. Gezilip görülecek, keyifli vakit geçirilecek birçok alanımız, tesisimiz mevcut. Samsun’umuzun bu güzelliklerini herkese tanıtmak, hem şehrimizden hem de çevre illerden ziyaretçilerimize keyifli vakit geçirilecek alanlar oluşturmak bizlerin sorumluluğu. Turizmde lider olmak, Karadeniz’in medarıiftiharı Samsun’umuzu daha da fazla tanıtmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir yandan da Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin kültürel ve doğal mirasını korumanın yanı sıra hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Atlı Spor Tesislerimiz; sadece bir spor merkezi olmanın ötesinde doğayla iç içe huzur bulduğumuz, sağlık ve terapi imkanları sunan bir yaşam alan olarak hizmet veriyor diyebiliriz. Atların dostluğunu ve doğanın huzurunu bir arada bulabileceğiniz bu tesiste hemşehrilerimiz doğayla baş başa kalıp binicilik yapmanın keyfini çıkarabiliyorlar. Samsun’umuzun güzelliklerini keşfetmek ve şehir hayatının temposundan uzaklaşmak isteyen herkesi Atlı Spor Tesisleri’ne davet ediyorum. Ziyaretçilerimiz burada doğanın sesini dinleyerek huzur bulabilir, ailece keyifli vakit geçirebilirler” diye konuştu. – SAMSUN
]]>Turnuvanın ilk gün maçları, Beykent Stadyumu ve M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde oynandı. Maçlar sırasında yüzlerce taraftar, türbinlerden takımlarına büyük bir coşku ve heyecanla destek verdiler. Tribünlerde yaşanan coşku ve renkli görüntüler, unutulmaz anlara sahne oldu.
“Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum”
Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, maç öncesinde takımlarla bir araya gelerek başarı dileklerinde bulundu. Yılmaz, köylerin spor tutkusunu pekiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, bu tür etkinliklerin toplumsal bağları güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Umut Yılmaz, “Bu turnuvalar, sadece sporun birleştirici gücünü göstermekle kalmayacak, aynı zamanda köylerimiz arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da pekiştirecektir. Spor, toplumumuzun her kesiminde olduğu gibi gençlerimizin ve çocuklarımızın hayatında da son derece önemli bir yere sahiptir. Spor sayesinde, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştiriyor, disiplinli ve takım ruhuna sahip bireyler yetiştiriyoruz. Sporun bu olumlu etkilerini göz önünde bulundurarak, köylerimizin spor faaliyetlerine olan ilgisini artırmak ve onlara bu heyecanı yaşatmak amacıyla bu tür etkinlikleri düzenlemeye devam edeceğiz. Bugün burada gördüğümüz coşku ve heyecan, aslında sporun ne kadar güçlü bir bağ kurma aracı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Tribünlerde toplanan yüzlerce taraftarın takımına verdiği destek, bu turnuvaların amacına ulaştığını gösteriyor. Köylerimiz arasındaki bu dostane rekabet ve dayanışma ruhu, gelecekte de devam edecek ve toplumsal bağlarımızı daha da güçlendirecektir. Saha içinde ve dışında sergilenen sportmenlik ve dostluk, turnuvalarımızın gerçek ruhunu yansıtıyor. Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.
Kıyasıya mücadele edildi
Açılış maçında Beykent Stadyumu’nda saat 17.00’de Bilek ile Dımışkılı karşı karşıya geldi. Aynı gün ve aynı saatte M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Göksüncük ile Battal mücadelesi yaşandı. Bu iki maçın hemen ardından, saat 18.20’de Beykent Stadyumu’nda Dündarlı ile Aşağı Arıl, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Bayatlı ile Bağbaşı sahaya çıktı. Saat 19.40’ta Beykent Stadyumu’nda Bedirkent ile Erikli, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Cerit Yeniyapan ile Aktoprak kozlarını paylaştı. İlk günün son maçları ise saat 21.00’de Beykent Stadyumu’nda Yalangoz ile Beylerbeyi, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Kızık Hamurkesen ile Uğruca arasında oynandı.
Heyecan kaldığı yerden devam edecek
Turnuvanın ikinci gününde, 14 Temmuz 2024 Pazar günü, yine heyecan dolu maçlar izlenecek. Günün ilk maçları saat 17.00’de Beykent Stadyumu’nda Atabek ile Tekirsin, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde Köksalan ile Akçaburç arasında yapılacak. Saat 18.20’de Beykent Stadyumu’nda Sofalıcı ile Dülük karşılaşırken, saat 19.40’ta Beykent Stadyumu’nda Karacaburç ile Serintepe, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Çaykuyu ile Karasakal mücadele edecek. İkinci günün son maçları saat 21.00’de Beykent Stadyumu’nda Akçagöze ile Öğümsöğüt, M. Hayri Özkeçeci Spor Kompleksi’nde ise Yayıktaş ile İncesu arasında oynanacak. – GAZİANTEP
]]>(ANKARA) – Ankara’da 15 Temmuz 2020’de antrenman dönüşünde alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz’ün çarpıp kaçması sonucu yaşamını yitiren bisiklet sporcusu 19 yaşındaki Umut Gündüz’ün ölümünün üzerinden dört yıl geçti. ANKA Haber Ajansı’na konuşan baba Menderes Gündüz, “Oğlumun katili şu anda Ankara’nın sokaklarında yasaların vermiş olduğu cesaret ve güvenle özgür bir şekilde dolaşarak yeni işleyebileceği suç ve suçlar için zemin arıyor” dedi.
Ankara Batıkent’te antrenmandan dönenen Umut Gündüz’ü alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz aracıyla çarparak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan ve 1,53 promil alkollü olduğu belirlenen Şenyüz, mahkemece tutuklandı. Şenyüz, 4 ay sonra tahliye edildi. Bilirkişi raporunda Umut Gündüz’ün, yolun sağ şeridinden eksiksiz teçhizatla gittiği, kaskında ve bisikletinde sürücüleri uyarmak için ışıklandırma bulunduğu ve kusursuz olduğu belirtildi. Şenyüz’ün ise “asli kusurlu” olduğu kaydedildi.
Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 6 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan sanık Şenyüz’e “taksirle ölüme neden olmak” suçundan önce 5 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Daha sonra bu ceza “iyi hal indirimi” uygulanarak 4 yıl 5 ay 10 güne indirildi. Dört ay cezaevinde kalan Şenyüz, tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak yeniden cezaevine girmemiş, Umut Gündüz’ün ailesi 28 Ocak’ta İstinaf Mahkemesi’ne başvurmuştu.
“Yasaların vermiş olduğu cesaret ve güvenle…”
Umut Gündüz’ün babası Menderes Gündüz, ANKA Haber Ajansı’na geçen 4 yılda yaşadıklarını anlattı. Baba Menderes Gündüz, “15 Temmuz 2020 tarihinde lisanslı bisiklet sporcusu oğlumuz antrenman dönüşü alkollü bir sürücünün çarpıp kaçması sonucunda öldürüldü. Ölümünün akabinde tutuklu olarak yargılanan sanık 4 ayın sonunda ‘uzun tutukluluk’ mağduriyetiyle serbest bırakıldı. Karar duruşmasına geldiğimizde sanığın ‘iyi hali indirimi’ ve ‘sosyal ilişkileri’ göz önünde bulundurularak 4 yıl 5 ay 10 gün gibi bir süreyle ödüllendirildi ve hapis yatarlılığı ortadan kalktı. 1 yıl gibi bir süreyle ehliyetine el konuldu ve sonrasında teslim edildi. Şu anda Ankara’nın sokaklarında yasaların vermiş olduğu cesaret ve güvenle özgür bir şekilde dolaşarak yeni işleyebileceği suç ve suçlar için zemin arıyor” diye konuştu.
“Bizler adaletin ‘A’sını dahi görmedik”
Umut Gündüz’ü öldüren kişinin kendisine ve eşine dava açtığını belirten Gündüz, “Bizler adaletin ‘A’sını dahi görmedik. Yargılama sürecindeki karara verdiğimiz itirazdan dolayı oğlumun ölümüne sebep olan sürücünün yargılandığı 6 yılla benim söylediğim sözlerden dolayı 6 yılla yargılandım. Neticesinde 1,5 yıl ve sonrasında para cezasına çevrildi. Bundan cesaret alan katil ise eşimin sosyal medyada paylaştığı fotoğraftan dolayı kendisine tehdit ve hakaret olarak aldığı için bir dava açtı. Şu an hem benim yargılandığım davayı benden şikayetçi olan mahkeme heyeti hem de eşimden şikayetçi olan katilin avukatı İstinaf sürecine taşımış bulunmaktadır” dedi.
“Dört yıldır hukuk ve adaletin tarafsızlığını görmediğini” ifade eden Gündüz, şöyle konuştu:
“Şu an için Umut’u öldüren katilin yargılandığı davada İstinaf’tan gelmiş ve Anayasa Mahkemesi’ne taşımış bulunmaktayız. Bu süreç içerisinde Umut’un ölümünden ve ilk günden beri söylediğimiz ‘cesaretsizlik cesaretlendirir’ sözünün haklılığını maalesef bugün gördük. Onlarca bisiklet, motosiklet ve yayaların katilleri aynı cezasızlıkla ve aynı uygulamalarla serbest bırakıldı. Birçoğu ilk günden serbest bırakılırken, kimileri kamuoyu baskısı ve tepkisiyle 3 ay – 5 ay gibi göstermelik tutuklamalarla devam etti.
Bu dört yıl içerisinde hukukun, adaletin hiçbir şekilde tarafsızlığını ve adilliğini görmedik. Bu süreci halen sürdürüyoruz, mücadelemiz devam ediyor. Umut’un ölümünden sonra onlarca, yüzlerce ölümünde aynı benzerlikte ölmesinin adı kaza değil doğrudan doğruya cinayettir. Şehir içi hızını ihlal etmiş, arkadan çarpmış, yaralı şekilde yerde bırakmış ve kaçmış birisinin kaza olarak olarak değerlendirilmesi hiçbir vicdana, hiçbir ahlaka, hiçbir kanuna da sığmaz. Mücadelemizi devam ettireceğiz.”
Umut’un arkadaşları, yarın saat 15.00’te Ankara Kurtuluş Parkı’ndan Karşıyaka Mezarlığı’na pedal çevirecek. Ardından Umut Gündüz mezarı başında sevenleri tarafından anılacak.
]]>Williams Cuma günü 22 yaşına girerken, Yamal Cumartesi günü 17 yaşına girdi. Her ikisi de Afrikalı göçmen ailelerin çocukları. İkili, İspanya’ya galibiyetleri getiren golleri attı. İngiltere’yle karşı oynanacak Euro 2024 final karşılaşmasında da yakından izlenecek.
İki forvet, Gürcistan’a karşı İspanya’nın 4-1 galip geldiği çeyrek final maçında parlarken, Lamine, Fransa’ya karşı oynanan ve 2-1 İspanya’nın kazandığı yarı finaldeki golü attı ve Avrupa Şampiyonası’nda gol atan en genç futbolcu unvanını aldı.
Dördüncü kez Avrupa Şampiyonu olmak isteyen İspanya’da ikilinin bağlantısı başarı için büyük bir önem taşıyor.
İkili, saha dışında da iyi arkadaşlar ve TikTok’ta eğlenceli koreografileriyle tanınıyorlar.
Birbirlerinden ayrılmıyorlar ve son yıllarda göçle dönüşen ülkenin sembolleri haline geldiler.
Avrupa Üniversitesi’nde Liderlik ve İletişim uzmanı Profesör Moises Ruiz BBC Mundo’ya yaptığı açıklamada “İspanya için gurur kaynağı oldular, Yeni İspanya’nın pozitif paradigmaları” dedi.
“Çaba ve zorluklarla dolu bir aile geçmişinden gelen iki genç İspanyol. Alçakgönüllülüğün ve yeteneğin iki modeli.”
Peki, bu iki oyuncunun hikayeleri ne ve nasıl süper yıldızlara dönüştüler?
Daha iyi bir yaşam
Nico ve ağabeyi, Athletic Bilbao forması giyen Inaki Williams, İspanya’da doğdu ve büyüdü.
Nico’nun geçmişinde umut, göç, zorluklar, sıkı çalışma, kararlılık ve dayanışma var.
Anneleri Maria, eşi Felix ile birlikte daha iyi bir yaşam için 1994’te Gana’dan İspanya’ya yola çıktıklarında İnaki’ye hamileydi.
Yolculukları sırasında Sahra Çölü’nün büyük kısmını yürüyerek aşktılar.
İnaki, İspanyol medyasına yaptığı açıklamada anne ve babasının Kuzey Afrika’daki İspanyol toprağı Melilla’ya sınır telini aşarak geçtiğini anlattı.
İnaki Mardones Aja ise BBC Mundo’ya yaptığı açıklamada “Onlara savaş yaşayan bir ülkeden geldiklerini söylemeleri tavsiye edilmişti ve onlar da Liberya’da geldiklerini söylediler. Uzun yıllar ben de Liberyalı olduklarını düşündüm. O zamanlar bir Katolik misyoner grubunda öğrenciydim ve göçmenlerle ilgileniyorduk” diyor.
O zamanlar bir rahip olan ve şimdi İspanya’nın kuzeyindeki Santander’de bulunan bir Katolik hastanesinde çalışan Mardones, o dönem hükümetin Mellila’daki göçmenlerin ülkenin farklı kesimlerine yerleştirilmesini organize ettiğini anlatıyor.
“Nico’nun anne ve babası Caritas de Bilbao kurumu aracılığıyla Bilbao’ya gelmişti. İngilizce bildiğim için benden de bu gruba yardımcı olmamı istediler.”
‘Bir onur’
Mardones, bir seferinde o zaman hamile olan Maria’nın durumunu sormaya gittiğini ve kendisine biraz rahatsız olduğunu söylediğini anlatıyor.
Mardones derhal Maria ve Felix’i hastaneye götürdü. Kısa bir süre sonra bir erkek bebek dünyaya geldi ve adını Inaki koydular.
“Doğmak üzere olan bir bebeğe adınızın konulmak istenmesi her zaman büyük bir hediye ve onur. Sonra da o bebeğin bugün başardıklarını başarmış olması inanılmaz bir şey.”
“Annesi bizi ayırt etmek için bize küçük Inaki ve büyük İnaki derdi. Geçen yıl onlarla birlikteydim ve şimdi işlerin değiştiğini söyledim. Inaki büyük oyuncu olmuştu.”
En küçük Williams, Nicholas Williams Arthuer, ağabeyinden sekiz yıl sonra 2002’de Pamplona’da dünyaya geldi.
Nico, İspanyol medyasına yaptığı açıklamada “Anne ve babamın bizim için yaptıklarına hep minnet duyacağım. Onlar savaşçılar. Kimse bize bir şey vermezken, bize saygıyı, sıkı çalışmayı işlediler” dedi.
Nico ayrıca “Doğrusu şu ki, anne ve babam oldukları için çok gururluyum ve onların da oğullarından gurur duymaları için elimden gelen her şeyi yapıyorum” diye konuştu.
Ağabey ve kardeşi
Felix Williams, ailesini geçindirebilmek için iş fırsatları bulamadığından Londra’ya taşındı. Burada masaları temizledi. Ayrıca, güvenlik görevlisi olarak çalıştı. Buna Chelsea’nin stadı Stamford Bridge’in kapıları da dahildi.
Felix Williams 10 yıl boyunca uzaktayken, Inaki Nico için baba figürü haline geldi. Maria ise ailesini geçindirebilmek için üç işte birden çalışıyordu.
Ağabeyi Nico’yu okuldan alıyor ve yiyecek bir şeyler hazırlıyordu. Ayrıca seçkin bir sporcu olarak başarılı olabilmek için nasıl davranması gerektiğini söylüyordu.
Nico da İnaki için “Benim için bir referans noktasıydı. Her şeydi. Anne ve babama yardım etti, yiyebilmemi, okula gidebilmemi, giyinebilmemi sağladı. Çok iyi anlaşırız. Ağabeyim benim ama ayrıca babam gibi de” diyor.
28 Nisan 2021’de her ikisi de Athletic Bilbao’nun Real Valladolid ile oynadığı maçta ilk kez sahaya çıktılar.
Çocuk deha Lamine
Lamine Yamal’ın anne ve babası da Afrika’dan göçtüler.
Babası Mounir Nasraoui Fas doğumlu, annesi Sheila Ebana da Ekvador Ginesi’nden. Her ikisi de Barcelona’nın dışına yerleşti.
Nasroui Pazar günkü finalden önce gazetecilere yaptığı açıklamada gururla “Doğduğu andan itibaren yıldız olacağını biliyordum” dedi.
Lamine daha bebekken, dünya futbolunun en büyük isimlerinden Lionel Messi’yle görüştü. Arjantinli yıldız daha 20 yaşında bile değildi ve UNICEF’in yardım kampanyasına katılmıştı. Barcelona’nın stadyumunda bir bebekle, Lamine Yamal ile poz verdi.
Lamine’in babası şakayla karışık “Hayattaki bir tesadüf ya da Lamine’in Leo’ya verdiği bir nimet” diyor.
Genç yıldızın hikayesi, Barcelona’da turizmden uzaktaki işçi sınıfı bölgesi Racafonda’da başladı. Beton zeminlerin üzerinde oynuyordu.
Babası “Hep oynamak için spor merkezine giderdi. Herkesle, 7, 15, 17 ve 18 yaşındaki çocuklarla oynardı. Ve evet diğerlerinden önce olgunlaştı ve katkı sunan herkesten gurur duyuyorum” dedi.
Parlak bir gelecek
Yetenekleri fark edilince, Barcelona’ya denemeye götürüldü ve La Masia’ya kabul edildi. La Masia Barcelona kulübünün, Messi’nin de yetiştiği futbol okulu. Yamal burada yatakhane, yiyecek, eğitim aldı, aynı zamanda futbolunu geliştirdi.
Üst üste rekorları kırdı. 15 yaş 290 günlükken Barcelona forması giyen en genç oyuncu oldu. 16 yaş ve 57 günlükken İspanya milli takımının en genç oyuncusu ve gol atan futbolcusu unvanını aldı. Euro 2024’te de turnuva tarihinin gol açan en genç oyuncusu oldu.
Gol attığı zaman yaptığı kutlamalar da hep yetiştiği Rocafonda mahallesine gönderme vardı. Parmaklarıyla 304 işaretini yapıyordu. Bu, Racafonda’nın posta kodu ve Yamal’ın kökleriyle gurur duyduğuna dair gösterge.
Kardeş gibiler
İspanyol takımının bu kuşağında Nico, Lamine’de ruh eşini buldu. Tıpkı ağabeyi Inaki gibi o da Yamal’a sahip çıktı.
İspanyol gazetesi Sport’ın Genel Yayın Yönetmeni Joan Wehils “Birlikte gülen, mutlu, bugün neredeyse iyi oynamak kadar önemli olan değerler aktarımı yapan iki genç futbolcuya sahip olmak İspanya’nın imajı için harika” diyor.
Yaptıkları her şey bir fenomene dönüşüyor. İspanya adına attıkları gollerden sonra yaptıkları danslar sosyal medyada viral oluyor.
Dostlukları, İspanya’nın Kolombiya ve Brezilya’yla oynadıkları hazırlık maçları öncesi ilk olarak milli takıma çağırıldıkları Mart ayına dayanıyor. Teknik Direktör Luis de la Fuente Nico’dan genç Lamine Yamal ile ilgilenmesini istedi. Nico da 16 yaşındaki Yamal’ın akıl hocası olmayı kabul etti.
Birçok kişi için Yamal’ın Nico ile ilişkisi ağabeyi Inaki’ye benziyor. Ancak Nico için daha fazlası bu. Nico şakayla karışık “Yamal’a söyledim. ‘Babasından’ öğrenmesi gerekiyor. O da benim” diyor.
Katkıda bulunan: Carlos Serrano
]]>Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği, Bahçelievler Belediyesi Cumhuriyet Halk Partili (CHP) meclis üyelerinin amatör spor kulüplerine yapılan yardımları ret oyu vermelerine tepki gösteren bir basın açıklaması yaptı. Çobançeşme’de bulunan Spor Parkı’nda yapılan basın açıklamasını Bahçelievler Spor Kulüpleri Birliği adına Başkan Vekili İhsan Değer yaptı.
Türkiye’nin son yıllarda sporun pek çok dalında önemli başarılara imza attığını söyleyen ve uluslararası arenada alınan başarıların çocukları ve gençleri motive ettiğini belirten Değer, “Ülkemizde spor yapmanın, küçük yaşlarda spora başlamanın önünü açan, imkan sağlayan amatör spor kulüplerinin önemi her geçen gün daha da anlaşılıyor, çok daha fazla kıymet veriliyor. Spor aynı zamanda sizlerin de bildiği gibi hem ülkemizde hem Türkiye’de önemli bir ekonomi. Ancak amatör kulüpleri bu dönen ekonomiden çok da faydalanamadığı için desteğe ihtiyaç duyuluyor” şeklinde konuştu.
Belediyenin her kulvarda spora destek sağladığını ve verilen imkanlar sayesinde gençlerin daha iyi şartlarda spor yapma fırsatı sunduğunu vurgulayan Değer, şunları kaydetti:
“Belediyemizin bütçesi kapsamında verdiği spor malzemeleri, ayni ve nakdi yardımlar, hedeflerimize çok daha fazla odaklanabilmemizi sağladı. Ancak üzülerek öğrendik ki, bu yıl da amatör spor kulüplerimize maddi destek olabilmek adına, Bahçelievler Belediye Meclisinden belediye başkanına yardım yapma yetkisi talep edilmiş ancak maalesef meclis, belediye başkanının spor kulüplerine yardım yapma yetkisini reddederek vermemiştir. Belediye Meclisinde çoğunlukta bulunan CHP grubu, meclis görüşmeleri sırasında talebi reddetmeden önce ret gerekçesi olarak bu yardımı meclis olarak kendilerinin yapmak istediklerini belirtmişlerdir.”
“Meclis üyelerinin aldıkları kararı kınıyoruz”
Amatör spor kulüplerine emek veren gençler için bugüne kadar yapılan yardımların siyasi bir söylemin malzemesi haline getirilmeden, bugüne kadar olduğu gibi yine şeffaf bir şekilde sürdürülmesini talep ettiklerini belirten Değer, “Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ın bugüne kadar bizlere sunduğu desteği de AK Partili bir belediye olarak değil, sporsever bir kurum olarak kabul ettik. Bizim önceliğimiz gençlerimiz ve ülkemiz. Hizmetimiz partiler üstüdür, siyaset üstüdür. Buradan CHP’li meclis üyelerimize sesleniyoruz ve aldıkları bu karardan dolayı kendilerini kınıyoruz. Bu hatalı karardan en kısa zamanda geri dönmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuya ilişkin Bahçelievler Belediyesinden yazılı bir açıklama yapıldı
Sporun ve sporcunun yanında olan belediyenin özellikle amatör spor kulüplerine her zaman destek olduğu ve bu yıl da amatör spor kulüplerine maddi destek olabilmek adına, Bahçelievler Belediye Meclisinden belediye başkanı adına yardım yapma yetkisi talep edildiğini ancak meclisin spor kulüplerine yardım yetkisini reddederek vermediği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Belediye meclisinde çoğunlukta bulunan CHP grubu meclis görüşmeleri sırasında talebi reddetmeden önce ret gerekçesi olarak bu yardımı meclis olarak kendilerinin yapmak istediklerini belirtmişlerdir. Ancak 5393 sayılı Belediye Kanununda da açıkça belirtildiği üzere belediye meclisi karar alma organı olup, alınan bu kararları belediye başkanlığı yerine getirir. Bu nedenle belediye meclisinin yasal olarak fiilen spor kulüplerine yardım yetkisi bulunmamaktadır. Belediye Meclisinde sayısal çoğunlukta olan CHP’nin bu yasal durumu bilmeme ihtimali yoktur. Hal böyle olunca akıllara ‘Neden?’ sorusu gelmektedir. Neden CHP grubu Bahçelievler Belediyesinin spor kulüplerine yardım yapmasının önünü kesmiştir? Buradaki asıl gayenin Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ı kamuoyunda küçük düşürmek ve spor kulüpleri ile arasını açmak olduğu son derece aşikardır. Toplumların en önemli birleştirici unsurlarından olan sporun siyasete alet edilmeye çalışıldığı bu siyaset ve etik dışı durumu kınıyor ve Bahçelievler Belediye başkanlığı olarak yasaların verdiği yetki çerçevesinde spor kulüplerimizi desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz.” – İSTANBUL
]]>Edirne Valiliği ve TED Edirne Koleji işbirliğinde, kentin en önemli su kaynaklarından Meriç Nehri’nde oluşturulan 2 kilometrelik yapay kürek parkuru, ilk müsabakaları başladı. Türkiye Kürek Federasyonu tarafından 12-14 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Gençler Türkiye Kürek Kupası için ilk müsabaka karşılaşmaları, bugün start aldı. İlk gün yarışlarında masterler, 17 yaş altı yıldız erkekler, 17 yaş altı yıldız kadınlar, 15 yaş altı küçük erkekler kategorilerinde 188 sporcu yarışacak.
“ALNIMIZIN AKIYLA U23’Ü EDİRNE’DE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
400’e yakın sporcunun ilk gün müsabakalarında mücadele ettiğini belirten Türkiye Kürek Federasyonu Başkanı Erhan Ertürk, yarışların başa baş devam ettiğini kupa törenine kadar şampiyonun belli olmayacağını söyledi. Ertürk, “Heyecanlıyız. 400’e yakın sporcumuzla, 20’nin üstünde kulübümüzle burada mücadele ediyoruz. Yarışlar başa baş devam ediyor. Yarın kupa törenine kadar şampiyon belli olmayacak. Şu an çok güzel. Su mükemmel, şampiyona mükemmel. Türkiye Kupası’ndan 1 ay sonra tekrar Türkiye Şampiyonası var. Tüm kürekseverleri tekrardan bu güzel atmosfere bekliyoruz. İlk gün müsabakalarında minikler yani 15 yaş altı ve 17 yaş altı yarıştı. Yarın ise U19 dediğimiz, gençleri yarışları var. ve tabii master dediğimiz küreklerin duayenleri, parkur bir ilk olduğu için, onlar da bir anıları olsun istediler. Aynı zamanda master yarışlarımız yapılıyor. Avrupa Şampiyonası için hakem komitesi bu akşam gelecek. Yarın, parkurumuzu puanlayacaklar. Onun için ayrı bir heyecanımız var. Tahmin ediyorum, Büyükler Dünya Şampiyonası Yapılacak kadar muhteşem bir parkurumuz var. Alnımızın akıyla U23’ü Edirne’de gerçekleştireceğiz” dedi.
MİLLİ KÜREKÇİ ELİS ÖZBAY: KADINLARDA İLK TEMSİLCİ OLARAK OLİMPİYATLARA GİDİYORUM
Milli kürekçi Elis Özbay, Edirne’de kürek parkurunun ilk senesinde kamp yapma fırsatı bulduğunu belirtti. U23 Avrupa Şampiyonası’nda yaş gereği yarışamayacağını belirten Özbay, “Çok güzel bir parkur olmuş. Yarışları da buradan takip edebiliyor olmak gerçekten çok güzel. Çok güzel de yarışlar gidiyor. Olimpiyatlar yaklaşıyor. Son 12 gün içerisindeyiz. Çok gerçekten heyecanlı bir süreç şu an. Uzun bir çalışma sürecim oldu açıkçası. Motivasyonumu her zaman Paris hayaliyle kamçıladım. Umarım da olimpiyat benim için güzel geçecek. İlk olimpiyatım çünkü o yüzden daha çok kendime tecrübe katarak geri dönmeyi hedefliyorum. Onlara tabii ki en büyük tavsiyem her zaman çalışmalarına devam etmeleri. Tabii ki benim düştüğüm anlar oldu, yorulduğum anlar oldu. İnsanların benimle neden bu kadar çalışıyorsun dediği anlar oldu. Bırak diyenler maalesef ki çok ama ben her zaman içimdeki sesi dinledim. ve gerçekten bu sporu ne kadar çok sevdiğimi kendime sürekli hatırlattım. Azimli çalışarak da gerçekten ilk dünya şampiyonluğunu ilk Avrupa şampiyonluğunu kendime kattım. Daha sonrasında Türkiye’de kadınlarda ilk temsilci olarak, kürek sporunun ilk temsilcisi olarak olimpiyatlara gidiyorum. Tabii ki bu beni çok gururlandırıyor ve çok mutluluk veriyor. Aynı zamanda küreğin 100. yılında başarıya sahip oluyor olmak, ismimi de oraya yazdırmak çok güzel ve guru verici bir şey. Kendi küçük kardeşlerimin de hepsine aynı şeyi söylüyorum. Azimli çalışarak gerçekten buralara kadar gelinir. Bana hiçbir zaman sihirli değnekle dokunularak bu madalyalar verilmedi. O yüzden onlar her gördüğümde, her kampta denk geldiğimde onlara azimli çalışmalarını durmadan hedeflerini gerçekleştirmeleri için çalışmalarını söylüyorum” dedi.
“TÜRKİYE’Yİ İYİ YERLERDE BİRÇOK ULUSLARASI ALANDA GÖREBİLECEĞİMİZ BİR PARKUR”
Gittiği her yerde yapay parkurlarda yarıştığı Edirne’deki doğal parkurun olmasının çok güzel olduğunu belirten Özbay, “Daha öncesinde başka yerlerde Avrupa şampiyonası deneyimleyip şampiyonluk aldığım için güzel bir şekilde deneyimlerimi aktarmaya çalışıyorum federasyona. Türkiye gibi bir yerde özellikle Edirne gibi bir yerde tarihi olanakların çok yüksek bir yerde doğal bir parkurun oluyor olması, çünkü gittiğim her yerde yapay oluyordu genellikle, böyle doğal bir parkurun tam iki köprü arası 2 bin metre tam bizim yarış metremiz şeklinde oluyor. Ben dediğim gibi bu sene yarışamayacağım ama en yakından takip edeceğim. Yarışan arkadaşlara çok başarılar diliyorum çünkü gerçekten çok güzel ve su da bizim kürek sporumuza uygun olduğu için Türkiye’yi iyi yerlerde birçok uluslararası alanda görebileceğimiz bir parkur oldu” ifadelerini kullandı.
]]>BULGARİSTAN’ın başkenti Sofya’da 2022 yılında düzenlenen maratonda 2 saat 34 dakika koşup Kenyalı atletleri geride bırakarak şampiyon olan milli sporcu Tubay Erdal (29), sakatlanınca 2024 Olimpiyat kadrosundan çıkarıldı hem de sporu bırakmak zorunda kaldı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde antrenör olarak işe başlayan Tubay Erdal, “Ölümüne koştuğum Sofya maratonunda en iyi derecemi yaparak şampiyonluğu ve 2024 olimpiyatlarına kazanmayı hak ettim ama yarıştan sonra kasığımdaki sakatlık nüksetti ve sporu bırakmak zorunda kaldım. Artık kendim gibi başarılı sporcular yetiştireceğim” dedi.
Erzurum’un Karayazı ilçesinde yaşayan Feride- Celal Erdal çiftinin sekiz çocuğundan 7’ncisi olan Tubay Erdal, ailenin tek sporcu ve okuyan çocuğu. Tubay Erdal, 12 yaşında iken Karayazı ilçesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yaptığı bir sosyal projede beden eğitimi öğretmeni Salih Şen’in isteği üzerine katıldı. Spor ayakkabısı olmadığı için 300 öğrencinin katıldığı yarışta kara lastikleri ile koşan Erdal şampiyon oldu. Ailesinin başta spor yapmasına izin vermediği Tubay Erdal, art arda kazandığı şampiyonluklarla onların da desteğini aldı. Spor lisesini kazanarak Erzurum’a gelen ve yatılı okumaya başlayan Tubay Erdal, katıldığı yarışmalarda yine büyük başarı gösterince hem milli takıma girdi hem de birçok kulüp kendisini transfer etmek istedi. Erzurum İl Özel İdaresi, Beşiktaş, Bursa ve Kasımpaşa gibi birçok kulüp adına koşan Tubay Erdal, 2013 yılında Antalya’da dünya dağ kros seçmesinde birinci oldu. Polonya’da 43 ülkeden sporcunun katıldığı dünya gençler şampiyonasına üçüncü oldu. 2014’de Balkan krosta ikinci, 2015 Romanya’da Balkan krosta üçüncü, 2016 da Avrupa büyükler yarı maraton 21 kilometrede takım halinde Avrupa üçüncüsü oldu.
COVİD İLE MÜCADELE ETTİ
Katıldığı dağ koşularında da birçok başarı elde ettiğini belirten Tubay Erdal, “10 bin metre Avrupa şampiyonasında final koştum en iyi derecemi elde ettim. Finalde sonra ilk maratonum Prag maratonunda 2 saat 50 dakika sürede 42 kilometre koştum. Bu benim için ilk deneyimdi dana sonra Kenya’da 50 günlük bir milli takım kampından sonra Almanya Duesseldorf’ta 2 saat 39 dakika koştum sonra artık olimpiyatlara yavaş yavaş yaklaştım ve Covid’e yakalandım. Milli takım kampında kaldığımız otel odasında izole oldum o sırada İstanbul maratonuna hazırlanıyordum. Dışarı çıkamadığım için odada antrenman yaptım. Covid beni çok etkiledi ama pes etmedim. İyileştikten sonra katıldığım İstanbul maratonunda şampiyon oldum. Olimpiyat katılmak için çok puan topladım. Etiyopya’ya kampa gittim sonra Covid’den dolayı yarışlar hep iptal edildi. Benim sakatlığım başladı ve yurt dışı yarışım iptal oldu. Trabzon’da seçmede sonlara doğru bacağımı çeke çeke üçüncü oldum. Maratona 9 ay ara vermek zorunda kaldım ve 2020 olimpiyatlarına gidemedim. Sakatlıktan daha sonra düzeldim ilk Türkiye şampiyonasında birinci oldum. Trabzon’da sonra Sofya maratonuna hazırlandım 2022 yılında ve Sofya’da şampiyon oldum. Hava koşulları soğuk yağmurlu olduğu için Kenyalı atletleri geride bırakarak en iyi derecemi elde ettim. 2 saat 34 dakikada 2024 olimpik kadroya girdim. Yarıştan sonra kasığımda kronik sakatlık yaşadım ve sürekli başa sarıyordu. Psikolojik olarak çok zorlandım ve bırakmak zorunda kaldım” diye konuştu.
KIZ ÇOCUKLARINA ROL MODEL OLDU
16 yıllık spor geçmişinde birçok kız çocuğuna kırsal kesimden çıktığı için rol model olduğunu ifade eden Erdal, “Onlar da spora başladı ve birçok dünya Avrupa Balkan şampiyonu oldu. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde antrenör olarak göreve başladım. Burada atletizm ve yan branşım olan jimnastikte öğrenciler yetiştiriyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, Paris Olimpiyatları’nda mücadele edecek Tekvando Milli Takımı’nı Demirören Haber Ajansı’na değerlendirdi. Şahin, Paris Olimpiyatları için kota alan diğer ülkelerin sporcularının da çok güçlü olduğunu belirterek, “Aldığımız kota dünyadaki en iyi kota. Geçmişteki başarıların daha fazlasını tekrarlayacağımızı umut ediyorum. 2023 ve 2024’ü sporcularımız çok iyi geçirdi. Şöyle bir baktığımızda tekvando tarihinde, 1981 yılında kurulmuş olan Tekvando Federasyonumuz çok büyük başarılara imza atmış. Ama gelinen son noktada 2023’te takım halinde, 2023’ün haziran ayında ‘dünya şampiyonu’ olmuş; 3 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya alarak büyük bir başarı göstermiştik. Dünyanın takdirini kazanmış ve aynı sene içerisinde Avrupa şampiyonu olmuş, 2 ay önce yine Sırbistan’da takımımız tekrar takım halinde ‘Avrupa şampiyonu’ olarak başarısının tekrarını ve devamını sağlamıştı. Bu tablo bizi umutlandırıyor. Bu başarılar yaptığımız çalışmaların iyi neticeler vereceği noktasında hakikaten daha da ümide sevk ediyor. İnşallah bu bütün gelişmeler ile beraber iyi bir sonuç çıkar. Ülkemiz ve milletimiz sevinir. Her zaman da bu başarılara ihtiyacımız var” diye konuştu.
“6 OLİMPİYATTA DA MADALYA ALMIŞ BİR TAKIMIZ”
Tekvando Federasyonu olarak 2000 yılından bu yana Paris Olimpiyatları ile beraber 7’nci kez olimpiyatlara gitme başarısı gösterdiklerini kaydeden Şahin, “5 olimpiyatta ben bulundum sadece 1 tanesinde yoktum. Federasyonumuz 6 olimpiyatta da madalya alma başarısı göstermiş, altın madalya ile bu başarıyı taçlandırmış bir federasyon. Türkiye Tekvandoda; Sidney 2000’de bronz, Atina 2004’de gümüş, Pekin 2008’de birer gümüş ve bronz, Londra 2012’de birer altın ve gümüş, Rio 2016’da bronz, Tokyo 2020’de ise 2 bronz olmak üzere; 1 altın, 3 gümüş, 5 bronz, toplam 9 olimpiyat madalyası kazandı. Gelinen süreçte, Paris Olimpiyatları’na hazırlıklarımız devam ediyor. Olimpiyatlarda, Tekvando 8 kotayla ancak temsil edilebiliyor. Baktığımız zaman 4 erkek 4 kadın sporcunun temsil edilebildiği bu branşta, 5 kota ile dünyada en iyi kota alan ülkelerden birisiyiz. Paris Olimpiyatları’na 2020 Tokyo Olimpiyatları’ndan 1 farkla, 2 erkek 3 kadın sporcu ile katılıyoruz. Çok önemli bir hazırlık döneminden geçtik ve bu hazırlık döneminde 2020 Olimpiyatlarından sonra başlayan süreçte bu kotların elde edilmesi ile ilgili teknik heyetimiz ciddi çalışmalar yaptı. Gelinen noktada dünyanın en iyi, en fazla kota alan ülkelerinden biri olduk” ifadelerinde bulundu.
“PARALİMPİKTE DE İDDİALIYIZ”
Paris Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi 8 kotalı sporcu ile temsil edeceklerini belirten Şahin, “Tekvando Paralimpik’te, 2020’de 6 kota vardı. 6 kotanın tamamıyla katılmıştık ve dünyada en fazla katılım sağlayan ülke olmuştuk, kota bazında. Şimdi de kota sayısı 10’a çıktı. Biz 8 kota ile temsili kazandık, yine dünyada en fazla kota alan ülkeyiz. Paralimpik bölümü olimpiyatlardan sonra ağustosun sonunda yapılacak. Paralimpik’te de iddialıyız ve heyecanlıyız. Şu ana kadar gelinen noktadan gururluyuz. Her zaman madalya kazanan bir federasyon var. Burada da ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, ülkemize iyi neticeler kazandırmayı hedefliyoruz. Hazırlıklarımız devam ediyor. Paris çok yoğun ve kuvvetli bir şampiyona süreci geçirecek gördüğüm kadarıyla. Çünkü bizim dışımızdaki ülkeler de iddialı. Ama biz de iddialıyız. İnşallah burada ülkemizi sporcularımızla en iyi şekilde temsil edip, geçmişte olduğu gibi milletimizi sevindirme noktasında madalyalarla dönmeyi umut ediyoruz” dedi.
“GENÇ JENERASYON GELECEĞE UMUT VERİYOR”
Türkiye’nin son 20 yılda spor bazında büyük atılımlar yaptığını ifade eden Şahin konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Spor bakanlığımızın çalışmalarından çıkan sonuçlara bakıyorum. Eskiden 3-4 branşta ülkemizi temsil ederken bugün 18 branşa yakın bir branşta Paris’te ülkemizi temsil edeceğiz. Bu çok güzel bir gelişme. Türkiye artık bir spor ülkesi olma yolunda. Yapılan bütün tesisler olsun, altyapıya yönelik çalışmalar, bir takım bakanlığımızın uyguladığı projeler, sportif anlamda başarılı olan sporcularımızın hak noktasında hem eğitim, hem maddi, hem manevi bu tür projelerin uygulanması Türk sporundaki gelişmeyi açık bir şekilde gösteriyor. Tabii burada Sayın Cumhurbaşkanımızın da bir sporcu olması, geçmişte bu konularla ilgili bilgi ve deneyiminin çok fazla olması, bakanımız Osman Aşkın Bak’ın çok ilgili olmasını düşünürsek Türkiye’yi 1980’li yıllardan, 2000 yıllara kadar bir süreç var. 2002’den sonraki bir süreç var. Muazzam tesisler var ve yavaş yavaş içlerini dolduruyoruz. Gelinen noktada başta da söylediğim gibi branşların çoğalması, sporcuların kaliteli bir şekilde hazırlanması, federasyonlara imkanların verilmesinin Paris’te çok yüz güldürücü sonuçlar çıkaracağının kanaatindeyim.”
]]>Hacıosmanoğlu’nun konuşmasından satır başları;
Futbolun içinden geliyoruz. Daha önce de talep gelmişti bana. O zamanlar uzak durmak istiyordum ama şu an baktığınızda adil ve adaletli bir yönetime, iradeye ihtiyacı var Türk futbolunun. İrade eksikliği var Türk futbolunda. Baştaki bakanın iradesi çok önemli. Genel kurul üyeleri görevi bize verirse adil ve iradeli bir yönetim ortaya koyarak güzel günlere taşıyacağız Türk futbolunu.
“BİZ HAKEMLERE ÇIKIP MAÇLARINI ADALETLİ BİR ŞEKİLDE YÖNETMELERİNİ SÖYLEYECEĞİZ”
En büyük sorunun hakemler olduğunu söyleyen Hacıosmanoğlu, “Başkanın duruşu, iradesi çok önemli. Ona, buna, Ahmet’e, Mehmet’e, Hüseyin’e yarandığınızda kargaşa çıkıyor. Her hafta birine yaranabilirsiniz çünkü. Halbuki TFF statüsü ne diyor size; kurallar, kaideler belli. Adil ve eşit mesafede durarak herkese kuralları uygulamak. Başkan bu iradeyi ortaya koyarsa aşağıdaki tüm unsurlara bu duruş sirayet eder. Hakemler de bakıyor ki; başkan bir gün ona, bir gün buna yaranmaya çalışıyor. Onlar da ona uyuyor ve bu sorunlar ortaya çıkıyor. Böyle olunca sahada adalet olmuyor, kargaşa çıkıyor. En büyük sorun hakemler. Biz hakemlere çıkıp maçlarını adaletli bir şekilde yönetmelerini söyleyeceğiz. Buna rağmen size tepki gösteren bize gösteriyordur ve onlara da haddini bildirmek bize ait.
“BİZİM İÇİN VAZGEÇİLMEZ OLAN VATANDIR”
Amedspor’un kendisini desteklediğini ifade eden İbrahim Hacıosmanoğlu, “Evet, görüştüm. Biz Türkiye’nin takımıyız diyorlar. Bu vatan bizim, spor kardeşliktir diyorlar. Bizimle bu diyaloga girdiğiniz için çok mutluyuz ve bunu da ancak sizinle yaparız diyorlar. Bizim için vazgeçilmez olan vatandır. Vatanını seven, sporda kardeşliği isteyene neden ön yargılı olalım ki? Allah nasip eder de federasyon başkanı seçilirsem ilk maçımı da Diyarbakır’da izleyeceğim.
“BİZE KİMSE FENERBAHÇE DÜŞMANI DİYEMEZ”
Tüm kulüplere aynı gözle baktığını söyleyen Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Adayı İbrahim Hacıosmanoğlu, “Bize kimse Fenerbahçe düşmanı diyemez. Ben hep söyledim; Fenerbahçe taraftarı bu ülkenin en muhteşem, takımına en çok sahip çıkan, gelir sağlayan taraftarı. Daha önce de söyledim bunu. Fenerbahçe’nin ileri gelenleri benim dostum, arkadaşım. Ama yönetici bazında biz bir kurumu temsil ederken o kurumu temsil edenlerin de sözlerine dikkat etmesi gerekiyor. Saha içinde başarıyı isteyen, arzulayan herkes bizim adil ve adaletli tarzımızdan faydalanacak. Tüm kulüplere aynı gözle bakıyoruz” açıklamasında bulundu.
“BİZE SÜREKLİ TEHDİTLER GELİYORDU AMA DİKKATE ALMADIK”
Başkan seçilirse hakemlerin hakkının verileceğini, herkesin istediği ortamın sağlanacağını ifade eden İbrahim Hacıosmanoğlu, “Hakem kapaması olarak düşünmeyelim onu. FETÖ’nün kumpası vardı o dönem. Bize de sürekli tehditler geliyordu ama çok dikkate almadık. İyi transferler yapmıştık, iyi gidiyorduk. Bir Galatasaray maçında Denayer voleybolcu gibi blok yaptı, Cüneyt Çakır penaltımızı vermedi. Sonra Konya maçı, Antep maçı… Özellikle de Trabzon’da yapıyorlar, kaos çıksın diye. Hollanda’dan dava açıyorlar, Türkiye’den de değil. O konuyla ilgili. FETÖ’nün operasyonu. Bizim dönemimizdeyse hakemlerin hakkı verilecek, herkes bu hakemler şimdiye kadar neredeydi diyecek. O dönemlerden bu dönemlere geldik” diye konuştu.
“HERKESLE DOST OLACAĞIZ, HER MAÇA GİDECEĞİZ”
Türk futbolunun birliğe ihtiyacı olduğunu dile getiren Hacıosmanoğlu, “Şike gündemdeydi, konuşuluyordu. Bir genel kurulda ben bir konuşma yaptım. Trabzonspor’un Sivasspor’a şike ettiği konuşuluyordu. Ben de o zaman, Trabzonspor’un Sivasspor’a şike teklif etmesi Fenerbahçe’nin gelip Ofspor’a şike teklif etmesi gibi dedim ama sonra üzüldüm bunu dediğim için. Dostluğumuz var, Türk futbolunun birliğe ihtiyacı var. Daha dikkatli konuşacağım, orada ufak bir eksikliğim vardı benim. Önce gel bir kucaklaşalım dedim, sonra herkesi kucaklayacağız. Ben başkan, Mecnun Bey başkanvekili. Biz herkesle dost olacağız, her yerde maça gideceğiz.”
“BU İNSANLARI TERK EDİP GİTME DURUMUMUZ OLMAZ”
100’ün üzerinde kulübün kendisine imza verdiğini söyleyen İbrahim Hacıosmanoğlu, “Bizim doğuştan geri vites dişlilerimiz kırılmış. 100’ün üzerinde kulüp imza verdi bize. Devletin içinde, sivilde dostlarımız var önayak olan. Bu insanları terk edip gitme durumumuz olmaz. Bana ulaşan bir şey yok, ulaşma imkanı da yok. Bu ülkeyi yöneten sayın cumhurbaşkanımıza benim sonsuz saygım ve sevgim var”
]]>2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup beşinci maçında A Milli Kadın Futbol Takımı, konuk ettiği İsviçre’ye 2-0 mağlup oldu. Karşılaşma sonrası Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, basın toplantısında karşılaşmayı değerlendirdi. Mağlubiyetin ardından grupta 3. sıraya gerileyen Türkiye’nin teknik direktörü Necla Güngör Kıragası, “Herkese ilgisi ve desteği için teşekkür etmek istiyorum. Maça gayet iyi başladık, ilk 45 dakikada da iyi mücadele sergiledik. Direkten dönen top ve kaçan yüzde yüz gol pozisyonu dışında mücadele gayet kıyasıyaydı, eşitti. İkinci yarı rakibin fiziksel özellikleri, kaliteleri ortaya çıkmaya başladı ve topu tutamamaya başladık. Önümüzde Macaristan maçı var. Ona odaklanacağız. Bu takımı mutlaka play-off’ta göreceksiniz. Türkiye takımını Avrupa Şampiyonası Play-Off birinci grubunda mutlaka göreceksiniz. Öncelikle oyuncularımla çok gurur duyuyorum. Verdikleri mücadele hem kadın futbolunun gelişimi hem de milli takım adına sergiledikleri mücadele ve böylesi bir takıma karşı verdikleri başabaş mücadeleyi son derece önemli buluyorum. Başımızı öne eğmeden ikinci maça odaklanıp en iyisini o maçta vermeye çalışacağız. Play-off haberini de keyifli bir şekilde vereceğiz” diye konuştu.
“Eskiden çok ezilirdik. Bugün ezilmeden mücadele ettik”
Basın mensuplarının ikinci yarıya neden düşük motivasyonla başlandığını ve Macaristan karşısında nasıl bir Türkiye görüleceğini sorması üzerine ise Necla Güngör Kıragası, “Devre arasına çok yorgun girdik. Rakip İsviçre. Size olarak sürekli zorluyor. Omuz omuza her mücadeleye oyuncularımız çok yıpranmıştı. Yıpranmayı toparlamaları 15 dakikada çok mümkün görünmüyor. Oyuna yeni isimler katarak dengeye getirmeye çalışırken golü yedik. Sonra motivasyon anlamında da düştük. İster istemez fizik seviyesi olarak bizden çok üstünler. Biz 11 gündür kamptayız. Bu seviyeye ancak getirebildik. En iyi oyunumuzu ilk 45 dakika ortaya koyabiliyoruz. Rakibin oyuncularına baktığımız zaman; hepsi dünya starı, en iyi kulüplerde, en iyi koşullarda mücadele ediyorlar. İster istemez o fark ortaya çıkıyor. Zaten devre arasına yorgun giriyorsunuz. İkinci yarıya girdiğinizde de irade gücü düşüyor. Başta da İsviçre canlı başlayınca biraz gömülmeye de başladık. Golden sonra toparlayıp devam ettirmeye çalıştık ama fiziksel olarak düşüşe geçince irade gücünüz düşüyor. İrade gücü düşünce karar verme mekanizmanız doğru çalışmıyor. Zincirleme şekilde rakibe teslim oluyorsunuz. Oyuncularımız yine de teslim olmadan ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar. Geçmişte bu tarz rakiplerle oynadığımızda çok ciddi farklar yiyip ezildiğimiz dönemler oldu. Bugün ezilmeden mücadele etmeye çalıştılar. O yüzden bizim açımızdan olumlu gelişme” diye cevap verdi.
“Macaristan karşısına diri olarak çıkacağız”
Kıragası, İsviçre’nin FIFA sıralamasında 24, Macaristan 41, kendilerinin ise 61. sırada olduğunu vurgulayarak, “Macaristan’ın ilk maçında iyi bir taktikle karşı karşıya gelmiştik. İkinci yarıda bulduğumuz gollerle 2-1 yenmeyi başardık. Play-off’lara kalmak için 1 puan almamız da bize yeterli. İlk 3 takım gidecek. Şansımız çok yüksek. Herhangi bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Macaristan da size olarak bizden üstün. Ama oyun kalitesi bir İsviçre değil. O yüzden kendi oyun kalitemizi ortaya koyup, şu dakikadan itibaren oyuncularımızı iyice dinlendirip toparlanmalarını sağlayacak ve diri Türkiye ile Macaristan karşısına çıkacağız. O fark çok fazla görünmeyecek” sözlerini kaydetti. – KOCAELİ
]]>2024-2025 Sezonu’nda 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele edecek olan ve 17 Temmuz’da Elazığ’da 1.etap kamp çalışmalarına başlayacak olan Elazığspor’da yapılan çalışmalar düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Elazığspor Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında Basın Sözcüsü Hasan Uygur, Futbol Şube Sorumlusu Eyyüp Yıldırım ile Sportif Direktör Mehmet Deliorman transfer çalışmaları, sponsorluklar ve kombine bilet çalışmaları hakkında bilgiler verdi.
Uygur: “17 Temmuz’da hazırlıklar başlıyor”
Basın toplantısında ilk olarak konuşan Elazığspor Basın Sözcüsü Hasan Uygur, “Yeni sezon hazırlıklarına 17 Temmuz’da ilimizde başlayacağız. Yeni sezon öncesi teknik direktörümüz ile yapılan görüşme sonucunda kadroda kalması istenen oyuncularımız ile görüşmeler yaptık. Bu görüşmeler sonucunda Beykan, Mikail, Hasan ve Yağızcan ile anlaşma sağladık. Hocamızın takımda kalmasını istediği oyunculardan Çağrı Yağız, Mehmet Eksik, Metin kendilerine yaptığımız teklifleri kabul etmedi ve aramızdan ayrıldı. Kendilerine kulübümüze verdikleri hizmetten dolayı teşekkür ediyor yeni takımlarında başarılar diliyoruz” dedi.
“Transfer tahtasını kesinlikle açacağız”
Transfer tahtasının an itibariyle kapalı olduğunu dile getiren Uygur, “Kulübümüzün transfer tahtası kapalı. Biz tahtayı açmak için görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Burada şunu kesinlikle ifade edeyim tahtayı açacağız. Biz göreve geldiğimizde bu kulübün transfer yasağına neden olan 79 dosya vardı. Bugün sadece 4 dosya kaldı. Ancak aradan yeni dosyalar geliyor. Biz tüm bunlar için gerekli tedbirlerimizi almış ve gerekli görüşmelerimizi son aşamaya getirmiş bulunuyoruz. Transfer görüşmeleri yapılan 6-7 oyuncu var. Bu oyuncular ile anlaşma sağlandı. Kulüpleri ile sorunlar giderilmeye çalışılıyor. Yarışmacı ve hedefi olan bir takım oluşturacak ve yeni sezonda da Elazığspor’un başarısı için gerekli mücadeleyi vereceğiz” diye konuştu.
Yıldırım: “5-6 oyuncu ile anlaştık”
Elazığspor Futbol Şube Sorumlusu Eyyüp Yıldırım; “Biz bu kulübü hak ettiği yere getirmenin çabasındayız. 3 yıldır bu kulüpte görev yapıyoruz. Biz yönetim olarak hem bu kulübü ekonomik olarak korumak hem de takım olarak en iyi yere gelmeyi hedefliyoruz. Burada net olarak şunu söylemek istiyorum. Kimse karamsarlığı kapılmasın. Bizim gardımızı düşürmesin. Futbolcu çok, bizde diğer takımlar gibi yapıp yüksek maliyetler ile oyuncu almasını biliriz. Ancak bu kulübümüzü yeni sıkıntılara sokar. Biz bundan kaçıyoruz. Ancak bu kulübü hem futbolu ile başarıya taşıyacak hem de ekonomik olarak yönetim kurulumuzun belirlediği dengeleri bozmayacak oyuncuları transfer etmek için çalışıyoruz. 5-6 oyuncu ile anlaşmış bulunuyoruz. Bu oyuncuların kulüpleri ile olan problemlerini çözmek için bekliyoruz. 17 Temmuz’da ilk etap hazırlık kampımız ilimizde başlayacak. Bu kampa kadar 3-4 oyuncu ile sözleşme imzalamış olacağız. Yeni sezon için ikinci etap hazırlık kampımız 1 Ağustos’ta Erzurum’da başlayacak ve 15 gün sürecek. Elazığspor olarak bir transfer politikamız var ve bu politikaya bağlı kalarak çalışmalarımızı yönlendiriyoruz. Transferlerimiz zamanında yapılacak ve bu takımın başarısına katkı sağlayacak oyuncular olacaklar. Yeni sezon öncesi TFF’ye vereceğimiz 25 kişilik oyuncu listesinde 6 genç oyuncu da yer alacak” ifadelerini kullandı.
Deliorman: “Bilgi kirliliği çalışmaları etkiliyor”
Elazığspor Sportif Direktörü Mehmet Deliorman ise transfer çalışmalarında özellikle bilgi kirliğinin çalışmalarını etkilediğini belirterek, “Biz buradan özellikle bu konuda basınımızdan destek istiyoruz. Bilgi kirliği bizi zor durumda bırakıyor. Birliktelik sağlanması durumunda bizim çalışmalarımızda kolaylaşacak. Talip olduğumuz oyuncular gerçekten çok para istiyor. Bu konuda birliktelik sağladığımızda rakamlar düşecektir. Biz geçen yılda sezona başlarken transfer konusunda gecikme yaşamıştık. Ancak daha sonra kadromuzu kurduk ve sonucunda başarıya ulaştık. Bu sezonda bizi başarıya ulaştıracak oyuncuları kadromuza ilave edeceğiz. Teknik direktörümüz ile yaptığımız planlama kapsamında oyuncular ile görüşüyoruz. Hata yapmamak istiyoruz. Baktığınız zaman yeni sezon öncesi birkaç kulüp hariç her kulüpte sıkıntı var. Taraftarlarımıza şunu söylemek istiyorum. Olmasını istediğiniz kadro ile başarıya ulaşırsınız. Bizde şu anda bunu sağlamak adına sürekli hareket halindeyiz. Kulübümüzün bir dengesi var ve biz bu dengeye uyacak dengimizi har açıdan bozmayacak oyuncu grubunu oluşturuyoruz” şeklinde konuştu. – ELAZIĞ
]]>Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü (BBSK) Kadın Voleybol Takımı, yeni sezon için transfer çalışmalarına hızla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan 3 transferin ardından Manisa BBSK Kadın Voleybol Takımı, düzenlenen törenle 4 yeni oyuncuyu daha Yeşil-Beyazlı renklerine bağladı. Halil Onultmak Spor Tesisleri’nde düzenlenen imza töreninde Ayvalık Belediyespor’dan Neslihan Çengeltepe, Kapaklı Spor Kulübü’nden İlayda Alkan ve Cansu Ayyıldız ile Betaspor Kulübü’nden Hilal Köse Manisa BBSK ile sözleşme imzaladı. Törende imza atan oyuncular hedeflerinin 1. Lig olduğunu söyledi.
İşitme Engelliler Milli Takımı’nda oynayan, dünya ve olimpiyat şampiyonluğu yaşadığını dile getiren İlayda Alkan, “Orta oyuncu olarak kariyerime devam ediyorum. Öncesinde Kapaklı Spor Kulübü’nde oynuyordum, bunun yanında İşitme Engelliler Milli Takımı’nda da forma giyiyorum. Milli takımımızla birlikte dünya şampiyonluğu ve olimpiyat şampiyonluğu yaşadım. Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü’ne transfer olduğum için çok mutluyum. Hedefimiz 1. Lig, hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz” diye konuştu.
Neslihan Çengeltepe ise, yeni kulübünde önemli başarılara imza atacaklarına inandığını belirterek şunları söyledi; “Libero mevkiinde oynuyorum. Ayvalık Belediyespor’dan transfer oldum. Bu sene, inşallah Manisa için güzel işler yapmak istiyoruz. Güzel bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Sezon başladıktan sonra da üzerimize yüklenen sorumluluğunun hakkını vermek istiyoruz. Hedefimiz 1. Lig. Bunu sahada sergileyeceğimiz performansla göstereceğiz. Önümüzdeki sezonu başarılı bir şekilde geçirip, 1. Lig hedefini başarılı bir şekilde tamamlamak istiyoruz.”
Manisa BBSK kadrosuna katıldığı için mutluluk duyduğunu ifade eden Cansu Ayyıldız, “Smaçörüm. Geçen sezon Kapaklı Spor Kulübü’nde forma giyiyordum. Böyle bir kadroya dahil olduğum için mutluyum. İnşallah, Manisa BBSK’da sıkı bir şekilde çalışarak, 1. Lig hedefimizi başarıyla gerçekleştireceğiz” dedi.
Hilal Köse de Manisa’ya geri dönmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyerek, “Geçen sezon Betaspor Kulübü’nde yer aldım. Çok heyecanlıyım. Manisa BBSK ailesinde yer almaktan da mutluluk duyuyorum. Spor hayatıma da Manisa’nın Salihli ilçesinde başladım. Bir süre oradaki takımlarda forma giydim. Sonrasında, tekrardan yetiştiğim yere dönmek beni çok mutlu etti” dedi.
“Altyapı oyuncularını A Takıma entegre edeceğiz”
Manisa BBSK’nın Voleybol Şubesinden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kümüştekin, hedeflerinin 1. Lig olduğunun altını çizdi. Kümüştekin, “Transferlerimiz devam ediyor. Şu ana kadar 7 oyuncu ile sözleşme imzaladık. 3 oyuncu ile de anlaşmamızı tamamladık. Şu aşamada hemen hemen transferlerimizi tamamlamış durumdayız. Amacımız bu sene transferi erken bitirip, Ağustos ayının başında başlayan antrenman süreciyle beraber, Eylül ayının sonunda başlayacak olan 2. Lig müsabakalarına iyi bir takım kurmak. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek ve Manisa BBSK Başkanımız Emre Hasgör’ün de bize güvenleri var. Onlara teşekkür ediyoruz. Biz de destekleri dolayısıyla hem onları hem de Manisalıları mahcup etmemek için güzel bir takım kuruyoruz. Tarık Almış Spor Tesisleri’nde oynanacak olan müsabakalarda hem voleybol severler hem sporseverler, inşallah zevkli müsabakalar izlerler. Transferleri yaparken şunu düşündük, altyapıdaki oyuncularımızın yetişmesine referans olabilecek oyuncuları kadromuza kattık. Manisa geçmişine sahip olan oyuncuları kadromuza dahil etmeye çalıştık. Yeni gelen oyuncularımızda da Manisa’ya aidiyet duygusunun olmasını istedik. Bunu da başardık. Liglerin başlamasıyla beraber altyapıdaki oyuncularla A Takımımızdaki oyuncuları entegre ederek, önümüzdeki dönemlerde Manisa’mızın spor camiasına da önemli katkılarda bulunacağımızı düşünüyorum. Amacımız 1. Lig, 1. Lig’e çıkıp, orada kalıcı olmak istiyoruz” dedi.
Kümüştekin şöyle devam etti; “Manisa’yı voleybol şehri yapmak istiyoruz. Bunun için de güzel bir adım attık. Devamı da gelecek. Çok güzel bir sezon bizi bekliyor. Gerçekten imzalar atıldığında diğer illerden de bize telefonlar geliyor. Takımımızın çok iyi olduğunu ve oyuncuların bizim takımımızda oynamak istediğini belirtiyorlar. Tabii, bu bütçe ve kadro meselesi. Biz Caner Hocamıza ve ekibine çok güveniyoruz. Yeni aldığımız oyuncuların hepsine çok güveniyoruz. Çok güzel bir sezon olacak. Hayırlı olsun diyorum. İnşallah sakatlık veya herhangi bir olumsuzluk olmaz. Sonu mutlaka 1. Lig olacak.” – MANİSA
]]>31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimi’nde, seçmenlerin yüzde 56.39 oranında oyunu alarak göreve başlayan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ekibiyle, ilk günden itibaren gece gündüz demeden Ataşehir için var gücüyle mesai harcıyor.
Halkın katılımı ile 5 yıllık çalışma takvimi şekillendirildi
Halkın katılımını artırmak ve şeffaflığı sağlamak için devreye alınan ‘Ataşehir Senin’ programı ile beş yıllık çalışma planının temeli vatandaşlardan gelen talep ve isteklerle şekillenirken açılan yeni iletişim kanalları üzerinden vatandaşların beklenti ve önerilerine daha hızlı yanıt verilmesinin de önü açıldı. Çevre ve yeşil alanların korunması da yeni yönetimin öncelikleri arasında yer aldı. Park ve bahçelerde yapılan düzenlemelerle birlikte, çevre dostu uygulamaların sayısı artırılırken geri dönüşüm projeleri de desteklendi.
Ulaşım sorunlarına İETT ile ortak çözüm
Yeni dönemde öncelik verilen alanlardan biri de ulaşım oldu. Ataşehir’in trafik yoğunluğunu azaltmak ve toplu taşıma imkanlarını geliştirmek amacıyla yeni hatların açılması ve mevcut hatlarda iyileştirmeler yapılması amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen “İETT – İlçe Belediyeleri Buluşmaları” adlı projede çalışmalara başlandı. Ayrıca, bisiklet yolları ve yaya geçitleri konusunda da önemli adımların atılması için projeler hız kazandı.
Modern teknikler ve çevre dostu yöntemler
Yeni dönemde 100 gün boyunca hizmetlerde yapılan yenilikçi çalışmalar çeşitli alanlarda da gerçekleştirildi. Temizlik ve ilaçlama hizmetlerinde modern teknikler ve çevre dostu yöntemler kullanılarak şehrin temizliği ve hijyen standartları yükseltildi. Veteriner hizmetlerinde hayvan sağlığı ve refahı için yeni programlar ve tedavi yöntemleri geliştirildi.
Her alanda yenilikçi, kaliteli, hızlı hizmet
Kültür ve sanat alanında çeşitli etkinlikler düzenlenerek sanatsal ve kültürel yaşamın canlandırılması hedeflendi. Spor alanında ise geniş kapsamlı spor etkinlikleri ile toplumun spor yapma olanakları artırıldı. Afet işleri ve sosyal yardım konularında ise acil durum müdahale planları güncellendi ve toplumsal dayanışma projeleri hayata geçirildi. Kadın ve aile hizmetlerinde ise kadınların güçlenmesini destekleyici programlar ve aile içi ilişkilerin güçlendirilmesi için çalışmalar yapıldı.
Gençler ve çocuklar için ücretsiz eğitim ve etkinlikler
Geride bırakılan 100 günlük zaman zarfında iklim değişikliği ve sıfır atık konusunda ise çevre dostu politikalar ve geri dönüşüm programlarıyla şehrin sürdürülebilirliği ve çevresel etkinin azaltılması hedeflenirken bu alanlarda yapılan yenilikçi çalışmalar ile şehrin yaşam kalitesinin artırılması ve sürdürülebilir bir gelecek amaçladı. Eğitim ve kültür alanında da etkili çalışmalar gerçekleştirilirken, çocuklar ve yetişkinler için ücretsiz yeni eğitim projelerinin yanı sıra yaz tatilini doyasıya geçirecekleri çok sayıda etkinlik de hayata geçirildi. Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin desteklenmesi için çeşitli programlar düzenlenmeye devam etti.
Ataşehir’de 100 günde dikkat çeken rakamlar
Ataşehir Belediyesi yönetimi, Başkan Onursal Adıgüzel önderliğinde yeni dönemin ilk 100. Gününde hizmet raporlarında dikkat çekici rakamlara ulaştı. Katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla ‘Ataşehir Senin’ projesini hayata geçirildi. Proje kapsamında düzenlenen anketlere 5 bin 600 kişi katılırken, 120 bin adet soru yanıtlandı. 17 mahallede 7 halk toplantısı düzenlendi ve yaklaşık bin 500 vatandaşla yüz yüze görüşme gerçekleştirildi. Belediyeye bağlı sağlık kurumlarında 21 binin üzerinde hastaya ve psikolojik danışmanlık hizmetinin yanı sıra 65 yaş üstü, kronik rahatsızlığı olan, engelli ve kendi başına ihtiyaçlarını gideremeyecek durumda olan vatandaşlara Evde Sağlık ve Sosyal Destek Hizmeti verildi.
26 bin ton asfalt döküldü, 14 bin metrekare alan yeşillendirildi
Vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda ilaçlama timleri sokaklarda 25 bin km yol kat ederek adeta mekik dokudu. 2 bin 715 ilaçlama faaliyeti kapsamında 100 günde 18 bin km sokak ilaçlaması yapıldı ve yaklaşık 100 bin litre ilaç kullanıldı. “Her gün daha temiz bir kent” ilkesiyle, yaklaşık 7 bin ton katı atık toplanırken ilçe genelinde 100 gün içinde toplamda 26 bin ton asfalt dökümü gerçekleştirildi. Yeni yaya yolu ve köprü çalışmalarının yanı sıra 17 mahallede 11 bin 240 m2 parke kaldırım ve yol kaplaması yapıldı. Yenisahra Kurbağalı Dere 2. Etap çalışmaları devam ederken, Ekim ayında ise tamamlanması planlandı. “Parklarımızı güzelleştiriyor, yeşili koruyoruz” vizyonuyla ilçe genelinde 240 bin m alanda ot biçim hizmeti sağlanırken 14 bin m2’den fazla alanda yeşil alan yenilenmesi ve düzenlemesi yapıldı. Toplamda 11 park yenilendi. Ataşehir’de ayrıca ruhsatsız yapıların denetimleri de sürdürülerek, yasaya uygunluğu bulunmayanların yıkım işlemi gerçekleştirildi.
3 bin vatandaşa sosyal destek 15 bin kişiye ise eğitim desteği
Çocukların eğitimine de büyük destek sağladı. Bu kapsamda toplam dört gündüz bakımevinde 545 çocuğa eğitim verildi. Aşevi aracılığıyla günlük 385 haneye sıcak yemek yardımı yapılırken, toplam 17 mahallede de 3 bin vatandaşa sosyal destek sağlandı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü, Ataevi ve Meslek Edindirme Merkezlerinde 4 bin öğrenci ve kursiyere eğitim verildi. Ayrıca, 342 vatandaşa evde kuaförlük hizmeti ve 60 vatandaşa ise Kadın Girişimcilik Merkezi ile destek verdi. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, kültür merkezlerinde ise 10 bin 925 öğrenciye eğitim sağladı. Toplamda 115 binden fazla kişi kişi kültür merkezi etkinliklerine katıldı.
15 bin tona yakın atık toplandı
“Yeşil Ataşehir için çalışıyor, çevresel farkındalığı arttırıyoruz” ilkesiyle önemli çalışmalara da imza atıldı. Bu kapsamda ilçe genelinde toplam 2 bin 636 ton ambalaj atığı, 1243 kg atık pil, 62 ton bitkisel atık yağ, 3.075 kg e-atık, 4.125 kg atık motor yağı, 609 kg atık ilaç ve 2.926 kg kapak topladı. Ayrıca, 15. Ataşehir Çevre Festivali’ne 3 bin kişi katıldı ve 20 atölye çalışması gerçekleştirildi. İnovatif Çevre Eğitim Merkezi’nde 255 öğrenciye eğitim verilmesi sağladı. Sportif faaliyetler kapsamında sekiz parkta sabah sporlarına başlanırken, tüm branşlarda ise toplam 2 bin 853 kişiye eğitim verildi. Ayrıca EURO 2024 maçlarının parklarda izlenmesi için destek verilerken toplam 30 maça 27 bin 200 kişinin katılımı sağlandı.
150 afet toplanma alanı belirlendi
Afet İşleri Müdürlüğü, ilçede 150 afet toplanma alanı sağlayarak, 47 kişilik akreditasyon ekibi bulundurdu. Ayrıca 1 Arama Kurtarma Aracı, 1 4×4 Arama Kurtarma Öncü Aracı, 1 Köpekli Arama Kurtarma Aracı ile 2 Arama Kurtarma Köpeğiyle hazır afet ve acil durumlar için hazır bir ekip kurdu. – İSTANBUL
]]>Fransa’nın başkenti Paris’te 26 Temmuz-11 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na en çok sporcu (16) gönderen federasyon olan TAF’ın başkanı Fatih Çintimar, AA Spor Masası’na konuk oldu.
Şu ana kadar 16 milli atletin Paris 2024’e kota aldığını belirten Çintimar, erkeklerde Kayhan Özer, Berke Akçam, Yasmani Copello, Salih Korkmaz, Kaan Kigen Özbilen, Alperen Acet, Necati Er, Ersu Şaşma, Özkan Baltacı, Mazlum Demir; kadınlarda da Meryem Bekmez, Buse Savaşkan, Tuğba Danışmaz, Emel Dereli, Eda Tuğsuz ve Ayşe Tekdal’ın olimpiyatlarda madalya mücadelesi vereceğini söyledi.
Milli atletlerin yurt içi ve yurt dışındaki kamplarda olimpiyatlara hazırlandığını dile getiren Çintimar, şu ifadeleri kullandı:
“İnşallah sporcularımız olimpiyatta ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek. İnşallah olimpiyatlara madalya almaya gidiyoruz. Çünkü hedefimiz ve çalışmamız bunun için. Şu an çocuklarımız hazır. Form grafikleri, her şey ona göre planlandı. Bilimsel anlamda bir hazırlık yapıldı. Çocuklarımızdan olimpiyatta madalya bekliyoruz. İnşallah da Paris’te bunu gerçekleştireceğiz.”
Çintimar, bir önceki olimpiyata giden kafilenin yüzde 40’ının Türkiye doğumlu olmayan sporculardan oluştuğunu vurgulayarak, “Bu kafilemizde Türkiye doğumlu olmayan iki sporcumuz var. Sporcularımızın hepsi genç. Bu sporcularımız 2028’de de yarışacak, belki 2032’deki olimpiyata da katılacak. Bütün branşlarda Paris 2024, genç jenerasyonun olimpiyatı olacak. Genç jenerasyon, Paris 2024’te ülkemizin yüzünü güldürecek dereceler elde edecek. Buna canıgönülden inanıyorum.” diye konuştu.
“Paralimpik Oyunları’nda da 4 kotamız var”
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın ardından Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın düzenleneceğini anımsatan Çintimar, şunları kaydetti:
“Bizim şu anda Paralimpik Oyunları’nda da 4 kotamız var. Dört sporcumuz ülkemizi burada temsil edecek. Hem Hamide Doğangün hem de Muhammed Khalvandi’den madalya beklentimiz var. Rabia Cirit ve Abdullah Ilgaz’dan da final grubunda yarışmalarını bekliyoruz. Ayrıca bundan sonra da güçlü bir ekiple paralimpik sporcu sayımızı artırmayı hedefliyoruz. Madalya kazanacak sporcu sayımızda ilerleyen dönemde artışı göstermek istiyoruz.”
Fatih Çintimar, kendilerine her zaman destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, atletizm camiası ve diğer ilgilere teşekkür etti.
TAF’ın olimpiyat kadrosu
Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na katılacak milli atletlerin isimleri şu şekilde:
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları
Erkekler
100 metre: Kayhan Özer
400 metre engelli: Berke Akçam, Yasmani Copello
20 kilometre yürüyüş: Salih Korkmaz
Maraton: Kaan Kigen Özbilen
Yüksek atlama: Alperen Acet
Üç adım atlama: Necati Er
Sırıkla atlama: Ersu Şaşma
Çekiç atma: Özkan Baltacı
Kadınlar:
20 kilometre yürüyüş: Meryem Bekmez
Yüksek atlama: Buse Savaşkan
Üç adım atlama: Tuğba Danışmaz
Gülle atma: Emel Dereli
Cirit atma: Eda Tuğsuz
Karışık
Maraton yürüyüş takım: Ayşe Tekdal, Mazlum Demir
Paris 2024 Paralimpik Oyunları
100, 400 ve 800 metre (T53): Hamide Doğangün
Cirit atma (F57): Muhammed Khalvandi
Gülle atma (F40): Rabia Cirit
Yüksek atlama (T47): Abdullah Ilgaz
]]>İlk etap kamp çalışmalarını Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde gerçekleştiren başkent temsilcisinin teknik direktörü Recep Karatepe, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Son olarak Fenerbahçe’de İsmail Kartal’ın yardımcılığını üstlenen Karatepe, teknik direktörlük kariyerine Ankara’da, Gençlerbirliği’nde başladığı için mutlu olduğunu belirtti.
Yaklaşık 20 yıldır futbolun içinde yer aldığına işaret eden Karatepe, şöyle devam etti:
“İlk antrenörlük deneyime de Ankara’da, Şekerspor’da başlamıştım. Gençlerbirliği her zaman bizim gündemimizde, gözümüzün önünde olan bir takım. Çalıştığım kulüplerde de Gençlerbirliği ile birçok kez karşılaştım. Aynı zamanda takip ettiğimiz bir takım. Çünkü Ankara doğumluyum ve Ankara’yı çok iyi bilen bir antrenörüm. Benim için başlangıç aşamasında Gençlerbirliği’nin çok doğru bir yer olduğunu düşünüyorum. Hem benim kulübe katacaklarım hem de kulübün bana katacaklarının fazlasıyla çok olduğunu düşünüyorum. Bu birleşme umarım hem kulüp açısından hem de benim açımdan iyi olur.”
Daha önce teknik direktör Ersun Yanal’ın ekibinde de yer alan Karatepe, “Önemli olan doğru donanımla gelmek. Yaklaşık 15 yıllık yardımcı antrenörlük kariyerim var. Belki daha erken başlayabilirdim ama doğru zaman ve doğru yerin olması gerekiyor. Bu, az bir deneyim değil. Antrenörlük reflekslerinin gelişmesi zaman alıyor. Birçok konuda kendinizi geliştirmeniz lazım. Belki son dönemlerime doğru biraz daha teknik adam bakış açısına eğildim. Sadece ufak bir tanımın değişmesi olarak görüyorum. Çünkü antrenörlük de teknik direktörlük de bir karar verme noktası. Şimdi sadece son kararı verecek kişi olarak devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.
Karatepe, kamp çalışmalarının iyi geçtiğini belirterek, “Şu an için takımın enerjisi, gelen transferlerin uyumu, genç oyuncularımızın kulübe olan bağlılıklarıyla beraber iyi bir kamp dönemi geçiriyoruz. İkinci kamp etabını Bolu’da gerçekleştireceğiz. Orada hazırlık maçlarımızla beraber biraz daha takımımız şekillenecek. Gelecek transferlerle iyi bir takım oluşturacağız.” diye konuştu.
“Taraftarlar sahada nasıl bir Gençlerbirliği izleyecek?” sorusuna Karatepe, “Gençlerbirliği’nin geçmişteki başarılarını göz önüne alarak, Gençlerbirliği’nin ruhunu yansıtan dinamik, daha temaslı oynayan, mücadeleci, kazanmayı seven bir takım oluşturmak istiyorum. Kazansa da kaybetse de mücadeleyi bırakmayacak, çok önemli bir ruhu taşıyacak bir takım oluşturmaya çalışıyorum.” yanıtını verdi.
Karatepe, Gençlerbirliği’nin yeni sezondaki hedefine ilişkin ise “Gençlerbirliği uzun süre Süper Lig’de yer almış bir takım. Gençlerbirliği denildiği zaman halen Süper Lig’le anılacak bir takım. Tabii ki Süper Lig’de olmayı istiyoruz.” dedi.
Bütçeye uygun “nokta transfer”
Transferlerde maliyetin çok önemli olduğunun altını çizen Karatepe, kadro yapılanması sürecine ilişkin şunları kaydetti:
” Türkiye’deki çoğu kulübün durumu, bütçeleri, finansal durumları ortada. Onun için bazı şeylerde çok aceleci davranmamak lazım. Tabii ki iyi oyuncuların gelmesini, erken gelmesini isterim ama bu işin de bir planlaması, kulüp, yönetim yönü var. Bunu ortak şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar transferlerimizde nokta transfer yapmaya çalıştık. Hem takıma hem de kulübün bütçesine uygun bir şekilde transferi yönetmeye çalışıyoruz. Bundan sonraki aşamada da gönül ister ki oyuncuları erken alalım ama doğru olan kulübün bütçesine uygun bir transfer planlaması yapmak.”
Karatepe, geçen sezonun ikinci yarısındaki performansıyla adından söz ettiren genç golcü Melih Bostan’ın takımda kalıp kalmayacağıyla ilgili soru üzerine “Melih Bostan ile antrenörlük yaptığım dönemde Fenerbahçe’de çalıştım. Çıkışını biraz geç yakaladı ama doğru yerde yakaladı. Gençlerbirliği’nin o anlamda da onun için çok değerli olduğunu düşünüyorum. Fakat bazı prosedürler var. Bunlar yönetimi ilgilendiren durumlar. Şu anda bizimle değil ama ilerleyen dönemde ne olur biter onu bilemiyoruz. Alttan gelen genç oyuncularımız da var. Bu takımdan daha önce çıkan çok genç oyuncu var. Yenilerini çıkartmamız gerekiyor. Yeni Ardalar çıkartacağız. Gençlerbirliği demek altyapı demek. Gençlerbirliği demek üretmek, fabrika demek.” şeklinde konuştu.
]]>Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, “Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye Voleybol Kadın Milli Takımımızdan tüm spor kamuoyunun, ülkemizin, Avrupa’nın ve dünyanın beklentisi çok yüksek. Geçen yıl milli takımımız 22 maçın 22’sini kazanarak namağlup bir süreç yaşadı. Bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşımızı okutmak için ben, ekibim, takımım, taraftarlar ve kulübümüz kısacası tüm paydaşlar çalışma içerisinde” dedi.
26 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek olan 33’üncü Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılacak olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın hazırlık süreçlerini Demirören Haber Ajansı’na değerlendiren Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Tokyo Olimpiyatları’nın pandemi sürecine denk gelmesi sebebiyle seyircisiz geçtiğini hatırlatarak, Paris Olimpiyatları’nda tribünlerde yer alacak Türk taraftarlar sayesinde önemli bir avantaja sahip olduklarını ifade etti.
Üstündağ, “Olimpiyatın seyircili olması ve Avrupa’da düzenlenmesi futbol örneğinde olduğu gibi taraftar desteğini hep birlikte gördük. Biz geçen yıl Avrupa’da yaptığımız müsabakalarda gerek Almanya’da, gerekse Belçika’da taraftar desteği ile kendimizi evimizde gibi hissetmiştik. Biliyorsunuz ki bu sene olimpiyatların da 100’üncü yılı. Geçen sene de Cumhuriyetimizin 100’üncü yılıydı. Dolayısıyla bize hep 100’üncü yıllar nasip oldu. İnşallah bu Paris Olimpiyatları’nda kürsüde yerimizi alırız. Türkiye takım sporlarında, daha hiç kürsüde yer almadı. İnşallah kürsünün de en iyi yerinde yer alırız. Öncellikle grup etabını düşünüyoruz. Grupta; Türkiye, İtalya, Hollanda ve Dominik olmak üzere 4 takım var. Burada, ilk etapta ilk 2’de yer almak istiyoruz. İlk maçımız Hollanda ile başlayacak. Sonrasında Dominik ve grubun son maçında turnuvanın favorilerinden İtalya ile oynayacağız. İnşallah, hiçbir sakatlık yaşanmadan güzel bir süreç geçiririz. Mutlu sona ulaşan ülke biz oluruz. Bu doğrultuda çalışmalarımız devam ediyor, mutlu sona hep birlikte ulaşmak istiyoruz” diye konuştu.
“BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRMAK VE İSTİKLAL MARŞIMIZI OKUTTURMAK İÇİN TÜM PAYDAŞLAR ÇALIŞMA İÇERİSİNDE”
Geçen yıl Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın çıktığı 22 maçın 22’sini de kazandığını hatırlatan Üstündağ, “Paris Olimpiyatları’nda yarışacak olan Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı’ndan tüm spor kamuoyunun, ülkemizin, Avrupa’nın, dünyanın beklentisi yüksek. Tabii bunlar hep mutluluk verici, gurur verici. Diğer yandan da beklentilerin de yüksek olduğu bir durum söz konusu oldu. Bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşımızı okutturmak için ben, ekibim, takımım, taraftarlar kısacası tüm paydaşlar çalışma içerisinde. Buradan kota alan ve olimpiyatlarda ülkemizi temsil edecek bütün branşlara, bütün sporcularımıza canıgönülden başarılar diliyorum. Çünkü orada hep birlikte bu ülke için yarışacağız. Olimpiyatlar her branşta, sportif faaliyetler içinde olan herkesin hayal ettiği, herkesin arzuladığı olmak istediği bir turnuva. Dolayısıyla bu süreç içerisinde 18 branşta 102 kota alındı. Ben herkesin hedefinin kürsüde yer almak olduğunu, herkesin en iyi derece için mücadele edeceğini düşünüyorum. Bizim temsil ettiğimiz gerek takım sporlarında gerekse ferdi branşlarında hep birlikte bir bütün olacağız. Zafer yaşamak için, mutlu bir sona ulaşmak için herkese hep birlikte destek vereceğiz. Umut ediyorum ki Paris Olimpiyatları en çok madalyanın alınacağı bir turnuva olacak” ifadelerini kullandı.
“BİRBİRİNİ ARATMAYAN BİR JENERASYON GELİYOR”
Olimpiyatlarda takım olarak çok genç bir kadroya sahip olduklarını kaydeden Üstündağ, takımın en tecrübeli ve en deneyimli sporcusunun Kaptan Eda Erdem olduğunu ifade etti. Üstündağ, “Eda bu olimpiyata var gücüyle hazırlanıyor. Bu olimpiyatı birlikte yaşayacağız ancak olimpiyatlar 4 yılda bir oluyor. Bu uzun bir süre olabilir fakat Eda’da bu hırs, bu azim varken diğer olimpiyatta da yer alabilir. Çünkü o yaşta hala olimpiyatta olan oyuncular var. Baktığımızda bugün Sırbistan’ın pasörü Maja Ognjenovic yaş olarak Eda’dan da büyük ve yanılmıyorsam 3’üncü veya 4’üncü olimpiyatına gidiyor. Oyuncu havuzumuz geniş, kadromuz genç ve çok iyi. Birbirini aratmayan bir jenerasyon geliyor. Önce bu olimpiyatı düşünüyoruz, sonra 2028 Olimpiyatları” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]>
Niğde Valiliği ve Niğde Belediyesi’nin birlikte düzenleyeceği etkinlikler çerçevesinde, Aladağlar’daki 3 farklı zirveye tırmanış gerçekleştirilecek ve şehitler anısına zirvelere Türk bayrakları dikilecek. Milli Birlik Yürüyüşü ve Fener Alayının düzenleneceği etkinliklerde, valilik yerleşkesinde demokrasi nöbeti icra edilecek. Agah ve İbrahim Sadri sahnesinden sonra 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece camilerde sela okunacak. Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri 13 Temmuz’da ‘Milli Birlik Günü Kamp ve Zirve Tırmanışı’ programı ile başlayacak. 15 Temmuz Destanı Demokrasi ve Milli Birlik Günü Kamp ve Zirve Tırmanışı için 13 Temmuz’da Niğde Valiliği önümde toplanılacak. Tırmanışa katılacak olan sporcu ve teknik heyet 13 Temmuz’da 09.30’da Şehit Ömer Halisdemir Meydanı’nda yapılacak törene ve Niğde Şehitliğine yürüyüş programına katıldıktan sonra kamp alanına hareket edecek. Aynı gün Çamardı ilçesine bağlı Demirkazık köyünde fidan dikim etkinliği gerçekleştirilecek ve buradan Sokullu Pınarı Kamp alanına geçilecek ve 15 Temmuz yoklaması yapılacak. 14 Temmuz Pazar günü sabah 04.00’dezirve tırmanışının startı verilecek. Sırasıyla 3562 rakımlı Karasay Zirvesi, 3551 rakımlı Eznevit Zirvesi ve 3723 rakımlı Emler Zirvesine tırmanış gerçekleştirilecek. Her üç zirveye de şehitlerimizin anısına şanlı bayraklarımız dikilecek. Niğde Belediyesi; 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayasıyla Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) ile birlikte ‘Akdeniz Off-Road Kupası’ yarışları düzenleyecek. 13-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek yarışlara, çok sayıda Off-Road tutkunu ile birlikte ülke genelinden yaklaşık 40 pilot, 6 farklı etabı geçerek kupaya ulaşmaya çalışacak. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliği 15 Temmuz’da saat 10.00’da il protokolü, sivil toplum kuruluşları, şehit yakınları ve gazilerle birlikte Niğde Şehitliğinde şehit kabirleri ziyaret edilecek. Burada Kur’an-ı Kerim ve dualar okunacak. Saat 11.00’de Şadırvan Park’ta ’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ temalı fotoğraf sergisi açılacak. Öğle namazından önce Dışarı Camiinde Kur’an-ı Kerim tilaveti, mevlidi şerif, hatibi şeriflerin duaları yapılacak. Ardından şehit aileleri ve gaziler ziyaret edilecek.
Ömer Halisdemir kabri başında anılacak
Saat 18.00’de ise darbeci generali alnından vurarak darbe girişiminin seyrini değiştiren ve darbeciler tarafından şehit edilen Ömer Halisdemir’in Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesindeki kabri ziyaret edilerek, Kur’an-ı Kerim ve dua okunacak. Saat 20.15’te Derbent Kavşağı’ndan valilik yerleşkesine kadar ’15 Temmuz Milli Birlik Yürüyüşü ve Fener Alayı’ düzenlenecek. 20.45’te Valilik Yerleşkesi Otoparkında demokrasi nöbeti icra edilecek. Türk Tasavvuf Müziği’nin sevilen sesi Agah’ın konser vereceği valilik yerleşkesinde, ünlü şair ve sunucu İbrahim Sadri de şiirler okuyacak.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliği, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece yarısı 00.13’te camilerden selaların okunmasıyla son bulacak. – NİĞDE
]]>Mehmet Büyükekşi’nin karşısındaki en büyük aday olarak duran Servet Yardımcı, TFF başkan adaylığından çekildiğini duyurdu. Yardımcı, UEFA İcra Kurulu Üyeliği ve UEFA Avrupa Ulusal Federasyonlar Komitesi Başkanlığı görevlerinden de çekildiğini belirtti.
Yağız Sabuncuoğlu’nun haberine göre; UEFA, Servet Yardımcı’yı aradı ve TFF seçimlerinden çekilmesi ile istifa nedenini sordu. Yardımcı, 14 Temmuz’da Almanya’nın başkenti Berlin’e gidecek ve UEFA yetkililerine yaşanan süreci anlatacak.

SERVET YARDIMCI’NIN ADAYLIKTAN ÇEKİLMESİ
Servet Yardımcı, 18 Temmuz’da yapılacak olan TFF başkan adaylığından çekildiğini açıkladı.
Servet Yardımcı’nın açıklaması şu şekilde;
“TFF’nin 18 Temmuz 2024 tarihinde olağanüstü seçim kararı almasının ardından, Türk futbolunda ve UEFA yönetiminde elde ettiğim bilgi ve deneyimleri, futbolumuzda temiz, şeffaf ve kurumsal bir yapı kurulması için seferber etmek amacıyla başkanlığa aday olmaya karar verdim. UEFA’da yedi yılı aşkın zamandır devam eden görevim sırasında; 2019 Süper Kupa finalinin, Cumhuriyetimizin ve TFF’nin 100. yılını taçlandırmak adına 2023 Şampiyonlar Ligi finalinin, 2026 UEFA Avrupa Ligi finalinin, 2027 UEFA Konferans Ligi finalinin ülkemize kazandırılmasında, sayısız toplantı ve etkinliğin Türkiye’de gerçekleştirilmesinde, İtalya ile ortak düzenleyeceğimiz Euro 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ev sahipliğinin kazanılmasında, kulüplerimiz için Avrupa kupalarına katılma izinlerinin alınmasında, yüzlerce konu ve davada kritik rol oynadım.
En büyük hedefim ve hayalim, Türk futbolunda ve UEFA’da elde ettiğim birikimi ülkemize kazandırmak ve Türk Futbolu’nun hak ettiği marka değerini elde etmesini sağlamak olduğu halde; sahip olduğum karakter ve terbiye ile tamamen ters, yaptıklarımla ve tecrübelerimle asla örtüşmeyecek iftiralarla dolu kirli bir operasyona maruz kaldım. TFF başkanlığına adaylığımı açıklamamın ardından, malum kirli yapı tarafından mevcut sistemin devam edebilmesi adına başlatılan kumpas, Rizeli Yardımcı ailesinin ve benimle birlikte yola çıkan insanların geçmişiyle ve ahlâkıyla asla bağdaşmayacak şekilde, yalanlarla, iftiralarla, kumpaslarla, şahsımı, ailemi, onurumu, haysiyetimi, itibarımı, hedef almaktadır.

Sahip olduğum aile terbiyem, edebim, yetiştirilme şeklim, böyle kirli bir düzenin karşısında durmama, bana inanan, benimle birlikte yola çıkan insanların da kumpaslarla karşı karşıya kalmasına asla izin vermez. Türkiye’nin her kesimi tarafından değişmesi talep edilen bir futbol yapısının devam edebilmesi adına böyle bir operasyonla karşı karşıya kalmak, tüm futbol ailemiz adına büyük bir sorundur.
Halen, seçimi kazanabilmek için yeterli imza sayısı ve destek elimizde olmasına rağmen, TFF başkan adaylığımdan, yedi yıldır devam eden UEFA İcra Kurulu Üyeliği ve UEFA Avrupa Ulusal Federasyonlar Komitesi Başkanlığı görevlerimden çekildiğimi saygılarımla yüce milletimize arz ederim. Bugüne dek bana güvenen, destek olan, yanımda olan herkese teşekkür ediyor, başta kulüp başkanlarımız olmak üzere herkesin haklarını helal etmelerini rica ediyorum.”
TFF’DE SEÇİM NE ZAMAN?
Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Nisan ayında yapılan açıklamada 31 Temmuz tarihine kadar yapılması gereken TFF Olağan Genel Kurul toplantısının; Türkiye A Milli Futbol Takımının EURO 2024 Finallerine katılmaya hak kazanması ve turnuvanın başlangıç ve bitiş tarihi de göz önüne alınarak, 18 Temmuz 2024 tarihinde seçimli olarak yapılmasına karar verildiği açıklandı. TFF Başkanlık seçimi 18 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirilecek.
]]>Isparta’nın ev sahipliğinde 10-13 Temmuz tarihleri arasında Işıkkent Spor Salonunda düzenlenen Gençler Kulüpler Türkiye Halter Şampiyonası devam ediyor. Şampiyonanın ikinci gününde Ispartalı milli halterci Fatmagül Çevik +87 kiloda 108 kg kaldırarak Türkiye rekoru kırdı. 63 kulüp, 173 kadın, 186 erkek toplam 359 sporcunun katılımıyla düzenlenen şampiyonaya Vali Aydın Baruş da katılarak müsabakaları izledi, dereceye giren sporcu ve takımlara madalyalarını verdi.
Törende konuşan Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü Türkiye Halter Şampiyonası’nı Isparta’da gerçekleştirmenin gururunu yaşadığını belirterek, “Türkiye Halter Federasyonu faaliyet programında yer alan şampiyonayı burada gerçekleştirmek bizim için büyük bir mutluluk. Isparta her zaman halterle iç içe olmuş, haltere aşina bir ilimiz. Başarılı sporcular çıkartmış, az önce de izledik Ispartalı Fatmagül Çevik bir Türkiye rekoruyla şampiyonluğu süsledi. Her müsabakada yarışan gençlerimiz gelecekte rahmetli Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve Taner Sağır gibi abilerinin Nurcan Taylan gibi ablalarının başarılarını elde etmek için ter dökecekler. Ülkemizin geleceği olan bu gençlerimiz için devletimiz, Spor Bakanlığımız ve biz federasyon olarak üzerimize düşenin en iyisini gerçekleştirmeye çalıştığımızı belirtmek istiyorum” dedi.
“Buradaki sporcuların bu başarıları bizlerin göğsünü kapatıyor”
Şampiyonanın ödül töreninde konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ise Türkiye rekoru kıran Ispartalı Fatmagül Çevik’in başarısından gurur duyduğunu ifade ederek, “Türkiye Şampiyonası’nın Isparta’da yapılmış olması büyük bir onur kaynağıdır. Buradaki sporcuların bu başarıları bizlerin göğsünü kapatıyor. Isparta’dan çıkmış olan kızımız Fatmanur çok güzel sonuçlar alarak bizleri her yerde, layık olduğu şekilde temsil ediyor. Yıldızlarda almış olduğu Dünya birinciliği ve Avrupa birinciliği ile bayrağımızı göndere çektirmiştir Isparta olarak. Diğer sporcularımızda buradaki başarılarından sonra yurt dışındaki müsabakalarda bayrağımızı göndere çektirip İstiklal Marşı’mızı coşkuyla söyletecekleri inancındayım” şeklinde konuştu.
“Kızlar hepinizle gurur duyuyoruz”
Törende konuşma yapan Isparta Valisi Aydın Baruş ise “Türkiye’nin dört bir tarafından 32 ilden, 63 spor kulübünden gelen 173 bayan 186 erkek sporcumuz olmak üzere 359 sporcumuzu burada görmekten büyük bir mutluluk duyduğumuzu öncelikle ifade etmek istiyorum. Hepiniz güzel Isparta’mıza hoş geldiniz” dedi.
Müsabakalara katılan tüm sporcuları tebrik eden Vali Baruş “Yarışmak, rekabet etmek, akranları arasında ön plana çıkmak gençlerimize büyük güven veriyor, özgüvenlerinin gelişmesinde katkıda bulunuyor. Bu şampiyonların Isparta’da gerçekleştirilmesine çok önemli katkı sağlayan Türkiye Halter Federasyonu Başkanımız sayın Talat Ünlü’ye ve ekibine teşekkür ediyorum çünkü iyi sporcular yetiştiriyoruz. Fatmagül, Berra gibi bugün birincilik elde eden Ispartalı sporcularımız var, onlarla birlikte halter sporunu geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Özellikle kadınlarımızda bu sporun yayılması, onların cesaretle bu sporu yapması Türk gibi güçlü ifadesine bir anlam daha katıyor. Hepinizi tebrik ediyorum. Kızlar hepinizle gurur duyuyoruz” açıklamalarında bulundu. – ISPARTA
]]>Kocaeli’de oynanacak karşılaşma öncesi teknik direktör Necla Güngör Kıragası, “Yarın dünya sıralamasında 24. sırada olan çok kıymetli bir takımla, çok önemli maça çıkacağız. Bizim Avrupa Şampiyonası’ndaki yolumuzda ilerlemek, play-offta bir adım daha alabilmek için mutlaka puan ve puanlar almamız gereken bir maç. 11 gündür kamptayız. Çok ciddi şekilde bu maça hazırlandık. Yine her zaman olduğu gibi elimizden gelenin yüzde yüzünü sahaya vererek, en iyi performansımızı ortaya koyarak ülkemizi gururlandırmak istiyoruz” dedi.
2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup’ta mücadele eden Türkiye Kadın A Milli Futbol Takımı, 12 Temmuz Cuma günü (yarın) saat 20.30’da Kocaeli Yıldız Entegre Stadyumu’nda grubun beşinci maçında İsviçre’yi konuk edecek. Deplasmanda oynanan ve milli takımın 3-1’lik mağlup olduğu karşılaşmanın rövanşını kazanmak isteyen A Milli Takım, Kocaeli’de sürdürdükleri hazırlıkları tamamladı.
“Bu maçta öncekinden farklı bir oyun planıyla devam edeceğiz”
Bugün 2 takım da Yıldız Entegre Kocaeli Stadyumu’nda antrenmanlarını tamamladı. Antrenman öncesi 2 ülkenin milli takımı basın toplantısı düzenledi. İlk önce basın toplantısı yapan İsviçre Kadın A Milli Takım Teknik Direktörü Pia Sundhage, “Bu maçta öncekinden farklı bir oyun planıyla devam edeceğiz. Ama önemli olan, ilk maça bakarsanız, Macaristan’a karşı ilk 45 dakikada profesyonelliğin yeterince iyi olmadığı ve biraz yavaş bir oyunumuz vardı. İkinci yarının daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bunun üzerinde çalışacağız ve topun hareket ettirilmesinin faydasını göreceğiz. Topun hareketinin daha iyi olacağını göreceğiz. Çoğunlukla düşündüklerimi sahada göreceksiniz” ifadelerini kullandı.
“En iyi performansımızı ortaya koyarak ülkemizi gururlandırmak istiyoruz”
Antrenman öncesinde milli takım teknik direktörü Necla Güngör Kıragası basın toplantısı düzenledi. Türkiye’de milli takımlar düzeyinde görev yapan ilk kadın antrenör Necla Güngör Kıragası yarınki maç öncesinde basın mensupları aracılığıyla önemli mesajlar verdi. Teknik direktör Necla Güngör Kıragası, “Erkek A Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası’na göstermiş olduğu performanstan dolayı hem kutluyorum hem de ne kadar gurur duysak azdır diyorum. Onları yürekten takımım ve kendim adıma çok teşekkür ediyorum. Yarın dünya sıralamasında 24. sırada olan çok kıymetli bir takımla, çok önemli maça çıkacağız. Bizim Avrupa Şampiyonası’ndaki yolumuzda ilerlemek, play-offta bir adım daha alabilmek için mutlaka puan ve puanlar almamız gereken bir maç. 11 gündür kamptayız. Çok ciddi şekilde bu maça hazırlandık. Yine her zaman olduğu gibi ülkemiz için elimizden gelenin yüzde yüzünü sahaya vererek en iyi performansımızı ortaya koyarak yine ülkemizi gururlandırmak istiyoruz. Umarım taraftarlarımız da bizlerin yanınızda olarak destek olurlar. Çok kıymetli bir ülkeyle, çok kıymetli kadın futboluna yatırım yapan bir ülkenin karşısında kendi futbolumuzu, kendi oyunumuzu sergilemeye çalışacağız. Bu oyunu da bizimle beraber paylaşırlarsa gelen seyircilerimize şimdiden teşekkürlerimizi iletiyoruz” diye konuştu.
“Seyircisiz bir kişi eksiğiz”
Daha önce Kocaeli’de çok fazla bulunduğunu söyleyen Kıragası, “Onun en büyük nedeni de Hasan Hocanın önderliğini yürüttüğü Kocaeli kadın takımı var. Şu anda onun kadrosunda bulunan ama şu anda milli takımda antrenör olan Hilal Başkol burada var. Onun yetiştirdiği oyuncularla beraber Kadın A Milli Takımı olarak yarın maça çıkacağız. O yüzden Kocaeli’ye hiç yabancı değiliz. Çok gurur duyduğumuz, çok desteklediğimiz kadın futbolunu, kadın milli takımlarını çok destekleyen bir şehir burası. O yüzden de tabii ki seyircimizin yanımızda olmasını istiyoruz. Çünkü biz seyirciyle beraber o tempolu oyunumuzu daha da fazla sürdürebiliyoruz. Daha fazla kızlar moral ve motivasyon anlamında kendilerini yüksek tutabiliyorlar. Tabii ki seyircisiz bir kişi eksiğiz. Umarım onlar yarın bu stadyumu doldurur, bizi de sonsuz şekilde desteklerler” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasının ardından Kadın A Milli Takım antrenman gerçekleştirdi.
Maç ücretsiz olarak izlenecek
Kadın A milli takımın Kocaeli’de İsviçre ile oynayacağı müsabakayı futbolseverler ücretsiz olarak izleyebilecek. Gruptaki diğer karşılaşma ise saat 20.00’de Azerbaycan ile Macaristan arasında oynanacak. Milli takım 16 Temmuz’da ise grubun son maçında deplasmanda Macaristan’a konuk olacak. 13 Temmuz tarihinde Budapeşte’ye gidecek olan Ay-Yıldızlılar, 16 Temmuz tarihinde Macaristan ile karşılaşacak ve grup maçlarını tamamlayacak.
Milli Takım kazanırsa zirvede puanlar eşitlenecek
İsviçre’nin 4 maçta elde ettiği 3 galibiyet ve 1 mağlubiyetiyle 9 puanı bulunan İsviçre grupta liderlik koltuğunda oturuyor. Türkiye ise 2 galibiyet ve 2 mağlubiyetle 6 puanla 2. sırada bulunuyor. Milli Takım’ın İsviçre’yi yenmesi halinde puanlar eşitlenecek ve zirve yarışı son maçlara taşınacak. Averajla 3’üncü sırada bulunan Macaristan ve Azerbaycan’ın ise 4’er puanı bulunuyor.
A milli takım kamp kadrosu şu isimlerden oluşuyor:
Kaleciler: Selda Akgöz (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget GSK), Gamze Nur Yaman (Galatasaray A.Ş.), Göknur Güleryüz (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı)
Defans: Sejde Aylin Abrahammson (Club Brugge), Gülbin Hız, İlayda Cansu Kara, İlayda Civelek (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı), Ümran Özev (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget GSK), Didem Karagenç, Kezban Tağ (Beşiktaş JK United Payment Kadın Futbol Takımı), Dilara Deli (Sporting Charleroi)
Orta Saha: Ebru Topçu, Eda Karataş (Galatasaray A.Ş.), Halle Houssein Şensizoğlu (West Ham United), Derya Arhan (Beylerbeyi Spor Kulübü), Meryem Cennet Çal, Busem Şeker, Ece Türkoğlu (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı), Miray Cin (Msv Duisburg), Birgül Sadıkoğlu (Ud Tenerife), Elif Keskin (Beşiktaş JK United Payment Kadın Futbol Takımı)
Forvet: Arzu Karabulut (Galatasaray A.Ş.), Kader Hançar (Fatih Vatan Spor) – KOCAELİ
]]>Filmin yarattığı beklenti ve heyecan, Formula 1’in (F1) dünya çapında ne kadar gözde bir yarış sporu haline geldiğini gösteriyor.
Dünya genelinde her yıl yüz milyonlarca kişi altı kıtada yapılan Grand Prix yarışlarını izliyor.
F1 dünyanın en hızlı motor sporu ve şampiyon sürücüleri küresel düzeyde bir şöhrete sahip.
Formula 1 nasıl en hızlı motor sporu oldu?
1950’de ilk F1 Grand Prix’sinin İngiltere’deki Silverstone pistinde gerçekleşmesinden bu yana en hızlı motor sporu unvanını aldı.
F1 otomobillerinin hız rekoru saatte 378 kilometre. F1’in en yakın rakibi ise ABD’deki IndyCar serisi. IndyCar’ların ulaştığı hız rekoruysa saatte 380 kilometreyle F1’in çok az üzerinde.
Ancak F1 araçları virajları IndyCar’lardan daha hızlı dönüyor ve böylece turların bütününde daha hızlı gidiyorlar.
1950’li yıllarda F1 otomobilleri saatte 300 kilometrelik maksimum hıza ulaştı. 1950’lerin en hızlı aracı 1959’da dünya şampiyonluğunu kazanan Avustralyalı pilot Jack Brabham’ın kullandığı Cooper T51 oldu.
Cooper T51 motoru arkada olan ilk F1 otomobiliydi. Sonraki iki yıl içinde diğer tüm F1 aracı üreticileri bu yöntemi tercih etti.
1966’da motor büyüklükleri ikiye katlanıp, 220 beygirden 400 beygirin üzerine çıkınca, hızlar da arttı. 1968’de Lotus devrim niteliğinde bir araç tasarımı yaptı. Ön ve arka kanatlı araçlar saatte 320 kilometreyi aşan hızlara ulaştı.
Bu özellikler “yere basma gücünü” artırdı, yani hava aracın alt kısmına itiliyordu. Böylece araçlar yere daha iyi tutunabiliyor ve virajları daha yüksek hızlarda güvenli bir şekilde dönebiliyordu.
Ön ve arka kanatlar güvenlik için tüm araçlarda standart bir uygulama haline geldi.
1970’lerde motor hacimleri 1000 beygirin üzerine çıktı; araçların yere daha iyi tutunabilmeleri ve virajları daha iyi dönebilmeleri için etek kanatlar geliştirildi.
1978’de Mario Andretti’nin Lotus 78’i saatte 320 kilometre hızı aştı. Buradan sonra turlardaki hızlar da önemli ölçüde yükseldi.
Bir F1 otomobili Braham BT46B, 1978’de sahneye yere daha iyi tutunabilmesi için geliştirilen bir fanla çıktı. Aracın pilotu Niki Lauda İsveç Grand Prix’sini büyük bir farkla kazandı. Ancak tasarım hemen ardından yasaklandı.
Formula 1’de yarışmanın maliyeti ne?
Dana hızlı ve daha aerodinamik araçlar geliştirme baskısı F1’i turnuvada yarışan takımlar için çok pahalı bir iş haline getiriyor.
2018’de Mercedes’in araç tasarımı, pilotların ve takımların ücretleriyle dünya çapındaki yarışlara seyahat için bir yılda 411 milyon dolar harcadığı bildirilmişti.
F1’in patronları, yıllık harcamalara kısıtlama koydu. 2024’teki harcama tavanı 135 milyon dolar olarak belirlendi.
Formula 1 dünyaya nasıl yayıldı?
F1 Fransa Otomobil Kulübü’nün organize ettiği yarışlardan doğdu. “Grand Prix” adı verilen bu yarışların ilki 1906’da yapıldı.
F1 organizasyonu 1946’da oluşturuldu “Formula” yarış kurallarının bütününe verilen ad. “Bir” ise en güçlü yarış araçları kategorisini temsil ediyor.
1953’e dek tüm F1 yarışları Avrupa’da yapıldı. Kıta dışındaki ilk yarış Arjantin’deydi. Afrika’daki ilk yarışsa 1958’de Fas’ta yapılan Grand Prix oldu.
1976’da Japonya’daki Grand Prix ile Asya’ya yayıldı. Okyanusya’daki ilk yarış ise 1985’de Avustralya’da yapıldı.
F1’in başlangıcından bu yana Grand Prix yarışları altı kıtadaki toplam 75 pistte gerçekleştirildi.
Türkiye’deki ilk yarışsa İstanbul Park pistinde 2005’te yapıldı. Pist 2005-2011 arasında ve 2020 ve 2021 sezonlarında yarış takviminde yer aldı.
Son yıllarda, uluslararası prestijlerini artırmak ve turizm cazibesinden faydalanmak isteyen Orta Doğu ülkeleri de Grand Prix’lere ev sahipliği yapmak için yarış pistleri inşa ettiler.
Bahyreyn, Katar, Suudi Arabistan’ın Cidde kenti, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Abu Dabi ve Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de F1 pistleri yer alıyor.
Mexico City, Brezilya’daki Interlagos ve Çin’deki Şangay kenti, Singapur da F1 yarışlarına ev sahipliği yaptı.
ABD’de de, Las Vegas, Miami ve Austin’deki pistlerde F1 yarışları yapılıyor.
Rusya’nın Soçi kentinde de F1 Grand Prix’leri gerçekleşti. Ancak Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesi üzerine buradaki organizasyon F1 tarafından iptal edildi.
F1 dünyanın en büyük motor sporu mu?
F1 her yıl 3,4 milyar dolarlık gelir elde ediyor. ABD’deki yarış organizasyonu NASCAR (F1’in en yakın ticari rakibi) ise gelecek yıllarda 1,8 milyar dolarlık gelir elde edilmesinin planlandığını söylüyor.
Neredeyse tamamen ABD’li yarışseverlere hitap eden NASCAR ve IndyCar’ın tersine, F1’in dünya genelinde tutkunları var. 2021’de 1,55 milyar kişinin F1 yarışlarını televizyonlardan izledikleri belirtilmişti. NASCAR’ın ise 2022’de 114 milyon kişilik televizyon izleyicisi vardı.
Ayrıca, yüzbinlerce kişi F1 yarışlarını canlı izliyor.
NASCAR’ın en gözde yarışı Daytona 500’ü 150 ila 175 bin kişi canlı izlerken, 2023’teki Britanya Grand Prix’sini 480 bin kişi izledi.
F1’in sahibi Liberty Media, ABD pazarına da girmeye çalışıyor.
2024’te F1’in 24 yarışlık takvimindeki üç yarış ABD’de yapılacak ve Hollywood filmiyle işbirliği yapılması da bunun bir göstergesi.
Formula 1’in en büyük yıldızları kimler?
F1 dünya şampiyonluğunu en çok kazanan iki yarışçı, Alman Michael Schumacher ve İngiliz Lewis Hamilton oldu; Schumacher 1994 ile 2004 arasında, Hamilton ise 2008 ile 2020 arasında yedişer şampiyonluk kazandı.
Dubai, zaferlerinden dolayı Michael Schumacher’i kıyısı açıklarında üzerinde lüks bir evin bulunduğu yapay bir adayla ödüllendirdi.
Lewis Hamilton, şirketi Dawn Apollo aracılığıyla “Formula 1” filminin ortak yapımcılığını üstleniyor.
F1 tarihi trajedilere de sahne oldu. Grand Prix ve sıralama turlarında 32 pilot hayatını kaybetti.
1994’te üç kez dünya şampiyonluğunu alan Ayrton Senna’nın Sao Paolo Grand Prix’sinde lider götürdüğü yarışmada yaşanan kazada ölmesi motor sporları dünyasını şoke etmişti.
Son olarak da Fransız pilot Jules Bianchi 2014 Japonya Grand Prix’sinde 25 yaşında hayatını kaybetmişti.
]]>ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ
Servet Yardımcı açıklamasında, “Halen, seçimi kazanabilmek için yeterli imza sayısı ve destek elimizde olmasına rağmen, TFF başkan adaylığımdan, yedi yıldır devam eden UEFA İcra Kurulu Üyeliği ve UEFA Avrupa Ulusal Federasyonlar Komitesi Başkanlığı görevlerimden çekildiğimi saygılarımla yüce milletimize arz ederim.” ifadelerini kullandı. TFF seçimi için daha önce başkan adaylığını açıklayan İsmail Uyanık da adaylıktan çekilme kararı almıştı.
Servet Yardımcı’nın açıklaması şu şekilde;
“TFF’nin 18 Temmuz 2024 tarihinde olağanüstü seçim kararı almasının ardından, Türk futbolunda ve UEFA yönetiminde elde ettiğim bilgi ve deneyimleri, futbolumuzda temiz, şeffaf ve kurumsal bir yapı kurulması için seferber etmek amacıyla başkanlığa aday olmaya karar verdim.
UEFA’da yedi yılı aşkın zamandır devam eden görevim sırasında; 2019 Süper Kupa finalinin, Cumhuriyetimizin ve TFF’nin 100. yılını taçlandırmak adına 2023 Şampiyonlar Ligi finalinin, 2026 UEFA Avrupa Ligi finalinin, 2027 UEFA Konferans Ligi finalinin ülkemize kazandırılmasında, sayısız toplantı ve etkinliğin Türkiye’de gerçekleştirilmesinde, İtalya ile ortak düzenleyeceğimiz Euro 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ev sahipliğinin kazanılmasında, kulüplerimiz için Avrupa kupalarına katılma izinlerinin alınmasında, yüzlerce konu ve davada kritik rol oynadım.
En büyük hedefim ve hayalim, Türk futbolunda ve UEFA’da elde ettiğim birikimi ülkemize kazandırmak ve Türk Futbolu’nun hak ettiği marka değerini elde etmesini sağlamak olduğu halde; sahip olduğum karakter ve terbiye ile tamamen ters, yaptıklarımla ve tecrübelerimle asla örtüşmeyecek iftiralarla dolu kirli bir operasyona maruz kaldım.
TFF başkanlığına adaylığımı açıklamamın ardından, malum kirli yapı tarafından mevcut sistemin devam edebilmesi adına başlatılan kumpas, Rizeli Yardımcı ailesinin ve benimle birlikte yola çıkan insanların geçmişiyle ve ahlâkıyla asla bağdaşmayacak şekilde, yalanlarla, iftiralarla, kumpaslarla, şahsımı, ailemi, onurumu, haysiyetimi, itibarımı, hedef almaktadır.
Sahip olduğum aile terbiyem, edebim, yetiştirilme şeklim, böyle kirli bir düzenin karşısında durmama, bana inanan, benimle birlikte yola çıkan insanların da kumpaslarla karşı karşıya kalmasına asla izin vermez.
Türkiye’nin her kesimi tarafından değişmesi talep edilen bir futbol yapısının devam edebilmesi adına böyle bir operasyonla karşı karşıya kalmak, tüm futbol ailemiz adına büyük bir sorundur.
Halen, seçimi kazanabilmek için yeterli imza sayısı ve destek elimizde olmasına rağmen, TFF başkan adaylığımdan, yedi yıldır devam eden UEFA İcra Kurulu Üyeliği ve UEFA Avrupa Ulusal Federasyonlar Komitesi Başkanlığı görevlerimden çekildiğimi saygılarımla yüce milletimize arz ederim.
Bugüne dek bana güvenen, destek olan, yanımda olan herkese teşekkür ediyor, başta kulüp başkanlarımız olmak üzere herkesin haklarını helal etmelerini rica ediyorum.”
SEÇİM NE ZAMAN?
Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Nisan ayında yapılan açıklamada 31 Temmuz tarihine kadar yapılması gereken TFF Olağan Genel Kurul toplantısının; Türkiye A Milli Futbol Takımının EURO 2024 Finallerine katılmaya hak kazanması ve turnuvanın başlangıç ve bitiş tarihi de göz önüne alınarak, 18 Temmuz 2024 tarihinde seçimli olarak yapılmasına karar verildiği açıklandı. TFF Başkanlık seçimi 18 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirilecek.
]]>Beşiktaş, yeni sezon hazırlıklarına Slovenya’nın Moribor kentinde yaptığı kampla devam ediyor. Siyah-beyazlı ekibin Portekizli yeni transferi Rafa Silva, Slovenya kampında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Beşiktaş’a transferi için duyduğu mutluluğu dile getiren Rafa Silva, “Beşiktaş gibi büyük bir takımda olduğum için çok mutuyum. Adaptasyonum çok kısa oldu. Çünkü buradaki herkes beni çok iyi karşıladı. O yüzden gayet mutluyum” diye konuştu.
“İNANILMAZ BİR MAÇTI”
2016-17 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde 3-0’dan 3-3’e gelen Beşiktaş – Benfica karşılaşmasıyla ilgili düşünceleri sorulan Silva, “İnanılmaz bir maçtı. 3-0’dan 3-3’e dönen bir maçı görmek çok nadir bir olaydır. Unutulmaz bir maçtı. O zaman Benfica’nın oyuncusuydum ve benim için kötüydü. Unutamayacağız, harika bir atmosfer vardı o karşılaşmada” şeklinde konuştu.
“HIZLI VE KOLAY OLDU”
Beşiktaş’a transferinin hızlı olduğunu ifade eden tecrübeli futbolcu, “Aslında çok hızlı ve kolay oldu. İki taraf için de çok makul ve başarılı bir transfer operasyonuydu. Çok kısa sürede tamamlandı. Benim zaten kariyerime Avrupa’da devam etmek gibi bir düşüncem vardı. Beşiktaş’ı da zaten biliyordum. Beşiktaş benim düşüncemdeki her şeyi karşılayan bir takımdı. O yüzden buraya geldim” ifadelerini kullandı.
“EN İYİSİNİ YAPIP, ONUN GİBİ BİR ETKİ BIRAKMAK, BAŞARILAR ELDE ETMEK İÇİN SAVAŞACAĞIM”
Siyah-beyazlı ekibin Portekizli eski oyuncu Quaresma’yı iyi tanıdığını burada onun gibi iz bırakmak istediğini dile getiren Rafa Silva, “Quaresma ile konuşmadım ama onu iyi tanıyorum, harika bir oyuncu. Portekizli bir oyuncunun Portekiz’de bu şekilde başarı sağlayıp, anılması bir Portekiz vatandaşı olarak benim için gurur verici bir durum. Kendisi burada çok iyi işler yaptı. Yabancı oyuncuların Türkiye’de efsane olabileceklerini, hatırlanacakların gösteriyor. Bizim yollarımız aynı olmayacak Quaresma ile. Farklı bir oyuncuyum ben, o da farklı bir oyuncu. Ben de en iyisini yapıp, onun gibi bir etki bırakmak, başarılar elde etmek için savaşacağım.
Benim kişisel hedeflerimi başarabileceğimden bir şüphem yok. O konudan şüphe duymuyorum. Şu andaki tek derdim, amacım Beşiktaş’ın başarılı olup, kupalar kazanması. Bireysel olarak değil, takım olarak başarılı olmak. Ben Beşiktaş’ın kupalar kazanması, beraber oynaması için elimden geleni yapacağımı biliyorum. Benim şu andaki odak noktam takımın parçası olup, takımla başarılı olmak. Bireysel rakamlar kendiliğinden gelir.
“MERKEZDE KENDİMİ DAHA RAHAT HİSSEDİYORUM”
Kendisini 10 numara bölgesinde daha rahat hissettiğini ancak görev verilen her yerde görev yapabileceğini söyleyen Silva, “Kariyerimde 3 farklı pozisyonda oynadım. Ama herkesin bildiği bir şey var. Ben ortada, merkez oynamayı daha çok tercih ediyorum. Kendimi daha rahat hissediyorum. Fakat tekrar söylüyorum, herhangi bir pozisyonda oynamakta bir sıkıntım yok. Takım ne isterse, nerede oynamam gerekirse orada oynarım.
“HOCAMIZIN İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Teknik direktör Giovanni van Bronckhorst’un isteklerini yerine getirmek için çalıştıklarına değinen tecrübeli 10 numara, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hocamızın fikirlerini yansıtma aşaması, adapte etme aşamasındayız. Hocamızın isteklerini yerine getirmek için çalışıyoruz. Kimin hangi pozisyonda olacağından ziyade, hocamızın nasıl güçlü nasıl iyi oynayan bir takım hedefinde olduğuna dair ona göre oynayacağız.”
“ADAPTASYONUM ÇOK KOLAY OLDU”
Adaptasyon sürecinin çok kolay olduğunu ifade eden Rafa Silva, şöyle konuştu:
“Kolay oldu. İlk kez yurt dışında oynuyorum, ilk kez başka bir ülkeye çıktım. Adaptasyonum çok kolay oldu. Buradaki herkes bana çok iyi davranıyor. Benfica’yı asla unutmayacağım. Benfica benim için önemli bir kulüp. Kariyerimde önemli bir yere sahip olan, çok sevgi duyduğum bir kulüp. O da hep hayatımda kalacak ama asıl hedefim şu an burada yapacaklarım.
“MİLLİ TAKIMDA OYNAMAMAM BENİMLE ALAKALI BİR DURUM”
Portekiz Milli Takımı’nda görev almamasıyla ilgili gelen soru üzerine yıldız futbolcu şu ifadeleri kullandı:
“Milli takımla ilgili 2-3 yıldır olan bir süreç. Milli takımda oynamamam biraz da kararı bana bağlı, benimle alakalı bir durum. Şampiyona ile ilgili de şunu söyleyebilirim. Maçları çok fazla takip etmedim. Maçlarla ilgili yorum yapamam.”
“REKABETÇİ VE ZOR BİR LİG OLDUĞUNU BİLİYORUM”
Süper Lig’in zor ve rekabetçi bir lig olduğunu ifade eden Rafa Silva, “Hem burada hem de Süper Lig’de oynamış oyuncularla, arkadaşlarımla konuştum. Rekabetçi ve zor bir lig olduğunu biliyorum. Ben de rekabetçi bir oyuncuyum, rekabet gücüm yüksek. Zaten bahsettiğim gibi adaptasyonum kolay geçiyor. Bu rekabetçi ve zor lige de çok rahat adapte olacağımı biliyorum” ifadelerini kullandı.
Takımda çok fazla kaliteli oyuncu olduğunu ancak tam olarak değerlendirme yapmak için maç oynanması gerektiğini söyleyen tecrübeli futbolcu, “Çok fazla kaliteli oyuncu var. Bunu görmem için maç görmem lazım. İdmanlardaki yapılanları değerlendirmek çok zor. Kalite var ama buna zamanla cevap verebilirim” dedi.
“ÇOK ÇALIŞACAĞIZ, BUNUN SÖZÜNÜ VERİYORUM.”
Beşiktaş taraftarını mutlu etmek için çok çalışacaklarının sözünü veren Rafa Silva, sözlerini şöyle noktaladı:
“Onları mutlu etmek, Beşiktaş’ın hak ettiği başarıları elde etmek için elimizden geleni yapacağız. Gerçekten çok çalışacağız, bunun sözünü veriyorum.”
]]>Cengiz ÇOBAN/İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL, TÜRKİYE Gençlik Vakfı, İstanbul Valiliği, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, 15 Temmuz Derneği ve Atletizm Federasyonu’nun işbirliğinde 4. Vatan Koşusu düzenlendi. 15 Temmuz şehitlerini anmak için düzenlenen koşuya yüzlerce sporcu katıldı. Çengelköy’den başlayan koşu 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda sona erdi.
Türkiye Gençlik Vakfı, İstanbul Valiliği, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, 15 Temmuz Derneği ve Atletizm Federasyonu’nun işbirliğinde düzenlenen 4. Vatan Koşusuna yüzlerce sporcu katıldı. 15 Temmuz Şehitleri için Çengelköy’den başlayan koşu, 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda sona erdi. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu ile Türkiye Gençlik Vakfı Başkanı İbrahim Beşinci de sporcularla koştu. Koşunun başlama işaretini 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar birlikte verdi. Yüzlerce sporcu, Çengelköy’den 15 Temmuz Şehitler Anıtı’na kadar koştu. Sporcuların ve gençlerin Türk bayraklarıyla koştuğu programda, dereceye girenlere madalya ve ödülleri verildi. Programda, 15 Temmuz şehitlerinden Acıbadem Mahallesi muhtarı Mete Sertbaş’ın kızı Selin ile oğlu Efe Sertbaş’a Kuran-ı Kerim ve Türk bayrağı verildi.
“ŞEHİTLERİMİZİN ANILARINI GENÇLERİMİZE AKTARMAYA ÇALIŞIYORUZ”
4. Vatan Koşusuyla ilgili konuşan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, “15 Temmuz haftasındayız. Şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz. Mekanları cennet makamları ali olsun. Binin üzerinde gençle birlikte Çengelköy Şehitler Makamından 15 Temmuz Şehitler Abidesine kadar koşmuş olduk. Bu il müdürlüğümüz, Türkiye Gençlik Vakfı ve 15 Temmuz Derneğiyle birlikte düzenli olarak yaptığımız bir çalışmadır. 4 yıl önce başlamıştı; 4. Vatan koşusu. Burada bir nebze de olsa, şehitlerimizin anılarını hatıralarını gençlerimize aktarmaya çalışıyoruz. 251 şehidimiz var. Hepsi alnından öpülesi şehitlerimizdir. Hepsinin ayrı bir hikayesi var; ayrı bir mücadelesi var. Burada çok kıymetli bir mücadele ortaya konuldu. Türkiye’nin dört bir tarafında büyük bir mücadele vardı. Onları anıyoruz; onların mücadelesini sonsuza kadar yaşatmak için biz de mücadele edeceğiz. 15 Temmuz’u unutturmayalım ve her daim hatırlatalım diyoruz” dedi.
“BU BİLİNCİ GELECEK NESİLLERE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE AKTARALIM”
4. Vatan Koşusu’nu düzenleyenlerden Türkiye Gençlik Vakfı Genel Başkanı İbrahim Beşinci ise, “Şuanda şehitler makamındayız. 15 Temmuz günü bu insanlar bu necip millet ellerinde bayraklar dillerinde dualar yüreklerinde vatan sevgisiyle tanklara tüfeklere direndiler. Vicdanı hür fikri hür insanlar bu kutlu zafere imza attılar. Biz bu ruhu bu bilinci gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmak istiyoruz. Onlar bu bilinçle bu ruhla bu vatan topraklarını savunsunlar ve bunu anlasınlar istedik. Türkiye Gençlik Vakfı olarak bu yıl da aksiyon aldık. 4. Vatan Koşumuzu gerçekleştirdik. Bu vesileyle, serden geçip yurttan geçmeyen aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun, Allah onlardan razı olsun. Bu nesil onların bıraktığı bu mirası çok daha uzun yıllar ileriye götürecek ve Türk bayrağı ilelebet dalgalanacak” diye konuştu.
Koşuya katılan Sedat Erdoğan ise, “15 Temmuz Şehitlerini anmak için toplandık. Bütün sporcu arkadaşlarımızla biraraya geldik. Bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, gazilerimiz şifa diliyoruz. Allah bir daha öyle bir gece yaşatmasın” diye konuştu.Milli sporcu Damla Yıldız ise, “15 Temmuz 2016 ‘da yapılan darbe girişiminde dolayı burada şehitlerimiz adına yürüyüşte bulunacağız. Hepsini yad ediyoruz” dedi.
]]>
Geleneksel hale gelen Uludağ Premium Ultra Trail, 12-14 Temmuz’da ‘4 Mevsim Uludağ’ mottosu ile koşulacak. 2 bin 543 metrelik Uludağ’ın eşsiz doğal güzellikleri arasındaki organizasyon; Bursa Valiliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Türkiye Atletizm Federasyonu, ANDA Arama Kurtarma katkılarıyla; UPUT100K, UPA66K, UPGE30K, UP16K ve UP6K’lık parkurlarda gerçekleşecek.
Spor ve sanatı bir araya getirecek yarışta katılımcılar, bir yandan Uludağ’da koşu deneyimi yaşayacak bir yandan da konserler, grafiti sanatçısının sunduğu görsel şölen ve heykeltraşın sanatını icra ettiği çalışmalarla buluşacak.
35 ÜLKEDEN 2 BİN 660 SPORCU
Her sene gelişerek devam eden Uludağ Premium Ultra Trail’e bu sene katılım da bir hayli fazla. Geçtiğimiz yıla oranla büyük bir artış yaşayan UPUT, 35 ülkeden 2 bin sporcunun katılımı ile koşulacak. Organizasyon 13 Temmuz sabahı saat 06.00’da 100K ve 66K’lık parkurun startı ile başlayacak. Saat 08.00’de 30K, saat 09.00’da 16K ve saat 10.00’da 6K’lık parkurda yarış heyecanı yaşanacak.
BURSA SENFONİ ORKESTRASI UNUTULMAZ ANLAR YAŞATACAK
Uludağ Premium Ultra Trail (UPUT), birçok aktiviteyi de içinde barındırıyor. Uludağ’ın eşsiz manzarasında koşacak sporcular, parkur boyunca unutulmayacak anlar yaşayacak. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası iş birliğinde belirlenen alanlarda yer alacak sanatçılar, birbirinden önemli eserleri ormanın içinde koşucuların dinletisine sunuyor olacak.
ENGİN ÇETİNAY: SPOR VE SANATI BİR ARAYA GETİRİYORUZ
Katılımcı sayısının her sene arttığına dikkat çeken Uludağ Premium Ultra Trail Yarış Direktörü Engin Çetinay, “Bu sene 7’ncisini düzenlediğimiz Uludağ Premium Ultra Trail, 12-14 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek. Her yıl katılımcı sayımız artarak devam ediyor ve organizasyonumuzu bu denli büyüttüğümüz için çok mutluyuz. 35 ülkeden 2 bin 660 katılımımız mevcut. ‘4 Mevsim Uludağ’ mottosu ile çıktığımız bu yolda kış turizmi ile adı anılan Uludağ’ımızın yılın her ayında faal olması için yoğun çaba sarf ediyoruz. Uludağ Premium Ultra Trail de bu doğrultuda en önemli organizasyon olarak 7 yıldır bölgeye değer katıyor. Uludağ 2’nci oteller bölgesi Kurbağakaya Teleferik İstasyonu’ndan startını vereceğimiz yarışımız yine aynı noktada son bulacak. Sporcular, parkur boyunca Kirazlıyayla, Sarıalan, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Saitabat, Alaçam, Buzul Göletler, Küçük Zirve’yi geçerek finişi görecekler. Bizi diğer organizasyonlardan ayıran en büyük özelliğimiz spor ve sanatı bir araya getiriyor olmamız. Etkinlik alanımızda gerçekleştirdiğimiz konserler, grafiti sanatçımızın katılımcılara sunduğu görsel şölen ve heykeltraşımızın sanatını icra ettiği çalışmaları da önemli bir yere sahip. Parkur içinde ise Bursa Senfoni Orkestrası sanatçıları, birbirinden önemli eserleri ormanın içinde koşucuların dinletisine sunuyor olacak. Aynı zamanda organizasyonumuz sosyal sorumluluk tarafında da önemli bir işe imza atıyor. Bodrum Sağlık Vakfı’nın özel çocukları tarafından hazırlanan plaketler, dereceye giren sporculara takdim edilecek” ifadelerini kullandı.
KATEGORİLER
Erkek/ Kadın Genel Klasman
Erkek/ Kadın 40- (14 Temmuz 1984 – 13 Temmuz 2006 doğumlular)
Erkek/ Kadın 40+ (14 Temmuz 1974 – 13 Temmuz 1984)
Erkek/ Kadın 50+ (14 Temmuz 1964 – 13 Temmuz 1974)
Erkek/ Kadın 60+ (13 Temmuz 1964 ve öncesi doğumlular)
]]>Şehrin çocuklarını sporla buluşturmak ve sporu tabana yaymak adına çalışmalarını sürdüren İnegöl Belediyesi, 1 Temmuz itibariyle yaz okulu faaliyetlerinin startını verdi. Yaz okulları çerçevesinde Hikmet Şahin Kültür Parkı içerisinde bulunan Belediye Spor Salonu, Alanyurt Yunus Emre Spor Salonu ve İnegöl Belediyesi kapalı yüzme havuzu olmak üzere 3 noktada 8 ayrı branşta eğitimler veriliyor. Aynı zamanda Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yüzme sporunu kitlelere yaymak, spor bilinciyle büyüyen sosyal insanlar yetiştirmek ve Türk yüzmesine rekortmen sporcular kazandırmak amacıyla “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” projesi çerçevesinde İnegöl Belediyesi iş birliğinde şehirde kurulan 2 ayrı portatif havuzda da yüzme eğitimleri veriliyor.
Bir dönemde 248 öğrenci eğitim alıyor
Hikmet Şahin Kültür Parkı içerisinde bulunan Belediye Spor Salonu ve Alanyurt Yunus Emre Spor Kompleksi bahçesinde kurulan iki portatif havuzda 3 dönem olarak planlanan yüzme kursları başladı. İlk dönem eğitimleri 01 Temmuz itibariyle start aldı, 19 Temmuz’da sona erecek. İkinci dönem 22 Temmuz-09 Ağustos, üçüncü dönem ise 12-30 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Her grupta 25 öğrenci olmak üzere 4 erkek ve 4 kız grubu oluşturuldu. Aynı zamanda “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” projesi çerçevesinde engelli öğrenciler için de kurs açıldı. Bu kurslarda eğitim alabilecek seviyede zihinsel ve bedensel engelli öğrencilere eğitim veriliyor. Engelli öğrencilerimiz de yine 4’er grupta 6 kişiden oluşuyor. Toplamda bir dönemde 48’i engelli çocuklar olmak üzere 248 öğrenciye eğitim verilmiş oluyor.
Tüm bu yatırımlar çocuklarımızı için
6-11 yaş aralığındaki çocuklara yönelik eğitimlerin verildiği portatif havuzlar yüzme kurslarını Belediye Başkanı Alper Taban ziyaret etti. Belediye Spor Salonu bahçesinde havuzda yapılan eğitimlere katılan Başkan Taban, çocuklarla bir araya gelerek sohbet etti ve yapılan eğitimleri izledi. Burada yüzme öğrenen çocuklara yönelik konuşan Başkan Taban, “Öğretmenlerimiz burada çocuklarımıza yüzme öğretiyorlar. Evlatlarımızı da biraz izledik, gayet başarılılar. Öncelikle öğrencilerimizi kutluyorum. Buradan çıktıklarında yüzmeyi öğrenmiş olacaklar. Ben tüm öğrencilerimize kolaylıklar diliyorum hem yüzme kurslarında hem eğitim hayatlarında. Ayrıca öğrencilerimize belediyemizin etkinlik ve faaliyetlerine katılmalarını tavsiye ediyorum. Pek çok branşımız var. Bizler çocuklarımızın sporla ilgilenmesini, sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde gelişmelerini istiyoruz. Bu yatırımları onun için yapıyoruz. Havuzlar, spor salonları, farklı etkinlik ve eğitimler Tek nedeni bu. Sizlerin belli branşlarda uzmanlaşmanızı istiyoruz. Buradan da belki içinizden zamanla bu sporu yapan sporcular çıkacak, belki birileriniz bu işi meslek olarak yapacaksınız. Bugün sizlere eğitim veren öğretmenleriniz de bir zamanlar bu eğitimleri aldılar. Şimdi öğretmeniniz milli sporcu aynı zamanda. Ben sizlere başarılar ve kolaylıklar diliyorum” dedi.
Başkan Taban yüzme kursunun ardından Belediye Spor Salonunda devam eden basketbol yaz spor okulu eğitimine de katılarak çocukların antrenmanlarını izledi. – BURSA
]]>Avcı, sezon hazırlıklarının 3. haftasında ilk kez hazırlık maçı oynadıklarını belirterek, “Karışık kadrolarla 45’er dakika oynamayı uygun gördük. Performans departmanının fiziksel verilerini ve sakatlık risklerini düşünerek öyle bir karar aldık. Çok sıcak bir hava vardı.” dedi.
Szeged Csanad karşısında oyunun son bölümünün çok iyi geçtiğini ifade eden Avcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Oyun organizasyonunu uygulamaya çalıştık. Kenarları sağlıklı kullandık ama ilk yarıda yapamadığımız şeyler var. Ceza sahasına girme, orada çoğalmayla ilgili veya girdiğimizde sonuçlandırmayla ilgili final pası konusunda sıkıntılar vardı. Maçın genelinde 10-12 pozisyona girmiş olabiliriz. İkinci yarıda biraz daha baskılı oynadık. Kaybettiğimiz yerde bir daha aldık. Bu sefer değerlendirme oldu. Çalıştıklarımızın resmini görebilmek sahada bizi mutlu ediyor. Tekrar yaptıkça sonuçlanacaktır. Hazırlık maçı da olsa kazanmak değerlidir. Bugün oyun organizasyonunu uygulamaya çalıştıkları için memnunum. Çalışmaya devam edeceğiz.”
Avcı, karşılaşmada forma giyemeyen Nwakame’nin fiziksel durumuna ilişkin de “Nwakaeme ile ilgili performans departmanı çalışıyor. Yarından itibaren büyük ihtimalle takımın bütün antrenmanlarına katılacak. Bir aksilik olmazsa bir sonraki maçta ona da süre verilecek. Planlı şekilde gidiyoruz. Sakatlık olmadan herkesi götürmeye çalışıyoruz. Nwakaeme’nin durumu iyiye gidiyor. Adaptasyonu çok iyi biz de memnunuz.” diye konuştu.
Salih Malkoçoğlu’nun da performansını değerlendiren Avcı, “Salih 19 yaş altı takımının kaptanı. Beklentilerimizin olduğu bir oyuncu. Hem fiziksel hem de taktiksel eksiklikleri var. Bunları en iyi şekilde tamamlamaya çalışıyoruz. Birkaç mevkide kullandığım, kullanışlı bir oyuncu. Asıl yeri merkez orta saha. Stoper de oynayabiliyor, bugün bekte kullandık. Sorumluluk aldı bindirmeler yaptı. Bu beni mutlu ediyor. Aşağıdan çok futbolcunun yukarı gelmesi Trabzonspor camiasının genetiğinde vardır. Bunu biz gerçekleştirirsek üstüne bir şey koyabilirsek ne mutlu. Arif de aynı şekilde. O da önemli işler yapıyor. Umarım böyle artarak devam eder.” ifadelerini kullandı.
“Bu aylar çalışma aylarıdır”
Avcı, iyi bir oyuncu gruplarının bulunduğunu dile getirdi.
Grubun iletişiminin çok iyi olduğunu vurgulayan Avcı, “Bu aylar çalışma aylarıdır. Rekabetin içerisine girdiğin zaman bazen inişler çıkışlar olacaktır ama iyi bir oyuncu grubu olduğunu düşünüyorum. Bu böyle artarak devam edecek. İşimizi en iyi şekilde yapabilmeyi istiyoruz. Kolej havası gerçekçi mi değil mi bilmiyorum ama bugün futbolun geldiği noktada enerjinin, grup menfaatleri, beraber hareket edebilmek şu an itibarıyla öyle gözüküyor. Grupların olduğu yerde inişler çıkışlar muhakkak olacaktır. 50-60 kişinin beraber hareket ettiği bir yerde zaman zaman muhakkak inişler çıkışlar olacaktır. İyi niyetli dengeli bir şekilde devam ediyoruz.” dedi.
Bordo mavili taraftarların duygularını çok iyi bildiğini ifade eden Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Çok sabırsız olduklarını da düşünüyorum. Karadeniz insanının yapısında var. Çok detaylı bir şekilde çalışıyoruz. Doğru zamanda en yakın zamanda bunu açıklarız. çünkü bazen yaklaşıyorsun bazen uzaklaşıyorsun. Trabzonspor parayla değil karakteriyle yarışacak. Bunu oluşturup öyle devam edeceğiz.”
]]>Arnavutköy Belediyesi ve Türkiye Bisiklet Federasyonu iş birliğiyle organize edilen 8’inci Ömer Halisdemir Bisiklet Turu Arnavutköy’den start aldı. Yalova, Bolu, Balıkesir, Eskişehir, Hatay, Mersin, Bolu, Adana, Isparta ve Filistin’den profesyonel bisikletçilerin yanı sıra farklı yaş ve kategorilerden amatör bisikletçilerin de katılımına açık olan turun startı Arnavutköy ilçe Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, AK Parti ilçe Başkanı Gökhan Gürek, İlçe Emniyet Müdürü Özgür Yılmaz, Türkiye Filistinli Öğrenciler Derneği Başkanı Dr. Abdurrahman El-Feraah ve çok sayıda ilçe sakininin katılımı ile verildi. Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek temasıyla düzenlenen bisiklet turunda Türkiye’nin dört bir yanından gelen bisikletçiler 950 kilometre tur güzergahı boyunca, uğranan şehitliklerden alınan toprakları, şehit Ömer Halisdemir’in Niğde’nin Bor ilçesinde bulunan kabrine ulaştıracaklar.
HERSANLIOĞLU: YERLERDE SÜRÜNEN İNSANLIK İÇİN UYANIK OLMAK ZORUNDAYIZ
Açılışta bir konuşma gerçekleştiren Arnavutköy İlçe Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu Gazze’de yaşanan olaylara değindi. Hersanlıoğlu, “Değişik kimliklerle sürekli karşımıza çıkıyorlar ama bizim yapmamız gereken uyanık olmak. Yerlerde sürünen insanlık için uyanık olmak zorundayız. Gazzeli kardeşlerimizi anlayabilmek için Ömer Halisdemir’in alnının ortasına haince sıkılan kurşunu görmek zorundayız. Selamlarımızı kahramanımız Ömer Halisdemir’e ulaştıracak saporcularımıza yol açıklığı diliyorum” dedi.
CANDAROĞLU: TURUMUZA BİR ANLAM DAHA YÜKLEDİK: GAZZEDE YAŞANAN İNSANLIK DRAMI
Tur startı öncesi konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, “Bugün de hep birlikte halkımızla bisiklet turumuzun 8’incisine start veriyoruz. Sporcularımızın ülkemizin hatta dünyanın birçok yerinden gelip bu tura katılması bizim için çok anlamlı. Bizler bu sene Ömer Halisdemir bisiklet turumuza bir anlam daha yükledik; o da son süreçte Filistin’de, Gazze’de yaşanan insanlık dramı. Aramızda Filistinli sporcularımız da var. Bu bisiklet turunu da bu yıl başta Ömer Halisdemir’e ve gazilerimize, şehitlerimize ithafen gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.
“SPORCULARIMIZA BU GİTTİKLERİ KUTLU YOLDA GÜÇ KUVVET DİLİYORUM”
Mustafa Candaroğlu tur detaylarını da paylaştı:
“35’e yakın sporcumuz Arnavutköy’deki ve Hadımköy’deki şehitliklerimizden şehit topraklarını aldılar. Yaklaşık 6 durakta, ülkemizin bir çok yerinde şehitliklere uğrayıp, şehit topraklarını alarak 1100 km sonra şehidimiz Ömer Halisdemir’in kabrine takdim yapacaklar. Ben öncelikle sporcularımıza bu gittikleri kutlu yolda güç kuvvet diliyorum. Sağlıkla, kazasız belasız bir yolculuk diliyorum.”
EL- FERAAH: FİLİSTİN DAVASI SADECE FİLİSTİNLİLERİN DAVASI DEĞİLDİR
Açılışta konuşan Türkiye Filistinli Öğrenciler Derneği Başkanı Dr. Abdurrahman El-Feraah, “Bu kutlu yol için Ömer Halisdemir şehidimizin ve arkadaşlarının yaptığı gibi büyük bir fedakarlık yapılması lazım. Onlar Türkiye’yi ve davamızı korumaya çalıştılar. ve Gazze’deki şehitlerimiz de davamızı korumaya çalışıyorlar. O Siyonistler davamızı ne kadar ezmeye çalışırlarsa çalışsınlar, bu bizim için güç verici bir şeydir. Çünkü bu dava bizim için her şeydir. Çünkü Filistin davası sadece Filistinlilerin davası değil tüm ümmet-i Muhammed’in davasıdır” ifadelerini kullandı.
AKAR: ÜLKEMİZİ KORUDUKLARI İÇİN BİZLER DE BU FEDAKARLIĞI YAPMALIYIZ
Türkiye Bisiklet Federasyonu İstanbul bisiklet il temsilcisi Gazi Bilir de 8 senedir gerçekleştirdikleri bu turda uğranan her şehirden bir protokolle çıkış yaptıklarını ve Arnavutköy’de olduğu gibi şehitliklerden alınmış vatan toprağını son gün Niğde’de Ömer Halisdemir’in babasının da katılımıyla kabristana bıraktıklarını aktardı.
Tura ilk kez katıldığını aktaran 17 yaşındaki Ahmet Akar, bisiklet sporuna bu turun videolarıyla ilgi duyarak başladığını söyledi. Akar, “Yalova’dan geliyorum. Şehitlerimize karşı çok hassasım ve ülkemizi böyle korudukları için bizler de böyle bir fedakarlık yapmalıyız diye düşünüyorum. Arnavutköy’ün bize bu imkanı sağlaması çok güzel. Özellikle öğrenci kardeşlerimiz için çok güzel bir fırsat. Bizden daha profesyonel sporcularımız için bile zor bir tur ama şehitlerimiz için elimizden geleni yaparak yolculuğumuzu tamamlayacağız” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Arnavutköy’den, Hadımköy’den ve Gazze’den gelen şehit toprakları tur sorumlusuna teslim edildi. Kuran tilavetinin okunmasının ardından bisiklet sürücüleri start noktasında yerlerini aldı. Arnavutköy Belediye Başkanı Candaroğlu’nun da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne kadar eşlik edeceği tur start düdüğü ile başladı.
TUR PLANI
1’inci gün: 10 Temmuz Çarsamba İstanbul- Sakarya (186 km)
2’nci gün: 11 Temmuz Persembe Sakarya – Bolu (116 km)
3’üncü gün: 12 Temmuz Cuma Bolu – Ankara (194 km)
4’üncü gün: 13 Temmuz Cumartesi Ankara-Aksaray (239 km)
5’inci gün: 14 Temmuz Pazar Aksaray – Çukurkuyu/ Niğde (90km)
6’ncı gün: 15 Temmuz Pazartesi Ömer Halisdemir şehitlik ziyareti
TURU TAKİP ETMEK MÜMKÜN
Ömer Halisdemir Bisiklet Turu’nu takip etmek isteyenler, Arnavutköy Belediyesi’nin web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden güncel bilgilere ulaşabilecekler.
]]>2024 Avrupa Spor Şehri olan Kayseri’de Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan ve 1850 metre yükseklikte hizmet vermeye devam eden Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, takımları ağırlamaya devam ediyor.
Bu kapsamda Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde 2024-2025 sezonu hazırlıkları kapsamında Süper Lig temsilcilerinden Samsunspor ve Tümosan Konyaspor’u ziyaret ederek, teknik heyet ve futbolculara ‘hoş geldiniz’ dileklerini iletti.
Başkan Büyükkılıç’a ziyarette AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Elcuman, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Hasdal, İşletme ve İştirakler Daire Başkanı Cenani Ayaydın, Erciyes A.Ş. Genel Müdürü Zafer Akşehirlioğlu ile Spor A.Ş. Genel Müdürü İbrahim Somtaş da eşlik etti.
İlk olarak Samsunspor kampını ziyaret eden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa ve futbolcularla bir araya geldi.
Başkan Büyükkılıç, burada yaptığı açıklamada, “1850 metre yükseklikte irtifa anlamında serin ve güzel bir ortamda bulunuyoruz. Samsunspor’umuz ve Konyaspor’umuz Yüksek İrtifa Merkezimizde kamp yapıyorlar. İnşallah anlaşması yapılan 11 tane yurtiçi ve yurtdışından takım söz konusudur. Onlar çalışmalar yapacak” dedi.
“Takımlarımızı Erciyes Dağı’mızın 1850 metre yükseklikteki merkezimize bekliyoruz”
İkinci dönem için de ayrıca çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Büyükkılıç, tüm takımları bu merkeze davet ederek şunları söyledi:
“6 tane sahamız, profesyonel manada olimpik yüzme havuzumuz ve çok amaçlı spor salonumuz mevcut. Otellerimiz yaz kış hizmet veren anlayış içerisinde Erciyes Dağı’mızın merkezinde hizmetlerini veriyorlar. Hem milli servetimizi dışarı heba etmeme hem de bir doktor gözüyle söylüyorum, oksijenizasyonun en güzel şekliyle tamamlanacağı bu güzel Erciyes Dağı’mızın 1850 metre yükseklikteki merkezimize sporcuları bekliyoruz. Kaynaklarımızın kıymetli olduğunu hepimiz biliyoruz. Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum. Samsunspor’umuza ve Konyaspor’umuza ayrıca şehrimize hoş geldiniz diyorum.”
“Burayı gördükten sonra yurtdışına gitmenin hiçbir anlamı yok”
Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa ise bu merkezi gördükten sonra yurtdışına gitmenin anlamı olmadığını vurgulayarak, “Sağlıkla ilgili gerekenleri başkanımız söyledi. Uzun yıllar kamp yapıyoruz, yurtiçi ve yurtdışı yapıyoruz ama yurtdışına gittiğimiz zaman her şey daha güzel gibi görünüyor. Oysa burayı gördükten sonra yurtdışına gitmenin hiçbir anlamı olmadığını başkanımıza da ifade ettik” diye konuştu.
“Diğer takımların da burayı görüp, keşfedip, gelmesini sağlamak bize düşecek”
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne böyle bir tesisi ülkeye kazandırdığı için teşekkür eden Çapa, “Ülkemizin güzelliklerini, imkanlarını yeterince yurtdışına tanıtmamamız eksik olan yanımız. Bunu da gerçekleştirirsek, biz giden değil, getiren taraf oluruz. Başkanımızın söylediği gibi bize her anlamda katkı sağlamış olur. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne böyle bir imkanı sağladığı, şehre kazandırdığı için teşekkür etmek istiyorum. Biz yine geleceğiz, iki dönemde burada yapacağız ama diğer takımların da burayı görüp, keşfedip, gelmesini sağlamak bize düşecek” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç Samsunspor’a başarılar diledikten sonra diğer sahada kamp yapan Tümosan Konyaspor’u ziyaret etti.
Konyasporlu futbolcular ve Teknik Direktör Ali Çamdalı ile görüşen Başkan Büyükkılıç, burada sıcak ve samimi sohbetler gerçekleştirdi.
Büyükkılıç, yaptığı açıklamada, “Sizleri Kayseri’de görmekten dolayı onur duyuyoruz, keyif alıyoruz. Konyaspor’umuza başarılar diliyoruz. Bizim dostumuz, kardeşimizdir. Misafirlerimiz olarak başımızın tacısınız” dedi.
Erciyes’in hem kış hem de yaz mevsiminde hizmet vermesi için gayret ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükkılıç, “Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan öte bir doktor olarak, hekim olarak kaynaklarımızın yurtdışında harcanmadan yurtiçinde kalmasını, Erciyes gibi bir değerimizi kışın kayak merkezi olarak değerlendirirken, yazın da yüksek irtifa merkezi olarak sporcu dostlarımıza hizmet vermesini istedik” şeklinde konuştu.
“Burasının tanıtılmasına en güzel vesile olacaksınız”
Büyükkılıç, bu merkezin tanıtılması için çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her spor dalında kamplara fırsat verirken, futbol sektöründe bir açığı da görerek, 6 yaptığımız saha, 2 tane daha yapılıyor, 8 olacak. Çok amaçlı spor salonumuz ve tabi ki olimpik yüzme havuzumuz ile burada bir kamp ortamı oluşturduk. Erciyes Dağı’mız 3916 metre yüksekliğinde, Yüksek İrtifa Merkezimiz ile şuanda 1850 metrede bulunuyoruz. Sağlıklı bir şekilde burada antrenmanlarınızı yapıp, oksijenleri depolayıp, Kayserispor hariç rakiplerinizi geride bırakıp, başarıya imza atmanızı, bir Anadolu takımı olarak her zaman göğsümüzü gere gere sizleri sahiplendiğimizi paylaşıyoruz. Burasının tanıtılmasına en güzel vesile olacağınız anlayışı içerisinde sizleri bağrıma basıyor, hoş geldiniz diyorum.”
“Şartlar olağanüstü”
Konyaspor Teknik Direktörü Ali Çamdalı da burada şartların olağanüstü olduğunu belirterek, “Böylesi güzel bir tesisi hem Kayseri’mize hem ülkemize kazandırdığınız için en başta teşekkür etmek isterim. Şartlar olağanüstü. Daha da iyi olacağını düşünüyorum. Gün geçtikçe çok daha üst seviyeleri yakalayacağını düşünüyorum. Burada olmaktan mutluyuz, paramızı dışarı değil, Türkiye’de tutmayı biz de tercih ediyoruz. Ayaklarınıza sağlık, ziyaretinizden ötürü çok mutlu olduk, burası bizim için güzel bir başlangıç olur, şans getirir, sezona da yansıtırız” diye konuştu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, teknik heyet ve futbolcularla günün anısına hatıra fotoğrafı da çektirdi. – KAYSERİ
]]>Okan Buruk: Galatasaray taraftarını erken transferle değil, doğru transferle mutlu edeceğiz
“Icardi fiziksel olarak iyi geldi”
“En az endişeli olması gereken Galatasaray taraftarı”
“Batshuayi; takımı, ligi tanıyor. Bizim için önemli bir transfer oldu”
“Milli takımda 2 oyuncu ön plana çıktı. Birisi Barış Alper, diğeri Ferdi”
SERHAN TÜRK/ LİNZ-AVUSTURYA, – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Kadro genişliğine ve oyuncu havuzumuza baktığımda en sabırlı olması gereken Galatasaray taraftarı. Transfer için çok çalışıyoruz. Kolay bir şey değil. Transfer yapmak için hiçbir zaman transfer yapmadık. En çok istediğimiz oyuncuları almaya çalışıyoruz. Burada görüşmeler sürüyor. Galatasaray taraftarını erken transferle değil, doğru transferle mutlu edeceğiz. Bu daha önemli bizim için” dedi.
Galatasaray, Avusturya kampındaki hazırlıklarına sabah antrenmanıyla devam etti. Antrenman öncesinde sarı-kırmızılı ekibin teknik direktörü Okan Buruk, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Milli takımda yer alan oyunculara 22 Temmuz’a kadar izin verdiklerini belirten Okan Buruk, “Biraz sıcak. Son yıllarda değişen iklimlerle birlikte buralar da sıcak oluyor. Güzel bir otel, güzel bir saha. Antrenman sahalarının kalitesi çok önemli bizim için. Dün başladık. İki antrenmanımız var. Yarın sabah antrenman yapıp, akşam maç oynayacağız. Bu dönem hazırlık maçları oynamak, önemli ama bir yandan da hazırlık maçları yüklemenin bir parçası olacak. Yani burada sonuç odaklı olmayacağız. İlk maçımızı daha hazır bir takıma karşı oynayacağız. Süreleri bölerek bütün oyuncuları kullanmaya çalışacağız. Kalabalık bir kadro geldik. Hem genç oyuncularımız hem de kiradan dönen oyuncularımız var. Verimli bir kamp bekliyoruz. İyi çalışacağız, 9 günlük bir süre. Zaten bu tür kamplarda sıkılacak vakit olmuyor. Her gün çift antrenman oluyor. 3 tane hazırlık maçımız var, sonuç odaklı olmayacağız ama Galatasaray çıktığı her maçı kazanmak ister. Kazanmayı düşüneceğiz. İyi durumdayız. Sadece milli oyuncularımız dönmedi. Türk Milli Takımı’nda olan oyuncularımıza ayın 22’sine kadar izin verdik. Onlar ikinci kampa gelecekler. Davinson milli takımda. Ayın 14’ü gibi bitecek. O da izin süresinden sonra bizimle beraber olacak” ifadelerini kullandı.
“ICARDİ FİZİKSEL OLARAK İYİ GELDİ”
Takımın golcü oyuncusu Mauro Icardi ile iki yıldır sezon başı kampı geçiremediklerini ifade eden Buruk, “Icardi fiziksel olarak iyi geldi. Bütün oyuncularımız için önemli bu. Birçok oyuncumuz bu dönemi aktif geçirdi, Mauro da onlardan biri. Son gelen Icardi ve Ziyech. Ziyech’e de milli takımdan dolayı bir izin vermiştik. Onları biraz daha yavaş tempoyla takım seviyesine getireceğiz. Mauro için en önemli şey sezon başı kampını geçirmesi. Son 2 senede bunu onla yaşayamamıştık. Bütün oyuncular için sezon başı kampı önemli oluyor. Onların takımla birlikte antrenman temposuna girmesi bunun içinde devamlılıkları bizim için çok önemli olacak” şeklinde konuştu.
“EN AZ ENDİŞELİ OLMASI GEREKEN GALATASARAY TARAFTARI”
En doğru transferi yapmak için uğraş verdiklerini, Galatasaray taraftarının bu konuda endişelenmemesi gerektiğini söyleyen tecrübeli teknik adam, “En az endişeli olması gereken Galatasaray taraftarı olmalı diye düşünüyorum. Şampiyon takımın taraftarı. Kadro genişliğine ve oyuncu havuzumuza baktığımda en sabırlı olması gereken Galatasaray taraftarı. Transfer için çok çalışıyoruz. Kolay bir şey değil. Transfer yapmak için hiçbir zaman transfer yapmadık. En çok istediğimiz oyuncuları almaya çalışıyoruz. Burada görüşmeler sürüyor. Galatasaray taraftarını erken transferle değil, doğru transferle mutlu edeceğiz. Bu daha önemli bizim için. Tabii ki kampa yetişmesi için uğraşıyoruz. 2 gün sonra da olabilir, 5 gün sonra da olabilir, bir sonraki kampta olabilir. Burada istediğimiz ve görüştüğümüz oyuncular var. Bu bazen bize bağlı olmuyor. Sonuçta kulüplere bağlı oyuncular. Süreç alabiliyor. Tabii ki ne kadar erken getirirseniz o kadar iyi ama en doğrusu bizim için önemli olacak. Düşündüğümüz mevkiler var ama bir yandan da baktığımızda hiçbir eksiğimiz yok. Bir sağ bek ve orta saha transferi düşünüyoruz. Elimizde oyuncular var ama bu transferleri bir an önce bitirmek istiyoruz. Burada başkanımız, yönetim kurulumuz, sportif A.Ş Cenk bey sıkı şekilde çalışıyor. Galatasaray takımı her gün güçlenerek devam eden, saha dışında da güçlenen bir takım görüyoruz. Son genel kurulda alınan yetki de kulüp açından çok önemliydi. Buradan bütün üyelerimize teşekkür etmek istiyorum. Bizim, takım ve camia için çok önemli. İleriye dönük takımın önü çok açık. Biz de saha içinde aynı güçlü oyunumuzu sürdüreceğiz. Başarımızı sürdüreceğiz. Camia olarak kenetlendikçe daha da büyüyoruz. Geçen de bunu söyledim. Geçen sezonun sonu gibi birlikteliğe ihtiyacımız var. Ben sabırlı olunmasını, bize güvenilmesini istiyoruz. Başkanımız da her zaman söylüyor. Hangi oyuncuyu istiyorsanız, en doğrusunu gidin alın diyor. Burada bir kısıtlama yok. O anlamda da çok şanslıyız” diye konuştu.
“BATSHUAYI; TAKIMI, LİGİ TANIYOR. BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR TRANSFER OLDU”
Batshuayi’nin takıma hemen adapte olduğunu belirten Okan Buruk, şu ifadeleri kullandı:
“Biz oyun formatı olarak tam 4-2-3-1 oynamıyoruz. Mertens, forvet özellikli bir 10 numara. Icardi’nin yanında değerlendirdiğimiz maçlar oldu. Zaten rakibi her zaman rakibi 4-4-2 şeklinde karşılıyoruz. Oyuncu hareketliğine bakınca farklı profiller olabiliyor. Batshuayi’yi bu sistem içinde önde ikilide kullanacağız. Mertens’i aynı zamanda orta sahada da kullandık. Bu da formasyonlardan biriydi. Oyuncularımızı göreceğiz. Fazla maç oynuyoruz. Doğal rotasyonlar oluyor. Bu sene bunu daha net şekilde yapabiliriz. Bütün oyuncularımız süre aldı. Yine aynı şey olacak. Batshuayi’nin avantajı hızlı şekilde geldi ve takıma katıldı. Gerçekten uzun yıllardır burada oynuyormuş gibi. Arkadaşlarına adapte oldu. Takımı, ligi tanıyor. Bizim için önemli bir transfer oldu.”
“12 YABANCI SİZİ BİRAZ KISITLIYOR”
Birçok mevkide transfer çalışmaları yapıldığını, yabancı oyuncu kuralında hızlı değişiklikler olduğunu bunun da kendilerini biraz kısıtladığını söyleyen Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her mevki ile ilgili çalışmamız var. Elimizde çok iyi oyuncular var. Biz uzun vadede takımı başarıya götürecek oyuncular bakıyoruz. Diğer mevkilerde de aynı şekilde olabilir. Yabancı sınırı 12. 17’den 14+3’e bu sene de 12’ye düştü. Çok hızlı bir düşüş bu. Biz Yusuf Demir ve Ross’u 21 yaş altı oyuncu olarak aldık. Şu an elimizde yabancı olarak duruyor. Bu anlamda her şey hızlı değişiyor ülkemizde. Bu sene bir anda 12’ye indi. Bunda da adapte olma sorunu oluyor. İstediğiniz gibi transfer yapamayacaksınız. Elinizdeki yabancı oyunculardan bazılarını göndermek zorundasınız. Başka takımlarda oynamak zorundalar. Bir yandan da onların yerine oyuncu alabilecek miyiz diye düşünüyoruz. Bu anlamda 12 yabancı sizi biraz kısıtlıyor. 2 tane yabancı oyuncu almak istiyoruz. Onun yanında Türk oyuncular olursa opsiyonlara bakacağız.”
“MİLLİ TAKIMDA 2 OYUNCU ÖN PLANA ÇIKTI. BİRİSİ BARIŞ ALPER YILMAZ BİRİSİ FERDİ”
EURO 2024’te Barış Alper Yılmaz ve Ferdi Kadıoğlu’nun gösterdikleri performanslarla ön palana çıkan iki oyuncu olduğuna dikkati çeken Okan Buruk, sözlerini şöyle noktaladı:
“Turnuvaya baktığımızda milli takımda 2 oyuncu ön plana çıktı. Birisi Barış Alper, diğeri Ferdi. İki tane önemli oyuncu. Barış’ın gelişimi, onunla çalışan, birçok mevkii de onu kullanan ve turnuvaya hazırlayan bir teknik adam olarak beni çok sevindirdi. Bu Barış’ın başarısı. 70 maç oynadı. Bunu hem fiziksel hem de mental olarak yürütmek en çok onun başarısı. Bu anlamda kutlamak istiyorum. Diğer bütün milli oyuncularımızı kutlamak istiyorum. Çok uzun bir maratondan geçtiler. Kerem de Abdülkerim de Kaan da çok sayıda maç oynadılar. Milli takıma hizmetleri Galatasaray açısından gurur verici, diğer takımlar içinde aynı şekilde. Barış’ın performansı önemliydi, ön plana çıktı. Oynadığı rakiplere karşı kim olursa olsun üstünlük kurdu. Bu anlamda mutlu oldum. Hem insan hem de oyuncu olarak bunu hak eden birisi. İnşallah önü çok açık bu da bizimle beraber olsun.”
]]>
ANTALYASPOR’un Brezilyalı futbolcusu Naldo Pereira, oğlu Davi Pereira (4) ile kayınpederi İtalyan Walter Tilatti’nin (65) ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olan alkollü sürücü Ferhat Karakaş’ın 10 yıl hapis cezası aldığı karar sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Pereira, “Suçlu alkol almış ve geceyi alkol alarak geçirdikten sonra aracın direksiyonuna geçmeye karar vermiş. Birinin hayatına son verebileceğini bilerek. ve öyle oldu, umarım bu 10 yıl sana değil, o gün seninle olan arkadaşlarına ve alkollü araç kullanan herkese bir ders olur. Tanrı sana değişebilmen, daha iyi biri olman, aynı hataları tekrarlamaman için şans verdi. Oğlum Davi ve kayınpederimin ise böyle bir şansı yok. Senin o sabah yaptığın tercih nedeniyle bizim hayatımız asla aynı olmayacak. İnsanlar eğer araç kullanacaklarsa alkol almamalarını diliyorum” dedi.
Antalya’da geçen yıl 7 Eylül’de Ferhat Karakaş’ın kullandığı 34 FG 4053 plakalı otomobil, Antalyaspor’un Brezilyalı futbolcusu Naldo Pereira’nın kayınpederi İtalyan Walter Tilatti’nin kullandığı 07 ACP 207 plakalı otomobile yandan çarptı. Kazada Walter Tilatti ile Naldo Pereira’nın oğlu Davi Pereira ağır, Walter Tilatti’nin eşi Alexandra Nardy ile C.E. hafif yaralandı. Yoğun bakımda tedavi gören Davi Pereira kazadan 40 gün sonra, Walter Tilatti ise 66 gün sonra yaşamını yitirdi. Tutuklanan Ferhat Karakaş hakkında 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dün görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Karakaş, ‘Bilinçli taksirle birden fazla ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan indirimsiz 10 yıl hapse çarptırıldı.
‘KAYBETTİKLERİMİZİN GERİ GELME ŞANSI YOK’
Karar sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Naldo Pereira, şu ifadeleri kullandı:
“İki canın bedeli kaç yıldır? Bu acının bedeli kaç yıldır? 10 mu, 20 mi, 30 yıl mı? Hepsi az görünüyor ama kaybettiklerimizin geri gelme şansı yok. Bu trajedinin sebebi olan kişi bugün 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu dünyadaki adalet bir şekilde yerine getirildi. O sabah her şey çok farklı olabilirdi ama sorumsuzluk vardı. Suçlu alkol almış ve geceyi alkol alarak geçirdikten sonra aracın direksiyonuna geçmeye karar vermiş. Birinin hayatına son verebileceğini bilerek. ve öyle oldu, umarım bu 10 yıl sana değil, o gün seninle olan arkadaşlarına ve alkollü araç kullanan herkese bir ders olur. Tanrı sana değişebilmen, daha iyi biri olman, aynı hataları tekrarlamaman için şans verdi. Oğlum Davi ve kayınpederimin ise böyle bir şansı yok. Senin o sabah yaptığın tercih nedeniyle bizim hayatımız asla aynı olmayacak. İnsanlar eğer araç kullanacaklarsa alkol almamalarını diliyorum. Bu bölümü burada sonlandırıyoruz. Her zaman bizimle olduğu, bize hayatla yüzleşirken dayanma gücü verdiği için Tanrı’ya minnettarız. Geçirdiğimiz bu zor zamanlarımızda yanımızda olan ve bizler için dua eden herkese teşekkür ediyorum.”
]]>Artistik Cimnastik Erkek Milli Takım Başantrenörü Yılmaz Göktekin, “Türk cimnastiği için milat. Geçmiş yıllarda temsil eden tecrübeli sporcularımız var. Takım olarak katılmamız bizleri heyecanlandırıyor. Takımımızın en iyi 8 içerisine girip final oynaması hedefimiz” dedi.
Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı, Paris 2024 Olimpiyatları’nda Ferhat Arıcan, İbrahim Çolak, Ahmet Önder, Adem Asil ve Emre Dodanlı’dan oluşan takımla mücadele edecek. Antalya’da kamp çalışmalarını sürdüren Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı, 19 Temmuz’da Paris’e yolculuk yapacak. Ferhat Arıcan’ın Tokyo Olimpiyatları’nda kazandığı madalyanın ardından cimnastikte yeni başarılar hedefleyen milli sporcular, Paris Olimpiyatları’na madalya hedefiyle hazırlanıyor. Son yıllarda önemli başarılar kazanan Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı, olimpiyat oyunlarında takım halinde ilk defa mücadele edecek.
GÖKTEKİN: TÜRK CİMNASTİĞİ İÇİN MİLAT
Artistik Cimnastik Erkek Milli Takım Başantrenörü Yılmaz Göktekin, olimpiyatların sporcu ve antrenörlerin katılmak istediği en üst düzeydeki organizasyon olduğunu ve sporun zirvesini temsil ettiğini vurguladı. Olimpiyat hedeflerini anlatan Göktekin, “Türk cimnastiği için milat. Takım olarak katılmak için kota aldık. Takım olarak ülkemizi temsil edeceğiz. Geçmiş yıllarda temsil eden tecrübeli sporcularımız var. Takım olarak katılmamız bizleri heyecanlandırıyor. Takımımızın en iyi 8 içerisine girip final oynaması hedefimiz” diye konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN CİMNASTİK ÜLKESİ OLDUĞUNU GÖSTERECEĞİZ’
Türk cimnastiğinin son yıllarda önemli başarılara imza attığına değinen Göktekin, şunları söyledi:
“Sporcularımızın en iyi olduğu aletlerde finale kalıp madalyaları ülkemize getirmek hedefimiz. Türk cimnastiğinin gelmiş olduğu noktayı dünya konuşuyor. Son 10 yıldır yükselen ivmesi çok iyi. Son 4-5 yıldır Avrupa’da zirvedeyiz. Dünya, Avrupa şampiyonu sporcularımız var. Bunun en iyi göstergesi takım olarak olimpiyatlara katılmak oldu. Bizi mutlu eden dinamik ekibimiz var. Teknik ekibimiz, federasyonumuz, antrenör kadromuz hummalı çalışma içerisinde. Kota aldığımız geçen yıldan itibaren her ay kamplarda süreç geçirdik. Son ana kadar sporcularımızdan ayrılmadık. Türk sporunun geldiği nokta çok iyi. Türkiye’nin cimnastik ülkesi olduğunu göstereceğiz. Başarılarla ülkenin gurur duyacağı cimnastik takımı izleyeceğiz. Madalya alacak seviyede üst düzey sporcularımız var. Yeter ki o gün sporcularımız gününde olsun. Bizim sporcularımız normal performansını büyük hata olmadan yerine getirsinler ve bunun sonucunda beklentimiz olan madalyayı alacağız.”
FERHAT ARICAN: İLKLERİN TAKIMIYIZ
Milli sporculardan Ferhat Arıcan, cimnastik branşında ilk kez takım olarak olimpiyata katılmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Takım kaptanı olmaktan gurur duyduğunu anlatan Arıcan, “Tarihi bir olimpiyata gidiyoruz. Tarihimizde ilk kez cimnastik branşında takım olarak olimpiyat oyunlarındayız. Bu bir tarih ve ilklerin takımıyız. İlklerin takımı olmak, bu takımın parçası olmak benim için gurur verici. Özellikle bu takımın kaptanı olmaktan gurur duyuyorum. Takım finali yapmayı hedefliyoruz. Bu Türk spor tarihi ve Türk cimnastik tarihinde çığır açmak demek. Biz, Avrupa, dünya şampiyonası ve olimpiyatta bireysel olarak madalya kazandık. Takım olarak da Avrupa şampiyonası madalyamız var. Olimpiyata takım halinde gitmek, olimpiyat tarihinde cimnastik branşında ilk kez temsil etmek demek. Biz cimnastik ülkesi olma yolunda büyük bir adım atıyoruz. Takım halinde olimpiyatta olacağımız için içimizde büyük gurur ve heyecan var” diye konuştu.
“İKİNCİ MADALYA YOLUNDA ELİMDEN GELEN HER ŞEYİ YAPACAĞIM”
Üçüncü kez olimpiyat oyunlarına katılacağını belirten Arıcan, “Cimnastik branşında üç kez olimpiyat oyunlarına giden ilk sporcu olmanın gururunu yaşıyorum. Tokyo’da kazandığım tarihin ilk madalyasından sonra ikinci madalya yolunda elimden gelen her şeyi yapacağım. Önemli olan orada ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek. Bireysel olarak takımımızdaki her sporcu büyük tecrübe sahibi. Bu tecrübeyi yarışmada aktarmak istiyoruz ve ülkemizi büyük başarılarla, bayrağımızı dalgalandırmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.
AHMET ÖNDER: FİNAL VE MADALYA ŞANSIMIZ DAHA FAZLA
Milli sporculardan Ahmet Önder ise şöyle konuştu:
“Olimpiyat oyunlarına tarihte ilk defa takım olarak gidiyoruz. Bu bizim için büyük heyecan olacak. Ülkemizi temsil etmek, takım arkadaşlarımla yeri başarılar elde etmek en büyük hedefimiz. Takım olarak gittiğimiz için final ve madalya şansımız daha fazla. Geçen olimpiyata 4 sporcu giderken, şimdi 5 erkek sporcu gidiyoruz. Oranın atmosferini yaşamak için sabırsızlanıyoruz. Bireysel olarak elimden geldiğince takım arkadaşlarıma faydalı olmaya çalışacağım. Hedefim final yapmak. Türk cimnastiği çok yüksek seviyede olduğu için madalya alacağımıza inanıyorum. Olimpiyatlarda takım olarak final yapmak ve ülkemize bu gururu yaşatmak istiyoruz. Türk sporu büyük ivme gösterdi. Cimnastik ailesi olarak da bu ivmenin parçası olmaktan gurur duyuyorum. Elimizden geleni yapacağımıza inanıyorum.”
ADEM ASİL: HERKES DAHA TECRÜBELİ
Milli sporculardan Adem Asil de sporseverlerin desteğini beklediğini, olimpiyatlarda ülkeyi gururlandırmak istediklerini söyledi. Yoğun ve zor kamp dönemi geçirdiklerine değinen Asil, olimpiyatlara az süre kala son hazırlıkları yaptıklarını belirtti. Takım olarak her zaman en iyisini başarmayı hedeflediklerini kaydeden Asil, “Çok güzel kamp süreci geçirdik. Yoğun ve zor programımız vardı. Takım olarak finale kalmak istiyoruz. Ferhat Arıcan, Tokyo’da bronz madalya aldı. Bunun üstüne koyup daha başarılı olmak istiyoruz. Gümüş ve altın madalya hedefim. Herkes daha tecrübeli, sonuçların daha iyi olacağına inanıyorum” dedi.
İBRAHİM ÇOLAK: BAŞARACAĞIMIZA İNANIYORUZ
Olimpiyatların kolay olmadığını ancak takım olarak hedefe ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını belirten milli sporcu İbrahim Çolak, şu ifadeleri kullandı:
“İlk defa olimpiyatlara takım olarak katıldığımız için heyecanlıyız. Olimpiyat geçmişimiz ve tecrübemiz var. Bireysel madalya kazanmak hedefimiz ama takım finali yapmayı istiyoruz. En iyi 8 ülke arasına girme hedefimiz var. Bu takımla bunu başaracağımıza inanıyoruz. Herkes kendi performansını en iyi şekilde yaptığı takdirde takım puanı da güzel olacaktır. Bu da bizi takım finaline taşıyabilir. Olimpiyat kolay değil ama takım olarak hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapacağız.”
“BİRDEN FAZLA MADALYA ALACAĞIMIZA İNANIYORUM”
Ferhat Arıcan’ın Tokyo’da aldığı madalyanın ardından hedeflerinin büyüdüğünü dile getiren Çolak, “O zaman yaptığımız derecenin daha iyisini yapmak için Paris’e gidiyoruz. Ben birden fazla madalya alacağımıza inanıyorum. Kim madalya alırsa alsın, kendimiz almış gibi sevineceğiz. Bu madalyalar biz ve Türk cimnastiği için çok önemli. Takım ruhunu kaybetmeden çalışmalarımızı en iyi şekilde devam ettiriyoruz” dedi.
Olimpiyat oyunlarında ilk defa yer alacak Emre Dodanlı ise olimpiyat oyunlarında en iyi şekilde yarışmayı istediklerini söyledi. Hedeflerinden bahseden Dodanlı “Takım halinde ve bireysel olarak finalde mücadele etmeyi, madalya kazanmayı istiyoruz” şeklinde konuştu.
]]>
İEÜ Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü ile Sağlık, Kültür ve Spor Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, ‘Erasmus Uluslararası Eğitim Haftası: Sağlıklı Kampüs Konsepti’ başlığıyla gerçekleşti. 4 gün süren programa; Almanya, Fransa, İtalya, Slovakya, Polonya, Yunanistan ve Romanya’dan öğretim üyeleri ve idari çalışanlar katıldı.
Güzelbahçe Kampüsü örnek göserildi
Konuklara; İEÜ’nün sağlıklı kampüs yatırımları, fiziksel aktivite ve spor faaliyetlerine ilişkin imkanları, sağlıklı beslenme ve psikolojik destek fırsatları hakkında sunumlar yapıldı. İEÜ Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Evrim Üstünlüoğlu, ‘sağlıklı kampüs’ kavramının yükseköğretim kurumları için önemi ve sağlıklı topluma katkısı hakkında kapsamlı bir seminer verdi. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner ise, ‘sürdürülebilir sağlıklı kampüs örneği’ olarak, 12 Haziran’da temeli atılan İEÜ Güzelbahçe kampüsünün tasarımı hakkında katılımcıları bilgilendirdi.
Fiziksel ve mental sağlık
Prof. Dr. Öner, sağlıklı kampüs konseptini baz alarak İEÜ genelinde yapılan bazı çalışmalar hakkında da bilgi verdi. İEÜ Sağlıklı Kampüs Komisyonu’nun da yürütücüsü olan Prof. Dr. Öner; fiziksel ve mental sağlığı, sağlıklı beslenmeyi, çevre sağlığını ve sürdürülebilirliği temel aldıklarını ifade ederek, “Üniversitemizde çalışanlarımız ve öğrencilerimiz için sıklıkla sportif faaliyetler ve turnuvalar düzenliyoruz. Pilates, zumba ve yoga derslerini, masa tenisi turnuvalarını örnek olarak söyleyebilirim. Kampüsümüzde yer alan spor salonumuz, gençlerimiz ve öğretim üyelerimiz tarafından ücretsiz kullanılabiliyor. Kampüs içinde ve dışında, fiziksel sağlığa katkı sağlayacak, Sağlıklı Gün (Wellbeing Day) adıyla sosyal etkinlikler düzenlemeye başladık. Kampüsümüzde sağlıklı yiyeceklere erişimi kolaylaştırdık. Örneğin; bir etkinlik olduğunda ikram olarak börek ya da tatlı yerine konuklarımıza meyve vermeye, incir ve ceviz gibi ürünler servis etmeye başladık. Farkındalık için önemli bir adım attık. Herkesi sağlıklı beslenmeye teşvik etmek için kampüsümüzde ilgili çekici çeşitli görseller de kullanıyoruz” dedi.
Psikolojik destek
Psikolojik Gelişim ve Danışma Merkezi bünyesinde görev yapan iki klinik psikoloğun, talep eden öğrencilere psikoterapi seanslarıyla destek verdiğini ifade eden Prof. Dr. Öner, “Bağımlılık ve kaygı yönetimi gibi konularda farkındalık seminerleri düzenliyoruz. Tüm öğrencilerimizin eğitim imkanlarına eşit bir şekilde erişebilmesini sağlıyor, bu konuda çok hassas davranıyoruz. Kampüs içerisinde geri dönüşüm noktalarının sayısını artırdık. Geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik noktasında daha etkin rol almaya başladık. Plastik kullanımını azaltmak amacıyla kampüsümüzde birçok noktaya su sebilleri yerleştirdik. Gençlerimiz, her defasında plastik şişeler kullanmak yerine sebillerden su alabiliyor ya da termoslarını doldurabiliyor. Kampüsümüz bünyesinde yürüyüş alanları oluşturduk. Yemekhanemizde çıkan tüm yemekler, besin ve kalori değeri açısından kontrol ediliyor. Karbon ayak izinin düşürülmesi için farkındalık çalışmalarının, seminerlerin sayısını artırdık. Tüm bunlar, ‘sağlıklı kampüs’ hedefi doğrultusunda attığımız temel adımlar arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Sağlıklı kampüsü deneyimlediler
İEÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi Müdürü Hülya İncekara, uluslararası alanda örnek bir etkinliğe imza attıklarını belirterek, konukların da İzmir’den oldukça mutlu ve memnun ayrıldığını söyledi. Sağlıklı yaşam konseptine uygun olarak misafirlerle bazı sportif etkinlikler de düzenlediklerini belirten İncekara, İEÜ olarak farklarını bir kez daha gösterdiklerini dile getirdi. İncekara, “Katılımcıların sağlıklı kampüsümüzü bireysel olarak deneyimlemeleri amacıyla pilates ve yoga gibi çeşitli fiziksel egzersizler yaptık. Etkinlik sonunda katılımcılar, kendi ülkelerine özgü sağlıklı atıştırmalıkları, İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Eğitmen Şefi Aypar Satı ve gastronomi öğrencileriyle hazırlayarak ikram etti. Konuklarımız için Efes, Meryem Ana ve Şirince gezileri ile İzmir turu da düzenledik. Onlara, bölgelerin sosyal ve kültürel yaşamı hakkında da bilgi verdik” diye konuştu. – İZMİR
]]>TAF Başkanı Fatih Çintimar: Birçok madalya ile ülkemize döneceğiz
Ercan ATA – Mikail KARAMAN/ ANKARA, – Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, “Federasyon olarak hedefimiz, Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na 20’nin üzerinde sporcu ile katılmaktı. Bugün sporcularımın çeşitli problemlerinden dolayı 5 paralimpik sporcumuz olmak üzere toplam, 20 kotayla olimpiyatlara katılıyoruz. Sporcularımızla orada yüzümüz gülecek diye umut ediyorum. Birçok madalya ile ülkemize döneceğiz” dedi.
Fransa’nın başkenti Paris’te 26 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek 33’üncü Yaz Olimpiyatlarında Türkiye’yi atletizmde 16 sporcu temsil edecek. Paralimpik Oyunları’nda ise 4 sporcu Türkiye için ter dökecek. Olimpiyat oyunları öncesinde Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Genç sporcuların olimpiyatlar için büyük bir önem arz ettiğini belirten Fatih Çintimar, “Sporcu kafilemiz içerisinde Yasmani Copello hariç sporcularımızın tamamı genç çocuklar. Olimpiyatlara giden sporcu listemize bakarak kısa bir analiz yapacak olursak; genç sporcularımızdan Salih Korkmaz olimpiyatlara katılan en favori sporculardan birisi. Orada en iyi şekilde yürüyeceğine inanıyorum. Yasmani Capelo olimpiyat ve dünya madalyalı tecrübeli bir sporcumuz. Kendisi, takımın büyüğü pozisyonda bir sporcu. Ondan da burada performansının en iyi noktada olmasını arzu ediyoruz. Berke Akçam, şu an 400 metre engel branşında 48 saniye koşabilen Avrupa’daki 3-4 sporcudan birisi. Avrupa Şampiyonası’nda da son anda 5’inci oldu. Yasmani’den sonra bu alanı doldurabilecek sporcumuz olacak. Ben eminim ki olimpiyatta da final koşmak için her türlü çabayı sarf edecek. Çünkü 400 engelde özellikle son 3 yıldır dünyada inanılmaz bir gelişme var. Biz şu anda 400 engellide 2 sporcuyla olimpiyata katılıyoruz. Bu bizim bu branştaki gücümüzü gösteriyor. İnşallah 400 engelde bu alanı hem Yasmani hem Berke yine forse edecek. Olimpiyatta bu iki sporcumuzun da final grubunda olabilmesi canı gönülden arzumuzdur. En azından bir sporcumuz da orada final koşacağız. Tabii Berke, genç olması hasebiyle de önümüzdeki dönemlerin bu branşta hem Avrupa hem dünyada madalya umudumuz olabilecek bir sporcumuz” diye konuştu.
“SPORCULARIMIZ YÜZLERİ GÜLDÜRECEK”
Paris’te Türkiye’yi temsil edecek sporcuların yüzleri güldüreceğini umut ettiğini söyleyen Çintimar, “Sporcumuz Tuğba Danışmaz, son derece güzel bir ivme ve güzel bir programla hep ileriye doğru giden bir ivmesi var. Bu ivmeyi olimpiyatta da sürdüreceğine inanıyorum. Avrupa’daki başarıyı olimpiyatta da gerçekleştireceğini düşünüyorum. Ersu Şaşma da aynı şekilde şu an Almanya’da antrenmanlarına devam ediyor. Genç sporcumuzun herhangi bir psikolojik dağılma yaşamaması için olimpiyata kadar annesini de yanına göndereceğiz. Annesi de onunla birlikte olimpiyata kadar, kampta Ersu’nun yanında kalacak. Mental olarak sporcumuza destek olacak. Tüm sporcularımızla Paris’te yüzümüz gülecek diye umut ediyorum” ifadelerini kullandı.
“CİDDİ BİR HAZIRLIK SÜRECİ YAŞADIK”
Pandemiden sonra ciddi bir hazırlık süreci yaşadıklarını kaydeden Çintimar, “Tokyo Olimpiyatları’ndan sonra 3 yıllık bir sürede bir sonraki olimpiyata hazırlık aşamamız oldu. Hazırlık sürecini yaparken genç bir jenerasyonla olimpiyatlara hazırlıklarımızı devam ettirdik. Bu süreçte bizim hedefimiz olimpiyatlara 20’nin üstünde kota ile gidebilmekti. Ancak bugün 20 kota ile olimpiyatlara katılıyoruz. Burada bazı şanssızlıklarımız oldu. Bunlarla alakalı olarak özellikle kota yarışmaları esnasında hasta olan ve sakatlık yaşayan birkaç sporcumuz oldu. 2 sporcumuz ise ranking sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle elendiler. Bunlar tabii bizim şansızlıklarımız. Olimpiyatlar için tedbirli olarak tutulan fakat cezası bulunmayan sporcumuz Sultan Haydar’ın da olimpiyatlarda yarışmasını bekliyoruz. Yarışmasına izin verilebilir de verilmeyebilir de. Yaşanan bu aksilikler dışında diğer 16 sporcumuz olimpik, 4 sporcumuz da Paralimpik olmak üzere olimpiyata hazır pozisyonda çalışmalarına devam ediyor. Birçok madalya ile ülkemize döneceğiz” dedi.
Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak olan 33’üncü Yaz Olimpiyatlarında Türkiye’yi, atletizmde branşında temsil edecek milli takım kadrosu şu şekilde:
“Tuğba Danışmaz üç adım atlama, Buse Savaşkan yüksek atlama, Emel Dereli gülle atma, Eda Tuğsuz cirit atma, Meryem Bekmez 20 kilometre yürüyüş, Ayşe Tekdal ve Mazlum Demir maraton yürüyüş karışık bayrak, Kayhan Özer 100 metre, Berke Akçam ve Yasmanı Copello Escobar 400 metre engel, Salih Kokmaz 20 kilometre yürüyüş, Ersu Şaşma sırıkla atlama, Necati Er üç adım atlama, Özkan Baltacı çekiç atma, Alperen Acet yüksek atlama, Kaan Kigen Özbilen maraton.”
26 Ağustos, 8 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak olan Paralimpik Oyunları’nda ise Türkiye’yi atletizmde 4 sporcu temsil edecek. T53 Engel Sınıfında Hamide Doğangün 100-400-800 metre, F57 Engel Sınıfında Muhammed Khalvandi Cirit Atma, T47 Engel Sınıfında Abdullah Ilgaz Yüksek Atlama, F40 Engel Sınıfında ise Rabia Cirit Gülle Atmada temsil edecekler.
]]>
Marco van Baste’nin 1988’deki volesi bunlardan biridir. Paul Gascoigne’nin 1996’daki deparı ve bitirişi ile Karel Poborsky’nin aynı turnuvadaki aşırtma vuruşu da öyle.
İspanya oyuncusu Lamine Yamal’ın EURO 2024’te Fransa’ya yarı final maçında attığı gol de bu listeye eklenebilir.
İspanya’nın 1-0 geride başladığı maçta Yamal ceza sahası dışından harika bir vuruşla topu üst köşeye göndererek adını tarih kitaplarına yazdırdı.
16 yaş ve 362 günlük olan Yamal, bu golüyle futbolseverleri kendisine hayran bırakırken, turnuva tarihinin de en genç golcüsü oldu.
İngiltere’nin eski forveti Gary Lineker BBC yanınında o an için “Maçın, belki de turnuvanın en unutulmaz anıydı. Bir süperstar doğdu” dedi.
Bir diğer eski İngiliz forveti olan Alan Shearer de “Bu tek kelimeyle inanılmaz. Tüm turnuva boyunca ondan ve yaşının çok küçük olmasından bahsettik. Bu yaptığı inanılmaz” yorumunu yaptı.
“Bir deha pırıltısı gördük”
Münih’teki Allianz Arena’da ve tüm dünyada maçı izleyenlerin soluğunu kesen gol, özellikle zamanlaması açısından etkileyiciydi.
Bu büyük turnuvanın yarı final maçında, takımının 1-0 yenik olduğu, çok stresli bir andı. Ve o, böyle bir anda, o golü rahatlıkla attı.
Yamal bu “ağır siklet mücadeleye” hazırlık aşamasının hiçbir evresinde de gerginlik belirtisi göstermedi.
Maç düdüğü çalınmadan önce sahada takım arkadaşlarıyla şakalaşan ve gülümseyen Yamal, bu özgüvenini maçtaki performansına da taşıdı.
İspanya Milli Takımı Teknik Direktörü Luis de la Fuente, Yamal için “Bir deha parıltısı gördük. Hepimiz ona iyi bakmalıyız. Onunla aynı alçakgönüllülükle çalışmayı sürdürüp, ayağını yerde tutup öğrenmeye devam etmesini sağlamak istiyorum” diye konuştu.
Yamal’ın yaşına göre çok daha tecrübeli bir futbolcu görünümü verdiğini söyleyen Luis de la Fuente, “İspanyol olmasını, takımımızda olmasını kutluyorum. Ona güveniyoruz ve umarım gelecek yıllarda da onun futbolundan keyif almaya devam ederiz” dedi.
Yamal şimdi uluslararası sahada etkisini gösteriyor olsa da, zaten Barcelona’da geçirdiği muhteşem sezonda rekor üstüne rekor kırmıştı.
Takımın en genç oyuncusu ve golcüsü olurken, La Liga’da da gol atan en genç oyuncu oldu.
Yamal 13 Temmuz’da, EURO 2024 finalinden bir gün önce, 17 yaşına basacak. Pazar günü finalde İspanya’nın rakibinin kim olacağı bugün oynanacak İngiltere – Hollanda maçıyla belli olacak.
Doğumgünü için tek isteğinin “kazanmak, kazanmak ve kazanmak” olduğunu söylemesi, onun zihin dünyası hakkında da bize bir fikir veriyor.
İspanya’nın finaldeki rakibi olacak takıma verilecek bir öneri de, bu genç oyuncuya ekstra motivasyon vermekten kaçınmaları olacaktır.
Fransa bu hatayı yapmış olabilir. Yarı final maçı öncesi Fransız orta saha oyuncusu Adrien Rabiot, Yamal için “Turnuvada şu ana kadar gösterdiğinden daha fazlasını sergilemeli” yorumunu yapmıştı.
Maçın sonunda ise Yamal kameralara “Şimdi söyle, şimdi söyle” diyerek bu yoruma yanıtını vermiş oldu.
İngiltere’nin eski savunma oyuncusu Rio Ferdinand “Yamal, Rabiot’un bu sözlerini duyup, gözlerini kısıp ‘Sana göstereceğim’ demiş gibiydi. Bir çocuğun yaptığı muhteşem bir bitiriş” dedi.
Maç sonrası, Almanya’da yerel saatle 12:15’te, yaşıtlarının çoğu çoktan uyumuşken Yamal basın toplantısı için kameralar karşısına geçti, ve ona maç sonundaki sözlerinin adresi soruldu.
Yamal ise “Kime olduğunu o kişi biliyor… Milli takımla finale yükselerek hayallerim gerçek oldu” yanıtını verdi.
Genç oyuncu basın ordusu karşısında da sahadaki özgüvenini korudu.
Artık odağı Pazar günü Berlin’de oynanacak olan final maçı.
Finaldeki rakip tercihi sorulduğundaysa “Gerçekten bunu önemsemiyorum. Finaldeyseniz oynayabileceğinizin en iyisini oynamalısınız. Finaller genellikle eşit güçlerin mücadelesi oluyor. Bekleyecek ve kim olduğunu göreceğiz” dedi.
]]>Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları 26 Temmuz – 11 Ağustos 2024 tarihleri arasında düzenlenecek. 32 spor dalında, 35 yarışma tesisinde, yaklaşık 10 bin 500 sporcunun katılımıyla düzenlenecek oyunlarda 329 madalya yarışması gerçekleştirilecek. Olimpik Programda yer alan sabit 28 spor dalına ek olarak, break dans, dalga sörfü, kaykay ve spor tırmanışı Paris 2024’te yer alacak.
Daha önce 1900 ve 1924 Olimpiyatlarına ev sahipliği yapan Paris’te, 2024’te Yaz Olimpiyat Oyunları üçüncü kez düzenlenmiş olacak. Fransa daha önce üç kez de (1992, 1968, 1924) Kış Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapmıştı. Tokyo 2020’de yüzde 48,8 kadın sporcu katılımıyla büyük bir ilerleme kaydedilen cinsiyet eşitliği hedefine Paris 2024’te tam olarak yüzde 50-50 erkek-kadın katılımıyla ulaşılmış olacak.
Maraton yarışı Olimpiyat tarihinde ilk kez halkın katılımına açık olacak. Paris 2024 yolunda düzenlenen çeşitli koşu etkinliklerinde dereceye giren amatör sporcular, Olimpiyatlarda sporcularla aynı parkurda yarışacaklar. Yaz Olimpiyat Oyunları tarihinde ilk kez, açılış töreni bir stadyumda gerçekleşmeyecek. Seine Nehri boyunca şehir merkezinde yapılacak açılış töreni son gösterilerin yapılacağı Trocadero’da 6 kilometrelik rotasını tamamlayacak.
26 Temmuz – 11 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na 17 gün kala, Türkiye’yi Oyunlarda temsil edecek Team Türkiye kafilesi belli oldu. 8 Temmuz Pazartesi itibarıyla, Yüz Yılın Takımında 18 spor dalında 54 kadın, 48 erkek olmak üzere, toplam 102 sporcunun yer alması kesinleşti. Böylece Londra 2012’den sonra ikinci kez kafilemizdeki kadın sporcu sayısı erkek sporculardan daha yüksek oldu.
Atıcılıkta, Yusuf Dikeç, Beijing 2008’den bu yana üst üste 5. kez Olimpiyat Oyunlarında Türkiye’yi temsil ederek atıcılık tarihinde en çok Olimpiyata katılan sporcu olacak. Toplamda 7 sporcu atıcılıktaki ilk Olimpiyat madalyasını kazandırmayı hedefleyecek.
Atletizmde, Rio 2016 bronz madalyalı sporcu Yasmani Copello üçüncü kez üst üste Oyunlara katılacak. 3 adım atlamada son Avrupa ikincisi Tuğba Danışmaz, sırıkla atlamada son Avrupa 3.’sü Ersu Şaşma, Tokyo 2020’de Olimpiyat 4.’sü olan cirit atma sporcusu Eda Tuğsuz ve Tokyo 2020’de Olimpiyat 6.’sı olan üç adım atlama sporcusu Necati Er de atletizm takımında yer alacak.
Badmintonda Olimpiyat tarihinin ilk sporcusu (Londra 2012) Neslihan Yiğit Arıkan, Tokyo 2020’den sonra Paris 2024’te de Türkiye’yi temsil ederek üçüncü Olimpiyat deneyimini yaşayacak.
Bisikletteki tek temsilci Burak Abay, ilk Olimpiyat deneyimini yol yarışında yaşayacak.
Boksta Tokyo 2020’deki başarıları ile tarihin ilk kadın Olimpiyat madalyalı sporcuları olan şampiyon Busenaz Sürmeneli ve gümüş madalyalı sporcu Buse Naz Çakıroğlu yine madalyaya yakın sporcular arasında yer alacaklar. 6 Olimpiyat kotasının 5’ini kazanan kadın boksörlerin yanı sıra, 3 erkek sporcu da ringde madalya mücadelesi verecek.
Artistik cimnastikte Olimpiyat tarihinin ilk erkek takımı Paris 2024’te mücadele edecek. Tokyo 2020’deki bronz madalyası ile Olimpiyat tarihinin tek madalyalı cimnastikçisi olan Ferhat Arıcan, Tokyo 2020’de ilk 8 içerisinde yer alan Ahmet Önder, Adem Asil, İbrahim Çolak ve ilk Olimpiyat deneyimini yaşayacak Emre Dodanlı Paris’te temsil edecek isimler arasında bulunuyor.
Eskrimde Enver Yıldırım Münih 1972’den sonra kılıçtaki ilk temsilci olacak. Nisanur Erbil ise tarihte kadınlar kılıçtaki ilk sporcu olarak Olimpiyatlarda ilk deneyimini yaşayacak.
104 Olimpiyat madalyasının 66’sının sahibi olan milli güreşçiler (29 altın, 18 gümüş, 19 bronz), Rio 2016’daki altını ve Tokyo 2020’deki bronzundan sonra 4. Oyunlar deneyiminde de madalya arayacak olan Taha Akgül, Tokyo 2020’deki bronzu ile tarihimizin ilk Olimpiyat madalyalı kadın güreşçisi ve Rio 2016’dan sonra üçüncü kez üst üste Oyunlarda Türkiye’yi temsil edecek olan Yasemin Adar ve 6 Olimpiyat kotasının 5’ini alan kadınlar güreşte ayrıca son dünya Şampiyonu ünvanıyla Buse Çavuşoğlu ile son dünya şampiyonu grekoromen Ali Cengiz önderliğinde Paris 2024’te minderde olacak.
Halterde Tokyo 2020’den sonra Paris 2024’te ikinci Olimpiyat deneyimini yaşayacak olan Muhammed Furkan Özbek ay-yıldızlıları temsil edecek.
Judoda Rio 2016 ve Tokyo 2020’deki beşinciliklerinden sonra Paris 2024’te de madalya hedefiyle tatamiye çıkacak olan Kayra Sayit ve Tokyo 2020’deki beşinciliğinden sonra Paris 2024’te madalya hedefiyle üçüncü Oyunlar tecrübesini yaşayacak olan Mihael Zgank’la beraber 8 sporcu, Olimpiyat tarihinin en çok judocuyla katıldığı Oyunlarında madalya mücadelesi verecek.
Tekvandoda Tokyo 2020 bronz madalyalı sporcular Hatice Kübra İlgün ve Hakan Reçber’e ek olarak sıkletinde dünyanın ilk 5 sporcusu arasında yer alarak kotanın sahibi olan Merve Dinçel Kavurat, Nafia Kuş Aydın ve Emre Kutalmış Ateşli, Oyunlarda yer alacak.
Voleybolda Londra 2012’de ilk kez Oyunlarda Türkiye’yi temsil eden, Tokyo 2020’yi beşincilikle tamamlayan Kadın Milli Takımı üçüncü Olimpiyat deneyiminde takım sporlarındaki ilk madalyasının sahibi olmak için Paris 2024’te olacak.
Yüzmede serbest stil 1500 metrede son gençler ve büyükler Avrupa şampiyonu, tüm takımların en genç sporcusu (16 yaşında) Kuzey Tunçelli’nin de aralarında olduğu 8 yüzücü, öncelikle Olimpiyat tarihindeki ilk finali yüzmek ve sonrasında da ilk madalyayı kazanmak amacıyla kulaç atacaklar.
Yelkende üst üste beşinci Olimpiyat deneyimini yaşayarak Oyunlarda en çok katılım gösteren yelkenci olacak Deniz Çınar ve üst üste dördüncü Olimpiyat deneyiminde ilk kez mücadele edeceği Nacra 17 sınıfında yarışacak olan Alican Kaynar’a 6 sporcu daha eşlik edecek.
18 branşta mücadele edecek 102 sporcu şöyle:
Atıcılık: 4 kadın, 3 erkek
Atletizm: 6 kadın, 10 erkek
Badminton: 1 kadın
Bisiklet: 1 erkek
Boks: 5 kadın, 3 erkek
Artistik Cimnastik: 5 erkek
Eskrim: 1 kadın, 1 erkek
Güreş: 5 kadın, 6 erkek
Halter: 1 erkek
Judo: 3 kadın, 5 erkek
Kürek: 1 kadın
Masa Tenisi: 1 kadın
Modern Pentatlon: 1 kadın, 1 erkek
Okçuluk: 1 kadın, 3 erkek
Tekvando: 3 kadın, 2 erkek
Voleybol: 13 kadın
Yüzme: 4 kadın, 4 erkek
Yelken: 5 kadın, 3 erkek
Toplam: 54 kadın, 48 erkek, 102 sporcu – İSTANBUL
]]>Yeni dönemle birlikte yepyeni bir oluşumla sezona hazırlanan ve 2024-2025 sezonunda Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) 2. Lig’de mücadele edecek olan Manisa Büyükşehir Belediyespor Kadın Voleybol Takımı’nda, tecrübeli Baş Antrenör Caner Doğançay ile sözleşme yenilendi. Halil Onultmak Spor Tesisleri’nde düzenlenen imza töreninde Manisa Büyükşehir Belediyespor Voleybol Şube Sorumlusu Murat Kümüştekin ve yönetim kurulu üyeleri yer aldı. Hedeflerini 1. Lig olarak belirlediklerini belirten Voleybol Şube Sorumlusu Murat Kümüştekin, “2024-2025 sezonu için voleybol takımımızın hocası olan Caner hocamız ile bugün sözleşme imzalıyoruz. Biliyorsunuz ki yerel seçimlerden sonra Başkanımız Mimar Ferdi Zeyrek, Belediye Başkanımız oldu. Manisalılar, Sayın Başkanımızın spora ve sporcuya verdiği önemi her gün daha çok hissetmeye başladı. Manisa Büyükşehir Belediyespor olarak Başkanımız Emre Hasgör ile beraber iyi bir yapılanma içerisine girdik. Özellikle alt yapıda çocuklarımızın gelişimi ile ilgili çalışmalarımızı arttırarak sürdürüyoruz. Bugün voleybol takımımızın antrenörü ile imza atıyoruz ancak bu bir başlangıç. Caner Hocam zaten Manisa’yı ve Manisa voleybolunu iyi bilen bir hocamız. Voleybol ekibini güçlendirerek, altyapı ekiplerini oluşturarak hem A takımı ile hem de altyapısı ile güçlü bir Manisa Büyükşehir Belediyespor Voleybol Takımı geliyor. Amacımız bu yıl güzel bir mücadele vererek, 1. Lig’e çıkmak. Çok nitelikli, çok kaliteli, voleybolu Manisalılara sevdirecek bir ekip oluşturacağız. Manisa’da, Ege Bölgesi’nde ve Türkiye’de gündem olacak bir takım ile geliyoruz. İnşallah Manisa’mız için, ülkemiz için voleybol camiası için hayırlısı olur, Allah mahcup etmesin” dedi.
“Hedefimiz 1. Lig”
Baş Antrenör Caner Doğançay da, sözleşmenin her iki taraf için de hayırlı olmasını temenni ederek, “Bizleri bu göreve layık gören Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’e, Başkanımız Emre Hasgör’e, Voleybol Şube Sorumlumuz Murat Kümüştekin ve Yönetim Kurulumuza teşekkür ederim. Geçtiğimiz sezonlarda tamamı altyapıdan yetişen sporcularımız ile bölgesel lige katıldık. Bölgesel ligde namağlup bir şekilde 2. Lig’e terfi ettik. Geçen sene orta bütçeli bir takım ile mücadelemizi gerçekleştirdik. Takımımız grubu lider bitirdi ama 2024-2025 sezonunda yeni yönetimimiz ile birlikte çok güzel bir adım daha atıyoruz. Murat Başkanımın destekleri çok büyüktü, çok iyi işler çıkardık. Hedefimiz, iyi bir hazırlık dönemi geçirerek sezona güzel başlamak. Bu doğrultuda bütün planlamalarımızı yaptık. Hedefimiz olan 1. Lig’e emin adımlarla çıkmak istiyoruz. Kurduğumuz kadro gayet iyi, üstüne koyarak iyi işler başaracağımıza inanıyorum. Kendi yetiştirdiğimiz altyapı oyuncularımızı da kadromuzda bulunduracağız. Altyapı oyuncularımızın bizlerden ve ablalarından öğreneceği çok fazla şey var. Bütün Manisalı hemşerilerimize ve tüm voleybol severlere Tarık Almış Spor Salonunda yapacağımız bütün maçlara davet ediyoruz. Bizleri desteklesinler, biz şampiyon olacağız, büyük hedeflerimiz var, büyük hayallerimiz var, bu hayallerimizi gerçekleştireceğiz” dedi.
Konuşmaların ardından Caner Doğançay, kendisini Manisa Büyükşehir Belediyespor’un renklerine bağlayan imzayı attı. – MANİSA
]]>Zeytinburnu Belediyesi, Türkiye İzcilik Federasyonu ve Zeytinburnu İzci Kulübü’nün destekleriyle bundan tam iki yıl önce açılan ve Türkiye’nin ilk uygulamalı izcilik eğitimlerini vermeye başlayan Zeytinburnu İzci Evi, bugüne kadar 14 bin çocuğa ulaşmayı başardı.
İzcilik eğitimleri uygulamalı olarak veriliyor
Zeytinburnu Maltepe’de faaliyet gösteren Zeytinburnu İzci Evi’nde, 9-14 yaş arası çocuklar için uygulamalı olarak izcilik eğitimleri veriliyor. Türkiye’de başka bir örneği olmayan tesisten çocuk ve gençler ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor. Zeytinburnu İzci Evi’ne üye olan gençler aynı zamanda Zeytinburnu İzci Kulübü’nün lisanslı birer sporcusu oluyor. Zeytinburnu İzci Evi’nde izciler; Kampçılık, okçuluk, tırmanma, temel ve ileri seviye izcilik, ilk yardım, afet öncesi yapılması gereken hazırlıklar, afet sonrası doğru davranış şekilleri, itfaiye, tahliye, telsiz ile haberleşme, çadır kurma, barınak yapımı, beslenme, ateş yakma, düğümler, bağlar, yürüyüş teknikleri, fonetik alfabe, mors alfabesi, macera parkuru, pentatlon parkuru, zipline ve archery (ok savaşı) eğitimlerini alıyorlar. Öğrenciler için gerekli kamp alanlarına da sahip olan Zeytinburnu İzci Evi, izci adaylarını bu alanda kamp yapabilme imkanı sunarken, aynı zamanda İzcilik Federasyonu’nun düzenlediği yurtiçi ve yurtdışı kamp faaliyetlerine de katılmak için gereken aşamaları da tamamlama ortamını da sağlıyor.
Keşfetmenin heyecanını, zor şartlarda hayatta kalmayı ve ekip ruhu edinmeyi öğreniyorlar
Genç izci adayları Zeytinburnu İzci Evi eğitimlerine katılarak küçük yaşta doğada yaşamayı, mücadeleyi ve paylaşmayı öğrenirlerken; grup çalışması, ekip ruhu, keşfetmenin heyecanını doyasıya yaşıyorlar. Ayrıca Zeytinburnu İzci Evi’nin düzenlediği ‘Okullar izci evinde’ programı sayesinde Zeytinburnu’ndaki ortaokulların tüm 7. Sınıf öğrencileri izci evini ziyaret ederek erken yaşta izcilik ile tanışma fırsatı buluyorlar. Yine Zeytinburnu Belediyesi bünyesinde hizmet veren ZEYBİM, Bilgi Evleri, Yaz/ Kış Okulları ve AKDEM gibi kurumlar ile işbirliği yapan Zeytinburnu İzci Evi, ilçede daha fazla çocuğa ulaşarak izcilik eğitimlerinden haberdar olmasını sağlıyor.
İzci Evi’nde temel eğitimleri alan genç ve çocuklar izciliğe adapte olup devam etmek isterler ise devamlı olarak tesisi kullanabiliyorlarken, İzci Evi’nde ünite faaliyetlerine de katılım sağlıyorlar. İzci olduktan sonra ise Bolu Kış Kampı, Çanakkale Milli Bilinç Kampı ve Düzce Yaylası İleri Seviye İzci Kampı’nda tecrübe edinip Türkiye’yi temsilen; Gürcistan Dostluk Kampı, Azerbaycan Kampı ve Balkanlar Kampı’na gidiyorlar.
Eğlenceli ve öğretici parkurlarıyla dikkat çekiyor
İzcilik adına İstanbul’daki en kapsamlı tesisi sunan ve Türkiye’deki tek uygulamalı eğitimi veren Zeytinburnu İzci Evi; 1 malzeme odası, 1 sanat odası, 3 derslik, 1 atölye, denge parkuru, bay ve bayan mescit, bay-bayan WC, voleybol, basketbol, badminton, archery tag sahası, okçuluk alanı, tırmanma duvarı, mini şelale, bostan tarım alanı, çadır alanı, kamp ateşi alanı, pentatlon, 2 kamelya derslik, 4 ünite toplantı odası, kütüphane, ders çalışma alanı, araştırma ve bilgisayar odası, lokal, idari işler ve kayıt odalarından oluşuyor. – İSTANBUL
]]>Hadican EROL/ İSTANBUL, PARİS’te düzenlenecek olan 2024 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Spor Kulübü, 24 sporcusu ile katılacak. Sporcularla bir araya gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul iki kıtayı, insanlığı kültürleri, medeniyetleri birleştiren, doğu ve batıyı bir araya getiren, Avrupa’yı taçlandıran bir kent. Bence İstanbul ve Türkiye Avrupa’nın bir parçası ama aynı zamanda İstanbul Avrupa’nın merkezi bir kent olarak olimpiyatla buluştuğunda sadece İstanbul bundan taçlanmayacak, olimpiyat oyunları da İstanbul’da olimpiyatları yaparak taçlanmış olacak.” dedi.
26 Temmuz ile 8 Eylül tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek olan 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na katılacak sporculara ait kota açıklandı. Türkiye’den Yaz Olimpiyat Oyunları’na 100 sporcu, Paralimpik Oyunları’na ise 81 sporcu katılacak. İBB Spor Kulübü Yaz Olimpiyat Oyunları’nda 4 branşta 11 sporcu, Paralimpik Oyunları’nda ise 6 branşta 13 sporcu ile Türkiye’yi temsil edecek. İBB Spor Kulübü böylece Türkiye’den toplam 181 sporcunun katılacağı Paris 2024 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na 24 sporcu ile katılma hakkı kazandı.
“MEVCUT MADALYALARIMIZA YENİLERİNİ EKLEYECEĞİMİZDEN HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN”
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Paris 2024 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na katılmaya hak kazanan İBB Spor Kulübü’nün sporcularıyla başkanlık binasında buluştu. Toplantıda ilk sözü alan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Çimen, “Olimpiyat Oyunları, spor dünyasının en köklü ve prestijli organizasyonudur. Bir ülkenin sportif başarısının ve bir sporcunun kariyerine en iyi ayna tutan platformdur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü olarak 2000 yılından bu yana katıldığımız 6 olimpiyatta 4 altın madalya 6 gümüş madalya 8 bronz madalya olmak üzere ülkemize toplamda 18 madalya kazandırdık. Son yapılan 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunlarına 21 sporcumuz ile katılım başarısını gösterdik ve üç madalya kazandık. Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda mevcut madalyalarımıza yenilerini ekleyeceğimizden hiç şüpheniz olmasın.” dedi.
“OLİMPİYAT KELİMESİ BİLE TÜYLERİMİZİ DÜKEN DİKEN ETMEYE YETİYOR”
Paris’te İBB ve Türkiye’yi temsil edecek sporcular adına konuşan milli sporcu Merve Dinçel Kavurat ise, “Olimpiyatlara erişmek ise her sporcunun en büyük hayali. Olimpiyat kelimesi bile tüylerimizi diken diken etmeye yetiyor. Hepimiz bu muazzam organizasyonun bir parçası olmak için gecemizi günümüze, gündüzümüze katarak çalıştık. Çekilen onca çileye, yapılan onca fedakarlığa, ailemizden ayrı kaldığımız onca vaktin sonunda güzel bir yola çıkacak ve hepimiz Paris olimpiyatlarını şu an biletinizi aldık ve cebimize koymuş bulunuyoruz. Ama bitti mi hayır, her şey yeni başlıyor. Şimdi daha önemli bir görevimiz var o da ülkemizi gururlandırmak.” diye konuştu.
“SPORU BİLEN SPOR İNSANLARIYLA ADIM ATMAYI KENDİMİZE KARAKTER EDİNDİK”
Paris’te ülkemizi temsil edecek sporculara hitap eden Başkan İmamoğlu, “Açıkçası İstanbul kentinde geleceğe dair baktığında hangi eksik var ise bunun adı atletizm branşında güçlü bir atletizm pisti olabilir ya da bunun adı en güçlü şekliyle su sporları merkezi olabilir ya da buz pisti olabilir daha güçlü kavramlarla hangi konuda hangi eksiği var ise bunu giderme ile ilgili dediğim gibi bilim insanlarıyla, bu sporu bilen spor insanlarıyla adım atmayı kendimize karakter edindik. Bu anlamda uzman spor insanlarıyla birlikte sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin ilk spor master planını hazırlayan kadro oldu. Bu planda ortaya koyduğumuz ihtiyaçlar ve hedefler doğrultusunda yatırımlarımızı hayata geçiriyoruz, rastgele değil bilimin ışığında bunu yapıyoruz.” dedi.
“SIKI BİR OLİMPİYAT İZLEYİCİSİYİM”
İmamoğlu, “Ben bile çocukluğumdan beri, yani olimpiyat deyince tüylerim diken diken olurdu. Sanırım ilk 1976 Montreal’in böyle görüntülerine TRT’den izlemeye başladığımdan itibaren, inanın sıkı bir olimpiyat izleyicisiyim. Dolayısıyla bu 2024 Olimpiyat Oyunları’nın aynı zamanda bizim 100. yılımız yani olimpiyatlara katılımımızın da 100. yıl dönümü. Daha özel bir durum söyleyeyim; Cumhuriyeti ilan eden Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Cumhuriyetin ilanını netleştirmeden olimpik sporlara ilgi gösteren komiteyi kuran ve olimpiyata hazırlık yapan, 1924 olimpiyatlarına katılma ile ilgili insanları faaliyete geçiren muazzam bir bakış açısıyla bizi olağanüstü bir geleceğe hazırlamışlardır.” diye konuştu.
2036 olimpiyatlarının ev sahipliği yolculuğunu hep beraber başarmak istiyoruz
Ekrem İmamoğlu, “Bir başarıyı daha elde etmek istiyoruz. 2027 Avrupa Oyunları’nda çok güzel bir çoklu organizasyon gerçekleştirmenin ilkini, istanbul’da elde ettiğimizin akabinde sağlam bir 2036 olimpiyatlarının ev sahipliği yolculuğunu hep beraber başarmak istiyoruz. Burada belki de sporcularımızın bir kısmı o tarihte de sporun içinde olabilir ama bir kısmı belki o günün yöneticileri olarak olimpiyatı İstanbul’da yaşayacaklar ve yaşatacaklar. İstanbul iki kıtayı birleştiren, insanları birleştiren, insanlığı birleştiren, kültürleri birleştiren, medeniyetleri birleştiren, doğu ve batıyı bir araya getiren, Avrupa’yı taçlandıran bir kent. Bence İstanbul ve Türkiye Avrupa’nın bir parçası ama aynı zamanda İstanbul Avrupa’nın merkezi, dünyanın merkezi noktasında bir kent olarak olimpiyatla buluştuğunda sadece İstanbul bundan taçlanmayacak gururlanmayacak, bence olimpiyat oyunları da İstanbul’da olimpiyatları yaparak taçlanmış olacak.” ifadelerini kullandı.
24 SPORCU İBB VE TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK
Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na İBB Spor Kulübü adına katılmaya hak kazanan sporcuların tam listesi ise şöyle oluştu;
Güreş: Burhan Akbudak, Zeynep Yetgil, Buse Tosun Çavuşoğlu
Taekwondo: Merve Dinçel Kavurat, Nafia Kuş Aydın, Hakan Reçber, Emre Kutalmış Ateşli
Judo: Salih Yıldız, Mihael Zgank, Vedat Albayrak
Badminton: Neslihan Yiğit Arın
Para Judo: Onur Taştan, Ecem Taşın Cavdar, Cahide Eke, Nazan Akın Güneş
Para Okçuluk: Yağmur Şengül, Sadık Savaş, Yavuz Papağan
Para Atletizm: Mikail Al, Rabia Cirit, Abdullah Ilgaz
Para Halter: Nazmiye Muratlı
Para Taekwondo: Mahmut Bozteke
Para Yüzme: Elif İldem
]]>
Jose Mourinho: Amacımız milyonlarca Fenerbahçeli taraftara uzun süredir bekledikleri mutlulukları vermek
Sezer AFŞAR/ Bad Waltersdorf – Avusturya, – Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, “Kendimi mutlu çok mutlu ve motive hissediyorum. Kendimi hiç olmadığı kadar motive hissediyorum. Amacımız kulüp olarak bu tutkuya en iyi şekilde karşılık vermek; milyonlarca Fenerbahçeli taraftara uzun süredir bekledikleri mutlulukları vermek” dedi.
Sarı-lacivertli takımın teknik direktörü Jose Mourinho, Avusturya’nın Graz kentine bağlı Bad Waltersdorf kasabasında idmandan önce basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Yeni sezon öncesi çalışmalarına takımın yarısıyla başlayabildiklerini belirten Portekizli teknik adam, “Kendimi mutlu çok mutlu ve motive hissediyorum. Kendimi hiç olmadığı kadar motive hissediyorum. Tabii ki kolay değil şu anda içinde bulunduğumuz şartlar. Pek çok oyuncumuz milli takımlarındaydı. Dolayısıyla işler bizim için kolay değil. İki hafta içinde Şampiyonlar Ligi ön eleme turları başlayacak. Bizler çalışmalarımız elimizde olan oyuncularla en iyi şekilde sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
“AMACIMIZ MİLYONLARCA FENERBAHÇELİ TARAFTARA UZUN SÜREDİR BEKLEDİKLERİ MUTLULUKLARI VERMEK”
Sarı-lacivertli kulüpte çok iyi karşılandığının altını çizen 61 yaşındaki teknik direktör, “Kariyerimde her çalıştığım kulüp benim için meydan okumaydı. Burada da çok güzel bir yapıyla, çok güzel bir organizasyonla karşılaştım. Burada da daha önce pek çok Portekizli teknik adam çalıştı. Sorumluluklarımı biliyorum. Kulübün şartları çok iyi. Çok iyi bir sportif direktörümüz var. Kendisi iki senedir burada. Amacımız kulüp olarak bu tutkuya en iyi şekilde karşılık vermek; milyonlarca Fenerbahçeli taraftara uzun süredir bekledikleri mutlulukları vermek” diye konuştu.
“BAŞKANIMIZ KULÜBÜN GERİYE GİTMESİNİ İSTEMİYOR”
Mourinho, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Başkanımız aslında yaklaşımı konusunda direkt bir şekilde mesajını verdi. Kulübün gelişmesini istiyor. Kulübün geriye gitmesini istemiyor. Kulübün gelişmesi demek de en iyi oyuncuları satmamak ve elimizde tutmak. Bu konuda kendisi gerekli şekilde mesajını verdi.”
“TÜRK MİLLİ TAKIMI İYİ BİR İŞ ÇIKARDI”
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ülkelerinin formasını giyen oyuncuların yavaş yavaş takıma dahil olduğunu aktaran tecrübeli çalıştırıcı, “Benim için şu an en öncelikli durum elimizdeki oyuncuların takıma geri dönmesi ki bu hızlı bir şekilde olacak değil. Yavaş yavaş olacak. Bugün Livakovic ve Szymanski ilk idmanlarına çıkacaklar. Çağlar Söyüncü ilk kez topla çalışmalara başlayacak. Türk Milli Takımı’ndaki oyuncularımız tatillerine henüz bugün başladılar. Tadic çarşamba günü dönüyor. Şu an yaşadığımız en büyük zorluk bu. Tabii ki bu iyi bir sebepten dolayı. Türk Milli Takımı iyi bir iş çıkardığı için bu durumdayız. Benim için bu anlamda hayal kırıklığı ama tabii ki yapacak bir şey yok. Transfer pazarında neler istediğimizi biliyoruz, nelere ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Şampiyonlar Ligi maçları oynayacak olmamız bize yardım etmiyor. Transfer pazarı hareketli ve pek çok takım 23 Temmuz’da Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynamayacak. Lugano ile ilk maçımızda en iyi durumumuzda olmayacağız. Ama bildiğim bir şey var ki ikinci maçta evimizde taraftarlarımız o maçı kazanmamız için bize yardımcı olacaktır” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]>
12 yaşındaki Ömer annesinden izin alarak, binlerce Çekmeköylü gibi Doğa Park’ta kurulan dev ekranda A Milli Takımı’nın Hollanda ile karşılaştığı müsabakayı bisikleti ile izlemeye gitti. 2 yıldır kullanmadığı ve maç günü çıkartıp bakımlarını ve temizliğini yaptırdığı bisikletini alanda bulunan mescidin yanına bırakarak diğer vatandaşlar ile birlikte coşkuyla milli takımı desteklemeye başladı. Ömer maç boyunca gözü gibi baktığı bisikletini sık sık kontrol etti. Milli takımın yenilmesi sonrası bisikletine binerek evine gitmek isteyen Ömer bisikletini bıraktığı yerde göremeyince ikinci bir üzüntü daha yaşadı. Bisikletinin başkası tarafından alındığını fark eden Ömer park içerisinde görevli güvenliklerden yardım istedi. Güvenlikler ile park içerisinde bisikletini arayan Ömer bisikletini bulamayınca gözyaşları içerisinde evine gitti. Bir umut bulurum düşüncesinde ertesi gün sabah 09.30’da parka gelerek bisikletini tekrardan aradı. Bisikletini bulamayıp tekrardan üzüntü ve gözyaşları içerisinde evine döndü.
Göz yaşlarına hakim olamayan Ömer’in üzüntüsünü sosyal medya üzerinden Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’e ileten anne Aslıhan Yılmaz, talep sonrası belediye ekiplerinin Ömer’e çalınan bisikletinin yerine yeni bir bisiklet hediye etmesiyle büyük sevinç yaşadı.
Ömer’e sürpriz
Başkan Çerkez’in talimatı sonrası anne Aslıhan Yılmaz ile iletişime geçen belediye ekipleri, Ömer’e hediyesini çalındığı yerde sürpriz bir şekilde teslim edeceklerini belirtti. Annesinin bisikletine birde beraber bakalım diyerek parka getirmesi sonrası bisiklet hediyesi ile karşılaşan Ömer, yeni bisikletini gördüğü anda heyecanını saklayamadı. Başkan Çerkez’in kendisi için yazdığı notu okuyunca küçük çocuk duygu dolu anlar yaşadı.
Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in, sürpriz hediyesine koyduğu o not ile Ömer’e, “Sevgili evladım Ömer, hayatta hiçbir şey senin gülümsemenden, mutlu olmandan ve güne güzel başlamandan önemli değil. Dün akşam Doğa Park’ta Türkiye-Hollanda maçını izlemeye geldiğini öğrendim. Senin ve senin gibi evlatlarımın kalp atışları ile milli takımımıza büyük destek verdik. Maalesef 90 dakika sonunda senin gibi bizlerde çok üzüldük. Önümüzde ki günlerde daha güzel, daha mutlu olabileceğimiz maçlar göreceğimizi unutma. Sevgili Ömer, güneşli, güzel günler göreceğiz. Dün akşam ve bu sabah akıttığın gözyaşlarının mutluluk ve sevinç için olmasını diliyorum. Duydum ki bisikletini kaybetmişsin. Sana en kral bisikleti veriyorum. Bu bisikletle kazasız belasız, mutlu olacağın bir gelecek diliyorum. Bir umudum sende Ömer, gözlerinden öperim.
Orhan amcanız, her zaman tüm Çekmeköylü evlatlarının yanında olacaktır, var olun” dedi.
Bisikleti çalınan Ömer’in annesi Aslıhan Yılmaz, “Dün akşam Ömer buraya milli maçı izlemeye geldi. Bisikletini mescidin yanına bırakmış ara ara kontrol ediyordu. İlk yarı bisiklet oradaymış, ikinci yarıdan sonra bisiklet olduğu yerde yoktu. Ömer eve hüngür hüngür ağlayarak geldi. Hem yenildiğimize hem de bisikletin gittiğine ağlamış. Dün bisikletini buraya tamire getirmiş ve yıkatmıştı binemediği için ağladı. Sabahta kalkınca yine geldi burada baktı alan birisi burada bir yere attı mı diye güvenliğe sormuş. Bisiklet gittiği için çok üzüldü. Bu konuda Orhan Başkan’ımıza ulaştık hemen bize dönüş yaptı. Çok çok teşekkür diyoruz kendisine ilgisinden dolayı. Ömer’i de çok mutlu etmiş oldu. Gerçekten çok sevindik” dedi.
Başkan Çerkez’in sürpriz hediyesi sonrası Ömer Ercan, “Arkadaşlarım ile maçı izliyorduk. Annemin de dediği gibi bisikletimi yeni yaptırmıştım. 2 yıldır kullanmıyordum. İlk yarı sonrası bıraktığım yere gittim bisikletim yoktu eve gittim ağladım baya. Sabah yine geldim baktım yoktu geri eve gittim. Annem beraber Doğa Park’a gidelim dedi. Böyle bir sürprizle karşılayacağımı bilmiyordum. Allah Orhan Başkan’ımıza mutluluklar versin. İnşallah çok mutlu olur. Çok Teşekkür ederim” dedi. – İSTANBUL
]]>Paris’te, 26 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek ‘Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek olan, Türkiye’nin ilk paralimpik olimpiyat madalyalı milli sporcusu Korhan Yamaç, “Gerek tabancada, gerek tüfekte iddialıyız ve oldukça iyi çalışıyoruz. Sporda bildiğiniz gibi elit sporcular iyi çalışırlar fakat o gün biraz da şansın yardımı olursa Paris’te bayrağımızı tekrar 1’incilik kürsüsünde dalgalandıracağız” dedi.
İspanya’nın Granada kentinde 30 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Para Atıcılık Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası 25 M Tabanca Erkekler (P3) SH1 kategorisinde elde ettiği 7 puanla 2024 Paris Paralimpik Oyunları kotasının sahibi olan milli atıcı Korhan Yamaç, Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
Atıcılığa 1985 senesinde başladığını aktaran Korhan Yamaç, “Şu anda 39’uncu yılımdayım. Türk spor tarihinin ilk paralimpik madalyası sahibiyim. Atina 2004’te altın ve bronz madalya alarak bu başarıyı elde ettim. Paralimpik oyunlarında ülkemizin hem ilk hem de birbirinden farklı renkteki 3 madalyasını kazandırdım. Uluslararası yarışmalarda ülkeme 56 madalya kazandırdım. Avrupa, dünya, olimpiyatlar ve paralimpik oyunları da dahil. 39 yıllık süreçte 5 olimpiyata katıldım. Şimdi Paris için yeni kotamı aldım. Bu da paralimpik oyunlarında 6’ncı kotam ki bu üst üste girilen ekstra bir rekor olacak. Ülkemi ve bayrağımı temsil etmek benim için her zaman ilk öncelikti ve hep bunun için uğraştım” diye konuştu.
“ATICILIĞA TEKRAR DÖNDÜM VE PARİS KOTASINI ALDIM”
1995 yılında bir operasyon esnasında mayına basarak sağ ayağını kaybederek gazi olduğunu ifade eden Yamaç, şunları kaydetti:
“2004 yılında kendi isteğimle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli oldum. Daha öncesinde 2002 senesinde rahmetli babamla birlikte Bedensel Engelliler Federasyonu’nda ‘atıcılık’ branşını açtık. O günden bu yana engelli atıcılık spor kariyerime devam ediyorum. 2-3 sene önce bir yarışma esnasında eşimi kaybettim. Yarışmadan apar topar döndüm. Peşinden 1 sene sonra beni atıcılığa başlatan babamı kaybettim. Aynı zamanda benim antrenörümdü. 2 yıldır atıştan uzaktaydım. Atışı bırakmış gibi bir şeydim. Şimdi geri döndüm ve döndüğüm ilk yarışlarda Paris kotasını almış oldum.”
“TÜRKİYE OLARAK DÜNYADA SÖZ SAHİBİYİZ”
Türkiye’nin engelli atıcılıkta dünyada söz sahibi ülkelerden biri olduğunun altını çizen Yamaç, “Ciddi rakiplerimiz de var. Ruslar, Çinliler, ABD’liler ve Almanlar; bunlar ciddi rakiplerimiz. Fakat bizler de oldukça iyi çalışıyoruz. Gerek tabancada, gerek tüfekte iddialıyız. Benim 3 paralimpik madalyam var; altın, gümüş ve bronz. Diğer arkadaşlarımızın önemli başarıları var. Ayşegül Pehlivanlar’ın bir 2’ncilik bir de 3’üncülüğü var. Milli sporcumuz Cevat Karagöl’ün dünya şampiyonluğu var. Yine milli sporcu Çağla Baş arkadaşımızın dünya 2’nciliği var. Ekibimiz çok güçlü. Sporda bildiğiniz gibi elit sporcular iyi çalışırlar fakat o gün biraz da şansın yardımı olursa Paris’te bayrağımızı tekrar 1’incilik kürsüsünde dalgalandıracağız” değerlendirmesinde bulundu.
KADRİ AKGÜN: PARİS’TE EN AZ 3 MADALYA BEKLİYORUZ
Pandemi dolayısıyla Paris Oyunları’nın hazırlık aşamasına 1 yıl geç başladıklarını belirten Bedensel Engelli Para Atıcılar Teknik Direktörü Kadri Akgün, “2021 yılından itibaren çalışmaya başladık. O günden bugüne yoğun tempo içerisinde kota kovaladık. Şimdiye kadar 7 sporcumuz kota aldı. Kota serüvenimiz bitti artık. Bu 7 sporcumuzdan 4’ü tabanca branşından, 3’ü de tüfek branşından. 7 sporcumuzun 7’sinden de de final bekliyoruz. Yani bu sporcuların hepsi final oynayabilecek sporcular. Tokyo’da da 6 final almıştık. 1 madalya kazanmıştık. Orada gümüşte kalmıştık en son. Bu sefer Paris’te madalyalar ve en azından rengi de altın olmak kaydıyla yarışacağız. Çalışmalarımızı yürütüyoruz. Çünkü son 2-3 yılın dünya şampiyonaları ve Avrupa şampiyonu olan sporcularımız 1’inciler ve 2’nciler bizden çıkıyor. Özellikle bayanlar tabancalıda iddialıyız. Paris’te en az 3 madalya bekliyoruz” ifadelerinde bulundu.
]]>
Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen yarışma Macit Özcan Spor Tesislerinde M1 (9-10), M2 (11-12), M3 (13-14) ve tasnif dışı başvuruların sayıldığı yıldız, genç ve yaş grupları kategorisinde düzenlendi. Yüzme ve koşu olmak üzere 2 aşamadan oluşan Aquatlon yarışmasında kız ve erkek sporcular önce yüzdüler ardından koşu parkurunu deneyimlediler. 96 sporcunun zorlu parkurda yarıştığı ve kıyasıya mücadelenin yaşandığı yarışma sonrası sporculara rozetleri verildi. Diskalifiye olmamak şartı ile 2. etap yarışmalarını tamamlayan M1-M2 ve M3 sporcuları, Türkiye final mücadelesinde yarışmak için hak kazandılar.
Yarışma sonucuna göre; M1 erkekler kategorisi Poyraz Efe Özer, M2 erkekler kategorisi Eymen Ege Yıldırım, M3 erkekler kategorisi Rüzgar Kasımoğlu birinci olurken, M1 kızlar kategorisinde Cemre Tuncer, M2 kızlar kategorisinde Nisanur Atman ve M3 kızlar kategorisinde Yasemin Olğar birinci oldu.
“Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman sporun her branşına destek veriyoruz”
Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, Türkiye Triatlon Federasyonu’nun ‘Bölgesel Triatlon Ligi’nin 7. Bölge 2. Etap Yarışması’na ev sahipliği yaptıklarını belirtti. Gökayaz, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman sporun her branşına destek verdiğimiz gibi bu yarışta beraberiz. Yarışmada 96 sporcumuz bir araya gelip yarıştı ve güzel bir organizasyon oldu. Büyükşehir olarak gerçekten güzel işler yapmaya çalışıyoruz ve daha da yapacağız. Bununla ilgili çalışmalarımız da kendi organizasyonlarımız da var” dedi.
Yarışmanın yüzme ve koşu olmak üzere 2 ayrı etaptan oluştuğunu kaydeden Gökayaz, “Yarışmada dereceye giren bütün sporcular direkt olarak Türkiye finaline gitmeye hak kazanıyorlar. Yarışmanın böyle bir önemi de var. Yarışan tüm sporculara başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederiz”
Türkiye Triatlon Federasyonu Bölgesel Lig Sorumlusu Edip Kunt, daha önce de Macit Özcan Spor Tesislerinde yarışma düzenlediklerini ve bölgesellikte federasyon yarışmasının bu sene 3.’sünü gerçekleştirdiklerini kaydetti. 9-14 yaş arası çocukların altyapı seçimleri için yarışma düzenlediklerini belirten Kunt, “M1-M2, M3 kategorisinde katılan tüm sporcularımızın ikinci etap yarışını tamamlaması halinde diskalifiye olmaması koşuluyla federasyonumuzun gerçekleştireceği Türkiye final yarışına hak kazanacaklar. Biz aynı zamanda 7 bölgeden sorumluyuz ama merkezimiz Mersin olmak üzere burada iki yarışımızı gerçekleştirdik. Ev sahipliği yaptığı için Mersin Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Yarışmanın oldukça keyifli geçtiğini söyleyen Kunt, Aquatlon için tesisin oldukça uygun ve güvenli bir yer olduğunu dile getirdi. Kunt, “Çünkü trafiğe kapalı alan olması bizim için kaçınılmaz bir fırsat. Bizim bölgesel yarışlarımızın resmi olduğu kategoriler M1 9-10 yaş, M2 11-12 yaş, M3 13-14 yaş grubudur. 14 yaşından sonra yıldız, elit grubu ve yaş grupları gerçekleşir fakat bizim bölgemizde triatlona yatkın sporcularımız olduğu için bu kategorilerde tasnif dışı başvurup yarışımızda yer alabiliyorlar. Burada gerçekleştirdiğimiz resmi olan Türkiye finali için bilet almaya hak kazanan sporcularımız M1-M2-M3 kategorileridir” şeklinde konuştu. – MERSİN
]]>663. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Edirne Sarayiçi Er Meydanı’nda yapıldı.
Pehlivanlar diyarı Antalya, 663. Tarihi Kırkpınar Yağlı Gürelerine adını bir kez daha altın harflerle yazdırdı. Ata sporu güreşi ve güreşçileri her zaman destekleyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Kırkpınar’da güreşçileri yalnız bırakmadı. Gün boyu süren müsabakalarda Antalya Büyükşehir Belediyesi güreşçileri birbirinden başarılı güreşlere ve başarılara imza attı.
Zeybek ve Taş kol bağladı
Yarı finale Serhat Gökmen, Yusuf Can Zeybek, Mustafa Taş ve Hüseyin Gümüşalan’ın yükseldiği Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde rakiplerini eleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi güreşçileri Yusuf Can Zeybek ve Mustafa Taş dualı çayırda başpehlivanlık için kol bağladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin başpehlivanları Yusuf Can Zeybek ve Mustafa Taş finalde karşı karşıya geldi. Karşılaşma öncesinde protokol sahaya inerek başpehlivanlara başarılar diledi.
Yendiği rakibine sarıldı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü güreşçileri Yusuf Can Zeybek ve Mustafa Taş, güçlü fizikleri ve teknik güreşleri ile finale damga vurdu. Kıran kırana geçen müsabakada Antalya Büyükşehir Belediyesi adına güreşen iki başpehlivan normal sürede yenişemedi. Yarım saat süren zorlu müsabaka sonrasında puanlama bölümüne geçildi. Yaklaşık 51 dakika süren final müsabakasının sonunda kazanan isim Yusuf Can Zeybek oldu. Zeybek, başpehlivanlık sevincini yendiği rakibi Mustafa Taş’a sarılarak kutladı.
Sevincini başkan Böcek ile paylaştı
663’üncü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri başpehlivanı Yusuf Can Zeybek, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: “Buraya çok çalışarak geldik. Kışın çok güzel kamplar geçirdik. Allah’a şükür şampiyon olduk. Bileğimizin hakkıyla kazandık. 2. kemer için geldik. Rahmetli annem için güreştim. Allah’ın izniyle kazandık. İnşallah seneye daha iyi çalışacağız. Seneye 3. kemer için için güreşeceğim. Bizleri destekleyen ve her zaman yanımızda olan Başkanımız Muhittin Böcek’e de çok teşekkür ediyorum. Seneye daha iyi çalışıp kemerin ebedi sahibi olmak istiyorum. Bu kemeri Antalya’ya ve Duraliler halkına armağan ediyorum.”
Yusuf Can Zeybek daha sonra tribünlere çıkarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile sevincini paylaştı.
Başkan Böcek güreşçileri kutladı
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de er meydanında Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni başarıyla temsil eden pehlivanları kutladı. Başkan Böcek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak finale adımızı yazdırdık. Sonuç ne olursa olsun Altın kemer Antalya’ya gelecekti. Bu sonucu ve bu mutluluğu bizlere yaşatan pehlivanlarımıza Antalya halkımız adına teşekkür ediyorum. Antalya’dan dualarımızla gönderdik güreşçilerimizi buraya. Finale kalan iki güreşçimizin de gözlerinden öpüyorum. Antalya’mızın kültürel zenginliklerinden biri olan yağlı güreşlerin gelişmesi adına verdiğimiz desteklerin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gördük. Altın Kemer’i bir kez daha Antalya’mıza kazandırdığımız için çok mutlu ve gururluyuz” dedi. – ANTALYA
]]>Milli yıldızların paylaşımları şu şekilde;
ARDA GÜLER: BU FORMAYI GİYMEK EN BÜYÜK GURUR
“Herkesin izlerken gurur duyacağı bir takım, halkımızın yüzünde bir gülümseme, geleceğe dair bir umut olmak isteyerek çıktığımız bu yolda; daha da ileri gidebilmeyi çok isterdik, çok üzgünüz… İlk günden itibaren muhteşem bir destek veren halkımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Bu formayı giymek en büyük gurur!”
HAKAN ÇALHANOĞLU: NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE
“Hayallerimiz sınırsızdı ama ne kadar çabalamış olsak da maalesef dün bu hayallerimiz son buldu. Çok özlediğimiz duyguları tekrar hissetmek, hissettirmek için de çıkmıştık bu yola. Aynı hedefi gerçekleştirmek için bir araya geldiğimizde ne kadar güzel olduğumuzu hatırlamak da çok önemliydi. Ülke olarak bunu başardığımızı düşünüyorum. Bu turnuva ileride bizim için bir dönüm noktası olarak hatırlanabilir. Şimdi tek yapmamız gereken hep beraber çalışmaya devam etmek ve Türk futbolunun hak ettiği yerlerde devamlı var olmasını sağlamak. Bu turnuvada emeği geçen hocalarımıza, tüm ekibe, takım arkadaşlarıma, Almanya’da ve evlerinde bizi müthiş destekleyen taraftarımıza çok teşekkürler. Biz birlikte çok güzeliz. Ne mutlu Türk’üm diyene”
FERDİ KADIOĞLU: EŞSİZ DESTEK İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLER
“Ülkemi temsil etmekten ve bu takımın bir parçası olup Ay-Yıldızlı formayı giymekten dolayı gurur duyuyorum. Gittiğimiz her yerde karşılaştığımız eşsiz destek için sonsuz teşekkürler.”
ABDÜLKERİM BARDAKCI: DERİN ÜZÜNTÜ YAŞIYORUZ
“Euro 2024 turnuvasından çeyrek finalde elenmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ben ve tüm takım arkadaşlarım, ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Bu süreçte bizlere olan inancını kaybetmeyen, gerek televizyon başında gerek ise stadyumda bizi canı gönülden destekleyen, her daim yanımızda olan dualarını eksik etmeyen tüm halkımıza sonsuz teşekkürler. Ne mutlu TÜRK’üm diyene.”
SAMET AKAYDİN: TANRI DAĞLUM DAĞLAR AŞAR, ÖLMEZSE DE DERTLİ YAŞAR
“EURO 2024 turnuvası maalesef bizim için çeyrek final aşamasında sona erdi fakat yine de yıllar sonra milletimize bu heyecanı yaşatabilmenin buruk mutluluğunu yaşıyoruz. Öncelikle, beni her zaman destekleyen aileme ve iyi günde kötü günde yanımda olan çok sevdiğim dostlarıma teşekkür etmek istiyorum. Takım arkadaşlarıma ve teknik ekibe de teşekkür borçluyum. Birlikte ter döktüğümüz her an, bizim için çok değerliydi. Turnuva boyunca Almanya’nın her şehrinde bayrağımız için tribünleri dolduran vatandaşlarımıza da özel bir teşekkür etmek istiyorum. Sizin coşkunuz ve desteğiniz olmasaydı, sahada gösterdiğimiz performansı bu kadar ileriye taşıyamazdık. Son olarak, doktorumuza, fizyoterapistlerimize, masörlerimize, malzemecilerimize, medya ekibimize, güvenlik ekibimize,Riva personeline ve idarecilerimize teşekkür ediyorum. Tanrıdağlım dağlar aşar, birgün güler, birgün şaşar, ölmezse de dertli yaşar, o günleri görmeyince…”
İRFAN CAN KAHVECİ: GÜZEL GÜNLERİ YAŞATMAYI HAYAL EDEĞİZ
“Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.” Şimdi biz; daha iyisi için daha fazla çalışıp halkımıza hak ettiği güzel günleri yaşatmayı hayal edeceğiz. Yüreğiyle oynayan tüm arkadaşlarımın ayaklarına sağlık. Tarifsiz destekleri için tüm halkımıza teşekkür ederiz.”
MERT MÜLDÜR: TÜRK FUTBOLUNA İSTİKRARI GETİRMEK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞICAĞIZ
“Turnuvanın başından sonuna kadar gördüğümüz destek inanılmazdı. Günün sonunda söylenebilecek çok fazla bir şey yok. Çok istedik, çok arzuladık, çok çabaladık, güzel anlar yaşadık ülkece ama maalesef buraya kadarmış. Yarınlara umutla bakıyoruz çünkü dün üzüldük, bugün o üzüntülerimizden ders alıp Türk futboluna istikrarı getirmek için çok çalışacağız. Bu forma, bu bayrak, bu ülke ve bu millet için oynamaktan dolayı gurur duyuyoruz. Ne mutlu Türk’üm diyene!”
]]>Altınordu Futbol Kulübü, TFF 3’üncü Lig ekiplerinden Efeler SK 09 ile genç futbolcuların profesyonel liglerde mücadele etmesi konusunda işbirliği anlaşması gerçekleştirdi.
Öz Kaynak Sistemi’nden sayısız futbolcu yetiştiren İzmir ekibi, kadrosunda değerlendiremediği bazı oyuncuları Efeler SK 09’a verecek. Sait Altınordu Tesisleri’nde Altınordu FK Başkan Seyit Mehmet Özkan ile Efeler 09 SK Başkanı Mahmut Gözüaçık bir araya gelerek işbirliğinin detaylarını paylaştı.
Efeler SK 09 Kulübü ile genç futbolcuların gelişimi ile ilgili yeni bir döneme imza atacaklarını dile getiren Başkan Özkan, “Mahmut Gözüaçık ile uzun yıllardır tanışıyoruz. Kendisi de bizim misyonumuz ile hareket eden bir spor adamı. Şu anda Efeler 09 SK yönetimini devraldı. Efeler SK 09 geçen yıl üçüncü ligde play-off oynadı ve çekirdek kadrosunu da koruyor. Bu sezon U19 Elit A Ligi’ne katılmama kararı aldık. Kadromuzda U19 Ligi’nde oynayacak 12 oyuncumuz var ve bunları Efeler SK 09’Un üçüncü lig kadrosunda değerlendirmeye karar verdik. Bunun nedeni de Akademi Ligleri’nde maalesef istenilen kora kor mücadele olmuyor. Genç oyuncularımızın gelişimi çok yavaş oluyor hatta bazı maçlarda geriliyor bile. Bu anlamda TFF’nin Akademi Ligleri’ni daha yüksek seviyeye çıkaracak uygulamalar yapması lazım” dedi.
“HERKES ÇOK ÇALIŞACAK”
Yapılan anlaşma ile birlikte genç futbolcularımızın daha çabuk gelişim sağlayacağını vurgulayan Başkan Özkan, “TFF 3. Lig’de puan mücadelesi olacak. Ligden düşenler, yükselenler olacak. Şehir ve belediye takımlarının olduğu profesyonel ligde oyuncularımız daha çabuk gelişim sağlayacak. Futbolcularımız, akademi liglerinde olduğu şekilde “mış gibi” değil de meslek bilinçlerini gerçekten daha hızlıca öğrenecekler” diye konuştu.
“KAZAN KAZAN FORMÜLÜ İLE BİRLİKTE YOL ALACAĞIZ”
Yeni sistemde her iki tarafın ‘kazan kazan’ formülü ile birlikte hareket edeceğini dile getiren Başkan Özkan, “Biz gençlerimizi oynaması için bir kulübe gönderdiğimiz zaman orada oynatmıyorlar çünkü herkesin derdi galip gelmek. Kimsede takımın içine gençleri atayım onları kazanayım derdi yok. Gençlerimiz bir takıma kiralık gittiği zaman o takımda tecrübeli oyuncuların arkasında bekliyor. Oyuncu oynamazsa sadece antrenmanla gelişmiyor. Bu işbirliği sayesinde her iki taraf da kazanacak. Bizim gençlerimizi kadrosunda değerlendirecek Mahmut Gözüaçık ve yönetimine teşekkür ediyorum. Hep beraber A Milli Takımlara gidecek oyuncular yetiştireceğiz. Kendisine üstün başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
“PİLOT TAKIM ANLAŞMASI DEĞİL”
Başkan Özkan, projenin geçmişte gerçekleştirmiş oldukları Niğde Anadolu FK gibi bir pilot takım anlaşması olmadığını vurgulayarak, “Niğde projemiz doğruydu ama uzakta olduğu için verimli olmadı. Şu anda Efeler SK 09 ile yaptığımız anlaşma bir pilot takım anlaşması değil. Yapılan anlaşma bir işbirliği anlaşması” dedi.
MAHMUT GÖZÜAÇIK: HEP BERABER KAZANACAĞIZ
Altınordu FK Başkanı Seyit Mehmet Özkan ile tanışıklılığının geçmişe dayandığını dile getiren Efeler SK 09 Başkanı Mahmut Gözüaçık da “Seyit Mehmet Özkan, Türkiye’nin en iyi akademisini kurdu. Bizler de çocuk futbol yetiştiriciliği yaptık. O dönemde birçok ismi Altınordu’ya verdik. Burada kendimi evimde gibi hissediyorum. Altınordu ve Seyit Mehmet Özkan ile yol arkadaşlığı yaptım. Kendisinden birçok şey öğrendim. Efeler SK 09 yönetimini devraldıktan sonra geçen sene yarı finalde kaybettik. Bu sezon iyi bir kadroyla sezona başlayacağız” diye konuştu.
“MİSYON VE VİZYONUMUZ UYGUN”
Gözüaçık, yapılan işbirliği hakkında da şunları ifade etti:
“Misyon ve vizyonu uygun iki takım olarak işbiriliğine gittik. Şu anda Altınordu’dan kadromuza katacağımız oyuncuların bazılarını geçmişte biz Altınordu’ya vermiştik. O yüzden bizlerin kadrosuna katılacak oyuncularımız rahat olsun. Altınordu’nun misyonu ve vizyonu ile beraber hareket eden bir kulübe gelecekler. Tek hayalimiz bu… Gençlerimizin yetişmesi ve milli takımlara yükselmesi.”
Başkan Gözüaçık, Efeler SK 09 yönetimini devraldıkları süreçte Play-off’lar döneminde kendilerine tesislerini açan Seyit Mehmet Özkan’a bir kez daha teşekkür ederek, “Kazan kazan sisteminde hep beraber kazanacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uçaktaki gazetecilerin yönelttiği sorular ve cevapları şu şekilde;
Merih Demiral hakkındaki karar, tam olarak neyi cezalandırmaya yönelikti? Temiz bir mücadele verilmişken, temiz bir taraftar desteği varken, başarılı devam ettirilirken, gerçekten samimiyetle futbola siyaset sokulmaması yönünde bir çabanın karşılığı mı bu? Yoksa tersi bir durum mu söz konusu? Çifte standart dediğimiz şey tekrar niye karşımıza çıkıyor burada? Bir yandan bu haksız cezayı konuşuyoruz ama geçen hafta boyunca oyuncularımızla ilgili Batı medyasının yayın organlarında onların hem kapasitelerini, yeteneklerini hem sosyal zekalarını, üretkenliklerini öven yazılarla da karşılaştık. Acaba bu başarı inançla birlikte ortaya konulunca mı rahatsız eden bir resme dönüşüyor? Yine akla gelen sorulardan bir tanesi de bu, bu mu huzursuz ediyor?
Batı’nın bugüne kadar zihniyet itibarıyla bize yaklaşımı hiçbir zaman değişmemiştir. Batı aynı zihniyetiyle devam etmiştir ve aynı şekilde de devam etmektedir. Merih Demiral’a verdikleri ceza, adeta ilk andan itibaren kararı verilmiş olan bir ceza. Ben Kazakistan’dan dönüşte uçak söyleşimizde de ifade etmiştim. Eğer olay bozkurt işaretini cezalandırmaksa Almanlar’da kartal var, kartalı cezalandırıyor musunuz? Yok. Fransızlarda horoz var, ‘Niye horozlanıyorsun’ diyerek kalkıp da Fransızları cezalandırıyor musunuz? Yok. Fakat Türkiye’de o golün ve arka arkaya atılan gollerin heyecanı içerisinde bizim efsanelerimizde yer alan bozkurt işaretini yapan Merih’e verilen bu ceza, Merih’in şahsına değildir. Aslında Türkiye’nin millet olarak yapısına dönük verilmiş olan bir cezadır. Bunun en güzel karşılığı da aslında bu maçtan bizim galip olarak çıkmamız olacaktı. Ben zaten inanıyorum ki bütün futbolcu arkadaşlarımız, kardeşlerimiz de bu aşkla, bu heyecanla sahaya çıktılar. Onlara sahada güzel bir ders vereceklerdi ama ne yazık ki bu son 3-5 dakika içerisinde yakalanan pozisyonlar gole döndürülmüş olsaydı, oradan ağlayarak dönen onlar olacaktı. Maalesef olmadı. Sorunuzda yatan o ruh maalesef bizim de beklentimizdi olmadı. Artık şimdi 2026’da Dünya Kupası, 2028’de Avrupa Şampiyonası var. Şimdi bizim bunlara en güzel şekilde hazırlanarak, Montella’nın da dediği gibi inşallah bunların rövanşını orada alma şansımız var. Böyle de bir ekip inşallah hazırlandı.
Sayın Cumhurbaşkanım bu jenerasyonu nasıl görüyorsunuz? 2008’de yaşadık benzer bir şekilde ama devamını getiremedik. 2010-2012’de de ıskaladık şampiyonaları. Önümüzdeki süreçte az önce söylediğiniz turnuvalarda daha iyi olabilmek adına, bu sürekliliği yakalamak adına nelere dikkat edilmesi gerekiyor? Buradaki kritik nokta ne sizce?
Önemli olan iki husus var. Bir tepeden tırnağa federasyonun yapısı, iki teknik kadroların kalıcılığı… Dikkat edin Batı’ya veya dünyadaki işleyişe, çorap söküğü gibi bir taraftan ör bir taraftan sökülsün, böyle bir şey yok. Yani oturtacaksan bir yapıyı, kalıcılığı çok önemli. Şimdi bu kalıcılığı yakalayabilmek için de şu anda güzel bir tırmanış, genç bir ekip var. Dolayısıyla bu genç ekiple beraber, bir diğer taraftan da yönetim kadrolarını kalıcı kılmak suretiyle atılacak adımlardan ben netice alınabileceğine inanıyorum. Yoksa durmadan değiştir, tekrar getir. Bugüne kadar öyle olmadı mı? Hep değişti. Teknik kadrolar öyle değişti. Federasyon da aynı şeyleri yaşadı. Öyle olmaz. Yani Batı’da veya dünyada başarıyı yakalayanlar hep o kalıcı kadrolarla yakaladılar. Onunla neticeye ulaştılar. Şimdi mesela Mesut Özil, bizimle beraberdi. Mesut Alman milli takımında oynarken kaç yaşındaydı? Bizi 3-1 yedikleri maçı ben Merkel’le birlikte seyretmiştim. O zaman 22 yaşındaydı. Bir tane de bize gol atmıştı. Türkiye’de şimdi futbol okulu, akademisi kuruyor. Almanya’daki ve Real Madrid’deki yapıyı bizde oluşturmak istiyor. Böyle bir adım hakikaten atılırsa o yapı aynen bize geçerse, o zaman bırak sen 22 yaşı, 10-12 yaşlarındaki yavruların futbol sahasında yetiştiğini görürüz. Bunlar topa vurmaktan önce saygıyı sevgiyi bu akademide görecekler.
Sayın Cumhurbaşkanım izninizle iki sorum olacak, birincisi Arda Güler’le ilgili düşüncelerinizi gerçekten çok merak ediyorum. Siz de futbolu çok yakından takip eden biri olarak gelmiş geçmiş en yetenekli Türk futbolcular içerisinde Arda’yı nereye konumlandırırsınız? Bir de Mert Günok’un Avusturya maçının bitime bir saniye kala yaptığı bir kurtarış vardı, o an ne hissettiniz, çok merak ettim?
Mert Günok’un şu anda yaşı 30’u geçti. Yani bu yaşı yakalamış olan Mert’in o refleksi ortaya koyması muhteşem bir şey. 35 yaşında bir kalecinin böyle bir refleks ortaya koyması anlatılır bir şey değil. Yani adeta yaylandı ve topu oradan çıkardı. Bir önceki maçta maalesef hakemlerin vurdumduymazlığı ortaya çıktı. Kalktılar sayılmaması gereken golü saydılar. Bir kalecinin biliyorsunuz altıpas, onsekiz içerisinde hatalı hareketi olmaz. Ona faulü yapan ortada zaten. Arda Güler’e gelince, Arda tabii şu anda 19 yaşında ama Arda 10 yaşın altında top oynamaya başladı. Allah gerçekten kendisine çok farklı kabiliyetler de verdi. Biraz sabretmek ve Arda’ya fırsat vermek gerekiyor. Mesela bugün şimdi 90 dakika oynadı. Top dağıtımları filan iyiydi. Hele hele duran toplarda, geriye attığı kornerlerde Arda müthişti. Kendisine telefon konuşmamda onu söyledim, dedim “al da at diyorsun ve top adrese gidiyor.” Bugün de aynısı oldu. Herkes bu kadar kabiliyetli değil. Şu anda eksiği hava topları… Uzun toplarda Arda ayrı bir kabiliyet. Şımarmadan, kararlı ve istikrarlı bir şekilde yola devam ederse Arda’dan Türkiye çok istifade eder. Şu anda bulunduğu Real Madrid takımı da çok istifade eder.
Turnuva öncesinde beklentiniz neydi? Takımın gösterdiği performans sizi ne kadar tatmin etti? Çeyrek final performansı ne kadar tatmin etti? Ayrıca size göre öne çıkan, turnuvada en beğendiğiniz oyuncularımız kimlerdi? Bir de şunu eklemek istiyorum. Bir yandan da EURO 2032’ye sahipliği yapacağız. Bu turnuvadan hangi deneyimleri oraya taşıyacağız? Hem futbol anlamında hem de organizasyon anlamında.
Şunu çok açık net söylemem lazım. Ben bu maçlarda görev alan futbolcularımızın hiçbirini birbirinden ayırt edemem. Hepsi de gerçekten ortaya kabiliyetlerini döktüler. Kalecimizden tut, sağ bek de sol bek de, orta saha da… Yani şimdi mesela bakıyorsun bir Ferdi Kadıoğlu’na, çok hırslı. Biz futbol oynadığımız zaman da hocamız bize derdi ki, “oğlum topu yiyeceksiniz.” Top yenir mi? “Yiyeceksiniz.” Yani bu ne demek? Hırsını ortaya tam manasıyla koyacaksın. Şimdi mesela Ferdi’de bu var. O boyuyla Ferdi çok hırslı. Topu aldığı zaman, söktüğü zaman geriden forvete katılması çok çok sağlam. Şimdi onunla ilgili bazı rakamlar konuşuluyor. Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Morinho, ‘gidemez’ dedi. Ferdi’nin de istikbaliyle oynamamak lazım. Maşallah Barış Alper de gayet iyi. Arda’yı zaten konuştuk. Ondan sonra geride Abdülkerim stoper olarak oynadığı zaman iyiydi. Libero olarak oynadığı zaman yine iyiydi. Ama bir şey söyleyeceğim. Şimdi mesela Portekiz’de özellikle libero olarak Beşiktaşlı Pepe. Şu anda 41 yaşında. Yani 41 yaşında bir adam geri dörtlüden orayı nasıl koordine ediyorsun? 50 metre, 60 metre, 70 metre, topları dağıtması olayı rastgele olay değil. Ronaldo 38 oldu o da aynı. Mesela Ronaldo’nun en çok dikkatimi çeken özelliği, hava toplarındaki hakimiyeti. Gol olarak zaten penaltıdan iki golü var. Bir uzatmada attı, bir de bir önceki penaltıdan attı, bir de kaçırdı. Özetle bizim milli takımımızda “şu daha iyidir, bu değildir” diyeceğim hiçbir futbolcumuz yok. Hepsi de sahada işin hakkını verdi. Hepsinin de gözlerinden öpüyorum. İşte bu deneyimleri 2032’ye yansıtacağız. Orada da İtalyanlarla dayanışmamız çok çok önemli. Zaten İtalyanlarla beraber bu işi üstlenmek biraz altyapı sebebiyle, tesisler sebebiyle oldu. O zaman Montella İtalyan olarak yine görevinin başında olursa işimiz herhalde daha kolay olur.

Sayın Cumhurbaşkanım ben de tam Montella’yla ilgili bir soru soracaktım. Milli takıma gelen yabancı teknik adamlar genelde hep yerli isim olsun diye eleştirilir. Fakat Montella’nın sıcak bir tarafı var. Hem verdiği mesajlarla hem de Türkiye’ye olan sevgisiyle ve sizin galibiyetlerden sonra aradığınızda da sizinle olan diyaloglarda da oldukça sıcak ve samimiydi. Hatta yabancı basında “acaba ataları Türk mü?” diye yorumlar da çıktı. Siz Montella için ne düşünüyorsunuz? Teknik direktörlüğünü beğeniyor musunuz?
Her teknik direktörün savunulan yanı olur. Hatasız insan olmayacağı gibi tabii ki hatasız teknik direktör de olmaz. Basketbolda, voleybolda da koçlar var onlarda da durum aynı. Montella bir defa kendini zaten ispatlamış bir insan. Şimdi bugün hemen saldırmaya başlamışlar. Neymiş? Değişiklikleri zamanında yapmamış. Yok artık bırak da yani onu da o yapsın. Yok 60’ıncı dakikada olması lazım işte, niye 60’ıncı dakikada olmamış? Ya bunlar söylüyorlar. Yani ben işin bu yanında değilim. O kendini zaten ispatlamış bir isim. Dolayısıyla da elinden geleni ortaya koymaya çalışıyor, yapıyor. Galip geldiği zaman takım Montella iyi, mağlubiyet olduğu zaman kötü. Bunlar şık şeyler değil. Hele hele bir Cumhurbaşkanı olarak bana hiç yakışmaz. Biz sadece “elinden geleni yaptı” dedik. Şimdi bundan sonra ne konuşuluyor? Türkiye ilk beşte deniliyorsa demek ki bir yere varmış.
Sayın Cumhurbaşkanım benim sorum futbol kulüplerinin yabancı kontenjanı ile ilgili. Önümüzdeki sezon yabancı kontenjanı kalkıyor ve ilk 11’de 11 yabancı oynayacak. 11 yabancı oynayacak. 8’de 11’e çıktı. Bizim futbolcularımız dünyaca ünlü kulüplerle oynayabiliyor. Şimdi de şampiyonada elde edilen başarıdan sonra yine futbolcularımız dünyaca ünlü kulüplerin radarına gitti. Yani yerli futbolculara kulüplerimizin daha çok yer vermeleri konuşuluyor. Siz bu konuda nasıl bir tavsiyede bulunursunuz?
Bence yerli futbolcularımızın önünü açmak lazım. Ben çok fazla yabancının olmasını milli futbolumuz için doğru bulmuyorum. Yoksa futbolcu nasıl yetişecek? Yoksa kulüplerimizin altyapılarından, Başakşehir Akademi gibi, Mesut Özil’in kuracağı akademi gibi yerlerden yetişecek olan 10 yaşın üstü çocuklarımız için bu kapı açık olmaz. Buna fırsat vermemek lazım. Yani belli bir sayı özellikle piyasa oluşturma bakımından isabetli olabilir. Çok sayı da piyasayı öldürür. Buna fırsat vermeden kapıyı açmakta fayda var.
“DOHA’DAN ATEŞKES HABERİ GELEBİLİR”
Gazze’yle ilgili bir soru yöneltmek istiyorum size. Gazze’de yaşanan son gelişmeleri yakından takip ediyorsunuz biliyorum. Bir ateşkes ve esir takası ihtimali yeniden gündemde mi, siz bunu hep gündemde tutuyorsunuz. Bu yönde önemli bir ilerleme var mı? Bir ateşkes için umutlu musunuz? Türkiye’nin bu süreçte rolü ile ilgili neler söylemek istersiniz? Bir de İsrail-Hizbullah gerginliği tedirgin edici, yeni bir savaş söz konusu olabilir mi? Böyle bir gelişme karşısında Türkiye’nin bölge ülkeleriyle diplomatik inisiyatif anlamında neler yapabileceğiyle ilgili görüşlerinizi merak ediyorum. Gazze’yle ilgili genel bir değerlendirme alabilir miyiz?
Gazze konusunda iki üç gündür ciddi manada olumlu bazı gelişmeler var. MOSSAD’ın başındaki şahsın Doha’da Hamas yetkilileriyle yaptığı görüşmeler söz konusu. Görüşmelerde daimi ateşkesi öngören bazı olumlu adımlar atıldı. Artık ateşkes için “an be an” diyorlar. Yani an be an oradan isabetli bir haber gelebilir. Ama bütün mesele Netanyahu’nun tavırları. İsrail bu caniliği, bu vahşeti daha fazla sürdürememeli. İsrail bu katliamları devam ettirmek noktasında ayak diremeyi artık bırakmalı ve bu insanlık dışı saldırıları sonlandırmalıdır. Bu konuda uluslararası toplumun ve özellikle Batılı ülkelerin İsrail’e yönelik baskılarını artırması şarttır. Bugüne kadar saldırıda direten, katliamları sürdüren İsrail’dir. İnsan haklarını ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan İsrail’dir. Şimdi kalkmış çatışmaları bölgeye yaymak, kendilerini rahatlatmak için Lübnan’ı tehdit ediyorlar. İsrail çatışmaları bölgeye yayma niyetinden vazgeçmelidir. Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Batılı ülkeler, bu noktada İsrail’e verdikleri destekten vazgeçmelidir. Türkiye, ilk andan itibaren barıştan yana olmuştur. Türkiye bu çatışmaların sona ermesi gerektiğini, 1967 sınırlarında iki devletli çözümün kalıcı barışı sağlayacağını en yüksek sesle dile getiren ülkedir.
İran’da geçtiğimiz günlerde bir seçim oldu ve Türk kökenli bir Cumhurbaşkanı seçildi. Her seferinde de Türk kimliğini saklamayan, iftar ettiğini de söyleyen birisi yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan. Bundan sonra Türkiye-İran ilişkilerinde bu durumun bir etkisi olacağını düşünüyor musunuz? Bununla ilgili değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Mesut Pezeşkiyan aslında Azeri kökenli bir Türk. Mesela Tebriz’de Türkçe konuşuyor. Ama Kürt bölgelerine gittiği zaman oralarda da Kürtçe konuşabiliyor. Farça’ya da gayet hakim. O şekilde onu da konuşabiliyor. Ben döndüğümüzde kendisiyle irtibat kurup tebrik edeceğim. Bundan sonraki süreçte Türkiye-İran ilişkileri inşallah daha iyi olacaktır. Kaldı ki İran’la bölgede münasebetleri en iyi olan ülke Türkiye. İran bizim tarihi ve kültürel bağlarımız bulunan önemli bir komşumuzdur. Yeni dönemde Türkiye-İran ikili ilişkilerinin artan bir tempoda olumlu istikamette gelişmesini bekliyorum.
İngiltere’de de biliyorsunuz seçim oldu ve iktidardaki Muhafazakar Parti büyük bir hezimet yaşadı. Üstelik de Rishi Sunak katı göçmen politikasına rağmen büyük bir yenilgi aldı. Bu yeni dönemde İngiltere ile ilişkilerimiz nasıl olur ve siz bu katı göçmenlik politikaları sunan Rishi Sunak’ın kaybetmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu ana kadar uyguladıkları politikalar ve İngiltere’nin ekonomik alanda yaşadığı sıkıntılar Rishi Sunak’ın bana göre en önemli kayıp sebebi olmuştur. Sola gelince, 14 yıldır malum İşçi Partisi İngiltere’de bir netice alamadı. Ama şimdi bu seçimde 411 milletvekili kazandılar. Bugüne kadar İşçi Partisi Tony Blair zamanında bile böyle bir sayıya ulaşamamıştı. Şimdi ise bu milletvekili sayısını yakalamak suretiyle İngiltere’de ikinci defa İşçi Partisi böyle bir güce erişti. İşçi Partisi lideri Keir Starmer’ı da henüz tebrik için arayamadım. Şimdi döner dönmez ilk yapacağımız işlerden bir tanesi onu da aramak olacak. Avrupa Birliği’nden ayrılmış bir ülke olarak tekrar katılmayı düşünmediğini söylüyor. Yapacağımız görüşmede “bundan sonra Türkiye-İngiltere ilişkilerini nereye vardırırız?” bunları da konuşacağız. Türkiye ile İngiltere ikili ilişkileri son derece köklüdür. Biz, iktidarımız döneminde gerek İşçi Partili gerek Muhafazakar Partili başbakanlarla çalıştık. Önemli olan iki ülkenin ortak çıkarları doğrultusunda çalışmalar ortaya koymaktır. Yeni dönemde de müttefikimiz İngiltere ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. Önümüzde önemli gündem başlıkları var bunları ele alarak ilişkilerimizdeki olumlu seyri ilerletmek niyetindeyiz.
Sayın Cumhurbaşkanım son bir yılda özellikle provokatif olaylar birbiri ardınca geliyor. Son örneğini de Kayseri’de gördük zaten. Bunların arkasında bir organize el olabilir mi? Çok sayıda olay oldu çünkü. Ne düşünüyorsunuz?
Muhakkak ortada bir mikser var. Yani bu tür olaylarda bir siyasi mikserin olmaması mümkün değil. Onlar ne kadar bu işi karıştırmaya gayret ederlerse etsinler zaten biz güçlü bir devlet olarak bunlara gereken tokadı anında attık. Bundan sonra da atmaya devam ederiz. Türkiye’nin gücü sayesinde nasıl ki PKK’yı, PYD’yi, KCK’yı, FETÖ’yü çökerttiysek, aynı şekilde bunları da çökertiriz. Ama yeter ki bizim içimizdeki siyasetçiler bu noktada akıllı hareket etsin. Artık biliyorsunuz ana muhalefet diye bir şey kalmadı. Bu muhalefet sürekli kışkırtıcılık yapmaya devam ediyor, rahat durmuyor. Hala kalkıyor, mültecilerle uğraşıyor. Şu anda Suriye’den 3 milyonu aşan mülteci ülkemizde. Şimdi öyle bir noktaya geldik ki, Beşar Esed şu anda Türkiye ile ilişkileri düzeltme noktasında bir adım attığı anda biz de ona karşı o yaklaşımı gösteririz. Çünkü biz dün Suriye ile düşman değildik ki, biz Esed ile ailece görüşüyorduk. Biz davetimizi yapacağız. İnşallah bu davetle birlikte de Türkiye-Suriye ilişkilerini geçmişte olduğu gibi aynı noktaya getirelim istiyoruz. Davetimiz her an olabilir. Türkiye’de görüşme olması konusunda ise Sayın Putin’in yaklaşımları var. Irak Başbakanı’nın bu konuda yaklaşımları var. Biz her yerde arabuluculuktan bahsediyoruz da sınırımızdakiyle, komşumuzla niye olmasın?
]]>İşte Türkiye-Hollanda maçının Avrupa basınına yansıması;
NOS/HOLLANDA: Hollanda takımı Türkiye karşısında direnç göstererek 20 yıl sonra Avrupa Şampiyonası’nda yarı finale geri döndü.
DE TELEGRAAF/HOLLANDA: Türkiye’ye karşı oynamak hiç de kolay değildi, zor bir maç oldu. Ama bu Hollanda takımı büyük bir karakteri olduğunu kanıtladı.
EL PAIS/İSPANYA: Coşkulu ve savaşçı bir Türkiye karşısında Hollanda zorlandı. Koeman’ın takımı Türk taraftarların coşkusuyla ısınan atmosferde çok çalışmak zorunda kaldı. Almanya’nın ardından turnuvanın ikinci ev sahibi de elendi.
EL CONFIDENCIAL/İSPANYA: Hollanda, Türkiye’yi beş dakikada yenerek Arda Güler’in hayaline son verdi. Hollanda-Türkiye buluşması, en keyifli geçen ve uzatmaya gitmeyen tek çeyrek final maçı oldu.

HLN/BELÇİKA: Bu turnuvada oyuncular ve taraftarlar arasında çok iyi bir etkileşim oluşturan Türkiye’ye karşı Hollanda zorlansa da kazanmayı başardı.
THE GUARDIAN/İNGİLTERE: Koeman, oyuncularının duvara tosladığını gördü ve 1.98’lik toteme uzanarak Weghorst’u oyuna aldı. Onun girişi gidişatı değiştirdi ve amansız Türkiye’nin üstesinden geldiler.
DAILY MAIL/İNGİLTERE: Hollanda, geriden gelip aldığı dramatik galibiyetle son dörde kalmayı başardı, Berlin’deki Türk ateşini söndürdü.
RMC SPORT/FRANSA: Hollanda’nın uzun süre geride götürdüğü karşılaşmada, De Vrij ve Mert Müldür’ün kendi kalesine attığı goller altı dakikada her şeyi tersine çevirdi.
FOOT MERCATO/FRANSA: Hollanda çılgın bir maçta Türkiye’yi devirdi. Türkiye maça iyi başladı ve öne geçti ancak Portakallar reaksiyon göstererek geri döndü.
SPORZA/BELÇİKA: Hollanda sağlam durdu ve İngiltere’ye karşı yarı finaldeki yerini ayırttı. Türkiye Avrupa Şampiyonası’ndan başı dik ayrılıyor.

CORRIERE DELLO SPORT/İTALYA: Montella’nın Türkiye’si De Vrij ve Mert Müldür’ün kendi kalesine attığı gollerle elendi. Akaydın’ın golü Türkiye’nin Almanya’daki peri masalını sürdürmeye yetmedi.
SKY SPORT/ALMANYA: Heyecan verici bir ikinci yarıyla Hollanda, Türkiye’yi geçerek yarı finale yükseldi. Sahanın en iyisi olan De Vrij’in performansı ve Verbruggen’in sonlardaki kurtarışları belirleyici oldu.
DER WESTEN/ALMANYA: Türkiye adına etkileyici bir turnuva çeyrek finalle sona erdi. Dramatik bir şekilde elenen Türkiye’de, acı ayrılığa rağmen gurur hakim.
FRANKFURTER ALLGEMEINE/ALMANYA: Türkiye, Avrupa Futbol Şampiyonası’nda yarı finali kaçırdı. Türkler, Hollanda karşısında kendi kalesine attığı golle kaybetti.
LA GAZZETTA DELLO SPORT/İTALYA: Montella’nın Türkiye’si inanıyor, kendi kalesine attığı gol rüyayı söndürüyor. Hollanda yarı finalde. İtalyan koçun takımı Akaydın ile öne geçti, ancak ikinci yarıda Oranje 6 dakika içinde De Vrij ve Muldur’un kendi kalesine attığı gollerle maçı çevirdi: 10 Temmuz’da İngiltere ile karşılaşacaklar. Hollanda, sonuncusundan tam on yıl sonra büyük bir turnuvada yarı finale yükseldi. 5-6 Temmuz 2014 gecesi, Brezilya Dünya Kupası’nın sürprizi Kosta Rika’yı mağlup etmişti. Bu kez de en ilginç yabancı olan Vincenzo Montella’nın Binbir Gece Türkiye’sini evine gönderdi ve Avrupa Şampiyonası’nın sondan bir önceki perdesine girdi. Türk stoperin golle ilişkisi almanaklara geçecek cinsten, Verbruggen’i alttan cezalandırmak için soyguncu tarzında yaptığı kafa vuruşu. Ve herkesi 1-0’la dinlenmeye gönderdi.

BILD/ALMANYA: Hollanda birkaç istisna dışında uzun süre hayal gücünden yoksun kaldı ve neredeyse hiç tehlikeli hareket yapamadı. Keoman devre arasında Weghorst’u oyuna alarak reaksiyon gösterdi ancak Türkiye şansını denedi. Arda Güler serbest vuruşta direği geçmeyi başaramadı. Sonunda iki iyi hamle ve altı dakika Hollandalıların partisini kutlaması için yeterli oldu.
KICKER/ALMANYA: Hollanda Türkiye karşısında gerilimi tersine çevirdi. Türkiye uzun süre 1-0 önde götürdüğü çeyrek final maçını Hollanda altı dakika içinde çevirmeyi başardı ve maçın sonunda da daha uzun süre nefes aldı. Hollanda, Türkiye karşısında uzun süre geride kaldı ve sönük bir görüntü çizdi.
TUTTOSPORT/İTALYA: Kenan Yıldız denedi, Samet Akaydın şaşırttı: Türkiye geri dönüşte yenildi, Hollanda yarı finalde. Turuncular 2-1 kazandı ve çeyrek finale yükseldi. Euro 2024 finalinde yer almak için İngiltere ile oynayacaklar.
SPORTMEDIASET/İTALYA: Futbolun güzelliği, her şeyin birkaç dakika içinde değişebilmesidir: ilk yarıda baskın olan Türkiye, ikinci yarıda Hollanda tarafından yakalandı ve geçildi; Montella’nın takımı finalde eşitliği sağlamak için en az üç şans elde etti. Yılmayan Hollanda ikinci yarıda pes etmeyerek ve oyuncularının klasına güvenerek yarı finale yükseldi ancak Türkler eğlenceli ve muhteşem bir maçta sergiledikleri cesaret ve iyi oyunun ardından başları dik bir şekilde turnuvaya veda etti.

MARCA/İSPANYA: Ronald Koeman’ın Hollanda’sı karakterini, becerisini ve kalitesini kullanarak ‘Türk mucizesini’ durdurdu, geriden geldi ve yarı finale yükseldi. Hollanda, 14 Temmuz’da Berlin’de düzenlenecek finalde yer almak için yarı finalde İngiltere ile karşılaşacak. Arda Güler’in Türkiye’sini 2-1 yenen Hollanda, Arda Güler’in sağ ayağıyla yaptığı asistle durumu 1-0 yaptı.
MARCA/İSPANYA: Arda Güler Avrupa Şampiyonası’ndan ayrılıyor. Sonunda, er ya da geç, herkes ayrılır ama iyi olanlar iz bırakır. Madridli oyuncu bunu hem sol ayağıyla hem de Türkiye’nin Hollanda’ya attığı golde Samet Akaydın’a asist yaptığı sağ ayağıyla yaptı. Türkler için bir başka maç, son maç ve sansasyon yine Arda Güler’di.
AS/İSPANYA: De Vrij ve Gakpo, Koeman’ın Hollanda’sını yarı finale taşımak için Madrid’li yıldızdan neredeyse Maradonavari bir performans daha çıkardı.

MUNDO DEPORTIVO/İSPANYA: Görüntü her şeyi anlatıyor. Clement Turpin, Berlin’deki Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan Hollanda-Türkiye maçının bitiş düdüğünü çalıyor ve bir Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde kazananlar ve kaybedenler arasındaki duygu zıtlığı açıkça görülüyor. Oranje oyuncuları yarı finale yükseldikleri için sevinçten havalara uçarken, tüm Osmanlı oyuncuları kaçırdıkları fırsatın farkında olarak keder içinde sahaya yığılır. Biri hariç hepsi. Arda Güler takım arkadaşlarını teker teker teselli etmeye geliyor. Vincenzo Montella’nın kadrosunun en genci, Avrupa Şampiyonası’nın sansasyonlarından biri, acı yenilgiye rağmen 19 yaşına sığmayan bir olgunluk gösteriyor. Bir kez daha milli takımının lideri olarak ortaya çıktı, Ronald Koeman’ın takımına liderlik etmek için oyunu ve hareketleriyle komuta ediyor.
RELEVO/İSPANYA: Yıl boyunca İspanyol gazeteciler Türk meslektaşlarından mesajlar aldı. “Arda Güler neden oynamıyor? Ancelotti ona bir şans vermeli” diye sordular. Sonra birbiri ardına tahminlerde bulundular: “Göreceksiniz. Arda Güler Türkiye ile Avrupa Şampiyonası’nın yıldızı olacak”. Neredeyse tutturdular.
]]>FETULLAHÇI Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde şehit olan amatör futbolcu Volkan Canöz (28), doğum gününde annesi Sedef Canöz tarafından mezarı başında anıldı. Canöz, “Oğlum arkadaşlarını toparlamış, ayakkabısını giyerken, ‘Anne merak etme geri geleceğim’ dedi. Oğlum bana verdiği sözlerin hepsini tutardı ama o gece tutamadı. Sonra peşlerinden ben de çıktım sokağa. ‘Bugün vatan, millet için birileri ölecekse ölecek’ dedim. O anda benim oğlum zaten vurulmuş” dedi.
FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde darbecileri durdurmak için tankın üzerine çıkan amatör futbolcu Volkan Canöz, 3 kurşunla vurularak şehit oldu. Canöz, Karşıyaka Şehitliği’ne defnedildi. 5 Temmuz 1988 doğumlu olan Volkan Canöz’ün annesi Sedef Canöz, darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü öncesi doğum gününde oğlunun mezarını ziyaret etti. Canöz, Ankara, Antalya ve Kırıkkale’de 3 okula ismi verilen oğlunun mezarında gözyaşı döktü. Sedef Canöz, oğlunun mükemmel bir evlat olduğunu belirterek, “Çok yürekli, çok yiğit bir çocuktu. Nazarım olacak, diye gözlerine bile bakamazdım. Rabbim benden daha çok sevmiş onu. Ben onu Rabbim’e emanet ettim. Allah ondan razı olsun. Ankara’da Şentepe Anadolu Lisesi’nde okudu, sonra okuduğu okula ismini verdiler. Volkan’ım çocukla çocuk olurdu, yaşlı ile yaşlı olurdu. Neşeli, mutlu, öyle güzel bir çocuktu. Hem huyu güzeldi hem kendi güzeldi” diye konuştu.
‘BİRKAÇ ÇAPULCUYA MI BIRAKACAĞIZ’ DEMİŞTİ
15 Temmuz akşamı darbe girişimini televizyondan öğrendiklerini söyleyen Sedef Canöz, “Dua ediyorduk; memleketimize, askerimize, polisimize bir şey olmasın, diye. İki oğlumun ikisi de dışarıdaydı, ‘Eve gelin’ diye telefon ettim. Volkan geldi, odasına gitti. Odasına gittiğinde üzerini değiştirmişti. Kardeşine o gece ‘Gidelim’ dedi. Kardeşi, ‘Ağabey, ne olduğunu bilmiyoruz’ dedi. O da ‘Vatan elden gidiyor, birkaç çapulcuya mı bırakacağız?’ dedi. O an biz ‘Silahın mı var?’ dedik; o da ‘Taş da mı yok anne, ben taş ile o uçağı düşürürüm’ dedi. Sonra arkadaşlarını toparlamış. Mahalledeki arkadaşlarına mesaj atmış, ‘Vatan elden gidiyor’ diye. Komşumuza, ‘Teyze ben gidiyorum, geri dönmeyeceğim, hakkını helal et’ demiş. Bana ayakkabısını giyerken, ‘Anne merak etme geri geleceğim’ dedi. Oğlum bana verdiği sözlerin hepsini tutardı. O gece tutamadı. Sonra onlar çıkınca ‘Ben niye duruyorum?’ dedim, peşlerinden ben de çıktım sokağa. Sonra oradakiler ortalığı karıştırmak için bir şeyler söylüyorlardı. Ben orada ‘Bugün vatan, millet için birileri ölecekse ölecek’ dedim. O anda benim oğlum zaten vurulmuş” ifadelerini kullandı.
‘VOLKAN KENDİNİ VATANA, MİLLETE SİPER ETTİ’
Küçük oğlunun aracı park ettiği sırada ağabeyinin vurulduğundan habersiz olduğunu anlatan Sedef Canöz, “Küçük oğlum geldiğinde kanlar içinde görmüş ama ağabeyini tanıyamamış. Sonra polislere yardım etmek için içeri girmiş. Küçük oğlumu aramışlar, ‘Dışarı gel, ağabeyin vuruldu’ demişler. O da plastik mermi zannediyormuş. Hastaneye giderken kardeşinin elini sıkmış, sonrası da yok zaten. Genelkurmay’a gidiyorlarmış aslında ama Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün orada, ‘Yardım edin, burası çok kötü’ demişler. Öyle olunca emniyete dönmüşler. Volkan orada tankın üzerine çıkmış. Ona ateş eden haini yere atmış. Arkadaşların bir tanesi de ‘İn, ateş ediyorlar’ demiş. O anda hain tankın içinden çıkıyor, sırtından, boynundan, üç yerinden vuruyor. Silahsız bir insanın neyinden korktun? Sana ne kadar bir korku verdi ki, oğluma 3 kurşun sıktın? Bir evlat çok zor yetişiyor, nasıl kıydın? O gece Volkan hem vatana hem millete hem askerimize hem polisimize kendini siper etti. 8 yıldır da ne yaşadığımı bir ben bilirim, bir Allah bilir. Bugün oğlumun doğum günü, bu saatlerde kucağıma vermişlerdi, benim çocuğumu. Affetmiyorum yapanları, onları Allah’a havale ediyorum” dedi.
]]>Futbol yorumcuları, Hollanda milli takımının etkisiz futbolunu eleştirirken, özellikle Denzel Dumfries’i etkisiz hale getiren Ferdi Kadıoğlu, sürekli derinlemesine koşularla rakip defans için “ayak bağı” olan Barış Alper Yılmaz ve “Türk futbolunun harika çocuğu” Arda Güler başta olmak üzere Türk Milli Takımı’ndan övgüyle söz ediyordu.
Teknik Direktör Ronald Korman’ın, ikinci yarıya Steven Bergwijn’ın yerine Wout Werghorst’la başlamasına rağmen, son 20 dakikaya kadar Hollanda’nın tedirginliği devam etti.
Ancak Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) çeyrek final karşılaşmasının son anlarında bulduğu gollerle Türkiye’yi 2-1 yenmeyi başaran Hollanda, 20 yıl sonra ilk kez yarı finale yükseldi.
‘Hırçın Hollanda zorlu Türkiye’yi geçerek yarı finale yükseldi’
Hollanda medyası, Türkiye ile oynanan karşılaşmaya geniş yer verdi.
Maçı canlı veren Hollandalı kamu yayıncısı NOS, gelişmeleri, “Türkiye karşısında direnç gösteren Turuncular, 20 yıl sonra Avrupa Şampiyonası yarı finaline geri döndü” başlığıyla aktardı.
NOS’a göre sahada uzun süre “özensiz” bir Hollanda Milli Takımı vardı. Depay, Gakpo ve Xavi Simons’un özensizliği giderek arttı ve takımın geri kalanına da yayıldı.
Bu da Türkiye’nin maça ağırlığını koymasını sağladı ve Türk taraftarlar da maça dahil oldu.
Hollanda Televizyonu’na göre, Teknik Direktör Koeman’ın zamanında müdahale ederek Weghorst’u oyuna alması, dengeleri değiştirdi.
Bu da, Hollanda takımının, 2004’ten bu yana ilk kez Avrupa Şampiyonası’nda yarı finale yükselmesin sağladı.
NOS’a göre, Avusturya ve Türkiye karşısında “modern pres futbolu dersi alan” Teknik Direktör Koeman, paniğe kapılmadan kendi oyun sistemine sadık kaldı ve karşılığını da aldı.
Özel kanal RTL Haber de, “Hırçın Hollanda zorlu Türkiye’yi geçerek yarı finale yükseldi” başlığını kullandı.
RTL, “enerjik ve bir o kadar da mücadeleci Türkiye’nin 70 ve 76. dakikalarda gelen gollere engel olamadığını vurguladı.
Türkiye’nin, eşitliği sağlamak için var gücüyle çalıştığını ve birkaç kez gole yaklaştığını aktaran RTL, van de Ven kaleci Verbruggen’in çabalarının buna engel olduğunu belirtti.
RTL’e göre maçın son bölümünde zor anlar yaşayan Hollanda, yine de tutunmayı başararak yarı finale yükseldi.
‘Ay-yıldızlılar uzun süre açık ara en çok ses getiren takım oldu’
Maça oldukça geniş yer ayıran AD gazetesi’ne göre, Hollanda milli takımı uzun süre güçsüzdü.
Koeman’ın, Romanya karşısındaki 11’in aynısını tercih ettiğini belirten gazeteye göre, Türk milli takımı, bu kadroya Romanya’dan çok daha iyi adapte oldu.
AD’nin analizinde, “Türkiye, Hollanda’yı tuzağa düşürdü ve uzun süre korkacak pek bir şeyi yoktu. Hollanda takımı ne zaman Türk bloğunda sıkışıp kalsa, derinlemesine karşı saldırı neredeyse anında tehdit oluşturuyordu” dendi.
Barış Alper Yılmaz’ın sürekli derinlemesine tehditleri nedeniyle Türkiye’nin çok kolay bir şekilde tehlikeli hale geldiğini vurgulayan AD’ye göre, Ay-yıldızlılar, uzun süre açık ara en çok ses getiren takım oldu.
AD’nin yorumunda, maça enerji, mücadele gücü ve biraz da fırsatçılık getiren Weghorst’un oyuna girişi, Hollanda’ya büyük bir katkı sağladı.
Gazeteye göre, artık dünya “Hollanda’nın da savaşabileceğini”gördü.
De Telegraaf gazetesi de, “Hollanda olağanüstü bir geri dönüşün ardından yarı finale yükseldi” başlığını kullandı.
Gazete, Türkiye’nin Arda Güler’in vuruşu uzun savunma oyuncularının kafası ile duran toplarda tehlikeli olduğunu Avusturya maçında gösterdiğini belirterek, Merih Demiral’ın yokluğunda da bu geleneğin sürdüğünü vurguladı.
De Telegraaf’ın haberinde, “Ancak diğer Türk defans oyuncularının da kafalarının ne kadar güçlü olduğu, Türk futbolunun 19 yaşındaki harika çocuğu Güler’in, Hollanda’nın savunma organizasyonunun düzgün olmadığı uzak direğe topu iyi bırakması ve Samet Akaydın’ın 0-1’i ağlara göndererek avantaj sağlamasıyla kanıtlandı” dendi.
De Telegraaf’ın haberinde, Ferdi Kadıoğlu için de ayrı bir paragraf açıldı.
İlk yarıda Hollanda’nın maçtaki inisiyatifi giderek kaybettiği vurgulanan haber şöyle devam ediyor:
“Türkler, Arnhem kentinden Türk bir baba ve Hollandalı bir annenin oğlu olan Ferdi Kadıoğlu’nun koşularıyla tehdit yaratarak büyük bir enerjiyle sahaya çıktı. Eski NEC oyuncusu Kadıoğlu Türk takımı için önemli bir dayanak noktası.”
Gazeteye göre, Cumartesi akşamı Berlin Olimpiyat Stadyumu adeta İstanbul, Ankara ya da İzmir’de herhangi bir stad gibiydi.
Hollanda takımının topa sahip olduğu anlarda sağır edici bir ıslık ve tezahürat duyuldu. Tribünlerdeki Hollandalıların sesi, onbinlerce Türk’ün çıkardığı büyük gürültünün etkisiyle tamamen boğuldu.
‘Boyun eğmez görünümlü Türklere karşı Turuncular özensiz bir ilk yarı oynadı’
NRC gazetesine göre, Hollandalıların Türklere karşı galibiyet elde etmek için “direnç ve şansa” ihtiyacı vardı.
Haberde, Hollanda takımının uzun süre pasif ve savunmasız olduğu vurgulanarak, “Boyun eğmez” görünümlü Türklere karşı Turuncuların “özensiz bir ilk yarı” oynadığı belirtildi.
NRC’nin yorumunda Türk milli takımının enerjik yapısına da işaret edilerek, “Ancak iki yarıdan oluşan bir karşılaşmada erken saatlerde çok fazla enerji harcadıkları da görülüyordu” dendi.
Ulusal gazetelerden Volkskrant da, gelişmeleri, “Hollanda takımının Türkiye karşısındaki dönüşü, stadı Hollandalıların mutluluğuyla sarstı: Hollanda, Avrupa Şampiyonası yarı finalinde” başlığıyla duyurdu.
Haberde, “İkinci yarıda yaşanan kısa ve güçlü canlanma ve fırsatçılığın ruhsuzluğu ortadan kaldırması, Hollanda ekibinin Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde Türkiye’yi 2-1 yenmesini sağladı” dendi.
Voetbal International de, Hollanda milli takımının, Türkiye’ye karşı aldığı zorlu galibiyet sayesinde Avrupa Şampiyonası’nda yarı finaline yükseldiğini yazdı.
]]>2009-2010 sezonunda kazandığı şampiyonlukla tarih yazan ve Türk futboluna birçok yıldız isim kazandıran Anadolu’nun köklü kulübü, 2018-2019 sezonunda Süper Lig’den düştükten sonra kötü gidişatı durduramadı. Son olarak geçen sezonu da hüsranla sonuçlandıran Bursa temsilcisi, TFF 3. Lig’e kadar düştü.
Enes Çelik’in geçen mayıs ayında başkanlık görevine gelmesiyle destek kampanyası başlatan Bursaspor, kısa sürede 200 milyon lirayı aşkın bağış topladı. Toplanan bağışlarla uzun süredir kapalı olan transfer tahtasını açan “timsahlar”, daha önce üst liglerde mücadele etmiş birçok futbolcuyu kadrosuna katmayı başardı.
Sezona güçlü bir kadro kurarak başlamak isteyen Bursaspor, yeni sezonu şampiyonlukla tamamlayarak tekrar üst liglere tırmanmayı hedefliyor.
Bir haftada 10 bin kombine satıldı
Kulüp başkanı Enes Çelik, AA muhabirine, zor süreçlerden geçen bir kulübün başına geçtiğini söyledi.
Bu süreçte hızlıca işe koyulduklarını ve şehrin ileri gelenlerinden destek aldıklarını belirten Çelik, güven verecek, şehirdeki diğer unsurları da ortak noktada toplayacak bir yönetim kurduklarını anlattı.
Çelik, kısa sürede birlik ve beraberliğin yakalandığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bu bizi çok mutlu etti. Açıkçası ben de bu kadar ilgi olacağını beklemiyordum ama şehirde de ciddi anlamda bir açlık olduğunu gördüm futbola. Yani burası bir futbol şehri aynı zamanda. Ciddi anlamda altyapımız zaten var ve Türkiye’de belki de ilk beş altyapıdan birine sahibiz. Bu noktada insanların da buna çok büyük ilgi gösterdiğini, kombine satışlarımızdan da görüyoruz. Henüz bir hafta dolmamışken 10 binin üzerinde bilet satışı oldu. Çok ciddi ve rekor bir rakam.”
Gidişattan memnun olduklarını aktaran Çelik, “Benim kafamdaki Bursaspor, Avrupa’da. Hep bir Avrupa’yla özdeştiriyorum. Hiçbir zaman Süper Lig kafamla yan yana gelmiyor, hep daha ötesi geliyor. Belki 3. Lig’de olmamız, bazı şeylerin temellerini daha da sağlam atma anlamında bir avantaja çevrilir. Hem kurumsal yapı anlamında hem mali anlamda bu noktada yapacaklarımızla birlikte ilerideki güzel günlerin de sağlam altyapısını şimdiden oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.
“Ligin üzerinde bir kadro kuracağımızı söyledik”
Çelik, ilk ay kampanyadan gayet olumlu sonuçlar aldıklarını ama bunun yeterli olmadığını dile getirdi.
Bundan sonrası için özellikle desteği biraz daha orta ölçekli ve tabana yayma anlamında çalışmalar yapacaklarını ifade eden Çelik, binlerce Bursaspor gönüllüsünün takımın iyi durumlarda olmasını istediğini, açıklayacakları sponsorluk anlaşmalarıyla bunun devam edeceğini söyledi.
Çelik, Kocaelispor, Eskişehirspor ve Sakaryaspor gibi takımlarla tekrar Süper Lig’de bir araya gelmeyi arzuladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Futbol seyircisiz, taraftarsız olmuyor. Taraftarla güzel bu iş. Umarım yine o izlediğimiz deplasmanları tekrar yaşatırız bu takımlarla birlikte. Şimdiye kadar 10 transfer açıkladık. Yeniden bir takım kurma durumumuz söz konusuydu. Kulübün profesyonelleriyle, hocamızla da istişare ederek güzel bir takım kurma yolunda adımları attık. 3 ya da 4 nokta transferle bu süreci tamamlamak istiyoruz. Aldığımız oyuncular birinci ligdeki oyuncular ya da ikinci ligin iyi oyuncuları. İkinci ligden birinci lige gitmek üzere olan oyuncuları alıyoruz. Dolayısıyla zaten biz aslında senenin de kadrosunu kuruyoruz bir taraftan.”
Bursaspor’u yeniden zirveye taşıyacaklarına inandıklarını belirten Çelik, “Ne yapmak istediğimizi de çok iyi biliyoruz. Ligin üzerinde bir kadro kuracağımızı söyledik ve bu doğrultuda çalışmalar yapıyoruz. Ben bile çok heyecanlıyım. Bu oyuncuların bir araya gelip nasıl maçlar çıkacarağını, özellikle içeride en az 30 bin taraftarımızın önünde merakla bekliyorum.???????” ifadelerini kullandı.
]]>3 Haziran’da başlayan, Türkiye Futbol Federasyonu ve Mersin Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) iş birliğinde gerçekleşen Çocuk Futbol Şenliği’nde Erdemli, Silifke, Tarsus ve merkezden 11 ve 12 yaş grubu çocuklar kıyasıya mücadele etti. 147 spor kulübünün katıldığı ve 3 bin çocuğun rekabet ettiği organizasyonda, birinci olan takımlara ödülleri düzenlenen törenlerle takdim edildi.
Macit Özcan Spor Tesislerinde gerçekleşen ödül töreninde aileler de yer alarak, çocuklarının mutluluklarına ortak oldu. Ödül töreninde Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, Genel Sekreter Yardımcıları Serdal Gökayaz ve Ali Rıza Özdemir, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Emrullah Taşkın ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz da yer aldı.
Ödülleri takdim edilen takımlar arasında U-11 A Grubu birincisi Mersin Büyükşehir Belediyesi, U-11 B Grubu birincisi Kadirefe, U-11 C Grubu M. Çelikspor, U-11 D Grubu birincisi Yenişehir İdman Yurdu olurken, U-12 A Grubu birincisi Akdeniz Zirve, U- 12 B Grubu birincisi M. Demirspor, U-12 C Grubu birincisi Evrensel, U-12 D Grubu birincisi Toroslar Kartal oldu.
Başarılı olan takımlara kupaları verildi
Tarsus’ta gerçekleşen ‘U-11, U-12 Futbol Şenlik Ligi’ 4 grupta oynandı. Turnuvaya ev sahipliği yapan Tarsus Şehir Stadında gruplarında birinci, ikinci ve üçüncü olan takımlara, düzenlenen törenle kupaları verildi. Genç oyuncuların oldukça heyecanlı oldukları gözlenen kupa törenine, kulüp yönetici ve hocalarının yanı sıra aileler de katıldı.
Erdemli’de gerçekleşen ‘U-11, U-12 Futbol Şenlik Ligi’nde, U-11 A ve U-12 A olmak üzere 2 kategoride ödül verildi. Erdemli Stadyumunda gerçekleşen ödül töreninde, U-11 A grubunda Erdemli Belediye birinci, Çeşmeli İdman Yurdu ikinci, Koyuncu Irmak takımları üçüncü oldu. U- 12 A grubunda ise Erdemli Belediye birinci, E.Elit ikinci, Koyuncu Irmak takımı üçüncü oldu.
Silifke Taşucu Stadyumunda gerçekleşen ‘U-11, U-12 Futbol Şenlik Ligi’ ödül töreninde de başarılı sporculara ödülleri takdim edildi. 2 kategoride verilen ödüllerde U-11 A grubunda Genç Mut birinci, Silifke Çağdaş ikinci, Taşeli İdman Yurdu üçüncü olurken, U-12 A grubunda ise Genç Mut birinci, Silifke Çağdaş ikinci, Silifke Belediye takımları üçüncü oldu.
“Organizasyona olan katılım her sene artarak devam ediyor”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, Türkiye Futbol Federasyonu ve Mersin Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu iş birliği ile bu yıl ‘U-11 ve U-12 Futbol Şenlik Ligi’nin 3.’sünü düzenlediklerini ifade etti. Büyükşehir Belediyesinin spora olan desteğinin artarak devam edeceğini vurgulayan Tok, “Organizasyona katılım her sene artarak, daha fazla takımın mücadele etmesi sağlanıyor. Bu sene merkez ilçelerimizin hepsi, Tarsus, Silifke ve Erdemli’den toplam 147 takım ve 3 bin sporcu, aileleri ile beraber şenliğimize katıldılar. Gelecekte buradan çok ciddi yıldızlar çıkacak. Ben bundan eminim, çünkü içlerinde çok iyi futbolcular var” diyerek, organizasyonda emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür etti.
“3 bin sporcunun iştiraki ile çok güzel bir turnuva gerçekleşti”
Futbol Şenlik Ligi’nin yaklaşık bir ay sürdüğünü kaydeden Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz, “Yaklaşık bir ay süren turnuvaya 147 takımımız 3 bin sporcu ile iştirak etti. Bu zaten, adı üzerinde şenlik ligi. Bunun kaybedeni olmaz. Kazananı ise hepimiziz. Önümüzdeki yıllarda daha büyük katılımlarla, daha güzel bir organizasyon olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Mersin Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Mithat Ertaş, futbol şenliğinin anlamına yakışır bir etkinlik olduğunu belirterek, “Büyükşehir Belediyesi yine bir ilki başlattı ve 200 adet sağlık çantası yaptırdı. Bunu da kulüplerimize hediye etti. Başkanımız Vahap Seçer’in ‘Memnuniyetle Mersin’ sloganı var. Biz de ‘Memnuniyetle spor’ diyoruz” şeklinde konuştu. – MERSİN
]]>ÇOCUKLARIN hobi ya da profesyonel olarak yapacağı egzersiz ya da spor dallarıyla ilgili önemli uyarılarda bulunan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ela Tarakçıoğlu, “Uygun spora yönlendirilme yaşı aslında bizim için adölesan (ergenlik) yaşı, yani 12 yaşa doğru. Spora ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olur diye düşünülüyor ama bu her çocuk için geçerli değil. Çocuğun sevdiği, ilgi duyduğu alanlar çok önemli. Ama onun yanı sıra vücudunun da fiziksel uygunluğunun da buna müsaade ediyor olması lazım.” dedi.
Yaz tatilinin başlamasıyla beraber, özellikle çalışan veliler, çocukları için yaz okulu mesaisine başladı. Yüzme, jimnastik, bale gibi çeşitli spor dallarının ağırlıkta olduğu yaz okullarına başvurmadan önce uzmanların uyarılarına başvurmak gerekiyor. İstanbul üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ela Tarakçıoğlu, çocukların hobi ya da profesyonel olarak yapacağı egzersiz ya da spor dallarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Tarakçıoğlu, çocuğu esnek diye jimnastiğe, skolyozu var diye yüzmeye göndermenin çok riskli olduğunu söyledi, yaz tatilinde ekranda vakit geçirmek isteyen çocuğun ‘sanal gerçeklik egzersiz uygulamaları’ ile daha sağlıklı bir ekran süresi geçirebileceğini vurguladı. Bu konuda son yapılan pediatri kongresinde bir de sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Tarakçıoğlu, önemli açıklamalarda bulunarak aileleri uyardı.
“VÜCUDUNUN FİZİKSEL UYGUNLUĞUNA GÖRE KARAR VERİLMELİ”
Geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleştirilen 59’uncu Türk Pediatri Kongresi’nde önemli konu başlıklarından biri de spor olmuştu. Çocuklarda spor ve egzersiz seçimlerinin de işlendiği oturumda önemli bilgiler paylaşan Fizyoterapi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Ela Tarakçıoğlu özellikle ergenlik öncesi çocukların ağır sporlara yönlendirilmemesi gerektiğini kaydederek, “Fiziksel aktivite gerçekten çok önemli. Çocuk doğduğu andan itibaren motor becerileri ve mental gelişim süreci dikkate alınarak bir fiziksel aktivite programına dahil edilmeli. Uygun spora yönlendirilme yaşı aslında bizim için adölesan (ergenlik) yaşı, yani 12 yaşa doğru, biz bu çocuklarla fiziksel aktivite, kişiye özel egzersiz programları planlıyoruz; ardından kendi dayanıklılık durumları ve fiziksel parametrelerine uygun bir spora yönlendiriyoruz. Spora ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olur diye düşünülüyor ama bu her çocuk için geçerli değil. Çocuğun sevdiği, ilgi duyduğu alanlar çok önemli. Ama onun yanı sıra vücudunun da fiziksel uygunluğunun da buna müsaade ediyor olması lazım.” dedi.
“ESNEK DİYE JİMNASTİĞE VERMEK YANLIŞ”
Çocukların erken yaşta kas iskelet gelişimi tamamlanırken özellikle darbe alabileceği sporlara yönlendirilmesinin faydadan çok zarar verebileceğini söyleyen Prof. Dr. Tarakçıoğlu, “Örneğin yüzme, her çocuk için uygun olmayabilir. Çocukta skolyoz varsa, buna yönelik profesyonel bir destek alması gerekir. Üç boyutlu skolyoz egzersizleri gibi. Ama bu çocuğa sadece ‘Git yüzme yap’ denirse bu, onun için daha da kötü olabilir. Çünkü belki de orada çocuğa aslında simetrik bir yüklenme yerine asimetrik bir yüklenme egzersizi vermek gerekiyordur. Çocuk döndüğünde skolyozun derecesi artmış oluyor ve biz bu defa açıyı geri döndürme konusunda gerçekten zorlanıyoruz. ya da laksitesi (eklem esnekliği, gevşekliği) olan bir çocuk için ‘jimnastik yap’ denmesi sanıldığı gibi hiç uygun değil. Böyle bir çocuk jimnastiğe yönlendirildiği zaman, esnekliğin daha da arttığını, yaralanmayla bize döndüklerini görüyoruz. Yani yönlendirmenin de doğru olması, çocuğun ileride karşılaşabileceği yaralanmaların da önüne geçebilir” diye konuştu.
“TEKNOLOJİYİ EGZERSİZE ÇEVİREBİLİRSİNİZ”
Prof. Tarakçıoğlu, çocukların yanlış yönlendirme nedeniyle tedavilerini gerçekleştirmekte de zorluk yaşadıklarını kaydederek, “Çocuk aktivite amaçlı baleye gidebilir ama profesyonel bir noktaya gelmesini beklemek her çocuk için doğru değil. Örneğin pateni günde 1-2 saat yapabilir. Ama eğer ortopedik bir problem varsa, örneğin X bacak, O bacak gibi, çocuk bunlar değerlendirilmeden ya da tedavi edilmeden uzun süre paten kaymamalı. Aksi takdirde yanlış kaslara yüklenme sonucunda, patolojik durumlar oluşabilir. Çocuklar teknolojiyi çok seviyorlar. Yaz tatilinde de ellerindeki tabletle, bilgisayarlarla daha fazla zaman geçirmeye başlıyorlar. Biz bu teknoloji kullanımını biraz daha fırsata çevirebiliriz. Özellikle sanal gerçeklik uygulamalarıyla birlikte kullandığımız hareket sensörleri, çocuğunun o sensör karşısına geçerek fiziksel olarak aktif olmasını sağlayan oyunlarla birlikte (interaktif exergame fitness) aslında çocuklarda teknoloji sevgisini fırsata dönüştürebiliriz. Bu tür uygulamalar da literatürde özellikle sağlık alanındaki çalışmalarda yavaş yavaş yer bulmaya başladı.” ifadelerini kullandı.
]]>
Edirne’de bu yıl 663’üncüsü düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin açılış seremonisi Sarayiçi Er Meydanı’nda düzenlendi. Geçen yılın başpehlivanı Yusuf Can Zeybek’in Türk bayrağını taşıdığı törende cazgırlar, hakemler, minik pehlivanlar ile Kırkpınar’ın vazgeçilmezi davul- zurna ekibi geçit töreni yaparak protokol ve seyircileri selamladı.
Edirne Belediye Başkanlığı tarafından organizasyonun açılış töreni Sarayiçi Er Meydanı’nda saat 17.00’de gerçekleştirildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 663’üncü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Seyfettin Selim, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Kırkpınar eski ağaları, davetli topluluğu ve vatandaşlar katıldı.
Tören, Edirne Belediye bandosu eşliğinde bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlarken; Türk bayrağını göndere Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı Yusuf Can Zeybek çekti. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Beyazıt Sansı’nın söz ve bestesi olan Kırkpınar Marşı, Edirne Belediye Bandosu’nun eşliğinde söylendi.
SEYFETTİN SELİM: NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE, TÜRKİYE’Yİ SEVENE
Törenin açılış konuşmasını Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Seyfettin Selim yaptı. Selim, konuşmasında Kırkpınar’a yakışan güreşlerin geçmesini diledi. Selim, “Ne mutlu ata sporuna, peygamber sporuna, bu yiğit spora 15 seneden beri gönül vererek ağalık yapmak bizlere nasip oldu. Bu herkese nasip olmaz. Buraya vermiş olduğum emekler az bile. Ne mutlu Allah bunu bize nasip etti. Ne mutlu Türk’üm diyene. Ne mutlu Türkiye’yi sevene. Ne mutlu Türk vatandaşı olmaktan gurur duyana. Allah’a şükürler olsun, ben de bir Türk vatandaşı olarak doğdum, ata sporu güreşi seviyorum, sevdireceğim” ifadelerini kullandı.
İBRAHİM TÜRKİŞ: HERKES GERÇEK ANLAMDA GÜREŞE DOYACAK
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş de, bu yıl güreşlerin yeni konseptiyle daha güzel ve heyecanlı geçeceğini kaydetti. Türkiş, “Ne mutlu bize ki 663’üncüsünü bu sene yapacağımız Kırkpınar güreşinin bir kere daha burada seyircileriyle, sporcularıyla, pehlivanlarıyla hep birlikte olmanın onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah bugün başlayan güreşlerimiz, yarın ve yarından sonra yeni konsepti içerisinde çok daha güzel, çok daha heyecanlı ve bizi çok daha mutlu edecek. İnşallah Kırkpınar’ımızın son iki gündür söylediğim gibi, son 40 yılın en güzel kırkpınarını yaşayacağız ve hepimiz güreşe ve gerçek anlamda güreşe doyacak” şeklinde konuştu.
‘KIRKPINAR DEMEK YİĞİTLİK DEMEKTİR’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın da, Kırkpınar’ı geleceğe aktarmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, “Asırlardır süregelen Türk’ün ata sporu, yağlı güreş geleneğini yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak için bu yıl da sizlerle birlikte büyük bir mutluluk duyuyorum. Evladını, torununu yanına alıp dualı çayıra er meydanına gelen tüm güreş severlere minnettarım, iyi ki varsınız. Kırkpınar demek yiğitlik demektir, dost demektir, kardeşlik demektir. Kırkpınar demek, mücadele demektir, saygı demektir. Kırkpınar demek, ağalık demektir. Kırkpınar demek dört minareden gelen ezan sesiyle yirmi davul, yirmi zurna sesi demektir. Kırkpınar demek yağlı güreşlerin zirvesi demek. Kırkpınar’ı Kırkpınar yapan sizlersiniz. Kalbi her daim yağlı güreşlerle atan, tribünleri dolduran güreş severlere, ülkemizin dört bir yanından gelen yürekleri güç ve cesaretle dolu pehlivanlarımıza, cazgırlarımıza, hakemlerimize, yağcılarımıza, davul, zurna ekibimize ve emek veren herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
YUNUS SEZER: HERKESE NASİP OLMAYACAK BAYRAMI HEP BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
Edirne Vali Yunus Sezer ise Kırkpınar’ın Edirne’nin bayramı olduğunu söyledi. Sezer, “Bugün hiçbir şeye nasip olmayacak bir bayramı hep beraber gerçekleştiriyoruz. 663 yıllık geleneği sürdürmenin onuruyla bugün karşınızdayız. Bugüne kadar yağlı güreşlerin yaşatılmasına emek veren terini akıtan ve dualarla, milli ve manevi değerlerimizi bugüne taşıyan tüm pehlivanlarımızı rahmetle, şükranla, minnetle anıyoruz. Bundan sonra da sahip olduğumuz bu değeri gelecek nesillere aktarmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz” diye konuştu.
Sezer’in konuşmasının ardından pehlivanlar, cazgırlar, hakem heyeti, saha görevlileri, Edirne Belediyesi Bandosu ve Kırkpınar davul-zurna ekibinden oluşan kortejin geçit töreni gerçekleştirildi. Kortejde Türk bayrağını ise geçen yılın başpehlivanı Yusuf Can Zeybek taşıdı.
]]>
Acun Ilıcalı’nın açıklamaları şu şekilde;
“HAYALİMİZDEKİ KADROYU OLUŞTURACAĞIZ”
“Taraftarın transfer isteği normal, bunu ben de anlıyorum. Ben de yıllarca hangi transfer gelecek diye merak ediyorum. Dünyanın en kariyerli teknik direktörünü getirdik. Jose Mourinho’nun onaylamadığı transferi getirmemiz uygun olmaz. Hocamızla uyum içerisinde çalışıyoruz. Transfer daha yeni başladı, iki ay var. İyi yoldayız. Hayalimizdeki kadroyu oluşturacağımızı söyleyebiliyorum.
“MORUNHO, İKİ YERLİ OYUNCUYU ÇOK BEĞENDİ”
Jose Mourinho, Topuk Yaylası’nı beğendi ve oyunculardan çok mutlu. İki tane sürprizi olacağını söyledi. İki ismin net olarak çok iyi geldiğini söyledi. Performanslarını beğenmiş ama isimlerini veremem. Bu iki oyuncu da yerli.

“ÇAĞLAR SÖYÜNCÜ ÇOK DİK DURDU”
Çağlar Söyüncü’nün fiyatı 30-40 milyon eurolarda gezmiş ve yakın zamanda bu fiyatların konuşulduğu futbolcu. Bizde kiralık olarak oynadı. Atletico Madrid, Çağlar’ı oynatmak isterken almak kolay değil. Pazarlık 15 milyon eurodan başladı. Her gün görüştük ve imzayı attık. Çok mutluyuz, Mario Branco’nun çok büyük çabası var. Çağlar’ın çok etkisi var. Önce Çağlar, bizimle anlaştı. Ben çok duygulandım, başkanımızla konuşması çok güzeldi. Hayatını Fenerbahçe’de sürdürmek istediğini söyledi. Bunlar beni ve başkanımızı etkiledi. Çağlar çok dik durdu ve Atletico Madrid’i zorladı. Atletico Madrid de konuya anlayış gösterdi. 4-5 tane talibi çıktı Çağlar’ın… Mutlu son oldu.

“MOURINHO, O YILDIZI İSTEMEDİ”
Başkanımıza destek olmaya çalışıyorum. Sorumluluklarını biz de alarak paylaşmaya çalışıyoruz. Birlikten kuvvet doğar. Ahmet Ketenci inanılmaz şekilde kendisini Fenerbahçe’ye adamış. Mario Baranco çok iyi, Jose Mourinho var. Ben bu ekibe inanıyorum, iyi duruyoruz, iyi bir ekibiz. Seçimden önce dünyaca ünlü bir yıldız ile anlaştık, Jose Mourinho’ya sorduk. Açıklasaydık, Türkiye bu ismi konuşurdu. Jose Mourinho “Gelirse eğer, benim elimdeki iyi oyuncuyu bozar, bu da benim işime yaramaz. Ancak alırsanız, kulübün kararı. Sorun olmaz” dedi. Bu sefer top bize geldi, Ali Koç “Seçim kazanacağım diye Fenerbahçe’ye zarar vermem” dedi.
“MOURINHO’NUN 1 NUMARALI GOLCÜSÜ GELİYOR”
Dünya yıldızı diyoruz ama Alex büyük takımdan mı geldi? Pierre van Hooijdonk çok büyük takımdan mı geldi? Dünya yıldızı oyuncular böyle olmalı. Jose Mourinho’nun forvet transferi listesinde ilk sırada yazan ismi getiriyoruz. Daha bitmedi ama son aşamasındayız. Forvet için Jose Mourinho inanılmaz isimlere ‘Hayır’ dedi. Birçok isme ‘Gol atar ama oyunun içinde değil’ dedi. Bir numara olarak istediği forvet geliyor. Hızlı ve adam eksilten bir sol açık istiyor. Ona göre de bir isim gelecek. Jose Mourinho’ya kendimizi emanet etmek durumundayız. Kararlarına saygı duyuyoruz. Forvet konusu Jose Mourinho için çok önemli. Listedeki ilk ismin alınmasının ardından bir sürprizimiz daha olabilir. Devamında bir isim daha düşünebiliriz.

BATSHUAYİ VE DZEKO SÖZLERİ
Michy Batshuayi’yi Fenerbahçe istese, sözleşmesini uzatırdık. Sezon sonu bir talepte bulundu, biz de kulübün çıkarları için bu rakamların verilmemesi gerektiğini düşündük. Zaten kalsaydı, bizim üçüncü forvetimiz olacaktı. Bir tane yıldız forvet gelecek, Edin Dzeko var ve Batshuayi de üçüncü olacaktı. Biz de büyük bir para vermek istemedik. O da başka kulübe gideceğini söyledi. Menajeri, Mario Branco’ya gideceklerini anlattı. Biz de ‘Yolunuz açık olsun’ dedik. Biz daha büyük futbolcu getiriyoruz. Edin Dzeko kalmak istiyor ve çok mutluyuz. Biz de kalmasını istiyoruz. Jose Mourinho da mutlu. Şu aşamada kalıyor. Ancak Suudi Arabistan’dan 30 milyon euro gelir, o zaman takdir başkanımızın olur.

“FERDİ İÇİN GÖZLERİ DÖNDÜ”
Ferdi Kadıoğlu, başkanımız ve bizler için çok değerli. Ferdi gitmek istemezse, asla satmayacağız. 40 milyon euro getirin, Ali Koç kesinlikle Ferdi’yi satmaz! Ferdi bu kadar ısrara rağmen gitmek isterse, ancak o zaman ayrılırız. Ali Koç’un sattığı oyunculara bakın… Rakamlar hep astronomik. Başkanın önceliği Fenerbahçe. 30 milyon üzeri Ferdi için gelebilir. Türkiye rekoru da olur. Ona rağmen Ferdi gitmek istemezse, Ali Koç asla yollamaz. Ferdi Kadıoğlu için ısrarlı bir takım var, gözleri dönmüş durumda.

“ZAHA KONUSUNDA BAŞKANIMIZ HAKLI ÇIKTI”
Wilfired Zaha konusunda zaman başkanımızı haklı çıkardı. Bu konuda çok sitemi olmuştu, ısrar etmişti şimdi bu açıklamaya baktığın zaman iki rakamını tutmaması açıkçası Başkanımızın bu konudaki sitemini biraz haklı çıkarmış oldu. Biz, her şeyi resmi şekilde yapıyoruz. Fenerbahçe’de her transfer görüşmesinin içinde olduğum için net olarak şunu gördüm her şey kitabına uygun yapılıyor. Futboldan beklentimizin de bu olması gerektiğini düşünüyorum. Herkesin normal, kitabına uygun bir şekilde limit varsa o limitin içinde kalması lazım. O limiti doğru, ona göre kullanması lazım diye düşünüyorum.
]]>Kırkpınar’da 15 kez ağalık yapan Seyfettin Selim, “Ben sadece 15 sene olduğu için yoruldum. Hakikaten yoruldum. Yani bunun maddi baktığın zaman benim yapmış olduğum yardımlar beni 50 yıl ağalık yaptırır, eğer yapmamış olsaydım. Burada sadece yüz değişsin istiyorum” dedi.
Kırkpınar’da 15 kez ağalık yapan ve 4 altın kemer sahibi Seyfettin Selim, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Kırkpınar’da bu yıl getirilen lig usulü sistemini savunarak, bundan sonraki yıllarda da uygulanması gerektiğini söyleyen Selim, bu yıl Er Meydanı’nda 40 başpehlivan olmak üzere 752 pehlivanın kayıt yaptırdığını kaydetti.
Selim, “Güzel şeyler olacak inşallah” dedi. Kırkpınar’da yaptığı ağalık dönemini anlatan Seyfettin Selim, “Aslında benim geçen sene bırakma niyetim vardı. Başkan, ‘Ben yeni geldim. Bir sene devam edelim beraber” dedi. Şimdi bu sene de belediye başkanı yeni gelmiş. O da diyor ki devam edelim. Ama yine ben sözümdeyim. Eğer bu işi bilen, seven, sadece parayla bu iş olmadığını birçoğunuz biliyorsunuz. Şöyle bakmak lazım. 15 yıldan beri Kırkpınar’ı, Edirne’yi biz temsil etmeye çalıştık her yerde. Ağalığı da sadece orada masada yapmadık. Ağalığı da. Sağlıkta, sporda, Edirne’de birçok etkinlikle beraber olduk. Biliyorsun bazen kızıyorlar bana bazen test yapıyor falan diye” dedi.
15 yıl ağalık yaptığını ve yorulduğunu söyleyen Selim, “Ben sadece 15 sene olduğu için yoruldum. Hakikaten yoruldum. Yani bunun maddi baktığın zaman benim yapmış olduğum yardımlar beni 50 yıl ağalık yaptırır, eğer yapmamış olsaydım. Burada sadece yüz değişsin istiyorum. Mesela siyasiler gibi oturduk koltuğu hiç kalkmıyoruz. Herkes her sene aynı. Değişsin istiyorum. Biz burada olduğumuz müddetçe bu sene birisi alır yapamaz. Seneye gene alırız. Ama tabii yapacak arkadaşlarımız varsa rakamlar da belli. Çıkacağı fiyat da belli. Yani bu sene geçen sene ağalığı 22 milyon 222 bin TL’ye aldık. Bu sene bu saatten sonra artık onun altına açılmaz yani. Benim Edirne’de bir hayalim var 22, 34, 54, 222 bir de 61 var. Önemli olan bunun devam olabilmesi” dedi.
Kendisinin yaptığı hizmetleri anlatan Selim, “Mesela ben inanıyorum ki bu gelen belediye başkanı da bundan önceki belediye başkanları da bu dördüncü başkan, bizim verdiğimiz parayı Kırkpınar için kullanıyor. Yani parayı başka kullanan her şekilde kullanıyor. Bizim verme şeklimiz önemli olan. İyi yerlere gittiğini inanıyoruz. Bu sene de inşallah Kırkpınar ağalığı yine iyi bir şekilde gidecek giderse. Bize kalırsa yine iyi bir şekilde kalacak. Onun için ben bütün Edirne’deki, özellikle Edirne’yi şöyle seviyorum. Ben de artık buranın manevi üyesi oldum. Edirne’de ben yanlış bir şey görmedim. Ne basında olsun, ne belediyede olsun, ne dışarıda olsun. Hep güzel şeyler. İnşallah böyle güzel devam eder diyorum arkadaşlar” ifadelerini kullandı.
İBRAHİM TÜRKİŞ: SON 40 YILIN EN GÜZEL KIRKPINAR’I OLACAK
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, 663’üncü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde ilk defa farklı bir format üzerine uygulanacağını söyledi.
Uzun yıllardır Kırkpınar’a katılım sayısıyla ilgili çeşitli tartışmalar olduğunu söyleyen Türkiş, “Geçen sene biz Kırkpınar’dan önce ligi başlatmıştık. Buraya geldiğimizde ligin bir kısmı tamamlanmıştı. Gelecek sene ligin sonuçlarına göre Kırkpınar’ın dizayn edileceğini açılış konuşmasında ifade etmiştik. Sanıyorum bu söylediklerimiz herkes tarafından çok iyi anlaşılmamış ki dün yaşadığımız bazı şeyleri gördük. Biz 2 yıl önce kararını verdiğimiz, talimatını yayınladığımız hususun hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğini söyledik. Bunun Kırkpınar’a zarar vermek değil, Kırkpınar’ı kurtarmak amacıyla yapıldığını ifade ettik. Hatta şunu söyledik; herkesin katılmasının serbest olduğu bir yer aslında değerli bir yer değildir. Elit bir yer değildir. Katılımın belirli şeylere bağlandığı, statükoya bağlandığı çok ciddi birtakım belirlenen objektif kriterlerle korunduğu yerler değerli yerlerdir. Biz burada dedik ki Kırkpınar özel olsun. Buraya belli başarıyı göstermiş olan sporcular gelsin. Çünkü kaldırılamaz hale gelmişti Kırkpınar. Bu sene gerçekten tam anlamıyla elit bir sporcu kitlesinde Kırkpınarımız inşallah taçlanacak. Daha güzel olacak ve ben şunu ifade ettim. Son 40 yılın en güzel Kırkpınar’ı olacaktır, bu sene için. Çünkü bu sene bizim tahmini yaptığımız çalışmalara göre eğer bu sınırlandırmayı getirmeseydik bu sene 4 bin 700 civarında sporcu gelecekti. Bu sporcuyu Edirne ağırlayamaz. Çünkü 2 bin sporcuyu ağırlamakta zorlanıyordu. Edirne çok güzel bir şehir ama küçük bir şehir” diye konuştu.
]]>
Trendyol 1.Lig takımlarından Boluspor, olağanüstü kongreye gidiyor. Kongre öncesinde iş insanı Soner Çavuşoğlu başkanlık için adaylığını açıkladı. 9 Temmuz Salı günü yapılacak olan kongre öncesinde basın mensuplarıyla bir araya gelen Çavuşoğlu, yatırım ve projelerinin hazır olduğunu ifade etti.
“Boluspor başkanlığına adaylığımızı koyduk”
Üreten ve gelir sağlayan bir Boluspor oluşturacaklarını ifade eden Soner Çavuşoğlu, “Geçen hafta Boluspor başkanlığına adaylığımızı koyduk. Yönetim kurulumuz, Boluspor’un daha iyi yerlere gelebilmesi için elimizden geleni yapacağımızı biliyor. Bu adaylığa nasıl başladık? Savaş Başkanın ve mevcut yönetimin artık önümüzdeki sezona aday olmayacağını defalarca söylemesinden sonra herhangi bir aday da çıkmadığından dolayı biz Boluspor başkanlığına adaylığımızı koyduk. Biliyorsunuz, Boluspor Türkiye’nin, Anadolu’nun en önemli kulüplerinden biridir. Bu kulübün daha iyi yerlerde olabilmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız” şeklinde konuştu.
“Geleceğin Boluspor’unu kurabilmek için elimizden geleni yapacağız”
Boluspor’u en çok zorlayan problemlerin başında maddi sıkıntıların yer aldığını dile getiren Çavuşoğlu, “Savaş Başkan bunu Vali Beyle, belediye başkanıyla, kamuoyuyla defalarca paylaştı. Biz de ‘Bu konuda Boluspor’a neler katabiliriz?’ düşüncesiyle bir araya geldik. Önümüzdeki sezonda en iyi şartlarda savaşan, mücadeleci, genç ve yetenekli oyuncularla geleceğin Boluspor’unu kurabilmek için elimizden geleni yapacağız. Tabii öncesinde sayın valim, sayın belediye başkanımla özel görüştüm. Belediye başkanımızla birkaç sefer bir araya geldik. Projelerimizi anlattık. Onlar da bizim projelerimizden heyecanlandılar ve çok mutlu oldular” ifadelerini kullandı.
“Boluspor artık üretime geçmeli”
Soner Çavuşoğlu, Boluspor’un artık üretime geçmesi gerektiğini kaydederek, “Bugün futbol takımlarına bakıldığı zaman Boluspor’da bir oyuncunun aldığı maaş 300, 500, 700 bin TL gibi çok yüksek rakamlar. Bize göre demiyorum. Futbol bu rakamlar piyasasında normaldir ama üretmeyen, geliri olmayan bir Boluspor için bunlar çok büyük rakamlardır. Bunlarla ilgili de bütün çalışmalarımızı yaptık” diye konuştu.
“5 yılın sonunda Boluspor’un UEFA’da oynayacağını da iddia ediyorum”
Boluspor için önümüzdeki birkaç yılın sancılı geçeceğini öngören Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Daha sonraki yıllarda ben eminim, siz de göreceksiniz 5 yıllık bir yatırım süreci olacak. Bir 5 yılın sonunda Boluspor kesinlikle ve kesinlikle kasasında parası olan, üretimi olan ve gelirleri olan bir kulüp olacak. Bu 5 yıl sürecinde de ilk 3 yılı yatırımlar ve planlamayla geçecek. Ama 5 yılın sonunda ben şunun sözünü veriyorum; Boluspor Süper Lig’de olacak. Küçük hedefimiz yok. 5 yılın sonunda Boluspor’un UEFA’da oynayacağını da iddia ediyorum. Bunu da herkes bilsin.”
“Şirketleşmenin hiçbir manası da yok”
Çavuşoğlu, Boluspor’un şirketleşmesine karşı olduğunu da belirterek, “Boluspor’un son zamanlardaki en büyük yatırımı olması gereken ve birçok yöneticilerin de birleştiği konu şirketleşme. Ben şirketleşmeye şu anda hiç sıcak bakmıyorum. Bizim yönetimimizde şirketleşme olayı ancak Boluspor’un gelirleri olduktan sonra bu işi planlamaya alacağız. Şirketleştiğin zaman Boluspor sadece AŞ olarak görünecek ama hiçbir geliri olmayacak, yok zaten. Şirketleşmenin hiçbir manası da yok. Bugün çok üzülerek bakıyoruz ki bütün çaba, gayret bir şahsa şirketleşip önü temizlenip Boluspor’un teslim edilmesi. Bunu çok üzülerek söylüyorum. Borcu için, alacaklar için Boluspor’un bir şahsa satılması. Ben bunu asla yaptırmayacağım. Elimden gelen her şeyi yapacağım birilerine verilmemesi için, peşkeş çekilmemesi için. Bu net. Boluspor’un şu anda 200 milyon TL borcu var. Biz bu borcu kapatmak için gideceğiz bir şahsa bu şirketi yani maalesef Bolu’yu satacağız. Bolu’yu seven, Boluspor’u seven kim olursa olsun buna karşı çıkacağını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı. – BOLU
]]>Açılış seremonisi, spor gösterileri, selamlama konuşmaları ve sporcu-antrenör geçişi ile başladı ve malzeme dağıtımıyla devam etti.
Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü antrenörleri, törene katılan vatandaşlara çeşitli spor branşlarının tanıtımını yaparak bilgilendirmede bulundu. Bu faaliyetler, gençlerin ve çocukların fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi ve sporun rekabetçi ruhunu deneyimlemeleri açısından büyük önem taşımakta, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerini spor kültürüyle bir araya getirerek sosyal bağların güçlenmesine katkı sağlamaktadır.
Vali Yardımcısı Mustafa İlhan, yaptığı konuşmada, ” Bugün ilimizde açılışını yaptığımız yaz dönemi GSB Spor Okullarının başlangıcının mutlu ve verimli geçmesini diliyorum. Gençlerimiz ve çocuklarımızla bir araya gelmek her zaman heyecan ve gurur verici bir deneyim. Spor, kültür ve eğitim faaliyetlerinin içinde gençlerimizi ve çocuklarımızı görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Şehrimiz, spor kültürünün yaygınlaştığı bir toplum olma yolunda hızla ilerliyor. Son yıllarda ülkemizde yapılan tesisleşme yatırımlarıyla önemli adımlar atıldı ve spor altyapısına yönelik büyük destekler sağlandı. Bugün, GSB Spor Okulları’nın açılışıyla çocuklarımızın ve gençlerimizin yaz tatillerini aktif ve sağlıklı geçirmelerini destekliyoruz. Spor, sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve sosyal gelişimi de teşvik eden bir aktivitedir. GSB Spor Okulları’nda, uzman antrenörler eşliğinde her çocuğumuzun ve gencimizin sağlıklı bireyler olarak yetişmesini hedefliyoruz. Tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi ücretsiz GSB Spor Okullarımıza katılmaya davet ediyoruz” İfadelerinde bulundu.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, ” “Yaza Hareketli Giriyoruz” sloganıyla başlattığımız spor okullarımızda, “Hareketlilik Yılı” coşkusuyla 5-18 yaş arası çocuklarımıza ve gençlerimize, tesislerimizde, portatif yüzme havuzlarımızda faaliyet gösteren spor okullarımız, geçen yıl 32 farklı spor dalında 17 bin 280 genç sporcuyla buluştu. Bu yıl ise 33 spor dalında, 20 ilçede yaklaşık 150 antrenör ve eğitmenimizle birlikte 20 bin gençle buluşmayı hedefliyoruz. Ayrıca Gençlik Merkezlerimizde, “11-14 yaş” ve “15-18 yaş” olmak üzere iki farklı yaş grubuna yönelik olarak kültür-sanat, spor ve gönüllülük temaları çerçevesinde çeşitli faaliyetler düzenleniyor. İl Müdürlüğümüz bünyesindeki 10 Gençlik Merkezimizde ise akıl ve zeka oyunları, sportif faaliyetler, değerler eğitimi, bilgi yarışması, el sanatları, sokak oyunları, güzel konuşma sanatı, sahne sanatları, gönüllülük faaliyetleri, halk oyunları, temel dini bilgiler, ailelerle gönüllük çalışmaları, gezi gibi zengin etkinliklerle dolu bir yaz geçireceksiniz” dedi.
Törende, Sporun ve gençlerin gelişimi için yapılan bu tür etkinliklerin, şehirde spor kültürünün yaygınlaşmasına ve gençlerin aktif bir şekilde topluma katılımına önemli katkılar sağladığı vurgulandı.
Törene, Vali Yardımcısı Mustafa İlhan, Kurum İl Müdürleri, Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, hizmet, şube ve ilçe müdürleri, kulüp başkanları, ASKF Başkanı, spor dalı temsilcileri, antrenörler, sporcular ve vatandaşlar katıldı. – BALIKESİR
]]>EDİRNE’de bu yıl 663’üncüsü düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, geleneksel ‘ağa karşılama’ töreni yapıldı. Kırkpınar’ın 4 altın kemerli ağası Seyfettin Selim’i karşılayan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Türk’ün ata sporu Kırkpınar’ı 663’üncü kez gerçekleştirmekten dolayı heyecan duyduklarını söyledi.
Sarayiçi Er Meydanı’nda, bugün saat 14.00’da, minik boyda pehlivanların çayıra çıkmasıyla başlayacak 663’üncü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, gelenek haline gelen ‘ağa karşılama’ yapıldı. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki tarihi Selimiye Camisi meydanı önünde kurulan stantta, 663’üncü Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim’i, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş karşıladı. Kırkpınar’ın efsane sesi 42 yıllık başcazgır Şükrü Kayabaş’ın anons ettiği Başkan Akın, Türkiş ile birlikte, 4 altın kemerli Kırkpınar Ağası Selim’i kurulan stantta selamladı. Akın, Selim’e altın kemeri takarak çiçek verdi.
Törende konuşan Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, ata sporu Kırkpınar’ı yaşatmak, yeni nesillere aktarmak ve dünyaya tanıtmak için mücadele verdiklerini söyleyerek, “Burada 4 altın kemerin ebedi sahibi ağamız, fahri hemşerimiz, Edirne için birçok hizmette bulunan ağamız, şehrimize hoş geldiniz. Öncelikle ağamıza eğitime verdiği destekten dolayı çok teşekkür ediyorum. Ama bir taraftan da şunu söylemek istiyorum; ağamız ‘Bir elin verdiğini diğeri görmez’ düsturundan gelerek şehirde birçok kişiye dokundu. Bunu kimse bilmez. Ben onlar adına da çok teşekkür ediyorum. Kırkpınar, Edirne’mizin düğünü, Edirne’mizin büyük bir festivali. Bu festivalde misafirlerimizle ve güreşçilerimizle hep birlikte olacağız. Buradan bütün güreşçilerimize başarılar diliyorum. Edirne’deki misafirlerimize keyifli anlar geçirmelerini diliyorum” diye konuştu.
Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim de Kırkpınar’ın güzel geçmesini dileyerek, “İnşallah güzel bir Kırkpınar olur. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Başkanın da söylediği gibi ağalık, sadece burada para vermekle olmaz. Ağalık her yerde olur; eğitimde, hizmette, depremde, fakirde, fukarada. Herkese selamlar sevgiler diliyorum” dedi.
‘SON 40 YILIN EN GÜZEL KIRKPINAR’INI YAPACAĞIZ’
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu (TGGF) Başkanı İbrahim Türkiş, “Biliyorsunuz, bu sene 663’üncüsünü düzenlediğimiz Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yeni bir formatla karşınızda olacak. Kırkpınar bu sene ilk defa seçilmiş sporculardan oluşacak. Çok daha güzel, çok daha özel; hatta biz diyoruz ki hanım elinin dokunmasıyla çok daha güzel olacak inşallah. ve bir motto koymuştum, ‘Tarihi Kırkpınar’da kırk başpehlivan’ diye. İnşallah bu sene Kırkpınar’da sadece 40 başpehlivan değil, artık gerçekten son 40 yılın en güzel Kırkpınar’ını inşallah bu sene burada hep birlikte oluşturacağız ve yapacağız” diye konuştu.
PEHLİVANLAR MEZARLIĞI’NA KARANFİL BIRAKILDI
Konuşmaların ardından heyet, kent merkezindeki Atatürk Anıtı’na geçti. Burada korteje Edirne Valisi Yunus Sezer de katıldı. Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunduğu törende heyet, anıta çelenk koydu. Söz ve müziği Beyazıt Sansı’ya ait Kırkpınar Marşı’nın okunduğu törenin ardından kortej, Pehlivanlar Mezarlığı’nı ziyaret etti. Vali Sezer, Belediye Başkanı Akın, Federasyon Başkanı Türkiş ve Kırkpınar Ağası Selim, burada Kırkpınar efsanesi Adalı Halil ve Kara Emin pehlivanların mezarına karanfil bıraktı. Tören, duaların ardından sona erdi.
]]>Ozan Tufan, yeni sezon hazırlıklarını Macaristan’ın Szeged kentinde sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Bordo-mavililerin Hull City’den kadrosuna kattığı oyuncu, hedefleri bulunan bir takımda olduğunu belirterek, “Büyük takımda, büyük camiadayım. Çok mutluyum. Trabzon şehrine, yöneticilerine ve başkanımıza bana bu kulüpte oynama şansı verdikleri için çok teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
Ozan Tufan, büyük bir camiada olduğunu ifade ederek, “Potansiyelime ve yeteneklerime güveniyorum. Böyle bir camiada olduğum için mutluyum. Trabzonspor yöneticilerine çok teşekkür ederim bana bu şansı verdikleri için. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime güveniyorum, yeteneklerime güveniyorum. Elimden gelenin fazlasını yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.” ifadelerini kullandı.
Transferi öncesinde teknik direktör Abdullah Avcı ile bir araya geldiğini aktaran Ozan Tufan, şunları kaydetti:
“Hocayla konuştuğumuzda bana senin 5-6 mevkide oynayabilme özelliğin olduğu için ‘Ben 5-6 transfer yapıyormuşum gibi düşünüyorum.’ dedi. Günümüz futbolunda bir oyuncunun birçok mevkide oynayabildiğini görüyoruz. Ben de o yeteneklere sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hocanın bu bakış açısından mutluyum.”
“Milli takım duygusunu yeniden tatmak istiyorum”
Ozan Tufan, milli takımda tekrar formayı giymek istediğini vurgulayarak, “Milli takım hayalim var. O duyguları yeniden tatmak istiyorum. Trabzonspor’un da bana bu konuda yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Elimden gelenin fazlasını yaparak seçilmek istiyorum.” dedi.
Takımda kamp öncesi transferin büyük bölümünün bitmesinin şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj olduğunu dile getiren Ozan Tufan, “Transferlerin çoğunun bitmesi bir kulüp ve camia için çok önemli. Sezona hazır bir şekilde girmek çok önemli. Ben dahil buraya yeni gelen isimler var. Bunların adaptasyon süreçleri var. Bunu bu kamp sürecinde aştığımızı düşünüyorum. Sezona bu şekilde girebilmek çok önemliydi. Şampiyonluk için önemli bir durum.” şeklinde konuştu.
-” Abdülkadir Ömür, beni aradı”
Ozan Tufan, transferi öncesinde Hull City’den takım arkadaşı Abdülkadir Ömür ile görüşmediğini de belirterek, şöyle devam etti:
“Abdüş (Adülkadir Ömür) çok sevdiğim, çok beğendiğim bir kardeşim. Onunla beraber Hull City’de oynadık. Onunla görüşmem olmadı. Başkanımız ve hocamız rica ettiği için ben Trabzonspor’un teklifini kimseye söylememiştim. Abdüş’ün haberi olunca o beni aradı. Ben de ona düşüncelerimi söyledim transferle ilgili. O da benim için iyi olabileceğini, yeniden milli takıma seçilebileceğimi, Trabzonspor ile hedeflerimi gerçekleştirebileceğimi söyledi. Onun düşünceleri de benim için önemliydi. O yüzden ona da teşekkür ediyorum. Yurt dışından ve Türkiye’den birkaç teklif oldu. Hull City ile kontratım vardı. Abdullah hocamız ve başkanımız arayana kadar benim de hedeflerim vardı. İki tarafın da hedefleri örtüştüğü için buraya geldim.”
Taraftarlara teşekkür eden Ozan Tufan, “Taraftarlarla ilgili konuşacak olursak böyle bir karşılama beklemiyordum. Daha öncesinde oynadığım büyük bir camia vardı. O yüzden beni geldiğimde bağırlarına bastıkları için onlara da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Beni Trabzon şehrinde havalimanında öyle güzel karşıladıkları için teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
“Orta sahada rahatım”
Ozan Tufan, İngiltere’de 2 yılda 20 gol atmasının tesadüf olmadığını da vurgulayarak, şunları söyledi:
“Kendimi orta saha mevkisinde daha rahat hissediyorum. İki 10 numara ile oynuyorduk Hull City’de. Farklı bir sistemimiz vardı. Orta sahada kendimi daha iyi hissediyorum. Yeteneklerimi daha iyi ortaya koyduğumu düşünüyorum. Ben iki senede 20 gol attım. Skorlardan ziyade iyi bir futbol oynadığımı söyleyebilirim. İki senede 20 gol atmanın da tesadüf olmadığını düşünüyorum. Milli takım beklentilerim vardı ama davet alamamam üzücü benim adıma. Tabii ki çeyrek finale çıkmamız bizi mutlu ediyor. İnşallah sonuna kadar giderler, biz de çok mutlu oluruz. Bir dahaki kamp döneminde de inşallah kadroda olurum.”
Ozan Tufan, başka takımlardan da teklifler aldığını belirterek, “Türkiye’den de birkaç teklif vardı. Benim bir yıl daha kontratım vardı. Öyle bir düşüncemiz yoktu. Abdullah hoca ve başkanımız arayana ve fikirlerini beyan edene kadar benim de hedeflerim vardı. Hedeflerimiz doğrultusunda, fikirlerimiz ortak yöndeydi. Ailemle paylaştım. Gönül sıcaklığı ile buraya geldik. Mutluyuz, çok şükür.” ifadelerini kullandı.
]]>Trabzonspor’un yeni transferi Ozan Tufan, “Hedefleri olan büyük bir camiadayım. Bunun için çok mutluyum. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime ve yeteneklerime güveniyorum” dedi.
Macaristan’ın Szeged şehrinde yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Trabzonspor, sabah yaptığı antrenmanla çalışmalarını sürdürdü. Antrenman öncesi yeni transfer Ozan Tufan, düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“HEDEFLERİ OLAN BÜYÜK BİR CAMİADAYIM”
Potansiyeli ve yeteneklerine güvendiğini söyleyen Tufan, “Hedefleri olan büyük bir camiadayım. Bunun için çok mutluyum. Bana bu şansı verdikleri için Trabzonspor yöneticilerine çok teşekkür ederim. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime güveniyorum, yeteneklerime güveniyorum. Elimden gelenin fazlasını yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.
“ABDULLAH AVCI ‘5-6 TRANSFER YAPIYORMUŞUM GİBİ’ DEDİ”
Teknik direktör Abdulah Avcı ile görüşmesini aktaran Tufan, “Hocayla konuştuğumuzda şöyle bir şey söyledi; ‘Senin 5-6 mevkide oynayabilme özelliğin olduğu için ‘Ben 5-6 transfer yapıyormuşum gibi düşünüyorum’ cümlelerini kullandı. Günümüz futbolunda bir oyuncunun birçok mevkide oynayabildiğini görüyoruz. Ben de o yeteneklere sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hocanın bu bakış açısından mutluyum” şeklinde konuştu.
“MİLLİ TAKIM HAYALİM VAR”
Milli takıma yönelik soru üzerine konuşan Ozan Tufan, “Milli takım hayalim var. O duyguları yeniden tatmak istiyorum. Trabzonspor’un da bana bu konuda yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Elimden gelenin fazlasını yaparak seçilmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
“SEZONA HAZIR GİRMEK ÇOK ÖNEMLİ”
Transfer sürecine yönelik soruya Tufan, “Transferlerinin çoğunun bitmesi bir kulüp ve camia için çok önemli. Sezona hazır bir şekilde girmek çok önemli. Ben dahil buraya yeni gelen isimler var. Bunların adaptasyon süreçleri var. Bunu bu kamp sürecinde aştığımızı düşünüyorum. Sezona bu şekilde girebilmek çok önemliydi. Şampiyonluk için önemli bir durum” yanıtını verdi.
“ABDÜLKADİR ÖMÜR BENİ ARADI”
Trabzonspor’a transferi sürecinde yaşananlara dair soru yanıt veren Tufan, “Abdüş (Adülkadir Ömür) çok sevdiğim çok beğendiğim bir kardeşim. Onunla beraber Hull City’de oynadık. Onunla görüşmem olmadı. Başkanımız ve hocamız rica ettiği için ben Trabzonspor’un teklifini kimseye söylememiştim. Abdüş’ün haberi olunca o beni aradı. Ben de ona düşüncelerimi söyledim transferle ilgili. O da benim için iyi olabileceğini yeniden milli takıma seçilebileceğimi Trabzonspor ile hedeflerimi gerçekleştirebileceğimi söyledi. Onun düşünceleri de benim için önemliydi. O yüzden ona da teşekkür ediyorum. Yurt dışından ve Türkiye’den birkaç teklif oldu. Hull City ile kontratım vardı. Abdullah hocamız ve başkanımız arayana kadar benim de hedeflerim vardı. İki tarafın da hedefleri örtüştüğü için buraya geldim” değerlendirmesinde bulundu.
“TARAFTARLARDAN BÖYLE BİR KARŞILAMA BEKLEMİYORDUM”
Taraftarlara teşekkür eden Tufan, “Taraftarlarla ilgili konuşacak olursak böyle bir karşılama beklemiyordum. Daha öncesinde oynadığım büyük bir camia vardı. O yüzden beni geldiğimde bağırlarına bastıkları için onlara da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Beni Trabzon şehrinde havaalanında öyle güzel karşıladıkları için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“ORTA SAHA MEVKİSİNDE DAHA RAHAT HİSSEDİYORUM”
2 senede 20 gol atmasının tesadüf olmadığını kaydeden Tufan, “Kendimi orta saha mevkisinde daha rahat hissediyorum. İki 10 numara ile oynuyorduk Hull City’de. Farklı bir sistemimiz vardı. Orta sahada kendimi daha iyi hissediyorum. Yeteneklerimi daha iyi ortaya koyduğumu düşünüyorum. Ben iki senede 20 gol attım. Skorlardan ziyade iyi bir futbol oynadığımı söyleyebilirim. İki senede 20 gol atmanın da tesadüf olmadığını düşünüyorum. Milli takım beklentilerim vardı ama davet alamamam üzücü benim adıma. Tabii ki bugünkü çeyrek finale çıkmamız bizi mutlu ediyor; inşallah sonuna kadar giderler biz de çok mutlu oluruz. Sonraki döneminde de inşallah kadroda olurum diyerek sözlerini tamamladı.
]]>
Düzce’nin Kaynaşlı ilçesindeki Topuk Yaylası’nda yeni sezon hazırlıklarını sürdüren yeşil-beyazlıların teknik direktörü Taşdemir, Süper Lig’e yükselme başarısı, ligdeki hedefleri, transfer ve kamp çalışmalarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Her yıl yükselen grafikle yollarına devam ederek Süper Lig’e ulaştıklarını belirten Taşdemir, futbolcularından 2-3’ü haricinde bu lig tecrübesine sahip oyuncunun bulunmadığına değindi.
Taşdemir, lig başlayana kadar mutlaka takıma katılan yeni futbolcuların olacağını ancak şu an transfer konusunda netleşen bir durumun olmadığını aktardı.
Oyuncularının heyecanlı olduğunu, hayal ettikleri ligde mücadele edeceklerini belirten Taşdemir, “Bu heyecan çok güzel, çalışmalarımıza yansıyor, keyifli geçiyor. Daha heyecanlı ve güzel olmaya başladı. Çünkü çoğu oyuncumun hayal ettiği yerde oynama isteği, buna da doğru şekilde hazırlanma isteği var. İnşallah bunu hep birlikte başarabiliriz.” diye konuştu.
1. Lig’de iken yılmadan çok çalıştıklarından bahseden 50 yaşındaki teknik adam, “Önceki yıllarda yılmadan çalışarak doğru yapılanmayla mutlu sona ulaşabildik. İstikrar ve güven bizim için çok önemli. Takım ve camiamızda bunların hepsi, fazlasıyla var. Süper Lig zor ve çok kötü günlerimiz olabilir. Kötü günlerimizde birbirimize sarılabilirsek yine güzel günleri yakalarız.” ifadelerini kullandı.
Taşdemir, Süper Lig’de sıkıntılı günler yaşamanın hayatın kendisi kadar doğal olduğunu, şu an ligde kalıcı olmayı hedeflediklerini ve bunun için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını vurguladı.
Transfer değil şampiyonluk kadrosunun kampta olmasını istemiş
Bodrum FK’nin çok farklı özelliklere sahip bir takım olduğunu dile getiren Taşdemir, her geçen gün üstüne koyarak iyi yönlerini geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
İsmet Taşdemir, Süper Lig’e yeni çıkan her kulübe “asansör takım” yakıştırmasının yapıldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Biz 1. Lig’e çıktığımızda da kadro kalitemize bakıp düşeceğimizi beyan ettiler ama bu olmadı. Bu sene şampiyonluğumuzu ilan ettikten sonra da yaptığımız istişarede yöneticilerimizden isteğim oldu. Bu transfer değildi. Sadece geçen yılki futbolcu grubumun bugün kampta olmasını istedim. Geçen sene oynayan ve oynamayan, tecrübelisinden gencine bütün oyuncu grubum burada. Bunun için çok mutluyum.”
Bu süreçte kadroya bazı ufak eklemelerin yapılacağını, oynayamayacak bazı futbolculardan forma şansı bulacakları kulüplere gitmelerini isteyeceklerini aktaran Taşdemir, geçen yılki oyuncu grubunun hepsinin yanında olmasından duyduğu mutluluğu yineledi.
Taşdemir, oyuncularıyla birbirlerini çok iyi tanıdıklarını ve zorlukların üstesinden çok iyi gelebildiklerini vurgulayarak, “Hem çok çalışıyoruz hem de birbirimize bağlıyız. Çok zor bir ligde oynayıp, birlikteliğimizi en üst seviyede tutup, aramıza doğru arkadaşları da katabilirsek yine başarılı olmanın peşindeyiz. Herkesin ‘asansör’ yakıştırması olabilir, saygı duyuyorum ama bir taraftan da dönüp baktığımda burada çok kaliteli oyuncu grubu var. Onların her an her şeyi yapabilme potansiyeli olduğunu biliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Maçlarımızı Bodrum’da oynamak için bütün fedakarlıklar yapılıyor”
Takımın stat sorununun çok fazla gündeme getirilip başarısının göz ardı edilmesinden rahatsızlık duyduğunu dile getiren Taşdemir, 3 yıldır yönetimin, teknik ekibin ve futbolcuların doğru işler yaptığının altını çizdi.
“Bağlı olduğu federasyona ve sigortaya 1 lira borcu olmayan bir kulüp var.” diyen Taşdemir, çok sayıda doğru iş yapılmışken bunların hiç konuşulmayıp devamlı stat sorununun gündeme getirilmesini eleştirdi.
Taşdemir, stadı federasyonun istediği ölçülere getirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Diğer yandan da bu halk, yıllarca Süper Lig özlemi çeken bu yarım ada ve etrafındaki Milaslısı, Fethiyelisi, Bodrumlusu; Kuşadası’nda, Aydın’dakiler bunu yaşasınlar. İzmir’e, İstanbul’a gidip maç izlemek zorunda kaldılar. Şimdi Süper Lig ayaklarına geldi. Biz de federasyonumuzun isteklerini yerine getirip, bu zamana kadar yaşamamış yarımadamıza ve etrafındaki illere bu heyecanı yaşatmak istiyoruz. Bunun da hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Bu kadar zorluğun üstesinden gelip Süper Lig’e çıktıysak, taraftarımızın, yöremizin insanının bu coşkuyu yaşamasını istiyoruz. Bunun için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Biz sevdiğimiz, bildiğimiz taraftarımızla iç saha maçlarını oynamak istiyoruz. Bütün fedakarlıklar yapıldı. ‘Olmaz’ denilen her şeyin olması için çalışılıyor. Federasyonun kurallarına uygun olarak her şeyi hazırlayıp, maçlarımızı Bodrum’da oynamak için bütün fedakarlıklar yapılıyor.”
]]>Milli atıcı Şevval İlayda Tarhan: Hedefim 10 olimpiyata katılmak
Mikail KARAMAN – Ercan ATA – Gizem ÇORLU/ ANKARA, – Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen ISSF Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupası’nda 10 metre havalı tabanca kadınlar kategorisi yarışları sonrası kota alarak Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılmayı başaran milli atıcı Şevval İlayda Tarhan (24), “İleriye yönelik güzel hedeflerim var. En büyük hayallerimden bir tanesi olimpiyatlardı ve hayallerimin bir adımını gerçekleştirdim. Diğer büyük hayalim ise 10 kez olimpiyatlara katılıp en az 5 madalya ile kariyerimi tamamlamak” dedi.
Atıcılıkta Avrupa rekoru kırarak elde ettiği şampiyonluklarla adını Türkiye atıcılık tarihine yazdıran ve uluslararası yarışmalarda 8 madalyası bulunan milli atıcı Şevval İlayda Tarhan, son katıldığı Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupası’nın Almanya ayağında 10 metre havalı tabanca karışık takım kategorisinde altın madalya kazandı. Millli sporcu, hedeflerine ve kariyerine yönelik Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
Almanya’dan altın madalya ile döndüğü için Türk sporcusu olarak büyük bir gurur yaşadığını ifade eden Şevval İlayda, “Orada elde ettiğim dereceye göre aldığım puanla dünya sıralamamı yükselttim. Dünya sıralamasının sonucuna göre de olimpiyatlara kota aldım. Karışık branş takımımız var. Takım arkadaşımla birlikte dünya şampiyonu olduk çok sevinçliyiz. Çok güzel de bir uyum yakaladık. Birlikte oradan güzel sonuçlarla döndük. Şu an az bir süre kala olimpiyatlara hazırlanmaya devam ediyoruz. Bakü’de düzenlenecek bir antrenman kampına katılacağız. Daha sonrasında ise Paris yolcusuyuz. Paris’te düzenlenecek olimpiyatların adıma güzel geçeceğini düşünüyorum ve inancım çok yüksek. Kariyerim boyunca katılacağım ilk olimpiyatım olduğu için daha çok keyfini çıkartmak istiyorum. O ambiyansın keyfini almak istiyorum. Paris’te tabii ki hedeflerim var ama bunu şu an söylemek istemiyorum. Biraz sürpriz kalsın istiyorum. Gerçekleşmeme ihtimaline karşı ama hedeflerim çok büyük” diye konuştu.
“ASKER OLMA MERAKIM SONUCUNDA ATICILIĞA BAŞLADIM”
Atıcılığa annesinin tavsiyesi ile başladığını söyleyen 24 yaşındaki milli sporcu, “Çocukluk hayallerimden bir tanesi asker olmaktı. Onların giydiği üniformalar ve taşıdığı silahlar benim çok ilgimi çekiyordu. Annem bir gün beni aradı; ‘Neden böyle bir spor varken başlamayasın, belki asker olmana bir faydası olabilir’ dedi. Ben de bu branş hakkında şu an halkımızdaki birçok insan gibi çok da bilgi sahibi değildim. Başladıktan sonra biraz şansım yaver gitti. Biraz da yetenekli çıktım. Tamamen kader kısmet öyle ilerledik. Gençler de dünya ve Avrupa şampiyonluklarım ve Avrupa rekorum var. Büyüklerde henüz bu şerefe nail olamadım. İnşallah en kısa zamanda onu da almak istiyorum. Atıcılık sporuna 15 yaşında başladım şu an 25’e doğru yol alıyorum. Kariyerimde 10 yıl dolmak üzere diyebilirim. İlk başladığım dönemlerde kadın olarak ilginç yorumlar aldım. Çevremdeki insanların destekleyici tavırlarından dolayı gurur duyuyorum. Sadece böyle birkaç kişiden ufak tefek olumsuz yorumlar aldığım oldu. ‘Kız başına silahla ne yapacaksın?’, ‘Atıcılıkta ne işin var?’, ‘Otur oturduğun yerde sürekli bir yerlere gidiyorsun’, ‘Hiç evde durduğun yok’ gibi farklı yorumlar aldığım da oldu. Ama kendimden çok memnunum ve kendimle gurur duyuyorum. Ailemden bu zamana kadar karşıt bir düşünce duymadım. Hep destekleyici oldular. Şu an çok mutluyum, çok da güzel bir süreçten geçtiğimi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“AİLEMİN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUM”
Başarılarından dolayı ailesinin kendisi ile gurur duyduğunu dile getiren milli atıcı, “Anne ve babamın da büyük hayalleri gençliklerinde sporcu olmakmış ama olamamışlar. Şu anda onların da hayallerini gerçekleştiriyorum. Bu yüzden de çok mutlular. En çok istediğim şeylerden biri de olimpiyatlara gitmekti. 12 yaşındayken 2012’de voleybolda ilk kez olimpiyatlara katıldık ve ben televizyonda oradan maçları izlerken ‘Bir gün ben de olimpiyatlara gideceğim’ dediğimi hatırlıyorum. Benim eski branşım voleyboldu ve çok seviyordum. Olimpiyatlara voleyboldan gideceğimi düşünüyordum ama nasip atıcılıkmış. Çok keyifli ve güzel bir şekilde oldu. O zamanki sözümü de yerine getirdiğimi düşünüyorum. İlk başladığım dönemler çok hevesliydim. Özellikle daha sonrasında asker olabilme hevesi benim için çok yoğundu. Silahı elime ilk aldığımda tedirgin olmaktan çok ‘Acaba bunun neresinde ne var’, ‘Bunu nasıl kullanabilirim, nasıl çalışıyor’ diye büyük bir merakla ilgiyle üzerine yoğunlaştığım bir süreçti. Başladığım zaman tüfek ve tabanca olarak bizim farklı branşlarımız var benim başladığım kulüpteki antrenörlerimiz tabanca antrenörüydü. Ben de o yüzden tabancayla devam ediyorum. İleriye yönelik güzel hedeflerim var. En büyük hayallerimden bir tanesi olimpiyatlardı ve hayallerimin bir adımını gerçekleştirdim. Diğer büyük hayalim ise 10 kez olimpiyatlara katılıp en az 5 madalya ile dönebilmek ve bu başarılarla kariyerimi tamamlamak” değerlendirmesinde bulundu.
8 ULUSLARARASI MADALYASI BULUNUYOR
2024 Paris Olimpiyatları’nda Atıcılık branşında Türkiye’yi temsil edecek milli sporcu Şevval İlayda Tarhan’ın, gençler kategorisinde aldığı ödüller ise şu şekilde:
-2018 Changwon’da düzenlenen ISSF Dünya Atıcılık Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca Junior kategorisinde altın madalya.
-2019 Osijek Avrupa 10 metre Yarışmalar Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca Junior’da altın madalya (Avrupa rekoru)
-2019 Sühl ISSF Gençler Dünya Kupası: 10 metre havalı tabanca Junior’da altın madalya.
-2022 Bakü ISSF Dünya Kupası: 10 metre havalı tabanca karma takım bronz madalya.
-ISSF Dünya Atıcılık Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca karma takım gümüş madalya.
-2023 Bakü Avrupa 10 metre Yarışmalar Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca karma takım gümüş madalya.
-2023 Tallinn Avrupa 10 metre Yarışmalar Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca karma takım bronz madalya.
-2024 Münih SSF Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupası: 10 metre havalı tabanca kadınlar kategorisi altın madalya.
]]>
İZMİR’in Bayraklı ilçesindeki tamirhanede eşi Doğan Kotan (48) ile yarış aracı hazırlayan 2 çocuk annesi Serap Kotan (42), yarışlara katılıp 4 yılda 24 kupa kazandı. En büyük destekçisinin ailesi olduğunu belirten Kotan, “Yarış pilotu kadınların sayısının artmasını çok isterim. Çok masraflı bir spor olduğu için katılamayanlar oluyor. Yarış sporları benim için aşk gibi bir şey” dedi.
İzmir’de yaşayan Serap Kotan, hayatını yarış araçlarını tamir atölyesi bulunan Doğan Kotan ile birleştirince motor sporlarına ilgi duymaya başladı. Evlendikten sonra tamirhaneye gidip gelen ve yarış araçlarını yakından tanıyan Serap Kotan, 4 yıl önce, ‘Ben de yarışabilir miyim?’, diye düşünmeye başladı. 23 yıllık eşinin desteğiyle İzmir Seyrek Otokros Parkuru’nda düzenlenen yarışa katılan Kotan, ilk yarışından birincilik kupasıyla döndü. Yarış araçlarının hem servis hizmetiyle ilgilenen hem de yarışlara katılan Serap Kotan, 4 yıla 24 kupa sığdırdı.
Doğa Kotan (22) ve Erkan Kotan (17) adından 2 çocuğu bulunan Serap Kotan, onları eşiyle çalıştıkları atölyede büyüttüklerini söyleyerek, “Motor sporlarına ilgim eşim vasıtasıyla başladı. Eşim 20 yıldır ralli, tırmanma ve otokroslara servis veriyor. 2020’de ‘Ben de katılabilir miyim’ dedim, ‘Tabii neden olmasın?’ dedi ve destek verdi. İzmir Seyrek Otokros’a katıldım ve birinci oldum. Keyif aldım ve tırmanma, ralli ve otokros olarak ilgilenmeye devam ettim. Çocuklarım servis alanında büyüdü. Eşim nereye, biz oraya. Bazen okulları nedeniyle gidemediğimiz yarışlar oluyordu ama hep yanındaydık” ifadelerini kullandı.
Bornova Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi oğlu Erkan’ın da gelecekteki rakiplerinden biri olduğunu belirten Kotan, “Erkan da her gün bizimle işe geliyor. Yaz tatilinde o da bizimle beraber. Bu işe meraklı. Onu da seneye yarışlara hazırlayacağız” diye konuştu.
‘PARÇA TEDARİKİNE DESTEK OLUYORUM’
Tamirhanedeki işlerinin yanı sıra aynı zamanda evindeki işlerini de ihmal etmediğini ifade eden Serap Kotan, “Her gün buradayım ama bazen biraz daha geç geliyorum. Çünkü aynı zamanda ev hanımıyım. Evde de sorumluluklarım var. Bazen öğleden sonra geliyorum. Parça tedariki, sanayiye, lastikçilere gidip gelme kısmıyla ilgileniyorum. Yeri geldiğinde işler yoğun oluyor. Mesaiye kalıyor ve eşime mekanik konusunda da destek veriyorum. Bizi ilk kez görenler şaşırıyor. Ama bu işin içinde olan ve yıllardır tanıyanlar yadırgamıyor” dedi.
‘BU BENİM İÇİN BİR TUTKU’
Katıldığı yarışlarda kazandığı kupaların bir kısmını evinde bir kısmını da iş yerinde muhafaza eden Kotan, bu yıl 4 tırmanma yarışı yapıldığını ve üçüne katılıp birinci olduğunu anlattı. 21 Temmuz’da yapılacak Bursa Şahintepe yarışlarına hazırlandığını belirten Serap Kotan, “Yarışlarda araçların beygir gücüne göre kategorilere ayrılıyoruz. Bizim aracımız kategori 1. Bu kategoride 2’si kadın, 8 kişiyiz. Ama genel yarışlarda 5 kategori oluyor. Kadınların sayısının artmasını çok isterim. Çok masraflı bir spor olduğu için katılamayanlar oluyor ama mümkün olduğu kadar sezonu takip etmeye çalışıyorlar. Yarış sporları benim için aşk gibi bir şey. Daha önce yarışlara katılmadığım için uzaktan bakınca anlayamıyordum ama yarışınca, katılamazsam buruk oluyorum. Bu benim için bir tutku. Eşim, oğlum en büyük destekçim. İki yarış aracımız var. Oğlum ehliyet alınca aramızda araçları paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
‘ŞİMDİ YARIŞA GİRSEK BENİ GEÇER’
İzmir’de 10 yaşından beri tamirci olduğunu söyleyen Doğan Kotan da kendisinin yetiştirdiği eşinin şimdi ondan daha iyi durumda olduğunu belirterek, “Eşim bana, ‘Ben de yarış aracı kullanabilir miyim?’, diye sorunca ben de ‘Caddede zaten güzel araba kullanıyorsun neden yarışmayacaksın?’ dedim. ‘Arabamız var, servisimiz var, yarışacaksın’ dedim. Hiç tecrübesi yokken yarışa girdi. İlk yarışta birinci oldu. Şimdi benden çok istiyor. Bazı yarışlarda ben de öncü araç olarak çıkıyorum. Yanında oturmamı istiyor, beraber kullanınca çok zevk alıyoruz. Eşimle gurur duyuyorum. Araç sürmeyi ben ona öğrettim. Belli bir yere getirdim ama o kendini geliştirdi. Bence benden daha iyi. Şimdi yarışa girsek beni geçer. Her yarışa giriyor, arabanın huyunu suyunu öğrendi. Ben girsem beni geçer” diye konuştu.
‘HEDEFİM, ANNEME RAKİP OLMAK’
Çiftin oğulları Erkan Kotan ise “Haftada bir gün okuldayım, 4 gün burada çıraklık yapıyorum. Bu işi seviyorum. Annem, babamla birlikte olunca daha çok hoşuma gidiyor. İleride kendim de yapmak istiyorum. Hedefim bu. İleride anneme rakip olmayı istiyorum. Aynı kategoriye denk gelebiliriz” dedi.
]]>“KAZANMAMIZI SAĞLAYAN TÜRK YÜREĞİDİR”
Milli takımın aldığı başarılı sonuçların ardından Türklerin sokaklarda kutlama yaptığı hatırlatılan Montella, “Onları mutlu etmek benim için gurur verici. Beni kendine aşık eden bir ülkeye karşı hissettiğim bir sorumluluktur. Benim gibi oyuncular da aynı sorumluluğu hissediyor. Avusturya’yı yenmemizi sağlayan Türk yüreğidir” dedi.
“BU LEKE, KARİYERİME AĞIR GELİYORDU”
Avusturya’nın mart ayında kendilerini hazırlık maçında 6-1 gibi farklı skorla yendiği anımsatılan deneyimli çalıştırıcı, “Şimdi şunu söyleyebilirim ki bu maçı özellikle önemsiyordum. Bu, Avusturya’ya karşı sportif bir intikam için değil, Avusturya son derece saygı duyduğum bir rakip ama bu daha çok kendimle ilgili bir rövanştı. Biz antrenörler, oyuncular rekabetçiyiz ama bu leke, benim profesyonel kariyerime ağır geliyordu” ifadelerini kullandı.

MERT GÜNOK’A ÖVGÜ
Avusturya maçının son anlarında kaleci Mert Günok’un yaptığı kurtarışın sorulması üzerine İtalyan teknik adam, “Bu, onun mesleği ve kesinlikle çok iyiydi. Onun adına çok memnunum” değerlendirmesinde bulundu.
ARDA GÜLER VE KENAN YILDIZ SÖZLERİ
A Milli Takım’ın yıldız oyuncularından Arda Güler’e yönelik bir soru üzerine Vincenzo Montella, “Muhteşem bir maç çıkardı ve kendisini dönüştürmeyi başardı. Çok koştu ki onu daha önce hiç böyle koşarken görmedim, takım için çalışıyordu. Onunla gurur duyuyorum ve kendisini tebrik ediyorum. Bunları, ona özel olarak zaten aktardım” yorumunu yaptı.
Montella, Kenan Yıldız’ın performansıyla ilgili olarak da “O güçlü, hız konusunda muazzam bir tekniğe sahip. Maç içindeki anları ve savunma kısmını daha iyi idare etmesi gerekse de onsuz yapmak zor. O öğrenecektir” dedi.

HOLLANDA MAÇI YORUMU: HER ŞEY MÜMKÜN
EURO 2024’te çeyrek finalde karşılaşacakları rakipleri Hollanda’ya dair düşünceleri sorulan 50 yaşındaki teknik direktör, “Turu atlama coşkusu artık geçti. Şimdi Hollanda’yı düşünmek durumundayız” yanıtını verdi. Hollanda’nın zorlu bir rakip olduğu hatırlatılan Montella, “Göreceğiz. Avrupa Şampiyonası’nın neredeyse tüm maçları sonuna kadar belirsizdi. Bir sonrakinin de öyle geçeceğini düşünüyorum. Futbolda her şey mümkün, bu turnuvada çok daha fazlası mümkün. Ancak dikkatli olmalıyız, gerginlik bizi kandırabilir. Gerginliğin, grupta Çekya’ya karşı hayatımızı nasıl zorlaştırdığına bir bakın” ifadelerini kullandı.
“BU İSİMLERLE ANILMAK BENİ GURURLANDIRIYOR”
Türk Milli Takımı ile belli başarılar elde etmiş teknik adamlar Fatih Terim ve Şenol Güneş ile kıyaslandığı anımsatılan İtalyan çalıştırıcı, “On yıllardır Türk futbol tarihine adını yazdırmış isimlerle anılmak beni gururlandırıyor. Fatih ile iyi bir hukukumuz var, karşılıklı saygı var. Birkaç ay önce görüştük. O, Adanalı ki ben de orada çalıştım. O, Fiorentina’da görev yaptı sonra ben de. Aynı şekilde Milan ve Türk Milli Takımı da ondan sonra görev yaptığım takımlar. Kesişmeler kaderimiz” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE HARİKA BİR ÜLKE”
Kariyerinin zirvesinde olup olmadığı sorusu da yöneltilen VincenzoMontella, Milan ile 2016’da kazandığı İtalya Süper Kupası’nın kendisi için harika bir duygu olduğunu, böyle anları çok fazla antrenörün yaşamadığını, şu anda Türk Milli Takımı’nda çalışmaktan keyif aldığını belirtti.
Montella, kendisiyle rekabet içinde olduğunu, bu nedenle 3 yıl önce Türkiye’ye geldiğini ve kendisini burada test etmek istediği için böyle bir karar aldığını ve bunun kolay olmadığını ama Türkiye’nin harika bir ülke olduğunu kaydetti.
]]>Federasyon, ulusal çaptaki ilk tekerlekli paten yarışlarını, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) sponsorluğunda, İstanbul Motor Sporları Kulübünce 1993’te Kocaeli’nin Körfez ilçesinde inşa edilen Türkiye’nin ilk asfaltlı yarış pistinde düzenledi.
Çeşitli kategorilerde motor sporları yarışlarına ev sahipliği yapan 1950 metre uzunluğundaki TOSFED Körfez Yarış Pisti’nin bir bölümü, federasyon yetkililerince paten sporcularının yarışacağı mesafelere göre hazırlandı.
Türkiye’de ilk defa yapılan Tekerlekli Paten 1. Etap yarışlarına 6 ilden katılan ???????8 ve 15 yaş üstü 167 sporcu, kürsüye çıkma mücadelesi verdi.
Kaplan: “İl sayılarımız, kulüp sayılarımız artacak”
Türkiye Kaykay Federasyonu Genel Sekreteri Armağan Kaplan, AA muhabirine, federasyona kısa süre önce paten branşının eklendiğini anımsatarak, ilk etap yarışmasını gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını dile getirdi.
İlk yarışmaya gösterilen ilginin memnuniyet verici olduğunu belirten Kaplan, federasyon başkanı Metin Ayvazoğlu’nun desteğiyle kısa sürede organize olarak antrenörlük, sonrasında da hakem kursu açtıklarını, teknik eleman yetiştirme sürecinin ardından illere duyuru yapıp altyapı sporcularını davet ederek ilk yarışmayı gerçekleştirdiklerini anlattı.
Kaplan, bundan sonraki süreçte sporcu sayısının daha da artacağını düşündüklerine değinerek, “Daha da gelişecek, il sayılarımız, kulüp sayılarımız artacak. Sporculara ilk yarış olduğu için destek olması adına yarışma tulumlarını, patenlerini temin ettik, konaklama desteği verdik.” diye konuştu.
Tesisleşme konusunda da gerekli girişimlerde bulunduklarını aktaran Kaplan, sokaklarda paten kullanan gençlerin sağlığı ve güvenliği açısından parklara yeni paten yollarının yapımıyla ilgili Türkiye Belediyeler Birliğiyle gerekli görüşmeleri yaptıklarını kaydetti.
Kaplan, ilk yarışma için otomobil pistini tercih etmelerinin spontane geliştiğinden bahsederek, “İstanbul’da tekerlekli paten antrenör kursu yaptık. Oraya geldiğimizde bu pisti duyduk. Yabancı hocalarımız da vardı. ‘Gidip bakalım, burada yarışma yapılır mı, nasıl olur’ derken kalktık geldik. İncelemeleri yaptık. Hatta geldiğimizde de çok güzel bir yarış izledik. Sağ olsun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu da hiç ikiletmedi, bize gerekli desteği sağladılar.” diye konuştu.
Tekerlekli patende ilk olarak altyapıyı geliştirip altyapı takımı oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Kaplan, “15 ve 18 yaş altı kategorilerde World Skate’in İtalya’da düzenleyeceği uluslararası yarışmalar var. Sporcuları yetiştirip uluslararası platformda ülkeyi temsil etmek istiyoruz.” dedi.
Eski milli sporcu ve antrenör Tunay Şimşek, pistlere tekerlekli patenle döndü
Yarışlara Kocaeli’den katılan, short trackta eski milli sporcu ve antrenör 25 yaşındaki Tunay Şimşek, buz hokeyi ve short track branşlarında 2008 yılında başlayan aktif spor yaşantısının 14 yıl sürdüğünü, sahalara tekerlekli patenle dönüş yaptığını anlattı.
Çocukluğunun geçtiği ilçenin böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmasının mutluluk verici olduğunu dile getiren Şimşek, tekrar aktif sporculuğa döndüğü paten branşının eğlenceli olduğunu söyledi.
Şimşek, tekerlekli patenin, antrenman sahasının kolay hazırlanabilmesi açısından daha ekonomik ve pratik spor olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“2012’de milli sporcu oldum. Milliliğin yanı sıra birçok yurt dışı, Türkiye derecesi… Ülkemizi en güzel şekilde temsil etmeye çalıştık. Yaklaşık 8 sene milli takım, 4 sene da A Milli Takım kaptanlığı yaptım. Şimdi de antrenörlüğüne devam ediyorum. Fakat sporu bırakmadım, bırakamadım. O yüzden tekerlekli patene devam etmek istiyorum. Tabii bunda da amacımız antrenör olmak. Bu yüzden de sporu yapmak istedim. Sporu yapmadan antrenörlüğünü yapamayız tabii. İlk önce sporu yapacağız, sonra antrenörlüğünü daha güzel yapacağız inşallah.”
Short track sporcusu Elif Doğa Derin: “Ülkemizde yeni ama gelecekte bayağı popüler olur”
Short trackta 2023-2024 sezonunu Türkiye ikincisi olarak tamamlayan 14 yaşındaki Elif Doğa Derin, yeni branşı tekerlekli patende de şampiyonluklar yaşamayı hedeflediğini belirtti.
Derin, “Normalde buz pateni yapıyorum ama şu an kara pateni yarışlarına katılmaya karar verdim. Buzda sezon bitince çalışmalarımıza devam ettik, tekerlekli paten yarışlarına hazırlandık. ‘Ülkemizde yeni ama gelecekte bayağı popüler olur’ düşüncesindeyim.” ifadelerini kullandı.
]]>Galatasaray Spor Kulübü Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, 6 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek. Genel kurul öncesinde Florya projesiyle ilgili yazılı açıklama yapan Galatasaray Divan Kurulu Üyesi Turgay Kıran, “Öncelikle bilinmelidir ki biz yalnızca Galatasaray’a hizmet ediyoruz. Galatasaray sevgisi her şeyin önündedir. Bizim kişilerle, isimlerle bir sorunumuz yok ama Galatasaray’a zarar verecek her türlü girişimin karşısındayız. Galatasaray’ın son mülkü Florya’nın satılması kulübün geleceği açısından son derece tehlikeli bir durumdur. Florya konusu daha doğru, şeffaf bir şekilde işlenmeli, kamuoyu tüm detaylar hakkında bilgilendirilmeli, öncelikle Galatasaray’ın menfaatleri gözetilmelidir” dedi.
“Kemerburgaz, Florya’nın alternatifi olamaz”
Florya’nın, Galatasaray’ın son gayrimenkulü olduğunun altını çizen Kıran, “Riva ve Mecidiyeköy geçmişte satıldı, elde bir tek Florya kaldı. Florya gibi milyar Dolar’lık bir kıymet eğer satılacaksa da şeffaflık ve katılımcılık önemli. Tüm kulüp üyelerine açık süreli bir proje yarışması açılması, sunumların bir komisyon tarafından değerlendirilip genel kurulda benimsenen projenin karara bağlanması en makul yol olarak görülmektedir. Florya’nın alternatifi olarak düşünülen Kemerburgaz Tesisleri’nin, profesyonel takımımızın ve altyapının tüm ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir ortama dönüşmesi kısa vadede mümkün değildir. Kemerburgaz, Florya’nın alternatifi olamaz. Ayrıca Florya’nın yeni alınan 42 dönüm arazisinin de üzerindeki ipotek halen çözülmemiştir” ifadelerini kullandı.
“70 milyon Euro için Florya’nın satılmasını mantıklı bulmuyoruz”
Turgay Kıran, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Yıllık global cirosu 1 trilyon Dolar’a yaklaşmış futbol piyasasında Florya gibi çok önemli bir alana biçilen değer günümüz şartlarında çok düşük kalmıştır. 70 milyon Euro için Florya’nın satılmasını mantıklı bulmuyoruz. Ayrıca zamanında projeye yetki verilen şartlar değişmiştir. Mevcut yönetime 2 sene önce faizler yüzde 14 seviyesinde iken yetki verilmişti, bugün faizler yüzde 50-60 seviyelerinde seyrediyor. İnşaat maliyetleri ve faizlerin çok yüksek olduğu, enflasyon rakamlarının düşmediği bu dönemde projeyi güncellemek, günümüz şartları ile değerlendirmek gerekir. Üstelik bu süreçte Galatasaray’ın borcu neredeyse 5 kat arttı. Şarta bağlı zorunluluklar 2 senede 36 milyon Euro’dan 150 milyon Euro seviyesine yükseldi. Bir şeylerin yanlış yapıldığını düşünüyoruz.”
“Bu kulüp futboldan ibaret değildir”
Galatasaray Kulübü’nün futbolun dışında diğer branşlara da yatırım yapması gerektiğini vurgulayan Kıran, “Galatasaray Futbol Kulübü’nün şampiyonluğu elbette hepimizi çok mutlu etti. Fakat bu durum mevcut yönetimin bazı eksiklerini, hatalarını gölgeledi. Ayrıca bu kulüp futboldan ibaret değildir. 4 kulvarda iddiası olan takımımız sadece futbolda şampiyon oldu. Son yıllarda mevcut yönetim altyapıya gereken önemi vermemiştir. Akademi olarak adlandırılan Florya, altyapımız için çok önemlidir. Yeni altyapı merkezi olarak belirlenen Kemerburgaz Tesisleri’ne geçilmesi çok uzun zaman alacaktır. Oysa Avrupa’da kulüpler altyapıya son derece bilimsel yaklaşmaktadır. Dünyada futbol bilimsel tekniklerin ve yapay zeka algoritmalarının da kullandığı bilimsel ve teknolojik evrimini sürdürmektedir. Küresel rekabet açısından geride kalıyoruz” şeklinde konuştu.
“Erden Timur gibi değerli bir üyeyi bir anda yok etmek, sevgi iklimi söylemini sorgulatıyor”
Sarı-kırmızılı kulüpte bilgilendirme ve şeffaflık olmadığını ifade eden Turgay Kıran, “Yönetimin seçime girerken verdiği vaatleri ile ilgili, Riva, Mecidiyeköy, Florya, Kemerburgaz, gerçekleşmeyen Colombus, Sportif AŞ, sponsor firmalarla olan ilişkiler hakkında 25 adet sorunun hiç birine cevap verilmemiştir. Mevcut devam eden inşaat içerikli projelerin tümü halen bitirilememiştir. Mecidiyeköy ve Riva’nın son durumuyla ilgili kamuoyu aydınlatılamadığı gibi, bunlara Galatasaray Adası’da dahil oldu. Adanın üst kullanım hakkını, Ali Sami Yen RAMS Park Stadı’nın altında ki 60 dönümün tapusunu almasını ve bankalar birliği anlaşmasına rağmen kredi almamız imkansızken bir devlet bankasından kredi alarak Florya’daki 42 dönüm arazinin satın alınmasını kulüp yönetimimiz nasıl becerdi merak ediyoruz? Bilgilendirme yok, şeffaflık yok. Ayrıca bizzat Başkan Özbek’in ifadelerine göre bugüne kadar kulübe 35 milyon Dolar katkı veren Erden Timur gibi değerli bir üyeyi bir anda yok etmek, sevgi iklimi söylemini sorgulatıyor” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal’ın geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaştığı ve İbrahim Erkal Dadaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde tanıtımı yapılan “Küllerimizden Doğuyoruz” kampanyası üç aşamadan oluşacak. Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal, kampanyadaki amaçlarını sıralarken, “Süreç daha hızlı ilerlesin, bir an önce tahtayı açalım, takviyelerimizi yapalım ve sezona en erken şekilde hazır başlayalım. Burada sadece tahta için değil geçen sezon kadromuzda olan oyuncularımızın alacakları maç başları ve bonusları var, bu seneki peşinat ödemeleri olacak ve transfer yaptığımız oyunculara da ödeme yapmak zorundayız. O yüzden bu kampanyayı çok önemsiyoruz” dedi. Erzurumspor’un “Küllerimizden Doğuyoruz” kapmanyası tanıtım programına katılan Vali Mustafa Çiftçi, tüm zorluklara ve ekonomik sıkıntılara rağmen Erzurumspor önemli başarılar elde ettiğini belirterek, “Hepimiz elimizden gelene çabayı ve imkanı seferber edeceğiz. Bu güzide ekibimizi yalnız bırakmayacağız” şeklinde konuştu.
Mehmet Sekmen: “Tahta açılacak”
Süper Lig’de tutunmanın Erzurumspor gibi Anadolu takımları için çok zor olduğunu anlatan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, transfer tahtasını açacaklarını ve bundan hiç kimsenin şüphesinin olmamasını ifade ederek, “Daha önce Kulüpler Birliği Başkanlığı yapmış birisi olarak söylüyorum. Altyapısı güçlü olan takımlar ancak Süper Lig’e çıkabilir ve maddi güçleri ile birlikte var olabilirler. 10 yılda Erzurumspor’umuzun var olması için elimden geleni yaptım ve yapmaya da devam edeceğim. Bilindiği gibi bu zorlu ve meşakkatli yolda gün geldi üzüldük gün geldi sevindik. Ama hiçbir zaman yılmadık. Yaşadığımız zorlukları ortak akılla, birlikle, beraberlikle, bizi biz yapan değerlerle aştık. Bu güzel buluşma vesilesiyle bir kez daha yinelemek istiyorum. İnşallah tahtamızı açacağız ve mazisi başarılarla dolu takımımızı hak ettiği yere taşıyacağız. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Bu vesileyle başta Ahmet Dal kardeşimi verdiği mücadeleden ötürü kutluyorum. Yönetimimizi, Hakan Kutlu Hocamı ve aslan yürekli futbolcularımızı da kutluyorum. 2 yıldır her türlü zorluklara ve puan silinmesine karşın inanılmaz bir mücadele örneği sergilendi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Kampanyamızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Benim de Erzurumspor’umuza kampanya süresince de tüm desteğimi vereceğimden hiç şüpheniz olmasın” şeklinde konuştu.
Ahmet Dal: “Erzurumspor’u seven herkesten razıyız”
“Küllerimizden doğacağız” kısmından, “küllerimizden doğuyoruz” kısmına geldiklerini belirten Erzurumspor Başkanı Ahmet Dal, “Yarın inşallah “Küllerimizden Doğduk” diyeceğiz. Biz insanlık olarak şu asırda zor günlerden geçiyoruz. Sadece maddesel şeyler değil, manevi olarak da çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Bizim bu işlerden ne siyasi ne de ticari hiçbir beklentimiz yok, olmadı da. Zaten ne siyaset için bu iş yapılır ne de ticaret için. Biz Erzurumspor’u seven herkesten razıyız, herkesin bizden razı olmasını da bizi sevmesini de beklemiyoruz. Ben bu kulübe adım attığımdan itibaren şunun farkına vardım. O kadar çabalama ve gayret etmenize ve adeta savaşmanıza rağmen herkesi memnun edemiyorsunuz. ve anladım ki sizin çabalarınıza rağmen sizin iyi niyetinize rağmen yaptığınız her işten rahatsız olan birileri olacak” dedi.
“Yaralarımızı sarma sürecindeyiz “
Başkan Dal, Erzurumspor kendi imkanlarıyla istikrarlı bir süreci yakaladığını ifade ederek, “İki senedir gemimizi oldukça fırtınalı ortamda sakin tutmaya çalıştık, sağ salim limana yanaştırdık. Şu an yaralarımızı sarma sürecindeyiz. Ligin en az bütçeli takımıydık, bizden iki üç katı bütçeli takımlara karşı cesurca mücadele ettik, ezilmedik hatta birçok maçı da rakibimizi ezerek kazanmasını bildik. “Bir Dadaş” gibi sloganımıza uygun bir sezon geçirdik. Tecrübeli oyuncularımızı gençlerimiz tamamladı, hocamız Hakan Kutlu, iyi bir liderlik gösterdi. Hepsine bir kere daha teşekkür ediyorum. Herkes tahtanın açılmasını istiyor, evet. Ama 4.5 milyon Euro borcumuz olduğu için bunun bir anda çözülmesi kolay değildi. Şuan 3 yıl ve 6 dönemdir yasağımız var. Normal şartlarda bu takım belki üç defa düşmüştü. Çünkü üç yıldır transfer yapmayan kendi kadrosuyla bulunduğu ligde kalabilen tek takım olarak tarihe geçti. Belki bu sene puanımız silinmiş olmasaydı Play-Off bile oynayabilirdik. Allah’ın izniyle bu kampanyayla karınca kararınca topladığımız tutarlarla ve başkanımızın destekleriyle bu engeli kaldıracağız” şeklinde konuştu.
“Erzurumspor’umuz için ya tamam ya devam”
Kendilerine zaman zaman gelen talepler olduğunu ve Onursal Başkan Sekmen’in ekonomik konjonktürde alım gücü düşen vatandaşa dokunmadan, işleri durağanlaşan esnafa ağır geleceğini düşünerek, istişareler sonucu bu ve benzeri bir kampanyaları yapmadıklarını vurgulayan Başkan Dal, “Ama şuan Erzurumspor’umuz için ya tamam ya devam noktasında olduğumuzu biliyoruz. ya yeniden küllerimizden doğacağız ya da daha sıkıntılı günler bizi bekliyor olacak. Onursal Başkanımız Mehmet Sekmen Beyefendi’nin 2014 yılından beri kulübümüz için yaptıkları ortada. Tesislerimiz, antrenman sahalarımız, spor tesislerimiz işin fiziksel tarafı. Geride kalan 8 sezonda 2 Süper Lig olmak üzere üç yıl üst üste şampiyonluk yaşattığı gibi son iki yılda ligde kalmamızın en büyük destekçisi başkanımız oldu. Sadece bu sezondaki desteğiyle bu tahta çok rahat açılırdı. Ama mevcut takımı ayakta tutmak tahtadan daha önemliydi ve ligden düştüğünüz halde 2. Lig’de 38 takım arasına düşüyorsunuz. Ne kadar para harcarsanız harcayın çıkma garantiniz yok. Başkanımız defalarca tahtamızla ilgili çok açık konuştu. Zaten söylediği gibi onun desteğiyle kapattığımız dosyalar var, yine kapatacağımız dosyalarda da en fazla onun desteğini alacağız” ifadelerini kullandı.
“Küllerimizden doğacağız” kampanyası
Kampanyadaki amaçlarının sürecin daha hızlı ilerlemesi, bir an önce tahtanın açılası, takıma takviyelerin yapılması ve sezona en erken şekilde hazır başlanılması olduğunu dile getirerek Başkan Dal, “Burada sadece tahta için değil geçen sezon kadromuzda olan oyuncularımızın alacakları maç başları ve bonusları var, bu seneki peşinat ödemeleri olacak ve transfer yaptığımız oyunculara da ödeme yapmak zorundayız. O yüzden bu kampanyayı çok önemsiyoruz. Kampanyamızı üç aşamalı yapıyoruz. Birinci aşama: Lansmanımız. Bugün sizlere derdimizi anlatıyoruz, niyetimizi aktardık. Hatıra forma yaptırdık ve bu şehir adına yapılmış en özel çalışmalardan birisine imza attık. Katkı veren herkese bu formadan hediye edeceğiz. Gold kart çıkaracağız ve kampanyamıza katkı sağlayanlara bu kartlardan vereceğiz. Anlaştığımız firmalardan indirimler ve sürpriz hediyelerin verileceği bir kart olacak. İkinci aşama/ Kampanya süresi: Destek için ziyaretlerimiz olacak, kampanyamız iki ay sürecek. Gün gün bazen de haftalık ne kadar bağış toplandı onu sizlere aktaracağız. Kimden ne kadar geldiyse şeffaf bir şekilde aktaracağız. Üçüncü aşama: İstanbul’da Marriott Otel’de bir gece düzenleyeceğiz. Finali orada yapacağız. Sevgili Acun Ilıcalı o gece aramızda olacak bir aksilik olmazsa. O geceyi TV 8.5 üzerinden yayınlamaya çalışacağız. Kendisi sözünü verdi ama yayın günü saati belli olunca yine görüşeceğiz. ve destek olan tüm isimleri onurlandıracağız. Plaketlerini formalarını ve kartlarını kendilerine isim isim tutar tutar paylaşarak vereceğiz. Özel numaralı formaları da açık artırmayla satacağız” diye konuştu.
“Havuzbaşına Erzurumspor anıtı”
Son olarak Havuzbaşı’nda bulunan meydana güzel bir Erzurumspor anıtı yapacaklarını anlatan Başkan Ahmet Dal, “Buraya da destek olan firma-kişi isimlerini de yazacağız. Yani TV programlarına katılıp ben şu kadar vereceğim diyen ama vermeyenler olmuştu. Burada onun da önüne geçeceğiz. Gayret bizden tevfik ve takdir Yüce Allah’tan. İnşallah kendi yağıyla kavrulan kendi ayakları üzerinde durabilen bir Erzurumspor’umuzu inşa edeceğiz ve artık Erzurumspor’umuz kanatlanıp uçacak. Bize her zaman destek veren büyük Erzurumspor taraftarımıza teşekkür ediyor, kampanyamızın şehrimize ve takımımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi. – ERZURUM
]]>Manisa Büyükşehir Belediye Meclisinin Mayıs Ayı Olağan Toplantısı’nda, aylık 500 TL ücretle Manisa Futbol Kulübü’ne tahsis edilen spor tesislerinin işletme devrinin iptaline karar verildi. Alınan karara Manisa Futbol Kulübü tepki gösterirken, bugün yapılan açıklamayla kullandıkları Halil Onultmak ve Tevfik Lav Spor Tesisleri’nden çıkartıldıklarını duyurdu. Kulüpten yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Manisa Futbol Kulübü Akademisi futbolcularımız, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in talimatıyla Halil Onultmak ve Tevfik Lav Spor Tesisleri’nden çıkartılmıştır. A Takımımızın kullanımında olan ve kira sözleşmemizin bulunduğu Fikri Bayrıl Spor Tesisi ile ilgili hukuki süreç ise devam etmektedir. A Milli Futbol Takımımızın maçında büyük coşku yaşayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in bu kararı, Akademimizde oynayan, milli takımlarımızın formasını terleten sporcularımızı hayal kırıklığına uğratmıştır. 31 Mart Yerel Seçimleri’nden önce sokaklarda akademi futbolcularımıza sahip çıkacağını, onları mağdur etmeyeceğini ifade eden Zeyrek’in, Manisa Futbol Kulübü’nü, Manisa Futbol Kulübü sporcularını, sporcu ailelerini ve personelini yıldırmaya çalışan bu tavrını büyük bir üzüntüyle takip etmekteyiz.Türk futboluna sayısız futbolcu yetiştiren, milli takımlara futbolcu gönderen, Manisa şehrini Trendyol 1. Lig’de yıllardır temsil eden Manisa Futbol Kulübümüze yönelik bu girişimlerin Manisa futboluna zarar verdiğini görüyor, takdiri kamuoyuna bırakıyoruz”
Başkan Zeyrek: “Ranta değil halka hizmet edilecek”
Manisa Futbol Kulübü’nün açıklamasına sosyal medya üzerinden yanıt veren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Manisa Futbol Kulübü adlı özel şirketin şahsımı ve belediyemizi hedef alan, altyapıdaki çocuklarımızın arkasına saklanarak mağdur edebiyatına varan açıklamalarını hayretle takip ediyorum. Bildiğiniz gibi, ilgili şirket komik bir rakam karşılığında yıllardan beri Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Manisalıların parasıyla şehrimize kazandırılan Halil Onultmak, Fikri Bayrıl ve Tevfik Lav spor tesislerini kiracı adı altında kullanıyordu. Kamuoyu vicdanını zedeleyen ve şehrimizdeki diğer amatör spor kulüplerimizi de yaralayan bu adaletsiz tutuma son vereceğimizi seçim döneminde hemşehrilerimizle paylaşmıştık. Hemşehrilerimizin büyük güveniyle seçildiğimiz bu makamlarda halkın parasının halk için harcanacağının, 1 kuruşun dahi hiçbir kişi, kurum ya da şirkete peşkeş çekilmeyeceğinin sözünü verdik. Manisa Futbol Kulübünün adeta çöktüğü tesislerimizin kira sözleşmesini Mayıs ayı Büyükşehir Belediye Meclis Toplantımızda ‘oy birliğiyle’ yani Cumhuriyet Halk Partimizin yanı sıra AK Parti, MHP, İYİ Parti ve YRP’li meclis üyelerimizin oylarıyla iptal ettik. Seçim döneminde söz verdiğimiz gibi, altyapıdaki çocuklar bizim emanetimizdir. Futbol hayatlarına Manisaspor alt yapısında devam edebilirler. Yıllarca Manisa Büyükşehir Belediyesinin tesislerini yok pahasına kullananlar, bu düzene son veren ve tüyü bitmemiş yetim hakkını savunan şahsım ile birlikte meclis üyelerimizin hakkında da asılsız ithamlarda bulunmaktadırlar. Biz, sözümüzün arkasındayız. Verdiğimiz sözleri birer birer yerine getirerek, bu doğrultudaki kararlılığımızı sevgili Manisalı hemşehrilerimize göstermiş olduk. Manisa Futbol Kulübüne de halkımızın parasıyla değil, kendi imkanlarıyla oluşturacakları tesis bulmalarını öneriyoruz. Her zaman vurguladığım gibi bir kez daha vurguluyorum. Artık Manisa’mdaki vatandaşlarımın parası halk için harcanacak, ranta değil halka hizmet edilecek” ifadelerini kullandı. – MANİSA
]]>A Milli Futbol Takımı, Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) Çeyrek Final maçında Hollanda ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına başladı. Antrenman öncesinde milli futbolcular Okay Yokuşlu ve Orkun Kökçü, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çok mutluluk verici bir galibiyet aldıklarını söyleyen Okay Yokuşlu, “Bütün milletimiz gibi biz de kutlamalar yaptık. Pek uyuduğumuz söylenemez. Yoldan geldik zaten. Çok mutluk verici. Bütün yüzler gülüyor. Milletimizi, taraftarımızı, mutlu görmek bizi gururlandıran bir şey. Her şey çok güzel” dedi.
“TARİHİ BİR KURTARIŞTI”
Avusturya karşılaşmasının son dakikalarında Mert Günok’un yaptığı kurtarışın müthiş bir kurtarış olduğuna değinen milli futbolcu, “O an hatırlanması ve anlatması zor bir an. Top elinin üstünden geçti ve döndüğümde rakip futbolcuyu Ferdi’nin üzerinde gördüm. Kafayı vurduktan sonra topun Mert ağabeyin eline değdiğini bile görmedim. Tepkilerden anladım kurtardığını. Müthiş bir kurtarıştı. Çocuklarına, torunlarına bile anlatılır. Maçtan sonra pek şey konuşmadık ama onu gördüğümüzde ‘ne kurtarış yaptın’ diye takılıyoruz. Bence tarihi bir kurtarıştı” ifadelerini kullandı.
“BU TAKIM DAHA ÇOK TURNUVALAR GÖRECEK”
Avusturya galibiyetinin ardından duygu patlaması yaşadığını belirten Okay Yokuşlu, “Turnuvanın içinde olduğumuz için belki çok anlamıyoruz ama çok güzel bir şey. Ben maçlardan sonra duygulandığımı hatırlamam ama son düdükten sonra bir duygu patlaması oldu. Barış da beni yakalamış. Değişik ve güzel duygular. Yolumuzun devam etme ihtimali de var. Bu jenerasyona tarih yazmak da yakışır. Daha çok turnuvalar görecek bu takım” şeklinde konuştu.
Sürekli kendini hazır tuttuğunu aktaran 30 yaşındaki futbolcu, “Bu süre zarfında yapacağım tek şey kendi futboluma odaklanmaktı. Ben de bunu yaptım. 2 sene West Bromwich Albion ile yaklaşık 80 maça çıktım. İstikrarlı performansımı devam ettirdiğimi düşünüyorum. Bu süreçte mili takıma dönmek istedim hep. Böyle bir turnuvada ülkemi temsil etmek benim için daha da önem kazanıyor. Gelmediğim dönemlerde kendi içimde bunu hak ettiğimi ve buraya verebilecek şeylerim olduğunu biliyordum. Geldiğim için hem çok mutlu hem de çok gururluyum. Süre aldığım zaman bunu tekrar gösterip kendi haklılığımı başkalarının da görmesini istiyorum” sözlerini sarf etti.
Okay Yokuşlu sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Grup aşamasındayken hepimiz ilk hedefimiz gruptan çıkmak diyorduk. Bunu gerçekleştirdik. Son 8 takımın arasındayız. Diğer takımlar da Avrupa’nın elit takımları. Bu saatten sonra her şey olabilir. Hiçbir takım yenilmez değildir. Bize göre zor bir maç olacak ama ne kadar zor olursa o kadar coşkulu kutlayacağız. Hayallerimiz var ama ayaklarımızın da yere sağlam basması lazım.”
“SKORU KORUMAK İÇİN SAVUNMA YAPIYORSUNUZ”
Maça savunma yapmak için çıkmadıklarını söyleyen Okay, “ikinci yarı maç olması gerektiği gibi oldu. Erken golle öne geçtik, 2-0’ı bulduk. Aynı durumda biz de olsaydık onları geriye yaslardık. Orada biraz geriye çekilmek ve skoru korumak için savunma yapıyorsunuz. Takım olarak kalecisinden en ucuna sağlam durmak çok önemliydi. Bunu gösterdik” diyerek sözlerini noktaladı.
ORKUN KÖKÇÜ: ARKA ADALEMDE SIKINTI VARDI AMA CİDDİ DEĞİL
Ciddi bir sakatlığının olmadığından bahseden Orkun Kökçü, “Arka adalemde bir sıkıntı vardı ama ciddi bir şey değil. Daha çok kramp diyebiliriz, durumum iyi. Cezalıyım ama takım arkadaşlarıma yardım edeceğim ve bu turu da geçeceğiz” dedi.
23 yaşındaki futbolcu, çok fazla uyuyamadığını ve Avusturya karşılaşmasının ardından Ferdi Kadıoğlu ile değerlendirmeler yaptıklarını da söyledi.
“UMARIM BÖYLE DEVAM EDERİM”
Maçtan sonra Hakan Çalhanoğlu’nun kendisini tebrik ettiği aktaran Orkun, “Hakan ağabeyin açıklamalarını gördüm. Maçtan sonra da bana iyi bir maç çıkardığımı söyleyip, tebrik etti. Milli takımla kulüp arasında çok değişiklik var. Kulüpte her gün antrenmanlara çıktığında alışabiliyorsun, daha az baskı oluyor. Milli takımda zor oluyor ama elimizden gelenin en iyisini yapamaya çalışıyoruz. Dün benim için de güzel bir maç oldu. İyi bir performans sergilediğimi söyleyebilirim. Umarım böyle devam ederim” ifadelerini kullandı.
“2008’İ ÇOK İYİ HATIRLIYORUM”
A Milli Futbol Takımı’nın 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda oynadığı maçlar hakkında konuşan milli futbolcu, “2008’de 7 yaşındaydım ama maçları hatırlıyorum. O dönem ağabeyimle hayalini kurardık; ‘Avrupa şampiyonasına katılıp, yarı finale kalsak nasıl bir duygu olur’ diye. Maçtan sonra da Hollanda’da Türk Mili Takımı yendikten sonra herkes toplanır ve kutlama olur. Biz de oraya giderdik. 2008’i çok iyi hatırlıyorum. Sosyal medyada da aynı görüntüleri görüyorum” sözlerini sarf etti.
Orkun sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Başlangıçta maç öncesi de Mert Müldür ile bu konu hakkında konuşmuştuk. Avusturya’ya karşı erken gol yemiştik, rövanşı almak istiyorduk. İlk dakika gol oldu, bu bize motivasyon ve güç verdi. İlk dakikada 1-0 olunca daha da özgüven geliyor, daha rahat futbol oynuyorsun. İkinci yarıda da erken golle 2-0 oldu. 2-1’den sonra heyecanlandık biraz ama defansımız da iyi performans sergiledi. Her şey güzle oldu bizim için.”
“İKİNCİ OLMAMIZ ŞANS DİYEBİLİRİZ”
Gruptan ikinci olarak çıkmanın bir şans olduğunu söyleyen Orkun Kökçü, “Bizim için bir şans bu, bunun farkındayız. Hollanda, İngiltere, İsviçre onlar da güçlü. Ama diğer taraf daha güçlü gibi. İkinci olmamız şans diyebiliriz ama turnuvayı kazanmak isteyince her rakibi yenmek gerekiyor. Biz kim gelirse yenmeye çalışacağız” diye konuştu.
Hollanda’ya karşı forma giyemeyeceği için üzgün olduğunu belirten Orkun, “Bu maç oynamak isterdim çünkü Amsterdam’da kaybettiğimiz maçta oynamıştım ve o hissi asla unutmayacağım. Ne yazık ki oynamıyorum. Benim için hayal kırklığı diyebilirim ama takım arkadaşlarıma güveniyorum. İnşallah bu maçı da yeneceğiz. Avusturya maçı gibi Hollanda’ya karşı da rövanşı alacağımızı düşünüyorum” dedi.
“BİR HAYALİNİZ VARSA ONA ODAKLANMALISINIZ”
Orkun Kökçü sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Bir hayaliniz varsa ona odaklanmalısınız. Ferdi ile de bu konu hakkında konuştuk. Programa da baktık hangi ülkelerle eşleşebiliriz diye. Biz daha kolay tarafta olduğumuz için hayal kurmak daha kolay oluyor. İnşallah finale kadar çıkabiliriz.”
]]>İl Özel İdaresi Salondan düzenlenen toplantıya Vali Yardımcısı Yusuf İzci, Vali Yardımcısı/ İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, Erzincan İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Cavit Şireci, EBYÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çağrı Çırak, kurum müdürleri ve meclis üyeleri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Yardımcısı Yusuf İzci, Erzincan’da bu yaz sezonunda tarımdan, seracılıktan, Erzincan Tulum Peynirinden, Erzincan Tanıtım Günlerinden bahsederek yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmede bulundu.
Vali Yardımcısı/ İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat’ta, İl Özel İdaresi bünyesinde Ergan Dağında, Girlevik Şelalesinde ve yürütülen diğer çalışmalar hakkında bilgiler aktardı.
Kurum müdürlerinden Erzincan Gençlik ve Spor İl Müdürü Volkan Burak Mumcu ise offroad, rafting ve diğer doğa sporlarında bu sene hummalı bir program takvimi izleneceğini kaydetti.
Erzincan İl Kültür ve Turizm Müdürü Oğuzhan Kılıç’ta kültür ve sanat anlamında planlanan programlara ilişkin bilgiler aktardı.
“İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Canpolat’tan açıklama”
Öte yandan toplantıda Vali Yardımcısı/ İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, Ergan Dağında dün yaşanan bir olaya ilişkin açıklamada bulundu.
Canpolat şöyle konuştu:
“İlimizde bulunan Ergan Kayak Merkezinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tek tek yetkili olarak İl Özel İdaresine tahsisi yapılmıştır. Bu kapsamda Ergan Kayak Merkezi’nde bulunan Turizm Doğa Sporları Birliği ve kamuda bulunan parsellerde turizm tesisi yapmak üzere kiracı olarak bulunan müstecirin; komşu parsel, yol ve diğer alanlara tecavüzde bulunduğu, idare tarafından defalarca uyarılmasına rağmen işgalden vazgeçmediği, tecavüz edilen alanların tespiti için Kadastro İl Müdürlüğü, Erzincan Belediyesi ve Çevre Şehircilik ve İklimlendirme İl Müdürlüğü konusunda uzman teknik personellerden oluşturulan tespit komisyonu yerinde inceleme yaparak tecavüzlü alanları belirlemiş ve müstecire bu tecavüzlü alanları terk etmesi için gerekli işaretlemeleri yapmıştır. Bahse konu tecavüzlü alanlarda 1 temmuz 2024 tarihinde idaremiz ekipleri tarafından yapılması planlanan düzeltme çalışmaları müstecir tarafından engellenmiş ve iş makineleri saatlerce alanda bekletilerek düzeltme işlemine engel olunmuştur. Söz konusu yaşanan bu durumdan dolayı idaremiz tarafından bir heyet yerinde denetim yapmış, tecavüzlü alanların, iş makinesi ile düzeltme yapılmaya başlandığı esnada müstecir alana gelerek yapılan çalışmayı engellemeye yönelik hakarette bulunmuş ve cep telefonu ile çekim yapmaya çalışmıştır. Müstecir söz konusu olan kamu görevlilerinin çalışmasına engel olmak için kendini yere atarak alanda bulunan personellere taşkınlık, iftira ve hakarette bulunmuştur. Bunun üzerine ekipleriniz tutanak tutmalarına müteakiben söz konusu alandan ayrılmışlardır. İdareciler tarafından hiçbir şekilde müstecire fiili müdahalede bulunulmamıştır. Müstecir hakkında da kamu görevlilerine karşı görevini yapmasını engellemek, cebir ve şiddet, iftira ve hakaretten suç duyurusunda bulunulmuştur.”
Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti. – ERZİNCAN
]]>Afyonkarahisar’ın gururu olan 18 genç kanocu, bu önemli organizasyonda Afyonkarahisar’ı en iyi şekilde temsil etmek için yoğun bir antrenman programına tabi tutuluyor. Türkiye şampiyonası müsabakaları ve milli takım seçmelerinin öncesinde düzenlenecek olan bu yarışma, sporcular için büyük önem taşıyor.
Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, Spor Hizmetleri Müdürü Yılmaz Erşen, Sporcu Yetiştirme Dairesi Başkanlığı Türkiye Sportif Yetenek Taraması Programı Şube Müdürü Fatih Konuksever ve Okul Sporları Şube Müdürü Adil Kamberoğlu kano sporcularını antrenmanları esnasında ziyaret etti.
Kasapoğlu, kano sporcularıyla antrenmanları sırasında bir araya gelerek onların heyecanına ortak oldu ve çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyaret sırasında genç sporcularla sohbet eden Kasapoğlu, onların kanoya olan sevgisi ve disiplini karşısında hayran kaldığını dile getirdi. Kasapoğlu, sporcularla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Antrenman hazırlıkları yapan kano sporcusu gençleri ziyaret etmek istedik. Gençlerin heyecanına ve kanoya olan sevgisine hayran kaldım. Gençler hocalarının disiplininde çok güzel çalışıyorlar. İnşallah bu gençler gittikleri yerlerden madalyalarla dönecekler. Hocalarından söz aldım. En az 4 milli sporcu çıkaracağız kano branşında. Ben bu meyanda velilere, sporculara, antrenör arkadaşlarıma ve spor hizmetleri birimime teşekkür ediyorum.”
Kanocu sporcuların gözünden hazırlık süreci
Afyonkarahisarlı genç kanocular, Türkiye Kupası’na katılmanın heyecanını yaşarken, bir yandan da yoğun bir antrenman programı ile yarışmalara hazırlanıyor. Sporcuların her biri, bu önemli organizasyonda başarılı olmak ve milli takım seçmelerinde iyi bir derece elde etmek için var gücüyle çalışıyor. Sporcuların antrenörleri Mert Yıldırım, disiplinli ve sistemli bir çalışma programı ile sporcuların performanslarını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
Genç sporculardan Zeynep Beril Tuğrul, antrenman süreci hakkında şunları söyledi:
“Bu yarışma bizim için çok önemli. Türkiye Kupası’nda iyi bir derece elde etmek istiyoruz. Antrenmanlarımız çok yoğun geçiyor ama bu tempoya alıştık. Hocalarımızın desteği ile kendimizi her gün biraz daha geliştiriyoruz. Hedefimiz milli takıma seçilmek ve ülkemizi uluslararası yarışmalarda temsil etmek.”
Kano antrenörü Mert Yıldırım, sporcuların hazırlık süreci hakkında şu bilgileri verdi:
“Genç sporcularımız gerçekten çok büyük bir azim ve istekle çalışıyorlar. Her biri kano sporuna gönül vermiş ve büyük hedefleri olan sporcular. Biz antrenörler olarak onların bu isteklerini ve yeteneklerini en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye Kupası, sporcularımız için büyük bir fırsat. İnanıyorum ki başarılı olacaklar ve madalyalarla dönecekler.”
Geleceğe Dair Beklentiler
Afyonkarahisar’dan katılacak olan genç sporcuların hedefleri büyük. Her biri, Türkiye Kupası’nda iyi bir derece elde ederek milli takım seçmelerine katılmak ve milli formayı giymek istiyor. Sporcuların bu hedeflerine ulaşmaları için hem antrenörler hem de aileler büyük bir özveri ile çalışıyor.
Genç sporculardan Elif Benan Tuğrul, gelecekteki hedefleri hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Kano sporunu çok seviyorum ve bu alanda başarılı olmak istiyorum. Türkiye Kupası, bizim için büyük bir fırsat. İyi bir derece elde edip milli takıma seçilmek ve ülkemizi uluslararası yarışmalarda temsil etmek istiyorum. Bu hedefe ulaşmak için çok çalışıyoruz ve başaracağımıza inanıyorum.” – AFYONKARAHİSAR
]]>Uludağ Alan Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, Uludağ Premium isim sponsorluğunda ve Bursa Büyükşehir Belediyesi katkılarında bu sene 7. gerçekleşecek Ultra Trail, birbirinden önemli sporcuları bir araya getirecek. Geleneksel hale gelen “Uludağ Premium Ultra Trail”, 12-14 Temmuz’da “4 Mevsim Uludağ” mottosu ile koşulacak. 2 bin 543 metrelik Uludağ’ın eşsiz doğal güzellikleri arasındaki organizasyon, Anadolu Sigorta, Asics, Bursa Teleferik, Ceylan Splendor Uludağ, Climbolic, Decathlon ana sponsorluğunda, Almira Hotel, Doca Textile Tech, Garmin Türkiye, Lifeon Concept, Power App, Segway-Ninebot, Yankı Yemek&Catering ve Züber Lezzetler co-sponsorluğunda gerçekleşecek. Bursa Valiliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Türkiye Atletizm Federasyonu, ANDA Arama Kurtarma katkılarıyla gerçekleşecek yarış UPUT100K, UPA66K, UPGE30K, UP16K ve UP6K’lık parkurlarda koşulacak.
Organizasyon öncesinde Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi Muradiye Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Kılıç, Uludağ Alan Başkanı Bülent Çınar Çavuş, Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy ile Uludağ Premium Ultra Trail Yarış Direktörü Engin Çetinay katıldı.
“Her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı birçok sporcunun katılımıyla gerçekleşecek”
Uludağ Alan Başkanı Bülent Çınar Çavuş, “Bu yıl 7. kez düzenlenecek olan Uludağ Premium Ultra Trail Koşusu’na ev sahipliği yapmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Doğal güzellikleri ve eşsiz manzarasıyla spor tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri olan Uludağ, bu önemli organizasyonla bir kez daha dikkatleri üzerine çekecek. Uludağ Premium Ultra Trail Koşusu, her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı birçok sporcunun katılımıyla gerçekleşecek. Koşucular, Uludağ’ın zorlu ve heyecan verici parkurlarında hem doğayla iç içe olmanın keyfini çıkaracak hem de fiziksel sınırlarını zorlayacak. Bu organizasyon, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde, Uludağ’ın spor turizmi açısından önemini bir kez daha vurguluyor. Uludağ Alan Başkanlığı olarak, bölgemizin spor ve doğa etkinliklerinde öncü bir rol üstlenmesini hedefliyoruz. Bu doğrultuda, bundan sonra da benzer etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz ve Uludağ’ın spor etkinliklerinde ön planda yer almasını sağlayacağız. Tüm sporculara başarılar diler, katılımcılara, organizasyon ekibine ve destek olan başta Uludağ Premium ailesi ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz. Uludağ’ın bu büyük organizasyona ev sahipliği yapması bizim için büyük bir onur. Siz değerli basın mensuplarını da bu heyecan dolu etkinliği takip etmeye davet ediyoruz” dedi.
“Sporun birleştirici gücüyle güzel bir geleceğe uzanan yolda hep birlikte yürümek mümkündür”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bursa sadece sanayi kenti değil aynı zamanda kültürel anlamda çok büyük birikimlere sahip bir kent. Spora da önem veren bir kent, bunun yanında turizme de son derece yatkın bir kent. Onun için Bursa, hem turizm hem spor hem kültür, hem sanayi hem tarımla dayanışma içinde bir şehir. Böyle özel bir kentte özel spor alanının yapılması da bu kentin değerini artıracaktır. Hayatın koşturmacası içinde, farkında olmaksızın on binlerce adım atıyoruz. İşe, eve, okula giderken sürekli koşturuyoruz. Hayatımız bir yerlere, bir şeylere yetişebilme telaşıyla geçiyor. Zorunlu olarak attığımız bu adımları, bilinçli ve keyifli bir aktiviteye dönüştürmek, hem yoğun gündelik yaşama kısa bir mola vermemizi sağlayacak hem de sağlığımız için bir farkındalık oluşturacaktır. İşte bu nedenle 12-13-14 Temmuz’da kentimizde düzenlenen ‘Uludağ Premium Ultra Trail patika koşusunu büyük bir mutlulukla destekliyoruz. Üç gün boyunca hep birlikte sağlık ve kaliteli bir yaşam için koşacağız. İnsan sağlığı için sporun önemini asla göz ardı edemeyiz. Sporun değerini kavrayan bir kent olmak, sadece bedenen değil, ruhen de sağlıklı bir toplum inşa etmenin temel anahtarıdır. Sporun birleştirici gücüyle, farklılıkları aşmak, birlik ve beraberliği pekiştirmek ve daha güzel bir geleceğe uzanan yolda hep birlikte yürümek mümkündür. Uzun ve kaliteli olduğu kadar, keyifli, enerjik ve zinde bir hayat yaşamanın en kısa ve isabetli yolu olan spora hayatımızda çok daha fazla yer vermemiz gerekiyor. ‘Uludağ Premium Ultra Trail’ patika koşusunun, Uludağ çevresinin muhteşem doğası ve yerel dokusunu birleştirerek, tüm koşuculara unutamayacakları bir yarış sunacağına inanıyorum. Uludağ Bursa’nın en önemli değerlerindendir. Onun için koruyarak sahip çıkmak zorundayız. Her seviyeden yerli ve yabancı sporcuyu ağırlayacak olan etkinlikte koşucular; Cennet tepe, Kirazlıyayla, Süleymaniye, Hünkar Köşkü, Zeyniler, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, Buzul Göletler, Uludağ Zirve, Softaboğan Şelalesi, Bakacak, Kurbağakaya ve Sarıalan gibi Bursa’mızın önemli ve değerli lokasyonlarından geçerek zorlu ve keyifli bir yarış deneyimleyecekler. Uludağ Premium Ultra Trail patika koşusu gibi etkinlikler, kentimizin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Uludağ’ın tanıtılması konusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmemiz için bizlere önemli bir fırsat sunuyor. Geçtiğimiz günlerde açılışını yaptığımız Burfaş Mudanya plajı tesislerimizle, dört mevsim çeşitli aktiviteler düzenlediğimiz Uludağ’ımızla ve bundan sonraki süreçte gerçekleştireceğimiz diğer hizmetlerimizle, kentimizi turizm yönünden de daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Sporun dinamizmi ile birlikte eğlenceyi, heyecanı ve coşkuyu aynı platformda buluşturan Uludağ Premium’a ve etkinlikte emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bursa’da koşmayı hayal eden tüm koşucuları kentimize davet ediyorum” diye konuştu.
“Yarışımız Bursa’mıza büyük katkı sağlayacaktır”
Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Kılıç, A Milli futbol Takımı’nın başarısından dolayı tebrik ederek, “Geleneksel hale gelen Uludağ Premium Ultra Trail, Bursa’mıza yeni bir değer katması anlamında önemli bir yere sahip. Uludağ’ı sadece bir kış sporları merkezi değil 4 mevsim faaliyetlerin gerçekleştiği bir alan haline getirmemiz gerekiyor. Turizm anlamında Bursa gelişerek yoluna devam edecektir. Katılım sayısını artırmamız gerektiğini düşünüyorum. Organizasyonun düzenlenmesine katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. 12-14 Temmuz’da Uludağ’da gerçekleşecek yarışımız Bursa’mıza büyük katkı sağlayacaktır” dedi.
“Festival havasında geçen bir organizasyon haline geldi”
Organizasyonlar hakkında bilgiler aktaran Ömer Kızıl, “Bursa, dünyada ne kadar tanınırsa biz de o kadar mutlu oluyoruz. Uludağ’ın arkasında dağ gibi Uludağ var. İnşallah Uludağ dünyada en tanınan kış ve yaz dağı olmasını diliyorum. Su kaynaklarımızın geldiği, Uludağ gazozun, limonatanın, maden suyunun yapıldığı yerler olan Uludağ’da hem koşacağız, hem koruyacağız, hem tanıyacağız. Sponsorluklarla tanınan spor ve sanatın içinde bir marka haline geldi. 15 yıldan beri Bursa Flarmoni Derneği’nin ana sponsoruyuz. Gerçekten Türkiye’de ağzına kadar dolu klasik müzik seyircisiyle beraberiz. 62. Bursa Festivali ise bu hafta başlıyor ilk defa burada açık havada konser gerçekleşecek. Uludağ Premium Ultra Trail (UPUT) ile 7 senedir birlikteyiz. Son 4 yıldır Frutti Extra Basketbol’u unutmamamız gerekiyor aynı zamanda futbolu da unutmayalım Bursaspor’un her zaman yanında olduk. Ulusal ve bölgesel ulusal bir markayız. Bursa’dan ve Uludağ’dan çıktığımızı da unutmuyoruz. Yaptığımız organizasyonları dünyada tanıtarak markamıza katkı sağlıyoruz. Bu sene 2 bin 657 yarışmacı tahmini katılım sağlayacak. 137 yabancı yarışmacı Uludağ’da koşmaya geliyor. Festival havasında geçen bir organizasyon haline geldi artık. Herkesi etkinliğimize bekleriz” diye konuştu.
“Uludağ’ımızın yılın her ayında faal olması için yoğun çaba sarf ediyoruz”
Mint Organizasyon Kurucu Ortağı Engin Çetinay, “Bu sene 7.’sini düzenlediğimiz Uludağ Pemium Ultra Trail, 12-14 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek. Her yıl katılımcı sayımız artarak devam ediyor ve organizasyonumuzu bu denli büyüttüğümüz için çok mutluyuz. Şu ana kadar 35 ülkeden 2 bin 500 civarında katılımımız mevcut. ‘4 Mevsim Uludağ’ mottosu ile çıktığımız bu yolda kış turizmi ile adı anılan Uludağ’ımızın hak ettiği değere ulaşması, yılın her ayında faal olması için yoğun çaba sarf ediyoruz. Uludağ Pemium Ultra Trail de bu doğrultuda en önemli organizasyon olarak 7 yıldır bölgeye değer katıyor. Birbirinden önemli 5 ayrı parkurda düzenleyeceğimiz organizasyonumuz hem doğa severleri hem de spor tutkunları bir araya getirerek unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Uludağ 2’nci oteller bölgesi Kurbağakaya Teleferik İstasyonu’ndan startını vereceğimiz yarışımız yine aynı noktada son bulacak. Sporcular, parkur boyunca Kirazlıyayla, Sarıalan, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Saitabat, Alaçam, Buzul Göletler, Küçük Zirve’yi geçerek finişi görecekler.Bizi diğer organizasyonlardan ayıran en büyük özelliğimiz spor ve sanatı bir araya getiriyor olmamız. Etkinlik alanımızda gerçekleştirdiğimiz konserler, grafiti sanatçımızın katılımcılara sunduğu görsel şölen ve heykeltraşımızın sanatını icra ettiği çalışmaları da önemli bir yere sahip. Parkur içinde ise Bursa Senfoni Orkestrası sanatçıları, birbirinden önemli eserleri ormanın içinde koşucuların beğenisine sunuyor olacak. Aynı zamanda organizasyonumuz sosyal sorumluluk tarafında da önemli bir işe imza atıyor. Bodrum Sağlık Vakfı’nın özel çocukları tarafından hazırlanan plaketler, dereceye giren sporculara takdim edilecek. Uludağ Pemium Ultra Trail’de bize destek olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.
“Spor ve sanatın birleşmesi anlamında güzel bir etki olacak”
Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, “Dün akşam sporun şehri Bursa’da olimpiyatlara katılan 6 sporcumuzla bir aradaydık ve akabinde bugün burada olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Burada yoğun bir çaba var. Sporun bütün alanında başarılıyız. Bu sene 7’ncisi düzenlenen Uludağ Premium Ultra Trail’e katılımdan dolayı çok teşekkür ediyorum Spor için her yer, herkes için spor anlamında bu tarz etkinliklerimiz çok önemli. Spor ve sanatın birleşmesi anlamında güzel bir etki olacak” diye konuştu. – BURSA
]]>Uludağ Premium Ultra Trail’in basın toplantısı yapıldı
İSTANBUL, – Uludağ Premium Ultra Trail öncesinde Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde basın toplantısı gerçekleştirildi.
Uludağ Alan Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, Uludağ Premium isim sponsorluğunda ve Bursa Büyükşehir Belediyesi katkılarında bu sene 7’ncisi gerçekleşecek Ultra Trail, birbirinden önemli sporcuları bir araya getirecek.
Geleneksel hale gelen “Uludağ Premium Ultra Trail”, 12-14 Temmuz’da “4 Mevsim Uludağ” mottosu ile koşulacak. 2 bin 543 metrelik Uludağ’ın eşsiz doğal güzellikleri arasındaki organizasyon, Bursa Valiliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Türkiye Atletizm Federasyonu, ANDA Arama Kurtarma katkılarıyla gerçekleşecek. Yarış UPUT100K, UPA66K, UPGE30K, UP16K ve UP6K’lık parkurlarda koşulacak.
Organizasyon öncesinde Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi Muradiye Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Kılıç, Uludağ Alan Başkanı Bülent Çınar Çavuş, Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy ile Uludağ Premium Ultra Trail Yarış Direktörü Engin Çetinay katıldı.
BÜLENT ÇINAR ÇAVUŞ: HER YIL OLDUĞU GİBİ BU YIL DA YERLİ VE YABANCI BİRÇOK SPORCUNUN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞECEK
Uludağ Alan Başkanı Bülent Çınar Çavuş, “Uludağ Alan Başkanlığı olarak, bu yıl 7’nci kez düzenlenecek olan Uludağ Premium Ultra Trail Koşusu’na ev sahipliği yapmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Doğal güzellikleri ve eşsiz manzarasıyla spor tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri olan Uludağ, bu önemli organizasyonla bir kez daha dikkatleri üzerine çekecek. Uludağ Premium Ultra Trail Koşusu, her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı birçok sporcunun katılımıyla gerçekleşecek. Koşucular, Uludağ’ın zorlu ve heyecan verici parkurlarında hem doğayla iç içe olmanın keyfini çıkaracak hem de fiziksel sınırlarını zorlayacak. Bu organizasyon, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde, Uludağ’ın spor turizmi açısından önemini bir kez daha vurguluyor. Uludağ Alan Başkanlığı olarak, bölgemizin spor ve doğa etkinliklerinde öncü bir rol üstlenmesini hedefliyoruz. Bu doğrultuda, bundan sonra da benzer etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz ve Uludağ’ın spor etkinliklerinde ön planda yer almasını sağlayacağız. Tüm sporculara başarılar diler; katılımcılara, organizasyon ekibine ve destek olan başta Uludağ Premium ailesi ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz. Uludağ’ın bu büyük organizasyona ev sahipliği yapması bizim için büyük bir onur. Siz değerli basın mensuplarını da bu heyecan dolu etkinliği takip etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.
MUSTAFA BOZBEY: SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜYLE GÜZEL BİR GELECEĞE UZANAN YOLDA HEP BİRLİKTE YÜRÜMEK MÜMKÜNDÜR
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bursa sadece sanayi kenti değil aynı zamanda kültürel anlamda çok büyük birikimlere sahip bir kent. Spora da önem veren bir kent, bunun yanında turizme de son derece yatkın bir kent. Onun için Bursa, hem turizm hem spor hem kültür, hem sanayi hem tarımla dayanışma içinde bir şehir. Böyle özel bir kentte özel spor alanının yapılması da bu kentin değerini artıracaktır. Hayatın koşturmacası içinde, farkında olmaksızın on binlerce adım atıyoruz. İşe, eve, okula giderken sürekli koşturuyoruz. Hayatımız bir yerlere, bir şeylere yetişebilme telaşıyla geçiyor. Zorunlu olarak attığımız bu adımları, bilinçli ve keyifli bir aktiviteye dönüştürmek, hem yoğun gündelik yaşama kısa bir mola vermemizi sağlayacak hem de sağlığımız için bir farkındalık oluşturacaktır. İşte bu nedenle 12-13-14 Temmuz’da kentimizde düzenlenen ‘Uludağ Premium Ultra Trail patika koşusunu büyük bir mutlulukla destekliyoruz. Üç gün boyunca hep birlikte sağlık ve kaliteli bir yaşam için koşacağız. İnsan sağlığı için sporun önemini asla göz ardı edemeyiz. Sporun değerini kavrayan bir kent olmak, sadece bedenen değil, ruhen de sağlıklı bir toplum inşa etmenin temel anahtarıdır. Sporun birleştirici gücüyle, farklılıkları aşmak, birlik ve beraberliği pekiştirmek ve daha güzel bir geleceğe uzanan yolda hep birlikte yürümek mümkündür. Uzun ve kaliteli olduğu kadar, keyifli, enerjik ve zinde bir hayat yaşamanın en kısa ve isabetli yolu olan spora hayatımızda çok daha fazla yer vermemiz gerekiyor. ‘Uludağ Premium Ultra Trail’ patika koşusunun, Uludağ çevresinin muhteşem doğası ve yerel dokusunu birleştirerek, tüm koşuculara unutamayacakları bir yarış sunacağına inanıyorum. Uludağ Bursa’nın en önemli değerlerindendir. Onun için koruyarak sahip çıkmak zorundayız. Her seviyeden yerli ve yabancı sporcuyu ağırlayacak olan etkinlikte koşucular; Cennet tepe, Kirazlıyayla, Süleymaniye, Hünkar Köşkü, Zeyniler, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, Buzul Göletler, Uludağ Zirve, Softaboğan Şelalesi, Bakacak, Kurbağakaya ve Sarıalan gibi Bursa’mızın önemli ve değerli lokasyonlarından geçerek zorlu ve keyifli bir yarış deneyimleyecekler. Uludağ Premium Ultra Trail patika koşusu gibi etkinlikler, kentimizin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Uludağ’ın tanıtılması konusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmemiz için bizlere önemli bir fırsat sunuyor. Geçtiğimiz günlerde açılışını yaptığımız Burfaş Mudanya plajı tesislerimizle, dört mevsim çeşitli aktiviteler düzenlediğimiz Uludağ’ımızla ve bundan sonraki süreçte gerçekleştireceğimiz diğer hizmetlerimizle, kentimizi turizm yönünden de daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Sporun dinamizmi ile birlikte eğlenceyi, heyecanı ve coşkuyu aynı platformda buluşturan Uludağ Premium’a ve etkinlikte emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bursa’da koşmayı hayal eden tüm koşucuları kentimize davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA KILIÇ: ULUDAĞ PREMİUM ULTRA TRAİL BURSAMIZ’A BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAKTIR
Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Kılıç, A Milli futbol Takımı’nın başarısından dolayı tebrik ederek, “Geleneksel hale gelen Uludağ Premium Ultra Trail, Bursamız’a yeni bir değer katması anlamında önemli bir yere sahip. Uludağ’ı sadece bir kış sporları merkezi değil 4 mevsim faaliyetlerin gerçekleştiği bir alan haline getirmemiz gerekiyor. Turizm anlamında Bursa gelişerek yoluna devam edecektir. Katılım sayısını artırmamız gerektiğini düşünüyorum. Organizasyonun düzenlenmesine katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. 12-14 Temmuz’da Uludağ’da gerçekleşecek yarışımız Bursa’mıza büyük katkı sağlayacaktır” dedi.
RAHMİ AKSOY: SPOR VE SANATIN BİRLEŞMESİ ANLAMINDA GÜZEL BİR ETKİ OLACAK
Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, “Dün akşam sporun şehri Bursa’da olimpiyatlara katılan 6 sporcumuzla bir aradaydık ve akabinde bugün burada olmaktan çok mutluluk duyuyorum. Burada yoğun bir çaba var. Sporun bütün alanında başarılıyız. Bu sene 7’ncisi düzenlenen Uludağ Premium Ultra Trail’e katılımdan dolayı çok teşekkür ediyorum Spor için her yer, herkes için spor anlamında bu tarz etkinliklerimiz çok önemli. Spor ve sanatın birleşmesi anlamında güzel bir etki olacak” diye konuştu.
ÖMER KIZIL: FESTİVAL HAVASINDA GEÇEN BİR ORGANİZASYON HALİNE GELDİ
Uludağ İçecek Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, “Bursa, dünyada ne kadar tanınırsa biz de o kadar mutlu oluyoruz. Uludağ’ın arkasında dağ gibi Uludağ var. İnşallah Uludağ dünyada en tanına kış ve yaz dağı olmasını diliyorum. Uludağ Premium Ultra Trail (UPUT) ile 7 senedir birlikteyiz. Ulusal ve bölgesel ulusal bir markayız. Bursa’dan ve Uludağ’dan çıktığımızı da unutmuyoruz. Yaptığımız organizasyonları dünyada tanıtarak markamıza katkı sağlıyoruz. Bu sene 2 bin 657 yarışmacı tahmini katılım sağlayacak. 137 yabancı yarışmacı Uludağ’da koşmaya geliyor. Festival havasında geçen bir organizasyon haline geldi artık. Herkesi etkinliğimize bekleriz” şeklinde konuştu.
ENGİN ÇETİNAY: ULUDAĞ’IMIZIN YILIN HER AYINDA FAAL OLMASI İÇİN YOĞUN ÇABA SARF EDİYORUZ
Mint Organizasyon Kurucu Ortağı Engin Çetinay ise şunları kaydetti:
“Bu sene 7’ncisini düzenlediğimiz Uludağ Pemium Ultra Trail, 12-14 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek. Her yıl katılımcı sayımız artarak devam ediyor ve organizasyonumuzu bu denli büyüttüğümüz için çok mutluyuz. Şu ana kadar 35 ülkeden 2 bin 500 civarında katılımımız mevcut. ‘4 Mevsim Uludağ’ mottosu ile çıktığımız bu yolda kış turizmi ile adı anılan Uludağ’ımızın hak ettiği değere ulaşması, yılın her ayında faal olması için yoğun çaba sarf ediyoruz. Uludağ Pemium Ultra Trail de bu doğrultuda en önemli organizasyon olarak 7 yıldır bölgeye değer katıyor. Birbirinden önemli 5 ayrı parkurda düzenleyeceğimiz organizasyonumuz hem doğa severleri hem de spor tutkunları bir araya getirerek unutulmaz bir deneyim yaşatacak. Uludağ 2’nci oteller bölgesi Kurbağakaya Teleferik İstasyonu’ndan startını vereceğimiz yarışımız yine aynı noktada son bulacak. Sporcular, parkur boyunca Kirazlıyayla, Sarıalan, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Saitabat, Alaçam, Buzul Göletler, Küçük Zirve’yi geçerek finişi görecekler. Bizi diğer organizasyonlardan ayıran en büyük özelliğimiz spor ve sanatı bir araya getiriyor olmamız. Etkinlik alanımızda gerçekleştirdiğimiz konserler, grafiti sanatçımızın katılımcılara sunduğu görsel şölen ve heykeltraşımızın sanatını icra ettiği çalışmaları da önemli bir yere sahip. Parkur içinde ise Bursa Senfoni Orkestrası sanatçıları, birbirinden önemli eserleri ormanın içinde koşucuların dinletisine sunuyor olacak. Aynı zamanda organizasyonumuz sosyal sorumluluk tarafında da önemli bir işe imza atıyor. Bodrum Sağlık Vakfı’nın özel çocukları tarafından hazırlanan plaketler, dereceye giren sporculara takdim edilecek. Uludağ Pemium Ultra Trail’de bize destek olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.”
]]>Edirme’de bu yıl 663’üncüsü gerçekleştirilen, UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ndeki Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, müsabakalar yarın 28 başpehlivanın ön eleme karşılaşmalarıyla başlıyor. Bu yıl ilk kez uygulanan lig usulüyle katılımın sağlandığı güreşlere 14 boyda 852 pehlivan, derece yapabilmek için katılım sağlıyor.
Yağlı güreşin olimpiyatı olarak değerlendirilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, pehlivanlar 663’üncü kez dualı çayıra çıkmaya hazırlanıyor. Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından organize edilen, Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda bu yıl ilk kez uygulanan ‘Lig usulü’ formatta, Kırkpınar’a katılmaya hak kazanan 14 boyda 852 pehlivan, derece yapabilmek için ter dökecek.
GÜREŞLER BU YIL BİR GÜN ERKEN BAŞLIYOR
Büyük organizasyonda, her yıl cuma günü başlayan güreşler, bu yıl bir gün önceden start alıyor. Başpehlivanlık kategorisinde belirlenen 40 kişilik kontenjandan, piyasa güreşlerinde topladıkları puanlarla ilk 32’ye giren güreşçiler, Kırkpınar’a direkt katılmaya hak kazandı. Kalan 8 başpehlivan ise yarın Sarayiçi Er Meydanı’nda gerçekleştirilecek ön eleme turuyla belirlenecek. Toplam 28 başpehlivanın saat 13.00’da el bağlayacağı ön eleme karşılaşmaları sonucu, Kırkpınar’da güreşecek 40 başpehlivan belirlenmiş olacak.
MİMAR SİNAN’DA KAYITLAR YARIM GÜN
Öte yandan, Kırkpınar’da önceki yıllarda güreşçilerin 2 gün süren kayıtlarına ev sahipliği yapan Mimar Sinan Spor Salonu, bu yıl sadece yarım gün kullanılacak. Lig usulü sisteme geçilmesi nedeniyle organizasyona katılmaya hak kazanan 852 güreşçi, 4 temmuz perşembe günü saat 08.30 ile 12.00 arasında Mimar Sinan Spor Salonu’na gelerek hem kayıtlarını yaptıracak, hem de kuralarını çekip tartıya çıkarak son kontrollerini gerçekleştirecek.
AĞA KARŞILAMA CUMA GÜNÜ
663’üncü Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde ana program ise 5 Temmuz Cuma günü Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim’in saat 10.00’da geleneksel karşılama töreniyle başlayacak. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve beraberindekilerle karışlanacak Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim’in de aralarında bulunduğu kortej Atatürk Anıtı’na çelenk sunacak. İstiklal Marşı ve beraberinde Kırkpınar Marşı’nın okunmasının ardından kortej pehlivanlar mezarlığını ziyaret edip, Adalı Halil ve Kara Emin’in kabirlere çiçek sunulup dua edilecek. Saat 12.00’de ise Eski Cami’de mevlit okutulacak.
MİNİK GÜREŞÇİLER ÇAYIRA ÇIKACAK
Kırkpınar’da güreş takvimi ise Cuma günü saat 14.00’da Sarayiçi Er Meydanı’nda Minik boyda pehlivanların çayıra salınmasıyla başlayacak. Aynı gün minik 1, minik 2, minik 3, teşvik, tozkoparan, ayak, deste küçük boy, deste orta boy, deste büyük boy, küçük orta küçük boy, küçük orta büyük boy, büyük orta ve başaltı boylarında pehlivanlar çayıra çıkarak güreş tutacak.
AÇILIŞ TÖRENİ
Aynı gün saat 18.00’da yağlı güreşlerin açılış seremonisi yapılacak. Açılış programı kapsamında Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın ve Edirne Valisi Yunus Sezer birer konuşma yapacak. Program sonunda güreşlere katılan pehlivanlar geçiş yapacak.
AĞALIK İHALESİ VE FİNAL GÜREŞİ SON GÜN
6 Temmuz Cumartesi günü güreşlerin devam edeceği Sarayiçi’nde akşam 21.00’de şarkıcı Bengü, hayranlarıyla buluşup konser verecek. Yağlı güreşlerin son gününde ise 7 Temmuz pazar günü final karşılaşmaları sabah saat 09.00’da başlayacak. Saat 15.00’da 2025 yılı 664’üncü Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali, Ağalık Koç İhalesi yapılacak ve ardından büyük Türk bayrağı açılıp statta gezdirilecek. Kırkpınar’ın son günü başpehlivanlık final güreşi ve ardından ödül töreni ile sona erecek.
MÜSABAKA USUL VE ESASLARI
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu’nun yayınladığı Yağlı Güreş Müsabaka Talimatı’nda, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde müsabaka, kura ve eşleme usul ve esasları ise şöyle belirlendi:
“Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde lig usulü gereği başpehlivanlik boyunda ilk 32′ ye giren pehlivanlardan ilk sekiz birinci torba, ikinci sekiz ikinci torba, üçüncü sekiz üçüncü torba, dördüncü sekiz de dördüncü torbayı oluşturacak. Dördüncü torbayı oluşturan pehlivanlar ile ön elemeden gelecek olan 8 pehlivan, 6 Temmuz Cumartesi günü ilk tur güreşi yapacak. Bu turun galipleri dördüncü torbayı oluşturacak. Bu torbalar arasında birinci ve dördüncü torba, ikinci ve üçüncü torba arasında kura çekimi ile elemeler yapılacak. Bu turdan sonraki kura çekiminde tur atlayan pehlivanlar içerisinde ligde sıralaması daha yüksek olan ilk sekiz birinci torbada, diğer sekiz pehlivan da ikinci torbada yer alacak. Çeyrek final ve takip eden turlarda tek torbada karışık kura uygulaması yapılacak.”
BAŞPEHLİVANA 550 BİN LİRA ÖDÜL
Edirne Belediyesi tarafından 663’üncü Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin başpehlivanına bu yıl 550 bin TL’lik para ödülü verecek. Başpehlivan ikincisine 275 bin TL, başpehlivan üçüncüsü olacak 2 güreşçiye de 140’ar bin TL para ödülü verilecek. Tüm boylarda dereceye girecek olan başpehlivanlara verilecek olan para ödülü, yolluk ve tur ücretleri ile bu yıl 3 milyon TL’ye ulaşacak.
]]>Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe: Alex’in sözleşmesinde transfer engeli kalkmazsa fesih maddesi var
Adem AKALAN/ ANTALYA, – Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor Kulübü Başkanı Sinan Boztepe, teknik direktör olarak takımın başına getirilen Brezilyalı çalıştırıcı Alex de Souza’nın sözleşmesinde, takımın transfer engelinin kalkmaması halinde fesih maddesi olduğunu söyledi.
Geçen sezonu 12 galibiyet, 13 beraberlik ve 13 yenilgi ile 49 puanla 10’uncu sırada tamamlayan Antalyaspor, sezon hazırlıklarına 5 Temmuz Cuma günü Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde yeni teknik direktörü Alex de Souza yönetiminde başlayacak. Kırmızı-beyazlılar, 7-17 Temmuz tarihlerinde Burdur kampının yanı sıra, 20-30 Temmuz tahrihlerinde Erzurum kapmını gerçekleştirecek. Antalyaspor, sezon öncesi son hazırlıklarını ise tesislerinde sürdürecek. Antalyaspor’un kamp dönemi boyunca 6-7 hazırlık maçı yapması bekleniyor. Sezon öncesi transfer çalışmalarını sürdüren Antalyaspor’da başkan Sinan Boztepe Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
2 Temmuz itibarıyla 58’inci kuruluş yıldönümlerini kutladıklarını dile getiren Sinan Boztepe, “Bu sene 58’inci yıl dönümümüz ve her zamanki gibi heyecanlıyız. Bu sene 58’inci yıl dönümünü yaşamak bize nasip oldu. Bununla alakalı da 07.07 tarihinde pazar akşamı Boğaçay’da konserimiz olacak. Taraftar gruplarımızın organize ettiği ve bizim desteklediğimiz bir organizasyon. İnşallah orada olacağız” dedi.
“ENGELİN KALKMASI İÇİN ÖN HAZIRLIKLARIMIZI YAPIYORUZ”
Transfer tahtasını açmak için çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Başkan Boztepe, şöyle konuştu:
“Şimdi elimizden geldiği kadar bütün belediyelerimizden ve siyasilerimizden destek almak için çalışıyoruz. Antalyaspor, Antalya’ya malolmuş, Antalya’nın en büyük markası, bunu her zaman biliyoruz. Bundan sonraki süreçte desteklerinin olacağına inanıyoruz. Çünkü çok olumsuz ve talihsiz olaylar yaşadık. Bize destek olsunlar diye bu konuda elimizden gelen çalışmaları da yapıyoruz. Şimdi transfer engelimiz evet var, hepimizin bildiği gibi 5 dosyamız var. Şimdi biz ön hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bazıları basına sızdı, bazıları sızmadı. Ön protokolleri imzaladığımız, sona getirdiğimiz oyuncularımız var. Kadromuzu güçlendirmemiz ve genişletmemiz gerekiyor. Sözleşmesi bitmiş, öncesinde yük olan oyuncular vardı. Gidenler var. Yerlerinin doldurulması gerekiyor. Bu kadar yoğun bir transfer çalışması yaparken de transfer engelinin kaldırılmaması gibi bir şey söz konusu olamaz. Sadece doğru zamanı bekliyoruz. Bütün ön protokollerin hazırlıklarını yapacağız. Ön sözleşmeleri imzalayacağız. Engeli kaldırıp lisanslarımızı işletip ondan sonraki süreci izlemeye başlayacağız.”
“5-6 TRANSFER DÜŞÜNÜYORUZ”
Teknik direktör Alex de Souza ile takıma yapılacak takviyeler hakkında sürekli iletişim halinde olduklarını ve bunun doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerine dikkati çeken Boztepe, 5-6 transfer yapacaklarını söyledi.
Boztepe, “Kalecimiz Helton Leite’nin sözleşmesi bittiği için bir kaleci arayışımız vardı. Bununla alakalı zaten kalecimizle anlaştık. Defans için de 1 oyuncu, kanatlarda 2 oyuncu, tabii ki santrfor noktasında da oyunculara ihtiyacımız var. Bazı imzalar atıldı, bazılarında son aşamaya geldik. Yaklaşık 5-6 transfer yapmayı düşünüyoruz” diye konuştu.
“ALEX DE SOUZA’NIN SÖZLEŞMESİNDE ENGEL KALKMAZSA FESİH MADDESİ VAR”
Transfer yasağının kalkmaması durumunda Brezilyalı teknik direktör Alex de Souza’nın sözleşmesinde fesih maddesi olduğuna vurgu yapan Antalyaspor Başkanı Boztepe, “Bu maddeyi biz Alex de Souza ile beraber oturup yazdık. Çünkü biz ileriye doğru başarı hedefi koyduk. Yani ‘Biz başarılı olmak istiyoruz’ diye söyledik. Dedik ki ‘Eğer ki biz transfer engelini kaldırmayacaksak veya hani gidilmesi gibi bir durum oluşacaksa, kişiler, taraflar, kurumlar zarar görmeden sözleşme feshedilebilir’. Yani sana biz doğru bir kadro kuramayacaksak, yani biz Antalyaspor olarak zarar görmeyeceğimiz şekilde bir madde koyduk. Bu maddeyi kimse zarar görmesin diye ben koydum. Yani bu konuda biraz hassas bir denge var aslında ama bunu sanırım yanlış yorumladı galiba insanlar. Buradaki denge aslında tamamen Antalyaspor’un menfaatlerini korumak. Çift taraflı kimse zarar görmeyecek şekilde feshedilebilir” ifadelerini kullandı.
“ALEX ŞEHRE HAREKETLİLİK GETİRDİ”
Alex de Souza’nın Antalyaspor’a gelmesinden sonra bir heyecana neden olduğunu söyleyen Boztepe, Alex’in Türkiye’de insanlara malolduğunu belirtti. Boztepe, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Alex, Türkiye’de insanlara malolmuş bir futbolcuydu. Bundan sonraki süreçte de öyle bir teknik adam olacağına inanıyorum. Çok çalışkan biri. Çok ciddi mesai harcayan, geçtiğimiz sezonlardaki maçlarımızı tek tek inceleyen, elimizde bizimle devam edecek oyuncuların bütün performanslarını son derece, her adımını tek tek incelemiş bir adam. Ben Alex’e inanıyor ve güveniyorum. O sebepten dolayı zaten bu yola girdik, bu yola çıktık. İnşallah çok başarılı işlere imza atacağız. Şehre de bir hareketlilik getirdi” şeklinde konuştu.
“BU SEZON ÜST SIRALARA OYNAYACAĞIZ”
Antalyaspor’un kuracağı kadro ile üst sıralara oynayacağına dikkati çeken Sinan Boztepe, “Geçen sene yaşadığımız talihsizlikleri göz önünde bulundurursak, bizim ilk 5’te bitirmememiz söz konusu dahi değildi. Biz ilk 5 ayımızda 5 yıllık olaylar yaşadık. Yani bu da bizim şanssızlığımız oldu ama bunlardan ders almasını bildik. Bu seneki hedefimiz ligde kalmak üzerine olmayacak. Antalyaspor olarak bu sene hedeflerimiz yine üst sıralara oynamak. Antalyaspor’u hak ettiği yere taşımak üzerine kurulu bir kadro ve çalışma ortamımız olacak” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]>Çeyrek finalde Hollanda ile karşılaşacak olan milliler için Avrupa’da öne çıkan manşetler şöyle:
AS: RALF RANGNICK’İ ÇILGINA ÇEVİRDİ
“Türk stoper, Real Madrid’li oyuncunun asistlerinin ardından iki gol attı. Avusturya zaman zaman ezici bir üstünlük kurdu ancak Türkiye’nin direnci kahramancaydı.”
L’EQUIPE: MERİH’TEN ÇİFTE MUCİZE
Türkiye Avusturya’yı şaşırttı, Euro 2024 çeyrek finalinde Hollanda ile karşılaşacak. Savunma oyuncusu Merih Demiral’ın dublesi sayesinde Türkiye Salı akşamı Leipzig’de Avusturya’yı 2-1 yenerek Avrupa Şampiyonası son 16 turuna yükseldi. Vincenzo Montella’nın takımı Cumartesi günü çeyrek finalde Hollanda ile karşılaşacak. Turnuvanın başında yedek kalan Merih Demiral, Montella’nın güveniyle Salı akşamı devam etmeden önce son grup maçında Çek Cumhuriyeti’ne karşı ilk 11’de yer alana kadar yavaş yavaş kendini gösterdi. Geçtiğimiz yaz henüz 26 yaşındayken Suudi Arabistan’a (Al Ahli) giden sağlam sağ açık, mantıklı bir şekilde kendisini merkez defans oyuncuları hiyerarşisinde küme düşmüş olarak gördü ancak Leipzig’deki bu akşamın avantajını kullanarak yaptığı kurtarışla (1., 59.) tribünlerde bulunan çok sayıda Türk taraftarı alabora etmeyi başardı. Büyük turnuvalarda (Euro + Dünya Kupası) bir eleme maçında bir defans oyuncusu için ilk… 1998’de Lilian Thuram.
MARCA: UNUTULMAYACAK BİR GECEYDİ
“Arda Güler icat ediyor, Merih Demiral uyguluyor, Mert Günok kurtarıyor… ve Türkiye hayal kuruyor… Leipzig’de unutulmayacak bir geceydi. Bir Avrupa Şampiyonası’nın en gizli maçının muhteşem olabileceğinin bir göstergesiydi. Özellikle de bu bir ya hep ya hiç 16 Turu maçıysa. Türkiye hayal kurmaya devam ediyor. Çeyrek finalde Hollanda’ya karşı oynayacak. Arda Güler asist yaptı, Merih Demiral uyguladı ve gol attı ve Mert Günok maçın son oyununda olağanüstü bir el ile kurtardı.”
“CORRIERE DELLO SPORT: KENAN VE ARDA TARİHE GEÇTİ
“Türkiye, EURO 1964’teki Macaristan- Danimarka maçından bu yana Avrupa Şampiyonaları ve Dünya Kupaları arasındaki eleme maçlarında iki 20 Yaş Altı oyuncusunu sahaya süren ilk takım oldu. (Arda Güler ve Kenan Yıldız)”
GAZZETTA: AŞAĞILANMAYI TELAFİ ETTİLER
“Merih Demiral abarttı: Avusturya’da duble, Montella’nın Türkiye’si çeyrek finalde. Eski Juve ve Atalanta defans oyuncusu iki gol atarken, Gregoritsch finalde Avusturyalılar için yeterli olmadı. Montella, Cumartesi günü Berlin’de Hollanda ile karşılaşacak.”
BILD: MERİH SAHANIN EN BÜYÜK KAHRAMANI
“Vincenzo Montella’nın takımı Leipzig’de gizli favori Avusturya’yı 2:1 yenerek Avrupa Şampiyonasında çeyrek finale yükseldi. Savunma oyuncusu Merih Demiral sahanın en büyük kahramanı. Her iki golü de attı ve takımını öne geçirdi.”
THE SUN: BİR ÜLKENİN RÜYASINI GERÇEKLEŞTİREN ÇOCUK
“Merih Demiral iki gol atarak Ralf Rangnick’in ateşli takımını sersemletti ve Türkiye Euro 2024 çeyrek finaline yükseldi. Leipzig İstanbul’a dönüşürken onun adı Almanya’da yankılandı. Her Türk bu sloganı attı: “Arda Güler.”
DAILY MAIL: TÜRKİYE’DE TAHMİN EDİLEMEYEN BİR ŞEY VARDI
“Olması gerektiği gibi vahşi, çiğ, ateşli bir turnuva futbolu gecesi – takımlar hayatları buna bağlıymış gibi oynuyor ve çok sayıda kırmızı giymiş insan yağmur altında çılgınca bir aşağı bir yukarı zıplıyordu. Avusturya, Ralf Rangnick tarafından tasarlanan pres yöntemiyle ve Mart ayında Türkleri 6-1 yendikleri düşünüldüğünde, büyük bir inançla geldi.”
SPORMEDIASET: MERT’İN ELDİVENLERİ…
“Eğer Merih Demiral bir başyapıtsa, Mert Günok da bir sanatçıdır. Vincenzo Montella’nın cesaret ve üstün yetenek karışımı Türkiye’si çeyrek finalde. Eski Juventus ve Atalanta defans oyuncusu yankılanan bir duble ile Osmanlı süper kahramanı rolünü oynadıysa, ikinci yarının ortasında Mert’in eldivenleri ve refleksleri de imza bir kurtarışla geceyi tamamladı.”
EUROSPORT: HAK EDİLMİŞ BİR ZAFER
“EURO 2024 son 16 turu maçı olan Avusturya-Türkiye karşılaşması Leipzig’de 1-2 sona erdi. Merih’in golleri belirleyici olurken, Avusturyalılar Gregoritsch’ten yeterli katkıyı alamadı. Tarihinde üçüncü kez Avrupa Şampiyonalarında çeyrek finale yükselen Türkiye için hak edilmiş bir zaferdi. Avusturya hemen darbe aldı ve ardından Türk duvarını aşmakta büyük zorluk çekti. Rangnick’in takımı sonuna kadar çabaladı, 66. dakikada Gregoritsch ile farkı azalttı ve son saniyede Günok’un Baumgartner’e yaptığı muazzam kurtarışı gördü. İki ‘yıldız’ Yıldız ve Güler çeyrek finalde.”
]]>“Yeryüzü Cenneti Bitlis Nemrut Krater Gölü’nden Tarihi Adıyaman Nemrut’a Pedallıyoruz 2. Bisiklet Festivali”, Adıyaman’daki tarihi Nemrut Dağı’nda son buldu. Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu tarafından Nemrut Krater Gölü kıyısında startı verilen festivale katılan sporcular, Bitlis’teki tarihi ve doğal güzellikleri dolaştıktan sonra Batman’a gitti. Van Gölü Aktivistleri Derneği tarafından organize edilen festival kapsamında Batman ve Diyarbakır’daki tarihi ve doğal güzellikler ziyaret edildi.
1147 yılında Artuklular döneminde inşa edilmiş tarihi Malabadi Köprüsü ile Batman Çayı’nı geçen katılımcılar, daha sonra UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki tarihi Diyarbakır Kalesi surlar ile miras alanının parçası olan Dicle Nehri üzerindeki On Gözlü Köprü’de halay çekti.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin boğaz köprüsü olarak nitelendirilen Türkiye’nin en uzun üçüncü asma köprüsü Nissibi Köprüsü’nde pedal çeviren sporcular, Fırat Nehri kıyısında mola verdikten sonra Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan 2 bin 206 metre yükseklikteki Nemrut Dağı’na çıktılar.
Nemrut Dağı’nda açıklama yapan Van Gölü Aktivistleri Derneği Genel Başkanı Erdoğan Özel, “Yeryüzü Cenneti Bitlis Nemrut Krater Gölü’nden Tarihi Adıyaman Nemrut’a Pedallıyoruz 2. Bisiklet Festivali’nde şu anda finaldeyiz. Amacımız, iki Nemrut arasında bir yol oluşturmaktır. Özellikle tarihine, doğasına ve kültürüne dikkat çeken bir kültür yolu oluşturmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediğimiz bu projemizi gerçekleştirdik. Geleneksel hale getirdiğimiz bu etkinliğe her yıl katılım artıyor. Yurt içinden ve yurt dışından 70 kişilik bir sporcu kafilesiyle şu an Adıyaman’daki tarihi Nemrut Dağı’ndayız. Bitlis’teki doğal güzelliğe sahip Nemrut Kalderası’ndan çıktık ve Ahlat ile Adilcevaz’daki tarihi yerleri dolaştık. 8 gün süren bisiklet turu kapsamında Bitlis’teki tarihi yerleri gezdik. Sonra Batman’daki tarihi yerleri ziyaret ettik ve Malabadi Köprüsü’ne gittik. Daha sonra Diyarbakır’daki On Gözlü Köprü, Ulu Cami, 4 Ayaklı Minare, surlar ve diğer tarihi yerleri dolaştık. Ardından Fırat Nehri’nin güzelliğine şahitlik ederek Nissibi Köprüsü’nde geçtik ve Nemrut’a geldik. Gerçekten tarihi ve doğal güzelliklerin yer aldığı harika bir parkur oldu. Bitlis Valiliği himayesinde bu projemizi gerçekleştirdik ve projemize belediyeler ile diğer kurumlar destek verdi. Bitlis Valiliği başta olmak üzere Tatvan, Adilcevaz, Ahlat kaymakamlıklarına ve Bitlis ile Adilcevaz belediyelerine desteğinden dolayı teşekkür ediyorum. Projemize, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası ile bazı iş insanları da katkı sundu” diye konuştu.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bitlis Valiliği, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA), kaymakamlıklar, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle gerçekleşen tura katılan sporcular ile doğaseverler, Bitlis Nemrut’tan Adıyaman Nemrut’a kadar 450 kilometre pedal çevirdikten sonra araçlarla geri döndü. – BİTLİS
]]>Güçlü bir spor yazarı kadrosu olan Guardian gazetesi Türkiye Avusturya maçına iki ayrı yazıyla yer verdi. Bu yazılardan biri yalnızca Arda Güler’e odaklandı.
Maçı Leipzig’de stadyumda izleyen Jonathan Liew yazısına, “Heyecan verici yıldız Güler, bir bitiriciye dönüşürken Türkiye’nin nesiller sonra en büyük gecesine şeflik etti” başlığı taşıyor.
Liew yazısında Arda Güler’in Fenerbahçe ve Read Madrid’deki performanslarına pozisyonlar üzerinden göndermeler yaparken maçın bir anını öne çıkarıyor:
“Maçın 59. dakikasıydı. Bir korner atılacaktı ve Arda Güler topun başına gitti. Stadyumdaki en hararetli Avusturya taraftarının bulunduğu bölüme yaklaşırken üzerine dolu fırtınası gibi plastik bira bardağı yağıyordu. Tüm gece yağan yağmur zirve yapmıştı. Türkiye 1-0 öndeydi ve Güler topun başında yalnızdı. Elini havaya kaldırdı ve salladı ama boğuluyorum demek için değildi bu hareket.
“Güler’in neler yapabileceğini biliyorduk elbette. Çalıştırıcıları ve takım arkadaşlarının övgüleri, Gürcistan’a attığı gol, Madrid’de sezon biterken parlaması… Futbol topuyla neler yapabileceğini biliyorduk ama bilmediğimiz şey bunu ne zaman yapabileceğine ilişkindi.
“Bilmediğimiz kısım; cezalı Hakan Çalhanoğlu’nun yokluğunda, en büyük futbol sahnelerinden birinde, turnuvanın en iyi takımlarından birine karşı, Avrupa’nın en parlak genç oyuncularından biri lider olabilecek miydi? Heyecan verici yıldız, bitirici olabilecek miydi? Cevabımızı saniyeler içinde aldık.
“İnanılmaz bir mücadele ve savaşın yaşandığı gecede, Güler sadece yaratıcı oyuncu değil aynı zamanda sahanın şefiydi de… Pasör değil, bir Paşa’ydı. Türkiye’nin nesiller sonra en büyük gecesinin kalbi, ciğerleri ve mareşaliydi.”
“Çeyrek final, Türkiye’den uzakta bir Türkiye olan Berlin’de oynanacak. Türkiye bu seviyeye abone bir ülke değil. Ama en azından artık bu seviyeyi sahiplenen bir oyuncuları var.”
‘Türk futbol tarihine geçecek bir an’
Yine maçı stadyumda takip eden Nick Ames’in maç yazısı ise Mert Günok’un “mucize” kurtarışı ile başlıyor:
“Maçın tamamı epik nitelikte bir kalitede geçti ve Türk futbol tarihine geçecek bir an sonucu belirledi.
“Türkiye, stadyumdaki dumana, ağır yağmura, sağır edici ıslığa ve arka arkaya gelen Avusturya ataklarına karşı üstünlüğünü korumaya çalışıyordu. Alexander Prass, daha çok umutla, içeriye doğru derin bir top havalandırdı. Top Christoph Baumgartner’ın yönüne ilerliyordu ki o da kendisini tutan oyuncudan kurtuldu ve Leipzig gökyüzüne yükseldi. Heyecan fırtınası için set hazırdı. Kafa vuruşunda yanlış olan az şey vardı; topu yere vurdu ve sekerek hızla havalandı. Mert Günok’un nasıl olup da bu topu çeldiği bir bilinmezliğin konusuydu. Artık kutlamalar başlayabilirdi.”
‘Avrupa futbol tarihinin en iyilerinden biri’
BBC Spor’dan Chris Bevan da Mert Günok’un kurtarışını öne çıkarıyor ve “Gordon Banks’in 1970 Dünya Kupası’nda Pele’nin vuruşunu çelmesi ‘yüzyılın kurtarışı’ olarak anılıyor. Yoksa ona denk bir kurtarış mı gördük?” diyerek yazısına başlıyor.
Ada medyasında yapılan yorumlarda Mert Günok ile Gordon Banks çokça karşılaştırıldı.
Maçı anlatan BBC Radyo 5’ten Matthew Upson da “Bu bir Gordon Banks anı. İnanılmaz” ifadelerini kullandı.
Eski bir profesyonel futbolcu olan Chris Sutton da Günok’un kurtarışı için “Avrupa futbol tarihinin en iyilerinden biri” dedi.
The Times’taki maç yazısında ise Türkiye’nin açık oyunun Avusturya maçı öncesi de büyük beğeni topladığı ancak bu maçta oyunlarının farklı bir yönünü gösterdikleri vurgulandı:
“Sabırla, disiplinle ve cesaretle defans yaptılar. 66. dakikada yedek oyuncu Michael Gregoritsch’in kornerden attığı gole rağmen Türkiye disiplini bozmadı.”
]]>Hollanda medyası ve futbol kamuoyunda, Leipzig’de Türkiye ile karşılaşan Avusturya, maçın mutlak favorisi olarak gösteriliyordu.
Hollandalı futbol yorumcuları, Portakalları 3-2, Polonya’yı da 3-1 yenerek D Grubu’nu Fransa’nın önünde lider tamamlayan Avusturya’nın, 2 ay önceki hazırlık maçında Türkiye karşısından 6-1’lik sonuçla ayrıldığına vurgu yapıyordu.
Hollanda’nın popüler gazetelerinden AD, Türkiye’nin galibiyetinde, “Real Madrid’in zarif yeteneği Arda Güler’in” rolüne dikkat çekti ve “iki güçlü korner atışıyla Merih Demiral’ı kahraman konumuna taşıdığını” yazdı.
Euro 2024 maçlarını canlı veren kamu yayıncısı NOS, Türk Milli Takımı’nın Avusturya karşısındaki performansından övgüyle söz etti.
NOS, “Hollanda’nın bir sonraki rakibi Türkiye” başlıklı haberinde, Avusturya maçının kahramanı olarak kaleci Mert Günok ve iki golün sahibi Merih Demiral’ı seçti.
Hollanda medyası, özellikle son saniyede Cristoph Baumgartner’in kafa vuruşunda Mert Günok’un topu çelmesinin, çeyrek finali getiren en önemli pozisyonlardan biri olduğunun altını çizdi.
NOS yorumcusu ve Hollanda futbolunun önemli isimlerinden bir olan Marco van Basten, genç bir ekip olan Türk Milli Takımı’nın mücadelesinden övgüyle söz etti.
NOS, maçın ardından Hollanda doğumlu milli oyuncular Orkun Kökçü ve Ferdi Kadıoğlu ile canlı röportaj yaptı.
Kökçü, 6-1’lik hazırlık maçına işaret ederek, “Bu o maçın intikamıydı” dedi.
Orkun Kökçü, sarı kart cezası nedeniyle Hollanda karşısında forma giyemeyecek olmasından dolayı buruk hissettiğini söyledi.
Kökçü, “Fakat takım arkadaşlarımın Hollanda’ya karşı iyi bir maç çıkaracaklarına inanıyorum” dedi.
Ferdi Kadıoğlu ise, Hollandalı muhabirin, “Hollanda Milli Takımı olarak, Türkiye’den korkmalı mıyız?” sorusuna, “Kesinlikle korkmalısınız” karşılığını verdi.
Hollanda doğumlu olan Kadıoğlu, 18 yaşına kadar bu ülkede yaşamış ve futbol oynamıştı.
Türk Milli Takımı’yla katıldığı ilk turnuvada çeyrek finale çıkmanın harika bir duygu olduğunu belirten Kadıoğlu, Hollanda maçının kendisi için çok özel olacağını vurguladı.
Almanya’daki Türkiye taraftarlarının önemli bir katkı sağladığına da işaret eden Fenerbahçeli yıldız oyuncu, hedeflerinin Avrupa Şampiyonası’nda final oynamak olduğunu söyledi.
Hollanda Avusturya’ya yenilmişti
RTL haber kanalı, gelişmeleri, “Türkiye, Avusturya karşısındaki sürpriz galibiyetin ardından Hollanda’nın rakibi oldu” başlığıyla aktardı.
Haberde, “Türkler, Avusturya’ya karşı aldıkları 2-1’lik zorlu zaferin ardından sürpriz bir şekilde yoluna devam ediyor” dendi.
Hollanda’nın önde gelen gazetelerinden De Telegraaf, “Türkiye Avusturya’yı yendi ve çeyrek finalde Hollanda’nın rakibi oldu” başlıklı haberinde, daha milli marşlar biter bitmez Türklerin golü bulduğunu vurguladı.
AD gazetesi ise Türkiye’nin, “heyecan verici bir galibiyet” sonrası çeyrek finale yükseldiğini ve defans oyuncusu Merih Demiral’in rüya gibi bir akşam yaşadığını” aktardı.
AD’ye göre, kaleci Mert Günok, uzatmanın son saniyelerinde turnuvanın en iyi kurtarışlarından birini yaptı.
AD, maçın sonunda çoğunluğu Almanya’da yaşayan Türk taraftarların, Avusturya tribünlerine karşı karşı “Auf Wiedersehen (güle güle)” şarkısını söylediğini de aktardı.
De Volkskrant gazetesi de, “Hollanda, grup aşamasında 3-2 mağlup olduğu Avusturya ile oynamak zorunda olmasa da, geleneksel olarak zorluk yaşadığı bir rakip olan Türkiye’de karşılaşacak” yorumunu yaptı.
Gazeteye göre, Hollanda ve Türkiye birbirlerine karşı toplam 14 uluslararası maç oynadı. Bunlardan 6’sını Hollanda, 4’ünü Türkiye kazandı. 4 maç da berabere sonuçlandı.
Voetbal International dergisi, Türkiye’nin 2-1’lik skorla Avusturya’yı şaşırttığını yazdı.
Derginin yorumunda, Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın ödevini iyi yaptığı ve Hollanda’nın Avusturya’ya karşı 3-2 yenildiği maçtan yararlı dersler aldığı belirtilerek, “Türkiye, Avusturya’nın taktiklerini önemli ölçüde bozdu” dendi.
Hollanda medyasında, Mert Günören ve Merih Demiral’ın yanı sıra, Arda Güler, Ferdi Kadıoğlu ve Orkun Kökçü’nün oynadığı oyundan övgüyle söz edildi.
Hollanda medyası, çeyrek final karşılaşmasının, ‘Türkiye dışındaki en büyük Türk kenti’ olan Berlin’de oynanacak olmasının büyük bir seyirci desteği sağlayacağına işaret ediyor.
Türkiye – Avusturya maçının ardından Hollanda’da Türkiye kökenli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı birçok kentte sevinç gösterileri düzenlendi.
Amsterdam, Rotterdam, Lahey ve Tilburg başta olmak üzere birçok kentte Türk Milli Takımı taraftarları, araç konvoyu oluşturup, yasak olmasına rağmen klakson çalarak galibiyet kutlaması yaptı.
]]>Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda cimnastikte Türkiye’yi temsil edecek Şavkar Cimnastik Spor Kulübü sporcuları Adem Asil, Ahmet Önder ve İbrahim Çolak için uğurlama töreni düzenlendi.
Olimpiyat hazırlıklarına İzmir’de devam eden sporcular için İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde düzenlenen törende konuşan Medical Point Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Veysi Kubba, Şavkar Kulübü ile yaptıkları iş birliğinin çok önemli olduğunu söyledi.
Kubba, Türkiye’nin başarılı sporcularını sağlık yönünden desteklemelerinin önemli bir görev olduğunu belirterek, “Bu görevi üstlenmiş olmanın büyük gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Şavkar ailesi ümit ediyorum olimpiyatlarda ülkemize çok değerli madalyalar kazandıracaktır. Bu madalyalar, bugün burada gördüğümüz genç kardeşlerimizin de önünü açarak bir rehber olarak onların aydınlanmasına, onların ileride başarılı birer sporcu olmalarına çok önemli katkısı olacaktır” ifadelerini kullandı.
İSMAİL GÖKTEKİN: TEK HAYALİMİZ OLİMPAYATTA MADALYA ALMAK
Şavkar Cimnastik Spor Kulübü Başkanı ve Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkan Vekili İsmail Göktekin, Türkiye’den olimpiyatlara giden kulüpler arasında 7’nci sırada bulunduklarını belirterek şöyle konuştu:
“Spor Bakanlığı’nın 2010’da yaptığı alet yardımları, il müdürlüğünün sağlamış olduğu olanaklar ve federasyonun destekleriyle bugünlere geldik. İnşallah Paris Olimpiyatları’nda madalyaya en yakın sporcularımızla final yapacağız ve inşallah madalyayı alacağız. Bizim tek hayalimiz, tek hedefimiz olimpiyatlarda madalya alabilmek. Bunu da başaracağız. Ondan sonra rotamızı 2028, 2032 ve 2036 olimpiyatlarına çevireceğiz.”
SELÇUK ÇEBİ: TOKYO’DAKİ MADALYA SAYIMIZI ARTIRACAĞIZ
Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sporcu Yetiştirme Daire Başkanı Selçuk Çebi de cimnastikte 10 sene önce madalya kazanmanın imkansız olarak değerlendirildiğini ama gelinen noktanın ortada olduğunu söyledi.
Şavkar Kulübünün çok büyük bir aile olduğunu kaydeden Çebi, “Burada genç kardeşlerimi görüyorum. Pırıl pırıllar ve bu anlamda onlar da inşallah 2028 veya 2032’de olimpiyat tanıtımı yaparken burada onlardan birkaç kişi olacağına inanıyorum. Ümit etmiyorum, inanıyorum. İnşallah olimpiyat madalyasından en az bir tanesini de İzmir’e tekrar getirecekler. Türkiye olarak da Tokyo’daki madalya sayımızı artırmayı düşünüyoruz, inşallah bunu başarırız” diye konuştu.
MURAT ESKİCİ: BÜTÜN BRANŞLARDA SPORCULAR YETİŞTİRECEĞİZ
İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, İzmir’in spor altyapısının çok güçlü olduğunu ve bunu artırmaya devam ettiklerini belirterek, “İnanıyorum ki 2028’de, 2032’de sadece cimnastikte değil, bütün branşlarda çok daha fazla sporcuyu İzmir’de yetiştireceğiz ve daha fazla sporcuya katkı sağlama imkanı sunacağız” dedi.
İBRAHİM ÇOLAK, BAŞARIYA İNANIYOR
Milli cimnastikçi İbrahim Çolak da Paris’te yeni olimpiyat madalyası kazanmaya çok yakın olduklarına inandığını söyledi.
2019’da Dünya Şampiyonası’nda Ahmet Önder ile kazandıkları madalyaların Türk cimnastiğine yeni kapılar açtığını kaydeden İbrahim Çolak, şöyle konuştu:
“Başarılar birçok sporcuya ilham kaynağı oldu. Artık kimse hiçbir başarıya imkansız diye bakmıyor. Bu çok güzel ve şu anda geldiğimiz nokta olimpiyatlarda madalya alma hedefini konuşuyoruz. Tabii ki bütün spor branşlarında olduğu gibi cimnastikte de tecrübeli sporcu olmak çok önemli. Tokyo’ya gittiğimiz zaman bir olimpiyat tecrübemiz yoktu. Tabii ki orada pandemi süreci vardı, herkes çok farklı durumlarla karşılaştı ama orada biz tecrübe edindik. Ben inanıyorum o tecrübeyle çalışmalarımızı birleştirerek, Paris’te daha iyi başarılara imza atacağız.”
AHMET ÖNDER: HİÇBİR ZAMAN PES ETMEDİK
Ahmet Önder ise kendilerinin çok büyük bir yapbozun parçaları olduğunu belirterek, “Arkamızda büyük emekler, fedakarlıklar var. Başarılara ulaşmadan önce çok zor yollardan geçtik. Bu yolları da sağlam adımlarla, sağlam desteklerle atlattık. Karşımıza bazı sıkıntılar çıktı ama hiçbir zaman yılmadık. Hiçbir zaman pes etmeden umutlu bir şekilde yolumuza devam ettik” dedi.
Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na tecrübeli şekilde gideceklerini aktaran Ahmet Önder, “Ne yapmamız gerektiğini, nasıl hazırlanmamız gerektiğini bilerek Paris’e gideceğiz. Orada nasıl davranmamız gerektiğini biliyoruz ve inanıyorum ki Türk cimnastiği adına yeni başarılar alınacak” değerlendirmesinde bulundu.
ADEM ASİL HEDEFİNE ULAŞTI
Adem Asil de olimpiyata katılmanın her sporcunun hedefi olduğunu belirterek, “Tokyo’dan sonra Paris’te de bu hedefi gerçekleştirdim. Almanya’ya gideceğiz. Bakanlığımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
]]>Maçı Portekizli hakem Artur Soares Dias yönetecek.
Ay Yıldızlılar’da sarı kart cezalıları Hakan Çalhanoğlu ve Samet Akaydın forma giyemeyecek. Cezası nedeniyle son maçta kadroda yer almayan defans oyuncusu Abdülkerim Bardakcı ise bu akşam forma giyebilecek.
Türkiye, EURO 2024’te F Grubu’nda Portekiz, Çek Cumhuriyeti ve Gürcistan ile yarıştı. Ay Yıldızlılar iki galibiyet ve bir mağlubiyet sonucu 6 puanla, grubu Portekiz’in averajla gerisinde ikinci sırada tamamladı.
Avusturya ise D Grubu’nu 6 puanla Fransa ve Hollanda’nın önünde ilk sırada yer aldı. İlk maçta Fransa’ya 1-0 yenilen Avusturya, daha sonra Polonya’yı 3-1, Hollanda’yı ise 2-1 mağlup etmişti.
Avusturya, Teknik Direktör Ralf Rangnick yönetiminde oynadığı futbol ile istikrarlı bir takım olarak görülüyor.
Takımın genç kanat oyuncusu Alexander Prass, “Her şeyi yapabileceğimize inanıyoruz. Grubu lider bitireceğimize çok az kişi inanıyordu ama bunu başardık” dedi.
Avusturya, Mart ayında Türkiye ile oynadığı hazırlık maçını 6-1 kazanmıştı.
Çek Cumhuriyeti maçının son dakikalarında Türkiye’ye galibiyeti getiren golü atan Cenk Tosun, daha önce Avusturya’ya karşı ağır bir yenilgi aldıklarını ancak bu kez kazanmak istediklerini söyledi.
Tosun, Türkiye’nin turnuvada 2008’de yarı final oynadığını hatırlatarak, “Her zaman EURO 2008’deki başarıyı hayal ederek oynuyoruz” dedi.
Türkiye ve Avusturya, tarihlerinde 18. kez karşılaşacak.
Bu maçların yedisini Türkiye, dokuzunu ise Avusturya kazandı. Sadece bir maç berabere bitti.
Muhtemel 11’ler
UEFA’nın aktardığı muhtemel 11’ler şöyle:
Avusturya: Patrick Pentz; Stefan Posch, Kevin Danso, Philipp Lienhart, Phillipp Mwene; Nicolas Seiwald, Florian Grillitsch; Konrad Laimer, Christoph Baumgartner, Marcel Sabitzer; Michael Gregoritsch
Cezalı: Patrick Wimmer
Sarı kart sınırındaki futbolcular: Marko Arnautovic, Christoph Baumgartner, Kevin Danso, Konrad Laimer, Phillipp Mwene, Stefan Posch, Leopold Querfeld, Maximilian Wöber
Türkiye: Mert Günok; Mert Müldür, Merih Demiral, Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu; İsmail Yüksek, Kaan Ayhan; Kenan Yıldız, Arda Güler, Barış Alper Yılmaz; Cenk Tosun
Cezalı: Hakan Çalhanoğlu, Samet Akaydın
Sarı kart sınırındaki futbolcular: Kaan Ayhan, Uğurcan Çakır, Zeki Çelik, Arda Güler, Mert Günok, Orkun Kökçü, Mert Müldür, Salih Özcan, Kenan Yıldız, İsmail Yüksek
‘Avusturya’nın belki de en iyi takım olduklarını düşünüyorum’
Türkiye A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzon Montella, Pazartesi günü yaptığı basın toplantısında, “Avusturya iyi bir takım, belki de en iyi takım olduklarını düşünüyorum” dedi.
Avusturya’yı “Çok agresif, pres yapan ve iyi bir geçiş oyunu oynayan takım olarak” tanımlayan Montella, sözlerine şöyle devam etti:
“Birkaç gün önce yaptığım bir yorum vardı, ‘Bana kulübü anımsatıyorlar’ diye. Her anlamıyla bütün bir takım. Avusturya’ya karşı oynadığımız hazırlık maçının ilk yarısı son derece eşitti, başka bir skorla da bitebilirdi. İkinci yarıda psikolojik olarak düşüş yaşadık. Bunu toparlayamadık. Ağır bir mağlubiyet oldu. Bu kadar büyük skor farkıyla oyuncu ve hoca olarak maç kaybettiğimizi hatırlamıyorum. Hazırlık maçı başka, bu maç başka olacak. Karşı takımın hocası da bundan bahsetti. Umarım bu sefer sonuç farklı olur.”
‘Şampiyon olmak imkansız değil’
Avusturya Teknik Direktörü Ralf Rangnick ise, Türkiye’nin “duygusal bir takım” olduğunu savundu.
Bu nedenle oyuncularının enerjisini sahaya yansıtması gerektiğini kaydeden Rangnick, “Varımızı yoğumuzu yarın sahaya dökeceğiz. Son birkaç maçta yaptıklarımızı yapmamız gerek. Turnuvanın başında söylediğim bir şey vardı, şampiyon olmak ya da finale kalma imkansız değil” dedi.
‘Belki 6-1’lik utanç olumlu yönde kullanılabilir’
İngiliz Guardian gazetesinin maç öncesinde yayımladığı analizinde Mart ayındaki 6-1’lik maça yer verildi.
Futbol muhabiri Nick Ames, gazetedeki yazısında Türkiye’nin grupta oynadığı üç maçın da “gürültülü, karmaşık ve içgüdüsel” geçtiğini, Montella’nın oyuncularının bu enerjiden beslendiğini belirtti. Ancak Ames’e göre “Türk oyuncular Avusturya’nın netliğiyle karşı karşıya kaldıklarında da bu durumu kendi lehlerine kullanmaları gerekiyor.”
Ames analizine şu sözlerle devam etti:
“Belki de Mart ayındaki hazırlık maçında yaşanan utanç da olumlu yönde kullanılabilir. Montella’nın bazı oyuncuları bunu motivasyon olarak gördü. Montella, kendisi de Pazartesi günü yaptığı basın toplantısında bu mağlubiyeti “kişisel olarak aşağılayıcı bir sonuç” olarak tanımladı. Ama aynı zamanda artık geçmişe sünger çekileceğini de belirtti. ‘Hazırlık maçı başka, bu maç başka olacak. Ralf Rangnick de bunu biliyor.’
“Türkiye intikam alma dürtülerini doğru şekilde kanalize etmeli. Bu konu Montella’yı açıkça endişelendiriyor. İtalyan hoca, ‘İlk mesele duyguların işimize engel olmasına izin vermemek. Öç alma duygusuna kapılamazsınız. Çünkü doğru düşünmenizi engeller’ dedi.”
Ames ayrıca, Avusturya’nın oynadığı maçlarda görkemli bir başlangıca imza attıklarını belirtti ve “Son yedi maçlarının altısında ilk 10 dakikada gol attılar” dedi.
]]>“ÇOK MUTLUYUM”
Kamp sürecini değerlendiren Mourinho, “Bizler için oyuncularımın her şeylerini verdiği bir kamp oldu. Kolay bir hafta geçmedi çünkü ilk hafta her zaman zordur. Günde iki idman yaptık. Herkes de çalışmalarımıza çok odaklanmış bir şekilde elinden gelenin en iyisini yaptı. Biz orada antrenmanlarımıza odaklanmaya çalıştık, cumartesi günü oynadığımız maçtan ziyade. Kolay değil öyle bir hazırlık maçı oynamak. Çünkü oyuncular maçtan önce zaten hafta boyunca yapmış olduğumuz çalışmalardan dolayı yorgundu ama benim oyuncularımı tanımam için iyi bir fırsattı. Aynı şekilde onların beni tanıması için de iyi bir fırsattı. Çok fazla eksik oyuncumuz vardı ama bu benim için de her zaman bir fırsat oldu çünkü elimdeki genç oyuncuları görme fırsatı yakaladım. Aynı zamanda Kulübümüzün organizasyonunun seviyesini anlamam için de benim için güzel geçti diyebilirim. Bir hafta boyunca hiçbir hata olmadı. Gerçekten her şey çok iyi ve organize bir şekilde ilerledi. Bu sebeple geçirmiş olduğumuz ilk haftadan çok mutluyum” dedi.
“ÇAĞLAR’IN NE İSTEDİĞİNİ BİLİYORUM”
Çağlar Söyüncü’nün bonservisinin alınması hakkında da konuşan Mourinho, “Çok mutluyum. Başkanımıza da teşekkür ediyorum çünkü kalmasını istediğim oyunculardan bir tanesiydi. Çağlar’ın da oyuncu olarak çok sevdiğim, çok hoşuma giden özellikleri var. Daha önce de kendisi kalmak istediğini belirtmişti. Biz kulüpte kalmak isteyen, kulübe bağlılığı olan oyuncuların her zaman Takımımızda olmasını isteriz ki ben Fenerbahçe’ye gelmeden önce kendisiyle Roma’da çalıştığım dönemde ilgilenmiştim, onu takıma katmak istemiştim fakat bu mümkün olmadı. O, benim neler istediğimi biliyor, ben de onun neler istediğini çok iyi biliyorum. O burayı çok seviyor ve buraya kalıcı olarak transfer olmak istedi. Atletico Madrid’in pek çok opsiyonu vardı ama Kulübümüz gerçekten çok iyi bir iş çıkarttı. Çağlar da burada kalmak için çok uğraştı. Yarın bizimle Avusturya’ya gelecek. Avusturya’da geçireceğimiz kamp bizler için çok önemli çünkü Avrupa Şampiyonası’nda da çok fazla oyuncumuz var. Kendisi de sakatlığı sebebiyle Avrupa Şampiyonası’na katılamamıştı. Dolayısıyla yarın bizlerle birlikte çalışmalara başlayacak. Bizim için çok önemli olacak” dedi.
“UMARIM MAAŞLARI ÖDEYEBİLİRLER”
Ezeli rakiplerine de gönderme yapan deneyimli teknik adam, “Basın için transfer dönemi 12 ay boyunca açıktır. Kulüpler için bu farklı ama basında 12 ay boyunca transfer dönemi devam eder. Bu aslında insanlar için keyiflidir ama bir yandan da gerçekler vardır. Bazı takımlar şimdiden çok fazla transfer yaptılar ki bunun da lig için iyi olduğunu düşünüyorum. Ama umarım maaşları ödeyebilirler çünkü gerçekten çok yüksek maaşlar ödeniyor. Umarım ileride bu konuda problem yaşamazlar ki aslında bu bizim problemimiz değil. Bizim başka takımlara değil, kendimize bakmamız gerekiyor. Bizler ihtiyacımız olan istediğimiz profilleri belirledik. Buraya geldiğim birinci günden itibaren de bunu konuşuyoruz, ihtiyacımız olan profilleri biliyoruz. O yüzden biliyorum çok yakın bir zamanda ilk resmi maçımızı oynayacağız. Bu biraz üzerimizde baskı oluşturuyor ama sakin olmamız gerekiyor. Duygusal davranmamamız gerekiyor. Doğru oyuncuları doğru anlaşmalarla getirmemiz gerekiyor. Acele etmememiz gerekiyor. Bizim zaten çok fazla, 6, 7, 8 oyuncu getirmemiz gibi bir durum yok. Önceliklerimizi biliyoruz. Farkındayım, insanların gözünde Çağlar zaten bir Fenerbahçe futbolcusu gibiydi ama aslında değildi. Kiralık olarak gelmişti. Dolayısıyla onu Takımımıza tekrar kattık ve Takımımıza iyi bir stoper kazandırdık” ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki haftalardan itibaren de tahmin ediyorum ki bizim yaklaşımımıza uyacak oyuncuları kadromuza katacağız. Hiçbir takım transfer döneminde şampiyon olmaz. Şampiyonluklar nisan ayında, mayıs ayında kazanılır. Transfer sezonunda ancak transfer kupası kazanırsınız ki böyle bir kupa yok zaten. Sakin olmamız gerekiyor, ne istediğimizi biliyoruz. Eminim ki istediğimiz şeyleri de bu süre içerisinde yapacağız. Benim şu an transfer döneminde basında konuşulanların keyfini çıkaracak vaktim yok. Ben çalışmalarıma odaklanmış durumdayım. Biliyorum ki basında, internette pek çok yalan haberler yazılıyor, gerçekler yazılıyor. Benim bunlarla keyifli vakit geçirecek zamanım yok. Ben tamamen işime odaklanmış durumdayım. Şimdi Avusturya’ya gideceğiz, orada kamp geçireceğiz. İki hafta sonra resmi maçlar başlayacak. İkinci haftada Livakovic, Tadic ve Szymanski Takımımıza katılacaklar. Djiku ve Bright döndüler, önümüzdeki ilk hazırlık maçında oynayacak durumdalar. Sanıyorum Çağlar Söyüncü de ilk hazırlık maçında oynayacak durumda.” şeklinde bir açıklama yaptı.
“YEMEKLER ÇOK GÜZEL”
Yemekleri çok beğendiğini söyleyen antrenör, “Pasta kesme kültürü Türk kültürü mü yoksa kulübe ait bir kültür mü bilmiyorum ama burada gördüğüm güzel şeylerden biri. Ben kariyerimde farklı yerlerde çalışıp oranın kültüründen farklı şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Burada da yapılan pasta seremonisini seviyorum. Aslında bir bebeğe yedirir gibi –bebek dediğim doğum günü sahibi oluyor- yaşça büyük olanın pasta yedirmesi çok güzel oluyor. Oyuncular hep birlikte oluyor, bir aile ortamı oluşturuluyor. Aynı zamanda buradaki negatif şeylerden biri yemeklerin çok güzel olduğu. Ben normalde kendime iyi bakan biriyim, burada iki kat iyi bakmam gerekiyor çünkü yemekler gerçekten çok güzel” ifadelerini kullandı.
]]>İZMİR’de yüksek kar vaadiyle, Karşıyaka Spor Kulübü’nün 3 yöneticisi ile 4 iş insanını 250 milyon lira dolandırdığı ileri sürülen ve intihar girişiminde bulunan, ardından psikiyatri servisine yatırılan Denizbank Bornova Şube Müdürü Hatice Ö.’nün (48) tedavisi sürüyor. Hatice Ö.’nün, özellikle Denizbank’ta yüklü miktarda mevduatı olanlarla temas kurup, dolandırıcılık ağının içine düşürdüğü iddia edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan banka personeli E.Y. ile döviz bürosu çalışanı A.A. bugün adliyeye sevk edildi.
Denizbank Bornova Şube Müdürü ve aynı zamanda Karşıyaka Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi ve Karşıyaka Altyapı Basketbol Şube Başkanı da olan Hatice Ö., iddiaya göre, yüksek kar vaadiyle fon ve altın alarak değerlendirmek üzere kulübün 3 yöneticisi ile 4 iş insanından yaklaşık 250 milyon TL topladı. Ancak, topladığı paraları fona yatırmayan, altın da almayan Hatice Ö.’nün parayı döviz bürosu sahibi Serkan Çelik’e (48) gönderdiği ileri sürüldü. İddiaya göre; Hatice Ö., para topladığı kişilere zaman zaman ihtiyaçları kadar para gönderdi ancak bir süre sonra iş insanları dolandırıldıklarını anladı. Mağdurlar durumu polis ekiplerine bildirip, Hatice Ö. hakkında şikayetçi oldu.
YEMEK YEMEYİ REDDEDİYOR
Polis olayla ilgili çalışma başlatırken, yüzlerce kişiyi benzer şekilde dolandırdığı ileri sürülen Hatice Ö. hakkında, 27 Haziran’da gözaltı kararı çıkarıldı. Yakalama için çalışma başlatan polis ekipleri, Hatice Ö.’nün evinde çok sayıda ilaç içip intihar girişiminde bulunduğunu belirledi. Ekipler, Hatice Ö.’nün, intihar teşebbüsünün ardından pişman olup gittiği İzmir Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındığını tespit etti. Hayati tehlikesi bulunmayan Hatice Ö.’nün başında, polis beklemeye başladı. Yemek yemeyi reddeden Hatice Ö.’nün, doktorlara göre ifade verecek durumda olmadığı belirtildi. Daha sonra Hatice Ö., psikiyatri servisine yatırıldı. Operasyon kapsamında ayrıca banka personeli E.Y. ile döviz bürosu çalışanı A.A. da ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alınıp emniyete götürüldü.
DÖVİZ BÜROSU SAHİBİ TUTUKLANDI
Hatice Ö.’nün paraları gönderdiği öne sürülen döviz bürosunun sahibi Serkan Çelik, polisteki işlemlerinin ardından 28 Haziran’da adliye sevk edildi. Çelik’in ifadesinde, “Hatice Ö., bana para getirdi. Ben ise o paraları altına ve dövize çevirdim. Sonrasında da kendisine iade ettim. Suçlamaları kabul etmiyorum” dediği belirtildi. Çelik, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklandı.
Polis ekipleri ayrıca döviz bürosunda, Denizbank Bornova Şubesi’nde ve belirlenen bazı adreslerde aynı gün arama yaptı. Ayrıca Hatice Ö. ile tutuklanan döviz bürosu sahibi Serkan Çelik’in mal varlıklarına el konuldu.
BANKADA YÜKLÜ MİKTARDA MEVDUATI OLAN KİŞİLERİ HEDEF ALMIŞ
Polisteki işlemlerinin ardından banka personeli E.Y. ile döviz bürosu çalışanı A.A. da bugün adliyeye sevk edildi. Her iki şüphelinin de ifadesinde suçlamaları kabul etmediği, bir personel olarak rutin görevlerini yaptıklarını ve herhangi bir usulsüzlüğe karışmadıklarını söylediği bildirildi.
Öte yandan Hatice Ö.’nün, özellikle Denizbank’ta yüklü miktarda mevduata olanları hedef aldığı, temas kurup dolandırıcılık ağının içine düşürdüğü öne sürüldü.
]]>Muş Spor Salonunda 29-30 Haziran tarihlerinde 2 gün süren Türkiye şampiyonasına 10 ilden 39 kız ve 47 erkek sporcu olmak üzere toplam 86 sporcu katıldı. Şampiyona boyunca çekişmeli ralliler izleten sporcular, seyircilerin takdirini kazandılar. Dereceye giren sporcular, temmuz ayı içerisinde milli takım kampına katılacak.
Türkiye Dağcılık Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çağlayan, şampiyonanın Muş’ta ilk defa düzenlendiğine dikkat çekerek, “10 ilden 86 sporcu bu yarışmaya katıldı. Böyle bir yarışma ilimizde ilk defa yapıldı. Seyir zevki olan sporcuların haz aldığı bir spor dalı olduğundan heyecan doruktaydı. İlimizden de iki sporcumuz iki ayrı kategoride ikinci oldu. Bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. İnşallah daha sonraki yıllarda ilimizdeki bu spor federasyonumuzun, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzün katkılarıyla daha çok gelişeceğine inanıyorum” dedi.
Büyük erkekler kategorisinde Türkiye ikincisi olan Muşlu sporcu Hasan Mensur Aslan ise yakalamış olduğu başarıdan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, “Hız tırmanış sporcusuyum. Bir buçuk senedir bu sporu yapıyorum. Her gün düzenli olarak antrenman yapıyorum. Hedefim tabi ki Türkiye’de dereceye girmekti. Daha iyi saniyeleri görebilmekti. 7 saniye, 6 saniye yapıyorum ama 6 saniyeyi burada yapamadım, umarım daha iyi yerlerde yaparım. 20 sporcu arasından Türkiye ikincisi oldum. 20’si de iyi sporculardı, bunların arasından 2. olmak gerçekten beni çok mutlu etti. Yakın zamanda milli takım kampına gideceğim. Umarım her şey daha güzel olur benim için” ifadelerini kullandı.
Küçük A erkekler kategorisinde Türkiye ikincisi olan Muşlu sporcu Süleyman Vural ise hedefinin milli takım olduğunu belirterek, “Spor tırmanış sporu yapıyorum. Burada Türkiye şampiyonu olma hedefim vardı ama maalesef 2. oldum. Bundan sonraki hedefim Türkiye’yi yurt dışında temsil ederek yurt dışında derece yapmak” şeklinde konuştu.
Yarışlar sonunda büyük erkekler kategorisinde Timur Taş birinci, Hasan Mensur Aslan ikinci, Aziz Gündoğdu üçüncü, büyük kadınlar kategorisinde Gülay Sarı birinci, Ecren Yılmaz ikinci ve Nagihan Yayla üçüncü oldu. Küçük A erkekler kategorisinde Mehmet Utku Kanbay birinci, Süleyman Vural ikinci, Kerem Talha Kara üçüncü, küçük A kadınlar kategorisinde Selma Cemrehan Azbay birinci, Yağmur Toylan ikinci ve Nergis Meryam Baş üçüncü oldu. Küçük B erkekler kategorisinde Ahmet Emin Çakır birinci, Semih Enes Pekşen ikinci ve Yiğit Türk üçüncü, küçük B badınlar kategorisinde ise Elif Berna Önder birinci, Nurgül Civelek ikinci ve Ceylin Karakaya üçüncü oldu.
Düzenlenen şampiyonanın finallerine Muş Garnizon Komutanı Ulaştırma Albay Ali Osman Sağlam, Muş Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü şube müdürleri ile sporcu ve antrenörleri katıldı. – MUŞ
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı Ceren Damar Şenel Gençlik Merkezi’nde yaz okuluna katılan öğrencileri ziyaret eden Efendioğlu, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Efendioğlu, yaz okullarının Türkiye genelinde 498 gençlik merkezinde uygulandığını belirterek, şöyle konuştu:
“Velilerimiz çocuklarını yaz döneminde sabah saat 09.00’dan akşam saat 18.00’e kadar buradaki eğitimlere gönül rahatlığıyla bırakabilir. Bakanlığımıza bağlı gençlik liderlerimiz, gençlerimize dolu dolu bir program dizayn ettiler. İki farklı yaş grubunda yaz okullarımız devam edecek, birincisi ortaokul 11-14 yaş grubu, ikincisi lise 15-18 yaş grubu şeklinde. Bu yaş gruplarındaki gençlerimiz, gençlik merkezlerine kaydolmaları halinde sabahları spor hareketleriyle güne başlayıp, gezi faaliyetleri, gönüllülük faaliyetleri, aileleriyle birlikte katılacakları baba, oğul, anne kız takımlarının katılacağı yarışma programları, atölyeler, hobi faaliyetleri, eğlence aktiviteleri gibi birçok farklı aktiviteye katılacaklar. Velilerimizi çocuklarımızla beraber kayıt olmaya bekliyoruz.”
“Huzurevi ziyareti, çevre temizliği, fidan dikme gibi etkinlikler olacak”
Gençlik merkezlerinde bugün itibarıyla birinci dönemin başladığını aktaran Efendioğlu, “Bu dönem için 16 bin kayıtlı gencimiz var. Diğer dönemler için de kayıtlarımız devam ediyor. Yaz okullarında gün gün değişen programlarımız var, robotik kodlama atölyesinden, maket uçak yapımına, el sanatlarından boyamaya kadar, farklı yaş grubuna da uygun aktiviteler dizayn edildi. Bir günümüzü gezi aktivitelerine ayırıyoruz, bir günümüzü gönüllülük faaliyetlerine ayırdık. Bu kapsamda huzurevi ziyareti yapacaklar, çevre temizliği etkinliği, fidan dikme gibi etkinlikler olacak.” diye konuştu.
Türkiye’nin bütün illerinde bulunan 498 gençlik merkezlerine bakanlığın internet sitesinden ulaşabileceğini dile getiren Efendioğlu, hizmetlerin tamamen ücretsiz olduğunu söyledi.
Gençler, yurtlarda ücretsiz konaklayarak şehirleri ve müzeleri gezebilecek
Gençlerin ülkenin tamamını gezmelerine olanak sağlayan “Seyahatsever” uygulaması hakkında da Efendioğlu, şunları dile getirdi:
“Seyahatsever, yaz döneminde gençlerimizin heyecanla beklediği bir proje haline geldi. Yaz döneminde 81 ilde gençlerimiz için GSB’ye bağlı yurtlarımızı seyahatsever gençlerimize açıyoruz, gençlerimizin 5 geceye kadar ücretsiz konaklamasına imkan sağlıyoruz. Bakanlığımızın 444 0 472 çağrı merkezi üzerinden 18-29 yaş aralığındaki gençlerimiz konaklama imkanı için arayıp rezervasyon yaptırabiliyorlar, 5 gece bir şehirde, 5 gece diğer şehirde yaz boyunca seyahat edebiliyorlar.”
“Seyahatsever projesinin tamamlayıcısı olan Müzekart uygulaması için de Efendioğlu, “Müzekart projemiz de birkaç senedir Kültür ve Turizm Bakanlığı ortaklığında 18-25 yaş arasındaki gençlerimizin yaz döneminde 300’den fazla müze ve ören yerini ücretsiz bir şekilde seyahat edebilmelerini sağlıyor. Dijital Müzekart hediye ediyoruz, bundan da bugün itibarıyla gençlerimiz internetten kayıt yaparak faydalanabilirler. Bu projelerimiz için hiçbir koşul ve şart yok, tek şart genç olmak. Dolayısıyla gençlerimizin yaz dönemini dolu dolu, hareketli, eğlenceli ve kendi kişisel gelişimlerini sağlayıcı bir şekilde geçirmelerini arzu ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Tunceli’de ilk defa düzenlenen MotoFest’te motorcuların yarışları nefes kesti. 120 sporcu dereceye girebilmek için zorlu parkurlarda mücadele etti.
Gençlik ve Spor Bakanlığınca, Valilik, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve Türkiye Motosiklet Federasyonu işbirliğinde gerçekleştirilen MotoFest, Tunceli’de organize edildi. Ülkenin dört bir köşesinden kente gelen 2 bin motosiklet tutkunu, gerekli işlemlerin ardından Örenönü Tabiat Parkı’ndaki festivale katıldı. Festivalin ilk 2 gününde doğal, tarihi ve kültürel güzelliklerin tanıtılması amacıyla ‘mototur’ düzenlendi. Motosikletliler, endemik türler ve yaban hayatı açışından zenginliğiyle bilinen Munzur Vadisi Milli Parkı’ndan, meşe ağaçlarıyla kaplı dağların arasından akan Munzur Çayı’nın yanından geçen kara yolundan başlayarak Ovacık’a hareket etti. Daha sonra yakın dönemde korunacak hassas alan ilan edilen Pülümür vadisini gezdi.
Festivalin son gününde ise Örenönü Tabiat Parkı’nda yarışlar için parkurlar oluşturuldu. 120 motosikletçinin katıldığı yarışlarda sporcular zorlu parkurlarda dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti. Seyircilerin nefeslerini tutarak izlediği yarışlarda derece yapan sporculara ödüller verildi. Kentte 4 gün boyunca süren festival gece düzenlenecek konserin ardından sona erecek.
BEKİR YUNUS UÇAR: 50 BİN KİŞİ KATILDI
Etkinliğin verimli olduğunu ve festivalle yaklaşık 50 bin kişinin katıldığını belirten Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkanı Bekir Yunus Uçar, “Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak yine katma değerli bir spor organizasyonunda bu sefer de Tunceli’de bir araya geldik. Perşembe gününden bu yana festivaldeki konserlerle başlayan organizasyonumuz dün ve bugün Süper Enduro GP yarışıyla en başarılı Türk sporcunun kıyasıya mücadelesiyle devam etti. Dün sıralama turları yapılan yarışların bugün final yarışları gerçekleştirildi. Tüm Türkiye’ye bu doğal güzellikleri, bu turizm ve bu izlemesi en heyecanlı sportif performansı sunma, gösterme imkanımız oldu. Vali bey ciddi manada bir motosiklet tutkunu. Onun daveti üzerine buraya geldik. Analizlerimizi yaptık ve dört günün ortalamasında özellikle perşembe, cuma, cumartesi günlerindeki konser ve izleyici performansına baktığımızda 50 bine yakın insanımızın bu etkinlik alanına geldiğini, buradaki etkinliklerden, sportif etkinliklerden, sosyal etkinliklerden faydalandığını gördük. Biz çok mutlu olduk” dedi.
EMRE DOĞAN: PARKUR ZOR VE MUHTEŞEMDİ
Yarışlara Mersin’den katıldığını belirten motosiklet yarışçısı Emre Doğan, “Parkurun durumu, atmosfer harikaydı. Yarışlar çok zorluydu ama harikaydı. Ama gerçek motosiklet tutkunu için zorluk yoktur, dereceye girmek için amansız bir mücadele ettik. Organizasyonu düzenleyen herkese teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
Yarışları izlemeye gelen Suna Demir ise ilk defa bir motor yarışını izlediğini belirterek şunları söyledi:
“Çok beğendik. İyi ki Vali bey böyle bir organizasyonu ilimize getirdi. Yarışları izlerken çok korktum ve heyecanlandım. İlk defa böyle bir yarış izledim.”
YARIŞLARDA DERECE ALAN SPORCULAR
Veteran bölümünde 1. Recep Bahadır Çaktı, 2. Mehmet Okuyan, 3. Salih Serim, Hobi bölümünde 1. Kemal Deveci, 2. Sinan Tufan, 3. Erkan Yüksek, Usta bölümünde 1. Murat Can Köse, 2. Emirhan Kurt, 3. Azad Demirkal, Genç bölümünde 1. Mustafa Resul Kurtuluş, 2. Kenan Kazan, 3. Muhammed Bekir Kocaoğlu, Prestij bölümünde 1. Mehmet Emin Musaoğlu, 2. Aykut Kızıltaş, 3. Ömer Demirkal, GP bölümünde 1. Mehmet Emin Musaoğlu, 2. Mustafa Resul Kurtuluş, 3. Emirhan Kurt, ATV Cup bölümünde 1. Mesut Şen, 2. Murat Yatgın, 3. Kasım Yatgın oldu.
]]>Türkiye Geleneksel Türkiye Okçuluk Federasyonu (TGTOF) tarafından İstanbul Okçular Vakfı tesislerinde düzenlenen Minikler Açık Hava Puta Türkiye Şampiyonası’na 26 ilden 618 sporcu katıldı. Cuma günü başlayan şampiyonada ‘Kızlar’ ve ‘Erkekler’ 8-9, 10-11,12-13 yaş olmak üzere bireysel kategorilerdeki ilk 3 sırayı alan sporculara düzenlenen törenle ödülleri verildi. Geleneksel kıyafetlerle yapılan yarışmada teknik kurulun kontrolünden geçen geleneksel oklar ve yaylar kullanıldı. Törende konuşan Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyon Başkanı Cengiz Toksöz, “Cuma günü başlayan Minikler Türkiye Şampiyonamızda bugün final günü. 8-9, 10-11, 12-13 yaşları arasındaki kategorilerde yarışma düzenleniyor. Bu yaş grupları yarışıyor ve kendi içlerinde takım yarışmaları da var. Ödüllerde de geleneksel okçulukta biz en yüksek ödülleri minik kardeşlerimize veriyoruz. Çünkü hem onları motive etsin diye hem de ok ve yay alımlarında nispeten kolaylık olması ve teşvik etmesi için ödüllerini takdim ediyoruz. Gönül ister ki daha yüksek miktarlarda ödüller verelim. Onlardaki bu azim ve hırs Türk okçuluğundaki bu kadim geleneğe sahip çıkma arzusu, bizi de geleceğe yönelik umutlandırıyor. Elimizden geldiğince onlara daha fazla yardım etmek istiyoruz. Bu yaş kategorilerinde ciddi başarılar da var. Çünkü birçok derecede beraberlik atışlarının çok fazla olması onların başarısını gösteriyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Onların bu gayretlerine biz de destek olmaya çalışıyoruz. Ödülleri 1-2 ve 3’üncülere takdim ediyoruz. Her kategoriye madalyamız var ve takımlara da madalyanın yanında kupalarını takdim ediyoruzö dedi.
“ÇOK GURURLUYUMö
12-13 yaş Minik Kızlar Bireysel kategoride birinci olan Şevval Akkuzu, “Kendi yaş kategorimde Türkiye 1’incisi oldum. Çok mutluyum ve açıkçası kendim için de çok gururluyum. İnsanların beni desteklediğini gördüm. Tüm kulübe, arkadaşlarıma, öğretmenlerime, kulüp başkanımıza ve beni destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Biz bir aileyiz ve aile olmaya da hep devam edeceğiz. Birbirimizi hep destekleyeceğiz. Kulübüme de bu başarıyı getirdiğim için çok gururluyum. Haftada 4 gün antrenman yaptım. Çalışmaya da devam edeceğim. Umarım milli takımada seçilirimö diye konuştu.
“ÇOK HAZIRLANDIK, EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALDIKö
12-13 Yaş Minik Erkekler Takımı’nda takımı ile 1’inci olan Hamza Tutar da “3 kişi olarak Türkiye şampiyonası 1’incisi olduk. Burada çok eğlendik. Hocalarıma da teşekkür ediyorum. Arkadaşlarımı da tebrik ediyorum. Mutluyuz, çok eğlendik. 2 ay kadar çalıştık. Çok hazırlandık ve emeğimizin karşılığını aldıkö ifadelerini kullandı.
“MİLLİ TAKIMA GİREREK, TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATMAK İSTİYORUMö
8-9 Yaş Minik Erkekler Bireysel 1’incisi Ahmet Emir Ünal, “Çok mutluyum. Şu an Türkiye Şampiyonası’nda 1’inci oldum. İlk birinciliğimi aldım. Kulübümüzle de 12-13 yaş grubunda takım olarak üçüncülüğümüz oldu. Çalışmaya devam ediyoruz ve bir aileyiz. Böyle başarılar getirmeye devam etmek istiyoruz. Çok mutluyum. Bu iki günde çok keyif aldım. Büyüdüğümde milli takıma seçilmek istiyoruz. Orada da Türkiye için büyük başarılara imza atmak istiyorumö dedi.
Minikler Açık Hava Puta Türkiye Şampiyonası müsabaka sonuçları şu şekilde:
8-9 Yaş Minik Kızlar Bireysel Kazananları
1.Mahinur Atcı
2.Zeynep Alya Tapsız
3.Umayhan Öz
8-9 Yaş Minik Erkekler Bireysel Kazananları
1.Ahmet Emir Ünal
2.Murad Karanaev
3. Ege Şendur
10-11 Yaş Minik Kızlar Bireysel Kazananları
1.Miray Deniz
2.Neris Hüma Sayar
3. Ayşe Elif Başoğlu
10-11 Yaş Minik Erkekler Bireysel Kazananları
1.Ahmet Turan Yüce
2. Ömer Tuğrul Kaya
3.Taha Karaköse
12-13 Yaş Minik Kızlar Bireysel
1.Şevval Akkuzu
2.Öykü Kutlar
3.Sare Dural
12-13 Yaş Minik Erkekler Bireysel
1.İlker Batuhan Balli
2.Muhammet Enes Öztürk
3.Enver Emin Özkan
12-13 Yaş Minik Kızlar Takım
1. Kocaeli Öncü S.K.
2.Dağlı S.K.
3.Okçular Vakfı Geleneksel Okçuluk S.K.
12-13 Yaş Minik Kızlar Takım
1. Akıncılar Geleneksel Okçuluk S.K.
2.Nizam-ı Adem Geleneksel Okçuluk S.K.
3.Yıldızlar Okçuluk S.K.
]]>Zeki Çelik: Bu takım 2032’de çok iyi işler yapacak
“Avusturya sert oynayan ve baskı yapan bir takım”
“Mourinho’nun Türkiye’de çok başarılı olacağına inanıyorum
Muhammed Şengezer: İnşallah kazanan taraf biz oluruz
Olgucan KALKAN – Serhan TÜRK/ HANNOVER – ALMANYA, – A Milli Futbol Takımı’nın tecrübeli ismi Zeki Çelik, “6-7 yıldır buraya geliyorum. Genç, tecrübeli herkes birbiriyle konuşuyor. Ortamdan memnunum. 2032’de bu takım çok iyi işler yapacak” dedi.
A Milli Futbol Takımı, EURO 2024 Son 16 Turu’nda 2 Temmuz Salı günü Avusturya ile karşı karşıya gelecek. Ay-yıldızlılarda Zeki Çelik ve takıma sonradan dahil olan Muhammed Şengezer, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Turnuvadan önce yaşadığı sakatlığın kendisini etkilediğini belirten Zeki Çelik, “Turnuvadan önce bir sakatlık yaşadım. Bu beni bir adım geriye attı. Şu an gayet iyiyim. Adım adım ileri gitmemiz gerekiyor. Şu anda eğer hoca süre verirse katkı sağlamak her zaman isteriz” ifadelerini kullandı.
“AVUSTURYA ÇOK SERT OYNAYAN VE BASKI YAPAN BİR TAKIM”
Avusturya’nın sert bir takım olduğunu Mart ayında oynanan hazırlık maçında buna karşılık veremediklerini dile getiren 27 yaşındaki sağ bek, “Avusturya çok sert oynayan ve baskı yapan bir takım. Oradaki maçta baskıya karşılık veremedik. Şu an intikam olarak değil bir maç 1-0 da olsa bizim almamız gerekiyor. Onları eleyip, önümüzde bakmamız gerekiyor. Maç maç gitmek lazım. Avusturya’yı geçersek de adım adım bakmak gerekiyor. Yarı finali zorlayabiliriz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“YETENEKLİ BİR GRUBUMUZ VAR”
Milli takımın yetenekli bir gruba sahip olduğunu ifade eden Zeki Çelik, “Yetenekli bir takıma sahibiz. Arda, Semih, Can, Kenan gibi gençlerimiz var. Bunlar ilerleyen turnuvalarda çok katkı sağlayacak. İlerleyen turnuvalar daha iyi bir derece yapacağız” diye konuştu.
“SAKATLIK OLMASA İLK MAÇTA DA OYNAMA İHTİMALİM OLACAKTI”
Savunma yönünde daha güçlü, hücum yönünde biraz daha kısıtlı olduğu yönünde yapılan eleştirilere katılmadığını belirten Zeki, “İlk maçtan önce sakatlık yaşadım. Sakatlık olmasa oynama ihtimalim olacaktı. Hoca ile de konuşmuştuk. İlerleyen maçlarda şans vereceğini söylemişti. Bu sezon Leao’ya karşı da 4 maça çıktım. Onu iyi tanıyorum. Hoca görev verdi. Oynadığım maçta da 2 tane yüzde 100’lük gol pozisyonu yarattım. Ancak gol olmadı. Kamuoyunda öyle gözüküyor ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
“MOURİNHO’NUN TÜRKİYE’DE ÇOK BAŞARILI OLACAĞINA İNANIYORUM”
Roma’da birlikte çalıştığı Jose Mourinho’dan çok şey öğrendiğini belirten Zeki Çelik, “Mourinho deneyimli bir hoca. Ondan çok şey öğrendim. Türkiye’de de başarılı olacağına inanıyorum. Buradan ona da başarılar diliyorum” dedi.
“HOCAMIZ TAKTİK ÇALIŞMAYI ÇOK SEVİYOR”
Teknik direktör Vincenzo Montella ile ilgili düşünceleri sorulan tecrübeli sağ bek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hocamız taktik çalışmayı çok seviyor. Antrenmanlar çok tempolu. İtalya’da bunu diğer hocalarda da gördüm. Taktik disiplin önemli. Hocanın analizleri, bizimle iletişimi çok iyi. Hoca ile gayet mutluyuz.”
“ELEŞTİRİ KONUSUNDA DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR”
Takımda oldukça güzel bir ortam olduğunu ve dışardan yapılan eleştirilerin dozunun kaçırılmaması gerektiğini dile getiren Zeki Çelik, “Burada güzel bir ortam var. Bazen eleştiriler olunca şaşırıyorum. Turnuva sürecindeyiz. Birçok yorum yapılıyor. Bence bunlar yanlış. Ülkemiz için burada mücadele ediyoruz. Eleştirinin dozunu bazen kaçırıyorlar. Bu konuda dikkatli olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
“BU TAKIM 2032’DE ÇOK İYİ İŞLER YAPACAK”
Cenk Tosun’un takımın potansiyelinin çok yüksek olduğu yönündeki açıklamaları hatırlatılan Zeki Çelik, sözlerini şöyle noktaladı:
“Cenk ağabeye katılıyorum. 6-7 yıldır buraya geliyorum. Genç, tecrübeli herkes birbiriyle konuşuyor. Ortamdan memnunum. 2032’de bu takım çok iyi işler yapacak.”
MUHAMMED ŞENGEZER: İNŞALLAH KAZANAN TARAF BİZ OLURUZ
Yaşadığı sakatlık sonrasında takımdan ayrılan Doğan Alemdar’a geçmiş olsun dileklerini ileterek konuşmasına başlayan Muhammed Şengezer, “Doğan kardeşime geçmiş olsun. Ozan ve Enes de talihsiz sakatlıklar yaşadılar. Ben buraya hazır şekilde geldim. Her zaman irtibat halindeydik. Takımda arkadaşlık üst seviyede. Zeki ile 17 yıldır arkadaşız. Şu an her şey iyi gidiyor. Ciddi ve önemli bir maçımız var. Ciddi şekilde hazırlanmaya devam ediyoruz. İnşallah kazanan taraf biz oluruz” ifadelerini kullandı.
“BENİ EN ÇOK HAKAN AĞABEY VE SEMİH ZORLUYOR”
Antrenmanlarda kendisini en çok zorlayan isimlerin Hakan Çalhanoğlu ve Semih Kılıçsoy olduğunu belirten Muhammed Şengezer, “Hepsi tanıdığım oyuncular. Ligde de rakip olduklarım var. Beni en çok zorlayan Hakan ağabey ve Semih. İnanılmaz şut özelliğine sahipler. Rakibimizi çok iyi analiz etmeye çalışıyoruz. Her gün toplantı yapıyoruz. Daha iyi oyuncularımız var ve daha fazla kapasiteye sahibiz. Ülkemizi sevindirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
“ANTRENMANDA OLMAYACAK ŞEY MAÇTA BAŞIMIZA GELDİ”
Portekiz maçında talihsiz bir gol yendiğini ifade eden tecrübeli file bekçisi, “Talihsiz bir gol yedik. Bu kimsenin istemeyeceği bir şey. Altay ya da Samet ile de bunu konuşmadım. Antrenmanda başımıza gelmeyecek bir şey maçta geldi. Futbolda bunlar olabiliyor. Oyuncular olarak bazen sahada sesimizi duyuramadığımız zamanlarda böyle hatalar oluyor. O konuyla alakalı konuşulacak bir şey yok. 4 kaleciyiz. Mert ağabey, Uğurcan ve Altay. Eskiden beri birbirimizi tanıyan kalecileriz. Hem yetenek hem de karakter olarak birbirimizi üst seviyeye çıkartmak için birbirimize yardımcı oluyoruz” diye konuştu.
“AMACIMIZ FİNALE KADAR GİTMEK”
Final oynamak istediklerini belirten Muhammed Şengezer, “Şu an turnuvaya baktığımız zaman üst düzey takımlar var. Bizde bunlardan biriyiz. Hem tecrübeli hem de tecrübesiz isimler var. Avrupa’da yüksek takımlarda oynayan arkadaşlarımız var. Kazanmak için maça çıkıyoruz. Amacımız finale kadar gitmek” ifadelerini kullandı.
“FİNALDE İSPANYA İLE KARŞILAŞMAK İSTERİM”
Finalde İspanya ile karşılaşmak isteyeceğini belirten Muhammed Şengezer, sözlerini şöyle noktaladı:
“Ben finalde İspanya ile karşılaşmak isterim. Onları beğeniyorum. Bence güzel bir maç olur.”
]]>
İspanya’nın İtalya’ya karşı galibiyetinin ardından ülkenin en büyük spor gazetelerinden Marca’nın Nico Williams ve Lamine Yamal adlı oyuncularla ilgili attığı manşet buydu.
21 yaşındaki Nico Williams ile Temmuz’da 17 yaşına girecek olan Lamine Yamal, İspanyol futbolu için parlak bir gelecek vadediyor.
Bu akşam son 16 turu maçında Gürcistan ile karşılaşacak olan İspanya, Avrupa Şampiyonası’nı en son 2012’de kazanmıştı.
İspanya milli takımı oyuncuları Nico Williams ile Lamine Yamal Euro 2024 sürecinde çok yakın bir arkadaşlık kurdular. Williams, kendi ağabeyi İnaki’den ilham alarak Yamal’a göz kulak oluyor.
Şu anda Athletic Bilbao’da birlikte oynayan Williams kardeşleri İspanya’da bir süredir ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadelenin öncüleri arasında.
Daha geçen hafta Nico’nun Marca gazetesinin attığı bir manşetle ilgili ırkçı sosyal medya paylaşımlarına yönelik eleştirisi İspanya Futbol Federasyonu tarafından desteklendi.
Futbolun sunduğu önemli platformun farkında olan ve her fırsatta ırkçılığı karşı mücadele eden Williams kardeşlerinin hikayesi ise insan kaçakçılığını, göçü, umudu ve sevgiyi içeriyor.
‘Yaptığımız her şey ailemiz için’
Inaki Williams, çocukken babası Felix’in neden ayaklarında sürekli sorun yaşadığını bir türlü anlayamıyordu.
18 yaşına geldiğinde ve Athletic Bilbao için oynamaya başladığında annesi Maria, hamileyken babası Felix ile birlikte daha iyi bir yaşam arayışıyla Gana’dan ayrıldıklarını ve Felix’in ayaklarının bu yolculuk sırasında Sahra çölünün sıcak kumlarında yandığını anlattı.
Maria ile Felix onları İngiltere’ye kadar getirecek olan yolculuğun büyük bir kısmını yürüyerek tamamladılar. Bir çete biriktirdikleri paranın tamamını çalıp aileyi yarı yolda bırakmıştı.
Afrika’nın kuzeyindeki İspanyol yerleşim bölgesi Melilla’da gözaltına alındılar ve bir avukat, siyasi sığınma hakkı kazanmaları için Gana’dan değil de savaşın harap ettiği Liberya’dan geldiklerini söylemelerini tavsiye etti.
Avukat onları Inaki Mardones adlı Katolik bir rahip ile temasa geçirdi. Mardones, aileye Bilbao’da bir ev buldu ve onları Inaki’nin doğduğu hastaneye götürdü ve daha sonra İnaki’nin vaftiz babası oldu.
Vaftiz oğluna aldığı ilk hediye ise kırmızı beyaz çizgili Athletic formasıydı.
Nico ilerleyen yıllarda verdiği bir röportajda, “Tanrı’ya şükürler olsun ki şimdi hepimiz buradayız ve gerçekten iyi bir hayat yaşıyoruz. Annem ve babam oğullarının gelişimini izleyebiliyorlar, zaten bu yüzden buraya geldiler. Yaptığımız her şey ailemiz için” dedi ve şöyle devam etti:
“Onlar, benim ve kardeşimin daha iyi bir geleceğe sahip olması için hayatlarını riske attılar ve bunu başardılar. Babamın ve annemin bizim için yaptıklarını sonsuza dek takdir edeceğim. Onlar birer savaşçı ve bize saygıyı, çok çalışmayı öğrettiler.
“Gerçek şu ki, onlara ebeveyn olarak sahip olduğum için çok gururluyum ve beni evlatları olarak gördükleri için gurur duymaları için mümkün olan her şeyi yapmaya çalışıyorum.”
Fakat Inaki’nin doğumundan sonra Bilbao’daki yeni hayatları Williams ailesi için hiç de kolay değildi. Aile 150 kilometre güney doğuya, Pamplona’ya taşınmaya karar verdi.
Nicholas Williams Arthuer 12 Temmuz 2002’de orada doğdu. Ancak ailesini geçindirecek kadar para kazanamayan Felix, eve para gönderebilmek için Londra’ya taşındı.
Felix Chelsea’deki bir alışveriş merkezinin yemekhanesinde masaları temizledi ve Chelsea FC’nin turnikelerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştı.
Inaki, bu süreçte Nico için bir baba gibi olurken, anneleri de aileyi geçindirmek için üç işte birden çalıştı. Felix 10 yıl boyunca aileden uzak kaldı. Şimdi tekrar Bilbao’da yaşıyor.
Gana milli futbol takımı için oynamaya karar veren Inaki, Nico’ya hep göz kulak oldu.
Ona okuldan sonra ‘bocadillo’ (sandviç) ısmarlamaktan, daha sonra elit bir atlet olması için izlemesi gereken davranışları öğretmeye kadar her aşamada yanındaydı.
Nico, “O benim için bir referans noktası, o benim için her şey. Yemek yiyebilmemiz, derse gidebilmem ve giyinmem için aileme ve bana yardım etti” diye anlatıyor.
28 Nisan 2021’de Athletic’in Real Valladolid ile 2-2 berabere kaldığı maçta ikinci yarıda oynayan Nico ile Inaki, 1986’dan bu yana kulüp için birlikte oynayan ilk kardeşler oldular.
Nico’nun Lamine ile dostluğu
Nico’nun şimdi İspanya milli takımında 16 yaşındaki yıldız oyuncu Lamine Yamal ile sıkı bir bağı var.
İki gencin, muhtemelen bir gol sevincine hazırlanırken çekilen dans görüntüleri yakın zamanda internette viral oldu.
İspanya’nın İtalya karşısında aldığı galibiyetin ardından Nico, Lamine ile şakalaşarak, “Ona [Yamal’a] ‘babasından’, yani benden bir şeyler öğrenmesi gerektiğini söyledim” dedi.
Nico ayrıca Lamine’e bu eğlenceli ve olağanüstü anların tadını çıkarmanın önemini vurguladığını da söyledi.
Dostlukları, Mart ayında İspanya’nın Kolombiya ve Brezilya ile oynadığı hazırlık maçlarına uzanıyor.
‘Dünyanın en büyük kulüpleri çağırıyor’
Hızlı bir oyuncu olan ve asla yorulmayan Nico, her iki kanatta da oynuyor.
Athletic’in eski antrenörü Gaizka Garitano “Onu oynarken izlemek inanılmazdı. Çok hızlı. Ağabeyinden bile daha becerikli” diyor.
Avrupa Şampiyonası’nda Hırvatistan karşısında Lamine, İtalya karşısında ise Nico öne çıktı.
Nico, şimdiye kadar 16 İspanya milli takımı maçında oynadı ve dünyanın en büyük kulüplerinin onu çağırması an meselesi gibi görünüyor.
Aralık ayında Nico, Athletic Club ile kendisini 30 Haziran 2027’ye kadar orada tutabilecek bir sözleşme uzatması imzaladı.
Chelsea ve Barcelona gibi takımlar bir süredir onu takip ediyor.
Geçtiğimiz günlerde bu konuda açıklama yapan Nico, “Athletic’te mutlu” olduğu konusunda ısrar ederken, kulüp başkanı Jon Uriarte de geleceğiyle ilgili spekülasyonların artmasına rağmen “endişeli değiliz” dedi.
]]>Gümüşhane’de 2. Geleneksel Doğa ve Off Road Festivali bugün Akçakale mahallesindeki özel olarak hazırlanan parkurda gerçekleştirilen yarışlarla devam etti. 30 ilden 40 kulübün katıldığı ve 100’e yakın aracın yarıştığı organizasyona yaklaşık bine yakın izleyici katıldı. Macera tutkunlarının buluştuğu etkinlikte zorlu parkurlar için özel olarak hazırlanmış Off Road araçları performanslarını gösterirken, zaman zaman zorlu pistte arızalanan araçlar iş makineleri yardımıyla kurtarıldı. Şenlik havasında geçen festivalde yarışları izlemek için alanda toplanan kalabalık, dağları adeta kamp alanına çevirdi.
Ziyaretçilere konforlu ve eğlenceli bir organizasyon hazırlamak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Gümüşhane Off Road Kulübü Başkanı Recep Şahin, “Bugünkü organizasyon 2022 yılında düzenlediğimiz festivalimizin ikincisi, ikinci Off Road festivalimiz bugün 29-30 Haziran’da bir önceki 10-11 Haziranda’ydı. Yine aynı katılımdan daha fazlası var. Çok kalabalık, gördüğünüz gibi bütün dağlar tepeler doldu. Katılım sayımız yüksek. Biz de dışarıda başarılı bir kulüp olduğumuz için arkadaşlar sağ olsunlar bizi yalnız bırakmıyorlar. Biz de elimizden geldiği gibi güzel bir pist yapmaya çalıştık. Arkadaşlarımızı mağdur etmemek için güzel bir kamp alanı hazırlamaya çalıştık. Bütün imkanları ve hizmetleri sunmaya çalıştık. Biz bu imkanları sağlarken belediyemiz ve valiliğimiz sağ olsun bizi yalnız bırakmadı. Onlar da tüm imkanlarını bize seferber ettiler buradan çok teşekkür ediyorum. Buraya il dışından gelen arkadaşlarımızın hepsi zaten Off Road tecrübesine sahip olan, şoförlüğü bilinmiş olan kişiler. Başıboş olarak bu organizasyona gelip katılım sağlayabilecek kimse yok ve kulübe bağlı olmayan kimseyi buraya almıyoruz. Çünkü bilmemiz ve tanımamız gerekiyor. Bu tecrübeyi sağlamak için de biz de oralara katılım sağlıyoruz. Hem Gümüşhane’mizin tanıtımı için hem de kupaları toplamak ve Gümüşhane’mize getirmek için orada arkadaşlarımızın şoförlük tecrübelerine bakıyoruz biz kendimiz gösteriyoruz onlar da bize gösteriyorlar şoförlüklerini. Biz de burada kararını alıyoruz ona göre yarış alanına katılım sağlattırıyoruz. Şu anda burada 30 ilden 40 kulüp var bunun yanında yarışma katılan arkadaşların araç sayıları 110” dedi.
Ordu Gölköy Off Road Kulübü yarışmacısı Aziz Günay da, “Yıllardan beri Off Road yarışları ile ilgileniyoruz, katılıyoruz ve katılım sağlıyoruz. Ülkemizin birçok il ve ilçelerinde aynı şekilde Off Road yarışlarına ve aynı şekilde Off Road organizasyonların hepsine katılıyoruz. Gümüşhane Off Road Kulübü’nün düzenlemiş olduğu bu 2’nci yarışın ilkinde de yer aldık. Çok keyif aldık, bugün de çok keyif alacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Heyecanlı bir spor olduğu için bayanlar da katılıyorlar”
Eşiyle birlikte hem yarışları izlemek hem de festivalin tadını çıkarmak için Erzurum’dan gelen Gözde Kan, “2 yıldır Off Road yarışlarına katılıyorum, pilotluk ve co-pilotluk yapıyorum. Hobi olarak yapıyoruz bu işi eşimle birlikte çok seviyoruz, karavanımız var çocuklarımızla birlikte ailecek gelip hem kamp yapıyoruz daha sonra da yarışıyoruz. Eğlenceli ve güzel bir etkinlik olduğu için yıllardan beri devam ediyoruz. Bayanların bu sporu yapmasını ben tabi daha çok takdir ediyorum. Çünkü genelde bayanlara uzak bir spor olduğu için. Fakat bu sporlarda heyecan olduğu için bayanlarda izliyorlar ve katılıyorlar. Birçok arkadaşımız var bunu yapan. Bayan için tabi ki biraz zor ama yapanlar da oluyor tabi ki. Pisti çok güzel buldum, bazı pistlerde illa ki kalalım diye yapıyorlar sanki ama burası gerçekten çok güzel. Özellikle Gümüşhane’nin halkı ve GÜMOFF’a çok teşekkür ediyorum. Çok misafirperverler, sürekli dolaşıyorlar bir ihtiyacınız var mı diye eksiğimiz olup olmadığını soruyorlar. Gümüşhane halkına ve GÜMOFF’a gerçekten çok teşekkür ediyorum. Uzaktan geldiğimiz ve memleketi bilmediğimizden dolayı bize çok yardımcı oldular gerek aileleriyle gerek çocuklarıyla gerek de kendileri bize her konuda yardımcı oluyorlar. – GÜMÜŞHANE
]]>LÖSEMİLİ Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), lösemiyi atlatan 10 genci, milli tenisçi İpek Soylu Şemin ile bir araya getirdi. Şemin’den tenis eğitimi alan gençler bir yandan sosyalleşti bir yandan da eğlenceli vakit geçirdi. LÖSEV İzmir İl Koordinatörü Ebru Alkan, “İyileşen, kanseri ve lösemiyi atlatmış olan gençlerimiz için ‘Sağlıklı Yaşıyorum ve LÖSEV’i Seviyorum’ projesi kapsamında alanında başarılı olan sporcularla bir araya getirmeyi amaçladık” dedi.
LÖSEV, ‘Sağlıklı Yaşıyorum, LÖSEV’i Seviyorum’ projesi kapsamında, Küçük Kulüp Derneği Tenis Kortu’nda etkinlik düzenledi. Etkinlikte kanseri atlatmış 10 genç milli tenisçi İpek Soylu Şemin ile bir araya geldi. Şemin gençlere tenis eğitimi verirken, diyetisyen İrem Tekin de sağlıklı beslenme ve spor hakkında bilgilendirme yaptı. LÖSEV olarak Türkiye genelindeki hem lösemi hem de diğer tanılı çocuk ve yetişkin kanser hastalarına sosyal, kültürel, maddi çok çeşitli yardımlar iletmeye çalıştıklarını dile getiren LÖSEV İzmir İl Koordinatörü Ebru Alkan, “İzmir’de yaz dönemi için çok güzel bir projeyi hayata geçirdik. İyileşen, kanser ve lösemiyi atlatmış olan gençlerimiz için ‘Sağlıklı Yaşıyorum ve LÖSEV’i Seviyorum’ projesi kapsamında alanında başarılı olan sporcularla bir araya getirmeyi amaçladık. Bu, projenin ilk etkinliği oldu. İpek Soylu Şemin Vakfı’nın kurucusu olan milli tenisçi İpek Soylu ile beraber gençlerimiz burada tenis sporunu tanımaya ve öğrenmeye çalışıyor. Çocuklarımızın hayatında sporun yerini oluşturmaya gayret edeceğiz. Özellikle projeye dahil ettiğimiz çocuklar hem spora ilgisi olan, spor yapma potansiyeli olan hem de biraz daha çekingen olup, ilgisini gösteremeyen çocuklar” dedi.
‘BİZİM İÇİN BÜYÜK MUTLULUK’
Çok güzel bir tenis etkinliğine imza attıklarını aktaran Şemin, “Genç ve yeni sporcularımızla keyifli bir saat geçirdik. Amacımız; tenisi herkese tanıtmak, hareketi teşvik etmek. LÖSEV’in bünyesinde yaptığı çok güzel projeleri var. Bu projeye ortak olduğumuz için çok mutluyum. Lösemi ve kanseri atlatan gençlerimizle olmak çok değerli. Zorlu bir süreç geçiren gençlerin LÖSEV desteğini de arkalarına almaları ve mücadele etmeleri çok önemli. Ayrıca bu gençlerin spora, sanata, diğer bütün alanlara teşvik edilmeleri çok değerli. Çünkü bu gençlerden birinin dahi tenisi takip etmek istemesi, bizim için çok büyük mutluluk. O yüzden böyle etkinliklerin varlığı çok önemli” diye konuştu.
‘SPOR YAPTIĞIM ZAMAN HASTALIĞIMI UNUTUYORDUM’
Etkinliğe katılan Yağız Murat Bulut (23), 8 yaşında lösemi teşhisi konulduğunu ve 2 yıl tedavi sonrası sağlığına kavuştuğunu belirtip, “Hastane sürecim bittikten sonra LÖSEV ile iletişime geçtim ve LÖSEV Koleji’nde okudum. Lise zamanında babamı da örnek alarak spora yönelmeye başladım. Basketbol ve fitness ile uğraşmaya başladım. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde spor yöneticiliği okudum. Çocukluğumda yalnızca spor yaptığım zaman hastalığımı unutuyordum ve kendimi daha güçlü hissediyordum. Hastaneye gittiğimde doktorlar da ‘Yağız şu an ne yapıyorsan, devam et. Çünkü değerlerin iyi çıkıyor’ dediler” dedi.
‘İYİ İNSANLAR TANIMAKTAN MUTLUYUM’
10 yıl önce bir kaza sonucu bacaklarının kırıldığını ve hastaneye başvurduğunda tesadüfen lösemi tanısı konulduğunu dile getiren Yasin Yeşilyurt (15) ise “Erken teşhis konuldu, bu konuda şanslıydım. 4 yaşında teşhis konuldu ve 8 yaşımda hastalığı atlattım. Bu süreçte sürekli maskeyle uğraşmak zorundayım. İnsanlar bana başka türlü bakıyorlardı. Daha sonra ben de sporla tanıştım. İlk karate ile başladım ve artık profesyonel olarak uğraşıyorum. Bu etkinlikte de yeni arkadaşlar, iyi insanlar tanımaktan mutluyum. İpek Hoca bizimle çok ilgilendi. Ayrıca buradaki atmosfer çok hoşuma gitti” diye konuştu.
Doğduğunda lösemi teşhisi konulduğunu ifade eden Elif Sevcan Alan (18) da “Tedavim hala devam ediyor. Bir gözüm yüzde 6 görürken diğeri yüzde 97 görüyor. Sinir damarlarımda ve gözümde tümör var. Bu kalıcı bir hastalık ve sürekli tedavi altındayım. LÖSEV sayesinde mutlu oluyorum. Yeni arkadaşlarım oluyor, yeni insanlar tanıyorum” dedi.
]]>EURO 2024 Son 16 Turu’nda 2 Temmuz Salı günü Avusturya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı’nda Bertuğ Yıldırım ve Ahmetcan Kaplan, Hannover şehrine bağlı Barsinghausen kasabasında kamp yapılan tesislerde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Genç yaşta turnuva deneyimi yaşamalarının kendileri için çok iyi olduğunu belirten Ahmetcan Kaplan, “Burada iki genç oyuncuyuz. Bu yaşta bu deneyimleri yaşamak bizim için çok iyi. Ayrıca çok güzel bir duygu. Milli takımın ne demek olduğunu ilerleyen yaşlarda daha iyi anlayabiliriz. Süre almıyoruz ancak dışarda oturarak da olsa Ay-yıldızlı formaya elimizden gelen desteği veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BURAYA HAZIR GELDİM”
Ajax’ta son maçlarda forma giydiğini belirten genç savunmacı, “Ajax’ta son 10, 11 maçta süre aldım. Buraya hazır geldim. Çok sıkı çalışıyoruz, ağır çalışıyoruz. Kendimi hazır hissediyorum. Forma şansı gelirse elimden gelenin en iyisi ile savaşacağım. Biz her zaman hazırız” diye konuştu.
“HAKAN AĞABEY KAPTANDAN ÇOK FAHA FAZLASI”
Hakan Çalhanoğlu’nun ‘eleştirileri bana yapın, gençlere eleştiri yöneltmeyin, daha çok etkileniyorlar’ şeklindeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Ahmetcan Kaplan, şu ifadeleri kullandı:
“Hakan ağabey bence kaptandan çok daha fazlası. Takımı sahiplenişi verdiği röportajdan da belli. Biz ağabey olarak görüyoruz. Çok iyi bir grubumuz var. Sadece Hakan ağabey değil, bütün ağabeyler yardımcı oluyor. Bizler kulaklarımızı dışarı kapattık. Tamamen buraya odaklandık. Milli takımımız için, ülke için elimizden gelenin en iyisini sahaya yansıtıyoruz.”
“AJAX’TA MENTAL VE FİZİKSEL OLARAK DAHA GÜÇLÜ OLDUM”
2 yıl önce Avrupa’ya transfer olduğunu hatırlatan Ahmetcan, “Ben 2 yıl önce gittim. Sonrasında bir sakatlık yaşadım. Yaşam ve tempo farklı oluyor. Mental ve fiziksel olarak daha güçlü oldum. Aileden, arkadaşlardan uzak yaşıyoruz. Bu beni mental olarak daha ileri taşıdı. Avrupa’da olmak gerçekten güzel. İnşallah böyle devam ederiz” dedi.
“HAYALLER GERÇEKTEN OLDU”
Antrenmanlarda kendisini en çok zorlayan ismin Bertuğ Yıldırım olduğunu söyleyen genç stoper, “Bertuğ ile bunun şakasını yapıyoruz. Trabzonspor’dan transfer olduğumda gerçekten çok mutlu oldum. Türkiye’de doğan her çocuğun hayali burada olmaktır. Trabzonspor’da şampiyonluk yaşadım, Avrupa’ya transfer oldum. Şimdi buradayım. Çok mutluyum. Hayaller gerçek oldu. Avusturya maçını kazanıp, turnuvada ilerleyip, daha büyük olan hayallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz” diye konuştu.
Kulübü Ajax’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımla ilgili düşünceleri sorulan Ahmetcan Kaplan, “Ajax sosyal medyası ile her gün konuşuyoruz. Maçtan önce yapılan bir paylaşımdı. Sadece beni değil, turnuvada oynayan herkesi paylaşıyorlar. Sosyal medya konusunda üst düzeyler. Sürekli iletişim halindeyiz” şeklinde konuştu.
“YÜREĞİMİZİ ORTAYA KOYDUĞUMUZ SÜRECE YENEMEYECEĞİMİZ TAKIM YOK”
Mart ayında Avusturya ile oynanan hazırlık maçında talihsizlik yaşadıklarını belirten Ahmetcan, şöyle konuştu:
“Hazırlık maçlında bir talihsizlik yaşadık. Turnuvaların havası her zaman farklı olur. Mental olarak yüzde yüz hazırız. Sahada gerekenleri yapacağız. Biz yüreğimizi ortaya koyduğumuz sürece yenemeyeceğimiz takım yok.”
“AVUSTURYA’YI YENİP, RÖVANŞI ALMAK İSTİYORUZ”
Teknik direktör Vincenzo Montella’nın grup maçlarında kendilerine rakip olarak Avusturya’yı beklediklerini ilettiğini belirten 21 yaşındaki stoper, “Hoca bize ‘Avusturya’yı bekliyoruz’ demişti. Onlardan alacağımız bir rövanş var. Bu maça hazırız. Elimizden gelenin en iyisini yapıp, onları yenip, rövanşı almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“FORMA GİYMEK, KULÜBEDE OTURMAK FARK ETMİYOR, SONUÇTA MİLLİ TAKIM FORMASI”
Son 16 turundaki en genç takım olduklarına dikkat çeken Ahmetcan Kaplan, “En genç takım bizde. Ben buna genç olarak değil, yetenekli olarak bakıyorum. Yetenekli olduğu için buradalar. Bu yaşta tecrübe ediniyoruz. Bu ilerde daha değerli olacak. Forma giymek, kulübede oturmak fark etmiyor. Sonuçta milli takım forması. Saha içinde ve dışında elimizden geleni yapıyoruz. Milli takım formasının değerini daha iyi anlıyoruz” diye konuştu.
“MİLLİ TAKIMIN ULAŞACAĞI YER FİNALDİR”
Turnuvaların sürpriz sonuçlara her zaman açık olduğunu sözlerine ekleyen Ahmetcan, şunları söyledi:
“Milli takımın ulaşacağı yer finaldir, bunu hayal ediyoruz. Kağıt üzerinde maçı o ya da bu kazanır değil, turnuva sürprizlere açık. Maç maç bakıyoruz. Kazandıktan sonra en kötü yarı final oynarız diye düşünüyorum. Bunu yapacak potansiyel var. İnşallah bunu yaşatabiliriz.”
“BİRBİRİMİZ İÇİN SAVAŞIYORUZ”
Milli takım kampında neler öğrendikleriyle ilgili gelen bir soru üzerine Ahmetcan Kaplan, sözlerini şöyle noktaladı:
“Eleştirilere karşı birlik ve beraberliği, aile olmayı öğrendim. Burası milli takım. Birbirimiz için savaşıyoruz. İnşallah böyle birlik beraberlik olduğu sürece en iyisini yapacağımızı düşünüyorum.”
BERTUĞ YILDIRIM: BURADA OLMAK GURUR VERİCİ
Genç yaşta turnuva kadrosunda yer aldıkları için şanslı olduklarını söyleyen Bertuğ Yıldırım ise, “Büyük bir organizasyon, büyük bir turnuva. Bu yaşta geldiğimiz için şanslıyız. Hak ettiğimizi düşünüyorum. Süre alamadık ama önümüzde yıllar var. Turnuva da devam ediyor. İnşallah ilerleyen maçlarda süre alarak, takıma katkı sağlarız. Burada bulunmak, takımdaki ağabeylerimizle burada olmak gurur verici. Bunun bilinciyle çalışıyoruz” dedi.
“MONTELLA’DAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM”
Teknik direktör Montella’dan çok şey öğrendiğini söyleyen Bertuğ, “Ondan çok şey öğrendim. Stillerimiz biraz farklı. Yine de santrfor olarak kattığı şeyler farklı. 4-6-0 konusunda hocanın kendi oluşturduğu zor bir taktik. Maç maç taktik değiştirip, formasyonlar yapabilir. Cenk ağabey, Semih ve ben. Üçümüz de hazırız. Oynarsak en iyisini vereceğiz. İnşallah fırsat gelir, oynarız. Gol sıkıntısı çekmiyoruz. En çok gol atan takımlar arasındayız. Rakibin analizlerine bugün başlayacağız. Hoca bize görev verirse en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
“HAKAN AĞABEY HEM KARİYER HEM DE KİŞİLİK OLARKA ÜST DÜZEY BİR İNSAN”
Hakan Çalhanoğlu’nun genç oyuncularla ilgili açıklamaları sorulan genç forvet, “Tam bir kaptan konuşması. Biz de çok mutlu olduk. Hem kariyer hem de kişilik olarak üst düzey bir insan. Biz gelen eleştirilerde biraz daha kırılgan olabiliyoruz. Hakan ağabey de onu görüyor. Onun için kendi üstüne çekmek istedi. Sıkıntılarımızı hemen halletmeye çalışıyor” diye konuştu.
“YAŞANTIM VE BAKIŞ AÇIM DEĞİŞTİ”
Avrupa’ya geçen sene transfer olduğunu ve bir alışma süreci geçirdiğini söyleyen Bertuğ Yıldırım, “Geçen sene gittim. Alışma süreci yaşadım. Tabii ki yaşantım ve bakış açık değişti. Avrupa’da futbol bir tık daha farklı. Takımda da Avrupa’da oynayanlar var. Avrupa’da oynayan antrenman yoğunluğunu daha ağır geçirdiği için en büyük avantajları fiziksel olarak bir tık daha iyi olmaları. Türkiye’de oynayanlar da büyük takımlarda oynadığı için bir eksiği yok” dedi.
“KADEME KADEME HEDEF KOYDUK”
Turnuvada kademe kademe hedef koyduklarını ifade eden Bertuğ, şöyle konuştu:
“Bu turnuvada kademe kademe hedef koyduk. İlk hedef gruptan çıkmaktı. Şimdi de turu atlama hedefimiz var. Avusturya ile oynadığımız bir hazırlık maçı var. O maçtan bir yaramız var. Farklı bir motivasyonumuz var. İntikam olarak görüyoruz. Onlardan alacak çok şeyimiz var. Herkes çok konsantre. Maçı yaşamaya başladık. İnşallah maçta da her şeyi sahaya yansıtabiliriz. Avusturya iyi bir takım. Organize, birbirlerini bilen bir takım. İçimizdeki şey yanıyor. İnşallah bunu sahaya yansıtacağız.”
“UCU BUCAĞI OLMAYAN BİR JENERASYON”
Takımda başarılı ve genç oyuncular olduğuna dikkat çeken Bertuğ Yıldırım, “Çok başarılı, genç oyuncular var. Genç olduğumuzu hissetmiyoruz. Bu biraz takımdaki ağabeylerle alakalı. Herkese eşit davranıyorlar. Jenerasyon ucu bucağı olmayan bir jenerasyon. Arda, Kenan, Semih herkes çok yetenekli ve karakterli. Çizgimizi bozmadığımız sürece çok daha başarılı olacağız” ifadelerini kullandı.
“FİNAL OYNAYABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM”
Takımı hazır gördüğünü ve final oynayabileceklerini söyleyen genç golcü, şöyle konuştu:
“Buradaki taraftarı gördükten sonra en iyi yere gitmeyi istiyoruz. Gürcistan maçında inanılmaz bir destek vardı. Kendi aramızda acaba şampiyon olsak nasıl bir kutlama olur dedik.”
“SAMET AĞABEYE AĞIR ELEŞTİRİLER OLUYOR”
Takımın tecrübeli isimlerinden Samet Akaydın’a ağır eleştiriler yapıldığını ancak onun sahaya ve takıma odaklandığını söyleyen Bertuğ Yıldırım, sözlerini şöyle noktaladı:
“Buradaki atmosferi gördük ve yaşadık, çok güzel. Burada şunu öğrendim. Özellikle Türkiye’de basın ve taraftardan gelen eleştirilere kulak asmadan maçına konsantre olmalısın. Dışarı kulağını kapatmak gerektiğini anladım. Ayrıca Samet ağabeyden çok şey öğrendim. Dışarda ona karşı ağır eleştiriler oluyor. Ama o, sadece sahaya ve takıma odaklanıyor. Çok da iyi oynuyor. Mental olarak çok kuvvetli olduğu için bunu yapabiliyor. Ben duygusal bir insanım. Sadece sahaya odaklanınca Samet ağabey gibi iyi performans verebileceğimi öğrendim.”
]]>28 Haziran Cuma günü gerçekleştirilen açılış töreni, tenis tutkunları için büyük bir heyecan ve coşkuya neden oldu. Yeni tesis, YTSK’nin mevcut 3 kapalı ve 1 açık kortuna ek olarak hizmet verecek. Toprak kortun açılışına, Yalova’nın önde gelen spor ve iş dünyası temsilcileri, kulüp üyeleri, genç sporcular, ve aileleri yer aldı. Kurdele kesiminin ardından YTSK’nin deneyimli tenisçileri, yeni toprak kortta gösteri maçı düzenledi. Bu gösteri maçı, açılış etkinliğine renk kattı ve izleyicilere keyifli anlar yaşattı. İzleyicilerin arasında milli takım sporcularından Emirhan Bulut, Yağız Yıldız, Erkut Aydın, ve Ömer Bayındır’da yer aldı.
“Yalova’nın ilk toprak kortunu yapmanın gururunu taşıyoruz”
Açılış töreninde konuşan YTSK Yönetim Kurulu Başkanı Ünsal Kıran, duygularını şöyle anlattı:
“Yalova’nın ilk toprak kortunu yapmanın gururunu taşıyoruz. Gittiğimiz turnuvalarda bu eksikliği hep hissettik. Sonuç olarak Yalova’mıza toprak kortu kazandırdık. Bununla birlikte tenis akademisini kurduk. 7 yaşından başlayıp 16 yaşına kadar çeşitli gruplar oluşturarak Yalova’da tenisi geliştirmek ve milli takıma buradan sporcu yetiştirmek için elimizden geleni yapacağız. Şu anda 100 öğrencimiz eğitim görmekte. Bu sayıyı 250’ye kadar çıkarabilecek kapasitemiz var. 6 antrenörümüz hali hazırda görev yapıyor. Amacımız önceden kendimiz için oynamaktı, bugün ise çocuklarımızı yetiştirip Türkiye’mize faydalı olmak için çalışıyoruz. Yalova’daki tüm tenis severleri kortumuza bekliyoruz.”
“Türkiye’de tenis daha revaçta”
Yalova Tenis Kulübü’nün yeni Başantrenörü Fikri Semih Evranlı, tenisle olan uzun süreli bağını ve yeni projelerini anlattı:
“Yaklaşık 92’den beri tenisin içerisindeyim. 20 yıldır antrenörlük yapıyorum. Yalova Tenis Kulübü ile yaklaşık 2 ay önce yollarımız kesişti ve burada bir akademi başlattık. Amacımız yeni sporcular yetiştirmek. Türkiye’de tenis eskisine göre daha revaçta. Ne kadar fazla insan bu sporun içerisinde olursa, o kadar çok sonuç alırız. Dolayısıyla kulüplerde vakit geçiren insan sayısı bizim için çok önemli. Hepimiz küçük yaştan başlattığımız veya elimize herhangi bir yaştan gelen sporcunun büyük turnuvalarda oynamasını istiyoruz. Sponsorluklar ve daha medyatik bir duruma gelmemiz lazım. İmkanları bulduğumuz anda çok sayıda sporcumuz oralara çıkacak. Türkiye’de bu gayet güzel bir şekilde gelişiyor.”
“ATP puanları alıp ilk 100’e girmeyi hedefliyorum”
Milli tenisçi Emirhan Bulut, tenis kariyerinin başlangıcını ve hedefleriyle ilgili,”18 yaş milli takım şampiyonuyum. Tenise 4 yaşında başladım. Başlama sebebim, babamın beden eğitimi öğretmeni olması ve beni tenise götürmesiydi. Tenisi çok sevdim ve başladım. İnşallah ATP’lerde puan almaya başlayıp ilk 100’e girip Grand Slam’de oynayan ve turu geçen ilk Türk olmak istiyorum. Örnek aldığım tenisçiler Rafael Nadal ve Novak Djokovic. Nadal’ın rekabetçi ve savaşçı ruhu benim oyunuma daha çok benziyor ama Djokovic’i daha çok seviyorum” dedi. – YALOVA
]]>98. Gazi Koşusu’nda kupa yarın sahibini bulacak
Metin ARSLANCAN – Ali DANAŞ/ İSTANBUL, – Bu yıl 98’incisi düzenlenecek Gazi Koşusu’nda kupa yarın İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda sahibini bulacak.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına 98 yıldır aralıksız olarak gerçekleştirilen Gazi Koşusu’nun startı yarın saat 17.15’te İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda verilecek. 2024 yılının şampiyonunun belirleneceği koşuda 17’si erkek, 5’i dişi olmak üzere toplam 22 safkan zafer için piste çıkacak.
7’den 70’e milyonlarca kişinin sonucunu merakla beklediği bu önemli randevunun bu yılki birincilik ikramiyesi 13,5 milyon TL olarak belirlendi. 98. Gazi Koşusu’nda ikinciye 5 milyon 400 bin TL, üçüncüye 2 milyon 700 bin TL, dördüncüye 1 milyon 350 bin TL ve beşinciye ise 675 bin TL ikramiye dağıtılacak. Koşuyu kazanan tayın sahibi birincilik ikramiyesine ek olarak kayıt tutarları, taksit ücretleri ve at sahibi primiyle birlikte toplam 20 milyon 967 bin TL’lik bir ikramiye kazanmış olacak. At sahibi aynı zamanda tayın yetiştiricisi ise bu tutara yetiştiricilik primi de dahil olacak ve ödül 24 milyon 848 bin 250 TL’ye ulaşacak.
Oldukça renkli geçmesi beklenen günde onbinlerce ziyaretçiyi ağırlayacak İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda yarışseverler saat 12.00’den itibaren müzik dinletileri ve çocuk animasyonları başta olmak üzere çeşitli aktivitelerle unutamayacakları bir gün geçirecekler.
Önceki gün ‘Yıldızlarla Kahvaltı’ etkinliği düzenlenirken jokeylerden Özcan Yıldırım, Mehmet Akyavuz ve Müslüm Çelik Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
ÖZCAN YILDIRIM: UMARIM TEKRAR BU GURURU YAŞARIM
Yarışa artık saatlerin kaldığını aktaran Özcan Yıldırım, “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına düzenlenecek yarışa çok kısa bir süre kaldı. 22 atın tüm jokeylerine ve tüm ilgililerine öncelikle sağlıklı, kazasız belasız yarışın bitmesini diliyorum. Tabii ki bu seneki atımız (Madras) şanslı atların arasında. 2022 yılında bu gururu yaşadım. Umarım tekrar bu gururu yaşarım, tekrar bu kupayı elimize alırız. Kazanacağımı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“6 AY ÖNCEKİ FAVORİ ATLARLA ŞİMDİKİ FAVORİ ATLARIN HEPSİ YER DEĞİŞTİRDİ”
Yarışın zorluk düzeyinden bahseden Yıldırım, “Yarış şansının yanınızda olması gerekiyor. Siz ne kadar iyi olursanız olun. O anın yarışta gidebileceğiniz yerlerde, önünüze düşebilecek atlarda, tamamen her şey değişiyor. Rakiplerimiz var. Geçmiş senelere bakınca 6 ay önceki favori atlarla şimdiki favori atların hepsi yer değiştirdi. Atların tempolarının düşeceğini düşünmüyorum. Çok zor bir yarış olacak ama inşallah yarış bizim olur” diye konuştu.
MEHMET AKYAVUZ: ŞANS BİZİM YANIMIZDA OLUR VE BİZ KAZANIRIZ İNŞALLAH
Jokey Mehmet Akyavuz, yarışa katılan her atın çok değerli olduğunu belirterek, “Türkiye değil sadece dünya genelinde izlenen büyük bir yarış. Atamızın adına koşulan bir yarış. 22 safkanımız katılıyor, hepsi birbirinden değerli. Ben Tor Gold ile yarışa katılıyorum. Durumlar iyi. İnşallah başarılı oluruz. Şans bizim yanımızda olur ve biz kazanırız inşallah” şeklinde konuştu.
Müslüm Çelik ise, “Yarışa katılacak atların ilgililerine bol şanslar diliyorum. Güzel bir yarış olmasını diliyorum. Umarım şans bizden yana olur ve sonuca biz ulaşırız” değerlendirmesinde bulundu.
GEÇMİŞTEN BUGÜNE GAZİ KOŞUSU
1927 yılında ilk kez düzenlenen Gazi Koşusu’nu Ali Muhiddin Hacıbekir’in Neriman isimli kısrağı kazanmıştı. Yarış, günümüze kadar kesintisiz olarak devam etti. Organizasyonda en iyi derece, 1996 yılında Özdemir Atman’ın Bold Pilot (2.26.22) isimli safkanına ait.
EN FAZLA KAZANAN EKÜRİ
Gazi Koşusu’nu en fazla kazanma başarısını gösteren eküri Eliyeşil Ekürisi oldu. Eliyeşil Eküris 1950 yılında Darling ile başlayan ve devamında Kusun (1953), Atlıhan (1961), Melikşah (1963), Kayarlı (1964), Minimo (1971), Akkor (1972), Karayel (1973), Buğra (1976), Toraman (1982), Cartegena (1984), Hafız (1986) ve Popular Demand (2005) olmak üzere toplam 13 kez birinci oldu.
EN ÇOK KAZANAN JOKEY
Mümin Çılgın ise Helene de Troia (1960), Apaçi (1965), Nadas (1974), Dr. Seferof (1979), Dersim (1981), Uğurtay (1985), Hafız (1986), Top Image (1988) ve Abbas (1991) isimli safkanlar ile toplam 9 kez kazanarak Gazi Koşusu’nu en fazla kazanma başarısını gösteren jokey oldu.
AHMET ÇELİK ÜST ÜSTE 7 YIL KAZANDI
Jokey Ahmet Çelik, kırılması zor bir rekoru elinde bulunduruyor. Çelik, 2015 yılında Renk ile başlayan ve devamında Graystorm (2016), Piano Sonata (2017), Hep Beraber (2018), The Last Romance (2019), Call To Victory (2020) ve Burgas (2021) isimli safkanlar ile Gazi Koşusu’nu tam 7 yıl üst üste kazanarak önemli bir rekorun altına imza attı.
İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda yarın 6 Grup koşunun yer aldığı program şöyle:
14.00 İlk koşu
14.30 Korea Racing Authority (KRA) Koşusu
15.00 Kadın Binici Dostluk Kupası
15.30 Zübeyde Hanım Koşusu
16.15 Anafartalar Koşusu
17.15 Gazi Koşusu
18.00 Haliç Koşusu
18.45 Ali Rıza Bey Koşusu
19.30 Nene Hatun Koşusu
]]>EDİRNE’nin önemli su kaynaklarından Meriç Nehri, 12-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek Gençler Türkiye Kupası’yla ilk resmi kürek müsabakasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Parkurun iskeletini oluşturacak tonozların nehre bırakılmasıyla hazırlıkların başladığını söyleyen Türkiye Kürek Federasyonu Genel Sekreteri Uğur Kılıç, “Türkiye’de hem ilk hem de Avrupa’da da önde gelen bir parkur olması planlanıyor” dedi.
Edirne’de eylül ayının ilk haftasında Avrupa Kürek Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak Meriç Nehri’nde, ilk resmi müsabakalar 12-14 temmuz tarihleri arasında, Gençler Türkiye Kupası kürek yarışlarıyla başlayacak. Türkiye Kürek Federasyonu ile TED Edirne Koleji Kürek Kulübü işbirliğiyle düzenlenecek organizasyon öncesi, toplam 2 bin metreden oluşacak parkurun iskeletini oluşturacak tonozlar vinçli katamaran yardımıyla nehre bırakıldı.
“AVRUPA’NIN ÖNDE GELEN PARKURLARINDAN OLMASI PLANLANIYOR”
Türkiye Kürek Federasyonu Genel Sekreteri Uğur Kılıç, uzun süredir Meriç Nehri’nde resmi etkinlik yapmak için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Kılıç, “Bu parkurumuzun özelliği 2 bin metre olimpik bir parkur. Uluslararası standartlarda yapılacak. Müezzinoğlu Köprüsü’nden Karaağaç Köprüsü’ne doğru bir yarışma güzergahı olacak. Uluslararası standarttaki parkurlarından daha ekstra olarak aynı zamanda dokuz ve onuncu kulvarlı şekilde yapılacak. Normalde uluslararası standartta parkurlar altı kulvar yeterli olarak öngörülüyor ama biz burada alanın genişliğinden dolayı faydalanarak pozitife çevirdik bu işi ve 9 kulvarlık parkuru yaparak burada da Türkiye’de hem ilk hem de Avrupa’da da önde gelen bir parkur olması planlanıyor” dedi.
“OLİMPİYATLARDAN ÖNCE EDİRNE’DE KAMP YAPMAK İSTİYORLAR”
Uluslararası federasyonların da parkuru çok yakından takip ettiğini söyleyen Kılıç, “Olimpiyatlardan önce kısa bir zaman da olsa, buraya gelerek antrenman ve kamp yapmak istiyorlar. Tabii ki kürek 365 gün antrenman yapılan bir spor olduğu için olimpiyatlardan sonra da kendi ülkelerinde uygun şart bulunmayan ülkeler özellikle Ortadoğu’dan da çok talep var bize Türkiye’ye gelmek için. Buraya kampa gelecekler. İnşallah Edirne’miz hak ettiği değeri bundan sonra su sporlarına da sahip olarak kazanmış olacak. Yaşayan ve sürekli aktif olan bir parkurumuz olacak” diye konuştu.
“HAYALLERİMİZ GERÇEK OLDU”
TED Edirne Kürek Kulübü Başkanı Nesim İba da, 2020 yılından beri hazırlıkların sürdüğünü anlattı. İba, “Hayallerimiz gerçek oldu. Devletimizin, bakanlığımızın desteğiyle, federasyonumuzun desteğiyle. Biliyorsunuz önümüzdeki Eylül ayının ilk haftası Avrupa Kürek Şampiyonası, ondan sonraki hafta Balkan Kürek Şampiyonasına ev sahipliği yapacağız. Öncesinde de gördüğünüz platformlar artık gelmeye başladı. Bunlar Meriç Nehri’nde kurulacak olan kürek parkuru platformlarını hizalamak için, kurmak için bize yardımcı olacak aletler. 12-14 temmuz arası Gençler Türkiye Şampiyonası olacak Meriç Nehri’nde. Bununla ilgili şu anda çalışmalar son sürat devam etmekte” şeklinde konuştu.
“DÜNYA ŞAMPİYONASINA DA EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ”
Edirne’nin, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir uluslararası parkuru olduğunu söyleyen İba, “Cumhuriyet tarihinde ilk defa uluslararası bir parkurumuz oldu. Yurt içi şampiyonaları Sapanca’da, Haliç’te yapılıyor ama uluslararası şampiyona ilk defa yapılıyor. Yani cumhuriyet tarihinde ilk defa bir uluslararası şampiyonaya ev sahipliği yapacağız Eylül ayının ilk haftası ve ikinci haftası. Akabinde milli takım artık kamplarını burada yapacak. Diğer takımlar kamplarını burada yapacak. Artık burası resmi bir saha oldu. Sonrasında da temennimiz dünya şampiyonasına ev sahipliği yapmak istiyoruz. Bununla ilgili federasyon başkanımızın vizyonuna inancımız tam, ekibinin vizyonuna inancımız tam. Uluslararası camiayla da münasebetlerin ve ilişkilerin çok iyi olduğunu biliyoruz. Onun da desteğiyle umuyorum ki önümüzdeki yıl burada dünya şampiyonasına ev sahipliği yapmak için adımlar atılmaya başlanacak” ifadelerini kullandı.
]]>Avrupa Satranç Birliği’nin (ECU), Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlediği şampiyona bugün sona erdi. 20 Haziran’da başlayan organizasyonda Türkiye, 12 yaş kızlar kategorisinde şampiyon ve 12 yaş genel kategoride ikinci oldu.
Şampiyonada, Apaydın Satranç ve Spor Kulübü’nden Neris Hatuk ve Tuana Abak’tan oluşan takım birinci ve 12 yaş genel kategoride Fatma Yılmaz Spor Kulübü’nden Baver Yılmaz, Sarp Şahin, Mehmet Alper Çelebi ve Çınar İçöz’den oluşan takım ikinci oldu. 12 yaş genel kategoride Baver Yılmaz 1. Masa birincisi, Mehmet Alper Çelebi 3. Masa ikincisi, Sarp Şahin 2. Masa üçüncüsü, 12 yaş kızlar kategorisinde Tuana Abak 1. Masa birincisi, 18 Yaş genel kategoride IM Adar Tarhan 1. Masa ikincisi, FM Arda Çamlar 2. Masa ikincisi oldu.12 yaş kızlar ve 12 yaş genel takımlarının, kupa ve madalyalarını Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) Başkanı Gülkız Tulay’dan almasıyla salonda duygusal anlar yaşandı.
Rodos’daki 20-28 Haziran tarihleri arasında düzenlenen şampiyonaTürkiye, Yunanistan, Avusturya, Ermenistan, Belçika, Hırvatistan, Almanya, Estonya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovenya, Ukrayna, İsviçre, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail’den toplam 190 sporcu katıldı. 12 yaş genel/kızlar ve 18 yaş genel/kızlar olmak üzere 4 kategoride takım turnuvası olarak yapıldı.
Rusya Devlet Nükleer Şirketi ROSATOM’un desteklediği şampiyonada Türkiye’yi, 12 yaş genel kategoride Fatma Yılmaz Spor Kulübü’nden Baver Yılmaz, Sarp Şahin, Mehmet Alper Çelebi, Çınar İçöz, 12 yaş kadınlar kategorisinde Apaydın Satranç ve Spor Kulübü’nden Neris Hatuk, Tuana Abak, 18 yaş genel kategoride Pamukkale Üniversiteli Satranç ve Akıl Oyunları Spor Kulübü’nden Adar Tarhan, Arda Çamlar, Hayri Beyhun Şenel, Tunahan Yıldız, Muhammed Emin Arslan, 18 yaş kadınlar kategorisinde Haznedaroğlu Satranç Spor Kulübü’nden Eylül Ceren Gedik, Ilgın Destina Nurdoğan ve İlayda Acar olmak üzere toplam 14 sporcu temsil etti. Sporculara 4 antrenör eşlik etti.
“SATRANÇTA AVRUPA’NIN EN İYİSİ BİZİZ”
TSF Başkanı Gülkız Tulay, son yıllarda Türk satrancının büyük bir başarı hikayesi yazdığını kaydederek “Satrançta Avrupa’nın en iyisi, en başarılısı Türkiye! Avrupa Genç Takımlar Satranç Şampiyonası’ndan bir şampiyonluk, bir ikincilikle dönüyoruz” dedi.
Tulay, genç millilerin Türkiye’ye yine büyük bir gurur yaşattığını, tarihi bir başarıya daha imza attıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“Rodos’ta 1 altın, 1 gümüş madalya ve sporcularımızın bireysel masa dereceleri ile Türkiye rüzgarı estirdik. 12 yaş kızlar kategorisinde genç ustalarımız harika bir sonuca imza atarak şampiyonluğa uzandı. 12 yaş genel kategoride de gençlerimiz ikinci oldu. Apaydın Satranç ve Spor Kulübü’nden Neris Hatuk ve Tuana Abak’tan oluşan takımımızı ve 12 yaş genel kategoride Fatma Yılmaz Spor Kulübü’nden Baver Yılmaz, Sarp Şahin, Mehmet Alper Çelebi ve Çınar İçöz’den oluşan takımımızı kutluyorum. Türk satrancının yıldızları mücadele ettikleri her şampiyonadan başarıyla dönüyor. Altyapıdan yetişen genç ustalarımız Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatıyor. Avrupa’da ve dünyada Türk satrancı ve Türk yıldızları konuşuluyor. Avrupa’ya damga vuran yeni bir heyecan yaşadık. Genç sporcularımız, azmi, disiplini ve sıkı çalışmasıyla her şampiyonada öne çıkıyor.”
“ROSATOM’UN AVRUPA BAŞARISINA SAĞLADIĞI KATKI BİZİM İÇİN ÇOK ANLAMLI”
Tulay, “Türkiye’yi onurla temsil eden sporcularımızın yanı sıra antrenörlerimizi, kulüplerimizi ve her zaman destek veren ailelerimizi kutluyorum. Rusya Devlet Nükleer Şirketi ROSATOM’un bu şampiyonada sporcularımızı desteklemesi ve bu Avrupa başarısına sağladıkları katkıları da bizim için çok değerli ve anlamlı. Avrupa heyecanımızda yanımızda olan ve değerli sponsorlarımızdan biri olan ROSATOM’a da çok teşekkür ediyorum. Sponsorlarımızın desteği satrancın bugününü ve geleceğini güçlendiriyor. Satranca yapılan her yatırım ülkenin geleceği için de önemli bir yatırım demek. Türk satrancının geleceği çok parlak. Gençlerimizle gurur duyuyoruz” dedi.
“TÜRK SATRANÇÇILARININ AVRUPA’DAKİ BAŞARISINA DESTEK VERMEKTEN MUTLUYUZ”
ROSATOM Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü ve Bölge Başkan Yardımcısı Alexander Voronkov da Avrupa Genç Takımlar Satranç Şampiyonası’nda Türkiye’ye Avrupa şampiyonluğu ve ikincilik kazandıran genç satranççıları kutladı. Voronkov, şöyle konuştu:
“Altın madalya ve gümüş madalya kazanan sporcuları ve bu şampiyonada mücadele eden tüm Türk satranççılarını ayrı ayrı kutluyorum. Finale ulaşmak ve ülkenizi böylesine prestijli bir turnuvada temsil etmek zaten bir zaferdir. Ayrıca, günlük emekleri, yorulmak bilmeyen destekleri, ilgileri ve sevgileriyle böylesine olağanüstü sonuçlar elde edilmesini sağlayan genç sporcuların ebeveynlerini ve antrenörlerini de kutlamak isterim. Sabrınız ve profesyonelliğiniz sayesinde çocuklar bu kadar yükseklere ulaşabildiler. TSF ile yürüttüğümüz iş birliği çok değerli. Türkiye’deki gençlerin entelektüel potansiyelini geliştirmeye yönelik önemli projeleri birlikte hayata geçiriyoruz. Türk satrancının zaferinin bir parçası olmaktan, bu heyecanı ve coşkuyu paylaşmaktan çok mutluyuz.”
]]>Bölgesel Amatör Futbol Ligi için iddialı bir takım oluşturmak için kolları sıvayan Malatya Yeşilyurtspor Kulüp Başkanı Adnan Çoban ile Yönetim Kurulu, yeşil-beyazlı takımı Malatyalı genç teknik adam Osman Fırat’a emanet etti. Sportif Direktörlük görevine Malatyalı Mahmut Evren’i getirdikten sonra Teknik Direktör arayışına giren Adnan Çoban Başkanlığındaki Yönetim Kurulu, Osman Fırat üzerinde mutabık kalırken, yapılan törenle resmi sözleşme imzalandı.
İmza töreninde konuşan Kulübün Sportif Direktörü Mahmut Evren, Osman Fırat ile ekibine başarılar dileyerek, “Kulübümüz yeni bir yapılanma içerisine girdi. Kulüp Başkanımız Sayın Adnan Çoban ve Yönetim Kurulumuz güçlü ve iddialı bir kadro oluşturmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Yeni sezonda şehrimize ve ilçemize yakışan sonuçları almak için titiz ve planlı çalışıyoruz. Takımın Teknik Direktörlüğüne genç bir isim olan Osman Fırat’ı getirdik. Süper Lig’de çok sayıda takımın formasını giymiş, takım kaptanlığını yapmış, futbolu bıraktıktan sonra Yeni Malatyaspor Kulübümüzün alt yapısında görev alan Osman Hocamıza ve ekibine sonsuz başarılar diliyoruz. Birlikte hareket ederek, güçlü bir kadro kurarak yeni sezona iddialı bir başlangıç yapacağız” şeklinde konuştu.
Malatya Yeşilyurtspor ile anlaştığı için mutlu olduğunu söyleyen Osman Fırat ise takımı hedeflenen noktaya ulaştırmak için canla başla çalışacaklarını söyledi. Anlaşmanın her iki taraf içinde hayırlı olmasını temenni eden Osman Fırat, “Bölgesel Amatör Futbol Liginde mücadele edecek olan Malatya Yeşilyurt Kulübümüzden teklif geldiğinde açıkçası çok heyecanlandım. Yeni sezon için iddialı bir takım oluşturup, üst sıraları hedefleyenKulüp Başkanımız Sayın Adnan Çoban ve Kulüp Yöneticilerimizin takımı Malatyalı bir teknik adama teslim etme düşünceleri bana göre çok değerlidir. Başkanımız, Yöneticilerimiz ve son olarak Sportif Direktörümüz Mahmut Evren ile görüştük ve her türlü konuda anlaşmaya vardık. Teknik adamlık hayatıma güzide ve değerli bir kulüpte başlayacak olmanın heyecanını yaşıyorum. İnşallah bu güzel başlangıcı yeni başarılarla taçlandırırız. Heyecanlıyız, umut doluyuz, çok çalışmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bu işin üstesinden layıkıyla gelmek içinde ne gerekiyorsa yapacağız. Yeşil-beyazlı ekibimizi yeni sezonda hak ettiği yere taşımak için ben ve ekibim gece gündüz demeden çalışacağız. Amacımız Malatya futboluna hizmet etmektir. Bize duyulan güveni boşa çıkarmamak için tüm çalışmalarımızı planlı ve koordineli yürüteceğiz, işimize odaklanacağız, takımın başarısı için elimizden geleni yapacağız. Yönetim Kurulumuz, güçlü bir kadro kurmak için görüşmelerini dört koldan sürdürüyor, inşallah yeni sezonda Malatya’yı en iyi şekilde temsil edecek bir kadro ile sahaya çıkacağız ve belirlenen hedefe hep birlikte ulaşacağız. Bizi böylesine anlamlı ve değerli bir göreve layık gören Başkanımız Adnan Çoban’a ve Yönetim Kurulu Üyelerimize bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Yeşil-Beyazlı Takımı Osman Fırat’a teslim ettiklerini söyleyen Malatya Yeşilyurtspor Kulüp Başkanı Adnan Çoban ise, “Osman Fırat hocamız uzun yıllar futbol sahalarında şehrimizi başarıyla temsil etmiş, Süper Lig takımlarında forma giymiş, genç bir teknik adamımız. Yönetim Kurulumuzun ortak kararıyla takımı Osman Fırat hocamıza teslim etmeye karar verdik. Hocamızla görüştük ve anlaştık, kendisine güveniyoruz, inşallah başarılı olacaktır. Anlaşma her iki taraf içinde hayırlı olsun. Kuracağımız güçlü bir kadro ile yeni sezonda üst sıraları zorlayan bir takım oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.
Malatya Yeşilyurtspor Teknik Direktörlüğüne getirilen Osman Fırat ile resmi mukavele imzalandı. Osman Fırat’ın teknik ekibinde, Antrenör İlhan Akdoğan, Kaleci Antrenörü Önder Biçer ile Kondisyoner Abuzer Türkoğlu görev yapacak. – MALATYA
]]>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Edip Buran Spor Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Gençlik ve Spor Bakanlığı himayelerinde Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde ülke genelinde olduğu gibi Mersin’de de Yaz Spor Okullarının açıldığını söyledi.
Gençlerin başarısının ülkenin başarısı olduğunu vurgulayan Vali Pehlivan, “Ülkemizin gelecekte çok daha iyi noktalara geleceğinin de habercisidir. Dünün nesilleri nasıl ki bugünün Türkiye’sini inşa ettiyse, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘Türkiye Yüzyılı’nı da kıymetli gençlerimizle, çocuklarımızla birlikte inşa edeceğiz” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılırken, cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ve işaret ettiği ‘muasır medeniyetler’ seviyesinin üstüne her alanda çalışarak, üreterek, başarılar ortaya koyarak erişileceğini kaydeden Vali Pehlivan, “Spor da bunlardan birisidir. Spor hem zihinsel gelişim hem fiziksel gelişim hem de iştigal ettiğimiz işlerdeki gelişime olumlu katkılar yapan bir olgudur. Hayatımızın her aşamasında, her yaşta sahip olmamız gereken bir alışkanlık ve aktivitedir. O yüzden gerek okullarımız açık olduğu müddetçe okullarda, gerekse şimdi olduğu gibi yaz tatil süresince gençlerimizi, çocuklarımızı spora yönlendirme gayreti içindeyiz. Her şeyden önce enerjilerini olumlu yönde değerlendirmelerini istiyoruz. Bir yandan okumalarını, kendilerini geliştirmelerini bir yandan da spor yaparak spor branşlarını tanımalarını, yeteneklerini ortaya çıkarmayı çok önemsiyoruz” diye konuştu.
“Lisanslı sporcu sayımız 205 bine ulaştı”
Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığının protokolleri çerçevesinde yetenek taraması uygulamaları yaptıklarını hatırlatan Vali Pehlivan, “Bu taramalarda 2023 yılında 20 bin civarında kişiye ulaşmışken, bu yıl itibariyle bu sayı 30 bine yaklaştı” ifadelerini kullandı.
Vali Pehlivan, konuşmasının devamında, ‘Yüzme Bilmeyen Kalmasın Projesi’ kapsamında 168 bin çocuğa ve gence ulaşıldığı bilgisini vererek, “‘Her Ay Bir Branş Tanıtımı Projesi’ ile de geçtiğimiz yıl 35 bin çocuğumuza, gencimize ulaşmışken bu yılın ilk 6 ayında 13 bin olmak üzere toplam 48 bin kişiye eriştik.
İlimiz genelinde lisanslı sporcu sayımız 30 bini aktif durumda olmak üzere 205 bine ulaştı. 62 branşta 536 kulübümüz spor faaliyeti yapıyor. Bugün açtığımız yaz okullarında 35 branşta faaliyetler yapılacak, kurslar düzenlenecek. Binlerce gencimize, çocuğumuza ulaşacağız. 05-18 yaş arası gençlerimiz bu faaliyetlere, kurslara, okullara katılabilecek. Engelli kardeşlerimiz için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Türkiye’de bir ilk Mersin’de hayata geçirildi. Mezitli ilçemizde Engelsiz Gençlik Merkezimizin yapımı tamamlandı ve yakın bir gelecekte Gençlik ve Spor Bakanımızın teşrifleriyle açılışını gerçekleştireceğiz. Beraberinde 4 gençlik merkezimizi daha açacağız ve toplam gençlik merkezi sayımız 7’ye yükselecek” şeklinde konuştu.
“Bu yıl 100 bin gencimize ulaşmayı hedefliyoruz”
Yaz okullarında yoğun bir çalışmayla önceki yıl 43 bin, geçen yıl yaklaşık 55 bin kişiye ulaşıldığını ifade eden Vali Pehlivan, şöyle devam etti; “Bugün burada bir hedef belirlemek ve ilan etmek istiyorum. Bu yıl 100 bin gencimize, çocuğumuza ulaşalım. Mersin’imize de bu yakışır, Mersin’deki Gençlik ve Spor Hizmetlerimize de bu yakışır. Yeni açacağımız gençlik merkezlerinin de katkısıyla bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Ne kadar çok gencimize ulaşırsak, gençlerimizi ne kadar çok spora, spor aktivitelerine, sevk edersek onlar özellikle de bağımlılık yapan unsurlardan uzak kalacaklardır. Spordaki başarıları, derslerindeki başarılara da yansıyacaktır. Bu sporcu gençlerimizin içinden de inşallah milli sporcularımız çıkacaktır. Her branşta başarılı sporcularımızın sayısı giderek artıyor. İlimizde 50’ye yakın milli sporcumuz var. Uluslararası yarışmalarda madalya kazanan sporcu sayımız bir önceki yıla göre iki katına çıktı. Yaklaşık 140 sporcumuz uluslararası yarışmalarda başarı kazandı. Gençlerimiz bunun iki katı nispetinde de ulusal yarışmalarda madalya kazandı. Bu sporcular düzenlenen yetenek taraması, kurs ve eğitim faaliyetleriyle tespit edildi ve bu başarılı sonuçlara ulaşıldı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘sporu tabana yayıyoruz’ anlayışı doğrultusunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı yatırım programları çerçevesinde ülke genelinde olduğu gibi Mersin’de de her geçen gün yeni bir yatırımın çocuklara, gençlere, sporculara kazandırıldığını belirten Vali Pehlivan, “Şu anda yurtlarımız da dahil tesis sayımız 80’dir. Özel işletmeleri kattığımız zaman 100’ün üzerinde spor tesisimiz var. Bu tesislerimiz dolsun taşsın, hiç boş kalmasın istiyoruz. Bu yıl bir avantajımız da 4 tane daha gençlik merkezimizin açılacak olmasıdır. Buralarda yüzlerce, binlerce gencimize ve çocuğumuza ulaşmak, gençlik ve spor hizmetleri vermek istiyoruz. O yüzden çıtayı biraz daha yukarıda tutuyoruz. Bu tesislerimizin 365 gün muhakkak ya bir müsabaka ya bir antrenman ya bir kurs faaliyetiyle dolup taşmasını istiyoruz. Bunu da birlikte başaracağız” dedi.
Törende Gençlik ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir de bir konuşma gerçekleştirdi.
Vali Pehlivan, Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı kapsamında branşlara yönlendirilen ve başarılı olan sporculara ödül takdim etti. Törende açılış konuşmalarının ardından halk oyunları gösterisi ile sporcular jimnastik, tekvando, eskrim, karate, güreş gösterilerini sergiledi.
Programa; Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök, il spor dalı temsilcileri, antrenörler, sporcular ve aileleri katıldı. – MERSİN
]]>8,10,14 ve 18 yaş ve altı olmak üzere dört ayrı yaş grubu için düzenlenen Efes’in Çocukları Satranç Turnuvası’nda toplamda 99 satranç sporcusu mücadele etti. İki gün süren mücadele sonunda oynanan final maçları ile dereceye giren sporcular belirlendi.
8 yaş ve altı en iyi üç kadın sporcu kategorisinde birinci Defne Pınar, ikinci Eylül Özdemir, Üçüncü Rüya Gülbay olurken, 8 yaş ve altı genel kategoride birinci Ali Kalaycıoğlu, ikinci Mahmut Çınar Bozkurt, üçüncü Defne Pınar, dördüncü Ata Bartu Can, beşinci Ilgaz Ali İslam oldu.
10 yaş ve altı en iyi üç kadın sporcu kategorisinde birinci Nihal Zade Türkel, ikinci Ada Çiftçi üçüncü Zeynep Livanur Rüzgaresen olurken, 10 yaş ve altı genel kategoride birinci Hüseyin Taşyurt, ikinci Nihal Zade Türkel, üçüncü Mustafa Ali Bayındır, dördüncü Halil Mete Özkök, beşinci Ertuğrul Kahraman oldu.
Sporcular kupalarını İlçe Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar’dan alırken, madalyalarını da Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel taktı.
14 yaş ve altı en iyi üç kadın sporcu kategorisinde birinci Berra Sertoğlu, ikinci Ayşe Yiğitcan, üçüncü Azra Akın olurken sporculara kupalarını İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Serkan Atlan takdim etti. 14 yaş ve altı genel kategoride birinci Emir Çiçek, ikinci Rüzgar Tuna Bakar, üçüncü Ömer Kaan Arık, Dördüncü Servan Şenduryıldız, beşinci Arda Bayram ise madalyalarını İlçe Gençlik ve Spoor Müdürü Hüseyin Kılıç’tan aldı.
18 yaş ve altı en iyi üç kadın sporcu kategorisinde birinci Şeyma Ceren Aydın, ikinci Neva Şakar kupalarını Turnuva Direktörü Yaşar Şakar’dan aldı. 18 yaş ve altı genel kategoride birinci Mustafa Emre Aydın, ikinci Doruk Pak, üçüncü Şeyma Ceren Aydın, dördüncü Faruk Pak, beşinci Yaşarcan Şakar ise madalyalarını Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin’den aldı.
Çocuklarımız çok güzel mücadele ettiler
Turnuvaya katılan satranç sporcusu çocukların çok güzel mücadele ettiğine değinen Ayasuluk Satranç Derneği antrenörü Yaşar Şakar; “Öncelikle çok gururlu ve mutluyum. Dün bana birkaç velim ‘hocam biz sizin hakkınızı nasıl ödeyeceğiz?’ demişti. Asıl ben sizin hakkınızı nasıl ödeyeceğim. Belediye Başkanımız Sayın Filiz Ceritoğlu Sengel’e, Prof. Dr. İsmail Aka Kütüphanesi ve Sosyal Etkinlik Merkezi yetkililerine ve çalışanlarına, bu etkinliği düzenlememizde katkı gösteren Selçuk Belediyesi Kültür Müdürü Altay Mocan’a teşekkür ederim. Bu başarının bir ekip çalışması olduğunu gösterdiğimize inanıyorum. Bir de Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne sporcularımıza lisans çıkarma konusunda ve dayanışma konusunda yardımlarından dolayı teşekkür ederim. Çok güzel bir turnuva hazırladık. Genelde başvuru sayıları ile katılımcı sayıları arasında fireler verilirken biz bu turnuvada hiç fire vermedik. Biz bu turnuvalara açız. Hep hayalim şuydu; Selçuk’un kurtuluşunda 8 Eylül’de bir satranç turnuvası daha düzenlemek istiyorum. Bu seferki katılımın çok daha fazla olacağına inanıyorum. Çocuklarımız çok güzel mücadele ettiler. Satranç biliyorsunuz ki bir strateji, zihin, karar verme ve anı doğru tespit etme sporudur. Hata yapanlar oldu ama hatalarından ders almalarını öğrendiler. Biz bu yüzen akıl oyunlarını ilçemizde daha da arttırmak istiyoruz. Bu yönde bize destek veren tüm öğretmen arkadaşlarıma ve yetkililere teşekkür ediyorum.” dedi.
İlham veren kentin ilham veren çocukları
Turnuvaya katılan sporcuların Çeşme Yarımada Oyunları’na da katılıp büyük başarılar ile Selçuk’a döndüklerine dikkat çeken Filiz Başkan; “Satranç turnuvası bizim geçtiğimiz dönemde de yapmak istediğimiz bir şeydi fakat pandemi sebebiyle ötelemek durumunda kalmıştık. Ancak bu sene, geçen sene de olduğu gibi Yarımada Oyunları için Çeşme’ye gidildi. Satranç sporcularımız da Yarımada Oyunları’na katıldı ve bizleri çok gururlandırarak döndüler. Her zaman söylediğim gibi İlham Veren Kent’in ilham veren çocukları olduklarını da kanıtladılar. Ben bu organizasyonu yapma kararı aldığımızda bu kadar ciddi bir katılım ile karşılaşacağımızı düşünmemiştim. O yüzden başta veliler olmak üzere, ‘ben bu turnuvaya katılmak istiyorum’ diyen minik cesur yüreklere kocaman alkışı ben sizlerden onlar için istiyorum” dedi.
Hepiniz birincisiniz
Satranç turnuvasına katılan tüm çocukları gösterdikleri cesaretten dolayı tebrik eden Filiz Başkan; “Birazdan burada birinci, ikinci ve üçüncü belirlenecek. Ama çok yürekten bir şey söylemek istiyorum. O minik yüreklerin cesareti çok kıymetli. O yüzden birincinin, ikincinin, üçüncünün kim olduğu elbette büyük bir gururdur ama bunu bir kenara koyarak ‘ben bu turnuvaya katılmak ve satranç oynamak istiyorum’ deyip kaydını yaptıran, mücadele gösteren, kaleyi, piyonu bir kez bile hareket ettiren tüm çocuklarımıza gösterdikleri cesaretten dolayı helal olsun diyorum. Hepiniz birincisiniz bunu bilin istiyorum” dedi.
Ayasuluk Satranç Derneği antrenörü ve Efes’in Çocukları Satranç Turnuvası Direktörü olan Yaşar Şakar’ın Selçuk’lu çocuklara satranç sporunu öğrettiği ve sevdirdiği için teşekkür eden Filiz Başkan; “Belediye başkanlığını bir kenara koyunuz. Bir veli, bir vatandaş olarak Ayasuluk Satranç Derneği Antrenörü Yaşar Hoca’mıza çok teşekkür ediyorum. Çünkü çok iyi biliyorum ki ben de sivil toplum örgütü başkanlığı yaptığım süreçten bu yana Yaşar Şakar Ayasuluk Satranç Derneği çatısı altında ilham veren kent Efes Selçuk’un ilham veren çocuklarına satranç öğrenmek için ciddi bir efor sarf edip kendi zamanından ayırarak bu işe gönül veriyor. Bu çok kıymetli. Çünkü her şeyden öte satranç bir stratejidir, çocuğu hayata alıştırmaktır. Hayatın öngörüsünü ve hatalardan ders çıkarmayı öğretir. Bu yüzden çok şanslısınız velilerim çocuklarınız çok değerli bir öğretmenin ellerinde. Yine İlçe Spor Müdürlüğü’müz ile ortaklaşarak bundan sonra daha da güzel işlere imza atacağız. 07-08 Eylül’de Yaşar öğretmenizin de hayalini gerçekleştirmek isterim ama bu sefer seviyeyi biraz daha arttırıp yaş aralığını genişletmek ve yetişkinlerimizi de satranç turnuvasına dahil etmek isteriz. Herkesin emeklerine sağlık, bütün herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
Satranç sporunun çocuklar için zeka geliştiren bir strateji oyunu olduğuna değinen Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar da “Ben şu noktaya değinmek istiyorum. Sanal dünyaya, akıllı telefonlara en küçük yaştan itibaren hepimiz gömülmüş durumdayız. Bu kadar sanal dünyaya gömülmüşken bu kadar somut, zeka geliştiren ve beyin nöronlarımızı çalıştıran çocuklarımızı somut bir strateji üzerinde çalışmaya zorlayan bu kadar kıymetli ve güzel bir faaliyete vesile olan öncelikle Efes Selçuk Belediye Başkanımız Filiz Ceritoğlu Sengel’e, Ayasuluk Satranç Derneği antrenörü Yaşar Şakar’a, Gençlik Spor Teşkilatımız, Prof. Dr. İsmail Aka Kütüphanesi ve Sosyal Etkinlik Merkezi çalışanlarına, turnuvada yer alan hakemlerimize çok teşekkür ediyorum. Tam da okulların kapandığı dönemde çocuklarımızı bu kadar faydalı bir faaliyete dahil ettikleri için velilerimize ve katılım gösteren çocuklarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu turnuvaya şahit olduğumuz için bende kendi adıma çok mutlu oldum. Tüm çocuklarımıza başarılarının devamını diliyorum.” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>RONALDO’NUN REKORUNU ARDA KIRDI
Gürcistan karşısında A Milli Futbol Takımı’nın ikinci golünü kaydeden Arda Güler, 19 yaş 114 gün ile Avrupa Şampiyonası tarihinde çıktığı ilk maçta gol atan en genç oyuncu rekorunu kırdı. Daha önce bu rekor, 19 yaş 128 günle Portekiz’in yıldızı Cristiano Ronaldo’nun elinde bulunuyordu.

EN ÇOK KART TÜRKİYE-ÇEKYA MAÇINDA ÇIKTI
Çekya ile Türkiye arasındaki karşılaşma, turnuva tarihinde en fazla kart çıkan maç oldu. Rumen hakem Istvan Kovacs, müsabakada 16’sı sarı ve 2’si kırmızı olmak üzere 18 kez kartına başvurdu. Mücadele boyunca Çekya’ya 5 sarı ve 2 kırmızı kart, Türkiye’ye ise 11 sarı kart çıktı.

TARİHİN EN FARKLI AÇILIŞ MAÇI
Almanya Milli Takımı, bu yıl 17’ncisi düzenlenen turnuvanın açılış maçlarındaki en farklı galibiyeti aldı.EURO 2024’ün açılış karşılaşmasında İskoçya’yı 5-1 ile geçen “Panzerler”, bu skorla turnuva tarihine geçti. Geride kalan 16 Avrupa Şampiyonası’nda en farklı skor, EURO 2020’de İtalya’nın Türkiye’yi 3-0 yenmesiyle oluşmuştu. Ayrıca Alman futbolcu Florian Wirtz, 21 yaş 42 günlükken İskoçya’ya karşı bulduğu golle, turnuva tarihinde açılış golünü atan ve Almanya adına Avrupa Şampiyonası’nda fileleri havalandıran en genç futbolcu olmayı başardı.
TUNUVANIN EN GENÇ HOCASI NAGELSMANN OLDU
Almanya Milli Takımı Teknik Direktörü Julian Nagelsmann, turnuva tarihinin en genç teknik direktörü oldu. Nagelsmann, İskoçya maçında 36 yaş 327 günlükken takımının başında sahaya çıktı.Alman teknik adam, EURO 2000’de Slovenya’yı çalıştıran Srecko Katanec’in 36 yaş 333 günlük rekorunu geride bıraktı.

EN GENÇ FUTBOLCU YAMAL
İspanyol Lamine Yamal ise 16 yaş 338 günlükken Hırvatistan’a karşı mücadele ederek turnuva tarihinde forma giyen en genç futbolcu ünvanını kazandı. Daha önce 17 yaş 246 günlükken turnuvada forma giyen Polonyalı Kacper Kozlowski, rekoru elinde bulunduruyordu.
EN HIZLI GOL BAJRAMI’DEN
Arnavutluk oyuncusu Nedim Bajrami, Avrupa Şampiyonası tarihinin en hızlı golünü kaydetti.İtalya karşısında 23. saniyede fileleri havalandıran Bajrami, en hızlı gol rekorunu ele geçirdi. Önceki rekor, EURO 2004’te 67. saniyede Yunanistan filesini havalandıran Rus oyuncu Dmitri Kirichenko’ya aitti.

EN GENÇ KAPTAN SZOBOSZLAI
Macar futbolcu Dominik Szoboszlai, şampiyona tarihindeki en genç kaptan oldu. Szoboszlai, İsviçre ile oynanan maçta 23 yaş 234 günlükken Macaristan’ın kaptanlığını yaparak yeni bir rekora imza attı.
RONALDO TARİHE GEÇTİ
Portekiz’in yıldızı Cristiano Ronaldo, EURO 2024’te sahaya çıkarak 6 Avrupa Şampiyonası’nda oynayan ilk futbolcu olmayı başardı. Daha önce EURO 2004, 2008, 2012, 2016 ve 2020’de mücadele eden tecrübeli futbolcu, turnuva tarihinin en çok maça çıkan (28) ve en fazla gol atan (14) oyuncusu konumunda da bulunuyor.

EN YAŞLI FUTBOLCU PEPE
Portekiz’in savunma oyuncusu Pepe, Avrupa Şampiyonası tarihinin en yaşlı futbolcusu ünvanını elde etti. Pepe, Çekya maçında ele geçirdiği rekoru, Türkiye müsabakasında 41 yaş 117 günlükken forma giyerek geliştirdi. Tecrübeli oyuncu, futbolseverlerin aklında maçlarda giydiği gri eşofmanlıyla yer eden Macar kaleci Gabor Kiraly’nin 40 yaş 86 günlük rekorunu kırdı.
TURNUVA TARİHİNİN EN YAŞLI GOLCÜSÜ MODRİC
Hırvat futbolcu Luka Modric, İtalya filelerini havalandırarak Avrupa Şampiyonası tarihine geçti. Modric, İtalya’ya 38 yaş 289 günlükken attığı golle Avrupa Şampiyonası tarihinin en yaşlı golcüsü oldu.

TURNUVA TARİHİNDE İLK
Avrupa Şampiyonası tarihinde ilk kez 4 takım da grubu aynı puanla bitirdi. E Grubu maçları sonunda Romanya, Belçika, Slovakya ve Ukrayna 4’er puan elde etti.
EN FAZLA BİLET TALEP EDİLEN TURNUVA
EURO 2024, 50 milyondan fazla taleple organizasyon tarihinin en fazla bilet başvurusu yapılan turnuvası oldu. Turnuvadaki 2,7 milyon biletin yaklaşık 2,3 milyonluk kısmı, genel satışa ve takım taraftarlarına sunuldu.
]]>2024 Avrupa Spor Şehri Kayseri’de Büyükşehir Belediyesi, çocuklara hem tatil hem de eğitim imkanı sunan hizmetleri ile her yaz olduğu gibi bu yaz sezonunda da hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamda, 2023-2024 eğitim öğretimin sona ermesiyle aile ve öğrencilerin merakla beklediği yaz kursları başladı.
Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından futboldan basketbola, okçuluktan tenise, yüzmeden Kick Boks’a kadar 19 spor tesisi ve 5 parkta birbirinden farklı 15 branşın olduğu yaz okulunda, çocuklar yaz tatilini hem sporla geçiriyor, hem de yeteneklerini geliştirmeye fırsat buluyor. 7’den 70’e herkesin faydalandığı yaz dönemi kurslarından vatandaşlar oldukça memnun olduklarını ifade ederken, yaz kurslarının her zamanki gibi çocuklara ve kendilerine çok büyük bir fırsat olduğunu ilettiler.
Kayseri’nin Avrupa Spor Şehri unvanını kazandığını ve Büyükşehir Belediyesi’nin de bu kapsamda çalışmalarına devam etmekte olduğunu ifade eden Büyükşehir Belediyesi Sümer Spor Tesisi Yöneticisi Emine Zengin, yaz dönemine geleceğin sporcularını yetiştirmek için dolu dolu, canlı canlı ve cıvıl cıvıl bir antrenman programıyla başladıklarını kaydetti.
Zengin, konuşmasına şöyle devam etti:
“Avrupa Spor Şehri unvanı kazanarak, çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. olarak 20’yi aşkın spor tesisimiz, 7’den 70’e tüm sporseverlere hizmet vermek için buradayız. Geleceğin sporcularını yetiştirmek için dolu dolu, canlı canlı, cıvıl cıvıl bir antrenman programıyla geleceğin sporcularını yetiştirmeye başladık. Tüm sporseverlerimiz Spor A.Ş.’nin resmi web sayfasına girerek, online başvuru yapabilirler. Spor A.Ş. olarak binlerce çocuğumuzu ağırlamaktan onur duyduğumuzu ifade ederken, kıymetli başkanımız sporu seven ve destekleyen Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’a tüm vatandaşlar, çocuklar ve şahsım adına teşekkürlerimi iletiyorum.”
Kursiyerlerden 8 yaşındaki Hatice Gökdemir de Büyükşehir Belediyesi Sümer Tesisleri’nde Jimnastik Kursu’na gittiğini kaydederek, “Öğretmenlerimizle çok iyi anlaşıyoruz. Büyükşehir Belediyesi Sümer Tesisleri’nde Jimnastik Kursu’na geliyorum. Burada öğretmenlerimle ve arkadaşlarımla çok eğleniyorum” dedi.
“Yorucu bir okul döneminden sonra bu sporlar sayesinde daha eğlenceli yaza devam ediyorlar”
Çocuklarını spor okuluna getiren Tuğba Aktay ise “Çocuklarımı Büyükşehir Belediyesi Sümer Tesisleri’ndeki kurslara gönderiyorum. Geçen yaz da göndermiştim. Buradan çok memnunuz. Çok keyifli geçiyor. Öğretmenlerimizden de çok memnunuz. Yorucu bir okul döneminden sonra bu sporlar sayesinde daha eğlenceli halde yaza devam ediyorlar. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz bu aktivitelerden dolayı” şeklinde konuştu.
Şaziye Kuroğlu da “Yaz tatilini Büyükşehir Belediyesi’nin Sümer Tesisleri’nde geçirmeye karar verdik. Şu an çok güzel. Çok memnun kaldık. Çok sevdik. Çocuğum herkesten önce gelmek istiyor” diye konuştu.
“Sağ olsunlar, var olsunlar. Halkı her zaman düşünüyorlar”
Yaz kurslarından çok memnun olduklarını belirten Volkan Çavuş, “Çok memnunuz yaz kurslarından. Sosyal aktivite bakımından çok başarılı. Çocuklarımız eğleniyor. Bize tesisin sağladığı imkanlar çok fazla. Özel yerlerde bu imkanları göremiyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar. Halkı her zaman düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.
“Bu yaz gerçekten çok keyifli geçiyor”
Naciye Delice ise “Büyükşehir Belediyesi’nin tesislerinden memnunuz. Tesis olarak bize her türlü olanak var. Bu yaz gerçekten çok keyifli geçiyor. Bize bu imkanları sağladıkları için çok teşekkür ediyoruz” derken, Ayşe Hırkılıç da “Çocuklar çok seviyorlar. Yaz kursları bizim için de, çocuklar için de çok güzel geçiyor” diye konuştu.
Yaz mevsiminin Büyükşehir Belediyesi’nin yaz kursları ile güzel geçtiğini kaydeden Gülay Pekarslan da şunları kaydetti:
“Yaz, Büyükşehir Belediyesi’nin yaz kursları ile güzel geçiyor, eğlenceli geçiyor. Genel olarak kurslar çok fazla. Güzel, beğeniyoruz. Çocuklar seviyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yaz kursları bizim için çok eğlenceli ve çok güzel geçiyor.”
Özgür Coşkun ise çocukların çok memnun olduğunu, kursların çok iyi olduğunu ve dolu dolu geçtiğini anlattı.
Öte yandan Spor A.Ş. 2’nci ve 3’üncü yaz dönemi kayıtları da devam ediyor. Spor A.Ş. tarafından düzenlenen Yaz Spor Okulları için detaylı bilgi almak ve kayıt olmak isteyenler www.sporaskayseri.com adresini ziyaret edebilecek. Kayseri’nin farklı lokasyonlarında bulunan 5 parkta da spor ve sosyal içerikli eğitimler de veriliyor. – KAYSERİ
]]>Prof. Dr. İsmail Aka Kütüphanesi ve Sosyal Etkinlik Merkezi’nde 26-27 Haziran tarihlerinde düzenlenen Efes’in Çocukları Satranç Turnuvası’na 6 yaşından 18 yaşına kadar 4 ayrı kategoride toplamda 99 satranç sporcusu katıldı. 8 yaş ve altı kategoride 31 sporcu, 10 yaş ve altı kategoride 32 sporcu, 14 yaş ve altı kategoride 26 sporcu, 18 yaş ve altı kategoride ise 10 sporcu heyecanlı bir mücadele gösterdi.
Satrancı gelecek nesillere sevdirmek ve çocukların hayatına dahil etmek için düzenlenen turnuvada satranç sporcularını yalnız bırakmayan ve heyecanlarına ortak olan Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin, turnuva öncesinde hakemlere teşekkür ederken sporculara başarılar diledi.
Sporcuları aileleri yalnız bırakmadı
Oğlunun turnuvaya katılarak oyundaki seviyesini görmek istediğini aktaran Ömer Akçil; “Oğlum 3 yıldır satranç kursuna gidiyor ve stratejik bir oyun olduğu için satranç oynamayı çok seviyor. Turnuvayı duyunca katılmak istedik diğer çocuklarla oynayarak seviyesini görmesini istedik. Bu turnuvanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.
Satranç turnuvasının çocukların gelişimi için daha sık aralıklarla düzenlenmesini istediklerini aktaran Gizem Özkök; “Bu turnuvaların daha da ilerlemesini ve artmasını istiyoruz. Emeği geçen herkese, Efes Selçuk Belediyesi’ne teşekkür ederiz” dedi.
Turnuvaya oğlu ile birlikte katılmaktan mutluluk duyduğunu belirten Burak İslam; “Turnuvada oğlum Ilgaz Ali İslam ile birlikte yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Oğlumun satranç merakı Efes Selçuk’ta anaokulunda başladı. Satrancı çok seviyoruz. Emeği geçen Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ve Ayasuluk Satranç Derneği Antrenörü Yaşar Şakar’a teşekkür ederiz” dedi.
Satranç sporunun kızının dikkat dağınıklığına faydası olduğunu aktaran Dilek Kalfaoğlu; “Kızımın satranç oynamaya başlamasının dikkat dağınıklığına ciddi bir faydası olduğunu fark ettim. Bugün de çok güzel bir etkinlikteyiz. Efes’in Çocukları adı altında bir turnuva düzenleyip bizleri buluşturduğu için Filiz Başkan’a çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Satrancın çocuğunun iletişim ve eğitim hayatını olumlu yönde etkilediğini ve değiştirdiğine değinen Mustafa Bozkurt; “Çocuğum satranca ilk olarak telefonda oynarken merak saldı. İlk önce benimle rekabet etmeye başladı. Daha sonra ilgisinin arttığını fark edince Ayasuluk Satranç Derneği Antrenörü Yaşar Şakar ile görüştüm. Yaşar hocamızda yetenekli olduğunu görünce turnuvalara katıldı. Bu konuda da katkılarından dolayı Filiz Başkan’a teşekkür ederiz. Özellikle turnuvaya katıldıktan sonra çocuğumun insanlarla iletişimi ve derslere bakış açısı olumlu yönde değişiklik göstermeye başladı. Daha etkin ve daha aktif olmaya başladığını fark ettik. Bu turnuvaya da çok isteyerek ve severek katıldı” dedi.
8,10,14 ve 18 yaş ve altı olmak üzere dört ayrı yaş grubu için düzenlenen turnuva çerçevesinde ilk beşe giren, kızlarda ilk üçe giren çocuklar hak ettikleri kupaya kavuşacak. – İZMİR
]]>Kastamonu Amatör Spor Kulüpler Federasyonu (ASKF), bir restoranda 2023-2024 sezonu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Toplantıya Futbol İl Temsilcisi Serdar Badioğlu, İl Hakem Kurulu Atama Sorumlusu Mehmet Okçu, Saha Komiserleri Derneği Başkanı Şükrü Buturoğlu, Devrekani Gençlik ve Spor İlçe Müdürü ve MİEM Sorumlusu Erdinç Köseoğlu ile ASKF yönetim kurulu üyeleri katıldı. Kastamonu’da Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu olarak yapılacak tüm müsabakaların organize edilmesinden sorumlu, Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından birinin Kastamonu temsilcisi olduğunu belirten Kastamonu Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Adem Keloğlu, bu müsabakaların düzenlenmesinde emekleri geçen herkese teşekkür etti.
“Belediyeler spora para harcamak zorundadır”
Belediyelerin amatör spor kulüplerine destek olması gerektiğini ifade eden Keloğlu, “İl genelinde 140 aktif kulüp ve 38 bine yakın lisanslı sporcu ile 2023-2024 sezonunu futbol ve diğer tüm branşlarda sorunsuz şekilde geçirdik. Kulüplerimizin her türlü taleplerini yerine getirmeye çalışıyoruz. İnsan gücü olarak elimizden geleni yapıyoruz. Ancak maddi güç olarak biraz desteğe ihtiyacımız olduğu da aşikar. Maddi sıkıntılardan dolayı bazı kulüplerimiz fikstür çekimine katılmasına rağmen ligden çekilmek durumunda kaldı. 19 ilçeden oluşan dağınık bir yapıya sahibiz. Bütün spor kulüpleri tüzel kişiliğe sahiptir. Kulüplerimizin deplasman giderleri en büyük gider kalemlerinden birini oluşturmaktadır. Deplasman için bir kulübümüzün en az 15 bin TL’ye ihtiyacı vardır. Bunun için kulüplerimizin sponsor desteğine, sporu seven vatandaşlarımızın desteğine ihtiyacı vardır. Belediyelerin bütçesinden belirli bir miktarı amatör spora harcama zorunluluğu vardır. Ama bazı belediyelerimiz bu harcamayı başka kalemde göstererek spora harcamamaktadır. İlçelerimizdeki spor takımlarımızın çoğu belediye bünyelerinde kuruldukları için belediyeler desteğini çektiği zaman, takımlar da ligden çekilmek zorunda kalıyorlar. Belediyeler spora para harcamak zorundadır. Devletimiz belediyelere bütçe verirken, bunu yüzde 3’ünü, yüzde 5’ini amatör spor kulüplerine harcamak zorunluluğu vardır. Ama buna rağmen amatör spor kulüplerimize yapılan desteği kısmaya çalışmaktadırlar” dedi.
“Başarılı takımlar çocuklarımıza güzel anlamda örnek teşkil ediyorlar”
Sporun gençlerin ve çocukların hayatındaki önemine de değinen Keloğlu, tüm mülki idare amirlerinin ve siyasilerin spora destek olmasını isteyerek, “İlimizin köklü bir kulübü olan yıllarca Kastamonuspor’un lokomotifi olan Ormanspor’un bazı yaş kategorilerinde yer almaması ve Yolspor’un 1. Amatör kümeden çekilmesi futbol adına bizi üzmüştür. Daday da belediyenin ve halkın desteğini alamadıklarını söylüyorlar ve hiçbir ligde 6 yıldır yoklar. Biz Amatör Spor Kulüpleri olarak kutsal bildiğimiz sportif faaliyetlere katılarak, çocuklarımızı kültürel, sosyal ve sportif açıdan geleceğe hazırlamak isteyen bir kurumun koluyuz. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini sağlamak için çaba sarf ediyoruz. Ayrıca çocuklarımızın internet gibi ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklardan uzak durması için spora ihtiyacı vardır. Biz, çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan uzak durması ya da kendilerine yol haritası çizmeleri için sporu bir araç olarak görüyoruz. Ülkemizde kötü alışkanlığa düşen bir çocuğumuzun devletimize maliyeti 30 milyon lira civarında oluyor. Bunu düşünüyoruz ve sürekli söylüyoruz, bizimle birlikte belediyelerimiz ya da devlet büyüklerimizde söylüyor ama gelin, bu çocuklarımıza spor yaptıralım, bir kulübe yazdıralım diyoruz, benim bütçem yok diye verme cesareti gösteren belediyeler ile karşılaşıyoruz. İnşallah yeni dönemde seçilen belediye başkanlarımızın bu düşüncelerden uzak, toplumun gelişimine katkı sağlayacak olan bu eğitim sisteminde spor kulüplerine destek olması gerektiği konusunda inancım tam” şeklinde konuştu.
“Kastamonu Belediye Başkanımız Hasan Baltacı’nın daha amatör spor kulüplerine bakışı nedir henüz bilmiyoruz, randevu istedik fakat alamadık kendisinden”
Şu ana kadar Kastamonu Belediye Başkanlığı cephesinden bazı açıklamaların yapıldığına işaret eden ASKF Başkanı Keloğlu, “Kastamonu Belediye Başkanımız Hasan Baltacı’nın daha amatör spor kulüplerine bakışı nedir henüz bilmiyoruz, randevu istedik, fakat randevu almak için hala bekliyoruz, bir randevu alamadık kendisinden. Ben de bu basın toplantısından önce kendisi ile görüşelim, basın ve kamuoyuna da Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın amatör spor kulüplerine bakış açısını ve bu kulüplere vereceği desteğinin ne olduğunu söylemeye çalışayım isterdim. Ama maalesef çok yoğun olduklarını beyan ederek şu ana kadar ASKF başkan ve yönetim kurulu olarak bizlere randevu veremediler. Kastamonu Belediye Başkanlığı olarak sadece ve sadece bazı açıklamalar yapıldı, belki de haklılık payları da olabilir ama uluslararası bir arenada bizleri temsil eden bir takıma şu andan itibaren hiçbir destek vermeyeceklerini, bu kulübün kesin olarak kapanması gerektiğini, bunun yerine de amatör spor kulüplerine destek olacağı beyanında bulunuldu. Bu bizleri sevindirdi ama üzüldüğümüz taraf da profesyonel anlamda bizleri en üst seviyede temsil eden bir takımında, yani Kastamonu Belediyesi Kadın Hentbol Takımının da kapatılması bizleri bir hayli üzdü. Kastamonu Belediyesi Hentbol takımımızın konumu şu anda belirsiz. Belediye desteğini çektiğini duyurdu, kulüp de ‘belediye desteği olmadan bizler nasıl devam ederiz’ diyor. GMG Kastamonuspor ise inşallah 2024-2025 sezonunda başarılı bir sezon geçirecektir. Çalışmalara başladılar. İnşallah bu yıl bir üst lige çıkamadık, bunu bu yıl gerçekleştirebiliriz. Üst liglerde ne kadar canlılık olursa biz amatör sporları olarak alt liglerde o kadar verimli ve canlı olacağımızı düşünüyoruz. Bunun için üst ligdeki hareketlilik ve başarı bizleri yakından ilgilendiriyor” ifadelerini kullandı.
“Ligden çekilen takımlara cezai işlem uygulanacak”
Kastamonu’da sorunsuz bir sezon geçirdiklerini söyleyen Futbol İl Temsilcisi Serdar Badioğlu, “23 Eylül 2023 tarihinde başlayan sezonumuz 13 Haziran 2024 tarihinde sona erdi. Sorunsuz bir şekilde sezonu bitirdik” dedi.
Kastamonu’da 21 takımın daha lig başlamadan çekildiğini ifade eden Badioğlu, plan ve proje hazır olduktan sonra bu kulüplerin tekrar başvurmasını tavsiye etti. Kastamonu’da toplamda 640 müsabaka gerçekleştirildiğini belirten Badioğlu, Kastamonu il genelinde okul sporları ve futsal maçlarında da 385 maç oynandığını ifade ederek, genel toplamda bin 25 maç oynandığını söyledi.
Badioğlu, “2023-2024 sezonu kategorilerinde birinci olan takımları da tebrik ederek, 1. Amatör Lig’de 6 takım, 2. Amatör Lig’de 12 takım olmasını istiyoruz” dedi. – KASTAMONU
]]>Turnuvada, altı grupta ilk iki sırayı alan takımlar doğrudan ilk 16’ya kalırken, dört ekip de gruplardaki en iyi üçüncülerden oluşacak.
Gruplarda son maçlar oynanırken, BBC Spor turnuvaya devam etmek için hangi ekibin neye ihtiyacı olduğunu inceledi.
F Grubu – Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti’ne kaybetmemesi gerekiyor
Türkiye’nin mücadele ettiği grupta Portekiz, grup birincisi olarak son 16’ya kalmayı garantiledi.
Türkiye, Çek Cumhuriyeti’ne yenilmediği takdirde, son 16 biletini alacak.
Ancak Çek Cumhuriyeti Türkiye’yi yenerse grup ikincisi olacak.Gürcistan’ın gruptan çıkabilmesi için tek şansı ise Portekiz karşısında galip gelmek. Maçlar bu şekilde sona ererse, Türkiye turnuvadan elenecek.
Türkiye’nin Çekya’ya kaybetmesi, Portekiz’in de Gürcistan’dan puan alması durumunda ise A Milli Takım grubu üçüncü sırada bitirecek.
Türkiye’nin Çekya’ya 2 veya daha az farklı bir skorla kaybetmesi durumunda EURO 2024’e devam etme şansı bulunuyor. Ancak farkın 3 veya üzerinde olması halinde Türkiye turnuvaya veda edecek.
Şu ana kadar birer puan alabilen Çek Cumhuriyeti ve Gürcistan, iki puanla üçüncü olmaları halinde diğer grup maçlarının tamamlanmasını bekleyecek.
Kalan maçlar:
Çek Cumhuriyeti v Türkiye (Çarşamba TSİ 22:00)
Gürcistan v Portekiz (Çarşamba, TSİ 22:00)
A Grubu- Almanya ve İsviçre gruptan çıkı
Ev sahibi Almanya grup lideri olurken, İsviçre grup ikincisi olarak son 16’ya kalmayı başardı.
Macaristan, en iyi üçüncülerden biri olarak son 16’ya kalabilir, ancak akıbetlerinin ne olacağını görmek için tüm grup maçlarının tamamlanmasını beklemeleri gerekecek.
B Grubu – İspanya ve İtalya son 16’da
İspanya, Arnavutluk ile oynayıp, galip geldiği son grup maçından önce grup lideri olmayı garantilemişti.
İtalya, Mattia Zaccagni’nin uzatma dakikalarında Hırvatistan’a karşı attığı beraberlik golüyle, İspanya’nın ardından grup ikincisi olarak son 16’ya kalmayı başardı.
Hırvatistan’ın en iyi grup üçüncülerinden biri olarak turnuvaya devam etmek adına küçük bir şansı vardı ama İngiltere’nin Slovenya ile berabere kalması bu umudu da bitirdi.
C Grubu- İngiltere beraberliğe karşın grup lideri
İngiltere, son grup maçında Slovenya’ya karşı galip gelmeyi başaramamasına karşın, grup lideri olarak son 16’ya kalan takımlardan biri oldu.
Sırbistan ile 0-0 berabere kalan Danimarka, grup ikincisi olurken, Slovenya en iyi üçüncülerden biri olarak bir üst tura yükseldi.
Danimarka ve Slovenya puan, averaj ve atılan gollerde eşitti, ancak Slovenyalı oyuncuların 7, Danimarkalı futbolcuların da 6 sarı kart görmesi nedeniyle Danimarka ikinci, Slovenya da üçüncü oldu.
Sırbistan ise C grubunu son sırada bitirip, turnuvaya veda etti.
D Grubu – Avusturya, Fransa ve Hollanda gruptan çıktı
D Grubunda son maçında Hollanda’yı 3-2 yenen Avusturya, Fransa ve Hollanda’nın önünde grup lideri olmayı başardı.
Avusturya son 16’da F Grubu’nun ikincisiyle mücadele edecek. Fransa ise E Grubu’nun ikincisiyle karşı karşıya gelecek.
Hollanda ise en iyi üçüncü olarak çıkarken, son 16’daki rakibini öğrenebilmek için grup maçlarının tamamlanmasını bekleyecek.
Polonya ise Salı günkü maçlardan önce gruptan elenmişti. Polonya, Cuma günkü karşılaşmada Fransa’nın Hollanda’yla berabere kalması üzerine turnuvadan elenen ilk takım oldu.
E Grubu- Tüm takımların 3 puanı var
E Grubu’ndaki tüm takımlar ilk iki maçlarını üç puanla tamamladı.
Turnuva tarihinde bir ilk olan bu durum nedeniyle, tüm takımlar galibiyet aldıkları takdirde son 16’ya kalabilir. Ancak hiçbir takım galibiyet halinde grup birincisi olup olamayacağını bilmiyor.
Belçika’nın son 16’ya kalması için bir puan yeterli. Romanya ve Slovakya da birbirleriyle oynayacak.
Her iki maç da berabere sonuçlanırsa, Ukrayna gol averajı nedeniyle grup sonuncusu olacağından turnuvaya veda edecek.
Kalan maçlar
Ukrayna v Belçika (Çarşamba TSİ 19:00)
Slovakya v Romanya (Çarşamba, TSİ 19:00)
Grup üçüncülerinin durumu ne olacak ?
En iyi dört grup üçüncüsü ekip, son 16’ya yükselirken, iki grup üçüncüsü turnuvadan elenecek.
Euro 2016 ve 2020’de, gruplarını üç ya da dört puanla tamamlayıp, gol averajı eksi olmayan tüm takımlar son 16’ya kalmayı başarmıştı.
Aynı puana sahip takımlar nasıl sıralanıyor?
6 atlı spor kulübünün katılımıyla 5 gün sürecek olan müsabakalarda, cirit severler cirite doyacak. Her gün 3 takımın cirit oynadığı müsabakaların ilk maçı bugün yapıldı. İlk önce sahaya Can Bayburt Atlı Spor Kulübüyle, 21 Şubat Atlı Spor Kulübü çıktı. Daha sonra sırasıyla Çoruh Atlı Spor Kulübü, Kop Atlı Spor Kulübüyle, Bayburt Atlı Spor Kulübü, Dede Korkut Atlı Spor Kulübüyle karşı karşıya gelerek, maç oynadı.
Oynanan maçların kazananları ise Can Bayburt Atlı Spor Kulübü, Çoruh Atlı Spor Kulübü ve Bayburt Atlı Spor Kulübü oldu.
Sağlık ve polis ekiplerinin de saha kenarında hazır bulunduğu müsabakada, cirit severler saha kenarında sıcak havaya aldırış etmeden 3 takımın maçlarını hevesle izlediler. Güneşe karşı şemsiyeyle, şapkayla önlem alan izleyiciler, destekledikleri takıma tezahüratlarda bulundular, çekirdek çitleyip, film izler gibi maç seyrettiler. Bağırmaktan sesleri kısılan bazı seyirciler de arkadaşlarını desteklemekten bir an olsun vazgeçmediler.
Attan düştüler kalkıp cirite devam ettiler
Yer yer kazaların olduğu, attan düşmelerin yaşandığı maçta cirit sporcuları düştükleri yerden kalkarak müsabakayı sürdürdüler. Çoruh Atlı Spor Kulübü oyuncularından Cafer Yurtsever müsabakanın ortalarına doğru attan düştü. Düştüğü yerden kalkan Yurtsever, sağlık problemi olmadığını söyleyerek, maça kaldığı yerden devam etti. Yurtsever’in ardından Samet Memiş’in atı birkaç defa saha dışına çıktı. Sahadan uzaklaşan, ormanlık alana doğru koşuşturan at, sahibini sırtından düşürdü. İzleyenlerin durumu fark etmesi üzerine Memiş’e saha kenarında hazır bulunan sağlık ekipleri müdahale ederek, Memiş’i kontrolleri yapılması üzere ambulansa aldılar. Düşmenin etkisiyle sakatlandığı tahmin edilen Memiş’in durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Bayburt’un cirit şöleni Erzurumlular tarafından ilgiyle takip edildi
Bayburtlu ciritçilerin maçlarını izlemek için Erzurum Aşkale’den gelen vatandaşlar, müsabakaları ilgiyle izlediler. İzleyenler arasında Cirit eski sporcusu olan 86 yaşındaki Aşkaleli İbrahim Kırkpınar da vardı. Uzun yıllar cirit oynayan, cirite sevdalı Kırkpınar, güzel bir maç izlediğini belirterek, “Maçı izlemeye Erzurum’dan geldim. Eski ciritçiyim. Bu cirite sevdalıyım, sevdam olmasa 86 yaşında burada ne işim var” dedi.
“Futbolun şampiyonlar ligi neyse şu an Bayburt’ta oynanan cirit müsabakası da odur”
Aşkale’den dedesi İbrahim Kırkpınar ile maç izlemeye gelen torun Ceyhun Kocaman, keyifli bir maç izlediğini söyleyerek, “Biz Erzurum Aşkale’den ata sporu ciritimizi izlemek için geldik. Cirit bize dedemizden kalan bir sevdadır. Bizimki bir heves, gönül vermişiz. Binmeyi bilmesek de gönlümüz burada. Kanımız, canımız istiyor. Bayburt’ta da güzel bir etkinlik var şu an. Bayburt’a teşekkür ederiz, güzel sporcular transfer etmişler. Hakikaten güzel sporcular var. Şükrü var, Sivas’tan Mustafa transfer olarak gelmiş. Futbolun şampiyonalar ligi neyse Bayburt’ta yapılan bu müsabaka tam anlamıyla odur” diyerek konuştu.
“Dede Korkut diyarı Bayburt, cirite doyacak”
5 gün sürecek olan müsabakada toplam 15 maç oynanacağını söyleyen Bayburt Atlı Spor Kulübü Başkanı Arif Köprücü, Dede Korkut diyarı Bayburt’ta cirit severlerin cirite doyacağını ifade ederek, “Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu bünyesinde, 2024 faaliyetleri içerisinde Bayburt İl Birinciliği Müsabakaları başladı. Bu sene il birinciliğine 6 takımımız katıldı. Birinci olan takımımız inşallah il dışında şehrimizi en güzel şekilde temsil edecek. Maçlara bugün başladık. Bugün, yarın ve 2-3-4 Temmuz tarihlerinde her gün 3 cirit gösterisi yapacağız. Hemşehrilerimiz toplamda 15 cirit müsabakası seyredecekler. Dede Korkut diyarı Bayburt, ata sporu cirite doyacak inşallah” sözlerini kullandı. – BAYBURT
]]>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, TFF 1. Başkan Vekili İbrahim Burkay; TFF Başkan Vekili Mustafa Eröğüt ve TFF Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop, A Milli Futbol Takımı’nın Hannover’de bulunan kamp tesislerinde basın mensupları ile bir sohbet toplantısı gerçekleştirdi.
A Milli Takım’ın 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu’nda Çekya ile oynayacağı maçın hazırlıkları kapsamında basına açık olarak yaptığı antrenmanı TFF Başkanı Büyükekşi ve TFF Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte izleyen Türk medya kuruluşlarının yöneticileri ve çalışanları, daha sonra Başkan Büyükekşi ve TFF Yönetim Kurulu Üyeleri ile sohbet etti.
Mehmet Büyükekşi: “Hedef son 16”
TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, ilk olarak son 16 hedefi içerisinde olduklarını açıklayarak, “İlk hedefimiz gruptan çıkarak son 16’ya kalmak. Gürcistan maçını kazanarak Avrupa Futbol Şampiyonası’na galibiyetle başladık. İkinci maçımızı kaybettik ancak ilk maçta elde ettiğimiz üç puan, Çekya maçında son 16’ya kalabilmemiz için galibiyet ya da beraberliğin yeterli olmasını sağladı” diye konuştu.
“Takımda uyum üst düzeyde”
A Milli Takım’daki birlik ve beraberlik ruhunun önemini vurgulayan Başkan Büyükekşi, “A Milli Takım Kampımızda Almanya’nın en iyi tesislerinden birisinde son derece iyi koşullarda çalışıyor takımımız. Birliktelikleri ve arkadaşlıkları da üst düzeyde. Teknik Direktörümüz Monttella’ya ve takımımıza güveniyor, Çekya maçını da kazanacaklarına yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Turnuvanın en iyi taraftarına sahibiz”
Almanya’daki taraftar desteğine ilişkin de konuşan Başkan Büyükekşi, “Almanya’da ve Avrupa’da çevre ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarımızın milli takıma yoğun bir ilgisi var. Her maçtan önce yapılan ‘fan walk’ organizasyonlarında kırmızı-beyaz milli takım formalarıyla ve Türk bayraklarıyla 50 bine yakın vatandaşımız stadyuma yürüyor. Stadyumu tıklım tıklım dolduruyor. Dortmund stadını kırmızı ve beyaz boyadık, şimdi sıra Hamburg stadını kırmızı ve beyaza boyamakta” sözlerini kaydetti.
“Arda, sosyal medyada yazılan yalanlara gülüp geçiyor”
Montella ve futbolcular arasındaki bağın çok güçlü olduğunu söyleyen Büyükekşi, “Teknik direktörümüz Montella ile tüm oyuncularımız arasında son derece iyi bir iletişim var. Bunun aksi bir hava varmış gibi dezenformasyon ile manipülasyon yapmaya çalışanlara her birlikte gülüp geçiyoruz. Arda da, Montella da gülüp geçiyor” açıklamasında bulundu.
İbrahim Burkay: “Buraya başarıyla geldik, başarımızı sürdürmek istiyoruz”
TFF 1. Başkan Vekili İbrahim Burkay ise konuşmasında, “EURO 2024 grup elemelerinde tarihinde ilk kez grubunu lider tamamlayarak Avrupa Futbol Şampiyonası’na play-off oynamadan geldik. Yine tarihimizde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası’na galibiyetle başladık. 16 yıl sonra Avrupa Futbol Şampiyonası’nda gruptan çıkarak başarımızı sürdürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Türk futbolunun stratejik planını hazırladık”
Son dönemde federasyon olarak yaptıkları projelerin önemine değinen Burkay, “Türk futbolunun stratejik planını çalıştık, hazırladık ve yayınladık. Bunun kağıt üzerinde kalmaması için gerekli tedbirleri aldık. Özellikle futbol akademileri projemizin hayata geçmesi ile başarılarımızı sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
Mustafa Eröğüt: “Genç ve iyi bir takımız”
TFF Başkan Vekili Mustafa Eröğüt ise yaptığı konuşmada, “Tarihimizde 2002 yılında dünya üçüncüsü, 2008 yılında da Avrupa üçüncüsü olduk. Ancak bu başarılar dışında sürekli sürdürülebilir bir başarı yok tarihte. A Milli Takımımızın tüm turnuvalara katılan ve bu turnuvalarda sürdürülebilir başarısı olan bir milli takım olmasını istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Avrupa’nın 25.8 yaş ortalaması ile en genç iki takımından birisiyiz ve iyi bir takımımız var. Bu milli takımın Avrupa Futbol Şampiyonası ve Dünya Kupası’na doğrudan katılabilir ve üst turları hedefleyebilir, zorlayabilir olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Hamit Altıntop: “Milli takıma hizmet etmekten gurur duyuyorum”
TFF Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop ise milli takıma hizmet etmekten gurur duyduğunu belirterek, “Genç milli takımların ve A Milli Takım’ın ay-yıldızlı formasını defalarca giymiş bir futbolcu olarak, bir süredir de yönetici konumunda milli takıma hizmet ediyorum. Nasıl ki milli takım formasını gururla giydiysem, şimdi de milli takıma yönetici olarak hizmet etmekten gurur duyuyorum. Avrupa’nın en iyi tesislerinden birisinde uyum içinde kamp yapıyoruz. 16 yıldır Avrupa Şampiyonası’nda gruptan çıkamamış bir milli takım vardı. Euro 2024’de son 16 turuna yükselmek istiyoruz. Bu da kendi elimizde. Çekya maçında 3 puan ya da 1 puan aldığımızda grubumuzda ikinci olarak son 16’ya kalacağız. Bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Arda akıllı bir insan”
A Milli Takım’ın genç futbolcusu Arda Güler’den övgüyle söz eden Altıntop, “Bu seviyede futbol oynayan tüm oyuncularımız gibi Arda da son derece akıllı bir insan. Evet yaşı çok genç. Henüz hayatının da kariyerinin de başında. Ancak çok akıllı olduğu için yaratılmaya çalışılan suni gündemlere gülüp geçiyor. İşine konsantre ve işine bakıyor” dedi. – HANNOVER
]]>Yeşilyurt Belediyesi Yeni Hizmet Binası Toplantı Salonunda Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt Belediyespor Kulüp Başkanı Oktay Özevren, Yeşilyurt Belediyespor Kulüp Üyeleri ile spor adamları katıldı. Divan Başkanlığını Naci Şavata’nın yaptığı genel kurula tek liste halinde katılan İşadamı Adnan Çoban, Yeşilyurt Belediyespor Kulübünün yeni başkanı oldu. Kulübün mali gelir ve gider tablosu oy birliğiyle kabul edildi.
Genel Kurulda, Malatya Yeşilyurt Belediyespor Kulübünün ismi, Malatya Yeşilyurtspor Kulübü olarak değiştirilmesi yönündeki teklifte oybirliğiyle kabul edildi.
Kulüp Başkanlığına seçilen Adnan Çoban ile Yönetim Kurulunu tebrik eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yeni sezonda Bölgesel Amatör Futbol Liginde yer alacak olan Malatya Yeşilyurtspor’un Malatya’yı en iyi şekilde temsil edeceğine inandıklarını söyledi.
Yeşilyurt Belediyesi olarak spora ve sporcuya her zaman destek verdiklerini ifade eden Başkan Geçit, “Belediyemizin maddi ve manevi destekleriyle şehrimizin sportif hayatına katkılar sunan Malatya Yeşilyurt Belediyespor Kulübümüzün genel kurulunda Başkanlığa seçilen Adnan Çoban ile Yönetim Kurulu üyelerimizi öncelikle tebrik ediyorum. Yeni sezonda Bölgesel Amatör Futbol Liginde şehrimizi temsil etmeye devam edecek olan kulübümüzün en iyi sonuçları alarak hedeflenen noktaya ulaşacağına bizler inanıyoruz. Kulübümüzü borçsuz bir şekilde, her hangi bir alacağı vereceği olmadan tertemiz bir şekilde yeni başkanımıza ve yönetim kurulumuza emanet ediyoruz. Yeni yönetiminde bu noktada başarılı çalışmalar yaparak kulübümüzü layık olduğu yere en güzel şekilde taşıyacağına inanıyoruz. Malatya’nın her alanda olduğu gibi sportif alanda da en iyi noktalarda olması hepimizin ve herkesin tek arzusudur. Belediye olarak altyapıya daha fazla yatırım yapılması, genç yeteneklerin keşfedilmesi ve desteklenmesi gibi hedefler bizim önceliklerimiz arasındadır. Gençlerimizin hizmetine sunduğumuz spor tesislerimizle, yaz spor okullarımızla ve amatör spor branşlarına yönelik desteklerimizle sporu ve sporcuyu destekleyen bir yerel yönetimiz. Yeşilyurt B Kulübümüzün de yeni sezonda başarılı olması için ne gerekiyorsa yapacağız, yeni yönetim ve yeni sezon hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
Kulüp Başkanlığını Adnan Çoban’a devreden Malatya Yeşilyurt Belediyespor Kulüp Başkanı Oktay Özevren ise yeni yönetime başarı dilediğinde bulundu.
Malatya Yeşilyurtspor Kulüp Başkanlığına seçilen Adnan Çoban ise kuracakları güçlü bir kadro ile Yeşilyurtspor’u hak ettiği yere taşımak için ellerinden geleni yapacaklarını söylerken, kulübe olan desteklerinden dolayı Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’e teşekkürlerini sundu.
Adnan Çoban Başkanlığındaki Yönetim Kurulu Listesinde; Mehmet Daşçılar, Özgür Yüksel, Ramazan Yüksel, Mustafa Keskinkılıç, Osman Çoban, Ali Karadoğan, Ömer Arslan Bozkurt, Mesut Akın ve Abdullah Kınacı yer alıyor. – MALATYA
]]>2018 yılında jimnastiğe başlayan kardeşinin yanında sosyalleşmesi için jimnastik salonuna giderek antrenmanlara başlayan down sendromlu Selin Naz Özcan, yıllar içerisinde pes etmeyerek başarılı bir jimnastikçi oldu. Federasyon ile antrenman ve performans videolarının paylaşılmasının ardından milli takım kampına davet alan Özcan, burada da kendisini göstererek Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları’na milli sporcu olarak katılmaya hak kazandı.
Antalya’da düzenlenen Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları (Trisome Oyunları) Jimnastik Dünya Şampiyonası’nda milli jimnastikçiler ritmik ve artistik kategorilerinde madalya mücadelesi veren Özcan, iki ayrı kategoride dünya şampiyonu oldu. Ritmik kategoride çember ve top aletinde sergilediği performans ile 2 altın madalya kazanarak dünya şampiyonu olan Özcan, labut ve kurdelede de dünya ikincisi olarak 2 gümüş madalya kazandı. Genel tasnifte ise dünya ikincilik madalyası ve kupasının sahibi olan Özcan şampiyonayı 5 madalya ile tamamladı.
Özcan’ın çalışmalarını başarılı bir biçimde sürdürdüğünü belirten antrenörü Erkan Sert, Özcan’ın sıradaki hedefinin ise Avrupa Şampiyonluğu olduğunu söyledi.
“Sıradaki hedef Avrupa Şampiyonluğu”
Özcan’ın jimnastik ile küçük yaşlarda tanıştığını anlatan Beden Eğitimi Öğretmeni ve Jimnastik Antrenörü Erkan Sert, “Selin Naz ile çok küçük yaşlarda tanıştık. 6-7 yaşlarındaydı. Kardeşi jimnastiğe başladığında kardeşinin yanında sosyalleşsin, özgüveni yükselsin, birlikte hareket etmeyi öğrensin, ifade ve alıcı dili gelişsin diye Selin’i de çalışmalarımıza dahil ettik. Selin çalışmalarda kendini göstererek özgüvenini gösterdi. Bizim hayallerimizin üzerinde bir yere geldi. Milli takım kamplarına çağrıldıktan sonra da Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları’na katıldık. 2’si altın madalya olmak üzere 5 madalya ile döndük. Çalışmalarımıza devam ediyoruz, önümüzdeki hedefimiz Avrupa Şampiyonluğu. Milli takım ile Avrupa Şampiyonasına gideceğiz” dedi.
Selin’in jimnastiğe ilk başladığı zamanlarda çekingen olduğuna dikkat çeken Sert, “Özgüveni çok düşüktü, kendini diğer çocuklardan dışlayabiliyordu. Artık kendine güveni daha fazla, özellikle de daha girişken oldu. Akranları ve arkadaşları arasında kendini gösterebiliyor ve verilen bütün sorumlulukları üstleniyor. Biz eğlensin, sosyalleşsin, iletişim kursun diye başladık ama burada hem Selin’in hem de ailesinin de özverisi var. Antrenmanları hiç bırakmadılar” şeklinde konuştu.
“Önce gözlemliyor, ardından aynısını yapıyor”
Selin Naz ile gurur duyduğunu belirten anne Dilek Özcan, “Küçük kızımı jimnastiğe getirerek jimnastiğe başladık. Selin Naz da kardeşini görerek jimnastiğe başladı. Selin’i direkt olarak jimnastiğe getirmemiştik. Erkan hoca Selin’in yaptığı hareketleri ve gelişimini görünce devam ettirdi. Selin Naz’da çok farklı bir yetenek var. Önden gözlemliyor sonra da aynısını yapıyordu. Çok mücadele ettik. İlk başlarda ‘ sadece neden oturuyor’ dediğimde Erkan hocamız ‘otursun, gözlemleyelim’ dedi. Sonrasında ise kalktığında aynı hareketleri yapıyor. Selin’in böyle bir özelliği var. Görerek yapmayı daha çok seviyor. Bunda da en büyük etken kız kardeşi” ifadelerini kullandı.
Down sendromlu çocuk annelerine de mesaj vermeyi ihmal etmeyen Özcan, “Çocuklarının sevdiği sporu pes etmeden, mücadele ederek, götürerek, mutlaka spora kazandırmalarını istiyorum” dedi. – ADANA
]]>26 Temmuz- 11 Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın başlamasına 30 gün kaldı. Fransa’nın 1900 ve 1924’ten sonra 3. kez ev sahipliği yapacağı Yaz Olimpiyatları’nın açılış seremonisi, 26 Temmuz’da Türkiye saatiyle 22.00’de Seine Nehri’nde gerçekleştirilecek.
17 Nisan’da Antik Olimpiyat oyunlarının doğduğu yer olan Olimpia’da yakılan Olimpiyat Meşalesi, 8 Mayıs’ta ulaştığı Fransa’daki yolculuğunu sürdürüyor. Olimpiyat Oyunları’nın simgesi olan olimpiyat halkaları, oyunların düzenleneceği Paris’in sembolü Eyfel Kulesi’ne yerleştirildi. Organizasyonun sürdürülebilirlik misyonuna uygun şekilde geri dönüştürülmüş çelikten imal edilen 95 metre uzunluğunda ve 43 metre yüksekliğindeki 5 halka, tüm görkemiyle ziyaretçileri selamlıyor.
Paris 2024 için kota müsabakaları sürerken, bugüne kadar 85 milli sporcu olimpiyat kotası almayı başardı. Sporcular artistik cimnastik, atıcılık, atletizm, badminton, bisiklet, boks, eskrim, güreş, halter, judo, kürek, masa tenisi, modern pentatlon, okçuluk, taekwondo, voleybol, yüzme ve yelken olmak üzere 18 branşta Türkiye’yi temsil edecek.
Olimpiyat Oyunları’na kısa bir süre kalırken Mayıs 2022’de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin (TMOK) resmi destekçisi olan Türkiye İş Bankası, sporculara olimpiyatlar sürecinde yol arkadaşlığı yaparak ülkemizde olimpiyat bilincinin artırılmasını, daha fazla gencin bu organizasyona katılmasını, çocuklara spor alışkanlığı kazandırılmasını amaçlıyor.
“Milli sporcularımız Paris’te ülkemizi en iyi şekilde temsil edecektir”
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Türkiye’nin Paris 2024 Olimpiyat Oyunları yolculuğuna 1 ay gibi kısa bir süre kalmasının oluşturduğu heyecana vurgu yaparak şunları söyledi: “Başta sporcularımız olmak üzere antrenörleri, ilgili branş federasyonları, aileleri büyük bir disiplin, özveri ve azimle uzun süredir Paris 2024 Olimpiyatları için hazırlanıyorlar. Son derece yoğun, yorucu bir o kadar da heyecanlı bir süreç içerisindeler. Sporcularımız hazırlık süresince elde ettikleri kazanımları, birikimleri Olimpiyat Köyünde yapılacak müsabakalarda ortaya koyacaklar. Gençlerimizin Paris’te ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyorum. Milli sporcularımızın kota yarışları sürerken hep birlikte heyecanlı bekleyişimizi sürdürüyoruz. Bugün itibarıyla 18 branşta 85 sporcumuz kota almış durumda. Paris 2024 vizesi alan tüm sporcularımızı tebrik ediyor ve kota mücadelesi devam eden sporcularımıza başarılar diliyorum.”
Dünyanın en iyileri arasında yerini alan milli sporcuların dışında da ülkemizde çok başarılı gençler ve sporda henüz keşfedilmemiş daha nice cevherler bulunduğunu ifade eden Sözen, “Gençlerimizin kendilerine uygun imkanlar sağlandığında her zaman bizleri gururlandıracak, göğsümüzü kabartacak pek çok başarılara imza atacaklarını bilerek sporcularımıza destek olmaya devam ediyoruz” dedi.
Paris 2024’ün odağında üç başlık bulunuyor; çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık. Paris 2024, olimpiyat tarihinin en ‘yeşil’ oyunları olarak adlandırılıyor. Önceki Yaz Olimpiyat Oyunları’nın ortalama 3,5 milyon ton karbondioksit salınımına neden olduğu hesaplandı. Paris’te hedef bunu yarıya düşürmek. Bu amaçla organizasyonda altyapının yüzde 95’i mevcut ya da geçici kaynaklardan elde edilecek. Düşük karbonlu yapılar, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir yemek hizmetleri kullanılacak.
Olimpiyat Köyü, organizasyonun ardından 12 bin kişilik bir yaşam alanına dönüştürülecek. Bir miras olarak görülecek bölgeye konut, ofis ve mağazalar kurulacak ve sürdürülebilir bir şehir bölümü yapılacak. Sporculara verilecek madalyaların bir bölümünde Eyfel Kulesi’nin 20. yüzyılda yapılan yenileme çalışmaları sırasında çıkarılan ve yıllardır saklanan demirler kullanıldı. Böylece hem geçmişe saygı hem de çevre duyarlılığıyla ilgili mesaj verilecek.
5 bin 250 erkek ve 5 bin 250 kadın sporcu madalya için ter dökecek. Kadınların ilk kez yarıştığı Paris’te 1900 yılında düzenlenen oyunlarda kadınların toplam katılımcılar arasındaki oranı yüzde 2,2 idi.
Açılış seremonisi ilk kez stadyum dışında yapılacak. Paris 2024’ün açılışı, Seine Nehri boyunca 6 kilometrelik parkurda, 300 bin seyirci tarafından izlenecek. 10 bin 500 sporcu teknelerden seyircileri selamlayacak.
Maraton yarışı ilk kez halkın katılımına açık olarak gerçekleştirilecek. Fransa’da düzenlenen çeşitli yarışlarda derece alan amatör sporcular, olimpik sporcularla aynı parkurda yarışacak. – İSTANBUL
]]>“HEP BERABER BU HİKAYEYİ ÇOK GÜZEL HALE GETİRELİM”
Güzel bir yolculuğun içinde olduklarını söyleyen Arda, “Bu hikayenin güzel tarafını da olumsuz tarafını da yaşamış bir olarak bu hikayenin paydaşı olmak önemli. Bu hikayenin ne çeşit olacağına hep beraber karar vereceğiz. O yüzden ben inanıyorum herkes üzerine düşen görevi vicdanı da tartıp öyle davranacaktır. Çok güzel bir yolculuğun içindesiniz. Hep beraber bu hikayeyi çok güzel hale getirelim. İnşallah 2002’yi de, 2008’i de geçeriz” ifadelerini kullandı.
“MONTELLA’NIN TAKTİK BİLGİSİNE GÜVENİYORUM”
Millilerin çok yetenekli oyunculara sahip olduğunu aktaran genç teknik adam, “Montella’nın takım savunmasına, taktik bilgisine güvendiğim için kura yoluyla çok enteresan yerlere gideceğini düşünüyorum. Ben çok inanıyorum. Çok sevimli ve güzel bir milli takım var. Çok yetenekli oyuncular var. İnşa ederek gitmeliyiz. Turnuvada ne olursa olsun bu takımı yıkmayıp, üstüne koyup devam etmeliyiz. Semih de Arda bu takımın çok önemli oyuncuları olacaktır. Hepsi yetenekli oyuncular. Artık oyuncular arasında çok fark yok. Ben gönülden inanıyorum. Portekiz maçına hepimiz üzülüyoruz. Birlik ve beraberlik haline tekrar döneceğimize inanıyorum” dedi.

“KAPTANLARIN KADERİ BU”
A Milli Takım’ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile konuştuğunu açıklayan Arda Turan, “Onu çok severim. Çok özel bir oyuncu. Öteki tarafı seçenlere de saygım oldu. Hakan gibi oyuncular çok büyük örnektir. Hakan ülkemizi seçti. Yaptığı bütün şeyler muhteşem. Avrupa’nın en iyi orta saha oyunculardan biri. Orada olması bile gelecek için, oradaki çocuklar için çok büyük örnek. Hakan’a kardeş gibi bakıyoruz. Çok büyük liderlik gösteriyor. Dünkü hali de bizi ne kadar önemsediğini gösterir. Hakan’ın gerekli yerde gerekeni yapacağından şüphem yok. Yıldıray abiden başlıyor, bu oyuncuların gurbetçi gençler için yaptıkları çok önemli. Üzülmesini anlıyorum. Türk Milli Takım kaptanların kaderinde bu var galiba. Çok iyi devam edecektir” şeklinde konuştu.
“ARDA BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZ”
“Milli takımda bir kriz yok” sözlerini kullanan 37 yaşındaki antrenör, “Arda Güler ile Instagram’dan konuşuyoruz bazen. Arda bizim göz bebeğimiz. Gerçekten ona ihtiyacımız olan 90 dakikalar geliyor. Arda, Real Madrid’de sezon sonunda 8-10 maç çok iyi oynadı. Gürcistan maçta zemin ağırdı. Dışardan baktığınız zaman Arda gibi bir oyuncuyu korumak için elinizden geleni yapabilirsiniz. Arda Güler muhteşem bir oyuncu. Topa sahip, set hücumu yapacağımız maçlarda etkili kullanabiliriz. Arda o hayal ettiğimiz şeye götürecek oyunculardan biri. İlk krizlerde suni krizler olur. Arda’nın bunlara geleceğini sanmıyorum. Muhteşem bir elmas var. Onun futbolunu konuşup, eğlenmeliyiz. Çekya’yı geçerek son 16 maçında gerçek Arda’ya ihtiyacımız var. En ihtiyacımız olan yerde hocamız onu değerlendirecektir düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“BU YANLIŞ BİR OKUMA”
Montella ile Arda arasındaki antrenmandaki durumu da değerlendiren Arda Turan, “Montella’nın tavrını okuduğumda ‘Sen delisi misin Arda? Biz seni maçta oynatmıyoruz. Çekya maçı var, çok önemli. Düz koşuya git, aman bir yerine bir şey olmasın’ diyorum. Oyuncularıma bazen ben de öyle yaparım. Caner her antrenmanda oynamak ister, onu antrenman dışına iterim. Montella, Arda’nın üstüne titriyor, hepimiz gibi. Bu konuyu böyle bırakalım. Görüntüleri okumak zordur, özellikle futbolunda içinden gelmeyen insanlar için. Bu yanlış bir okuma” yorumunu yaptı.

Atatürk’ün Karşıyaka’yı ziyaret ettiği ve Karşıyaka Spor Kulübü(KSK) armasına ay yıldız armağan edişinin yıl dönümünde, Zübeyde Hanım Anıt Mezarı başında tören düzenlendi. Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıya Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, KSK yöneticileri ile Karşıyakalılar katıldı.
örende konuşan Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, şunları söyledi:
“Ulu Önder Atatürkümüzün 98 yıl önce Karşıyaka Spor Kulübü’ne yaptığı ziyaretle ilk defa bir Türk spor kulübüne ay yıldız bayrağın takılmasına onur vermiştir. Bu da hem Karşıyaka’mızın hem de Türk sporunun en önemli tarihi günlerinden biridir. Bundan sonra bize yakışan bu zamana kadar olduğu gibi hem kulübümüze hem de Karşıyaka’mıza verilmiş bu onura sahip çıkmak bunu en iyi şekilde değerlendirmek ve Karşıyaka Spor Kulübü’nün bir okul olduğunu hiçbir zaman unutmadan sportif başarıyla beraber hem gençlerimizin hem de ailelerin bu konuda yetişmesine ve sürekli sporla iç içe bir hayat yaşamasına imkan sağlamaktır. Bunun için de hem spor kulübü yönetimimize hem de belediyelerimize büyük iş düşmektedir. Eğer Karşıyaka’nın içerisinde ne kadar spor salonu, spor yapılabilecek alan sağlayabilirsek hem gençlerimiz hem de aileleri bundan faydalanma imkanı olur. Gençlerimizi de kötü alışkanlıklardan uzaklaştırır ve ülkeye, vatana, Atatürk’ümüze yaraşır bir yeni nesil yetiştirmek için bizlere imkan sunar. İnşallah bunu hep beraber başarabilir ve yeni nesillere örnek oluruz.”
“KSK sevdasını günden güne büyütüyoruz”
Karşıya Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ise şuyle konuştu:
“Milli Mücadele yıllarından bu yana bağımsızlık ruhuyla bütünleşen Karşıyaka; Atatürk’ün de göz bebeği oldu. İlk ve tek evliliğini kentimizde gerçekleştiren Ulu Önderimiz, annesi Zübeyde Hanım’ı da Karşıyakalıların merhametli kucağına ve temiz topraklarına emanet etti. ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim’ cümlesini Karşıyaka’mızda söyleyen Atatürk, 24 Haziran 1926’daki ziyareti sırasında Karşıyaka Spor Kulübü’nün armasına ay yıldızı hediye etti ve bizleri eşsiz bir mirasla onurlandırdı. Bu yüzden göğsümüzü gere gere diyoruz ki; Karşıyaka, Atatürk’ün ve onun bize bıraktığı manevi değerlerin kentidir! 98 yıldır göğsümüzde ay yıldızı gururla taşıyor, KSK sevdasını günden güne büyütüyoruz. Bu gururu bize armağan eden Atatürk’ü saygı, sevgi, minnet ve özlemle anıyoruz. Karşıyaka’da herkesin spor yapabilmesi için her türlü desteği vermeye hazırız. Yaşasın Karşıyaka, yaşasın Kaf Sin Kaf, yaşasın Gazi Mustafa Kemal ve Türkiye Cumhuriyeti.”
]]>Türkiye’nin önemli kış turizmi merkezlerinden Uludağ, 4 mevsim turizme açılmanın adımlarını atıyor. Turizmin yaz aylarında da devam etmesi amaçlanırken spor turizmi ile Uludağ’ın yılın bütün aylarında faaliyet göstermesi hedefleniyor. Uludağ Alan Başkanlığı’nın ev sahipliğinde, bu sene 7.’si gerçekleşecek Ultra Trail, birbirinden önemli sporcuları bir araya getirecek. Geleneksel hale gelen “Uludağ Premium Ultra Trail”, 12-14 Temmuz’da “4 Mevsim Uludağ” mottosu ile koşulacak. 2 bin 543 metrelik Uludağ’ın eşsiz doğal güzelliklerindeki organizasyon Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Türkiye Atletizm Federasyonu, ANDA Arama Kurtarma katkılarıyla gerçekleşecek. Yarış UPUT100K, UPA66K, UPGE30K, UP16K ve UP6K’lık parkurlarda koşulacak.
Bülent Çınar Çavuş: “Uludağ, spor etkinlikleri için ideal bir mekan”
Uludağ Alan Başkanı Bülent Çınar Çavuş, bu önemli spor organizasyonu öncesinde yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin en önemli doğal ve turistik alanlarından biri olan Uludağ, artık sporun da en önemli merkezi haline geliyor. Doğal güzellikleri ve zengin flora ve faunası ile sporculara ilham veren Uludağ, hem yerel hem de uluslararası spor etkinlikleri için ideal bir mekan. Amacımız, Uludağ’ı sadece kayak merkezi ve kış tatil yeri olarak değil, diğer spor dallarıyla iç içe bir yaşam alanı olarak tanıtmak. Bu doğrultuda, yıl boyunca çeşitli spor etkinlikleri ve organizasyonlar düzenlemekteyiz. Temmuz ayında 7. kez düzenlenecek Uludağ Ultra Trail, bu etkinliklerin en önemlilerinden biri olarak öne çıkıyor. Sporun yeni adresi olan Uludağ’da dağ koşusu tutkunlarını bir araya getiren bu organizasyon, zorlu parkurları ve eşsiz manzaraları ile dikkat çekiyor. Bu etkinlik sayesinde hem doğa severler hem de spor tutkunları bir araya gelerek unutulmaz bir deneyim yaşayacaklar” dedi.
“Uludağ’ı sporun merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz”
Geleceğe dönük planlar konusunda da açıklamalarda bulunan Çavuş, “Uludağ Alan Başkanlığı olarak, spora verdiğimiz desteği artırarak sürdüreceğiz. Önümüzdeki dönemde, çeşitli spor dallarında daha fazla etkinlik düzenlemeyi ve Uludağ’ı sporun merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, yerel ve uluslararası düzeyde birçok organizasyona ev sahipliği yapmayı planlıyoruz. Temmuz ayında düzenlenecek olan Uludağ Ultra Trail ve diğer spor etkinliklerimizle, Uludağ’ı spor ve doğanın buluşma noktası haline getirmeye kararlıyız. Herkesi bu eşsiz deneyimi yaşamaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu sene 7.’si düzenlenecek Uludağ Ultra Trail, 5 ayrı parkurda gerçekleşecek.
Uludağ Ultra Trail (UPUT100K), 100 km ve 4 bin 620 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 60 patika, yüzde 30 single track ve yüzde 10 asfalt yoldan oluşan patika koşusu, 13 Temmuz Cumartesi günü sabah saat 06.00’da start alacak ve 21 saatlik bir bitirme zamanına sahip olacak.
Uludağ Advanced Trail (UPA66K), 66 km ve 3 bin 600 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 50 patika, yüzde 43 single track ve yüzde 7 asfalt yoldan oluşan yarış, 13 Temmuz Cumartesi günü saat 06.00’da başlayacak ve 15 saatlik bir bitirme zamanına sahip olacak.
Uludağ Epix Trail (UPGE30K) 30 km ve bin 510 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 65 patika, yüzde 30 single track ve yüzde 5 asfalt yoldan oluşacak. Uludağ bölgesinin en güzel doğa manzaraları içerisinde geçecek yarış, 13 Temmuz Cumartesi sabahı saat 08.00’da start alacak 8 saatlik bitirme zamanına sahip olacak.
Uludağ Trail (UP16K) 16 km ve 500 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 20 patika, yüzde 70 single track ve yüzde 10 asfalt yolda koşulacak. Yarış, 13 Temmuz Cumartesi günü saat 09.00’da start alacak.
Uludağ Trail (UP6K) 6 km ve 210 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 20 patika, yüzde 60 single track ve yüzde 20 asfalt yolda gerçekleşecek. Mücadele 13 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00’da başlayacak.
Yarış güzergahları
Uludağ Ultra Trail 100K: Oteller bölgesinden başlayacak olan yarış sırasıyla Cennet Tepe, Kirazlı Yayla, Süleymaniye, Hünkar Köşkü, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, Alaçam, Buzul Göletler bölgesinden Uludağ küçük zirve yaptıktan sonra tekrar Cennet Tepe üzerinden oteller bölgesinde sona erecek.
Uludağ Advanced Trail 66K: Oteller bölgesinden başlayacak yarış sırasıyla Cennet Tepe, Kirazlı Yayla, Sarıalan, Tonoz Yayla, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, buzul göletler bölgesinden Uludağ küçük zirve yaptıktan sonra tekrar Cennet Tepe üzerinden oteller bölgesinde son bulacak.
Uludağ Epix Trail 30K: Oteller bölgesinden başlayacak yarışta, 1. Oteller Bölgesi üzerinden Cennet Tepe, Kirazlı Yayla, Sarıalan, Tonoz Yayla, Zeyniler Köyü, Kurbağakaya üzerinden Oteller bölgesinden finiş gerçekleşecek.
Uludağ Trail 16K: Oteller bölgesinden başlayacak yarış 1. Oteller Bölgesi üzerinden Sarıalan, Kurbağakaya ve Softaboğan Şelalesinden geçerek Oteller bölgesinde bitecek.
Uludağ Trail 6K: Oteller bölgesinden başlayacak yarış 1. Oteller Bölgesi üzerinden Kurbağakaya tekrar oteller bölgesine ulaşarak son bulacak.
Kategoriler
Erkek/ Kadın Genel Klasman
Erkek/ Kadın 40- (14 Temmuz 1984 – 13 Temmuz 2006 doğumlular)
Erkek/ Kadın 40+ (14 Temmuz 1974 – 13 Temmuz 1984)
Erkek/ Kadın 50+ (14 Temmuz 1964 – 13 Temmuz 1974)
Erkek/ Kadın 60+ (13 Temmuz 1964 ve öncesi doğumlular) – İSTANBUL
]]>“DAHA HİÇBİR ŞEY BİTMEDİ”
3-0 kaybedilen Portekiz maçını değerlendiren Hakan, “Dünkü maçtan sonra her şey daha zor oluyor ama dünyanın sonu değil. İlk baştan beri gruptan çıkma hedefimiz vardı. Hala bu şansımız var. Dün istediğimiz sonucu alamadık ama hiçbir şey daha bitmedi. Bir maçımız daha var. Takımımız inanıyor. Maçta istemediğimiz şeyler oldu, şanssızlıklar oldu. Futbolda olan şeyler. Önemli olan bizim takımımızın hala inanması. Maçtan sonra konuştuk. Önümüze bakacağız, önümüze bakmak zorundayız. İnşallah bu gruptan çıkacağız” ifadelerini kullandı.

MİLLİ TAKIMDAKİ ELEŞTİRİLER
A Milli Takım’da kendisine gelen eleştiriler hakkında konuşan Çalhanoğlu, “Futbolda olan şeyler bunlar. Performansımdan gayet memnunum. Orada yaptıklarımı, burada da yapıyorum. Hocanın istediklerini karşılamaya çalışıyorum. Konu aslında ben değilim, konu aslında milli takım. Herkes burada ay-yıldızlı bayrak için savaşıyor. Eleştirileri hiç dinlemiyorum, dinlemiş olsam buralara gelmezdim. İşime konsantreyim. Kendime iyi bakıyorum. İstatistiklere hiç girmek istemiyorum. Sahada çok koşan, mücadele eden, gayret gösteren ama istediğimiz sonuçları alamayan bir Hakan var maalesef. Bazen insan duygusal oluyor ama oraya bağlamayacağım. Ben her zaman takım arkadaşlarımın iyi olmasını istiyorum. Oynarsam da mücadelemi vereceğim, oynamazsam da takım için buradayım. Bu eleştiriler her zaman olacak, futbolun içinde var. Özellikle Türkiye’de var. O yüzden tabii ki biraz üzgünüm. Neden böyle bilmiyorum ama kabul etmem gerekiyor. Kolay kolay gelmedim buraya. Performansımı en iyi şekilde göstermeye çalıştım ve çaba gösterdim” dedi.

“DUYGUSAL BİR ÜLKEYİZ”
Ülke olarak duygusal bir yapıda olduklarını söyleyen tecrübeli futbolcu, “Biz genel olarak duygusal insanlarız, ülke olarak öyleyiz. Şunu unutmamak lazım, Portekiz güçlü bir takım. Kaliteli oyuncuları var. Almanya ve İspanya gibi favori. Portekiz’i yenebilir miydik, evet yenebilirdik ama 1-0 2-0 geride olduğumuzda oyundan düşüyoruz. Bunu geliştirmemiz gerekiyor. Samet ile Altay’ın olayı oldu. Saha içinde bazen biz konuşuyoruz ama duyulmuyor. Bu futbolda olan bir şey, önemli olan onları ayağa kaldırmak. Burada ben diye bir şey yok, biz. Biz beraber kazanırız, kaybederiz. Yolun sonunda değiliz. Devam ediyor. Çok bir maç olacak ama biz inanıyoruz ve o yüzden de devam edeceğiz” sözlerini sarf etti.

ARDA GÜLER NEDEN YEDEK KALDI?
Arda Güler’in yedek kalmasıyla ilgili de konuşan 30 yaşındaki orta saha, “Arda tezahüratlarını duyduk. Arda bizim için çok değerli, herkes değerli. Bazen siz idmanda, takım içinde ne olduğunu bilmiyorsunuz. Arda’nın sakatlığını bilmiyorsunuz. Bu konuda hocayı korumalıyım. Arda kasığından sakatlık geçirdi. Yoksa oynayacaktı. Birlikte konuşarak bu kararı aldılar. Bunu hoca daha iyi biliyor, dışarıya yansıtmadı. Bazı şeyleri dışarıya yansıtmak bize yakışmıyor. Arda’nın sonradan oyuna girme şekli oydu. Kasığında bir sorunu vardı. Koruma amaçlı dışarıda bıraktı en son maça hazır olsun diye” dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, A Milli Futbol Takımı’nın 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu ikinci maçında yarın oynayacağı Portekiz karşılaşması öncesinde İhlas Haber Ajansı (İHA) Spor Müdürü Mustafa Karagöl’ün sorularını yanıtladı.
“Tarihimizde ilk defa bir turnuvaya galibiyetle başladık”
Gürcistan maçındaki destek için Almanya’da bulunan Türk taraftarlara teşekkür eden Büyükekşi, EURO 2024’e galibiyetle başlamanın çok önemli olduğunu dile getirdi. İlk defa bir Avrupa Şampiyonası’na galibiyetle başladıklarına dikkat çeken Büyükekşi, “Tarihimizde ilk defa grup lideri olduk. Tarihimizde ilk defa bir turnuvaya galibiyetle başladık. Yine tarihimizde bir rekor kırıldı. Arda Güler attığı golle Cristiano Ronaldo’nun rekorunu geçerek, turnuvada gol atan en genç futbolcu oldu. İlkleri gerçekleştiriyoruz. Turnuva başlamadan önce ‘Almanya’da evimizde gibi oynayacağız’ demiştik. Bunu şu anda gerçekleştiriyoruz. Gürcistan maçında 60 bin seyircinin 50 bini Türk’tü, 10 bin Gürcü seyirci vardı. Bu da şu demek; biz sahada 11 futbolcu, 12. futbolcu seyirci. Şu anda o konuda avantajlı duruma geçmiş durumdayız. O yüzden de Almanya’da yaşayan, çevre ülkelerde yaşayan, Türkiye’den gelen tüm seyircilerimize çok teşekkür ediyorum. Takımımızı çok güzel desteklediler. Onlara kırmızı formalarını giymelerini rica etmiştik, hepsi kırmızı formaları ile maça geldiler. Önümüzdeki Portekiz maçı için de ‘Beyaz formanı giy gel’ diyoruz. İnşallah yarın da beyaz formalarını giyip gelecekler” ifadelerini kullandı.
“2032 yılında hedefimiz Avrupa şampiyonu olmak”
EURO 2024’ün en genç iki takımından biri olduklarını aktaran Başkan Büyükekşi, “Takımımız Çekya ile birlikte Avrupa’nın en genç iki takımında bir tanesi. Arda, Kenan, Semih, Can, 18-19 yaşındaki futbolcularımız. 2032 yılında tarihimizde ilk kez İtalya ile birlikte Avrupa Futbol Şampiyonası’nı gerçekleştireceğiz. Ona da şu andan hedef koyuyoruz. Diyoruz ki; ‘2032 yılında hedefimiz Avrupa şampiyonu olmak.’ Genç oyuncuları artırarak geleceğin takımını kuruyoruz. Şu anda Hakan Çalhanoğlu milli takımımızın en genç kaptanı. Takımımızın abiliğini yapıyor, kaptanlığını yapıyor ve son derece başarılı. Diğer oyuncularımız da aynı şekilde. Onlara hep şunu söylüyoruz; ‘Siz kendi takımlarınızda gerek Türkiye’de gerek Avrupa’da bizim için en değerli oyuncularsınız.’ Futbolcularımızın da bu galibiyeti aldıktan sonra kendilerine güvenleri tam. Son derece motiveler, moralleri yüksek. İnşallah yarın da maçta onlardan aynı şekilde büyük bir moralle, güzel bir oyunla galibiyet istiyoruz” diye konuştu.
Almanya’daki taraftar desteğinden bahseden Mehmet Büyükekşi, “Almanya bizim en büyük ticari ortağımız. En çok ihracat yaptığımız ülke, en çok ithalat yaptığımız ülkelerden de biri. Almanya da en çok yabancı nüfus Türk nüfusu. Bugün sokakları dolaştığınızda bir döner furyası görüyorsunuz ve hepsinin önünde kuyruklar var. Aslında bir taraftan da kültürümüzü de buraya getirmiş oluyoruz. Bazı konularda önemli olan nokta güzel şeyleri paylaşabilmek” cümlelerine yer verdi.
“EURO 2024’te ilk hedefimiz gruplardan çıkmak”
Mehmet Büyükekşi, “Hocamız, ‘Büyük hedeflere ulaşabilmek için küçük adımlarla gitmek gerek ki daha sonra herhangi bir motivasyon kaybı yaşamayalım’ diyor. Onun için bizim ilk hedefimiz gruplardan çıkmak. Gönül ister ki kupayı alabilelim ama biz o hedefi 2032’ye koyuyoruz. Burada da gruplardan çıktıktan sonra sıralamamıza göre son 16’da yapacağımız maç son derece önemli. Onu geçebilirsek zaten kendimizi çeyrek finalde, belki yarı finalde bulabiliriz. Hayalimiz, beklentimiz, özlemimiz o. Bu bir ekip çalışması, hep birlikte hareket ediyoruz. Futbolcularımızı şu anda kampta kendi evlerindeymiş gibi hissettiriyoruz. Kamp yerini çok özenle seçtik. 1 yıl önce bunu planlamıştık. Kamptan hiç dışarı çıkmıyorlar. Her şeyi eksiksiz yerine getirmek için yönetim olarak her türlü özveriyi gösteriyoruz. İnşallah bu da bize başarı olarak yansıyacak. Onun için milletimizin, milli takımımızı desteklemesini ve dua etmesini istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. – DUSSELDORF
]]>Milli takım seçmeleri öncesinde milli sporcu abisiyle antrenmanlarına devam ediyor
Sümeyye Kılıç:
“Milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum”
Milli sporcu Doğan Kılıç:
“Kardeşimi milli takıma hazırlıyoruz”
ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yaşayan milli sporcu Doğan Kılıç’ın 15 yaşındaki kardeşi Sümeyye Kılıç, abisinin yolundan giderek başladığı kick boks kariyerinde ilk dünya kupasını kazanırken, gözünü milli takıma girip Avrupa arenalarında alabileceği uluslararası başarılara dikti.
Kick boksta aldığı başarılar ile ön plana çıkan milli sporcu Doğan Kılıç’ın 15 yaşındaki kardeşi Sümeyye Kılıç, 11 yaşında sporla tanıştı. Abisinin yolundan giderek kick boksa başlayan Sümeyye Kılıç, 15 Mayıs ile 19 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Turkish Open Dünya Kick Boks Kupası’nda çıktığı 5 maçta da galip gelerek dünya kupasının sahibi oldu. Bayan yıldız 55 kilogram kategorisinde Türkiye’den, İran’dan ve Lübnan’dan katılan sporcularla yaptığı müsabakalar sonucunda dünya kupasını kazanan Sümeyye Kılıç, temmuz ayında Konya’da yapılacak milli takım seçmelerine hazırlanıyor. Kick Boks Milli Takım Antrenörü Seda Duygu Aygün ve abisi Doğan Kılıç ile yaptığı antrenmanlarla seçmelerden başarılı sonuç alarak milli formayla Avrupa arenalarında Türkiye’yi temsil etmek istediğini belirten 15 yaşındaki Sümeyye Kılıç, “Milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak, ilerleyen zamanlarda da profesyonele geçmek istiyorum” dedi.
“Milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum”
Erken yaşta tanıştığı kick boksta kendisine profesyonel başarı hedefleri koyduğunu ve abisiyle milli takım seçmelerine hazırlandığını belirten Sümeyye Kılıç, “Kick boks ile 11 yaşımda abim sayesinde tanıştım. Abim beni bu spora teşvik etti. İlk önce evde bana lapa tutması ve sonrasında da salona yazdırmasıyla serüvenim başladı. En son katıldığım müsabaka İstanbul’da düzenlenen dünya kupasıydı. 5 maç yaparak şampiyon oldum. İranlı, Lübnanlı ve Türk sporcularla mücadele ettim. Bayan Yıldız 55 Kilogram Kicklight’ta yarıştım. Kilomda toplam 20 sporcu vardı. Şu anda milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak, ilerleyen zamanlarda da profesyonele geçmek istiyorum. Abimle çalışmak beni çok geliştiriyor. Kendimle eşit ya da düşük seviyedeki sporculardansa benden çok yüksekte olanlarla, abimle antrenman yapmak beni çok ileriye taşıyor. Bu da çok güzel bir duygu. Yani abim ile kendimi geliştiriyorum, bunu anlatamam” dedi.
“Kardeşimin birebir antrenman partneri benim”
Kardeşi Sümeyye’nin erken yaşta aldığı başarılarının ardından önümüzdeki yıllarda daha büyük zaferlere rahatlıkla imza atabileceğini belirten milli sporcu Doğan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“Kardeşimle antrenman yaparken 5 dakika bile onu rahat bırakmıyorum. Hep gelişmesi için zorluyorum. En son yapılan dünya kupasında 5 galibiyet alarak dünya kupası şampiyonu oldu. Bu sene milli takıma hazırlıyoruz, girmesini de istiyoruz. Antrenörlerimiz Erdin Aygün ve Seda Duygu Aygün eşliğinde antrenmanlarımızı yapıyoruz. Kardeşimin birebir antrenman partneri benim. Birbirimizi zorlayarak gelişimi sağlıyoruz. Günümüzde birçok genç kardeşimizin spora başlamasına öncülük ettim. Rol model olarak severek, izleyerek ve takip ederek bu spora başladılar. Sevdiler ve devam ediyorlar. Kick boksta her geçen geçen gün lisanslı sporcu sayısı artmakta. Bununla birlikte faaliyetler ve müsabakalar da çoğalıyor. Güzel bir rol model olduğumu ve sporculara teşvik anlamında güzel bir örnek olduğuma inanıyorum. Birçok genci kötü alışkanlıklardansa spora yazılmak konusunda teşvik ettiğimi düşünüyorum. Ben anneme diyorum ki, bir ipte 2 cambaz oynamaz. Bir eve 2 milli sporcu çok. O da çok olmadığını söylüyor. İnşallah Sümeyye’yi de milli sporcu yapıp, milli takımda Avrupa ve dünya şampiyonluğunda göreceğiz. Kendisi beni de geçecek, daha büyük yerlerde dövüşecek. Çok küçük yaşta güzel başarılara imza attı. Daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.”
]]>A Millî Takımımızın Almanya’da kamp yaptığı Barsinghausen kasabasındaki NFV Akademi’de düzenlenen imza törenine TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, FIFA, UEFA İlişkileri ve Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt, TFF Millî Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop, RAMS Türkiye İcra Kurulu Üyesi Cem Ciritci, A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, A Millî Takım oyuncularımız Altay Bayındır, Barış Alper Yılmaz ve Kenan Yıldız ile basın mensupları katıldı.
Mustafa Eröğüt: “Almanya’da evimizde gibiyiz”
Törende bir konuşma yapan TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, FIFA, UEFA İlişkileri ve Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt, “Avrupa’nın en genç millî takımlarından birisi ile dünyanın en büyük üç spor organizasyonundan olan Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücadele edeceğiz. Almanya’da evimizde gibiyiz. Gurbetçi vatandaşlarımızın desteğini ilk andan bu yana yoğun bir şekilde hissetmeye başladık. Maçlarımızda da tribün desteğinin arkamızda olacağını biliyoruz. Bu yıl ilk defa bir sponsorluk anlaşmamızı yurt dışında yapıyoruz. A Millî Takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonası kampını yaptığı tesisin basın merkezinde ilk önemli organizasyonumuz da bu sponsorluk anlaşması imza töreni oluyor.” ifadelerini kullandı.

“A Millî Takımımıza sponsor olan RAMS Global’e teşekkür ederiz”
Millî takım ve kulüpler bazında ülke futbolunun yakalamış olduğu ivmeye dikkat çeken Eröğüt, “Başkanımızın da sürekli vurguladığı ve altını çizdiği gibi sponsorlarımıza iş ve çözüm ortağımız olarak bakıyoruz. Başkanımız Sayın Mehmet Büyükekşi’nin liderliğinde FIFA millî takımlar sıralamasında ve UEFA ülke puanı sıralamasında da kulüplerimizin başarılarıyla yeniden yükselişe geçtik. Böylece Türk futbolunun da yayın gelirlerini artırdığımız gibi sponsorluk gelirlerini de artırmış bulunuyoruz. Bugün de RAMS Global, Erkek A Millî Futbol Takımımıza sponsor oluyor. Bu sponsorluk anlaşmasında emeği olan RAMS yöneticileri ve profesyonellerine, TFF yöneticileri ve profesyonellerine teşekkür ederim. RAMS Global’in Avrupa Futbol Şampiyonası’nda A Millî Takımımıza uğur getirmesini diliyor, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.
Cem Ciritci: “A Millî Takımımıza destek olmanın onurunu ve heyecanını yaşıyoruz”
Mustafa Eröğüt’ün ardından konuşmasını yapan RAMS Türkiye İcra Kurulu Üyesi Cem Ciritci, “Sözlerime; bugün bizimle burada bir araya gelerek, heyecan ve mutluluğumuzu paylaştığınız için teşekkür ederek başlamak isterim. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bildiğiniz gibi bugün, Türk sporuna ve özellikle futbola değer katmak için Türkiye Futbol Federasyonu ile yapacağımız ana sponsorluk anlaşmasının imza töreninde bir araya geldik. RAMS Global olarak Türk sporuna değer katma vizyonuyla çıktığımız bu yolda, Türk futbolunun daha da büyük başarılara koşmasına destek vermek adına biz de kollarımızı sıvadık. Bu hedefimiz doğrultusunda Galatasaray ve Başakşehir kulüpleri ile yaptığımız iş birliklerinin ardından Erkek A Millî Futbol Takımı Ana Sponsorluğu’nu bir sezon boyunca üstlenmekten gurur duyuyoruz. Türk futbolunun geleceğine duyduğumuz güvenle; uluslararası başarılara imza atan, köklü ve güçlü yapısıyla fark yaratan ve nice başarılar kazanma potansiyeline sahip A Millî Takımımıza bu denli kapsamlı bir sponsorluk anlaşmasıyla destek olmanın onurunu ve heyecanını yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Biz bu topraklara ve Türk sporuna inanıyoruz”
A Millî Takımımızın başarılı bir turnuva geçireceğine dair inancını dile getiren Ciritçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk futbolu her yaştan izleyiciyi sahaya ve ekranlara büyük bir tutkuyla bağlayan, dinamik ve birleştirici bir güce sahip. Azim, inanç ve cesaretlerine hayran olduğumuz sporcularımızın sadece kendi kulüplerini değil; Ay-Yıldızlı formayı da Avrupa’da ve dünyada başarıyla temsil ettiklerini görmek, şüphesiz ki bizlere daha çok ilham veriyor ve göğsümüzü kabartıyor. A Millî Takımımızın, önümüzdeki Avrupa Futbol Şampiyonası’nda da özlenen başarılarına yenilerini ekleyerek ülkemizi gururlandırmaya devam edeceğine olan inancımız tam. Artık bugünden itibaren A Millî Takımımızın başarılarına yalnızca tanık olmakla kalmayıp, destek olma ayrıcalığına da erişebilmek bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı oldu. Biz bu topraklara ve Türk sporuna inanıyoruz. Futbolseverlere ve tüm Türk halkına karşı olan sorumluluklarımızın farkındayız. Erkek A Millî Futbol Takımımıza olan desteğimiz, şirketimizin Türk sporuna değer katma hedeflerine ulaşmasına ve ülkemizin spor kültürüne daha da fazla katkı sağlanmasına olanak tanıyacak. Bu vesileyle bizler için çok anlamlı olan bu yolculuğumuzda, şu anda aramızda olamasa da desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen değerli Federasyon Başkanımız Sayın Mehmet Büyükekşi’ye, değerli Başkan Vekilimiz Sayın Mustafa Eröğüt’e ve bu anlaşmanın hayata geçirilmesinde emeği olan herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Katılımlarınız ve kıymetli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.”
Vincenzo Montella: “Hep beraber yapabileceklerimizin en iyisini yapabilmeyi umuyoruz”
Törenin son konuşmasını yapan A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ise, “Bugün tabii ki önceliğimiz RAMS Global, onlara ‘Ailemize hoş geldiniz’ demek istiyoruz. Çünkü bu katılımları bize şunu gösteriyor ki bize ve takımımıza güveniyorlar; hem şu anımıza, hem de geleceğimize güveniyorlar. O yüzden ailemize kattığımız RAMS Global’e hoş geldiniz diyor ve hep beraber yapabileceklerimizin en iyisini yapabilmeyi umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarının soruları cevaplandı
Törenin soru – cevap kısmında kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan A Millî Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, “Almanya’da olduğumuz için çok mutluyuz. İlk görevimiz Türk milletini gururlandırmak. Bunu nasıl yapacağız? Gösterdiğimiz duruş ve çalışkanlığımızla, alacağımız başarılı sonuçlarla. Yakın bir geçmişte burada bulunmuştuk. Taraftarın sevgisine tanıklık ettik. O yüzden Almanya’da olduğumuz için çok mutluyuz. Geniş kadro ile başladığımız günden itibaren ufak tefek sakatlıklarımız oldu. Sonra tesadüfi sakatlıklar oldu. Enes gibi, Ozan gibi. Bunlar bizi çok üzdü. Endişe ile bakamıyorum bu olaya. Çok iyi bir temelimiz var. Temelden bahsetmişken de bugün RAMS Global ile imzalanan sözleşme çok güven veriyor. Geleceğimiz için çok fazlasıyla güven sağlıyor bize. Bütün hazırlık maçlarını seçerken karşılaşabileceğimiz seviyedeki rakipler olmasını istedik. Kadromuzda çok fazla genç futbolcu var. Deneyimli oyuncuların az olduğu noktalar var. Bu maçlarla birlikte o deneyim açığını kapatmak bizler için çok önemliydi. Şu anda her şeyin doğru gittiğini düşünüyorum. Canımızı sıkan şey tesadüfen gerçekleşen sakatlıklar.” değerlendirmesini yaptı.
TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, FIFA, UEFA İlişkileri ve Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Eröğüt, “Sponsorluk sayılarımız git gide artıyor. 24 takım içinde Çek Cumhuriyeti ile birlikte en genç iki takımdan birisiyiz. Umarım büyük başarılar gelir ve bu turnuva ile başlar. Sponsorlarımız da yol arkadaşımız oluyor. RAMS Global’e teşekkür ediyorum. Umuyorum bir çok sponsorumuz gibi uzun soluklu bir anlaşma olur.” temennisinde bulunurken, RAMS Türkiye İcra Kurulu Üyesi Cem Ciritci ise, “Bu yaptığımız anlaşma 1 yıllık. Değer katmayı seviyoruz. İlk adımı attık diyelim. Bu anlaşma ile TFF’ye değer katmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Tören, sponsorluk sözleşmesinin imzalanmasının ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
]]>Milli yelkenci Lara Nalbantoğlu, Paris Olimpiyat Oyunları’nda madalya yarışına kalmayı hedefliyor
“Fenerbahçe ailesinin bir parçası olmak büyük gurur”
“En iyi 10 ülke arasında olmak istiyoruz”
“Kendi sınırlarımın dışına çıkmaya çalışıyorum”
“Küçük kız çocuklarına örnek olmak istiyorum”
“Bu sporu yaparken doğayla iç içesiniz ve doğayla bütünleşiyorsunuz”
“Hayal kurmaktan vazgeçmeyin”
Metin ARSLANCAN – Efe ALDEMİR/ İSTANBUL, – Fenerbahçe Spor Kulübü’nün milli yelkencisi Lara Nalbantoğlu, “Olimpiyatlardaki hedefim madalya yarışına kalmak, 19 ülke arasından en iyi 10 ülke arasında olmak istiyoruz. Bundan daha iyisini de yapabiliriz” dedi.
Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesinde kariyerine devam eden 22 yaşındaki milli sporcu, Fransa’nın Hyeres kentinde düzenlenen tüm sınıflar olimpiyat eleme yarışlarında 470 karma sınıfında olimpiyat kotası almayı başardı. Genç yelkenci, Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Kariyerine Adana Yelken Kulübü’nde başladığını anlatan Lara Nalbantoğlu, “Aslında ilk olarak babamın ilgisi olduğundan dolayı yelken kulübüne gitmiştik. Daha sonrasında hocalar beni kaptılar” diye konuştu.
“HEP HAYALİNİ KURDUĞUM BİR ANDI”
Olimpiyat kotası aldığı mücadelenin ardından yaşadığı duyguları paylaşan Lara, “Yarış sonunda çok duygulandım. Zaten bu spora başladığımdan itibaren hep hayalini kurduğum bir andı. Madalya yarışından sonra bitişten geçtikten sonra kotayı alışımızın heyecanını yaşamak, hayal ettiğim bir anı yaşamak çok duygulu ve heyecan vericiydi” ifadelerini kullandı.
Eğitimine Sabancı Üniversitesi’nde devam eden başarılı yelkenci, “Milli sporcu bursuyla okuyorum. Üniversitem sporculara destek veriyor. Hocalarımızla iletişimimiz gerçekten kolay. Rahatlıkla hocalarımıza ulaşabiliyoruz. Çok az bir zaman kaldığı için çok sık antrenman yapıyoruz, kamplarımız ve yarışlarımız oluyor. Sağ olsun okulum beni bu konuda destekledi ve aynı zamanda hocalarım eksik kaldığım konular hakkında bana yardımcı oldu. Olimpiyat başarısı elde etmekten büyük gurur ve keyif duyuyorum” dedi.
“FENERBAHÇE AİLESİNİN BİR PARÇASI OLMAK BÜYÜK GURUR”
Fenerbahçe’nin dünyanın en büyük spor kulübü olarak amatör branşlara çok fazla yatırım yaptığını ve olimpiyat oyunlarında Türkiye’yi yelken branşında temsil edecek 8 sporcunun 7 tanesinin sarı-lacivertli kulüp bünyesinde olduğunu aktaran Lara, “Bu Fenerbahçe’nin ne kadar büyük bir spor kulübü olduğunun göstergesi. Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı ailesinin bir parçası olmaktan büyük gurur ve keyif duyuyorum. Sponsorumuz sayesinde çeşitli kamplara gidebiliyoruz. Yarışlara katılıp çeşitli malzeme desteği alabiliyoruz. Bence Fenerbahçe’nin Doğuş gibi bir sponsoru olması yelken sporunda çok önemli. Aynı zamanda bizim önümüzde rol model olan sporcular var; Ateş Çınar, Deniz Çınar ve Alican Kaynar gibi. Onların izinden yürümek yelken sporunu geliştiriyor diyebilirim. Bu camiada olmaktan dolayı şanslı olduğumu düşünüyorum. Fenerbahçe ailesinin sporcusu olduğum için çok gurur duyuyorum. Değerli sponsorlarımız sayesinde amatör branşlarda başarı elde edebiliyoruz. Bu Türk sporu için özellikle Türk yelkenciliği için çok önemli bir başarı” değerlendirmesinde bulundu.
“EN İYİ 10 ÜLKE ARASINDA OLMAK İSTİYORUZ”
Olimpiyat Oyunları hazırlık süreciyle ilgili bilgi veren Fenerbahçe Spor Kulübü sporcusu Lara Nalbantoğlu, “2 aydan az bir süre kaldı. Bu yüzden her antrenman günü çok önemli ve sanki olimpiyatlarda yarışıyormuşum motivasyonu ile denize çıkıyorum. Her antrenmanı büyük bir ciddiyet ve özveri ile yapmaya çalışıyorum. Karadaki antrenmanlarımda aynı şekilde. Olimpiyatlardaki hedefim madalya yarışına kalmak, 19 ülke arasından en iyi 10 ülke arasında olmak istiyoruz. Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Ekip arkadaşım gerçekten çok deneyimli. Onun 5’inci olimpiyatı olacak. Bu yüzden ona güvenim sonsuz. Benim fiziksel gücüm ve onun deneyiminin birleşmesi bizi başarılı bir ikili yapıyor. Ekip arkadaşım Deniz Çınar ve kardeşi Ateş Çınar 18 yıllık deneyimlerinden yararlandığım için çok mutlu ve gururluyum. Onlara da çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“KENDİ SINIRLARIMIN DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUM”
Paris Olimpiyat Oyunları’nda yarışların Marsilya’da yapılacağını anımsatan milli sporcu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Olimpiyat sürecine kadar Marsilya’ya antrenman kamplarına ve antrenman yarışlarına gidip geleceğiz. Marsilya’ya yine bir seyahatim olacak, orada antrenmanlarımızı sürdürüyoruz. Oradaki hava koşullarına, deniz dalga yapısına, rüzgar koşullarına alışmaya çalışıyoruz. Benim olimpiyatlardaki amacım elde edebileceğim en iyi dereceyi elde etmek. Kendimi fiziksel ve mental olarak olimpiyat kotasını aldığım yarıştan daha iyi hazırlamaya çalışıyorum. Kendi sınırlarımın dışına çıkmaya çalışıyorum. Bu yüzden çok heyecanlıyım. Bence olimpiyattaki sonuçlarımız bizim için çok olumlu bir sürpriz şeklinde geri dönecek.”
“KÜÇÜK KIZ ÇOCUKLARINA ÖRNEK OLMAK İSTİYORUM”
2019 yılında milli takıma seçildiğini aktaran Lara Nalbantoğlu, “Daha sonrasında üniversite sınavına hazırlanırken çeşitli vakıf üniversiteleri Türkiye Yelken Federasyonu ile bir sözleşme imzaladı ve bu milli sporculara yüzde 100 eğitim bursu sağlamak adınaydı. Kuzenim daha önceden Sabancı Üniversitesi’ne gidiyordu. Onu örnek aldım ve üniversite hakkında pozitif yorumlarından sonra benim de bir hayalim haline geldi. Üniversite sınavı sürecim bu hayal ile geçti ve hayalim gerçek oldu. Okuduğum üniversitenin öğrencisi olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. O vizyona sahip olmak, hayata bu şekilde bakmak çok önemli. Özellikle genç bir kızın hem spor yapıp hem de donanımlı eğitim alması çok önemli. Genç bir kadının kendini net bir şekilde ifade edebilmesi, ayakları üzerinde durabilmesi, sağlam bir duruş sergilemesi çok önemli. Bu yüzden her bir adımımda, her bir röportajımda genç kızlarımıza örnek olmak için çok çabalıyorum. Umarım doğru yolda ilerliyorumdur. Kendimden küçük kız çocuklarına örnek olmak istiyorum” şeklinde konuştu.
Yelken sporunu geniş kitlelere duyurmanın önemine değinen genç sporcu, “Denizin ortasında yapıldığı için aslında bir salon sporu kadar fazla seyirciye sahip olamayabiliyor. Yarışları çeşitli TV kanalları yayınlarsa ve drone görüntüleri çekilirse çok daha ilgi çekici olabilir. Böylece yelken sporunu daha geniş kitlelere yayabiliriz. O yüzden umarım çeşitli TV kanalları bu işte gönüllü olurlar” dedi.
“BU SPORU YAPARKEN DOĞAYLA İÇ İÇESİNİZ VE DOĞAYLA BÜTÜNLEŞİYORSUNUZ”
Yelken sporunun diğer spor dallarından ayrılan yönlerini anlatan Lara, “Bu spor aslında çok renkli bir spor çünkü doğayla iç içesiniz ve doğayla bütünleşiyorsunuz. Doğanın koşullarını önceden tahmin ederek bir rota çizmeye çalışıyorsunuz. Yelken yarışlarında ben şu anda şamandıra parkuru yarışlarında yarışmaktayım. Olimpiyatlarda da böyle olacak. O yüzden takip etmesi biraz daha heyecanlı olabiliyor ve daha kolay olabiliyor. Yine olimpiyatlarda teknemizde takip cihazı olacak. Yarışlarımızı takip etmek isteyenler oradan takip edebilirler. Bence tek bir eksiği var; yarışların görüntülü bir şekilde takip edilemiyor oluşu. Çünkü bazen takip cihazları yanlış bilgi verebiliyor. Ailem kota yarışlarımı takip ederken çok heyecanlı ve stresliydi. Bu durumdan dolayı bu tür gelişmeler yapılabilir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“HAYAL KURMAKTAN VAZGEÇMEYİN”
Ailesinin desteğinin önemine dikkati çeken milli sporcu, “Yine çok mutlu olduğum ve beni etkileyen konulardan bir tanesi ailemin desteği. Her koşulda beni destekliyorlar. Ailelerimizin desteği çok önemli. O yüzden umarım herkesin ailesi yaptığı işi destekler. Akranlarıma ve benden küçüklerime hayal kurmaktan vazgeçmemelerini tavsiye ediyorum. Eğer siz kendinize ve hayalinize inanırsanız yavaş da olsa çevrenizdeki insanlar da size ve hayallerinize inanmaya başlayacak. O yüzden hayal kurmaktan vazgeçmeyin” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Roma’ya madalya hedefiyle gittiklerini belirten milli atlet, “2024 yılına başladığımızda salon sezonunu erken kapattık biz. Çünkü hedefimiz Roma’da madalya alıp olimpiyat barajını geçmekti. Neticede burada da şahit oldunuz, barajı geçtik. Madalyamızı da aldık. Süreç biraz zordu. Çünkü 2 aylık kısa bir zamanımız vardı. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık, onu da yarışmaya yansıttığımızı düşünüyorum. Madalyanın renginin tabii ki altın olmasını isterdik. Gönlümüzden öyle geçerdi ama nasibimizde bu varmış. Umarım bundan sonra üzüleceğimiz şeyler de madalyanın birincilik olmayışı olur. Hep madalya alalım hep alamadığımız madalyalara, kaçırdıklarımıza üzülelim” diye konuştu.
“REKORUMU KIRMAK BENİM ELİMDEYDİ”
Üç adım atlamada üst üste kırdığı rekorlara Roma’da yenisini ekleyen Tuğba Danışmaz, “Türkiye rekoru benim olduğu için rekor kırmak kısmı daha kolaydı. Çünkü zaten benimdi rekor. Onu egale etmek ya da daha iyisini atlamak benim elimde olan bir şeydi. O beni zorlamadı ama baraj bu sene çok yüksekti. Biraz sertti. Antrenmanda birkaç şey değiştirdik, o da kolaylıkla halloldu” şeklinde konuştu.
“ANNEME TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Başarısında en önemli payın annesinde olduğunu dile getiren milli atlet Tuğba Danışmaz, “Öncelikle anneme teşekkür ediyorum. Çünkü annem beni her zaman, ‘Ne olursa olsun moralini asla bozma, hep pozitif ol. Sen gerisini zaten yaparsın’ diye motive ediyor. O benim için en büyük destek. En büyük teşekkür Antrenörüm Cahit Yüksel’e. Bana bu kadar kısa zamanda inandığı için, bana benden daha çok inandığı için, yapabileceğimi başkalarına kanıtlayabildiği için çok teşekkür ediyorum. Ayşegül Baklacı’ya teşekkürüm yönetici olarak değil abla olarak. Çünkü her zaman bana kızsa da (Bazen ağlatabiliyor beni) her zaman doğru yolu gösteriyor bana. Son olarak federasyonumuza ve başkanımız Fatih Çintimar’a teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.
“MADALYA ALACAĞIMIZ KESİNDİ”
Avrupa Şampiyonası’na madalya alacaklarına emin olarak gittiklerini ifade eden Tuğba Danışmaz, “Madalya alacağımız kesindi ama rengi belli değildi. Biz son ana kadar birinci olacağımızı düşünüyorduk. Rakibimin o dereceyi atlayacağını bilmiyorduk, biraz bize de sürpriz oldu. Ama o çok tecrübeli. Olimpiyat üçüncüsü, dünya salon üçüncüsü, Avrupa Şampiyonu. Benim onunla savaşıyor olmam bile benim için yeterliydi. Ben kazanmış kadar sevindim. Zaten iyi bir derece atladım, olimpiyat barajını geçtim. Gönül isterdi ki İstiklal Marşı’nı okutalım, dinleyelim, okuyalım ama nasip olmadı. Bir dahaki sefere söz verelim” yorumlarında bulundu.
“KULÜBÜM BENİM AİLEM”
Enka Spor Kulübü’nün ailesi olduğunu vurgulayan Tuğba Danışmaz, “16 yıldır bünyesindeyim. Sakatlansak da elimizden geleni yapıyoruz. Onlar bizi kendi evlatları gibi hazırlıyorlar, onlara çok teşekkür ediyorum. Sezon içerisinde kulüp olarak iki yarışmamız oluyor, tüm desteği sağlıyorlar. Bu yarışmaya onların geleceğini öğrendim, bu beni heyecanlandırdı. Geldikleri için, desteledikleri için, ailelerinin bir ferdi olduğum için teşekkür ediyorum” dedi.
CAHİT YÜKSEL: PLANLI ÇALIŞMAYLA BURALARA GELDİK
Tuğba Danışmaz’ın Milli Takım Antrenörü Cahit Yüksel, başarıyı uzun zamandan beri yapılan planlı bir çalışmayla yakaladıklarını söyleyerek, “Üzerine koya koya, planlamayla, çalışmayla buralara geldik. Ben 6 yıl önce başladığımda söylediklerimin tek tek gerçekleşmesinden tabii ki mutluyum. Bir kadın sporcunun ülkemizi en iyi şekilde temsil etmesi bir erkek olarak bizi gururlandırıyor. Onların baş tacı olması bizi gururlandırıyor. Olmaz denilen bazı şeylerin yapılması Avrupa ve Dünya düzeyinde bir sporcunun ortaya çıkması gurur verici. Herkesin payı var. Paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Enka Spor Kulübü’ne, Türkiye Atletizm Federasyonu’na ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“GEZME DEĞİL ÇALIŞMA ZAMANI”
İlerisi için bir yol çizmek gerektiğini ifade eden Cahit Yüksel, sözlerini ise şöyle tamamladı:
“Olimpiyatlarda en iyisini yapmaya çalışacağız. Bazen de haddimizi, gücümüzü bilmek çok önemli. Adım adım gideceğiz. Şimdi 2’nci olduk, ilerleyen dönemde kürsünün en üstüne çıkmak için plan yapmamız lazım. 2028’deki gelecek Olimpiyat için şimdiden plan yapmamız lazım. Organizasyon devam ederken hemen geldik buraya. Üzerine koymak, şansa kalmaması için erkenden geldik buraya. Biz orada Roma’yı gezebilirdik ama gezme zamanı değil çalışma zamanı. Verilmiş sözler var, emekler var, ülkenin ihtiyacı var. Büyük bir sorumlulukla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Birinci olmadık, üzüldük ama ‘Biz buralardayız’ demek önemli. Bütün kadın sporcularımıza, insanlara örnek olabilmek de çok önemli. Bu yolda devam ediyoruz.”
]]>
Buruk’un dikkat çeken açıklamaları şu şekilde;
“ÖNÜMÜZDEKİ SEN DAHA FAZLASINI YAPACAĞIZ”
“Çok uzun bir sezon oldu. Geçen sene 5 Haziran’da son maçımızı oynadık. 20 günlük ara sonrası yeni sezona başladık. 11 aylık bir maraton oldu bizim için. Çok uzun bir yol kat ettik ve çok zorlu geçti. Yorucu, stresli geçti. O yorgunluğu üzerimden en çok alan şey maç kazanmak. Çok önemli seriler yaptık. Şampiyonlar Ligi çok güzel bir tecrübeydi. Son maça kadar şansımızı koruduk. Bizim için önemli bir tecrübe oldu. Galatasaray’ı Avrupa’ya hatırlatmak adına da önemliydi. Oyun olarak da etkili işler yaptık. Hem Şampiyonlar Ligi’nde oynayıp hem ligde başarılı olan bir takım yoktu uzun zamandır. O da etkili oldu. Bir de konsantrasyonumuzu gösteriyor bu. Önümüzdeki sene daha fazlasını yapacağız.
“5. YILDIZIN HAYALİNİ KURMAYA BAŞLADIK”
İlk şampiyonluk çok değerliydi. Bu seneki biraz daha başa baş gitti. Rekorlarla kırmak daha önemli oldu. 102 puan, hiç olmamış bir şey. Kolay kolay da olmayacak bir şey. Başakşehir’de 34 maçta 69 puanla şampiyon olmuştuk. O zaman ile bu zamanı düşündüğünüzde sadece bu sene 5 maçı kazanamamışız. Bu mutluluk veriyor. İnşallah bir sonraki şampiyonluk daha değerli olacak. Hedef 25. şampiyonluk, 5. yıldız. Bizim için önemli bir motivasyon bu. Bunun hayalini kuruyoruz. Bir sonraki senenin hayalini kurmaya başladık.
“FENERBAHÇE MAĞLUBİYETİ BİZE DERS OLDU”
Oraya 6 puan farkla girmemiz, o maçın havasını bizim için biraz azalttı. Beraberlik şampiyon yapıyor. Herkeste şampiyonluk hazırlığı var. Herkes gelmiş. Oyunculardan hafta içinde bunu görmedim ama bu tabii ki olabiliyor. Diğer takım motivasyonu da Galatasaray’ı şampiyon yapmamaktı. O motivasyon da çok yüksekti. Mücadele gücü yüksek Fenerbahçe vardı. Çok iyi kapattılar. Ligde oynadığımız en kötü maçtı. Sınıfta kaldık o maçta. Belki 11’e 11 olsa daha iyi olabilirdi bizim için. Ama her maça aynı hazırlanmak zorundasınız. Bu sene ilk mağlubiyetimizi almış olduk kendi sahamızda. Rakibi, maçı önemsemezsiniz bu tür zorluklar oluyor. Bu da bize ders oldu tabii ki.
“SÜPER KUPA’YA NİYE ÇIKMADIKLARINI KİMSE BİLMİYOR”
Geçen sene biz şampiyon olduktan sonra Fenerbahçe maçı vardı, orada da aynı şeyi söyledim. “Eğer biz yenemezsek, haksız şampiyon oldunuz” diye açıklama yapacaklar dedim. Orada yendik, ondan sonra kimsenin sesi çıkmadı. Bu sene kaybedince… Ben net olarak, ‘Şu yüzden dolayı haksız oldular’ deseler anlarım. Süper Kupa’ya da niye çıkmadığını kimse bilmiyor.
“KOMİK DURUMA DÜŞTÜLER”
İki sene sonra Galatasaray’ı yenmeyi de haklı bir sevinç olarak buluyorum. 10 kişi ile kazanmışsınız deplasmanda Galatasaray’ı yenmişsiniz, oradaki haklı sevinç de çok haklı. Ama bu bir maraton. Bu yarışın içinde 11 aylık bir emek var. 11 aylık emeğin hakkını vermeniz gerekiyor. Sadece bu sene için konuşulmuyor, bu 10 sene için konuşuluyor. 10 sene içinde 3 Beşiktaş şampiyonluğu var, Trabzonspor ve Başakşehir şampiyonlukları var. Bunların da hak edilmediğini söylüyorlar. “10 senedir biz şampiyon yapılmıyoruz” deniyor. Tüm takımları kapsıyor bu. Gerçekçi bakmak gerekiyor. Elini uzatıp tebrik etmen gerekiyor. Çok mücadele ettiler ve hak ettiler ve bizim maçı kazandılar. Ama şampiyonluk maçı olarak değerlendirirseniz komik duruma düşersiniz.”
“RAKİBİ KIZDIRMAK GÜZEL BİR ŞEY”
“Bizi motive ettiler. Bizim takım motive oldu orada. Çok fazla şeye bakmamak gerekiyor dedik. Kendimize odaklandık biz. Onun dışında bunlar olacak, bu sene de olacak belki, daha fazlası yapılacak belki. Herkesin buna hazır olması gerekiyor. Futbolda çekişme var, bu güzel olan tarafı. Kızdırmak güzel bir şey. Bu aile içinde de olabiliyor. Ama belirli kişilerin provokasyonuyla ülke futbolunun farklı bir yere getirilmesi işin çirkin olan kısmı.”
]]>Okan Buruk: Seneye de mayıslar bizim
“Rafa Silva gündemimizde yok”
“Rakip takımın hocasının kim olduğu benim için çok fark etmiyor”
“2 sene önce de Jorge Jesus vardı”
“Mourinho, uzun yıllardır şampiyonluğa oynayan bir takımda çalışmadı”
“Hoca olarak Kerem’in kalmasını isterim”
“Çok uzun sene şampiyon olmayan bir takım şampiyon olsa daha farklı kutlar. Şampiyon olmadan da kutlayan takımlar görüyorsunuz.”
Serhan TÜRK-Ali DANAŞ-Sacit GÖNCÜ-Metin ARSLANCAN/ İSTANBUL, – Süper Lig’de 2023-2024 sezonu Şampiyonu Galatasaray’ın teknik direktörü Okan Buruk, “Çok uzun sene şampiyon olmayan bir takım şampiyon olsa daha farklı kutlar. Şampiyon olmadan da kutlayan takımlar görüyorsunuz” diyerek ezeli rakipleri Fenerbahçe’ye göndermede bulundu.
Mourinho’nun Fenerbahçe’ye gelmesini de değerlendiren Okan Buruk, “Lig’de kaliteli hocaların olması seviyeyi artırır. Rakip takımın hocasının kim olduğu benim için çok fark etmiyor” açıklamasında da bulundu.
Sarı-kırmızılı takımın başarılı teknik direktörü Okan Buruk, şampiyonlukla tamamlanan sezonun ardından Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Geride kalan sezonda Şampiyonlar Ligi’nde yarışmacı olduklarını göstermek için çabaladıklarını belirten Buruk, “Önce bir önceki 23’üncü şampiyonluğu yaşadık. Sonra yeniden bir şampiyonluk hedefi koyduk. Bir önceki seneden kurduğumuz yeni bir kadro var. Birçok oyuncu aldık. Hedeflerimizden biri de Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olmaktı. Kadro sayımızı yüksek tuttuk. Orada yarışmacı olduğumuz göstermek istedik. Şampiyonlar Ligi’nde oynayan takımlar ligde hep çok zorlanmıştır. Son 5-6 seneye baktığımızda Şampiyonlar Ligi’nde oynayan takımlar ilk üçe bile girememiştir. Şampiyonlar Ligi’nde son maça kadar taşıdık. Avrupa Ligi’nde devam ettik. Grupta üçüncü olduk. Oynadığımız oyun çok değerliydi. Galatasaray’ın genlerine yakışan bir oyun oynadık. Bütün takımlara karşı oynadığımız dominant oyun bir anlamda kazanmadan da bir şeyler kazanabilmenin ne kadar değerli olduğunu gösterdik. Başında olan isim benim. Kazanınca ön plana çıkarlar, kaybedenince de daha çok ön plana çıkarlar. Başarısızlığı daha çok sahiplenen biriyim. Başarıyı paylaşan biriyim. En büyük pay oyuncuların. Başkanımız, yöneticilerimiz, taraftarlarımız bizi destekledi. İç saha performansımız muhteşemdi. Avrupa’da ya da Türkiye’de bütün gün güneşin altında bekleyen taraftarlarımız var. Galatasaray için her şeyi yapabilecek bir taraftarımız var. Konya maçına gidişimizi unutamayacağım. Korkudan öldüm. Canları pahasına otobüsün önüne atladılar. Bu çok önemli. Başarıda onların payı çok önemli. Birlikte başardık. 102 puanlık rekor, 17 maçlık galibiyet serimiz. Rekorlara doyamadık. Topu en çok direkten dönen takım da olduk” diye konuştu.
“SENEYE DE MAYISLAR BİZİM OLACAK”
“Geçen sene özelinde inanılmaz bir yarış oldu” diyen başarılı teknik adam sözlerine şöyle devam etti:
“Fenerbahçe’ye sezon başında 99 puan alacaksınız ama ikinci olacaksınız deseler inanmazlardı. Hep daha iyisini yapabilecek bir takım var. Galatasaray daha iyisini yaptı. İki takım da başarılı. İkinci olduğu için başarısız olduğunu söyleyemem. Camiaların, teknik adamların hakkını vermek gerek. Galatasaray hep kazanan takımdır. Çok konsantre şekilde dönen takımdır. Hep mayıslar bizimdir dedik. Mayıslar yine bizim oldu. Seneye de mayıslar bizim olacak. Mayıs’ı bitirdik. Kutlamaları da mayıs sonu bitirdik. Bir sene önce de şampiyon olduk. Bir sene önce şampiyon olduğunuzda bir sonraki sene aynı heyecanla şampiyonluk kutlaması uzun olmayabiliyor. Kutlamayı uzatmaktansa şampiyon olmayı seviyoruz. Belli bir seviyeden sonra rutine giriyor. Çok uzun süre sonra şampiyon olan bir takım daha farklı kutlar. Şampiyon olmadan da kutlayan takımlar görüyorsunuz. Şampiyonluğu kutlamak ilk günler çok önemli. Daha sonra oyuncular tatile gidiyor. İyi hocalar geldi. Jose Mourinho ve Giovanni van Bronckhorst gibi. Abdullah Avcı da değerli bir isim. Şampiyonluk yarışı çok güçlü bir şekilde olacak. Bu kadar iyi hocanın bir arada olduğu lig daha iyi olacak.”
“ÜÇ JOKER İSİM ÇOK YARDIMCI OLDU”
Çok fazla değişiklik oldu kadroda. Angelino gibi çok önemli, kağıt üstünde gözü kapalı güvendiğiniz bir oyuncuydu. Değerli bir sol bek aldık. Oyuna girmesi takıma alışması bazen olmuyor. Ofansif gücünden katkı almak istedik. Defansif yönünü de hücumla kapatmak istedik. İkimiz taraf da istediğini bulamadı. Ayrılmak durumunda kaldık. Sacha Boey’in gidişi çok aniydi. Hazırlıksız yakalandık. Devre arası transferleri çok zor oluyor. Kimse oyuncusunu bırakmak istemiyor. Genel olarak süreci iyi yönettik. Barış Alper Yılmaz, Kaan Ayhan ve Berkan Kutlu gibi üç joker isim çok yardımcı oldular. Her mevkiyi kapattılar. En iyisini yapmaya çalıştılar. Denemelerimiz başarılı oldu. Serimizin devam etmesini sağladı. Takım içinde farklı mevkilerde oynayıp takıma önemli destekler vermeleri yer alıyor. Zor bir seneydi. Icardi Beşiktaş maçında sakatlandıktan sonra sezon boyunca yüzde 100’üyle oynayamadı. Yüzde 50’siyle gol kralı oldu. İyi oyuncularımız vardı. Bazılarını yüzde 100, bazılarını daha az kullandık” şeklinde konuştu.
“BENİM İÇİN KARŞI TAKIMIN HOCASININ KİM OLDUĞU FARK ETMİYOR”
Fenerbahçe’de teknik direktörlük görevine getirilen Jose Mourinho’nun Türk futboluna önemli katkılar sağlayacağını aktaran Okan Buruk, “Tanışmışlığımız yok. Ülke futboluna önemli katkı sağlayacak. Ülke futbolu için çok önemli. Benim için karşı takımın hocasının kim olduğu fark etmiyor. Rakibiniz 99, siz 102 puan topladı. Ana fikir siz ne yapıyorsunuz? Rakibin başında kim olursa olsun. Jesus vardı iki sene önce. Bu liglerde başarılı olmuş biriydi. Rakibin hocasının kim olduğu değil biz neye yapacağız? Kaç puan alacağız? Kaç galibiyet alacağız? 4 takım yarışta olacaktır. Benim amacım kendi oyunumuza odaklanmak. Yıllardır şampiyonluğa oynayan takımlarda çalışmadı. Yeni bir takım yeni bir ülke. Avrupa’da iki final oynadı. Önemli başarıları var. Önemli hava getirecektir. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir karakter. Özellikle gazetecilerle ilgili birçok şey olacak gibi” değerlendirmesinde bulundu.
Sezon içerisinde Portekizli orta saha Sergio Oliveira ile yaşanan sorunlarla ilgili ise şunları kaydetti:
“Hiçbir sıkıntı olsun istemiyorsunuz. Bazen sıkıntılar da takıma olumlu olarak yansıyabiliyor. Sıkıntı yaşadığınız yerde doğru tepki koyabiliyorsanız takıma önemli mesaj oluyor. Gomis ile daha önceden de dosttuk, arkadaştık. Bireysel olarak duygusal tepkileri olabiliyor. Hepsi önemli olmak, oynamak istiyor. Sergio da sevdiğim biri, tepkileri olabilecek biriydi. Çok bir şey yaşamadık aslında. Takım içinde vermem gereken tepkiyi vermek gerekiyordu. Bir süre bizle olmadı. Sonra antrenmanlara başladı. Son maçta da oynadı. Orta sahada da çok oyuncumuz var. Bazı oyunculara süre gelmemeye başladı. Sergio değer verdiğim biri. Doğru şekilde yönetip oyunculara yöneltmek gerek.”
“HER TAKVİYE TUTMUYOR”
Okan Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlk sezon çok güçlü bir şekilde önemli katkı verecek oyuncularla sahadaydık. Abdulkerim Bardakcı iki senedir şampiyonluk yolunda önemli maç sayılarına ulaştı. Önemli bir transferdi. Torreira hep oynadı, kilit bir oyuncu oldu. Mertens ve Icardi de aynı şekilde. İskeleti oluşturan oyuncular. Her takviye tutmuyor. Bazen olmuyor. Bizim planlamamız Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağız ve ligde de önemli yarış vereceğiz. Kadroyu geniş tutacağız. Bir yandan da bakınca Barış Alper hep oynadı. Sizin önemli bir oyuncu oldu. Zaha ve Tete zaman zaman az oynadı. Ziyech belli bölümde az oynadı. Kerem Aktürkoğlu hep önemli destek verdi. Sanchez, Köhn hep oynadı. Kerem Demirbay hep oynayan oyunculardan oldu. 3-4 oyuncu oynamadı. Dört oyuncu düşünüyoruz. Bu dört oyuncu da direkt katkı sağlayacak oyuncular. İlk 11 oyuncusu olsun diye alıyoruz. Icardi gibi önemli bir oyuncumuz var. Hem onunla hem onsuz oynayacak. Bakambu tercihi böyleydi. Hepsini bir ada oynayacak oyuncular çok önemli olacak.”
“HOCA OLARAK TABİİ Kİ KEREM’İN KALMASINI İSTERİM”
Son dönemde Avrupa’ya transfer olacağı iddiaları ortaya atılan Kerem Aktürkoğlu ile ilgili ise Okan Buruk, “Şampiyonlukta bence Kerem’in önemli ve büyük bir payı var. Kaptanlarımızdan biri. Hoca olarak tabii ki kalmasını isterim. Birincisi gelecek teklif önemli. İkincisi Kerem’in ne istediğini önemli olacak. Bazen oyuncularımızın Avrupa’ya gidip kendilerine yeni bir sayfa açma istekleri oluyor. veya Suudi Arabistan’a gidip, o da var birçok oyuncuda. Kerem için söylemiyorum. Ama Avrupa’da birçok oyuncuda var. Türkiye’de de bunu çok düşünen oyuncu vardır. Yüksek maaş kazanma isteği de birçok oyuncuda olabiliyor. Ama önemli olan Galatasaray’ın ne istediği. Buna karar verecek olan başkanımız ve yönetim kurulu. Onların ne istediği çok önemli olacak. Kadro yapısını koruma anlamında hocanın, yani benim ne istediğim önemli olacak. O yüzden gelecek teklifleri oyuncularımızla ilgili değerlendireceğiz. Ama ilk düşüncemiz bu oyuncularla devam edebilmek” dedi.
“GÜÇLÜ KADROMUZU KORUYACAĞIZ”
Oyuncu satmaya niyetlerinin olmadığını anlatan Okan Buruk, “Niye onları konuşuyorlar anlamıyorum. Devamlı Davinson mu satılacak yoksa Nelsson mu? Hayır, bizim oyuncu satma gibi bir niyetimiz yok. Bizim oyuncu alma niyetimiz var. Onu net bir şekilde ortaya koyalım. Galatasaray takımı, başkanımız ve bizim düşüncemiz oyuncu satmak değil, transferlerimizi bir an önce yapmak. Dediğim gibi daha sonra teklifler geldiğinde değerlendiririz. Güçlü kadromuzu koruyacağız. En iyi oyuncularımızı elimizde tutacağız. Alternatifli olarak da elimizde birçok oyuncumuzu tutacağız. Ama mesela geçen sene Sacha Boey’e 30-35 milyon Euro’ya teklif geldi. Böyle bir teklif geldiğinde tabii ki orada vereceğiniz karar önemli. 3 tane çok önemli ve değerli stoperimiz var. Bu seneki başarımızda bu 3 iyi oyuncuyu bir arada tutmamızın önemi çok büyük. Biz eğer Davinson Sanchez’i almasaydık, sadece Victor Nelsson ve Abdülkerim Bardakcı ile bütün ligi bitiremezdik. Çünkü diğer mevkiler de değişti. Kaan’ı mesela hep sağ bek olarak oynattık, orta sahada farklı yerlerde kullandık. O yüzden bu 3 oyuncu çok değerli. Bir arada oynatabileceğimiz oyuncular. O yüzden bizim oyuncu satma düşüncemiz yok. Hem Davinson Sanchez hem Victor Nelsson hem de Abdülkerim Bardakcı bizle olacak. Ama astronomik bir teklif geldi bunu tabii ki değerlendirecek olan başkanımız. Ama transfere girmişken burada biraz sabırlı olmamız gerekiyor” diye konuştu.
“EN İYİLERİ ALMAK İSTİYORUZ”
3 Temmuz’da antrenmanlara başlayacaklarını anımsatan Buruk, “Daha lig yeni bitti. Serbest oyuncuları kadronuza katmak daha kolay oluyor. Şu an fiyatların en yüksek olduğu dönem. Seçeneklerin biraz daha az olduğu bir dönem. Onun yanında tabii ki bir çekişme var. İnsanlara bunu doğru anlatmak gerekir. Hangi ülkede olduğumuzu, hangi ülke futbolunda olduğumuzu bir kere bilmek gerekiyor. Birincisi 5 büyük ligin dışına oyuncu getirmek zor olan bir şey. 5 büyük ligde biraz daha oyuncular İspanya’da veya İngiltere’de oynamak istiyor. Birçok oyuncu da bunu yaşıyoruz. Siz oyuncuyu çok istiyorsunuz fakat oyuncunun Türkiye’ye gelme gibi bir düşüncesi olmayabiliyor. Birincisi oyuncuyu ikna etmeniz gerekiyor. İkincisi Suudi Arabistan geçen seneden beri bence dünya futbolu için diğer liglerdeki takımların transferleri anlamında sıkıntılı oldu. Oyunculara gelen astronomik rakamları burada sizin onları verme şansınız yok. Bunlar transferi zorlaştıran şeyler. Bir de hep en iyi oyuncuyu arıyoruz biz. Şu anda birçok oyuncuyla görüşüyoruz. Birçok oyuncu ile ilgili kulüplerden bilgi alıyoruz. Bonservis paraları, oyuncuların istedikleri ve oyuncuların niyeti bunların hepsi bir süreç alıyor. Bence en önemlisi bizim bu oyuncuları kampa yetiştirebilmemiz. 2 gün sonra bizim maçımız yok. 9 Temmuz’da kampa gideceğiz. Buraya oyuncuları yetiştirebilirsek önemli bir şey olacak. Dediğim gibi en iyi oyuncuları almaya çalışacağız. En iyileri almak istiyoruz. Başkanımız da bu anlamda bize bu yolu açtı. Belki bu arada da 1-2 satış yapacağız. Bunu da bilemiyoruz. Satış yaptıktan sonra bu anlamda elimizde daha da farklı şeyler olabilir. Ama kimse merak etmesin. Özellikle Galatasaray taraftarı sabırlı olsun” şeklinde konuştu.
Önceliklerinin sağ bek olduğunu vurgulayan Okan Buruk, ” Şu anda sağ bekimiz yok. Önceliğimiz sağ bek mevkisi. Yine orta saha için, hücum hattı için oyuncular düşünüyoruz. Ama bizim için şu anda acil gözüken sağ bek” ifadelerini kullandı.
SOFYAN AMRABAT VE RAFA SILVA TRANSFER İDDİALARINA CEVAP
Okan Buruk, adı Galatasaray ile anılan Sofyan Amrabat ve Rafa Silva ile ilgili ise “Öyle bir şey olmadı. Amrabat, Galatasaray altyapısından yetişmiş demeyeceğim ama ağabeyinden dolayı zaten buraya çok fazla gelmiş. Bu tesise de gelmiş. Ülkeyi ve Galatasaray’ı çok yakından tanıyor. Burayı da çok seven bir oyuncu. Geçen sene görüşmemiz olmuştu kendisiyle. Son gün Manchester United’a gitmişti. Bu sene ile ilgili herhangi bir görüşmemiz olmadı. Dediğim gibi önemli bir oyuncu. Geçen sene 25 milyon Euro satın alma opsiyonu ile Manchester United’a gitmişti. Avrupa’da da fiyatlar çok uçtu. Kimi sorsanız 15-20-25-30, bu anlamda fiyatların çok değiştiğini görebiliyoruz. Hayat pahalılaştı deniliyor ya futbolcularda da aynı şekilde. Enflasyon gerçekten futbol piyasasında da 2-3 sene önceye göre belki 2-3 katına çıktı. Rafa Silva da tabii ki çok önemli bir oyuncu. Geçen senenin çok başarılı oyunculardan biri. Serbest statüde ve o yüzden çok fazla talibi var. Astronomik fiyatlar var. O yüzden şu anda hiçbir şekilde bizim gündemimizde değil” sözlerini sarf etti.
“YENİ SENEDE DE ŞAMPİYON OLMAK, 3’ÜNCÜ ŞAMPİYONLUĞU ÜST ÜSTE KAZANMAK İSTİYORUM”
Okan Buruk, yeni sezonda da hedeflerinin şampiyonluk olduğunu belirterek, “Şu anda yeni hedefimiz 3’üncü şampiyonluk. 2 şampiyonluğu tek sene şampiyon olacağız öyle başladık, öyle de bitirdik. Şimdi hedefimiz yeni sene. Yeni senede de şampiyon olmak, 3’üncü şampiyonluğu üst üste kazanmak istiyorum. Bütün Galatasaray taraftarı istiyor. 2023’te 23’üncü şampiyonluk, 2024’te 24’üncü şampiyonluk ve 2025’te de 25’inci şampiyonluk olsun diye şu anda tabii ki bunu hayal ediyoruz. Bununla yaşıyoruz” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
]]>Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde;
“AFFEDİLMEYECEK HİÇBİR ŞEY YOKTUR”
Bu sabah bir tatsızlık yaşandı. Yaşanmasaydı keşke. Bu bir mağduriyet midir, strateji midir. Eş dost arıyor, yarın gelmeye gerek yok, Bodrum’a gidiyorum falan diyenler var. Sakın ama sakın ha. Bu hatayı yapmayın. 25-30 bin kişinin yarın buraya gelmesi geliyor. Bu iş bitti, oldubitti havasına gelmesin. Biz kazanacağız. Pazartesi sabahı yepyeni bir yolculuğa hep beraber çıkacağız. Bu çağrıyı Aziz Yıldırım’a da yapmak istiyorum. Babam bana ‘Hayatta affedilmeyecek hiçbir şey yoktur’ dedi. Rahmetli büyükbabamın naaşı çalındı, hatırlayan hatırlar, 8 ay bulamadık. Sonra aynı kabristanda bulundu 8 ay sonra, Allah kimseye göstermesin. Bir aile mensubuna ‘Affeder misiniz’ denildi, çok tepki gösterdi. Ben de arkadan yürüyordum. Babama da sordular, ‘Hayatta affedilmeyecek hiçbir şey yoktur’ dedi. Bu bana garip geldi, 27 sene evvel falan oldu. Söz konusu Fenerbahçe’nin menfaatlerinde birleşmeyse affedilmeyecek hiçbir şey yoktur!
“KENDİNİZİ FENERBAHÇE’DEN DAHA ÇOK SEVİYORSUNUZ”
Sayın Başkan, niye bunu söyledim. Bugün burada yaşananlara, yaşatılanlara çok çok üzgünüm. Fenerbahçe’ye büyük emekler verdiniz, uğruna hapis yattınız. Maddi manevi fedakarlık yaptınız. Her şeye minnettarız. Ancak, insan değişir. Siz de değiştinizama çok değiştiniz. Garip değiştiniz. Bu benim için içler acısı bir durumdur. Geçmişte çok büyük işler yapan siz, bugün Fenerbahçe’yi sevmiyorsunuz. Siz kendinizi Fenerbahçe’den daha çok seviyorsunuz. Siz Türkiye’nin, hepimizin göz bebeği, milli değerlerin karşılığı, dünyanın en büyük spor kulübü olan Fenerbahçe’yi kişisel ihtiraslarınızdan sahiplenmiyor, umursamıyorsunuz. Siz sadece Fenerbahçe’de başkan olmayı seviyor ve yahut başkanı olduğunuz Fenerbahçe’yi seviyorsunuz. Siz benden nefret ediyorsunuz, bu duyguyu aşamıyorsunuz. Ben sizden nefret etmiyorum. Sizin Ali Koç nefretiniz, Fenerbahçe sevginizin önüne geçmiş. Çok acı. Ben Fenerbahçe’yi çok seviyorum, elimden geleni yapıyorum, emek veriyorum. Benim niyetimi sorgulayamazsınız. Vereceğiniz enb önmeli kararlardan bir tanesi, tüm hırsıyla adeta Fenerbahçe ile kavga eden bir profil mi yoksa Fenerbahçe için mücadele eden bir adayın tarafı mı olacaksınız? Tablo çok net.
“KÜRSÜYÜ İŞGAL ETMENİZE GEREK YOKTU”
“Kürsüye çıkmak için 25 kişiyle Divan Başkanımızın tabiriyle ‘kürsüyü işgal’ etmenize hiç ama hiç gerek yoktu. ‘Kavga çıkacak Ali Koç’ dedim, ‘Kavga edelim’ dedi demişsiniz. İş öyle değil Sayın Başkan, nasıl biliyor musunuz? Geldiniz, elimi sıktınız, hayırlı olsun, kavga çıkacak dediniz. Ben de kavga çıkacaksa çıkacaktır dedim. Hatırlayın. Hafızanızı zorlayın. ‘Genel kurula divana gelirim, ama kendi emniyetlerini sağlayabilirler mi, konuşursam neler olacağının farkında değiller mi, 20-30 kişi karşısında Ali Bey dağıldı’ dediniz. Siz neymişsiniz ya! Herkesi korkutuyorsunuz, herkes sizden kaçıyor. Biz kavga falan istemiyoruz ama her zaman geçen sefer de olduğu gibi, kürsüden de hitap etmiyorsunuz, insanları korkmakla, dağılmakla suçluyorsunuz. Yahu siz kongreye gelince biz niye kendimizi korumak zorundayız. Siz esas ağzınızdan çıkan lafa dikkat edin. Bugünkü Divan seçimine itiraz ediyorsunuz ve diyorsunuz ki hepimizi zan altında bırakıyorsunuz, hepimizi çift kol kaldırmakla itham ediyorsunuz. Delegelerin dörtte biri delege değildi, kaçak girdiler diyorsunuz. Güvenlik kartlarını başka bir şey olarak medyaya ifade ediyorsunuz. Fenerbahçe’nin haklarını savunamıyormuşuz, güya haksızlığa uğramışsınız ama kendi hakkınızı savunmadan kaçıp gidiyorsunuz.
“SİZ SEÇİM SAHASINDAN ÇEKİLMEDİNİZ Mİ?”
Enteresandır, tam da borç tablosu anlatılırken kürsüye geldiniz. Sükünetle tartışma çağrıma cevap vermediniz. Sağlık olsun. Sahadan çekildiler diye laf ediyorsunuz mütemadiyen. Siz seçim sahasından çekilmediniz mi bu sabah giderek. Hayatta büyük konuşmamak lazım, başınıza gelir pek çok kez olduğu gibi.
“BU ZİHNİYET GERİ DÖNMEMELİ”
Holding mi olmalı, halkın takımı mı olmalı diye enteresan bir sözü var. Kendini kulübün üstünde görmek ne demek biliyor musunuz, kendini kulübün sahibi olarak görmek ne demek biliyor musunuz? Kulübün kaynaklarını belli dönemlerde kendi özel ihtiyaçlarınız için kullanıp sonra tekrar kulübün kasasına koymak, aradaki ödeme dönemin faizini vermek, yani kulüp üzerinden fonlanmak veya bir yöneticinizin yaptığı gibi futbolcularımıza yaptığımız ödemeleri, iki çekte toparlayıp sonra onun arkasından çekin arkasına imza atıp futbolculara da kişisel ileri tarihli çek verip, o tarih gelince bir daha ileri tarihli çek vermek, yani akçeli işe girmek. Futbolculara soruyoruz, kulüp menfaatleri ve FFP için diyorlar. Bu bahsettiğimiz rakamlar az buz rakamlar değil. Kulübün sahibiyseniz ne yaparsanız 1700 küsür kombineyi bir taraftar grubuna bilabedel verebilirsiniz. Kulübün sahibiyseniz bir yöneticiniz top oynadığı insanlara 90 küsür kombineyi bilabedel verebilirsiniz. Bunlar sizin yanınızda çalışan muhasebecinin sözleri, altı imzalı. Siz Fenerbahçe’nin sahibi gibi görmüşsünüz kendinizi. Siz futbolcularla olan konuyu bilmiyordunuz, öğrendikten sonra da bir şey yapmadınız. Bunların hiçbiri biz varken Fenerbahçe’de gerçekleşmez. O yüzden bu zihniyet dönmemeli.
“BEN HER ŞEYİ SİNEYE ÇEKMEYE RAZIYIM”
Bir teknoloji şirketiyle iş yapmışız. 8.6 milyon dolar sözleşme falan var yok belli değil. Avans alıyoruz. 100 gün sonra 9.6 milyon dolar geri ödüyoruz. Parayı niye aldık belli değil, 100 gün sonra niye bu kadar yüksek faizle geri ödedik, belli değil, çözemiyoruz. Kulüp aleyhine işlemleri sık sık yaptığınızı tespit etmek… Bu konulara girmeyecektik size hürmetten ama bizim adımıza konuştuğunuz iftiralar, aşağılamalar, alay etmeler. Sizin de ayağınız yere bassın, dengenizi bulun Sayın Aziz Yıldırım. Ben 6 yılda olanları unutmaya razıyım. Bizden bunu bekleyen taraftarların istediğini yapıp güç birliği yapalım. Bu camianın hak ettiği yere gelmesinde sizin de tuzunuz olsun. Söz veriyorum, sizinle ilgili hiçbir konuya girmeyeceğim, siz hazırsanız. Camianın buna ihtiyacı var. Ne Aziz Yıldırım ne Ali Koç kendi yöntemleriyle 20 senedir kanser gibi yerleşmiş Anti – Fenerbahçe lobisiyle mücadele edemez. Başkanlık yapanlar böyle olursa camia kökünden ayrışır. Ben her şeye razıyım, her şeyi sineye çekmeye razıyım yeter ki Fenerbahçe menfaat sağlasın.
“FENERBAHÇE İÇİN BİRLEŞME ZAMANI”
Bu camia birbiriyle uğraşmaktan yoruldu, hep rakipler sevindi. Sen ben değil Fenerbahçe için birleşme zamanı. Yaşa Fenerbahçe! En büyük Fenerbahçe! İyi ki Fenerbahçe! Pazartesi yeni bir yolculuğa hep beraber çıkıyoruz. Hazırlanın.”
]]>Fenerbahçe Olağan Seçimli Genel Kurulu’nun ilk günü Ülker Stadyumu’nda tamamlandı. Mevcut başkan ve başkan adayı Ali Koç, Genel Kurul toplantısında üyelere seslendi. Olağan Seçimli Genel Kurul’a bugün katılım gösteren bütün üyelere teşekkür ederek sözlerine başlayan Koç, “Bugün ne yazık ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Şunu bilmenizi isterim, ruhumun, ruhunuzu en ihtiyaç olduğu dönemde buraya geldiniz. 9 bin kişi bugün kayıt yapmış. Gerekse sayın Aziz Yıldırım’ı gerekse beni desteklediniz. Aziz Yıldırım’ı destekleyenlere de şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum. Çok farklı bir gün bekliyorduk, özellikle ben. Niye farklı bir gün bekliyordum? Çünkü 6 senedir hayal ettiğim, çok istediğim ama gerçekleşmeyen buluşma gerçekleşecekti. Ama olmadı, yine olmadı. O kadar çok şey söylendi ve yapıldı ki. İnsan olan insan bunlara cevap veremediği zaman atılan iftiralarda, söylenen yalanlarda bir gram bile doğruluk payı olmadığında isyan ediyorsunuz. Benim en büyük hayalim, öncelikle 3 sene sonra kayıtsız şartsız son 6 senede benim arkadaşlarımı destekleyen insanlara, bundan 3 sene sonra ‘İyi yapmışız, iyi dayanmışız, iyi ki ona dayanacak gücü vermiş, bakın iş nereden nereye geldi’ dedirtebilmek. Buna karşın ‘karşıma kaldırım taşı çıksa dahi ona oy verirdim’ diyen, kayıtsız şartsız beni istemeyen arkadaşların da 3 sene sonra ‘İyi adam dayanmış’ demesi en büyük arzumdur” diye konuştu.
Aziz Yıldırım, Olağan Seçimli Genel Kurul’dan erken ayrıldığı için söylemek istediği bazı şeyleri söylemeyeceğini ifade eden Başkan Ali Koç, “Burada çok şey anlatıp çok şey söyleyecektim. Bugüne kadar 3-5 bilemediniz 10 kişinin bildiği şeyleri istemeyerek, 6 yıl boyunca içime attığım konuları sizlerle paylaşacaktım. Ben mertçe mücadele eden, insanların gözünün içine bakarak savaşan biri olduğumdan, söyleyeceğim kişi burada olmadığından mertçe söyleyemeyeceğim için ne kadarını söyleyebilirim emin değilim” ifadelerini kullandı.
“BİLEREK VE İSTEYEREK FENERBAHÇE’YE YANLIŞ YAPMADIK”
6 senelik dönemde kulübü finansal anlamda bulunduğu kötü durumdan çıkardıklarını belirten Ali Koç şöyle konuştu:
“6 seneyi beraber geçirdik. Bana sorarsınız futbol dışında 6 sene sonunda geldiğimiz nokta itibariyle önemli aşama kat ettiğimizi söyleyebilirim. Futbol dışındaki tüm takım sponsorlarında ve olimpik branşlarda çok büyük başarılar elde ettik. Borç şuydu, borç buydu, hepsini bir kenara koyun. Avrupa’nın batmaya en riskli takımından kalkıp bugün Jose Mourinho’yu transfer edebilecek konuma geldik. Bunu kim küçümsüyorsa art niyetlidir. Benim ağzımdan şöyle yaptık, böyle yaptık tarzı şeyler duymadınız, duyamayacaksınız. Bu kulüp için, renklerin için elinden geleni yapmak bizim için zaruridir. Bilerek ve isteyerek Fenerbahçe’ye yanlış yapmadık. Niyetimizi bir gram sorgulayamazsınız.”
“BU ÇAĞRI SON KEZ OLACAKTIR”
Aziz Yıldırım’ı tekrardan tartışmak için televizyona çıkmaya davet eden Ali Koç, “Ayrılış şekli, demokrasimize yakışmadı. Onların iddialarının hepsinin altı boş. Ben hafif gitmeyi düşünüyordum. Yoksunuz burada. Çok geç değil. Akşam istediğiniz yerde televizyona çıkalım. Burada muhtelif sebeplerden dolayı hakkınızın yendiğini savunabilirsiniz. Bize göre öyle değil. Şimdi de bizi İçişleri Bakanlığı ve Emniyet’e şikayet ediyorsunuzdur. Bu çağrı son kez olacaktır. Siz söyleyemediklerini söyleyin. Ben de sizin yüzünüze bakıp söyleyeceğim” dedi.
“BENİM KULÜPTEN ALACAK BİR KURUŞ PARAM YOKTUR”
“Benim kulüpten alacak bir kuruş param yoktur” diyen Koç, “Sayın Aziz Yıldırım hiç çekinmeden, mahcubiyet duymadan tehditler ediyor. Kulübümüzün 2014 yılından evvelki kayıtları yok. Tamer Yelkovan, finans departmanını doğru dürüst yönetmemiş. Ben ve arkadaşlarım, yaptığımız ticari ilişkilerde mahsuplaşmaya gitmedik. Ben kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi size hiçbir zaman yapmadım” açıklamasında bulundu.
Popülist söylemlerle hareket etmediklerinin altını çizen Ali Koç, “6-0, 6-0. Hep bunu ağzınıza taktınız. Haklı da olabilirsiniz. Unutmayın ki benim ilk 6 senem ile sizinki arasında sadece 1 kupa farkı var. Belki aynı şey bizim için de geçerli olacak. Biz sizin gibi gündelik savrulmalarla, popülist söylemlerle, altı boş vaatlerle değil; somut, ayağı yere basan şeylerle geleceğe hazırlamaya başladık” diye konuştu.
“SİZE ‘İYİ Kİ ALİ BAŞKAN İLE DEVAM ETMİŞİZ’ DEDİRTECEĞİM”
Üyelere seslenen Ali Koç, “Sadece sizin güvenmenizi istiyoruz. Güvenmemeniz için de sebepleriniz olabilir. Onun için de çok mahcubum. Bu öyle bir mahcubiyet ki ifade ettiğim hayallerimin fitilini ateşleyen bir mahcubiyet. Size ‘İyi ki Ali başkan ile devam etmişiz’ dedirteceğim. Bana karşı olumsuz düşünce içerisinde olan, sayın Aziz Yıldırım’ı destekleyen ya da hiçbirimizi istemeyenler… Hepinize borcum var. Biz bu işi kafaya taktık. Cam tavanı seneye kıracağız” açıklamasında bulundu.
“SİZ HİÇ ATEŞ ETTİNİZ Mİ?”
Türk futbolunda yaşanan bu sezon özelinde yaşanan değişimlere değinen Ali Koç, “Bana göre haksızca çok sert vuruyorsunuz. Bu bir yol haritası. Öyle kolay değil takımı ligden çekmez. Fenerbahçe başkanı kuru sıkı ateş etmez diyor. Siz hiç ateş ettiniz mi? Hangi konuda ateş ettiniz de bir şey elde ettiniz? Biz isyan bayrağını çektikten sonra Türk futbolunda neler olduğunu size anlatayım. Bahis operasyonu başladı, yabancı VAR hakemleri geldi, saha hakemleri yabancı olacaktı ama yumruk olayından sonra cesaret edemediler. Kulüpler imza kampanyası başlattı. İstemeyerek seçim çağrısı yapmak zorunda kaldı. Bu işi Avrupa boyutuna taşıdığımızda taşlar yerinden nasıl oynamaya başlayacak, göreceksiniz” şeklinde konuştu.
“BİZ HEM ŞAMPİYON YAPMALI HEM DE SAĞLIKLI BİR OMURGA OLUŞTURMALIYIZ”
Bankalar Birliği’nden çıkmaları gerektiğini ve yeni yapılacak stat isim anlaşmasından gelen parayı direkt oraya aktaracaklarını ifade eden Koç, “İlk 2 sene futbolda gidişatımız bu kadar kötü olmasaydı, bir sürü yapısal konuyu önceden adresleyecektik. Başladığımız konuyu bitirmek istiyoruz. Fenerbahçe, Türkiye’nin en güçlü ekonomisine sahip kulübü olmalıdır. En iyi ekonomiyi bırakmak için önce Bankalar Birliği’nden çıkmak zorundayız. Sürekli faiz ödemek durumunda kalıyoruz. Devletimiz sağ olsun, güzel bir anlaşma yaptı. Stat ismimizi seneye yenileyeceğiz. Şimdi yine 90 milyon Euro diyelim. 90 milyondan fazla olur ama onu söyleyeyim. Bunu kırdırtıp direkt bankaya vereceğiz ve anaparaya kullanacağız. Biz hem şampiyon yapmalı hem de sağlıklı bir omurga oluşturmalıyız” şeklinde konuştu.
Yeniden başkanlığa seçilmesi durumunda yapacağı projelere değinen Koç, “Stadımızın ismini, Atatürk ismiyle değiştirme çabalarımız var. Devletimiz inanıyorum ki bize hoşgörüyle yaklaşıp imkanı bize sağlayacaktır. Resmiyete kavuşana kadar da çatıya onun ismini yazmak çok güzel olacaktır. 125 dönümlük Maltepe’deki akademi. 7 saha ile bu yapacağımız tesisin sadece Fenerbahçe için değil Türkiye için gurur kaynağı olacak. Önümüzdeki sezon değil ondan sonraki sezonun sonunda idmanlarımız ve hazırlıklarımız orada olacak” diye konuştu.
“SİZİN ALİ KOÇ NEFRETİNİZ, FENERBAHÇE SEVGİNİZİN ÖNÜNE GEÇMİŞ DURUMDA”
Aziz Yıldırım’dan nefret etmediğini ancak onun kendisinden nefret ettiğini söyleyen Koç şunları söyledi:
“Fenerbahçe’ye çok büyük emekler verdiniz. Uğruna hapis yattınız. Maddi, manevi fedakarlıklar yaptınız. Hepsine minnettarız. İnsanlar değişir ve siz de değiştiniz. Çok ve garip değiştiniz. Sizin bu kulübe olan aidiyetinizin temelden sarsıldığını görmek benim için içler acısı bir durumdur. Geçmişte çok büyük fedakarlıklar yapan siz, Fenerbahçe’yi sevmiyorsunuz. Kendinizi, Fenerbahçe’den daha çok seviyorsunuz. Siz sadece Fenerbahçe başkanı olmayı ya da sizin başkanı olduğunuz Fenerbahçe’yi seviyorsunuz. Siz benden nefret ediyorsunuz ama ben sizden nefret etmiyorum. Sizin Ali Koç nefretiniz, Fenerbahçe sevginizin önüne geçmiş durumda. Bu çok acı bir durum. Ben Fenerbahçe’yi çok seviyorum. Hiçbir zaman benim niyetimi sorgulayamazsınız. 6 yıldır tüm hırsıyla, samimiyetiyle mücadele eden bir profil mi yoksa Fenerbahçe için mücadele eden bir adayın tarafında mı olacaksınız?”
“GÜYA HAKSIZLIĞA UĞRADIĞINIZI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BU SEÇİMDE HAKKINIZI SAVUNMADAN KAÇIP GİDİYORSUNUZ”
Aziz Yıldırım’ın Olağan Seçimli Genel Kurulu terk etmesine değinen Başkan Koç, “Siz 20 sene başkanlık yaptınız. Tek başınıza oradan buraya gelip iddia ettiğiniz sükünet talebini yapabilirdiniz. Kürsüye çıkmak için, divan başkanından izin almaksızın 25 kişiyle divan başkanımızın tabiriyle kürsüyü işgal etmenize hiç gerek yoktu. ‘Kavga çıkacak’ demiş, ‘Kavga edelim’ demişim. Hiç de öyle değil. Geldiniz, elimi sıktınız, hayırlı olsun dediniz. Konuşmanızın uygun olmayacağı söylendi, kavga çıkacak dediniz. Ben de ‘Kavga çıkacaksa çıkacaktır’ dedim. Neden böyle dedim başkan? Hafızanızı zorlayın. Biz kavga falan yapmak istemiyoruz ama insanları korkmakla, dağılmakla suçluyorsunuz. Siz kongreye geldiğinizde biz niye kendimizi korumak durumunda kalalım ki? Bugünkü divan başkanlık seçimine itiraz ediyorsunuz ve ‘çift kol kaldırdınız’ diyorsunuz. Güya haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüz bu seçimde hakkınızı savunmadan kaçıp gidiyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“KENDİNİ KULÜBÜN SAHİBİ GÖRMEK NE DEMEK BİLİYOR MUSUNUZ?”
Aziz Yıldırım’ın başkanlığı döneminde yaşanan maddi durumlara değinen Ali Koç, “Ali Koç kendini kulübün üstünde görüyor, holding mi olmalı halkın takımı mı olmalı gibi enteresan açıklamaları var. Kendini kulübün sahibi görmek ne demek biliyor musunuz? Kulübün kaynaklarını belli dönemlerde kendi özel ihtiyaçları için kullanıp sonra tekrardan kulübün kasasına koymak, aradaki faizi vermemek veya bir yöneticinizin yaptığı gibi futbolcularımıza yaptığımız ödemeleri, iki çekte toparlayıp sonra o çekin arkasına imza atıp, futbolculara da ileri tarihli kişisel çek vermek. Futbolculara soruyoruz, niye böyle bir şey yaptınız? Finansal Fair-Play ve kulüp menfaatleri için dediler. Siz kendinizi Fenerbahçe’nin sahibi olarak görmüşsünüz. Siz futbolcularla olan konuyu bilmiyordunuz. Bilmediğinizi de biliyorum. Öğrendikten sonra da bir şey yapmadınız. Bunların hiçbirisi bizim yönetim anlayışımızla bağdaşmaz” açıklamasında bulundu.
“26 YILDIR BU KULÜBE BAŞKANLIK YAPMIŞ İKİ KİŞİ, BU DURUMDA OLUNCA CAMİA KÖKÜNDEN AYRIŞIR”
Aziz Yıldırım ile arasında var olan negatif durumu bitirmek için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğunu belirten Başkan Ali Koç, “Son 6 yılda olanları ben unutmaya razıyım. Siz bende ne suç görüyorsanız her şeyi affedin. Bizden bunu bekleyen milyonlarca taraftarın istediğini yapalım. Güç birliği içerisinde bulunalım. Bu camianın hak ettiği yere gelmesinde sizin de tuzunuz olsun. Size söz veriyorum, geçmişten gelen hiçbir konuya tekrardan girmeyeceğim. Camianın da buna ihtiyacı var. Ne Aziz Yıldırım ne Ali Koç, kendi yönetimleriyle anti Fenerbahçe lobisiyle tek başına mücadele edebilir. Camia gücü olmadan bu mümkün değildir. 26 yıldır bu kulübe başkanlık yapmış iki kişi, bu durumda olunca camia kökünden ayrışır. Aynen bugün olduğu gibi. Ben bunu gidermek için her şeyi yapmaya ve her şeyi sineye çekmeye razıyım. Yeter ki Fenerbahçe, menfaat sağlasın. Bu camia, birbiriyle uğraşmaktan çok enerji kaybetti. Bundan hep rakipler faydalandı. Şimdi Fenerbahçe için birleşme zamanı. Yaşa Fenerbahçe, en büyük Fenerbahçe, iyi ki Fenerbahçe. Pazartesi günü yepyeni bir yolculuğa hep beraber çıkıyoruz. Hazırlanın” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde;
“2014’TEN BORÇ TAKMIŞLAR ADAMA”
“Şampiyonluk sözü vermeyeceğim kuvvette bir takım kuracağız. Mourinho’ya inanıyor, güveniyoruz. Ailemizin bir parçası haline geldi. Bu kadar mı önemli, her yol mübahtır kazanmak için. Siz başkanlığını yapmak istediğiniz kurumu olmayan şeylerden nasıl şikayet edersiniz. Sizin bol keseden verdiğiniz parayı, biz pazarlık yapıp indirince aklınıza ilk gelen şey dışarıdan para verdiler demek ki? Pazarlık yapmadan, 15! Pazarlık yapınca usulsüzlük, suç. Bana değil ki o, kulübe! Aynı İrfan Can’da olduğu gibi, SPK’ya şikayet ederim dediniz. İhbardır o. Allahtan kimse ciddiye almadı. Ama nereden nereye Sayın Aziz Yıldırım, nereden nereye! Sonra bu hocanın menajeriyle ne kadar iş yapmışız diye baktık, 2014’ten borç takmışlar adama, biz Bruno Alves alacağını 2021’de ödedik.
“MOURINHO HAKSIZ ŞAMPİYONLUKTAN DAHA ÇOK KONUŞULDU”
Jose Mourinho ile Şampiyonlar Ligi finalinde en çok biz konuşulduk. Rakibimizin haksız kazandığı şampiyonluk 48 saat ya konuşuldu ya konuşulmadı. İşte Fenerbahçe böyle bir camiadır.
“SİZE ‘İYİ Kİ ALİ BAŞKAN İLE DEVAM ETTİK’ DEDİRTECEĞİM”
Sadece güvenmenizi istiyorum. Güvenmemeniz için çok sebep olabilir, onun için çok mahcubum, çok mahcubuz. Bu öyle bir mahcubiyet ki 3 sene sonra ifade ettiğim hayallerimin de fitilini ateşleyen bir mahcubiyet. ‘İyi ki Ali Başkan ile devam ettik’ dedirteceğim size! Bana karşı olumsuz düşünce içinde olan, Sayın Aziz Yıldırım’ı destekleyen, kararsız olup hiçbirimizi istemeyen, hepinize borcum var. Hiçbir kırgınlığım da yok inanın. Tek kırgınlığım Çubuklu formayı giyen çocuklara yapılan haksız tezahüratlar. Biz bu işi kafaya taktık. Cam tavanı kıracağız. Zincirleri kırıp ulusal ve uluslararası başarılar kazanacağız!
“BEN NEDEN KARAR DEĞİŞTİRİP ADAY OLDUM?”
Ben neden aday oldum, neden karar değiştirdim, ağzımdan bir laf çıktı, pişir pişir onu söylüyorlar. Kimlerin ağzından ne laflar çıkıyor, hemen unutuluyor. Pek çok konuşmacının, Erol Bey’in ve benim biraz anlattığım kulübümüzü bu duruma getiren zihniyetten, kendi malı gibi yöneten insanlardan kurtarmak için, dönmemeleri için aday oldum. Makyaj düşünce son 1 haftada ne kadar haklı olduğumu görüyorsunuz. Güleç, çocukları düşünen, şakacı imaj çabuk gitti, eski hatırladığımız kızgın, tehditkar, sabırsız, vicdansız kişi geri geldi. Bir kere teşekkür etmediniz, bir kere kutlamadınız. 6 senede hiçbir şey yok muydu kulübün yanında durabileceğiniz. Bırakın yanımızda durmayı Trabzon’da bizi suçladınız bizi bizi! 3 Temmuz’da neler yaşadığımızı siz biliyorsunuz, bana ‘kaçtı’ dediniz. Şu anki Yüksek Divan Kurulu başkanına dedirttiniz. Ben kaçmadım, dimdik yanınızdayım. Yönetici başkan değildim, kapı kapı dolaştım 650 bin imza topladım, ‘Adalete Fener Yak’ dedik. Onu da beğenmediniz. Siz bir şey söyleyin, Fenerbahçe’nin yenilgilerinden sonra vur patlasın çal oynasın restoranlarda poz vermek dışında ne yaptınız. Nihat Özdemir’i hatırlamıyor musunuz dava arkadaşınızı. Utanmadan sıkılmadan bir seçim kazanmak için bunları söylediniz. Azılı Galatasaraylı’yı FBTV’ye çıkartıp hakkımda onları söylettiniz. Bu mu liderlik!
“SİZ HİÇ ATEŞ ETTİNİZ Mİ?”
Bana haksızca çok sert vuruyorsunuz. Bu bir yol haritası. Öyle kolay değil takımı ligden çekmek. Fenerbahçe başkanı kurusıkı ateş etmez diyor. Siz hiç ateş ettiniz mi? Hangi konuda ateş edip bir şey elde ettiniz. Biz isyan bayrağı çektik, biz çekince Türk futbolunda neler olduğunu hatırlatayım. Ülkede bahis operasyonu başladı. Yabancı VAR hakemleri geldi. Saha hakemleri yabancı olacaktı, talihsiz yumruk olayından dolayı cesaret edemediler. İmza kampanyası başladı. Mecburen seçim çağrısı yaptı. Bunlar kendiliğinden mi oldu! Devamı da var. Bu işi Avrupa boyutuna taşığımız zaman, bakın taşlar nasıl yerinden oynayacak. 20 sene sonra ilk defa çok adaylı TFF seçimine gidiyoruz.
“2O YILDIR SİSTEMLİ SALDIRI VAR”
Fenerbahçe’ye 20 yıldır sistemli saldırılar var. Niye biliyor musunuz, çünkü biz Fenerbahçe’yiz. Fenerbahçe’nin adil misyonu var, ipi kimseye bağlı değil, Cumhuriyet’in tüm değerlerini damarlarında yaşamaktadır, kupa için taviz verdiremezler. Tarihte böyle gelecek böyle gidecek inşallah. Ben başkan olduğum sürece Fenerbahçe’yi şampiyon yapmazlar sözleri isyanın sözleriydi, camiayı ayağa kaldırma sözleriydi. Teslimiyet, umutsuzluk değildi. Olsaydı bu takım, o son derbiyi alamazdı, son haftaua şansını taşıyamazdı, rakibi bu kadar ittirilmesine rağmen. Bunun üzerinden seçim kampanyası dizayn ediyor olmak acz içinde olmaktır.
“GEÇMİŞİ UNUTUP YENİ SAYFA AÇMAMIZ LAZIM”
Camianın gücünü Fenerbahçe’nin başarısı için kullanmalıyız. Biz birbirimze karşı kullanıyoruz. Kim seçilirse seçilsin pazartesi sabahından itibaren geçmişi unutup yeni sayfa açmamız lazım. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İnşallah sizler de bu yolculuğun parçası olursunuz. Ben size şu sözü vereceğim, Fenerbahçe ekonomik açıdan Türkiye’nin en güçlü kulübü olmalıdır. En iyi ekonomiyi yaratmak için Bankalar Birliği’nden çıkmamız lazım, hep faiz hep faiz. Ana para bu kadar yüksek oldukça faiz giderleri tüm gelirlerimizi götürüyor. Hükümetimiz çok güzel bir anlaşma yaptı. Onun gerçeklerini yerine getiriyoruz. Bir kere halka arz oranı en düşük kulüp Fenerbahçe. Stadyum ismimizi yenileyeceğiz, aralık ocak ayına yenileriz, 10 yıllık. Şu an 130-140 milyon dolar, 90 milyon dolar olmaz bu sefer. Kırdırttık, bunu verdik. Kırdırıp ne yapacağız, bankaya vereceğiz, ana parayı kullanacağız. O zaman çok daha sağlıklı seviyeye düşecek borcumuz. Büyüyen ekonomimiz var, o da yetmedi gayrımenkullerimiz var. Ne borcu, uğraşmıyorum diyor Sayın Başkan, uğraşmadığı için buraya geldi borç. Biz hem şampiyon yapmalıyız hem de sağlıklı omurga oluşturmalıyız. Salonu satarım diyor. Aynı kişi diyor ki, gayrımenkullerin satılmasına onay vermeyin diyor. Sadece siz satarsanız mı onaylayacağız ama içiniz rahat olsun.”
]]>Kürsüye “Dik dur eğilme bu taraftar seninle’ ve ‘Ali Koç burada dimdik ayakta” tezahüratları eşliğinde gelen Ali Koç’un açıklamaları şu şekilde;
“EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI”
“Ne yazık ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Öncelikle şunu bilmenizi isterim, ruhumun ruhunuza en ihtiyaç olduğu bir dönemde, yani Fenerbahçelilik ruhunuza, buraya geldiniz. 9 bin kişi bugün gelmiş. Sadece beni destekleyenleri değil Sayın Aziz Yıldırım’ı destekleyenlere de canı gönülden teşekkür ediyorum. Fenerbahçe demokrasisine hep beraber değer kattık. Çok farklı bir gün bekliyorduk. Özellikle ben… Niye farklı bir gün bekliyordum? Çünkü, 6 senedir hayal ettiğim çok istediğim ama gerçekleşmeyen buluşma bugün gerçekleşecekti ama olmadı, yine olmadı.
“EN BÜYÜK HAYALİM ‘NEREDEN NEREYE GELDİK’ DEDİRTMEK
Son 6 ayda o kadar çok yapıldı ve söylendi ki, özellikle son 2 haftada. İnsan olan insan bunlara cevap veremediği zaman atılan iftiralarda, söylenen yalanlarda 1 gram bile doğruluk payı olmadığı zaman, cevaplayamadığınız zaman isyan ediyorsunuz. Ben bugün onbinlerce kongre üyemizin, milyonlarca taraftarımızın huzurunda Fenerbahçe’nin bundan sonraki 3 yıllık liderini başkanını seçecek olan sizlere en doğru iklimi, en doğru bilgilendirmeyi sunmayı hedefliyordum. Benim en büyük hayalim son 6 senede kayıtsız şartsız beni ve arkadaşlarımı destekleyen, yeri geldiğinde eleştiren insanlara bundan 3 sene sonra iyi ki yapmışız, iyi ki dayanmışız, bakın iş nereden nereye geldi dedirtmek. Bununla beraber kaldırım taşı çıksa dahi ona oy veririm diyen pek çok sebeple eleştiren bir kısmı haklı sebepler, kayıtsız şartsız beni istemeyenlere dahi ‘iyi ki adam dayanmış’ demeleri. Seçilirsek en büyük arzumuz budur. Bunu becerebilirsek ne demek biliyor musunuz, Fenerbahçe çok başarılı ve bir bütün demektir. İnşallah o günleri de hep beraber yaşayacağız, göreceğiz.
“6 YIL BOYUNCA İÇİME ATTIKLARIMI PAYLAŞACAKTIM”
Ben çok şey söyleyecektim. Bugüne kadar 3-5 kişinin bildiği şeyleri istemeyerek 6 yıl boyunca içime attığım konuyu paylaşacaktım detaylı şekilde. Ben mertçe savaşmayı, insanların gözünün içine bakarak mücadele etmeyi, arkadan konuşmadan doğrucu Davut edasıyla insanların yüzüne söyleyen biri olarak söyleyeceğim şeyleri, söyleyeceğim kişi burada olmadığı için ne kadarını söyleyebilirim, hakikaten emin değilim.
“BATMAK ÜZERE OLDUĞUMUZ NOKTADAN MOURINHO’YU GETİRİR NOKTAYA GELDİK”
Biz devasa bir gücüz. 6 seneyi beraber geçirdik. Bana sorarsanız futbol dışında 6 senede geldiğimiz nokta itibarıyla çok önemli mesafeler kat ettik, özellikle finans ve strateji konularında. Futbol dışında tüm takım branşlarda ve olimpik şubelerde çok büyük başarılar elde ettiğimiz, ezeli rakiplerimizi ya yendiğimiz ya da devlet müessese takımlarıyla mücadele ettiğimiz anlarda başarı kazandık. Şunu söylemek istiyorum, borç şuydu, borç buydu falan hepsini bir yere koyun. Avrupa’nın batmaya en riskli takımı olmaktan çıkıp Mourinho’yu getirir noktaya geldik. Bunu kim küçümsüyorsa artniyetlidir. Biz o günlerden, o zamanki kulüp başkanının ‘bu kulüp batmış’ sözlerinden çıkıp geçen seneki takımı kuruyorsak doğru yoldayız. Daha yeni başlıyoruz. Oraları rayına soktuk, yatırımlara devam edeceğiz.
“BU ÇAĞRI BİR DAHA OLMAYACAK, AKŞAM İSTEDİĞİNİZ YERDE TV’YE ÇIKALIM”
Fenerbahçe başkanıyken kulübün için, renklerin için, milyonlar için elinden ne geliyorsa yapmak zaruriyetin vardır. Bilerek isteyerek hiçbir şekilde Fenerbahçe’ye yanlış yapmadık. Bir gram niyetimizi sorgulayamazsınız. Kararları eleştirebilirsiniz ama ne varsa Fenerbahçe için yaptık. 6 yılın öyküsü olarak şunu söylemek istiyorum; kulübü aldığımızda Avrupa’nın finansal olarak en kötü kulübüydük. Dünyada pandemi oldu, faizler, enflasyon, kur uçtu, 6 yılda 100 milyon dolar yayın geliri kaybımız var, pandemiden 80, büyük sponsorlardan 18-20 milyon… Kontrolümüz dışındaki olaylara rağmen çok şükür ki bugünlere geldik. Allah bir daha o günleri bize göstermesin. Kulübe kendi ağzıyla batmış diyenler, tüm değişken faktörler yokken kulübü bu duruma getirdiler. Oturup şükredeceklerine devamlı belden aşağı vuruyorlar. Bugün bazı gerçekleri suratlarına bakarak söyleyecektim. Ayrılış şekline içim acıdı. Demokrasimize yakışmadı. İddialarının altının hepsi boş. Bir de konuşmayı basına vermişler. Yoksunuz burada. Sayın Başkan çok geç değil. Saat 5’e geliyor. Akşam istediğiniz yerdeTV’ye çıkalım. Hadi burada size muhtelif sebeplerden hakkınız yendiğini savunabilirsiniz, bize göre öyle değil, kameralarda kayıtlı mevcut. Bizi çok yere şikayet ettiniz, şimdi de İçişleri Bakanlığı’na şikayet ediyorsunuz. Fırsat bu fırsat. Konuşmanızı yapamadınız. Bu çağrı tarihte son kez olacak, bir daha olmayacak. İstediğiniz yerde akşam buluşalım, söyleyemediklerinizi söyleyin. Ben söyleyemediklerimi yüzünüze bakıp söylemek istiyorum.
“MAHKEMEYE VERMEYEN NAMERT OLSUN”
Söylemekten mahcubiyet duyuyorum. Bu kulüpte alacağım 1 kuruş para yoktur. Hiç mahcubiyet duymadan, ben 150 milyon euro vermediysem beni mahkemeye verecekmiş. Hep tehdit, hep tehdit! Vermeyen namert olsun. Bir hukukçu bulursanız dava açacak, bir mahkeme bulursanız kabul edecek verin. Kulübümüzün 2014’ten önce kayıtları doğru dürüst yok. Tamer Yelkovan Bey, doğru dürüst yönetmemiş. Geçmişi bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var ki ben ve arkadaşlarım, kulüple yaptığımız ticari ilişkide sizin yaptığınız gibi mahsuplaşma yapmadık. Ne verdiniz bilinmiyor, aldıklarınız, mahsuplaştıklarınız biliniyor. Hiçbir alacağınız olmadığı biliniyor. İnsanlara çamur atarken biraz da şöyle düşünün, kendime yapılmasını istemediğimi başkasına yapmamalıyım. O öfkeniz yok olacaktır böyle düşünürseniz. Sağlığınıza da faydalı olacaktır. Ben kendime yapılmasını istemediğim hiçbir şeyi size yapmadım.
“FENERBAHÇE’YE NASIL SPONSOR BULAMADINIZ?”
Finansal manevra alanımız geniş. 70 milyon euro’luk takım 200 milyon euro’ya geldi. Sponsorluklarımız arttı. Her alanda pozitif gelişmeler var. TV’ye çıksak şunu soracaktım; nasıl bir Fenerbahçe yönettiniz ki Fenerbahçe’nin göğüs sponsoru olacak birini bulamadınız, nasıl oldu da Sarı Melekler’in hiçbir sponsoru yoktu. Şu an geldiğimiz noktada hiçbir takımımız da boş alan yok.Biz olağanüstü olumsuz şartlarda gemiyi yüzdürmeye devam ettik. Futbolu da rayına sokunca başarılar peş peşe gelecektir. 6-0 6-0 bunu ağzınıza taktınız. Haklı da olabilirsiniz. Benim 6 senemle, senin ilk 6 senen arasında 1 kupa fark var. Sonra açıldınız. Aynısı benim için de geçerli olacak, göreceksiniz. Biz, sizin gibi Fenerbahçe’yi gündelik savrulmalarla, sadece heyecan uyandırmak adına altı boş vaatlerle değil somut, ayağı yere basan planlarla geleceğe hazırlamaya çalıştık, böyle devam edeceğiz.
“ÇİVİ ÇAKACAK KULÜP BIRAKMADINIZ”
1 çivi çakmadınız diyorsunuz, çivi çakacak kulüp mü bıraktınız. Uçan kuşa borç vardı. Obradovic ile ilk toplantıda yeni sezonu planlayalım derken, ‘Şu EuroLeague’e borcu ödeyelim, Final Four biletleri parasını vermemişiz, senden başka bir şey istemiyorum’ dedi. Siz ve akıllı arkadaşlarınız ya sizi yanlış yönlendiriyorlar ya da gelişmelerden haberdar değiller. Hocamız, eminim bu stadyumdaki herkes pazar günü maça çıkmak isterdi. Yalnız, bütün kaynakları hocaya vermedik. Sevgili Acun’un dediği gibi çok iyi olan bir takımın üstüne iyi transferler monte edip önümüzdeki sene bambaşka mutluluklar, bir ve bütün Fenerbahçe’yi yaratacağız.”
]]>Aziz Yıldırım, stattan ayrıldıktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu
“Kavga etmeyi tercih edenleri kavgayı çıkaranları Fenerbahçelilerin vicdanına havale ediyorum”
Olgucan KALKAN – Metin ARSLANCAN/ İSTANBUL, – Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, olağan seçimli genel kuruldan ayrılmasıyla ilgili “Amacım Ali Koç ile sükünet ve barış çağrısı yapmaktı. İki taraf da birbirine hakaret ve kavga edecek hale gelmişti. Daha kongrenin başında. Kongre ilerlediği zaman neler olacağını hepimiz görüyoruz ve anlıyoruz. Ali Bey’e yöneldim ve elini sıktım. Divan kurulunun üslubunun kavgaya yol açacağını ifade ettim. Ali Bey çok gergin bir ifadeyle bana “Gerekirse kavga ederim” dedi. Bunu söyledikten sonra Vefa Bey de aldırışsız bir tavır içindeydi. Biz istediğimiz gibi idare ederiz tavrı içindeydi. Burada yapılması gereken gerilimi tırmandırmamak, provokasyona alet olmamaktı ve bunu yaptım, ayrılacağımı söyledim” dedi.
Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda yapılan divan başkanlığı seçiminden ayrılmıştı. Fenerbahçe Başkan Vekili Erol Bilecik, 01.01.2023-31.05.2023 mali dönem ve 01.06.2023-29.02.2024 mali dönemine ilişkin Denetim Kurulu Raporu’nu okuduğu esnada başkan adayı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu listesinde yer alan isimler tribünden sahaya inerek konuşmanın gerçekleştirildiği alana yürüdü. Başkan Ali Koç ve yönetiminde yer alan isimlerle tokalaşan Yıldırım, ardından konuşmanın yapıldığı kürsüye geldi. Genel Kurul Divan Başkanlığına seçilen Vefa Küçük, Aziz Yıldırım’a “Benden söz almanız gerekmektedir” deyince, Yıldırım, “Ben alırım. Sen orada seçilmeden oturdun” şeklinde cevap verdi. Konuşmaların sürmesinin ardından Küçük, “Kürsü işgal edilmiştir, kürsüyü boşaltacağız. Aziz Başkan kürsüye kadar geldiğine göre kendisine 30 saniye konuşma hakkı tanıyalım, zaten başkan adayı olarak konuşacak” dedi. Bu sözlerin ardından kısa bir açıklama yapan Yıldırım, “Burada Fenerbahçe’ye yakışır bir kongre olmasını istiyoruz ancak yapılan seçim gayri demokratik bir seçimdir. Ben buradan ayrılıyorum. Yarın oy atmaya geleceğim. Benim arkadaşlarımdan isteyen kalabilir isteyen ayrılır, hepinize teşekkür ederim” diyerek kürsüden indi ve arkadaşlarıyla birlikte stattan ayrıldı. Yıldırım, daha sonra Altunizade’de bulunan ofisinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“Divan başkanlığı seçimi nasıl oldu, bittiye getirildi herkes gördü” diyerek sözlerine başlayan Aziz Yıldırım, “Delegelerin oylarının görmezden gelinmesiyle provokasyonun ilk işareti verilmiş oldu. Delegelerin bu duruma tepkileri büyüdükçe tribünlerde gerilim tırmandı. Yer yer kavgalar başladı. Divan başkanı seçiminde stada kongre üyesi olmayan insanlar da alınmıştı. Taraftar olan kişiler de tribünlere alınmıştı. Görevli kartı dağıtılarak içeriye insanlar sokulmuştu. Fethi Bey’in yapması gereken listeleri okuyup Vefa Bey’in başkanlığını isteyen arkadaşlar elini kaldırsın demekti. Bir ekibin sahanın içinden bunları sayması gerekiyordu. Ama onlar kürsüden bakarak Vefa Bey’i isteyenler kimler dediğinde bu kez tek el değil çift el kaldırıldı. O bitti, Fethi Bey de Vefa Bey kazandı dedi. Diğer adayı oylamaya gerek yok dedi. Daha sonra vazgeçip Şekip Bey’in de ismini söyleyerek onun da oylanmasını istedi. Oylamada daha ne olduğunu kimse anlamadan Vefa Bey seçildi, buyurun Vefa Bey dedi. Provokasyon başladı. Bu gerilimin kongreyi kavgalı bir ortama sürükleyeceğini ben gördüm. Bundan da endişe duydum. Platforma giderek Sayın Ali Koç’tan bu soruna bir çözüm bulmasını istedim. Yoksa ayrılacağımı ifade ettim. Amacım Ali Koç ile sükünet ve barış çağrısı yapmaktı. İki taraf da birbirine hakaret ve kavga edecek hale gelmişti. Daha kongrenin başında. Kongre ilerlediği zaman neler olacağını hepimiz görüyoruz ve anlıyoruz. Ali Bey’e yöneldim ve elini sıktım. Divan kurulunun üslubunun kavgaya yol açacağını ifade ettim. Ali Bey çok gergin bir ifadeyle bana “Gerekirse kavga ederim” dedi. Bunu söyledikten sonra Vefa Bey de aldırışsız bir tavır içindeydi. Biz istediğimiz gibi idare ederiz tavrı içindeydi. Burada yapılması gereken gerilimi tırmandırmamak, provokasyona alet olmamaktı ve bunu yaptım, ayrılacağımı söyledim. Camianın birlik ve beraberlik içinde olması benim için en önemli konudur. Fenerbahçe birlik ve beraberlik içinde olmazsa hedeflediği şampiyonluğu elde edemez. Seçim kazanmak uğruna camiayı birbirine düşürmek benim isteyeceğim bir şey değil, böyle bir şey de olmaz. Kavga etmeyi tercih edenleri kavgayı çıkaranları Fenerbahçelilerin vicdanına havale ediyorum. Bütün Fenerbahçeliler kardeş olduğunu unutmasınlar. Onları çağırıyorum. Kongreler yönetimler gelip geçicidir. Kalıcı olan tarihiyle Fenerbahçe ve Fenerbahçelilik’tir. Gerisi teferruattır. Bu provokasyonları göz alanlar yarın Fenerbahçe’nin sahibi olmaya kalkışırlarsa ben buna şaşırmayacağım. Adaylığımın anlamını bu çerçevede düşüneceğinizi umuyorum. Ben ne için aday olduğum tüm kongre üyeleri düşünsünler, buna göre gelip oylarını atsınlar. Bütün delegeleri stadımıza bekliyorum. Ben de sabah erken saatlerde orada olacağım. Seçim bitene kadar da oradan ayrılmayacağım. Halkın takımı Fenerbahçe’ye sahip çıkmaya çağırıyorum. Hepsini davet ediyorum. Holdinglerin takımı Fenerbahçe mi, yoksa halkın takımı Fenerbahçe mi olmalı? Buna karar verilecek bir gün. Biz halkız. Holding değiliz. Delegeler aklı selim olarak düşünerek devam etsin. Jose Mourinho kullanarak fayda sağlamak yanlıştır. O Fenerbahçe’nin teknik direktörüdür. Onu tartışmaya açmak kadar yanlış bir şey olamaz. Herkes teknik direktöre saygılı olmalı” ifadelerini kullandı.
“BUNCA ZAMAN FENERBAHÇE TARİHİNE KARA LEKE SÜRÜLMESİN DİYE UĞRAŞ VERDİK”
Bir basın mensubunun ‘Aldığınız karardan dolayı pişmanlığınız var mı? sorusuna Aziz Yıldırım “Bir taraf Aziz Yıldırım diye bağırıyor, diğer taraf başka bir şey diye bağırıyor. Her iki tarafta da yuhalamalar olacak ya da başka şeyler olacaktı. Divan başkanı tutumlu olarak bir davaya hizmet için geldiğinden dolayı delegeler bile konuşturulmayacak. Bu tepkiyi koydum. Hep kendi lehlerine olanları konuşturuyorlar. Aleyhte olan hiçbir konuşmayı yaptırmayacaklar. Bunların hepsini gördüm. Ali Bey kavga edelim diyor. Sakin olalım, sakin olalım, bunca zaman Fenerbahçe tarihine kara leke sürülmesin diye uğraş verdik. Bunu görünce ayrıldık” yanıtını verdi.
“BİZİM DERDİMİZ SEÇİM KAZANMAK DEĞİL; FENERBAHÇE’NİN KAZANMASI”
‘Olayı mahkemeye taşımayı düşünüyor musunuz?’ sorusunu Yıldırım şöyle cevapladı:
Ben öyle bir şey düşünmüyorum. Yarın oy atılacak. Seçim olduktan sonra oturup konuşuruz. Sıcağı sıcağına karar vermek yanlış. Bizim derdimiz seçim kazanmak değil; Fenerbahçe’nin kazanması. Dürüstçe bir divan seçimi yapamadılar. Gündem oylaması yapıyor. Oy birliği ile kabul edilmiştir diyor. Ben de reddediyorum. Böyle saçma bir şey olabilir mi? Tek tek okuyacaktı maddeleri. Bu maddeleri sizin onayınıza sunayım mı? diyecekti. Evet veya hayır. Ona göre gündemi sunacağım diyecekti. Gündemi oyladım diyor. Biz biliyoruz. Bizim dışımızda kaç delege biliyor. Bazısı hiç okumamış. Fenerbahçe’nin mal varlığının satılmasına karşıyım. Kongre yaparsın, delegelerin oylarına sunarsın. Bunların onayını alırsın, onlar da tamam der o zaman yaparsın. Hiçbir şeyi okumadan, söylemeden gündem tamam diyor. Baştan sakat başladı, sakat gidiyor.”
Hiçbir zaman ortam germediğini aktaran Yıldırım, “Bugün de yarın de sakin olacağım. Kim kazanırsa kazansın Fenerbahçe kazansın. Holdinglerin Fenerbahçe’si ya da halkın Fenerbahçe’si olmaya yarın üyeler gelip karar versinler. Bu ayrım için üyeleri oy kullanmaya davet ediyorum” diye konuştu.
Aziz Yıldırım, konuşmasından satır başları şöyle:
“Demokrasi demokrasi diyorlar. Böyle demokrasi mi olur. Kimseyi konuşturmuyorlar. Şekip Bey’le çalışmayı düşünmüyorum diyor. Yüksek Divan Kurulu başkanı seçimle gelmiş. Delegelerin oylarıyla gelmiş. Kurallara uyacaksınız. Kim seçilecekse seçilsin ona saygı göstereceksin.”
“Kulüplerin şirketleşmesi ve şahısların malı olmasıyla ilgili özellikle küçük kulüplerle ilgili söylemler yapıyorlar. Onların idarecileri, yanına olanlar konuyu dile getirmeye başladılar. Anadolu kulüplerinin şirketleştirilmesinden sonra sıra büyüklerin şirketleştirilmesine yani sahiplendirilmesine geldi. Buna karşıyım. Biz İngiltere değiliz. Bu Madrid’de veya Barcelona’da yok. Bu daha çok İngiltere’de var. İtalya’da bir iki takımda var. Bizim de 30 milyon taraftarımız var diye övünüyoruz. O kulüplerin sahipleri taraftarları ve kongre üyeleridir. Onları satamazsınız. Onların kafalarında bunlar var.”
Şekip Bey’in oyu fazlaydı. Ama karşı taraf çift el kaldırıyor. İki taraftan da birileri iner. Heyet olurlar. Giderlerdi tribünleri sayarlardı. Üst tribün de kale arkası da sayılmadı. Şekip Bey’in kazanıp kazanmamasından daha önemli bu hareket, bu tavır. Bu tavır tribünleri başka yere götürecekti. Dürüstçe doğru olmayan hareket yapılmadığı için tavır konuyor. Onların istedikleri insanlar konuşacak. Maddelerde de bu ortaya çıkacak. Olmaz yani. Bir ekiple bu sayımlar yapılmalıydı. Olacağı buydu. Bizim orada kalıp kalmamızın önemi yok. Ali Bey kavga edelim diyor. Kaç gündür söylüyorlar. Biz de böyle bir şeye yok, hayır diyoruz. Fenerbahçe’ye zarar verecek. Hepsinde Fenerbahçe’nin büyüklüğüne hitap eden şeyler söyledik. Öyle bir ortam yok. Kara leke sürülecek. Daha büyük lekeler sürülecekti. O yüzden ayrılmayı uygun gördüm.”
“TFF, MHK ve hakemler bu sene Fenerbahçe’nin aleyhine çalıştılar.”
“Ben her söylediğim şeyi ispat ederim, ben de yalan yok.”
“Çok gerginler. Biz sakiniz. Bir aydır konuşmalarla ölü toprağını kaldırdım. Onlara da yön verdim. Biz de bunu şunu yapacağız diye. Ben hedefime ulaştım. Seçilirsem de hepsini yapacağım.”
“Başkanlıktan çekilmeyeceğim. Yarın sabah o saatte statta olacağım. Seçim bitene kadar da statta olacağım. Yanlışın önüne geçmek için ayrıldım oradan.”
“Sürprizim vardı konuştursalardı. Kürsüde teminat mektubu getirecektim. Şampiyon yapamazsam 50 milyon Dolar’ı hibe edecektim. Başka vaadim yok.”
“Ben onları hiç düşünmüyorum. Ben Fenerbahçe’yi düşünüyorum. Ben 20 sene başkanlık yaptım bu kulübe. Şampiyon olmak ve birinci senede Avrupa’da gruplara kalarak gidebileceğimiz yere kadar gitmek; ikinci sene Avrupa’da kupa kaldırmak. Üçüncü sene Şampiyonlar Ligi’nde şampiyonluğa kadar oynamak. Bunları yapamazsak biz niye geldik, o niye geldi? Seçildik hedef koymak gerekiyor.”
“Önemli olan, aklı selim olarak Fenerbahçe’nin nereye gitmesini istiyorlarsa, hangi başkanı istiyorlarsa orada yer alsınlar. Kongre çok önemli. Üç yıldan fazla başarılı olursak devam etmek istemiyorum. 15 gündür işe gitmedim. Biz gelince tüzüğü de tadil edeceğiz.”
]]>İşte Yıldırım’ın hazırladığı konuşma;
“Sevgili Fenerbahçeliler
Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum… Öncelikle bu kongrenin sonunda kazananının Fenerbahçe olmasını yürekten diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin neredeyse 120 yıla dayanan tarihi boyunca sarsılmaz bir kalesi olan Fenerbahçe, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde ışık saçan ve geleceğe yön veren bir meşaledir. Fenerbahçe şanlı tarihi ile her zaman Türk sporunun mihenk taşı olmuştur ve bundan sonra da bu konumunu sürdürmeye devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
“HİÇ KİMSE MUTLU DEĞİL”
Yaşadığımız süreç herkesin malumu… Geldiğimiz noktada Fenerbahçe’ye gönül vermiş hiç kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyorum. Hatırlarsanız bu kürsüden size yaptığım son konuşmada ‘buradan üzülerek gidersiniz’ demiştim. Kimse bir daha üzülmesin diye karşınıza tekrar gelmiş bulunuyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, yeniden aday olmayı gerçekten düşünmüyordum. Ancak Fenerbahçe’nin maruz kaldığı haksızlıklar ve mevcut yönetimin bu duruma karşı gereken tepkiyi gösterememesi, süreci doğru yönetememesi beni bu noktaya getirdi. Bu sebeple, kulübümüzün hak ettiği duruşu ve gücü geri kazanması için aday olmaya karar verdim. Yanlış yönetildiğini gördüğümüz bu süreci tekrar rayına oturtmak, Fenerbahçe’nin itibarını korumak ve Fenerbahçemizi hak ettiği yere getirmek için sizden bu emaneti bir dönemliğine talep ediyorum.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Trabzonspor maçından sonra yaşananlar yıllarca başkanlık yapmış biri olarak değil bir Fenerbahçeli olarak beni derinden yaraladı. Trabzon’da oyuncularımızın sahada gösterdikleri onurlu duruşu, maalesef 2 Nisan’da stadımızda mevcut yönetim gösterememiştir. Kabul edilemez bu duruma sessiz kalmamak için buradayım.
“FENERBAHÇE BLÖF YAPMAZ”
Sevgili Fenerbahçeliler,
Fenerbahçe kimseye blöf yapmaz! Yapmayacağı bir şey için vaat edip 22 bin kişiyi toplayıp şov yapmaz… Maalesef o gün Fenerbahçe tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. O gün, herkes Fenerbahçe’nin birlikteliğini, gücünü göstermek için toplandı. Ancak, ne yazık ki büyük bir hayal kırıklığı ve aldatılmışlık duygusuyla stadımızdan ayrıldılar. O gün, ne yapacağını bilmeyen bir yönetimin, Fenerbahçe Kongresi’nin arkasına saklandığı kara bir leke olarak tarihimize geçti. O gün yaşananlar da göstermiştir ki; mevcut yönetim, Fenerbahçe’nin gerçek büyüklüğünü ve gücünü ne yazık ki kavrayamamıştır. Gereken kararlılığı da gösterememiştir. Biz Fenerbahçe’nin büyüklüğünü ve gücünü içerde veya dışarda herkese tekrar öğreteceğiz. 2 Nisan’dan sonra Urfa’da yaşananlar ise beceriksizliğin zirvesini temsil etmektedir. Adeta daha önce yaşanan basiretsizliklere tuz biber ekilmiştir.
“FENERBAHÇE YÖNETİMİ BASİRETSİZ”
Sevgili Fenerbahçeliler,
Şunu herkes çok iyi bilmelidir ki; Kuvayi Milliye ruhu ile yoğrulmuş, tarihi mücadelelerle dolu Fenerbahçe, hiçbir zaman yenilgiyi baştan kabul etmez, edemez… Fenerbahçe forması sahaya her zaman kazanmak için çıkar… Ve eğer sahada Fenerbahçe forması varsa sonuna kadar mücadele eder.. Bundan sonra da her zaman öyle olacaktır. Sizin vicdanlarınıza sesleniyorum ve size soruyorum. U-19 takımını sahaya sürüp, mücadele etmeden, kazanabileceğin bir maçı rakibe vermek Fenerbahçe’ye ne kazandırmıştır? Tarih asla kaybedenlerin, ya da mücadele etmeden çekilenlerin hikayesini yazmaz… Mücadele edilmeden verilen o maçın sonunda da tarih, rakibin 1 kupa daha aldığını yazacak… O maçta U-19 takımı sahadaydı, çekildi diye kimse bakmayacak… Bu karar Fenerbahçe’nin onurunu ve gücünü zedelemiştir. Ayrıca şampiyonluk mücadelesi veren bir takımın da kendisine olan güvenini zedelemiştir.. Yönetim maalesef basiretsizce davranmıştır.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Fenerbahçe, Türkiye’nin en büyük kamuoyu gücüdür. 3 Temmuz 2011 yılından bu yana amaç bu gücü etkisiz kılmak ve kulübü fethetmekti. 3 Temmuz da bunun için yapıldı. Yıllardır Fenerbahçe’nin karşılaştığı bu sıkıntıların temelinde organize bir kötülük olduğu doğrudur.. Bunun en büyük sıkıntılarını da bizler yaşadık.
“NEDEN ADAY OLDUN ALİ KOÇ?”
Ama sevgili Fenerbahçeliler biz asla teslim olmadık.. Teslim olacak bir anlayışa da asla prim vermedik.. Mevcut başkan, ” Ali Koç’un başında olduğu Fenerbahçe, bu ligde hiçbir zaman şampiyon olamaz” gibi çok talihsiz ve üzücü bir açıklama yaptı. Madem ki sizin başkanlığınızda Fenerbahçe şampiyon olamayacak… Kendisine soruyorum, bugün ne değişmiştir? Bu kulübün ruhuna, tarihine ve mücadeleci kimliğine uygun bir yönetim anlayışı neden sergileyemiyor? İş insanı Ali Bey’in Fenerbahçe sevgisini, sadakatini, fedakarlığını tartışmıyorum. Ancak kendisi Fenerbahçe’nin haklarını savunmak konusunda maalesef yeterli dirayete ve dirence sahip değil.
“DAYAK YİYEN ÇOCUKLAR GİBİ”
Bildiğiniz gibi bir önceki sezon mevcut yönetim dünyanın en ünlü bir diğer hocası olan Jorge Jesus’la anlaşmıştı. Jesus buradan ayrılırken ‘Bu ligin sportif gerçekliği yok’ diye bir açıklama yapmıştı. Yani demek istediği biz saha içerisinde elimizden geleni yapsak da saha dışı etkenler bizim başarımızı engelliyor. Bu durumu doğru yönetmesi gereken teknik direktör mü? Yoksa yönetim mi? Ali Bey maalesef okulda sürekli dayak yiyip, eve gelince her şeyi kırıp döken, şımarık bir çocuk gibi davranıyor. Bu süreçleri doğru yönetemedikleri için de Fenerbahçemiz sürekli olarak hırpalanıyor. Madem ki Fenerbahçe’ye karşı düzenlenen tezgahları dağıtmak istiyorsun… Önümüzde TFF seçimi var. Fenerbahçe’yi 2 dönemdir İş insanı Ali bey yönetiyor. Yine soruyorum.. Ali Koç önümüzdeki TFF seçimlerinde 6 yıldır koyamadığı ağırlığı koyabilecek mi? Ben buna inansaydım ona oy verirdim. Ama inanmıyorum. onun listesinden bir kişi ise çıkıp mevcut TFF Başkanı’ndan çok memnun olduğunu, kendisini sevdiğini söylüyor. Bu arada tren kaçıyor.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Biz bu TFF yönetimini göndereceğiz… Ayrıca yaklaşan TFF seçimlerinden başlayarak anti Fenerbahçe lobisinin tüm organizasyonlarını dağıtacağız. Eyyamcı, işbirlikçi ve tezgahtar hakemlerin arkasındaki lobiyi tasfiye edeceğiz. Ayarlanmış fikstürlerin hesabını soracağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ben Aziz Yıldırım olarak bu saatten sonra kendime meşgale aramıyorum ama oluşturduğumuz mirasın da çarçur edilmesine gönlüm el vermiyor.
Fenerbahçe hor görülüyor ve kimsenin gıkı çıkmıyor. Size soruyorum, bu tabloyu çocuklarınıza nasıl izah ediyorsunuz? Ben sizlere 6-0’ın mirasını bıraktım. Siz ise 6 yılda hiçbir başarı elde edemeyerek başka bir 6-0’ın mirasını bırakıyorsunuz. Bu da hiçbir başkana nasip olmaz ama siz bunu başardınız. Fenerbahçe tarihi boyunca hiçbir zaman pes etmemiş, her zaman zaferler için mücadele etmiştir. Bugün de bu ruhu yeniden canlandırmak, Fenerbahçe’nin hak ettiği yere gelmesini sağlamak için buradayız. Hep birlikte, kulübümüzü yeniden zirveye taşıyacağız. Evet.. Fenerbahçe organize bir kötülüğün hedefinde. Bu doğru… Ali Bey bu konuda haklı.. Doğru söylediği pek çok nokta var… Ama maalesef bu organize kötülük ile nasıl mücadele edeceğini bilmiyor… Çünkü Ali Bey Fenerbahçe’nin gücünü idrak edebilmiş değil. Ali Bey, iş insanı olarak Fenerbahçe’ye güç verdiğini zannediyor ve Fenerbahçe’ye yukarıdan bakıyor.. Oysa, herkes bilmelidir ki Fenerbahçe’nin gücü, iş insanı Ali Koç’un gücünden çok daha büyüktür… ve bu güç Fenerbahçe’yi engelleyecek tüm engelleri aşacak, ezip geçecek kudrettedir. Bizim kulübümüz hiçbir zaman yenilgiyi kabul etmemiştir. Ali bey tekrar aday oluyor çünkü görüyorum ki; 6 yıllık başarısızlığın sonunda kendi itibarını toparlamanın derdinde.. Kendi itibarını kurtarmanın, Fenerbahçe’nin itibarından daha önemli olduğunu düşünüyor… Fenerbahçe’nin itibarı, bir kişinin itibarının çok daha ötesindedir.
“MOURINHO İÇİN TEŞEKKÜRLER”
Sevgili Fenerbahçeliler,
Yeni teknik direktörümüz Mourinho’ya da başarılar diliyorum ve mevcut yönetime de aldığı bu karardan ötürü teşekkür ediyorum. Biz kazanırsak de kendisi ile çalışmaya devam edeceğiz. Size soruyorum, lütfen vicdanınızla düşünün.. Biz aday olmasaydık bugün nasıl bir seçim olacaktı?
Biz sayın Mourinho’yu getireceğimizi söylemeseydik anlaşma gerçekleşecek miydi? Bunu hepinizin düşünmesini istiyorum. Mevcut yönetim bu konuda doğru bir iş yaptığı için kendilerine tekrar teşekkür ediyorum. Ancak Fenerbahçe Başkanlığı makamında oturan Sayın Ali Koç’un, basın toplantısında çevirmenlik yapması ve Mourinho’nun ‘ilk kez bu kadar uzun bir basın toplantısına katıldım’ yorumu karşısında… ‘Türkiye’ye hoş geldiniz’ demesi kabul edilemez. Fenerbahçe Başkanı teşrifatçılık ya da çevirmenlik yapmaz… Ayrıca ülkemizi ikinci sınıf bir ülke gibi gösterecek bir sözü de asla söylemez, söylememelidir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Son olarak yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı bugüne kadar anlattık ve söz verdiğimiz her şeyi yapacağımızı biliyorsunuz. Bugün Fenerbahçe’ye ait tüm tesislerde benim ve arkadaşlarımın emeği var. Seçimi kazandığımızda stadı büyüteceğiz. Kapasiteyi 60 binin üzerine çıkaracağız.. Maçlar oynanırken çok hızlı bir şekilde bu işi de tamamlayacağız. Tüm projeyi hazırladık.
“LİDERLİK SORUNU VAR”
Sevgili Fenerbahçeliler;
Fenerbahçe her zaman için içinden bir başkan ve yönetim çıkarır.. bundan kimsenin kuşkusu olmasın…. Bugün Fenerbahçe’de maalesef bir liderlik sorunu bulunmaktadır. Ve mevcut başkan kendi itibarını Fenerbahçe’nin itibarının üzerinde gören bir anlayışa sahiptir… biz ise bunu değiştirmeye kararlıyız… Ali Bey belki kulübün futbol şube sorumlusu olabilir .. yaptıklarından da anlaşılacağı gibi başkanı olamaz, olmamalıdır. Kurumsal temsil, başka bir sorumluluk, duruş, ve dirayet gerektirir.
“FENERBAHÇE ELDEN GİDİYOR”
Biz bir dönem ‘memleket elden gidiyor’ derken bir duruş sergiledik… Başka kulüpler ele geçirilirken Fenerbahçe ele geçirilemedi. Bugün ise Fenerbahçe elden gitmektedir. İş insanı Ali Bey, çıktığı bir televizyon programında, Fenerbahçe’nin satılabileceği konusundan bahsetmiş, bundan her yerde bahsediliyor.. Bazı yönetim kurulu üyelerinden de daha önce benzer açıklamalar gelmişti. Herkes şunu iyi bilmelidir ki; Fenerbahçe Türkiye’dir, Fenerbahçe Sporun Cumhuriyetidir.. Fenerbahçe’nin satılmasına, bir şahıs veya şirketin eline geçmesine asla müsaade etmeyiz.. Bu böyle bilinmelidir. Nokta… Fenerbahçe’nin hak ettiği saygınlığı ve gücü yeniden kazandırmak, bu büyük kulübü layık olduğu yere taşımak için buradayız. Fenerbahçe’nin büyüklüğüne ve tarihine yaraşır bir yönetim anlayışıyla, hep birlikte başaracağız.
“MUTLAKA ŞAMPİYON OLACAĞIZ”
Sportif açıdan da kısaca birkaç şey söylemek istiyorum;
Fenerbahçe’yi bu yıl mutlaka şampiyon yapacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın. ikinci yılın sonunda bir Avrupa kupası alacağız. Üçüncü yılın sonunda ise Şampiyonlar Ligi’nde final oynayacak bir yapıyı kurmuş olacağız. Son bir şey daha söyleyerek sözlerime son vermek istiyorum.. Sayın Ali Koç, bugün dönemimizde olan bazı yanlış uygulamaları açıklayacakmış. Bu tarz bir şey söylüyorlar. Kendisine çağrımdır; varsa bir yanlışlık pazartesi hemen git dava aç. Ben FETÖ mahkemelerinde hesap vermiş adamım. Gider yine hesabımı veririm. 6 yıl geçmiş. Bugünü mü bekledin. Lütfen git sen de dava aç.. Gerçek ne ise ortaya çıksın.
Beni dinlediğiniz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Fenerbahçe için birlikte, daha güçlü ve daha kararlı adımlar atmak dileğiyle.
Yaşasın Fenerbahçe!”
]]>“ACUN BİRAZ DAHA FAZLA DAVA AÇSIN PARA KAZANSIN”
Kendisine dava açan Acun Ilıcalı hakkında da konuşan Yıldırım, “Acun Ilıcalı biraz daha fazla yüksek tazminat davası açsın da kazansın. Ne yapayım yani! Kongreden sonra bakarız” dedi.
Yıldırım’ın konuşmasından satır başları;
“Önce kazananın Fenerbahçe olmasını istiyorum. Şampiyon olamadık, camiada hüzün ve mutlu olamama durumu var. En önemlisi ise çocuklar… Esas neden Trabzonspor maçından sonra Fenerbahçe Yönetimi’nin 2 Nisan’dan kongre üyelerini stada çağırması, alınacak kararlara destek vermek istemeleri… Ligden çekilme için insanlar istekli geldi ama yönetim kendine göre karar almış. Onay alınmış gibi kararı açıkladılar. Yönetim korktu. Yöneticiler ceza alacaktı, aday olamayacaklardı. Halbuki biz Fenerbahçe için hapis yattık. Başkan ve yönetici olma haklarını kaybetmekten korktular. Süper Kupa’yı kaybettik. Fenerbahçe para için kendi prensiplerinden vazgeçmez! Suudi Arabistan’da ne oldu bilmiyorum. Oynanması mı iyi olurdu, oynanmaması mı daha iyi bilmiyorum. Anlatılanları doğru kabul edeceğiz.
MOURINHO BENİM SAYEMDE GELDİ
Jose Mourinho; benim ve arkadaşlarımın sayesinde geldi. Gizli yapabilirdim ama açık açık görüştüğümü anlattım. Roma’da otelde görüştük ve “Fenerbahçe’nin sana, senin de Fenerbahçe’ye ihtiyacın var. Kim kazanırsa kazansın gel” dedim. Menajerinin telefonunu verdi ve onunla görüştük. Mahmut Uslu ve Önder Fırat, Porto’ya giderek menajerle görüştü. 15 Milyon €’ya anlaştık, sözleşme hazırlanıyordu. Biz seçilirsek gelecekti. Ali Bey de girmiş devreye, getirmişler. Ben söylemeseydim, getirecekler miydi? Bazı kongre üyeleri İsmail Kartal ile devam etmek istediklerini; altına da Volkan Demirel ve Tuncay Şanlı’yı getireceklerini söylediler. Ben kazanırsam, Jose Mourinho ile devam edeceğim. Fenerbahçe camiasını mutlu etmek için geliyorum, sadece 3 yıl! Şampiyon olamazsam, ilk yıl kongre kararı alırım. İlk sene şampiyonuz. Ali Koç eğer Fenerbahçe’yi seviyorsa, ‘Ben varken şampiyon yapmazlar’ dedikten sonra devreden çıkması lazım! Veya söylediğin şartların ortadan kalkması lazım. Söyledikleri neyse, hâlâ bilmiyorum. Bizimkiler net söylemiyor.
ALİ KOÇ LİDER DEĞİL, BAŞKAN
Ankara’ya kadar ince göndermeler var. Bazen Mart’taki belediye seçimleri üzerinden gönderme yapılıyor, sonra ‘Ankara ile aramız iyi’ diyorlar. Cumhurbaşkanı’nın Fenerbahçe ile sorunu yoktur, ne sorunu olacak! Onun sorunu olmaz, biz ona atıf yapıyoruz. ‘Fenerbahçe’ye kötülük yapın’ diyeceğini düşünemeyiz. Ali Koç lider değil, başkan! Başkan herkes olabilir, liderlik ayrı şey. Lider ileriyi görür, bir olayın tedbirlerini alır. Ligden çekilme kararı alıyorlar, SPK var! Sonra vazgeçtiler. İnsanları motive ettiniz ama herkes hayal kırıklığına uğradı.
ÇATIYA ATATÜRK OLUR MU YA?
Stadını adını değiştireceklerdi… Çatıya Atatürk olur mu ya? Değerler bu kadar düşürülür mü? Ya öne koyacaksınız ya da hiç koymayacaksınız. Engelleri aşamıyorsa, çatıya koymayacak. Yıllar önce, bizlerden çok önce stadın üstünde Atatürk heykeli varmış. O zaman getirin, bizim stadımızdaki beton çıkıntıların üstüne Atatürk’ün Kocatepe’deki heykelini koyun, bitti. İlla uçakla, helikopterle geçen insanlar mı görecek? Vatandaş görmeyecek ki…Ali Koç’un devam etmesini isteyen baronlar var! İçeriden değil, dışarıdan! Bunları sonra açarım, hem de fazlasıyla açarım! Benim intikam derdim yok, 20 sene başkanlık yaptım.
STADI YENİLEYECEĞİZ
Fenerbahçe için stadı yenileyeceğiz. Kapasite artacak, görüşmeleri yapıyoruz. Maçlar oynanırken yapacağız. Bakın Fenerbahçe Stadı buradan gidemez! Giderse, elden gider! Dereağzı’ndan çıkmak yok! Sakın! Listemizdeki Mehmet İman; Murat Ülker’in kuzeni… Her gün beraber. Biz söylemiyoruz, bunlar forma götürüyorlar Murat Ülker’e. Ben ilk oğlu Yahya’yı istedim listeye. Gelecekte inşallah Fenerbahçe’nin başkanı olur. Murat Ülker ise ‘Mehmet Bey’i al’ dedi. Ahmet Özokur ise Murat Ülker’in ablasının oğlu. Biz reklam yapmıyoruz! Batuhan Özdemir de var, Nihat Özdemir’in oğlu. Mustafa Ömer Topbaş ise rahmetli Kadir Topbaş’ın oğlu.
3 AY SONRA BİRBİRİNE GİRECEKLER
Jose Mourinho’nun istediği oyuncuları alacağız. Gidecekler var. Yaşlıların yerine de genç oyuncuları tercih edeceğiz ve getireceğiz. Acun Ilıcalı biraz daha fazla yüksek tazminat davası açsın da kazansın. Ne yapayım yani! Kongreden sonra bakarız. Ali Koç’un yönetimi 3 ay sonra birbirine girecek! Jose Mourinho bir marka, siz ona müdahale edemezsiniz! Bunlar müdahale edecek. Geldiği 3 gün oldu oraya yemeye götürdüler, buraya forma götürdüler.
BEN KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM
Ben kimsenin adamı değilim! Siyasetle hiç uğraşmadım. Fenerbahçe’nin adayı ve adamıyım! Acun Ilıcalı, Cumhurbaşkanı ile görüşüyor! O zaman ben niye adayı oluyorum! Ben kimseden onay almadım. 1998’de de böyle oldu, şimdi de. Ben başkanlık değil, liderlik yapmak istiyorum. Fenerbahçe raydan çıktı, raya oturtup devam etmesini arzuluyorum. Atatürkçü ve laik bir adamım! Tayyip Bey ile 6 senedir görüşmedim. Her zaman saygımız var, Cumhurbaşkanı olduğu sürece saygı göstereceğiz. Emekli olduğunda da bu ülkeye hizmet ettiği için saygı göstereceğiz. Ali Koç sürekli yanlış açıklama yapar ve iğnelerse, onlar da senin hakkında lobi yapar. Ne söylüyorsan açık söyle!
BEN KAVGAYA GELMİYORUM
Ali Bey sürekli pompalıyor; ‘Kavga edecekler’ diyerek… Ben kavgaya gelmiyorum, Fenerbahçe’yi kurtarmaya geliyorum. 6 sene rahatlattı. Fiziksel tedaviler… Hayata başka bakıyoruz artık. 6 senede ne şampiyonlukları var? Benim 6-0 hatıram var! 150 puan alsa ne olacak, şampiyon kim? Fenerbahçe, TFF ceza vermezse Türkiye Kupası’na katılır. Burası Koçspor değil, yeter artık. Kupaya katılmakta mahsur yoksa, katılırız. TFF Başkanı değişirse biz katılacak mıyız? Şartlara göre bakarız, düşüncemizi uygularız.
MOURINHO’YA TERCÜMANLIK YAPIYOR
Oturmuş Mourinho’ya tercümanlık yapıyor, adam orada çok uzun sürdü sorular diyor Ali Koç’da ‘Türkiye’ye hoşgeldin diyor’ öyle konuşmayacaksın, “burası Türkiye burada istediğimizi yaparız” diyeceksin! Türkiye burası, sahip çıkın ülkenize. TFF Başkanı değişecek! Bu işi yapma şansını yitirdi. Bütün kulüplerle diyaloglarında sıkıntı var. EURO2024’te inşallah başarılı oluruz sonra da bırakır. Adaylardan biri aradı, onun bunun hatrına heyetlerinize adam almayın! Tarafsız insanlar alın.”
]]>Faruk Koca, MKE Ankaragücü’nün Trendyol Süper Lig’den düşmesine giden yoldaki hataları ve yaklaşan kongre sürecine ilişkin düşüncülerini AA muhabirine anlattı.
MKE Ankaragücü için çok talihsiz bir sezon olduğunu, Aralık 2023’te de kendisinin “olmaması gereken bir olay” yaşadığını dile getireren Faruk Koca, “Talihsiz bu olayın ardından istifa ettim ve hukuken benim başkanlığım bitti. Yönetimimdeki arkadaşlar, yeni bir başkan seçti ve yola devam etti.” ifadelerini kullandı.
Hukuken işin içinde olmayınca insanın birçok şeye müdahale etme hakkının da ortadan kalktığını aktaran Koca, “Sadece fikriniz alındığı zaman bir şeyler söyleyebiliyorsunuz. Son 10 haftada takımın düşeceğini ön gördüm, endişelerimi söyledim. Müdahale etmediğime pişmanım. Ben bugüne kadar hiçbir hocanın işine karışmadım, başkana da karışmadım. Benim fikrimi sordukları zaman gerekli şeyleri söyleyerek uyardım ama uyarmakla olmuyor. Gerekli kararlar alınsaydı takım düşmeyebilirdi. En büyük endişem buydu. 2025’te yeni stadımıza Avrupa kupalarına katılarak gitmek hayalimdi ama olmadı.” dedi.
“Hoca değişikliği olmalıydı”
Faruk Koca, sezonun 29. haftadaki Samsunspor yenilgisinden ardından teknik direktör Emre Belözoğlu ile yolların ayrılması gerektiğini yönetime ilettiğini dile getirdi.
Ara transfere ısrarla karşı çıktığını vurgulayan eski Ankaragücü başkanı, küme düşmeye giden yolun buradan başladığını belirterek, “Ben tribünlere oynamam, hepimiz suçluyuz. Herkes hata yaptı ama herkes o hatayı üstlenmedi. Bir yerlere yüklenmeye çalışıldı. Benim en büyük hatam ise hiç müdahale etmememdi. Ara transfere itiraz ettim. Hocanın Kayserispor maçından sonraki istifasının doğru olmadığını söyledim ama Samsunspor maçından sonra hoca değişikliğinin mecburi olduğunu dile getirdim. Ne olursa olsun arkadaşlarla görüşüp bu transferlerin yapılmamasını sağlamalıydım.” diye konuştu.
Sarı lacivertli takımda içindeki hoca-futbolcu problemlerini gördüğünü de dile getiren Faruk Koca, “Birilerini suçlamak isteyenler oyuncuların maaş durumunu konuşur. Bu takımın oyuncularının para problemi olmaz. Ocak ayından itibaren kulübün idari ve futbol takımına, tavsiyelerim oldu ama direkt dahilim olmadı.” dedi.
“2 milyon dolar borç alıp futbolculara verdim”
Faruk Koca, en kritik dönemde devreye girdiğini ve 37. haftadaki Pendikspor maçından önce “şahsi borç” aldığı 2 milyon doları futbolculara verdiğini aktardı.
Trabzonspor maçından önce de futbolcularla yemeklerde bir araya geldiğini söyleyen Koca, şöyle devam etti:
“Orada da talihsiz olaylar oldu. Oyuncularla teknik heyetin arası gerilmişti. Yine de bunun üzerinden gelebileceğimizi düşünmüştüm. Pendikspor maçından önce arkadaşımdan 2 milyon dolar şahsi borç alarak, futbolcuların maaşlarını ödedim. İsmail Mert Fırat, Yusuf Tanık ekonomik olarak ellerinden geleni yaptı. Yönetimin aldığı kararlarda hiçbir dahlim olmamasına rağmen en az onlar kadar maddi katkı yaptım. Futbolda uyum önemlidir. Ankaragücü yılbaşından itibaren maalesef uyumlu çalışmayı kaybetti.”
“Süper Lig’e çıkarmak mevcut yönetime düşer”
Faruk Koca, seçimde aday olmaları durumunda mevcut yönetimdeki arkadaşlarını destekleyeceğinin altını çizdi.
Süreçte yola çıktığı arkadaşlarını yalnız bırakamayacağını anlatan Koca, “Mevcut yönetimdeki arkadaşlardan biri aday olmak isterse ahlaken bu arkadaşlara yardımcı olurum. Onlara da ‘Bu takımı başta siz olmak üzere hepimiz düşürdük, takımı tekrar Süper Lig’e çıkarmak da size düşer’ dedim. İsmail Mert Fırat, hizmet etmeyi seven, elinden geleni yapan bir arkadaş. En büyük acıyı da şu anda o çekiyor. Onların yönettiği kulüp düştü. Aday olurlarsa maddi manevi elimden ne geliyorsa yaparım. Bana sorulmayan hiçbir soruyu cevaplamadım, fikir vermedim.” diye konuştu.
Süper Lig’de kulübün yıllık giderinin 800 milyon lira olduğuna dikkati çeken Koca, hiçbir kamu ve kuruluşunun desteği olmadan bu rakamın mevcut yönetim ve kendisi tarafından ödendiğini dile getirdi.
Takım küme düştükten sonra sağlık problemi yaşadığını aktaran Koca, “Takım düştüğünden beri tüm dengelerimiz bozuldu. Ben sağlık sorunu da yaşayan bir insanım. Sıkıntılar geçicidir. Elimizden ne geliyorsa yaparız. Aynı yanlışlar tekrarlanırsa bu sefer uyarırım.” dedi.
“Kulübün borcu 10 milyon avro”
FMKE Ankaragücü’nün borcunun 10 milyon avro olduğu bilgisini veren Faruk Koca, bu konudaki “detayları” başkan adaylarıyla paylaştıklarını vurguladı.
Kulübün 29 Haziran’da olağan genel kurula gideceğini hatırlatan Koca, “MKE Ankaragücü’nün 2023 Aralık’ta vergi dahil hiçbir borcu yoktu. Sadece mevcut oyuncuların maaşları ve transfer ücretleri vardı. Şu anda kulübün vergi dahil borcu 10 milyon avro civarında. Sıkıntı değil, mevcut arkadaşlarımız da bunu çok rahat şekilde karşılar.” ifadelerini kullandı.
Başkan adayı olacağınını açıklayan Murat Ağcabay’ı da eleştiren Koca, şunları kaydetti:
“Kendisi bir gazeteciye demeç vermiş aleyhimde. Kendisine bütün delegelerin listesini verdim. Mevcut oynayan futbolcuların bütün alacakları dahil, tüm borçların, alacakların listesini de Murat Ağcabay’a verdim. ‘Vermedi’ diye bir şey dememeli, kayıtları var. Mevcut başkanlar genelde bunları da vermez ama ben hepsini demokratik olarak verdim. Kimse bahane bulmasın, herkes gelip benimle her yerde konuşabilir. Her şey açık. 10 milyon avro borcumuz var, bir de vergi yapılandırması vs kullanmış olduğumuz krediler ve elden aldığımız borçlar var. Söylediğimin dışında bir şey çıkarsa cebimden ödeyeceğim. Bunları da Murat Ağcabay’a söyledim. MKE Ankaragücü, maddi olarak Türkiye’de iyi kulüplerden biri. Ankaragücü kongre sürecine girince isimler genelde spekülasyon yapar. Gerek yok. Bu kulübü karanlık yerlere götürmeyecek projeleriniz varsa ben her türlü desteği veririm.”
“Teknik direktör kongre öncesi açıklanmalı”
Faruk Koca, MKE Ankaragücü’nde seçimin 29 Haziran’da yapılacağını, bu tarihten sonra “kadro kurmanın” çok zor olacağına dikkati çekti.
Seçimden birkaç gün sonra takımın yeni sezon için toplanacağını anlatan Koca, “Teknik direktör kongreye kadar kesinlikle açıklanmalı. Takım kümede kalsaydı kongreyi mayıs ayında yapacaktık. Kongreden 2-3 gün sonra belki takım kampa gidecek. Kampa kimle gidilecek? Kongreye kadar yeni hoca belirlenmeli ve kadro planlaması yapılmalı.” değerlendirmesini yaptı.
“Ömür boyu men cezası TFF’nin ayıbı”
Faruk Koca, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun kendisine verdiği “ömür boyu men cezasının” hukuksuz olduğunu savundu.
Konunun Anayasa Mahkemesi, çözülmezse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğini aktaran Koca, “Ömür boyu futboldan men cezası kararı TFF’nin ve kurullarının ayıbı. Evrensel insan haklarına göre sivil toplum kuruluşları dahil ömür boyu men kararı verilmez, böyle saçmalık olamaz. Bu kararın hiçbir insani ve hukuki yanı yok. Bu keyfi bir karar. Kesinlikle dönüp başkan olayım çabam yok. Kaçındığımdan da değil, son 4-5 yıldır futbolda yaşanan bütün sürece dair önlem alacak yeterli donanıma da sahibim.” dedi.
Faruk Koca, yaşanan olaydan önce Kulüpler Birliği Vakfı’ndan birçok başkanın kendisinden “TFF başkanı” olmasını istediğini ancak kabul etmediğini dile getirerek sözlerini tamamladı.
]]>Tarihinde ilk kez Süper Lig’de mücadele edecek Bodrum FK’da teknik direktör İsmet Taşdemir, Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Ligde kalıcı olmayı hedeflediklerini söyleyen Taşdemir, “Tarihimizde ilk defa yakaladığımız bu ligi korumak ve kalıcı olmak ilk hedefimiz. Başkanımız ve yönetim kurulumuzla bir araya gelip istişare ettikten sonra gerçekçi bir hedef belirlememiz lazım” dedi.
Adana’daki 1’inci Lig Play-Off final maçında Sakaryaspor’u 3-1 mağlup ederek adını Süper Lig’e yazan Bodrum FK, büyük sevinç yaşadı. Henüz 9 sezon önceye kadar amatör liglerde yer alan takımı 2’nci Lig’de devralıp, 3 sezonda 3 final oynatarak Süper Lig’e taşıyan Teknik Direktör İsmet Taşdemir, Bodrum’un tarihi başarısında en büyük pay sahiplerinden oldu. Haklı gurur yaşayan tecrübeli teknik adam, Süper Lig’deki hedeflerini anlattı.
“HEDEFİME ULAŞTIM”
“Çok özel ve çok farklı duygular içerisindeyiz” diyen Taşdemir, “Daha önce 2’nci Lig’den 1’inci Lig’e çıkmanın sevincini yaşadık. Onların da ayrı güzelliği ve mutluluğu vardı. Ben teknik adamlığa başlarken kendimce hedefler koymuştum, bu hedefi 3 yıl gecikmeli de olsa başardım. Çünkü daha öncesinde Süper Lig’de olmayı planlıyordum. 3 yıl gecikmeli de olsa hedefi yakaladım ve çok mutluyum. Bununla beraber oyuncu grubum için çok mutluyum” diye konuştu.
ÖZTÜRK AİLESİ’NE ÖZEL TEŞEKKÜR
Taraftarın kaybettikleri anda da yanlarında olduğunu belirten İsmet Taşdemir, “Oyuncularım özveri ve birliktelikle sahada ve saha dışında da güzel mücadele örneği sergileyerek buraya kadar geldiler, onlar için ayrıca mutluyum. Bana güvenip şampiyon olduktan sonra beni burada tutan ve destekleyen yönetim kurulumuza başkanlarımız Fikret Öztürk ve Ali Şafak Öztürk’e çok teşekkür ederim. Çok güzel bir birlikteliğin sonucunu aldık. Taraftar grubumuz Asi Tayfa’mızı unutmadan geçemeyeceğim çünkü onlarda sadece kazandığımızda değil, bizde kaybettiğimizde de yanımızdalardı” ifadelerini kullandı.
“DOĞRU TAKVİYELER YAPACAĞIZ, BUNLARIN İLLA FLAŞ TAKVİYE OLMASINA DA GEREK YOK”
Daha önce 2’nci Lig’den 1’inci Lig’e çıktığı kadronun iskeletini koruyup lige uygun transferler yapan Bodrum FK’da teknik direktör İsmet Taşdemir, aynı şeyi Süper Lig’de de uygulayacaklarını söyledi. Taşdemir, “Biz 2’nci Lig’den 1’inci Lig’e çıktığımızda da aynı şeyi yaptık. 1’inci Lig’de oynamayı hak eden oyuncuları oynattık. Süper Lig farklı bir arena ve Türkiye’nin en zor ligi. Bu lige doğru hazırlanmak lazım. Bizim iskeletimiz var, Süper Lig’de oynama kapasitesi olan çok arkadaşımız var. Mutlaka takviyeler olacaktır. Doğru takviyelerle kendi takımımızı doğru süsleyebilirsek, doğru noktalara doğru transferler yapabilirsek ki bunların illa flaş takviye olmasına da gerek yok. Takımımızın için doğru adamı bulabilirsek o zaman biz de bu ligde seyredenlerin beğendiği bir takım olabiliriz. Süper Lig’de kalıcı olmak ilk hedefimiz. Tarihimizde ilk defa yakaladığımız bu ligi korumak ve kalıcı olmak ilk hedefimiz. Başkanımız ve yönetim kurulumuzla bir araya gelip istişare ettikten sonra gerçekçi bir hedef belirlememiz lazım. Bu hedefi ne kadar çok üste taşıyabiliriz diye onun peşine düşeceğiz” dedi.
MOTİVASYON KONUŞMASI ORTAYA ÇIKTI
Bodrum FK’yla tarih yazan teknik direktör İsmet Taşdemir’in Sakaryaspor ile oynanan final maçı öncesinde soyunma odasında oyuncularına yönelik yaptığı motivasyon konuşması görüntüleri ortaya çıktı. Taşdemir’in motivasyon konuşması büyük beğeni topladı. Tecrübeli teknik adam konuşmasında takımına, “Sizden bugün isteğim, odak noktamız saha, rakip, mücadele, azim ve hırs. Sahaya odaklanın. Bu zamana kadar imkansız kelimesinin anlamını değiştirdiniz. Sizin sayesinde imkansız diye bir şey artık yok. Geçen sene tesadüf dediler, bu sene yapamazlar dediler ama yaptınız. İlçeniz için, kendiniz için, tarihe geçmek için, tarihe adınızı altın harflerle yazdırmak için bunu başarmak zorundayız. Bunu benim karakterli, hırslı, mücadeleci ve vazgeçmeyen oyuncularım başarabilir” ifadelerini kullandı.
]]>Aziz Yıldırım’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde;
“SEÇİMİ KAZANABİLECEĞİMİZ ORTADA”
“Onun ‘Ben varken Fenerbahçe’yi şampiyon yapmazlar’ dedikten sonra aday olmaması lazım. 3 Temmuz’un ve 4 Nisan’ın mağdurlarından en büyüğü benim. Mağdurum ama liderim. Fenerbahçe’de liderlik sorunu var. Herkes başkan olabilir. Bizim eski YDK Başkanı Yüksel Günay ‘Sen reissin’ derdi bana. Bizden sonra maalesef bunu göremedik. 6 senede hiçbir başarı yok. Belki bizim çıkışımızla beraber Fenerbahçe’deki ölü toprak ortadan kalkmıştır. Bunu temenni ediyorum. Yüzde yüz kazanırız diyemeyiz ama kazanabileceğimiz ortada. Kararsız insanlar var, kavga istemiyorlar.
“ALİ KOÇ İLE TEK ŞARTLA GÖRÜNTÜ VERİRİM”
Kazanırsam Ali Koç ile birlikte görüntü veririm ama bir şartla. 2018’deki gibi hakaretli konuşmalar yapmazlarsa kabul ederim. 3 haftadır ortaya çıkmam Fenerbahçe’ye ivme kazandırdı. Yaşasın Fenerbahçe! Ya benim ne işim var onursal başkanlıkla falan? Ben efsaneye de karşıyım. İki tane efsane var; biri Fatih Sultan Mehmet, diğeri de Mustafa Kemal Atatürk…
“BENİM VAADİM ŞAMPİYONLUK”
Fenerbahçe’de vagon devrildi artık, başka bir yola gidiyor artık. Benim vaadim şampiyonluk, bunu diyebilen başka biri var mı? Ben illa başkan olayım diye bir derdim yok. Kongrenin Fenerbahçe’ye hayırlı olmasını diliyorum. Ben bu kulübe 20 yıl emek verdim, başkanlık yaptım. Kimseye nasip olmayacak bir şey bu.
“KÜME DÜŞÜYORDU BU TAKIM”
Hayır, ben transfer yapmayacağım. Bizde şu an yetki yok çünkü. İnsanları kandırmaya gerek yok. Biz Kiev’e elendiğimiz gece 5 transfer yapmıştık, daha önce de görüşmediğimiz isimlerdi bunlar. Hocanın istediği isimleri alırız geldiğimizde. Fenerbahçe, Ali Koç döneminde 27 transfer yapmış transfer döneminin son günlerinde. Biz 1-2 tane yapmışızdır 20 yılda. Küme düşüyordu bu takım, onu hiç söylemiyorsunuz.
“YAPTIKLARIMI BORCUMDAN DÜŞSÜNLER O ZAMAN”
O gün beni konuşturmadılar, etmediler. ‘Bak buradan üzülere gidersiniz’ demiştim o gün. Ben kaçmadım, kaçan adam bugün gelir mi? Borç 600 milyon falan tamamen hikaye! Gayrimenkul borcu karşılıyor. Borç 600 milyon madem, neden Bankalar Birliği ile 330 milyona anlaşma yaptınız? Demek ki Fenerbahçe’nin borcu bu. 6 yılda sporculara 194 milyon euro para harcadılar. ‘Satış var’, ne var satış? Eljif Elmas’ı ben aldım. Bütün oyuncuları sattılar daha ilk seneden. 50 milyon futbolculardan 2 milyon da basketbolculardan geldi. Sermaye artırımından 25 milyon geldi. Bunları düş o zaman benim borcumdan. Borç var, mal varlığı yok…
“MOURINHO AÇIKLAMAMIZI İSTEMEDİ”
“Mourinho’ylu konuştuğumda Fenerbahçe’nin Mourinho’ya, Mourinho’nun da Fenerbahçe’ye ihtiyacı var dedim. Ben Roma’da görüştüm. Ama açıklamadık. Sayın Mourinho, ‘nerede konuştuğumuzu açıklamayın’ dedi. Roma’da görüştük. Sonrasında ayrıldık. Mendes’le Mahmut Uslu ve Önder Bey Porto’da görüştüler. Şartları görüşüp anlaştık. Sonrasında kulüp devreye girmiş ve imza attırdılar. Onların imza yetkisi var. Sonuç olarak böyle bir teknik direktörü benim söylemem, onlar da konuşuyorsa hızlanmalarını sağladı. Haziran ayında bir teknik direktör takımın başına geçti. Benim ve arkadaşlarımın yüzde bir payı varsa mutluluk duyarız. Her şey Fenerbahçe için”
]]>Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, sarı-lacivertli kulübün 8-9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Olağan Seçimli Genel Kurulu öncesinde kongre üyeleriyle bir araya geldi. Başkanlığa tekrardan aday olan Ali Koç’un İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği toplantıya yönetim kurulu ve kongre üyeleri katıldı. Seçim kampanyası hakkında bilgiler vererek sözlerine başlayan Koç, “Camiamız bir ve bütün olduğunda bizi durduracak bir kuvvet yok. Bunu test ettiler ve cevaplarını da aldılar. Yoğun bir kampanya dönemi geçirdik. Birçok şehre gittik. Yüksek katılım sağlandı. Yaptıklarımızı, yapmak istediklerimizi, yapamadıklarımızı çeşitli ortamlarda paylaştık. Bu seneki kampanya farklı oldu. Hem yarışa geç girmem hem de takımlarımızın yarışlarının devam etmesi sebebiyle kampanyamız kısıtlı oldu. Seçildiğimiz takdirde gidemediğimiz yerlere de gideceğimizi belirtmek istiyorum” diye konuştu.
“BİLEREK, İSTEYEREK HİÇBİR YANLIŞ YAPMADIK”
Başkanlık süresi boyunca yaptıkları hatalardan dersler çıkardıklarını söyleyen Koç, “6 sene boyunca yönetimdeki arkadaşlarımla Fenerbahçe’nin geleceği açısından kritik öneme sahip başarılar elde ettiğimiz gibi, bazı alanlarda da istediğimiz yerlere gelemedik. Süreç içerisinde birçok kongre üyemiz de yeri geldi hoca tercihi yeri geldi kadro planlaması konularında bize şikayetlerini ulaştırdı. Şundan emin olabilirsiniz ki bunların bir daha yaşanmaması için bütün tecrübeyi kazandık. Siz de bunun emarelerini son 2 senede görmüşsünüzdür. Biz bilerek, isteyerek hiçbir yanlış yapmadık. Kimse bizim niyetimizi sorgulayamaz” ifadelerini kullandı.
2018 yılında başkanlığa seçildiğinde kulübün maddi durumunun çok kötü olduğunu yineleyen Başkan Ali Koç, “Kulübü aldığımız noktayı hepiniz biliyorsunuz. Alacaklarımız temlikliydi, geldiğimizde 17 milyon Euro ödemek zorundaydık. Kadro değerimiz, rakiplerimizin kadro değerinin altındaydı. 612 milyon Euroluk borç yükümüz vardı. 2018’de göreve geldiğimizde o zamanki başkanımız, kendi ifadesiyle ‘Fenerbahçe batmış’ dedi. UEFA’nın açıkladığı rapora göre Avrupa’nın maddi durumu en kötü kulübüydük. Yüz milyonlarca Euro geliri olan kulüplerden daha fazla borcumuz vardı. Biz biliyorduk ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Kulübümüzü bu duruma düşürenler, durumun vahametini kavrayamayan insanlardı” şeklinde konuştu.
“BUGÜN FENERBAHÇE’YE ADAY OLMAK DAHA KOLAY”
Başkanlığı boyunca gelir kalemlerinde yaşanan olumsuz gelişmelere değinen Koç, “6 yıllık yayın geliri kaybımız 100 milyon dolar. Biz mi kur sabitlemesi yaptık? Bunu federasyon yaptı. Pandemide 80 milyon dolar kaybımız var. Faizler uçtu gidiyor. Bir de her şey çok güzelmiş gibi pandeminin ortasında hükümet vergileri yüzde 40’a çıkardı. Bunu da yönetmek zorunda kaldık. Bu sene de yüzde 50 gelirimiz bankalara gitmektedir. 1 bilemedin 2 aylık maaş borcumuz var. Bunları da en kısa zamanda kapatacağız. Tüm bu olumsuz etkenlere rağmen kaynaklar yaratarak gemiyi doğru istikamete çevirdik. Finansal prangalarımızı attık. Daha çok yolumuz var ama tünelin sonundaki ışığı görebiliyoruz. Bugün Fenerbahçe’ye aday olmak daha kolay. Keşke biz 1 sene sonra aday olsaydık. Onlar kaybederek kral çıplak durumundan kurtuldular” yorumlarında bulundu.
Finansal anlamda önlerindeki birçok engeli kaldırdıklarını ifade eden Ali Koç, “Engelden kurtulduğumuzda kurduğumuz bu seneki kadroyu gördünüz. Önümüzdeki sene daha iyi olacağız. Bundan sonra yolumuz açık. Transferlerdeki başarımızı görüyorsunuz. Geçen sene 56 milyon Euroluk transfer gelirimiz var. Fenerbahçe’den Avrupa’ya gitme durumu konuşan bir noktaya geldi. Tarihimizin en güçlü ve değerli kadrolarından birini kurduk. Ne Aziz Yıldırım’ın 20 yıllık başkanlığında ne de 2000’den sonraki 24 yıllık süreçte 90 puan aşılmamıştı. Biz herkesi yendik ama sistemi yenemedik. Biz gelene gidene 3-5 atarken, rakibimiz birçok maçı 1-0 kazandı. Sezon sonunda açıldılar. Hakem seminerinde sızdırılan videoyu hatırlayın” dedi.
Sponsorluk gelirlerini ilk geldikleri güne göre çok yüksek oranlarda artırdıklarının altını çizen Başkan Ali Koç, “2018 yılında 7 sponsorumuz vardı. Sarı meleklerin hiç sponsoru yoktu. 18.7 milyon Euro sponsorluk gelirimiz vardı. Bugün geldiğimiz noktada 42 sponsorumuz var ve boş yerimiz yok. 48 milyon Euro’ya yakın da gelirimiz var. Şu anda yüzde 35-40 civarında Koç grubunun sponsorluğu var. ‘Benim bir kuruş alacağım yoktur’ dedim. O alacağın neden bilançoda durduğunu da anlattım. Çıkmış tehdit ediyor, mahkemeye vereceğim diye. Fenerium, 2018 yılında 22 milyon Euro ciro yaparken şimdi 47.5 milyon Euro. Şimdi 27 milyon Euro kar sağlıyor. Yarım milyon forma sattık. İnşallah seneye şampiyon olduğumuzda milyonları görürüz” diye konuştu.
“BELKİ BU TAKIM 99 PUAN ALAMAYACAK AMA ŞAMPİYON OLACAK”
Futbol A takımının gelecek sezon şampiyon olacağına inandığını belirten Koç şöyle konuştu:
“Şöyle bir düşünce olabilir, Mourinho geldi bütün parayı buraya mı harcadınız. Tabii ki bütün bütçemizi harcamadık. Hocamızın bütçesinde sponsor çıkacak. Biri gönülden bize bağlı iş adamlarımız. Ayrıca hocamız da ‘Her sene 4 sponsor bulun ben reklam filmlerinde yer alacağım’ dedi. Takımımız güçlü. Yapacağımız takviyelerle Fenerbahçe tarihinin rüya takımını kuracağız. Belki bu takım 99 puan alamayacak ama bu takım şampiyon olacak.”
“ADAMA BORÇ TAKMIŞLAR”
Jose Mourinho için Ülker Stadyumu’nda gerçekleştirilen imza törenine gelen taraftarlara teşekkür eden Ali Koç, “Sadece 21 saatlik bir çağrıyla 35 bin kişi stadı doldurdu. Mourinho’nun buraya gelmesini bir işaret fişeği olarak görün. Fenerbahçe için büyük işler yapacak. Kendisine inanıyor ve güveniyoruz. Şimdiden ailemizin bir parçası oldu. Mourinho transferi sadece rakip kulüplerin değil Aziz Yıldırım’ın da dengesini bozmuş olacak ki son söylenenler kabul edilebilir değil. Açıktan menajere para vermişlerdir, dedi. Bir hocanın bizi seçebileceğini kabul etmiyor. Bugün de bir yönetici çıkmış, ‘Biz biliriz o adamı (Jorge Mendes) diyor’ Biz buna anlam veremedik en başında. Sonra gerçek ortaya çıktı. Adama borç takmışlar. 2014 yılında Bruno Alves transferinde ödememişler. Sonra biz ödemişiz” şeklinde konuştu.
“NE SİZİ KANDIRIRIZ NE DE KENDİMİZİ”
Popülist söylemlerle hareket etmediklerinin altını çizen Ali Koç, “Mourinho’nun şimdiden yarattığı heyecanın farkındayız. Öyle bir takım kuracağız ki şampiyonluk sözü vermek durumunda kalmayacağız dedim. O süreç başladı. İlk adımı attık, devamı kısa süre içerisinde gelecektir. Biz popülist projelerle size gelmiyoruz. Anlaştık diyorsak anlaşıyoruz. Onu da imzayı attıktan sonra söylüyoruz. Anlaştık, geldi. Biz İngiltere, Almanya’ya gidip haber yaptırmayı bilmiyor muyuz? Biz öyle şeyler yapmayız. Ne sizi kandırırız ne de kendimizi” dedi.
“ŞAMPİYONLAR LİGİ FİNALİNDEN SONRA EN ÇOK KONUŞULAN KONU BİZ OLMUŞUZ”
Jose Mourinho’nun gelişinin ardından dünya çapında çok daha fazla konuşulur hale geldiklerini belirten Koç, “Sadece ülke sınırlarında değil dünya üzerinde saygı gören, Fenerbahçeli olmayanların da maçlarını izlediği, dünya çapında tanınan oyuncuları olacak, sürdürebilir bir başarı sağlayan bir takım haline gelmek istiyoruz. Şimdiden bu gerçekleşmeye başladı. Şampiyonlar Ligi finalinden sonra en çok konuşulan konu biz olmuşuz. Borsada değerimiz uçmuş. Taraftarlarımız bize güvensin. Belki gözlerinizde krediyi tükettik ama ben size mahcubum. Beni en çok şampiyonluklar değil ‘İyi arkasında durmuşuz’ demeniz mutlu edecek” diye konuştu.
Tekrardan başkanlığa seçilmeleri halinde amatör branşlara yaptıkları yatırımları sürdüreceğini söyleyen Ali Koç, “Sadece futboldan ibaret bir vizyonumuz yok. Takım oyunlarında da olimpik branşlarda da yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Bu sene olimpiyatlar için şu ana kadar alınan kotanın yüzde 25’i yine Fenerbahçe sporcularına ait. Ezeli rakiplerimize karşı üstünlük sağladık. Bu yatırımlar aynen devam edecek. Dünyanın en büyük kulübü sloganını yaşatmak kolay değil” ifadelerini kullandı.
Ali Koç, seçilmeleri halinde Ülker Stadyumu’nun çatısında ‘Mustafa Kemal Atatürk’ yazacağını belirterek, “Kazandığımız takdirde stadımızın çatısındaki görseli değiştireceğiz. Resmiyette bize bunu versinler ya da vermesinler önümüzdeki sezon stadımızın üstü bu şekilde olacak. Stadımızı ve taraftarlarımızın yaratacağı baskı konusunda fabrika ayarlarımıza dönmemiz lazım. Bizim baskıyı rakiplerimize ve hakemlere karşı kurmamız lazım” açıklamasında bulundu.
“BU SEÇİMLERİN ZORBALIKLA SONA ERMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Hafta sonu yapılacak olan seçimlere değinen Ali Koç, “Kazanan kim olursa olsun kazanan Fenerbahçe olsun. Bizler de sizlerin tarafında olursak şayet bizim de çorbada tuzumuz olacaktır. Bu sene inşallah yaptığımız yatırımlarla Türkiye’de yazılacak başarı hikayesini sizlere anlatmaya çalışıyorum. Sağlam bir finansal yapı, sürdürülebilir başarı için olmazsa olmazdır. Eski yönetim kurulumuza teşekkür ediyorum. Bu süreçte bir gram şaşmayan, en kötü günde bile sabah kalkıp kulübe gelen tüm arkadaşlarıma camiamız adına teşekkür ediyorum. Cumartesi günü sizden bir ricamız var. Etrafınızda tanıdığınız kongre üyeleriyle erkenden stada gelin. Provokasyon ve kötü tezahürat olacaktır. Siz tepki vermeyin. Bana bakın, biz tepki verirsek verin. Bu seçimlerin zorbalıkla sona ermesine izin vermeyeceğiz. Biz onlar gibi değiliz, olmamalıyız. Sakin olun, biz kazanacağız. Biz birleşmek durumundayız” dedi.
Toplantı, Başkan Ali Koç’un seçilmeleri halinde yeni yönetiminde yer alacağı isimleri tanıtmasının ardından sona erdi.
]]>
Koç’un açıklamalarından satır başları şu şekilde;
“BAKKAL BİLE DAHA İYİ YÖNETİLİYORDU”
“Geldiğimizde bir haftada 17 milyon euro hemen ödememiz gereken rakam vardı. Kadro değerimiz rakiplerimizin altındaydı ve 612 milyon euro borcumuz vardı. 2018’de göreve geldiğimizde Sayın Aziz Yıldırım kendi ifadesiyle ‘Fenerbahçe batmış’ dedi. Biz o dönemde Avrupa’nın en kötü kulübüydük finansal açıdan. Biz aldığımız tabloyu size anlatmaya çalışıyoruz. Biz geldiğimizde bu kadar kötü bir tablo bulacağımızı beklemiyorduk. ‘Bu kulübü bakkal gibi yönetiyorum’ diyordu Aziz Yıldırım, bakkal bile daha iyi yönetiliyordu bizim kulübümüzden. Hala hiçbir ekonomik sorunumuz olmadığını size inandırmaya çalışıyorlar. Şu an nereye geldik? Gelirlerinde hiçbir temlik olmayan, 612 milyon euro’luk borcunu 307’ye düşüren bir konuma geldik.
“O GÜN KAYBEDEREK ‘KRAL ÇIPLAK’ DURUMUNDAN KURTULDULAR”
Sanki her şey çok güzelmiş gibi tam da pandeminin ortasında hükümetimiz vergileri yüzde 15’ten 40’a yükseltti. Bunu da yönetmek zorunda kaldık. İki tane ana sponsorumuzun, kulüp dışında sebepler sebebiyle anlaşmaları sonlandırıldı. Bu sene de ilk kez kulüp gelirlerinin yüzde 50’si Bankalar Birliği’ne gitmekte. Tüm bu olumsuz sebeplere rağmen finansal açıdan gemiyi doğru istikamete çevirdik. Artık gururla söylüyorum ki finansal prangalarımızı attık. Bitti mi? Hayır, daha çok yolumuz var. Bugün Fenerbahçe’ye aday olmak çok kolay. Keşke biz 1 sene geç aday olsaydık, çok farklı bir tablo olacaktı. Onlar aslında o gün kaybederek ‘Kral çıplak’ durumundan kurtuldular.
“BİZ HERKESİ YENDİK AMA SİSTEMİ YENEMEDİK”
Tarihimizin en güçlü ve en değerli kadrolarından birini kurduk. Sayın Aziz Yıldırım buna katılmıyor, geçmişten isimler sayıyor, bir şey demiyoruz. Aziz Yıldırım’ın 20 yıllık döneminde 90 puan aşılmamıştı, bu sene aşıldı. Kadromuzu başarılı bulmayabilirsiniz şampiyon olamadığımız için. Biz herkesi yendik ama sistemi yenemedik. Biz sezon başında herkese 3-5 atarken rakibimiz zorla tek farkla kazandı. O maçlarda ne kadar ittirildiklerini hatırlayın. Evet açıldılar sezon sonunda. Sızdırılan hakem görüntüsünü hatırlayın, ‘Niye verdin o penaltıyı?’ dendiğinde ‘Baskı vardı’ diyor. Dürüst bir insan sızdırmış o videoyu Allah razı olsun. Ben zannettim ki ortalık ayağa kalkacak, 2 gün konuşuldu, unutuldu.
“PİŞKİN PİŞKİN ‘KOÇSPOR’ DİYOR”
Sayın Aziz Yıldırım pişkin pişkin ‘Koçspor’ diyor. Koç Grubu’nun tablodaki yeri yüzde 35-40 civarında. Daha iyi sponsorlar getirecekmiş, o zaman niye getirmedin? Maddi fedakarlıklarımızı bir kez duydunuz mu bizden? Tek duyduğunuz ‘Bir kuruş alacağımız yoktur’ oldu. Cumartesi günü, kulübümüz zordayken bazı yöneticilere nasıl kolaylık sağlandığını anlatacağım. Belki bana kızacaksınız… Kulübümüz bugün özgürce hareket edebilecek konumda. İşte o yüzden Mourinho bugün Fenerbahçe’de.
“MOURINHO TRANSFERİ AZİZ YILDIRIM’IN DA DENGESİ BOZMUŞ”
Hayal tüccarlığı yapmadığımızı bu sene kurduğumuz kadrodan gördünüz, Jose Mourinho hamlemizden gördünüz. Size şunu söylüyoruz; çok daha net göreceksiniz. Dünyada gelmiş geçmiş en iyi 5 hocadan biri, lider, ‘Winner’ bir isim. Sayın Acun Ilıcalı’nın söylediği gibi şimdiden ailemizden biri oldu. Mourinho transferi sadece rakiplerin değil, Aziz Yıldırım’ın da dengesini bozmuş olacak ki son söylemleri kabul edilebilir değil. ‘Açıktan menajere para’ verdi diyor, kabul etmiyor böyle bir hocanın bizi tercih edebilmesini. Diğer yöneticisi de ‘Biz biliriz o menjaeri’ diyor. Araştırdık ne dertleri var Jorge Mendes ile diye. Meğerse adama borç takmışlar Bruno Alves transferinde, biz ödemişiz. İş o kadar çirkinleşti ki… İrfan Can’ı SPK’ya şikayet edeceğini söylüyor, kulübe tehdit. ‘150 milyon euro vermediyse dava edeceğim’ diyor, bana tehdit. ‘Seni taraftarla göndereceğim’ diyor, bana tehdit. Sonra da ‘Kim engelliyor şampiyonluğu?’ diyor.
“BİZ BİLMİYOR MUYUZ HABER YAPTIRMAYI”
Sizce biz bilmiyor muyuz hepinizi heyecanlandıracak 2-3 isim ortaya atmayı? Bazen bu yapılıyor biliyor musunuz? Para veriyorsunuz futbolcuya, adam yolluyorsunuz, fotoğraf çektiriyorsunuz. Sonra ‘Bu transfer olacak mı?’ diye haberler başlıyor. Biz bilmiyor muyuz İngiltere’ye Almanya’ya gidip uluslararası haber organizasyonlarına gidip haber yaptırmayı? Biz öyle şeyler yapmayız. Olduğu zaman açıklarız.”
]]>Buruk’un açıklamalarından satırbaşları şu şekilde;
“TRANSFERLER TARAFTARLARI MUTLU EDECEK”
“Transferde Galatasaraylı taraftarları çok mutlu edecek opsiyonlarımız var. Başkanımız bu konuda çok istekli, özellikle transferde ne istersek yapacağımızı söyledi. Başkan ve yönetimizin desteğiyle taraftara güçlü bir takım seyrettirmek istiyoruz. Galatasaray takımı çok güçlü bir kadro kuracak. Geçen sene bizim için ders. İki sene önce ortada transfer yokken hedefimizin şampiyonluk olduğunu söylemiştim. Bugün başkanımızla toplantı yaptık. Başkanım sağolsun bu sene çok güçlü bir bütçeyle transfer işinde olacağının müjdesini verdi.”
“4 MEVKİDE EKSİKLERİMİZ VAR”
“Müzedeki bütün kupaları getirsek bütün adayı dolduracağız herhalde. Galatasaray’ın teknik direktörü olmak çok ayrı bir şey. Galatasaraylıları mutlu etmek için çok çaba sarf ettik ve mutlu olduk. Önümüzdeki Süper Kupa’yı da alarak bi kupa daha hediye etmek istiyoruz taraftarlarımıza. Bir bütün olduk ve bu bütünlük bize başarıları getirdi. Şampiyonlar Ligi bizim için büyük bir hedef. Galatasaray’ın hedefleri çok büyük, Galatasaray camiası aksine izin vermez. Transferde 4 mevkide eksiklerimiz olduğunu düşünüyoruz ve buralara transfer yapacağız. Aile olabileceğimiz, bizim yapımıza uygun, uyum sağlayabilecek oyuncular arzuluyoruz. Ciro Mertens’in de sözleşmesini uzatacağız. 2 şampiyonluk sahibi oldu şimdiden.”
MOURINHO VE BRONCKHORST SÖZLERİ
Beşiktaş dün yeni hocasını açıkladı. Avrupa’da çok başarılı olmuş ve adından söz ettirmiş bir isim van Bronckhorst. Mourinho’yu zaten söylemeye gerek yok. Avrupa’da Türk futbolundan bahsettirebilecek iki isim geldi. Bu bizi daha da motive eden bir şey. Onun dışında Trabzonspor’un başında Abdullah Avcı gibi bir teknik direktör var. Bizim hedefimiz yine bu zorlu yarıştan şampiyonlukla çıkmak. Hedef 25. Bir sene bitiyor, yeni hedefler başlıyor. Transfer çalışmaları başlıyor, Galatasaray taraftarlarını mutlu edecek çok opsiyonumuz var. Başkanımız bu konuda çok istekli. Transfer konusunda ne isterse yaptığımızı söyledi.”
“KUTLAMALARDA ABARTTIĞIMIZ YERLER OLDU”
Şampiyonluk kutlamalarıyla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Kutlamalarda abarttığımız yerler oldu. Bu konuda rahatsız olduğum, mutsuz olduğum yerler oldu. Okan Buruk olarak yıllarca insanların gözünde bir imajım var. Bunun etkilenmesinden dolayı üzüldüm. Özür dilemek istiyorum. Kutlamalar bazen o coşkuyla abartılabiliyor. Kimseyi hedef göstermesek de bazen yanlışlıklar olabiliyor. Kulüp başkanları ve futbolcularda da oluyor. Birçok şeyde görüyoruz. Bu konuda rahatsız olduğumu söylemek istiyorum. Bizler örnek insanlarız. Örnek olmaya devam etmeliyiz. Türk futboluna doğru bir şekilde hizmet etmeliyiz. Türk futboluna yakışır kişiler olmalıyız. Altını çizmek istedim.
ICARDI TAKIMDA KALACAK MI?
Bugün Icardi ile konuştum. Keyfi çok iyi. Mutlu. Ailesiyle beraber. Önümüzdeki hafta Arjantin’e gidecek. Ondan sonra Temmuz’da bizimle birlikte kampa katılacak. Barış Alper bu sezon da bizimle olacak. Onunla devam edeceğiz.”
]]>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi 22 yaşındaki İsmail, geçen yıl Moldova’da yapılan Para Bilek Güreşi Avrupa Şampiyonası ile Kazakistan’da düzenlenen Para Bilek Güreşi Dünya Şampiyonası’nda 55 kilo sağ ve sol kolda altın madalyaya uzanarak kariyerindeki en iyi sonuçları elde etti.
Bu yıl sıkı çalışma döneminden geçen ancak sağ kol, dirsek ve omzundaki yırtıklar dolayısıyla istediği performansı göstermekte zorlanan milli sporcu, şubat ayındaki Türkiye Bilek Güreşi Milli Takım seçmelerinde gençlerde şampiyon olarak milli takımı temsil etmeye hak kazandı.
Slovakya’nın başkenti Bratislava’da 2-10 Mayıs’ta düzenlenen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’nda ilk kez farklı bir sıklet olan 60 kiloda mücadele eden İsmail, şampiyonada sol kolunda yırtıklar oluşmasına rağmen kürsünün 3. basamağında yerini aldı.
“Avrupa Şampiyonası’na sakat gittim”
İsmail Hacı Bekar, AA muhabirine, başarılarına yenisini eklediği için mutluluk duyduğunu dile getirdi.
Türkiye şampiyonu ünvanıyla katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda ilk kez farklı sıklette mücadele ettiğini anımsatan İsmail, “Daha önce sağ kolumda, dirseğimde ve omzumda hafif yırtıklar vardı. Avrupa Şampiyonası’na sakat gittim. Biraz da antrenman eksiğim vardı. Şampiyona sırasında da sol kolumda tekrar ufak yırtıklar oluştu.” diye konuştu.
İsmail, geçen yıl alt sıklette yarıştığına işaret ederek, “O sıklette senelerdir yarışıyordum. O sıkleti daha iyi biliyorsun ve rakiplerini daha iyi tanıyorsun. Üst sıklete geçtiğim zaman biraz daha zorlayıcı oldu. Kilo arttırdığımız için daha güçlü rakipler gelebiliyor. Farklı teknik ve taktikteki rakipleriniz oluyor. Onlara karşı şampiyon olmak bir tık daha zor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu yılı sakatlıklarından dolayı dinlenerek geçirmek istediğini belirten milli sporcu, muhtemelen Dünya Şampiyonası’nda yer alamayacağını anlattı.
İsmail, bu durumun kendisini üzdüğünü ancak ileriki senelerde daha fazla dünya şampiyonluğu için dinlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu sporda kendini belirli bir noktaya kadar zorlayabilirsin ama bundan daha fazlası ileriki senelerde katılacağın şampiyonaları etkileyebilir. Yeri geldiği zaman dinlenmek de lazım.” şeklinde konuştu.
“Bu sıklete geçmeden önce bazı rakiplerimi tanıyordum”
Avrupa Şampiyonası’ndan daha iyi derece beklediğine değinen milli sporcu, sakatlık yaşayınca vücudun istediklerini yapmaya izin vermediğini belirtti.
Rakiplerini her zaman iyi değerlendirdiğini vurgulayan İsmail, şunları söyledi:
“Bu sıklete geçmeden önce bazı rakiplerimi tanıyordum. Bu yıl Avrupa şampiyonu olan rakibim daha önceki senelerde de hem büyükler hem gençlerde Avrupa şampiyonuydu. Onlarla karşılaştım ve mücadeleler zorlu geçti. Avrupa Şampiyonası’nda sakatlıklarım ve antrenman eksikliğim dolayısıyla üçüncü oldum. Daha iyi sonuçlar elde etmek istiyordum ama madalya alarak bayrağımızı kürsüde gösterdiğim için mutluyum.”
İsmail Hacı Bekar, sakatlığını atlatıp, dinlenme sürecinde biraz daha düşük kilolarda çalışıp eksiklerini tamamlayacağını ve daha iyi şekilde dönmeye çalışacağını sözlerine ekledi.
]]>Bugüne kadar katıldıkları ulusal ve uluslararası yarışmalarda birçok şampiyonlukları ve dereceleri bulunan Çiçek Solon Şensoy ile 86 yaşındaki eşi Oktay Şensoy, insanların hobi olarak yaptıkları işlerin kendilerinin mesleği olduğunu söyledi. Anda Barut Otel’de olimpiyatlarda madalya kazanan şampiyon sporcularla bir araya gelen sporcu çift, Demirören Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu.
Türkiye ve Balkan şampiyonluklarının ardından dünya şampiyonasında da Türkiye’yi temsil ettiğini hatırlatan Çiçek Solon Şensoy, “Spor bizim hayatımızın temeli. Kendimize çizdiğimiz bir hayat yolu varsa bu ömrümüz boyunca sporla devam etti. İnsanın sevdiği işi yaptığı zaman hiç bıkmaz, hiç yorulmaz derler ya, bizimki de öyle bir şey oldu. Yani sevdiğimiz iş, daha doğrusu insanların hobi olarak yaptığı iş bizim mesleğimiz oldu. Bu yüzden sürekli mutlu olduk” ifadelerini kullandı.
“BİR ŞEYİ BAHANE EDİP KENARA ÇEKİLSEYDİM, YAPAMAZDIM”
Spor kariyerinin nasıl başladığını anlatan Çiçek Solon Şensoy, “Önce bölge şampiyonluklarıyla başladı. 1965’te bölge şampiyonluklarının hemen ardından milli takıma çağrıldım. Türkiye birincilikleri geldi. Daha sonra yaş ilerledi. 35 yaşından sonra masterlar kategorisinde yarışmalara katılmaya başladık. Orada da birincilikler oldu. Sonra o da yetmedi, dışarı açılalım dedik. Balkan şampiyonlukları oldu. İşte en son da geçen sene dünya şampiyonasına katıldım. O da şöyle oldu, ben dedim bir olimpiyata katılamadım, bir sürü imkansızlıklar oldu. Onun üzerine çocuklarım ‘madem senin isteğin bu, biz seni dünya şampiyonasına gönderelim’ dediler. Polonya’daki Salon Dünya Şampiyonası’na katıldım. Geçen sene 75-80 yaş grubunun en son yaşındaydım. Seçmeleri kazandım. Finalde koştum. Finalde sakatlandım ama yine de bırakmadım. 8’inci oldum. Sonra bu sene dedim ki, geçen sene ki yarım kalmış olan şeyi bu sene tamamlamalıyım. Polonya’da Avrupa Şampiyonası yapıldı, ona da katıldım ve 3’üncü oldum. Mesela 5 gün yemek yemezseniz ne olur? hastalanırsınız. Birtakım sıkıntılar ortaya çıkar. Aynı şey, 5 gün spor yapmazsanız vücudunuz hastalanır. Bir şeyi bahane edip kenara çekilseydim, yapamazdım. Bu herkes için geçerli, hiç fark etmez” diye konuştu.
“BAMBAŞKA BİR DUYGU”
Olimpiyat sporcularıyla aynı ortamda vakit geçirdiği için kendisini olimpiyata katılmış gibi hissettiğini belirten Şensoy, “Gerçek duygu o an böyle spontane oluştu. O kadar olimpiyat sporcusu, dünya şampiyonu ile bir arada olmak bana da o duyguyu yaşattı gerçekten. Evet onlarla yarışmıyorum ama onlarla birlikte o havayı teneffüs ediyorum. Ben bunu Polonya’da da hissetim. O kadar güzel, o ayrıcalıklı bir duygu. Orada görüyorsunuz dünyanın her yerinden gelmiş, benim yaşıtlarım da var gençler de var onları izliyorsunuz, bir şeyler öğreniyorsunuz yani çok bambaşka bir duygu” şeklinde konuştu
OKTAY ŞENSOY: ŞU ANKİ YÜRÜYÜŞ DERECELERİMLE AVRUPA ŞAMPİYONASI YA DA DÜNYA ŞAMPİYONALARINDA KÜRSÜYE ÇIKMA ŞANSIM VAR
86 yaşında olduğunu ve spora devam etmeyi düşündüğünü dile getiren Oktay Şensoy, “Ben 1952-53 yılında atletizme başladım. Bugüne kadar devam eden tek kişi sayılabilirim. Belki 1, 2 arkadaşım daha olabilir çoğu rahmetli oldu. Uzun mesafe koşucusu olarak başlamıştım. Uzun yıllar koştum. 3 bin engelli, 5 bin, 10 bin ve yarı maraton bu koşu grubum içindeydi. Son yıllarda yürüyüş cazip geldi. Yürüyüş branşına kaydım. Bu branşta da birçok rekorlar elde ettim. Türkiye rekorları, Balkan rekorları… Bunlara sahip olmak bize daha çok mutluluk veriyor. Elimizden geldiğince, devam etmek niyetindeyiz. Şu an 86 yaşındayım ve devam etmeyi düşünüyorum. Şu anki yürüyüş derecelerimle Avrupa Şampiyonası ya da dünya şampiyonalarında kürsüye çıkma şansım var. Tabii gitme imkanı olabilirse, gideceğiz, gidemezsek Balkan şampiyonalarında devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“OLİMPİK VE DÜNYA ŞAMPİYONU ARKADAŞLARLA BERABER OLMAK BİZİ OLİMPİYATTA BULUNMAK KADAR MUTLU ETTİ”
Eşiyle spor yapmanın kendilerini birbirlerine daha çok yakınlaştırdığına dikkat çeken Oktay Şensoy, “Ben hem yaş, hem de spora başlama açısından spora eşimden önce başladım. Eşimle tanıştıktan sonra atletizme, özellikle 100 metreye olan merakı onu atletizme çekti. Kendisi aynı zamanda salon oyuncusuydu. Atletizme olan heyecanı devam etti. Basketbol kaldı, atlet olarak devam ediyor. Aynı spora, aynı antrenmanlara beraber gidip, gelmek; aynı tartışmalara, aynı konuşmaları beraber yapabilmek bizi daha çok birbirimize yakınlaştırmış oluyor. Gerçekten hani bugün bu kadar olimpik ve dünya şampiyonu arkadaşlarla beraber olmak bizi olimpiyatta bulunmak kadar mutlu etti. Düzenleyen ekibe teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.
]]>Pekin 2008 ve Lonra 2012’de sporcu olarak olimpiyat deneyimi yaşayan Huysuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyunların diğer tüm yarışmalardan farklı olduğunu belirterek, “Olimpiyatlar bir sporcunun en büyük hedefi. Öncelik madalya diyoruz ama oraya katılmak bile hele judoda o kadar zor ki. Olimpiyat sıralaması için 3 yıl puan topluyorsunuz ve ilk 18’e girmeniz gerekiyor. Kota alan sporcunun maçlara girmeme gibi bir durumu yok. En son Avrupa Şampiyonası, iki grand slam ve Dünya Şampiyonası’na girdi sporcularımız. Bu gerçekten zor bir serüvendi. Olimpiyata katılamadığınız zaman moral bozukluğu oluyor. Olimpiyata gittiğiniz zaman tabii madalya en büyük hedef ama orada dünyanın 10-11 bin sayılı sporcusu arasında olmak, olimpiyat köyünde, seremonide boy göstermek bir sporcunun en büyük hayali.” diye konuştu.
Türk judo tarihinin en yüksek katılım sayısı
Huysuz, olimpik ve paralimpik oyunlar için elde edilen kota sayısına ilişkin, “Olimpik sporcularımızda 8 kotamız var. Kadınlar +78 kiloda iki sporcumuz kotayı geçti. Bunlar Kayra Özdemir ve Hilal Öztürk. Tabii Kayra dünya sıralamasının 3. basamağında olduğu için önceliği ona vereceğiz ve kendisi olimpiyatlarda ülkemizi temsil edecek. Hilal daha genç, bu tecrübesiyle ilerleyen zamanlarda, Los Angeles 2028’de ülkemizi temsil edecek. Paralimpik Oyunlar içinse 8 kotamız var şu anda. Onlar daha açıklanmadığı için tam olarak isimlerini beyan etmiyoruz. Görme engellilerin doktor kontrolünden geçerken bazıları iptal edilmişti. Özellikle bizi üzenlerden biri kadınlar 57 kilo J2 kategorisinde Zeynep Çelik. Kota almıştı, dünya sıralamasında birinciydi ama doktor kontrolünden geçemediği için itiraz hakkımızı kullandık. İtirazımız reddedildi. Hukuki anlamda bir elektronik posta daha gönderdik. Eğer olumlu cevap gelirse 9 kotamız olur.” ifadelerini kullandı.
Judoda Tokyo 2020’den sonra ikinci defa karışık takım kategorisinde madalya dağıtılacağını hatırlatan Huysuz, “Beklenti olarak 8-9 kota üzerine yoğunlaşmıştık. 7 sporcuyla katılıp hem de takım müsabakasında yarışacağız. 7 sporcuyla olimpiyat kotası aldığımız için takım müsabakasında yarışma hakkı elde ettik. 7 sporcu, (Türk judo tarihinde) şu ana kadarki en büyük katılım. Daha önceki süreçlerde puan yoktu. Puanlamayla beraber Türk judo tarihindeki en büyük katılım oldu. Takım müsabakasında yarışmamız da ayrı bir ilk oldu. İlkleri yaşıyoruz ama 2028’de çok daha başarılı bir jenerasyon geliyor. 2028’de ‘Türk judosu kaç sporcuyla gider, altın madalya alır mı?’ diye düşünmediğimiz bir olimpiyat gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.
“24 yıllık hasreti bitirmek istiyoruz”
Huysuz, Barcelona 1992’de Hülya Şenyurt’un aldığı bronz ve Sidney 2000’de Hüseyin Özkan’ın kazandığı altın madalya dışında judoda podyuma çıkamayan Türkiye’nin, Paris 2024’teki madalya hedefinin ne olacağı sorusuna, şu yanıtı verdi:
“Tokyo’da biz 3 tane madalya maçı yaptık, çok yaklaşmıştık. Çok kaliteli sporcularımız var. Avrupa Şampiyonası’nda tarihimizde ilk kez 4 madalya aldık, 2 de beşincimiz var. Dünya Şampiyonası’nda 2 madalya alıyoruz, bir sporcumuz da beşinci oluyor. Bunlar gerçekten performansın arttığını ve sporcularımızın hedef koyduğunu gösteriyor. Bir madalya da olsa Türk judosu için çok değerli ama 3-4 sporcumuzdan kesinlikle madalya bekliyoruz. Giden 7 sporcumuz da her şeyi yapabilir. Judo saniyelik, saliselik bir spor. Bazı sporcularımız sadece tecrübe olarak biraz eksik. Bazıları da hem performans hem de tecrübe olarak çok iyi geldiler. En azından 2 madalya bekliyoruz. Belki daha fazla, belki bir olabilir. Fakat madalya kesinlikle bekliyoruz. Tabii 24 yıl geçmiş. 24 yıllık hasreti de bitirmek istiyoruz. Özlemimiz ve buna ihtiyacımız var. Daha çok çocuğa dokunabilmek, daha fazla imkan sunabilmek için madalyaya ihtiyacımız var.”
Hazırlık süreci
Olimpik takımın Erzurum’daki 2 haftalık yükseklik kampını tamamlamasının ardından 15-29 Haziran tarihlerinde Hırvatistan’da diğer ülkelerle ortak çalışma gerçekleştireceği bilgisini veren Huysuz, milli judocuların temmuz ayının ilk haftasını İspanya’da geçireceği, Kastamonu Olimpiyat Hazırlık Merkezi’ndeki son kampın ardından da 22 Temmuz’da Paris’e hareket edeceğini paylaştı.
Huysuz, Kastamonu’da Kurban Bayramı’na kadar ağırlık, teknik-taktik çalışmalar yürütecek paralimpik takımın ise bayram sonrası çalışmalara tekrar başlayıp, yurt içi veya yurt dışındaki ortak kamplarla oyunlara hazırlanacağını kaydetti.
]]>YILLIK 12 MİLYON EURO
Sarı-lacivertlilerin başkanı Ali Koç, Jose Mourinho’nun tüm ekibiyle birlikte yıllık maliyetinin 12 milyon euro olduğunu bildirdi.
Koç’un açıklamalarından satır başları;
“Sayın Aziz Yıldırım, Mourinho’ya 15 M€ teklif etti. Biz Mourinho ve tüm ekibiyle 1 yıllık toplam 12 M€ karşılığında anlaştık. Mourinho’nun bize ne kadar inandığının kanıtı bu. Hem Fenerbahçe kulüp olarak hem bizler yönetim olarak aklına yattık. Sonra ne oldu? Başka kulüpler ilgilendi. Türkiye’den Beşiktaş ile görüştü. Sayın Saadettin Saran ile, Sayın Aziz Yıldırım ile görüştü. Biz bunların hepsinden önce görüştük. Mario tüm görüşmeleri yaptık. Başkaları teklif verirken biz veremezdik. Hocamız var, şampiyonluğa gidiyoruz, son maçta şampiyon olabilirdik. Bize dediler ki başkaları teklif verdi, siz ciddi değil miydiniz? Sen de hocamız olsan, sen de varken teklif vermeyiz. Bizi bekledi. Lig bittikten sonra tekrar temasa geçildi. Konuşuldu. Birbirimize aklımız yattı. Bize Aziz Bey’in yaptığı tekliften çok daha uygun şartları kabul etti. Suudi Arabistan’dan olağanüstü bir teklif vardı, onu da istemedi.
BİZ HERKESTEN ÖNCE GÖRÜŞTÜK
Hem Fenerbahçe kulüp olarak hem bizler yönetim olarak aklına yattık. Sonra ne oldu? Başka kulüpler ilgilendi. Türkiye’den Beşiktaş ile görüştü. Sayın Saadettin Saran ile, Sayın Aziz Yıldırım ile görüştü. Biz bunların hepsinden önce görüştük. Mario tüm görüşmeleri yaptık. Başkaları teklif verirken biz veremezdik. Hocamız var, şampiyonluğa gidiyoruz, son maçta şampiyon olabilirdik. Bize dediler ki başkaları teklif verdi, siz ciddi değil miydiniz? Sen de hocamız olsan, sen de varken teklif vermeyiz. Bizi bekledi. Lig bittikten sonra tekrar temasa geçildi. Konuşuldu. Birbirimize aklımız yattı. Bize Aziz Bey’in yaptığı tekliften çok daha uygun şartları kabul etti. Suudi Arabistan’dan olağanüstü bir teklif vardı, onu da istemedi.
BU SUÇ, ÇOK AĞIR BİR İDDİA
Dün Sayın Aziz Yıldırım demiş ki, ‘Ben 15 verdim, adam aptal mı, niye altına anlaşsın. Menajerlere açıktan para vermişlerdir.’ dedi. Bu suç! Çok ağır bir iddia! 20 sene Fenerbahçe başkanlığını yapmış bir insanın, böyle bir transferde bizi açıktan para vermeyle itham etmesi çok sıkıntılı bir durum. Aynı şeyi İrfan Can Kahveci’de de yaptı. Kulübü kutlayacağına, bizi SPK’ya şikayet etmekle tehdit etti. Beni değil, Fenerbahçe’yi şikayet ediyorsun. 3 milyon euro daha az. Aziz Yıldırım 15 verdim diyor, biz bütün ekibine ve kendisine 12 verdik. Sayın Aziz Bey’in ödediği 15 kendine mi, ekibine mi bilmiyorum.
MOURINHO BİZİ TERCİH ETTİ
İki tane nokta var. Bir tanesi bizim iş yapış şeklimiz. İmzalamadan açıklamayız hiçbir şeyi. Açıklasak da imzalayacak durumumuz yoktu. Biz bu işi pişirdik. Biz daha önce görüştük. Biz açıklamadık, o açıkladı diye ilk o görüştü diye bir şey yok. ‘Anlaştık’ dedi, anlaştım ne demek? El sıkışmak, imza atmak, menajerlik sözleşmesi yapmak. ‘Ben 15 verdim anlaştık, menajerle daha görüşmedik’ dedi. Transfer, komple transferdir. Menajerle anlaşmazsan transfer olmaz. Biz her zaman yaptığımız gibi işi pişirdik, bitirdik, açıkladık. Biz bekledik, onlar da bizi bekledi. Fenerbahçe, Mourinho’nun aklına yatmıştır. Çalışmak istediği yönetim olarak bizi tercih etti.
]]>Osmaniye Samet Aybaba Spor Lisesi ve Hentbol İl Temsilciliği tarafından “Havalı Hentbol Fıstıkları” projesi kapsamında düzenlenen “Mini Hentbol Şenliği” final müsabakaları tamamlandı. Okulun halı sahasında oynanan ve çok çekişmeli geçen maçlar sonunda şampiyonluğu 80. Yıl Cumhuriyet İlkokulu takımı göğüsledi. Şampiyon hentbolculara, kupa ve madalyaları Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba, Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) Başkanı Uğur Kılıç ve diğer protokol üyeleri tarafından verildi.
Osmaniye Samet Aybaba Spor Lisesinde, “Havalı Hentbol Fıstıkları” projesi kapsamında düzenlenen “Mini Hentbol Şenliği” oynanan final müsabakaları ile sona erdi. Kentteki 12 okul takımının 4 bin sporcuyla katıldığı final müsabakaları sonunda birinci 80. Yıl Cumhuriyet İlkokulu, ikinci Dede Korkut İlkokulu, üçüncü Vali İsmail Fırat İlkokulu ve dördüncü ise Ülkü İlkokulu oldu.
Düzenlenen ödül törenine, Hentbol Federasyonu Başkanı Uğur Kılıç ve Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba, Milli Eğitim Müdürü Aydın Abak, Korkut Ata Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Turgay Uzun ve OSB Müdürü Musa Gönül katıldı. Protokol, final müsabakaları sonrasında başarılı takımlara kupa ve sporculara madalya verdi.
UĞUR KILIÇ: BU BİR BAŞLANGIÇ OLDU, BUNUN DEVAMI OLACAK
Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) Başkanı Uğur Kılıç, Osmaniye’de olmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Tüm yorgunluğumu, hentbolun geleceği olan minik hentbolcuları gördüğüm zaman atıyorum zaten. Burada aslında bir yöneticinin neler yapabileceğini, bir şehri nasıl etkileyebileceğine şahit olduk. Bence kendi hentbol camiamız açısından da spor camiası açısından da bir yöneticinin bir ili, bir branşla ilgili nasıl ayağa kaldırdığını, nasıl güzel bir organizasyon yapıldığını, çocuklara nasıl değer verildiğini, velileriyle, antrenörleriyle, hakemleriyle, sporcularıyla, yöneticileriyle bir şehri nasıl bir araya getirdiğini gördük. Osmaniye çok keyifli bir şehir, bence buradan çok önemli hentbolcular çıkabilir. Bu bir başlangıç oldu. Sürdürülebilir olması önemli. İnşallah bunun devamı olacak, devamı olduğu süre içerisinde söz veriyorum bende gelmeye devam edeceğim. O yüzden, buradaki çocukların enerjisi bütün yorgunluğumu aldı diyebilirim” şeklinde konuştu.
AYLİN BAŞLAMIŞLI: HEDEFİM MİLLİ TAKIMA SPORCU GÖNDERMEK
Samet Aybaba Spor Lisesi Okul Müdürü ve Hentbol İl Temsilcisi Aylin Başlamışlı, Osmaniye’de hentbolu canlandırmak için harekete geçtiklerini belirterek, hazırladıkları “Havalı Hentbol Fıstıkları” projesi çerçevesinde Mini Hentbol Şenliği düzenlendiklerini söyledi. Aylin Başlamışlı, “İlk olarak bir 2’nci lig takımları oluşturduk. Kız erkek, ama burada dışarıdan transfer yapmak zorunda kaldık çünkü mücadele edebilmemiz için. Şunu gördük maliyet olarak bize yük olacak ve bunu devamını getiremeyeceğiz. Yapmamız gereken şey nedir, altyapı oluşturmaktı. Bunu da ilkokul öğretmenleriyle 4’üncü sınıftan altyapıyı oluşturarak bunu yavaş yavaş ilerletirsek ancak ilimize ve çocuklara faydamız olur diye düşündük. Daha sonra 12 ilkokulda 4’üncü sınıflara yönelik bir buçuk aylık bir eğitim süreci Mini Hentbol Şenliği şeklinde işte havalı hentbol fıstıkları projesi adını da koyarak fıstık da yöresel açısından, değer açısından Osmaniye’mizin simgesi olduğundan. Hentbol fıstıkları yani bu çocukları bizim kendimizin ilimizin yöresel hentbolcuları olsun diye biraz da hava katalım diye havalı olsun dedik. İnşallah benim hedefim şu, biliyorsunuz takım sporunda başarı hemen bir sene de iki sende olmuyor. 3’üncü senede il seviyesinde, bölge seviyesinde başarı kazanıyorsunuz. Dördüncü senede, bu süreçte tabii fizik olursa çocuklarda, milli takıma sporcu yetiştirmektir. Benim amacım Osmaniye’den 3 sene sonra, 4 sene sonra hentbol branşın da milli takıma sporcu göndermek, tek hedefim budur” diye konuştu.
]]>Timur’un sözlerinden satır başları;
Kolay bir basın toplantısı olmayacak tabii. Elimde olmayan nedenlerden dolayı 1 aydır, belki 1 ayı daha geçkindir gündemi meşgul ettiğim için kamuoyundan özür diliyorum.”
Erden Timur: “Ben şampiyonluktan 1-1.5 ay önce başkanımıza konuyu ilettim. Yönetim listesi verilmeden önce, yönetimde olmamla ilgili kendi talebini iletince, yakın çevreme de söylüyorum, o zaman ilettim.”
Erden Timur: “Şampiyonluk yarışı olduğu için bunu o an söylemek mümkün değildi.”
Erden Timur: “Bir şampiyonluk yarışı vardı, Florya’yı herhangi bir şekilde etkilememek gerekiyordu. Sportif AŞ’deki görevimiz devam ediyor demek durumundaydık.”
Erden Timur: “Sonrasında da şampiyonluğu kutlama sevinci vardı. Ona da limon sıkmak istemedim. Yazılı açıklayacaktım cuma günü. Perşembe günü başkan liderliğinde transfer toplantısı oldu. Onun akabinde acil bir konu da konuşuldu, takip ettiğim sponsorluk meselesi vardı. Hemen yazılı bir şey yapmayayım dedim, cuma günü akşam bilinçli bir sosyal medya kampanyası başladı. Akabinde basın toplantısı yapmaya karar verdim.”
Erden Timur: Konu şuna döndü, nazlandı falan. Öyle olmadı. İzah edeceğim. Şampiyonluk gününe kadar kimse böyle bir şey diyemezdi. Reddederdim. Şampiyonluk en önemli şey. 2 gün sonra açıklayabilirdim ama öyle değil. Süreç uzadıkça zarar verdiğimi bile bile devam etmem gerekiyordu. Yazılı açıklamadan basın toplantısına dönmemin nedeni bana gönderilen şahsi mesajları, okusanız ağlarsanız, bunlar camiadan önemli insanlar, özellikle göndermişler. sosyal medyadaki bol takipçili hesaplara, bu şeyleri göndererek, biz kaç yaşında insanlarız, bizleri de reddediyor, bu işin altında başka bir iş var diye herkese bir servis.”
Erden Timur: “Allah’ın işi ya bu, tanımadığım insandan öğrendim bunu. Onlara yakın birisi herhalde, bilmiyorum. İnsani değerlere değer veren biri. Hep bu insanların içerisindeyim, herhalde 1 yılı aşkındır olumlu hiçbir şey duymadım abi, sen bize şeytan gibi anlatılıyorsun dedi. Bu maksatlı şeyi gördükten sonra ben anlatayım dedim.”
Erden Timur: “İnsanın en önemli mayası, duygusu değerleridir.”
Erden Timur: “İnsanlar da genelde herhangi bir şeyi bu şekilde kurar. Galatasaray taraftarlığı da bu şekilde. Duygusal bağ, sonra değerlerle birleştirdiği noktalardır.”
Erden Timur: “En son Galatasaray yenilince ağladığımda kocaman adamdım. Şu yaşa geldiğimde, yaşımı söylemeye utanıyorum, hala böyle misin demesini ablamın, unutamıyorum. Taraftar olarak Galatasaray’a bağlıyım, o şekilde geldim herkes gibi, o şekilde de görevimi devam ettirmeye çalıştım.”
Erden Timur: “Bu kadar iftirayı, samimiyetsizliği sayabilirim, Galatasaray edebinde anlatabilirim bunları. Ben insan olarak bu tip şeylere duyarlı olması gerektiğine inanıyorum. Normal ben, haksızlığa çok çabuk tepki koyan, insani bir yanlış varsa orada durmayan, 10 yaşından beri arkadaşlarım dışında doğru düzgün arkadaş çevrem yoktur. Çevreme başka birisini almakta bile çok zorlanıyorum, çıkar ilişkilerinden dolayı. Aslında belki 1-2 ay sabredebileceğim bir yerde son 13-14 ayı aşkındır devam eden yoğun, planlı, kasıtlı, her noktasında yüzlerce kişi tarafından yapılan, binlerce insana ulaşan haksız, kasıtlı, organize iftiralara dayanmamın tek sebebi Galatasaray. Başka sebep yok.”
Erden Timur: “İnsanın onuruna, hayatına, çoluğunun çocuğunun rızkına, iş hayatına yapılan her türlü iftira bir noktadan sonra katlanılabilir değil. Bu dışarıdan değil. Dışarıdan yapılınca her şeye tamam, onu da önemsemiş olursam sürekli açıklamalar yaparım, Galatasaray’ın çıkarlarını savunurum. İnsanın işini gücünü etkiliyor ama problem değil. İçeriden olunca çaresi olmuyor.”
]]>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan açılış törenine Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Kayseri Mobilyacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Kayseri Mobilyacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, “Kayseri ticaret ile birlikte Ahilik kültürünün de hakim olduğu bir şehir. Kayseri’nin insanı ve esnafı 900 yıldır değerini yitirmeyen, önceliğini ve güncelliğini koruyan ve geleceğimize ışık tutan öğretilerle yetişmiştir. Bu öğretiler nedir dersek; sanayi ve ticaretin temel değeri ahlak, kalite ve standarttır. Çalışmanın ilkeleri doğru olmak, dayanıklı olmak ve sabırlı olmaktır. Huzur ve mutluluğun kaideleri şükretmek, kanaatkar olmak ve aç gözlü olmamaktır. Kayseri’de tüm bu değerlere cömert olmak, kazandığını paylaşmak ve hayırda yarışmak gibi özellikler de eklenmiştir. Bizden sonraki nesillerin bu aydınlık yola girmesini sağlamak bizler için bir borçtur. Kayseri Mobilyacılar Odası olarak çok önemli projelerin altına imza attık ve atmaya da devam ediyoruz. Gelecek nesillerin sağlıklı, zinde ve donanımlı yetişmesini sağlamak ve bu doğrultuda hazırlanan projelere destek vermek de bizler için bir borçtur. Hatta borçtan da öte bence bir vebaldir. Bu anlamda ERVA gibi, Her Ev Bir Okul gibi projelerle bizleri bu vebalden kurtaran valimize şükranlarımızı ifade etmek istiyorum. Burada gençlerimize spor yapma imkanı sunarak kötü alışkanlıklardan gençlerimizi koruyabilir ve onların milli, manevi değerlerimize uygun yetişmesine katkıda bulunabilirsek ne mutlu bizlere” dedi.
Kayseri Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali İhsan Kabakcı ise, “Avrupa Spor Şehri olma yolunda ilerleyen şehrimizde ‘Eğitimde Değerlerimizle Varız’ sloganıyla ve aynı zamanda ‘Eğitin, Sevdirin ve Olgunlaştırın’ sloganıyla gerçekten spor adına, gençlik adına muhteşem işler oluyor. Biz yapılan çalışmalarla sporcuların bazılarına ulaşabiliyorduk ama özellikle 32 kulübümüzün kurulduğu ve toplamda da 37 kulüp çalışmasının yürütüldüğü ERVA Spor Okulları’nda yoğun bir sporcu sayısına ulaşmanın da keyfini yaşıyoruz. Bugün de Kayseri Mobilyacılar Odası’nın buradaki himayelerinde muhteşem bir tesis ortaya çıktı. Bizleri gerçekten heyecanlandırıyor. ERVA Spor Okulları bu şekilde büyüyor ve bu şekilde gelişiyor” ifadelerini kullandı.
“Biz büyük bir mücadele veriyoruz”
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, sadece okul açmadıklarını büyük bir mücadele verdiklerini söyleyerek, “Hep söylüyorum; biz büyük bir mücadele veriyoruz. Biz sadece spor okulu açmıyoruz, savaş veriyoruz. Biz çocuklarımızın kötü alışkanlıkların eline düşmemesi için, onları zehirlemek isteyenlere fırsat vermemek için, gençlerimize kurulan tuzakları yıkmak için büyük bir mücadele veriyoruz. Her alanda mücadele veriyoruz. Çocuklarımızın da yakıştıkları yer olan spor okullarında, kütüphanelerde, okullarda, ilim ve bilim merkezlerinde olmaları için elimizden gelen gayreti her zaman gösteriyoruz. Kayseri’de bu işin çözüm ortağı karşımda oturan tüm STK’lardır. O yüzden Kayseri’de bugün 33. ERVA Spor Okulu’nu açıyoruz. Ben “Bunu nasıl başardınız?” diye sorduklarında bunu ancak Kayseri başarabilirdi diyorum. Kayseri’de büyük projelerin mimarı olan Ercan kardeşimin, yönetimi ile beraber özellikle gençler ve çocuklar söz konusu olduğunda içinin titrediğini ve neler yapabildiğini, her zaman bana da bunu ifade ettiğini biliyorum. Yine elini taşın altına koydu. Biz “Kayseri Mobilyacılar Odası olarak varız” dedi. Gençlerimizle bir araya gelme olarak burayı kısa bir sürede harika bir yer haline getirdiler ve spor okulunu açtılar. Annelerimiz, bura size emanet. Ne olur buraya sahip çıkın, bura sizin. Bura sizlere ve çocuklarımıza emanet. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Konuşmalardan sonra dua edilmesinin ardından protokol üyeleri ve çocuklar tarafından kurdele kesimi yapılarak, Kayseri Mobilyacılar Odası ERVA Spor Okulu hizmete açıldı. – KAYSERİ
]]>Fenerbahçe’nin teknik direktörlük görevine getirdiği Jose Mourinho, Ülker Stadyumu 1907 Tribünü’nde basın toplantısı düzenleyerek soruları yanıtladı. Toplantıda Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, sportif direktör Mario Branco ve yönetim kurulu üyeleri de yer aldı. Toplantıda ilk olarak söz alan Başkan Ali Koç, “Fenerbahçemizin geleceğe daha güvenle bakacağı yeni sezona ilk adımımızı attık. Jose Mourinho’ya ‘hoş geldin Fenerbahçe’ye’ dedik. Taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum. Kendisine müthiş bir hoş geldin kutlaması yaptık. Hocamız da böylesi bir kutlama yaşamadığını dile getirdi” diye konuştu.
“HAYAL SATMIYORUZ, GERÇEKLERİ ANLATIYORUZ”
Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım’ın “Mourinho ile anlaştım” sözünün hatırlatılması üzerine ise Koç, “Hayal satmıyoruz, gerçekleri anlatıyoruz. 6 yıldır yaptığımız transferlerle ilgili haber sızdırmadık. Burada da aynı şey oldu. Sayın Aziz Yıldırım ‘anlaştım’ dedi. Gerçeği böyle değildi. Son 2 senedir yaptığımız transferlerde göreceksiniz daha hızlı hareket ediyoruz. Bu çerçevede sayın Branco’nun yeni sezon planlamaları sonucunda yaptığı çalışmaların sonucudur bu masada oturuyor olmamız” şeklinde konuştu.
“SIRF POPÜLİST OLMAK İÇİN BOŞ VAATLERDE BULUNMAYACAĞIZ”
Hafta sonu gerçekleştirilecek Olağan Seçimli Genel Kurul toplantısı öncesinde bir transfer açıklamayı düşünmediklerini söyleyen Koç, “2 senedir Finansal Fair-Play prangalarından kurtulduk. Finansal durumumuz daha iyiye gitti. Geçen sene Tadic, Dzeko, Szymanski, Cengiz Ünder gibi transferleri yapmamızın sebebi manevra alanımızın genişlemiş olması. Bunu finansal gücümüz daha sağlıklı olduğu için yapabildik. Şampiyonluk sözü vermekle şampiyon olunmuyor. Ben şu sözü verdim. Şampiyonluk sözü vermeyi gerektirmeyecek takviyelerimiz olacak dedim. Hocamızla bu konuların toplantısını yapacağız. Sırf popülist olmak için boş vaatlerde bulunmayacağız. Biz anlaştık dersek anlaşırız. Cumartesi gününe 3-5 oy daha fazla almak için bitmemiş bir transfer açıklamayacağız. Böyle seçim kazanacaksak da kazanmayalım. Mario’nun çalışmaları ve hocanın da profil beklentileri var. Muhtemelen cumartesi gününe büyük bir açıklama yapacağımızı düşünmüyorum. Konuştuğumuz oyuncular da var. Fenerbahçe bir cazibe imkanı haline geldi. En sağlıklı şekilde ve hocamızın beklentisi doğrultusunda transferler yapacağız” ifadelerini kullandı.
“HOCA SAHAYA VE TAKIMA ODAKLANMAK İSTİYORUZ”
Jose Mourinho’nun Fenerbahçe’nin kendisine çok şey katacağını söylediğini belirten Koç, “Hocamız bu süreç içerisinde en çok Mario’nun yaptığı sunumdan etkilendi. Çünkü hoca sahaya ve takıma odaklanmak istiyoruz. Futbol dışındaki operasyonlara vakit harcamak istemiyor. Uyum içerisinde çalışabileceği bir sportif direktör olması ona bir huzur verdi. Her şeyden önemlisi tabii ki Fenerbahçe. Tarihi, taraftar potansiyeli, beklentisi ve uzun yıllardır beklediğimiz şampiyonluk… Bunlar da onu tetikledi. Hocamız ‘Fenerbahçe bana çok şey katacak’ dedi. ‘Nasıl olacak’ dedim. Buraya gelip şampiyon olursam benim için yeterli değil, yıllar sonra buraya arka arkaya kupalar getirip Avrupa’nın ilk 2 turnuvasında başarılar elde edersem Jose Mourinho o tılsımı ve kazanan karakterini oraya da uyguladı’ diyecekler” açıklamasında bulundu.
“MOURINHO FENERBAHÇE’YE PARA İÇİN GELSEYDİ SUUDİ ARABİSTAN’DA YA DA BAŞKA BİR TÜRK TAKIMINDA OLURDU”
Jose Mourinho’yu sundukları vizyon ve proje ile ikna ettiklerini söyleyen Ali Koç, “Ben 6 senedir yalanla mücadele ediyorum. Sayın Mourinho Fenerbahçe’ye para için gelseydi Suudi Arabistan’da ya da başka bir Türk takımında olurdu. Bizim sunduğumuz vizyon, beraber başarmak istediklerimiz onun daha aklına yattı ki daha uygun şartlarda bizim teklifimizi kabul etti. Biz ligimiz bitmeden kimseye teklif yapamayız dedik. Onlar da bizim teklifimizi bekledi. Kimyamız uydu ve hocamız buraya geldi. Yarın kendisi ülkesine dönecek. Mario’nun da tatil yapması gerekecek. İnşallah kadro planlamasının bir kısmını yaz kampı öncesi ya da sırasında, diğer bir kısmını da bir yola sokup turnuvalar başlamadan buraya getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
JOSE MOURINHO: DÜN BURAYA GELEN TARAFTARLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM
Dün gerçekleştirilen imza törenine vurgu yaparak sözlerine başlayan Jose Mourinho, “Başkanımızın sözlerine katılıyorum. Dün buraya gelen taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Ben şu anda ortada oturuyorum. Başkanla bunun şakasını yaptık. Eskiden ben ‘Ben Mourinho’yum’ diyordum ama şimdi ‘Ben Fenerbahçe antrenörüyüm’ diyerek kendimi tanımlandırmak istiyorum” dedi.
“BENİMLE İLK İLETİŞİME GEÇEN MARIO BRANCO’YDU”
Fenerbahçe’ye geliş süreciyle ilgili açıklamalarda bulunan tecrübeli çalıştırıcı, “Benimle ilk iletişime geçen Mario Branco’ydu. Benim buraya gelmemdeki ilgimi tetikleyen şey bu oldu. Ben transferlerle alakalı bir şey söylemedim. Ben projeyi ve istikrarı görmek istiyorum. İsimler özelinde değil profiller üzerinde konuştuk. Geçmiş kulüplerimde çalıştığım oyuncularla alakalı bir ilgim olmadı. Bu Roma için de geçerli. Şu anda acele etmenin ve duygusal davranmanın zamanı değil. Ben boşta olan bir teknik direktördüm. Kimseden sözleşmeyi imzalamam için onay almadım. Benim ailem var. Aileme danışırım. Özel dostlarım ve menajerim var. Fikirlerini alırım ama kimseden ne yapmam gerektiğine dair izin almam. Aziz Yıldırım’la da bir görüşmemiz oldu ama kendisinden bir onay almadım” diye konuştu.
“KONTRATI FENERBAHÇE İLE İMZALADIM”
Aziz Yıldırım’ın başkan seçilmesi durumunda yaşanabilecek süreçle ilgili gelen bir soruya ise Portekizli teknik direktör şöyle cevap verdi:
“2 yıl boyunca Fenerbahçe’nin teknik direktörüyüm. Ben kontratı Fenerbahçe ile imzaladım. Benim için istikrar ve proje çok önemliydi. 2 günde şunu temin edebilirim ki her şey üst düzey. Ben büyük takımlarda çalıştım ve görmüş olduğum seviye çok iyi. Gelecek haftalar bizim için kolay olmayacak. Oyuncularımızın büyük bir kısmı Avrupa şampiyonasında olacak. 2 hafta içerisinde çalışmalara başlamamız ve takımımızı Şampiyonlar Ligi elemelerine hazırlamamız gerekiyor. Fenerbahçe taraftarları için her şeyimi vereceğim. Ben başkanımız ve Mario Branco’nun sunduğu proje için buraya imza attım.”
“EĞER FENERBAHÇE’NİN HAKLARINI SAVUNMAM VE SESİMİ YÜKSELTMEM GEREKİRSE BUNU İKİ KERE DÜŞÜNMEM”
Fenerbahçe’yi uzun süredir takip ettiğini ifade eden Mourinho, “Portekiz’de Türkiye Ligi’nde haftada iki maç canlı yayınlanıyor. Ben Fenerbahçe ile iletişime geçmeden de ligi takip ediyordum. Benim iyi ve kötü şeylerim vardır. İyi-kötü diyebileceğim şey ise gittiğim yerdeki ilginin artıyor olması. Avrupa’da daha fazla insan bu ligi takip edecek. Temelde buraya Fenerbahçe için geldim. Buradaki seviyenin yükselmesini istiyorum. Eğer Fenerbahçe’nin haklarını savunmam ve sesimi yükseltmem gerekirse bunu iki kere düşünmem” şeklinde konuştu.
“KISA SÜREDE BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEK KOLAY OLMAYACAK”
Oyun felsefesi ve transfer politikası hakkında da açıklamalarda bulunan Mourinho, “Öncelikle İsmail Kartal için en iyisini diliyorum. Yapmış oldukları için kendisine teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz sezon için benim yorum yapmam etik olmaz. Ben oyuncularımın bana güvenmelerini isterim. Onların yüzüne direkt konuşmayı severim. Onların düşünceleri benim için önemli. Ben yeni geldim ve takımı görmem için zamana ihtiyacım var. Yeni sezona 22-23 Haziran’da başlayacağız gibi gözüküyor. 8 oyuncumuz Avrupa Futbol Şampiyonası’nda olacak. Kısa sürede bir şey değiştirmek kolay olmayacak. Başkanımız ve Mario takımı geliştirmek için istediklerini söylediler. Fenerbahçe taraftarlarının rüyalarını gerçekleştirmek için güçlü bir kadro kuracağız” şeklinde konuştu.
“SIFIR SÖZ VERİYORUM”
Şampiyonlar Ligi’nde grup aşamasına kalmayı hedeflediklerini söyleyen Jose Mourinho, “0 söz veriyorum. Şunun sözünü verebilirim ki, tutku ve bağlılık. Bu forma artık benim derim demiştim. Bu, benim mantalitemi gösteren bir şey. Ana hedefimiz, ligi kazanmak. Diğer 3 takıma da saygı duyuyoruz. İnsanlar büyük düşünüyorlar. Ben Avrupa’da 6 final oynadım 5 tanesini kazandım. Umarım yeni formatıyla gerçekleştirilen Şampiyonlar Ligi’ne katılabiliriz. Avrupa Ligi büyük şeyler başarabilmek daha fazla şans tanıyor ama ana hedefimiz Şampiyonlar Ligi’ne kalmak” dedi.
“TARAFTARLARIMIZIN NEYİ HAYAL ETTİĞİNİ BİLİYORUM”
Konfor alanında olmak istemediğini ve hırslı bir yapıya sahip olduğu için Fenerbahçe’ye geldiğini aktaran Jose Mourinho şunları söyledi:
“Bana sunulan bu belge doğru. Bu işin doğasına biraz aykırı. Görüşme aşamasında teknik direktörler kendi projelerini aktarmak ister. Bu sefer biraz ters oldu. Kulüp bana projelerinden bahsetti. Buranın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu biliyordum. Bana sunulan bir proje ve gösterilen seviye beni etkiledi. İkinci seviye ise hırs. Hırs nedir? Benim evim Londra’da. Londra’da bir takım çalıştırmak mıdır hırs? Herkes benim İtalya’yı ne kadar sevdiğimi biliyor. İtalya’da 5’inci, 6’ncı sırada bir takımı alıp Avrupa kupalarına götürmek midir hırs? Benim için hırs her maçı kazanmak için oynamaktır. Şampiyon olmak için her maçı kazanmanız gerekiyor. Ben taraftarlarımızın neyi hayal ettiğini biliyorum. Ben konfor alanımda olmak istemiyorum. Eğer imkanım olsa yarın antrenmanlara başlayıp haftaya ilk maçımızı oynamak isterdim.”
“BİZ BİRLİKTE KAZANIP BİRLİKTE KAYBEDİYORUZ”
Taraftarların kendilerine inanmayı ve destek olmayı hiç bırakmaması gerektiğini ifade eden tecrübeli çalıştırıcı, “Bu kültürde olmayan bir şeyi onlara öğretemezsiniz. Sakin olması gereken başkan, direktör ve teknik direktör. Taraftarların çılgın ve talepkar olması gerekiyor. Bizlerin üzerinde baskı yaratması gerekiyor. Ben tutkuyu hissetmek isterim. Bize güvenmeyi hiç bırakmasınlar. Saha içerisinde bizimle birlikte mücadele etsinler. Biz birlikte kazanıp birlikte kaybediyoruz. Kaybettiğimizden daha çok maç kazanırız umarım. Bakarsınız son dakikada attığımız bir golden sonra taraftarlarımıza koşup bu golü kutlarım çünkü hala koşabiliyorum” dedi.
Süper Lig’de geçtiğimiz sezon oluşan puan tablosuna değinen Mourinho, “Bence bir takımın 99 puan alması, diğer takımın 102 puan alması iyi bir durum değil. Diğer takımlarla aradaki fark iyi değil. Umarım lig daha çekişmeli olur. Bu farkın kapanması gerektiğini düşünüyorum. Ligin gelişmesi için herkes için iyidir. Benim başarmak istediğim şey, 99 puan toplayamasam da şampiyon olmak” diye konuştu.
“LUKAKU VE DYBALA’YI İSTEMİYORUM”
Transfer çalışmaları ve teknik ekibi hakkında bilgiler veren Mourinho, “Takımdan ayrılacak ve takıma katılacak oyuncularla ilgili her zaman dürüst olmanız gerekir. Başkanımız her zaman dürüst bir yaklaşım sergiledi. Bizim de böyle olmamız gerekiyor. Bir transfer bittikten sonra öğrenmelisiniz. Buranın kültürü biraz farklı ama bu tip işlerin gizli yapılması gerekiyor. Ben Lukaku ve Dybala’yı istemiyorum. Biz işimizi saygı duyarak yapacağız. Teknik ekibime gelecek olursak, önemli olan patron benim. Bu kişiler benim ve kulüp için çalışacak. Ben yüksek seviyede insanlarla çalışırım. O isimleri de öğreneceksiniz” ifadelerini kullandı.
“ARDA GÜLER GELMEK İSTERSE NEDEN OLMASIN”
Real Madrid’te forma giyen Arda Güler’in Fenerbahçe’ye gelmek istemesi halinde onunla çalışmak istediğini söyleyen Jose Mourinho, “Kendisi gelmek isterse neden olmasın. Dürüst olmam gerekirse Real Madrid gibi bir kulüpte oynadığınızda geri gelme niyetiniz olmaz. Kulübü gerçekten seviyorsa, kiralama bedeli ödemeyeceksek ve maaşının yüzde 75’ini Real Madrid karşılayacaksa neden olmasın” şeklinde konuştu.
MARIO BRANCO: MOURINHO İLE KONUŞAN İLK KİŞİ BENİM
Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco, Jose Mourinho’nun Fenerbahçe Teknik Direktörü olmasıyla ilgili yaşanan süreci, “Ben bu kulübe en iyi çözümleri sunmak için para kazanıyorum. En iyi oyuncuları, en iyi teknik direktörleri sağlamak için buradayım. Kronolojiden bağımsız olarak söylüyorum ki Mourinho 2 yıl boyunca teknik direktörümüz. Size net olarak şunu söylemeliyim ki en azından bu sezon için Mourinho için konuşan ilk kişi benim. Ondan sonra olan şeyler beni ilgilendiren şeyler değil. Beni ilgilendiren kısım, sportif kısım. Başkanımızın bu kulüp için sahip olduğu vizyon ile futbol tarihindeki en iyi teknik direktörlerden birinin ilgisini çekmeyi başardık. Fenerbahçe’ye geldi. Bence buna odaklanmanız gerekiyor” şeklinde açıkladı.
“TRANSFER ŞAMPİYONU OLMAK İSTEMİYORUM”
Mario Branco, yaz döneminin çeşitli sebeplerden dolayı kendileri adına çok yoğun geçeceğini belirterek, “Ben transfer şampiyonu olmak istemiyorum. Ben mayıs ayında şampiyon olmak istiyorum. Biz geçen yaz transfer konusunda iyi iş çıkardık. Ben sportif anlamda devrime inanmam. Geçen sene iyi bir iş yaptık. Takım hem performans hem de istatistik anlamında iyi iş çıkardı. Geliştirecek çok fazla noktamız var ve bunu yapacağız. İstikrar istiyoruz. Nasıl takımı daha fazla güçlendirebiliriz, buna odaklanacağız. Transfer pazarında hocamızın profiline uygun oyuncuları biliyoruz. Şu anda kulübümüz için özel bir dönemden geçiyoruz. Pazartesi gününden itibaren tam gaz çalışmak için hazırız. Zorlu bir yaz olacak. Şampiyonlar Ligi bizim için çok büyük bir hedef. Dinamik olmamız gerekiyor. Başkanımıza göstermiş olduğu yönetim tarzı için teşekkür ediyorum. Bu sayede teknik direktörümüzün istediği şekilde transfer pazarına girebileceğimizi düşünüyorum” dedi.
“HOCAMIZA ‘ARKANDA BİR ÜLKE OLACAK’ DEDİM”
Mario Branco, Jose Mourinho’yu ikna sürecinde yaptığı sunumla ilgili de detaylar paylaştı. Fenerbahçe’nin taraftarlarına vurgu yapan Branco, “Hocamızla görüşürken ona sunduğumuz projede bunun takım işi olduğunu söyledim. Bize Samandıra’da destek olan çok kişi oldu. Ben bir yabancıyım, kendisi de yabancı. Bizler neyin bizi tetiklediğini çok iyi biliyoruz. Hocamıza ‘arkanda bir ülke olacak’ dedim. 35 milyon taraftarı var. Portekiz’de 10 milyon insan var. Gülebilirsiniz ama bu büyük bir etki. Fenerbahçe’nin kendisinden çok daha küçük ülkeler var. Hocamıza tekrardan teşekkür etmek istiyorum sözlerime güvendiği için. Bu sözleri gerçekleştirmek bize, size bağlı” diye konuştu.
“KAZANMA ALIŞKANLIĞI OLAN OYUNCULAR GETİRMELİYİZ”
Transfer döneminde izleyecekleri politikayla ilgili de düşüncelerini paylaşan Branco, “Kalitenin yaşı yoktur. Şunu anlamamız gerekiyor, gerçekçi olmalıyız. Kazanma alışkanlığı olan oyuncular getirmeliyiz. Bu parametreyi genç oyuncularla birleştirirsek çok güzel olur. Fenerbahçe gibi büyük bir takımda bir kere kazanmak kolaydır ve biz arka arkaya kazanmak istiyoruz. Gelecek yıl benim Türkiye’deki 3’üncü sezonum olacak ve yabancı kuralı 3’üncü kez değişmiş olacak” açıklamasında bulundu.
]]>
Esenyurt Belediyesi’nin, 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte, bisiklet kullanımının önemine dikkat çekilerek farkındalık oluşturuldu. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in başlangıcını yaptığı etkinlikte, çocuklar Kaykay Parkı’ndan Vadi Esenyurt Parkı’na kadar sürüş deneyimi yaşadı.
Etkinlik sonunda yıl boyunca bisiklet eğitimi alan kursiyerler, madalya ve sertifikalarını Başkan Özer’den aldı. Programda konuşan Başkan Ahmet Özer, kente bisiklet kültürünü kazandırmak için pedalları hem sağlık hem de spor için çevirdiklerini söyleyerek, bisiklet kullanımının önemine değindi. Özer, içedeki bisiklet ve yürüyüş yollarını artıracaklarının da müjdesini verdi.
“Bisiklet ve yürüyüş yolları yapacağız”
Bisikletin hem doğayı koruduğunu hem de insanı sağlıklı kıldığını belirten Başkan Özer, “Araçlar bir yerden bir yere giderken, bizi rahat götürüyor ama doğaya zarar veriyor. Böyle giderse bir süre sonra bu dünya yaşanamaz bir hale gelecek. Bunu korumanın yöntemlerinden biri de bugün gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliktir. Bisiklet hem insanı sağlıklı kılıyor hem de doğaya zarar vermiyor. Fakat Esenyurt’ta bisiklet yolları yok. Bir şehir düşünün ki 1 milyon resmi nüfusu var ama yeterince yürüyüş ve bisiklet yolları yok. Bizim derhal bununla ilgili çalışma yapmamız lazım. Her şey sağlıklı toplum için. Sağlıklı toplumunda temeli sağlıklı çocuklar ve gençlerdir. Bunun yollarından biri de spor yapmaktır. Biz belediye olarak öncelikle halkın spor yapacağı alanlar yapmalıyız. Sonra amatör sporlara öncülük etmeliyiz. Sonra da varsa profesyonellere de katkı sunmalıyız” dedi.
“Esenyurt’umuzu bir spor şehri yapacağız”
Sağlıklı bir toplum için belediye tesislerinde 29 farklı branşta 35 bin 500 kişiye spor hizmeti verdiklerinin altını çizen Özer, şöyle konuştu:
“Bunu artıracağız. Herkes çevresindekileri yürümeye, spor yapmaya, bisiklet sürmeye teşvik etsin. Bisikleti hayatımızın bir parçası haline getirelim. Çevreci bir toplum olmamız lazım. Bu toplumun mimarı da kadınlarımızdır. Onların öncülüğünde, Esenyurt’u sporun, sanatın ve kültürün başkenti haline getireceğiz. Benim en büyük ideallerimden biri bu. Bundan sonra bu tür etkinliklerimizi daha da artıracağız. İlçemizdeki yürüyüş ve bisiklet yollarını çoğaltarak çocuklarımızı buna teşvik edeceğiz. Sizlerin yardımıyla Esenyurt’umuzu bir spor şehri yapacağız.”
Etkinliğe çocuklarıyla katılan anneler, memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi:
-Emine Sena Gündüz: “Bugün burada toplandık. Belediye Başkanımız güzel bir konuşma yaptıktan sonra bisikletlerimizi sürdük. Burada çok eğlenceli vakit geçirdik. Bisiklet etkinliği bittikten sonra bize madalya dağıttılar. Belediye Başkanımız Ahmet Özer’e bu etkinliği gerçekleştirdiği için teşekkür ederim. İnşallah böyle etkinlikler her zaman devam eder.”
-Zehra Batı: “Herkesin Dünya Bisiklet Günü’nü kutluyorum. Belediyemize böyle bir etkinliği düzenlediği için çok teşekkür ediyorum. Çocuklarımız çok eğlendi. Biz büyükler için de çok güzel bir aktivite oldu.”
]]>KOÇ: FENERBAHÇE TARAFTARINA TEŞEKKÜR EDERİM
Toplantının açılış konuşmasını yapan Ali Koç, “Stada gelen 35 bin taraftarımıza teşekkür ederim. Hocamıza müthiş bir ‘Hoş geldin’ kutlaması yaptık. Hocamız ve ekibinden ‘Böylesini yaşamadık’ şeklinde bir ifade duydum. Fenerbahçe’nin farkını gösterdikleri için taraftarlarımıza teşekkür ederim” dedi.
ALİ KOÇ: BİZ HAYAL SATMIYORUZ, GERÇEKLERİ ANLATIYORUZ
Bir gazetecinin “Aziz Yıldırım ‘Mourinho ile benim sayemde anlaştılar’ dedi. Bu konunun aslı nedir?” sorusunu yanıtlayan Başkan Koç, “Seçim sürecimiz var, geçen seferin iki katı oy kullanımı olacak. Fenerbahçe’nin kazandığı bir sonuç olsun. Biz hayal satmıyoruz, gerçekleri anlatıyoruz. 6 senedir hiçbir transferde haber sızdırmadık. Transferi yaptıktan sonra açıkladık. Jose Mourinho da aynı şey oldu. Sayın Yıldırım ‘Anlaştık’ dedi ama işin gerçeği böyle değildi. Gerekli açıklamayı Jose Mourinho yapacaktır. Nokta atışı hamleler yapıyoruz, daha hızlıyız ve daha planlıyız. Sayın Branco yeni sezon planlamaları neticesinde yaptığı temasların sonucu bu masada hep birlikte oturuyoruz” ifadelerini kullandı.
MOURINHO: AZİZ YILDIRIMDAN İZİN ALMADIM
“Ben bugüne kadar hep I’am Jose Mourinho diyordum. Ben Jose Mourinho. Bugünden itibaren “Ben Fenerbahçe Teknik Direktörüyüm” diyeceğim” sözleriyle açıklamalarına başlayan Mourinho da aynı soruya cevap verdi. Portekizli teknik adam, “Eğer soruyu doğru anladıysam, benimle ilk iletişime geçen kişi Mario Baranco’ydu. Bunun sonucundan Ali Koç ilk iletişime geçen kişi oldu. Buraya gelmemi tetikleyen şey bu oldu. Fenerbahçe’ye imza atmak için Aziz Yıldırım’dan onay almadım!” yanıtını verdi.
MOURINHO: BAŞKAN DEĞİŞSE DE FENERBAHÇE İÇİN ÇALIŞIRIM
61 yaşındaki teknik adam, “Aziz Yıldırım başkan seçilirse, Jose Mourinho’nun görevi devam edecek mi?” şeklindeki soruyu “Fenerbahçe’nin teknik direktörüyüm, başkan değişse de ben Fenerbahçe için çalışırım” sözleriyle cevapladı.
MOURINHO’DAN TRANSFER SÖZLERİ
Transfer dedikodularıyla ilgili de konuşan Mourinho, “Her yere gittiğimde dedikodular oluyor. Transfer anlamında kimseyle konuşmadım. İsim değil proje, istikrar görmek istiyorum. Sadece isimler üzerinden değil, profiller üzerinden konuştuk. Asla isim konuşmadık. Geçmiş kulüplerimden oyuncularıma ilgim yok. Roma’dan hiçbir oyuncuya ilgim yok. Acele etmenin, duygusal davranmanın zamanı değil” şeklinde konuştu.
BRANCO: AZİZ YILDIRIM DEĞİL, İLK BEN KONUŞTUM
Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco da konuyla ilgili “Sizlerden özür dilerim, iki yıl oldu ama Türkçe öğrenemedim. Fenerbahçe için en iyisi olması adına para kazanıyorum. En iyilerin gelmesi için buradayım. Jose Mourinho iki yıl boyunca Fenerbahçe’nin teknik direktörü. Kafalarda soru işareti olmasın, ben Mourinho ile Türkiye’ye gelmesi için konuşan ilk kişiyim. Ondan sonra olanlar beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren kısım hocamıza sunduğumuz proje. Başkanımızın bu kulüp için sahip olduğu vizyon. Bu vizyon ile futbol tarihinin en iyi teknik direktörünün ilgisini çekmeyi kazandık. CV’sinde üç farklı UEFA organizasyonunu kazanan ilk hoca Fenerbahçe’ye geldi. Bence buna odaklanmanız gerekiyor. Başkanımıza ve hocamıza teşekkür ediyorum” dedi.
]]>Esenyurt Belediyesi’nin, 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü dolayısıyla düzenlediği etkinlikte bisiklet kullanımının önemine dikkat çekilerek farkındalık oluşturuldu. Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in başlangıcını yaptığı etkinlikte çocuklar Kaykay Parkı’ndan Vadi Esenyurt Parkı’na kadar sürüş deneyimi yaşadı. Etkinlik sonunda yıl boyunca bisiklet eğitimi alan kursiyerler, madalya ve sertifikalarını Başkan Özer’den aldı. Programda konuşan Başkan Özer, kente bisiklet kültürünü kazandırmak amacıyla pedalları hem sağlık hem de spor için çevirdiklerini söyleyerek, bisiklet kullanımının önemine değindi. Özer, Esenyurt’taki bisiklet ve yürüyüş yollarını artıracaklarının da müjdesini verdi.
“Bisiklet ve yürüyüş yolları yapacağız”
Bisikletin hem doğayı koruduğunu hem de insanı sağlıklı kıldığını belirten Başkan Özer, “Araçlar bir yerden bir yere giderken bizi rahat götürüyor ama doğaya zarar veriyor. Böyle giderse bir süre sonra bu dünya yaşanamaz bir hale gelecek. Bunu korumanın yöntemlerinden biri de bugün gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliktir. Bisiklet hem insanı sağlıklı kılıyor hem de doğaya zarar vermiyor. Fakat Esenyurt’ta bisiklet yolları yok. Bir şehir düşünün ki 1 milyon resmi nüfusu var ama yeterince yürüyüş ve bisiklet yolları yok. Bizim derhal bununla ilgili çalışma yapmamız lazım. Her şey sağlıklı toplum için. Sağlıklı toplumunda temeli sağlıklı çocuklar ve gençlerdir. Bunun yollarından biri de spor yapmaktır. Biz belediye olarak öncelikle halkın spor yapacağı alanlar yapmalıyız. Sonra amatör sporlara öncülük etmeliyiz. Sonra da varsa profesyonellere de katkı sunmalıyız” diye konuştu.
“Esenyurt’umuzu bir spor şehri yapacağız”
Sağlıklı bir toplum için belediye tesislerinde 29 farklı branşta 35 bin 500 kişiye spor hizmeti verdiklerini ifade eden Başkan Özer, “Bunu artıracağız. Herkes çevresindekileri yürümeye, spor yapmaya, bisiklet sürmeye teşvik etsin. Bisikleti hayatımızın bir parçası haline getirelim. Çevreci bir toplum olmamız lazım. Bu toplumun mimarı da kadınlarımızdır. Onların öncülüğünde Esenyurt’u sporun, sanatın ve kültürün başkenti haline getireceğiz. Benim en büyük ideallerimden biri bu. Bundan sonra bu tür etkinliklerimizi daha da artıracağız. İlçemizdeki yürüyüş ve bisiklet yollarını çoğaltarak çocuklarımızı buna teşvik edeceğiz. Sizlerin yardımıyla Esenyurt’umuzu bir spor şehri yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Belediye Başkanımıza teşekkür ederim”
Etkinlikte çok eğlendiğini söyleyen Emine Sena Gündüz ise, “Bugün burada toplandık. Belediye Başkanımız güzel bir konuşma yaptıktan sonra bisikletlerimizi sürdük. Burada çok eğlenceli vakit geçirdik. Bisiklet etkinliği bittikten sonra bize madalya dağıttılar. Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer’e bu etkinliği gerçekleştirdiği için teşekkür ederim. İnşallah böyle etkinlikler her zaman devam eder” dedi.
“Çocuklarımız çok eğlendi”
Çocuğunu bisiklet günü etkinliğine getiren Zehra Batı ise, “Herkesin Dünya Bisiklet Günü’nü kutluyorum. Belediyemize böyle bir etkinliği düzenlediği için çok teşekkür ediyorum. Çocuklarımız çok eğlendi. Biz büyükler için de çok güzel bir aktivite oldu” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>TÜRKİYE Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, “Geçen yıl tarihi başarılara imza attık ilk defa Avrupa’da 2 tane aynı yıl madalya aldık. Tarihteki 3 madalyanın 2’sini geçen yıl aldık. Bir bronz bir gümüş madalyamız oldu. Bu bisiklet tarihinde ilktir” dedi.
Türkiye Bisiklet Federasyonu ve Türkmenistan, Ankara Büyükelçiliği koordinasyonunda 3 Haziran ‘Dünya Bisiklet Günü’ kapsamında, ‘Yaşanabilir bir dünya için bisikleti seçin’ sloganıyla bisiklet etkinliği düzenledi. Milli Botanik Müdürlüğü ev sahipliliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, vatandaşlar ve çocuklar bisikletleriyle Milli Botanik Botanik Bahçesi çevresinde 10 km boyunca pedal çevirdi. Etkinliğe Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu’nun yanı sıra Türkmenistan Anlara Büyükelçisi Mekan Ishanguliyev, Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe ve Jandarma Genel Komutanlığı yetkilileri katıldı.
Yaşanabilir bir dünya için bisikletin önemini bütün dünyaya haykırmak gerektiğini ifade Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, “Hep birlikte bisikleti ayağa kaldırma ve dünyada önemini anlatmayla ilgili önemli bir gün de burada birlikteyiz. İklimle ilgili, sağlıkla ilgili, sporla ilgili dünyanın gerçekten en önemli branşlarından, sporlarından bir tanesi bisiklet. Aynı zamanda da özgürlük. Bindiğiniz zaman özgürlüğünüzü hissediyorsunuz. Bu özgürlükle birlikte sağlığınıza kavuşuyorsunuz ve daha sağlıklı, daha kaliteli yaşam sürdüren bir toplum ortaya çıkıyor. Onun için herkesi şiddetle bisiklete binmeye davet ediyoruz. Burada trafikte daha az kazanın olmasıyla ilgili Jandarma Genel Komutanlığımız ile birlikte güvenli bisiklet sürüşleriyle ilgili okullarda eğitim verilmeye başlandı. Hem güvenli hem sağlıklı ve hem de özgür bir sürüş için hep birlikte bisiklete binelim. Bisikletin önemini herkes birbirine anlatsın ve daha çok bisiklete binmeyle ilgili belediyelerimizi teşvik edelim. Belediyelerimize bu konuda daha çok baskı yapalım” diye konuştu.
‘BİSİKLET TARİHİNDE İLKTİR’
Bisiklet ile ilgili sportif anlamda Türkiye’de önemli işler olduğunu kaydeden Müftüoğlu, “Geçen yıl tarihi başarılara imza attık ve ilk defa Avrupa’da 2 tane aynı yıl madalya aldık. Tarihteki 3 madalyanın 2’sini geçen yıl aldık. Bir bronz bir gümüş madalyamız oldu. Bu bisiklet tarihinde ilktir. Gelecekte artık bisiklet olimpiyata gitme değil. Olimpiyatlarda madalya kovalayan bir federasyon olarak önümüzdeki dönemlerde ortaya çıkacak. Bunun olmasıyla ilgili Konya’da bir veledrom yapılması bu veledromun yapılmasıyla ilgili bu talimatları veren ve bisikleti himayelerine alan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da bisiklet ailesi olarak teşekkür etmek istiyoruz. Spor Bakanımız, Sağlık Bakanımız, Ulaştırma Bakanımız, Tarım Bakanımız, Çevre Bakanımız bisiklete inanılmaz destek veriyorlar. Bugün burada kapılarını açan Botanik Genel Müdürlüğü’ne Tarım Bakanlığı’na teşekkür etmek istiyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyoruz. Türkmenistan büyükelçimiz de burada. Türkmenistan Devlet Başkanı olmak üzere hepsine teşekkür etmek istiyoruz”
dedi.
‘BİSİKLETE BİNMEK ULAŞIM YÖNTEMİ OLMAKTAN ÇIKTI’
Bugün, tüm dünyada bisiklet topluluklarının Dünya Bisiklet Günü’nü kutladığını söyleyen Türkmenistan Ankara Büyükelçisi Mekan Ishanguliyev, “Bu önemli tarih 2018 yılında Türkmenistan’ın girişimiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile ilan edilmiştir. Kitlesel bisiklet turları düzenlenme geleneği dünya çapında binlerce insanı bir araya getiriyor. Ankara’nın en güzel yerlerinden birinde gerçekleşen bugünkü bisiklet turuna, sporcular, Türkiye’nin Kamu ve Spor örgütlerinin yöneticileri, diplomatlar ve öğrenci gençleri katılıyor. Bisiklete binmenin uzun zamandır sadece bir ulaşım yönetimi olmaktan çıktığını belirtmek isterim. Artık birçok spor disiplini, yaygın bir turizm turu ve ayrıca onu güçlendirmek için iyi bir fırsat olarak kabul edilmektedir. Sevgili dostlar, bugün Türkmenistan’da genç nesilin sağlıklı gelişimi için ulusal sağlık sistemi bağlamında, spor yapanları için uygun ortamı oluşturulmasına özel önem verilmektedir” ifadelerinde bulundu.
]]>Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi iş birliğiyle 2 Haziran Pazar akşamı, Bodrum Belediye Meydanı’nda Bodrum Futbol Kulübünün Süper Lig’e çıkışı, binlerce taraftarla birlikte kutlandı. Kutlamalar kapsamında takım oyuncuları ve taraftarlar, araç kortejleriyle şehir turu yaptı.
Futbolcuları taşıyan aracın Milta Bodrum Marina’dan meydana yaptıkları kortejden sonra başlayan kutlama programında DJ Ersin’in sunumuyla Bodrum Futbol Kulübü Yönetim Kurulu, takım oyuncuları, teknik heyet ve protokol sahneye çıkarak kupa kaldırdı. Protokol konuşmaları, havai fişek gösterisi, kupa töreni ve Bülent Serttaş konseri ile vatandaşlar, keyifli anlar yaşadı.
Kutlamaya, Muğla Valisi İdris Akbıyık, CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Ula Kaymakamı Mehmet Rıdvan Doğan, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, CHP İlçe Başkanı Tuna Işın, Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, Bodrum Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri, Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk, yönetim kurulu üyeleri, teknik ekip, oyuncular, basın mensupları ve binlerce yurttaş katıldı.
Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk süreç boyunca yanlarında olan herkese ve eski Kulüp Başkanı Rıza Karakaya ile ekibine verdiği emeklerden dolayı teşekkür ederek, bundan sonra da herkesin desteğini beklediklerinin altını çizdi.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise Süper Lig’e çıkış sevincini paylaştığı konuşmasında şunları söyledi:
“Allah yaşatmayacağı hiçbir şeyin hayalini kurdurmaz. Bu memleket, bu şehir, sizler bu takıma inandınız. Bugün bu meydanda Bodrumspor’umuzun, doksan üç yıllık çınarımızın Süper Lig’e çıkışını kutluyoruz. Tepeden tırnağa bu takım sizin, takımınızla ne kadar iftihar etseniz azdır.”
“Süper Lig, biz geldik”
Şampiyonluğun hayırlı olmasını dileyen Başkan Mandalinci, “Süper Lig, biz geldik. Bu takıma, bu memlekete, bu yöreye bu mutluluğu yaşatan, emeği geçen herkese doksan üç yıllık Bodrum Spor Kulübü’nü kuranından o bayrağı bir üste taşımada emek gösteren geçmiş dönem başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize ve cefakar çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu takım seneye maçlarını Bodrum Şehir Stadında oynayacak” diye konuştu.
CHP Muğla Millet Vekili Süreyya Öneş Derici, “Gözümüzün bebeği Bodrumspor Süper Lig’de. Emeği geçen herkesi teker teker tebrik ediyorum. Memleketimize bu yakışırdı” ifadelerini kullandı.
Başkan Aras ve Mandalinci’den Sepetçioğlu oyunu
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve takım oyuncularıyla birlikte, Sepetçioğlu’nu oynayarak kutlamalara renk kattı.
Tarihi bir an yaşadıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Yaklaşık yüz yıllık kulüp tarihinde son yıllarda başarıdan başarıya yelken açtık. Ama bu sene çok farklı oldu. Çünkü yüz yıldır Muğla’da hatta Ege’de bir ilçenin Süper Lig’e çıkması sayılıdır. Bu takıma sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Bundan sonra da Bodrumspor’umuzun başarılarıyla hep birlikte gurur duyacağız. Ben bu duygularla Muğla’dan da Bodrumspor’umuza en büyük desteği vermeye söz veriyorum” dedi.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, 1931’den beri Bodrumspor’un çok çalıştığını ve bugün başardığının altını çizerek, “Sizlerin desteğiyle tüm Muğla tek yürek olmuş, hepsinin kalbi Bodrumspor için çarpıyor. Bu takım, Süper Lig’de de büyük başarılara imza atacak. Biz Valilik olarak tüm imkanlarımızla Bodrumspor’un yanında olacağız. Bodrum’a güzel bir stat kazandırmak için de elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bodrum yer yüzü cenneti, ülkemizin cennet köşesi, turizmin merkezi artık sporun da merkezi” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, Bülent Serttaş’ın en beğenilen şarkılarını seslendirdi. Büyük heyecana ortak olan Bodrumspor taraftarları, Bülent Serttaş’ın “Bodrum Akşamları” şarkısına hep bir ağızdan eşlik ederek keyifli saatler geçirdi.
]]>KOCAELİ – Tokat Gündem Gazetesi tarafından düzenlenen 23. Tokat En’leri Ali Şevki Eren Ödül Töreni, 2 Haziran’da Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende, İhlas Haber Ajansı İstanbul Muhabiri Halit Arslan da yılın başarılı gazetecisi ödülü aldı.
Tokat ilinin adına düzenlenen ve Türkiye tarihinin en uzun soluklu organizasyonlarından biri olan Tokat En’leri Ali Şevki Eren Ödül Töreni, Tokat Gündem Gazetesi yayın kurulu tarafından bu yıl 23. kez düzenlendi. Türkiye genelinde başarılı bulunan yönetici, milletvekili, belediye başkanı, iş dünyasından isimler, sanat, basın, spor, sivil toplum kuruluşlarının ve bireysel başarıların değerlendirildiği organizasyonda, birçok kişi ve kuruluş ödüllerini aldı. Ödül töreni, Tokat Gündem Gazetesi imtiyaz sahibi Bayram Güvercin’in açılış konuşmasıyla başladı.
Sanatçı Seyhan Güler ve Gazeteci Hakan Erden’in sunuculuğunu yaptığı ödül gecesinde, yılın başarılı gazetecileri kategorisinde yaptığı haber çalışmalarıyla İhlas Haber Ajansı İstanbul Muhabiri Halit Arslan, yılın başarılı gazetecisi ödülüne layık görüldü. Arslan ödülünü emekli vali Amir Çiçek ile Reşadiye Belediye Başkanı Ergün Ünal’dan aldı.
Halit Arslan, “Tokat Gündem Gazetesinin başarılı muhabir ödülü olarak bu ödülü almaya layık görüldük. Sahada yapmış olduğumuz haberlerimiz ve çalışmalarımızdan dolayı bize verdikleri bu ödülden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Başarılı çalışmanın eseri, gayretin mükafatı. İhlas Haber Ajansı ailesi olarak bu ödülü almaktan mutlu olduk. Gündeme dair haberleri geliştirerek yapanlar işte böyle ödüllerle mükafatlandırılıyor. Biz de Tokat Gündem gazetesi ailesine Tok Gönül Derneği’ne Filistinli kardeşlerinizi hatırladıkları ve Filistinli kardeşlerimize burada sergi yapıp buradan gelen gelirin tamamını Filistinlilere gönderdikler için ayrıca teşekkür ediyorum. İhlas Haber Ajansı olarak biz de bu ödülü alıp gerçekten gururlandık” dedi.
Reşadiye Belediye Başkanı Ergün Ünal, “Bu program dolayısıyla Tokat gündem gazetesi yöneticilerine hepsine teşekkür ediyorum. Bu etkinliği uzun süredir yapıyorlar. Hem sıladaki hem yereldeki Reşadiyelilere bir hareket getiriyorlar. Tokatlılara güzel bir etkinlik, güzel bir heyecan bu heyecanla buradayız” diye konuştu.
Tokat Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Zekeriya Yılmaz, ” Bir organizasyonun sürdürülebilir olması onun değerleri ile doğru orantılıdıt. Eğer yaptığınız organizasyonlarda bir takım temel değerleri koruyorsanız insanlar rağbet ediyor. Bu yıl Kocaeli kongre fuar merkezinde yapıyoruz. İnsanlar burada bir fuar mantığı ile buluştular. Tokat buluşması dedik adına. Bu çeyrek asırlık yayın hayatında tüm değerlerini koruyarak ve yerel yayıncılık sosyal sorumluluk olarak addettiğimiz bir anlayışla ortaya getirdiğimiz bu çalışmalar gerçekten insanlar tarafından da kabul görüyor. Dolayısıyla bundan sonra da aynı heyecanla nice 25 yıllara diyelim” dedi.
Törendeki satışlar Filistin için
Aynı zamanda, Kocaeli Belediyesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen 23. Tokat En’leri Ödül Töreni kapsamında TOKGÖNÜL Derneği organizasyonu ile açılan stantlarda ve düzenlenen yöresel defilede giyilen elbiseler ile masa örtüsü ve yazma gibi ürünlerin satışından elde edilecek gelirler Filistin’e bağışlanacak. Ayrıca, davetlilere yöresel yemeklerden olan keşkek ve Tokat sarması ile birlikte çeşitli ikramlar yapıldı.
]]>Fırat AKAY/ BODRUM,
MUĞLA’da tarihi boyunca amatör liglerde sürdürdüğü futbol serüveninde 9 yıl içinde basamakları tek tek çıkarak kentin Süper Lig’deki ilk temsilcisi olmayı başaran Bodrum FK, 1’inci Lig’deki Play-Off şampiyonluğunu taraftarıyla kutladı. Amatör kümeden 4 lig birden atlayıp bir zamanlar hayali bile kurulamayan Süper Lig’e ulaşan Bodrum, coşkulu kutlama programına imza attı. Futbolcular ve teknik ekip üstü açık otobüsle kentte tur atarken, taraftarlar meşalelerle takıma eşlik etti. Binlerce Bodrumlu’nun Belediye Meydanı’nı doldurduğu gecede şampiyonluk turu attıktan sonra meydandaki platforma tek tek seçtikleri şarkılarla anons edilerek çıkan futbolcular ile teknik heyet, kupayı havai fişek ve ışık gösterileriyle bir kez daha havaya kaldırdı. Bodrum şampiyonluk kutlamasında kentteki tüm siyasilerle birlik mesajı verirken, gecenin finalini takımın 3 yıldır üst üste oynadığı 3 finalde kulüple özdeşlen, “Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim” parçasını seslendiren Bülent Serttaş yaptı.
BAŞKAN ÖZTÜRK: BORÇSUZ OLARAK SÜPER LİG’E ÇIKTIK
Belediye kulübüyken 4 yıl önce şirketleşen kulübü hisselerinin çoğunluğunu devralarak önce 1’inci Lig’e, ardından Süper Lig’e taşıyan Bodrum FK Başkanı Fikret Öztürk, borçsuz bir şekilde başarıya ulaştıklarını söyledi. Öztürk gecede şirketleşme sürecini de anlatıp, “Kulübün buraya gelmesinde temel taşını atan, Bodrumspor’u dernek halinden anonim şirket haline çeviren ve çevirdiği zaman büyük eleştirilere uğrayan Rıza Karakaya’ya ve ekibine canı gönülden teşekkür ederim. Bodrumspor’un sıkıntıda olduğu zamanda ben Ahmet Aras başkana dedim ki, ’20 tane iş adamı gelsin yüzde 5’er hisse alalım ve Bodrumspor’u belli bir yerlere taşıyalım’. Fakat 20 kişi değil yanıma 3 tane aslan ortak geldi. Desteklerini esirgemeyen yönetim kuruluna teşekkür ederim. Bu ekip bugüne kadar 24 milyon Euro para harcadı, şu anda Bodrumspor Süper Lig’de ve beş kuruş borcu yok. Biz buraya kadar getirdik, bundan sonra giderse değerli devlet adamlarının, yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin desteği olmadan bu takım gitmez” dedi.
İLÇE STADI İÇİN IŞIKLANDIRMA İZNİ ALINDI
Bodrum FK Başkanı Fikret Öztürk, Süper Lig’de iç saha maçlarını Bodrum İlçe Stadı’nda oynayabilmek için yapılacak yenilikler konusunda ışıklandırma izni aldıklarını söyledi. Öztürk, “İnşallah maçları burada oynayacağız. Yapılması gereken her şeyi elimizden geldiği kadar yapmaya çalışacağız. Sayın valimize ışıklandırma için gittik ve 1 hafta içinde gerekli ön izinler alındı. Işıklandırma işine bir an önce başlayacağız” dedi. Süper Lig standartlarına uygun olmayan 3925 kapasiteli statta önce gece maçlarını oynayabilmek için ışıklandırma yapılması planlanıyor. Bodrum sanayisinin içinde, çevresi SİT alanı olan statla ilgili ışıklandırma için 4 metre kazı izni alındığı, kazıda ekiplere yetkililerin de eşlik edeceği öğrenildi. Işıklandırmanın yanında kapasite artırımı için de çözüm aranacak.
İSMET TAŞDEMİR: BU DUYGUNUN TARİFİ YOK
Bodrum Futbol Kulübü’ne üst üste 3 final oynatıp 2’nci Lig’den ilk kez Süper Lig’e taşıyan teknik direktör olan İsmet Taşdemir, şampiyonluk gecesinde, “Bu duyguların tarifi yok. O son düdük çaldığı andan itibaren içimi çok farklı bir his kapladı. Hem şampiyonluk hem de Süper Lig’de hocalık benim hayalimdi. Nasip olursa bir aksilik olmazsa hayalimizi gerçekleştireceğiz. Yavaş yavaş her hayalimizi gerçekleştirdik diyebilirim ama hepimiz insanız hayallerimiz bitmez. Yazı atlattıktan sonra yeni hayaller ve yeni hedefler çizeriz inşallah. Biz kendi adımlarımızı ve hedeflerimizi kendi içimizde doğru atmayı tercih ediyoruz. Kadro kalitesi olarak düşük bir kadro kalitemiz var ama farklı yönlerimizle farklı özelliklerimiz çok fazla. Biz herkesin gözüne soka soka değil sahada konuşarak iş yapmaya çalıştık” diye konuştu.
KENAN ÖZER: İNŞALLAH SÜPER LİG’DE KALICI OLUR
Yıllardır kadro istikrarını koruyan Bodrum FK’da 1’inci Lig’de 2 sezondur forma giyen takımın yıldız oyuncusu Kenan Özer, “Son maça kadar çok güzel çok tatlı heyecanlar yaşadık. Bütün takımı tebrik ediyorum, hepimiz çok büyük fedakarlıklar gösterdik. Sonuç alınca her şey çok daha değerli hala geliyor. İnşallah Bodrumspor Süper Lig’de kalıcı olur” diye görüş belirtti. Kutlama gecesinde taraftarlar futbolculara büyük ilgi gösterirken en çok alkışı amatör liglerden bu yana kadroda yer alıp altyapıdan itibaren tüm kariyerini Bodrumspor’da geçiren Celal Dumanlı aldı.
VALİ AKBIYIK: SÜPER LİG’DE DE BAŞARI GELECEK
Muğla Valisi İdris Akbıyık, takımın başarılı çizgisini Süper Lig’de de sürdüreceğine inandığı söyledi. Vali Akbıyık, “Bu sevince ortak olmaktan dolayı kendimi mutlu sayıyorum. 1931’den beri Bodrumspor ve Bodrumlular büyük meşakkatlere katlandı çok çalıştı arzu etti ve bugün başardı. Bodrum, Süper Lig’de artık inşallah sizlerin desteğiyle Muğla ve tüm ilçeleri tek yürek olmuş hepsinin kalbi Bodrumspor için çarpıyor. İnşallah futbolcularımız Süper Lig’de büyük başarılara imza atacaklar” dedi.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ARAS: SAHİP ÇIKMAK BOYNUMUZUN BORCU
Önceki dönemde Bodrum Belediyesi’nde başkan olup 31 Mart’ta Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde başkanlığa seçilen Ahmet Aras, yeşil-beyazlı kulübe sahip çıkacaklarını dile getirdi. Aras, “Çok tarihi bir an yaşıyoruz. Yaklaşık 100 yıllık kulüp tarihinde son yıllarda başarıdan başarıya yelken açtık. Bu sene çok farklı oldu, Muğla’da ve Ege’de sayılıdır bir ilçenin Süper Lig’e çıkması, Bodrum’umuzun Süper Lig’e çıkması hepinizin başarısıdır. Bundan sonra iş bizlere düşüyor. Onlar sonuna kadar görevlerini yaptılar ama bu takıma sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur” diye konuştu. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise, “Allah yaşatmayacağı hiçbir şeyin hayalini kurdurmaz. Bu meydanda bugün Bodrumspor’umuzun 93 yıllık çınarımızın Süper Lig’e çıkışını kutluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
]]>Ay-yıldızlı formayla 2010-2016 yıllarında uluslararası organizasyonlara katılan 38 yaşındaki Akbaş, Almanya’da 2010’da Köln Yarı Maratonu’nda ve Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te 2012’de Balkan Maraton Şampiyonası’nda birincilik kürsüsüne çıkıp altın madalya aldı.
Spora ara veren Akbaş, 2020’den bu yana görev yaptığı Eskişehir Borsa İstanbul Fen Lisesinde öğrencileriyle oryantiringden voleybola, wushudan bilek güreşine çeşitli branşlarda 32 kupa, 170 madalya kazanma başarısı gösterdi.
Bilek güreşi, oryantiring ve wushuda kendisi gibi milli sporcuların yetişmesine katkı sunan Akbaş, sporun akademik başarıya olumlu etkisini öğrencilerine aşılıyor.
Mehmet Ali Akbaş, AA muhabirine, 2012 yılında başladığı beden eğitimi öğretmenliğini 4 senedir Eskişehir Borsa İstanbul Fen Lisesinde sürdürdüğünü söyledi.
Atletizme amatör olarak devam ettiğini belirten Akbaş, “Öğrencilerimi yarışmalara hazırlıyorum. Çeşitli branşlarda milli takıma giren ya da o formayı hak eden öğrencilerim var.” dedi.
Akbaş, 9’uncu sınıfta bilek güreşi yarışmasına götürdüğü 16 yaşındaki Zeynep Yiğit’in milli takıma seçildiğini, öğrencisinin geçen ay Slovakya’da Avrupa Gençler Bilek Güreşi Şampiyonası’nda altın madalya kazandığını dile getirdi.
Zeynep Yiğit’in birkaç ay sonra Dünya Şampiyonası’nda boy göstereceğini anlatan Akbaş, “Oryantiring branşında bir öğrencim, milli takım aday kadrosunu çağrıldı. Avrupa Oryantiring Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecek. İstanbul’da yapılan Avrupa Wushu Şampiyonası’nda altın madalya kazanan 10’uncu sınıf öğrencimiz Şerife Yorgancılar da var.” diye konuştu.
Akbaş, milli sporcuların yetişmesine antrenörleriyle katkıda bulunmaktan onur duyduğunu ifade etti.
“Yeni milli sporcular yetiştirmek çok özel bir duygu”
Okulunda 3 yıldır yaygınlaşan oryantiring branşında başarılar elde ettiklerine değinen Akbaş, 2022’de katıldıkları ilk şampiyonada Eskişehir 5’incisi olduklarını belirtti.
Geçen yıl kızlarda Türkiye ikincisi, bu sene de erkekler kategorisinde Türkiye şampiyonu oldukları bilgisini veren Akbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hedefimiz, Dünya Liseler Arası Oryantiring Şampiyonası’nda okulumuzu ve ülkemizi temsil etmek. Yeni milli sporcular yetiştirmek çok özel bir duygu. Ay-yıldızlı forma altında yaşadığım duyguları öğrencilerimin de hissetmesi mutlu ediyor. Ben de onlarla aynı yollardan geçip geldim. Öğrencilerimin başarılı olması en büyük arzum. Yurt dışında İstiklal Marşı’nı okutup, Türk bayrağının göndere çekilmesinin paha biçilemez bir duygu olduğunu onlara anlatıyorum. Okulumuz akademik olarak da başarılı. Akademik başarısı yüksek olan öğrencilerimizin spor yaparak da başarıya ulaşabileceğini göstermek istiyoruz. Sporun akademik başarıya nasıl yardımcı olduğunu anlatmayı hedefliyoruz. Okulmuzda başarılı olduğumuza inanıyorum.”
Bilek güreşi sporcusu 10’uncu sınıf öğrencisi Zeynep Yiğit ise 2022 ve 2024’te milli takıma seçildiği bilgisini verdi.
Türkiye’yi yurt dışında temsil etme onurunu yaşadığını kaydeden Zeynep, “Bu yıl Slovakya’da yapılan Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’nda sağ kolda altın madalya kazandım. Okulumuzun örnek öğretmenlerinden olan Mehmet Ali Akbaş öğretmenimiz bizi spora teşvik ediyor. Milli formayı terlettiği için bana ilham kaynağı oluyor.” ifadelerini kullandı.
Oryantiring Milli Takımı’nın kampına katılacak 11’inci sınıf öğrencisi Bayram Furkan Hızlı, 20-26 Haziran’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’nda ay-yıldızlı formayı giyeceğini anlattı.
Türkiye şampiyonu olan Arda Sızanlı ise beden eğitimi öğretmeni Mehmet Ali Akbaş sayesinde başladığı oryantiringde başarılı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
]]>Filenin Sultanları, Milletler Ligi’nde 2’nci haftayı 5’inci sırada tamamladı
– Ligin en skoreri 187 sayıyla Melissa Vargas
Gökhan HEBEPCİ – İSTANBUL,
A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Milletler Ligi’nin (VNL) 2’nci haftasını ABD galibiyetiyle tamamlarken, ligde de 5’inci sırada yer aldı.
Geçtiğimiz yıl VNL’de ilk kez şampiyon olarak adını tarihe yazdıran Filenin Sultanları, 2024 FIVB Milletler Ligi’de şu ana kadar 8 maça çıkarken, 6 mücadeleden galibiyetle ayrıldı.
İtalyan başantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki milliler, Antalya ve ABD etaplarındaki sonuçlarla 18 puan toplayarak, ilk 2 haftayı 5’inci sırada tamamladı.
Ay-yıldızlılar, FIVB Milletler Ligi’nin 14-19 Mayıs tarihlerindeki Antalya etabında 4 maç oynadı. İlk maçında Japonya’ya 3-2 mağlup olan Filenin Sultanları, Hollanda’yı 3-1 yenip, İtalya’ya ya ise 3-1 mağlup oldu. Milliler, son maçında da Fransa’yı 3-0’la geçti.
A Milli Takım, FIVB Milletler Ligi’nin ABD’deki ikinci haftasında da oynadığı 4 karşılaşmadan galibiyetle ayrıldı. Filenin Sultanları, Almanya ve Sırbistan’ı 3-1’lik skorlarla geçerken, Güney Kore’yi set vermeden 3-0, ev sahibi ABD’yi ise çekişmeli maçın sonunda 3-2 mağlup ederek haftayı 4 galibiyetle tamamladı.
FIVB Milletler Ligi’nde (VNL) 2’nci hafta sonunda 8 maçın 6’sından galibiyetle ayrılan Filenin Sultanları, 18 puanla ligde 5’inci sırada yer aldı.
LİGİN EN SKORERİ VARGAS
Milli oyuncu Melissa Vargas, toplam 187 sayıyla FIVB Milletler Ligi’nin ilk 2 haftasında en skorer isim oldu. Vargas’ı 161 sayıyla Japonya’dan Sarina Koga ve 153 sayıyla Kanada’dan Kiera Van Ryk takip etti.
VARGAS, 121 KM/H HIZLA GİDEN SMACIYLA REKOR KIRDI
A Milli Takım’ın en skorer oyuncu Melissa Vargas, ABD’yi 3-2 mağlup ettikleri karşılaşmada bir de rekora imza attı. Mücadelenin 2’nci setinde Milli Takım’ın 23’üncü sayısını atan Vargas, 121 km/h hızla giden smacıyla rekor kırdı.
ÜÇÜNCÜ HAFTA HONG KONG’DA OYNANACAK
Filenin Sultanları, 11-16 Haziran tarihlerinde Hong Kong’da oynayacağı üçüncü hafta müsabakalarında 12 Haziran’da Tayland, 13 Haziran’da Dominik Cumhuriyeti, 15 Haziran’da Çin ve 16 Haziran’da Brezilya ile karşı karşıya gelecek.
MİLLİLERİN DÜNYA SIRALAMASINDAKİ LİDERLİĞİ DEĞİŞMEDİ
Ay-yıldızlılar, FIVB Milletler Ligi’nde tamamlanan ilk 2 haftanın ardından dünya sıralamasındaki liderliğini de sürdürdü. Filenin Sultanları’nın 388.69 puanla zirvede yer aldığı sıralamada 382.13 puanla Brezilya ikinci, 373.16 puanla da Polonya üçüncü sırada yer aldı.
FİNALE DOĞRU
FIVB Milletler Ligi Finalleri’nde, finallere ev sahipliği yapan Tayland ile birlikte en güçlü yedi takım doğrudan dört çeyrek final, iki yarı final ve bronz ve altın madalya maçları olmak üzere toplam sekiz maçtan oluşan eleme aşamasına geçecek.
1’inci sıradaki takım 8’inci sıradaki takıma, 2’nci sıradaki takım 7’nci sıradaki takıma, 3’üncü sıradaki takım 6’ncı sıradaki takıma, 4’ünü sıradaki takım da 5’inci sıradaki takıma karşı çeyrek final maçı oynayacak.
Etkinliğe ev sahipliği yapan Tayland, final turuna katılmayı garantileyecek ancak ön eleme turunu ilk sekizde bitiremezse, sekizinci sıradaki takımın yerine geçecek ve seri başı olarak oynayacak.
]]>Mersin Millet Bahçesi’nde bir araya gelen basketbolcular, teknik ekip ve taraftarlar üstü açık otobüslerle kentte şehir turu yaptı. Konvoy yapan ekibe, vatandaşlar alkışlarla destek verdi. Konvoydakiler, Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Tezahüratlar eşliliğinde teknik heyet ve basketbolcuların tek tek anons edilerek sahneye davet edildiği kutlamada, oyuncular kazandıkları kupayı havaya kaldırdı. 10 yıl aradan sonra Süper Lig hasreti son bulan MSK, kente şampiyonluk gururunu yaşattı.
“Şehrimize bu şampiyonluğu hediye etmeyi çok istiyorduk”
Başantrenör Can Sevim, takımın başına geçtiği ilk günden itibaren verdikleri mücadeleyi şampiyonlukla taçlandıracaklarına inandığını söyledi. Bu doğrultu da hareket ettiğini dile getiren Sevim, mücadelenin sonunda da kazandıklarını ifade ederek, “Çok mutluyuz, çünkü şehrimize bu şampiyonluğu hediye etmeyi çok istiyorduk. Şehrimizi Süper Lig’de temsil edeceğimize bir gün olsun şüphe duymadık. Ne mutlu ki bunu başardık. Emeği geçen herkese, taraftara ve halkımıza teşekkür ediyorum. Onların desteği olmadan yapamazdık” dedi.
Play-off’a yükselmenin oldukça zorlu olduğunu dile getiren Sevim, play-off’larda oynayan her takımın birincilik için mücadele ettiğini vurgulayarak, “Orada mücadele dozu, normal sezondan çok daha yüksek oluyor. Özellikle ligin ikinci yarısında başladığımız savunmadaki agresifliğimizden enerji ve güç alarak, hücumu da beraber kontrol ettiğimiz bir yapımız vardı. Bu da bize play-off’ta çok yardımcı oldu. Hiçbir maçı bırakmadık. Play-off’larda 1-2 maç kaybettik ama ne olursa olsun her maça elimizden gelen her şeyin daha fazlasını vererek çıktık ve mücadele ettik. Sonrasında da şampiyonluk geldi” diye konuştu.
Oyunculardan taraftara teşekkür
Oyunculardan Gökhan Yazıcıoğlu, şampiyonluk maçını kazandıkları için mutlu olduğunu belirterek, “Hepimiz güzel bir sezon geçirdik. Çok mücadele ettik ve çok uğraştık. Karşılığını almak bizi çok mutlu etti” dedi.
Deniz Çelen de MSK’nın Süper Lig hedefi ile kurulmuş bir takım olduğunu dile getirerek, “Sonunda bunu başarmış olmak ve seyircinin önünde yaşamak, özellikle evimizde kazanıp da galibiyeti onlarla beraber kutlayabilmek çok keyifliydi. Hepimiz çok mutluyuz” diye konuştu.
Canberk Kuş ise taraftarların desteklerinin çok önemli olduğunu ifade ederek, “Onların desteği olmadan buralara gelemezdik. Bu şehre şampiyonluğu getirdiğimiz için çok memnun ve mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Ata Turgut da sezon mücadelesine son 2 ay kala dahil olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Burası çok güzel insanlardan oluşan bir takım. Bu yüzden çok mutluyum. Bu takım sezona şampiyonluk hedefiyle başladı ve bu hedefe ulaştık. Bu takımın en güzel yanlarından birisi de taraftarı. Gerçekten her maçta bizi destekliyorlar ve bize özel olduğumuzu hissettiriyorlar. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Onlar olmasa biz buralara gelemezdik. Onlara çok minnettarız.” – MERSİN
]]>Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde 31 Mahalli İdareler Seçimlerinden AK Parti’den tekrar Belediye Başkanı seçilen Ahmet Elbi, seçimin ardından çalışmalara başladı. Geçtiğimiz yıllarda doğalgaz gelen belde de alt ve üst yapı çalışmalarında da büyük bir ilerleme kaydedildi. Yaz aylarında yerli ve yabancı çok sayıda turistin ilgisini çeken mavi bayraklı plaja sahip Karabiga beldesinde Başkan Ahmet Elbi, seçim öncesinde spor ve sağlık alanında verdiği sözleri bir bir yerine getirmeye başladı. Mayıs ayında Ankkara çıkarması yapan Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’in destekleriyle Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan Çok Amaçlı Kapalı Spor Salonu ile Sağlık Bakanlığından Acil Sağlık Merkezi binası ve ambulans sözünü aldı. Yaklaşık 25 milyon liraya mal olması planlanan Çok Amaçlı Kapalı Spor Salonu ihale aşamasında. Kapalı spor salonu içinde voleybol, basketbol, hentbol, güreş sahası, fitness, masa tenisi gibi bir çok faaliyet alanı bulunuyor.
31 Mahalli İdareler Seçimlerinden sonra 2’nci döneme başladıklarını belirten Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, “Meclis üyelerimizle yaptığımız ilk toplantıdan sonra 1 yıllık planlamamızı oluşturduk. 1 Mayıs’ta Ankara’daydık. 4 günlük bir ziyaretimiz oldu. Seçimden önce Gençlik ve Spor Bakanımızın bize verdiği bir söz vardı. Milletvekilimiz Ayhan Gider’le yaptığımız ziyaretten sonra Karabiga’ya, gençlerimize ve bölgeye hitap edecek şekilde güzel bir çok amaçlı spor salonu kazandırmaktı. Onun sözünü almıştık. Gençlik ve Spor Bakanımız seçimi al gel demişti. 18 Mart törenlerinde de Sayın Bakanımız Çanakkale’yi ziyaret etmişti. O sırada bende kendileriyle yanlarında faaliyetlerde bulundum. Orada da yaptığımız görüşmede sen seçimi almışsın, biz sözümüzü verdik. Sözümünüz arkasındayız. 250 kişilik kapasiteli, çok amaçlı kapalı spor salonumuzu Karabiga’mıza kazandırmış olduk. Buradan Gençlik ve Spor Bakanımız ile Milletvekilimiz Sayın Ayhan Gider’e vermiş oldukları desteklerden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Şu anda kapalı spor salonunun projesi hazırlanıyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüyle koordineli olarak çalışıyoruz. İhale aşamasında, yakında zamanda ihaleye çıkıp, süreci başlatacağız. Yaklaşık 25 milyon liralık bir yatırımızı Karabiga beldemize kazandıracağız. Spor salonumuz içinde voleybol, basketbol, hentbol, güreş sahası, fitness, masa tenisi gibi gençlerimizin faydalanabileceği türde çok amaçlı kapalı spor salonunu Karabigamıza kazandırmış olacağız” dedi.
Sağlık alanında da Karabiga’ya yatırımlar yapıldığını da kaydeden Belediye Başkanı Ahmet Elbi, “Sağlık alanında seçimlerde söz vermiştik. Seçimlerin hemen akabinde sözümüzü yerine getirmek için İl Sağlık Müdürlüğümüzle, Milletvekilimizi Ayhan Gider’in desteğiyle hemen girişimlere başladık. Sağlık Bakanlığına da uğradık. Acil Sağlık Merkezi binamız çok eski bir binaydı. Onu yenilemek gerekiyordu. Girişimlere başladık. Gerekli yazışmalar başladı. Sayın Bakanımızdan Acil Sağlık Merkezinin yapılma sözünü aldık. Karabigamıza bir Acil Sağlık Merkezi yeni binasıyla, içinde cihazlarıyla birlikte kazandırmış olacağız. Bunun yanında bir de Karabiga’da bulunabilecek bir ambulansta Acil Sağlık Merkezimizde hazır olacak” diye konuştu.
Başkan Elbi, Karabiga’ya yatırımların devam edeceğini de sözlerine ekledi. – ÇANAKKALE
]]>Üniversite ve lise öğrencileri 14 kick boksçu, 15-19 Mayıs’ta İstanbul’da Dünya Kupası ve Akdeniz Şampiyonası’nda mücadele ederek altın, gümüş ve bronz olmak üzere 34 madalya kazandı. Sporcular, milli takım kriteri olan Konya’da yapılacak Türkiye şampiyonasına aralıksız hazırlanarak milli formayı giyip Türkiye’yi ve Diyarbakır’ı temsil etmek istiyor.
2. Kademe Kick Boks Antrenörü ve sporcu Dilek Erol (26), 15-19 Mayıs tarihlerinde aynı anda iki turnuvaları olduğunu söyledi. İlk olarak Dünya Kupası’na katıldıklarını, hemen aynı turnuvanın ardından Akdeniz Şampiyonası olduğunu belirten Erol, “Sabah Dünya Kupası’nda, akşam Akdeniz Şampiyonası’nda dövüşüyorduk. Bu turnuvalara 14 sporcuyla katıldık. 15 gümüş, 19 bronz madalya kazandık. Turnuvalar bizim için milli takım kriterinde olduğundan dolayı her iki turnuvaya da katılmak zorundaydık. Şu anda milli takım kriterinde iki sporcumuz var. Bunlardan biri de benim. Hem sporculuk hem de antrenörlük yapıyorum” dedi.
“Final maçlarında aynı anda dövüşüp kıran kırana mücadele ediyoruz”
Sporcusuyla aynı anda maça çıktığını aktaran Erol, “Bunun heyecanı tarif edilemez. Final maçlarında aynı anda dövüşüp kıran kırana mücadele ediyoruz. Bu turnuvada aksilik yaşayıp Avusturalyalı rakibime yenildim turnuvayı ikinci olarak tamamladım. Diğer arkadaşlarımız, Akdeniz turnuvasında iki şampiyonumuz var. Dünya Kupası’nda bir şampiyonumuz var. Onu dışında gümüş ve bronz madalyalar takip ediyor. Şu an önümüzde milli takım kriteri için son bir turnuva kaldı. Konya’da yapılacak Türkiye şampiyonası, o da bir ay sonra. Asıl milli takıma gitme kriterimizi o belirleyecek. Orada da milli takım için canla başla mücadele edeceğiz. Bunun için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
“Milli takıma en iyi şekilde sporcularımızı sokup ülkeyi, şehrimizi temsil etmek istiyoruz”
Erol, şöyle devam etti:
“Son bir turnuvamız kaldı. Orada milli takıma en iyi şekilde sporcularımızı sokup ülkeyi, şehrimizi teşmil etmek istiyoruz. İsteğimiz spora biraz daha destek. Bu 14 kişi yerine daha kalabalık gidebilirdik Dünya Kupası’na. Destek olmadığı için zorlanıyoruz. Çocukların, ailelerin bütçesi belli. Bizim milli takım belirleme kriterimiz şu şekilde olur. Yıl içinde 3 turnuva yapılır. Bir ocak ayında, bir mayıs ayında ve yazın Türkiye şampiyonası yapılır. 3 turnuvadan geçen sporcu yıl sonunda bir puanlama yapılıyor ve bu puanlama sonucunda en yüksek puanı alan kişi milli takıma gidiyor. Şu anda iki turnuvayı başarı bir şekilde geride bıraktık. Son ayağımız Türkiye şampiyonası kaldı.”
Sporculardan Merve Kaymaz (18), üniversite birinci sınıf öğrencisi olduğu ifade ederek, “Beden Eğitimi Öğretmenliği okuyorum. Bu spora 7 yıl önce arkadaşımın yönlendirmesiyle başladım. Daha sonra şu anki antrenörüm Bilgin Erol ve Dilek Erol ile tanıştım. Beni maçlara yönlendirdiler. Güzel başarılar elde ettikten sonra devam ettik. 15-19 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da iki ayrı şampiyona düzenlendi. Biri Akdeniz Şampiyonası, biri de Dünya Kupası. İki şampiyonada da yer aldım 70 kilo büyük kadınlarda dövüşüyorum. Akdeniz Şampiyonası’nda kendi branşımda şampiyon oldum. Dünya Kupası’nda ise bir ikincilik, bir üçüncülük getirdim. Bu yerlere gelmemde en büyük destekçim antrenörlerim ve ailemdi” şeklinde konuştu.
Lise son sınıf öğrencisi Mustafa Yakut (17) ise bu spora sınıf arkadaşının yönlendirmesiyle başladığını dile getirdi. Yakut, “Daha sonra Bilgin hocamla, arkadaşlarımla beraber İstanbul’a gittik Dünya Kupası’na katıldık. Dünya Kupası’nda arkadaşlarımızla beraber başarılar elde ettik. Bu turnuvada üçüncülük aldım. Akdeniz’de ikincilik aldım. Dört tane madalya elde ettim. Bir sonraki hedefimiz Konya’daki şampiyonluk” ifadelerinde bulundu. – DİYARBAKIR
]]>Almanya’nın ev sahipliğinde 14 Haziran – 14 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücadele edecek olan A Milli Futbol Takımı, turnuva hazırlıkları kapsamında özel maçta İtalya karşısına çıkacak. Milliler, yarın TSİ 22.00’de Bologna şehrinde bulunan Renato Dall’Ara Stadyumu’nda İtalya ile karşı karşıya gelecek.
A Milliler, İtalya maçının ertesi akşamı Bologna’dan, Polonya ile oynayacağı özel maç için Poznan’a hareket edecek. Burada 4 günlük bir kamp gerçekleştirecek olan ay-yıldızlılar, 9 Haziran’da ise müsabakanın yapılacağı başkent Varşova’ya geçecek.
16. randevu
Türkiye ile İtalya bugüne kadar 9’u resmi, 6’sı da özel olmak üzere toplam 15 kez oynadı. Söz konusu müsabakalarda İtalyanlar 11 kez kazanırken, 4 maç da berabere sona erdi. İki takım son olarak 29 Mart 2022 tarihinde mücadele etmiş ve Konya’da oynanan özel karşılaşmayı İtalya 3-2 kazanmıştı.
İki ülke ayrıca 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı ortak düzenleyecek.
Millilerin 625. müsabakası
A Milli Futbol Takımı, İtalya karşılamasıyla tarihindeki 625. maçını oynayacak. Ay-yıldızlılar, geride kalan 341’i resmi, 283’ü özel olmak üzere toplamda 624 karşılaşmada 1’i hükmen 242 galibiyet elde etti. Ay-yıldızlılar, 235 mağlubiyet ve 147 kez de beraberlik aldı. Türkiye, oynadığı karşılaşmalarda 852 gol kaydederken, kalesinde ise 895 gole engel olamadı.
Vincenzo Montella 7. maçında
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, ay-yıldızlıların başında bugüne kadar 3’ü resmi, 3 özel olmak üzere 6 maça çıktı. Montella yönetimindeki milliler, geride kalan müsabakalarda 3 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı.
Sebastian Gishamer düdük çalacak
İtalya – Türkiye karşılaşmasını Avusturya Futbol Federasyonu’ndan Sebastian Gishamer yönetecek. Gishamer’in yardımcılıklarını Andreas Heidenreich ile Santino Schreiner yapacak. Maçın 4. hakemi ise Antonio Rapuano olacak.
Teknik Direktör Vincenzo Montella tarafından belirlenen listede 35 futbolcu yer almıştı. Millilerde Çağlar Söyüncü ile Enes Ünal sakatlıklarından dolayı kadrodan çıkarılırken, Bertuğ Yıldırım da Ümit Milli Takım’a geçti. Ümit Milliler’in İskoçya maçı kadrosuna alınan Doğan Alemdar ve Ahmetcan Kaplan ise İtalya ile Türkiye arasında oynanacak özel maçın ardından A Milli Takım’ın kampına yeniden katılacak.
A Milli Futbol Takımı’nın, Avrupa Futbol Şampiyonası aday kadrosunda şu futbolcular yer alıyor:
Kaleciler: Altay Bayındır (Manchester United), Doğan Alemdar (Troyes), Mert Günok (Beşiktaş), Uğurcan Çakır (Trabzonspor)
Defans: Mert Müldür, Ferdi Kadıoğlu (Fenerbahçe), Zeki Çelik (Roma), Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray), Ahmetcan Kaplan (Ajax), Merih Demiral (Al-Ahli), Ozan Kabak (Hoffenheim), Samet Akaydin (Panathinaikos), Cenk Özkacar (Valencia)
Orta saha: Berat Özdemir (Trabzonspor), Can Uzun (Nürnberg), Hakan Çalhanoğlu (Inter), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Galatasaray), Okay Yokuşlu (West Bromwich), Orkun Kökçü (Benfica), Salih Özcan (Borussia Dortmund)
Forvet: Abdülkadir Ömür (Hull City), İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Yunus Akgün (Leicester City), Kenan Yıldız (Juventus), Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Oğuz Aydın (Corendon Alanyaspor), Arda Güler (Real Madrid), Cenk Tosun, Semih Kılıçsoy (Beşiktaş), Yusuf Yazıcı (Lille) – BOLOGNA
]]>MUĞLA – Bodrum Futbol Kulübü Süper Lig’e yükselmesinin ardından Bodrum’da coşkulu kutlamaya imza attı. Yeşil-beyaz meşalelerin kenti kapladığı kutlamada, futbolcular ve teknik ekip üstü açık otobüsle kentte tur atarken, önce yönetim sonra teknik ekip ve oyuncular coşkulu taraftarın önünde yoğun havai fişek gösterisi altında şampiyonluk kupasını kaldırdı. Maçların Bodrum’da oynanacağını söyleyen Bodrum FK Başkanı Fikret Öztürk, ” İnşallah maçı burada oynayacağız yapılması gereken her şeyi elimizden geldiği kadar yapmaya çalışacağız” dedi.
1’inci Lig Play-Off final maçında Sakaryaspor’u 3-1 yenerek adını Süper Lig’e yazan Bodrum FK, taraftarıyla bir araya geldi. Şampiyonluk kutlamaları kapsamında, Bodrumspor Gümbet Tesisleri önünde üstü açık otobüsle oyuncalar ve teknik ekip Belediye Meydanı’na gitmek üzere tur attı. Gümbet Değirmenler Mevkiinden, Neyzen Tevfik Caddesi’ne oradan da Belediye Meydanı’na gelen takıma binlerce taraftar meşaleler ve Bodrum FK bayraklarıyla eşlik etti. Belediye Meydanı’nda devam eden kutlamalarda oyuncular ve teknik ekip kendilerinin seçtiği şarkılar eşliğinde sahneye çıkarak taraftarı selamladı. Yönetim ve oyuncular kupayı kaldırdıktan sonra dakikalarca süren ve nefes havai fişek gösterisi geceye damga vurdu. Gecede Bodrum FK ile özdeşleşen ‘Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim’ parçasını seslendiren Bülent Serttaş’ın konseriyle taraftarlar eğlenceli dakikalar yaşadı. Kutlamalar gece boyunca devam etti.
Kulübün borcu yok
Kulübün kimseye borcu olmadığını belirten Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk, “Kulübün buraya gelmesinde temel taşını atan, Bodrumspor’u dernek halinden anonim şirket haline çeviren ve çevirdiği zaman büyük eleştirilere uğrayan Rıza Karakaya’ya ve ekibine cani gönülden teşekkür ederim. Bodrumspor’un sıkıntıda olduğu zamanda ben Ahmet başkana dedim ki, 20 tane iş adamı gelsin yüzde 5’er hisse alalım ve Bodrum FK’yi belli bir yerlere taşıyalım fakat 20 kişi değil yanıma 3 tane aslan ortak geldi. Desteklerini esirgemeyen yönetim kuruluna teşekkür ederim. Bu ekip bugüne kadar 24 milyon Euro para harcadı, şu anda Bodrum FK Süper Lig’de ve beş kuruş borcu yok. Biz buraya kadar getirdik, bundan sonra giderse değerli devlet adamlarının, değerli yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin desteği olmadan bu takım gitmez. İnşallah maçı burada oynayacağız yapılması gereken her şeyi elimizden geldiği kadar yapmaya çalışacağız. Sayın valimize ışıklandırma için gittik ve 1 hafta içinde gerekli ön izinler alındı ışıklandırma işine bir an önce başlayacağız” dedi.
Sahada konuşarak iş yapmaya çalıştık
Şampiyonluktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Bu duyguların tarifi yok, o son düdük çaldığı andan itibaren içimi çok farklı bir his kapladı. Hem şampiyonluk hem de Süper Lig’de hocalık benim hayalimdi. Nasip olursa bir aksilik olmazsa hayalimizi gerçekleştireceğiz. Yavaş yavaş her hayalimizi gerçekleştirdik diyebilirim ama hepimiz insanız hayallerimiz bitmez. Yazı atlattıktan sonra yeni hayaller ve yeni hedefler çizeriz inşallah. Biz kendi adımlarımızı ve hedeflerimizi kendi içimizde doğru atmayı tercih ediyoruz. Kadro kalitesi olarak düşük bir kadro kalitemiz var ama farklı yönlerimizle farklı özelliklerimiz çok fazla. Biz herkesin gözüne soka soka değil sahada konuşarak iş yapmaya çalıştık” diye konuştu.
Oyuncular mutlu
Şampiyonluktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden takımın yıldız oyuncu Kenan Özer, “Son maça kadar çok güzel çok tatlı heyecanlar yaşadık. Bütün takımı tebrik ediyorum hepimiz çok büyük fedakarlıklar gösterdik. Sonuç alınca her şey çok daha değerli hala geliyor. Hayalim üstü açık otobüsle Neyzen Tevfik Caddesi’ni gezmek, onu da başarırsak her şey tamamlanmış olacak. İnşallah Bodrum FK Süper Lig’de kalıcı olur” diye belirtti.
Protokolden destek mesajı
Kutlama programına katılan Muğla Valisi İdris Akbıyık, “Bu sevince ortak olmaktan dolayı kendimi mutlu sayıyorum. 1931’den beri Bodrum FK ve Bodrumlular büyük meşakkatlere katlandı çok çalıştı arzu etti ve bugün başardı. Bodrum Süper Lig’de artık inşallah sizlerin desteğiyle Muğla ve tüm ilçeleri tek yürek olmuş hepsinin kalbi Bodrum FK için çarpıyor. İnşallah futbolcularımız Süper Lig’de büyük başarılara imza atacaklar” dedi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise, “Çok tarihi bir an yaşıyoruz, yaklaşık 100 yıllık kulüp tarihinde son yıllarda başarıdan başarıya yelken açtık. Bu sene çok farklı oldu, Muğla’da ve Ege’de sayılıdır bir ilçenin Süper Lig’e çıkması, Bodrumumuzun Süper Lig’e çıkması hepinizin başarısıdır. Bundan sonra iş bizlere düşüyor onlar sonuna kadar görevlerini yaptılar ama bu takıma sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur” diye konuştu.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, ” Adana’da muhteşem bir mücadele gösterdik. Kardeşlerimi kutluyorum belki maçın 8-0 olma ihtimali vardı.” ded,.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, “Allah yaşatmayacağı hiçbir şeyin hayalini kurdurmaz. Sizler bu takıma inandınız. Bu meydanda bugün Bodrumspor’umuzun 93 yıllık çınarımızın Süper Lig’e çıkışını kutluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.” şeklinde konuştu.
Gecede Bodrum FK ile özdeşleşen ‘Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim’ parçasını seslendiren Bülent Serttaş’ın konseriyle taraftarlar eğlenceli dakikalar yaşadı. Kutlamalar gece boyunca devam etti.
]]>1’inci Lig Play-Off final maçında Sakaryaspor’u 3-1 yenerek adını Süper Lig’e yazan Bodrum FK, taraftarıyla bir araya geldi. Şampiyonluk kutlamaları kapsamında, Bodrumspor Gümbet Tesisleri önünde üstü açık otobüsle oyuncalar ve teknik ekip Belediye Meydanı’na gitmek üzere tur attı. Gümbet Değirmenler Mevkiinden, Neyzen Tevfik Caddesi’ne oradan da Belediye Meydanı’na gelen takıma binlerce taraftar meşaleler ve Bodrum FK bayraklarıyla eşlik etti. Belediye Meydanı’nda devam eden kutlamalarda oyuncular ve teknik ekip kendilerinin seçtiği şarkılar eşliğinde sahneye çıkarak taraftarı selamladı. Yönetim ve oyuncular kupayı kaldırdıktan sonra dakikalarca süren ve nefes havai fişek gösterisi geceye damga vurdu. Gecede Bodrum FK ile özdeşleşen ‘Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim’ parçasını seslendiren Bülent Serttaş’ın konseriyle taraftarlar eğlenceli dakikalar yaşadı. Kutlamalar gece boyunca devam etti.
Kulübün borcu yok
Kulübün kimseye borcu olmadığını belirten Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk, “Kulübün buraya gelmesinde temel taşını atan, Bodrumspor’u dernek halinden anonim şirket haline çeviren ve çevirdiği zaman büyük eleştirilere uğrayan Rıza Karakaya’ya ve ekibine cani gönülden teşekkür ederim. Bodrumspor’un sıkıntıda olduğu zamanda ben Ahmet başkana dedim ki, 20 tane iş adamı gelsin yüzde 5’er hisse alalım ve Bodrum FK’yi belli bir yerlere taşıyalım fakat 20 kişi değil yanıma 3 tane aslan ortak geldi. Desteklerini esirgemeyen yönetim kuruluna teşekkür ederim. Bu ekip bugüne kadar 24 milyon Euro para harcadı, şu anda Bodrum FK Süper Lig’de ve beş kuruş borcu yok. Biz buraya kadar getirdik, bundan sonra giderse değerli devlet adamlarının, değerli yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin desteği olmadan bu takım gitmez. İnşallah maçı burada oynayacağız yapılması gereken her şeyi elimizden geldiği kadar yapmaya çalışacağız. Sayın valimize ışıklandırma için gittik ve 1 hafta içinde gerekli ön izinler alındı ışıklandırma işine bir an önce başlayacağız” dedi.
Sahada konuşarak iş yapmaya çalıştık
Şampiyonluktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Bu duyguların tarifi yok, o son düdük çaldığı andan itibaren içimi çok farklı bir his kapladı. Hem şampiyonluk hem de Süper Lig’de hocalık benim hayalimdi. Nasip olursa bir aksilik olmazsa hayalimizi gerçekleştireceğiz. Yavaş yavaş her hayalimizi gerçekleştirdik diyebilirim ama hepimiz insanız hayallerimiz bitmez. Yazı atlattıktan sonra yeni hayaller ve yeni hedefler çizeriz inşallah. Biz kendi adımlarımızı ve hedeflerimizi kendi içimizde doğru atmayı tercih ediyoruz. Kadro kalitesi olarak düşük bir kadro kalitemiz var ama farklı yönlerimizle farklı özelliklerimiz çok fazla. Biz herkesin gözüne soka soka değil sahada konuşarak iş yapmaya çalıştık” diye konuştu.
Oyuncular mutlu
Şampiyonluktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden takımın yıldız oyuncu Kenan Özer, “Son maça kadar çok güzel çok tatlı heyecanlar yaşadık. Bütün takımı tebrik ediyorum hepimiz çok büyük fedakarlıklar gösterdik. Sonuç alınca her şey çok daha değerli hala geliyor. Hayalim üstü açık otobüsle Neyzen Tevfik Caddesi’ni gezmek, onu da başarırsak her şey tamamlanmış olacak. İnşallah Bodrum FK Süper Lig’de kalıcı olur” diye belirtti.
Protokolden destek mesajı
Kutlama programına katılan Muğla Valisi İdris Akbıyık, “Bu sevince ortak olmaktan dolayı kendimi mutlu sayıyorum. 1931’den beri Bodrum FK ve Bodrumlular büyük meşakkatlere katlandı çok çalıştı arzu etti ve bugün başardı. Bodrum Süper Lig’de artık inşallah sizlerin desteğiyle Muğla ve tüm ilçeleri tek yürek olmuş hepsinin kalbi Bodrum FK için çarpıyor. İnşallah futbolcularımız Süper Lig’de büyük başarılara imza atacaklar” dedi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise, “Çok tarihi bir an yaşıyoruz, yaklaşık 100 yıllık kulüp tarihinde son yıllarda başarıdan başarıya yelken açtık. Bu sene çok farklı oldu, Muğla’da ve Ege’de sayılıdır bir ilçenin Süper Lig’e çıkması, Bodrumumuzun Süper Lig’e çıkması hepinizin başarısıdır. Bundan sonra iş bizlere düşüyor onlar sonuna kadar görevlerini yaptılar ama bu takıma sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur” diye konuştu.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, ” Adana’da muhteşem bir mücadele gösterdik. Kardeşlerimi kutluyorum belki maçın 8-0 olma ihtimali vardı.” ded,.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, “Allah yaşatmayacağı hiçbir şeyin hayalini kurdurmaz. Sizler bu takıma inandınız. Bu meydanda bugün Bodrumspor’umuzun 93 yıllık çınarımızın Süper Lig’e çıkışını kutluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.” şeklinde konuştu.
Gecede Bodrum FK ile özdeşleşen ‘Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim’ parçasını seslendiren Bülent Serttaş’ın konseriyle taraftarlar eğlenceli dakikalar yaşadı. Kutlamalar gece boyunca devam etti. – MUĞLA
]]>Süper Lig’e yükselen Bodrum FK, şampiyonluğu taraftarlarıyla kutladı
Fırat AKAY/ BODRUM, – Bodrum Futbol Kulübü, Süper Lig’e yükselmesinin ardından Bodrum’da coşkulu kutlama programına imza attı. Futbolcular ve teknik ekip üstü açık otobüsle kentte tur atarken, taraftarlar meşalelerle takıma eşlik etti. Yoğun katılımla meydana gelen kutlamalarda oyuncular kendilerinin seçtiği şarkılarla sahneye çıktı ve ardından önce yönetim sonra teknik ekip ve oyuncular coşkulu taraftarının önünde yoğun havai fişek gösterisi arasında kupayı kaldırdı. Bodrumspor özdeşen ‘Aşk Bodrum’da Yaşanıyor Güzelim’ parçasını seslendiren Bülent Sertaç’ın konseriyle coşku katlanırken taraftarlar gece boyunca eğlenceli anlar yaşadı.
1’inci Lig Play-Off final maçında Sakaryaspor’u yenerek adını Süper Lig’e yazdıran Bodrum FK taraftarıyla bir araya geldi. Şampiyonluk kutlamaları kapsamında Bodrumspor Gümbet Tesisleri önünde üstü açık otobüsle oyuncalar ve teknik ekip tur attı. Gümbet Değirmenler Mevkiinden, Neyzen Tevfik Caddesi’ne oradan da Belediye Meydanı’na gelen takıma binlerce taraftar meşaleler ve bayraklarıyla eşlik etti. Belediye Meydanı’nda devam eden kutlamalarda oyuncular ve teknik ekip kendilerinin seçtiği şarkılar eşliğinde sahneye çıkarak taraftarı selamladı. Yönetim ve oyuncular kupayı kaldırdıktan sonra dakikalarca süren ve nefes havai fişek gösterisi geceye damga vurdu.
İDRİS AKBIYIK: BODRUMLULAR ÇOK ÇALIŞTI VE BAŞARDI
Muğla Valisi İdris Akbıyık, sevince ortak olmaktan dolayı kendisini mutlu saydığını belirterek, “1931’den beri Bodrumspor ve Bodrumlular büyük meşakkatlere katlandı, çok çalıştı arzu etti ve bugün başardı. Bodrum Süper Lig’de artık inşallah sizlerin desteğiyle Muğla ve tüm ilçeleri tek yürek olmuş hepsinin kalbi Bodrumspor için çarpıyor. İnşallah futbolcularımız Süper Ligde büyük başarılara imza atacaklar” dedi.
AHMET ARAS: BU TAKIMA SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras şu ifadeleri kullandı:
“Çok tarihi bir an yaşıyoruz, yaklaşık 100 yıllık kulüp tarihinde son yıllarda başarıdan başarıya yelken açtık. Bu sene çok farklı oldu, Muğla’da ve Ege’de sayılıdır bir ilçenin Süper Lig’e çıkması. Bodrum’umuzun Süper Lig’e çıkması hepinizin başarısıdır. Bundan sonra iş bizlere düşüyor. Onlar sonuna kadar görevlerini yaptılar ama bu takıma sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur.”
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, ” Adana’da muhteşem bir mücadele gösterdik. Kardeşlerimi kutluyorum belki maçın 8-0 olma ihtimali vardı.”
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, ” Allah yaşatmayacağı hiçbir şeyin hayalini kurdurmaz. Sizler bu takıma inandınız. Bu meydanda bugün Bodrumspor’umuzun 93 yıllık çınarımızın Süper Lige çıkışını kutluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”
FİKRET ÖZTÜRK: BODRUMSPOR SÜPER LİG’DE VE BEŞ KURUŞ BORCU YOK
Bodrum Futbol Kulübü Başkanı Fikret Öztürk, “Kulübün buraya gelmesinde temel taşını atan, Bodrumspor’u dernek halinden anonim şirket haline çeviren ve çevirdiği zaman büyük eleştirilere uğrayan Rıza Karakaya’ya ve ekibine canı gönülden teşekkür ederim. Bodrumspor’un sıkıntıda olduğu zamanda ben Ahmet başkana dedim ki, ’20 tane iş adamı gelsin yüzde 5’er hisse alalım ve Bodrumspor’u belli bir yerlere taşıyalım’ fakat 20 kişi değil yanıma 3 tane aslan ortak geldi. Desteklerini esirgemeyen yönetim kuruluna teşekkür ederim. Bu ekip bugüne kadar 24 milyon Euro para harcadı. Şu anda Bodrumspor Süper Lig’de ve beş kuruş borcu yok. Biz buraya kadar getirdik, bundan sonra giderse değerli devlet adamlarının, değerli yöneticilerin, sivil toplum örgütlerinin desteği olmadan bu takım gitmez. İnşallah maçları burada oynayacağız. Yapılması gereken her şeyi elimizden geldiği kadar yapmaya çalışacağız. Sayın valimize ışıklandırma için gittik ve 1 hafta içinde gerekli ön izinler alındı. Işıklandırma işine bir an önce başlayacağız” dedi.
İSMET TAŞDEMİR: BİZ SAHADA KONUŞARAK İŞ YAPMAYA ÇALIŞTIK
Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir ise şunları kaydetti:
“Bu duyguların tarifi yok o son düdük çaldığı andan itibaren içimi çok farklı bir his kapladı. Hem şampiyonluk hem de süper ligde hocalık benim hayalimdi. Nasip olursa bir aksilik olmazsa hayalimizi gerçekleştireceğiz. Yavaş yavaş her hayalimizi gerçekleştirdik diyebilirim ama hepimiz insanız hayallerimiz bitmez. Yazı atlattıktan sonra yeni hayaller ve yeni hedefler çizeriz inşallah. Biz kendi adımlarımızı ve hedeflerimizi kendi içimizde doğru atmayı tercih ediyoruz. Kadro kalitesi olarak düşük bir kadro kalitemiz var ama farklı yönlerimizle farklı özelliklerimiz çok fazla. Biz herkesin gözüne soka soka değil sahada konuşarak iş yapmaya çalıştık” diye konuştu.
Tecrübeli oyuncu Kenan Özer de “Son maça kadar çok güzel çok tatlı heyecanlar yaşadık. Bütün takımı tebrik ediyorum. Hepimiz çok büyük fedakarlıklar gösterdik. Sonuç alınca her şey çok daha değerli hala geliyor. Hayalim üstü açık otobüsle Neyzen Tevfik Caddesini gezmek onu da başarırsak her şey tamamlanmış olacak. İnşallah Bodrumspor Süper Lig’de kalıcı olur” ifadelerini kullandı.
]]>İHA Muhabiri Suat Metin 2 ödül birden aldı
ANTALYA – Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin ‘2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri’ törenle sahiplerini buldu. Törende İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülüne layık görüldü.
AGC’nin 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri töreni, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir otelde yapıldı. Törenin açılışında konuşan AGC Başkanı İdris Taş, cemiyetin gücünü meslek ilkelerinden ve köklü geçmişinden aldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Bayram Ali Çeltik de, AGC’nin yer talebini gerçekleştirdiklerini belirterek, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin ibe, “Ödül alan almayan Antalya’mızdaki tüm gazeteciler bence bu zor koşullarda hepsi birer yılın gazetecisidir, hepsini tebrik ediyorum. Zehir zemberek konuşmalardan sonra ben ne diyeyim diye epey terledim. Üniversiteye başladığım 1988 yılında Siyaset Bilimine Giriş dersinde rahmetli Prof. Dr. Bülent Daver hocamız ilk ders dedi ki; ‘Günde en az dört gazete ve en az sekiz ila on köşe yazarı okumuyorsanız dersime gelmeyin’ dedi. Çünkü o yıllarda gerçekten ülkenin gündemini Türkiye’nin belli başlı 8-10 köşe yazarı belirlerdi, onları okumazsanız ne olup ne gidiyor bilemezdiniz. Hem sağdan hem soldan mutlaka onları okumanız gerekirdi ki, siyaset dünyası nereye gidiyor bilebilesiniz. Bugün geldiğimiz noktada maalesef ülke kamuoyunu, ülke gündemini sosyal medya belirliyor. Tamamen denetimsiz, tamamen subjektif ve doğru mu yanlış mı kontrolü olmayan denetimsiz bir kaotik ortam ülke gündeminin hakimi konumunda. Bu son derece sağlıksız bir durum. Halbuki biraz önce kıymetli başkanlarımız söylediler; şehirlerin hafızası gazeteciler, toplumun vicdanı gazeteciler, kendi etik kuralları çerçevesinde işlerini yaparken sorumlulukla hareket eden yine gazeteciler. Gazetelerin yaşaması lazım, gazeteler yaşarsa gerçekten o anayasal hak olan toplumun haber alma hakkı tam olarak tezahür eder. Aksi takdirde sosyal medyanın insafına bırakırsak kimin bizi ne kadar manipüle edeceğini nereden bileceğiz. Bu çerçeve içerisinde genelgeler yazılırken bu vazgeçilmez düşünce ve ortam eğer içselleştirilirse, nasıl adalet, güvenlik, deprem hariç diyorsa belki o zaman basın da hariç denilebilir. Son olarak ben de Alex ile bitireyim. Türkçe’ye bir deyim kazandırmak Türkiye’de hiçbir futbolcuya nasip olmamıştır. Türkçe’de bir deyim var; ‘İşte filanca çok iyi ama bir Alex değil.’ Bu sadece spor için değil, her ortamda kullanılabilen bir deyim oldu. Sinan başkana teşekkür ediyoruz, ‘Bir Alex değil’ diyemeyeceğimiz bir teknik direktör getirdi, Alex’i getirdi.”
Törende konuşmaların ardından gazetecilere ödülleri verildi. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon ödülünü CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın elinden alrken, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülünü Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’dan aldı.
Ödül alan gazeteciler
Yazılı Basında Yılın Gazetecileri kategorisinde Haber dalında Gazete Duvar’dan Ceren Deniz ‘Heykeli dikilecek dava-Savcının büstünü yaptı yine de ikna edemedi’ adlı çalışmasıyla ödül alırken, Araştırma- İnceleme dalında ödüle layık eser bulunamadı. Mansiyon ödülünü Hürses Gazetesi’nden Selim Çelik, ‘İhanetin arkasındaki büyük ittifak’ adlı çalışmasıyla aldı. Röportaj dalında Incity Dergisi’nden Güldal Siğinç ‘Dünyanın ilk insansı robotu-Sophia’, Köşe Yazısı’nda Güney Haberci Aksu Gazetesi’nden Hilal Kara ‘Plancia Magna heykelini istiyor’ adlı çalışmasıyla ödül aldı. Spor Haber kategorisinde ödüle layık eser bulunamazken, mansiyonda İhlas Haber Ajansı’ndan Suat Metin ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla, Ekonomi dalında da Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe Yıldız ‘Erkenci çilek ihracatı’ çalışmasıyla ödül aldı.
Televizyon kategorisinde haber dalında Kanal V’den Sevgi Gümüş ile Kerim Osman Demirel ‘Ölüm tarlaları’ çalışmasıyla, Jüri Özel Ödülü’nde TRT Antalya’dan Ceyda Muslu ve Sayit Ersan ‘İsmail öğretmen’ adlı çalışmasıyla, mansiyon ödülünde ise Anadolu Ajansı’ndan Oktay Özden ‘Parkenin topuklu antrenörü’ adlı eseriyle ödüle layık görüldü.
Program dalında ödüle değer eser bulunamazken, En İyi Görüntü ödülü TRT Antalya’dan Ufuk Ulusoy’un ‘Tır şoförü kadın’ çalışmasına verildi. Haber Fotoğrafı kategorisinde ise Güncel Haber Fotoğrafı dalında DHA’dan Tolga Yıldırım ‘Cumburlop’, Spor Haberi Fotoğrafı’nda Akdeniz Manşet Gazetesi’nden Ramazan Bozca ‘Antalyaspor kupada turladı’, Yılın Basın Fotoğrafı ödülü de İHA’dan Suat Metin’in ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafına verildi. Kültür Sanat Haberi Fotoğrafı dalında ise ödüle layık eser bulunamadı.
Yılın Radyo Ödülü’nde ödüle layık eser bulunamazken, Sayfa Tasarımı kategorisinde Akdeniz Gerçek Gazetesi’nden Nihat Saraç’ın 30 Ağustos 2023 yılındaki 1. sayfa tasarımı ödül aldı.
Genç İletişimci Ödülü kategorisinde Yazılı Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doğa Arı ‘Hastasını enkaz altında bile yalnız bırakmadı’ adlı çalışması, Görsel Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Adilcan Özdemir ‘Atölyesinden çıkarıldı sanatını sokağa taşıdı’ çalışmasıyla, Teşvik’te ise AÜ İletişim Fakültesi’nden Alev İlyas ‘Geçmişin subayı şimdinin sahafı’ ve Yaşar Can Soylu ‘Su altında sanatsal pozlar’ eseriyle ödüle layık görüldü.
Ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, belediye başkanları ve başkan vekilleri, çok sayıda STK başkanı ve basın mensubu katıldı. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
]]>AGC’nin 2023 Yılın Gazetecileri Ödülleri töreni, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir otelde yapıldı. Törenin açılışında konuşan AGC Başkanı İdris Taş, cemiyetin gücünü meslek ilkelerinden ve köklü geçmişinden aldığını ifade etti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Bayram Ali Çeltik de, AGC’nin yer talebini gerçekleştirdiklerini belirterek, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin ibe, “Ödül alan almayan Antalya’mızdaki tüm gazeteciler bence bu zor koşullarda hepsi birer yılın gazetecisidir, hepsini tebrik ediyorum. Zehir zemberek konuşmalardan sonra ben ne diyeyim diye epey terledim. Üniversiteye başladığım 1988 yılında Siyaset Bilimine Giriş dersinde rahmetli Prof. Dr. Bülent Daver hocamız ilk ders dedi ki; ‘Günde en az dört gazete ve en az sekiz ila on köşe yazarı okumuyorsanız dersime gelmeyin’ dedi. Çünkü o yıllarda gerçekten ülkenin gündemini Türkiye’nin belli başlı 8-10 köşe yazarı belirlerdi, onları okumazsanız ne olup ne gidiyor bilemezdiniz. Hem sağdan hem soldan mutlaka onları okumanız gerekirdi ki, siyaset dünyası nereye gidiyor bilebilesiniz. Bugün geldiğimiz noktada maalesef ülke kamuoyunu, ülke gündemini sosyal medya belirliyor. Tamamen denetimsiz, tamamen subjektif ve doğru mu yanlış mı kontrolü olmayan denetimsiz bir kaotik ortam ülke gündeminin hakimi konumunda. Bu son derece sağlıksız bir durum. Halbuki biraz önce kıymetli başkanlarımız söylediler; şehirlerin hafızası gazeteciler, toplumun vicdanı gazeteciler, kendi etik kuralları çerçevesinde işlerini yaparken sorumlulukla hareket eden yine gazeteciler. Gazetelerin yaşaması lazım, gazeteler yaşarsa gerçekten o anayasal hak olan toplumun haber alma hakkı tam olarak tezahür eder. Aksi takdirde sosyal medyanın insafına bırakırsak kimin bizi ne kadar manipüle edeceğini nereden bileceğiz. Bu çerçeve içerisinde genelgeler yazılırken bu vazgeçilmez düşünce ve ortam eğer içselleştirilirse, nasıl adalet, güvenlik, deprem hariç diyorsa belki o zaman basın da hariç denilebilir. Son olarak ben de Alex ile bitireyim. Türkçe’ye bir deyim kazandırmak Türkiye’de hiçbir futbolcuya nasip olmamıştır. Türkçe’de bir deyim var; ‘İşte filanca çok iyi ama bir Alex değil.’ Bu sadece spor için değil, her ortamda kullanılabilen bir deyim oldu. Sinan başkana teşekkür ediyoruz, ‘Bir Alex değil’ diyemeyeceğimiz bir teknik direktör getirdi, Alex’i getirdi.”
Törende konuşmaların ardından gazetecilere ödülleri verildi. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Suat Metin, ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla Spor Haberi mansiyon ödülünü CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın elinden alrken, ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafıyla da Yılın Basın Fotoğrafı ödülünü Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı’dan aldı.
Ödül alan gazeteciler
Yazılı Basında Yılın Gazetecileri kategorisinde Haber dalında Gazete Duvar’dan Ceren Deniz ‘Heykeli dikilecek dava–Savcının büstünü yaptı yine de ikna edemedi’ adlı çalışmasıyla ödül alırken, Araştırma- İnceleme dalında ödüle layık eser bulunamadı. Mansiyon ödülünü Hürses Gazetesi’nden Selim Çelik, ‘İhanetin arkasındaki büyük ittifak’ adlı çalışmasıyla aldı. Röportaj dalında Incity Dergisi’nden Güldal Siğinç ‘Dünyanın ilk insansı robotu–Sophia’, Köşe Yazısı’nda Güney Haberci Aksu Gazetesi’nden Hilal Kara ‘Plancia Magna heykelini istiyor’ adlı çalışmasıyla ödül aldı. Spor Haber kategorisinde ödüle layık eser bulunamazken, mansiyonda İhlas Haber Ajansı’ndan (İHA) Suat Metin ‘Kuşağı kırmızı gözü kara’ adlı çalışmasıyla, Ekonomi dalında da Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe Yıldız ‘Erkenci çilek ihracatı’ çalışmasıyla ödül aldı.
Televizyon kategorisinde haber dalında Kanal V’den Sevgi Gümüş ile Kerim Osman Demirel ‘Ölüm tarlaları’ çalışmasıyla, Jüri Özel Ödülü’nde TRT Antalya’dan Ceyda Muslu ve Sayit Ersan ‘İsmail öğretmen’ adlı çalışmasıyla, mansiyon ödülünde ise Anadolu Ajansı’ndan Oktay Özden ‘Parkenin topuklu antrenörü’ adlı eseriyle ödüle layık görüldü.
Program dalında ödüle değer eser bulunamazken, En İyi Görüntü ödülü TRT Antalya’dan Ufuk Ulusoy’un ‘Tır şoförü kadın’ çalışmasına verildi. Haber Fotoğrafı kategorisinde ise Güncel Haber Fotoğrafı dalında DHA’dan Tolga Yıldırım ‘Cumburlop’, Spor Haberi Fotoğrafı’nda Akdeniz Manşet Gazetesi’nden Ramazan Bozca ‘Antalyaspor kupada turladı’, Yılın Basın Fotoğrafı ödülü de İHA’dan Suat Metin’in ‘Yaşam nefesi’ adlı fotoğrafına verildi. Kültür Sanat Haberi Fotoğrafı dalında ise ödüle layık eser bulunamadı.
Yılın Radyo Ödülü’nde ödüle layık eser bulunamazken, Sayfa Tasarımı kategorisinde Akdeniz Gerçek Gazetesi’nden Nihat Saraç’ın 30 Ağustos 2023 yılındaki 1. sayfa tasarımı ödül aldı.
Genç İletişimci Ödülü kategorisinde Yazılı Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doğa Arı ‘Hastasını enkaz altında bile yalnız bırakmadı’ adlı çalışması, Görsel Haber’de Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Adilcan Özdemir ‘Atölyesinden çıkarıldı sanatını sokağa taşıdı’ çalışmasıyla, Teşvik’te ise AÜ İletişim Fakültesi’nden Alev İlyas ‘Geçmişin subayı şimdinin sahafı’ ve Yaşar Can Soylu ‘Su altında sanatsal pozlar’ eseriyle ödüle layık görüldü.
Ödül törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Antalyaspor Teknik Direktörü Alex de Souza, belediye başkanları ve başkan vekilleri, çok sayıda STK başkanı ve basın mensubu katıldı. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. – ANTALYA
]]>Portekizli teknik direktör Jose Mourinho, Fenerbahçe ile iki yıllık anlaşma sağladıktan sonra İstanbul Sabiha Gökçen Havlimanı’na iniş yaptı. Kendisi için Ülker Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda düzenlenen törende taraftarlarla bir araya gelen Mourinho, 2 yıllık resmi mukaveleye imza attı.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, imza töreninde şunları söyledi:
“Büyük Fenerbahçe ailesi, büyük Fenerbahçe taraftarı; kurulduğumuzdan bu yana 100 yılın üzerinde maçlarımızı oynadığımız mabedimize, bu tarihi güne hoş geldiniz. Mabedimizle beraber ekranlarda bizi seyreden milyonlarca taraftarlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün; kulübümüz adına çok önemli, çok kıymetli, tarihi bir adıma camiamızla hep birlikte, beraber adım atıyoruz. İnşallah, Allah sonunu hayırlı getirir teknik direktörümüz Mourinho’ya hepimiz adına, milyonlarca Fenerbahçeli adına dünyayı sarsan bu büyüklüğe, bu eşsizliğe, bu tarifsiz sevgi ve aidiyete hoş geldin diyorum Sayın Mourinho’ya.
“Dünya markası olmuş bir teknik direktörümüz var”
Kendisi tartışmasız yaşayan, hayatta olmayan tüm hocalar arasında dünya tarihinin gördüğü belki de, belki de değil kesinlikle ilk 5 en iyi hocadan bir tanesi. Şu an huzurlarınızda Fenerbahçe’nin geleceği için, Fenerbahçemizin şampiyonlukları için bizi tercih etmiştir. Kendisine hoş geldin diyorum, hayırlı olsun diyorum. Kendisi dünyanın en büyük kulüplerinde 4 kez yılın teknik direktörü unvanını kazanmış, ulusal ve uluslararası kulvarlarda 27 kez kupa kazanmış, şu an dünyada tek 3 UEFA kupasını kaldıran hoca olmuş ve adını dünya futboluna yazdırmış sadece başarılı değil dünya markası olmuş bir teknik direktörümüz vardır.
Bugün attığımız bu imza; Fenerbahçe’yi taşımak istediğimiz seviyenin, yer almayı hedeflediğimiz kulvarların müjdesidir, müjdeleyicisidir. Başka kulüplerdeki, başka liglerdeki ‘winner’ hoca konumunu burada da bize gösterecektir. Sadece dün gece Londra’da Şampiyonlar Ligi’nin finalinde maç öncesi, devre arası ve maç sonrası yaptığı yorumlarla, kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplarla hem ülkemizin hem de Fenerbahçemizin daha memleketimize gelmeden olağanüstü bir tanıtımını yapmıştır.”
“Adım Fenerbahçe ile geçtiğinden beri göstermiş olduğunuz sevgiyi derinden hissettim”
61 yaşındaki Portekizli teknik direktörün törende yaptığı açıklamalar ise şöyle:
“Şu dakikadan itibaren sizin hayalleriniz, benim hayallerim. Futbol, bir tutkudur. Öyle zannediyorum ki bu tutkuyu hissedebileceğimiz en iyi yerlerden birindeyim. Ali Koç’u tanıdığımdan beri gerçekten şunu söyleyebilirim ki, burada olmayı çok istedim. Sizler çok büyük bir taraftar grubusunuz. Bunu tüm kalbimle söylüyorum, sizin bu tutkunuz için burada olmayı çok istedim. Normalde hocalar zaferlerden sonra bu sevgiyi görür ama ben bu sevgiyi şimdiden hissediyorum. Şu andan itibaren bende sizin ailenizden biriyim. Bu forma artık benim bir derim, bir kemiğim gibi. Öncelikle sevginizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum.”
]]>Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, sosyal medya hesabından milli maçın Kadeş Meydanı’nda bulunan dev ekrandan yayınlanacağını paylaşarak, Çorumluları maç izlemek için meydana davet etti. Başkan Aşgın müsabakayı Ampute milli takım oyuncularından Emin Tiryaki’nin annesi Reyhan ve babası Ekrem Tiryaki ile birlikte izledi. Ellerinde Türk bayrağı ve Filistin bayrağı bulunan seyirciler maç boyunca tezahürat yaptı.
Milli takım için dua etti
Maç öncesi milli takım oyucularından Emin Tiryaki’nin annesi Reyhan Tiryaki, dua etti. Heyecanla maç izleyen anne Tiryaki, “En büyük Türkiye” tezahüratı yaptı.
Oğlu ve milli takımla gurur duyduğunu ifade eden anne Reyhan Tiryaki, “Allah yollarını, bahtlarını açık etsin. İnşallah şampiyonluğu da kutlar İstanbul’a gider karşılaşırız. Başkanımıza da milli takımı burada ağırladığı, onları yalnız bırakmadığı ve bize bu duyguyu yaşattığı için teşekkür ederim. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.
Milli takımı İsrail karşısında aldığı galibiyetten dolayı kutlayan Ekrem Tiryaki, “Onlara galibiyet hakkı tanıyan Allah’a hamd ediyorum. Çocuk kanlarıyla beslenen İsrail’in kana doymayışı ve bunun karşısında Türk bayrağının dalgalanması karşısında her Müslüman, Türk gurur duyacaktır. Milli takımı kamp döneminde burada ağırlayan sayın belediye başkanımıza da teşekkür ediyorum. İnşallah şampiyon olmak ve bu duyguyu yaşamak istiyoruz” dedi.
Ampute Milli Futbol takımının rakibinin İsrail olunca maçın atmosferi farklı olduğunu anlatan Belediye Başkanı Halil İbrahi Aşgın, ” Gazze’de çocuk katili olan, bebek katili olan orada aylardır dünya tarihinde belki olmayan zulümleri Müslüman kardeşlerimize reva gören İsrail ile mücadele etmemiz maça farklı bir anlam kattı. Bu anlamda da burada Kadeş Barış Meydanı’nda özellikle yavrularımız, gençlerimiz bir ellerinde tüm mazlumların umudu ay-yıldızlı al bayrağımız diğer elimizde özgürlüğü için mücadele verdiğimiz ve özgür olsun diye fiili ve kavli dualarımızda her zaman yer alan Filistin bayrağı ve bu kardeşliği bu beraberlik neticesinde de 6-0 ile İsrail’e karşı kazanmış büyük bir zafer, büyük bir onur ve büyük bir şeref duyuyoruz” diye konuştu.
Milli takım oyuncularından Emin Tiryaki’nin anne ve babasıyla bu heyecanı beraber yaşamış olmanın kendileri için ayrı bir güzellik olduğunu anlatan Başkan Aşgın, şunları kaydetti, “Onlardan Allah razı olsun. Futbolun, sporun aslında yürek işi olduğunu, gönül işi olduğunu ampute milli takımı bir kez daha gösterdi. Evet ayak lazım, kol lazım ama en önemli organ kalptir yürektir. Yüreklerini ortaya koyarak çok anlamlı bu zaferi bizlere hediye eden İsrail’i 6-0 yenerek ve büyük bir zafere imza atan milli takımımıza Türk milleti adına ve tüm İslam dünyası adına, mazlumlar adına çok teşekkür ediyorum. İnşallah Avrupa şampiyonu olarak da kardeşlerimizi göreceğiz. Çorum için ayrı bir özelliği var bu maçın. Ampute milli takımımız Çorum belediyemizin ev sahipliğinde Çorum’da iki hafta civarında bir kamp yaptı. Buradaki kamptan sonra oraya gitti. Bu da bizim için ayrı bir gurur oldu ayrı bir onur oldu. Tekrar tekrar bu gururu milli takımımıza çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – ÇORUM
]]>İşte Mourinho ve Fenerbahçe için Avrupa basınında atılan manşetler;
LA GAZZETTA DELLO SPORT: Fenerbahçe, Jose Mourinho ile sözleşme imzalandığını açıkladı. Tüm bunlar kulübün yeni başkanının kim olacağından bağımsız olarak Ali Koç ya da rakibi Aziz Yıldırım kazansın, her ikisi de eski Roma koçuyla çalışacaklarını açıkladılar. Özel Biri bu yeni maceranın başlangıcına hazır ve Şampiyonlar Ligi finalinden önce yaptığı konuşmaya bakılırsa çok heyecanlı.
CORRIERE DELLO SPORT: Jose Mourinho doğruladı: ‘Fenerbahçe’ye gitmeye karar verdim’. Türk kulübü onunla temasa geçti ve o da yanıt verdi. Özel Biri tekrar gitmeye hazır. Böylece İtalya’daki macerasının ardından yeniden Süper Lig’den başlayacak.

THE SUN: Kendisini 2026 yılına kadar götürecek ve bir sezon daha opsiyonu olan bir anlaşma imzaladı. Mourinho, İstanbul ekibinin başına geçmeden önce Manchester United’a şok bir geri dönüş de dahil olmak üzere bir dizi işle ilişkilendirilmişti. Kulüp, İsmail Kartal yönetiminde Türkiye Süper Liginde 99 puan toplayarak ve sadece bir maç kaybederek ikinci oldu.Ancak 102 puan toplayan Galatasaray’ın şampiyon olması bir taraftarın kulüp başkanı Ali Koç’un tabelasını bıçakla yırtmasına neden oldu. Bu hamleyle Chelsea ve Real Madrid’in eski patronu Mourinho, Manchester United’ın eski orta saha oyuncusu Fred ile yeniden bir araya gelmiş olacak.
DAILY MAIL: Portekizli patron, 11. teknik direktörlük görevi olacak olan Türk devinde İsmail Kartal’ın yerini alacak. 61 yaşındaki Mourinho, Fener’in Süper Lig’i üst üste üçüncü kez ikinci sırada tamamlamasının ardından Türk patronun yerine geçmeye hazırlanıyor. İtalyan ekibinin başında iki buçuk yıl geçirdikten sonra Ocak ayında Roma tarafından görevden alınan Mourinho, Fenerbahçe ile futbola geri dönüyor.

THE ATHLETIC: Fenerbahçe, yeni teknik direktörleri olması için Jose Mourinho ile görüşmelere başladıklarını açıkladı. Ocak ayında Roma teknik direktörlüğünden kovulmasından bu yana futboldan uzak kalan 61 yaşındaki Mourinho, İstanbul kulübünde İsmail Kartal’ın yerini alacak.
KICKER: Milenyumun başından bu yana Avrupa’nın en iyi ikincisi yeni bir koça sahip. Söylentiler zaten artıyor olsa da, bu yine de büyük bir manşet: José Mourinho Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü oldu. Şu anda 61 yaşında olan Portekizli, sözleşmesi 30 Haziran’da sona erecek olan İsmail Kartal’ın yerine geçiyor. Mourinho 2026 yılına kadar sözleşme imzalayacak. Bu onun AS Roma’daki baş antrenörlük görevinden alındığı Ocak ayından bu yana ilk işi.

L’EQUIPE: Efsanevi Portekizli teknik direktör José Mourinho, Ocak ayında Roma’dan ayrıldıktan sonra yeni bir kulüp buldu. Kulübün resmi X sitesinde yayınlanan bir videoda 61 yaşındaki teknik adam, “İyi akşamlar Fenerbahçe taraftarları, Pazar günü Kabojoy’da buluşalım ve yolculuğumuza birlikte başlayalım
OJOGO: Mourinho resmen Fenerbahçe’de! Artık her şey resmileşti. José Mourinho’nun Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü olduğu, Türk kulübü tarafından Cumartesi günü sosyal medya üzerinden duyuruldu. Portekizli teknik adam yeni bir meydan okumayı kucaklıyor ve kulübün sosyal ağlarında yayınlanan bir videoda taraftarları Pazar günü yapılması planlanan sunumuna davet etti.
]]>TÜRK Hava Kuvvetlerinin 113. Yılı coşkuyla kutlandı. Türk Hava Müzesi’nde düzenlenen kutlama programında, F-16, F-4 ve Süper Mushshak uçakları alçak uçuş gösterisi düzenledi. Program kapsamında söyleşi yapan Hava Pilot Yüzbaşı Emrah Bayrı, havacı olmak isteyen gençlerin sorularını cevapladı.
Türk Hava Kuvvetleri’nin 113. Yılı, Yeşilköy’de bulunan İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi’nde coşkuyla kutlandı. Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu Bandosu’nun konseri ile başlayan törende hep bir ağızdan marşlar söylendi. Katılımcılara, etkinlik alanına kurulan dev ekranda Milli Savunma Üniversitesi’ne bağlı Harp Okullarının tanıtım filmleri izletildi. Tören, Hava Pilot Yüzbaşı Emrah Bayrı’nın söyleşisi ile devam etti. Bayrı, havacı olmak isteyen çocukların sorularını cevapladı. Programa ayrıca, Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Ergin Dinç, Türk Hava Müzesi Komutanı Seyran Gamsız, çok sayıda vatandaş ve çocuklar katıldı.
Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan F-16, F-4 ve Süper Mushshak uçakları, 111. Filo, 126. Filo ve 193 Filo ekipleri tarafından kol düzeninde alçak uçuş gösterisi yaptı. Uçuş ekibinin lideri 111. Filo Komutanı Hava Pilot Albay Rahmi Akgün, uçuş esnasında telsizden selam gönderdi.
HAVA KUVVETLERİ BARIŞ İÇİNDE OLALIM DİYE HER TÜRLÜ TEHDİDE REAKSİYON GÖSTERİYOR
Gençlerin sorularını yanıtlamadan önce Atatürk’ü selamlayan Pilot Bayrı, “113 yıldır kutsal vatan semalarımızı korumak için birçok şehidimizi verdik. Onları öncelikle selamlamak istiyorum. Selam olsun, İstiklal Ordumuzun Başkomutanı Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun. Bizler barış içinde olalım diye, şu an Hava Kuvvetleri sınır boylarımızda bizleri tehdit eden her türlü hedefe inanılmaz bir reaksiyon göstererek görevlerini icra ediyorlar” dedi.
“BU YIL F-4 UÇAKLARI 3 BİNİN ÜZERİNDE MÜHİMMAT ATTI”
Havacılık hayali kuran bir çocuk katılımcının “Hava Harp Okulu’ndan mezun olanlar F-4 uçaklarına yönlendiriliyor mu?” sorusu üzerine Bayrı, “Hava Kuvvetlerimizin yapmış olduğu görevlerde şu an F-4 aktif bir şekilde kullanılıyor. Özellikle sınır ötesi operasyonlarımızda kullanılıyor. Kısa bir bilgi vermek gerekirse, bu yıl içerisinde 3 binin üzerinde mühimmat attı F-4 uçağı. Dolayısıyla hala halihazırda Hava Kuvvetlerimiz aktif görev anlayışı içerisinde devam ediyor. Şu anki gündemi soruyorsan F-4 uçakları aktif bir şekilde Hava Kuvvetleri’nde görev yapıyor” açıklamasında bulundu.
“HAVACILIK GÜZEL BİR TUTKU”
13 yaşındaki Ali Dikmen, Harp Okulu’na gitmek istediğini belirterek “Bugün Türk Hava Kuvvetleri’nin 113. Yılı, çok önemli bir gün Türk Hava Kuvvetleri için. Burada F-4, F-16 ve Pakistan’dan aldığımız Süper Mushshak uçakları gösteri yapacak. Buraya tüm havacılık tutkunlarının gelmesi gerekiyor bence. Çünkü çok güzel uçaklar var. Ben 13 yaşındayım Hava Harp Okulu’na girmek istiyorum. Üzerimdeki tulumdan da zaten anlıyorsunuzdur. Havacılık güzel bir tutku, uçmak güzel. O yüzden ben de havacı olmak istiyorum” şeklinde konuştu.
Tören, Hava Pilot Yüzbaşı Emrah Bayrı ve Hava Pilot Üsteğmen Çağatay Kurt’a hediye takdimi ve katılımcılarla toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
]]>
Dursun Özbek: Galatasaray’ın yarattığı etki diğer takımları bayağı endişelendirmiş
Mikail KARAMAN/ ANKARA, – Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, “Jose Mourinho çok önemli birisi. Demek ki geçtiğimiz sezonda Galatasaray’ın yarattığı etki diğer takımları bayağı endişelendirmiş. Onun için bu sene daha sıkı çalışıyorlar, öyle gözüküyor. Hiç fark etmez. Galatasaray Galatasaray’dır. Galatasaray, her zaman kazanan takımdır. Özellikle mayıslara gelince artık herkes mayısların kimin olduğunu biliyor. Bundan sonra da öyle olacaktır. 5’inci yıldıza hazırlanıyoruz” diye konuştu.
Galatasaray’da Olağan Seçimli Genel Kurul’da yeniden başkan seçilen ve mazbatasını alan Dursun Özbek, Galatasaray Spor Kulübü 2’nci Başkanı Metin Öztürk ve Yönetim Kurulu Üyeleri Anıtkabir’i ziyaret etti. Sarı-kırmızılı heyet, Aslanlı Yol’da başlayan törende Atatürk’ün mozolesine geldi. Dursun Özbek’in, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.Yönetim kurulu üyeleri Anıtkabir önünde hatıra fotoğrafı çekildi. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Dursun Özbek, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Galatasaray Kulübü Başkanı Özbek, deftere şunları kaydetti:
” Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu yüce Atatürk; Bugün, Galatasaray Spor Kulübü 40’ncı başkanı olarak manevi huzurunuzda bulunmaktan dolayı büyük bir gurur, heyecan ve mutluluk duyuyorum. Galatasaray Kulübü’nün azası ve gönül verenleri olarak, devrimleriniz ve fikirlerinizin ışığında, belirlediğiniz hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 2’nci yüzyılında Galatasaray Spor Kulübü, tıpkı ilk yüzyılında olduğu gibi, ülkemizin medar-ı iftiharı olarak, Ata’sına layık olmaya devam edecektir. Ebedi saygılarımla.”
“GALATASARAY HER ZAMAN KAZANAN TAKIMDIR”
Anıtkabir ziyareti sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özbek, ” Fenerbahçe’nin Jose Mourinho’yu duyurmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şu şekilde yanıtladı:
“Jose Mourinho çok önemli birisi. Demek ki geçtiğimiz sezonda Galatasaray’ın yarattığı etki diğer takımları bayağı endişelendirmiş. Onun için bu sene daha sıkı çalışıyorlar, öyle gözüküyor. Hiç fark etmez. Galatasaray Galatasaray’dır. Galatasaray, her zaman kazanan takımdır. Özellikle mayıslara gelince artık herkes mayısların kimin olduğunu biliyor. Bundan sonra da öyle olacaktır. 5’inci yıldıza hazırlanıyoruz. İnşallah önümüzdeki sezon sonunda da 5’inci yıldızı takmış olacağız. Tekrar burada buluşuruz.”
“ANA HEDEF AVRUPA’DA BAŞARI”
Ana hedeflerinin Avrupa’da başarı yakalamak olduğunu ifade eden Özbek, “Her zaman yaptığımız gibi, seçimlerden sonra mazbata alındıktan sonra yönetim kurulu olarak ilk işimiz Atatürk’ümüzü ziyaret etmek ve ona bağlılığımızı onun aydınlattığı yolda kurduğu Cumhuriyetin izinde yürüdüğümüzü ifade ederek bu hatıra defterini imzalıyoruz. Galatasaray Spor Kulübü olarak Cumhuriyetin 100’üncü yılında yüzüncü yıl kupasını Türkiye Ligi’nde kazandık. 2’nci yüzyıla başlarken de 101’inci yıl itibarıyla da bu kupayı kazandık. Galatasaray’ın bundan sonraki faaliyetleri bildiğiniz gibi Ali Sami Yen Bey’in ifade ettiği gibi ‘Avrupalı takımları yenmek’ gibi bir misyonumuz var. Şimdi onun içine hazırlanıyoruz. Ben buradan bütün Galatasaraylı taraftarlarıma, tüm Galatasaray’ı sevenlere selam gönderiyorum. Onların artık şehirleri sarı-kırmızı bayraklarla donatmasını istiyorum. Yeni sezonunda Türkiye’deki futbol kulüplerinin hepsine güzel bir yıl olmasını diliyorum. Şimdi hazırlık dönemi. Biraz müddet sonra ligler başlayacak. Güzel bir yarışma, Türk futbolunun bir kademe daha yukarıya taşımak için gereken tedbirler alınmış olarak inşallah güzel bir sezon geçirmeyi diliyorum. Buradan herkese selamlarımı gönderiyorum. Şampiyonlar Ligi’nde önemli bir Play-Off oynayacağız. Dolayısıyla onun hazırlıkları zaten çok önceden yapılıyordu. Maalesef yarış bu sene 2 takım arasında geçti. Yani çok önce Şampiyonlar Ligi’ne gidecek takımlar belliydi. Onun için de hazırlıklarımız çok önceden başlamıştı. Ana hedefimiz Avrupa’da başarıyı yakalamak. Kimse merak etmesin, biz hazırız” diye konuştu.
]]>Uluslararası Isparta Gül Festivali çerçevesinde Gül Koşusu düzenlendi. Isparta Valiliği önünden başlayıp, Çayboyu, Andık Deresi ve tekrar Valilik Meydanında son bulan 10 km’lik parkurda, 3 kategoride düzenlenen koşuda dereceye girenlere madalya ve para ödülleri protokol üyelerince verildi.
Isparta Valiliği ve Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Isparta Gül Festivali kapsamında 2. gün etkinlikleri arasında Gül Koşusu yer aldı. Isparta Valiliği önünde Genel Klasman Erkek-Kadın, 35-45 yaş Erkek-Kadın ve 46 yaş ve üzeri Erkek-Kadın kategorilerinde düzenlenen koşuya 120 sporcu katıldı. Valilik önünden Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu tarafından verildi. Koşuya kimisi boks eldiveniyle katılırken, kimisi de yöresel kıyafetiyle katıldı. Bu arada yarışa görme engelli gençlerde eşlik ederken, kendileri için belirlenen kısa parkuru tamamladılar.
Koşu sonrası 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanında gerçekleştirilen ödül törenine Isparta Valisi Aydın Baruş, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mahmut Danayiyen, belediye başkan yardımcıları, sporcular ve yakınları ile vatandaşlar katıldı.
Koşuya Isparta Görme Engelliler Spor Kulübünden görme engelli arkadaşlarıyla birlikte katılan yönetim kurulu üyesi Alperen Aydemir, “Böyle bir organizasyonu düzenlediği için Isparta Valiliğimize ve Belediye Başkanlığımıza teşekkür ederim. Şükrü Başkanımız her zaman engellilere ve engelli sporculara değer veriyor. Isparta’mız için katkılar sunmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
65 yaşındaki Afyonkarahisar’dan koşuya katılan Recep Uluışık ise Türkiye’nin her yerindeki koşulara katıldığını belirterek, “Isparta gayet güzel ve başarılı organizasyon” dedi.
Genel Klasman Kadınlar kategorisinde birinciliği alan Senem Eser, Gül Koşusu organizasyonunun çok güzel olduğunu belirterek, kendilerini koşu boyunca destekleyen vatandaşlara teşekkür etti. Eser, “Milli sporcular olarak davet edildik, çok memnun kaldık. Birinci oldum, 40 yaşındayım, gençlere örnek olmak istiyorum. Sporu seviyorum, koşmak çok güzel bir duygu. Herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Genel Klasman Kadınlar kategorisinde dereceye girenlere madalya ve para ödülleri Isparta Valisi Aydın Baruş tarafından verildi. Genel Klasman Erkekler kategorisinde dereceye girenlerin ödüllerini ise Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen verdi.
Ödül töreninde konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta’nın en önemli ve marka değerlerinden biri olan gülün festivalini düzenlediklerini söyledi. Festival kapsamında düzenlenen koşu ve diğer etkinliklerle farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirten Başkan Başdeğirmen, “Çok güzel bir koşu etkinliği oldu, sizlere Isparta’mız adına teşekkür ediyorum” derken, önümüzdeki yıl yapılacak gül koşusunda kategorilerde farklılıklar oluşturacaklarını dile getirdi. Başdeğirmen, “Gerek Isparta’dan gerek şehir dışından gelerek bu koşuya katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum, dereceye giren sporcularımızı kutluyorum” şeklinde konuştu.
Genel Klasman Erkekler kategorisinde Kayseri’den gelerek birinci olan Ömer Amaçtan, Gül Koşusuna emek veren herkese teşekkür ederek, “Isparta’ya geldim, çok memnun oldum, güzel bir koşu oldu, gülleri de gördüm” dedi. – ISPARTA
]]>Milli futbolcular Ferdi Kadıoğlu ve Kaan Ayhan, Avrupa Şampiyonası’ndaki hedeflerini anlattı
Metin ARSLANCAN, İSTANBUL, – A Milli Futbol Takımı’nın tecrübeli oyuncuları Ferdi Kadıoğlu ve Kaan Ayhan, Almanya’da düzenlenecek Avrupa Futbol Şampiyonası’nda iyi sonuçlar alacaklarını aktardı.
A Milli Takım, Almanya’da 14 Haziran-14 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 2024 Avrupa Şampiyonası öncesinde hazırlıklarını TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde sürdürüyor. Ay-yıldızlı ekipte Ferdi Kadıoğlu ile Kaan Ayhan düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Süper Lig’deki rekabetin geride kaldığını aktaran 24 yaşındaki sol bek, “Şu anda milli takıma konsantre olmuş durumdayız. Bu süreçte çok fazla çalışıyoruz. Turnuva öncesi burada takımdaşlığı kurmamız gerekiyor. Turnuvayı Almanya’da oynamanın benim için çok hoş olduğunu düşünüyorum. Hem Almanya’da hem de çevre ülkelerde yaşayan çok fazla vatandaşımız var. Onların desteğiyle sahaya çıkmak güzel olacak. Sabırsızlıkla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“TURNUVADA KİMSEYİ KÜÇÜMSEYEMEYİZ”
Ferdi Kadıoğlu, genç bir takım olduklarını bunun yanında deneyimli oyunculara da sahip olduklarını belirterek, “Turnuva boyunca zorlu maçlardan geçeceğiz. Ben ilk maçımızın zor olacağını düşünüyorum. Milli takımla oynadığımız son iki maça baktığımızda bizim için ders oldu. Bu durumla turnuvadan önce karşılaşmamız daha iyi oldu. Hatalarımızdan çıkaracağımız dersler sonrası verimli bir turnuva geçireceğiz. İlk maçın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Turnuvada kimseyi küçümseyemeyiz” diye konuştu.
Ferdi, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
“Daha çok solda oynadım ama zaman zaman sağ tarafta da oynadığım oldu. Ben daha çok sol tarafta oynamayı tercih ederim.”
KAAN AYHAN: GRUPTA 6 PUAN ALDIĞIMIZDA GARANTİLEMİŞ OLUYORUZ
Milli futbolcu Kaan Ayhan, hazırlıkların yorucu geçtiğini belirterek, “Buraya milli takımla birlikte başarılı olmak için geldik. Kampın havasını canlı ve motivasyonumuzu yüksek tutmaya çalışıyoruz. Başarılı olacağımız ve aile ortamında geçecek bir turnuva için hazırlanıyoruz. Turnuvada yer alacağımız grupta şansımızın olduğunu düşünüyorum. Biz ekip olarak iyi oynarsak iyi sonuçlar alacağız. Bu süreçte iyi hazırlanıyoruz. Tabii rakiplerin performansına da bağlı. Fakat kendi performansımız neticeyi belirleyecektir. Ben, elemeler başlamadan önce hedefimin milli takımla Almanya’da oynayabilmek olduğunu çok kez söyledim. Kadro tam olarak netleşmedi ama inşallah o günleri göreceğime inanıyorum. Taraftar değil vatandaşlarımızla başarılı bir turnuva geçirmeyi planlıyoruz. Dortmund benim kapımın önü sayılır. O atmosferde sahaya çıkmak güzel olacak. Grupta 6 puan aldığımızda garantilemiş oluyoruz. İlk maçta galibiyet elde etmemiz durumunda kalan iki grup maçında daha rahat ve konforlu bir oyun oynayacağımızı düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“KENDİMİ ORTA SAHADA DAHA İYİ VE RAHAT HİSSEDİYORUM”
Süper Lig’de Galatasaray formasıyla sezon boyunca farklı pozisyonlarda oynatıldığı hatırlatılan 29 yaşındaki tecrübeli savunmacı, “Ferdi için daha rahat bir sezon geçti bu açıdan. Biliyorsunuz ki bana sürekli yeni bir yer buldular; ben istemediğim halde. Sezon içerisinde de söylediğim gibi kendimi orta sahada daha iyi ve rahat hissediyorum. Sağ bek geçmişim de var. Her iki pozisyon için de hazırım. Hocamız hangi pozisyonda daha çok verim alacağını düşürse tercihini ona göre yapacaktır” diye konuştu.
“BAZEN BİR MAĞLUBİYETTEN ALDIĞINIZ DERS DAHA FAYDALI OLABİLİYOR”
Son hazırlık maçlarında istenilen sonuçları alamadıklarını ifade eden milli futbolcu Kaan Ayhan, “Video analizleri ve takım içi iletişim sonrası hatalarımızı gördük. Hazırlık maçlarında her zaman kazanacağız diye bir şey yok. Bazen bir mağlubiyetten aldığınız ders daha faydalı olabiliyor. Hatalarımızın dersini çıkarırsak belki de bizim için daha iyi olmuş diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Sezon içinde yaşadığı sakatlıklara dair de konuşan Kaan Ayhan, “Şu anda dururumum çok daha iyi. 2-3 ay önce öyle değildi. Özel tedavi sonrası sakatlığımı kontrol altında geçirmiş oldum. Son günlerde bunun etkisini olumlu yönde hissedebiliyorum. Hocamızın da bizden beklentisi zaten bu yöndeydi. Performansımız üst düzey olmasa da fit bir şekilde gelmemizi istemişti” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>İBB Büyükada, Caddebostan, Florya Güneş ve Küçükçekmece Menekşe plajlarında giyinme kabini duş alanları, şemsiye ve şezlongları ile 15 Haziran’dan itibaren misafirlerine günübirlik tatil konforu sunacak. Yiyecek içecek ihtiyaçları için de BELTUR kafeler hizmet verecek.
“Giriş ücretleri belli oldu”
Kadıköy Caddebostan 1 ve Bakırköy Güneş Plajları 2024 yılı giriş ücreti tam 60 TL, öğrenci 30 TL olarak belirlendi. Tam hizmet modeli ile hizmet verilen plajlarda kapalı turnike sistemli, tam fonksiyonlu, tuvalet, duş, soyunma kabini, kafe, spor alanları, şezlong ve şemsiye hizmeti sunuluyor.
Kadıköy ilçesi Caddebostan 2-3 ve Küçükçekmece Menekşe Plajları’nda ücretli açık duş ve ücretli tuvalet hizmeti Boğaziçi A.Ş. tarafından veriliyor. Alanda bulunan şemsiye ve şezlong kiralama hizmetini ise BELTUR sağlıyor. Kısmi hizmet modeli ile işletilen 2024 yılı ücreti ise 30 TL.
Çatalca İlçesi Yalıköy 1-2, Arnavutköy ilçesi Yeniköy, Sarıyer İlçesi Kısırkaya, Silivri İlçesi Semizkum, Kumluk, Selimpaşa, Büyükçekmece Albatros ve Avcılar İlçesi Denizköşkler plajları ise üçüncü model olarak işletiliyor. Bu plajlarda ücretsiz giriş yapılan asgari ihtiyaçların karşılanabileceği duş, tuvalet, soyunma kabini gibi hizmetler Boğaziçi Yönetim A.Ş tarafından 2 TL karşılığında sunuluyor.
“Şehrin kalabalığından kaçmak isteyenlerin adresi “
BELTUR Büyükada Plajı, İstanbul’dan uzaklaşmadan tatil ve dinlenme alanı yaratıyor. Temiz deniz suyu ve güneşlenme imkanı sunan plajda; şezlong, şemsiye, tuvalet ve duş gibi temel hizmetler veriliyor. Plaj alanında 2 BELTUR Mini konsepti ile yeme-içme ihtiyacı karşılanabiliyor. Ayrıca, Büyükada Tabiat ve Orman Parkı içerisindeki BELTUR Büyükada Tesisi’nde, restoran ve kafe hizmetlerinden de faydalanılacak.
“Plajlara toplu taşıma ile kolay ulaşım”
İBB, sorumluluğundaki plajlara toplu taşıma ile ulaşım sağlanabiliyor. Caddebostan plajlarına metro ve Marmaray ile Florya Güneş ve Küçükçekmece Menekşe plajlarına da yine Marmaray ile rahatlıkla gidiliyor. BELTUR Büyükada Plajı’na Bostancı ve Kartal BELTUR iskelelerinden tekne ile ulaşım sağlanıyor. Büyükada merkezinden yürüme mesafesinde olan plaja BA-4 Maden İETT elektrikli araçlar ya da ada taksileriyle gidiliyor.
“Engelli bireyler rahatlıkla kullanabilecek”
Anadolu Yakası Kadıköy Caddebostan 1-2-3 Plajları, Avrupa Yakasında ise Bakırköy Güneş Motel Küçükçekmece Menekşe Plajları engelli bireylerin rahat kullanımı için düzenlendi. Bu plajlar, engellilerin kullanımına uygun ulaşım yolu soyunma kabinleri, duş ve tuvalet olarak tasarlandı.
“662 Cankurtaran görev alıyor”
İBB, her yıl olduğu gibi plaj sezonunda kendi sorumluluğundaki plajlarla birlikte İstanbul genelindeki 51 plajda 09.30-19.00 saatleri arasında cankurtaran hizmeti vermeye devam edecek. 662 cankurtaran personelinin görev alacağı plajlarda cankurtaran hizmeti kapsamında 50 adet Jet-Ski, 4 adet Kurtarma Botu 2 Adet Dron (Hava Aracı), 19 adet ATV Aracı, 244 adet Gözetleme Kulesi bulunuyor. 2005 – 2024 yılları arasında cankurtaran hizmeti verilen plajlarda boğulma tehlikesi geçiren 72 bin 996 kişi kurtarıldı.
“Güvenli bölgeler için tabelalar yer alıyor”
Hizmet verilen 51 plajın tamamında plaj kurallarına ve tehlikelere ait bilgilendirme amaçlı tabelalar yer alıyor. Hizmet verilen plajlarda denize girilebilecek güvenli bölgeler emniyet bariyerleriyle çevrilerek yönlendirmeler yapılıyor.
“Egitimler eşliğinde plaj etkinlikleri”
İBB Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Spor İstanbul işbirliğinde 11 plajda futboldan badmintona kadar birçok spor etkinliği düzenlenecek. Plaj etkinlikleri Pazartesi günleri hariç her plajda 2 eğitmen olmak üzere toplam 22 spor eğitmeni eşliğinde haftanın 6 günü, 09.30-19.00 saatleri arasında gerçekleşecek.
“Plajlarda düzenlenecek spor aktiviteleri”
Futbol Ayak Tenisi, Koordinasyon Parkuru, Badminton, Survivor Parkuru, Bocce, Plaj Voleybolu, Plaj Futbolu, Plaj Tenisi
]]>Ergin KARATAŞ/ İZMİR,
İZMİR’in 112 yıllık en köklü spor kulübü Karşıyaka’nın 30 senedir evi olan Çiğli Selçuk Yaşar Tesisleri’nin İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü Milli Emlak Daire Başkanlığı tarafından ihaleye çıkarıldığı ortaya çıktı. Yeşil-kırmızılı kulübün Onursal Başkan Selçuk Yaşar’ın adını taşıyan tesislerinin 30 yıllık kira kontratı dolarken, Milli Emlak’a ait olan tesislerin bulunduğu 42 bin 616 metrekarelik arazinin yıllık 29 milyon 800 bin TL tahmini kira karşılığı 27 Haziran’da ihaleye çıkacağı öğrenildi. Karşıyaka’nın 1994’te 29 yıllığına devralıp, 1995-1996 yılları arasında Onursal Başkan Selçuk Yaşar’ın önderliğinde tesislerini inşa ettiği Çiğli sınırlarındaki arazinin kira kontratı Haziran 2023’te sona erdi. Karşıyaka, kira borcu bulunmadığı tesislerinin kontratını uzatmak için sözleşme bitmeden Ocak 2023’te gerekli başvuruyu yaptı.
Ancak başvuruya olumlu-olumsuz yanıt gelmediği öğrenilirken, bir heyet gelerek tesiste değerleme yaptı. Karşıyaka’nın 30 yıl önce boş olarak devralıp üzerine antrenman sahaları, salonlar ve kamp merkezlerini yaptığı tesislerin mülkiyeti kontrat gereği devlete geçti. 30 yıllık kontrat süresi dolup tesisler devlete geçtiği için yeşil-kırmızılı kulübün arazide yıllar içinde kendi yaptırdığı tüm saha ve binaların da kira bedellerinin hesaplandığı, bu nedenle ihale rakamının bu kadar yüksek çıktığı öğrenildi. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün arazi için 27 Haziran’da yapacağı irtifak hakkı ihalesine katılmak için teminat bedeli de 8 milyon 940 bin TL olarak açıklandı. İrtifak hakkı amacı ve süresi, “İmar planında ayrıldığı amaca/imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun spor tesisi yapılmak amacıyla 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı” olarak açıklandı.
3 SAHA, 3 SALON, KAMP MERKEZİ VAR
Karşıyaka Spor Kulübü Selçuk Yaşar Tesisleri, 42 bin 616 metrekare alan üzerine kurulu. Tesisler, içerisinde 1 adet standart ölçülerde, 1 adet küçük olmak üzere 2 adet doğal çim sahaya, futbol altyapı için 1 adet büyük suni çim sahaya, 2 adet basketbol salonuna, 1 adet voleybol salonuna, futbol kamp merkezi, fitness ve rehabilitasyon merkezi, altyapı lojmanları ve altyapı ofisleri ile birlikte sosyal alanlara sahip. Karşıyaka’nın hem futbol A takım hem de futbol, basketbol ve voleybolda altyapıdaki merkezi olan tesislerdeki sahalar ve salonlara kulüp tarihinin sembol teknik adam ve antrenörleri olan Hüseyin Hamamcı, Nadir Vekiloğlu ile Ufuk Sarıca’nın isimleri verilmişti. Voleybol altyapı salonu ve rehabilitasyon merkezi, hayatlarını kaybeden Karşıyakalı ünlü hekimler Tibet Kızılcan ve Bülent Zeren’in adını taşıyor.
KULÜP HAREKETE GEÇECEK
Sıfırdan yaparak yaklaşık 30 yıldır kullandığı tesisleri yıllık 30 milyon TL’ye yaklaşan bedelle ihaleye çıkarılıp tesislerinden olma tehlikesi yaşayan Karşıyaka, sorunu çözmek için harekete geçti. Daha önce yeni stat projesi kapsamında kiracı olduğu Yalı’daki İlçe Stadı, tenis kortları, voleybol salonu ve kulüp binası 2015’te yıkılıp stat yapılamayınca mağdur olan Karşıyaka, Çiğli Tesisleri için çözüm arayacak. Kendi yaptığı tesiste işgalci konumuna düşüp ihaleye katılıp kazansa dahi arazi için yüksek kira bedeli ödemesi gerekecek Kaf-Kaf sorunu çözmeye çalışacak. Daha önce tesisteki doğal çim sahanın bir kısmı İZBAN hattı geçeceği için kulüpten alınmıştı.
]]>Ersan ERDOĞAN/ MANİSA,
MANİSA’da 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından 1’inci Lig’deki Manisa Futbol Kulübü ve yeni Manisa Büyükşehir Belediyesi yönetimi arasında kulüple ilgili başlayan gerginlik sürüyor. Manisa FK’da Başkan Mevlüt Aktan’ın tepkili açıklamalarının ardından Manisa Büyükşehir Belediye spor’da nisan ayında başkanlığa seçilen Manisaspor’un eski başkanlarından Emre Hasgör de sert çıkış yaptı. Emre Hasgör, üst üste ikinci kez Avrupa arenasında mücadele etmeye hak kazanan Basketbol Süper Ligi’ndeki Manisa Büyükşehir Belediyespor’da yeni sezonda bütçenin küçüleceğini de söyledi.
Manisa FK Başkanı Mevlüt Aktan’ın yaşadıkları tesis krizi nedeniyle, “Kulübün adını Rize Fındıklıspor yaparım Manisa’dan çekilirim” sözlerinin sorulması üzerine Başkan Emre Hasgör, “Futbolun içinden geldiğim için bu sorular çok normal ama bir amatör spor kulüp başkanıyım. Çocuklara, gençlere hizmet eden bir kulüp başkanıyım ama aynı zamanda da çok iyi bir Manisaspor başkanıyım. Bunlar çok komik açıklamalar. Aslında bunlar 15 yıllık ürünün cevapları. Fındıklıspor da yaparlar, Polatlıspor da yaparlar. 1994 yılında rahmetli Adil Aygül tarafından kurulan kulübün futbol takımının geldiği durumlar hepimizin içini acıtıyor” dedi.
“Orada bir cümle daha gördüm dikkate almıyorum ama Manisaspor’la ilgili bir cümle” diyen Emre Hasgör, “Manisaspor benim için çok değerli. Bugüne kadar sportif nezaketi sağlayarak devam etmeye çalışıyordum ama çok da sportif nezaketin sağlanacağı bir durum değil. Aslında bu konuşmaların başı bir önceki dönem belediye başkanı demeye bile utandığım biri, Manisaspor’u bu hale getiren, bana dediğini düşünüyorum. Bunun başı, var 15 senedir bu işleri dizayn edenler var. 15 sene başka düzen oluşturmuş ve sportif düzen dışına çıkmışlar. Manisaspor’u öyle kendini bilmezlere yedirmem” diye konuştu.
MANİSA FK’YLA İŞİMİZ YOK
Emre Hasgör, Manisa Büyükşehir Belediyespor olarak Manisa FK’yı devralma düşüncelerinin olmadığını ifade ederek, “Manisalılara sesleniyorum. Ellerinde bir tek şey kaldı o da Manisalı altyapı çocuklarını kullanmak istiyorlar. Dertleri kendi dertleri. Onlara istedikleri ücreti versek bugün bırakırlar. Bizim Manisa FK ile hiçbir ilişkimiz yok, o kulübü bize vermek isteseler de hiçbir işimiz yok. Sonuçlarına katlanacaklar. Manisalıları ezmenin, Manisa halkına zarar vermenin, Manisa’nın kurumlarına zarar vermenin sonuçlarına katlanacaklar. Kendilerini başka yerde görüyorlar ama hiçbir şeyden korkmam. Ben Manisalıyım ve sonuna kadar da bu işin takipçisi olacağım. Bu konuyla ilgili bölüm hepimizi üzen noktalar. Kendine Fındıklıspor diyen biri konuşuyor ne zannediyorsun kendini” dedi.
MANİSA BŞB BASKETBOLDA KÜÇÜLÜYOR
Bu sene Basketbol Süper Ligi’nde gösterdiği performansla Avrupa kupalarında oynamayı garantileyen Manisa Büyükşehir Belediyespor ile ilgili de konuşan Emre Hasgör, “Basketbol kulübü yine tamamen kamu kaynaklarıyla yapılmış bir organizasyon. Biz bu bütçeyi düşürdük. Dörtte birlere düşürdük. Sonucuna bakarız. Basketbol bir eğlence, benim de çok dahil olduğum bir durum değil ama elimizde yönetmemiz gereken bir organizasyon var. Halkın çok sevdiği bir aile organizasyonu. Futbol odaklı olmamıza rağmen hoşumuza gidiyor. Bütçe tamamen belediye kaynaklarıyla yapılmış bir bütçe ama artık öyle olmayacak. Genç bir yönetim kurulu var orada. Kendi finans kaynaklarımızla yapacağız. Basketbol Şampiyonlar Ligi’ne katılır mıyız, katılırız ama daha o bütçeyi oluşturamadık. Beli bölümünü oluşturduk. Arkadaşlarımız kombine, reklam satıyor. Hoş bir şey olsun. Biz de oradan alalım basketbola para yatıralım. Basketbolu da yapacağız ama kendi bütçemizle yapacağız” açıklamasını yaptı.
“Bu kulübü 2 senede 7.5 milyon Dolar para harcanmış ama elimizde bir tane oyuncumuz yok, altyapımız yok sadece elimizde basketbol topları var” diyen Hasgör, “Yönetici arkadaşlarımı çok çalışıyor, ben de çok çalışıyorum. Bir görev aldığınızda bunu çok iyi yapmanız gerekiyor. Küçük bir bütçeyle mücadele edeceğiz. Şehrimizi böyle temsil edeceğiz. Belki küme düşeceğiz belki Play-Off oynayacağız ama bütçeyi kendi emeklerimizle, Manisalılara kombine satarak, arkadaşlarımızdan reklam alarak bu şekilde yapacağız. Daha zevkli olacak. Orası bir grup elit insanın değil, halkın hep beraber girdiği bir yer olacak. Ben de yeni yeni tanıyorum basketbolu. Bazen futbol yorumları yapıp komik durumlara düşüyoruz ama bu işin içinde basketboldan çok iyi anlayan yöneticilerimiz var. İyi bir spor yöneticisi olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Avrupa’nın en büyük mobil iletişim devlerinden Telefonica ile anlaşan Orange Marketing Group, Almanya’da yaşayan milyonlarca gurbetçiyi yakından ilgilendiren “FenerTalk” projesini hayata geçirdi. Mobil Telekom pazarında 5G teknolojisiyle Almanya’daki en ücra noktalarda bile kesintisiz, yüksek çekim sunan Telefonica ile başarılı bir iş birliğine imza attıklarını açıklayan Orange Marketing Group CEO’su Seyhan Sarıçiçek, bu anlaşma kapsamında Fenerbahçe Kulübü ile gurbetteki milyonlarca Türk Vatandaşımıza, birbirinden önemli avantajlar sağlayan “FenerTalk” iletişim projesini hayata geçirdiklerini belirtti. Projenin ayrıntıları Kadıköy’de, Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen ve Fenerbahçe Üst Yönetiminin de katıldığı ortak basın toplantısında kamuoyuna duyuruldu.
HEM TARAFTARLARIMIZ HEM TAKIMIMIZ KAZANACAK
Taraftarlarımız “FenerTalk” kullanarak birçok fırsattan faydalanırken hem takımlarına hem de ülkelerine destek olabilecekler. Fenertalk kullanıcıları takımımıza olan desteklerini ifade etmenin yanı sıra, Avrupa’daki en güvenilir alt yapılardan birine erişimin keyfini çıkaracak ve rekabetçi fiyat politikamızla mobil hatlarını artık en avantajlı fırsatlarla kullanarak hem takımlarına hem de kendi bütçelerine destek olacaklar.
3 ADIMDA NUMARA TAŞIMA KOLAYLIĞI VE ALMANCA-TÜRKÇE ÇAĞRI MERKEZİ
Taraftarlarımız, şu anda kullandıkları numaralarını değiştirmeye gerek kalmadan, mevcut telefon numarasını sadece 3 adımla kolayca taşıyarak “FenerTalk” ayrıcalıklarını deneyimleyebilecek ve yıllarca tek bir Sim-kart kullanarak birçok ihtiyaçlarını avantajlı şekilde karşılayabilecek. Ayrıca 7/24 kesintisiz hizmet veren Almanca & Türkçe Çağrı Merkezi sayesinde tüm sorularına anında yanıt bulabilecek ve gerekli çözümlere hemen erişme fırsatı ile tanışacak. App Store ve Google Play Store da Haziran ayında satışa çıkacaktır. Ayrıca Almanya’da 300’e yakın Mobilfunk Shop’lar da yerini alacak.
MOBİL UYGULAMA SAYESİNDE PRATİK KULLANIM VE SAYISIZ SÜRPRİZ HEDİYE
Almanya’daki taraftarlarımız, FenerTalk mobil uygulaması ile tüm işlemlerini en pratik şekilde gerçekleştirebilecek ve uygulama içerisinde yer alan etkinlikler sayesinde hem eğlenecek hem de sayısız sürpriz hediye kazanabilecek. Seçkin markalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde FenerTalk kullanıcılarına özel olarak sunulan indirimlerden ve fırsatlardan faydalanabilecek. Bunun yanı sıra; orijinal imzalı formalar, bedava maç biletleri, stadyum turu, tatil ve uçak bileti kampanyaları gibi çok sayıda sürpriz hediye de Fenertalk kullanıcılarıyla buluşacak.

MAÇ BİLETLERİNE ÖNCELİKLİ VE KOLAY ERİŞİM FIRSATI
Gurbetteki renktaşlarımız için hayatı daha kolay bir hale getiren FenerTalk, maç bileti almak için harcanan zamanı ve enerjiyi de taraftarlarımızın lehine çeviriyor. FenerTalk kullanıcıları, maç biletlerine öncelikli erişim hakkına sahip olacak ve bilet alım işlemlerini çok daha kolay bir şekilde gerçekleştirerek takımımıza tribünden destek olabilecek.
FENERTALK HAKKINDA
Fenertalk, Fenerbahçe’nin Almanya resmi GSM operatörüdür.Almanya’nın geneline yayılan 300’e yakın bayi ile gurbetteki taraftarlarımıza yüksek kaliteli hizmet sunmak amacıyla yola çıkan bir Türk markasıdır.
Gelişmiş dijital teknolojileri etkin bir şekilde kullanarak iş süreçlerini optimize etmeyi esas alan anlayışıyla Fenertalk; vizyoner kimliği, yenilikçi yapısı ve maksimum müşteri memnuniyeti hedefiyle Almanya’daki Fenerbahçelilere kaliteli, güvenilir ve avantajlı hizmetler sağlamak için hayata geçirilmiştir.
ORANGE MARKETİNG GROUP HAKKINDA
Orange Marketing Group, 2005 yılından bu yana, Almanya ve Türkiye’de özellikle GSM, Enerji, Telekomünikasyon ve Finans sektörlerinde çeşitli önemli projelere imza atmıştır. Şirket, geniş bir satış kanalı ağı ve alternatif satış yöntemleri aracılığıyla farklı sektörlerde başarılı projeleri devam etmektedir.
Gelişmiş dijital teknolojileri etkin bir şekilde kullanarak, müşterilere daha iyi hizmet sunma ve iş süreçlerini optimize etme konusundaki kararlılığıyla öne çıkmaktadır. Yenilikçi yaklaşımları ve sektördeki deneyimi sayesinde Orange Marketing, müşterilerine kesintisiz iletişim, güvenilir enerji ve finansal çözümler sunmaktadır.
Şirketin bu alandaki uzmanlığı, geniş kapsamlı projelerin başarılı bir şekilde yürütülmesini sağlamakta ve sektörde güvenilir bir marka olarak konumlanmasına yardımcı olmaktadır.
]]>7. Uludağ Premium Ultra Trail, 12-13-14 Temmuz’da koşulacak
Gökhan HEBEPCİ – İSTANBUL,
Bu sene 7’ncisi düzenlenecek Uludağ Premium Ultra Trail, 12-13-14 Temmuz’da koşulacak.
“Uludağ’da Koşmayı Hayal Et!” sloganı ile bu sene 7’ncisi düzenlenecek Ultra Trail, birbirinden önemli isimleri 5 ayrı parkurda ağırlayacak. Marmara’nın doğal güzellikleri le çevrili ve tarihi şehirlerinden biri olan Bursa’da 2 bin 543 metre yüksekliğindeki Uludağ’da koşucular, parkurlar boyunca muhteşem doğayla bütünleşecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, Bursa Valiliği, Uludağ Alan Başkanlığı, Bursa Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Türkiye Atletizm Federasyonu, ANDA Arama Kurtarma katkılarıyla 12-13-14 Temmuz’da gerçekleşecek Uludağ Premium Ultra Trail’ın UPUT100K, UPA66K, UPGE30K, UP16K ve UP6K’lık parkurlarında binlerce sporcu mücadele edecek.
ENGİN ÇETİNAY: EN BÜYÜK HEDEFİMİZ ULUDAĞ’DA TURİZMİN 12 AY AKTİF HALE GELMESİ
Mint Organizasyon Kurucu Ortağı Engin Çetinay, “Bu yıl 7’ncisini düzenleyeceğimiz Uludağ Premium Ultra Trail için çok heyecanlıyız. 4 mevsim Uludağ mottosu ile çıktığımız bu yolda, beyaz cennet olarak adlandırılan Uludağ’ın ilkbahar ve yaz aylarında da içinde yeşilin 400 tonunu barındıran doğasını tüm dünyaya göstermek istiyoruz. Film setini andıran parkurların en büyük özelliği ise bitki örtüsünün çeşitliliği ve değişen arazi yapısı. En büyük hedefimiz Uludağ’da turizmin 12 ay aktif hale gelmesi ve bunun için de yoğun çaba sarf ediyoruz.
Uludağ özelinde ilkbahar ve yaz aylarında farklı spor aktiviteleri de düzenlemeyi planlamaktayız. Spor bilincinin artması, sporun herkese rahatça ulaşılabilir hale gelmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Spor aynı zamanda bölgedeki herkesi kucaklayan bir olgu. Bu tarz yarışlar sayesinde belli dönemde iş yapan bütün esnafa da ayrı bir katkı sunmuş oluyoruz. Geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de yoğun bir katılımla gerçekleştireceğimiz Uludağ Premium Ultra Trail sayesinde hem turizmi hareketlendireceğiz hem de yerele dokunmuş olacağız” dedi.
BİRBİRİNDEN ÖNEMLİ PARKURLARI DİKKATLERİ ÇEKİYOR
“Uludağ Premium Ultra Trail”, birbirinden önemli ve güzelliklerle dolu 5 ayrı parkurda koşulacak. Uludağ Premium Ultra Trail (UPUT100K), 100 km ve 4 bin 620 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 60 patika, yüzde 30 single track ve yüzde 10 asfalt yoldan oluşan patika koşusu, 13 Temmuz Cumartesi günü sabah saat 06: 00’da start alacak ve 21 saatlik bir bitirme zamanına sahip olacak.
Uludağ Premium Advanced Trail (UPA66K), 66 km ve 3 bin 600 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 50 patika, yüzde 43 single track ve yüzde 7 asfalt yoldan oluşan yarış, 13 Temmuz Cumartesi günü saat 06: 00’da başlayacak ve 15 saatlik bir bitirme zamanına sahip olacak.
Uludağ Premium Epix Trail (UPGE30K) 30 km ve bin 510 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 65 patika, yüzde 30 single track ve yüzde 5 asfalt yoldan oluşacak. Uludağ bölgesinin en güzel doğa manzaraları içerisinde geçecek yarış, 13 Temmuz Cumartesi sabahı saat 08: 00’da start alacak 8 saatlik bitirme zamanına sahip olacak.
Uludağ Premium Trail (UP16K) 16 km ve 500 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 20 patika, yüzde 70 single track ve yüzde 10 asfalt yolda koşulacak. Yarış, 13 Temmuz Cumartesi günü saat 09: 00’da start alacak.
Uludağ Premium Trail (UP6K) 6 km ve 210 metre yükseklik kazanımı ile yüzde 20 patika, yüzde 60 single track ve yüzde 20 asfalt yolda gerçekleşecek. Mücadele 13 Temmuz Cumartesi günü saat 10: 00’da başlayacak.
YARIŞ GÜZARGAHLARI
ULUDAĞ PREMIUM ULTRA TRAIL 100K: Oteller bölgesinden başlayacak olan yarış sırasıyla Cennet Tepe, Kirazlı Yayla, Süleymaniye, Hünkar Köşkü, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, Alaçam, Buzul Göletler bölgesinden Uludağ küçük zirve yaptıktan sonra tekrar Cennet Tepe üzerinden oteller bölgesinde sona erecek.
ULUDAĞ PREMIUM ADVANCED TRAIL 66K: Oteller bölgesinden başlayacak yarış sırasıyla Cennet Tepe, Kirazlı Yayla, Sarıalan, Tonoz Yayla, Zeyniler Köyü, Cumalıkızık, Kürekli Şelalesi, Saitabat Şelalesi, buzul göletler bölgesinden Uludağ küçük zirve yaptıktan sonra tekrar Cennet Tepe üzerinden oteller bölgesinde son bulacak.
ULUDAĞ PREMIUM EPIX TRAIL 30K: Oteller bölgesinden başlayacak yarışta, 1. Oteller Bölgesi üzerinden Cennet Tepe, Kirazlı Yayla, Sarıalan, Tonoz Yayla, Zeyniler Köyü, Kurbağakaya üzerinden Oteller bölgesinden finiş gerçekleşecek.
ULUDAĞ PREMIUM TRAIL 16K: Oteller bölgesinden başlayacak yarış 1. Oteller Bölgesi üzerinden Sarıalan, Kurbağakaya ve Softaboğan Şelalesinden geçerek Oteller bölgesinde bitecek.
ULUDAĞ PREMIUM TRAIL 6K: Oteller bölgesinden başlayacak yarış 1. Oteller Bölgesi üzerinden Kurbağakaya tekrar oteller bölgesine ulaşarak son bulacak.
KATEGORİLER
Erkek/ Kadın Genel Klasman
Erkek/ Kadın 40- (14 Temmuz 1984 – 13 Temmuz 2006 doğumlular)
Erkek/ Kadın 40+ (14 Temmuz 1974 – 13 Temmuz 1984)
Erkek/ Kadın 50+ (14 Temmuz 1964 – 13 Temmuz 1974)
Erkek/ Kadın 60+ (13 Temmuz 1964 ve öncesi doğumlular)
]]>A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, “Sizlerin ve Erzincan halkının karşısına galibiyetle devam edebildiğimiz için çok mutluyum, gururluyum. Kadın futbolunda bizler bir kültür yaratmaya çalışıyoruz. Bu kültür de seyircisiz olmuyor. Bugün yine dolu stadyum karşısında oyuncularımın sizlerin desteği ile kazanmasından son derece mutluyum ve gururluyum. Bu yanımda gördüğünüz iki kız ve arkasındaki arkadaşları ile çok gurur duyuyorum. Çünkü kadın futbolunun ivme kazanmasını sağlayan, kadın futbolunu bir yere getirecek olan oyuncularım. O yüzden çok mutlu ve çok gururluyum. Ama Türk olduğum, bu ülkenin bir vatandaşı olduğum ve Erzincan’da maç oynadığım için de son derece gururluyum. Vatanın her yeri bizim için çok kıymetli ve değerli. Ama gittiğimiz her yerde bu kadar değer ve kıymet görmek gerçekten insanı çok çok özel hissettiriyor. Bu yüzden herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
Maçın kendileri için çok kıymetli olduğunu, aldıkları 3 puanla da daha çok kıymetli olduğunu vurgulayan Kıragası, “Önümüzdeki yolu devam ettirebilmek açısından önemli. Azerbaycan’ın nasıl oynadığını çok iyi bildiğimiz, bizim toplarımızı kesmeye çalıştığı ve biraz oyun bozmaya hareket ettiğini çok iyi biliyorduk. O yüzden Macaristan maçı dışında 5 tane farklı hücum oyuncusuyla oyunu kurmaya çalıştık. Çok fazla gol kaçırdık. Şimdi biraz o kaçırdığımız gollerin üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Ama bu takım hangi oyuncu olursa olsun kadromuzda bulunan, şu an da sakatlığı devam eden oyuncularımız var. Hangisi olursa olsun yüzde yüzünü vererek 90 dakika boyunca ülkesi için mücadele etmeye devam edecekler. Sizlerden de ricamız, sizler bizim sesimizsiniz. Bizi desteklemeye devam edin. Bugün bizim ve takımımız için özel bir gün, Arzu Karabulut’un bugün 100’üncü maçı. Çok çok kıymetlidir. Kadın futboluna ivme kazandırdığımız bu günlerde geçmişten beri aslında sefasını şimdi sürdüğü ama cefasını çok çeken bir oyuncudur. Onu da kutluyorum ve nice yüz maçlara diyorum” dedi.
Kaleci Seda Akgöz, çok mutlu olduğunu ifade ederek, “Çok mutluyuz. Erzincan bizi geldiğimiz günden bugüne kadar çok güzel karşıladı. Şimdi önümüze bakıyoruz. Azerbaycan maçını kazandık. Buradaki işimizi bitirdik. Şimdi diğer maçımıza odaklandık” diye konuştu.
Arzu Karabulut ise, “Hayatım boyunca Erzincan unutulmaz bir şehir olacak. Çünkü yüzüncü maçımda galibiyetle buradaydım. Hocama da teşekkür etmek istiyorum. Bana güvenip beni takımda tecrübeli abla olarak görmesi bu yüzüncü maçımı bana yaşattığı için. Kendimle gurur duyuyorum. Her zaman yanımda olan ve beni destekleyen aileme de teşekkür etmek istiyorum. Arkamda durdular” dedi.
A Milli Kadın Futbol Takımı, dördüncü maçında Azerbaycan ile 4 Haziran tarihinde Bakü’de karşılaşacak.
]]>PAÜ Spor Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen Spor Bilim Şenlikleri kapsamında eski Türkiye Milli Futbol Takımı oyuncusu ve kaptanı Arda Turan’ı Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluşturdu. Arda Turan, profesyonel futbolculuğa başladığı Manisaspor’dan Barcelona’ya ve oradan da Eyüpsor’a uzanan futbolculuk ve antrenörlük ile ilgili kariyer yolculuğunu ve hatıralarını dinleyicilerle paylaştı.
Söyleşide üniversiteli gençlere futbolculuk ve teknik adamlık kariyeri hakkında bilgiler veren Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, “Alt yapı ile ilgili olarak maalesef ki biliyorsunuz ki ülkemizde tabi bu Denizli’de daha müsait olabilir ama çocukların bu oyunu oynayabilecekleri alanlar çok azaldı. Barcelona alt yapısını ziyaret ettiğimde merak etmiştim ve ne yapıyorlar diye bakmıştım. 11-12 yaşlarına kadar çocuklara sadece maç yaptırıyorlardı, pas atmalarını öğretiyorlardı. Sizler de birçoğunuz spor yapıyorsunuz. Sporcuların işi şu yönden çok zor. Çok az fırsat geliyor. Halbuki ben o süreci 17 ile 21 yaş arasındaki bir dönem olduğunu düşünüyorum. Oyuncunun kötü oynama şansını, hata yapma şansını elinden almamak lazım. Ben kendim 1987’liyim ve o dönemin en iyileriydi 87liler diyebilirim. Ama o yaş grubundan bir oyuncu Barcelona’da oynayabildi, üç-dört tanesi de Süper Lig’de oynayabildi. Bunu söylerken şunu söylemek istiyorum herkes hücum oyuncusu olamaz, herkes yıldız olamaz. Bu süreç şöyle gelişiyor arkadaşlar. A takıma çıkıyorsunuz, karşınıza bir fırsat geliyor. İşte bana Manisa’dan sonra Galatasaray’da geldiği gibi. Eğer bu şansı değerlendirmeseydim belki şu anda karşınızda oturmuyor olurdum” dedi.
“Spor, bir süreçtir” diyen Turan, şöyle konuştu:
“Spor, insan performansına dayalı bir şey ve o yüzden insanlara spordan önce insan olduğunu hatırlatmamız lazım. Sizin de kendinizin insan olduğunuzu hatırlamanız lazım. Kendinize hata yapma hakkı verin ve hayal kurma hakkınızdan asla vazgeçmeyin. Barcelona süreci benim için daha kıymetlidir. Çünkü ilk altı ay oynamamıştım ve örnek aldığım saha içi çözümlemelerinde uzman olan oyuncularla beraber her sabah ders yapma fırsatı buldum taktik ve sistem üzerine. Bu da benim ufkumu açtı. Barcelona’nın ilk altı ayı öğreti gibiydi. Tabi sürekli alışma süreci içerisindesiniz. bir Dünyanın en büyük takımı ve kolay değil. Çok büyük başarılara imza atmış bir takım ve o takımda formayı giyebilmek için sabırsızlanıyoruz. 6 ay boyunca bekledim ama sonrasında yaşadıklarım çok güzeldi. Çok güzel bir tecrübeydi. Beraber kupalar kazandık, kupalar kaybettik. Başarısızlıkların da insanlara çok şey öğrettiği şeyler var. Dünyanın en büyük oyuncularının kaybettikten sonra nasıl üzüldüğünü, nasıl oturup ağladığını ve o anlar için ne çalıştıklarını görebiliyorsunuz muhteşem bir şeydi. Hayatta çok çalışıyorsanız ve çok iyiyseniz sizi kimse bir yere getiremez. İyi yerlere çok çalıştığınız için gelirsiniz. Sakın hayallerinizi kırmayın. Arda Güler, görüyorsunuz bugün muhteşem şeyler yapıyor. Mete Gazoz da benim kardeşim gibidir, tarihin en büyük sporcularından biridir, Mete Gazoz. Yalnızca popüler sporlardan örnek almayın. Bu ülkenin potansiyeli çok büyük. İspanya’nın nüfusu kadar bizim ülkemizin genç nüfusu var. Lütfen potansiyelinizin farkında olun”
Arda Turan’ın konuk olduğu söyleşi öğrencilerden gelen soruların cevaplandırılması ile sona erdi. – DENİZLİ
]]>Kıragası: “Play-off için büyük bir adım daha attık”
ERZİNCAN – 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1. Grup 3. maçında Azerbaycan’ı mağlup eden Kadın A Milli Takımında Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, maç sonunda değerlendirmelerde bulundu.
Azerbaycan maçlarının gruptaki yerleri için çok kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Kıragası, “İlk hedefimiz evimizdeki maçı kazanmaktı. Çok şükür ki bunu başardık. Şimdi ikinci hedefimiz deplasmandaki Azerbaycan maçını kazanmak. Ana hedefimiz ise Play- off’lara kalmak. Bunu başarmak için var gücümüzle çalışıyoruz ve bugün çok büyük bir adım daha attık.” diye konuştu.
“Son 9 resmi maçta 8. galibiyetimize ulaştık”
Azerbaycan karşısında maçın başından sonuna üstün bir oyun sergilediklerini ifade eden Kıragası, “Rakibimizin oyuna sert bir şekilde başlayacağını ve daha sonra kapanacağını biliyorduk. Bu yüzden acele etmedik. Topa sahip olmak önemliydi. Bunu başardık. Üçüncü bölgede etkili hücumlar gerçekleştirdik. Zaman zaman oyuncularımızın bireysel yetenekleri ön plana çıktı ve göze hoş gelen hareketler de izledik. Maç sonucunda kalitemizi ortaya koyarak sonuca gittik. Macaristan maçından sonra bu maçı da kazanmak bize büyük motivasyon oldu. Son 9 resmi maçımızda 8. galibiyetimize ulaştık ve kalemizde sadece 4 gol gördük. Bu istatistik bile kadın futbolunun muhteşem gelişimini çok güzel özetliyor” dedi.
” Erzincan’a çok teşekkür ediyoruz”
Erzincan’a ayrı bir paragraf açmak istediğini belirten Kadın A Milli Takım Teknik Direktörümüz, “20 Mayıs’tan beri Erzincan’da muhteşem şekilde ağırlandık. Yerel yönetimlere gösterdikleri muhteşem ev sahipliği için çok teşekkür ediyoruz. Erzincan halkına maç boyunca sergiledikleri coşkulu destek için teşekkür ediyoruz. Erzincan tarihinde ilk kez bir milli maç oynandı ve bu da bize nasip oldu. Kazandığımız ve taraftarlarımıza galibiyet hediye ettiğimiz için son derece mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Bir teşekkür de Arzu Karabulut’a
Özel bir insan için ayrıca teşekkür etmek istediğini ifade eden Necla Güngör Kıragası, “Bu güzel gece, bir güzel şey daha yaşandı. Milli oyuncumuz Arzu Karabulut, bugün Kadın A Milli Takım formasını 100. kez terletti. 2005 yılından beridir kendisi milli takımda forma giyiyor. Bu gerçekten çok özel ve güzel bir duygu. Arzu, kadın futbolunun çok uzun bir dönem cefasını çekti. Bugün ise sefasını sürüyor. Kazandığımız bir maça da 100 sayısının denk gelmesi ayrı bir güzellik oldu. Kendisine, ‘Nice 100 maçlara’ diyorum” değerlendirmesini yaptı.
“Arzu Karabulut, Kadın Milli Takım formasını 100. kez giydi”
Kadın A Milli Takımının hücum oyuncularından Arzu Karabulut, Azerbaycan karşısında forma giyerek “Dalya” dedi. Milli oyuncu, Kadın Milli Takımlarda tüm yaş kategorilerinde bugün 100. kez Ay-Yıldızlı formayı terletti.
Çok büyük bir gurur yaşadığını ifade eden Arzu Karabulut, “Erzincan’ı ve bu maçı hiç unutmayacağım. Bugün kendim için ve ailem için gurur duyuyorum. Ailemi gururlandırdığım için çok mutluyum. Allah bugünü görmeyi bana nasip etti. Kadın futbolu muhteşem bir şekilde yükseliyor. Bugün kadın futbolu için çok büyük bir adım daha attık. Avrupa Şampiyonası Finalleri hayalleri kurabiliyoruz. Takım arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Çok üstün bir mücadele gösterdiler. Teknik heyetimizle gurur duyuyorum. Bizim önümüze hep gerçekçi hedef koydular ve bu doğrultuda bizi yönlendirdiler. Azerbaycan karşısında çok güzel bir galibiyet aldık. Şimdi Bakü’de aynı başarıyı tekrarlamak istiyoruz. Umuyorum çok çalışan, didinen ve isteyen tüm takım arkadaşlarım benim gibi bugün 100 sayısına ulaşır, hatta bu rakamları kırar geçer” ifadelerini kullandı.
]]>(İSTANBUL) -2022 yılı Dünya Capoeira şampiyonu Melis Umay Doğu’nun vize başvurusu Macaristan Konsolosluğu tarafından 24 Mayıs’ta reddedildi. O günden bu yana vize engelini aşmaya çalışan Doğu, başarılı olamadı ve Macaristan’da yapılacak Avrupa Şampiyonası’na katılamadı. Doğu, Dünya Capoeira Federasyonu’nu aradığını, “Vizeme ret vermişler. Davetiyem olmasına rağmen tekrar bir davetiye gönderebilir misiniz? ve lütfen konsolosluğu arar mısınız” diye rica ettiğinde Macaristan Konsolosluğu’nun telefonu kapattığını söyledi. ve randevusu olmasına rağmen bir kez ret aldığı için Konsolosluktaki randevusuna giremediğini, kimseyle iletişim kuramadığını bildirdi.
Umay Doğu, yaşadığı süreci ANKA Haber Ajansı’na anlattı:
“Ailem beni kredi çekerek gönderdi”
“2022 yılında gerçekleştirilen dünya şampiyonasında ülkeme birincilik getirmiş bir kadın sporcuyum. 2011 yılında Spor İstanbul’da başladı benim capoeira serüvenim. ve 10 yıl boyunca orada devam etti. Sonrasında bireysel olarak devam etme kararı aldım ve 2022 yılında gerçekleştirilen Capoeira Şampiyonası’na katıldım. Birincilikle döndüm ülkeme. Beni ailem oraya kredi çekerek gönderdi. Tüm masraflar tarafımızca karşılandı ve bu zorluklara rağmen bayrağımı Macaristan’da dalgalandırmayı başarabildim. İstiklal Marşımızı okuttum. Çok büyük bir gururdu. Geldiğimiz zamanda 2024 yılında gerçekleştirecek olan Avrupa Capoeira Şampiyonası’na (31 Mayıs ve 2 Haziran’da gerçekleştirilecek) 24 Mayıs günü gelen ret cevabı sebebiyle gidemiyorum.
“Tekrar konsolosluktan randevu aldım”
Hafta sonuna denk geldiği için konsoloslukta iletişime geçemedim. 27 Mayıs pazartesi günü mail attım. Fakat randevusuz hiçbir bilgi işlem yapamayacaklarını dile getirdiler bana. Yine de ben şansımı denemek amaçlı salı günü konsolosluğun önüne gittim. Birileriyle konuşmak istediğimi söyledim. Hiçbir şekilde işlem yapamayacaklarını söylediler. Onları da anlıyorum. Orada oturup ağlarken moralim çok bozulmuştu. Çünkü bir buçuk aydır bu süreçte kendi başıma ilgileniyorum, kendim çalışıyorum ve ailemden hiçbir destek almadan bu sefer her şeyi kendim üstlenmek istedim. Uçak biletlerini kendim ödedim. Vizemi kendim ödedim, konaklamam da bir sponsor tarafından ödendi. Fakat süreç böyle olunca o kadar uğraştığımla kaldım gibi hissettiğim için biraz umutsuz oldum orada. ve orada oturup ağlarken randevu saatlerine baktığımda 29 Mayıs sabahına yani benim uçağımın olduğu güne saat sekiz buçuğa randevu vardı. Hemen uçak biletimi iptal edip randevu aldım. Son bir gün de kalsa son güne kadar direnmek istedim, randevu aldım. Yine evraklarımı toparlayıp Macaristan Konsolosluğu’nun önüne geldim. ve bana bizi içeri alamayacaklarını söylediler. Nedenini sorduğumda ise vize reddimiz sebebiyle ve işlemin bu kadar hızlı çözülemeyeceğiyle alakalı direktifler verdiler ve biz geldiğimiz gibi randevu olmasına rağmen herhangi bir yetkiliyle kendimi anlatamadan kapıdan geri döndürüldük.
“Konsolosluk, federasyonun yüzüne telefonu kapatmış”
Cuma günü ret geldi ve hemen Dünya Capoeira Federasyonu’nu aradım. Mesaj attım ve dedim ki, ‘Vizeme ret vermişler. Davetiyem olmasına rağmen tekrar bir davetiye gönderebilir misiniz? ve lütfen konsolosluğu arar mısınız’ diye rica ettim. Konsolosluk, federasyonunun suratına iki kere telefonu kapatmış. Hiçbir şekilde uzlaşmaya çalışmamışlar maalesef. Bu kadar zorluk çekmemin sebebi de şu Türkiye’de Capaeira Federasyonu işleyen bir federasyon değil maalesef ki. Bana çok soruyorlar, ‘Gri pasaportun yok mu? Niye böyle oluyor?’ diye. Capoeira Türkiye’de dans federasyonları adı altında görünüyor. Resmi olmasa da. Fakat capoeira bir dans değil, bir dövüş sporu. Bunun kültürünü bilen insanlar zaten bu federasyonun altına çok girme taraftarı değiller. Aynı benim gibi. İlerleyen süreçlerde ne olur bilemiyorum. Ben Avrupa Şampiyonası’na gidemedim… Bu yarışma olmadı ama bir sonraki yarışmada hem fiziken hem de zihnen kendimi güçlü tutup böyle sıkıntılar olmadan da o şampiyonluğu getireceğime inanıyorum.”
Capoeira nedir?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Sporİstanbul internet sitesinde Capoeira şu şekilde anlatılıyor:
“Capoeira Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır. Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri estetik görünüme sahip ve katı formlardan uzak olan bu spor, özellikleri ile diğer savunma sanatlarından ayrılır. Brezilya’daki köleler için ‘Özgürlüğe giden yol’ olarak görülen Capoeira, bir spor dalı olarak anılmasının yanında birçok insana göre bir savaş sanatı ya da dans olarak da görülmektedir. Brezilya başta olmak üzere 48 ülkede resmi olarak yapılmaktadır.”
]]>Yıldırım, kongre çalışmaları kapsamında kentteki bir otelde düzenlenen toplantıda kongre üyeleriyle buluştu.
Burada konuşan Yıldırım, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak için göreve gelmek istediklerini söyledi.
Takımı şampiyon yapamamaları halinde birinci sene sonunda olağanüstü kongreye gideceklerini vurgulayan Yıldırım, aday olanı da destekleyeceklerini ifade etti.
Yıldırım, takımı çocuklar, gençler ve herkes için şampiyon yapacaklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Çünkü bu gidiş iyi bir gidiş değil. Listelere, düşüncelere iyi bakın. 20 sene başkanlığımda siyaset yapmadım. Tarafım, Atatürk ve laik cumhuriyetçilik, onun dışında değilim. Kimseden bugüne kadar fetva almadım. Benin adıma çok şeyler söylüyorlar ama inanın, 20 sene başkanlık yaptım iktidardan ya da siyasetten ‘Şu arkadaşı yönetimine al’ demediler. Kimse ne baskı yaptı ne söyledi. Şampiyon yapacağız. Onun için sizlerden oy ve destek istiyorum. Fenerbahçe’yi eski haline, yıllarına döndüreceğiz. Buna inanıyorum, siz de inanın.”
“Ben kaçacak adam değilim”
Yıldırım, söz alan bir kongre üyesinin “Sizi Ali Koç ile el ele görmek isterdim.” sözü üzerine, Ali Koç ile fikir ayrılıklarının bulunduğunu belirterek, “Bizim başka ayrılığımız yok. Bir de onun hali ve tavırlarından dolayı ortaya gelen pozisyon var. Kongre oldu. Arabaya bindim, gittim eve. Hiçbir şey yapmadım. Konuşmaya başladılar; ‘Kaçtı, gitti’. Ben kaçacak adam değilim. Biz kimseye bağlı değiliz.” diye konuştu.
Gelecek yıl Türkiye Kupası ile ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine Yıldırım, federasyonun takıma ceza verip vermeyeceğini bilmediğini ifade ederek, “Ceza vermezse her yerde oynayacağız. Her yerde başarıyı, şampiyonluğu kazanmaya çalışacağız.” dedi.
Aziz Yıldırım, Kulüpler Birliği Vakfı konusunda da orada güçlü bir başkanlık sisteminin bulunmadığını savunarak, “Önceden Kulüpler Birliğinin ağırlığı vardı, güçlü başkanlar vardı. O ağırlık hem yayıncı kuruluşa hem devletle olan ilişkilere, siyasete hepsine karşı güçle onlara ne istediğini anlatabiliyordun. Şimdi öyle bir şey yok. Kulüpler Birliğinin yapısı çok kötü. İyileşir mi, bilemiyorum. İçeriyi tanımıyorum. Ancak oraya gittiğimizde eğer uygun görürsem devam ederim. Uygun görmezsem gitmem. Onu değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bir katılımcının, “Eskiden siz elinizi masaya vururdunuz. Şimdi sakin gözüküyorsunuz. Eski Aziz başkanımız olacak değil mi?” sözü üzerine Aziz Yıldırım, elini yumruk yapıp masaya vurdu.
Seçim sonucu ne olursa olsun Ali Koç ile el sıkışıp sıkışmayacağının sorulması üzerine Yıldırım, el sıkmakla bir şey olmayacağını belirtti.
Kendisinin bir şey demediğini ancak karşısındakilerin sürekli kendisini tahrik ettiğini anlatan Yıldırım, “Ben yok sayacağım. Bir araya gelmemizin bir faydası yok. Onun için bu konuyu fazla abartmayalım. Bizim fikir ayrılığımız var. Yoksa medeni insanlarız. Gelsin ‘Merhaba’ desin ‘Merhaba’ deriz. Yok mu diyeceğiz. Fikir ayrılığı var. Ben ‘Mourinho’ diyorum, onlar İsmail Kartal. Gittiler hemen Mourinho’ya sarıldılar. Aramızdaki fark bu.” ifadelerini kullandı.
Bir katılımcının, 6 yıldır Fenerbahçe maçına niçin gitmediğini sorması üzerine Yıldırım, başkanlığı döneminde Fenerbahçe’ye yaptığı çalışmaları anlattı.
“Kalbim kırılmış size”
Kendisinin yargılanmaması gerektiğini belirten Aziz Yıldırım, “O stattan giderken beni yuhalamadınız mı? Utanmadınız mı? İçimdekileri dökmüyorum. Oradan giderken, bu kulüp için hapis yattığımda hakim ya da savcısına ‘Seni atarız’, ‘Sen kimsin beni atacak’ diyen adamı siz yuhalayarak gönderdiniz. Onun için bana bir şey konuşmaya sizin hiçbir hakkınız yok. Buna rağmen ben kendimi feda ederek geliyorum. Çünkü Fenerbahçe yanlış yola giriyor. Bunu önlemek için geliyorum.” diye konuştu.
Yuhalama sırasında yaptığı konuşmayı hatırlatan Yıldırım, “Bunlar olmamış gibi elini sık. Elini sıksam ne olacak. Görüntü oluyor. Kalbim kırılmış size. Kalbim kırık. 20 sene yaptıklarımın karşılığı bu mu olmalıydı? Yapılanları insan unutmuyor. Unutmam, öyle bir yapım var.” değerlendirmesinde bulundu.
“Seçildiğinizde Okan Buruk’a bir cevabınız olacak mı?” sorusuna Yıldırım, hiçbir zaman Galatasaray başkanlarına, sporcularına yorum yapmadığını belirterek, “O Fenerbahçe’nin gücüydü.” yanıtını verdi.
Yıldırım, daha sonra kendisine yöneltilen diğer soruları da cevapladı.
Aziz Yıldırım, konuşmasının ardından yanına gelen taraftarlar ve gençlerin formalarını imzaladı.
(Bitti)
]]>Ümraniye Belediyesi’nin bisiklet kurslarında eğitim gören öğrenciler için Bisiklet Şenliği düzenledi. 2-14 yaş arası 500 çocuk, 9 farklı kategoride kıyasıya yarıştı. Şampiyon olan ve dereceye giren sporculara kupa ve çeşitli hediyeler verildi. Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, tüm katılımcıların kendi gözünde birinci olduğunu belirterek “Sporun yaşı yoktur” dedi.
Ümraniye Belediye Meydanı’na kurulan parkurda çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ın yanı sıra çok sayıda öğretmen ve velinin katıldığı şenlikte her katılımcı madalya kazanırken 9 farklı kategoride de kupa dağıtıldı. Şampiyon olan ve dereceye giren sporculara çeşitli hediyeler de verildi.
YILDIRIM: İSTANBUL KÜLTÜR YOLU ÜMRANİYE’DEN GEÇECEK
Düzenlenen etkinlikler vesilesiyle çocuklarla bir arada olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, “500 gencimiz burada, sabahtan beri kıyasıya mücadele etti. Benim için tüm çocuklarımız birinci sayılır. Ümraniye Belediyesi’nin şehir meydanı hakikaten her türlü etkinliğe ev sahipliği yapacak. Bu yaz inşallah daha çok etkinlikte bir arada olacağız. Eylül’de İstanbul Kültür Yolu Ümraniye’den geçecek. ve hep beraber çok büyük şenlikler yapacağız. Gençlere şimdiden müjdemiz olsun” dedi.
Spor yapmanın önemine vurgu yaparak konuşmasını bitiren Yıldırım, “Sporun, yaşı yoktur. Siz gençlerin arasından, bisikletçi, voleybolcu, futbolcu, basketbolcu, karateci ve masa tenisçisi çıkacak.” dedi.
3’üncü kademe bisiklet ve milli takım antrenörü olan, aynı zamanda Ümraniye Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğünde bisiklet öğretmenliği yapan Ensar Efendioğlu gerçekleştirilen şenlikten detayları aktardı. Efendioğlu, “Çalıştığımız pilot İlköğretim Okulları’nda çocuklara bisiklet için temel eğitimler verip, bisiklet sürmeyi öğrettik. Şimdi de çocuklarımıza final gibi böyle bir şenlik düzenledik. Çocuklara kendi yaş kategorilerinde güzel bir yarış organize ettik. Yarışmamız 2-4 yaş tay tay denge bisikletiyle başlıyor. Bununla birlikte 5-6 yaş, 7-8 yaş, 9-10 yaş, 11-12 ve 13-14 yaş grubu olmak üzere 6 yaş kategorimiz var. 2 yaş grubu da kendi yaşlarında burada bizim oluşturmuş olduğumuz parkurda bir tur atacaklar” ifadelerini kullandı.
EFENDİOĞLU: “VELİLERDEN OLUMLU GERİ DÖNÜŞLER ALIYORUZ”
Efendioğlu dereceye girenlere belediyenin sürpriz hediyeleri söyleyerek, “Dereceye girmiş olan sporcularımıza belediyemizin hazırladığı sürpriz hediyelerimiz de var ama en önemlisi katılım sağlayan bütün çocuklarımıza burada katılım madalyası takdim edeceğiz. Bu etkinliklerimiz için velilerden olumlu geri dönüşler alıyoruz. Öncelikle bisiklet sürmeyi öğrettiğimiz için müteşekkir oluyorlar. Bisiklet sürmeyi biz okula gittiğimizde bunu yarım saatte 40 dakikada tekniğini vererek öğretmiş olduk ve bunlardan çok güzel bir geri dönüşler aldık” dedi.
DERECELER GEÇİCİ AMA EĞLENMEK KALICI
Bisiklet şenliğine çocukları için geldiğini söyleyen Ayşe Doğan ise “Çocuklarım çok seviyorlar bisiklete binmeyi ve onlara sosyal aktivite olsun diye katıldık. Çok da memnunuz, mutluyuz, emeği geçenlere teşekkür ederiz” diye konuştu.
12 yaşında olan ve 12-13 yaş kategorisinde yarışacak olan İsmail Furkan da “ben zaten bayağıdır bisiklet sürüyorum, sürmeyi de seviyorum. O yüzden bu yarışmaya katıldım. Heyecanlıyım inşallah kazanacağım” ifadelerini kullandı.
Daha önce Ümraniye Belediyesi Akıl Oyunları’nda Pentago alanında 2’nci olarak bisiklet ödülü kazanan Liva Özmen kazandığı bisikleti ile yarışmak istediği için şenlikte olduğunu söyleyerek “Akıl oyunlarına gidiyorum ve Pentago turnuvasında Ümraniye 2’ncisi oldum. Bisiklet verdiler ve ben onunla yarışacağım” dedi.
Anne Çiğdem Özmen ise “Kızım 1’inci olmak istiyor ama bu bir yarışma ve eğlenmek için buradayız. Dereceler geçici ama eğlenmek kalıcı. Çocuklar eğlensinler. Çok güzel bir etkinlik çok mutluyuz çok memnunuz” diye konuştu.
]]>Manisaspor başkanlığının ardından uzun yıllar sonra yaklaşık 1.5 önce Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü Başkanlığına seçilen Emre Hasgör basın mensuplarıyla buluştu. Manisa BBSK’nın amatör bir kulüp olduğunu ve belediye bütçesinin imkanlarıyla halka hizmet ettiğini kaydeden Hasgör, basın mensuplarının sorularını da cevaplandırdı. Başkan Hasgör özellikle aralarında tesis krizinin yaşandığı Manisa FK, Manisa FK’nın altyapı oyuncuları ve bu yıl Şampiyonlar Ligi’nde oynamaya hak kazanan Manisa BBSK Basketbol takımıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
“Manisaspor’a ve Manisalılara hakaret etmeye çalışıyorlar ama ben burada olduğum sürece ettirmem”
Manisa FK Başkanı Mevlüt Aktan’ın yaşadıkları tesis krizi nedeniyle “Kulübün adını Rize Fındıklıspor yaparım Manisa’dan çekilirim” sözlerinin sorulması üzerine Başkan Emre Hasgör, “Futbolun içinden geldiğim için bu sorular çok normal ama bir amatör spor kulüp başkanıyım. Çocuklara, gençlere hizmet eden bir kulüp başkanıyım ama aynı zamanda da çok iyi bir Manisaspor başkanıyım. Bunlar çok komik açıklamalar. Aslında bunlar 15 yıllık ürünün cevapları. Fındıklıspor da yaparlar, Polatlıspor da yaparlar. 1994 yılında rahmetli Adil Aygül tarafından kurulan kulübün futbol takımının geldiği durumlar hepimizin içini acıtıyor. Orada bir cümle daha gördüm kaile almıyorum ama Manisaspor’la ilgili bir cümle. Manisaspor benim için çok değerli. Bugüne kadar sportif nezaketi sağlayarak devam etmeye çalışıyordum ama çok da sportif nezaketin sağlanacağı bir durum değil. Aslında bu konuşmaların başı bir önceki dönem belediye başkanı demeye bile utandığım biri, Manisaspor’u bu hale getiren, bana dediğini düşünüyorum. Bunun başı var 15 senedir bu işleri dizayn edenler var. 15 sene başka düzen oluşturmuş ve sportif düzen dışına çıkmışlar. Manisaspor’u öyle kendini bilmezlere yedirmem. Önceki dönem belediye başkanına da söylüyorum sokak başlarında konuşuyormuş. Aziz Nesin’in bir Zübük karakteri vardır ben onu ona benzetiyorum. Onun Manisa’da sporu getirdiği halleri hepimiz görüyoruz. Manisa halkının parasıyla, Manisa halkının verdiği vergilerle tesise çökmüşler, oturdukları masa bile belediyenin masası ve oradan Manisaspor’a ve Manisalılara hakaret etmeye çalışıyorlar ama ben burada olduğum sürece hakaret ettirmem. Defalarca söylüyorum, bir önceki dönem belediye başkanı yüzünden bu hallerdeyiz. Kentimizin geldiği durum bu. Biz bunları çözmek için varız. Aslında konu Manisaspor olduğu zaman çok sinirleniyorum. Çok emekler verildi ve bugün tesislere giderseniz üzülür ağlarsınız. Aşevinden bile yemek verilmeyen futbol takımının tesisi ve bir tarafta da lüks tesislerde yaşanan bir düzen burası. O lafları söyleyen arkadaşı kaile almıyorum. Manisalılara sesleniyorum. Ellerinde bir tek şey kaldı o da Manisalı altyapı çocuklarını kullanmak istiyorlar. Dertleri kendi dertleri. Onlara istedikleri ücreti versek bugün bırakırlar. Bizim Manisa FK ile hiçbir ilişkimiz yok, o kulübü bize vermek isteseler de hiçbir işimiz yok. Sonuçlarına katlanacaklar. Manisalıları ezmenin, Manisa halkına zarar vermenin, Manisa’nın kurumlarına zarar vermenin sonuçlarına katlanacaklar. Kendilerini başka yerde görüyorlar ama hiçbir şeyden korkmam. Ben Manisalıyım ve sonuna kadar da bu işin takipçisi olacağım. Bu konuyla ilgili bölüm hepimizi üzen noktalar. Kendine Fındıklıspor diyen biri konuşuyor ne zannediyorsun kendini. Bu halkın bu memleketin takımı senden korkar mı?” dedi.
“Altyapı çocukları bize emanet”
Manisa FK altyapısındaki çocuklarla ilgili olarak da konuşan Hasgör, okullar kapanan kadar servislerin, yemeklerin aynı şekilde devam edeceğini ama bununla ilgili olarak Manisalıların emaneti olan çocukları mağdur etmeyeceklerini söyledi.
“Basketbolun bütçesini dörtte bir düşürdük”
Bu sene Basketbol Süper Ligi’nde gösterdiği performansla Avrupa kupalarında oynamayı garantileyen Manisa BBSK Erkek Basketbol Takımı ile ilgili de konuşan Emre Hasgör, “Basketbol kulübü yine tamamen kamu kaynaklarıyla yapılmış bir organizasyon. Biz bu bütçeyi düşürdük. Dörtte birlere düşürdük. Sonucuna bakarız. Basketbol bir eğlence benim de çok dahil olduğum bir durum değil ama elimizde yönetmemiz gereken bir organizasyon var. Halkın çok sevdiği bir aile organizasyonu. Futbol odaklı olmamıza rağmen hoşumuza gidiyor. Bütçe tamamen belediye kaynaklarıyla yapılmış bir bütçe ama artık öyle olmayacak. Genç bir yönetim kurulu var orada. Kendi finans kaynaklarımızla yapacağız. Şampiyonlar Ligi’ne katılır mıyız, katılırız ama daha o bütçeyi oluşturamadık. Beli bölümünü oluşturduk. Arkadaşlarımız kombine, reklam satıyor. Hoş bir şey olsun. Biz de oradan alalım basketbola para yatıralım. Basketbolu da yapacağız ama kendi bütçemizle yapacağız. İki sene de 7.5 milyon Dolar para harcanmış bu kulübe bomboş elimizde bir tane oyuncumuz yok, altyapımız yok sadece elimizde basketbol topları var. Yönetici arkadaşlarımı çok çalışıyor ben de çok çalışıyorum. Bir görev aldığınızda bunu çok iyi yapmanız gerekiyor. İnanın açıkçası bir kulüp başkanlığını hayatımdan çıkarmıştım çünkü çok üzülmüştüm gelinen nokta öncesinde. Bir daha girmeyeceğim demiştim. Ama hayat bizi bu işlerin içinden çıkarmıyor. Küçük bir bütçeyle mücadele edeceğiz. Şehrimizi böyle temsil edeceğiz. Belki küme düşeceğiz belki play-off oynayacağız ama bütçeyi kendi emeklerimizle, Manisalılara kombine satarak arkadaşlarımızdan reklam alarak bu şekilde yapacağız. Daha zevkli olacak. Orası bir grup elit insanın değil, halkın hep beraber girdiği bir yer olacak. Ben de yeni yeni tanıyorum basketbolu. Bazen futbol yorumları yapıp komik durumlara düşüyoruz ama bu işin içinde basketboldan çok iyi anlayan yöneticilerimiz var. İyi bir spor yöneticisi olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. – MANİSA
]]>Mourinho için atılan manşetler şöyle;
“SÖZLEŞME İMZALAMAYA HAZIR”
Tuttomercato: “Portekizli teknik adam, geçtiğimiz Ocak ayında Roma’yla yaşadığı ayrılığın ardından farklı alternatifleri değerlendirdi ve artık Fenerbahce’yle sözleşme imzalamaya hazır. “Özel biri”, sarı-lacivertli takımla anlaşmaya vardı ve bugün yeni teknik direktör olarak açıklanabilir.”
“F.BAHÇE’NİN CAZİBESİNE KAPILDI”
Corriere dello Sport: “Jose Mourinho, Fenerbahce’nin cazibesine kapıldı. Türk kulübü, Portekizliyle 2 yıllık sözleşme imzaladı. West Ham iddialarını reddeden ve doğru teklifi beklemeyi tercih eden Mourinho yedek kulübesine dönmeye hazır.”
“TÜRKİYE’DE İLK KEZ GÖREV YAPACAK”
Tuttosport: “Mourinho, Fenerbahçe’ye ‘evet’ dedi, anlaşmaya varıldı. Portekizli teknik adam, birkaç aydır sahalardan uzak ama bu transfer döneminde sahaya ve yedek kulübesine geri dönüyor. Alıştığı liglerden farklı bir ligde bunu yapıyor çünkü Türkiye’de ilk kez antrenörlük yapacak.”
“DUYURU BUGÜN GELEBİLİR”
Calcio Mercato: “Geçen Ocak ayında Roma’dan ayrılmasının ardından Jose Mourinho yeni bir kulüp buldu. Portekizlinin Fenerbahçe ile iki yıllık sözleşme imzalamaya hazır olduğu belirtildi. Portekiz, İngiltere, İspanya ve İtalya’da antrenörlük yapan Mou’nun Türkiye’ye gideceğini duyurusu bugün gelebilir.”
“UYUYAN DEVİ UYANDIRACAKLAR”
A Bola: “Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım’ın seçim aracı olarak ilan ettiği Jose Mourinho, 3 yıl daha yeni bir dönem için aday olan mevcut başkan Ali Koç ile anlaştı. Ali Koç’un planları arasında Portekizli çalıştırıcıyla bugün sözleşme imzalandığının açıklanması da yer alıyor. Mourinho, 2013/2014’ten bu yana şampiyonluk kazanamayan ve bu sezon şampiyon olmayı başaramayan uyuyan devi uyandırma hedefiyle kariyerinde yeni bir adım atmaya yakın.”
“BİR SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE”
Daily Mail: “Jose Mourinho, Roma’dan sert bir şekilde kovulmasının üzerinden beş ay geçtikten sonra iki yıllık sözleşmeyle Fenerbahce’nin yeni teknik direktörü olmayı kabul etti. Daha önce Mourinho’nun Suudi Arabistan kulübü Al Qadsiah’ın hedefi olduğu bildirilmişti ancak görünen o ki bir sonraki hedefi Türkiye olacak.”
“SÖZLÜ ANLAŞMAYA VARDI”
Express: “Jose Mourinho, Türk devi Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü olmak için sözlü anlaşmaya vardı. Mourinho, bu hamleyle Portekizli yıldızlarla dolu bir kadronun başına geçmeye hazırlanırken eski Manchester United ve Chelsea oyuncularıyla da bir araya gelecek.”
“ARTIK FENERBAHÇELİ”
Voetbal Priemur: ”Jose Mourinho artık Fenerbahçeli! 2+1 yıllık sözleşme imzalayacak ve Tadic’in, Ferdi’nin, Oosterwolde’nin yeni teknik direktörü oldu.”
The Sun: “Jose Mourinho’nun, son işinden kovulmasının üzerinden sadece aylar geçtikten sonra futbola sansasyonel bir dönüş beklediği bildiriliyor. 61 yaşındaki Mourinho, en son görevden alınmasından bu yana geçen dört ay içinde, Manchester United’a dönüşü de dahil olmak üzere çeşitli işlerle ilişkilendirildi. Ancak gelen haberlere göre Türk devi Fenerbahçe ile anlaşmanın eşiğinde.”
Mirror: “Jose Mourinho, Roma’dan ayrıldıktan sonra ilk işine girmeye hazırlanıyor ve bir sonraki Fenerbahçe teknik direktörü oluyor. Bu onun eski Manchester Unitedlı Fred ile yeniden bir araya gelmesini sağlayacak.”
La Gazzetta: ”Jose Mourinho, Fenerbahçe’den gelen teklifi kabul etti. 2+1 yıllık kontrata ‘evet’ dedi.”
La Repubblica: ”Jose Mourinho için yeni macera. Portekizli dünyaca ünlü teknik adam, Fenerbahçe’yle anlaştı.”
Mediaset: ”Fenerbahçe, Jose Mourinho ile 2 yıllık kontrat ve şampiyonluk hedefi üzerinde anlaşma sağladı.”
]]>Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 69. sezonun final heyecanı yarın yaşanacak. Alman ekibi Borussia Dortmund ile İspanyol temsilcisi Real Madrid, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Wembley Stadı’nın ev sahipliğini yapacağı final müsabakasında karşı karşıya gelecek. TSİ 22.00’da başlayacak mücadeleyi Sloven hakem Slavko Vincic yönetecek. Vincic’in yardımcılıklarını Tomaz Klancnik ile Andraz Kovacic yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi Fransa Futbol Federasyonu’ndan François Letexier olacak. Dev finalde VAR’da Nejc Kajtazovic, AVAR’da da Rade Obrenovic görev alacak.
Yarın oynanacak maç ile iki ekip UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 15. kez rakip olacak. İki takım arasında daha önce Devler Ligi’nde oynanan müsabakalarda Real Madrid 6, Borussia Dortmund da 3 kez galip gelen taraf oldu. Oynanan 5 karşılaşma ise beraberlikle sonuçlandı.
Dortmund, zorlu gruptan lider çıktı
Borussia Dortmund, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde Paris Saint-Germain, Milan ve Newcastle United’ın yer aldığı F Grubu’nu 11 puanla lider tamamladı. Son 16 turunda PSV Eindhoven’ı (1-1, 2-0) eleyen Alman ekibi, çeyrek finalin ilk maçında 2-1 yenildiği Atletico Madrid’i rövanşta 4-2’lik skorla saf dışı bıraktı. Yarı finalde güçlü rakibi Paris Saint-Germain’i her iki maçta da 1-0’lık skorlarla mağlup eden sarı-siyahlılar, finalde mücadele etmeye hak kazandı. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde 17 gol kaydeden Dortmund, filelerinde 9 gole engel olamadı.
Real Madrid, Devler Ligi’nde bu sezon yenilmedi
Napoli, Braga ve Union Berlin ile birlikte C Grubu’nda mücadele eden Real Madrid, grupta oynadığı tüm maçları kazanarak bir üst tura çıktı. Son 16 turunda Leipzig’i 1-0 ve 1-1’lik sonuçlarla eleyen İspanyollar, çeyrek finalde son şampiyon Manchester City’i (3-3, 1-1) penaltılar sonucunda saf dışı bırakmayı başardı. Yarı finalde Bayern Münih ile karşılaşan Madrid, ilk maçta 2-2 berabere kaldığı rakibini rövanş müsabakasında 2-1’lik skorla yenerek final biletini aldı. Eflatun-beyazlılar, bu sezon Devler Ligi’nde 26 gol kaydederken, kalesinde 15 gol gördü.
Borussia Dortmund, 11 yıl sonra yine Wembley’de finalde
Kulüp tarihinde bir kez UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan Borussia Dortmund, 11 yıl aradan sonra Devler Ligi’nin finalinde ter dökecek. Alman ekibi, son olarak 2013 yılında Wembley Stadı’nda oynanan final müsabakasında Bayern Münih’e 2-1 yenilmiş ve kupaya veda etmişti. Real Madrid ise 2 yıl aradan sonra finalde mücadele edecek. Eflatun-beyazlılar, son olarak 2022 yılında Liverpool ile final oynamış ve rakibini 1-0 yenerek kupayı kaldırmıştı.
Şampiyonlar Ligi kupası ilk kez bir Türk’ün ellerinde yükselecek
Borussia Dortmund ile Real Madrid arasında oynanacak final maçı Türk futbolu için de önemli bir detay barındırıyor. Wembley’deki finalde Şampiyonlar Ligi Kupası ilk kez bir Türk futbolcunun ellerinde yükselecek. Kupayı Real Madrid’in kazanması durumunda Arda Güler, Borussia Dortmund’un kazanması halinde de Salih Özcan, UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan ilk Türk oyuncu olacak. Daha önce Devler Ligi finalinde Bayer Leverkusen formasıyla Yıldıray Baştürk, Bayern Münih formasıyla Hamit Altıntop, Borussia Dortmund formasıyla Nuri Şahin ve Inter formasıyla Hakan Çalhanoğlu mücadele etmiş ancak kupayı kazanamamıştı.
Öte yandan Türk asıllı Alman futbolculardan Mehmet Scholl 2001’de, Emre Can 2013’te Bayern Münih formasıyla, İlkay Gündoğan ise geçen sezon Manchester City ile Şampiyonlar Ligi’nde mutlu sona ulaşmayı başarmıştı.
Marco Reus, Dortmund’a kupayla veda etmek istiyor
12 sezondur Borussia Dortmund forması giyen ve sezon sonunda takımdan ayrılacağını açıklayan Marco Reus, Alman ekibindeki kariyerini kupayla noktalamak istiyor. Alman futbolcu, takımının Real Madrid karşısında galip gelmesi durumunda kariyerindeki ilk Şampiyonlar Ligi kupasını alacak. 35 yaşındaki tecrübeli futbolcu, daha önce 2013 yılında Bayern Münih ile oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde de sahada yer almış ancak kupaya uzanamamıştı.
Dortmund formasıyla 12 sezonda 428 maça çıkan Reus, 170 gol, 131 asist kaydederken, 2 Almanya Kupası, 3 de Almanya Süper Kupası kazandı.
Devler Ligi kupasını en çok Real Madrid kazandı
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 17 defa final oynayan Real Madrid, 14 kez kupa sevinci yaşayarak Devler Ligi’nin en başarılı takımı oldu. İspanya temsilcisi, 1956, 1957, 1958, 1959, 1960, 1966, 1998, 2000, 2002, 2014, 2016, 2017, 2018 ve 2022 yıllarında Avrupa’nın bir numaralı kupasını müzesine götürdü. Madrid ekibi, 1962, 1964 ve 1981 yıllarında oynadığı final maçlarında ise sahadan yenilgiyle ayrılarak kupaya uzanamadı.
İspanyol takımlarının başarısı dikkat çekiyor
Daha önce Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası olarak düzenlenen, 1992-1993 sezonunda ise UEFA Şampiyonlar Ligi adını alan turnuvayı İspanyol ekipleri 19 kez kazandı. Organizasyonda İngilizler 15, İtalyanlar 12, Almanlar 8, Hollandalılar 6, Portekizliler 4, Fransız, Rumen, İskoç ve Sırplar da birer defa mutlu sona ulaştı. Avrupa’nın kulüpler bazında en büyük kupasında bugüne kadar 41 farklı takım final maçına çıktı, 22 kulüp ise kupayı müzesine götürme başarısını gösterdi.
Almanlar ile İspanyollar 5. kez rakip
Alman takımları ile İspanyol takımları Şampiyonlar Ligi finallerinde bugüne kadar 4 kez karşılaştı. İki ülke takımları arasında Devler Ligi’nde ilk oynanan maçta 1960 yılında Real Madrid, Eintracht Frankfurt’a üstünlük kurarken, 1974 senesinde Bayern Münih, Atletico Madrid’i yenerek kupaya uzanmıştı. Yakın dönemde ise 2001 yılında Bayern Münih Valencia’yı geçerken, bir sonraki sene de Real Madrid, Bayer Leverkusen’i mağlup ederek kupayı kazanmıştı.
Carlo Ancelotti’nin 6. finali olacak
UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını 4 kez kazanarak bu alanda en başarılı isim olan Real Madrid Teknik Direktörü Carlo Ancelotti, 6. kez finalde takımının başında olacak. İlk kez 2003 yılında Milan’ı çalıştırırken bu kupayı kazanan 64 yaşındaki teknik adam, 2005 yılında yine Milan’ın başındayken Liverpool’a karşı İstanbul’da oynadığı final maçını kaybetmişti. Bu müsabaka Ancelotti’nin Devler Ligi’nde kaybettiği ilk ve tek final oldu. Deneyimli çalıştırıcı, Milan ile 2007 yılında, Real Madrid ile de 2014 ve 2022 senelerinde final oynadı ve kupayı müzesine götürdü.
Wembley Stadı, 11 yıl aradan sonra Devler Ligi finaline ev sahipliği yapacak
İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Wembley Stadı’nda, 11 yıl sonra bir Şampiyonlar Ligi finali oynanacak. Wembley Stadı, en son Alman ekipleri Borussia Dortmund ile Bayern Münih arasında oynanan 2012-2013 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yapmıştı. Bayern Münih, 25 Mayıs 2013 tarihindeki müsabakayı Mario Mandzukic ve Arjen Robben’in kaydettiği gollerle 2-1 kazanmış ve kupayı müzesine götürmüştü. – İSTANBUL
]]>20 Mayıs 2024 tarihinden beri Erzincan’da kampta olduklarını ifade eden Kıragası, “Erzincan yüksek rakımlı bir yer. Bu sebeple oyuncularımızı hazır tutmak için buraya erkenden geldik. Oyuncularımız rakıma ve havaya ancak 4. gün sonunda alışabildi. Şimdi istediğimiz seviyeye ulaştık. Erzincan’da kaldığımız süre boyunca Valimiz olsun, Gençlik Spor İl Müdürümüz olsun, polisimiz, stat ve otel çalışanlarımız olsun bizlere son derece yakından bir ilgi ve alaka gösterdiler. Bir dediğimizi iki etmediler sağ olsunlar. Öncelikle bunun için çok teşekkür ediyoruz. Değer verildiğini görmek hepimizin yüzünde tebessüme neden oluyor.” ifadelerini kullandı.
“20 Mayıs’tan beri yoğun bir çalışma içindeyiz”
Hazırlıkların çok yoğun bir şekilde geçtiğini ifade eden Kıragası, “Ligimizin 5 Mayıs’ta sona ermesinin ardından oyuncularımızı istediğimiz seviyeye ulaştırabilmek için yoğun bir program uyguladık. Oyuncularımıza kendi takım teknik direktörleriyle de konuşarak özel antrenman programları vermiştik. Erzincan’da geçen bu süre zarfında yaptığımız çalışmaların ardından tempoları güzel bir seviyeye geldi. Bugün son antrenmanımızı gerçekleştiriyoruz. Artık yarın maç saatini bekleyeceğiz. Kuralar çekildiğinde kendimize bir yol haritası belirlemiştik. Şimdi bu yol haritasında Azerbaycan ile oynayacağımız bu iki karşılaşma çok kritik bir önem taşıyor. İsviçre mağlubiyeti ile başlasak da Macaristan’ı yenmek ve ardından oynayacağımız bu iki Azerbaycan mücadelesi; hayallerimiz doğrultusunda çok büyük önem arz ediyor.” diye konuştu.
“Erzincan tarihindeki ilk milli maçı kazanmak istiyoruz”
Play-Off oynamak istediklerinin altını çizen Kadın A Milli Takım Teknik Direktörümüz, “Bu hedef doğrultusunda da yarın bu güzel stadyumda, Erzincan halkıyla güç birliği yaparak mücadelemizle maçı kazanmak istiyoruz. Erzincan halkını yarın bu güzel stadyuma mutlaka bekliyoruz. Erzincan tarihindeki ilk resmi milli maçta bizleri yalnız bırakmasınlar. Alacağımız galibiyet sonrası hep birlikte güzel bir kutlama yapalım. Hepimiz heyecanla maç saatinin gelmesini bekliyoruz. Buradan alacağımız galibiyetin moraliyle Bakü’ye gitmek ve oradan da galip dönmek istiyoruz. Sonrasında zaten Play-Off hedefimizi garantilemiş oluyoruz. Bu hedefe ulaştıktan sonrasında zaten diğer hedeflerimize adım adım gideceğiz inşallah.” diye konuştu.
Busem Şeker: “Takımın motivasyonu üst düzeyde”
Busem Şeker de Erzincan’da çok güzel bir kamp süreci geçirdiklerini ifade etti. Ligin bu sezon çok çekişmeli ve yoğun geçtiğini belirten Busem, “Şampiyonluk bile son haftada belli oldu. Çok tempolu ve hırs dolu bir sezon geçirdik. Bu da bireysel olarak bizlerin performansını yukarı taşıdı. Şimdi 20 Mayıs’tan beri Erzincan’dayız ve çok çalışıyoruz. Çok emek harcıyoruz. Kendimize güveniyoruz. Çok kaliteli bir takımız. Bireysel olarak her oyuncu gerçekten çok iyi. Mücadele gücümüz çok yüksek. Hocalarımızın verdiği taktiksel detayların üzerinde de çok çalışıyoruz. Teknik ekibimizle birlikte rakibi iyi analiz ettik. Azerbaycan karşısında Erzincan taraftarıyla bütünleşip güzel bir galibiyet almak istiyoruz.” ifadelerini kullandı. – ERZİNCAN
]]>14 Haziran’da başlayacak ve bir ay sürecek turnuva ile ilgili merak edilenleri derledik.
EURO 2024’ün ev sahibi kim ve ne zaman başlıyor?
UEFA, turnuvaya ev sahipliği yapmak için yarışan Türkiye ile Almanya arasındaki tercihini Eylül 2018 tarihinde Almanya’dan yana kullandı.
Batı Almanya, EURO 1988’i düzenlemişti. EURO 2024, Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinin ardından ülkede düzenlenecek ilk Avrupa Futbol Şampiyonası olacak.
Almanya ayrıca son olarak 2006 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmıştı.
Turnuva A Grubu’ndaki ev sahibi Almanya’nın 14 Haziran’da TSİ 22.00’de İskoçya ile Münih kentinde oynayacağı maç ile başlayacak.
Grup aşaması 26 Haziran’a kadar sürecek. Son 16 turu ise 29 Haziran’da başlayacak.
Avrupa futbolunun en büyüğünü belirleyecek final maçı ise 14 Temmuz’da başkent Berlin’de oynanacak.
Hangi ülkeler mücadele ediyor?
EURO 2024’te altı grupta toplam 24 takım yarışıyor. Her grupta dört ülke yer alıyor.
Türkiye de turnuvada mücadele edecek takımlar arasında.
Gruplar ve ülkeler şöyle:
Turnuvanın maç fikstürüne bakabilirsiniz. (İngilizce)
Format nasıl?
Altı grupta her takım birbiriyle birer maç oynayacak.
Gruplarını ilk iki sırada bitiren takımlar bir üst tura yükselecek. En iyi dereceyi elde eden dört takım da son 16 turunda yer alacak.
Bu turda başarılı olan 8 ülke çeyrek finale yükselecek. Ardından da yarı final ve final maçları oynanacak.
Türkiye’nin maçları ne zaman?
Türkiye, daha önce Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinde altı kez mücadele etti.
İlk olarak 1960 finallerinde boy gösteren Türk milli takım ilk turda elendi. İkinci turnuvası için de 1996 yılına kadar bekledi.
EURO 1996’da çıktığı üç maçı da kaybeden Türkiye, hiç gol atamadı.
EURO 2000’de gruplardan çıktı ve çeyrek finalde Portekiz’e elendi.
EURO 2008’de turnuva tarihindeki en büyük başarısını elde eden Türkiye, yarı finalde Almanya’ya 3-2 elendi ve finale çıkma şansını yakalayamadı.
EUR0 2016’da üç maçta bir galibiyet elde eden Türkiye için EURO 2020 de bir kabusa dönüştü. Pandemi nedeniyle 2021’de oynanan turnuvada A Milli Takım, tüm maçlarını kaybetti, sadece bir gol atabildi.
EURO 2024 Elemeleri’nde ise Hırvatistan, Galler, Ermenistan ve Letonya’nın yer aldığı D Grubu’nu birinci tamamlayarak finallere katılma biletini aldı.
Gürcistan, Portekiz, Çek Cumhuriyeti ile F Grubu’nda karşılaşacak Türk milli takımının turnuva öncesinde 35 kişilik geniş kadrosu . (Çağlar Söyüncü sakatlığı nedeniyle kadrodan çıkarıldı, Bertuğ Yıldırım ise Ümit Milli Takım’a gönderildi.)
Türkiye 4 Haziran’da İtalya ile 10 Haziran’da ise Polonya ile birer hazırlık maçı yapacak.
Turnuvadaki grup fikstürü ise şöyle:
Ayrıca Süper Lig hakemlerinden Halil Umut Meler de turnuvada düdük çalacak 19 hakemden birisi.
Alper Ulusoy da VAR hakemi olarak görev yapacak.
Maçlar hangi şehirlerde oynanacak?
EURO 2024 maçları 10 şehirde 10 farklı stadyumda oynanacak.
Şehirler, stadlar ve kapasiteleri şöyle:
EURO 2024’ün resmi maç topu var mı?
Final turnuvası sırasında kullanılacak olan UEFA EURO 2024 resmi maç topunun adı FUSSBALLLIEBE.
Kasım 2023’te UEFA ve adidas tarafından Berlin Olimpiyat Stadı önünde düzenlenen özel bir etkinlikte tanıtıldı.
FUSSBALLLIEBE, Almanca “futbol sevgisi” anlamına geliyor.
EURO 2024’ün maskotu var mı?
Avrupa Futbol Şampiyonaları maskotlarıyla ünlü bir turnuva.
EURO 2024’ün maskotu, UEFA.com kullanıcıları ve Avrupa genelindeki okul çocukları arasında yapılan oylama sonucunda Albärt olarak belirlendi. Albärt oyların yüzde 32’sini aldı.
Albärt, kürklü bir oyuncak ayı. İlk kez Haziran 2023’te Gelsenkirchen’de Alman taraftarlara tanıtıldı.
]]>2024 Avrupa Futbol Şampiyonası hazırlıklarını sürdüren A Milli Futbol Takımı için Türkiye Futbol Federasyonu’nun ev sahipliğinde uğurlama yemeği düzenlendi.
Riva’da bulunan Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen organizasyonda TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, TFF Yönetim Kurulu Üyeleri, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, A Milli Futbol Takımı oyuncuları ve A Milli Futbol Takımı’nın sponsorluğunu üstlenen firmaların üst düzey yöneticileri yer aldı.
MEHMET BÜYÜKEKŞİ: “A MİLLİ TAKIMIMIZI EURO 2024’E UĞURLAMAK İÇİN BİR ARAYA GELDİK”
Yemek öncesinde bir konuşma yapan TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, “A Milli Futbol Takımımızın birbirinden değerli, birbirinden özel futbolcuları, teknik direktörümüz Sayın Vincenzo Montella ve birbirinden değerli insanlardan oluşan teknik ekibimiz, A Milli Takımımıza hizmet veren tüm değerli profesyonellerimiz, Türk futbolunun ve A Milli Futbol Takımımızın destekçisi birbirinden değerli sponsorlarımızın yöneticileri, TFF Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve değerli profesyonellerimiz, bu çok özel davete hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Tarihinde ilk kez eleme grubunu lider tamamlayarak EURO 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na doğrudan katılma hakkı kazanan, Avrupa’nın en genç ve değerli milli takımlarından A Milli Futbol Takımımızı, Avrupa Futbol Şampiyonası’na uğurlamak için bir araya geldik. Biliyorsunuz her sponsorluk lansmanında altını çiziyorum, çizmeye de devam edeceğim. Biz sponsorlarımızı iş ve çözüm ortağımız olarak görüyoruz. Onların FIFA ve UEFA sıralamalarında yükselişe geçen Türk futboluna, göz bebeğimiz olan milli takımlarımıza sponsor olması çok değerli ve anlamlı. Sektörlerinde ülkemizin ve dünyanın lideri olan birbirinden değerli sponsorlarımıza, Türk futboluna kattıkları değer için bir kez daha teşekkür ediyorum. Ailemize yeni katılan sponsorlarımıza da bir kez daha hoş geldiniz diyorum” ifadelerini kullandı.
“ALMANYA’DA DÜZENLENECEK AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI’NDA EV SAHİBİ GİBİ SAHAYA ÇIKACAĞIZ”
Taraftarlarımızın EURO 2024 boyunca A Milli Futbol Takımı’na vereceği desteğin önemine değinen Başkan Büyükekşi, ” Almanya’da düzenlenecek Avrupa Futbol Şampiyonası bizim için çok farklı bir turnuva olacak. Tüm Avrupa’dan, Türkiye’den vatandaşlarımızın yoğun ilgisi ile ev sahibi gibi sahaya çıkacağız. Başta Almanya’dan, Avusturya’dan, Hollanda’dan ve Belçika’dan olmak üzere Avrupa’nın her yerinden gurbetçi vatandaşlarımız hasretle A Milli Futbol Takımımızı bekliyorlar. Teknik direktörümüz Montella’yı göreve getirdikten sonra FIFA dünya sıralamasında yükselişe geçen A Milli Futbol Takımımızın, Avrupa Futbol Şampiyonası’nda da bu çıkışının devam edeceğine inancımız tamdır. Teknik direktörümüz Montella geniş kadromuzu açıkladı ve takımımızı kampa aldı. Kulüplerinde sezonu tamamlayan milli futbolcularımız da kampa katılıyorlar. Haziran başında deplasmanda İtalya ve Polonya ile maçlar yaparak EURO 2024 hazırlıklarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
” EURO 2032’DE AVRUPA ŞAMPİYONU OLACAK MİLLİ TAKIMIMIZIN TEMELLERİNİ ATTIK”
A Milli Takımımızdan beklentilerin yüksek olduğunu vurgulayan Mehmet Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tekrar altını çizmekte fayda görüyorum. 2032 yılında İtalya ile birlikte Türkiye’de ev sahipliği yapacağımız Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu olacak milli takımımızın temellerini attık. Avrupa’nın en genç ve değerli milli takımlarından birisinin temellerini atarken alt yaş gruplarındaki milli takımlarımızla da yakından ilgileniyoruz. Ayrıca Avrupa’da forma giydikleri kulüplerinde şampiyon olan milli oyuncularımız Arda Güler’i, Hakan Çalhanoğlu’nu ve Yunus Akgün’ü bir kez daha tebrik ediyorum. Biliyorsunuz geçen sene İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız Şampiyonlar Ligi Finali’nde milli takım kaptanımız Hakan Çalhanoğlu, Inter kaptanı olarak finale çıkmıştı. Bu yıl da Şampiyonlar Ligi Finali’ne iki Türk oyuncumuz çıkacak. Arda Güler Real Madrid, Salih Özcan Borussia Dortmund formasıyla Şampiyonlar Ligi Finali’ne çıkacaklar. Böylece Şampiyonlar Ligi kupası, bir milli oyuncumuzun elinde havaya kalkacak. Şimdiden iki milli futbolcumuza da başarılar dilerim.”
“GÜLE GÜLE GİDİN, TÜM TÜRKİYE’NİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜN İNŞALLAH”
A Milli Futbol Takımı’nın büyük başarılar yakalayacağına olan inancını dile getiren Başkan Büyükekşi, “A Milli Takımımızın değerli sporcuları, sizler taşıdığınız ay-yıldızlı formanın sorumluluğunun farkında, tüm Türkiye’nin göz bebeği olan, çok özel sporcularsınız. Her biriniz bizim için çok özelsiniz. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olarak başarılarınızın yükselerek devam edeceğine yürekten inanıyorum. Yolunuz açık olsun. Güle güle gidin, tüm Türkiye’nin yüzünü güldürün inşallah. Bu duygu ve düşüncelerle sizleri saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum. En büyük Türkiye!” diyerek sözlerini noktaladı.
KOLPA GRUBU VE DOĞU DEMİRKOL GECEDE SAHNE ALDI
Yemek sırasında küçük bir konser veren Kolpa grubu, en sevilen şarkılarını milli takım için seslendirdi. Yemeğin ardından sahneye çıkan Doğu Demirkol ise sergilediği kısa performansta esprileriyle geceye renk kattı.
MİLLİLER 3 HAZİRAN’DA İTALYA YOLCUSU
3 Haziran 2024 Pazartesi gününe kadar çalışmalarını Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde sürdürecek olan A Milli Futbol Takımı, bu tarihte İtalya ile oynanacak özel maç için Bologna kentine gidecek. 4 Haziran 2024 Salı günü Renato Dall’Ara Stadyumu’nda oynanacak olan İtalya – Türkiye karşılaşması, TSİ 22.00’de başlayacak.
]]>BU yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası At ve Binicilik Fuarı EQUIST İstanbul Horse Show’da, ‘Truva At Güzellik Yarışması’ düzenlendi. Yarışmada, birbirinden farklı 32 at güzellik yarışına girdi. Hollanda Friesian, İspanyol, Pony ve Arap atları olmak üzere birçok cinsten atlar, kendi kategorilerinde değerlendirmeye alındı. Juri üyeleri atların tüylerine, kuyruklarına ve genel görüntüsüne bakarak bir değerlendirme yaptı. Arap Atı kategorisinde Çanakkale’den gelen 9 yaşındaki Doru Yiğit birinci oldu. Kıyasıya mücadelenin olduğu yarışmaya katılan bir Arap atı ise kalp krizi geçirerek öldü.
Yenikapı’da bulunan Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi Uluslararası At ve Binicilik Fuarı EQUIST, İstanbul Horse Show’a ev sahipliği yaptı. 3 gün sürecek fuarda, at biniciliğine dair ürünlerin tanıtımı yapılırken aynı zamanda at kültürünü ve tarihini anlatan paneller düzenlendi. Düzenlenen fuar bünyesinde, hipodromlarda birinci gelmek için kıyasıya koşan atlar, bu kez güzellik yarışmasını kazanmak için piste çıktı. 4’üncüsü gerçekleştirilen Truva At Güzellik Yarışması’nda Hollanda Friesian, İspanyol, Pony ve Arap atları olmak üzere birçok cinsten atlar kendi cinslerine ait kategorilerde jürinin karşısına çıktı. Juri üyeleri atların tüylerine, kuyruklarına ve genel görüntüsüne bakarak bir değerlendirme yaptı. Arap atı kategorisinde Çanakkale’den gelen 9 yaşındaki Doru Yiğit birinci oldu. Sahibi Hakan Güney, çok mutlu olduklarını ifade ederek atın her gün düzenli bakımını yaptıklarını söyledi.
KALP KRİZİ GEÇİREN AT ÖLDÜ
Öte yandan yarışmanın ilk saatlerinde bir Arap atı kalp krizi geçirdi. Yapılan kalp masajına rağmen at kurtarılamadı. Ölen at çağırılan iş makinesiyle kaldırıldı.
ALTUN: AMACIMIZ ATLARA YÖNELİK, İLGİYİ VE SEVGİYİ ARTIRMAK
Uluslararası At ve Binicilik Fuarı EQUIST İstanbul Horse Show’u organize eden Eko Fuarcılığın İdari Direktörü İlker Altun, “Bugün federasyon başkanımızla birlikte fuarımızın 6’ncı açılışını gerçekleştirdik. Bu salonda ilk kez yapıyoruz. Burası Avrasya Gösteri Merkezi, burada bin 500 metrelik özel zeminli kum pistli at güzellik yarışması yapıyoruz. Bunu dışında 75’den fazla firma sergileme yapıyor. 3 gün boyunca sürecek fuarımıza 10-15 bin civarında ziyaretçi bekliyoruz. Burada 32 tane at yarışacak ve bu atlar arasında Pony’ler, Arap atları, Hollanda Friesian atları ayrı bir sınıfta yarışacak. Bunun dışında bir de genel bir sınıflandırma yapılacak. Çok heyecanlı bir yarışma olacak. Etkinliklerimiz sadece yarışmayla sınırlı değil, panellerimizle de at kültürü ve at tarihi anlatılarak at bakımına, at sağlığına ve beslenmesine ilişkin bilgiler paylaşılıyor. Kazananlara çeşitli sponsorların verdiği tatil, atlara yönelik yem, binicilik eldiveni ve kupa gibi küçük sembolik hediyeler verilecek. Bizim buradaki amacımız atlara yönelik, ilgiyi ve sevgiyi artırmak. Şu anki jüri üyelerimizin hepsi at dünyasından deneyimli isimler. Onlar atların tüylerine bakarak nasıl bakım yapıldığını, kuyruğuna bakarak nasıl tımar gördüğünü, genel formuna ve hareketlerine bakarak iyi bir bakım ve beslenme ile bakılıyorlar mı bunu anlayacaklar” dedi.
“HER GÜN GÜZENLİ TIMARINI YAPIYORUZ”
Yarışmada sahibi olduğu atı birinci olan Hakan Güney, “2 yıldır bende. Adı Doru Yiğit, 9 yaşında. Atımız birinci oldu. 2 senedir bakıyoruz, ilgileniyoruz. Oğlum da atla ilgileniyor. Birinci olduğumuz için mutluyuz. Her gün düzenli tımarını yapıyoruz, temizleyip, siliyoruz. Diş fırçasıyla ayaklarını temizliyoruz. Ağzını ve yüzünü temizliyoruz. Devamlı bakıyoruz. Dışarı çıkarıp, ilgileniyoruz. Onun için de maşallah atımız birinci oldu.” diye konuştu.
“ONLARI İZLEMEK ÇOK BÜYÜK BİR KEYİF”
Eskişehir Mahmudiye Atçılık ve Antrenörlüğü Yüksek Okulu öğrencisi Mert Tekin, “Buraya okulumuzla beraber geldik. Atlar ve buradaki ortam çok güzel duygular barındırıyor. Her biri birbirinden güzel atlar var. Her biri farklı cinste ve farklı kategorilerde yarışıyorlar. Her birinin farklı özelliği farklı görüntüsü var. Onları izlemek çok büyük bir keyif, onun dışında atlı gösteriler, danslar, küçük çocukların ponylere özel yaptıkları gösteriler var. Çok güzel bir ortam” dedi.
]]>
A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, “Kuralar çekildiğinde kendimize bir yol haritası belirlemiştik. Şimdi bu yol haritasında Azerbaycan ile oynayacağımız bu iki karşılaşma çok kritik bir önem taşıyor. İsviçre mağlubiyeti ile başlasak da Macaristan’ı yenmek ve ardından oynayacağımız bu iki Azerbaycan mücadelesi; hayallerimiz doğrultusunda çok büyük önem arz ediyor” dedi.
A Milli Kadın Futbol Takımı, 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri B Ligi 1’inci Grup’ta yarın Erzincan 13 Şubat Şehir Stadyumu’nda Azerbaycan ile karşılaşacak. Bu maç öncesinde düzenlenen basın toplantısında A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası ve milli futbolcu Busem Şeker açıklamalarda bulundu.
20 Mayıs’tan beri Erzincan’da kampta olduklarını ifade eden Kıragası, “Erzincan yüksek rakımlı bir yer. Bu sebeple oyuncularımızı hazır tutmak için buraya erkenden geldik. Oyuncularımız rakıma ve havaya ancak 4. gün sonunda alışabildi. Şimdi istediğimiz seviyeye ulaştık. Erzincan’da kaldığımız süre boyunca Sayın Valimiz olsun, Sayın Gençlik Spor İl Müdürümüz olsun, Belediye Başkanımız, polisimiz, stat ve otel çalışanlarımız olsun bizlere son derece yakından bir ilgi ve alaka gösterdiler. Bir dediğimizi iki etmediler sağ olsunlar. Öncelikle bunun için çok teşekkür ediyoruz. Değer verildiğini görmek hepimizin yüzünde tebessüme neden oluyor” ifadelerini kullandı.
“AZERBAYCAN İLE OYNAYACAĞIMIZ BU İKİ KARŞILAŞMA ÇOK KRİTİK BİR ÖNEM TAŞIYOR”
Hazırlıkların çok yoğun bir şekilde geçtiğini söyleyen Kıragası, “Ligimizin 5 Mayıs’ta sona ermesinin ardından oyuncularımızı istediğimiz seviyeye ulaştırabilmek için yoğun bir program uyguladık. Oyuncularımıza kendi takım teknik direktörleriyle de konuşarak özel antrenman programları vermiştik. Erzincan’da geçen bu süre zarfında yaptığımız çalışmaların ardından tempoları güzel bir seviyeye geldi. Bugün son antrenmanımızı gerçekleştiriyoruz. Artık yarın maç saatini bekleyeceğiz. Kuralar çekildiğinde kendimize bir yol haritası belirlemiştik. Şimdi bu yol haritasında Azerbaycan ile oynayacağımız bu iki karşılaşma çok kritik bir önem taşıyor. İsviçre mağlubiyeti ile başlasak da Macaristan’ı yenmek ve ardından oynayacağımız bu iki Azerbaycan mücadelesi; hayallerimiz doğrultusunda çok büyük önem arz ediyor” diye konuştu.
“ERZİNCAN TARİHİNDEKİ İLK MİLLİ MAÇI KAZANMAK İSTİYORUZ”
Play-Off oynamak istediklerinin altını çizen Kıragası, “Bu hedef doğrultusunda da yarın bu güzel stadyumda, Erzincan halkıyla güç birliği yaparak mücadelemizle maçı kazanmak istiyoruz. Erzincan halkını yarın bu güzel stadyuma mutlaka bekliyoruz. Erzincan tarihindeki ilk resmi milli maçta bizleri yalnız bırakmasınlar. Alacağımız galibiyet sonrası hep birlikte güzel bir kutlama yapalım. Hepimiz heyecanla maç saatinin gelmesini bekliyoruz. Buradan alacağımız galibiyetin moraliyle Bakü’ye gitmek ve oradan da galip dönmek istiyoruz. Sonrasında zaten Play-Off hedefimizi garantilemiş oluyoruz. Bu hedefe ulaştıktan sonrasında zaten diğer hedeflerimize adım adım gideceğiz inşallah” dedi.
BUSEM ŞEKER: TAKIMIN MOTİVASYONU ÜST DÜZEYDE
Milli futbolcu Busem Şeker de Erzincan’da çok güzel bir kamp süreci geçirdiklerini ifade etti. Kadın Futbol Süper Ligi’nde sezonun çok çekişmeli ve yoğun geçtiğini belirten Busem Şeker, “Şampiyonluk bile son haftada belli oldu. Çok tempolu ve hırs dolu bir sezon geçirdik. Bu da bireysel olarak bizlerin performansını yukarı taşıdı. Şimdi 20 Mayıs’tan beri Erzincan’dayız ve çok çalışıyoruz. Çok emek harcıyoruz. Kendimize güveniyoruz. Çok kaliteli bir takımız. Bireysel olarak her oyuncu gerçekten çok iyi. Mücadele gücümüz çok yüksek. Hocalarımızın verdiği taktiksel detayların üzerinde de çok çalışıyoruz. Teknik ekibimizle birlikte rakibi iyi analiz ettik. Azerbaycan karşısında Erzincan taraftarıyla bütünleşip güzel bir galibiyet almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>15 TAKIM PFDK’YA SEVK EDİLDİ
3 büyüklerin yanı sıra Corendon Alanyaspor, Bitexen Antalyaspor, EMS Yapı Sivasspor, Mondihome Kayserispor, VavaCars Fatih Karagümrük, Yılport Samsunspor, TÜMOSAN Konyaspor, Siltaş Yapı Pendikspor, Kasımpaşa, MKE Ankaragücü, Atakaş Hatayspor ve Çaykur Rizespor disipline gönderilen takımlar oldu. İstanbulspor Kulübü Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu ile Samsunsporlu futbolcu Yunus Emre Çift’in de çeşitli sebeplerle PFDK’ye sevk edildi.
TFF’den yapılan açıklama şu şekilde;
“1- CORENDON ALANYASPOR Kulübü’nün 24.05.2024 tarihinde oynanan CORENDON ALANYASPOR-BITEXEN ANTALYASPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “usulsüz seyirci alınması” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
CORENDON ALANYASPOR Kulübü görevlisi ELİF AKİŞ’in aynı müsabakadaki “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 30.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
2- BITEXEN ANTALYASPOR Kulübü’nün 24.05.2024 tarihinde oynanan CORENDON ALANYASPOR-BITEXEN ANTALYASPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
3- EMS YAPI SİVASSPOR Kulübü’nün 25.05.2024 tarihinde oynanan EMS YAPI SİVASSPOR – MONDİHOME KAYSERİSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
4- MONDİHOME KAYSERİSPOR Kulübü’nün 25.05.2024 tarihinde oynanan EMS YAPI SİVASSPOR-MONDİHOME KAYSERİSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
5- VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK Kulübü’nün 25.05.2024 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK-YILPORT SAMSUNSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2023-2024 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/6 ve 6/7 maddeleri uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
6- YILPORT SAMSUNSPOR Kulübü’nün 25.05.2024 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK – YILPORT SAMSUNSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
YILPORT SAMSUNSPOR Kulübü futbolcusu YUNUS EMRE ÇİFT’in aynı müsabakadaki “kural dışı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 43. maddesi uyarınca 26.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
7- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-İSTANBULSPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatı’nın 22/1 maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
8- TÜMOSAN KONYASPOR Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, “merdiven boşluklarının boş bırakılmaması” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca, “usulsüz seyirci alınması” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatı’nın 22/1 ve 22/2 maddeleri uyarınca PFDK’ya sevkine,
TÜMOSAN KONYASPOR Kulübü idarecisi OSMAN BAHAROĞLU’nun aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2023-2024 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 8/4 maddesi uyarınca 30.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
TÜMOSAN KONYASPOR Kulübü görevlisi MURAT URAL’ın aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2023-2024 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 8/4 maddesi uyarınca 30.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
TÜMOSAN KONYASPOR Kulübü görevlisi RUKİYE YEŞİLKAYA’nın aynı müsabakadaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2023-2024 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 8/4 maddesi uyarınca 30.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
9- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan TÜMOSAN KONYASPOR-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
10- SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş. Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan SİLTAŞ YAPI PENDİKSPOR FUTBOL A.Ş.-GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
11- KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş. – BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
12- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş. – BEŞİKTAŞ A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
13- MKE ANKARAGÜCÜ Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş. – MKE ANKARAGÜCÜ Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’nın 8/5 maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
14- ATAKAŞ HATAYSPOR Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan ATAKAŞ HATAYSPOR-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
15- ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Kulübü’nün 26.05.2024 tarihinde oynanan ATAKAŞ HATAYSPOR – ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’nın 8/7 maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
16- ECMEL FAİK SARIALİOĞLU’nun (İstanbulspor A.Ş. Kulübü Başkanı) 24.05.2024 tarihinde sosyal medyada yapmış olduğu beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”
]]>Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor’da teknik direktör Sergen Yalçın ile yolların ayrılmasının ardından göreve Fenerbahçe’nin Brezilyalı eski yıldızı Alex de Souza getirildi. Alex de Souza, kendisini 2 yıllığına kırmızı beyazlılara bağlayan imzayı attı.
Süper Lig’i 38 maç sonunda 12 galibiyet, 13 beraberlik ve 13 yenilgi ile 49 puanla 10’uncu sırada tamamlayan Antalyaspor’da Sergen Yalçın’ın yerine teknik direktörlüğe Fenerbahçe’nin eski yıldızı Alex de Souza getirildi. Brezilyalı teknik adam için şehir merkezinde bulunan 5 yıldızlı bir otelde gerçekleştirilen imza törenine; Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, basın sözcüsü Alkan Evren, yöneticiler ve Alex de Souza katıldı.
BAŞKAN BOZTEPE: TÜRKİYE’NİN SEVDİĞİ SAYGI DUYDUĞU KABULLENDİĞİ VE GÖĞSÜNE BASTIĞI BİR KARAKTER
Zamanında Türkiye’de kişiliği ve yeteneğiyle ülkemizde sağladığı başarı için Alex’e teşekkür ettiğini ifade eden Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Böyle bir kariyeri olan birini Türk futboluna kazandırdığımız için kendi adımıza mutluyuz. Biz Antalyaspor olarak hak ettiğimiz yerde olabilmek için çalışıyoruz. Başarı istiyoruz. Alex hocamızın ne kadar çalışkan ve özverili olduğunu ve Türk futboluna katkı sağladığını biliyoruz. Tüm Türkiye’nin sevdiği, saygı duyduğu, kabullendiği ve göğsüne bastığı bir karakter. Kendisine teşekkür ediyorum. Kendisiyle başarılı işlere imza atacağımıza inanıyorum” dedi.
“2 YILLIK SÖZLEŞME İMZALADIK”
Alex de Souza ile 2 yıllık sözleşme imzaladıklarını dile getiren Boztepe, “Geldiği geceden beri kendisiyle toplantılar yapıyoruz. Şimdiden kadro çalışmalarına başladık. Hocamızın önerdiği isimler var. Bizim belirlediğimiz oyuncular var. Antalyaspor bütçesine uygun ve en seçkin şekilde kadro oluşturmaya çalışacağız” diye konuştu.
“TRANSFER DÖNEMİ BAŞLAMADAN TAHTAYI AÇACAĞIZ”
Transfer tahtasının kapalı olduğu yönünde gelen soruya Sinan Boztepe, “Temmuzun ilk haftasında transfer dönemi açılıyor. Transfer dönemi başlamadan tahtayı açacağız. Engel kalkar kalkmaz da transferlerimizi yapacağız” ifadelerini kullandı.
“ANTALYASPOR’UN HEDEFİ OLMADIĞI ZAMAN BAŞARI OLMAZ”
Hedefsiz yola çıkmadıklarını kaydeden Sinan Boztepe, “2 yıllık bir planlama yapıyoruz. Ligde kalmak için oynamayacağız. O şekilde bir takım kuracaksak, sıradan bir takım kurabiliriz. Antalyaspor’un hedefi olmadığı zaman başarı olmaz. 5 ayda 5 yıllık olaylar yaşadık. Bahanelerin altına sığınmıyoruz. Bundan sonraki hedeflerimiz yüksek olacak. Bizden sonra gelen arkadaşlar da çıtayı daha yükseğe çıkaracaktır. Sözleşmede Avrupa kupası ve sıralamayla alakalı bazı opsiyonlar var” şeklinde konuştu.
“PİŞMAN OLMAYACAĞIMIZA EMİNİM”
Başarı için risk almaya değeceğini ifade eden Boztepe, “Sergen hocamızla bir sürecimiz vardı. Biz köşede sessiz sakin halimizle devam etmek istemiyoruz. Türkiye ve dünya gündeminde başarılı bir isimle anlaştık. Başarı için azim ve disiplin gösteren hocalar lazımdı. Alex ismi de bu şekilde gündeme geldi. Başarı için risk almak gerekiyor. Özellikle kendi adıma bu riskleri alan biriyim. Pişman olmayacağımıza eminim” dedi.
ALEX DE SOUZA: HOCA OLARAK ÇIKTIĞIM YOLDA BAŞARILI OLARAK ŞEHRE BİR ENERJİ VERMEK İSTİYORUM
Konuşmasına teşekkür ederek başlayan Antalyaspor’un yeni teknik direktörü Alex de Souza, “Bana burada çok iyi şeyler hissettiren halka ve çok mutlu olduğum bir ülkeye geldiğim için herkese teşekkür ederim. Aynı şekilde geldiğim günden beri evimde hissettiren Antalya şehrine teşekkür ederim. Hoca olarak çıktığım yolda başarılı olarak şehre bir enerji vermek istiyorum. Antalya ve halkına bana kısa sürede gösterdikleri ilgi için tekrar teşekkür ederim” dedi.
“EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANDIM”
Antalyaspor’a gelmeden önce hizmet etmek ve başarıya giden yolda en iyi şekilde hazırlandığını dile getiren Alex de Souza, “Bu 2 yıllık kontratımın olduğu sürede başarılı olmak istiyorum. Taraftarımızı stadımızda mutlu görmek istiyoruz. İyi bir ekip kurup, maçlarda taraftarlarımızla keyifli anlar geçirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu açıdan da çok mutlu olduğumu belirtmek isterim” diye konuştu.
“TAKIMI İNCELEME ŞANSIM OLDU”
Antalyaspor’un menajeriyle görüşmeye başladığı andan itibaren takımla ilgili çalışmalara başladığını belirten Alex de Souza, “Çok yoğun şekilde takımı inceleme şansım oldu. Nuri ve Sergen hocanın oynattığı oyunlarla takımın ne tarz oyun ortaya koyduğuna dair inceleme şansım oldu. Burada da daha önce takımda çalışan insanlardan bilgi aldım ve onlardan aldığım bilgilerle çalışmalarımı sürdürdüm” şeklinde konuştu.
“SEMİH ŞENTÜRK TEKNİK EKİPTE OLMAYACAK”
Mücadele eden ve başarıyı hedefleyen bir Antalyaspor hedeflediklerini ve doğru bütçeyle başarıya gitmeyi düşündüklerini söyleyen Alex, Fenerbahçe’den takım arkadaşı Semih Şentürk’ün teknik heyette yer almayacağını aktardı. Alex de Souza, “Semih hoca ekibimizde olmayacak. Antalyaspor’da çalışanlar dışında 2 yardımcı hoca getireceğim. Türkiye’de bulunan Mehmet Aurelio da bizimle olacak. Helton ile de konuştum. Diğer oyuncularla da görüştüm. Öncelikle burada biz en iyi kadroyu oluşturmak istiyoruz. Dengeli ve mücadeleci olmalı. Taraftar maçı izlemeye geldiğinde evine mutlu dönmeli” dedi.
“ANTALYASPOR’A GELMEK İSTEYEN OYUNCULARI ALMAK İSTİYORUZ”
Antalyaspor’a gelmek isteyen oyuncuları kadrolarına katmak istediklerine dikkati çeken Alex de Souza, “Birçok oyuncu bazı takımlara gelmek ister. Bununla alakalı yönetim gerekli aksiyonları alacak. O isimlere takılı kalmayın. Brezilya’daydım ve oradaki haberlere daha rahat ulaşıyorum. Oradayken de bazı haberler geliyor ama bunlara takılı kalmayın” dedi.
“OYNAMA ARZUSUNDA OLAN OYUNCULARLA ÇALIŞMAK AMACINDAYIZ”
Rakibiyle çok ciddi mücadele veren dengeli bir Antalyaspor hedeflediklerini belirten Alex, “Sistemle alakalı konuşmak için erken olduğunu düşünüyorum. Gelen oyuncuların durumuna göre konuşabiliriz. Sadece şehir içinden değil dışından da Antalyaspor’u izlemeye gelenler olduğunu hayal ediyoruz. Bizim buradaki odağımız güçlü ve dengeli bir takım oluşturmak. Takımda düşündüğümüz isimler var. Takımın finansal durumunu yormayacak oyuncular seçmek. İyi oyuncuları getirmek istiyoruz. Antalyaspor’u isteyen oyuncularla çalışmak istiyoruz. Bazen güçlü isimlerle kontrat imzalarsanız ama istediğinizi alamazsınız. Biz de o yüzden Antalyaspor’da oynama arzusunda olan oyuncularla çalışmak amacındayız” dedi.
“ANTALYASPOR’DA OLMAKTAN DOLAYI MUTLUYUM”
Türkiye’den üzgün ayrıldığını söyleyen Alex de Souza, “İnsanların bana yaşattıklarından dolayı ise mutlu ayrılmama da vesile oldu. Burada bulunduğum zamanlarda Türk halkının bana yaşattığı mutlu hisler için teşekkür ederim. Burada bir sözleşmem var. Takımı başarıya götürmek için çalışacağım. Gelecek adına konuşmaya gerek yok, gün gün bakacağız. Mesele ben Brezilya’da oynarken Türkiye’de kariyerime devam edeceğim ve sürdüreceğim aklıma gelmemişti. 8 yıl sonra kariyerimi Fenerbahçe’de tamamlayacağımı düşünüyordum. Ben Antalyaspor’da olmaktan dolayı mutluyum. Gelecek ile ilgili bir şey söylemek doğru değil. Bugünün tadını çıkaralım, yarına bakarız” diye konuştu.
BASIN SÖZCÜSÜ EVREN: ALEX FUTBOLCULUK KARİYERİNDEKİ GİBİ BAŞARILI OLACAKTIR
Türk insanının değer verdiği birini takıma kazandırdıklarını dile getiren Antalyaspor Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Türkiye tarihine adını yazdırmış çok profesyonel ve başarılı bir insan. Türk insanının değer verdiği biri, inşallah önümüzdeki süreçte Antalyaspor taraftarı ve halkının desteğiyle Alex de Souza’nın futbolculuk kariyerinde olduğu gibi teknik direktörlük kariyeri de iyi geçecektir. Biz yönetim olarak her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.
ALEX DE SOUZA KARİYERİ
Kariyerinde 460 maça çıkan Alex de Souza 212 gole imzasını atarken 168 de asist yaptı. 5 kez de Brezilya Milli takım formasını giyen 47 yaşındaki teknik direktör, 1 gol kaydetti. Brezilya ekibi Sao Paulo U20 takımının başında 25 maça çıkan Alex de Souza 15 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 yenilgi ile sahadan ayrıldı. Daha sonra Brezilya 2’nci Lig ekibi Avai’nin teknik direktörlüğünü yapan Alex, 18 maçta 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 9 yenilgi aldı.
]]>
Trabzonspor’un 25 yaşındaki defans futbolcusu Rayyan Baniya Trabzonspor Dergisine röportaj verdi. Trabzonspor’un çok büyük bir kulüp olduğunu, Karagümrük’ten ilk geldiğinde bunun kendisi için bir üst seviyeye geçmek demek olduğunu ifade eden Baniya, “Çok heyecanlıydım ve bu heyecanı hiç kaybetmiyorum. Hedefim bu güzel kulüpte iyi oynamak, kendimi ve yeteneklerimi gösterebilmek, faydalı olmak. Bunu başaracağım mutlaka. Ayrıca bu kulüpte kupalar kazanmak çünkü Trabzonluların kupa kazanmayı ne kadar arzuladıklarını biliyorum. Annem Türk, babam Beninli. Ben de İtalya’da doğdum. Bu üç ülke arasında hayat tarzım İtalya’ya benziyor ve çünkü çocukluğum orada geçti, 22 yaşına kadar orada yaşadım. Öte yandan annem bana Türk adetlerini aktardı. Düşünce tarzım yemek zevkim ise Türk gibi çoğunlukla. Babam Afrikalı, Beninli ve her yaz oraya giderim.
Doğa güzelliği İtalya ile Türkiye birbirine eşit derecede bence, ikisi de harika. Bu iki ülke insanı da misafirperver, anlaşılması kolay. Ayrıca gülmeyi seven insanlar. Türkiye’ye gelince şunu fark ettim; Türkler hayvanları çok seviyor. İtalya’daki gibi evlerinde besliyorlar, değer veriyorlar ve bu çok güzel. Benin halkı ise çok doğaldır. Ama tabii ki aynı ekonomiye sahip değiller. İnsanlar çok az şeye sahip olsalar bile mutlular ve hep pozitif oluyorlar. Akıllarını kurcalayan çok fazla düşünce yok, özgür yaşıyorlar” dedi.
“Küçükken boyum uzayınca savunma oyuncusu oldum”
Futbol hayatında hep bu mevkide mi oynadın sorusuna cevap veren Baniya, “13-14 yaşlarındayken kanat oyuncusuydum çünkü şu anda olduğum gibi uzun boylu değildim. Çok hızlıydım ve antrenörümüz de koşmam için beni kanada koydu. Hızımla fark yaratıyordum ve çok da gol attım. 17-18 yaşlarında birden boyum uzamaya başladı. Bunun üzerine teknik direktörümüz beni savunmada denedi, orada başarılı olunca kalıcı hale geldi. Ama uzun boylu olsam da aynı zamanda hızlı olduğumu söyleyebilirim. Uzun boy avantajlar da sağlıyor bana aynı zamanda” diye konuştu.
“Irkçılıktan hoşlanmıyorum”
Sebepsiz yere insanların başkalarına saygısızlık yapmasından hoşlanmadığını ifade eden savunma oyuncusu, “Elbette ırkçılıktan asla hoşlanmıyorum, çünkü birinin siyahi olması ya da başka bir ırktan geliyor olması nedeniyle dışlanması ve saygısızlığa uğraması bence çok kötü. Bazen rakip hücum oyuncuları psikolojik açıdan sizinle oynamaya çalışır. Rahatsız edici şeyler söyleyerek beni kızdırmaya çalışırlar ama bu bende işe yaramaz. Bunu denediklerini ve dikkatimi dağıtmaya çalıştıklarını biliyorum ve oyunlarına gelmiyorum. Bundan hoşlanmıyorum gerçi ama aynı zamanda tuzağa da düşmüyorum. Çünkü onlardan daha akıllıyım, aksi halde her iki maçta bir kırmızı kart görürdüm. 5 yıl önce İtalya’da Mantova’da oynuyorum ve adrenalinin yüksek olduğu bir maçta gol atmıştım. O hırsla rakip taraftara yönelik sus işareti yapmıştım. Ama sonra bundan dolayı onları üzdüğümü ve kızdırdığımı anladım ve çok pişman oldum. Böyle bir harekete gerek yoktu. Bu tek hareketimdi ve daha sonra asla tekrarlamadım” şeklinde konuştu.
“Bu sezon evimizdeki Beşiktaş maçını unutamıyorum”
En unutmadığın maç sorusuna ise, “Bu sezon Beşiktaş’la oynadığımız ve 3-0 kazandığımız maç harikaydı. Hem iyi oyun, hem güzel skor ve hem de müthiş bir taraftar vardı. Böyle tezahüratları ve ateşli taraftarı daha önce görmedim. Sadece kazandığımız o gece değil, hafta boyunca o atmosferi düşündüm, çok etkilendim” ifadesinde bulundu.
“Örnek aldığım oyuncu Varane”
Örnek aldığı oyuncu ile ilgili de konuşan Baniya, “Her zaman Raphael Varane. O zamanlar Real Madrid’deydi ve sürekli takip ederdim. Şimdi Manchester United’da. Hızlı ve karizmatik. Sergio Ramos da var ama Varane çok iyi” dedi.
Takım arkadaşları ile ilgili de konuşan oyuncu en yetenekli Pepe, en çalışkan Trezeguet, en tembel Taxiarchis Fountas, en komik Trezeguet, en sinirli Bero (Berat), en centilmen Benkoviç, en yakışıklı Uğurcan, en iyi giyinen Denswil, en sert sahada kendisinin olduğunu söyledi.
En iyi 11’i
Bir takım oluştursan nasıl bir kadro 11 kurarsın sorusuna ise Baniya, “Neuer, Cafu, Ramos, Puyol, Marcelo, Ronaldinho, Zidane, Pirlo, Kaka, Cristiano Ronaldo, Ronaldo Nazario” cevabını verdi. – TRABZON
]]>Tepebaşı Belediyesi, kadınlara yönelik önemli çalışmalar yapmaya devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk Spor Tesisleri Su Sporları Merkezi’nde haftada 2 gün düzenlenen ve her yaştan bireyin katılabildiği Aikido eğitimleri devam ediyor. 15 kadının katıldığı eğitim uzman eğitmen gözetiminde gerçekleştiriliyor. Kendini savunma sanatı olarak bilinen Aikido’nun ruh sağlığını olumlu etkilemesi, enerjik olmayı sağlaması, stresi önlemesi ve doğru yöntemlerle nefes almayı sağlaması gibi faydaları dikkat çekiyor. Eğitime katılan bireyler de memnuniyetlerini belirterek Tepebaşı Belediyesi’ne teşekkürlerini sunuyor.
“Tepebaşı Belediyesi kadınlara destek oluyor”
Eğitime katılan 42 yaşındaki Nuray Durmaz Erol, Aikido kursunu Tepebaşı Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından görüp kayıt olduğunu belirterek “3-4 aydır eğitim alıyoruz. Aikido ile hız kullanmadan içimizdeki enerjiyi yönlendirerek karşı tarafı ekarte etmeye çalışıyoruz. Bana sakinlik, daha çeviklik ve daha hızlı olmayı, hızlı olurken de yavaş hareket etmeyi öğretti. Tepebaşı Belediyesi bu konuda kadınlara çok destek oluyor. Eskişehir genelinde bu tür kursları bulmak çok zor oluyor. Bu konuda Tepebaşı Belediyesi önde ve kadınlara destek oluyor. Kadınlara da bu tür kurslara katılmasını tavsiye ediyorum. Çünkü dışarıda nelerle karşılaşacağımızı bilmediğimiz için kendini savunmak adına öğrenebilecekleri en güzel spor dalı. Psikolojik açıdan da kendinizi çok iyi hissediyorsunuz. Özgüveniniz yüksek oluyor ve kendimize güvenimiz geliyor. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a da çok teşekkür ediyorum. Onun sayesinde birçok kadın kendini savunmayı, kendini korumayı, kendilerine özgüven edinmeyi öğreniyor” dedi.
“Çocukluk hayalimi gerçekleştirdim”
Sağlık personeli olarak çalışan 33 yaşındaki Nesihe Küsen, hayalini gerçekleştirdiğini ifade ederek “Aikido’yu çocukluğumda çok hayalini kurmuş ve kurslara katılmak istemiştim. O zamanlar böyle kurslar yaygın değildi. Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Çocukluk hayalimi gerçekleştirdim. Buraya kızımla birlikte geliyoruz. Aikido bana o kadar çok şey öğretti ki Japon dövüş sanatlarının içinde olmak, onların kültürlerinin izlerini görmek, onların nasıl davrandığını hissetmek büyük katkı sağladı. Şu an artık kendine daha güvenen, sokakta dolaşırken kendimi savunabileceğime inandığım bir spor dalının içinde bulundum. Herkese Aikido’yu tavsiye ediyorum” diye konuştu.
“Bana özgüven kazandırıyor”
13 yaşındaki Ayça Duzçu, “Buraya arkadaşımla geliyorum. Geldiğim için çok muyluyum. Daha önceden dövüş sanatları ilgimi çekmişti. Aikido da benim için çok güzel oldu. Tepebaşı Belediyesi’ne çok teşekkür ederim. Geldiğimden beri kendimi daha güvenli ve huzurlu hissediyorum. Sokakta başıma bir şey gelirse kendimi savunabileceğimi hissediyorum. İyi ki gelmişim. Bana özgüven kazandırıyor” ifadelerini kullandı.
“Geldiğim için çok mutluyum”
13 yaşındaki Ecrin Küsen, annesi ve arkadaşı ile birlikte kursa katıldığını belirterek “Aikido sporu çok güzel. Japon kültürünü öğrenmiş oluyorum. Kursa Tepebaşı Belediyesi’nin sosyal medya hesabında gördüğüm afiş sayesinde başladım. Kendimi korumayı öğreniyorum. Japon kültürünü de merak ediyorum. Geldiğim için çok mutluyum” dedi. – ESKİŞEHİR
]]>2011 ve 2012 doğumlulardan oluşan Çeşme Belediyespor Midi Kız Voleybol Takımı, 11 takımdan oluşan İzmir Gelişim Midi Kız Voleybol Grubu’nda, şu ana kadar yaptığı 6 maçın 6’nını da kazanarak, 12 puanla grup liderliğini sürdürüyor. Yaptığı maçlarda sadece 1 set kaybeden Çeşme Belediyespor Midi Kız Voleybol Takımı, kalan 4 maçta da kazanarak, grubunda şampiyon olmayı hedefliyor.
2009-2010 ve 2011 doğumlulardan oluşan Çeşme Belediyespor Küçük Kız Voleybol Takımı da 11 takımdan oluşan İzmir Gelişim Küçük Kız Voleybol Grubu’nda yaptığı 5 maçın 5’ini de kazanarak, 10 puanla grup liderliğini sürdürüyor. Grupta en büyük rakibi olan Altınordu Küçük Kız Voleybol takımı 10 puana sahip olmasına karşın, set kaybı nedeniyle grup sıralamasında 2. sırada yer alıyor. Çeşme Belediyespor Küçük Kız Voleybol Takımı da kalan 5 maçını da kazanarak grubunu şampiyon olarak tamamlamayı hedefliyor.
“Voleybolda büyük bir aile olmaya çalıştık”
Çeşme Belediyespor Yönetim Kurulu Üyesi ve Voleybol Şube Sorumlusu Mehmet Bahcevan, Midi ve Küçük Kız Voleybol takımlarının başarılarından büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, “Çeşme Belediyespor Voleybol Şube Sorumlusu olduğumdan beri, ‘Biz büyük bir aileyiz’ sloganıyla birlik ve beraberliği sağlamaya önem verdim. Voleybolda büyük bir aile olmaya çalıştık. Sporcularımızın her türlü ihtiyacında, okuldaki başarılarında yanlarında olmaya çalışarak, yakından ilgilendik. Voleybol Antrenörlerimiz Gökhan Ceren ve Merve Tonusluoğlu ile birlikte sportif, okul başarısı ve sosyal hayatta onlara katabileceğimiz ne varsa vermeye çalışıyoruz. Sanıyorum başarılarının da en büyük nedeni bu” diye konuştu.
” Filenin Sultanları’ milli voleybol takımının çocuklar üzerinde büyük etkisi oldu”
“Midi ve Küçük Kız Voleybol takımlarımızın başarısının diğer çocuklarımıza da olumlu yansıması olduğunu görüyoruz” diye belirten Bahcevan, “Geçtiğimiz günlerde okullar arası voleybol turnuvası yapıldı. O turnuvayı yakından takip ettik. Voleybola yatkınlığı olanları kulübümüze davet ettik. Tabi, ‘Filenin Sultanları’ milli voleybol takımının da çocuklar üzerinde büyük etkisi oldu. Bu etkiden de faydalanıp, ‘Büyük bir aileyiz’ diyerek sporu ve voleybolu daha da sevdirmeye çalışıyoruz. Ama en büyük eksiğimiz destek. Maçlarımızı İzmir’de oynamak zorundayız. Yani her maçımız deplasmanda. Rakiplerimizin tribün desteği var. Ama maalesef bizim yok. Bazen birkaç seyircimiz olsa da çoğu zaman seyircimiz olmadan maça çıkıyoruz” dedi.
“Yerel yönetimimizden tüm vatandaşlarımıza kadar herkesten destek bekliyoruz”
Voleybol Şube Sorumlusu Bahcevan, “İzmir’deki maçlarımız bittikten sonra Çeşme’de bir turnuva yapmayı düşünüyoruz. Eğer gerçekleşirse daha çok çocuğun voleybol oynamasını sağlamış olacağız. Ayrıca İzmir’deki maçlara gelemeyen seyircilerimizin Çeşme’deki turnuvayı izlemelerini ve çocuklara destek olmalarını arzuluyoruz. Diğer çocukların da voleybola heves etmelerini sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Çeşmeli çocuklarımızın daha çok spor yapmaları ve başarıdan başarıya koşabilmeleri için herkese destek çağrısında bulunuyoruz. Yerel yönetimimizden tüm vatandaşlarımıza kadar herkesten destek bekliyoruz. Çocuklarımızdan çok cevher çıkacağından eminim” ” diye çağrıda bulundu. – İZMİR
]]>A Milli Kadın Futbol Takımı, Erzincan 13 Şubat Şehir Stadı’nda yaptığı antrenmanda dinamik ısınmanın ardından pas çalışması, geriden oyun kurma ve savunmadan hücuma geçiş çalışmaları gerçekleştirdi. Antrenman öncesinde Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, A Milli Kadın Futbol Takımı’nın antrenmanını ziyaret etti. Oyuncular ve teknik heyete başarı dileyen Aydoğdu, ardından takımla birlikte fotoğraf çektirdi.
Vali Aydoğdu, yaptığı açıklamada, “Sizi burada ağırlamaktan çok mutlu olduğumu ifade etmek isterim. İnşallah cuma günü de stadı dolduracağız. Siz de inşallah güzel bir futbolla oyununuzu galibiyetle taçlandırırsınız. Kadın futbol takımının gittikçe yukarı doğru ivme kazanması bizim için gurur verici bir şey. Sizi burada ağırlamak bizi mutlu etti. Başarılarınız daim olsun. Cuma günü sizi canı gönülden destekleyeceğiz. Her zaman Erzincan’a sizi bekliyoruz. Sizinle gurur duyuyoruz. Başarılar diliyorum” dedi.
Azerbaycan karşılaşmasında 3 puanı hedeflediklerini söyleyen A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, “Bugün itibariyle FIFA takvimimiz resmi olarak başladı. Bugün de tam kadro olarak sahaya çıkabiliyoruz. İki oyuncumuz vardı yurt dışında oynayan. Onlar da bugün bize dahil oldular. Şimdi artık kampımızın ikinci etabı dediğimiz maça özgü çalışacağımız tamamen taktiksel açıdan organize olacağımız antrenmanlarımızı yapmaya başlayacağız. Bugün geriden oyun kurma ve geçişler üstüne bir taktik çalışmamız var. Onun dışında da oyuncularımızın performansına göre geçiş oyunlarındaki varyasyonları işleyeceğiz. Çok keyifli başladık kampımıza. Erzincan halkının, Erzincan şehrinin ilgisini gördükçe oyuncularımız çok daha fazla motive oluyor. Onlar için daha fazlasını yapmak için gayret gösteriyoruz. İnşallah 31 Mayıs’ta da burada, dolu stadyumda seyircilerimize karşı güzel bir oyun oynayacağız. Oyunun karşılığında da 3 puanı alan biz olmak istiyoruz” diye konuştu.
Erzincan’da yaklaşık 10 gündür kamp çalışmalarının sürdüğünü ifade eden futbolculardan Yağmur Uraz, 31 Mayıs akşamı oynanacak olan Azerbaycan maçından galibiyetle ayrılmak istediklerini söyledi.
Erzincanlıları maça beklediklerini belirten Göknur Güleryüz, “Hem kaleciler hem de takım çok güzel hazırlandık. 8 resmi maçımızda 4 tane gol yedik sadece. Bu bizim için çok büyük bir başarı ve beraber çalışmak çok büyük bir heyecan veriyor. Çok özel bizim için. 10 gündür buradayız. 31 Mayıs’ta maçımız var. Akşam 20: 00’da tüm kadınlarımızı, tüm Erzincan halkını buraya bekliyoruz” dedi.
Erzincan 13 Şubat Şehir Stadı’nda 31 Mayıs Cuma günü saat 20.00’de başlayacak maça hazırlanan A Milli Kadın Futbol Takımı şu oyunculardan oluşuyor. KALECİLER: Selda Akgöz (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget G.S.K), Fatma Şahin (Beylerbeyi Spor Kulübü), Gamze Nur Yaman (Galatasaray A.Ş.), Göknur Güleryüz (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı)
DEFANS: Sejde Aylin Abrahammson (Club Brugge), Didem Karagenç (Beşiktaş JK United Payment Kadın Futbol Takımı), Ümran Özev (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget G.S.K), Büşra Kuru (SC Sand 1946), Dilara Deli (Sporting Charleroi), Eda Karataş (Galatasaray A.Ş.), Narin Yakut (Wulfz Fatih Karagümrük), İlayda Civelek, İlayda Cansu Kara (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı)
ORTA SAHA: Ebru Topçu (Galatasaray A.Ş.), Derya Arhan (Beylerbeyi Spor Kulübü), Meryem Cennet Çal, Busem Şeker, Ece Türkoğlu (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı), Başak İçinözbebek (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget G.S.K.), Miray Cin (MSV Duisburg), Birgül Sadıkoğlu (UD Tenerife), Elif Keskin (Beşiktaş JK United Payment Kadın Futbol Takımı)
FORVET: Arzu Karabulut (Galatasaray A.Ş.), Yağmur Uraz, Zeynep Kerimoğlu (Fenerbahçe Petrol Ofisi Kadın Futbol Takımı), Kader Hançar (Fatih Vatan Spor)
]]>Koç’un açıklamalarından satır başları;
“Futbol ekosistemi içinde kendi yapısını kurarak ve yıllardır bunu kuvvetlendirerek Fenerbahçe’ye her türlü haksızlığı yapanlara karşı geldiğimiz günden beri mücadele ettik. Mücadelenin dozajı arttı, niye arttı çünkü bize yapılanların dozajı da son dönemde ciddi olarak arttı. Kim ne der, bunun karşılığında bize neler olur diye düşünmeden her riski alarak inandığımız yolda bir gram şaşmadan derdimizi anlatmaya çalıştık. Yeri geldi isim verdik, yeri geldi TFF’nin yapısı, kurulları, seçim tarzı hepsinde ne doğru biliyorsak söyledik.
“SÖYLE KİM VAR, FENERBAHÇE’NİN ÖNÜNÜ KESEN?”
Daha işimiz bitmedi. Yapmamız gereken bazı konuları henüz istediğimiz gibi yapamadığımız için biz adaylığa devam edeceğiz dedik. İkinci konu, o eski zihniyetin tekrar buraya dönmemesi için. Üçüncüsü de bugüne kadar anti Fenerbahçe lobisi dediğimiz ama bu lobinin sadece sportif rekabetten öteye, saha içi, saha dışı unsurların olduğu mücadelenin fitilini ateşledik. Özellikle bu sezonun ikinci yarısı net, sert bir duruşumuz var. Ama inanın Türk futbolunda son 20 yılda yaşananlarla ilgili farkındalık yaratılmaya başladı. Başladığımız işleri bitirmek, eski zihniyetin tekrar Fenerbahçe’ye hakim olmaması, üçüncüsü de bu mücadeleyi sonuçlandırmak. Eski başkanımız, “Fenerbahçe’nin önünü keseni ezeceğim” sonra “Söyle kim var Fenerbahçe’nin önünü kesen?” diyor. Sayın başkan en çok siz yaşadınız. 7 yılda 3 kere son dakika şampiyonlarımız kurgularla elimizden alındı. Otobüsümüze saldırıldı. Ondan sonraki sene bir futbolcumuzun arabasına kurşun atıldı. Ne oldu, hala bilinmiyor. Ezeceksiniz de niye o zaman ezmediniz bugünleri beklediniz? İktidardayken, çok kuvvetliyken yapmanız da şimdi nasıl yapacağınızı anlatmanızda faydalı olduğunu düşünüyorum.
“BİZDEN ALACAKLI BİR TANE SPORCU YOK”
Bu kulüp 6 sene öncesine dönemez. Hepimiz kulübümüzü şampiyon yapmak istiyoruz. Ama ne demek, “Borç beni ilgilendirmez!” Nasıl ilgilendirmez! Kaç tane CAS’ta dava çözmek zorunda kaldık. Bugün bir tane dava yok. Bizden alacaklı bir tane sporcu yok. Günü geçmiş kaç tane borç ödedik biz geldiğimizde! Hiçbir şey yapılmamış gibi davranmak nasıl bir nankörlüktür! “Ben borca karışmam, sadece şampiyon yapmaya geliyorum” bu nasıl popülist bir söylemdir!
“YAZIKLAR OLSUN”
Kendi dönemlerinde Fenerbahçe’ye operasyon yapılırken haykırıp isyan edenler, bugün yine Fenerbahçemize karşı operasyon yapıldığında birliktelik değil ayrıştırma, bölücülük yapıyorsa, saldırıları küçümsüyorsa, hatta alay ediyorsa onların da Fenerbahçeliliğine yazıklar olsun. Fenerbahçe’nin birlik ve beraberliğinden bahsedip, 6 sene boyunca bir gram bu inanç ve düşünce doğrultusunda eylemde bulunmayan, hatta tam tersine Fenerbahçe tribünleri üzerinden baskı yapan, genel kurullar öncesi, kongre üyelerinin önüne çıkmadan, bel aşağı vuranlara yazıklar olsun diyorum. Birlik ve beraberlikten bahsedecekseniz, birlik ve beraberliğe katkı sağlayacak eylemde bulunmamız gerekmektedir. 6 sene boyunca hiç bunu yapmayıp, seçim arifesinde birlik ve beraberlikte bahsetmek ne kadar samimidir, bunu da sizlerin vicdanına bırakıyorum.
“ÇIKALIM ER MEYDANINA”
Biz sorumluluğumuz gereği, röntgeni çektik. Şeffaf bir şekilde anlatabileceklerimizin çoğunu anlattık. Ama anlatamadığımız şeyler de vardı. Kol kırılsın yen içinde kalksın dedik. Ama bunları da anlatmanın zamanı geldi. Bunları er meydanında anlatmayı tercih ederiz! Kapalı toplantılarda birbirimize laf yetiştirmek, çelişkili ifadelerde bulunmak hatta iftira atmak yok. Çıkalım er meydanına. Cesur olan, medeni olan, fikirlerine, düşüncelerine ve seçim sürecinde savunduğu iddialara güvenen, diğer adayın suratına tek tek bunu sayar. Sizler de kongre üyelerimiz olarak, canımızdan çok sevdiğimiz Fenerbahçe’yi kimlerin yönetmesi gerektiğini çok daha sağlıklı bir şekilde karar verebileceğiniz iklim oluşmuş olur.
“SİZ ÇILDIRDINIZ MI?”
Rakip adaya soruyorum, siz bu gemiyi nasıl çevireksiniz? Koçspor oldu diyorsunuz, yazıklar olsun size! Sizin bıraktığınız zaman göğüs sponsoru yoktu! 2024’te Fenerbahçe’nin bütün takımlarının boş reklam alanı yok şu an ve bunu küçümsüyorsunuz. Allah razı olsun, şükürler olsun denileceğine küçümsüyorsunuz! Dün şöyle demiş, “Ali Koç 100 milyon euro hibe edeceğim demişti. Kaç para etti bilen var mı, soruyorum yok! Her şey gizli, belki hiçbir şeyi hibe etmedi. Varsa çıksın söylesin. 150 milyon euro’yu bulacağım desin, 150 milyon euro’yu bulmazsa hukuki olarak ne gerekiyorsa yapacağım.” Siz çıldırdınız mı! Siz akli melekerinizi mi kaybettiniz! İşi yarışa sokan sizdiniz, 100 dediniz, 150 dediniz, milyon dediniz! Bunlar mevcut. Ben utanıyorum bu işleri konuşmaktan. Hiçbir zaman, en kötü zamanda bile karşınıza çıkıp, “Ben şöyle yaptım” hiçbir zaman demedim. Dedirtmek isteyen arkadaşlarıma da dedirtmedim. Siz bunu alay konusu haline getiriyorsunuz. Sayın Aziz Yıldırım, topunuz gelin demiştim, tek gelin, topunuz gelin ama gelin, kaçmayın!
“ÇOK EKSİĞİMİZ YOK”
Geçen sene Mario Branco ile iyi işlere imza attık. Bu sene de bizimle devam edecek. Birkaç aydır o ve ekibi, önümüzdeki sezonun kadro mühendisliği için çalışmalar, temaslar yaptı. Aslında çok eksiğimiz yok. İrfan Can, Ferdi, Fred, Osayi’ler… Bunların hepsi, olağanüstü astronomik bir rakam gelmediği takdirde takımda muhafaza edilecektir.
“SENEYE DAHA GÜÇLÜ KADRO KURACAĞIZ”
Seneye daha da güçlü bir kadro kuracağız. Geçmişten aldığımız, tecrübe edindiğimiz konulardan hareketle daha iyi nokta atışları yapacağız. Zaten kadromuz çok iyi. Nereden belli, şu anda kadromuza olan ilgiden belli. Fenerbahçe’nin doğru nokta atışı yaptığı transferlerde nereden belli, transfer gelirlerinden belli. Fenerbahçe’nin futbolcularının gittiği kulüpler, liglerden belli. Son 2 iki yıldaki dönüşüme şahitlik ediyorsunuz. Işığın kocaman parladığını hissediyorsunuz diye düşünüyorum çünkü biz hissediyoruz. Biz, herkesi yendik, sistemi yenemedik ama önümüzdeki sezon sistemi de yeneceğiz. O cam tavanı bir kere kırınca, göreceksiniz şampiyonluklar arka arkaya gelecek!”
]]>Trendyol Süper Lig’de 2023-2024 sezonu geçtiğimiz hafta sonu oynanan müsabakalarla tamamlandı. Fenerbahçe, 38 maçta 31 galibiyet, 6 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak sezonu 99 puanla ikinci sırada tamamladı. Rakip ağları 99 kez sarsan sarı-lacivertli ekip, filelerinde ise 31 gole engel olamadı.
19 maçlık galibiyet serisiyle başladı
Teknik Direktör İsmail Kartal yönetiminde sezona başarılı bir giriş yapan sarı-lacivertliler, ligde oynadığı 10 maçta 10 galibiyet alarak, Süper Lig tarihinde ‘en iyi başlangıç’ rekorunun sahibi oldu. UEFA Avrupa Konferans Ligi’ne 2. eleme turundan başlayan Fenerbahçe, elemelerde 6, grup aşamasında da ilk 3 maçta galibiyet elde ederek tüm kulvarlarda oynadığı 19 karşılaşmanın tamamını kazanmayı başardı. Bu seri ligin 11. haftasında oynanan Trabzonspor mücadelesinde sona erdi.
27 maçlık yenilmezlik serisi
Fenerbahçe, Süper Lig’in son haftasında İstanbulspor’u 6-0 mağlup etti ve ligde oynadığı son 27 maçta yenilgi yüzü görmedi. Sarı-lacivertliler, bu süreçte Fatih Karagümrük, Beşiktaş, Kayserispor ve İstanbulspor’u 2’şer kez, Sivasspor, Konyaspor, Gaziantep FK, Başakşehir, Ankaragücü, Antalyaspor, Rizespor, Kasımpaşa, Hatayspor, Pendikspor, Trabzonspor, Adana Demirspor ve Galatasaray’ı 1’er kez mağlup etti. Ligin ilk yarısında oynanan Adana Demirspor, Galatasaray ile ikinci devredeki Samsunspor, Alanyaspor, Sivasspor ve Konyaspor maçlarından da beraberlikle ayrıldı.
Deplasmanda maç kaybetmedi
Fenerbahçe, 2023-2024 sezonunda dış sahada Süper Lig tarihinin en fazla galibiyet ve en fazla puan topladığı dönemi yaşadı. Deplasmanda 19 maça çıkan Fenerbahçe, 16 galibiyet, 3 beraberlik elde etti ve 51 puan topladı. 12 karşılaşmada ise kalesini gole kapattı. Kanarya, Süper Lig’de şampiyonluk yaşayan takımlarla deplasmanda oynadığı maçlarda hanesine 3 puan yazdırdı. Galatasaray’ı 1-0, Beşiktaş’ı 3-1, Trabzonspor’u 3-2 ve Başakşehir’i de 1-0 mağlup etmeyi başardı.
Konferans Ligi’nde çeyrek final
UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde 3 eleme turu oynayan Fenerbahçe, bu süreçte Zimbru, Maribor ve Twente’yi eleyerek adını gruplara yazdırdı. Grup aşamasında Nordsjaelland, Ludogorets ve Spartak Trnava ile mücadele eden sarı-lacivertliler, 4 galibiyet, 2 beraberlik elde etti ve 12 puanla grubu lider tamamladı. Doğrudan son 16 turuna yükselen Fenerbahçe, Belçika ekibi Union Saint- Gilloise’i 3-0 ve 1-0’lık skorlarla eleyerek çeyrek finale çıktı. Bu turda Olympiakos’a ilk maçta 3-2 kaybeden Kanarya, rövanşta 1-0’la eşitliği sağladı.
Fenerbahçe, rakibine penaltı atışlarında kaybederek turnuvaya veda etti. Bu organizasyonda en golcü isimler 6’şar golle Michy Batshuayi, İrfan Can Kahveci ve Dusan Tadic oldu.
İsmail Kartal, puan ortalamasını yükseltti
Fenerbahçe’de 3. dönemini geçiren İsmail Kartal, takımının başında 57 maça çıktı. Deneyimli teknik adam, Süper Lig, UEFA Konferans Ligi ve Türkiye Kupası’nda toplam 45 galibiyet elde etti. Ligde 99 puan alarak 2.61 puan ortalaması yakalayan tecrübeli çalıştırıcı, kulüp tarihinin en başarılı performansına imza attı.
33 farklı oyuncu forma giydi
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, bu sezon ligde 16’sı yabancı 17’si yerli toplam 33 oyuncuya forma şansı verdi. Takımın en deneyimlisi 38 yaşındaki Edin Dzeko olurken, 18 yaşındaki Yusuf Akçiçek de forma giyen en genç isimdi. Süper Lig’de 15 farklı futbolcu takımı adına gol kaydederken, tüm kulvarlarda 23 isim gol sevinci yaşadı. Öte yandan bu sezon 15 farklı milletten futbolcu sarı-lacivertli formayı terletti.
Hücum oyuncuları göz doldurdu
Sezonun en golcü takımı olan sarı-lacivertlilerde hücum oyuncularının performansları da ön plana çıktı. Takımın gol yükünü çeken Bosna Hersekli golcü Edin Dzeko, rakip filelere 21 gol gönderdi ve 3 asist yaptı. Ligde sadece 4 maçta 11 başlayan Michy Batshuayi ise 27 karşılaşmada toplam 776 dakika süre alırken 12 gol kaydetti. Kariyerinin en iyi sezonunu geride bırakan İrfan Can Kahveci, 12 gol, 7 asistlik performans sergiledi.
Dusan Tadic ve Sebastian Szymanski de 10’ar gole imza atarken; Tadic, sezonu 14 asist, Szymanski de 11 asistle kapattı.
Takımın değişmezleri Tadic, Ferdi ve Szymanski
Takımın kaptanlarından Dusan Tadic, 38 haftanın tamamında formayı sırtına geçirirken, yalnızca 1 maçta sonradan oyuna dahil oldu. Ferdi Kadıoğlu, sakatlığı nedeniyle 1 mücadeleyi kaçırırken, 37 müsabakada sarı-lacivertli formayla ter döktü. Milli futbolcu ayrıca 3 bin 328 dakikayla ligde en fazla süre alan isim oldu. Sebastian Szymanski de 37 karşılaşmada oynadı, 1 maçta ise kart cezası nedeniyle kadroda yer almadı.
Türkiye Kupası ve Süper Kupa serüveni
Geçtiğimiz sezon müzesine götürdüğü Ziraat Türkiye Kupası’na bu yıl 3. Tur’dan başlayan Fenerbahçe, Adanaspor’u 6-0 mağlup ederek tur atladı. Michy Batshuayi bu karşılaşmada 4 gol kaydederek, kariyeri adına bir ilk yaşadı. Son 16 turunda Gaziantep FK’yı 2-0 ile geçen sarı-lacivertliler, çeyrek finalde ise MKE Ankaragücü’ne 3-0 yenilerek kupadan elendi.
Galatasaray ile oynanan Turkcell Süper Kupa maçına U-19 Takımı ile çıkma kararı alan Fenerbahçe, sahadan çekilerek rakibine hükmen mağlup oldu.
17 maçta kalesini gole kapattı
Sarı-lacivertliler, ligde 38 karşılaşmada kalesinde 31 gol görürken, Galatasaray’ın ardından ‘en az gol yiyen’ ikinci takım oldu. Sezonun ilk maçında kaleyi Altay Bayındır korurken, sonraki 2 müsabakada ise İrfan Can Eğribayat görev yaptı. Daha sonra takıma dahil olarak kaleyi devralan Dominik Livakovic, 34 lig maçında sahaya çıktı.
Fenerbahçe, bu sezon 17 mücadelede ise kalesini gole kapattı.
4 futbolcu kırmızı kart gördü
Fenerbahçe’de bu sezon 2’si İsmail Yüksek olmak üzere 4 oyuncusu kırmızı kart gördü. İsmail Yüksek (MKE Ankaragücü ve Trabzonspor), Fred (Kayserispor), Mert Hakan Yandaş (Kayserispor), Alexander Djiku (Galatasaray) hakemler tarafından oyundan ihraç edildi. Takımda en fazla sarı kart gören oyuncu ise Bright Osayi-Samuel. Nijeryalı futbolcu, 23 karşılaşmada 11 sarı kart gördü.
Jayden Oosterwolde de 8 sarı kartla Osayi’yi takip etti. Bu iki defans oyuncusu lig maratonunda 2 kez kart cezası çekti.
Derbilerde 10 puan topladı
Geçtiğimiz sezon derbi kazanamayan Kanarya, bu sezon ise en başarılı sezonlarından birini yaşadı. Sarı-lacivertliler, ezeli rakipleriyle oynadığı 4 maçta yenilgi yüzü görmedi. Galatasaray ile sahasında golsüz berabere kalan Fenerbahçe, deplasmanda 1-0 kazandı. Sezonun ilk yarısında Beşiktaş’ı deplasmanda 3-1 yenen sarı-lacivertli ekip, Kadıköy’de de sahadan 2-1’lik galip sonuçla ayrıldı.
Fenerbahçe, böylelikle 4 mücadelede 3 galibiyet, 1 beraberlik alarak, 10 puan topladı.
Farklı galibiyetler
Ligin ilk yarısında Çaykur Rizespor, Pendikspor ve İstanbulspor’a 5’er gol atmayı başaran Fenerbahçe, Konyaspor maçından da 7-1’lik skorla sahadan ayrıldı. Sarı-lacivertliler, ligin son karşılaşmasında da İstanbulspor’u 6-0 mağlup etti. Kanarya, 17 maçını 2 veya daha üzeri farklı sonuçla kazandı. – İSTANBUL
]]>MUĞLA – Bodrum Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig Play-Off finalinde karşılaşacağı Sakaryaspor maçının hazırlıkarını sürdürüyor. Yeşil-beyazlı ekip adını Süper Lig’e yazdırmak için maça kenetlendi. Yarım kalan hikayeyi tamamlamak istediklerini söyleyen Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Zor bir maç. Geçen seneden kalan yarım bir hikayemiz var. İnşallah rabbim de nasip ederse yarım kalan hikayeyi bu sene bitirmek istiyoruz” dedi.
Trendyol 1. Lig Play-Off final maçında Bodrum FK, 30 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’da Yeni Adana Stadyumu’nda Sakaryaspor ile kozlarını paylaşacak. Karşılaşmaya yoğun şekilde hazırlanan yeşil-beyazlı ekip adını Süper Lig’e yazdıran taraf olmak istiyor.
İsmet Taşdemir: “Geçen seneden kalan yarım bir hikayemiz var”
Adana’dan mutlu bir şekilde Bodrum’a döneceklerine inandıklarını söyleyen Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Ara ara inişli çıkışlı zamanlar odu 34 haftada. Futbolda bunlar çok normal. Sonucuna baktığımız zaman iyi bir lig geçirdik. Bir ailede olacak sorunlar bizde de oldu. Bu sorunları kendi aramızda halledip yolumuza devam ettik. Sezon sonunda geldiğimiz nokta bizim takım açısında çok önemli çok değerli. Biz çok fazla transfer yoğunluklu gitmedik. Devre arasında kritik bir süreçteyken bile transfer rotamızı politikamızı daha çok gençlerden yana kullandık. Doğru oyuncuları hem takımımıza hem de Türk futboluna kazandırma yolunu tercih ettik. Gençleri kısmen de olsa aramıza kattığımızı düşünüyoruz. Bu yolda her şeyi üst üste koyduğunuzda 34 haftanın sonunda geldiğimiz nokta bizim için çok önemli ve değerli. Son maç çok zorluydu. Çorum FK ile oynamak bizim için de onlar için de zordu. Maçtan önce de “2 güçlü takım birisi kırılacak” diye söylemiştim. Kırılan taraf rakibimiz oldu. Şans biraz bizden yana güldü özellikle penaltılarda kalecimizin devleşmesi ve çok güzel 2 penaltı kurtarması. İki maçı baz aldığımızda bizim oyun gücümüz biraz daha iyiydi ve karşılığını aldık diye düşünüyorum. Şimdi ligin başka bir köklü camiası, çok iyi bir takım olan Sakaryaspor ile oynayacağız. Play-off maçlarına başladığımızda yüzde 20 olan şansımızı yüzde 50’ye getirdik. Şimdi bir finalimiz kaldı. Zor bir maç, bizimde geçen seneden kalan yarım bir hikayemiz var. İnşallah rabbim de nasip ederse yarım kalan hikayeyi bu sene bitirmek istiyoruz. Oyuncularımızın motivasyonu gayet iyi. Olaya bakış açıları ve kendilerine olan güvenleri çok şükür çok iyi. Maçın oynanacağı yer biraz uzak. Bize yaklaşık bin km uzaklıkta. Buna rağmen ben taraftarlarımızın mutlaka o gün orda olacaklarına inanıyorum. Bizi Adana’da yalnız bırakmayacaklardır. Onlara çok ihtiyacımız var, taraftar desteğini ceza yediğimiz 2 maçta gördük. Özellikle Eyüp maçından sonraki 2 maç seyircisiz oynama sıkıntısını biz çok fazla yaşadık. Daha sonra seyircimizin devreye girmesiyle de ondan sonraki içerdeki tüm maçları kazandık. Seyircimiz bizim için önemli bir güç. Onların yanımızda olduğunu bilmek, karşılıksız bir şekilde sevgilerini verdiğini bilmek bizi birazcık daha motive ediyor. Ben Adana’da da olacaklarını düşünüyorum. İmkanı el veren sıkıntısı olmayan herkesin Adana’ya geleceğini düşünüyorum. İnşallah seyircimizi biz de mutlu bir şekilde tekrar Bodrum’a yollarız” dedi.
Ondrej Celustka: “Hep birlikte çok güçlüyüz”
Her zaman yanlarında olan taraftarlara teşekkür eden takımın tecrübeli oyuncularından Ondrej Celustka, “Maça hazırız çokta heyecanlıyız, sahada her şeyi yapmak için motivasyonumuz çok yüksek. Takımımızı ve oyuncularımızı tebrik etmek istiyorum. Geçen sene kazanılmış bir başarı var bunu aynı şekilde tekrarlamak güç ister. Biz de bu güce sahip olan bir takımız. Ailemiz gibi olan taraftarlarımıza teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Çorum maçında desteklerini çok fazla hissettik. Aynı desteği Adana’da da verecekler. Hep birlikte çok güçlüyüz inşallah şampiyonluğu getirecek etkiyi başaracağız” diye konuştu.
Öte yandan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de Bodrum FK antrenmanına gelerek futbolculara destek çıktı. Bodrum FK Başkan yardımcısı Selahattin Polat ve Yönetim Kurulu üyesi İsmail Erdoğan da antrenmana gelerek futbolculara başarılar diledi. Bodrum FK taraftarları ise çicek ve tatlı getirerek idmanda futbolculara destek oldu.
]]>Trendyol 1. Lig Play-Off final maçında Bodrum FK, 30 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’da Yeni Adana Stadyumu’nda Sakaryaspor ile kozlarını paylaşacak. Karşılaşmaya yoğun şekilde hazırlanan yeşil-beyazlı ekip adını Süper Lig’e yazdıran taraf olmak istiyor.
İsmet Taşdemir: “Geçen seneden kalan yarım bir hikayemiz var”
Adana’dan mutlu bir şekilde Bodrum’a döneceklerine inandıklarını söyleyen Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Ara ara inişli çıkışlı zamanlar odu 34 haftada. Futbolda bunlar çok normal. Sonucuna baktığımız zaman iyi bir lig geçirdik. Bir ailede olacak sorunlar bizde de oldu. Bu sorunları kendi aramızda halledip yolumuza devam ettik. Sezon sonunda geldiğimiz nokta bizim takım açısında çok önemli çok değerli. Biz çok fazla transfer yoğunluklu gitmedik. Devre arasında kritik bir süreçteyken bile transfer rotamızı politikamızı daha çok gençlerden yana kullandık. Doğru oyuncuları hem takımımıza hem de Türk futboluna kazandırma yolunu tercih ettik. Gençleri kısmen de olsa aramıza kattığımızı düşünüyoruz. Bu yolda her şeyi üst üste koyduğunuzda 34 haftanın sonunda geldiğimiz nokta bizim için çok önemli ve değerli. Son maç çok zorluydu. Çorum FK ile oynamak bizim için de onlar için de zordu. Maçtan önce de “2 güçlü takım birisi kırılacak” diye söylemiştim. Kırılan taraf rakibimiz oldu. Şans biraz bizden yana güldü özellikle penaltılarda kalecimizin devleşmesi ve çok güzel 2 penaltı kurtarması. İki maçı baz aldığımızda bizim oyun gücümüz biraz daha iyiydi ve karşılığını aldık diye düşünüyorum. Şimdi ligin başka bir köklü camiası, çok iyi bir takım olan Sakaryaspor ile oynayacağız. Play-off maçlarına başladığımızda yüzde 20 olan şansımızı yüzde 50’ye getirdik. Şimdi bir finalimiz kaldı. Zor bir maç, bizimde geçen seneden kalan yarım bir hikayemiz var. İnşallah rabbim de nasip ederse yarım kalan hikayeyi bu sene bitirmek istiyoruz. Oyuncularımızın motivasyonu gayet iyi. Olaya bakış açıları ve kendilerine olan güvenleri çok şükür çok iyi. Maçın oynanacağı yer biraz uzak. Bize yaklaşık bin km uzaklıkta. Buna rağmen ben taraftarlarımızın mutlaka o gün orda olacaklarına inanıyorum. Bizi Adana’da yalnız bırakmayacaklardır. Onlara çok ihtiyacımız var, taraftar desteğini ceza yediğimiz 2 maçta gördük. Özellikle Eyüp maçından sonraki 2 maç seyircisiz oynama sıkıntısını biz çok fazla yaşadık. Daha sonra seyircimizin devreye girmesiyle de ondan sonraki içerdeki tüm maçları kazandık. Seyircimiz bizim için önemli bir güç. Onların yanımızda olduğunu bilmek, karşılıksız bir şekilde sevgilerini verdiğini bilmek bizi birazcık daha motive ediyor. Ben Adana’da da olacaklarını düşünüyorum. İmkanı el veren sıkıntısı olmayan herkesin Adana’ya geleceğini düşünüyorum. İnşallah seyircimizi biz de mutlu bir şekilde tekrar Bodrum’a yollarız” dedi.
Ondrej Celustka: “Hep birlikte çok güçlüyüz”
Her zaman yanlarında olan taraftarlara teşekkür eden takımın tecrübeli oyuncularından Ondrej Celustka, “Maça hazırız çokta heyecanlıyız, sahada her şeyi yapmak için motivasyonumuz çok yüksek. Takımımızı ve oyuncularımızı tebrik etmek istiyorum. Geçen sene kazanılmış bir başarı var bunu aynı şekilde tekrarlamak güç ister. Biz de bu güce sahip olan bir takımız. Ailemiz gibi olan taraftarlarımıza teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Çorum maçında desteklerini çok fazla hissettik. Aynı desteği Adana’da da verecekler. Hep birlikte çok güçlüyüz inşallah şampiyonluğu getirecek etkiyi başaracağız” diye konuştu.
Öte yandan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de Bodrum FK antrenmanına gelerek futbolculara destek çıktı. Bodrum FK Başkan yardımcısı Selahattin Polat ve Yönetim Kurulu üyesi İsmail Erdoğan da antrenmana gelerek futbolculara başarılar diledi. Bodrum FK taraftarları ise çicek ve tatlı getirerek idmanda futbolculara destek oldu. – MUĞLA
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığı Riva Milli Takımlar Kamp Merkez’inde 3 gün sürecek Uluslararası Futbol ve Bilim Kongresi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış programında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Uslu şefliğindeki Türk Müziği Topluluğu konser verdi. Kongreye Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Onursal Başkanı Şenes Erzik, TFF Başkan Vekili Mustafa Eröğüt, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kurt, Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mustafa Yorulmazlar, teknik direktörler Cevat Güler, Hamza Hamzaoğlu, Tamer Tuna, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Spor İstanbul’un genel müdürü Renay Onur ile çok sayıda antrenör ve akademisyen katıldı.
Mehmet Büyükekşi: “Bu organizasyonun Türk futboluna önemli faydalar sağlayacağına inanıyorum”
Günümüzde pozitif bilimlerin sporun çok önemli parçası olduğunu dile getiren Mehmet Büyükekşi, “Büyük hedeflere ulaşma yolunda, futbolun bilimle olan ilişkisini derinlemesine incelemek ve geliştirmek amacıyla düzenlenen uluslararası futbol ve bilim kongresinin Türk sporuna katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Günümüzde pozitif bilimlerin sporun çok önemli bir parçası olduğu konusunda küresel bir ortak anlayışa sahibiz. Özellikle ileri futbol ülkelerinde artık bilimsel metodun ön planda olduğunu biliyoruz. Bizler de Türkiye Futbol Federasyonu olarak, gerek futbolcuların gerekse antrenörlerin kişisel gelişimi ile yakından ilgilenerek bilimin gösterdiği yolda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Federasyonumuzun tam desteğiyle düzenlenen bu kongrede, birbirinden değerli, alanlarında uzman spor ve bilim insanlarının katkılarını önemsiyoruz. Her iki alanda da katılımcıların, yeni bilimsel gelişmelerden faydalanarak yeni ufuklar edinileceğine inanıyorum. Futbol, sahada oynanan bir oyun olmanın ötesinde, bilimin farklı disiplinleriyle de yolu sıkça kesişen ve sürekli gelişen bir spor. Bugün spor bilimi olarak adlandırdığımız akademik alan sayesinde futbolcuların fiziksel performanslarını artırmak, sakatlanma risklerini azaltmak ve en yüksek seviyede performans göstermelerini sağlamak mümkün hale geldi. Bu bilimsel yaklaşımlar, futbolcuların kariyerlerini uzatırken aynı zamanda oyunun kalitesini de artırıyor. Futbol ve bilim kongresinde düzenlenen özel oturumlarda, bireysel maç analizlerinden, kök hücre ve genetik araştırmaların futbol üzerindeki etkilerine kadar çok geniş bir alanda konuşmalar yapılacak. Bu oturumlardan elde edilecek çıktıların Türk futbolunun geleceğine önemli faydalar sağlayacağına inanıyorum. Bilimin spora müspet katkıları üzerine söylenecek çok şey var. Bütün bunları üç gün sürecek kongrede alanında uzman isimlerden dinleyecek olmanın büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Futbol ve bilim kongresinin 17 yıl aradan sonra yeniden düzenlenmesine emek veren spor ve bilim insanlarına ve bu davete icabet eden tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle futbol ve bilim kongresinin Türk futboluna değer katmasını diliyor sizleri saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
Rektör Mustafa Kurt ise kongrenin gerçekleşmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Futbol dünyanın gündemini etkileyecek, dünya spor ekonomisinin en büyük parçalarından biri. Böylesine güçlü bir yapının arka planında çok geniş bir bilimsel altyapı ve futbolu doğrudan etkileyen birçok bilim dalı yer almaktadır. Bilimin birçok alanından oldukça etkili bir şekilde faydalanan futbolun ulusal ve uluslararası düzeylerdeki bilimsel çalışmalarla daha güçlü bir altyapıya kavuşturulmasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Kongremizin spor bilimine bireysel teknik, taktik ve kondisyonel gelişmelere farklı görüşlerden ve perspektiflerden bakmamızı sağlayacak olması açısından son derece faydalı olacağını düşünüyorum. Kongremizin, futbolun ve futbolcunun gelişiminde bireysel teknik, antrenman ve performansın bilimsel bir çatı altında tüm yönleriyle ele alınacak olması açısından önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyim” diye konuştu.
Mustafa Eröğüt: “Kongrenin paydaşı olmak büyük bir mutluluk”
TFF Başkan Vekili Mustafa Eröğüt de, “TFF olarak böyle önemli uluslararası futbol kongresinin paydaşı olmak büyük bir mutluluk. Ekim ayında Türk halkına güzel bir müjde verdik. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası ülkemizde yapılacak. 2008’den beri peşinde olduğumuz bir hayaldi ve sonunda buna ulaştık. 2026 UEFA Avrupa Ligi finali Beşiktaş Stadı’nda, 2027 Konferans Ligi finali ise İstanbul veya Ankara’da düzenlenecek. Bunlar, ülkemiz adına çok güzel gelişmeler. 2027’de Avrupa Oyunları da Türkiye’de yapılacak. Bu organizasyon da bizim için çok kıymetli. Bu organizasyonların ülkeye alınmasından çok büyük emekler var. 2032’ye sekiz sene var. Tüm paydaşların üzerine büyük görev düşüyor. Devletimiz üzerine düşeni yaptı. 50’den fazla stadımız, 1 milyondan fazla koltuk kapasitemiz var. Bu muazzam bir kapasite. Tüm şehirlerimizin belediyeleri hazırlıklarını yapacak. Üniversitelerin de bu süreçlerin paydaşı olması lazım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Trendyol Süper Lig’de sezona Sırp teknik direktör Aleksandar Stanojevic yönetiminde başlayan Konyaspor, ilk 4 haftada 4. sıraya kadar yükseldi. Bu haftalarda 2 galibiyet, 2 beraberlik alan yeşil-beyazlılar, kalesinde 2 gol görürken, rakip fileleri de 5 kez sarsmıştı. Konya ekibi, Stanojevic ile çıktığı diğer 5 maçta ise 1 beraberlik, 4 yenilgi sonucu sadece 1 puan topladı.
Ligin ilk 9 haftasını 9 puanla 15. sırada tamamlayan Konyaspor’da, Aleksandar Stanojevic görevinden istifa ederken, teknik direktörlük görevine Hakan Keleş getirildi. Hakan Keleş ile 10 müsabakada Konya temsilcisi, 2 galibiyet, 5 mağlubiyet ve 3 beraberlikle 9 puanı hanesine yazdırdı. Kötü gidişata engel olmayan Hakan Keleş ile deplasmanda Fenerbahçe’ye 7-1 mağlup olan Konyaspor, bu karşılaşmanın ardından düşme hattında 18. sıraya gerilerken, Keleş’le de yol ayrımına gidildi.
62 yaşındaki Bosna-Hersekli çalıştırıcı Fahrudin Omerovic ile sözleşme imzalayan yeşil-beyazlı takım, bu süreçte 11 lig maçında 2 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 5 beraberlik alarak 14 puan elde etti. 14 kez gol sevinci yaşayan Konyaspor, ağlarında 13 gol gördü.
Konya ekibi, 34. haftada deplasmanda Sivasspor karşısında aldıkları 1-0’lik mağlubiyetin ardından Omerovic’le de yollarını ayrıldı.
Takım, Sportif Direktör Ali Çamdalı’ya emanet edildi. Çamdalı, idaresinde 4 mücadelede yeşil-beyazlılar, Fenerbahçe ve Kayserispor maçlarından beraberlik, Samsunspor müsabakasından galibiyet, Galatasaray karşılaşmasından da mağlubiyetle ayrıldı. Söz konusu maçlarda 6 gol atıp, 5 gol yiyen Konyaspor, bu sezon 41 puanla küme düşme hattının bir sıra üstünde 16. basamakta sezonu noktaladı.
En golcü Sokol Cikalleshi
Konyaspor’da üç sezondur top koşturan ve takım tarihinin en golcü yabancı futbolcusu olan Sokol Cikalleshi, bu sezon da 12 gol atarak yeşil-beyazlı takımda en golcü oyuncusu unvanını aldı. Cikalleshi’yi, 6 golle Louka Prip takip etti.
Takımın en çok asist yapan ve 3. golcü futbolcusu olan sol bek Guilherme’nin de 5 gol, 7 asisti bulunuyor.
3 kaleci değişikliği
Konya ekibinde kale, ligin ilk haftasında kaleci Paul Bernardoni’ye emanet edildi. 17 maça çıkan Bernardoni, filelerinde 29 gol gördü. Bernardoni ile yolların ayrılmasın ardından 7 müsabakada kalede Deniz Ertaş yer aldı. Ara transfer döneminde Jakub Slowik ile sözleşme imzalayan Konya ekibi, Slowik ile 14 karşılaşmaya çıktı.
En çok süre alan Guilherme
Konyaspor’da ligde en çok süren alan futbolcu Guilherme oldu. Toplamda 37 maça çıkan deneyimli sol bek, 3 bin 267 dakika sahada kaldı. Guilherme’den sonra yeşil-beyazlı takımın kaptanı Soner Dikmen de 37 mücadelede 3 bin 219 dakika süre aldı. Soner’i, 35 maçta 2 bin 690 dakikayla Uğurcan Yazğılı izledi.
En az oynayan Niangbo
Ara transferde Konyaspor’a transfer olan orta saha oyuncusu Anderson Niangbo ise sadece 1 maçta, 9 dakika oynadı. Bir başka ara transfer Emmanuel Boateng ise sadece 2 müsabakada 22 dakika sahada kaldı. Niko Rak da Konyaspor forması ile 4 maçta, 38 dakika forma giydi. – KONYA
]]>Trendyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor’u mağlup ederek ligde kalmayı başaran Hatayspor’da Onursal Başkan Lütfü Savaş, açıklamalarda bulundu. Geride kalan sezonu ve Hatayspor’un yaşadığı zorluklara değinen Başkan Savaş, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Şampiyonluk yarışı veren takımlarla alt sıralar arasında büyük bir makasın oluştuğunu dile getiren Lütfü Savaş, “Bu sene değişik bir lig geçirdik. Dengesiz bir lig oldu. Hakem hataları Süper Lig’e damga vurdu. İki takım üst seviyede kadro kurmuş. Makas açıldı ve 10 takım ise ligde kalmak için çabaladı. Biz en son deplasmanda Beşiktaş ile oynadık. Her bir oyuncuları bizim takımımız değerindeydi. Böyle olunca da ligin yarışmacı kimliği zarar görüyor. Anadolu kulüplerinin bütçesi İstanbul takımlarıyla bir değil. Sezon sonunda alt lige düşen takımların kadroları da iyiydi aslında. Ama 4 takım düşecekti. Biz de bu listeye aday gösteriliyorduk. Ligin son 4 haftasında topladığımız 8 puan sonucunda ligde kalmayı başardık. Bu sürece gelene kadar şanssız mağlubiyetler aldık. Biliyorsunuz göçebe bir hayatımız vardı. Tesis ve stadyum sorunları sebebiyle maçlarımızı Mersin’de oynayabildik. Uzun bir süre Riva’da Milli Takım tesislerinde kaldık ve çalışmalarımıza orada devam ettik. Mersin’de Spor Bakanlığı, bize yer tahsis etti. Buranın fiziki şartları fena değildi. Antrenman sahası ise beklentimizden 2-3 ay geç hizmete girdi. Arkadaşlarımız zor şartlarda antrenman yaptı. Bu sene bizim için ligde kalmak başarı. Hatay halkının bu takıma ihtiyacı var. Tutunacakları bir dal olsun istedik. Son maçta da olsa ligde kalma başarısı gösterdik” diye konuştu.
“Her sezon başında düşecek takımlar arasında biz gösteriliyoruz”
Zor şartlarda kulüp yönetimini aldıklarının altını çizen Onursal Başkan, “Biz Hatayspor’u aldığımızda 3. lige düşmek üzere ve 3 milyon dolar borcu olan bir takımdı. Hatta o yıl son hafta oynadığımız maçla ligde kalmayı başardık. Sonraki yıllarda üst liglere çıkmaya başladık. Bir yıl play-off tan dönsek de sonuçta takımımızı Süper Lig’e çıkarttık. 4 yıldır bu ligde mücadele ediyoruz. Her sene sezon başında düşecek takımlar arasında biz gösteriliyoruz. Camia olarak mütevazı kadro oluşturuyoruz. Bu sezon ligde kalmak bizim için başarıdır. Önümüzdeki yıl ligi en azından orta sıralarda bitireceğimizi düşünüyorum. Bu sezon yaşadığımız düşme korkusunu bir daha yaşamayacağımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Başkanlık bana düşüyorsa bana, başkasına düşüyorsa başkası”
Hatayspor’da yaklaşan başkanlık seçiminin hatırlatılması üzerine Başkan Savaş, “Ben bu kulübe 15 yıldır Onursal Başkanlık yapıyorum. Maddi ve manevi olarak her zaman kulübün menfaatlerini gözeterek hareket etmeye çalıştım. Yönetimdeki arkadaşlarla görüşeceğiz ve karar vereceğiz. Bana düşüyorsa bana başkasına düşüyorsa başkası. Önemli olan camiayı düzgün yönetmek ve takımı Süper Lig’de tutmak için gereken fedakarlıkları yapmak. Seçimlerle ilgili soru işaretleri bir haftaya kadar şekillenecektir. Bu sadece benim verebileceğim bir karar değil. Ben Hatayspor’un gerçekten başarılı olmasını istiyorum. 1967 yılından itibaren ilk kez bu dönem en üst ligde yer alma başarısı gösteren bir kulüp” ifadelerini kullandı.
“Özhan Hoca ile devam edeceğiz”
Yeni sezonda teknik direktör Özhan Pulat ile yola devam edeceklerini dile getiren Hatayspor Onursal Başkanı Lütfü Savaş, “Kulüp olarak teknik direktörde aradığımız özellik sportif başarı sağlamasının yanı sıra sosyal ve aile yaşantısıyla topluma örnek olacak bir kişilik olması. Biz geçtiğimiz yıl Volkan Hocayla başladık. Hem ekonomik hem manevi olarak çok katkı verdi. Göçebe bir hayat yaşadığımızdan dolayı büyük bir başarı yakalayamadık. Sürecin sonlarına doğru Volkan Hoca kendisi gitmek istedi son 4 hafta Özhan Hocayı davet ettik. Bu arkadaşlarımız zaten her zaman ailemizin içindeydi. Hiç düşünmeden davet ettik. Onlarla ligde kalabilmenin yollarını aradık. Gece gündüz çalıştılar. Oyun sistemini hızlı bir şekilde oturttular. Bakacak olursanız lehimize verilmeyen penaltılar dışında da 8 puan toplayarak iyi bir başarı elde ettiler. Şu anda Özhan Hoca ile devam edeceğiz. Bu arkadaşlarla yeni sezonda da birlikte olacağız” açıklamalarında bulundu.
“Her şey parayla ölçülmüyor”
Sponsorlarla anlaşmalarının devam ettiğini söyleyen Başkan Savaş, “Haziran ayında seçim olacak. Camianın yararına alınacak kararlar doğrultusunda yönetimi oluşturmak istiyoruz. Sonrasında sponsorlarla çalışmalarımıza bakacağız. En kritik dönemi geçirdik. Bundan sonraki yıllarda kazanılan tecrübeyle düşme hattından uzak olunacaktır. Hatayspor, ligde daha üst sıralarda yer alacaktır. Her şey ekonomi değildir. Birçok kulüp çok fazla pahalı oyuncu almalarına rağmen iyi sonuçlar alamadılar. Her şey parayla ölçülmüyor. Sportif başarı elde etmek için sürecin aşamalarını iyi yönetmek gerekir” yorumunu yaptı.
“Stadyumla ilgili ihalenin yakın zamanda yapılacağı söylendi”
Kulüp olarak maçları Hatay’da oynamak istediklerini vurgulayan Lütfü Savaş, “Bizim Hatay’da bulunan kulüp tesislerimizde şu anda amatör genç sporcularımız kalıyor. Tesislerde çok fazla bir şey yok. Stadyumda sorunlarımız var. Stadyumun yenilenmesi için gerekli makamlar, yakın zamanda bununla alakalı ihalenin yapılacağını söyledi. Sanırım bu sezona yetişmeyecektir. Onarım süreci hızlı gerçekleşse bile ligin ilk devresine yetişmez diye düşünüyorum. Hatayspor 15 ay şehirden uzak kaldı. Biz istiyoruz ki takım olarak Hatay’a bir an önce dönelim. Çok daha fazla seyirciyle maçlarımızı oynayalım. Kendi şehrimizde sahaya çıkalım. Spor Bakanlığının bu konuda hızlı davranmasını rica ediyorum. Bu durum ekonomik olarak da bizi zorluyor. Futbolcular göçebe gibi yaşıyor. Antrenman için her gün 3 buçuk saat gidip gelmek mental olarak yoruyor” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Türkiye Kick Boks Federasyonu’nun 2024 yılı faaliyet programında yer alan iki büyük organizasyon olan Turkish Open Dünya Kick Boks Kupası ve Uluslararası Akdeniz Kick Boks Şampiyonası 15- 19 Mayıs 2024 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi. Organizasyona toplam 47 ülkeden 4 binin üzerinde sporcu ve antrenör katılım gösterdi. Uluslararası şampiyonada Türkiye’yi ve Hatay’ı temsil eden ise depremzede sporcular oldu. İskenderun ilçesinde spor salonu bulunan ve Kick Boks Antrenörlüğü de yapan Mustafa Cuma Uğurlu, 10 yıldır spor salonu işletmeciliği yapıyor. Deneyimli antrenör, asrın felaketini hasar almadan atlatan spor salonunda afetzede gençlere eğitimler veriyor. İstanbul’da düzenlenen şampiyonaya katılan depremzede öğrenciler, asrın felaketini geride bırakarak 49 madalya kazanma başarısını elde ettiler.
Mustafa Cuma Uğurlu: “Kulüp olarak çok büyük bir başarı elde ettik”
42 yaşındaki eğitmen Mustafa Cuma Uğurlu, sporcularının depremi sosyal aktivitelerle ve sporla atlattıklarını belirterek, “Her yıl katıldığımız yarışmalarda iki ya da üç şampiyon kesin çıkarttığımız oluyor. Bu yarışma bizim için çok farklı oldu, çünkü çok iyi hazırlandık. Kalabalık bir kadroyla katıldık aldığımız madalyalar çok azımsanacak bir derecede değil çünkü uluslararası yarışmada 49 madalyayla döndük, bu yarışma İstanbul’da düzenlendi. Yaklaşık olarak 4 bine yakın sporcu ve 47 ülkenin katıldığı bir yarışma, bu yarışmada iki takım Kupası kazandık iki ayrı yarışma düzenlendi. Aynı anda biri Uluslararası Dünya Kick Boks Şampiyonası diğeri uluslararası Akdeniz Şampiyonası. Biz bu iki yarışmaya da katıldık. Sporcularımız bir dalda değil, kick boks’un içerisinde 7 ayrı branş var en az iki ya da üç branşta katıldılar ve her girdikleri branşta da dereceyle sonuçlandırdılar. Sporcularımız dünya kupasında iki takım kupa, Akdeniz oyunlarında 6 şampiyonluk, 7 dünya kupası ikinciliği, 12 dünya kupası üçüncülüğü aldık. Akdeniz oyunlarında. 6 şampiyonluğun dışında, 12 dünya üçüncülüğüyle toplamda 49 madalya aldık. Kulüp olarak çok büyük bir başarı elde ettik” diye konuştu.
“Herkes buraya geldiği zaman mutlu bir şekilde ayrılabiliyor”
Deprem sonrası yaşanan psikolojik çöküntüyü sporcularının sosyal aktivitelerle atlattığını ifade eden Antrenör Uğurlu, “Biz bunu şöyle gerçekleştirdik; deprem sonrası biliyorsunuz herkesin psikolojisi bozuktu biz de sporcularımızla birlikte kendimizi spora tamamen adadık ve iyi bir çalışma elde ettik. Yarışmaya katılırken spor, antrenman dışında beslenme ve uyku konusuna da dikkat ettik. Baktık ki herkes psikolojik anlamda çöküş içerisinde bunu sosyal aktivitelerle yani bu spor olur ya da sanat olur sosyal etkinlikler olur, bunlarla aşacağımızı düşündük. Sporcularımı tekrar topladım çok şükür spor salonunda da herhangi bir hasar durumu olmadı hasarsız atlattık ve başladık. Herkesin buraya geldiğinde söylediği şey, biz burada kendimizi buluyoruz yani o depremi anca bu şekilde atlatabileceğimizi biliyorduk. Deprem psikolojisin anca bu şekilde atlatabileceğimizi düşündük ve o şekilde geldik. Herkes buraya geldiği zaman mutlu bir şekilde ayrılabiliyor. Bunun da başarısını bu şekilde elde ettik” şeklinde konuştu.
Elif Uğurlu: “Hem ülkemi temsil ettim hem babama destek olduğum için, çok gururluyum”
Babasının her sporcuya evladı gibi eğitim verdiğini belirten Antrenör Uğurlu’nun kızı Elif Uğurlu (14), “Toplam 7 madalya aldım, çok gururluyum. Hem ülkemi temsil ettim hem babamlara destek olduğum için, çok gururluyum. Antrenmanlarda babam genel olarak kimi nasıl çalıştırıyorsa bizi de aynı şekilde çalıştırıyor. Yani kendi kızı kendi oğluymuş gibi çalıştırıyor. Ben de onlarla beraber çalışıyorum, takım arkadaşlarımla beraber bu sporu sadece erkeklerin değil, kadınların da yapabileceğini herkesin bu şekilde derece alabileceğini belirtmek isterim. Biz Hatay gibiyiz, anka kuşu gibi küllerimizden tekrardan doğabiliriz” İfadelerini kullandı. – HATAY
]]>Çok küçük yaşlarda mahalle ve okulda erkekler ile futbol oynamaya başlayan ve milli takıma kadar yükselen A Milli Kadın Futbol takımı yardımcı antrenörü Hilal Başkol 21 yaşında doktorun artık futbol oynayamazsın sözü ile yıkıldığını fakat futbolu çok sevdiği için saha içinde olmasam da çizgi dışında yine futbolla iç içe olacağım diyerek futboldan kopmadığını A Milli Kadın Futbol takımının başarısı için çalıştığını söyledi.
Amasya doğumlu olan ve Amasya’da mahalle ve okul bahçesinde futbol oynamaya başladığını belirten A Milli Kadın Futbol Takımı yardımcı Antrenörü Hilal Başkol; “Futbola Amasya’da okul takımında başladım. Okul takımı ile birlikte Türkiye şampiyonu olduktan sonra Kocaeli’ de özel bir okulda futbol sayesinde burslu olarak okudum. Eğe Üniversitesi Beden Eğitimi ve spor Meslek yüksek okulu mezunuyum. Halen A Milli Takın Futbol Milli Takımında yardımcı antrenör olarak görev yapıyorum.
Futbol benim kendimi bildim bileli yaptığım bir şey. Özellikle mahallede oynuyordum. 3-4 yaşlarında dahi mahallede çocuklarla futbol oynadığımı bilirim. İlkokulda iken futbol kulübü olmadığı için okulda beden eğitimi derslerinde erkekler ile futbol oynuyordum, mahalle maçlarına gidiyordum. Hatta çoğu maçlarda abimi değil beni oynattıkları için abimle kavga falan ediyorduk. Sürekli bu döngüde giden bir futbol aşkım vardı. Daha sonra okul takımının kurulması ile beraber resmi olarak futbol oynamaya başladım.” dedi.
29 yaşında iken çok sevdiği futbolu oynamaktan kopmasının nedenlerini anlatan Başkol, “17 yaşında ilk ameliyatımı oldum. Ameliyat sonrasında kendimi toparlayamadım. 21 yaşında iken doktor artık oynayamayacağımı söylediğinde artık futbol kariyerime antrenör olarak devam etmek istedim çünkü futbolu çok seviyordum ve futboldan kopmak istemiyordum. 6 ay gibi bir süre boş kaldım. Bu futboldan koptuğum 6 aylık sürede kendimi hiç iyi hissetmedim. Futbolu bıraktığım sene antrenörlük kursuna gittim. Zaten futbolu bırakırken antrenör olmaya karar vermiştim. Futboldan kopmamak saha içinde kalmak istedim. Bu yüzden sahanın içinde olamıyorsan çizgilerin dışında olmayı tercih ettim. Bu süreç benim için çok zordu çünkü A Milli Takım seviyesinde oynarken bir anda futbolu bırakmak kaldım. Daha yaşıtlarım arkadaşlarım futbol oynuyorlar. Hatta şu anda A Milli Takımımızda aynı takımda oynadığım arkadaşlarım hatta benden büyük ablalarım bulunuyor. Şuan bulunduğum konumdan çok memnunum. Bunun için de çok çalıştım. 9 yıldır gelişimim ile ilgili çalışmalar yaptım. Çünkü futbolu çok seviyorum ve futboldan uzak kalmak istemedim. Antrenör oluşumda bu şekilde oldu.” diye konuştu.
Kız çocuklarının mutlaka futbola teşvik edilmemeleri gerektiğini ifade eden Hilal Başkol, “Eskiden kızlar futbol mu oynar gibi düşünceler vardı. Bizler bunu Anadolu da yaptığımız maçlarda biraz daha aştığımızı düşünüyorum. Çorum’da Mersin’de oynadığımız maçlarda çok fazla seyirci geldi. Nerede olduğu hiç önemli değil. Kız çocuklarına sokakta, mahallede, okulda futbol oynamalarına aileler izin versinler engel olmasınlar. Zaten futbola tabandan başladığımızda, havuzu genişlettiğimizde kadın futbolunun da çok daha ilerleyeceğini düşünüyorum, bunu başarmanın en önemli yanı çalışmak. İmkanlar kısıtlı dahi olsa çok çalışıldığında kadın futbolunun da bir yerlere gelme şansımız çok yüksek.” şeklinde konuştu.
Futbolu İzmir’de oynadığı kulüpte yaşadığı sakatlıklar nedeniyle bıraktığını belirten Başkol, “Futbolu bıraktığım takımda da yardımcı antrenörlük yaptım. Amatör takımlarda erkek hocalarımla çalıştım. Geçen yıl Galatasaray’da yardımcı antrenörlük deneyinim oldu. 8 aylık bir süreç. Şimdi tamamen milli Takıma odaklandım. Burada olmaktan çok mutluyum. Hedefim bir gün sahanın kenarında teknik sorumlu olarak bulunmak. Bunun için de çok çalışıyorum. Umarım bir gün gerçekleştirebilirim. Bunu ne zaman gerçekleştirebilirim bilmiyorum ama şuan tek hedefim A Milli Kadın Futbol takımımızın başarısı, Türkiye’yi Uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek. Milli takımımızın başarısına odaklandığım için ileriyi şuan için çok fazla düşünmüyorum. Burada çok mutluyum.” dedi.
“Erzincan inanıyorum ki o gün stat da seyirci rekoru kıracak”
Kadın A Milli Takımın 31 Mayıs’ta Erzincan’da oynayacağı maça tüm Erzincanlıları davet eden Başkol, “Geldiğimiz ilk günden beri Erzincan’da çok sıcak karşılandık. Bizim ile sürekli ilgileniyorlar. Sürekli bir şeylere ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlar. Bu sıcak karşılama ve desteklerinden dolayı Erzincan’a ve Erzincanlılara çok teşekkür ediyorum. Tabi ki burada en önemlisi 31 Mayısta oynayacağımız Azerbaycan maçımızda bizlere gösterecekleri desteğin yeri stadyum diye düşünüyorum. Erzincan inanıyorum ki o gün stat da seyirci rekoru kıracak. Herkesi maça bekliyoruz. Teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi. – ERZİNCAN
]]>Trendyol Süper Lig ekiplerinden Alanyaspor’un Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, basın toplantısı düzenleyerek sezon değerlendirmesi yaptı. Başkan Çavuşoğlu, Ömer Erdoğan ile başlayan sezonun Fatih Tekke ile bittiğini belirterek, Tekke ve ekibine teşekkür etti. Zorlu süreçler yaşadıklarını ama futbolcuların, teknik heyetin ve yönetimin özverisiyle ligi çok iyi bir yerde bitirdiklerini ifade den Başkan Çavuşoğlu, “Alanyaspor’un bütün yöneticilerinin, benimle birlikte yol yürüyen arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum, emekleri çok büyük. Ömer Erdoğan ile başlayan sezonun devamında Fatih Tekke ile ligi bitirdik. Fatih Tekke başta olmak üzere bütün ekibine şahsım ve camiam adına çok teşekkür ediyorum. Çok zor günler geçirdik. Dünyanın en zor işi futbol kulübü yönetmektir. Zorlu süreç yaşadık ama futbolcularımızın özverisiyle, teknik heyetimizin çalışmasıyla, yönetimimizin gayretleriyle ligi çok iyi bir yerde bitirdik. Ter döken, karakter gösteren tüm oyuncularımı tek tek tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. Büyük bir aileyiz. Bunu hep birlikte göstermiş olduk. Ligi daha iyi bir yerde bitirebilirdik. Bazı şanssızlıklar oldu. Son 3 maçta, farklı galip gelebilecekken berabere bitirdik. Ondan önce de şanssız maçlarımız var. Neredeyse Avrupa kupalarına katılma şansımız olabilirdi. Çok şanssız maçlar kaybettik. Futbolun içerisinde bunlar var, olacaktır. Alanyaspor’un Süper Lig’de 8. yılı bitti. İnşallah önümüzde daha nice 8 seneler devam eder” dedi.
“Aday olun ekip çıkarın, görevi size devredelim”
Kendilerine yönetimsel olarak yapılan eleştirilere yanıt veren Başkan Çavuşoğlu, kongre kararı aldıklarını ve göreve talip olan varsa devredeceklerini belirterek, “Özellikle ilçe takımı olarak süper ligde kalmak, ayakta kalmak kolay bir iş değil. Burada kulübü idare etmenin ne kadar zor olduğunu özellikle yakın yönetim arkadaşlarım çok iyi biliyorlar. Hepimiz çok iyi biliyoruz. Ama maalesef bunu bilmeyen çok var. Belli olumsuzluklarda kongre kararı alınsın. Yönetimi, şahsımı eleştirenler oldu. Geçen sene genel kurul kararı aldım. Kongre kararı al diyenler deredeydi? Bir senedir Alanyaspor’u küme düşüyorsunuz. Ama çok şükür 8. yılı süper ligde bitirdik. Bu yıl yine kongre kararı aldık. Bu kulüp bu imkanlarla nasıl idare ediliyor diye hiç düşündünüz mü? Genel kurul kararı aldık, hodri meydan. Aday olun ekip çıkarın, görevi size devredelim. Alanyaspor kulübü burada. Ben 13 yıldır başkanım. Benim cefakar yönetim kurulu arkadaşlarımız 13 yıldır bu kulübe hizmet ediyoruz, zamanımızı veriyoruz, paramızı veriyoruz. Sağlığımızdan işimizden oluyoruz. Bunları hiç düşünüyor musunuz? Alanyaspor’un bugün sabit gelir kaynaklarından elde edilen gelir 10 milyon lirayı geçmiyor. Bir tane futbolcu parası eder. Alanya’da siz konuşmayabilirsiniz ama dünyanın her yerinde Alanyaspor’un bir saygınlığı var. Yönetilişinin bir saygınlığı var. Bu şartlar altında kimse bizden hesap soramaz sportif açıdan. Bizim nereden aldığımızı nereye verdiğimizi herkes biliyor” diye konuştu.
“Kulübüme ve şahsıma şu ana kadar hiçbir futbolcu için resmi bir teklif gelmedi”
Fatih Tekke ile yeni sezon için görüşmelerin devam ettiğini de ifade eden Başkan Çavuşoğlu, transfer çalışmaları hakkında şöyle konuştu:
“Fatih Tekke ile görüşmelerimiz oluyor. Fatih hocamla çalışmayı çok istiyoruz tekrar. Hiçbir kulüp başkanı ben de dahil olmak üzere hiçbir oyuncu için görüşmemiz olmadı. Kulübüme ve şahsıma şu ana kadar hiçbir futbolcu için resmi bir teklif gelmedi. Bundan sonra oyuncularımıza talip olan varsa gelen teklifleri hem kulüp hem futbolcumuz açısından değerlendirmeye açığız.” – ANTALYA
]]>2014-2015 sezonunda Süper Lig’de mücadele eden ve ardından başlayan kötü gidişat ile 3. Lige kadar düşen Balıkesirspor, 7 Haziran’da olağan kongresinin ikinci toplantısını yapılacak.
Kulüp tesislerinde yönetimiyle birlikte basın toplantısı düzenleyen Balıkesirspor Kulüp Başkanı Nedim Ömer, olağan kongrede aday olmayacağını açıkladı.
“ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK, YENİ YÖNETİMİ DESTEKLİYORUZ”
Toplantıda Başkan Ömer, “İki yıllık görev süremizi doldurmuş bulunuyoruz. Neleri yaptık yada neleri yapamadık bunları konuşmak için bugün buradayız. Öncelikle göreve geldiğimizde amacımız mali başarıyı sağlamaktı. Bunun için çok uğraştık ve geçen yıl devre arasında verdiğimiz mücadeleler sonrası bazı şeyleri yerine getirmeye başlayabildik. Maalesef geçen seneyi yetiştiremedik ve ligden düştük. Bu sene başında kaldığımız yerden devam ettik. Büyükşehir Belediye Başkanımız, Valimiz ve iş adamlarımızın desteğiyle kulübümüzün bütün UÇK borçlarını kapatıp, transferi son anda açtık ve bulduğumuz oyuncularla yola devam ettik.
İlk yarı toplayabileceğimiz kadar puan topladık. İkinci yarıda yine transfer yaparak bu sefer ligde kalmayı değil play-off’u zorladık ve ligin sonunu getirdik.
Bir yerel seçim oldu ve Büyükşehir Belediye Başkanı değişti. Kendisiyle görüştük ve şunu söyledik ki biz bunu ilk günden beri söylüyoruz bizlerden daha iyi yönetebileceğini düşündüğümüz iş dünyasından birileri gelirse çekilebileceğimizi ilettik. Ve kendisi iş adamlarıyla ilgili bir oluşum sağladı. İnşallah Balıkesirspor için daha iyi olacak. Kongrede aday olmayacağımızı buradan söylemek isterim. İş adamlarından oluşan bir yönetim var ve bizde onları destekliyoruz inşallah Balıkesirspor için daha iyi olur” dedi.
“İDARİ VE MALİ BAŞARIYI SAĞLADIK”
Balıkesirspor Başkan Yardımcısı İsmet Deniz de toplantıda yaptığı konuşmada göreve gelmelerinden buyana idari ve mali başarıyı yakaladıklarını söyledi.
108 milyon TL borcu pazarlıklarla 60 milyon TL olarak ödediklerini ifade eden Başkan Yardımcısı Deniz, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Daha önceki dönemlerde hep olağanüstü kongrelere gidildi. Biz olağan kongremize gidiyoruz. Ne istifa ettik ne görevimizi bıraktık. Biz elimizi taşın altına değil gövdemizi koyduk. Bu kulübün en büyük sorunu UÇK dosyalarıydı. 108 milyon UÇK borcu vardı. 2. Ligdeyken bu sorunu çözecekken asrın felaketi Kahramanmaraş depremleri oldu ve nasip olmadı transferi açmak.
Ertesi sene sezon başı bütün borcu kapattık. Glumaç dosyası kaldı. Onun için son ana kadar uğraştık ve 16.55’te transferi açtık. Son anda yaptığımız transferler fayda getirmedi ama kulübü borçlandırmadık ve futbolcular ile maç başı ve asgari ücretle anlaştık.
Biz bu kulübü kurtarmak adına ikinci yarı transfer yaptık. Play-off’u zorladık ama olmadı. Bence biz mali başarıyı sağladık, kötü gidişin dibe dalıp zıplama noktası vardır. Biz dibe daldık ve zıplıyoruz. İnşallah yeni gelen yönetim takımı şampiyonluğa oynayacak bir takım kurar. UÇK’mız açık. 108 milyon TL borcu 60 milyon TL’ye kapattık. İnanılmaz pazarlıklar yaptık. Belki sportif başarı sağlayamadık ama idari ve mali başarıyı sağladık. Yeni yönetime şimdiden başarılar diliyorum” dedi.
“ÖNEMLİ OLAN BALIKESİRSPOR KİMİN YÖNETTİĞİ ÖNEMLİ DEĞİL”
Toplantıda son olarak konuşan Balıkesirspor As Başkanı Ahmet Erkarapınarlı ise, görev süreleri içinde yaşadıkları maddi zorlukları anlattı.
Özellikle esnafa olan borcu kapadıklarını ifade ederek mevcut yönetimin kendi işini bırakarak Balıkesirspor için gece gündüz çalıştığının altını çizen As Başkan Erkarapınarlı sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Balıkesirspor’u büyük bir yükten kurtardık. Vergi Daire borcunu ödedik. Kendi dönemimize ait 2 milyon liralık SGK borçlarını ödedik. Geçmiş döneme ait bir borç var. Bizim dönemimizde futbolcu kardeşlerimize prim dahil 10 milyon borç bırakıyoruz. Yönetim ve başkanımızın alacağım içeride 17 milyon lira gibi bir para var. Bu paranın büyük çoğunluğunu Nedim Ömer koydu. Geçen yıl bu takıma 25 milyon lira para harcadık ve geçen yıldan hiç borcumuz kalmadı.İnşallah bundan sonra güzel bir ekip kuruluyor bizde her zaman yeni kurulan yönetimin destekçisiyiz. İkinci bir Balıkesirspor yok. Yardım talep istenilirse her zaman hazırız. Önemli olan Balıkesirspor kimin yönettiği önemli değil” dedi.
]]>KAYMAKAM VE BELEDİYE BAŞKANI DA CENAZEDEYDİ
Cenaze törenine, Gönen Kaymakamı Arslan Yurt, Gönen Belediye Başkanı İbrahim Palaz, Balıkesir İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Bahadır Aslan, Gönen İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Selçuk Civan, Gönen İlçe Emniyet Müdürü Aydın Zeybek ile vatandaşlar katıldı. Kaymakam Yurt, Berzeg ailesine taziyelerini iletmesinin ardından yaptığı açıklamada, son görevlerini yaptıklarını belirterek, “Allah rahmet eylesin, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Soruşturma devam edecek. Cumhuriyet savcılığının koordinesinde yine çalışmaların devam edeceğini düşünüyoruz. Tabii ki ölüm sebebinin tam olarak ne olduğunu bilemiyoruz.” dedi.
KIZI, SORUŞTURMANIN SONUÇLANMASINI BEKLİYOR
Nisa Berzeg de babasının kayıp olduğu yaklaşık 1 yıllık süreç içerisinde kendilerine destek olan herkese teşekkür ettiklerini, sürecin çok zor geçtiğini vurgulayarak, sonuçlanmış bir soruşturma olmadığından sürecin devam etmesini istediklerini kaydetti. Angela Berzeg ise soruşturmanın sonuçlanmasını beklediklerini dile getirdi.

ÖLÜM NEDENİ BELİRLENEMEDİ
Adli Tıp Kurumu raporunda, muhtemel hayvan müdahalesine bağlı doku kayıpları dikkate alındığında kemiklerin 3-12 ay önce ölmüş kişiye ait olabileceği ancak kesin ölüm tarihinin belirlenemediği aktarıldı. Raporda, olay yeri görüntüleriyle birlikte değerlendirildiğinde üzerinde yer yer hayvan müdahalesine bağlı kemik kayıpları olan kafatası parçalarındaki künt travmatik (vücut kısmına darbe, yaralanma veya fiziksel saldırının neden olduğu travma) nitelikteki kırıkların daha ziyade yüksekten düşme sonucu meydana gelebileceği, ancak kemik doku eksiklikleri ve yumuşak dokuların mevcut olmaması sebebiyle kişinin kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği kaydedildi.

NE OLMUŞTU?
Armutlu Mahallesi’ndeki evinden 17 Haziran 2023’te sabah yürüyüşü yapmak için köpeği “Tina” ile ayrıldıktan sonra haber alınamayan ekonomist Korhan Berzeg (83) için İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda çalışma başlatılmıştı. Ekipler, Armutlu ve çevresindeki ormanlık bölgenin yanı sıra yakın mahallelerde, su kuyuları, dere yatakları ve mağaralarda günlerce Berzeg ve köpeğini aramış ancak herhangi bir ize rastlayamamıştı.

KÖPEĞİ BULUNDU AMA…
Geyikli ile Armutlu mahalleleri arasında 29 Ağustos’ta bir vatandaşın fark ettiği köpeğin “Tina” olduğu, Berzeg ailesi tarafından teşhis edilmişti. Köpeğin, sağlıklı ve bakımlı olduğu belirlenmişti. Küresel konumlama sistemi (GPS) cihazı takılan köpeğin araziye bırakılmasından da herhangi bir sonuca ulaşılamamıştı. Armutlu’ya yaklaşık 3,5 kilometre uzaklıkta, mahalle sakinleri tarafından 23 Nisan’da kemik ve kıyafet parçaları ile kimlik ve banka kartları bulunarak, ekipler tarafından incelemeye alınmıştı. Daha sonra başlatılan aramalarda da Berzeg’e ait olduğu değerlendiren başka kemik parçaları bulunmuştu. Korhan Berzeg’in eşi Angela ve kızı Nisa Berzeg, Gönen’e gelerek DNA örnekleri vermiş, bu numuneler laboratuvar incelemesi için İstanbul’a gönderilmişti. İstanbul Adli Tıp Kurumunda yapılan çalışmada, kemik parçalarından alınan DNA’nın, Nisa Berzeg’den alınan DNA ile eşleştiği tespit edilmişti. Aramalar, 30 Nisan’da sonlandırılmıştı.
]]>Türkiye’nin önemli organizasyonlarından olan Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın 3. ayağı bu yıl Aydın’ın Buharkent ilçesinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ege Otomobil Sporları Kulübü tarafından Buharkent Belediyesi’nin katkılarıyla 25-26 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen yarışlar büyük heyecana ve renkli görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin çeşitli illerinden çok sayıda yarışmacının katıldığı organizasyonda antrenman turlarında kadın pilotun şarampole devrilmesi heyecan oluştururken pilotların yara almadan kurtulmaları teselli oldu.
2024 Oyman Atabay sezonu, Ege Otomobil Spor Kulübü (EOSK) tarafından Aydın’da gerçekleştirilen Buharkent Tırmanma Yarışı ile devam etti. 2024 AVIS Türkiye Tırmanma Şampiyonası üçüncü ayağı olan ve Buharkent Belediyesi katkılarıyla düzenlenen yarışta, 5 ayrı kategoride 32 sporcu mücadele etti.
Buharkent Kaymakamı Cuma Omurca’nın da pilot ve co-pilot koltuğuna oturduğu Türkiye’nin en zorlu parkurları arasında yer alan 7,59 kilometre uzunluğundaki parkurda iki çıkış üzerinden koşulan yarış sonunda, Kategori 1’de Atış Motorsport’tan Mehmet Gökseven günün en hızlı ismi olurken, ikinciliği aynı takımdan Faruk Sayın ve üçüncülüğü de GP Garage My Team’den İlker Aktaş elde ettiler. Kategori 2’de Atış Motorsport’tan Engin Apaydın birinciliğe ulaşan sporcu olurken, Ayhan Germirli ikinci ve Atış Motorspor’dan Metehan Üstükarcı da üçüncü olarak podyuma çıkan sporcular oldular. Kategori 3’te Atış Motorsport’tan Burak Dalkılıç podyumun en üst basamağına çıkmayı başarırken, Ege Asal Motorspor’dan Murat Çetin ikinci ve Hypco Neo Motorspor’dan Tolga Çapkınoğlu ise üçüncü oldu. Kategori 4’te GP Garage My Team’den Sinan Soylu birincilik kürsüsüne çıkarken, aynı zamanda 05.23,26 ile günün en iyi zamanını kaydetti. TOSFED Yıldızını Arıyor projesi ile otomobil sporlarına adım atan ve ilk resmi startını Hypco Neo Motorspor adına Buharkent’te alan Betül Gözde İlter ikinci sırada yer aldı. Bu kategoride üçüncülüğü ise Yusuf Çiçek elde etti. Kategori 5’te Bahadır Sevinç günün en hızlı ismi olurken, Ege Asal Motorspor’dan Deniz Dursun ikinci sırada yer aldı. Yarışın takımlar birincisi Atış Motorsport olurken, bu sonuçların ardından şampiyona puan durumunda dengeler değişti ve bazı liderlikler el değiştirdi. Ayrıca pistte yaşanan bir kazada araç şarampole devrildi.
Buharkent’te dördüncü kez düzenlenen yarışın ardından, kadınlar klasmanında Kategori 1’de Serap Kotan, Kategori 2’de Ecenur Yiğitler ve Kategori 4’te de Betül Gözde İlter birincilikleri paylaşan sporcular oldu. Mahalli klasmanda ise Kategori 1’de İsmail Cabacı, Kategori 3’te Murat Çetin ve Kategori 4’te Yusuf Çiçek ilk sırada yer aldılar. 2024 AVIS Türkiye Tırmanma Şampiyonası, Frigya Spor Kulübü tarafından 29-30 Haziran tarihlerinde Kütahya’da düzenlenecek dördüncü yarış ile devam edecek.
“İlçemizin tanıtımı açısından da çok önemli”
Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, 4 yıldır düzenlenen yarışların ilçeye renk kattığını ifade ederek, “Otomobil sporları kapsamında Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın 3. ayağını Buharkent olarak ev sahipliği yapmamızdan dolayı çok mutluyuz. Buharkent’te bu geleneksel hale geldi ve 4.’sünü gerçekleştirdik. Türkiye’nin en zorlu parkuru olarak güzel bir yarış izledik. Antrenman esnasında bir kaza yaşandı ama yaralanma söz konusu olmadı. Buharkent ve çevre ilçelerimizden meraklı vatandaşlarımız yarışları izlemek için ilçemize geldi. İlçemizin tanıtımı açısından da çok önemli bulduğumuz yarışların uluslararası düzeye taşınması için çalışmalarımız da sürüyor” dedi.
“Problemsiz bir organizasyon oldu”
Ege Otomobil Sporları Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yüce de konuşmasında Buharkent’ten övgü ile söz ederek, “Başkanımız Mehmet Erol’un ev sahipliğinde her yıl muhteşem organizasyonlara ev sahipliği yapıyoruz. Problemsiz bir organizasyon oldu. Zaten aile gibi olduk. Buharkent için ilk geldiğimizde klasik hale getirdiğimiz yarışlarımızı uluslararası şekilde de yapmayı planlıyoruz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi. – AYDIN
]]>Trendyol Süper Lig’de 2023-2024 sezonu dün oynanan müsabakalarla tamamlandı. Beşiktaş, 38 maçta 16 galibiyet, 8 beraberlik ve 14 yenilgi sonucu sezonu 56 puanla altıncı sırada tamamladı. Rakip ağları 52 kez sarsan siyah-beyazlı takım, filelerinde ise 47 gole engel olamadı.
5 teknik adam takımın başına geçti
Sezona Şenol Güneş yönetiminde başlayan Beşiktaş, tecrübeli teknik adamla 7’si Süper Lig, 8’i de UEFA Avrupa Konferans Ligi eleme ve grup aşaması olmak üzere 15 maça çıktı. Güneş, Avrupa’da 8 mücadelede 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet yaşarken, ligde ise 4 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı.
Şenol Güneş’in ardından yardımcılığını yapan Teknik Sorumlu Burak Yılmaz takımın başına geçti. Yılmaz’ın bu macerası sadece 6 karşılaşmayla sınırlı kaldı. Süper Lig’de 4 müsabakada 2 galibiyet, 2 mağlubiyet yaşayan Beşiktaş, Burak Yılmaz idaresinde Avrupa Konferans Ligi’nde ise Norveç temsilcisi Bodo/Glimt’e 3-1 ve 2-1’lik skorlarla yenildi. Ardından takımı kulübün efsane isimlerinden Rıza Çalımbay’a emanet eden Kartal’da bu dönem de uzun soluklu olmadı. Çalımbay’ın ikinci Beşiktaş serüveni sadece 7 maç sürdü. Ligde 5 müsabakaya çıkan Rıza Çalımbay idaresindeki Beşiktaş, 2 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı.
Çalımbay sonrası ligde takımın başında 3 mücadelede yer alan Serdar Topraktepe ise 2 galibiyet, 1 yenilgiyle görevi Portekizli teknik adam Fernando Santos’a devretti. Büyük beklentilerle takımın başına geçen Santos da beklentileri karşılayamadı. Süper Lig’de 13, Türkiye Kupası’nda 3 karşılaşma olmak üzere toplam 16 müsabakada 7 galibiyet, 4 beraberlik, 5 mağlubiyet sonucu 1.56 puan ortalamasıyla siyah-beyazlılarla yolları ayrıldı.
Santos ayrılığından sonra takım yeniden Serdar Topraktepe’ye emanet edildi. Topraktepe, ikinci döneminde ligde 6 maçta 2’şer galibiyet, mağlubiyet ve beraberlik alırken, Türkiye Kupası şampiyonluğuyla hem sezonu hem de kariyerini taçlandırdı.
Yönetim değişikliği yaşandı
Süper Lig’in ilk yarısında siyah-beyazlı takımda yönetim değişikliği de yaşadı. Avrupa Konferans Ligi’nde iç sahada alınan 3-2’lik Lugano yenilgisi sonrası Teknik Direktör Şenol Güneş ile yollar ayrılırken, Ahmet Nur Çebi yönetimi de seçime gitme kararı aldı. 3 Aralık 2023 tarihinde gerçekleşen Olağanüstü Seçimli Genel Kurul sonrasında da başkanlığa Hasan Arat seçildi. Arat, Beşiktaş’ın 35. başkanı oldu.
2011-2012 sezonunda sonra en düşük puan
Sezonu 56 puanda bitiren Beşiktaş, 2011-2012’den sonra en düşük puanda kaldı. Kartal, söz konusu sezonu 55 puanla dördüncü basamakta bitirmişti. Sıralama olarak bakıldığında ise 2021-2022 sezonu tekrarlandı.
9 sezon sonra derbi kazanamadı
Beşiktaş, Süper Lig’de sezonu derbi galibiyeti alamadan kapadı. Fenerbahçe’ye 3-1 ve 2-1’lik skorlarla kaybeden siyah-beyazlı takım, Galatasaray’a ise 2-1 ve 1-0’lık skorlarla yenildi. Bu sonuçlarla Kartal, 2014-2015 sezonundan sonra ligi derbilerde 3 puan alamadan kapadı.
52 gol 12 farklı oyuncudan geldi
Kara Kartal’ın sezon boyunca ligde attığı 52 gol 12 farklı futbolcudan geldi. Siyah-beyazlıların, ligdeki en skorer ismi 11golle Semih Kılıçsoy oldu. Kılıçsoy’u 7 golle Colley takip etti. Cenk Tosun’un 6 golü bulunurken, Rashica ve Aboubakar da 5’şer gol kaydetti. Beşiktaş’ta Salih Uçan, Ghezzal ve Worrall’ın da 1’er golü bulunuyor.
Siyah-beyazlı ekibin 1 golü de hanesine rakip takımın kendi kalesine attığı golden yazıldı.
Tüm kulvarlarda ise taraftarlarına 83 kez gol sevinci yaşatan Beşiktaş’ta 12’şer golle Semih Kılıçsoy ile Vincent Aboubakar zirvede. Cenk Tosun’un 9, Colley’im de 8 golde imzası var.
En çok süre alan Mert Günok
Siyah-beyazlılarda ligde 32 maçta 2 bin 544 dakika sahada kalan tecrübeli file bekçisi Mert Günok, en fazla süre alan futbolcu oldu. Mert’i, 29 müsabakada 2 bin 459 dakikayla Gedson Fernandes takip etti. 34 karşılaşmada 2 bin 346 dakika siyah-beyazlı formayı terleten Necip Uysal da bu alanda üçüncü basamakta bulunuyor.
En çok maç oynayan futbolcu unvanı da 34 mücadeleyle Cenk Tosun’da. Cenk, 34 maçta bin 951 dakika görev aldı. Muleka, Necip Uysal ile Mert Günok’un da 30 müsabakası bulunuyor.
Türkiye Kupası sezonun tesellisi oldu
Süper Lig’de kötü bir sezon geçiren Beşiktaş, taraftarına kendini Türkiye Kupası’nı kazanarak affettirdi. Finalde Trabzonspor’u 3-2 mağlup eden siyah-beyazlılar, kupayı 11. kez müzesinde götürdü. Kartal, böylelikle gelecek sezon UEFA Avrupa Ligi play-off turunda mücadele etme hakkı da kazandı. – İSTANBUL
]]>21. HAFTA: TRABZONSPOR 1-5 GALATASARAY
Ligde ilk 20 hafta geride kaldığında Galatasaray yalnızca 1 hafta liderlik koltuğunda kalabilmişti. Hatayspor yenilgisiyle koltuğu Fenerbahçe’ye devreden sarı-kırmızılılar, Sivasspor beraberliği sonrasında da rakibinin 2 puan gerisine düştü. Ligde 21. haftaya gelindiğinde ise Galatasaray için yeniden zirveye ortak olma fırsatı çıktı. 21 Ocak 2024 tarihinde saat 16.00’da Fenerbahçe, Samsunspor’u ağırlarken Galatasaray ise Trabzonspor deplasmanına çıkacaktı. Puan farkı biraz daha mı açılış düşüncesi oluşurken sarı-lacivertliler kendi evinde sahadan 1 puana ayrıldı.
Kadıköy’deki maçtan yalnızca 1 saat sonra ise Trabzon’da ilk düdük çaldı. Mauro Icardi’nin sakatlığı sebebiyle Okan Buruk’un ne karar vereceği merak ediliyordu. Trabzon’da sahaya 9 numara olarak çıkan Wilfied Zaha, karşılaşmayı 2 gol, 1 asistle tamamladı ve sarı-kırmızılılar sahadan 5-1’lik görkemli bir galibiyetle ayrıldı. Bu sonuçla birlikte Okan Buruk’un öğrencileri hem zirveye ortak oldu hem yüksek skorlu galibiyetlerin başlangıcını yaptı.
23. HAFTA: GALATASARAY 2-1 GAZİANTEP FK
Ligin 23. haftasında ise Galatasaray, Gaziantep FK’yı ağırladı. Zirveden uzaklaşmamak adına sarı-kırmızılıların 3 puan almaktan başka bir şansı yoktu. Rahat geçmesi düşünülen karşılaşma beklenilenin dışında gelişti. Konuk ekip ilk yarıyı 1-0 geride kapatırken Galatasaray, Gaziantep duvarını aşmakta epey zorlanıyordu. Zaha ile skor 1-1’e gelmesine karşın son bölümde yeterli pozisyon da üretilemiyordu.
Dakikalar 89’u gösterdiğinde ise sahneye Barış Alper Yılmaz çıktı. Sol bek mevkisinden hücuma katılan milli futbolcu, ters ayağıyla yaptığı şık vuruşla takımına galibiyeti getirdi. Bu gol, hem Barış Alper Yılmaz’ı artık vazgeçilmez bir oyuncu haline getirirken Galatasaray’ın da ciddi bir demoralize durumuna engel oldu. Ayrıca bu karşılaşmadan sonra sarı-kırmızılılar, hiçbir lig maçının ilk devresini geride kapatmadı.
25. HAFTA: GALATASARAY 2-0 RAMS BAŞAKŞEHİR
Galatasaray- Başakşehir mücadelesi aslında ligin genelinden farklı bir senaryoda gelişmedi. İlk yarıda skoru cebine koyan sarı-kırmızılılar, ikinci devrede tempoyu elinde tuttu ve sahadan 2-0’lık galibiyetle ayrıldı. Ancak bu karşılaşmanın önemi, 24 saat sonra ortaya çıktı.
Fenerbahçe, bu maçtan 1 gün sonra evinde Corendon Alanyaspor’u ağırladı. Sarı-lacivertliler, son yarım saatine önde girdiği karşılaşmada sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı. Bu sonucun ardından Galatasaray, haftalar sonra 2 puan farkla zirveye yerleşti. Sarı-kırmızılılar 25. hafta sonunda 66 puana ulaşırken bir daha ne zirveden indi ne de herhangi bir puan kaybı yaşadı.
30. HAFTA: KASIMPAŞA 3-4 GALATASARAY
Ligin kırılma zamanlarından biri olarak 30. haftayı gösterebiliriz. Tarihler 17 Mart’ı gösterdiğinde Galatasaray, formda Kasımpaşa’ya konuk olurken Fenerbahçe de Trabzonspor ile deplasmanda karşı karşıya geldi.
Saat 16.00’da Kasımpaşa-Galatasaray mücadelesi başladı. Galatasaray 2 kez öne geçtiği maçın son 10 dakikasında 3-2 geride girdi. Sonrasında Kasımpaşa’nın 10 kişi kalmasıyla birlikte baskıyı iyice artıran Galatasaray, 83’te Icardi ve 90’da Carlos Vinicius’un golleriyle geri dönmeyi başararak hayati bir galibiyete imza attı.
Sarı-kırmızılılar en zorlu deplasmanlarından birini geride bırakırken karşılaşmada 1 penaltı kaçıran, kendi kalesine gol atan Icardi de tüm olumsuzluklara rağmen 2 gol kaydetti ve galibiyette büyük rol oynayarak gol serisini başlatacak maçı geride bırakmış oldu.
Bu karşılaşmanın akşamında Fenerbahçe, Trabzon’da çok önemli bir galibiyete imza atsa da Galatasaray’ın öncesinde 7 gollü bir maçtan puan kaybı yaşamaması, zirvedeki farkın devam etmesine neden oldu.
36. HAFTA: FATİH KARAGÜMRÜK 2-3 GALATASARAY
Galatasaray, Olimpiyat Stadyumu’na şampiyonluk parolasıyla giderken kulaklar da Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe- Kayserispor maçındaydı. Sarı-kırmızılılar, İsmail Kartal’ın öğrencilerinin puan kaybı yaşaması halinde galibiyet alarak şampiyonluğunu ilan edecekti. Ancak Fenerbahçe golleri erken buldu ve Kayserispor karşısında sahadan 3 puanla ayrıldı.
Olimpiyat’taki maçta ise ilk golü bulan Fatih Karagümrük oldu. Bu esnada canlı puan durumunda Fenerbahçe farkı 3’e düşürmüş oldu. Galatasaray, Barış Alper Yılmaz ve Mertens’in golleriyle geri döndü ve yeniden rahatladı. Markao’nun golüyle skoru 2-2’ye gelse de son sözü 90. dakikada Berkan söyledi ve sarı-kırmızılılar son 2 haftaya büyük bir avantajla girdi. Artık Okan Buruk’un öğrencilerine şampiyonluk için 1 puan yetecekti.
38. HAFTA: KONYASPOR 1-3 GALATASARAY
Konya’da 1 puan alması halinde şampiyonluğa ulaşacak olan Galatasaray, sahadan 3 puanla ayrıldı ve 24. kez şampiyon oldu. Okan Buruk’un öğrencileri, 29. dakikada Mauro Icardi’nin golüyle öne geçti. Asisti yapan isim ise Derrick Köhn oldu. Dakikalar 51’i gösterdiğinde sahneye bir kez daha Icardi çıktı ve attığı şık golle durumu 2-0 yaptı. Galatasaray’ı rahatlatan ve şampiyonluğa götüren son gol ise 53. dakikada Berkan Kutlu’dan geldi. Fenerbahçe’nin Kadıköy’de İstanbulspor’u farklı mağlup etmesine karşın rakibine yetişemedi ve sarı-kırmızılılar mutlu sona ulaştı.
]]>Şampiyonluk yarışının son haftaya kaldığı Trendyol Süper Lig’nde Ülker Stadyumu’nda İstanbulspor ile karşılaşan Fenerbahçe, stadı dolduran binlerce taraftarın desteğiyle sahaya çıktı. Fenerbahçe 8. dakikada Edin Dzeko’nun penaltıdan attığı golle öne geçti. 15. dakikada Sebestian Szymanski ve 36. dakikada Dusan Tadic’in golleri ile ilk yarıyı 3-0 önde tamamladı. İkinci yarıda 66’da Osayi-Samuel, 76’da Serdar Dursun ve 78’de Joshua King golleri geldi. Fenerbahçce’nin galip gelmesi şampiyonluk için yeterli olmadı. Galatasaray deplasmanda Konyaspor’u 3-1 yenerek şampiyonluğunu ilan etti. Fenerbahçe ise, 2023- 2024 Sezonu Trendyol Süper Lig’i ikinci sırada tamamladı.
“Sahanın dışındaki bazı görünmeyen gizli güçlerin ellerini açamadık maalesef”
Karşılaşmanın ardından Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal basın toplantısında şampiyon olamadıkları için üzgün olduklarını belirterek şöyle konuştu:
“İstediğiniz gibi olmadı ama sezon başından bugüne kadar oyuncularımla birlikte ekibimle birlikte elimizden gelenin en iyisini yaptık, çok çalıştık, çok uğraştık. Şampiyon olmayı çok istedik. Sahanın dışındaki bazı görünmeyen gizli güçlerin ellerini açamadık maalesef. Geçen hafta da gerçek şampiyonun kim olduğunu herkese gösterdik. Sonuçta 99 gol, 99 puan… Fenerbahçe tarihini, Türk futbol tarihi, bu alınan puanları hak edilen ve hak edilerek alınan bu puanları hiçbir zaman unutmayacak. Sonuçta bu akşam da bütün taraftarlarımızın gerçek şampiyonun kim olduğunu, oyuncularımın oynadığı futbolla takdir ederek, onları alkışlayarak bizlere gösterdiler. Camiamızın, taraftarlarımızın kalplerinde taraflı tarafsız herkesin gönüllerin şampiyonu olduğumuzu, bütün kamuoyu bunu gördü. Onun için sezon başından bugüne kadar oyuncularımla birlikte vermiş olduğumuz mücadelelerinden dolayı hepsine çok teşekkür ediyorum. Personele, ekibime, taraftarlarımıza ve camiamıza çok teşekkür ediyorum. Bize inanan ve güvenen medya mensuplarına çok teşekkür ederim. Sayın Başkanımız Ali Koç’a ve yöneticilerime bize verdiği desteklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Sonuçta biz çok istedik, olamadık ama neden olamadığımız net bir şekilde geçen hafta tescillendi. Bunun için oyuncularımla gurur duyuyorum. Tertemiz alınan puanlar ve hak edilmiş bir şampiyonluğu elimizden nasıl sahanın dışında alındığı da çok net geçen hafta ortaya çıktı. Sonuçta bu akşam gönüllerin şampiyonu olarak, taraftarlarımız, oyuncularımızı tebrik etti. Buradan çok çok teşekkür ediyorum. Bütün camiamıza, bütün taraftarlarımıza bize inanıp bugüne kadar vermiş olduğu desteklerinden dolayı hepsine çok teşekkür ederim.”
“Benim için de Fenerbahçe için de hayırlısı neyse o olur”
Gelecek sezon Fenerbahçe’de kalıp kalmaycağına ilişkin Kartal, “Oyuncularımı tebrik ettim. Dün başkanımız Samandıraya geldi benimle konuştu. Herhangi bir kalma gitmeyle ilgili bir şey konuşmadık. Sonuçta Fenerbahçe Kulübü ile benim mukavelem bitti. Hayırlısı neyse o olur. Kalmam mı gerekiyor, ayrılmam mı gerekiyor? Benim için de Fenerbahçe için de hayırlısı neyse o olur” diye konuştu.
“Bazı şeyleri aşamadık”
Şampiyon olamadıkları için taraftarlardan özür dileyen Kartal şöyle konuştu: “Sezon başından bugüne kadar bizim gerçeğimiz burası. Yani buradaki taraftarın bana ve oyuncularınıza karşı gösterdikleri ilgi, alaka ve sevgi bizi hep motive etti, ayakta tuttu. Çünkü bize inandılar, güvendiler. Hiçbir zaman bize olan inançlarını kaybetmediler. Onların bize olan inancı bizi motive etti. Onlara çok teşekkür ediyorum. Sonuçta o yazıyor, bu çiziyor. Ama bizim gerçek realitemiz burası. Ben buraya bakarım. Tribünlere bakarım. Tribünde zaten en ufak bir rüzgar hissedersem ben bu camianın evladı olarak gereğini zaten yapardım. Ama hep bana destek verildi. Hep Taraftarlarımız bizi motive etti. Biz de onların bize olan güvenlerine karşı onları mahcup etmediğimizi düşünüyorum. Aldığımız puanlarla, oynattığımız futbolla, atılan gollerle biz de onları mahcup etmediğimizi düşünüyorum. Sonuçta yine söylüyorum, bazı şeyleri aşamadık.”
]]>KONYA – Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Uluslararası Konya Yarı Maratonu” 31 ülkeden binlerce sporcunun katılımıyla yapıldı.
Selçuklu Otizmli Bireyler Vakfı (SOBE), Meram Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi ile Karatay Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi ile birlikte gerçekleştirilen organizasyona; Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak, DOSD Meram Başkanı Mehmet Munlafalıoğlu ve Karatay Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi yetkilileri katıldı. Kışla Caddesi üzerinde kurulan başlangıç ve bitiş çizgisinde saat 09.10’da önce 21 kilometrelik Uluslararası Yarı Maratonun, ardından da 10 kilometre koşusunun startı verildi.
” Türkiye’nin en önemli yarı maratonlarından birisi olacak”
Büyük coşkuyla startın verilmesinin ardından maratonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Yarı Maratonu’nun her yıl büyüyen katılımcı sayısı ve enerjisiyle Türkiye’nin en önemli yarı maratonlarından birisi olacağını belirterek, özellikle yurt dışından ve şehir dışından gelen misafirleri Hazreti Mevlana’nın şehrinde, Selçuklu’nun darülmülkünde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.
“Yoğun katılım bizlerin bu konudaki cesaretini artırıyor”
Geçtiğimiz yıllarda Avrupa ve Dünya Spor Başkentliği ile İslam Ülkeleri Spor Başkentliği yapan Konya’nın bir spor şehri olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Birçok önemli organizasyona ev sahipliği yapmış şehrimizde son 3 yıldır Konya Yarı Maratonu’nu düzenliyoruz. Bu yıl geçen yıla göre neredeyse iki katı bir katılım oldu. Ben tüm sporculara başarılar diliyorum. Böyle etkinliklere olan yoğun katılım bizlerin bu konudaki cesaretini arttırıyor” diye konuştu.
Kayıt ücretleri bu yıl Gazze’ye gönderilecek
Konya Yarı Maratonunu her seferinde bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bütün sporcularımız hem sağlıkları için koşup hem Türkiye’ye sporun ne kadar önemli olduğunun mesajını verirken aynı zamanda iyiliğe de koşuyorlar. Selçuklu Belediyemizin SOBE, Meram Belediyemizin DOSD Meram ve Karatay Belediyemizin de Alzeimer Gündüz Yaşam Merkezi’ne sponsorluk gelirlerinin bağışlarını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca bu yıl kayıt ücretlerini de Gazze’de yaşanan katliama dikkat çekmek ve soykırımın bir an önce sonlandırılması için Gazze’deki kardeşlerimize göndereceğiz. Ayrıca bu yıl tüm katılımcılara kefiyeler dağıttık. Sporcularımız kefiyelerle koşularını gerçekleştiriyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Konya’nın bu güzel havasında böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.”
“Maratonda birçok ulvi amaç var”
Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya Yarı Maratonu’nun her yıl artarak geliştiğine vurgu yaparak, “Küçüğünden büyüğüne kadar hanım kardeşlerimize kadar herkesin katıldığı güzel bir organizasyon oluyor. Bu sene ilk defa DOSD Meram olarak, Down Sendromlular Yaşam Merkezi’ndeki öğrencilerimiz ve hocalarımızla beraber de katıldık. Aslında birçok ulvi amaç var. Hem otizmli çocuklarımız hem alzheimerlı yaşlılarımız hem de down sendromlu çocuklarımız için sponsorluk gelirleri var. Bununla beraber katılım ücretlerinden sağlanan gelir de yine hepimizin kanayan yarası olan Gazze’deki kardeşlerimize destek olmak için gönderilecek. Ben tüm katılımcılara Konya’mıza ve bu organizasyona destek verdikleri için teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha da büyüyecek. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere organizasyona destek veren herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Hepimiz iyiliğe koşacağız”
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, “Konya’mızda yine büyük bir spor organizasyonu gerçekleşiyor. Uluslararası düzeyde binlerce sporcu bu organizasyona katıldı. Konya’mız için çok güzel bir gün. Hepimiz iyiliğe koşacağız inşallah. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi de gerçekleşmiş oluyor. Biz de Karatay Belediyesi olarak Alzheimer Derneğimizle birlikte koşuyoruz bugün. Aynı zamanda buranın gelirlerinin Gazze’deki tüm mazlumlara gönderiliyor olması da gurur verici. Tüm sporculara başarılı yarışmalar diliyorum. Bu etkinlikler artarak devam edecek inşallah. Etkinliği düzenleyen Büyükşehir Belediyemize ve Atletizm Federasyonumuza çok teşekkür ediyorum” açıklamalarını yaptı.
“Konya’mızın iyilikte olan yarışı bugün yollarımıza da yansımış olacak”
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ise Uluslararası Konya Yarı Maratonunun büyük bir coşkuya sahne olduğunu belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:
“Konya’mızın birlik-beraberliği, bütünlüğü, iyilikte olan yarışı bugün burada yollarımıza da yansımış olacak. Filistin bizim her zaman birinci önceliğimiz. O yüzden koşularda elde edilen gelirlerden Gazze’ye destek gidecek. İnşallah bir an önce oradaki sıkıntılar da son bulur. Burada aslında kazanan herkes. Yarı Maratonu Konya’mızın turizmi için de Konya’mızın kültürü için de çok önemli katkıda bulunuyor. Yarı Maratonu düzenleyen başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Büyük bir organizasyon, ulusal ve uluslararası çapta ses getiren bir organizasyon. Bu tür organizasyonları düzenlemek kolay değil. Zor bir iş o yüzden bütün emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”
Dereceye giren sporcular için ödül töreni düzenlendi
Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ve büyük coşkuya sahne olan Uluslararası Konya Yarı Maratonu’na Türkiye ile birlikte 31 ülkeden 4 bin 153 atlet; otizm, down sendromu ve alzheimer farkındalığına dikkat çekmek için koştu. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı 10K ve 21K koşularında dereceye giren sporcular için Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi otoparkında oluşturulan etkinlik alanında ödül töreni düzenlendi. Sporculara ödülleri Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve protokol tarafından takdim edildi.
Yarışlarda ilk üçe giren isimler
21 kilometre erkekler yarışında 01: 02: 53’lük derecesiyle James Kipkogei Kipkoech birinci olurken; 01: 04: 58’lik derecesiyle Chala Dereba Kibi ikinci; 01: 06: 15’lik derecesiyle Sang Benard Cheruiyot ise üçüncülük sevinci yaşadı.
21 kilometre kadınlar yarışında 01: 13: 15’lik derecesiyle Elida Jelimo Korir kürsüde birinci basamağa çıkarken; 01: 13: 45 ile Doris Jepkoech ikinci; 01: 19: 52’lik derecesiyle Nur Sena Çeto ise üçüncü oldu.
10 kilometre erkekler yarışında; 00: 33: 07’lik derecesiyle Halil Sade birincilik kürsüsüne çıkarken; 00: 33: 15’le Mehmet Kalyoncu ikinci; 00: 33: 22 Mervan Haykır da üçüncü oldu.
10 kilometre kadınlar yarışında ise; 00: 38: 27’lik derecesiyle Esma Nur Yılmaz birinci; 00: 39: 05’le Dilan Çukurçam ikinci; 00: 43: 43’lük derecesiyle Özlem Işık üçüncü oldu.
10 Kilometre Koşusu ve 21 Kilometre Koşusu’nun kazananları ile ilgili detaylı bilgiye “konyayarimaraton.com” adresinden ulaşılabiliyor.
Yarı maraton halk koşusu ile tamamlandı
3. Uluslararası Konya Yarı Maratonu sabah koşulan 10K ve 21K koşularının ardından saat 13.30’daki Halk Koşusu ile tamamlandı. Kılıçarslan Şehir Meydanı’nda başlayıp biten koşuya AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, belediye başkanları, Konya protokolü ve her yaştan binlerce Konyalı sporsever katıldı.
“Sağlıklı bir yaşam için iyiliğe yürümeye devam edeceğiz”
Halk koşusu startında konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, caddelerin ve sokakların araçlara olduğu kadar yayaların ve bisiklet kullanıcılarına da ait olduğunu hatırlatarak, “Sizlerin bu büyük katılımı bizleri şehirde bu tür etkinlikleri yapma konusunda çok fazla cesaretlendiriyor. İnşallah Konya’nın sokaklarında hep beraber yürüyeceğiz, hep beraber bisiklet kullanacağız. Sağlıklı bir yaşam için iyiliğe yürümeye devam edeceğiz. Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum” ifadelerine ye verdi.
Başkan Altay’ın konuşmasının ardından Büyükşehir Belediyesi Spor Konya Halk Oyunları ekibinden oluşan öğrenciler tarafından Filistin’e destek için oynanan dabke dansı duygusal anlar yaşattı.
Sporcular teşekkür etti
Konya’ya çeşitli ülkelerden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelerek maratona katılan sporcular da böyle güzel bir etkinlik vesilesiyle Konya’da bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti.
]]>MUĞLA – 21. Areana AquaChallenge Açık Su Yüzme Şampiyonası’nın son gününde; Martı Hotels 5K Açık Su Yüzme Şampiyonası, Setur Marinas Açık Su Yüzme Şampiyonası 1K, Aroma AquaKids, Quick Finans Kadınlar 4x400m Bayrak ve Quick Sigorta Erkekler 4x400m Bayrak yarışları ile tamamlandı.
Marmaris’in turkuaz sularında yüzlerce sporcunun kulaç attığı 21. Uluslararası Arena AquaChallenge Yüzme Şampiyonası üç gün sürdü. Uluslararası Arena AquaChallenge Şampiyonası’nın ilk günü, Açık Su Yüzme Şampiyonası 10 K’nın startı Bozburun Yat Kulübü’nden verilirken, 1K, 2K, 3K, 5K, 10K, Gece Yüzmesi, Bayrak Yarışları ve AquaKids gibi farklı parkurlarda 4 bine yakın kulacın atıldığı 10 farklı şampiyona düzenlendi. AquaChallenge Açık Su Yüzme yarışlarında 18 ülke’den yaklaşık 2 bin 758 sporcu katıldı.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “Yıllardır devam eden bir organizasyonun ilk meclis üyesi olduğum dönemde başladığını görmek gerçekten gurur verici. Bugün belediye başkanı olarak devam ettiğini görmek ise ayrı bir mutluluk kaynağı. Organizasyonun bu noktaya gelmesinde emeği geçenleri takdir etmek gerekir. Bölgemiz, spor ve yüzme adına yapılan bu katkılardan dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Gelecek organizasyonların daha da güçlenmesi için elimizden geleni yapacağız. Başarılarınızın devamını diler, tebrik eder ve teşekkür ederiz” dedi.
AquaChallenge Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Demirel, “21. Uluslararası Arena Yüzme Şampiyonası’nı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Marmaris bizim için çok değerli, çünkü bu şampiyona ilk kez Marmaris’te düzenlendi. Bu yıl onuncu yılını tamamladı. İlk planlamasını 2014 yılında birlikte yapmıştık ve bugün yine birlikteyiz. Bu, bizim için önemli bir kilometre taşı. Büyük organizasyonlarda nitelik ve sürdürülebilirlik önceliklidir ve bu şampiyonanın da bu misyonu var. Gerçekten rekor katılımlı bir şampiyona oldu, dört bine yakın sporcumuz üç gün boyunca Marmaris’in turkuaz sularında Bozburun’dan seçmelere kadar yarıştı. Dileriz bu çizgiyi daima sürdürür ve Marmaris için artı değer oluşturur. Emeği geçen çok kişi ve kurum var, hepsini tek tek saymak zor ama başkanımızdan başlayarak tüm emeği geçen kişilere, değerli Kaymakamımıza ve resmi özel tüm kurumlara teşekkürlerimizi sunmak isterim” diye konuştu.
Eski Milli Yüzücü Almina Simla Ertan, “AquaChallenge’da birçok kez bulundum ve yarıştım. Şimdi 1 kilometreden çıktım ve bu seferki çok daha rahattı, güzel geçti benim için. Daha önce dün 2 kilometre yüzmüştüm. İnanılmaz dalgalıydı ama bir o kadar heyecanlı, böyle stresli, hepsi bir arada gerçekten çok farklı bir deneyim oluyor. Burada olmaktan çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Yarışmanın farklı kategorilerinde yarışan sporcu Ece Kutlu, “Bu yıl ikinci kez AquaChallenge’da yer alıyorum. Birkaç parkurda yüzme şansım oldu ve inanılmaz bir deneyimdi. Antrenman yapmanın, denizde yüzmenin zorluklarını bir kez daha görmüş oldum ve bu müsabaka, bu ortam, bu katılımcıların coşkusu bir sonraki etaplar için de bana ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
]]>Marmaris’in turkuaz sularında yüzlerce sporcunun kulaç attığı 21. Uluslararası Arena AquaChallenge Yüzme Şampiyonası üç gün sürdü. Uluslararası Arena AquaChallenge Şampiyonası’nın ilk günü, Açık Su Yüzme Şampiyonası 10 K’nın startı Bozburun Yat Kulübü’nden verilirken, 1K, 2K, 3K, 5K, 10K, Gece Yüzmesi, Bayrak Yarışları ve AquaKids gibi farklı parkurlarda 4 bine yakın kulacın atıldığı 10 farklı şampiyona düzenlendi. AquaChallenge Açık Su Yüzme yarışlarında 18 ülke’den yaklaşık 2 bin 758 sporcu katıldı.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “Yıllardır devam eden bir organizasyonun ilk meclis üyesi olduğum dönemde başladığını görmek gerçekten gurur verici. Bugün belediye başkanı olarak devam ettiğini görmek ise ayrı bir mutluluk kaynağı. Organizasyonun bu noktaya gelmesinde emeği geçenleri takdir etmek gerekir. Bölgemiz, spor ve yüzme adına yapılan bu katkılardan dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Gelecek organizasyonların daha da güçlenmesi için elimizden geleni yapacağız. Başarılarınızın devamını diler, tebrik eder ve teşekkür ederiz” dedi.
AquaChallenge Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Demirel, “21. Uluslararası Arena Yüzme Şampiyonası’nı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Marmaris bizim için çok değerli, çünkü bu şampiyona ilk kez Marmaris’te düzenlendi. Bu yıl onuncu yılını tamamladı. İlk planlamasını 2014 yılında birlikte yapmıştık ve bugün yine birlikteyiz. Bu, bizim için önemli bir kilometre taşı. Büyük organizasyonlarda nitelik ve sürdürülebilirlik önceliklidir ve bu şampiyonanın da bu misyonu var. Gerçekten rekor katılımlı bir şampiyona oldu, dört bine yakın sporcumuz üç gün boyunca Marmaris’in turkuaz sularında Bozburun’dan seçmelere kadar yarıştı. Dileriz bu çizgiyi daima sürdürür ve Marmaris için artı değer oluşturur. Emeği geçen çok kişi ve kurum var, hepsini tek tek saymak zor ama başkanımızdan başlayarak tüm emeği geçen kişilere, değerli Kaymakamımıza ve resmi özel tüm kurumlara teşekkürlerimizi sunmak isterim” diye konuştu.
Eski Milli Yüzücü Almina Simla Ertan, “AquaChallenge’da birçok kez bulundum ve yarıştım. Şimdi 1 kilometreden çıktım ve bu seferki çok daha rahattı, güzel geçti benim için. Daha önce dün 2 kilometre yüzmüştüm. İnanılmaz dalgalıydı ama bir o kadar heyecanlı, böyle stresli, hepsi bir arada gerçekten çok farklı bir deneyim oluyor. Burada olmaktan çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Yarışmanın farklı kategorilerinde yarışan sporcu Ece Kutlu, “Bu yıl ikinci kez AquaChallenge’da yer alıyorum. Birkaç parkurda yüzme şansım oldu ve inanılmaz bir deneyimdi. Antrenman yapmanın, denizde yüzmenin zorluklarını bir kez daha görmüş oldum ve bu müsabaka, bu ortam, bu katılımcıların coşkusu bir sonraki etaplar için de bana ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. – MUĞLA
]]>İBB Ders Atölyeleri ve Teknoloji Atölyeleri Mezuniyet Şöleni, İBB Gaziosmanpaşa Halit Kıvanç Şehir Stadı’nda bugün yapıldı. Yüzlerce çocuğun ve ailelerinin katıldığı şölende konuşan İmamoğlu, şunları söyledi:
“Böyle bir etkinlikte sizlerle bulunmak benim için büyük bir kıvanç. Özellikle Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mızın haftasında olmak ve böylesi bir Cumhuriyet’in, böylesi güzel bir memleketin emanet edileceği tek neslin gençler olduğunu, gençlik olduğunu ta 100 yıl öncesinden bize tavsiye, bize öneri olarak sunan ve hiçbir zaman bundan vazgeçmeyeceğimizi bildiğimiz ve bugünlerde en yüksek sesle anmakta bir vazife olduğunu düşündüğüm ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle anıyorum. Gençlik ve Spor Bayramı’mız bütün gençlerimize kutlu olsun derken bayramın özellikle gençlerimizin umutlarını, hayallerini bu ülkede gerçekleştirmeleri adına son derece yüksek seviyede çok çalışmamız gerektiğini bilen bir yöneticiyim. O pırlanta gibi gençlerimizin, kalpleri pırıl pırıl olan sevgili gençlerimizin ama sporda ama sanatta ama kültürde ama bilimde, teknolojide, üretimde, emekte, eğitimde, aklınıza gelen her alanda çok güçlü olmalarını ve onların zihin açıklığı ile hayallerini köreltecek hiçbir hususun hayatlarında olmamasını dileyerek onlara da bu bayramda çok güzel bir gelecek diliyorum. Yolunuz açık olsun sevgili gençler.
“Öğrenci yurtlarımızı ikiye üçe katlayacağız”
Toplumların gelişmesi, çağı yakalamak ancak gençlerle mümkün. Bir ülkenin nerede olacağını, hangi yolculukla nereye koşacağını, menzili en hızlı tespit edip ona yol yürüyecek olan da gelişmeleri hayatımızı en hızlı şekliyle adapte edecek olan da gençlerimiz. Tabii biliyoruz bunun olabilmesi için özellikle gençlerimizin eğitimde ve teknolojide çok üst seviyede olmaları şart. Bu manada İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen vazifeyi en üst seviyede yapma gayreti içinde olduk, olmaya devam edeceğiz. Eğitimi destekleyeceğiz. Öğrenci yurtlarımızı ikiye hatta üçe katlayacağız. Öğrenci burslarımızı vadettiğimizden daha yukarıya taşıdık. İnşallah üniversite okuyan gençlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. İyi eğitim almaları için burslarımızı da artıracağız. Ders atölyeleri ve teknoloji atölyelerimizin iyi bir seviyeye geldiğini biliyorum. Arkadaşlarım özellikle bu alanda gençlerimizin başarılı olmaları için onlara sunulan bu imkanı daha da büyütmek için üst seviyede gayret gösteriyorlar. Özellikle ders atölyelerimizde ortaokul ve lise son sınıf öğrencilerimizin LGS ve YKS’ye hiçbir arkadaşından aşağıda kalmayacak şekilde ailelerimizin evlatlarını kendi evladımız olacak bir biçimde sorumluluğu kabul ederek onların daha iyi eğitim alarak eşitleneceği bir şehir var etmek bizim yönetim anlayışımızdır. Onun için var olan bu seviyenin, sayının yetmediğini görüyorum. Size söz, bunun sayısını da katlayarak artıracağımızı hepinize söz veriyorum.
“Atatürk’ün ilkelerini unutmayan gençler olmanızı diliyorum”
Bugün 13 şubede, 28 derslikte, 120 eğitmen ve PDR uzmanıyla öğrencilerimize hizmet sunuyoruz. Şu ana kadar 5 bin 70 öğrencimizi sınavlara hazırladık. Hepsinin yolu bahtı açık olsun. Eğitim hayatları boyunca başarılı olsunlar. Her zaman devletini, milletini seven; bu devletin, milletin ve bu sınırların içerisinde olan hiçbir vatandaşını ayırmayan, kalplerinde, zihinlerinde hiçbir yurttaşa ön yargısı olmayan, her birimiz birbirimizi bu memleketin asil vatandaşlar olarak bilerek, görerek vatanına, bayrağına tutkulu çok seven, birbirini kabul eden, sevgiyi ve saygıyı en üst seviyede tutan, demokrasiye ve Cumhuriyet’e inanan, o yüce adaletin ışığı altında yol yürüyen cumhuriyetin ve demokrasinin bekçileri olan, Atatürk’ün ilkelerini hayatında hiç unutmayan gençler olmanızı diliyorum. Bu duygularla yolunuz açık olsun. 2021 yılında İBB Teknoloji Atölyeleri’ni Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirmişti. Özellikle teknoloji üreten, geliştiren bireylerin yetişmesine, bilim ve teknolojide dışa bağımlılığı azaltan bir geleceğin varlığına imza atmak için açtığımız bu kulvarda bu yıl 9 atölyede 48 eğitmenle 940 öğrenciye hizmet sunduk. Böylece bugüne kadar teknoloji eğitimi verdiğimiz öğrenci sayımız 3 bin 615’e çıktı ama bunu arttıracağız.
“Mekanlarımız arttıkça eğitim alanlarımızı büyüteceğiz”
Bunun da İstanbul’a yetmediğini, mekanlarımız arttıkça çocuklarımıza ve gençlerimize bu eğitimin de verilmesi için alanlarımızı büyüttükçe göreceksiniz, İstanbul’un her yerine dağılan ve binlerce gencimizi aynı anda bu alanda eğiten bir mekanizmayı kurarak bu sürecin içine bu şehrin gönüllülerini, gönüllü kurum ve kuruluşlarını, teknoloji konusunda yüksek seviyede başarılara imza atmış bu şehrin güzel insanlarını, yöneticilerini de bu işin içine katarak bu seviyeyi artırmanın yolunu ve yöntemini bulacağız. Çağı yakalayan, dünya ölçeğinde üretim yapan, zihinsel açıklığıyla fikri, vicdanı, irfanı hür anlayışını temsil eden çocuklarımızın ve gençlerimizin yaratıcılıklarıyla icatlar ve buluşlar yaparak dünya ekseninde çok büyük katma değer üreten bir gelecek nesil var etme adına teknoloji atölyelerimizde bu şehrin kabiliyetli insanlarıyla artırarak İstanbullulara hediye etmenin de hepinize sözünü buradan veriyorum.
“İnşallah daha büyük başarılara imza atacağız”
Benim bu şehrin ve bu ülkenin, 86 milyon insanımızın çocuklarına ve gençlerine olan güvenim bu kadar yüksek seviyede olmasa ben bu kadar gayretli, ben bu kadar çalışkan, ben bu kadar cesaretli olamazdım. Eğer yüksek cesaretimiz varsa, asla vazgeçmeyiz diyorsak, bu memlekette demokrasiye ve cumhuriyete, özgürlüğe inanıyorsak, insanlarımızın hak ve hukuku için sonuna kadar mücadeleyi vazgeçilmez olarak görüyorsak bunun altında yatan en büyük güç kaynağımız -kalben söylüyorum- bu şehrin çocuklarıdır, kızlarıdır, oğullarımız, erkeklerimizdir. Onların varlığıyla yol yürüyoruz. İnşallah daha büyük başarılara imza atacağız. Bugün mezun ettiğimiz öğrencilerimizin arasında gelecekte çok büyük başarılara imza atacağına inandığım belediye başkanları, bu ülkeyi yöneten insanlar, bilim insanları, eğitimciler, doktorlar, mühendisler olacağına da inanıyorum. Başarıyla ülkemizi gururlandıracağınıza da inanıyorum. Öğrencilerimize yolunuz açık olsun derken tekrar öğrencilerimizin bu gelişimine katkı sunan tüm değerli eğitimcilerimize, yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Tabii ki çocuklarımızı ve gençlerimizi bize emanet eden çok sevgili vatandaşlarımıza, yani anne babalara yürekten teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
İmamoğlu, atölyedeki yarışmalarda başarı elde eden takımlara ödüllerini takdim etti.
]]>Gelecek sezon TFF 3. Lig’de mücadele edecek Bursaspor’da yeni dönem resmen başladı. Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu’nda yapılan Olağan Seçimli Genel Kurul’da tek aday olan Enes Çelik, yapılan açık oylama sonucunda oy birliğiyle yeşil beyazlı kulübün 33. Başkanı oldu.
4 bin 74 kongre üyesinden 2 bin 751 üyenin oy kullanma hakkı bulunduğu kongreye 355 üye katılırken taraftarlar da genel kurula ilgi gösterdi. Tek aday olarak seçime giren Enes Çelik, Bursaspor’u hak ettiği yere getirmek için çok çalışacaklarını söyledi.
Yapılan açık oylama sonrası açıklamalarda bulunan Bursaspor’un yeni Başkanı Enes Çelik, yapılan Olağan Genel Kurulunun Bursaspor’a hayırlı olmasını diledi.
Bu dönemin başarılı bir dönemin başlangıcı olmasını temenni eden Başkan Çelik, “Bursaspor’un 60 yıldan uzun mazisinde inişli-çıkışlı çok süreçler yaşandı. Tüm bu dönemlerde Bursaspor’umuzun başarısı için çalışan yöneticilerimizden, sporcularımıza ve özellikle siz taraftarlarımıza teşekkürlerimi sunarken, hayatını kaybedenleri de rahmetle anıyorum.
Değerli üyelerimiz; hepimizin bildiği gibi tarihimizin mali ve sportif yönden en zor süreci içerisindeyiz. Bu durum ”şu ihmalden, şu yanlıştan kaynaklandı” demenin, bunu tartışmanın bir fayda sağlamayacağı bir süreçteyiz.Tabi ki geçmişteki yanlışları araştıracağız ve bileceğiz ama asıl olan ”Geleceği nasıl inşa edeceğiz?” konusudur.” dedi.
“1.5 Milyar TL’yi Aşan Toplam Borç”
Kulübün geçmiş borçlarından ve mevcut durumundan bahseden Bursaspor Başkanı Çelik, “1.5 milyar TL’yi aşan toplam borcumuz… Transfer tahtası kapalı… ”Bursasporluyum” diyen herkesin hüzne boğulduğu, Süper Lig standartları sahalardan amatör tel örgülü sahalarda oynamak zorunda kalmış Bursaspor’umuz… Ağırımıza gitse de bu tabloyu görerek, gelecek inşasına hamasi bir yaklaşımla değil, gerçekçi bir yaklaşımla başlamalıyız. Bunun için birinci olarak büyük bir Bursa dayanışması ve şampiyon Bursaspor inancı ile yola çıkmamız gerekmektedir.”
Bu büyük Bursa dayanışmasına öncülük eden herkese teşekkür eden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:
“Bursasporlular; ben inanıyorum ki bu dayanışma ile ilgili ilk adım büyük ölçüde gerçekleşmiştir. İkinci olarak sağlamamız gereken, güven ortamının oluşmasıdır. Bursaspor ”dipsiz kuyudur” anlayışıyla değil, ”hesap verir” bir anlayışla yönetilecek. Bu çerçevede Bursa Valiliğimizin himayelerinde açılan ”Yanındayım” isimli hesabımıza kim ne katkı sağlamış, bunların tümünü kuruşu kuruşuna sizlerle paylaşacağız; yani şeffaf bir yönetim vadediyoruz.
Üçüncü olarak, bu dönemde biz yöneticilerin ve birlikte yola çıktığımız kurullardaki arkadaşlarımızın kulübümüze hibe olarak katkılarını kongre sonrası kısa süre içinde sizlerle paylaşacağız. Evet, büyük bir yükün altındayız. Bu şehirde yaşayan, bu şehirde kazanan herkes Bursa’mızın en önemli markası Bursaspor’umuzun yaşadığı bu durumdaki sorumluluktan kaçamaz, kaçmamalıdır.”
”Kimin ne imkânı var, potansiyeli nedir?” az çok herkesin bildiğini ifade eden Başkan Çelik, ”Bu işi 15-20 kişiye havale edelim” hareketini doğru bulmadığını vurguladı.
Çelik, iş dünyasını bir kez daha ”Yanındayım” kampanyasına duyarlı olmaya davet ettiğini belirterek şöyle dedi:
“Geniş katılımlı bir anlayışla bu yükün altından 2009’da nasıl kalktıysak, bugün de daha büyük bir dayanışmayla kalkmalıyız. Biz yöneticiler ve iş insanlarımızın yanında taraftarlarımız ve Bursalılardan da beklentimiz; yeni sezon kombine ve formalara bugüne kadar görülmemiş büyük bir ilgi ve destek göstermeleridir.
Değerli Bursasporlular; işimiz kongre ile bitmiyor, yeni başlıyor. Zamanımız kısa, işimiz çok. ”Çok konuşan, fotoğraf veren, boy gösteren bir yönetim anlayışı”yla değil, “Sorunları çözen bir yönetim anlayışı” ile yola koyulacağız. ”Her şey Bursaspor için” anlayışıyla kolları sıvama zamandır.
Öte yandan 1 Haziran’da kulübümüzün kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız. Bu çerçevede yeşil-beyazlı renklere gönül vermiş taraftarımızın başlatmış olduğu bayrak seferberliğinin de artarak devamını diliyorum.”
Konuşmasının sonunda yarın göreve başlayacağını belirten Bursaspor Başkanı Çelik, Kulübe tebrik amacıyla çiçek gönderme düşüncesinde bulunan herkesin “Yanındayım” kampanyasına bağışta bulunmalarının kulüpleri açısından daha anlamlı olacağının altını çizdi.
]]>Selçuklu Otizmli Bireyler Vakfı (SOBE), Meram Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi (DOSD MERAM) ile Karatay Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi ile birlikte gerçekleştirilen organizasyona; Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, SOBE Vakfı Başkanı Mustafa Ak, DOSD Meram Başkanı Mehmet Munlafalıoğlu ve Karatay Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi yetkilileri katıldı. Kışla Caddesi üzerinde kurulan başlangıç ve bitiş çizgisinde saat 09.10’da önce 21 kilometrelik Uluslararası Yarı Maratonun, ardından da 10 kilometre koşusunun startı verildi.
” Türkiye’nin en önemli yarı maratonlarından birisi olacak”
Büyük coşkuyla startın verilmesinin ardından maratonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Yarı Maratonu’nun her yıl büyüyen katılımcı sayısı ve enerjisiyle Türkiye’nin en önemli yarı maratonlarından birisi olacağını belirterek, özellikle yurt dışından ve şehir dışından gelen misafirleri Hazreti Mevlana’nın şehrinde, Selçuklu’nun darülmülkünde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.
“Yoğun katılım bizlerin bu konudaki cesaretini artırıyor”
Geçtiğimiz yıllarda Avrupa ve Dünya Spor Başkentliği ile İslam Ülkeleri Spor Başkentliği yapan Konya’nın bir spor şehri olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Birçok önemli organizasyona ev sahipliği yapmış şehrimizde son 3 yıldır Konya Yarı Maratonu’nu düzenliyoruz. Bu yıl geçen yıla göre neredeyse iki katı bir katılım oldu. Ben tüm sporculara başarılar diliyorum. Böyle etkinliklere olan yoğun katılım bizlerin bu konudaki cesaretini arttırıyor” diye konuştu.
Kayıt ücretleri bu yıl Gazze’ye gönderilecek
Konya Yarı Maratonunu her seferinde bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bütün sporcularımız hem sağlıkları için koşup hem Türkiye’ye sporun ne kadar önemli olduğunun mesajını verirken aynı zamanda iyiliğe de koşuyorlar. Selçuklu Belediyemizin SOBE, Meram Belediyemizin DOSD Meram ve Karatay Belediyemizin de Alzeimer Gündüz Yaşam Merkezi’ne sponsorluk gelirlerinin bağışlarını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca bu yıl kayıt ücretlerini de Gazze’de yaşanan katliama dikkat çekmek ve soykırımın bir an önce sonlandırılması için Gazze’deki kardeşlerimize göndereceğiz. Ayrıca bu yıl tüm katılımcılara kefiyeler dağıttık. Sporcularımız kefiyelerle koşularını gerçekleştiriyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Konya’nın bu güzel havasında böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.”
“Maratonda birçok ulvi amaç var”
Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Konya Yarı Maratonu’nun her yıl artarak geliştiğine vurgu yaparak, “Küçüğünden büyüğüne kadar hanım kardeşlerimize kadar herkesin katıldığı güzel bir organizasyon oluyor. Bu sene ilk defa DOSD Meram olarak, Down Sendromlular Yaşam Merkezi’ndeki öğrencilerimiz ve hocalarımızla beraber de katıldık. Aslında birçok ulvi amaç var. Hem otizmli çocuklarımız hem alzheimerlı yaşlılarımız hem de down sendromlu çocuklarımız için sponsorluk gelirleri var. Bununla beraber katılım ücretlerinden sağlanan gelir de yine hepimizin kanayan yarası olan Gazze’deki kardeşlerimize destek olmak için gönderilecek. Ben tüm katılımcılara Konya’mıza ve bu organizasyona destek verdikleri için teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha da büyüyecek. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere organizasyona destek veren herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Hepimiz iyiliğe koşacağız”
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, “Konya’mızda yine büyük bir spor organizasyonu gerçekleşiyor. Uluslararası düzeyde binlerce sporcu bu organizasyona katıldı. Konya’mız için çok güzel bir gün. Hepimiz iyiliğe koşacağız inşallah. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi de gerçekleşmiş oluyor. Biz de Karatay Belediyesi olarak Alzheimer Derneğimizle birlikte koşuyoruz bugün. Aynı zamanda buranın gelirlerinin Gazze’deki tüm mazlumlara gönderiliyor olması da gurur verici. Tüm sporculara başarılı yarışmalar diliyorum. Bu etkinlikler artarak devam edecek inşallah. Etkinliği düzenleyen Büyükşehir Belediyemize ve Atletizm Federasyonumuza çok teşekkür ediyorum” açıklamalarını yaptı.
“Konya’mızın iyilikte olan yarışı bugün yollarımıza da yansımış olacak”
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ise Uluslararası Konya Yarı Maratonunun büyük bir coşkuya sahne olduğunu belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:
“Konya’mızın birlik-beraberliği, bütünlüğü, iyilikte olan yarışı bugün burada yollarımıza da yansımış olacak. Filistin bizim her zaman birinci önceliğimiz. O yüzden koşularda elde edilen gelirlerden Gazze’ye destek gidecek. İnşallah bir an önce oradaki sıkıntılar da son bulur. Burada aslında kazanan herkes. Yarı Maratonu Konya’mızın turizmi için de Konya’mızın kültürü için de çok önemli katkıda bulunuyor. Yarı Maratonu düzenleyen başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Büyük bir organizasyon, ulusal ve uluslararası çapta ses getiren bir organizasyon. Bu tür organizasyonları düzenlemek kolay değil. Zor bir iş o yüzden bütün emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”
Dereceye giren sporcular için ödül töreni düzenlendi
Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ve büyük coşkuya sahne olan Uluslararası Konya Yarı Maratonu’na Türkiye ile birlikte 31 ülkeden 4 bin 153 atlet; otizm, down sendromu ve alzheimer farkındalığına dikkat çekmek için koştu. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı 10K ve 21K koşularında dereceye giren sporcular için Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi otoparkında oluşturulan etkinlik alanında ödül töreni düzenlendi. Sporculara ödülleri Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve protokol tarafından takdim edildi.
Yarışlarda ilk üçe giren isimler
21 kilometre erkekler yarışında 01: 02: 53’lük derecesiyle James Kipkogei Kipkoech birinci olurken; 01: 04: 58’lik derecesiyle Chala Dereba Kibi ikinci; 01: 06: 15’lik derecesiyle Sang Benard Cheruiyot ise üçüncülük sevinci yaşadı.
21 kilometre kadınlar yarışında 01: 13: 15’lik derecesiyle Elida Jelimo Korir kürsüde birinci basamağa çıkarken; 01: 13: 45 ile Doris Jepkoech ikinci; 01: 19: 52’lik derecesiyle Nur Sena Çeto ise üçüncü oldu.
10 kilometre erkekler yarışında; 00: 33: 07’lik derecesiyle Halil Sade birincilik kürsüsüne çıkarken; 00: 33: 15’le Mehmet Kalyoncu ikinci; 00: 33: 22 Mervan Haykır da üçüncü oldu.
10 kilometre kadınlar yarışında ise; 00: 38: 27’lik derecesiyle Esma Nur Yılmaz birinci; 00: 39: 05’le Dilan Çukurçam ikinci; 00: 43: 43’lük derecesiyle Özlem Işık üçüncü oldu.
10 Kilometre Koşusu ve 21 Kilometre Koşusu’nun kazananları ile ilgili detaylı bilgiye “konyayarimaraton.com” adresinden ulaşılabiliyor.
Yarı maraton halk koşusu ile tamamlandı
3. Uluslararası Konya Yarı Maratonu sabah koşulan 10K ve 21K koşularının ardından saat 13.30’daki Halk Koşusu ile tamamlandı. Kılıçarslan Şehir Meydanı’nda başlayıp biten koşuya AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, belediye başkanları, Konya protokolü ve her yaştan binlerce Konyalı sporsever katıldı.
“Sağlıklı bir yaşam için iyiliğe yürümeye devam edeceğiz”
Halk koşusu startında konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, caddelerin ve sokakların araçlara olduğu kadar yayaların ve bisiklet kullanıcılarına da ait olduğunu hatırlatarak, “Sizlerin bu büyük katılımı bizleri şehirde bu tür etkinlikleri yapma konusunda çok fazla cesaretlendiriyor. İnşallah Konya’nın sokaklarında hep beraber yürüyeceğiz, hep beraber bisiklet kullanacağız. Sağlıklı bir yaşam için iyiliğe yürümeye devam edeceğiz. Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum” ifadelerine ye verdi.
Başkan Altay’ın konuşmasının ardından Büyükşehir Belediyesi Spor Konya Halk Oyunları ekibinden oluşan öğrenciler tarafından Filistin’e destek için oynanan dabke dansı duygusal anlar yaşattı.
Sporcular teşekkür etti
Konya’ya çeşitli ülkelerden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelerek maratona katılan sporcular da böyle güzel bir etkinlik vesilesiyle Konya’da bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti. – KONYA
]]>Bursaspor’da heyecanla beklenen Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleşti. Kongreye tek aday olarak giren Enes Çelik, yeşil-beyazlı kulübün yeni başkanı oldu. Yüzüncü Yıl Atatürk Stadı’nda açık oylama ile gerçekleşen Olağan Genel Kurul’da herkes Enes Çelik’in başkan olması için elini kaldırdı. Yönetimiyle birlikte büyük mutluluk yaşayan Çelik, Bursaspor Kulübü’nün 33. başkanı oldu. 4 bin 74 kongre üyesinden 2 bin 751’inin oy kullanma hakkının bulunduğu Genel Kurul’a 355 üye katılım gösterdi.
Enes Çelik: “Bursaspor dayanışması başlatıyoruz”
Başkan Enes Çelik, yaptığı açıklamada, “Öncelikle, Seçimli Olağan Genel Kurulu’muzun Bursaspor’umuza hayırlı olmasını diliyorum. Başarılı bir dönemin başlangıcı olmasını da temenni ediyorum. Bursaspor’un 60 yıldan uzun mazisinde inişli-çıkışlı çok süreçler yaşandı. Tüm bu dönemlerde Bursaspor’umuzun başarısı için çalışan yöneticilerimizden, sporcularımıza ve özellikle siz taraftarlarımıza teşekkürlerimi sunarken, hayatını kaybedenleri de rahmetle anıyorum. Değerli üyelerimiz; hepimizin bildiği gibi tarihimizin mali ve sportif yönden en zor süreci içerisindeyiz. Tabi ki geçmişteki yanlışları araştıracağız ve bileceğiz ama asıl olan ‘Geleceği nasıl inşa edeceğiz?’ konusudur. Öncelikle mevcut durumumuzu sizlerle paylaşmak istiyorum. 1.5 milyar TL’yi aşan toplam borcumuz Transfer tahtası kapalı ‘Bursasporluyum’ diyen herkesin hüzne boğulduğu, Süper Lig standartları sahalardan amatör tel örgülü sahalarda oynamak zorunda kalmış Bursasporumuz ağırımıza gitse de bu tabloyu görerek, gelecek inşasına hamasi bir yaklaşımla değil, gerçekçi bir yaklaşımla başlamalıyız. Bunun için birinci olarak büyük bir Bursa dayanışması ve şampiyon Bursaspor inancı ile yola çıkmamız gerekmektedir. Bu büyük Bursa dayanışmasına öncülük eden başta sayın valimiz, sayın büyükşehir belediye başkanımız, bakan ve milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, ticaret ve sanayi odası başkanımız, iş dünyamız ve Bursaspor’a gönül verenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“İş dünyasını ‘Yanındayım’ kampanyasına davet ediyorum”
Çelik’in konuşması şöyle devam etti:
“Bursasporlular; ben inanıyorum ki bu dayanışma ile ilgili ilk adım büyük ölçüde gerçekleşmiştir. İkinci olarak sağlamamız gereken, güven ortamının oluşmasıdır. Bursaspor ‘dipsiz kuyudur’ anlayışıyla değil, ‘hesap verir’ bir anlayışla yönetilecek. Bu çerçevede Bursa Valiliğimizin himayelerinde açılan ‘Yanındayım’ isimli hesabımıza kim ne katkı sağlamış, bunların tümünü kuruşu kuruşuna sizlerle paylaşacağız; yani şeffaf bir yönetim vadediyoruz. Üçüncü olarak, bu dönemde biz yöneticilerin ve birlikte yola çıktığımız kurullardaki arkadaşlarımızın kulübümüze hibe olarak katkılarını kongre sonrası kısa süre içinde sizlerle paylaşacağız. Yani öncelikli olarak taşın altına yöneticilerimiz ellerini koyacaklardır. Evet, büyük bir yükün altındayız. Bu şehirde yaşayan, bu şehirde kazanan herkes Bursamızın en önemli markası Bursaspor’umuzun yaşadığı bu durumdaki sorumluluktan kaçamaz, kaçmamalıdır. ‘Kimin ne imkanı var, potansiyeli nedir?’ az çok hepimiz biliyoruz. Biz ‘Bu işi 15-20 kişiye havale edelim’ hareketini doğru bulmuyoruz. ‘Geniş katılımlı’ bir anlayışla bu yükün altından 2009’da nasıl kalktıysak, bugün de daha büyük bir dayanışmayla kalkmalıyız. İş dünyamızı bir kez daha ‘Yanındayım’ kampanyamıza duyarlı olmaya davet ediyorum.”
“Zamanımız kısa, işimiz çok”
Enes Çelik son olarak, “Biz yöneticiler ve iş insanlarımızın yanında taraftarlarımız ve Bursalılardan da beklentimiz; yeni sezon kombine ve formalara bugüne kadar görülmemiş büyük bir ilgi ve destek göstermeleridir. Değerli Bursasporlular; işimiz kongre ile bitmiyor, yeni başlıyor. Zamanımız kısa, işimiz çok. ‘Çok konuşan, fotoğraf veren, boy gösteren bir yönetim anlayışı’yla değil, ‘Sorunları çözen bir yönetim anlayışı’ ile yola koyulacağız. ‘Her şey Bursaspor için’ anlayışıyla kolları sıvama zamandır. Öte yandan 1 Haziran’da kulübümüzün kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız. Bu çerçevede yeşil-beyazlı renklere gönül vermiş taraftarımızın başlatmış olduğu bayrak seferberliğinin de artarak devamını diliyorum. Konuşmama son vermeden önce bir ricam olacak. Yarın göreve başlıyoruz. Kulübümüze tebrik amacıyla çiçek gönderme düşüncesinde bulunan bütün kesimlerin de ‘Yanındayım’ kampanyasına bağışta bulunmaları kulübümüz açısından daha anlamlı olacaktır. Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum ‘Allah mahcup etmesin’ diyorum” cümlelerini kullandı.
Mustafa Bozbey: “Bursaspor için tarihi bir gün”
Bursaspor’un kongresine katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise camiayı heyecanlandıran bir konuşma yaptı. Bozbey, “Kolay değil, nerelerden nerelere geldik. Bir anda 2010’u düşününce müthiş bir şekilde dünyanın sayılı takımları arasına girmiştik. Ama 2024’te bulunduğumuz yer hepimizi kahrediyor. Ama sevgili Bursasporlular hiç merak etmeyin. Bursaspor, inanın bana adım adım, hemen hemen her sene bir lig atlayarak o muhteşem günlerine dönecektir. Ben buna yürekten inanıyorum. Bursaspor’da doyan ya da doğan herkesin Bursasporlu olması lazım. Herkesin Bursaspor’a katkı ve destek sunması lazım. Bugün tarihi bir gün. ‘Bursaspor bu durumdan nasıl kurtulacak?’ diye düşününler olarak hep beraberiz. Onun için buradayız. Sizlerle birlikte Bursaspor’un geleceğini bugün burada nasıl her yıl başarılara imza atacağının günü bugün. Sorumluluk alan, Enes Çelik ve yönetimine yürekten tebrik ediyorum. Sinan Bür ve yönetime ne de teşekkür ediyorum. 16-17 yaşındaki çocuklara motivasyon yüklediler” dedi.
“Bursaspor siyasetten üstündür”
Bozbey şöyle devam etti:
“Enes Çelik başkanlığındaki yönetimimiz yetmez. Bizler de yerel yöneticiler olarak yanında olacağız. Aldıkları kararlara saygı duyarak Bursaspor’u şaha kaldıracağız. Bizler yöneticiler olarak onların işine karışmayacağız. Siyasiler olarak da karışmayacağız. Bizim işimiz değil. Biz onlara destek olup, sahip çıkacağız. Biz kampanyalarına öncülük yapacağız. O zaman Bursaspor, Bursalıların tümünün takımı olacaktır. Bursaspor siyaset üstüdür. Bu yönetimimiz hepimizin desteği ile özlenen günlere geri dönecektir. Bu tarihi günde bu tarihi anları yaşayanlar, önümüzdeki günlerde Bursaspor’la ilgili gülümsemeye başlayacağız. Bursaspor, Bursa’nın bir marka değeridir. Ne zaman Bursaspor düşmeye başladı, Bursa da düşmeye başladı.”
Mustafa Varank: “Bursaspor sadece Türkiye’de değil”
Eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da Bursaspor Olağan Genel Kurulu’nda konuştu. Varank, “Bursa, Türkiye’nin potansiyeli en yüksek şehirlerinden bir tanesidir. Türkiye’nin marka şehirlerinin başında geliyor. Ben de son seçimlerden itibaren siz değerli hamsilerimizin teveccühle bu markayı nasıl yükseltiriz diye çalışmaya devam ediyorum. Bu şehrin en önemli markası da Bursaspor. Sadece Bursalıların gönlünde değil Anadolu’nun da gönlünde taht kurdu Bursaspor. 2010’da büyük başarıya imza atmış bir futbol kulübü. Bu marka değerimizi eski şanlı günlerine taşımak istiyoruz. Bursaspor’umuzu sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da yoluna emin adımlarla devam eden bir kulüp haline getirelim. Bunun yolu da birlik olmaktan geçiyor. Bursa’da bir yürüdüğümüzde ‘Sayın bakanım Bursaspor’a sahip çıkın’ diyorlar. Farklı bir Bursaspor inşa etmeye başladık. Buna da devam edeceğiz. Uludağ OSB’de Enes Çelik’in ne kadar becerikli ve Bursaspor sevdalısı olduğunu net bir şekilde gördüm. Bu ekip Bursaspor’u çok farklı yerlere getirecektir. İş dünyasının da kulübe sahip çıkması lazım. Herkes her konuda taşın altına elini koyacak. Gaziantep’te, Kayseri’de, Konya’da gördüm. İş insanlarının sahip çıkmasıyla neler olabileceğini gördüm. Bursaspor’a da sahip çıkın. Bu takımın önünü hep birlikte açalım. Şampiyon Bursaspor’u tekrar Türkiye’nin gündemine sokacağız” ifadelerini kullandı.
Sezer Sezgin’den önemli fedakarlık
Bursaspor Basketbol Kulübü Başkanı Sezer Sezgin, kongrede yaptığı konuşmada, “Bursaspor Basketbol takımı eğer başarı sağlıyorsa, bu Bursaspor sayesinde. Biz de basketbol takımı olarak futbol takımı Süper Lig’e çıkana kadar tüm kurumsal kombine gelirimizi Bursaspor’a bırakma kararı aldık. Gerekirse bir maç eksik alırız, bir oyuncu eksik alırız ama yaşasın Bursaspor” dedi.
Erkan Aydın: “Süper Lig hedefine kenetlenilmiş durumda”
Kongreye katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bursaspor’un bu Genel Kurul’u milat olacak. Yeni yönetim, başarıya ve Süper Lig hedefine kenetlenmiş durumda. Bizler de Bursaspor’un arkasında duracağız. Başka şansımız da yok. Teksas bayrak kampanyası başattı. Biz de ona destek olacağız. Osmangazi Belediyesi olarak da yeni doğan çocuklara Bursaspor forması hediye edeceğiz. Bursasporluluk yeniden çığ gibi büyüyecek” şeklinde konuştu.
Oktay Yılmaz: “Bursaspor Spor Lisesi için harekete geçtik”
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise şunları söyledi:
“Enes Çelik başkanımı yürekten kutluyorum. Şampiyonluğa doğru ilerleyen aklı da burada görüyorum. Yeniden Süper Lig’e yükseleceğiz ve şampiyonluğa yürüyeceğiz. Dün de bugün de yarın da Bursaspor’umuzun aynında olacağız. Bursaspor Spor Lisesi için de Vakıfköy’de harekete geçtik. Bu süreç başladı. Müjde veriyorum. Yakında şehirimize kazandıracağız. Bayrak kampanyasına biz de katılıyoruz.”
Konuşmaların ardından Bursaspor Kulübü’nün 1 milyar 539 milyon 708 bin TL borcu olduğu açıklandı. – BURSA
]]>Bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından olan Granfondo’nun Bursa organizasyonu, yoğun bir katılımla sona erdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi himayesinde, Bursa Organize Sanayi Bölgesi (Bursa OSB) ile Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BOSİAD) ev sahipliğinde, Idea Factory organizasyonu ile düzenlenen Granfondo Bursa’nın startı, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, Bursa OSB Yönetim Kurulu Üyesi Sühendam Urbay, BOSİAD Başkanı Rasim Çağan, BOSİAD Başkan Yardımcısı Özgür Şahin, Bursa OSB Bölge Müdürü Osman Yıldırım, MHK Başkanı Şükrü Aydın ve 700’ü aşkın bisiklet tutkununun katılımıyla, Bursa OSB Hizmet Binası önünde başladı.
6 farklı ülkeden 700’ü aşkın sporcu katıldı
Bursa’ya 6 farklı ülkeden toplam 700’ü aşkın sporcuların katıldığı yarışmada, 40 kadın, 15 paralimpik sporcu da pedal çevirdi. Granfondo Bursa, uzun ve kısa olmak üzere toplam 166 kilometre uzunluğundaki rotasıyla katılımcılara unutulmaz bir deneyim sundu. Hasköy’den başlayan Çekrice, Dereköy, Mirzaoba ve Kaymakoba mahallelerinden geçip antik kasaba Tirilye’ye ulaşan yarış, Tirilye’den Mudanya’ya devam etti. Göynüklü ve Nilüferköy’den geçerek Bursa OSB hizmet binasında sona eren bu eşsiz güzergah, sporculara Bursa’nın doğal güzelliklerini de keşfetme fırsatı sundu. Bisiklet sporunu ve çevre bilincini artırmayı amaçlayan etkinlik boyunca yarışçılar, şehir içi ve çevresindeki muhteşem manzaralar eşliğinde pedallayarak, sporseverler ve çevreciler için ilham kaynağı oldu. Granfondo Bursa, bisikletin çevreci bir ulaşım aracı olarak benimsenmesine ve yeşil yaşam bilincinin yayılmasına katkı sağlayacak.
Yarışın startına katılan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, temiz bir çevrede yaşamanın bir insanlık hakkı olduğuna vurgu yaparak, bu duyarlılığı arttırmak için kamu, siyaset, iş dünyası hep beraber bu çabayı göstermesi gerektiğini söyledi.
Bisiklet sporuna gönül verenleri Bursa’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bisiklet dünyanın en çevreci ulaşım aracı. Bunun için biz de bu organizasyona destek veriyor ve devamını diliyoruz” diye konuştu.
Bu tür organizasyonların sayısının artırılması gerektiğine dikkati çeken Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise “Türkiye iklimi ve coğrafyası ile harika bir ülke. Bu ülkenin içerisinde her türlü sporu geliştirmeliyiz. Sporcu bir ülke olmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bursa OSB Yönetim Kurulu Üyesi Sühendam Urbay, “Programa ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduk. Yarışmaya iştirak eden bütün sporcuları kutluyor, başarı dileklerimizle, bu organizasyona destek olan bütün sponsorlarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
BOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Çağan da, “Biz Bursa OSB ve BOSİAD olarak temiz yaşanabilir bir çevreye çok önem veriyoruz. Bunun tüm kente ve ülkeye yayılması adına da önemli projeler hayata geçiriyoruz. Amacımız Yeşil Bursa’nın yeşil kalması hatta yeşilinin daha da artması. Bu etkinlik de bizim ruhumuza birebir uyuyor. Biz temiz çevreyi öne çıkaran her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. O nedenle bu organizasyonun içerisinde yer alıyoruz. İnsanlar havasının ve suyunun temiz olduğu bir ortamda spor yapmak istiyor. Bu etkinlikleri ne kadar desteklersek bu imkanların kamu nezdinde insanların daha fazla sorgulaması ve talep etmesini sağlayacağız. Türkiye’nin ilk OSB’si olarak, çevreye duyarlı projeler ve sürdürülebilirlik hedeflerimiz kapsamında dünya çapında ünlü bisiklet yarışı Granfondo’nun amacına ulaşmasını diliyoruz” dedi.
Yarış sonrası düzenlenen törende sporculara ödüllerini Bursa Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürü Rahmi Aksoy, Bursa OSB Yönetim Kurulu Üyesi Sühendam Urbay, BOSİAD Başkan Yardımcısı Özgür Şahin ile Bursa OSB Bölge Müdürü Osman Yıldırım takdim etti.
Renkli görüntülerin sahne olduğu 98 kilometrelik uzun, 68 kilometrelik kısa etapların sonunda sporcular, Bursa OSB ana hizmet binasında düzenlenen törende ödüllerine kavuştu. Kategoriler ve kazananlar ise şöyle sıralandı;
“Uzun Parkur Erkek Genel Klasman: 1. Anton Hrabovski – (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Gökhan Uzuntaş – Esra Alüminyum ve 3. Ege Onat Doğuşlu – (Asperox Bike Pedia Racing Team). Kısa Parkur Erkek Genel Klasman: 1. Yağız Atıcı – (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Fehim Kadıoğlu – (Asperox Bike Pedia Racing Team) ve 3. Ömür Harun – Kadans Bisiklet. Kısa Parkur Kadın Genel Klasman: 1. Sevcan Alper – (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Buket demirci – Maltepe Cycling Club ve 3. Elif İslam – Mac Team Bikers. Uzun Parkur Kadın Genel Klasman: 1. Leniz Pamuk – Rise Performance Club, 2. Züleyha Dikbaş – (Asperox Bike Pedia Racing Team) ve 3. Duygu Avşarlıoğlu – Ferdi. 18-34 Yaş Uzun Parkur Kadın: 1. Beyza Ersan (Yalova). 45-49 Yaş Uzun Parkur Kadın: 1. Züleyha Diktaş (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Duygu Avşarlıoğulları ve 3. Gülfem Güllüoğlu (3Max Triatlon Klubü). 18-34 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Anton Hrabovskyı (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Ege Onat Doğuşlu (Asperox Bike Pedia Racing Team) ve 3. Muhammet Tayyib Yıldırım (Asperox Bike Pedia Racing Team). 35-39 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Fatih Aydın (Ferdi), 2. Hüseyin Subaşı (Nashıra Spor Kulübü) ve 3. Mesut Toptan. 40-44 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Gökhan Uzuntaş (Esra Alüminyum), 2. Fatih Özgenlik (Özgenlik Brothers) ve 3. Muhammed Yıldız. 45-49 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Yunus Yetkin (Coredon Alanya spor), 2. Turgay Özdemir ( Sakarya Türk Telekom) ve 3. Timur Nizam (Trek Rmk Dinamis Era). 50-54 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Ataman Şekerci, 2. Kürşat Akın ve 3. Harun Türünz (Nasıra Spor Kulübü). 55-59 Yaş Uzun Parkur Erkek, 1. Zafer Yalın (Serapool Cyling Team), 2. Osman Şirin (Yalova Bisiklet Yıldızlan) ve 3. Milhan Dalgıç (Ferdi). 60-64 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Mark Allen, 2. Ülke Alp (Kadans Bisiklet Triatlon ve Sk.) ve 3. Mehmet Yıldız (Velokütahya). 65-69 Yaş Uzun Parkur Erkek: 1. Altan Tatlışen (Ferdi). 15-17 Yaş Kısa Parkur Kadın: 1. Fatma Gül Topuz (Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Kulübü). 18-34 Yaş Kısa Parkur Kadın: 1. Pınar Kurtoğlu (Team İsa Acedemy), 2. Özlem Baran Kaya ve 3. Hande Deniz (Maltepe Cycling Club). 40-44 Yaş Kısa Parkur Kadın: 1. Elif İslam (Mac Team Bikers), 2. Buse Özlem (Team Iss Academy) ve 3. Ebru Özcan (Bahçeşehir Koleji). 45-49 Yaş Kısa Parkur Kadın: 1. Buket Demirci (Maltepe Cycling club-MCC), 2. Zeren Yılmazkaraosmanoğlu (Ferdi) ve 3. Berna Urgancıoğlu (Bisiklet Cadıları). 50-54 Yaş Kısa Parkur Kadın: 1. Simla Usluer Birlik (Mac Bikers). 14-17 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Mehmet Mert Koyuer, 2. Mustafa Akın (Corendon Alanyaspor) ve 3. Furkan Akdeniz (Büyükçekmece bisiklet Kulübü). 18-34 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Yağız Atıcı (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Fehim Kadıoğlu (Asperox Bike Pedia Racing Team) ve 3. Hamza İbrahim Engin (Bursa Büyükşehir Belediyesi) 35-39 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Harun Ömür (Kadans Bisiklet), 2. Cengiz Güner (Asperox Bike Pedia Racing Team) ve 3. Muhammed Atalay (Ferdi). 40-44 Yaş Kısa Parkur Erkek:
1. Murat Uslu (Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Kulübü), 2. Davut Alkan (Nilüfer Belediyesi Spor Kulübü) ve 3. Mustafa Kemal Kara (Asperox Bike Pedia Racing Team). 45-49 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Engin Karabacakoğlu (Hardline), 2. Ali Haydar Başbay (Kadans Bisiklet) ve 3. Ahmet Can Iba (RCC). 50-54 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Bora Tirki (İstanbul Ferdi), 2. Muharrem Başol (Ferdi) ve 3. Mustafa Varol Aşıbol (Asperox Bike Pedia Racing Team). 55-59 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Şeref Sarıca (Ata Yahşi Spor Kulübü), 2. Gürkan Mert (Ferdi) ve 3. Ali Şahin (Asperoxs Bike Pedia Racing Team). 60-64 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Refik Diri (Ferdi), 2. Orkun Ekinci (IGR CC) ve 3. Murat Tetik (5.30 Cyling). 65-69 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Fahrettin Zeki Türker (Ferdi) ve 2. Ertuğrul Karaağaç (Sakarya BasBas). 70-74 Yaş Kısa Parkur Erkek: Cihangir Çiçen (Velo Aydın). Paralimpik 18-34 Yaş Kısa Parkur Kadın: Sena Fıstıkçı (Sivas Kros Spor Kulübü). Paralimpik 18-34 Yaş Kısa Parkur Erkek: 1. Abdullah Kasaç (Kızılova Spor Kulübü), 2. Fırat Uğur (Corendon Alanya Spor) ve 3. Hasan Keremsoy (Ferdi).
Paralimpik 45-49 Yaş Kısa Parkur Erkek: Rasim Volkan. Paralimpik 35-39 Yaş Kısa Parkur Kadın: 1. Sevcan Alper (Asperox BikePedia Racing Team) ve 2. Gülçin Yaman (Maltepe Cycling Club). Dağ Kapısı: 1. Anton Hrabovski – (Asperox Bike Pedia Racing Team), 2. Gökhan Uzuntaş – Esra Alüminyum ve 3. Ege Onat Doğuşlu – (Asperox Bike Pedia Racing Team).” – BURSA
]]>Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, spora ve sporcuya verdiği desteği sürdürerek, 10 ülkeden 700 ritmik jimnastik sporcusunun yarıştığı, 4. Uluslararası Performans Ritmik Jimnastik Turnuvası’na katıldı. Performans Ritmik Jimnastik Spor Kulübü ev sahipliğinde düzenlenen ve üç gün süren program Beylikdüzü Spor Kompleksi’nde gerçekleşti. Çok sayıda miniğin başarılı jimnastik performansı ile renkli anlara sahne olan turnuvayı izlemeye gelenler arasında Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, İstanbul 3. Bölge Milletvekili Seyithan İzsiz, Beylikdüzü İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Göksun Öz vardı. Performans Ritmik Jimnastik Spor Kulübü Başkanı Mehmet Hanifi Kaya, katılımından dolayı Başkan Özer’e plaket takdim etti.
“Esenyurt’u bir kültür, sanat ve spor şehri yapmak için önümüze hedefler koyduk”
Düzenlenen turnuvadan ve sporculara verilen destekten dolayı mutluluk duyduğunu belirten Esenyurt Belediye Başkanı Prof Dr. Ahmet Özer, Esenyurt’taki sporculara verdikleri desteklerin de artacağının da altını çizerek, “Bu turnuvayı düzenleyen Esenyurt’umuzun değerli Kent Konseyi Başkanı sevgili Mehmet Hanifi Kaya’ya ve emeği geçen herkese huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bugün değerli Beylikdüzü’ndeyiz. Daha önce Beylikdüzü’nde bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni büyük bir başarıyla yöneten belediye başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü’nde bu dediğim alanlarla ilgili bir yürüyüş başlatmıştı. Ondan sonra sevgili Mehmet Murat Çalık bunu devam ettirdi ve yeni başarılarla taçlandırdı. Biz onların çalışmaları, başarılarıyla gurur duyuyoruz ve huzurunuzda kendilerini tebrik ediyoruz. Komşu ilçe olarak Esenyurt’umuzda bu anlamda çok ve çeşitli çalışmalar yapılıyor ve yapılacak. Biz de Esenyurt’u bir kültür, sanat ve spor şehri yapmak için önümüze hedefler koyduk. Ben geldiğim günden beri uluslararası alanda dünya birinciliği kazanmış sporcularımızı ödüllendirdim. Triathlon spor dalında Esenyurt’umuz bir dünya şampiyonu çıkardı. Ardından atletizmde Avrupa şampiyonları, jimnastikte, dövüş sanatlarında peş peşe bir ay içinde 12 tane sporcumuzu ödüllendirdik. Bu son derece önemli bir şey. Çünkü çağımızda bu tür başarıların bir şehri temsil etmesi ve onu dünyaya tanıtması parayla, pulla yapılacak bir şey değil. Trilyon verirseniz bu tanıtımı yapamazsınız. Ama gencecik bir delikanlı ya da bir genç kızımız çıkıyor, dünya şampiyonu oluyor, o ilçemizi, o ilimizi bütün dünyada tanıtıyor. Bu çok önemli bir şey. Biz de Esenyurt Belediyesi olarak bu anlamda bu sporları yapan kardeşlerimizi destekleyeceğiz. Sadece bununla yetinmeyeceğiz. Gazi Mustafa Kemal’in de dediği gibi, ‘Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’ şiarıyla halkımızın da spor yapması yürüyüş alanlarını, spor alanlarını çoğaltmak durumundayız. Bununla ilgili birtakım projelerimiz var. Onların üzerinde çalışıyoruz ve geliştireceğiz. 14 tane salonumuzda 28 dalda 41 bin 739 kişiye spor hizmeti vermişiz. ve bunu çoğaltarak devam ettireceğiz. Güncel olarak 6 çocuğumuza jimnastik dalında destek veriyoruz. Hem onları destekliyoruz hem eğitim veriyoruz, hem salonlarımızı açıyoruz hem de spor malzemesi anlamında katkıda bulunuyoruz. Bugün Beylikdüzü’nde böyle bir etkinliğin içinde bulunmaktan dolayı son derece mutlu olduğumu, gençlerle birlikte heyecan duyduğumu ve gençlerle birlikte olduğumuzda gençleştiğimizi de söylemek isterim. Gençler bizim kırmızı çizgimiz, çocuklarımız bizim geleceğimiz. Her türlü kültür, sanat ve spor alanında onlar için Esenyurt Belediyesi’nin imkanlarını sonuna kadar kullanacağımızın sözünü veriyorum” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Türkmentepe’de düzenlenen yamaç paraşütü etkinliğine Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’de katılım sağlayarak yamaç paraşütü deneyimi yaşadı. Başkan Şehirli; “Bu deneyimi herkesin yaşamasını isterim. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ünde söylediği gibi ‘İstikbal Göklerdedir’. 25-26 Mayıs tarihleri arasında yapılacak olan etkinliğe katılım sağlayan gençlere teşekkür ederim” diye konuştu.
Yamaç paraşütçüleri Türkmentepe’ye hayran kaldı
Altıeylül Belediyesi, Akçaköy Mahallesi’nde bulunan Türkmentepe de 1. Üniversiteler Arası Yamaç Paraşütü etkinliği düzenlendi. 25-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliklerin ilk gününde yamaç paraşütü tutkunları Türkmentepe’de sabahın erken saatlerinde gökyüzünde buluştu.
“Bir daha gelmek için sabırsızlanıyoruz”
Rüzgarın elverişli olmasından dolayı havada kuşlar gibi süzülen yamaç paraşütü tutkunları Altıeylül Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürlüğü himayesinde yapılan etkinlikte bir araya geldiler. Rüzgarın bu bölgede güzel olduğunu ifade eden yamaç paraşütü severler, “Bizlere bu imkanı sunan başta Altıeylül Belediye Başkanımız Hakan Şehirli’ye, Gençlik Spor Müdürlüğü birimine bizleri her zaman yalnız bırakmayan basın camiasına ve diğer birimlerde çalışan herkese teşekkür ederiz. Türkmentepe’de rüzgarın da iyi olmasıyla hiç zorlanmadan kalkış gerçekleştirdik. Genellikle bizler Akdeniz Bölgesinde yamaç paraşütü uçuşları yapıyoruz. Aramızda bulunan arkadaşlarımızdan bazıları burada uçma fırsatı buldu. İlk defa Türkmentepe’ye gelen arkadaşlarımız da bir daha gelmek için sabırsızlandıklarını ifade ettiler. Tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ederiz” dedi.
“Altıeylül Belediyesi’ne bizlere bu imkanı tanıdığı için teşekkür ederiz”
Altıeylül Türkmentepe’e gelen 65 yamaç paraşütü tutkunu aralarında da gerçekleştirmiş oldukları nokta iniş yarışlarıyla da herkesten tam not aldı. Eğitmenler, “Altıeylül Belediyesi’nin organizasyonunda Türkmentepe’de gerçekleştirilen etkinliklerin ilk gününde yamaç paraşütü tutkunları arkadaşlarımızla sabahın erken saatlerinde bir araya geldik. Arkadaşlarımızın hepsi kendi dallarında başarılı sporcular. Hepimiz farklı illerden gelmemize rağmen bu kısa sürede iyi dostlar edindik. Belediyemizin bizlere bu imkanı tanıdığı için teşekkür ederiz. Aramızda Türkmentepe’ye ilk defa gelenler var. Onlar da bu bölgede böylesine bir yerin ve böylesine rüzgarın elverişli bir noktanın olduğunu bilmiyorlardı. İkizcetepeler barajı manzarasıyla ayrı bir görsel şölen oldu” dedi.
Hakan Şehirli: “Türkmentepe hakim rüzgarlar yönünden geniş bir kalkış pistini barındırmakta”
Alteylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’nin de 1. Üniversiteler Arası Yamaç Paraşütü etkinliğinde uçması ayrı bir heyecan yaşattı. Başkan Şehirli, ilk defa yamaç paraşütü ile uçtuğunu ifade ederek şunları söyledi:
“540 metre irtifaya sahip olan Türkmentepe, hakim rüzgar yönünde geniş bir kalkış pistini barındırmakta, tüm kuzeyli yönlere uçuş olanağı vermekte. Gençlerle birlikte Altıeylümüzün Türkmentepe’de bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bende bu fırsatı değerlendirip uçma keyfini yaşadım. Herkesi bu adrenalin dolu yamaç paraşütü sporunu yapmasını ve bu deneyimi yaşamasını isterim” ifadelerini kullandı.
“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ünde dediği gibi ‘İstikbal Göklerdedir'”
Yamaç paraşütü sonrasında da yamaç paraşütü tutkunlarıyla bir araya gelen Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, “Değerli misafirler Türkiye’nin değişik şehirlerinden gelen öğrencilerimiz hepiniz hoş geldiniz. Altıeylül Belediyesi olarak bu yıl 4.’üncüsü, Üniversiteler Arası da birincisi düzenlenen Türkmentepe şenliklerinde kendimde Uçuş Koordinatörü Erkan Ertem hocam ile birlikte bir deneyim yaşadım. Bana destek olan hocama da teşekkür ediyorum. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ünde söylediği gibi ‘İstikbal Göklerdedir’. Benim çıtam oraya kadar çıkmayacak ama gençlerimizin oraya kadar çıkması gerekiyor. Ne diyor Livaneli ‘Gökyüzü senindir. Gökyüzü herkesindir’ 1. Üniversiteler arası yamaç paraşütü yarışmasına ve eğlencesine katılan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Erkan Ertem: “Başkanımız Hakan Şehirli’ye bizleri ağırladığı için teşekkür ederiz”
Uçuş koordinatörü Erkan Ertem, “Bu değerli güzel ilimiz Balıkesir Altıeylül ilçesi Akçaköy Türkmentepe’ye bizlere davet eden sevgili Altıeylül Belediye Başkanımız Hakan Şehirli’ye çok teşekkür ederiz. Bu güzel ilimizi hem tanıtmak, hem de yamaç paraşütü tutkunlarını burada buluşturduğumuz için çok sevinçliyiz. Bir dahaki organizasyonlarda buluşmak üzere çok teşekkür ediyorum” dedi. – BALIKESİR
]]>Tahkim Kurulu’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;
“Fenerbahçe Futbol A.Ş., Başkanı Ali Yıldırım Koç, idarecisi Selahattin Baki, futbolcuları İrfan Can Eğribayat, Mert Hakan Yandaş, Jayden Quinn Oosterwolde, doktoru Ertuğrul Karanlık ve görevlisi Emre Kartal ile ilgili PFDK’nın 23.05.2024 tarih ve E.2023-2024/1213 – K.2023-2024/1530 sayılı kararına itirazı incelendi. Duruşma için tayin edilen 25.05.2024 Cumartesi günü icra edilen duruşmada Kulüp vekilleri Av. Ali Topuz ve Av. Doğukan Şenol’ un hazır oldukları görüldü, sözlü beyanları alındı. Yapılan müzakere neticesinde;
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 11. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 620.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Misafir Tribün 418, 419, 420 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesinde sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin taraftarlarının ve mensubunun neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. maddesi uyarınca takdiren ve neticeten 336.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin zaman çizelgesine uygun hareket edilmemesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle FDT’nin 46/1. maddesi uyarınca 112.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 40/2. maddesi uyarınca 31.500,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin antrenör lisansı ve TFF’ye tescil edilmiş bir sözleşmesi bulunmayan Emre Kartal’ın müsabakada analiz antrenörü olarak görevlendirilmesinden dolayı Antrenörlerin Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatı’nın 9/2. maddesi uyarınca 250.000,00TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin yöneticilerinin müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yapmış oldukları açıklamalarda yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-d maddesi uyarınca 600.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin Başkanı Ali Yıldırım Koç’un müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yapmış olduğu beyanlarında yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-b maddesi uyarınca FDT’nin 11. maddesi uyarınca 90 gün hak mahrumiyeti ve 780.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oyçokluğu ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin idarecisi Selahattin Baki’nin müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yapmış olduğu beyanlarında yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-b maddesi ve FDT’nin 11. maddesi uyarınca 32 gün hak mahrumiyeti ve 150.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oyçokluğu ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin futbolcusu İrfan Can Eğribayat’ın, rakip takım mensuplarına yönelik hakareti nedeniyle FDT’nin 41/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca 3 resmi müsabakadan men ve 58.500,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin futbolcusu Mert Hakan Yandaş’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle FDT’nin 44/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca verilen 5 resmi müsabakadan men ve 39.000,00 TL para cezasının itirazın kısmen kabulüne; FDT’nin 12. maddesinin uygulanması neticesinde 1/5 oranında indirim yapılarak 4 resmi müsabakadan men ve 31.200,00 TL para cezası şeklinde sübut yönünden oybirliği, cezanın tayini ve uygulanmasında oyçokluğu ile kararın düzeltilerek onanmasına,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin futbolcusu Jayden Quinn Oosterwolde’nin, rakip takım tribünlerine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-a ve 35/4. maddeleri uyarınca 1 resmi müsabakadan men ve 39.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin doktoru Ertuğrul Karanlık’ın rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle FDT’nin 44/1-c ve 35/4. maddeleri uyarınca verilen 5 resmi müsabakadan men ve 39.000,00 TL para cezasının itirazın kısmen kabulüne; FDT’nin 12. maddesinin uygulanması neticesinde 1/5 oranında indirim yapılarak 4 resmi müsabakadan men ve 31.200,00 TL para cezası şeklinde sübut yönünden oybirliği, cezanın tayini ve uygulanmasında oyçokluğu ile kararın düzeltilerek onanmasına,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin görevlisi Emre Kartal’ın, antrenör lisansı ve TFF’ye tescil edilmiş bir sözleşmesi bulunmamasına rağmen müsabakada analiz antrenörü olarak görevlendirilmesinden dolayı Antrenörlerin Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatı’nın 9/2. maddesi uyarınca 1 yıl hak mahrumiyeti ve 100.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile,
– Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin görevlisi Emre Kartal’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle FDT’nin 44/1-c maddesi uyarınca 90 gün hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasında sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, oybirliği ile karar verilmiştir.”
]]>Bursaspor Basketbol Kulübü’nün 4. Seçimli Olağan Genel Kurulu 2. Toplantısı bugün Barış Gençlik ve Spor Salonu’nda gerçekleşti. Çoğunluk aranmaksızın gerçekleşen toplantıya 142 üyenin 56’sı katıldı. Kongreye tek aday olarak giren Sezer Sezgin, yeniden başkan seçildi ve camiada güven tazeledi. Bursaspor Basketbol’da yeniden başkan seçilen Sezer Sezgin, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Değerli kongre üyeleri, değerli basın mensupları, bu sezon yeni bir yapılanmaya girdiğimiz için sezona çok geç başladık. Tüm takımlar transferlerini Haziran ayında bitirirken biz dar bir havuz olmasına karşın kadromuzu ağustos başında kurabildik. Genel menajerliğe Türkiye Basketbol Federasyonu’nda uzun yıllar ligler direktörü olarak çalışan Özgün Önver’i getirdik. akabinde EuroLig’de yıllarca baş antrenörlük yapan Avrupa’nın saygı duyduğu Jure Zdovc’a takımı teslim ettik. Önceliğimiz formanın hakkını veren, terinin son damlasına kadar savaşan, yenilse de taraftarın ayakta alkışladığı bir takım oluşturmaktı ve bunu da başardığımızı düşünüyorum. Bu sezon 1.8 milyon dolar (58 milyon TL) ile ligin en düşük bütçeli takımı olduğumuzu da söyleyemeden geçemeyeceğim. Buna oyuncu, teknik ekip, altyapı ve idari kadro ile seyahat organizasyon dahil. Bu sezon bütçe anlamında biraz küçülmemiz gerekiyordu. Basketbol sadece ana sponsorların verdiği destekle sürdürülebilen bir branş. Biz ülkede yaşanan ekonomik krize rağmen oyuncu, teknik ekip, personel maaşlarını, SGK ve vergisini zamanında ödeyen bir kulüp olmak istedik ve şu an başarılı şekilde çarkı döndürmeye çalışıyoruz. Her zaman şeffaf olduk. Bizim için sürdürebilirlik önemli. Bu şehrin en büyük markası olan Bursaspor’un şu an İstanbul ve Avrupa takımları ile mücadele ettiği tek branş burası. Bunun içinde elimizden ne gelirse yapmaya çalışıyoruz. Hiçbir zaman hata yapmak istemiyoruz.”
“Türkiye’nin gündemine oturduk”
Bursaspor taraftarına desteklerinden dolayı teşekkür eden Sezer Sezgin, “Bu sezon ilk kez mücadele ettiğimiz ve İsrail takımlarıyla yaşanan sorun nedeniyle 4 maçımızı deplasmanda oynamak zorunda kaldığımız Şampiyonlar Ligi’nde diğer gruplardaki takımlar 2 galibiyetle bir üst tura çıkarken biz 3 galibiyete rağmen averajla bir üst tura çıkamadık. Geçen sezonun şampiyonu Alman Telekom Bonn’u ve İsrail’in Hapoel Holon takımlarını deplasmanda yenerek taraftarımıza büyük gurur yaşattığımız düşünüyorum. Zdovc’un görevden ayrılmasından sonra içimizden biri Bursa’nın evladı Serhan Kavut’u göreve getirdik. Sezonu da iyi yerde bitirdiğimizi düşünüyorum. Ligde de son maçta Fenerbahçe Beko’ya 2 uzatma sonunda yenilerek play-off’u 2’li averajla kaybettik ve ligi 9. sırada tamamladık. O karşılaşmadaki atmosferle Türkiye’nin gündemine oturduk. ING Erkekler Basketbol Türkiye Kupası’nda play-off’u averajla kaybettik. Buradan büyük Bursaspor taraftarına desteklerinden dolayı bir kez daha teşekkür ederim. İyi ki varsınız” ifadelerini kullandı.
Sezer Sezgin’in yönetim kurulu da belli oldu
Bursaspor Basketbol’da yönetim kurulu listesi şu isimlerden oluştu;
“Asil: Sezer Sezgin, Onur Çelikyay, Selçuk Çelik, Mete Megrel, Tolga Çevikel, Şevki Köksal, Ersoy Tabaklar
Yedekler: Serhat Akgün, Tolga Kayaer, Haluk Parlamış, Muharrem Göral, Aydın Keskin Kadıoğlu
Denetleme Kurulu Asil: Onur Dağlı, Atilla Yıldıran, Basri Açıkgöz
Denetleme Kurulu Yedekler: Orhan Karaca, Barış Dede, Özgür Gürkan Erdem”
Bu arada Bursaspor Basketbol Yönetim Kurulu Üyesi Yalçın Cambaz, “Yeni sezon bütçemiz 20 milyon TL gelir, 4 milyon gider olarak düşünüyoruz” dedi. Tahmini bütçe daha sonra oylandı ve üyeler bütçeyi kabul etti. – BURSA
]]>Menajerler geldi gitti, yıldızlar parlayıp söndü, talih bazen güldü bazen gülmedi ve Clarke kardeşleri, gelişen bir şehirde United ve City rekabetini takip etti.
İki takım Cumartesi günü Federasyon Kupası’nda final oynamaya hazırlanırken, kardeşlerin son 20 yılda çektikleri en gözde 6 fotoğrafı bir araya getirdik.
United’ın Noel partisi – 2005
James, “Gerçekten korkunç, değil mi?” diyor. “Tüm o çizme kesim kotlar ve o tür şeyler.”
Manchester United oyuncuları 2005’teki Noel partisine giderken çekilen ve o dönemde pek de dikkat çekmeyen bu fotoğraf, sık sık yeniden gündeme geliyor ve genç kuşak taraftarlar, yıldızların Manchester sokaklarında yürürkenki sıradan görünümlerine şaşırıyorlar.
Eamonn, “O zaman tüm işimiz United olmuştu” diyor.
“Onlar her şeydi. Ekmek kapımızdı. City fotoğraflarına talep yoktu.
“Her Avrupa maçından sonra, United futbolcuları şehre inerdi, genelde de Sugar Lounge barına. Sanki bir kural gibiydi.
“Hafta içiyse, antrenmandan sonra kokteyl içmeye ya da alışverişe giderlerdi.”
Clarke kardeşlerin United’ın Noel partisinin fotoğraflarını çekebilmesi, genelde bir tanıdığın ihbarıyla, futbolcular arasında komplo teorilerine yol açtı.
Eamonn, “Menajer Alex Ferguson, bizi gördüğünde hep bizimle konuşurdu. ‘Hala aynı işi mi yapıyorsunuz? Aferin’ derdi. Bence futbolcuları gece kulübü çıkışlarında beklediğimizi bilirdi. Bir nevi, oyuncularını denetliyorduk” diyor ve devam ediyor:
“Oyuncular, Ferguson’a neler yaptıklarını anlattığımıza ikna olmuştu. Ya da tam tersine. Onun bize oyuncuları nerede bulabileceğimizi söylediğine.”
Şu anda bu iş daha zor. Manchester’da lüks yaşam ve düşük profil isteyenlere hizmet eden daha çok yer var artık.
2005 Noel partisine katılanlardan Garry Neville şu an birinin sahibi. 2005’teki partinin yapıldığı Borsa binasını emlak portföyüne kattı.
James, “O zamanlar gidilecek pek fazla yer yoktu. Manchester şimdiki gibi bir şehir değildi” diyor.
“Bu futbolcular giysi alışverişlerini tek bir mağazadan, Flannels’tan yapardı. Orada çalışanlar oyuncuların neler aldığını söylerdi ve böylece aynı şeyleri satın almazlardı” diyen James devam ediyor:
“Şimdi spor da farklı. Şimdi eve gidiyorlar, şekerleme yapıyorlar ve aileleriyle vakit geçiriyorlar.”
Tevez’in taraf değiştirmesi – 2009
Bu fotoğrafın çekilmesinden birkaç dakika sonra, Carlos Tevez sınırın öte yakasına geçti.
Arjantinli oyuncu kiralık oynadığı Manchester United’da iki başarılı sezon geçirmişti. Ancak West Ham United’dan tranferi gündeme geldiğinde, Old Trafford yerine, Etihad Stadyumunu seçti.
Duyuru, United’dan eski takım arkadaşı Patrice Evra’yla yemek yemesinden bir gün sonra yapıldı.
City bu tranfer çalımının keyfini sürdü. Kentin sınırlarındaki gök mavisi reklam panolarındaki Tevez fotoğraflarının üzerine “Manchester’a hoş geldin” yazdılar. Ferguson bunun “küçük bir kulübün küçük mentalitesini” gösterdiğini söyledi. United taraftarları reklam panolarının bazılarına zarar verdi. City’nin alt liglere düşmesiyle uykuya dalan rekabet, bir kez daha kaynıyordu.
James, “Tevez’in City’ye gitmesinden bir ay sonra San Carlo’nun (lüks bir İtalyan restoranı) şefi olan arkadaşım bana telefon açtı” diyor.
“Gördüklerine inanamıyordu. Şimdi rakip takımlardaki Tevez ve Evra bir araya gelip öğle yemeği yiyordu.
“Bu duyulursa, ortalığın karışacağını biliyorduk. Duyuldu ve karıştı da.”
Evra geçen yıl katıldığı Rio Ferdinand’ın YouTube’daki programında ertesi gün gazetelerde haberi okuyan Ferguson’un aradığını anlattı.
Evra, “Seni bir daha Tevez ile dışarıda görürsem, kontratını yırtar atarım” dediğini anlattı.
Van Persie’nin kararı – 2012
Manchester City Eylül 2008’de, Abu Dhabi United Grup’un satın almasıyla gelen parayla, golcü Dimitar Berbatov için Tottenham’a 30 milyon sterlin teklif etti. Tottenham da teklifi kabul etti.
Ancak Berbatov, Şampiyonlar Ligi futbolu olmadan, City’nin menajeri Mark Hughes ile buluşmadı bile.
Berbatov, United’a transferinden sonra, “Benim için bir şey fark etmezdi. Ben sadece buraya gelmek istedim” demişti.
Tevez’in City’e transferindeki nedenlerden biri kısmen, Wayne Rooney, Cristiano Ronaldo ve Berbatov’un olduğu kadroda forma bulmakta zorlanmasıydı.
Robin van Persie’nin 2012’de Arsenal’den United’a geçmesi ise farklıydı. Bu sefer iki kulüp de aynı kararlılıkla aynı yıldız oyuncuyu transfer etmek istiyordu.
James, “İki kulüp geçmişte aynı klasta oyuncuları transfer etmiyordu. Ancak Robin van Persie’de işler karıştı. United’a mı City’e mi imza atacağı belirsizdi” diyor.
“Her iki kulüp de yeni imza attırdığı oyuncuları sağlık kontrolü için Hulme’deki aynı özel hastaneye götürüyordu. Hangi takımı seçtiğini, güvenlik ekibine, araçlara ve eşlik eden tıbbi personele bakarak anlamıştık.”
Balotelli ve Mancini’nin yumruklaşması – 2013
Eamonn, ” Mario Balotelli bizim için harikaydı. Tam bir altın madeniydi” diyor.
Balotelli’nin üç yıl kaldığı City’deki kült kahraman konumu genellikle saha dışındaki hareketleriyle oluşmuştu. Balotelli’nin kendisi bile bunu anlamakta zorlanıyordu.
James, “Onunla güzel bir sohbet edebilirdiniz. Hakkında uydurulan çok şey var” diyor.
“Manchester’daki evsizlere balya balya nakit para dağıttığı gibi hikayeler vardı. Durum kontrolden çıkmıştı.”
Balotelli’nin son model Bentley aracının üzerindeki kamuflaj desenli branda, gece yaptıklarını saklayamıyordu. Ancak Clarke kardeşlerinin çektiği İtalyan oyuncunun en meşhur fotoğrafı antrenmanda geldi.
James, ” Roberto Mancini idmanlarda çok, çok sıkıydı” diyor.
“O ve Mario birbirlerini, Inter Milan’dan daha önceden tanıyordu. Mancini de hep Mario ile uğraşıyor ve mesaj vermek için Mario’yu kullanıyordu. Kenara çekiyor ve ona bağırıyordu.”
Ocak 2013’te Balotelli’nin takım arkadaşı Gael Clichy’ye sert bir şekilde dalmasıyla, Balotelli ve Mancini’nin sık sık yaşadığı anlaşmazlıklar fiziksel bir kavgaya dönüştü. Clarke kardeşlerinin fotoğrafı dünya çapında yayımlandı.
Bir yıl sonra City, Carrington’daki tesislerinden ayrıldı. Çünkü hem fotoğrafçılar hem de taraftarlar, patikalardan buraya kolayca ulaşabiliyor ve idmanları izleyebiliyorlardı. Daha sonra Manchester’ın doğusunda Etihad Stadyumu’nun yanında yapılan merkeze geçtiler.
Rashford ana sahnede – 2016
Marcus Rashford, 18 yaşındayken Mart 2016’da ilk kez United forması giymesinden bir aydan kısa bir süre sonra, City defansındaki Martin Demichelis’i hızıyla geçip, kaleci Joe Hart’ı da aşıp, ilk ve tek Manchester derbisi golünü atmıştı.
United’ın geleceğinin yüzüydü.
James, “Derbiden sonraki ilk gecede, dönemin United menajeri Louis van Gaal’i şehirdeki Wings adlı bir Çin restoranında fotoğraflamıştık.
“Rashford’un yeteneğini keşfedip, A takımına aldığı için kutladık. Güldü ve ‘Zor değildi, gözünüzün önündeydi’ dedi.”
Sekiz yıl sonra, Rashford kariyerinin zirve yıllarını yaşarken, United hala Ferguson döneminde ulaştıklarını geri kazanmaya çalışırken, Rashford’un geleceği konusunda herkes artık hemfikir değil.
Eamonn, “United oyuncularının fotoğraflarını satmak biraz daha zorlaştı, çünkü takım çok geride kaldı. Ancak Rolls Royce kullanan Rashford fotoğrafı hala satıyor” diyor.
Guardiola goes for a ride – 2023
United oyuncularının fotoğraflarını satmak zorlaşsa da, son yıllardaki tüm başarılarına karşın, City yıldızlarının fotoğraflarını satmak da kolaylaşmadı.
Eamonn buna bir örnek veriyor.
Clarke kardeşleri, oyuncunun kendisi orada olmasa bile Alexis Sanchez’in köpeklerinin Manchester’daki yeni evlerine gelişini satmış ve fotoğraf basılmıştı.
Kardeşler, geçen yıl City Menajeri Pep Guardiola’nın, Kyle Walker’ın Bayern Münih’e gidebileceği dedikoduları gündemdeyken, kent merkezinde oyuncuyla yaptığı baş başa görüşmeyi fotoğraflamayı başarmıştı. Ancak fotoğrafı kimse satın almak istemedi.
Eamonn, “İnternet ortamında Manchester City’e ilgi gerçekten zayıf” diyor.
” Güney Amerika uyandığında hemen ‘Man United’ araması yapıyor. Hong Kong ve Çin de uyandığında aynısını yapıyor.
“Tüm veriler ve istatistikler, City malzemelerini almanın bir anlamı olmadığını, çünkü reklam verenlerin buna para ödemeyeceğini gösteriyor.”
Dört yıl üst üste Premier Lig şampiyonu olan takım üzerindeki görece daha az baskı, Guardiola ve oyuncularının farklı bir şekilde davranmasını beraberinde getiriyor.
James, “Guardiola, Manchester kent merkezindeki bir otelde kalıyor. Bekarlığa veda partileri yapanlarla aynı asansörleri kullanıyor” diyor.
“Mourinho da United’dayken aynısını yapmış ama çok eleştiri almıştı.
“Pep her yere bisikletle gidiyor. Tam bir yarış bisikleti var. Erik Ten Hag’ın da Cheshire’da bir bisikleti var ama elektrikli.”
]]>Fenerbahçe Spor Kulübü’nde, 30-31 Mayıs’ta çoğunluk sağlanamazsa 8-9 Haziran’da yapılacak olağan seçimli genel kurul öncesi Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım çalışmalarını sürdürüyor. Yıldırım, Çorlu’da kongre üyeleriyle bir araya geldi. Burada konuşan Aziz Yıldırım, kulübün sahip olduğu mallar ve satışına dair yaptığı açıklamada, “Genel kuruldaki mal satışına dair maddelere karşıyım çünkü kulübün mallarının satışının yetkisini 3 yıl boyunca yönetime veriyorlar. Mal satışı yok; mal kulübündür. Tek tek projelerin varsa bunları sunarsın, ona göre oylarız, ama tek tek oylayın” ifadelerini kullandı.
26 Mayıs Pazar günü son maçların oynanacağı ve şampiyonun belli olacağı haftayla ilgili de görüşlerini aktaran Aziz Yıldırım, “Önemli olan Fenerbahçe’nin şampiyonluğudur. Galatasaray kaybetsin, biz kazanalım” dedi.
” Ataşehir’in 70-80 milyon Euro getirisi var”
Yıldırım, iş insanı Murat Ülker ile sohbetinde Ataşehir’de uygulamaya koymayı planladıkları projeyle ilgili bilgiler vererek şunları söyledi:
“2 gün önce Murat Ülker’le beraberdik, sohbet ettik. Seçim için değil, iş hayatı şu bu. Ona orada Ataşehir’deki arsa konusunu açtım, ‘Ne yaptınız kulüple?’ dedim. ‘Duruyor orada’ dedi. ‘Peki’ dedim. ‘Biz yönetime gelirsek 2018’de planladığımız gibi yapar mıyız projeyi? 70-80 milyon Euro getirisi var’. Gelince onu hemen hayata geçireceğiz. Oradaki kolejin depremden dolayı yıkılması gerekiyor. Ben bunlara söyledim, 5 milyon Euro tutuyor, bırakın ben yapayım. ‘Yapamazsın’ dediler. Dedim getirin imzalayayım, yapmadılar.”
“Mourinho, ‘Umuyorum geleceğim’ dedi”
Portekizli Teknik Direktör Jose Mourinho ile kızının konuşmasını katılımcılarla paylaşan Aziz Yıldırım, “Kızım, Mourinho ile görüntülü konuşurken, ‘Benim hayalim senin Fenerbahçe’ye gelmen’ dedi. Mourinho ise, ‘Umuyorum geleceğim’ dedi” şeklinde konuştu.
“Önce düşmanın kim olduğunu belirleyeceğiz, sonra savaş açacağız”
Fenerbahçe’ye sahip çıkılması gerektiğini yineleyen Yıldırım, kongre için aday çıkmamasını da eleştirdi. Aziz Yıldırım, “Önce düşmanın kim olduğunu belirleyeceğiz, sonra savaş açacağız. Bir aday olalım, toparlayabilirsek bir dönem yapalım ama sonra siz artık çıkın ve aday olun. Para var, korkmayın. Yalvarıyorum, Fenerbahçe’ye sahip çıkın. Yönetimi inceleyin ve öyle karar verin, lütfen. Bakın, görün ve ses verin. Biz 3 Temmuz’da nasıl ses verdik, hatırlayın. Rakip şampiyon oluyor, aday çıkıyor; bizde neden çıkmıyor? Ben mecburiyetten aday oldum, bir daha çıkmam” değerlendirmesinde bulundu.
“Galatasaray başkanı ile ilgili yazı yazdım, konu kapandı”
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un dünkü basın toplantısında söylediği, ‘İki aday olarak televizyona çıkıp, sizleri daha iyi aydınlatacağımızdan şüphem yok. Tabii bu sefer de kabul etmezse belki de Dursun Özbek ile televizyona çıkarlar’ sözlerine eleştiride bulunan Yıldırım, “Bana diyor ki Galatasaray başkanı ile çıksın. Adam size bundan önce salladı salladı, cevap veremediniz. Bir sayfa yazı yazdım, sinek ikili. Konu kapandı, cevap veremediler” dedi.
‘Hedef 1 milyon üye’ projesinde ücretler nasıl olacak? Bu ücretler konuşulurken kongrede kavga çıktı’ sorusuna Aziz Yıldırım, “Başkanınız o, başkanınıza saygılı olacaksınız” diye cevap verdi. – İSTANBUL
]]>Fenerbahçe’nin 29 yaşındaki orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında 1-0 kazandıkları Galatasaray derbisinin ardından kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu. Hak ettikleri bir galibiyet elde ettiklerini belirten Yandaş, “Öncelikle takımımızla gurur duyuyorum. Onurumuz, gururumuz ve camiamızın şerefi için çıktığımız bir maçtı. Çünkü bütün sezon yapılanları anlatmamız için bu maçı kazanmamız gerekiyordu. Bunun bilincindeydik. Şansımıza da senaryolarla başlayan bir maç oldu. 11’e 11 iken inanılmaz bir oyun vardı. Çok üstündük, kalemize gelemeyen bir rakip vardı. Sonrasında onlarda biraz tedirginlik başladı. 10 kişi kaldık. Senaryo devam etti. 10 kişi oynarken de kalemize gelememeye devam ettiler. İnanılmaz bir ruh, inanılmaz oyun zekası, taktik disipline bağlı 10 kişi vardı, o dakikadan sonra. İnanılmaz bir mücadele vardı. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Başından sonuna kadar hak ettiğimiz galibiyeti aldık. Tiyatroya son verdik diyebilirim. Şimdi son hafta gidip, tiyatroya onlar devam edebilirler” diye konuştu.
“İnanılmaz organizeler ama sadece bir Fenerbahçe arması hepsine yetti”
Derbi atmosferlerinin gergin ve keyifli olduğunu belirten 29 yaşındaki futbolcu, “Derbi atmosferleri gergin ve bir o kadar da keyifli olur. Ben de orada gergin bir ortam olacağını biliyordum. Bunu planlamadım ama yürürken bana küfür etmeye başladıklarında onlara tertemiz, şerefli, onurlu, gururlu armamızı gösterdim. Bu zaten yetti. O günden beri herkes konuşuyor. Ne yaptım? El hareketi mi yaptım, ağzımdan kötü bir söz mü çıktı? Hayır. Maçtan sonra sorulan soruya da cevap vermiştim. İnanılmaz organizeler ama sadece bir Fenerbahçe arması hepsine yetti” ifadelerini kullandı.
“Onur ve gurur mücadelesi verdik”
Yabancı oyuncuların da takımdaki yerli futbolcular kadar camiayı sahiplendiğini söyleyen Mert Hakan Yandaş, “Belki biraz fazla olabilir ama bence Fenerbahçe tarihinin en karakterli oyuncu gruplarından biri bu. Bana öyle geliyor. Tabii ki büyüklerimiz bunu daha doğru değerlendirir ama gerçekten burada inanılmaz bir oyuncu grubu var. Sezon başından bugüne kadar; o gün yaşadıklarımıza rağmen, inanılmaz tepki veren ve birlikte kalan bir ekip var. Bir gün olsun arasında sıkıntı yaşamayan topluluk var. Nasıl anlatsam bilmiyorum. İnanılmaz bir yabancı oyuncu grubumuz var. Bu kadar sahiplenmeleri beni çok onurlandırıyor, çok mutlu ediyor. Her şeyin farkında olmaları ve camiayı Türk oyuncular kadar sahiplenmeleri çok önemli. Bu sene bunu inanılmaz başardık. Çok büyük karakterler ve çok büyük oyuncular var. Kim eksik olursa olsun sezon boyunca zaten hep reaksiyon veren bir camia, reaksiyon veren bir oyuncu grubu olduk. Bizim için kimin oynadığının kimin oynamadığının bir önemi yok. Herkes çıkıp elinden geleni yapıyor. O gün de onur ve gurur mücadelesi verdik” şeklinde konuştu.
“Bozduğumuz ittifakların sevinciydi”
Taraftarların derbide çok iyi ortam oluşturduğunu ve maç sonu sevinçlere dair de açıklamalar yapan tecrübeli futbolcu, “Öncelikle deplasmana gelen taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Saha içinde her saniye onların sesini duydum. Bir dakika bile seslerini duymadığım an olmadı. İnanılmaz bir ortam ve atmosfer oluşturdular. Sanki evimizde oynuyormuş, gibiydik. Hatta evimizde oynadığımız maçlardan daha iyiydi, diyebilirim. Onlara çok teşekkür ederim. Camiamız her şeyin farkında. Oyuncu grubunun ne kadar karakterli ve dik durduğunun farkında. O aslında bunun kutlaması ve sevinciydi. Bozduğumuz ittifakların sevinciydi. O yüzden onlara da sonsuz teşekkür ediyorum. Bizleri inanılmaz karşıladılar. Sağ olsunlar, iyi ki varlar” cümlelerine yer verdi.
Son olarak maç sonu tribünlerdeki kutlamalara dair de düşüncelerini aktaran Yandaş, “Sağ olsunlar, çok güzel şarkılar açmışlar. Oraya geldiler, o kadar emek verdiler. Eğlenmek tabii ki onların da hakkı” dedi. – İSTANBUL
]]>Mert Hakan Yandaş’ın açıklamaları şöyle;
“TİYATROYA SON VERDİK”
“Öncelikle takımımızla gurur duyuyorum. Onurumuz, gururumuz ve camiamızın şerefi için çıktığımız bir maçtı. Çünkü bütün sezon yapılanları anlatmamız için bu maçı kazanmamız gerekiyordu. Bunun bilincindeydik. Şansımıza da senaryolarla başlayan bir maç oldu. 11’e 11 iken inanılmaz bir oyun vardı. Çok üstündük, kalemize gelemeyen bir rakip vardı. Sonrasında onlarda biraz tedirginlik başladı. 10 kişi kaldık. Senaryo devam etti. 10 kişi oynarken de kalemize gelememeye devam ettiler. İnanılmaz bir ruh, inanılmaz oyun zekası, taktik disipline bağlı 10 kişi vardı, o dakikadan sonra. İnanılmaz bir mücadele vardı. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Başından sonuna kadar hak ettiğimiz galibiyeti aldık. Tiyatroya son verdik, diyebilirim. Şimdi son hafta gidip, tiyatroya onlar devam edebilirler.
“BİR FENERBAHÇE ARMASI HEPSİNE YETTİ”
Derbi atmosferleri gergin ve bir o kadar da keyifli olur. Ben de orada gergin bir ortam olacağını biliyordum. Bunu planlamadım ama yürürken bana küfür etmeye başladıklarında onlara tertemiz, şerefli, onurlu, gururlu armamızı gösterdim. Bu zaten yetti. O günden beri herkes konuşuyor. Ne yaptım? El hareketi mi yaptım, ağzımdan kötü bir söz mü çıktı? Hayır. Maçtan sonra sorulan soruya da cevap vermiştim. İnanılmaz organizeler ama sadece bir Fenerbahçe arması hepsine yetti.

“ONUR VE GURUR MÜCADELESİ VERDİK”
Belki biraz fazla olabilir ama bence Fenerbahçe tarihinin en karakterli oyuncu gruplarından biri bu. Bana öyle geliyor. Tabii ki büyüklerimiz bunu daha doğru değerlendirir ama gerçekten burada inanılmaz bir oyuncu grubu var. Sezon başından bugüne kadar; o gün yaşadıklarımıza rağmen, inanılmaz tepki veren ve birlikte kalan bir ekip var. Bir gün olsun arasında sıkıntı yaşamayan topluluk var. Nasıl anlatsam bilmiyorum. İnanılmaz bir yabancı oyuncu grubumuz var. Bu kadar sahiplenmeleri beni çok onurlandırıyor, çok mutlu ediyor. Her şeyin farkında olmaları ve camiayı Türk oyuncular kadar sahiplenmeleri çok önemli. Bu sene bunu inanılmaz başardık. Çok büyük karakterler ve çok büyük oyuncular var. Kim eksik olursa olsun sezon boyunca zaten hep reaksiyon veren bir camia, reaksiyon veren bir oyuncu gurubu olduk. Bizim için kimin oynadığının kimin oynamadığının bir önemi yok. Herkes çıkıp elinden geleni yapıyor. O günde onur ve gurur mücadelesi verdik.

“BOZDUĞUMUZ İTTİFAKLARIN SEVİNCİYDİ”
Öncelikle deplasmana gelen taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Saha içinde her saniye onların sesini duydum. Bir dakika bile seslerini duymadığım an olmadı. İnanılmaz bir ortam ve atmosfer yarattılar. Sanki evimizde oynuyormuş, gibiydik. Hatta evimizde oynadığımız maçlardan daha iyiydi, diyebilirim. Onlara çok teşekkür ederim. Camiamız her şeyin farkında. Oyuncu grubunun ne kadar karakterli ve dik durduğunun farkında. O aslında bunun kutlaması ve sevinciydi. Bozduğumuz ittifakların sevinciydi. O yüzden onlara da sonsuz teşekkür ediyorum. Bizleri inanılmaz karşıladılar. Sağ olsunlar, iyi ki varlar. (Maçtan sonra tribünde kutlamalar) Sağ olsunlar, çok güzel şarkılar açmışlar. Oraya geldiler, o kadar emek verdiler. Eğlenmek tabii ki onların da hakkı.”
]]>(İZMİR) – Güzeltepe Spor Kulübü; yüzlerce öğrenciyi, Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksekokullarına kazandırarak eğitim hayatlarına katkıda bulundu. Kulüp ayrıca spor sayesinde çocukları kötü alışkanlıklardan da uzak tutarak bölgedeki madde kullanımını tamamen bitirmeyi hedefliyor.
İzmir’in Çiğli ilçesinde 1998 yılından bu yana faaliyet gösteren Güzeltepe Spor Kulübü, semtteki çocukları madde kullanımı gibi kötü alışkanlıklardan, spor sayesinde uzak tutarak sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine öncülük ediyor. TUNÇ BESYO kursu ile iş birliği yapan kulüp, çocuklara üniversite kapısı açıyor, mahalledeki okuma yazma oranını da arttırıyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Kulüp Başkanı Şahverdi Aydemir, asıl hedeflerinin ise spor sayesinde bölgedeki madde kullanımını tamamen bitirmek olduğunu vurguladı.
“Madde kullanımını tamamen bitirmek istiyoruz”
Spor yoluyla çocukların ufuklarını açmak istediklerini ve bölgedeki madde kullanımını tamamen bitirmeyi hedeflediklerini belirten Güzeltepe Spor Kulübü Başkanı Şahverdi Aydemir şöyle konuştu:
“Öncelikli misyonumuz genç kardeşlerimizin spor yoluyla ufuklarını daha çok açmak. Hayallerine ortaklık ve tanıklık etmek. Çevremizde yaşanan olaylara duyarsız kalmamak. Okuma alışkanlığına teşvik ediyoruz. Yani Güzeltepe Spor Kulübü’nün ülkenin gençleriyle bir derdi var. Misyonu budur. Bizim hedefimiz daha sağlıklı nesiller yetiştirmek. Buradaki parklarda bir madde kullanan çocuğu gördüğümüz zaman arkadaşlar biz eksik çalışıyoruz, eksiltmeye devam diyoruz. Bu bölgede madde kullanımını tamamen bitirmek istiyoruz onun için çabalıyoruz. Bunun da spor ile mümkün olduğunu biliyoruz. Buraya sporu, sanatı katmak için de elimizden geleni yaptık. Gençler sağlıklı olsun, gençlerimiz. Kötü alışkınlıklara gitmesin, doğru yetişsin. Yani doğru zihinler olsun bizim Güzeltepe’deki bütün derdimiz bu. Sadece yeşil yer burası kaldı yani çocukların spor yapabileceği yer, biz de elimizden geldiğince burayı korumaya gayret ediyoruz. Burada doğru bireyler yetiştirmek için elimizde, yüreğimizde, cebimizde ne varsa gelecek için hepimiz burada seferber olmuşuz”
“Güzeltepe’yi yaşanır hale getirmek için uğraştık”
Güzeltepe’yi daha yaşanır bir hale getirdiklerine vurgu yapan Aydemir, “Güzeltepe’de o ön yargıyı kaldırmak için hiç uğraşmadık. Ben ön yargıyı kaldırmanın ön Yargıya inanmak olduğunu düşünüyorum. Biz sadece yaşadığımız yeri yaşanır hale getirmek için uğraştık. Bu da dünya görüşümüzle beraber adaletli, emekten yana, alın terini sahada veren çocuğun yanında olarak daha doğru yetişmesi adına her şeyimizi ama her şeyimizi bu sahanın ortasına yani üç tane mahallemizi bu sahaya koyduk, sığdırdık. Futbol gelir geçer ama bizlerin buralarda çocukların aile, eğitim yaşamlarına bir nebze yararımız olursa ne mutlu bize. Bizim bütün misyonumuzda vizyonumuzda, büyümemizde, gelişmemiz de kendi toplumumuzdaki gençlerden ve çocuklardan yana. Buralara ilk geldiğimizde bölgede suç oranları fazlaydı, madde kullanımı fazlaydı. Zamanla Güzeltepe Spor Kulübü’nün faaliyetlerini okullara anlattık Kulüp okul iş birliği yaptık. Aynı zamanda çocuklarımızın devamsızlıklarını, ders notlarını her daim takip ettik ve etmeye devam ediyoruz. Çocuklarımızı en az liseden mezun etmeye gayret ettik. O çocuklar okul takımlarında forma giydi yani aslında bütün okul takımlarının karakterli kaptanlarını Güzeltepe formasından yarattık” ifadelerini kullandı.
“Yüzlerce çocuğu üniversiteye kazandırdık”
Kulüp ve TUNÇ BESYO kursunun iş birliği sayesinde yüzlerce çocuğu üniversiteye kazandırdıklarının altını çizen Başkan Aydemir şöyle konuştu:
“Kulübümüzün altyapısından yetişen Tuncay Kıltepe kardeşim 2008 yılında TUNÇ BESYO hazırlık kursunu oluşturdu ve bu sayede kulüp kurs iş birliği ile Güzeltepe’de eğitime de katkı koyduk. Güzeltepe’nin şöyle bir şeyi var buradan yetişen 500 üniversite öğrencisi var. Biz bu olanağı yaratmak için burada 24 yılda çeşitli dostlarımızla mücadele ettik. Yanımızda 14 tane antrenör, 11-12 tane yönetici ve Güzeltepe halkı ile kulübümüzü büyütüyoruz. Kulübümüz bu yönde akademi olma yoluna gidiyor yani istiyor ki öğrencisi liseyi bitirsin, BESYO’ya gitsin farklı bir bölüme gitsin. Futbol oynamayabilir ama ne bileyim iyi bir doktor olsun iyi bir mühendis olsun. Mahallemizde böyle örnekler var fakat bunların daha da çoğalacağını bilsinler. Doktorlarımız, avukatlarımız, savcılarımız ve milli sporcularımız var mahallede. Biz bunları çoğaltmak için yoğun bir şekilde uğraşıyoruz. Şu an kulüp bünyesinde antrenörlük yapan arkadaşlarımızın hepsi biz de top oynamış, Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümü okumuş atanamayan kardeşlerimiz halk eğitim vasıtasıyla biz de çalışıyorlar hem de KPSS’ye hazırlanıyorlar. Sınavı kazanıp ülkemizin çeşitli illerinde Beden Eğitimi Öğretmenliği yapıyorlar. Buradaki 11-12 antrenörümüzün hepsi kendi içimizden kardeşimiz”
“Yerel yönetimler ve devlet bu işi desteklemeli”
Amatör Spor Kulüplerinin birer sivil toplum örgütü olduğuna değinen Şahverdi Aydemir, “Amatör Spor Kulüplerini yerel yönetimler ve devlet desteklemeli. Çünkü büyük bir kamuyu oluşturuyorlar. Ülkenin en genç dinamik sivil toplum örgütleri olduğuna inananlardanım. Siz buraya geldiniz gördünüz arkanızda 2014- 2015 yaş grubu çalışıyor diğer tarafta farklı yaş grubu çalışıyor. Sahaların dışında ülkenin neresinde böyle örgütlü bir çalışma var ki? Kamuların buraya yardım etmesi lazım. Onun için belediyeler, yerel yönetimler ve devlet bu işi daha çok desteklemeli” dedi.
]]>Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi:
“UEFA bizden stat ismi istedi biz de Tüpraş Stadı’nı aday olarak gösterdik”
“Avrupa Şampiyonası’nda hedefimiz önce gruplardan çıkmak”
İSTANBUL – Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye Kupası Finali’nin ardından yaptığı açıklamada, taraftarların maça olan ilgisinden memnun olduğunu vurgulayarak, “İki takım da futbolu çirkinleştirmeden oynadı” dedi.
Ziraat Türkiye Kupası Finali’nde Beşiktaş, Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda karşılaştığı Trabzonspor’u 3-2 mağlup ederek kupaya uzanan taraf oldu. Karşılaşmanın ve kupa töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bugünkü maçta da geçtiğimiz hafta iki başkanımız bizi ziyaret etti. İki başkana da teşekkür ediyorum. Olimpiyat Stadı’nda bugün 60 bin 464 biletli seyirci vardı. Neredeyse Şampiyonlar Ligi Finali gibiydi” diye konuştu.
“UEFA bizden stat ismi istedi biz de Tüpraş Stadı’nı aday olarak gösterdik”
UEFA’nın 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali’nin Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda oynanacağının hatırlatılması üzerine Başkan Büyükekşi, “Bu finalleri almak kolay olmuyor. Geçen sene 17 Mayıs’ta bu süreç başladı. Aday olmak için müracaat süresi 17 Temmuz’da bitiyordu. Başta Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız hepsi bu turnuvanın yapılabilmesi için imzaları attılar. Evrakları tamamladıktan sonra Beşiktaş Stadı’nı aday gösterdik. UEFA bizden stat ismi istedi biz de Tüpraş Stadı’nı aday olarak gösterdik. 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali’ni, 2027’de UEFA Konferans Ligi için aday gösterdik. Ankara’da yeni bir stat yapılıyor. 2027 yılındaki finali oraya almayı planlıyoruz. 2032’de İtalya’yla birlikte ev sahipliği yapacağız. Geçen sene Şampiyonlar Ligi Finali vardı, bunların hepsi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yapılan stadyumlar ve çok güzel otoyollar, köprüler, havaalanları da bizim büyük avantajımız. 2032’ye şu anda hazırız. İtalyanlar yeni statlar yapmayı planlıyorlar. Bizim bu final maçlarını almamız Türkiye’deki tesislerin hazır olması bize destek sağladı. O yüzden Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.
“İki takım da futbolu çirkinleştirmeden oynadı”
Kaybedenin kazananı tebrik ettiği bir maç olduğunu vurgulayan Başkan Mehmet Büyükekşi, “Şehitlerimize rahmet diliyorum, o yüzden konser programını yapmadık. Türkiye’ye örnek olması gereken, kadınlar, çocuklar, aileler bu maça gelsin istiyorduk, öyle oldu. İki takım da güzel oynadı. Futbolu çirkinleştirmeden oynadılar. Kazananın kaybedeni tebrik ettiği bir maç temenni etmişti iki başkan. Hocalar birbirini tebrik etti, futbolcular birbirlerini alkışladılar. Futbol bir savaş değil, dostluk, kardeşlik, sevgi, barış oyunu. Bunu seyrederken zevk almamız lazım. Küfür ederek, sahaya yabancı madde atarak yapılacak bir şey değil” açıklamalarını yaptı.
“Hedefimiz önce gruplardan çıkmak”
Avrupa Şampiyonası hakkında da konuşan Başkan Mehmet Büyükekşi, “Montella hocamız bu akşam ya da yarın milli takım aday kadrosunu açıklayacak. 4 Haziran’da İtalya’yla maçımız var. Bu maçtan sonra hocamız Ümit Milli Takımı da İtalya’ya götürecek. Oynamayanlar, bir gün sonra 30’ar dakikalık hazırlık maçı yapacaklar. Sonra da Polonya’ya kampa geçecekler. 7 Haziran’da 26 kişilik kadroyu bildirmemiz gerekiyor. 18 Haziran’da Gürcistan’la ilk maçı yapacağız, hedefimiz önce gruplardan çıkmak. Almanya’da olması bizim için büyük avantaj. Almanya, Belçika, Hollanda ve Fransa’da 4,5 milyondan fazla Türk yaşıyor. Vatandaşlarımızın büyük bilet talebi var. Hedefimiz turnuvada başarılı olmak, vatandaşların yüzünü güldürmek. Milli takım hepimizin milli takımı, birlikte sevinip birlikte üzüleceğimiz bir milli takım” diye konuştu.
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un gelecek sezon Türkiye Kupası’na katılmayacaklarına dair açıklamalarına da cevap veren Başkan Büyükekşi, “Böyle bir şey gündemimizde yok. Önümüzdeki yıl talimatları açıklandığında katılmak istemeyen takımlarla ilgili neler uygulayacağız göreceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Kastamonuspor Kulüp Başkanı Aygün:
“3 günlük savaşın sonunda takımımız şehre geldi”
KASTAMONU – Iğdır FK ile oynanan karşılaşma öncesinde ve sonrasında taşlı saldırıya uğrayan Kastamonuspor kafilesi, Kastamonu’da taraftarlar tarafından coşkuyla karşılandı. GMG Kastamonuspor Kulüp Başkanı Cengiz Aygün, Iğdır’daki 3 günlük mücadelenin sonunda takımın Kastamonu’ya gelebildiğini söyledi.
TFF 2. Lig Kırmızı Grup 3. Play-Off karşılaşmasında Iğdır Futbol Kulübü ile karşılaşan GMG Kastamonuspor, sahadan 2-1 yenik ayrıldı. Karşılaşma öncesi ve sonrasında GMG Kastamonuspor kafilesine yönelik Iğdır Futbol Kulübü taraftarları tarafından taşlı, şişeli saldırılar yapıldı. Iğdır Futbol Kulübü taraftarları tarafından Kastamonuspor oyuncularının bulunduğu otobüsün camlarını kırdı, futbolcuları da yaraladı. Çıkan olaylarda GMG Kastamonuspor futbolcularından kaleciler Abdullah Yiğiter ve Yasin Davuş yaralandı. Ayrıca olaylara biber gazı kullanarak önüne geçmeye çalışan bir polis memuru da yaralandı. Yaşanan olayların ardından Iğdır’dan polis eşliğinde ayrılan Kastamonuspor kafilesi, Kastamonu’ya dönüş yaptı. Kastamonuspor kafilesi, Kastamonu’da Cumhuriyet Meydanı’nda taraftarlar tarafından karşılandı. Taraftarlar, meşaleler yakarak, “Şampiyon Kastamonuspor” sloganları attı. Taraftarlar, Kastamonuspor kafilesine yönelik saldırılara tepki gösterdi.
“3 günlük savaşın sonunda geldiler”
Kendilerini büyük coşkuyla karşılayan Kastamonuspor taraftarına sağduyu çağrısında bulunan Kastamonuspor Kulüp Başkanı Cengiz Aygün, “Kastamonu, bu ülkenin incilerinden bir tanesidir. Şeyh Şabanı Veli Hazretlerinin, Şehit Şerife Bacıların, daha birçok kahramanın var olduğu muhteşem bir şehir. Ben, Ankara’dan takımımızı alıp burada taraftarımızla buluşmaya geldik. Bizim futbolcularımız maalesef Iğdır’a gitti. Takımımız Iğdır’ı indikten sonra Sayın Vekilimiz Alagöz’ü aradım. Bu olayları yapan herkesi yuhulayacağız ama şahıslar üzerinden ben, sizin bir kardeşiniz, ağabeyiniz olarak hiç kimseye küfür ettirmem. Bu etik değil, doğru da değil. Tepkilerinize sonuna kadar katılıyorum. Futbolcularımız maalesef Iğdır’da darp edildi. Bir takım olaylar yaşandı. Bu saatte bunları uzun uzun anlatmayacağım. Sonuç olarak bu gençlerimiz, bu aslan parçaları ile Iğdır’da üç günlük savaş yaşadık. 3 günlük savaşın sonunda geldiler, taraftarımızın bağrına teslim oldular. Bundan sonrası sizin işiniz” dedi.
“Kastamonu her zaman kendisine yakışanı yapacaktır”
Taraftarlara seslenen Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, “Kastamonu’yu ne kadar anlatsak az. Öfkenizi, tepkinizi anlıyoruz. Ama şunu bilin, kim ne yaparsa yapsın Kastamonu her zaman kendisine yakışanı yapacaktır. Mücadele henüz bitmedi. Mücadele devam ediyor. Bu mücadeleyi Kastamonu’nun kazanacağına yürekten inanıyorum. Bizler, Kastamonu’ya yakışanı yapacağız. Iğdır’da yaşananlara sessiz kalanı, orada yaşananları görmezden geleni biz kamuoyuna anlatacağız. Bu işin peşini de bırakmayacağız. Onun da mücadelesini sonuna kadar vereceğiz. Ama şimdi kenetlenme ve takımımızın arkasında durma zamanıdır. Ben tekrar takımımıza başarılar diliyorum. Başaracaklarına da yürekten inanıyorum” diye konuştu.
GMG Kastamonuspor Takım Kaptanı Abdulaziz Solmaz da, “Bizler sahada gereken mücadeleyi verdik. Allah’ın izniyle de pazartesi günü burada taraftarımızla birlikte turu geçerek en güzel cevabı Kastamonu halkı olarak tüm Türkiye’ye göstereceğiz” şeklinde konuştu.
Çıkan olaylarda yaralanan GMG Kastamonusyor kalecisi Yasin Davuş ise, “Biz, takım olarak hocalarımızla, oyuncularımızla, idarecilerimizle sahanın dışında olsun içerisinde olsun bir hayli mücadele verdik. Hoş olaylar yaşanmadı. Ama şunu da unutmasınlar kimse Kastamonuspor armasından büyük değil. Yarından itibaren tamamen maça konsantre olup turu en iyi şekilde geçebilmenin yoluna bakıp hep beraber bizler saha içerisinde taraftarımızda sahanın dışında tribünde hep beraber görevimizi yerine getirerek finale gideceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, GMG Kastamonuspor takım otobüsü konvoyla tesislere kadar uğurlandı.
]]>TFF 2. Lig Kırmızı Grup 3. Play-Off karşılaşmasında Iğdır Futbol Kulübü ile karşılaşan GMG Kastamonuspor, sahadan 2-1 yenik ayrıldı. Karşılaşma öncesi ve sonrasında GMG Kastamonuspor kafilesine yönelik Iğdır Futbol Kulübü taraftarları tarafından taşlı, şişeli saldırılar yapıldı. Iğdır Futbol Kulübü taraftarları tarafından Kastamonuspor oyuncularının bulunduğu otobüsün camlarını kırdı, futbolcuları da yaraladı. Çıkan olaylarda GMG Kastamonuspor futbolcularından kaleciler Abdullah Yiğiter ve Yasin Davuş yaralandı. Ayrıca olaylara biber gazı kullanarak önüne geçmeye çalışan bir polis memuru da yaralandı. Yaşanan olayların ardından Iğdır’dan polis eşliğinde ayrılan Kastamonuspor kafilesi, Kastamonu’ya dönüş yaptı. Kastamonuspor kafilesi, Kastamonu’da Cumhuriyet Meydanı’nda taraftarlar tarafından karşılandı. Taraftarlar, meşaleler yakarak, “Şampiyon Kastamonuspor” sloganları attı. Taraftarlar, Kastamonuspor kafilesine yönelik saldırılara tepki gösterdi.
“3 günlük savaşın sonunda geldiler”
Kendilerini büyük coşkuyla karşılayan Kastamonuspor taraftarına sağduyu çağrısında bulunan Kastamonuspor Kulüp Başkanı Cengiz Aygün, “Kastamonu, bu ülkenin incilerinden bir tanesidir. Şeyh Şabanı Veli Hazretlerinin, Şehit Şerife Bacıların, daha birçok kahramanın var olduğu muhteşem bir şehir. Ben, Ankara’dan takımımızı alıp burada taraftarımızla buluşmaya geldik. Bizim futbolcularımız maalesef Iğdır’a gitti. Takımımız Iğdır’ı indikten sonra Sayın Vekilimiz Alagöz’ü aradım. Bu olayları yapan herkesi yuhulayacağız ama şahıslar üzerinden ben, sizin bir kardeşiniz, ağabeyiniz olarak hiç kimseye küfür ettirmem. Bu etik değil, doğru da değil. Tepkilerinize sonuna kadar katılıyorum. Futbolcularımız maalesef Iğdır’da darp edildi. Bir takım olaylar yaşandı. Bu saatte bunları uzun uzun anlatmayacağım. Sonuç olarak bu gençlerimiz, bu aslan parçaları ile Iğdır’da üç günlük savaş yaşadık. 3 günlük savaşın sonunda geldiler, taraftarımızın bağrına teslim oldular. Bundan sonrası sizin işiniz” dedi.
“Kastamonu her zaman kendisine yakışanı yapacaktır”
Taraftarlara seslenen Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, “Kastamonu’yu ne kadar anlatsak az. Öfkenizi, tepkinizi anlıyoruz. Ama şunu bilin, kim ne yaparsa yapsın Kastamonu her zaman kendisine yakışanı yapacaktır. Mücadele henüz bitmedi. Mücadele devam ediyor. Bu mücadeleyi Kastamonu’nun kazanacağına yürekten inanıyorum. Bizler, Kastamonu’ya yakışanı yapacağız. Iğdır’da yaşananlara sessiz kalanı, orada yaşananları görmezden geleni biz kamuoyuna anlatacağız. Bu işin peşini de bırakmayacağız. Onun da mücadelesini sonuna kadar vereceğiz. Ama şimdi kenetlenme ve takımımızın arkasında durma zamanıdır. Ben tekrar takımımıza başarılar diliyorum. Başaracaklarına da yürekten inanıyorum” diye konuştu.
GMG Kastamonuspor Takım Kaptanı Abdulaziz Solmaz da, “Bizler sahada gereken mücadeleyi verdik. Allah’ın izniyle de pazartesi günü burada taraftarımızla birlikte turu geçerek en güzel cevabı Kastamonu halkı olarak tüm Türkiye’ye göstereceğiz” şeklinde konuştu.
Çıkan olaylarda yaralanan GMG Kastamonusyor kalecisi Yasin Davuş ise, “Biz, takım olarak hocalarımızla, oyuncularımızla, idarecilerimizle sahanın dışında olsun içerisinde olsun bir hayli mücadele verdik. Hoş olaylar yaşanmadı. Ama şunu da unutmasınlar kimse Kastamonuspor armasından büyük değil. Yarından itibaren tamamen maça konsantre olup turu en iyi şekilde geçebilmenin yoluna bakıp hep beraber bizler saha içerisinde taraftarımızda sahanın dışında tribünde hep beraber görevimizi yerine getirerek finale gideceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, GMG Kastamonuspor takım otobüsü konvoyla tesislere kadar uğurlandı. – KASTAMONU
]]>İşte PFDK’nın Fenerbahçe kararları;
“FENERBAHÇE A.Ş.’nin, 19.05.2024 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 11. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 620.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN 418, 419, 420 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, taraftarlarının ve mensubunun neden olduğu saha olayları nedeniyle 336.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, zaman çizelgesine uygun hareket edilmemesinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 31.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, Antrenörlerin Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatına aykırılık nedeniyle 250.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
FENERBAHÇE A.Ş.’nin, yöneticilerinin müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yapmış oldukları açıklamalarda yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle 600.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılması,
FENERBAHÇE A.Ş. Başkanı YILDIRIM ALİ KOÇ’un, müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yapmış olduğu beyanlarında yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-b maddesi uyarınca ve FDT’nin 11. maddesinin uygulanması suretiyle 90 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 780.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
FENERBAHÇE A.Ş. idarecisi SELAHATTİN BAKİ’nin, müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yapmış olduğu beyanlarında yer alan sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle FDT’nin 36/1-b maddesi uyarınca ve FDT’nin 11. maddesinin uygulanması suretiyle 32 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 150.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. sporcusu İRFAN CAN EĞRİBAYAT’ın, rakip takım mensuplarına yönelik hakareti nedeniyle 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 58.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. sporcusu MERT HAKAN YANDAŞ’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle 5 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 39.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. doktoru ERTUĞRUL KARANLIK’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle 5 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 39.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. görevlisi EMRE KARTAL’ın, Antrenörlerin Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatına aykırılık nedeniyle 1 YIL HAK MAHRUMİYETİ ve 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. görevlisi EMRE KARTAL’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle 90 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. sporcusu JAYDEN QUINN OOSTERWOLDE’nin, rakip takım tribünlerine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 39.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.”
]]>Samsunspor, 11 yıl sonra yükseldiği Süper Lig’in ilk 7 haftasında 1 puan topladıktan sonra Teknik Direktör Hüseyin Eroğlu ile yollar ayrılmış, takımın başına Alman teknik adam Markus Gisdol’u getirmişti. Göreve geldikten sonra ilk olarak Eroğlu döneminde 5’li savunma oynayan Samsunspor’un formasyonunu değiştiren Gisdol, küme düşmesine kesin gözüyle bakılan kulübü orta sıralara kadar yükseltti. Bu sezon takımı ligde tutmayı başaran Gisdol, kulüp sosyal medyasına yaptığı açıklamayla gelecek sezon göreve devam etmeyeceğini söyledi.
“Ayrılmaya karar verdim”
Tüm ikna çabalarına rağmen ayrılmak istediğini file getiren Markus Gisdol, “Geriye dönüp baktığımda, ilk günden itibaren hem kulüpteki çalışanlar hem de Samsun halkı bana çok iyi karşılandığımı hissettirdiler. Samsun’da geçirdiğim süreç, benim için harika ve değerliydi. Bunu kesinlikle unutmayacağım. Bu tecrübe ve süreçte tanıdığım insanlar için çok minnettar olduğumu söyleyebilirim. Öncelikle oyuncularıma bağlılıklarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Dediklerimizi ilk günden itibaren harfiyen yerine getirdiler. Bize inandılar, güvendiler ve bu kolay olmadı. Başkanımız Yüksel Yıldırım’a, yönetimimize ve özellikle Futbol Direktörümüz Fuat Çapa hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Beni ikna etmek için her şeyi yaptılar. Ama ayrılmaya karar verdim. Her şeyden önce bana güvendiler ve bu fırsatı verdiler” diye konuştu.
“Samsunspor ve tanıdığım insanlar her zaman kalbimde olacak”
Samsun’dan çok güzel duygularla ayrılacağını ifade eden Gisdol, “İnanılmaz ve tutkulu olan Samsunspor taraftarına da teşekkür ediyorum. Her zaman arkamızda durup bizlere inanılmaz bir şekilde destek oldular. Onların desteğini arkamızda hissetmek inanılmazdı ve bu sayede puanlar aldık. Bu kararı vermenin kolay olmadığını belirtmem gerekiyor. Benim için çok zor oldu ama sonuç olarak ben buraya başladığımda bir projemiz ve takımı kurtarmak gibi bir görevimiz vardı. Bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirdik ve birlikte başardık. Benim için herkesin bu başarıda bir pay sahibi olması çok önemliydi. Bunu bir aile olarak başarmak harika bir histi. Ama futbolda hiçbir şey sonsuza dek sürmüyor. Bir sonraki adımda ne yapacağımı şu an için bilemiyorum. Kafamı dinlemek ve gelecek hakkında karar vermek için birkaç güne ve biraz dinlenmeye ihtiyacım olduğunu hissediyorum. Ama önümüzdeki günlerde ne olacağını bilemiyorum. Son olarak söylemek istediğim, Samsun’daki herkese yardımlarından ve bir aile olmaktan ötürü teşekkür ediyorum. Samsun’da geçirdiğim bu zamanı asla ama asla unutmayacağım. Samsunspor ve burada tanıdığım insanlar, her zaman kalbimde olacaklardır” şeklinde konuştu.
Markus Gisdol bu sezon Samsunspor’un başında çıktığı 32 karşılaşmada 13 galibiyet, 9 beraberlik ve 10 mağlubiyet aldı. 1,5 puan ortalaması tutturan Gisdol, görevde olduğu sürece ligde en çok puan toplayan teknik adamlar arasında yer aldı. – SAMSUN
]]>Trendyol 1. Lig play-off 2. tur ilk maçında Bodrum FK deplasmanda karşılaştığı Çorum FK ile 1-1 berabere kalarak, avantajlı skorla döndü. Yeşil-beyazlı ekip rövanş karşılaşmasında 24 Mayıs Cuma günü evinde Çorum FK ile mücadele edecek. Karşılaşmada sakatlığı bulunan Süleyman oynamayacak. Erkan ve Celustka’nın durumu ise maç günü netlik kazanacak. Bodrum FK seyirci önünde tur atlayan taraf olup finalde Sakaryaspor ile kozlarını paylaşmak istiyor.
İsmet Taşdemir’den taraftara çağrı
Rövanş maçının değerlendirmesini yapan Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Bu maçların zorluğu çok yüksek. Avantajlı bir skorla buraya gelmedik. İlk yarısı berabere biten, ikinci yarısını oynayacağımız bir müsabaka olarak görüyoruz. Finalde oynamak istiyoruz ama karşımızda da finalde en az bizim kadar olmak isteyen bir takım var. İki denk takımın mücadelesi olacak. İlk maçta çok güzel bir mücadele oldu. 2. maçta da aynı mücadele devam edecektir. İnşallah kazanan taraf oluruz. Çorum Futbol Kulübü 1. Lig’e çıktı ve bu başarıyı yakaladı, final istiyorlar, bir üst ligde oynamak istiyorlar. Oyunun gidişatındaki tepkileri bence biraz fazlaydı. Taraftarlar ortamı biraz fazla gerdi. Taraftarların ilk kez böyle bir coşkuyu yakından hissettikleri için birazcık abarttıklarını düşünüyorum. Futbolda bunlar normal, sahada iki çok iyi mücadele eden takım vardı. Onlar da hem takımlarını destekleyip, bizi de aşağı çekmek istediler ama oyuncularım ona müsaade etmedi” dedi.
“Her maçın hikayesi farklı”
Her maçın hikayesinin farklı olduğunu belirten Taşdemir, “Geçen sene play-off finali oynadık diye bu sene de aynı şekilde oynamamız bir avantaj teşkil etmeyecektir. Çünkü her maçın hikayesi, her takımın farklı bir oyunu o yüzden her maçın zorluğu var. Bu maçta onlardan bir tanesi. Geçen sene play-off oynadık diye biz tecrübeliyiz diyemiyorum. Her maç zordur ve hikayesi farklıdır. Eksiklerimiz var; Erkan ve Celuska’nın devam eden ufak tefek rahatsızlıkları var. Erkan takımda idmanlara çıkmaya başladı. Celuska’yı da bir deneyeceğiz. Süleyman hepimizi çok üzdü, takımımız için çok etkili ve iyi bir oyuncuydu. Bu son maçta onu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yaklaşık 8 ay sahalardan uzak kalacak. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Taraftarlarımızdan ricam, zorluk eşiği yüksek bir maç, bizi sonuna kadar desteklesinler, sadece bizimle olsunlar, sadece bizim oyunumuza bağlı kalsınlar, diğer etkenlere yönelmesinler. Biz onlarla birlik olduğumuz zaman, aynı duyguları yaşadığımız sürece hep başarılı olduk, bundan sonrada başarılı olacağız. Taraftarlarımızdan ricam, maçın son düdüğüne kadar bizi desteklemeleridir. Desteklerinden hiç şüphem yok” diye konuştu.
Bodrum FK’nın 22 yaşındaki futbolcusu Ahmet Aslan ise, “Maç hazırlıklarına başladık. Çorum’da berabere bir sonuç aldık. Ne kadar avantajlı gözükse de bizim için maçın ilk yarısı bitti. Cuma günü ikinci yarısını oynayacağız. Aynı şekilde aynı disiplinde maçı kazanıp, finale çıkmak istiyoruz. Takım gayet motive herkes bir birine sahip çıkıyor. Ortamımız gayet iyi inşallah finale çıkıp gecen sene yapamadığımızı bu sen yapmak istiyoruz” ifadelerini kulandı. – MUĞLA
]]>İtalyan Teknik Direktör Gian Piero Gasperini, Atalanta’nın başında 8. sezonunu UEFA Avrupa Ligi kupası ve Şampiyonlar Ligi vizesi ile tamamlıyor. Haziran 2016’da imza attığı mavi-siyahlı ekipte uyguladığı sistemle her geçen sezon adından söz ettiren Gasperini, Serie A ve Avrupa kupalarında aldığı sonuçlarla dikkatleri üzerine çekti.
İlk sezonunda topladığı 72 puanla ligi 4. sırada tamamlayan Atalanta, Avrupa Ligi biletini cebine koydu. Bir sonraki sezon inişli-çıkışlı performans sergileyen İtalyan ekibi, Avrupa Ligi grubunu ise 14 puanla namağlup lider tamamladı. Son 32 turunda Borussia Dortmund’a elenen Atalanta, İtalya Kupası’nda o sezon kupayı müzesine götürecek olan Juventus’a yarı finalde kaybetti.
Şampiyonlar Ligi rüyası
2018-2019 sezonunda ilk 8 karşılaşmada tek galibiyet alan Gasperini’nin öğrencileri, UEFA Avrupa Ligi’nde 3 eleme turu sonunda gruplara kalamazken yoluna Serie A ve İtalya Kupası’nda devam etti. Mavi-siyahlılar galibiyet serisiyle çıkışa geçerken kupada bu kez Juventus’u saf dışı bırakmayı başardı ve finale kadar devam etti. Roma Olimpiyat Stadı’nda Lazio ile karşılaşan Atalanta sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. Ligde son 13 maçta yenilgi yaşamayan Atalanta, 69 puan toplayarak ligi 3. sırada tamamladı ve Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım sağladı. Duvan Zapata, Josip Ilicic ve Papu Gomez performanslarıyla yıldızı parlarken, Atalanta 77 golle Serie A’nın en golcü takımı oldu.
2019-2020 sezonunda ligde başarılı sonuçlar alan Atalanta, Şampiyonlar Ligi’ne ise mağlubiyet serisiyle başladı. Manchester City, Shakhtar ve Dinamo Zagreb ile oynadıkları 3 maçta puanla tanışamazken, kalelerinde 11 gol gördü. Gasperini kalan 3 maçta ise 2 galibiyet, 1 beraberlik aldı ve Manchester City’nin ardından 7 puanla gruptan çıkmayı başardı. Son 16 turunda İspanyol takımı Valencia’yı ilk maçta 4-1 ile geçen Atalanta, rövanşta da geri dönüşe imza atarak Josip Ilicic’in 4 golle tarih yazdığı müsabakadan (3-4) galip ayrılarak adını çeyrek finale yazdırdı.
Mart 2020 yılında futbolun durmasına sebep olan Korona virüs salgını sonrası haziran ayında ligler yeniden başlarken Atalanta da galibiyet serisini sürdürdü. Bu süreçte üst üste 9 maçlık galibiyet serisine imza atan Gasperini’nin öğrencileri sezonu 98 golle ve şampiyon Juventus’un 5 puan gerisinde 78 puanla 3. sırada tamamladı.
Pandemi nedeniyle tek maç üzerinden Portekiz’de oynanan Şampiyonlar Ligi çeyrek final turunda Paris Saint-Germain’e 2-1’lik skorla elendi. Bu sezonda da Luis Muriel, Duvan Zapata ve Josip Ilicic gol yükünü çeken isimler oldu.
Üst üste 3 sezon en golcü takım
Korona virüs salgını altında başlayan 2020-2021 sezonunda Atalanta, bu kez Şampiyonlar Ligi gruplarında Liverpool, Ajax ve Midtjylland takımlarıyla eşleşti. Golcü kimliğini Serie A’da sürdüren mavi-siyahlılar, Şampiyonlar Ligi’nde 10 puan topladı ve grubu ilk 2’de bitirmeyi başardı. Son 16 turunda Real Madrid’e iki maçta da kaybeden Atalanta, turnuvaya veda ederken yoluna iki kulvarda devam etti. İtalya Kupası’nda yine final oynama başarısı gösteren Bergamo ekibi, Juventus’a 2-1 kaybetti. Ligde ise 38 maçta 23 galibiyet, 9 beraberlik ve 6 mağlubiyetle 78 puanla 3. sırada bitirdi. Atalanta, bu sezon da rakip filelere 90 gol göndererek üst üste 3 sezonda ligin en golcü takımı olmayı başardı.
Avrupa Ligi’nde çeyrek final
Sezona Şampiyonlar Ligi grup aşamasından başlayan Atalanta, istediği sonuçları alamasa da Serie A’da 17 müsabakada 11 galibiyet, 4 beraberlik elde etti ve ilk 3’te yer aldı. Devler Ligi’nde Manchester United ve Villarreal’in ardından 6 puanla grubu 3. tamamlayan mavi-siyahlılar yoluna Avrupa Ligi’nde devam etti. Kupa 2’de sırasıyla Olympiakos ve Bayer Leverkusen’i eleyen İtalyanlar, çeyrek finalde RB Leipzig’e boyun eğdi. Serie A’nın ikinci yarısında da düşüşe geçen Atalanta, sezonu 59 puanla 8. sırada tamamladı.
Bir sonraki sezona yine başarılı sonuçlar alarak başlayan Gasperini’nin öğrencileri, özellikle büyük maçlarda istediği sonuçları alamadı. Sezonu 64 puanla 5. sırada bitiren Atalanta Avrupa Ligi vizesi aldı.
Atalanta, Dublin’de tarih yazdı
UEFA Avrupa Ligi D Grubu’nda Sporting, Sturm Graz ve Rakow ile mücadele eden İtalyanlar, 4 galibiyet ve 2 beraberlikle gruptan namağlup lider çıktı. Mavi-siyahlılar bu süreçte ligde de inişli-çıkışlı performans sergiledi. İtalya Kupası’nda da Sassuolo, Milan ve Fiorentina’yı eleyen Atalanta, bir kez daha final oynama başarısı gösterdi. 15 Mayıs’ta Roma Olimpiyat’ta Juventus’la kozlarını paylaşan mavi-siyahlılar, 3. kez sahadan yenilgiyle ayrıldı.
Avrupa Ligi Son 16 Turu’nda aynı grubu paylaştığı Sporting ile eşleşen Atalanta, rakibini 1-1 ve 2-1’lik skorlarla eleyerek çeyrek finale yükseldi. Bu turda zorlu rakibi Liverpool’u ilk maçta deplasmanda 3 golle geçen Atalanta, rövanşta tek golle kaybetse de yarı final biletini cebine koydu. Son 4’te Fransız ekibi Marsilya ile ilk maçta yenişemeyen İtalyan ekibi, sahasında 3-0 kazandı ve finale adını yazdırdı. Bu sezon Avrupa kupaları ve Bundesliga’da namağlup ilerleyen Bayer Leverkusen ile İrlanda’nın başkenti Dublin’de kozlarını paylaşan Gasperini’nin öğrencileri finallerdeki şanssızlığını bu kez kırdı. Ademola Lookman’ın hat-trick yaptığı finalde, hem rakibinin serisini sonlandırdı hem de tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonluğu yaşadı.
2024-2025 sezonu için Şampiyonlar Ligi vizesi almaya hak kazanan Atalanta, Serie A’da ise 2 maçı eksik ve 66 puanla 5. sırada yer alıyor. Takımda bu sezon Lookman’ın yanı sıra Gianluca Scamacca, Teun Koopmeiners ve Charles de Ketelaere performanslarıyla ön plana çıktı.
Gasperini, birçok futbolcunun değerini arttırdı
İtalyan teknik direktör, takımın ekonomik gücünde de önemli rol oynadı. Bu süreçte birçok oyuncusunun yıldızını parlatarak Avrupa’nın büyük takımlarına transferleriyle kulübün kasasını doldurmasında katkı sağladı. Bu isimlerin en başında Danimarkalı golcü Rasmus Hojlund gelirken, Manchester United kulübü yaklaşık 74 milyon Euro bonservis ödedi. Bir başka İngiliz ekibi Tottenham 2022 yazında Cristian Romero’yu 52 milyon Euro karşılığında oyuncuyu kadrosuna katarken, daha sonra Tottenham’a gidecek olan Dejan Kulusevski, ocak 2020’de 39 milyon Euro karşılığında Juventus’a imza attı. Son yıllarda başarılı olan isimlerden Franck Kessie (32 milyon Euro), Alessandro Bastoni (31.10 milyon Euro), Robin Gosens (27.40 milyon Euro), Gianluca Mancini (24 milyon Euro), Jeremie Boga (17 milyon Euro) transferlerinden de önemli gelir elde edildi. 2021-2022 sezonu başında Juventus’tan kiralanan milli futbolcu Merih Demiral için bir sonraki yıl 21 milyon Euro ödenerek bonservisi alınırken, geçtiğimiz yaz Al-Ahli kulübüne yaklaşık 17 milyon Euro’ya satıldı. – İSTANBUL
]]>Çaykur Rizespor, Teknik Direktör İlhan Palut yönetiminde bu haftaya kadar 14 galibiyet, 8 beraberlik ve 15 mağlubiyet alarak 50 puan topladı ve 9. sırada yer alıyor. Ligin 38. ve son haftasında deplasmanda Hatayspor ile karşılaşacak Çaykur Rizespor’da Teknik Direktör İlhan Palut, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
“Kötü bir sezon geçirmedik ama daha iyisini yapabilirdik”
Kötü bir sezon geçirmediklerini fakat daha iyisini de yapmak istediklerini belirten İlhan Palut, “Hatayspor maçı hazırlıklarımız devam ediyor. Haftalık rutin çalışmalar yapıyoruz. Bugün de bir taktik antrenmanımız olacak. Ligin son maçı birçok takım için çok önemli. Bütün takımlar ciddi bir şekilde yerini alacaklar. Güzel maçlar olacak. Hatayspor maçında eksiklerimiz var. Gökhan Akkan ve Emirhan Topçu sezonu kapattı. Akintola, Gustavo ve Zeqiri cezalı oyuncularımız. İyi mücadele etmeye çalışacağız. Kötü bir sezon geçirmedik ama daha iyisini yapabilirdik. Ligin bitimine 6 hafta kala Avrupa’ya katılım düzeyindeydik. Bazı maçlardaki kırılma anları bizi bu hedefimizden ayırdı. Sezona başlarken böyle bir hedefimiz yoktu. Sezon içerisinde kendimize bu hedefi koyduk fakat olmadı. Fena bir sezon değildi. Gittiğimiz takımlarda belli bir oyun kültürümüz var. Bunu takımımıza oturtmaya çalışıyoruz. Oyuncularımıza bu oyunu inandırmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
“Ben Rizespor için şu anda negatif bir şeyin olmadığını düşünüyorum”
Rizespor’da devam etmemesi için negatif bir düşünce içerisinde olmadığına vurgu yapan Palut, “12 bir alt lig oyuncusuyla çokça mücadele ettik. 16 tane transfer. Bunların birçoğu hiç bilinmeyen liglerden geldi. Bir gelişim kadrosu kurduk. Oyuncularım çok iyi performans sergiledi. Daha iyisini de yapabilirdik. Bazen tecrübe de burada önemli. 25.2 yaş ortalamasıyla oynadık. Sahada görev verdiğimiz oyuncuların yaş ortalaması. Ligin en genç takımıydık. Sezon başı konuştuğumuz hedeflere ulaştık. Sezon içerisinde çıtayı yükselttik. Son 3-4 maçta da buradan uzaklaştık. İlk adım attığımız günden beridir insanların yoğun ilgisi ve sevgisiyle karşılaştık. Bugüne kadar artarak devam etti. Hep iyi de gitmedik. Kötü periyotlar da yaşadık. Şehrin bize olan inancı hiç sarsılmadı. Burada yönetim kurulumuzun da bize karşı pozitif bakışı var. Bu takıma olumlu bakış içerisindeyiz. Her şey olumlu gidiyor. Ben Rizespor için şu anda negatif bir şeyin olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Gönül isterdi ilk sezonumuzda büyük hedeflere ulaşalım”
İlk sezondan büyük hedeflere ulaşmak istediklerini fakat ulaşamadıklarını ifade eden İlhan Palut, “Biz bu görüşmelere başlamadan 1 ay öncede Rizespor’un yakın geleceğini ve uzun vadedeki planlarını masaya yatırdık. Biz şöyle düşünmüyoruz imza atana kadar Rizespor’un geleceğini düşünmüyoruz. Zaten bu planlar yapılıyor. Son derece sıcak bir şehir. Büyük bir şehir değil ama doğasıyla insanların samimiyetiyle bana kendimi iyi hissettirdi. Son derece yeşil bir şehir. Son derece güzel mesire alanları var. Bu kadar stresli bir iş yaparken bizleri rehabilite edecek birçok alan var. Burada güzel anılar biriktiriyorum. Gerçekten ilk günden itibaren sevgi ve alakalarından dolayı minnettarım. Gönül isterdi ilk sezonumuzda büyük hedeflere ulaşalım. Biz bir basamak tırmanmadık. En üste çıkamadık” dedi. – RİZE
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinasyonuyla düzenlenen Deniz Aslanı 2024, Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında iki senaryo halinde icra edildi. Daha sonra tatbikata iştirak eden uçar ve yüzer unsurlar, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir’i selamladı. Selamlamanın ardından Tümamiral Ahmet Kendir de tatbikata dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Tatbikatın başarı ile tamamlandığını belirten Kendir, “Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde, Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında icra edilen Deniz Aslanı-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (AAKKM), Sahil Güvenlik Komutanlığı Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM), Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (HVAKKM) ve diğer ilgili kurum/komutanlıklara ait acil durum/harekat merkezleri arasındaki koordinasyon ile Türk arama kurtarma unsurlarının imkan ve kabiliyetlerinin denenmesi, müşterek arama kurtarma faaliyetlerinde iş birliği ve koordinasyonun üst düzeye çıkarılması, Türkiye’nin arama kurtarma imkan ve kabiliyetleri ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi’ndeki uygulamaların uluslararası camiaya duyurulması, tatbikata katılan tüm unsurların arama kurtarma usullerinin uygulanmasına yönelik eğitimlerinin geliştirilmesi, arama kurtarma komuta kontrol sistemlerinin denenmesi, hedeflerine yönelik olarak icra edilmiştir” diye konuştu.
“7 gün 24 saat arama kurtarma faaliyetlerinin icra edilebileceğini gözler önüne serdi”
Tatbikatın fiili kısmına, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin iştirak ettiğini anlatan Kendir, şunları kaydetti:
“Bugün burada başarı ile icra ettiğimiz tatbikat, Türk Arama Kurtarma bölgesinde her türlü hava ve deniz şartında ‘7 gün 24 saat’ arama kurtarma faaliyeti icra edilebileceğini, ulusal ve uluslararası kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. Ülkemizin arama kurtarma teşkilatı içerisinde yer alan tüm kurumları, denizlerimizde oluşabilecek tehlike durumlarına karşı hazırlıklı olmak ve hızlı reaksiyon göstermek üzere sürekli olarak imkan ve kabiliyetlerini geliştirmektedir.”
“Düzensiz göç olayları hızlı, etkin ve sürekli hazır olmaya zorlamaktadır”
Sözlerini sürdüren Kendir, “Tüm dünyayı etkisi altına alarak global bir kriz haline gelen düzensiz göç olayları, dünya kamuoyunun gündemini her geçen gün bu yöne doğru kaydırmakta, denizde arama kurtarma yapan tüm ülkelerin arama kurtarma teşkilatlarını ‘hızlı, etkin ve sürekli hazır’ halde olmaya zorlamaktadır. Türk arama kurtarma bölgesinde 7 gün 24 saat görev yapabilen arama kurtarma unsurlarımızın başarı ile gerçekleştirdiği bu tatbikat, arama kurtarma teşkilatının ve kurumlarının sahip olduğu üst seviyedeki koordinasyonun ve etkinliğin göstergesidir” cümlelerini aktardı.
Konuşmaların ardından TCSG Umut’un helikopter platformunda aile fotoğrafı çektirildi. – İZMİR
]]>Uygun, antrenman öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, iyisiyle, kötüsüyle, sevabıyla, günahıyla bir sezonu tamamladıklarını belirtti.
Yaklaşık 30 yıldır futbolun içerisinde yer aldığını dile getiren Uygun, “Bu kadar zor bir sürecin yaşandığı, düşmenin son haftaya kadar kaldığı çok nadir sezonlardan bir tanesini hep birlikte yaşıyoruz. Şampiyonluğu da son haftanın belirleyeceği bir lig yaşadık.” dedi.
Ligde çok şeyler gördüklerini ve duyduklarını aktaran Uygun, “Buna rağmen Sivasspor olarak gerek oynadığımız, gerek benim geldiğim süreçten itibaren kazandığımız puanlara baktığımızda futbolcu kardeşlerim gerçekten çok güzel bir başarı hikayesi yazdı. Hepsi teşekkürü ve tebriği hak etti. Bu ligin en az bütçeli ikinci takımıyız. Yaş ortalaması da Avrupa’nın üzerinde bir yaş ortalamasına sahip olduğumuz bir ortamda futbolcu kardeşlerimiz gerek karakterini, gerek yeteneğini gerekse kazanma hırslarını ortaya koyarak bu kadar güzel puanlar aldılar.” diye konuştu.
Sivasspor’un menfaatleri doğrultusunda transfer çalışmaları devam ediyor”
Uygun, yeni sezonla ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, şunları kaydetti:
“Yeni sezonda tabii ki yeni bir planlama içerisindeyiz, yepyeni bir süreç bizi bekliyor. Bununla ilgili basın sözcümüz Gökhan Karagöl, transfer komitesi ve gözlemciler, Sivasspor’un menfaati doğrultusunda çalışmalarını devam ettiriyorlar. İnşallah hayırlısıyla güzel bir kadro kurarak yeni sezonda Sivasspor hayal ettiği, hedeflediği yolda yürüyecek.”
Sivasspor’un ligin son haftasında Kayserispor ile karşılaşacağını ifade eden Uygun, “Kayserispor tabii bizim komşu ilimiz, onunla birçok kez maç yaptık. Onlar da kümede kalmanın mutluluğunu yaşıyor. Biz de haftalar önce bunu başardık. Son maçımızda seyircimizi mutlu ederek sahadan ayrılıp lige veda etmek istiyoruz. Yeni sezona da en iyi şekilde hazırlanmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
“Ali Şaşal ile anlaşma yapıldı”
Uygun, yeni sezon hazırlıkları için 24 Haziran’da kulüp tesislerinde toplanmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Kaleci Ali Şaşal Vural’ın takımda kalıp kalmayacağının sorulması üzerine Uygun, “Ali Şaşal Vural ile anlaşma yapıldı, takım içerisinde 4-5 futbolcuyla görüşmeler sürüyor. Takımda 9 kişinin de sözleşmesi devam ediyor. Bununla beraber anlaşılanlarla yolumuza devam edeceğiz.” dedi.
Yeni sezon için forma çekimlerinin tamamlandığını aktaran Uygun, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Formayla ilgili reklam çekimlerimizi en güzel şekilde yaptık. Onlarla ilgili de önümüzdeki hafta süreci duyururuz. Gurbetten gelen bütün taraftarlarımızdan ricamız kombinelerini almaları, maça gelmeseler bile Sivaslı arkadaşlarına, kardeşlerine, üniversite öğrencilerimize, lise öğrencilerimize kombinelerini hediye etmelerini bekliyoruz. Yeni çıkan formalardan da alarak takımlarına destek olmalarını ve bugün dünyadaki 6,5 milyon Sivaslının gurur kaynağı olan Sivasspor’u, ‘Sivaslıyım’ deme şerefinin göstergesini hayata geçirmelerini onlardan bekliyoruz.”
Antrenman
EMS Yapı Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 38. haftasında sahasında Mondihome Kayserispor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.
Teknik direktör Bülent Uygun yönetiminde kulüp tesislerinde gerçekleştirilen antrenman, ısınma hareketleriyle başladı.
Ardından eğlenceli oyun oynayan kırmızı-beyazlı ekip, yarı sahada çift kale maçla idmanı tamamladı.
Sivasspor, yarın yapacağı antrenmanla maçın hazırlıklarına devam edecek.
]]>Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in son hafta maçında 25 Mayıs Cumartesi günü sahasında Kayserispor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına devam ediyor.
Antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, zorlu bir sezonu geride bıraktıklarını söyledi. Uygun, “İyisiyle, kötüsüyle, sevabıyla, günahıyla bir sezonu tamamlıyoruz. Yaklaşık 30 yıldır benim futbolun içerisinde hatırladığım bu kadar zor bir sürecin yaşandığı, düşmenin son haftaya kadar kaldığı çok nadir sezonlardan bir tanesini hep birlikte yaşadığımız, şampiyonluğunda son haftanın belirleyeceği bir lig yaşadık. Çok şeyler gördük, çok şeyleri duyduk ve buna rağmen biz Sivasspor olarak benim geldiğim süreçten itibaren kazandığımız puanlara baktığımızda gerçekten çok güzel bir başarı hikayesi yazdı futbolcu kardeşlerim. Hepsi teşekkürü ve tebriği hak ettiler. Bu ligin en az bütçeli ikinci takımı olmak. Yaş ortalaması da Avrupa’nın üzerinde bir yaş ortalamasına sahip olduğum bir ortamda futbolcu kardeşlerimiz karakterini, gerek yeteneğini, gerekse kazanma isteğini ortaya koyarak bu kadar güzel puanlar aldılar. O yüzden de gerek seyircisi tarafından da teşekkürü bizler tarafından da takdiri hak ettiler” dedi.
“24 Haziran’da toplanacağız”
Gelecek sezon için planlama çalışmalarına başladıklarını ifade eden Uygun, “Yeni sezonda yeni bir planlama içerisindeyiz. Yepyeni bir süreç bizi bekliyor. Bununla ilgili Gökhan Karagöl transfer komitesi ve squatlar, Sivasspor’un menfaati doğrultusunda çalışmalarına devam ettiriyorlar. İnşallah hayırlısıyla güzel bir kadro kurarak yeni sezonda Sivasspor hayal ettiklerini, hedefledikleri yolda yürüyecekler. Kayserispor bizim komşu ilimiz. Birçok kez maç yaptık. Onlar da kümede kalmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Biz de haftalar önce bunu 7 hafta önce başardık. Son maçımızda seyircimizi mutlu ederek sahadan ayrılmak istiyoruz. Yeni sezona da en iyi şekilde hazırlanmak istiyoruz. Hedefimiz 24 Haziran’da kendi tesislerimizde toplanarak ondan sonra da bunu hayata geçirecek startı vereceğiz inşallah” diye konuştu.
“Ali Şaşal ile anlaşma yapıldı”
Kaleci Ali Şaşal Vural’ın sözleşmesini 2 yıl uzattıklarını söyleyen Bülent Uygun, “Takım içerisindeki yaklaşık 4-5 tane futbolcuyla da görüşmeler devam ediyor. Takımda 9 kişinin de sözleşmesi devam ediyor. Bununla beraber anlaşanlarla yolumuza devam edeceğiz. Bu arada formayla ilgili reklam çekimlerimizi en güzel şekilde yaptık. Onlarla ilgili de önümüzdeki hafta herhalde duyururuz” ifadelerini kullandı.
“Sivaslının gurur kaynağı Sivasspor’dur”
Gurbette yaşayan Sivaslılara çağrıda bulunan kırmızı-beyazlıların teknik direktörü, takıma destek olmalarını istedi. Uygun, “Gurbetten gelen bütün taraftarlarımızdan ricamız kombinelerini almak, maça gelmese bile Sivaslı arkadaşlarına, kardeşlerine, üniversiteli öğrencilerimize, lise öğrencilerimize kombinelerini hediye etmelerini bekliyoruz. Yeni çıkan formalardan da alarak takımlarına destek olmalarını ve bugün dünyadaki 6.5 milyon Sivaslının gurur kaynağı olan Sivasspor’u, Sivaslıyım deme şerefinin göstergesini hayata geçirmelerini onlardan bekliyoruz” diye konuştu.
Çalışmalar sürüyor
Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Isınma hareketleriyle başlayan antrenman top çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar son bölümde ise yarım sahada çift kale maç gerçekleştirdi.
Sivasspor yarın yapacağı antrenmanla Kayserispor maçının hazırlıklarını sürdürecek. – SİVAS
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinasyonuyla düzenlenen Deniz Aslanı 2024, Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında iki senaryo halinde icra edildi. 15 ülkeden 28’i yabancı toplam 39 gözlemcinin takip ettiği tatbikat, nefes kesti.
Tatbik edilen ilk senaryoda bir ticari gemiden alınan yardım çağrısı üzerine Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma çalışması başlatıldı. Arama kurtarma görevi için Kara Kuvvetleri Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 1 fırkateyn, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 1 arama kurtarma uçağı ve 1 arama kurtarma helikopteri, Jandarma Genel Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Sahil Güvenlik Komutanlığından 2 korvet, 3 bot, 1 arama kurtarma uçağı, 2 arama kurtarma helikopteri görevlendirildi.
Sar kiti atıldı, kazazede kurtarıldı
Arama kurtarma operasyonları ve geniş sorumluluk sahasının kontrolü ve maksadıyla görev yapan havada 8 saat kalabilen Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait CN235 Casa Arama Kurtarma Uçağı, kazazedeleri tespit ve işaretleme görevini yerine getirdi. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait arama kurtarma uçağı da kazazedelerin bulunduğu bölgeye sar kiti attı. Sar kitinde bulunan kazazedelerin kurtarılması için bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri ve korveti sevk edildi. Denizde bulunan bir kazazede Sahil Güvenlik Helikopteri tarafından kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Sonrasında sar kitinde bulunan iki kazazede TCSG Güven tarafından hızlı kurtarma botları ile kurtarıldı. Kazazedeler gemiye tahliye edildikten sonra gemide bulunan sağlık personeli tarafından ilk tıbbi müdahale gerçekleştirildi.
Jandarma Genel Komutanlığı’na ait arama kurtarma helikopteri tarafından sudaki bir manken kurtarıldı. Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kurtarılan kazazede TCSG Güven korvetine tahliye edildi. Sonrasında bir manken Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma helikopteri tarafından kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Sonrasında bir manken Sahil Güvenlik Botu tarafından yüzücü kurtarıcı tarafından kurtarıldı. Sahil Güvenlik Helikopteri tarafından kurtarılan kazazedenin de TCSG Güven korvetine tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Kurtarma platformunda bulunan kazazede de Sahil Güvenlik Botu tarafından kurtarıldı. Denizde bulunan 2 kazazede de Sahil Güvenlik Botu tarafından kurtarıldı.
Yangın söndürüldü kazazedeler kurtarıldı
Tatbikatın ikinci senaryosunda da Türk Arama Kurtarma bölgesindeki bir yolcu motorundan yardım çağrısı alınması üzerine yolcu motoru ile telsiz irtibatı kuruldu. Gemide yangın çıktığının öğrenilmesi üzerine Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma faaliyeti başlatıldı.
Kara Kuvvetleri’nden 1 arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri’nden 1 fırkateyn, Hava Kuvvetleri’nden 1 arama kurtarma helikopteri, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan 1 arama kurtarma helikopteri, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan 2 korvet, 3 bot, 1 arama kurtarma uçağı, 1 arama kurtarma helikopteri görevlendirildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığına ait arama kurtarma uçağı, kazazedelerin yerini tespit etti ve alanı duman kandiliyle işaretledi. Yolcu motoruna ait kurtarma botu içerisinde bulunan bir kazazede Sahil Güvenlik helikopterleri tarafından kurtarılarak TCSG Güven korvetine tahliye edildi. Kurtarma botunda bir kazazede Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma helikopterince kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Kurtarma botunda bulunan bir kazazede de Jandarma Genel Komutanlığı helikopterince kurtarıldı. Kurtarılan kazazede daha sonra TCSG Güven korvetine tahliye edildi. Kurtarma botunda bulunan bir kazazede de Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma helikopteri aracılığıyla kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Panik yaparak yolcu motorundan denize atlayan 2 kazazede, Türk Sahil Güvenlik botları tarafından kurtarıldı. TCSG Güven ve TCSG-81 tarafından su topları kullanılarak yolcu motorundaki yangına müdahale edildi. Yangın söndürüldükten sonra yolcu motoru, emniyetli bir limana götürülmek üzere TCSG Güven tarafından yedeklendi. Ege Denizi’nin uluslararası sularında gerçekleştirilen tatbikatın fiili bölümü başarıyla tamamlandı. – İZMİR
]]>İrlanda’nın başkenti Dublin’de UEFA İcra Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya UEFA İcra Kurulu üyesi olan Servet Yardımcı da katıldı. Toplantıda 2026 UEFA Avrupa Ligi ve 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi finallerinin Türkiye’de oynanacağı duyuruldu.
Buna göre, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ne, daha önce 2019 yılında UEFA Süper Kupa’ya ev sahipliği yapan Tüpraş Stadyumu, ev sahipliği yapmaya hak kazandı.
Ankara’daki stat tamamlanırsa UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ne ev sahipliği yapacak
Ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu tarafından ilgili paydaşlarla yapılan istişareler neticesinde, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) sonrasında UEFA’ya, 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ne ev sahipliği yapması için inşası devam eden Yeni Ankara Stadyumu ile ilgili başvuru yapılması kararı alındı. UEFA’nın onay vermesi durumunda ise 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali, Yeni Ankara Stadyumu’nda yapılacak. Böylece süreçlerin tamamlanması halinde başkent Ankara ilk kez bir UEFA final organizasyonuna ev sahipliği yapacak.
Yeni Ankara Stadyumu ile ilgili süreçlerin tamamlanmaması durumunda ise 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali de planlandığı gibi yine Beşiktaş Park’ta oynanacak.
Mehmet Büyükekşi: “İki büyük finali daha Türkiye’ye armağan etmenin haklı gururunu yaşıyoruz”
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Ülkemize, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapma hakkı kazandırmanın haklı gururunu yaşattık. 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na da gurubumuzu lider tamamlayarak katılma hakkı kazanmanın gururunu da hep birlikte yaşıyoruz. 2023 Şampiyonlar Ligi Finali’ne ev sahipliği yapmanın gururu ve mutluluğunu da yaşamıştık. Bugün de iki büyük finali daha Türkiye’ye armağan etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Şu anda İrlanda’nın başkenti Dublin’deyiz. Uzun süredir yaptığımız başarılı çalışmalar neticesinde 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali’ni UEFA’da kayıtlı ismiyle Beşiktaş Park’ta, yani Tüpraş Stadyumu’nda yapma hakkı kazandık. Bu da yetmedi ayrıca 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ni de yine Beşiktaş Park’ta yapma hakkı kazandık” ifadelerini kullandı.
“2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ni tarihimizde ilk kez başkentimize alabiliriz”
Adaylık başvurusunda bulunulan süreç ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili de konuşan Başkan Büyükekşi, “UEFA, 17 Mayıs 2023 tarihinde bu finaller için adaylık sürecini başlatmıştı. 17 Temmuz 2023 tarihine kadarda başvurular için süre vermişti. Biz de TFF olarak Beşiktaş Park ile iki finale de aday olmuştuk. 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali için Almanya, Romanya ve İskoçya Futbol Federasyonları da aday olmuştu. Ancak yoğun çalışmamızla Türkiye kazandı. 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali için de Almanya, İsrail, Norveç ve İskoçya aday olmuştu ancak yine yoğun çalışmamızla onu da biz kazandık. Ayrıca inşası devam eden Yeni Ankara Stadyumu’nun işlemleri yetişirse 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ni tarihimizde ilk kez başkentimize alabiliriz. Bütün bu süreçleri UEFA yönetimiyle, TFF yönetimiyle ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü yönetimiyle istişare ederek geliştirdik. Bu muhteşem stadyumları yaptığı, ulaşım ve konaklama imkanlarımızın dünya standartlarının üstüne getirdiği için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve devletimize teşekkür ederim. Biz de çok çalışarak üzerimize düşeni yaptık ve 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapma hakkı, 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali’ne ev sahipliğinden sonra bugün de 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ni Türkiye’ye getirdik” şeklinde konuştu.
“İnşallah ülkemizde oynanacak olan finallerde Avrupa kupaları Türkiye’de kalır”
Türk futbolunun gelişeceğine ve daha iyi seviyelere geleceğine inançlı olduklarına değinen Büyükekşi, “Türkiye, Avrupa ve dünya futbolunun yükselen yıldızı olacak. Milli takımımız FIFA dünya sıralamasında üst sıralara yükselmeye devam edecek. Ev sahibi olacağımız 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu olacağız. İnşallah 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali’ni ve 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi Finali’ni de Türk kulüpleri oynar ve ülkemizde oynanacak finallerde Avrupa kupaları Türkiye’de kalır” diye konuştu.
6 farklı üye federasyon başvuruda bulundu
Türkiye Futbol Federasyonu ile birlikte UEFA Avrupa Ligi finallerine ev sahipliği yapmak için Almanya, Romanya ve İskoçya; UEFA Avrupa Konferans Ligi finallerine ev sahipliği yapmak için ise Almanya, İsrail, Norveç ve İskoçya olmak üzere toplamda altı farklı üye federasyon başvuruda bulundu. İlgili finallerin ev sahipliği adaylık ön dosyaları 15 Kasım 2023 tarihinde, final dosyaları ise 21 Şubat 2024 tarihinde UEFA’ya teslim edildi. – İSTANBUL
]]>Tokyo 2020’nin bronz madalyalı karatecisi Uğur Aktaş; sakatlık süreci, dünya şampiyonası hedefi ve olimpiyatlara ilişkin AA muhabirinin sorularını cevapladı.
Budapeşte’de katıldığı 2023 Dünya Şampiyonası döneminden yaşadığı sakatlıkla ilgili kesin bir teşhis konulamadığı için tedavi sürecinin uzadığını belirten Uğur, ameliyatının ardından 4 hafta sonra antrenmanlara başladığını aktardı.
Kazablanka’da 31 Mayıs-2 Haziran tarihlerinde düzenlenecek yılın son Karate 1 Premier Lig organizasyonuna hazırlandığını bildiren Uğur, asıl hedefinin gelecek yıl düzenlenecek dünya şampiyonası olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Sakatlığımın ardından şu an iyi durumdayım, iyi antrenman yapıyorum. Senenin son Premier Lig mücadelesine hazırlanıyorum, her şey gayet güzel gidiyor. Dünya şampiyonaları artık rankingdeki ilk 32 ile düzenlenecek. Yani her ülkeden sporcular maalesef katılım sağlayamayacak. Premier Liglere katılmamız zorunlu. Eski performansıma çok çok yakınım. Güzel bir turnuva geçireceğimi düşünüyorum. Bu turnuva seneyi kapatırken ne durumda olduğumuzu görmemizi ve önümüzdeki yıl büyük turnuvalar için bize daha iyi bir hazırlık süreci sağlayacak. İnşallah sonraki süreçte de önümüzdeki sene yapılacak Premier Liglerde gerekli puanları alıp dünya şampiyonasına gideceğiz. Belki de tarihin en zor dünya şampiyonası olacak. Çünkü geçmişte farklı ülkelerden sporcular olduğu için kolay maçlar olabiliyordu, ama artık dünya şampiyonasında kolay hiçbir maç olmayacak. Şu an için olimpiyatlarda yer almıyoruz o sebeple dünya şampiyonası en büyük turnuva ve o turnuvada da benim hedefim tabii ki altın madalya kazanmak olacak.”
Kariyerinde olimpiyat üçüncülüğünün yanı sıra büyüklerde 4 Avrupa şampiyonluğu ve dünya üçüncülüğünün bulunduğunu, iki sene üst üste sıkletinde liderliği (Grand Winner) elinde tuttuğunu anlatan Uğur, “Güzel bir kariyere sahibim, bu kariyeri de güzel bir şekilde başarılı bir şekilde devam ettirmek istiyorum. Önümde daha uzun yıllar olduğunu düşünüyorum, ben karate sporunu çok seviyorum. Her zaman da yapabildiğim süre boyunca da yapmak istiyorum.” diye konuştu.
“Olimpiyatlarda yer almıyoruz, bu bizi üzüyor”
Milli sporcu, yıllarca bekleyip Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda yarışma fırsatı yakaladıktan sonra branşlarının olimpik sporlar arasından çıkarılmasının üzücü olduğunu söyledi.
Tokyo’da 84 kilo mücadelesinde 2-2 biten yarı final maçında ilk puanı rakibi aldığı için finale yükselemediğini ve bronz madalya aldığını hatırlatan Uğur, şöyle devam etti:
“Madalyayı boynuma taktıktan sonra gerçekten öncesinde kazandığım madalyaların olimpiyatın çeyreği bile etmediğini hissettim. Maddi ve manevi her açıdan olimpiyatlar insanı güçlü kılan ve mutlu eden bir organizasyon. Fakat bu olimpiyatta yer almadığımız için büyük bir burukluk içindeyim. Olimpiyatlarda yer almıyoruz, bu bizi üzüyor. Bizim sporumuz selamla başlayıp selamla bitiyor, bunun da amacı ‘senin canın bana, benim canım da sana emanet’ demek. Olimpik ruha çok uygun bir spor. Böyle güzel bir sporun olimpiyat dışında kalması gerçekten üzücü. Ama elimizden bir şey gelmiyor. Bizim yapabileceğimiz katılacağımız turnuvalarda en yüksek basamakta yer almak, ülkemizi temsil edip zirveye çıkmak. İçimizde burukluk var ama bu bizi yıldırmayacak, yine bayrağımızı zirveye taşımak istiyoruz.”
“Arkadaşlarımız yokluğumuzu aratmayacaktır”
Paris 2024 Olimpiyatları’nın milli sporcular adına çok başarılı geçeceğine inandığını dile getiren Uğur Aktaş, “Orada olmadığım için üzülsem de her gün takip edeceğim, bütün branşları izleyeceğim.” dedi.
Olimpiyatlara ilk kez katılacak genç sporculara da tavsiyelerde bulunan Uğur, “Olimpiyat insanın omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bu psikolojik baskıyı üzerlerinde hissetmeden, sanki antrenman yapıyormuşçasına orada olmanın büyük bir gurur ve başarı olduğunu unutmadan, her saniyeden keyif alarak yarışmalarını tavsiye ediyorum. Yarışırken bilsinler ki tüm Türkiye onların yanında, herkes onlar için dua ediyor destek veriyor. Orada keyif alarak performanslarını sergiledikleri takdirde bence başarı bununla gelecektir.” ifadelerini kullandı.
“Biz birbirinin başarısını isteyen bir takımız. O yüzden çok başarılı olacağımıza inanıyorum.” diyen milli sporcu, “Son olimpiyatlarda bizim haricimizde madalya alan arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu yer alacak. Bu sebeple onlar daha tecrübeli bir halde performanslarını sergileyecekler. Onların yanında genç, yetenekli ve olimpiyat madalyası isteyen arkadaşlarım da var. Onlar da elinden geleni yapıp madalya kazanacaklar diye hissediyorum. Evet karate olsaydı çok daha farklı olabilirdi Türkiye adına, çünkü çok başarılı, güçlü bir ülkeyiz biz karatede. Arkadaşlarımızın yokluğumuzu aratmayacağını düşünüyorum, hepsine yürekten başarılar diliyorum.” şeklinde konuştu.
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince İstanbul, Bitlis, Kahramanmaraş, Gaziantep, Diyarbakır, Sinop ve Erzurum merkezli Aydın, Manisa, Balıkesir, Siirt, Van, Ordu, Isparta, İzmir, Balıkesir, Hakkari, Ankara, Adana, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya, Yozgat, Antalya, Mersin, Hatay, Tekirdağ, Çorum, Mardin, Malatya, Kütahya, Muğla, Bursa ve Denizli olmak üzere 34 ilde “Sibergöz-40” operasyonu düzenlendi.
Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:
“İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; İstanbul merkezli Gaziantep, Antalya, Tekirdağ, Çorum, Mardin, Malatya, Diyarbakır ve Kütahya’da düzenlenen operasyonlarda; bankalara ait oluşturdukları oltalama (phishing) siteleri üzerinden müşteki şirketin hesap bilgilerini ele geçirdikleri, banka hesaplarında bulunan paraları, başka hesaplara havale ettikleri, yaklaşık 14 Milyon TL haksız kazanç sağlayarak nitelikli hırsızlık suçunu işledikleri tespit edilen 17 şüpheli yakalandı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli İzmir, Muğla, Antalya, Bursa ve Mersin’de düzenlenen operasyonlarda; Roma Bilişim olarak adlandırılan bir grubun mobil uygulamalar üzerinden haberleştikleri, kiralanan ofislerde özel yazılımlarla bahis oynayanların para transferini organize ettikleri, paranın takibinin zorlaştırılması amacıyla kripto varlık hizmet sağlayıcılarına transfer ettikleri, örgüt lideri konumundaki şahsın suçtan elde edilen gelirin aklanması için oto galeri açtığı v oto galeri üzerinden şüphelilerin akrabaları ve güvendikleri şahıslara taşınır/taşınmaz mal alım satımı yaparak para akladıkları ve hesaplarında yaklaşık 300 Milyon dolar para hareketi bulunduğu değerlendirilen 69 şüpheli yakalandı.
Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; Bitlis ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda; 5 farklı yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları ve bu siteler üzerinden banka hesaplarının yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık ettikleri tespit edilen 9 şüpheli yakalandı.
Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; İstanbul, Denizli ve İzmir’de düzenlenen operasyonlarda; vatandaşlarımıza ait kimlik bilgilerini illegal faaliyet gösteren internet siteleri üzerinden satışını yaparak haksız kazanç sağladıkları ve Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçlarını işledikleri tespit edilen 7 şüpheli yakalandı.
Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; NCMEC (Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi) raporları doğrultusunda yürütülen 2 ayrı soruşturma sonucu Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği suçunu işledikleri tespit edilen 2 şüpheli yakalandı.
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; bir yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları tespit edilen 8 şüpheli yakalandı.”
]]>Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Selahattin Baki, İrfan Can Eğribayat, Jayden Oosterwolde, Mert Hakan Yandaş, Emre Kartal ve Ertuğrul Karanlık, Galatasaray’dan ise Serhat Doğan sevk edildi.
İşte PFDK sevklerini nedenleri:
“GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 19.05.2024 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. – FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Sportif Ekipman Talimatı’nın 22/1 maddesi uyarınca ve “usulsüz seyirci alınması” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
“GALATASARAY A.Ş. Kulübü antrenörü SERHAT DOĞAN’ın aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 21.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”
“FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü’nün 19.05.2024 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. – FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, “talimatlara aykırı hareketleri” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2023-2024 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5. maddesi ve EK-1 uyarıca; Antrenörlerin Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatı’nın 9/2. maddesi uyarınca; “5 futbolcusunun sarı kart ve 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca ve müsabaka sonrası Kulüp Başkanı Yıldırım Ali Koç’un basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yer alan beyanlarının kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanması suretiyle “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca ve müsabaka sonrası Kulüp idarecisi Selahattin Baki’nin basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yer alan beyanlarının kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanması suretiyle “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca ve “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
YILDIRIM ALİ KOÇ’un (Fenerbahçe A.Ş. Kulübü Başkanı) aynı müsabaka sonrasındaki kulüp resmi sosyal medya hesabında (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,
SELAHATTİN BAKİ’nin (Fenerbahçe A.Ş. Kulübü İdarecisi) aynı müsabaka sonrasındaki kulüp resmi sosyal medya hesabında (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi ve “hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkında açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü futbolcusu İRFAN CAN EĞRİBAYAT’ın aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 21.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü futbolcusu MERT HAKAN YANDAŞ’ın aynı müsabakadaki “saldırısı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 44. maddesi uyarınca 21.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü doktoru ERTUĞRUL KARANLIK’ın aynı müsabakadaki “saldırısı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 44. maddesi uyarınca 21.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü görevlisi EMRE KARTAL’ın aynı müsabakadaki “saldırısı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 44. maddesi uyarınca ve “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Antrenörlerin Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatı’nın 9/2. maddesi uyarınca 21.05.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü futbolcusu JAYDEN QUINN OOSTERWOLDE’nin aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”
]]>Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi’nde final heyecanı yarın yaşanacak. İtalya temsilcisi Atalanta ile Alman ekibi Bayer Leverkusen, İrlanda’nın başkenti Dublin’deki Dublin Arena’da oynanacak final müsabakasında karşı karşıya gelecek. TSİ 22.00’da başlayacak mücadeleyi Rumen hakem Istvan Kovacs yönetecek. Kovacs’ın yardımcılıklarını Vasile Florin Marinescu ve Mihai Ovidiu Artene yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Slovakya Futbol Federasyonu’ndan Ivan Kruzliak olacak.
Yarın oynanacak maç ile iki ekip üçüncü kez rakip olacak. Daha önce iki takım arasında UEFA Avrupa Ligi 2021-2022 sezonu son 16 turunda yapılan iki müsabakayı Atalanta 3-2 ve 1-0’lık skorlarla kazanmıştı.
Bayer Leverkusen ikinci, Atalanta ilk Avrupa Kupası’nı hedefliyor
Bayer Leverkusen, Atalanta karşısında kulüp tarihindeki ikinci Avrupa kupasını kazanmak için sahaya çıkacak. Kırmızı- siyahlılar, daha önce 1987-1988 sezonunda UEFA Kupası ismiyle oynanan turnuvada İspanyol temsilcisi Espanyol’u yenerek şampiyon olmuştu. Alman ekibi ayrıca 2001-2002 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid’e karşı final oynamış, rakibine 2-1 yenilerek ikinci olmuştu. Atalanta ise tarihinde ilk kez bir UEFA organizasyonunda finale yükselme başarısı gösterdi. Mavi-siyahlılar, ilk Avrupa kupası finalinde bu sezon namağlup yoluna devam eden Bayer Leverkusen’i yenerek şampiyon olmayı amaçlıyor.
Bayer Leverkusen, bu sezon Avrupa Ligi’nde de namağlup
Tarihinde ilk kez Bundesliga’da namağlup şampiyonluğa ulaşan Bayer Leverkusen, UEFA Avrupa Ligi’nde de yenilgi yüzü görmedi. Kırmızı-siyahlılar, bu sezon Avrupa Ligi’nde 12 maçta 9 galibiyet ve 3 beraberlik elde etti. H grubunda Hacken, Molde ve Karabağ ile mücadele eden Leverkusen, oynadığı tüm maçları kazanarak 18 puanla grubunu lider tamamladı. Son 16 turunda Azerbaycan ekibi Karabağ ile eşleşen Xabi Alonso’nun öğrencileri, deplasmanda 2-2 berabere kaldığı rakibini sahasında 3-2’lik skorla eleyerek çeyrek finale çıktı. Çeyrek final aşamasında İngiliz temsilcisi West Ham ile karşılaşan Leverkusen, ilk müsabakayı sahasında 2-0 kazanırken, deplasmandaki rövanş maçında rakibiyle 1-1 berabere kalarak yarı finale yükseldi. Yarı finalde de İtalya takımı Roma’yı 2-0 ve 2-2’lik skorlarla saf dışı bırakan Almanlar, adını finale yazdırdı. Oynadığı 12 karşılaşmada 31 gol atan Bayer Leverkusen, bu alanda Avrupa Ligi’nin en başarılı takımı olurken, kalesinde ise 10 gole engel olamadı.
Atalanta, güçlü rakiplerini saf dışı bıraktı
Atalanta, bu sezon Avrupa Ligi’nde çıktığı 12 karşılaşmada 7 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. D grubunda Sporting Lizbon, Sturm Graz ve Rakow Czestochowa ile mücadele eden Atalanta, 4 galibiyet ve 2 beraberlik alarak topladığı 14 puanla grubunu lider bitirdi. Son 16 turunda yine Sporting Lizbon ile karşılaşan İtalyan ekibi, ilk maçta deplasmanda 1-1 berabere kaldığı rakibini rövanş müsabakasında 2-1 yenerek adını çeyrek finale yazdırdı. Çeyrek finalde kupanın favori ekiplerinden Liverpool ile eşleşen Gasperini’nin öğrencileri, ilk maçta deplasmanda 3-0 yendiği rakibine ikinci maçta 1-0 mağlup olmasına karşın yarı finale çıktı. Yarı finalin ilk karşılaşmasında Marsilya ile deplasmanda 1-1 berabere kalan Atalanta, ikinci maçı 3-0 kazanarak finaldeki yerini aldı. Oynadığı 14 maçta 22 gol kaydeden mavi-siyahlılar, filelerinde ise 8 gol gördü.
Dublin Arena, 13 yıl aradan sonra bir finale ev sahipliği yapacak
İrlanda’nın başkenti Dublin’de bulunan Dublin Arena’da, 13 yıl sonra bir Avrupa kupası finali oynanacak. Dublin Arena, en son Portekiz ekipleri Porto ile Braga arasında oynanan 2010-2011 sezonu UEFA Avrupa Ligi finaline ev sahipliği yapmıştı. Porto, 18 Mayıs 2011 tarihindeki müsabakayı Radamel Falcao’nun 44. dakikada kaydettiği golle 1-0 kazanmış ve kupayı müzesine götürmüştü. – İSTANBUL
]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 105 yıl önce Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlattığı tarih olan 19 Mayıs, tüm yurtta olduğu gibi Muğla’da da büyük bir coşkuyla kutlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda Gençlik Festivali ve beş ilçede konser düzenledi. 15 Mayıs’ta başlayan, 19 Mayıs’ta sona eren ve bu yıl ilki düzenlenen Agora Gençlik Festivali’nde gençler oyunlar, basketbol, badminton, ayak voleybolu, bilek güreşi, DJ performansları ve çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi.
19 Mayıs’ta Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı’nda Gazapizm, Köyceğiz ilçesinde Kolpa, Yatağan ilçesinde Necati ve Saykolar, Milas ilçesinde Sakiler, Kavaklıdere ilçesinde Kutsi, Datça ilçesinde MBB Popüler Müzik Orkestrası konserleriyle 19 Mayıs coşkusunu tüm Muğla’ya yaşattı. Vatandaşlar ilçelerde düzenlenen konserlere büyük ilgi gösterdi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında Menteşe Kötekli Gazapizm ve Kavaklıdere Kutsi konserlerine katıldı. Kötekli’de düzenlenen konserde konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal bundan tam 105 yıl önce milli mücadele ateşinin yandığını söyledi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyet’i çok güvendiği gençlere emanet ettiğini belirtti. Kavaklıdere ilçesinde düzenlenen Kutsi konserinde Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir Büyükşehir ile birlikte Kavaklıdere’nin en önemli geçim kaynaklarından, Ata mesleği bakırcılığın gelecek nesillere aktarmak için ortak projeler yapacaklarını söyledi ve vatandaşların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
Başkan Aras; “Ata’mızın Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği siz gençlerimize çok güveniyoruz”
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras Kavaklıdere Kutsi konserinde 19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu coğrafyasındaki milli mücadeleyi örgütlemek, Türk Ulusu’nun karakterine en uygun yönetim biçimi olan Cumhuriyet’i kurmak için yola çıktığını ve bu hedeflerin hepsini gerçekleştirdiğini söyledi.
Başkan Aras; “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızı tüm Muğla’da coşkuyla kutluyoruz. Bu anlamlı günü çok güvendiği gençlere bayram olarak armağan eden Ulu Önderimiz Atatürk; “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” demiştir. Ata’mızın bize verdiği en önemli ödev bu. Bizler de O’nun bize bıraktığı mirası sonuna kadar koruyacağız. 19 Mayıs 1919’da Ata’mız Samsun’a çıkarken bütün toprakları işgal edilmiş Anadolu coğrafyasında ulusal mücadeleyi örgütleyip daha sonra da Cumhuriyet’i kurmayı hedefliyordu. Bu hedeflerini bağımsızlığına düşkün, tarihi zaferlerle dolu Türk ulusu ile tek tek başardı. Doğum gününü sorduklarında 19 Mayıs diyen, bizlere bu vatanı emanet eden Ata’mızı ve silah arkadaşlarını saygı ve şükranla anıyorum. Gençlerimiz sizlere çok güveniyoruz. Cumhuriyeti’miz ve ülkemiz sizlere emanet. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun” dedi. – MUĞLA
]]>Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da 9-12 Mayıs 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen Avrupa Tekvando Şampiyonası’nda 1 altın, 5 gümüş, 1 bronz madalya kazanan İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün (İBBSK) sporcuları, basınla buluştu. İBB Cebeci Spor Kompleksi’nde düzenlenen basın toplantısına, Taha 87 kg’da altın madalya kazanan Enbiya Biçer, +73 kg’da gümüş madalya alan Nafia Kuş Aydın, 73 kg’da gümüş madalyanın sahibi olan Sude Yaren Uzunçavdar, 49’da gümüş madalyanın sahibi Merve Dinçel Kavurat, +87 kg’da bronz madalya alan Emre Kutalmış Ateşli ve para tekvando kategorisinde K44 63 kg’da gümüş madalya kazanan Mahmut Bozteke’nin yanı sıra İBBSK Başkanı Fatih Keleş ve İBBSK Genel Sekreteri Erdem Aslanoğlu katıldı.
Başarılı bir turnuvayı geride bıraktıklarını vurgulayan Fatih Keleş, “Bizde İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü olarak, milli takımımızı 10 tekvando, 2 de paralimpik tekvando sporcumuzla beraber toplamda 12 sporcu ile kafile içerisindeydik. Burada çok değerli madalyalar elde ettik. Takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Çok güzel bir turnuva geçirdik. Önümüzdeki olimpiyat yarışlarında yer alacak sporcularımız bu kafilenin içerisindeydi. Formda arkadaşlarımız, yine çalışmaya devam ediyorlar ve devam edecekler. Bizim ve milli takım açısından başarılı bir turnuva yaşadık. Bu başarıyı yaşatan sporcularımıza teşekkür ediyorum, onları kutluyorum. Turnuvada kafile liderliğini yapan kulübümüzün genel sekteri Erdem Aslanoğlu’ydu” ifadelerini kullandı.
Erdem Aslanoğlu: “Ülkemizin tekvando branşında ne kadar başarılı olduğunu tüm dünyaya gösterdik”
İBB Spor Kulübü olarak olimpik ve amatör spor branşlarına destek vermeye devam edeceklerini aktaran İBB Spor Kulübü Genel Sekreteri Erdem Aslanoğlu, “Bu hedef doğrultunda yanımda gördüğünüz pırıl pırıl genç arkadaşlarımız, sporcularımıza kulübümüz bünyesinde destek oluyoruz. Hep beraber geçtiğimiz hafta Avrupa şampiyonası için Belgrad şehrindeydik. 16 sıklet vardı tekvando branşında, 10 sıklette bizim kulübümüzün sporcuları yer aldı. 2 de para tekvando müsabakasına katılan arkadaşlarımız vardı. 40’ı aşkın ülkeden, 520 sporcunun katıldığı turnuvada ülke olarak birinci olduk. Dünya şampiyonluğunun ardından Avrupa şampiyonu olduk. Ülkemiz tekvando branşında iyi bir ivme yakaladı. Bu ivmeyi olimpiyatlarda burada gördüğünüz arkadaşlarla birlikte inşallah devam ettireceğiz. Olimpiyatlarda Nafia Kuş, Merve Dinçel, Emre Kutalmış Ateşli ve ayağında kırık olduğu için aramızda olamayan Hakan Reçber ile 4 tane tekvando, paralimpik olimpiyatlarında Mahmut olmak üzere olimpiyatlarda ülkemizi temsil edecekler. Biz de kulüp olarak onlara sonuna kadar destek oluyoruz ve destek olmaya devam edeceğiz. Dünya şampiyonu sonrası Avrupa şampiyonluğuyla birlikte ülkemizin tekvando branşında ne kadar başarılı olduğunu ve ne kadar iyi bir takım olduğumuzu bütün dünyaya gösterdi. İnşallah olimpiyatlarda buradaki gümüş madalyaları da altın madalyaya çevireceğiz. İnanıyorum hepsi olimpiyatlarda bayrağımızı dalgalandırıp, milli marşımızı duyuracaklar” diye konuştu.
Enbiya Taha Biçer: “Avrupa şampiyonu olarak bir hayalimi gerçekleştirdim”
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve Genel Sekreter Aslanoğlu’na teşekkür ederek sözlerine başlayan milli tekvandocu Enbiya Taha Biçer, “Bizi Sırbistan’da da yalnız bırakmadılar. Desteklerini esirgemediler. Avrupa şampiyonluğu benim için çok değerliydi. Bir hayalimi gerçekleştirdim. Bir hikayem vardı 2022 yılında. Üçüncü olmuştum. O hikaye tamamlandı. Seneye dünya şampiyonası var. Orada da yarım kalan bir hikaye var. Seneye dünya şampiyonası olarak ülkeme ve kulübüme hizmet etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Merve Dinçel: “Olimpiyatlarda da kürsünün en üst basamağında olmak için çalışıyoruz”
Olimpiyatlara az bir süre kaldığı hatırlatan milli tekvandocu Merve Dinçel de, “Birkaç ay önce burada dünya şampiyonluğumuzu konuşuyorduk. Şimdi takım halindeki Avrupa şampiyonluğumuzu konuşuyoruz. Olimpiyatlarda da kürsünün en üst basamağında olmak için çalışıyoruz. Bu turnuva mental olarak çok zor hazırlandığım bir turnuvaydı. Bu zorlukta yanımda olan başkanıma, Erdem Bey’e, Ali hocama teşekkür ediyorum. Olimpiyatlarda altın madalya alarak ailemin eksik madalyasını tamamlamak istiyorum” dedi.
Aslında hedefinin şampiyonluk olduğunu fakat turnuvayı ikinci sırada tamamladığını aktaran Sude Yaren Uzunçavdar da, “İkincilik kürsüsünde kaldım. İçimde bir burukluk var. Geçen sene Avrupa oyunlarında şampiyon olmuştum. Aslında hedefim tekrarlamaktı. Tekrarlamak nasip olmamıştı. Önümüzdeki turnuvalarda inşallah” cümlelerine yer verdi.
Nafia Kuş Aydın: “Olimpiyat altın madalyasının 90 gün sonra avuçlarımda olacağına inanıyorum”
Avrupa şampiyonasında ikincilik kazandığını belirten milli tekvandocu Nafia Kuş Aydın, “Tabii ki hedefim her zaman şampiyon olmak. Bazen inişler olabiliyor. İndikten sonra önemli olan zirveye nasıl ulaştığındır. Ben bunu çok deneyimledim. 29 yaşındayım ve bu konuda çok tecrübeliyim. Geçen yıl dünya şampiyonu ve ardından Avrupa şampiyonu oldum. Geçen yıl sezonu çok iyi kapattım. Önümde olimpiyatlar var. Her sporcunun hayali orada şampiyon olmaktır. Benim de hayalim bu. Zirveye oynuyorum. Kendime çok güveniyorum. İnanılmaz çalışıyorum. Koleksiyonumun eksik parçası olan olimpiyat altın madalyayı kazanmak çok istiyorum. Daha önce birçok şampiyonluğum var. Koleksiyonumda sadece olimpiyat altın madalyası eksik. Onun da yaklaşık 90 gün sonra avuçlarımın içinde olacağına inanıyorum. Bu süreçte beni yalnız bırakmayan başkanıma, genel sekreterimize, hocama teşekkür ederim. Onlar arkada görünmeyen kahramanlar” ifadelerini kullandı.
Emre Kutalmış Ateşli: “Olimpiyatlarda ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum”
Güzel bir şampiyona geçirdiklerini söyleyen milli tekvandocu Emre Kutalmış Ateşli de, “Tekrardan takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Bu büyük bir başarıdır. Önceki Avrupa şampiyonasında altın madalya kazanmıştık. Bu kez yarı finalde kaybettim. Burası bir prova oldu. Eksiklerimizi gördük. Asıl hedef olimpiyatlar. Ülkemizi orada en iyi şekilde temsil edip altın madalya ile ülkemize dönmek istiyoruz” açıklamasını yaptı.
Mahmut Boztepe: “Asıl hedef olimpiyatlar”
Milli olimpik tekvandocu Mahmut Bozteke, 2019’dan bu yana Avrupa şampiyonu olduğunu hatırlatarak, “Bu sene ufak bir talihsizlik yaşadım. Parmağımda yaşadığım ufak bir sakatlıktan dolayı hastaneye gittim. Bu yüzden final maçına yetişemedim. Burada gümüş madalya kazandım. Bu biraz beni üzdü. Asıl hedef olimpiyatlar. Kulübümüz, federasyonun da verdiği destekle bu başarıları elde ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı, Başkent Gençlik Meclis ile birlikte Kurtboğazı Barajı’nda kamp düzenledi.
Doğayla iç içe 2 gün
Yaklaşık 100 kişiden oluşan grup, Türkiye Dağcılık Federasyonu’na bağlı 2 personelin eşliğinde çadırlarını kurdu. Kısa sürede birbirleriyle kaynaşan gençler, Kurtboğazı Barajı’nda unutulmayacak 2 gün geçirdi.
Kamp alanının Kurtboğazı Barajı su havzası dışında kurulduğunu ve katılımcılar için tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını belirten Gençlik ve Spor Daire Başkanı Mustafa Artunç, “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 2. gençlik kampını Kurtboğazı’nda düzenliyoruz. Kampımızda gün içinde gençlerimiz için çeşitli ikramlarımız, eğlenceler, patlamış mısır eşliğinde açık hava sinema etkinliğimiz ve kamp ateşi etrafında müzik dinletisi olacak. Kampa katılan gençlerimize Büyükşehir Belediyesi olarak çadır, kumanya, ulaşım gibi tüm kolaylakları sağlayarak doğa ile iç içe güzel vakit geçirmelerini sağlamaktayız” dedi.
“Genç dostu kent inşa etme süreçlerine başladık”
Ankara Gençlik Meclisi Başkanı Halil Ecer ise, 19 Mayıs Gençlik Haftası kapsamında kamplar, festivaller ve Ankara’nın çeşitli yerlerinde gençlerin karar alma mekanizmasına dahil olması için bir kampanya başlattıklarının altını çizerek şöyle konuştu:
“Gençlerin kendi alanlarında ve yaşamın her alanında güçlenmesi için bugün Kurtboğazı Barajı’nda gençlik kampı düzenliyoruz. Başkent Gençlik Meclisi olarak gençlerin karar alma mekanizmasında yer alırken karar alıcılarla nasıl beraber çalışabileceklerini aslında kendi demokrasilerini ve kendi katılımcılıklarını kendilerinin oluşturduğu bir genç dostu kent inşa etme süreçlerine başladık. ‘Ankara Öğrenci Dostu Kent Araştırması’nda halihazırda 2. sırada ve 2024 yılı için 1. sıraya yükselme hedefimiz var. Aynı zamanda Avrupa Gençlik Başkenti programı kapsamında da bu süreci iletirken yerel, ulusal ve uluslararası çalışmalar yapıyoruz. Avrupa Parlamentosu’nda Ankara’nın gençlik katılımını anlatırken, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik ile ilgili bütün çalışmalarından gençleri nasıl sürece dahil ettiklerini aktardık. Bugün Kurtboğazı Barajı’nda gerçekleştirdiğimiz kampta gençler karar alma mekanizmalarına nasıl dahil olacaklar, kendi stratejilerini nasıl geliştirecek ve Ankara’da genç dostu bir kent nasıl inşa edeceklerinin yolunu arayacaklar.”
Üniversitelilerden Başkent Gençlik Meclisi’ne teşekkür
Kampta çeşitli etkinliklere katılan gençler, memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi:
-Emre Kaşkatepe: “Biz burada Gençlik Haftası programları kapsamında Kurtboğazı Barajı’nda yaklaşık 100 gençle bir kamp düzenliyoruz. Bu etkinliğimiz temmuz ayındaki Hasanoğlan kampımızın fragmanı da diyebiliriz.”
-Beyzanur Günaydın: “Bugün Kurtboğazı Barajı’nda Ankara’da üniversite okuyan gençlerle bir araya geldik. Bir kaynaşma sürecimiz oldu kendileriyle ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlamaya başladık. Etkinliklerimiz devam edecek. İleriki aylarda çok büyük etkinliklerde düzenleyeceğiz. Hem eğlendiğimiz hem de gençlik olarak güçlendiğimiz bir yıl olması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
-İrem Kozan: “Ankara Medipol Üniversitesi’nde okuyorum. İlk kamp deneyimimi de Başkent Gençlik Meclisi’yle birlikte deneyimliyorum. Bunun için hem çok mutlu hem de çok müteşekkirim. Burada 21 farklı üniversiteden arkadaşlarımızla beraber tanışıyoruz ve kaynaşıyoruz. Ankara’nın bilmediğimiz yerlerini Başkent Gençlik Meclisi sayesinde geziyoruz, görüyoruz bunun için de çok teşekkür ediyorum.”
]]>Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ndeki antrenmanın ilk 30 dakikalık bölümü basın mensuplarına açık gerçekleştirildi. Antrenman öncesi teknik direktör Abdullah Avcı, açıklamalarda bulundu.
Avcı, güzel bir gün yaşadıklarını, haftaya da iyi başladıklarını belirterek, “Umarım hafta sonuna kadar da böyle devam eder. İlk ulaşılabilir hedefimize ulaştık. Zor meşakkatli, inişli-çıkışlı yollardan sonra bunu gerçekleştirdik ve bir kenara bıraktık. Trabzonspor, Türkiye Kupası finalini 9 kez almış, perşembe günü bunu 10. kez buraya getirmek istiyoruz.” dedi.
Sadece futbolun konuşulduğu, hak edenin kazandığı bir müsabaka olmasını temenni eden Avcı, şöyle konuştu:
“Takımın havası iyi, geçen hafta bunun yansıması oldu. Başakşehir maçıyla beraber oyuncuların konsantrasyonları çok net yukarıdaydı. Plana daha çok sadık kaldılar, daha konsantreydiler, daha hızlıydılar, biraz daha serttiler ve topa biraz daha doğru zamanlarda dokunuşları yaptılar. Onun için geçen hafta itibarıyla karşılığını doğru aldık, bu bizi oyun olarak mutlu etti. Bunun daha fazlasını yapmamız gereken perşembe akşamı final oynayacağız. Buna da en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Şu an itibarıyla oynayan grup toparlanmaya daha yeni geçiyor bugün. Yarın da onların ölçümleri yapılacak, riskleri var mı, yok mu, onlara bakılacak. Hem toplantımız olacak hem de hazırlığımız yarın itibarıyla devam edecek.”
Avcı, Türkiye Kupası’nın çok anlamlı olduğunu, şehrin ve camianın kupa moraline çok ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Geçen Samsun-Trabzonspor U19 finalinde de aynı duyguyu söyledim. Çocuklar, kazananlar çok sevinçli, kaybedenler çok üzgündüler. Aslında her ikisi de çok kazanıyordu. Final oynamak, hele o yaş grubunda çok değerli. Onlara da şunu ifade ettim; ben de çok finaller oynadım ama o günü kaybederken aslında kazanıyorsun. Bu sana çok önemli deneyimler getiriyor. Ben çalıştığım her kategoride hem oyunu geliştirmeye çalıştım, oyuncuyu geliştirmeye çalıştım ve bunun da tacı, süsü olan kupayı almak istedim. Hepsinde buna ulaştık. Türkiye Kupası’nda oynadığımız finaller var. Umarım bu bizim alnımıza yazılmışsa çalışıyoruz ve bunun karşılığını alırız diye düşünüyorum. Trabzonspor için de çok anlam ifade ediyor. Bu sene buna tüm şehrin de ihtiyacı var, bizim de ihtiyacımız var. Başkanın, yönetim kurulunun da ihtiyacı var. Umarım bunun karşılığını alacağız diye düşünüyoruz.”
“Futbol şöleni olarak bakıyorum”
Perşembe günü oynanacak maçın bir festival ve şölen havasında geçmesini istediklerinin altını çizen Avcı, “Olimpiyat bize uğurlu uğursuz, onu bilmiyorum ama o şeylere çok bakmıyorum. Ben bir futbol şöleni olarak bakıyorum, bir festival havasında bakıyorum. Hakikaten bu günler güzel günler ve bunun keyfini çıkarmak lazım. Taraftar yarı yarıya. Trabzonspor taraftarının destek verdiğinde neler olabildiğini çok net görebiliyoruz. Onlar sizi orada sonuna kadar desteklediklerinde. Ben rakip olarak orada Trabzon’a karşı 80 bin kişiyi de gördüm, beraberken 80 bin kişiyi de gördüm. Onun için onlar bizi sonuna kadar destekleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı.
Trezegeuet ve Pepe’nin son durumuyla ilgili gelişmeleri de aktaran Avcı, “Geldiğimizin ertesi günü planladığımız gibi şu an itibarıyla devam ediyor, umarım maça kadar da bir problem yaşamayız. Şu anda hatta doktorla onu konuşuyordum. Geri dönüşleri iyi. Uğurcan Çakır’ın bugün programı salon, burada değil. Onun dışında Fernandez’in ufak bir şeyi var, o da yarın daha net belli olur.” dedi.
Bordo-mavililer, yarın yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.
]]>Kartal’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. yılı kutlamaları, sabah saatlerinde Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal Meydanı’nda düzenlenen törende, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına, anıta çelenk sundu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda verdiği mücadelenin başlangıcını oluşturan 19 Mayıs kutlamaları ilçe genelinde düzenlenen etkinlikler ile devam etti.
Atatürk’ün fotoğrafı denizin derinliklerinden yüzeye çıkarıldı
19 Mayıs kutlamaları kapsamında günün ilk etkinliğinde, Atalar Spor Kompleksi’nde Ayak Tenisi Turnuvası, Karlıktepe 19 Mayıs Spor Parkı’nda ise 3×3 Basketbol Turnuvası ile Tenis Turnuvası gerçekleştirildi. Kartal Belediyesi’ne bağlı Dragos Su Sporları Merkezi’nde de 19 Mayıs kutlamaları tüm hızıyla devam etti. Kutlamalar kapsamında önce Gedik Üniversitesi öğrencileri, Öğretim üyesi Güvenç Sorarlı ile birlikte hazırlıklarını tamamlayarak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı onuruna bir dalış gerçekleştirdi. 7 dalgıcın hazırlanarak iskeleden gerçekleştirdiği dalışta, Ulu Önder Atatürk’ün bir fotoğrafı denizin derinliklerinden yüzeye çıkarıldı. Kartal Belediyespor bünyesinde yarışan kürek ve kano sporcuları da bir gösteri gerçekleştirdi.
Kortej yürüyüşü yapıldı
Kartal’da bayram coşkusu, her sene olduğu gibi, yüzlerce ilçe sakininin bir araya geldiği kortej yürüyüşü ile devam etti. 7’den 70’e yüzlerce vatandaş, ellerinde bayrak ve marşlar eşliğinde Kartallı Kazım Meydanı’ndan Kartal Meydanı’na kadar coşkuyla yürüdü. Başkan Yüksel ve eşi Sibel Doğan Yüksel ile kortej yürüyüşüne katılarak, evlerinin pencere ve balkonlarından kendisini selamlayanlara el salladı.
Bayram coşkusu ünlü sanatçı Derya Uluğ konseri ile zirveye ulaştı. Yalnızca Kartal değil, İstanbul’un birçok noktasından yüzlerce kişi, sevilen sanatçının konseri için Kartal Meydanı’nda bir araya geldi. Sanatçı Derya Uluğ, yaklaşık 2 saat sahnede kalarak ‘Nefes’, ‘Yansıma’ ve ‘Sana Çıkıyor Yollar’ gibi sevilen şarkılarını seslendirdi.
Başkan Yüksel, konser sonunda sanatçı Derya Uluğ’a çiçek takdim ederek, şunları söyledi:
“Daha güzel bir Türkiye umuduyla, daha çok çalışmak zorundayız”
“İyi bayramlar Kartal! Sevgili komşularım, 19 Mayıs ruhu Kartal’da yaşamaya devam ediyor ve hepimizin sayesinde yaşamaya devam edecek. Bugün, Kartallı Kazım Meydanı’ndan yine Kartal Meydanı’na doğru yürüdük. 105’inci yılında Atatürk gençliği olarak burada hep beraberiz. Bundan tam 105 yıl önce başlayan bir yürüyüş… Bütün bir vatanı örgütlemek ve emperyalizme baş kaldırmak. Bu uğurda, bu güzel vatanı kurtarmak ve Cumhuriyet’i gerçekleştirmek. ve bu vatanı, ‘Tüm ümidim gençliktedir’ diyerek gençlere emanet etmek. Tam 105 yıl sonra, çıtayı yükseğe çıkartacak olanlar, sizlersiniz. Hayalleriniz büyük olsun, umutlarınızı yitirmeyin. Daha güzel bir Türkiye umuduyla, daha çok çalışmak zorundayız. Ülkemiz için tek kurtuluş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun ilkeleridir. Bizleri bu gece yalnız bırakmayan kıymetli sanatçımız Derya Uluğ’a ve tüm komşularımıza sonsuz teşekkür ediyorum.”
Gecede, Başkan Yüksel, U-18 liginde Türkiye Şampiyonu olan Kartal Sporluları sahneye devam etti. Şampiyonluk kupasıyla sahneye çıkan genç futbolcular, Yüksel’e ve tüm Kartallılara teşekkür etti.
]]>Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm ülkede olduğu gibi Bursa’da da ruhuna uygun bir şekilde kutlandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Gençler ışığında gülümsüyor’ sloganıyla düzenlenen ‘Gençlik Şenliği’, üç gün boyunca kentin farklı noktalarında vatandaşlara 19 Mayıs coşkusunu yaşattı. Şenliklerin üçüncü gününde de Hüdavendigar Kent Parkı, Cumhuriyet aşkını yüreğinde taşıyan gençlerle dolup taştı. Her yaştan Bursalı, birbirinden renkli ve eğlenceli etkinliklere katılarak unutamayacakları bir gün geçirdi. Atatürk ve 19 Mayıs sergisinden fikir duvarına kadar birçok aktiviteye katılan gençler, masa tenisinden e-spora kadar birbirinden farklı oyun alanlarında keyifli anlar yaşadı. Ana sahnedeki Barış Orkestrası, Ted Band, Hipertansiyon, Ali Keskin Piyano ve Bursa Kent Orkestrası gibi grupların konserleriyle müzik ziyafeti çeken gençler, ‘Gülümseyen Sahne’deki Çınar Anadolu Lisesi, Tuba Ulu ve Bişi Dicem stand up gösterileriyle kahkaha dolu anlar yaşadı. Karikatürden dev jenga atölyelerine kadar birçok alanda yeteneklerini gösterme fırsatı bulan Bursalılar, tırmanmadan basketbol ve voleybola kadar birçok farklı turnuvaya da katılarak birbirleriyle hem eğlendi hem de mücadele etti.
“Bu ülke, bu şehir sizlerin”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de eşi Seden Bozbey ile birlikte Hüdavendigar Kent Parkı’ndaki etkinlik alanında vatandaşlarla buluştu. Tek tek stantlara uğrayarak vatandaşlarla sohbet eden Başkan Bozbey, e-spor alanında ise gençlerle birlikte oyun oynayarak eğlencelerine ortak oldu. Başkan Bozbey’le hatıra fotoğrafı çektiren gençler ise 19 Mayıs coşkusunu kendilerine yaşatan Başkan Bozbey’e teşekkür etti.
Konser öncesinde alanı dolduran gençleri eşi Seden Bozbey ile birlikte selamlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ellerindeki Türk bayraklarıyla gençlerin bayramını kutladı. Gençlere ‘muhteşemsiniz’ diyen Başkan Mustafa Bozbey, 105 yıl önce kurtuluş için ilk adımı atan başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, gazileri ve şehitleri sevgiyle, saygıyla ve minnetle andı. Her milli bayram gibi 19 Mayıs’ın da herkes için çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, “Bugünlere kolay gelmedik. Bundan 105 yıl önce Gazi Mustafa Kemal ve yol arkadaşları, 16 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıkarlar. 19 Mayıs’ta Samsun’a varırlar. Ülke işgal altındadır. İhanet içerisinde olanlar vardır. 19 Mayıs’ta ilk adımı atıp cesaretle, akılla hep birlikte bir hedefe kilitlenip yepyeni bir ülke kurdular. Şimdi bize düşen sadece ona sahip çıkmaktır. 19 Mayıs 1919, ‘Ya istiklal, ya ölüm’ düşüncesiyle yürütülen Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olarak tarihe geçen gündür. Atatürk, bağımsızlık ve aydınlanma meşalesini yaktı. Bugünü, Gençlik ve Spor Bayramı olarak Türk gençliğine armağan etmiştir. Onun için gelecek, gençlerin omuzlarında yükselecektir. Ulusun geleceğini gençlikte gören Atatürk, ‘en büyük eserim’ dediği cumhuriyeti gençlere emanet olarak bırakmıştır. Onların sayesinde barış ve özgürlük içerisinde yaşıyoruz. Onların sayesinde sömürge olmadık. Onların sayesinde himaye altında kalmadık. Onların verdikleri kurtuluş mücadelesi sonucunda geldikleri gibi gittiler. İçerisinde bulunduğumuz tüm zorlukların farkındayız. Ancak umutsuzluğa yer yok. Bu ülke, bu şehir sizlerin” dedi.
“İyi ki varsınız gençler”
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünü hatırlatan ve gençlere vasiyetinin de belli olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, yüzlerce gençle birlikte ‘Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza etmektir. Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğimize ant içeriz’ diyerek alanı inletti. Gençlerin geleceğimizin teminatı olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, “Binlerce şehit vererek sıkıntı ve yokluk içerisinde büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti, sizlere emanettir. Bu emaneti, sonsuza kadar koruyacağınıza dair inancım tamdır. Bu inançla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı kutluyorum. İyi ki varsınız gençler” diye konuştu.
Emre Fel konseri
Konuşmanın ardından ilk olarak sevilen şarkıcı Emre Fel sahne alarak Bursalı gençler için sevilen şarkılarını seslendirdi. Şarkılarına hep bir ağızdan eşlik eden gençlerle birlikte eserlerini okuyan Emre Fel, müziğiyle dinleyenleri keyifli bir yolculuğa çıkardı. Herkesin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Emre Fel, ‘Harikasın Bursa’ diyerek konsere katılan gençlere teşekkür etti. Konserin sonunda Başkan Mustafa Bozbey sahneye çıkarak günün anısına gençler adına Emre Fel’e çiçek takdim etti.
Bursa’ya görsel şölen yaşatıldı
Emre Fel konserinin ardından Hüdavendigar Kent Parkı’nda yapılan su perdesi mapping gösterisiyle izleyenlere görsel şölen yaşatıldı. Işık ve ses şovlarıyla su perdesine ‘kurtuluş mücadelesi’nin yansıtıldığı gösteriyi, Bursalılar büyük ilgiyle izledi. Ardından Tophane Saat Kulesi’nde yapılan ışıklı mapping gösterisi kente 19 Mayıs coşkusunu bir kez daha yaşattı. Tarihi yapıya ‘Atatürk’ silüeti yansıtılırken, o anlar canlı olarak Hüdavendigar Kent Parkı’nda da dev ekrana aktarıldı. Gençlerin Türk bayrakları eşliğinde heyecan dolu gözlerle izlediği mapping gösterileri, Bursalılara unutulmaz bir akşam yaşattı.
Blok3 konseri
Günün sonunda ise ‘Blok3’ sahneye çıkarak gençlerle buluştu. Gençlerin büyük coşkusu arasında şarkılarını seslendiren Blok3, sahne performansıyla izleyenleri kendisine hayran bıraktı. Konserin sonunda Başkan Mustafa Bozbey sahneye çıkarak günün anısına gençler adına Blok3’e çiçek takdim etti. – BURSA
]]>BURSA – Türkiye’nin en eski otomobil sporları kulübü olan Bursa Otomobil Sporları Spor Kulübü bu yıl 48.si düzenlenen Yeşil Bursa Rallisi büyük bir heyecana sahne oldu.
Atış Yapı ana sponsorluğunda, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Aloft Hotel Bursa, Özhan Marketler Zinciri, İnallar, Mavi Yeşil, Yılkar ve Digiwuu katkılarıyla düzenlenen Petrol Ofisi Maxima 2024 Türkiye Ralli Şampiyonasının 4. yarışı olan Yeşil Bursa Rallisi, Castrol Ford Team Türkiye takımından Ali Türkkan ve co-pilot Oytun Albayrak ekibinin liderliğiyle tamamlandı. Türkkan-Albayrak ekibi, aynı zamanda sınıf 3 birinciliğinin de sahibi olurken, genel klasman ikinciliği ve sınıf 2 birinciliğini GP Garage My Team’den Ümit Can Özdemir-Kutay Ertuğrul ekibi kazandı. Zorlu rallide üçüncülüğü Parkur Racing takımından Kerem Kazaz-Corentin Slyverstre ekibi kazanırken, 18 yaşındaki Kazaz aynı zamanda yarışın Gençler birinciliğinin de sahibi oldu. Rallinin Markalar birincisi Castrol Ford Team Türkiye olurken, Takımlar birinciliğini de GP Garage My Team elde etti.
Yarışın Sınıf 4 ve İki Çeker birinciliğini Fatih Selim Göçer-Mehmet Köleoğlu elde ederken, Sınıf N birincisi GP Garage My Team’den Okan Öztürk-Hakan Uçucu, Sınıf 5 birincisi Atış Motorsport’tan Metehan Üstükarcı- Hüseyin Çetin, Master Pilotlar birincisi GP Garage My Team’den Uğur Soylu, Kadın Pilotlar birincisi Burcu Çetinkaya, kadın co-pilotlar birincisi İtalyan Fabrizia Pons oldular. Yarışın 35 yaş üzeri klasik ralli otomobillerine açık Historic klasmanı birinciliğini ise Fiat 131 ile yarışan Semih Geylan-Ünsal Deniz kazandı.
Bu yıl Celal Gülerhan anısına düzenlenen TOSFED Ralli Kupası klasmanında ise Taner Oruç-Onur Sırımoğlu birinciliğe uzanırken, ekip aynı zamanda Kategori 2’de ilk sırada yer aldı. GMG Racing’den Alp Atak-Alperen Tetik ikinci ve Kategori 3 birincisi, aynı takımdan Osman Ceylan-Batuhan Doğan da üçüncü oldular. Kategori 4’te GP Garage My Team’den Tolga Öztürk- Hasan Güler ve Kategori 1’de de Faruk Sayın-Cansu Açar birinciliklerin sahibi olurken, Açar aynı zamanda kadın co-pilotlar birinciliğini kazandı. TOSFED Ralli Kupası Kadın Pilotlar birinciliği de Furkan Acar ile yarışan Elif Gizem Filiz’in oldu.
Yarışlara yoğun ilgi
Pilotlar, zorlu geçen parkurda zaman zaman zor anlar yaşarken, 2 gün süresince büyük bir heyecan yaşandı.
Oyman Atabay sezonunun 4. yarışı olan Yeşil Bursa Rallisi bu yıl da nefesleri kesti. Güzel havayı fırsat bilen Bursalıların ve çevre illerden gelen vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği rallide ekipler, 2 gün süresince kozlarını paylaştı.
Bursa’da heyecan fırtınası
Büyük bir heyecana sahne olan 48. Yeşil Bursa Rallisi’nde, 72 otomobil, 144 sporcu ve 300 kişilik görevli ordusu görev aldı.
Oyman Atabay sezonunun 4. rallisi olan organizasyon, 17 Mayıs Cuma Günü saat 20.00’de Downtown Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen start seremonisi ile başladı. Yeşil Bursa Rallisi’nde ekipler, iki gün boyunca Orhaneli- Keles bölgesindeki etaplarda kıyasıya mücadele etti. 470 kilometre uzunluğundaki asfalt zeminli parkurda, 8 özel etabın geçilmesi ile iki gün süren rallinin ilk günü 18 Mayıs Cumartesi saat 09.30’da Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu (Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu) doğu otoparkından başladı.
Rallinin ilk gününde 13,35 kilometre uzunluğundaki Remed Assistance (Harmanalan-Delice) etabı ile 25,05 kilometre uzunluğundaki Petrol Ofisi Maxima (Kozbudaklar – Göynükbelen – Karandere) etapları geçildi.
19 Mayıs Pazar Günü ise 10,10 kilometre uzunluğundaki Bursa Büyükşehir Belediye (Hüseyinalan) ve 10,30 kilometre uzunluğundaki Downtown (Soğukpınar) etaplarının tamamlanması ile sezonun son asfalt rallisi sona erdi.
Zorlu mücadelenin ardından, Aloft Bursa Hotel ev sahipliğinde ödül töreni düzenlendi.
Karbon ayak izi hesaplanarak hatıra ormanı oluşturulacak
Öte yandan BOSSEK, Yeşil Bursa Rallisi çerçevesinde dünyadaki çevre kirliliğine ve yarışta yer alacak fosil yakıtlı araçların oluşturduğu karbon ayak izine dikkati çekmek amacıyla önemli bir çalışmaya da imza attı.
BOSSEK, organizasyon çerçevesinde karbon ayak izini uluslararası standartları barındıran ISO 14064’e göre hazırlanacak rapora göre karbon yükünü tespit ederken, bu çerçevede Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün göstereceği alanda hatıra ormanı oluşturacak.
]]>Buruk, Süper Lig’in 37. haftasında RAMS Park’ta 1-0 kaybettikleri Fenerbahçe derbisinin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Derbiye 6 puan önde çıktıklarını ve alabilecekleri 1 puanın kendilerini şampiyon yapacağını hatırlatan tecrübeli teknik adam, “Hayalimiz, düşüncemiz şampiyonluk kutlaması yapmaktı. Maçın başından sonuna kadar şampiyonluğu bugün yaşayacak oyunu ortaya koymadık. Maç, berabere bitebilirdi. Rakibimiz 10 kişi kaldı. Şanssız bir gol yedik. Daha çok üretmemiz gerekirdi. Rakip hem 11 kişiyken hem de 10 kişiyken istediğimiz futbolu ortaya koyamadık. Bireysel olarak da iyi günümüzde değildik. Kendi sahamızda şampiyonluk kutlamayı hayal ederken üzüntülü bir gece yaşıyoruz.” diye konuştu.
Birçok serilerinin sona erdiğini aktaran Okan Buruk, “Bu sezon içeride 18’de 18 yapmıştık. İlk mağlubiyetimizi yaşadık. Galibiyet serimiz de bitmiş oldu. Bunun için de çok üzgünüz. Zaten 6 puanlık avantaj da bu tür kazalara karşı bizim için bir güvenlikti. Önümüzdeki hafta Konyaspor deplasmanında daha iyisini yaparak şampiyon olmaya çalışacağız. Konyaspor da ligde kalmak için önemli bir çaba sarf ediyor.” ifadelerini kullandı.
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, oyuncularının maça iyi motive olduğunu belirterek, “Bugün çok daha iyisini yapmamız gerekiyordu. Oyuncuları hafta için çok motive gördüm. Son idman ve maç ısınması çok iyiydi. Ancak maçtaki performansımız o kadar iyi değildi. Bazen bu tür baskılar olabiliyor. Kendimizi kazanarak şampiyon olmaya şartlamıştık. Bugün istediğimiz sonucu alamadığımız için üzgünüz. Başımızı kaldıracağız. Üç puan öndeyiz. İnşallah önümüzdeki hafta şampiyonluğumuzu ilan edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Şampiyon olamayan takımı başarısız sayamazsınız”
Okan Buruk, hem kendileri hem de Fenerbahçe’nin Süper Lig’deki performansıyla başarılı olduğunu söyledi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın şampiyonluğu kendilerinin hak ettiğini iddia etmesiyle ilgili Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsmail hoca soyunma odasına geldi. Bana daha farklı bir şekilde konuştu. İki takımın da başarılı olduğunu söyledi. Ben de hep bunu söylüyorum. İki takım da başarılı bir sezon geçiriyor. Geçen sene de buna benzer bir şey yaşamıştık. Kendi sahamızda Fenerbahçe’yi 3-0 yenmesek buna benzer şeyler konuşulacaktı. Bence iki taraf için önemli bir sezon geçiyor. Puan ve galibiyet rekorları kırılıyor. Çok büyük emek verdik. Emek verdiğimiz ve başarılı olduğumuz için de rakibimizin 6 puan önündeydik. Bugün de 3 puan önündeyiz. İnşallah yine şampiyonluğumuzu yaşayacağız. Şampiyon olamayan takımı başarısız sayamazsınız. Çok emek var. Bu emeğin karşılığında başarılı ve güçlü bir Galatasaray var. Bunu da ligde kazandığımız maçlar ve futbolumuzla gösterdik. Hedefimiz bir sonraki maçı kazanarak şampiyonluğumuzu ilan etmek.”
Maçta çok uzun süre 11’e 10 üstün oynadıklarını hatırlatan Buruk, “Rakibimizin kaybedecek bir şeyi yoktu. Biz de sahamızda şampiyonluğa hazırlanıyorduk. İki takım arasındaki psikolojik fark böyleydi. İki takım da birbirine pozisyon vermedi. Bu maçta taktikten bahsedemeyiz. Rakibimiz iyi savundu, topun arkasına iyi geçti, kaymaları ve müdahaleleri iyi yaptı. Fenerbahçe, 10 kişiyle iyi savunma yaptı. Biz de kalitemizi net bir şekilde ortaya koyabilirdik. Özel ve kaliteli oyuncularımız var. Rakibimiz kapandıktan sonra kırabilirdik. Biz kendi performansımızın altında kaldık.” şeklinde görüş belirtti.
]]>Türkiye Spor Yazarları Derneği Van İl Temsilciliği öncülüğünde Küresel Gazetecililer Konseyi Van Temsilciliği, Öğretmenler Bisiklet Topluluğu ve Van Gölü Aktivistleri tarafından düzenlenen etkinlik öncesi bisiklet severler 1915’de Ermeni isyanı ve 20 Mayıs 1915 Rus işgalinde yakılıp yıkılan tarihin canlı tanığı eski Van şehrinde toplandı. Cumhuriyet döneminin en önemli yatırımlarından olan ve Vanlıları Van Gölü ile buluşturan sahil yolu güzergahını kullanan bisiklet severler, Edremit Stadyumuna kadar pedal çevirdi. 19 Mayıs tören alanına girerek katılımcıları ve protokolü selamlayan topluluk, Van Valisi Dr. Ozan Balcı tarafından kutlandı.
Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Küresel Gazeteciler Van Temsilcisi İkram Kali, nisan ve mayıs aylarının genelde Türkiye’de yerelde ise Van için tarihi anlam ve değerinin olduğuna dikkat çekti. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutladıklarına işaret eden İkram Kali, “19 Mayıs, ülkemizin dönüm noktalarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi saygı ve şükranla anıyoruz. Mayıs ayı Van için özel anlamı olan hüzünlü bir gündür. 1915’de Ermeni isyanı ve 20 Mayıs 1915 Rus işgalinde eski Van şehri yakılıp yıkıldı. Van’ın nüfusunun yüzde 64’ü katledildi. Bu rakam 160 bin civarındadır. On binlerce Vanlı mülteci olarak ülkemizin dört bir yanına dağıldı. Türkiye Spor Yazarları Derneği, Küresel Gazetecililer Konseyi Van Temsilciliği, Öğretmenler Bisiklet Topluluğu ve Van Gölü Aktivistleri işbirliğiyle ‘Tarihe Saygı, Geçmişe Vefa’ sloganıyla ‘anla, an, anlat ve unutma unutturma’ çağrısıyla etkinlik düzenledik. Etkinliğimize çok sayıda bisiklet sever katıldı. Sağlıklı, bilinçli, duyarlı nesiller ve toplum yanında Van Gölü’nün temiz kalması için Van Gölü sahil yolunu özellikle kullandık. Birçok olgu bu turda bir araya geldi. Van Gölü Aktivisitleri Derneği Başkanı Erdoğan Özel ve Van Öğretmenler Bisiklet Topluluğu Başkanı Hakan Durğun’a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu tür etkinliklerimiz devam edecektir” dedi.
Tarihe ve vefaya önem vermek, sağlıklı yaşama dikkati çekmek ve Van Gölü’nün korunması konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla bisiklet turu düzenlediklerini belirten Van Öğretmenler Bisiklet Topluluğu Başkanı Hakan Durğun ise “19 Mayıs ve 20 Mayıs tarihi günlerdir. ‘Tarihe Saygı, Geçmişe Vefa’ sloganıyla tarih ve vefa kavramlarında farkındalık oluşturduğumuza inanıyorum. Çok sayıda bisiklet sever katıldı. Eski Van şehrinde toplanarak tura başlamamızın özel bir anlamı vardı. Oradan mesaj vermek istedik” diye konuştu.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sağlıklı yaşama dikkati çekmek amacıyla tur düzenlediklerini kaydeden Van Gölü Aktivisitleri Derneği Başkanı Erdoğan Özel de, Vanlıların ailece bisiklet sürmeyi sevdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve ‘Gençlik ve Spor Bayramı’ olarak kutlanan 19 Mayıs tarihine dikkat çekmek istedik. Bugün gençliğin, sporun geleceğin konuşulduğu gündür. Van 20 Mayıs 1915 günü işgal edildi. Van’ın işgalinin 109. yıl dönümü kapsamında etkinliğe anlam katmak için eski Van şehrini başlangıç noktası olarak belirledik. Hayatlarını kaybeden Vanlı vatandaşlarımızı saygıyla, rahmetle anıyor, ve unutmuyoruz. Ayrıca Van Gölü eşsiz bir güzelliğe sahip. Buradaki doğaya, şehrimize ve bölgeye can veren önemli bir değer. Van Gölü’nün mavi kalmasına dikkati çekmek amacıyla Van için önemli bir yatırım olan 9 kilometrelik sahil yolunda pedal çevirdik. Daha sonra Edremit’te düzenlenen 19 Mayıs törenlerine katılarak bayram sevincine katkı sağladık. Anlamlı ve güzel bir etkinlik oldu. Katılımcılara teşekkür ediyoruz.” – VAN
]]>İSTANBUL – Büyükçekmece Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde ’19 Mayıs Su Sporları Festivali’ düzenledi. Festival, yüzlerce genç sporcunun kıyasıya mücadelesine sahne oldu.
Büyükçekmece Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde ’19 Mayıs Su Sporları Festivali’ düzenledi. Büyükçekmece sahilinde yoğun bir katılımla gerçekleşen 19 Mayıs Su Sporları Festivali’ne katılan gençler yelken, sörf, kano ve kürek yarışlarında kıyasıya yarıştı. Gün boyu süren yarışlar zaman zaman nefes kesen mücadelelere de sahne oldu. Bando ekibinin çaldığı marşlar, modern dans ve zumba gösterileri eşliğinde yapılan su sporları festivaline katılan 7’den 70’e yüzlerce Büyükçekmeceli, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı doyasıya kutladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, festival sonrasında yarışmada dereceye giren gençlere kupa ve madalyalarını takdim etti.
“Büyükçekmece halkı 19 Mayıs kutlamalarına damgasını vurdu”
19 Mayıs Su Sporları Festivali’nde konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, “Bu sene Büyükçekmece halkı 19 Mayıs kutlamalarına damgasını vurdu, hepinize çok teşekkür ediyorum. 19 Mayıs’ın kahramanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun eğer temel taşlarının döşendiği gün 19 Mayıs ise onun içerisinde bütün komutanlarımız ve askerlerimiz var. Başta Çanakkale’den başlayan Yarbay Mustafa Kemal, Samsun’dan itibaren idam fermanı çıktıktan sonra ben millete dönüp artık vatandaşımla, halkımla omuz omuza bu ülkeyi kurtaracağım demesinden itibaren her yerde bizim komutanlarımız vardır. Cumhuriyeti kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün Kuvayi Milliye, şehit ve gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun. Onların sayesinde bu kadar hür ve bağımsız yaşıyoruz” dedi.
“Bütün milli bayramların bir şölen havasında olmasını sağlayacağız”
Büyükçekmece’de bundan sonraki her milli bayramın bir festival havasında kutlanmaya devam edeceğini ifade eden Akgün, ” 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 2024 yılı 19 Mayıs bayramımızın boyutunu biraz daha değiştirdi. Artık 2024 Cumhuriyetimizin 200’üncü yılının başındayız. Bundan sonra Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 23 Nisan Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, Cumhuriyet Bayramı boyutları değişecek. Daha çok daha yoğun kutlayacağız. Değerini daha çok anlayacağız. Bugünde onun bir tanesini yapıyoruz. Büyükçekmece Kordon boyunca sahilde kumun üzerinde 19 Mayıs Su Sporları Festivalini yapıyoruz. Büyükçekmece’nin her kesimi her yaştan katılan gençlerimiz önce eğitimlerini alıyorlar, su sporları merkezimizde sonra çeşitli zamanlarda gösterilerini yapıyorlar. Birçok yarışmalara, ulusal, uluslararası yarışmalara katılıyorlar şampiyonlar çıkıyor. Bugünde gördüğünüz üzere denizin içerisinde sörf, kürek ve kano gibi 5 daldan yarışmalar devam ediyor. 19 Mayıs Bayramı’nı kutlama şöleninin bir parçası bu. Bu sene 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor bayramı kutlamalarını 2 güne yaydık. 18 Mayıs’ta dün fener alayı ve akşam konseri yapıldı. Bugün de sabahtan Büyükçekmece Atatürk Müzelerinde başladı. Şimdi de Su Sporları Festivali ile devam ediyoruz. Bu bayramların tamamının festival şeklinde olmasını sağlayacağız. Ne kadar milli bayramımız varsa bunu bir okul bahçesine sıkıştırmaktan kurtaracağız ve şölen havasında yapacağız. Tüm halkımızın bayramları, bayram gibi yaşamasını sağlayacağız” diye konuştu.
]]>Büyükçekmece Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde ’19 Mayıs Su Sporları Festivali’ düzenledi. Büyükçekmece sahilinde yoğun bir katılımla gerçekleşen 19 Mayıs Su Sporları Festivali’ne katılan gençler yelken, sörf, kano ve kürek yarışlarında kıyasıya yarıştı. Gün boyu süren yarışlar zaman zaman nefes kesen mücadelelere de sahne oldu. Bando ekibinin çaldığı marşlar, modern dans ve zumba gösterileri eşliğinde yapılan su sporları festivaline katılan 7’den 70’e yüzlerce Büyükçekmeceli, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı doyasıya kutladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, festival sonrasında yarışmada dereceye giren gençlere kupa ve madalyalarını takdim etti.
“Büyükçekmece halkı 19 Mayıs kutlamalarına damgasını vurdu”
19 Mayıs Su Sporları Festivali’nde konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, “Bu sene Büyükçekmece halkı 19 Mayıs kutlamalarına damgasını vurdu, hepinize çok teşekkür ediyorum. 19 Mayıs’ın kahramanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun eğer temel taşlarının döşendiği gün 19 Mayıs ise onun içerisinde bütün komutanlarımız ve askerlerimiz var. Başta Çanakkale’den başlayan Yarbay Mustafa Kemal, Samsun’dan itibaren idam fermanı çıktıktan sonra ben millete dönüp artık vatandaşımla, halkımla omuz omuza bu ülkeyi kurtaracağım demesinden itibaren her yerde bizim komutanlarımız vardır. Cumhuriyeti kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün Kuvayi Milliye, şehit ve gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun. Onların sayesinde bu kadar hür ve bağımsız yaşıyoruz” dedi.
“Bütün milli bayramların bir şölen havasında olmasını sağlayacağız”
Büyükçekmece’de bundan sonraki her milli bayramın bir festival havasında kutlanmaya devam edeceğini ifade eden Akgün, ” 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 2024 yılı 19 Mayıs bayramımızın boyutunu biraz daha değiştirdi. Artık 2024 Cumhuriyetimizin 200’üncü yılının başındayız. Bundan sonra Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 23 Nisan Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, Cumhuriyet Bayramı boyutları değişecek. Daha çok daha yoğun kutlayacağız. Değerini daha çok anlayacağız. Bugünde onun bir tanesini yapıyoruz. Büyükçekmece Kordon boyunca sahilde kumun üzerinde 19 Mayıs Su Sporları Festivalini yapıyoruz. Büyükçekmece’nin her kesimi her yaştan katılan gençlerimiz önce eğitimlerini alıyorlar, su sporları merkezimizde sonra çeşitli zamanlarda gösterilerini yapıyorlar. Birçok yarışmalara, ulusal, uluslararası yarışmalara katılıyorlar şampiyonlar çıkıyor. Bugünde gördüğünüz üzere denizin içerisinde sörf, kürek ve kano gibi 5 daldan yarışmalar devam ediyor. 19 Mayıs Bayramı’nı kutlama şöleninin bir parçası bu. Bu sene 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor bayramı kutlamalarını 2 güne yaydık. 18 Mayıs’ta dün fener alayı ve akşam konseri yapıldı. Bugün de sabahtan Büyükçekmece Atatürk Müzelerinde başladı. Şimdi de Su Sporları Festivali ile devam ediyoruz. Bu bayramların tamamının festival şeklinde olmasını sağlayacağız. Ne kadar milli bayramımız varsa bunu bir okul bahçesine sıkıştırmaktan kurtaracağız ve şölen havasında yapacağız. Tüm halkımızın bayramları, bayram gibi yaşamasını sağlayacağız” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatmasının 105. yıl dönümü, yurt genelinde olduğu gibi İzmir’in ilçelerinde de coşkuyla kutlandı. Atatürk’ün Türk gençliğine armağan ettiği bayram nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD) ile birlikte Buca’daki Gürçeşme Yerleşkesi’nde çocuklar için şenlik düzenledi. Alana gelen çocuklar açık alan atölyeleri ve etkinlikler ile keyifli bir gün geçirdi. Sosis balon katlama, yüz boyama, bez kalem kutusu boyama, Çarkı Çevir Hakkını Bil, Kuklalar Canlanıyor Masal Anlatımı, Peçekuça Çocuklar ile Beden Ritmi Atölyesi, Kostümlerle Birlikte İnteraktif Hikaye Anlatımı ve Canlandırması, İnteraktif Clown Show atölyeleri büyük ilgi gördü. Şişme oyun parkında doyasıya eğlenen çocuklar jonglör gösterisini soluksuz izledi. Ayrıca sahne gösterileri de çocuklara keyifli anlar yaşattı. Sihirbaz ve pantomim ile Ada Gösteri Topluluğu, Bubble Show ve Şubadap gösterileri çok sevildi.
Aliağa’da 19 Mayıs etkinliklerle kutlandı
Kutlamaların bir diğer adresi Aliağa’ydı. Aliağa Cumhuriyet Meydanı’nda Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Özlem Günay Karataş’ın Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayan kutlama programı Aliağa Atatürk Stadyumu’nda gerçekleştirilen etkinliklerle devam etti. Kutlama programında, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Özlem Günay Karataş, “Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ta milli duygular içerisinde Samsun’da attığı ilk adım Türk Milletinin bağımsızlığını kazanmada ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu yolunda atılmış en önemli adımdır” dedi.
Karataş’ın konuşmasının ardından Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen resim yarışması ile Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından organize edilen gençlik koşusunda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve gençliğin Ata’ya cevabı okundu. Öğrenci grupları tarafından gerçekleştirilen vals, karate, güreş, halk oyunları ile lise karma öğrenci gruplarının final gösterisi izleyenlerden büyük alkış aldı. Coşku içinde kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.
Programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Faruk Altun, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet İmir, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Ömür Avcı, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Özlem Günay Karataş, belediye meclis üyeleri, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
105. yılın coşkusu tüm Bayraklı’yı sardı
Bayraklı’da ise kutlamalar coşku dolu geçti. Bayraklı Belediyesi, 19 Mayıs heyecanını tüm kente yaymak için meydan ve caddeleri Türk bayrakları ile donattı. Kutlama programı kapsamında; meşaleler, marşlar, dev Türk ve Atatürk bayrakları eşliğinde Manavkuyu’daki Değirmen Kafe’den başlayıp, Mansuroğlu’ndaki 100. Yıl Matematik ve Zeka Oyunları Parkı’nda sona eren ‘Bağımsızlık Korteji’ gerçekleştirildi. Etkinliğe Bayraklı Belediyesi Başkan Vekili İpek Kul, CHP Bayraklı İlçe Başkanı Didem Gültekin, ilçe yönetimi, gençlik ve kadın kolları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Bayraklı Belediyesi sporcuları ile 7’den 70’e yüzlerce Bayraklılı katıldı. Korteje ilçe sakinleri de evlerinin balkonlarından, arabalarından alkışlar ve Türk bayraklarıyla destek verdi. Yürüyüşün ardından park içinde devam eden etkinlikte Bayraklı Belediyesi Halk Oyunları ekibi gösteri sundu. Gençler gece boyunca DJ performans eşliğinde doyasıya eğlendi.
Kutlama programında konuşan Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Kurtuluşun ve milli mücadelenin ilk adımlarının atıldığı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün geleceğimizin teminatı gençlerimize armağanı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. yılını Bayraklı’da hafta boyunca süren etkinliklerle kutladık. Bu anlamlı günde ‘Bağımsızlık Korteji’ ile Bayraklı’da tek yumruk olduk. Önümüzdeki yıllarda milli bayramlardaki coşkumuzu daha da büyüteceğiz. En güzel bayramları Bayraklı’da kutlayacağız” şeklinde konuştu.
Menemen’de 19 Mayıs gururu
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Menemen’de de tören ve etkinliklerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören ve etkinliklere katılarak gençlerin ve vatandaşların bayramını kutlayan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadeleyi başlattığı Samsun’a çıkışını gençlere ithaf ederek, Türk gençliğine duyduğu inancı göstermiştir. Bütün ümidinin gençlikte olduğunu söylemesi de bu inancının neticesidir. Samsun’da yanan meşale, milletimizin hiçbir esarete boyun eğmeyeceğinin en net göstergesidir. Bu nedenle başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve bu vatan uğruna şehit düşen, gazi olan tüm ecdadımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz” diye konuştu. – İZMİR
]]>(İZMİR) – 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm yurtta olduğu gibi İzmir’de de coşkuyla kutlandı. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk koyma töreni ile başlayan kutlamalar resmi törenlerle devam etti.
İzmir’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı her yıl olduğu gibi bu yılda coşkuyla kutlandı. Kutlamalar, sabah saatlerinde Konak ilçesindeki Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici çelenk koydu, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra düzenlenen törene; İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Kemal Yeni, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, il protokolü üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Türk bayrakları öğrenciler tarafından göndere çekildi. Çeşitli halk oyunları gösterilerinin sunulduğu törende, farklı dallardaki sporcular da hünerlerini sergiledi.
Törende konuşan Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Mustafa Eskici, şunları söyledi:
“Büyük önder, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da başlattığı Kurtuluş mücadelesinin 105’inci yıl dönümünde, milletimizin o gün taşıdığı coşku ve heyecanla sizleri saygıyla, sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. Değerli genç kardeşlerim, tarih hem bir ibret vesikasıdır hem de bir kuvvettir, güçtür. Milletler tarihlerinden aldıkları güçle yaşarlar. Gelecek tasavvurlarını buna göre şekillendirirler. ‘Biz neydik’ sorusunun cevabı aynı zamanda ‘biz neyiz’ ve ‘ne olabiliriz’ sorusunun cevabına ışık tutar. Bunu bu şekilde değerlendirmeye mecburuz. Çünkü insan tarihinde sadece geçmişini, yani ne olduğunu değil aynı zamanda istikbalini de geleceğini de arar. Dolayısıyla bir milletin kendi gücünün benliğinin farkına varması yani özgürleşmesi ancak tarihinin farkına varmasıyla mümkündür. Unutmayın nereden geldiklerini bilmeyenler nereye gideceklerini bilemezler. Kendi tarihine yabancılaşanlar rüzgarın önündeki bir yaprak misali savrulmaktan kurtulamazlar.”
“19 Mayıs tarihi bizim için milletimiz için çok önemli, çok müstesna bir tarihtir” diyen Eskici, şunları kaydetti:
“Bu tarih düşman işgaline karşı Anadolu’nun her köşesinde yükselen ruhun adeta gelecek hesabının yapıldığı bir istikbal, ruhunun kıvılcım aldığı gündür. Bu tarih, bugün üzerinde barış, huzur ve güven içerisinde yaşadığımız, Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu gündür. 19 Mayıs 1919 günü milletimiz esarete karşı direnişini ortaya koyduğu, özünden aldığı güçle topyekun bir varoluş mücadelesi başlattığı gündür. Bugün daha sonra ‘ya istiklal ya ölüm’ nidalarıyla vücut bulan bu milletin varlık, yokluk mücadelesinin başladığı gündür. Sevgili gençler, şunu asla unutmayın; 19 Mayıs ruhu bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesidir. Birlikte yürümenin zorluklara hep beraber karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin çelik çekirdeğini oluşturan ruh işte budur. Tüm yokluk ve sıkıntılara rağmen milletimizin nasıl 7’den 70’e bir özgürlük mücadelesi verdiğini bugün çok iyi anlayabiliyoruz. 105 yıl sonra bugün bir kez daha diyoruz ki, bu millet sadece rükuda eğilir, sadece secdede diz çöker, başka hiçbir yerde değil. Gençler, bizler tarihe yön vermiş muhteşem bir geleneğin varisleriyiz. Geçmişten aldığımız bu zenginlik insanlık mirasını geleceğe taşıma mensubiyetini omuzlarımızda hissediyor, gençlerimizi yarınlara en güçlü şekilde hazırlamanın gayreti içerisinde çalışıyoruz. Bu yolda Türkiye’nin gençlerine inanıyor ve güveniyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu cennet vatanın uğruna feda etmiş olan tüm şehitlerimizi rahmet, minnetle yad eder, sevgili gençlerimizin ve tüm milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutlarım.”
]]>Erzurum’da Havuzbaşı Kent Meydanı’ndaki törende İl Gençlik ve Spor Müdürü Levent Çakmur, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Çifte Minareli Medrese önünden Kent Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirildi.
Burada devam eden programda şiirler okundu ve sporcular gösteri yaptı.
Programlara Vali Vekili İlyas Öztürk, 9. Kolordu Komutanı Tümgeneral Tevfik Algan, İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, kurum müdürleri, askeri erkan, sporcular, antrenörler ve vatandaşlar katıldı.
Ağrı
Ağrı’da İl Gençlik ve Spor Müdürü Fedai Din, sporcularla Abide Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Programın devamında Vali Mustafa Koç, Ağrı Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış, 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Vekili Albay Erhan Cesur, İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, protokoldekiler ve sporcular, Türk bayraklarıyla Cumhuriyet Caddesi’ne kadar yürüdü.
Vali Koç ve beraberindekiler, caddede öğrencilerin sportif faaliyetlerini izleyip birlikte tenis oynadı.
Tunceli
Tunceli’de de Valiliğin bahçesinde düzenlenen programda İl Gençlik ve Spor Müdürü Lokman Ekinci, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Atatürk Stadı’nda devam eden törende saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı’nın okundu.
Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı.
Öğrencilerin spor gösterileri yapıp müzik dinletisi sunduğu ve yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği program, geçiş töreniyle sona erdi.
Törene Cumhuriyet Başsavcısı Enver Eroğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Nuh Köroğlu, İl Emniyet Müdürü Hakan Duman, kurum müdürleri, öğrenciler, öğretmenler ve vatandaşlar katıldı.
Çemişgezek ilçesinde de Kaymakam Orçun Cüneyt Zor’un katılımıyla kutlama programı düzenlendi.
Erzincan
Erzincan’da Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende İl Gençlik ve Spor Müdürü Volkan Burak Mumcu, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Merkez Spor Salonu’nda devam eden programda sporcular gösteri yaptı.
Vali Hamza Aydoğdu, 3. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Cem Kamil Sağcan, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Halil Odabaş, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Veysel Yanık, İl Emniyet Müdürü Kenan Kurt, vatandaşlar ve öğrencilerin katıldığı etkinlik, mehter ekibi ile 3. Ordu Komutanlığına bağlı bando takımının çeşitli marşları seslendirmesiyle sona erdi.
Kars
Kars’ta Atletizm Sahası’nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Samsun’dan getirilen Türk bayrağı, Kars Valisi Ziya Polat’a teslim edildi.
Etkinlikler, okullar arası 4×100 metre bayrak yarışı, 5 dalda minder spor gösterileri, çuval, yumurta, halat çekme yarışları, okçuluk gösterisi, mehteran takımı ve bando gösterisiyle devam etti.
Etkinliklerde dereceye giren sporculara ödüller takdim edildi.
Törene 14. Mekanize Piyade Tugay Komutan Tuğgeneral Şahin Yenilmez, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Amanvermez, Belediye Başkan Vekili Turgay Kızılörenli, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Nuru Guliyev ve vatandaşlar katıldı.
Sarıkamış ilçesinde de “Geçmişten Günümüze 19 Mayıs Resim Sergisi” düzenlendi.
Sarıkamış Liseliler Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı tarafından otelin salonunda düzenlenen sergide Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın çocuklar için yaptığı etkinliklerin de bulunduğu, yaklaşık 80 yıl öncesinden bugüne Sarıkamış ve 19 Mayıs bayramlarındaki siyah beyaz resimler yer aldı.
Ardahan
Ardahan’da da 80. Yıl Şehir Stadyumu’nda çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Öğrenci ve sporcular, akrobatik gösteriler yaptı.
Tören sonunda Vali Hayrettin Çiçek ve beraberindekiler, spor faaliyetlerinin sergilendiği stantları gezerek öğrencilerin etkinliğine eşlik etti.
Törene Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, Belediye Başkanı Faruk Demir, öğrenciler ve sporcular katıldı.
Iğdır
Iğdır’da Atatürk Semt Sahası’nda düzenlenen törene Vali Ercan Turan, Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş, protokol üyeleri, öğrenciler, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
Sporcuların gösterilerini sunduğu programda 19 Mayıs konulu şiirler okundu.
Yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri Vali Turan tarafından verildi.
Programda vatandaş ve memurlardan oluşan dans grubunca, “Gençliğin Rengi” isimli halk oyunları gösterisi sergilendi.
]]>Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 105’inci yılında, tüm yurtta olduğu gibi Mersin’de de 19 Mayıs coşkusu yaşandı. Kutlamalar, Cumhuriyet Meydanında sabah saat 09.00’da devlet büyüklerinden gelen mesajların okunması ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir ile iki genç tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunulmasıyla başladı. Törene, Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Murat Fırat, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, protokol üyeleri, sporcular ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi üyesi tarafından bir şiir okundu.
‘ Alper Gezeravcı, Türk milletinin evlatlarının neleri başarabildiğinin açık ispatıdır’
Törende günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Gençlik ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir, “Bugün, Mustafa Kemal’in Samsun’da tutuşturduğu kurtuluş meşalesinin, Anadolu’da elden ele, gönülden gönüle dolaşmasının 105’inci yıldönümü. O gün Samsun’un vatanperver insanlarını selamlayan Atatürk’ün taşıdığı duygularla sizleri selamlıyorum. Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcıdır 19 Mayıs. 19 Mayıs, sadece Türk Milli Kurtuluş Hareketinin başlangıcı değil, yeni Türk devletinin de çağdaş değerlerle milletler ailesi içerisinde yerini almasının adıdır. 19 Mayıs gençlik, gençlik ise gelecek demektir.. Türk genci, Türk İstiklali ve Türk Cumhuriyetinin yılmaz bekçisi, bugün ve yarınların tek ve en büyük güvencesidir” dedi.
Konuşmasının devamında gençlere seslenen Demir, “Sevgili gençler, sizler spora, teknolojiye, bilime ve inovasyona büyük ilgi duymalısınız. Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonunu gerçekleştirerek, uzaya çıkan ilk Türk olan Mersinli astronotumuz Alper Gezeravcı’da Türk milletinin evlatlarının neleri başarabildiğinin açık ispatıdır” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından çocuklar ve gençlerin gerçekleştirdiği halk oyunları, cimnastik, tekvando, bisiklet ve paten gösterileri büyük beğeni toplandı.
“Nasıl 105 yıl önce ecdadımız milli mücadeleye katılmışsa, bugün de geleceğimizi inşa etmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız”
Tören sonrası Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da gazetecilere yaptığı açıklamada, bugünün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak basıp Kurtuluş meşalesini yakarak milli mücadeleyi başlatmasının 105. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “Bugün, Atatürk tarafından gençlerimize hediye olarak verilen Gençlik ve Spor Bayramını tüm yurtta olduğu gibi Mersin’de de kutluyoruz. Tabii ki, 19 Mayıs milli mücadelenin başladığı yıl olup, Atatürk önderliğinde şanlı ecdadımızın kahraman bir mücadele verdiği yıldır. Ecdadımız, yedi düvele karşı savaşarak işgal edilmeye çalışılan Anadolu’nun bağımsızlığını kazanmak için üstün bir mücadele vermiş ve nihayetinde bu mücadele zaferle sonuçlanmıştır. Kurtuluş Savaşı, tarihe altın harflerle yazılacak bir mücadele olup, 29 Ekim 1923’te cumhuriyetimizin ilanıyla doruğa ulaşmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gençlere olan inancını ve güvenini sıkça dile getirmiş ve gençleri cumhuriyeti yükseltecek ve yaşatacak olan unsurlar olarak görmüştür. Bugün, gençlerimizle birlikte bu bayramı kutluyoruz. Gençlerimiz gururumuz, umudumuzdur. Nasıl ki 105 yıl önce her yaştan ecdadımız milli mücadeleye katılmışsa, bugün de başta gençlerimiz olmak üzere, geleceğimizi inşa etmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bugün de bu meydanda hep birlikte geleceğimizi güçlendirmeye ve inşa etmeye söz vermiş bulunmaktayız” diye konuştu. – MERSİN
]]>Büyükçekmece Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çerçevesinde ’19 Mayıs Gençlik Yürüyüşü’ ve ’37. Ata Gençlik Konseri’ düzenlendi. ’19 Mayıs Gençlik Yürüyüşü’ 7’den 77’ye binlerce Büyükçekmecelinin katılımıyla gerçekleşti. Albatros Sahili – Belediye Kent Meydanı arasında yapılan yürüyüşte Büyükçekmece halkını selamlayan Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, gençlerin bayramını kutladı. Yoğun ilgi gören gençlik yürüyüşüne ellerinde Türk bayrakları katılan vatandaşlar her bir ağızdan marşlar söyledi. Denizden teknelerin de eşlik ettiği yürüyüş renkli ve coşkulu gösterilere sahne oldu. Belediye Kent Meydanı’nda son bulan yürüyüşün adından geleneksel Ata Gençlik Konseri’nde Eypio sahne aldı. Binlerce gencin katılımıyla gerçekleşen konserde Eyipo’nun şarkılarına eşlik eden gençler, kendilerine armağan edilen bayramı gönüllerince kutladı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren konserde zaman zaman sahneye çıkan gençler Eypio ile birlikte dans edip şakılar söyledi. Konser sonrasında ise, Başkan Akgün ünlü müzisyene Mimar Sinan Köprüsü’nün maketini hediye etti.
“Geçmişimizi iyi bilmezsek geleceğe ışık olamayız”
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı hakkında konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, ” Eğer burada, sanatçıları bu bayrağın altında hür ve bağımsız olarak dinleyebiliyorsak bunun sebepleri vardır. 19 Mayıs Türk gençliğine Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından armağan edilen bir bayramdır. Emperyalistlere bu ülkeyi teslim etmemek üzere karar alan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da bu ideali ile yola çıkıyor. 19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin atılmaya başladığı gündür. Cumhuriyetin sancılarının başladığı gündür. Atatürk’ün doğduğu ve bütün gençliğin doğduğu gündür. 19 Mayıs kurtuluş meşalesinin yakıldığı gündür. Bütün süreçleri biliyorsunuz. 19 Mayıs arkasından Kurtuluş Savaşı ardından Cumhuriyet’in ilanı. Bunları iyi öğrenmezsek geçmişimizi iyi bilemezsek geleceğe ışık olmakta eksikliğimiz olur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bizim liderimiz Türkiye’nin lideri ama bütün mazlum devletlerinde lideri. Böyle bir liderin bizim olması diğer ülkelerle bizi ayrı noktaya getirmiştir. Bizim Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderimiz varsa başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok sadece çalışmaya ihtiyacımız var” dedi.
” Gençlerimizin, çocuklarımızın her zaman emrindeyiz”
Konuşmasının devamında gençlerin ülkenin geleceği olduğunu ifade eden Akgün, “Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bu vatanın korunmasını bu Cumhuriyet’in bugüne kadar dimdik ayakta kalmasını sağlayan bayrağımızı, vatanımızı, dilimizi korumak üzere hayatını feda eden bütün şehitlerimizi, ebediyete intikal eden gazilerimizi şükranla minnetle anıyorum. Türk gençliğine selam olsun. Cumhuriyetin bekçisi Türk gençliğine her şey değer. Her zaman emrinizdeyiz. Gençlerimizin, çocuklarımızın emrindeyiz. Bu ülkenin geleceği sizlersiniz” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği bir birinden özel etkinliklerle milli bayramların ruhuna yakışır bir şekilde kutlanıyor. ‘Gençler ışığında gülümsüyor’ sloganıyla düzenlenen ‘Gençlik Şenliği’, kortej yürüyüşünün ardından şehrin farklı noktalarındaki programlarla dolu dolu geçiyor. Bir yandan Balat Ormanı’ndaki paintball turnuvasına katılarak kıyasıya mücadele eden gençler, diğer yandan da Atatürk Kent Ormanı’ndaki dağ kızağı etkinliğinde eğlenceli dakikalar geçirdi. Şenliğin ana mekanı olan Hüdavendigar Kent Parkı’nda buluşan 7’den 70’e yüzlerce Bursalı ise renkli, sportif ve interaktif etkinliklere katılarak unutulmaz bir gün geçirdi. Atatürk ve 19 Mayıs sergisi, ‘Gülümse Bursa’ fotoğraf alanı, resim yarışması, grafiti alanı, 360 derece fotoğraf alanı, fikir duvarı gibi aktivite alanlarına katılan gençler, retro, canlı langırt, sumo güreşi, zıpla yarış, slot car araba, mini masa tenisi, e-spor ve Redbull F1 simülasyonu gibi oyun alanlarında ise keyifli dakikalar geçirdi. Ana sahnedeki Emir Kaan rap performansı, Santral, Timeline, Grup 224, Uzun Lafın Kısası ve Mest gibi grupların konserleriyle müziğe doyan gençler, ‘Gülümseyen Sahne’deki Rednblack konseri ve Barış Bakır stand up gösterileriyle de keyifli anlar yaşadılar. Led anahtar, VR gözlük, bileklik, ahşap, karikatür, model maket yapımı, 3D printer deneyimi, teleskop gözlemi, 3D kalem ve dev jenga atölyelerinde yeteneklerini sergileyen Bursalılar, tenis, mini futbol, tırmanma, basketbol ve voleybol turnuvalarına da katılarak kıyasıya mücadele etti.
“Gençler bu bayram sizlerin”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de eşi Seden Bozbey ile birlikte Hüdavendigar Kent Parkı’ndaki etkinlik alanlarını gezerek gençlerle buluştu. Eğlenceli bir gün geçiren Bursalıların 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkusuna ortak olan Başkan Mustafa Bozbey, alandaki stantları gezerek vatandaşlarla sohbet etti. Başkan Bozbey’le hatıra fotoğrafı çektiren gençler, düzenlenen etkinliklerden dolayı teşekkür ettiler. Gençlerle langırt oynayan Başkan Bozbey, takı tezgahının başına geçerek satış da yaptı. Hande Yener konseri öncesi gençlere seslenen Başkan Bozbey, gençlerle birlikte olmaktan son derece mutlu ve gururlu olduğunu söyleyerek alanı dolduran gençlere ‘muhteşemsiniz’ diyerek seslendi. Bursalıların Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Başkan Bozbey, 105 yıl önce düşman işgalinden kurtulmak ve bağımsızlığı kazanmak için çıkılan yolculuk sayesinde bugün birlikte ve beraber olduklarını ifade etti. Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, gazileri ve şehitleri sevgiyle, saygıyla ve minnetle anan Başkan Bozbey, “Milli bayramlar ortak bilincimizi hatırlatmanın, beraberlik ruhunu pekiştirmenin fırsatıdır. Bugünün hakkını vermelisiniz. Coşkuyla kutlamalısınız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak ‘Gençlik Şenliği’ adıyla bir dizi etkinlikler hazırladık. Hepsi sizin içindi. Hepsi gençlerimizin bu bayramı coşkuyla kutlaması içindir. Spor müsabakalarından sergilere, eğlence alanlarından açık hava sinemasına kadar pek çok etkinlik sizler içindi. Bu organizasyona destek olanlara teşekkür ediyorum. Gençler bu bayram sizlerin. Bu bayramı doyasıya ve coşkuyla kutlamak sizin hakkınız. Ulu önderimiz Atatürk’ün dediği gibi ‘Ey yükselen yeni nesil. İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yüceltecek ve yaşatacak sizlersiniz’. Her bayram bir öncekinden daha güzel ve daha coşkulu olacak. Gençlere söz veriyorum. Çünkü sizden bir tane daha yok. Şimdi eğlenme zamanı” dedi.
Konuşmanın ardından Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, ellerindeki Türk bayraklarıyla alanı dolduran gençleri selamladı.
Hande Yener coşkusu
Günün sonunda ise ünlü sanatçı Hande Yener sahne alarak Bursalılara unutulmaz bir konser verdi. Sevilen şarkılarını gençler için seslendiren Hande Yener, izleyenleri enerjisiyle büyüledi. Sahne performansı ve danslarıyla keyifli anlar yaşatan Yener, gençlere coşku dolu bir gece yaşattı. Alanı dolduran gençlere ‘muhteşemsiniz’ diyerek seslenen Hande Yener, “19 Mayıs’ı kutluyoruz. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun. Sizlerle olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Kendisi gençlere, sanata ve sanatçıya her zaman destek olan birisi. İyi ki bugün bizimle beraber. Bu muhteşem organizasyonu sağladığı ve bizleri sizlerle buluşturduğu için çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – BURSA
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği bu yıl 11’inci kez gerçekleşen 19 Mayıs Yol Koşusu tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kurtuluş Savaşı’nın fiili başlangıcı olarak kabul edilen 19 Mayıs programları için Samsun’da yer alması nedeniyle koşunun çıkışını İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır verdi.
Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen İzmir’in uluslararası alanda marka değerine sahip ‘Maratonİzmir’ çatısı altındaki 19 Mayıs Yol Koşusu Cumhuriyet Bulvarı’ndan başladı. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerinde 5 kilometre koşulduktan sonra Sadık Bey Tramvay Durağı’ndan dönüldü ve 10 kilometrelik koşu startın verildiği Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Gençleri spora teşvik etmek amacı ile sadece 16-34 yaş kategorilerinde kupa ve para ödülü veren Türkiye’deki tek yarış olan koşuda yaklaşık bin sporcu ter döktü.
KÜRSÜYE ÇIKANLAR ÖDÜLLERİNİ ALDI
Dereceye girenler ise; 16-18 yaş erkekler kategorisinde Kaan Miyazaki Öztürk üçüncü, Doğukan Ömür Altundaş ikinci, Ercan Geleş birinci oldu. 16-18 yaş kadınlar kategorisinde Tuğçe Nur Şimşek üçüncü, Fatma Sarhan ikinci, Irmak Şereflioğlu ise birinci geldi. 19-21 yaş erkekler kategorisinde Kerem Baybatur üçüncülüğü, Mehmet Ali Kara ikinciliği, Muhammed Kasar birinciliği elde etti. 19-21 yaş kadınlar kategorisinde Gülten Koncagüller üçüncü, Rojin Selgi ikinci, Elif Güldiken birinci oldu. 22-24 yaş erkekler kategorisinde Baran Ertoğum üçüncülük, Okan Yumuk ikincilik, Said Kerem Yetişir birincilik kazandı. 22-24 yaş kadınlar kategorisinde Begüm Tahhan üçüncü, Rojda Baran ikinci, Hasibe Demir birinci oldu. 25-27 yaş erkekler kategorisinde Hakan Çoban birinci, Halil Yaşın ikinci ve Cengiz Karaduman üçüncü geldi. 25-27 yaş kadınlar kategorisinde Mervegül Özdemir birinci, Güler Nur Akgün ikinci ve Ayşenur Karapınar Özkılınç üçüncü oldu. 28-30 yaş erkekler kategorisinde Mesut Akpınar birinci, Alihan Savaşçı ikinci ve Hüseyin Sezgin üçüncülük ödülünü aldı. 28-30 yaş kadınlar kategorisinde Muborak Muqımı birinci, Aylin Bütün ikinci ve Gökçe Hayırlı üçüncü oldu. 31-34 yaş erkekler kategorisinde Suat Karoğlu birinci, Mehmet Aydıngör ikinci, Iurıı Palchuk üçüncü geldi. 31-34 yaş kadınlar kategorisinde de Özlem Işık birincilik, Elif Acar ikincilik ve Merve Dede üçüncülük ödülünü elde etti.
FOTOĞRAF YARIŞMASINI KAZANANLAR DA BELLİ OLDU
Ayrıca törende 4’üncü Maratonizmir Avek Ulusal Fotoğraf Yarışması’nda dereceye girenlere de ödülleri verildi. Start isimli fotoğrafıyla Murat Yılmaz üçüncü, “3” isimli fotoğrafıyla Erkan Çamlılar ikinci, Meydan adlı fotoğrafıyla Murat Atılcan birinci oldu. İyilik Peşinde Koş adlı fotoğrafıyla Hasan Uçar ile Maraton ve İzmir isimli fotoğrafıyla Hacı Emre Polat mansiyon ödüllerini kazandı. Ödüller sahiplerine İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Hakan Orhunbilge, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Egeli tarafından verildi.
KADINLARDA ŞAMPİYON KARŞIYAKA
Ayrıca kutlamalar çerçevesinde Behçet Uz Rekreasyon Alanı’nda “Kadınlar 17 Yaş Altı Futbol Turnuvası” da yapıldı. Orbit Karabaglar, Karşıyaka Besem, Eski İzmir Gençlik, Selçuk Çamlık, Bornova Genç Yıldızlar, Menemen Gençlik spor kulüplerinin kıyasıya rekabet yaşadığı turnuvada kazanan belli oldu. Karşıyaka Besem rakiplerini geride bırakarak kupaya ulaştı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Genel ve detay görüntüler
Koşu öncesi toplu ısınma
Seyirciler
19 Mayıs Yol Koşusu görüntüleri
19 Mayıs Yol Koşusu ödül töreni
Maratonizmir Avek Ulusal Fotoğraf Yarışması ödül töreni
Kadınlar 17 Yaş Altı Futbol Turnuvası maçlarından görüntüler
]]>Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı ilimizde her yaştan gençlerle ve büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Milletimiz için büyük anlamlarla yüklü bu özel günde, sizlere en iyi dileklerimi sunuyorum. İşgal girişimleri karşısında esareti kabullenmeyen Atatürk, Türk milletinin büyüklüğünü, yüksek yeteneklerini, yurt ve bayrak sevgisini çok iyi bildiği için, büyük bir güven duygusuyla Anadolu’ya geçmiştir. 19 Mayıs, Atatürk’ün millet egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak, onurlu bir millet olarak yaşamasını sağlamak amacıyla başlattığı milli hareketin ilk adımıdır. Samsun’a varışının ardından milli birliği gerçekleştirmek ve bu hedefe ulaşmak düşüncesiyle bağımsızlık ışığını yakan Büyük Atatürk, kurtuluş sürecinde tarihsel adımların atılmasına öncülük etmiştir. Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara’da atılan adımlarla, bağımsızlık ve özgürlük tutkusuyla, vatan ve bayrak sevgisini tüm değerlerin üzerinde tutan yaklaşımıyla dünyada saygınlık kazanmıştır. Atatürk Samsun’da kurtuluş düşüncesini seferberliğe dönüştürürken millet egemenliğine geçilmesini öngören bir süreci de başlatmıştır.
Bugün, milletimizin huzur ve güven içinde cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yönelmesini, tek devlet, tek millet, tek bayrak ülküsüne bağlılığımıza borçlu olduğumuz unutulmamalıdır. Geleceğimiz yönünden büyük önem taşıyan bu temel değerlere sahip çıkılması, yöneteni ve yönetileniyle tüm vatandaşlarımızın ve kurumlarımızın ortak sorumluluğudur. Milli bayramlarımız, Türk milletinin Cumhuriyet’i ve kazanımlarını ödünsüzce yaşatma konusundaki kararlılığını anlamlı biçimde ortaya koymaktadır. Birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi halinde ülkemiz için aşılamayacak engel yoktur” ifadelerine yer verdi.
“Büyük Atatürk böylelikle Türk gençliğine güvenini göstermiştir”
Vali Aksoy mesajının devamında ise şu ifadeleri kullandı:
“Sizleri çok seven, sizlere önem ve değer veren Büyük Atatürk, Cumhuriyet’i en iyi biçimde koruyup kollayacağınıza inandığı için sizlere emanet etmiş, böylelikle Türk gençliğine güvenini göstermiştir. ‘Türk gençliğine terk edip bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız. Milletin yükselme gerek ve şartları için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda asla tereddüt etmeyin. Milleti o yükselme aşamasına götürmek için dikilecek engellere hep birlikte mani olacağız’ sözleriyle sizlere seslenen Atatürk, Türk gençliğinin her zaman başarılı olacağına inancını dile getirmiştir. Atatürk başta olmak üzere, milletimizin yetiştirdiği tüm kahramanlarımız, vatanı için canını ortaya koymaktan çekinmeyen şehitlerimiz ve gazilerimiz bizlere övünç duyduğumuz bir tarih bırakmışlardır. Tarihimize, kültürümüze sahip çıkmak, geleceğimizin güvencesi sizleri de aynı bilinçle yetiştirmek bu ülkeye karşı en önemli sorumluluğumuzdur. Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci yüzyılda şekillendirecek, mutlu ve huzurlu yarınlara taşıyacaksınız. Cumhuriyet’in sonsuza kadar genç ve diri kalması sizlerin çabalarıyla başarılacaktır. Sözlerime Atatürk’ün şu özlü sözünü bir kez daha hatırlatarak son vermek istiyorum: ‘Gençler, cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız.’ Türk milletinin bağımsız ve özgür yaşama kararlılığının bir göstergesi olan Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Büyük Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve gönül borcuyla anıyor, hepinize esenlikler diliyorum.” – ESKİŞEHİR
]]>Denizli’de yaşayan eski futbolcu ve antrenör Durmuş Ali Çolak, Akkonak Stadı’nda futbol oynayan genç futbolcularla sohbet ederek, onlara tavsiyelerde bulundu. Çolak, futbolculuk döneminde İskenderun, MKE Ankaragücü, Fenerbahçe, Gaziantepspor, Denizlispor, Zonguldakspor, Adana Demirspor, Adanaspor ve Mersin İdmanyurdu oynarken, MKE Ankaragücü, Mersin İdmanyurdu, Beypazarı Şekerspor, İskendersunspor, Nazilli Belediyespor, Amasyaspor, Kırıkkalespor, Kırşehirspor, Adıyamanspor, Adana Demirspor, Küçükköyspor, Pazarspor, Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor, Arsuz Karaağaçspor, Batman Petrolspor, Payasspor ve Denizlispor’da da antrenörlük yaptı.
“TFF Başkanı futbolun içinden gelen birisi olmalı”
Futbol gündemiyle ilgili konuşan Dursun Ali Çolak, Türkiye Futbol Federasyonu başkanının futbolun içinden gelen birisi olması gerektiğine dikkat çekerek, “Zaten onu seçenlerin de futbolla alakaları yok. Federasyon seçimlerine baktığınız zaman futbolun içerisinden gelmiş insan sayısı yüzde 5’i bulmuyor. Yani Türk futbolunu, futbolun içerisinden gelmiş insanlar yönetmeli. Öncelikle insan kalitesi dürüstlük önemli. Namuslu insanların olması önemli. Her işte olduğu gibi futbolda da düzgün dürüst insanların olması lazım. Ondan sonra da futbolun içerisinden gelmiş insanların olması gerekiyor” dedi.
“Kapanan kulüplerin sayısı artıyor”
Kapanan kulüp sayısına vurgu yapan Ali Durmuş Çolak, “Şu anda Türkiye’de kapanan futbol kulüplerinin sayısını anlatamam. İşte en canlı örneği Denizlispor. UEFA Kupası’nda oynamış kulüp şu anda 3. Lig’e düştü. Aynı şekilde Gaziantepspor tarihten silindi. Bursaspor, Eskişehirspor aynı şekilde. Göztepe, Karşıyaka aynı. Diyarbakırspor, Siirtspor aynı kaderi paylaştı. Bunların nedeni futbolu, futbolun içerisinden insanlar yönetmiyor. Oy oranı da öyle. Oy verenlerde aynı şekilde futbolun içinden olmayan kişiler. Kulüpleri yöneten insanların çoğu futbolun dışarısından gelmiş futbolla alakası olmayan futbolcu ile teknik direktör ile aynı dili konuşan insanlar değiller. Bu sıkıntılar zaten o yüzden çıkıyor” diye konuştu.
“Bizim zamanımızda 3 yabancı vardı, şimdi yabancı futbolcudan geçilmiyor”
Mevcut yabancı futbolcu kuralını eleştiren Durmuş, “Şimdi Türk futbolu yabancıdan geçilmiyor. Ben şu anda Türk futbolunun gittiği noktayı hiçbir şekilde beğenmiyorum. Bizim dönemimizde futbol daha temizdi. Şimdi biraz daha kirlendi diye düşünüyorum. Son gelişen olaylara baktığımız zaman gerçekten çok üzülüyoruz. Gerçek futbolseverler sahadan uzaklaşıyor. Bu çok büyük tehlike. Bir kere Türkiye’de teknik direktör yetişiyor, oyuncu yetişiyor fakat yönetim anlamında Türkiye’de çok büyük sıkıntı var. Türkiye’de gerçekten çok yetenekli çocuklar var ama çıkamıyorlar. Milli Takım’da oynanan birkaç futbolcu var. Bunlar futbolcu olmaz diye atılan çocuklar. Bu adamlar Avrupa’ya gittiler. Orada bir takımda oynadılar. Ondan sonra gelip Milli Takım’da oynadılar. Dünya futboluna damga vurdular” açıklamasında bulundu. – DENİZLİ
]]>50 yıl önce memleketleri Ardahan’dan göç edip İstanbul Çekmeköy, Sultançiftliği Mahallesi’nde oturmaya başlayan Hülya ve İzzet Sarıkaya çifti kendilerine yeni bir hayat kurdu. Mutlu evliliklerinden Semih ve Tolga adını verdikleri iki erkek çocuğu oldu. Tanısı konulamamış bir hastalık nedeniyle Tolga henüz 15 yaşındayken felç geçirerek yürüme ve konuşma yetisini büyük ölçüde yitirdi. Sarıkaya çifti, oğullarının hastalığıyla ilgili çalmadık kapı, gitmediği hastane kalmadı ancak Tolga’nın hastalığına bir çare bulamadılar.
Davul zurnayla askere gitmişti ancak kardeşi gibi aniden hastalandı
Kardeşinin ani hastalığı Semih’e de büyük üzüntü yaşattı. Mahallede akrabaları, komşuları onu davul zurnayla 2008 yılında askere gönderdi. Semih acemi birliği için Sivas’a ardından usta birliği için Trabzon’a gitti. Askerliğinin beşinci ayında Semih’ten de acı haber geldi. O da kardeşi gibi aniden hastalığa yakalandı. Önce GATA’ya tedavi için yatırıldı. Bir süre GATA’da yatan Semih taburcu edildi. Sarıkaya çifti Semih’i de doktor doktor dalaştırdı, ona da bir çözüm bulamadılar.
“Semih’in mücadelesi hepimize ders olsun”
Çekmeköy Sultançiftliği Mahallesi’nde yaşayan Sarıkaya ailesini ziyaret eden Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in Semih ve Tolga’yla buluşmasında mahalle muhtarı Engin Çelik de yer aldı. Sarıkaya ailesinin bu güne kadar her türlü ihtiyacıyla ilgilenen muhtar Çelik, “Mahallemizde 26 tane dezavantajlı evladımız var. Hem İBB yetkilileri hem de yeni dönemde Çekmeköy Belediye Başkanımız yakından ilgileniyor” dedi.
Semih’in verdiği mücadelenin, yaptığı güzelliklerin herkese ders olması gerektiğini ifaden eden Başkan Çerkez ise, “Haftanın dört günü buradan kalkıp, Üsküdar’a gitmek büyük bir çaba. Belediye otobüsüyle gidip, akşam 22.00 sularında tekrar eve dönen Semih, akülü arabayla mendil satıyor. Bu halde verdiği mücadele, yaşama azmi ve isteği takdirle karşılanmalı” diye konuştu.
Semih’in engelli kardeşi ve okuyan öğrenci kardeşleri için verdiği mücadelenin büyük bir insanlık dersi olduğuna dikkat çeken Çerkez, “Bu azim ve gayret hepimiz için rehber olmalı. Tanısı konulamayan hastalığa yakalanan iki kardeşi hayata bağlayan en önemli şey ise anne ve babasının gayreti. Bu gayret çok kıymetli. Semih, koyu bir Fenerbahçe taraftarı. Kendisi kongre üyesi olmak istiyor. İlk fırsatta onu Fenerbahçe kongre üyesi yapacağım. Önümüzdeki sezon da birlikte maç izlemeye gideceğiz. O verdiği mücadeleyle hepimize insanlık dersi veren bir iyilik meleği. Altın kalpli. Zaman zaman mendil satarak kazandığı parayla sokak havanlarına mama, mahallede ihtiyacı olan ailelere de destek oluyor” dedi.
Semih Üsküdar esnafının da kahramanı
Satış yaptığı Üsküdar’da bölge esnafının da kahramanı olan Semih Sarıkaya, yaptıklarını önce anlatmak istemese de Başkan Çerkez ısrar edince, “Başkanım çok önemli değil. Benim tek isteğim kardeşimin sigortasını ödeyip, onu malulen emekli etmek. Bir diğer isteğim de gücüm yettiğince çalışıp, öğrencilere burs vermek. Ben bölüştükçe, paylaştıkça mutlu oluyorum. Sokak hayvanlarına bakıyorum. Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum” diye konuştu.
“Tek isteğim Fenerbahçe’nin şampiyonluğu”
Başkan Çerkez’in, “Bizden başka ne istiyorsun Semih” diye sorması üzerine Semih, “Tek isteğim Fenerbahçe’nin şampiyonluğu. Aziz Yıldırım başkan olursa, birlikte maç izlemek benim için paha biçilmez bir an olacak” şeklinde konuştu. Haziran ayında kongrede tekrar aday olduğunu açıklayan Aziz Yıldırım ile görüntülü de konuşan Semih, “Bugünün kazananı benim” diyerek mutluluğunu ifade etti.
Akülü sandalye ve koltuk değnekleri verildi
Sarıkaya ailesinin taleplerini de dinleyen Başkan Çerkez, kardeşlerden gelen elektrikli tekerlekli sandalye, kol değnekleri, fizik tedavi, engelsiz yaşam aracıyla ulaşım ve evlerinin bahçesine kamelya isteğini de gerçekleştireceklerini belirtti. – İSTANBUL
]]>Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Galatasaray ile Fenerbahçe yarın saat 19.00’da RAMS Park’ta karşı karşıya gelecek. Ligde sarı-kırmızılılar 32 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle aldığı 99 puanla zirvede yer alıyor.
Süper Lig’de son iki haftaya girilirken, Galatasaray, Fenerbahçe’nin 6 puan önünde bulunuyor. Sarı-kırmızılılar derbiden galibiyet ya da beraberlik aldığı takdirde sezonu şampiyon tamamlayacak. Kaybetmesi durumunda ise son hafta Konyaspor deplasmanında en az 1 puan şampiyonluk için yetecek.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, derbiyi kazanarak şampiyon olmak istediklerini söylemişti.
Son 24 lig maçını kaybetmedi
Galatasaray, Süper Lig’de oynadığı son 24 maçta yenilmedi. Son olarak ligin ilk yarısında Hatayspor’a kaybeden sarı-kırmızılılar daha sonraki karşılaşmalarda 22 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Öte yandan son 17 lig karşılaşmasını da kazanan Aslan, üst üste kazanma rekorunu geliştirmeye devam ediyor.
Evinde yenilmiyor
Süper Lig’de evinde son olarak geçtiğimiz sezonun 2. haftasında Giresunspor’a 1-0’lık skorla yenilen Galatasaray, bu maçtan sonra sahasında kaybetmedi. Sarı-kırmızılılar, bu süreçte oynadığı 35 lig maçında 33 galibiyet, 2 beraberlik aldı.
Cimbom, bu sezon ligde RAMS Park’ta oynadığı 18 karşılaşmada da 3 puan aldı ve bu alanda sahasında puan kaybetmeyen tek takım olarak yer alıyor. Galatasaray derbiyi kazanması durumunda sezonu evinde puan kaybetmeden tamamlayacak.
Ligin en az gol yiyen takımı
Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon gösterdiği başarılı savunma performansıyla da dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılılar oynadığı 36 maçta kalesinde 24 gol gördü. Aslan bu performansıyla da ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Cimbom ayrıca bu müsabakaların 18’inde de kalesini gole kapadı.
Mauro Icardi’den son 8 maçta 9 gol
Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, ligde son haftalarında attığı gollerle şampiyonluk yolunda önemli bir katkıya verdi. Icardi bu süreçte ligde son 8 haftada rakip fileleri 9 kez havalandırırdı. Bu sezon ligde 32 maça çıkan 31 yaşındaki futbolcu, toplam 23 gol kaydetti ve krallık yarışında ilk sırada yer alıyor. Arjantinli golcünün 8 de asisti bulunuyor.
Mauro Icardi ayrıca Fenerbahçe’ye karşı oynadığı 4 müsabakada ise 3 gol kaydetti.
Ligdeki son 3 derbide gol yemedi
Fenerbahçe ile oynadığı son karşılaşmalarda rakibine kaybetmeyen Galatasaray bu maçlarda savunma performansıyla da öne çıktı. Sarı-kırmızılılar, 10 Nisan 2022 tarihinde Kadıköy’de 2-0 kaybettiği müsabakanın ardından Süper Lig’de rakibiyle oynadığı 3 derbide gol yemedi. Aslan bu derbilerin ikisini 3-0 kazanırken, 1 mücadele de 0-0 sona erdi.
7 futbolcu sarı kart sınırında
Galatasaray’da, Fenerbahçe derbisi öncesinde 7 futbolcu sarı kart sınırında bulunuyor. Sarı-kırmızılılarda Lucas Torreira, Victor Nelsson, Hakim Ziyech, Kerem Aktürkoğlu, Kaan Ayhan, Sergio Oliveira ve Davinson Sanchez, sarı kart sınırında yer alıyor. Bu futbolcular sarı kart görmesi durumunda ligin son haftasında deplasmanda oynayacakları Konyaspor maçında cezalı duruma düşecek. – İSTANBUL
]]>Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda düzenlenen etkinliğin 3. günü ilk olarak Dj Emircan Saltabaş’ın performansı ile başladı. Farklı tarzı ve eğlenceli repertuvarı ile gençleri coşturan performansın ardından D&S Dans Grubu sahne aldı. Enerji dolu ve hareketli olması sebebiyle en sevilen dans türlerinden biri olan zumba ile gençlerin neşesi artarken, Angora Dans grubu sergilediği gösteri beğeni topladı. Dövüş sanatının ahenkle birleştiği Coperia şovunu sergileyen grup mini bir gösteri sunarken, Karizma Show, gösterileri ile izleyenlere eşsiz bir görsel şölen yaşattı.
GÜN BOYU SÜREN ETKİNLİKLERLE GENÇLER EĞLENCEYE DOYDU
Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikleri takip eden gençler, beğenilerini şu sözlerle dile getirdi:
-Irmak Özken: “Büyükşehir’in yaptığı etkinliklerden çok memnunum. Gençler için çok eğlenceli ve enerji dolu bir etkinlik oldu. Son yıllarda daha da arttı. Gençler için çok motive edici. Günümüz ekonomisinde gençler, eşit olmayan maddi kaynaklardan dolayı depresyona girebiliyor. Buna rağmen biz burada eğlenebiliyoruz.”
-Aysu Horoz: “Burada bir dans gösterisi sergiledik. Bu insanlar için çok güzel bir etkinlik, insanlar buraya gelebiliyor ve herkes için uygun bir etkinlik. Biz grup olarak çok eğleniyoruz ve heyecanlıyız. Buraya gelen kişiler de mutlu oluyor. Çünkü onlar için farklı bir etkinlik oluyor ve bizlere anı olarak kalıyor. Eğlencelik olduğı için buraya işimiz olsa da geliyoruz. 7’den 70’e herkes bu kentte mutlu ve eğleniyor.”
– Volkan Çolak: “Evde oturuyorduk canım sıkıldı ve neler yapalım diye düşündük. Büyükşehir’in bayramlarda yaptığı etkinlikler oluyordu aklıma o geldi ve aileme beraber gidelim ddedim. Burada voleybol, basketbol oynuyoruz. Kardeşim ben ve babam burada voleybol sayesinde tanımadığımız insanlarla eğlenebiliyoruz. Mesela 23 Nisan’da kardeşim burada bir dans ekibi ile tanıştı şu anda birebir onlarla konuşuyor ve bir şeyleri paylaşıyor. Bu da insanların birbirine olan yaklaşımının ve samimiyetinin ne kadar güzel bir şey olduğunu da gösteriyor. Bu bayram etkinlikleri, insanlar arasındaki etkileşimi ve insanların eglenmesini çok güzel bir şekilde artırdı.”
-Ayşegül Ceylan: “Burası çok güzel ve çok eğlenceli. DJ performansları çok hareketli. Burada oyun da oynayabiliyoruz. Bugün ilk defa geliyorum ama konsere muhakkak geleceğim. Mabel Matiz’in bayadır gelmesini istiyordum. Bu sefer geleceğini duyunca çok mutlu oldum ve buna kesinlikle gelmeliyim. Şehirde önceden bildiğim kadarıyla böyle şeyler yapılmıyordu yaşım biraz daha küçük ama şimdi çok güzel etkinlikler yapılıyor. Özellikle özel günlerde yapılan etkinliklere bayılıyorum. Burada dans ediliyor, futbol, basketbol, voleybol, tenis gibi sportif turnuvalar oluyor. Spor anlamında hem kendimizi geliştiriyoruz hem eğleniyoruz.”
]]>
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın en güzel şekilde kutlaması adına 1. Osmangazi Gençlik ve Spor Şöleni adı altında spor, müzik ve eğlence dolu bir program hazırlayan Osmangazi Belediyesi, gençlere özel 3×3 Atatürk ve Gençlik Sokak Basketbolu Turnuvası düzenledi. Osmangazi Meydanı’nda kurulan basketbol sahasında gerçekleştirilen turnuvanın gösteri maçı, belediye başkanları ile gençler arasında oldu.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen sokak basketbolu turnuvasında, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, Osmangazi Belediye Başkanları Mücahit Yıldızhan ve Fatih Vardar’dan oluşan başkanlar takımı, gençlerle iki maç yaptı. İlk karşılaşmayı 7-2’lik skorla kazanan başkanlar takımı, ikinci karşılaşmadan da 5-2’lik üstünlükle ayrıldı. Her iki karşılaşmada da galibiyet sayısı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’dan geldi. Basketboldaki hünerlerini ortaya koyan belediye başkanlarının attığı her basket, izleyicilerden büyük alkış aldı. Her iki karşılaşmanın kazananı başkanlar takımı olsa da asıl kazanan Atatürk gençliği ve Bursa oldu.
Aydın: “Gençlerimize örnek olmak istiyoruz”
Keyifli anlara sahne olan basketbol maçlarının ardından açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Yoğun gündemimize, yaşımıza ve hatta kilomuza rağmen spor yaparak, gençlerimize örnek olmak istedik. Sporun her türlü kötülükten uzaklaşmanın yolu olduğunu göstermek, barışı ve kardeşliği göstermek için gençlerimizle bir gösteri maçı yaptık. Osmangazi Belediyesi olarak gençlerimizi sporla, kültür-sanatla ve festivallerle buluşturuyoruz. 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için de dolu dolu bir program hazırladık. Üç gün boyunca kutlamalar devam edecek. Tüm gençlerimizin bayramını kutluyorum ve onları 1. Osmangazi Gençlik ve Spor Şöleni etkinliklerine bekliyorum” diye konuştu.
Bozbey: “Gençlerimiz milli bayramları coşkuyla kutlayacak”
Karşılaşmada birbirinden güzel basketler atan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de yaptığı konuşmada, “Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk gençliğine armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda bizler de gençlerimize örnek olmaya çalıştık. Gençlerimizin sporla ve sanatla ilgilenmesini istiyoruz. En az bir spor dalı ile ilgilensinler, bir müzik aleti çalsınlar. Güzel sanatlarla meşgul olsunlar. Bizler, gençlerimizden bunu bekliyoruz. İnanın böyle olunca gençlerimiz çok daha başarılı, çok daha mutlu ve huzurlu olacaktır. Bursalı gençlerimiz, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl ve bundan sonraki yıllarda coşku içerisinde kutlayacaklar. Hem büyükşehir ve hem de ilçe belediyelerimiz, gençlerimiz için birbirinden güzel etkinlikler hazırladı. Bugünden itibaren başlayan kutlamalara, tüm gençlerimizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Özdemir: “Gençlerimiz ile gülüp, eğleneceğiz”
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ise 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı gençler ile birlikte eğlenip, gençler ile gülerek kutlayacaklarını belirterek, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen basketbol turnuvasının açılış maçında gençlerimiz ile bir araya geldik. Yoğun tempo içerisinde böyle bir etkinlik içerisinde yer almak bizler için de oldukça keyifliydi. Gençlerimizin enerjisine yetişmeye çalıştık. Gençlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk’ün onlara armağan ettiği bu bayramın keyfini çıkarsınlar. Onlar için hazırladığımız etkinliklere katılsınlar. Bu 19 Mayıs’ta gençlerimizle birlikte eğleneceğiz, hep birlikte güleceğiz” diye konuştu. – BURSA
]]>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunması ile başlayan programda Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren Develi İlçe Müftüsü Emin Patan, “Develi Müftülüğümüz bünyesinde Sayın Valimizin riyasetinde Kayseri ve ilçelerinde başlatılan ERVA Spor Okullarının açılış münasebetiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle başta sayın valim olmak üzere bütün protokole, öğrencilerimize ve herkese saygılarımı sunuyorum” dedi.
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, “Biz her mahallede açacağız diye Kayserililere bir söz verdik. Aslında niyetimiz Kayseri Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde, merkez ilçelerde bunu yapmak ve bu açtığımız spor okullarında kulüpler kuracaktık, bu kulüpler faaliyet sürdürecekti. Bazen bir ilçeye ya da İl’e birisi atanıyor, o atanan kişi güzel projelere imza atıyor, güzel çalışmalar yapıyor ama kendisi gidince bu projeler sahipsiz kalabiliyordu. O yüzden biz bunu kurumlarla, heyetlerle, STK’lar ile iş birliği halinde yapıp hiçbir kuruma ya da kişiye bağlı olmasın diye hayal etmiştik ve öyle yola çıkmıştık. Açtığımız 31 spor okulunda farklı kurumlar tarafından yönetilmekte yani bunların kapanması için 31 yerinde kapanması lazım, dolayısıyla böyle bir sürdürülebilirliği olacak inşallah. İstiyoruz ki bu mütevazı yerlerde de olsa gençlerimize bu imkanları sunup lisanslı öğrenciler, lisanslı sporcular yapalım. Şu anda bu proje ile 8 bin 500 lisanslı sporcumuz oldu, şimdiden madalyalar gelmeye başladı. Fakat madalyaymış başarıymış bunlar benim umurumda değil, benim umurumda olan şey Kayseri’nin gençliğinin spor salonlarına ve kütüphanelere çok yakışıyor olması. Zehir tacirleri tarafından sosyal medya üzerinden bazen gençlerimiz üzerinden oyunlar oynanabiliyor. Biz istiyoruz ki bu proje ile gençlerimizin sahipsiz olmadığını, her mahallede her sokakta bizim olduğumuzu onlara spor imkanları sunarak onları destekleyeceğimizi ifade etmek için bu yola çıktık. Hiç kusura bakmasınlar bu gençliği kimseye teslim etmeyiz” dedi.
Develi Kaymakamı Yusuf Turan da, “Sayın Valim bu spor okulu için Ramazan’dan evvel emri vermiştiniz, bizde bu güzel emri yerine getirmek için Ramazan ayında Sabah 4’e kadar çalıştık, hiçbir arkadaşım o heyecanını kaybetmedi ben dahil. Okul için bu binanın seçilmesinin en iyi tarafı bu güzel bina kurtulmuş oldu, yalıtımına kadar yapıldı. Öksüt Madencilik, Pelin hanımlar, Fatih beyler sağ olsunlar istediğimiz her detayı karşıladılar, bu vesileyle binanın ömrünü uzatmış olduk. Kayseri gençliğine sahip çıktığınız için teşekkür ediyoruz” dedi.
Develi Belediye Başkanı Adem Şengül ise, “Erdemlerimizle varız projesi gerçekten çok değerli bir proje, Belediye Başkanı seçildikten sonra beni de yüreklendirdi çok hoşuma gitti, sadece sporla değil bir çok konuda eğitimlerle de gençlerimize katkı sunduğunu çok iyi biliyorum” ifadelerine yer verdi.
Öksüt Madencilik Çevresel, Sosyal ve Yönetişim Direktörü Pelin Usta Özkayhan da, “Öksüt Madencilik olarak önce insan prensibimizle her adımda toplumumuzu, insanımızın yanında olmayı hedefliyoruz. Okul çağındaki çocuk ve gençlerin olumlu alışkanlıklar edinmesinin, sanat ve spora yönlendirmeleri ile topluma faydalı bireyler olmasının yetiştirilmesinin önemine yürekten inanmaktayız. Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’in öncülüğünde başlatılan Erdemli çocuklar yetiştirme projesini genç arkadaşlarımız için bir gelecek projesi olarak görmekteyiz. Develi’ye kazandırdıkları bu merkeze katkı yapabilmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.
Konuşmaların ardından dua edilmesi ve kurdele kesilmesi ile Develi Müftülüğü ERVA Spor Okulu açıldı. – KAYSERİ
]]>Osmangazi Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105’inci yıl dönümü dolayısıyla muhteşem bir kutlama programı hazırladı. Osmangazi Meydanı’nda 17-19 Mayıs tarihleri arasında çeşitli sokak basketbolu ve masa tenisi turnuvası gibi sportif etkinlikler, birbirinden ünlü sanatçıların yer aldığı konserler ve canlı langırt, rodeo parkuru ve dj performansı gibi eğlence dolu programların yer aldığı 1. Osmangazi Gençlik ve Spor Şöleni, düzenlenen tören ile başladı.
“Milli Bayramlarımızı artık coşku dolu kutlayacağız”
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, 1. Osmangazi Gençlik ve Spor Şöleni’nin açılışında yaptığı konuşmada, “Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz ve üç gün sürecek olan 1. Osmangazi Gençlik ve Spor Şöleni ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutlayacağız. Amacımız, Bursa’nın kalbi Osmangazi’de halkımızın özlediği milli bayramları bize yakışan şekilde kutlamak. Kurtuluş Savaşı’nı başlatan ve Milli Mücadele’nin başlangıcı olarak kabul edilen 19 Mayıs’ın 105’inci yıldönümünde başta Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimize saygımızı ve şükranlarımızı göstermek adına bu programı düzenledik. Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk gençliğine armağan ettiği bu özel günde, Osmangazili gençlerimize 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkusunu dolu dolu yaşatmak istiyoruz. Osmangazi Meydanı, üç gün boyunca kutlamaların adresi olacak. 19 Mayıs Pazar günü saat 19.19’da Fomara Meydanı’ndan başlayacak 1. Osmangazi Gençlik Yürüyüşü ve aynı gün Osmangazi Meydanı’nda saat 21.00’da gerçekleştirilecek Haluk Levent Konseri ile 19 Mayıs’ı Osmangazimize ve Bursamıza yakışacak şekilde kutlayacağız” dedi.
Masa tenisi turnuvasında ilk vuruş başkan Aydın’dan
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, konuşmasının ardından masa tenisinde dünya 3’üncüsü olan özel sporcu Melih Işık ve bir başka özel sporcu Burak Çetin ile yaptığı gösteri maçı yaptı. Masa tenisinde adeta usta sporculara nazire yaparcasına vuruşlar yapan Başkan Aydın, genç sporculara karşı başa baş bir mücadele ortaya koydu. Hem Başkan Aydın hem de genç sporcular, yaptığı vuruşlar ile izleyenlerden alkış aldı.
Başkan Aydın’ın gösteri maçı ile başlayan Masa Tenisi Turnuvası, 17-18-19 Mayıs tarihlerinde Osmangazi Meydanı’nda devam edecek. 2006-2007-2008-2009-2010-2011 doğumlu sporcuların katılabileceği Masa Tenisi Turnuvası’nda mücadele etmek isteyen gençler için Osmangazi Meydanı’nda kayıt masası oluşturuldu. Turnuvadaki karşılaşmalar, 16.00-19.00 saatleri arasında yapılacak. Turnuvaya katılmak isteyen gençler, müsabaka başlama saatine kadar kayıt yaptırabilecek. 18 Mayıs Cumartesi günü yıldızlar kategorisinde yer alan sporcuların karşılaşmaları ile devam edecek olan Masa Tenisi Turnuvası, 19 Mayıs Pazar günü gençler kategorisinde yapılacak karşılaşmalar ve ödül töreni ile sona erecek. – BURSA
]]>İSTANBUL – Bahçelievler Belediyesi ile Atletizm Federasyonu’nun ortaklaşa düzenlediği Çocuk Atletizm Şenliği, Yenibosna İl Özel İdare Stadyumu’nda gerçekleştirildi.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Bahçelievler Belediyesi ile Türkiye Atletizm Federasyonu’nun ortaklaşa düzenlediği ‘Çocuk Atletizm Şenliği’, Yenibosna İl Özel İdare Stadyumu’nda gerçekleştirdi. Organizasyona İstanbul Valisi Davut Gül, Ak Parti İstanbul Milletvekili Oğuz Üçüncü, Atletizm Federasyonu Asbaşkanı Mustafa Yasin Taş, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır katıldı.
8-12 yaş arası yaklaşık 2 bin çocuğun yer aldığı şenlikte kurulan parkurlarda çocukların atletizme yatkınlığı ölçülerek gerekli yönlendirmeler yapılması ve çocukları sporla tanıştırmak hedeflendi.
Toplantıda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, etkinlikte emeği geçenlere teşekkür ederek, spor etkinliklerinin sadece organizasyonlarda değil, hayatın tüm alanında uygulanması gerektiğini vurguladı.
Başkan Hakan Bahadır: “Amacımız Bahçelievler’de tüm çocuklarımıza, gençlerimize spor yaptırabilmek”
Başarı amaçlayan çocukların hayatlarının bir bölümüne mutlaka sporu eklemeleri gerektiğini söyleyen Başkan Hakan Bahadır, “Burada gerçekten çok güzel bir çalışma var. Burada Uluslararası Atletizm Federasyonu, Türkiye Atletizm Federasyonu var. Tabii Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkıları var. İlkokul ve ortaokuldaki 2 bin çocuğumuza atletizmi sevdirmek, atletizm yeteneklerini ortaya çıkarmak için böyle bir parkur kuruldu. Öğretmenlerimize, antrenörlerimize, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Atletizm, vücut sağlığı açısından en önemli spor dallarından bir tanesi. Bir hekim olarak söyleyebilirim ki vücudun tüm kaslarını çalıştıran bir branş. Amacımız Bahçelievler’de tüm çocuklarımıza, gençlerimize hatta tüm Bahçelievler sakinlerine spor yaptırabilmek. Bunun geçici bir heves değil de hayat tarzı olarak vermek istiyoruz. Çocuklara her zaman söylediğim bir şey var; hayatta başarılı olmak için muhakkak iyi bir eğitim, sürekli sporla uğraşmak, sanatla uğraşmak ve bir iyilik fikrinin olmasıdır. Herkese hayat boyu spor diyorum” diye konuştu.
Oğuz Üçüncü: “Çocuklarımızı atletizmle buluşturduk”
Ak Parti İstanbul Milletvekili Oğuz Üçüncü de konuşmasında, “Organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Festival havasında bir organizasyon oldu. Çocuklarımızı atletizmle buluşturduk. Eskiden sokaklara bir tane bile araba girdiğinde çocuklar peşine takılırdı. Şimdi sokaklar arabadan geçilmiyor. Çocuklar dışarı çıkamıyor. Biz çocuklarımızın sporla tanışması ve daha rahat hareket edebilmeleri için dünya genelinde gerçekleşen bu uygulamanın İstanbul’da da düzenlenmesini istedik. Bu organizasyonun Bahçelievler sınırlarında gerçekleşmesi de bir tesadüf değil. Binlerce çocuğumuz zor parkurlarda yarıştılar. Çocuklarımız yeteneklerini geliştirdiler. Takım ruhuyla hareket ettiler. Güzel bir gün geçirdiler. Ben çok mutluyum. Herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Mustafa Yasin Taş: “Çocuklar için güzel ve gelecekleri için faydalı bir organizasyon”
Atletizm Federasyonu Asbaşkanı Mustafa Yasin Taş ise organizasyonla alakalı, “Bu tip organizasyonlarla çocuklarımıza temas edebiliyoruz. Bugün bin 700’e yakın sporcu geldi. Buradaki ortamı gördüler. Ebeveynleri de gördü. Çok güzel ve gelecekleri için faydalı bir organizasyonda yer aldılar. Bu tecrübeleri değerlendirerek, bir sonraki aşamada artık profesyonel olarak düşünebilirler. Burada bulunun tüm çocuklar belki profesyonel olmayacaktır ama sporu seven bir kitle yetişecek. Buradan 2-3 tane bile şampiyon çıksa bize yeterli. Atletizm Federasyonu olarak organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” açıklamalarında bulundu.
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı organizasyonunda yapılan turnuvaya, 12 yaş ve üzeri, yüzde 40’ın üzerinde ortopedik engelli sağlık kurulu raporu bulunan özel ihtiyaçlı bireyler katıldı. Turnuvada hem belediye birimlerinden hizmet alan hem de dışarıdan katılan özel bireyler yarıştı. Aileler de özel gereksinimli bireylerin heyecanlarına ortak oldu.
Eğlence ve rekabetin bir arada olduğu turnuva, Yenişehir İlçesi Engelsiz Yaşam Parkı’nda yer alan Bocce Sahası’nda yapıldı. İlk olarak kura çekimi gerçekleştirilen turnuvada, rakipler belirlendi ve turnuva tüm heyecanıyla başladı.
Turnuvanın hakemliğini Bülent Sümra yaparken, belediye bünyesinde görev yapan antrenörler ve öğretmenler de turnuvada görev aldı.
“HEM SOSYALLEŞİYORLAR, HEM DE SPOR YAPIYORLAR”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Engelliler Şube Müdürü Abdullah Gerboğa, bu yıl ikinci kez düzenledikleri Bocce Turnuvası’nın çok güzel geçtiğini belirtti. Ortopedik engelli sporcular ve onların aileleri ile çok güzel bir ortam oluştuğunu vurgulayan Gerboğa, “Sporcularımız önce antrenmanlara katıldılar. Burada Bocce kursları veriyoruz. Kendilerini geliştirdiler. Biz de bir turnuva düzenleme ihtiyacı duyduk. Bu sene de ikincisi oldu. Gayet güzel geçti. Ailelerle birlikte burada gerçekten sosyalleşebilecekleri bir ortam oluştu. Hem sosyalleşiyorlar, hem de spor yapıyorlar” dedi.
“YARIŞMA BAHANE, KAYNAŞMA ŞAHANE”
Türkiye Sakatlar Derneği Tarsus Şubesi 2. Başkanı Fethi Kahraman, engelli bireyler için bu tür etkinliklerin adeta bir yaşam kaynağı olduğunu ve turnuva dolayısıyla çok mutlu olduklarını söyledi. Turnuva için Tarsus’tan Mersin’e gelmelerinde de Büyükşehir’in kendilerine yardımcı olduğunun altını çizen Kahraman, “Bizi Tarsus’tan alıp buraya getiriyorlar ve arkadaşlarımızla kaynaştırıyorlar. Yarışma bahane, kaynaşma şahane” diye konuştu.
Büyükşehir’in hazırladığı turnuvaya katılan engelli bireyler, duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi:
-Zübeyde Taş: “Şimdi de yarıştım ve çok güzel geçti. Haftada 2 gün buraya geliyoruz. Çok eğlenceli oluyor. Aktifleşiyor ve sosyalleşiyoruz. Arkadaşlarla güzel maçlar çıkarıyoruz. Sporla uğraştığımız zaman, sanki engelli olduğumuzu unutuyoruz. Çok zevk alarak oynuyoruz.”
– Ahmet Taş: “Başkanımız Vahap Seçer’e ve öncü olan kişilere teşekkür ediyorum. Hepimiz engelliyiz ve çoğu kişi de birer engelli adayı. Burada rakip tanımıyoruz, çünkü hepimiz kardeşiz ve çok eğleniyoruz. Rakibimi yendiğim için de mutluyum. Evde kalıp spor yapmamaktansa, böyle müsabakalara gelip vakit geçirmek benim için süper oluyor. Engelleri aştık ve aşmaya da devam edeceğiz.”
-Abdülsamet Kodak: “Turnuvada rakibim bayağı iyiydi. Burada şunu öğrendim; ‘Engel diye bir şey yoktur, bence engel olan sadece insanlar.’ Burada sadece eğlenmeme baktım ve çok güzeldi. Böyle bir imkan sağlanması, benim açımdan çok iyi ve güzel bir şey. Ben burada gerçekten çok eğlendim.”
-Sümbül Şimşek: “Burada engelli olduğunu unutuyorsun, kendini iyi hissediyorsun ve mutlu oluyorsun. Kendimi iyi hissettiğim için geliyorum buraya. Vahap Başkan’a da çok teşekkür ederim.”
-Sebahattin Şat: “Vahap Başkanımız, bizim yaşantımıza bir el uzattı. Bizi çok mutlu eden bu yarışma, ayrıca bize bir artı sağlıyor. Arkadaşlarımızı daha iyi tanıyoruz ve bu bize neşe veriyor.”
]]>Güzelhisar Sosyal Tesisleri’nde yapılan lansman programına; İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Kınık Kaymakamı Abdurrahman Çelebi, Bergama Kaymakamı Avni Oral, Foça Kaymakamı Mehmet Türköz, Dikili Kaymakamı Ali Edip Budan, Aliağa Belediyesi Başkan Vekili Mesut Öztürk, Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur, Menemen Belediyesi Başkan Vekili Abdullah Aydın, Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, Dikili Belediye Başkan Yardımcısı Figen Gencay, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Aliağa Garnizon Komutanı Albay Faruk Altun, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Yusuf Can Gökgöz, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Günay Karataş, gençlik ve spor ilçe müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ile daire amirleri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda müsabaka ve branşların tanıtımı yapıldı. İzmir’de ilk kez düzenlenecek olan Kuzey Ege Spor Oyunları’nda yüzlerce genç sporcu; basketbol, futbol, kros, masa tenisi, mini voleybol, oryantiring, plaj voleybolu, satranç, tenis, yelken, badminton ve yüzme branşlarında kıyasıya mücadele verecek. Aliağa Belediyesi’nin sosyal ve spor tesislerinde gerçekleştirilecek müsabakalar sonunda dereceye giren sporcular için 25 Mayıs Pazar günü saat 19.00’da Avcı Ramadan Çocuk Oyun Alanı’nda ödül töreni düzenlenecek.
Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, “Gençlerimiz bölgemizi yakından tanıyacak”
Kuzey Ege Spor Oyunları’nın birlik ve beraberlik ruhunu pekiştireceğini ifade eden Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, “Bu yıl ilki yapılacak olan Kuzey Ege Spor Oyunlarında altı ilçemizin gençlerini ve sporcularını bir araya getirerek kaynaştırmayı amaçladık. Gençlerimiz ve sporcularımız kardeşlik ruhu içerisinde hem birbirlerini hem de bölgemizi yakından tanıyacak. Spor oyunları önümüzdeki dönemlerde daha da gelişerek geleceğe güçlü bir şekilde taşınacaktır. Organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, “Spor sevgisinin bölgemizde yeniden canlanmasını istiyoruz”
İzmir oyunlarını üç grupta ele aldıklarını belirten İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, ” İzmir spor oyunlarını Yarım Ada Oyunları, Küçük Menderes Oyunları ve Kuzey Ege Oyunları olarak üç grupta değerlendiriyoruz. Kuzey Ege Oyunları’nı geçtiğimiz yıl içerisinde planladık. Yaptığımız görüşmeler sonunda Aliağa spor oyunlarına ev sahipliği yapmak istedi. Görüyoruz ki Aliağa güzel bir organizasyon hazırlamış. Kuzey Ege Spor Oyunları’nda bizim için önemli olan spor ruhunun ve spor sevgisinin bölgemizde yeniden canlanmasıdır” dedi.
Kuzey Ege Spor Oyunları lansmanı, çekilen hatıra fotoğrafları ile son buldu.
Aliağa Kaymakamlığı ve Aliağa Belediyesi ev sahipliğinde, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinesinde organize edilecek 2024 Kuzey Ege Spor Oyunları müsabaka programı şöyle:
20 Mayıs Pazartesi
Saat 10.00 – Plaj voleybolu – Atış ve Tatbikat Eğitim Merkez Komutanlığı
Saat 10.00 – Yelken – Şakran
21 Mayıs Salı
Saat 10.30 – Futbol – Değirmendere Futbol Sahası
Saat 10.00 – Masa Tenisi – Aliağa Belediyesi Çok Amaçlı Spor Salonu
Saat 10.00 – Mini voleybol – Cumhuriyet Meydanı
Saat 10.00 – Plaj voleybolu – Atış ve Tatbikat Eğitim Merkez Komutanlığı
Saat 10.00 – Tenis – Petkim Tenis Kortları
Saat 10.00 – Yelken – Şakran
22 Mayıs Çarşamba
Saat 10.00 – Tenis – Petkim Tenis Kortları
Saat 10.00 – Plaj voleybolu – Atış ve Tatbikat Eğitim Merkez Komutanlığı
Saat 10.00 – Mini voleybol – Cumhuriyet Meydanı
Saat 10.00 – Masa Tenisi – Aliağa Belediyesi Çok Amaçlı Spor Salonu
Saat 10.30 – Futbol – Değirmendere Futbol Sahası
Saat 16.00 – Basketbol – Avcı Ramadan
23 Mayıs Perşembe
Saat 10.00 – Yüzme – Aliağa Yaşam Merkezi
Saat 10.00 – Tenis – Petkim Tenis Kortları
Saat 10.00 – Satranç – Enka Spor Salonu
Saat 10.00 – Plaj voleybolu – Atış ve Tatbikat Eğitim Merkez Komutanlığı
Saat 10.00 – Mini voleybol – Cumhuriyet Meydanı
Saat 10.30 – Futbol – Değirmendere Futbol Sahası
Saat 11.00 – Badminton – Aliağa Belediyesi Çok Amaçlı Spor Salonu
Saat 16.00 – Basketbol – Avcı Ramadan
24 Mayıs Cuma
Saat 10.00 – Yüzme – Aliağa Yaşam Merkezi
Saat 10.00 – Tenis – Petkim Tenis Kortları
Saat 10.00 – Satranç – Enka Spor Salonu
Saat 10.00 – Plaj voleybolu – Atış ve Tatbikat Eğitim Merkez Komutanlığı
Saat 10.00 – Kros – Ağapark
Saat 10.30 – Futbol – Değirmendere Futbol Sahası
Saat 16.00 – Basketbol – Avcı Ramadan
Saat 11.00 – Badminton – Aliağa Belediyesi Çok Amaçlı Spor Salonu
25 Mayıs Cumartesi
Saat 11.00 – Oryantiring – Doğa Park – İZMİR
]]>ÇORUM – Çorum FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, Kocaelispor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Taraftarlar, şehir ve camia şunu bilsin ki biz işin sonuna kadar gitmek istiyoruz” dedi.
Trendyol 1. Lig Play-off 1. Turu’nda Çorum FK evinde Kocaelispor’u 2-1 mağlup ederek üst tura yükseldi. Karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Çorum FK Teknik Direktörü Serkan Özbalta, Kocaelispor’da sezonda karşılaştıkları diğer iki karşılaşmayı da göz önüne alarak sıkı bir şekilde çalıştıklarını ve karşılaşmadan galip ayrıldıklarını söyledi.
Maça iyi hazırlandıklarını söyleyen Özbalta, “Yorucu bir sezonun arkasından play-off’un ilk maçı. Boluspor karşılaşmasının ardından hazırlanmak için zaman kısaydı. Ama uzun zaman beraber olduğumuz oyuncu topluluğumuz var. Canımızı sıkan, bizi rahatsız eden, son bir kaç hafta sahada yapamadığımız şeyler vardı. Özellikle son iki gün bunun üzerinde durduk. Kısa bir zamandı ama oyuncular hem teorik hem de pratik açısından bizi çok ciddi bir şekilde anladıklarını biraz önceki karşılaşmada, mücadele ve oynadıkları güzel oyunla gösterdiler. Kocaelispor ile iki kez daha karşılaşmıştık. O karşılaşmalarda onların güçlü yönleri ve zayıf yönleri ile alakalı ve bizim eksiklerimizle alakalı ilmik ilmik işleyerek çalıştık. İki gün boyunca oyucularla paylaştık. Oyuncular da sahada bunları harfiyen yerine getirdi. En önemlisi de bu oldu. Siz bir şeyleri gösterdikten sonra müsabakada olmasını istiyorsunuz ve bunun olduğunu gördüğünüzde de mutlu oluyorsunuz” diye konuştu.
“Bugün de bu galibiyeti onlara armağan ediyorum”
Taraftarlara teşekkür eden Özbalta, “Tabii ki taraftardan da bahsetmek istiyorum. Çok coşkulu bir taraftar vardı. Bugün oynanan maç sanırım taraftar rekoruydu. Çok coşkuluydu. Onlara kocaman teşekkür ediyorum. Sizler de bizi yakından tanıdınız, bize çok ciddi destek veriyor. Onların desteği ile bizim sorumluluğumuz her hafta kademe kademe artmıştı. Bugün de böyle bir rakibe karşı, oyuncu kalitesinin iyi olduğu bir takıma karşı galip gelmek istiyorduk. Bir de onlara seyir zevki de sunmak istiyorduk. Onu da sunduğumuzu düşünüyorum. Coşkulu bir oyunla, çalıştığımız her şeyi harfiyen yerine getiren ve taraftarla bütünleşen bir takım. Sadece onlar için şunu söyleyebilirim. Penaltı golünü yedikten sonra onlar da kazanma şansını beklediler. Ama orada taraftarların durmaması lazım. Orada oyuncularımız destek isteyince tekrar başladılar. Biz oyuncularla şunu paylaşıyoruz. İşler istediğimiz gibi giderken asla rehavete kapılmayın ama işler zorlaştığında da asla pes etmeyin. Taraftarlarımız da bugüne kadar hiç pes etmediler, bizi desteklediler. Bugün de bu galibiyeti onlara armağan ediyorum” diye konuştu.
“Taraftarlar, şehir ve camia şunu bilsin ki biz işin sonuna kadar gitmek istiyoruz”
Gelecek maçlarda hedeflerini sürdüreceklerini belirten Özbalta, “20-24 Mayıs’ta Bodrum müsabakaları var. Karşımızda oldukça komplike oynayan, mücadele gücü fazla olan bir takım olacak. Adam adama oynamayı tercih eden bir teknik ekip ve teknik direktöre sahipler. Sahanın içinde ciddi manada oynanmak isteyen oyunu bozmak isteyen bir takıma, saygı duyulacak bir takıma karşı oynayacağız. Geçen sene de final oynadılar, bu yıl da yarı finale kalma becerisini gösterdiler. Ama biz üzerimize düştüğümüzü yaptığımız da bütün dinamikler harekete geçiyor ve Çorum şehri bambaşka bir noktaya gidiyor diye düşünüyorum. Hep söylüyorum, beklentiyi çok yükseltmeye gerek yok ama asla da işi peşinen kabul etmek yok. Bunu da bugün gösterdik. Bu üç ihtimalli oyun. İnşallah finale kalırsak o da üç ihtimalli bir oyun olacak. Ama taraftarlar, şehir ve camia şunu bilsin ki biz işin sonuna kadar gitmek istiyoruz. Ama günün sonunda bir şeylerin olmadığı durumunda, sürekliliklerin, bu oluşumun devam etmesini diliyorum” şeklinde konuştu.
]]>Eskigediz Beldesi’nde bulunan mahalle fırınları, Gediz Meslek Yüksekokulu iç ve dış mekanlarında çalışmalar gerçekleştiren Gediz Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım öğrencileri bu kez de Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün boş duvarlarına sportif figürler çizerek binaya renk kattılar. Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Rıfat Sarıoğlu’nun nezaretinde 48 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen boyama çalışmalarında öğrenciler derslerde öğrendikleri bilgileri uygulama fırsatı buldular. Öğrencilerinin özgün baskı dersinde teorik olarak öğrendiklerini burada uygulamalı olarak duvara çalıştıklarını belirten Öğretim Görevlisi Sarıoğlu, öğrencilere gelecek, iş gücü ve yeni öğrenilen bilgileri uygulamada kullanma açısından büyük bir beceri sağlandığını ifade etti.
“Derste planladığımız tasarımları bu uygulama alanında uyguladık”
Malzeme tedariğini Gediz İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü’nün karşıladığını dile getiren Sarıoğlu, “Grafik tasarım programı olarak zaman zaman uygulama çalışmaları yapıyoruz. Daha önce Eskigediz Beldesi’nde fırınları boyadık. Kendi okulumuzda iç ve dış mekan olarak çevre düzenlemesi şeklinde çalıştık. Öğrencilerimiz bunu çalışırken hem mutlu olmakta hem el becerilerini geliştirmekte. Dışarıya sipariş alarak parayla çalışan öğrencilerimiz var. Okul bittiği zaman öğrencilerimiz için de müthiş bir tecrübe oluyor. Memlekete gittiği zaman kimisi evinde balkonunu boyamakta, kimisi ücret dahilinde komşusunun evini boyamakta. Derste planladığımız tasarımları bu uygulama alanında uyguladık. Katılan öğrencilerimiz için büyük bir avantaj. Öğrenciler üniversitede öğrendiklerini eğer okul bitmeden uygulama alanına dökebilirse gelecekteki iş hayatları için onlara büyük bir artı olmakta. Grafik tasarım programı boya, cam, baskı, matbaa olsun yine medya alanında birçok alanda iş bulma olanağına sahip. Okulumuzu tercih edecek öğrencileri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Harika çizimleri gerçekleştiren öğrencilerimize teşekkürü bir borç biliyoruz”
Gediz Gençlik ve Spor Müdürü Muhammed Keskin, Dumlupınar Üniversitesi Gediz Meslek Yüksekokulu Grafik ve Tasarım öğrencileri ile Gediz’deki spor sahalarını daha kullanılabilir hale getirdiklerini aktararak şunları söyledi:
“Grafik ve tasarım bölümü öğrencilerimiz değişik spor figürleri, atletizm, futbol, basketbol, voleybol, kick boks gibi bir figürü spor salonumuzun duvarlarına kendi el kabiliyetleri ve yetenekleri ile işliyorlar. Güzel bir proje. Gençlerimizin hem kendini geliştirmesi, hem üniversite ile birlik beraberlik içerisinde hareket etmemiz, hem de sportif alanları görmeleri ve sevmeleri açısından önemli bir sürecin içine giriyoruz. Öncelikle Gediz Meslek Yüksekokulu idaremize, Rıfat hocamıza ve birbirinden değerli harika çizimleri gerçekleştiren öğrencilerimize teşekkürü bir borç biliyoruz.”
“Bunu hem memleketimde hem de okuduğum yerde yapmak oldukça gurur verici”
Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü duvarlarında çalışma yapan Dumlupınar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Grafik ve Tasarım öğrencilerden Eskişehirli Buse Kuşçu, “Özgün baskı dersimizde aldığımız teorik derslerimizi uygulamalı olarak bazı bölgelerde gerçekleştirmekteyiz. Bende bazı hocalarımızın da sayesinde kendim sipariş almaktayım. Aynı zamanda bunu hem memleketimde hem okuduğum yerde yapmak oldukça gurur verici” sözlerini kullandı.
“Tablo ve duvar resimlerinin hepsini öğretmenlerim sayesinde ilerletebildim”
Uygulama yapan Gediz Meslek Yüksekokulu öğrencisi Filiz Baki ise, “Trabzon Vakfıkebir İlçesi’nde yapmış olduğum bazı uygulamalarla buraya kadar gelmiş birisiyim. Buraya geldiğimden beri öğretmenlerimle yapmış olduğum uygulamalarla kendimi daha iyi geliştirdiğimi hissediyor ve hala geliştiğimi düşünüyorum. Şu zamana kadar yaptığım o kadar çok resim var ki bunlarla geliştiğim için parayla yaptığım resimler var. Tablo ve duvar resimlerinin hepsini öğretmenlerim sayesinde ilerletebildim” şeklinde konuştu.
Öğrenciler Gediz Gençlik ve Spor Müdürlüğü tesislerinde yaptıkları çalışmaları bir günde tamamladılar. – KÜTAHYA
]]>SEYFİ ÇELİKKAYA
(YOZGAT)- Yozgat’ın Sorgun ilçesinde 2015 yılında kurulan ve 2. Lig’de yer alan Sorgun Umut Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, bir yıllık aradan sonra tekrar sahalara dönmeye hazırlanırken, kurum müdürlerinin oluşturduğu takım ile farkındalık maçı yaptı. Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, sahadan 26-12 galip ayrıldı.
Sorgun Engelliler Umut Derneği Spor Kulübü sporcuları ile il protokolünün oluşturduğu takım, Yozgat Rıza Kayaalp Spor Salonu’nda tekerlekli basketbol maçında karşı karşıya geldi. Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen müsabaka oldukça heyecanlı ve çekişmeli geçti. Müsabakayı Yozgat Valisi Mehmet Ali Çakır, kurum müdürleri, sahada mücadele veren sporcuların yakınları ilgi ve coşkuyla izledi, destek verdi. Tekerlekli sandalyeye oturarak, engelliler ile basketbol maçı yapan kurum müdürlerinin mücadelesi salondakiler tarafından takdir topladı. Maç sonrası Vali Özkan, Sorgun Engelliler Umut Derneği Spor Kulübü oyuncularını ve kurum müdürlerini kutladı.
“UFACIK HAREKETLERİN BİLE SAHADA ÇOK ZOR YAPILDIĞINI GÖRDÜK”
Eski bir basketbolcu olan ve tekerlekli sandalye ile ilk kez maça çıkan Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi, “Sorgun takımımızla maç yaptık. Dışarıdan çok kolay gibi gözüken şeylerin aslında ne kadar zor olduğunu, ufacık hareketlerin bile sahada çok zor yapıldığını gördük, çok da keyifli bir maçtı. Oynadığımız arkadaşlarla da mutlu güzel bir zaman geçirdik. Her alanda aslında arkadaşlarımızın olabileceğini ve oralarda da ne kadar başarılı oldukları görmüş olduk” diyerek duygularını aktardı.
Yozgat İl AFAD Müdür Rifat Genç ise “Gerçekten çok zor bir mücadeleydi. Bizim için bazı engelleri aşmanın ne denli zor olduğunu bizler gördük. Bu günlerin önemini herkese duyurmak adına bu tarz müsabakaları, bu tarz farkındalık etkinliklerinin de artmasını hep istiyoruz. Bu mücadelede de gerçekten onların ne kadar bu işi ciddiye aldığını ve çok çalıştığını bizzat öğrenmiş olduk” dedi.
Sorgun ekibinin oyuncularından İsmail Keleşoğlu da “2000 yılında iş kazası yaptım. Omurilik felciyim. 15 senedir sporun içindeyiz. Maç düzenlediği için müdürlerimizin hepsine çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir maç oldu. Çok da zevkli bir maç oldu. Engellilerin nasıl bir hayat yaşadığını öğrendiler. Sandalyeyle nasıl basketbol yapıldığını her şeyi öğrendiler” diye konuştu.
“HEDEFİMİZ İKİNCİ LİGDE BAŞARILI OLUP, BİRİNCİ LİGE ÇIKMAK”
Sorgun Engelliler Umut Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Başkanı Zeynep Ertal Altunkuyu, bir yıl aradan sonra yeni sezonda 2. Lig’de mücadele edeceklerini ve hedeflerinin 1. Lig’e çıkmak olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“2015 yılında tekerlekli sandalye basketbol takımını kurduk ve halen devam etmekteyiz. Bu sene Spor Bakanlığı’nın ikinci liginde mücadelemizi yapacağız. Yozgat Valimizle ve personeliyle müsabaka yaptık. Çok da güzel oldu, empati maçı oldu. Ben şöyle diyorum; engelli engelsiz biz birlikte güzeliz. Engelleri aşmak için, yani engellenmediğimiz sürece biz engellerimizi aşıyoruz ve bunun göstergesi olarak bugünü ifade ediyorum. Tüm arkadaşlara engelsiz günler diliyorum. Hedefimizi güzel tutuyoruz. Bu sene iki tane kızımız da katıldı aramıza. Hedefimiz ikinci ligde başarılı olup, birinci lige çıkmak.”
“ONLARIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMAK BİZLERİN ÖDEVİ, GÖREVİ”
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan da maç sonrasında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Güzel maç oldu ve hak eden kazandı. Biz de onun için kazanan takımımızı tebrik ediyoruz. Arkadaşlarımız da bugünün hatırasına, bugünün anısına maça katıldılar. Katılan arkadaşlarımı da tebrik ediyorum. Hepimize düşen görev; her şeyden önce Engelliler Haftası olarak kutluyoruz. Ama ben o insanlarımıza, bu insanlarımıza özel insanlarımız, çocuklarımıza özel çocuklarımız, güzel çocuklarımız denilmesini daha çok doğru olacağını düşünüyorum. Gerçekten kolay olmadığını, metanet gerektirdiğini, sabır istediğini ve söz yerindeyse sımsıkı tutunmak gerektiğini hepimiz gördük. Hepimiz görüyor ve biliyoruz da. Onların hayatını kolaylaştırmak, onların hayatını renklendirmek, bizlerin ödevi görevi. Bu vesileyle de ben bu noktada destek olan, görev alan, sorumluluk bilinciyle hareket eden tüm insanlarımıza teşekkür ediyorum. Hala daha yapacak çok işimiz var. Yapmamız gereken çok işimiz var ve ne yapsak da azdır.”
]]>
UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miraslar listesinde yer alan ve bu yıl 565’incisi düzenlenecek Türkiye’nin en köklü festivallerinden Akhisar Çağlak Festivali için geri sayım başladı.
565 YILDIR YAŞAYAN GELENEK: AKHİSAR ÇAĞLAK FESTİVALİ
Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Dutlulu, festival çalışmalarına aylar öncesinden başladıklarını belirterek, ilçedeki kültürel ve sosyal faaliyetleri artırmak ve Akhisar’ın tanıtımına katkı sağlamak için bu festivali önemsediklerini belirtti. Dutlulu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İlki 1459 yılında gerçekleştirildiği varsayılan Akhisar Çağlak Festivali, 15. yüzyılda yaşayan Akhisarlı Alim Şeyh İsa’nın, eğitimini tamamlayıp şehre geri döneceği zaman Akhisar halkının Çağlak bölgesinde onu karşılamak için yaptığı kutlamalardan doğmuştur. Bu kutlama etkinlikleri geçmişten günümüze kadar devam ediyor. Akhisar tarihi açısından büyük bir önemi var. Biz de göreve geldiğimizden bu yana üzerine katarak bu festivali yaşatmaya çalışıyoruz.
DOLU DOLU FESTİVAL PROGRAMI
Türkiye’nin en köklü festivallerinden Akhisar Çağlak Festivali’mizin bu yıl 565’incisini kutluyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da dolu dolu etkinliklere ev sahipliği yapacağız. Geçmişin mirasını günümüzde yaşatmak için arkadaşlarımızla birlikte çok iyi hazırlandık. Bu yıl, diğer yıllardan farklı olarak festivalimizi Manisa Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde hayata geçireceğiz. Ege Bölgesi’nin birçok şehrinden gelecek misafirlerimizi Akhisar’da ağırlayacağız. Kültür buluşmaları, cirit müsabakaları, spor turnuvaları, kültürel ürün ve yiyeceklerin yer alacağı alışveriş stantları, birbirinden ünlü sanatçıların sahne alacağı muhteşem konserler, tiyatro oyunları, eğlence programları ile güzel bir festival programı hazırladık.
RENKLİ KONSERLER
27 Mayıs – 2 Haziran arasında kutlayacağımız festivalimiz, 27 Mayıs’ta Şeyh İsa Mahalle’mizde yer alan Şeyh İsa Camii’de anma programı ve kortej yürüyüşümüz ile başlayacak. 28 Mayıs’ta ‘Başka Sen Yok Ki’ adlı tiyatro oyunu, 29 Mayıs’ta Simge, 30 Mayıs’ta Madrigal, 31 Mayıs’ta Buray ve 1 Haziran’da Pinhani konserini gerçekleştireceğiz. Bunların yanı sıra 2 Haziran Pazar günü Akhisar Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu’nun konseri ile 3 Haziran Pazartesi günü Halk Müziği Konseri gerçekleştireceğiz. Konser ve diğer etkinliklerimizi Hüsnü Kahraman Kültür Parkı ve gölet yaşam alanı içerisinde hayata geçireceğiz. Bunun dışında diğer tüm etkinliklerin detaylı bilgilerine belediyemizin internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
FESTİVAL, KENTİN TANITIMINA KATKI SUNACAK
Akhisarlı vatandaşlarımız, festival boyunca Hüsnü Kahraman Kültür Parkı ve gölet yaşam alanında kurulacak olan, yerel ve kültürel ürünlerin sergileneceği yüzlerce stanttan alışverişlerini diledikleri gibi gerçekleştirebilecek, başka şehirlerden gelen misafirlerimiz de bu sergi ve panayırlarda şehrimizi tanıma fırsatı bulacak. Akhisar’da bulunan ve Hristiyanlık inancında kutsal kabul edilen 7 kiliseden 1’ini gezebilecek, Thyateira anıtlarını görebilecek ve müzemizi ziyaret ederek tarihin derinliklerine yolculuk yapabilecek. Bu sayede şehrimizin turizmine katkı sağlayacak ve ticaretin de canlanmasına vesile olarak esnafımızın yüzünü güldüreceğiz.
TÜRKİYE’NİN BAŞPEHLİVANLARI 8 HAZİRAN’DA AKHİSAR’DA ER MEYDANINA ÇIKACAK
Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nden sonra Türkiye’nin en uzun soluklu festivali Akhisar Çağlak Festivali’miz kapsamında hayata geçen Akhisar Çağlak Yağlı Güreşleri de birbirinden namlı başpehlivanların katılımı ile 8 Haziran Cumartesi günü hayata geçecek. Tüm Türkiye’de güreş severlerin ekran başına geçtiği, kıran kırana müsabakalara ev sahipliği yapacak Çağlak Yağlı Güreşleri 8 Haziran’da yapılacak.”
]]>Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’ndeki Orhan Saka Konferans Salonu’nda düzenlenen imza törenine; TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yunus Arslan; iş birliği protokolünde yer alan; Ankara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi temsilcileri; MHK Başkanı Ahmet İbanoğlu; TFF Başkan Vekili, İcra Kurulu Üyesi, Kulüp Lisans İşleri ve Engelli Federasyonlarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Günay; TFF İcra Kurulu Üyesi, Süper Lig’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Müslüm Özmen ile TFF Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Kocasert katıldı.
“Hakem Akademisi güncel bir eğitim anlayışı ile kuruldu.”
İmza töreninin açılışında konuşan TFF Başkanı Büyükekşi, şunları ifade etti: “Bugün burada, Türk futbolunda yine bir ilki sizinle paylaşmak için bir araya geldik. Hakem Akademisi ve Hakem Akademisi’nin üniversiteler ile iş birliği, Türk futboluna hayırlı uğurlu olsun. Günümüzde eğitim anlayışı gelişti ve değişti. Eski usul, eğitimcinin anlattığı, öğrencinin dinlediği eğitim anlayışı artık geride kaldı. FIFA ve UEFA da artık yetişkin eğitimi prensiplerini baz alan, öğrencinin merkezde olduğu uygulamalı eğitim anlayışını benimsedi. Hakem Akademisi de bu değişime uygun olarak güncel bir eğitim anlayışı ile kuruldu. Teknolojinin tüm imkanlarından yararlanan, hakemliği kural bilgisi ve pozisyon yorumlanmasının ötesine taşıyan interaktif bir eğitim anlayışı ile çalışmalarına başladı. Hakemlerin sahada liderlik becerilerine sahip olması gerektiğinden, yönetim modülleri, atletik performanslarının üst seviyede olması için atletik performansı arttıran eğitimler de güncel olarak Hakem Akademisi’nde veriliyor. Günümüzde dünyada hakem sayısında ciddi düşüş var. Yeni nesiller hakem olmak istemiyor. Hakemliği özendirecek çalışmalarla Hakem Akademisi, ‘Aday Hakem Kursları’ açarak kısa sürede hakem adaylarını hakemlik kariyerlerine başlattı. Hakem Akademisi kapsamında ‘Hakem Koçluğu Projesi’ ile Süper Lig hakemleri, hakem koçları ile maçlar sonrasında birebir çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Yönettikleri maçları hakem koçları ile değerlendiriyorlar. Bu sayede, maçlardaki performanslarını hem kendileri değerlendiriyor hem de hakem koçlarından tavsiyeler alıyorlar. Diğer taraftan, Hakem Akademisi’nde kurulan psikoteknik laboratuvarda hakemlerin yetenek, yetkinlik ve kişilik özelliklerini ölçme ve değerlendirme imkanı bulunuyor. Elde edilen bilimsel veriler terfilerde belirleyici olacak. Hakem Akademisi, hakem eğitimi, hakemlerin terfi sınavları, gözlemci, hakem koçu, hakem eğitimcisi, paydaşların eğitimi ve terfi sistemi gibi katmanlardan oluşuyor. Bugün de burada Hakem Akademisi ile üniversitelerimizin spor bilimleri fakültelerinin iş birliği protokolünü imzalıyoruz. Bu protokol kapsamında üniversitelerin içinde ‘Futbol Hakemliği Sertifika Programı’ açılacak. Böylelikle daha nitelikli hakem yetiştirme imkanına kavuşacağız. Üniversitelerimizin spor bilimleri fakültelerinin tesislerinden yararlanabileceğiz. Üniversitelerimizin akademik personelinin bu konu ile ilgili bilimsel çalışmalar yapmasına imkan tanıyacağız. Ankara Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakülteleri ile başlattığımız bu iş birliği yeni üniversitelerimizin katılımı ile devam edecek. Hakem Akademisi ve Hakem Akademisi’nin üniversiteler ile iş birliğinin hayata geçmesinde katkısı olan üniversitelerimize, Hakem Akademisi profesyonellerimize, yönetim kurulu üyelerimize ve TFF profesyonellerimize teşekkür ederim.”
“TFF’nin öncülüğünde yürütülen bu projenin gelişmesine önemli katkılar sunmanın gururunu yaşıyoruz.”
TFF Başkanı Büyükekşi’nin ardından bir konuşma gerçekleştiren Prof. Dr. Ahmet Kutluhan şunları kaydetti: “Hakem Akademisi uhdesinde yer alan ‘Futbol Hakemliği Sertifika Programı’nın Türkiye Futbol Federasyonu ile üniversiteler iş birliğinde yürütülmesi adına düzenlenen bu imza töreninde yer almaktan dolayı üniversitem adına çok mutluyum. Bu proje kapsamında spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerimize yönelik ‘Futbol Hakemliği Sertifika Programı’ yürütülerek Türkiye Futbol Federasyonu’nun hakemlik konusunda gerçekleştireceği birçok faaliyette iş birliği sağlanacaktır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun öncülüğünde yürütülen bu projenin gelişmesine ilk günden itibaren heyecanla ve titizlikle yaklaşarak önemli katkılar sunmanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlamda her iki kurumda da bu proje için emek sarf eden kişileri kutlamak istiyorum.”
Rektör Kutluhan: “Futbolda ya da başka alanlarda ortaya çıkan sorunları çözmek için oldukça fazla kaynağımız var, yeter ki sabırlı olalım ve bilimi rehber edinelim.”
Bu manada üniversitelerle iş birliğine açık bir tutum sergiledikçe Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Mehmet Büyükekşi Bey’e ve TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı Sayın Ahmet İbanoğlu’na çok teşekkür ediyorum. Birlikte Türk futbol hakemliğini önemli bir noktaya taşıyacağımıza olan inancımızın tam olduğunu da belirtmek isterim. Bu vesileyle futbolun ve sporun diğer alanlarında da benzer iş birliklerine üniversite olarak açık olduğumuzu ve bunların artarak devam etmesi gerektiğini ifade ederek protokolün ülkemiz futbol camiasına hayırlı olmasını temenni ediyorum, saygılar sunuyorum.” – DENİZLİ
]]>Fransa’da gerçekleşecek Avrupa Şampiyonası öncesi Çorum’da kampa giren Ampute Milli Takımı’nda teknik heyet ve futbolcular, üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Dünya Engelliler Haftası nedeniyle Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen “Başarı Engel Tanımaz” konulu söyleşiye katılan milli takım oyuncuları tecrübelerini gençlerle paylaştı.
“Engelli ve engellinin ne olduğunu bilmiyoruz, bunu eğitim sistemimizin bir eksikliği olarak görüyorum”
Söyleşide konuşan Ampute Milli Takımı Takımı Teknik Direktörü İsmail Temiz, engelli ve engellinin ne olduğunu bilmediğimizi, bunu eğitim sisteminin bir eksikliği olarak gördüğünü belirterek, ” Türkiye’de 11 milyonun üzerinde engelli vatandaşımız yaşıyor. Bu engelli kardeşlerimizden bizim alanımıza giren ya da Avrupa’da futbol oynayabilecek engelli sayısı azımsanamayacak kadar az değil. 5,5 milyona yakın ortopedik engelli vatandaşımız var. Amacımız öncelikle engellilerimizi sporla hayata kazandırmak. Engellinin ne olduğunu bilmiyoruz. Bunu eğitim sistemimizin bir eksikliği olarak görüyorum. Nasıl diyeceksiniz. Amiyane tabirle söylüyorum. Gördüğümüze topal, kör, sağır diyebiliyoruz. Kendi adıma söylüyorum. Mayına bastım. Dünyaya tekrar gelmiş gibi oldum. Dünyayı yeniden tanıdım. Kendim engelli kalana kadar engelli ve engellilerin ne çektiğini bilmiyordum” ifadelerini kullandı.
“Sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek şeyler yapılabilir”
“İlkokul seviyesinde başlayıp sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek çok şeyler yapılabilir” diyen Temiz, “İlkokulda, ortaokulda, lise de, ilgili bölümlerde üniversitede engellinin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Sokakta yürürken engellinin yürüyüşünden, tavırlarından, hareketlerinden çok rahat engelli olduğunu anlayabiliyorum. Kendimde protez kullanıcısı olduğum için attığı adımdan insanların neler çektiğini anlayabiliyorum. Şu an dışarıdan beni rahat bir şekilde engelli değil diyebiliyorsunuz. Ayağımda protez var rahat kullanabiliyorum. Ama bir sivilce çıktığımda her adım attığımda canımın yandığından haberiniz olmuyor. Sadece özel günlerde değil her zaman engel ve engellinin ne olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Dolaysıyla ilkokul seviyesinde başlayıp sosyal bilgiler dersleri içerisinde engel ve engelliyi anlatabilecek çok şeyler yapılabilir. Bu bir ders olsa insanlarda farkındalık oluşabilir” şeklinde konuştu.
“Engelli olmak dünyanın sonu değil”
Engelli olmanın dünyanın sonu olmadığını vurgulayan Temiz, “Düsturum yüce Allah’ın bahşettikleri kaybettiklerimizden ibaret değil diyerek yolumuzda yürümeye devam ettik. Ben bir ayağımı kaybettim. Dünyanın sonu değil. Biz uzvumu kaybettim. Dünyanın sonu değil. Ülkemizde yaşayan engelli vatandaşlarımıza, engelli kardeşlerimize sporcu kimliği kazandırarak ülkelerine hizmet etme, özgüvenlerini yerine getirme, çalışma hayatına kazandırarak sosyal hayatta katılmaları çok önemli. Bunu yolu da spordur. Kültürdür. Sanattır. Üniversitelere gittiğimizde millilikten dolayı üniversiteye girip orada mezun olup bugün beden eğitimi öğretmeni kendi bilimsel alanlarında devam edebilme fırsatları var. Dolaysıyla ülkemizde bundan sonraki süreçlerde bunlara ehemmiyet vermeli” diye konuştu.
“İnşallah müfredata engel ve engellilikle ilgili dersler girer”
Müfredata engel ve engellilikle ilgili derslerin girmesi temennisinde bulunan Temiz, “Şunun farkında olmalıyız. Engelli hayatımızın her yerinde var. Ama şunu yapmamamız gerekiyor. Engelliye acımamamız gerekiyor. O insanlara fırsat vereceğiz ve onlar gibi düşüneceğiz. Sonrasında da onlar yanından tekerlekli sandalye ile yanından geçerken farkında bile olmayacağız. Önümüzdeki günlerde, yaşadığımız süreç içerisinde bu söylediklerimizi bizlerde görürüz. İnşallah müfredata engel ve engellilikle ilgili dersler girer. Sonucunda insanlar bunları düşünerek hareket eder. Kaldırımlarımız daha iyi olur. Asansörlerimiz buna göre dizayn edilir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“Ay yıldızlı bayrağımız için, onu göndere çekip İstiklal Marşımızı okutmak için elimizden geleni yapacağız”
Ampute milli takım oyuncularından Şehmuz Erdinç ise, engellilerin neleri başardığını dünyaya gösterdiklerini belirterek, “Türkiye’de ampute futbol biraz hızlı gelişti. Bu işe medyanın büyük desteği oldu. Avrupa şampiyonu olduğumuzda gündeme geldik. Sosyal medyanın ve medyanın etkisi çok büyük. Bizler kimsenin engelli olmasını istemiyoruz. Ancak doğuştan engelli vatandaşlarımız, sonradan engelli olan vatandaşlarımızın neler başarabileceğini insanlara göstermiş olduk. Sadece Türk halkına değil dünyaya da göstermiş olduk. Bizi çok sevmeyen Avrupa’ya da göstermiş olduk. İki kez Avrupa şampiyonu olduk. Üçüncü Avrupa şampiyonluğuna gidiyoruz. Bizi gerçekten nefret derecesinde sevmiyorlar. Ama biz ay-yıldızlı bayrağımız için, onu göndere çekip İstiklal Marşımızı okutmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.
Program sonra Belediye Başkan Vekili İsmail Yağbat, söyleşiye katılan Teknik Direktör İsmail Temiz, Barış Telli, Emin Tiryaki, Umutcan Günay, Coşkun Peker, Şehmuz Erdinç ve Erdi Arslan’a çiçek verdi. – ÇORUM
]]>Bolu Valisi Erkan Kılıç, Trendyol 1.Lig’in play-off çeyrek final müsabakasında Bodrum FK ile karşılaşacak olan Boluspor’un Başkanı Savaş Abak’ı maç öncesinde ziyaret etti. Kulüp tesislerinde Abak’ı ziyaret eden Vali Kılıç, başarı dileklerinde bulundu. Ziyarette Vali Erkan Kılıç’a Başkan Savaş Abak, kulübün gelir-gider durumunu anlattı. Şehirden hiçbir destek alamadıklarını ifade eden Savaş Abak, yönetim kurulu ile 35 adet borç dosyasını kapattıklarını dile getirdi.
“Herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor”
Herkesin taşın altına elini koyması gerektiğinin altını çizen Bolu Valisi Erkan Kılıç, “Boluspor yarın son yılların en önemli maçına çıkacak Bodrumspor’la deplasmanda. İnşallah orada başarılı olup bir üst tura çıkacak ve sonuçta Süper Lig’e çıkmasını istiyoruz. Ama buraya gelinceye kadar tabii Boluspor yönetimi başta Savaş Abak olmak üzere yönetici arkadaşlar gerçekten çok büyük bir fedakarlık ortaya koydular. 7-8 yıldır zaten Boluspor play-off’a kalamıyordu. Bu da son yılların en önemli başarısı. O başarıdan dolayı kendilerini kutluyorum. Boluspor bizim bir büyük bir değerimiz, bir markası Bolu’nun. Hep beraber bizim kurumlar, valilik, işte belediye tüm kurumların, iş adamlarının, Ticaret Sanayi Odası’nın Boluspor’a destek vermesi lazım. Çünkü gerçekten futbol kulübünü 1. Lig’de, Süper Lig’de sürdürebilmek kolay olmuyor. Herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Boluspor Kulübümüzü Süper Lig’de görmek istiyoruz”
Hedeflerinin Süper Lig olduğunu ancak şehirden hiç destek gelmediğini belirten Boluspor Başkanı Savaş Abak, “Ne zorluklarla geldiğimiz belli. Bundan 10 sene önce 2014’te Boluspor’da yine başkan adayı yoktu, yine ben başkan olmuştum. Derledik, toparladık. 2016 Mayıs sonunda bıraktık. Tekrar 2022’de geldik. Her geldiğinizde ne temlik bitiyor ne icra bitiyor, ne haciz bitiyor, ne ödemeler bitiyor, ne tesislerin, yapısal bozukluğu bitiyor. Ama Allah yardım etti, o kadar imkanımız da, gücümüz de vardı. Bugüne kadar yaklaşık 35 tane dosyayı kapattık. Kadro bütçesine baktığımızda Trendyol 1.Lig’de en düşük kadro bütçesi bize ait. Allah, son maçta play-off’a kalmayı bizlere nasip etti. Allah nasip ederse yarın Bodrum’da maçımız var. Eğer o turu atlarsak pazartesi bir maçımız olacak. İnşallah Boluspor kulübümüzü Süper Lig’de görmek istiyoruz. Neden olmasın? Tabii şehrin desteğine her zaman ihtiyacımız var. Sayın Valimizin gösterdiği yakınlığı ne yazık ki bize kimse göstermedi ve Bolulu olmamasına rağmen. Valimize ayrıca teşekkür ediyorum. Şehrin bir tane profesyonel takımı var. Başka bir takımı da yok. Niye şehir bu kadar duyarsız kalıyor?” dedi.
“Boluspor’un geliri 40 milyon TL. Bu ligde kalmanın bedeli 120-130 milyon TL”
Trendyol 1. Lig’de kalmanın bedelinin 130 milyon lira olduğunu ancak Boluspor’un gelirinin 40 milyon lira olduğunu açıklayan Başkan Abak, “2007 yılından beri biz bu ligdeyiz. İnanın bu ligde çok değerli yani gelirinden tablosuna baktığımızda geçen seneden bahsedersek 12 milyon TL naklen yayın geliri var. Spor Toto’dan ise yaklaşık 2-3 milyon TL bir gelir var. Bu sene Trendyol’a teşekkür ediyorum. Kulüplere destek olup 4 milyon lira da oradan geldi. Boluspor kulübünün şu anda hiç borcu olmasa tüm Boluspor’un geliri 20 milyon TL. Elimizde Gölcük Tabiat Parkı var. Gölcük’ün şu anda bende verileri var. Gölcük’ten de anlatıldığı gibi 15-20 milyon lira bir gelirimiz yok. Gelen net para 500 bin TL. Çünkü onlar buranın elektriği, belediyenin kirası, çalışanları tüm masrafları bizde. Yani oradan da aylık 500 bin TL gibi bir gelirimiz var. Şehirden de topladığımız para maksimum 7-8 milyon TL. Boluspor’un geliri 40 milyon TL. Bu ligde kalmanın bedeli 120-130 milyon TL. Bugüne kadar 30 tane borç dosyası temizledim, icraları kaldırdım, hacizleri kaldırdım, CAS’ı kaldırdım. Yönetime de tekrar tekrar teşekkür ediyorum” diye konuştu. – BOLU
]]>Tüm dünyada engellilerin topluma kazandırılması ve haklarının diğer insanlarla eşit ölçüde sağlanması, toplum içindeki engelli bireylerin güçlendirilmesi amacıyla 10-16 Mayıs tarihlerinde kutlanan Engelliler Haftası çerçevesinde İnegöl Belediyesi de özel bir etkinliğe imza attı. Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi ve Özel Eğitim Okulları katılımıyla “Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası” düzenledi. Engelliler gününü kutlamak, tüm insanların dikkatini engelli bireylerin üzerine çekmek, onların hayatlarının daha iyi anlaşılmasına katkı sunmak, engelli bireylerin sosyal hayatlarına renk katmak, toplumdaki eşitliği göstermek ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesine katkı verilmesi amacıyla yapılan etkinlik çerçevesinde, İnegöl protokolü de engelliler için sahaya indi.
Maçlar renkli görüntülere sahne oldu
Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası İnegöl Belediye Spor Salonunda gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi, Talha Ömer Faruk Teşik Özel Eğitim Uygulama Okulu 2. kademe, İnegöl Belediyesi Özel Uygulama Okulu 3. Kademe, Halk Eğitim Merkezi 23 Yaş Üstü Kurs Merkezi ve Ömer Osman Çağlayan Özel Eğitim Okulu olmak üzere 5 takımın mücadele ettiği turnuvada, başlangıç vuruşunu Kaymakam Eren Arslan ile Belediye Başkanı Alper Taban yaptı. Her takım 6’şar kişiden oluştuğu turnuvada, müsabakalar büyük heyecana sahne oldu. 5 takım arasında toplam 4 müsabaka oynandı. Kıyasıya rekabetin yaşandığı maçların tamamlanmasının ardından, engelli öğrenciler için ödül töreni yapıldı. Turnuvayı İnegöl Engelsiz Yaşam Merkezi kazansa da tüm engelli bireylere kupa takdim edildi.
Turnuvaya ilişkin konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Bu etkinliğimizi geçtiğimiz hafta Cuma günü yapacaktık, ancak ülkemizde acı bir olay yaşadık. Bir lise müdürümüz bir öğrenci tarafından öldürüldü. Ben buradan öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve eğitim camiasına baş sağlığı diliyorum. Bir daha böyle olayların yaşanmamasını diliyorum. Bu nedenle Cuma günü yapamadık etkinliğimizi, bugün birlikteyiz” dedi.
“Tohum toprağa, engelli topluma emanettir”
Engelliler Haftası çerçevesinde güzel müsabakalar izlediklerini söyleyen Başkan Taban, “Çalışma arkadaşlarıma da böylesine güzel bir program hazırladıkları için teşekkür ediyorum. Tabi bu bir farkındalık günüdür, engelli bireylerimizle ilgili sevgi ve desteğimizi bir güne sığdıramayız. Burada şunu hatırlatmak istiyorum; tohum toprağa, engelli topluma emanettir. Dolayısıyla bu noktada her birimize düşen görev ve sorumluluklar var. İnegöl Belediyesi olarak bizim de özel bireylerimiz için pek çok çalışma ve uygulamamız var. Engelli araç şarj istasyonları kurduk, engelli araçları ücretsiz bakım atölyesini kurduk, Nöbetçi Kitaphanelerimiz ve ulaşım gibi alanlarda engelli bireylere uygun alanlar sağlamaya çalıştık, yine bu minvalde spesifik çalışmalarımız oldu. Tabi bu alanda ne yapsak azdır. Sizlerin de fikir ve önerileriyle hep birlikte daha güzel işler yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Tüm öğrencilerimiz gönlümüzün birincisi
Turnuvada yer alan tüm öğrencilerin kendileri için özel olduğuna dikkat çeken Taban, “Burada bir futsal turnuvası için bir aradayız. Ancak şunu ifade edeyim, buradaki tüm öğrencilerimiz bizim gönlümüzün birincisi. Her birini kutluyorum ve tebrik ediyorum. Burada bulunma cesaretini gösteren tüm engelli öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Engelliler Haftasının kutlu olmasını diliyorum” ifadelerinde bulundu.
“Engelli olmak bir kusur değildir”
Kaymakam Eren Arslan ise “Böyle anlamlı bir organizasyonda bulunmaktan mutluluk duydum. Şunu ifade etmeliyim ki engelli olmak bir kusur değildir. Hiç kimsenin tercihi değildir. Hepimiz birer engelli adayı olarak bu toplumun içerisinde özel bireylerimizin farkında olarak ve onların kişisel gelişimleri, topluma entegrasyonları, eğitimleri anlamında hem devlet imkanlarıyla hem özel sektör eliyle yapılabilecek pek çok çalışma var. Çok şükür bunları da yapmış olmanın mutluluğu içindeyiz” diye konuştu.
Turnuvaya katılan engelli çocuklar ise, “Çok güzel bir etkinlikti. Herkese teşekkür ederiz. Oyun oynadık, çok eğlendik. Alper Taban Başkanımıza teşekkür ediyoruz” dedi. – BURSA
]]>İBB iştiraki Spor İstanbul, üniversite öğrencilerine staj olanağı daha sunacak. Spor İstanbul ile Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ile staj protokolü imzalandı. Spor İstanbul genel merkezinde gerçekleştirilen imza törenine Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Mehmet Yorulmazlar, Spor İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Fulya Soğuk, MÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Serap Mungan Ay, Doç. Dr. Sinan Bozkurt, Bölüm Başkanları Prof. Dr. Çetin Yaman, Prof. Dr. Fatih Dervent, Spor İstanbul Basın Müşaviri Kenan Başaran, Spor İstanbul Akademi Şefi Osman Haliloğlu ve MÜ Fakülte Sekreteri Fethi Yüksel katıldı.
Onur ve Yorulmazlar’ın imza attığı staj protokolü çerçevesinde Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri, teorik eğitimlerini 74 tesisi bulunan Spor İstanbul çatısı altında pratik bilgilerle pekiştirme fırsatı ve geleceklerine doğru şekilde yön verme şansı bulacak. Staj programı, 2024-25 eğitim öğretim yılı itibarıyla hayata geçirilecek.
ONUR: “STAJYER ÖĞRENCİLER GELECEKTEKİ EĞİTMENLERİMİZ OLACAK”
Protokolün imza töreninde konuşan İBB Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ile yaptıkları staj iş birliğinin öğrenciler için çok önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Onur, “Spor İstanbul, spor bilimleri fakültesi öğrencileri için en önemli iş alanlarının başında geliyor. Spor İstanbul, 74 tesisi, 2.800 çalışanı ile yılda 1 milyona yakın İstanbulluya 11 milyon kere spor yaptırıyor. İstanbul’un fiziksel aktivite oranının artması için önemli bir güç. Bu büyüklüğü ve birikimi ile dünyada benzeri az görülen bir spor hizmet şirketi. Dolayısıyla öğrenciler, Spor İstanbul’da staj yaparak teorik bilgilerini pratikte de uygulayabilecekleri en doğru adrese gelmiş olacak. Bizim amacımız Spor İstanbul bünyesindeki üniversite mezunu eğitmen ve antrenörleri sektörün en tecrübeli ve aranan eğitmenleri haline getirebilmek. Bu staj programıyla biz de gelecekteki eğitmen ve antrenörlerimizi yetiştirme olanağı buluyoruz. Spor bilimlerinin önde gelen kurumlardan olan Marmara Üniversitesi ile de bu işbirliğini yapacak olmamız, bizi ayrıca memnun ediyor” dedi.
YORULMAZLAR: “BU DENEYİM AKTARIMI ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM OLACAK”
İmzalanan protokolün öğrencilere büyük bir tecrübe katacağını belirten Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Mehmet Yorulmazlar, “Sportif anlamda kurumsallaşmış bir yapı olan Spor İstanbul bünyesinde öğrencilerimizin bulunmaları ve kurumda uzun süredir çalışan antrenör ve spor yöneticilerinin güncel deneyimlerinden faydalanarak mezuniyet sonrasına hazır hale gelmeleri anlamında bu işbirliğinin önemli bir adım olduğunu düşünmekteyiz. Her iki kuruma ve öğrencilerimize hayırlı olsun” dedi.
BAŞKA ÜNİVERSİTELERLE DE DEVAM EDECEK
Spor İstanbul, daha önce de Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi yönetimiyle staj protokolü imzalamıştı. Kurum, bu doğrultuda önümüzdeki dönemlerde başka üniversitelerle de benzer iş birlikleri yapacak.
]]>Eyüpsultan Belediyesi tüm dünyada 10 – 16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası’nda düzenlediği şenlikle spor ve eğlenceyi bir araya getirdi. Alibeyköy Osmanlı Parkı’nda yapılan eğlence ve spor şenliğine, Eyüpsultan Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencileri, ilçedeki MEB bünyesinde bulunan okulların özel eğitim sınıfları katıldı.
Şenlikte gönüllerince eğlenen özel çocuklara ve ailelerine Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen’le birlikte Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, Eyüpsultan İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş eşlik etti.
“Hayatın her alanında olmalarını istiyorum”
Şenlikte yaptığı konuşmada özel bireylerin hayatın her alanında olması gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Mithat Bülent Özmen, “Biz engelleri tanımayan Ulu Önder Atatürk’ün ve yol arkadaşlarının mirasını devralmış bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bu yüzden ben özel insanlarımızın, özel gençlerimizin ve çocuklarımızın hayatın her alanında olmalarını istiyorum. Bir haftaya, bir güne sığdırılacak bir şey değil bu, o yüzden Eyüpsultan Belediyesi olarak bundan sonra sizden ricam benden lütfen talep edin, isteyin. Eksikleri yanlışları birlikte giderelim. Yaptığımız güzel işlerin üzerine yeni güzel işleri birlikte koyalım ama sizden ricam bir haftayla sınırlı bırakmayalım her saat, her gün, her ay, her yıl beraber olalım” diye konuştu.
“Sorunlarınızı çözmek için buradayım”
Konuşmasında engelli bireyler için çok çalışacağının sözünü de veren Başkan Özmen, şöyle devam etti:
“Ben burada çözüm merkezlerinden biri olarak, Eyüpsultan halkının bana yetki verdiği biri olarak sorunlarınızı çözmek için buradayım. Bu benim sorumluluğum, mesuliyetim. Bu güzel haftayı bir haftayla sınırlayıp sonra evlerde olmayalım. Sosyal hayatın her alanında, sahalarda, sokaklarda, spor ve oyun salonlarında bir arada olalım. Size buradan sizler için çok çalışacağımın sözünü veriyorum. Hep birlikte daha güzel bir Eyüpsultan’da yaşayacağımız bir düzeni, sistemi inşallah hep birlikte kuracağız.”
Çocukların dans ve sahne gösterilerini ilgiyle izleyen Başkan Özmen, alanda bulunan ailelerle de sohbet edip bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Öğrencilerin dans gösterileri büyük alkış aldı
Eyüpsultan Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkez öğrencilerinin ve MEB bünyesinde bulunan okulların özel eğitim sınıflarında eğitim gören öğrencilerin dans gösterileri ayakta alkışlanırken, şenlikte öğrencilerin el emeği ürünlerinden oluşan bir sergi de yer aldı.
Aileleriyle spor ve eğlence dolu bir gün geçirdiler
Şenlikte engelli bireyler ve aileleri şişme oyun grupları, palyaço, balon şov, yüz boyama etkinlikleri ve survivor parkurlarıyla hem eğlendiler hem de spor yaptılar. Geleneksel sokak oyun alanlarının da oluşturulduğu şenlik alanında pamuk şeker, sandviç ve patlamış mısır gibi çeşitli ikramlar yapıldı. – İSTANBUL
]]>Alibey Club Manavgat’ta 13-18 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonun basın toplantısına Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, Brooks Brothers Ticari Direktörü Mahir Can Işık, Club Alibey Manavgat Genel Müdürü Kerem Kutbay ve master milli tenisçi Behzat Gerçeker katıldı.
“Hedefimiz dünyanın en iyi sporcularını yetiştirmek”
Türkiye Tenis Federasyonu’nun ülkesine hizmet etmeyi, uluslararası alanda dünyanın en iyi sporcusunu yetiştirmeyi hedefleyen bir federasyon olduğuna dikkat çeken Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Cengiz Durmuş, “Her etkinliğimizin sporcumuza, ailesine, kulübüne, antrenörüne faydalı olabilmesi için paydaşlarımızla ortak çalışıyoruz. Hedefimiz dünyanın en iyi sporcularını yetiştirmek ve dünyanın en iyi etkinliklerini gerçekleştirmek. Bu yolda çok önemli aşamalara geldik. Brooks Brothers 200 yılı aşkın köklü mirasını modern tasarımlarıyla buluştururken aynı zamanda tenis sporuyla bütünleşen bir çalışmaya imza attı. Aynı anda 85 kortla bin 736 sporcumuza hizmet sunabilen bir tesisin dünyada örneği yoktur. Yurt dışında bizi gururla temsil ettikleri için kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
“Sporcularımız ülkelerini gururla temsil etmeye devam ediyor”
Stratejik hedeflerin sportif başarılarla gerçekleştiğini görmekten dolayı son derece mutlu olduğunu dile getiren Durmuş, “Türkiye’de tenis çığ gibi büyüyor söylemimiz sonuçlarını sporcularımızın başarısıyla veriyor. Zeynep iki gün önce dünya ilk 50 numaradan ilk galibiyetini aldı. İpek Öz yine başarıyla devam ediyor. Berfu Cengiz üç gün önce İsveç’te şampiyon oldu. Sporcularımız dünyanın her yerinde ülkelerini gururla temsil etmeye devam ediyor” diye konuştu.
Mahir Can Işık: “Bu prestijli bir turnuvaya isim sponsoru olmak bizim için büyük bir gurur”
Tenis Federasyonu ile yaptıkları iş birliğinden duydukları memnuniyeti aktaran Brooks Brothers Ticari Direktörü Mahir Can Işık, “Tenis sporu bizim için çok önemli bir spor. Bu kadar prestijli bir turnuvaya isim sponsoru olmak bizim için de büyük bir zevk ve gurur verici bir iş. Bu tip organizasyonlarda hem genç sporcularını hem veteranlarını hem de tenis, spor kültürünü yaşatmak için de elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kerem Kutbay: “Masters Türkiye Takımlar Şampiyonası’na 85 kort ile ev sahipliği yapmaktayız”
Club Alibey’in 19 yıldır bu köklü organizasyona ev sahipliği yaptığını belirten Club Alibey Manavgat Genel Müdürü Kerem Kutbay da, “100’den fazla kortumuz ile dünyanın sayılı tesislerinden birine sahibiz. Bu gücümüz ile Brooks Brothers Masters Türkiye Takımlar Şampiyonası’na 85 kort ile ev sahipliği yapmaktayız. Bu organizasyon sadece bir spor etkinliği değil aynı zamanda bir topluluk geleneği ve tutkusu haline gelmiştir” şeklinde konuştu.
Behzat Gerçeker: “Tenis insanları birleştiriyor”
Master milli tenisçi Behzat Gerçeker ise, “Dünyanın en güzel yerinde olduğumuzu düşünüyorum. Müthiş bir atmosfer var. 2 bin kişinin bir arada olması çok güzel. İnsanlar birbirleriyle hislerini ve duygularını paylaşıyorlar” cümlelerini kullandı. – ANTALYA
]]>Yıldırımın açıklamalarından satır başları;
Kavga etmeyeceğiz, kimseyle ama benimle kavga ederlerse, o zaman ederim. 6 sene önce “Aziz Yıldırım gitti, Türk futbolu kurtuldu” dediler. Şimdi de “Aziz Yıldırım gelsin, Türk futbolunu kurtarsın” diyorlar. Böyle bir memleket.
“FENERBAHÇE’YE ZARAR VERDİK”
Derdim Fenerbahçe’nin şampiyon olması. Dört sene Fenerbahçe şampiyon olamadı, nedenini biliyorum. Mahkemeler… Ben ve dava arkadaşlarım her gün mahkemeye gittik. Mahkemeler uğraştık ve Fenerbahçe’ye zarar verdik. Bunu biliyoruz.
“ŞAMPİYONLUKTAN BİRLİKTE ETTİK”
Sonra kombine almayın, forma almayın, maça gitmeyin gibi şeyler denildi. Hep beraber Fenerbahçe’yi şampiyonluktan ettik, hep beraber.
“KULÜBÜ HALKA AÇTIM”
Fenerbahçe kurumsal bir yapı, dışardan adam getirip kulübü incelettiler. Böyle bir şey olabilir mi? Dün Fenerbahçe’nin durumunu dağıttlar, belgeleri arkadaşlarımız inceliyor. Varsa düşüncemiz söylerim. Fenerbahçe’de para sorunu olmaz! Ben neden kulübü halka açtım? Ben istesem bunu yapmam, ölene kadar başkan olurdum. Hapisteyken kulübü halka açtım, 1 milyon üye olsun istedim. Anadolu’da Fenerbahçelileri bir araya getirecek binalar açılmasını istedim, birkaç yerde yaptık. Ancak kapattılar. Fenerbahçe, Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütlerinden biridir. Fenerbahçe’nin istemediği bir şey Türkiye’de olmaz! Ne zaman? Bir araya gelirsek! Beraber olmazsak, hiçbir şey olmaz. Türkiye’nin Kuva-yi Milliye’si Fenerbahçe Spor Kulübü’dür.
“KEYFİM YERİNDEYDİ, NEDEN ADAY OLDUM?”
İşleri tıkırına koydum, keyfim de yerinde. Neden aday oldum? Fenerbahçe’de sıkıntılar var. Arkadaşlara aday olmalarını söyledik ama ben varken olmayacaklarını söylediler. Mecbur kaldım. 20 sene başkanlık yaptım, zor günlerde 6 şampiyonluk yaşadık. Para konuşmadık.
“1 MİLYAR 950 BİN TL BORÇ BIRAKTIM”
1 Milyar 950 Bin TL borç bıraktım. Yarısı döviz karşılığıydı. O borç için bankalarla anlaştılar TL olarak 4 Milyar borç var. Diğer borçlarla 12 Milyar TL borç var! 630 Milyon € borç vardı, gösterdi. Ülker ile birlikte stadın yanına konutlar yapacaktık ve satacaktık. Her şeyin anlaşması yapıldı. Fenerbahçe 70 Milyon €, Ülker 70 Milyon €, Emlak Konut %20 pay alacaktı. Arsa gitti ama Murat Ülker kağıt üzerinde tutuyor. O borç yok şu an. 51 Milyon € borç yok ama 630 Milyon €’nun içinde gösterdik o zaman. Bizim bıraktığımız borç 400 Milyon €’ydu, bunu açıkladım. 50 Milyon €’ya oyuncu sattınız, devlet gittim ve kanun çıkarttım vergi iadesi aldık. Onu da çıkarınız 300 Milyon €! Bana da eski yönetimden kalan borç vardı, kaldı 200 Milyon €! Daha da konuşsa alacakları çıkacak diyorlar, evet öyle. Bazı tekliflerim olacak birazdan, ne olacak? Hep beraber göreceğiz. Bunlar anlamıyorlar, anlamıyor bunlar.
“2018 ŞAMPİYONLUĞU SEÇİME KURBAN GİTTİ”
Futbol takımını üzülerek takip ettim. Kulübe uzaktan bakmanın avantajını elde ettim. Yaptığımız hataları gözlemledim. Düşünce yapımızı değiştirmek, değişerek gelişmek bir erdemdir. Mevcut kulüp başkanının ve yönetimin çalışmalarına engel olmamak, olayı saha dışına taşımamak adına muhalefet yapmadım. Konuştuğumda da birlik ve beraberliğe dikkat çektim. Özellikle bu sezon seçimin saha içini etkilemesi adına Ocak 2024’ten bu yana sükunet çağrısı yaptım. Camiayı futbol takımının arkasında olmaya davet ettim. Bu hafta Galatasaray derbisini kazanacağız ve yeni süreç başlayacak. 2018 şampiyonluğumuz seçim sürecine kurban edildi, ben bunu yapmadım. Hiçbir seçim, şampiyonluktan önemli değildir. İnşallah bundan sonra seçim uğruna hiçbir kupalar, madalyalar feda edilmez. Bugün karşınızda şampiyonluk avantajının rakibimizde olması üzüntüsüyle bulunuyoruz.
“FENERBAHÇE’Yİ ŞAMPİYON YAPMAZLAR DEDİ”
Mevcut başkan “Ben başkan olduğum sürece, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmazlar” dedi. Bu ne demek? Bunu arkadaşlarla düşündük. Bizi kim şampiyon yapmak istemiyor? İktidar mı, devlet mi? Hakemler mi, TFF Başkanı mı? Kim? Eğer bunlar birbirine bağlıysa, alttan yukarı gitmeyeceğiz! Yukarıdan söyleyeceğiz!
“DEVLET AYRI, HÜKÜMET AYRI”
Devlet ayrı, hükümet ayrı! Biz devletle kavga edemeyiz! Ama hükümetle haklı olduğumuzda mücadele yaparız, yaptık! FETÖ konusunda iç içeydiler, hep beraber yürüdük! Onun için açık olacağız. Benim twitter’ım yok, trollerim de yok! Ben kimsenin adamı değilim, Fenerbahçe’nin adamıyım!
“SAKIN BU İŞLERE GİRMEYİN”
Yiğit Bulut’un trolleri varmış, AK Parti beni destekliyormuş falan… Ben kimsenin adamı değilim! Ben hiçbir partinin adamı değilim, olmam da! O troller de bu işlere girmesin! Ben duymam! Sakın bu işlere girmeyin! Hükümet desteği ile değil, bir laf uğruna geliyorum! ‘Ben varken Fenerbahçe2yi şampiyon yapmayacaklar’ lafı üzerine.. İktidar duruyor, TFF Başkanı duruyor, hakemler duruyor.. Çocuklar ağlıyor, öyle diyorlardı. Atatürkçüyüm. Laik ve Cumhuriyetçiyim.
“3 SENE İÇİN GELECEĞİM”
72 yaşındayım, 3 sene için geleceğim! Daha fazlasını yapamam! ‘Yap’ deseniz bile yapamam. Çocukları kurtarmalıyız! Benim kızım geliyor, maç oynanıyor… Fenerbahçe 0, karşı takım 1! Maçı sordu, “1-0 galibiz” dedim. Sonra baktı ‘Neden yalan söylüyorsun?’ dedi. Çocuklar kazananın yanında olmak istiyor. Onların aşkı için şampiyon olmamız lazım. Ali Bey de seçilebilir ancak yanlışlardan ders almalıyız. Fenerbahçe’nin borcundan fazla alacağı var! Bunu mahkemede çözemezsin, masada çözeceksin! Büyük alacağımız var, bunu inşallah çözeceğiz.
JOSE MOURINHO, FENERBAHÇE
Jose Mourinho ile iki saat konuştuk. Konuşmaları sürdürmek için arkadaşları menajerleri ile devam edecek. Biz ne para, ne transfer konuştuk. Konyaspor maçını izlediğini söyledi. Bir aday telefonla konuşmuş. Mevcut başkan menajer göndermiş. Üç tane şey… Şimdi diyorlar ’15 Milyon € buna verilir mi?’ Ya sana ne kardeşim. Dün akşam diyorlar ki ‘Beşiktaş’a üç teknik direktör adayı var. Şu olmaz, bu olur’ Ya siz yönetici misiniz?
“ANLAŞIRSAK GELECEK”
Jose Mourinho şartlarda anlaşırsak gelecek! Ama rahat bırakmıyorsunuz, burayı takip ediyor! Suudi Arabistan’a gitmiyor! Rahat olun! Bahreyn’e iki konferansa gidecek, 2 milyon $! Anlayın yani değerli basın! Olumlu olun!
“İYİ OLAN BOZULMAZ”
Zeljko Obradovic ile 5 aydır hiç konuşmadım! Antrenör gayet iyi, iyi olan şey bozulmaz! Kötü olursa, bakılır. Roberto Carlos’u aldık, sohbet ederken ‘Avrupa’da final oynar ve Şampiyonlar Ligi’ni alırız’ dedi. Bu bizim aklımızda yok. Ancak Carlos bunu bütün oyunculara aşıladı, böyle bir hava oldu. Chelsea, Sevilla, Inter… O motivasyonla oldu!
“PARASININ YARISINI BEN VERECEĞİM”
Bu yönetime teklifim, Jose Mourinho ile çalışmayı düşünüyorlarsa; Şekip Mosturoğlu’ndan rica edeceğim, iki taraftan arkadaşlar gitsin ve imzayı atsınlar. Kim seçilirse, Mourinho ile devam etsin! Biz kaybedersek, Mourinho’nun yarı parasını da ben ödeyeceğim! Haydi bakalım.
“ÜZERİNDE ÖLÜ TOPRAĞI VAR”
Fenerbahçe’nin üzerinde ölü toprağı var! 4 sene bizden, 6 sene bu yönetimden! Parayı imece usulü vereceğiz, halledeceğiz! Üç sene kombine alacağız, banka borcunu kapatacağız! Yoksa büyük tehlike var!
“CÖMERT OLMA DURUMU YOK”
Jose Mourinho gelirse, istediği birkaç oyuncuyu alırız. Transferde cömert falan bir durum yok! İçeriyi bir göreyim, ona göre bakarım.
“ŞAMPİYON YAPMAYA GELİYORUM”
Zengin iş adamları geliyormuş yönetime! Zengin adamları ne yapayım? Zengin adam yönetime girince çalışmaz! Bu kadar mı kafanız çalışmıyor! Para versinler yeter! Murat Ülker’e, Ferit Şahenk’e başkan olmalarını söyledim ama işleri var!. Borcu kapatmaya değil, şampiyon yapmaya geliyorum!
“BAYRAKLARI SALLAYAMADIK”
Bayrakları çıkardık ama bir türlü sallayamadık. Borçtan kurtulmak gerekiyorsa, gerekirse basketbol salonu satılır! Bilmiyorum, onlara bakılır! Biz şampiyonluğa , çocukları mutlu etmeye geliyoruz.
“BİZ FETÖ İLE MÜCADELE ETTİK”
Galatasaray’ın saha dışında çok güçlü olduğunu nerede söyledim? Atıyorsunuz abi… Benim olduğum dönemde Galatasaray hikayeydi! Biz FETÖ ile mücadele ettik. Devletin içine sızdılar, devlet ile mücadele ettik. Onlarla mücadele etmekten, başka şey ile mücadele edemedik. En son Ankara’ya gittim ve ‘Hapis yatmaya razıyım, karar verin’ dedim. Verdiler! Hayatımda at yarışı oynamadım! Atlarım oldu, birilerinin hatırına Türkiye’nin en iyi atları bendeydi. Bir kere gittim, Murat Özaydınlı 2 liralık oynadı, 4 lira kazandı.
“BORCU NE ZAMAN DÜZELTMİŞLER”
Borcu düzeltmişler, ne kadar düzeltmişler? Hodri meydan açıklasınlar. Ramos’u alın, Dzeko’yu alın dedik. Biz Anelka, Ortega’yı getirdik. Gidiyorsunuz, ilk 1-2 sene çok kötü transferler yapıyorsunuz. Çok para harcadılar. Divan toplantısına denizden geldim, mafya liderleri gibi… (Gülerek). Bir tanesi ‘Hoş geldin’ demedi.
“HEDEF TÜRKİYE’DE ŞAMPİYONLUK”
Hedef Türkiye’de şampiyonluk! Abartmayın ya! Şampiyonlar Ligi falan yok kardeşim! Önce Türkiye’de şampiyon olacağız! Sonra bakarız! Ne Şampiyonlar Ligi ya? Milleti kandırmaya, hayal satmaya gerek yok! 10 senedir şampiyon olamıyoruz, önce şampiyonluk!
“FETÖ HER YERDE VAR!”
FETÖ’nün futboldan temizlendiğini düşünüyor musunuz? TFF ve kurularına bakışınız nedir?
Aziz Yıldırım: “Türkiye’de FETÖ yok olmadı! Her gün görüyoruz, yakalıyorlar… Sporda FETÖ operasyonu yapılmadı, hakemler de yapılmadı. Yönetim kurullarında yapılmadı, yapmaları lazım. Bunlar belli yani. Basında da yapılması lazım, 55 basın mensubu ile ilgili suç duruyum var. Gittim sordum ama işlem yapmıyorlar. 3 Temmuz sabahı Kanal D’de mi ne… 3 Temmuz’u yemi alıp anlatan, Halk TV’de program yapıyor. Bunları konuşacağım ve medyadaki FETÖ’cüleri afişe edeceğim. FETÖ her yere sızmış, daha da güçlü.
Soru: “Yönetim listenizle alakalı isimler belli mi?”
Aziz Yıldırım: “Benim arkadaşlarım da dahil olmak üzere, sicil ve alt denetleme kurulları da dahil olmak üzere kimseyle konuşmadık. Şerefim, namusum üstüne. Cumartesi günü bir düğün var ona gideceğim. Pazar günü İstanbul’a geleceğim. Sonra konuşacağız ve divana sunacağız. Yazılan her şey yalan. Zengin adama ihtiyacım yok, akıllı adama ihtiyacım var.”
“G.SARAY KADIKÖY’DE KAZANAMIYORDU”
Benim dönemimde Galatasaray’ın Kadıköy’de hiç galibiyeti yoktu!
TARAFTARA MESAJ
Ben kimsenin adamı değilim, taraftar da kimsenin adamı olmayacak! O zaman başımın üstündeler! Başkalarının adamı olurlarsa, karşı karşıya geliriz. Genç Fenerbahçelileri ben kurdum! Sonra sıkıldılar derneği, başka noktaya gittiler. Bana tezahürat yapıyorlardı, yapmamalarını söylüyordum. Orada destek takıma. Kendi adıma tezahüratı kaldırdım. Taraftarla sorunum yok, benle sorunları olursa… O zaman olmaz. Kimseye para, bilet vermeyeceğim. Fenerbahçe’de kafalar değişecek! 20 sene başkanlık yaptım, devletten bir tane iş almadım. Bu sene 2 tane iş aldım.
DYBALA TRANSFERİ
SORU: “10 numara beklentisi de oluştu taraftarda. Dybala ismi konuşuluyor. Ne düşünüyorsunuz?”
Aziz Yıldırım: “10 numarada Cemil Turan… Allah Allah.. (Gülerek). Parayla alamazsınız!”
“ALİ KOÇ İLE KÜS DEĞİLİM”
Ali Koç ile küs değilim, sadece fikirlerimiz ayrı. Seçimi kaybettik. Seçimi kaybettim. Vay efendim, garajdan gitmişim. Havadan mı gidecektim? Arabam garajdaydı. Kaybettik, üzgündük, eve gittik, iki kadeh de viski çektik, rahatladık.
NİHAT ÖZDEMİR AÇIKLAMASI
Aziz Yıldırım: “Ali Koç ile bizi barıştıracaklarmış… Ben dedim ki benim adıma niye konuşuyorsunuz? Ben Ali Koç ile küs değilim. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Ben Fenerbahçe’ye kırıldım’ anlamında bir söz söylüyor. Nihat Özdemir, 12 sene benim yanımda Fenerbahçe’ye hizmet etti! Siz bilmiyorsunuz, bırakın onların yalanlarını! Aralarındaki husumet 2011’den.. Bilmediğiniz konular var. Nihat Özdemir, Fenerbahçe’nin değeriydi… Adama salladılar, Fenerbahçe’den istifa etti. Al çiçeği eline, git ‘Başkan bize bunu bunu yapıyorlar, bunu çöz.’ de. Niye geldin mi diyecekti? Bütün değerleri yok ediyoruz. Benim Ali Koç ile değil icraatleri ile sorunum var. Siz memnunsanız ben de memnunum. Siz değilseniz ben de değilim.
100 MİLYON EURO
Gazetede yazanlara bakın! Jose Mourinho’ya neden 100 Milyon € vereyim! Mesut Özil mi aracıymış! Aykut Kocaman’ı Volkan Demirel’i de getiriyormuşum… Adam istemedi bunları, ne yapacağız?.
]]>Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan’da 5 yıl önce öğretmenleri Hasan Can’ın sayesinde dart sporu ile tanışan öğrenciler büyük başarılar elde etmeyi sürdürüyor. Yatağanlı öğrenciler okul sporları dart branşında önemli başarılar elde etti. Daha önce Avrupa Şampiyonu olan Esma Doğan da genç kızlarda Türkiye şampiyonluğu elde etti.
Yatağan’daki çeşitli okullardan yarışlara katılan öğrenciler yıldızlar ve gençler kategorilerinde kürsü gördü. Müftü Arif Akşit MTAL ve Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri Türkiye şampiyonluğu ve Türkiye dereceleri ile Denizli’nin gururu oldu. Müftü Arif Akşit MTAL öğrencileri Esma Doğan, Ceylin Ataş, Pınar Önay ve Elif Beyza Kuş genç kızlarda takım halinde Türkiye şampiyonluğu elde etti.
Yatağanlı kızlar Uşak’taki bölge şampiyonasından sonra Erzurum’da katıldığı Türkiye Şampiyonası’nda tüm rakiplerini geride bırakarak bu dereceyi elde etti. Şampiyonada antrenör Hasan Can, beden eğitimi öğretmeni Esra Yaykıran Türksever ve Okul Müdürü Gökhan Sökmen öğrencilerini yalnız bırakmadı.
Yatağan Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri Elifnur Aytin, Rümeysa Doğan, Fevziye Türkarslan ve Selma Doğan’dan oluşan yıldız kızlar takımı müsabakalarda büyük başarı göstererek takım halinde Türkiye ikincisi oldu. Yıldız erkeklerde ise Berkay Efe Kabak, Furkan Bilal Kurt, Hüseyim Kerem Aslankara ve Hüseyin Ertan’dan oluşan erkek takımı Türkiye dördüncülüğü elde etti. Her iki ekip de Denizli’deki müsabakalarda il birincilikleri elde etmiş daha sonra Uşak’taki bölge müsabakalarında derece görmüştü. Beden Eğitimi Öğretmenleri Duygu Hişil ile birlikte turnuvaya katılan öğrencileri Okul Müdürü İsmail Can da kutladı.
Geçen yıl U16 Avrupa Yıldız Kızlar şampiyonu olan Esma Doğan turnuvada elde ettiği başarıları nedeniyle milli takım seçmelerini kazandı. Yıl içinde devam eden turnuvalarda elde ettiği dereceler ve puanlar ile Genç Kızlar Türkiye Şampiyonu unvanını elde eden Doğan, İspanya’da gerçekleşecek Avrupa Elektronik Dart Şampiyonasına katılma hakkı elde etti.
Şampiyon sporcunun dart sporu ile tanıştığında 5’inci sınıf öğrencisi olduğunu kaydeden antrenör Hasan Can; “5’inci sınıfta olmasına rağmen son derece çalışkan ve mücadele ruhu yüksek bir sporcu olarak dikkatimizi çekti. 5 Yıldır düzenli bir şekilde antrenman yapıyor ve son 3 sezon sonunda da Milli Takıma seçilmeye hak kazandı. Onunla gurur duyuyoruz. 5 yıllık emeğin karşılığını alıyoruz. Federasyonun tüm organizasyonlarına katılım gösterdik. Hem kulüpler hem de okul sporları formatlarında yarıştık. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzün destekleri sayesinde dereceler gördük. Bu başarı emek ve ekip işidir. Öğretmen arkadaşlarım Murat Dirier, Yusufcan Korucu ve Murat Barut’un büyük katkıları oldu” ifadelerini kullandı.
“Artık hayata daha hazırım”
Türkiye ve Avrupa şampiyonu yıldız dartçı Esma Doğan ise “5 yıldır dart sporu yapıyorum. Bu süreçte 25 Türkiye derecesi elde ettim ve 6 kupa kazandım. Geçen yıl Avrupa şampiyonu oldum. Bu branşa öğretmenlerim sayesinde başladım. Hasan Can öğretmenim dartı bana öğretti ve her zaman yanımda oldu. Bana her zaman destek olan tüm öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Dart sayesinde matematiğimi geliştirdim, stres ile baş edebilme özelliğimi geliştirdim. Artık hayata daha hazırım” dedi. – DENİZLİ
]]>Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Ordu Erkek Yetiştirme Yurdu’nda 1986-1991 yıllarında kalan Doğru, ilerleyen yaşlarda spor yaptığı sırada bilek güreşinde kendini geliştirmeye karar verdi.
Ünye ilçesinde 46 yaşında bu branşa yönelen Doğru, kısa sürede yurt içi ve yurt dışındaki organizasyonlarda dereceler almayı başardı.
Evli ve 1 çocuk babası Doğru, geçen yıl Moldova’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda 80 kiloda sağ kolda ikincilik, ardından Kazakistan’da yapılan dünya şampiyonasında sol kolda ikincilik ve sağ kolda üçüncülük elde etti.
Slovakya’da 2-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’na katılan milli sporcu, grand master kategorisinde sol kolda Avrupa birincisi, sağ kolda Avrupa üçüncüsü oldu.
Memleketine büyük gururla dönen Doğru, ağustosta Moldova’da gerçekleştirilecek dünya şampiyonası için Ünye Kapalı Spor Salonu Bilek Güreşi Eğitim Merkezi’nde çalışmalarına başladı.
ÜNÇEK Spor Kulübü sporcusu 51 yaşındaki Hüsrev Doğru, AA muhabirine, vücut geliştirme sporu yaparken sol kolunun güçlü olduğunu fark etmesi üzerine kulüp başkanı Mustafa Arslan ile tanıştığını söyledi.
Arslan’ın desteğiyle başladığı bilek güreşinde çeşitli kurslara gittiğini anlatan Doğru, üçüncü yılda Türkiye, beşinci senede de Avrupa şampiyonluğunun geldiğini belirtti.
Doğru, bu sene daha tecrübeli şekilde şampiyonaya katıldığını vurgulayarak, “Bu sene şampiyonluğu tecrübemize dayanarak aldık. Çünkü güç bir yere kadar ama tecrübe de gerekiyor. Tecrübe ile gücü birleştirdiğin zaman derece de geliyor. Moldova’da ağustos ayında düzenlenecek dünya şampiyonası var. Hedefimiz hem sağ hem de sol kolda altın madalya alıp İstiklal Marşı’nı okutmak Allah’ın izniyle.” dedi.
“Milli sporcu olduklarında önleri daha da açılacaktır”
Ünye Adnan Menderes Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde memur olan Doğru, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk evlerinde, sevgi evlerinde ve çocuk yuvalarında kalan çocuklar için sportif faaliyetler konusunda imkanların iyi olduğunu dile getirdi.
Gençlik ve Spor il ve ilçe müdürlüklerinde her branşta antrenör bulunduğuna işaret eden Doğru, şunları söyledi:
“Benim bu kardeşlerime tavsiyem, buralara gidip her branşta mutlaka en az 2’şer, 3’er hafta kendilerini deneyip hangi dalda spor yapabileceklerini, hangisinde yetenekli olduklarını tespit ederek bunun üzerinden yürüyebilirler. Başarılı olabilirler. Kendilerini arayarak hangi sporda yetenekli olduklarını bulup oraya yönelmeleri daha iyi olacaktır. Ayrıca milli sporcu olduklarında önleri daha da açılacaktır. Hem üniversite hem memuriyet anlamında gelecekleri için erken yaşta milli olmanın avantajlarını kullanabilecekler. Ben 50 yaşında milli sporcu oldum ama onlar çok daha erken yaşta milli olabilirler. Hem spor hem de diğer alanlarda yurtta kalan kardeşlerimize her zaman yardımcı ve destek olup tecrübelerimizi aktarmaya hazırız.”
Doğru, bilek güreşi eğitim merkezinin açılmasında ve spor yaşantısında kendisine destek veren Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Aydın Kuyumcu, Ünye Belediye Başkanı Hüseyin Tavlı, ÜNÇEK Spor Kulübünün yöneticileri ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Sosyal Sportif ve Kültürel Faaliyetler Koordinatörü Fahrettin Alkan’a teşekkür etti.
Bilek güreşi antrenörü Furkan Kirman ise 4 yıldır birlikte çalıştığı Hüsrev Doğru’nun Avrupa şampiyonluğundan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Dünya şampiyonası için daha sıkı çalışma yapacaklarını belirten Kirman, sporcunun şampiyonada Türk bayrağını göndere çektirip İstiklal Marşı’nı tekrar okutup şampiyonluğunu ilan edeceğine inandığını kaydetti.
]]>Tuzla Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımından Engelliler Haftası’na özel gösteri maçı
İSTANBUL – Tuzla’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Türkiye 1.Lig’inde mücadele eden Tuzla Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol takımı gösteri maçı yaptı. Maçı ziyaret eden ve oyuncularla basketbol oynayan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, “Tuzla engelsiz yaşam olanaklarını sağlayan bir kent olmalı. Zamanında birçok adım atılmış ama yeterli değil, daha fazla adım atacağız” dedi.
Tuzla Belediyesi, Engelliler Haftası’nı ilçenin dört bir yanında düzenlenen çeşitli farkındalık programları ile kutlamaya devam ediyor. Bu kapsamda Mercan Şehir Park’ında düzenlenen Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Gösteri Maçı, vatandaşlar tarafından da yoğun ilgiyle karşılandı. Maçı ziyaret eden ve oyuncularla sohbet eden Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, “Engelsiz basketbol takımımız çok kıymetli bir iş yapıyor, onlarla gurur duyuyorum. Birinci ligdeymişiz, biraz önce hafif bir antrenman yaptık, süper lige çıkarız diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Engelsiz basketbol takımımız çok kıymetli bir iş yapıyor”
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, “Tuzla engelsiz yaşam olanaklarını sağlayan bir kent olmalı. Zamanında birçok adım atılmış ama yeterli değil, daha fazla adım atacağız. Engelli komşularımıza spor yapmalarından, sosyalleşme alanlarına, işe gidiş gelişlerinden; kaldırımları, sosyal tesisleri ve park alanlarını kullanmalarına; spor yapma olanaklarından, kültürel faaliyet alanlarına dahil edilmelerine kadar birçok alanda destek verdiğimiz ve gerekli şartları sağladığımız bir Tuzla olmalı. Bu bizim adımıza ekstra bir iş değil, yerine getireceğimiz bir zorunluluktur. Engelsiz basketbol takımımız çok kıymetli bir iş yapıyor, onlarla gurur duyuyorum. Birinci ligdeymişiz, biraz önce hafif bir antrenman yaptık, süper lige çıkarız diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Bedensel Engelliler Basketbol Birinci Lig’inde mücadelemizi sürdürüyoruz”
Tuzla Belediyesi Engelliler Spor Kulübü Başkanı ve sporcusu Önder Barutçu ise, “Tekerlekli sandalye basketbolu oynuyoruz, Türkiye Basketbol Federasyonu’na bağlı Bedensel Engelliler Basketbol Birinci Lig’inde mücadelemizi sürdürüyoruz. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası olması dolayısıyla Tuzla Belediyesi’nin düzenlediği etkinlik kapsamında Mercan Park’ında Tuzla halkına bir gösteri maçı yapıyoruz. Bizi destekleyen ve seyretmek için gelen herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.
“Şartlar eşitlenince var olabileceğimizi göstermek için de spor yapıyoruz”
Gelişim psikoloğu ve Tuzla Belediyesi Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı oyuncusu Figen Eroğlu Ada ise günün anlam ve binaen şu konuşmayı yaptı: “Biz, uzun yıllardan beri tekerlekli basketbol ile uğraşan hem yönetici hem de oyuncu kısmında bulunan insanlarız. Şartlar eşitlenince, koşullar sağlanınca, hiçbir kuralı değiştirmeden eşit şartlarda her zaman var olabileceğimizi göstermek için de spor yapıyoruz. Engelliler Haftası olması dolayısıyla farkındalık oluşturabilmek için bugün buradayız. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün desteği hep üzerimizde, bunun da sözünü aldık, kendisine teşekkür ediyoruz.”
]]>Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Emrullah Taşkın, bu yıl 105. yılı kutlanan 19 Mayıs için hazırlanan etkinlikler hakkında şu bilgileri verdi:
“Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmak üzere Samsun’a çıktığı 19 Mayıs’ı, 15-21 Mayıs tarihleri arasında şehrin her noktasında çok değişik aktivitelerle, konserlerle ve spor organizasyonları ile kutluyoruz. Bu hafta içerisinde her gün birkaç noktada etkinliğimiz var. Yamaç paraşütü, su altı can kurtarma etkinliklerimiz ve birçok spor organizasyonu ile turnuvalarımız olacak. Güzel, coşkulu ve dolu dolu bir Gençlik Haftası kutlamayı planlıyoruz. Vatandaşlarımız etkinlik programımızı, belediyemizin sosyal medya hesaplarından takip edebilirler. Mersin merkezde Mabel Matiz, Tarsus’ta Manuş Baba konseri gerçekleşecek. Ayrıca 17 Mayıs akşamı Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda basketbolcuların sergileyeceği bir akrobatik şovumuz var. Kısacası Mersin’e ve Atatürk’ümüze yakışır bir kutlama programı hazırladık. Tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz.”
Gençlik Haftası kapsamında Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda, 5 gün boyunca birbirinden eğlenceli etkinlikler Mersinli gençlerle buluşacak. Langırt, şişme oyun alanı, spor alanları, 3×3 basketbol etkinlikleri, ayak tenisi, voleybol ve badminton etkinlikleri-dart-VR Mersin ve teleskop gösterimi, 15.00-19.00 saatleri arasında katılımcıları bekliyor olacak.
Özgecan Aslan Barış Meydanı bugün de etkinliklerin merkezi olacak. Bugün 15.00-17.00 saatleri arasında DJ Umut Kılıç, 17.00-18.00 saatleri arasında Ritmo Ritim Perküsyon Derneği Anemon Dans, 18.05-18.15 arasında Angora Dans Grubu’nun gösterisiyle eğlenilecek. 18.30-19.00 saatleri arasında düzenlenecek “Capoeira Workshop” ve mini gösterinin ardından 19.30-20.30 saatlerinde MBB Kent Orkestrası konser verecek.
Kutlamalar, yarın 15.00-17.00 saatlerinde konser alanında DJ Emircan Saltabaş ile devam edecek; 17.00-17.30 saatleri arasında Zumba, 17.35-18.00 saatleri arasında Apçinus Koşu Grubu, 18.05-19.00 saatleri arasında ise Dharma Yaşam/Temel Yoga etkinliği düzenlenecek. 16 Mayıs etkinlikleri, MBB Kent Orkestrası’nın 19.30’da gerçekleştireceği konserle son bulacak.
DJ Emircan Saltabaş’ın performansı ile başlayacak 17 Mayıs Cuma günü etkinlikleri 17.00-17.10 saatleri arasında D&S Dans Grubu, 17.20-18.00 saatleri arasında zumba gösterisi, 18.05-18.20 saatleri arasında Angora Dans Grubu, 18.30-19.00 saatleri arasında ise Capoeira Workshop ve mini gösterisi ile devam edecek. Günün en ilginç etkinliği olan Akrobatik Spor Gösterisi ise, 19.30-20.30 saatleri arasında Mersinlileri bekliyor olacak.
GENÇLİK BAYRAMI, MABEL MATİZ KONSERİYLE TAÇLANACAK
Farklı tarzı, güçlü sesi, yorumu ve şarkılarıyla milyonların beğenisini kazanan Mabel Matiz, 18 Mayıs’ta Mersin’de Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda saat 21.00’de sahne alacak. Mabel Matiz konseri öncesi ise saat 19.00’da DJ Emir Saltabaş performans sergileyecek.
TARSUS, MANUŞ BABA İLE EĞLENECEK
Tarsus Cumhuriyet Meydanı’nda 18 Mayıs’ta gerçekleşecek etkinliklerde saat 20.30’da Mersinli şarkıcı Manuş Baba sahne alacak. Manuş Baba öncesinde saat 18.30’da DJ Umut Kılıç sahne alırken, 19.30’da ise Refresh Band güzel bir performansla izleyenlerin karşısında olacak.
ETKİNLİKLER KARADA, HAVADA VE DENİZDE SÜRECEK
19 Mayıs’ta kentin farklı noktalarında DJ performansları, konserler ve dansla müziğin; sportif etkinliklerle de sporun keyfine varılacak. Sahilde Marina yanı 10.00-17.00 saatleri arasında yelken, kano ve Sub’ın yer aldığı Su Sporları Gösterisi’ne, Mersin Gelincik Tepesi de 10.00-18.00 saatleri arasında yamaç paraşütü meraklılarına ev sahipliği yapacak.
Futbolseverler için ise MBB Macit Özcan Spor Tesisleri sporun bir diğer adresi olacak. Saat 15.00’te 19 Mayıs Futbol Turnuvası ile gençler bu güzel ve anlamlı bayramı sporla kutlayacak.
Özgecan Aslan Barış Meydanı, 19 Mayıs’ta da gün boyu farklı etkinlikler ile farklı ilgi alanları olan Mersinlilere hitap edecek. DJ Umut Kılıç 15.00-16.00 saatleri arasında eğlenmek isteyenler için bekliyor olacak. Meydan; 17.00-17.20 saatleri arası Hiit Cardio, 17.30-17.50 saatleri arası Cycle, 18.00-18.40 saatleri arası Step, 18.50-19.20 saatleri arasında ise fonksiyonel spora ev sahipliği yapacak.
19 Mayıs etkinlikleri, 19.45-20.45 saatleri arasında Demir&Uband Orkestrası ve Yaren Özcan konseri ile son bulacak.
]]>Uygun, kırmızı-beyazlı ekibin antrenmanından önce basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Trendyol Süper Lig’de yarışın sonuna gelindiğini belirtti.
Ligde son zamanlarda kümede kalma mücadelesinin son haftalara kaldığını görmediğini aktaran Uygun, “Çok hatalar oldu, herkes çok hata yaptı. Kimi yönetimsel anlamda hata yaptı, kimi teknik direktör anlamında, kimi futbolcu kendiyle ilgili hatalar yaptı. Ama kaderin birçok şekilde etkilendiği ve insanların birbirini bu kadar kırdığı bir sezonu herhalde yaşamamışızdır.” dedi.
“Hakemler için de çok kez projeler söyledim”
Ligde hakkı en çok yenen takımlar arasında İstanbulspor’un da olduğunu dile getiren Uygun, “Öyle bir zaman geldi ki penaltı dediğimiz penaltı olmadı, faul dediğimiz faul olmadı, aut dediğimiz korner oldu, beklediğimiz penaltı verilmedi. Yani böyle bir lig yaşadık.” diye konuştu.
Uygun, değişmesi gereken sistemlerin değişmediğini, yapılması gereken projelerin ise hayata geçmediğini ifade etti.
Yıllardır projeler söylediğini belirten Uygun, “Benim derdim gençlerin Türk sporunda daha etkin olmaları ve iyi bir yerlere gelmeleri. Hakemler için de çok kez projeler söyledim. Türk futboluna, gençlerin geleceğine, takımların kaderine etki eden bir süreç yaşamadık.” ifadelerini kullandı.
“Şampiyon kim oluyorsa tebrik ediyoruz”
Türk futbolunun birçok sorununun olduğunu söyleyen Uygun, şunları kaydetti:
“Bu sorunların çözülmesi için bekleyenler ve yapılması gerekenler var. Yapması gereken yapmıyor, o zaman da insanlar soruyor, düşünüyor, söylüyor. Söylemenin de bir şey değiştirdiğine inanmıyor. Böyle bir hayat gidiyor. O yüzden de neleri söylemek lazım diye bazen düşünüyorum. Bir şeylerin iyi olması ve ülkem için üretmeye çalıştığımızda insanlar sürecin kendi takımları lehine olması için mücadele ediyor. Hakkaniyetli, adil, adaletli, Türk sporunun ve gençlerinin daha iyi olabilmesi adına elimizden geldiği kadar söylemlerle desteklemeye çalışıyoruz. İnşallah bu lig hayırlısıyla, günahıyla, sevabıyla 2 hafta sonra bitiyor. Herkese hayırlı uğurlu olsun. Düşenler bir an önce geri çıksın, şampiyon kim oluyorsa tebrik ediyoruz. Lige gelen Göztepe ve Eyüpspor’u tebrik ediyoruz.”
“20 futbolcumuzun sözleşmesinin bittiği bir ortamdayız”
Uygun, ligin gelecek sezon daha zor geçeceğini vurgulayarak, daha çetin ve meşakkatli olacağı aşikar bir ligin kendilerini beklediğini ifade etti.
Sivasspor’un gelecek yıl planlamasının devam ettiğini belirten Uygun, “Takımımızdaki 27 futbolcunun sadece 7’sinin sözleşmesi devam ediyor. 20 futbolcumuzun sözleşmesinin bittiği bir ortamdayız. Bununla beraber yepyeni bir planlamaya transfer komitesi başkanı olarak Gökhan Karagöl ve ekibi çalışıyor. Yeni sezonda hayal ettiklerimizi başaracak bir kadroyu inşallah hep beraber kurarız.” ifadelerini kullandı.
Antrenman
Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında İstanbulspor’a konuk olacak EMS Yapı Sivasspor, karşılaşmanın hazırlıklarına başladı.
Teknik direktör Bülent Uygun yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, ısınma hareketleriyle başladı.
Ardından pas çalışmaları yapan kırmızı-beyazlı ekip, idmanı çift kale maçla tamamladı.
İstanbulspor ile EMS Yapı Sivasspor, 17 Mayıs Cuma günü saat 17.00’de Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı’nda karşılaşacak.
]]>Her yıl ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde büyük bir coşkuyla kutlanan Gençlik Haftası, 15 Mayıs Çarşamba günü Denizli Valiliği önünde bulunan Atatürk anıtına çelenk sunumu ile başlayacak. Temsilci gençlerden oluşan genç heyet, Gençlik Haftası dolayısıyla İl Protokolünü makamlarında ziyaret edecek. Denizli Valiliği koordinesinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün organizasyonunda kutlanacak hafta boyunca birbirinden farklı etkinlikler hazırlandı.
Sportif turnuvalarla dolu bir hafta olacak
Denizli’nin dört bir tarafında gerçekleşecek sportif etkinlikler kapsamında Curling, Bocce, Dart, Okçuluk, Bilardo, Güreş, Atıcılık, Satranç, Yüzme, Masa Tenisi, Atletizm, Dans, Karate, Oryantiring, Bowling branşlarında turnuvalar düzenlenecek. 16 Mayıs Perşembe günü saat 10.00’da İstiklal Gençlik Merkezi önünden başlayarak Valilik önüne kadar Atatürk Koşusu yapılacak. 19 Mayıs Pazar günü ise dağcılar, Babadağ Zirvesine tırmanarak Türk Bayrağını zirvede dalgalandıracak.
Gençlik Haftası süresince Kınıklı Mahallesi Kampüs Bölgesinde bulunan Amfi Park’ta her gün etkinlikler olacak. Mehteran gösterilerinden, gençlik konserlerine, halk danslarından spor yarışmalarına yapılacak etkinlikler akşam saatlerinde gerçekleşecek. Gençlik Merkezi gönüllü gençleri tarafından 17 Mayıs Cuma günü saat 14.00’te Denizli Huzurevinde kalan yaşlılar ziyaret edilecek.
Gençlik ve Spor Festivali 17 Mayıs Cuma günü
Etkinlikler kapsamında 17 Mayıs Cuma günü Gençlik ve Spor Festivali adıyla etkinlikler yapılacak. 16.00-19.00 saatleri arasında 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanında yapılacak festival etkinliklerinde sporcu gruplarının gösterileri gerçekleşecek. Bunun yanı sıra gençlik stantları ile Kızılay ve Yeşilay stantlarında vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunulacak.
Bu yıl 105. yıldönümü kutlanacak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları saat 09.30’da Valilik Atatürk Anıtı önünde çelenk sunumu ile başlayacak. Ardından bando eşliğinde 15 Temmuz Şehitler Meydanına kadar kortej yürüyüşü yapılacak. Kortejde gençler 120 metre uzunluğunda Türk Bayrağını elden ele taşıyacak. Protokol başta olmak üzere Gençlik Merkezi üyesi gençler, sporcular ve vatandaşlarında eşlik edeceği yürüyüşün ardından kutlamalar 15 Temmuz Şehitler Meydanında yapılacak sporcuların koreografisi ve etkinliklerle devam edecek. Kutlamaların sonunda 105. Yıldönümüne özel kırmızı ve beyaz renkli uçan balonlar gökyüzüne bırakılacak.
“105 yıllık gurura ve hiç eksilmeyecek coşkuya sahibiz”
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. Yıldönümüne yaklaşırken coşkuyu ve heyecanı bir kez daha yürekten hissettiklerini söyleyen Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, bu yıl yine Gençlik Haftasının hem Atatürk’ü anma, hem gençlik, hem de spor yönü ile Denizli’de kutlanacağını söyledi. 19 Mayıs 1919 tarihinin Türk Milletinin yolunu aydınlatan, kurtuluş mücadelemizin ilk adımının atıldığı şanlı bir mazi olduğunu belirten İlman, gençlere armağan edilen bu bayramı ve gurur duyduğumuz daha nice zaferleri bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tarih sayfalarına sığmayacak şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını söyledi. – DENİZLİ
]]>İSTANBUL – İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Fatih Belediyesi, Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Haliç Su Sporları Kulübü işbirliğinde ‘6. Geleneksel Engelliler Spor ve Eğlence Şenliği’ düzenlendi. Engelliler Haftası nedeniyle düzenlenen şenlikte öğrenciler gönüllerince eğlendi.
İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Fatih Belediyesi, Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Haliç Su Sporları Kulübü işbirliğinde ‘6. Geleneksel Engelliler Spor ve Eğlence Şenliği’ düzenlendi. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen etkinlik, Fatih Belediyesi Haliç Kano ve Kürek Sporları Merkezi’nde gerçekleştirildi. 39 ilçeden bin 100 engelli birey ve ailelerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler doyasıya eğlendi. Etkinlikte, katılımcılara balık ekmek ve pamuk şeker ikram edildi. Etkinlik için özel gösteriler hazırlayan öğrenciler, hem sahne performanslarını gösterdi hem de 20 adet kurulan spor parkurunda eğlencenin tadını çıkardı. Engelli çocukların ve vatandaşların eğlendiği etkinlik renkli görüntülere sahne oldu.
“Hem eğlendiler hem de sahne performanslarıyla kendilerini doyasıya ifade etme fırsatı buldular”
Etkinlik hakkında konuşan İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü Seyda Dursun,”6. Geleneksel Engelliler ve Spor Şenliği’ni gerçekleştirdik. Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Fatih Belediye, Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Haliç Su Sporları Kulübü destekleriyle güzel bir organizasyon gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz bugüne özel hazırladıkları sahne performanslarını sergiledi. Aylardır bugüne hazırlanıyorlardı. Halk oyunları gösterileri, ana sınıfı gösterisi, spor gösterileri olmak üzere birçok etkinlik için hazırlandılar ve çocuklarımız kendi performanslarını sahnede gerçekleştirdiler. 20 tane spor alanı oluşturduk. Mini golf, futbol, masa tenisinden okçuluğa kadar birçok alanda deneyimleri yaşadılar. Hem eğlendiler hem de sahne performanslarıyla kendilerini doyasıya ifade etme fırsatı buldular. Aileleri ile beraber davet ettik. Bugün 6’ıncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 1.’sini düzenlediğimizde 120 öğrenci katılmıştı. Bugün bin 100 sayısına ulaştık. Gerçekten büyüyerek giden bir etkinlik. Amacımız burada tamamen mutlu ve güzel bir gün geçirmelerini sağlamaktı. Onu da başardığımıza inanıyoruz. Fatih ilçesiyle başladığımız etkinliğimize bugün 39 ilçeden bütün özel eğitim gruplarını davet ettik. Bugün 15’i aşkın ilçeden de katılım sağlandı. Güzel bir gün geçirdiler. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz” dedi.
“Çocuklarımız bu tür eğlencelere geldikleri zaman dünyalar onların oluyor”
2 engelli çocuğunu eğlendirmeye getiren anne Seyide Yonar, “Benim 2 tane engelli kızım var. Biz fizik tedavi görüyoruz. Bize o kadar güzel eğlenceler sunuyorlar ki Allah razı olsun. Bizim çocuklarımız bu tür eğlencelere geldikleri zaman dünyalar onların oluyor. Geliyoruz burada oynuyorlar. Eve gittiğimizde kahkahalarla gülüyorlar. Ben ağladığım zaman anne ağlama diyorlar. Allah fizik tedaviden, belediye başkanımızdan öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Bizim çocuklarımıza güzel imkanlar sundular. Okul, özel eğitim, bakım evleri gibi güzel hizmetler sundular. Fizik tedavi açıldığından bu yana ben çocuklarımı hep getiriyorum. Eğlencede halk oyunları oynadılar. Burada ne gerekiyorsa yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Böyle etkinliklerin olması bizi çok mutlu ediyor”
Etkinlikte çok eğlendiğini ifade eden engelli adayı Gülay Nayır, “Böyle etkinliklerin olması bizi çok mutlu ediyor. Devamını istiyoruz. Her zaman olunca mutlu oluyoruz. Severek geliyoruz. Bizim için değişiklik oluyor. Bunlar zaten istediğimiz şeylerdi. Çok güzeldi, arkadaşlarla eğlendik. Mutlu olduk” şeklinde konuştu.
“Benim dünya 3’üncülüğüm, 2’inciliğim ve 1’inciliğim var”
Etkinliğe katılan milli sporcu Merve Uzun, “Benim dünya 3’üncülüğüm, 2’inciliğim ve 1’inciliğim var. İtalya, Portekiz, Güney Afrika, Finlandiya ve Çekya’ya gittim” dedi.
“Antalya’da, Portekiz, Finlandiya ve Çek Cumhuriyeti’nde madalya aldım”
Milli sporcu Rıdvan Yalçın ise, “23 yaşındayım. Her gün antrenman yapıyorum. Antrenmanlarımı bazen kendim yapıyorum. Şınav çekiyorum. Antalya’da, Portekiz, Finlandiya ve Çek Cumhuriyeti’nde madalya aldım. Allah yar ve yardımcımız olsun. Amin” diye konuştu.
]]>3 gün olarak planlanan ancak hava muhalefeti nedeniyle 4. güne uzayan güreşlerde, İsmail Balaban finalde Hüseyin Gümüşalan’ı yenerek altın kemeri boynuna taktı.
Manavgat Belediyesi 11. Yağlı Pehlivan Güreşleri, heyecanlı karşılaşmalara sahne oldu. 2013 ve 2017 yılları tarihi Kırkpınar Başpehlivanı İsmail Balaban ile Hüseyin Gümüşalan arasındaki final müsabakasında nefesler kesildi.
Yağlı Güreş’in iki favori isminin kıran kırana mücadelesi Er Meydanı’nda büyük alkış topladı. Final güreşinin normal süresinde yenişme olmadı. Yaklaşık 40 dakika süren zorlu mücadelede İsmal Balaban, rakibi Gümüşalan’ı puanlama devresinde “çangal” takarak mağlup etmeyi başardı. İsmail Balaban’a altın kemeri Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Manavgat Güreş Ağası Hasan Özden ve Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim tarafından verildi.
Hüseyin Gümüşalan, 1. turda Osman Özgün’ü, 2. turda Hamza Köseoğlu’nu 3. turda Süleyman Başar’ı, 4. turda Faruk Akkoyun’u, çeyrek finalde Yusuf Can Zeybek’i ve yarı finalde de Serdar Yıldırım’ı yendi. İsmail Balaban ise birinci turu “bay” geçerken, 2. turda Ramazan Bircan’ı, 3. turda Recep Taslak’ı, 4. turda Mustafa Batu’yu, çeyrek finalde İsmail Koç’u ve yarı finalde de Orhan Okulu’yu mağlup etti.
Eli tutulmayan ağalar
Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim, altın kemeri boynuna takan İsmail Balaban’a 500 bin lira, ikinci olan Hüseyin Gümüşalan’a 200 bin lira ve üçüncülük kürsüsünde yer alan Orhan Okulu ve Serdar Yıldırım’a 150’şer bin lira para ödülü verdi. Elmalı Güreş Ağası Hasan Çetin de tüm boylarda derece yapanlara toplamda 325 bin lira ödül verdi.
Başaltına Manavgat imzası
Manavgat Belediyesi 11. Yağlı Pehlivan Güreşleri Başaltı boyunda Manavgat Belediyesi’nin güreşçisi Kemal Şahin birinci oldu. Şahin’e altın kemerini Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın eşi Hacer Ceyhan Kara takdim etti. Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim de Şahin’e 100 bin lira ödül verdi.
“Manavgat sizlerle gurur duyuyor”
Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, emeklerinden dolayı Manavgat Belediyesi personeline teşekkür etti. Başkan Kara, “Bütün güreşçilerimize teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm de bir aydır gece gündüz çalışan Manavgat Belediyesi emekçilerine, hepiniz sağ olun var olun. Yağmura, sele, tüm olumsuzluklara rağmen müthiş bir çalışma gösterdiniz. Emeklerinize, yüreğinize sağlık arkadaşlarım” dedi.
Lig finali Elmalı’da yapılacak
Manavgat Yağlı Pehlivan Güreşleri’yle başlayan olan CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi; 1-2 Haziran’da Şahinbey Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, 22-23 Haziran’da Kocaeli Sekapark Yağlı Güreşleri, 20-21 Temmuz’da Geleneksel Aybastı Perşembe Yaylası Yağlı Güreşleri, 16-17-18 Ağustos’ta Balıkesir 64. Geleneksel Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri ile devam edecek. Şampiyon, 6-7-8 Eylül’de 672. Tarihi Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde belli olacak.
Güreşleri, Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ile eşi Hacer Ceyhan Kara, Manavgat Cumhuriyet Başsavcısı Ersin Selimefendigil, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, Cw Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, efsane Başpehlivan Ahmet Taşçı, Manavgat Güreş Ağası Hasan Özden, Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim ve binlerce vatandaş yerinde izledi. – ANTALYA
]]>AA Spor Sohbetleri’ne konuk olan Abdullah Topaloğlu, Türkiye’nin 2 altın, 1 gümüş ve 3 bronz madalyayla Avrupa Şampiyonası’nda takım halinde birinci olması ve Elif Berra Gökkır’ın Paris 2024 Olimpiyatları kotası almasına ilişkin, “Avrupa Şampiyonası’nda 6 çok kıymetli madalyamız var. Ayrıca bir de olimpiyat kotamız var. Tabii ki kadınlardaki olimpiyat kotası çok önemliydi. Çünkü bu sonuç, olimpiyatlarda karışık takım kategorisinde de yarışma imkanını bize verdi. Mete Gazoz’a eşlik edecek kadın sporcumuz seçilmiş oldu. Türk okçuluğu bu Avrupa Şampiyonası’nda da kalite ve saygınlığını ortaya koydu. Türkiye her zamanki gibi favori olduğunu, rakiplerinin önünde 6 madalyayla takım halinde de birinci olmayı başararak gösterdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Topaloğlu, Türk okçuluğunun istikrarlı başarı grafiğinin ardında hangi faktörlerin yattığı sorusuna, “Gerek sportif anlamda gerekse yaptığımız organizasyonlarla dünya okçuluğunda önemli bir yere sahip olduk. Yıllardan beri Türkiye’de yapmış olduğumuz uluslararası organizasyonların kalitesi ve 2013’ten bu tarafa uyguladığımız projeden gelen çocuklarımızın performansı, bizi her yerde favori gösteriyor. Planlı çalışma, doğru malzeme, doğru insan kaynağını güzel bir organizasyonla birleştirdiğinizde, ortaya bu sonuç çıkıyor. Önemli nedenlerden biri de spor disiplini. Şu an dünyada herkesin parmakla gösterdiği, rakiplerimizin çekindiği bir ülkeyiz. Eskiden beri bir Kore üstünlüğü vardır okçulukta ancak Türkiye bunu da aşmış oldu. Artık biz Kore ile (ok) atacağız diye düşünmüyoruz. Kore, Türkiye ile atacağı zaman düşünüyor.” yanıtını verdi.
“Arzu edilirse gelişim modelimizi her federasyonla paylaşırız”
Okçulukta uygulanan gelişim modelinin, Türk sporu için genel bir modele dönüşme ihtimalinden bahseden Topaloğlu, “Programa 13-14 yaş grubuna yönelik çalışmalarla başlıyoruz. Bu modeli yayabiliriz. Bunu Gençlik ve Spor Bakanlığı’mız, Spor Genel Müdürlüğü’müzle de görüşüyoruz. Arzu edildiği takdirde bunu memnuniyetle gösterebiliriz. En başta stratejik plan var. Her olimpiyattan sonra önümüzdeki 4 yılda yapacağımız işlere ait bir stratejik planımız var. Bir anlamda hem okçuluk kamuoyuna hem Türk sporuna bir taahhütname gibi yazılı bir metin. Bunu tartışmaya açıyoruz. Farklı bilgileri değerlendiriyoruz ve ortaya bir iddia koyuyoruz. Hem 2016 hem de 2020’de bu stratejik planın büyük faydalarını gördük.” yorumunu yaptı.
Topaloğlu, teknik ekibin başarılardaki rolüne de değinerek, “Teknik ekibi 2013 yılında kurduk. Bu arkadaşlarımızı bir blok olarak getirdik. Birbirleriyle son derece uyumlu, ilgi alanları farklı, kendine has özellikleri olan arkadaşlarımız. Arkadaşlarımızın büyük bölümü öğretmendi. Bir kere öğretmenlikten istifa ettirdik. Çünkü başka bir görevi varken, bu önemli görevi yerine getirmesi bizim açımızdan uygun değildi. Şu an tamamen Türkiye Okçuluk Federasyonunun emrindeler. Sadece okçulukla uğraşıyorlar.” ifadelerini kullandı.
“Mete, Türk sporuna çok iyi bir örnek”
Mete Gazoz’un da içinden çıktığı sporcu havuzunun önemini vurgulayan Topaloğlu, “Mete Gazoz çok profesyonel, çok başarılı bir sporcu. Mete bizim elimize 12 yaşında geldi, küçük yaşlardan beri tam bir profesyonel olarak davrandı. Antrenörleri ne diyorsa onu yaptı. Mete’nin etrafını fizyoterapist, psikolog, beslenme uzmanı gibi destek elemanlarıyla sardık. Bu kişileri sadece kamplara birkaç saat gelip giden kişiler olarak görmedik. Sporcuyla yaşayan kişiler olarak belirledik. Kampta, ayrıca yarışmalarda da bu destek elemanları sporcularımızla birlikteler. Mete bu profesyonel ortamda yetişti. Dolayısıyla özelliklerini, yeteneklerini kullanma ve fark etme şansını buldu. Bugün karşımızda bir Mete Gazoz gerçeği var. Türk sporuna, sporcularına çok iyi bir örnek. Olimpiyat şampiyonu olduktan bugüne kadar geçen sürede bizden hiçbir farklı talebi olmamıştır.” şeklinde görüş belirtti.
Topaloğlu, Mete’nin olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu unvanlarını elinde tutan tek okçu olması hakkında da şunları kaydetti:
“2021, 2022, 2023’te sırasıyla olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonluğu peş peşe geldi. Yarışmalara yaklaşırken hocaları tarafından formunun ayarlanması gerekiyor. Zaman zaman kamuoyu tarafından ‘Mete’nin formunda bir düşüş mü var?’ sorusunun yöneltildiğini duyuyoruz. Hedef yarışmaya göre ayarlanan bir performans durumu var. Burada hedefimiz Avrupa Şampiyonası’ydı, beklediğimiz de oldu. Sevindirici olan olimpiyatlara yakın bir zamanda Mete’nin formuna kavuşması.”
Tek hedef Paris 2024
Topaloğlu, federasyonun öncelikli hedefleri konusunda ise “Bu yılki hedefimiz tabii ki Paris 2024 Olimpiyatları. Oraya kadar olan organizasyonları, sporcularımızın kendilerini test etme ve eksiklerini belirleme yarışmaları olarak görüyoruz. Bundan sonraki yarışmalarda herhangi bir madalya bekleme durumumuz yok. Bu süre içinde çok uluslu kamplarımız var. Fransa, İngiltere, Almanya ve Uzak Doğu ülkeleriyle birlikte sık sık Türkiye ile yurt dışında kamp yapıyoruz. Bunlar devam edecek. Olimpiyatların 15 gün öncesinde takımımız Almanya’ya gidecek. Son 15 günde Almanya Milli Takımı ile orada kamp yapacağız. Bütün hedefimiz artık olimpiyatlar.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Basketbol Süper Ligi’nde A. Efes, Galatasaray, Fenerbahçe ve Darüşşafaka formaları giymiş olan eski milli basketbolcu Sinan Güler, A Milli Basketbol Takımı’ndan Türk basketboluna, EuroLeague Final Four’daki Fenerbahçe – Panathinaikos eşleşmesinden Ergin Ataman’ın hayatındaki yerine kadar birçok konuda İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
“Milli takım, dengesiz ve dengesi kolay sarsılan bir dönemden geçiyor”
A Milli Takım’ı değerlendirerek sözlerine başlayan Güler, ay-yıldızlı takımın yine bir geçiş döneminin içinde olduğunu dile getirdi. Sinan Güler, “Şu anki dönem, birkaç senedir tekrar edilen bir şeyi beraberinde getiriyor; geçiş dönemi. Bu sene uzun bir zaman sonra bir organizasyonun olmayacağı bir yaz geçirecek milli takım. Dengesiz ve dengesi kolay sarsılan bir dönemden geçiyor. Benim son milli takım senelerimde FIBA ile EuroLeague’in kendi içindeki çekişmelerinden dolayı, müsabakaların sezonun içerisinde oynanmaya başlanmasıyla sporcuların dahli ve o dengeler arasında çok farklılıklar oldu. Bunun yansıması da ülkemizde büyümesini isteyeceğimiz oyuncuların liglerde alabileceği süreleri alamadığından dolayı milli takıma geldiğinde beklenen performansın altında kaldığını da gördük. Burada Türkiye’nin potansiyelini kullanabileceği çok büyük alanlar var” ifadelerini kullandı.
“Milli takım istediğimiz noktada değil”
Hem milli takım hem de Türk sporcu için iletişim konusunun önemine de vurgu yapan eski basketbolcu, “Sporculuğumda da hep savunduğum, bugün biraz dışında olsam da olayın savunmaya devam edeceğim; bütün paydaşların doğru iletişim kurabileceği ortamlarla birlikte beklentileri ve yapılabilecekleri doğru şekilde buluşturmak sporumuz için faydalı olacaktır. Milli takım istediğimiz noktada değil. Bunu yapabilecek kapasiteye sahip oyuncularımız var. Önemli olan oyuncuların kendilerine düşen rolleri kabullenmesi, iştahlı şekilde milli takıma katılmaları, milli takımda alınan görevin ve onun karşılığını vermenin kariyerinde çok önemli adımları çok daha hızlı şekilde çıkabileceğini görebilmek. Tabii kulüp takımlarında sporcuların aldığı yerler de farklı bir yol açıyor. Orada da iletişimin ve oyuncuların kendi yapabileceklerinin yanında belki de kulüplerimizin ve federasyonumuzun bir araya gelip, buradaki problemi çözecek ve Türk oyuncusunun büyümesi için yapılması gerekenleri hep beraber görmek faydalı olur gibi geliyor. A Milli Kadın Voleybol Takımımız buradaki en büyük örneklerinden biri. Bu sene olimpiyatlara giden sporcularımızı gördüğümüzde de aslında potansiyelimizin Türk sporcu olarak nerede olduğunu görebiliyoruz. Umuyorum ki 8-10 senedir bahsettiğimiz geçiş döneminin artık sonlarına gelmiş oluruz ve yeniden yükselişi yakalayabileceğimiz bir ortam olur” cümlelerine yer verdi.
” NBA’e giden oyuncular milli takıma kısıtlı zamanlarda fayda sağlıyor”
NBA’de mücadele eden oyuncuların milli takıma kısıtlı zamanlarda fayda sağladığını belirten Sinan Güler, Türk sporcuların Avrupa basketbolu veya farklı pazarlarda yer almayı düşünmeleri gerektiğini de aktardı. Güler, “Oyuncular performanslarını kendi halleriyle gösteriyorlar. Alperen Şengün müthiş bir sezon geçirdi. Sezonu talihsiz sakatlığından dolayı erken bitirmek durumunda kaldı. Furkan Korkmaz’ın sezonu bir takas sonrası yapılan hamlelerle erken bittiğini düşünebiliriz. Cedi Osman belki de NBA’in en köklü organizasyonlarından bir tanesinde, Ömer Faruk Yurtseven de aynı şekilde. Bu oyuncuların yanına Onuralp Bitim’in katılımını izlediğimizde çok heyecanlı bir grup var. Ama milli takım odakları düşünecek olursak, Türk sporcuların NBA’e gidiyor olması onların kariyeri için inanılmaz bir ortam oluştururken, milli takıma kısıtlı zamanlarda fayda sağlayacak bir ortam getiriyor. Burada Türk sporcuların düşünebileceği en önemli şeylerden bir tanesi, Türk basketbolu için yapabilecekleri bazı şeyleri aslında Avrupa basketbolu veya farklı pazarlarda da olabileceğini görmek. Evet, kendimizi kanıtlayacağımız yerlerden bir tanesi NBA ama orası piramidin en üst segmenti. Alt segmentlerde, Türk basketbolu ile NBA arasındaki noktalarda nerelerde bulunulabilir ve buraya gitmek için ne yapılması gerekiyor, bunları düşünmek faydalı olur. Çünkü bugün NBA girebilecek oyuncu sayısı 360 civarı, o kadar kontrat var. Onu yıkabilmek için çok ciddi bir çalışma gerekiyor. O yolda farklı imkanlar çıkabilir ve imkanlar oluşturulabilir” şeklinde konuştu.
“Türk basketbolu kendini kanıtlamak isteyen yabancılar için çok önemli bir pazar”
Türk basketbolunun son yıllardaki gelişimine değinen eski milli basketbolcu, “En son Türk basketbolunda 4 takımın EuroLeague’de olduğu sezon, 2016-2017 sezonuydu galiba. O zamandan bugüne 2 takım EuroLeague’de devam ediyor. Genel olarak Avrupa sahnesindeki takımlarımıza baktığımızda, Banvit yükselişi vardı ama artık takım bizimle beraber değil. Karşıyaka ve Bahçeşehir Koleji sürdürülebilir planlama ve programın içerisinde. Ama Türk basketbolunun içindeki en büyük etkenlerden bir tanesi, kendini kanıtlamak isteyen yabancılar için çok önemli bir pazar. Bunu biz Türk sporcularımız için nasıl yönlendirebiliyoruz, buna odaklanmalıyız. Bahçeşehir ve Beşiktaş’ın bu konuda yatırım yapıyor olması, Galatasaray’ın yatırımlarla beraber ilerleyen döneme farklı bir yol çiziyor olması ve Karşıyaka ile Türk Telekom’un burada rol sahibi olması tabii ki önemli. Ama kulüplerin Avrupa başarısını düşünürken hem finansal sürdürülebilirliği ülkemizde daha yaygın hale getirmek hem de ‘biz sporcu nasıl yetiştiriyoruz, hangi misyonda ve karakterde sporcular yetiştiriyoruz’ şeklinde düşünüyor olmak aslında bir dengesizlik oluşturuyor. Orada bir denge bulmak gerektiğini düşünüyorum. Ama bu dengeyi bulmak da kolay değil” diye konuştu.
“Çekişmeli bir maç olsun”
EuroLeague Final Four’da Fenerbahçe ile Başantrenör Ergin Ataman’ın çalıştırdığı Yunanistan temsilcisi Panathinaikos arasında oynanacak müsabakaya dair beklentilerinin sorulması üzerine ise Sinan Güler, “Bu sene EuroLeague play-off’larına baktığımızda herhalde en sıkıcı diyebileceğimiz seri, Real Madrid’in serisi oldu. Çok erken şekilde bitti. Ergin abinin (Ataman) bu sene oluşturduğu ortam, takımın sezona başladığı yer, 12 sezondur Final-Four yapmayan bir halde bu noktaya gelmesi, keza Jasikevicius’un takıma katıldıktan sonra Fenerbahçe’nin yaptıkları ortada. Her şeyden önce çekişmeli bir maç olsun” dedi.
“Ergin Ataman’ın yeri benim için her zaman ayrı”
Son olarak da Başantrenör Ergin Ataman’ın hayatındaki yeri ve öneminden söz eden Güler, şunları söyledi:
“Ergin abinin yeri benim için her zaman ayrı. Bu sporda yapabildiğim her şeyi Ergin abinin sayesinde yaptım. Onunla oyunculuğumda kurduğum, bugün hala sahip olduğum bir ilişkinin olması, basketbolun içerisinde her zaman beni desteklemiş ve bana fırsatlar sunmuş birinin hayatımda olduğunu bilmek çok özel. O yüzden aldığı riskin boyutunu ve bunu yaparken de neler yapılması gerektiğini, bunun sonunu bu kadar hızlı alıyor olmasını görmek çok güzel. Türk basketbolunu antrenörlük seviyesinde de en iyi temsil eden bireylerden bir tanesi.” – İSTANBUL
]]>Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları ve Atletizm Federasyonu’nun hedefleri ile ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
“Hedefimiz 25 kotayı alabilmek”
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na kısa bir süre kala hazırlıklarının devam ettiğini dile getiren Fatih Çintimar, alabilecekleri tüm kotaları kazanmak istediklerini söyledi. 20’ye yakın sporcunun uluslararası antrenörler eşliğinde çalıştığını aktaran Çintimar, “Paris Olimpiyat Oyunları için hazırlıklarımız uzun bir süredir devam ediyor. Artık son aşamalardayız. Şu an 20’ye yakın sporcumuz uluslararası kamp merkezlerinde uluslararası antrenörler eşliğinde hazırlıklarına devam ediyor. Hedefimiz 25 kotayı alabilmek. Bunun için mücadelemiz devam ediyor. İnşallah olimpiyat kota son tarihinde de bununla ilgili bütün çalışmalarımız tamamlanmış olacak” diye konuştu.
“Dünya Yürüyüş Şampiyonası kota anlamında yapılan en büyük organizasyondu”
Antalya’da geçtiğimiz ay düzenlenen Dünya Yürüyüş Şampiyonası’nın büyük bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Başkan Çintimar, “Dünya Yürüyüş Şampiyonası’nı Antalya’da gerçekleştirdik ve bugüne kadar kota anlamında yapılan en büyük organizasyondu. Burada da bize düşen kotalarımızı aldık. İki çocuğumuz da ranking sistemi içerisinden kota alma noktasına geldiler. Bu hafta da Mazlum Demir ve Ayşe Tekdal Polonya’da yapılan yarışmada boy gösterdi. Kendi kategorilerinde Mazlum dördüncü, Ayşe de dokuzuncu olarak yarışı tamamladılar ve oradan aldıkları puanlarla şu an mazlum ranking sistemi içerisindeki yerini sabitledi gibi duruyor. İnşallah rankingden de iki sporcu gelecek. Böylece yedi sporcuyla sadece yürüyüş branşında olimpiyatta ülkemizi temsil etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
2024 Dünya Para Atletizm Şampiyonası’nın 17-25 Mayıs 2024 tarihlerinde Japonya’nın Kobe şehrinde yapılacağını sözlerine ekleyen Çintimar, “Paralimpik atletlerde de atletizm federasyonuna bağlandı. Bedensel engelli paralimpik atletlerimizin de Japonya Kobe’de Dünya Şampiyonası var. Burada da beş sporcumuz yarışacak ama bu yarışacak sporcularımızın hemen hemen tamamının olimpiyat kotası mevcut. Olimpiyatlar öncesi son dünya şampiyonasında hepsinin kürsüye çıkabilmek için bir hedefi var. İnşallah orada da en iyi şekilde ülkemizi temsil edip, madalyalarla ülkemize dönecekler” dedi.
“Altyapıdan seçtiğimiz çocukları olimpiyat hedefiyle yetiştirmeye gayret ediyoruz”
Son dönemlerde yapılan yatırımlarla atletizmin geliştiğinin altını çizen Fatih Çintimar, “Cumhuriyet tarihimizde baktığınız zaman başarıların yüzde 99.9’u son 20 yılda geldi. Son 10 yılda da özellikle mevcut gelip geçen bakanlarımızın, spor genel müdürlerimizin, teşkilatımızın atletizme vermiş olduğu destek, kulüplerimizin atletizme yapmış olduğu yatırım neticesinde bu başarıları elde ediyoruz. Bu başarıların inşallah devamını getirmek istiyoruz. Altyapıdan gelen çocuklarımızla çok hızlı bir ivmeyle, çok güçlü bir yapıyla daha da yukarıya taşıyacağız. Altyapıdan seçtiğimiz çocukları kamplarla daha yukarıya taşıyarak, olimpiyat hedefiyle yetiştirmeye gayret ediyoruz. Şu anki sporcularımızın yaş ortalamasına da baktığınız zaman çok ciddi genç bir kadroyla olimpiyatlara gidiyoruz ve bu çocukların hepsi bizim altyapıdan yetiştirdiğimiz çocuklarımız. Bu sporcuların inşallah önümüzdeki dönemlerde de çok daha yükseğe, çok daha ileriye gideceğine inanıyoruz” cümlelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Manavgat Belediyesi 11. Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde yaklaşık 40 dakika süren zorlu mücadelede İsmail Balaban, rakibi Gümüşalan’ı puanlama devresinde “çangal” takarak mağlup etmeyi başardı. İsmail Balaban’a altın kemeri Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Manavgat Güreş Ağası Hasan Özden ve Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim tarafından verildi.
Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim, altın kemeri boynuna takan İsmail Balaban’a 500 bin lira, ikinci olan Hüseyin Gümüşalan’a 200 bin lira ve üçüncülük kürsüsünde yer alan Orhan Okulu ve Serdar Yıldırım’a 150’şer bin lira para ödülü verdi. Elmalı Güreş Ağası Hasan Çetin de tüm boylarda derece yapanlara toplamda 325 bin lira ödül verdi.
Manavgat Güreşleri’ni kazandığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Başpehlivan İsmail Balaban, Başkan Kara’ya teşekkür etti. Başpehlivan Balaban, şunları söyledi:
“Lig güreşleri, puan toplayıp Kırkpınar’a katılmak için çok önemli. Herkes mücadele veriyor. Ligin ilk ayağı olan Manavgat’ta birincilik bana nasip oldu. Bunun için çok mutluyum. Birinciliğimi tüm sevenlerime armağan ediyorum. Ayrıca anneler günü hediyesi olarak bu şampiyonluğu anneme ve eşime hediye ediyorum. Sezonun ilk güreşlerinde hedefim hemen zirveye çıkmak değil biraz antrenman noktasında kendimi geliştirmekti. Sezona kendi adıma güzel bir başlangıç yapamadım. Kumluca ve Fethiye güreşlerinde şanssızlık yaşadım. Bugün kendime inanarak geldim. Bu lig güreşini iple çekiyordum. Kendimi göstermek istiyordum. Burada kendimi kanıtlamam, ispatlamam gerekiyordu. Birinci olduğum için çok mutluyum. Bu organizasyonda emeği geçen öncelikle Manavgat Belediye Başkanımız Sayın Niyazi Nefi Kara olmak üzere katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel bir organizasyon oldu. Basın mensubu arkadaşlarımıza da ekran başındaki sevenlerimizle bizleri buluşturduğunuz için ayrıca teşekkür ederim.”
Kara da emekleri dolayısıyla Manavgat Belediyesi personeline teşekkür ederek, “Bütün güreşçilerimize teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm de bir aydır gece gündüz çalışan Manavgat Belediyesi emekçilerine, hepiniz sağ olun var olun. Yağmura, sele, tüm olumsuzluklara rağmen müthiş bir çalışma gösterdiniz. Manavgat sizlerle gurur duyuyor. Emeklerinize, yüreğinize sağlık arkadaşlarım” dedi.
Manavgat Belediyesi 11. Yağlı Pehlivan Güreşleri “Başaltı” boyunda ise Manavgat Belediyesi’nin güreşçisi Kemal Şahin birinci oldu. Şahin’e altın kemerini Başkan Kara’nın eşi Hacer Ceyhan Kara takdim etti. Kırkpınar Güreş Ağası Seyfettin Selim de Şahin’e 100 bin lira ödül verdi.
LİG FİNALİ ELMALI’DA YAPILACAK
Manavgat Yağlı Pehlivan Güreşleri’yle başlayan CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi; 1-2 Haziran’da Şahinbey Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, 22-23 Haziran’da Kocaeli Sekapark Yağlı Güreşleri, 20-21 Temmuz’da Geleneksel Aybastı Perşembe Yaylası Yağlı Güreşleri, 16-17-18 Ağustos’ta Balıkesir 64. Geleneksel Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri ile devam edecek. Şampiyon, 6-7-8 Eylül’de 672. Tarihi Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde belli olacak.
]]>19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul’da bir ilk yaşanacak. Şişli, Beyoğlu ve Beşiktaş Belediyeleri, 16-19 Mayıs günleri arasında “Hep Birlikte 19 Mayıs Gençlik Festivali” adı altında bir dizi etkinlik ve konser düzenleyecek.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 16 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket etmeden önce İstanbul’da sırasıyla ikamet ettiği, Milli Mücadele fikrinin doğuşuna, fikri temellerine ve ilk adımına ev sahipliği yapan Beyoğlu, Beşiktaş ve Şişli, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı bir arada kutlayacak.
ÜÇ İLÇE BELEDİYE BAŞKANINDAN “İLK ADIM” YÜRÜYÜŞÜ
Gençlik Festivali’nin açılış programı, 16 Mayıs’ta Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın katılımıyla, Dolmabahçe’den Karaköy’deki İlk Adım Anıtı’na kadar gerçekleşecek yürüyüşle başlayacak.
19 MAYIS COŞKUSU GENÇLİK FESTİVALİYLE YAŞANACAK
Gençlik Festivali kapsamında üç ilçenin park ve meydanlarında 19 Mayıs coşkusu yaşanacak. Ünlü isimlerin sahne alacağı konserlerin yanı sıra programda spordan sanata farklı alanlarda birbirinden renkli etkinlikler yer alacak. Şişli, Beyoğlu ve Beşiktaş’taki etkinlikler şu şekilde:
ŞİŞLİ’DE 19 MAYIS GENÇLİK FESTİVALİ
Şişli Belediyesi tarafından ilçede düzenlenecek etkinlikler kapsamında 16 Mayıs’ta Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde Mercan Selçuk Dans Topluluğu’nun modern bale gösterisi olacak. 17 Mayıs’ta Mahmut Şevket Paşa Mahallesi Fatma Girik Parkı’nda düzenlenecek spor organizasyonlarının yanı sıra Karavan Tiyatrosu’nun “Anılarla Atatürk Tiyatrosu” adlı oyunu sahnelenecek. Ayrıca sanatçı Özgür Gönek ile müzik dinletisi gerçekleşecek. 18-19 Mayıs tarihlerinde Maçka Demokrasi Parkı ve Habitat Parkı’nda düzenlenecek etkinliklerle sporseverleri ve eğlence tutkunlarını bir araya getiriyor. Gün boyu gerçekleşecek etkinliklerde, canlı langırttan dart alanına, rodeo alanından gladyatör arenaya kadar birçok eğlenceli aktivite yer alacak. Ayrıca VR Station (Vincent Van Gogh Müzesi) ve PlayStation futbol turnuvası gibi etkinlikler de katılımcıları bekleyecek. Etkinliklerde voleybol, ayak tenisi, halat çekme ve ip atlama yarışmaları da yer alacak.
MAÇKA DEMOKRASİ PARKI’NDA DUMAN KONSERİ
18 Mayıs Cumartesi Şişli Habitat Parkı’ndaki programda 19.30’da Kalt Talk Şov ve DJ Anıl Can Özer’in sergileyeceği performanslar eşliğinde program devam edecek. 19 Mayıs Pazar günü ise Duman grubu Maçka Demokrasi Parkı’ndaki festival alanında sahne alacak. Duman, alanı dolduracak hayranlarıyla birlikte şarkılarını seslendirecek. Konser 21.00’da başlayacak.
BEYOĞLU’NUN GENÇLİK FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ
Beyoğlu Belediyesi’nin düzenleyeceği etkinliklerde ise 17- 18- 19 Mayıs tarihlerinde gezici Karavan Tiyatrosu, “Anılarla Atatürk Tiyatrosu” adlı oyunu; Kasımpaşa Kızılay Meydanı, Şişli Beyoğlu sınırında yer alan Fatma Girik Parkı, Kaptanpaşa, Çıksalın, Hacıahmet Cinderesi Parkı, Örnektepe Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önü gibi Beyoğlu’nun farklı noktalarında sahneleyecek. Ayrıca tiyatro gösterimi öncesinde ritm grubu da performans sergileyecek.
BEYOĞLU SPOR ETKİNLİKLERİNİN MERKEZİ OLACAK
18 Mayıs tarihinde kürek, yelken ve teknelerin yer alacağı ‘Haliç Deniz Korteji’, İBB Haliç Su Sporları Merkezi’nden Haliç Tersanesi’ne kadar uzanacak. Festival kapsamında karada da spor etkinlikleri düzenlenecek. 18 Mayıs’ta Çıksalın Parkı Basketbol sahasında sokak basketbolu turnuvası düzenlenirken, 19 Mayıs etkinliklerin en yoğun olduğu gün olacak. Taksim Atatürk Anıtı’nda başlayacak resmi program, Beyoğlu Fitaş Pasajı’nda düzenlenecek Bowling Turnuvası; Grand Pera’da düzenlenecek Hado Turnuvası; Hasköy Spor Tesislerinde düzenlenecek Paintball, Sokak Voleybolu ve Balon Futbolu Turnuvaları ile renklenecek.
CANDAN ERÇETİN BEYOĞLU’NDA SAHNEYE ÇIKACAK
Beyoğlu’nda konser verecek isim ünlü sanatçı Candan Erçetin olacak. 19 Mayıs’ta Sütlüce’de bulunan İBB Miniatürk otoparkında düzenlenecek konser programı ilk olarak saat 20: 00’de DJ performansı ile başlayacak; 21: 00’de Candan Erçetin’in sahneye çıkmasıyla heyecanlı anlar yaşanacak.
BEŞİKTAŞ’TA GENÇLİK FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ
Beşiktaş Belediyesi’nin düzenleyeceği etkinliklerin adresi ise Barbaros Meydanı ve Cüneyt Arkın Sanatçılar Parkı olacak.
Cüneyt Arkın Sanatçılar Parkı’nda gerçekleşecek etkinlikler kapsamında 15 Mayıs’ta saat 22.00’de Seda Erciyes, 16 Mayıs’ta saat 22.00’de Sena Şener, 17 Mayıs saat 20.00’de Goss ve saat 22.00’de Paptircem konserleri gerçekleşecek.
BARBAROS MEYDANI’NDA ATHENA KONSERİ
Ayrıca, 19 Mayıs Gençlik Festivali’nde 18 Mayıs’ta yenilenen Barbaros Meydanı’nda ünlü isimler sahne alacak. Dj ve aranjör Ozan Doğulu saat 20.00’de melodileriyle dinleyicilerini coşturacak. Saatler 21.30’u gösterdiğinde ise sahnede Türk rock müziğinin önemli gruplarından biri olan Athena grubu izleyenlerle buluşacak.
RENGARENK BEŞİKTAŞ KOŞUSU
19 Mayıs günü de saat 18.00’de başlayacak ve Ortaköy’le Barbaros Meydanı arasında gerçekleşecek olan Rengarenk Beşiktaş Koşusu’nda Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da gençlerle birlikte koşacak.
19 MAYIS HADİSE VE MURDA KONSERİ
Koşunun ardından Barbaros Meydanı’nda saatler 20.00’de rap müziğin son dönem temsilcilerinden Murda; ardından da 21.30’da ünlü sanatçı Hadise konser verecek.
]]>Kenya Milli Takım Teknik Direktörü Engin Fırat, Kenya Milli Takımı’nın hedefleri, A Milli Takım’ın EURO 2024’teki şansı ve Süper Lig’de şampiyonluk yarışına dair İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
“Kenya futbolunda Kenyalıların ilk defa umutlu olduğunu söyleyebilirim”
Kenya futbolu için son dönemlerde iyi sonuçlar alıklarını belirten Engin Fırat, ülkedeki herkesin gelecek için umutlu olduğunu dile getirdi. Haziran ayında oynayacakları Burundi maçının kendileri için önemli olduğunu aktaran Fırat, “Bizim FIFA’dan onaylı stadımız olmadığı için evdeki maçları da dışarıda oynuyoruz. Bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Normalde haziran ayında iki maçımız da evde olacaktı, mecburen Malavi’de oynuyoruz. Bunlar tabii ki dezavantajlar ama takımın özellikle deplasmanda gösterdiği performanstan dolayı memnunum ve umutluyum. İlk defa yurt dışına bir kupa kazandık, son 1 senede deplasmanda 5 tane galibiyet var. İyi sonuçlar elde ettik. Son 3 maçta da 3 galibiyet aldık ve 12 gol attık. Bunların hepsi umut verici. Haziranda Burundi ile oynayacağız. Onları yenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ondan sonra da Afrika şampiyonu Fildişi Sahili ile oynayacağız. Kenya futbolunda Kenyalıların ilk defa umutlu olduğunu, bir gelecek gördüğünü söyleyebilirim. 2027 Afrika Şampiyonası Kenya’da olacak. Şu anda da ülkede çok umutlu herkes ve bundan sonra yatırım da olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Türk hocalar yurt dışında bir yer edinmek istiyorsa tek yol uluslararası başarıdır”
Yurt dışında çalışmak isteyen Türk antrenörlere tavsiyelerde bulunan Engin Fırat, “Türkiye Ligi’nde ne yaptığınız hiç kimsenin umurunda değil, herkes uluslararası arenada ne yaptığınıza bakıyor. Fatih Terim yurt dışından teklif alıyorsa Türkiye’de ne kadar şampiyonluk yaşadığı değil, Avrupa kupalarında yaptığı başarılar önemli. Moldova gibi güçsüz olarak görünen takımların başına geçtiğinizde Fransa’ya kafa tutuyorsanız, Ruslarla berabere kalabiliyorsanız. Bu herkesin ilgisini çekiyor. Bu anlamda Türk hocalar yurt dışında gerçekten bir yer edinmek istiyorsa tek yol uluslararası başarıdır” diye konuştu.
“EURO 2024’te gruptan rahat çıkacağımızı düşünüyorum”
A Milli Futbol Takımı’nın EURO 2024’teki şansını da değerlendiren Fırat, “Çok yetenekli bir kadroya sahip olduğunuzu düşünüyorum. Birçok oyuncumuz daha genç. Bu oyuncular maksimum performanslarını belki dört sene sonraki Avrupa şampiyonasında gösterecekler. Ama bu EURO 2024 için de umutluyum. Gruptaki takımlar daha fazla orta saha futbolu benimseyen, topsuz oyunda o kadar agresif olmayan takımlar. Bunun bizim için avantaj olduğunu ve gruptan da rahat çıkacağımızı düşünüyorum” dedi.
“Biz çocukları çok çabuk yıldız yapıyoruz, çok çabuk da bitiriyoruz”
Bu sezon sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Beşiktaş’ın genç futbolcusu Semih Kılıçsoy’un daha fazla gelişim göstermesi gerektiğinin altını çizen deneyimli teknik adam, “Semih ilk önce kendisini Türkiye’de kanıtlasın. Biz çocukları çok çabuk yıldız yapıyoruz, çok çabuk da bitiriyoruz. Zaman verin bu çocuğa, özgüven verin, gerekirse ümit milli takımda kendini kanıtlasın. Semih’in Avrupa şampiyonasında bu seviyede ön plana çıkacağına inanmıyorum. Arda da (Güler) Türkiye’de neden daha fazla zaman verilmiyor diye konuşulurken görüyorsunuz şimdi Real Madrid’de çok rahat bir şekilde oynatıyorlar. Aynısını bizim de yapmamız lazım. Çocuklara bu zamanı vermemiz lazım. Çok fazla beklenti oluşturuyoruz. Rahat bırakın, rahat gelişsinler bu çocuklar” cümlelerini kullandı.
” Galatasaray’ın iki maç kaybetme ihtimali çok zayıf”
Son olarak Süper Lig’de Galatasaray ile Fenerbahçe arasında geçen şampiyonluk yarışı hakkında da konuşan Engin Fırat, “Ben bir Türk taraftar olarak şampiyonluktan daha fazla UEFA Konferans Ligi’nin kaybedilmesine üzüldüm. Çünkü bence Fenerbahçe’nin bu kupayı bu sene kesin kazanması gerekiyordu. Fenerbahçe’nin bu kupayı kazanamamasına çok üzüldüm. Türkiye için çok iyi olacaktı. Bu kupayı kaybetmesi ile bence o gün Fenerbahçe şampiyonluğu da kaybetti. Takımların şu andaki form durumuna baktığım zaman özellikle Galatasaray’ın ön plana çıkmasının en büyük nedeni Ziyech ile Kerem Demirbay. İkisi de çok formda, ikisi de Türkiye Ligi’nde çok ender görülen pasları her hafta atıyorlar. Bu oyunculara bir de Mertens’i eklediğiniz zaman Barış Alper gibi bana göre normal bir oyuncuyu bile yıldız yapıyor bu adamlar. Galatasaray onun için çok rahat gole gidebilen, çok rahat çözüm bulabilecek bir takım. Fenerbahçe bunun sıkıntısını yaşıyor. Galatasaray’ın 2 maç kaybetme ihtimalinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum” diyerek sözlerini noktaladı. – İSTANBUL
]]>Yoğun yağış sebebiyle bir gün ertelenen Manavgat Belediyesi 11. Yağlı Pehlivan Güreşleri, dün sabah 09.00’da Ayak Boyu, Küçük Orta Küçük ve Büyük Boylar güreşleri ile başladı. Başpehlivanların kırmızı renk tişörtlerle er meydanına çıktığı güreşlerde kura çekimi ve açılış seremonisinin ardından büyük bir Türk bayrağı sahada dolaştırıldı.
İLK TURDA 54 PEHLİVAN ‘BAY’ GEÇTİ
74 başpehlivanın kayıt yaptırdığı güreşlerin ilk turunda 10 çift güreşirken, 54 başpehlivan direkt tur atladı. İlk turun dikkati çeken müsabakasında Başpehlivan Orhan Okulu, formda isim Cengizhan Şimşek’i mağlup etmeyi başardı. Birinci tur müsabakalarında Yusuf Can Zeybek, Ali Gökçen’i; Hüseyin Gümüşalan, Osman Özgün’ü; Emre Erkal, Arif Akın’ı; Serhat Gökmen, Fatih Çakıroğlu’nu; Osman Aynur, Abdullah Güngör’ü; Yıldıray Pala, Mustafa Kemal Karaboğa’yı; Kürşat Korkmaz, Erkan Ertan’ı; Yıldıray Akın, Ali Yanatma’yı; Menderes Saltık, İsmail Erkal’ı mağlup etti.
Toplam 64 başpehlivanın kura çektiği ikinci tur güreşlerinde 32 çift güreşti. Ali Gürbüz, Serhat Gökmen, Fatih Atlı, Orhan Okulu, Yusuf Can Zeybek, İsmail Balaban, Recep Kara ve Hüseyin Gümüşalan 3. tura isimlerini yazdırdı. 32 başpehlivanın mücadele edeceği üçüncü tur kuraları bugün çekilecek.
ÖZGÜR ÖZEL’DEN BAŞKAN KARA’YA TEŞEKKÜR MESAJI
Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara tarafından güreşlere davet edilen ancak programının yoğunluğu sebebiyle katılamayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Başkan Kara’ya teşekkür mesajı yolladı. Genel Başkan Özel, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bu yıl 11’incisini düzenlediğiniz ‘Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne nazik davetiniz için çok teşekkür ederim. Yoğun programım nedeniyle sizlerle bir arada olamıyorum. Manavgat’ın turizmine ve bölgenin tanıtımına katkı sağlayan organizasyonda bir araya gelen tüm Manavgatlıları selamlıyorum. Geleneksel ata sporumuz olan yağlı güreş müsabakalarında güreşecek olan güreşçilere başarılar diliyor, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenleri yürekten kutluyorum. Bu vesileyle şahsınızda katılan tüm konuklara en içten dileklerimi, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.”
HASAN ÖZDEN, 11. KEZ AĞA OLDU
Manavgat Belediyesi Yağlı Güreşleri’nde ağalık için yapılan açık artırmaya mevcut ağa Hasan Özden’le 6 aday daha katıldı. Başkan Kara tarafından 8 milyon lira ile başlatılan açık arttırmada, 11 milyon lira ile en yüksek ücreti güreş ağası Hasan Özden verdi. Hasan Özden, Manavgat Belediyesi Yağlı Güreşleri’nde 11’inci kez ağa oldu. Ağalık ihalesine katılan diğer adaylar da 500’er bin lira bağışta bulundu.
Güreşlerin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Kara, şöyle konuştu:
“TÜRKİYE’NİN BİR NUMARALI GÜREŞİ OLACAĞIZ”
“Organizasyon ve güreş kalitesi olarak çok olumlu dönüşler aldık ve alıyoruz. Amacımız Manavgat’ı Türkiye’nin bir numaralı güreş organizasyonu yapmak. Küçüğünden büyüğüne burada kol bağlayan tüm pehlivan kardeşlerimiz bizim için değerlidir. İnşallah, sakatlıksız, kazasız bir organizasyon olur. Kıymetli Güreş Ağa’ma da cömertliğinden dolayı tüm güreşseverler adına teşekkür ederim.”
Manavgat Ilıca Er Meydanı’nda gerçekleştirilen güreşlere bu sene rekor katılım sağlandı. 74’ü başpehlivan olmak üzere tüm boylarda toplam 2 bin 83 güreşçi Manavgat’ta kol bağlıyor. Birinci gününde kıyasıya müsabakaların yapıldığı Manavgat Yağlı Pehlivan Güreşleri, bu akşam yapılacak Başpehlivanlık müsabakasıyla sona erecek.
]]>Karagöl, maçın ardından stadyum çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, bu akşam Türk futbolunun ve hakemlerinin ne olduğunu bilmek, duymak, görmek isteyenlerin bu maçı izlemeleri gerektiğini belirtti.
Karşılaşmanın ilk yarısında hakemin verdiği kararların tamamen taraflı olduğunu savunan Karagöl, Rey Manaj’a yapılan pozisyonun kırmızı kart olduğunu öne sürdü.
Karagöl, auta çıkan toptan gol yediklerini savunarak, “Attığımız nizami golün iptali ve oyuncumuza verilen kırmızı kart. İkinci yarıda yine Rey Manaj’a yapılan bir pozisyonda penaltının verilmemesi. Oyun içerisindeki bütün ikili mücadelelerde rakip tarafına verilen kararlar, neresinden bakarsanız bakın bu akşam tamamen bir facia.” dedi.
“Bizi susturamazsınız”
Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kuruluna çağrıda bulunan Karagöl, şunları kaydetti:
“Bu maçtan sonra bu hakeme vereceğiniz puanları göreceğiz. Bu hakemle ilgili nasıl kararlar vereceksiniz onları da göreceğiz. Bu hakem ilk yarıda bizi Fenerbahçe maçında da katleden hakemdi. O maçtan sonrada çıktık konuştuk, bize cezayı verdiniz ama bizi susturamazsınız. Sivasspor’un hakkını hiçbir zaman hiçbir yerde yedirmeyiz. Bu işi ya doğru ve layıkıyla yapsınlar, ya da bıraksın yapmasınlar. VAR hakemleri sizin de isimleriniz belli, sizin de her maçta yaptıklarınız belli. Ligin ilk yarısındaki Başakşehir maçında da benzer kararlarla maçı döndürdünüz ve gerekli 3 puanı gerekli yerlere aldırdınız. Yeter bizimle uğraşmayın, bizimle uğraşan sonunda cezasını Allah tarafından görür. Bu işte hak var.”
“Böyle rezillik olmaz”
Karagöl, hakemlerin her takıma eşit ve adil davranması gerektiğini vurgulayarak, “Böyle rezillik olmaz, bu adamlar maçtan sonra nasıl evine gidip rahat uyuyor.” diye konuştu.
Türk futbolunun kaybettiğini dile getiren Karagöl, yabancı VAR hakemlerin geldiğini ve Türk hakemlerin kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini ifade etti.
Bu konuşmasından dolayı kendisine ceza verilmemesi gerektiğini belirten Karagöl, ceza verilmesi gereken kurumların cezalandırılmasını istedi.
“Adil olun gördüğünüzü çalın”
Bu yıl Türk futbolunda rezillikler yaşandığını savunan Karagöl, şunları söyledi:
“Bunun da sorumluları belli. Adil olun gördüğünüzü çalın, korkmayın, başka hesaplar içerisinde olmayın. Burası Anadolu’nun göbeği, Sivasspor ile kimse oynamasın. Türk futbolunun ve Türk hakemliğinin bu sene içerisinde bulunduğu durum belli. Neyin bağlantısını kuralım, rezilliklerin hepsi ortada. Futboldan anlayan birisi şu maçı 90 dakika seyretsin benim yaptığım yorumların 100 kat fazlasını yapar. Herkes işini yapacak, hakemsen hakemliğini yapacaksın. Sarı forma giymeyeceksin, başka forma giyeceksin. Bizi maçtan düşürmek için elinden gelen her şeyi yaptı ve 10 kişi ile ikinci yarıda aslanlar gibi mücadele ettik. Kimin ne hesabı var bizi ilgilendirmiyor, bizi kulübümüzün içerisinde bulunduğu durum ilgilendiriyor. Biz öyle sesi kısık ‘yeter’ diye bağırmayız. Bizle ilgili karar verirken 10 kere değil, 100 kere düşünecekler. Vicdanlarını nerede bırakıp geliyorlar.”
Karagöl, maçların yabancı hakemler tarafından yönetilmesine karşı olmadıklarını dile getirerek, “Türk futbolunun ve Türk hakemlerin halini görüyorsunuz. Bir maç bu kadar katledilemez. Türk futbolu nasıl gelişecek, seyrettiğiniz hangi maçtan zevk alıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
]]>Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar, Selçuk, Narlıdere, Menderes, Güzelbahçe ve Balçova olmak üzere toplam 9 ilçeden sporcuların katıldığı 17. Yarımada Spor Oyunları’nda, badminton, basketbol, 3 x 3, bocce, dart, futbol, kros, masa tenisi, mini voleybol, oryantiring, plaj voleybolu, satranç, taekwondo (kyorugi), tenis, yelken ve yüzme (açık su) branşlarında yaklaşık bin 200 sporcu mücadele etti. 6 Mayıs Pazartesi günü kortej yürüyüşü ile başlayan 17. Yarımada Spor Oyunları, dün Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen ödül töreni ile sona erdi.
Ödül törenin; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Narlıdere Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Çeşme Belediye Başkan Vekili Banu Ayhan, İzmir Gençlik Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü İsmail Alsaç, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Enver Yılmaz, Çeşme Gençlik ve Spor Müdürü Nuri Büyükateş, İlçe Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Yavuz Yaşar, Çeşme Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Yüzbaşı Akın Satkan, Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, belediye meclis üyeleri ve sporcular katıldı.
Mehmet Maraşlı: “Kazananın herkesin olduğu yarışlar oldu”
Ödül töreninde konuşma yapan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, “17’ncisini düzenlemiş olduğumuz Yarımada Spor Oyunları’nın, biraz serin bir havada ödül törenini yapıyoruz. Bu sene İzmir’e yayılan, Yarımada dışında ilçelere yayılan oyunların birincisi olacak. Kazananın herkesin olduğu yarışlar oldu. Sporun, çocuklarımızın ruhsal ve bedensel gelişmesinde öneminin ortaya çıktığı, arkadaşlığın, kardeşliğin pekiştiği yarışlar oldu. Ev sahipliğini yaptığımız, turizmcisi, spor kulüpleri ve kamu kurumlarının el ele verdiği güzel bir organizasyon oldu. Ben de ilçe kaymakamı olarak, gösterdiğiniz emek, sabır ve destek için hepinize teşekkürlerimi iletiyorum. Tabii en büyük teşekkür de gençlerimize oluyor. Bir hafta boyunca çocuklarımız, aileleri ile birlikte geldiler, yarışlara katıldılar. Onları da özellikle tebrik etmek istiyorum. Sporu hiçbir zaman bırakmamalarını, sporu sadece profesyonel olarak yapmak değil, sporun yaşamlarında her zaman var olması gerektiğini düşünüyorum. Burada dağıtacağımız ödüllerin, sadece birincilerin değil, en başta da bahsettiğim gibi kazananın herkesin olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Sizleri burada ağırlamaktan Çeşme olarak mutlu olduk. Katılımın daha da arttığı, spor dallarının geliştiği, yeni branşların eklendiği yeni organizasyonlarda buluşmak umuduyla” dedi.
Enver Yılmaz: “6 günde, birbirinden farklı branşta, bin 200 sporcumuz yarıştı”
İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Enver Yılmaz da, “Çeşmeli Beden Eğitimi Öğretmeni Hikmet Dikmen’in 1990’lı yıllarda başlayıp, 2008 yılına kadar ilmek ilmek ördüğü spor kültürü ve bu kültürün oluşturduğu organizasyonun 17’ncisini gerçekleştirmek nasip oldu. Bu organizasyonda, 6 günde birbirinden farklı branşta, bin 200 sporcumuz yarıştı. Ev sahipliğinden dolayı Çeşme Kaymakamımıza, Belediye Başkanımıza ve ekiplerine, Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanımıza, Sisus, Ontur, Boyalık ve Ilıca otel yönetimlerine, açık su yüzme yarışında bizlere yardımcı olan Sahil Güvenlik Komutanlığımıza ve Çeşme Marina’ya, yelken branşında ev sahipliği yapan Tolga Bey’e, Tenis branşında ev sahipliği yapan Celal Beye, katılan sporcular adına, organizasyon adına, Gençlik ve Spor Bakanlığımız adına çok ederim. Seneye görüşmek üzere” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, 17. Yarımada Spor Oyunları’nın organizasyon ekibi ve gönüllülerine, teşekkür belgeleri, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, İzmir Gençlik Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü İsmail Alsaç tarafından verildi. Tören, yarışmalarda dereceye giren takımlara ve sporculara ödüllerinin verilmesi ile son buldu. – İZMİR
]]>Kalamış Tesisleri’nde düzenlenen etkinliğe başkan Dursun Özbek’in yanı sıra ikinci başkan Metin Öztürk, başkan yardımcıları Niyazi Yelkencioğlu ve Mehmet Saruhan Cibara, genel sekreter Eray Yazgan ile yönetim kurulu üyesi Bora İsmail Bahçetepe katıldı.
Günün anlamına dikkati çeken Özbek, “Bugün başımızın tacı annelerimiz günü. Annelerimiz, her şeyin en güzelini ve en iyisini hak ediyor. Bütün annelerin ve anne adaylarımızın gününü şükranla kutluyorum. Benim annem de dahil olmak üzere aramızdan ayrılmış annelerimiz var. Onların da ruhu şad olsun.” dedi.
Başkanlığı boyunca verdiği sözleri yerine getirdiğini dile getiren Özbek, “Buradaki başarılarda çalışma arkadaşlarımın büyük bir emeği var. Sizlerin de desteği olmasaydı, başarılı olma şansımız yoktu. Bu dönem zarfında bize ve camiaya destek veren herkese teşekkür ediyorum. Takımımıza bağlı olan ve her maç stadımızı dolduran taraftarımıza da teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
“Adamız üzerinde oluşabilecek ihtilafları tümüyle ortadan kaldırdık”
Dursun Özbek, göreve geldiklerinde ilk ele aldıkları konunun sosyal tesisler olduğunu belirterek, “Uzun zamandır kullanılmaz halde bulunan bir adamız vardı. Adamızda Milli Emlak’a ait parsellerin irtifak tapusunu 30 yıllığına aldık. Sonrasında da yapılaşma için imar durumuna ihtiyacımız vardı. Adamız üzerinde oluşabilecek ihtilafları tümüyle ortadan kaldırdık. Kalamış Tesisleri’nin de ihtiyaçları vardı. Yenileme çalışmalarımızla bu tesisimizin daha iyi kullanılmasını sağladık.” değerlendirmesinde bulundu.
Özbek, Türkiye Bankalar Birliği ile yapılan anlaşmasından çıkmak istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
” Mecidiyeköy’de inşaat halinde duran binamızı rezidans projesi haline getirdik. O projenin gelirleriyle Florya’daki tesislerimize bitişik Emlak Konut’a ait 40 dönümlük araziyi satın aldık. Böylelikle Florya’daki gayrimenkulümüzün de değeri artmış oldu. Bu durum Bankalar Birliğinden en iyi koşullarda ayrılmamıza yarayacaktır. Süreç şu anda devam ediyor. Siz değerli üyelerimizden rica ediyorum. Yalan yanlış konuşanlara itibar etmeyin. Galatasaray’ın 1 kuruşu için çalışıyoruz. Kulaktan dolma bilgilerle çalışma arkadaşlarımı lekelemeye çalışanlar var. Bunlara inanmayın.”
“Bana verilen makama hakaret edemezsiniz”
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, kapısının herkese açık olduğunu dile getirerek, “Bizleri eleştirebilirsiniz. Ne merak ediyorsanız gelin konuşalım. Divan kuruluna ve kongrelere gelmeyip sonra ‘Başkan, Florya’yı peşkeş çekiyor.’ diyemezsiniz. Bana verilen makama hakaret edemezsiniz. Bu konuda son derece duygusalım. Ben, Galatasaray’da büyüdüm. Beni sizler seçtiniz. Sevgi iklimi kurmaya çalıştığımız bu ortamda, bu tarz ifadeler olmamalı. Ben, Galatasaray’ın problemlerini çözmeye geldim. Galatasaray’ın mallarını kendime peşkeş çekmeye gelmedim.” ifadelerini kullandı.
Amatör şubeleri tek bir yerde toplamak istediklerini anlatan Özbek, “Stadımızın hemen yanında 62 dönümlük araziyi 49 yıllığına kiraladık. Önümüzdeki dönemde göreve gelirsek bu projeyi Galatasaray’a maddi bir yük yaratmadan gerçekleştireceğiz. Bu projeyle Galatasaray’a bir gelir kaynağı yaratacağız ve amatör şubemizin dağınıklığını toparlayacağız. Dünyada spor, bambaşka bir yere gidiyor. Futboldaki eksikliğimiz şu anda Florya. 45 sene geçti ve bu tesislerle buraya kadar geldik. 45 sene aynı tesisi kullandık. İhtiyacımız olan yeni tesisleri yapmamız gerekiyor. Bu amaçla Kemerburgaz’daki tesisler için çalışıyoruz.” şeklinde görüş belirtti.
Yeni dönemde Avrupa’da başarılı olmaya çalışacaklarını dile getiren Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Her rekabet ettiğimiz branşta, en iyisi olmak için çabalamalıyız. Bunun için planlama yapıyoruz. Su topunda erkeklerde geçen sene finalde kaybettiğimiz şampiyonluğu bu sene kazandık. Kadın takımımız da şampiyonluğa gidiyor. Onlara da her türlü desteği veriyoruz. Yelkende Ecem Güzel, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için hazırlıklarını sürdürüyor. Paris’te kalbimiz onunla atacak. Kürek şubemizin kullandığı tesisleri ve Haliç’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bize tahsis kayıkhaneyi daha iyi hale getirmek istiyoruz. Yeni bir binicilik tesisi için çalışıyoruz. Bunun için çalışmalara başladık. Eğer bu görevi yeniden yapma onuruna sahip olursak, başardıklarımızın daha iyisini yapmak için çalışacağımın sözünü veriyorum. Galatasaray’ı hayallerimizin ötesine taşımak için birlikte tek yumruk olmaya davet ediyorum.”
Dursun Özbek, konuşmasının ardından yeni yönetim listesinde bulunan isimleri sahneye davet etti.
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı içinde yer alan Olimpik Buz Sporları Salonu, bir Anneler Günü etkinliğine ev sahipliği yaptı. Ulusal ve uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapan tesiste kurs alan öğrenciler ve milli sporcular anneleriyle birlikte pistte keyifli anlar yaşadı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın anne ve çocuklar için hazırladığı seansta, velilere tişört ve madalya da verildi.
ÜÇ NESİL AYNI ANDA BUZ PİSTİNDE
Kızı ve annesiyle piste giren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin antrenörü Gamze Güner, “Şu an burada üç nesil varız. Yıllarca milli takım sporcusuydum, antrenör oldum. Annem yıllarca beni taşıdı, şimdi kızım milli takım sporcusu. ve üç kuşak her yere beraber gidiyoruz. Burada da çok güzel bir etkinlik var” dedi.
Anneanne Meral İyiiş ise “Gamze 5 yaşından beri buz pateninde. Çok başarılı. Çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı. Annesinin izinde yürüyen minik Doğa Güner de “Ben spora annem başladı diye başlamıştım. Küçükken sürekli yarışmalara gidiyordu, ben de onu özlüyordum. Annem gibi olmak istemiştim. Olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etmek istiyorum” dedi.
“ŞU AN O PROFESYONEL”
Annesiyle birlikte mutlu bir gün geçiren İpek Kara, “6 yıllık sporcuyum, milli takıma girdim, şu an Türkiye birincisiyim. Olimpiyatlarda yarışmak istiyorum. Annemle beraber kaymak güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.
Gamze Boylu, “Kızım 6 yıldır buz pateni yapıyor, milli sporcu. Yaptıkları iş çok zor. Ben buz pistine ikinci kez giriyorum. Şu an o profesyonel oldu ama biz hala aynı durumdayız. Çalışmak çok önemli. Kendisi de çok çalışıyor zaten” diye konuştu.
“BEN CESARET EDEMEDİM, KIZIMIN BAŞARILARIYLA GURUR DUYUYORUM”
Genç sporcu Defne Günce Kılıç da, “13 yıldır sporcuyum. Hedefim bütün sporcular gibi olimpiyatlarda ve yurt dışında Türkiye’yi temsil etmek. 5 yaşımda başladım. Buz pistinin ilk sporcularından biriyim. Halk seansına kaymaya gelip kurslar olduğunu öğrenmiştim. Kurslara katılıp seçmelere girdim ve geçince takıma alındım. Böylece spor hayatım başlamış oldu. Böyle bir günde annemle buz pistine gelmem çok güzel bir duygu. Annemin buz pateni yapması beni şaşırttı ve çok iyi oldu. Yetenekli tabii ama ilerlemesi lazım” dedi.
Anne Sevil Kılıç ise, “İltifat etti aslında. Ben yıllardır onunla birlikte bu sporun içindeyim ama buzun içinde değilim. İkinci ya da üçüncü girişimdir. Hiçbir zaman paten giymeye cesaret edemedim. Bu etkinlikte sadece spor ayakkabıyla buz pateninde dolaşmayı tercih ediyorum. Ama kızımın başarılarıyla gurur duyuyorum. Her zaman destekçisiyiz” ifadelerini kullandı.
“MUTLUYUZ, HEYECANLIYIZ”
Kardeşi ve annesiyle buzda kayan Ela Akgün, “İlkokulda başlamıştım, ara verdim, 2 yıldır yine devam ediyorum. Anneler Günü’nde birlikteyiz, çok mutluyum, heyecanlıyım daha doğrusu” dedi. Nil Akgün ise “8 yıldır buz sporuyla uğraşıyorum. Çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Hedefim buz hokeyi antrenörü olmak. Bugün de mutluyuz” diye konuştu. Anne İsmihan Akgün “Çok mutlu bir gün. İyi ki anneyim. 8 yıldır bu yola baş koyduk. Başarılı bir şekilde devam ediyoruz. Hedeflerinde iyi bir yere varacaklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“ANNELERİMİZ BÖYLE BİR ORGANİZASYONU DAHA ÖNCE GÖRMEDİLER”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Antrenörü Aykut Koç, “Bugünü güzelleştiren annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Bugünün anlamı anneler. Anneler olmasaydı bu güzel çocuklar olmazdı. Bu rengi, bu havayı yaratan bütün annelerimize teşekkür ediyorum, minnettarım. Annelerimiz böyle bir organizasyonu daha önce görmediler. İlk kez yaptık. Hep annelerimiz tribünlerden çocuklara destek veriyordu. İşin ne kadar zor olduğunu ‘Buzun içine girelim hep beraber kayalım’ düşüncesiyle aktarmak istedik. Annelerimiz için eğlence ve tecrübe oldu. Bu zor sporu benim çocuğum seçti diye bence seviniyorlar ve mutlular” diye konuştu.
“BUGÜNÜN GÜÇLÜ VE KAHRAMAN KİŞİSİ ANNELERİMİZDİ”
Buz Pateni Antrenörü Neşe Hünerli ise, “Biz onlara ‘Hadi bakalım çocuğunuz için bir şey yapalım’ dediğimiz anda nasıl koşturuyorlarsa bu etkinliğimizde de hemen geldiler. Bu bir ekip işi. Büyükşehir Belediyesi böyle bir tesis açmış, biz antrenörlük yapıyoruz. Velilerimiz olmasa çocukları buraya kim getirir? Ancak bu çevrede oturanlar buraya gelebilirdi. Şimdi aralarında milli sporcuların da olduğu çok güzel bir topluluk olduk. Mutluyuz, onlar mutlu olduğu zaman biz daha mutlu oluyoruz. Onlara spor yaptırıyor olmaktan, annelere başarılardan dolayı gurur yaşatıyor olmaktan onur duyuyoruz. Bugün biz onlara Anneler Günü hediyesi sürprizi yapmaya çalıştık. Birer tişört verdik. Bu sefer madalyaları da annelerimiz aldı. Bugünün güçlü ve kahraman kişisi annelerimizdi. İyi ki varlar” dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Genel ve detay görüntüler
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı içinde yer alan Olimpik Buz Sporları Salonu’ndan görüntüler
-Röportaj
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin antrenörü Gamze Güner Meral İyiiş Doğa Güner İpek Kara Gamze Boylu Defne Günce Kılıç Sevil Kılıç Ela Akgün Nil Akgün
İsmihan Akgün İzmir Büyükşehir Belediyesi Antrenörü Aykut Koç Buz Pateni Antrenörü Neşe Hünerli
]]>Mürvet Uzman, hayatını 29 yaşındaki otizm spektrum bozukluğu olan oğlu Fatih’e adadı. Çocuğunun mutluluğu için eşiyle birlikte büyük çaba sarf eden Uzman, çocuğuyla birlikte yaşamaktan çok mutluluk duyduğunu anlattı. Oğluyla hayatı beraber tanımaya çalıştıklarını söyleyen Uzman, “Evli bir ablası, kızım var. Yeni torun sahibi oldum. 6 aylık bir oğlumuz var. Kızım doğduktan dört yıl sonra oğlum dünyaya geldi. Her şey ilk başta normaldi. Daha sonra baktım, çocuğuma nazaran konuşmalarında gerileme başladı. Bunu doktorlara sorduk pek anlamadılar. Erkek çocuktur, geç konuşur filan dediler. Halbuki her şeyi ilk çocuğum gidiydi. Ondan sonra araştırmaya başladık. Apartmandaki komşumun kızı ve damadı doktordu. Onlar otizm dediler. İlk defa duyduğum bir kelimeydi çünkü. Olayı anlattılar. Onların torunlarının başına böyle bir şey gelmiş başına. İstanbul Bakırköy’deki doktora sevk ettiler bizi. Oradaki incelemeler sonucunda çok hafif düzeyde otizm rahatsızlığı ver dediler. Bunun tek çaresi, önce tabi ilaç tedavilerimiz de vardı, hap olarak. En güzeli eğitim, normal çocuklarla beraber olması. O zamana kadar bizim ailemizde, çevremizde engelli bir birey yoktu. Yine uzaktan görüyorduk ama otizm hiç yoktu. Özel her ay götürdüğüm doktorum anlamadı. Çünkü her şey çok normaldi. Yürümesi, koşması. Fakat 2 yaşından sonra yavaş yavaş nesnelerin ismini unutmaya başladı, konuşma tamamen kesildi” dedi.
“Duvara toslamış gibi olduk”
Yaşadıklarından dolay çok üzüldüklerini anlatan Uzman, şöyle konuştu:
“Duvara toslamış gibi olduk. Daha sonra biz bununla baş edeceğiz, dedik, kabullendik. Bilinçli bir anne ve baba, ebeveyndik. Fakat dış çevreden çok üzdüler bizi. İşte bize getirin, biz onu konuştururuz. Siz konuşturamıyorsunuz. İlgilenmiyor musunuz, ilgisiz anne-baba mısınız diye birçok şeylerle karşılaştık. Biz kendi derdimiz varken başkalarına dert anlatmaya çalıştık. Biz başarmaya ant içmiştik. Doktorlarımızı da hiç bırakmadık. Onların bütün sözlerini yerine getirdik. Çocuğumla çok ilgilendim, hatta daha fazla. Kızım sakin kusura bakma, gerektiği gibi sana özen gösteremedim, konuşamadıysam kardeşinden dolayı. Hep özür dilerim. Hep içimde kalıyor, yetebildim mi diye. Üzülüyorum bazen kendi kendime. Sağ olsun kızım da kardeşini çok sahiplendi, eşi de öyle sağ olsun. Bu süreçte ilkokula başladık. OÇEM’in lisesine gittik. İlk mezunları Fatih ve arkadaşları 8 kişiler.”
Okulda Fatih’in sporla tanıştığını ifade eden Uzman, çocuğun gelişimi adına birçok spor branşıyla ilgilendiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Fatih’in 100-200 metre koşularda Türkiye birincilikleri var. Hatta milli takıma da alacaklardı ama bazı nedenlerden dolayı alamadılar. Biz yine spor hayatımıza devam ettik. Yüzmeye gidiyor, babasıyla bodybuilding yapıyor. Yaz tatillerini beraber değerlendiriyoruz. Sonra yeni Yaşam Engelliler Derneği’ndeyiz. Orada haftanın 5 günü iş okulu gibi eğitsel çalışmaları var. Folklor, tiyatro, el işi boncuk çalışmaları böyle devam ediyor. Biz olabildiğince her zaman normal çocuklarla, kendi arkadaşlarıyla beraber olmaya çalışıyoruz. Kitap okutuyoruz evde. Her filmi izlemez seçicidir. Müziklerde de öğledir, çok iyi kulağı vardır. Yalova’da Şifahane koromuz var. Orada Türk Sanat Müziği söylüyor. Haberlerdeki gündemdeki şeylerin kritiğini yapıyoruz. Bazen haberleri bize kendisi anlatıyor. İyi ki onu tanımışım, ben çok seviyorum oğlumu. Allah’ın bir lütfu. Tüm anne ve babalar için çocukları öyledir. O bize yol gösterici. Hayata bakış açımı da değiştirdi. Bir gün 14-15 yaşlarında ortaokuldaydı. Nisan ayı otizm farkındalık ayıydı. Televizyonda haber programı vardı. Orada otizm ile ilgili şeyler anlatılıyordu. Çok üzüldüm, yaşadığım şeyleri de anlatmışlardı. Ağlıyordum o sırada Fatih yan odadan geldi ‘Anne üzülme ben engelli değilim’ dedi. Hiç beklemediğim bir şeydi. Çok duygulanmıştım. Halen o duyguları yaşıyorum. Dedim ki benim çocuğum hakikaten engelleri aşacak.” – YALOVA
]]>MERSİN – Mersin’in Silifke İlçesinde iki dünya şampiyonu birde dünya ikincisi çıkarken, sporcular antrenör Teslime Çelik nezdinde anneleri ile birlikte müsabakalara hazırlanıyor.
Silifke’de hem Türkiye birincilerini hem de dünya şampiyonunu çıkaran Muay Thai Antrenörü Teslime Çelik, anneler gününde sporcularına anneleriyle birlikte antrenman yaptırdı. Silifke Gençlik İlçe Spor Müdürlüğü salonunda çalışmalara ara vermeden devam eden sporcular ve anneleri yoğun tempoya rağmen başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.
Gençlik ve Spor Bakanlığının “Hareketlilik Yılı” projesini de Silifke’de hayata geçirdiklerini belirten antrenör Teslime Çelik, Silifke’den iki dünya şampiyonu birde dünya ikincisi çıkardıklarını belirtti.
Salona gelen anneler gerekli spor kıyafetlerini giydikten sonra çocukları ile birlikte antrenmana katılıyor. Çocukları ile birlikte antrenmanda anneler ter döküyor.
“Burada sporcularımıza sadece savunma sporu yaptırmanın haricinde Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonalarına katılıyoruz” diyen Antrenör Teslime Çelik, “Aldığımız derecelerle hem Ülkemizi hem ilçemizi en iyi şekilde temsil ediyoruz. 2023 yılında Silifke’den iki dünya şampiyonu, bir tanede dünya ikincisi sporcu çıkardık. Sporcularımızı kutluyorum. Biz burada Silifke İlçe Spor çatısı altında resmen aile olduk. Aile kavramını yaşıyoruz. Burada çocuklarımızın kimi zaman antrenörü, annesi, babası, abisi ve ablası konumundayım. Aileler bu güzel ortama ayak uyduruyor. Çocuklarımızın spor yapmasının yanı sıra ailelerimizde antrenmanlara katılıyor. Ailelerimiz 2024 yılında Bakanlığımızın başlattığı ‘Hareketlilik Yılı’na da katkı sağlamış oyuyor. Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak Beyefendiye de selamlarımızı saygımızı gönderiyoruz. Burada her yaş gurubu çocuklarımıza sporun bir yaşam tarzı olduğunu yaymaya çalışıyoruz. Bugün anneler günü, şehit anneleri başta olmak üzere annem rahmetli Ayşe Gelin yaşayan ve rahmetli olan annelerimizin gününü kutluyorum. Burada annelerimizle birlikte Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonu olsun, Antrenmana gelen sporcularımız ve anneleri ile birlikte sporumuzu yaptık. Her geçen günden yaşayacağımız gün daha sağlıklı geçsin” diye konuştu.
Dünya şampiyonasında Dünya ikincisi olan Elanur Morca, çalışmalara annesi ile birlikte geldiğini, bu sporu çok sevdiğini ve tüm annelerin gününü kutladığını söyledi.
Elanur’un annesi Ayşe Morca, “Benim kızım dünya ikincisi oldu. Antrenmanlara kızımla birlikte katılıyorum. Kızıma destek olmak için sürekli yanındayım ve bugün anneler günü, tüm annelerin gününü kutluyorum” dedi.
2023 yılında Antalya’da düzenlenen dünya şampiyonasında büyük emekler ve başarılar sonucunda Dünya şampiyonu olduğunu belirten Büşra Naz Çelik, bu başarıda kendisine emeği geçen annesine hocasına teşekkür ederek, tüm annelerin gününü kutladı.
Büşra’nın annesi İlknur Çelik, kızının çocukluktan bu yana spor yaptığını, kızının her zaman destekçi ve yanında olacağını belirterek, tüm annelerin gününü kutladı.
Antrenmanlara çocukları ile birlikte gelen Rus vatandaş Natalıa Petrenko ise, “Bir buçuk senedir bu sporla ilgileniyoruz. Çocuklarımla birlikte antrenmanlara geliyorum. Hocamızdan ve her şeyden çok memnunuz. Tüm annelerin gününü kutluyorum” diye konuştu.
]]>Edinilen bilgiye göre, Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen ekipler, Yenişehir’de zor durumda olan ve iflas etmek üzere olan işyerlerinin sahiplerine borç verip karşılığında senet imzalatan; yüzde 4 bin faiz uygulayan çete için düğmeye bastı. Çetenin borcu ödeyemeyen işadamlarının silah tehdidi ile fabrikalarına çökmeleri üzerine de 3 ay boyunca fiziki ve teknik takip başlatıldı.
Başsavcılık koordinesinde Bursa merkezli İstanbul, Ankara, Eskişehir (Bozüyük)’de birbiri ile bağlantılı oldukları belirlenen 33 şahıs, şafak vakti 43 ayrı adrese yapılan eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Şüpheli şahısların ev ve kullandıkları arabalarında yapılan aramalarda 5 milyon değerinde ziynet eşyası, yüklü miktarda para ve döviz, çok sayıda çek koçanı, senet, tapu örnekleri, 13 adet tabanca, 3 adet ruhsatsız tüfek, ele geçirildi.
Yüksek faizle para satıp ödemesini yaptıkları halde senetlerini vermeyip 60’dan fazla iş insanını mağdur ettikleri belirlenen çetenin İstanbul’da bağlantılı oldukları belirlenen silah tüccarı 5 kişi de yakalandı. Bu şahısların ev iş yerlerinde yapılan aramalarda da yüklü miktarda para ve döviz ile 5 adet tabanca ele geçirildi. Adli mercilere sevk edilen 5 kişi tutuklandı.
Çete üyesi konsomatris kadın işletmesi için tüm parasını çeteye vermiş
Çete üyesi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan ve konsomatrislik yaptığı belirtilen 25 yaşındaki Y.K. isimli kadının da gelir sağlamak amacıyla kazandığı tüm parayı çeteye verdiği; çete üyeleriyle birlikte hareket ettiği belirtildi. Yapılan eş zamanlı operasyonda Ankara’da gözaltına alınan Y.K isimli kadın da Bursa’ya getirildi ve emniyetteki sorgusunun ardından diğer çete üyeleri ile birlikte adliyeye sevk edildi.
“Tefeciyim oğlum ben. Domates biber satmıyoruz”
Öte yandan Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği tarafından yürütülen ve 3 ay süren fiziki ve teknik takibin ardından lider olduğu belirlenen 39 yaşındaki T.A.’nın da bir mağdurla yaptığı telefon görüşmesi deşifre oldu. Yüzde 4 bin faizle para sattığı mağdurdan bağırıp tehdit ederek parayı ödemesini isteyen T.A. ya mağdur iş insanının neden bağırıyorsun? şeklinde soru sorması üzerine T.A.’nın “Tefeciyim oğlum ben! Domates biber satmıyorum” şeklindeki cevabı dikkat çekti.
33 kişi Yenişehir Adliyesi’ne sevk edildi
Gözaltındaki 33 şüpheli, yüksek faizle para satıp, tefecilik yapmak, çete üyesi olmak, silahlı yağma ve silah ticareti yapmak suçlarından adliyeye sevkedildi.
Emniyet Müdürlüğünden geniş güvenlik önlemleri arasında çıkarılan 33 kişi ters kelepçe yapılarak çevik kuvvet otobüsüne bindirildi. Özel Harekat ve Çevik Kuvvet polislerin desteğinde zanlılar Yenişehir Adliyesine götürüldü. Olayla ilgili tahkikat devam ediyor. – BURSA
]]>Asrın felaketi sonrası Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) yaptığı başvuru ile depremden dolayı 1. Lig’de maçlara çıkmayan Yeni Malatyaspor’da Başkan Adil Gevrek ve yönetimi düzenlediği basın toplantısı ile kulübün borç durumu ve önümüzdeki sezon ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda konuşan Adil Gevrek, asrın felaketi sonrası Yeni Malatyaspor’u da ayağa kaldırmak istediklerini belirterek, “Bu şehrin futbola ihtiyacı var. Samimi olmalıyız. Hatalar yapabiliriz, eksikler olabilir ama samimiyetsiz olmadık. Yaptığımız her şey Malatya’nın menfaatinedir. 8 yıl başkanlık yaptım, başarılı dönemimiz oldu ama onlara değinmeyeceğim. Takım küme düşünce değişime ihtiyaç olduğunu hissettik. Yeni Malatyaspor’un iyiliğini düşünüp, daha iyi olsun diye ayrıldım. Ayrılmam gerektiğine karar verdim. Bir yönetim geldi. Daha iyi olsun diye bıraktığımız takım daha kötü oldu. Bizim 8 yılda başardıklarımızı herkes biliyor ama bunun arka tarafı da var. Şampiyonluklar yaşadık ama göreve geldiğimizde antrenman sahamız yoktu. Kaba inşaatı biten tesisi, kulüp olarak yaptık. 10 milyon Euro para harcadık. O günün şartlarında tesisi belediyeler yapardı ya da devlet yapardı ama biz tesisi yaptık. Belediye yapacaktı ama bekleyemedik, tesisin yüzde 65’ini biz tamamladık, bu görülmedi. Para ihtiyaç olmadığı zaman kimsenin kapısına gitmedik. Kulüpte para vardı. Bunlar görünmüyor. Tesis ve sahalar duruyor. Futbolda bunlar görünmüyor ama” ifadelerini kullandı.
“Bu halde olacağını bilsem bırakmazdım”
Mali Genel Kurul’da 317 milyon TL borç açıklandığını da hatırlatan Gevrek, “160-170 milyon değerinde futbolcu bıraktık. Tetteh, Mustafa, Jospin ve Donsah gibi oyuncuları tuttuk. Tetteh için çok büyük mücadele verdim. Konyaspor ve Acun Ilıcalı’nın takımı istedi ve takımı bırakacağım için satmadım. Kulübü bıraktığım gün öyleydi, bugün ne halde. Bu halde olacağını bilsem bırakmazdım. Bu futbolcuların hepsi gitti, hepsi de para edecek oyunculardı. Türkiye’de ilk defa müfettişler tarafından kulüp incelendi. Bir yolsuzluk bulursanız bütün borcu ödeyeceğimi söyledim. Usulsüzlükleri gelsinler anlatayım. Usulsüzlükler oluyor ama yolsuzluklara rastlayamayacaklarını söyledim. İnsan resmi çeki şirketine verir mi? Algı yaptılar. Bunlara rağmen Yeni Malatyaspor’un ayağa kalkması gerektiğini düşündük. Çok sıkıntılı dönemde yönetici bulmak çok zordur. Arkadaşlarımız gelip ceplerinden para verdiler. 11 aydır bu kulübün geliri yok, cebimizden para verdik. Takımımız hiçbir otelde rehin kalmadı. Cebimizden para verdik” dedi.
Takımın mevcut borcundan kurtulması adına yönetim olarak yüzde 30’unu karşılayabileceklerini ifade eden Adil Gevrek, “Transferin önünün açılması için yüzde 30’unu biz vereceğiz. Borcumuzu yarısını kapatabiliriz. Futbolcular yardımcı olacaklarını söylediler. Dört ayağı bir araya getiremedik. Süreç uzuyor. Yüzde 30’u kasaya koyacağımızı söyledik. Destek vereceklerse parayı kendiler dağıtsınlar. Birisi çıkmış başkan adayı olacağını söylüyor, gelsin yapsın. Yüzde 30 kaynağı bulacağız ama bununla olmaz. Para olmadan olmaz. Kulübün kurtuluşu için mücadele ediyoruz. Malatya için riski göze aldım. Yeter ki takım kurtulsun. Bu takım kurtulur. Malatya’ya neden destek sağlanamıyor, acaba bizde mi eksik var? Türkiye’de futbolun marka değeri düştü. Şehir takımlarının Süper Lig’de olması lazım. Deprem bölgesinde olan bu takıma şimdi destek verilmeyecekse ne zaman destek verilecek. Destek verilmezse bu takım Malatyaspor’dan daha kötü olur. Bu takım ayağa kalkar. Bu işin siyasetin desteğiyle olacağını söyledim. Kimse takımı oyalamasın. Destek olunmayacak ise açıkça söylensin. Bizle alakalı kaygıları, sıkıntıları varsa çıkıp söylesinler” diye konuştu.
Kulübün 15 milyon Euro güncel boru olduğunu ancak bunu yarıya düşürebileceklerini de ifade eden Başkan Gevrek, “Oyuncular burada olsa o takımla ligde kalırdık. 18 kiralık, 12 profesyonel 30 futbolcu, bu ligde oynayacak 4-5 oyuncu var. Bu kadroyla ligde mücadele edemezsin. Oyuncular kalsa bu takım ligde kalırdı. Biz paralarını yatırdık, oyuncuları bırakmadık ve bizden önceki yönetim bırakmış. Takımın bu şehirde olması lazım. Statta büyük sorun yok, sezona yetişir. Gençlik ve Spor Bakanı ile görüştük” diye konuştu. – MALATYA
]]>Trabzonspor 56. Olağan Divan Genel Kurul Toplantısı, Kadir Özcan Gençlik Geliştirme Merkezi Nizamettin Algan Salonu’nda yapıldı. Genel kurula Asbaşkan Zeyyat Kafkas, Başkan Yardımcı Ali Haydar Gedikli, Genel Sekreter Kemal Ertürk, Genel Sayman Sami Karaman, Yönetim Kurulu Üyeleri Derviş Köz, Coşkun Öztürk ve Ceyhun Eskici, Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Mahmut Ören, Trabzonspor Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, kurul başkanları ve üyeler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan genel kurulda divan başkanlık kurulunun faaliyet raporunun okundu. Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören yaptığı konuşmada, Trabzonspor’un sürdürdüğü lig üçüncülüğü ve Türkiye Kupası hedefini başaracaklarına inandığını belirterek, “Taraftara bir çağrımız olacak. Biz, Trabzonspor olarak Avrupa’nın en önde gelen şehir takımlarından biriyiz. Türkiye’nin, dünya ile yarışan yüzüyüz. Tıpkı 8. şampiyonluk kutlamalarında olduğu gibi şehir olarak her türlü güzelliğimizle, tribünlerdeki renkli, anlamlı koreografilerimizle ve tezahüratlarımızla Türkiye’ye örnek olmalıyız. Özetle spor ruhu böylesine güzelliklerle dolu bu şehirde bizim spor gündemimiz her zaman güzel olmalıdır. Bu açıdan rakiplerimizi değerli kılarak, önemseyerek, yenilenin yenenin birbirine hürmet ettiği, saygı duyduğu anlayışı ortaya koymamız lazım. Spor paydaşları olarak müsabaka öncesi ve sonrası konuşmalarımıza dikkat etmeliyiz. Çünkü sporun ruhu birleştiricidir, barıştır, kardeşliktir. Trabzonspor felsefesinde intikam duygusu yoktur. Hepimiz Türk futboluna, Trabzon futboluna hizmet ediyoruz. Bunun için sahada oynanan oyuna odaklanarak saha dışına çıkmamaya gayret göstermeliyiz. Sahamızda oynadığımız Fenerbahçe maçındaki gelişmeler hepimizi üzmüştür. Bu maçın sonucunda sadece Trabzonspor’a değil, kentimiz insanına inanılmaz saldırılar olmuştur. Bu bakımdan bizler olayları ve bu şehre yapılan algı yönetimini iyi değerlendirip, ona göre tavır almalıyız. Öncelikle bu takımla özdeşleşen taraftarımızın da artık Trabzonspor’a zarar getirecek olayların içinde olmamasını ve özellikle İstanbul takımlarına malzeme vermemesini gönülden arzu ediyoruz. Zira Fenerbahçe maçı hem maddi hem de manevi olarak camiamıza zararlar vermiştir. Unutmayalım ki, Trabzonspor sevgimiz ve bordo-mavi renk aşkımız kulübümüze zarar vermediği sürece değerlidir” dedi.
“Bu borcun altından kalkmak bir hayli güç görünüyor”
Büyük hedeflerin peşinde koşmanın büyük harcamaları gerektirdiğini ifade eden Ören, “Birbirleriyle her daim yarışan 4 büyükler arasında ekonomik anlamda en az geliri olan takım Trabzonspor’dur. Yıllarca elde ettiği büyük başarılarının ardında büyük paralar değil, altyapıya verilen önemin ardından toplanan meyveler vardır. Fakat son yıllarda kulübümüzün altyapısına gerekli önemin verilmemesi verimi oldukça azaltmış ve dışa bağımlılık, transferdeki harcamalar had safhaya ulaşmıştır. Bu durumun sonucu da borç miktarıyla net ve kaygı verici biçimde ortadadır. Unutulmamalıdır ki Trabzonspor tüketen değil, üreten bir kulüptür. Eğer altyapımıza gerekli önemi verirsek ve geçmiş dönemlerdeki katkıyı sağlarsak sorunun çözümü çok da kolay olacaktır. Bu anlamda bazı çalışmaların yapılmakta olduğunu biliyoruz. Ancak sonuç alınma aşamasına henüz gelinmemiştir. Sabır ve düzenli çalışmalar sonucu bu sorunların aşılacağına inancımız tamdır. Aksi durumda yapılan ve yapılacak olan harcamaların Trabzonspor’u soktuğu ekonomik darboğazı görmezden gelemeyiz. Zira kulübümüzün bugün içinde bulunduğu mali durum hepimizi düşündürüyor. Ekonomik ortamda kredi faiz yükünün çok artması, dövizin bir hayli yükselmesi, bu sıkıntımızı daha da artırmış bulunuyor. Her ne kadar Başkanımız Ertuğrul Doğan ve yönetimi, bu hayati sorunu gidermek için canla başla çalışıyorsa da bu borcun altından kalkmak bir hayli güç görünüyor. Ancak borcu azaltmak için de yoğun çaba gösterdiklerini biliyoruz. Umuyor ve diliyoruz ki bu anlamdaki çabaların meyvelerini yakın gelecekte alınırız” diye konuştu.
Bordo-mavili kulübün borcu: 4 milyar 486 milyon TL
Mahmut Ören’in konuşmasının ardından Trabzonspor’un 1 Kasım 2023 ve 31 Mart 2024 tarihleri arasındaki denetim kurulu raporu da açıklandı. Raporda, bordo-mavili kulübün net borç tutarının 4 milyar 486 milyon TL olduğu belirtildi.
Başkan Genç: “Kartal arazisini takip ediyoruz inşallah en kısa zaman neticelendirilir”
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise, “Kulübümüze sahiplenilmesi adına bu genel kurulları önemsiyorum. İnşallah bundan sonraki toplantılarımızda daha güçlü katılımla beraber kulübümüze sahiplenmeyi artırmalıyız. Yönetim kurulumuzun çalışmalarında hakikaten Ertuğrul Doğan başkanımız ve kıymetli yönetimimizin bütün gücüyle gayretiyle çalıştığına şahidiz. Bir taraftan ekonomik konudaki mücadelelerini veriyorlar diğer taraftan da sportif başarı noktasında büyük bir gayreti ortaya koyuyorlar. Biz de Trabzon’umuzda yerel yönetimler olarak bu konuda bütün gücümüzle kulübümüze olan desteğimizi vermeye devam edeceğiz. Bunlardan bir tanesi ve en önemlisi de kısa zamanda ekonomik yönden kulübümüzün rahatlamasına vesile olacak ‘Kartal Arazisi’ diye bildiğimiz Cumhurbaşkanımızın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Trabzonspor’umuza verdiği yerdir. Bu konuda hem kulüp başkanımız, değerli yöneticilerimiz ve asbaşkanımızla ciddi bir çalışma içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.
“9. şampiyonluğa oynayacağız”
Trabzonspor’un hem kurumsallığına hem de geleceğine dair çalışmaları sürdüreceklerini kaydeden Başkan Genç, “Sürecin hızlandırılması bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanımızı bizzat ziyaret ettik. Takip ediyoruz, inşallah en kısa zamanda neticelenir. Kulübümüzün ekonomisi noktasında ciddi bir kazanç olur. Hem İstanbul’da hem de Trabzon’da kulübümüzün projeleri, Trabzonspor Köyü ve Trabzonspor Koleji noktasında bizlerin de arazi tahsisi konusundaki çabalarımızı sürdürüp inşallah nihayetlendireceğiz. Trabzonspor’umuzun hem kurumsallığına hem geleceğine dair olmak üzere de bu çalışmaları sürdüreceğiz. Bu sezon iki güzel hedef var. İkisinin de finalindeyiz. İnşallah bu sene ligi üçüncü bitirip, Türkiye Kupası’nı alırız. Yapılacak transferlerle de seneye yine inşallah 9. şampiyonluğumuza oynarız” şeklinde konuştu.
Genel kurulda yönetim kurulu faaliyet raporları üyelere yazılı olarak iletildi. – TRABZON
]]>Trendyol Süper Lig’in 36. haftasında Galatasaray, yarın saat 19.00’da Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Fatih Karagümrük ile karşılaşacak. Ligde sarı-kırmızılılar 31 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle aldığı 96 puanla liderlik koltuğunda bulunuyor. Kırmızı-siyahlılar ise 9 galibiyet, 10 beraberlik ve 16 mağlubiyet sonucunda topladığı 37 puanla 15. sırada yer alıyor.
Şampiyonluğunu ilan edebilir
Ligin bitimine 3 hafta kala Galatasaray liderliğini sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta en yakın rakibi Fenerbahçe’nin Konyaspor deplasmanında berabere kalmasıyla sarı-kırmızılılar puan farkını 6’ya çıkardı. Aslan, Karagümrük maçını kazanır, Kanarya da Kayserispor karşısında puan kaybederse Galatasaray, şampiyonluğunu ilan edecek.
20. randevu
Fatih Karagümrük ile Galatasaray, bugüne kadar ligde 19 kez rakip oldu. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 12 defa sahadan galip ayrılırken, kırmızı-siyahlılar ise 2 kez rakibini mağlup etti. 5 karşılaşma ise berabere sona erdi. Rekabette Galatasaray 36 kez ağları havalandırırken, Karagümrük ise 16 gol sevinci yaşadı.
İki takım arasında ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 1-0 kazandı.
Son 23 lig maçını kaybetmedi
Galatasaray, Süper Lig’de oynadığı son 23 maçta yenilmedi. Son olarak ligin ilk yarısında Hatayspor’a kaybeden sarı-kırmızılılar, daha sonraki karşılaşmalarda 21 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Öte yandan son 16 lig karşılaşmasını da kazanan Aslan, üst üste kazanma rekorunu geliştirmeye devam ediyor.
Deplasman karnesi
Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon deplasmanda 17 müsabakaya çıktı. Geride kalan maçlarda sarı-kırmızılılar 13 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 42 puan topladı ve bu alanda 2. sırada yer alıyor. Cimbom, son olarak Adana Demirspor’a konuk oldu ve sahadan 3-0 galip ayrıldı.
Ligin en az gol yiyen takımı
Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon savunma performansıyla da dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılılar oynadığı 35 maçta kalesinde 22 gol gördü. Aslan bu performansıyla da ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Cimbom, ayrıca bu müsabakaların 19’unda da kalesini gole kapadı.
Mauro Icardi’den son 7 maçta 9 gol
Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, son haftaları boş geçmiyor. Icardi, ligde son 7 haftada rakip fileleri 9 kez havalandırırken, şampiyonluk yolunda önemli bir performansa imza attı. Bu sezon ligde 31 maçta oynayan 31 yaşındaki futbolcu, toplam 23 gol kaydetti ve krallık yarışında zirvede yer aldı. Başarılı futbolcu, gollerinin yanında 8 de asist yaptı.
Derbi öncesinde 7 futbolcu sarı kart sınırında
Galatasaray’da, Fatih Karagümrük maçı öncesinde 7 futbolcu sarı kart sınırında bulunuyor. Sarı-kırmızılılarda Lucas Torreira, Victor Nelsson, Hakim Ziyech, Kerem Aktürkoğlu, Kaan Ayhan, Sergio Oliveira ve Davinson Sanchez, sarı kart sınırında yer alıyor. Bu futbolcular sarı kart görmesi durumunda 36. haftada RAMS Park’ta oynanacak Fenerbahçe derbisinde cezalı duruma düşecek.
Okan Buruk ile Tolunay Kafkas 7. kez rakip
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile Karagümrük Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, bugüne kadar resmi müsabakalarda 6 kez rakip oldu. Buruk; Elazığ, Gaziantepspor, Sivasspor ve Galatasaray’ı çalıştırırken, Kafkas da Karabükspor, Kayserispor ve MKE Ankaragücü’nün başındaydı. Bu maçlarda Okan Buruk’un takımları 3, Tolunay Kafkas’ın ekipleri de 1 kez kazandı. 2 mücadele ise berabere sona erdi.
Volkan Bayarslan düdük çalacak
Fatih Karagümrük – Galatasaray karşılaşmasını hakem Volkan Bayarslan yönetecek. Bayarslan’ın yardımcılıklarını Serkan Ok ile Samet Çiçek yapacak. Maçın 4. hakemi ise Çağdaş Altay olacak. – İSTANBUL
]]>Trendyol Süper Lig’in 36. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 19.00’da sahasında Kayserispor ile oynayacak. Mücadele öncesi sarı-lacivertliler, 35 maçta 28 galibiyet, 6 beraberlik ve 1 mağlubiyetle topladığı 90 puanla ikinci sırada bulunuyor. Sarı-kırmızılılar ise 35 maçta 11 galibiyet, 11 beraberlik ve 13 mağlubiyetle 41 puanla 13. sırada yer alıyor. Kayseri ekibinin TFF Kulüp Lisans Kurulu tarafından yapılan incelemeler sonrası 3 puanı silinmişti. Tüm maçların aynı saatte başlayacağı haftada Fenerbahçe, rakibini yenerek derbiye moralli gitmek ve 6 puan gerisindeki Galatasaray ile puan farkını azaltmanın hesaplarını yapıyor. Kanarya, yarınki karşılaşmadan puan kaybetmesi, Galatasaray’ın da kazanması halinde matematiksel olarak şampiyonluk şansını kaybedecek.
Ligde 46. randevu
Kayserispor ile Fenerbahçe ligde 46. kez mücadele edecek. Geride kalan 45 maçta sarı-lacivertliler 28 galibiyet elde ederken, 8 kez de sarı-kırmızılılar hanesine 3 puan yazdırdı. 9 müsabaka ise beraberlikle noktalandı. Bu süreçte Fenerbahçe 98 gol atarken, Kayserispor ise 48 gol kaydetti. Ligin ilk yarısında Kayseri’de oynanan müsabakayı Fenerbahçe, Michy Batshuayi’nin 3, Cengiz Ünder’in de tek golüyle 4-3’lük skorla kazandı.
Farklı skorlar
İki takım arasındaki rekabette en farklı galibiyeti Fenerbahçe 7-0’lık skorla aldı. 20 Şubat 2005’te Kadıköy’de oynanan müsabaka en farklı galibiyet oldu. Sarı-lacivertlilerin, sarı-kırmızılılara karşı 2 Nisan 2018’de 5-0, 29 Aralık 2013’te de 5-1’lik galibiyetleri yer alıyor. Kayserispor ise 2008-2009 ve 2016-2017 sezonlarında iki kez 4-1’lik galibiyet elde etti. Bu sezonki 7 gollü maç en gollü karşılaşma olarak kayıtlara geçti.
24 maçlık yenilmezlik serisi
Fenerbahçe ligde oynadığı son 24 maçı kaybetmedi. Sarı-lacivertliler bu süreçte Fatih Karagümrük ve Beşiktaş’ı 2’şer kez, Sivasspor, Kayserispor, İstanbulspor, Konyaspor, Gaziantep FK, Başakşehir, Ankaragücü, Antalyaspor, Rizespor, Kasımpaşa, Hatayspor, Pendikspor, Trabzonspor ve Adana Demirspor’u mağlup etti. Ligin ilk yarısında oynanan Adana Demirspor, Galatasaray ile ligin ikinci yarısındaki Samsunspor, Alanyaspor, Sivasspor ve Konyaspor maçlarından da sahadan berabere ayrıldı.
6 futbolcu kart sınırında
Fenerbahçe’de Kayserispor karşılaşması öncesi 6 futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Michy Batshuayi, Dusan Tadic, Cengiz Ünder, Rodrigo Becao, Edin Dzeko ve Ferdi Kadıoğlu sarı kart ceza sınırında bulunan isimler. Bu futbolcular yarınki müsabakada sarı kart görmeleri halinde bir sonraki hafta oynanacak Galatasaray derbisinde cezalı olacak.
Mert Müldür cezalı, 3 isim sakat
Fenerbahçe’nin sağ beki Mert Müldür, sarı kart cezası nedeniyle sarı-kırmızılılara karşı forma giyemeyecek. Sakatlığı süren İsmail Yüksek’in yanı sıra Konya maçında sakatlanarak oyundan çıkan ve sol ayak arka alt adalesinde yırtık tespit edilen İrfan Can Kahveci ve sol ayak bileğinde ödem tespit edilen Bright Osayi Samuel’in tedavileri sürüyor. Bu 3 futbolcu da maç kadrosunda olmayacak. Geçtiğimiz günlerde takımla çalışmalara başlayan Jayden Oosterwolde’nin durumuna teknik heyet maç günü karar verecek.
Direnç Tonusluoğlu düdük çalacak
Fenerbahçe ile Kayserispor arasında oynanacak müsabakayı hakem Direnç Tonusluoğlu yönetecek. Tonusoğlu’nun yardımcılıklarını Aleks Taşcıoğlu ile Candaş Elbil yapacak. Maçın 4. hakemi ise Turgut Doman olacak. – İSTANBUL
]]>Trendyol 1’inci Lig 34. ve son haftasında Bodrum FK, 11 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da deplasmanda Göztepe’ye konuk olacak. Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde maçın hazırlıklarını sürdüren yeşil-beyazlı ekip, rakibi karşısında galibiyete kenetlendi. 56 puanı bulunan Bodrum temsilcisi, galibiyet alması ve en yakın takipçisi 57 puanlı Sakaryaspor’un ise muhtemel beraberlik ya da mağlubiyeti durumunda üçüncü sıraya yükselip doğrundan play-off finali oynamaya hak kazanacak.
Bodrum FK’da sakatlığı bulunan Erkan’ın maç günü durumunun netlik kazanacağı aktarılırken, son maç öncesi Bodrum FK Başkan Yardımcısı Selahattin Polat ve Yönetim Kurulu Üyesi Aşkın Demir de oyunculara ve teknik ekibe destek ziyaretinde bulundu.
Selahattin Polat: “Taraftarımız bizi yalnız bırakmasın”
Destek ziyareti sonrası açıklama yapan Bodrum Futbol Kulübü Başkan Yardımcı Selahattin Polat, “Şu ana kadar birkaç talihsiz maç yaşadık ama son maçımız gerçekten mükemmeldi. Oyuncularımız çok güzel oynadı. Son 1 maçımız kaldı. Allah’ın izniyle bu maçı güzel bir oyunla kazanıp, üçüncü olarak play-off’taki rakibimizi bekleriz. Biz futbolcularımıza güveniyoruz. Taraftarımızın bizi yalnız bırakmamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
İsmet Taşdemir: “Kıyasıya mücadele var”
Ligin son haftasının çekişmeli geçeceğini dile getiren Bodrum Futbol Kulübü Teknik Direktörü İsmet Taşdemir de, “Öncelikle Süper Lig’e göz kırpmış değiliz, ona bir açıklık getireyim. Sadece play-off’a göz kırptık ve play-off’a girdik. Üçüncülük içinde bir uğraş içerisindeyiz. Bu uğraş da kolay değil zira ligimizin en güçlü takımı da diyebiliriz ve deplasmanda karşılaşacağız. Bizim takımımızın gerçek kimliği bu hafta sergilediği oyundu. Bir süredir o oyundan uzaktık ama tekrar bu oyunu görmek bizleri de mutlu etti. Kıyasıya mücadele var ve lig hiç bu kadar keyifli olmamıştı. Biz de bu rekabetin içerisindeyiz ve bu yarışın içerisinde olmaya devam edeceğiz. 2 senedir burada hep beraber güzel şeyler yaşadık. Eyüpspor maçından sonra cezalı çıktığımız iç saha müsabakasında taraftarımız yanımızda olamadıklarından dolayı 4 puan kaybetmiştik. Oradan 2 puan alabilseydik, üçüncülüğümüz garanti olabilirdi. Herkes bize ‘daha iyi olabilirdi’ diye sitem etti ama gerçekten o 2 haftayı mumla arıyoruz ki ondan sonraki içerdeki 2 maçımızı da kazandık. Taraftarlarımız bizim için güzel bir güç, çok güzel atmosfer oluşturuyorlar” diye konuştu.
Bodrum FK tecrübeli yıldız oyuncusu Musah Mohammed ise, “Öncelikle geçtiğimiz hafta attığım gol için mutluyum. Çok pozitif ve çok inançlıyım. Göztepe maçına iyi bir avantaj için gidiyoruz çünkü çeyrek ve yarı final oynamak yorucu, stresli. Bunu en iyi şekilde bitirip ondan sonra direkt final oynamak istiyoruz” cümlelerine yer verdi. – MUĞLA
]]>Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 36. haftasında 12 Mayıs Pazar günü sahasında RAMS Başakşehir ile oynayacağı müsabakanın hazırlıklarını sürdürdü. Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Isınma hareketleriyle başlayan antrenman denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından minyatür kalede maç yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı.
“Zor bir maç bizi bekliyor”
Antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Teknik Direktör Bülent Uygun, Başakşehir maçına galibiyet için çıkacaklarını vurguladı. Uygun, “Sivasspor’umuzun 57. yılı kutlu olsun. Anadolu’dan söylediğim gibi şampiyon çıkacaktır, en yakın zamanda. Bunlardan da bir tanesinin Sivasspor olmasını temenni ediyorum. Çünkü süreç belki çok zor. Ekonomik olarak çok uçurumlar olabilir. İnşallah Eskişehirspor’umuz geri gelir. Zonguldakspor’umuz, Sakaryaspor’umuz, Kocaelispor’umuz geri gelir. Bunların hepsini Süper Lig’de tekrar yerlerini alırlar ve bu güzellikleri hep beraber yaşamaya devam ederler. Gerçekten taraftarla birlikte güzel oluyor. Başakşehir de şampiyon olan takımlarımızdan bir tanesi. Onlar da seyircisi olmadan bu işi başarmış olan, gerçekten yönetimsel anlamda da çok doğru işler yapan bir takıma karşı oynayacağız. Şu anda elindeki kadro her geçen gün üstüne koyarak başarılı olmuş bir takıma karşı oynayacağız. Zor bir maç bizi bekliyor. Taraftarımızdan bizi yalnız bırakmamalarını, bizi desteklemelerini istiyoruz. Kalan 3 maçta da elimizden geldiği kadar kazanarak 9 puanla sezonu bitirmek ana hedefimiz. İnşallah başarırız” dedi.
“Milli takımda ne iyi performans gösteren kişi”
Bir basın mensubunun ‘Emre Gökay’a, Avrupa’dan transfer teklifleri geldiği yönünde haberler çıkıyor. Bu doğru mu?’ şeklindeki sorusuna Uygun, “Emre Gökay U18 Milli Takımı’nda en iyi performans gösteren ve kendi mevkiinde en iyi oyuncu. Milli takımlardaydı, bugün itibarıyla tekrar geri geldi. Onu kullanarak gelişimini sağlamaya çalışıyoruz. Zaten bireysel antrenman koçları var. Onlar da onun eğitimine katkı sağlıyor. Sürecin içerisinde tabii bu transfer konuları yönetimin söyleyeceği bir süreç. Onun geleceği, Sivasspor’un menfaati ne olursa onu hayata geçirmek istiyoruz” yanıtını verdi.
“Yönetim teklifleri değerlendiriyor”
Son olarak Rey Manaj’a gelen transfer teklifleri olduğunu da dile getiren tecrübeli çalıştırıcı, “2-3 tane takımdan transfer teklifi geldi. Bu teklifleri değerlendiriyor yönetim. Bunların hepsinde Gökhan Karagöl yetkili ve o görüşüyor. Sonrasında yönetim kurulumu başkanımıza iletecek. Tabii burada önemli olan Sivasspor’un menfaati. Her şey Sivasspor’la alakalı. Biz yeni sezonla ilgili çok güzel projeler elde edeceğiz. Onunla ilgili hiç şüpheniz olmasın. Belediye Başkanımız, Valimiz onlar da bizim yapacağımız projelere zaten desteklerini esirgemeyecekler. Onlar da kendi sözlerini vermişlerdi. Sadece bu da değil. Bununla beraber gelecekle ilgili transfer çalışmalarımızı da en güzel şekilde yapacağız, Gökhan Karagöl bunların hepsine özellikle ilgileniyor. O yönde Sivasspor’un geleceğiyle ilgili güzel planlar yapacağız. Biz şimdi günümüzü ve geleceğimizle ilgili planların başındayız. İnşallah başarmaya devam edeceğiz” diye konuştu. – SİVAS
]]>Yahyalı ilçesine giden Başkan Büyükkılıç, Vali Çiçek ile burada özellikle gençler başta olmak üzere yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek bir etkinliğin startını verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ile birlikte, il ve ilçe protokolünün katılımlarıyla, Zamantı Irmağı üzerinde Rafting ve Kano Faaliyetleri Parkuru ilan edilen alanda düzenlenen ilk yarışın startını verdi. Yarışçıları selamlayan ve başarılar dileyen Başkan Büyükkılıç, Yahyalı’nın doğasıyla ve insanıyla bir ayrı güzel olduğunu belirtti.
Zamantı Irmağı Rafting ve Kano Parkuru tanıtımında açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Vali Gökmen Çiçek’e teşekkür ederek, “Hakikaten Yahyalı, insanıyla, doğasıyla güzel derken ayrıca bir enerji koridoru olduğunu da biliyoruz. RES projeleriyle, GES projeleriyle, HES projeleriyle, madenleri ile buradaki imkanları ve kaynaklarıyla. Şimdi bunları da aştık, bu defa turizm gündemde. Kapuzbaşı Şelaleleri zaten dillere destan fakat Zamantı ‘gel benim üzerimde rafting yap’ dercesine gidiyor, bizim de içimiz gidiyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun. Heyecanla bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de “Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Yahyalı Kaymakamlığı, Yahyalı Belediyesi’nin el ele vererek birlikte Yahyalı’nın hem şelalelerinin hem de Zamantı Irmağı’nın turizme kazandırma çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor” dedi.
“8 kilometrelik alan Zamantı Irmağı Rafting Alanı olarak tescillendi”
Vali Çiçek, resmi olarak 8 kilometrelik parkurun Zamantı Irmağı Rafting Alanı olarak tescillendiğini duyurarak, “Yakın zamanda Büyükşehir Belediyemiz tarafından burasının yolları yapıldı. Turizm alanında hem Milli Parklar hem YİKOP, valilik çalışmalar planladı. Özellikle çok büyük talep vardı. Zamantı Irmağı’nda rafting yapılması için hem bölge illerden hem bölgedeki sporculardan burasının rafting alanı olarak belirlenmesi, onaylanması ve ilan edilmesi için yoğun bir talep vardı. Burası artık resmi olarak 8 kilometrelik alan Zamantı Irmağı Rafting Alanı olarak tescillendi. Artık burada Türkiye şampiyonası, Avrupa şampiyonası yapılacak hale geldi” diye konuştu.
“Bunu başaracağız”
Kayseri’yi turizm merkezi yapmak için hem valilik hem Büyükşehir Belediyesi el ele verdiklerini vurgulayan Çiçek, şunları söyledi:
“Yakın zamanda da acentelerimize de açacağız. Başvurular da var ve ciddi bir talep var. Biz, hem su sporlarında hem doğal güzelliklerinde hem kültürel güzelliklerinde hem tarihi özellikleriyle Kayseri’yi turizm merkezi yapmak için hem valilik hem Büyükşehir Belediyesi el ele verdik. Bunu başaracağız. Bu bölgede ciddi bir değişimin olduğunu, turizmle ilgili talebin arttığını da özellikle kültür turizm müdürümüz veriler üzerinden bize aktarıyor. Bundan da çok mutluyuz. Bugün resmi olarak ya Allah, Bismillah diyeceğiz. Arkadaşlarımızın raftingini de izleme fırsatı bulacağız. Yahyalı için hayırlı, uğurlu olsun diyorum”
Zamantı Irmağı Rafting Alanı için emeği geçen ilgili kurum yetkililerine teşekkür eden Çiçek, Emeklerinden dolayı Başkan Büyükkılıç ve ekibine de teşekkür etti.
Vali Çiçek, turizm çalışmalarının keyif için değil bölgenin ekonomisine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştiğinin de altını çizdi.
Vali Çiçek ve Başkan Büyükkılıç’a ziyaret kapsamında, Yahyalı Kaymakamı Mehmet Kaya, Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun ile il ve ilçe protokolü eşlik etti. – KAYSERİ
]]>Sezon başında Beşiktaş’tan, Bosna Hersek Ligi ekiplerinden FK Sarajevo’ya kiralanan Ajdin Hasic, Bosna takımında gösterdiği performanstan gelecek hedeflerine, siyah-beyazlı takımda beraber çalıştığı teknik direktör Sergen Yalçın’dan, Fenerbahçe’de forma giyen Dzeko ile Trabzonspor’da oynayan Visca’ya kadar birçok konuda İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.
“Bu sezonki başarımın sırrı, önceki sezonlara kıyasla neredeyse tüm maçları oynamış olmam”
Sarajevo’da çıktığı toplam 30 karşılaşmada 9 gol, 5 asiste imza atan Hasic, şu anki formundan ve istatistiklerinden memnun olduğumu söyledi. Hasic, “Ama sezon sonuna kadar daha da gelişmek istiyorum. Bu sezonki başarımın sırrı, önceki sezonlara kıyasla neredeyse tüm maçları oynamış olmamdır. Ayrıca önemli faktörlerden biri de sakatlanmadan oynamamdı” ifadelerini kullandı.
“Harika bir takımdık, bir olarak nefes alıyorduk”
Beşiktaş ile 2020-2021 sezonunda hem Süper Lig hem de Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadığı dönemi unutamadığından da bahseden 22 yaşındaki futbolcu, “O dönem, kariyerimin sonsuza dek hatırlayacağım en özel günlerinden biriydi ve tüm bunları 19 yaşında başarabilmek inanılmaz bir duygu. Şampiyonluğu kazanmamızdaki en önemli etken, iyi bir oyuncu grubu olmamızdı. Harika bir takımdık, bir olarak nefes alıyorduk ve kulüpteki her bir kişi buna katkıda bulundu. Tamamlanmış büyük bir bulmaca gibiydik” değerlendirmesini yaptı.
“Sergen Yalçın hayatımda tanıdığım en karizmatik insanlardan biri”
Ajdin Hasic, siyah-beyazlı formayı giydiği dönemde beraber çalıştığı teknik direktörler Sergen Yalçın ve Valerian Ismael hakkında da konuştu. Bosna Hersekli futbolcu, “Aslında Valerian Ismael ile pek fazla çalışmadım. O yıl Göztepe’ye kiralık olarak gittim. Birlikte geçirdiğimiz zamanlar iyi, profesyonel ve çalışkan bir antrenöre benziyordu. Sergen Yalçın ise hayatımda tanıdığım en karizmatik insanlardan biri, güçlü bir kişiliğe ve kendine has bir liderlik tarzına sahip. Onunla daha uzun süre çalıştığım için gelişimime daha çok katkı sağladığını söyleyebilirim” cümlelerine yer verdi.
“Kariyerimde hiç bu kadar iyi hissetmemiştim”
‘Ağır sakatlıklar yaşamasaydın kariyerin nasıl şekillenirdi?’ sorusuna başarılı futbolcu, şu cevabı verdi:
“Düşünmeyi ve zamanda geriye gitmeyi sevmiyorum. Özellikle de kariyerimdeki sakatlıklar söz konusu olduğunda. Her şeyin bir nedeni vardır ve her zaman kendime olabilecek şeyleri düşünmemeyi ve sadece geleceği sabırsızlıkla beklemeyi öğrendim, istediğim her şeye ulaşmak için. Kariyerimde hiç bu kadar iyi hissetmemiştim ve umarım bu şekilde devam ederim.”
“Futbolda her zaman iyi ve kötü anlar vardır”
Beşiktaş’ın bu sezon kötü bir sezon geçirdiğini fakat endişelenecek bir durumun olmadığını da dile getiren Hasic, “Futbolda her zaman iyi ve kötü anlar vardır ne yazık ki Beşiktaş’ın geçmişte çok güzel anları oldu ama dediğim gibi kötü sezon herkesin başına gelebilir, endişelenecek bir şey yok. Umarım bir sonraki sezon daha başarılı olur” diye konuştu.
“Yeni sezon hazırlıklarıma Beşiktaş’ta başlamak istiyorum”
Ajdin Hasic, gelecek sezon Beşiktaş’ta devam edip etmeyeceği konusuna da açıklık getirdi. 22 yaşındaki oyuncu, “Bir sonraki sezon sonuna kadar sözleşmem var, bu yüzden yeni sezonda hazırlıklarıma Beşiktaş’la başlayıp, takımdaki yerimi almayı planlıyorum. Dürüst olmak gerekirse şu anki isteğim; Beşiktaş’ta kendimi kanıtlamak ve oraya neden geldiğimi herkese göstermek” dedi.
Hasic, kariyer hedefinin de Avrupa’nın en büyük 5 ligi olarak gösterilen İngiltere Premier Lig, İspanya LaLiga, İtalya Serie A, Almanya Bundesliga ve Fransa Ligue 1’de forma giymek olduğunu söyledi.
“Semih Kılıçsoy umarım en az 1 yıl daha Beşiktaş’ta kalır”
Beşiktaş’ın 18 yaşındaki futbolcusu Semih Kılıçsoy’dan da övgüyle söz eden Ajdin Hasic, “Semih bu sezon gerçekten çok iyi, güçlü, güçlü, hızlı Umarım en az bir yıl daha Beşiktaş’ta kalır. Büyük yetenek, kesinlikle harika bir kariyere sahip olacak” açıklamasında bulundu.
“Dzeko ve Visca’ya hayranlık duyuyorum”
Hasic, Fenerbahçe’de top koşturan Edin Dzeko ile Trabzonspor’da forma giyen Edin Visca’ya hayranlık duyduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Edin Dzeko ülkemdeki en iyi oyunculardan biri ve onun başardığı her şeye büyük saygı duyuyorum. Süper Lig’deki tüm maçları, özellikle de Boşnakların oynadığı kulüpleri takip ediyorum. Büyük saygı duyduğum ve ona hayranlık duyduğum Edin Visca’dan da bahsetmek istiyorum. Türk futboluna en büyük etkiyi yapan Bosnalı arkadaşım Edin Visca’dır.” – İSTANBUL
]]>Bursaspor Divan Kurulu Toplantısı, Merinos Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sinan Bür kaptanımız, başkanımız büyük sorumluluk üstlendi ve göreve geldiler. İstekleri ve arzuları ligde kalabilmekti. Ancak gençlerle ancak bu kadar olabiliyor. Burada tecrübe gerekiyor. Bu yüzden de isteğimiz olmadı. Bursaspor’un mutlak suretle buradan geri dönmesi lazım. Hepimiz Bursasporluyuz. 40 merdivenlerde başlayan o serüvenlerimiz daha sonra şampiyonlukla taçlandı. Müthiş bir süreç yaşadık. Şimdi de bu süreci yaşıyoruz. Bursa bunu asla hak etmiyor. Dördüncü büyük şehir olan, ekonomik olarak da Türkiye’de ikinci sırada bulunan bir kentin marka değeri olarak gösterdiğimiz takımımızın buralarda olması hepimizin vicdanını sızlatması lazım. Hepimiz üzülmeliyiz. Herkes nedenlerini biliyor, tartışıyor. Artık dün için uğraşmayacağız. Dün bitti. Biz şimdi yarın ne yaparız, onu düşünmeliyiz. ve tekrar gerisi geriye dönen, yükselen ve aynı zamanda her yıl bir lig atlayan Bursaspor’u nasıl inşa ederiz onu planlamalıyız. Şu anda da öyle bir toplantıdayız. Ben sizin karşınızda öncelikle Bursaspor taraftarı ve üyesi olarak karşınızdayım. Bir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak asla icazet makamı olmayacağım. ve asla Bursaspor’un iç işlerine karışan bir yönetici olmayacağım. Bursaspor’un buraya gelmesinde de bir neden kent yönetimin bunlara karışması oldu. Bu teknik direktörü al, şunu gönder, bu futbolcuyu al, şunu gönder gibi şeyler duyduk. Ama bir kent yöneticisinin, belediye başkanının bu tür şeylere karışmaması lazım. Destek çıkacak, sahip çıkacak ama oraya gelince profesyonellere bırakacak. Hiç o işlere girmeyecek, fikir dahi söylemeyecek. Bu işin uzmanlarına bir şey anlatmak, hele hele futbolun içinden gelenlere bunları anlatmak sorun oluşturuyor. Bugünden itibaren dünü düşünmeyen bir Bursaspor oluşturacağız. Bursa’yı uluslararası platformlarda Bursaspor markasıyla temsil etmek istiyoruz. ve biz bu işte varız. Ama sadece bizim olmamız yeterli değil. Bir sistem geliştirmemiz lazım. Yapılanların yanlış olduğunu gördük. Yeni bir sistem ve kurguyla Bursaspor’u ayağa kaldırmamız lazım. Bunu yapacak birikimli insanlarımız çok. İş dünyası biraz mesafeli bakıyor. Neden? Çünkü güven duymuyor. Onların da güvenini oluşturacağımız bir sistemin Bursaspor’da kurulması lazım. Ben önce sistem olarak bakıyorum. Bugün burada nasıl bir sistemle yol alalımı tartışmamız lazım. Öneriler mutlaka vardır. Ama yine sistemsiz bir şekilde devam edilirse, bu defa hangi yönetici gelirse gelsin başarının olma ihtimali yok. Bir sistem üzerinde tartışmamız lazım.”
“Transfer tahtasının sürdürülebilir olması”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, transfer tahtasıyla ilgili olarak ise, “Tahta açılabilir arkadaşlar. Fakat sürdürebilir olması şart. Yani bu sene açtınız, seneye aynı durumlar ortaya çıkarsa ne yapacaksınız? Alacaklılar var. Onlardan rica mı ederiz, ikna mı ederiz? Eski yöneticilerimiz bağış mı yapar? Destek mi verir? Bilmiyorum. Ama destek vermeliler. Size bir hikaye anlatayım. 16-17 sene önce bir takımın başkanı 90-100 milyon TL para harcamış. Oranın CEO’suna sordum. Ben de çok para harcadınız dedim. Onlar da 160 milyon TL’lik reklam yaptık, bunu 90’a çözdük dedi. ve bunu da hibe ettik dedi. Bursaspor’da bu durumda. Bursaspor’un marka değeri kullanarak reklamlarını yaptılar. Artık onların da bir şeyler yapması gerekiyor. Örnek verdim size 16 sene önce 90 milyon TL’lik hibeden bahsediyorum. İşte Bursaspor da böyle bir marka aslında. Bunu da değerlendirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
“Güzel projelerle stadyumun çehresi değişecek”
Yüzüncü Yıl Atatürk Stadı ile ilgili olarak da konuşan Bozbey, “Kaynak konusunda da sık sık sorular geliyor. Stadyumumuz var. Yanında hemen hastane. Oraları kullanabilme ve gelir elde edebilme imkanları çok. Sadece orasını söylüyorum. Oralar daha farklı değerlendirilebilir. Onun çalışmasını da yapılması lazım. Orasını bir sosyal alana çevirirsek, marka firmaların oraya gelmesini sağlarsak, Bursaspor’un geliri de artar, gece gündüz yaşayan bir yeri de inşa etmiş oluruz. ve her geçen gün Bursaspor daha da gelir sağlar. Araba kiralayan firmalara yerleri vermek oranın kalitesini de düşürür. Güzel projelerle orasının çehresi değişecektir. Dünya kulüpleri bu şekilde kazanç sağlıyor” dedi.
Bursaspor’un eski yöneticilerine kritik çağrı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursaspor’un eski başkan ve yöneticilerine borçlarını sıfırlaması çağrısı yaptı. Bozbey, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Tahtanın açılması da mümkün olacaktır. Ama sadece tahtanın açılması yetmez. Burada daha önce görev yapmış yönetici arkadaşlarımızın fedakarlıklarını hemen kamuoyu ile paylaşması lazım. Sıfırlamaları lazım. Dünü sıfırlamamız lazım. Diyeceğim bu. Bize düşeni biz yapmaya hazırız. Hiç merak etmeyin. Sizlerin de önerileri olacaktır. Biz Bursasporluyuz. Bursaspor’un bu haline en çok üzülenlerden biri de ben değilim. Farklı bir şehirdeyim ilk sorulan soru; ‘Ne olacak bu Bursaspor’un hali?’ oluyor. Bursaspor’u ayağa kaldırdığımızda Bursa’da ayağa kalkacak. Bunan inanın. Sistem tartışmasını açalım ve konuşalım.”
Galip Sakder: “Pazarlığa dahi yanaşmayan futbolcular var”
Bursaspor Divan Kurulu Toplantısı’nda konuşan Divan Kurulu Başkanı Galip Sakder ise, “Başkan Sinan Bür ve yönetime teşekkür ediyorum. Keşke sportif başarı da olsaydı. Biz Bursaspor’un şu anki durumunu açıklamak istiyoruz. Esas gayemiz bu. Bugün önceki toplantılarımızdan farklı olarak Bursa’nın kent yönetimi ve iş insanları da katılım gösterdi. Kendilerine hoş geldin diyorum. Bursaspor’a her konuda sizlerden destek bekliyoruz. 1,5 milyar TL’ye yakın borçla şampiyon apoleti taşıyan Bursaspor’umuz son profesyonel seviyede mücadele edeceğiz. ya yükü omuzlayacağız, ya da daha ağır bir yükle devam edeceğiz. Bursaspor’un eski yöneticileri başta olmak üzere borçlu olduğumuz kişilerde toparlanacak seviyeye kadar fedakarlık bekliyoruz. Seçimlerden sonra bir Bursa modeli ortaya koymalıyız. Bu yeni süreçte Divan Kurulu olarak elimizden gelen desteği vereceğiz. Transfer tahtası için bilinenden daha ağır bir bilanço mevcut. Daha önceki yöneticilerin yaptıkları anlaşmalar sonucu cezai maddeler de borcun üstüne borç olarak yüklenmiştir. 250 bin Euro’luk borçlarımız ödeme olmasına rağmen 300-400 milyon Euro’ya ulaşmış. Pazarlığa dahi yanaşmayan futbolcular var. İçler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Bugünkü kurla 380-400 milyon TL’yi buluyor. Eğer fedakarlık sağlanmazsa tahtanın açılması çok zor. Sadece Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve aday olacak isimler değil, tüm şehrin bu görevi üstlenmesi ve taşın altına elini koyması gerekir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımızdan da bunu talep ettik. Sürdürülebilir bir yönetim bulmayız. Öyle bir yönetim bulmayız ki kentim bütünleşmesi gerekiyor” dedi.
Sinan Bür: “Süper Lig havamız hala var”
Bursaspor Başkanı Sinan Bür de, “Yaklaşık 3,5 ay önce görevi üstlendik. Bursaspor forması taşıyan, Bursaspor formasından keyif alan ve terleten arkadaşlarımla Bursaspor’u yaşatmak istedik. Bugünkü durumundan da kurtarmak istedik. Sondan 2’inci sırada aldık öyle de bıraktık maalesef. Bizi çok üzdü bu durum. Bugün çok farklı bir organizasyon var burada. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız sıkıntıları biliyor. Son zamanlarda pek görüşemedik ama tekrar bir araya geleceğiz. Meşhur tahtayı anlatan görüşlerimiz ve sporcularımızın durumları var. Tesislerimiz var Belki TFF 3. Lig’e düştük ama Süper Lig havamız hala var. Maliyetimiz de var. Gelirimiz yok, giderimiz çok. Buraya TFF Başkanı’nı çağırdık. Şaşırdı. Tesisleri görünce de buraya hak etmediğimizi gördü. İbrahim Yazıcı’dan sonra gelen arkadaşlar Bursaspor’u yüceltmek yerine zarar vermişler. Özellikle bazılarını ben Allah’a emanet ediyorum. Garip arkadaşlar geldi ve Bursaspor’a birçok darbe oldu. Parasını ödemediğimiz birçok arkadaşlar da onun adamları. Nereden bulanacak bu paralar inanın bilmiyorum! Dayanışma gerekli. Bursaspor’u canlandırmamız gerekli. Belediye başkanlarımızın belki katkıları olacak ama eski yöneticiler, başkanlar, sanayiciler taşın altına koyması gerekiyor. Kulüpte görev verilirse ben sportif anlamda yine destek çıkarız. Önemli genç futbolcularımız var. Bunları da hazırlamamız ve takıma entegre etmemiz lazım. Ama bunların yanına da tecrübeli isimler koymamız lazım. TFF 3. Lig’de de büyük paralar harcanıyor. Bizim bunlarla savaşmamız lazım. Geride kalan sene beceremedik bunu. Gençlerimiz hazır değildi. Bunlara çok dikkat etmemiz lazım. Bu toplantı Bursaspor için milat olmalı. Hep beraber taşın altına elimizi koyup, Bursaspor’u canlandırmamız lazım. Kimse Bursaspor’dan kaçmamalı” ifadelerini kullandı.
Erkan Aydın: “Bursaspor’u hep birlikte ayağa kaldıracağız”
Divan Kurulu Toplantısı’na katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da şu açıklamaya yaptı: “Bursa’nın en büyük markası aşağıya doğru gitmesine rağmen Bursaspor’dur. Bursaspor’un ayağa kaldırılması lazım. Bursaspor birçok kişinin yaşama sevincidir. Ama geldiği durum maalesef Bursa’ya yakışmıyor. Ortak projeler geliştirilmeye çalışıyor. Bizler de kafa yoruyoruz. Neler yapılır diye düşünüyoruz. Ancak bir kişi bu sorunları çözemez. Ortak akıl ve projelerle devam etmemiz lazım. Herkes taşın altına elini koymalı. Doğru bir yönetim anlayışı olmalı. Bu ekip doğru oluşursa, herkes kongreye de koşa koşa gelir. 390 milyon TL’lik bir tahta açılması durumu var. Bunun düşmesi de gerekiyor. Ne yapılması gerekiyorsa yapılmalı. Bu sadece para toplanılacak bir şey değil. Yiğit düştüğü yerden kalkar. Yönetimi ziyarete geleceğiz ve konuşacağız. Bursaspor’u hep birlikte ayağa kaldıracağız diye umuyorum ve Divan Kurulu Toplantımız hayırlı olsun diyorum.”
Bu arada Bursaspor’un borcunun da 1 milyar 568 milyon 708 bin TL olarak açıklandı. – BURSA
]]>1071 spor kompleksinde bulunan antrenman sahasında Tokat Belediye Plevnespor maçının hazırlıklarına teknik direktör Ercümend Coşkundere yönetiminde başlayan Muşspor ilk maçta forma giyen futbolcular yenileme antrenmanı yaparken, diğer futbolcular ise düz koşu, açma germe, 5’e 2 top kapma ve çift kale maç yaptı.
“Turu geçen taraf olacağız”
Antrenmanda gazetecilere açıklamalarda bulunan Muşspor Teknik Direktörü Ercümend Coşkundere, 2. tur ilk maçında deplasmanda galip geldiklerini hatırlatarak çok mutlu olduklarını söyledi. Ercümend Coşkundere, “Tokat’ta güzel bir galibiyet aldık. Şimdi inşallah kendi sahamızda gol yemeden maçı tamamlarsak turu geçmiş olacağız. Onun için hazırlıklarımıza devam ediyoruz. İşte gördüğünüz gibi grup çalışmamız var. Yarın tüm takım halinde birlikte çalışacağız. İkinci yarıda inşallah turu geçen bir oyun oynayarak hem taraftarımızı, hem şehrimizi hem başkanımızı sevindiren bir skor alacağız. Turu geçeceğiz. Hedefimiz şampiyonluk, düşüncemiz o. Zaten sezon başı bütün hedef bu yöndeydi” dedi.
“Şehir olarak kenetlenmiş durumdayız”
Muşspor Futbol Şube Sorumlusu Kürşat Duymuş ise, ligi üçüncü bitirdiklerini söyledi. Muşspor’u bir üst lige çıkarmak için çalıştıklarını dile getiren Kürşat Duymuş, şöyle konuştu:
“Ligi 3. bitirdik. Burada oyuncu arkadaşlarımızın iyi performansı, taraflarımızın desteğiyle Bursa Yıldırım Spor’u eledik. Daha sonra Tokat’la 2. Tur ilk maçına çıktık ve galip gelerek avantaj yakaladık. Taraflarımızın desteğiyle inşallah aynı Bursa Yıldırım Spor’u oyuncu kardeşlerimizin özverisi, taraflarımızın desteğiyle eledik. Şehrimizdeki büyüklerimizin de desteğiyle inşallah bu turu da geçip ardından Sebahat’la rakip olmak istiyoruz. Şu anda takımın durumu iyi. Her şey yolunda. Sıkıntımız yok. Başkanımız Nevzat Kaya’nın ciddi anlamda desteği var. Her zaman yanımızda. Hocamız zaten gerektiği çalışmalara göre rakip takımların analizini yapıyor. Oyuncu kardeşlerimize maçla alakalı da ne kadar ciddi olması gerektiğini anlatıyor. Bizim hedefimiz Muşspor’u bir üst lige çıkarmak. Bütün çalışmalarımız o yönde. Şehir olarak kenetlenmiş durumdayız. Daha fazla kenetlenebiliriz. Cuma günü maça herkesi bekliyoruz. Gelsinler takımlarına destek olsunlar. Burada hem stadyumda hem de şehirde güzel bir sinerji oluşturalım. Bu sporu inşallah bir üst lige çıkartalım.”
“İnşallah burada hep beraber sevineceğiz”
Tokat’ta oynanan ilk maçta yaptığı kurtarışlarla galibiyetin mimarlarından olan başarılı kaleci İlker Günay da, ikinci maçın hazırlarına başladıklarını belirterek, “Çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Hocamız gereken taktikleri, gereken konuşmaları bize yapıyor. Play-off ilk maçında biliyorsunuz burada Bursa Yıldırım’ı geçtik. İkinci turun ilk maçında Tokat gibi zorlu deplasmanda 1-0’lık skorla iyi bir sonuç aldığımızı düşünüyorum. Takım halinde iyi hazırlanıyoruz. İyi motiveyiz. İkinci turun, ikinci maçında Tokatspor’u burada ağlayacağız. Allah nasip ederse turu geçip Sebat maçını bekleyeceğiz. Sebat maçından sonra finalde ikinci lige çıkmaya hedefliyoruz. Taraftarımız bizi hiç yalnız bırakmadı. Tokat deplasmanında bizlerle oldular. Yağmur çamur demeden, kış demeden hep geldiler. Cuma günkü maçta bütün taraftarlarımızı stada bekliyoruz. Onlar bizim gücümüz. İnşallah burada hep beraber sevineceğiz.”
“Takım içinde bir şampiyonluk havası var”
Tokat deplasmanında takımının galibiyet golünü atan başarılı orta saha oyuncusu Ahmet Abdullah Çakmak ise, takım olarak iyi bir hava yakaladıklarını söyledi. Çakmak, “Takımın içinde bir şampiyonluk havası var diyebilirim. Ama çok da böyle erken konuşmak olmaz. Dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım. Çok iyi çalışıyoruz, hocamız da çok iyi çalıştırıyor bizi. Takımın içinde de gerçekten harika bir ortam var. Tokat maçında gol atmak bana nasip oldu. Yani öyle güzel bir takımız ki, kimin attığının kimin attırdığının çok bir önemi yok. Yeter ki kazanalım. Gönüllerimiz bir, kalbimiz bir. İnşallah her şey çok güzel olacak. Finali göreceğimizi düşünüyorum, inşallah. Taraftarlarımızdan da her şartta bize destek oldukları için çok teşekkür ediyoruz. Deplasmanda da bizi yalnız bırakmadılar. Bu haftada artık tekrar maça bekliyoruz, bu haftada hissediyorum gol atacağım” diye konuştu. – MUŞ
]]>İstanbul’da en iyi rüzgar alan bölgelerden biri olan Dragos’ta, açıldığı günden bu yana kısa sürede İstanbul’un önemli su sporları merkezleri arasındaki yerini alan Kartal Belediyesi Dragos Su Sporları Merkezi, farklı branşlarda ücretsiz verdiği eğitimlerle hem su sporlarını her yaştan vatandaşa sevdiriyor, hem de sporcu yetiştirme misyonunu büyük bir başarı ile üstleniyor.
3 farklı gruba haftanın 6 günü eğitim veriliyor
Yediden yetmişe tüm vatandaşlara su sporlarını sevdirmek ve çocuk yaştan itibaren sporcu yetiştirmek hedefi ile hayata geçirilen merkezde her ay 160’dan fazla sporcu yetiştiriliyor. Salı – Perşembe, Çarşamba – Cuma ve Cumartesi – Pazar olmak üzere 3 grup halinde haftanın 6 günü verilen eğitimlere her ay toplam 164 sporcu katılıyor. Kürek ve kano sporunu öğrenmek ya da geliştirmek isteyen vatandaşlar, haftada 2 gün birer saat eğitim alıyor. İlk derste teorik bilgilerin yanı sıra, tekne ile ilgili bilgiler ve güvenlik kurallarını öğrenen kursiyerler, vakit kaldığı takdirde denize çıkışı da gerçekleştiriyor.
Kartallılardan su sporlarına yoğun ilgi
Daha sonraki derslerde denizde pratik yaparak uzmanlardan ders alan sporcular için eğitimler, sabah 08.00’de başlıyor. Saat 11.00’e kadar süren ilk sabah eğitimlerinin ardından saat 16.00’ya kadar ara veriliyor. Günün ikinci eğitimi saat 17.00’de başlıyor ve eğitmenler saat 20.00’e kadar sporculara gruplar halinde birer saat eğitim veriyor. Kürek için 12 yaş üstü; kano için ise 16 yaş üstü bireylerin katılabildiği eğitimlerde; uzman sporcu eğitmenler günde 7 saat boyunca her iki alanda kullanılan tüm alet ve teknikleri sporcu adaylarına denizde uygulamalı olarak öğretiyor.
Pazartesi hariç haftanın 6 günü hummalı bir eğitim çalışmasının yürütüldüğü merkezde bu dönemde kürek sporu için 144, kano için ise 20 kişi eğitim alıyor. Mayıs ayı itibariyle başlayan eğitimlerde yoğun ilgi gören merkezdeki faaliyetler, hava şartları izin verdiği sürece Kasım – Aralık tarihlerine kadar devam edecek.
“Su sporlarını Kartallılara sevdirme amacımız fazlasıyla karşılık buldu”
Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, konuya ilişkin açıklamasında, “Yaklaşık 1.500 metrekarelik alanı yeniden düzenleyip tam donanımlı bir su sporları tesisi haline getirerek komşularımızın hizmetine sunduğumuz Dragos Su Sporları Merkezimiz sayesinde Kartal, İstanbul’un su sporları merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bugüne kadar yüzlerce komşumuzun yelken ve kano, binlercesinin de kürek eğitimi aldığı merkezimizde, su sporlarını Kartallılar’a sevdirme amacımız, fazlasıyla karşılık buldu. Bu tarz olumlu geri bildirimler bizi oldukça mutlu ediyor ve daha da heveslendiriyor. Sporda tesisleşme yolunda hizmet üretmeye kararlıyız, bu anlamda çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Trendyol 1. Lig’de şampiyon olarak Süper Lig’e çıkan Göztepe’de Sportif Direktör Ivan Mance, Urla Adnan Süvari Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Mance, iki sene önce geldiklerinde Mehmet Sepil’in oluşturduğu organizasyona belli başlı takviyeler yaptıklarını, ilk sezonlarını geçiş sezonu olarak gördüklerini ifade etti. Sarı-kırmızılı kulüpteki ikinci sezonlarında Süper Lig hedeflerine ulaştıkları için çok mutlu olduklarını ve bu başarının üzerine koyarak devam etmeleri gerektiğini dile getiren Ivan Mance, “Biz de bu şekilde yapacağız. İlk gün söylediğim gibi ben bu kulübün çok parlak bir geleceği olduğuna, gerçekten muhteşem bir kulüp olduğuna inanıyorum. Biz de şimdi hep beraber Göztepe’yi ilk sıraya koyarak aynı şekilde gelişmeye ve sıkı bir çalışmaya devam edersek, Göztepe’yi çok güzel günler beklediğine inanıyorum” diye konuştu.
“Göztepe, taraftarı inanılmaz”
Göztepeli taraftarlardan övgüyle bahseden Mance, “Stadımızda ne zaman gelsek, maçımıza çıksak, biz kendimizi çok özel hissediyoruz. Ben de hem kendi ülkem Hırvatistan’dan hem de Avrupa’dan farklı ülkelerden tanıdıklarımı maçlara çağırıyorum. Onlar da gerçekten inanılmaz bir atmosfer olduğunu her zaman söylüyorlar. İngiltere’den gelen konuklarımız 90 dakika boyunca taraftarlarımızın oluşturduğu bu muhteşem atmosferi filme alıyorlar. Şimdi tabii ki Süper Lig’deyiz, bizim gibi onların da daha iyi olması gerekiyor” dedi.
“Süper Lig’de zengin kulüpler var”
Süper Lig’i yakından takip ettiklerini ve analizler yaptıklarını söyleyen Ivan Mance, “Süper Lig’de mücadele edecek, başarılı olacak güçlü bir takım kurmak istiyoruz ve bunu gerçekleştireceğiz. Nasıl, hangi oyun tarzıyla oynamamız gerektiğini biliyoruz ve araştırmalarımızı buna uygun şekilde yapıyoruz. Hocamız da aynı şekilde bununla ilgili çalışıyor. Zaten takımımızda belli bir temellerimiz oluşmuş durumda. Biz şimdi bunun üzerine ilerleyerek devam edeceğiz. Ama tabii kolay olmayacak, Süper Lig’de çok fazla mücadeleci takımlar, zengin kulüpler var. Fakat biz hiçbirinden çekinmiyoruz. Kesinlikle çok iyi bir şekilde organize olduğumuzu düşünüyoruz ve çalışma anlayışımızla bu organizasyonumuzla çok başarılı olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Transferler yapacağız”
Takımdaki iskeleti bozmak istemediklerini vurgulayan Mance, sözlerini şöyle noktaladı:
“Kesinlikle transferler yapacağız ama bizim önceliğimiz kesinlikle güçlü bir takım oluşturmak. Buraya gelip, gerçekten başarılı olmak isteyen ve burada oyun sistemimize uyacak ve aynı zamanda bu özel kulübü temsil etmek için aç oyuncuları buraya getirmeyi hedefliyoruz. Böyle büyük isimler, starlar vesaire, buraya gelip mücadele etmeyecek ve burada gelip de hak etmeyeceği paraları kazanacak insanların gelip de başarıyı sağlayacağına inanmıyorum. Bence Türkiye ve Göztepe kesinlikle bunu hak etmiyor. Biz adım adım ilerleyeceğiz, belki de yavaş olabilir ama kesinlikle uzun vadeli düşünüyoruz. Uzun vadede başarıya ulaşmak istiyoruz. Belki direkt ilk senede başarılı olacağız. Belki ilk sene bir geçiş süreci gibi olacak. Orada yine Süper Lig’de temellerimizi oluşturacağız ve ardından başarılı olacağız. Ama kesinlikle Göztepe çok başarılı olacak.” – İZMİR
]]>Çeşme Belediye Bandosu eşliğinde, Mehmetçik Parkı’ndan başlayan kortej yürüyüşüne, İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Faaliyetleri Birimi Şube Müdürü Enver Yılmaz, Çeşme Gençlik ve Spor Müdürü Nuri Büyükateş ve sporcular katıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşünün ardından açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. Çeşme Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları ekibinin sunduğu gösterinin ardından açılış konuşmaları gerçekleştirildi.
“Çok güzel oyunlar bizleri bekliyor”
İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, yaptığı konuşmada, “Yarımada Spor Oyunları, bu bölgede ilk ve tek yerel spor oyunlarıdır. Üç aşamalı İzmir Spor Şenlikleri kapsamında, ilk aşama olan 17. Yarımada Spor Oyunları’nda bir araya geldik. Geçen hafta içerisinde kaymakamımız ve belediye başkanımızı ziyaret ettim. Detaylar üzerinde konuşmak istedim. Baktım ki, kaymakamımız ve belediye başkanımız her şeyi, en ince ayrıntısına kadar planlamışlar. Harika bir organizasyon tasarlamışlar. Çok güzel oyunlar bizleri bekliyor. 15 ayrı branşta, 9 ilçeden katılımla, kazasız belasız, harika bir mücadele diliyorum” dedi.
“Kazananın herkesin olduğu harika bir organizasyon olmasını diliyorum”
Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı da bir konuşma yaparak, “Bahardan kalma son günlerde Çeşme’nin yazına ‘merhaba’ derken, sporla dolu, keyifle dolu bir döneme ‘merhaba’ diyoruz. 17’ncisini düzenlediğimiz Yarımada Spor Oyunları’nın gelişerek, diğer ilçelerimizi de kapsayarak İzmir genelinde olması da dileğimizdir. ‘Sağlam kafa, sağlam vücutta olur’ şiarıyla öğrencilerimizin sporla, beden eğitimiyle, kendilerini geliştirmeleri, ülkemizin geleceğine de emin adımlarla yürümeleri amacıyla bu organizasyonda emeği geçen Valiliğimize, belediyemize, Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüğümüze ve en önemlisi öğrencilerimizi yetiştiren ve buraya getiren öğretmenlerimize şükranlarımı sunmak istiyorum. Tüm öğrencilerimizin başarıyla bir mücadele sergiledikleri, kazananın hepsinin olduğu bir organizasyon olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
“Spora ve Çeşme’ye yakışacak bir hafta olmasını temenni ediyorum”
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de yaptığı konuşmada, “17. Yarımada Spor Oyunları’na ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kültürel mirasımızın, özellikle geçmişten gelen geleneklerimize sahip çıkmanın önemini her zaman vurguluyorum. Sadece sanat alanında değil, spor alanında da çok önemli olduğunu vurguluyorum. O nedenle böyle bir spor müsabakasına, tarihten aldığımız güçle bugünlere getirmek ve Vali Yardımcımız Ünal Çakıcı’nın bu konuda verdiği yoğun çaba ile yeniden hayata geçirilmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Çok güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Çocuklarımızla, sporcularımızla, gençlerimizle, spora ve Çeşme’ye yakışacak bir hafta olması temennisiyle, organizasyonda emeği geçen Vali Yardımcımıza, Çeşme Kaymakamımıza, İl Gençlik ve Spor Müdürlüğümüze, İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğümüze ve Çeşme Belediyesi emekçilerine çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar, Selçuk, Narlıdere, Menderes, Güzelbahçe ve Balçova olmak üzere toplam 9 ilçeden sporcuların katıldığı 17. Yarımada Spor Oyunları’nda, Badminton, basketbol, 3×3, bocce, dart, futbol, kros, masa tenisi, mini voleybol, oryantiring, plaj voleybolu, satranç, tekvando (kyorugi), tenis, yelken, yüzme (açık su) branşlarında, yaklaşık 2050 sporcu mücadele ediyor. 17. Yarımada Spor Oyunları, 11 Mayıs Cumartesi günü sona erecek. – İZMİR
]]>Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, 13 yaşında tanıştığı tekvandoda 18 yılı geride bıraktı. Çocukken enerjisini atmak ve okuluna gelen antrenörünün fiziğinin uygun olduğunu keşfetmesinden sonra tekvandoya başlayan milli tekvandocu İlgün, 18 yıl içerisinde ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Avrupa şampiyonluğu, Dünya şampiyonalarında dereceler, Akdeniz Oyunlarında şampiyonluk, 2021 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda bronz madalya ve Bursa’ya ilk olimpiyat madalyasını kazandıran milli tekvandocu İlgün, son katıldığı Sırbistan’da düzenlenen 21. Sırbistan Open Taekwondo Turnuvası’nda gümüş madalya kazandı. Şimdilerde 10-12 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Avrupa Tekvando Şampiyonası’nda 57 kilogramda mücadele etmeye hazırlanan milli tekvandocu İlgün, Avrupa Tekvando Şampiyonasının kendisini denemek için iyi bir turnuva olduğunu ifade ederek, asıl hedefinin 2024 Paris Olimpiyatlarında altın madalya olduğunu belirtti.
“Tekvandoya enerjimi atabilmek, sağlıklı bir birey olabilmek için başlamıştım”
Tekvandoya 18 yıl önce başladığını söyleyen milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, “Tekvandoya okuduğum okula öğrenci seçmelerine gelen antrenörüm sayesinde başladım. Zayıf ve uzun bacaklı olmam dikkatlerini çekti. Okuduğum okulda erkeklerle oynamayı çok seviyordum. Futbol oynuyordum ve çok kavga ediyordum. Tekvandonun ne olduğunu bile bilmiyordum. Beden eğitimi öğretmeniyle beraber başla dediler ve başladım. Başladığımda enerjimi orada atabileceğimi düşündüm. Bu da beni cezbetti ve tekvando sporuna başladım. 18 yıldır bu sporun içindeyim. İlk başladığım zamanlarda bu kadar profesyonel düşünmüyordum. Sadece enerjimi atabilmek, sağlıklı bir birey olabilmek için başlamıştım. 2008 – 2009 yılından sonra hedeflerim büyümeye başladı ve şu an bu konumdayım” dedi.
“Gelecek nesillere örnek olabilmek beni çok mutlu ediyor”
Başarılı olduktan sonra hayatının değiştiğini anlatan milli tekvandocu İlgün, “Başarılı olmaya başladıktan sonra hayatım çok değişmeye başladı. Üniversite açısından benim için çok iyi oldu. Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi mezunuyum, şu an beden eğitimi öğretmeniyim aynı zamanda. Sporun birçok avantajı var. Hem sağlıklı bir birey olmak hem de etrafından çok ilgi görüyorsun. Bursa’da yaşıyorum ve Bursa’nın ilk olimpiyat madalyasını kazandım, aynı zamanda tarihine geçtim. Gittiğim her yerde herkes beni tanıyor. Bu da benim için gurur verici. Gelecek nesillere örnek olabilmek beni çok mutlu ediyor” şeklinde konuştu.
“2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanıp ülkeme geri dönmek istiyorum”
Avrupa Şampiyonasına gideceğini ancak hedefinin olimpiyatlarda altın madalya kazanmak olduğunu ifade eden İlgün, “İkinci kez Avrupa Şampiyonu olmak istiyorum. Benim için Avrupa Şampiyonası bir prova gibi olacak. 2024 Paris Olimpiyat Oyunlarında altın madalya kazanıp ülkeme geri dönmek istiyorum. Sadece başarılı olmak için değil aslında herkes sevdiği işi yapmalı. Sevdiğin işi yaptıktan sonra başarısız olsan da seviyordum yaptım ve değdi diyorsun. Aynı zamanda sağlığınızı, bedeninizi ve ruhunuzu korumak için bile spor yapmalısınız. Buradan herkese tek tavsiyem sevdiği işi yapmaları” diye konuştu. – KONYA
]]>Başkan Çağlar’dan sezon değerlendirmesi
MUĞLA – Çağdaş Bodrumspor Başkanı Dağlarca Çağlar, ilçeye spor salonu yapılması durumunda yeniden Süper Lig’e dönme ve maçları Bodrum’da oynama hayallerinin olduğunu söyledi.
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nden bir alt lige düşen Çağdaş Bodrumspor’un başkanı Dağlarca Çağlar, sezon değerlendirmesi ve yeni sezon hedeflerini anlattığı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Kendilerini tüm maçlarda yalnız bırakmayan Bodrum ve Muğla seyircisi ile basın mensuplarına teşekkür eden Çağlar, bu sene Kadınlar Süper Lig’ine yükselen Bodrum Basketbol’u tebrik etti. Ligde son ana kadar mücadeleye devam ettiklerini söyleyen Dağlarca Çağlar, bu sezon en büyük problemlerinin salon olduğunu belirterek, “Son 2 hafta ligden düştüğümüz kesinleşti ama o haftalara kadar elimizden ne geliyorsa, lige renk katmak için elimizden geleni yaptık. Sempati uyandırdığımızı düşünüyoruz. Sezon boyunca çeşitli problemler yaşadık ama bunların en büyüğü salon problemiydi. Geçen yaz federasyon ile yaptığımız görüşmelerde birinci ağızdan bu maçların belli bir revizyon ve tadilat yapılarak Bitez’de oynanabileceğini şifahen duymuştuk ve bu doğrultuda bir kadro kurduk ama daha sonra buna izin verilmeyeceği söylendi. Ben de gerek Türkiye Basketbol Federasyonu gerek Spor Bakanlığı, gidebileceğim her yere gittim. Açıkçası bu yolda tek başıma mücadele ettim. Elimden geleni yapmaya çalıştım ama maalesef izin alamadık. Muğla’da oynama kararı çıktı. Bir şekilde bu dezavantajlı serüvene başladık. Bu bizim için maddi olarak da ekstra bir yüktü ama işin sportif kısmına etkisi çok daha büyüktü. Sonuçta haftanın 6 günü antrenman yaptığınız bir salonda oynayamıyorsunuz. Bir deplasman gibi bir gün öncesinde Muğla’ya gidiliyor, otelde kalınıyor ve ertesi gün maç oynanıp geri dönülüyor. Bunların hepsi bizim için dezavantajdı” diye konuştu.
Geçen sezon Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi’nden bekledikleri manevi desteği alamadıklarını söyleyen Dağlarca Çağlar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Beklediğim maddi destek değildi. Salon konusu ile ilgili örgütlenip sesimizi duyurmamız lazımdı ama başaramadık, örgütlenemedik. Bu anlamda yanımda bir güç hissetmek isterdim. Sonuçta belediyeler de devlet kurumlarıdır. Ben özel sektörüm, basketbol kulübü başkanıyım. Tabii ki bu devlet kurumlarını yanıma almadan bir şeyleri çözmem çok kolay olmayacak.”
Bodrum’a acilen bir spor salonu yapılması gerektiğini vurgulayan Dağlarca Çağlar, Çağdaş Holding olarak ilçeye bir spor salonu yapmak gibi planlarının olmadığını, bu salonun devlet gücü ile yapılabileceğini dile getirdi. Çağlar, ilçeye spor salonu yapılması durumunda yeniden Süper Lig’e dönme ve maçlarını Bodrum’da oynama hayallerinin olduğunu kaydederek “Bodrum’a salon yapılmadan Süper Lig’e çıkmanın bizim için çok yorucu bir yol olacağını öngörüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Yeni bir altyapı oluşumlarının olmasına rağmen altyapıda yaklaşık 200 sporcularının olduğundan bahseden Çağdaş Bodrumspor Başkanı Dağlarca Çağlar, bu sezon altyapıdan yetişen bazı oyuncuları, profesyonel takımda oynatacaklarını dile getirdi.
Bu sezon maçlarını Bodrum’da oynayacaklarını hatırlatan Dağlarca Çağlar, “Bu sezon oyuncularımızın tamamıyla sözleşmemiz bitiyor ama devam etmek istediğimiz oyuncular olacaktır. Bunun için liglerin tamamlanmasını bekliyoruz. Hocamızla da yollarımızı ayırdık, kendisine de çok teşekkür ediyoruz. Her şeye rağmen emeğini koydu. Yeni bir kadro, yeni bir teknik heyetle devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
]]>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nden bir alt lige düşen Çağdaş Bodrumspor’un başkanı Dağlarca Çağlar, sezon değerlendirmesi ve yeni sezon hedeflerini anlattığı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Kendilerini tüm maçlarda yalnız bırakmayan Bodrum ve Muğla seyircisi ile basın mensuplarına teşekkür eden Çağlar, bu sene Kadınlar Süper Lig’ine yükselen Bodrum Basketbol’u tebrik etti. Ligde son ana kadar mücadeleye devam ettiklerini söyleyen Dağlarca Çağlar, bu sezon en büyük problemlerinin salon olduğunu belirterek, “Son 2 hafta ligden düştüğümüz kesinleşti ama o haftalara kadar elimizden ne geliyorsa, lige renk katmak için elimizden geleni yaptık. Sempati uyandırdığımızı düşünüyoruz. Sezon boyunca çeşitli problemler yaşadık ama bunların en büyüğü salon problemiydi. Geçen yaz federasyon ile yaptığımız görüşmelerde birinci ağızdan bu maçların belli bir revizyon ve tadilat yapılarak Bitez’de oynanabileceğini şifahen duymuştuk ve bu doğrultuda bir kadro kurduk ama daha sonra buna izin verilmeyeceği söylendi. Ben de gerek Türkiye Basketbol Federasyonu gerek Spor Bakanlığı, gidebileceğim her yere gittim. Açıkçası bu yolda tek başıma mücadele ettim. Elimden geleni yapmaya çalıştım ama maalesef izin alamadık. Muğla’da oynama kararı çıktı. Bir şekilde bu dezavantajlı serüvene başladık. Bu bizim için maddi olarak da ekstra bir yüktü ama işin sportif kısmına etkisi çok daha büyüktü. Sonuçta haftanın 6 günü antrenman yaptığınız bir salonda oynayamıyorsunuz. Bir deplasman gibi bir gün öncesinde Muğla’ya gidiliyor, otelde kalınıyor ve ertesi gün maç oynanıp geri dönülüyor. Bunların hepsi bizim için dezavantajdı” diye konuştu.
Geçen sezon Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi’nden bekledikleri manevi desteği alamadıklarını söyleyen Dağlarca Çağlar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Beklediğim maddi destek değildi. Salon konusu ile ilgili örgütlenip sesimizi duyurmamız lazımdı ama başaramadık, örgütlenemedik. Bu anlamda yanımda bir güç hissetmek isterdim. Sonuçta belediyeler de devlet kurumlarıdır. Ben özel sektörüm, basketbol kulübü başkanıyım. Tabii ki bu devlet kurumlarını yanıma almadan bir şeyleri çözmem çok kolay olmayacak.”
Bodrum’a acilen bir spor salonu yapılması gerektiğini vurgulayan Dağlarca Çağlar, Çağdaş Holding olarak ilçeye bir spor salonu yapmak gibi planlarının olmadığını, bu salonun devlet gücü ile yapılabileceğini dile getirdi. Çağlar, ilçeye spor salonu yapılması durumunda yeniden Süper Lig’e dönme ve maçlarını Bodrum’da oynama hayallerinin olduğunu kaydederek “Bodrum’a salon yapılmadan Süper Lig’e çıkmanın bizim için çok yorucu bir yol olacağını öngörüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Yeni bir altyapı oluşumlarının olmasına rağmen altyapıda yaklaşık 200 sporcularının olduğundan bahseden Çağdaş Bodrumspor Başkanı Dağlarca Çağlar, bu sezon altyapıdan yetişen bazı oyuncuları, profesyonel takımda oynatacaklarını dile getirdi.
Bu sezon maçlarını Bodrum’da oynayacaklarını hatırlatan Dağlarca Çağlar, “Bu sezon oyuncularımızın tamamıyla sözleşmemiz bitiyor ama devam etmek istediğimiz oyuncular olacaktır. Bunun için liglerin tamamlanmasını bekliyoruz. Hocamızla da yollarımızı ayırdık, kendisine de çok teşekkür ediyoruz. Her şeye rağmen emeğini koydu. Yeni bir kadro, yeni bir teknik heyetle devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – MUĞLA
]]>Kenya Milli Takım Teknik Direktörü Engin Fırat, D-Smart’ta yayınlanan Haftanın Konuğu programına katıldı. Kenya Milli Takımı’nda göreve başladıktan sonra zor bir süreç geçirdiklerini söyleyen Fırat, “Zor bir süreç geçirdik. FIFA tarafından verilen ceza yüzünden yaklaşık 500 gün ülkede maç oynanamadı. Biz de neredeyse her şeye sıfırdan başladık. Tesis yok, stat zeminleri çok kötü. FIFA standartlarına uygun stat olmadığı için hep deplasmanda oynamak zorunda kalıyoruz. Bir sene içinde aralarında Katar gibi takımların da bulunduğu beş ülkeyi mağlup ettik. Rusya ile son dakika golüyle 2-2 berabere kaldık. Bir uluslararası kupa kazandık. Dünya Kupası elemelerinde istediğimiz sonuçlar elde ederek finallere kalma hedefimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Burundi maçında favoriyiz. Fildişi Sahili’ni de yenerek grubu lider tamamlamak istiyoruz. 2027 Afrika Kupası Kenya’da olacak. O zamana kadar iyi bir takım bırakmak istiyorum” diye konuştu.
“Şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı bir adım önde görüyorum”
Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını da yorumlayan deneyimli çalıştırıcı, “Fenerbahçe ve Galatasaray arayı çok açtılar. Galatasaray’da özellikle son haftalarda Hakim Ziyech ve Kerem Demirbay’ın takıma katkıları sarı-kırmızılıları bir adım öne taşıdı. Fenerbahçe bu konuda eksik kaldı. Kilitlenen maçları açacak oyuncu bulmakta zorlanıyor. Ben bu yüzden Galatasaray’ı bir adım önde görüyorum. Fenerbahçe bu sene çok iyi bir kadro kurdu. Fenerbahçe’nin bu sezon UEFA Konferans Ligi’ni alması gerekirdi. Beni en çok hayal kırıklığına o uğrattı. Galatasaray’ın Sparta Prag, Fenerbahçe’nin Olympiakos gibi takımlara elenmesi başarısızlık. Fenerbahçe turu kendi eliyle verdi. Olympiakos turu geçmeyi hak etmedi. Türkiye’ye bir Avrupa kupası daha gelmesi çok yakındı. Ama olmadı. Avrupa’nın ilk 5 ligindeki takımlara karşı sadece Galatasaray’ın, Manchester United galibiyeti var. Gerçekçi olmak lazım. Galatasaray, Avrupa’da iyi işler yaptı. Ama Galatasaray’ın bir üst seviyeye gelmesi için defansif anlamda gelişim sağlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Engin Fırat, yabancı VAR hakemi ile ilgili de, “Bu konuyu çok anlamsız buluyorum. Ama federasyon bunu istekli yapmıyor, üzerindeki baskı nedeniyle böyle bir uygulamaya gidiyor. Dortmund’un son oynadığı Şampiyonlar Ligi maçında hakemi göremiyoruz. Oyunun temposu çok yüksek. Hakemi tartışacak, konuşacak bir durum yok” dedi.
“EURO 2024’te çok yüksek ihtimalle gruptan çıkarız”
Türkiye’nin EURO 2024’deki şansını değerlendiren Fırat, “Çok yetenekli oyuncularımız var. Ama biraz daha zamana ihtiyaçları var. En büyük sıkıntımız santrfor mevkisinde. İyi bir bitirici oyuncuya sahip olmadığımızı düşünüyorum. Eğer savunmadan pas yaparak çıkacaksak Ozan Kabak’ın oynaması gerektiğini düşünüyorum. Tabii bunlar teknik direktörün tercihi olacaktır. Taraftar desteğimiz de olacak. Ben son iki hazırlık maçında aldığımız yenilgilerin takıma faydası olacağını ve turnuvada daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Çok yüksek ihtimalle gruptan çıkarız. Gruptaki rakiplerimiz tam bize göre” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>
“BEN PROFESYONEL OLAMADIM İNŞALLAH ONLAR OLUR”
Çocuklarına sevdiği sporcuların ve sanatçıların ismini veren Veysi Çevik, 2017’de dünyaya gelen oğluna Beşiktaş’ın eski futbolcusu Ricardo Quaresma’ya olan hayranlığından dolayı Kuaresma Azad ismini verdi. 2020’de dünyaya gelen kızına ise İngiliz şarkıcı Anne Marie’ye hayranlığından dolayı Anne Marie Raperin ismini verdi.
Amatör olarak futsal oynayan ama çocukken elektrik çarpması sonucu göz kaybı yaşayan Çevik, “Ben Quaresma’ya aşık bir insanım, öyle büyüdüm. Sonra yavaş yavaş sporun her türlü dalına aşık oldum. İlk çocuğuma onun adını verdim. Sonra doğan kızımın adını, sanatçıyı çok sevdiğim için Anne Marie Raperin koyduk Voleybolcu Vargas’ı sevmeyen bir insanı tanımam. Başarısından dolayı da ismini yeni doğan kızıma koyduk. Ben profesyonel olamadım, inşallah onlar olur” dedi.

KENDİ İSMİNİ GHEZZAL, EŞİNİN İSMİNİ TALİSCA YAPMAK İSTEDİ
Çevik, 2022’de de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün, “Vatandaşların, genel ahlaka uygun olmayan, gülünç olarak değerlendirilen, yazım ve imla hatası olan ad ve soyadı değişikliği başvuruları, e-Devlet aracılığıyla veya yazılı olarak ilçe nüfus müdürlüklerine yapabilecek” duyurusunun ardından kendi ismini Beşiktaşlı futbolcu Rachid Ghezzal, eşinin de ismini bir dönem Beşiktaş’ta oynayan Anderson Talisca olarak değiştirmek için başvurdu. Ancak başvurusu kabul edilmedi. Veysi Çevik, 22 Nisan’da doğan kızına yine hayranı olduğu Fenerbahçeli milli voleybolcu Melissa Teresa Vargas’ın ismini verdi. Kızının ismi nüfus kayıtlarına Teresa Vargas Nuda olarak geçti.

“İSTEDİM Kİ ÇOCUKLARIM, İSİMLERİ GİBİ PROFESYONEL OLSUN”
Gözündeki engeli nedeniyle profesyonel futbolcu olma hayalinin yarıda kaldığını belirten Çevik, ” Ben de top oynadığım için, mecbur gördüklerimizi seviyoruz. Sonra doğan kızımın adını, sanatçıyı çok sevdiğim için Anne Marie Raperin koyduk. O da başarılı bir sanatçıdır, onu da çok seviyoruz. Daha sonra kendi ismimi Rachid Ghezzal, eşimin adını da Talisca yapmak için başvurdum ama olmadı, kabul edilmedi. Çocukluk hayalimde büyük, profesyonel bir futbolcu olmak vardı. Sporla çok içli dışlıydık. Ondan sonra 14 yaşında elektrik akımına kapıldığım için bir gözümü kaybettim. Zaten şu anda görme engelliler liginde oynuyorum. Çankaya’da sporcuydum, oradan ayrıldım. Yeni takımlarla anlaşacağım. Çocukların ismini neden Kuaresma, Anne Marie gibi sporcu ve sanatçı isimleri koyuyorsun diye soruyorlar. Ben profesyonel, büyük bir sporcu olamadım. İstedim ki bari çocuklarım, isimleri gibi profesyonel olsunlar” diye konuştu.
“BİR ERKEK ÇOCUĞUM DAHA OLURSA ADINI TALİSCA YA DA MUSLERA KOYACAĞIM”
Voleybolcu Melissa Teresa Vargas’ı çok sevdiğini ve hayat mücadelesini takdir ettiğini belirten Çevik, “Sporda sadece futbol değil, bugün voleybolda Melissa Vargas’ı sevmeyen bir insanı tanımam. Herkes onu sever, başarılıdır, onun verdiği hayat mücadelesi, sakatlıklardan sonraki başarısı. Onun gibi bir sporcu zor bulunur. O yüzden onu çok seviyorum. Adını, başarısından dolayı da yeni doğan kızıma verdim. Çocuklarıma Kuaresma, Anne Marie diye seslendiklerinde çok hoşuma gidiyor. Sokakta çocuklarımı çağırırken Kuaresma, Anne Marie diye sesleniyorlar. Mahalledeki çocuklar da seviyor bu isimleri. Kızımın, Vargas gibi başarılı bir voleybolcu olmasını çok isterim. Kuaresma’dan sonra bir oğlum olursa, tabii önceliğim Talisca ama Muslera koymayı çok isterim. 11 çocuk yapmayı düşünüyorum. Ben çocuk çok seviyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Olay, 3 Mayıs’ta saat 16.00 sıralarında Cendere Yaşam Vadisi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 40 yaşındaki triatlon sporcusu Mehmet Ayan, yürüyüş yapmak için evine yakın olan parka gitti. O esnada bir grup köpeği gören Ayan, yavaşladı. Sonrasında köpeklerden bir tanesi Ayan’ın üzerine koşarak bacağından ısırdı. 2 hafta sonra yurt dışında yarışmaya katılacağı öğrenilen sporcu Ayan, olayın hemen ardından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitti. Ayan’a kuduz aşısı yapıldı.
Köpeğini gezdirmeye çıkaran kadın, bacağından ısırılan sporcuya tepki gösterdi
Köpeğin saldırmasının ardından yaralanan Ayan, başıboş köpeklerin videosunu çekti. O sırada parka köpeğini gezdirmeye gelen bir kadın ise, “Ben her gün buraya mama getiriyorum. Toplatılsa ne olacak? Bunların başına ne gelecek” diyerek sporcuya tepki gösterdi. Sporcu ise mağdur olduğunu ve şikayetçi olacağını belirtti.
“Sokak köpeği korkusundan çocuğumuzu parka çıkaramıyoruz”
Sokak köpeği tarafından bacağından ısırılan sporcu Mehmet Ayan, “Koşuya çıkmıştım. Triatlon sporcusuyum. Zaten düzenli olarak koşuya çıkıyorum. 5-6 köpek vardı. Bir hanımefendi onları besliyordu. Başka bir köpek geldiği anda bunlar hareketlendi. Onların hareketlendiğini gördüğümde durdum. Bir köpek arkamdan geldi. Durduğum esnada fark etmedim. Isırıldığım an fark ettim. Tabii o anın şokuyla acı falan hissetmedim. Kanama başladığında direkt hastaneye kuduz aşısı olmak için gittim. Çok güzel tesisler yapılıyor, çoluğumuz çocuğumuz ile geziyoruz. Çok güzel parklar da var ama sokak köpeği korkusundan çıkamıyoruz, çocuğumuzu da çıkaramıyoruz. Yetkililerden bu konuya ivedilikle önlem almalarını istiyoruz. Ben genelde o bölgede koşuyorum. Köpek olan bölgede genelde duruyordum, yolun karşısına geçiyordum. Bu sefer sol tarafımdan arkamdan geldiği için fark edemedim. 5-6 köpek vardı yoldan gelen yabancı köpeği de sayarsak yaklaşık 7 köpek vardı. Diğer köpeği görünce hareketlendiler. Sürekli oraya mama bırakma durumu olduğu için oradan ayrılmıyorlar. Ben görüntü çekmeye başladığımda bir hanımefendi yanıma geldi ve ‘Neden çekiyorsun’ dedi. Ben de, ‘Yetkililere şikayet edeceğim biz burada yaşıyoruz, çoluğumuz çocuğumuz geçiyor buradan’ dediğimde bana, ‘Ben her gün buraya kova kova mama getiriyorum. Bunlar can toplatılırlarsa bunların başına neler gelecek’ dedi. ‘Hanımefendi ben ısırıldım şu an’ dedim. Bundan 15 gün sonra da yarışım var yurtdışında. Başıma daha büyük bir şey de gelebilirdi. Bir taneyle kalmayıp hepsi üstüme saldırabilirdi. Bizden daha mı kıymetliler” diye konuştu.
“Yürüyüş yaparken 4 köpek bize doğru gelmeye başladı geri döndük”
Parkta yürüyüş yaptığı esnada köpeklerin saldırısına uğrayan ancak kendini korumayı başardığını söyleyen Ertuğrul Ünver ise, “Burada başıboş köpekler var. Çok çok zararlı değiller ama benim başıma da bir saldırı geldi köpekler beni ısırmaya teşebbüs etti. Fakat ben hayvanlardan korkmadığım için ona karşı bir tepki verdim, bağırdım ardından uzaklaştı. Özellikle Kağıthane’ye doğru yürüdüğümüz yolda köpekler var. Hatta biraz önce yürüyüş yaparken 4 köpek bize doğru gelmeye başladı geri döndük. Korkan bir insan ya da çocuklar için tehlikeli bir durum. Korktuğunuz zaman kaçıyorsunuz, korktuğunuzu anladıkları zaman saldırıya geçiyorlar. Bu durum için iyi bir önlem alınması lazım. Çocuklar korkuyor, kaçıyor ve kaçarken araçların altına giriyorlar. Duyuyoruz haberlerde de. Genelde burada hep yürüyüş yapıyoruz ve bu sıkıntı hep var” dedi. – İSTANBUL
]]>Trendyol Süper Lig’in 35. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de deplasmanda Konyaspor ile oynayacak. Mücadele öncesi sarı-lacivertliler, 34 maçta 28 galibiyet, 5 beraberlik ve 1 mağlubiyetle topladığı 89 puanla ikinci sırada bulunuyor. Yeşil-beyazlılar ise 34 maçta 8 galibiyet, 12 beraberlik ve 14 mağlubiyetle 36 puanla 16. sırada yer alıyor. Ligde geçtiğimiz hafta Beşiktaş’ı mağlup eden Kanarya, rakibini yenerek şampiyonluk yarışında hata yapmak istemiyor.
46. randevu
Konyaspor ile Fenerbahçe, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 45 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-lacivertliler 34 defa sahadan galip ayrılırken, yeşil-beyazlılar ise 8 kez kazandı. 3 karşılaşma ise berabere sona erdi. Rekabette Fenerbahçe, rakip filelere 119 gol atarken, Konyaspor 49 golle karşılık verdi.
Sezonun ilk yarısında Kadıköy’de oynanan mücadeleyi ev sahibi 7-1’lik skorla kazandı ve rekabetteki en gollü maç olarak kayıtlara geçti.
23 maçlık yenilmezlik serisi
Fenerbahçe ligde oynadığı son 23 maçı kaybetmedi. Sarı-lacivertliler bu süreçte Fatih Karagümrük ve Beşiktaş’ı 2’şer kez, Sivasspor, Kayserispor, İstanbulspor, Konyaspor, Gaziantep FK, Başakşehir, Ankaragücü, Antalyaspor, Rizespor, Kasımpaşa, Hatayspor, Pendikspor, Trabzonspor ve Adana Demirspor’u mağlup etti. Ligin ilk yarısında oynanan Adana Demirspor, Galatasaray ile ligin ikinci yarısındaki Samsunspor, Alanyaspor ve Sivasspor maçlarından da sahadan berabere ayrıldı.
Sarı-lacivertliler deplasmanda kaybetmedi
Fenerbahçe, bu sezon deplasmanda 17 maça çıktı. Takımının başında lig tarihinin en iyi dış saha performanslarından birine imza atan İsmail Kartal, 15 galibiyet, 2 beraberlik elde ederken mağlubiyet yaşamadı. Sarı-lacivertliler 2020-2021 sezonunda elde ettiği ‘dış sahada en fazla puan toplama rekorunu’ da (47) egale etti. Deplasmanda son olarak Sivasspor ile karşılaşan Fenerbahçe sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı. Kanarya, dış sahada oynadığı 10 lig maçında ise kalesini gole kapattı.
Rekabetteki farklı skorlar
Fenerbahçe, Konyaspor ile rekabetteki en farklı skoru bu sezon 7-1’lik sonuçla elde etti. Sarı-lacivertliler rakibini üçer kez 5-1, ikişer kez 5-2, birer kez de 5-0 mağlup etti. Yeşil-beyazlılar ise en farklı galibiyetini 27 Mayıs 2005’te 4-2’lik skorla aldı.
7 futbolcu kart sınırında
Fenerbahçe’de Konyaspor karşılaşması öncesi 7 futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Michy Batshuayi, Dusan Tadic, Cengiz Ünder, Rodrigo Becao, Mert Müldür, Edin Dzeko ve Ferdi Kadıoğlu sarı kart ceza sınırında bulunan isimler. Bu futbolcular müsabakada sarı kart görmeleri halinde bir sonraki hafta oynanacak Kayserispor karşısında takımını yalnız bırakacak.
Ligin en golcü takımı
Süper Lig’de 34 hafta itibarıyla 89 puan toplayan Fenerbahçe, bu süreçte 32 maçta gol atmayı başardı. Takımın hücum yönü istatistiklere de yansırken, sarı-lacivertliler rakip filelere 89 gol gönderdi. Kanarya, ligde en golcü takım konumunda bulunuyor. Sarı-lacivertlilerin Bosna Hersekli forveti Edin Dzeko, kaydettiği 20 golle krallık yarışında 21 gollü Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi’nin ardından ikinci sırada yer alıyor. 38 yaşındaki forvet, Konyaspor’a karşı ilk maçında hat-trick yapma başarısı gösterdi.
Bahattin Şimşek düdük çalacak
Konyaspor ile Fenerbahçe arasında oynanacak müsabakayı hakem Bahattin Şimşek yönetecek. Şimşek’in yardımcılıklarını Süleyman Özay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın 4. hakemi ise Burak Şeker olacak. – İSTANBUL
]]>10-12 Mayıs’ta Sırbistan’da yapılacak olan Büyükler Avrupa Tekvando Şampiyonası’na Konya’da hazırlanan Tekvando Milli takımı hazırlıklarını tamamladı. 3 haftadır kampta olan takım, teknik direktör Ali Şahin gözetiminde antrenmanlarına devam etti. 8 milli sporcunun hazırlandığı Avrupa Şampiyonası’nın, olimpiyatlar öncesi güzel bir sınav olacağını ifade eden Ali Şahin, her türlü madalyaya talip olduklarını belirtti. Türkiye olarak tekvandoda altın yılları yaşadıklarını ifade eden Şahin, daha iyi yerlere gelebilmek için çok çalıştıklarının altını çizdi.
“Hazırlıklarımız güzel bir şekilde devam etti”
Konya’da gerçekleştikleri kamp sürecini değerlendiren Tekvando Milli Takımı Teknik Direktörü Ali Şahin, “Konya’daki kampımızda şuanda 8 milli sporcumuz var. Burada Avrupa Şampiyonası için hazırlanıyoruz. Olimpiyatlara kota alan 5 sporcumuz da burada. Onlar da Avrupa Şampiyonası’na katılacak. 2 erkek sporcumuz İzmir’de, 3 kadın sporcumuz da burada hazırlanıyor. Yıl boyunca güzel hazırlık maçları geçirdik. Geçen yıl Azerbaycan’da kadın takımımız dünya şampiyonu oldu. Erkek takımımız ise dünya 3’ncüsü oldu. Güzel bir başarı periyodu ile hep birlikte olimpiyatlara doğru adım adım gidiyoruz. Avrupa Şampiyonası olimpiyatlardan önce hem deneme hem de güzel bir müsabaka. Hazırlıklarımız Konya’da güzel bir şekilde devam etti. Kamplarımızı tümüyle genel olarak değerlendirirsek iyi geçti. İnşallah bu tamlamayı Avrupa Şampiyonası’nda çoğu altın madalya olarak zirveye çıkmayı düşünüyoruz” dedi.
“Altın, gümüş ve tüm madalyaları almak istiyoruz”
Türkiye’nin tekvandoda sürekli başarılarının olduğunu kaydeden Ali Şahin, “Türkiye devamlı hem dünyada hem de Avrupa’da ilk üçte oldu. Bunun 3’te 2’sini birincilikle geçirdik. 2023 Dünya Tekvando Şampiyonası’nda şampiyonluğa ulaştık. 2022 yılında da tüm kategorilerde dünya 1’ncisi olduk. Bunlar olimpiyatlar için önemli verilerdi. Bize moral verdi ama tabii ki sporda her zaman değişkenlik olabilir. Onun için çok dikkatli hazırlanıyoruz. Zirvedeki sporcularımızı özel taktik ve teknik olarak hazırlıyoruz. Performansımızı yükseltmeye çalışıyoruz. Tekvando, tüm olimpiyatlarda mutlaka madalya almıştır, kota olarak en iyi şekilde katılmıştır. 2024’te de bu yarışmalardan geçerek güzel bir başarı elde etmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Takım olarak turnuvalardaki hedeflerini ifade eden Ali Şahin, “Olimpiyatlarda, şampiyonalarda çok güzel madalyalar aldık. Hedefimiz de bu madalyaları orada tekrarlamak. Altın, gümüş ve tüm madalyaları almak istiyoruz” diye konuştu.
“Antrenmanlarımız çok güzel geçti”
Tekvandoya 2011 yılında başladığını anlatan milli tekvandocu Zeynep Taşkın (20) ise, “Yıldızlarda Avrupa şampiyonluğum, ümitlerde Avrupa 3’ncülüğüm, Balkanlarda şampiyonluğum var. Spora aslında jimnastik ile başladım. Jimnastikte kolum kırıldı. Daha sonrasında tekvando ile devam ettim. Avrupa Şampiyonası’na 2-3 haftadan beri Ali hocamız ile birlikte hazırlanıyoruz. Kadromuz çok güçlü olduğu için antrenmanlarımız da çok güzel geçti” ifadelerini kullandı. – KONYA
]]>HAKKARİ – Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TFF Kadınlar 2. Ligi’nde şampiyon olan Yüksekova Belediyespor’un kadın futbolcularını makamında ağırladı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kadınlar 2. Ligi’nde şampiyon olarak büyük bir başarı elde eden Yüksekova Belediyespor Kadın Futbol Takımı ile Milli Savunma Bakanlığında bir araya geldi. Şampiyonları alkışlayarak salona giren Bakan Yaşar Güler, şampiyonluk anlarına dair görüntüleri genç sporcularla birlikte izledi.
Takımın Kaptanı Kübra Şen ise desteklerinden dolayı Bakan Yaşar Güler’e teşekkür ederek, “Kupamız burada ve bu kupanın arkasındaki en büyük ve en güzel karakterlerden birisi sizsiniz. Bu emeğin en güzel paydaşlarından biri de sizsiniz. Şu zamana kadar yapmış olduğunuz maddi manevi bütün desteklerden dolayı bütün takım olarak size minnettarız. Hep birlikte bu başarıyı sırtlayıp daha güzel yerlere adım atacağız” dedi.
“Başarınız sevindirici bir durum”
Bakan Yaşar Güler ise, “Sizleri, Milli Savunma Bakanlığında ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Lig maçlarında, birbirinden güzel goller atarak farklı galibiyetler almanızı, yakından, büyük bir heyecanla takip ettim. Önce; aldığınız galibiyetlerle ligi lider tamamlayarak; ardından da zorlu play-off maçlarının sonucunda şampiyonluğa ulaşarak çok büyük bir başarıya imza attınız. Gösterdiğiniz üstün performansla hepimizin gururu oldunuz. Sizleri yürekten kutluyorum. Bu başarı; sadece sizlerin değil, tüm Hakkarililerin ve spora ilgi duyan tüm kadınlarımızındır. Zira Yüksekova Belediyespor Kadın Futbol Takımı olarak sizler, sadece spor alanında değil, toplumsal hayatta da önemli bir rol üstleniyor ve Hakkari’mizin değişen ve gelişen yüzünü temsil ediyorsunuz. Başarılarınızla kızlarımızın ve kadınlarımızın spora katılımını teşvik ediyor, onlara ilham kaynağı oluyorsunuz. Nitekim bölgemiz terörden temizlendikçe, sizler gibi gençlerimiz; sahip oldukları yüksek potansiyeli en iyi şekilde ortaya koyma imkanına kavuştu. Hemen her alanda elde ettiğiniz başarılarla hepimizin medarıiftiharısınız ve geleceğe dair umutlarımızı artırıyorsunuz. Başarı, kolay elde edilen bir olgu değildir. Sizler, uzun saatler süren yoğun antrenmanlar, fedakarlık, istikrarlı çalışma ve takım ruhunun sahaya yansımasıyla bu sonuca ulaştınız. Elbette ki bu başarının arkasında kulüp yöneticilerinin, teknik ekibin ve kıymetli ailelerinizin de önemli bir payı var. Bu vesileyle, takımınızın başarısı için büyük emek sarf eden kıymetli başkanımıza, antrenörlerinize ve değerli ailelerinize özellikle teşekkür ediyorum. Unutmayın ki başarı; bir yolculuktur, bir varış noktası değil. Bu anlayışla sizlerden yeni başarılar, yeni şampiyonluklar bekliyoruz. 1. Lig ve ardından Süper Lig’de de bu başarıyı tekrarlayacağınıza ve daha büyük başarılara ulaşacağınıza yürekten inanıyorum. Sizlere güvenimiz tamdır. Hakkarigücü Kadın Futbol Takımımızdan sonra sizlerin de Süper Lig’e yükselmesi ile güzel Hakkari’miz, sporda ve özellikle kadın futbolunda Türkiye’nin marka şehirlerinden biri haline gelecektir. Bu düşüncelerle bundan sonraki hayatınızda ve sportif faaliyetlerinizde başarılarınızın artarak devamını diliyorum. Sizleri bir kez daha yürekten kutluyor, şahsınızda Hakkarili ve Yüksekovalı kardeşlerime selamlarımı gönderiyorum. Her birinize sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum” ifadelerini kullandı.
]]>2021’den bu yana düzenlenen 4. Uluslararası Haliç Kürek Yarışları – Golden Horn Rowing Cup’ta ilk gün eleme yarışlarıyla tamamlandı. Avrupa’nın en büyük su sporları merkezi olan İBB Haliç Su Sporları Merkezi’nde gerçekleşen yarışların sonucunda finalistler belli oldu.
4. Uluslararası Haliç Kürek Yarışları’nın ilk gününde Open 27+ Mix, Open 27+ Erkekler ve Open 27+ Kadınlar kategorilerinde elemeler tamamlandı. Haliç Su Sporları Merkezi önünden başlatılan yarışlarda ekipler uluslararası standartlarda hazırlanmış 4 bin metrelik deniz küreği parkurunda final bileti alabilmek için yarıştı.
Kazanan 1 saniyeden az farkla belli oldu
Türkiye Kürek Federasyonu hakemlerinin gözetimindeki yarışların ilki Open 27+ Mix kategorisinde yapıldı. Yarışı Galata Kürek C ekibi 18: 20.35 derecesiyle birinci, Haliç Kürek Spor Kulübü C ekibi 18: 27.50 ile ikinci, Galata Kürek B ekibi de 18: 52.10 ile üçüncü tamamladı ve finale kalmaya hak kazandı. Open 27+ Erkekler kategorisindeki ilk eleme yarışı büyük bir çekişmeye sahne oldu. Birinciliği Turkcell Kürek Takımı 17: 28.66 ile elde ederken, Pera Kürek bir saniyeden az bir farkla geride kaldı ve 17: 29.52 ile ikinci oldu. Haliç Kürek Spor Kulübü D ekibi 17: 40.79 ile finale kalmaya hak kazanan üçüncü ekip oldu.
Haliç Kürek ve Galata Kürek damga vurdu
Open 27+ Erkekler kategorisinin son eleme yarışında Moda Kürek C ekibi 16: 07.66’lık derecesiyle eleme gününün en iyi derecesini tutturdu ve birinci oldu. Galata Kürek C (17: 44.88) ve Sakarya Kürek ve Kano Spor Kulübü (17: 57.12) bu kategoride final biletini alan son iki ekip olmayı başardı. 4. Uluslararası Haliç Kürek Yarışları’nın ilk günündeki son yarışlar Open 27+ Kadınlar kategorisinde yapıldı. Eleme turunun ilk yarışının ardından Suadiye Kürek (20: 21.18), Moda Kürek A (20: 29.69) ve İdealtepe Su Sporları Spor Kulübü (20: 55.88) ekipleri ilk üçe girdi ve finale kaldı. Open 27+ Kadınlar’da ikinci yarışta ise Moda Kürek B ekibi 18: 25.08’lik derecesiyle birinci, Haliç Kürek Spor Kulübü E 18: 51.09 ile ikinci ve Galata Kürek B 19: 51.50 ile üçüncü oldu ve günün son final biletlerini aralarında paylaştı.
Yedi kategoride kazananlar belli oluyor
Finalistlerin belirlendiği ilk günün ardından, ekipler yarın 4. Uluslararası Haliç Kürek Yarışları’nda kupaya uzanabilmek için İBB Haliç Su Sporları Merkezi’nde toplanacak. Saat 10.00’da başlayacak yarışlarda Open 27+ Mix, U19 Erkekler, U19 Kadınlar, Open 27+ Erkekler, Open 27+ Kadınlar, U19 Mix ve Şirketler Mix kategorilerinde şampiyonlar belirlenecek.
Fenerbahçe – Galatasaray rekabeti
4. Uluslararası Haliç Kürek Yarışları, Fenerbahçe-Galatasaray rekabetine de sahne olacak. İki ezeli rakip, yarın hem erkekler hem de kadınlar U19 ve U19 Mix kategorilerinde yarışacak.
Kazanan ekibe 30 bin Lira
Yarın final yarışlarına sahne olacak 4. Uluslararası Haliç Kürek Yarışları’ndaki ödüller de belli oldu. Şirketler ve U19 Mix dışındaki tüm kategorilerde ve sadece Türkiye Kürek Federasyonu’na bağlı kulüpler için geçerli olmak üzere, birinci olan ekibe 30 bin TL, ikinciye 20 bin TL ve üçüncüye de 15 bin TL verilecek.
Ayrıca bu kategorilerde kadınlar ve erkeklerde ayrı ayrı genel klasmanda en fazla puanı alan kulüplere de ödül verilecek. Buna göre birinci kulübe 30 bin TL, ikinciye 20 bin TL ve üçüncüye de 15 bin TL ödül verilecek. – İSTANBUL
]]>Bu yıl ikincisi gerçekleşen Salomon Çeşme Yarı Maratonu, Çeşme Kaymakamlığı desteğiyle Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde 21 ülkeden bin 745 sporcunun katılımıyla yapıldı. Maratonda 21K’lık parkurda erkeklerde birinci 1: 09.33.07 derece elde eden Üzeyir Söylemez olurken, kadınlarda 1: 29.29.07 derecesiyle İpek Öztosun liderlik kürsüsünde yer aldı. 10 K’lık parkurda ise erkeklerde 0: 34.31.81 derecesiyle Bedri Şimşek birinciliği alırken, kadınlarda 0: 40.17.43 derece elde eden Özlem Işık ilk sıraya adını yazdırdı.
‘Denizin Sesi, Adımların Ritmi: Çeşme’de Koş!’ sloganıyla Argeus Travel & Events tarafından organize edilen ve Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, İzmir Valiliği, Çeşme Kaymakamlığı, Çeşme Belediyesi’nin katkılarıyla yapılan Çeşme Yarı Maratonu’nda, 21 K’lık yarışta 380’i erkek, 93’ü kadın olmak üzere 473 sporcu yer aldı. 10 K’lık yarışa ise 749’u erkek, 523’ü kadın olmak üzere bin 272 sporcu katılım sağladı.
Her iki yarışın da startlarını Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin, Çeşme İlçe Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, Çeşme Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Nuri Büyükateş verdi.
21K’da dereceye girenler
Çeşme Yarı Maratonu’nun 21K’lık parkurunda dereceye giren isimler belli oldu. Erkeklerde 1: 09.33 derece elde eden Üzeyir Söylemez, birinci sıraya adını yazdırdı. İkinci 1: 13.27’lik derecesiyle Kamil İnak olurken, üçüncülüğü ise 1: 16.31 derecesiyle Ahmet Bayram aldı.
Kadınlarda da 1: 29.29 ile İpek Öztosun birinciliği kazandı. 1: 31.20 derece elde eden Beyza Güzel ikinci, 1: 33.02’yle Fatma Taş da üçüncü oldu.
10K’da dereceler
Yarışın bir diğer parkuru olan 10K’da ise erkeklerde birinciliğe 34.31 derecesiyle Bedri Şimşek adını yazdırdı. İkinci 35.24 derece elde eden Kaan Miyazaki Öztürk olurken, üçüncülük kürsüsüne 35.57 derecesiyle Osman Erkam Şafak yerleşti.
Kadınlarda; 40.17’yle Özlem Işık birinci, 40.56 derecesiyle Elif Güldiken ikinci, 41.56 alan Aysel Yalaç Dolay da üçüncü basamakta kendine yer buldu.
Sürpriz evlilik teklifi
Çeşme Yarı Maratonu 10K parkurunda Alaçatı’dan verilen start sonrasında Çeşme Merkez’de sporcular finiş gördü. Yarış sonunda ise sürpriz evlilik teklifi gerçekleşti. Emre Sobacı, kız arkadaşı Özlem Dağcı’ya finişi geçtikten sonra evlilik teklifinde bulundu. Özlem Dağcı, duygulu anlar yaşarken, teklifi de kabul etti. Sporu seven iki kişi olarak organizasyonda yer aldıklarını dile getiren çift, çok heyecanlı anlar yaşadıklarını belirtti. Diğer yarışçılar da çiftin mutluluğuna alkışlarla ortak oldu.
Ödüller verildi
Bu sene ikincisi düzenlenen yapılan maratonun ödülleri de sahiplerini buldu. Dereceye giren sporculara ödüllerini; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin, Çeşme İlçe Emniyet Müdürü Murat Dokumacı, Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu ile Türkiye Markalar Direktörü Orçun Kutluad, Çeşme Gençlik ve Spor Müdürü Nuri Büyükateş, Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney takdim etti.
Kaymakam Maraşlı: “Çeşme’nin her zaman turizm ve sporla anılmasını arzu ediyoruz”
Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen maratona ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, “Çeşme’nin her zaman turizm ve sporla anılmasını arzu ettiğimiz için bu etkinlikleri destekliyoruz. Geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na start verdik. Bu hafta da Çeşme Yarı Maratonu koşuldu. Kazasız belasın yarış bitti. Bu tarz etkinliklerin bölgemizde artmasını ve dünya çapınca duyulmasını arzu ediyoruz” dedi.
Başkan Denizli: “Çeşme spor dostu bir yer”
Bin 700’ün üzerinde sporcunun katıldığı yarı maratonun çok başarılı geçtiğini aktaran Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de, “Kazasız belasız bol eğlence ile sağlıklı yaşamla geçti. Çeşme spor dostu bir yer. Daha da iyi olması için her sene üzerine katarak çalışmaya devam edeceğiz. Organizasyonda emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bu tip organizasyonlar için canla başla çalışıyorlar. Bu da bölge turizmimize katkı sağlıyor” diye konuştu
Aydın Ayhan Güney: “Orta vadede hızla büyüyecek organizasyon”
Aydın Ayhan Güney ise bu organizasyonun zamanla daha da büyüyeceğini belirterek, “Öncelikle her şey yolunda gittiği için çok mutluyuz. Biz organizatörler için en büyük stres kaynağı kaza belanın olması ki yarışımızda bir sıkıntı olmadı. Bin 745 kişi ile gerçekten güzel bir gün geçti. Sporcular da gördüğümüz kadarıyla çok memnun. Hem spor yapıyorlar hem de eğleniyorlar. Yerel desteklerimiz de örnek gösterilecek düzeyde. Orta vadede hızla büyüyecek organizasyon olarak görüyorum, Çeşme’nin de güzelliği ile birlikte” şeklinde konuştu.
Atilla Kuduoğlu: “Önümüzdeki yıl maratona çevirmeyi planlıyoruz”
Çeşme Yarı Maratonu’nu önümüzdeki sene maratona çevirme planları olduğundan bahseden Atilla Kuduoğlu, “Bu yıl ikincisini gerçekleştirdik. Geçen yıl yaklaşık bin kişi katılmıştı bu sene sayıyı bin 745’e çıkardık. Ülkemizin nadide tatil beldelerinden Çeşme’de bu organizasyonu yapmaktan dolayı çok mutluyuz. Yarışı geliştiriyoruz. Yerel yönetimin ve devlet erkanının da atkıları oldu çok teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki yıl maratona da çevirmeyi planlıyoruz. Pistleri ölçüp ayarlayabilirsek önümüzdeki sene aynı dönemde yapacağız. Güzel bir organizasyonu tamamladık. Herkes de mutlu biz de mutluyuz” ifadelerini kullandı.
İpek Öztosun: “Çok keyifli bir parkur”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nden 1: 29.29.07 derecesiyle İpek Öztosun, kadınlar 21K’da birinciliği elde etti. Öztosun, “Çok keyifli bir parkur. Ben de İzmir’de yaşıyorum o yüzden buraya antrenman için de sık sık geliyorum. Güzel bir atmosferde, güzel bir havada koştuk. Geçen sene de aynı şekilde 21K koşmuştum. Genel klasmanda ikinci olmuştum, bu sene birinciliğe yükseldim ayrıca mutlu etti beni” açıklamasını yaptı. – İZMİR
]]>Trendyol Süper Lig’in 35. haftasında Galatasaray yarın saat 19.00’da sahasında Sivasspor ile karşılaşacak. Ligde sarı-kırmızılılar 30 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle aldığı 93 puanla liderlik koltuğunda bulunuyor. Kırmızı-beyazlılar ise 12 galibiyet, 12 beraberlik ve 10 mağlubiyet sonucunda topladığı 48 puanla 9. sırada yer alıyor.
36. randevu
Galatasaray ile Sivasspor, yarın oynayacakları maçla birlikte ligde 36. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında geride kalan 35 müsabakada sarı-kırmızılılar, 21 kez sahadan 3 puanla ayrılırken, kırmızı-beyazlılar da 7 defa rakibini mağlup etti. 7 mücadele ise berabere sona erdi. Galatasaray’ın 73 golüne, Sivasspor 45 golle karşılık verdi.
İki takım arasında ligin ilk yarısında Sivas’ta oynanan müsabaka 1-1 berabere sona erdi.
Son 22 lig maçını kaybetmedi
Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Galatasaray, oynadığı son 22 maçta yenilmedi. Son olarak ligin ilk yarısında Hatayspor’a kaybeden sarı-kırmızılılar daha sonraki mücadelelerde 20 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Cimbom öte yandan son 15 lig karşılaşmasını da kazandı.
Evinde yenilmiyor
Süper Lig’de sahasında son olarak geçtiğimiz sezonun 2. haftasında Giresunspor’a 1-0’lık skorla yenilen Galatasaray, bu maçın ardından ligde evinde kaybetmedi. Sarı-kırmızılılar, bu süreçte oynadığı 34 lig maçında 32 galibiyet, 2 beraberlik aldı.
Cimbom, bu sezon ligde RAMS Park’ta oynadığı 17 karşılaşmada da 3 puan aldı ve bu alanda sahasında puan kaybetmeyen tek takım olarak yer alıyor.
Ligin en az gol yiyen takımı
Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon savunma performansıyla da dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılılar oynadığı 34 maçta kalesinde 21 gol gördü. Aslan bu performansıyla da ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Cimbom ayrıca bu müsabakaların 18’inde de kalesini gole kapadı.
Mauro Icardi krallık yarışında zirvede
Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, Süper Lig’de son 6 haftada rakip fileleri 7 kez havalandırdı. Bu sezon ligde 30 maçta oynayan Icardi, 21 gol kaydetti ve krallık yarışında 21 golle zirvede yer alıyor.
7 futbolcu sarı kart sınırında
Galatasaray’da, Sivasspor karşılaşması öncesinde 7 futbolcu sarı kart sınırında bulunuyor. Sarı-kırmızılılarda Lucas Torreira, Victor Nelsson, Hakim Ziyech, Kerem Aktürkoğlu, Kaan Ayhan, Sergio Oliveira ve Davinson Sanchez, sarı kart sınırında bulunuyor. Bu futbolcular sarı kart görmesi durumunda 35. haftada deplasmanda oynanacak Fatih Karagümrük maçında cezalı duruma düşecek.
Süper Lig puan rekorunu kırabilir
Galatasaray geçtiğimiz hafta deplasmanda karşılaştığı Adana Demirspor’u 3-0’lık skorla yenerek puanını 93’e çıkardı ve 1988-1989 sezonunda 93 puanla şampiyon olan Fenerbahçe’ye ait Süper Lig puan rekorunu egale etti. Sarı-kırmızılılar, Sivasspor karşısında galip gelmesi yada berabere kalması durumda bir sezonda Süper Lig’de puan toplama rekorunu kıracak.
Okan Buruk ile Bülent Uygun 4. kez rakip
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, bugüne kadar resmi müsabakalarda 3 kez rakip oldu. Buruk; Akhisarspor, Başakşehir ve Galatasaray’ı çalıştırırken, Uygun da Gaziantepspor, Kayserispor ve Sivasspor’un başındaydı. Bu maçlarda Buruk’un takımları 2 kez kazanırken, 1 mücadele de berabere sona erdi.
Arda Kardeşler düdük çalacak
Galatasaray – Sivasspor karşılaşmasını hakem Arda Kardeşler yönetecek. Kardeşlerin yardımcılıklarını Esat Sancaktar ile Serkan Olguncan yapacak. Maçın 4. hakemi ise Burak Pakkan olacak. – İSTANBUL
]]>Çeşme’de tarih ve doğanın bir arada olduğu rota üzerinde koşmak isteyenler bu sene ikincisi düzenlenecek Salomon Çeşme Yarı Maratonu’nda buluşacak. Çeşme, Ilıca ve Alaçatı’nın güzelliklerinde yarın gerçekleşecek yarışta 21 ülkeden bin 745 sporcu mücadele verecek.
‘Denizin Sesi, Adımların Ritmi: Çeşme’de Koş!’ sloganı ile Argeus Travel & Events tarafından organize edilen Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, İzmir Valiliği, Çeşme Kaymakamlığı, Çeşme Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşecek yarış, önemli sporcuları bir araya getirecek. Çeşme, Ilıca ve Alaçatı’daki organizasyon, 21K ve 10K parkurlarıyla yarışçılara zorlu bir deneyim sunacak. Çeşme Yarı Maratonu’na bu sene 21 ülkeden 1745 sporcu katılacak. Türkiye de dahil 21 ülkeden sporcuların yer alacağı organizasyonda, 21K’lık parkurda 1272, 10K’lık parkurda 473 olmak üzere toplamda 1745 sporcu ter dökecek. 21 K’lık Yarı Maratonda; 380’i erkek, 93’ü kadın olmak üzere 473 sporcu yer alacak. 10 K’lık yarışa; 749’u erkek, 523’ü kadın olmak üzere 1272 sporcu katılım sağlayacak. Yarışlarda en yaşlı erkek sporcu 77 yaşındaki Çınar Aybar, en yaşlı kadın sporcu 72 yaşındaki Aysel Ertuğ, en genç sporcular ise 16 yaşındaki Ali Yavuz ile Melis Okay oldu.
Organizasyonun basın toplantısı da bugün düzenlendi. Toplantıya İzmir Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, Salomon Türkiye Genel Müdürü Atilla Kuduoğlu, Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney ve çok sayıda davetli katıldı.
Aydın Ayhan Güney: “Bin 745 sporcu ile çok iyi bir durumdayız”
Aydın Ayhan Güney, yaklaşık olarak 20 yıldır Türkiye’nin birçok noktasında spor organizasyonları yaptıklarını hatırlatarak, “Dürüstçe söylemek gerekirse iki destinasyonu çok seviyoruz. Biri Kapadokya kendi memleketimiz diğeri Çeşme. Çeşme ile tanışmamız amatörlere açık bisiklet yarışı ile başladı. Bisiklet yarışı ilk yılında Türkiye’nin en büyük yarışı oldu. Çeşme’den aldığımız cesaret ve daha önce birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz Kaymakamımız ile birlikte yeni bir yarış yapma fırsatı bulduk. Geçen yıl ilkini gerçekleştirdik. Atletizm Federasyonu denetmeni, geçen yıl ilk defa not yazma gereği duydu ve bu da bizi gururlandırdı. Sayımız çok iyi, bu sene bin 745 sporcu ile çok iyi bir durumdayız. Sporu kullanarak turizmi canlandırmak istiyoruz. Hedefimiz büyük, bu daha ikinci yılımız. Orta vadede Türkiye’nin en önemli organizasyonları arasında yer almak istiyoruz. Katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Atilla Kuduoğlu: “Çeşme’de yarış düzenlemekten onur duyuyoruz”
Atilla Kuduoğlu da bu yarışa bir sohbet anında karar verdiklerini ifade ederek, “Sohbet sorasında Aydın Bey yol yarışı yapacağını söyledi ve söz kestik orada. Bizim gibi markalar sadece ticari şirketler değildir. Kamuya karşı da sorumluluklarımız var. Bu organizasyonları yaparken spor bilincini topluma aşılamak ve sürdürülebilirlik adına bir şeyler yapmak için bunları yapıyoruz. Bütün paydaşların bu tarz hedefleri var. 10 yıldır da bu işleri yapıyoruz. Türkiye’nin en değerli turizm beldelerinden Çeşme’de bunu yapmaktan onur duyuyoruz. Yarın yapacağımız yarışta yer alacak sporculara başarılar diliyorum” diye konuştu.
Murat Eskici: “Çeşme Yarı Maratonu’nun Türk sporuna büyük değer katacağına inanıyorum”
İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, sporun olduğu her yerde bereket olduğunu dile getirerek, “İzmir’e yağmur yağmasa da bereketli bir hafta geçiyor. Her hafta birbirinden güzel sportif faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Aydın Bey’i yıllardır tanıyoruz, başarılı bir ekibi var. Kayseri’de birlikte işler yaptık ve bayağı da ses getirmişti. Çeşme Yarı Maratonu’nun da Türk sporuna büyük değer katacağına inanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Başkan Denizli: “Toplumumuzun sporla birleştirilmesi çok önemli”
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Aydın Ayhan Güney’e teşekkür ederek başladığı konuşmasında şunları dile getirdi:
“Spor severliğimiz doğru. İlk kadın belediye başkanı oldum ama ilk kadın sporcu belediye başkanı oldum da diyebilirim, Çeşme özelinde. Değerli markamızın sponsor olması çok kıymetli. Sizlerin büyük özverisi ile toplumumuzun sporla birleştirilmesi çok önemli. Markaların bu şekilde işlere destek vermesi, kamuya dokunan işler yapması çok kıymetli. Kapadokya’dan buraya uzanan bir macera diyelim. Organizasyona verdiğiniz emekten dolayı teşekkür ediyorum.”
Kaymakam Maraşlı: “Birlikte Çeşme’de yarı maratonu başlattık”
Bu yarışın seneye daha da büyüyerek devam etmesini dilediğini belirten Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı ise, “Bisiklet organizasyonu varken Çeşme’de yarı maratonu başlattık. Seneye de Çeşme Maratonu olarak göreceğimizi düşünüyorum. Çeşme ve spor birbirine çok uyuyor. Sporla gençlerimizin yetişmesi, sporla turizme katkının artmasını istiyoruz. Organizasyonda emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Yarın güzel bir yarış olmasını, seneye daha da büyümesini diliyorum” cümlelerine yer verdi. – İZMİR
]]>1984 Muşspor yönetimi, futbolcuları ve taraftarları 2. Lig yolunda tek yürek oldu
MUŞ – 1984 Muşspor, Tokat Belediye Plevne Spor ile oynayacağı play-off ikinci tur ilk maçının hazırlıklarına başlarken, Kulüp Başkanı Nevzat Kaya, 2. Lig’e çıkmak istediklerini söyledi.
TFF 3. Lig play-off 1. tur mücadelesinde sahasında karşılaştığı Bursa Yıldırımspor’u 4-0 mağlup ederek adını bir üst tura yazdıran 1984 Muşspor, 2. turda karşılaşacağı Tokat Belediye Plevne Spor hazırlıklarına ara vermeden başladı.
Play-off ikinci tur ilk maçı 6 Mayıs 2024 Pazartesi günü Tokat Gaziosmanpaşa Stadyumu’nda oynayacak olan Muş ekibi, rövanş karşılaşmasını ise 10 Mayıs 2024 Cuma günü Muş Şehir Stadyumu’nda yapacak. 1984 Muşspor, ikinci turu geçmesi halinde de sezonu ikinci tamamlayan Sebat Gençlik Spor ile yarı final karşılaşmasına çıkacak.
Nevzat Kaya: “2. Lig’e adımızı yazdırmak istiyoruz”
Kulüp Başkanı Nevzat Kaya, 20 yıl sonra Muşspor’un 3. Lig’de play-off oynadığını söyleyerek, “Play-off’ta rakibimiz Bursa Yıldırımspordu. O da 6. sıradaydı. Tek maç olduğu için stresi yüksekti. Öncelikle buraya gelen bütün taraftarlarımıza, valimize, emniyetimize, jandarmamıza, savcılarımıza ve iş adamlarımıza teşekkür ediyorum. Kolay değil tabi, 20 yıl sonra buraları görmek bizim için hem sevindirici hem de çok zor. Çünkü futbolda dün yok bugün var. Bursa’yı çok net bir skorla yendik. Şimdi ilk rakibimiz Tokat. Deplasmana gideceğiz. Bir sonraki maç sahamızda olacak. Biz bu grupta lider olarak çıkmak istiyoruz. 2. Lig’e adımızı yazdırmak istiyoruz. Bunun için de hem teknik kadromuz hem futbolcularımız hem seyircimiz hem de şehrimiz buna hazır” dedi.
Ercüment Coşkundere: “İlk maçta avantaj yakalayıp gelmek istiyoruz”
Muş 1984 Muşspor Teknik Direktörü Ercüment Coşkundere de, play-off ikinci turunu geçmek istediklerini belirterek, “Öncelikle ilk maçımızı kazandık. İyi oyun, iyi skor. Bizim düşündüklerimiz oldu. Takımın oynadığı oyundan memnunuz. Taraflarımızdan da memnunuz. Çünkü potansiyel olarak çok etkili oldular, bizi motive etmek anlamında. Çalışmamızı sürdürüyoruz. Bir sakatımız var, Osman’ın ayağı kırıldı. Üzücü bir sakatlığımız var. Ama sonuçta yine gidip bir maç oynayacağız. İki etap olan bir maç. Biri deplasmanda, biri içeride. Deplasmanda oynadığımız maçtan avantajlı bir skorla dönmek istiyoruz. Tabii onlar da bizi takip ediyor. Biz de onları takip ediyoruz. Onların da iyi durumda olduğunu, form yakaladıklarını, daha ivmeli, daha baskılı bir takım olduğunu, zor bir maç olduğunu biliyoruz. Ama iki tane maç bu. Dolayısıyla ilk maçta biz avantaj yakalayıp gelmek istiyoruz. Bugün çalışacağız. Yarın yolumuz var. Tam gün bir yol yapacağız. Pazar günü bir idman yapıp pazartesi inşallah güzel bir skor alıp döneceğiz” şeklinde konuştu.
Furkan Gedik: “Avantajlı döneceğimizi düşünüyorum”
Taraftar desteğine her zaman ihtiyaç duyduklarını söyleyen futbolculardan Furkan Gedik ise “Öncelikle takımımı tebrik ederim. Çok güzel bir galibiyet aldık. Taraftarlarımıza teşekkür ederim. Bizi çok güzel desteklediler. Çok güzel bir hava yakaladık. Güzel bir skorla tur atladık. Önümüzde bir Tokat maçı var. Zor bir maç olacak. Oradan avantajlı dönmeyi düşünüyoruz. Avantajlı döneceğimizi düşünüyorum. Taraftarlar müthiş bir atmosfer oluşturdu bize. Bizi çok etkilediler. Özellikle top rakibe geçince, top bizdeyken çok etkililerdi. En az bizim kadar mücadele ettiler. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum” ifade etti.
]]>TFF 3. Lig play-off 1. tur mücadelesinde sahasında karşılaştığı Bursa Yıldırımspor’u 4-0 mağlup ederek adını bir üst tura yazdıran 1984 Muşspor, 2. turda karşılaşacağı Tokat Belediye Plevne Spor hazırlıklarına ara vermeden başladı.
Play-off ikinci tur ilk maçı 6 Mayıs 2024 Pazartesi günü Tokat Gaziosmanpaşa Stadyumu’nda oynayacak olan Muş ekibi, rövanş karşılaşmasını ise 10 Mayıs 2024 Cuma günü Muş Şehir Stadyumu’nda yapacak. 1984 Muşspor, ikinci turu geçmesi halinde de sezonu ikinci tamamlayan Sebat Gençlik Spor ile yarı final karşılaşmasına çıkacak.
Nevzat Kaya: “2. Lig’e adımızı yazdırmak istiyoruz”
Kulüp Başkanı Nevzat Kaya, 20 yıl sonra Muşspor’un 3. Lig’de play-off oynadığını söyleyerek, “Play-off’ta rakibimiz Bursa Yıldırımspordu. O da 6. sıradaydı. Tek maç olduğu için stresi yüksekti. Öncelikle buraya gelen bütün taraftarlarımıza, valimize, emniyetimize, jandarmamıza, savcılarımıza ve iş adamlarımıza teşekkür ediyorum. Kolay değil tabi, 20 yıl sonra buraları görmek bizim için hem sevindirici hem de çok zor. Çünkü futbolda dün yok bugün var. Bursa’yı çok net bir skorla yendik. Şimdi ilk rakibimiz Tokat. Deplasmana gideceğiz. Bir sonraki maç sahamızda olacak. Biz bu grupta lider olarak çıkmak istiyoruz. 2. Lig’e adımızı yazdırmak istiyoruz. Bunun için de hem teknik kadromuz hem futbolcularımız hem seyircimiz hem de şehrimiz buna hazır” dedi.
Ercüment Coşkundere: “İlk maçta avantaj yakalayıp gelmek istiyoruz”
Muş 1984 Muşspor Teknik Direktörü Ercüment Coşkundere de, play-off ikinci turunu geçmek istediklerini belirterek, “Öncelikle ilk maçımızı kazandık. İyi oyun, iyi skor. Bizim düşündüklerimiz oldu. Takımın oynadığı oyundan memnunuz. Taraflarımızdan da memnunuz. Çünkü potansiyel olarak çok etkili oldular, bizi motive etmek anlamında. Çalışmamızı sürdürüyoruz. Bir sakatımız var, Osman’ın ayağı kırıldı. Üzücü bir sakatlığımız var. Ama sonuçta yine gidip bir maç oynayacağız. İki etap olan bir maç. Biri deplasmanda, biri içeride. Deplasmanda oynadığımız maçtan avantajlı bir skorla dönmek istiyoruz. Tabii onlar da bizi takip ediyor. Biz de onları takip ediyoruz. Onların da iyi durumda olduğunu, form yakaladıklarını, daha ivmeli, daha baskılı bir takım olduğunu, zor bir maç olduğunu biliyoruz. Ama iki tane maç bu. Dolayısıyla ilk maçta biz avantaj yakalayıp gelmek istiyoruz. Bugün çalışacağız. Yarın yolumuz var. Tam gün bir yol yapacağız. Pazar günü bir idman yapıp pazartesi inşallah güzel bir skor alıp döneceğiz” şeklinde konuştu.
Furkan Gedik: “Avantajlı döneceğimizi düşünüyorum”
Taraftar desteğine her zaman ihtiyaç duyduklarını söyleyen futbolculardan Furkan Gedik ise “Öncelikle takımımı tebrik ederim. Çok güzel bir galibiyet aldık. Taraftarlarımıza teşekkür ederim. Bizi çok güzel desteklediler. Çok güzel bir hava yakaladık. Güzel bir skorla tur atladık. Önümüzde bir Tokat maçı var. Zor bir maç olacak. Oradan avantajlı dönmeyi düşünüyoruz. Avantajlı döneceğimizi düşünüyorum. Taraftarlar müthiş bir atmosfer oluşturdu bize. Bizi çok etkilediler. Özellikle top rakibe geçince, top bizdeyken çok etkililerdi. En az bizim kadar mücadele ettiler. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum” ifade etti. – MUŞ
]]>Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün her yıl geleneksel olarak Amatör Spor Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiği ve bu yıl 19.’su düzenlenen OSB Futbol Süper Lig ve Yükselme Ligi Grubu turnuvaları tamamlandı. Denizli OSB Spor Tesisleri’nde yapılan final müsabakaları ve ödül törenine; Gençlik Spor İl Müdürü Ömer İlman, Denizli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı Feyyaz Ceşen, Honaz Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Pelin Yalçın, Honaz İlçe Nüfus Müdürü Hüseyin Yılmaz, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necip Filiz, Denizli OSB Bölge Müdürü ve Spor Tertip Heyeti Başkanı Ahmet Taş, firma sahipleri, sporcular ve aileleri katıldı.
Yükselme grubunun şampiyonu Altınbaşak Tekstil oldu
Kurumsal profesyonelliği sportif performansla buluşturan ve şirketlerin yeşil sahadaki buluşma adresi olan Denizli Organize Sanayi Bölge (DOSB) Müdürlüğü Ligi’nde Yükselme Grubu’nda 17 takım mücadele etmiş, Uspar Tekstil ve Altınbaşak Tekstil takımları finale kalmıştı. Kıran kırana geçen final maçında 4-1’lik skorla şampiyon Altınbaşak Tekstil oldu.
Süper Lig’de kazanan ise Mek Tekstil
14 takımın mücadele ettiği Denizli OSB Süper Ligi’ni grup birincisi olarak bitiren ve adını finale ilk yazdıran takım Mek Tekstil olmuştu. Final maçında Gökhan Tekstil ile karşılaşan Mek Tekstil 3-1’lik skorun ardından DOSB Süper Ligi Şampiyonluk Kupasının sahibi oldu.
Seyircilerin büyük bir coşku ile izlediği karşılaşmaların ardından ödül törenine geçildi. İlk olarak turnuvayı başarılı bir şekilde yöneten hakemlere ve sağlık personellerine ASKF Başkanı Feyyaz Ceşen plaketlerini takdim etti. Yükselme Grubu’nda sadece 1 sarı kart ile turnuvayı tamamlayan Denizli OSB İtfaiye Müdürlüğü takımı “En Centilmen Takım” ödülünün sahibi oldu. Ödülü takım adına Denizli OSB İtfaiye Müdürü ve Takım Yöneticisi İsa Bay, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necip Filiz’in elinden aldı. Toplamda 24 gol ile turnuvanın en çok gol atan sporcusu Sirmersan Mermer takımından 17 forma numaralı Rasim Akkaya olurken “Gol kralı” ödülünü Başkan Vekili Filiz takdim etti.Turnuvanın en iyi kalecilerine verilen “Altın Eldiven” ödülünün Yükselme Grubu’ndaki sahipleri toplam 21 golü kalesinde gören Uspar Tekstil takımından Ali Aksoy ile Tosunoğlu Tekstil takımından Ramazan Aydın oldu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necip Filiz kazananlara ödüllerini takdim etti.
İlman, takımlara madalya ve kupalarını takdim etti
Yükselme Grubu’nu 5. sırada bitiren takım Tosunoğlu Tekstil, turnuvanın 4.’sü ise Sirmersan Mermer olurken plaketlerini Denizli Gençlik Spor İl Müdürü Ömer İlman’dan aldılar. Nefes kesen turnuvanın 3.’lüğünü Kemal Uğurlu Tekstil, 2.’liğini ise Uspar Tekstil kazandı. İlman, takımlara madalya ve kupalarını takdim etti.
Yükselme Grubu birincisi Altınbaşak ödülüne kavuştu
Denizli OSB Ligi Yükselme Grubu şampiyonu olan Altınbaşak Tekstil sporcuları madalya ve şampiyonluk kupasını kaldırmaya hak kazandı. Ödüllerini Müdür İlman’dan alan takım coşku ile kutlama yaptı.
Süper Lig’de ödüller sahiplerini buldu
Ödül töreninde Yükselme Grubu’nun ardından Süper Lig kazananlarının ödüllerinin verilmesine geçildi. Turnuva boyunca sadece 6 sarı kart gören ve “En Centilmen Takım” ödülünü almaya hak kazanan Deniz Tekstil Konfeksiyon takımına kupasını Honaz Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Pelin Yalçın verdi. Süper Lig’de 40 gol ile en çok gol atarak “Gol Kralı” unvanını ve ödülünü kazanan sporcu Gamateks Tekstil takımından 13 forma numaralı Serdar Oral oldu. Oral’a ödülünü Honaz İlçe Nüfus Müdürü Hüseyin Yılmaz takdim etti. Süper Lig’in en iyi kalecisi ve Altın Eldiven ödülünün sahibi Mek Tekstil takımından 01 forma numaralı Alim Aykan oldu. Kalesinde yalnızca 23 gol gören Aykan’a ödülü Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş verdi. Turnuvada ilk üçe giren takımlar da ödüllerine kavuştu. Turnuvayı 3’üncülük ile bitiren takım Deniz Tekstil İplik Örgü olurken, madalya ve kupalarını Müdür Taş takdim etti. Turnuvanın ikincisi olan Gökhan Tekstil takımı madalya ve kupalarını Denizli ASKF Başkanı Feyyaz Ceşen’den aldı.
Mek Tekstil’den davullu zurnalı kutlama
2023-2024 Denizli OSB Süper Ligi’nin kazananı Mek Tekstil şampiyonluk kupasını kaldıran takım oldu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necip Filiz takıma madalya ve şampiyonluk kupasını takdim etti. Büyük bir coşkuyla kupayı kaldıran takım, şampiyonluğu davul ve zurna eşliğinde kutladı.
“Turnuvalara katılan takımlarımızı kutluyoruz”
Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Necip Filiz, ödül töreninin ardından yaptığı konuşmada, “Denizli OSB olarak 19 yıldır Amatör Spor Etkinlikleri kapsamında futbol turnuvamızı gerçekleştiriyoruz. Bu gelenek hem sanayicilerimize, hem de çalışanlarımıza sportif bir aktiviteden ziyade birlik ve beraberliğin pekişmesi anlamında da önemli katkılar sunuyor. Turnuvamıza katılım sağlayan, mücadele eden ve derece alan tüm takımlarımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Denizli OSB Ligi’nin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
“Mücadele ruhu her yıl katlanarak artıyor”
Denizli OSB Bölge Müdürü ve Spor Tertip Heyeti Başkanı Ahmet Taş ise, “Bu yıl ki turnuvamız oldukça heyecanlı ve seyir keyfi yüksek geçti. Final müsabakalarımızda da aynı heyecanı yaşadık. Mücadele ruhunun her yıl katlanarak arttığı turnuvamıza sanayicilerimizin ve kıymetli çalışanlarımızın gösterdikleri ilgi ve verdikleri emekler bizleri mutlu ediyor. Bu anlamda Denizli OSB Ligi’ne katılan 31 takımımıza ve sporcularımıza teşekkür eder, ödül almaya hak kazanan takımlarımızı kutlarız” dedi. – DENİZLİ
]]>“2 TELEFONUNUZDAN BYLOCK ÇIKTI”
Büyükekşi’yi sert eleştiren Koç, “Sayın başkan beni iyi dinleyin! Söz konusu milli değerler ise bizi en son sorgulayacak kişilerden biri sizsiniz. İki telefonunuzda Bylock çıktı! Bize milli değerler hakkında konuşamazsınız.
Koç’un açıklamalarından satır başları;
DURUP DURURKEN İMZA SÜRECİ BAŞLAMADI
Durup dururken imza süreci başlamadı. Herkes memnun mesut, dünya toz pembe, kimse şikayet etmiyor, boş vaktimiz var gidip imza toplayalım denmedi.
OLAĞANÜSTÜ BİR KİŞİYLE MUHATAP OLUYORUZ
Olağanüstü bir kişiyle muhatap oluyoruz. Milyonların maç skorlarına, hafta sonu skorlarına bütün haftasını etkilediği futbol sektörünün nasıl son derece ilginç, garip, kindar, son derece kolay günü anı kurtarmak için yalan söyleyen bir insanın elinde olduğunu anlatmaya çalışacağım.
SİYASETE DEĞİNMEK ZORUNDAYIM
Biz artık bıktık devamlı kendimizi müdafaa etmekten. Riyad’da ihaleyi bize çıkardılar. Yine aynı şeyi yapıyorlar. En son sert cevabı mecburen, istemeyerek, üzülerek vermek zorundayım. Onlar siyaseti karıştırdıkları için siyasete değinmek zorundayım.
NİYE İMZA TOPLAMA İHTİYACI DUYDUK?
Niye imza toplama ihtiyacı duyduk? 18 Temmuz ortada yokken imza toplama süreci başladı. Zaman kazanmak için 18 Temmuz tarihi verildi. Bu tarih ile bazı kulüpler yanlarına çekildi. Ben aday olmayacağım, beni de rencide etmeyin, Avrupa Şampiyonası’na gideyim, aday olmayıp bırakacağım dediği için bazı kulüpler inandı. Bazı kulüpler de neyin ne olduğunu bilmelerine rağmen rekabette kendilerine avantaj sağlayabilmek için nasıl zikzak çizdiklerini anlatmaya çalışacağım.
EN GÜVENİLMEZ KURUM, EN GÜVENİLMEZ SEKTÖR
Belki de Türkiye’de en güvenilmez kurum TFF. Belki de en güvenilmez sektör de Türkiye’deki futbol sektörüdür.
KRİZLERİ YÖNETEMEDİ
Bu sezon, hiçbir sezonda olmadığı kadar kaotik bir ortam var. Pek çok kriz, skandal oldu. Riyad, hakem tokatlanma olayı, bir takım sahadan çekildi, Süper Kupa, sızan görüntüler, hakemlerin ifadeleri, beklentiyle bilmem neyle karar verenler… Bir sürü şey oldu üst üste. Kendisi hakem dışında sıkıntımız yok diyor ama krizleri yönetemedi. Kriz yönetimi olağanüstü kötü. Yalpalaya yalpalaya gereken cesareti ve iradeyi gösteremediği için kulüpler arasında sıkıntı oluştu. Bugün Türk futbolunda büyük bir güven bunalımı var. Türkiye’deki en güvenilmez kurum Türkiye Futbol Federasyonu, en güvenilmez sektör futbol.
HAKEMLİK MÜESSESESİ YERLEBİR
Hakemlik müessesi yerlebir edildi. Sayın Başkan, aslında hem başkan hem MHK başkanı olarak hareket etmeyi seçti. Niyeti olan çok sıkıntılı müesseseyi düzeltmekti, daha sıkıntılı hale getirdi. Hakemlik yapboz tahtasına döndü.
SEVİYORUM, SEVMİYORUMLA YÖNETEMEZ
21 ayda hakemlik müessesinde ne kadar çok format denenip vazgeçildi. Kişilere ve kurumlara özel düzenlemelere gidildi. TFF statüsü madde 3, tarafsız davranmak ve ayrımcılık yapmamak diyor. Bize göre tamamen ters bir yönetim anlayışı var. Bunu anlamamız zaman aldı. Kindar bir başkan var. Sayın Ahmet Nur Çebi ile ilgili girdiği polemikte olayı kişiselleştirdi. Birçok kez arayı bulmaya çalıştım, olmadı. Beşiktaş’a gösterdiği muamele… Amirimiz TFF. Seviyorum sevmiyorumla futbolu yönetemez. Standart içinde muamele göstermesi lazım. Beşiktaş olayında gördük ki kindar biri.”
G.SARAY’LA ARASINDA GARİP BİR İLİŞKİ VAR
Galatasaray ile arasında garip bir ilişki var. Kendilerine söylüyorum. Galatasaray Başkanı ve TFF Başkanı’na ‘Sizin kavganız kayıkçı kavgası’ diyorum.
İBANOĞLU’NA BANA DAVA AÇMASI İÇİN TELKİNDE BULUNDU
Sayın Ahmet İbanoğlu’na şahsıma dava açması için telkinde bulundu ve izin verdi.
MALUM CAMİA DA BUNU ÇOK İYİ YAPIYOR
Fenerbahçe – Karagümrük maçından sonra çarpıcı bir olay oldu. Bir pazar günüydü. Fenerbahçe lehine, Karagümrük aleyhine net bir hakem hatası oldu. Malum camia da biliyorsunuz bu işleri çok iyi kullanıyor, yaygara kopardı, benzer şeyler kendi maçlarında olmasına rağmen. 27 Kasım Pazar günü sayın başkan TFF’ye hışımla, sinirle federasyona giriyor. Girişte ‘Beni camiamla karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar’ diyorlar şiddetle. Birçok insanın önünde bir açıklama yazdırıyor Sayın Medine hanıma. Başkanın ağzından. İbanoğlu’na okeyletip açıklamayı yayınlıyorlar.
OMURGASIZ DERKEN BUNU KASTETTİM
Hangi futbol takımının şampiyonluk adayı olur, Avrupa adayı olur, düşme düşmeme yarışında olur, hangi takıma yapılan bir hakem hatasından sonra MHK başkanı açıklama yapmıştır. Soruyorum Beşiktaş, Trabzonspor, Galatasaray, başka kulüp hatırlıyor musunuz? Teşkilat üstündeki etkiyi düşünebiliyor musunuz? Bir TFF başkanı, eşit rekabet sağlaması gereken adam öfkeyle bağırıyor, ‘Camiamla karşı karşıya getireceksiniz’ diyor. Başkan diyorlar ‘3-4 maç ceza veririz’ diyorlar. MHK Başkanı’na ‘omurgasız’ derken bunu kastetmiştim, yazıyı yazdırıyor, ‘Tamam mı Ahmet’ diyor, imzasını attırıyor.
NE TAKTİKLERİ OLDUĞUNU BİLİYORSUNUZ
Kesinlikle aday olmayacağım demişti, şimdi mayısta bakacağız diyor. Bunun ne taktikleri olduğunu biliyorsunuz.
CESARET EDEMEDİ
Talihsiz olaydan önce TFF’deydik. 6-7 yönetici vardı. Devre arasında MHK’yi değiştireceğini, hakemlerin yüzde 40’ını değiştireceğini, talimat değiştireceğini anlattı. Bir yumruk olayı oldu. Bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı malumunuz. Bir sürü başkan bana şike teklif edildi dedi. Onları soruşturdu mu, soruşturmadı mı? Bahis iddiaları diz boyu. Trabzonspor – Fenerbahçe maçından sonra etki altında kaldı. Fenerbahçeli futbolculara ağır cezalar verdirmek için raporlar değişti ama yapamadı, cesaret edemedi. Bizim futbolculara 4’er 5’er maç ceza verilecekti.
KULÜPLER DİK DURURSA BÖLEMEZ
Böl parçala ve yönet yönetim anlayışıyla kulüpler arasına nifak tohumu ekti. İmza sürecinde de görüyorsunuz, Kulüpler Birliği’ni bölmeye çalışıyor. Kulüpler dik durursa bölemez ama bazı kulüpler zikzak çizdiği için başarılı oldu.
ANKARA’YA ŞİKAYET EDİLDİK
Riyad’da kendi başarısızlığını örtbas edebilmek için bizleri Ankara’ya şikayet etti. Riyad’da tuttu ya, sayın Cumhurbaşkanımıza kadar kandırdılar. O tuttuğu için bugün de aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar. Riyad’da kendi beceriksizliğini üstünü kapatmak için Ankara’ya bizi şikayet etmişti. Bugün de koltuğunu korumak için aynı sürece girdi.
BEŞİKTAŞ, DURSUN ÖZBEK, TRABZONSPOR
Başta Galatasaray ve Trabzonspor da dahil buna, imza vereceklerini söylüyorlar. Pazartesi lafı geçiyor, pazartesi geç diyenler de var. 5 Nisan’da dört takım daha sürece dahil oluyor, bunlardan biri Fenerbahçe. Süper Kupa’yla ilgili TFF’den bize zehir zemberek bir yazı geldi. Biz de ‘Yeter’ dedik ve katıldık. Sonrasında Beşiktaş da katıldı. Beşiktaş da suçlanıyor ya.
Bu işin farkına varan Büyükekşi, dayanamayacağını anlayıp Şanlıurfa’da zaman kazanmak için bir açıklama yaptı. Hala yönetim kurulu kararı var mı yok mu bilmiyoruz.
Bu açıklama gelince, orada da Dursun Özbek ile istişare yapıyorlar. Derhal seçime gidelim diyen Dursun Özbek ne olacak 15-20 günden noktasına geliyor. İmza vereceğinden üçü, 18 Temmuz hedefimize ulaştık, imzaya gerek yok diyorlar. 18 Temmuz’da yeni bir TFF seçileceğini düşünerek bunu söylüyorlar.
Şimdi de öz güven tavan yapmış, 60 günden önce yapılamaz seçim diyor. 25 günü Dursun Özbek sayesinde cebe koydu ya, o zaman 18 Temmuz’da yaparız diyor. Yönetim kurulu kararıyla bunu haziran başına getirebilir.
NE İŞİN BAŞINDAYIZ, NE İŞİN LİDERİYİZ
Nasıl oluyor da bu iş Fenerbahçeli Ali Koç’un üstüne yapışıyor? İmza sürecini anlattım. Biz ne işin başındayız, ne lideriyiz. Kulüp başkanları ‘Sen olmasan çoktan yollamışlardı’ diyorlar. Biz nasıl bu işin bayraktarlığını yaptığımızı anlayamadık. Biz imzamızı verdik. Biz bunlar yüzünden Süper Kupamızı çöpe attık, sahaya çıkmadık. Türkiye Kupası’na da çıkmayacağız. Bizim imza vermememiz riyakarlık olur.
ASIL AZINLIK SİZSİNİZ
Tüm siyasi desteğe, size verilen omuza rağmen, başka adayların önünün kesilmesine rağmen delegelerden aldığınız oy belli! Asıl azınlık sizsiniz! Atanan bir başkanın, demokratik haklarını kullanan kulüplerin çabalarını anti-demokratik yöntemlerle engellemeye çalışmasını sizin takdirinize bırakıyoruz.
ARKANIZDAN SÖVÜYORLAR
Sayın başkan kaç tane kulüp var biliyor musunuz size arkanızdan sövüp, mecburen başkan olarak sizi tanıyor.
BİZE VATAN MİLLET DERSİ VEREMEZSİN
Söz konusu milli değerler ise bize laf edecek en son kişi sizsiniz! İki telefonunda da bylock çıkan adam bize vatan millet dersi veremez!
FETÖ HALA FUTBOLUN İÇERİSİNDE
Bu ülkeyi de anlamıyorum artık! Bu örgütün kenarından köşesinden geçenlerin futbolun içinde yer almaması lazım. Adam mı kalmadı bu ülkede? Bu FETÖ unsuru hala futbolun içerisinde. Daha fazla o günlere dönme adımları atılmaktadır.
CUMHURBAŞKANI’NI DA KALDIRDILAR
Riyad’daki olaylarda Sayın Cumhurbaşkanı’nı da kandırdılar. Dursun Özbek olsam ‘Riyad’da ben de vardım, neden benden bahsedilmiyor?’ derim.
BELEDİYELERE TALİMAT GİDİYOR
Belediyelere talimat gidiyor. Belediyeler, imza veren kulüplere baskı yapıyor. Para sözü, vaadi veriyor. Kendisi aradığında da ‘Size Ali Koç mu baskı yapıyor?’ diyor. Bu bir seçim değil, beni buraya kimin getirdiğini biliyor musunuz? Bana yapılan ona yapılır diyor.
ALİ KOÇ GÖNDERTTİ DENMESİN DİYE
Bazı kulüplere de şey diyorlarmış, bu Başkan gidecek bir şekilde de Ali Koç göndertti denmesin diye böyle uzuyor.
YALANSA, YALANLASINLAR
Bir de Volkan Can var, o siyaset yapmıyor. ‘İmza vermeyen takımların maçlarına atanan hakemlere daha titizlikle bakılıyor’ diye kulüplerle görüşüyor. Ne demek bu? Milli Takım için bir sponsorluk anlaşması yapılıyor, paranın bir kısmı alınıyor ve kulüplere dağıtılıyor. Yalansa, yalanlasınlar.
ŞÜKÜR Kİ DİJİTAL VAR
“TRT Spor, A Spor bizim basın toplantılarına girmemiş. Bizim basın toplantılarımızı hiç yansıtmıyorlar. Ama şükür ki dijital var.
]]>Bilecik 1. Amatör Ligi’nde şampiyonluk adayı iki takım Söğütspor ile 1308 Osmaneli Belediyespor müsabakası dün Söğüt İlçe Stadı’nda oynandı. Maçın 38. dakikasına 1-0 önde giren deplasman ekibi maçın 45. dakikasında 2-1 geriye düşünce 1308 Osmaneli Belediyespor teknik heyeti, maçın orta hakemi Gökhan Keskin’e tepki göstererek takımı sahadan çekti. Maç sonrası 1308 Osmaneli Spor Kulübü futbolcuları ve taraftarlarını taşıyan kafile Ertuğrulgazi Türbesi önünde geldiğinde taşlanarak, camları kırılmıştı. Bu esnada taraftar ve emniyet karşı karşıya gelirken, 10’u biber gazından etkilenen 14 taraftar hastanelik olmuştu.
Söğütspor açıklaması
Yaşanan olaylar sonrası Söğütspor konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı:
“Dün yaşanan olayların öncelikle bizi derinden üzdüğünü belirterek sözlerimize başlamak isteriz. Türk futboluna yakışmayan olayların her zaman karşısında durduğumuzu, hem yönetim olarak hem taraftarımızla hem de futbolumuzla bunu yıllardır göstermiş bulunmaktayız. Maça gelince Osmaneli Belediyespor’un taraftarlarının hepsinin alkollü veya değişik madde kullanarak maça geldikleri gözle görülmüştür. Küfürlü tezahüratlarla başlayarak maç boyunca tribünümüzü tahrik etmişlerdir. Yardımcı hocaları tribünümüze dönüp el hareketleri yapıp taraftarımızı tarik edilmiştir. Osmaneli Belediyespor’un 21 numaralı oyuncusu maç başında başlayarak defalarca tribünümüzü fazlasıyla tarik edilmiştir. Sakinleştirmek için elimizden geleni yapmış bulunmaktayız ve en sonunda hakemin kararı üzerine misafir takım kulübesinin arkasından taraftarlarımızı kaldırıp kendi kulübemizin arkasına taşımış bulunmaktayız. Maçın 45+4. dakikasında, takımımız 2-1 öne geçtikten sonra, rakip takımın hocası taraftarımızı kaldırmamıza rağmen önce tribünü bahane ederek sonrasında hakemin kararlarını doğru bulmadığını söylersek takımını sahadan çekme kararı almıştır ve hakemde maçı 2-1 iken tatil etmiştir. Maç sonunda istenmeyen hadiseler yaşanmış olup sonuçları bizi derinden üzmüştür. Taraftar otobüsünü kullanan şoförün stat çıkışında taraftarımıza kornalar basarak içindeki sözde taraftar diye gezinen şahısların camdan kafalarını çıkararak ağızlarından çok kötü küfürler savurarak tahrik etmeye devam etmişlerdir. Bunların sonucunda da istenmeyen hadiseler meydana gelmiş bulunmaktadır. Şunu da özellikle belirtmek isteriz ki, play-off’un ilk devresinde Osmaneli Belediyespor deplasmanındaki maçında hem taraftarımıza hem sahadaki oyuncularımıza soda şişeleri, alkol şişeleri, taş, cam bardak atılmıştır. Maç sonunda otobüslerimiz taşlanarak zor bela stattan çıkarılmıştır. Bizim taraftarımız ise en ufak bir karşılık vermeyerek stattan ayrılmıştır. Bugün gelinen noktada ise karşımızda mağdur edebiyatı yaparak kamuoyunun tepkisini üstümüze çekmeye çalışan Osmaneli Belediyespor bulunmaktadır. Tribünümüzden kendilerine alkol şişesi atıldığını iddia etmektedirler. Böyle bir durum söz konusu dahi değildir. Henüz 15 yaşında olan bir evladımıza otobüsten inip 15 kişi birden saldırmış olup, şu an Bilecik’e sevk edilmiş durumdadır. Çok şükür hayati tehlikesi bulunmamaktadır. Ellerinde kesici aletlerle taraftarlarımızın üstüne koşarak gelen bir taraftar grubu vardı bugün karşımızda neyse ki devletimizin polisi yetişerek olayların büyümesine engel olmuştur. Çok şükür ki iki taraftarda herhangi bir can kaybı vb. Bir durum söz konusu değildir. Olayların buraya gelmesini her ne olursa olsun kınıyoruz. Türk futboluna yakışmayan hareketler bunlar hiç hoş şeyler değildir. Osmaneli Belediye Spor kulübü ve oyuncularına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Temennimiz bu ve benzeri olayların bir daha yaşanmamasıdır” denildi.
1308 Osmaneli Kulübü’nden açıklama
1308 Osmaneli Kulübü’nden konuyla ilgili yapılan yazılı açıklama ise şu şekilde:
“Maçın 10. dakikasında öne geçmemize rağmen, karşılaşmanın hakemi tarafından yapılan skandal hatalar, maçın gergin bir atmosfere bürünmesine neden oldu. Maçın başından ilk yarı sonuna kadar, Söğütspor taraftarı, yedek kulübemize taş, sopa, soda şişesi gibi çeşitli yabancı maddeler atarak saldırdı. Skor lehimize iken hakemin uyarılarımıza rağmen maçı durdurmaması ve skandal kararlar vermeye devam etmesi, gerilimi artırdı. Teknik ekibimiz defalarca hakem triosunu uyardı ancak maç devam etti. Bu durum üzerine durumu Söğüt Emniyet güçlerine ilettik. Ancak Emniyet güçleri, hakem müdahale etmedikçe müdahale edemeyeceklerini belirtti. Bu güvenlik sorunları nedeniyle kulüp başkanımız ve yönetimimiz, sporcularımızın ve taraftarımızın can güvenliğini düşünerek takımı sahadan çekme kararı aldı. Stat çıkışında güvenliği sağlamak amacıyla kulüp sporcu otobüsü ve taraftar otobüsü Söğüt İlçe Stadyumu’nda bekletildi. Sivil araçlarla maça gelen taraftarlarımız, dönüş yolunda petrol ofisinde taş ve sopalı bir şekilde Söğütspor taraftarının pusu için beklediği bilgisini bize iletti. Bu durumu Emniyet güçlerine ilettik ve güveliği sağladıklarını bir sorun olmadığını bize belirttiler. Ancak dönüş yolunda, Söğütspor taraftarının otobüslere taş ve sopa saldırısına maruz kaldık. Otobüs camları kırıldı ve sporcularımız ile taraftarlarımız yaralandı. Bu saldırı sırasında, kendimizi koruma amaçlı dışarı çıktığımızda ise emniyet güçlerinin cop ve biber gazı ile müdahalesiyle karşı karşıya kaldık. Eğer takımımız maçtan çekilme kararı almamış olsaydı nasıl bir durumla karşılaşacağımızı düşünmek bile istemiyoruz. Tüm Osmanelispor camiası olarak, yaşadığımız bu skandal durumu takip edeceğimizi belirtmek isteriz. Osmanelispor, yalnız değildir ve sahipsiz değildir.” – BİLECİK
]]>Annesi Gülay Biçer’in doktorunun tavsiyesi ve kadın spor merkezindeki eğitmenin yönlendirmesiyle 3 yaşında yüzmeye başlayan Muhammed Ali, yaklaşık 5 yıldır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Yıldırım Belediyesine bağlı Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde çalışmalarını sürdürüyor.
Tek koluyla evde ve okulda her işini kendisi gören, havuza girerken de hazırlıklarını yardım almadan yapan Muhammed Ali, bir yıldır antrenörü Erkan Altay gözetiminde haftanın 6 günü yüzme antrenman yapıyor.
Okulu ve spor yaşantısında en büyük desteği annesi, babası ve ağabeyinden gören Muhammed Ali, antrenörüyle, en sevdiği animasyon filmdeki bir sahnede gördüğü Kungfu hareketini selamlaşma ritüeline dönüştürdü.
Şehit Polis Bülent Aslan İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Muhammed Ali, Eskişehir’de düzenlenen Para Yüzme ve Deaf (İşitme Engelliler) Yüzme Bölge Şampiyonası’nda, S-5 derecesinde (engel sınıflandırması) katıldığı 5 kategorinin 3’ünde birinci, birinde ise ikinci oldu.
Muhammed Ali bu sonuçla 29 Temmuz’da Trabzon’da yapılması planlanan Para Yüzme ve Deaf Yüzme Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası için davet aldı.
Yıldırım Belediyespor Kulübü sporcusu Muhammed Ali Biçer, AA muhabirine, katıldığı ilk turnuvada madalyalar kazanmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Bebekken omurgasının deforme olmaması için yüzmeye başladığını belirten Muhammed Ali, “6. yılımda turnuvaya katıldım. Çok güzel geçti. Açıkçası sonuçtan emin değildim ama çok şükür 3 altın, bir gümüş madalya aldım ve Trabzon’daki yarışa hak kazandım.” diye konuştu.
Muhammed Ali, antrenörlerinin kendisinin gelişimi için büyük emek harcadığını bildirdi.
Antrenmanlarının çok iyi geçtiğini anlatan Muhammed Ali, “Önce Türkiye, sonra Avrupa ve dünya şampiyonaları, ardından da olimpiyatlara katılıp Türk bayrağını buralarda dalgalandırmak istiyorum.” dedi.
“Dünyaca ünlü boksör Muhammed Ali gibi adını geleceğe altın harflerle yazdıracak”
Anne Gülay Biçer de oğlunun elde ettiği derecelerden gurur duyduğunu vurguladı.
Tohum ekip ağacın meyve vermesini bekler gibi bir süreç yaşadıklarını dile getiren Biçer, şöyle devam etti:
“O meyveyi aldığımızı gördük. O yarışı kazandığını görünce geleceğe dair daha güzel sonuçlar alacağını gördük. Dedesi bizi çok desteklerdi, 2 yıl önce kalp krizinden vefat etti. Muhammed Ali’nin madalya almasını görmeyi çok isterdi. Yarışmadan gelince hemen dedemizin mezarına gittik. Bütün madalyalarını orada bırakmak istedi, sadece birini bırakması için ikna ettik.”
Antrenör Erkan Altay, Muhammed Ali’nin performansından çok memnun olduklarını anlattı.
Yarışma heyecanı nedeniyle onun, Eskişehir’deki turnuvada istedikleri süreleri yapamadığını söyleyen Altay, “İlerleyen süreçte inşallah milli takım barajını da geçeceğini, onu milli takımda göreceğimizi düşünüyorum. Muhammed Ali şu an S-5 kategorisinde yarışıyor. Çok hırslı, kaybetmeye tahammülü yok. Kendi yaşıtları arasında bu özelliğiyle öne çıkıyor.” ifadesini kullandı.
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise zaman zaman ziyaret ettiği Muhammed Ali’nin hayata tutunmak için başladığı yüzmede çok ciddi başarılar elde eden bir sporcu haline geldiğini belirtti.
Onun başarılarının kendilerini mutlu ettiğini aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:
“Muhammed Ali, geleceği parlak, Yıldırım’ın parlayan yıldızı olacak bir evladımız. Geleceğin yıldızlarını yetiştiriyoruz. Tesisimiz Naim Süleymanoğlu’nun adını taşıyor. Burada onun ismini yaşatacak nice sporcular yetişecek. Muhammed Ali Biçer yavrumuz da tıpkı dünyaca ünlü boksör Muhammed Ali gibi adını geleceğe altın harflerle yazdıracak.”
Yıldırım Belediyesine ait tesislerde 2020 yılından bu yana 1636 özel gereksinimli birey ve ailesine eğitim ve spor hizmeti verildiğini, şu anda 75 çocuğun eğitim almaya devam ettiğini belirten Yılmaz, 4 bin 235 lisanslı sporcudan 880’inin bu yıl aktif olarak müsabakalara katıldığını sözlerine ekledi.
]]>Mersin Valiliği’nin himayesinde, Yenişehir Kaymakamlığı, Yenişehir Belediyesi ve Inter Academy Türkiye Futbol Okulu işbirliğinde gerçekleştirilen proje düzenlenen programla tanıtıldı. Vali Ali Hamza Pehlivan, ‘Futbol Hayalin Gerçekleşiyor’ sloganıyla hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısında çocuklarla bir araya geldi. Bir süre sohbet ettiği çocuklarla halı sahada futbol oynayan Pehlivan, maç sonrası çocuklarla fotoğraf çektirdi.
Başlatılan proje hakkında bilgi veren Pehlivan, güzel ve anlamlı bir proje etkinliğiyle bir araya geldiklerini söyledi. Projeyle özellikle dezavantajlı çocukların futbol vasıtasıyla sporla tanışmasının amaçlandığını belirten Pehlivan, “Bu kapsamda 218 çocuğa ulaşılmış durumda” dedi. Sporun, her insanın hayatında olmasını arzu ettikleri ve erken yaşlarda bu alışkanlığın edinilmesini istediklerini dile getiren Pehlivan, “Hele ki imkanı olmayanlara bir şekilde bulunduğu ortam itibariyle, yaşadıkları itibariyle, yaşam şartları itibariyle bu imkanın sunulması ayrı bir önem, ayrı bir değer ifade ediyor. Bu proje kapsamında başta aziz şehitlerimizin bizlere hatırası, emanet olan şehit çocuklarımız, gazilerimizin çocukları, kimsesiz çocuklarımız, yetim, öksüz çocuklarımız, sevgi evlerinde devletimize, milletimize emanet olan çocuklarımız yararlandırıldı. ve 218 çocuğumuz bu kapsamda ücretsiz bir şekilde bu kurslardan yıl boyunca yararlanmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Pehlivan, “Biz de bu projede yer almaktan dolayı, çocuklarımızın bu projeden yararlanıyor olduğunu bilmekten ve buna tanıklık etmekten dolayı mutluyuz” diye konuştu.
“Hayatları boyunca spor yapmaya devam edecekler”
Vali Pehlivan, ‘kötü alışkanlıklara red, sporla sağlıklı yaşama evet’ sloganıyla il genelinde yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Sloganı, il genelinde, ilçelerde, mahallerde, çeşitli spor aktiviteleri ve etkinliklerle duyurmaya çalıştıklarını belirten Pehlivan, şöyle devam etti:
“Bir yandan kulüpler vasıtasıyla, profesyonel anlamda ilimizde 60’a yakın branşta spor faaliyetleri devam ederken, diğer yandan da gerek okullarımızda ana sınıfından lise son sınıfa kadar çocuklarımızın, gençlerimizin spor yapması, hangi branşta olursa olsun, sporla tanışması, bu vesileyle atalarımızın ifadesiyle, ‘sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’ anlayışına sahip çıkmaları, fiziksel gelişimlerine, zihinsel gelişimlerine katkı sağlamaları ve bu katkıyla birlikte derslerindeki başarının da artmasına vesile olmak, bunun için çabalamak hepimizi memnun ediyor. Niyetimiz; gençlerimize iyi alışkanlıklar edindirmek, kötü alışkanlıklarla temasını kesinlikle önlemek ve bunu hayatları boyunca devam ettirmeleri adına bir başlangıç sunmak.”
Çocukların gözlerindeki heyecanı görmekten dolayı mutlu olduklarını dile getiren Pehlivan, “Ve onlar hayatları boyunca bir veya birden çok branşta spor yapmaya devam edecekler. ve bir boyutu da sporun kaynaşma, dayanışma ve kardeşlik hukukunu geliştirmesi. Burada belki de birbirini tanımayan birçok çocuğumuz bu vesileyle tanıştılar, arkadaş oldular. Sporun böyle bir olumlu yönü de var. Kardeşlik hukukunu geliştiren bir yönü var. Bunun da ileride dostlukların, kardeşliğin pekişmesi anlamında onlara katkı sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu.
Programa Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şenkök, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Inter Academy Türkiye Kurucu Ortağı Hüseyin Kılavuz da katıldı. – MERSİN
]]>2018 yılında Samsun’da katıldığı seçmelerde basketbola yeteneği olduğu belirlenen down sendromlu milli basketbolcu Onur Kurtulmuş (32) çalışmalarını Adana Gençlik Merkezi Spor Salonu’nda antrenör Hakan Tulay eşliğinde sürdürüyor. 2024 Dünya Down Sendromlular Spor Oyunları’nda dünya ikinciliği elde eden Türkiye Down Sendromlular Basketbol Milli Takımı’nın da formasını terleten Kurtulmuş, basketbol antrenörü olmanın hayalini kuruyor. 5 yıldır basketbol oynayan ve spor yapmaktan çok keyif aldığını anlatan Onur Kurtulmuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, basketbolda en sevdiği şeyin 3’lük atmak olduğunu söyledi.
Cemile Kurtulmuş: “Adana’nın tek down sendromlu milli basketbolcusu”
Onur’un basketbola olan yeteneğinin 2018 yılında Samsun’da katıldığı seçmelerde tespit edildiğini belirten Anne Cemile Kurtulmuş, “Onur’la 2018’de Samsun’a seçmelere gittik. Orada basketbol takımına seçildi. 2018’den beri basketbol oynuyor. 5 yıldan bu yana Adana’da ilk ve tek şimdiye kadar Down Sendromlu milli basketbolcu Onur. Milli takım ile iki defa İtalya’ya gittiler. Bu sene de milli takım bazında dünya ikincisi olduk” dedi.
“İyi ki böyle bir oğlum var, o da kendisi ile gurur duyuyor”
Down sendromlu sporcular için farkındalık ve imkanların geçmişe oranla çok daha iyi olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bizim zamanımızda bu kadar imkan yoktu. Olsa daha iyi olurdu da ama şimdi çok iyi. İyi ki de benim böyle bir oğlum var. Bazen sabah bazen de öğleden sonra haftanın 5 günü antrenmana götürüyorum. Onur da kendi kendine gurur duruyor. Arkadaşları için, ‘Anne ben onlara örneğim’ diyor mesela. ‘Ben onlara maç göstereceğim, antrenman göstereceğim’ diyor” şeklinde konuştu.
Engellerin spora engel olmadığının altını çizen ve engelli çocuk annelerine mesaj vermeyi de ihmal etmeyen Cemile Kurtulmuş, “Engel, spora hiç engel olmuyor, spor yaparsa engelli çocuklarınız normal çocuklardan daha üstün olabiliyorlar” ifadelerini kullandı.
Onur Kurtulmuş: “3’lük atmayı daha çok seviyorum”
Türkiye Down Sendromlular milli takımı oyuncusu Onur Kurtulmuş da, basketbolu çok sevdiğini ve basketbolda en sevdiği şeyin şut atmak olduğunu söyledi. Attığı şutların sayıya dönüşmesiyle kendisini çok mutlu hissettiğini anlatan Kurtulmuş, “Ben 3’lük atıyorum. İkilik ve üçlük atıyorum ama üçlük atmayı daha çok seviyorum” diye konuştu.
Hakan Tulay: “Onur’un basketbola ilgi ve merakı çok fazla”
Onur’la 1 senedir birlikte çalıştıklarını kaydeden basketbol antrenörü Hakan Tulay ise, “Onurla yaklaşık 1 senedir beraber çalışıyoruz. Sezon başından beri diyebiliriz. Onur gayet yetenekli bir arkadaşımız. Basketbola ilgi ve merakı çok fazla. Onun da bu isteğini cevapsız bırakmamak adına birlikte çalışıyoruz. Kendisiyle çalışmaktan da çok memnunum. Onur diğer arkadaşlarına göre biraz daha önde. Biraz daha basketbol olarak da daha yetenekli kendisi. Bunun sonucunda da milli takımda görev yapıyor aynı zamanda. Bundan sonraki süreçte de başarılarının devamı gelecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. – ADANA
]]>Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, sosyal medya hesabından 2021-2022 sezonunda kazanılan şampiyonluğun hikayesini anlattı. Avcı, “Biliyorsunuz 2021-2022 sezonunda Trabzonspor ile tarihin en erken şampiyonluklarından birine imza attık. Başarımızda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizlerle içeriği dolu, bilgilendirici yorumlarla, teknik değerlendirmeler ve anılarla zaman zaman bir arada olmak istiyoruz. Sürdürülebilir başarı için her zaman çok çalışacağız. 10 Kasım 2020’de Trabzon’a ayak bastığım gün ve pandemi sürecinin devam ettiği ligin 8. maçı aslında arası da değil, sezon başıydı ama Trabzonspor’un tarihinde çok alışık olmadığı, düşme hattının bir üzerinde bir takım vardı ki orada kalmayacaktı. Muhakkak bir çıkış yapacaktı. Bu ligde çalışan bir teknik direktör olarak bir sene evvel de Türkiye’nin büyük kulüplerinden bir tanesinin teknik direktörlüğünü yapmıştım. Trabzonspor’un analizini iyi yaparak bir sezona başladık, şehrin beni tanıması benim şehri tanımam, sokaktaki insanlarla çok daha iyi iletişim kurmak, iyi bir dostluk yakalanması, karşılıklı çok güzel bir sevginin olması bize biraz o yol mesafesini daha iyi açtı diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Bu takım bu sene şampiyon olacak dedim”
Trabzonspor’daki ilk toplantısında neler konuşulduğundan da bahseden Avcı, “‘Trabzonspor için şampiyonluğu oynarlar diyorlar, Trabzonspor bu sene şampiyon olacak.’ İlk toplantıda oyuncularla yaptığım ve verdiğim mesaj buydu. Yabancı oyuncularla telefonda da konuştuğumda net bir şekilde, ‘Bu takım bu sene şampiyon olacak, bunun için önemli bir parça olun’ diye transferde konuştuğum oyuncular vardı, hatta yerli oyunculardan ayrılmak isteyenler vardı. ‘Siz bunun altyapısından yetiştiniz, bu duyguyu yaşamanız gerekiyor. Bu takım şampiyon olacak’ diye net bir ifadeler kullanmıştım. Büyük takımlara karşı üstün başlıyorsun ve öz güvendeyiz. Bu geri dönüşler, bu büyük takımlardan kazandığın son dakika sonuçlar zaten şampiyonluk hikayesinin başladığını gösterir. Bizim de o süreç özellikle İstanbul’daki Beşiktaş maçı 95, Galatasaray 89. Bunlar şampiyonluk hikayeleridir. Hiç şüpheye düşmedim. aslında yani şöyle söyleyeyim; olacak ama bir an evvel olmasını istiyorsun. Bunun bir sürü örneklerini bu sene de yakın zamanda karşılığını verebiliriz. O senenin bir sene sonrasında da verebiliriz” açıklamasını yaptı.
“Şampiyonluğa oynamak kolay değil”
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, oyunla ilgili yapılan eleştirilere ise, “Belki oyun olarak eleştirildi, hani dediler ki ‘Trabzonspor böyle mi oynar? Yani hiçbir şey oynamıyor.’ Son haftalara doğru, Fenerbahçe bugün oynayabiliyor mu? Galatasaray oynayabiliyor mu? Napoli seneler sonra aynı Trabzonspor gibi uzun süre, uzun bir puan farkıyla gitti ama sonlara doğru hep berabere kaldı ve kaybetti ama yine şampiyon oldu. Şampiyonluğa oynamak, bu stresi yaşamak kolay bir süreç değildir. Bir de bizim şehrimizin biliyorsunuz kaybedişler var, o kaybedişler bazen zaman zaman seneler evvel kaybettiklerin, şehrin dinamikleri bile o kaygıyı yaşayabiliyor. Ama ben sahanın içinde oyuncularla da bunu konuşarak hiçbir zaman bu kaygıya ne kendim girdim ne oyuncuyu sokmadım ama kolay değildir. Sahaya çıktığın zaman o performansı sergilemek kolay olmuyor” diyerek cevap verdi.
“Tüm kupaları almış teknik adam olarak anılmak istiyorum”
Başarılı çalıştırıcı, bütün kupaları almış bir teknik adam olarak tarihe geçmek istediğini belirterek, “Bu tarihte tuşa bastığın zaman teknik ekip, futbolcular, başkan, yöneticiler yerine alacak. Bu gurur verici bir şey. Trabzon taraftarı veya sokaktaki insan sana çok mutlu hissettiriyor, saygı gösteriyor. Yani yaşadığın şeyi bazen içinde olduğun zaman fark edemiyorsun, sonra dışarıdan başka bir gözle baktığında ne kadar güzel duyguların, büyük bir başarının elde edildiğini, Anadolu’da bir şehrin nasıl mutlu olduğunu, onların mutluluğunun gözüne yansıması ve sana yansıtması beni son derece mutlu ediyor. Şu an itibarıyla da zaten Türkiye Kupası önemli hedeflerden bir tanesi. Trabzonspor tarihinde bütün kupaları Türkiye’deki kupaları almış bir teknik adam olarak anılmak, bir sonraki sene de anılmak ve devam etmek istiyorum” değerlendirmesinde bulundu. – TRABZON
]]>Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele eden ancak ligi ikinci sırada tamamladığı için bir üst lige yükselemeyen 12 Bingölspor, 3. ve diğer üst liglerde oynanan play-off turunun BAL’da da uygulanmasını bekliyor. 12 Bingölspor Başkanı Mehmet Engin Özturan, play-off turunun gerekliliğini ve gerekçesini açıklayarak, “İkinci ve üçüncü olan takımlara play-off şansı tanınmalı ya da 4. Lig kurularak yakalanan futbol heyecanı sürdürülmeli” dedi.
“Liglerde sayısal denge de sağlanmış olacak”
BAL’da 12 grup bulunduğunu ve her gurubun 14-15-16 takımdan oluştuğunu, 3. Lig’de ise her biri 15 takımdan oluşan 4 grup bulunduğunu aktaran Özturan, “Çift sayılı olmadığı için takımlar bir haftayı ‘Bay’ geçiriyor. Bunun yerine, BAL’da da play-off sistemi uygulansa hem sayısal denge sağlanacak hem de boş hafta geçmeyecek. Üst liglerde var olan play-off sisteminin BAL’da olmaması, bizler gibi büyük emekler ortaya koyan takımlar açısından ciddi bir mağduriyettir. Türkiye Futbol Federasyonu’nun bu konuyu dikkate almasını ve bu hakkı tanımasını bekliyoruz. 12 Bingölspor ve aynı durumdaki takımlar, maddi ve manevi açıdan çok ciddi emekler ortaya koymuş, şehirdeki futbol heyecanını diri tutarak bugünlere gelmiştir. Hedefimiz her ne kadar şampiyonluk olsa da ligi ikinci sırda tamamlamış ve bir üst ligde oynama kabiliyetini ortaya koymuş bir kulüp olarak onca emeğe rağmen bir sonraki yıl yine aynı sezonda mücadele etmemiz telafisi zor mağduriyetlere sebebiyet vermektedir. Bunca emek, bunca harcama çöp mü olsun? TFF’nin bu durumları dikkate almasını bekliyor, hem ligdeki sayısal dengelerin sağlanması hem de profesyonel ligde takımı olmayan şehirlere bu vesileyle bir şans tanımasının önemli bir adım olacağını belirtmek istiyoruz” diye konuştu.
“Bir şehrin umutları yok edilmemeli”
İş insanlarının bir vefa vesilesiyle şehir takımlarına yaptığı maddi manevi yatırımın her zaman mümkün olmayacağını dile getiren Mehmet Engin Özturan, bu şekildeki bir sistem nedeniyle birçok kulübün gelecek sezonlarda ligden çekileceği ya da sadece gönüllü gençlerin saha mücadelesi ile yürütülen bir lige dönüşeceğe işaret etti. Özturan, “3. Lig, 2. Lig ya da diğer profesyonel liglerdeki play-off sistemi BAL’da da olursa o zaman bu ligde de şehirler takımlarına yatırım yaparlar. Lider olamasa bile takımlar, ikinci bir şans ile bir üst lige yükselme fırsatını değerlendirebilecekler. Ancak mevcut sistemle şampiyon olmayan bir sonraki sezon yine kaldığı yerden devam edecek. Bu takımlar kolay kurulmuyor. Bunca emek, harcanan milyonlar bir çırpıda heba edilmemeli. 3. Lig’e yükselme şansı tanınmıyorsa en azından 4. Lig kurulsun ve kulüpler TFF imkanlarından yararlanma şansına sahi olsun” şeklinde konuştu.
“Play-offtan çıkacağız diye bir garanti yok ki”
Taleplerinin “Haybeden bir üst lige çıkmak” olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin de altını çizen Başkan Özturan, “Verdiğimiz emek ve mücadelenin sonunda bir mükafat beklentisi olarak değil, sayısal dengenin sağlanmasına da olanak tanıyan play-off turunun uygulanmasını istiyoruz. Nihayetinde orada da bir mücadele olacak ve iyi olan takım 3. Lig’e yükselecek. Belki de biz değil, bir başka takım yükselecek. Bu sebeple bu beklenti sadece 12 Bingölspor’un değil, diğer takımların da genel beklentisidir. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depreminin ardından bazı illerden iki takımın BAL’da mücadelesine olanak tanıyan TFF’nin bu kararıyla Yeni Genç Muratspor da, 12 Bingölspor ile 11. Grup’ta yer alma şansı yakaladı ancak önemli yatırım ve masraflarla ayağa kaldırılan takım, ligi 5. sırada bitirmesine rağmen gelecek sezon 12 Bingölspor BAL’da kaldığı için otomatikman ligden düşecek ve yapılan tüm yatırım ve emekler ziyan olacak. Muratspor’un sezon boyunca verdiği maddi, manevi yatırım uygulanan karar gereği ziyan olacak. Bir an önce kararın bir kez daha gözden geçirilmesi talebimizdir” dedi. – BİNGÖL
]]>Futbolda, kadınlar hem oyunculukta hem de hakemlikte iddiasını ortaya koydu. Sivas’ta da 35 kadın hakem, futbol maçlarında görev yaparak yeşil sahaların yeni gözdeleri oldu. Sahalarda ve tribünlerde kadın hakemler sayesinde küfür ve kavga da yerini centilmenliğe bıraktı.
Yeşil sahada erkeklerle kondisyonlarını eşit seviyeye getirebilmek için haftanın büyük bir bölümünü antrenman yaparak geçiren kadın hakemler, kendilerine de güveniyor. Hayallerinin, Süper Lig’de düdük çalmak olduğunu belirten kadın hakemler, çok çalışarak daha iyi konuma gelmek istediklerini de belirttiler.
“Kadınlarda futbola yönelmeye başladı”
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklama yapan Süper Lig eski yardımcı hakemi ve Sivas İl Hakem Kurulu Başkanı Barış Yüksektepe, son yıllarda Sivas’ta kadın hakem sayısının arttığını ifade etti. Yüksektepe, “Ben 2018 yılında göreve geldim ve geldiğimde 2 tane kadın hakemimiz görev yapıyordu. Şu anda sayımız 35’e çıktı. 20 kadın hakemimiz aktif olarak hakemlik yapıyor. Diğer 15 tanesi de fırsat buldukça geliyorlar. Bunun artma nedeni; futbol güncelleniyor dünya genelinde. Özellikle kadınlar da futbola yönelmeye başladı. Kadın futbol takımları var. Önümüzde FIFA kadın hakemlerimiz var. Onları tabii sosyal medyadan görüyorlar, televizyon maçlarını izliyorlar. Doğal olarak da bir etkilenme oluyor. Şu anda da 20 tane kadın hakemimiz çok istekli bir şekilde hakemliğe devam ediyor. Müsabakaları olmasa dahi gelip tribünde maç izliyorlar. Sivas olarak mutluluğumuzu belirtmek isterim” diye konuştu.
“Eğitimlerimiz devam ediyor”
Yüksektepe, hakemlerin yoğun tempoda idman yaptığını söyleyerek, “Türkiye genelinde salı ve perşembe günleri hakemlere yönelik antrenmanımız var. Kadın hakemlerimiz zaten oraya zorunlu katılmak zorunda. Kadın ve erkek bütün hakemler katılıyor. Haftada 2 gün antrenman yapıyorlar. Hafta sonu ortalama 2 maçları oluyor. Toplamda haftada 4 gün spor yapıyorlar. Bizde aylık eğitim paketleri var. Türkiye Futbol Federasyonu bize eğitim paketi gönderiyor. Biz bir araya gelerek teorik olarak işliyoruz. Onun dışında antrenmanlarımızın sonunda mümkün olduğunca saha çalışmaları yapıyoruz. Hakemlerimize kart gösterme teknikleri, bayrak çalışmaları, pozisyonda yer alma çalışmaları gibi eğitimlerimiz devam ediyor. Aktif olarak yoğun bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Küfür, hakaret ve aşağılayıcı sözler azaldı”
Kadın hakemlerin görev aldığı maçlarda küfür ve argo kelimenin azaldığını söyleyen Yüksektepe, “Amatör takımlarımız kadın hakemlerimizin yönettiği maçlarda teknik direktörlerimiz ve oyuncularımızın daha sakin olduğunu gözlemledik. Onlara karşı daha saygılı olduğunu gözlemledik. Aynı hatayı bir erkek hakem yaptığında çok farklı tepki veriyorlar. Yalnız kadın hakemimiz yaptığında ya onun bu sahaya çıkması bile iyi bir cesaretti gibi cümleler kuruluyor. Kadınlara olan saygı daha farklı. Tribünlerde, kadın hakemlerimizin görev aldığı müsabakalarda küfür, hakaret ve aşağılayıcı sözlerin azaldığını gözlemledik. Erkek hakemlerimize yapılan saygısızlığı da asla kabul etmiyoruz. Her zaman da onların arkasındayız. Ancak kadın hakemi olduğu zaman işte toplum olarak da kadına olan saygımıza, anneye olan saygımızdan dolayı daha saygılı geçiyor müsabakalarımız” sözlerini kaydetti.
Semanur Mamalı: “Bizlere daha saygılı davranıyorlar”
Kadın futbol hakemlerinden Semanur Mamalı mesleğini çok sevdiğini dile getirerek, “Sivas’ta en eski aktif olarak görev yapan kadın futbol hakemiyim. 2018’de 2 kişi görev yapıyorduk şu an 35 kadın hakem olarak devam ediyoruz. Arkadaşlar çok istekli ve azimli. 2018’den sonra ciddi yatırımlar yapıldı ve imkanlarımız arttı. Daha iyi imkanlarla daha iyi görev yapmaktayız. Kadın olduğumuz için çok abartılı tepkiler aldığımızı düşünmüyorum. Arkadaşlar bizlere erkeklere göre daha saygılı davranıyor. Çok olumsuz tepkiler almıyoruz” şeklinde konuştu.
Gülseren Kurtoğlu: “Futbol hakemliği için voleybolu bıraktım”
Hakemlerden Gülseren Kurtoğlu da futbol hakemliği için voleybolu bıraktığını ifade ederek, “Benim futbola karşı pek ilgim yoktu. Ben aslen voleybolcuyum. Futbolu içine girdikten sonra daha çok sevmeye başladım. Kendi branşım olan voleybolu bıraktım. Okulumuza futbol hakemliği ile ilgili bildirge geldi ve başvuru yaptım. Futbol hakemliğine girdikten sonra etrafımdaki bütün spor dallarını bıraktım. 3 yıl önce 4-5 tane kadın hakem vardı. Sonrasında bir anda artmaya başladı. Tüm kadın hakemlerimize başarılar diliyorum” sözlerini dile getirdi.
İlayda Özmen: “Hakemliği çok seviyorum”
Hakemliğe küçüklükten ilgisinin olduğunu söyleyen İlayda Özmen ise, “Hakemlikte ailemde de bu işle ilgilenen kişiler vardı. Benimde ilgim vardı küçüklükten beri. Birçok spor branşı ile de uğraştım. Voleybol ve basketbol ile ilgilendim ama hiçbiri hakemlik kadar bana iyi gelmedi. Şuanda da severek yapıyorum. Hedefim yüksek yerlere gelmek. Bu işte başarılı olup Sivas olarak kadın hakemleri iyi şekilde temsil etmek istiyorum” dedi. – SİVAS
]]>Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde 68 puanla liderlik koltuğunda oturan Galatasaray Kadın Futbol Takımı, ligin son haftasında 5 Mayıs Pazar günü ALG Spor ile karşı karşıya gelecek. En yakın rakibi ABB Fomget’in 2 puan önünde bulunan sarı-kırmızılılar, bu müsabakayı kazanması durumunda ilk şampiyonluğunu ilan edecek. Zorlu ALG Spor maçı öncesi Galatasaray Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Metin Ülgen, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu.
“Galatasaray Kulübü’nün ikincilik şansı yok”
Kadın futbolunda şampiyonluk kazanmanın Galatasaray camiası için çok önemli olduğunu vurgulayan Metin Ülgen, ALG Spor karşısında galibiyet alarak mutlu sona ulaşacaklarına inandıklarını söyledi. Bu sezon iyi bir futbol oynadıklarını belirten Ülgen, “Biz görevi aldığımızdan beri uykularımız kaçıyor. Çok yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Çünkü Galatasaray Kulübü’nün ikincilik şansı yok. Şampiyon olmak zorundayız, ikinci olduğumuzda kimse mutlu olmayacak. Biz bu bilinç içerisinde hareket ettik. Sezon başından beri hedeflerimizi koyduk ve o hedefler üzerinde yürüdük. Şimdi son maça kadar getirdik. İki puan öndeyiz, almamız gereken bir maç. Oyuncularım da olayın bilincinde. Çok iyi oynayıp, kadın futboluna da katkıda bulunmuş olacağız. Biz başından beri mutlaka iyi futbol oynamamız gerektiğini hep söylüyoruz. Hem iyi futbol oynayacağız hem iyi skor alacağız ve camiamıza şampiyonluk hediye etmiş olacağız. Temennimiz tabii ki A takımla birlikte şampiyon olup RAMS Park’a çıkmak” ifadelerini kullandı.
“Kadın futbolunun gelişimi için bizim de bir şeyler sunmamız gerekiyor”
Türkiye’de kadın futbolunun son dönemde çok geliştiğini aktaran Ülgen, “Eğer kadın futbolu gelişecekse taraftarı çok olan kulüplerle olacaktır. Kadın futbolunun gelişimi için bizim de bir şeyler sunmamız gerekiyor. İnsanlar eğer iyi futbol görüyorsa size gelecektir, devam edecektir, sayıyı artıracaklardır, ilgileri artacaktır. Bizim bir şeyler yapmamız lazım, ‘Bizim ürünümüz şu’ diyebilmeliyiz. Şu anda kadın futboluna ilgi de çok artıyor. Bizim mutlaka sahada iyi şeyler yapmamız lazım ki kadın futbolunu geliştirebilelim” diye konuştu.
“Önümüzdeki yıllarda altyapımız daha uygun hale gelecektir”
64 yaşındaki teknik adam, altyapı ile ilgili de çalışmalar yürüttüklerinin de altını çizerek, “Her gittiğimiz yerde deplasmanlar olsun, antrenmanlar olsun altyapı hocamız bizimle birlikte. Altyapı gruplarını açıyoruz ve büyük kitlelere ulaştık, seçmeler yaptık. Zannediyorum önümüzdeki yıllarda fiziki şartları da uygun hale getirdiğimizde altyapımız daha uygun hale gelecektir ve oradan Türk futboluna oyuncular yetiştireceğiz” dedi.
“Galatasaray tarihinde ilk olacak”
Metin Ülgen, Galatasaray tarihinde hem kadın hem erkek futbol takımının daha önce hiç aynı sezonda şampiyon olmadığını hatırlatarak, “Bunu tarif etmek mümkün değil. Tabii ki iki önemli erkek ve kadın takımı şampiyon olduğunda kulübümüz çok güzel şeyler yapacağını bize söylediler. Ben de inanıyorum müthiş şeyler olacak. Galatasaray tarihinde de ilk olacak. Zannediyorum çok güzel şeylerle süsleyecekler. Ama tabii ki biz son maça odaklandık. O maçı kesinlikle almamız lazım ve şampiyon olmamız lazım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Profesyonel liglerde 9 takımı bulunan, tam bir futbol kenti olan İzmir’de sağlanan bu güç birliği kapsamında, İEÜ EKOKENT Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde 7 akademisyenden oluşan bir ekip kuruldu. Sosyoloji, iletişim, ekonomi ve şehir planlama gibi farklı uzmanlık alanları bulunan İEÜ’lü akademisyenler, veri analizlerine ve saha çalışmalarına başladı.
8 ayda tamamlanması hedeflenen projede, futbol kulüplerinin İzmir için oluşturduğu katma değer, bilimsel açıdan ilk kez detaylıca analiz edilecek. Ardından da futbol kulüplerinin kentin marka değerine, tanınırlığına ve ekonomisine katkısını artırmak hedefiyle projeler hayata geçirilecek.
Yusuf Hakan Abacıoğlu: “Paydaş olmaktan mutluyuz”
Aralık ayında İEÜ ile İZVAK arasında imzalanan iyi niyet protokolünün ardından resmi sözleşme de İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İZVAK Başkanı Ali Erten ve Başkan Vekili Talat Papatya tarafından imzalandı. İEÜ Mütevelli Heyet Salonu’nda gerçekleşen imza töreninde konuşan Rektör Abacıoğlu, Süper Lig’e yükselen Göztepe’yi kutlayarak sözlerine başladı. İzmir’in, sporda Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Abacıoğlu, üniversite olarak böylesine önemli bir çalışmanın paydaşı olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Çalışmalar 3 aşamada gerçekleşecek
İzmir Ekonomi Üniversitesi Bölgesel Kalkınma, Kent ve Çevre Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKOKENT) Müdürü Prof. Dr. Burak Doğu ise çalışmaya ilişkin detaylar paylaşarak, “İzmir’deki futbol kulüplerinin yerel kalkınmaya olan etkilerini ekonomik, toplumsal ve mekansal açılardan analiz edeceğiz. İlk olarak, Türkiye ve dünya genelindeki spor kulüplerinin yerel kalkınmaya etkisini konu alan akademik çalışmaları inceleyip iyi uygulama örneklerini tespit edeceğiz. Ardından mevcut veri setleri ile ikincil kaynaklardan elde edeceğimiz bulgular çerçevesinde bir çalışma yürüteceğiz. Son aşamada ise sahada anket çalışmaları ve derinlemesine mülakatlar gerçekleştireceğiz. Bunları bir mekansal haritalama çalışmasında bir araya getireceğiz. Ayrıca, tarihi verilerle geçmişe dönük bir simülasyon çalışması yapacak ve farklı spor kulüplerine uyarlanabilecek bir model geliştireceğiz. Elde edeceğimiz sonuçlar bundan sonra hayata geçecek projeler için de zemin oluşturacak” diye konuştu.
Ali Erten: “Büyük bir hazineye sahibiz”
İZVAK Başkanı Ali Erten, Türkiye profesyonel futbol liglerinde, İstanbul’dan sonra en çok takımı olan şehrin İzmir olduğunu belirtti. Çalışmanın İzmir için büyük önem taşıdığını ve elde edilecek verilerin kent yöneticileriyle, kulüplerle ve sponsorlarla paylaşılacağını dile getiren Erten, “Bir kentteki futbol kulüplerinin; o şehir için ekonomik anlamda ne ifade ettiğini bilimsel açıdan göstermek istedik. Bunun için de en iyi partnerin İzmir Ekonomi Üniversitesi olabileceğini düşündük. Fikrimizi paylaştık ve üniversitemiz de oldukça olumlu karşıladı. İş birliğimizi her gün daha da geliştirerek bu noktaya taşıdığımız için çok mutluyuz. Elde edeceğimiz sonuçlar, birçok açıdan yol gösterici olacak. Futbolda ne kadar büyük bir hazineye sahip olduğumuzu bilimsel olarak tespit edeceğiz. Çalışmamız, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından da heyecanla takip ediliyor. İnanıyorum ki çalışma tamamladığında Türk futbolu için çok değerli sonuçlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
Talat Papatya: “Tüm kulüplerimiz, İzmir’in değeri ve vazgeçilmezi”
İZVAK Başkan Vekili Talat Papatya da futbol kulüplerinin İzmir’in marka değerine büyük katkı sağladığını söyleyerek, “Göztepe, yeniden Süper Lig’e yükselerek şehrimize sevinç yaşattı. Göztepe’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyorum. Buna ek olarak şu anda play-off oynamaya hak kazanarak bir üst lige yükselme mücadelesini sürdüren takımlarımız da var. Göztepe’nin ardından yeni başarılar için de hazırız. Takımlarımıza yürekten başarılar diliyorum. Tüm kulüplerimiz, İzmir’imizin değeri ve vazgeçilmezidir. İzmir’de futbolun gelişmesi demek aynı zamanda kentin de gelişmesi, konaklamadan ulaşıma kadar birçok sektörün beslenmesi demektir. Futbol için yapacağımız her proje; İzmir’in geleceği için atılmış önemli bir adımdır. Biz, bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İEÜ ile birlikte başlattığımız projeyi de bu fikirden yola çıkarak hayata geçirdik. Çalışmanın sonuçlarını merakla bekliyoruz” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan:
“Ben bu şehrin sokaklarında büyümüş biri olarak, en şerefli görevdeyim”
“Şampiyonluk için, gelecek sezon planlamasını şimdiden yapıyoruz”
“Trabzonspor’un TFF seçimiyle ilgili beklentisi yerine gelmiştir”
“Trabzonspor, haklının her zaman yanında olacaktır”
İSTANBUL – Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, camianın bir arada olduğu zaman aşamayacağı hiçbir engelin bulunmadığını söyleyerek, “Tek bir amacımız var, taraftarımıza şampiyonluk sevincini yaşatmak. Boğaza o bayrağı asmak istiyoruz” dedi.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, içinde bulduğumuz sezon ve Trabzonspor’un yeni dönem vizyonu, hedeflerini kapsayan bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Zorlu Center’da yapılan toplantıda açıklamalarda bulunan Doğan, sözlerine geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz’a, Allah’tan rahmet dileyerek başladı. 30 Nisan tarihinin Trabzon için önemli bir gün olduğunu aktaran Başkan Doğan, “8. şampiyonluğumuzun yıl dönümü. Önce kendi camiamıza bir mesaj vermek istiyorum. Trabzonspor camiası bir arada olduğu zaman aşamayacağı hiçbir engel yok. Şampiyonluğu gelenek haline getirmek istiyorsak her zaman bir arada olmak zorundayız. Bizim hocamızla bir olduğumuz gibi. Taraftarımızla bir arada olmak zorundayız. Bir arada olarak şampiyonluğu gelenek haline getiririz. Boğazda asılan bayrak konusunun sürekli hale gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Boğaza o bayrağı asmak istiyoruz”
Şampiyonluk sürecinin en önemli kısmının ekonomi olduğu aktaran Ertuğrul Doğan, “Şampiyonluk sürecine giden yol bellidir. Önce önemli konu ekonomik anlamda hazır olmamız lazım. Benim de içinde bulunduğum yönetim, şampiyonluk sezonu öncesi kimleri alacağımızı, hangi profilde oyuncu alacağımızı hazırlamıştık. Sezon bitmesiyle, önceden anlaşılan oyuncuları takıma kazandırdık. Bunun ekonomik yapılanmasını, Trabzon içinde birlikteliği sağlamıştık. Hocamızın da dediği gibi beraber hücum, beraber defans yaparak, tüm dünyaya örnek olacak bir şampiyonluk yaşamıştık. Aynı şeyleri yapmak için yola çıktık. 4 aylık transfer dönemini yürütüyoruz. Hocamızın izleme ekibi, biz de ekonomik tarafı yönlendiriyoruz. Gelecek sezon taraftara tekrar şampiyonluk sevinicini yaşatmak için hazırlanıyoruz. Tek bir amacımız var, taraftarımıza şampiyonluk sevincini yaşatmak. Boğaza o bayrağı asmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Ben bu şehrin sokaklarında büyümüş biri olarak, en şerefli görevdeyim”
Başkan Doğan, Trabzon şehrinin sokaklarında büyümüş birisi olduğunu vurgulayarak, “Ben bu şehrin sokaklarında büyümüş biri olarak, en şerefli görevdeyim. Kendim için söylüyorum. Sorumluklarımız var, bunları tek tek yerine getirmek istiyorum. Aynı zamanda taraftarlıktan geldiğim için onların neler istediği biliyorum. Şampiyonluk haricinde taraftarımızı hiçbir şey memnun etmez. Geldiğim noktada ise ligi en iyi yerde bitirmemiz gerekiyor. Bu şampiyonluk kupasının tekrar şehre gelmesi gerekiyor. Bunun olabilmesi için, ekonomiyi düzeltmemiz gerekiyor. Bununla ilgili ciddi çalışmalarımız var. 1 yıldır Trabzon’da başkanım. Bu ekonomik sorunlardan Trabzonspor’u bir şekilde çıkarmamız lazım. Önümüze daha iyi bakılabilmesi gerekiyor. En çok gündeme gelmesi gereken konu, altyapı ve ekonomidir. Bu ikisinde başarıyı sağlayabilirsek, sürdürebilir bir başarıya ulaşırız. Benim maddi desteğe ihtiyacım yok. Trabzonspor camiasının manevi desteğe ihtiyacı var. Buralarda ne yaparsan yap, sahada başarılı olmak zorundasın. İlk geldiğim günden beri ben bu borcu kapatmaya razıyım. Trabzonspor’un, bu kabuktan çıkması için ekonomik özürlüğe ulaşması gerekiyor. Bütün camianın desteğiyle önümüzdeki yıl tekrar zirveye ulaşan bir takım oluşturmak istiyoruz. Bunun olması için herkesin destek olması gerekiyor” diye konuştu.
“Şampiyonluk için, gelecek sezon planlamasını şimdiden yapıyoruz”
Gelecek sezon için hazırlıklara şimdiden başladıklarını da belirten Doğan, şunları dile getirdi:
“Trabzonspor’un içinde olduğu bir geçiş dönemi yaşıyoruz. 140 milyon Euro’nun 120 milyon Euro’luk kısmı karşılıksız. Çok ciddi 3 proje üzerinde çalışıyoruz. İkisi sona gelmiş durumda. Bir aksilik olmadığı müddetçe Trabzonspor’un ileriki yıllarda ekonomik sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum. Çok farklı bir mücadele, bunu taraftarımızın iyi anlaması gerek. 35-40 milyon Euro’luk bir kadro kurmak zorundayız, 55-60 milyon Euro’yu bulan bir maliyetten söz ediyoruz. Gelirleri topladığınızda 15 milyon Euro’yu bulmuyor, her yıl bulunması gereken 35-40 milyon Euro para var. Hedefimiz şampiyonluk, bunun için de gelire ihtiyaç var. Biz de bunu planlıyoruz. Ekonomik yapılanma, altyapıda yapılanma.. Bunlar hemen çözülebilecek şeyler değil. Bunları yapabileceğimizi gösterdiğimizi düşünüyorum. Önümüzdeki sene hedef şampiyonluk ve bunun için gelecek sezon planlamasını şimdiden yapıyoruz.”
“Trabzonspor’un, TFF seçimiyle ilgili beklentisi yerine gelmiştir”
18 Temmuz tarihinde yapılması planlanan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul’la alakalı düşüncelerini paylaşan Başkan Ertuğrul Doğan, “Hiçbir kulüp bu konuyu konuşmazken biz TFF’yi istifaya davet etmiştik. Trabzonspor’un talebi bir kongreye gitmesiydi. Seçim için şu an 18 Temmuz’u bekliyoruz. Trabzonspor’un bu konuyla alakalı beklentisi yerine gelmiştir. Öyle bir maçta sonra canımız yandığı için anlattığımız şeyler. Türk futbolunda adalet olmadığı için bunları söylüyoruz. İstanbul takımlarının kollanmasıyla oluşmuş bir yapıdır. Anadolu takımlarının sesinin daha çok çıktığı bir dönem olacak. Trabzonspor’un kafasındaki tek gerçek, kendi kulübüne ve sonrada Anadolu takımlarına çıkabildiği kadar sahip çıkmaktır. Federasyonunun bir noktada bunu yapamadığı için istifaya davet ettik. Trabzonspor ve Anadolu takımlarının ciddi yer aldığı bir federasyon dönemi olacağını düşünüyoruz. Gerçek anlamda Türk futbolunda adaletin olmadığını söylüyorum” değerlendirmesini yaptı.
“Trabzonspor, haklının her zaman yanında olacaktır”
Ertuğrul Doğan, Süper Lig’de bir süredir yabancı VAR hakeminin görev yapmasıyla ilgili fikirlerini de şöyle aktardı:
“Şunu net söyleyebilirim, gerçekten hakem camiasının güvenilirliği konusunda tüm kulüplerin aklından bir sıkıntı olduğu çok net. Trabzonspor’un başında özelikle VAR’da akla hayale gelmeyecek şeyler oldu. Sahadaki adalet geçek anlamda sağlansın. Orta hakem bazen pozisyon gereği göremeyebiliyor. Bunlar hayatın doğal akışında olan şeyler. VAR’ın başında oturan ve defalarca izleyen kişinin verdiği yanlış karar bana mantıklı gelmiyor. Yabancı VAR hakemi doğruyu gösterecekse benim için geçerli. Hiçbir takımın taraftarı bunu hak etmiyor. Taraftarın kafasının şüphe olmasını doğru değil. Trabzonspor’un kendi için asla bir talebi olamaz. Rakiplerimizde aleyhine böyle kararlar verilmesini hak etmiyorlar. Bundan sonraki süreçte Trabzonspor, haklının her zaman yanında olacaktır.”
“Devlet tarafından gayrimenkul anlamında Trabzonspor’un aldığı bir destek yoktur”
Trabzonspor’un çok önemli 2 proje üzerinde yoğun bir çalışama gerçekleştirdiğinden de bahseden bordo-mavili kulübün başkanı, “Bunlardan bir tanesi Kartal projesidir. Şu an satın alımıyla alakalı son aşamasındayız. Trabzonspor bu mülkü Cumhurbaşkanımızın, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde 29 yıl önce almıştır. Bu hep konuşuluyor, Trabzonspor ile alakalı siyaset destek veriyor diye. 29 yıl içerisinde Trabzonspor’un aldığı bunun dışında bir mülk yoktur. Ama o hiç destek almadığını söyleyen İstanbul kulüplerimizin aldığı arazi, arsaları, yerleri benim burada söylemem doğru olmaz ama çok ciddi bir miktarda kendilerine mülk kattılar. Bunu yadırgamıyorum bu arada, kendi camiaları adına iyi iş yapmışlardır. Kime destek veriliyor, kime destek verilmiyor anlamında yeri gelmişken camiam adına bunu söylemek zorundayım. Trabzonspor’un bu anlamda aldığı bir destek yoktur. İnşallah bizim de bu günden sonra devletimizden özellikle İstanbul’da, Trabzonspor’a bir tesis kazandırmak, altyapı, konaklama anlamımda bir yer talebimiz söz konusudur. Altyapısal anlamda yine bir proje geliştirmek için bir yer talebimiz söz konusudur. Trabzon’da da böyle taleplerimiz var. İstanbul Kartal’da son aşamaya gelmiş çok ciddi bir projemiz var. Yeri geldi diye söyleyeyim, yönetim anlamında böyle bir planlamamız var. İstanbul’da altyapı çalışma oluşturmak için, buradaki ailelerin çocuklarının eğitimi için, konaklayabileceği yeri sağlamaz lazım. Trabzon’da yaptığımız gibi bunu İstanbul’da sağlayabilmemiz lazım. Bunla alakalı yönetimin çalışmalarının sağlanması lazımdır. Kartal projesinde problem çıkarsa, bu zamana kadar yaptığımız gibi başkan olarak gerekeni yapacağım” açıklamasında bulundu.
“Trabzon’un bir gerçeği var yarışmak zorunda”
Ekonomik unsurun şu an kulüp için en önemli konu olduğunu ve Başkanlık dönemi öncesinde kulübe giren bir sponsorluk parası olmadığı söyleyen Başkan Doğan, “İçinde benimde hatalarımın bulunduğu süreç sonrası, Trabzonspor’un böyle bir kaosa sürüklenmemesi için göreve talip oldum. Düşmanımın bile yaşamasını istemeyeceğim bir süreçten geçtik. Zamanı geldiğinde bunları konuşacağız. Özellikle yönetim kurulundaki arkadaşlarımız arkamda durdu ve 1 yıl içinde 140 milyon Euro’yu geçen ve 120’si geri ödemesi olman bir para akışı sağladık. Planladığım tek nokta olarak blok halinde borçları kapatmak. Trabzon’un bir gerçeği var, yarışmak zorunda. Bu dediklerim yanlış anlaşılmasın. Bu hayatta geleceğim, gelebileceğim şerefli görevdeyim. Bu sıkıntılı dönemden çıkmak için elimizden geleni yapacağız. Transferle ilgili isim zikretmem doğru olmaz. Gelecek, gidecek oyuncular planlamasında hocamız değerlendirmeler yapıyor. Trabzonspor’un şu an devam eden lig ve kupa yarışı var. Hocamızla bilgi alışverişi yaparak bu süreç devam ediyor. Tekrardan taraftarımıza şampiyonluk sevinci yaşatmak istiyoruz. Bu bir birliktelik işidir. Gerçekten dediğim gibi biz bunu daha önce hocamızla beraber başardık. Ne yapacağımızı, ne edeceğimizi gerçekten biliyoruz. Başarı olur, olmaz bunlar ayrı konular. Sonuçta her doğru planlamanın ardından başarı gelecektir diye bir şey yok. Ama başarı ihtimaliniz çok yükseltir. Önce doğru planlamak lazım. Doğru insanla yola çıkmak lazım. Bunu her yerde söylüyorum, ben hocamın aklına, kalbine, gönlüne güveniyorum. Trabzonspor camiasıyla alakalı iyi niyetini biliyorum. Çok sıkıntı bir transfer dönemi yaşadık. Benim ve hocamızın üzerinde inanılmaz bir transfer baskısı kuruldu. Sanki biz bilmiyormuşuz gibi transfer yapmayı, sanki biz hayatımızda hiç transfer yamamışız gibi bir baskı oluştu. Bizim Trabzonspor sevgisini ve şampiyonluk hırsını kimseyle yarıştıracak halimiz yok. Ben tribünlerde, soyunma odasında büyüyen bir Trabzonsporluyum. Dolasıyla herkes kadar, ben Trabzonspor’un şampiyon olmasını istiyorum. Ama bu koltukta oturduğum zaman doğruyu yapmak zorundayım. Çünkü Trabzonspor’un bu şekilde harcayacak parası yok. Dediğim gibi benim dönemimde de bu hatalar yapıldı. Bu hataları azaltmak zorundayız. Orada hocamızda dik duruş gösterdi. Biz de yönetim olarak, alacaksak 1 adam alalım ama doğru adam alalım. Bu arada 2 tane doğru adam buluyorsak, 2 adam alalım. Ara transfer döneminde doğru adamı bulamadığımız için transfer yapmadık. Yani doğruyu bulduğumuza inansaydık 3’ü de yapardık. Hocama bu anlamda güveniyorum. Geçmiş dönemde hem ben hem hocam eksiklerimizi biliyoruz. Eğer hata yaptıysak bunları gördük, inceledik. Bu taraftar bunu hak ediyor. Biz bu süreci çok doğru yürütmek ve yaşatmak zorundayız” dedi.
“Trabzonspor’u kim daha iyi yönetebiliyorsa, o yönetsin”
Başkan Doğan, Trabzonspor’un faydası için borçların altından bir an önce sıyrılması gerektiğini söyleyerek, “Kongre sürecinde, bu Trabzonspor’u kim daha iyi yönetebiliyorsa, o yönetsin. Benim böyle dertlerim, sıkıntılarım olmaz. Bana yapılanı ben, benden sonra gelene yapmam. Bugün benim için çok değerli bir şerefli koltukta oturmak ama bir gün başka biri de bu koltukta oturacak. Ben o zaman, o kişinin tam yanında olacağım. Benim olunmadı ama ben olacağım” şeklinde konuştu.
“Onuachu’nun kiralık transferi konusunda anlaşabilirsek, tekrar konuyu değerlendireceğiz”
Paul Onuachu’nun gelecek sezonda kadroda olup, olmayacağıyla ilgili yönetilen soruya Doğan, “Onanchu’nun kulübüyle görüşmelerimiz devam ediyor. Kulübünün istediği formül, bonservisle satmak istiyorlar. Tabii çok ciddi bir maliyeti olan bir oyuncu. Trabzonspor’da böyle bir maliyetin altına girmesi söz konusu değil. Kiralık transferi konusunda anlaşabilirsek, tekrar konuyu değerlendireceğiz” cevabını verdi.
“Mendy ile alakalı bize resmi teklif gelmedi”
Trabzonspor’un sezon başında kadrosuna kattığı Batista Mendy’nin gelecek sezon için durumuna açıklık getiren Başkan Doğan, “Mendy ile alakalı bize resmi teklif gelmedi. Trabzonspor’un şu an onu satmak gibi bir hedefi yok. Çok ciddi bir ve farklı bir teklif gelmediği sürece satmak gibi bir düşüncemiz yok. Başka oyuncularıma teklifler var” cümlelerine yer verdi.
Öte yandan Trabzonspor’un bir kolej okulu çalışması olduğunu da sözlerine ekleyen Ertuğrul Doğan, “Kolej alakalı bizim koyduğumuz önemli vizyonlardan birisi, Trabzon Belediyesi’nden yer tahsisi yapmasını talep ettik. Ben tek tek Trabzonlu iş adamlarını geçerek, parça parça destek talebinde bulanacağız. Koleji bulmadan önce bu şekilde faaliyete geçirmek istiyorum” diye konuştu.
]]>Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, içinde bulduğumuz sezon ve Trabzonspor’un yeni dönem vizyonu, hedeflerini kapsayan bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Zorlu Center’da yapılan toplantıda açıklamalarda bulunan Doğan, sözlerine geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz’a, Allah’tan rahmet dileyerek başladı. 30 Nisan tarihinin Trabzon için önemli bir gün olduğunu aktaran Başkan Doğan, “8. şampiyonluğumuzun yıl dönümü. Önce kendi camiamıza bir mesaj vermek istiyorum. Trabzonspor camiası bir arada olduğu zaman aşamayacağı hiçbir engel yok. Şampiyonluğu gelenek haline getirmek istiyorsak her zaman bir arada olmak zorundayız. Bizim hocamızla bir olduğumuz gibi. Taraftarımızla bir arada olmak zorundayız. Bir arada olarak şampiyonluğu gelenek haline getiririz. Boğazda asılan bayrak konusunun sürekli hale gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Boğaza o bayrağı asmak istiyoruz”
Şampiyonluk sürecinin en önemli kısmının ekonomi olduğu aktaran Ertuğrul Doğan, “Şampiyonluk sürecine giden yol bellidir. Önce önemli konu ekonomik anlamda hazır olmamız lazım. Benim de içinde bulunduğum yönetim, şampiyonluk sezonu öncesi kimleri alacağımızı, hangi profilde oyuncu alacağımızı hazırlamıştık. Sezon bitmesiyle, önceden anlaşılan oyuncuları takıma kazandırdık. Bunun ekonomik yapılanmasını, Trabzon içinde birlikteliği sağlamıştık. Hocamızın da dediği gibi beraber hücum, beraber defans yaparak, tüm dünyaya örnek olacak bir şampiyonluk yaşamıştık. Aynı şeyleri yapmak için yola çıktık. 4 aylık transfer dönemini yürütüyoruz. Hocamızın izleme ekibi, biz de ekonomik tarafı yönlendiriyoruz. Gelecek sezon taraftara tekrar şampiyonluk sevinicini yaşatmak için hazırlanıyoruz. Tek bir amacımız var, taraftarımıza şampiyonluk sevincini yaşatmak. Boğaza o bayrağı asmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Ben bu şehrin sokaklarında büyümüş biri olarak, en şerefli görevdeyim”
Başkan Doğan, Trabzon şehrinin sokaklarında büyümüş birisi olduğunu vurgulayarak, “Ben bu şehrin sokaklarında büyümüş biri olarak, en şerefli görevdeyim. Kendim için söylüyorum. Sorumluklarımız var, bunları tek tek yerine getirmek istiyorum. Aynı zamanda taraftarlıktan geldiğim için onların neler istediği biliyorum. Şampiyonluk haricinde taraftarımızı hiçbir şey memnun etmez. Geldiğim noktada ise ligi en iyi yerde bitirmemiz gerekiyor. Bu şampiyonluk kupasının tekrar şehre gelmesi gerekiyor. Bunun olabilmesi için, ekonomiyi düzeltmemiz gerekiyor. Bununla ilgili ciddi çalışmalarımız var. 1 yıldır Trabzon’da başkanım. Bu ekonomik sorunlardan Trabzonspor’u bir şekilde çıkarmamız lazım. Önümüze daha iyi bakılabilmesi gerekiyor. En çok gündeme gelmesi gereken konu, altyapı ve ekonomidir. Bu ikisinde başarıyı sağlayabilirsek, sürdürebilir bir başarıya ulaşırız. Benim maddi desteğe ihtiyacım yok. Trabzonspor camiasının manevi desteğe ihtiyacı var. Buralarda ne yaparsan yap, sahada başarılı olmak zorundasın. İlk geldiğim günden beri ben bu borcu kapatmaya razıyım. Trabzonspor’un, bu kabuktan çıkması için ekonomik özürlüğe ulaşması gerekiyor. Bütün camianın desteğiyle önümüzdeki yıl tekrar zirveye ulaşan bir takım oluşturmak istiyoruz. Bunun olması için herkesin destek olması gerekiyor” diye konuştu.
“Şampiyonluk için, gelecek sezon planlamasını şimdiden yapıyoruz”
Gelecek sezon için hazırlıklara şimdiden başladıklarını da belirten Doğan, şunları dile getirdi:
“Trabzonspor’un içinde olduğu bir geçiş dönemi yaşıyoruz. 140 milyon Euro’nun 120 milyon Euro’luk kısmı karşılıksız. Çok ciddi 3 proje üzerinde çalışıyoruz. İkisi sona gelmiş durumda. Bir aksilik olmadığı müddetçe Trabzonspor’un ileriki yıllarda ekonomik sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum. Çok farklı bir mücadele, bunu taraftarımızın iyi anlaması gerek. 35-40 milyon Euro’luk bir kadro kurmak zorundayız, 55-60 milyon Euro’yu bulan bir maliyetten söz ediyoruz. Gelirleri topladığınızda 15 milyon Euro’yu bulmuyor, her yıl bulunması gereken 35-40 milyon Euro para var. Hedefimiz şampiyonluk, bunun için de gelire ihtiyaç var. Biz de bunu planlıyoruz. Ekonomik yapılanma, altyapıda yapılanma.. Bunlar hemen çözülebilecek şeyler değil. Bunları yapabileceğimizi gösterdiğimizi düşünüyorum. Önümüzdeki sene hedef şampiyonluk ve bunun için gelecek sezon planlamasını şimdiden yapıyoruz.”
“Trabzonspor’un, TFF seçimiyle ilgili beklentisi yerine gelmiştir”
18 Temmuz tarihinde yapılması planlanan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Seçimli Genel Kurul’la alakalı düşüncelerini paylaşan Başkan Ertuğrul Doğan, “Hiçbir kulüp bu konuyu konuşmazken biz TFF’yi istifaya davet etmiştik. Trabzonspor’un talebi bir kongreye gitmesiydi. Seçim için şu an 18 Temmuz’u bekliyoruz. Trabzonspor’un bu konuyla alakalı beklentisi yerine gelmiştir. Öyle bir maçta sonra canımız yandığı için anlattığımız şeyler. Türk futbolunda adalet olmadığı için bunları söylüyoruz. İstanbul takımlarının kollanmasıyla oluşmuş bir yapıdır. Anadolu takımlarının sesinin daha çok çıktığı bir dönem olacak. Trabzonspor’un kafasındaki tek gerçek, kendi kulübüne ve sonrada Anadolu takımlarına çıkabildiği kadar sahip çıkmaktır. Federasyonunun bir noktada bunu yapamadığı için istifaya davet ettik. Trabzonspor ve Anadolu takımlarının ciddi yer aldığı bir federasyon dönemi olacağını düşünüyoruz. Gerçek anlamda Türk futbolunda adaletin olmadığını söylüyorum” değerlendirmesini yaptı.
“Trabzonspor, haklının her zaman yanında olacaktır”
Ertuğrul Doğan, Süper Lig’de bir süredir yabancı VAR hakeminin görev yapmasıyla ilgili fikirlerini de şöyle aktardı:
“Şunu net söyleyebilirim, gerçekten hakem camiasının güvenilirliği konusunda tüm kulüplerin aklından bir sıkıntı olduğu çok net. Trabzonspor’un başında özelikle VAR’da akla hayale gelmeyecek şeyler oldu. Sahadaki adalet geçek anlamda sağlansın. Orta hakem bazen pozisyon gereği göremeyebiliyor. Bunlar hayatın doğal akışında olan şeyler. VAR’ın başında oturan ve defalarca izleyen kişinin verdiği yanlış karar bana mantıklı gelmiyor. Yabancı VAR hakemi doğruyu gösterecekse benim için geçerli. Hiçbir takımın taraftarı bunu hak etmiyor. Taraftarın kafasının şüphe olmasını doğru değil. Trabzonspor’un kendi için asla bir talebi olamaz. Rakiplerimizde aleyhine böyle kararlar verilmesini hak etmiyorlar. Bundan sonraki süreçte Trabzonspor, haklının her zaman yanında olacaktır.”
“Devlet tarafından gayrimenkul anlamında Trabzonspor’un aldığı bir destek yoktur”
Trabzonspor’un çok önemli 2 proje üzerinde yoğun bir çalışama gerçekleştirdiğinden de bahseden bordo-mavili kulübün başkanı, “Bunlardan bir tanesi Kartal projesidir. Şu an satın alımıyla alakalı son aşamasındayız. Trabzonspor bu mülkü Cumhurbaşkanımızın, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde 29 yıl önce almıştır. Bu hep konuşuluyor, Trabzonspor ile alakalı siyaset destek veriyor diye. 29 yıl içerisinde Trabzonspor’un aldığı bunun dışında bir mülk yoktur. Ama o hiç destek almadığını söyleyen İstanbul kulüplerimizin aldığı arazi, arsaları, yerleri benim burada söylemem doğru olmaz ama çok ciddi bir miktarda kendilerine mülk kattılar. Bunu yadırgamıyorum bu arada, kendi camiaları adına iyi iş yapmışlardır. Kime destek veriliyor, kime destek verilmiyor anlamında yeri gelmişken camiam adına bunu söylemek zorundayım. Trabzonspor’un bu anlamda aldığı bir destek yoktur. İnşallah bizim de bu günden sonra devletimizden özellikle İstanbul’da, Trabzonspor’a bir tesis kazandırmak, altyapı, konaklama anlamımda bir yer talebimiz söz konusudur. Altyapısal anlamda yine bir proje geliştirmek için bir yer talebimiz söz konusudur. Trabzon’da da böyle taleplerimiz var. İstanbul Kartal’da son aşamaya gelmiş çok ciddi bir projemiz var. Yeri geldi diye söyleyeyim, yönetim anlamında böyle bir planlamamız var. İstanbul’da altyapı çalışma oluşturmak için, buradaki ailelerin çocuklarının eğitimi için, konaklayabileceği yeri sağlamaz lazım. Trabzon’da yaptığımız gibi bunu İstanbul’da sağlayabilmemiz lazım. Bunla alakalı yönetimin çalışmalarının sağlanması lazımdır. Kartal projesinde problem çıkarsa, bu zamana kadar yaptığımız gibi başkan olarak gerekeni yapacağım” açıklamasında bulundu.
“Trabzon’un bir gerçeği var yarışmak zorunda”
Ekonomik unsurun şu an kulüp için en önemli konu olduğunu ve Başkanlık dönemi öncesinde kulübe giren bir sponsorluk parası olmadığı söyleyen Başkan Doğan, “İçinde benimde hatalarımın bulunduğu süreç sonrası, Trabzonspor’un böyle bir kaosa sürüklenmemesi için göreve talip oldum. Düşmanımın bile yaşamasını istemeyeceğim bir süreçten geçtik. Zamanı geldiğinde bunları konuşacağız. Özellikle yönetim kurulundaki arkadaşlarımız arkamda durdu ve 1 yıl içinde 140 milyon Euro’yu geçen ve 120’si geri ödemesi olman bir para akışı sağladık. Planladığım tek nokta olarak blok halinde borçları kapatmak. Trabzon’un bir gerçeği var, yarışmak zorunda. Bu dediklerim yanlış anlaşılmasın. Bu hayatta geleceğim, gelebileceğim şerefli görevdeyim. Bu sıkıntılı dönemden çıkmak için elimizden geleni yapacağız. Transferle ilgili isim zikretmem doğru olmaz. Gelecek, gidecek oyuncular planlamasında hocamız değerlendirmeler yapıyor. Trabzonspor’un şu an devam eden lig ve kupa yarışı var. Hocamızla bilgi alışverişi yaparak bu süreç devam ediyor. Tekrardan taraftarımıza şampiyonluk sevinci yaşatmak istiyoruz. Bu bir birliktelik işidir. Gerçekten dediğim gibi biz bunu daha önce hocamızla beraber başardık. Ne yapacağımızı, ne edeceğimizi gerçekten biliyoruz. Başarı olur, olmaz bunlar ayrı konular. Sonuçta her doğru planlamanın ardından başarı gelecektir diye bir şey yok. Ama başarı ihtimaliniz çok yükseltir. Önce doğru planlamak lazım. Doğru insanla yola çıkmak lazım. Bunu her yerde söylüyorum, ben hocamın aklına, kalbine, gönlüne güveniyorum. Trabzonspor camiasıyla alakalı iyi niyetini biliyorum. Çok sıkıntı bir transfer dönemi yaşadık. Benim ve hocamızın üzerinde inanılmaz bir transfer baskısı kuruldu. Sanki biz bilmiyormuşuz gibi transfer yapmayı, sanki biz hayatımızda hiç transfer yamamışız gibi bir baskı oluştu. Bizim Trabzonspor sevgisini ve şampiyonluk hırsını kimseyle yarıştıracak halimiz yok. Ben tribünlerde, soyunma odasında büyüyen bir Trabzonsporluyum. Dolasıyla herkes kadar, ben Trabzonspor’un şampiyon olmasını istiyorum. Ama bu koltukta oturduğum zaman doğruyu yapmak zorundayım. Çünkü Trabzonspor’un bu şekilde harcayacak parası yok. Dediğim gibi benim dönemimde de bu hatalar yapıldı. Bu hataları azaltmak zorundayız. Orada hocamızda dik duruş gösterdi. Biz de yönetim olarak, alacaksak 1 adam alalım ama doğru adam alalım. Bu arada 2 tane doğru adam buluyorsak, 2 adam alalım. Ara transfer döneminde doğru adamı bulamadığımız için transfer yapmadık. Yani doğruyu bulduğumuza inansaydık 3’ü de yapardık. Hocama bu anlamda güveniyorum. Geçmiş dönemde hem ben hem hocam eksiklerimizi biliyoruz. Eğer hata yaptıysak bunları gördük, inceledik. Bu taraftar bunu hak ediyor. Biz bu süreci çok doğru yürütmek ve yaşatmak zorundayız” dedi.
“Trabzonspor’u kim daha iyi yönetebiliyorsa, o yönetsin”
Başkan Doğan, Trabzonspor’un faydası için borçların altından bir an önce sıyrılması gerektiğini söyleyerek, “Kongre sürecinde, bu Trabzonspor’u kim daha iyi yönetebiliyorsa, o yönetsin. Benim böyle dertlerim, sıkıntılarım olmaz. Bana yapılanı ben, benden sonra gelene yapmam. Bugün benim için çok değerli bir şerefli koltukta oturmak ama bir gün başka biri de bu koltukta oturacak. Ben o zaman, o kişinin tam yanında olacağım. Benim olunmadı ama ben olacağım” şeklinde konuştu.
“Onuachu’nun kiralık transferi konusunda anlaşabilirsek, tekrar konuyu değerlendireceğiz”
Paul Onuachu’nun gelecek sezonda kadroda olup, olmayacağıyla ilgili yönetilen soruya Doğan, “Onanchu’nun kulübüyle görüşmelerimiz devam ediyor. Kulübünün istediği formül, bonservisle satmak istiyorlar. Tabii çok ciddi bir maliyeti olan bir oyuncu. Trabzonspor’da böyle bir maliyetin altına girmesi söz konusu değil. Kiralık transferi konusunda anlaşabilirsek, tekrar konuyu değerlendireceğiz” cevabını verdi.
“Mendy ile alakalı bize resmi teklif gelmedi”
Trabzonspor’un sezon başında kadrosuna kattığı Batista Mendy’nin gelecek sezon için durumuna açıklık getiren Başkan Doğan, “Mendy ile alakalı bize resmi teklif gelmedi. Trabzonspor’un şu an onu satmak gibi bir hedefi yok. Çok ciddi bir ve farklı bir teklif gelmediği sürece satmak gibi bir düşüncemiz yok. Başka oyuncularıma teklifler var” cümlelerine yer verdi.
Öte yandan Trabzonspor’un bir kolej okulu çalışması olduğunu da sözlerine ekleyen Ertuğrul Doğan, “Kolej alakalı bizim koyduğumuz önemli vizyonlardan birisi, Trabzon Belediyesi’nden yer tahsisi yapmasını talep ettik. Ben tek tek Trabzonlu iş adamlarını geçerek, parça parça destek talebinde bulanacağız. Koleji bulmadan önce bu şekilde faaliyete geçirmek istiyorum” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Kaya şike iddialarını yalanladı
AYDIN – Nazilli Belediyespor Kulüp Başkanı Şahin Kaya şike iddialarını sert bir dille yalanladı. “Bizim şike yapacak paramız yok” diyen Şahin Kaya, Zonguldak Kömürspor’u hedef alarak Zonguldak cephesinin rakiplere ve hakemlere teşvik primleri gönderdiğini ileri sürdü.
TFF 2. Lig Beyaz Grup’un 37. haftasında Ankaraspor-Nazilli Belediyespor 0-0 berabere kaldı. Bu sonucun ardından siyah beyazlılar puanını 38’e yükselterek ligde kalmayı başardı. Ankaraspor ise 57 puanla Play Off biletini kaptı. Ligde 16. sırada yer alan Zonguldak Kömürspor ise küme düşen son takım oldu. Maçın ardından Zonguldak Kömürspor, müsabakada şike yapıldığı iddiasıyla Türkiye Futbol Federasyonu’na başvurdu. TFF, müsabakayla alakalı inceleme başlattı. Türk futbol kamuoyunda geniş yankı uyandıran maça ilişkin Nazilli Belediyespor Kulüp Başkanı Şahin Kaya açıklamalarda bulunarak, Zonguldak Kömürspor cephesinin çirkin algı operasyonunu devreye soktuğunu ifade etti. Şahin Kaya, şike iddialarını kesin bir dille reddedip, Zonguldak Kömürspor camiasını hedef aldı.
“2 takımın riske girmemesi çok normal”
Alınan sonucun futbolun olağan akışında görülen bir şey olduğunu kaydeden Başkan Kaya; “Daha önce 2000-2001 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray-Strum Graz maçında da oldu. 1 puanın yettiği yerde 2 takımın da riske girmemesi ve top çevirmesi çok normal. Maçta şut olmadığına ilişkin istatistik paylaşılıyor. Vanspor’un 6-1 bittiği maçında istatistiklerin hepsi sıfır. Bu platformlarda 2 ve 3.liglerin istatistikleri yapılmıyor” dedi.
“Zonguldak başarısızlığını örtmeye çalışıyor”
Zonguldak Kömürspor yönetiminin kendi beceriksizliklerini, şike iddialarıyla örtmeye çalıştığını belirten Kaya; “Biz 2 milyon 300 bin TL para için 3 puanımızı sildirdik. Zonguldak ise 800 bin TL para için 3 puanını sildirdi. 3 puanları silinmeseydi bugün ligde kalacaklardı. Kendi başarısızlıklarını, örtmek için Ankaraspor ile şike yaptığımız söyleniyor. Buna kesinlikle katılmıyoruz. Kınıyoruz da. Bizim kimseyle şike pazarlığımız söz konusu olamaz. Zonguldak taraftarı hatayı kendi yönetiminde arasınlar” diye konuştu.
“Bizim şike yapacak paramız yok”
Nazilli Belediyespor Başkanı, ekonomik sıkıntılarla boğuştukları sezonda şike yapacak bir paralarının olmadığını vurgulayarak açıklamasının devamında, “Bizim şike yapacak paramız da yok. Bunu bütün kamuoyu biliyor. Çok cüzi miktarlara takım kurmuş bir yönetimiz. Bu algılara kimsenin itibar edeceğini düşünmüyorum. İki takımın da riske girmemesi çok normal. 25. dakikada Serhat Aslan kardeşimizin çapraz bağları koptu. Madem bu kadar şey bir maçtı, benim kardeşimin neden çaprazları koptu?” ifadelerine yer verdi.
“Nazillispor ağır taştır altında kalırlar”
Son dakikalarda Tibet Öniz ile rakip İbrahim Sürgülü arasında yaşanan pozisyona ilişkin de konuşan Başkan Şahin Kaya, “İkili mücadele esnasında Tibet’in ağzından küfü çıkıyor. Ankarasporlu futbolcuların tepkisi ağzından çıkan küfre. Tibet de o küfrü pozisyon icabı yaptığını söyledi. ‘Ben özrümü diledim, konuyu kapattık’ dedi. Orada bir diğer oyuncu da arkadaşımız sakat neden dışarı atmadınız diye tepki gösteriyor. Buralardan bir şey tutturamazlar. Biz anlımızın akıyla bu sezonu bitirdik. Nazillispor büyük camiadır. İlçe takımı olabiliriz, onlar il takımı olabilir, lobisi siyaseten daha kuvvetli olabilir ama Nazillispor ağır taştır altında kalırlar” dedi.
“Zonguldak teşvik gönderirken biz çıkıp isyan etmedik”
4 haftadır kendi rakipleri ve Zonguldak Kömürspor’un oynadığı takımlara teşvik primleri gittiği, hakemlere para verildiği iddialarını gündeme getiren Kaya, “Karacabey maçında bildiğiniz doğrandık. Biz de orada çıkıp Zonguldak yönetimi şike yapıyor, teşvik gönderiyor, bu yüzden yeniliyoruz diyerek isyan edebilirdik. Ama hiçbir bahaneye sığınmadık. Direk rakipleri Serik Belediyespor’du yenselerdi hiçbir sorun kalmayacaktı. Bu olan Zonguldak Kömürspor yönetiminin başarısızlığıdır” şeklinde konuştu.
“İstedikleri kadar araştırabilirler”
3 sezon önce Darıca Gençlerbirliği- Kızılcabölükspor çekişmesinden örnek veren Kaya, “Darıca başkanı şike yaptığını itiraf etti. Federasyon o dönemde de bununla alakalı soruşturma başlattı. Her şey açık ve ortadayken Darıca’ya hiçbir ceza verilmedi. Kızılcabölükspor da düştüğüyle kaldı. Alenen yapılmış bir şike varken hiçbir şey olmamış, bizim şikeye teşebbüsümüz dahi olmamış. Bunlardan bir şey çıkacağını düşünmüyoruz. İstedikleri kadar araştırabilirler. Bizim kimseyle ne bir para trafiği ne de bir görüşmemiz olmuştur” dedi.
]]>İstanbul’daki GSİM Tozkoparan Olimpik Yüzme Havuzu’nda 26-28 Nisan tarihleri arasında TSSF tarafından gerçekleştirilen Paletli Yüzme Kulüplerarası Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda yeni Türkiye rekorları geldi. Türkiye2nin farklı şehirlerinden 21 spor kulübünün katılımıyla gerçekleşen şampiyonada kadınlarda İstanbul Su ve Doğa Sporları Kulübü’nden Masal Özgü Koyuncu, 100 metre çift palette yaptığı 50.77 saniyelik derecesiyle gençler 14-15 ve 16-17 yaş gruplarında iki ayrı yeni Türkiye rekorunun sahibi oldu. Erkeklerde Bakırköy Ata Spor Kulübü’nden Arda Karacabay 50 m. çift palet yarışmasını 20.13 saniyede tamamlayarak gençler 16-17 yaş grubunda Türkiye rekoru kırdı.
3 sporcu 12 şampiyonluğa imza attı
Dört gün süren şampiyonluk mücadelelerinde 89’u kadın, 130’u erkek olmak üzere toplam 219 sporcu su üstü, çift palet, dip ve tüp disiplinlerinde palet vurdu. Kadınlarda en çok şampiyonluğa Bakırköy Ata Spor Kulübü’nden Adasu Ramazanoğlu imza attı. Ramazanoğlu, 200, 400 ve 800 m. su üstü, 400 m. çift palette şampiyonluk kürsüsüne çıktı. Bakırköy Ata Spor Kulübü’nden Derin Toparlak ve Bakırköy Su Sporları Kulübü’nden Ömer Faruk Saydam ise 4 kez altın madalya ile şampiyonluk kürsüsüne en çok çıkan sporcular oldu. Derin Toparlak, 200, 400, 800 ve 1500 m. su üstü yarışlarında şampiyon olurken, Ömer Faruk Saydam 50 m. dip, 50 m. su üstü, 100 m. ve ilk kez yapılan 200 m. tüp yarışlarında altın madalya aldı. Bayrak yarışlarında Bakırköy Ata Spor Kulübü kadınlar ve erkek takımları, 4×100 ve 4×200 m. su üstü, 4×100 m. çift palet yarışlarında tüm şampiyonlukları kazanma başarısı gösterdi.
En başarılı spor kulüpleri
Şampiyonluk yarışlarına katılan kulüp sporcularının başarı puanlarına göre yapılan takım sıralamasında kadınlarda Bakırköy Ata Spor Kulübü en başarılı takım olurken, Smaç Spor Kulübü ikinci, İstanbul Su ve Doğa Sporları Kulübü üçüncü oldu. Erkeklerde ise Bakırköy Ata Spor Kulübü birinci oldu. İkinci sırada Tenis Yüzme Kayak Spor Kulübü yer alırken, Anadolu Yakası Spor Kulübü üçüncü sırada yer aldı. Dün yapılan kapanış ve ödül töreninde şampiyon sporcu ve takımlara madalyaları takdim edildi.
TSSF Başkanı Fatih Uysal yaptığı açıklamada, son derece başarılı bir şampiyonluk organizasyonu gerçekleştirdiklerini belirterek, “Paletli yüzme, uluslararası başarılara imza attığımız branşlarımız arasında yer alıyor. Altyapıdan yetişen başarılı sporcularımızın yeni Türkiye rekorlarına imza atması hepimizi gururlandırdı. Organizasyonlarımızı sürdüreceğiz. Madalya alan tüm sporcularımızı ve kulüplerimizi kutluyor, rekor kıran sporcularımızı alkışlıyoruz. Şampiyonaya katılan tüm sporcularımıza ve spor kulüplerine teşekkür ederiz” dedi.
TSSF Başkan Vekili Kadir Sağlam, madalya alan ve rekor kıran sporcuları yürekten kutladığını ifade ederek, “Gerçekten çok heyecanlı ve mutluyuz. Çok başarılı sporcularımız var. Spor kulüplerimizi kutluyorum böyle başarılı genç sporcuları yetiştirdikleri için. Federasyon olarak sporcularımıza ve kulüplerimize her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.
Sağlam, desteklerini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başta olmak üzere, Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya’ya, Spor Genel Müdür Vekili Ömer Altunsoy’a, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay’a, Güngören Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Remzi İlhan’a, tesis yöneticileri ve çalışanlarına, hakemlere ve organizasyon ekibine teşekkür etti. – İSTANBUL
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup’un 37. haftasında Ankaraspor-Nazilli Belediyespor 0-0 berabere kaldı. Bu sonucun ardından siyah beyazlılar puanını 38’e yükselterek ligde kalmayı başardı. Ankaraspor ise 57 puanla Play Off biletini kaptı. Ligde 16. sırada yer alan Zonguldak Kömürspor ise küme düşen son takım oldu. Maçın ardından Zonguldak Kömürspor, müsabakada şike yapıldığı iddiasıyla Türkiye Futbol Federasyonu’na başvurdu. TFF, müsabakayla alakalı inceleme başlattı. Türk futbol kamuoyunda geniş yankı uyandıran maça ilişkin Nazilli Belediyespor Kulüp Başkanı Şahin Kaya açıklamalarda bulunarak, Zonguldak Kömürspor cephesinin çirkin algı operasyonunu devreye soktuğunu ifade etti. Şahin Kaya, şike iddialarını kesin bir dille reddedip, Zonguldak Kömürspor camiasını hedef aldı.
“2 takımın riske girmemesi çok normal”
Alınan sonucun futbolun olağan akışında görülen bir şey olduğunu kaydeden Başkan Kaya; “Daha önce 2000-2001 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray-Strum Graz maçında da oldu. 1 puanın yettiği yerde 2 takımın da riske girmemesi ve top çevirmesi çok normal. Maçta şut olmadığına ilişkin istatistik paylaşılıyor. Vanspor’un 6-1 bittiği maçında istatistiklerin hepsi sıfır. Bu platformlarda 2 ve 3.liglerin istatistikleri yapılmıyor” dedi.
“Zonguldak başarısızlığını örtmeye çalışıyor”
Zonguldak Kömürspor yönetiminin kendi beceriksizliklerini, şike iddialarıyla örtmeye çalıştığını belirten Kaya; “Biz 2 milyon 300 bin TL para için 3 puanımızı sildirdik. Zonguldak ise 800 bin TL para için 3 puanını sildirdi. 3 puanları silinmeseydi bugün ligde kalacaklardı. Kendi başarısızlıklarını, örtmek için Ankaraspor ile şike yaptığımız söyleniyor. Buna kesinlikle katılmıyoruz. Kınıyoruz da. Bizim kimseyle şike pazarlığımız söz konusu olamaz. Zonguldak taraftarı hatayı kendi yönetiminde arasınlar” diye konuştu.
“Bizim şike yapacak paramız yok”
Nazilli Belediyespor Başkanı, ekonomik sıkıntılarla boğuştukları sezonda şike yapacak bir paralarının olmadığını vurgulayarak açıklamasının devamında, “Bizim şike yapacak paramız da yok. Bunu bütün kamuoyu biliyor. Çok cüzi miktarlara takım kurmuş bir yönetimiz. Bu algılara kimsenin itibar edeceğini düşünmüyorum. İki takımın da riske girmemesi çok normal. 25. dakikada Serhat Aslan kardeşimizin çapraz bağları koptu. Madem bu kadar şey bir maçtı, benim kardeşimin neden çaprazları koptu?” ifadelerine yer verdi.
“Nazillispor ağır taştır altında kalırlar”
Son dakikalarda Tibet Öniz ile rakip İbrahim Sürgülü arasında yaşanan pozisyona ilişkin de konuşan Başkan Şahin Kaya, “İkili mücadele esnasında Tibet’in ağzından küfü çıkıyor. Ankarasporlu futbolcuların tepkisi ağzından çıkan küfre. Tibet de o küfrü pozisyon icabı yaptığını söyledi. ‘Ben özrümü diledim, konuyu kapattık’ dedi. Orada bir diğer oyuncu da arkadaşımız sakat neden dışarı atmadınız diye tepki gösteriyor. Buralardan bir şey tutturamazlar. Biz anlımızın akıyla bu sezonu bitirdik. Nazillispor büyük camiadır. İlçe takımı olabiliriz, onlar il takımı olabilir, lobisi siyaseten daha kuvvetli olabilir ama Nazillispor ağır taştır altında kalırlar” dedi.
“Zonguldak teşvik gönderirken biz çıkıp isyan etmedik”
4 haftadır kendi rakipleri ve Zonguldak Kömürspor’un oynadığı takımlara teşvik primleri gittiği, hakemlere para verildiği iddialarını gündeme getiren Kaya, “Karacabey maçında bildiğiniz doğrandık. Biz de orada çıkıp Zonguldak yönetimi şike yapıyor, teşvik gönderiyor, bu yüzden yeniliyoruz diyerek isyan edebilirdik. Ama hiçbir bahaneye sığınmadık. Direk rakipleri Serik Belediyespor’du yenselerdi hiçbir sorun kalmayacaktı. Bu olan Zonguldak Kömürspor yönetiminin başarısızlığıdır” şeklinde konuştu.
“İstedikleri kadar araştırabilirler”
3 sezon önce Darıca Gençlerbirliği-Kızılcabölükspor çekişmesinden örnek veren Kaya, “Darıca başkanı şike yaptığını itiraf etti. Federasyon o dönemde de bununla alakalı soruşturma başlattı. Her şey açık ve ortadayken Darıca’ya hiçbir ceza verilmedi. Kızılcabölükspor da düştüğüyle kaldı. Alenen yapılmış bir şike varken hiçbir şey olmamış, bizim şikeye teşebbüsümüz dahi olmamış. Bunlardan bir şey çıkacağını düşünmüyoruz. İstedikleri kadar araştırabilirler. Bizim kimseyle ne bir para trafiği ne de bir görüşmemiz olmuştur” dedi. – AYDIN
]]>(İZMİR)- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 10-12 Mayıs günlerinde Yunanistan’ın Sakız Adası’nda gerçekleştirilecek Voleybol Turnuvası için İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen basın toplantısında; iki ülke arasındaki dostluğun her zaman devam edeceğini belirterek, “Sakız ve diğer Ege adalarıyla aramızdaki dostluğun gelişmesine, komşu ülkemiz Yunanistan’la kültürel, sosyal ve sportif ilişkilerin gelişmesine önem veriyorum. Onları hem İzmir’de ağırlamak hem de Yunanistan’a konuk olmak istiyorum” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 10-12 Mayıs’ta Sakız Adası’nda adanın yerel yönetimleri ile işbirliğiyle düzenlenecek, Altay ve Karşıyaka kulüplerinin de katılacağı Voleybol Turnuvası’nın basın toplantısına ev sahipliği yaptı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilen basın toplantısına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Yunanistan Başkonsolosu Alexandros Konstas, Sakız Adası Belediye Başkan Yardımcısı Georgias Christakis, Sakız Adası Konaklama Derneği Başkanı Georgias Milanodis, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, Altay SK Voleybol Şubesi Başkanı Dr. Aybars Akoğlu, Avek Otomotiv İzmir Bölge Müdürü Hüseyin Genç ve Fotoğrafçı-Koleksiyoner Mert Rüstem de katıldı.
“DOSTLUĞUMUZ HER ZAMAN DEVAM EDECEK”
Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu güzel organizasyonun arkasında olma kararımızı bildirdik. 10-12 Mayıs’ta bu turnuva Sakız Adası’nda gerçekleşecek. Böyle bir organizasyonun parçası olmak bizim için büyük bir keyif oldu. Ben göreve yeni başladım ama Sakız ve diğer Ege adalarıyla aramızdaki dostluğun gelişmesine, komşu ülkemiz Yunanistan’la kültürel, sosyal ve sportif ilişkilerin gelişmesine önem veriyorum. Onları hem İzmir’de ağırlamak hem de Yunanistan’a konuk olmak istiyorum. Dostluğumuz her zaman devam edecek” dedi.
TUGAY, SAKIZ ADASI VE KARŞIYAKA FK ARASINDA OYNANAN VE BİTMEYEN FUTBOL MAÇINI DA ANLATTI: “ARAMIZDAKİ DOSTLUĞUN TEMSİLİ ANLAMINDA HEP HATIRLADIĞIMIZ BİR HİKAYEDİR”
Tugay, geçmişte Sakız Adası’nın futbol takımı ve Karşıyaka FK arasında oynanan ve bitmeyen futbol maçını anlattı. İzmir ile Sakız Adası arasında güçlü ilişkilerin olduğuna vurgu yapan Başkan Tugay, “Sakız’la İzmir arasında çok yakın ilişkiler ve dostluk var. Sakız’a çok fazla İzmirli ziyaret için gider ama tarihsel olarak İzmir ve Sakız arasında çok yakın dostluklar var. Yıllar öncesinde de yaşanan çok hoş, hepimizin bahsedildiği zaman mutluluk ve dostluk hissettiği bir anımız var. Karşıyaka’nın futbol takımıyla Sakız Adası kulübünün futbol takımı arasında bir dostluk maçı yapılmasına karar veriliyor. Maç oynanmaya başlandıktan 3 dakika sonra çok ağır bir yağış olması sebebiyle maç gerçekleşemiyor. Bu maçı daha sonra oynarız dendikten sonra 2016’da seksen yıl sonra bu iki takım bir araya geliyor ve maçı yeniden yapmak istiyorlar. Maç başladıktan 65 dakika sonra maç bitmeden seyirciler sahaya giriyorlar ve diyorlar ki, ‘Bu maç hiç bitmesin’ ve maç bir daha yarım kalıyor. Bu turnuvanın direkt bu maçla bir ilgisi yok ama aramızdaki dostluğun temsili anlamında hep hatırladığımız bir hikayedir. Bugünkü olayda ta o zamandan gelen dostluğun getirdiği bir fikirdir. Bu kadar güzel bir fikri desteklememek olmazdı” ifadelerini kullandı.
“SAKIZ ADASI’NIN VOLEYBOLCU KIZLARI İÇİN DE ÇOK GÜZEL BİR DENEYİM OLACAK”
Sakız Adası Turizmden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Georgias Christakis, İzmir’de olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, organizasyon sayesinde Sakız Adası’nın voleybolcu kızlarının farklı kulüp ve seviyelerden sporcularla birlikte çok güzel bir deneyim yaşayacağını vurguladı. Christakis, “Burada olmaktan mutlu olduğumu söylememe gerek yok çok mutluyum. Yeni belediye başkanımızın da selamını getirdim, Atina’da olmasa kesinlikle burada olurdu ama başkente gitmek zorunda kaldı. Ocak 2024’ten itibaren belediye başkanlığındayız, benim görevim başkanın turizmle ilgilenen başkan yardımcısı olmak. Ayrıca birlikte oynayacağımız spor kulüplerinden birisinin de koçuyum. Biz, Sakız Adası olarak bu tür birlikteliklerin yanındayız, çok istiyoruz. Zaten ilişkilerimiz çok eski, hatta şunu söylemek gerekli hem Sakız Adası hem İzmir turizm alanında birbirine destek veren 2 şehir, burada olmaktan mutlu olduğumuzu yeniden dile getirmek istiyoruz. Davetiniz için teşekkür ediyorum, Sakız Adası’nın voleybolcu kızları için de çok güzel bir deneyim olacak. Farklı kulüp ve seviyelerden sporcularla birlikte olacaklar, bu konuda çok sevinçliyim” şeklinde konuştu.
“BİZ DE TURİST PROFESYONELLERİMİZLE TÜRK MİSAFİRLERİMİZİN ADAMIZDAN MUTLU AYRILMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Sakız Adası Konaklama Derneği Başkanı Georgias Milanodis, Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostluğa dikkat çekti. Sakız Adası ve İzmir’den gelen ziyaretçiler arasında çok güçlü bir bağın da oluştuğunu söyleyen Milanodis, “Çok sağlam dostluklarımın olduğu İzmir şehrini çok seviyorum ve burada olmaktan çok mutluyum. Uzun zamandır Sakız Adası ve İzmir’den gelen ziyaretçiler arasında çok güçlü bir bağ oluştu. Yıl boyu Türkiye’den ziyaretçilerimizin olması bizi özellikle mutlu ediyor. İnanın, biz de turist profesyonelleri kendimizi yüzde 100 seviyede Türk misafirlerimizin adamızdan mutlu ayrılması için çalışıyoruz. Ekim ayında derneğin başkanı olduğumda, özellikle komşu olduğumda komşuları birleştirmek ve iyi bir ilişki içerisinde olmak istedim. Biz de Mert beyle bunları konuşuyorduk ve işte bugün karşınızdayız. Türk halkıyla Yunan halkının yakınlaşması ve dostluğunun ileri seviyelere gelmesi çok önemli bir konudur. O yüzden bu alanda çok çalışmalıyız. Kuzey Ege Adaları, onların yöneticisi Bay Kartakis’in selamları var ve kendisi de gayretlerimizin yanındadır. Karşılaşmaların son günü olan pazar günü, orta çağ köylerine ziyaret organize ettik. Bu karşılaşmalar yarış gibi görülmemeli, bütün katılımcılar başarılı sayılacak ama ilk 4 takıma birer kupa verilecek. Şu anda müsaitlik olmadığını biliyorum ama umarım ileride futbol karşılaşmaları da organize edeceğiz” dedi.
“YUNAN DOSTLUĞUNU PEKİŞTİRMEK YOLUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYORUZ”
Yunanistan Başkonsolosu Alexandros Konstas, 2 ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek için gayret olduğunu ifade ederek, “Yunan dostluğunu pekiştirmek, ticari dostluğumuzu pekiştirmek yolunda çok önemli bir adım atıyoruz. 94 yıllık mazisi olan bir spor karşılaşmasına sebep olabilmek için bir aradayız. Sayın başkanı kutlar görevinde başarılar dilerim. Bu fırsatla iyi dileklerimi sunmak istedim. Bu çok önemli girişimde katkısı olanları da tebrik etmek istiyorum. 2 halkı içgüdüsel olarak bir araya getiren bir gayret olduğunu görüyorum. İzmir Yunanistan Başkonsolosluğu bu yöndeki her girişim ve gayreti destekler çünkü ne kadar Sakız Adalı turist Türkiye’ye Türkiye’den de ne kadar turist Sakız’a giderse iki tarafında katkısına olur. Bu girişimlerin de devam etmesi 2 taraflı ilişkiler adına devam etmelidir. Ben İzmir’e şahsım adına teşekkür etmek istiyorum, çok sıcak bir şekilde karşılandım. Teşekkürler” dedi.
“BU TURNUVA GENÇLERİMİZ İÇİN BİR KAYNAŞMA FIRSATI OLSUN”
Karşıyaka SK Başkanı İlker Ergüllü, “Burada, bu bölgenin en büyük 2 ülkesinin yıllardır kültürel ve turistik çalışmaları olmuştur. Bu çalışmaların başında da daima Sakız Adası gelmiştir. Geçmişte futbolda yaşanan bitmeyen maçı inşallah sözüm olsun önümüzdeki sene başkanlığım devam ederse Karşıyaka’ya misafirlerimizi davet edelim. O maçı burada, İzmir’de yapalım. Bu organizasyona çok hızlı bir şekilde cevap veren sayın başkanımızı öncelikle teşekkür etmek istiyorum. İnşallah bu turnuva gençlerimiz için bir kaynaşma fırsatı olsun ve futboldan sonra gençlerimizin voleybol turnuvası da yıllarca konuşulmaya devam etsin” ifadelerini kullandı.
“DOSTLUK KAZANACAK”
Altay Voleybol Şube Başkanı Dr. Aybars Akoğlu da “Altay Kulübü Başkanı’nın selam ve saygılarını iletiyorum. Bir kulüp 1912 bir kulüp 1914 yılında kurulmuş. Sadece top oynamak değil aynı zamanda toplumu ileri götürmek için kurulmuş kulüplerdir. 7 yıl başkanlık yaptığım kulüpte ne zaman belediye başkanlarıyla bir araya gelsem, ‘Konak’taki binalar nasıl tarihiyse Altay ve Karşıyaka’da tarihi bir değerdir diyordum’ zaman zaman karşılık bulduk zaman zaman bulamadık ama sayın başkan görevinin henüz 1’inci ayında bu işi yaptı, teşekkür ediyorum. Dostluk kazanacak” diye konuştu.
]]>Son dönemlerde Türkiye ile Yunanistan arasında atılan dostluk adımlarına bir yenisi de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Yunanistan’ın yerel yönetimleri tarafından atıldı. Voleybol turnuvasına imza atacak iki ülke, Sakız Adası’nda dostluk rüzgarı estirecek. Turnuvaya İzmir’den Karşıyaka Voleybol ve Altay Voleybol katılırken, Yunanistan’dan ise AS Nireas Kardamylon ve Sporting Kambochora takımları yer alacak. Tamamen prestij mücadelesi olacak bu karşılaşmalarda sıralamaya göre her takıma kupa verileceği ifade edildi. İzmir Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, önemli açıklamalarda bulunarak, “Fikir bize ait değil, bir süredir Sakız Adası’nın iki voleybol takımı ile Altay ve Karşıyaka ortak turnuva yapmak istemişler. Sakız ile İzmir arasında dostluk var, Sakıza çok İzmirli gider, tarihsel olarak yakınlık ve ilişkiler var” ifadelerini kullandı.
“Müsabakaların güzel geçmesini diliyorum”
Yıllar öncesinde yaşanan çok hoş ve mutlu hissettikleri anılarının olduğunu anlatan Tugay, “Karşıyaka’nın futbol takımı ile Sakız Adası’nın futbol takımı dostluk maçı yapıyor, müsabakanın 3. dakikasında yağmurdan dolayı maç yarıda kalıyor. Bu maçı daha sonra oynar ve tamamlarız diyorlar. 2016’da tekrar iki takım karşı karşıya geliyor ve müsabaka tamamlanmak üzereyken taraftarlar sahaya giriyor. Yine ‘Bu maç tamamlanmasın’ diyorlar. Bu turnuvanın bu maçla ilgisi yok ama aramızdaki dostluğu her zaman hatırladığımız bir hikayedir. Bugün de yapacağımız turnuva geçmişten gelen aramızdaki dostluğun birikimidir. Bu kadar güzel fikri desteklememek olmazdı. 10-12 Mayıs’ta düzenlenecek turnuvanın destekçiyiz. Bizler de bu güzel fikrin destekçisi olduğumuz için mutluyuz. Sakız Adası ile diğer adalarla dostluğumuzun gelişmesini sağlayacağız. Komşu ülkemiz Yunanistan ile de kültür ve sosyal ilişkilerimizin kuvvetlenmesini istiyoruz. Dostluğumuz her zaman devam edecek ve çabalarımız daha da artacak. Bu organizasyon için herkese teşekkür ediyorum. Şimdiden müsabakaların güzel geçmesini diliyorum” dedi.
Giorgos Christakis: “Voleybolcular için güzel bir deneyim olacak”
Sakız Adası Belediye Başkan Yardımcısı ve Sakız Adası Turistikleri ve Voleybol Maçları Organizasyonu Başkanı Giorgos Christakis, “Burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Biz de Ocak 2024’ten itibaren belediye başkanlığındayız. Benim görevim başkanımızın turizm için çalışan yardımcısıyım ve birlikte oynayacağımızın turnuvadaki takımın başantrenörüyüm. Biz Sakız Adası olarak bu tür birlikteliklerin yanındayız. Hem Kios Adası ve hem de İzmir, turizm olarak birbirine destek veren iki yer. Davet için teşekkür ediyorum. Kios Adası’ndaki voleybolcular için çok iyi bir deneyim olacak” diye konuştu.
Giorgos Mylonadis: “İzmir’i çok seviyorum”
Konaklama Birliği Başkanı Giorgos Mylonadis de, “Çok sağlam dostluklarımızın olduğu İzmir şehrini çok seviyorum. Uzun süredir Sakız Adası ile İzmirli ziyaretçiler arasında güçlü bir bağ oluştu. Yıl boyu Türk ziyaretçilerin olması bizi memnun ediyor. Biz de turist profesyonelleri olarak Türkiye’den gelenlerin mutlu ayrılması için elimizden geleni yapıyoruz. Karşılaşmaların son günü olan Pazar günü ortaçağ köylerine ziyaretler ve geziler düzenlendi. Bu karşılaşmalar yarış gibi değil tüm katılımcılar başarılı sayılacak ve ilk 4 ekibe kupa verilecek. Şu anda durum müsait değil ama ileride futbol turnuvası da yapmak isteriz” şeklinde konuştu.
Alexandros Konstas: “Bu tarz girişimleri her zaman destekleriz”
Yunanistan İzmir Başkonsolosu Alexandros Konstas ise, “Başkanı kutlarım görevinde başarılar dilerim. Bu çok önemli girişimde katkısı olanları tebrik ediyorum. İki halkı bir araya getiren gayret olduğunu düşünüyorum. İzmir Yunanistan başkonsolosluğu bu yöndeki girişimleri destekler. Çünkü iki taraflı ilişkilere katkı sağlar. Tabii bu girişimlerin devam etmesi gerek. Ben İzmir’e şahsım adına teşekkür ediyorum, çok sıcak bir şekilde karşıladılar” cümlelerine yer verdi.
Karşıyaka’dan hazırlık maçı daveti
Yunan tarafını da İzmir’de hazırlık maçına davet eden Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, ” Akdeniz’in iki büyük ülkesinin kültürel ve turistik çalışmaları olmuştur. Sakız Adası İzmir’e en yakın olan ada. Geçmişte futbolda bitmeyen maçı inşallah benim sözüm olsun başkanlığım devam ederse gelecek sene bir hazırlık maçı olarak Karşıyaka’ya davet edelim ve burada dostluğumuzu sürdürelim. İnşallah bu turnuva gençlerimiz için kaynaşma fırsatı olur. Uzun yıllar bu voleybol turnuvası konuşulmaya devam etsin” değerlendirmesini yaptı.
Dostluk kazanacak
Altay Voleybol Şube Başkanı Aybars Akoğlu, “Altay başkanının rahatsızlığı nedeniyle aramızda değil kendilerinin selam ve sevgilerini iletiyorum. Bir 1912, bir kulüp 1914 yılında kurulmuş, sadece sahada futbol oynamak değil topluma öncülük etmek, toplumu ileriye götürme hedefleriyle kurulmuş. Her iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek kuruluş ilkelerimize sadık kalmaktan çok mutluyuz. İzmir kulüpleri kültür miraslarıdır, dostluk kazanacak” açıklamasında bulundu. – İZMİR
]]>Gümüşhaneli doğaseverlerden keyifli bahar kaçamağı
GÜMÜŞHANE – Gümüşhaneli doğaseverler, baharın tüm renklerini sergilediği Damlı Köyünde nefes kesici bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Mavi dağ sümbüllerinin Trabzon’un Kadıralak yaylasına benzer şekilde sardığı, yeşilin her tonu ve çiçek açan ağaçların hakim olduğu köyde 60 kişi doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi.
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği bahar aylarıyla birlikte yeniden canlanan Gümüşhane coğrafyasında yeni keşifler yapmaya, doğanın cömertçe kendini sergilediği bu günlerde doğa yürüyüşleriyle katılımcılara görsel şölen eşliğinde unutulmaz anlar yaşatıyor.
Kürtün ilçesine bağlı Damlı Köyü sınırlarında bulunan Sazalanı Mesire Alanından yürüyüşe başlayan 60 kişilik sporcu ve doğasever, Damlı Köyünün muhteşem güzellerini köyün etrafını saran bir rotada gerçekleştirilen doğa yürüyüşüyle keşfetti.
Köy içinde öbek öbek mavi renkte açan dağ sümbüllerin Trabzon’un Kadıralak Yaylasını anımsattığı köyde 7’den 70’e kadın erkek doğaseverler bol bol fotoğraf çekerken çiçek meyve ağaçlarının yanından yürüyen sporcular toplamda 11,5 kilometrelik parkurun 2,5 kilometrelik kısmını da orman içinde enfes manzaralı patika yoldan gerçekleştirerek Sazalanı Mesire Yerinde etkinliği sonlandırdı.
Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün Beldesi Belediye Başkanı Yakup Turgut’un da katıldığı programda sporcular sık sık horon oynayıp mevsim itibariyle coğrafyada doğal olarak bulunan şifalı bitkilerden toplamayı da ihmal etmedi.
“Burası doğanın bütün güzellikleri sunduğu bir yer”
Doğanın bütün güzellikleri sunduğu bir yerde yürüyüş yaptıklarını kaydeden GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut, “Bugün Sazalanı-Damlıköy-Erikbeli rotasındayız. Gümüşhane’nin güzide yaylalarından birisi. Doğanın bütün güzellikleri sunduğu bir yer. Çiçekler açmış, çimler çok güzel, hayvanlar yaylaya çıkmış, insanlar yavaş yavaş çıkıyorlar. Biz de aradığımızı çok güzel bulduk. Yaklaşık 3 saattir yürüyoruz, 5 saat daha yürüsek doymayız. Kesinlikle tavsiye edeceğim güzelliklerden bir yer Damlı Köyü. Kürtün’ümüzün güzel bir yaylası. İyi bir gün geçiriyoruz. Bütün doğa severleri bu yaylalara davet ediyorum. Genelde Örümcek Ormanlarında 150 kişi falan oluyordu. Bugün de 60 kişiyle yürüyoruz. Katılım çok güzel. Hava çok güzel. Yağmur bekliyorduk yağmur olmayınca daha tatlı yürüyoruz” dedi.
Etkinliğin en küçük katılımcısı 11 yaşındaki İnan Soydaş ise “Bugün ilk defa geldim buraya. Güzel bir yer, bir sürü çiçek var, dereler var, ormanlar var. Nasıl anlarsam çok güzel bir doğa, yemyeşil bir yer. Mantarlar var. Sanki cennette gibiyiz, çok güzel bir yer. Herkesin gelmesini tavsiye ederiz. Beklerim herkesi” ifadelerini kullandı.
“Mavi çiçekler de oldukça güzeldi ve yoğunluktaydı”
Görsel şölenin kadın sporcularından Demet Bayraktar da “Çok güzel bir parkurdu bugünkü katıldığımız parkur. Ekip de kalabalıktı, talep çoktu. Arkadaşlarla güzel, keyifli bir yürüyüş yaptık. Hava da oldukça güzeldi. Rahattı parkurumuz. Yeşillikler içinde, çiçekler içinde güzel bir yürüyüş yaptık bugün. Mavi çiçekler de oldukça güzeldi ve yoğunluktaydı. Beklediğimin çok üstündeydi, hoştu. Orman manzarası güzeldi. Ağaçlar çiçek açmış. Doğa çok güzeldi zaten. Harikaydı, kuş sesleri içinde keyifli bir yürüyüş oldu” diye konuştu.
“Gümüşhane’nin doğa harikası olan yerlerden bir tanesi”
Programa rehberlik yapan Orhan Köse ise Kürtün ilçesine bağlı Damlı Köyü sınırlarında bulunan Sazalanı Mesire Yerinden başladık yürüyüşün 11,5 kilometre olduğunu belirterek, “Damlı Köyün etrafından dolanarak Kale denilen mevkiye geldik. Burada dinlendikten sonra tekrar Sazalanı’na döndük. Yaklaşık 11,5 kilometrelik bir parkur yaptık. İlimizin güzel yerlerinden, güzel köylerinden bir tanesindeyiz. Doğa harikası olan yerlerden bir tanesi. Güzel bir parkurdu. Katılanlara teşekkür ediyoruz. İnsanlar mor çiçekleri gördüler. Sadece Trabzon Kadıralak Yaylasında olmayan, Gümüşhane’de de bulunan mor çiçekleri gördüler. Onun haricinde Zifin çiçekleri yeni açma eğilimindeydi. Orman gülleri açmamıştı daha ama papatyalar, diğer sarı rengarenk çiçekler mevcuttu. O çiçeklerle birlikte iyi bir parkur olduğunu düşünüyorum. Doğal ürünlerden de topladı insanlar ısırgan otu ve benzeri yiyeceklerden de topladı. Parkurun yaklaşık 2,5 kilometrelik kısmı orman içinden sadece patika yoldan yürüdük. Bölgemizde cılga diye tabir ettiğimiz patika yoldan yürüdük” ifadelerini kullandı.
]]>SPORLA BULUŞMAYAN GENÇ KALMAYACAK
Günümüzde neredeyse her ailenin ortak sorunu çocuklarını bilgisayar, tablet ve telefon gibi dijital bağımlılığa neden olan teknolojik aletlerden uzak tutmaya çalışmak. Öte yandan madde bağımlılığına yönelim korkusu da ebeveynleri ciddi anlamda tedirgin eden konular arasında. Kayseri Valiliği tarafından başlatılan “Her Mahalleye Bir Spor Okulu” projesiyle bu endişe ortamı dağılmaya başlamış durumda.
Kayseri’de, Emniyet, Jandarma, Müftülük, Milli Eğitim gibi resmi kurumların yanı sıra Esnaf ve Ticaret Odaları, Borsa birlikleri, Organize Sanayi Bölgeleri yönetimlerinin bir araya gelmesiyle her mahallede Erdemlerimizle Varız (ERVA) Spor Okulları açılmaya başladı.

PROJENİN YAKIN ORTA VE UZUN VADELİ HEDEFLERİ VAR
Bu projenin amacı gençleri kazanarak her türlü zararlı alışkanlıktan korumak ve geleceğin başarılı sporcularını yetiştirmek. Projenin hedeflerini yakın orta ve uzak anlamda değerlendirmek mümkün. Yakın vadeli hedeflerin başında gençleri teknoloji bağımlılığı, uyuşturucu madde kullanımı, suç ve suça entegre, kavga ve akran zorbalığı ile her tür zararlı alışkanlıktan uzak tutmak. Gençlik spor il müdürlüğüne bağlı antrenörlerin koordinesinde gençlere spor disiplini kazandırmak ve enerjilerini doğru biçimde yönlendirmek, potansiyel becerilerine göre spor branşlarına yönlendirilerek lisanslı sporcular yetiştirmek.
AİLELER SÜRECE DAHİL EDİLİYOR
Orta vadeli hedefleri ise büyükşehirlerde gençler arasında hızla yayılabilen uyuşturucu veya madde bağımlılığına karşı polisiye tedbirlerin yanı sıra toplumsal tedbirleri faydaya dönük olarak hayata geçirmek. Ailelerinde sürece dahil edilmesiyle birlikte çocuklar gerek pedagojik gerekse sportif profesyonellerce kontrol edilebiliyor.
Uzun vadede ise hedef madalyalı şampiyonlar yetiştirmek. Spor disiplini ve sporcu ahlakı ile donanmış olan gençler Erva Spor Okulları dahilinde açılan spor kulüplerinde lisanslı sporcular olarak yetenekleri doğrultusunda farklı spor branşlarında yetiştirilerek, katıldıkları yerel ve ulusal müsabakalarda sporda başarı, şampiyonluklar ve madalyalar hedefleniyor.

SPORCULARIN TÜM MASRAFLARI ÜCRETSİZ KARŞILANIYOR
Projenin en cazip imkanlarının başında materyallerin spor kulüplerine üye olan gençlerin tüm gereksinimleri malzemeleri, ekipmanları ve hatta ulaşımları dahi bağlı oldukları spor kulüplerince tamamen ücretsiz olacak şekilde karşılanıyor.
28 MAHALLEYE 28 SPOR KULÜBÜ
Proje dahilinde şu ana kadar Kayseri’de 28 mahallede 28 spor kulübü açılmış durumda. Bu sayının artarak devam etmesi hedeflenirken, spor kulüplerine üye olan lisanslı sporcu sayısı ise 8 bin. Ayrıca proje sahası genişletilerek ilçelerde kapsama alındı. İlk etapta Yahyalı, Bünyan, İncesu ve Hacılar ilçelerinde Erva Spor Okulları açıldı. Kayıtların tamamlanmasıyla bu ilçelerdeki spor okullarındaki gençlerde sporla buluşturuldu.
20 FARKLI SPOR BRANŞI BULUNUYOR
Bu spor kulüplerinde ise Basketbol, Çim Hokeyi, Floor Curling, Masa Tenisi, Muaythai, Tekvando, Futbol, Wushu, Karate, Judo, Futsal, Boks, Jimnastik, Dart, Badminton, Güreş, Kickboks, Bilek Güreşi gibi 20 farklı branşta sporcular yetiştiriliyor.

“BU ÜLKENİN FEDA EDİLEBİLECEK TEK BİR GENCİ YOK”
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek; ‘Bu ülkenin feda edilebilecek tek bir genci dahi yok. Gençlerimiz çok kıymetli ve ülkemizin geleceği. Her biri kendi içinde özel ve gerçekten potansiyelleri çok yüksek. Biz de bu potansiyeli işleyebilecek, ülkemize ve milletimize faydalı olacak şekilde nasıl değerlendirebiliriz diye düşündüğümüzde tüm gençleri harekete geçirebilmek adına evrensel bir ortak nokta olarak sporu düşündük. Evde koltukları başında ekranlara gömülmelerine, dijital bağımlılık sahibi olmalarına gönlümüz razı olamazdı. Ancak doğru yönlendirilemeyen, vakitlerini verimli şekilde değerlendirme imkanına sahip olamayan gençlerin sokaklarda bulunması ve çeşitli zararlı alışkanlıklar kazanmaları da tercih edebileceğimiz bir durum değildi. Spor her ne kadar cazip olsa da davette bulunmak tek başına yeterli olmayabilirdi. O nedenle talebi beklemeden arzı sunmak istedik. Her mahalleye spor okulları açarak spor okullarını gençlerimizin ayağına getirdik.’ ifadelerini kullandı.

PROJE İLK MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI
Vali Çiçek, “Türk gencine imkan verildiğinde neleri başarabileceğini şimdiden görmeye başladık. Sporcularımız katıldıkları müsabakalardan şampiyonluklarla, madalyalarla dönmeye başladı. Bu durum bizi aldığımız karar ve uygulamaya başladığımız ERVA Spor Okulları, Her Mahalleye Bir Spor Okulu projemizde motive eden çok güçlü bir unsur.” dedi.
]]>MUĞLA – Muğla’nın Bodrum ilçesinde 3 gün boyunca süren otomobil yarışında Ali Türkkan-Oytun Albayrak Genel klasman 1’incisi oldu. Karya Otomobil Spor Kulübü tarafından düzenlenen Petrol Ofisi Maxima 2024 Türkiye Ralli Şampiyonası üçüncü ayağı Rally Bodrum nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu. 7’den 70’e insanların akın ettiği yarışlar ödül töreniyle sona erdi. Jandarma 185. yılına özel etabında en iyi zamanı yapan Türkkan-Albayrak, jandarma özel ödülünü de kazanırken, ekip aynı zamanda sınıf 3 birinciliğinin de sahibi oldu.
Cuma günü Bodrum’da başlayan ve 3 gün boyunca süren Rally Bodrum için mücadele eden otomobiller görsel şölen oluşturdu. Bodrum’un bir ucundan diğer ucuna kadar yarışan pilotlar zaman zaman nefes kesti. Özellikle köy yollarından ve köylerden geçen otomobilleri köy halkı ise pür dikkat izledi. Çizilen rotada Bodrum İlçe Jandarma ekipleri ve Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler üst düzey güvenlik önlemi alarak güvenliği sağladı. Kıyasıya geçen mücadelenin ardından Castrol Ford Team Türkiye takımından Ali Türkkan-Oytun Albayrak ekibi Genel klasmanda 1’inci oldu. Genel klasman 2’ncisi ise GP Garage My Team’den Ümit Can Özdemir-Kutay Ertuğrul ekibi oldu. Mücadelede 3’üncülüğü Parkur Racing takımından Kerem Kazaz-Corenitn Slyverstre ekibi oldu. Kazaz-Slyverstre, gençler birinciliğinin yanı sıra organizasyon TECNO özel ödülünü de kazandı. Bodrum ve Milas’ın doğal güzelliklerini gözler önüne seren asfalt zeminli etaplara 2 gün süren 476 kilometre uzunluğundaki rallinin Markalar birincisi Castrol Ford Team Türkiye olurken, Takımlar birinciliğini de GP Garage My Team elde etti.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Milas Kaymakamlığı, Bodrum Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi tarafından desteklenen sponsorların ve Bodrum Gazeteciler Cemiyeti katkıları ile gerçekleştirilen organizasyon finiş seremonisi ile sona erdi. Törende dereceye giren sporcular Muğla İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Gemalmaz, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Bodrum İlçe Jandarma Komutanı Gökhan Kurgan, Bodrum Belediye Meclis Üyeleri Abdullah Engin Başol ve Seha Ergene ile sponsor firma yetkililerinden aldılar.
Yarışın Sınıf 4 ve İki Çeker birinciliğini Atış Motorspor’dan Refik Bozkurt-Soner Tamer elde ederken, Sınıf 5 birincisi Hypco Neo Motorspor’dan Kübra Denizci Keskin- Onur Vatansever, Master pilotlar birincisi GP Garage My Team’den Uğur Soylu, kadın pilotlar birincisi Burcu Çetinkaya kadın co-pilotlar birincisi İtalyan Fabrizia Pons oldular. 35 yaş üzeri klasik ralli otomobillerine açık historic klasmanında Parkur Racing’den Kemal Gamgam-Orkun Demir bir zafere daha imza atarken, ikinciliğin sahibi Fiat 131 S ile Ahmet Tınkır- Rafet Yılmaz ekibi oldu.
Bu yıl Celal Gülerhan anısına düzenlenen TOSFED Ralli Kupası klasmanında ise Ankaralı genç ekip Berkay Erdoğan-Muhammed Mataracı birinciliğe uzanırken ekip aynı zamanda Kategori 4’te ilk sırada yer aldı. Taner Oruç-Onur Sırımoğlu ikinci ve Kategori 2 birincisi, Sencan Kırıkkaya-Tezcan Başar da üçüncü oldular. Kategori 3’te en hızlı ekip Alp Atak-Alperen Tetik olurken, kadın pilotlar birinciliğini kızı Zeynep Tümerkan ile yarışan Çiğdem Tümerkan, kadın co-pilotlar birinciliğini de Faruk Sayın ile yarışan Cansu Açar kazandı.
]]>Cuma günü Bodrum’da başlayan ve 3 gün boyunca süren Rally Bodrum için mücadele eden otomobiller görsel şölen oluşturdu. Bodrum’un bir ucundan diğer ucuna kadar yarışan pilotlar zaman zaman nefes kesti. Özellikle köy yollarından ve köylerden geçen otomobilleri köy halkı ise pür dikkat izledi. Çizilen rotada Bodrum İlçe Jandarma ekipleri ve Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler üst düzey güvenlik önlemi alarak güvenliği sağladı. Kıyasıya geçen mücadelenin ardından Castrol Ford Team Türkiye takımından Ali Türkkan-Oytun Albayrak ekibi Genel klasmanda 1’inci oldu. Genel klasman 2’ncisi ise GP Garage My Team’den Ümit Can Özdemir-Kutay Ertuğrul ekibi oldu. Mücadelede 3’üncülüğü Parkur Racing takımından Kerem Kazaz-Corenitn Slyverstre ekibi oldu. Kazaz-Slyverstre, gençler birinciliğinin yanı sıra organizasyon TECNO özel ödülünü de kazandı. Bodrum ve Milas’ın doğal güzelliklerini gözler önüne seren asfalt zeminli etaplara 2 gün süren 476 kilometre uzunluğundaki rallinin Markalar birincisi Castrol Ford Team Türkiye olurken, Takımlar birinciliğini de GP Garage My Team elde etti.
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Milas Kaymakamlığı, Bodrum Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi tarafından desteklenen sponsorların ve Bodrum Gazeteciler Cemiyeti katkıları ile gerçekleştirilen organizasyon finiş seremonisi ile sona erdi. Törende dereceye giren sporcular Muğla İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Gemalmaz, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Bodrum İlçe Jandarma Komutanı Gökhan Kurgan, Bodrum Belediye Meclis Üyeleri Abdullah Engin Başol ve Seha Ergene ile sponsor firma yetkililerinden aldılar.
Yarışın Sınıf 4 ve İki Çeker birinciliğini Atış Motorspor’dan Refik Bozkurt-Soner Tamer elde ederken, Sınıf 5 birincisi Hypco Neo Motorspor’dan Kübra Denizci Keskin- Onur Vatansever, Master pilotlar birincisi GP Garage My Team’den Uğur Soylu, kadın pilotlar birincisi Burcu Çetinkaya kadın co-pilotlar birincisi İtalyan Fabrizia Pons oldular. 35 yaş üzeri klasik ralli otomobillerine açık historic klasmanında Parkur Racing’den Kemal Gamgam-Orkun Demir bir zafere daha imza atarken, ikinciliğin sahibi Fiat 131 S ile Ahmet Tınkır- Rafet Yılmaz ekibi oldu.
Bu yıl Celal Gülerhan anısına düzenlenen TOSFED Ralli Kupası klasmanında ise Ankaralı genç ekip Berkay Erdoğan-Muhammed Mataracı birinciliğe uzanırken ekip aynı zamanda Kategori 4’te ilk sırada yer aldı. Taner Oruç-Onur Sırımoğlu ikinci ve Kategori 2 birincisi, Sencan Kırıkkaya-Tezcan Başar da üçüncü oldular. Kategori 3’te en hızlı ekip Alp Atak-Alperen Tetik olurken, kadın pilotlar birinciliğini kızı Zeynep Tümerkan ile yarışan Çiğdem Tümerkan, kadın co-pilotlar birinciliğini de Faruk Sayın ile yarışan Cansu Açar kazandı. – MUĞLA
]]>Erkeklerin kazananı Hicham Amghar, geçtiğimiz yıl ikinci tamamladığı Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu’nda aradığı zafere bu yıl ulaştı. Kadınlardaki en hızlı atlet olmayı başaran Sheila Chelangat, kariyerinin en iyi yarı maraton derecesini koştu.
İstanbul Yarı Maratonu şampiyonları 15’er bin dolarlık ödülün de sahibi oldu.
GÜMÜŞLER VE BRONZLARA ETİYOPYALI DAMGASI
Dünyanın 11, Avrupa’nın ise 4 Gold Label kategorisi içinde yer alan ve “En Hızlı Yarı” sloganıyla koşulan yarışta erkeklerde ikinciliği 59: 55’lik derecesiyle Etiyopyalı Dinkalem Ayele, üçüncülüğü de 1: 00: 03’le Etiyopyalı Gemechu Bute aldı. Kadınlarda ikinciliği 1: 07: 14’lük derece tutturan Kenyalı Miriam Chebet, üçüncülüğü ise 1: 08: 17 ile koşan Etiyopyalı Zewditu Aderaw elde etti.
Erkekler kategorisindeki yarışa Virjin Adaları’ndan katılan Eduardo Terrance Garcia, 1: 03: 53’lük derecesiyle ülke rekorunu da elde etti.
REKORLUK MARATONUN STARTINI BİRLİKTE VERDİLER
Geçen sene 10K ve 21K’da toplam 8.786 kişinin koştuğu Türkiye İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu, bu yıl yüzde 15’lik artışla 10.129 yarışçıya ev sahipliği yaptı. Yağmurlu havaya rağmen büyük ilgi gören yarı maraton hem büyük bir sportif rekabete hem de çok renkli görüntülere sahne oldu.
Yarı maratoncular sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Yenikapı’ya geldi. 10K için saat 08.00’de, 21K içinse 09.15’te start verildi.
Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu’nda İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Avrupa Birliği Büyükelçisi ve AB Türkiye Delegasyon Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut ve İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay yerlerini aldı. Meyer-Laundrut ayrıca 21K koşusuna da katıldı ve yarışı tamamladı.
68 ELİT ATLET TARİHİ TURLADI!
68 elit atletin birincilik için yarıştığı maraton koşusu Yenikapı’dan başladıktan sonra Sarayburnu-Sirkeci-Eminönü sahil hattını izledi. Galata Köprüsü’nü geçen atletler Karaköy’den “U” dönüşü alarak Cibali istikametine yöneldi. Haliç Köprüsü’ne varmadan Balat’tan da “U” dönüşü yapan atletler, bu kez sahil hattını ters istikamette katetti. Tarihi Yarımada’yı turlayan yarı maraton, başladığı yer olan Yenikapı’da 19. kez son buldu.
TÜRKİYE YARI MARATON ŞAMPİYONLARI DA BELLİ OLDU
Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu’nda aynı zamanda Türkiye yarı maraton şampiyonları da belirlendi. Erkeklerde 1: 02: 44’lük derecesiyle Ali Kaya, kadınlardaysa 1: 13: 34’lük derecesiyle Özlem Kaya ipi göğüslemeyi başaran atletler oldu.
16 YAŞ İLK KEZ MARATON KOŞTU
Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu, bir ilke daha sahne oldu. Türkiye’de ilk kez 16 yaş gençler de yarı maraton koştu.
8 MİLYON LİRALIK ÖDÜL DAĞITILDI
Elit atletlerde birincilerin 15’er bin dolar ödül aldığı Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu’nda yaklaşık 8 milyon liralık ödül dağıtıldı. Aynı zamanda Türkiye Yarı Maraton Şampiyonluğu için de koşan Türk atletlerde birincilere 200’er bin lira ödül verildi. Elit atletlerde ilk 8, Türk atletlerdeyse ilk 5’e giren tüm atletler para ödülüne hak kazandı. Ayrıca, Yarı Maraton’da 21K koşusunda ilk 5’e giren kadın ve erkek Türk sporculara Türkiye İş Bankası toplam 200.000 TL ödül verdi.
Etkinlik alanına kurulan sahnede gerçekleştirilen DJ ve dans gösterileri katılımcılara keyifli anlar yaşattı.
ELİT ATLETLERDE İLK 10 SIRALAMASI
Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu’nda 21K kategorisindeki ilk 10 sıralamaları şu şekilde oluştu:
Erkekler Kategorisi
1- Hicham Amghar – Fas – 59: 47
2- Dinkalem Ayele – Etiyopya – 59: 55
3- Gemechu Bute – Etiyopya – 1: 00: 03
4- Antony Kimtai – Kenya – 1: 00: 16
5- Benard Biwott – Kenya – 1: 00: 18
6- Solomon Kipchoge – Kenya – 1: 00: 19
7- Mathew Samperu – Kenya – 1: 00: 27
8- Cameron Levins – Kanada – 1: 00: 38
9- James Kipkogei Kipkoech – Kenya – 1: 00: 43
10- Edward Zakayo Pingua – Kenya – 1: 01: 08
Kadınlar Kategorisi
1- Sheila Chelangat – Kenya – 1: 06: 47
2- Miriam Chebet – Kenya – 1: 07: 14
3- Zewditu Aderaw – Etiyopya – 1: 08: 17
4- Betelihem Afenigus – Etiyopya – 1: 08: 33
5- Ftaw Zeray – Etiyopya – 1: 08: 39
6- Betty Chepkemoi Kibet – Kenya – 1: 08: 39
7- Gladys Chepkurui – Kenya – 1: 08: 50
8- Aberash Shilima – Etiyopya – 1: 08: 52
9- Ruth Jebet – Bahreyn – 1: 09: 10
10- Meseret Dinke – Etiyopya – 1: 09: 53
TÜRK ATLETLER KATEGORİSİNDE İLK 3
Türkiye İş Bankası 19. İstanbul Yarı Maratonu’nda 21K kategorisindeki Türk atletler arasındaki ilk 3 sıralaması da şu şekilde oldu:
Erkekler Kategorisi
1- Ali Kaya – 1: 02: 44
2- Ramazan Özdemir – 1: 03: 48
3- Hüseyin Can – 1: 05: 11
Kadınlar Kategorisi
1- Özlem Kaya – 1: 13: 34
2- Remziye Erman – 1: 20: 51
3- Dilan Atak – 1: 23: 41
]]>Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Kocaelispor’un Bandırmaspor’u Yusuf Cihat Çelik, Amaral ve Vukovic’in golleriyle 3-1 mağlup ettiği maçın ardından teknik direktörler karşılaşmayı değerlendirdi. Kritik haftada 3 puanı hanesine yazdıran Kocaelispor’da Teknik Direktör Mustafa Gürsel basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Maçtan önce de söylemiştim; bu maçı kazanarak play-off ile ilgili kafamızda soru işareti kalmasın istiyorduk. Sonra bitirebildiğimiz en üst noktada bitirmek istiyorduk. Amacımız sonraki maçlarda da elimizden gelenin en iyisini yapmak. Orası ayrı bir kulvar. Ligle alakası olmayan maçlar oynayacağız, çıkma hedefiyle alakalı. Maça iyi başladık. Maçı koparacak çok pozisyonlar bulduk, değerlendiremedik. İkinci yarı beklemediğimiz anda gol yedik. Sonrasında oyuna tepki verdik. Çok güzel bir şey. Cihat’ın çok güzel vuruşuyla bulduğumuz golden sonra pozisyonları değerlendirdik. Kazanmasını bildik. Mutluyuz. Bandırmaspor da ilk başladığım camia. Onlara da bundan sonra başarılar diliyorum. Önümüzdeki Bodrum maçına ve sonrasında Sakarya maçına bakacağız. Oyuncularımıza da istek ve arzularından, mücadelelerinden dolayı teşekkür ediyorum. Geçen hafta da isteklilerdi ama sonuca yansıtamamıştık. Çalışacağız” dedi.
“Tüm oyuncularımız çok değerli”
Oyuncu tercihleri ve final vuruşlarıyla ilgili soruları da yanıtlayan Gürsel, “Kendi oyun modelimizi sahaya yansıtmak istiyoruz. Hücum da oynasak arkada gerekli önlemleri alarak oynamamız gerekiyor. Önde oynarken arkada da doğru oynamak gerekiyor. Adım adım daha iyiye gidiyor. Geldiğimiz günden bu yana kat ettiğimiz mesafe benim için önemli. Oyunsal anlamda epey yol kat ettiğimize inanıyorum. Sonucu almamız gereken maçlar oynuyoruz, bu da bizi bazen üzdü. Futbolda kim dışarda kalırsa o soruluyor, şimdi de Kouakou. Biz ekibiz. Hiç bireysel bakmıyorum. Hepsiyle aynı çalışmayı yapıyorum. Biri oynadığında diğeri dışarda kalacak. 21 kişilik kadroda bir de genç almak zorundayız. Benim için oynasa da, oynamasa da tüm oyuncularım çok değerli. Bazen oynamadan da takıma çok şey verebilirsiniz. Rekabetin içine girip kendilerini yukarı çekecekler. Amaç takımı hedefe ulaştırmak. Taktiksel değişiklikler yapıyoruz. En iyisini yapmak için buradayız” diye konuştu.
“Ana hedefimiz lig bittikten sonra başlıyor”
Esas hedeflerinin lig bittikten sonra başladığını belirten Mustafa Gürsel, “Biz çalışmaya devam edeceğiz. Ama güzelliği burada. Bazen bir pozisyona girip galip geliyorsunuz, bazen on pozisyona girip kazanamayabiliyorsunuz. Ülkemizdeki futbol iklimi tamamen sonuca odaklı. Benim için takımın oyunu, pozisyon üretmesi önemli. Devamı takımı geliştirmeye çalışıyorum. Futbolun sevilmesinin nedeni bunlar. Emir iyi oynadı. İlk yarıda çok iyiydi, orada istediğimizi yaptı. 6 numarayı başarılı oynadı. Ama artık hamle zamanları geliyor. Gol yedik diye hamle yapmadık. Kazanmak için o hamleleri yapacaktık zaten. Gol gelince hemen yaptık. Ama Emir’in oyunundan memnunum, stoperdeki oyunundan da memnunum. Biz takımız. İyi olması için, başarı için bunu iyi karmamız lazım. Davit hazır gelmedi. Hazır olmadığı için o tepkileri verdi. Şu anki Davit belki o tepkileri vermedi. Antrenmanlardaki isteğini, çalışmasını biliyordum. Şimdi oyuna girdi ve isteğini yansıttı. Hedefin son bölümündeyiz. Telafisi olmadığı için kayıplar bizi de üzüyor. Ana hedefimiz geçen haftaki ya da bu haftaki maç değil. Ana hedefimiz lig bittikten sonra başlıyor. Orayı iyi oynarsak bir şey yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.
Yusuf Şimşek: “Şapkayı önüme koyarım”
Ligde maddi ve manevi anlamda sıkıntı yaşayan takımlardan biri olduklarını dile getiren Bandırmaspor Teknik Direktörü Yusuf Şimşek ise, “Kocaelispor’u tebrik ediyorum. İlk yarı çok iyi oynadılar, golleri kaçırdılar. İkinci yarı değişiklikler bizim adımıza olumluydu. Golü de bulduk. Golden sonra yaptığımız basit hatadan dolayı ilk golü yedik. Öne geçtiğimiz maçlarda gol yedikten sonra kırılgan takım oluyoruz. Üzgünüz. Bu ligde maddi ve manevi sıkıntısı olmayan takımlardan biriyiz. Yönetimimizi, onursal başkanımızı, buraya kadar gelen taraftarımızı üzdüğümüz için üzgünüm. Rakip tarafın deplasman takım hocasını istifaya davet etmesi sıkıntı. Ben şapkamı önüme koyarım ama oyuncu arkadaşlarım da koymalı Ben bu sene 4’üncü hocayım. Başka da bir şey söylemek istemiyorum” sözlerini kaydetti. – KOCAELİ
]]>Başkan Tugay, eşi Öznur Tugay ile 1912 Karşıyaka Derneği’nin üye katılım törenine katıldı. Buluşmada Karşıyaka Belediye Başkanı B. Yıldız Ünsal ile eşi Altan Ünsal, Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, 1912 Karşıyaka Derneği Başkanı Mustafa Karluk, 20. Dönem İzmir Milletvekili ve Adalet eski Bakanı Hasan Denizkurdu, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı ve 1912 Karşıyaka Derneği kurucularından Mehmet Ali Kasalı, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İASOB) Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, kulüp temsilcileri, sporcular ve 1912 Karşıyaka Derneği üyeleri de yer aldı.
Üye katılım töreninde Başkan Tugay’a şilt takdim edildi, Karşıyaka Belediye Başkanı Ünsal da derneğe üye oldu. Törende söz alan Tugay, şunları söyledi:
“BU SEMTE GÜZELLİKLER YAKIŞIYOR”
“Karşıyaka Belediye Başkanı olmam hayatımdaki en güzel olaydır. Onunla beraber başlayan süreçte bu büyük ve güzel ailenin bir parçası oldum. Geçen 5 yıl maalesef hiç beklemediğimiz şeyler yaşamamıza sebep oldu. Pandemi yaşadık, İzmir’de kendi yaşam süremiz içinde yaşadığımız en şiddetli depremi yaşadık. Ekonomik kriz ve bir sürü sorunun yaşandığı dönem oldu. Ancak dünyanın en özel kentlerinden birinde yaşıyoruz, en önemli, değerli kültürlerinden birine sahibiz. Karşıyaka’dan Büyükşehir’e gitmiş ilk belediye başkanı olarak bana verdiğiniz destek için, İzmir’in de 35’inci belediye başkanı olma şerefine ulaştırdığınız için teşekkür ederim. Bu semte güzellikler, kalite, mutluluk, başarı yakışıyor.”
TFF 2. Lig’e yükselme yolunda play-off maçları yapacak futbol takımına başarı dileyerek camiaya birlik mesajı veren Tugay, şunları kaydetti:
“TAKIMA, OYUNCULARA DESTEK OLMA ZAMANI”
“Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü’den bu mesajımızı oyuncularımıza iletmesini istiyorum: bu sene şampiyon olmak, bir üst lige çıkmak istiyoruz. Bunu sadece söylemek yetmez, bu büyük ve güzel 1912 ailesinden kimseye bir kelime etmedim ama burada içimden gelerek söylüyorum, ricamdır. Takımın bu sene başarılı olması için, onların arkasında olduğumuzu hissettirmek için bir şey yapma zamanı. Birlik beraberlik içerisinde takıma, oyunculara destek olma zamanı. Onlara bunu hissettirmeye var mısınız? Şanssızlıklarla play-off’lardan nasıl döndüğümüzü biliyorum. Bir türlü çıkamadığımız bu noktadan yukarıya çıkmaya başlayalım, layık olduğumuz yere gelelim. Ben de üzerime düşeni hem bugün hem önümüzdeki yıllarda yapmaya devam edeceğim. Benim için bir onur olacak.”
Başkan Ünsal da şöyle konuştu:
“Bir spor kenti olan Karşıyaka’da ilçemizin ve gözbebeğimiz Karşıyaka Spor Kulübü’nün lehine atılacak her adımın başımızın üstünde yeri var. Karşıyaka Belediye Başkanı olarak ve Karşıyaka Spor Kulübü’nün hem eski sporcusu hem de yöneticisi olarak tarihimizi, kültürümüzü koruyan, geliştiren, yarınlar için yol gösteren 1912 Karşıyaka Derneği’nin tüm üyelerini kutluyorum, teşekkür ediyorum. Yeni üyelerle birlikte çok daha güçlü olacağımızdan, Karşıyaka ve Karşıyaka Spor Kulübü adına daha güzel işlere imza atacağımızdan eminim.”
1912 Karşıyaka Derneği Başkanı Mustafa Karluk, “Derneğimiz 2002 yılında başlayan 2004 yılında tamamlanan süreç sonunda 1 Mart 2004’te kuruldu. O günden bu güne kadar bir hayli yol aldı. Üye sayımız 177. Bugün 18 üye katılacak. 195 üyemiz olacak” diye konuştu.
Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı İlker Ergüllü, “Bu sene futbolda bir üst lige çıkmanın kulübümüze çok büyük hayrı olacağını düşünüyorum. Hem stat hem başka konularda önümüzü açacak başarıya ihtiyaç var. İnşallah bir üst lige çıkacağız” dedi.
20. Dönem İzmir Milletvekili ve Adalet eski Bakanı Hasan Denizkurdu, Karşıyaka Spor Kulübü’ne desteğe devam edeceklerini belirtirken, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı ve 1912 Karşıyaka Derneği ilk başkanı Mehmet Ali Kasalı Karşıyaka’nın yanında olacaklarını söyledi.
Karşıyaka Spor Kulübü eski Başkanı Azad Yeşil ve İASOB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace de Karşıyaka’nın büyük bir aile olduğunu dile getirdi.
]]>Fanatik Fenerbahçe taraftarı Muhammet Delil Süner (29), Adana Demirspor – Galatasaray maçından önce eve gidinceye kadar sadaka verip maç saatinde ekran başına geçti. Sarı-kırmızılı futbolcu Mauro Icardi’nin 3. golü atmasından sonra 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden polis bağlanarak şikayette bulundu.
Muhammet Delil Süner, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, şu an mental olarak birkaç ilaç aldıktan sonra biraz daha sakin kalabildiğini söyledi. Ciddi bir rekabetin içerisinde olduklarını belirten Süner, 10 yılın vermiş olduğu bir patlamayı yaşadığını ifade etti.
Çalıştığı yerden eve gelinceye kadar mesafe boyunca vermediği sadaka kalmadığı, camilerin önünde Yasin-i Şerif okuyan teyzelere para verdiğini aktaran Muhammet Delil Süner, “Yeter ki dua edin bu akşam Galatasaray puan kaybetsin diye. Öyle bir istekli de eve gelmişim ki, maçı izliyorum zaten Icardi formda. Adamın performansı mükemmel, imreniyoruz da. Bu adam gol atmazsa Galatasaray kesin puan kaybedecek kafasındayız. Maç gayet güzel gidiyor, Adana Demirspor bastırıyor. Galatasaray’da şöyle bir şey var. Icardi duruyor, Mertens çıkıyor, Mertens durduğu zaman Kerem çıkıyor, Kerem durduğu zaman Hakim Ziyech çıkıyor. Takım, inanılmaz derecede bir birinin eksiğini tamamlıyor” dedi.
“Bu mayıs aylarının bir sahibi varsa Galatasaray Spor Kulübü’dür”
“Biz Fenerbahçe olarak bunlara biraz alışık değiliz” diyen Süner, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Bunları görünce tamam dedim, 1-0 normaldir, maç güzel gider sadaka vermişim kafa orada. Allah, bize yardım edecek diyorum. Ondan sonra 2-0 olunca cinnet getirdim, sinirden kanepe örtülerini dişlemeye başladım. Buradan da söylüyorum. Mayıs ayının kaldırılmasını istiyorum. Bu mayıs aylarının bir sahibi varsa Galatasaray Spor Kulübü’dür. Samimi söylüyorum, hiçbir Fenerbahçeli buna alınmasın, gücenmesin. Çünkü biz, nisan ayının sonlarına doğru kesinlikle teslim oluyoruz. Kendi adıma söylüyorum, böyle bir talebim vardır. Ne kadar değerlendirilir, dünyayı ilgilendiren bir sorun sonuç olarak. En azında Türkiye’de mayıs ayı kaldırılsın.”
“Icardi yüzünden geçen sene televizyon kırmak zorunda kaldım”
Icardi’nin hiç beklemediği bir pozisyonda gol atınca cinnet getirdiğini dile getiren Muhammet Delil Süner, “Televizyonda onu gördüğüm an aklıma direkt polis geldi. Telefona sarıldım, şikayette bulundum. Bir an önce Arjantin’e alsınlar. Adamın gol atmadığı takım kalmadı. Onun yüzünden geçen sene hem Kadıköy’de hem de Rams Park’taki maçta televizyonu kırmak zorunda kaldım. Öfke patlaması yaşadım. Bütün hayallerimizin, ümitlerimizin yıkıldığı Adana Demirspor maçıydı. Galip gelince son patlamayı yaşadım. Bir star ama lütfen bu ülkeden git. Bari önümüzdeki sene seni görmeyelim de moral olarak sahaya çıktığımız zaman” diye konuştu.
“Icardi çok çok iyi”
“Bizde de Edin Dzeko var” diyen Süner, “Samimi söylüyorum Icardi çok çok iyi. ‘Şikayetiniz nedir’ diye sorudular. ‘Galatasaraylı bir futbolcudan şikayetçi olmak istiyorum. Bu adamın her hafta gol atmasından rahatsız oluyorum ve artık cinnet getiriyorum. Formalarımı yırtmak zorunda kaldım, televizyonları kırmak zorunda kaldım. Ben artık bu adamın ülkede görmemek için ne yapabilirim’ dedim. ‘Efendim bizim böyle bir şey yapmamız mümkün değil, bu futboldur. Kendinizi biraz fazla kaptırmışsınız dediler. Şikayette bulunmanız içinde onunla karşılıklı bir şey yaşamanız gerekiyor ki prosedür gereği şikayet bulunsun’ dediler. Böyle bir şey söz konusu olmadığı için talep gerçekleşmedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nden beklentim beni özel bir maça davet etmeleri. Kendimizi hırpalıyoruz, her zaman da Fenerbahçe’nin yanındayız” ifadelerini kullandı.
Anne Ayşe Süner ise, oğlunun maçlarda kendini kaybettiğini, normal hayatta böyle olmadığını, maçlarda aşırı şekilde tepkisi olup kendini kaptırdığını söyledi. Defalarca televizyon, sehpaları ve kanepeyi kırdığını belirten Süner, “Dün akşam o heyecanla polisi aradı, inanamadım. Oğlum ne yapıyorsun dedim. Kendini kaptırmış. O heyecanla artık ne yapacağını bilmiyor” dedi. – DİYARBAKIR
]]>(İSTANBUL) – Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları, İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi’nde düzenlenen söyleşi ve imza günü etkinliğinde, havacılığa ilgi duyan vatandaşlarla bir araya geldi. Tim lideri Binbaşı Hasan Kocabaş, “Burada gördüğümüz gençler inşallah ileride HÜRJET’ler ile bu işi yapıyor olacaklar. Biz de onlara bu görevi devredip keyifle onları izlemek için sabırsızlanıyoruz” dedi.
Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları için Yeşilköy’de bulunan İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi’nde imza ve söyleşi günü yapıldı. Yeşilköy’deki müzeye sabah saatlerinden itibaren gelen havacılık tutkunu gençler ve çocukların yoğunlukta olduğu çok sayıda kişi katıldı. Yetişkin ve çocuklar, alanda bulunan uçakları inceleyerek fotoğraf çekildi. Müzede, uçakların yanı sıra havacılık teknolojisi ve Türk havacılığının seyrini gösteren materyallerin sergilendiği standlar ve panolar da ziyaretçiler tarafından ilgi gördü.
TÜRK YILDIZLARI’NIN İMZA GÜNÜ ETKİNLİĞİ
Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları’nın tanışma ve imza günü etkinliği, Yeşilköy’deki İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi’nde düzenlendi. Türkiye’nin uzay çalışmalarına ilişkin bilgi köşesinin de yer aldığı müzede, Türk Yıldızlarının barkovizyon gösterisi izlendi. Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu Askeri Bandosu ise ziyaretçilere konser verdi. Daha sonra vatandaşlar, Türk Yıldızları ekibiyle söyleşi ve imza programında buluştu.
Ekiptekiler, kendilerini ve timlerini tanıttıktan sonra hava akrobasisi, akrotim gibi gösteri ve faaliyetlere ilişkin bilgi ve tecrübelerini aktardı. Başta çocuklar olmak üzere ziyaretçiler, havacılıkla ilgili merak ettiklerini pilotlara sordu. Hava Pilot Binbaşılar Hasan Kocabaş, Kürşat Kömür, Mehmet Balta, Alim Kocaman, Gökhan Esen, Saim Yalçın, Hava Pilot Yüzbaşı Mehmet Kılıç ve basın halkla ilişkiler subayı Üsteğmen Fatih Sağlam sorulara cevap verdi.
“LÜTFEN HAVACILIKTAN UZAKLAŞMAYIN, KOPMAYIN”
Tim lideri Binbaşı Hasan Kocabaş katılımcılara Türk Yıldızlarını tanıtan bir sunum yaptı ve havacılık tutkusu ile pilotluk konularında bilgiler verdi. Tim lideri Binbaşı Kocabaş, şunları söyledi:
“Böyle bir fotoğrafın içerisinde olmak için havacılığı sevmek, gönüllü olmak, olmazsa olmazımız. Havacılık gerçekten çok büyük bir ordu, çok büyük bir alan. Sadece pilotlar yok. Sahnede biz varız belki ama bizi destekleyen, uçaklarımızı hazırlayan, hemen yanımızda pist var o pisti hazırlayan, uçakların iniş kalkışına izin veren kule, uçakların detaylı bakımlarını yapan personel gibi sayamayacağım bir sürü alan var havacılığa gönül vermiş ve havacılık için çalışan. Onun dışında genç kardeşlerimizden hepsi pilot olsun isteriz ancak pilot olamayan da olacaktır mutlaka. Lütfen havacılıktan uzaklaşmayın, kopmayın. Çok geniş bir alan, çok geniş bir yelpaze.
“BİZ F5 İLE UÇUYORUZ AMA YAKIN GELECEKTE HÜRJET’LER İLE UÇMAYA DEVAM EDECEK TÜRK YILDIZLARI”
Gelecekteki pilotlarla bir aradayız, buradayız, gençlerleyiz. Şu anda biz F5 ile uçuyoruz ama yakın gelecekte HÜRJET’ler ile uçmaya devam edecek Türk Yıldızları. Takip edenler olmuştur, birlikte uçuş da gerçekleştirdik. Burada gördüğümüz gençler inşallah ileride HÜRJET’ler ile bu işi yapıyor olacaklar. Biz de onlara bu görevi devredip keyifle onları izlemek için sabırsızlanıyoruz.”
Söyleşinin ardından Türk Yıldızları’nın pilotları, sevenlerine imza dağıttı. İmza almak isteyenler sahne önünde uzun kuyruk oluşturdu. İmza töreni, katılımcılar ve pilotların fotoğraf çekilmeleriyle birlikte sona erdi.
]]>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi öncülüğünde Eskişehirspor istişare toplantısı düzenlendi. Basına kapalı olarak yapılan toplantı, kentin ileri gelenlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları, milletvekilleri, Eskişehirspor yönetimi katıldı.
“Eskişehirspor’un muhakkak şirketleşmesi, kurumsallaşması lazım”
Düzenlenen toplantının ardından açıklama yapan Nebi Hatipoğlu, Eskişehirspor’un şirketleşmesi ve kurumsallaşması gerektiğini ifade etti. Hatipoğlu, “Eskişehirspor’un önümüzdeki ay kongresi var. Kongre öncesi Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanlarımız bir istişare toplantısı düzenleyerek, bizi de davet ettiler. Ben fikirlerimi anlattım. Daha önce söylediğim gibi Eskişehirspor’un muhakkak şirketleşmesi lazım, kurumsallaşması lazım. Bu doğrultuda biz de gerekli destekleri vereceğimizi söyledik. Milletvekillerinin, başkanların hangi partiden olduğunun çok bir önemi yok. Eskişehirspor partiler üstüdür. Ben AK Parti Milletvekili olarak diğer milletvekillerimizle birlikte, hükümetimiz, spor bakanlığımız Eskişehirspor’un daha önceki yıllarda hep yanındaydık, bundan sonra da yanında olacağız. Başkan kim olursa olsun, oraya yakışan bir başkan olduktan sonra biz hangi partiden olduğuna bakmayız. Eskişehirspor’un hak ettiği yere gelmesi için çalışmalarımı yaparız. Burada da bunları söyledik. İnşallah başkanlar da elini taşın altına koyar. Böylelikle Eskişehirspor hak ettiği yere gelir diye düşünüyorum” dedi.
“Eskişehir FK fikri ciddiye alınacak şeyler değildir”
Nebi Hatipoğlu, düzenlenen toplantı sonrasında kendisine yöneltilen “Eskişehir FK fikirleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Eskişehirspor’un geçmiş dönemlerden kalan borçları var. Bu borçları ödememek adına yeni bir futbol kulübü kuralım, bunun arkasında bir yapı oluşturalım gibi bazı söylemler oldu. Tabi bunlar ciddiye alınacak şeyler değildir. Çünkü Eskişehirspor arması ve kulüp önemli. Yeni bir kulüp kurduğun zaman onun bir anlamı kalmıyor. Peşinden kimse koşmaz. Daha önce Eskişehir Basket’te bu yapıldı. Yarım bırakıp gittiler. Eskişehir Basket’i de kapattılar. Biz bu borçları ödemeyelim, gidip yeni kulüp kuralım falan bunlar Eskişehir’de işlemez. Belki başka şehirlerde işler. Bunu söyleyen Eskişehirlinin Eskişehirsporluluğundan şüphe ederim” diye cevap verdi.
“Eskişehir FK düşünülemez”
Eskişehirspor’un bulunduğu mevcut durumun tersine çevrilmesi ve eski günlerine dönebilmesi için düzenlenen toplantıdan sonra konuşan Eskişehirspor Başkanı Erkan Koca ise şunları söyledi:
“İlk oturum gerçekleşti. Öncelikle açılış konuşmasını biz yaptık ve bu toplantıyı organize edenlere teşekkür ettik. Bugün burada gerçekten çok önemli isimler var. Eskişehirspor’un kurtuluşu da aslında bu isimlerden geçiyor. Fakat buraya gelen birkaç kişi ve üyenin Eskişehirspor FK, Yeni Eskişehirspor demeleri bizi oldukça üzdü. Bunlara karşı gündemimizde böyle bir durum olmadığını, eğer böyle bir gündemle devam ederse toplantıda olmayacağımızı açıkça söyledim. İçeride basın mensupları da olsaydı, taraftarlardan da bir heyet kurulup toplantıyı izlemeleri için imkan olsaydı. Burada böyle bir imkan da olmadı. Herkes herkesi tanıyor, basın içeride yok. Taraftar bu kulübün sahibi. Taraftarın kendi içinden seçeceği bir heyet burada olabilirdi. Hayırlısı olsun, inşallah hayırlara vesile olur. Bugün burada buluşmak, Eskişehir’in önemli isimleriyle, siyasetçileriyle, il başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları ile Eskişehirspor’u konuşmak, Eskişehirspor FK ve Yeni Eskişehirspor konuları haricinde ümitlendirdi ve umutlandırdı. İnşallah iyi olacak.” – ESKİŞEHİR
]]>Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile başlattığı güç birliğiyle Paris 2024 yolculuğunda Team Türkiye’ye desteklerini sürdüren İş Bankası, çocukları ve gençleri olimpik değerlerle buluşturmayı ve daha fazla gencin olimpiyatlarda ülkemizi temsil etmesine katkı sunmayı hedefliyor. Dünyanın merakla beklediği spor şöleninin başlamasına 3 ay gibi kısa bir süre kalırken, olimpiyat kotası için süren müsabakalarda şimdiye kadar 59 sporcumuz, Paris 2024’te olmayı garantiledi. Sporcularımız artistik cimnastik, atıcılık, atletizm, bisiklet, boks, güreş, halter, okçuluk, taekwondo, voleybol, yüzme ve yelken olmak üzere 12 branşta ülkemizi temsil edecek.
26 Temmuz – 11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için heyecan dorukta. 17 Nisan’da Antik Olimpiyat oyunlarının doğduğu yer olan Olimpia’da yakılan Olimpiyat Meşalesi, 1896’da ilk modern oyunların düzenlendiği Atina’daki Panathenaic stadyumunda bugün Paris Oyunları organizatörlerine teslim edilerek yola çıkıyor.
Haziran ayına kadar sürecek kota müsabakalarında olimpiyata katılım gösterecek Team Türkiye’nin sporcu sayısının artması beklenirken, Mayıs 2022’de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile güç birliğine giden İş Bankası, Paris 2024 yolunda Team Türkiye’ye destek çalışmalarında hız kesmiyor. Daha fazla gencimizin olimpiyatlarda ülkemizi temsil etmesi ve başarılarımızın artırılmasının yanında çocuklara spor alışkanlığı kazandırılması, daha fazla gencin bu yola çıkmasının teşvik edilmesi hedefiyle Team Türkiye’nin olimpiyat yolculuğuna eşlik eden İş Bankası, aynı zamanda farklı branşlardan sporculara bireysel destek de sağlıyor.
“Geri sayım başlarken ülke olarak sporcularımızın heyecanını paylaşıyoruz”
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, Türkiye’nin Paris 2024 Olimpiyat Oyunları yolculuğuna 3 ay gibi kısa bir süre kalmasının oluşturduğu heyecana vurgu yaparak şöyle konuştu: “Sporcularımızın büyük bir disiplin, özveri ve azimle uzun süredir hazırlandıkları Paris Olimpiyatları için geri sayım başladı. Başta sporcularımız olmak üzere antrenörleri, branşların federasyonları ve aileleri çok yoğun ve yorucu bir o kadar da heyecanlı bir sürecin içindeler. Ülke olarak sporcularımızın heyecanını paylaşıyoruz. Paris 2024 vizesi alan tüm sporcularımızı tebrik ediyor ve kota mücadelesi veren tüm sporcularımıza başarılar diliyorum. Biz ülkemizde birçok alanda olduğu gibi sporda da keşfedilmemiş cevherler olduğunu biliyoruz. Gençlerimizin kendilerine uygun imkanlar sağlandığında her zaman bizleri gururlandıracak, göğsümüzü kabartacak başarılara imza atacağına inanıyoruz. Gençlerimizin sporun gücüyle geleceğe sağlam adımlarla ilerlemelerine destek olmaya ve dünya spor arenasında ülkemizin genç yıldızlarının parlamasına katkı sağlamaya devam edeceğiz.”
İş Bankası ve Türkiye Cumhuriyeti’nin olimpiyat serüveni 100. yaşında
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın İş Bankası açısından güzel bir hikayesi olduğunu da vurgulayan Sözen, “1924, Cumhuriyet kurulduktan bir yıl sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından İş Bankası’nın kurulduğu tarih. Türkiye Cumhuriyeti de ilk kez 1924’te Paris’te olimpiyatlara katılıyor. 2024’te İş Bankası 100. yılını kutlarken Olimpiyat Oyunları yine Paris’te düzenleniyor. Ülkemizin olimpik yolculuğunun 100. yılında yeni başarı hikayelerinin yazılacağı inancıyla aynı gurur ve heyecanı yaşıyoruz” diye konuştu.
Paris 2024 pek çok ilke imza atacak
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na 206 ülkeden 32 dalda 10 bin 500 sporcu katılacak. 306 madalya için sporcular rekabet edecek. Birçok alanda ilklerin yaşanacağı Paris 2024’te çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık başlıklarına odaklanılacak.
Olimpiyat Köyü, düşük karbonlu çevre dostu binalar, yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımı ve sıfır atık politikasının uygulanmasıyla bir “sürdürülebilir kalkınma modeli” örneği olacak. Sıfır emisyonlu araçlardan oluşan bir filo, yarışma boyunca köyde ulaşımı sağlayacak. Paris 2024’te ayrıca kadın ve erkek sporcuların sayısı eşitlenecek ve dev organizasyonda 5 bin 250 kadın sporcu ile 5 bin 250 erkek sporcu madalyalara ulaşabilmek için ter dökecek. Tören için seyircilerin çoğundan giriş ücreti alınmayacak Paris 2024’te, maraton yarışı da ilk kez halkın katılımına açık olarak gerçekleştirilecek. – İSTANBUL
]]>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) sporcu, öğretmen ve tur rehberinin de aralarında bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği otele ilişkin duruşma nedeniyle adliyede geniş güvenlik önlemi alındı.
Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin zemin katındaki çok amaçlı konferans salonunda yapılan duruşmaya, sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla bağlandı.
Duruşmaya, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yaşamını yitiren sporcuların aileleri ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, 2 yaralıyla ilgili dosyaya dün gelen iddianamenin bu dosya ile birleştiğini belirterek tutuklu sanık Ahmet Bozkurt’a birleşen dosya yönünden savunma yapması için söz hakkı verdi.
Bozkurt, aleyhindeki suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek, “Suçlamaları reddediyorum, inşaatımla, beton kalitemle ilgili yanlış hesaplamalar yapılmıştır, kabul etmiyorum. Projede olan mühendislerim, görevlilerim işlerini çok doğru yapmışlar, hiçbir eksiğim yoktur. Doğru tespit edilen örneklerden de anlaşılmaktadır. İddianamede yanlış tespitler var.” diye konuştu.
Mahkeme başkanının Gazi Üniversitesinden gelen bilirkişi raporunda iki yönden de asli kusurlu olarak ifade edildiğini belirttiği sanık, kusursuz olduğunu, hiçbir eksiğinin bulunmadığını, her türlü malzemeyi fazlasıyla kullandığını savundu.
Tutuklu sanık Erdem Yıldız, bilirkişi raporunun çelişkilerle dolu olduğunu, sahte evrak üzerinden suçlandığını öne sürdü.
Kendisinin mimar olduğunu, mimarın fenni mesul olamayacağını ifade eden Yıldız, ruhsatta sahtecilik yapıldığını, kendisinin bir ilgisinin olmadığını savundu.
Tutuklu sanık Mehmet Fatih Bozkurt da önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyledi.
Tutuksuz sanık Halil B, önceki savunmaları tekrar ettiğini, aleyhindeki hususları kabul etmediğini anlattı.
İlk duruşmaya katılmayıp bu duruşma dinlenen müştekiler, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti.
Tanık olarak dinlenen otelin yanındaki otoparkı işleten M.K, otelle anlaşmasının olduğunu, kolon kesme ve kat çıkma gibi konuları bilmediğini söyledi.
Diğer bir tanık olarak dinlenen eski otel çalışanı A.Ü. ise 2002’de başladığı oteldeki işinden 2008’den ayrıldığını ve patronun Ahmet Bozkurt olduğunu dile getirdi.
Uzmanların dinlenmesi talep edildi
Müşteki avukatları, dosyaya sundukları bilirkişi raporlarında imzası bulunan 3 uzmanın dinlenmesini talep etti.
Sanık avukatları, eşitlik ilkesi gereği uzmanların dinlenmemesini, taleplerin reddedilmesini istedi.
Mahkeme başkanı, duruşmada hazır bulunan uzmanların dinlenmelerine oy birliğiyle karar verildiğini söyledi.
“İnşaat yapılırken dere çakılı kullanılmıştır”
Daha sonra Kıbrıs ve Türkiye’deki çeşitli kurumlarda faaliyet gösteren 3 uzman dinledi.
Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yonca Hürol, binanın ilk projesinde deprem yönetmenliğine uyulmadığını, binanın perde duvarında kusur bulunduğuna işaret etti.
Hürol, şunları kaydetti:
“Araştırmamızda daha fazla perde duvar kullanılması gerekiyordu, yapılmamıştır. Bina projesinde taşıyıcı sistem bir taraftan ağırdır diğer taraf da hafiftir. Böyle bir hata yapılmıştır, bu bilinmiyordu. İnşaat yapılırken dere çakılı kullanılmıştır. Binanın otele dönüştürülmesi sırasında her kata boruların geçmesi için delik yapılmış ve 6’sı kirişlere denk geliyor. Binanın döşemelerine fazla duvar yükü bindirilmiş. Binanın yıkılmasını olağan görüyorum ve projelere uyulmadığını düşünüyorum.”
DAÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhan Şensoy ise belirli analizlere göre araştırma yaptıklarına işaret ederek, “Depremin 20. saniyesinde binanın 59 kolonu çökmüş. Depremde kolonlar ani şekilde göçmüştür. Çalışmamızda binanın ön tarafa yıkıldığı ve döndüğü anlaşıldı.” ifadelerini kullandı.
1998 deprem yönetmenliğinin neredeyse yarısının uygulanmamış
Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu da binada 1998 deprem yönetmenliğinin neredeyse yarısının uygulanmadığını aktardı.
Sanık avukatları, celse arasında tahliye edilen ve mazeretsiz duruşmaya gelmeyen Efe Bozkurt’un tekrar tutuklanmasını talep ederek yeni bilirkişi raporu alınmasını istedi.
Duruşma, aradan sonra sanık avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
]]>Kulüp tesislerinde düzenlenen basın lansmanında takımın genel koordinatörü Ender Ünlü ve asbaşkan Ali Adalıoğlu, değişikliğe gidilen isim, logo, renklerle ilgili açıklamada bulundu. Ünlü, logo, renk ve takım ismiyle ilgili küçük değişiklikler yaptıklarını söyledi. İlk kez Çukurova Basketbol olarak başladıkları mücadelede daha sonra ÇBK Mersin’e geçtiklerini belirten Ünlü, “İsmimiz zaten bu coğrafyayı kapsıyor. Bu ismi koyma amacımız da buydu. Mersin’in sahiplenilmesi adına Mersin’in takımı olmamız adına bundan sonra ÇBK Mersin olarak anılmak istiyoruz. Mesela ÇSKA Moskova gibi biz de ÇBK’sı olsun ama sonunda da şehrimizin adı da olsun istedik. Çünkü bu şehri temsil ediyoruz. Logomuzda bir değişiklik yok. Yine Toros Dağları’nda yaşayan vaşak var. Yalnız bu defa karşı cepheden görüntüsünü koyduk. Çünkü vaşağın en büyük özelliklerinden biri kulaklarıdır. Onun daha net görünmesi, bizi yansıtması, hem de bakışlarının ve etkileşimin daha fazla olacağını düşündüğümüz için. Renklerimiz beyaz, turuncu ve koyu lacivertti. Ülkemizde çok talihsiz bir deprem yaşadık. En çok da bu coğrafyayı, Çukurova coğrafyasını ve yakın yerleri etkiledi. Her maça siyah formayla çıkma imkanımız olmadığı için biz onları her çıktığımız maçta anmak adına koyu lacivert olan rengimizi siyaha çevirdik. Böylelikle onların her zaman yanlarında olduğumuzu, onlarla birlikte bu mücadelenin içinde olduğumuzu belirtmek istedik” dedi.
“Mersin’i de dünyada en iyi şekilde temsil eden en büyük marka değeri bence ÇBK Mersin”
Şehrin takımı olduklarını ve sloganlarını da ‘şehrin takımı’ olarak seçtiklerini belirten Ünlü, hem Final Four’da, hem de play-off’ta önemli başarılara imza attıklarını söyledi. Mersin’de düzenlenen FIBA Kadınlar Euroleague Final Four’da hem şehre değer kattıklarını hem ülkeyi gururlandırdıklarını anlatan Ünlü, “Bu başarıda Vali Ali Hamza Pehlivan, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in önemli katkıları oldu. Siz basın mensupları da halka bütünleşmemizi sağladınız. Mersin olarak bunların hepsini hep birlikte yaptık” diye konuştu.
Mersin’de düzenlenen FIBA Kadınlar Euroleague Final Four sürecinde sosyal medyada yer alan etkileşim verilerine ilişkin bilgiler veren Ünlü, şöyle devam etti:
“Maalesef ülkemizde spor, futbol endeksli olduğu için kadın basketbolunda ve bizim oynadığımız Euroleague’de nerelerde oynadığımızın ve kimlere ulaşabildiğimizin çok fazla bilindiğini düşünmediğim için bunları anlatmaya çalışıyorum. Bu her geçen gün artarak devam ediyor. Şehrimizde çok büyük bir liman var ve çok büyük şirketlere sahibiz. Organize sanayimiz her geçen gün büyüyor. ve Mersin, Adana ile Antalya arasında sıkışmışlığından kurtulup çok daha büyük bir sanayi şehri haline geliyor, dünya markası haline geliyor. Mersin’i de dünyada en iyi şekilde temsil eden en büyük marka değeri bence ÇBK Mersin.”
“ÇBK Mersin’in artık kupa kazanması gerektiğini düşünüyoruz”
Finallerin takım olduklarını belirten Ünlü, “Final oynuyoruz ama neden kupa alamıyoruz. Çünkü, biz Anadolu’da bu işi diğer büyük takımların yaptığının dörtte bir, beşte bir ya da üçte bir maliyetine yapmaya çalışıyoruz. Bütçe olarak bunları yaparak her yıl hem Avrupa’nın tepesinde hem Türkiye’nin final serisinde bahsettiğim bu takımlar da genelde Fenerbahçe oluyor; finaller oynuyoruz. Bunların arasında tabii aldığımız Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçları da var. Valimiz Ali Hamza Pehlivan, Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit önderliğinde asbaşkanımız Ali Adalıoğlu ve başkanımız Serdar Çevirgen’in yapmış olduğu toplantılar sonucunda size şöyle bir müjde vermek istiyorum. 2 yıllık planlama yapıldı ve şampiyonluğu alacak bütçelerin oluşturulacağının müjdesini veriyorum. Avrupa’nın ve Mersin’in en büyük marka değeri olan ÇBK Mersin’in artık kupa kazanması gerektiğini düşündüğümüz için 2 yıllık bir programlama yaptık” şeklinde konuştu.
Ali Adalıoğlu: “Elbet bizim de Fenerbahçe’yi yakalayacağımız günler gelecek”
Asbaşkan Ali Adalıoğlu da Çukurova Basketbol’un kuruluşundan bu yana finallerin takımı olduğunu söyledi. Bunun da öncelikle kulüp başkanı Serdar Çevirgen’in bu işi çok sevmesinden ve yaptığı yatırımlardan kaynaklandığını vurgulayan Adalıoğlu, “8. yıla girerken şehrin artık bu takımı sahiplendiğini görüyoruz” dedi. Şehrin sahiplenmesinin yanı sıra bu tür spor organizasyonlarını ve kulüpleri basının sahiplenmesinin daha önemli olduğunu vurgulayan Adalıoğlu, Çünkü basın toplumu bilgilendiren bir kurumdur. Gerçekten ilk yıllarda biraz uzak kalındı basından ama son yıllarda, özellikle son 2 yılda bu sorunun giderildiğini ve ÇBK ile Mersin basınının iç içe olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
‘Finallerin takımı diyoruz, neden şampiyon olamıyor?’ diye akıllara sorular geleceğini dile getiren Adalıoğlu, şöyle konuştu:
“Evet, o da gelecek. Süper Lig’de ve Kadınlar Avrupa Ligi’nde her sene final oynadığımız 100 yıllık bir Fenerbahçe kulübü var. Hem kurumsal olarak bizden önde olması hem de ekonomik yatırımı yapmasından kaynaklanıyor. Ama elbet bizim de Fenerbahçe’yi yakalayacağımız günler gelecek. Bunun çok yakın olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda Valimiz Ali Hamza Pehlivan, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in büyük destekleri var. Bu desteklerin devam edeceğini düşünüyorum. Katkı sunan, katkı sunmayan iş adamları oldu. Mersin’de kazanan, bu kentte bir yerlere gelenlerin kentin spor, sanat gibi faaliyetlerine yatırım yapmaları gerekiyor. Bu kulüp Mersin’in kulübü. Bu kulübün başarısı Mersin’in başarısı olacak.” – MERSİN
]]>Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş, yarın saat 19.00’da Ülker Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. İki ekip bu derbi mücadelesiyle toplamda 359. kez rakip olacak. Geride kalan 358 müsabakada sarı-lacivertliler 134 galibiyet alırken, siyah-beyazlılar ise 127 kez kazandı. Ezeli rekabette 97 karşılaşma beraberlikle sonuçlandı. Fenerbahçe’nin 497 golüne, Beşiktaş 456 golle yanıt verdi.
Şampiyonluk yarışında kritik derbi
Ligde üst üste aldığı 7 galibiyetin ardından geçtiğimiz hafta Sivas’ta 2 puan bırakan Fenerbahçe, şampiyonluk yarışında yara alırken, lider Galatasaray ile puan farkı 4’e yükseldi. Sarı-lacivertliler, 33 hafta sonunda 27 galibiyet, 5 beraberlik ve 1 mağlubiyetle topladığı 86 puanla ikinci sırada bulunuyor. Siyah-beyazlılar ise 15 galibiyet, 6 beraberlik ve 12 mağlubiyetle 51 puan topladı ve 4. sırada yer alıyor. Fenerbahçe derbiden zaferle ayrılıp zirve yarışını sürdürmek, Beşiktaş ise ligi ilk 4’te bitirme hedefine devam etmek istiyor.
Ligde 136. randevu
Fenerbahçe ile Beşiktaş, Süper Lig tarihinde de 135 defa mücadele etti. Kanarya, bu süreçte 48 kez sahadan galibiyetle ayrılırken, Kartal da 42 defa 3 puanın sahibi oldu. 45 müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı. Sezonun ilk yarısında Dolmabahçe’de oynanan mücadeleyi sarı-lacivertliler; Dzeko, Tadic ve Szymanski’nin golleriyle 3-1 kazandı.
En farklı skorlar
Beşiktaş ile Fenerbahçe, birbirlerine karşı en farklı skorları 7’şer golle aldı. 23 Mart 1941’deki özel karşılaşmada siyah-beyazlılar, mücadeleyi 7-1 kazandı. Fenerbahçe ise en farklı galibiyetini 6 Aralık 1958’de yine bir özel maçta 7-0’lık skorla elde etti. Süper Lig’deki en farklı skorlar ise 6 Ocak 1990’da 5-1’lik sonuçla Beşiktaş lehine gerçekleşirken; Fenerbahçe de 7 Mart 1976 ve 7 Ekim 2012’de 3-0’lık sonuçlarla galip geldi.
Ezeli rekabette en gollü müsabaka 11 Ağustos 1974’te TSYD Kupası’nda yaşandı. Beşiktaş’ın 5-4 kazandığı mücadele en gollü maç olarak kayıtlara geçti. 19 Mayıs 1955’te oynanan Atatürk Kupası karşılaşması da 4-4 beraberlikle sonuçlandı.
22 maçlık yenilmezlik serisi
Son olarak ligin 11. haftasında Trabzonspor’a 3-2 kaybeden Fenerbahçe, sonrasında oynadığı 22 maçı kaybetmedi. Sarı-lacivertliler bu süreçte Fatih Karagümrük’ü 2 kez, Sivasspor, Beşiktaş, Kayserispor, İstanbulspor, Konyaspor, Gaziantep FK, Başakşehir, Ankaragücü, Antalyaspor, Rizespor, Kasımpaşa, Hatayspor, Pendikspor, Trabzonspor ve Adana Demirspor’u da 1’er kez yendi. Ligin ilk yarısında oynanan Adana Demirspor, Galatasaray ve ligin ikinci yarısındaki Samsunspor, Alanyaspor ve Sivasspor karşılaşmalarından da sahadan beraberlikle ayrıldı.
7 futbolcu kart sınırında
Fenerbahçe’de, Beşiktaş karşılaşması öncesi 7 futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Michy Batshuayi, Dusan Tadic, Cengiz Ünder, Rodrigo Becao, Mert Müldür, Edin Dzeko ve Ferdi Kadıoğlu sarı kart ceza sınırında bulunan isimler. Bu futbolcular yarınki müsabakada sarı kart görmeleri halinde bir sonraki hafta oynanacak Konyaspor mücadelesinde cezalı duruma düşecek.
Fenerbahçe, 8 maçta geriden geldi
Fenerbahçe, bu sezon ilk golü yediği 9 karşılaşmanın 8’inde puan almayı başardı. Sarı-lacivertliler, bu 8 mücadelenin 7’sinde sahadan galibiyetle ayrılırken, 1 maçta ise berabere kaldı. Kanarya’nın bu geri dönüşlerinin 6’sıı Kadıköy’de oynanırken, 2’si deplasmanda yaşandı. Öte yandan Fenerbahçe, evinde oynadığı son 7 maçta kalesini gole kapatamadı. Sahasında gol yemediği son lig maçı 18. haftada oynanan ve golsüz tamamlanan Galatasaray müsabakası oldu.
Beşiktaş, kazandığı maçlarda gol yemiyor
Bu sezon inişli-çıkışlı performans sergileyen Beşiktaş, son 10 lig maçında 4 galibiyet aldı. Ligde 33 hafta sonunda 15 galibiyeti bulunan siyah-beyazlılar, bu müsabakaların 12’sinde kalesini gole kapattı. Kara Kartal’ın son 6 galibiyetinde de bu durum yaşandı. Dış sahada 16 karşılaşmaya çıkan Beşiktaş, 6 galibiyet, 7 mağlubiyet aldı.
Derbide gözler kalecilerin üzerinde olacak
Fenerbahçe – Beşiktaş derbisinde gözler iki takımın kalecilerinde olacak. Ev sahibi ekipte Hırvat kaleci Dominik Livakovic’in, konuk ekipte ise milli kaleci Mert Günok’un forma giymesi bekleniyor. Livakovic, bu sezon sarı-lacivertlilerin kalesini 29 maçta korurken, 26 gol yedi ve 11 maçta kalesini gole kapattı. 29 yaşındaki kaleci, ayrıca 6 kez de Avrupa Konferans Ligi’nde mücadele etti. Mert Günok ise bu sezon 27 maçta siyah-beyazlı formayı sırtına geçirirken, kalesinde 30 gole engel olamadı. 35 yaşındaki kaleci 1 maçta da kırmızı kart gördü. Deneyimli iki kalecinin derbide sergileyeceği performans, takımları adına büyük önem taşıyacak.
Sarı-lacivertliler ligin en golcü takımı
Bu sezon hücumdaki etkili performansını istatistiklere de yansıtan sarı-lacivertliler, rakip filelere 87 gol gönderdi. Oynadığı 33 maçın 31’inde gol atmayı başaran Fenerbahçe, 2.64 gol ortalaması yakaladı. Kanarya ayrıca, üç karşılaşmayı 5’er, 6 maçını da 4’er golle kazanmayı başardı. Fenerbahçe, Konyaspor ile oynadığı müsabakadan da 7-1’lik skorla galip ayrıldı.
Edin Dzeko, kaydettiği 20 golle takımını sırtlarken aynı zamanda Süper Lig’in gol krallığı listesinde Mauro Icardi ile birlikte zirvede yer alıyor.
Volkan Bayarslan düdük çalacak
Kadıköy’de oynanacak derbide hakem Volkan Bayarslan düdük çalacak. Bayarslan’ın yardımcılıklarını Serkan Ok ile Serkan Olguncan yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Burak Pakkan olacak. – İSTANBUL
]]>Çelen, organizasyonun yapıldığı Rimini kentinde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Erkekler Artistik Cimnastik Avrupa Şampiyonası’nın, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları öncesi en önemli viraj olduğunu dile getiren Çelen, organizasyon öncesi kamplarla sporcuları hazırlamaya çalıştıklarını ifade etti.
Geçen yıl Belçika’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda milli cimnastikçilerin takım halinde Paris 2024’e gitmeyi garantileyerek tarih yazdığını vurgulayan Çelen, “Milli cimnastikçilerimizin buradaki performansları olimpiyat öncesi olması açısından çok önemli. Takım olarak final oynamak ilk hedefimizdi ve bunu gerçekleştirdik. Halka aletinde ise iki milli sporcumuz Adem Asil ve İbrahim Çolak finale kaldı. Bu durum olimpiyat öncesi bizim için moral oldu.” dedi.
Sakatlıktan dolayı Ferhat Arıcan ve Ahmet Önder’i İtalya’ya getiremediklerini anlatan Çelen, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu iki önemli sporcumuzun yerine geçen genç sporcularımız takımı çok iyi sırtladı. Yarın takım finalinde madalya kazanmak için mücadele edeceğiz. Ancak ilk 5’e girersek de başarısız sayılmayız. İki sporcumuzla halka finaline kalmamız çok önemliydi. Sporcularımız burada kürsüde yer alırsa olimpiyatta da kürsüde yer alacağın göstergesi olabilir. İnanıyorum halka finalinde madalyamız olacak. İnşallah en az hatayı bizim sporcularımız yapar ve madalyaya uzanırız.”
“Cimnastik en ufak hatayı affetmiyor”
Suat Çelen, bir önceki yılın genel tasnif şampiyonu Adem Asil’in paralel barda yaptığı hatadan dolayı madalyadan uzaklaştığına dikkati çekerek, “Cimnastik en ufak hatayı affetmiyor. O yüzden her zaman ‘en az hatayı bizim sporcularımız yapsın’ diye dua ederim. Ama mutlu olduğum bir şey var ki Adem Asil, Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda atlama masasında gösterdiği performansı burada yineledi. Sadece ikinci atlayışı yapmadığı için final olmadı. Ancak bu durumun olimpiyat için pozitif bir durum olduğunu düşünüyorum. Bu olayın Adem’i pozitif etkileyeceğine inanıyorum.” diye konuştu.
Cimnastiğin, Türkiye’deki başarı beklenen spor dallarından biri olması nedeniyle sorumluluklarının arttığına işaret eden Çelen, “Bu beklentiler bizi mutlu ederken, daha çok çalışmamıza ve daha çok desteğin gelmesine vesile oluyor. Bu sebeple bize destek veren Bakanlığımıza, sponsorlarımıza, cimnastiğin gelişmesine katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara cimnastik ailesi adına şükranlarımı arz ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Halka aleti finali yarın yapılacak
Yer aleti, kulplu beygir, halka, atlama masası, paralel bar ve barfikste serilerini sunan Adem Asil, Emre Dodanlı, Mert Efe Kılıçer, Mehmet Ayberk Koşak ve Kerem Şener’den oluşan Artistik Cimnastik Milli Takımı, organizasyonda 246.093 puan alarak 6. oldu. Bu sonuçla milli takım, ilk 8 takımın yer alacağı finallerde yarışma hakkı elde etmişti.
Genel tasnif halka aletinde bireysel olarak 14.933 alan Adem Asil ikinci, 14.666 puan alan İbrahim Çolak ise 6. olarak finallerde mücadele etme hakkı kazanmıştı.
Organizasyonda yarın halka aleti, 28 Nisan Pazar günü ise takım finalleri yapılacak.
]]>Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Kaymakamlığı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Milli Eğitim İlçe Müdürlüğü paydaşlığında Yıldırım Belediyesi Okul Sporları İlçe Şenlikleri düzenlendi. Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde gerçekleşen Okul Sporları İlçe Şenlikleri Ödül Töreni ve Malzeme Dağıtımı programına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Yıldırım İlçe Kaymakamı Metin Esen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Mehmet Demirci, okul müdürleri ve sporcular katıldı. İlkokul kademesinde dereceye giren öğrencilere ödülleri verilirken yarışmaya katılan tüm okullara Yıldırım Belediyesi tarafından spor malzemesi dağıtımı yapıldı.
Okul Sporları İlçe Şenlikleri’ne ilkokul kategorisinde 39 okuldan 890 öğrenci katıldı. Final Müsabakaları oynanan ilkokul yarışmalarında final mücadelesinde Naz Özdilek İlkokulu ve Hasan Öztimur 75. Yıl İlkokulu öğrencileri karşı karşıya geldi. Az bir farkla Naz Özdilek İlkokulu şampiyon olmaya hak kazandı. Ortaokul kategorisinde katılan bin 944 sporcu arasından dereceye girenler önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek final programı ile kupalarına kavuşacak. Okul Sporları İlçe Şenlikleri ile toplamda 4 bin 142 çocuğu sporla buluşturacaklarını ifade eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin; fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimlerinde sporun ayrı bir önemi var. Bu nedenle Yıldırım’ı bir spor kenti yapmak ve sporu tabana yaymak için çalışmalarımız sürüyor. Göreve geldiğimiz 2019 yılından bu yana başta Bursa’nın en büyük spor kompleksi Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi olmak üzere 22 spor tesisini hayata geçirdik. Önümüzdeki dönemde de Yıldırım’ı sporda parlayan bir kent yapmak adına 8 yeni projemiz var. Onları da tamamlayarak hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız. Yıldırım spor yapan gençlerle daha güzel” dedi.
Gerçekleştirdikleri spor yatırımlarının meyvelerini gördüklerini aktaran Başkan Oktay Yılmaz, “7’den 70’e herkesin spor yaptığı ve spor tesislerinden istifade edebildiği bir Yıldırım için çalışıyoruz. 2024 yılı itibariyle; lisanslı sporcu sayımız 4 bin 454 olurken sporcularımız 3 bin 440 madalya ve 198 kupa kazandı. 11 tesiste düzenlediğimiz yaz ve kış spor okullarında 20 farklı branşta 169 bin 941 çocuğa, sosyal sorumluluk projelerinde 32 bin 166 çocuğa, özel ihtiyaç sahibi bin 636 çocuk ve ailesine, kadın spor merkezlerimizde 55 bin 704 kadına, toplamda ise 259 bin 458vatandaşa spor ve eğitim hizmeti verdik. Yıldırım Kaymakamlığımız, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüz ve Milli Eğitim İlçe Müdürlüğümüz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz turnuva, Yıldırım’ın sporda geldiği noktayı ortaya koyması açısından son derece önemli. Turnuvaya katılım sağlayan okullarımıza ve hocalarımıza teşekkür ediyorum, dereceye girsin girmesin yarışmaya katılma cesareti gösteren evlatlarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu. – BURSA
]]>Trendyol Süper Lig’in 34. haftasının açılış maçında Galatasaray, yarın saat 20.00’de Yeni Adana Stadyumu’nda Adana Demirspor ile karşı karşıya gelecek. Ligde sarı-kırmızılılar 29 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle aldığı 90 puanla liderlik koltuğunda bulunuyor. Mavi-lacivertliler ise 9 galibiyet, 14 beraberlik ve 10 mağlubiyet sonucunda topladığı 41 puanla 11. sırada yer alıyor.
Haftaya takipçisi Fenerbahçe’nin 4 puan önünde başlayan Galatasaray, sarı-lacivertlilerin Beşiktaş ile oynayacağı derbi öncesinde farkı 7’ye çıkarmak istiyor.
40. randevu
Adana Demirspor ile Galatasaray, Süper Lig’de bugüne kadar 39 kez rakip oldu. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 21 galibiyet alırken, Adana temsilcisi de 9 kez rakibini mağlup etti. 9 maçta ise kazanan çıkmadı. Galatasaray’ın attığı 64 gole, Adana Demirspor 32 golle karşılık verdi.
Ligin ilk yarısında İstanbul’da oynanan mücadeleyi Galatasaray 3-1 kazandı.
Deplasman karnesi
Galatasaray, bu sezon Süper Lig’de deplasmanda 16 maça çıktı. Sarı-kırmızılılar bu mücadelelerde 12 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı ve 39 puanla bu alanda ikinci sırada yer alıyor. Cimbom son olarak dış sahada Alanyaspor ile oynadı ve 4-0 yendi.
Son 21 lig maçını kaybetmedi
Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Galatasaray, oynadığı son 21 maçta rakiplerine kaybetmedi. Son olarak ligin ilk yarısında Hatayspor’a yenilen sarı-kırmızılılar daha sonraki mücadelelerde 19 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Cimbom öte yandan son 14 lig karşılaşmasından da 3 puanla ayrıldı.
Ligin en az gol yiyen takımı
Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon savunma performansıyla da dikkat çekiyor. Sarı-kırmızılılar oynadığı 33 maçta kalesinde 21 gol gördü ve bu performansıyla da ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Aslan, müsabakaların 17’sinde ise kalesini gole kapadı.
Mauro Icardi’den son haftaları boş geçmiyor
Galatasaray’ın Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, Süper Lig’de son 5 haftada rakip fileleri 6 kez havalandırdı. Bu sezon ligde 29 maçta görev alan Icardi, 20 gol kaydetti. 31 yaşındaki futbolcu, gol krallığı yarışında 20 gollü Fenerbahçe’nin Bosna Hersekli futbolcusu Edin Dzeko ile birlikte zirveyi paylaşıyor.
Sarı-kırmızılılar rekor için sahada
Galatasaray, Adana Demirspor’u yenmesi durumunda kendisine ait Süper Lig’de üst üste kazanma rekorunu geçecek. Geçtiğimiz sezon ligde art arda 14 karşılaşmadan galip ayrılan sarı-kırmızılıların kazanma serisi deplasmanda Konyaspor’a 2-1’lik skorla kaybetmesiyle tamamlanmıştı.
7 futbolcu sarı kart sınırında
Galatasaray’da, Adana Demirspor karşılaşması öncesinde 7 futbolcu sarı kart sınırında bulunuyor. Sarı-kırmızılılarda Lucas Torreira, Victor Nelsson, Hakim Ziyech, Kerem Aktürkoğlu, Kaan Ayhan, Sergio Oliveira ve Davinson Sanchez, sarı kart sınırında bulunuyor. Bu futbolcular sarı kart görmesi durumunda 35. haftada İstanbul’da oynanacak Sivasspor maçında cezalı duruma düşecek.
Okan Buruk ile Hikmet Karaman 5. kez rakip
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile Adana Demirspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, bugüne kadar resmi müsabakalarda 4 kez rakip oldu. Buruk; Çaykur Rizepor, Gaziantepspor ve Elazığspor’u çalıştırırken, Karaman da Kayserispor, Kayseri Erciyespor ve Rizespor’un başındaydı. İki teknik direktör de 2’şer galibiyet aldı. – İSTANBUL
]]>Hakemler: Luis Castillo (İspanya), Nicolas Maestre (Fransa), Martin Horozov (Bulgaristan)
Bahçeşehir Koleji: Bouteille 7, Boutsiele 24, Scrubb 12, Cavanaugh 15, Taylor 20, Muhammed Baygül, Berkay Candan 3, Kell 21, Egehan Arna 3
Niners Chemnitz: Garrett 8, Krubally 12, Lansdowne 10, Lockhart 4, Uguak 8, Kajami- Keane 29, Richter 7, Van Beck 10, Yebo 3, Ongwae 4
1. Periyot: 18-19
Devre: 55-38
3. Periyot: 67-67
Normal Süre: 95-84
5 faulle oyundan çıkanlar: 33.13 Yebo, 33.32 Richter, 38.52 Krubally, 41.43 Garrett (Niners Chemnitz)
Bahçeşehir Koleji, FIBA Erkekler Avrupa Kupası finalinin rövanşında normal süresi 95-84 biten maçta Almanya temsilcisi Niners Chemnitz’i 105-95 yendi.
İlk maçta rakibine 11 sayı farkla 85-74 mağlup olan Bahçeşehir Koleji, rövanş mücadelesinde istediği skoru edemedi ve FIBA Erkekler Avrupa Kupası’nda sezonu ikinci sırada tamamladı.
Karşılaşma karşılıklı basketlerle başlarken Alman ekibinde Krubally ve Uguak ilk bölümde öne çıkan isimler oldu. Bahçeşehir Koleji’nde ilk 5 dakikalık bölümde her oyuncu skor üretirken, bu bölüm Niners Chemnitz’in 13-12’lik üstünlüğüyle geçildi. Çeyreğin kalan süresinde iki ekip de eşit sayıda sayı bulurken, bu periyot 19-18 konuk takımın üstünlüğüyle sonuçlandı.
Çekişmeli geçen ikinci periyotta 23-23 eşitliğin ardından Bahçeşehir Koleji, Cavanaugh ve Egehan Arna’nın üst üste 3 sayılık basketleriyle 33-27 öne geçti. Mola dönüşünde alan savunmasına geçen Bahçeşehir Koleji, pota altında etkili bir görüntü çizerken, hücumda da isabetli atışlar bularak, çeyreğin bitimine 2 dakika kala farkı 15 sayıya çıkardı: 49-34. Bahçeşehir Koleji, kalan sürede farkı daha da artırarak ilk devreyi 55-38 önde tamamladı.
Müsabakanın ikinci yarısına hızlı başlayan Alman ekibi, 8-0’lık seriyle farkı 9 sayıya indirdi: 55-46. Pota altında ve hücumda etkili görüntüsünü sürdüren Niners Chemnitz, faul atışından bulduğu 1 sayıyla 3. periyot sonunda 67-67 beraberliği yakaladı.
Son çeyrekte Alman ekibinde Richter ve Yebo’nun 5 faulle oyun dışı kalmasının ardından Bahçeşehir Koleji, dış atışlarda bulduğu isabetlerle 78-75 öne geçti. Mücadelenin son bölümünde hücumda Boutsiele’nin etkili oyunuyla yeniden farkı açan Bahçeşehir Koleji, bitime 8 saniyeye 11 sayı önde girdi: 95-84. Niners Chemnitz son hücumda sayı bulamazken, normal süresi bu sonuçla biten maç uzatmaya gitti.
Uzatma dakikalarında alan savunmasında başarılı olan Bahçeşehir Koleji, Scrubb’un sayılarıyla farkı 14 sayıya yükseltti: 102-88. Kajami-Keane’in basketleriyle farkı yeniden indiren Niners Chemnitz, bitime 50 saniye kala skoru 103-95’e getirdi. Scrubb’un sayısıyla fark 10 sayıya çıkarken, son atıştan faydalanamayan Bahçeşehir Koleji, karşılaşmayı 105-95 kazansa da ilk maçta aldığı 11 sayılık yenilgi sebebiyle FIBA Erkekler Avrupa Kupası’nda ikinci oldu.
Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda oynanan mücadeleyi Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Hidayet Türkoğlu, TBF Başkan Vekili Ömer Onan, Yönetim Kurulu Üyeleri ile Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan da takip etti.
]]>Play- off çeyrek final ilk maçı öncesinde Başkan Seçer ile bir araya gelen MSK oyuncuları ve kadrosu, çeyrek finalin ilk maçını Gölbaşı Belediye TED Ankara Kolejliler ile 27 Nisan Cumartesi günü saat 18.00’da Mersin Edip Buran Spor Salonunda oynayacak. Seçer de maça katılım sağlayacağını ve takıma tribünden destek vereceğini söyledi.
Ziyaretlerinden dolayı kulüp yönetici ve oyuncularına teşekkür eden Başkan Seçer, MSK’nın her kesimden taraftar kitlesinin olmasının Mersin’e yapılan adil ve eşit hizmetlerin bir sonucu olduğunu söyleyerek, “Mersin sosyolojik olarak çok kozmopolit bir yer. Bu kentte her siyasi görüşe rastlayabilirsiniz. Şu anda 8 ayrı partiden 13 milletvekili var. Bu şunu gösteriyor; MSK’nın maçlarını izlemeye gelenlerin siyasal olarak tek tip olduğunu söyleyemezsiniz. Farklı siyasi görüşten insanlar var. Bunları bir araya getiren MSK’dır. İnsanlar farklı görüşleri destekliyorlar ama aynı zamanda tek bir takımı ve kurumu da destekliyor” dedi.
“Hep beraber başarıdan başarıya koşacağız”
Kendisine destek veren insanların da farklı görüşlerden olduğunu hatırlatan Seçer, farklı görüşleri bir araya getirmenin Mersin açısından oldukça önemli olduğuna dikkat çekti. İkinci 5 yıllık görev sürelerinde bir taraftan Mersin’e hizmet ederken bir taraftan da hem Mersin’in tanıtımına hem de yaptığı sportif faaliyetlerle ülke ve kent sporuna katkı sunan MSK’nın çok daha iyi noktalara gelmesi için çalışacaklarını belirten Seçer, “Hep beraber başarıdan başarıya koşacağız” diye konuştu.
“Takımımıza katkı sunmaya dün olduğu gibi de bugün de devam edeceğim”
Spor kulüplerinin bir ciddiyet ve disiplinle idare edilerek, bir hedefinin ve amacının olması gerektiğinin farkında olduğunu söyleyen Seçer, “En iyi antrenörle, oyuncularla ya da teknik heyetle birliktelik sürdürmeniz gerekiyor. Ben de sorumluluk taşıyan bir yöneticiyim. Bu sorumlulukla takımımıza katkı sunmaya dün olduğu gibi de bugün de devam edeceğim” ifadelerine yer verdi.
“Başarılı olacağımıza çok inanıyorum”
Play-off’ta mücadele etmeye hak kazanan oyuncuları da tebrik eden Seçer, takımın oldukça istikrarlı gittiğini vurgulayarak, takımın güzel bir mücadele sürdürdüğünü de belirtti. Seçer, “Başarılı olacağımıza çok inanıyorum. Siz elinizden geleni yapın, bu niyeti ortaya koyduktan sonra sonuca saygı duyacağız. ‘Takımımız her şeyi yaptı, daha ne yapsın?’ diyeceğiz. Şampiyon olursak çok mutlu oluruz, gelecek dönem hem sizler, sporcularımız ve teknik heyet açısından hem de Mersin açısından Süper Lig de güzel ve farklı olacak. Bu da bizi memnun edecek” şeklinde konuştu.
Üstündağ’dan Seçer’e kupa sözü
MSK Kulüp Başkanı Berkay Üstündağ, Başkan Seçer’i yenidan belediye başkanlığına seçilmesinden dolayı tebrik ederek, “Takım olarak bu başarıya şahit olmak gerçekten bizim için gurur verici” dedi. Artık zafer elde etme sırasının MSK’da olduğunu söyleyen Üstündağ, “Play-off başlayacak, başlamadan önce sizden güzel yorumlar alarak bu yola girmek istedik” diyerek Seçer’e kupa sözü verdi.
Ziyarette MSK tarafından Seçer’e ‘MSK 33’ ve ‘Vahap Seçer 33’ yazılı imzalı forma ile imzalı basketbol topu hediye edildi. Seçer ziyaret sonunda takım oyuncularına başarılar diledi. – MERSİN
]]>TFF 3. Lig 2. Grup’ta 4. sırada bulunan ve play-off maçları oynamaya hak kazanan Turgutluspor, cumartesi günü evinde 57 puanlı lider Batman Petrolspor ile karşı karşıya gelecek. Şampiyonun belirleneceği son maçta ikinci sırada yer alan 55 puanlı Elazığspor ise deplasmanda ligden düşmesi kesinleşen Eynesil Belediye ile karşılaşacak. Önemli karşılaşma öncesi Turgutluspor tesislerinde çalışmalarını sürdürürken, Elazığ cephesinden gelen açıklama Turgutluspor kulüp yönetimini kızdırdı. Turgutluspor Kulüp Başkanı Gökhan Akın, Elazığspor kulübünden yapılan açıklamaya sert tepki gösterdi. Akın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Elazığspor Kulübü’nün kulübümüzü hedef göstermesi, ne spor ahlakına nede şanlı kulübümüzün tarihine yakışır. Elazığspor Kulübü tarafından yapılan yazılı açıklamadaki ifadeleri gereksiz bulduğumuz kadar üzüntüyle takip ettik. Şanlı kulübümüzün adını kirli oyunlarına alet etmeye çalışanlara hatırlatmak isteriz ki Turgutluspor’umuz, hem Manisa’mızı hem de Turgutlu’muzu Türk futbolunda örnek bir şekilde temsil etmiştir ve etmeye de devam edecektir. Kurulduğumuz günden itibaren mücadele ettiğimiz tüm liglerde şerefi ile oynamış hakkı ile kazanmış bir kulübüz. Bu güne kadar adımız ne bir şaibeye karışmıştır ne de oynadığımız bir maçta hakkaniyetsiz bir şekilde mücadele etmişizdir. Bizi ne şampiyonun kim olacağı ilgilendirir ne de kimin düşeceği. Biz 2023-2024 sezonunda hem bütün maçlarda hem de Elazığspor maçlarında olduğu gibi Batman Petrolspor maçına da kazanmak için sahaya çıkıp, şanlı kulübümüze yakışır bir şekilde mücadele edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.”
Elazığspor’un, ‘Gelen duyumların çok çirkin olduğu camiamızı derinden üzmüştür’ cümlesini açıklamasını isteyen Akın, “Bu açıklamanın altının doldurulması için duyumlarını gerek bizlerle gerekse spor kamuoyu ile paylaşmalarını rica ediyoruz. Aksi taktirde, kulübümüz üzerinden kendi başarısızlıklarını kulübümüzü önplana atarak örtbas etmeye çalıştıkları düşüncesi hakim olacaktır” ifadelerini kullandı.
Elazığspor Kulübü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:
“TFF 3.Lig’de 2023-2024 sezonun bitimine 1 hafta kalırken, daha önce birçok maçımızda hakem hatalarından canı yanmış bir kulüp olarak Türkiye Futbol Federasyonu ve Turgutluspor camiasına açık çağrımızdır. Koca bir sezonun emeklerinin sahada karşılık bulmasını beklerken, gelen duyumların çok çirkin olduğu camiamızı derinden üzmüştür. 22 maçlık yenilmezlik serisiyle profesyonel liglerde her kesimin takdirini toplayan takımımız, topladığı puanları hakkaniyetle ve büyük taraftarının desteğiyle kazanmıştır. Umuyoruz ve diliyoruz ki cumartesi günü Turgutlu’da oynanacak Turgutluspor – B. Petrolspor müsabakası da hakkaniyetle oynansın ve hiçbir şaibenin olmadığı bir maç olsun. Türkiye Futbol Federasyonu’ndan bu önemli maçı naklen yayın programına almasını ve müsabakaya üst klasman hakemlerinin atanmasını talep ediyoruz. Sezonun büyük bir bölümünde performansıyla takdir toplayarak liderliği kovalayan ve 40 yıllık mazisiyle bugüne kadar hiçbir şaibeye karışmamış Turgutluspor Kulübü’nden ise camialarına yakışır bir şekilde mücadele etmelerini bekliyoruz. Gözümüz de kulağımız da cumartesi günü Turgutlu’da olacak.” – MANİSA
]]>Önümüzdeki sezondan itibaren Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde mücadele edecek olan Göztepe Erkek Basketbol Takımı, Başantrenör Şahin Ateşdağlı ile anlaştı. Gürsel Aksel Stadyumu’nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Ateşdağlı, “Büyük bir camiada tekrar çalışacağım için çok mutluyum. Sizler gibi bu kadar bu işin içerisinde olan yıllarca bu kulübe hizmet etmiş ve dışarıdan basın olarak desteklemiş olan insanların önünde olmak benim için gerçekten çok keyifli ve gurur verici bir şey. Benim için yaklaşık 20 yıl önce burada eksik kalmış bir şey var. Bir hikaye var. O hikayeyi tamamlamak için ilk konuşmamızda sonra burada olmayı hiç uzatmadan kabul ettim. Ben yarım kalan hikayeyi bitirmek için burada olmak istediğimi ifade ettim. O açıdan benim için çok önemli bir yer olacak burası. Burada olduğum için çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Şahin Ateşdağlı: “İnanılmaz bir ekip var”
Doğru bir yapılanmayla nelerin yapılabileceğini yıllardır Göztepe’nin gösterdiğini dile getiren Şahin Ateşdağlı, “Şimdi basketbolda da başkanımla beraber uzaktan olsa da takip ettiğim bir yapılanma var. 3 senelik ve altı dolu ilerleyen bir sistem var. O sistem bizimle beraber tabii ki burada sadece tek başıma ben değil, kuracağımız ekiple beraber birlikte ilerleyeceğiz. Ama aynı zamanda Göztepe’yi çok yukarıya çıkaracağını düşündüğüm teknik ve idari ekip olacak. Burada en önemli şey de şu; buraya geldikçe her gün yeni bir yüzle tanışıyorum. Ama bu işin bu taşın altına elini sokmuş, burada inanılmaz çok sayıda insan var ve bu insanların hepsi çok enerjik, çok üst düzeyde bu işe enerji harcayan insanlar. Bu da çok keyif verici bir şey. Biz antrenörler açısından baktığımızda, bu enerjiyi bizim de sahada sizlere vereceğimizi, taraftarlara vereceğimizi ve hep beraber Göztepe’nin hak ettiği yer olan en üst ligde kalıcı bir şekilde altı dolu bir şekilde olacağımızı düşünüyorum. Bu konuda da bana düşen ne varsa ben elimden geleni ve aynı şekilde sahaya çıkan herkes elinden gelen her şeyi yapacak” dedi.
Başladıkları maceranın uzun bir maraton olduğunu söyleyen Başantrenör Ateşdağlı, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bunun da göz ardı etmememiz gerekiyor. Çok kolay olmayacak bazı şeyler. Ama dediğim gibi doğru yapılanma, doğru bir yönetim ile sahada düzgün bir şekilde temsil edilerek en iyi şekilde Göztepe’yi hedeflediğimiz noktaya getireceğimizi düşünüyorum.”
Atakan Atalar: “50 kişilik ekip var”
Çok heyecanlı olduklarını dile getiren Göztepe Basketbol Şube Başkanı Atakan Atalar, “Biz gençlere önem vereceğiz. Onlar bizim için her şey. Gelecek sezondan itibaren de keyif verecek takım kuracağız. Göztepe Basketbol’un başarılı olması için arka tarafta çalışan 50 kişilik bir ekip var. Biz çok iyi bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum. Göztepe’yi 100. yılda da şampiyon yapmayı planlıyoruz” diye konuştu. – İZMİR
]]>SİVAS – Sivas bölgesi futbol hakemlerinden Ali Selim Müşteri ile aday futbol hakemi oğlu Soner Eyyüp Müşteri, Sivas Belediyespor-Çimentospor maçında aynı triyoda görev aldı.
Sivas’ta amatör küme futbol maçları devam ediyor. A takım, U18 ve U15 Ligi müsabakalarının oynandığı Sivas’ta, klasman, il ve aday futbol hakemleri de karşılaşmaları yönetiyorlar.
Sivas il futbol hakemlerinden Ali Selim Müşteri, 4 Eylül Spor Vadisi futbol sahasında oynanan U15 Ligi’ndeki Sivas Belediyespor – Çimentospor maçında aday futbol hakemi oğluyla görev yaptı. Ali Selim Müşteri ile oğlu Soner Eyyüp Müşteri, aynı mücadelede görev alarak önemli bir deneyim yaşadılar. Bu maç, baba ve oğlunun birlikte görev aldığı 5. karşılaşma oldu.
Ali Selim Müşteri: “Tarif edilemeyecek bir duygu”
Hakem Ali Selim Müşteri, oğluyla çıktığı maçta unutulmayacak anlar yaşadığını ifade ederek, oğlunun hakemliğe merakının hakem malzemelerini görerek ortaya çıktığını söyledi. Müşteri, “Bu camiaya 2010’da başladım. Türk futboluna, Türk hakemliğine değerler katmaya devam ediyoruz. Oğlumla beraber maç yönetmek çok heyecanlı bir duygu. Tarif edilemeyecek bir duygu. Bizim hakemliğimizin sonuna yaklaşmışken oğlumuza da bu hizmeti sunmak, bir emanet olarak bırakmak istiyorum. Bayrak devretmek bizim için çok değişik. Türk hakemliğine hizmet etmesi en büyük değer, en büyük gurur diyebilirim. Kendisi başka işlerle uğraşmak yerine, spora hizmet etmesi bizim için daha da gurur verici olur. ‘Hocam ben de bu işe hizmet etmek istiyorum’ dedi. Biz de tabii dedik. Yaklaşık 3 aydır bu camianın içerisinde. Türk futboluna, Türk hakemliğine uzun yıllar en üst liglerde hizmet etmesini bekliyoruz” dedi.
“Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum”
‘Maç esnasında anlaşamadığınız pozisyonlar oluyor mu?’ sorusuna Ali Selim Müşteri, “Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum. Müsabakaya çıktıktan sonra diğer hakem arkadaşlarım nasılsa, oğlum da benim için öyle. Zaten kendisinin de camiamız içerisindeki bana hitap şekli hocam. Ben de kendisine aynı şekilde hitap ediyorum. Sahaya çıktıktan sonra anlaşamadığımız durumlarda diğer hakemlerle nasıl iletişim kuruyorsam onunla da aynı şekilde iletişim kuruyorum. Kendisinin de hataları muhakkak olacak. Futbol hata oyunu. En üst düzey liglerdeki hakemlerimiz, hocalarımız nasıl hata yapıyorsa bizler de yeni yetişenler de hata yapacak muhakkak” yanıtını verdi.
Soner Eyyüp Müşteri: “Süper Lig’e kadar yükselmeyi istiyorum”
17 yaşındaki aday hakem Soner Eyyüp Müşteri ise, “Benim için çok heyecanlı bir duygu. Çünkü babamla birlikte maça çıkmak cidden tarif edilemez bir duygu ve heyecanlı bir durum. Maçları sürekli izliyordum. Babam da şehir dışına gidiyordu maçlar için. Ben de merak sardım malzemelerden. Daha sonra ben de hakem olmak istediğimi söyledim. Aday Hakem Kursu’na katıldım. Aday hakem olarak şu an Sivas’ta görev yapmaktayım. Şu an hakemlikte Süper Lig’e kadar çıkmayı düşünüyorum. Yapabileceğime inanıyorum. Babamla anlaşamadığım konular şöyle oluyor, bazen pozisyonlarda sıkıntı yaşayabiliyoruz ama daha sonra göz hareketleriyle ve saha içerisindeki iletişimimizle bunu hallediyoruz” diyerek duygularını aktardı.
]]>2024 Avrupa Spor Şehri Kayseri’de spor etkinlikleri ve faaliyetlerinin öncüsü Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. özel gün ve haftalarda düzenlediği spor organizasyonlarına devam ediyor. Bu çerçevede Büyükşehir Spor A.Ş. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel tenis turnuvası düzenledi.
20-23 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen turnuvada 8-14 yaş arası 62 kız, 61 erkek olmak üzere toplam 123 sporcu, kıyasıya mücadele etti. Spor A.Ş. tarafından düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Tenis Turnuvası, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Tenis Kortlarında oynanan final müsabakaları ile sona erdi. Sporun ve sporcunun şehri Kayseri’de nefes kesen tenis maçlarında ödüller sahiplerini buldu. Çocuk sporculara madalyalarını, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç verirken, Başkan Büyükkılıç ayrıca akıllı saat de hediye etti.
Birbirinden güzel mücadelelere ev sahipliği yapan tenis kortlarında sporu ve eğlenceyi bir arada yaşayarak maçlarda dereceye giren çocukları tebrik eden Başkan Büyükkılıç, çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, “Milli egemenlik bayramımız nedeniyle Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yavrularımıza hediye ettiği bu anlamlı günde çocuklarımızın bayramını tebrik ediyorum” dedi.
“Geleceğin Tenisçilerinin Kayseri’mizde yetişmesi için gerekli çabayı göstereceğiz”
Büyükkılıç, geleceğin tenisçilerinin Kayseri’de yetişmesi için gerekli çabayı göstereceklerinin altını çizerek, “Bugüne özgü olarak da millet bahçemizin içerisinde 8, 9,10,14 dahil yaş grubundaki tenis ile ilgili yarışmalara katılan yavrularımızı hem tebrik ediyorum hem başarılarının devamını diliyorum. İnşallah geleceğin tenisçilerinin Kayseri’mizde yetişmesi için gerekli çabayı göstereceğimizi ifade ediyorum” diye konuştu.
Kapalı tenis kortlarının sayısı artıyor
Tenis severlerden yoğun ilgi gören kapalı tenis kortlarının sayısının arttırılacağını kaydeden Başkan Büyükkılıç, “Kapalı Tenis Kortları’nın da sayısının arttırılması yönünde sizlerden gelen yoğun talep üzerine süreci inşallah ilerleyen dönemlerde sizlerin arzu ettiği doğrultuda harekete geçireceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Sevgili yavrularımızı şimdiden kutluyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum” ifadelerinde bulundu.
Turnuvanın final müsabakalarını Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali İhsan Kabakcı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cenani Ayaydın ve Spor A.Ş. Genel Müdürü İbrahim Somtaş da izledi.
Turnuva kapsamında, 8-9 Yaş Kızlar Grubu’nda Jülide Deva Şanlı birinciliği göğüslerken, Eylül Sarı ikinci, Aymine Yakut üçüncü ve Yağmur Dökmeci de dördüncü oldu. 8-9 Yaş Erkekler Grubu’nda ise birinci Doruk Sarı olurken, Ali Kat ikinci, Tan Karadağ üçüncü, Kerem Yavuz dördüncü sırada yer aldı.
10 Yaş Kızlar Grubu’nda Bilge Su Yasdı birinci, Defne Özkan ikinci, Eylül Sadak üçüncü, Servet Kutay dördüncü, 10 Yaş Erkekler Grubu’nda da Sıraç Ayyıldırım birinci, Veli Mete Akbudak ikinci, Ömer Enes Aykas üçüncü, Yasir Tuna ise dördüncü oldu.
11-12 Yaş Kızlar Grubu’nda ise birinciliği Neva Duman kazanırken, Ceylin Nayman ikinci, Sineris Jan Ceylan üçüncü, Gizem Ülger de dördüncü sırada yer aldı. Turnuvada 11-12 Yaş Erkekler Grubu’nda Fatih Uzun birinci, Mehmed Sait Akkaya ikinci, Atlas Mermer üçüncü ve Dağhan Doğan da dördüncü sırada yer buldu.
Jasmin Dila Şanlı’nın birinciliği göğüslediği 13-14 Yaş Kızlar Grubu’nda Erva Özimamoğlu ikinci, Zeynep Önal üçüncü, Nurefşan Başok dördüncü oldu. 13-14 Yaş Erkekler Grubu’nda ise Muhammed Efe Çankaya birinci, Alparslan Yiğit Doğan ikinci, Kerem Özbakan üçüncü ve Ahmet Mantıcı dördüncü sırayı aldı. – KAYSERİ
]]>Sivas’ta amatör küme futbol maçları devam ediyor. A takım, U18 ve U15 Ligi müsabakalarının oynandığı Sivas’ta, klasman, il ve aday futbol hakemleri de karşılaşmaları yönetiyorlar.
Sivas il futbol hakemlerinden Ali Selim Müşteri, 4 Eylül Spor Vadisi futbol sahasında oynanan U15 Ligi’ndeki Sivas Belediyespor – Çimentospor maçında aday futbol hakemi oğluyla görev yaptı. Ali Selim Müşteri ile oğlu Soner Eyyüp Müşteri, aynı mücadelede görev alarak önemli bir deneyim yaşadılar. Bu maç, baba ve oğlunun birlikte görev aldığı 5. karşılaşma oldu.
Ali Selim Müşteri: “Tarif edilemeyecek bir duygu”
Hakem Ali Selim Müşteri, oğluyla çıktığı maçta unutulmayacak anlar yaşadığını ifade ederek, oğlunun hakemliğe merakının hakem malzemelerini görerek ortaya çıktığını söyledi. Müşteri, “Bu camiaya 2010’da başladım. Türk futboluna, Türk hakemliğine değerler katmaya devam ediyoruz. Oğlumla beraber maç yönetmek çok heyecanlı bir duygu. Tarif edilemeyecek bir duygu. Bizim hakemliğimizin sonuna yaklaşmışken oğlumuza da bu hizmeti sunmak, bir emanet olarak bırakmak istiyorum. Bayrak devretmek bizim için çok değişik. Türk hakemliğine hizmet etmesi en büyük değer, en büyük gurur diyebilirim. Kendisi başka işlerle uğraşmak yerine, spora hizmet etmesi bizim için daha da gurur verici olur. ‘Hocam ben de bu işe hizmet etmek istiyorum’ dedi. Biz de tabii dedik. Yaklaşık 3 aydır bu camianın içerisinde. Türk futboluna, Türk hakemliğine uzun yıllar en üst liglerde hizmet etmesini bekliyoruz” dedi.
“Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum”
‘Maç esnasında anlaşamadığınız pozisyonlar oluyor mu?’ sorusuna Ali Selim Müşteri, “Müsabakaya çıkana kadar o benim oğlum. Müsabakaya çıktıktan sonra diğer hakem arkadaşlarım nasılsa, oğlum da benim için öyle. Zaten kendisinin de camiamız içerisindeki bana hitap şekli hocam. Ben de kendisine aynı şekilde hitap ediyorum. Sahaya çıktıktan sonra anlaşamadığımız durumlarda diğer hakemlerle nasıl iletişim kuruyorsam onunla da aynı şekilde iletişim kuruyorum. Kendisinin de hataları muhakkak olacak. Futbol hata oyunu. En üst düzey liglerdeki hakemlerimiz, hocalarımız nasıl hata yapıyorsa bizler de yeni yetişenler de hata yapacak muhakkak” yanıtını verdi.
Soner Eyyüp Müşteri: “Süper Lig’e kadar yükselmeyi istiyorum”
17 yaşındaki aday hakem Soner Eyyüp Müşteri ise, “Benim için çok heyecanlı bir duygu. Çünkü babamla birlikte maça çıkmak cidden tarif edilemez bir duygu ve heyecanlı bir durum. Maçları sürekli izliyordum. Babam da şehir dışına gidiyordu maçlar için. Ben de merak sardım malzemelerden. Daha sonra ben de hakem olmak istediğimi söyledim. Aday Hakem Kursu’na katıldım. Aday hakem olarak şu an Sivas’ta görev yapmaktayım. Şu an hakemlikte Süper Lig’e kadar çıkmayı düşünüyorum. Yapabileceğime inanıyorum. Babamla anlaşamadığım konular şöyle oluyor, bazen pozisyonlarda sıkıntı yaşayabiliyoruz ama daha sonra göz hareketleriyle ve saha içerisindeki iletişimimizle bunu hallediyoruz” diyerek duygularını aktardı. – SİVAS
]]>Köklerden göklere
Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından Molla Yegan’ın ders verdiği tarihi medreseyi, Molla Yegan Çocuk Üniversitesi olarak ihya eden Yıldırım Belediyesi, tesisten 6 bin bilim ve sanat meraklısını mezun etti. 18 farklı branşta eğitimlerin verildiği Çocuk Üniversitesi’nde ayrıca hafta içi gerçekleştirilen okul turları ile çocuklar, astronomi ve uzay bilimleri alanında temel pratik eğitimler alma imkanı buluyor. Molla Yegan Medresesi’ni aslına uygun şekilde restore etmekle kalmayıp, işlevsel olarak da özüne uygun bir ilim yuvası haline dönüştürdüklerini ifade eden Başkan Oktay Yılmaz, “Bu mekan nasıl 600 yıl önce bir fetih neslinin yetişmesine katkı sağladıysa bugün de ‘Türkiye Yüzyılı’nın mimarlarının yetişmesine öncülük ediyor. Bu mekana gelen çocuklarımıza kimyadan tutun da uzaya kadar farklı konularda eğitimler veriyoruz. Evlatlarımızın yatkınlık ve yeteneklerine göre çok yönlü bir eğitim ortamı tesis ediyoruz. Bu ekosistemde; bilim, sanat, teknoloji ve değerlerimiz açısından donanımlı çocuklar yetişmesine katkı sağlıyoruz. Molla Yegan Çocuk Üniversitemiz, evlatlarımızın ufkunu açacak, onların hayal dünyasını zenginleştirecek ve yeni Fatihlerin, yeni Aziz Sancarların, yeni Selçuk Bayraktarların yetişmesine vesile olacak” diye konuştu.
Çocuklara özel kütüphane
Barış Manço Kültür Merkezi bünyesinde hizmet açılan ve 6-13 yaş arasındaki çocuklara hizmet veren Mimar Sinan Çocuk Kütüphanesi’nin bünyesinde 6 bin 500 kitabın yanı sıra 700 oyuncak bulunuyor. Çocukların kitapla buluşmanın yanı sıra oyunlar oynayabildiği, atölye çalışmalarına katılabildiği kütüphaneden 15 gün arayla 3 kitap ve 1 oyuncak ödünç alınabiliyor. Toplumların geleceğinin teminat altına alınmasının donanımlı, mutlu bireyler yetiştirmek ile mümkün olduğunun altını çizen Başkan Yılmaz, “Bizim en önemli ve öncelikli vizyonumuz Yıldırım’ı dönüştürmek. Tabi biz dönüşüm derken, sadece kentsel dönüşümü, altyapı ve üstyapı çalışmalarını kastetmiyoruz. Kentin fiziki dönüşümüyle birlikte kültürel ve sosyal dönüşümü de hedefliyoruz. İşte bu tesis bu yolda attığımız önemli adımlarımızdan birisi” sözlerini kaydetti.
Spor kenti yıldırım
Yıldırım’ın ‘spor kenti’ kimliğini güçlendirecek çalışmaları hayata geçirdiklerini aktaran Başkan Yılmaz, ilçede sporu yaygınlaştırmak ve tabana yaymak için süratle çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. 365 gün boyunca çocukların ve gençlerin sporla buluştuğu Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi’nde yeni ‘Naim’lerin yetişmesine öncülük ettiklerini belirten Başkan Yılmaz, “Yıldırım’ın spor kenti kimliğini güçlendiren hizmetlerimiz meyvelerini veriyor. Başta Bursa’nın en büyük spor kompleksi Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi olmak üzere ilçemize birçok spor kompleksi kazandırdık. Geride bıraktığımız 5 yılda yaklaşık 200 bin çocuğa spor ve eğitim hizmeti verildi” diye konuştu. – BURSA
]]>Kayseri’de yaşayan 15 yaşındaki down sendromlu Hacı Ömer Aslantürk; sosyalleşmesi için amatör bir futbol takımının başkanlığını da yapan babası Abdullah Aslantürk ile beraber maçları izlemeye gitti. Futbola olan ilgisi her geçen gün artan Aslantürk; futsala başladı. Burada forvette ter döken down sendromlu genç, daha sonra kaleye geçti. Kendini geliştiren ve futsal milli takımına davet edilen Aslantürk, milli takımla beraber dünya 2.’liğine kadar uzandı. Spor lisesinde eğitim hayatını sürdüren Aslantürk’ün hedefi ise milli takımla beraber dünya şampiyonu olmak.
“1 yaşından itibaren sürekli özel eğitimler ile de destekledik”
Oğlunun bu şekilde sosyalleştiğini kaydeden baba Abdullah Aslantürk, “3 yıl önce arkadaşım vesilesi ile Kocasinan Spor Kulübü antrenörü Uğur Arı ile tanıştım. Daha sonra Hacı Ömer’in futsal hayatı başladı. İlk zamanlar forvet başlayan Hacı Ömer daha sonra kaleye geçti. O tarihten sonra milli takıma kadar yükseldi. Eğer ki aile bu özel çocukları kabullenmezlerse çok büyük sıkıntı. Çocuğu eve hapsederlerse, çocuk sürekli daha da geri gider. Ben oğlumu diğer çocuklardan hiçbir farkı yokmuş gibi her gittiğim yere götürdüm. Bunlar özel çocuklar. Çok daha fazla İlgi isterler alaka isterler. Hacı Ömer şuan kendi işini kendi halledecek düzeyde. Kaynaştırma kapsamında diğer çocuklar ile beraber 9.sınıfta ve spor lisesinde okuyor. 1 yaşından itibaren sürekli özel eğitimler ile de destekledik. Allah razı olsun eşim de eğitimi ile bire bir ilgileniyor. Hacı Ömer’in başarıları da bizi çok fazla duygulandırıyor. Her baba evladının başarılı olmasını ister ve başarıları ile de gurur duyar tabi ki ancak biz daha fazla mutlu oluyoruz, aldığı her madalya da ve kupa da ağladım. İnşallah Futsal Milli takımımızın Dünya Şampiyonu olduğunu ve oğlumun o kupayı da kaldırdığını göreceğim. Oğlum Hacı Ömer Cumhurbaşkanımız ile tanıştı, sağ olsun Cumhurbaşkanımız Dünya 2.si olduğumuzda milli takımımızı ziyarete geldi. Bilgiler aldı, tebrik etti. Başarılarının devamını diledi. Oğlum hala o günü o anı da unutamıyor. Hacı Ömer’in sportif başarı anlamın da, bu aşamaya gelmesinde Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın da büyük bir emeği var. Kurduğu Kocasinan Spor Kulübü ve Kayseri’de tek olan Futsal takımı bu özel çocuklara adeta bir umut ışığı oldu. Desteklerini bizden hiç esirgemeyen Kocasinan Belediye Başkanımıza bir kez daha çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Kalede göstermiş olduğu başarılı performanslardan dolayı milli takımı da seçildi”
Kocasinan Spor Kulübü antrenörü ve Down Futsal Milli Takım Antrenörlüğü görevini de yerine getiren Uğur Arı da, “2021 yılında Özel Sporcular Federasyonuna bağlı, Kocasinan Belediyesi Down Futsal Takımını kurduk. Hacı Ömer’de 2021 yılında bizimle antrenmanlara başladı. Kalede göstermiş olduğu başarılı performanslardan dolayı milli takımı da seçildi. Milli takımımız 2017 yılında kuruldu. Şuanda milli takım kadromuz 12 kişi. 2018 yılında ilk Avrupa Şampiyonasına katıldık. Burada Avrupa 3.lüğü derecesi elde ettik. 2021 yılında ise, İtalya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonasında, Avrupa şampiyonu olarak ülkemize milli bir gurur yaşattık. 2022 yılında ise, Peru’da düzenlenen Dünya şampiyonasına katıldık. Burada da milli takımımız Dünya 3.sü olarak ülkemize döndü. Son olarak Antalya’da düzenlenen 2024 Dünya Şampiyonasında Dünya 2.si olarak kürsüye çıktık. Bundan sonraki hedefimizde, Dünya şampiyonu olmak” ifadelerini kullandı.
Down sendromlu Hacı Ömer Aslantürk ise, dünya şampiyonu olmak için çalışacaklarını ve kupayı da alacaklarını dile getirdi. – KAYSERİ
]]>Spora ve gençliğe yatırımı her zaman önceleyen Selçuklu Belediyesi’nin bu alandaki en büyük yatırımlarından bir tanesi olan Sancak Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nin yapımı hızlı bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar yüzde 25’i tamamlanan tesis hizmete girdiğinde spor camiasına çok önemli bir altyapı kaynağı sağlayarak olimpiyatlarda başarının kapısı aralanacak.
“Olimpiyat hedefiyle çıktığımız bu yolda sporcularımız başarılarıyla bizim göğsümüzü kabartacak”
Selçuklu Belediyesi olarak hem ülkeye hem de şehre katkı sunacak önemli bir yatırımı daha hızlı bir şekilde inşa ettiklerine vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, ” Geleceğimiz olan gençlere ve çocuklarımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede projelendirilen ve Konya’nın ilk, Türkiye’nin de en kapsamlı spor tesislerinden biri olacak Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nde yapım çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Bu önemli spor yatırımımız gençlerimize aynı anda toplam 18 farklı spor branşında spor yapma imkanı sağlayacak. Bir günde en az bin 200 ila bin 500 arasında sporcu merkezimizden yararlanabilecek. Olimpiyat hedefi ile çıktığımız bu yolda bizim isteğimiz spora olan ilgiyi arttırmak, daha fazla sayıda gencimizin, çocuğumuzun spor yapmasını sağlamak ve bununla birlikte de uygulayacağımız ölçme ve değerlendirme programları sayesinde yeteneklerimizi keşfetmek. İnşallah bu merkezimiz hem ülkemizin spor altyapısına katkı sunacak hem de buradan nice başarılı sporcuların hatta nice olimpiyat şampiyonlarının çıkmasına vesile olacak ve sporcularımızın başarısı bizim göğsümüzü kabartacak. Sporu ve gençlerimizi düşünürken çevreye ve doğaya karşı duyarlı tesisler üretmeye ayrıca dikkat ediyoruz. Bu sebeple tesisimiz gençlerimizin yeteneklerini keşfetmelerine imkan sağlarken Türkiye’nin ilk Yeşil Sertifikalı (LEED) Sporcu Yetiştirme Merkezi olacak. Ayrıca merkez kendi enerjisinin yüzde 90’ını çatısında kurulacak olan güneş enerjisi panellerinden elde ederek yıllık 350 bin kw/saat enerji tasarrufu sağlayacak” dedi.
Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nin bünyesinde; 23 bin 514 metrekare bina alanı ve 15 bin 630 metrekare açık saha alanı bulunan Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nde, 25 metreye 35 metre ve 25 metreye 12,5 metre ebatlarında 2 adet yüzme havuzu, hentbol ölçeğinde kapalı spor salonu, karate, judo, jimnastik, masa tenisi, güreş, satranç, tekvando, wushu, kickboks ve okçuluk branşlarına uygun spor salonları, fitness salonu, FİFA standartlarına uygun futbol sahası, Dünya Atletizm Birliği standartlarına uygun atletizm pisti, spor müzesi, spor mağazası, seminer salonu, VİP odası, kafeterya, idari birimler ve diğer ihtiyaç alanları yer alacak. Tesisin havuzlarında aynı anda 150 öğrenci yüzme eğitimi alabilecek. Diğer salonlarda da antrenman süresine bağlı olarak her birinde 20 sporcu aynı anda olmak üzere en az 200 sporcu eğitim faaliyetlerini gerçekleştirebilecek. Atletizm sahasında da aynı anda 150 sporcu rahatlıkla aktivite yapabilecek. – KONYA
]]>Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde, Kulüpler Birliği Vakfını temsil eden heyet ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, seçimin erkene alınması amacıyla görüşme gerçekleştirildi.
Yapılan görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek yaşanan süreci özetledi.
Kulüpler Birliği Vakfı olarak erken seçim yapılmasını ve federasyonun değişmesini talep ettiklerini hatırlatan Özbek, “İmza toplamak gibi bir düşüncemiz oldu, bunu deklare ettik. Akabinde TFF bunu dikkate alarak 18 Temmuz’da seçim yapılacağını duyurdu. Dolayısıyla imza toplama açıklaması da amacına ulaştı. Kulüpler Birliğindeki toplantıda ‘İmza toplamaktansa görüşerek, insanları ikna ederek seçimi erkene alabilirsek daha şık olur.’ dedim. Kulüpler Birliği Vakfı, imza toplama işleminde bölünüyor. Bu bölünmenin hem Kulüpler Birliği Vakfı için hem de Türk futbolu için iyi olmayacağını söyledim. Son toplantıda müzakere edilmesi yönünde bir karar alındı. Bana da ‘Bir heyet kuralım. Bu heyete başkanlık et, TFF’den randevu isteyelim.’ denildi. Randevu da bugün için verildi. Ancak istenmeyen bir durum oldu.” açıklamasını yaptı.
Kulüpler Birliği Vakfının açıklamasına değinen Dursun Özbek, şöyle konuştu:
“Cuma akşamı saat 22.00 gibi sadece 3 kulübün onayladığı bir açıklama yayımlandı. Bu kulüplerden birisi İstanbulspor’du, 2 kulüp daha vardı şu an aklıma gelmiyor. Vakfın yazdığı yazıda görüşlerinizi bildirin denildi. Galatasaray’ın okumasına dahi fırsat verilmeden kamuoyu duyurusu yayına verildi. Ben de genel sekreteri aradım, durumu söyledim. Neticede ok yaydan çıkmış oldu ve kamuoyu açıklaması gündeme düştü. Bugün ben, Yüksel Yıldırım ve Fatih Saraç toplantıya geldik. Amaca ulaşmak için yapılan bir hareket, bu bildiriyle amaçsız ve sabote edilebilir hale geldi. İçeride çok net ifade ettiler, ‘Uzlaşma konusunda aynı noktada düşünürken, siz Kulüpler Birliği Vakfı olarak zehir zemberek bir bildiri yayınlıyorsunuz.’ dediler. Kısa bir görüşme oldu. Ben de bu bildirinin amaca uygun olmadığını söylüyorum. Bugün de neticesini gördük. Kulüpleri birleştirmek için yapılan bu hareket bu suretle amaçsız kalmış oldu. Türkiye Futbol Federasyonu, 18 Temmuz’da yapılacağını açıkladığı seçim tarihini değiştirme niyetinde olmadığını belirtti ve toplantı bitti.”
Yaşanan gelişmelerin ardından Galatasaray olarak imza vermeyi düşünmediklerini belirten Özbek, şunları söyledi:
“Şu anda imza vermeyi düşünmüyoruz. İmza versek ne oluyor? Gereken imzalar toplandığında bile erken seçim, prosedür gereği haziran sonunda ya da temmuz başında yapılacak. Arada 1 hafta olacağı belliyken, imza toplayarak gideceğimiz hedeften daha iyi bir hedef koyacağımız ortadayken, neden bu duruma geldiğini sorgulamak lazım. Neticede imza toplansa da toplanmasa da bir şey fark etmiyor. 18 Temmuz’da ya da haziran ayının sonunda yapılacak seçimin bir farkı yok. Haziran ayı başında yapılması mümkün olan bir seçimin, hiç hesapta olmayan bir davranış biçimiyle ortadan kaybolduğunu görüyoruz.”
“Bugünkü toplantı amacına ulaşmamıştır”
???????TFF’de 18 Temmuz’da yapılması planlanan seçimde çok adaylı bir genel kurul olması gerektiğine dikkati çeken Özbek, “Adaylar ortaya çıksın, kulüpler Türk futbolunu en iyi yönetecek aday için kendi iradesini ortaya koyar. Seçim tarihi 18 Temmuz olduğuna göre, aşağı yukarı 3 aylık bir süre var. Bu önemli bir süre. Dolayısıyla yeni adaylar çıkması lazım, çok adaylı bir seçim olması lazım. Çok fazla acele etmemek gerekiyor. Önümüzde uzun bir süreç var.” ifadelerini kullandı.
Toplantıdan yeni çıktığını ve Kulüpler Birliği Vakfından kimseyle temas kurmadığını da aktaran Özbek, “Kulüpler Birliği Vakfı toplanıp bu konuda istişare edebilir. Eğer seçim erkene çekilmek isteniyorduysa, seçimi daha erken yapmanın Türk futboluna faydası vardıysa, bir fırsat kaçmıştır. Burada futbol ailesi olmanın özellikleri var. Bunlara riayet etmek lazım. Bugünkü toplantı amacına ulaşmamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Kulüplerin imza toplaması hakkında da konuşan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben imzaları takip etmiyorum. Ama demin de ifade ettim. Yeterli imzayı toplasak ne oluyor? Seçim haziran ayı sonunda ya da temmuz ayı başında oluyor. Bu sonuç ortaya çıkıyor. Sayın Büyükekşi ‘Biz hazırlıklıydık fakat bu yaptığınız kamuoyu duyurusu şık olmadı, müzakerelerin önünü kesmiştir.’ dedi. Dolayısıyla Kulüpler Birliğinin bundan sonra yapacağı duyuruları mutabakatla yapmasında fayda var. Kendi başına bazı açıklamaların müzakere edilmeden konulması bazı şeylere zarar veriyor.”
]]>Çin’de 22-26 Nisan 2024 tarihleri arasında düzenlenecek Dünya Wushu Şampiyonası’nda milli sporcular altın madalya için ter dökecek. Kastamonu Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü’nün milli sporcusu Asuman Çığlıoğlu da Kastamonu’daki hazırlık kampında antrenmanları tamamladı. Kariyerinde Wushu branşında Türkiye ve Balkan şampiyonlukları ile kick boks branşında dünya üçüncülüğünü bulunan 25 yaşındaki milli sporcu, Çin’deki şampiyona da Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istediğini söyledi. Günde çift antrenman yaparak şampiyonaya hazırlanan Asuman Çığlıoğlu, 65 kilogramda altın madalya için ringe çıkacak. Ayrıca Wushu Türkiye Milli Takımı’ndan 7 sporcu da Asuman Çığlıoğlu ile birlikte Çin’de altın madalya kazanabilmek için mücadele edecek.
“Wushu Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olacağıma inanıyorum”
2013 yılından bu yana kick boks ile ilgilenen Çığlıoğlu, “12 yıldır dövüş sporlarıyla uğraşıyorum. Wushu’da ilk defa Türkiye şampiyonu oldum. Ardından Balkan Şampiyonası’na gittim ve orada da şampiyon oldum. Şimdi de Wushu Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım. Wushu branşında ülkemizi ilk defa böylesine büyük bir organizasyonda temsil edeceğimden ötürü çok mutluyum. Antrenörüm Emrah Şahanoğlu ile birlikte bu şampiyonaya çok iyi çalıştım. Güzel çalışmalar yaptık, verimli antrenmanlarımız oldu. Bazı günlerde çift antrenman, bazı günlerde de tek antrenman şeklinde çalışmalarımız oldu. Şu an şampiyonaya hazırız, kendimi çok iyi motive olmuş şekilde hazır hissediyorum. Çin’de düzenlenecek olan Wushu Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olacağıma inanıyorum, kendime de güveniyorum. Kastamonu’ya ve ülkemize bu şampiyonluğu getireceğimden dolayı da çok heyecanlıyım. 65 kilogramda Wushu Sanda branşında yarışacağım” dedi.
“Wushu branşında ülkemizi temsil edeceğimden dolayı çok gururluyum”
“İlk kez Wushu Dünya Şampiyonası’na gideceğimden dolayı biraz heyecanlıyım” diyen Çığlıoğlu, şöyle devam etti:
“Wushu branşında ülkemizi temsil edeceğimden dolayı çok gururluyum. Bu branşta da ülkemize ve Kastamonu’ya şampiyonluk getireceğime inanıyorum. Bundan öncesinde kick koks şampiyonalarında 12 Türkiye şampiyonluğum var, 3 dünya üçüncülüğüm bulunuyor, 1 Avrupa üçüncülüğüm ile birçok uluslararası şampiyonluklarım var. Wushu branşında da kick boksta olduğu gibi başarılarımızı bir üst kademeye çıkartarak katlayacağımı düşünüyorum. Wushu Dünya Şampiyonası ile birlikte seviyemi daha üst seviyelere çıkartacağıma ve daha büyük başarılar elde edeceğime inanıyorum” diye konuştu.
Emrah Şahanoğlu: “Büyükler kategorisinde 8 sporcu ile milli takımımızı temsil edeceğiz”
2008 yılından itibaren milli takım antrenörlüğü yapan Emrah Şahanoğlu ise milli sporcuların şampiyonluk için kararlı olduklarını dile getirerek, “22-26 Nisan’da Çin’de yapılacak olan Wushu Dünya Şampiyonası için hazırlıklarımızı tamamladık. Takımımız toplam 8 wushu sanda sporcusundan oluşuyor. Bunlardan bir tanesi de yine Kastamonumuzun medarı iftiharı Asuman Çığlığoğlu’dur. Benim, yıldızlardan bu tarafa yetiştirdiğim sporcumdur. Kendisiyle gurur duyuyorum. İnşallah Çin’den dünya şampiyonluğuyla ülkemize dönüş yapacağız. Yoğun bir hazırlık süreci geçirdik. Bu hazırlık süreci çeşitli aşamalardan oluştu. Sporcumuz ilk kez 2023 yılında Türkiye şampiyonu oldu. Sonra da Balkan şampiyonu oldu. Daha önce Ordu’da bir kamp süreci geçirdik. Bu yıl yapılan Wushu Türkiye Şampiyonası’nda tekrar Türkiye şampiyonu oldu. Şu anda da Wushu Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Bu şampiyona çok büyük bir organizasyon. Birçok ülkeden katılım olacak. Biz buradan şampiyonluk bekliyoruz ve milli takım bünyesinde bulunan 7 sporcumuzdan da şampiyonluk bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“2028 yılında Olimpiyat Şampiyonluğunu hedefliyoruz”
Wushu branşının şu anda Olimpiyat Komitesi tarafından tanınan bir branş olduğunu anlatan Şahanoğlu, “Bu sporun önümüzdeki olimpiyatlara girmesi de söz konusudur. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu konuyu da takip ediyoruz. İnşallah bir sonraki hedefimiz 2028 yılında olimpiyat şampiyonluğu” cümlelerine yer verdi. – KASTAMONU
]]>FIBA Süper Kupa, Kadınlar Türkiye Kupası, FIBA Kadınlar Avrupa Ligi ve ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde şampiyonluk yaşayarak 4 kupa kazanan sarı-lacivertli ekibin genel menajeri Nalan Ramazanoğlu, Fenerbahçe Müzesi’nde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Her sporcunun, her çalışanın, kulüplerdeki herkesin hayalinin bütün kupaları kazanmak olduğunu dile getiren Razamanoğlu, yorucu bir sezonun ardından bunu başardıkları için mutluluk duyduklarını dile getirdi.
Takımdaki herkesin yoğun özverisiyle başarıya uzandıklarını aktaran Ramazanoğlu, “Çok mutluyuz. Hayallerin ötesinde bir sezon geçirdik. Olabilecek her kupayı aldık. Çok güzeldi. Dünyanın en büyük spor kulübü olarak başkanımıza, yönetimimize hediye ettik. Mutlu ve gururluyuz. Bu anı herkese yaşattığımız için sevinçliyiz.” dedi.
“Şubemize, kızlarımıza, bizlere verilen değer çok fazla”
Fenerbahçe’de 1992-1993 sezonunda basketbola başlayıp, 2009 yılında kariyerini noktalayana dek sarı-lacivertli formayı giydiğini belirten Nalan Ramazanoğlu, bu periyotta 23 kupa kaldırdığını vurguladı.
Sarı-lacivertli kulübün, kadın basketbol şubesi için her zaman yatırımını sürdürdüğünün altını çizen Ramazanoğlu, bu yatırımın karşılığının da geldiğini ifade etti.
Şube olarak 2 sene önce en dibi gördüklerini kaydeden Ramazanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İki sene önce 10 bin taraftarımızın önünde kaybettiğimiz bir final vardı. Ligde ciddi farkla yendiğimiz rakibin karşısında finalde kaybetmiştik. Aylarca kendimize gelemedik. Seyircimizin önünde çok utanmıştık. Taraftarlarımızdan, bize emek veren herkesten utanmıştık. Başkanımıza da yönetime de teşekkür ediyoruz, yatırımı kesmediler. En dibi görmüştük o dönemde. Belki de bu durumu yaşamamız gerekiyordu. Ardından ayaklarımızı yere basarak sıçrayış yaptık. Bu da başkanımız sayesinde oldu. Peşinden arka arkaya gelen 2 FIBA Avrupa Ligi şampiyonluğu ve tarihte ilk kez kazanılan FIBA Süper Kupası oldu. Bu kupaları kazanırken geçmişi de unutmamak lazım. Bu yatırım her zaman katlanarak gitti. Bir başarının arkasına saklanıp ertesi yıl bütçeler düşmedi. Kulübümüzde her zaman şampiyonluklar hedef alınıyor. Şubemize, kızlarımıza, bizlere verilen değer çok fazla. Biz de bunun karşılığını mutlu şekilde verdik diyebilirim.”
1999 yılında yaşanan şampiyonluğun ardından yatırımların her geçen gün arttığının altını çizen Ramazanoğlu, “Fenerbahçe; Türkiye’de ve Avrupa’da lokomotif görevi görüyor. O dönemde kazanılan kupayla başlayan bir hikaye oldu. Anlatılacak çok hikayesi olan başarıların geldiği yerdeyiz. O ilk kupayı aldığımız andan itibaren Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, basketbolda lokomotif görevi görüyor.” ifadelerini kullandı.
“Tarih onların isimlerini yazacak”
Fenerbahçe’nin kadın basketbolunda büyük saygı gördüğüne dikkati çeken Ramazanoğlu, “Şu anda Avrupa’da da çok büyük saygı görüyoruz. Herkes bizi Avrupa’nın en büyüğü olarak görüyor. Bizle oynarken takımlar çekiniyor. Biz de bundan mutluyuz. Sesimiz Türkiye’yle sınırlı kalmıyor.” diye konuştu.
Röportajın yapıldığı Fenerbahçe Müzesi’nin çok önemli bir mekan olduğunu aktaran Ramazanoğlu, şunları söyledi:
“Bu müze bir ilk. Hem kadın şube hem de erkek şube olarak önemli bir müze. Çok güzel bir yer. Çocuklarım buraya girdiklerinde, adımı gördüklerinde, formamı asılı gördüklerinde mutlu ve gururlu oluyorlar. Annelerinin böyle bir müzede isminin olduğunu görmeleri çocuklarımı çok mutlu ediyor. Fenerbahçe benim ikinci ailem. Bunu sadece taraftarlarımızın yansıtmasıyla değil, ailelerimizden de görüyoruz. Bu durum bizi mutlu ediyor. Bu müzenin açılışında ilk kaptanımız Ayten Salih’i misafir etmiştik. Bir kaptandan dinlediğimiz hikayeler inanılmazdı. Ben de ondan çok şey öğrendim. Basketbol kariyerleri sona erince, buranın ne kadar emek verilerek oluşturulduğunu fark edecekler, bu gururu yaşayacaklar. Herkese nasip olmayacak bir şey. Tarih onların isimlerini yazacak.”
Son olarak Fenerbahçe taraftarlarına teşekkür eden Nalan Ramazanoğlu, ” Mersin’de oynadığımız final maçında evimizde gibiydik. İki senedir tarih yazıyoruz. Bu takımın her zaman taraftarın itici gücüne ihtiyacı var. Önümüzdeki sezonlarda da maçları izleyip desteklemeye devam etsinler.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Çintimar, Antalya’da EXPO 2016 alanında yapılan şampiyonaya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Organizasyonda 52 ülkeden 431 sporcunun, kürsüye çıkmak ve Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na kota almak için mücadele verdiğini ifade eden Çintimar, 20 kilometre mücadelesinde 90’ı kadın toplam 198, 20 yaş altı kategorisi 10 kilometrede 50’si kadın toplam 106, Dünya Atletizm Birliği (WA) tarafından ilk kez düzenlenen karışık bayrak maraton yarışına ise 127 sporcunun katıldığını söyledi.
Çok önemli bir şampiyonayı geride bıraktıklarını anlatan Çintimar, “Burada bir tarih yazdık. Dünya tarihinde yürüyüşte olimpiyata kota veren organizasyonun ilkini ülkemizde yapmak çok önemliydi. Bundan sonra bu yarışma nerede yapılırsa yapılsın ‘ilk yapılan yer’ Türkiye ve Antalya olarak anılacak. En fazla olimpiyat kotası dağıtılan bu şampiyonayı ülkemizde düzenlemek bizim için çok önemliydi. Türkiye’de düzenlenen organizasyonda takım kotası alabilmek son derece güzel oldu. Bu başarı şampiyonayı taçlandırdı.” diye konuştu.
“Şampiyonaya gelen herkes çok mutluydu”
Çintimar, organizasyonu en güzel şekilde gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hakemlerimize, gönüllülerimize, görev yapan tüm arkadaşlarımıza ve Antalya Valiliğine çok teşekkür ediyorum. İşin başından beri bize destek olan Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak ve tüm spor teşkilatımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Antalya’da olimpiyatlar için 70’in üstünde bir kota dağıtımı yapıldı. Olimpiyatlarda yürüyüş dalında yürüyecek sporcular ‘Türkiye’de, Antalya’da seçildik’ diyecekler. Şampiyonaya gelen herkes çok mutluydu. Bu kadar kolay olabileceğini hiç kimse tahmin etmiyordu. Parkurun her iki tarafı tamamen izoleydi. Sporcuların dikkati hiç dağılmadı. Doğanın, yeşilliğin ve EXPO gibi önemli bir mirasın içinde bu işi yapmış olmak onları da bizi de mutlu etti.”
“25’i yabancı 70 basın mensubu organizasyonu yerinde takip etti”
Organizasyonun akreditasyon direktörü Burak Bastaban da Antalya’ya gelen hiçbir sporcu, antrenör ve gazetecinin mağdur olmaması için çalışmalara çok önceden başladıklarını belirterek, “Antalya’daki Dünya Yürüyüş Şampiyonası’na 1900 kişinin akreditesini yaptık. Akreditelerle ilgili hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Akreditasyon sürecinde kimseyi bekletmedik. Gelenler strese girmeden kartlarını aldı. 25’i yabancı 70 basın mensubu organizasyonu yerinde takip etti. Gerçekten çok ciddi bir ilgi vardı.” değerlendirmesini yaptı.
Milli atletler, karışık bayrak maraton yarışında Paris 2024 kotası aldı
Salih Korkmaz ve Meryem Bekmez’den oluşan milli takım, Dünya Yürüyüş Şampiyonası’nda ilk defa yapılan karışık bayrak maraton yarışında Paris 2024 Olimpiyat Oyunları kotası aldı.
Salih Korkmaz ve Meryem Bekmez ikilisi, yarışı 3.05.33’lik dereceleriyle 20. sırada bitirdi. Milli sporcular, bu sonuçla 22 takımın katacağı Paris 2024’e kota almayı başardı.
]]>Sultanlar Ligi play-off final serisi beşinci maçında Fenerbahçe Opet, Eczacıbaşı Dynavit’i 3-0 mağlup etti ve seride durumu 3-2’ye getirerek şampiyonluğa ulaştı. Karşılaşmayı tribünden takip eden Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, takımın kupaya ulaşmasının ardından oyuncuları tebrik etti. İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ali Koç, bu sezon tüm branşlarda final ve şampiyonluklar için mücadele etmelerine vurgu yaptı. Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı’nı takımı tebrik ederek sözlerine başlayan Başkan Koç, “Güzel bir seri oldu, sonunda kazandık. Eczacıbaşı’nı da sadece bu seri için spora yaptıkları katkıdan dolayı tebrik ederim. Türkiye’de bu seviyede kadınlar serisi oluyorsa bu Türkiye’nin voleybolda genel başarısıdır. Türkiye Voleybol Federasyonu’nu da çıtayı bu seviyeye çıkardıkları için kutluyorum. Biraz buruk sevincimiz var, kupayı ve ligi aldık ama Avrupa kupasını da almak istiyorduk. Takımı onun için kurmuştuk. Yarı finalden döndük. İnşallah seneye orada da bir kupa getirmeyi planlayacağız. Takımımız aşağı yukarı hazır. Belki 1-2 dokunuş yapacağız. Erkek takımımız son derece mütevazı bütçeyle final oynadı, Avrupa’da çeyrek final oynadı onlarla da gurur duyuyorum. Biz ezeli rakiplerimizle değil, şirket takımlarıyla yarışıyoruz. Onların imkanları, finansman bize göre çok daha geniş. Ama ona rağmen ‘Dünyanın En Büyük Spor Kulübü’ vizyonu çerçevesinde biz de elimizden geldiğince yatırım yapmaya çalışıyoruz. Bu yüzden sponsorlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Seneye de inşallah bu seviyede devam edeceğiz. Kadın basketbolda tüm kupaları aldık. Şimdi erkek basketbolda minimum final-four oynayıp, Türkiye Ligi’ni almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Takımdan takıma muameleler son derece değişik”
Futbolda aldıkları cezalar hakkında konuşan Başkan Koç, “Erkek futbolda da inşallah şampiyon oluruz. Son 10 seneye baktığınız zaman tam 9 sezon ve bu sezonla birlikte bizim 700 puanımız var, Galatasaray’ın 700 puanı var, Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir takip ediyor. Bu saydığım takımlar arasında şampiyon olamayan tek takım Fenerbahçe. Zaten bizim isyan edişimiz bu. Şeytan detayda gizlidir derler ya, burada da belki Trabzon’da şampiyonluğumuz gidecekti. Trabzon’da 83. dakikada gol gelmeseydi, şampiyonluğumuz gidecekti. Ne oldu? Trabzonspor’a verilen cezalar 6’dan 4 maça düştü. Para cezası 3 milyondan 448 bine düştü. Biz stadımızda küfür olunca 400-500 bin TL ceza yiyoruz. Orada linç teşebbüsü oldu, anlayamıyoruz. Ondan sonra Süper Kupa ile ilgili biz bir ceza yedik. Tahkimde kendimizi savunmadan hukukun ana maddesi savunma hakkıdır. Kendimizi savunmadan tahkim cezaları onadı. Biz Etik Kurulu’na başvurduk, inşallah bir duruşma verecekler. Takımdan takıma muameleler son derece değişik” diye konuştu.
“Fenerbahçe’nin son 10 yılda başına gelen hangi takımın başına gelmiş”
Başkan Koç, sözlerini şöyle tamamladı: “2 sene evvel Trabzon’da şampiyonluk maçında 5 bin kişi sahaya girmişti Antalyasporlu kaleci yumruklandı. O zaman doğru ceza verilse belki bugün olmazdı. Verilen cezalar, sevkler takımdan takıma değişiyor. Kabul edilebilir şey değil; isyan bundan. Fenerbahçe’nin son 10 yılda başına gelen hangi takımın başına gelmiş. 2015’te otobüs viyadükten uçsaydı, ne olacaktı? Hala faili meçhul. Kumpas kuruldu, itibarımız, değerimiz, finansallarımız yerlere düştü. Mahkemelerde kendimizi akladık, şimdi tazminat davaları açıyoruz. Dava açmadan devletin bizimle helalleşmesi gerekir. Şampiyonluğumuz camiamıza hayırlı olsun. İnşallah pek çok kupaların da habercisi olur.” – İSTANBUL
]]>İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması süren dava dosyasının müştekilerinden Gaziantep FK Teknik Direktörü Selçuk İnan’ın ifadesi, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde alındı. İnan, ifadesinde sanık Seçil Erzan’ı, 2011’de Florya Denizbank şube müdürü olduğu tarihten beri tanıdığını, süreç içinde banka işlemlerini yaptığı için aralarında güven ilişkisi oluştuğunu söyledi.

FONA, TOPLAM 3 MİLYON 685 BİN DOLAR PARA YATIRDI
Erzan’ın, kendisine Denizbank’ta başlarındaki banka yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun olduğu kurumsal bir fondan bahsettiğini kaydeden İnan, bu fona para yatırması durumunda kar payı alacağı bilgisinin Erzan tarafından verildiğini anlattı. İnan, Denizbank’ın da içinde olduğu 3 bankadan para çekerek bu fona 3 seferde toplam 3 milyon 685 bin Amerikan doları yatırdığını aktardığı ifadesinde, Denizbank’taki parayı sanık Erzan ile çektiklerini söyledi.
“BANKAYA DUYULAN GÜVEN NEDENİYLE PARALARI ÖDEDİM”
Çekilen paraların veznedekilerin gözü önünde çantalara doldurulduğunu ve Erzan’ın aracına aktarıldığını kaydeden İnan, “Paranın bir kısmını da Erzan’a odasında teslim ettim. Yanında müdür yardımcısı sanık Asiye Öztürk de vardı. Bu paraların Denizbank’ın genel merkezine götürüleceği, fonun orada olduğu söylendi. Paraları tamamen bankanın içinde teslim ettim. 2 milyon 150 bin Amerikan dolarını süreç içerisinde fon getirisi olarak bana iade etti. Yatırdığım ana paradan geriye 1 milyon 535 bin Amerikan doları alacağım kalmıştır. Bankaya ve fonu yöneten Hakan Ateş ile Mehmet Aydoğdu’ya duyulan güven nedeniyle bu paraları ödedim.” ifadelerini kullandı.

“KENDİLERİNİ SORUMLULUKTAN KURTARMAK İÇİN TEK YANLI BEYANDA BULUNDURTMUŞLAR”
İnan, yatırdığı paralara ilişkin şube müdürü sıfatıyla Erzan’dan ıslak imzalı, kaşeli resmi belgeler de aldığını ve dava dosyasına bu belgeleri sunduğunu bildirerek, “Erzan 6 ay boyunca telefonlara çıkmayıp bütün taleplerimize rağmen bugün, yarın diyerek bizi oyaladıktan sonra ödemiş olduğumuz paranın zimmete geçirildiğini anladık. Bu arada Erzan’ın kuzeninden aldığımız bilgilere göre banka yöneticileri Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu ve diğerleri Erzan’ı günlerce yanlarında tutmuş, elinden bütün dosyaları almış ve müfettiş raporuna kendilerini sorumluluktan kurtarmak için tek yanlı beyanda bulundurtmuşlardır. Burada banka müfettişlerine verdirdikleri ifadelerinde, kendilerini ve bankayı sorumluluktan kurtarmak amacıyla tek yanlı beyan verdirtmişlerdir. Banka, Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu bu suretle sorumluluktan kurtulmaya çalışmaktadır.” şeklinde konuştu.
“ERZAN DENİZBANK ŞUBE MÜDÜRÜ OLMASAYDI BU PARAYI ASLA TESLİM ETMEZDİM”
Erzan, Ateş ve Aydoğdu’nun parayı birlikte zimmete geçirdiklerini ve Erzan’ın tek başına bu suçu işleyemeyeceğini düşündüğünü iddia eden İnan, “Erzan Denizbank şube müdürü olmasaydı bu parayı asla teslim etmezdim. Resmi, ıslak imzalı belgelerim zaten mevcuttur. Zararımın giderilmesini istiyorum. Erzan ile tüm banka yetkililerinden şikayetçiyim.” diye konuştu.

İnan, ifadesinin ardından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına rıza göstermediğini bildirdi. Mahkeme, İnan’ın avukatı huzurunda alınan ifadesini, ana davanın görüldüğü İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın, bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor. İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği, ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.
Seçil ErzanSanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.
SANIK ERZAN’IN 77 YILDAN 252 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
“Özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın, 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor. İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor.
]]>Genç, 69 ülke ve 3 kıtayı bisikletiyle pedallayarak geçerek, 130 bin kilometreyi geride bıraktı. ABD vizesi için 2023’te Türkiye’ye dönen Genç, vizesini aldıktan sonra dünya turuna devam etmek için ABD’nin Miami kentinden bisikletiyle tekrar yola çıktı.
ABD, Meksika, Kanada ve Alaska turuna çıkmadan hemen önce Kolombiya’nın başkenti Bogota’da AA muhabirine konuşan Genç, dünyayı bisikletiyle gezdiğini ve adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdırmayı hedeflediğini söyledi.
Genç, 130 bin kilometre yol ve 69 ülkeyi tamamlamasının ardından dünya turuna devam ettiğini aktararak, kendisini uzunca bir yolun beklediğini dile getirdi.
Kovid-19 salgını sırasında yaşadığı zorluklara değinen Genç, “Pandemide ABD vizesini Latin Amerika’da almakta çok zorlandım. 11 yıl sonra ilk defa Türkiye’ye dönmek zorunda kaldım. 2023’ü Türkiye’de geçirdim, hem ‘Demir Atlı Adam’ çocuk kitaplarımın imza günlerine katıldım hem de okullarda çocuklar için sunumlar yaptım. Tekrar Kolombiya’ya geldim. ABD’den Alaska’ya seyahatime devam edeceğim. Hayırlısıyla uzunca bir yolculuk beni bekliyor.” dedi.
Latin Amerika ülkelerinde yaşadığı deneyimleri paylaşan Genç, şöyle devam etti:
“Avrupa, Afrika kıtalarını bitirdikten sonra Güney Amerika’nın en güney ucuna kadar pedal çevirdim ve yeniden kuzeyden yukarı çıkıp Uruguay, Brezilya, Paraguay ardından Arjantin’in kuzeyi, Şili’nin kuzeyi derken Bolivya, Peru, Ekvador, Kolombiya ve sonrasında pandemi başlamıştı. Pandemide durmayıp Orta Amerika’nın tamamını bitirdim. Guatemala’ya vardığımda ise ABD vizesi bana verilmedi. Önceden geçtiğim Şili ve Kolombiya’ya dönüp ABD vizesini almaya çalıştım fakat verilmedi. Türkiye’ye dönmek zorunda kaldım.”
Türkiye’ye döndükten sonra ABD, Şengen ve İngiltere vizelerini 1 ay içinde aldığını kaydeden Genç, “Türkiye’ye gitmem birçok şeye kapı açtı ve orada bulunduğum süre içerisinde güzel işler yaptım.” diye konuştu.
“5-6 yıl sonra Türkiye’ye dönmüş olacağım”
Bundan sonraki rota ve hedeflerini anlatan Genç, “ABD, Meksika, Kanada ve Alaska’ya doğru pedal çevireceğim. Yeni Zelanda, Avustralya ve Güney Asya ülkelerini bitirdikten sonra zannedersem 5-6 yıl sonra Türkiye’ye dönmüş olacağım.” ifadesini kullandı.
Genç, bisiklet turunda dünyaca ünlü şampiyonlar çıkaran Kolombiya’ya ilişkin şunları kaydetti:
“Kolombiya, bisiklet konusunda bence dünyada 1 numara. Buradaki insanlar, bisikleti hayatlarına entegre etmiş ve yaşam biçimine dönüştürmüş vaziyetteler. Bunun en önemli sebebi milli sporları olması, çok değerli sporcuları ve dünya çapında tanınan şampiyonları var. Sadece başkentte 959 kilometre bisiklet yolu yapmışlar.”
Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için pedal çevirdiği mesafeleri, tırmanışları ve çöl geçişlerini kayıt altına aldığını vurgulayan Genç, koşullar kendisini mecbur bırakmadıkça karadan çizdiği rotadan sapmak istemediğini belirtti.
Genç, yeni 3 kıta hedefini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmeyi planladığını, Türkiye’deki kentlerde bisiklet yollarına ve bisikletli yaşam sürecine destek vermek istediğini söyledi.
“Gelecekte Türkiye’nin Spor Bakanı neden bisikletle dünyayı dolaşmış biri olmasın?” ifadesini kullanan Genç, değerli ve anlamlı bir seyahat gerçekleştirdiğini, mutlulukla bunu bitirmeyi amaçladığını dile getirdi.
Genç, sözlerini şöyle tamamladı:
“ABD, Meksika ve Alaska arası 25 bin kilometre bisiklet süreceğim. Ondan sonra Yeni Zelanda, Avustralya orada yaklaşık 10 bin kilometre pedal çevireceğim. Güney Asya ülkelerinde de yaklaşık 25 bin kilometre pedal çevirme hedefim var. Yani ortalama baktığınızda Türkiye’ye gitmek için 50-60 bin kilometre mesafe kaldı. Bu da aşağı yukarı 5 seneyi bulur. Ağrı’dan Türkiye’ye giriş yapacağım. Sonrasında Güney ve Doğu Anadolu rotalarını bitirdikten sonra Ankara’ya seyahatime devam edeceğim.”
]]>KASTAMONU – Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi’nde mücadele eden Kastamonu Belediyespor, Konyaaltı Belediyespor’u konuk edecek.
Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi 21. hafta mücadelesinde Kastamonu Belediyespor, Konyaaltı Belediyespor ile karşılaşacak. Mücadelede 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’nda oynanacak.
Milli maçlar ve Ramazan Bayramı sebebiyle ara verilen Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi’nde maçlar tekrar başlıyor. Kastamonu Belediyespor, play-off sıralamasında Konyaaltı Belediyespor ile Armada Praxis Yalıkavak’ı yenmesi durumunda ikinciliği garantileyecek ve ligi üçüncü sırada bitirecek takım ile eşleşecek.
Serpil İskenderoğlu: “Hem Konyaaltı’nı hem de Yalıkavak’ı yenmek istiyoruz”
Müsabaka ile ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulunan Kastamonu Belediyespor Antrenörü Serpil İskenderoğlu, “Ligimize milli maç arasının ardından Ramazan Bayramı arası da girdi. Takımımızdaki 7 oyuncuyu milli takıma gönderdik. Bunların yanı sıra sakatlarımız bulunuyor. Hem sakatlarımızın iyileşmesi hem de milli takıma giden oyuncularımızın dönüş yapmasıyla takımdaki bütünlüğü ancak sağlayabildik. Bizler de vakit kaybetmeden yoğun bir şekilde antrenmanlara başladık. Pazartesi günü Konyaaltı Belediyespor ile saat 16.00’da maçımız olacak. Konyaaltı Belediyespor ile oynayacağımız maçın bizler için sıralama açısından önemi büyük. Ondan sonraki haftada Yalıkavak ile oynayacağız. Bu iki maçı da kazanırsak sıralamada ikinciliği garantilemiş olacağız. Akabinde de play-off’lara katılarak ev sahipliği avantajını da elde etmiş olacağız. Tabii ki Kastamonu’da her zaman evimizde oynamak bizler için avantajlı olacaktır. Seyircimizin karşısında iyi sonuçlar alıyoruz. Bu yüzden her iki maçı da kazanmak istiyoruz. Bizim için zorlu olacak, Konyaaltı Belediyesi şu anda lider durumda bulunuyor. Yalıkavak’da bizden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Bu iki maçı kazanmak için tabii ki taraftarımızın, yeni seçilmiş belediye başkanımız Hasan Baltacı’nın, halkımızın, yöneticilerimizin, bize gönül veren bizleri destekleyen herkesin yanımızda olmasını istiyoruz. Onları maça davet ediyoruz” dedi.
Betül Yılmaz: “Toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz”
Kastamonu Belediyespor’un başarılı oyuncusu Betül Yılmaz ise, “Milli takım maçları için ligimize ara vermiştik. Tekrar dönüyoruz. Ligi bitirmek için artık son iki maçımız kaldı. Konyaaltı ile Yalıkavak ile karşılaşacağız. Bu maçlardan toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz. Şimdi sezonun sonu ve şu anda en yoğun dönemi oluyor. Ardından 4-5 Mayıs’ta Türkiye Kupası’nda oynayacağız. Hazırlıklarımızı bu maçlara yönelik yapıyoruz. Hazırız, umuyoruz ve bu sezonun başında başladığımız hedeflere sezonun sonunda ulaşıp, mutlu bitiririz. Moralimiz yüksek, antrenmanlarımız ağır geçiyor, yorgunuz biraz. Onun dışında moralimiz yüksek, hedefe odaklanmış durumdayız. Konyaaltı’nı yendiğimiz taktirde çok rahat edeceğiz. Umarım maçta her şey istediğimiz gibi olur ve maçın kazananı oluruz. 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’na herkesi davet ediyoruz. Ekranları başında da bizleri izlemek isteyenler lütfen onlar da bizleri desteklesin. Birlikte kazanalım, birlikte başaralım” diye konuştu.
]]>Her yıl yerli ve yabancı sporcular tarafından heyecanla beklenen Osmangazi Tarihi Kent Koşusu, bu yıl geniş bir katılımla gerçekleşti. Tophane Meydanı’ndaki Saltanat Kapı önünden sabah saat 10.30’da Osmangazi Belediye Başkan Vekili Feyyaz Alptuğ Memişoğulları’nın startıyla başlayan yarışta sporcular, Tophane, Muradiye, Çekirge, Kükürtlü, Merinos, Altıparmak, 15 Temmuz Meydanı, Haşim İşcan, Gökdere, Irgandı Köprüsü, Kayhan, Kapalı Çarşı ile Kavaklı Caddesi’ni takip ederek Pınarbaşı Meydanı’nda sona eren 15 kilometrelik parkuru tamamlayabilmek için büyük bir mücadele ortaya koydu.
Birincilik Kenyalı atletlerin oldu
Sporcuların birincilik için ter döktüğü yarış sonunda erkeklerde mutlu sona 47: 02.89’luk derecesiyle Kenyalı atlet James Kipkogei Kipkoech ulaştı. Türk atlet Hüseyin Can 48: 55.97’lik derecesiyle ikinci olurken, Etiyopyalı Fetene Alemu Regasa da 46: 43.17’lik derecesiyle üçüncü olma başarısı gösterdi.
Kadınlarda ise Kenyalı atlet Elida Jelimo Korir 53: 45.60’lık derecesiyle birinci, Türk atlet Gamze Altuntaş 01: 00.25’lik derecesiyle ikinci, yine Türk atlet Remziye Erman ise 01: 02.05’lik derecesiyle üçüncü oldu. Ayrıca erkekler ve bayanlarda, 35-39 Yaş, 40-44 Yaş, 45-49 Yaş, 50-54 Yaş, 55-59 Yaş, 60-64 Yaş ve 65 Yaş Üstü kategorilerinde de dereceye giren sporcular da madalya ve kupa almaya hak kazandı.
Dereceye giren sporculara madalya ve kupaları, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Feyyaz Alptuğ Memişoğulları, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, CHP İl Başkan Vekili Ayhan Döner, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir, Tolga Kornoşor, Mücahit Yıldızhan, Osmangazi Belediye Meclis Başkan Vekili Recep Çohan ile Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan tarafından verildi. Yarışmanın birincileri 30 bin, ikinciler 27 bin 500, üçüncüler ise 25 bin TL para ödülü kazandı.
Bursalılar sporla dolu bir gün geçirdi
Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu’nun hemen ardından startı verilen Tarihi Kent Halk Koşusu’na Bursalıların ilgisi büyük oldu. Toplam bin 640 kişinin kayıt yaptırdığı koşuda, birbirinden renkli görüntüler ortaya çıktı. Saltanat Kapı’dan başlayıp, Heykel, Setbaşı, Irgandı Köprüsü, Kayhan Çarşısı, Kapalı Çarşı ve Kavaklı Caddesi güzergahını izleyerek, Pınarbaşı’nda sona eren 4 kilometrelik Halk Koşusu’nu tamamlayan Bursalılar, sporla dolu bir gün geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Yarışmada dereceye giren sporcular, madalya ve kupa almaya hak kazandı.
“Bursa’nın ve ülkemizin tanıtımına katkısı olan bir yarış”
Pınarbaşı Meydanı’nda gerçekleştirilen ödül töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkan Vekili Feyyaz Alptuğ Memişoğulları, “Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri’nin önemli bir parçası olan Tarihi Kent Koşusu, yıllardır fetih coşkusunun dünyaya açılan kapısı ve en renkli organizasyonu olarak büyük bir misyon üstlenmektedir. Bursa’nın ve ülkemizin tanıtımına büyük katkısı olan Tarihi Kent Koşusu, turizmi canlandıran, kültürleri kaynaştıran, halk koşusu ile birlikte sporu teşvik eden ve 7’den 77’ye herkes için sporu eğlenceli hale getiren çok önemli bir organizasyon. Ulu Önderimiz Atatürk’ün de işaret ettiği gibi yarışma kazanmak için değil, sağlıklı bir yaşam için beden terbiyesini sağlamak ve özendirmek güçlü bir millet olabilmenin olmazsa olmaz şartıdır. Saygının ve sevginin olduğu her yerde kalabalık da olsak keyifle, mutlulukla yol alabildiğimizi görüyoruz. Millet olmanın gücünü, birliğin ve kardeşliğin sarsılmaz bağlarını daha da kuvvetlendiriyoruz. Bugün bu amaçla burada bulunan, bu organizasyona emek veren, destek olan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. – BURSA
]]>Dünya Atletizm Federasyonu İcra Kurulu’nda da görevi bulunan Arat, Dünya Yürüyüş Takımlar Şampiyonası için geldiği EXPO 2016 alanında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye’nin önemli bir organizasyonu düzenlediğini belirten Arat, şampiyonaya 52 ülkeden 432 sporcunun katıldığını anımsattı.
Gençlerin bu spora daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Arat, Türkiye bu organizasyonu da başarıyla anlatacağını dile getirdi.
“Takımımız Türkiye Kupası’nı alarak kendisini Beşiktaş taraftarına affettirecek”
Hasan Arat, futbol takımının şu anki durumuyla ilgili gelen bir soruyu şu şekilde yanıtladı:
“Futbolun her zaman iyi gitmesi lazım. Cuma akşamı oynadığımız MKE Ankaragücü maçında skordan önemlisi Muçi yerde yatarken Tayyip Talha Sanuç’un bir müdahalesi vardı. Beşiktaş o zaman takım oldu. Benim arzuladığım an o andı. O yüzden ben takımıma teşekkür ediyorum. Her zaman böyle mücadele etmelerini bekliyorum. 80. dakikada bile pres yapan bir Beşiktaş vardı. Biz Türkiye Kupası’nda hedefimize mutlaka ulaşacağız. Bunun için her türlü motivasyona hazırız. Takımımız da hazır. Takımımız Türkiye Kupası’nı alarak kendisini Beşiktaş taraftarına affettirecek. Bunun önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Önümüzde 3 tane maç var. İnşallah Beşiktaş kupayı alır.”
Yapılan transferlerin son maçtaki performansının kendisini mutlu ettiğine dikkati çeken Arat, “Al-Musrati, Muçi, Worrall, Svensson bunlar son maçta çok iyi oynadı. Beni en mutlu eden şeylerden biri maça Mustafa Erhan Hekimoğlu’nun girmesi oldu. Demir Ege Tıknaz girer girmez sahaya hakim oldu. Kalede Ersin Destanoğlu, Semih Kılıç var, Serkan Emrecan Terzi oynadı. Bizim 5-6 tane altyapıdan oyuncumuz sahada oynayabilecek durumda. Bu da Beşiktaş’ın gücünü gösteriyor. İyi takviyelerle Beşiktaş’ın iyi yere geleceğini düşünüyorum.” diye konuştu.
“İlk önce açıkçası odaklandığımız konu Serdar hocanın başarılı olması”
Antrenör çalışmalarıyla ilgili soruya ise Arat, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Antrenörle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Daha önce özellikle Fernando Santos gelmeden önce büyük bir görüşme trafiği geçirmiştim. O görüşme trafiğindeki birçok arkadaşla tekrar görüşme niyetinde değilim. İlk önce açıkçası odaklandığımız konu Serdar (Topraktepe) hocanın başarılı olması. Serdar hocanın başarısını görmek ana hedefimiz. Onu gördükten sonra karar vereceğiz. Acele etmeyeceğiz çünkü iyi çalışmalarımız var. Kampa gitmeden önce bütün çalışmaların hepsi bitecek. Transfer çalışmaları da aynı şekilde. İyi bir transfer komitemiz var. Bu komitemiz çok yoğun çalışıyor. Eksiklerimizi biliyoruz ayrıca gidecek oyuncuları da biliyoruz. Aşağı yukarı buna da çalışıldı. Bizim şu anki tek konsantrasyonumuz Türkiye Kupası. Beşiktaş’ta iyi şeyler olacak. Çok sıkıntılı günler geçirdik. Samimi söylememiz lazım. Biz geleli 4 ay oldu. Bu 4 ayda skor olarak, futbol olarak çok sıkıntılar yaşadık. Böyle kolay kolay kaldırabilecek bir mesele değil. Yeni yönetimin yaşadığı bir şoku düşünün. Sporcular sanırım artık bunun bilincindeler. Bunu toparlayacağımızı düşünüyorum.”
“Aboubakar’ın kendine geleceğini düşünüyorum”
Arat, Vincent Aboubakar geleceğiyle ilgili soruyu şu şekilde yanıtladı:
“Aboubakar çalışıyor. Gerekeni yapıyor. Gelecek planlamasıyla ilgili hocalarla birlikte karar vereceğiz. Kendim de eski bir sporcu olduğum için sporcularımın hiçbirisi hakkında negatif konuşmayı doğru bulmuyorum. Ligler henüz tamamlanmadı. Benim takımımın oyuncusu. Aboubakar için zamanında bir uyarıları yaptık. Almış olduğumuz kararlar doğruydu. Aldığımız kararlardan dolayı herhangi bir pişmanlığımız yok. O doğru karar ve uyarılar birçok neticeyi beraberinde getirdi. Bugün Ghezzal’a baktığımızda kontratını değiştirdi. Son maçlarda Ghezzal çok iyi oynuyor. Takımda gerçekten liderliği aldı. Aboubakar’ın da kendine geleceğini düşünüyorum.”
“Beşiktaş’ın basketbolda THY Avrupa Ligi sevdası bitmedi”
Beşiktaş Emlakjet Erkek Basketbol Takımı’nın THY Avrupa Ligi hayalinin devam ettiğini anlatan Arat, şunları kaydetti:
“Geçen hafta THY Avrupa Ligi CEO’suyla görüştüm. THY Avrupa Ligi için hala bekleme listesindeyiz. Bu sene olmazsa seneye mutlaka olmak istiyoruz. Beşiktaş’ın basketbolda Avrupa Ligi sevdası bitmedi ve vazgeçmeyecek. Teknik imkanlar olduğu takdirde bunu yapabiliriz. Şu anda listedeyiz bunu gayet net biliyorum. Biz kendilerine wildcard için hazır olduğumuzu ifade ettik. Erkek basketbol takımımız Avrupa kupasının ucundan döndü. Yakında play-off’lar başlayacak. Erkek basketbol takımımızın başarılı olacağına inanıyorum. Ayrıca Kadın basketbol takımımızla da gurur duyuyorum. Kupayı almalıydık hakikaten elimizden gitti. Gelecek sene aynı çerçevede kadın basketbolundaki yatırımımıza devam edeceğimi düşünüyorum.”
Hasan Arat, dün voleybolda Saliha Şahin’i transfer ettiklerini belirterek, “Saliha’nın gelmesi çok önemli işarettir. Bu benim seçim çalışmamda vardı. İleride kısmet olursa kadın hentbol takımı da kurabiliriz.” şeklinde görüş belirtti.
]]>Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi 21. hafta mücadelesinde Kastamonu Belediyespor, Konyaaltı Belediyespor ile karşılaşacak. Mücadelede 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’nda oynanacak.
Milli maçlar ve Ramazan Bayramı sebebiyle ara verilen Türkiye Hentbol Kadınlar Süper Ligi’nde maçlar tekrar başlıyor. Kastamonu Belediyespor, play-off sıralamasında Konyaaltı Belediyespor ile Armada Praxis Yalıkavak’ı yenmesi durumunda ikinciliği garantileyecek ve ligi üçüncü sırada bitirecek takım ile eşleşecek.
Serpil İskenderoğlu: “Hem Konyaaltı’nı hem de Yalıkavak’ı yenmek istiyoruz”
Müsabaka ile ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Kastamonu Belediyespor Antrenörü Serpil İskenderoğlu, “Ligimize milli maç arasının ardından Ramazan Bayramı arası da girdi. Takımımızdaki 7 oyuncuyu milli takıma gönderdik. Bunların yanı sıra sakatlarımız bulunuyor. Hem sakatlarımızın iyileşmesi hem de milli takıma giden oyuncularımızın dönüş yapmasıyla takımdaki bütünlüğü ancak sağlayabildik. Bizler de vakit kaybetmeden yoğun bir şekilde antrenmanlara başladık. Pazartesi günü Konyaaltı Belediyespor ile saat 16.00’da maçımız olacak. Konyaaltı Belediyespor ile oynayacağımız maçın bizler için sıralama açısından önemi büyük. Ondan sonraki haftada Yalıkavak ile oynayacağız. Bu iki maçı da kazanırsak sıralamada ikinciliği garantilemiş olacağız. Akabinde de play-off’lara katılarak ev sahipliği avantajını da elde etmiş olacağız. Tabii ki Kastamonu’da her zaman evimizde oynamak bizler için avantajlı olacaktır. Seyircimizin karşısında iyi sonuçlar alıyoruz. Bu yüzden her iki maçı da kazanmak istiyoruz. Bizim için zorlu olacak, Konyaaltı Belediyesi şu anda lider durumda bulunuyor. Yalıkavak’da bizden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Bu iki maçı kazanmak için tabii ki taraftarımızın, yeni seçilmiş belediye başkanımız Hasan Baltacı’nın, halkımızın, yöneticilerimizin, bize gönül veren bizleri destekleyen herkesin yanımızda olmasını istiyoruz. Onları maça davet ediyoruz” dedi.
Betül Yılmaz: “Toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz”
Kastamonu Belediyespor’un başarılı oyuncusu Betül Yılmaz ise, “Milli takım maçları için ligimize ara vermiştik. Tekrar dönüyoruz. Ligi bitirmek için artık son iki maçımız kaldı. Konyaaltı ile Yalıkavak ile karşılaşacağız. Bu maçlardan toplayacağımız puanlarla play-off serisinde yerimizi korumak istiyoruz. Şimdi sezonun sonu ve şu anda en yoğun dönemi oluyor. Ardından 4-5 Mayıs’ta Türkiye Kupası’nda oynayacağız. Hazırlıklarımızı bu maçlara yönelik yapıyoruz. Hazırız, umuyoruz ve bu sezonun başında başladığımız hedeflere sezonun sonunda ulaşıp, mutlu bitiririz. Moralimiz yüksek, antrenmanlarımız ağır geçiyor, yorgunuz biraz. Onun dışında moralimiz yüksek, hedefe odaklanmış durumdayız. Konyaaltı’nı yendiğimiz taktirde çok rahat edeceğiz. Umarım maçta her şey istediğimiz gibi olur ve maçın kazananı oluruz. 22 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Kastamonu Merkez Spor Salonu’na herkesi davet ediyoruz. Ekranları başında da bizleri izlemek isteyenler lütfen onlar da bizleri desteklesin. Birlikte kazanalım, birlikte başaralım” diye konuştu. – KASTAMONU
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl beşincisini düzenlediği “Türkiye’nin En Hızlı Maratonu” Maraton İzmir, 5 bin 600 atletin katılımıyla koşuldu. Uluslararası Yol Yarışları kategorisinde World Athletics Label unvanlı Maraton İzmir’e 38 farklı ülkeden atletler katıldı. Yarış öncesi ve sonrası renkli görüntülere sahne oldu. Kimono giyen yarışçılar, stantlardaki görevliler ve her yaştan İzmirli, Kültürpark’ı adeta renk cümbüşüne çevirdi. Yarışın heyecanı ile müzik ve dansın keyfi, tüm katılıcılara harika saatler yaşattı.
Birincilik Kenya ve Etiyopya’ya
38 ülkeden 600 seçkin atletin katıldığı 42 kilometrelik yarışta erkeklerde Kenyalı Vitalis Kibiwot 02.11.08 derecesi ile birinciliği alırken, Etiyopyalı Sendeku Alelgn 02.13.42 ile ikinci, Kenyalı Silas Kurui 02.13.47 ile üçüncü oldu. Mustafa Kemal Bulvarı ile Karşıyaka sahilinde sabah saatlerinde başlayan şiddetli rüzgar, yarışçıların hızını ve parkurda rekorun çıkmasını da engelledi. 42 kilometrelik koşuda kadınlarda Etiyopyalı Aamelmal Tagel 02.37.26 ile birinciliği elde etti. Yine Etiyopyalı Bekelech Bedada 02.42.10 ile ikinci, Japon Suguru Oktabe ise 02.43.16 ile üçüncülüğü elde etti.
5 bin 600 sporcu koştu
Günün ilk startı sabah 07.00’de 10 kilometre kategorisinde verildi. Yaklaşık beş bin sporcu Kültarpark’taki eski İZFAŞ binası önünden saat 07.00’de start aldı. Koşucular, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerindeki Köprü Tramvay durağından dönerek, İZFAŞ binası karşı şeridinde yarışı tamamladı. 42 kilometrelik koşunun startı saat 08.00’de yine aynı noktadan verildi. Atletler, Alsancak üzerinden Karşıyaka’ya ulaşıp Bostanlı İskelesi’ne gelmeden dönüşe geçti. Aynı parkurdan bu kez Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerinden İnciraltı’na varan sporcular, Marina İzmir’den dönerek başlangıç noktasında yarışı tamamladı.
Bengisu Avcı da koşuda yer aldı
Her iki yarışın da startını İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ertuğrul Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Hakan Orhunbilge, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Egeli ile ünlü teknik direktörler Ersun Yanal ile Hüseyin Eroğlu birlikte verdi. Dünyada Okyanus Yedilisi’ndeki yedi kanaldan dördünü geçen ilk ve tek Türk kadını İzmirli yüzücü Bengisu Avcı da Sidrex Koşu Takımı ile starttaki yerini aldı.
10 kilometrelik koşuda kazananlar belli oldu
10 kilometrelik koşuda erkeklerde sıralama Mohammad Hosein Tayebi, Ahmet Civci ve Bedri Şimşek şeklinde olurken, kadınlar ve Türk kadınlarda Tuğçe Karakaya, Natalia Kahraman, Özlem Işık bu sıralamayla yarışı tamamlandı. 10 kilometre erkekler 35-39 yaşta Osman Erkam Şafak, kadınlarda Natalia Kahraman, 40-44 yaş erkeklerde Tahsin Ersin Kurşunoğlu, kadınlarda Negin Ayromloo, 45-49 yaş erkeklerde Ahmet Bayram, kadınlarda Yasemin Karasu Dönmez, 50-54 yaş erkeklerde Oktay Ertunç, kadınlarda Leyla Erbay, 55-59 yaş erkeklerde Ayhan Duymuş, kadınlarda Gülşen Sönmez, 60-64 yaş erkeklerde Abdullah Ertekin, kadınlarda Raziye Arabacı, 65-69 yaş erkeklerde Hanis Breuninger, kadınlarda Fatma Musal, 70-74 yaş erkeklerde Mehmet Yavuz Vural, kadınlarda Aysel Ertuğ, 75-79 yaş erkeklerde İsmail Yörükoğlu, kadınlarda Türkay Atalay birincilikleri aldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi CHP Grup Sözcüsü Elvin Sönmez Güler, ödüllerini kazananlara teslim ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın selamlarını getirdiğini belirterek, “Başkanımız sizlerin katılımlarından dolayı hepinize tek tek teşekkür etti. Tüm sporcularımızı canı gönülden kutluyoruz ve katılımınız için bize güç kattığınız için sizleri tekrardan tebrik ediyorum” dedi. – İZMİR
]]>Ligin bitimine 4 hafta kala 52 puanla 4’üncü sırada yer alan Kocaeli temsilcisi, futbolcuların “ayak bağı” olan düşüncelerden kurtulması amacıyla 3 hafta önce görevlendirilen Biçer’in tecrübeli mentör dokunuşlarıyla yükselişe geçti.
Ligde 6 haftalık galibiyet hasretine Göztepe maçında aldığı 3-2’lik galibiyetle son veren Körfez ekibi, deplasmanda Ahlatçı Çorum FK ile 1-1 berabere kaldı. Sahasında Bitexen Giresunspor’u ise 2-0 yenerek değişimden sonra 7 puan topladı.
Kulüp Başkanı Recep Durul, AA muhabirine, “alanında en iyi” denilebilecek zihinsel performans antrenörü Turgay Biçer’in elde edilen başarıda önemli paya sahip olduğunu söyledi.
Biçer’in, milli takım dünya 3’üncülüğünü, Galatasaray da UEFA kupasını aldığı dönemde takımlara destek verdiğini anlatan Durul, Biçer’in bu başarılardaki katkısının büyük olduğunu vurguladı.
Durul, geçmişte Kocaelispor’da da çalışan Biçer’in yine Kocaeli temsilcisine hizmet ettiğine değinerek, insanların moral, motivasyon ve sağlıklı akla ihtiyaç duyduğunu, bu tür dokunuşların performansa olumlu etki ettiğini anlattı.
“İnsanı merkeze koyma anlayışıyla hareket ediyoruz”
Durul, “insanı merkeze koyma” anlayışıyla hareket ettiklerine dikkati çekerek, Biçer ile çalışılmasının ezberci değil, vizyonel bakış açısıyla ilgili olduğunu ifade etti.
“Öncelikle ruhsal ve zihinsel durumu iyi hale getirmek gerekiyor ki, sahada ya da yaptığımız işte iyi duruma gelelim.” diyen Durul, bu bağlamda Turgay Biçer’in dokunuşlarının, katkısının çok fazla olduğunu yineledi.
Durul, oyuncular açısından içsel, ailesel, kişisel problemler ile zihin kurcalayan ayak bağı düşünceleri ortadan kaldırmanın, yani odak noktasını işine kaydırmanın önemine işaret ederek, “Toplanan 7 puan sadece buna bağlı değil tabii ki ama en önemli etkenlerden biri diyebiliriz. İnsan sağlığı, zihinsel ve bedensel sağlık, bunların hepsi doğru yönetildiğinde insan daha verimli oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Başarıda mali faktörlerin yanı sıra teknik ekibin oyun kurgusu, taraftar ve inanç faktörünün de bir araya gelmesinin önem arz ettiğini dile getiren Durul, Biçer’in katkısının takımın çıkış yakalamasıyla ilgili önemli etken olduğunun altını çizdi.
“Kocaelispor’un tek düşüncesi ligi 3’üncü sırada bitirmek”
Durul, başkanlıkta 3 haftayı geride bıraktığını ve bu sürede yenilgisiz seri yakaladıklarını anımsatarak, ligin ilk devresinde 3-0 yenildikleri Ümraniyespor ile yapacakları maça galibiyet hedefiyle hazırlandıklarını belirtti.
“Şu anda hedefimize adım adım gidiyoruz, stratejik savaş dönemi içerisindeyiz.” diyen Durul, düşme ve play-off hattındaki takımların mücadelesinin puan savaşını gerektirdiğini anlattı.
Durul, zihinsel ve saha savaşı ile taraftarların takımına sahip çıkması, aidiyet duygusu gibi parametrelerin bir araya gelmesiyle başarının sürdürülebilir kılındığını söyledi.
Play-off mücadelesinden kazanarak çıkmak istediklerini dile getiren Durul, “Kocaelispor’un tek düşüncesi vardır, o da ligi 3’üncü sırada bitirmek. Çok az da olsa ikinci bitirme şansı var ama gerçekçi konuşmak gerekirse Göztepe ile aramızdaki puan farkının kapanmasını beklemek doğru olmaz.” diye konuştu.
Durul, odaklandıkları Ümraniyespor maçını kazandıktan sonra diğer maçları konuşabileceklerine değinerek, şunları kaydetti:
“Tabii sadece sahadaki mücadele yetmiyor. Diğer faktörleri, unsurları da göz önünde bulundurarak sinerji yaratıp bu maçı kazanacağız. Yani sadece sahadaki mücadele yeterli gelmiyor. O yüzden taraftar, yönetim, camia bir bütünde sinerjiyi üretip ondan sonra başarılı olacağız. Yani inancımız tam, adım adım bu işi başaracağız.”
]]>Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda yer alan Fenerbahçe Basketbol Müzesi’nde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Uzun; FIBA Süper Kupası, Kadınlar Türkiye Kupası, Kadınlar Avrupa Ligi ve ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi şampiyonluğunu kazandıkları 4 kupalı sezonu ‘İnanılmaz’ kelimesiyle ifade etti.
Tarihi ve çok başarılı bir sezonu geride bıraktıklarını ifade eden Uzun, Kadınlar Avrupa Ligi kupasının yanında, “Kimsenin unutmayacağına çok eminim. Yanımda da en değerlisi, en büyüğü var. Her gördüğümde geriye dönüp bakıyorum, sanki dün olmuş gibi. Çok yoğun bir hafta geçirdik. Avrupa Ligi’nin ardından Süper Lig finalini de oynadık. Bizim için sezonun sonu çok yoğundu. Başarıyla bittiği için, kupaları aldığımız için çok mutluyuz.” açıklamasını yaptı.
Fenerbahçe taraftarının kendilerini sezon boyunca yalnız bırakmadığını da dile getiren Uzun, şöyle devam etti:
“Sadece iç sahada değil, gittiğimiz her deplasmanı evimiz yaptılar bize. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Onlarla daha güçlü olduğumuzu her zaman söylüyoruz. Salonun her zaman dolu olmasını istiyoruz. Gerçekten çok keyifli oluyor ve maçların atmosferi değişiyor, biz çok farklı hissediyoruz. İç sahada ve deplasmanda bizleri yalnız bırakmadıkları için, gücümüze güç kattıkları için onlara teşekkür ediyoruz. Bu kupalar da onlara armağan olsun.”
“Avrupa’nın en büyüğündeyim”
Yaz sezonunu WNBA ekiplerinden Dallas Wings’le geçirecek olan başarılı sporcu, ABD’ye salı günü gideceğinin altını çizerek “Arkadaşlarımla kupaların keyfini çıkarıp aileme vakit ayırmak istiyorum. Sonra da gideceğim ve antrenman süreci olacak. Umarım çok güzel geçer. Takıma da girersem harika ve eğlenceli bir sezon olur. Orada sezon bitince Türkiye’ye döneceğim. Birbirini bağlayan bir süreç olacak. Yeni sezon nasıl giderse ona göre diğer adımları atacağım.” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe’nin Avrupa’nın en büyük takımı olduğunu, buna karşın kariyerinde bir sezon dahi olsa Avrupa tecrübesi yaşamak istediğini söyleyen Uzun, şöyle konuştu:
“Avrupa’nın en büyüğündeyim. Avrupa tecrübesi yaşamak istiyorum, kariyerimde bir Avrupa senesi olsun istiyorum. Ama Avrupa’nın en büyüğünde oynadığınızda, yarıştığınız her kulvarda kupa aldığınızda insan bırakmak istemiyor. En iyisinden gidip başka bir yerde maceraya girmek ayrı bir tecrübe. Tabii ki Türkiye’de kadın basketboluna çok şey katacağını düşünüyorum Avrupa’nın. Ama şu anda bu kupaların keyfini çıkarıyorum. Belki ileride olabilir.”
Avrupa Ligi şampiyonluğunu kazandıktan sonra rüya gibi bir güne uyandığını söyleyen Uzun, bu kupanın ardından lig şampiyonluğu için mücadele ettiklerini hatırlatarak şunları söyledi:
“Ancak sonrasında başka bir maçımız vardı. Keyfini çıkaralım derken sonra bir kupa daha aldık. Sabah 5’te döndük. Başkanımızı görmeye gittik. Herkes idrak etmeye çalışıyor ama edemiyor. Sadece sezonun bitmiş olması, görevini tamamladığımızı bilmek ve 4 kupayı alıp tarihi bir sezon yaşamak çok büyük bir gurur. Hepimiz şu anda derin bir nefes alıp başardık diyebiliyoruz.”
Fenerbahçe Basketbol Müzesi’ne bir gün çocuklarıyla gelip ‘Biz bunları yaptık.’ demek istediğini söyleyen Uzun, bu sezon kazanılan 4 kupanın ardından önümüzdeki sezonun hedefleri için de “4 aslında bir rakam. Bu 5 de olabilir, 3 de olabilir. Yarıştığımız kulvar sayısı kaçsa, o kulvarların hepsinde bütün kupaları kazanmak yine bizim hedefimiz olacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de 4 Eylül Stadyumu’nda Sivasspor ile oynayacak. Mücadele öncesi sarı-lacivertliler, 32 maçta 27 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak topladığı 85 puanla ligde ikinci sırada bulunuyor. Kırmızı-beyazlılar ise 32 maçta 11 galibiyet, 11 beraberlik ve 10 mağlubiyetle 44 puanla 9. sırada yer alıyor. Ligde oynadığı son 7 maçta sahadan 3 puanla ayrılan Kanarya, rakibini yenerek şampiyonluk yarışında hata yapmak istemiyor.
36. randevu
Sivasspor ile Fenerbahçe, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 35 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-lacivertliler 20 defa sahadan galip ayrılırken, kırmızı-beyazlılar ise 7 kez kazandı. 8 karşılaşma ise berabere sona erdi. Rekabette Fenerbahçe rakip filelere 75 gol atarken, Sivasspor 45 golle karşılık verdi. Sezonun ilk yarısında Kadıköy’de oynanan mücadeleyi ev sahibi 4-1’lik skorla kazandı.
Son 7 maçını kazandı
Sarı-lacivertliler, Süper Lig’de çıktığı son 7 maçta hanesine 3 puan yazdırdı. Deplasmanda Çaykur Rizespor, Hatayspor, Trabzonspor ve Fatih Karagümrük’ü yenen Fenerbahçe sahasında da Kasımpaşa, Pendikspor ve Adana Demirspor’u mağlup etti. Kanarya, bu 7 maçlık süreçte rakip fileleri 20 kez havalandırdı.
21 maçlık yenilmezlik serisi
Son olarak ligin 11. haftasında Trabzonspor’a 3-2 kaybeden Fenerbahçe, daha sonrasında oynadığı 21 maçı kaybetmedi. Sarı-lacivertliler bu süreçte Fatih Karagümrük’ü 2 kez, Sivasspor, Beşiktaş, Kayserispor, İstanbulspor, Konyaspor, Gaziantep FK, Başakşehir, Ankaragücü, Antalyaspor, Rizespor, Kasımpaşa, Hatayspor, Pendikspor, Trabzonspor ve Adana Demirspor’u da 1’er kez yendi. Ligin ilk yarısında oynanan Adana Demirspor, Galatasaray ve ligin ikinci yarısındaki Samsunspor ve Alanyaspor karşılaşmalarından da sahadan berabere ayrıldı.
Fenerbahçe, deplasman galibiyeti rekorunu kırdı
Fenerbahçe, bu sezon deplasmanda 16 maça çıkarken 15 galibiyet, 1 beraberlik elde etti. Geçtiğimiz hafta Fatih Karagümrük’ü 2-1 mağlup ederek üst üste 10 dış saha maçını kazanan sarı-lacivertliler, ‘deplasmanda üst üste 10 maç kazanan ilk takım’ oldu. Kanarya, konuk olduğu maçlarda rakip fileleri 35 kez havalandırırken, oynadığı 10 lig maçında ise kalesini gole kapattı. İsmail Kartal’ın öğrencileri, lig tarihinin en iyi deplasman performanslarından birine imza atarken, kalan haftalarda 1 puan alması durumunda 2020-2021 sezonunda ulaştığı puan (47) rekorunu egale edecek ve söz konusu rakamı geçmesi durumunda ise puan rekorunu kıracak.
7 futbolcu kart sınırında
Fenerbahçe’de, Sivaspor karşılaşması öncesi 7 futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor. Michy Batshuayi, Dusan Tadic, Cengiz Ünder, Rodrigo Becao, Mert Müldür, Edin Dzeko ve Ferdi Kadıoğlu sarı kart ceza sınırında bulunan isimler. Bu futbolcular yarınki müsabakada sarı kart görmeleri halinde bir sonraki hafta oynanacak Beşiktaş derbisinde cezalı duruma düştü.
Cihan Aydın düdük çalacak
Sivasspor ile Fenerbahçe arasında oynanacak müsabakayı hakem Cihan Aydın yönetecek. Aydın’ın yardımcılıklarını Cevdet Kömürcüoğlu ile Volkan Ahmet Narinç yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Alper Akarsu olacak. – İSTANBUL
]]>Belözoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Spor Zirvesi’nde katıldığı oturumda öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Türk futbolunun son dönemde sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Emre Belözoğlu, “Sosyokültürel bir problem var. Bunu gençler düzeltecek. Türk futbolunun şu anki mevcut düzende değişmesi, güneşin buz tutmasıyla bir. Türk futbolunun düzelmesi için 25-30 seneye ihtiyacı var. Söylediklerimizin bir karşılığı yok. Türk futbolunun ameliyat masasında olduğunu düşünmüyorum. Selası okunmak üzere. Çok ümitvar değilim.” ifadelerini kullandı.
Toplum olarak sahanın içinde kalmayı beceremediklerini aktaran Belözoğlu, “Türk futbolunda idealist tipler var. O insanların önünün açılacağı bir yapının inşa edilmesi lazım. Futbol delisi bir adamım. Daha sistemsel ve felsefi değişimler yapmak lazım. Her sene yeni kural olmaz. 8 milyon nüfusa sahip Hırvatistan, tüm branşlarda şampiyonlar yetiştiriyorsa biz bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Futbol ikliminin düzelmesi gerekiyor. Bunun için yöneticiler sorumluluk hissetmeli. Şu an bunu becerebilecek bir potansiyel yok. Değişmesi gereken çok şey var. İnşallah bunu yapabilecek yönetici profilleri oluşur.” diye görüş belirtti.
” Beşiktaş’ın işi kolay değil”
Emre Belözoğlu, Türkiye Kupası yarı finalinde Beşiktaş ile yapacakları maçlar hakkında da görüşlerini paylaştı.
Oyun olarak istediklerini yaptıklarını ancak bunu skora yansıtamadıklarını vurgulayan 43 yaşındaki teknik adam, “Bu kulüplerle mücadele etmek kolay değil. Tur ortada. Beşiktaş’ın işi kolay değil. Kupa beyi Ankaragücü’nü temsil ediyoruz. Finale çıkmak ve kupayı kazanmak istiyoruz. İnşallah bunu camiamıza yaşatabiliriz. İyi işler yaptık. MKE Ankaragücü’nü Avrupa’ya götürecek bilgi ve becerimizin olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
MKE Ankaragücü’nde olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Belözoğlu, “Skorlar bizim oyunumuzu destekler nitelikte gitmiyor ama daha iyi yerlere gelebileceğimizi düşünüyorum. MKE Ankaragücü’nü Avrupa’ya taşıyabilecek bir mantalite oluşturmaya başladım. Kupayı kazanırsak MKE Ankaragücü’ne bir ilki yaşatırız. İki sene daha mukavelem var. Ankara’yı da çok sevdim. İyi dostluklarım var. Çok memnunum. İnşallah sonu da iyi olur.” şeklinde konuştu.
Avrupa’nın çok önemli takımlarında görev yapabileceğine inanıyor
Emre Belözoğlu, Avrupa’da çok önemli takımlarda görev yapacağına inandığını söyledi.
Belözoğlu, kariyer hedefiyle ilgili bir soru üzerine, “Bir gün Avrupa’da çok önemli takımlarda çalışabilecek bir teknik adam olabileceğime inanıyorum. Oyunun nereye gittiğini takip etmeye çalışıyorum. Yabancı dile çok önem veriyorum. İtalyancam ve İngilizcem gayet iyi. Dil olmazsa aktarım olmaz. Tercümanlar üzerinden bunu oyuncuya aktaramıyorsunuz. Her insana dokunmanız gerekiyor. Bu anlamda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Oyuncularla irtibatım çok yüksek.” ifadelerini kullandı.
” Fenerbahçe’ye karşı hiçbir hatam yok”
Emre Belözoğlu, Fenerbahçe’yi kupada eledikleri maçın ardından sarı-lacivertli bazı taraftarların kendisine yönelik gösterdikleri tepki hakkındaki bir soru üzerine şu değerlendirmede bulundu:
“Bir teknik adamın geçmişte oynadığı takıma karşı maç kazandığında eleştiriler ve ağır hakaretler alması gerektiğine inanan herkesin çok fazla futbol bilgisi olduğunu düşünmüyorum. Bunun hakkaniyetle alakası yok. Fenerbahçe’ye karşı hiçbir hatam yok. Fenerbahçe’de formamın sonuna kadar hakkını verdim. İspatlayacağım hiçbir şey yok. Bu eleştirileri Fenerbahçeli olduğum için sineye çekiyorum.”
Belözoğlu, son olarak VAR’da yabancı hakemlerin görev yapmasının Türk hakemlerini olumsuz etkileyeceğini düşündüğünü kaydetti.
]]>