AK Parti’de ‘değişim’ süreci sürüyor..
Partide kongre heyecanı yaşanırken, İstanbul İl Başkanlığı için öne çıkan isim de belli oldu..
AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, yeniden aday olmayacağını belirterek yeni adayın en genç belediye başkanlarından biri olan Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir olduğunu duyurdu..
RESMEN AÇIKLANDI
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kabaktepe, şu ifadeleri kullandı:
AK Parti’de her kongre, bir demokrasi şöleni, bir yenilenme ve güçlenme vesilesidir. Kongrelerimiz, aynı zamanda dava bilinciyle, bir bayrak yarışının en güzel örnekleridir. Bu bayrak, her seferinde daha yükseğe taşınır; bir Ulubatlı Hasan kararlılığıyla yeni hedeflere doğru yol alınır.
Şimdi, İstanbul’umuzda bu kutlu davayı, Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti olan bu aziz şehrimize hizmet bilinciyle daha da ileriye taşıyacak yeni bir döneme adım atıyoruz.
8. Olağan İl Kongremizde İl Başkan adayımızın Sayın Abdullah Özdemir kardeşimiz olduğunu sizlerle paylaşmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum.

“İSTANBUL’UMUZDA NİCE YENİ ZAFERLERE İMZA ATACAKTIR”
Abdullah Özdemir kardeşimiz, genç, dinamik, vizyoner bir dava adamı olarak İstanbul teşkilatımızın güçlü kadrolarıyla birlikte, bu kutlu yürüyüşü daha da ileriye taşıyacak; İstanbul’umuzda nice yeni zaferlere imza atacaktır.
Bu vesileyle, 8. Olağan İl Kongremizin İstanbul’umuza, teşkilatımıza ve partimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler, bu davanın bir neferi olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimize ve partimize hizmet etmeye, omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz.
Birlikte daha güçlü, birlikte daha büyük zaferlere ulaşacağız.
İLGİLİ HABERAK Parti İstanbul’da Abdullah Özdemir dönemi
MURAT KURUM’DAN ‘HAYIRLI OLSUN’ MESAJI
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul İl Başkanlığı’ndaki görev değişimiyle ilgili bir açıklamada bulundu.
AK Parti İstanbul’da yaşanacak görev değişiminin hayırlı olmasını dileyen Bakan Kurum, şu ifadeleri kullandı:
Bayrak değişimleri her zaman demokrasi şölenidir bizde.
Hangi kademede, hangi görevde olursak olalım, ilk günkü heyecan ve coşkuyla çalışıyoruz.
AK Parti bu yüzden dinamik ama tecrübeli bir partidir.
AK Parti bu yüzden heyecanlı ama vakur bir partidir.
AK Parti, milletin ta kendisidir.
İstanbul İl Teşkilatımızda yaşanacak görev değişiminin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
İl Başkanımız Osman Nuri Kabaktepe’ye emekleri için teşekkür ediyor, İl Başkan adayımız Abdullah Özdemir’e üstleneceği bu sorumlulukta kolaylıklar diliyorum.

Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yakın coğrafyadaki sıcak bölgelerle ilgili diplomatik görşmeleri sürüyor.
Bakan Fidan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile bugün telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Suriye ve Ukrayna’daki son gelişmeler ele alındı.
HOLLANDALI MEVKİDAŞIYLA DA GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp ile telefonda Suriye ve Gazze’deki son gelişmeleri ele aldı.
Suriye’deki son gelişmeler ile Gazze’deki durumun ele alındığı görüşmede, Suriye’de kapsayıcı bir geçiş süreci yürütülmesinin önemi vurgulandı.
Bakan Fidan, ayrıca İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki uluslararası hukuka aykırı eylemlerinin Suriye’deki sürece olumsuz etkilerine dikkati çekti.
Görüşmede, Gazze’de ateşkesin sağlanmasına yönelik atılabilecek adımlar hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi’nde olağanüstü toplantı…
Partiden yapılan açıklamaya göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açıklanan 2025 yılı asgari ücreti ile ilgili izlenecek yol haritasını belirlemek üzere Merkez Yönetim Kurulu’nu olağanüstü toplantıya çağırdı.
10.30’DA TOPLANILACAK
Toplantının saat 10.30’da parti genel merkezinde yapılacağı belirtildi.
İLGİLİ HABERCHP’den asgari ücret açıklaması sonrası iktidara tehdit
İLGİLİ HABERCHP Genel Başkanı Özgür Özel’den asgari ücret mesajı
İLGİLİ HABERSON DAKİKA! 2025 yılı asgari ücreti belli olduGöktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muhalefetteki son istifa Gelecek Partisi’nden geldi.
Uzun süredir devam eden bu istifa zincirinin son örneği olan Ankara Milletvekili Nedim Yamalı, Gelecek Partisi’nden istifası sonrası AK Parti’ye katıldı.
AK Parti TBMM Grup Toplantısı’na katılan ve rozeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takılan Yamalı ilk açıklamasını, tv100’den Sinan Burhan’a yaptı.
AK PARTİ’DE İLK RÖPORTAJINI VERDİ
Ahmet Davutoğlu önderliğinde kurdukları yeni partinin başarısızlığına değinen Yamalı, girişimlerinin seçmenden teveccüh görmediğini ve bu konuda ısrarcı olmamak gerektiğini söyledi.
Yamalı, son dönemde yaptığı açıklamalarla ‘AK Parti’ye dönecek’ yorumları yapılan eski partisinin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında da konuşurken, bu beklentinin gerçekleşmeyeceğini belirtti.
“DAVUTOĞLU’NA KAPILAR KAPALI”
Yamalı, “AK Parti cephesinden aldığım kulis bilgisi, AK Parti’nin Ahmet Davutoğlu’yla bir araya gelmeyeceği yönünde. AK Parti’nin kapıları Ahmet Davutoğlu’na kapalı.” diye konuştu.

DAVUTOĞLU’NUN SON DÖNEMDEKİ AK PARTİ AÇIKLAMALARI
Davutoğlu son dönemdeki açıklamalarıyla dikkat çekmiş ve ‘AK Parti’ye dönmek istiyor’ yorumlarına neden olmuştu.
Davutoğlu, şu ifadelerle dikkat çekmişti:
Geçmişe dönük olarak herhangi bir hesabın peşinde değilim. Herkese el uzatıyorum; muhalefetiyle, iktidarıyla. Kim bizimle görüşmek isterse kapımız açık. Kitlelerse o kitlelerin parçasıyım, kimse kusura bakmasın. Onların içinden geldim.
Benim dediğim şey şu; büyük bir toparlanma hareketine ihtiyaç var.
Ben o harekete destek vermeye hazırım diyorum. Bu AK Parti içinde toparlanma olur, AK Parti dışında alternatif toparlanma olur. İkisine de varım.

İLGİLİ HABERAhmet Davutoğlu’ndan dikkat çeken açıklama: AK Parti’den hiç kopmadım
İLGİLİ HABERDavutoğlu’na canlı yayında soruldu: AK Parti’ye katılır mısınız
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, AK Parti’ye geri döneceği yönündeki iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu.
“BÖYLE BİR ŞEY YOK, OLMAZ DA”
İlke TV’de yayınlanan Konuşma Zamanı programına konuk olan Babacan, “DEVA Partisi’nde böyle bir şey yok. Olmaz da! Ayrılma sebeplerimiz değişmedi. Sapasağlam yerimizde duruyoruz. Anlamsız şeyler konuşup insanların kafasını karıştırmamamız lazım.” dedi.
“KAFAMIZ KARIŞIK DEĞİL, İSTİKAMETİMİZ ÇOK NET”
DEVA Partisi’nin kendi ilkeleri ve değerleri doğrultusunda devam ettiğini söyleyen Babacan, “Kafamız karışık değil, istikametimiz çok net. Er ya da geç hak yerini bulur, doğru hedefe ulaşır.” diye konuştu.

“OLMADIĞI İÇİN AYRILDIK, ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ DE GERİ DÖNECEĞİZ?”
Babacan, AK Parti’yle tekrar bir araya gelme fikrini ise şu şekilde değerlendirdi:
“Varsayımlarla konuşmak bence insanların kafasını da karıştırıyor. Eğer AK Parti şöyle olursa, eğer Sayın Erdoğan böyle yaparsa… Yıllardır beraber çalıştığımız insanlarla olmadı, olmuyor işte. Zaten olmadığı için ayrıldık. Şimdi ne değişti de olacak ki geri döneceksiniz yani?”
“SURİYE POLİTİKALARINDA BİR DEĞİŞİKLİK GÖREMEDİK”
Babacan, AK Parti’nin Suriye politikasına da değinerek, “AK Parti’nin Suriye politikası değişmedi, bizdeki doğru yaklaşımları da tanırız ama bir değişiklik görmedik.” dedi.
Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail, Filistin’e yönelik destek politikaları nedeniyle İrlanda’nın başkenti Dublin’deki büyükelçiliğini kapatma kararı aldı. İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İrlanda hükümetinin “aşırı derecede İsrail karşıtı politikalar” izlediği öne sürülerek, “Dublin’deki büyükelçiliğin kapatılması, İrlanda hükümetinin bu tutumu doğrultusunda alınmış bir karardır” ifadesine yer verildi.
“İSRAİL KARŞITLIĞI İDDİASINI KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUZ”
İsrail’in bu adımı, İrlanda tarafından üzüntüyle karşılandı. İrlanda Başbakanı Simon Harris, kararı “son derece talihsiz” olarak nitelendirirken, ülkesinin her zaman insan hakları ve uluslararası hukukun yanında yer aldığını vurguladı.
İrlanda’nın İsrail karşıtı olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Biz, barışın, insan haklarının ve uluslararası hukuk prensiplerinin savunucusuyuz. İrlanda, İsrail ve Filistin’in barış içinde, iki devletli bir çözüm temelinde bir arada yaşamasını desteklemektedir.
“DİPLOMATİK İLİŞKİLERİMİZ ETKİLENMEYECEK”
Dışişleri Bakanı Micheal Martin ise diplomatik ilişkilerin devam edeceğini belirterek, İrlanda’nın Tel Aviv’deki büyükelçiliğini kapatma planı olmadığını duyurdu. Martin, iki ülke arasındaki diplomatik bağların bu karardan etkilenmeyeceğini ifade etti.
İrlanda, Filistin devletini tanıyan ülkeler arasında yer alıyor ve Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’i Gazze Şeridi’nde soykırımla suçlayan davasına destek vererek Filistin meselesinde açık bir tutum sergilemiş bulunuyor. Bu adımlar, İsrail’in eleştirilerinin odak noktası haline geldi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile görüşme gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, Türkiye’nin Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin yeniden canlandırılmasına yönelik olarak AB içinde Almanya’nın öncü bir rol oynamasını beklediğini, Suriye’de güvenlik ve istikrarın tesisinin gerektiğini, ülkenin toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin desteklenmesinin şart olduğunu ifade etti.
Görüşmede geçiş sürecinin kapsayıcı şekilde sürdürülmesinin ve azınlıklara saygı gösterilmesinin büyük önem arz ettiğini, gönüllü ve güvenli geri dönüşlerin sağlanmasının gerekli olduğunu vurgulayan Fidan, Suriye’nin yeniden inşası için yapıcı bir yaklaşım sergilemekte fayda olduğunu ve tüm bu konularda uluslararası toplumun Suriye’ye gerekli desteği sağlaması gerektiğini belirtti.
TERÖR ÖRGÜTLERİNE SURİYE’DE İZİN VERİLMEYECEĞİ MESAJI
Türkiye’nin Suriye’deki tüm azınlıkların haklarının korunması gerektiğini savunduğunu, PKK/YPG’nin Suriye’deki Kürtleri temsil ettiği anlayışının yanlış olduğunu kaydeden Fidan, Alman mevkidaşına PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin Suriye’deki durumu suistimal etmesine asla müsaade edilemeyeceğini ve PKK/YPG’nin silahlarını bırakması ve kendisini lağvetmesinin şart olduğunu vurguladı.

Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün Suriye’deki PKK/YPG dahil tüm terörist unsurların temizlenmesiyle muhafaza edilebileceğini ifade eden Fidan, tüm müttefiklerden Türkiye’nin güvenlik kaygılarına saygı göstermesinin beklendiğinin altını çizdi.
Fidan, DEAŞ’lıların bulunduğu kampların ve cezaevlerinin idaresi için alternatifler geliştirilmesi gerektiğini, üçüncü ülkelerin Suriye’de bulunan DEAŞ tutuklusu ve bunların ailesi olan vatandaşlarını geri kabul etmesi gerektiğini belirtti.
FİLİSTİN MESELESİ
İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma son verilmesi gerektiğine işaret eden Fidan, Gazze’de acil ateşkes ilan edilmesi ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesi gerektiğini bildirdi.
Fidan ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı’nın bir an önce kalıcı şekilde sona ermesi için Türkiye’nin müzakere sürecini desteklediğini vurgulayarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinin başarıyla sonuçlanması açısından tarihi bir fırsat yakalandığını, üçüncü tarafların adil ve tarafsız şekilde bu süreci teşvik etmeleri gerektiğini kaydetti.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransız mevkidaşıyla bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmenin ana gündem maddesi Suriye’deki gelişmeler oldu.
“SURİYE HALKINA GÜÇLÜ DESTEK SUNULMALI”
Bakan Fidan, Suriye’deki geçiş sürecinin barışçıl, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerletilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu süreçte uluslararası toplumun Suriye halkına her alanda güçlü bir destek sunmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye Milli Ordusu’nun 2 hafta önce başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu ile Şam’daki 53 yıllık Esed rejimi yıkıldı.
Esed ve yandaşlarının bir çoğu ülkeden kaçarken, muhaliflerin oluşturduğu yeni yönetim, kapsayıcı bir hükümet için çalışmalarını hızlandırdı.
ESED’İ SAVUNAN CHP’DEN SURİYELİLERE “LAİKLİK” TAVSİYESİ
Daha önceden Esed rejimini savunan açıklamalara imza atan, hatta iktidar olmaları halinde rejime tazminat ödeyip, Türk ordusunu Suriye’den çekme vaadini mektupla bizzat Esed’e ileten CHP yönetimi, bu kez de Atatürk ve laiklik üzerinden Suriye’deki yeni oluşuma yakınlaşmaya çalışıyor.
İLGİLİ HABERCHP’li Hatay Milletvekili Güzelmansur: Alevi Suriyeliler Türkiye’ye getirilsin
“ATATÜRK NE YAPTIYSA AYNISINI YAPIN”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, dün Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında yapılan Merkez Yönetim Kurulu toplantısına ilişkin düzenlediği basıntoplantısında, Suriye’deki yeni yönetime şu tavsiyelerde bulundu:
Laikliği ve demokrasiyi benimsemezseniz ülkeniz küresel güçlerin satranç tahtası olmaya devam eder. Atatürk’ü okuyun ve o ne yaptıysa aynısını yapın.
İLGİLİ HABERCHP, Suriye’de yeni yol haritası için toplanıyor
Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İKİSİ DE OTELİN MÜŞTERİSİ DEĞİLMİŞ
Çifti ayırıp durumu polise bildiren otel yetkilileri, turistlerin otelde kayıtları olmadığını belirledi. Otel çalışanları polisi beklerken, erkek olan turist çalışanlarla kavga etmeye başladı.
KADIN TURİST TUTUKLANDI
Bu sırada kadın turist olay yerinden kaçmaya çalıştı ve plaj yakınlarında bir polis memuru tarafından durduruldu. Çevredeki vatandaşların yardımıyla gözaltına alınan kadın, polis merkezine götürüldü ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Olay anından kareler;



PattayaTayland3-sayfaTurizmturistYaşamDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HİZBULLAH’IN KALESİNDE İSRAİL DRONLARI ALÇAK UÇUŞ YAPTI
Lübnan haber ajansı NNA’ya göre, İsrail ordusu, Lübnan’ın doğusunda Baalbek, güneyinde Nebatiye’ye bağlı Bint Cibeyl ile çeşitli bölgelerde bombardıman, evleri ateşe verme, savaş uçağı ve dron uçurma, ateş açma gibi ihlaller gerçekleştirdi. Başkent Beyrut’un güneyinde Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Dahiye’de İsrail dronlarının alçak uçuş yaptığı gözlemlendi.
İsrail savaş uçakları, Lübnan’ın doğusundaki Baalbek’teki Tariya beldesi ovasında ise bir evi hedef aldı, can kaybı veya yaralanma bildirilmedi. Güneyde Nebatiye’ye bağlı Bint Cibeyl’de ise İsrail askerleri Marun er-Ras beldesinde bir evi ateşe verdi, belde içinde orta ve ağır silahlarla ateş açtı.
Lübnan’ın güneydoğusunda ise İsrail savaş uçakları ve dronlarının uçtuğu görüldü. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana 1106’sı kadın ve çocuk, 222’si sağlık çalışanı olmak üzere en az 4 bin 61 kişi öldü, 16 bin 661 kişi de yaralandı.
İSRAİL, HİZBULLAH’TAN ELE GEÇİRDİĞİ SİLAH VE ARAÇLARI SERGİLEDİ
Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri, Hizbullah’tan ele geçirdiği ekipman, mühimmat ve araçları sergiledi. Silah ve teçhizatların, İsrail askerlerinin eylül ayı sonundan bu yana Güney Lübnan’daki 30’dan fazla köyde gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında ele geçirildiği öğrenildi.
Sergide 340 adet Rus yapımı Kornet olmak üzere 6 bin 840 adet RPG roketi ve tanksavar füzesi, 9 bin adet patlayıcı düzenek ve el bombası, 2 bin 250 adet güdümsüz roket ve havan topu, 2 bin 700 adet saldırı tüfeği, aralarında keskin nişancı tüfeklerinin de bulunduğu 2 bin 860 adet diğer silah ve 60 adet uçaksavar füzesi yer aldı.
Ordu ayrıca ele geçirilen Hizbullah’a ait 20 adet aracı, 60 bin 800 adet elektronik ekipman, haberleşme cihazı, bilgisayar, belge ve 300 adet gözetleme ekipmanını da sergiledi.
Lübnan ile İsrail arasında varılan ateşkes antlaşması, 27 Kasım Çarşamba günü yerel saatle 04.00’te (TSİ 05.00) yürürlüğe girmişti. Anlaşmanın ikinci maddesinde, “Lübnan hükümeti, Hizbullah veya Lübnan topraklarında bulunan diğer tüm silahlı grupların İsrail’e karşı herhangi bir operasyon düzenlemesini engelleyecek, İsrail de Lübnan’da sivil, askeri veya devlete ait hedeflere kara, deniz veya havadan herhangi bir askeri saldırıda bulunmayacak.” ifadesi yer almıştı.

Savaş ve ÇatışmaOperasyonGüvenlikPolitikaLübnanİsrailDünyaEylül
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SADECE UÇAĞIN DIŞINDAN ERİŞİLEBİLİYOR”
United Airlines tarafından yapılan açıklamada, “Tekerlek yuvasına yalnızca uçağın dışından erişilebiliyordu. Şu anda, kişinin tekerlek yuvasına nasıl veya ne zaman eriştiği belli değil.” denildi. Uçuşun Boeing 787-10 Dreamliner tipi uçakla gerçekleştirildiği, uçağın Şikago’dan 09.30’da havalandığı ve yerel saatle 14.12’de Maui’ye indiği belirtildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Maui Polis Departmanı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmayı yürüten Maui Polis Departmanı, kişinin kimliği veya uçağın tekerlek yuvasına nasıl girdiği hakkında herhangi bir ayrıntı açıklamadı.
Amerikan Federal Havacılık İdaresi’ne göre, tekerlek yuvasına saklanmak kaçak yolcuların sıklıkla tercih ettiği bir yöntem. Uçağın tekerlek yuvalarında saklanmaya çalışanların yüzde 77’sinden fazlası düşük oksijen, aşırı soğuk veya iniş takımları tarafından ezilme gibi koşullar nedeniyle hayatını kaybetti.

United AirlinesGüvenlik3-sayfaHawaiiHukukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÇOBANIN DÖVÜLMESİNE İLİŞKİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK
Bugün görülen duruşmada Salim Güran’ın 15 yaşındaki işçisi Ramazan Atasoy’un ardından çoban Ahmet Akgün’e söz verildi. O sırada Erhan Güran’ın evinin önündeki kamera görüntüsü ekrana verildi. Sanık avukatlarının itirazına rağmen, “Aile Meclisi” olarak belirtilen kamera görüntüsünün izlenmesine karar verildi. Hiçbir şey bilmediğini söyleyen Akgün, “Beni dövdüler” diyerek ağlama krizine girdi. Mahkeme Başkanı, Akgün’ün yanına giderek sakinleştirdi. Öte yandan çoban Akgün’ün dövülmesine ilişkin savcılık suç duyurusunda bulunacak.

Mahkeme Başkanı: Olay günü bir kız gördün mü? Enes’i gördün mü ?
Tanık çoban: Hayır görmedim
Mahkeme Başkanı: Sana soru soranlar Enes’e küfür ettiler mi?
Tanık çoban: Hayır
Mahkeme Başkanı ne sorduysa tanık çoban Akgün “Bilmiyorum” şeklinde cevap verdi.
Tanık çoban: “ Ben çok üzüldüm Narin’e,10 gün yemek yemedim ama bir şey bilmiyorum” diyerek yine ağladı.
Savcı: Kendi aralarındaki konuşmada ‘Enes vahşi’ sözleri geçiyor, onun hakkında ne diyorlar?
Avukatlar “Aynı şeyleri soruyorsunuz” şeklinde itiraz ediyor.
Savcı tekrar sordu: Köylüler Enes hakkındaaralarında ne konuşuyordu?
Tanık çoban: Bilmiyorum görmedim.
Mahkeme Başkanı tekrar sordu: Neden Enes için “Şerefsizin” dediler aralarında neden öyle söylediler? Neden bu şekilde aralarında bir konuşma geçti?
Tanık çoban: (Ağlayarak) Ya ben bir çobanım sayın başkanım, ben bir şey bilmiyorum.
Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren,Erhan Güran’ın evinin önündeki kamera görüntüsüyle ilgili çoban Akgün’e “Aile Meclisi” olarak belirtilen kamera görüntüsünü sordu.
Nahit Eren: Ahmet Bey, Erhan’ın olduğu yer burası. Buradaki kişi siz misiniz?
Tanık Çoban: Evet, benim.
Baro Başkanı Eren, Kürtçe “Aile Meclisi”nin o toplantıda çobanı sorgulamalarını soruyor: Sana konuş eş… oğlu konuş dediler mi?
Tanık çoban: (Ağlayarak ve Kürtçe) Benim okuma yazmam yok, ben garibanım benden ne istiyorsunuz? Beni dövdüler. Allah hakkımı bırakmasın.
Sanık Enes Güran, tanık çobana soru sormak istedi.
Enes: Benim adımı kim kullanmış, bilmek istiyorum.
Tanık çoban: Ben bilmiyorum.
Enes yerine geçti ve sanık Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz soru sormaya başladı:
Avukat Ali Eryılmaz: Narin için bildiğin doğruları söylemeni istiyoruz.
Tanık çoban: Bilmiyorum.
Narin GüranAhmet AkgünDiyarbakırMahkeme3-sayfaDünyaHukukSuç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapması durumunda ekonomide büyük değişiklikler yaşanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Ferhat Pehlivanoğlu konuşmasına şöyle devam etti:
Beklenti Merkez Bankası’nın 100 ile 250 baz puan arasında faiz indirimine gideceği yönünde. Sıkı bir para politikası yürütmüştük faizlerimiz 50 baz puana gelmişti. Enflasyonda nispeten geriye gelen adımlardan sonra küçük de olsa bir rahatlama payı oldu Merkez Bankası için. Dolaysıyla gerek üretici kesim, gerekse kredi maliyetlerinin düşmesi adına faizlerin düşmesi gerekli.

FAİZ DÜŞERSE KONUT VE TAŞIT FİYATLARI DA DÜŞER Mİ?
Bu risk talep artışı yönünden. Eğer arz yeterli olmadığı durumlarda fiyatların yükselmesine, enflasyon üzerinde bir baskı oluşturmasına yol açabilir. Faizler düştüğü için Türk lirası yabancılar için cazibesini kısmen yitirmiş olabilir. Döviz kurlarında artış ortaya çıkabilir. Bu ithalat maliyetlerini bu da enflasyonu yukarıya taşıyabilir.

Abdurrahman YazıcıHaberler.com – EkonomiKocaeli ÜniversitesiMerkez BankasıEkonomiFinansYaşamDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Doç. Dr. Barış Uzilday ve Dr. Tansel Kaygısız Aşçıoğul tarafından “Ay ve Mars Regolit Simülantlarının Ekstremofit Öncül Bitkiler Kullanılarak Tarıma Elverişli Hale Getirilmesi ve Regolit Simülantlarında Yetiştirilen Bitkilerde Stres Yanıtlarıyla İlişkili Sinyal Yolaklarının Araştırılması” isimli proje hazırlandı.
TÜBİTAK “1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında desteklenmeye uygun bulunan çalışmayla insanlı uzay kolonilerinde bitkisel üretim yapılması amaçlanıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, uzay kolonilerinde sürdürülebilir bitkisel üretimin gerçekleştirilmesi için Ay ya da Mars regolitlerinin fiziki ve kimyasal özelliklerinin iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.
Besin elementince fakir olan Ay ve Mars’taki toprak benzeri regolitlerinde ekstrem öncül bitki yetiştirilmesinin amaçlandığını aktaran Uzilday, “Bu amaçla ilgili moleküler mekanizmaların aydınlatılması hedeflendi. Son olarak regolit simülantlarında yetiştirilen domates bitkisinde, bitki besin elementi eksikliği koşullarında sinyal görevi olan mekanizmaların aydınlatılmasını içeren bütüncül bir yaklaşım ile regolitlerde bitki yetiştirme kapasitesinin arttırılması yönünde verilerin literatürde ilk defa olarak elde edilmesi planlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Proje ekibini tebrik eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday’ın bir projesinin daha önce de Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı tarafından uzayda gerçekleştirildiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Bölümü’nden 1999 yılında mezun olan Ezer, 2018’de üniversite sınavına hazırlanan yeğeni Emre Sucu’ya bir soru hakkında “Nasıl bilemezsin?” diye tepki gösterdi. Yeğeni de Ezer’e “Çok biliyorsan, sen de gir.” dedi.
Bunun üzerine üniversite sınavına hazırlanan ve aynı yıl Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nü kazanan Ezer’in yeğeni de Kapadokya Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Turist Rehberliği Bölümü’ne yerleşti.
Ezer, 2022’de son sınıftayken tekrar üniversite sınavına hazırlanarak Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’ne yerleşti.
Yeğeniyle iddialaşması üzerine yeniden eğitim hayatına başlayan ve üçüncü üniversitesini okuyan Ezer, eğitim için her gün minibüsle Ürgüp’ten Kayseri’ye 132 kilometre yol gidip geliyor.
Gazetecilik bölümü 3. sınıf öğrencisi Hatice Ezer, AA muhabirine, gençlerle okumaktan dolayı mutluluk duyduğunu, onlara örnek olduğunu söyledi.
Her şeyin yeğeni Emre ile iddialaşması üzerine başladığını anlatan Ezer, şöyle konuştu:
“Üniversite eğitimini bitirdikten sonra uzun yıllar ticaret yaptım ve 2013’te emekli oldum. Emeklilikten sonra gezmeye başladım, sonra Ürgüp’e geri döndüm. Aile arasında kahvaltı yaptığımız sırada üniversiteye hazırlanan yeğenim vardı. Onunla basit bir soru için ‘Nasıl bilemezsin?’ sözüyle başlayan bir iddia sonucunda bana ‘Çok biliyorsan sen de gir.’ dedi. Ona teşekkür ediyorum. Böylelikle üniversite sürecim başladı. Sınava girdim ve kazandığımı öğrendim. Sonra güzel sanatlar fakültesine başladım ve bitirdim. Gazetecilik benim en çok okumak istediğim bölümlerden biriydi. Son sınıfta ‘Neden yapmıyorum?’ dedim ve tekrar sınava girdim.”
Sınavda aldığı puanla gazetecilik bölümüne yerleştiğini belirten Ezer, her gün kilometrelerce yolu gidip geldiğini, gençlerin kendisine enerji verdiğini dile getirdi.
Hocaları da azmini takdirle karşıladı
Eğitim hayatı için yaz kış demeden erken saatlerde yollara düştüğünü vurgulayan Ezer, zorlansa da üniversite için her şeye katlandığını ifade etti.
Bazı zamanlar derse geç kaldığını anlatan Ezer, “Yetişkin olduğunuz ve derse geç geldiğiniz için hocalar, vurdumduymazlık ve umursamazlıktan olduğunu düşünüyorlardı. Olayın nasıl gerçekleştiğini anlattığımda saygınlık ve hayranlık gördüm. Onlar da inanamadı ve ‘Nasıl bir azim?’ dediler. Yeğenimle yaşamış olduğumuz tartışma bana 1 değil, 2 üniversite okuttu. Onun sayesinde başladığım üniversite maceramda önce güzel sanatlar, ardından gazetecilik hayalimi gerçekleştiriyorum. Kendisine buradan çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
Gazetecilik bölümünü bitirdikten sonra hedeflerinin olduğunu anlatan Ezer, yazar veya yayıncı olmayı istediğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, Yemen’den fırlatılan bir füzenin İsrail’in orta kesimindeki Tel Aviv kentine düşmesi sonucu 16 kişinin füzenin etkisiyle patlayan camlar nedeniyle hafif yaralandığı belirtildi.
Olay yerine ambulans ve ilk yardım ekiplerinin sevk edildiği aktarılan açıklamada, bazı yaralıların Tel Aviv yakınlarındaki Holon kentinde bulunan Wolfson Tıp Merkezine nakledildiği bildirildi.
Yemen’den fırlatılan füze imha edilemedi
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise ülkenin orta kesimlerinde devreye giren alarmların ardından Yemen’den fırlatma tespit edildiği ancak fırlatılan füzeyi durdurma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığı bildirildi.
Öte yandan İsrail basını da Yemen’den fırlatılan füzenin ardından yerel saatle 03.50’de bölgede siren seslerinin duyulduğunu aktardı.
Yemen’deki İran destekli Husiler, bugün İsrail’in Yafa kentinde bir askeri hedefin balistik füzelerle vurulduğunu duyurmuştu.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada saldırıda “Filistin 2” tipi balistik füzelerin kullanıldığını, Yafa kentindeki askeri noktayı “başarılı şekilde” hedef aldıklarını söylemişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>20 Ocak’ta göreve başlayacak ve Beyaz Saray’a 4 yıl sonra geri dönecek olan Trump, Musk’a Hükümet Verimliliği Bakanlığı görevini verdi. Washington Post’un haberine göre, Musk’ı eleştiren kişiler onun yeni bir unvana kavuştuğunu söylüyor: ABD’nin “gölge başkanı”.

Musk, sahibi olduğu sosyal medya platformu X’teki hesabını kullanarak Çarşamba günü birkaç saat içinde Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi isimlere federal hükümeti üç ay boyunca açık tutacak bir bütçe tasarısını engellemeleri için baskı yaptı.
REKLAM“BU REZİL HARCAMA TASARISINA OY VEREN HER ÜYE GÖREVDEN İNDİRİLMEYİ HAK EDİYOR”
Elon Musk, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu rezil harcama tasarısına oy veren her Temsilciler Meclisi veya Senato üyesi 2 yıl içinde seçimle görevden indirilmeyi hak ediyor.” demişti.
Musk, ardından paylaştığı başka bir gönderide ise “Kimse dikkat etmiyorken, tasarıyı meclisten geçirmeye çalışıyorlar.” ifadesini kullanmıştı.
Musk’ın hızlı paylaşımları Washington’da yankı buldu ve bazı isimler, Musk’ın paylaşımlarını gören seçmenlerden gelen çağrılarla telefonlarının gün boyu çaldığını bildirdi.
TRUMP VE JD VANCE DE ÇAĞRIDA BULUNDU
Musk’ın tasarıyı geçirmemeye çağıran ilk paylaşımından 12 saati aşkın bir süre sonra, Trump ve Başkan Yardımcısı seçilen JD Vance federal hükümete marta kadar finansman sağlanmasını öngören geçici bütçe tasarısını reddetme çağrısında bulundu.
REKLAM
Trump ve başkan yardımcısı seçilen JD Vance yaptıkları açıklamada, tasarıyla 6 Ocak Komitesi’nin kayıtlarının saklanmasının kolaylaştırılacağı ve Kongre’ye maaş artışı sağlanacağı iddia etti.
Açıklamada, “Chuck Schumer ve Demokratlara her istediklerini vermeyen, sade bir harcama yasasını geçirmeliyiz.” ifadesi kullanıldı.
TRUMP: CUMHURİYETÇİLER AKILLI VE SERT OLMALI
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı diğer paylaşımlarda da “Cumhuriyetçiler akıllı ve sert olmalı. Eğer Demokratlar, istediklerini vermezsek hükümeti kapatmakla tehdit ederlerse, bununla yüzleşin.” değerlendirmesinde bulundu.
Bütçe tasarısını “saçma ve olağanüstü şekilde pahalı” olarak nitelendiren Trump, Demokratlar borç limitini sonlandırmaz veya önemli ölçüde uzatmazsa sonuna kadar mücadele edeceğini bildirdi.
Trump, Kongre’nin maaş artışı talep etmesi için de iyi bir zaman olmadığını vurgulayarak, “Umarım, yakın gelecekte ‘Amerika’yı yeniden büyük yaptığımızda’ böyle bir artışa hak kazanacaksınız.” ifadesini kullandı.
REKLAMBIDEN YÖNETİMİ: ÜLKEDE İSTİKRARSIZLIĞA YOL AÇABİLİR
Diğer yandan Biden yönetimi, “hükümetin finansman yetersizliği nedeniyle kapanmasının” ülke genelinde istikrarsızlığa yol açabileceğini savundu. Beyaz Saray, federal hükümetin kapanması durumunda, ülkede hayati hizmetler dışındaki tüm faaliyetlere ara verilmek zorunda kalınacağına işaret etti ve bu durumun istikrarsızlığa neden olabileceğini belirtti.
“BAŞKAN MUSK” TREND OLDU
Musk’ın başlattığı bu çağrı, Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçileri de endişelendirdi. Teknoloji milyarderi Musk’ın siyasi gücünü artırması, kendisini ve şirketlerini daha da zenginleştirecek politikalar için baskı yapacağı yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.
X platformunda da “Başkan Musk” en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi.
TRUMP İDDİALARA KARŞI ÇIKTI
Trump ve ekibi NBC News’e yaptıkları açıklamada, Musk’ın bütçe tasarısını baltalamaktan tek başına sorumlu olduğu iddialarına karşı çıktı. Trump, Musk ile görüştüğünü söyledi ve “Ona benimle aynı fikirdeyse bir açıklama yapabileceğini söyledim. O, olaylara maliyet açısından bakıyor. Görüşleri benimle aynı doğrultuda ve çok doğru yolda ” dedi.
REKLAMTRUMP’IN MUHALEFETİ HÜKÜMETİN KAPANMA İHTİMALİNİ ARTIRDI
ABD Kongresi, 1 Ekim 2024’te başlayan 2025 mali yılında hükümetin finansman yetersizliği nedeniyle kapanmasını önlemeye yönelik ilk geçici bütçe tasarısını eylül ayında onaylamıştı.
ABD Başkanı Joe Biden tarafından imzalanarak yürürlüğe giren geçici bütçe ile 20 Aralık’a kadar hükümete finansman sağlanması öngörülmüştü.
Söz konusu tarihe sayılı günler kala Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, salı gecesi, hükümete 14 Mart’a kadar finansman sağlanmasını öngören yeni bir bütçe tasarısı üzerinde anlaşmıştı.
Ancak Trump’ın muhalefeti, tasarının, önemli bir etkiye sahip olduğu Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nden geçmesini tehlikeye atarak hükümetin finansman yetersizliği nedeniyle kapanma riskini artırdı.
REKLAMFEDERAL HÜKÜMETİN KAPANMASI NE DEMEK?
Amerikan kanunlarına göre Kongre, her yıl 1 Ekim’de başlayıp 30 Eylül’de sona eren mali yılın tümüne ilişkin bütçeyi zamanında onaylayamazsa bu gerçekleşene kadar geçen sürenin geçici bütçelerle kapatılması gerekiyor.
Bütçenin onaylanamadığı dönemlerde harcama yetkisini kaybeden federal hükümet, hayati hizmetler dışındaki tüm faaliyetlerine ara vermek zorunda kalıyor.
Bu süreçte, hayati olmayan hizmetlerde görevli kamu çalışanları zorunlu izne çıkarılırken, ABD ordusu, istihbarat kurumları, kamu hastanelerinde çalışan doktor ve hemşireler, havaalanları ve hapishanelerdeki güvenlik görevlileri gibi kamu çalışanları görevlerine devam ediyor. “Hayati personel” kategorisinde yer alan bu çalışanlar, kapanma dönemlerindeki maaşlarını genellikle Kongre yeni bir bütçe geçirene kadar alamıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saat TSİ 12.00’da ise ölü sayısının 4’e yükseldiği bildirildi.
Cuma günü Noel için bir araya gelen kalabalığın içine dalan aracın şoförü gözaltına alındı. Saldırganın arabayı saldırıdan kısa bir süre önce kiraladığı bildirildi. Saldırganın kiraladığı aracın Münih plakalı olduğu ve araçla 400 metre kadar kalabalığın içinde ilerlediği iletildi.
WELT’in haberine göre şahsın X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlara göre eski bir Müslüman olduğu ve İslam’ı eleştiren postlar paylaştığı bildirildi.
Şahıs, Alman polisinin kendisine zulmettiğini ve korumadığını düşünüyor. Suudi Arabistan’da ateizmi yaşayamadığı için Almanya’ya taşınan şahsın Almanya’da da güvende hissetmediği belirtiliyor.
Şahıs X hesabı üzerinden “Sokrates’in ölümünden Alman polisini sorumlu tutuyorum” paylaşımları yaparken, olay öncesinde bir video paylaşarak Almanya’yı eski müslümanlara komplo kurmakla suçladı.
Saldırganın Almanya’yı İslamlaşmakla suçladığı ve Alman devletine karşı nefret duyduğu belirtiliyor.
Alman basınına göre saldırgan 1974 doğumlu Suudi Arabistan uyruklu Tâlip el- Abdulmuhsin. Alman polisinden gelen bilgilere göre saldırganın evinde aramalar başladı ve telefonuna el konuldu. Saldırganın 2006 yılında Almanya’ya gittiği ve oturma izni aldığı söyleniyor. Şahsın doktor olduğu ve Bernburg’ta bir muayenehanesi olduğu bildirildi.
Magdeburg polisi, ilk bulgulara göre şahsın saldırıyı tek başına gerçekleştirdiğini düşünüyor.
MAGDEBURG POLİSİ: EVLERİNİZDE KALIN
Magdeburg polisi X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “Evinizde kalın ya da dışardasanız evinize dönün. İşimizi kolaylaştırın. Sizi daha sonra bu mecra üzerinden önlemler hakkında bilgilendirmeye devam edeceğiz.” uyarısına yer verdi.
#Magdeburg
Bleiben Sie zu Hause bzw. machen Sie sich auf den Heimweg. Es würde unsere Arbeit sehr erleichtern.
Wir informieren Sie auf diesem Kanal weiter zu unseren polizeilichen Maßnahmen.
— Polizei Magdeburg (@Polizei_MD) December 20, 2024
Magdeburg merkezine giriş çıkışlar büyük ölçüde yasaklandı. Güney ve kuzey tren istasyonları kapatıldı.
Alman polisi olayla ilgili ipucu toplamak için alman vatandaşlarından fotoğraf ve videoları paylaşılan adres üzerinden yüklemesini istiyor.
Wir haben ein Hinweisportal eingerichtet.
Upload Bilder und Videos
https://t.co/927ctcDfjm#Magdeburg
— Polizei Magdeburg (@Polizei_MD) December 20, 2024
Magdeburg’da 23 Aralık’a kadar bütün kültürel etkinlikler iptal edildi. Kültürel faaliyet gösteren merkezler de belirlenen tarihe kadar kapalı kalacak.
ŞÜPHELİ BÖYLE GÖZALTINA ALINDI
Saldırıyı düzenlediği düşünülen 50 yaşındaki Suudi Arabistan kökenli şahıs polisler tarafından yapılan operasyon sonucu gözaltına alındı. Der Spiegel şahsın isminin Tâlip el- Abdulmuhsin olduğunu iddia etti. Der Spiegel’e göre şahıs doktor ve uzmanlık alanı psikiyatri.
ALMANYA ŞANSÖLYESİ SCHOLZ MAGDEBURG’A GİDECEK
Almanya Şansölyesi Olaf Scholz X hesabından yaptığı açıklamada saldırıya kurban giden Alman vatandaşlarının ve yakınlarının acısını paylaştığını belirterek “Magdeburg halkının yanındayız. Bu endişeli saatlerde özveriyle çalışan kurtarma görevlilerine teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi
Federal Şansölye Olaf Scholz ve İçişleri Bakanı Nancy Faeser bugün Magdeburg’daki olay yerine gidecekler.
REKLAM
Die Meldungen aus Magdeburg lassen Schlimmes erahnen.
Meine Gedanken sind bei den Opfern und ihren Angehörigen. Wir stehen an ihrer Seite und an der Seite der Magdeburgerinnen und Magdeburger. Mein Dank gilt den engagierten Rettungskräften in diesen bangen Stunden.
— Bundeskanzler Olaf Scholz (@Bundeskanzler) December 20, 2024ALMANYA CUMHURBAŞKANI: OLAY AYDINLATILMIŞ DEĞİL
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier paylaştığı mesajda “Noel öncesi mutluluğumuz Magdeburg’dan gelen haberle yarıda kaldı. Bu korkunç saldırının bütün arka planı açıklanmış değil.” dedi.
Saksonya-Anhalt’ın Başbakanı Reiner Haseloff ve Eyaletin İçişleri Bakanı Tamara Zieschang da olay yerine gidiyor.
Magreburg’da halka şehir merkezinden uzak durmaları konusunda uyarılar yapılıyor. Polis ekipleri de çevre güvenliği için Noel pazarının çevresinde bomba araması yapıyor.
DESTEK MESAJLARI
Dışişleri Bakanlığı yayımladığı açıklama ile Türkiye’nin Almanya’nın yanında olduğunu ifade etti. Açıklamada olayın kasıtlı olduğunun düşünüldüğü vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada “Almanya’nın Magdeburg kentinde bir Noel pazarında yaşanan ve ilk belirlemelere göre kasıtlı bir saldırı olan hadiseden dolayı derin üzüntü duyuyoruz.
Yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa diliyoruz.
Şiddetle kınadığımız bu saldırının nedeninin bir an önce aydınlatılmasını ve muhtemel faillerinin adalet önünde hesap vermesini ümit ediyoruz. Bu acı gününde Almanya’nın yanında olduğumuzu vurguluyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Almanya’nın Magdeburg Kentinde Yaşanan Saldırı Hk. https://t.co/eGKoxLNafipic.twitter.com/1Ozd7Px4hv
— T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) December 20, 2024
Almanya’da yaşanan olay sonrası Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da bir mesajla Almanya’nın ve Alman halkının yanında olduklarını ifade etti.
Macon “Almanya’da vuku bulan olayla dehşete kapıldık. Fransa, Alman halkının acısını paylaşıyor, dayanışma mesajını iletiyor.” dedi.
Profondément choqué face à l’horreur qui frappe ce soir le marché de Noël de Magdebourg en Allemagne.
Je pense aux victimes, aux blessés ainsi qu’à leurs proches et à leurs familles. La France partage la douleur du peuple allemand et exprime toute sa solidarité.
— Emmanuel Macron (@EmmanuelMacron) December 20, 20242016’DA DA BENZER BİR OLAY YAŞANMIŞTI
Berlin’de, 19 Aralık 2016’daki başka bir olayda, bir saldırgan kamyonla Noel pazarına girmiş, 13 kişinin ölümüne, onlarca insanın yaralanmasına yol açmıştı.
Sonrasında, bu olayı takip eden günlerde İtalya’daki bir çatışmada öldürüldüğü belirtilmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Esma Esad boşanıyor Haberi Görüntüle
Ancak hukuk bürolarının, Esma’nın Londra’ya dönüşünün yalnızca sağlık gerekçelerine dayandırılamayacağını ve boşanma işleminin bir ön koşul olduğunu belirttiği ifade ediliyor.
Hukuki boyut yalnızca boşanmayla sınırlı değil. Esma Esad’a yönelik yolsuzluk, zimmete para geçirme ve yasa dışı zenginleşme suçlamalarının İngiltere’de mali uzlaşmalar yoluyla çözülmesi gerektiği görüşü de öne çıkıyor.
REKLAM
Suriye’deki rejim çökmeden önce yapılan bu tür suçlamalar, uluslararası kamuoyunun da gündeminde.
Esma Esad’ın geçmişteki güç ağları ve finansal birikimi
Esma Esad’ın Londra’ya dönüş ihtimalini güçlendiren bir diğer faktör ise finansal gücü. Esma, son yıllarda önemli bir servet biriktirdi ve bu süreçte kuzeni Rami Mahluf’un mal varlıklarının büyük bir kısmını kendi kontrolüne aldı.
Bankacılık geçmişi ve finansal zekâsı, Esma’nın hem kişisel hem de aile servetini büyütmesinde etkili oldu. Deutsche Bank ve JP Morgan gibi uluslararası finans kuruluşlarındaki kariyeri, onun bu alandaki becerilerini kanıtlıyor.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından “yasadışı zenginleşme” ile suçlanan Esma’nın, bu suçlamaların gölgesinde gelecekte nasıl bir strateji geliştireceği merak konusu. Ancak uzmanlar, onun İngiltere’deki hukuk sistemi içinde yeni bir yaşam kurabileceği görüşünde.
REKLAMRusya’nın pazarlık unsuru: Esma Esad
Esma Esad’ın uluslararası ilişkilerde bir pazarlık unsuru olarak kullanılması ihtimali de göz ardı edilmemeli. Moskova’da kocasının siyasi geleceği belirsizliğe sürüklenirken, Esma’nın Rusya ile Türkiye ve ABD arasında yapılabilecek olası müzakerelerde bir “kart” olarak değerlendirilmesi mümkün.
Bu durum, Londra’ya dönüş hayalini karmaşık hale getirebilir.
Yeni hayat mı, zorunlu yalnızlık mı?
Esma Esad, Moskova’daki yalnızlığında hem geçmişini hem de geleceğini sorgularken, yeni bir başlangıç yapma ihtimali üzerinde duruyor. Kocasının, iktidarını korumak için yaptıkları göz önünde bulundurduğunda, Esma’nın da benzer bir “fedakarlık” yaparak kendisini kurtarma çabasına girmesi olası görünüyor.
Esma Esad’ın Londra’nın sıcak anılarına dönmek mi yoksa Moskova’da kalarak mevcut belirsizlik içinde sıkışmak mı isteyeceği, önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.
Ancak şu bir gerçek: Suriye’nin bir zamanlar “ilk first lady’si” olan bu kadın, yeni bir hayat için tüm kozlarını oynamaya hazır görünüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ryder, Suriye’nin iç siyasetine değinmeyeceğini vurgulayarak, “SDG adına veya yerel halkın ne söyleyip söylemeyeceği konusunda konuşmayacağım.” ifadesini kullandı.
Bir gazetecinin, terör örgütü DEAŞ konusunda ABD’nin NATO müttefiki Türkiye ile niye birlikte çalışmadığı sorusuna ise Ryder, “Türkiye çok değerli bir NATO müttefikidir ve Suriye’deki durum ve DEAŞ gibi bölgesel güvenlik çıkarlarıyla ilgili olarak iletişim hatlarını açık tutmaya devam ediyoruz.” yanıtını verdi.
Ryder, ABD’nin bölgedeki pozisyonu veya DEAŞ’ı yenme misyonuna nasıl yaklaştığı konusunda duyuracak herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, “DEAŞ ve SDG ile ilgili zorluklar konusunda Türk mevkidaşlarımızla ve bölgedeki diğerleriyle görüşüyoruz.” dedi.
Terör örgütü DEAŞ’ın yeniden canlanmamasında bölgedeki herkesin çıkarı olduğunu kaydeden Ryder, bu konuda PKK/YPG unsurlarının “önemli bir ortak olmaya devam ettiğini” savundu.
Ryder, Türkiye’nin sınırına yakın Aynularab (Kobani) bölgesinde terör örgütü PKK/YPG unsurlarının diğer taraflarla ateşkes görüşmeleri yapmasına ilişkin ABD’nin tutumuyla ilgili bir soru üzerine de sadece bu konudaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı koparan, İsrail sınırından Akdeniz kıyısına kadar uzanan 7 kilometre genişliğindeki Netzarim Koridoru yakınlarında yaşayan bütün Filistinlileri bölgeden zorla göç ettirdi. İsrail, 7 Ekim 2023 sonrası oluşturduğu koridorda, askeri yollar ve mevziler inşa etmek için bölge sakinlerinin evlerini yıktı.

NETZARİM KORİDORU “ÖLÜM BÖLGESİNE” DÖNÜŞTÜ
Haaretz gazetesine göre, İsrail ordusunun komuta kademesi Netzarim Koridoru’nda oluşturulan “ölüm bölgesinin” varlığını inkar etse de İsrail askerlerinin anlattıkları, bölgeye yaklaşan her Filistinlinin “terörist sayılarak” öldürüldüğünü ortaya koydu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İSRAİL ASKERLERİNİN “CESET HATTI”
Haaretz’e konuşan İsrail ordusunun 252. Tümeni’nde görevli bir komutan, “Sahadaki kuvvetler buraya ‘ceset hattı’ diyor.” ifadelerini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü:

KÖPEKLERE YEM OLUYORLAR
“Çatışmalardan sonra cesetler toplanmıyor, bu da onları yemeye gelen köpek sürülerini cezbediyor. Gazze’de insanlar, bu köpekleri gördüğünüz yerlere yaklaşmamanız gerektiğini bilir.”
Aynı tümende görev yapan kıdemli İsrail subayı, “Tümen komutanı bu bölgeyi ‘ölüm bölgesi’ olarak belirledi. Giren herkes vuruluyor.” dedi.

FİLİSTİNLİ ÖLDÜRMEK ONLAR İÇİN EĞLENCE KAYNAĞI
İsrail ordusundan kısa süre önce terhis olan 252. Tümen subaylarından bir diğeri ise Netzatim Koridoru’ndaki “ölüm bölgesinin” keskin nişancının atış yapabildiği yere kadar uzandığını vurguladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere merkezli The Times Gazetesi, Ukrayna’nın suikastını “meşru bir savunma eylemi” olarak niteleyen haberini manşete taşıdı.

RUSYA GAZETE ÇALIŞANLARINI UYARDI
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev çarşamba günü, Times’ın Rus general suikastını konu alan haberlerine yanıt olarak gazetenin editörlerini “meşru askeri hedefler” olarak nitelendirdi.
Sert açıklamalarda bulunan Medvedev, “Rusya’ya karşı suç işleyenlerin her zaman suç ortakları vardır. Onlar da artık meşru askeri hedeflerdir. Bu kategoriye, manşetlerinin arkasına korkakça saklanan The Times’ın zavallı çakalları da dahil olabilir.” İfadelerini kullandı.
Medvedev, ek olarak sözlerine şunları ekledi: “Londra’da her şey serbest olduğundan Times’daki gazeteciler dikkatli olmalı.”

İNGİLTERE’DEN YANIT
Medvedev’in paylaşımına yanıt veren İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, X’te yaptığı paylaşımda, “Times gazetecilerine yönelik çete tehditleri umutsuzluğun kokusunu veriyor” yorumunda bulundu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın Suriye’deki iktidar değişikliğinde Türkiye’nin rolüne ilişkin iddialarına yönelik, “Bu ele geçirme olarak tanımlanamaz. Suriye’de yaşanan hadiseyi bu şekilde tanımlamak ciddi bir hata olur. Suriye halkı açısından bu bir ele geçirme değil. Yaşanan şey, Suriye halkının iradesinin yönetimi ele alması, orada kontrolü ele almış olmasıdır.” ifadesini kullandı.
“İŞ BİRLİĞİNİ ESAS ALMALIYIZ”
Fidan, “Suriye’yi yönetecek gücün Türkiye’yle olduğunu söylemek doğru olmaz mı?” sorusuna, “Biz asla böyle bir şey istemeyiz. Bölgemizde yaşananlardan hepimizin büyük dersler çıkardığına inanıyorum.” diyerek, tahakküm kültürünün bölgeyi mahvettiğine işaret etti.
“Dolayısıyla ne Türk tahakkümü, ne Fars tahakkümü, ne de Arap tahakkümü olmalı. Hep birlikte işbirliğini esas almalıyız.” diyen Fidan, Suriye halkının yanında olunması gerektiğini ve bunun tahakküm gibi görülmemesi gerektiğini vurguladı.

BATI YPG GERÇEĞİNİ İNKAR EDİYOR
Fidan, PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantısı YPG’nin Türkiye için önemli bir tehdit oluşturduğunu belirterek, YPG’nin işgal ettiği yerlerdeki varlığını ve hakimiyetini sürdürmeye çalıştığını ifade etti. YPG’nin kendisini Batı’ya DEAŞ’la mücadelede eden bir grup olarak göstermeye çalıştığını vurgulayan Fidan, şunları kaydetti:
“Bu, onların gerçek kimliğini doğru yansıtan bir tanımlama değil. Zira onlar orada esasen bir terör örgütü olarak bulunuyorlar. DEAŞ ile mücadele, tek başına bir iyilik göstergesi olamaz. Zira orada farklı devletler ve farklı gruplar da oldu, farklı nedenlerde bunların her biri DEAŞ ile mücadele etti. YPG, esas itibarıyla PKK’nın uzantısıdır. (YPG/PKK) Saflarını Türkiye, İran, Irak ve Avrupa ülkelerinde gelen uluslararası yabancı terörist savaşçılarla doldurmuş bir örgüttür. Ama Batılı dostlarımız, YPG’nin esasen PKK’nın uzantısı olduğu gerçeğini ne yazık ki görmezden geliyorlar.”
Bakan Fidan, “ABD Savunma Bakanı Ash Carter, 2016 yılında Kongre’de YPG ile PKK arasında bağlantı olduğunu itiraf etmişti. YPG ile PKK’nın aynı şey olduğunu açıklamıştı. ABD, PKK’yı terör örgütü olarak görüyor. Bu durumda ABD’ye, ana bileşeni YPG’den oluşan SDG’ye verdiği desteği kesmesi çağrısında bulunuyor musunuz?” sorusuna, Türkiye’nin, uzun süredir ABD’ye bu yönde çağrıda bulunduğu yanıtını verdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“MÜDAHALEYE GEREK KALMAZ”
Bu çağrılara yönelik tepkilere ilişkin Fidan, “Her şey aslında (ABD’nin eski Başkanı) Obama döneminde başladı. O zaman bize yaptıkları açıklama, bunun geçici bir düzenleme olduğu yönündeydi.” dedi.Bakan Fidan, bunun Türkiye olarak ulusal çıkarlar açısından bir tehdit olduğuna dikkati çekerek, “Bölgedeki dengeler bozulsun istemiyoruz. Ancak ulusal çıkarlarımızı gözetmek ve korumak zorundayız. ABD ile bu konudaki görüşmelerimiz sürüyor.” dedi.
Türkiye’nin Suriye’de askeri operasyon yapacağı iddialarına ilişkin soru üzerine, Şam’da yeni yönetim döneminin başladığını anımsatan Fidan, bu konunun öncelikle yeni yönetimin meselesi olduğunu ve bunun çözülmesi durumunda Türkiye’nin müdahalesine gerek kalmayacağını kaydetti.
“TÜM SİVİLLER ASLİ YERLERİNDE YAŞAMALI”
Fidan, yeni yönetimin Suriye’de tamamen kontrolü ele alması gerektiğini vurguladı. Fidan, “Türkiye açısından bakıldığında, Suriye’de bir özerk Kürt bölgesi veya Kürt oluşumu söz konusu olabilir mi? Yoksa Türkiye bu bir tehdit olarak mı algılar?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Benim Suriye halkı adına konuşmam doğru olmaz. Sorduğunuz husus, Suriye halkının bileceği bir iştir. Bu onların vereceği bir karar. Ama ben hem bir temenni, hem Türkiye’nin politikası olarak şunu söyleyebilirim. Suriye’de Kürt, Arap, Türkmen, herkesin, tüm sivillerin asli yerlerinde yaşamalarını istiyoruz. Hiç kimse rahatsız edilmemeli, şehirlerini, köylerini terk etmek zorunda bırakılmamalı. Başka yere göçe zorlanmış olanlar, tekrar memleketlerine dönebilmeli. Sözün özü, başta siviller olmak üzere Kürtler de asli memleketlerinde yaşamalı.”
Fidan, Türkiye’nin Suriye’deki Türk askeri varlığının iki hedefi olduğuna, birincisinin Türkiye’ye daha fazla kitlesel göçü engellemek, ikinci hedefin de, terörle mücadele olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin bu iki mesele çözüldüğü takdirde Suriye’de durması için herhangi bir sebebi kalmayacağının altını çizen Fidan, halihazırda bu yönde doğru adımların atıldığını bildirdi.

SURİYE’YE YAPTIRIMLAR KALKACAK
Fidan, Suriye’deki durumun gidişatının görülmesi için zaman verilmesi gerektiğine işaret etti. Suriye’deki yeni yönetimin meşru muhatap olarak görüldüğünü ve onlarla iletişim kurulmaya başlandığını aktaran Fidan, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliğinin yeniden faaliyete geçtiği anımsattı.
Fidan, Avrupa Birliği’nin (AB) eninde sonunda Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldıracağını düşündüğünü söyleyerek, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Ankara’daki temaslarına değindi. “Aldığımız mesaj şu: Şam yönetimi doğru adımlar atarsa, sanırım yaptırımları kaldırmaya hazırlar. Yaptırımlar, kalkınma ve göçmenlerin geri dönüşünün aynı anda olamayacağının farkındalar. ” diyen Fidan, yeni hükümetin, kalkınma yönünde adım atarak insanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve mültecilerin geri dönebileceği ortam hazırlanabilmesi için yaptırımların kalkması gerektiğini vurguladı.
Bakan Fidan, “Bunu yapmak için de Şam’daki yönetimi meşru olarak tanımak gerekiyor. Sizce AB ve ABD bunu yapmalı mı? Şam’daki yetkilileri şu aşamada meşru bir hükümet olarak tanımalılar mı?” sorusuna, “Biliyorsunuz bunun iki boyutu var. Biri yasal boyut, diğeri pratik boyut. Şu an pratik adımlardan bahsediyoruz. Biliyorsunuz, Şam’daki hükümetle iletişime geçme ve onlarla görüşme fiilen zaten başlamış vaziyette. BM, AB ve bazı Avrupa ülke yetkililerini görüyoruz. Şam’daki hükümetle temas kurmaya başladılar.” yanıtını verdi.
Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin, ülkelerinde yeni ortamın değerlendirilerek, gönüllü, güvenli bir şekilde geri dönmesinin umulduğunu kaydeden Fidan, “Dönmeyi arzulamaları tabii ki memnuniyetle karşılanır.” ifadesini kullandı. Fidan, ülkesine dönen Suriyeli mülteci sayısında yavaş bir artış görüldüğünü söyleyerek, daha fazla istikrar ve daha güvenli bir ortam görüldükçe daha fazla insanın geri döneceğini düşündüğünü belirtti. Bakan Fidan, “Ama bunun için henüz çok erken.” dedi.

“İÇ ÇATIŞMA GÖRMEK İSTEMİYORUZ”
“Şam’daki yeni yetkililerle doğrudan temasınız var mı? Onlar ve HTŞ hakkındaki düşünceniz nedir? Batılı yetkilileri dinlediğimiz zaman, HTŞ’nin El Kaide gibi gruplarla geçmişteki bağlantıları hakkında çok fazla endişe duyuyoruz. Sayın Dışişleri Bakanı, HTŞ sizce geçmişle bağlantılarını kesti mi?” sorusuna, Fidan, 13 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı yaptığını hatırlatarak yanıt verdi. Fidan, İdlib’in coğrafi olarak Türkiye’nin yakınında olduğuna değinerek, “Doğal olarak teröristleri ve terör bağlantılı faaliyetleri yakından takip ediyoruz. HTŞ’nin El Kaide, DEAŞ ve benzeri radikal unsurlardan uzaklaşmak için büyük adımlar attığını düşünüyorum.” dedi.
Türkiye’nin Suriye’de tekrar bir iç çatışma görmek istemediğini belirten Fidan, şunları kaydetti: “Bu nedenledir ki biz tüm muhalif gruplara bir araya gelmeleri ve hep beraber kapsayıcı bir hükümet kurmaları yönünde yapıcı tavsiyelerde bulunuyoruz. Suriye halkının acil ihtiyaçlarının olduğu bir dönemdeyiz, bunlar ötelenemez. Mültecilerin Suriye’ye geri dönebilmelerini sağlamak durumundayız. Şu an orada kurumsal sorunlar da var, bürokrasi ve kamu hizmetleri maalesef çökmüş durumda. Dolayısıyla bunlara tekrar işlerlik kazandırmak gerekiyor. İnsanlara temel hizmetler, sağlık, ulaşım, gıda, eğitim, iletişim bir an önce sağlanmalı. İnsanlar hayatın normalleştiğini ancak bu şekilde hissedebilirler.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trudeau’ya “vali” diye hitap edip dalga geçen Trump, Kanada Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı olarak görev yapan ancak dün istifa eden Chrystia Freeland’ın davranışlarının “zararlı” olduğunu belirtti.
Trump, ayrıca Kanada için kullandığı “büyük eyalet” ifadesini de tekrarladı.

Donald Trump, başkanlık görevini devraldığında Meksika ve Kanada’dan gelen tüm ürünlere yüzde 25, Çin’den gelen ürünlere ise ilave yüzde 10 gümrük vergisi uygulayacağını duyurmuştu.
Trudeau ise verginin yüzde 25 artırılmasının Kanada ekonomisini olumsuz etkileyeceğini söylemişti.
Trump, Truth Social sosyal medya hesabından 10 Aralık’ta yaptığı paylaşımda “Geçen akşam Büyük Kanada Eyaletinin Valisi Justin Trudeau’yla akşam yemeği yemek büyük bir zevkti” ifadesini kullanarak Trudeau ile dalga geçmişti.
Freeland ise 16 Aralık’ta “ülke için en iyi yol konusunda” artık Trudeau ile aynı fikirde olmadığını belirterek, kabineden istifa ettiğini duyurmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de muhaliflerin Şam’ı kontrol altına almasıyla 61 yıllık Baas rejimi sonlandırıldı. Muhalifler ülkede yeni bir geçiş hükümeti kurdu. Bölgede düzeni sağlamak için çalışmalara girişti.

MUHALİFLERDEN ENDİŞE DUYUYORLAR
Muhalifler tüm halkı kapsayan yeni bir Suriye kurmaya çalıştığı sırada İşgalci İsrail, Esad rejiminden kalma silahların muhaliflere geçmemesi için ülkenin birçok yerini vurdu. Ayrıca tampon bölge bahanesiyle işgal altındaki Golan Tepeleri’nin de ötesine de geçti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Uzmanlara göre, Beşşar Esad rejiminin devrilmesinden bu yana İsrail, Baas rejiminin yerine kimin iktidara gelebileceği konusunda giderek daha fazla endişeye kapılıyor.

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK/YPG’YE AÇIK DESTEK
Konuyla ilgili, İsrail’de Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, muhalif grupların Suriye’de hakimiyet kurmasını önlemek için Tel Aviv’in terör örgütü PKK/YPG’yi desteklemesi gerektiği çağrısında bulundu.

SİYONİSTLERİ TÜRKİYE KORKUSU SARDI
Golan, Suriye’de, Türkiye’nin ve muhaliflerin, İran ve Hizbullah’ın yerini alarak İsrail’e tehdit oluşturma riski taşıdığını iddia etti.
Golan sosyal medya hesabından, “İsrail’in tek bir temel kaygısı olmalı. Suriye’deki PKK/YPG’ye karşı bir Türk saldırısı” paylaşımını yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İspanya’da hükümet yalan haberle mücadelede yeni bir aşamaya geçti.
İspanya’nın sol görüşlü hükümeti, dijital platformlar ve sosyal medya fenomenlerini sahte haberlerle mücadeleye dahil eden bir yasa tasarısı açıkladı.
Yeni düzenleme sayesinde yalan haberlerin her biri için tek tek kamuoyuna açıklama yapılacak ve haberler düzeltilecek.
Adalet Bakanlığı’na göre tasarı, tek bir platformda 100 binin üzerinde ya da birden fazla platformda toplamda 200 bin takipçiye sahip kullanıcıları kapsıyor.
“VATANDAŞLARINI ONURUNU KORUYACAĞIZ”
Bu kişiler ve onları barındıran platformlar, vatandaşların yanlış bilgiye karşı düzeltme talep etmesini kolaylaştıran bir mekanizma sunmak zorunda kalacak.
Adalet Bakanı Félix Bolaños, “Yalan haber ve dezenformasyon yayanların işini zorlaştırıyoruz. Bu, demokrasi için iyi bir haber” diyerek tasarının önemini vurguladı.
Tüketici hakları derneği FACUA, düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı ve vatandaşların “onurlarını koruma” konusunda adım atabileceğini belirtti.

PARLEMENTO ONAYI BEKLENİYOR
Tasarı, hükümetin bu yıl başlattığı “demokratik yenilenme” planının bir parçası. Plan, sahte haberlerin siyasi amaçlarla kullanılarak Başbakan Pedro Sánchez ve ailesini hedef almasına karşı önlem almayı amaçlıyor.
Yasa tasarısı, parlamentoya sunulmadan önce istişare sürecinden geçecek. Eğer onaylanırsa, sahte haberlerle mücadelede Avrupa’da önemli bir adım atılmış olacak.
İLGİLİ HABERİspanya’da 11 bebekte ‘Kurt Adam Sendromu’ görüldüAdile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’nin muhalif grupları Heyet Tahrir Şam önderliğinde kanlı Beşar Esad rejimini devirdi.
Kirli iktidarının izlerini arkada bırakarak Suriye’den kaçan Esad, Suriye’yi soymayı da ihmal etmedi.
İktidarı boyunca enflasyonun korkunç boyutlara yükselmesine sebep olan Esad, aldığı 135 milyar dolar ile sefa sürerken Suriyeliler ise ekonomik krizin ortasında yeni bir hayat kurmaya çalışıyor.
1 DOLAR, 14 BİN SURİYE LİRASI
Enflasyonun sürekli yükseldiği Suriye’de para hızla değer kaybederken özellikle temel gıda maddeleri ve yakıt fiyatları akıl almaz seviyelere yükseldi.
Ortalama bir aylık gelir, şu anda en fazla 20 litre benzin ya da 10 ekmek almaya yetiyor. 1 dolar ise 14 bin Suriye lirasına denk geliyor.

DOLAR YASAKLANMIŞTI
Ayrıca Beşar Esad rejimi döneminde ülkede dolar kullanmak yasaklanmıştı ve dolar kullandığı tespit edilen kişilere 2 yıl hapis cezası veriliyordu.
ÇUVAL DOLUSU PARAYLA GELİP, CEPLERİNİ ANCAK DOLDURUYORLAR
Suriye halkı dolara çevirmek için her gün poşetlerle paralarını döviz bürolarına getiriyor.
Çuval ve poşetlerle getirilen Suriye lirası karşılığında halk şuanda cep dolduracak kadar dolar alabiliyor.

“500 DOLAR ALMAK İÇİN 2 POŞET PARA GETİRDİM”
Döviz bürosuna gelen Hasan Amasya, “500 dolar almak için 2 poşet para getirdim. Esad ekonomiyi mahvetti. Bütün ülkelerden ve özellikle Türkiye’den destek bekliyoruz” dedi
“EKONOMİ YANLIŞ YÖNETİLİYORDU”
Döviz bürosu sahibi Nadir Şehar ise “Ekonomi burada yanlış yönetiliyordu. Suriye parasının bir değeri kalmamıştı. Bir araç başka ülkede 10 bin dolarsa burada 20 yıllık araçlar 25 bin dolara satılıyordu. Şu anda hiçbir şey daha yoluna girmedi ama rahatız. Bombardıman yok, inşallah her şey düzelecek” diye konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtalya, bir kurtarma operasyonunu konuşuyor.
Ulusal basında çıkan haberlere göre, Abisso Bueno Fonteno mağarasında düşüp yaralanarak mahsur kalan mağarabilimci Ottavia Piana mağaranın keşfedilmemiş alanlarının haritasının çıkarılması için 7 kişilik bir ekiple 14 Aralık’ta mağaraya girmişti.
Piana, akşam saatlerinde mağaranın çıkışına 4 saatlik yürüme mesafesinde düşüp yaralandı.
3 GÜN SONRA KURTARILDI
Ekip arkadaşlarının kurtarma ekiplerine haber vermesiyle başlayan çalışmalar bugün sonuçlandı.
Piana, kurtarma ekiplerinin 3 günlük çalışması neticesinde yerel saatle 03.00 sularında yaralı şekilde mağaradan çıkarıldı.
Kaburgasında, yüz kemiklerinde ve dizinde kırıklar olduğu belirtilen Piana, mağaradan çıkarıldıktan sonra helikopterle Bergamo’daki hastaneye nakledildi.
Ulusal Alp Dağları ve Mağaracılık Kurtarma Birliğine bağlı ekipler, kurtarma operasyonunun ardından yaptıkları açıklamada, bu çalışmanın karmaşık ve güç koşullarda yapıldığını belirterek mağara içinde bazı noktalarda heyelan ve toprak kayması gibi riskler olduğunu aktardı.

KABLOLU TELEFONLA İLETİŞİM SAĞLANDI
Ekipler, operasyon boyunca Piana ile iletişimi mağara içine yerleştirdikleri kablolu telefonla sağladıklarını açıkladı.
Mağaracılık eğitmeni olan 32 yaşındaki Piana, benzer bir sıkıntıyı geçen yıl da yaşamıştı. Piana, aynı mağarada 150 metre derinlikte düşmüş kırık bacağıyla yaklaşık 40 saat kaldıktan sonra çıkarılabilmişti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Otomobil piyasalarını sarsan haber…
Japon otomotiv devleri Nissan ve Honda, sektörde büyük ses getirecek bir birleşme için hazırlıklara başladı.
Bu gelişme, Japonya otomotiv sektörünü kökten değiştirebilir.
BİRLEŞME PLANI GÜNDEMDE
Honda ve Nissan’ın birleşme görüşmeleri yaptığı belirtilirken, seçenekler arasında sermaye ortaklığı ya da yeni bir holding şirketi kurma fikri öne çıkıyor.
Honda Başkan Yardımcısı Shinji Aoyama, bu planları doğrularken henüz nihai bir karar alınmadığını vurguladı.
Japon medyasında yer alan haberlere göre, anlaşmanın 23 Aralık’ta açıklanması bekleniyor.
HİSSE HAREKETLİLİĞİ DİKKAT ÇEKİYOR
Bu haberlerin ardından Nissan hisseleri tarihi bir sıçrama yaparak yüzde 24’e kadar değer kazandı.
Ancak Honda’nın hisselerinde yüzde 3,4’lük bir düşüş yaşandı.
Mitsubishi Motors’un da bu birleşmeye dahil olabileceği konuşuluyor. Mitsubishi hisseleri ise yüzde 17 oranında arttı.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA REKABET GÜÇLENECEK
Birleşme, özellikle elektrikli araç pazarında Tesla ve Çinli otomobil üreticilerine karşı rekabeti artırmayı hedefliyor.
Uzmanlar, bu adımın iki şirket için de büyük avantaj sağlayacağını belirtiyor.
Frost & Sullivan’dan Vivek Vaidya, “Birleşme, her iki tarafı da tamamlayan bir güç birliği doğuracak” dedi.
TOYOTA’YA KARŞI YENİ CEPHE
Bu birleşme gerçekleşirse, Japon otomotiv sektörü iki ana gruba ayrılacak:
Toyota liderliğindeki grup ve Honda-Nissan-Mitsubishi ittifakı.
Toyota, Subaru, Suzuki ve Mazda gibi markalarla zaten güçlü bir yapıya sahip.
Ancak Honda ve Nissan’ın güçlerini birleştirmesi, sektörde dengeleri değiştirebilir.

NİSSAN İÇİN KURTULUŞ ŞANSI
Nissan, son yıllarda finansal sorunlarla boğuşuyor. Gelir artışı durma noktasına gelirken, şirketin borç yükü de yatırımcıları endişelendiriyor.
Bloomberg’den Tatsuo Yoshida, birleşmenin Nissan için kısa vadeli bir rahatlama sağlayabileceğini ifade etti.
HONDA’NIN STRATEJİK HAMLESİ
Honda ise elektrikli ve hibrit araçlara yatırım yaparak geleceğe hazırlanıyor. Ancak şirket, daha büyük rakiplerle rekabet etmekte zorlanıyor.
Analist James Hong’a göre, bu birleşme Honda’nın ölçeğini büyütme fırsatı sunacak.

ZORLU BİR YOL HARİTASI
Birleşme, iki şirketin birçok engeli aşmasını gerektirecek. Özellikle organizasyonel uyum ve sermaye yapısındaki farklılıklar, çözülmesi gereken kritik sorunlar arasında yer alıyor.
Ayrıca eski Nissan CEO’su Carlos Ghosn, bu birleşmenin Nissan üzerinde “gizli bir ele geçirme” etkisi oluşturabileceği uyarısında bulundu.
OTOMOBİL DÜNYASI İÇ,N DÖNÜM NOKTASI
Şu an için görüşmelerin erken aşamada olduğu ve nihai bir anlaşmaya varılıp varılmayacağının belirsiz olduğu ifade ediliyor.
Ancak bu birleşme, yalnızca Japonya değil, dünya otomotiv sektörü için de büyük bir dönüm noktası olabilir.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gürcistan’da cumhurbaşkanlığı seçimleri, geçtiğimiz günlerde tamamlandı.
İktidardaki “Gürcü Hayali” Partisinin gösterdiği tek aday Mikheil Kavelaşvili’nin yer aldığı cumhurbaşkanı seçimi, Tiflis’teki Parlamento binasında yapıldı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini eski futbolcu Mihail Kavelaşvili kazandı.
CUMHURBAŞKANINI PARLAMENTO SEÇTİ
Ülke tarihinde ilk kez cumhurbaşkanı, 2017’de gerçekleştirilen anayasa değişikliğiyle parlamentodaki 300 kişilik Seçim Kurulu tarafından seçildi.
Kavelashvili, halk oylamasının yerini alan 300 sandalyeli seçim kurulunda kazanan isim oldu.

ZURABİŞVİLLİ GÖREVİ BIRAKMAYI DÜŞÜNMÜYOR
Seçimleri kaybeden mevcut Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, 29 Aralık’ta görev süresi dolduğunda görevini bırakmayı reddettiğini açıkladı.
Zurabişvili, yeni parlamento seçimleri yapılana kadar görevini devretmeyeceğini belirtti.
“29 ARALIK’TA KONUTU TERK ETMESİ GEREKİYOR”
Gürcistan Başbakanı Irakli Kobahidze, görevdeki Cumhurbaşkanı Zurabişvili’nin 29 Aralık’taki yemin töreninde konutunu terk etmesi ve binayı seçilmiş cumhurbaşkanına devretmesi gerektiğini ifade etti.
Eski Cumhurbaşkanı Zurabişvili, 28 Kasım 2018’de Gürcistan’ın 5’inci ve ilk kadın cumhurbaşkanı seçilmişti.

İLGİLİ HABERGürcistan parlamentosunda havai fişekli protesto sürüyor: 48 gözaltıKaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İrlanda Başbakanı Simon Harris, İsrail’in “antisemitizm” nedeniyle Dublin Büyükelçiliği’ni kapatacaklarını duyurmasının ardından ilk kez açıklamalarda bulundu.
Özgür Filistin hükümeti kurulmasına destek verdiğini açıkça gösteren Harris, Filistin’e desteklerinin süreceğini ifade etti.
Laoghaire’de gazetecilerle buluşan Harris, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun büyükelçiliği kapatma kararının “dikkat dağıtma diplomasisi” olduğunu söyledi.
“ÇOCUKLARI ÖLDÜRMEK KINANACAK BİR ŞEY”
Harris, şu ifadeleri kullandı:
Neyin kınanması gerektiğini düşünüyorum biliyor musunuz? Çocukları öldürmek, bence bu kınanacak bir şey. Neyin kınanması gerektiğini düşünüyorum biliyor musunuz? Gazze’de gördüğümüz sivil ölümlerinin boyutu. Neyin kınanması gerektiğini düşünüyorum biliyor musunuz? İnsanların açlığa terk edilmesi ve insani yardımın akmaması.

“KİMSE İRLANDA’YI SUSTURAMAYACAK”
Harris, gazetecilerin İrlanda’nın tutumunu sorması üzerine, “Bugün burada hepiniz İrlanda’nın tutumunu soruyorsunuz. Peki İsrail’in eylemleri? Netanyahu’nun Gazze’deki masum çocuklara yaptıklarına ne demeli? Bu bir yıkım diplomasisidir” dedi.
İsrail’in bu kararı almasının son derece üzücü olduğunu vurgulayan Harris, bu şekilde olmamasını tercih ettiğini dile getirdi.
Öte yandan, Başbakan Harris, İsrail’le diplomatik temasları sürdüreceklerine işaret ederek, “Ancak, kimse İrlanda’yı susturamayacak” diye konuştu.

“ÖLEN VE SAKAT KALAN MASUM ÇOCUKLAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
İrlanda Başbakanı, ülkesinin insan haklarına değer verdiğinin ve uluslararası hukuka saygı duyduğunun altını çizerek, uluslararası hukukun tutarlı şekilde uygulanmasını beklediklerini kaydetti.
Orta Doğu ve Gazze’de yaşananların son derece ciddi ve İrlanda’nın bu konuya ilişkin pozisyonunun ilk günden beri net olduğunu aktaran Harris, 7 Ekim saldırısını kınadıklarını ve esirlerin serbest bırakılması gerektiğini dile getirdi.
Başbakan Harris, sözlerini şöyle sürdürdü:
Buna karşın, ölen, sakat kalan ve Gazze’ye girip görmeden dünyanın öğrenemeyeceği şekilde acı çeken masum çocuklar olduğunu biliyoruz. Sadece gönderilmeyen değil, aslında daha da kötüye giden insani yardımlardan bahsediyorum. Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarının raporları, durumun son zamanlarda iyileşmek bir yana önemli ölçüde kötüleştiğini gösteriyor.
İSRAİL, DUBLİN BÜYÜKELÇİLİĞİNİ KAPATACAK
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, 15 Aralık’ta İrlanda’nın, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde açılan “soykırım” davasına müdahil olma kararının ardından Dublin’deki büyükelçiliklerini kapatacaklarını duyurmuştu.
Saar, İrlanda’nın Tel Aviv ile ilişkilerinde “tüm kırmızı çizgileri aştığını” öne sürmüştü.
Dublin yönetimi, mayısta Norveç ve İspanya’yla birlikte Filistin devletini tanıma kararı da almıştı.
İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Savunma Bakanı Micheal Martin, İsrail’in, Dublin Büyükelçiliği’ni kapatma kararını eleştirerek, Tel Aviv’deki büyükelçiliklerini kapatmayı planlamadıklarını bildirmişti.

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ukrayna-Rusya savaşı Avrupa’nın gündeminde…
Bu savaşta Ukrayna’nın en büyük destekçisi Batı dünyası yardımlarına devam ediyor.
Yardımlar çerçevesinde koordinasyonu sağlamak için kurulan mekanizma da göreve başladı.
NATO’dan yapılan yazılı açıklamada, “NATO Ukrayna Güvenlik Yardımı ve Eğitimi” (NATO Security Assistance and Training for Ukraine-NSATU) adı verilen mekanizmanın, Ukrayna’ya yardımların koordinasyonunu ABD ve ilgili uluslararası kuruluşlardan devralmaya başladığı duyuruldu.
NATO İÇİN İYİ BİR GÜN
Açıklamada, NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Christopher Cavoli’nin şu ifadelerine yer verildi:
NSATU’nun müttefiklerin ve ortakların desteğini bir araya getirme çalışması, Ukrayna’yı güçlü bir konuma getirmek için tasarlanmıştır. Bu da NATO’yu hem Avrupa’da hem de Kuzey Amerika’da 1 milyar vatandaşını güvende ve refah içinde tutma konusunda güçlü bir konuma getirir. Bu, hem Ukrayna hem NATO için iyi bir gün.

NSATU’NUN KURULMASI
Mekanizmanın kurulması, temmuz ayında Washington’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde kararlaştırılmıştı.
Almanya’nın Hesse eyaletine bağlı Wiesbaden kentindeki ABD üssünde kurulan mekanizma, Ukrayna için askeri teçhizat tedarikini, transferini ve onarımını koordine edecek.
700 personelli mekanizma, Ukrayna silahlı kuvvetlerine müttefik ülkelerde eğitim verecek.
Bu faaliyetler, Ukrayna’nın NATO ile tam birlikte çalışabilirliğini sağlamak, ülkeyi NATO standartlarıyla uyumlu hale getirme çabalarıyla da senkronize edilecek.
Ukrayna’ya askeri yardım ve eğitim misyonunun ABD’den NATO’ya devredilmesi, Ukrayna’ya desteği keseceğinden endişe edilen Donald Trump başkanlığı için bir önlem olarak tasarlanmıştı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere’de yaşayan ve radyo sunuculuğu yapan Jennie Gow, 2 yıl önce yaşadığı talihsiz bir olay nedeniyle felç oldu.
Uzun süre şiddetli öksürükleri nedeniyle kötü günler geçiren Gow’ın durumu, günden güne kötüleşti.
Bir sabah işe gitmek üzere uyanan genç kadın, tekrar bir öksürük krizine tutuldu.
Krizler o kadar şiddetliydi ki Gow bilincini kaybetme sınırındaydı.
İNME İNDİ
Banyoya girdiğinde tan 45 dakika boyunca durmadan öksüren kadın, bir anda kendini kaybetti.
Evdekilerin fark etmesi üzerine apar topar hastaneye kaldırılan Jennie Gow’un yüzünün sağ tarafına inme indiği belirlendi.

“KOVİD TESTİ BİLE YAPTIRDIM”
O dönem sürekli öksürdüğünü anlatan Gow, ”Öksürüklerim o kadar şiddetliydi ki, defalarca kovid 19 testi bile yaptırdım. Hepsi de negatif çıktı. Yine bir sabah keskin öksürüklerle uykumdan uyandım. Banyoya yüzümü yıkamaya gittiğimde iyice şiddetlendi.
O an o kadar kötüleştim ki, aklıma gelen tek şey banyo lavabosuna tutunmak oldu çünkü bayılacak gibi hissediyordum. Sonunda dayanamadım ve yere serildim. Eşim düşme sesimi duyup yanıma koştuğunda kendimden geçmiştim” dedi.
“BİR DAHA KONUŞAMAYACAĞIMI SANIYORDUM”
Bir süre hastanede yatan talihsiz kadın, konuşmakta güçlük çekiyor ve söylemek istediklerini beyaz bir tahtaya yazıyordu.
Jennie Gow, ”Felç belirtilerini önceden görebilmek çok önemli. Çünkü erken teşhis, tedavinin olumlu şekilde ilerlemesine epey fayda sağlıyor. Günlerce hastanede yattım, bir daha hiç konuşamayacağımı ve beynimi eskisi gibi kullanamayacağımı sanıyordum” ifadelerini kullandı.
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD donanması, oyuncu Tom Cruise’a onur ödülü takdim etti.
‘Top Gun’, ‘Born on the Fourth of July’, ‘A Few Good Men’ ve ‘Top Gun’ gibi filmleriyle Donanma ve Deniz Piyadelerine yaptığı katkılar nedeniyle ABD Donanmasının en üst düzey sivil onuruna layık görülen oyuncu, plaketi özel bir törenle aldı.
FİLMLERİ SAYESİNDE ÖDÜL ALDI
Ödül, ABD Donanma Bakanı Carlos Del Toro tarafından verildi.
Donanma tarafından yapılan açıklamada,“Cruise filmleri eski izleyicilerine nostalji hissiyatı verirken yeni izleyicilerin ise zihinlerini canlandırıyor. Bu durum genç izleyicilerin Donanma’nın sağlayabileceği becerilere ve fırsatlara olan ilgisini etkili bir şekilde artırıyor” denildi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haziran ayında Boeing’in Starliner uzay aracıyla UUİ’ye ulaşan tecrübeli astronotlar Butch Wilmore ve Suni Williams, burada yalnızca sekiz gün geçirmeyi planlıyordu.
Ancak Starliner’ın itki sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle NASA, dönüş planlarını tamamen değiştirmek zorunda kaldı.
NASA, Starliner üzerinde haftalar süren yoğun testlerin ardından, aracı mürettebatsız olarak Dünya’ya geri getirme kararı aldı.
Wilmore ve Williams’ın dönüşü ise SpaceX’in Crew-9 göreviyle gerçekleşecekti.
DÖNÜŞLERİ ERTELENDİ
Crew-9 ekibi, Eylül sonunda Dragon uzay aracıyla UUİ’ye ulaşmış ve Wilmore ile Williams için iki boş koltuk bırakmıştı. Plan, dört astronotun Şubat 2025’te Dünya’ya dönmesini öngörüyordu.
Ancak NASA, Crew-10 görevinin başlangıcının en erken Mart 2025’e ertelendiğini açıkladı.
Bu durum, Crew-9 ekibiyle birlikte Wilmore ve Williams’ın da “devir teslim süreci” için UUİ’de daha uzun süre kalacağı anlamına geliyor.

NASA AÇIKLAMA YAPTI
NASA’nın blog yazısında, “Bu değişiklik, NASA ve SpaceX ekiplerine yeni bir Dragon uzay aracının hazırlık sürecini tamamlamaları için zaman tanıyor” denildi.
Sonuç olarak, Wilmore ve Williams, başlangıçta planlanan sekiz günlük görev yerine, dokuz aydan fazla bir süre uzayda kalacak.
Elon Musk’ın kurucusu olduğu SpaceX, UUİ ekiplerinin dönüşümü için her altı ayda bir düzenli uçuşlar gerçekleştiriyor.

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Müzenin Kuklası” gösterisi, her hafta cuma günü ÇASAMER’de 4-10 yaş arası çocuklarla buluşuyor.
Gösterinin başrolünde, “Tarçın” adındaki kukla, 84 yaşındaki babaannesiyle yaptığı neşeli diyaloglar eşliğinde, çocuklara Çanakkale Savaşları’nın kahramanlık dolu hikayelerini anlatıyor. Eğlenceli ve öğretici bir yolculuk sunan gösteri, küçük izleyicilere tarihi bir deneyim yaşatmayı hedefliyor.
BABAANNESİNDEN KAHRAMANLIK HİKAYELERİ DİNLEYEN TORUN
Gösteri, Tarçın’ın, Tarihi Alan Başkanlığında “tarih koruyucusu” olarak çalışan babaannesini ziyarete gelmesiyle başlıyor. Her ziyaretinde, babaannesi Tarçın’a Çanakkale’nin kahramanlarının gerçek hayat hikayelerini ve savaşlarda üstlendikleri rolleri anlatıyor. Tarçın’ın meraklı tavırları ve babaannesiyle tatlı atışmaları, hikayeleri daha da eğlenceli hale getiriyor.
Tarihi kahramanlık öykülerini anlatan gösteri, Tarçın’ın annesiyle eve dönmesiyle sona eriyor; ancak bu ayrılık, çocukları bir sonraki haftanın hikayesi için heyecanlı bir şekilde beklemeye sevk ediyor.

ÇANAKKALE KAHRAMANLARINI ÇOCUKLARA KUKLALARLA ANLATIYORLAR
Nazım Öney Olcaytu, eylül ayından bu yana Çanakkale kahramanlarını konu alan kukla gösterileri düzenlediklerini belirtti. Geçmişte müzede “Karagöz” gösterileri düzenlediklerini ve bu etkinliklerin devamı için gelen taleplerin ardından, kahramanlık hikayelerinin kuklalarla anlatılması fikrinin doğduğunu ifade ederek şunları söyledi:
Her ay bir Çanakkale kahramanını tanıtmaya karar verdik ve tüm hikayeleri gerçek olaylara dayandırarak Tarçın ile babaannesi üzerinden kurguladık. Şimdiye kadar 11 farklı kahramanı tanıttık ve bu etkinliğe devam etmeyi umuyoruz
Tarçın’ı seslendiren Müzeyyen Aslan ise, çocukların gösteriye olan ilgisinin kendisini çok memnun ettiğini ifade etti:
Tarçın’a büyük bir ilgi var, çocuklar onun yaramazlıklarında kendilerini buluyor. Gösteri boyunca hem eğleniyorlar hem de Çanakkale Savaşları hakkında önemli bilgiler ediniyorlar. Tarçın ve babaannesi arasındaki diyaloglar, tarihi kahramanları çocuklara sevdirmekte oldukça etkili oluyor. Çanakkale’yi kuklalar aracılığıyla anlatan ilk ekibiz.

ÇOCUKLAR, TARÇIN İLE BABAANNESİNİ ÇOK SEVDİ
Gösteriyi izleyen 6 yaşındaki Rana Ay, Tarçın ve babaannesinin hikayelerini çok sevdiğini belirterek, “Gösteri harikaydı, tekrar gelmek istiyorum!” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.
Deniz Şahin Kaya, gösteri sayesinde Atatürk’ün düşmanları nasıl yendiğini öğrendiğini söylerken, Sıla Akyüz de Tarçın ile babaannesinin Çanakkale’deki tarihi olayları eğlenceli bir şekilde anlattığını ifade ederek, “Hem çok şey öğrendim hem de çok eğlendim” dedi.
Doğa Kılıçarslan, Çanakkale Savaşları’nda askerlerin cephede nasıl şartlarda yaşadıklarını ve neler yediklerini öğrendiğini paylaştı. 6 yaşındaki Aren Ayaz ise, “Gösteride Atatürk’ün cephelerde geçen hayatını öğrendim.” diyerek etkinliğin tarihi bilgilerle dolu olduğunu vurguladı.


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) 2023 sonuçları yayanlandı.
658 bin 172 öğrenciyle gerçekleştirilen 2023 TIMSS uygulamasına, 4’üncü sınıf düzeyinde 58 ülke, 8’inci sınıf düzeyinde ise 44 ülke katıldı.
Türkiye’de uygulama, 22-26 Mayıs 2023’te 4’üncü sınıf düzeyinde 141 okuldan 4 bin 541, 8’inci sınıf düzeyinde ise 2-5 Mayıs 2023’te 141 okuldan 4 bin 925 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi.
Türkiye’den toplam 282 okul ve 9 bin 466 öğrenci yer aldığı TIMSS 2023’te Türkiye’nin tüm sıralamalardaki yeri yükseldi. Sonuçlara göre, Türkiye’nin matematik ve fen bilimleri alanında 4’üncü sınıf ve 8’inci sınıf üst ve ileri yeterlik düzeyine sahip öğrenci oranları da arttı.
TÜRKİYE RAPORU
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, TIMSS 2023 sonuçlarının değerlendirildiği Türkiye raporu da yayımlandı.
Buna göre, Türkiye’nin, dünya sıralamasındaki yerini yükselterek 4. sınıf “matematik” alanında Avrupa ülkeleri arasında ikinci sıraya yükseldi.
TIMSS döngülerindeki katılımcı ülke sayısı artmasına rağmen Türkiye sıralamadaki yerini 15 basamak yükselterek TIMSS 2023 döngüsünde 4. sınıf matematik alanında 8. sırada yer aldı.

FEN BİLİMLERİNDE SIÇRAYIŞ
Türkiye, 2023 TIMSS sonuçlarına göre,ayrıca 44 puanlık artışla 4. sınıf “fen bilimleri”nde; uluslararası fen bilimleri ortalamasını geçti ve “Puanı en yüksek ilk 5 ülke”den biri oldu.
Türkiye, TIMSS 2023’te sıralamasını yükseltti; 4. sınıf “fen bilimleri” alanında OECD ülkeleri arasında 2’nci, bu alandaki ortalama puanıyla tüm Avrupa ülkeleri arasında da 1’inci sıraya yerleşti.


IMSS 2023’TE TÜRKİYE SIRALAMASINI YÜKSELTTİ
Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşunca (IEA) dört yıllık periyotlarla yapılan, 4’üncü ve 8’inci sınıf düzeyindeki öğrencilerin matematik ve fen alanlarındaki başarılarının değerlendirildiği ve Türkiye’nin 1999’dan beri katıldığı TIMSS araştırmasının 2023 yılı sonuçları, dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı.
Türkiye, TIMSS 2023 sonuçlarına göre, 4’üncü sınıf fen bilimleri alanında OECD ülkeleri arasında 2’nci, bu alandaki ortalama puanıyla tüm Avrupa ülkeleri arasında da birinci sıraya yerleşti.
TIMSS ARAŞTIRMALARINDA 4’ÜNCÜ SINIF FEN BİLİMLERİ ALANINDA TÜRKİYE
Rapora göre, Türkiye’nin 4’üncü sınıf düzeyinde fen bilimleri ortalama performansı TIMSS 2011 döngüsünden itibaren artış gösterdi. TIMSS 2023 ortalama fen bilimleri puanı, TIMSS 2019’a göre 44 puan arttı.
Bu artışla Türkiye, 494 olan uluslararası fen bilimleri ortalamasını geçerek puanı en yüksek olan ilk 5 ülke arasına girdi. Türkiye, TIMSS 2023’te 4. sınıf fen bilimleri alanında 570 ortalama puanı ile 58 ülke arasında 4’üncü sıraya yerleşti.

OECD ÜLKELERİ ARASINDA 2’NCİ SIRADA
Türkiye, TIMSS 2023 4’üncü sınıf fen bilimleri puanında, genel ülke sıralamasında olduğu gibi OECD ülkelerindeki sıralamasını da yükseltti.
Buna göre, TIMSS 2023 uygulamasında Türkiye, 4’üncü sınıf fen bilimleri alanında puanını, 2019’a göre 44 artışla 570’e yükseltti ve OECD üye ülkeleri arasında Güney Kore’den sonra 2’nci sırada yer aldı.
4’üncü sınıf fen bilimleri alanında OECD ülkeleri arasında 2019’da 15’inci sırada bulunan Türkiye, TIMSS 2023’te 13 basamak yukarı çıktı ve 2’nci sıraya yerleşti. Bu sıralamayla Türkiye, hem OECD hem tüm ülkeler arasında puanını en fazla artıran ülke oldu.
Türkiye, OECD ülkeleri arasında 2’nci sıraya yükseldiği bu performansı ile İngiltere, Japonya, Polonya, Avustralya, Finlandiya, Litvanya, İsveç ve İrlanda gibi ülkeleri geride bıraktı. Türkiye, bu alandaki puanıyla tüm Avrupa ülkelerinin de üzerinde performans göstererek birinci sıraya yerleşti.

TIMSS ARAŞTIRMALARINDA 8’İNCİ SINIF FEN BİLİMLERİ ALANINDA TÜRKİYE
Rapora göre, Türkiye’nin 8’inci sınıf düzeyinde ortalama fen bilimleri performansı da TIMSS 1999 döngüsünden itibaren arttı.
Türkiye, TIMSS 2023’te 8’inci sınıf fen bilimleri alanında 530 ortalama puanı ile 44 ülke arasında 7’nci sırada yer alırken, bu alanda 2019’a göre sıralamasını 8 basamak yükseltti.
Türkiye’nin TIMSS 2023 ortalama 8’inci sınıf fen bilimleri puanı da 2019’a göre 15 puan arttı.
Bu artış ile Türkiye, hem uluslararası fen bilimleri ortalamasını geçti hem de puanı en yüksek ilk 7 ülke arasında girdi. Türkiye TIMSS 2023 uygulamasında en fazla puan artışı gösteren 2’nci ülke oldu.

TÜRKİYE’NİN OECD ÜLKELERİ ARASINDAKİ YERİ YÜKSELDİ
TIMSS 2023 uygulamasında Türkiye, 8’inci sınıf fen bilimleri alanında puanını 2019’a göre 15 puan artırarak OECD üyesi ülkeler arasında 5’inci sıraya yükseldi.
Dünya ortalamasında 8’inci sınıf fen bilimleri alanında ise 2019’da 12’nci sırada yer alan Türkiye, 7 basamak yukarı çıkarak 5’inci sıraya yerleşti. Böylece OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu.
Türkiye 5’inci sıraya yükseldiği bu alandaki performansıyla İsveç, Avustralya, ABD, İtalya, Norveç ve Fransa gibi ülkeleri geride bıraktı.
4’ÜNCÜ SINIF MATEMATİK ALANINDA TÜRKİYE
Türkiye’nin 4’üncü sınıf düzeyinde ortalama matematik performansı da TIMSS 2011’den itibaren sürekli arttı. TIMSS araştırmalarında Türkiye, sıralamadaki yerini 2019’a göre 15 basamak yükseltti.
Bir önceki araştırmada 4’üncü sınıf matematik alanında dünya ortalamasında 23’üncü sırada bulunan Türkiye, TIMSS 2023’te 553 ortalama puanı ile 58 ülke arasında 8’inci sıraya yerleşti. Türkiye’nin TIMSS 2023 matematik puanı da 2019’a göre 30 puan arttı.

OECD ÜLKELERİ ARASINDA 4’ÜNCÜ SIRADA
Rapora göre Türkiye, TIMSS 2023 uygulamasında, 4’üncü sınıf matematik alanında puanını 2019’a göre 30 puan artırdı.
Bu alanda OECD üyesi ülkeler arasında 2019’da 15’inci sırada yer alan Türkiye, 11 basamak yükselerek 4’üncü sıraya yerleşti. Böylece Türkiye, hem OECD hem tüm ülkeler arasında puanını en fazla artıran ülke oldu.
Türkiye, 4’üncü sıraya yükseldiği bu alandaki performansıyla İngiltere, Polonya, İrlanda, Hollanda, Letonya ve Norveç gibi ülkeleri geride bıraktı.

8’İNCİ SINIF MATEMATİK PERFORMANSINDA TÜRKİYE
Türkiye’nin, TIMSS 1999 döngüsünden itibaren matematik puanları sürekli artış gösterdi.
Türkiye, TIMSS 2019 uygulamasına göre 8’inci sınıf matematik puanını 13 puan artırarak TIMSS 2023’te en fazla puan artışı gösteren 4’üncü ülke oldu. 2023 uygulaması itibarıyla Türkiye’nin 8’inci sınıf matematik ortalama puanı 509’a ulaştı.
Böylece 8’inci sınıf matematik performansında Türkiye, ilk defa TIMSS ölçek orta noktası olan 500 puanı ve TIMSS uluslararası ortalama puanını geçti.
Türkiye, TIMSS 2023 uygulamasında bu alanda elde ettiği 509 puan ile 44 ülke arasında 13’üncü sırada yer aldı. Türkiye, bu sıralamayla ayrıca TIMSS 2019’a göre yerini 7 basamak birden yükseltmiş oldu.
OECD ÜLKELERİ ARASINDA 10’UNCU SIRADA
TIMSS 2023 uygulamasında Türkiye, 8’inci sınıf matematik alanında puanını 2019’a göre 13 puan artırdı.
Bu alanda 2019’da 15’inci sırada yer alan Türkiye, TIMSS 2023’te 5 basamak yukarı çıkarak 10’uncu sıraya yükseldi ve OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran 2’nci ülke oldu.
Türkiye, 10’uncu sıraya yükseldiği bu alandaki performansıyla Macaristan, Finlandiya, İtalya, Norveç ve ABD’yi geride bıraktı.
Öte yandan rapora göre, Türkiye, hem 4’üncü sınıf hem de 8’inci sınıf düzeyinde her iki alanda da puanını artıran 5 ülke arasında yer aldı.
Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eğitim harcamaları 2023 yılında 2022 yılına göre yüzde 92,5 artarak 1 trilyon 130 milyar 844 milyon TL oldu.
Bir önceki yıla göre eğitim harcamalarının en fazla arttığı eğitim düzeyleri 2023 yılında; yüzde 109 ile ilkokul ve yüzde 107,2 ile okul öncesi oldu.
EĞİTİM HARCAMALARININ GSYH İÇİNDEKİ PAYI YÜZDE 4,3 OLDU
Eğitim harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2022 yılında yüzde 3,9 iken, 2023 yılında yüzde 4,3 oldu. Devlet eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı ise 2022 yılında yüzde 3,1 iken, 2023 yılında yüzde 3,6 oldu.
DEVLET EĞİTİM KURUMLARINCA EĞİTİM HARCAMASI EN FAZLA YÜKSEKÖĞRETİME YAPILDI
Eğitim harcamaları hizmet sunucularına göre değerlendirildiğinde; devlet eğitim kurumlarınca yapılan harcamaların yüzde 34,4’ünü yükseköğretim, yüzde 21,4’ünü ortaöğretim oluşturdu. Özel eğitim kurumlarınca yapılan harcamaların, yüzde 41,4’ü yükseköğretime, yüzde 32,2’si ortaöğretime yapıldı.

EĞİTİM HARCAMALARININ YÜZDE 83,5’İ DEVLET TARAFINDAN FİNANSE EDİLDİ
Türkiye’de 2023 yılında yapılan eğitim harcamalarının yüzde 83,5’i devlet tarafından finanse edildi. Eğitim harcamaları içerisinde hanehalklarının yaptığı harcamaların payı ise yüzde 7,9 oldu.

ÖĞRENCİ BAŞINA EĞİTİM HARCAMASI 49 BİN 45 TL OLDU
Öğrenci başına yapılan eğitim harcaması 2022 yılında 25 bin 143 TL iken, 2023 yılında 49 bin 45 TL olarak gerçekleşti. Eğitim düzeylerine göre değerlendirildiğinde, 2023 yılında öğrenci başına harcamanın en yüksek olduğu eğitim düzeyi 84 bin 759 TL ile yükseköğretim oldu.

ÖĞRENCİ BAŞINA HARCAMANIN EN ÇOK ARTTIĞI EĞİTİM DÜZEYİ ORTAÖĞRETİM OLDU
Öğrenci başına toplam eğitim harcaması bir önceki yıla göre yüzde 95,1 arttı. Öğrenci başına eğitim harcamalarının 2023 yılında 2022 yılına göre en fazla artış gösterdiği eğitim düzeyi yüzde 110,5 ile ortaöğretim oldu. Bunu yüzde 106,5 ile okul öncesi takip etti.

Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) yayımlanan Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’na göre 2023 Yeşil Üniversite Endeksi’nde (UI Greenmetric), 6 Türk üniversitesinin ilk 100’e girdiği belirtildi.
YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, Yeşil Üniversite Endeksi’nde İstanbul Teknik Üniversitesi 46’ncı, Yıldız Teknik Üniversitesi 63’üncü, Erciyes Üniversitesi 85’inci, Özyeğin Üniversitesi 89’uncu, Ege Üniversitesi 96’ncı, Yeditepe Üniversitesi ise 98’inci oldu.
59 üniversite sıfır atık, yeşil kampüs ve çevrecilik alanlarında toplam 173 ödül almaya hak kazandı.
İLK 1.000’DE 98 TÜRK ÜNİVERSİTESİ VAR
Ayrıca Türkiye’den 93 üniversite ilk 1.000’de yer almayı başardı.
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education’ın (THE) İklim Eylem Endeksi’nde 36, Sürdürülebilir Yaşam Endeksi’nde ise 46 Türk üniversitesi yer aldı.
İKLİM EYLEM ENDEKSİ’NDE, ERCİYES ÜNİVERSİTESİ 100’ÜNCÜ
İklim Eylem Endeksi’nde, Erciyes Üniversitesi 100’üncü olarak ilk 100’e girmeyi başarırken, Abdullah Gül Üniversitesi 101’inci oldu.
Bartın Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi de ilk 300’e girdi.
SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM ENDEKSİ’NDE DE TÜRKİYE’DEN 20 ÜNİVERSİTE DÜNYADA İLK 500’TE
THE’nin Sürdürülebilir Yaşam Endeksi’nde de Türkiye’den 20 üniversite dünyada ilk 500’e girdi. İstanbul Teknik Üniversitesi 40’ıncı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi 81’inci olarak ilk 100’e girmeyi başardı. Abdullah Gül Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Fırat Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi de ilk 300’de yer aldı.

ÜNİVERSİTELERDE DUMANSIZ HAVA SAHASI ORANI YÜZDE 42
Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’na göre, Türkiye’de 111 üniversitede yerleşkelerin ortalama yüzde 42’si dumansız hava sahası olarak belirlendi.
YEŞİL ARAZİSİ OLAN ÜNİVERSİTELER
Rapora göre, Türkiye’deki 158 üniversite arazisinin yüzde 37’si yeşil alandan oluşuyor.
Ayrıca üniversiteler yeşil çevreyle ilgili pek çok etkinliğin yanı sıra kendi temiz enerjilerini üreterek, atıkların geri dönüşümünü sağlayarak karbon ayak izlerinin azaltılmasına ve ekolojik sistem oluşturulmasına öncülük ediyor.

“YEŞİL VE DİJİTAL BECERİLER”
Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerin Türkiye’nin kalkınma hedefleri doğrultusunda geleceğin kampüsleriyle sürdürülebilirlik konusunda topluma öncülük ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
Üniversitelerdeki sürdürülebilirlik göstergeleri, enerji kaynaklarının etkin kullanımı ve doğayla uyum gibi alanlarda ilerlemeler kaydederken, bu çabalar üniversitelerin uluslararası sıralamalarda üst sıralarda yer almasına da katkıda bulunmaktadır. Son dönemde en çok üzerinde durduğumuz başlıklar arasında yeşil ve dijital beceriler yer almaktadır. Yeşil beceriler konusunda bilinçli bir gençlik yetiştirmek ve üniversitelerimizin daha yeşil, verimli ve daha fazla sosyal sorumluluk üstlenen kampüslere sahip olmasını desteklemek öncelikli hedefimiz. Bu vizyon, sürdürülebilir kalkınma ilkelerini güçlendirirken gençlerimize hem çevresel hem de sosyal farkındalık kazandırmayı hedeflemektedir.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre, “İklim Dostu Kampüs” projesi ile teşvik edilen üniversiteler, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği, doğa dostu uygulamalar ve çevresel uyum açısından önemli ilerlemeler kaydederek dünya genelindeki yeşil üniversite sıralamalarında yükselmeye devam ediyor.
2010 yılında kurulan ve her yıl katılımcı üniversitelerin sürdürülebilirlik performansını değerlendiren Yeşil Üniversite Endeksi Platformu’nun 2024 verileri, Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarını gözler önüne serdi.
Dünyanın saygın üniversitelerinin yer aldığı, uluslararasılaşmayı teşvik eden ve çevre bilinci oluşturmayı amaçlayan bu platform, her yıl üniversiteleri altyapı, enerji, iklim değişikliği, atık yönetimi, su kaynakları, ulaşım ve eğitim-araştırma gibi pek çok alanda değerlendirerek sıralamaktadır.

118 TÜRK ÜNİVERSİTESİNDEN 6’SI İLK 100’DE
2024’te 95 ülkeden 1477 üniversiteyi kapsayan sıralamada, 118 Türk üniversitesi yer aldı. Türkiye, dünya çapında ve Avrupa’da en fazla üniversiteye sahip ülkeler arasında önemli bir sıralamaya yükseldi. Türkiye’den 6 üniversite, dünyanın en yeşil üniversiteleri arasında ilk 100’e girmeyi başardı. Bu üniversiteler arasında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 38. sırada, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 59. sırada, Erciyes Üniversitesi 80. sırada, Özyeğin Üniversitesi 82. sırada, Ege Üniversitesi 88. sırada ve Yeditepe Üniversitesi ise 90. sırada yer aldı.

Ayrıca, 37 devlet üniversitesi ve 8 vakıf üniversitesinden oluşan toplam 45 üniversite, Yeşil Üniversite Endeksi’nin ilk 500 listesine girmeyi başardı. Türkiye, Avrupa’da en fazla üniversiteye sahip ülke olarak birinci sırada yer alırken, dünya genelinde ise ikinci sırada yer aldı. İlk 1000’de 94 üniversitesiyle Türkiye, bu alanda dünya birinciliğine ulaştı.

İLK 500’E GİREN ÜNİVERSİTELER
İlk 500’de yer almayı başaran Türk üniversiteleri ve sıralamaları şöyle:
İstanbul Teknik Üniversitesi (38), Yıldız Teknik Üniversitesi (59), Erciyes Üniversitesi (80), Özyeğin Üniversitesi (82), Ege Üniversitesi (88), Yeditepe Üniversitesi (90), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (126), Başkent Üniversitesi (129), İnönü Üniversitesi (139), İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (140), Dokuz Eylül Üniversitesi (144), Sakarya Üniversitesi (153), Bartın Üniversitesi (183), Fırat Üniversitesi (211), Hasan Kalyoncu Üniversitesi (217), Sabancı Üniversitesi (230), Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (236), Atatürk Üniversitesi (246), Mersin Üniversitesi (247), Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (254), Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (256), Hitit Üniversitesi (279), Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (280), Ondokuz Mayıs Üniversitesi (281), Düzce Üniversitesi (285), Afyon Kocatepe Üniversitesi (287), Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (293), Antalya Bilim Üniversitesi (298), Hacettepe Üniversitesi (299), Çukurova Üniversitesi (303), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (307), Kastamonu Üniversitesi (321), Mardin Artuklu Üniversitesi (332), Bursa Teknik Üniversitesi (350), Selçuk Üniversitesi (369), İstanbul Aydın Üniversitesi (379), Kapadokya Üniversitesi (399), Gazi Üniversitesi (401), Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (417), Iğdır Üniversitesi (424), Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (444), Kocaeli Üniversitesi (452), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (465), Artvin Çoruh Üniversitesi (473), Uşak Üniversitesi (489).


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin eğitimini zenginleştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda üniversiteye hazırlanan öğrencilere kaynak olması için birçok uygulama geliştirildi.
MEB, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredatla, sınıflarda farklı yeteneklere ve ilgilere sahip öğrencilere “farklılaştırılmış eğitim” yaklaşımını benimsedi.
Yeni müfredatla getirilen “beceri temelli” eğitime geçişin kolaylaştırılması için yapay zeka teknolojilerine ağırlık verilerek Eğitim Bilişim Ağı’ndaki (EBA) içerikler zenginleştirildi.
GENÇLER SINAVA MEBİ İLE HAZIRLANACAK
Bu doğrultuda “dijitalleşme” mesaisini artıran bakanlık, yenilikçi, esnek, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlık sürecini destekleyecek ve öğrenme süreçlerinin tamamen kişiselleştirilebildiği bireysel öğrenme platformu MEBİ’yi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla 21 Ekim’de düzenlenen tanıtım programının ardından lise öğrencilerinin erişimine açtı.
YARIM MİLYONU AŞKIN ÖĞRENCİ KULLANDI
Eğitimde fırsat eşitliğini sağlama ve ortaöğretim kademesindeki tüm öğrencilere bulundukları yer ve koşullardan bağımsız eşit eğitim imkanlarının sunulması hedefiyle tasarlanan MEBİ’den bugüne kadar 550 bin 107 öğrenci yararlandı.
Öğrenciler için geniş video havuzu ve soru bankalarının yanı sıra konu özetleri, rehberlik videoları ve interaktif testlerin yer aldığı MEBİ’de 1036 ders anlatım videosu, 17 bin 97 dakikadan oluşan videolu içerik, 1036 konu özeti ve 61 bin 361 soru bulunuyor.

400 BİNDEN FAZLA İNDİRME
Yapay zekanın da etkin kullanıldığı platformda, sistem öğrencilerin öğrenme izlerini takip ediyor ve süreç içerisinde öğrencinin çalışma planını yeniden şekillendirmesini sağlıyor.
Mobilden erişime uygun olmasıyla öğrenme deneyiminin istenildiği zaman devam ettirilebilmesine olanak sağlayan MEBİ, 401 bin 545 kez indirildi.
Kullanıcılarının yüzde 54,3’ünün mobil cihazlardan, yüzde 37,5’inin masaüstü cihazlardan, yüzde 8,2’sinin ise tabletlerden erişim sağladığı platformda öğrenciler, toplam 19 milyon 304 bin 179 soru çözdü.
DENEME SINAVLARI HAZİRAN’A KADAR SÜRECEK
MEBİ’de öğrencilerin üniversite sınavında hedeflerine daha etkin ulaşabilmesi için YKS’ye ilişkin denemeler de yer alıyor.
Bu kapsamda 21 Ekim’den bu yana Türkiye geneli düzenlenen YKS denemelerine 76 bin 580 öğrenci katıldı. Denemeler, Haziran 2025’e kadar devam edecek.
Mezun öğrencilerin de kullanabildiği bireysel öğrenme platformuna “mebi.eba.gov.tr” adresinden ve mobil uygulama marketlerinden erişilebiliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OMÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Müdürü Serkan Şen, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programda, Kazakistan’ın kendileri için ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi.
Bir yıl Kazakistan’da öğretim üyesi olarak görev yaptığını aktaran Şen, “Kazakistan’dan ülkemize gelen kardeşlerimiz, konuklarımızdır. Onların mutlu günü bizim mutlu günümüz, acıları acımızdır.” dedi.
Uluslararası Öğrenci Koordinatörü Olcay Bayraktar ise etkinliğin geçen yıla göre daha kapsamlı olduğunu anlatarak, “Üniversitemizde 120 civarında ülkeden öğrenci bulunuyor, 80 ülke temsilcimiz var. Bugünkü etkinlik gibi her ülkenin etkinliği keyifli, üretici ve öğretici oluyor.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kazakça şarkılar seslendirildi, dans gösterileri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.
Programa Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği Katibi Ardakzhan Askhatkyzy Bekenova, Samsun Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Hakan Karaduman ile öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın en prestijli bilim kuruluşlarından biri olan ve bünyesindeki 200’den fazla Nobel ödüllü bilim insanıyla Sigma Xi dikkat çekiyor. 1900’lü yıllarda kurulan bu saygın kuruluş, bilimsel yenilik ve araştırmalara katkı sağlayan seçkin bilim insanlarını üyeliğe kabul ediyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1998 yılında mezun olan ve hematoloji alanındaki araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. İrfan Yavaşoğlu, özellikle Multiple Myelom, Lösemi ve Trombosit Hastalıkları üzerine yaptığı çalışmalarda önemli başarılara imza atıyor. Prof. Dr. Yavaşoğlu, ‘Multiple Myelom, Lösemi ve Trombosit Hastalıkları’ alanındaki başarılı çalışmalarıyla ünlü bilim insanlarının bulunduğu Sigma Xi’e üyelik hakkı kazandı. Yavaşoğlu’nun Sigma Xi üyeliği, bilim dünyasında büyük bir takdirle karşılandı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’te, 12-18 Aralık ‘Yerli Malı Haftası’ kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Mehmet Nuri Efendi Anaokulunda ki minik öğrenciler, yerli üretim gururumuz TOGG araçlarıyla unutulmaz bir seyahate çıktı.
Bilecik Valiliği envanterinde bulunan TOGG araçlarıyla düzenlenen etkinlikte, geleceğimizin teminatı olan çocuklara yerli ve milli üretimin önemi vurgulandı. ‘Yerli Malı Haftası’ dolayısıyla organize edilen bu anlamlı programda, çocuklar TOGG’un yenilikçi teknolojisi, çevreci özellikleri ve üstün donanımını yakından tanıma fırsatı buldu.
Etkinlik, çocuklarda yerli üretime olan güveni artırmayı ve milli değerlere sahip çıkma bilincini geliştirmeyi hedefledi. Miniklerin TOGG araçlarıyla yaptıkları keyifli seyahatteki mutlulukları ise görülmeye değerdi.
Ayrıca, “Yerli Malı Yurdun Malı, Herkes TOGG’u Kullanmalı!” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, çocukların heyecanı ve mutluluğu etkinliğe ayrı bir renk kattı. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ev sahipliğinde Öğlebeli Gençlik Merkezinde düzenlenen çalıştayda katılımcılar, gençlerin gelecekteki ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda çözüm önerileri geliştirmek amacıyla çeşitli grup çalışmalarına katıldılar. Etkinlikle, gençlerin fikirlerini ifade etmesi ve Türkiye’nin gençlik politikalarına dair vizyon oluşturulması hedefleniyor.
Çalıştaya Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven, kurum müdürleri ile öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Vali Yavuz, çalıştay çerçevesinde hazırlanan 11 başlığın çok önemli olduğunun altını çizdi.
Yavuz, “Ben inanıyorum bütün gençlerimiz moderatörlerimiz eşliğinde bakanlığımızın hazırladığı bu politika belgesine çok kıymetli görüş, önemine katkılar sunacaklar. Biz size inanıyoruz. Biz size güveniyoruz Çünkü sizler geleceğimizsiniz ve geleceğimiz size emanet ediyoruz. İyi ki varsınız” dedi.
“Yaşadığımız çağda çok fazla bilgi akışı ile karşılaşıyoruz” diyen Yavuz, “Saniyede, dakikada milyonlarca, milyarlarca sosyal medya üzerinden bilgi paylaşımı yapıyor. Adeta bombardımanlara tutuluyoruz. Bu doğru bilgiye eğer erişmeye yeteneğine sahipsek, doğru bilgiyi ayıklayıp doğru bilgiyi erişecek kanallara ve yeterlilere ve yeterine sahipsek sorun yok. Eğer bu yeterliliğe sahip değilsek korkunç bilgi kirliliği ile karşı karşıyayız. Bu konu sizler tarafından gerçekten tartışılması gereken, bu bilgi bombardımanı karşısında bizlerin hangi bilgiyi ayıklayıp, hangi bilgiyi kullanabileceğimizi, kanalların yeterlilikleri de doğru bilgiye ulaşma konusu bizler için çok kıymetli. Geleceğimiz için çok kıymetli an için çok kıymetli” şeklinde konuştu.
Yavuz, sanal ortamda yaşanan, işlenen suçlar ile faaliyetlerin gençler tarafından çok dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Bugünün suçları maalesef bilgi teknolojileriyle, siber ve sanal ortamla işlenen suçlar, geleneksel suçların önün geçmeye başladı. O zaman bizler gençlerimizi, çocuklarımızı bu sanal ortamda işlenen suçlara karşı korumamız lazım.”
Çalıştayın amacından bahseden Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, “Gençlik Politika Belgesinin şekillendirilmesi, Karabük ilindeki gençlerin yani sizlerin oluşturulacak olan ülkemizin ve bakanlığımızın genç politika belgesine katkı sunmanız. Bizler sizin görüşlerinizi, yorumlarınızı, katkılarınızı duymak için buraya geldik. Oluşturulacak olan politika belgesini sizlerin bizlere sunacağınız katkılarla beraber hazırlayacağız.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven de kurum olarak yaptıkları çalışmalardan bahsetti.
Konuşmaların ardından istihdam, genç sağlığı, çevre, iklim gibi sosyal hayata dair 11 farklı başlığın ele alınacağı toplantılara geçildi. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Dünya Dergiler Birliği (DERGİBİR) tarafından Taksim CamiiKültür Sanat Merkezi’nde düzenlediği “15. Dergi Günleri”nin açılışına katıldı. Etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren Başkan Erbaş, İslam medeniyetinin en önemli unsurlarından birisinin okumak olduğunu belirterek, “Çünkü ilk inen ayet ‘oku’ diyor. Kitabı, dergiyi, kainatı, kendimizi okuyacağız ve insan olarak kendimizi tanımaya çalışacağız. Bütün bunlar için vasıtalar lazım. Kur’an-ı Kerim’i daha iyi anlamak için başka kitapları okuyacağız” ifadelerini kullandı.
“Çıkardığımız 11 dergideki amacımız Allah’ın kitabını daha iyi anlamamıza yardımcı olmasıdır”
Başkan Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak çıkardığımız 11 dergideki amacımız Allah’ın kitabını daha iyi anlamamıza yardımcı olması amacıyladır. Birinci amacımız budur. Sadece Diyanet yayınlarından 2 bin 500 çeşit kitap, Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarından 2 bin çeşit kitap toplam 4 bin 500 farklı isimle her yıl çıkardığımız milyonlarca kitap medeniyetimizi, Rabbimizi daha iyi tanımak, Peygamberimizin yolunda daha iyi yürümek içindir” diye konuştu.
“Yazdıklarımızla insanları hayra çağırmamız lazım”
“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten men eden bir ümmet, bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır” ayet-i kerimesini hatırlatan Başkan Erbaş, “Yazdıklarımızla insanları hayra çağırmamız lazım. Yazdıklarımızla, çıkardığımız dergilerle iyiliğin yeryüzünde yaygınlaşmasına katkı sağlamamız lazım. Çıkardığımız dergilerle, kötülüğün yeryüzünden, insanlardan uzak olmasına katkı sağlamamız lazım. İşte o zaman anlamlı olur verdiğimiz emekler, çıkardığımız dergiler” ifadelerini kullandı.
Açılışta, Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürü Cafer Tayyar Doymaz, İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş ile DERGİBİR Başkanı Metin Uçar da hazır bulundu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezindeki Mehmet Nuri Efendi Anaokulundaki etkinlikte öğrenciler, Valilik envanterindeki 3 Togg’a bindirilerek okul civarı ile İsmetpaşa Mahallesi’nde dolaştırıldı.
Organizasyonda çocuklar, ayrıca yerli otomobili yakından görme fırsatı buldu.
Öğrencilerin yerli üretime ve milli değerlere sahip çıkma bilincinin artırılmasının hedeflendiği etkinlik, fotoğraf çekilmesiyle sona erdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ödül töreni için geldiği Edirne’de Vali Yunus Sezer’i makamında ziyaret etti. Valilik önünde Vali Sezer tarafından karşılanan Hisarcıklıoğlu, Şeref Defteri’ni imzaladı.
Edirne’deki yatırımlar hakkında bilgi verdiklerini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “TOBB olarak Trakya Üniversitesi bünyesinde bir fakülte binası yaptık. Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda İpsala ve Uzunköprü ilçelerine iki yeni okul yapıyoruz. Keşan’daki okulumuz ise projelendirme aşamasında. İpsala, Kapıkule, Hamzabeyli ve Pazarkule gümrük kapılarını, TOBB ve 137 oda/borsamızın ortak kurduğu Gümrük ve Turizm İşletmeleri AŞ (GTİ) olarak Yap-İşlet-Devret yöntemiyle modernize ederek ülkemizin hizmetine sunduk. Bugüne kadar 15 gümrük kapısının modernizasyonunu tamamladık” diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu ve beraberindekiler daha sonra Sezer ile makamında bir görüştü. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Okul Destek Projesi kapsamında, gençlerin eğitim yolculuklarında ilham kaynağı olabilmek ve hayatlarına olumlu dokunuşlar yapabilmek amacıyla düzenlenen Rol Model Etkinliğinde, ‘Rol Model’ olarak seçilmenin gururunu yaşadığını ifade eden Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal, “Tekkeköy Kaymakamımızın kıymetli eşi Tuğba Hanım, kıymetli eşim Seda Hanım ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden sosyal ve ekonomik destek alan Okul Destek Projesi’nden faydalanan kıymetli çocuklarımızın katılımıyla bir araya gelmek, bu sorumluluğun manevi değerini daha da artırdı. Bu özel görevi üstlenmek, gençlerimize umut, cesaret ve azim aşılamak adına büyük bir sorumluluk. Hayatta karşılaşılan zorluklara rağmen hedeflerinden vazgeçmeyen bireylerin, gelecek nesillere ilham olacağına yürekten inanıyorum. Projenin bir parçası olmak, gençlerimizin hayallerine ışık tutacak bir yolculuğa katkıda bulunmak benim için tarifsiz bir mutluluk. Onların başarılarına destek olmak ve örnek teşkil etmek, toplumsal dayanışmanın ve geleceğe duyulan güvenin en güzel göstergesi. Bu anlamlı etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyor; gençlerimize inanmaya, onların yanında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Unutmayalım ki bir hayal, bir başarıya; bir başarı, bir geleceğe dönüşebilir” diye konuştu.
Etkinlikte ayrıca Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü İlkay Aydın, Canik Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Musa Öncül, Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Daire Başkanı Eyüp Çakır ve davetliler de yer aldı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun ilinden başlayan çalışmanın ilk durağı Samsun Bafra Bilim ve Sanat Merkezi oldu. Öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan müze hakkında Samsun Bafra Bilim ve Sanat Merkezi Müdür Yardımcısı Coşkun Kurt, “Merkezimiz zaten Kanguru Sınavlarının yapıldığı bir merkez. Öğrencilerimiz çok meraklı bu konularda, çok etkililer Kanguru Sınavlarında. Gayet güzel bir etkinlik oldu. Kanguru Matematiğe çok teşekkür ediyorum” dedi.
Hedeflerinin 81 ildeki öğrencilerle buluşmak olduğunu belirten Kanguru Matematik Türkiye Direktörü Özgür Özdemir, “Türkiye’nin Matematik Hareketi projemiz kapsamında ülkemizi dolaşan 6 gezici matematik müzemiz vardı. Ege, Karadeniz, Marmara, Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu araçlarımız. Bu hafta itibariyle Karadeniz Bölge aracımız da katıldı. Öncelikle sahada görev yapan Kanguru Matematik ailesinin değerli öğretmenlerine çok teşekkür ediyorum. Günlerdir, haftalardır yollarda olmak kolay değil. Hedefiz 81 ilimize de gitmek, matematiğe dokunmayan Kanguru Matematik Müzemizle tanışmayan çocuğumuz kalmasın istiyoruz” şeklinde konuştu.
Kanguru Matematik Müzeleri ortağı Metiner Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erçin Temurayak ise, “Öncelikle ülkemizdeki kurumların göstermiş olduğu yoğun ilgiye teşekkür ediyorum. Çok kısa süre içerisinde dünyanın en büyük kentlerinden biri olan İstanbul’da dünyanın en büyük Matematik Müzesi’ni açacağız” ifadelerini kullandı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kapsamlı eğitim programlarıyla, ilçedeki çocuk ve gençlerin eğitimlerine destek olan Ataşehir Belediyesi, 2023 – 2024 eğitim yılı boyunca 7 binin üzerinde öğrenciye hizmet veriyor. Farklı alanlarda sunulan eğitimler, sadece öğrencilerin derslerdeki başarılarını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda onların kişisel gelişimlerine de önemli katkılarda bulunuyor.
LGS ve YKS Hazırlık Kursları: 900’ün Üzerinde Öğrenciye Eğitim Desteği
Lise ve üniversite sınavlarına girecek olan öğrencilere, sınavlara hazırlık süreçlerinde destek olan Ataşehir Belediyesi, LGS ve YKS hazırlık kursları ile büyük bir başarıya da imza atıyor.
Belediye bünyesinde hayata geçirilen LGS hazırlık programından 2023 – 2024 eğitim yılı boyunca 548 öğrenci, YKS hazırlık programından ise 346 öğrenci faydalandı. Üniversite ve lise hazırlık eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen 54 deneme sınavına ise toplam 3 bin 864 öğrenci katılırken, gerçekleştirilen denemeler öğrencilerin sınav kaygıları azaltmalarına yardımcı oldu ve sınav stratejilerini geliştirmelerine olanak tanıdı.
Akademik başarılarını artırmalarına ve sınavlarda kendilerine güvenmelerine de büyük katkı sağlayan eğitimler sayesinde öğrenciler, sınav kaygısıyla başa çıkma, zaman yönetimi ve etkili çalışma alışkanlıkları da kazanıyor.

Tasarım Okulu’nda 229 Çocuğa Sanat Eğitimi Sağlandı
Öte yandan Ataşehir ve Almanya’nın Monheim am Rhein belediyeleri arasındaki kardeş şehir protokolü çerçevesinde kurulan Ataşehir Monheim Tasarım Okulu ise 5-16 yaş arasındaki çocuklara sanat ve tasarım eğitimi sunuyor.
Bu yıl 229 öğrenci; moda tasarımı, animasyon, karikatür ve oyuncak yapımı gibi atölyelere katılarak sanatsal yeteneklerini geliştirdi. Bu tür sanatsal eğitimler, çocukların hayal gücünü genişletmelerine, problem çözme becerilerini geliştirmelerine ve özgüven kazanmalarına olanak tanıyor. Çocuklar, eğlenceli bir şekilde sanatla tanışarak yaratıcı düşünme becerilerini geliştirebiliyorlar.

Kış Sanat Eğitimleri: 5.980 Öğrenciye Sanat Desteği
Ataşehir Belediyesi kış dönemi boyunca sunduğu Kış Sanat Okulu’nda; bale, perküsyon, bağlama, piyano, keman, gitar, dans, tiyatro, drama ve halk oyunları gibi derslere katılan 5 bin 980 öğrenciye sanatsal eğitim verdi. Sanat eğitimlerine katılan öğrenciler, duygusal zekalarını geliştirerek, estetik değerleri öğreniyor ve topluluk önünde performans sergileme becerilerini kazanabiliyorlar. Ayrıca, sanat eğitimi, öğrencilerin stresle başa çıkmalarına ve kendilerini ifade etme biçimlerini de geliştirmelerine olanak sağlıyor.

Başkan Adıgüzel: Desteğimiz Artarak Devam Edecek
Ataşehir Belediyesi olarak eğitime her alanda tam destek verdiklerini ve bu destekleri daha da arttırmayı planladıklarını ifade eden Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Hayata geçirdiğimiz eğitimlerle, öğrencilerin yalnızca akademik gelişimlerine değil, kişisel gelişimlerine de katkı sağlıyoruz. Sanatla tanışan bir öğrenci, yalnızca teknik beceriler kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda kültürel değerleri anlamaya ve bunları hayatına entegre etmeye de başlıyor.Bu sayede daha özgüvenli, yaratıcı, problem çözme yeteneği ve sosyal becerileri yüksek gençler yetiştirme hedefimize ulaşacağız” dedi.

Eğitimde Yeni Projeler: Akademi Ataşehir
Eğitim alanındaki hedeflerini büyütmeye devam eden Ataşehir Belediyesi,2024 – 2029 dönemi için planlanan Akademi Ataşehir projesiyle; yeni kariyer merkezi, kültürel gelişim merkezi ve çocuk kütüphanesi gibi projeleri hayata geçirecek. Bu projeler, öğrencilere sadece akademik başarı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda onları profesyonel hayata da hazırlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşar Esad yönetiminin kanlı rejimini Suriye topraklarından uzaklaştıran Suriye Milli Ordusu(SMO), Münbiç’e operasyon başlatmıştı.
Başarılı operasyonun ardından Münbiç, terör örgütü PKK/YPG’den temizlenmişti.
Suriye sokaklarında özgürlük hareketi sürerken Suriye Milli Ordusu, yeni hedeflerini açıkladı.
YENİ HEDEFLERİ AYN EL ARAP
Suriye Milli Ordusu, Suriye’den terör örgütü PKK/YPG’yi temizlemek için operasyonlarını sürdürüyor.
Karargahta dinlendikten sonra çatışma bölgesine gitmek için hazırlık yapan SMO askerleri, terör örgütünü Münbiç’ten tamamen temizledikten sonra yeni hedeflerinin Ayn el Arap (Kobani) olduğunu söyledi.
“SURİYE’DE PKK’NIN İSMİ KALMAYACAK”
PKK/YPG terör örgütünü Suriye’den tamamen atacaklarını söyleyen Ebu Baha El Şami, “Biz Münbiç’ten çıktıktan sonra Kobani, Rakka, Haseki’ye gideceğiz. Suriye’de PKK’nın ismi kalmayacak.
Münbiç’teki herkes biz geldikten sonra çok sevindi. Herkes çok memnun kaldı. Münbiç çok güzel bir yer. Biz hepimiz biriz ve buraları yakıp yıkan PKK ve Esad’dır.” diye konuştu.


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI ANAMNEZ ÇOK ÖNEMLİ”
Dr. Doğanay, saç dökülmesinin nedenini araştırırken kişinin sağlık geçmişinin (anamnez) bilinmesinin önemine dikkat çekerek, “Saç dökülmesinin altında yatan sebepleri öğrenmeden doğru bir tedaviye başlamak mümkün değil” dedi. Kadınlarda özellikle gebelik ve doğum sonrası süreçte saç dökülmesinin sıkça görülebileceğini vurguladı. Ayrıca, günde 20-30 saç telinin dökülmesinin normal olduğunu söyledi.

“DEMİR VE VİTAMİN EKSİKLİĞİ DERİN ETKİLER YARATIYOR”
Saç dökülmesinin en önemli nedenlerinden birinin demir ve vitamin eksikliği olduğunu ifade eden Dr. Doğanay, “Bu eksiklikler saç dökülmesini derinleştirebilir. Ayrıca saç sağlığı için bağırsak sistemimize de dikkat etmeliyiz” dedi.

“SÜLFATLI ŞAMPUANLAR SIK KULLANILMAMALI”
Saç sağlığını korumak için şampuan seçimine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Doğanay, sülfatlı şampuanların her gün kullanılmamasını önerdi. Saç dökülmesine karşı uygulanabilecek çeşitli tedavi yöntemlerinden bahseden uzman doktor, bireye özel tedavilerin başarı oranını artırdığını belirtti.
Saç DökülmesiEğitimSağlıkKadınYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Çocuk Hakları Alt Komisyonu, “Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler” adlı konuda AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu başkanlığında toplandı.

“ÇOCUKLARIMIZ İÇİN CİDDİ BİR TEHDİT HALİNE GELDİ”
Toplantıda konuşan Katırcıoğlu, “Dijital mecraların, kontrolsüz bir şekilde büyüyerek çocuklarımız için ciddi bir tehdit haline geldiğini gösterdi. Telefon ve internet teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, çocuklarımızı sosyal ağların olumsuz etkilerine karşı savunmasız bırakıyor. Şunu belirtmek isterim ki bugüne kadar yaptığımız çalışmalar bizlere; Dijital mecraların, kontrolsüz bir şekilde büyüyerek çocuklarımız için ciddi bir tehdit haline geldiğini gösterdi. Telefon ve internet teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, çocuklarımızı sosyal ağların olumsuz etkilerine karşı savunmasız bırakıyor. Çocuğa yönelik cinsel istismar ve şiddet, dijital bağımlılık, akran zorbalığı ve siber zorbalık, uluslararası terör örgütlerinin dijital platformlardaki faaliyetleri, LGBTİ+ lobisinin faaliyetleri dünyada ve ülkemizde teknolojinin, kontrolsüz kullanıldığında ve kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde büyük bir güvenlik tehdidi haline geldiğini görüyoruz Bugün çocuklarımız, zihinlerini ve bedenlerini ele geçirmek isteyen karanlık yapıların hedefindedir” dedi.

“SOSYAL MEDYA KULLANIMINDA YAŞ SINIRLAMASINI GÜNDEMİMİZDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Dijital mecraların terör örgütlerinin eleman devşirdiği, sapkın bireylerin kurban aradığı bir alan haline geldiğini söyleyen Katırcıoğlu, “Bilgi çöplüğüne dönen bu platformlarda çocuklarımızı korumak devletin, ailenin ve toplumun ortak sorumluluğundadır. Dünya örneklerinde; bu tehditlerle mücadelede kapsamlı devlet politikaları oluşturan bazı ülkeler olmuştur. Japonya, Singapur, Avustralya, Norveç ve Fransa gibi ülkeler, dijital dünyaya yönelik sınırlandırmalar ve kontrollü erişim politikalarıyla çocuklarını koruma altına almayı amaçlamaktadır. Bizlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak çocuğun üstün yararı ilkesi ışığında evlatlarımızın korunmasına yönelik hem yurtdışı örneklerini önümüzdeki ay başlamak üzere yerinde inceleyeceğiz hem de sosyal medya kullanımında yaş sınırlaması, çocuklara yönelik ulusal güvenli internet ağı oluşturulması, dijital operatörlerin çocuklara yönelik uygulamalarının çoğaltılması, televizyon ekranlarımızda çocuklarımıza yönelik kötü örnek oluşturacak program ve yapımların kısıtlanması, ailelere yönelik eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, Milli Eğitim Müfredatına, dijital medya okuryazarlığı dersinin zorunlu olarak eklenmesi, tedbirlerinin görüşülmesi ve tartışılmasını gündemimizde tutmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“HER YAPICI ELEŞTİRİYE VE ÖNERİYE AÇIĞIZ”
Komisyon olarak öncelikli hedeflerinin çocukları zararlı bağımlılıklardan, terör örgütlerinin sinsi tuzaklarından, ahlak ve değerlerini hedef alan tehditlerden uzak tutmak olduğunu dile getiren Katırcıoğlu, bu niyetle yapılan her yapıcı eleştiriye ve öneriye açık olduklarını belirtti. Komisyonda Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına bağlı müdürlüklerde görev alan uzmanlar, “Dijital Platformlarda Çocuk İstismarı, Bağımlılık, Karşılaşılan Tehlikeler, Ülkemizde ve Dünyada Bu Alanda Geliştirilmiş Denetim Mekanizmaları” konulu sunum gerçekleştirdi.
Radiye Sezer KatırcıoğluSosyal MedyaMilletvekiliTeknolojiİncelemeAK PartiPolitikaKocaeliEğitimMedyaÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özellikle eşi Başak Dizer ve oğlu Kurt Efe için sık sık mutfağın yolunu tutan Tatlıtuğ, bu tutkusu uğruna servet harcamış ve tam 70 bin Euro’ya aldığı bir fırını evine yerleştirmişti.

TİCARETE ATILIYOR
Şimdilerde hayalini gerçekleştirmeye hazırlanan 41 yaşındaki oyuncunun, yaşamını sürdürdüğü yer olan Göktürk’te restoran açmaya hazırlandığı öne sürüldü.
Tatlıtuğ’un, İngiltere’nin başkenti Londra’da gittiği aşçılık kursunda yaptığı yemekleri de eşi Başak Dizer Tatlıtuğ’a tattırdığı konuşuluyor.
Kıvanç TatlıtuğKültür SanatBaşak DizerMagazin3-sayfaEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“17 YIL ÖNCE SEVGİLİYKEN…”
Kendisinin 15 yaşında gelin olduğunu belirten kadın, “15 yaşında evlenmiş olmanın en güzel yanı belki de bu… Siz burada mutfakta yemek yapan sıradan bir çift görmüş olsanız da aslında başka bir yerden neler hissettiğimizi görebilirsiniz. 17 yıl önce sevgiliyken uzaktan uzağa izlediğimiz filmin tekrarını açmışız, kızlarımız boyumuz kadar olmuş, uykuya dalmış.. Birlikte yürüdüğümüzde başarabildiğimiz her şeyin özeti… Ve belki en güvende hissettiğimiz en sıcak yer” ifadelerine yer verdi.
KISA SÜREDE ÇOK SAYIDA YORUM ALDI
Kısa sürede viral olan görüntünün altına “15 yaşında evlenmenin hiç bir olumlu yanı olamaz”, “15 yaşımda ben hala parkta oynuyordum”, “Ben okumayı tercih ederim. Her şey zamanında güzel”, “15 yaşında yapılan evliliğin olumlu yönü mü olur?”, “15 yaşında evlenmesini neden basari hikayesi gibi anlatıyor” şeklinde yorumlar yapıldı.

EvlilikGüncelEğitimKadınYaşamÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kasımpaşa‘da Suriyeli bir esnaf, muhaliflerin Şam’a girmesini kutlamak için ücretsiz lokma dağıttı. Suriye’de muhalif güçlerin Şam’a girdiklerini açıklamasının ardından Türkiye’de Suriyeliler kutlama yapmıştı.
Beyoğlu Kasımpaşa’da Suriyeli bir esnaf ise aracıyla geldiği meydanda vatandaşlara ücretsiz lokma dağıtarak sevincini paylaştı. Esnafın LED tabelasında ise “Esat düştü, bu sevinci paylaşmak için lokma ikram ediyorum” yazdığı görüldü.

Kasımpaşa3-sayfaTürkiyeBeyoğluSuriyeEğitimYaşamDünyaŞam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yemeğe, İsveç Başbakanı Stefan Löfven ve eşi, Türkiye’nin İsveç Büyükelçisi Yönet Can Tezel, birçok siyasetçi ve bilim adamı da katıldı. Ekonomi ödülünü kazanan Daron Acemoğlu, Simon Johnson ve James Robinson, fizik ödülünü kazanan John Hopfield ve Geoffrey Hinton, kimya ödülünü kazanan David Baker, Demis Hassabis ve John Jumper, tıp ödülünü kazanan Victor Ambros ve Gary Ruvkun, edebiyat ödülünü kazanan Han Kang, yemekten önce basın mensuplarına poz verdi.
İsveç Kralı Carl 16. Gustaf, kendisi ve Kraliçe adına, Nobel ödülünü kazananları Kraliyet Sarayı’nda memnuniyetini dile getirirken, bilim adamlarını bir kez daha kutladı.
2024 Nobel Ödülleri, İsveç’in başkenti Stockholm’de dün Konser Evi’nde düzenlenen törenle Kral 16. Gustav tarafından sahiplerine verilmişti. Nobel kazananlara birer diploma, madalya ve yaklaşık 1 milyon 100 bin dolar para ödülü verilmişti.



Daron AcemoğluBilim İnsanıEkonomiKraliçeEğitimDünyaİsveç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“PARLA” MEB MÜFREDATINA GİRİYOR”
MESAM’ın resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ” Norm Ender‘in söz ve bestesine hayat verdiği Parla Marşı, artık Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına giriyor! Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına giren bu anlamlı eser, 2025 itibarıyla Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve tüm dijital platformlarda yer alarak genç nesillerin milli değerlerimizi daha güçlü bir şekilde hissetmesini sağlayacak. Türk bayrağımızın gölgesinde yükselen bu marş, ülkemizin geleceğini temsil eden gençlerimize bir ilham kaynağı olacak.” ifadelerine yer verildi.

“BİR TEBRİĞİNİZİ ALIRIM”
Norm Ender de aylarca kulaklarımızda yankılanan, radyo ve müzik listelerinden düşmeyen Parla (100. yıl marşı) hakkında paylaşım yaptı. MESAM’ın açıklamasını alıntılayan Norm Ender, “Bir tebriğinizi alırım” dedi.
PARLA MARŞININ SÖZLERİ
Ram, pam, ram-pa-pam-pa-pam, ram
Ram, pam, ra-pa-pa-pa-pa-pam, ra-pa-pa-pam
Yürüyoruz arkadaş-lar, içimde bir telaş var
Bu kutlu gün bizim, zafer, düğün bizim
Görüyoruz arkadaş-lar darbeler, savaşlar
Sırtımız yere gelmiyor bizim
Düşmanız esarete, önderimle karşıyız
Mavi gözlerin gibi biz bu yurda âşığız
Duysun cihan, duysun biriz
Duysun, bizim bu gök, deniz
Parla hilal ve yıldızım
Parla beyaz ve kırmızım
Türk’ün yolu cumhuriyet
Parla, 100 yaşındasın
Parla hilal ve yıldızım
Parla beyaz ve kırmızım
Sensin yolum cumhuriyet
Parla, 100 yaşındasın
Yürüyoruz arkadaş-lar bu yolda dik yamaçla
“Zor” ne bilmeyiz, biz pes etmeyiz
Görüyoruz arkadaş-lar, ufukta bir amaç var
Yerde, gökteyiz, ne şanlı milletiz
Düşmanız esarete, önderimle karşıyız
Mavi gözlerin gibi biz bu yurda âşığız
Duysun cihan, duysun biriz
Duysun, bizim bu gök, deniz
Parla hilal ve yıldızım
Parla beyaz ve kırmızım
Türk’ün yolu cumhuriyet
Parla, 100 yaşındasın
Parla hilal ve yıldızım
Parla beyaz ve kırmızım
Sensin yolum cumhuriyet
Parla, parla, parla, 100 yaşındasın
Milli Eğitim BakanlığıKültür SanatNorm EnderEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, ilde yoğun kar, buzlanma ve sis etkili oluyor.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle il genelindeki resmi ve özel olmak üzere tüm örgün ile yaygın eğitim kurumlarında eğitim ve öğretime bir gün ara verildi.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel ile çocuğu kreşe ya da anaokuluna giden kamu çalışanı anneler de izinli sayılacak.
Yerel HaberlerHava DurumuGüncelEğitimYaşamKamuvan
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’de sürücüsünün kontrolünü yitirdiği otomobil evin duvarına çarparak alev aldı. İtfaiye görevlilerinin müdahalesiyle yangın söndürülürken, araçta yapılan incelemede 4 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi.
Kaza, saat 03.00 sıralarında Abdurrahman Mahallesi Güney Çevre Yolu üzerindeki Uzunkaldırım Caddesi’nin bağlantı yolu üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği belirlenemeyen 59 DM 013 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak bir evin duvarını çarptı. Çarpanın şiddetiyle alev alan otomobil yanmaya başladı. Kazayı görenlerin ihbarıyla olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Alev alev yanan otomobile itfaiye ekipleri müdahale ederek, söndürdü.
Yapılan kontrolde otomobilde bulunan 4 kişini yanarak hayatını kaybettiği belirlendi. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun da olay yerine gelerek bilgi aldı. Kimlik belirleme çalışmaları sürerken, olay yeri inceleme ekibinin çalışmasının ardından 4 kişinin cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SOSYAL MEDYAYA YAŞ DÜZENLEMESİ GELİYOR
Bakan Uraloğlu şu ifadeleri kullandı:
“16 yaş altındaki çocuklarımızı sosyal medya ve online oyunların zararlarından korumak ve bu tür içeriklerin yayılmasını engellemek için yasal düzenlemeler yapma ihtiyacı artık zorunlu hale gelmiştir. Düzenlemenin temelinde ilk olarak internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını ve denetimini arttırmak olacak.”
“ÜLKEMİZE ADETA ÇAĞ ATLATTIK”
Bakan Uraloğlu’nun konuşmasında öne çıkanlar şöyle oldu:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 22 yılda AK Parti hükümetlerimiz döneminde ulaştırma ve haberleşme alanında büyük ve önemli projelere çok şükür imza attık. Ülkemize adeta çağ atlattık. Ülke sathında 2 bin 3 şantiyede görev alan arkadaşlarımızla birlikte toplam 223 bin çalışanımızla kara yolu, demir yolu, hava yolu, deniz yolu ve haberleşme projelerimizle ülkemizin ulaşım ve iletişim ağını her geçen gün geliştiriyoruz. Böylece yük ve yolcu taşımacılığıyla veri iletişiminde daha hızlı, daha güvenli ve çevreye duyarlı bir dönemi başlattık. Türkiye yüzyılında bakanlığımız faaliyetlerini insan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ve hızlı iletişim ağlarıyla dünyada öncü olma vizyonuyla yürütüyoruz. Ulaştırmada küresel değişimleri de dikkate alarak gerçekleştirdiğimiz projelerle insanımızın yaşam kalitesini yükseltiyor, ülkemizin kalkınmasına önemli katkılar sağlıyoruz.
Afete dirençli, net sıfır emisyon hedeflerini gözeten, dijitalleşmeye özen veren ve riskleri yönetebilen ulaştırma politikalarımızla projelerimizi planlıyoruz ve yürütüyoruz. Yürüttüğü faaliyetlerin karbon emisyonunu hesaplayan ilk bakanlık olarak iklim değişikliğinin etkilerini önemsiyor, tüm projelerimizin çevreye duyarlı ve ekolojik denge korumasına önem gösteriyoruz. Asya, Avrupa ve Afrika olmak üzere üç kıtayı birbirine bağlayan jeopolitik konumu ve önemli ticaret yollarının üzerinde bulunmasıyla ülkemiz, lojistik ve ulaşım açısından bir merkez haline geldi.
“SOSYAL MEDYA VE İNTERNET DÜNYASI KUTSANACAK BİR ÖZGÜRLÜK ALANI DEĞİLDİR”
Haberleşmede 23 milyon olan mobil abone sayımızı yaklaşık 93 milyona, geniş bandı yine 93 milyona, 81 bin olan fiber ağ uzunluğumuzu 580 bin kilometreye çıkardık. Ülkemiz e-Devlet uygulamaları arasında 37 ülke arasında 83 puanla 10. olarak AB ortalamasının üzerinde yer aldı. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin global siber olaylar endeksinde tam puan alarak rol model ülke kategorisinde yer aldık. Uzayda söz sahibi olanın dünyada gücü olur prensibi ile Türksat 6-A uydumuzu uzaya gönderdik ve sene sonuna kadar da onu hizmete alacağız. 2025 yılı içerisinde Türkiye kartı 18 ilimizde hayata geçireceğiz. Son günlerde sosyal medya platformlarında dezenformasyon, siber korsanlık, nefret söylemi, telif hakları ihlalleri, çocukların istismar edilmesi ve akran zorbalığı gibi olumsuzluklar maalesef ön plana çıkmıştır. Sosyal medya ve internet dünyası her şeyiyle kutsanacak bir özgürlük alanı asla değildir. Aksine düşünce özgürlüğünü ve insanların hakikatle bağını yok eden boyutları da vardır. TÜİK raporlarına göre nüfusumuzun yüzde 66’sı sosyal medya kullanıcısı yüzde 87’si ise internet kullanıcısı, internette geçirilen zaman 7 saat ve dünya ortalamasının yaklaşık yüzde 7 fazlası. Yine sosyal medya platformlarındaki toplam hesap sayımız 303 milyon 97 bin.
“ÇOCUKLARIMIZA VE GENÇLERİMİZE DAHA GÜVENLİ BİR GELECEK SUNABİLİRİZ”
Buradan hareketle insanların bilgiye erişimi, bunların kendi hayatına ve ihtiyaçlarına yönelik kullanımı zamanın ruhunu yakalamak açısından elbette kıymetlidir. Ancak dijital dünya özellikle çocuklarımızı popülerlik, beğeni ve izlenme sayısı faktörleriyle her geçen gün daha fazla çevrim içi kalmalarını sağlamaya yönlendirmektedir. Karşımızda kelimenin tam manasıyla sosyal bir tehdit bulunmaktadır. Bu durumun farkında olan Amerika, İngiltere, Avustralyagibi ülkelerin sorunu önlemeye yönelik çeşitli düzenlemeleri, tedbirleri, kısıtlamaları ve tamamen kapatmalara kadar giden kararlar aldığını hep beraber görüyoruz. Yeni bir sosyal medya okur-yazarlığı bilincine ve bakış açısına ihtiyacımız var. 16 yaş altı çocuklarımızı sosyal medya ve online oyunların zararlarından korumak ve bu tür içeriklerin yayılmasını engellemek için yasal düzenlemeler yapma ihtiyacı artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Düzenlemenin ilk olarak internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını sorumluluklarını ve denetimlerini artırmak olacaktır.
Aile, Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız başta olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte çalışmalarımızı yapıyoruz. Yüce Meclisi’mizden de gerekli yasal düzenlemelerini bir vatandaş ve yönetici olarak bekliyoruz. İnanıyorum ki hep birlikte hareket ederek bu tehlikeyle başa çıkabilir, çocuklarımıza ve gençlerimize daha güvenli bir gelecek sunabiliriz.”

Sosyal MedyaTeknolojiEğitimÇocukYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Columbia Bölgesi Temyiz Mahkemesi, TikTok’un yasaya karşı açtığı davada kararını verdi. Üç yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesi heyeti, TikTok’un Çinli ana şirketinin popüler sosyal medya uygulamasını satmasını veya yasaklanarak erişime kapatılmasını gerektiren yasadan yana oy kullandı.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI OLDUĞU İDDİALARI DA GÖRÜŞÜLDÜ
Mahkeme heyeti, TikTok’un, yasaklamanın Amerikan Anayasası’nın 1. Maddesi’ndeki ifade özgürlüğüne ve ABD’nin “açık internet” politikasına aykırı olduğu iddiasına karşı çıkarak, “Burada hükümet, ifade özgürlüğünü yabancı bir düşman ülkeden korumak ve bu düşmanın ABD’deki insanlar hakkında veri toplama yeteneğini sınırlamak için hareket etti. Bu nedenlerle başvuru reddedildi.” değerlendirmesinde bulundu.
Yasanın yürürlüğe gireceği 19 Ocak 2025’e kadar TikTok’un elden çıkarılması gerektiği, aksi takdirde ABD’de kullanılamayacağına işaret edilen kararda, satılması sürecinde gelişmelere bağlı olarak Başkan Joe Biden’ın yasaklamaya karşı 90 günlük uzatma verebileceği de hatırlatıldı.
NE OLMUŞTU?
ABD yönetimi geçen yıl, Amerikalı kullanıcı bilgilerini Çin yönetiminin erişimine açık hale getirmekle suçladığı TikTok’un ya ABD’li bir firmaya satılmasını ya da yasaklanmasını öngören adım atmış, bu bağlamda martta Kongre’den geçen bir yasa tasarısı, Başkan Biden tarafından imzalanmıştı.
Biden yönetimi TikTok’a, 19 Ocak 2025’e kadar Çinli ByteDance ile olan tüm ilişkisini sona erdirmesi için süre vermiş, aksi takdirde firmanın ABD’de yasaklanarak kullanıcıların erişimine kapatılacağını bildirmişti.
170 milyon kullanıcısı bulunan TikTok firması da bu yasanın Amerikan Anayasası’nın 1. Maddesi’ndeki ifade özgürlüğüne ve ABD’nin “açık internet” politikasına aykırı olduğunu savunarak, iptali için temyiz mahkemesine başvurmuştu. TikTok başvurusunda ayrıca ABD yönetiminin tanıdığı sürenin çok kısa olduğunu, bu süre zarfında ByteDance ile ilişkisinin sona erdirilmesinin teknik ve pratik anlamda mümkün olmadığını savunmuştu.
Biden’ın, satış sürecine girmesi halinde TikTok’un yasaklanmasını 90 gün daha erteleme yetkisi bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Didim ilçesinde İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Yunan adalarına kaçma hazırlığında olan kaçak göçmenler olduğu bilgisine ulaştı. Durum üzerine harekete geçen jandarma ekipleri, sahilde 18 kaçak göçmen ile 3 organizatörü yakaladı. Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Aydın İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. 3 organizatör şüphelisi ise İlçe Jandarma Komutanlığı’nda ifadeleri alındıktan sonra nezarete konuldu.

DAKİKALARCA UĞRAŞIP DEMİR PARMAKLIKLARI ESNETTİ
Adliyeye sevk edilmeyi bekleyen 3 organizatör şüphelisinden M.A.U., nezarethanenin demir parmaklıklarını dakikalarca uğraşarak esnetip, arasından geçebileceği şekilde açtı, ardından da firar etti. Jandarma ekipleri firar ettiğini fark ettikleri M.A.U.’yu saatler içerisinde yeniden yakalayıp, gözaltına aldı. Öte yandan şüphelinin firar ettiği o anlar ise nezarethanenin kamerasına da yansıdı.

6 JANDARMA AÇIĞA ALINDI
Aydın Valiliği’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, “4 Aralık günü Didim ilçesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonunda 3 organizatör ve 18 kaçak göçmen yakalanmıştır. Gözaltına alınan organizatör M.A.U. nezarethaneden firar ettikten kısa bir süre sonra kolluk kuvvetlerince yakalanmıştır. Göçmen kaçakçılığı operasyonunda, 2 organizatörüyle birlikte mezkur şahıs adliyeye sevk edilerek 6 Aralık günü tutuklanmıştır. Gözaltına alınan şahsın firar etmesi olayı ile ilgili olarak olay günü görevli 6 personel görevden uzaklaştırılmış ve haklarında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır” denildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’ya, Krug 99 Bağımsız Entelektüeller Derneği programı için gelen Kurti, Devlet Başkanlığı binasında Becirovic ve Komsic ile görüştü.
Devlet Başkanlığı resmi internet sitesinden yapılan paylaşımda konuşmasına yer verilen Becirovic, Kosova’nın tanınması için Başkanlık Konseyinde oy birliği kararı gerektiğini belirtti.
Becirovic, Bosna Hersek’teki iki entiteden Sırp Cumhuriyeti (RS) Başkanı Milorad Dodik’in, Kurti’nin Bosna Hersek’e gelmesini “provokasyon” olarak görmesini, “Gobbelsvari propaganda” şeklinde tanımladı.
Balkanlar’ın batısındaki ülkelerin Avrupa Birliği’ne (AB) entegrasyonunu gerçekleştirmek için oluşturulan Berlin Süreci’ne herkesin saygı duyması gerektiğini vurgulayan Becirovic, şunları ifade etti:
“Sorumlu kişiler her zaman anayasal ve hukuki ilkelere saygı gösterilmesi konusunda ısrarcı olmalı, yapıcı diyaloglara açık olmalıdır. Hiç kimse Bosna Hersek devlet liderlerini disipline edebileceğini, kiminle, nerede ve ne zaman konuşacaklarını belirleyebileceğini düşünmesin. Bunu sonsuza dek unutmalılar. Berlin’de imzalanan anlaşmalar, Balkanlar bölgesinde daha kaliteli bir bağlantı sağlanmasını ve AB standartlarına uyumu hedefliyor. Bunlar arasında, Batı Balkanlar’da kimlik kartlarıyla serbest dolaşım anlaşması da bulunuyor.”
Becirovic, Bosna Hersek vatandaşlarına Kosova’ya kimlikle vizesiz girebilmelerine olanak sağlayan karardan dolayı memnun olduklarını, RS’den gelen engellemeler nedeniyle kendilerinin Kosova vatandaşlarına bu hakkı veremediğini, bunun da Berlin Süreci’nin ihlali olduğunu belirtti.
Milorad Dodik’in Devlet Başkanlığı Konseyi’nde Sırp üye olarak görev yaptığı yıl, dönemin Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Thaçi’yi bir program için resmi davetli olarak çağırdığını ifade eden Becirovic, bunun doğru bir adım olduğunu ve Dodik’in politik sürekliliğini koruması gerektiğini vurguladı.
Becirovic, Kurti’ye, Srebrenitsa’da 1995’te Sırplar tarafından gerçekleştirilen soykırımı tanıdıkları ve Bosna Hersek’te 4 Ekim’de meydana gelen seldeki yardımları için teşekkür etti.
Hırvat üye Komsic de Kurti’nin ziyaretinden memnuniyet duyduğunu, RS’den gelen tepkilere ilişkin ise kimsenin kendilerine kiminle görüşecekleri hususunda bir dayatmada bulunamayacağını ifade etti.
Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Sırp üye Cvijanovic’ten, Kurti’nin ziyaretine “hoşnut olmadık” tepkisi
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Sırp üyesi Zeljka Cvijanovic de yerel medyada yer alan açıklamasında, Kurti’nin ziyaretinden hoşnut olmadıklarını kaydetti.
Cvijanovic, ziyaretten Kurti’nin geldiği gün haberi olduğunu savunarak, “Bosna Hersek, Kosova’yı tanımıyor ve eğer takılmak istiyorlarsa, devlet kurumlarının binasına değil, Saraybosna’daki kafelerden birine gitmeleri gerekirdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, Kurti, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Saraybosna’da 1992-1995’teki savaşta öldürülen 1601 çocuk için yapılan “Öldürülen Çocuklar Anıtı”na çiçek bırakarak, “Burası derin bir üzüntü ve anma yeri. Saraybosna Kuşatması sırasında Sırp güçleri tarafından işlenen geniş çaplı vahşetlerin bir parçası olarak 1601 çocuk öldürüldü. Bu trajik figür burada anılıyor ve bize kaybedilen masum hayatları ve sivillere uygulanan dehşeti hatırlatıyor.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açılışa, AK Parti Kütahya Milletvekiliİsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin ve 54. dönem Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu katıldı.
Kütahya Sivil Toplum Kuruluşları Dayanışma Platformu (KÜSİDAP) Başkanı Ülfet Balon’un duasının ardından açılış kurdelesi kesildi.
Milletvekili Bayırcı ve İl Başkanı Önsay, ocak başına geçerek cağ kebabı kesti ve mekanın ilk misafirlerine servis edildi. İş yeri sahipleri Mustafa Ak, Adem Genç ve Salih Genç’e hayırlı olsun dileklerinde bulunan protokol üyeleri, işletmenin Kütahya’da farklı bir damak tadı sunacağına olan inançlarını dile getirdi.
Cağ kebabı ustası Adem Genç, “Artvin ve Erzurum’un meşhur cağ kebabını Kütahya halkıyla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz. Kaliteli hizmet anlayışıyla lezzetimizi herkesin beğenisine sunacağız” ifadelerini kullandı.
Yeni işletmenin, Kütahyalılar için hem yöresel bir lezzet durağı hem de keyifli bir buluşma noktası olacağı belirtildi. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GKRY’nin bu politikasının, bölgenin istikrarını ve huzurunu bozabileceği ve adada bir silahlanma yarışı başlatabileceğini belirtilen açıklamada,”Son dönemde silahlanma faaliyetlerine hız verdiğini görüyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından bu konuda yapılan açıklamada kayıtlı görüşleri paylaşıyoruz” denildi.
“SİLAHLANMA YARIŞI BAŞLAYABİLİR”
Açıklamada ayrıca “GKRY’nin izlediği bu yanlış politikanın, bölgemizin istikrarının ve huzurunun daha da bozulmasına yol açabileceğini ve adada bir silahlanma yarışı başlatacağını hatırlatmak istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bloomberg’in Kremlin’den bir kaynağa dayandırdığı haberi göre; “Rusya’nın Beşar Esad’ı kurtma planı var mı” sorusuna yanıt veren kaynak, Suriye rejim güçlerinin mevzilerini terk etmeyi sürdürmesi halinde böyle bir planın gündeme gelmeyeceğini belirtti.
“RUSYA’NIN BAŞKA ÖNCELİKLERİ MEVCUT”
Kaynak, “Rusya’nın Esad’ı kurtarma planı yok ve ordu mevzilerini terk ettiği sürece de bir plan beklemiyoruz. Rusya’nın şu an başka öncelikleri mevcut” ifadelerini kullandı.
LAVROV’DAN KAÇAMAK YANIT
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Amerikalı gazeteci Tucker Carlson ile bir röportaj yaptı. Dünyanın odağındaki sorulara yanıt aramak için şu ana kadar X’te milyonlarca görüntüleme alan röportajda Lavrov, Doha’da yapılacak görüşmeyi işaret ederek “Suriye’nin istikrarının bu görüşmeyle şekilleneceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu. Ancak Suriye ile ilgili detaylara girmemesi dikkat çekti.
RUSYA’DAN VATANDAŞLARINA ÇAĞRI
Ayrıca bugün muhalifler ve rejim güçleri arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Rusya’nın Şam Büyükelçiliği ülkede yaşayan vatandaşları için bir açıklama yayınladı. Büyükelçilik tarafından yapılan açıklamada, Suriye’deki askeri ve siyasi durumun zorlaşması nedeniyle Rus vatandaşlarının mevcut havaalanları üzerinden ticari uçuşlarla ülkeyi terk edebileceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR merkezli 32 ilde terör örgütü DEAŞ’ın finansman yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 100 şüpheliden 31’i tutuklandı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun DEAŞ silahlı terör örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, 114 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Örgütün finansman yapılanmasına yönelik İzmir merkezli olmak üzere, 3 Aralık’ta Konya, Ankara, Gaziantep, İstanbul, Tekirdağ, Adana, Adıyaman, Yozgat, Şanlıurfa, Bursa, Kahramanmaraş, Van, Kocaeli, Bingöl, Ağrı, Yalova, Kayseri, Muş, Şırnak, Siirt, Çankırı, Aksaray, Diyarbakır, Antalya, Samsun, Sakarya, Malatya, Hakkari, Hatay, Mersin ve Isparta’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabahın ilk saatlerinde önceden belirlenen adreslere baskın yaptı. Operasyon kapsamında 100 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, çok sayıda dijital materyal ve yasaklı yayın ele geçirildi.
Şüphelilerden 59’u İzmir İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 41’i ise adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 31’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 10’u adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öte yandan 6’sı yurtdışında 14 firari şüphelinin ise yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü bildirildi.
Haber: Tolga TAHÇI/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani’nin daveti üzerine başkent Doha’ya gelen Fidan, Hamas Siyasi Bürosu üyeleri ile görüştü.

FİDAN’IN DOHA PROGRAMI
Fidan Doha temasları çerçevesinde, yarın başlayacak olan 22. Doha Forumu’na katılacak ve forum marjında mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirecek. Fidan ayrıca Rusya Federasyonu ve İran Dışişleri Bakanları’nın katılımıyla yarın gerçekleştirilmesi beklenen Astana Formatında Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekin, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.” sözlerini hatırlatarak, öğretmenlerin gününü kutladı.
Atatürk’ün millet mekteplerinin başöğretmenliğini kabul edişinin 96. yıl dönümünde olunduğunu belirten Tekin, Cumhuriyet ile elde edilen hakları, demokratik ve çağdaş Türkiye’nin gücünü öğretmenlerle el ele yücelteceklerine inancının tam olduğunu aktardı.
REKLAM
Öğretmenlerin itibarının toplumun itibarı, öğretmenlerin güvenliğinin toplumun güvenliği olduğunu dile getiren Tekin, öğretmenlik mesleğinin en iyi şekilde icra edilmesi için samimiyetle çalıştıklarını belirtti.
Bakan Tekin şunları kaydetti: “Ekim 2024’te yürürlüğe giren Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile mesleğinize dair düzenlemeler getirdik. Öğretmenlerimizin meslek öncesi yetiştirilmelerinden mesleğe girişlerine, meslek içinde ilerlemelerinden mesleki gelişimlerine, hak ve sorumluluklarına dair birçok hususta iyileştirmeler yaptık. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun hepiniz için hayırlı olmasını diliyorum.”
“MİLLİ EĞİTİM AKADEMİSİ BİR DÖNÜŞÜMÜN KAPISINI AÇACAK”
Öğretmenlerin meslek öncesi hazırlık sürecinin daha sağlam olması ve mesleki hazır bulunurluklarının daha kuvvetli olması için Milli Eğitim Akademisini kurduklarına değinen Tekin, akademinin öncelikle öğretmenlik mesleğinde ve eğitim sisteminde bir dönüşümün kapısını açacağını vurguladı.
Tekin, öğretmenlerin katlandıkları zorlukların ve fedakarlıklarının bilincinde olduğuna dikkati çekerek, onların özverilerinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu aktardı.
Bakan Tekin, “Bu vesileyle başta Başöğretmen Atatürk’ü ve mukaddes görevlerini ifa sürecinde şehit düşen aziz öğretmenlerimizi saygıyla minnetle yad ediyorum. Emekli öğretmenlerimize sağlık, görevi başındaki öğretmenlerimize muvaffakiyetler diliyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası öğrenci hareketliliğine ilişkin raporda, 2023-2024 eğitim öğretim yılında yüksek öğrenim görmek amacıyla ABD’ye gelen Hindistanlı öğrenci sayısının 331 bin 602, Çinli öğrenci sayısının ise 277 bin 398 olduğu belirtildi.
Buna göre, 2008-2009 eğitim öğretim yılından bu yana Çin’in gerisinde kalan Hindistan, bu yıl Çin’i geçerek ABD’ye en çok öğrenci gönderen ülke oldu.
Yaklaşık 1 milyon 127 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ABD’ye en çok öğrenci gönderen 3. ülke ise 43 bin 149 ile Güney Kore oldu.
Avrupa’da ise ABD’de eğitim görmeye en fazla talebi 10 bin 473 öğrenci ile İngiltere gösterdi. İngiltere’yi, 9 bin 230 öğrenci ile Almanya ve 9 bin 148 öğrenci ile Türkiye takip etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ile Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde uzmanların katkılarıyla hazırlanan “Veli Rehber Kitabı 1” ve “Veli Rehber Kitabı 2” ile ebeveynlerin rol model olarak çocuklarına sağladığı akademik ve bütüncül gelişim desteğinin artırılması amaçlanıyor.
Dijital ortamda yayımlanan kitaplarda, velilerin, ortaöğretimdeki çocuklarına eğitim sürecinde aktif destek sağlamasının, evde uygun öğrenme ortamını oluşturmasının öğrencilerin öğrenme isteğini artırdığına vurgu yapılıyor.
REKLAM
Kitaplarda, velilerin katkılarının çocuklarının potansiyellerini en üst düzeyde sergilemeleri ve başarılı bir geleceğe adım atmaları için büyük öneme sahip olduğu belirtiliyor.
Ergenlik döneminde çocuğu olan ebeveynler için yol gösterici birer başucu kaynağı olarak da tasarlanan kitaplar, ebeveynlere bu konuda pratik bilgilerle beraber ergenlik dönemine yönelik davranış stratejileri ve geniş bir bakış açısı sunuyor.
EBEVEYN-ÇOCUK İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR
Ailelerin, eğitim sürecindeki çocuklarının gelişim ve değişimlerini daha iyi anlamalarına yönelik bilgilerin yer aldığı kitaplarla ebeveyn-çocuk ilişkisinin güçlendirilmesine katkı sunulması amaçlanıyor.
“Veli Rehber Kitabı 1” ergenlik döneminin fiziksel karmaşıklığı ve gereksinimlerine odaklanırken, “Veli Rehber Kitabı 2”, lise öğrenimi ve mesleki gelişim ile ilgili alanlara dikkat çekiyor.
Kitaplara “ogmmateryal.eba.gov.tr/kutuphane/rehberlik” internet adresi üzerinden ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk’ün millet mekteplerinin başöğretmenliğini kabul edişinin 96. yıl dönümünde olunduğunu belirten Tekin, Cumhuriyet ile elde edilen hakları, demokratik ve çağdaş Türkiye’nin gücünü öğretmenlerle el ele yücelteceklerine inancının tam olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan açıklamalar Haberi Görüntüle
Öğretmenlerin itibarının toplumun itibarı, öğretmenlerin güvenliğinin toplumun güvenliği olduğunu dile getiren Tekin, öğretmenlik mesleğinin en iyi şekilde icra edilmesi için samimiyetle çalıştıklarını belirtti.
REKLAM
Bakan Tekin şunları kaydetti:
“Ekim 2024’te yürürlüğe giren Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile mesleğinize dair düzenlemeler getirdik. Öğretmenlerimizin meslek öncesi yetiştirilmelerinden mesleğe girişlerine, meslek içinde ilerlemelerinden mesleki gelişimlerine, hak ve sorumluluklarına dair birçok hususta iyileştirmeler yaptık. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun hepiniz için hayırlı olmasını diliyorum.”
“MİLLİ EĞİTİM AKADEMİSİ BİR DÖNÜŞÜMÜN KAPISINI AÇACAK”
Öğretmenlerin meslek öncesi hazırlık sürecinin daha sağlam olması ve mesleki hazır bulunurluklarının daha kuvvetli olması için Milli Eğitim Akademisini kurduklarına değinen Tekin, akademinin öncelikle öğretmenlik mesleğinde ve eğitim sisteminde bir dönüşümün kapısını açacağını vurguladı.
Tekin, öğretmenlerin katlandıkları zorlukların ve fedakarlıklarının bilincinde olduğuna dikkati çekerek, onların özverilerinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu aktardı.
Bakan Tekin, “Bu vesileyle başta Başöğretmen Atatürk’ü ve mukaddes görevlerini ifa sürecinde şehit düşen aziz öğretmenlerimizi saygıyla minnetle yad ediyorum. Emekli öğretmenlerimize sağlık, görevi başındaki öğretmenlerimize muvaffakiyetler diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programda, 81 ilden gelen öğretmenlerle buluşan Tekin, öğretmenlere çiçek verdi.
Öğrencilere yeni ufuklar açan ve ülkeyi aydınlık yarınlara taşıyan öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayan Tekin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğinin kabul edilişin 96. yıl dönümünde öğretmenlerle birlik ve beraberliği pekiştirmenin mutluluğu içerisinde olduğunu dile getirdi.
Öğretmenlerin her birini yol arkadaşı olarak gördüğünü belirten Tekin, “Sizlerle aynı taraftayız, aynı amaca hizmet ediyoruz. Doğru bildiğimizden şaşmayacağız. Her türlü olumsuz tepkiyi göğüsleyecek metanete sahip bir biçimde yol yürümeye devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcı bizlere emanet edildi. El birliği içinde, aramızda bir mutabakat tesis ederek hedefimize ulaşmak için hep beraber yol yürüyoruz.” diye konuştu.
REKLAM
“YENİ ÖĞRETİM PROGRAMLARINI SİZ AYAĞA KALDIRACAKSINIZ”
Bu yılın eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline geçildiğini anımsatan Tekin, şunları kaydetti:
“Yeni maarif modelimizle çocuklarımızı milli, manevi, insani değerler istikametinde okuyan, düşünen, araştıran, sorgulayan, eleştirel bakabilen, çözüm odaklı, yetkin şahsiyetler olarak yetiştirmek istiyoruz. Sizler Maarif Modelimizin maksadına ulaşmasında en kilit konumda olan kişilersiniz. Sizlerin bu modele sahip çıkması hem bizim hem milletimiz hem de modelimiz için oldukça önemli. Elbette yaptığınız her bir ders bu modeli yeniden yorumlamaktır. Kendi birikim ve tecrübenizle, evlatlarımızın ihtiyaçları ve yeterlilikleri doğrultusunda yeni öğretim programlarını siz ayağa kaldıracaksınız. Sizlere bu anlamda güvenim sonsuzdur.”
“ÖĞRETMENLERİMİZİN GÜVENLİĞİ İÇİN HER ŞEYİ YAPACAĞIZ”
Bakan Tekin, öğretmenlerin meslek öncesi yetiştirilmelerinden mesleğe girişleri, meslek içinde ilerlemeleri, mesleki gelişimleri, hak, ödev ve sorumlulukları gibi birçok hususların düzenlendiği Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
REKLAM
Kanun ile Milli Eğitim Akademisinin kurulduğunu belirten Tekin, öğretmenlerin istihdamı ve hizmet içi eğitim süreçlerini yetkin akademisyenlerle uygulama ağırlıklı yürütecekleri yeni bir dönemi başlattıklarını bildirdi.
Bunun yanı sıra kanunla eğitimcilere yönelik şiddet suçlarının cezalarının yüzde 50 artırıldığını ve şiddet suçu işleyenlerin tutuksuz yargılanmasının önüne geçildiğini vurgulayan Tekin, “Hakkın yerini bulması ve öğretmenlerimizin güvenliği ve selameti için gereken her şeyi yapacağız, öğretmenlerimin müsterih olmasını istiyorum.” dedi.
Meslek hayatları boyunca kendisini çocuklara adayan yurdun dört yanında sabır, sevgi, özveriyle çalışan ve kimi zaman bunu canı pahasına ödeyen öğretmenlerin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade eden Tekin, müreffeh bir gelecek için gösterilen çabadan dolayı öğretmenlere teşekkür etti.
“DOĞRU BİLDİĞİMİZ ŞEYLERİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Bakan Tekin, 1 milyon 200 bini aşkın öğretmenle yol arkadaşlığı yaptıklarını belirterek, Öğretmenler Odası Buluşmalarında öğretmenlerle istişare etmeyi çalışmalarının ana başlangıcı olarak kabul ettiklerini anlattı.
Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde öğretmenlerle birçok toplantı yaptıklarını aktaran Tekin, şöyle devam etti:
“Yaptığımız her iş eğer isabet kaydediyorsa öğretmenler odalarında arkadaşlarımızın bizlerle paylaştığı, bizlere verdiği geri dönüşler sayesinde oluyor. Bize emek veren, bu anlamda katkı veren hepinize özellikle teşekkür ediyorum. Kuşkusuz bunları yaparken, bu adımları atarken, bu sorunlar üzerinden kendi kişisel planlarını yapan birileri rahatsız oluyor. Ellerinden eleştirecekleri malzemeler alınan kişiler bir anda ortada kalıyorlar ve bu rahatsızlıklarını çok da saygın ve ahlaki olmayan bir biçimde dile getiriyorlar. Bu eleştiriler lütfen sizleri rahatsız etmesin, bu eleştiriler sizleri duruşunuzdan taviz vermeyi asla zorlamasın. Çünkü bizim 1 milyon 200 bin kişilik bir istişare heyetimiz var. Bu kadar büyük bir kitlenin yanlışta ittifak etme ihtimali yoktur. O yüzden biz doğru bildiğimiz şeyleri yapmaya devam edeceğiz.”
Programda, öğretmenlerden oluşan Maarif Orkestrası da müzik dinletisi sundu.
*Haberin görseli İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının, YÖK’ün taraf olduğu protokollerle yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde program açmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmelikte, bu kapsamda yurt dışında açılacak ön lisans, lisans veya lisansüstü programlar, programlara öğrencilerin kabulü, müfredat, sınav, derslere devam, izin, azami öğrenim süreleri, mezuniyet şartları ve eğitim-öğretimle ilgili hükümler yer aldı.
REKLAM
Yönetmeliğe göre, Türkiye’deki yükseköğretim kurumları, YÖK’ün taraf olduğu protokoller kapsamında, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarında YÖK’ün uygun görüşünü almak koşuluyla program açabilecek.
Açılan programa yükseköğretim kurumunun bulunduğu ülkenin vatandaşı öğrenciler, o ülkenin merkezi sınav sonuçlarına göre yerleştirilecek.
Üniversitenin bulunduğu ülkenin vatandaşı olmayan öğrencilerin programa başvuru ve kabul koşulları ise uluslararası akreditasyona sahip eğitim programlarının, uluslararası eşdeğerliği kabul edilen sınavların sonuçlarına göre mütevelli heyeti tarafından belirlenecek.
EĞİTİM SÜRELERİ
Ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeydeki programların eğitim süresi, Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddelerine göre belirlenecek, eğitimin tamamı programın açıldığı yükseköğretim kurumunda tamamlatılacak.
Programların süre ve toplam kredisi, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi’nde, her bir düzey için belirlenen süre ve toplam krediden az olamayacak.
REKLAM
Programda öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı kriterleri, programı açan yükseköğretim kurumunun tabi olduğu mevzuat kapsamında yürütülecek.
YÜZ YÜZE EĞİTİM OLACAK
Programın müfredatı, müfredatı oluşturan ders, laboratuvar, uygulama, staj ve tez gibi etkinliklerin tanımları ve kredilerde, programı açan yükseköğretim kurumunun tabi olduğu mevzuat geçerli olacak.
Öğretimin yüz yüze eğitim şeklinde düzenleneceği programa devam şartlarında da yine programı açan yükseköğretim kurumunun mevzuatı dikkate alınacak.
Programın eğitim dili, her iki ülkenin resmi dili ile İngilizce olarak belirlendi.
DİPLOMALAR İKİ ÜLKEDE DE TANINACAK
Programlarda mezuniyete ilişkin şartları yerine getiren öğrencilere programın açıldığı yükseköğretim kurumu ile program açan yükseköğretim kurumunun isimlerinin yer aldığı diploma verilecek.
Verilen diplomalar denklik işlemine tabi tutulmaksızın her iki ülke yetkili makamları tarafından karşılıklı olarak tanınacak.
Yurt dışında programı açan yükseköğretim kurumları, Türkiye’deki aynı programların müfredatını, ders içeriklerini, ders yükünü takip etmekle, programlarda öncelikli olarak Türkiye’deki ilgili programlarda kadrolu çalışan öğretim elemanlarını görevlendirmekle yükümlü olacak.
Ayrıca söz konusu üniversiteler, programın yükseköğretim alanında kalite güvencesini sağlayacak ve programları, Yükseköğretim Kalite Kurulunun belirlediği mevzuat ve diğer kriterlere uygun olarak yürütecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Özel, Öğretmenler Günü’nü kutladı.
Yakasına, ilkokul öğretmeninin kendisine hediye ettiği üzerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün resminin olduğu rozeti taktığını belirten Özel, salonda öğretmenler de olduğu için İstiklal Marşı’nın çok coşkulu okunduğunu söyledi.
“EĞİTİMİN KALİTESİNE MAALESEF KİMSE GÜVENMİYOR”
Türkiye’de yapılan anketlerde her 5 kişiden 4’ünün eğitim sisteminden memnun olmadığını belirten Özel, şunları kaydetti:
REKLAM
“Ev hanımlarındaki ankette bile çocuğunun eğitiminden memnun olanlar yüzde 20 bile değil. Maalesef bugün Türkiye’de nitelikli eğitime ulaşmak sınıfsal bir soruna dönüştü. Çoğu sınıfın öğretmeni yok ama sınıfların artık çocukları var ve aldıkları eğitim var. Eğer ailenin ekonomik gücü çocuğu özel okula yollamaya yetiyorsa orada başka bir eğitim alınıyor. Yetmiyorsa orada dünya kadar sorunla ki içinde sağlık sorunları da dahil olmak üzere uğraşılmak zorunda kalınıyor. Bakanlık bile ailelerin sosyoekonomik durumlarının başarıda etkili bir faktör olduğunu raporlarına yazıyor. Devlet okullarında eğitimin kalitesine istisnai ve çok özel köklü kurumlar, çok özel geleneği olan okullar ya da o okuldaki öğretmenlerin çok özel gayretlerine, toplumdan gelen karşılıklar ve desteklerin yarattığı mucizeleri, bir kenara bırakırsak devlet okullarındaki eğitimin kalitesine maalesef kimse güvenmiyor.”
Partisinin iktidarlığında hiçbir şeyin bugün olduğu gibi olmayacağını, iyi eğitime erişmenin sadece zengin ailelerin çocuklarının kavuştuğu imkan olmaktan çıkarılacağını söyleyen Özel, liseyi bitirmiş her gencin üst düzeyde bir yabancı dil bileceğini, teknoloji kullanımında üst düzey yetkinliğe sahip olacağını, hiçbir gencin eğitim amaçlı ya da tatil amaçlı vize sorunu olmayacağını, teknolojiye erişimin zor ve pahalı olmayacağını dile getirdi.
ÖĞRETMEN MAAŞLARINI HIZLA İYİLEŞTİRME SÖZÜ
Özel, partisinin iktidarında öğretmen maaşlarını hızla iyileştireceklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
“Buradan bütün Türkiye’ye söz veriyoruz. Öğretmen maaşı milletvekili maaşını yakalayana kadar hiçbir milletvekili zam almayacak. Söz veriyorum. Sonrasında milletvekillerimiz maaşlarına zam yapmak isterlerse, öğretmen maaşlarına zam yapacaklar. Bu düzelene kadar CHP iktidarında arkadaşlarımız sabit maaşla bekleyecekler. Bunu öğretmenler, buradan iktidarımız geldiğinde hatırlatsın diye ve o maaşa öğretmenler kavuşsun diye canlı yayında bir söz olarak kaydediyorum. 1 milyon öğretmen atanma bekliyor. 20 bin atama yapacakları belliydi ve beklentinin 5’te biriydi zaten. Yani dün yaptıkları atamalar beklentinin 5’te birini karşılayan ve atanmak için bekleyenlerin sadece 50’de birinin atandığı bir günü yaşadık ve bunu müjde diye anlattılar. Bu yüzden karşı karşıya olduğumuz durum, öğretmenlik mesleği tarihte ve dünya tarihinde uğradığı en büyük saldırıyla karşı karşıya.”
REKLAM“1 MİLYON ÖĞRETMENDEN 100 BİNİNİN BİR YIL İÇERİSİNDE ATAMASININ YAPILMASI SAĞLANACAK”
Özel, 81 ilde bugün il eğitim sekreterlerinin, partisinin iktidarlığında ne yapacaklarını 10 maddede anlattıklarını, öğretmenlerin tüm özlük haklarını içeren personel kanunu yapacakları belirtti.
Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sisteminin kaldırılacağını, aynı işi yapan ama farklı unvanlarla çalıştırılan öğretmenlik anlayışının son bulacağını vurgulayan Özel, şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nde eğer ülkeyi CHP yönetiyorsa bir tane başöğretmen vardır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Eğitimin siyasallaşması engellenecek ve öğretmenler üzerindeki antidemokratik baskılara son verilecek. Kamuda ücretli, sözleşmeli öğretmenlik ayrımına son verilecek, kamuda çalışan tüm öğretmenler kadrolu olarak görev yapacak. Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş uygulaması geri getirilecek, kamudaki öğretmenler kadar maaş almaları sağlanacak, usta öğreticiler hak ettikleri değeri görecekler. Liyakat ilkesi Milli Eğitim Bakanlığında yeniden tesis edilecek, bütün yönetici atamaları bu ilkeye göre yapılacak. Öğretmenlerin görev yetkilerinin devredildiği ÇEDES ve benzeri uygulamaların önünü açan tarikat ve cemaatlerin uzantısı vakıf ve derneklerle yapılan tüm protokoller iptal edilecek, okullarda öğretmenler tek yetkili kılınacaktır.”
Özel, şöyle devam etti:
“Tüm öğretmenlere 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde bir maaş ikramiye verilecek. Öğretmenlerin insanca yaşayabilmeleri için aylıkları ve ek ders ücretleri günün koşullarına uygun hale getirilecek, ek ders ücretleri maaş içine alınarak emekli aylıklarına yansıtılması sağlanacak ve tüm öğretmenlerin yoksulluk sınırı üzerinde maaş almaları sağlanacak. Eğitim öğretime hazırlık ödeneği bir maaş tutarında ve tüm eğitim iş görenlerine verilecek ve ataması yapılmayan 1 milyon öğretmenden 100 bininin bir yıl içerisinde atamasının yapılması sağlanacak. Bu maddeler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelecek dönemdeki Milli Eğitim Bakanı’nın yol haritası olacak. CHP olarak bunu yakından takip etmeye ve Türkiye için en önemli sorunu olan milli eğitimdeki kalite sorununun ve eğitim camiasının sorunlarının düzeltilmesine katkı sağlayacağız.”
Özel’in öğretmen annesi Rukiye Şükran Özel ve öğretmen babası Talat Özel ile okul öğretmenleri, parti üyeleri ve davetlilerin katıldığı programın ardından resepsiyon düzenlendi.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sıralamada, en fazla üniversiteye sahip ülke 65 üniversite ile Hindistan olurken, onu 45 üniversite ile Türkiye, 38’er üniversite ile Rusya ve ABD, 33 üniversite ile de Japonya takip etti.
Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversitesi, çıktılar ve süreçlere ilişkin yüksek puanları nedeniyle disiplinler arası bilim alanında dünyada birinci olurken, Stanford Üniversitesi ikinci sırada yer aldı. ABD dışında en yüksek sıralamaya sahip üniversite, üç numarada yer alan Singapur Ulusal Üniversitesi oldu.
REKLAM
Sıralamada ilk 200’de 10, ilk 100’de 4 üniversitesi bulunan Türkiye, sıralamaya giren üniversite sayısına göre dünya ikincisi oldu.
Koç Üniversitesi 41’inci, Sabancı Üniversitesi 64’üncü, İstanbul Teknik Üniversitesi 76’ncı ve Boğaziçi Üniversitesi 90’ıncı sırada yer aldı.
SIRALAMANIN OLUŞTURULMASI
ıralamaya dahil olabilmek için üniversitelerin akademisyenlerinin 2019 ile 2023 yılları arasında en az 100 disiplinlerarası araştırma yayını yapmış ve THE Dünya Üniversiteler Sıralaması (WUR) için gerekli verileri göndermiş olmaları gibi bazı temel kriterleri sağlamaları gerekiyor.
Ayrıca sıralama kapsamında, sadece bilgisayar bilimleri, mühendislik, yaşam ve fen bilimleri alanlarındaki disiplinlerarası çalışmalar değerlendirmeye alındı.
Tüm bu kriterleri sağlayan, dünyadan 749 üniversite ve Türkiye’den 45 üniversite sıralamaya girmeyi başardı. Gerekli veriler, üniversitelerin WUR sıralaması için gönderdiği portal verilerinden, Scopus veri tabanından alınan bibliyometrik verilerden ve araştırmacılardan elde edilen anket verilerinden sağlandı.
Bu kapsamda 157 milyon atıf, 18 milyon araştırma yayını ve dünya çapında 20 binden fazla akademisyenden gelen anket yanıtları değerlendirmeye alındı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çalışmayla çocuklara, yaşlarına, ilgilerine ve gelişim özelliklerine uygun tasarlanan şarkılar ve müzik etkinlikleri yoluyla “sesleri ve müziği ayırt etme”, “ritim tutma”, “şarkı söyleme”, “müzik eşliğinde hareket ve dans etme”, “müzikli öykü oluşturma”, “bireysel olarak ve toplulukta müziği seslendirme” becerilerinin de kazandırılması amaçlandı.
Okul öncesi çocuk şarkıları hazırlanırken, çocukların erken dönemde müzik eğitimiyle ilgili bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi, genel müzik kültürünün oluşturulması, Türkçe dil becerileriyle kelime dağarcıklarının genişletilmesi odağa alındı.
REKLAM
Çocuk şarkılarında, milli, manevi ve kültürel değerlere, sosyal duygusal öğrenme becerilerine, çevre bilinci ve sürdürülebilirliğe, belirli gün ve haftalara, bilimsel ve teknolojik içeriklere yer verildi.
Ayrıca uzay, bitkiler ve hayvanlar gibi çocukların ilgi duyduğu çeşitli temalar şarkılarda işlendi.
Milli Eğitim Bakanlığınca, her okul öncesi eğitim sınıfına ücretsiz dağıtılan öykü kitaplarıyla ilişkili özel şarkılar da hazırlandı.
“Atatürk”, “23 Nisan”, “Benim Güzel Vatanım”, “Öğretmenim”, “Annem”, Canım Babam”, “Ninem Dedem”, “Temiz Deniz”, “Sıfır Atık”, “Dünya ve Su” ile “İklim” gibi temaların işlendiği 79 farklı çocuk şarkısı, EBA Platformu’nda erişime açıldı.
İKİ YENİ EĞİTİM MATERYALİ HAZIRLANDI
Bakanlık ayrıca “Okul Öncesi Çocuk Şarkıları-1” ve “Okul Öncesi Çocuk Şarkıları-2” isimli iki yeni eğitim materyali hazırladı.
Bunlarda, şarkı sözlerine, notalara ve şarkılarla çocuğa öğretilmesi hedeflenen kelime gruplarına yer verildi. Bazı şarkılara yönelik etkinlik önerileri de tasarlandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuvvetli yağış ve rüzgar nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı uyarıda bulunulan açıklamada, “Meteoroloji Bölge Müdürlüğümüzün ‘turuncu’ kodlu yağış uyarısı üzerine, Serik, Manavgat, Alanya, İbradı, Akseki, Gündoğmuş ilçelerinde yarın sadece taşımalı eğitime bir gün süreyle ara verilmiştir.” ifadesi kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kars’ta Akyaka ilçesine bağlı Çetindurak köyünde 2 yıldır öğretmenlik yapan Fatmanur Şimşek, çetin kış koşullarının yaşandığı, memleketi Antalya’dan kilometrelerce uzaktaki sınır köyünde, öğrencilerini en iyi şartlarda geleceğe hazırlamanın uğraşını veriyor.
Mesleğe başladığı bu köyde soba yakmayı öğrenen ve sıcak sınıfta 3 öğrencisini geleceğe hazırlayan Şimşek, zor şartlarda en iyi şekilde eğitim vermenin çabasını gösteriyor.
TEK TEK EVLERİNE BIRAKIYOR
Öğrencileriyle ders aralarında voleybol oynayıp vakit geçiren Şimşek, eğitim sonrası kırsal köyde kış mevsiminde vahşi hayvan tehlikesine karşı çocukları tek tek evlerine kendisi bırakıyor.

“BAYRAĞIMIN DALGALANDIĞI HER YERDE GÖREV İÇİN HAZIRDIM”
Sınıf öğretmeni Fatmanur Şimşek, geçen yıl yapılan atamayla Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Çetinkaya köyünde göreve başladığını söyledi.
Görev yaptığı kente 1600 kilometre uzaklıktan geldiğini ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:
Ben ‘her çocuk keşfedilmeyi bekleyen bir yıldızdır’ diyerek yola çıktım. Bunun için yerin, zamanın hiçbir önemi yoktu. Bayrağımın dalgalandığı her yerde görev için hazırdım. Edirne’den Kars’a, aziz vatanımız diyoruz. Bunun için ben Kars’ın en doğusunda Ermenistan sınırındaki Çetindurak köyüne geldim. Antalya’da su donması nedir bilmezdim, burada sularımız dondu. Kömür taşıdık, getirilmesini sağladık. Sağ olsun Milli Eğitimimiz her konuda da yardımcı oldular, okulumuzun eksikliklerini tamamladık.

“BURADA MUTLUYUM”
Şimşek, görev yaptığı okulun daha önce 9 yıl kapalı olduğunu ve bu süreçte öğrencilerin taşımalı eğitim gördüğünü anlatarak, eğitim yuvasının uzun süre kapalı kalması nedeniyle binada birçok eksiğin bulunduğunu dile getirdi.
Bu eksikleri tamamlamanın zaman aldığını söyleyen Şimşek, “Tamamlamaya devam edeceğiz, başaracağımıza inandık. Benim için en önemli şey, çocuklarımızın şehir çocuklarından hiçbir farkı olmamasıydı, fırsat eşitliğini sağlamak istedim ve bu yüzden buradayım. Köydeyim, burada da mutluyum. Evet sınır boyunda olmanın bazı zorlukları var, hep söylüyordum işte o kadar yakınki evleri (Ermenistan köylerindeki) görüyoruz diyordum, kimse bana inanmıyordu. Bu kadar yakın bir sınırda daha önce hiç bulunmadım.” diye konuştu.

“BAZEN TELEFON DAHİ ÇEKMİYOR”
Köyde öğretmenlik yapmanın zorlukları kadar güzel yanlarının da olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
İlçeye kendi aracımla git gel yapıyorum, yolda kurt, tilki görüyoruz. Bazen telefon dahi çekmiyor ama mutluyum. Yani çocuklarımla olduğum için mutluyum. Onların küçük bedenlerindeki büyük kalplerinde güzel bir yer edinmek istiyorum ve bu uğurda da her şeyi yapmaya hazırım. 3 öğrenciyle eğitime başladık, birebir eğitim gibi, özel eğitim gibi. Her gün gelirim, ödevlerini tek tek kontrol ederim, hatalarına tek tek bakarız, beraber kitap okuruz, sonra derse başlarız. Az öğrenci olması bizim için büyük bir avantaj çünkü hepsinin tek tek ne hata yaptığına bakabiliyorum.
Şimşek, velilerle de sürekli irtibatlı olduğunu anlatarak, “Velilerim de okula gelip gidiyor. Okulda sabahları sobayı görevli arkadaşımız yakıyor, öğleden sonra ben yakıyorum. Antalya’da hiç soba görmedim daha önce hiç soba yakmadım. İlk başlarda çok tedirgindim sürekli annemi arayıp bilgi alıyordum şimdi soba yakmayı da öğrendim.” diye konuştu.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı için tarihlerin belirlendiğini kaydetti.
“TÜM ADAYLARIMIZA ŞİMDİDEN BAŞARILAR DİLİYORUM”
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın yılda 2 kez olmak üzere 27 Nisan ve 28 Eylül 2025’te, İdari Yargı Ön Sınavı’nın ise 28 Eylül 2025’te yapılacağını açıklayan Tunç, “Hayallerindeki mesleğe kavuşmak için sınavlara hazırlanan tüm adaylarımıza şimdiden başarılar diliyorum.” ifadesini kullandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Yükseköğretim Kurulunun Taraf Olduğu Protokollerle Yurt Dışındaki Yükseköğretim Kurumları Bünyesinde Program Açılması Hakkında Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) taraf olduğu protokollerle yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde program açmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmelikte, bu kapsamda yurt dışında açılacak ön lisans, lisans veya lisansüstü programlar, programlara öğrencilerin kabulü, müfredat, sınav, derslere devam, izin, azami öğrenim süreleri, mezuniyet şartları ve eğitim-öğretimle ilgili hükümler yer aldı.
Yönetmeliğe göre, Türkiye’deki yükseköğretim kurumları, YÖK’ün taraf olduğu protokoller kapsamında, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarında YÖK’ün uygun görüşünü almak koşuluyla program açabilecek.
O ÜLKENİN MERKEZİ SINAV SONUÇLARINA GÖRE YERLEŞTİRİLECEK
Açılan programa yükseköğretim kurumunun bulunduğu ülkenin vatandaşı öğrenciler, o ülkenin merkezi sınav sonuçlarına göre yerleştirilecek.
Üniversitenin bulunduğu ülkenin vatandaşı olmayan öğrencilerin programa başvuru ve kabul koşulları ise uluslararası akreditasyona sahip eğitim programlarının, uluslararası eş değerliği kabul edilen sınavların sonuçlarına göre mütevelli heyeti tarafından belirlenecek.
EĞİTİM SÜRELERİ
Ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeydeki programların eğitim süresi, Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddelerine göre belirlenecek, eğitimin tamamı programın açıldığı yükseköğretim kurumunda tamamlatılacak.
Programların süre ve toplam kredisi, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi’nde, her bir düzey için belirlenen süre ve toplam krediden az olamayacak.
Programda öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı kriterleri, programı açan yükseköğretim kurumunun tabi olduğu mevzuat kapsamında yürütülecek.

YÜZ YÜZE EĞİTİM OLACAK
Programın müfredatı, müfredatı oluşturan ders, laboratuvar, uygulama, staj ve tez gibi etkinliklerin tanımları ve kredilerde, programı açan yükseköğretim kurumunun tabi olduğu mevzuat geçerli olacak.
Öğretimin yüz yüze eğitim şeklinde düzenleneceği programa devam şartlarında da yine programı açan yükseköğretim kurumunun mevzuatı dikkate alınacak.
Programın eğitim dili, her iki ülkenin resmi dili ile İngilizce olarak belirlendi.
DİPLOMALAR İKİ ÜLKEDE DE TANINACAK
Programlarda mezuniyete ilişkin şartları yerine getiren öğrencilere programın açıldığı yükseköğretim kurumu ile program açan yükseköğretim kurumunun isimlerinin yer aldığı diploma verilecek.
Verilen diplomalar, denklik işlemine tabi tutulmaksızın her iki ülke yetkili makamları tarafından karşılıklı olarak tanınacak.
Yurt dışında programı açan yükseköğretim kurumları, Türkiye’deki aynı programların müfredatını, ders içeriklerini, ders yükünü takip etmekle, programlarda öncelikli olarak Türkiye’deki ilgili programlarda kadrolu çalışan öğretim elemanlarını görevlendirmekle yükümlü olacak.
Ayrıca söz konusu üniversiteler, programın yükseköğretim alanında kalite güvencesini sağlayacak ve programları, Yükseköğretim Kalite Kurulunun belirlediği mevzuat ve diğer kriterlere uygun olarak yürütecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyanın en prestijli okullarına ev sahipliği yapan ABD, her yıl milyonlarca yabancı öğrenci ağırlıyor.
Birçok coğrafyadan öğrencilerin bir araya geldiği ABD’de, yabancı öğrencilere ilişkin yeni bir rapor yayımlandı.
ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı Eğitim ve Kültür İşleri Bürosunun desteğiyle Uluslararası Eğitim Enstitüsü tarafından hazırlanan “Open Doors 2024” raporu, uluslararası öğrenci hareketliliği için özel olarak hazırlandı.
EN ÇOK HİNDİSTANLI ÖĞRENCİ BULUNUYOR
2023-2024 eğitim öğretim yılında yüksek öğrenim görmek amacıyla ABD’ye gelen Hindistanlı öğrenci sayısının 331 bin 602, Çinli öğrenci sayısının ise 277 bin 398 olduğu belirtildi.

ÇİN’İ GEÇTİ
Buna göre, 2008-2009 eğitim öğretim yılından bu yana Çin’in gerisinde kalan Hindistan, bu yıl Çin’i geçerek ABD’ye en çok öğrenci gönderen ülke oldu.
TÜRKİYE, AVRUPA SIRALAMASINDA ÜÇÜNCÜ
Yaklaşık 1 milyon 127 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ABD’ye en çok öğrenci gönderen 3. ülke ise 43 bin 149 ile Güney Kore oldu.
Avrupa’da ise ABD’de eğitim görmeye en fazla talebi 10 bin 473 öğrenci ile İngiltere gösterdi.
İngiltere’yi, 9 bin 230 öğrenci ile Almanya ve 9 bin 148 öğrenci ile Türkiye takip etti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ile başlayan ‘Hastanede Eğitim Hizmeti’ İzmir’de sürüyor.
“Hastane Okul” uygulaması, Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören çocukların eğitimden uzak kalmaması için 1995 yılında başladı.
Bu kapsamda Konak ilçesindeki Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu’nda kadrosu bulunan sınıf öğretmeni Nezih Yaşar Bor, Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastane öğretmeni olarak görev alıyor.
ÇOCUKLARIN BAŞUCUNDA
1992 yılından beri öğretmen olan Bor, 1995 yılından itibaren tedavi gören çocuklara eğitim veriyor.
Özellikle uzun süreli tedavi gören kanser hastası çocukların başucunda ders veren Bor, kimine en baştan okuma yazma öğretirken kimi çocuğa satranç, drama dersleri gibi etkinliklerle motivasyon kaynağı oluyor.

“YATAĞIN BAŞINDA BİREBİR DERS İŞLİYORUZ”
Çocuklara faydalı olabilmek için kurslara gittiğini ve 2000 ile 2005 yılları arasında da Fransa’daki hastane okullarını inceleme fırsatı bulduğunu söyleyen Bor, “Amacımız, hastanede uzun süreli yatan çocukların eğitimden geri kalmasına engel olmak. Hastanede kaldıkları süre içerisinde mevcut olan sınıfa gelebilenlerle sınıf ortamında gelemeyenlerle ise yatağı başında birebir ders işliyoruz. Özellikle onkolojide yatan ve uzun süre kemoterapi tedavisi gören çocuklarla ilgileniyoruz.
Bu onları çok mutlu ediyor, onların sevinci de beni mutlu ediyor. Velilerden ‘Hocam çocuğumun tedavisinin bir parçası oldunuz’ diye görüşler alıyoruz. Bu sözleri asla unutamam. Bizim de amacımız, onların tedavilerine katkıda bulunabilmek. En büyük mutluluğumuz, çocuklarımızın iyileşmesi ve bunun için de elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

“TERAPİ MERKEZİ GİBİ KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Sınıf öğretmeni Gülistan Çelik ile ilkokul çocuklarıyla ilgilendiğini belirten Bor, “Ortaokul, lise öğrencileri için de valilik doğrultusunda branş öğretmeni arkadaşlar geliyor. Çocuklarla odalarında ders ve ders dışı etkinlikler yapıyoruz. Çocuklar bu şekilde çocuklar mutlu oluyor. Gönüllü olarak hastanede görev almayı tercih ettim.
Bunun için ayrı bir eğitim aldım. Ayrıca Gülistan hocamızla da çocuklara daha fazla yardımcı olabilmek için drama eğitimi aldık. İçine kapanık, konuşmak istemeyen çocuklarımıza faydalı olabilmek için ayrıca çalışmalar yapıyoruz. Buradaki ortam okullara göre elbette çok farklı. Görevlendirmeyle gelen öğretmenleri hemen başlatmıyoruz.
Önce gelip ortamı görüyorlar. Çünkü herkes bu ortamda olmak istemeyebilir, insanı derinden etkiliyor. Bunun için gönüllü olması lazım. Biz de bu işleri gönülden yapmaya çalışıyoruz. Buradaki mezuniyetler de bir ayrı oluyor.
Buradan tedavileri bitip, giden çocuklar 5-6 ay ya da 1 yıl sonra tekrar geldiklerinde onları tanıyamıyoruz. Saçları çıkmış, uzamış, büyümüş olarak geri geliyorlar. Bu da ayrı bir mutluluk veriyor. Burada okuma yazma öğrenip, giden daha sonra üniversiteyi kazanan çocuklarımız bizi hastanede ziyaret etmeye geliyor. Sadece okul olarak değil, hastane sınıfını bir terapi merkezi gibi kullanmaya çalışıyoruz. Etkinliklerle çocukların motivasyonlarını arttırıyoruz” diye konuştu.

“ÖĞRETMENLERİMİ ÇOK SEVİYORUM”
Hastanede 2 aydır lösemi tedavisi gören ve 3’üncü sınıfa hastane okulunda devam eden Zeki Mustafa Kılıçöz, hastanede derslerinden geri kalmadığını ve böylelikle sıkılmadan vakit geçirdiğini söyledi. Kılıçöz, “Öğretmenlerimin verdiği ödevleri yapıyorum, zaman zaman bize dergiler veriyorlar. Onları okumayı seviyorum. Öğretmenlerimle ders işliyorum ve çok eğlenceli vakit geçiyorum, hiç sıkılmıyorum. Öğretmenlerimi de doktorları da çok seviyorum” dedi.
Zeki Mustafa Kılıçöz’ün annesi Songül Kılıçöz de “2 ay önce lösemi teşhisi konuldu ve tedavi altına alındı. Bazen ders çalışmak istemediği, yorgun olduğu zamanlar oluyor ama yine de hocalarımızın desteği ile motive olup, çalışıyor. Öğretmenleri sayesinde mutlu oluyor. Burada derslerinden geri kalmamasına da ayrıca memnunum” diye konuştu.

“ÇOK MEMNUNUZ, MUTLUYUZ”
Aynı hastanede lösemi tedavisi gören ve hastanede 1’inci sınıfa başlayan Bilge Deniz Karadeniz, “Burada öğretmenlerimle mutluyum. Öğretmenlerimle resimler çiziyorum, ödevlerimi yapıyorum. Bütün öğretmenlerimi çok seviyorum” dedi.
Bilge Deniz Karadeniz’in annesi Elif Karadeniz de “26 Ağustos’ta lösemi teşhisi konuldu ve o zamandan beri tedavi görüyor. Hocalarımız çok ilgililer. Biz de bu durumdan çok memnunuz, mutluyuz. Bilge Deniz de öğretmenlerini çok seviyor ve birlikte çok güzel zaman geçiriyorlar. Onun için de motive edici oluyor. Tedaviye de çok katkısı oluyor ve okulundan geri kalmaması da bizi motive ediyor” diye konuştu.
2 aydır lösemi tedavisi gören ve 7’nci sınıfa giden Nevzat Efe Susam ise “Buraya gelip ders anlatmalarından çok mutlu oluyorum. Birçok öğretmenimden daha çok seviyorum. Okuldaki arkadaşlarımdan geri kalmıyorum aksine bence daha öndeyim. Öğretmenlerim sayesinde iyi vakit geçirebiliyorum” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü…
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu kapsamda bir mesaj yayınladı.
“SAMİMİYETLE ÇALIŞIYORUZ”
Bakan Tekin, öğretmenlere seslendiği mesajında, “Değerli meslektaşlarım, sevgili öğretmenlerim, yeni neslin inşasına adanmış, ‘Türkiye Yüzyılı’nın aydınlık yolunu açan kıymetli çalışma arkadaşlarım; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır’ sözüne duyduğum inançla sizleri selamlıyor ve ‘Öğretmenler Günü’nüzü hürmet ve muhabbetle kutluyorum.
Atatürk’ün 24 Kasım 1928’te Millet Mekteplerinin Başöğretmenliğini kabul etmesinin 96’ncı yıl dönümündeyiz. Cumhuriyet’le elde ettiğimiz hakları, demokratik ve çağdaş Türkiye’nin gücünü sizlerle birlikte, el ele yücelteceğimize inancım tamdır. Sizin itibarınız toplumun itibarıdır, sizin güvenliğiniz toplumun güvenliğidir.
Mesleğinizi en iyi şekilde icra etmeniz için her yönüyle huzurlu bir okul ortamını, sınıflarınızda teknik donanımı tesis ve tekmil etmek, çok daha fazlasını hak ettiğiniz itibarınızı muazzez kılmak için bizler samimiyetle çalışıyoruz, müsterih olunuz” ifadelerini kullandı.
“ÖZVERİNİZ, HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜZERİNDEDİR”
Ekim 2024’te yürürlüğe giren ‘Öğretmenlik Mesleği Kanunu’ ile mesleğe dair düzenlemeler getirdiklerini aktaran Tekin, devamında şunları kaydetti:
“Öğretmenlerimizin meslek öncesi yetiştirilmelerinden mesleğe girişlerine, meslek içinde ilerlemelerinden mesleki gelişimlerine, hak ve sorumluluklarına dair birçok hususta iyileştirmeler yaptık. ‘7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nun hepiniz için hayırlı olmasını diliyorum. Öğretmenlerimizin meslek öncesi hazırlık sürecinin daha sağlam olması ve mesleki hazır bulunuşluklarının daha kuvvetli olması için Milli Eğitim Akademisi’ni kurduk.
İnanıyorum ki Milli Eğitim Akademisi öncelikle öğretmenlik mesleğinde ve eğitim sistemimizde bir dönüşümün kapısını açacak. İlim ve irfan ordumuzun neferleri, kıymetli meslektaşlarım; sizler de öğretmenlerinizin ellerinde yetiştiniz ve bugünlere geldiniz. Öğrencisini severek, sayarak, kendine teslim edilmiş nadide bir emanet kabul ederek işini hakkıyla yapan bir öğretmenin, insan üzerindeki tesirini çok iyi biliyorsunuz.
Katlandığınız zorlukların da fedakarlıkların da farkındayım. Kimi zaman bir yol gösterici, kimi zaman bir kaşif, kimi zaman anne baba, kimi zaman bir arkadaş ve elbette çoğu zaman bunların hepsi oluyorsunuz. Yurdun dört bir yanında sabırla, sevgiyle, samimiyetle çalışıyor ve bazen bunu canınız pahasına yapıyorsunuz. Özveriniz, her türlü takdirin üzerindedir.
Bu saiklerle Cumhuriyet’in 2’nci yüzyılında yazacağınız başarı hikayesinde en büyük destekçiniz olmayı, bu vatana borcum biliyorum. Bu vesileyle başta Başöğretmen Atatürk’ü ve mukaddes görevlerini ifa sürecinde şehit düşen aziz öğretmenlerimizi saygıyla, minnetle yad ediyorum. Emekli öğretmenlerimize sağlık, görevi başındaki öğretmenlerimize muvaffakiyetler diliyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye‘de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki Suriye Milli Ordusu (SMO), İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin yürürlüğe girdiği gün Halep’e yönelik geniş çaplı operasyon başlattı. 28 Kasım tarihinde ardı ardına meydana gelen gelişmeler dünyaiçin sürpriz niteliğini taşıdı.
HİZBULLAH ESAD’A SIRTINI DÖNDÜ
SMO’nun 5 gün gibi kısa bir sürede elde ettiği büyük kazanımların ardından zor duruma düşen ve sürekli olarak geri çekilen Esad rejimi, müttefiklerinden yardım arayışına girdi. İran yanlısı Şii milisler, muhalifler ile çatışan Esad güçlerine destek için Irak’tan Suriye’ye girdi. Ancak Suriye’de güçlü bir varlığa sahip olan Hizbullah ise Esad yönetimine sırtını döndü. Reuters’a bilgi veren Hizbullah’tan üst düzey bir kaynak, Esad’ı desteklemek için Suriye’ye takviye kuvvet gönderme niyetinde olmadıklarını söyledi.
NE OLMUŞTU?
Suriye’nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında, 28 Kasım’da, Esed rejimi güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı. Aynı gün Halep’in batı kırsalından merkeze doğru hızla ilerleyen rejim karşıtı silahlı gruplar, çatışmaların ikinci gününden itibaren İdlib kırsalında da çok sayıda bölgeyi ele geçirmişti. 29 Kasım’da Halep kent merkezine kadar giren silahlı gruplar, bugün merkezin büyük bölümünü ele geçirdi.

PolitikaGündemSuriyeLübnanİsrailDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UÇUM’DAN ELEŞTİRİLERE TEPKİ
Bu durumun Erdoğan’a özel bir durum olmadığını ifade eden Uçum, yapılan eleştirilere de tepki gösterdi. “Erdoğan’a son kez adaylık imkanı verilmesi önerimizi; anayasaya aykırılık, kişiye özgü imtiyaz ve sınırsız sayıda istisnanın önünü açmak gibi itirazlarla eleştirmek akıl, mantık ve hukuk dışıdır” diyen Uçum, “Böyle bir hukuki imkân yokmuş, keyfi bir öneri yapılıyormuş gibi konuyu ele almak tam bir cehalettir ve kötü niyetli bir tavırdır” diye çıkıştı.
“İSTİSNAİ BİR TEDBİR ALINMASI İSABETLİ OLUR”
Mehmet Uçum konuyla ilgili paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde demokratik işleyiş açısından halkın önüne daha fazla seçenek çıkması ve demokratik iradeyi temsil edenlerin yenilenmesi için, dönem sınırlaması anlamlıdır. Buna mukabil dönem sınırlaması bir ülkeyi, liderlik tecrübesine ve yetkinliğine daha fazla ihtiyaç duyulan zamanlarda, dezavantajlı duruma sokabilir. Bunun için demokrasi içinde istisnai bir tedbir alınması isabetli olur. Nitekim bizim sistemde, TBMM’nin seçimleri yenilemesi yoluyla böyle bir tedbir alınmıştır.
Anayasaya göre Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir (Anayasa m. 116/3). Bu adaylık hali iki dönem kuralının istisnasıdır. Bu nedenle ‘istisnai adaylık’ denir. Görüldüğü üzere istisnai adaylık bir anayasa normundan doğuyor. Bu norm iki dönem görev yapmış bir Cumhurbaşkanı için bir defa daha adaylık imkanı getiriyor. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özgü bir durum değildir. İki dönem cumhurbaşkanlığı yapacak herkes için bir hukuksal istisna söz konusudur.
“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SON KEZ ADAY OLABİLİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan için istisnai adaylık imkanı ancak ilgili anayasal hükmün işletilmesiyle olabilir. Buna karar verme yetkisi TBMM’dedir. Meclis 7 Mayıs 2028 tarihinde yapılacak genel seçimlerden önce, örneğin 2027’nin ikinci yarısında, 360 milletvekili ile seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan bir defa daha, yani son kez aday olabilir.
Hal böyleyken Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a son kez adaylık imkanı verilmesi önerimizi; anayasaya aykırılık, kişiye özgü imtiyaz ve sınırsız sayıda istisnanın önünü açmak gibi itirazlarla eleştirmek akıl, mantık ve hukuk dışıdır. Bazıları bu anayasal hüküm işletilmesin diyebilir, bu da bir görüştür. Ancak böyle bir hukuki imkan yokmuş, keyfi bir öneri yapılıyormuş gibi konuyu ele almak tam bir cehalettir ve kötü niyetli bir tavırdır.
Bir konunun doğru bilgilerle tartışılmasını beklemek demokratik kamuoyunun hakkıdır. Tartışanlar bakımından ise doğru bilgiyi kullanmak bir ödevdir. Anlaşılan o ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a son kez adaylık imkanı verecek anayasal hükmün işletilmesi ihtimali, iç ve dış bazı çevreleri ve odakları çok tedirgin ediyor.
“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE YARIŞMAKTAN KORKULUYOR”
Emperyalist odakların korkusunun nedeni belli: Onlar, Erdoğan’sız Türkiye’de emperyalist operasyonlar için daha fazla imkana sahip olacaklarını düşünüyorlar. Bu nedenle 2028’i iple çekiyorlar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son kez de olsa aday olmasını istemiyorlar. İçeride ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’la seçimlerde son kez demokratik rekabete ve yarışa girilmesi ihtimali bazılarını şiddetli bir şekilde ürkütüyor. Sonuçta adaylık imkanından, seçime girmekten söz ediliyor. Demek ki adaylık imkanı açılırsa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan aday olursa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yarışmaktan korkuluyor. Tekrar ve son kez Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçileceği korkusu, hukuki bir yol olan adaylık imkanına abes itirazların ana sebebidir.
Muhalefet şununla yüzleşmelidir: Hukuken adaylık imkanı olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünü keserek 2028 seçimlerine girmek demokratik yarış açısından kendilerine güç mü kazandırır yoksa zaafa mı uğratır. Büyük olasılık zaaf görüntüsü ağır basar, bu da seçmen nezdinde muhalefetin korkaklığı olarak değerlendirilebilir.
Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anayasal hükmü işleterek adaylık imkanı verip yarışa girmek, seçmen nezdinde muhalefetin demokratik rekabete cesaret göstermesi şeklinde görülebilir. Belirtelim ki; Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde seçimlerin yenilenmesi kararı da istisnai bir durumdur.
İşte bu noktada Ülke Liderliği müktesebatı ve dünyadaki siyasi etkisi açısından Türkiye’nin büyük bir kazanımı ve milli değerlerinden biri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a önümüzdeki genel seçimlerde son kez adaylık yolu açmak bu istisnai durumlardan sayılabilir. Bu imkanı kullanmanın Türkiye’nin hayrına olacağı güçlü bir öngörüdür.”

Recep Tayyip ErdoğanMehmet UçumPolitika3-sayfaHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SURİYE’DEKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
Suriye‘deki son gelişmelere değinen Erdoğan, “Uzun bir süredir Orta Doğu’daki şiddet sarmalının Suriye‘yi de etkisi altına alma ihtimaline dikkat çekiyorduk. Son hadiseler Türkiye’nin haklılığını teyit ve tescil etmiştir” dedi. Komşu ülkelerdeki istikrarsızlığın bölgeye etkilerine işaret eden Erdoğan, bu tür krizlerin çözümü için istişarelere devam ettiklerini vurguladı.
“SURİYE’NİN BİRLİĞİ TEMENNİMİZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye‘nin toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasının önemine de değindi. ” Suriye‘nin toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması, 13 yıldır devam eden istikrarsızlığın Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda mutabakatla son bulması en büyük temennimizdir” sözleriyle çözüm umutlarını dile getirdi.
“DÜNYA BARIŞINA KATKIYA DEVAM”
Rusya-Ukrayna savaşından Lübnan’a, Gazze’den Suriye’ye kadar pek çok bölgesel konuda Türkiye’nin aktif bir politika izlediğini belirten Erdoğan, barış ve istikrarın sağlanması için Türkiye’nin üzerine düşen görevleri yerine getirme kararlılığında olduğunu söyledi.

Recep Tayyip ErdoğanSuriye Milli OrdusuPolitikaGüncelSuriyeDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ MİSİNİZ?”
Sunucu Sinan Onuş o anlarda Destici’ye “Peki siz Mustafa Kemal’in askeri misiniz?” diye sordu. Bunun doğru bir soru olmadığını ifade eden Destici, “Bir kere Mustafa Kemal Paşa da, Atatürk de, Fatih Sultan Mehmet Han, Alparslan da; efendim tarihimizdeki bütün komutanlarımız, hepimiz kimin askeriyiz? Müslüman Türk milletinin. Bir dönem Osmanlı, öncesi Selçuklu, daha öne gidersen Hunlar, Göktürkler ve Uygurların askeriyiz biz” ifadelerini kullandı.
“ASİL VE NECİP TÜRK MİLLETİNİN ASKERİYİZ”
Açıklamasının devamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bir Osmanlı paşası olduğunu vurgulayan Destici, “Mustafa Kemal Paşa da Osmanlı döneminde Osmanlı paşasıydı. Daha doğrusu askeriydi. Türkiye Cumhuriyeti devletinde de onun paşası ve askeriydi. Ben müslüman Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk milletinin askeriyim. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütün mensuplarının olduğu gibi. Türk milletinin her bir ferdinin olduğu gibi. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve asil ve necip Türk milletinin askeriyiz” şeklinde konuştu.

Haberler.com ÖzelMustafa DesticiPolitikaGündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, saat 23.00 sıralarında Esenyurt Yenikent Mahallesi 670. Sokak üzerinde bulunan 5 katlı binanın 5’inci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Sultangazi’de iki çocuğu arabaya alıp kaçıran M.Ö. isimli şüpheli, Esenyurt’a seyir halindeyken Y.K.O. isimli çocuk arabanın durmasını fırsat bilerek kaçtı. Polis karakoluna giden çocuk, durumu polis ekiplerine bildirdi.
KAÇIRDIĞI ÇOCUĞA VE KENDİ KAFASINA ATEŞ ETTİ
İddia üzerine şüphelinin evini tespit eden asayiş ekipleri eve baskın yaptı. Yapılan baskında şüpheli M.Ö. (22), polise ateş açtı. Açılan ateş sonucu asayiş şubede görevli polis memuru N.Y. karnından yaralandı. Polis memurunun yaralanmasının ardından olay yerine çok sayıda polis özel harekat, çevik kuvvet ve asayiş ekibi sevk edildi. Kaçırdığı çocuğa ve kendi kafasına ateş etti.

HAYATİ TEHLİKELERİ DEVAM EDİYOR
Çevrede geniş güvenlik önlemi alan ekipler, şüphelinin bulunduğu eve operasyon yaptı. Yapılan operasyonda, şüpheli M.Ö.’nün önce adreste tuttuğu 14 yaşındaki İ.S.Y. isimli çocuğu kafasından vurduğu, ardından da aynı silahla kendi kafasına ateş ettiği öğrenildi. Hastaneye kaldırılan, polis memuru N.Y., İ.S.Y. isimli çocuk ve şüpheli M.Ö.’nün ağır yaralandığı, 3’nün de hayati tehlikesinin olduğu öğrenildi.

İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN AÇIKLAMA
Konuyla ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, 01.12.2024 tarihinde Esenyurt ilçesi Yalıkent Mahallesi’nde bulunan bir adreste cinsel istismar şüphelisi bir şahsın bulunduğu tespit edilmiştir. Şahsın yakalanması amacıyla adrese geçildiğinde, şüpheli M.Ö. isimli şahıs tarafından görevli polislere ateş açılmış, N.Y. isimli polis memuru açılan ateş sonucu yaralanmış, yaralı olarak hastaneye intikali sağlanmış, özel harekat unsurlarınca M.Ö. isimli şüphelinin yakalanmasına yönelik adrese operasyon gerçekleştirilmiştir.

Özel harekat unsurlarınca adrese girildiği esnada, İ.S.Y. isimli erkek çocuğun kafasına şüpheli şahıs tarafından ateş edilerek çocuk yaralanmış, ardından şüpheli şahıs kendi kafasına da ateş ederek intihara teşebbüs etmiş, görevlilerce durum kontrol altına alınarak şüpheli şahıs ile erkek çocuğun hastaneye intikali sağlanmış, hayati tehlikelerinin devam ettiği anlaşılmıştır. Şüpheli M.Ö. isimli şahsın kayıtları incelendiğinde, 1 adet ruh ve sinir hastalıkları hastane kaydı olduğu tespit edilmiş, adreste yapılan aramada 1 adet ruhsatsız tabanca ile 1 adet kurusıkı tabanca ele geçirilmiştir. Konu ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam etmektedir. Kamuoyunun bilgisine sunulur.” ifadelerine yer verildi. Ekiplerin olayla ilgili çalışmaları sürüyor.

OperasyonEsenyurtPolitikaİstanbulGüvenlik3-sayfaPolisÇocuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALMAN LİDER UKRAYNA’DA
Almanya Başbakanı Olaf Scholz Ukrayna‘ya geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüşmek üzere Kiev’i ziyaret eden Scholz Ukrayna’ya yeni bir yardım paketi açıklayacağını bildirdi.

ALMANYA’DAN KİEV’E 650 MİLYON EURO’LUK YENİ YARDIM PAKETİ
Almanya Başbakanı Scholz sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ” Almanya, Ukrayna’nın Avrupa’daki en güçlü destekçisi olmaya devam edecektir. Zelenskiy ile yapacağım görüşmede, Aralık ayında teslim edilecek olan 650 milyon euro değerindeki askeri teçhizatı da açıklayacağım” ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, açıklanan yardım paketinin IRIS-T hava savunma sistemleri, Leopard 1 tankları ve silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) içerdiğini aktardı.
Öte yandan Olaf Scholz’un elindeki gri çanta dikkat çekti. Scholz’un Ukrayna ziyareti boyunca çantayı hiç bırakmadığı görüldü.
Uluslararası İlişkilerVolodimir ZelenskiyOlaf ScholzDiplomasiPolitikaGüvenlikSavunmaUkraynaAlmanyaDünyaSİHAkiev
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yaz günü siftahsız kepenk kapatan esnafımızdan kış ayında borç tahsilatı mı yapılacak” diye soran Başkan Sadıkoğlu, “Depremde en fazla yıkımın yaşandığı ikinci şehir olan Malatya’mızda 6 Şubat’ı hatırlatan soğukları yeniden yaşarken, yüz binden fazla insanımız bir soğuk kışı daha konteynerlerde geçiriyor. 3 binden fazla esnafımız konteynerlerde hayata tutunuyor. Geçim derdiyle dertlenmiş depremzede esnafımız büyük sorunla daha yüz yüze gelecek. Vergi ve prim borçlarını erteleyen mücbir sebep süresi 30 Kasım’da sona eriyor. Bizler her seferinde yıkık şehrimizin halini, teslim edilmemiş iş yerlerini, konteynerde hayata tutunan 100 binden fazla insanımızı hatırlatarak süre uzatımı talep ettik. Uygulama ancak 3-4 aylık periyotlarla 4 kez uzatıldı. Dile kolay, depremin üzerinden tam 22 ay geçti. Sormak istiyorum ne değişti? Yıkım işleri bitip Malatya ayağa mı kalktı? Esnafımız teslim edilen iş yerine, konteynerde yaşayan insanlar evine mi döndü? Çarşılarımız yapıldı, ticari akslar mı düzeldi? Ne değişti? Deprem korkusu dahi 22 aydır aynı şekilde taze. Son 1 ayda yaşadığımız depremlerin şiddeti 4 buçuk, 5, 6. Hal böyle iken Mücbir Sebep süresinin 3-4 aylık periyotlarla uzatılması bu şehre reva mı? Şehrin durumu ortada. Geride bıraktığımız süreçte esnafımız için değişen hiçbir şey olmadı. Bu, 21 metre konteynerde ailesini geçindirmeye çalışan esnafımızın üçüncü kışı. Yaz günü siftahsız kepenk kapattığı günler olan esnafımızdan kış ayında borç tahsilatı mı yapılacak” şeklinde konuştu.
Başkan Sadıkoğlu, “Talebimiz net! Mücbir sebep süresinin 2 ay veya 3 ay daha uzatılmasını istemiyoruz. Süre net bir kararla, iş yeri ve konutlar teslim edilinceye kadar uzatılmalıdır. Bu her şeyden öte vicdani bir sorumluluktur. Türk Dil Kurumu mücbir sebep için ne diyor ‘Borcun ödenmesine engel olaylar’ diyor. Şehri görüyorsunuz. Bu engel kalktıysa, esnafımız işini, kazancını 6 Şubat öncesine dönebildiyse ödeyelim vergimizi. Talebimiz 81 ilimiz veya bir bölge için değil, sadece 4 il ve 2 ilçe için mücadele veriyoruz. Ancak ne yazık ki her 3 ayda bir durumun vehametini anlatarak sürenin uzatılması için çaba sarf ediyoruz. Biz ülkemizin vergi gelirlerine sadece yüzde 1 oranında katkı sağlayan bu illerimiz için devasa bir talepte bulunmadığımıza inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ve ilgili bakanlarımıza bir kez daha sesleniyoruz. Tüm şehirlerimiz gibi, ülkesi için emeğiyle, gerektiğinde canıyla, nice mücadeleler vermiş bu şehirlerimizin sesine kulak verin. Her 3 ayda bir ‘süre uzatılacak mı?’ geriliminden kurtarın. Bu konu sadece TSO’nun gündemi olmamalı. Milletvekillerine de sesleniyorum. Sürenin uzatılması için siyasilerimizin de sessiz kalmamalarını, konuyu bakanlıklara ve hükümet yetkililerine iletmelerini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
Süre uzatımının büyük depremler yaşamış şehirler için sadece ekonomik değil, vicdani bir mesele olduğunu vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, “İş yeri ve konutlar teslim edilip, şehirlerimiz çamurundan, tozundan arınıncaya kadar Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ile Nurdağı ve İslahiye ilçelerimiz için Mücbir Sebep süresi uzatın! Tıpkı Van depreminde devletimizin mücbir sebep süresini 5 yıl uzattığı gibi, 99 Marmara depreminde mal varlığının yüzde 10’unu dahi yitirenlerin vergi ve cezalarını sildiği gibi, 100 yılın felaketiyle yerle yeksan olmuş şehirlerimize de aynı şekilde destek olunmasını bekliyoruz. Zira Bu sadece ekonomik değil, vicdani bir meseledir” diye konuştu. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galuşçenko paylaşımında, “Enerji (altyapısı) tekrar düşmanın büyük saldırısı altında. Ukrayna’nın her yerinde enerji tesislerine saldırılar yaşanıyor.” ifadelerine yer verdi.
Ukrayna elektrik iletim sistem operatörü Ukrenergo’nun ülkede acil elektrik kesintisi uygulanmasına karar verdiğini aktaran Galuşçenko, saldırılar ve elektrik kesintilerine ilişkin detayların “güvenlik durumu izin verdiğinde” açığa kavuşturulacağını kaydetti.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetlerine ait Telegram hesabından yapılan açıklamada, Rus ordusunun başta Kiev olmak üzere ülkenin birçok bölgesine füzeleri fırlattığı bildirildi.
Ülkeye yönelik yoğun füze saldırısının devam ettiği kaydedilen açıklamada, vatandaşlara sığınaklarda kalma çağrısında bulunuldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“DERHAL UYGULAYIN”
Lübnan Başbakanı Necip Mikati, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan ile ateşkese ilişkin konuşmasının ardından açıklamada bulundu. Mikati, uluslararası toplumun İsrail saldırganlığını durdurmak için “hızlı hareket etmesi” ve “derhal ateşkes uygulaması” çağrısında bulundu.
İSRAİL SALDIRILARINA DEVAM EDİYOR
İsrail ve Lübnan arasında ateşkesin onaylanması beklenirken, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırıları devam etti. İsrail, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde birçok noktaya hava saldırısı düzenledi.

BEYRUT’TA UZUN ARAÇ KUYRUKLARI OLUŞTU
Beyrut sakinleri ise anlaşma öncesi saldırıların artacağı endişesi ile kenti terk etmeye başladı. Beyrut’ta uzun araç kuyrukları oluştu.
DiplomasiOrta DoğuGüvenlikPolitikaİsrailLübnanbeyrutDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAMPAHA, 26 Kasım (Xinhua) — Sri Lanka’nın batısındaki Gampaha bölgesinde insanlar ve araçlar sular altında kalan yollarda güçlükle ilerleyebildi.
Sri Lanka Afet Yönetim Merkezi’nden (DMC) pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, 22 Kasım’dan bu yana ülkenin 10 idari bölgesinde 50.000’den fazla kişi yağış kaynaklı afetlerden olumsuz etkilendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİN’in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Pengyu, Trump’ın yüzde 10 ek vergi açıklamasına yönelik değerlendirmesinde, “ABD ve Çin arasındaki vergi savaşının galibi olmayacak” dedi.
Çin’in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu, Donald Trump’ın yüzde 10 ek vergi açıklamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ABD ve Çin arasındaki ticaret ya da vergi savaşının galibi olmayacağını söyledi. ABD’nin 47’nci Başkanı seçilen Donald Trump, sosyal medya hesabından uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle Çin’den gelen mallara uygulanan ithalat vergilerine yüzde 10 ek vergi uygulayacağını duyurdu. Trump’ın açıklamasının ardından, Çin’in Washington Büyükelçiliği konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.
Çin’in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu, San Francisco Zirvesi’nden bu yana Çin ve ABD’nin uyuşturucuyla mücadele birimlerinin düzenli görüştüğünü bildirdi. Sözcü, Çin’in ABD’ye uyuşturucu maddelerle mücadele çalışmalarındaki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini ve ABD’nin bazı davalara dair ipuçları kanıtlama talebini karşılayarak tedbir aldığını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Binlerce öğrencinin beklediği haber geldi.
Burs başvurularının hesaplarına yatmasını bekleyen öğrenciler için Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı.
İKİ AYLIK ÖDEME YAPILACAK
Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nden ilk defa burs ve kredi başvurusunda bulunan öğrenciler, ekim ve kasım aylarını içerecek şekilde iki aylık ödeme alacak.
ÖDEMELER NASIL YATIRILACAK?
Öğrencilerin T.C kimlik numaralarının son hanesine göre yapılacak ödemeler, ilk defa burs ve kredi alacak öğrenciler için 18-22 Kasım tarihleri arasında yatırılacak.
T.C kimlik numarasının son hanesi “0” olan öğrencilere 18 Kasım, “2” olan öğrencilere 19 Kasım, “4” olan öğrencilere 20 Kasım, “6” olanlara 21 Kasım, “8” olan öğrencilere ise 22 Kasım’da burs ve kredi ödemesi yapılacak.
Sadece ilk ödeme için geçerli olan bu tarihlerde öğrenciler, burs/kredilerini Ziraat Bankası ATM’lerinden çekebilecek.
2024 YILI BURS VE KREDİ MİKTARLARI NE KADAR?
2024 yılı burs ve kredi miktarları baz alındığı için lisans öğrencilerine 2 bin lira, yüksek lisans öğrencilerine 4 bin lira ve doktora öğrencilerine 6 bin lira üzerinden iki aylık para ödenecek.

İLGİLİ HABERİş dünyasından öğrencilere burs, staj ve istihdam olanağıKaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
171 bin 640 adayın katılımıyla pazar günü saat 10.15’te gerçekleştirilecek Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2024-ALES/3), 81 ildeki 92 sınav merkezinde yapılacak.
Birçok adayın heyecanla hazırlandığı sınava ilişkin Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, açıklamada bulundu.
PUANLAR NERELERDE KULLANILACAK
Sınavla ilgili açıklamada bulunan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şu ifadelere yer verdi:
Yılda üç defa gerçekleştirdiğimiz Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı’nın üçüncüsünü pazar günü 81 ilde uygulayacağız. Adayların alacakları puanlar, lisansüstü eğitime girişte, yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların belirlenmesinde ve teknik öğretmenler için mühendislik tamamlama programlarında kullanılacak.

“ENGELLİ ADAYLAR 30 DAKİKA İLAVE SÜRELERİNİ KULLANABİLECEK”
Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bin 240 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca uygulamaya 651 engelli aday katılacak. Engelli adaylarımız için de gerekli düzenlemeler yapıldı, tedbirler alındı. Sınavda adaylara 50’şer sorudan oluşan sayısal ve sözel testler uygulanacak. 150 dakika sürecek sınavda ek süre verilmesi uygun bulunan engelli adaylar 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Sınav günü emniyet personeli dahil 23 bin 645 kişi görev yapacak. Sınava katılacak tüm adaylara başarılar dilerim.
İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİ SAAT 10.00’A KADAR AÇIK OLACAK
Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü saat 10.00’a kadar açık bulundurulacak.
Sınav sonuçları 6 Aralık’ta açıklanacak ve sonuçlar, açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli sayılacak. .
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye genelinde üniversitelerde dersler başladı.
Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin konaklama sorunun gidermek için Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın (GSB) yurtlarına müracaatlar alındı.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “2024-2025 eğitim öğretim döneminde Bakanlığımıza başvuran öğrencilerimizin yüzde 97’sini yurtlarımıza yerleştirdik.” açıklamasında bulundu.
Bu açıklamaya göre 2024-2025 eğitim öğretim döneminde GSB yurtlarında yerleştirme oranı yüzde 97’ye çıkmış oldu.

“6 BİN 775 MADALYA”
Bakan Bak, ayrıca 2024 yılı Ekim ayı itibarıyla sporcuların, katıldıkları uluslararası müsabakalarda üstün başarı göstererek 6 bin 775 madalya kazandıklarını da şu sözlerle açıkladı:
2024 yılı Ekim ayı itibarıyla sporcularımız, katıldıkları uluslararası müsabakalarda üstün başarı göstererek 6 bin 775 madalya kazandılar.

“2025 BÜTÇE ÖDENEĞİ 231,9 MİLYAR LİRA OLDU”
Bak, açıklamalarında bütçeden Bakanlığa ayrılan ödeneğe de değinerek, “Bakanlığımız için öngörülen 2025 yılı bütçe ödeneği, toplam 231 milyar 922 milyon 274 bin TL olmuştur.” dedi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 20 bin öğretmen için tercih süreci bugün başlatılacak.
MEB, 20 bin sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin sözlü sınav sonuçları ve KPSS puanının yüzde 50’si ile sözlü sınav puanının yüzde 50’si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanlarını 25 Ekim’de açıklamış, ayrıca 2024 Yılı Sözleşmeli Öğretmenlik Tercih ve Atama Kılavuzu’nu da aynı tarihte yayımlamıştı.
Ardından 28 Ekim’de başlayan sözlü sınav sonuçlarına yönelik itiraz süreci 1 Kasım’da sona ermiş, 11 Kasım’a kadar da yapılan itirazlar sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilmişti.
TERCİH BAŞVURU SÜRECİNDE SON GÜN 20 KASIM
Bugün itibarıyla kesinleşen puanlara göre oluşacak sıralamalar, adayların tercih ekranında yer alacak.
20 bin öğretmen için tercih başvuru süreci, 20 Kasım saat 16.00’da sona erecek.

EN FAZLA 40 EĞİTİM KURUMU TERCİH EDİLEBİLECEK
Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alan adaylar, en fazla 40 eğitim kurumunu elektronik ortamda tercih edebilecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, Gine Dışişleri, Afrika Entegrasyonu ve Yurtdışında Yaşayan Gineliler Bakanı Morissanda Kouyate ve beraberindeki heyet, Yükseköğretim Kurulunu ziyaret etti.
İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDI
Ziyarette “Yükseköğretim Kurulu ile Gine Yükseköğretim, Bilimsel Araştırma ve İnovasyon Bakanlığı Arasında Yükseköğretimde İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı” imzalandı.
YÖK Başkanı Erol Özvar, mutabakat zaptı imza töreninde yaptığı konuşmada, yükseköğretimin uluslararasılaşmasına yönelik işbirliklerini güçlendirmeye devam ettiklerini vurguladı.
Uluslararasılaşma ile öğrenci hareketliliğinin arttığını ve bu süreçte Türkiye’nin, bir cazibe merkezi olmayı hedeflediğini ifade eden Özvar, Gine ile yükseköğretim alanı başta olmak üzere bilim ve teknoloji sahalarında çok daha yakından, birlikte çalışmak istediklerini kaydetti.
Kouyate ise “Gine ve Türkiye arasında sadece işbirliği değil aynı zamanda bir kardeşlik söz konusudur. Her alanda işbirliklerimizi güçlendirmekten büyük bir mutluluk duyacağız.” dedi.
Konuşmaların ardından YÖK Başkanı Özvar ile Bakan Kouyate, mutabakat zaptına imza attı.

MUTABAKAT ZAPTININ KAPSAMI
Yükseköğretim ve bilimsel araştırma ile ilgili alanlarda işbirliğini kolaylaştırmayı, yükseköğretim kurumları arasında akademik ve bilimsel değişimleri organize etmeyi amaçlayan mutabakat zaptı kapsamında, iki ülke yükseköğretim kurumları arasında öğrenci, akademik personel ve araştırmacı eğitim ve staj hareketliliği teşvik edilecek.
İki ülke arasında yükseköğretim, bilimsel araştırma ve yenilikçilik kanunları, düzenlemeleri, yapıları ve sistemleri hakkında bilgi alışverişi sağlanacak, kısa dönemli araştırma programlarına katılım teşvik edilecek.
Anlaşma kapsamında, karşılıklı eğitim kursları, seminerler, sempozyumlar, çalıştaylar, konferanslar ve forumlar düzenlenecek, yükseköğretim kurumları arasında lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde ortak diploma programları oluşturulacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ara tatil, çocukların dinlenmesi için önemli bir fırsat sunar.
Ancak bu süreci verimli geçirerek hem eğlenmelerini hem de kendilerini geliştirmelerini sağlamak mümkündür.
İşte ara tatili çocuklar için verimli hale getirmek için bazı öneriler:
1. EĞLENCELİ VE EĞİTİCİ AKTİVİTELER PLANLAYIN
Kitap okuma alışkanlığı: Çocukların yaşlarına uygun kitaplar seçip onlara okuma saatleri ayırabilirsiniz. Ailece kitap okuma seansları da düzenleyebilirsiniz.
Eğitici oyunlar: Bilim setleri, yapbozlar, strateji oyunları gibi eğitici oyunlarla çocukların zihinsel gelişimlerini destekleyebilirsiniz.
2. SANAT VE EL BECERİLERİNİ GELİŞTİRİN
Resim veya el sanatları: Çizim yapma, boyama, kil veya hamurdan figürler yapma gibi etkinliklerle yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarına olanak tanıyın.
Müzik veya dans: İlgilerini çekebilecek enstrümanları veya dans türlerini deneyimlemeleri için ortam sağlayabilirsiniz.

3. DIŞARIDA AKTİVİTELER YAPIN
Doğa yürüyüşleri ve piknik: Havanın durumuna göre park, bahçe ya da orman gibi açık alanlarda yürüyüşler yaparak doğa sevgisini aşılayabilirsiniz.
Spor aktiviteleri: Bisiklet sürme, yüzme veya top oyunları gibi fiziksel aktivitelerle hem enerjilerini atmalarını hem de bedensel gelişimlerini destekleyebilirsiniz.
4. AİLE ZAMANINI ÖNCELİKLENDİRİN
Birlikte yemek yapma: Çocuğunuzla birlikte basit tarifler deneyebilir, mutfakta keyifli vakit geçirebilirsiniz. Bu hem eğlenceli hem de sorumluluk almalarını destekleyici bir aktivite olabilir.
Film veya belgesel izleme: Ailece izlenebilecek eğitici ve eğlenceli filmler veya çocuklara yönelik belgeseller seçebilirsiniz.
5. YENİ HOBİ EDİNMELERİNE YARDIMCI OLUN
Kodlama veya yabancı dil öğrenme: Yaşa uygun kodlama veya yabancı dil uygulamaları ile çocuklar eğlenceli bir şekilde yeni beceriler kazanabilirler.
Fotoğrafçılık veya origami: Farklı hobileri denemeleri için onları teşvik edebilir, bu hobilerde basit başlangıç setleri sağlayabilirsiniz.
6. ÖĞRENDİKLERİNİ PEKİŞTİRECEK AKTİVİTELER
Eğitsel uygulamalar ve kitaplar: Okulda öğrendiklerini tekrar etmeleri için eğlenceli ve interaktif eğitim uygulamaları veya kitaplardan yararlanabilirsiniz.
Günlük tutma veya resim albümü yapma: Çocuğunuzla birlikte günlük tutma veya tatil boyunca yaptıkları aktivitelerden bir fotoğraf albümü oluşturma gibi hatıra niteliğinde bir etkinlik yapabilirsiniz.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Her yıl üniversite sınavına milyonlarca genç hazırlanıyor. Sınav sonucunda üniversitelere yerleşen gençler, istedikleri meslekler doğrultusunda eğitimler alıyor.
Bu sene de milyonlarca genci ilgilendiren Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) tarihi belli oldu.
ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, sosyal medya hesabından milyonlarca gencin beklediği son dakika haberini verdi. Ersoy, 2025 yılında yapılacak YKS’nin tarihini açıkladı.

YKS 21-22 HAZİRAN’DA YAPILACAK
Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
ÖSYM 2025 Yılı Sınav Takvimi belirlendi, hayırlı olsun. Sınavlara katılacak tüm adaylara başarılar diliyorum.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 21-22 Haziran tarihlerinde yapılacak.

ÖSYM SINAV TAKVİMİ DE BELLİ OLDU
Ayrıca ÖSYM 2025 yılı sınav takvimi de belli oldu. 2025 yılı sınav takvimine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
2025 yılı ÖSYM Sınav Takvimi
Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milyonlarca öğrenci için ara tatil zili çaldı.
Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik hazırlanan, oyun, deney ve sanat kategorilerinde çeşitli etkinliklerin yer aldığı “Arada 1 Tatil Dergisi” erişime açıldı.
“NİTELİKLİ VAKİT GEÇİRMELERİ İÇİN…”
Bakanlığın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce, okullara verilen ara tatil dönemi boyunca ailelere çocuklarıyla nitelikli vakit geçirebilmeleri adına etkinlik önerilerinin bulunduğu dergi hazırlandı.
Dijital ortamda hazırlanan dergide, EBA’daki içeriklere yönlendirmeler yapılarak dijital oyun bağlantılarına da yer verildi.
İlkokul öğrencileri için “Atatürk’ün anıları”, “Söz varlığımız”, “Robotik kodlama” gibi konularda içerikler hazırlandı. Eğlenirken öğreten çeşitli etkinliklerin hazırlandığı dergide, matematiğin eğlenceli oyunlarından biri olan “kendoku” anlatıldı, bulmacalar ve sanat etkinlikleri yer aldı.
Ortaokul öğrencilerine yönelik hazırlanan dergide ise Anıtkabir ile çeşitli müzelere sanal gezintiler, geri dönüşüm ve sıfır atık farkındalığını artıracak etkinlikler ile “siber güvenlik” üzerine eğitsel oyunlara yer verildi.
OKUL ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN DE ETKİNLİK TAKVİMİ HAZIRLANDI
Bakanlıkça, okul öncesi öğrencileri için de “Aile ve Çocuk Ara Tatil Etkinlik Takvimi” hazırlanarak erişime açıldı.
Takvimde ara tatilde bilgi, beceri ve tutumların kalıcılığının sağlanmasına yönelik etkinliklere yer verilirken “Atatürk’ü Anıyorum” içerikleri detaylı şekilde anlatıldı.
Çocukların aileleri ile doğada zaman geçirmesi için “doğa zamanı”, ailece evde yapılacak bir etkinlik veya bir oyunun yer aldığı “etkinlik zamanı” bölümlerinin de yer alığı takvimde, çocukların aileleriyle birlikte yapabilecekleri “ailemle mutfaktayım”, “origami”, “bilimsel keşif” gibi başlıklarda etkinlikler de hazırlandı.
Söz konusu dergi ve etkinlik takvimine, MEB’in internet sitesinden ulaşılabiliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Binlerce adayın uzun süredir hazırlandığı ve ter döktüğü Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) süreç tamamlandı.
KPSS kapsamında Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri sınavları 14 Temmuz’da, Alan Bilgisi oturumları 20-21 Temmuz’da ve ÖABT sınavı ise 4 Ağustos’ta düzenlendi.
Sınavların sona ermesinin ardından sonuçlar 23 Ağustos 2024 tarihinde açıklanmıştı.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) 2024 Kamu Personel Seçme Sınavı (2024-KPSS Lisans) ile ilgili açıklama geldi.
4 SORU İPTAL EDİLDİ
ÖSYM’den yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
14 Temmuz 2024 tarihinde uygulanan 2024-KPSS Lisans’ın Genel Kültür-Genel Yetenek Oturumunda yer alan Genel Yetenek Testi Temel Soru Kitapçığına göre 3 ve 29 numaralı soruları ile Genel Kültür-Genel Yetenek Oturumunda yer alan Genel Kültür Testi Temel Soru Kitapçığına göre 33 ve 36 numaralı soruları, yargı kararları gereği iptal edilerek yeniden değerlendirme yapılmıştır.
Adaylar, yargı kararı gereği yapılan değerlendirme sonuçlarına 7 Kasım 2024 tarihinde saat 14.30’dan itibaren ÖSYM’nin ‘https://sonuc.osym.gov.tr’ adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle erişebilecektir.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Zeka Geliştirici Ahşap Akıl ve Strateji Oyunları El Sanatları Sergisi” açıldı. Taşköprü Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış törenine, Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ilçe protokol üyeleri, AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Erol ve öğrenciler katıldı.
Sergi, özellikle çocukların zihinsel gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyor ve strateji oyunlarıyla el sanatları ürünleri, aileler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılanıyor. Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik, 8 Kasım Cuma gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

HEM EĞLENCELİ HEM DE ÖĞRETİCİ BİR DENEYİM
Açılışta konuşan Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, serginin öğrencilere hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunduğunu vurguladı. Başkan Arslan,
Geçmişte başladığımız, bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik, çocuklarımızın zihinsel gelişimine katkıda bulunuyor. Gençlerimizin sadece okul eğitimleriyle değil, aynı zamanda kültürel etkinliklerle de donanımlı bireyler olarak yetişmesini sağlamak için Taşköprü Belediyesi olarak bu tür organizasyonlara destek veriyoruz. Bu tarz etkinlikleri daha da çeşitlendirerek, çocuklarımızın kültürel gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğiz
dedi.
Öğrencilerin geleceğe güvenle hazırlanabilmesi için böyle etkinliklerin önemini vurgulayan Başkan Arslan, “Tüm velilerimizi ve öğrencilerimizi bu özel sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum” diye ekledi.

KAYMAKAM İLE BAŞKAN, 9 TAŞ OYNADI
Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ ise etkinliğe katılım göstererek, Taşköprü Belediyesi’ne böyle keyifli bir etkinlik sundukları için teşekkür etti ve öğrenciler için eğlenceli bir hafta diledi. Kaymakam Demirdağ, kültürel etkinliklerin artarak devam edeceğini belirterek,
Taşköprü’yü kültürel anlamda daha iyi bir noktaya taşımak için birlikte çalışıyoruz. Gelecek dönemde yazar atölyeleri düzenleyeceğiz ve öğrencilerimiz yazarlarla buluşacak. Bu tür faaliyetleri arttırarak daha da ileriye taşıyacağız
dedi.
Açılış programında, Kaymakam Demirdağ ve Başkan Arslan, birlikte 9 taş oyununu oynayarak sergiye katılan öğrencilere keyifli anlar yaşattı. Ayrıca, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, öğrencilere ahşap oyuncaklar hediye etti.







Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tüm dünyayı yakından ilgilendiren iklim değişikliği farkındalığı için öğrencilerin bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, okullarda iklim değişikliği farkındalığı ve kapasitenin artırılmasına yönelik Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yürütüleceğini bildirdi.
Bakan Kurum, İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu (İDUKK) toplantısında alınan yeni kararlara ilişkin paylaşımda bulundu.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI İLE İŞ BİRLİĞİ
Toplantıda, “2053 Türkiye’nin Uzun Dönemli İklim Değişikliği Stratejisi”nin kabul edildiğini aktaran Kurum, strateji planının detaylarının 11-22 Kasım tarihlerinde Azerbaycan’da düzenlenecek açıklanacağını belirterek, şunları kaydetti:
Stratejinin uygulamasının güçlendirilmesini sağlamak üzere, iklim değişikliğinin halk sağlığı ve tarım başta olmak üzere yaşamsal önemi haiz sektörlerde risk analizlerinin yapılmasına, uzun dönemli iklim değişikliği stratejisinin gerektirdiği yatırım ihtiyacının karşılanmasına yönelik iklim finansmanı çalışmalarının yapılmasına, okullarda iklim değişikliğine yönelik farkındalık ve kapasitenin artırılmasına yönelik Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yapılacak.

“İKLİM EYLEMİ İÇİN DİJİTALLEŞME GİRİŞİMİ”
COP29 çerçevesinde Koordinasyon Kurulu üyesi ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak hazırlanan İklim Eylemi İçin Dijitalleşme Girişimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğinde icra edilecek ve gerekli diplomatik hususlar Dışişleri Bakanlığınca yürütülecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Öğrencilerine kavuşmayı, atanmayı bekleyen öğretmenlere müjdeli haber geldi.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 20 bin öğretmen için tercih süreci bugün başlatıldı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuya dair sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı.
Bakan Tekin paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
BAKAN TEKİN’DEN SÜRECE DAİR PAYLAŞIM
20 Bin Öğretmen Atamamız için Tercih Sürecimiz Başlıyor! Kesinleşen puanlara göre oluşan sıralamalar, öğretmen adaylarımızın tercih ekranında yer alacaktır.
Tercih başvuru süreci 20 Kasım saat 16:00’da sona erecektir. Öğretmen adaylarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.
EN FAZLA 40 EĞİTİM KURUMU TERCİH EDİLEBİLECEK
Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alan adaylar, en fazla 40 eğitim kurumunu elektronik ortamda tercih edebilecek.

İLGİLİ HABERMEB, ülke genelinde düzenlenen ortak yazılı sınavların soru ve cevaplarını erişime açtıAdile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ukrayna, ABD’nin tedarik ettiği uzun menzilli ATACMS füzeleri ve İngiliz uzun menzilli Storm Shadow füzelerini Rus topraklarına ateşledi. Buna karşılık olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz günlerde ülkesinin balistik füze saldırılarına uğraması halinde nükleer silahla yanıt verilmesine olanak tanıyan doktrini onayladı. Bugün ise Ukrayna basını, Rusya’nın Dnipro şehrini vurmak ı̇çı̇n RS-26 Rubezh kıtalararası balistik füzesı̇ kullandığını yazdı.
PUTİN: DÜŞMAN HEDEFLERİNE ULAŞAMADI
Yaşanan gelişmeler üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, devlet televizyonuna açıklamalarda bulundu.
Ukrayna’nın saldırılarında başarısız olduğunu söyleyen Putin “Düşman hedeflerine ulaşamadı. Rusya’ya batı silahlarıyla yapılan saldırılar operasyonumuzun sonucunu değiştirmeyecek” ifadelerini kullandı.
Ukrayna üzerine fırlatılan füzelerin kıtalararası balistik füze olmadığını belirten Rus lider, yeni orta menzilli balistik füze denemesi yaptıklarını söyledi.
Putin, Ukrayna’ya karşı hipersonik füze kullanmaya karar verirlerse bölgedeki sivillerin önceden uyarılacağını ifade etti.
Kendilerine yönelik saldırılar hakkında konuşan Vladimir Putin, “Bize ateş açanların askeri hedeflerini vurmak en doğal hakkımız” dedi.
Bölgedeki gerilimi tırmandırmaya çalışanlara aynı şekilde yanıt verileceğini sözlerine ekledi.
NE OLMUŞTU?
Rusya, bu sabah Ukrayna’nın Dnipro kentine hava saldırısı düzenledi. Ukrayna basınında yer alan haberlerde saldırıda ilk kez RS-26 Rubezh kıtalararası balistik füzesinin kullanldığı yazılmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fidan, tutuklama emrinin adaletin tecellisi bakımından umut verici olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar, Filistinlilere soykırım uygulayan İsrailli yetkililerin adalet önüne getirilmesi bakımından son derece önemli bir adımdır. Uluslararası hukukun bütün kurum ve kurallarıyla, soykırımı cezalandırmak üzere hayata geçmesi için çalışmaya devam edeceğiz.
Bu sadece katledilen Filistinlilere değil, bütün ezilen milletlere ve gelecek nesillere karşı olan bir yükümlülüğümüzdür.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen seçimlerde belirlenen mahalle temsilcileri ile mahalle muhtarları ve azalarının katıldığı toplantıya; Burhaniye Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Burhaniye Kent Konseyi Başkanı Hasan Metin, Halk Meclisi Genel Sekreteri Necmi Şengider, Burhaniye Kent Konseyi Genel Sekreteri Erman Pazarbaşı, Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Kent Konseyi Meclisleri ve Çalışma Grupları, mahalle muhtarları, mahalle temsilcileri ve vatandaşlar katılım sağladı.
Toplantıda, mahalle temsilcilikleri için çalışma stratejisi, konuları ve usulleri ele alındı. Her mahallede kendi temsilcilerinin çalışma başlatması, dönem dönem tüm mahalle sakinlerinin katılımıyla toplantılar yapılması ve tüm temsilcilerin katılımıyla halk meclisi toplantıları düzenlenmesi gerekliliği üzerinde mutabık kalındı. Mahalle temsilciliklerinden gelen taleplerin Kent Konseyi üzerinden sekretarya ve idari takibinin usul olarak benimsenmesine karar verildi.
Katılımcılar fikirlerini paylaştı. İlçede sürdürülebilir kalkınma ve demokratik katılım başlıklarında yapılacak çalışmaların daha çağdaş ve huzurlu bir kent oluşturacağına vurgu yapıldı. Burhaniye Kent Konseyi, halkın yönetimde söz sahibi olmasını sağlamak amacıyla bu tür toplantılarla ortak akıl anlayışını güçlendirmeye devam ediyor. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2016 yılında yaşanan çukur olayları Hakkari’nin Yüksekova ilçesinin birçok mahallesinde yıkıma neden olurken, Cumhuriyeti Mahallesi’nde bulunan Atatürk Anadolu Lisesi de yıkılmıştı. İlçenin büyük mahallelerinden olan Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan öğrenciler, başka bir okula gitmek zorunda kalmıştı. Güvenlik güçlerinin kontrolü sağlamasının ardından yıkılan lisenin inşaatına yeniden başlandı. 550 öğrencinin eğitim göreceği okul, 30 milyon liraya tamamlanarak yeniden hizmet vermeye başladı.
Okulu açılış töreninde konuşan Hakkari Valisi Ali Çelik, “Yüksekova’mızda 16 sınıflı okulumuzu açıyoruz. Ara tatilden sonra öğrencilerimiz yeni okullarında başladılar. Onlara sağlıklı ve özellikle depreme dayanıklı ve öğrencilerimizin güvenliği için bunu öngördük. Çünkü okullarımızın en önemli özelliği, çocuklarımızın güven içerisinde eğitim öğretimlerine devam etmeleri. En kısa sürede kalan okullarımızı da bitirip, daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde hizmet vermelerini sağlayacağız. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
Açılışa Hakkari Valisi Ali Çelik, Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz ve çok sayıda davetli katıldı. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rusya saldırılara kıtalararası balistik füze ateşleyerek yanıt verirken; bölgedeki gerginlik her geçen dakika artıyor. Gerginlikle birlikte karşılık açıklamalar da birbirini izliyor.
RUSYA’NIN HEDEFLERİ ARASINDA POLONYA’DAKİ ÜS VAR
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, düzenlediği basın toplantısında, NATO ve ABD’nin yaklaşık 10 yıldır Rusya’nın güvenlik endişelerini hiçe sayarak yürüttüğü inşaat projelerine dikkat çekti.
Bu süreçte Rusya’nın karşı önlemler geliştirdiğini belirten Zakharova, “Bu tür Batı askeri tesislerinin yarattığı tehditler göz önünde bulundurulduğunda, Polonya’daki füze savunma üssü, gerekirse modern silahlarla etkisiz hale getirilebilecek öncelikli hedefler arasına dahil edilmiştir” dedi.
Zakharova, üssün kurulmasını “NATO’nun askeri altyapısını Rusya sınırlarına daha da yakınlaştırmaya yönelik kışkırtıcı ve istikrar bozucu bir adım” olarak nitelendirdi. Zakharova, bu hamlenin stratejik istikrarı baltaladığını ve nükleer riskleri artırdığını vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çayırhan Termik Santrali’nde özelleştirmeye karşı greve giren 500 madenciyi ziyaret etti. Yavaş’a Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör ve Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap da eşlik etti. Başkan Yavaş, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Öğrendiğim kadarıyla bakan yardımcısı gelmiş, gerekli bilgileri almışlar. Arkadaşlarımız eylemlerine devam ediyorlar. Biz de Ankara Büyükşehir, Nallıhan, Beypazarı Belediyeleri olarak kendilerine bu eylemleri süresince destek olmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Bu arada sayın bakanla biraz önce ben yazıştım. Önümüzdeki hafta buradaki temsilcileri kabul edeceğini, kömür üretimine son vermeyeceklerini bize bildirdi. Ben de bunu buradaki işçi arkadaşlara ilettim. Aynı zamanda buradaki arkadaşların sadece işleri açısından güvence istediklerini belirttik. Sendika başkanımız burada, temsilcimiz burada. İnşallah önümüzdeki hafta sayın bakanla görüşüp uygun bir yol bulunur diye düşünüyorum. Çünkü bu kadar insanı kimse işsiz, ekmeksiz bırakmaz diye düşünüyorum. Bunlar zaten işi bilen insanlar. Burada üretimi devam ettiren insanlar. Bunları işten çıkarıp da bir başkasının yerine getirmesi pek mantıklı bir şey değil. Tereddüte düşüren noktalar; 4 ay içerisinde lojmanları boşaltın deyince buradaki işçileri işten çıkarıp yeni işçiler alınacağı endişesi var hepsinde. İnşallah bunlar da bakan beyle görüşüp de çözülür diye düşünüyorum. Biz arkadaşlara destek olmaya devam edeceğiz” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Kılıçaraslan Mahallesi’nde bulunan 2 katlı müstakil evin 2’nici katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süredir ulaşamadığı ablasını merak eden S.A. isimli kadın, ablasının kaldığı eve gelip kontrol etmek istedi. Eve giren kız kardeş ablası Nargül Adak’ı (44) tabancayla öldürülmüş halde kanlar içinde yerde buldu. Gördüğü manzarayla neye uğradığını şaşıran kadın çığlıklar atarak evden çıktı. Sokakta yardım çığlıkları atan kadının sesini duyan mahalle sakinleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen 112 Acil Yardım ekipleri kadının öldüğünü belirlerken, polis ekipleri de olayla ilgili inceleme ve araştırma başlattı.
Mahalle sakinlerinin ve kadının ailesinden edinilen bilgilerle yola çıkan polis sürekli eşiyle kavga ettiği iddia edilen kocası S.A.’nın peşine düştü. Şahsın Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesinde olduğunu öğrenen polis ekipleri ilçede şahsı yakalayarak gözaltına alırken, ölen kadının eniştesi Ali A., “Hanımla köyden geldik. Hanımım, ‘Ablamı bir yoklayım’ dedi. Eve girdi ve ‘İçeride kanlar içinde yatıyor, ölmüş’ diye bağırarak çıktı. Kocasıyla arası açıkmış. Polis karakolu da biliyor, birlikleri yoktu. Sürekli kavga ederlerdi” dedi.
Mahalle sakinlerinden Ömer Günay (39) ise “Olay şöyle oldu, ben burada çalışanım. Kadın geldi buraya yattı bacım ölmüş diye. Yukarı çıkıp baktık olayı gördük. Aşağıya inip polisi aradık. Yukarıda cenazeyi gördük. Zaten karı koca sürekli tartışıyorlardı. Bundan 2-3 hafta önce yine kavga ettiler. Polis ekipleri de gelmişti” diye konuştu.
Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri Cumhuriyet Savcısı ile birlikte olay yerinde incelemeler yaparken, yapılan incelemelerin ardından kadının cesedi otopsi yapılmak üzere Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morguna kaldırıldı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı tahkikat sürüyor. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TÜRKİYE DEVLETİ, VATANDAŞIN HAYATINI ŞANSA BIRAKIR MI?”
“Bir şehrin tepesinden baktığınız zaman şehrin bütün panoramasını görürsünüz. Fakat Ulus’a girdiğiniz zaman sadece orayı görürsünüz. O yüzden, mümkün olduğu kadar tepeden bakmak lazım.” diyen Akar, sözlerine şöyle devam etti:
“Tepeden baktığımızda savaş 3 bölümden meydana geliyor. Bir hazırlık safhası var, bir icraat safhası var, bir de savaş sonrası yaraların sarılması var. Şimdi bu dönemde, geldiğimiz çağdaki araçların gelişmiş olmasından dolayı ilişkilerin son derece kompres hale gelmesinden dolayı durum zorlaşıyor. Amerika’yla Çin savaşsın, hadi. Peki otomobil sanayi ne yapacak, bilgisayar sanayisi ne yapacak, elektronik sanayi ne yapacak, kimya sanayi ne yapacak, ticaret, bankalar ne yapacak, finans ne olacak? Yani bunların hepsi bir dengedir. Hepsi bir kolda icraya gelince sonuç alınıyor, kutu açılıyor. O manada bunların yan yana gelmesi çok zor. Çünkü çok parametre var. Onun için biraz zaman alıyor. 2’nci Dünya Savaşı’nda Danimarka’nın işgali 6 saat, sadece 6 saat. Dolayısıyla bunun şakası yok. İsrail bize tehdit mi, değil mi? Tehdit, kocaman bir tehdit. Koskoca bir Türkiye devleti, 85 milyon vatandaşın hayatını şansa bırakır mı? Silahı var mı, var. Mühimmatı var mı, var. Mesafe var mı, var. Zaman hariç her şey var. Zamanlama meselesi. Yani olabilir. Buna bizim tabii ki hazır olmamız lazım”
TEĞMENLERİN KILIÇLI YEMİNİ
Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Mezuniyet Töreni’nde gerçekleştirilen kılıçlı yemin sonrası teğmenlere yönelik disiplin sürecini değerlendiren Akar, “Biz her zaman şunu söyledik, her gittiğimiz yerde. Türk Silahlı Kuvvetleri hukuk çerçevesinde, mevzuat çerçevesinde vazifesini şeffaf bir şekilde yapacak. Vazife, hukuk, şeffaflık; bizim iddiamız bu. Dolayısıyla bir mevzuat var. Bu mevzuat çerçevesinde birimler var; disiplin kurulları var, amirler var. Bu okullar, harp okulları rektöre bağlı. Bir hiyerarşi var. Bu hiyerarşi dahilinde bakan, rektör, kurumlar olayla ilgili çalışıyor. Dolayısıyla bizim sükunet ile onların kararını beklememiz lazım. Teorik bölüme baktığımızda orada bir hareket var; ama bir de yer ve zaman meselesi var. Yani şimdi siz, herkes saygı duruşundayken İstiklal Marşı okusanız olur mu, olmaz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kadın cinayetlerine yönelik eleştiri ve sorularını yanıtlayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın, “Biz koruma kararı aldığımız kadına bir belge imzalatıyoruz. Koruma kararı aldıktan sonra belgedeki 11 maddeyi polisler okuyor. ‘Seni korumaya aldık ama buna riayet et’ diyor. Diyor ki mesela, ‘Şüphelinin size yaklaşması halinde en yakın korunaklı yere geçerek kolluktan direkt yardım iste. Şüpheliyle sakın yüz yüze görüşme.’ Çünkü tecrübe ile sabit. Bunların hepsini onlara okuyoruz. Haftada bir gün muhtara ‘buraya gelip giden var mı’ diye soruyoruz. İstihbarat artık ona takılıyor. İlk defa söylüyorum koruma kararı olmasına rağmen geçen sene 32 hanımefendi şuradaki ikazımıza uymadan, kapıya adam gelince açmış, içeride vurmuş onu” sözlerine CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, tepki gösterdi.
Nazlıaka, yaptığı yazılı açıklamada, Yerlikaya’nın devlete sığınan kadını hem koruyamadığını hem de açıklamalarıyla suçladığını belirterek, “Bakan; can havli ile devlete sığınan kadını hem koruyamamakta hem de suçlamaktadır. Deyim yerindeyse, Yerlikaya hem suçlu hem güçlü” dedi. Nazlıaka, şunları kaydetti:
“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre; 11 ayda 207’si şüpheli olmak üzere en az 550 kadın öldürüldü. Bakan Yerlikaya öldürülen kadınları suçlamak yerine, öldürülen kadınların kaçının koruma kararı vardı açıklasın. Kaç kadın koruma kararı olmasına rağmen Bakan Yerlikaya’nın iddia ettiğinin aksine evinin dışında öldürüldü?
“Durum Bakan Yerlikaya’nın çizdiği gibi tozpembe bir tabloya sahip değil”
Bakan kadınların kapıyı açıp öldürüldüğünü iddia ediyor; gerçeği çarpıtıyor. 2023 yılında 28 kadın koruma kararlarına rağmen öldürüldü. 2024’ün ilk 6 ayında 16 kadın tedbir kararına rağmen öldürüldü.Bu yıl içerisinde; Aydın’da Aylin Pekin, kendisine ısrarlı takipte bulunup rahatsız ettiği için şikayette bulunduğu Mehmet ŞahYeşilova tarafından evinin önünde katledildi. Adana’da Burak Acar hakkında uzaklaştırma kararı aldıran Bahar Torun’u, elektronik kelepçesini kırarak katletti. Maalesef bu örnekleri saymakla bitiremeyiz. Yani durum hiç de Bakan Yerlikaya’nın çizdiği gibi tozpembe bir tabloya sahip değildir.
“Deyim yerindeyse, Yerlikaya hem suçlu hem güçlü”
Kaldı ki ülkenin İçişleri Bakanı olarak, bin bir zorlukla çıkarılan ve uygulanması gereken tedbir kararlarının kadınların can simidi olduğunu bilmesi gerekir. Koruma kararına rağmen, öldürülen her kadının ölümünde sorumlulukları olduğunu bilmesi gerekir. Bakan; can havli ile devlete sığınan kadını hem koruyamamakta hem de suçlamaktadır. Deyim yerindeyse, Yerlikaya hem suçlu hem güçlü. Ölümünü engellemek için üzerimize düşeni yapamadık demek yerine ölen kadını suçlamaktır. İçişleri Bakanı unuttu ise hatırlatalım: görevinizi layıkıyla yaparsanız, koruma kararının uygulanması noktasında gerekli tedbirleri alırsanız, kadın cinayetlerinin önüne geçilebilir.
“Bu AKP zihniyetinin izdüşümüdür”
Bizler çok net biliyoruz ki; bu memlekette ne zaman bir yetkili kadınları suçlamaya başlasa şiddet de cinayet de artıyor. Erdoğan’ın, henüz 17 yaşındayken öldürülen Münevver Karabulut cinayetinin ardından, ‘Boş bırakılan unutmayın ya davulcuya ya zurnacıya’ dediğini asla unutmadık. Bu AKP zihniyetinin kadın cinayetlerine bakışının temeli niteliğindedir. Bu bakış açısı kadına yönelik şiddeti tolere edilebilir buluyor. Bu bakış açısına sahip eski AKP’li İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Latif Aydemir, kadın cinayetlerinde kadınları suçlayarak ‘Hanımlarımızı, kadınlarımızı tenzih ediyorum ama… Bir kısmı bayanlar olmak üzere erkeklerin de çoğunda öldüren kadar ölenler de suçludur’ diyebiliyor. Koruma kararını ihlal eden erkeklere yönelik verilen zorlama hapsine itiraz edilmesi gibi değişiklikler yapılmaya cüret ediliyor.
“Bu zihniyeti biz yerle bir edeceğiz”
Can simidimiz olan İstanbul Sözleşmesi’ni hukuksuzca bir gecede fesih eden zihniyete asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Zayıflatmaya çalıştıkları 6284’ün uygulanması için mücadelemize devam edeceğiz. Kadınları koruyamayan yetkililerin suçu failde ya da kendilerinde aramak yerine kadınlarda bulmalarına asla izin vermeyeceğiz. Örgütlü kötülüğün karşısında duracak ve yaşam hakkımız için direneceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dün akşam saatlerinde Seferihisar ilçesi Turabiye Mahallesi Hamamalanı Mevkiinde meydana gelen olayda, silahlı kavga ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Adrese intikal eden polis ekiplerine M.S.Ç. isimli şüpheli tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda başkomiser Furkan Hakan Aşkın, polis memuru Mehmet Tozun, ve polis memuru İbrahim Gümüştekin yaralandı. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı polisler hastaneye kaldırıldı. Durumu ağır olan polis memurlarından Mehmet Tozun ve İbrahim Gümüştekin, ilerleyen saatlerde ameliyata alındı.
Validen yaralı polislere ziyaret
İzmir Valisi Süleyman Elban, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören polis memurları İbrahim Gümüştekin ve Mehmet Tozun’u ziyaret etti. Polis memurlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Elban, durumları hakkında da bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Elban, Balçova Kaymakamlığı’na vekaleten bakan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi dekanı Prof.Dr. Serdar Bayrak ve Hastane Başhekimi Prof. Dr. Sefa Kurt, eşlik etti. Polis ekiplerinin 112’ye gelen iki ihbar üzerine adrese gittiklerini söyleyen Vali Elban, “Dün akşam saat 20.00 saat Seferihisar İlçe Emniyet Müdürlüğümüze 112 üzerinden gelen ayrı iki ihbarda silahlı kavga olduğu bilgisi veriliyor. En yakın ekibimiz kavga ihbarının olduğu alana müdahale etmek için gidiyorlar. Husumetli iki ailenin kavga edeceği düşüncesiyle oraya vardıklarında ailelerden birisi karşı ailenin geldiği düşüncesiyle memur arkadaşlarımız sivil olduğu için onlara ateş ediyorlar. Maalesef üç arkadaşımız dün akşam yaralandılar ve süratli bir şekilde üçü de şehrimizdeki hastanelere nakledildi. Başkomiserimiz Furkan Hakan Aşkın Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Geldiğinde hayati tehlikesi yoktu. Durumu hafifti. Hafif yaralıydı. İnşallah bir iki gün içerisinde kendisi taburcu edilecek” dedi.
“Her iki arkadaşımız da uyandı”
Yaralı polis memurlar hakkında da bilgiler veren İzmir Valisi, “Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Hastanesi’ne İbrahim Gümüştekin ve Mehmet Tozun’un geldiğinde hayati tehlikeleri vardı. Üniversitedeki hocalarımız çok süratli bir şekilde tetkiklerini yapıp arkadaşlarımızı ameliyata aldılar. Yaklaşık 30-40 dakika önce her iki arkadaşımız da uyandı. Şu anda bilinçleri açık ve her iki arkadaşımız da çok şükür hayati tehlikeyi atlatmış durumdalar. Rabbim onları ailelerine ve polis teşkilatımıza ve milletimize bağışladı. İki arkadaşımızın da şu anda yoğun bakımda tedavi süreçleri devam ediyor. İnşallah kısa bir süre içerisinde servise alınıp sonra da taburcu edilecekler” açıklamasında bulundu.
14 gözaltı
14 şüphelinin gözaltına olduğu bilgisini de yineleyen Süleyman Elban, “Olaya karışan, hem polis arkadaşlarımıza ateş eden kişi silahıyla birlikte hem de diğer olaya karışan taraflardan toplam 14 kişi emniyetimiz tarafından gözaltına alındı. Şu anda onlarla ilgili adli süreç devam etmektedir. Bu süreç içerisinde özellikle fedakarca ağır yaralı olan hayati tehlikesi olan iki polis kardeşimizin tedavisinde üstün gayret gösteren Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörümüze, başhekimimize, dekanımıza ve tüm öğretim görevlilerimize ve ekibine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Komiserimizin tedavi olduğu Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tüm doktorumuza, başhekimimize ve ekibine de orada da teşekkür ediyorum. İnşallah Rabbim bir daha böyle bir sıkıntı bizlere, milletimize yaşatmaz. başta polis teşkilatımız ve milletimiz olmak üzere herkese geçmiş olsun diliyorum” diye konuştu. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Köksal, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesi Sekibaşı Kadın Dayanışma Merkezi’nde kent paydaşlarıyla bir araya geldi. Toplantı, Menteşe Belediyesi’nin kadınlara ve kadına yönelik şiddete karşı yaptığı çalışma ve projelerin katılımcılara anlatılmasıyla başladı.
Toplantıda konuşan Başkan Köksal, şunları söyledi:
“İlk defa, 100 yıl sonra bir ilçede kadın bir belediye başkanı oldu. Biz, bunu kadın mücadelesi açısından bir avantaja çevirip konuyla ilgili farklı ve etkin yöntemler belirlemeliyiz. Bugün bu samimi ortamda bir araya geldik. Bölünmeden, ayrışmadan yerelden bu mücadeleye nasıl bir ses vereceğimizi konuşmalıyız. Örneğin, Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı nasıl yürüteceğimizi hep birlikte, sizlerin fikirlerini de alarak belirleyeceğiz. ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında farkındalık yaratacak bir çalışma hazırladık ve bunu sizlerle paylaşacağız. Fikirlerinizi alacağız. Hep birlikte kol kola girelim, hedefimizi belirleyip ilerleyelim istiyoruz.”
Toplantıya katılan kadınlar, toplantı ve sağlanan birliktelik için Köksal’a teşekkür ederek konuyla ilgili önerilerini paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DURUMLARI AĞIR OLAN POLİSLER HASTANEYE KALDIRILDI
Olay, Seferihisar ilçesi Turabiye Mahallesi Hamamalanı mevkisinde meydana geldi. Edinilen ilk bilgilere göre, mahallede meydana gelen silahlı kavga ihbarı üzerine çok sayıda polis ekibi bölgeye sevk edildi. Adrese intikal eden polis ekiplerine M.S.Ç. isimli şüpheli tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda komiser F.H.A., polis memuru M.T.B. ve polis memuru İ.G. yaralandı. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı polisler, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

İZMİR VALİLİĞİ: SALDIRGAN YAKALANDI
İzmir Valiliği, ihbar üzerine olay yerine giden polis ekiplerine silahla ateş açılması sonucu yaralanan 3 polisin tedavi altına alındığını, olayın şüphelisinin silahıyla birlikte yakalandığı açıkladı.

Yapılan açıklamada, “Seferihisar ilçemizde, 20 Kasım 2024 günü saat 20.00 sıralarında silahlı çatışma ihbarı üzerine olay yerine intikal eden polis ekibimizin üzerine silahla ateş açılmıştır. 3 polis memurumuz yaralanmış ve tedavi altına alınmıştır. Olayın şüphelisi M.S.Ç. isimli şahıs silahıyla birlikte yakalanmış ve hakkındaki adli işlemlere başlanmıştır” denildi.

MAHALLELİ DÜKKANI TAŞLADI
Öte yandan polislere yapılan silahlı saldırının ardından mahalleli sokağa döküldü ve saldırıyı gerçekleştiren şahsın dükkanını taşladı.
GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ SAYISI 11’E ULAŞTI
İzmir’de kavga ihbarına giden polislere ateş açılması ve 3 polisin yaralanmasıyla ilgili başlatılan operasyonda saldırganın yakalanmasının ardından 10 kişi daha gözaltına alındı.
POLİSLER HAYATİ TEHLİKEYİ ATLATTI
9 Eylül Üniversitesi Hastanesi ve Yeşilyurt Devlet Hastanesi’nde tedavi gören polislerin hayati tehlikeyi atlattıkları öğrenildi. Olayla ilgili il genelinde geniş çaplı soruşturma sürüyor.
İzmir ValiliğiSeferihisarPolitikaGüvenlikOlaylar3-sayfaHukukKavgaPolisizmir
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ETKİNLİKTE NELER OLACAK?
Girişimcilik odaklı podcast ve kitap serisi olarak başlayan “Girişimcilerin Büyük Hataları”, 2024 yılında konferans, girişim sunumu ve networking etkinlikleriyle zenginleştirilmiş bir dizi program olarak girişimcilik ekosistemiyle buluşuyor.
20 Kasım’da düzenlenecek etkinlik, üç ana bölümden oluşacak:
Bölüm 1: Konferans
Branding Türkiye Kurucusu Mürsel Ferhat Sağlam’ın girişimcilik deneyimlerinden elde ettiği dersleri ve önerilerini paylaşacağı konferans.
Bölüm 2: Girişim Sunumu
PitGrowth Kurucu Ortağı Özkan Yağız’ın, girişimcilik yolculuğundan edindiği tecrübeler ve hatalara yönelik çözüm önerilerini aktardığı girişim sunumu.
Bölüm 3: Networking
Katılımcılar, girişimcilik ekosisteminin önemli aktörleriyle tanışma ve iş birliği yapma fırsatı yakalayacak.

ETKİNLİK DETAYLARI
Tarih ve Saat: 20 Kasım 2024, 15:30 – 17:30
Yer: İstanbul Kültür Üniversitesi, Bakırköy Yerleşkesi, Tasarım Fabrikası
Ücret: Ücretsiz (Kayıt zorunludur, kontenjan sınırlıdır.)
Katılımcılar etkinlik sonunda, İKÜ Tasarım Fabrikası tarafından verilen “Dijital Katılım Belgesi” almaya hak kazanacak.
KAYIT VE BİLGİ
“Pollyannacılık” temalı bu eşsiz etkinliğe katılmak ve girişimcilik ekosisteminin bir parçası olmak için buradan kaydolabilirsiniz.
Girişimcilik dünyasında ilham veren bir deneyim için bu fırsatı kaçırmayın!
HEMEN KAYDOL

Betül CiritHaberler.com – EğitimKültür ÜniversitesiİstanbulTürkiyeEğitim
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
15 YILDIR İBB’DE ÇALIŞIYOR
2009’dan beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’nda çalışan Çetin, 2009’dan beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’nda çalışıyor.

“OYUNCULUĞA DÖNMEK İSTİYORUM”
Seda Çetin, 2014’te İBB’de müfettişlik yapan Fatih Korkmaz ile evlenmiş ve bu evlilikten 10 yaşında olan kızı Mina Şiir dünyaya gelmişti. Yaptığı bir açıklamada oyunculuğu bırakmadığını ifade eden Çetin; “Sabit iş iyi ama bizim gibi insanları aşağı doğru çekebiliyor. İçimdeki oyunculuk hevesi hiçbir zaman geçmiyor. Oyunculuğa dönmek istiyorum” demişti.
İşte Semiha’nın son hali;


Kültür SanatSon HaliMagazinEğitimYaşamBabaDizi
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PARALAR YATIRILMAYA BAŞLANDI
Öğrencilerin T.C kimlik numaralarının son hanesine göre yapılacak ödemeler, ilk defa burs ve kredi alacak öğrenciler için 18-22 Kasım tarihleri arasında yatırılacak.
T.C kimlik numarasının son hanesi “0” olan öğrencilere 18 Kasım, “2” olan öğrencilere 19 Kasım, “4” olan öğrencilere 20 Kasım, “6” olanlara 21 Kasım, “8” olan öğrencilere ise 22 Kasım’da burs ve kredi ödemesi yapılacak.
Sadece ilk ödeme için geçerli olan bu tarihlerde öğrenciler, burs/kredilerini Ziraat Bankası ATM’lerinden çekebilecek.
2024 yılı burs ve kredi miktarları baz alındığı için lisans öğrencilerine 2000 lira, yüksek lisans öğrencilerine 4000 lira ve doktora öğrencilerine 6000 lira üzerinden iki aylık para ödenecek.

GüncelEğitimFinansYaşamBurs
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
LİSEDE SU MAKİNESİ KULLANIMINA YASAK
Sözcü’nün haberine göre; karar, okul müdürü Özgür Devrim Fidan’ın imzasıyla öğretmenlere tebliğ edildi. Kararda, “Kamuda Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamında okulumuzda kantin dışında su ısıtıcısı, kahve ve su makinesi gibi elektrikli herhangi bir cihazın kullanılmaması hususunda bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.” ifadelerine yer verildi.
“İŞ BAŞKA BİR BOYUTA GELDİ”
Öğretmenlere suyu yasaklayan karara tepki gösteren Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, yetkilileri bu yanlış karardan vazgeçmeye davet etti.
Karar karşısında şaşkınlık içinde olduklarını belirten Ertuğrul, “Mayıs ayında yayımlanan Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamında okullarda öğretmen odalarındaki çay ve kahve makinelerinin kaldırılmasına yönelik çalışmaları duymuştuk. Fakat bugün iş başka bir boyuta geldi.” dedi.
“ÖĞRETMENLERİN İÇECEĞİ BİR BARDAK SU MU ÜLKEYİ ZARARA SOKUYOR?”
Öğretmenlere tebliğ edilen kararı anımsatan Ertuğrul, “Öğretmenlerin ders çıkışında içeceği bir bardak su mu ülkeyi zarara sokuyor? O öğretmenler bir bardak su içmeyince mi ülke kalkınacak? Bunun cevabını merak ediyoruz. Ayrıca okul müdürünün öğretmenlere karşı bu tavrı da doğru değildir. Bütün yetkililere bu yanlışı durdurmaları çağrısında bulunuyorum.” ifadelerini kullandı.
13 Mayıs 2024’te yayımlanan “Kamuda Tasarruf Tedbirleri” kapsamında kamuda bina ve araç alımları üç yıllığına durdurulmuş, yabancı menşeili araç kullanımı sonlandırılmış, kamuya personel alımına da sınır getirilmişti. Ayrıca okullarda öğretmenler odasındaki çay ve kahve makinesi kullanımı da yasaklanmıştı. Ancak bazı ilçe milli eğitim müdürlükleri tepkilerin akabinde yasağı kaldırıp öğretmenlerin makineleri kullanmasına izin vermişti.
GündemEğitimYaşamKonya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>


ÜLKENİN HEMEN HER YERİ BİRBİRİNDEN ZENGİN
Güney Kore, ülke genelinde sahip olduğu Milli Parkları, büyük şehirlerinde yer alan doğa parkları-bahçeleri ile her mevsim ilgi çekici bir ülke. Turist olarak bir büyük şehri gezerken ansızın doğanın içine kaçıp, şehrin kalabalığından, plazaların yüksekliğinden sıyrılmak eşsiz bir duygu. Üstelik bunu Güney Kore’de dört mevsim yapmak mümkün. Sadece şehirlerde değil, ülkenin hemen her yeri birbirinden zengin, Milli Parklar ve bahçelerle özenle donatılmış. İlkbahardaki kiraz çiçeklerinin açışı, sonbahar mevsiminde sarı-kırmızının farklı tonları ve kızıla dönmüş yapraklardan oluşan eşsiz bir doğa, yaz mevsiminde doğa içinde daha ılıman ve nefes alınabilir bir seyahat deneyimi paha biçilemez. Kış mevsiminde ise bir seyahat severi fazlasıyla mutlu edecek, ruhunu doyuracak kış festivalleri, karlar altında müthiş görsellikte Milli Parkları, yürüyüş yolları ve düzenlenen etkinlikleri ile gezginlere bambaşka bir deneyim yaşatıyor.

‘KORE’DE HER MEVSİM FARKLI GÜZELLİKLERE SAHİP’
Kore Turizm Organizasyonu (KTO) İstanbul Ofisi Direktörü Hyuncho Cho, düzenledikleri KTO, 2024 VisitKoreaYear kampanyasına ilişkin bilgi vererek ülkede öne çıkan güzellikleri anlattı. Cho, “Kampanyamız Kore’nin sahip olduğu kültürel değerlerinin yanı sıra kış mevsimindeki eşsiz doğanın keşfedilmesini de önemsemektedir. Her mevsim farklı güzelliklere sahip Kore’de, Kış mevsimi de gezginler için oldukça tatmin edici. Karla kaplı festivaller, şehir etkinlikleri ve milli parkların sıra dışı görsellikleri eşliğinde seyahatseverler ruhunu dinlendirip, yılın tüm stresini atabilirler. Kültür ve doğasever Türk gezginlerinin hem kültürümüzü tanımak hem de kış mevsiminde sıra dışı görsellikler sunan doğamızı yakından gözlemleyebilmeleri için Kore’ye keyif dolu bir seyahate davet ediyoruz” açıklamasında bulundu.
KTO İstanbul dünyanın değişik coğrafyalarından Kore’ye gelen seyahat severlerin kış mevsiminde en çok ziyaret ettikleri bölgeleri ve katıldıkları etkinlikleri açıkladı. İşte Kore’nin sıra dışı ve dünyada en çok ziyaret edilen, en beğenilen kış festivalleri, kış etkinlikleri ve yürüyüş rotaları:
Jeju Adası: Camellia Hill, Arboretum, Forest
Jeju Camellia Hill, Kore’ye özgü kamelyaların yanı sıra dünyanın dört bir yanından farklı kamelya türlerini sergileyen doğa temalı bir parktır. Parkta, Avrupa kamelya ormanı, bebek kamelya ormanı ve gizli kamelya patikası gibi birçok temalı bahçe bulunmaktadır.
Jeju Kamelya Arboretumu, pamuk şekerine benzeyen yuvarlak kamelya ağaçlarıyla kısa zamanda sosyal medyada popüler oldu. Birbirine kümelenmiş kırmızı çiçeklerle dolu ağaçlar ve karla kaplı doğada yürüyüş hem dinlendirici hem de egzotik bir manzara oluşturuyor. Arboretumu gezerken Kamelya Ormanı ve Jeju’nun masmavi denizinin de manzarasını keşfedeceksiniz. Instagram’da ilgi çekici, müthiş görseller yakalamak isterseniz, Jeju Kamelya Ormanı’nı da mutlaka ziyaret edin. Ormanın içinde yer alan Cafe’nin birinci katına çıkarak panoramik, etkileyici bir doğa fotoğrafı çekebileceğinizin de tüyosunu verelim.
Jeollanam-do Yeosu : Odongdo Adası
Binlerce kamelya ağacı kış mevsimi geldiğinde Odongdo Adası’na kırmızı renkleriyle hakim olur, adeta bir doğa şöleni sunar. Odongdo Adası’nı anakaradan geçişini sağlayan dalgakıran, adaya kolay ulaşım için bir köprü görevi görür. Turistler sıra dışı bir etkinlik için sıklıkla Kamelya Treni’ne binmeyi tercih ederler. Ada kış mevsimindeki Kamelya ağaçlarının görsel şöleni dışında, yürüyüş parkurları, deniz feneri ve müzik çeşmesi gibi birçok eğlenceli aktiviteyi de ziyaretçilerine sunuyor.
Jeollabuk-do Gochang : Seonunsa Tapınağı
Seonunsa Tapınağı, tarihi değere sahip olması ve birçok kültürel varlığa ev sahipliği yapması nedeniyle önemli bir cazibe merkezidir. Bununla birlikte Doğal Anıt olarak belirlenmiş bir kamelya ormanına da sahip. Orman, tapınağın hemen arkasında yer alıyor ve uzun yıllar önce tapınağı orman yangınlarından korumak amacıyla oluşturulduğu da biliniyor. Tapınağın, kamelya ormanına karşı manzarası görülmeye değer.
Gyeonggi-do Gapyeong : The Garden of Morning Calm Işık Festivali
Her yıl kış mevsiminin gelmesi beraberinde, Gyeonggi-do’da 1 Aralık itibari ile mart ayının ortalarına kadar devam eden keyifli bir Işık Festivali yapılmaktadır. The Garden of Morning Calm nam-ı diğer Sabah Sakinliği Bahçesi’ndeki Işık Festivali, ışıklarla yaklaşık 330.000 metrekarelik bir alanı kaplayan muhteşem bir akşam etkinliğidir. Parıldayan ışıklar, kış mevsimi boyunca bahçenin doğal güzelliğine rengarenk bir ışıltı katar. Aydınlatma saatleri 17:00 ile 21:00 arasında olup, Cumartesileri 23:00’e kadar da uzatılır. Kış mevsiminde huzurlu ve dinlendirici bir etkinlik arayanlar için ideal bir festivaldir.
Gangwon-do Taebaek : Taebaeksan Dağ Kar Festivali
Taebaeksan Dağı Kar Festivali, ziyaretçilerine 7’den 77’ye herkesi eğlendirecek bir dizi etkinlik ve aktivite imkanı sunuyor. Ziyaretçiler, arka planında karla kaplı güzel Taebaeksan Dağı’nın olduğu manzaraların, bu manzaralar eşliğinde yapılan etkinliklerin tadını çıkarırken, ilgi çekici kar heykellerinin görselliğinde, kar kızaklarıyla keyifli zamanlar geçirebiliyor. Ocak ayının son haftası başlayan ve şubat ayının ilk haftasını da içeren bu keyifli kar festivalini kaçırmamak gerek. Buraya kadar gelen ziyaretçiler, araçla sadece 20 dakika uzaklıkta olan Hwangji Göleti’ne uğrayabilir, değişik şekil ve boyutlardaki fenerlerin bulunduğu ışık festivalini de izleyebilirler.
Gangwon-do Inje : Wondae-ri Huş Ağacı Ormanı
Popüler bir yürüyüş noktası olan Wondae-ri Huş Ağacı Ormanı, göğe doğru uzanan ulu ağaçları ile ilgi çekici bir doğaya sahiptir. Her mevsim güzel bir görselliğe sahip olmasına karşın, kış ayları ormanın görselliğinin en iyi olduğu zaman. Bembeyaz karla kaplı araziye yayılmış gümüş rengindeki huş ağaçlarının dingin güzelliği, soğuk havaya rağmen ziyaretçiler için cazibe merkezi oluyor. Ormanlık alanda yaklaşık 700.000 ağaç var. Ormanın çok sık oluşu ve içine düşen güneş ışınları sayesinde kış esintisini bu ormana uğramıyor. Pazartesi-salı günleri ziyaretçi girişine kapalı olan orman, diğer günlerde 09:00-14:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
Jeollabuk-do Muju : Deogyusan Milli Parkı
Jeollabuk-do ili, Muju ilçesinde yer alan Deogyusan Dağı, her yıl yağan yoğun kar yağışı nedeniyle Kore’nin kış görselliği ile bilinen bir doğa harikasıdır. Dağ, özellikle kırağıyla kaplı güzel ağaçlarıyla ünlüdür. Ağaçları kaplayan buz kristalleri, ormanın uzaktan beyaza bürünmüş gibi görünmesini sağlar, yakından baktığınızda ise pırıl pırıl parlayan büyüleyici bir atmosfer oluşur. Deogyusan Dağı, özellikle trekking meraklılarının kış aylarında ilk sırasında yer alır. Zirveye ulaşmak için uzman bir yürüyüşçü olmanız gerekmediğinden, tüm ziyaretçiler keyifli bir yürüyüş için burayı tercih edebilirler. İsteyen ziyaretçiler, Muju Resort’tan teleferiğe binerek Silcheonbong Zirvesi’ne ulaşabilir, karlı manzaranın tadını çıkarabilirler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CENİN, 20 Kasım (Xinhua) — İsrail güçlerinin, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin kentinin Kabatiya kasabasına düzenlediği saldırıda 3 Filistinli hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, COP29 İklim Değişikliği Konferansı kapsamında kurulan Türkiye pavilyonunu ziyaret etti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu Taraflar Konferansı kapsamında kurulan Türkiye pavilyonunu ziyaret etti.
Bakan Uraloğlu ziyaret kapsamında yaptığı açıklamada, “Bakü’de COP29 İklim Değişikliği Konferansı kapsamında kurulan Türkiye pavilyonumuzu ziyaret ederek iklimsel ve meteorolojik çalışmalarımızı yerinde inceledik. Karbon sıfır hedefimizden yenilenebilir enerji kaynaklarına ve sürdürülebilir ulaşıma kadar pek çok alanda projeler hayata geçiriyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İslamabad Yüksek Mahkemesi (IHC), başbakanlığı döneminde aldığı hediyelerin ayrıntılarını açıklamadığı ve bu hediyeleri sattığı gerekçesiyle yargılandığı davada tutuklu bulunan Han’ın kefaletle serbest bırakılmasına karar verdi.
EŞİ DE SERBEST BIRAKILMIŞTI
Eski Başbakan Han’ın eşi Büşra Bibi, ekimde, hakkındaki yolsuzluk davasında kefaletle serbest bırakılması kararının ardından tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edilmişti.
Han ve Bibi, 31 Ocak’ta, Han’ın başbakanlığı döneminde aldığı hediyelerle ilgili yolsuzluk davasında suçlu bulunarak 14’er yıl hapis cezasına mahkum edilmiş ancak nisanda mahkumiyetleri askıya alınmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkemeye sunulan görüntülerde, iki yaşlı kadının köpeklerini gezdirdiği, köpeklerden birinin uzun tasmayla tutulduğu görülüyor. Bu sırada 56 yaşındaki paten kayıcısı Igor Berin’in hızla geçerken tasmaya takılması sonucu yaşlı kadının yere düşüp sürüklendiği anlar kameralara yansıdı.
Savcılığın açıklamasına göre, asfalt zemine çarpan yaşlı kadın ağır kafa travması geçirdi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay, mayıs ayında gerçekleşti.
18 Kasım’da görülen davada taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulunan Berin, bir yıl ‘kısıtlı özgürlük’ cezasına çarptırıldı. Bu ceza kapsamında elektronik kelepçe takması, belirli saatlerde evde kalması ve toplu etkinliklere katılmaması gerekiyor.
Savcılık, Berin’in kaza sonrası durduğunu ancak kadının ciddi şekilde yaralandığını fark etmediğini söyleyerek olay yerinden ayrıldığını bildirdi. Moskova Savcılık Ofisi, “Çarpışmanın ardından ağır durumda hastaneye kaldırılan yaşlı kadın üç hafta boyunca bilincini kazanamadı ve 15 Haziran’da hayatını kaybetti” açıklamasında bulundu.”


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Japonya’da temaslarını sürdüren Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Korkut Gürgen’e yaptığı ziyaret sonrası JICA Küresel Çevre Departmanı Direktörü Takahiro Morita ile bir araya geldi.
JICA yetkilileriyle düzenlenen toplantıda konuşan Başkan Tutdere, 6 Şubat depremleri sırasında Japonya hükümeti ve JICA’nın sağladığı desteklere teşekkür ederek, depremlerle başlayan işbirliği ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Başkan Tutdere, “6 Şubat depremlerinde çok büyük bir yıkım yaşayan Adıyaman’ın belediye başkanı olarak, depremde Japonya’dan gelen arama kurtarma ekiplerini görmüş olmaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Arama kurtarma çalışmaları sırasında ve sonrasında, JICA aracılığıyla kentlerin yeniden inşası sürecine verdiğiniz destek için teşekkür ederim. Japonya, hem deprem illerinde hem de Türkiye genelinde büyük bir güven duyduğumuz bir ülke. Japon halkı, dürüstlüğü ve dayanışmasıyla takdir edilen bir millet. Bu işbirliğinin devam etmesi, halklarımız arasındaki dostluğu daha da güçlendirecektir. 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da 269 bin 116 bağımsız bölüm yıkıldı ve yaklaşık 10 bin vatandaşımızı kaybettik. Altyapısı ve üst yapısı tamamen yok olan bir şehirde yeniden inşa süreci devam ediyor. Belediye olarak JICA’nın sağlamış olduğu hibelerle altyapımızı yeniliyoruz ve bu destekler için ayrıca teşekkür ediyorum. Adıyaman, depremden en fazla etkilenen ikinci şehir olarak JICA’dan daha fazla deneyim paylaşımı ve nakdi destek beklemektedir. Bu destekler, şehirlerimizin yeniden inşası ve halklarımız arasındaki dostluğun pekişmesi açısından çok önemli” diye konuştu.
Başkan Tutdere, toplantılarda Adıyaman’ın ihtiyaçlarını dile getirerek, uluslararası dayanışmayı artırmaya yönelik temaslarını sürdürecek. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

TRAFİK YÜZDE 67 OLARAK ÖLÇÜLDÜ
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki 9 günlük ara tatilin sona ermesiyle eğitim-öğretim bugün başladı. Haftanın ilk günü olması ve okulların açılmasıyla İstanbul‘da trafikte yoğunluk yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritasında saat 08.00 itibarıyla trafik yüzde 67 olarak ölçüldü.
Milli Eğitim BakanlığıİstanbulGünceltrafikEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Wuxi Sanat ve Teknoloji Meslek Yüksekokulu’nda yerel saatle 18:30’da gerçekleşen saldırının zanlısı, 21 yaşındaki Xu soyadlı öğrenci olay yerinde yakalandı. Yixing polisi tarafından yapılan açıklamada, Xu’nun sınavlarında başarısız olduğu için mezun olamadığı ve staj yaptığı yerdeki ücretinden memnun olmadığı belirtildi.
Batılı sosyal medya platformlarında yaralıların sokakta yattığını ve insanların yardıma koştuğunu gösteren görüntüler paylaşıldı. Ancak Weibo gibi Çin sosyal medya platformlarında sadece polis açıklaması görülebiliyor, olayla ilgili görüntü ve fotoğraflar sansürleniyor.
Bu, bir hafta içinde gerçekleşen ikinci ölümcül saldırı oldu. Daha önce güney kentlerinden Zhuhai’de bir adam aracıyla spor tesisindeki kalabalığa dalarak 35 kişinin ölümüne, 43 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Ekim ayında ise Pekin’de bir okulda beş çocuğun bıçakla yaralandığı bir saldırı yaşanmıştı.


Çin Halk Cumhuriyeti3-sayfaEğitimDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; Trump, söz konusu açıklamada, “Wisconsin eyaletinin eski Kongre üyesi Sean Duffy’nin Ulaştırma Bakanı olarak aday gösterildiğini duyurmaktan mutluluk duyuyorum.” ifadesini kullandı.
Duffy’nin kariyerine Wisconsin Bölge Savcısı olarak başladığını ve daha sonra Wisconsin’in 7. Kongre Bölgesi için ABD Temsilciler Meclisi’ne seçildiğini kaydeden Trump, Duffy’nin Kongre’deki görevi sırasında gerçekleştirdiği çalışmaları aktardı.
REKLAM
Trump, “Duffy, Amerika’nın otoyollarını, tünellerini, köprülerini ve havaalanlarını yeniden inşa ederken mükemmellik, yeterlilik, rekabetçilik ve güzelliğe öncelik verecek. Limanlarımızın ve barajlarımızın ulusal güvenliğimizi tehlikeye atmadan ekonomimize hizmet etmesini sağlayacak ve pilotlar ile hava trafik kontrolörleri için ‘çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığı’ ortadan kaldırarak gökyüzümüzü tekrar güvenli hale getirecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Duffy’nin FoxNews’in yıldızı Rachel Campos-Duffy’nin eşi ve dokuz çocuk babası olduğuna da işaret eden Trump, Sean Duffy’nin, ailelerin güvenli ve gönül rahatlığıyla seyahat edebilmesinin ne kadar önemli olduğunu bildiğini vurguladı.
Trump, Duffy’nin deneyimini ve Kongre’de uzun yıllar boyunca kurduğu ilişkileri, ABD’nin altyapısını korumak ve yeniden inşa etmek ile “seyahatin altın çağını başlatma” misyonunu yerine getirmek için kullanacağını, güvenlik, verimlilik ve yeniliğe odaklanacağını, tüm Amerikalılar için seyahat deneyimini büyük ölçüde yükselteceğini bildirdi.
*Haberin fotoğrafları Associated Press tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Villa Vie Residences isimli rezidans konseptli şirket, Kasım ayının başlarında, önümüzdeki birkaç yıl boyunca dünyayı dolaşabilecekleri bir program başlattığını duyurdu. Şirketin açıklamasına göre, 140 ülkeye gidilecek yolculukta 425 limanda durulacak, ve programın yıllık maliyeti 40 bin dolardan az olacak.
REKLAM
Program bir, iki, üç ve dört yıllık paketler halinde sunuluyor. Bir yıllık pakete Escape From Reality (Gerçeklikten Kaçış) ve iki yıllık pakete Mid-term Selection (Ara Seçim) adı veriliyor. Üç yıllık pakete Anywhere but Home (Evden Başka Her Yer) ve dört yıllık pakete Skip Forward (İleri Atla) adı veriliyor. Yolculuk, Karayipler, Güney Amerika ve Antarktika’yı da içeriyor.
“SEÇİM SONUÇLARINDAN MEMNUN OLMAYANLAR İÇİN İYİ BİR SEÇENEK”
Villa Vie’nin CEO’su Mikael Petterson bu programı başkanlık seçimlerinin sonuçları açıklanmadan önce hazırladığını söyledi. Ancak, bu paketin seçim sonuçlarından memnun olmayanlar için iyi bir seçenek olabileceğini söyledi.
Petterson, “Kampanya seçim sonuçlarından önce hazırlanmış olsa da, XYZ seçimi kazanırsa ülkeyi terk edeceklerini söyleyenler için mükemmel bir ürün olduğunu düşünüyoruz. Seçim sonuçlarını gemide izleyen iki grubumuz vardı; topluluğun yarısı geminin bir ucunda Fox News’i izlerken, diğer yarısı diğer ucunda MSNBC’yi izliyordu. Farklı siyasi görüşlerimiz olabilir, ancak topluluğumuz siyasetin çok ötesine geçen, dünyayı bir şekilde keşfetme tutkumuz aracılığıyla bir araya geliyor.” dedi.
Trump’ın başkanlık zaferi nedeniyle Amerikalıların gerçekten ülkeyi terk edip etmeyeceği henüz belli olmasa da, yüksek gelirli ailelerin danışmanları CNBC’ye seçim öncesinde zengin müşterilerinden yurtdışına nasıl taşınacaklarına dair çok sayıda soru aldıklarını bildirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avde Hastanesi sağlık kaynakları, saldırıda 1’i çocuk 4 Filistinlinin yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.
İsrail ordusu, söz konusu kampın çeşitli bölgelerine bir dizi saldırı düzenlemişti.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL MARŞI ISLIKLANDI, TRİBÜNLER KARIŞTI
Fransız taraftarlar, İsrail marşını ıslıkladı. Karşılaşmada ilk düdüğün çalmasının ardından tribünlerde tansiyon yükseldi. İki takımın taraftarları, Stade de France’de oynanan maçta birbirine girdi. Fransa polisi, araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştı.
HOLLLANDA’DA DA ORTALIK KARIŞMIŞTI
İsrailli taraftarlar, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da UEFA Avrupa Ligi’nde 7 Kasım’da oynanan Ajax- Maccabi Tel Aviv maçı öncesi ve esnasında Filistin destekçilerine saldırıp provokasyonlarda bulunarak olay çıkarmıştı. Hollanda’da maç öncesi ve sonrasında çıkan olaylarla ilgili 63 kişi gözaltına alınmıştı.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMIŞTI
Paris Emniyet Müdürü Laurent Nunez, Fransa-İsrail maçında maçta 4.000 polisin görev yapacağını, 2.500’ünün de maçın oynanacağı Stade de France ve Paris’in kuzey banliyöleri ve toplu ulaşım araçlarında devriye gezeceğini söylemişti. Bunlara ek olarak, stadyumda 1.600 özel güvenlik personelinin olacağı ve İsrail Milli Takımı’nı seçkin polis güçlerinin koruyacağı belirtilmişti. İsrail takımı, karşılaşmanın oynanacağı stadyuma yoğun güvenlik önlemleri altında geldi.
FİLİSTİN BAYRAĞI YASAKLANMIŞTI
Öte yandan günler öncesinden stadyuma Filistin bayraklarının getirilmesi de yasaklanmıştı. Maça yalnızca Fransa ve İsrail bayraklarının getirilmesine izin verileceği de duyurulmuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ile görüştü.
Bakan Tunç, görüşmeye dair sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ülkelerimiz arasındaki adli ve hukuki iş birliği konuları üzerine değerlendirmelerde bulunduk. Adalet alanındaki iş birliğimizin, stratejik ilişkilerimizin daha da pekişmesine katkı sağlayacağına değindik. Bir insanlık suçu olan terörle amasız, fakatsız mücadele edilmesi gerektiğini, PKK ve FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemizde yakın iş birliğinin önemini vurguladık. Sayın Büyükelçiye nazik ziyareti için teşekkür ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkent Dakar’da bulunan Dakar İslam Enstitüsü’nde projeye ilişkin düzenlenen törene, Türkiye’nin Dakar Büyükelçisi Nur Sağman, Din İşleri ve Arapça Eğitimi Mezunları Entegrasyon Başkanı Djim Drame, Dakar Büyükelçiliği Din Hizmetleri ve Sosyal İşler Müşaviri Faruk Uslu ve Senegalli yetkililer katıldı.
Törende konuşan Büyükelçi Sağman, Türkiye-Senegal ilişkilerinin her alanda mükemmel seyrettiğini belirterek, özellikle sosyal işler konusundaki iş birliğinin her geçen gün arttığını söyledi.
Sağman, TDV’nin Türkiye’nin en önemli vakıflarından biri olduğunun altını çizerek, birçok ülkede ihtiyaç sahiplerine çeşitli vesilelerle yardımlarda bulunduğunu belirtti.
TDV’nin “Hediyem Kur’an Olsun” projesi kapsamında da birçok ülkeye Kur’an-ı Kerim ve dini eser gönderdiğini ifade eden Büyükelçi Sağman, bu eserlerin Senegal’e ulaşmasında da mutluluk duyduğunu kaydetti.
Dakar Büyükelçiliği Din Hizmetleri ve Sosyal İşler Müşaviri Uslu da TDV’nin yurt içi ve dışından yoğun bir şekilde Kur’an-ı Kerim talebiyle karşılaştığını anımsattı.
Uslu, bu talep sonucu başlayan proje kapsamında 91 ülkede 42 dil ve lehçede 2 milyondan fazla Kur’an-ı Kerim dağıtıldığını vurguladı.
Proje kapsamında 250’si Fransızca mealli olmak üzere 1140 Kur’an-ı Kerim ve 150 adet elif-ba’nın yanı sıra, kurumların kütüphanelerine verilmek üzere farklı konularda kaleme alınmış 100 farklı eser, Senegal’deki medreselerin bağlı olduğu federasyon yetkililerine teslim edildi.
Büyükelçi Sağman, törenin ardından Şefkat Yolu Derneğini ziyaret etti ve yetkililerinden bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galler Milli Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4’üncü Grup 5’inci maçında 16 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’da A Milli Futbol Takımı ile karşı karşıya gelecek. Müsabakaya ev sahipliği yapacak olan Kayseri’ye özel uçakla gelen kafile, konaklamak üzere otele geçti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
757 TANIMLANAMAYAN ANORMAL FENOMENLER RAPORU
Oturumdan bir gün sonra ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI) ile birlikte toplam 757 olayı kapsayan “Tanımlanamayan Anormal Fenomenler (UAP)” raporunu Kongreye sunduğunu bildirdi. Pentagon’dan yapılan yazılı açıklamada, raporun, Bakanlığa bağlı Tüm Alanlarda Anomali Çözüm Ofisi (AARO) tarafından 2022 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası gereği hazırlandığı belirtildi.
KAYITLARA GİRMEYEN OLAYLAR
Bu yılki raporda, 1 Mayıs 2023 ile 1 Haziran 2024 arasında toplam 485 olayla birlikte 2021 ve 2022’de meydana gelen ancak AARO’ya bildirilmediği için kayıtlara girmeyen 272 UAP olayının yer aldığı ifade edildi. Açıklamada, bu yıl rapor edilen olaylardan 118’inin balonlara, kuşlara ve insansız hava araçlarına bağlı olarak çözüldüğü ancak diğer vakalarla ilgili incelemelerin sürdüğü bilgisi verildi. AARO’nun şu ana kadar incelediği toplam UAP vaka sayısının 1 Haziran 2024 itibarıyla 1600’ün üzerine çıktığına işaret edilerek, UAP olaylarının oluşturduğu potansiyel tehditlerin analiz edilmesi ve anlaşılmasının, birçok bakanlık ve kurumun dahil olduğu bir işbirliği çabasıyla devam ettiği belirtildi.
“EVRENDE YALNIZ DEĞİLİZ”
Öte yandan, ABD Temsilciler Meclisi komitesinde dün düzenlenen “UAP, Gerçeği Ortaya Çıkarmak” başlıklı oturumda Pentagon eski yetkililerinden Luis Elizondo, “tanımlanamayan uçan cisim”lere (UFO) ilişkin “Evrende yalnız değiliz.” ifadesini kullanmıştı. Elizondo, daha önce gizli bir Pentagon programının parçası olarak UFO’ları araştırdığını öne sürerek, ” UAP gerçektir. Aşırı gizlilik, sadık devlet memurlarına, askeri personele ve halka karşı ciddi suistimallere yol açıyor. Tüm bunlar evrende yalnız olmadığımız gerçeğini gizlemek için yapıldı.” demişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 41’inci Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Ankara’da resepsiyon düzenlendi. KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ev sahipliğinde gerçekleşen resepsiyona TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı.
Resepsiyonda, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Kemal Yeni, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, milletvekilleri, yabancı misyon temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Anavatan ve garantör ülke olarak Türkiye, koşullar ne olursa olsun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizin her daim yanında olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC’nin ilanının 41’inci yıl dönümü kutlamaları kapsamında KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’in ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona katıldı. Resepsiyona, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Öztürkler, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim de katıldı. Burada konuşan Cevdet Yılmaz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kurulduğundan bu yana Doğu Akdeniz bölgesinde barış ve istikrar unsuru olmuştur. Kıbrıs Türk halkının bu yüce devleti, Kıbrıs Adası’nda gelecekte tesis edilmesini umduğumuz çözümün temel taşıdır. KKTC ile Türkiye Kıbrıs meselesinin adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması yolundaki çabalarını omuz omuza sürdürmektedir” diye konuştu.
‘KKTC’NİN ULUSLARARASI ALANDA GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ VE TANINIRLIĞINI ARTIRMA ÇABAMIZI SÜRDÜRECEĞİZ’
Cevdet Yılmaz, Ada’da çözümün gerçekler temelinde, Ada’nın asli unsuru Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün yeniden tesciliyle mümkün olacağını ifade ederek şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iki devletli çözüm vizyonunu hayata geçirmek için ortak çabalarımızı var gücümüzle sürdüreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Bişkek zirvesine onur konuğu olarak davet edilmesi, Türk dünyasının Kıbrıs Türkü’nün haklı davasına verdiği desteğin somut bir yansımasıdır. Bizler de bu dayanışmayı daha ileriye taşıyarak KKTC’nin uluslararası alanda görünürlüğünü ve tanınırlığını artırma çabamızı sürdüreceğiz. Bir yandan siyasi alanda yakın iş birliğimizi devam ettirirken, diğer yandan Kıbrıs Türk halkının refahı için kalkınması için aynı şekilde mücadele ediyoruz”
‘İÇME SUYU ANLAMINDA HEDEFLERİMİZE AŞAĞI YUKARI ULAŞMIŞ DURUMDAYIZ’
Yılmaz, su meselesinin Kıbrıs’ın çok temel bir sorunu olduğunu, denizin altından borularla su taşıyarak Kıbrıs’ın bu temel sorununu çözdüklerini belirterek, “İçme suyu anlamında bütün hedeflerimize aşağı yukarı ulaşmış durumdayız. Şimdi sulama suyu anlamında projelerimizi sürdürüyoruz, artırarak devam ettiriyoruz. Enerji arz güvenliğinden sosyal konut projelerine, dijitalleşme çalışmalarına varıncaya kadar geniş bir yelpazede projeler yürütüyoruz. Tüm bu projelerde amacımız sadece ve sadece Kıbrıs Türk halkının refahıdır” ifadelerini kullandı.
‘MECLİSLER MİLLİ İRADENİN TECELLİGAHIDIR’
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesini fikir ve gönül birliği içerisinde yükselteceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Anavatan ve garantör ülke olarak Türkiye, koşullar ne olursa olsun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin her daim yanında olacaktır. KKTC Cumhuriyet Meclisi Kıbrıs Türkü’nün nice zorluklarla eriştiği egemenliği ve milli iradesini temsil etmektedir. Meclisler milli iradenin tecelligahıdır. Toplumun her kesiminden farklı görüşten, siyasetten halkın temsilcilerinin bir araya gelip ülkenin sorunlarına çare aradıkları, kanunlar yaptıkları mekanlardır.”
Öte yandan Yılmaz, Cumhuriyet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı’nın yer alacağı yeni kampüs projesinin çok kısa sürede tamamlanacağını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Milli Eğitim Müdürü Ferhat Yılmaz, İl Genel Meclisi’nin kasım ayı oturumuna katılarak müdürlüğün faaliyetleri ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi verdi.
Kentte resmi ve özel 419 okul ve kurum bulunduğunu söyleyen Yılmaz, 5 bin 44 öğretmenin görev yaptığı okullarda 56 bin 616 öğrencinin eğitim gördüğünü belirtti.
Her eğitim bölgesinde ve her ilde olduğu gibi Edirne’de de okula devam etmek istemeyen öğrenciler ve çocuğunun okuluyla ilgili süreçleri kontrol etmeyen velilerin olduğunu dile getiren Yılmaz, bu süreci özel bir çalışmayla takip ettiklerini ifade etti.
Vali Yunus Sezer’in öncülüğünde kurulan komisyonda, Emniyet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor il müdürlükleri ile İl Müftülüğü ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın kendileriyle çalıştığını belirten Yılmaz, “Okullarımızın, okula devam ettirmekte güçlük çektiği tüm öğrenciler için bu saydığım kurumların birer üyesinden oluşan komisyon fiilen devreye giriyor. Gerekirse çocuğun evine, ailesine gidip bir faaliyet yürütüyor orada. Bir şekilde çocukların okula gelmesi için bu altı kurum sayın Valimizin koordinasyonunda iş birliğinde çalışıyoruz. Çok da ciddi sonuçlar aldık. Eylül ayında tespit ettiğimiz okula devam etmeyen çocukların il genelinde yüzde 91’ini geçtiğimiz haftaya kadar okula devam ettirdik.” diye konuştu.
Yılmaz, bu oranın çok yüksek olduğunu, bu kadar büyük bir sonuç elde etmelerinin kurumlar arası koordinasyonla mümkün kılındığını dile getirdi.
Kalan yüzde 9’luk kısımdaki öğrencilerle ilgili çalışmaların da sürdüğünü ifade eden Yılmaz, “Biz bunun öngörülerimize göre yüzde 98 bandına çekilebileceğini değerlendiriyoruz ama ikna süreçleriyle ilgili biraz daha zamana ihtiyacımız var ve yasal süreçler de var burada. Çocuklarını göndermemekte ısrar eden kişilere yasal işlem de yapıyoruz. Yine sayın Valimizin önderliğinde öğrenci, öğretmen ve aile işbirliğini sağlamak için ‘Bir kahvenizi içeriz’ adı altında ev ziyaretleri yapıyoruz.” dedi.
Yılmaz, yürüttükleri diğer projeler hakkında da bilgi verdi.
Yerel HaberlerFerhat YılmazGünceledirneEğitimYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye- Kongo Cumhuriyeti Eğitim İş Birliği Anlaşması İmza Töreni’nde yaptığı açıklamada ” Kongo‘daki dostlarımızla bu iş birliğini geliştirmek için her türlü adım atmaya hazırız. Umarım burada imza altına alacağımız metin bu ilişkilerin köklenmesi, gelişmesi ve gelecek kuşaklara devam ettirmesi konusunda iyi bir başlangıç olur” dedi.
Ankara’da Türkiye ile Kongo Cumhuriyeti arasında, 8 Eylül 2020’den itibaren tarihinde sürdürülen ‘Kültür, Eğitim, Bilim, İletişim, Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Anlaşması’ kapsamında, bugün eğitimde iş birliği anlaşması imzalandı. Milli Eğitim Bakanlığı’nda gerçekleştirilen imza törenine, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kongo Uluslararası İşbirliği Kamu Özel Ortaklığını Teşvik Bakanı Denis Christel Sassou-N’Guesso ve heyetler katıldı. İmza töreninde konuşan Bakan Tekin, “Biz yaklaşık 18 milyon öğrenci, 1 milyon 250 bin öğretmen ve 100 bine yakın okul düzeyinde olan bir bakanlığız. Gerek eğitim yapılarının inşasında gerek eğitim yapılarının teknolojik altyapıyla donatılmasında ve gerekse de eğitim içerikleri konusunda özellikle Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı dönemlerinde çok önemli adımlar attık. Ayrıca başta mesleki ve teknik eğitim olmak üzere birçok eğitim alanında da çok farklı ülkemizin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte adımlar attık” dedi.
‘NİTELİKLİ ARA ELEMAN YETİŞTİRECEK BİR PROGRAM GELİŞTİRDİK’
Bakan Tekin, Türkiye’de eğitimde teknolojik altyapının kullanılması konusunda okulların tamamının teknolojik altyapıya eriştiğini belirterek, “En ücra köşemizdeki okullarımız bile bakanlık merkezinde kurduğumuz dünyanın en büyük eğitim bilişim platformlarının bir tanesine istedikleri an erişip öğrencilerle paylaşabilecek ders içeriklerine ulaşabiliyor. Aynı şekilde teknolojik altyapının geliştirilmesi kapsamında bunun eğitim öğretim ayağını da ya bununla ilgili ders içerikleri ve programlar konusunda da ciddi mesafe katettik. İçinde yaşadığımız dönemin en temel sorunlarından bir tanesi bütün dünyada mesleki eğitim konusunda yeni gelen, yeni yetişen kuşakların isteksiz olması. Hem gençlere mesleki eğitimi cazip hale getirecek hem de ihtiyaç duyulan nitelikli ara eleman vasıflarını tanımlayarak ona göre eleman yetiştirecek bir program geliştirdik. Kongo’daki dostlarımızla bu işbirliğini geliştirmek için her türlü adım atmaya hazırız. Umarım burada imza altına alacağımız metin bu ilişkilerin köklenmesi, gelişmesi ve gelecek kuşaklara devam ettirmesi konusunda iyi bir başlangıç olur” ifadelerini kullandı.
‘MESLEKİ EĞİTİMİ GELİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR’
Kongo Uluslararası İşbirliği ve Kamu Özel Ortaklığını Teşvik Bakanı Denis Christel Sassou-N’Guesso ise, eğitim esasında ülkeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesini ve mesleki eğitimi geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Bakanların konuşmasından sonra bakanlar arasında eğitim alanında iş birliği anlaşması imzalandı.
Milli Eğitim BakanıYusuf TekinTürkiyeKongo
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde Jose Mourinho ve futbolcularla bir araya gelen TED bursiyeri çocuklar, unutulmaz bir gün yaşadılar. Antrenman öncesi çocuklarla buluşan ve sohbet eden Portekizli teknik adam ve tüm futbolcular, bol bol fotoğraf çektirdiler.
Ayrıca Fenerbahçe‘nin burs verdiği ve bugün tesislere gelemeyen Hataylı çocukların çizdikleri resimler ve yazdıkları duygusal mektuplar da teknik direktör Jose Mourinho’ya armağan edildi. Mourinho çocuklara teşekkür ederken, onların yanında olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi ve Hataylı çocuklar tarafından hazırlanan resimleri ve mektupları saklayacağını söyledi.
Yönetim kurulu üyesi Eren Dişli de Fenerbahçe‘nin bugünü çocuklara yaşatmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Öte yandan sarı-lacivertli kulüp, Türk Eğitim Derneği’nin çocuklarına Fenerbahçe atkıları takdim etti.
BURS KAMPANYASI BAŞLATILMIŞTI
Fenerbahçe’nin iki sezondur hayata geçirdiği geleneksel eğitim bursunu, bu sezon teknik direktör Jose Mourinho’nun öncülüğünde, “Çocuklar için Hayallerimiz BİR” diyerek hayata geçirmişti. Bu adım kapsamında ilk adımı Portekizli teknik adamın yazdığı mektubu ile atılan kampanyaya sarı-lacivertli futbolcular da destek olmuş; ülkemizin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan Türk Eğitim Derneği ile 6 Şubat deprem felaketinden etkilenen çocuklarımız için burs kampanyası başlatılmıştı.
Jose MourinhoFenerbahçeKültürFutbolEğitimSporBurs
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EHLİYET YENİLEME ÜCRETİ NE KADAR?
Eski Tip (2016 Öncesi Alınan Sürücü Belgeleri) Sürücü Belgelerinin Yenisi İle Değiştirilmesi İşlemlerinde “Vakıf Hizmet Bedeli” Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Hesaplarına 2 TL, “Değerli Kâğıt Bedeli” Vergi Tahsil Yetkisi Verilen Banka Hesaplarına 13 TL, Yeni Tip (2016 Sonrası Alınan Sürücü Belgeleri) Sürücü Belgelerinin Yenilenmesi İşlemlerinde “Vakıf Hizmet Bedeli” Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Hesaplarına 230 TL, “Değerli Kâğıt Bedeli” Vergi Tahsil Yetkisi Verilen Banka Hesaplarına 990 TL, İlk Defa Sürücü Belgesi Alımı veya Sınıf Ekleme İşlemleri İçin “Vakıf Hizmet Bedeli” Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Hesaplarına 230,00 TL, “Değerli Kâğıt Bedeli” Vergi Tahsil Yetkisi Verilen Banka Hesaplarına 990,00 TL, “A, A1, A2, F” sınıfları için (Engelli “A” Sertifikaları da Dahil) Harç Ücreti Vergi Tahsil Yetkisi Verilen Banka Hesaplarına 1.308,40 TL, “B” sınıfı için (Engelli “B” Sertifikaları da Dahil) Harç Ücreti Vergi Tahsil Yetkisi Verilen Banka Hesaplarına 3.945,40 TL, “B1, BE, C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D, DE, G, M” sınıfları için Harç Ücreti Vergi Tahsil Yetkisi Verilen Banka Hesaplarına 6.583,50 TL ödeme yapılması gerekiyor.
SAĞLIK RAPORU 2 YIL GEÇERLİ
Son 2 yıl içinde ehliyete dair tespitlerin yer olduğu sağlık raporunuz varsa bunu yeni alacağınız ehliyet için de kullanabilirsiniz. Sağlık raporuna e-Devlet üzerinden e-Nabız uygulamasından erişebiliyorsunuz.
Sağlık raporu almadan önce e-Devlet’e girerek “Kişisel Sağlık Bilgi Formu”nu doldurup onaylamanız gerekiyor. Aksi halde sağlık kuruluşunda bu formu doldurmak için de ekstra bekletiliyorsunuz.
YENİ TİP EHLİYETİ YANINIZDA BULUNDURMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ
Ehliyetinizi yeniledikten sonra yine Nüfus İdaresi’ne giderek ehliyetinizi çipli kimliğinizle eşleştirebiliyorsunuz. Böylece ehliyeti yanınızda bulundurma zorunluluğu ortadan kalkmış oluyor.

EHLİYET YENİLEME SON TARİH NE ZAMAN?
Yenilenmiş ehliyetlerin süresi 10 yıl olarak belirleniyor. Ancak bazı ehliyet sınıfları için 5 yıl olarak belirlendi.
C1 sınıfı 7500 Kg’a kadar kamyon ve çekici, C1E sınıfı 12000 Kg’ kadar kamyon ve çekici, C sınıfı Kamyon ve Çekici, CE sınıfı Römorklu Kamyon ve Çekici, D1 sınıfı Minibüs, D1E sınıfı Römorklu Minibüs, D sınıfı Minibüs ve Otobüs, DE sınıfı Römorklu Minibüs ve Otobüs 5 yıl süreyle, M sınıfı Motorlu Bisiklet, A1 sınıfı 11 KW’yı geçmeyen motosiklet, A2 sınıfı 35 KW’yı geçmeyen motosiklet, A sınıfı 35 KW’yı geçen motosiklet, B1 sınıfı 4 tekerlekli motosiklet, B sınıfı Otomobil – Kamyonet, BE sınıfı Römorklu Otomobil – Kamyonet, F sınıfı Traktör, G sınıfı İş Makinası 10 yıl süreyle yeni ehliyetle kullanılıyor.
İçişleri BakanlığıSoğuk HaberGündemEğitimGenelYaşamZam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Derneğin geleneksel aylık toplantısı, Antalya’nın Kemer ilçesindeki bir otelde gerçekleştirildi. Toplantıda, “Konaklama Sektöründe Siber Güvenlik” önlemleri değerlendirildi, turizm fakültelerinde okuyan öğrencilerin soruları yanıtlandı.
Dernek Başkanı Saatçioğlu, burada yaptığı konuşmada, turizmin geleceğini şekillendirecek gençlere önem verdiklerini söyledi.
Toplantılarda turizm fakültesi öğrencilerine de yer vererek, fikirlerini dinlediklerini, sorularını yanıtladıklarını anlatan Saatçioğlu, şunları kaydetti:
“Turizmde personel istihdamı için POYD yönetimi olarak önümüzdeki aylarda Anadolu’daki 11 ili ziyaret etmek istiyoruz. Öncelikli olarak deprem bölgesindeki otelcilik okullarını ve üniversiteleri ziyaret edip, hem derneğimizi anlatmak hem de mesleğimizin güzelliklerini özendirecek şekilde onlarla paylaşmak istiyoruz. Bizim turizmde devrim yapma zamanımız bitti, evrim yapma zamanımız geldi. Bu konuda gençlerimizi oyunun içine sokmaya çalışıyoruz. Erken yaşta turizmin içinde olmaları çok önemli.”
“Erken rezervasyonlar iyi gidiyor”
Saatçioğlu, Akdeniz Üniversitesi’nde turizm bölümü okuyan 50 öğrenciyle de her toplantıda bir araya gelerek, fikirlerini aldıklarını vurguladı.
Antalya’ya gelen turist sayısının istedikleri hedef doğrultusunda olduğunu aktaran Saatçioğlu, “Antalya’ya 30 Ekim itibarıyla 16 milyon 131 bin 847 turist gelmiş olması çok sevindirici. 10 aylık dönemde geçen seneye oranla 1 milyon 200 bin kişi fazla geldi. Antalya için belirlediğimiz 17 milyon turist hedefine adım adım ilerliyoruz.” diye konuştu.
Saatçioğlu, erken rezervasyonların da iyi gittiğini, İngiltere’den gelen sonuçlara göre umut verici bir 2025 sezonu öngördüklerini sözlerine ekledi.
EkonomiantalyaEğitimturistTurizm
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Kongo Cumhuriyeti Uluslararası İşbirliği ve Kamu Özel Ortaklığını Teşvik Bakanı Denis-Christel Sassou Nguesso, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki Öğretmenler Odası Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Türkiye-Kongo Cumhuriyeti Arasında Eğitim İş Birliği Anlaşması İmza Töreni”ne katıldı.
Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki işbirliklerinin kalıcı ve devamlılığının olması için en kritik sektörlerden birinin eğitim sektörü olduğunu söyledi.
Atılacak adımların diğer adımları hem besleyecek hem de kalıcı olmalarını sağlayacağını aktaran Tekin, “Dolayısıyla eğitim sektöründeki ilişkiler hem diğer bakanlıklara ve diğer ilişki alanlarına bir destek hizmeti sunacak hem de kalıcılığının teminatı olacak. Biz de zaten bu ilişkilerin sağlıklı zemine oturması ve devamlılığının sağlanmasını istiyoruz.” dedi.
Tekin, Türkiye’de yaklaşık 18 milyon öğrenci, 1 milyon 250 bin öğretmen ve 100 bine yakın okul düzeyinde kurum olduğunu belirterek, bu eğitim yapılarının inşasında gerek eğitim yapılarının teknolojik altyapıyla donatılmasında gerekse de eğitim içerikleri konusunda önemli adımların atıldığını dile getirdi.
Başta mesleki ve teknik eğitim olmak üzere birçok eğitim alanında da çok farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte adımlar attıklarını vurgulayan Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
“Bilhassa eğitimde teknolojik altyapının kullanılması konusunda biraz önce bahsettiğim okullarımızın tamamı bu teknolojik altyapıya erişmiş durumda. En ücra köşemizdeki okullarımız bile Bakanlık merkezinde kurduğumuz dünyanın en büyük eğitim bilişim platformlarından bir tanesine istedikleri an erişip öğrencilerle paylaşabilecek ders içeriklerine ulaşabiliyor. Aynı şekilde teknolojik altyapının geliştirilmesi kapsamında bunun eğitim öğretim ayağını da yani bununla ilgili ders içerikleri ve programlar konusunda da ciddi mesafe kat ettik.”
Tekin, “İçinde yaşadığımız dönemin en temel sorunlarından bir tanesi dünyada mesleki eğitim konusunda yeni yetişen kuşakların isteksiz olması. Orada da (Kongo’da) hem gençlere mesleki eğitimi cazip hale getirecek hem de ihtiyaç duyulan nitelikli ara eleman vasıflarını tanımlayarak ona göre eleman yetiştirecek bir program geliştirdik.” diye konuştu.
Bakanlık olarak Kongo Cumhuriyeti ile bu işbirliğini geliştirmek için her türlü adımı atmaya hazır olduklarını bildiren Tekin, bugün imza altına alacakları metnin ilişkilerin köklenmesi, gelişmesi ve gelecek kuşaklara devam ettirilmesi konusunda başlangıç olması temennisinde bulundu.
“Mesleki eğitim hususu, üzerinde daha çok çalışabileceğimiz bir konu”
Kongo Cumhuriyeti Uluslararası İşbirliği ve Kamu Özel Ortaklığını Teşvik Bakanı Nguesso da bugün imzalayacakları metnin eğitim alanında gerçekleştirecekleri ilk proje olduğunu söyledi.
Bakan Tekin’in ortaya koyduğu vizyonla iki devlet başkanının da istediği doğrultuda ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişeceğinin altını çizen Nguesso, “Eğitim esasında ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için temel unsur alanıdır ve gelecek nesillerin eğitilmesi için umarım beraber bugün bu adımını atacağımız anlaşmayla bunu daha da geliştirebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin eğitim misyonunun çok dinç olduğunu vurgulayan Nguesso, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla daha geliştireceğimiz ve güçlendirileceğimiz başka alanlar da olacaktır. Sizin de dile getirdiğiniz gibi kesinlikle burada mesleki eğitimi geliştirmemiz gerekiyor. Bu sayede gençler iş piyasasına daha kolay erişim sağlayacaklardır. Bu mesleki eğitim hususu, üzerinde daha çok çalışabileceğimiz bir konu. Kongo Hükümeti, zaten son yıllarda bu konuya büyük önem atfetmekte. Uzmanlarımız, yapacakları görüşmelerde anlaşmaların çerçevesini daha da genişleteceklerdir. Sizin dile getirmiş olduğunuz farklı alanları biz de inceleyeceğiz. Bunlardan hangilerinin Kongo Hükümeti olarak daha yararımıza olacağını biraz daha irdeleyip, bu doğrultuda uzmanlarımızla görüşmelerimizi sürdüreceğiz.”
Bakan Nguesso, imzalayacakları anlaşmanın uzun bir yolculuğun ilk adımı olduğunu söyledi ve çok kısa sürede anlaşmanın hazır hale getirilmesinden dolayı Bakan Tekin ile ilgililere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından iki Bakan, anlaşma metnini imzaladı. Tören, hatıra fotoğrafının çekiminin ardından sona erdi.
Uluslararası İlişkilerMilli Eğitim BakanıYusuf TekinPolitikaTürkiyeEğitimGüncelKongo
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulusal tiyatro kültürünün canlandırılması amacıyla öğretmenlerin görev yaptıkları illerdeki Milli Mücadele kahramanlarını öğrencileri ile birlikte tiyatro oyununa dönüştürmelerini amaçlayan ‘Nesilden Nesile Milli Mücadele Tiyatro Oyunu Yazma Yarışması’nın ödül töreni, Milli Eğitim Bakanlığında gerçekleştirildi. Törede konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin ‘vatan’ olarak sunulmasını sağlayan kişilerin emanetlerine sahip çıkacak nesilleri yetiştirmenin ve birliktelik duygusu aşılamanın bakanlığın ana görevi olduğunu söyledi. Bu çerçevede müfredatın da değiştiğini kaydeden Tekin, “Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin kendi bireysel farklılıklarını yöntem olarak kullanabilecekleri, sunabilecekleri ve eğitim öğretim faaliyetlerini daha kalıcı hale getirebilecekleri, farklılıkları kullanabilecekleri bir süreç başlattık. Bu süreçte burada bahsi geçen, hepimizi bir araya toplayan bu yarışma dahil bu tür etkinlikler bizim için çok önemli olacaklar. Bunların sayıları artacak. Bu sebeple öğretmen arkadaşlarımız arasında böyle bir yarışma düzenlenmesi, yaklaşımımız açısından da çok önemli” dedi.
“Dünya çapında ses getirecek sanatçıların yetişme sürecinde bizim sorumluluğumuz olduğunun farkındayız”
Sanatı eğitimin içerisinde bir yöntem olarak kullanmak istediklerini belirten Tekin, “Bir taraftan da ülkemizin sanatçı adaylarının yetişmesinde, ülkemizde dünya çapında ses getirecek sanatçıların yetişme sürecinde bizim sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. 2014 yılında bu anlamda ‘proje okul’ ismiyle okullarımız arasında bu tür yeniliklerin uygulanabileceği hukuki bir alan oluşturduk. Erken yaşlarda çocuklarımızı alıp farklı alanlarda yeteneklerine göre yetiştirebilecekleri bir zemin oluşturmaya çalıştık. Bunun ilk örneği voleybol lisesi. Ardından futbol lisesi. O dönem yapamadığımız bazı şeyleri şimdi başlatıyoruz. Yani spor liselerini tematik hale getirmiştik. Şimdi de güzel sanatlar liselerimizi tematik hale getirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken 2024-2025 eğitim-öğretim yılında ilk defa yaptığımız bir başka şeyi daha söyleyeyim. Güzel sanatlar liselerimizi tematik hale getirmek için temalar üzerine odaklanmaya çalışıyoruz. Ama bu anlam oluşturduğumuz temalardan bir tanesini müzik temalı olarak ayıralım demiştik. Bu yıl İstanbul’da ve Ankara’da birer tane olmak üzere müzik ilkokulu ve ortaokulunu liselerin bünyesinde açmış olduk. Yani sadece müzik eğitimi veren ilkokul ve ortaokullular, ardından da liseye devam etmiş olacak. Bunu sanatın diğer dallarıyla ilgili de başlatmak istiyoruz. En azından ortaöğretim ve lise düzeyinde başlatabilirsek iyi sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz. Örneğimiz voleybol lisesi. Türkiye’de kadın voleybolunun geldiği noktada Voleybol Federasyonu ile yürüttüğümüz voleybol lisesinin yerini ben anlatmayayım, araştırmanızı öneririm. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza bu tür yeteneklerini geliştirecek doğru eğitimi doğru zamanda ve doğru metodolojiyle verirsek başarılı olacağımızın bir göstergesidir. Bunu hem spor hem de sanat alanlarında yapmak istiyoruz” diye konuştu.
Tören, yarışmada dereceye giren öğretmenlere ödüllerinin takdim edilmesinin ardından fotoğraf çekimiyle sona erdi. Ödül törenine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrenciler, öğretmenler, tiyatro sanatçıları ve yarışmada dereceye giren öğretmenler katıldı. – ANKARA
Milli Eğitim BakanıKültür SanatYusuf TekinPolitikaKültürEğitimankaraSanatMüzikDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana Ticaret Odası, Adana Kebap’ının gelecek kuşaklara aslına uygun lezzetiyle taşınabilmesi için 15’inci kez ‘Tescilli Adana Kebabı Eğitimi’ düzenledi. ATOSEV tesislerinde iki gün süren uygulamalı eğitimde 13’ü kadın 50 kursiyer, Adana Kebabı yapımını ustalarından öğrendi. Farklı meslek grubundan kursiyerler, ilk olarak etten kıyma yapımını ardından kıymanın şişe geçirilmesini ve mangalda pişirilmesini öğrendi. Eğitim veren ustaları dikkatle dinleyen kursiyerler, pratik de yaptı. 2 gün süren eğitimin ardından 50 kursiyere sertifikaları verildi.
Başkanı Yücel Bayram, emeği geçenlere teşekkür ederek, eğitimlerin devam edeceğini söyledi.
“Adana Kebaba da kadın eli değecek”
Kursiyerlerden Müzeyyen Çıkman, coğrafi işaret tescilli Adana kebabının yapılış sürecini merak ettiği için eğitimlere katıldığını anlatarak, “Adana kebabını, zırh çekmeyi, şişe dizmeyi ve tablacı salatası yapmayı çok güzel şekilde öğrendik. Güzel bir eğitimdi. Çok memnun kaldık” diye konuştu.
Kebapçı açmak için kursa katıldığını anlatan Sevim Bilir, “Bu kurs çok güzel oldu. Kebabı zaten seviyordum ama burada püf noktalarını öğrendim. Kebapçı açmayı da zaten düşünüyorum. Kendim de aşçılık yapıyorum. Bu sertifikadan sonra kebapçı açacağım. Adana Kebaba da kadın eli değecek” dedi. – ADANA
Yerel HaberlerGastronomiKültürEğitimYerelYaşamadana
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE Valisi Yunus Sezer, kentin serhat şehri olması nedeniyle göçmen kaçakçılığında hedef il konumunda olduğunu belirterek, “Geride bıraktığımız 10 ay içerisinde 609 tane organizatörü yakaladık. Bu gerçekten de geçen yıla göre oranladığımızda büyük bir artış göstermiş durumda” dedi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, kolluk kuvvetleriyle ekim ayında kentteki asayiş ve güvenlik konularını değerlendirdikleri aylık asayiş toplantısı sonrası, basın toplantısıyla kamuoyunu bilgilendirdi. Toplantıda Sezer’e, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Sahil Güvenlik Komutanlığı adına Üsteğmen Yunus Can Efe, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık ve İl Göç İdaresi Müdürü Musa Aşılıoğlu eşlik etti.
‘GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞINDA HEDEF İL KONUMUNDAYIZ’
Edirne’nin serhat ili olması nedeniyle göçmen kaçakçılığında hedef il konumunda olduğunu belirten Vali Sezer, “Malumunuz ilimiz serhat ili, sınır ili. Dolayısıyla ilimizle ilgili olarak özellikle dört tane kapımız var ve bu kapılarımızda da hem araç hem de insan trafiği yoğun bir şekilde mevcut ve yaşanıyor. Burada özellikle sınır ili olmasından dolayı göçmen kaçakçılığı noktasında özellikle hedef il konumundayız. Bununla ilgili daha önceki aylarda da bazı değerlendirmeleri sizlerle paylaşma imkanımız olmuştu. Göçmen kaçakçılığıyla ilgili olarak alınan kararlar doğrultusunda özellikle hem sınır hattımızda 324 kilometre devriye yolumuzu tamamladık ve bununla ilgili olarak da elektro-optik kulelerden asansörlü kule sistemlerine kadar birçok yine ilave takviyeler, ilave personeller, jandarmadan ve hudut tugayımıza, ilave personellerle beraber bu noktadaki kararlılığı sürdürmeye devam ediyoruz” diye konuştu.
‘YASA DIŞI GÖÇMENLERDE YÜZDE 87 ORANINDA AZALMA VAR’
Edirne’de geride kalan 10 aylık süreçte 609 organizatör yakalandığını belirten Vali Sezer, “Geride bıraktığımız 10 ay içerisinde 609 tane organizatörü yakaladık. Bu gerçekten de geçen yıla göre oranladığımızda büyük bir artış göstermiş durumda. Yine bu yakalanan organizatörlerin yanında özellikle başta kiralık ve ticari araçlarla bunlar yapılıyor. Onlar olmak üzere 329 tane de araç, göçmen kaçakçılığında kullanıldığı için yakalanmıştır. Geçen yılın aynı dönemine göre ilimiz göçmen kaçakçılığı, yani rota ve göçmen hareketliliği noktasında yüzde 87 oranında azalmıştır. Yani Edirne’ye gelen yasa dışı göçmenlerde yüzde 87 oranında azalma var. Ekim ayında da bu oranı devam ettiriyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE Valisi Yunus Sezer, kentin serhat şehri olması nedeniyle göçmen kaçakçılığında hedef il konumunda olduğunu belirterek, “Geride bıraktığımız 10 ay içerisinde 609 tane organizatörü yakaladık. Bu gerçekten de geçen yıla göre oranladığımızda büyük bir artış göstermiş durumda” dedi.
Edirne Valisi Yunus Sezer, kolluk kuvvetleriyle ekim ayında kentteki asayiş ve güvenlik konularını değerlendirdikleri aylık asayiş toplantısı sonrası, basın toplantısıyla kamuoyunu bilgilendirdi. Toplantıda Sezer’e, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Sahil Güvenlik Komutanlığı adına Üsteğmen Yunus Can Efe, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık ve İl Göç İdaresi Müdürü Musa Aşılıoğlu eşlik etti.
‘GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞINDA HEDEF İL KONUMUNDAYIZ’
Edirne’nin serhat ili olması nedeniyle göçmen kaçakçılığında hedef il konumunda olduğunu belirten Vali Sezer, “Malumunuz ilimiz serhat ili, sınır ili. Dolayısıyla ilimizle ilgili olarak özellikle dört tane kapımız var ve bu kapılarımızda da hem araç hem de insan trafiği yoğun bir şekilde mevcut ve yaşanıyor. Burada özellikle sınır ili olmasından dolayı göçmen kaçakçılığı noktasında özellikle hedef il konumundayız. Bununla ilgili daha önceki aylarda da bazı değerlendirmeleri sizlerle paylaşma imkanımız olmuştu. Göçmen kaçakçılığıyla ilgili olarak alınan kararlar doğrultusunda özellikle hem sınır hattımızda 324 kilometre devriye yolumuzu tamamladık ve bununla ilgili olarak da elektro-optik kulelerden asansörlü kule sistemlerine kadar birçok yine ilave takviyeler, ilave personeller, jandarmadan ve hudut tugayımıza, ilave personellerle beraber bu noktadaki kararlılığı sürdürmeye devam ediyoruz” diye konuştu.
‘YASA DIŞI GÖÇMENLERDE YÜZDE 87 ORANINDA AZALMA VAR’
Edirne’de geride kalan 10 aylık süreçte 609 organizatör yakalandığını belirten Vali Sezer, “Geride bıraktığımız 10 ay içerisinde 609 tane organizatörü yakaladık. Bu gerçekten de geçen yıla göre oranladığımızda büyük bir artış göstermiş durumda. Yine bu yakalanan organizatörlerin yanında özellikle başta kiralık ve ticari araçlarla bunlar yapılıyor. Onlar olmak üzere 329 tane de araç, göçmen kaçakçılığında kullanıldığı için yakalanmıştır. Geçen yılın aynı dönemine göre ilimiz göçmen kaçakçılığı, yani rota ve göçmen hareketliliği noktasında yüzde 87 oranında azalmıştır. Yani Edirne’ye gelen yasa dışı göçmenlerde yüzde 87 oranında azalma var. Ekim ayında da bu oranı devam ettiriyoruz” diye konuştu.
Haber – Kamera: Olgay GÜLER/ EDİRNE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Asayiş ve değerlendirme toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Vali Sezer, Edirne’nin özellikle sınır il olması sebebiyle göçmen kaçakçılığı noktasında hedef il konumunda olduğunu vurguladı. Sınır hattında devriye yollarının tamamlanması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini aktaran Vali Sezer, “Sınır hattındaki 324 kilometre devriye yolumuzu tamamladık. Bununla ilgili olarak da elektro optik kulelerden asansörlü kule sistemlerine kadar birçok ilave takviyeler ve personelle bu noktadaki kararlılığı sürdürmeye devam ediyoruz. Bu çerçevede 104 tane geçici güvenlik kontrol noktamız var. Yine 40’a yakın da kalıcı şekilde planladığımız kontrol noktamız var. Burada da personelimiz çalışmalarına devam ediyorlar” dedi.
Geride bırakılan 10 ayda 609 organizatörün yakalandığını duyuran Vali Sezer, geçen yıla göre yakalamada büyük bir artış olduğunu belirtti. Sezer, yakalanan organizatörlerin yanında özellikle başta kiralık ve ticari araçlar olmak üzere göçmen kaçakçılığında kullanılan 329 aracın da yakalandığını söyledi. Geçen yılın aynı dönemine göre Edirne’de göçmen hareketliliğinin yüzde 87 azaldığını belirten Vali Sezer, bu konudaki kararlılığın devam ettiğini aktardı. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP, sosyal paylaşım sitesi X hesabından MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin genel merkez önüne diktiği göknar, sedir, ladin ağaçlarının önünde çekilmiş fotoğraflarını paylaştı. Paylaşımda fotoğrafların altında ise şu ifadeler yer aldı:
“Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Milli Ağaçlandırma Günü münasebetiyle ‘Biz Kardeşiz Ağaçları’ genel merkezin önüne dikildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin köklü bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’ni kucaklayan anlayışı ifade etmesi bakımından göknar yürütmeyi, sedir yargıyı, ladin yasamayı tanımlamaktadır. Bahçeli’nin 1 Ekim’den sonra başlattığı sürecin ardından göknar, sedir, ladin eş kenar olması münasebetiyle vatanın hudutlarının tüm paydaşlarımızda herkese eşit, eş kenar üçgenin iç açılarının 60 derece olarak bilinmesinde, tüm milletimizin eşit hak ve hürriyete sahip olunan Türk üçgenin altında huzur içinde yaşaması nitelendirilmesi yapıldı.” – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ’da polis memuru Kadir Özal, şüphelileri yakalamak için gittiği adreste silahlı saldırı sonucu yaralandı. Polis Özal hastanede tedaviye alınırken, yakalanan 2 şüpheliden 1’i tutuklandı.
Elazığ’da meydana gelen ‘kasten yaralama, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ olaylarının şüphelilerinin yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda, Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri dün gece saatlerinde Ulukent Mahallesi Sugözü mevkisine gitti. Yerleşim alanları dışında bulunan adresin karanlık olan bahçe kısmından, araçtan inen polis memuru Kadir Özal, açılan ateşle yaralandı. Özal, Fethi SekinŞehir Hastanesi’nde kaldırılarak tedaviye alındı. Yapılan çalışmalar şüphelilerden polisi memurunu yaralayan G.K. ile Y.K., olayda kullanılan tabanca ile yakalanarak gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden G.K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.K. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Vali Numan Hatipoğlu, beraberinde 8’inci Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tamer Atay ve Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ile hastanede tedavisi devam eden polisi memuru Kadir Özal’ı ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu, Başhekim Doç. Dr. Şüheda Kaya’dan da sağlık durumu hakkında bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu Taraflar Konferansı (COP29) etkinlikleri kapsamında Türkiye pavilyonunun açılışını gerçekleştirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu Taraflar Konferansı (COP29) etkinlikleri kapsamında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile birlikte Türkiye pavilyonunun açılışını gerçekleştirdi. Türk stantlarını ziyaret eden 3 bakan ebru çalışmasını izledi.
HABER: AZERBAYCAN, –
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin 4 Eylül Kültür Merkezi’nde düzenlenen akademik yılı açılış töreninde konuşan Güler, Sivas’ın ozanlar, yazarlar ve düşünürler şehri olduğunu ifade etti.
AK Parti iktidarları dönemindeki hizmetler hakkında bilgi veren Güler, 2002’den bugüne üniversite sayısının 76’dan 208’e yükseldiğini dile getirerek, “Doktorasını tamamlamış doktor öğretim üyesi sayımız 80 binlerde, profesör ve doçent sayımız 40 binlerde. Bu kapasite, Türkiye olarak bölgesel ve küresel manada hem verimlilik hem rekabet hem de gücümüzü ortaya koyabilmemiz açısından çok önemli.” dedi.
Üniversitelerin öncülüğünde her alanda insan kaynağını çok iyi yönlendirdiklerini anlatan Güler, “Birçok noktada şu anda dünyayla rekabet ediyoruz hatta çok daha ileriye kendimizi taşımış durumdayız. Bunu daha da büyütmemiz, geliştirmemiz lazım. O yüzden kıymetli hocalarımıza çok görev düşüyor.” diye konuştu.
“Türkiye’nin şu anda üretemeyeceği çok az şey kaldı”
Ar-Ge çalışmalarına önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Güler, şunları kaydetti:
“Araştırma merkezlerimize çok önem vermemiz lazım. Yapay zeka uygulamalarından dijital sistemlerin gelişimine birçok noktada artık farklı gündemimiz var. Yakın zamanda meclisimizde kripto varlıklarla ilgili kanun çıkarttık. Önümüzdeki dönemlerde yine dijital sistemlerle ilgili birçok kanun hazırlıklarını devam ettiriyoruz. Siber güvenlik diyoruz, artık dijital sistemlerin, yapay zeka uygulamalarının ve aynı zamanda diğer yazılım gibi teknoloji sistemlerinin korunması da gerekiyor. Birçok konuda kanun hazırlıklarını yapmaya çalışıyoruz. Sizlerin desteği, sizlerin araştırmaları, öncülüğü çok kıymetli. Türkiye’nin şu anda üretemeyeceği çok az şey kaldı, çok istisnai şeyler var.”
Güler, akademisyenlerin yetiştireceği öğrencilerin gelecekte bu ülkeye hizmet edecek çok önemli görevlerde bulunacağını dile getirerek, akademisyenlere güvenlerinin tam olduğunu belirtti.
Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül ise üniversite olarak 18 fakülte, 4 enstitü, 1 devlet konservatuvarı, 4 yüksekokul ve 14 meslek yüksekokulu ile eğitime hizmet verdiklerini söyledi.
Gelişen dünyada bilgiyi daha erişilebilir kılmayı, yenilikçi projelerle bilime ve insanlığa katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Şengönül, üniversiteyi daha ileriye taşıma gayretinde olduklarını kaydetti.
Konuşmaların ardından TBMM AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “İnsan ve Toplum” konulu açılış dersini verdi.
Programa, Sivas Vali Vekili İhsan Maskar, AK Parti Sivas milletvekilleri Hakan Aksu, Rukiye Toy, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, akademisyenler ve diğer davetliler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLETİŞİM BAŞKANLIĞIN’DAN GÖRÜŞMEYE DAİR AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını açıkladı. Başkanlıktan yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının durdurulması için Müslüman ülkelerin birlik ve beraberliğinin önemli olduğunu, Türkiye’nin İsrail saldırganlığının sona erdirilmesi için Birleşmiş Milletler nezdinde İsrail’e yönelik silah ambargosu girişimi başlattığını, bu girişime desteğin artması için gayretlerin artarak süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İsrail saldırganlığını durdurmak için alacağı karar ve atacağı adımların önemli olduğunu belirtti” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Didim ilçe teşkilatı 8. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Tek liste ile gidilen başkanlık seçimlerinde mevcut başkan Sebahattin Akkuş, partililerin oylarıyla ilçe başkanlığına seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan kongrende divan heyeti seçildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan AK Parti Didim İlçe Başkanı Sebahattin Akkuş, tüm katılımcılara ve partide emeği geçenlere teşekkür ederek, “Bizim kongrelerimiz işte burada, bu salonda gördüğünüz gibi, düğün ve bayram havasında yapılıyor. AK Parti ailesi, ülkemizin ve dünyanın en büyük siyasi hareketidir. AK Parti, hizmet ve eser üreten bir partidir. 12 Ekim’de Buharkent’te başlayan ilçe kongrelerimizi bugün burada Didim’de taçlandırıyoruz. 8. Olağan Didim İlçe Kongremizin, ilçemize, ilimize, ülkemize ve partimize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum. Durmak yok, yola devam” dedi.
Konuşmaların arından faaliyet raporu okundu. Gelir gider tablosunun okunmasının ardından gelecek dönem için tahmini bütçe de açıklandı. Kongrede son olarak seçime gidilirken, tek liste halinde gidilen seçimde Sebahattin Akkuş, yeniden başkan seçilerek güven tazeledi. Başkan Akkuş’un yönetiminde Ali Kazan, Ali ŞükrüKavaklı, Ayşe Başgöl, Ayşe Aşık Ermurat, Bulut Emrah Şentürk, Burak Çelik, Coşkun Yetiş, Eşref Oğur, Eyüp Öner, Halis Akay, İbrahim Sürer, İsa Yıldırım, Kadriye Çolak, Medeni Karataş isimleri yer aldı.
Gerçekleşen kongreye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve TrabzonMilletvekiliMustafa Şen, AK Parti Aydın milletvekilleri, MKYK üyeleri, ilçe başkanları, belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile partililer katıldı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD basınında yer alan haberlere göre Trump, kararına ilişkin, “Elise inanılmaz derecede güçlü, sert ve akıllı bir ‘Önce Amerika’ savaşçısı.” ifadelerini kullandı.
EN SADIK MÜTTEFİKLERİNDEN
Temsilciler Meclisi üyesi olan 40 yaşındaki Stefanik, uzun süredir Trump’ın Temsilciler Meclisi’ndeki en sadık müttefiklerinden biri olarak biliniyor. Stefanik, Trump’ın potansiyel başkan yardımcısı olarak görülen isimler arasında yer alıyordu.
New York’un taşrasında doğup büyüyen Stefanik, Harvard Üniversitesinden mezun olduktan sonra eski Başkan George W. Bush yönetiminde iç politika konseyinde ve özel kalem müdürünün ofisinde çalıştı. Stefanik, 2014’te 30 yaşındayken Kongre’ye seçilen ve daha sonra da Temsilciler Meclisi liderliğinde görev yapan en genç kadın oldu.
İSRAİL YANLISI AÇIKLAMALARIYLA ÖN PLANA ÇIKIYOR
ABD Kongresi Eğitim ve İş Gücü Komisyonunda 5 Aralık 2023’te düzenlenen “Kampüs Rektörlerini Sorumlu Tutmak ve Antisemitizmle Mücadele” başlıklı oturumda, üç üniversite başkanı, özellikle Cumhuriyetçi vekillerin, İsrail ile ABD yönetimine karşı kampüslerdeki öğrenci protestolarının “antisemitik” olduğu ve bu gösterilere izin verilmemesi gerektiği baskısıyla karşılaşmıştı.
İsrail yanlısı açıklamalarıyla öne çıkan Stefanik, oturumlarda rektörleri agresif şekilde sorgulamış ve devam eden baskılar sonrası Aralık 2023’te Harvard Üniversitesi Rektörü Claudine Gay ve Pensilvanya Üniversitesi Rektörü Liz Magill istifa etmişti. Rektörlerin istifasında rol oynayan Stefanik, Trump’ın övgüsünü kazanmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Operasyonda çıkan çatışmada 10 EMC üyesi öldürülürken, 3 EMC üyesi yakalandı.
Ordudan yapılan açıklamada, Ivan Mordisco’nun liderliğindeki EMC’ye “büyük bir darbe” vurulduğu belirtildi.
Çok sayıda cephaneliğin ele geçirildiği kaydedilen açıklamada, Mordisco’nun Cundinamarca, Meta ve Huila yönetim bölgelerini birbirine bağlayan Duda kanyonu üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığı ifade edildi.

FARC’IN SÖZDE “GENELKURMAY BAŞKANLIĞI”
“Ivan Mordisco” ismiyle bilinen Nestor Gregorio Vera’nın yönettiği ve FARC ile devlet arasındaki barış anlaşmasına hiç katılmayan EMC, FARC’ın sözde “Genelkurmay Başkanlığı” olarak da biliniyor.
Ülke basınına göre 2 bin 180’i silahlı olmak üzere 3 bin 500’den fazla üyeye sahip EMC, Venezuela ve Ekvador’un yanı sıra Kolombiya’nın batı, orta ve doğusunda uyuşturucu, kaçakçılık ve haraç gibi yollardan finansman sağlıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kate Middleton, tüm yıl boyunca kanserle mücadele etti.
Prenses’in kansere yakalanması, ülke genelinde büyük üzüntüye neden oldu.
Ancak Kate, geçirdiği tedavi sürecinin ardından kanseri yenmeyi başardı ve yeniden sahalara döndü.
KRALİYET TURU
Prenses’in sahalara dönmesi herkesi memnun ve mutlu ederken, eşi de yaşanılan zorlu sürece değindi.
Kemoterapi sürecini tamamlayan Kate Middleton, Cape Town’da iklim krizini ele alan Earthshot Ödülü’nü takdim etmek için dört günlük bir kraliyet turuna çıktı.
“İNANILMAZDI”
Çarşamba akşamı ödül töreninde eşi Kate’in sağlığına değinen Prens William, Prenses’in gerçekten iyi olduğunu doğruladı ve şöyle ekledi:
Umarım bu geceyi izliyordur ve bana tezahürat yapıyordur. Tüm yıl boyunca inanılmazdı ve bu gecenin başarılı geçmesini görmek isteyeceğini biliyorum.




Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD tarihi seçimleri geride bıraktı..
5 Kasım’da yapılan 60. başkanlık seçiminde Cumhuriyetçi aday Donald Trump, rakibi Demokrat Parti’nin başkan adayı Kamala Harris’e yaklaşık 5 milyon oy fark atarak ABD’nin 47. Başkanı seçildi.
Trump, ocak ayında yemin ederek Beyaz Saray’daki görevine başlayacak.
PENTAGON: YENİ DÖNEME HAZIRIZ
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) Donald Trump’ın yönetimine düzenli bir geçiş sağlamaya ve ‘tüm yasal emirleri’ yerine getirmeye hazır olduğunu kaydetti.
Austin, ABD ordusunun profesyonellikle ülkeyi korumaya, müttefik ve ortaklarla hareket etmeye devam edeceğini de belirtti.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Devlet Bayrağı Meydanı’nda dalgalanan Azerbaycan bayrağı, büyüklüğü ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.
36 metre genişliğinde ve 72 metre uzunluğundaki büyük çaplı bayrak, 500 kilogramdan fazla ağırlığa sahip.
REKOR TESCİLLENDİ
İki gün önce 6 Kasım’da resmi olarak Guinness Rekorlar kitabına giren bayrak, Azerbaycan’ın Zafer Günü’nde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de katıldığı törende göndere çekildi.
Bakü’deki Devlet Bayrağı Meydanı’nda 162 metre bayrak direği, 2010 yılında Guinness Rekorlar Teşkilatı tarafından, dünyanın en yüksek bayrak direği olarak onaylanmıştı. Daha sonra Tacikistan, Suudi Arabistan’daki ve Mısır’daki (201.9 m) bayrak direkleri bu rekoru yenilemişti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
A.I. God. Portrait of Alan Turing adlı 2,2 metre yüksekliğindeki portre, dünyanın ilk ultra gerçekçi robot sanatçısı Ai-Da tarafından üretildi.
1,32 MİLYON DOLARA SATILDI
Portre, New York’ta yapılan satışta 1,32 milyon Amerikan doları fiyatıyla alıcı buldu.
“ÇAĞDAŞ SANAT TARİHİNDEKİ ÖNEMLİ BİR ANI”
Sotheby’s müzayede evinin yaptığı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
Bugün, bir humanoid robot sanatçısı tarafından yapılan ilk sanat eserinin müzayedeye çıkmasının ardından elde edilen rekor fiyat, modern ve çağdaş sanat tarihindeki önemli bir anı işaret ediyor ve yapay zeka teknolojisi ile küresel sanat piyasası arasındaki artan kesişimi yansıtıyor.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tüm dünya tarafından yakından takip edilen ABD seçimlerinde CumhuriyetçiDonald Trump, Demokrat aday Kamala Harris’i geride bırakarak seçimlerde zirveye oturdu.
Seçim sonrası çeşitli değerlendirmeler yapılırken bir değerlendirme de Amerikalı Müslüman sivil toplum liderlerinden geldi.
Bu kapsamda, çeşitli Müslüman sivil toplum kuruluşları, Başkent Washington’daki Ulusal Basın Binası’nda ortak basın toplantısı düzenleyerek seçim sonuçlarını değerlendirdi.
BIDEN- HARRIS YÖNETİMİNİN SESSİZLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Amerikan İslam ilişkileri Konseyi (CAIR) Minnesota Temsilcisi Hussein Jaylani, kendileri uzun yıllardır Demokrat Parti tabanında yer almalarına rağmen İsrail’in, son bir yıldır Gazze’de yürüttüğü soykırım karşısında Biden-Harris yönetiminin sessiz kaldığına dikkat çekti.
Demokrat yönetimin soykırıma silah sağlayarak destek olduğunu ve bu “tarihi leke” ile hatırlanacağını vurgulayan Jaylani, “Seçimleri zaten kaybettiniz, kaybedecek bir şeyiniz yok, Gazze’de ateşkes için somut bir şey yapın. Soykırım sandıkta kazanamaz.” ifadesinde bulundu.
Diğer konuşmacılar da ortak bir vurguyla Amerikalı Müslümanların oylarının hiçbir parti için “koşulsuz” olmadığını ve bu oyların 5 Kasım seçim sonuçlarına çok büyük bir etki yaptığını ifade etti.
“İNSANLAR BİZDEN ŞÜPHE DUYDU ANCAK BİZ ORTAYA ÇIKTIK”
Programın ardından açıklamada bulunan Michigan’daki Müslüman toplumun temsilcilerinden biri olan Rex Nazarko, Amerikalı Müslüman seçmenlerin bu seçimde sonuca doğrudan etki ettiğini vurguladı.
Nazarko, devamında şu ifadelere yer verdi:
İnsanlar bizden şüphe duydu ancak biz ortaya çıktık. Bu seçimlerde Amerikalı Müslümanların etkisine ilişkin spot ışıkları üzerimizdeydi ve biz dediğimizi yaptık.
Biden yönetiminin kalan 2 aylık görev süresinde ne yapacağı kadar Trump’ın görevi devralmasından sonra ne yapacağına da bakacaklarını kaydeden Nazarko, “Amerikalı Müslümanlar olarak temkinli şekilde ümitliyiz.”dedi.

MÜSLÜMANLAR SANDIĞA GİTMEYEREK TAVRINI ORTAYA KOYDU
Trump yönetiminin Gazze’deki soykırımı durdurup durdurmayacağı konusunda atacağı adımları yakından takip edeceklerini belirten Nazarko, Biden-Harris yönetimine öfkeli olduklarını ancak Trump kazandı diye kutlama yapacak noktada da olmadıklarını belirtti.
Nazarko, pek çok Amerikalı Müslüman’ın bu seçimde sandığa gitmeyerek tavrını ortaya koyduğunu ve özellikle Michigan, Pensilvanya ve Georgia gibi eyaletlerde bu farkın net görüldüğünü bildirdi.
ABD’nin kendi içinde birçok sorunla yüzleşirken İsrail’e milyarlarca dolar aktarmasını kabul etmediklerini vurgulayan Nazarko, “Bu seçimler ‘önce Amerika, İsrail değil’ seçimleri oldu.” ifadesinde bulundu.
BIDEN’A YAPILAN UYARILAR DİKKATE ALINMADI
Pensilvanya bölgesinde faaliyet gösteren Yaqeen İslami Araştırmalar Enstitüsü temsilcisi Imam Tom Facchine de Amerikalı Müslümanlar olarak Biden yönetimini uzun zaman önce uyardıklarını ancak sözlerinin dikkate alınmadığını vurguladı.
Facchine, devamında şu sözleri sarf etti:
Şu anda biraz acı tatlı bir durumdayız çünkü bir yönüyle bu bir zafer zira biz Demokrat Partiyi uyarmıştık, eğer İsrail’i bu şekilde koşulsuz desteklemeye devam ederseniz sizi kasım ayındaki seçimlerde sandıkta cezalandıracağız ve kaybedeceksiniz demiştik. Tam olarak dediğimizi yaptık.
“GELECEK OLAN TRUMP YÖNETİMİ KONUSUNDA HEYECANLI OLMAMIZ GEREKİYOR MU?”
Seçimleri kazanan Trump’ın Gazze konusunda neler yapacağı hususunda temkinli olduklarını kaydeden Facchine, “Gelecek olan Trump yönetimi konusunda heyecanlı olmamız gerekiyor mu? Tam olarak değil. Fırsatlar da var zorluklar da.” dedi.
Facchine, Trump’ın şahin bir kabine yerine daha dengeli bir kabine kurması durumunda biraz daha umutlu olabileceklerini, Amerikalı Müslümanların sandıktaki gücünü ortaya koymalarının bu seçimlerdeki en önemli başlıklardan biri olduğunun altını çizdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’de 60. başkanlık seçimi tüm hızıyla devam ediyor.
Seçim yarışında Cumhuriyetçi aday Donald Trump, zaferini ilan etti.
Trump’a kaybetmesinin ardından Demokrat Partinin 60 yaşındaki adayı Kamala Harris, hem ilk kadın hem de ilk siyahi kadın başkan unvanına erişemedi.
Demokrat Parti adına girdiği yarışta Cumhuriyetçi rakibi Trump’a mağlup olan Harris, 4 yıl boyunca yardımcılığını yaptığı Başkan Joe Biden’dan devraldığı yarışta Demokrat Partiyi üst üste ikinci kez iktidara taşıyamadı.
Trump, başkanlık için gerekli olan 270 delege sayısını aşarak başkan olmaya hak kazandı.
İLK KADIN BAŞKANI UNVANINI ALACAKTI
Göçmen bir ailenin çocuğu olan Harris, seçilmesi halinde hem ilk kadın hem de ilk siyahi ve Hint kökenli kadın başkan olacaktı.
TRUMP ABD’DE İLK KEZ KADIN BAŞKAN SEÇİLMESİNİ İKİNCİ KEZ ENGELLEDİ
Öte yandan Trump, kazandığı seçimler ile ABD’de ilk kez kadın başkan olmasını 2 kez engellemiş oldu.
Trump, 2016 yılında yapılan seçimlerde aldığı oylarla Hillary Clinton’ı, 2024 seçimlerinde de Kamala Harris’i geçerek ABD Başkanı oldu.

HARRIS HUKUK EĞİTİMDEN SONRA KARİYERİNDE HIZLA YÜKSELDİ
20 Ekim 1964’te California eyaletinin Oakland kentinde Hindistanlı göçmen bir anne (Shyamala Gopalan Harris) ile Jamaika asıllı Amerikalı bir babanın (Donald J. Harris) çocuğu olarak dünyaya gelen Kamala Harris, eyaletin seçkin üniversitelerinde eğitim gördü.
Harris, kurulduğu yıllarda sadece siyahi öğrencilerin gittiği Howard Üniversitesinden siyaset bilimi ve ekonomi dallarında eğitim alarak 1986’da mezun oldu.
Daha sonra öğrenim hayatına eski adıyla Hastings College olan California Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam eden Harris, eğitimini tamamlamasının ardından kariyerine aynı eyalette bölge savcı yardımcısı olarak başladı.
Harris, uyuşturucu kaçakçılığı, çete zorbalığı ve cinsel taciz gibi davaları kovuştururken, “sert, yetenekli ve adil” bir savcı olarak adını duyurdu.
2004 yılında bölge savcısı olan Harris, 2010’da rakibinden sadece bir oy fazla alarak California Başsavcısı seçildi.

2016’DA SENATONUN İLK HİNT-AMERİKALI ÜYESİ OLDU
Kamala Harris, California’yı, önce Temsilciler Meclisi üyesi, daha sonra senatör olarak yaklaşık 36 yıl temsil eden Barbara Sue Boxer’ın tekrar aday olmaması üzerine 2016 seçimlerinde Demokrat Partiden aday gösterildi ve Cumhuriyetçi Trump’ın kazandığı seçimde Demokrat senatör olarak siyasi kariyerine başladı.
ABD Senatosunun ilk Hint-Amerikalı üyesi olan Harris, aynı zamanda Senato tarihindeki ikinci siyahi Amerikalı kadın unvanını da elde etti.
Senatoda sorduğu sorular ve performansıyla zaman zaman ABD medyasında adından söz ettiren Harris, 2020 seçimlerinde Demokrat aday Joe Biden tarafından başkan yardımcısı adayı olarak gösterildi.
Ülkenin iki büyük partisinden biri tarafından başkan yardımcılığına aday gösterilmesi ve Biden’ın kazanmasıyla başkan yardımcısı olması da Harris’in ilkler listesine eklediği unvanları arasında yer aldı.

BIDEN’IN DIŞ POLİTİKASINA ORTAKLIK ETTİ
Demokrat Başkan Biden’ın dört yıl yardımcısı olarak görev yapan Harris, oldukça kötü bir mirasla anılacak Biden’ın dış politikasına ortaklık etti.
İkilinin görev sürelerinin son bir yılı, ABD’nin, Gazze soykırımına ortaklığı ve İsrail’in katliamlarına verdiği destekle damga vurdu.
Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı saldırıyla dünya gündemi bir anda değişirken, Harris’in ikinci güç olduğu yönetim, “Vladimir Putin’i zayıflatma” ve “Rusya’yı geriletme” stratejisi çerçevesinde Ukrayna’ya güçlü ve aralıksız destek verdi.
Buna karşın, 2016-2020’deki başkanlık döneminde Çin’den gelen ürünlere koyduğu ilave vergilerle ticaret savaşlarını başlatan Trump’ın ekonomi politikalarını hafifleten Biden-Harris yönetimi, Hint-Pasifik bölgesinde Çin hakimiyetine meydan okuma konusunda da somut adımlar attı.
Biden döneminde ABD’nin dış politika mimarisi büyük ölçüde başkanın yanı sıra Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan tarafından şekillendirilirken, Harris başkan yardımcılığı boyunca iç politikadaki yaklaşımlarıyla daha fazla gündeme geldi.
Harris, altyapı mevzuatı, göç, silahların kontrolü ve kürtaj hakkını koruma çabalarını büyük ölçüde destekledi.
Biden döneminde kabul edilen, ülkedeki 50 eyaletin tamamında yol, köprü ve tünel projeleri inşa etmenin yanı sıra büyük ölçüde istihdam alanı sağlamayı amaçlayan Altyapı Yasası, eyaletlerin finansman eksikliği nedeniyle ele alınmayan altyapı ihtiyaçlarını gidermeyi hedefliyordu.
62 milyar dolar değerindeki yasa kapsamında ülke genelinde 60 binden fazla proje finanse ediliyor.
Göçmen krizinde “sorunu kaynağında çözmeye” çalışan Biden-Harris ikilisi, ABD’ye en fazla göç veren El Salvador, Guatemala ve Honduras gibi Orta Amerika ülkelerindeki ekonomik sorunlar ve çete şiddeti gibi konulara odaklanılması gerektiğini savundu.
Düzensiz göç meselesiyle görevlendirilen Harris, bu ülkelerdeki ekonomik sorunların aşılmasının yolunun, ABD yatırımlarının arttırılmasından geçtiğini savundu.
Trump, son seçim kampanyasında da rakibine karşı göçmen karşıtı söyleme sarılırken, Harris kampanyası boyunca göçmenlik meselesinde çok net öneriler ortaya koymadı.
Başkanlığı döneminde Biden’ın, göçmenliği ve ilticayı zorlaştıran adımlar atarken, her ne kadar haziran itibarıyla sert önlemler alsa da sınırdan yüksek sayıda göçmen geçişi konusunda Trump kadar sert davranmadığı düşünülüyor.
Harris, Trump’ın seçilmesi halinde düzensiz göçmenleri sınır dışı edeceği yönündeki çıkışlarına temkinli yaklaşarak, suçla mücadele gibi konuları öne çıkarmaya çalıştı.
Kamala Harris, Amerika siyasetindeki en tartışmalı konulardan biri olan bireysel silahlanmanın denetlenmesi konusunda da silah edinmeyi desteklediğini ancak silah ruhsatı alınması ve denetlenmesi konusunda sert yasaların gerekliliğini savunuyor.
Konuya ilişkin tutumunu değiştirdiği düşünülse de Harris, suikast silahlarının yasaklanmasını desteklemeye karşı olacağını belirtiyor.
Silahının olduğunu belirten Harris, evine davetsiz bir misafir girmesi halinde silahını kullanmaya hazır olduğunu söylemesi de çok tartışılmıştı.
Yüksek Mahkeme’nin kürtaj haklarını iptal etme kararının ardından konu Demokratlar açısından merkezi bir yere oturdu.
Biden’ın 2024 adaylığını açıklamasının ardından Harris, mezun olduğu Howard Üniversitesi’nde düzenlenen bir toplantıda yasağı çıkaranları “sözde aşırılıkçı liderler” olarak tanımladı.
Harris, mart ayında Minnesota’daki bir kürtaj kliniğini ziyaret etti. Bu, bir ABD başkan yardımcısının böyle bir kliniğe ilk ziyareti oldu.

BIDEN’IN ÇEKİLME KARARIYLA BAŞKANLIĞA GİDEN YOLDA ÖNÜ AÇILDI
Eski Başkan Biden temmuzda, yaşı ve hafızasının zayıflığı nedeniyle aldığı eleştiriler üzerine bir sonraki dönemde aday olmayacağını ve başkanlık için yardımcısı Harris’i destekleyeceğini açıkladı.
Biden’ın söz konusu kararıyla önü açılan Harris, Demokrat Parti delegelerinin çoğunluğunun desteğiyle Demokratların başkan adayı oldu.
TRUMP İLE CANLI YAYIN TARTIŞMASI VE İSRAİL’E DESTEK VURGUSU
Harris, seçim sürecinde eski Başkan Trump ile ilk ve son kez 11 Eylül’de canlı yayında kozlarını paylaştı.
Tartışma boyunca sükunetini koruyan ve Trump’ın suçlamalarına soğukkanlılıkla cevap veren Harris, kamuoyundan puan toplamayı başardı.
Bununla birlikte, Harris’in tartışma esnasında kulağına taktığı inci küpelerin aslında kulaklık görevi gören bir inovasyon ürünü olduğu ve bu yolla sufle aldığı iddiaları da gündeme geldi.
Harris’in canlı yayında, Gazze’deki Filistinlilere yönelik saldırılarında kadın ve çocuklar dahil on binlerce sivilin ölümüne neden olan İsrail’e verdiği güçlü destek dikkati çekti.
Başkan olması durumunda ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin devam edeceğini ima eden Harris, her şeyin 7 Ekim’deki Hamas saldırılarıyla başladığını savundu.
Bölgede iki devletli çözümden de bahseden Harris, Tel Aviv yönetimine desteğini, “Bir konuda sizi temin ederim, İsrail’e her zaman kendini savunma imkanını vereceğim.” sözleriyle ifade etti.
Söz konusu tartışmada Trump, Kamala’nın babasının Marksist bir profesör olduğunu hatırlatarak, fikirlerini kızına çok iyi öğrettiğini iddia etti.
Trump daha önce Harris’i, etnik kökeninin Hint olarak bilinmesine rağmen seçim kampanyası çerçevesinde siyahi kökleriyle tanınmaya çalışması nedeniyle eleştirmiş, bunun kafa karışıklığına yol açtığını iddia etmişti.

HARRIS’İN AİLE HAYATI
Harris, California’da avukatlık yapan Aşkenaz Yahudisi Dough Emhoff ile evli. Eşinin ilk evliliğinden biri 29, diğeri 25 yaşında iki çocuğu var.
Bir Hristiyanlık mezhebi olan Baptist Kilisesine mensup olduğunu canlı yayında söyleyen Harris’in 2019 yılında yayınlanan “The Truths We Hold: An American Journey” adında bir de anı kitabı var.
Harris’in üvey kızı Ella Emhoff, Filistinli Çocuklara Yardım Fonuna (PCRF) verdiği destekle gündem olurken, Filistinli çocuklar için organize edilen kampanyaya açıktan destek vermiş ve kampanya linkini sosyal medya hesabından paylaşmıştı.
Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Jeff Van Drew kasım ayında, Harris’in üvey kızı Ella’yı Gazze’deki çocuklara destek amaçlı kampanyanın linkini paylaştığı için eleştirmiş, “Bu çok büyük bir endişe kaynağı ve bunu iğrenç buluyorum.” açıklamasında bulunmuştu.
Ella, babası Dough Emhoff’un aksine, sosyal medya yöneticisi Joseph David Viola aracılığıyla Yahudiliği kabul etmediğini, “bu konuda konuşmak istemediğini” açıklamıştı.
TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNDE İNİŞLİ ÇIKIŞLI SÜREÇ
ABD’de son 4 yılın dış politikasını şekillendiren Biden-Harris yönetimi, en çok da İsrail’in Gazze’deki soykırımındaki ortaklığıyla kayıtlara geçerken, Rusya karşısında Ukrayna’ya verdiği güçlü destek ve Çin’le küresel rekabette pozisyonunu koruma stratejisiyle hatırlanacak.
İkili ilişkileri olumsuz etkileyen birçok başlığın gündeme geldiği Trump’ın son döneminin ardından 20 Ocak 2021’de başkanlık koltuğuna oturan Biden, ilk icraatlarından biri olarak nisan ayında 1915 Ermeni olaylarına ilişkin geleneksel çizginin dışına çıktı.
Seçim sürecinde ABD’deki bazı lobilere verdiği sözü yerine getiren Biden, 14 Nisan’daki açıklamasında sözde “Ermeni soykırımını” tanıdığını ilan ederek ikili ilişkilere yeni bir gölge düşürdü.
2022 yılında başlayan Ukrayna savaşındaki jeostratejik ve jeopolitik rolü nedeniyle Türkiye, hem ABD hem de uluslararası kamuoyu nezdinde “çatışma çözümü aktörü” olarak sahneye çıktı.
Bu süreçte hem Rusya hem de Ukrayna ile doğrudan görüşen nadir ülkelerden biri olan Türkiye’nin bu güçlü pozisyonu, son dönemde Türkiye’ye oldukça mesafeli duran ABD Kongresinde dahi büyük takdirle karşılandı.
Türkiye’nin ocakta İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesinin ardından ABD yönetimi de Türkiye’ye F-16 satışı konusunda harekete geçti. Söz konusu satışa Kongre’den itiraz gelmemesiyle birlikte ikili ilişkilerde uzun zaman sonra ilk kez somut ve güçlü bir adım atılmış oldu.
7 Ekim süreciyle birlikte ABD’nin İsrail’e vermiş olduğu koşulsuz desteği sorgulayan Ankara, bu konuda Biden yönetiminin İsrail’in saldırganlığını durdurma noktasında somut adımlar atması yönünde açık çağrılarda bulundu.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’de 5 Kasım’da yapılan Kongre seçimlerinde Senato’da 52 sandalyeye ulaşan Cumhuriyetçiler, 4 yıllık aradan sonra Kongre’nin üst kanadında kontrolü yeniden ele geçirdi.
Associated Press’in (AP) paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçiler, bu seçimlerde Demokratlarda olan 3 Senato koltuğunu kazanarak Kongre’nin üst kanadında çoğunluğu sağladı.
Cumhuriyetçi Donald Trump’ın seçimleri kazanmasının ardından Senato’da da çoğunluğa ulaşan Cumhuriyetçiler, 2024 seçimlerinden büyük bir başarıyla çıkmış oldu.
WEST VIRGINIA, MONTANA VE OHIO’DA 3 SENATO SANDALYESİ CUMHURİYETÇİLERE GEÇTİ
Seçimlerin en çarpıcı sonuçlarından biri olarak, West Virginia’daki seçimi kazanan Cumhuriyetçi aday Jim Justice, Demokrat rakibinden senatörlüğü alarak partisine yeni bir Senato sandalyesi kazandırdı.
Aynı şekilde Ohio’da Cumhuriyetçi aday Bernie Moreno ve Montana’da Cumhuriyetçi aday Tim Sheehy de Demokrat rakiplerindeki sandalyeleri kazandı.
Böylece önceki dönemde 49 olan Cumhuriyetçi senatör sayısı şu an itibarıyla 52’ye yükselmiş oldu.
Halen oy sayım işlemleri devam eden Temsilciler Meclisinde ise Cumhuriyetçiler 201 sandalyeye ulaşırken, Demokratlar ise 183 sandalye kazandı.
Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanabilmek için bir partinin 218 sandalyeyi geçmesi gerekiyor.

TEMSİLCİLER MECLİSİ
Toplam 435 temsilcinin bulunduğu Temsilciler Meclisinde, her eyalet nüfusuna oranla temsil ediliyor. Kalabalık nüfusa sahip eyaletler daha fazla temsilciye, düşük nüfuslu eyaletler en az 1 olmak üzere daha az temsilciye sahip oluyor.
SENATO
Seçilenlerin 6 yıllığına görev başına geldiği Senato’da toplam 100 kişi görev yaparken, 50 eyaletin her birinin 2 senatörü bulunuyor. Bu seçimde, Senato’daki 34 sandalyede kimlerin oturacağı belirlenecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail savaş uçakları Lübnan’ın güneyindeki çeşitli bölgelere şiddetli hava saldırılarına devam etti.

KATİL İSRAİL HAVADAN VURUYOR
İsrail savaş uçakları, sabah saatlerinde Sayda’ya bağlı Harayip kasabasına bir hava saldırısı düzenlerken Nebatiye’nin Kefr Tibnit kasabasında da bir evi hedef aldı.
Gece boyu süren saldırıların yoğunlaştığı iki bölge Sur ve Bint Cubeyl oldu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SİVİL BÖLGELER HEDEF ALINDI
İsrail ordusu, Marub kasabasında bir binayı hedef alarak yıkılmasına yol açarken, sivil savunma ve sağlık ekiplerinin sabaha kadar arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı. Saldırıda kaç kişinin hayatını kaybettiği veya yaralandığına dair bilgi paylaşılmadı.

Bint Cubeyl’in pazar yerini hedef alarak buradaki dükkanların ciddi hasar görmesine yol açan İsrail ordusu, kentin Marun ve Yarun kasabalarının çevresini de topçu bombardımanına tuttu.

CAMİLER DE SALDIRI ALTINDA
İsrail’e ait insansız hava aracı (İHA) Haris kasabasında bir motosikleti hedef alarak bir kişinin ölümüne neden olurken kasabanın hava saldırısı düzenlenen camisi de yıkıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON DAKİKA HABERİ! Amerika Birleşik Devletleri bugün sandık başına gidiyor. ABD yeni Başkanını seçecek, Donald Trump ve Kamala Harris seçim sürecine gidilen süreçte birbirleri ile atışırken dünya bu tartışmaları son dakika haberleri ile birlikte yakından takip etti. Peki anketler ABD seçim sonuçları için nelere işaret ediyor? Salıncak eyaletlerde kim önde? İşte ABD seçimleriyle ilgili bilinmesi gerekenler!
ABD tarihinin en kritik seçimlerinden biri için geri sayım başladı. Ülkede en çok oyu alan değil en fazla delegeye ulaşan adayın başkan olduğu seçim sistemi nedeniyle “salıncak eyaletlerdeki” sonuçlar daha fazla önem taşıyor.

ANKETLERE GÖRE KİM ÖNDE?
Bir yandan postayla ya da şahsen erken oy kullanma işlemleri devam ederken, anketler Trump ve Harris’in başa baş gittiğini gösteriyor.
Ülkede ulusal bazda yapılan tüm önemli anketleri derleyen analiz sitesi Real Clear Polling’e göre, ulusal çaptaki anketlerde genel olarak Trump, Harris’in yüzde 0,1 oranla önünde görünüyor.

NY Times/Sieana ve CNN anketlerinde durum eşit görünürken, Wall Street Journal’da (WSJ) ise Trump’ın, rakibinin yüzde 3 önünde olduğu belirtiliyor.
İngiliz haber ajansı Reuters’ın anketlerine göre ise mevcut ABD Başkan Yardımcısı Haris, 1 puanla yarışı önde götürüyor.

SALINCAK EYALETLER EN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR
En çok oyu alan değil en fazla delegeye ulaşan adayın başkan olduğu Amerikan başkanlık seçim sistemi nedeniyle “salıncak eyaletlerdeki” sonuçlar daha fazla önem taşıyor.

“Seçiciler Kurulu” (Electoral College) adı verilen sistem dolayısıyla kritik öneme sahip 7 salıncak eyalet Pensilvanya, Georgia, Arizona, Nevada, Michigan, North Carolina ve Wisconsin’deki anketlerin ortalamasına göre Trump, yüzde 0,8 ile az farkla Harris’in önünde yarışı götürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD tarihinin en kutuplara ayrılmış ve sert tansiyonda geçen kampanya dönemlerinden biri yaşanırken, iki adaya göre de rakip aday kazanırsa ABD için felaket olacak ve ülke yok olmanın eşiğine gelecek. İki aday için de ABD’nin tek kurtuluşu, kendi galibiyetleri.
Kampanya dönemine Trump-Biden münazarası ve Biden’ın ön seçimleri kazandığı halde baskılara dayanamayıp yarıştan çekilmesi, Trump’ın mucize eseri kurtulduğu suikast girişimi, Trump’ın göçmenlerin evcil kedi ve köpekleri yediği iddiası, Biden’ın Trump’ın seçmenlerine ‘çöp’ demesi, eski Başkan Obama’nın tüm siyasi ağırlığını Harris’e yatırarak sahada Demokrat Başkan adayı için çalışması ve Harris’in Fox News mülakatı damga vurdu.
Harris ve Trump’ın farklı konulara bakışları nasıl? Haberi Görüntüle Göreve gelirse ABD tarihine geçecek
2016-2020 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin 45. Başkanı olarak görev yapan Donald Trump, 15 Kasım 2022’de 2024 ABD Başkanlık Seçimleri için yarışacağını duyurdu.
Trump, seçim için kritik önem taşıyan eyaletlerden Iowa’da Cumhuriyetçiler arasındaki ön seçimi ezici bir zafer kazandıktan sonra, Biden mı, Kamala Harris mi yoksa Michelle Obama ile mi yarışacağını beklemeye koyuldu.
15 Temmuz 2024’te yine kritik eyaletlerden Wisconsin’in en büyük kenti Milwaukee’deki Cumhuriyetçi Ulusal Kongre’de resmen aday gösterildi ve Ohio’dan genç bir ABD Senatörü olan JD Vance’i de Başkan Yardımcısı adayı olarak ilan etti.
Göreve seçilmesi halinde Trump, Grover Cleveland’dan sonra arka arkaya görev yapmayan ikinci başkan olacak.
REKLAMİki suikast girişiminden kurtuldu
Trump, yürütme organının federal hükümet üzerindeki yetkisini büyük ölçüde genişletmek amaçlı bir kampanya yürüttü. Ancak eski Başkan’ın kampanyasına yasadışı göçmenlere karşı büyük bir sınır dışı etme operasyonu vaadi, enflasyonla mücadele, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Trump’ın pozisyonu ve İsrail’in Orta Doğu’daki saldırgan tutumuna yaklaşımı damga vurdu.
REKLAM
Trump, kampanyası sırasında biri Temmuz 2024’te Pennsylvania’daki bir mitingde, ikincisi ise eylül ayında Florida’daki golf sahasında olmak üzere iki suikast girişiminden kurtuldu.
İntikam sözü
Trump’ın kampanya serüveninde ise kronolojik olarak öne çıkanlar şunlar oldu:
Trump ilk kampanya etkinliklerini 28 Ocak 2023’te South Carolina ve New Hampshire’da gerçekleştirdi.
4 Mart 2023’te Trump, Nikki Haley’nin de katıldığı ancak diğer Cumhuriyetçi aday adaylarının katılmadığı CPAC kongresinde uzun bir açılış konuşması yaptı. Trump konuşmasında haksızlığa uğrayanların intikamını alma sözü verdi ve III. Dünya Savaşını önleyebilecek tek adayın kendisi olduğunu belirtti.
25 Mart’ta Trump, Waco kuşatmasının 30. yıldönümünde Teksas’ta bir miting düzenledi ve 6 Ocak 2021 Kongre Baskını’ndaki rolleri nedeniyle hapse atılan yaklaşık 20 kişiden oluşan bir koronun yer aldığı “Herkes için Adalet” şarkısının yorumuyla açılış yaptı.
10 Mayıs 2023’te Trump, New Hampshire’daki Saint Anselm College’da Cumhuriyetçi ve kararsız seçmenlerden oluşan bir izleyici kitlesiyle, “CNN Republican Town Hall with Donald Trump” programında haber sunucusu Kaitlan Collins ile bire bir görüştü. Etkinlik sırasında Trump, Roe v. Wade (1973) kararının bozulmasında payı olduğunu söylerken, 2020 seçimlerinin çalındığı iddiasını yineledi. Trump ayrıca Kongre Baskını sonucunda hüküm giyenlerin affedilmesini önerdi.
REKLAM“Sınır krizi bir ulusal suç, istila”
27 Ocak 2024’te Las Vegas’ta düzenlenen bir mitingde Trump, Meksika sınırı krizinin bir ‘istila’, ‘açık bir yara’, ‘ulusa karşı işlenmiş bir suç’ ve ‘anayasaya karşı işlenmiş bir vahşet’ olduğu söyledi.
Ocak 2024’te bağımsız Başkan adayı Robert F. Kennedy Jr., Trump’ın kendisine Başkan Yardımcısı adayı olması için teklif götürdüğünü ve kendisinin bu teklifi reddettiğini iddia etti. Temmuz ayında, 2024 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi’nde, JD Vance, Trump’ın Başkan Yardımcısı adayı olarak açıklandı.
Cumhuriyetçilerin Başkan adaylığı ön seçimlerini neredeyse rakipsiz bir şekilde açık ara kazanan Trump, Temmuz 2024’te Cumhuriyetçi Ulusal Kongre’de şunları söyledi:
“Wisconsin, burada 250 milyon doların üzerinde harcama yapıyoruz, her yerde istihdam ve diğer ekonomik gelişmeler yaratıyoruz, bu yüzden umarım kasım ayında bunu hatırlar ve bize oyunuzu verirsiniz. Oyunuzu satın almaya çalışıyorum, bu konuda dürüst olacağım”
REKLAMTrump’ın şans eseri kurtulduğu suikast girişimi
13 Temmuz 2024’te Trump, Butler, Pennsylvania yakınlarındaki bir mitingde düzenlenen suikast girişiminde sağ üst kulağından vurularak yaralandı. Trump, Birleşik Devletler Gizli Servisi tarafından miting alanından çıkarıldı. Silahlı saldırı, eski başkana sekiz kurşunla düzenlenen bir suikast girişimiydi. FBI tarafından Thomas Matthew Crooks olduğu açıklanan suikastçı, Gizli Servis tarafından vurularak öldürüldü.
Crooks suikast girişimi sırasında, Trump’ın arkasında oturan üç izleyiciyi öldü.
Biden çekiliyor ve Harris sahneye çıkıyor
21 Temmuz 2024’te, Amerika Birleşik Devletleri’nin görevdeki Demokrat başkanı Joe Biden, 2024 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinden çekildiğini Demokratların Başkan adaylığı için Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i desteklediğini açıkladı.
31 Temmuz 2024’te Trump, Ulusal Siyah Gazeteciler Birliği’nin yıllık kongresindeki bir soru-cevap oturumunda gazeteciler Rachel Scott, Kadia Goba ve Harris Faulkner ile röportaj yaptı. Trump, Başkan Joe Biden’ın 2024 seçimlerinden çekilmesinin ardından Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in ırksal kimliğini sorguladı.
Trump, Harris’in ‘birkaç yıl önce Siyah olana kadar Kızılderili kökenli olduğunu iddia ettiğini ve şimdi de Siyah olarak bilinmek istediğini’ söyledi. Scott, Harris’in ‘her zaman Siyah olduğunu’ söylediğinde, Trump “Her zaman Hintliydi ve aniden bir dönüş yaptı ve Siyah bir insan oldu” şeklinde yanıt verdi.
REKLAMElon Musk etkisi
Donald Trump’ın kampanyasına maddi, manevi tüm desteğini Trump’a veren Elon Musk damga vurdu. Sahibi olduğu Twitter (X) platformunu Trump’ın lehine güçlü bir şekilde kullanan Musk, Trump ile beraber mitinge de çıktı.
Butler’da düzenlenen bir mitingde konuşan Musk, yaklaşan seçimlerin ifade özgürlüğü ve anayasal hakların korunması için çok önemli olduğunu söyleyerek oy vermenin önemini vurguladı. Trump ise dinleyicilere hitaben yaptığı konuşmada, yakın zamanda kendisine karşı düzenlenen bir suikast girişimine atıfta bulundu ve rakiplerini çabalarını engellemeye çalışmakla suçladı.
Trump, Federal Verimlilik Komisyonu başkanlığına Elon Musk’ı atama sözü verdi. Komisyonun tüm federal hükümeti denetleyeceğini ve “çarpıcı reformlar” önereceğini söyleyen Trump, köklü reform hedefine ulaşma sözü verdi. Musk da Trump’ın seçilmesi halinde atamayı kabul edeceğini resmen açıkladı.
Elon Musk’ın Trump’la birlikte Ekim 2024’te gerçekleştirdiği ilk seçim kampanyası sırasında ikili, Demokrat Başkan adayını demokrasiye yönelik bir tehdit olarak göstererek kalabalığı oy vermeye çağırdı.
Bir suikast girişimi daha
15 Eylül 2024’te Trump, West Palm Beach, Florida’daki Trump International Golf Club’da ikinci bir suikast girişiminin hedefi oldu. Ryan Wesley Routh olduğu açıklanan şüpheli, golf sahasındayken Trump’a bir tüfek doğrulttu, ancak Gizli Servis tarafından durduruldu ve silahını bırakıp kaçtı. Routh kısa bir süre sonra yakalandı.
REKLAM“Çöp” polemiği
Trump, 27 Ekim 2024 tarihinde Manhattan’daki Madison Square Garden’da bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, Porto Riko’yu ‘yüzen bir çöp adasına’ benzeten komedyen Tony Hinchcliffe ve Harris’ten ‘deccal’ olarak bahseden Trump’ın arkadaşı David Rem’in de aralarında bulunduğu öne çıkan konuşmacıların paylaştığı söylemler nedeniyle çok konuşuldu.
Biden katıldığı bir etkinlikte, Hinchcliffe’in şakasını eleştirerek “Burada gördüğüm tek çöp onun destekçileri. Latinleri şeytanlaştırması mantıksız ve Amerikan karşıtlığıdır. Yaptığımız her şeye tamamen aykırı” dedi.
Bu açıklamanın ardından turuncu bir işçi yeleği giyerek bir çöp kamyonunun içinde oturarak soruları yanıtlayan Trump, Biden’ın ‘kendinden utanması gerektiğini’ ve Harris’in suçlu olduğunu söyledi. Trump, destekçilerinin ‘çöp olmadığını’ ifade etti.
Müslüman seçmenlere yönelik mesaj
Trump, 3 Kasım’da seçim kampanyası kapsamında, Amerikalı Müslümanların ve Arapların en yoğun olduğu Michigan eyaletinde konuştu.
“Harris, Liz Cheney gibi savaş kışkırtıcılarıyla birlikte kampanya yürütüyor. (Dick Cheney) Babası Orta Doğu’yu neredeyse mahvetmişti.” diyen Trump, “Kamala kazanırsa, sadece ölüm ve yıkım olacak. Ben barışın adayıyım.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanlığı, eyalete bağlı Nashville kentinde bir elektrik dağıtım merkezine saldırı hazırlığında bulunan sağcı gruplarla bağlantısı olan 24 yaşındaki Skyler Philippi’nin yakalandığını duyurdu.
Başsavcı Merrick B. Garland, Philippi’nin insansız hava aracına C-4 patlayıcı bağlayarak saldırı yapmaya hazırlandığının belirlendiğini kaydetti.
Garland, açıklamada, “Bu, ülkemizin kritik altyapısına saldırarak şiddet ve kaos tohumları ekmek isteyenlere bir başka uyarı niteliğindedir. Adalet Bakanlığı sizi bulacak, planınızı bozacak ve sizi sorumlu tutacaktır. FBI görevlilerine olağanüstü çalışmaları ve ülkemizi güvende tutmak için her gün yaptıkları çalışmalar için minnettarım.” ifadelerini kullandı.
Philippi’nin 13 Kasım’da hakim karşısına çıkması bekleniyor.
*Haberin görseli Associated Press tarafından servis edilmiştir. Temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Temmuz ayının sonlarına kadar seçimin 2020’nin rövanşı olacağı, ABD Başkanı Joe Biden ile eski ABD Başkanı Donald Trump arasında geçeceği düşünülüyordu. Hatta ikili resmen aday olmadan önce canlı yayında kameralar karşısına geçip kozlarını paylaşmıştı. Ancak bu karşılaşmanın ardından Biden’a adaylıktan çekilmesi yönünde yoğun çağrılar geldi ve Biden 21 Temmuz günü adaylıktan çekildi.
REKLAM
ADAYLAR NASIL BELİRLENDİ?
Seçime 4 ay kala yarış yeniden başladı. Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti tüm eyaletlerde eyalet önseçimleri ve parti kurultayları düzenleyerek bir başkan adayı belirledi.
Cumhuriyetçilerin adayı eski ABD Başkanı Donald Trump, Wisconsin’de düzenlenen parti kongresinde Cumhuriyetçilerin resmen adayı oldu. Demokrat Parti’de ise Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Chicago’da yapılan kongrede resmen aday oldu.
SEÇİM NASIL İŞLİYOR?
ABD seçimleri zaman zaman kafa karıştırıcı olabiliyor, çünkü seçimleri kazanan kişi, ülke genelinde en çok oyu alan aday olmayabiliyor. Bunun örneği 2016’da yaşanmıştı. Demokratların başkan adayı Hillary Clinton, ülke genelinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’tan 3 milyon daha fazla oy almasına karşın yeterli delege sayısına ulaşamadığı için seçilememişti. Peki ama neden?
REKLAM
İki aday da 50 eyalette düzenlenen seçiciler kurulu seçiminde yarışıyor. Sandığa giden seçmenler, kayıtlı oldukları eyaletin Seçiciler Kurulu’na göndereceği delegeleri, delegeler de başkan ve başkan yardımcısını seçiyor.
Her eyalet, kısmen nüfusa bağlı olarak belirli sayıda seçici kurul oyuna sahip. Toplam 538 oy söz konusu ve 270 ya da daha fazla oy alan aday kazanmış oluyor.
GÖZLER SALINCAK EYALETLERDE OLACAK
İki eyalet hariç, tüm eyaletlerde seçimi kazanan aday tüm delegeleri de kazanmış oluyor. Maine ve Nebraska’da ise adayların aldığı oy oranına göre eyaletin delegeleri paylaştırılıyor.
Çoğu eyaletin kırmızı (Cumhuriyetçi) ya da mavi (Demokrat) renkte olduğu biliniyor. Ancak bazı eyaletler var ki seçimin sonucunu onlar belirliyor. “Salıncak eyalet” olarak adlandırılan bu eyaletler şöyle; Pensilvanya, Georgia, Arizona, Nevada, Michigan, North Carolina ve Wisconsin.
Bu yedi salıncak eyalet hariç geri kalan tüm eyaletleri Demokratlar ya da Cumhuriyetçiler ‘kaleleştirmiş’ durumda. Sürpriz beklenmiyor. Salıncak eyaletlerde ise seçimin kaderini belirleyecek. Çünkü bugüne kadar yapılan anketlerin çoğunda oy dağılımı başa baş gidiyor.
REKLAM
KONGRE’NİN YENİ ÜYELERİ DE SEÇİLECEK
Bu seçimde aynı zamanda Kongre’nin yeni üyeleri de seçilecek. Temsilciler Meclisi 435 sandalyeden, Senato ise 34 sandalyeden oluşuyor. Şu an Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerin kontrolünde, Senato ise Demokratların elinde.
SEÇİM SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLACAK?
Genellikle seçimin kazananı seçim gecesi belli oluyor. Ancak 2020’de salı günü başlayan seçimlerde oyların sayılması cumartesi gününü bulmuştu. Bunun bir sebebi de pandemi sebebiyle posta yoluyla yapılan erken oy kullanma işlemi olmuştu.
Bu sefer oy sayımının geçen seferki kadar yavaş olması beklenmiyor, ancak seçim gecesi başkanlık yarışının sonucunu ve Kongre’nin kontrolünün kimde olacağının belirlenmesinin düşük bir ihtimal olacağı düşünülüyor.
ABD basını seçim sonuçlarının birkaç gün içinde kesinleşeceğini bildirirken, başkan seçilen isim Ocak ayında Washington’daki Kongre binasında düzenlenecek yemin töreniyle resmen görevine başlayacak.
*Haberin görseli ShutterStock tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seçim için kritik öneme sahip Pensilvanya’nın Lititz eyaletindeki seçim mitinginde konuşan Trump, Demokratları ‘şeytani’ olarak tanımladı ve 2020 seçimlerine ilişkin hayal kırıklıklarını paylaştı.

Trump, “Ayrıldığım gün ülke tarihinin en güvenli sınırına sahiptik. Ayrılmamalıydım, yani dürüst olmak gerekirse, o kadar iyi iş çıkardık ki, o kadar harika bir şey yaşadık ki…” dedi ve sözlerini hemen sonlandırdı.
REKLAM
Trump’ın bu ifadeleri, 2020’deki seçim yenilgisini nasıl kabul etmediğini ve ne düşündüğünü yansıtıyordu. 2020 seçimlerine ilişkin konuşmaya başlayınca kendini durduramayan Trump, yine seçimin hileli olduğunu iddia etti.

Trump mitingde ayrıca bir dizi son ankete, özellikle de Iowa’da yapılan ve kendisini Iowa eyaletinde Harris’in dört puan gerisine koyan Des Moines Register anketine tepki gösterdi.
Trump, “Iowa’daki bu kişiye yaptığınız gibi gerçekten zarar veriyorsunuz. Buna baskılama denir. Ve aslında yasadışı olmalı.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik kabinesinden çıkan sızıntıların, İsrail’in en hassas güvenlik politikalarını tehlikeye attığı belirtilirken, bu bilgilerin, özellikle bölgedeki düşman unsurlar tarafından kullanılması durumunda, ülkenin istihbarat ve operasyonel kapasitesinde geri dönülmez hasarlar yaratabileceği ifade ediliyor.
Siyasi çıkarlar ve Netanyahu’nun manipülasyon iddiaları
İsrail’deki muhalif partiler ve bazı medya organları, Netanyahu’nun bu krizi kendi siyasi amaçları için kullanmak istediğini öne sürüyor. İsrail’in aşırı sağcı koalisyon ortaklarını tatmin etmek amacıyla güvenlik teşkilatlarını kontrol altına almak ve bağımsızlıklarını azaltmak için bu krizi bir fırsat olarak değerlendirdiği iddia ediliyor. Özellikle Likud Partisi’nin bazı üyeleri, Netanyahu’nun bu durumu aşırı sağcı tabanını güçlendirmek için manipüle ettiğini savunuyor.
REKLAM
Muhalefetteki Mavi ve Beyaz İttifakı’nın lideri Benny Gantz, Netanyahu’nun güvenlik kurumlarına karşı aldığı pozisyonun, İsrail’in uzun vadeli güvenliğine zarar verebileceğini belirterek, başbakanı siyasi çıkarları uğruna ulusal güvenliği tehlikeye atmakla suçladı. Bu eleştiriler, Netanyahu’nun İsrail’in güvenlik teşkilatlarını kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanma niyetinde olduğuna dair kamuoyunda ciddi bir algı oluşturuyor.
Şin Bet ve hükümet arasındaki gerilim: Güvenlik teşkilatının yetkileri sorgulanıyor
Sızıntıların ardından Şin Bet, güvenlik önlemlerini artırma ve yetki sınırlarını genişletme yönünde karar aldı. İsrail’in iç güvenlik teşkilatı olarak bilinen Şin Bet’in bu adımı, hükümetle güvenlik kurumları arasındaki gerginliği daha da artırdı. Şin Bet yetkilileri, artan güvenlik tehditleri karşısında örgüt içindeki güvenlik prosedürlerini yeniden yapılandırma ihtiyacı duyduklarını belirtirken, bu durum Netanyahu hükümeti tarafından siyasi alanına müdahale olarak yorumlanıyor.
Bölgedeki kaynaklar, Şin Bet’in güvenlik protokollerini sıkılaştırmasının, Netanyahu hükümetinin yetki alanında daralmaya neden olabileceğini ve bu nedenle hükümetin Şin Bet’in hareketlerini kısıtlamaya çalışabileceğini belirtiyor. İsrail güvenlik yapısı içinde bu gerilim, devlet yapısındaki güç dengesinin güvenlik teşkilatlarının bağımsızlığı lehine mi, yoksa hükümetin kontrolü lehine mi şekilleneceğine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
REKLAMUluslararası ilişkilerde güven krizi ve Bild’e sızan belgeler
Güvenlik sızıntılarının yalnızca İsrail içinde değil, uluslararası alanda da ciddi sonuçları oluyor. İsrail’in ulusal güvenlik bilgilerine dair belgelerin Almanya’da Bild gazetesinde yayımlanması, İsrail’in diplomatik ilişkilerinde güven krizine yol açtı. Özellikle Hamas ile yürütülen esir değişimi müzakerelerinde sızdırılan bilgilerin ortaya çıkması, İsrail’in müzakere gücünü olumsuz etkileyebilir ve ülkenin bölgesel müttefikleri nezdinde güvenilirliğini zayıflatabilir.
Ortadoğu uzmanları, İsrail’in güvenlik bilgilerinin dış basına sızmasının, özellikle Arap ülkeleriyle yürütülen gizli müzakerelerde büyük bir güven kaybına yol açabileceğini belirtiyor. İsrail’in esir değişimi ve bölgedeki askeri faaliyetlerine dair detayların sızması, düşman unsurların İsrail’in güvenlik açıklarını değerlendirmesi açısından stratejik bir zaafiyet oluşturabilir.
REKLAMİsrail kamuoyunda güven erozyonu
Sızıntılar, İsrail kamuoyunda hükümetin ve güvenlik kurumlarının hesap verebilirliği üzerine yoğun bir tartışma başlattı. İbranice medyada yer alan yorumlara göre, halkın bu tür güvenlik zafiyetlerine karşı artan hassasiyeti, güvenlik güçlerine ve Netanyahu hükümetine yönelik güvenin zedelenmesine yol açıyor. İsrail halkı, güvenlik yapısında böylesine ciddi çatlakların ortaya çıkmasının, gelecekte daha büyük krizlere yol açabileceğinden endişe ediyor.
İsrail toplumunda, özellikle güvenlik sızıntılarının artan bir tehdit haline gelmesiyle birlikte hükümetin ve güvenlik güçlerinin şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda ciddi adımlar atması gerektiğine dair bir beklenti oluşmuş durumda. Güvenlik teşkilatlarının bağımsızlığı ve Netanyahu’nun bu kurumları kendi siyasi amaçları için kullanma ihtimali, kamuoyunun sorguladığı en kritik meselelerden biri olarak öne çıkıyor.
İsrail’in güvenlik yapısında derin çatlaklar
Netanyahu’nun liderliğinde yaşanan güvenlik sızıntıları krizi, İsrail’in mevcut güvenlik yapısında ciddi çatlakların bulunduğunu gösteriyor. İsrailli analistler, bu krizin nasıl yönetileceğinin, yalnızca İsrail’in ulusal güvenliğini değil, hükümet-güvenlik kurumları arasındaki ilişkileri de kökten etkileyebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, İsrail’in güvenlik teşkilatlarının, hükümetin siyasi baskılarından bağımsız olarak çalışabilmesi için güvenlik politikalarının yeniden yapılandırılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Netanyahu hükümeti, yaşanan güvenlik sızıntıları krizi karşısında güçlü bir duruş sergilemeye çalışsa da, İsrail’in güvenlik politikasındaki bu çatırdama, ülkenin güvenlik yapısının gelecekte daha derin sorunlarla karşılaşabileceğinin işaretlerini taşıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trump ve Harris son kez destekçileriyle buluştu Haberi Görüntüle
Ülke genelinde ya da önemli mücadele alanlarında, ne Kamala Harris ne de Donald Trump tek bir yüzde puanından fazla farkla bile önde değil. Her iki aday da 270 delege oyu kazanmaya yetecek kadar eyalette anlamlı bir üstünlüğe sahip değil. Modern kamuoyu yoklamaları tarihinde, son anketlerin bu kadar yakın bir çekişmeye işaret ettiği bir kampanya hiç olmadı.
REKLAM
Ancak öncelikle ABD seçim sisteminin nasıl olduğunu özetleyelim.
‘Çoğunluk’ sistemi
ABD’deki Başkanlık Sistemi, nispi seçim sisteminden farklı. Daha çok 1946-1960 yılları arasında Türkiye’de uygulanan seçim sistemine benziyor.
Buna göre ABD’deki eyaletlerde seçmenler, Başkan ve Başkan Yardımcısı’nı direkt olarak seçmiyor; seçecek delegeleri seçiyor. Bir eyaletin delege sayısı nüfusuna oranla belirleniyor.
Türkiye’nin eski sistemine benzeyen yönü ise şu: Eyalette rakibinden 1 oy fazla bile alsan eyaletin tüm delegelerini kazanıyorsun.
Bu sisteme sadece iki eyalet, Maine ve Nebraska dahil değil. Bu eyaletlerde delege dağılımı partilerin oy oranına göre değişiyor.
ABD’nin çoğunlukçu sistemi nedeniyle toplamda daha fazla oy alan Başkan adayının küçük farklarla birkaç eyalet kaybetmesi nedeniyle o eyaletlerin tüm delegelerini kaybettiği; bu nedenle Başkan seçilemediği seçimler de oldu.
REKLAM
2016 yılında Demokrat aday Hillary Clinton, Cumhuriyetçi rakibi Trump’tan daha fazla oy aldı ancak Trump’ın kazandığı delege sayısı Clinton’ı geçti. 2000 yılında da Cumhuriyetçi George Bush, rakibi Demokrat Al Gore’dan daha az oy almasına rağmen salıncak eyaletlerde başarı kazanarak Başkan seçilmişti. Bir adayın Başkan seçilebilmesi için ulaşması gereken delege sayısı 270.
İki aday da 270’ten uzak
Hem Trump hem de Harris muhtemelen en az 200 seçmen oyu alabileceklerine güvenebilecekleri eyaletlere sahipler, ancak kazanmak için 270’e ulaşmaları gerekiyor. Bu sayıya ulaşmak için ise yedi kilit, yani salıncak eyalet var.
ABD ilk kadın başkanını seçecek mi? Haberi Görüntüle
Eyaletleri tek tek inceleyelim:
Pennsylvania
Pennsylvania, yedi salıncak eyalet arasındaki en kritik eyalet. 19 delegeye sahip. Eyaletin nüfusu 13 milyon. 2020’de Başkan Biden bu eyaleti sadece 82 bin oy farkla kazandı. Son anketlerde ise ağustos ayından beri Harris’in 2 puan arkasında olan Trump’ın son düzlükte 1 puan önde olduğu görülüyor ancak fark o kadar az ki, hata payı daha büyük.
Bu nedenle çoğu son anket için bu eyalette durum berabere. Başkanlık kilidini 2000 yılında Florida açmıştı, 2024’te ise bu eyalet Pennsylvania.
North Carolina
North Carolina, 2008 yılından beri Cumhuriyetçilerin kazandığı bir eyalet ancak iki aday arasında fark hep az olmuştu. Demokrat Harris bu seçim döneminde bu eyalete özel bir ilgi göstererek birçok kez miting düzenledi.
REKLAM
Son ankete göre Trump Harris’in 1 puan önünde. Ancak Harris’in bu eyalette son üç ayda çok büyük bir farkı kapatarak Trump’ı yakaladığı da anketlere yansıyan kritik bir veri. Bu eyaletin 16 delegesi var. 10.8 milyon nüfusa sahip. 2020 yılında Trump bu eyaleti 74 bin oy farkla kazanmıştı.
Nevada
Nevada da son anketlere göre Trump’ın önde olduğu salıncak eyaletlerden. Anketlere göre tüm eylül ve ekim aylarında Harris’in gerisinde seçimi yürüten Trump, son düzlükte 1 puan öne geçmiş durumda.
Nevada’nın delege sayısı diğer salıncak eyaletlere göre az. 6 delegesi var. Ayrıca nüfusu 3.2 milyon ve son seçimlerde Biden burayı 34 bin oy farkla kazandı.
Michigan
Michigan eyaleti Trump’ın Pennsylvania ile beraber en önem verdiği eyalet olabilir. Son mitingini bu eyalette yapan Trump, Kamala Harris’in 1 puan gerisinde. Kamala Harris, ağustos ayından beri Trump’ın hep önünde seyrederken, fark iki aday arasında açılma eğilimi göstermedi.
Son düzlükte Trump, 2-3 olan puan farkını 1’e düşürdü. Michigan’ın 15 delegesi bulunuyor. Eyaletin nüfusu 10 milyon. 2020 yılında Biden 150 bin farkla Trump’a karşı net bir zafer kazanmıştı.
REKLAMGeorgia
Georgia eyaleti Trump’ın açık bir farkla yarışa başladığı ama Kamala Harris’in ivmesini durduramadığı bir eyalet olarak öne çıkıyor.
Anketlere göre ağustos ayının sonunda kısa bir süre de olsa Harris’in öne geçtiği eyalette Trump şu an 1 puan önde. Eyaletin 16 delegesi var. Nüfusu ise 11 milyon. 2020 yılında Biden ve Trump arasındaki en olaylı eyaletlerden olan Georgia’yı sadece 13 bin oy farkla Biden kazanmıştı.
Wisconsin
Wisconsin hem Kamala Harris’in hem de Donald Trump’ın kampanyalarının son haftasında önem vererek miting yaptıkları bir salıncak eyalet olarak kritik bir noktada. Trump bu eyaletin önemini şu sözlerle vurguluyor: “Gerçekten önemli… Wisconsin’i kazanırsak her şeyi kazanırız.”
Son anketlere göre Harris bu eyalette son 3 ayda Trump’a hiç geçilmedi; ancak Trump farkı ciddi oranda kapadı. İki aday arasındaki fark Harris lehine 1 puan. Bu eyalet 2016 ve 2020’de kazanan başkan adayını her seferinde 20.000’den biraz fazla oy farkıyla seçti. Son kazanan Biden’dı.
REKLAMArizona
Ve Arizona. Trump’ın en rahat olduğu salıncak eyalet olan Arizona’da son anketlere göre Cumhuriyetçi aday, Harris’le farkını son iki aydır istikrarlı bir şekilde açıyor.
Son ankete göre Trump bu eyalette Harris’in 3 puan önünde. Bu eyalete şu açıdan da bakılabilir: Eğer Harris bu eyaleti kazanırsa Trump hikayesi çok kötü bitmiş demektir.
Beklenmeyen sürpriz: Iowa
Seçimlere bir hafta kala tüm dengeleri değiştiren bir anket yayımlandı. ABD’nin en güvenilir anketçilerinden olan ve saygınlığıyla öne çıkan bağımsız anketçi J. Ann Selzer, Trump’ın 2020’de tam 8 puan farkla kazandığı Iowa eyaletinde Kamala Harris’i 3 puan önde gösterdi. Bu eyalet iki hafta öncesine kadar salıncak eyaletlerden biri bile değildi. Bu yıl yapılan diğer tüm anketler Trump’ı en az dört puan önde gösteriyordu.
Donald Trump’ın kampanyasında neler öne çıktı? Haberi Görüntüle
Ancak genel olarak, Selzer’in yeni anketi dahil edildiğinde bile, Iowa’daki anket ortalamasında Trump hala üç puanlık bir avantaja sahip. Anketin bu kadar çok uzman ve siyasetçiyi ayağa kaldırmasının nedeni, Selzer’in daha önce de bu yollardan geçmiş olması. Selzer 2020 seçimlerinden önceki son haftada Trump’ın Iowa’da yedi puan önde olduğunu gösteren bir anket yayınladı. Diğer anketler çok daha sıkı bir yarışa işaret ediyordu ve ortalamalar Trump’ı bir puanın biraz üzerinde önde gösteriyordu.
Son durum
Seçimin sonucunu belirlemesi muhtemel yedi eyalette anketler birbirine o kadar yakın ki hiçbir adayın bu son düzlükte anlamlı bir üstünlüğü yok. Ancak anketler küçük bir farkla bile yanılırsa, adaylardan herhangi birinin bu eyaletlerin çoğunu veya tamamını silip süpürmesi mümkün.
2016 ve 2020’de anketler Trump’ı hafife aldı. Ancak 2022’de Demokratlar birçok önemli ara dönem yarışında anket ortalamalarının üzerinde performans gösterdi. Geçmişteki anket hataları, mevcut ortalamaların ne kadar yanılmış olabileceğine dair bir fikir verebilir.
Anketler son birkaç hafta içinde Trump’a doğru kaymıştı. Ancak son birkaç gündür yarışın biraz Harris’e doğru dönmeye başladığına dair işaretler de var. Marist College, YouGov, Muhlenberg College ve The Washington Post, Pennsylvania’da Harris’i az farkla önde buldu. Ardından Selzer’in Iowa’da Harris’i üç puan önde olduğunu gösteren anketi geldi. Son olarak, New York Times/Siena College anketlerinin son dalgası Harris’i kilit savaş bölgelerinde az bir farkla önde gösteriyor.
‘Utangaç seçmen’ faktörü
Trump’ın anketlerden üstün performans gösterebilecek olmasının en büyük dayanağı, ‘utangaç Trump seçmenleri’ olgusu. Trump’ın 2016 ve 2020’de anketlerden daha yüksek bir performans göstermesinin sebebi oyunu Donald Trump’a verecek seçmenlerin bunu dillendirmemesiydi. Bugün de de bu olabilir.
Harris’in anketlerden daha iyi bir performans gösterebilecek olmasının yolunun ise ‘Beyaz kadınlardan’ beklenenin üstünde oy alması. Uzmanlar, bunun da bir ihtimal olduğunun altını çiziyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak İran basınında çıkan haberlerde, kadının bir süredir psikolojik sorunları olduğu iddia edildi. İki çocuk annesi kadının yakın zamanda boşandığı ifade edildi. Kadının eski eşi sosyal medyadan yaptığı açıklamada, görüntülerin paylaşılmamasını istedi ve eski eşinin kötü olan ruh sağlığının bu haberlerden etkilenebileceğini dile getirdi.
REKLAM
Olayın ardından kadın gözaltına alınmıştı.
Olay
Diğer yandan her ikisi de olay yerinde olduklarını söyleyen bu iki görgü tanığı, BBC Farsça’ya verdikleri röportajda, polisle yaşandığı belirtilen tartışmanın farklı detaylarını anlattılar.
Tanıkları genç kadının, “elinde cep telefonuyla birkaç sınıfa girdiğini, sanki öğrencileri videoya çekiyormuş gibi davrandığını” söylediler.
Buna göre, bu kadının sınıfa izinsiz girmesinden sinirlenen profesörlerden biri, ne yaptığını anlamak için öğrencilerden birini peşinden gönderdi. Ancak tanıkların biri, öğrenciler genç kadınla yüzleştikten sonra kadının “çığlık attığını ve bağırdığını” söyledi.
Tanıklardan biri, avluya ulaştığında kadının kıyafetlerini çıkardığını gördüğünü söyledi.
Bu tanıklara göre genç kadın ve polis arasında tartışma yaşanmadı. Ancak bu öğrenciler kızın sınıflara ani girişinden sonraki anlara tanık olmuştu. Kadının kıyafetlerini çıkardığı anı da görmemişlerdi.
REKLAM
Tanıklara göre genç kadın bina içinde öğrencilere, “Sizi kurtarmaya geldim” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Senatör JD Vance, Temmuz ayında Trump’ın yardımcısı olarak kampanyaya katıldığından bu yana Trump ile birlikte Beyaz Saray’ı kazanacaklarına dair sonsuz bir güven besliyor. Ancak yarışın son günlerinde, seçim zaferinden sonra nasıl bir yol haritaları oalcakları konusunda fazla konuşmadıklarını kabul etti.
“Trump ve ben batıl inançlara sahibiz”
Cumartesi gecesi kampanya uçağında verdiği bir röportajda Vance, “Trump da ben de o kadar batıl inançlara sahibiz ki seçimden sonra ne olacağına dair pek konuşmak istemiyoruz. Ben işimi sadece Başkan için fazladan bir el olarak görüyorum” dedi. Ancak Vance, Beyaz Saray yarışını kazanmaları halinde göçmenlik, üretim ve teknoloji politikaları konusunda etkili bir ses olmak istediğini söyledi.
REKLAM
Vance ikinci bir Trump yönetiminin neye benzeyebileceği konusunda Trump’ın ilk döneminden daha itidalli bir yaklaşım içinde. Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki sağlam hakimiyetinin, Kongre ile ilk döneminde yaşadığı türden mücadelelerle karşılaşma olasılığını azalttığını düşündüğünü söyleyen Vance, “Kongre ve Başkan’ın 2017 ve 2018’de olduğu gibi anlaşmazlığa düşmesi beni şaşırtır. Partinin lideri olduğu konusunda geniş bir kabul var ve bence kamu politikaları söz konusu olduğunda çok daha fazla birlik olacak” diyor.
“Ukrayna’ya desteğe kesin olarak karşı”
ABD’nin Ukrayna’ya yardım etmesine şiddetle karşı çıkan Vance, Trump’ın olası ikinci dönemindeki öncelikleri arasında göç ve sınır güvenliğine ilişkin kararnameler, enerji düzenlemelerinin kolaylaştırılması ve “Ukrayna ve Rusya’da işlerin yoluna girmesi için güçlü bir çaba” olacağını söyledi. Vance, salıncak eyaletler arasında en büyük seçim ödülü olan Pennsylvania’da 17 etkinlikle ilk sırada yer alırken, onu Michigan’da 14, Kuzey Carolina’da 13, Wisconsin’de 10 ve Arizona’da 10 etkinlik izledi. Kampanyanın takibine göre, 44 kampanya bağış toplantısına ev sahipliği yaptı ve gazeteler, dergiler, podcast’ler, radyo istasyonları ve yerel ve ulusal televizyon programlarıyla 149 röportaja katıldı.
Vance, 2024 Başkanlık Seçimleri kampanyası sürecinde beklenmedik çıkışların çoğunda ön planda ve merkezde yer aldı. Bazı ana hikaye çizgilerini kendisi yönlendirdi. “Çocuksuz kedi kadınlara” yönelik açıklamaları nedeniyle çığ gibi büyüyen bir eleştiri yağmuruyla karşı karşıya kaldı. Bu tartışmanın ardından Vance, Demokratlar için kısa sürede yakın tarihin en sevilmeyen Başkan Yardımcısı adaylarından biri haline geldi.
REKLAM
Vance, geriye dönüp bakıldığında bu eleştiri yağmurunun bir nimet olabileceğini söyledi. FiveThirtyEight’in ulusal anketler ortalamasına göre, Amerikalıların büyük bir çoğunluğu hala ondan hoşlanmıyor, ancak bu oran son iki ayda düşerken, onu seven seçmenlerin oranı istikrarlı bir şekilde arttı.
Vance, “Her zaman yeteneklerimden birinin yüksek baskı durumlarında oldukça iyi performans göstermem olduğunu düşünmüşümdür. Bence bu beni kesinlikle keskinleştirdi ve gerektiği kadar agresif olma konusunda biraz daha istekli olmamı sağladı” diyor.
Vance’in geçmişi
Ohio senatörü JD Vance 1984’te James David Bowman adıyla Middletown – Ohio’da İskoç-İrlanda kökenli işçi sınıfı bir aileden geliyor.
Babası küçükken aileyi terk eden, annesi ise uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden Vance altı yaşındayken üvey babası tarafından evlat edinildi ve onun soyadı olarak Hamel’i aldı.
Annesi birkaç yıl sonra üvey babasından ayrılınca, anneannesi ve dedesi tarafından büyütüldü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Endonezya’da felaket tablosu!
Flores Adası’nda yer alan Lewotobi Laki Laki Dağı’nda volkanik patlama yaşandı.
Patlamadan sonra lav akıntıları, yerleşim yerlerini küle çevirdi.
8 KİŞİ ÖLDÜ,1 KİŞİ KAYIP
Yetkililer, bir rahibenin aralarında olduğu 8 kişini hayatını kaybettiğini, bir kişinin de kayıp olduğunu bildirdi.
ÜLKEDE ALARM VERİLDİ
Bölgede geçen haftadan beri bir dizi patlama meydana gelirken yetkililer, Lewotobi Laki Laki Dağı için uyarı durumunu en yüksek seviyeye çıkardı.
Yanardağ, geçen haftadan bu yana her gün havaya 2 bin metreye kadar yoğun kahverengi kül püskürtüyor.

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>31 Ekim tarihi ile başlayan Cadılar Bayramı etkinlikleri ilginç anlara sahne olmaya devam ediyor.
Britanya’ya ait olan Cadılar Bayramı, Avrupa ülkeleri ve Amerika’da büyük bir heyecanla karşılandı.
Bazı ülkelerde bir farklı kesimlerin kutladığı bu bayramda etkinlikleri ile en çok ilgi çeken ülke ise Suudi Arabistan oldu.
RİYAD’DA CADILAR BAYRAMI FESTİVALİ
Bir süredir ılımlı politikalar izlenen Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Cadılar Bayramı Festivali düzenlendi.
Korku filmi karakterleri ve tanınmış figürlerin kılığına giren festival katılımcılarının görüntüleri sosyal medyada çok konuşuldu.
Resmi dini İslam olan bir ülkenin bu etkinliği düzenlemesi, bazı Müslüman sosyal medya kullanıcıları tarafından eleştirildi.







Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 168’si çocuk 768 Filistinli hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol sayesinde, DÜ Çocuk Hastanesi bahçesinde kanser tedavisi gören çocuklar için umut dolu bir eğitim ortamı oluşturuldu. Cemil Özgür İlkokulu’na bağlı olarak açılan bu özel konteyner sınıfında, haftanın beş günü İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen öğretmenler, anaokulu ve ilkokul çağındaki 15 öğrenciye eğitim veriyor. Tedavi nedeniyle yataktan kalkamayan çocuklar ise hastane odalarında birebir eğitim alarak öğrenimlerine devam ediyor.
DÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ata Akıl, Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği’nin 15 yatak kapasitesiyle bölgedeki en önemli tedavi merkezlerinden biri olduğunu belirtiyor. Akıl, radyoterapi ve kemoterapi gibi zorlu tedaviler nedeniyle uzun süre hastanede kalan çocukların eğitimden uzak kalmamaları adına hastane bahçesine bu özel sınıfın kurulduğunu vurguluyor.

EĞİTİMDEN KOPMADAN TEDAVİ GÖRÜYORLAR
“Her çocuğa kendi seviyesine uygun eğitim veriyoruz” diyen Akıl, çocukların hastane ortamında sosyalleşmelerinin ve eğitimlerine devam etmelerinin psikolojik açıdan büyük bir fark yarattığını ifade ediyor. Eğitimlerin, çocukların moral ve motivasyonlarını olumlu etkilediğini dile getiren Akıl, sınıfın donanımıyla ilgili hiçbir sıkıntı yaşanmadığını, öğretmen desteğinin ihtiyaca göre sağlandığını belirterek, “Hedefimiz, çocuk hastanede ne kadar süre kalırsa kalsın, eğitimlerinden kopmamaları. Eğitim, tedavi kadar önemli” sözleriyle çalışmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

“HASTALAR İÇİN MORAL ÇOK ÖNEMLİ”
Cemil Özgür İlköğretim Okulu Müdürü Hasan Atabey, hastanede uzun süre tedavi gören çocukların eğitimlerine devam etmeleri için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, bu süreçte eksik kalan derslerini tamamlamaya büyük önem verdiklerini vurguladı. Atabey,
Çocuklar, kendi okullarından uzak kaldıklarında moral bozukluğu yaşayabiliyor. Tedavi sürecinde moralin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu yüzden onların eğitimden kopmamaları ve etkinliklerle moral ve motivasyonlarını yüksek tutmak için çabalıyoruz. Çocuklar uzun süre okuldan uzak kalınca, bu durum veliler için de bir moral kaybına neden olabiliyor
dedi.

Ayrıca, çocuklarının eğitim aldığını görmek veliler için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu ekledi.
Atabey, sınıfın sadece Diyarbakır’dan değil, çevre illerden gelen öğrencilerle de dolu olduğunu ve bu projenin daha geniş bir kitleye hitap ettiğini dile getirdi.
Veli Mehmet Zeki Kılıç ise bu girişimden duyduğu memnuniyeti paylaşarak, şu ifadeleri kullandı:
Çocuğum 15 gündür hastanede tedavi görüyor. Hastane bahçesinde açılan bu sınıf hepimizi çok mutlu etti. Çocuklarımız burada derslerinden geri kalmıyor, bu da onlar için harika bir motivasyon kaynağı oldu. Hem tedavi süreci devam ediyor, hem de eğitimlerini aksatmadan sürdürebiliyorlar. Bu imkânı sunan hastane yönetimine ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkür ediyoruz.
Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dört yıl önce Bitlis’te Hizan 75. Yıl Abidin İnan Gaydalı İlkokulu’na atanan Yozgatlı sınıf öğretmeni Eda Nur Kaplan, öğrencilerini geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için büyük bir özveriyle çalışıyor.
İlkokul birinci sınıftan itibaren yanında olan öğrencilerinin dersleri daha iyi kavrayabilmesi için yenilikçi yöntemler deneyen Kaplan, canlandırmalar ve oyunlarla derslerini eğlenceli hale getiriyor.
Kaplan, öğrencilerini de etkinliklere dahil ederek derste aktif katılımı teşvik ediyor ve sınıftaki keyifli anları okulun sosyal medya hesaplarında paylaşıyor.
Velilerden olumlu geri bildirimler alan Kaplan, uygulamalı eğitimler sayesinde öğrencilerin konuları somut olarak anlamalarına da imkan tanıyor.

KONULARI SOMUTLAŞTIRARAK ÖĞRETİYOR
Kaplan, birinci sınıftan itibaren eğitim verdiği öğrencilerini en iyi şekilde yetiştirmek için büyük bir çaba gösterdiğini ifade ediyor. Derslerin kalıcı öğrenmeye katkı sağlaması adına sürekli “Daha iyi nasıl öğretebilirim?” diye düşündüğünü belirten Kaplan, şunları aktarıyor:
Kullandığım yöntemle konuları somut hale getirerek öğretmeye çalışıyorum. Örneğin, eş sesli kelimeleri işlerken, ‘atlet’ kelimesinin farklı anlamlarını anlatmak için bir öğrenciyi atlet giydiriyorum, bir diğerini koşturuyorum. ‘At’ kelimesinde ise elimizdeki bir nesneyi atarak ve at fotoğrafı göstererek öğretiyorum. Bu sayede bilgiler daha hızlı ve kalıcı bir şekilde akılda kalıyor. Aynı yöntemi diğer derslerde de uyguluyorum. Fen bilgisi dersinde dünyanın güneş etrafında dönmesini anlatırken bir öğrenciyi ‘dünya’, birini ‘güneş’, diğerini ‘ay’ yapıyorum ve onları birbirlerinin etrafında döndürerek görsel bir anlatım sağlıyorum. Sınıf öğretmeni unutulmaz olmalı; beni her zaman eğlenceli bir şekilde hatırlamalarını istiyorum.

“ÇOCUKLAR, CANLANDIRDIKLARI ŞEYİ UNUTMUYOR”
Kaplan, öğrencilerinin sınıfta keyifli vakit geçirmesi için elinden geleni yaparken, çocukların da ona bu konuda destek verdiğini belirtiyor. Velilerden gelen olumlu geri bildirimlerin yanı sıra, öğrencilerinin derslerde sürekli eğlendiklerini söylemeleri Kaplan’ı motive ediyor.
Birinci sınıfta başlayan bazı konuların dördüncü sınıfa kadar devam ettiğine değinen Kaplan, şu ifadeleri kullanıyor:
Eş anlamlı, zıt anlamlı, eş sesli kelimeler ya da toplama ve çıkarma gibi konular, her yıl üzerine eklenerek ilerliyor. Örneğin, dersin başında ‘Zıt anlamları hatırlıyor musunuz?’ diye sorduğumda, öğrenciler ‘Geçen yıl tahtada bunu yapmıştık; biri hızlı koşuyordu, diğeri yavaş; biri düzenliydi, diğeri dağınık’ diye yanıtlıyor. Konuları yaşayarak öğrendiklerinde üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin akılda kalıcı oluyor. Soyut konuları da mümkün olduğunca somutlaştırmaya çalışıyorum ve derste öğrendiklerini hatırladıklarını görmek harika. Canlandırdıkları şeyleri unutmadıklarını görüyorum.
Bu yaratıcı uygulamaların, öğrencilerin derse katılımını artırdığını ve onları daha aktif kılmayı amaçladığını ifade eden Kaplan, çocukların yerinde durmasını ya da sıkılmasını istemediğini vurguluyor.
Dünyanın güneşin etrafında dönme hareketini işlerken halay çektiklerinden bahseden Kaplan,
Derslerimizi eğlenceli hale getirerek hem öğrenmeyi daha keyifli hale getiriyoruz hem de bilgilerin kalıcı olmasını sağlıyoruz. Başlangıçta ders videolarını kendi sosyal medya hesabımdan paylaştım; velilerden çok güzel geri dönüşler aldım. Ardından, okulun sosyal medya hesabında da videoları paylaşmaya başladık. Eş sesli kelimeler videosu çok beğenildi; pek çok kişi birbirine gönderdi ve olumlu yorumlar aldık.
şeklinde konuşuyor.

ÖĞRENCİLER DE MEMNUN
Öğrencilerden Serhat Aslan, derslerde oldukça eğlendiklerini belirterek, “Yeteneklerimizi sergilerken aynı zamanda eğleniyoruz. Bu sayede konuları daha iyi öğreniyoruz. Bazen oyunlar oynayarak öğrenmeyi daha keyifli hale getiriyoruz.” dedi.
Derya Gelgili ise sınıfta gerçekleştirdikleri etkinlikler sayesinde eş sesli kelimeleri öğrendiklerini anlattı ve “Bir arkadaşım kızma hareketi yaptı, ben ‘kız’ rolüne girdim. Bir arkadaşımız atlet giyerken, diğeri koştu. Bu yöntemle öğrenimimiz çok daha verimli oluyor.” şeklinde konuştu.
Bir diğer öğrenci Semih Yusuf Güleş, eş sesli kelimeleri öğrenirken “ünlü” karakterini canlandırdığını ifade ederek, “Karakteri canlandırırken ünlü biriymiş gibi davrandım; gözlük ve şapka taktım, fotoğrafçılar beni çekiyormuş gibi poz verdim. Bu etkinlik çok eğlenceliydi, konuları çok daha iyi anlamamıza yardımcı oldu. Sonrasında öğrendiklerimizi defterimize yazıyoruz.” dedi.



Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Salyangozlar, doğanın en ilginç ve merak uyandıran canlıları arasında yer alıyor.
Genellikle yavaş hareket etmeleri ile tanınan bu tuhaf yaratıklar, özellikle yağmur sonrası ortalığa çıkarak gözler önüne seriliyor.
Peki, salyangozların bu davranışlarının arkasında ne yatıyor?

BİRÇOK ANLAMI VAR
Salyangozların, yağmurdan sonra dışarı çıkmasının ardında yatan birkaç önemli neden bulunuyor.
Yağmur, salyangozlar için dış ortamın nemlenmesini sağlar. Bu nemli zemin, onların yaşam alanını daha elverişli hale getirir.
Ayrıca yağmur, salyangozların üreme döngüsü açısından da kritik bir öneme sahiptir. Nemli ortam, eşleşmek için ideal koşulları sunar.
Salyangozların yağmur sonrası dışarı çıkmalarının bir başka nedeni ise avcılardan kaçış içgüdüsüdür. Düşen yağmur damlaları, avcı hayvanların hareketinde meydana gelen titreşimlere benzer bir etki yaratır.
Bu titreşimleri algılayan salyangozlar, kendilerini korumak amacıyla toprağın üstüne çıkarak daha güvenli alanlara yönelirler.
Kübra Kireççi
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mersin’in Erdemli ilçesi Merkez Mahallesi Erdemoğlu Bulvarı’nda feci bir kaza meydana geldi.
Ulaş Can Seri’nin kontrolünü yitirdiği motosiklet, yol kenarındaki ağaca çarptı.
İKİ KİŞİ HAYATINI KAYBETİ
Motosikletten fırlayan sürücü Seri ile arkasındaki Cansu Melis Bolat, olay yerinde hayatını kaybetti.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın’da İncirliova’nın Kurtuluş Mahallesi’nde çevre yolunu kullanmayan ağır tonajlı kamyonlar, Yahya Ümit Orbay Caddesinden geçince içme suyu hattı patladı.
Yahya Ümit Orbay Caddesi ile Girne Caddesi’nin birleştiği noktada yaşanan patlama sonrası seyir halinde bulunan bir otomobil patlama sonrası oluşan çukura düştü.
EKİPLER SEVK EDİLDİ
Olayı görenlerin ihbarı üzerine polis, itfaiye ve büyükşehir belediyesi ekipleri bölgeye sevk edildi.
ARAÇ ÇUKURDAN ÇIKARILDI
Çevredeki vatandaşlar ve belediyenin iş makineleri yardımı ile araç çukurdan çıkarıldı.

İNCELEME BAŞLATILDI
Otomobilde maddi hasar meydana gelirken olayla ilgili inceleme başlatıldı.
SU KESİNTİSİ YAŞANDI
Patlama nedeniyle İncirliova’da bazı bölgelerde su kesintisi yaşandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör ile mücadelesine hız kesmeden devam ediyor.
Bu kapsamda, terör örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik 1-31 Ekim tarihleri arasında çalışmalar gerçekleştirildi.
26 ŞAHIS HAKKINDA YASAL İŞLEM BAŞLATILDI
PKK/KCK terör örgütü soruşturmaları kapsamında 3, sol terör örgütlerine yönelik soruşturmalar kapsamında 2, dini istismar eden terör örgütlerine yönelik soruşturmalar kapsamında 12, FETÖ terör örgütü soruşturmaları kapsamında 9 şahıs olmak üzere toplamda 26 şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.
KAYSERİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN AÇIKLAMA
Operasyonlara ilişkin Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Terör Örgütleriyle mücadele kapsamında hukuk devleti ilkelerine bağlı ve insan haklarına saygılı görev anlayışı çerçevesinde gerek toplumun tüm katmanlarıyla gerekse terörle mücadele eden diğer kurumlarla koordinasyon ve iş birliği içerisinde halkımızın huzuru, devletimizin selameti için her türlü terör olayını önlemeye yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülmekte ve gerekli tüm tedbirler alınmaktadır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM yoğun bir mesaiye hazırlanıyor.
Haftalık çalışmasına 30 Ekim Çarşamba günü başlayacak Genel Kurul, kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni ele alacak.
Bu teklife göre, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı’nda soru sayısı 100’den 120’ye çıkarılacak.
Hakim ve Savcı Yardımcılığı Mülakatı’na çağrılacak aday sayısında değişiklik yapılacak, ilan edilen kadro sayısının bir katı fazlası aday, mülakata çağrılacak.
Buluntu olması nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü yeniden belirlenecek.
Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek.
Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20 yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk siciline kayıt olabilecek. Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek.
BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ
Plan ve Bütçe Komisyonunda 2025 yılı bütçesinin tümü üzerinde görüşmeler yapılacak. Ayrıca Komisyon, TBMM Başkanlığının bütçesini görüşecek.
İhtisas komisyonları da toplanarak gündemdeki konuları ele alacak.
Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu, basına kapalı toplantısında, “Devlet İstihbarat Hizmetleri ile Güvenlik ve İstihbari Nitelikteki Faaliyetlere İlişkin 2023 Yılı Raporu”nun görüşmeleri kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerini dinleyecek.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri de İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Göç ve Uyum Alt Komisyonunda sunum yapacak.
Dışişleri Komisyonu, uluslararası anlaşmalara yönelik 10 kanun teklifini görüşecek.
Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyonun gündeminde 12 Kamu Denetçisi adayının belirlenmesi olacak.
Çarşamba günü Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında milletvekillerine hitap edecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
New York Times (NYT) ve Siena Koleji tarafından ülke genelinde yapılan anket, ABD’de 5 Kasım’da yapılacak 60. başkanlık seçimi için geri sayım sürerken Trump ile Harris’in seçim yarışında başa baş gittiğini ortaya koydu.
OY ORANLARI AYNI ÇIKTI
20-23 Ekim tarihlerinde ülke genelinde 2 bin 516 kayıtlı seçmen ile telefonda yapılan ankette, Trump ile Harris’in oy oranları yüzde 48 ile aynı çıktı.
Ankette ülkeyi ilgilendiren konu bazlı sorularda Trump ekonomide yüzde 52 ve göçmen sorununda yüzde 54 ile önde giderken, başkan yardımcısı Harris ise demokrasi akıbeti kaygısında yüzde 51 ve kürtaj meselesinde yüzde 55 ile tercih edilen aday oldu.

KIYASIYA MÜCADELE BEKLENİYOR
Seçimlere iki haftadan az bir zaman kala iki rakibin oy oranının aynı çıkması, devam eden seçim kampanyalarında kıyasıya mücadele olarak değerlendirilirken, seçim sonuçları konusunda da çetin tartışmaların yaşanabileceği ihtimalinin kuvvetli olduğuna işaret edildi.
Ankette ayrıca, başkan adaylarının oy oranlarının aynı olmasına rağmen, iki rakibin kaderini salıncak eyalet olarak bilinen Arizona, Georgia, Michigan, Nevada, Kuzey Carolina, Pensilvanya ve Wisconsin’daki kararsız seçmenlerin belirleyeceğine dikkati çekildi.
TRUMP, 7 KRİTİK EYALETTE AZ FARKLA ÖNDE
ABD’de yapılan diğer güncel anketlere göre, Harris ülke genelindeki oy oranında kıl payı Cumhuriyetçi rakibi Trump’ın önünde yarışı götürürken, Trump ise, başkanlık yarışında belirleyici olacak 7 kritik eyalette Demokrat rakibinin az farkla önünde yer alıyor.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’de yeni bir gerilim dalgası büyüyor.
Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na tahsis edilen makam araçlarının geri istendiği iddiaları, partideki tartışmalara farklı bir boyut ekledi.
Kılıçdaroğlu’nun korumalarının yemek düzenlemelerinin kesilmesiyle başlayan rahatsızlığı, makam araçlarını iade etmesiyle sonuçlandı.
CHP: KILIÇDAROĞLU, MAKAM ARAÇLARINI KENDİ İSTEĞİYLE İADE ETTİ
CHP’den konuya dair yapılan açıklamada ise, araçların Kılıçdaroğlu’nun kendi isteği doğrultusunda iade edildiği belirtildi.
Açıklamada şöyle denildi:
“7. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, Genel Merkezimiz tarafından sağlanan 2 aracın geri istendiği yönünde basında yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu 2 araç, Genel Merkezimizin bir talebi olmaksızın iade edilmiştir”

“YEMEK ÖNEMLİ DEĞİL AMA ENGELLENMESİ İNCİTİCİ”
CHP’li Levent Gök, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise şunları söyledi:
“Yanlışlar 1- 7.Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Yüksek Derecede kendisine tahsis edilen korumalarının yemekleri Genel Merkezce kaldırılınca makam araçlarını da iade etmiş.Yemek önemli değil ama engellenmesi incitici.Şık olmamış.”
“CHP BELEDİYELERİNE YERLEŞTİRİP, KUL HAKKI YİYENLERİN KURSAĞINDAKİ HARAMI KESİN”
Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Eren Erdem de, Gök’ün açıklamasını alıntılayıp şu ifadeleri kullandı:
“CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta, Artvin’de ölümün eşiğinden dönmüş, ve canıyla sınanmasına sebep olan yürüyüşünden geri adım atmamış bir isimdir.
Koskoca CHP Genel Merkezinin, bu olayları yaşamış bir Genel Başkanının CANINI KORUYAN “korumalarının yemeğini kesmesi” utanç duyulması gereken bir konudur! Yemekten bahsediyoruz! Ve korumalar devlet memuru polislerimiz!
Onların canıyla Kemal beyi korurken yediği 2 lokma yemeğin lafını yapana kadar, NEPOTİZM ile şişene kadar akraba talükatını CHP belediyelerine yerleştirip, kul halkı yiyenlerin kursağındaki haramı kesin!!!!!!
Bu utanç dolu kararın sebebi nedir?”
Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen Sendikalar ve Emek Örgütleri Buluşması’na katıldı.
Burada konuşan Özel, gündemin önemli ana başlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Son dönemde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı ülkedeki barış havası kapsamında, tutumu dolayısıyla kendisine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi.
“BEN MECLİS’İ ADRES GÖSTERİYORUM”
Teşekkürün kıymetli olduğunu belirterek asla kabalık etmeyeceğini söyleyen Özel, son dönemde başlayan sürecin neresinde konumlandıklarını ve yanlış buldukları ayrıntıları tekrar sıraladı.
İnşa edilecek süreçte TBMM’nin merkez alınması gerektiğini söyleyen, şeffaflık ve demokratiklik vurgusu yapan Özel şöyle konuştu:
“Bazen derler ya ‘beni bir kişi anladı o da yanlış anladı’ diye. Teşekkür kıymetli ama bir kişinin meselesini o kişinin özgürlüğü ile ilişkilendirip sorunu kökünden çözeceğini düşünen önerme yanlıştır.
Ben Türkiye’de Kürtler ‘sorunum var’ diyorsa vardır noktasındayım. Hiçbir siyasi parti dışlanmadan konuşmalı. O sorun TBMM’de araştırılmalı. Ben Meclis’i adres gösteriyorum.
Ben silah bırakılacaksa kan akmayacaksa her aktörün kim konuşacaksa konuşsun, her aktörün katkısı alınsın noktasındayım.
“MECLİS’İN MERKEZDE OLDUĞU BİR SÜREÇTEN YANAYIZ”
Bir aktörü aktörleştirilip sorunu yok sayarsanız bana teşekkür etmeniz sadece ve sadece ya beni dinlemediğinizi ve anlamadığınızı ya da benim ortaya koyduğum net perspektif yerine Abdullah Öcalan ile sürdüreceğinizi gösteriyor.
Bu demokratik değil doğru da değil. Bir kez daha söylüyoruz Meclis’in merkezde olduğu şeffaf bir çözümden yanayız.
“HER TEŞEKKÜRÜN DEĞERİ VARDIR, KABALIK ETMEYECEĞİM”
Kabalık etmeyeceğim, etmemek gerekir, her teşekkürün değeri vardır ama bu teşekkür yanlış zeminde yapılan bir teşekkür.
Bana teşekkür edecekseniz ‘Özgür Bey teşekkür ederiz dediğiniz doğru biz bu işi Meclis’e alalım milleti dinleyelim her aktörün sözünün kıymetini değerlendirelim bu işi çözelim.”

“ÖZEL’E BURADAN TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Erdoğan, grup konuşmasında “Siyasetimizi 23 yıllık bir gecikmeyle de olsa açık yüreklilikle desteklediği için Özel’e buradan teşekkür ediyorum. CHP’nin Özel’in başkanlığında kardeşliğin safında yer alacağına inanmak istiyorum.” ifadelerini kullanmıştı.
Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’un Esenyurt ilçesi siyasetin gündeminde…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, terör örgütü PKK/KCK’nın mensup ve faaliyetlerinin tespit edilmesine yönelik soruşturma kapsamında CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de gözaltına alınmıştı.
TUTUKLANIP GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
Özer, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İçişleri Bakanlığı, “PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan tutuklanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in geçici olarak görevden uzaklaştırıldı.
Bu kapsamda Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atandı.
BAŞKAN VEKİLİNİN MAKAMDA İLK FOTOĞRAFI
İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy, Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildi.
Belediye binasına gelerek göreve başlayan Aksoy’ın makamından fotoğraf paylaşıldı.
Esenyurt Belediyesi’nin resmi X hesabından yapılan paylaşımda, “İstanbul Vali Yardımcısı Sayın Can Aksoy, Esenyurt Belediye Başkan Vekili olarak görevine başlamıştır.” ifadelerine yer verildi.

FOTOĞRAFLARI İNDİRİLDİ
Diğer yandan belediye binasında Ahmet Özer’in astırdığı kendi portreleri de toplatıldı.
Özer’in kendi fotoğraflarını belediye binasına astırdığı daha önce de gündeme gelmişti.


Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kars’ta okul çevreleri ve metruk binalarda, polis tarafından incelemeler yapılıyor.
Kentte özellikle de okullara yakın bölgelerde güvenlik artırıldı.
Denetimlerde, okul çevresinde bulunan vatandaşlara GBT yapılarak bölgeden uzaklaştırıldı.
METRUK BİNALAR YIKILIYOR
Kars İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin okullar bölgesinde denetimlerinin hız kesmeden devam edeceği öğrenilirken, metruk binalar ise yıkılarak temizleniyor.
Kars’ta bu tür denetimlerin düzenli olarak yapılacağı ve toplum güvenliğinin ön planda tutulacağına dikkat çekildi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Amasya’da seyreden otomobil sürücüsü A.T.’, Göllü Bağları mevkisinde, M.A. idaresindeki tırla çarpıştı.
Çarpışmanın etkisiyle otomobil sürücüsü ve yanında bulunan bir kişi yaralandı.
2 KİŞİ YARALANDI
Kaza, çevredeki sürücüler tarafından polise bildirildi.
Olay yerine gelen ambulanslar yaralıları Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne taşıdı.
GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Kaza, bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kamerasınca görüntülendi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’da yaşayan üç çocuk annesi Remziye Koyun, yaklaşık bir buçuk yıl önce yumuşak doku kanseri tedavisi gördü. Sağlığına kavuştuğunu düşünerek gündelik yaşamına devam eden Koyun, son zamanlarda yoğun karın ağrısı, yürüme ve nefes almakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başladı.
Bu belirtilere rağmen hastaneye gitmekten kaçınan Koyun, kanserinin ileri evreye ulaştığı ve tedavi şansı kalmadığı düşüncesiyle umutlarını yitirdi. Ancak, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanları Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken ve Op. Dr. Abit Yaman, daha önce tedavisini üstlendikleri Koyun’un kontrollerini aksattığını fark ederek kendisiyle iletişime geçti.
20 KİLOLUK DEVASA KİTLE ÇIKARILDI
Doktorlarının ısrarıyla yeniden hastaneye gelen Koyun’un yapılan tetkiklerinde, karnında 50 santimetre çapında bir kitle tespit edildi. Riskli bir operasyon olsa da cerrahi müdahaleyle tedavi şansı bulunduğunu belirten Dr. Başçeken ve Dr. Yaman’ın güven verici açıklamaları üzerine, Koyun ameliyat olmaya karar verdi.
Altı saat süren zorlu operasyonun ardından Koyun’un karnından 50 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 20 kilogram ağırlığında devasa bir kitle başarıyla çıkarıldı.

“ÜZERİMDEKİ AĞIRLIK KALKTI”
Remziye Koyun, yürümekte zorluk çektiği için doktora gittiği belirterek,
Ameliyatla üzerimdeki ağırlık kalktı. Ameliyattan sonra 3 gün yoğun bakımda kaldım. Şimdi iyiyim. Kuş gibi hafifledim. Daha önce çok az yemek yiyebiliyordum. İnşallah bundan sonra yemek yiyebileceğim.
dedi.
“BU KADAR BÜYÜK LİTLELER NADİR SAPTANIYOR”
Doç. Dr. Başçeken, Remziye Koyun’un geçmişte de kanser tedavisi gördüğünü belirtti. Hastanın düzenli kontrollerine gelmemesi üzerine iletişim kurduklarını aktaran Başçeken, yapılan incelemelerde Koyun’da tümör oluşumunun yeniden meydana geldiğini tespit ettiklerini söyledi.
Başçeken,
Kitlenin büyüklüğü o kadar fazlaydı ki hasta neredeyse yataktan kalkamayacak durumdaydı. Daha önce biraz daha iyi olan durumu kötüleşmiş. Kitlenin tüm karın boşluğunu sardığı ve birçok organı sıkıştırdığı görülüyordu. Bu kadar büyük kitleler oldukça nadir karşılaşılan bir durum. Hasta, yaşadığı şikayetlere rağmen kendini umutsuz hissetmiş, çünkü son evrede olduğunu düşünüyordu. Ancak bu tür tümörlerde cerrahi müdahale şansı olabiliyor. Ameliyat edilebileceğini, fakat bunun riskli olduğunu kendisine açıkladık. Hasta ve ailesi tüm riskleri kabul ederek ameliyat olmayı kararlaştırdılar
ifadelerini kullandı.

“ZOR BİR AMELİYATTI”
Op. Dr. Abit Yaman, hastada tespit ettikleri organlara yapışık kitleyi altı saat süren bir operasyonla başarıyla çıkardıklarını açıkladı. Bu ikinci ameliyat olması nedeniyle hem hastayı hem de kendilerini zorlayan bir süreç olduğunu belirten Yaman,
Hastamız daha önce yemek yiyemediğini ve düzgün nefes alamadığını ifade ediyordu. Ameliyatla bu sorunların çoğunu ortadan kaldırmayı başardık. Operasyon oldukça başarılı geçti ve şu an hastamızın sağlık durumu oldukça iyi. Kendimizi, hastamızı tedavi edebildiğimiz için çok mutlu hissediyoruz
şeklinde konuştu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanı Tekin “20 ilimizde 245 komisyonumuz tarafından gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmenlik mülakat sonuçları saat 22:00’de açıklanacak! Atama tercihleri, 14 Kasım’da başlayacak ve 20 Kasım 2024 saat 16.00’ya kadar sürecektir. Sonuçlar 23 Kasım 2024 tarihinde açıklanacak; atama kararnameleri, yasal sürecin tamamlanması ve öğretmenlerimizin görevlerine başlatılması için illere gönderilecektir. Sonuçların değerli öğretmen adaylarımıza, ailelerine ve eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
REKLAMMİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI AÇIKLADI
20 bin sözleşmeli öğretmeninin atamasına ilişkin MEB’den yapılan yazılı açıklamada, “Sözleşmeli öğretmen istihdamına ilişkin sözlü sınav süreci, 2 Temmuz 2024 tarihinde başlamış ve 10 Ağustos 2024 tarihinde tamamlanmıştır. Ancak ilgili Yönetmelik’te yapılan değişikliğin iptali için idari yargıda yürütmeyi durdurma talepli davalar açılmıştır. Açılan davalara ilişkin yargı organlarının verecekleri kararlar, adayların atamaya esas puanlarını doğrudan etkileyebileceği için herhangi bir mağduriyete mahal vermemek adına Bakanlığımız, sözlü sınav sonuçlarını açıklamayı bekletme kararı almıştır.
Bilindiği üzere ilgili idari düzenlemeler öncesinde atamalar, doğrudan sözlü sınav puanları esas alınarak yapılmaktaydı. Yönetmelik’te yapılan değişiklikle adayın mesleki bilgisini ölçmek, mesleğe uygunluğunu, kültürel birikimini, iletişim becerisini, özgüvenini ve temsil yeteneğini değerlendirmek amacıyla yapılan sözlü sınavlarda elde edilen puanın etkisi, %100’den %50’ye düşürülmüştür. Ancak bu hükmün iptaline ilişkin olarak sendikalarca ve şahıslarca yürütmeyi durdurma talepli davalar açılmıştır.
REKLAM
Bu kapsamda sözlü sınavlar, öğretmen adaylarının teorik sınav başarısı yanında sahip olması gereken yeterliklerinin değerlendirilmesi amacıyla ders anlatım becerisini ölçen yüz yüze görüşmeler şeklinde yapılmıştır.
Sözlü sınavların herhangi bir şaibeye meydan vermeksizin sağlıklı ve objektif yürütülebilmesi için tüm önlemler alınmıştır.
1. Öncelikle yüz yüze görüşmede adaylara hangi konulardan soru sorulacağı ve soruları nasıl cevaplandıracağı ile adayların ders anlatım becerisine dair kendilerinden neler beklendiğini anlatan bir rehber hazırlanmıştır. Sorular komisyondan bağımsız olarak bizzat aday tarafından elektronik kura ile belirlenmiştir.
2. 20 ilde 245 komisyon kurulmuş ve komisyon üyeleri her gün değiştirilmiştir. Ayrıca komisyon üyelerinin rasyonel ve tutarlı puanlama yapabilmesi, ülke genelinde birliktelik sağlanabilmesi için puanlama anahtarları oluşturulmuştur. Sözlü sınav esnasında adayın dijital ortamda sistem üzerinden rastgele belirlediği sorulara ilişkin cevap anahtarı ile verilen cevapta hangi hususların vurgulanacağı, eş zamanlı olarak yine dijital ortamda komisyon üyelerinin ekranına da yansımıştır. Komisyon üyeleri puanlamaları, kendilerine verilen ve adaylara da açıklanan duyuru ve rehberde yer alan kriterlere göre yapmışlardır.
REKLAM
3. Adayların ve üyelerin kimlik bilgileri gizli tutularak hangi komisyonda bulunacakları hiç kimse ile paylaşılmamıştır. Görüşme, adayların kimlik bilgileri yerine kendilerine başvuru esnasında verilen kod üzerinden gerçekleşmiş ve adayların bilgileri komisyon üyeleriyle paylaşılmamıştır.
4. Aday, verdiği cevapları yazılı ve imzalı olarak da sunmuş, komisyon üyelerince görüşme bitiminde puan girişi gerçekleştirilerek o aday için puan girişi kapatılmış ve tüm süreç kamera ile kayıt altına alınmıştır.
Yapılan bu düzenlemeler ve alınan tedbirler çerçevesinde sözlü sınavlar herhangi tartışmaya mahal vermeyecek biçimde tamamlanmıştır.
Diğer yandan Yönetmelik’e açılan davaların tamamına ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerinin “oy birliği ile reddi”ne dair son karar da Bakanlığımıza ulaşmıştır. Danıştay ilgili dairesince oy birliği ile verilen ret kararları, yapılan değişikliğin üst normlara uygunluğunu ve alınan tedbirlerin adayların lehine sonuç doğuracak düzenlemeler olduğunu ortaya koymuştur. Bakanlığımızca yapılan değerlendirme neticesinde adayların bir an önce maarif ailemize katılarak öğrencilerimizle buluşmalarını sağlamak gayesiyle Danıştay’ın esasa ilişkin kararı beklenmeden sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasına karar verilmiştir” denildi.
“SONUÇLAR 23 KASIM 2024 TARİHİNDE AÇIKLANACAK”
MEB, “Adaylar, sözlü sınav sonuçlarını ve KPSS puanının %50’si ile sözlü sınav puanının %50’si alınarak elde edilen sözlü sınav başarı puanlarını, bireysel şifreleriyle e-Devlet üzerinden bugün saat 22.00 itibarıyla öğrenebileceklerdir.
Adaylar, sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazlarını dilekçe yoluyla 28 Ekim – 1 Kasım 2024 tarihleri arasında bulundukları il veya ilçe millî eğitim müdürlüklerine başvurarak yapabilecek ve sonuçlara ilişkin itirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 11 Kasım 2024 tarihinde sonuçlandırılacaktır. Değerlendirme sonuçları, ilgililere sözlü sınavın yapıldığı il millî eğitim müdürlüğünce yazılı olarak bildirilecektir. Atama tercihleri, 14 Kasım’da başlayacak ve 20 Kasım 2024 saat 16.00’ya kadar sürecektir. Sonuçlar 23 Kasım 2024 tarihinde açıklanacak; atama kararnameleri, yasal sürecin tamamlanması ve öğretmenlerimizin görevlerine başlatılması için illere gönderilecektir” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Donald Trump ve Kamala Harris, ilk kez ve sadece 10 Eylül’de ABC News yayınında karşı karşıya geldi ve kozlarını paylaştı. Bu münazaranın ardından Harris, Trump ile bir kez daha düelloya çıkmak istedi, Trump’ı CNN’de karşılaşmaya ikna etmeye çalıştı, ancak başarılı olamadı.

Bu gelişmelerin ardından Kamala Harris, CNN’de Anderson Cooper’ın sorularını yanıtladı. Harris açıklamalarında, Trump’ın ülkenin temel ilkelerine tehdit oluşturduğu konusunda uyarıda bulundu.
REKLAMTRUMP’I FAŞİST OLARAK GÖRÜYOR MU?
ABD’nin eski Beyaz Saray Genel Sekreteri ve uzun yıllar genelkurmay başkanlığında çalışan üst düzey askeri yetkili John Kelly, New York Times’a verdiği röportajda Trump görevdeyken Adolf Hitler’i övdüğünü ve Nazi liderinin “bazı iyi şeyler yaptığını” ima ettiğini söylemişti. Trump hakkındaki bu açıklamalarının ardından Harris’e Trump’ı faşist olarak görüp görmediği soruldu.
Harris yanıt olarak “Evet, düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Ancak seçmenlerin onun sözüne inanmasını istemediğini de sözlerine ekledi.
Harris, “Ayrıca bu konuda onu en iyi tanıyan kişilere güvenilmesi gerektiğine inanıyorum.” dedi.
HARRIS DEĞİŞİMİN GELECEĞİNİ SAVUNDU
Harris, Biden’dan politika konusunda nasıl ve ne ölçüde farklı olacağı konusunda sorularla bugüne dek çok kez karşı karşıya kaldı ve bu soruları çoğunlukla görmezden geldi. Ancak bu kez Harris bu sorulara yanıt verdi ve seçilirse değişimin geleceğini savundu.
REKLAM
Harris, “Benim yönetimim Biden yönetiminin devamı olmayacak. Bu role kendi fikirlerimi ve kendi deneyimimi getiriyorum. Birçok konuda yeni nesil liderliği temsil ediyorum ve aslında yeni yaklaşımlar benimsememiz gerektiğine inanıyorum.”
Diğer yandan, Reuters/Ipsos’un son anketinde Harris, Trump’ın 3 puan önüne geçti. Ankette Harris yüzde 46, Trump yüzde 43 oranında destek aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAN’ın adını vermediği İsrailli yetkilerinin sözlerine dayandırılan haberinde, “İsrail’in İran’a olası bir saldırıya hazırlık aşamasında, İsrail tarihinin en gergin ve karmaşık zamanlarından birine tanık olduğu” ifade edildi.

“İsrail’in İran’a bir saldırı başlatmak üzere” olduğu belirtilen haberde, “ABD’nin İsrail’in İran’a yönelik saldırısına odaklandığı ve saldırının hafifletilmesi için baskı yaptığı” kaydedildi.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant dün, askeri üsse gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ülkesinin İran’a olası saldırısı hakkında açıklamalarda bulunarak, “İran’a saldırdıktan sonra herkes sizin hazırlık ve eğitim sürecinde neler yaptığınızı anlayacak.” diye konuşmuştu.
REKLAM
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hamas lideri Yahya Sinvar’ın İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Refah’ta düzenlediği saldırıda yaşamını yitirmesinin ardından başlayan Orta Doğu turu kapsamında dün ilk olarak İsrail’e gelmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Blinken, İsrail ziyaretinin ardından Suudi Arabistan’a geçmişti.
İran, 1 Ekim’de İsrail’e füze saldırısında bulunmuştu. Tel Aviv yönetimi, İran’ın bu saldırısına karşılık verileceğini bildirmişti.
İsrail’in Kanal 13 televizyonunda yer alan haberde, ABD’nin Tel Aviv’den İran’a yapacağı saldırıyı “yumuşatmasını” istediği iddia edilmişti.
Bu iddiaya ilişkin İsrail yönetiminden ise bir açıklama yapılmadı.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bugün Tel Aviv’de yaptığı açıklamada, İsrail’in İran’a yanıtının “gerginliği artırmaması” uyarısında bulunmuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rejime yakın sosyal medya hesaplarında da saldırıda bir kişinin öldüğü iddia edilirken olay yerine ambulansların sevk edildiği kaydedildi.
AA’nın haberine göre; Şam’ın birçok mahallesinde, Hizbullah’ın yanı sıra İran destekli grupların yoğun varlık gösterdiği biliniyor.
Söz konusu iddiaya ilişkin, İsrail tarafından şu ana kadar herhangi açıklama yapılmadı.
İsrail, iç savaşın başladığı 2011’den bu yana Suriye’de zaman zaman İran destekli gruplara ve Suriye ordusuna ait askeri noktalara saldırılar düzenliyor.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küba’nın Matanzas kentinde bulunan Antonio Guiteras Elektrik Santrali’nde ilk olarak cuma günü öğle saatlerinde yaşanan arıza nedeniyle yaklaşık 10 milyon kişi karanlıkta kaldı.
Yetkililerin yoğun çalışmalarının ardından bazı bölgelere elektrik verilse de ülkenin yüzde 80’inden fazlası günlerdir karanlığa gömülmüş halde.
Son 48 saat içinde elektrik santralinde yaşanan dördüncü arıza nedeniyle ülkede ciddi derece gıda, yakıt ve ilaç sıkıntısı yaşanıyor.
Sorunun çözülerek elektrik kesintilerinin bugün ya da yarın giderileceğini açıklayan yetkililer, ülkeye ulaşan Oscar Tropik Fırtınası nedeniyle çalışmaların aksadığını ifade etti.
OSCAR TROPİK FIRTINASI VURDU
Günlerdir elektrik arızasıyla mücadele eden Küba’yı, bu kez Oscar Tropik Fırtınası vurdu. Bahamalar’ın ardından Küba’ya ulaşan tropikal fırtına, ülkede şiddetli rüzgar ve yağışa neden oldu.
Dün akşam saatlerinde Küba’nın doğusundaki Guantanamo eyaletine bağlı Baracoa şehri yakınlarında karaya ulaşan Oscar Tropik Fırtınası, ülkenin doğu eyaletlerinde fırtına ve yağışın yanı sıra alçak bölgelerde orta şiddette su baskınlarına da neden oldu.
Yaklaşık 2 metrelik dalgalar sahili vururken Baracoa’da evlerin çatı ve duvarlarında hasar oluştu. Yetkililerin tahliye bekleyenler için 20 merkez kurduğu ifade edilirken tropik fırtınanın yarın etkisini kaybetmesinin beklendiğini açıkladı.

HAVANA SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ
Yaklaşık 2 milyon nüfuslu başkent Havana komple karanlığa ve sessizliğe gömülürken kentin çeşitli noktalarına da askerler konuşlandırıldı.
Yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle Havana’da yaşayanlar, hükümeti tencere-tavalı protesto etti.
Gıda, su ve elektrik sıkıntısı nedeniyle öfkelenen eylemciler, San Miguel de Padron şehrinde çöp yığınlarıyla yolları kapattı.
Öfkeli kalabalık, protestoya müdahale eden güvenlik güçleri tarafından dağıtıldı.

“MÜNFERİT VE MİNİMAL OLAYLAR…”
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, dün akşam saatlerinde gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında, halka yaşanan soruna ilişkin şikayetlerini nezaket içerisinde dile getirmelerini söyleyerek “Hiç kimsenin vandalizmle hareket etmesini ve halkımızın huzurunu bozmasını kabul etmeyeceğiz ve buna izin vermeyeceğiz.” dedi.
Küba Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O Levy ise dün yaptığı açıklamada, elektrik kesintilerinin halkı “huzursuz” ettiğinin farkında olduğunu ancak Küba halkının hükümetin enerji akışının yeniden sağlanmasına yönelik çabalarını anlaması ve desteklemesi gerektiğini söyleyerek, “İş birliği yapmak Küba kültürüdür. Var olan bu münferit ve minimal olayları yanlış ve uygunsuz olarak sınıflandırıyoruz.” diye konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ile Kuzey Kore’nin askeri işbirliğine yönelik gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.
Kuzey Kore’nin Rusya’nın en yakın komşusu ve ortağı olduğunu hatırlatan Peskov, iki ülkenin ilişkilerini her alanda geliştirdiğini ve bunun kendilerinin egemenlik hakkı olduğunu dile getirdi.
“İŞ BİRLİĞİNİZİ GELİŞTİRECEĞİZ”
Peskov, “Bu kimseyi endişelendirmesin çünkü bu işbirliği üçüncü ülkelere karşılık değildir. Biz bu iş birliğini daha da geliştireceğiz.” ifadesini kullandı.
Kuzey Kore ordusunun Rusya’da olduğu iddiasıyla ilgili bilgilerin çelişkili olduğuna dikkat çeken Peskov, “Çok fazla çelişkili bilgi görüyoruz. Güney Koreliler bir şey söylüyor, ardından Pentagon bu tür açıklamaları teyit etmediklerini açıklıyor. Muhtemelen buna böyle yaklaşmamız gerekiyor.” diye konuştu.
YANITSIZ BIRAKTI
Sözcü Peskov, Kuzey Kore ordusunun Rusya’da olup olmadığı ve Ukrayna’daki “özel askeri operasyona” katılıp katılmadığı yönündeki soruya, “Bu, özel askeri operasyonun yürütülmesiyle ilgili bir soru. Savunma Bakanlığı ile iletişime geçmeniz gerekiyor.” yanıtını verdi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in dün Lübnan’ın güneyindeki hava saldırısında 3 Lübnan askeri hayatını kaybetti. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Nadav Shoshani konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dün sabah saatlerinde Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye Valiliği’ne bağlı Hanine bölgesinde füze rampası ve füze taşıdığı tespit edilen Hizbullah’a ait bir kamyonun vurulduğunu ve patlamalar meydana geldiğini belirtti.
İlerleyen saatlerde Hizbullah’la IDF askerlerinin çatışma bölgesi olan aynı noktaya bir kamyonetin daha geldiğini ve bölgedeki askerlerin bu kamyonu da hedef aldığını ifade eden Shoshani, söz konusu kamyonun Lübnan ordusuna ait olduğunun tespit edildiğini ve saldırıda 3 askerin öldüğünü söyledi.
ÖZÜR DİLEDİLER
Shoshani, “Lübnan ordusuna ait bir kamyonun geleceği IDF tarafından bilinmiyordu. IDF Lübnan ordusuna karşı operasyon yürütmüyor ve bu istenmeden yaşanan durumlar için özür diliyor.” ifadesini kullandı.
Lübnan ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Ayn Ebel kasabasında orduya ait bir aracı hedef aldığı ve 3 Lübnan askerinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amerika, 5 Kasım’da yapılacak olan seçimlere hazırlanıyor…
Kamala Harris ve Donald Trump arasındaki yarış ise bir hayli heyecanlı ve çekişmeli anlara sahne oluyor.
Ağustos ayından bu yana yapılan anketlerde Kamala Harris, ipi göğüsleyerek üstünlük elde etti.
Ancak durum, son anketlerde değişmiş gibi görünüyor.
TRUMP ÖNE GEÇMEYE BAŞLADI
Cuma günü yayınlanan Emerson College’ın anketine göre Harris, Trump’ı sadece bir puanla geçti. Harris yüzde 49, Trump yüzde 48. Harris, Emerson College’ın Eylül ve Ekim başındaki anketlerinde iki puan ve Ağustos ayındaki anketinde ise dört puan öndeydi.
Trump, çarşamba günü yayınlanan Fox News anketinde Harris’e karşı yeniden bir üstünlük elde etti ve olası seçmenler arasında yüzde 50’ye yüzde 48’lik bir üstünlük sağladı.
İLGİLİ HABERABD başkanlık yarışında son anket! Kamala Harris ve Donald Trump başa baş
ANKETLER BÖLGESEL OLARAK DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR
Harris, çarşamba günü yayınlanan iki ankette önde:
Marist College’ın anketinde beş puanlık bir üstünlüğe sahip (Harris yüzde 52- Trump yüzde 47). Economist/YouGov’un anketinde ise dört puanlık (yüzde 49-yüzde 45) bir üstünlüğe sahip.
Diğer yandan bazı anketler daha dar farklar gösteriyor:
Geçtiğimiz pazartesi günü yayınlanan kayıtlı seçmenler arasında yapılan Harvard CAPS/Harris anketinde Trump, Harris’in yüzde 51’e yüzde 49 gerisindeydi. İkili Eylül ayında anketlerde eşitliğe sahipti.

SALINCAK EYALETLERDE SON DURUM
FiveThirtyEight’in anketine göre, çoğu anket Harris’in Michigan, Wisconsin ve Nevada’da önde olduğunu, Trump’ın ise Pensilvanya, Arizona, Kuzey Carolina ve Georgia’da avantajlı olduğunu gösteriyor.
Bu, eyalet düzeyindeki anketler tam olarak doğru çıkarsa Trump’ın az bir farkla kazanacağı anlamına geliyor; ancak yedi salıncak eyaletin hepsinde durum şu an için çok belirsiz.
İLGİLİ HABERABD başkanlık yarışında Kamala Harris, Donald Trump’ın 4 puan önünde
İLGİLİ HABERDonald Trump, hamburgercide çalıştıAdile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e gönderdiği mektup ile dikkat çekti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Biden mektubunda, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine hizmet edecek barış anlaşmasının istikrarlı şekilde ilerlemesinden memnun olduğunu kaydetti.
“ABD, KALICI VE ONURLU BİR BARIŞIN ELDE EDİLMESİNE DESTEK VERMEYE HAZIR”
Biden, söz konusu mektubunda şu açıklamalara yer verdi:
Sizi temin etmek isterim ki, ABD, asırlar boyunca devam eden çatışmaya nihayet son verecek. ABD, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı ve onurlu bir barışın elde edilmesine destek vermeye hazır.
Barış anlaşması, Azerbaycan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamanın yanı sıra tüm bölgeyi dönüştürecek ve Avrupa ile Orta Asya arasında daha fazla ticaret, yatırım ve bağlantı imkanı sunacaktır.
Dünyanın gözünün 29. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP29) etkinliği dolayısıyla Bakü’de olduğu bir dönemde, küresel kamuoyuna barışa olan bağlılığınızı gösterme fırsatına sahipsiniz.
“SİZİ BU YIL ANLAŞMAYI TAMAMLAMAYA DAVET EDİYORUM”
Biden, barış anlaşmasının mutabık kalınmamış maddeleriyle ilgili çalışmanın tamamlanması için her iki taraftan da esneklik gerektiğini söyleyerek,“Sizi bu yıl anlaşmayı tamamlamaya davet ediyorum. Ortak refah adına bölgeye dair yeni bir strateji belirlemek için bu fırsatı değerlendireceğinizi umuyorum” ifadesinde bulundu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şırnak ve Habur Sınır Kapısı’nda kolluk kuvvetlerince hafta boyunca yapılan operasyonlarda, 9,07 gram metamfetamin, 26,07 gram esrar maddesi, 15,57 gram eroin maddesi, 1,69 gram bonzai, 1 adet bong, 460 paket kaçak sigara, 21 adet cep telefonu, bin 823 adet emtia ele geçirildi.
Operasyonlarda hakkında işlem yapılan 71 kişiden 2’si sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA’nın Geyve ilçesinde 5 gündür kayıp olan Recep Demir’in Sakarya Nehri’nde cansız bedeni bulundu. Demir’in aynı tarihten beri kayıp olan oğlu Tevfik Can Demir (29) için de nehir ve çevresinde arama çalışması başlatıldı.
Geyve ilçesin Kızılkaya mevkisinde Sakarya Nehri’nin kıyısına oltalarını bırakan kişi, sabah saatlerinde kontrol etmek için geri döndüğünde kıyıda ceset gördü. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından yapılan incelemede cesedin 5 gündür oğlu Tevfik Can Demir ile birlikte kayıp olan Recep Demir’e ait olduğu tespit edildi. Demir’in cenazesi yapılan incelemenin ardından otopsi için Sakarya Eğitim ve Araştırma HastanesiKorucuk Ön Otopsi Merkezi’ne sevk edildi.
Recep Demir’in kayıp olan oğlu Tevfik Can Demir’in de bulunması için ekipler nehir ve çevresinde arama çalışması başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karabük’ün yüksek kesimlerinde kar yağışı hafta sonunda etkili oldu.
Safranbolu ilçesindeki bin 700 rakımlı Sarıçiçek Yaylasında kar yağışıyla birlikte ağaçlar beyaz örtüyle kaplandı.
Yer yer kar kalınlığının 50 santimetreye ulaştığı yaylaya çıkan vatandaşlar karın keyfini çıkardı. – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.
İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırı tehditlerinin sorulması üzerine Bekayi, konuya ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) ve Ajansın Genel Müdürü Rafael Mariano Grossi’ye protesto notası ilettiklerini aktardı.
İsrail’in bölgedeki saldırılarının durdurulması konusunda tüm bölge ülkeleriyle istişarelerini sürdürdüklerini belirten Bekayi, “Mesajımız çok açık ve Siyonist rejimin herhangi bir saldırısına İran tarafından kesinlikle karşılık verileceğini söyledik. İran’a yönelik bir saldırıda komşu ülkelerin topraklarını kullandırma izni vermeyeceğine güveniyoruz.” dedi.
Bekayi, İsrail’in muhtemel saldırısına hazırlıklar kapsamında bu ülkede vurulacak hedeflerin belirlendiğini belirtti.
Türkiye ile bölgesel işbirliği ve terörle mücadele konusuna değinen Bekayi, “Türkiye ile ilişkilerimizde sınır güvenliğinin güçlendirilmesi ve terörle mücadele iki önemli konu başlığı. Suriye konusunda Türk mevkidaşlarımız ile Astana çerçevesinde iletişim halindeyiz. Türkiye’nin ve diğer ortaklarımızın da yardımı ile Suriye’de barış ve istikrarı sağlamak için çalışıyoruz. ABD’nin Suriye’yi işgali ve istikrarın sağlanmaması terör örgütlerini güçlendiriyor.” diye konuştu.
Bekayi, “Ortak sınırlarda ve bölgede terörizmle mücadele etmek için Suriye’de istikrar ve güvenliğin yeniden tesis edilmesine yardımcı olmamız gerektiği konusunda Türkiye ile aynı fikirdeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ve İran’ın İsrail’in bölgedeki saldırılarının durdurulması konusunda da ortak hareket ettiğini vurgulayan Bekayi, “İslam dünyasının iki büyük ülkesi ve bölgesel gücü olan İran ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok ayrıcalıklı. Dışişleri Bakanı’nın (Abbas Erakçi) son Türkiye ziyareti, Türk yetkililerle görüşmek için de iyi bir fırsattı ve Hamas yetkilileriyle yaptığımız görüşmeler de Hamas’ın hayatta olduğunu gösterdi. İki ülke İran ve Türkiye kararlılıkla Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırıyı durdurmaya çalışıyor.” şeklinde konuştu.
Bekayi, ABD ile İsviçre’nin aracılığı üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü de aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı Yahya Sinvar ve Filistin’de hayatını kaybedenler için Demokrasi Parkı önünde gıyabi cenaze namazı düzenlendi. Namaz öncesi vatandaşlar, sık sık tekbir getirerek Yahya Sinvar ve Filistinliler için dua etti.
Vatandaşlar daha sonra Yahya Sinvar ve Filistin’de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAĞIMLILIK HIZLI GELİŞEBİLİR
Ailelerin, çocukların dijital mecradaki davranışlarını kontrol etmemesi durumunda, bağımlılığın çok hızlı bir şekilde gelişebileceğini, ailenin ve kişinin kontrolünden çıkabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Onur Noyan, “Burada bir davranışın beyinde bağımlılığa yol açması için dopamin dediğimiz bir hormon devreye giriyor. Oyunlarda kazanılan ya da oyunların tetiklediği, salgılanmasına sebep olduğu dopamin, o bireyin tekrar tekrar oyun oynamasına, orada zaman geçirmesine sebep olabiliyor. Artık biz fark ettiğimizde bu davranış bir bağımlılık haline gelmiş olabiliyor” diye konuştu.

EBEVEYNLER NELER YAPABİLİR?
Çocukların ekran sürelerini izlemek ve belirli sınırlar koymak önemli. Ebeveyn bu sınırları koyup devam ettirdiğinde çocuk da uyum sağlayacaktır. Ancak ebeveyn biraz esnek davranıyorsa çocuk da bu sınırların aşıldığını bilip ona göre davranacaktır.
Eğer çocukların ne oynadığını, onlara ne mesaj geldiğini, ne gibi davranışlara maruz kaldığını bilmiyorsak çocuklar gerçekten çok büyük risk altındadır diyebiliriz. Bu konuda mutlaka ve mutlaka ailelerin bildiği oyunları oynamalarına izin vermek gerekir.
Ebeveyn içerik denetim programlarını kullanmak da çok önemli. Çünkü çocuklar, ailelerinin gözetimi dışında riskli alanlara girebilir. Bu ihtimali de göz önünde bulundurarak çocuğun yaş grubuna göre denetim programları seçilmeli ve takip edilmeli.
Çocuklarla sürekli ebeveynlerin oynaması çok mümkün olmayabilir. Çocukların dışarıda oyun oynayacak alanlarının olması, belirli bir spor alanına kanalize edilip bu alanda kendilerini geliştirmelerinin sağlanması önemli.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ayı Ne İle Beslenir?
Ayılar, hepçil hayvanlar olarak bilinir. Yani hem ot hem de et ile beslenirler. Ayıların beslemesinde balık, et ve meyveler önemli bir yer tutar. Yine de bu durum türden türe değişiklik gösterebilir. Örnek vermek gerekirse kutup ayıları etobur canlılar olarak bilinir ve sıklıkla fokları yer. Gözlüklü ayılar ise büyük ölçüde otçul olarak bilinir ve çeşitli bitkilerle beslenmeyi tercih eder.
Ayılar Ne Yer?
Ayılar hepçil olduğu için bitki ve et türlerini de tercih ederler. Ayrıca pek çok ayının baldan hoşlandığı da bilinir. Bunun yanı sıra balık yemeyi de oldukça severler. Dünya üzerinde meyve yemeyi seven nadir canlılar arasında yer aldığı da bilinir. Çok fazla ayı çeşidi olduğu için her birinin beslenme tarzı farklıdır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Akademisi kurulmasını da içeren Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Bu teklif, öğretmenlere dair birçok değişimi de beraberinde getiriyor.
Bu teklifin içerdiği Milli Eğitim Akademisi’nin kurulması, öğretmenlerin öğrencilerine yönelik sorumluluklarını da artırıyor.
Fakülteden mezun olmak ve akabinde alınan KPSS puanı, öğretmenlik için yeterli olmayacak ve burada Milli Eğitim Akademisi devreye girecek.
Öğretmen olarak istihdam edilecek kişilerin, bu akademideki hazırlık programlarından başarıyla geçmesi gerekecek.
ÖĞRETMENLER NASIL SEÇİLECEK?
Öğretmen olarak istihdam edilecekler, öğretmenlik mesleğine kaynak teşkil eden en az lisans düzeyinde yükseköğretim programlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışı yükseköğretim programlarından mezun olan ve hazırlık eğitiminde başarılı olanlar arasından seçilecek.
Öğretmen olarak istihdam edileceklerde genel kültür, özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından aranacak nitelikler ile öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil edecek yükseköğretim programları, söz konusu nitelikler esas alınarak Bakanlıkça belirlenecek.

AKADEMİDE HANGİ EĞİTİMLER VERİLECEK?
– Akademi, öğretmenlerin mesleğe hazırlanması noktasında öncü olacak.
– Ayrıca öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve kariyer basamaklarında ilerlemelerini sağlamak amacıyla da görev yapacak.
– Milli Eğitim Bakanlığı da bu kapsamda, Akademi’nin işleyişi için gerekli ödenekleri kendi bütçesinde karşılayacak. Akademinin merkezinin Ankara olması gündemde.
– Ancak birçok il ve ilçede de öğretmenlere eğitim verilmesi için merkezleri olacak.
– Hazırlık eğitimine alınacak adaylar, atama izni verilen pozisyon sayısını geçmemek üzere, sınav puanı üstünlüğüne göre belirlenecek.
– Terörle Mücadele Kanunu, Sosyal Hizmetler Kanunu ve milli sporcu kapsamındaki öğretmen adaylarının hazırlık eğitimine alınmasında, “sınav puanına sahip olmak” şartı dışındaki diğer şartlar aranacak.
– Hazırlık eğitimine alınacaklara güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak.

HAZIRLIK EĞİTİMİ NASIL OLACAK?
Öğretmenlik mesleği yeterlikleri çerçevesinde belirlenen teorik ve uygulamalı derslerden oluşan hazırlık eğitimi, Milli Eğitim Akademisi tarafından verilecek.
Öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve değerleri içeren öğretmenlik mesleği yeterlikleri Bakanlıkça belirlenecek.
Hazırlık eğitiminin süresi 4 dönem olacak. Bu süre, öğretmen adayının mezun olduğu yükseköğretim programına göre 3 dönem olarak uygulanabilecek.
Hazırlık eğitiminin içeriği, süresi ve hazırlık eğitimine ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

– Hazırlık eğitiminde her bir teorik dersten en az iki yazılı sınav yapılacak. Her bir dersten not ortalaması 100 üzerinden 60 ve üzerinde olanlar başarılı sayılacak.
– Teorik derslerden başarısız olanlara, bu derslerin her biri için ek bir sınav hakkı verilecek. Ek sınavdan 60 ve üzerinde puan alanlar ilgili dersten başarılı sayılacak. Ek sınavlar sonunda herhangi bir dersten başarısız olanların Akademiyle ilişiği kesilecek.
– Hazırlık eğitiminde edinilen bilgi, beceri, tutum ve davranışların eğitim öğretim ortamına yansıtılmasındaki başarı düzeyini belirlemek amacıyla öğretmen adayı üç defa değerlendirmeye tabi tutulacak.
– Söz konusu değerlendirme, uygulamadan sorumlu eğitim personeli, uygulamanın yapıldığı eğitim kurumunun müdürü ve uygulama öğretmeni tarafından, Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik mesleği yeterlikleri esas alınarak Akademi tarafından öğretmenlik atama alanlarına göre oluşturulan değerlendirme formu üzerinden yapılacak.
– Uygulamadan sorumlu eğitim personeli, eğitim kurumu müdürü ve uygulama öğretmeni tarafından ayrı ayrı doldurulan değerlendirme formlarında verilen puanların aritmetik ortalaması alınarak değerlendirme puanı belirlenecek.
– Birinci değerlendirme puanının yüzde 20’si, ikinci değerlendirme puanının yüzde 30’u, üçüncü değerlendirme puanının yüzde 50’si alınarak uygulamalı ders başarı puanı belirlenecek.
– Öğretmen adaylarından uygulamalı ders başarı puanı 100 üzerinden 70 ve üzerinde olanlar başarılı sayılacak. Uygulamalı derslerde başarısız olanların Akademi ile ilişiği kesilecek.
– Hazırlık eğitiminin sonunda, teorik derslerin başarı notlarının aritmetik ortalamasının yüzde 40’ı, uygulamalı derslerin başarı notlarının aritmetik ortalamasının yüzde 60’ı toplanarak atamaya esas başarı puanı belirlenecek.
– Hazırlık eğitimine devam zorunlu olacak. Öğretmen adaylarından belgeye dayalı sağlık mazeretleri sebebiyle hazırlık eğitimi süresince toplam 20 gün ve üzeri hazırlık eğitimine katılamayan veya katılamayacak olanların, mazeretlerinin ortadan kalkmasını takip eden ilk hazırlık eğitimi programına tekrar alınmak üzere kayıtları dondurulacak. Belgeye dayalı sağlık mazeretleri dışında öğretmen adaylarına mazeretlerine bağlı olarak hazırlık eğitimi süresince 10 güne kadar izin verilebilecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM) 13 Ekim Pazar günü 4 farklı sınav düzenlenecek.
Bu kapsamda da düzenlenecek sınavlar arasında; Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2024-DUS 2. Dönem), Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği için Seviye Tespit Sınavı (2024-STS Diş Hekimliği 2. Dönem), Eczacılıkta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2024-EUS) ve Eczacılık Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2024-STS Eczacılık) yer alıyor.
ADAYLARIN ZAMANINDA GELMESİ GEREKİYOR
ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, sınavlar saat 10.15’te başlayacak. Adaylar saat 10.00’dan sonra sınav binalarına alınmayacaklar. EUS ve STS Eczacılık, ÖSYM Ankara Elektronik Sınav Merkezi’nde uygulanacak.
Sınavlar hakkında bilgi veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, “EUS ve STS Eczacılık geçen sene ilk kez elektronik ortamda düzenlendi. Sınavlar bu sene de elektronik ortamda uygulanacak. Bu sınavlarda adaylara 75 soru için 110 dakika cevaplama süresi verilecek. Bu iki sınava toplam 721 aday başvuru yaptı” ifadelerini kullandı.
GÖREV ALACAK PERSONEL SAYISI DA AÇIKLANDI
STS Diş Hekimliği’nin Ankara’da, DUS 2. Dönem’in ise Ankara ve İstanbul’da yapılacağını aktaran ÖSYM Başkanı Ersoy, “DUS 2. Dönem, Temel Bilimler ve Klinik Bilimler Testi’nden oluşacak. DUS ve STS Diş Hekimliği’nde toplam 120 soru için adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek. 7 bin 892 aday bu sınavlara katılacak.
Pazar günü yapılacak sınavlarda emniyet dahil toplam bin 174 görevli yer alacak. DUS 2. Dönem’de ek süre verilmesi uygun görülen adaylar 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler” dedi.
Öte yandan kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il nüfus müdürlükleri sınav günü açık tutulacak.
İLGİLİ HABERÖSYM Başkanı: Beceri temelli yeni müfredata geçiş yapıldıKaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çalıştaylar dizisinin tamamlanmasının ardından hazırlanacak rapor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Merkez Yürütme Kurulu’na sunulacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, dün akşam Sivas Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde bulunan Binali Yıldırım Kız Yurdu’na M.Y. isimli bir erkek öğrenci girdi. Telleri aşarak kız yurduna giriş yaptığı iddia edilen M.Y., kampüs içerisindeki kız öğrencilerin tepkisi üzerine kaçtı. İl Emniyet MüdürlüğüAsayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan detaylı çalışmalar sonucunda M.Y. yakalanarak, hakkında işlem başlatıldı.
Sivas Valiliği tarafından olayla ilgili yapılan açıklamada, “5 Ekim Cumartesi günü saat 22.30 sıralarında ilimiz merkez Binali Yıldırım KYK kampüsü içinde şüpheli erkek bir şahsın görüldüğü ihbarı üzerine İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimiz hemen çalışma başlatmıştır. Kampüs içinde ve çevrede bulunan tüm kamera kayıtları incelenmiş ve yapılan araştırmada şüpheli erkek bir şahsın arka tarafta bulunan alandan yurt yerleşkesine tel örgülere zarar vererek girdiği ve bahçe alanında telefon ile konuşur vaziyette dolaştığı, daha sonra öğrenciler tarafından fark edilen şahsın haber verilmesi üzerine özel güvenlik görevlileri gelmeden 22.50 sıralarında kaçarak geldiği yerden uzaklaştığı tespit edilmiştir. Yapılan görüşmeler ve araştırmalarda şüphelinin içeride herhangi bir öğrenci ile temasının olmadığı anlaşılmış, bu zamana kadar yansıyan bir şikayet ve mağduriyet bildirilmemiştir. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan detaylı çalışmalar sonucunda M.Y. isimli şahıs yakalanarak, hakkında gerekli işlemlere başlanılmıştır. Ailelerinin bizlere emaneti olan öğrencilerimizin huzurunu ve güvenliğini sağlamak için ilimiz genelinde kolluk birimlerimiz her zaman olduğu gibi 7/24 görev başında olmaya devam edecektir” ifadelerine yer verildi. – SİVAS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi içerisinde bulunan Binali Yıldırım Kız Yurdu’na dün akşam saatlerinde M.Y. isimli bir erkek öğrenci girdi. Telleri aşarak kız yurduna giriş yaptığı iddia edilen M.Y., kampüs içerisindeki kız öğrencilerin tepkisi üzerine kaçtı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan detaylı çalışmalar sonucunda M.Y. yakalanarak, hakkında işlem başlatıldı.
SİVAS VALİLİĞİNDEN AÇIKLAMA GELDİ
Sivas Valiliği tarafından olayla ilgili yapılan açıklamada, “5 Ekim Cumartesi günü saat 22.30 sıralarında ilimiz merkez Binali Yıldırım KYK kampüsü içinde şüpheli erkek bir şahsın görüldüğü ihbarı üzerine İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimiz hemen çalışma başlatmıştır. Kampüs içinde ve çevrede bulunan tüm kamera kayıtları incelenmiş ve yapılan araştırmada şüpheli erkek bir şahsın arka tarafta bulunan alandan yurt yerleşkesine tel örgülere zarar vererek girdiği ve bahçe alanında telefon ile konuşur vaziyette dolaştığı, daha sonra öğrenciler tarafından fark edilen şahsın haber verilmesi üzerine özel güvenlik görevlileri gelmeden 22.50 sıralarında kaçarak geldiği yerden uzaklaştığı tespit edilmiştir. Yapılan görüşmeler ve araştırmalarda şüphelinin içeride herhangi bir öğrenci ile temasının olmadığı anlaşılmış, bu zamana kadar yansıyan bir şikayet ve mağduriyet bildirilmemiştir. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan detaylı çalışmalar sonucunda M.Y. isimli şahıs yakalanarak, hakkında gerekli işlemlere başlanılmıştır. Ailelerinin bizlere emaneti olan öğrencilerimizin huzurunu ve güvenliğini sağlamak için ilimiz genelinde kolluk birimlerimiz her zaman olduğu gibi 7/24 görev başında olmaya devam edecektir” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kursun teorik eğitiminin gerçekleştirildiği ilk günde etkinliğe; Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Silici, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Figen Çalışkan, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naşit İğci, akademisyenler, araştırmacılar, arıcılar ve öğrenciler katılım sağladı.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DAGEM Müdürü Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, DAGEM’in kuruluşu, faaliyetleri, araştırma projeleri, mobil arıcılık eğitimleri, arı farkındalığı oluşturmak için düzenlenen girişimcilik faaliyetleri, verilen eğitim ve kurslar, çalıştaylar ve resim yarışmalarından bahsetti. Üniversitemizin ilk markalı üretimi DAGEM Propolisi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Kekeçoğlu, yapılan her türlü faaliyet ve projede desteklerini esirgemeyen Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’e teşekkür etti.
Eğitimin ilk günü, Meral Kekeçoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Münir Uçak ve Öğr. Gör. Tuğçe Çarprazlı’nın anlatımıyla, “Bal Arısı Zehri Üretiminde Arı Anatomisi ve Fizyolojisi”, “Bal Arısı Zehri İçeriği”, “Bal Arısı Zehrinin Apiterapötik Etkisi”, “Bal Arısı Zehrinin Kullanım Alanları, “Doğru Bal Arısı Zehri Üretim Teknikleri”, “Bal Arısı Zehrinin Kalitesini Etkileyen Üretim Faktörleri” ve “Üniversitelerin Bal Arısı Zehrinin Ticarileşmesindeki Rolü” başlıkları altında gerçekleştirildi.
İki gün boyunca düzenlenen kursun uygulamalı eğitimi ise; DAGEM’in Yığılca’daki uygulama merkezinde verildi. Eğitime, Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi personeli, farklı üniversitelerden gelen akademisyenler, bölge arıcıları ve öğrenciler katıldı. Düzce Üniversitesinin bölgesel kalkınma çalışmalarının en önemli örneklerinden biri olan bu eğitim ile bölge arıcılığının geliştirilmesi ve üretimden pazarlamaya kadar süreçte yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlandı.
Gerçekleşen uygulamalı eğitim ve yazılı sınav sonrasında başarılı arıcılara “Bal Arısı Zehri Üretim Sertifikası” verildi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, geçen pazartesi günü yapılan ve Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı çalıştayda, dijital bağımlılık konusu, oluşturulan “uzmanlar masası”, “çocuklar masası” ve “yetişkinler masası”nda ele alındı.
Bağımlılık tanımları, çözüm önerileri ve dijitalin sorunlu kullanımının gelecek projeksiyonunun değerlendirildiği çalıştayda, ayrıca çocukların dijital oyunlarla ilgili motivasyonlarını anlamlandırmaya çalışıldı, çocukların oyunda geçirdikleri süre, motivasyonları ve oyunlarına eşlik eden süreçler de ele alındı.
“Çocuklar telefonlarını eline almadıklarını kendilerini boşlukta hissediyor”
Çalıştayın sonuçlarına yönelik hazırlanan ön raporda, dijital oyunlardaki güçlü karakterlerin çocukların üzerinde derin etkiler bıraktığı saptandı.
Rapora göre, çocuklar bu karakterlerle kendilerini özdeşleştirirken oyunlarda güçlü, karanlık veya tüm silahları ustalıkla kullanabilen figürleri seçerek kendilerine güven ve cesaret kazandırdıklarını belirtiyor. Çocukların bir kısmı bu karakterlerin gücüne sahip olmayı arzuladıklarını ifade ederken, çocuklar oyun sırasında kendilerine yeni bir kişilik oluşturduklarını hissediyor. Oyun bittikten sonra ise çocuklar sosyal ilişkilerinde zayıflama ve sosyal izolasyon yaşıyor. Çocukların tamamı dijital araçların aileleriyle vakit geçirmelerine engel olmadığını belirtirken, çocuklar telefonlarını eline almadıklarında kendilerini bir boşlukta hissettiklerini, üzüntü ve güvensizlik duygusu yaşadıklarını ifade ediyor.
Bakanlığın açıklamasına göre, çalıştaya yönelik değerlendirme süreçleri devam ediyor. Elde edilen sonuç ve önerilerin yeni bir çalıştayda ele alınması planlanıyor. Kamu kurumlarının temsilcilerinin katılacağı söz konusu çalıştay yıl sonuna kadar yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ – Elazığ’da farklı nedenlerle okul sıralarına oturmayan vatandaşlar, Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen kurslara katılarak okuma yazma öğreniyor.
Elazığ Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü okuma yazma öğrenmeyen insanın kalmaması için canla başla çalışıyor. Bu çerçevede kent genelinde 4 kurs açan merkez yaklaşık 120 kişiye eğitim veriyor. Zamanında çeşitli nedenlerden dolayı okuma yazma öğrenemeyen vatandaşlar ise bu kurslarda eğitim görüyor. Hayat şartları gereği okul sıralarıyla tanışamayan kadın ve erkekler, şimdi hem bu özlemlerini gideriyor hem de hayallerinin peşinden ilerliyor. Alacakları diplomalar ile bazıları üniversiteye gitmek isterken bazıları ise devletten alacağı destek ile iş yeri kurmak istiyor ve ehliyet almak istiyor. Öğretmenlerini canla başlaya dinleyen kursiyerler, adeta çocukluğunda yaşayamadıkları duyguları bu sıralarda tadıyor.
Elazığ nüfusunun yüzde 98’in okuma yazma bildiğini belirten Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kenan Tabar, “Yüzde 2’si ise bilmiyor. Bizde okuma yazma bilme oranı Türkiye ortalamalarındadır. Artık cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakırken okuma yazma bilmeyen kalsın istemiyoruz. Bize ulaşan herkese kurs vermek istiyoruz. Şuanda Elazığ’da 4 tane kurs açtık. 2’sini İstasyon Caddesi’ndeki Tuncay Küçüközer binasında, biri çocuk eğitim evinde ve diğeri ise kapalı ceza evinde açtık. Bununla yetinmek istemiyoruz. Okullarımızla, muhtarlarımızla iletişim halindeyiz. Elazığ’ın hangi mahallesinde olursa olsun okuma yazma bilmeyen her vatandaşımıza ulaşmak istiyoruz. Birince ve ikinci kademe olmak üzere veriyoruz. Birinci kademede okuma yazma ve temel matematik bilgileri veriyoruz. İkinci kademede ise Türkçe, matematik, fen ve sosyal bilgiler becerilerini artıracak eğitimler veriyoruz. Bu ikinci kademe eğitimini tamamladıktan sonra ilkokul diploması yerine geçen ikinci kademe okur yazarlık belgesi veriyoruz. Son 1 yılda Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 300’e yakın vatandaşımıza okuma yazma eğitimi verdik. Biz artık okuma yazma bilmeyen insanımız kalmasın istiyoruz” dedi.
“7 yaşından bu yana hayvancıkla uğraşıyordum okuma şansım olmadı”
Kendini geliştirmek için kursa başladığını aktaran Ömer Akalan, “Gelmeyenler var, onlara da tavsiye ederim. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bize tanıdığı bu şans için minnettarız. Ben 7 yaşından bu yana hayvancıkla uğraşıyorum. Benim okuma şansım olmadı. Sürekli dağlarda geziyordum. Maddi durumlar da derken bu güne geldik. Yine de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Kendimi geliştirmek için kursa başvurdum. Arabaya hevesim var. Bir araç almak istiyorum. Onun için de ilkokul diploması alıp ehliyet sınavlarına gireceğim” diye konuştu.
“Okumanın yaşı yok”
Çocuğuyla birlikte kursa gelen Demet Ercan ise “Kursta eğitim görüyoruz. Hocamızdan memnunuz. Okumanın yaşı yok. Zamanında okumadık ve pişmanız. Köydeydik ve şartlar farklıydı. Ailelerden dolayı okuyamadık. Kız çocukları üzerinde durulmuyordu. 2 çocuğum daha var, onlarda okuyor. Küçük çocuğum ile birlikte kursa geliyorum” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana düzenlenen TEKNOFEST 2024’te Atılım Üniversitesi, pilotaj bölümü öğrencileri çocuklara uçakları tanıtıp havacılığı anlattı.
Atılım Üniversitesi, Türkiye’nin en geniş kapsamlı teknoloji ve havacılık festivali olan TEKNOFEST 2024’e 2 ayrı etkinlik ile katıldı. Üniversitenin pilotaj bölümü öğrencileri ‘Bir çocuk gelsin, bir uçağa dokunsun’ diyerek TEKNOFEST alanına gelen çocuklara uçakları tanıtarak havacılığı anlattı.
Atılım Üniversitesi Pilotaj Bölümü Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Aslı Yılmaz, TEKNOFEST 2024 kapsamında Adana’da olduklarını söyleyerek, “Adana’ya Atılım Üniversitesi olarak TEKNOFEST’e 2 ayrı etkinlikle katıldık. İlki Atılım Üniversitesi ARGEDA – Teknoloji Transfer Ofisi. Diğer projemiz ise pilotaj bölümü öğrencileri ile birlikte icra ettiğimiz projemiz. Pilotaj bölümü öğrencilerimizle TEKNOFEST’in en özel projesi olan ‘Bir çocuk gelsin, bir uçağa dokunsun’ projesine gönüllü olarak destek verdik” dedi.
“Uçakları ve havacılığı anlatıyoruz”
Yılmaz, çocukların uçaklara ilgisinin yoğun olduğunu ifade ederek, “Burada havacılığa gönül vermiş pilotaj bölümü öğrencilerimizle birlikte meydandaki tüm hava araçlarını havacılık sevdalısı küçük kalplerin daha profesyonel gözden, bizlerden dinlemesini istedik. Burada çocukların anlayabileceği seviyede uçakları ve havacılığı anlatıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Develiler Derneği tarafından düzenlenen ‘Dünden Bugüne Filistin Meselesi’ seminerine Doç. Dr. Can Deveci konuşmacı olarak katıldı. Deveci seminerde; Osmanlının son dönemlerinde İngilizlerin Ortadoğu’yu nasıl şekillendirdiğini, daha sonra bölgenin kontrolünü Amerika’ya devrettiğini, bölgede 3. evreye geçildiğini ve bu son safhada Amerika’nın da çekilerek bölgenin kontrolünü İsrail’e bırakacağını söyledi. Bütün hesapların enerji koridorunu alternatifsiz bir şekilde bölge ülkelerine sunmak olduğunu aktaran Deveci; “Bu koridorun denize açılan ucunun İsrail ve Gazze limanlarıdır. Bizim ülke olarak olmadığı kadar birlik beraberliğe ihtiyacımız var. Devletimizin her şeye hazırlıklı olmalı. Vatandaşlar; ayrıştırıcı tavır ve davranışlardan kaçınarak devleti ile beraber bu zor günlerin üstesinden gelinmesi için birlikte hareket etmelidir” dedi.
Can Deveci ayrıca; Develililer Derneğini böyle bir etkinlik için kutladı. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından sürdürülen çalışmalar kapsamında, İzmir Çocuk Meclisi’nin yeni dönem başvuruları başladı. İzmir’de yaşayan 9-14 yaş arası çocuklar https://www.izmir.bel.tr/ ve https://www.bizizmir.com/ internet sitelerinde yer alan başvuru formunu doldurarak veya kentin farklı noktalarında yer alan duyuru afişlerindeki QR kodu okutarak başvurularını gerçekleştirebilecek. İnternet erişimi olmayan çocuklar İzmir’in farklı noktalarında faaliyet gösteren İzmir Çocuk Merkezlerinden başvuru formuna erişebilecek.
Çocuklar, yerel yönetim mekanizmasına dahil oluyor
Çocuklar için doğayla temas edebilecekleri güvenli oyun alanları yaratmak, eğitim ve sağlık hizmetleri üretmek, sosyal ve kültürel faaliyetler planlamak, güvenli ulaşım stratejileri belirlemek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çocuk dostu kent olma hedefinin odağında yer alıyor. Büyükşehir, kentte yaşayan çocukları doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen hizmetler üretirken, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi temel ilkeleri doğrultusunda kapsayıcı ve eşitlikçi olmayı, çocuğun iyi olma halini ve üstün yararını gözetmeyi, çocukların düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri ortamlar yaratmayı ana hedeflerinden biri olarak benimsiyor. Bu amaçla hayata geçirilen İzmir Çocuk Meclisi, İzmir’de yaşayan çocukları yerel yönetim mekanizmalarına dahil ederek etkin özneler konumuna taşıyor.
Fikir üretip çalışma yapıyorlar
İzmir Çocuk Meclisi’nde çalışmalarını komisyonlara ayrılarak yürüten çocuklar; ayrımcılık, farklılıklara saygı, toplumsal cinsiyet, ulaşım, kent mobilyaları, parklar, kültür-sanat, boş zaman değerlendirme, alternatif eğitsel faaliyetler, spor, iklim krizi, atık yönetimi, hayvan hakları, bilgi ve teknoloji, dijital vatandaşlık, sosyal medya kullanımı gibi alt başlıklarla fikir üreterek çalışma yapıyor.
Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ile bir araya geldikleri meclis toplantılarına katılan İzmir Çocuk Meclisi, aldıkları kararları İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimlerine iletiyor.
Konuya ilişkin 293 96 80 numaralı telefondan ayrıntılı bilgi alınabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü okuma yazma öğrenmeyen insanın kalmaması için canla başla çalışıyor. Bu çerçevede kent genelinde 4 kurs açan merkez yaklaşık 120 kişiye eğitim veriyor. Zamanında çeşitli nedenlerden dolayı okuma yazma öğrenemeyen vatandaşlar ise bu kurslarda eğitim görüyor. Hayat şartları gereği okul sıralarıyla tanışamayan kadın ve erkekler, şimdi hem bu özlemlerini gideriyor hem de hayallerinin peşinden ilerliyor. Alacakları diplomalar ile bazıları üniversiteye gitmek isterken bazıları ise devletten alacağı destek ile iş yeri kurmak istiyor ve ehliyet almak istiyor. Öğretmenlerini canla başlaya dinleyen kursiyerler, adeta çocukluğunda yaşayamadıkları duyguları bu sıralarda tadıyor.
Elazığ nüfusunun yüzde 98’in okuma yazma bildiğini belirten Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kenan Tabar, “Yüzde 2’si ise bilmiyor. Bizde okuma yazma bilme oranı Türkiye ortalamalarındadır. Artık cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakırken okuma yazma bilmeyen kalsın istemiyoruz. Bize ulaşan herkese kurs vermek istiyoruz. Şuanda Elazığ’da 4 tane kurs açtık. 2’sini İstasyon Caddesi’ndeki Tuncay Küçüközer binasında, biri çocuk eğitim evinde ve diğeri ise kapalı cezaevinde açtık. Bununla yetinmek istemiyoruz. Okullarımızla, muhtarlarımızla iletişim halindeyiz. Elazığ’ın hangi mahallesinde olursa olsun okuma yazma bilmeyen her vatandaşımıza ulaşmak istiyoruz. Birinci ve ikinci kademe olmak üzere veriyoruz. Birinci kademede okuma yazma ve temel matematik bilgileri veriyoruz. İkinci kademede ise Türkçe, matematik, fen ve sosyal bilgiler becerilerini artıracak eğitimler veriyoruz. Bu ikinci kademe eğitimini tamamladıktan sonra ilkokul diploması yerine geçen ikinci kademe okur yazarlık belgesi veriyoruz. Son 1 yılda Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 300’e yakın vatandaşımıza okuma yazma eğitimi verdik. Biz artık okuma yazma bilmeyen insanımız kalmasın istiyoruz” dedi.
“7 yaşından bu yana hayvancıkla uğraşıyordum okuma şansım olmadı”
Kendini geliştirmek için kursa başladığını aktaran Ömer Akalan, “Gelmeyenler var, onlara da tavsiye ederim. Milli Eğitim Bakanlığının bize tanıdığı bu şans için minnettarız. Ben 7 yaşından bu yana hayvancıkla uğraşıyorum. Benim okuma şansım olmadı. Sürekli dağlarda geziyordum. Maddi durumlar da derken bu güne geldik. Yine de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Kendimi geliştirmek için kursa başvurdum. Arabaya hevesim var. Bir araç almak istiyorum. Onun için de ilkokul diploması alıp ehliyet sınavlarına gireceğim” diye konuştu.
“Okumanın yaşı yok”
Çocuğuyla birlikte kursa gelen Demet Ercan ise, “Kursta eğitim görüyoruz. Hocamızdan memnunuz. Okumanın yaşı yok. Zamanında okumadık ve pişmanız. Köydeydik ve şartlar farklıydı. Ailelerden dolayı okuyamadık. Kız çocukları üzerinde durulmuyordu. 2 çocuğum daha var, onlar da okuyor. Küçük çocuğum ile birlikte kursa geliyorum” şeklinde konuştu. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk Tabipleri Birliği tarafından, halk sağlığı araştırma görevlilerine yönelik her yıl düzenlenen Gezici Eğitim Semineri’nin bu yıl 35’incisi gerçekleştirildi. “Yerel Yönetimler ve Sağlık” olarak belirlenen seminer programı kapsamında Türkiye’deki 22 ayrı tıp fakültesinden halk sağlığı asistanları, PAKO Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü’nü ziyaret etti. Programda İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Sinan Okçuoğlu ve Veteriner Hekim Ebru Tong tarafından halk sağlığı ve hayvan refahı için yapılan uygulamalara ilişkin sunum yapıldı. Veteriner Hekim Murat Aras ise katılımcılara PAKO Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü’nü gezdirerek birimler hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ve Prof. Dr. Pınar Okyay’ın eğitimden sorumlu öğretim üyeleri olarak yer aldığı programda; aşılama, ilaçlama, riskli hastalıklara karşı önleyici çalışmalar, veterinerlik hizmetleri de katılımcılarla paylaşıldı.
Tong: “Farkındalığın yüksek olması gerekiyor”
Veteriner Hekim Ebru Tong, “İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Halk Sağlığı Daire Başkanlığı olarak misafirlerimizi Veteriner İşleri Şube Müdürlüğü birimlerimizden olan PAKO’da konuk ettik. Özellikle halk sağlığı yönünden veterinerlik hizmetlerinden bahsettik. Halk sağlığı ana bilim dalında uzmanlık yapan hekimlerimizin hem insan hem de hayvan sağlığı ile ilgili faaliyetler ve koruyucu hekimlik hizmetlerinin önemi ile ilgili farkındalıklarının yüksek olması gerekiyor. Biz bu gezici eğitimde belediyelerin buradaki önemine değindik. PAKO, hem sahiplendirme faaliyetlerinin yapıldığı hem de koruyucu tedavilerin, kısırlaştırmaların yapıldığı etkin merkezlerimizden biri. Konuklarımızın burayı görmelerini istedik. Kent yaşamında insanlarla hayvanlar arasındaki iletişimin en sağlıklı şekilde kurulacağı merkezlerden birinin de PAKO Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Türkkan: “PAKO’da çok profesyonel bir ekip var”
Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Türkkan da “Program kapsamında Türkiye’nin 22 ayrı tıp fakültesinden halk sağlığı asistanları ile kentlerimizi geziyoruz. Bu yılki temamız olan Yerel Yönetimler ve Sağlık, çok ilgi çeken bir konu. Biz de ekibimizi İzmir’de bir araya getirdik. PAKO’da çok profesyonel bir ekip olduğunu gördük. Alana çok hakimler. Gerçekten iyi bir birim oluşturulmuş” dedi.
Gezici Eğitim Semineri programı kapsamında Kadifekale Kadın Dayanışma Merkezi de gezildi. Seminer katılımcıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yanı sıra Sağlıklı Yaşam ve Evde Bakım Şube Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nı da ziyaret edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; teknenin Kivu Gölü’nde alabora olması sonucunda 78 kişi yaşamını yitirdi.
Kapasitesinin üstünde yolcu ve yük taşıyan tekneyle ilgili arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği ve olayla ilgili soruşturma açıldığı belirtildi.
Ülkede yeterli asfalt yol bulunmaması nedeniyle ulaşım için genellikle nehirler ve göller kullanılıyor.
Özellikle mevsimsel yağışların yoğun olduğu dönemde meydana gelen bu tür kazalara, teknelerin bakımsızlığının yanı sıra kapasitelerinin üstünde yük ve yolcu taşımaları neden oluyor.
KDC’nin başkenti Kinşasa’da Haziran 2024’teki tekne kazasında 80 kişi hayatını kaybetmişti.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trump, Wisconsin eyaletinin Milwaukee kentinde düzenlenen seçim kampanyasında konuştu.
İsrail ve İran arasındaki gerilime işaret ederek “Olanlar çok kötü.” diyen Trump, “Görünen o ki süreci tamamlamaları gerekiyor. Bu (durum) biraz okul bahçesinde kavga eden iki çocuğa benziyor.” ifadelerini kullandı.
Trump, “Bazen bırakıp ne olacağını görmeniz gerekiyor. Ama bugün gördüğünüz, korkunç bir savaş. Nerede sona erecek?” şeklinde konuşarak, kendisi başkan olsaydı durumun bu şekilde olmayacağını savundu.
REKLAMFÜZE SALDIRILARI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, dün İran’ın “ulusal güvenliğini” hedef alan İsrail’e füze saldırısı düzenlendiği bildirilmişti.
Saldırının Hamas lideri İsmail Heniyye, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve İranlı Tuğgeneral Abbas Nilfuruşan’ın öldürüldüğü İsrail saldırılarına karşılık düzenlendiği belirtilmişti.
İran devlet televizyonu, daha sonra İsrail’e yaklaşık 200 füzenin atıldığını ve hipersonik Fettah-1 füzelerinin de ilk kez kullanıldığını duyurmuştu. Füzelerin fırlatılmasının ardından başta Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde sirenler çalmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yayımladığı görüntülü açıklamada, füze saldırısıyla İran’ın “büyük bir hata yaptığını ve bedelini ödeyeceğini” söylemişti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rapora göre, Yemen’de 1 Ocak 2024’ten bu yana silahlı çatışma ve sert hava şartları nedeniyle 489 bin 545 kişi yerinden edildi.
Yerinden edilenlerin yüzde 93,8’i iklimle ilgili krizlerden ciddi şekilde etkilenirken, yüzde 6,2’si ise çatışmalar nedeniyle yerinden oldu.
UNFPA liderliğindeki hızlı müdahale mekanizması, ülkede 20 ilde yerinden edilenlerin yüzde 86,5’ine acil yardım sağladı.
Yemen’de ağustos ayının başından bu yana etkili olan şiddetli yağışlar, onlarca kişinin ölümüne ve kamplarda yaşayan yerinden edilmiş siviller başta olmak üzere çok sayıda bölge sakininin zarar görmesine yol açtı. Ülkede ağustos ayı başından bu yana yaşanan sellerde yaklaşık 210 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen’de yaklaşık 10 yıldır süren iç savaş nedeniyle büyüyen insani kriz korkunç boyutlara ulaştı.
BM’ye göre 30 milyon nüfuslu ülkenin 22 milyondan fazlası yardıma ve korumaya ihtiyaç duyuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Orman Koruma Birimi yöneticisi Lai Ngoc Dau, basına yaptığı açıklamada, Bien Hoa kentindeki Vuon Xoai Hayvanat Bahçesi’nde 20 kaplan ve 1 panterin öldüğünü duyurdu.
Yetkililer, Long An bölgesindeki My Quynh Hayvanat Bahçesi’nde ise aynı dönemde 27 kaplan ile 3 aslanın öldüğünü belirtti.

Ölen hayvanların kan örneklerinde kuş gribi olarak bilinen H5N1 virüsüne rastlandığı kaydedildi.
Yetkililer, bölgedeki yaban hayvanlarında birçok ölüme yol açan salgının kontrol altına alınması için hastalık kontrol merkezleriyle ortak çalışma yürütüldüğünü aktardı.
Sayıları yaklaşık bir asır önce Asya’daki sayıları 100 bin civarında olduğu tahmin edilen kaplanların, çoğunluğu Hindistan’da bulunan bölgedeki nüfusunun 5 bin 600’a kadar düştüğü değerlendiriliyor.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırı sonucu bölgeden dumanlar yükseldi.
Saldırıda 8 kişinin öldüğü, 11 kişinin yaralandığı açıklandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, son iki gün içinde çoğunluğu güney bölgeler ve başkent Beyrut’un Dahiye bölgesi olmak üzere Lübnan’ın çeşitli noktalarına yaklaşık 134 hava saldırısı düzenlendiği kaydedildi.
İsrail saldırıları nedeniyle 8 Ekim’den bu yana 1 milyon 200 bin kişinin yerinden, bu kişilerden 160 bin 200’ünün sığınma merkezlerine yerleştirildiği belirtildi.
Son 24 saatte İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 55 kişinin daha hayatını kaybettiği, 156 kişinin de yaralandığı kaydedildi.
REKLAM
Yaşanan son kayıplarla birlikte 8 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 1928, yaralı sayısının da 9 bin 290 olduğu bildirildi.
Hizbullah ile 8 Ekim 2023’ten beri Lübnan-İsrail sınırında kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 17-18 Eylül’de Hizbullah’ın kullandığı çağrı cihazları ve telsizleri patlattı, 23 Eylül’de de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
İsrail ordusu, 30 Eylül’de de Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’ın altyapısına yönelik sınırlı ve yoğun kara saldırılarına başladığını duyurdu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Roma’da Azerbaycan İtalya Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Yunus Emre Enstitüsü, Azerbaycan Roma Büyükelçiliği ve İstanbul Dijital Sanat Festivali’nin (IDAF) katkılarıyla düzenlenen etkinlikte, dijital sanat sergisinin açılışı da yapıldı.
Sergide, IDAF tarafından hazırlanan 20 kadar dijital sanat eseri sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Etkinliğin açılışına katılan ve sergiyi gezen RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, burada yaptığı konuşmada, organizasyonda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Şahin, “Dijital dünyanın hızla evrildiği bu çağda, dijital medya okuryazarlığı ve dijital sanat, bireylerin hem yaratıcı hem de eleştirel bakış açısını geliştiren iki önemli kavram olarak ön plana çıkmaktadır.” dedi.
Dijital medya okuryazarlığının, sadece doğru bilgiye ulaşmak ve dezenformasyonla mücadele etmek için değil, aynı zamanda etik ve sorumlu bir medya kullanımı açısından da hayati bir öneme sahip olduğunu anlatan Şahin, “RTÜK olarak, bu farkındalığı artırmak için çeşitli eğitim programları ve etkinlikler düzenlemekte, bu çerçevede, toplumda bilinçli medya tüketimini teşvik eden birçok girişimde bulunuyoruz.” diye konuştu.
Dijital sanat, teknolojinin sağladığı araçlarla sanatın ifade biçimlerinde bir devrim yaptıklarına işaret eden Şahin, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) gibi teknolojilerin sanat deneyimine yeni bir bakış açısı getirdiğini ve artık bir sanat eserine sadece bakılmakla kalınmadığını, aynı zamanda onunla etkileşime geçilebildiğini söyledi.
Dijital medya okuryazarlığı ile dijital sanatın, bireylerin hem yaratıcı hem de eleştirel düşünme yeteneklerini geliştirme potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Şahin, şunları kaydetti:
“RTÜK olarak, dijital medya okuryazarlığı ve dijital sanat alanlarında toplumun her kesimini bilgilendiren ve kendilerine medya platformları üzerinden yapılan bilinçlendirme çalışmalarına her alanda devam edeceğimizi belirtir, çünkü medya ve sanat, sadece kültürel üretim ve tüketim mekanizmaları değil; aynı zamanda toplumların demokratikleşmesi ve gelişmesi için bir etken olduğunu düşünür, bundan sonraki süreçte çalışmalarımızın bu yönde olacağını belirtmek isterim.”
Etkinliğin ev sahibi Azerbaycan’ın Roma Büyükelçisi Rashad Aslanov da açılış konuşmasında, “İlginç bir sergi. Azerbaycan ve Türkiye’den çok yetenekli bir sanatçı olan Nabat Garakhanova’nın hazırladığı bir sergi. Bu akşam burada görecekleriniz; sanat, yapay zeka sanatı, kültür ve gelecekle ilgili. Burada gördüğünüz eserler, Azerbaycan kültüründendir. Minyatürler ve Azerbaycan’ın ikonik yerlerden görseller var. Aynı zamanda yapay zekayla yapılmış eserleri göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.
Sergiyi düzenleyen IDAF Direktörü Dr. Nabat Garakhanova da AA muhabirine, dijital sanatın geleceğin sanatı olduğunu belirtti.
Garakhanova, 2025’te 5. yıllarını kutlayacaklarını dile getirerek, “Biz aslında dijital sanatta hem gençlerin hem dijital okur yazarlıkla birleştirerek A’dan Z’ye, 7’den 70’e kadar herkesin bunu deneyimlemesini sağlamaya ve geliştirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
Garakhanova, İstanbul Dijital Sanat Festivali çerçevesinde kentlerde bu tür sergiler açtıklarını ve hem Türk gençlerinin hem de beraber geliştirdikleri yapay zeka sanatçılarının eserlerini sergilediklerini kaydetti.
IDAF Sanat Yönetmeni Esra Öztürk de İstanbul Dijital Sanat Festivali olarak her yıl büyüdüklerini dile getirerek, “Her yıl yeni ve farklı teknolojilere yer veriyoruz. Genel olarak teknoloji ve sanatın birleşiminde yine bilimin de dahil olduğu eserler sergiliyoruz. Her yıl günden güne hem festivalimizi geliştiriyoruz, yeni sanatçılar ekleyerek festivalin büyümesini sağlıyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü nedeniyle Vali Ali Çalgan ve eşi Halide Çalgan, Kamile-Hacı Ahmet Akdağ Huzurevi ile Çorum Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Huzur evi sakinleri ile bir araya gelen Vali Çalgan, yaşlılarla hem sohbet etti. Huzurevi sakinleri de Vali Çalgan ve eşinin ilgisinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek ziyaret dolayısıyla teşekkür etti.
Her insan için değişik anlam ve önem ifade eden yaşlılığın, hayatın çok özel bir dönem olduğuna dikkat çeken Vali Çalgan, “Yaşlılarımızın toplumsal yaşama aktif olarak katılmalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik haklara sahip ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak, kişi, kurum ve devlet olarak öncelikli görevimizdir. Devletimiz, büyüklerimiz için tüm imkanlarını seferber etmiş durumda. Her zaman büyüklerimizin yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Yaşlılara saygı, yaşlılara bakmak ve onları hiçbir şekilde incitmemek inancımızın da bizlere çok açık ve hiçbir muğlaklığa yer bırakmayacak şekilde yüklediği en temel görevlerden biridir” ifadelerini kullandı. – ÇORUM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kalın konuşmasında , “Dünyamız ve ülkemiz için yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculukta Milli İstihbarat Akademisi teori ile pratiği, kavramsal düşünce ile uygulamayı bir araya getirecek, kendi kavram setimizi üretecek ve bize yeni ufuklar açacak” ifadelerini kullandı.

Kalın konuşmasını şöyle sürdürdü: “Millî İstihbarat Akademisi; istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetleri yürüterek Türkiye’de istihbarat alanının bir bilim dalı olarak yerleştirilmesi ve geliştirilmesine katkı sunmayı hedeflemektedir. İstihbarat çalışmalarında teori ve pratiği bir araya getirecek çalışmalar, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlarda saha uzmanlarını yetiştirecek ve yeni çalışma alanlarının önünü açacaktır”
REKLAM
Akademi’nin uluslararası öğrencilere de açık olduğunu belirten MİT Başkanı İbrahim KALIN, çok boyutlu ve çok eksenli bir dünya tasavvurunun giderek güç kazandığına dikkat çekti.
Türkiye’yi ve bölgeyi bu yenidünyaya hazırlayacak bilgi setini merkeze alacak olan Akademi, aynı zamanda kamu kurumlarına da belli uzmanlık alanlarında eğitim imkânı sunacağını söyledi.
Kalın, yeni teknolojilerle birlikte hızlı biçimde değişen istihbarat ve güvenlik ekosisteminin anlamlandırılması ile yapay zekâ ve veri analitiği, siber güvenlik ve kriptoloji, uydu ve uzay teknolojileri alanında öncü programlar yürütülerek, raporlama için analistler yetiştirileceğinin altını çizdi.

Türkiye’nin uluslararası ilişkiler, siyaset, strateji alanlarında birçok çalışanı bulunmasına rağmen doğrudan istihbarat alanında çalışan sayısının azlığına dikkat çeken Kalın, Millî İstihbarat Akademisi tarafından yapılacak çalışmalar sayesinde bu alandaki eksikliğin kapatacağını söyledi.
Akademi’nin istihbarat alanında dünya çapındaki gelişmeleri yakından takip ederek dünyadaki gelişmeler karşısında değişim ve dönüşümlere yol gösterecek bir stratejik anlayışın kökleşmesini sağlayacağını, Türkiye’de nitelikli ve dünya ile etkileşime açık bir istihbarat topluluğu oluşturacağının ifade eden Kalın, “‘Türkiye Ekseni’ doğrultusunda yapılacak çalışmalar; akademimizin ve ülkemizin istihbarat ve güvenlik alanında yeni imkan ve kabiliyetler edinmesine katkı sunacaktır” dedi.
REKLAMİLK YIL 2 YÜKSEK LİSANS PROGRAMI AÇILDI
Milli İstihbarat Akademisi, Türkiye’nin stratejik vizyonuna katkı sunacak insan kaynağının yetiştirilmesini, istihbarat ve güvenlik alanında bilimsel araştırmalar ve yayınlar gerçekleştirilmesini ve Türkiye’de bir istihbarat topluluğu oluşturulmasını hedefliyor. Bu kapsamda eğitim sürecine bugün başlayan Akademi ilk yılında İstihbarat Çalışmaları ile Güvenlik Çalışmaları olarak iki yüksek lisans programı açıldı.

Açılan iki yüksek lisans programına uluslararası ilişkiler, tarih, hukuk, siyaset bilimi, psikoloji, mühendislik gibi bölümlerden mezun olup, Akademi’nin sınav ve değerlendirme sürecinden geçen 33 öğrencinin alımı yapıldı.
İstihbarat Çalışmaları programına katılan öğrencilerin, istihbarat çalışmaları kuramı ve metodolojisi hakkında yetkinlik kazanırken istihbarat tarihi, stratejik istihbarat, uluslararası sistemin dönüşümü, terörizm ve radikalleşme, grand strateji, eleştirel düşünce ve analitik yazım gibi konularda da uzmanlaşmaları bekleniyor.
Güvenlik Çalışmaları programında ise günümüzde değişen dünya sistemi ve yeni tehdit algıları bağlamında karşılaşılan sorunları kavrayabilme, analiz edebilme ve yeni yöntemler geliştirebilme kapasitesine sahip uzmanlar yetiştirilmesi hedefleniyor.
REKLAM
İstihbarat Çalışmaları ve Güvenlik Çalışmaları programlarının yanı sıra ilerleyen dönemde yeni yüksek lisans ve doktora programlarının açılması planlanmaktadır. Bölge Çalışmaları, Strateji Çalışmaları, İstihbarat Tarihi, İstihbarat Hukuku, Stratejik İletişim gibi programların yanı sıra Mühendislik ve Fen Bilimleri çatısı altında Siber Güvenlik, Veri Bilimi, Yapay Zeka ve Kriptoloji gibi alanlarda da yüksek lisans ve doktora programları açılacak.
GÜNCEL ANALİZLER, ARAŞTIRMA RAPORLARI VE AKADEMİK ÇALIŞTAYLAR
Mili İstihbarat Akademisi lisansüstü eğitim faaliyetlerinin yanı sıra istihbarat ve güvenlik ile ilgili konularda güncel analizler ve araştırma raporları yayınlamaya devam ediyor. Türkiye’nin stratejik önem atfettiği Ortadoğu, Orta Asya ve Kafkasya, Afrika gibi alanlarda da bilimsel araştırmalar ve rapor çalışmaları sürdürülüyor.
Milli İstihbarat Akademisi kendi akademik kadrosunun yanı sıra Türkiye’de ilgili alanlarda çalışan uzmanları ve akademisyenleri bir araya getirerek stratejik konularda çalıştaylar da düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’de istihbarat ve güvenlik alanında çalışan uzman ve akademisyenlerin bir araya gelerek etkileşim kurması ve bu sayede yeni bir istihbarat topluluğunun oluşturulması hedefleniyor.
Akademi, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye’nin öncelikli ihtiyaç alanları çerçevesinde sertifika programları da oluşturmakta. Bu sertifika programları, Akademi dışındaki kamu çalışanları, öğrenciler, profesyoneller ve özel sektör çalışanları gibi farklı gruplar katılabilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’a kara saldırısı başlatmasıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklama şöyle:
“İsrail’in Lübnan’a kara saldırısı başlatarak bu ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmesi, hukuksuz bir işgal girişimidir. Bu saldırının bir an önce sona ermesi ve İsrail askerlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi gerekmektedir.
Söz konusu saldırı, sadece bölge ülkelerinin değil, bölge dışı ülkelerin de güvenlik ve istikrarını hedef almaktadır. Bu tehlikeli işgal girişimi sonucunda yeni bir göç dalgasının ortaya çıkması ve tüm dünyada aşırıcıların zemin kazanması kuvvetle muhtemeldir. Bu gelişmelerin İsrail’e siyasi destek ve silah sağlayan ülkeleri de etkileyeceği unutulmamalıdır.
BM Güvenlik Konseyi, uluslararası hukukun gereğini yapmalı ve Lübnan’ın işgaline yönelik bu saldırıya karşı gereken önlemleri almalıdır. İsrail tarafından işlenen her suç, aynı zamanda uluslararası hukuka ve BM Şartı’na indirilen bir darbedir.
Diğer taraftan, bölgede sükunetin tesisi için atılması gereken başlıca adım Gazze’de acil ve kalıcı ateşkesin sağlanmasıdır. Gazze’ye barış getirilmesi, tüm insanlığın sorumluluğudur.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulusal Gün vesilesiyle dün akşam başkent Pekin’de Büyük Halk Salonu’nda resepsiyon düzenlenirken meclisin bulunduğu Tienanmın Meydanı, özel dekoratif malzemeler ve ışıklarla donatıldı.
Meydanda Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mao Zıdong’un portresinin bulunduğu eski İmparatorluk Sarayı “Yasak Şehir”in güney cephesi aydınlatılırken meydanın ortasına Ulusal Gün’e özel dev çiçek buketi yerleştirildi.
1912’de Çin Cumhuriyeti’ni kuran Sun Yat-sen’in portresi de alanda Mao’nun portresinin karşısına konumlandırıldı. Komünist rejim, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde siyasi faaliyette bulunan milliyetçi Sun’u, modern Çin’in kurucu lideri olarak görüyor.
Tienanmın Meydanı’nda bayrak töreni
Ulusal Gün vesilesiyle sabah Tienanmın Meydanı’nda geçit töreni yapılmadı, geleneksel bayrak töreni gerçekleştirildi. Çin Halk Kurutuluş Ordusu askerlerinden oluşan tören kıtası, Çin Halk Cumhuriyeti bayrağını göndere çekti.
Ülkede, cumhuriyetin kuruluşunun 10 yıllık dönümlerinde geçit törenleri yapılıyor. 70. yılının kutlandığı 2019’da askeri geçit töreni gerçekleştirilmişti.
Çin’de İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Çan Kay-şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Koumintag) ile Mao Zıdong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) güçleri arasında yaşanan iç savaşta galip gelen komünistler, 1 Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan etmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Brüksel’deki NATO karargahında Genel Sekreterliğin Stoltenberg’den Rutte’ye devri için resmi tören düzenlendi.
Törende konuşan Rutte, görevi kendisine emanet eden tüm müttefiklere teşekkür etti.
Stoltenberg’e hitap eden Rutte, “Örnek bir Genel Sekreter oldunuz. Bugün NATO daha büyük, daha güçlü ve birleşik. Bu büyük ölçüde liderliğiniz sayesinde. Bir yandan halefiniz için çıtayı yükseltmiş oldunuz ancak diğer yandan sağlam bir İttifak devralmamı sağladınız.” diye konuştu.
“NATO’yu geleceğin zorluklarına hazırlamaya kararlıyım.” diyen Rutte, önceliklerinin NATO’yu güçlü tutmak, kolektif savunmanın tüm tehditlere karşı etkili ve güvenilir kalmasını sağlamak, daha fazla savunma harcaması ve yatırımı yapmak, Ukrayna’ya desteği artırmak ve onu NATO’ya daha da yakınlaştırarak üye olması için çalışmak, Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere Asya-Pasifik gibi bölgelerde de aynı değerleri paylaşan ortaklarla işbirliğini geliştirmek olduğunu bildirdi.
Ukrayna’nın NATO üyesi olması gerektiğini vurgulayan Rutte, “Güçlü ve bağımsız bir Ukrayna olmadan Avrupa’da kalıcı bir güvenlik olamaz.” ifadesini kullandı.
Rutte, AB’yi NATO’nun “Benzersiz ve temel ortağı” olarak niteledi ve işbirliğinin geliştirilerek sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Koltuğunu devretti
Stoltenberg de Rutte’nin Hollanda’da 4 koalisyon hükümetine liderlik ettiğini anımsatarak, “Uzlaşma sağlamayı bildiğinizi gösterdiniz. Bu NATO’da çok değer verilecek bir şey. Ancak aynı zamanda temel değerlerimizden ve ilkelerimizden taviz vermediğinizi de gösterdiniz.” diye konuştu.
Daha sonra Stoltenberg, koltuğunu Rutte’ye devretti.
Stoltenberg personelle vedalaşmasının ardından uzun süre alkışlanarak karargahtan ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MEKSİKA ORDUSU KASIRGADAN ETKİLENEN BÖLGELERE YARDIM MALZEMESİ ULAŞTIRIYOR
Öte yandan Meksika ordusu kasırgadan etkilenen bölgelere yardım malzemeleri ulaştırmaya başladı. Meksika’yı 2023’te Otis Kasırgası vurmuştu. Yaklaşık 900 bin kişinin etkilendiği kasırgada, 50’den fazla kişi hayatını kaybederken büyük hasar meydana gelmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in hava saldırılarını arttırdığı ve kara saldırısının da gündemde olduğu Lübnan’da vatandaşlar ülkelerini terk etmeye başladı. Güvenlik nedeniyle Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus’un seferlerini iptal ettiği Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta vatandaşlar, seferlerine devam eden Ortadoğu Havayolları’nın İstanbul uçuşlarıyla Türkiye’ye geliyor. İstanbul’a gelen Lübnanlı vatandaşlar buradan da Avrupa’da bulunan yakınlarının yanına gidiyor.
‘İNSANLAR DEHŞET İÇERİSİNDE OLUP BİTENİ İZLİYOR’
İstanbul Havalimanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Lübnanlı vatandaşlar, “Lübnan şu an çok kötü durumda. Son birkaç gündür Beyrut’ta çok sayıda patlama oluyor. İnsanlar dehşet içerisinde olup biteni izliyor. Ülkemiz için uluslararası yardıma ve dualara ihtiyacımız var” dedi.
‘LÜBNAN’IN GÜVENLİ BİR ÜLKE OLMASINI İSTİYORUZ’
Beyrut’a yaşanan olaylardan sonra İstanbul’a geldiğini söyleyen Lübnanlı gazeteci Lina jihaab, “Son yaşanan olaylardan sonra Beyrut’ta durum iyi değil. Herkesin bildiği gibi Lübnan’da birkaç güvenli bölge var. Ben orada yaşamama rağmen İstanbul’a gelmeyi tercih ettim. Burada birkaç gün kalıp olup biteni televizyondan takip edeceğim. İnşallah Lübnan ordusu ülkede her yerde olur, bizde geri döneriz. Bizde Lübnan’ın Dünyadaki ülkeler gibi güvenli bir ülke olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Ordu MilletvekiliSeyit Torun, Yunanistan sahil botunun Türk kara sularını ihlali etmesini soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Torun, Milli Savunma BakanıYaşar Güler’e “Hamasi bir söylem malzemesi olarak iktidar temsilcilerinin sıklıkla kullandığı Mavi Vatan tezinden vaz mı geçilmiştir” diye sordu.
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesi verdi. İsrail’in işgal politikasının gün geçtikçe genişlediğini belirten Torun, bölge ateş çemberindeyken Yunan Deniz Kuvvetleri mensuplarının rahatlıkla Türkiye topraklarına ayak bastığını ve kara sınırlarının mültecilerin serbest geçiş alanlarına dönüştüğünü ifade etti.
“Siyasi iktidar, daha tuvaletleri temizleyemiyor”
Doğu Akdeniz’de yüzlerce yıldır süren hegemonya mücadelesine 1974 Kıbrıs Barış Harekatıyla yön yeren Türkiye’nin hava, deniz ve kara sınırlarına yönelen tehditlere göz yumulamayacağını belirten Torun, “Daha okulların tuvaletlerini temizleyemeyen bir siyasi iktidardan böylesine bir ciddiyet beklemek de bizim iyimserliğimiz” ifadelerini kullandı.
Torun, Bakan Güler’e şu soruları yöneltti:
“- Kıbrıs ve çevresinde devam eden askeri hareketliliğe ilişkin KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yaptığı uyarılar doğrultusunda Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelmesi muhtemel saldırılara karşı hangi hazırlıklar yapılmıştır?
– Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak Mavi Vatan ve Kıbrıs’ta ortaya çıkan askeri hareketlilik ve bölgeyi silahlandırma girişimlerine karşı hangi diplomatik ve askeri hamleler uygulamaya konulmuştur?
– ABD, İngiltere ve İsrail’in bölgedeki uluslararası hukuka aykırı hareketlerine sessiz kalınmasının sebepleri nelerdir?
– İsrail’in işgal politikasının yarattığı tahribatın Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sıçramasının önüne geçmek için öncelikli olarak sınır güvenliğimizin sağlanması gerekmektedir. Yunanistan Silahlı Kuvvetlerine mensup askerlerin Ege Denizi üzerinden rahatlıkla topraklarımıza ayak basabiliyor olmasının sebeplerini açıklar mısınız? Mülteci çiftliğine dönüşen kara sınırlarımızın ve Yunan tacizlerine maruz kalan Mavi Vatan’ın güvenliğinin sağlanması için hangi önlemlerin alınması düşünülmektedir? Alınacak önlemlerin içeriğini ve uygulamaya konulacakları tarihi açıklar mısınız?
– Hamasi bir söylem malzemesi olarak iktidar temsilcilerinin sıklıkla kullandığı Mavi Vatan tezinden vaz mı geçilmiştir?
– Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin İsrail ve dünya süper güçleri tarafından kuşatılmasına göz yumulmasının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından olumlu karşılandığı ve Kıbrıs Adasına ilişkin Yunan-Rum tezlerini güçlendirdiği açıktır. Böylesine hayati bir konuda, her mecrada Türkiye’nin Kıbrıs tezlerinin savunulması gerekirken sessiz kalınmasının sebepleri nelerdir? Kıbrıs Davasından vaz mı geçilmiştir?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HUDEYDE, 1 Ekim (Xinhua) — Yemen hükümeti, İsrail’in Husilerin kontrolündeki Kızıldeniz liman kenti Hudeyde’ye yönelik son hava saldırılarını kınadı.
Husi yönetimindeki Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in Hudeyde’ye yönelik saldırıları 5 kişinin ölümüne ve 57 kişinin yaralanmasına yol açarken, yaralıların birçoğunun durumu kritik.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – TÜİK verilerine göre, Türkiye’de muhtemel eğitim süresi 2021 yılından beri sürekli azalma kaydediyor. Buna göre, 2022 yılında 18,2 yıl olan muhtemel eğitim süresi, 2023 yılında 17,9’a geriledi. Böylece, muhtemel eğitim süresinde yüzde 1,3’lük düşüş yaşandı. 2021’de 18,8 olan muhtemel eğitim süresi, iki yıl içinde yüzde 4,78 azaldı.
Muhtemel eğitim süresi, erkeklerde 2022 yılına göre yüzde 2,8’lik düşüş ile 17,6 yıl olurken, kadınlarda yüzde 0,3’lük artış ile 18,4 yıl oldu.
TÜİK, 2023 yılına ilişkin ‘Muhtemel Eğitim Süresi’ (MES) araştırmasını yayımladı. MES, en genel tanımıyla “ilgili eğitim kademesine giriş yaşında olan bir kişinin, belirtilen eğitim kademesinde geçirmesi muhtemel örgün eğitim süresini” ifade ediyor.
MES 2023 yılında 17,9 yıl oldu
Türkiye’de ilkokula başlama çağındaki bir bireyin en yüksek eğitim kademesini tamamlayana kadar eğitim hayatında geçirmesi muhtemel süre 2023 yılında 17,9 yıl oldu. Böylece MES, 2022’de 18,2 yıl olurken 2023’te 17,9’a geriledi.
İlkokul çağındaki bir bireyin ortaöğretimi tamamlayana kadar eğitimde geçirmesi muhtemel süre 12,3 yıl, okul öncesi eğitimde ise 1,6 yıl olarak hesaplandı. İlkokul çağındaki bir bireyin ortaöğretimi tamamlayana kadar eğitimde geçirmesi muhtemel süre, geçen yıl 12,7 olarak gerçekleşmişti.
MES’te düşüş erkeklerde kadınlara göre daha hızlı seyretti
İlkokula başlama çağındaki bir bireyin en yüksek eğitim kademesini tamamlayana kadar eğitim hayatında geçirmesi muhtemel süre bir önceki yıla göre toplamda yüzde 1,3’lük düşüş gösterdi. 2021 yılından itibaren görülen bu düşüş erkeklerde kadınlara oranla daha hızlı seyretti. MES, erkeklerde 2022 yılına göre yüzde 2,8’lik düşüş ile 17,6 yıl olurken, kadınlarda yüzde 0,3’lük artış ile 18,4 yıl oldu.
MES en yüksek değerine İstanbul’da ulaştı
2023 yılında, il düzeyinde en yüksek muhtemel eğitim süresi 20,3 yıl ile İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’u, 19,7 yıl ile Karabük, 19,6 yıl ile Ankara, 19,1 yıl ile Rize ve Erzincan izledi. Aynı süreçte muhtemel eğitim süresi en düşük olan il 14,9 yıl ile Muş ve Şırnak olurken, bu illeri sırasıyla 15,1 yıl ile Ağrı ve Şanlıurfa, 15,8 yıl ile Mardin izledi.
MES’in son 5 yılda en çok arttığı il Gümüşhane
MES’in 2019 ile 2023 yılları arasında en çok artış gösterdiği ilk beş il sırasıyla yüzde 8,3 ile Gümüşhane, yüzde 4,6 ile Hakkari, yüzde 2,5 ile Van, yüzde 2,1 ile Diyarbakır ve yüzde 1,7 ile Ağrı oldu. Aynı dönemde, muhtemel eğitim süresinin en çok düşüş gösterdiği iller ise sırasıyla yüzde 10,4 ile Eskişehir, yüzde 10,3 ile Çankırı,yüzde 10 ile Yalova, yüzde 9,6 ile Antalya ve yüzde 8,6 ile Muğla oldu.
Erkek ve kadınlarda en yüksek MES değerleri İstanbul’da
Türkiye genelinde MES, 2023 yılında kadınlar için 18,4 yıl, erkekler için ise 17,6 yıl oldu. Her iki cinsiyette de en yüksek MES değeri İstanbul’da gerçekleşti. Erkeklerde İstanbul’u Karabük, Ankara, Erzincan ve Bayburt izlerken; kadınlarda sıralama Karabük, Tunceli, Ankara ve Rize olarak gerçekleşti.
Muhtemel eğitim süresinin erkeklerde en düşük olduğu il olan Ağrı’yı, sırasıyla Şırnak, Muş, Şanlıurfa ve Mardin takip ederken; MES’in en düşük olduğu iller kadınlarda; Muş, Şanlıurfa, Şırnak, Ağrı ve Bitlis oldu.
Cinsiyet eşitliği endeksi 2023 yılında da kadınlar lehine arttı
MES kapsamında cinsiyet eşitliği endeksi, kadın MES değerinin erkek MES değerine oranı ile hesaplanıyor. ISCED 1-8 kademesinde (ilkokul-yükseköğretim) MES kapsamında cinsiyet eşitliği endeksi 2023 yılında 1,05 oldu. 2018 yılında 0,97 olan endeks, 2023 yılında 0,08 puanlık artış göstererek kadınlar lehine değişim göstermeye devam etti.
Endeksin en yüksek olduğu beş il sırasıyla 1,12 ile Tunceli ve Iğdır, 1,10 ile Çanakkale, 1,09 ile Bartın ve Çankırı oldu. Cinsiyet eşitliği endeksinin en düşük olduğu iller ise sırasıyla 0,95 ile Bitlis, Şanlıurfa ve Siirt, 0,96 ile Muş ve 0,98 ile Batman olarak gerçekleşti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in sabah saatlerinden bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 492’ye, yaralı sayısı ise bin 645’e yükseldi. İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarına “Kuzey Okları” ismini verdi.

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sabah saatlerinden bu yana sürerken, can kaybı artmaya devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 492’ye, yaralı sayısının ise bin 645’e yükseldiğini açıkladı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in Lübnan’a devam eden saldırılarına dair operasyonuna “Kuzey Okları” isminin verildiğini açıkladı. İsrail ordusu, şu ana kadar Lübnan’da bin 300’den fazla noktayı vurdu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İLK DEFA VURULDU
Bir son dakika haberi ise Hizbullah kanadından geldi. İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına Hizbullah füzelerle yanıt verdi.
Lübnanlı grubun Telegram hesabından yapılan açıklamada, kuzeyde bulunan Afula şehrinin batısındaki Megiddo Askeri Havaalanı’nın Fadi 1 ve Fadi 2 füzeleriyle üst üste üç kez bombalandığı belirtildi. Lübnan sınırına 30 kilometre uzaklıktaki havaalanı Hizbullah tarafından ilk defa vurulmuş oldu.

Bir başka açıklamada Ramat David Üssü ile havaalanının Fadi 2 füzesi, İsrail ordusunun kuzey bölgesine ulaşım ve lojistik destek sağlayan ana üs olan Amos Üssü’nün Fadi 1, Lübnan sınırına yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Zihron bölgesindeki bir patlayıcı madde fabrikasının ise Fadi 2 füzeleriyle vurulduğu ifade edildi.

Saldırıların “Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkını, onların cesur ve onurlu direnişini desteklemek ve Lübnan halkını savunmak için” gerçekleştirildiği aktarıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CEO PAVEL DUROV GÖZALTINDA KALDI
24 Ağustos’ta Paris Bourget Havalimanı’nda gözaltına alınan Telegram Ceo’su Pavel Durov, Telegram üzerinden yasa dışı içeriklere erişim sağlandığı gerekçesiyle 96 saat boyunca sorgulandı. Paris Savcılığı, Durov’un 5 milyon avro kefalet ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve Fransa dışına çıkış yasağı getirildiğini açıkladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusu ve Lübnan Hizbullahı’nın çatışmaları şiddetlenerek devam ediyor. İsrail ordusu ve Hizbullah arasında gerilimin zirveye tırmanmasının ardından önceki gece Lübnan’dan İsrail’in kuzeyindeki Hayfa ve Nasıra kenti çevresinde geniş bir bölgede atılan roketler nedeniyle saldırı alarmları çaldı.

İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin roketlerin çoğunluğunu engellediğini ancak bazı roketlerin Hayfa yakınlarındaki Kiryat Biraik ve Aşağı Celile bölgesinde yerleşim yerine isabet ettiğini bildirdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı ise Kiryat Bialik bölgesine isabet eden roket nedeniyle 3 kişinin yaralandığını ifade etti. Bölgede evlerde ve araçlarda hasar oluştu. İsrail basınına göre, Hayfa saldırısından bir milyon kişi etkilendi.

Lübnan Hizbullahı, Fadi-1 ve Fadi-2 tipinde füzelerle Hayfa yakınlarındaki Ramat David isimli hava üssü ve buradaki bir savunma sanayi şirketi merkezini hedef aldığını kaydetti.

İsrail ordusu, ülke topraklarına 150 roket, seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlendiğini bildirirken Lübnan’a hava saldırıları başlattıklarını kaydetti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“PROJE ÇOCUK DENİR, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ DENMEZ”
“Kurucu iradenin, Atatürk’ün ortaya koyduğu kuruluş ilkelerinin düşmanlarıyla el el olanlar, ‘Mustafa Kemal’in Askeri’ olamaz” diye yazan Arslan, isim vermeden bazı siyasilerin kariyer basamaklarını çıkmak için ‘Avrupa başkentlerine kapı araladığını” savundu ve ‘Tek derdi kendi kariyeri ve ona çizilen rotada yürümek olana, ‘Proje Çocuk’ denir, ‘Mustafa Kemal’in Askeri’ denmez’ ifadelerini kullandı.
YAVAŞ: KENDİSİNE TAVSİYEM BU TWİTİ SİLMESİDİR
Arslan’ın sert tepkilere neden olan sözlerine ABB Başkanı Mansur Yavaş da tepki gösterdi. Yavaş yine sosyal medyadan, ‘Bağımsız milletvekili Sayın Arslan’ın bu açıklamalarını ve yayınladığı metni onaylamadığımın bilinmesini isterim. Ayrıca iyi bilinmelidir ki bu tür açıklamalar benim siyaset tarzıma uymamaktadır. Kendisine tavsiyem bu twiti silmesidir” diye yazdı.

ARSLAN’DAN İSTİFA AÇIKLAMASI GELDİ
Bir dönem Yavaş’ın özel kalem müdürlüğünü de yapan milletvekili Yüksel Arslan, Yavaş’ın bu tepkisi üzerine ASKİ Spor Kulübü Başkanlığı görevinden istifa edeceğini açıkladı. Arslan, gazeteci Gürkan Hacır’a yaptığı açıklamada, şunları söyledi; ‘Bu paylaşımdan Mansur Bey’in kesinlikle haberi yok. Ben İmamoğlu’nu kastetmedim. Ama öyle anlaşıldığını görüyorum. Ben Mansur ağabeye asla zarar vermeyi düşünmem. Ama görünen o ki istemeden de olsa zarar veriyorum. Bu yüzden pazartesi sabah ASKİ Spor Kulübü Başkanlığı’ndan da ayrılacağım.’
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Gazi İl Halk Kütüphanesi’ne teslim edilen Gezici Kütüphane, bugüne kadar 30’a yakın bölgeyi dolaşarak, aralarında mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının da bulunduğu yaklaşık 5 bin çocuğa kütüphane hizmeti sundu. Kitapları çocuklarla buluşturmanın yanı sıra, Gezici Kütüphane, eski sokak oyunlarını canlandıran etkinliklerle de büyük ilgi topluyor.
ÇOCUKLAR SOKAK OYUNLARINI ÖĞRENDİ, BÜYÜKLER NOSTALJİ YAŞADI
Bu kapsamda Samsun Gazi İl Halk Kütüphanesi’nin düzenlediği unutulmaya yüz tutmuş sokak oyunları şenliğinin ikincisi Batıpark’ta gerçekleşti. Etkinlikte, çocuklar seksek, halat çekme, sandalye kapmaca, ip atlama ve çuval yarışı gibi geleneksel oyunları oynayarak eğlenceli anlar yaşadı. Şenlik, yalnızca çocuklar için değil, ebeveynler için de nostalji dolu bir atmosfer sundu. Çocuklarının oyunlarına kayıtsız kalamayan bazı veliler, onlarla birlikte bu neşeli anlara katıldı:
Geleceğimizin umudu olan çocuklarımıza unutulmaya yüz tutmuş sokak oyunlarını hatırlatmak ve öğretmek istiyoruz. Aynı zamanda, ebeveynlerin de geçmişte oynadıkları oyunları hatırlayarak çocuklarıyla bağ kurmalarını sağlıyoruz. Gezici Kütüphane’mizle birlikte, bu tür etkinlikleri Samsun halkına sunmaya devam edeceğiz.

“ÇOCUKLUĞUMUN OYUNLARINI TEKRAR YAŞADIM”
Şenliğe katılan velilerden Soner Han Sağlam, çocukluğunun oyunlarıyla yeniden karşılaşmanın kendisini heyecanlandırdığını belirterek şunları söyledi:
Seksek, halat çekme gibi oyunları görünce çocuğumu da alıp şenliğe geldim. Oğlum henüz 2,5 yaşında, biz ise çocukken dışarıda oyun oynayan bir nesildik. Onu böyle bir ortamda oyun oynarken görmek beni gerçekten çok mutlu etti. Kendi çocukluk oyunlarımı yeniden yaşamak harika bir deneyimdi.

Bir diğer katılımcı Hasret Adıyaman Erbay da çocukların açık havada bu tür oyunlarla buluşmasının önemine dikkat çekerek,
Evde kapalı kalan çocuklar için bu tür etkinlikler gerçekten çok değerli. Çuval yarışı, halat çekme, seksek gibi oyunlar oynadılar. Biz bu oyunları sokakta oynardık, şimdi çocuklarımız da bu program sayesinde bunları keşfetmiş oldu. Ayrıca kitap ödülleri de onları kitaba daha çok yaklaştırdı
ifadelerini kullandı.
Etkinliğe katılan çocuklardan Bartu Gül, günün neşesini paylaşarak,
Burada çok eğlendim ve en sevdiğim oyun halat çekme oldu. Sandalye kapmaca oyununda ise ikinci oldum, bu da beni çok mutlu etti
dedi.
Bir başka katılımcı Meryem Erbay, kitap hediye edildiği için çok mutlu olduğunu dile getirirken, İpek Demircan ise “Annem ve babamın çocukken oynadığı oyunları oynamak benim için gerçekten çok keyifliydi,” sözleriyle etkinlikten duyduğu memnuniyeti paylaştı.

Yavuz Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü’nün desteğiyle, Adana Orman Bölge Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle öğrencilere “Yeşil Vatan” bilincini aşılamak amacıyla anlamlı bir proje hayata geçirildi.
Bu çerçevede, Sarıçam ilçesi Balcalı Orman İşletme Şefliği’ne ait ormanlık alanda öğrenciler, ağaç türlerini yakından tanıma fırsatı buldu ve orman ekosistemi üzerine çeşitli eğitimlere katıldı. Eğitimlerin ardından öğrencilere yönelik bir yangın söndürme tatbikatı düzenlendi. Tatbikat senaryosuna göre, yangın ihbarı alındıktan sonra arazözle olay yerine intikal eden öğrenciler, su hortumları kullanarak yangına başarılı bir şekilde müdahale etti.

İHA’LAR VE YANGIN SÖNDÜRME UÇAKLARI TANITILDI
Ayrıca, 10 Ağustos’tan bu yana yolcu uçuşlarına kapalı olan Adana Havalimanı’nda konuşlu Adana Orman Havacılık İşletme Müdürlüğü’ne ait insansız hava araçları ve yangın söndürme uçakları öğrencilere tanıtıldı. Bu kapsamda öğrencilere, “Yeşil Vatan”ın korunmasının önemi anlatılırken, yangın söndürme çalışmalarında kullanılan ekipmanlar ve teknikler hakkında detaylı bilgiler de verildi.

“NE YAPTIĞIMIZI UYGULAMALI GÖSTERDİK”
Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli, yeni eğitim öğretim yılının ilk haftasında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün organizasyonu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü’nün desteğiyle öğrencilere “Yeşil Vatan” sevgisini aşılamak amacıyla çeşitli hediyeler verdiklerini ifade etti.
Etli, orman işletmelerinde ağırladıkları öğrencilere yangınla mücadelede kara ekiplerinin nasıl çalıştığını gösterdiklerini belirterek,
Yangın ihbarı geldiğinde nasıl hareket ettiğimizi uygulamalı olarak öğrencilerimize gösterdik. Onlar da bu sürece bizzat katılarak deneyim kazandılar. Amacımız, ‘Yeşil Vatan’ sevdalılarının sayısını artırmak ve onlara bu vatanın gerçek sahiplerinin kendileri olduğunu hissettirmek.
dedi.

Eğitimlerin öğrencilere büyük bir memnuniyet verdiğini belirten Etli, sözlerine şöyle devam etti:
Adana Orman Havacılık İşletme Müdürlüğü’müzde insansız hava araçlarımız bulunuyor. Burada, roket ve teknolojik çalışmalar yapan gençlerimize bu araçları ve yangınla mücadelede elde ettiğimiz başarıları tanıttık. Orman Genel Müdürlüğü’müzün yürüttüğü yangın gönüllüsü eğitimleri sayesinde gönüllü sayımız her geçen gün artıyor. Ancak bu sayıyı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği yaparak, izcilik ve çeşitli kulüpler aracılığıyla daha da artırmayı hedefliyoruz. Bilim, sanat ve teknolojiye ilgi duyan gençlerimizin ‘Mavi Vatan’da olduğu gibi, ‘Yeşil Vatan’a da teknolojiyle hizmet etmelerini istiyoruz. Bu iş birliğini İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile güçlendireceğiz inşallah.

“AĞAÇLARIN NASIL YETİŞTİRİLDİĞİNİ BİREBİR GÖRDÜLER”
İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke, bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin hayata geçirildiğini hatırlatarak, yeni eğitim modelinde odak noktasının “bilenden çok yapabilen” çocuklar olduğunu vurguladı.
Tevke,
Bu modelin en önemli yönü, çocuklarımızın doğrudan hayatın içinde yer alması. Eskiden öğrencilerimiz ormanlarla iç içe değildi, ağaç türlerini tanımıyorlardı. Şimdi ise onları ormana götürdük; çam, meşe, sedir ve ardıç ağaçlarını öğrendiler. Bu ağaçların nasıl yetiştirildiğini, ormanların korunması için devletimizin hangi ekipman ve teçhizatı kullandığını bizzat gördüler, yangın tatbikatlarına şahit oldular.
dedi.

Çocukların Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait insansız hava araçlarını ve yangın söndürme uçaklarını da yakından inceleme fırsatı bulduğunu belirten Tevke,
Yeşil Vatan’ın ardından çocuklarımızı ‘Mavi Vatan’la da tanıştırdık. İnsansız hava araçlarını ve uçakları ilk kez bu kadar yakından görme şansına sahip oldular. Hem Yeşil hem de Mavi Vatan’ı tanımaları, korumaları ve bu alanlarda çalışmalar yapmaları için bilgilendirdik. Yeni eğitim modelimiz, öğrencilerimizin sadece kitap ve bilgisayar üzerinden değil, hayatın içinde, pratiğin bir parçası olarak öğrenmelerini hedefliyor. Ormanda öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ilk dersi olarak bir başlangıç oldu. Bu yaklaşımı tüm eğitim sürecimize yaymayı planlıyoruz.
ifadelerini kullandı.


Yavuz Yıldırım
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Medipol Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, Medipol Mega Üniversitesi Hastanesi Konferans Salonu’nda yapılan toplantıda, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nün önemi dolayısıyla bu hastalığı anlattı.
Toplumda Alzheimer’in 65 yaşın üzerinde daha sık görüldüğünü, 85 yaş ve üzerinde ise her 3 kişiden 1’inin bu hastalığa sahip olduğunu aktaran Hanoğlu, hastalığın aniden ortaya çıkmadığını, beyindeki etkilerinin yaklaşık 20 yıl öncesinde başlayabileceğini kaydetti.
Prof. Dr. Hanoğlu, “Bu hastalığın patolojik sonucu olarak biz demansı, bunamayı görüyoruz. Tanıyı o zaman koymuş oluyoruz. Bu sinsi geçen yıllar boyunca aslında hastalıkla mücadele edilebilir. Bu mücadele meselesi de toplumsal özellikleri olan bir şey.” dedi.
Hafıza Merkezi’nde Alzheimer ve demans hastalığında dünyada var olan benzer kliniklerden farklı olarak hastalara bilinçli olarak geçirecekleri zamanlarını uzatmayı amaçladıklarını belirten Hanoğlu, şöyle devam etti:
“Aslında bütün zihinsel yeteneklerimizi bozan, akli melekelerimizi etkileyen hastalıklar bizim ilgi alanımıza giriyor. Mesela trafik kazalarından, kafa travmalarından sonra ortaya çıkan birtakım bellek, dikkati algılama bozuklukları gibi bilişsel bozukluklar oluyor. ya da beynin oksijensiz kalmasına bağlı durumlarda ortaya çıkan sorunlar. Yine aynı şekilde pek çok nörolojik hastalığın beyni de etkilemesinden dolayı ortaya çıkan bilişsel işlevlerin etkilenmesi durumu var. Bunların tümü bizim alanımıza giriyor. İkinci önemli noktamız tedaviye ve hastayı değerlendirmeye yaklaşırken çoklu bir model kullanıyoruz. Alzheimer hastalığına tek kutuplu sadece ilaç tedavisi üzerinden yaklaşmıyoruz. Bunun yanı sıra hastaların günlük hayatlarının modifikasyonu ve beslenmesinden uyku düzenine, egzersizlerine ya da bağırsak alışkanlıklarına kadar yeniden düzenlemesini yapmaya çalışıyoruz.”
Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, bilişsel rehabilitasyonun zihinsel yeteneklerin geliştirilmesi, kaybedilenlerin geri kazanılması ve korunmaya çalışılmasını hedefleyen bir tedavi yöntemi olduğunu anlattı.
Bilişsel rehabilitasyonun Türkiye’de ihmal edilmiş bir alan olduğuna dikkati çeken Hanoğlu, 2016’dan itibaren bu alana yönelik öğrenci ve hoca yetiştirmek için Medipol Üniversitesi bünyesinde yüksek lisans programı kurduklarını ifade etti.
Hastaya özel tedavi teknikleri uygulanıyor
Prof. Dr. Hanoğlu, diğer tedavi tekniğinin beynin işleyişini yeniden düzenleyen, bozulmuş işlemi düzenlemeye çalışan “nöromodülasyon” olduğunu belirtti.
Bu yöntemin hastalara umut vaat ettiğini vurgulayan Hanoğlu, “Diğer bir farklı özelliğimiz hastaların bireysel biçimde tedavi edilebilir hale gelmeleri. Mesela Alzheimer hastalığı tanısını, klinik hastalık tanısının yanı sıra o hastanın kendine özgü bozulma özelliklerini de ortaya koymak. Bütün Alzheimer hastaları birbirine benzemiyorlar. Bu bozulmanın altında birtakım farklı sebepler olabiliyor. Biyolojik sebepler, metabolik sebepler, beynindeki bozulmanın kendine özgü bir takım özellikleri olabiliyor. Bunları saptayıp bunlar üzerinden o hastaya özel tedavi geliştirmek gibi yaklaşımımız var. Bu da tabii ki bizi bir şekilde öne çıkaran faktörlerden bir tanesi.” bilgisini verdi.
Toplantıda, doktor öğretim üyeleri Eren Toplutaş ile Özden Oğul, uzman psikolog Suat Yılmaz, diyetisyen Beyza Tağraf bilişsel ve hafızadaki sorunlara yönelik güncel tedavi yaklaşımlarına ilişkin konuşma yaptı.
Programda Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), Transkraniyal Elektrik Stimülasyonu (TES) ve bilişsel rehabilitasyon gibi nöromodülasyon cihazları ile rehabilitasyon uygulamaları gösterildi.
Hafıza Merkezi’nin çalışma alanları arasında demans ve diğer nörodejeneratif hastalıklar, afazi, amnezi, agnozi ve apraksi gibi nörolojik bozukluklar, epilepsi, felç, beyin damar hastalıkları gibi nörolojik rahatsızlıkların yol açtığı bilişsel bozukluklar, nöromodülasyon, bilişsel rehabilitasyon, beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİİRT – 2024-2025 eğitim yılının başlamasıyla birlikte, SiirtEğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Selim Mamiş, öğretmenlere yönelik sağlık tavsiyelerinde bulunurken, öğretmen sağlığının eğitim kalitesini etkilediği söyledi.
Mamiş, yeni dönemin öğretmenlere ve öğrencilere başarı ve sağlık getirmesini dilerken, sağlıklı bir öğretmenin, öğrencilerine daha verimli eğitim sunabileceğine vurgu yaptı. Mamiş, özellikle öğretmenlerin sağlığının, eğitimin kalitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Üst solunum yolu enfeksiyonları gibi sık karşılaşılan sağlık sorunlarına dikkat çeken Mamiş, okulların açılmasıyla kalabalık ortamlarda virüslerin hızla yayılabileceğini belirterek, sınıfların düzenli havalandırılması ve klimaların aşırı kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.
Öretmenlerin ses sağlığına özen göstermeleri gerektiğine de değinen Mamiş; “2024-2025 eğitim öğretim yılının değerli öğretmenlerimize hayırlı olmasını, gençlerimize, çocuklarımıza ve minik yavrularımıza da başarılı olmasını temenni ediyorum. Tabii her şeyin başı sağlıktır. Öğretmenlerimizin gerek mesleki olarak ayakta uzun süreli kalmak ya da oturması gerektiği durumda da uzun süreli oturması sakıncalıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonları açısından kalabalık ortama yeni öğrencilerin girmesi, farklı mikrobik ajanların aynı ortama girmesi gerek gençlerin gerek çocukların gerek diğer üniversite ortamındaki çalışanlar açısından büyük risk taşıyor. Haliyle sınıfların sıkça havalandırılması, çok sıcak tutulmaması ve çok ta serin olması için klimaların uzun süre açık kalmaması, oturacakları yerlerin klimanın tam karşısında olmamasına dikkat etmeleri, öğretmenlerimizin ders aralarında mümkün mertebe ılık suyu yudum yudum en az bir su bardağı içmelerini tavsiye ederiz. Ders anlatmak zorunda olan öğretmenlerimizin konuşmaya bağlı olarak ses tellerinde ödem dediğimiz şişkinliğin gelişmesi, ses tellerinde nodüllerin gelişmesi, benzer şekilde üst solunum yolu enfeksiyonları halsizlik, kırgınlık, eklem ağrıları, burun akıntısı ve hapşırık yapabilir. Öğretmenlerimiz uzun süreli ayakta da kalmasın, uzun sürelide oturmasınlar. Sürekli konuşmak yerine ders aralarında veya ders ortasında da zaman zaman öğrencilere hak vererek interaktif eğitim şeklinde o zamanın kendi lehine suskunluğa konulması sağlanmalıdır. Kahvaltılarını yapmalarına dikkat etmeleri, bel fıtığı olan öğretmenlerimizin ayakta uzun süre kalmaması gerektiği, ayakta uzun süre kalanlarda varis riskinin de arttığı varisleri olanlarında ayakta kalma süresi arttıkça varislerin daha da belirginleşip ilaçla değil, belki ameliyatla bile düzenlemeyecek düzelere gelebileceğini unutmamak lazım” dedi.
(STK-AKK-Y)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yerleşkede eylül ayı başında biçilen lavantalar, DPÜ Kimyasal Ürün Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde bulunan distilasyon cihazında buharının yoğuşturulması ve su ile ayrıştırılması işlemine sokularak yağı alındı.
DPÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Arif Özgür, Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ramazan Köse ve Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Feridun Karakoç, yağ çıkarma işlemini yerinde izleyerek çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Tavşanlı Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, ziyaretlerinden dolayı Rektör Yardımcısı Özgür ve Makine Mühendisliği Bölümü yönetimine, çalışmalarında kendilerine verdiği desteklerden dolayı DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’a teşekkür etti.
Yerleşkede oluşturdukları lavanta bahçesinin kampüse görsel bir güzellik katmasının yanı sıra yağını da çıkartarak ekonomik bakımdan okullarına gelir elde etmeyi amaçladıklarını bildiren Çelik, şunları kaydetti:
” Isparta, Burdur, Denizli gibi illerimizde daha yoğun lavanta ekimi yapılıyor. Kütahya’da yetiştirilen lavantalar, iklimsel koşullar nedeniyle daha geç hasat ediliyor ve görsel güzelliklerini daha uzun süre sunuyor. Elde ettiğimiz lavanta yağlarının analizleri sonunda, lavanta yağının baş ağrısı, kas ve eklem ağrılarını hafifleten, kaygı ve depresyon tedavisinde yatıştırıcı etki yapan, akne, yara izi, egzama, sedef gibi cilt sorunlarını tedavi edici, böcek ısırmaları, yanık ve kesik kaynaklı yaraları iyileştiren ve uyku kalitesini artıran bileşenler içerdiği belirlendi.”
Prof. Dr. Çelik, Kütahya’da görevli Dr. Abdullah Ayaz ile lavanta yağlarının psikiyatrik tedavilerde kullanımı konusunda işbirliği yaptıklarını sözlerine ekledi.
DPÜ Kimyasal Ürün Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi yetkilisi Prof. Dr. Cengiz Yenikaya ise Kütahya’da lavanta yetiştiren üreticilere yağ çıkarma hizmeti verdiklerini ve bu tür ürünler üzerinde daha ileri araştırmalar yapacaklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğrencilerin sağlıklı ve hijyenik beslenme şartlarında eğitim almasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, yetkililer gıda güvenliği, hijyen standartları ve gıda malzemelerinin tazeliğini titizlikle kontrol etti. Kuyucak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, çocukların sağlıklı beslenmesi için bu tür denetimlerin önemine dikkat çekerek, kontrollerin devam edeceğini duyurdu. Ayrıca, velilerin de okul kantinlerinde sunulan gıdaları takip etmeleri ve sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmeleri gerektiği vurgulandı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal belediyecilik uygulamalarıyla öğrencilerin yanında olan Manisa Büyükşehir Belediyesi, ‘Günaydın Çorbası’ ikramında bulunmaya hazırlanıyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’in öğrencilere sözü olan ‘Günaydın Çorbası’, 23 Eylül Pazartesi günü öğrencilere ikram edilmeye başlanacak. İkramlar, ilk olarak Celal Bayar Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi, Manisa Lisesi ve Ahmet Tütüncüoğlu Ortaokulu önü Gençlik Parkı, Celal Bayar Üniversitesi Uncubozköy Yerleşkesinde sunulacak. Öğrenciler günaydın çorbalarını, İlhan Varank Yerleşkesinde 2, Gençlik Parkı ve Uncubozköy Yerleşkesinde 1’er nokta olmak üzere 4 noktada saat 07.30’dan itibaren ücretsiz olarak alabilecekler. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“VARIN GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN”
Toplam 5 dolgu ve 1 kanal tedavisine 900 dolar (yaklaşık 20 bin TL) ödediklerini belirten çift, “Avustralya’da tek bir dolgu için 3000 dolar istediler. Varın gerisini siz düşünün” diyerek adeta nispet yaptı.
“HAYAT SİZE GÜZEL”
Kısa sürede çok saygıda etkileşim alan videonun altına “Hayat size güzel”, “Şaka gibi gerçekten”, “Tabi size göre hava hoş ablam”, “Ne güzel dünya”, “Hayat size güzel” şeklinde yorumlar yaptı.
Olgun KızıltepeHaberler.com – Turizm
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Telsiz cihazlarının patladığını teyit eden bir Hizbullah kaynağı, bazı patlamaların cihazlar otomobil içinde veya motosiklet üzerinde taşındığı sırada yaşandığını aktardı. Patlamalardan biri dünkü saldırıda ölen üç Hizbullah üyesi ve bir çocuk için yapılan cenaze töreni sırasında meydana geldi.
Devlete ait Lübnan Haber Ajansı (NNA) bugünkü yeni patlamalarda en az üç kişinin öldüğünü bildirdi. Reuters haber ajansı da bugünkü patlamalarda yüzlerce kişinin elleri ve karın bölgelerinden yaralandığını aktardı.
Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun bölgedeki muhabiri Beyrut’taki hastaneler önünde çok yoğun ambulans trafiği yaşandığını söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dünkü saldırılar üzerine yaptığı açıklamada, “İster sivil, ister silahlı grupların üyeleri olsun; cihazların kimin elinde olduğunu, bulundukları yeri ve çevresindekileri bilmeden binlerce kişinin eş zamanlı olarak hedef alınması uluslararası insan hakları hukukunun ihlalidir” ifadelerini kullanmıştı.
dpa,Reuters,AP/ MUK,ET
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA – Asrın felaketi sonrası Malatya’da depremzedeler için konteyner kent kuran Türkiye-Güney Kore Kültür İletişim Derneği üyeleri, depremzedelere çeşitli yardımlarda bulunarak vefa örneklerini devam ettirdi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrası ağır yıkım yaşayan illerden biri olan Malatya’ya yardım için koşanlardan biri olan Güney Koreliler, yaptırdıkları konteyner kent ile de depremzede vatandaşların yanında oldu. Yeşilyurt ilçesine bağlı Kaynarca Mahallesi’nde kurulan 200 konteynerin yer aldığı Malatya Korepck Geçici Konaklama alanı ziyaret eden Türk-Kore Kültür İletişim Derneği üyeleri depremzede ailelerle bir araya gelerek çeşitli hediyeler verdiler.
Buluşmada konuşan heyetin başkanı Guihwam Park, geçen yıl açılış töreni içinde Malatya’ya geldiklerini söyleyerek bu yıl da yine dernek üyeleri ile gelerek depremzede ailelerle bir araya gelmek istediklerini söyledi. Malatya’da olmaktan dolayı mutlu olduklarını da belirten Park, konteyner kentin yapımı sürecinde kendilerine destek veren tüm kurumlara da teşekkür etti.
Buluşmada Güney Kore Heyeti tarafından çocuklara hediye paketleri dağıtılırken ailelere de yine alışveriş çeki hediye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son iki günde Lübnan genelinde binlerce cağrı cihazı ve telsizin patlaması sonucu onlarca kişinin hayatını kaybetmesi ve binlerce kişinin yaralanmasının ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) acil toplanma kararı aldı.
Eylül ayı için 15 üyeli konseyin başkanlığını yürüten Slovenya’nın BM Büyükelçisi Samuel Zbogar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Lübnan’da militan grup Hizbullah’ı hedef alan çağrı cihazı patlamaları üzerine cuma günü toplanacağını bildirdi. Buna göre, BMGK acil oturumu cuma günü TSİ 22.00’de (yerel saatle 15.00) gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BM Genel Kurulu’ndaki oylamada 124 ülke İsrail’i 1967’den beri süren “yasa dışı” işgali sonlandırmaya çağırdı. Aralarında ABD, Macaristan ve Arjantin’in de bulunduğu BM üyesi 14 ülke metnin aleyhine oy kullanırken; Almanya ve İtalya ile beraber 43 devlet ise çekimser kaldı. Söz konusu metnin yasal bir bağlayıcılığı veya yaptırım gücü bulunmuyor.
Genel Kurul’da oylanan metnin ilk taslağı İsrail’i işgal ettiği topraklardan altı ay içinde çekilmeye çağırıyordu, daha sonra bu süre 12 ay olarak güncellendi. İsrail 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs’ü işgal etmişti. İsrail askeri 2005 yılında çekildiği Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’deki Hamas baskınının ardından tekrar girmişti.
İsrail: Utanç verici bir karar
Karara tepki gösteren İsrail’in BM temsilcisi, Büyükelçi Danny Danon, “Bu Filistin otoritesinin diplomatik terörünü destekleyen utanç verici bir karar. Hamas’ı kınamak ve 101 rehinenin salıverilmesini istemek yerine, Genel Kurul Hamaslı katilleri destekleyen Filistin otoritesinin müziği ile dans etmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı da Genel Kurul’un tutumunun “terörü cesaretlendirdiğini ve barış şansını azalttığını” savundu.
ABD Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield “barışa hizmet etmeyeceğini” savunduğu kararı kınayan bir açıklama yaparak “Metin diğer başka şeylerin yanı sıra bir terör organizasyonu olan Hamas’ın Gazze’deki kontrol ve etkisini görmezden geliyor” dedi.
Gazze Savaşı’nın başından beri hem Genel Kurul’da hem de BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail’e şiddeti durdurması çağrısı yapan birden fazla karar alındı ancak bunların karşılığı olmadı.
AFP,Reuters/ MUK,ET
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ayrıntılar Geliyor…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail basınındaki haberlere göre Gallant, İsrail’in kuzeyindeki Hayfa kenti yakınlarında bir hava üssüne yaptığı ziyarette “Ağırlık merkezi kuzeye kayıyor. Güçlerimizi, kaynaklarımızı ve enerjimizi kuzeye hareket ettiriyoruz.” dedi.
Gallant, “Savaşta yeni bir aşamanın başlangıcında olduğumuzu düşünüyorum. Uyum sağlamalıyız. Zaman içinde tutarlılık göstermeliyiz. Bu savaş büyük cesaret, azim ve ısrar gerektiriyor.” diye konuştu.
İsrail’in kuzeydeki saldırısının amacının tahliye edilen İsrail vatandaşlarının evlerine güven içinde dönmesi olduğunu savunan Gallant, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirleri unutmadıklarını savundu.
Lübnan genelinde son 24 saatte önce çağrı cihazları bugün de telsizlerde patlamalar meydana geldi. Lübnanlı yetkililer, patlamalardan İsrail’i sorumlu tutarken Tel Aviv yönetimi ise konuya dair sessizliğini koruyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel piyasalar ABD Merkez Bankası Fed’in faiz kararına odaklanmıştı. Fed faizi 50 baz puan indirerek yüzde 5.50’den yüzde 5’e indirdi. Mart 2020’den bu yana ilk faiz indirimi gerçekleştirilmiş oldu.
Ayrıntılar geliyor…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkentteki Beyrut Amerikan Üniversitesi Hastanesi’ne bugün telsizlerin patlaması sonucu yaralanan çok sayıda yaralı getirildi.
Lübnan askerleri, hastanenin otoparkında asfalta açılmış bir çukurda patlayıcı düzenekle tuzaklandığından şüphelendikleri bir cihazı kontrollü biçimde patlattı.
Lübnan’da Hizbullah unsurlarının kullandığı çağrı cihazlarında dün yaşanan eş zamanlı patlamaların ardından bugün de telsizlerde patlamalar yaşandı.
Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde Hizbullah unsurlarının kullandığı çağrı cihazlarının patlatılması sonucu ikisi çocuk 12 kişinin hayatını kaybettiğini, 300 kadarı ağır yaklaşık 2 bin 800 kişinin yaralandığını açıkladı.
Lübnan genelinde, telsizlerin patlaması sonucu 12 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin yaralandığı bildirildi.
Lübnan Hizbullahı dünkü patlamalardan İsrail’i sorumlu tutmuş ve karşılık verme tehdidinde bulunmuştu. Tel Aviv yönetimiyse saldırılara ilişkin sessizliğini koruyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Polonya’da Boris fırtınasıyla mücadele sürüyor. Fırtınanın beraberinde getirdiği şiddetli yağış ve sellerden etkilenen bölgelerde çalışmalar devam ediyor. Polonya Silahlı Kuvvetler Genel Komutanı Marek Sokolowski, Wroclaw’da düzenlediği Kriz Merkezi toplantısında sellerden etkilenen bölgeleri gözetlemek için Bayraktar SİHA’ları kullandıklarını ifade etti. SİHA’ların yerel saatle 09.00-21.00 arasında uçuş gerçekleştirdiğini belirten Marek Sokolowski, ordunun sel nedeniyle yürüttüğü faaliyetlerin Polonya- Belarus sınırını koruma operasyonuna herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını belirtti.
Bazı temel gıda ve ihtiyaç maddelerine fiyat sınırlaması gelebilir
Polonya Başbakanı Donald Tusk ise aynı toplantıda yaptığı açıklamada, fırsatçıların insanların trajedilerinden faydalanarak bazı ürünleri sel öncesine göre fahiş fiyata sattığına ilişkin haberlerin kendilerine ulaştığını vurguladı. Başbakan Tusk, ihtiyaç durumunda bazı temel gıda ve ihtiyaç maddelerine fiyat sınırlaması getirebileceklerini, bunun için hukuki araçlara sahip olduklarını söyledi.
Tahliyeden sonra yağmacılar ortaya çıktı
Polonya’nın güneyindeki Yukarı Silezya, Aşağı Silezya, Lubuski ve Opole bölgelerinde etkili olan aşırı yağış ve sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı 8’e yükselirken, bugün Lewin Brzeski kasabasının yüzde 90’ının sular altında kaldığı bildirildi. Su seviyesinin 2 metreyi bulduğu kentte tahliye çalışmaları devam ederken, selin vurduğu bölgelerde yağmacılar ortaya çıktı. Halkın evlerinden tahliye edilmesini fırsat bilen bazı kişilerin dışarıdan hırsızlık amacıyla bölgeye geldiği belirtilirken, polis Lewin Brzeski’ye çalıntı araçla hırsızlık yapmaya gelen 2 kişiyi gözaltına aldı.
Wroclaw ve Opole şehirlerinde su baskınları bekleniyor
Boleslaw kasabası yakınlarındaki Trzebien köyünde sel sularına kapılan 2 ABD askeri ise itfaiyeciler tarafından kurtarılırken, aşırı yağışlar nedeniyle taşan nehir sularının önümüzdeki saatlerde Wroclaw ve Opole şehirlerinde su baskınlarına yol açması bekleniyor. Oluşacak zararı en aza indirmek için yetkililer ile kent sakinlerinin zamanla yarışı sürerken, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de yarın Wroclaw kentine geleceği duyuruldu. Hükümet selden etkilenen bölgelere yardım ve onarım için bütçeden ayrılan payı 2 milyar zlotiye (470 milyon euro) çıkardı. Selden etkilenenlerin ev kredilerini ise 12 ay boyunca devletin ödeyeceği açıklandı.
Avrupa’da toplam can kaybı 24’e yükseldi
Boris Fırtınasının vurduğu Çekya’da ise 1 kişinin daha cansız bedeninin bulunmasıyla hayatını kaybedenlerin sayısı 4’e yükseldi. Polis, Pazar günü fırtınadan etkilenen Kobyla nad Vidnavkou kasabasında sel sularına kapılan 70 yaşındaki bir kadının cansız bedenine ulaştıklarını aktardı. Fırtına nedeniyle Romanya’da 7, Avusturya’da da 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle Avrupa genelinde toplam can kaybı 24’e ulaştı. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaşadığı mezrada üç yıldır ücretli öğretmen olarak görev yapan Şahin Aydın, üçüncü sınıfa başlayan ve akrabası olan tek öğrencisini geleceğe hazırlamak için her gün 08.00’de evden alıyor.
Gün boyunca öğrencisiyle okulda vakit geçiren öğretmen Aydın, öğrencisine hem öğretmenlik hem de arkadaşlık yapıyor.
“KEŞKE SINIF ARKADAŞIM OLSAYDI”
Hasret Aydın, tatil süresince okulunu ve öğretmenini çok özlediğini belirtti.
REKLAM
Okula başladığı için mutlu ve heyecanlı olduğunu belirten Aydın, şunları söyledi: “Sabah uyandığımda kahvaltımı yapıyorum. Okula gitmem için annem beni hazırlıyor, saçımı tarıyor. Öğretmenim beni evden alıyor ve okula gidiyoruz. Okulumu çok seviyorum. Bütün günümüz öğretmenimle geçiyor. Bu sene de okula yalnız devam edeceğim. Keşke sınıf arkadaşım olsaydı. Onunla beraber saklambaç ve voleybol oynardım. Beraber ders çalışıp ip atlardık.”
“YERİ GELDİĞİNDE AĞABEYİ, ARKADAŞI OLUYORUM”
Üç senedir okulda Hasret’e eğitim verdiğini anlatan öğretmen Aydın, en ücra noktalarda bile eğitim ve öğretimin ihmal edilmediğini vurguladı.
Hasret’in geleceği için elinden geleni yaptığını dile getiren Aydın, şunları kaydetti: “Hasret ile üçüncü yılımız olacak. Tek başına olmanın avantajları ve dezavantajları var. Hasret’in sıkılmaması için elimden geleni yapıyorum. Sınıfta arkadaşı olmadığı için yeri geldiğinde ağabeyi, arkadaşı oluyorum. Teneffüslerde birlikte top oynuyoruz. Evden alıp, evine bırakıyorum. Normalde bir öğrenci için okul açılmaz. Devletimiz bir öğrencinin bile geleceğine önem veriyor. Okulumuzun bakımı, ısınma sorunu, kitapları, her şeyiyle ilgileniliyor. Bir öğrencinin geleceğine değer veren, bütün toplumun geleceğine önem verir. Ülkemizin en ücra noktasında bile devletimiz bütün imkanlarını seferber ediyor. Allah devletimize zeval vermesin.”
“ÜLKEMİZDE EĞİTİME VERİLEN ÖNEMİ GÖREBİLİYORUZ”
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan baba Ramazan Aydın da “Ülkemizde eğitime verilen önemi görebiliyoruz. Devletimiz, Hasret için elinden geleni yapıyor. Bir öğrenci için öğretmen atanıyor. Destekler esirgenmiyor. Devlet büyüklerimize, Valimize ve Kaymakamımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUTUKLANDI
İzmir’de bir sokak röportajında Instagram’ın erişime engellenmesini eleştiren Dilruba Kayserilioğlu, 12 Ağustos’ta tutuklandı. ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama’ ve ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamaları yöneltilen Kayserilioğlu’nun tutukluluğuna avukatı Hüseyin Yıldız, itiraz etti. Ancak itiraz reddedildi. İkinci kez yapılan bir itiraz üzerine Dilruba Kayserilioğlu’nun ‘hakaret’ suçlamasından tutukluluğu kaldırıldı ve yurt dışı yasağı getirildi.

SERBEST BIRAKILDI
‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla tutukluluğu süren Dilruba Kayserilioğlu’nun serbest bırakılması için tekrar itiraz edildi. Bu son itiraz üzerine Kayserilioğlu tahliye edildi. Dilruba Kayserilioğlu’nun avukatı Hüseyin Yıldız da durumu sosyal medyadaki hesabından şu sözlerle duyurdu: Yapmış olduğumuz itiraz kabul edilmiş ve müvekkilimiz Dilruba Kayserilioğlu tahliye edilmiştir.

ÖZGÜR ÖZEL CEZAEVİNDE ZİYARET ETMİŞTİ
Öte yandan CHP lideri Özgür Özel, dün Kayserilioğlu’nu cezaevinde ziyaret edip, ardından açıklamalarda bulunmuştu.
“AĞLAYARAK GÜNLÜKLERİNE YAZSINLAR”
Kayserilioğlu, Fatih Portakal’ın youtube kanalında yapıtğı açıklamada ‘geri zekalı’ ifadesini üzerine alınanlardan özür dilemeyeceğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
“Dediğim şuydu; bir fikrin ucu sonucu nereye gidecek diye düşünmeden üstüne giden herkes geri zekalıdır. Bunu sadece AKP’liler üstüne alındıysa bu benim değil, onların problemidir. AKP’lilere burada sesleniyorum, neden üstünüze alındınız, geri zekalı olmayanlar alınmadı üstüne. Üstüne kim alındıysa psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ya bir papatya çayı içsinler ya da ağlayarak günlüklerine yazsınlar. Üstüne alınan hiç kimseden özür dilemiyorum.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSRAİL TÜM PAGER CİHAZLARA SIZDI
Lübnan resmi ajansı NNA’ya göre, İsrail’in “pager” isimli çağrı cihazlarına sızıp patlatması sonucu çok sayıda Lübnanlı yaralandı. NNA’da yer alan haberde, “Beyrut’un güney banliyöleri ile Lübnan‘ın birçok bölgesinde benzeri görülmemiş düşmanca bir güvenlik olayı yaşandı. İsrail tarafından yüksek teknoloji kullanılarak pager sistemleri patlatıldı ve çok sayıda yaralı olduğu, yaralıların hastanelere nakledildiği bildirildi.” ifadeleri kullanıldı.

ÇOK SAYIDA YARALI VAR
Lübnan‘da bazı çağrı cihazlarının, sahiplerinin üzerindeyken patladığı anlar sosyal medyaya yansıdı. Görüntülerde, çağrı cihazlarının sinyal vermesiyle sahipleri tarafından ellerine alındığı ve bu esnada infilak ettiği fark ediliyor. Yaralanan çok sayıda kişinin Hizbullah mensubu olduğu kaydedildi. Lübnan Sağlık Bakanı Firas el-Ebyad, “Ülkenin farklı bölgelerinde çağrı cihazlarının patlaması sonucu yüzlerce kişi yaralandı.” dedi.

TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARI GÖREVE ÇAĞRILDI
Lübnan Sağlık Bakanlığı, acil servislere gelen yüksek sayıda yaralılarla ilgilenmek için tüm sağlık çalışanlarına görev yaptıkları sağlık merkezine gitmeleri talimatı verdi. Lübnanlılardan kan bağışı yapmalarını talep eden Sağlık Bakanlığı, yollarda ambulanslara öncelik verilmesi çağrısı yaptı.
ÇAĞRI CİHAZI KULLANMAYIN ÇAĞRISI
Sağlık Bakanlığı, personelinden ve vatandaşlardan çağrı cihazları kullanmamasını istedi. Başkent Beyrut sokaklarında onlarca ambulansın hareketliliği gözlemlenirken Lübnan askerleri de kentteki kaos ve trafikteki yoğunluğu ortadan kaldırmak için caddelerde konuşlandı.

8 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 2800 YARALI VAR
Lübnan Sağlık Bakanlığı, “Çağrı cihazlarının patlaması sonucu ülke genelinde 8 kişi hayatını kaybetti, 2800 kişi yaralandı” açıklamasında bulundu.
PATLAMALAR 30 DAKİKA DEVAM ETTİ
Lübnan’ın başkent Beyrut’un güney banliyölerinde, pek çok ambulansın bölgeye intikal ettiği görülürken, Hizbullah üyeleri ile sivil Lübnanlılar, patlamaların yaklaşık 30 dakika devam ettiğini belirtti.

PATLAMALAR, NETANYAHU’NUN GÜVENLİK YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞTÜĞÜ SIRADA YAŞANDI
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Lübnan’da meydana gelen patlamalar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’da Hizbullah ile gerilim artarken güvenlik güçleri yöneticileriyle üst düzey bir güvenlik görüşmeleri yaptığı sırada meydana geldi. Üst düzey güvenlik görüşmeleri, İsrail’in dün gece güvenlik kabinesininyaptığı toplantıda, savaş hedeflerini Hizbullah’ın attığı roketlerle ağır hasar gören kuzey sınırındaki kasabalardan tahliye edilen on binlerce İsraillinin geri dönüşünü de kapsayacak şekilde genişletme kararını onaylamasından birkaç saat sonra yapıldı.

“HİZBULLAH, İSRAİLLİ GÜVENLİK YETKİLİSİNİ ÖLDÜRECEKTİ ENGELLEDİK”
İsrail iç güvenlik teşkilatı, Hizbullah’ın önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği bildirilen eski bir üst düzey İsrailli güvenlik yetkilisini öldürme girişimini engellediğini açıkladı. Şin Bet yaptığı açıklamada, “Kamera ve Lübnan’dan Hizbullah tarafından aktive edilmesini sağlayacak bir mekanizma ile donatılmış patlayıcı bir cihaz” bulduğunu söylerken cihazı Hizbullah ile ilişkilendiren bir kanıt sunmadı.
HİZBULLAH: KARŞILIK VERECEĞİZ
Lübnan Hizbullahı, ülke genelinde mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının patlamasından İsrail’i sorumlu tutarak bu saldırıya karşılık vereceğini duyurdu. Lübnan Hizbullahı, yaptığı yazılı açıklamada, “yürüttükleri araştırma ve ellerindeki bilgilerin ışığında ülke genelinde sivilleri de hedef alan çağrı cihazlarının patladığı saldırıdan tamamıyla İsrail’i sorumlu tuttuğunu” kaydetti. Açıklamada, İsrail’in “bu günahkar saldırı için ister beklesin ister beklemesin hakkı olan cezayı alacağı” belirtildi.
İRAN’IN BEYRUT BÜYÜKELÇİSİ DE YARALILAR ARASINDA
İran’ın Beyrut Büyükelçiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Büyükelçi Mojtaba Amani, hafif yaralandı ve genel durumu iyi” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Talatpaşa Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde karşılaşan, aralarından henüz bilinmeyen nedenle husumet bulunan iki akraba grup arasında kavga çıktı.
Kavganın büyümesi üzerine silahlarla karşılıklı ateş açıldı.
Silahlı kavgada yaralanan 3 kişi sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kurşunların isabet ettiği park halindeki bir minibüste hasar meydana gelirken olaya ilişkin 1 şüpheli gözaltına alındı.
Polisin olay yerindeki incelemeleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Germiyan Konağı’nda (TÜGVA) düzenlenen programa kadınlar yoğun ilgi gösterdi. AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları Başkanı Esra Özbek Balcı yaptığı konuşmada, “AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları Başkanlığı olarak düzenlemiş olduğumuz Mevlit Kandili programımıza Kütahya’mızın tüm mahallelerinden gelip burada bizi yalnız bırakmayan, bizim milli birlik ve beraberliğimizin yeniden kuvvetlendiği, birleştiği bu manevi atmosferde bulunan tüm kardeşlerimize teşekkürlerimi ifade ediyorum. Katılamayan, dualarıyla teşrif eden tüm kardeşlerimize de yeniden teşekkürlerimi ifade ediyorum. İnsanlara insanlığı öğreten, bütün insanlığa sevgiyi, muhabbeti, vicdanı öğreten yüce Peygamberimizin dünyaya teşriflerinin müjdecisi olan Mevlid Kandili’nin tüm İslam alemine, tüm insanlığa huzur ve barış getirmesini temenni ediyor, her şeyin başında Filistin halkının, Doğu Türkistan’ın, Arakan’ın ve daha sayamadığım binlerce, yüzlerce kanı akan İslam coğrafyasının kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Bak: Sporda ortaya konulan başarı, dünya çapında(2)
Gençlik ve Spor BakanıOsman Aşkın Bak, AK Parti’nin ‘Türkiye Buluşmaları’ programının ardından EdirneMeriç Nehri’nde düzenlenen Balkan Kürek Şampiyonası’nda dereceye giren sporculara ödüllerini verdi. Bakan Bak, daha sonra esnaf ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından Bakan Bak Şükrüpaşa Atletizm Sahası’nda ‘Okuldan Spora ve Mahalle Ligi’ projesi lansmanına katılıp sporcularla bir araya geldi. Pehlivanların yağlı güreşlerini izleyen Bak, Vali Yunus Sezer’in de takımda yer aldığı oyuncularla futbol oynadı. Öğrencilerle basket atıp, voleybol oynayan Bak, diğer branşlardaki sporcuların aktivitelerini de izledi. Bak, Gençlik Merkezi’nde de sporcularla bir araya geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YAPICIOĞLU: AHMAĞA ANLATIR GİBİ SÖYLEDİM, ANAYASA’DA 4. MADDE OLMASIN
Yapıcıoğlu, şunları söyledi: “Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim, buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz, anayasanın 4’üncü maddesi olmasın diyoruz.Kameraya bakarak söyleyeyim bir daha. Anayasa’nın 4. maddesi olmasın diyoruz.

“DİĞER MADDELERİ BERABER YAZALIM”
Anayasa’da değiştirilemez maddeler olması demek, bütün değiştirilemez dediğiniz maddelerin hepsini değiştirelim anlamında değildir. Anayasa’nın 4. maddesine karşıyız. Tamam mı anladınız mı. 4. madde gelecek nesillerin iradesine ipotek koymaktır. Diğer maddeleri oturalım beraber yazalım. İlk 4 madde değil, 4. madde.
ANAYASA’NIN 4. MADDESİ
MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraçhane Parkı’nda toplanan katılımcılar, İsrail aleyhine slogan attı.
Programda, yatsı namazının ardından Filistinliler için kunut duası ve Kur’an-ı Kerim okundu.
Gazze Dayanışması Platformunun yöneticilerinden Necmeddin Irmak, burada yaptığı konuşmada, İsrail’e karşı yapılan boykotun devam ettirilmesinin önemini anlattı.
Irmak, Gazze’de yapılan mücadelenin Allah’ın ve Hz. Muhammed’in gösterdiği yolda ilerlemek anlamına geldiğini dile getirerek, “Dünyanın bütün halkları, Ayşenur Ezgi Eygi gibi cesur olanlar, Filistin’e ve Filistin’de katledilenlere sahip çıkma noktasında ayağa kalktılar.” dedi.
Bu mücadelenin sürekli olması halinde başarılı olunacağına işaret eden Irmak, “Bu mücadele sadece Filistin’i ve Gazze’yi ilgilendiren bir mücadele değil. Dolayısıyla kendimizi bu mücadeleye hazırlamamız gerekli. Tarihin bu yeni akışına karşı kendimizi hazırlamalıyız. Gazze’de kardeşlerimiz üzerlerine düşen görevi yapıyorlar. Onlar kendi sorumluluklarını yerine getirirken, biz de kendi sorumluluklarımızı yerine getirmek için, şöyle dönüp kendimize bakmamız lazım.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR Kulübü, Konyaspor maçının ardından yaptığı yazılı açıklama ile hakem hatalarına tepki gösterdi.
Samsunspor, 1-0 kaybedilen Konyaspor maçı sonrası resmi sosyal medya hesabından yazılı açıklama yaparak hakem kararlarına tepki gösterdi. Kulüpten yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Geçtiğimiz sezon yaşadığımız hakem hatalarının, bugünkü müsabakada da devam ettiği ve tekrarlandığı görülmektedir. Tartışmaya açık olmayacak kadar bariz penaltı pozisyonları görmezden gelinmiştir. Açık bir şekilde, verilen ve verilmeyen hatalı kararlar sonucunda takımımız ve teknik ekibimizin tüm çabaları boşa gitmiştir. Geçtiğimiz sezonda yaptığımız çağrıyı yineliyor; temiz, adil ve eşit futbolu, tüm takımlar için ayrım yapmaksızın talep ediyoruz. Kulübümüz, bundan sonraki müsabakalarda da benzer konuların takipçisi olacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Uygun, bir hata sonucu yedikleri golle geriye düştüklerini dile getirerek, “Rey Manaj’ın ateşi gece 38-39 derece oldu. Kendisine oynaması halinde sakatlık yaşama ihtimalinin olduğunu söyledim. Ama özveriyle oynaması halinde sonucunda kendisine ihtiyacım olduğunu söyledim.” dedi.
Takıma yeni katılan 5 transferin yaklaşık 3 aydır idmansız olduğunu belirten Uygun, “İşte bugün oyuna soktuğum zamanda idmansızlıklarını görebiliyorsunuz. Bununla beraber sakatlıkları olan 6 futbolcumuz vardı. Süreç içerisinde yaşayabileceğimiz bütün şanssızlıkları yaşadık.” diye konuştu.
Maçta Rey Manaj’ın sakatlığı sonrasında Keita Balde’nin de kırmızı kart gördüğünü anımsatan Uygun, şunları kaydetti:
“Orada Balde’nin belki ligimizi tanımaması, golden sonra karın kaslarını göstermek mi istedi, anlamadım bende… Ama yine de üçüncü golü attık ve devamında bir gol yiyerek Gaziantep FK gibi çok güçlü, kaliteli ayakları olan ve iyi bir kadroya karşı kazanmasını bildik. Bu kadar handikabın içerisinde futbolcu kardeşlerimi bu maça hazırlanmıştık. Kazanması bildik. En çok sevindiğim taraf da arzuladığım, istediğim, hayal ettiğim taraftarımız bugün tribündeydi ve takımını destekledi. O desteğin sonucunda 3 puan almayı bildik. Gerçek Sivasspor taraftarlarına, şehrin markası olan Yiğidolara, takımın formasını gönülden seven Sivaslılara armağan olsun.”
Rey Manaj 3 hafta yok
Bülent Uygun, karşılaşmada sakatlanarak oyundan çıkan Rey Manaj’ın 3 hafta sahalardan uzak kalacağını ifade etti.
Rey Manaj’ın sakatlığının takımı 3 haftada yoracağını anlatan Uygun, “Onunla beraber de Keita Balde’nin oynamayacak olması… Koita da 3 aydır idmansız. Böyle olunca bayağı bir sıkıntı yaşıyoruz. Eldeki kadromuz çok dar, ligin en dar kadrosuna sahibiz. Kalan haftaları en güzel şekilde devam ettirip galibiyetler serisine inşallah devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Keita Balde’nin formasını çıkarttıktan sonra kırmızı kart görmesini de değerlendiren Uygun, şunları kaydetti:
“Aslında adaletsizliği sistem yapıyor. Futbolun içerisinden gelenler bu işi yapmadıkları için, kural koyucu olmadıkları için… Kimine göre olmayacak yerdeki sarı kartı veriyorsun. Bir forma çıkarttı, nihayetinde giyiyorsun gol sevincinde yaşadığın bir şey. Bırakın sevinsin, insanlar artık golden sonra sevinemez oldu. VAR’ı bekle, VAR’daki karar versin, oradaki dönsün buraya gelsin. 3 dakika boyunca sevineceğiz diye bekliyoruz, 3 dakika sonra gol diyorsun sevinç bitti.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Borçka ilçesi Çifteköprü köyü Cankurtaran mevkiinde yapımı planlanan Konaklamalı Mesire Alanı Projesi’ne karşı çıkan köylüler, 3 Eylül günü alana iş makinelerinin gelmesini protesto etti. İş makineleri indirilirken köylüler ile özel şirketin yetkilileri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle yüklenici şirket yetkililerinden Muhammet U. (42) tabancayla ateş etti. Kurşunların isabet ettiği köylülerden Gökhan Koyuncu (38), Reşit Kibar ve Ersan Koyuncu (36) yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin ilk müdahalede bulunduğu 3 yaralı, ambulanslarla HopaDevlet Hastanesi’ne sevk edildi. Ameliyata alınan yaralılardan Reşit Kibar kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, tabancayla ateş açan Muhammet U. ile suç aleti ruhsatlı silahın sahibi şirket çalışanı Fikret M. (41) gözaltına alındı. Adliyeye çıkartılan şüphelilerden Muhammet U. tutuklanırken, Fikret M. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yaşanan olayların ardından Muhammet U.’nun ağabeyine ait kereste atölyesinin kundaklanması olayıyla ilgili yeniden gözaltına alınan Yıllar K. ve Mutlu A., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. – ARTVİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne’de düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” programına katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti’nin gücünü milletten aldığını ve “milletin partisi” olduğunu belirterek, vatandaşların talepleri doğrultusunda hizmet etmeye devam edeceklerinin altını çizdi. Bakanlık olarak gençlere yönelik yatırımlar yapmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Bak, geleceğin teminatı olan gençlerin Türkiye’nin gücüne güç katacağını vurguladı. Üniversitelerde 2024-2025 eğitim öğretim yılının başlayacağına değinen Bak, “180 bin olan yurt kapasitesini 980 binlere taşıdık. Gençlerimize sabah kahvaltısı ve akşam yemeğini ücretsiz olarak devletimiz sağlıyor. Büyük bir barınma gücüne sahip Kredi Yurtlar Kurumunu yönetiyoruz” dedi.
“Yurtlarımız birçok afette milletimizin hizmetinde oldu”
Kredi Yurtlar Kurumu’nun birçok afette milletin hizmetinde olduğunun altını çizen Bakan Bak, Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaklaşık 1,5 milyon kişinin yurtlarda misafir edildiğini söyledi. – EDİRNE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YANGINLAR 100 BİN DÖNÜMDEN FAZLA ALANI KÜL ETTİ
Kaliforniya Ormancılık ve Yangından Korunma Departmanı (CAL FIRE) verilerine göre, Los Angeles’ın doğusundaki Angeles Ulusal Ormanı’nda 8 Eylül’de başlayan “Bridge” yangını hızla yayılarak Los Angeles ve San Bernardino County’yi tehdit ediyor. Bu yangın, Mountain High Kayak Merkezi’ne de ulaştı. Yangın nedeniyle Mount Baldy ve Wrightwood köylerinde en az 33 ev alevlere teslim olurken, 2 bin 500 yapının ise risk altında olduğu belirtildi. Şu ana kadar 49 bin dönümden fazla alanın kül olduğu ifade edildi.
5 İTFAİYECİ VE 2 SİVİL YARALANDI
5 Eylül’de başlayan “Line” yangını, 34 bin 729 dönüm alana yayıldı ve yalnızca yüzde 14’ü kontrol altına alınabildi. Eyaletteki diğer büyük yangınlardan biri olan “Airport” yangını ise 9 Eylül’de Orange County’de başladı ve Riverside County’ye yayıldı. Bu yangın şu ana kadar 22 bin 376 dönümlük alanı kül etti, 10 bin 500 yapıyı tehdit ediyor ve 5 itfaiyeci ile 2 sivilin yaralandığı bildirildi. Yangınlarla mücadele için 51 yangın söndürme helikopteri, 9 uçak, 520 itfaiye aracı, 75 buldozer ve 141 su tankeri kullanılıyor. Ayrıca, San Bernardino polisi, yangınları çıkardığı şüphesiyle 34 yaşındaki bir adamı gözaltına aldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YAGİ TAYFUNU’NDA CAN KAYBI 254’E YÜKSELDİ
Güney Asya ülkelerinde etkili olan Yagi Tayfunu, Vietnam’da bilançoyu ağırlaştırıyor. Hükümete bağlı afet yönetim kurumundan yapılan açıklamada, şiddetli yağış ve toprak kaymaları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısının 254’e yükseldiği, 820’den fazla kişinin yaralandığı, 82 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Arama çalışmalarının devam ettiği aktarıldı.

YÜZ BİNLERCE ÇOCUK TEMİZ SU VE SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞEMİYOR
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’ndan (UNICEF) yapılan açıklamada ise yüz binlerce çocuğun temiz su, sanitasyon ve sağlık hizmetlerine erişimden yoksun olduğu ifade edildi. Okulların hasar görmesi ve elektrik, su kesintilerinden etkilenmesi nedeniyle yaklaşık 2 milyon çocuğun eğitim, psikososyal destek ve okul beslenme programlarına erişiminin olmadığı aktarıldı.

Tayfun nedeniyle Tayland’da en az 33, Myanmar’da ise 19 kişi hayatını kaybetti. Meteoroloji uzmanları, şiddetli yağışların bölgede ay sonuna kadar etkili olacağı uyarısında bulundu.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, alemlere rahmet olarak gönderilen ve adına naatlar yazılan, övgüler söylenen, mevlitler okunan Hz. Muhammed’in dünyaya teşrif ettiği günü simgeleyen Mevlid Kandili’ni 14 EylülCumartesi günü idrak edeceklerini dile getirdi. Büyükkılıç, “İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen, örnek şahsiyeti adına övgüler söylenen, naatlar yazılan, mevlitler okunan son Peygamber Hz. Muhammed’in dünyayı şereflendirdiği gecenin tüm insanlık için hayırlara ve berekete vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” ifadelerinde bulundu.
Başkan Büyükkılıç, Hz. Muhammed’in doğduğu günü temsil eden Mevlid Kandili’nin önemine değinerek, mesajında şunları söyledi:
“Yeryüzünde karanlığın, zulmün kol gezdiği günümüzde belki de insanlık için en elzem ve en ihtiyaç duyulan sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in sevgi ve saygı dolu örnek yaşamını, mucize dolu, rahmet dolu doğumunu ve emaneti olan İslam dini ile Kur’an-ı Kerim’i en fazla anmak ve anlamak durumunda olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Dilerim bu önemli ve müstesna günü insanlık olarak layıkıyla idrak eder, anar ve anlarız, huzura kavuşuruz. Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen sevgili peygamberimizi hadisleri ve sünnetleri ile örnek almamızı ve bu geceyi layıkıyla ihya etmemizi Cenab-ı Allah’tan diliyorum. Tüm İslam aleminin mübarek Mevlid Kandili’ni tebrik ediyorum.” – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mesajında tüm İslam aleminin Mevlid Kandili’ni kutlayan Başkan Palancıoğlu, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (SAV) doğduğu bu mübarek geceyi kutlamanın sevinci içerisinde olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) dünyaya teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili’ni idrak etmenin mutluluğu içerisindeyiz. Dünyaya teşrifleriyle insanlığa iyiyi ve güzeli öğütleyen Hz. Peygamberimizin Kur’an’a dayanan güzel ahlakını örnek almalı, O’nun sünnetini kendimize rehber edinmeliyiz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla bir arada yaşamak için O’nu iyi tanımalı ve iyi tanıtmalıyız. Toplumsal birlik ve beraberliğin, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın arttığı, manevi güzelliklerin çoğaldığı bu mübarek kandil gecesinde, Efendimizi (SAV) daha iyi tanımak ve anlamak için gayret etmeli; sabır, kerem ve cömertliğini, merhametini, güzel ahlakını rehber edinmek için O’nun mesajlarını her yönüyle doğru anlamalıyı hedeflemeliyiz. Dürüstlüğü, yetimi kollamayı, akrabalık bağlarına riayet etmeyi, emanete hıyanet etmemeyi, güzel ahlaklı olmayı öğütleyen Peygamberimizin (SAV) sünneti ışığında yaşamalıyız. Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı bu mübarek gecenin, tüm İslam coğrafyasına huzur, barış, kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Bu duygularla tüm İslam aleminin mübarek Mevlid Kandili’ni kutluyor; dualarımızın kabul ve makbul olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.” – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Hava Yolları’nın uçağıyla İstanbul Havalimanı’na getirilen Eygi’nin cenazesi, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Ayşe Sözen Usluer tarafından karşılandı.
İstanbul Havalimanı VİP Terminali’nde düzenlenen törende, Eygi’nin Türk bayrağına sarılı naaşı, askeri manga tarafından alana getirildi.
Tören, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Mehmet İlker Haktankaçmaz, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, AK Partili ilçe belediye başkanları Tevfik Göksu, Mevlüt Öztekin, Bünyamin Demir ve ilgililerin katılımıyla yapıldı.
Prof. Dr. Arpaguş’un dua okumasının ardından tören sona erdi.
Aydın’a defnedilecek Eygi’nin naaşı, İstanbul Havalimanı’ndan uçakla İzmir’e gönderildi.
Bu arada, İstanbul Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Valimiz Davut Gül, hemşehrilerimizle birlikte Filistin’de soykırımcı İsrail askerlerinin şehit ettiği vatandaşımız Ayşenur Ezgi Eygi’nin naaşını İstanbul Havalimanı’nda karşıladı. Eygi’nin naaşı, düzenlenen törende dualarla İzmir’e uğurlandı.” ifadelerine yer verildi.
İsrail askerlerinin aktivist Eygi’yi öldürmesi
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’da barışçıl bir gösteri sırasında katılımcıların üzerine ateş açmış, Filistinlilere destek amacıyla gösteriye katılan ve ABD vatandaşlığı da bulunan Eygi, başından vurularak ağır yaralanmıştı.
Filistinlilere ait bir hastaneye kaldırılan Eygi, 6 Eylül’de müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçiliği ve Kudüs Başkonsolosluğu tarafından yürütülen işlemlerinin ardından Eygi’nin naaşı, Tel Aviv’den Bakü’ye getirilmişti.
Filistin topraklarının İsrail tarafından işgaline karşı barışçıl ve sivil yöntemlerle Filistinlilere destek veren Uluslararası Dayanışma Hareketi gönüllüsü insan hakları aktivisti olan Eygi, 2003’te İsrail buldozeri tarafından ezilerek öldürülen ABD vatandaşı Rachel Corrie de aynı harekete mensuptu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nin Şarköy ilçesi açıklarında 11 Eylül 2024 tarihinde saat 19.15’te bir gemi kaptanı, Sahil Güvenlik Komutanlığına ve Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığına yaptığı ihbarda Ganesh Govind isimli bir personelinin kayıp olduğunu bildirdi. En son saat 10.40’ta görülen şahsın gemide olmadığı fark edilince, arama kurtarma faaliyetleri başlatıldı. Aramaların ikinci gününde Şarköy Sahil Güvenlik Karakolu Komutanlığı, Marmara Denizi’nde çalışmalarına aralıksız devam ediyor. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Canbolat mesajında, ” İslam Dini’nin çağlar üstü ve evrensel mesajını bizlere ulaştıran, insanlığa lütuf, rahmet ve güzel ahlak timsali, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in dünyaya teşriflerinin yıldönümü olan “Mevlid Kandili”ni idrak etmenin huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Mevlid Kandili insanı insan yapan bütün güzelliklerin odağı, yüce şahsiyet Hz. Peygamber’in doğumunu idrak ettiğimiz; onun hayatımızı aydınlatan insanlık ve merhametini, insaf ve adaletini, kerem ve cömertliğini kısaca insanlığa sunduğu değerleri anlayıp hayatımızı onun yüce ahlakıyla güzelleştireceğimiz bir yenilenme fırsatıdır. Kardeşliğin, sevginin, rahmetin, merhametin timsali, yoksulların, yetimlerin, yolda kalmışların, mazlumların, tüm yaratılmışların en sevgilisi, güzel ahlakın tamamlayıcısı Resulü Kibriya Efendimizin doğum günü olan bu mübarek gecenin, tüm insanlığa sağlık, huzur, mutluluk ve aydınlık getirmesini diliyorum. Binlerce yıllık geçmişe uzanan insanlık tarihinde peygamberler silsilesinin sonuncusu, barış dini İslam’ı müjdeleyen Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam olmuştur. Üstad Necip Fazıl’ın; ‘Sen, mukaddes hedef; Haktan gelen aşkın hedefi!, Sen, en ileri rütbe; Allah’ın Sevgilisi olmak mertebesi!, Sen, en güzel insan; güzeller güzeli insanoğlunun en güzeli!’ mısralarında ifade ettiği gibi O, insanların en hayırlısı idi, herkesin güvendiği Muhammed-ül Emin’di; Allah’ın insanlar arasından seçtiği doğruluk timsaliydi, güzel ahlakıyla, engin hoşgörüsüyle, adaletiyle, merhametiyle, mütevazılığıyla bütün insanlığa kucak açan örnek bir şahsiyetti.
Sözleri, hadisleri, ahlakı ve güzide yaşantısıyla tüm insanlığa örnek mesajlar veren O Yüce Peygamberin dünyaya teşrifinin yıldönümünde, körelmeye başlamış hassasiyetlerimizi tazelemek için yapılacak etkinliklere katılım sağlamalıyız. Bu mübarek geceyi kendimizi sorgulamamız ve Allah’ın sonsuz merhametinden faydalanabilmemiz için bir vesile olarak görmeli ve en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. “Varlığın yeter cihana,
Gönüller birleşir isminle!” Mevlid Kandilinin, Peygamber Efendimizi hakkıyla anmamıza, insanlığa vermek istediği kutsal mesajları doğru bir şekilde anlamamıza ve idrak etmemize vesile olmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu gecede, insanımızın içinde var olan yardımlaşma ve dayanışma duygularının en güzel şekilde yaşanması dileğiyle, Aydınlı Hemşehrilerimizin ve tüm İslam aleminin Mevlid Kandil’ini tebrik ediyor, yaşadığımız çağın İslam’ın rahmet yüklü ilkeleriyle güzelleşmesini diliyor ve tüm vatandaşlarımızın Mevlid Kandilini en kalbi duygularla kutluyorum dedi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmaris ilçesi Girneyit Koyu’nda bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu ve Bozburun İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı personeli ile müştereken kara üzerinde bulunan 16 düzensiz göçmen (beraberinde 4 çocuk) ve 1 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesi Bakü’den İstanbul’a geldi. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenecek törene İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılması bekleniyor. Törenin ardından Ayşenur Ezgi Eygi’nin cenazesi uçakla İzmir’e gönderilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Yalçın mesajında, “Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) dünyaya teşrifini müjdeleyen Mevlid Kandiline ulaşmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz.” dedi.
Başkan Yalçın, mesajını şöyle sürdürdü:
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) doğumu, dünya tarihinin en önemli hadiselerinden biridir. O’nun gelişiyle, bireysel, toplumsal ve evrensel düzeyde, zihin, fikir ve ahlak planında tarihin en büyük dönüşümü yaşanmıştır. Cahiliye döneminde yolunu ve değerlerini kaybeden insanlar, O’nun peşinden giderek, kardeşliğin, ahde vefanın, güzel ahlakın ve bütün iyi davranışların en güzel örnekleri olmuşlardır.
Sözleri, hadisleri, ahlakı ve güzide yaşantısıyla tüm insanlığa örnek olan Peygamber Efendimiz’in dünyayı onurlandırdığı bu mübarek geceyi kendimizi sorgulamamız ve Allah’ın sonsuz merhametinden faydalanabilmemiz için bir vesile olarak görmeli ve en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
Bu çerçevede Müslümanlar için güzelliklere erişme, af ve mağfirete ulaşmanın kapılarını açan bu gecenin birlik ve beraberliğimize, dirlik ve düzenimize vesile olmasını temenni ediyorum.
İslam dünyasının birliğini, beraberliğini, dayanışmasını güçlendirmesi dileğiyle, sanayicilerimizin, hemşerilerimizin, milletimizin ve İslam aleminin “Mevlid Kandilini” ve “Mevlid-i Nebi Haftasını” tebrik ediyor, bu mübarek gecede ve haftasında yapılacak duaların, edilecek ibadetlerin makbul olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.” – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“DSÖ, BAE Dışişleri Bakanlığı ve ortaklarıyla işbirliği yaparak bugün Ekim 2023’ten bu yana en büyük tıbbi tahliyeyi gerçekleştirerek, 97 hasta ve ağır yaralı ile 155 refakatçiyi Gazze’den tahliye etti.” ifadesini kullanan Ghebreyesus, hastaların, özel tedavi için Abu Dabi’ye doğru gitmek üzere Kerem Ebu Salim (Şalom) Kapısı üzerinden İsrail’deki Timna (Ramon) Havalimanı’na nakledildiğini bildirdi.
Ghebreyesus, tahliye edilenler arasında kanser, travma ve yaralanmalar dahil çok çeşitli hastalıkları olan 45 çocuk ve 52 yetişkin olduğunu kaydetti.
Ciddi operasyonel zorluklara ve güvenlikle ilgili endişelere rağmen DSÖ ve ortaklarının hastaların transferini sağladığını bildiren Ghebreyesus, “Tüm olası rotalar üzerinden tahliye koridorlarının kurulmasını talep ediyoruz. Sonuç olarak tüm hastalar için en iyi tedavi ateşkestir.” ifadelerini kullandı.
*Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu alandaki törende ABD Başkanı Joe Biden, Başkan Yardımcısı Kamala Harris, eski ABD Başkanı Donald Trump, yardımcı başkan adayı JD Vance, New York Senatörü Chuch Schumer ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg hazır bulundu.

Tören başlamadan önce 5 Kasım başkanlık seçimleri için dün gece ilk kez canlı yayın tartışmasına çıkan Harris ve Trump’ın tokalaşarak birbirini selamlaması dikkati çekti.
Saldırıda hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşu ile başlayan törende, yüksek sesle kurbanların isimleri okundu.
REKLAMNE OLDU?
11 Eylül sabahı New York, Manhattan adasında bulunan şehrin sembol binaları İkiz Kuleler olarak bilinen Dünya Ticaret Merkezi’ne yönelik terör saldırılarıyla uyandı.

Newark, Boston ve Washington’dan havalanıp San Francisco ve Los Angeles’a giden 4 yolcu uçağının kaçırılmasının ardından Los Angeles’a giden Amerikan Airlines’a ait yolcu uçağı, yerel saatle 08.46’da New York’taki İkiz Kuleler’in kuzey yönündeki binasına çarptı.
Kuzey kulesi alevler içinde yanarken, United Airlines’a ait kaçırılan diğer bir uçak da ilk saldırıdan 17 dakika sonra saat 09.03’te canlı yayında güney kulesine çarptı.
İkiz Kuleler’e saldırıların ardından kaçırılan bir diğer uçak ise ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) binasına çarptı.
Kaçırılan Flight 93 adlı son uçak ise Pennsylvania’nın Shanksville yerleşkesi kırsalında F-16’lar tarafından düşürüldü.

11 Eylül saldırıları sonucu uçakları kaçıran 19 saldırgan hariç New York, Washington ve Pennsylvania’da toplam 2 bin 977 kişi hayatını kaybetti.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Murray ile Jayapal’ın, ABD Başkanı Biden ile Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a gönderdikleri mektupta, Eygi’nin öldürülmesinden sorumlu olanların hesap vermesi gerektiği vurgulandı.
“BAĞIMSIZ BİR ABD SORUŞTURMASI TALEP EDİYORUZ”
Eygi’nin yaşadığı Washington eyaletinin Kongre’deki temsilcileri olan iki isim, ortak mektupta, İsrail’in yaptığı soruşturmayı yeterli bulmadıklarını kaydederek, “Bundan dolayı FBI öncülüğünde acil, şeffaf, muteber, kapsamlı ve bağımsız bir ABD soruşturması talep ediyoruz.” ifadesine yer verdi.
EYGİ’NİN AİLESİNE YAZILI OLARAK SUNULMASI TALEBİ
İki Kongre üyesi, ABD öncülüğündeki bağımsız soruşturma sonuçlarının açık bir şekilde belgelendirilmesini ve Eygi’nin ailesine yazılı olarak sunulmasını da talep etti.
REKLAM
Daha önce İsrail askerleri tarafından öldürülen diğer Amerikan vatandaşlarının da isimlerini anan Jayapal ile Murray, 2003 yılında öldürülen Rachel Corrie’nin de Washington eyaletinde yaşadığını ve haksız ve sebepsiz yere öldürüldüğünü vurguladı.
NE OLMUŞTU?
Eygi (26), 6 Eylül’de işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentine bağlı Beyta beldesinde düzenlenen işgal karşıtı bir gösteride İsrail keskin nişancısı tarafından açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybetmişti.
*Haberin görselleri AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 2024-2025 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Çimenli Köyü Borsa İstanbul İlk ve Ortaokulunda eğitim öğretim gören öğrencileri ziyaret ettiler. Öğrencilere karşıdan karşıya güvenli geçiş, yaya geçidi, gece trafikte yayaların güvenli seyretmesi, temel trafik işaret ve levhaları, okul servislerine binme ve inme kuralları ve emniyet kemeri takmanın önemi anlatılarak trafik broşürü dağıtıldı.
Öğrenciler, okulun ilk gününde jandarma narkotik köpeği Bayır ile eğlenceli vakit de geçirdi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partiden yapılan açıklamaya göre Özel, CHP’nin ATO Congresium’da düzenlenen “İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı”nda, “Küresel ve Yerel Sorunlara İlerici Çözümler” başlıklı Sosyalist Enternasyonal komite toplantısına başkanlık etti.
“AŞIRI SAĞCILIK VE FAŞİZM BİR VİRÜS GİBİ TÜM DÜNYAYA YAYILMAYA BAŞLADI”
Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, aşırı sağcılık ve faşizmin adeta bir virüs gibi tüm dünyaya yayılmaya başladığını söyledi.
REKLAM
Bu tehdidin dünya çapında bir risk ortamı yarattığını ifade eden Özel, “Bu zorlukları aşabilmek için artık küresel bir dayanışmaya ve ortak çözüm arayışlarına her zamankinden çok ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.
“BARIŞI SAVUNANLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ÖDEV”
“Ezbere söylemlerle değil enine boyuna düşünerek, taşınarak, tartışarak ve en doğrusunu hep birlikte uygulayarak dünyayı bir kez daha bu sıkıntılardan sosyal demokratların, solcuların, sosyalistlerin kurtaracağına yürekten inanıyorum.” ifadesini kullanan Özel, şunları kaydetti:
“Gazze’de neredeyse bir yıldır devam eden katliamın durması, öncelikli olarak oradaki sivillerin gördüğü zulmün sona ermesi, çocuk ve kadın katliamının durdurulmasıyla ilgili hepimizin üzerine düşeni bir an önce yapması gerekiyor. Gazze’deki olaylar, Lübnan, Yemen, Irak, İran, Suriye gibi ülkeleri de kapsayacak şekilde gerilimi tırmandırma potansiyeline sahiptir. Bu, hem ‘yurtta barış dünyada barış’ diyen partimin yurt içindeki, Türkiye’deki en büyük kaygısıdır hem de sınırsız ve sınıfsız bir dünyayı hep birlikte savunan ve barışı bütün küre için savunan bizler için çok önemli bir ödevdir.”
“DAHA İYİ BİR SEÇENEĞİN VAR OLDUĞUNU ANLATMALIYIZ”
Özel, dünyanın her yerinde çalışanlar, işsizler ve özellikle gençlerin gelecekleri konusunda endişeli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Eşitsizlik hem gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında hem de bütün dünyada gelişmiş ülkeler dahil maalesef artmaktadır. Bu durumun göçmen karşıtı, milliyetçi ve bazen nefret söylemiyle beslenen yeni bir aşırı sağ ideolojinin dünyanın pek çok bölgesinde güç kazanmasına zemin hazırladığının bir kez daha altını çizmek isterim. Yükselen İslamofobi, kutuplaşma ve dezenformasyon, topluluklar arası çatışma riskini uzun zamandır hiç görmediğimiz düzeyde arttırıyor ve aşırı sağ akımları güçlendiriyor.
Bu nedenle demokratik siyaseti güçlendirmeli, aşırı sağın dezenformasyon ve sahte tezleriyle mücadele etmeli, yükselen otoriterliği ve aşırı sağ ideolojileri bir çözüm olarak gören ve kendini çaresiz hisseden insanlara daha iyi bir seçeneğin var olduğunu anlatmalıyız.”
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları ve katliamları devam ederken Başbakan Binyamin Netanyahu ve hükümetine tepkiler de sürüyor.
Gazze Şeridi’nde 6 esirin ölümünün ardından başkent Tel Aviv’de şiddetlenen gösteriler bugün de gerçekleşti.
500 BİN KİŞİ ATEŞKES İÇİN TOPLANDI
Yaklaşık 500 bin kişi Netanyahu’ya ateşkes ve esir anlaşmasına imza atması için çağrı yaptı.
İsrail Kanal 12 Televizyonu, bugün düzenlenen gösterilerin 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlenen en büyük gösterilerden biri olduğu bilgisini geçti.
Protesto gösterisinde, “Philadelphia Koridoru esir çıkmazına dönüşüyor”, “Onları eve getirin”, “Binyamin Netanyahu İsrail’i öldürüyor” pankartları taşıyan göstericiler, Netanyahu aleyhinde sloganlar attı.
Protestocular Ayalon Otoyolu’nun girişini kısa süreliğine kapattı. Esirlerin serbest bırakılması için hükümete çağrıda bulunan göstericilere müdahale eden polis 2 kişiyi gözaltına aldı.
Öte yandan Kudüs’teki gösteride ise, esir anlaşması isteyen göstericiler sokaklarda davullar çalarak, esirlerin serbest bırakılması için sloganlar attı.

ATEŞKES VE ESİR TAKASI İÇİN MÜZAKERELER UZUN SÜREDİR DEVAM EDİYOR
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde süren saldırılarının durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.
Netanyahu; İsrail ve uluslararası kamuoyunda, siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı Philadelphi Koridoru’nda kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.

İSRAİLLİ ESİRLERİN AİLELERİ, NETANYAHU’YU ESİRLERİN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU TUTMUŞTU
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin Refah kentinde bir tünelde 6 İsrailli esirin cesedine ulaşıldığını açıklamıştı.
Gazze’de tutulan İsrailli esirlerin ailelerinin oluşturduğu platform, son olarak “Gazze-Mısır sınır hattındaki Philadelphi Koridoru’nda işgali sürdürmekte ısrar eden ve esir takası anlaşmalarını baltalayan” Netanyahu’yu esirlerin ölümünden sorumlu tutmuştu.
Netanyahu ise hükümetin kalan esirlerin serbest bırakılması için anlaşmaya varmakta kararlı olduğunu savunmuş ve anlaşma sağlanamamasının sorumlusunun Hamas olduğunu iddia etmişti.












Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yunanistan, asgari 250 bin avro tutarında startup yatırımı gerçekleştirecek girişimcilere uzun süreli oturma izni sağlayacak olan “altın vize” programını hayata geçiriyor.
EMEKLİ MAAŞLARI VE SOSYAL GÜVENLİK İNDİRMELERİNİ DUYURDU
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, bu yıl 88’incisi düzenlenen Uluslararası Selanik Fuarı’nın açılış konuşmasını yaptı.
Konuşmasında, görev süresinin geri kalanında hükümetin programına eklenen değişimleri aktaran Miçotakis, emekli ve memur maaşlarının artırılması, sosyal güvenlik primlerinde indirim gibi dar gelirli vatandaşlara yönelik vaatlerini sıraladı.
Miçotakis, Yunanistan’ın azalan nüfus sorunuyla mücadele için ebeveynlere verilen maddi desteğin artırılacağını ifade etti.
EMLAK SORUNU
Özellikle turizmin yoğun olduğu bölgelerde yaşanan kiralık ev bulma sorununa çözüm getirmek için de bir dizi tedbir alınacağını belirten Miçotakis, şu an kiraya verilmemiş evi olan ev sahiplerinin boş evlerini kiraya vermeleri halinde, kira gelirlerinin üç yıl boyunca vergilendirilmeyeceğini kaydetti.
Miçotakis, aynı imkandan, şu an evini dijital platformlar üzerinden günlük kiralayıp, yıllık kiralama sistemine geçecek olan ev sahiplerinin de faydalanacağını belirtti.
Yıllık kiralamadan, günlük kiralamaya geçenlerin vergi yükünün artacağını kaydeden Miçotakis, başkent Atina’nın üç mahallesinde ise en az bir yıl boyunca günlük kiralamaya yeni evlerin açılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.

KRUZ GEMİLERİNE LİMAN VERGİSİNDE ARTIŞ
Miçotakis, bazı ada ve bölgelerde yoğun turizm nedeniyle yaşanan altyapı sıkıntılarına işaret ederek, Yunanistan limanlarına demirleyecek kruz gemilerinde yolcu başına alınan liman vergisinin yaz döneminde artırılacağını kaydetti.
Santorini ve Mikonos’ta kruz gemilere yönelik liman vergisinin ise diğer bölgelerden daha yüksek olacağını aktaran Miçotakis, bu gelirlerin turizm bölgelerinin altyapı ihtiyaçları için kullanılacağını belirtti.
STARTUP’LARA ‘ALTIN VİZE’
Başbakan Miçotakis, ülkeye asgari 250 bin avroluk startup yatırımı yapan girişimcilerin de ülkede uzun süreli oturma iznini kapsayan “altın vize” uygulamasından faydalanabileceğini ifade etti.
İŞÇİ VE MEMUR SENDİKALARINDAN EYLEM ÇAĞRISI
İşçi ve memur sendikaları ise Uluslararası Selanik Fuarı vesilesiyle Selanik’in farklı noktalarında hükümete karşı eylem çağrısında bulundu.
Eylemciler hayat pahalılığına dikkati çekerek, maaşların yetersiz olduğuna işaret etti.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çin’de 3 kişinin ölümüne yol açan süper tayfun Yagi Vietnam’da karaya çıktı.
TAYFUNDA 4 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ
Tayfunun neden olduğu şiddetli rüzgarların yol açtığı kazalarda Quang Ninh eyaletinde 3, Hai Duong şehrinde ise 1 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi ise yaralandı.
Hint-Pasifik Tropikal Kasırga Uyarı Merkezi tarafından yapılan açıklamada, tayfunun bu sabah saatte 203 km’ye varan rüzgarlara neden olduğu bildirildi.
KUZEYDEKİ 12 VİLAYETTE OKULLAR TATİL EDİLDİ
Başkent Hanoi’de şiddetli rüzgarlar ve uçan molozlar binalarda ve araçlarda hasara yol açarken, devrilen ağaçlar elektrik kesintilerine neden oldu.
Ülkenin kuzeyindeki 4 havalimanında operasyonlar askıya alındı. Kıyı kasabalarından yaklaşık 50 bin kişi tahliye edilirken, yetkililer kapalı alanlarda kalmaları konusunda uyarıda bulundu.
Başta başkent Hanoi olmak üzere 12 kuzey vilayetinde okullar tatil edildi.




Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kosova temaslarını sürdürüyor. Fidan, başkent Priştine’deki temaslarının ardından Prizren şehrinde Türk mahallesi olarak bilinen Kurila’da Türk soydaşlarla bir araya geldi. Motrat Qirazi Okulunda Kosova ve Türk bayraklarıyla karşılanan Bakan Fidan, çocuklarla hatıra fotoğrafı çekildi. Kosova’nın meşhur bardak folklor oyununu izleyen Bakan Fidan, burada yaşayan Türk soydaşlara seslendi. Fidan, “Prizren’deki Türk varlığı az önce Fikrim Bey’de ifade etti; Balkanlar’daki 600 yıldır devam eden Türk varlığının en müstesna unsurlarından biri. Sizlerle gurur duyuyoruz, iyi ki varsınız. Türk dilini, Türk kültürünü, Türk tarihini burada yıllardır her türlü koşula rağmen yaşatıyor olmanız, buradaki varlığınız, buradaki birliğiniz, dirliğiniz, iriliğiniz gerçekten bizim için çok şey ifade ediyor. Sizlerin iyi olması huzur içerisinde yaşaması, barış içinde olması, refah içinde olması gerçekten bizim de en büyük dertlerimizden biri. Türkiye Cumhuriyeti yıllardır olduğu gibi bundan sonra da sizin yanınızda olmaya devam edecek” dedi.
“Kosova’nın bağımsızlığına kavuştuğu günden itibaren ilk tanıyan devletlerden biri Türkiye Cumhuriyeti oldu”
Fidan, 600 yıldır devam eden buradaki varlığın son 20 yılında bu varlığı, bu kültürü bu dili yaşatmak için beraber çalışmaktan duyduğum gurur duyduğunu belirterek, “Mutluluğu da ayrıca ifade etmek istiyorum. 2003 yılında TİKA başkanlığına atandığımda o dönem buradaki Türk varlığına her türlü yardımı uzatmak için sayın başbakanımızın talimatları olmuştu. Cumhurbaşkanımız Tayyip Bey o zaman başbakandı. Özellikle Prizren’deki Türk varlığı için yapılması gereken her türlü desteğin yapılmasını faaliyetin yapılması konusunda talimat vermişti. O dönem gerçekten burada belki hepsinin adını anamayacağım çok değerli kardeşlerimiz vardı, dernekler vardı, şu anda bir kısmı hala buradalar. Mahir Bey buradalar Mahir Bey’le yıllarca beraber çalıştık Enis Kervan Bey, Fikrim Bey buradalar. Gerçekten birçok arkadaş, rahmetli Arif Bütüç (Mamuşa Belediyesi Başkanı) vardı” şeklinde konuştu.
Özellikle Türk kültürüyle ilgili faaliyetlerinin, projelerinin TİKA olarak büyük etki oluşturduğunu kaydeden Fidan, “Daha sonra başta Mamuşa olmak üzere buradaki Türk varlığının yaşadığı yerlerde hayata geçirdiğimiz projeler buradaki soydaşlarımızın yaşantılarını bir nebze de olsa kolaylaştırmak için Türkiye Cumhuriyeti’nin elinden gelen her şeyi yapmasının birer nişanesiydi. Tabi bunlar mütevazi katkılar ama daha büyük bir stratejik yaklaşım her zaman için büyük olan etkili olan Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızasında ve stratejisinde sizlerin var olması. Kosova’nın bağımsızlığına kavuştuğu ilk günden itibaren biliyorsunuz ilk tanıyan devletlerden biri belki ilki Türkiye Cumhuriyeti oldu. Kosova’daki başta Arnavut kardeşlerimiz olmak üzere buradaki bütün kardeşlerimizin şanlı bağımsızlık mücadelesi Türkiye Cumhuriyeti tarafından başından itibaren desteklenmiştir” diye konuştu.
“Balkanlar’daki Osmanlı tarihinin bıraktığı izi, görmek için vatandaşlarımız buralara geliyorlar”
Ellerinden gelen her türlü desteği vermeye devam ettiklerini söyleyen Fidan, “Bugün Priştine’de yaptığım başta dışişleri bakanı daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanıyla görüşmelerin hepsinde hem sayın cumhurbaşkanımızın Kosova’yı desteklemedeki iradesini hem de devlet olarak kurumlarımızın her türlü alanda ticaret, eğitim, kültür, enerji, ulaştırma, sağlık, güvenlik bütün alanlarda Türkiye’nin Kosova’nın yanında olduğunu her türlü iş birliğine hazır olduğumuzun altını bir kez daha çizdim” ifadelerini kullandı.
Kosova’daki Türk varlığının, Türkiye’den gelen turist sayısının giderek arttığını belirten Fidan, “Dün Kuzey Makedonya’daydım orada da yani şehrin merkezinde gerçekten çok sayıda Türkiye’den kardeşlerimiz şehri geziyorlardı. Ondan sonra buraya geliyorlardı bir paket içerisinde Balkanlar’daki Osmanlı tarihinin bıraktığı izi, anıları yerinde görmek için vatandaşlarımız buralara geliyorlar. Gerçekten Prizren’e de gelmeye başladılar. Bu etkileşimin artık sadece Kosova’dan Türkiye’ye değil, Türkiye’den de Kosova’ya geliyor olması yeni bir başlangıç bizim için. Bu başlangıçların inşallah artarak devam edeceğini umut ediyorum. Az önce ifade ettiğim gibi bizim Kosova’ya desteğimiz devam edecek” dedi.
“Biz Türkiye olarak her zaman sorunların diyalogla çözülmesine taraftarız”
Kosova’nın barış içerisinde, Balkanların huzur içerisinde olmasının bir numaralı stratejileri olduğunu vurgulayan Fidan, ” Üsküp’te de yaptığım basın toplantısında ifade ettiğim bugün de ifade ettiğim değerli soydaşlarımız zaman zaman haberlerde görüyorsunuz Balkanlar da gerek Saray Bosna da, gerek Kosova’da gerilim artıyor belli sorunlar yaşanıyor diye. Biz Türkiye olarak her zaman için sorunların diyalogla, barışla müzakere yoluyla çözülmesine taraftarız. Onun içinde elimizden geleni yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın yıllar içerisinde oluşturduğu siyasi liderliğin birikimiyle bölgedeki diğer siyasi liderlerle iletişime geçerek Türkiye’nin ağırlığını koyarak buradaki sorunların bütün halkların lehine ortak çıkarına ve huzuruna olacak şekilde çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah da yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Bakan Fidan, “1941 yılından itibaren İkinci Dünya Savaşı’nın karanlık günlerinde Türk dilini, Türk kültürünü yaşatmak için Kuzey Makedonya’daki soydaşlarımız Yücel Teşkilatı vesilesiyle Türkçe eğitim için canlarını ortaya koydu, şehitler verdi. Prizren’de de Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneğini, Priştine’de de Gerçek Derneğini kuranlar o dönemin sor derece sınırlı imkanlarıyla Türk dilini, Türk kültürünü yaşattılar. Ben 2003 yılından itibaren buradaki projelere çalışmaya başladığımızda o zaman yakılmış olan meşalenin bugün de devam ettirmiş olmasını görmekten gerçekten çok gurur duydum. ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Kosova’dan gelen Türk gençlerinin ücret ödememesi sistemini kurduk”
Çocukları Türkçe eğitim veren okullara göndererek kendi diline sahip çıkmalarını, kültürlerine sahip çıkmalarını sağladıkları için başta anneler olmak üzere bütün ebeveynlere teşekkür eden Fidan, “Çocuklarımızın diline, dinine, kültürüne, tarihine sahip çıkmaları için verdiğiniz mücadele çaba her türlü takdirin üstündedir. Bunu ne kadar takdir etsek yine de yetmez. Tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Her gün bu okula çocuklarını getiren anneler, onları dışarıda bekleyen anneler, daha sonra alıp götüren anneler ve bunu yıllarca her gün ama her gün yağmurda, karda, çamurda sürekli yapan anneler gerçekten sizlerin varlığıyla sizlerin konuştuğu Türkçeyle, sizlerin dualarıyla, sizlerin ortaya koyduğu örnek şahsiyetle bu çocuklarımız büyüyorlar. Asıl teşekkür, asıl takdir size” diye konuştu.
Burada liseyi bitiren çocuklar için Türkiye’de okuma imkanlarının olduğunu belirten Fidan, “Belli burslarla Türkiye’ye geliyorlar. Bundan sonra sadece sınavı kazanan değil Türkiye’deki üniversitelere her türlü kaydı yaptıran öğrencilerimin ücretleri Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmesi karşılığında eğitim imkanı sunma kararı almıştık. Bunu da Sayın Fikrim Damka Türkiye’ye geçen sene geldiğinde gündeme getirdi. ‘Bütün gençlerimiz için bu elzem’ dedi. Biz de çok şükür gereğini yaptık bundan sonra özellikle Prizren’den Kosova’dan gelen Türk gençlerinin Türkiye’de eğitimlerini alırken Türkiye’de okuyan gençlerin ücret ödememesi sistemini kurduk. Bizim gençlerimizden tek bir beklentimiz var bundan sonra Türkiye’de okuyan eğitimini bitiren gençlerimizin tekrar buraya gelmesi, ata topraklarında bayrağın bırakıldığı yerden taşınmaya devam etmesi ve daha yükseklere çıkartılması esas olacaktır” dedi.
“İki ülke arasındaki ilişki inanılmaz derecede yakınlaşmış durumda”
Kosova hükümetiyle örnek bir iş birliğinin olduğunu ifade eden Fidan, “Onların ortaya koyduğu imkanlarla, bizim ortaya koyduğumuz stratejiyle iki ülke arasındaki ilişki inanılmaz derecede yakınlaşmış durumda. Türk iş insanları burada giderek yatırımlarını artırıyorlar. THY haftada 14 sefer Kosova’ya uçuş yapıyor. Kosova ile Türkiye arası neredeyse 1 saate inmiş durumda. Bu kadar yoğun bir trafik, gidiş-geliş iki ülkeyi adeta tek bir ülke gibi hareket ettiğimiz tek bir alana getirmiş durumda. İnşallah sizler bu imkanlardan daha çok faydalanacaksınız. Sizin her türlü derdinizi probleminizi dinlemek üzere hem büyükelçiliğimiz hem buradaki başkonsolosluğumuz 24 saat emrinize amadedir. Ben sözlerime son verirken değerli kardeşlerim bu sıcak karşılamanız için, beni ve arkadaşlarımı böylesine coşkulu bir şekilde bağrınıza bastığınız için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten beni çok duygulandırdınız sizin sevginiz, sizin hisleriniz, sizin enerjiniz bize de geçti. Allah hepinizden razı olsun. İyi ki varsınız. Türkiye Cumhuriyeti her zaman yanınızda” şeklinde konuştu.
“Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı”
Kosova Demokratik Türk Partisi – KDTP Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka da, “Sizleri Türklerin Prizren’de en yoğun yaşadığı Kurila semtinde başta öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle, STK temsilcilerimizle, yöneticilerimizle ve halkımızla karşılamaktan onur duyduk. Kosova’da Türk toplumu 600 yıldan bu yana ayakta durmaya gayret etti, gayret etmeye de devam edecektir. Bazen zor dönemler oldu, bazen kolay dönemler oldu. Ama Kosova’daki Türk toplumu hiçbir zaman yılmadı. Türkçe eğitimden yılmadı, Türk kültüründen yılmadı, Türkçe konuşmaktan yılmadı. Türklüğü savunmaktan asla ve asla yılmadı, vazgeçmedi” ifadelerini kullandı.
Bundan sonra da bunun devamını daha görkemli bir şekilde getireceklerini belirten Damka, “Bugün anavatanımızın sayesinde yüzlerce çocuğumuz Türkiye’de eğitim alıyor, yüzlerce hastamız şifa buluyor, gençlerimiz kültürel gezi düzenliyor. Yüzlerce çocuğumuz yerinde burs alıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu destekleri bizlerin bu topraklarda devam etmemiz için vesile. Bunlar sizin sayenizde sayın bakanım. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere siz değerli bakanımız, TİKA’mız, YTB Başkanımız, büyükelçilerimiz bütün kurum ve temsilcileriniz Kosova’daki Türk toplumunun yanında. Her derdimize her talebimize aniden cevap veren bir Türkiye Cumhuriyeti var” şeklinde konuştu. – PRİZREN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP SEÇİMLERDEN SONRA İLK KEZ BİR ANKETTE İKİNCİ OLDU
Metropoll Araştırma,” Türkiye’nin Nabzı” Ağustos raporunu yayınladı. Rapora göre, 31 Mart’ta sandıktan zaferle çıkan CHP, yerel seçimlerden sonra ilk kez bir ankette ikinci sıraya geriledi.
AK PARTİ ZİRVEDE
Ankette AK Parti’nin oylarını yüzde 4,6 artırarak 22,7’ye çıkardığı görüldü. Kararsızların da oyları dağıtıldığında AK Parti’nin oyu yüzde 33’e kadar yükseldi.
ANA MUHALEFETİN OYLARINDA YÜZDE 4,2’LİK ERİME
İkinci sıradaki CHP’nin oylarında yüzde 4,2’lik bir erime kaydedildi. CHP’nin oyu kararsızlar dağıtılmadan yüzde 19,3, kararsızlar dağıtıldığında ise yüzde 28,2 oldu.

Diğer partilerin oy oranları ise, kararsızlar da dağıtıldığında şu şekilde:
DEM: Yüzde 10,1
MHP: Yüzde 7
İYİ Parti: Yüzde 5,3
YRP: Yüzde 5,1
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ekipleri tarafından, yasal düzenlemelere aykırı inşaat faaliyeti gerçekleştirildiği tespit edilen ve inşaat çalışmaları durdurulan alandaki yıkım çalışmaları tamamlandı.
Alandaki ruhsatsız, kaçak yapılar ve iskanlı yapıdaki eklentilerin yıkımı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ekiplerinin kontrolünde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekiplerince gerçekleştirildi.
Üç gün süren yıkım işlemlerinin tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.
İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Maliki Ejder Batur da sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Üsküdar Vaniköy’de Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğümüzce tespit edilerek durdurulan ruhsatsız, kaçak yapıların yıkım işlemi tamamlanmıştır. Bundan sonraki süreçte yıkıntıların taşınması ve doğal arazi düzenlemesi gerçekleştirilecektir. ‘Dünyanın İncisi’ İstanbul Boğazı’nı hep birlikte koruyalım.” ifadelerini kullandı.
Ne olmuştu?
Üsküdar Vaniköy’de Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde izinsiz inşaat yapıldığı ihbarı üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ekipleri, 22 Ağustos’ta bölgeye giderek incelemelerde bulunmuştu.
İncelemede, izinsiz inşaatın İBB’nin izniyle başlatıldığı tespit edilmiş, ardından inşaat durdurulmuştu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin, izinsiz inşaata ilişkin hazırladığı tespit tutanağında, doğal zemin ve bitki örtüsüne fiziksel müdahalede bulunularak tahribat yapıldığı tespit edilen alandaki tüm inşa faaliyetlerinin durdurulduğu belirtilmişti.
Yapının bulunduğu alanın daha önce organize suç örgütü elebaşı Adnan Oktar’a ait olduğu, yakın zamanda Rus iş insanı tarafından satın alındığı anlaşılmıştı.
İBB Boğaziçi İmar Şube Müdürlüğünce, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına Vaniköy’deki izinsiz inşaata ilişkin 22 Ağustos’ta bulunulan suç duyurusunda, bahse konu yerde inşai faaliyeti yapan yapı sahibi Boris Borisenko hakkında 2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu’nun mevzuata aykırı yapılarla ilgili maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun “imar kirliliğine neden olma” maddesine göre yasal işlem yapılması istenmişti.
İnşaatı durduran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamada Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde yer alan yapıya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmişti.
Açıklamada, şunlar kaydedilmişti:
“Söz konusu yapının, imar kirliliğine neden olduğu, ‘Tescil Edilen Sit Alanları, Korunması Gerekli Kültür-Tabiat Varlıkları ile Korunma Alanlarının zarar görmesine sebebiyet verme’ suçlarından Bakanlığımızca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 2 ayrı suç duyurusunda bulunulmuştur. Süreç titizlikle takip edilmektedir.”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ekipleri, yasal düzenlemelere aykırı inşaat faaliyeti gerçekleştirildiği tespit edilen ve inşaat çalışmaları durdurulan alandaki yapıların yıkımına başlamıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP’nin 20’nci Olağanüstü Kurultayı’nda, ön seçim yöntemlerini tanımlayan 52’nci maddenin görüşme ve oylaması tamamlandı. Görüşmeleri yaklaşık iki saat süren 52’nci madde, edinilen bilgiye göre, binin üzerinde oyla kabul edildi.
CHP’nin “İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı” başlıklı 20’nci Olağanüstü Kurultayı’nın tartışmalı maddesi olarak görülen 52’nci madde üzerindeki görüşmeler sona erdi. Madde, parti kurmaylarından edinilen bilgiye göre, çoğunlukla kabul edildi. Ön seçimin yöntemlerini belirleyen maddenin görüşmeleri yaklaşık iki saat sürdü. Görüşme üzerine en son İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik söz aldı. Çelik’in lehte konuşma yaptığı öğrenildi.
Maddenin oylanmasının ardından çok sayıda kurultay delegesinin kurultay salonundan ayrıldığı görüldü. Kalan dokuz madde, yaklaşık yarım saatte oylandı ve kabul edildi. CHP Genel Başkanı Özel’in kurultayın kapanışında konuşma yapması bekleniyor.
“TBMM Üyeliği İçin Adayların Saptanması” başlıklı 52’nci madde şöyle:
“TBMM üyeliği için adayların saptanmasında yöntemler önseçim, örgüt denetiminde önseçim, aday yoklaması, örgüt denetiminde aday yoklaması ve merkez yoklamasıdır. Hangi seçim çevresinde hangi aday saptama yönteminin kullanılacağına il örgütlerinin görüşü doğrultusunda Parti Meclisi karar verir.
Önseçimde adaylar yargı gözetim ve denetiminde sandık konularak üye kütüğünde kayıtlı üyelerin seçimiyle belirlenir. Aday yoklamasında adaylar yargı gözetim ve denetiminde sandık konularak partide belirli görevlere seçilmiş veya tüzüğün 5/14. maddesinde tanımlanan biçimde görevlerini yerine getiren üyelerin seçimiyle belirlenir.
Örgüt denetiminde önseçimde adaylar örgüt gözetim ve denetiminde sandık konularak üye kütüğünde kayıtlı üyelerin seçimiyle belirlenir. Örgüt denetiminde aday yoklamasında adaylar örgüt gözetim ve denetiminde sandık konularak partide belirli görevlere seçilmiş veya tüzüğün 5/14. maddesinde tanımlanan biçimde görevlerini yerine getiren üyelerin seçimiyle belirlenir. Bu yöntemlerde seçimler yönetmelikte belirlenen usule göre örgüt içinde belirlenecek ilçe, il ve merkez seçim kurullarınca yürütülür.
Örgüt denetiminde önseçim ve örgüt denetiminde aday yoklamasında seçim sonuçları Parti Meclisinin kararıyla tespit edilerek Yüksek Seçim Kurulu’ na merkez yoklaması usulüne göre bildirilir. Parti Meclisi kararı tespit niteliğinde olup kesinleşen seçim sonuçlarını değiştirir nitelikte olamaz. Bu yöntemlerde kullanılacak oy pusulasında adayların bölge, cinsiyet, yaş vb. dağılımlarının dengeli olmasını sağlayacak önlemler alınır. Bunun için her seçim çevresinin özelliklerine göre oy kullanma esasları yönetmelikle belirlenir.
Örgüt denetiminde önseçim veya örgüt denetiminde aday yoklaması yapılan seçim çevrelerinde Parti Meclisi, TBMM üye tamsayısının yüzde on beşi (%15) kadar sırayı genel merkez kontenjanı olarak belirleyebilir. Bu kontenjan her bir seçim çevresinde toplam milletvekili sayısının yüzde on beşi (%15) kadar olabilir. Parti Meclisi ölçme değerlendirme yöntemlerinden yararlanarak genel merkez kontenjanına ayrılan sıraları üçte birine kadar (1/3) il örgütüne, üçte birine kadar (1/3) gençlik ve kadın kolları üyelerine, üçte birine kadar (1/3) TBMM’nin mevcut partili üyelerine ayırır. Gençlik ve kadın kolları üyelerine ayrılan sıraların en az dörtte biri (1/4) önceki seçimde milletvekili seçilmiş sıralara ayrılır. Fasıllar arası aktarma yetkisi Parti Meclisine aittir.
Merkez yoklamasında adaylar doğrudan Parti Meclisi tarafından belirlenir.
Önseçim, örgüt denetiminde önseçim, aday yoklaması ya da örgüt denetiminde aday yoklamasına katılanlar, merkez yoklaması, merkez adaylığı veya genel merkez kontenjani için başvuramazlar.
En az bir seçim çevresinin aday listesinin ilk sırasında engelli adaya yer verilir.
Bir kişi en fazla üç dönem üst üste milletvekili seçilebilir. Yarısı tamamlanmadan seçimlerin yenilendiği yasama dönemleri hesaba katılmaz.
Önseçim, örgüt denetiminde önseçim, aday yoklaması, örgüt denetiminde aday yoklaması yöntemlerinde dönem koşulu aranmaz. Partinin milletvekili bulunmayan seçim çevrelerinde milletvekili çıkarmak veya bu seçim çevrelerinde partinin oyunu yükseltmek amacıyla Merkez Yönetim Kurulunun önerisi Parti Meclisi kararıyla dönem kuralı uygulanmayabilir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail askerleri tarafından Batı Şeria’da başından mermiyle vurularak öldürülen 26 yaşındaki aktivist Ayşenur Ezgi Eygi için CHP Genel Başkanı Özgür Özel X hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. İsrail’i lanetleyen CHP Lideri Özel şu ifadelere yer verdi:
“İsrail askerlerinin Batı Şeria’daki saldırısında başından mermiyle vurulan 26 yaşındaki evladımız Ayşenur Ezgi Eygi’ye Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. İsrail’in sivillere yönelik saldırısını ve Filistin’e yapılan zulmü lanetliyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP’nin 20’nci Olağanüstü Kurultayı’nda maddelerin oylandığı gün sona erdi. Genel Merkez’in kurultaya getirdiği metin, hiçbir değişiklik olmadan oy çokluğuyla kabul edildi.
CHP’nin “İkinci Yüzyılda Değişim Kurultayı” başlıklı 20’nci Olağanüstü Tüzük Kurultayı’nda, oylama günü sona erdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açış konuşmasının ardından basına kapanan kurultayda, maddelere saat 14.30 itibarıyla geçildi. Yaklaşık 20.30 civarında, ön seçim yöntemlerini tanımlayan 52’nci maddenin görüşmelerine başlandı. Bu madde üzrindeki görüşmeler yaklaşık iki saat sürdü. Parti kurmaylarından edinilen bilgiye göre, madde binin üzerinde kabul oyu alırken 30 civarında ret oyu verildi. 52’nci maddenin geçmesinin ardından kalan dokuz maddenin tamamı yaklaşık yarım saat içinde kabul edildi.
“Türkiye yarın bambaşka bir CHP’ye uyanacak”
CHP Lideri Özel, kurultayın oylama gününün kapanışında bir konuşma yaptı. Özel, CHP açısından tarihi bir günü geride bıraktıklarını vurguladı. Önümüzdeki iki gün boyunca sürecek program çalışmasının da çok önemli olduğuna dikkati çekti. Tüzük kurultayı sonrasında ortaya çıkan tablonun kazananı veya kaybedeni olmadığını dile getiren Özel, kazananın CHP olduğunu söyledi. CHP içinde çekişme varmış gibi göstermeye çalışanların boşa düşmesi açısından alınan sonucun kıymetli olduğunu ifade eden CHP lideri, Türkiye’nin yarın bambaşka bir CHP’ye uyanacağını vurguladı. Kurultayın büyük bir mütabakat zemininde tamamlandığını açıklayan Özel, tüzüğün hiçbir maddesini örgüt aleyhine istismar etmeyeceklerine dair söz verdi. 52’nci maddeye dikkati çeken Özel, parti örgütünün vereceği kararın CHP’nin kararı olacağını belirtti. Hazırlayacakları yönetmeliklerle bir erken seçime hazırlıklı olacaklarını aktaran Özel, bir sonraki seçim için hazırlanacak milletvekili listesinin CHP’nin iktidar grubunu oluşturacak liste olacağını belirtti.
Kılıçdaroğlu gerilimi
Kurultayda maddeler üzerine görüşmeler devam ederken Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, söz aldığı sırada, kürsüden Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultaya gelmeyişini eleştirdi. Bunun üzerine AnkaraMilletvekili Deniz Demir, oturduğu yerden Horzum’a tepki gösterdi. Özel, kapanış konuşmasında bu anlara ilişkin salondan kavga, gürültü haberlerinin çıkması için iştahla bekleyenlere fırsat vermeyen delegelere teşekkür ederek yaşanan tek gerginliğin de nazar boncuğu olduğunu ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu Otoyolu’nun Bolu Dağı Tüneli’nin İstanbul istikameti 31 Temmuz’da trafiğe kapatıldı. İstanbul yönündeki tüpünün uzatılması çalışmaları nedeniyle yol 37 gündür trafiğe kapalı. Tünelin 67 metre uzatılması ve iki viyadükte 4 adet genleşme derzinin değiştirilmesi çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı. İstanbul yönüne gitmek isteyen sürücüler 37 gün boyunca Abant gişelerinden çıkarak D-100 kara yolunu kullandı. Kilometrelerce araç kuyruğunun oluştuğu D-100 Bolu Dağı geçişinde oluşan trafik çilesini bitirmek için ekiplerin hummalı çalışmaları sürüyor. Tünel portallarının uzatma çalışmalarını tamamlayan ekipler, asfalt serimi yaptı. TGRT Haber’e canlı yayın konuğu olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yolun yarın saatlerinde trafiğe açılacağına duyurdu.
“Akşamdan yolu açmış oluruz”
TGRT Haber ekranlarından canlı olarak yolun yarın açılacağı müjdesini veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Yarın akşam inşallah açacağız. Bir eksiklik olmazsa, aksaklı olmazsa ki biz öngörmüyoruz. Pazar gününü düşünmüştük. Pazar trafiğini rahatlatalım diye. Yarın akşam açmış oluruz diye düşünüyorum. Bu vesileyle, yaptığımız tünellerin, altgeçitlerin, bölünmüş yolların ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk. 50 günlük bir süre öngörmüştük. Çünkü bazı imalatlarda çok istediğiniz hızda gidemeyebilirsiniz. Zeminle ilgili bazı öngöremediğiniz şeylerle karşılaşabiliriz diye 50 gün demiştik. Ama geçen ziyaret ettiğimde hani bir miktar daha erken bitirebileceğimizi tahmin etmiştik. Az daha netleşsin kamuoyunu öyle bilgilendirelim istedik. Erken bitecek düşüncesine vatandaşları bırakıp da erken bitiremezseniz mahcup olursunuz. Yarın gündüz gözüyle son yapılan asfalt çalışmalarının çizgilerini çekeriz ve akşamdan yolu açmış oluruz” dedi.
Yolun yarın akşam saatlerinde açılması için ekiplerin çalışmaları devam ediyor. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hindistan uçağında aramalar devam ederken seferlerin iptal edilmesi yolcuların tepkisine neden oldu
ERZURUM – Hindistan’dan Almanya’ya havalanan uçakta bomba olduğu ihbarı üzerine uçağın, Erzurum Havalimanı’na acil iniş yapmasının ardından Erzurum havalimanındaki tüm seferler durduruldu. Acil durumun ilan edildiği Erzurum havalimanında İstanbul ve Ankara’ya gitmek için havalimanına gelen yolcular duruma tepki gösterdi.
Mumbai’den Almanya’nın Frankfurt kentine giden Vistara Hava Yolları’na ait yolcu uçağında bomba ihbarı yapılınca uçak, Erzurum’a acil iniş yaptı. Ekipler uçakta arama yapmaya devam ederken hava sahasının kapatılması Erzurum’daki yolcuları da olumsuz etkiledi. İstanbul ve Ankara’ya gitmek için havalimanına gelen yolcular seferlerin yapılamayacağını öğrenince büyük şaşkınlık yaşadı.
Bazı yolcular beklemeye devam ederken bazı yolcular ev ve otellerine geri döndüler.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle 8 Eylül 2022’de açılan merkezin ikinci yıl dönümü Sisak’ta törenle kutlandı.
Törene Türkiye’nin yeni Zagreb Büyükelçisi Hayriye Nurdan Erpulat Altuntaş, Hırvatistan İslam Birliği Başkanı Aziz Hasanovic ve Sisak Belediye Başkanı Kristina Ikic Banicek’in yanı sıra Hırvatistan’daki Türk kamu kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Hasanovic, törende yaptığı konuşmada, inşa edilen merkezin Hırvatistan ve Türkiye arasındaki dostluk köprüsünü daha da güçlendirdiğine işaret ederek, Türkiye’nin yeni Zagreb Büyükelçisi Erpulat Altuntaş’a da görevinde başarılar diledi.
Ikic Banicek de merkezi “Sisak güzeli” olarak betimleyerek, belediyenin Sisak İslam Meclisine desteğini her zaman sürdüreceğini belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan İslam Kültür Merkezi
Hırvatistan İslam Birliği tarafından 2017’de başlatılan proje dönemin Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic’in 2019’daki Türkiye ziyareti sırasında Erdoğan’ın talimatıyla Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Hırvatistan İslam Birliği arasında imzalanan mutabakat zaptı ile tamamlandı.
Sisak’ta 12 bin metrekarelik alanda inşa edilen merkezin içerisinde bir cami ve idari bina bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’nın Tavşanlı ilçesinde çıkan orman yangını, havadan ve karadan müdahalenin ardından 1 saatte söndürüldü.
Yangın, saat 18.00 sıralarında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yaylacık köyünde bilinmeyen bir nedenden dolayı çıktı. İhbar üzerine çıkan yangına müdahale için Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesinin ardından yangın yaklaşık 1 saatte söndürüldü. Yanan bölge için soğutma çalışması başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), Avrupa’da M çiçeği virüsü riskinin düşük seviyede kalmaya devam etmesine rağmen “ithal vakaların” artma ihtimaline karşı Avrupa ülkelerine virüsle mücadele konusunda hazırlıklı olma çağrısında bulundu.
“HAZIRLIKLI OLUN”
ECDC Direktörü Dr. Pamela Rendi-Wagner, mevcut koşullarda Avrupa’da salgın riskinin “düşük” olduğunu, Avrupa’daki tek vakaya 15 Ağustos’ta İsveç’te rastlandığını ifade etti.
Buna rağmen AB içinde “ithal vaka” sayısının artma ihtimaline karşı hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Rendi-Wagner, “Bu nedenle Avrupa ülkelerinin, Avrupa içinde daha fazla yayılmayı önlemek için enfeksiyonları mümkün olduğunca hızlı tespit etmeye hazırlıklı olmaları çok önemlidir.” diye konuştu.
“SALGININ GERÇEK BOYUTU ÇOK BÜYÜK OLABİLİR”
Rendi-Wagner, Afrika’da raporlama ve teşhis sürecinde eksikliklerin olduğuna dikkati çekerek, “Afrika’daki salgının gerçek boyutunun çok daha büyük olabileceğini varsayıyoruz.” dedi.
ECDC’nin AB üyesi ülkeleri salgına karşı hazırlıklı hale getirmenin yanı sıra başta Kongo Demokratik Cumhuriyeti olmak üzere Afrika’da sahada çalıştığını söyleyen Rendi-Wagner, bu sayede “Afrika’daki salgını kontrol altına almak ve diğer kıtalara yayılmasını önlemek amacıyla bölgedeki sağlık yetkililerini desteklediklerini ve virüse ilişkin daha fazla bilgi edindiklerini” belirtti.
“M ÇİÇEĞİ, YENİ KOVİD DEĞİL”
“Unutulmaması gereken bir husus, M çiçeğinin yeni Kovid-19 olmadığıdır.” diyen Rendi-Wagner, iki virüsün farklı şekillerde yayıldığına, farklı risklere sahip olduğuna ve halihazırda M çiçeği virüsü için aşının bulunduğuna işaret etti.
Rendi-Wagner, tüm nüfusu kapsayan aşılamaya gerek olmadığını dile getirerek, “Virüs dolaşımının yüksek olduğu bölgelere seyahat eden Avrupalılar için, özellikle de ağır hastalık geçiren ve yüksek risk altında olan kişiler için aşılama düşünülmelidir.” ifadesini kullandı.
M ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ NEDİR?
M çiçeği virüsü, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor. İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, “terörle mücadele operasyonu” adıyla dört kente askeri birliklerini gönderdi, baskınlar düzenledi.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da sinagog inşa edilmesini istiyor.
Ben-Gvir’in bu yöndeki açıklaması ABD, İngiltere ve Türkiye gibi ülkeler tarafından kınandı.
İngiltere “yerleşimci şiddetini ve Ben-Gvir’in yaptığı gibi Kudüs’teki kutsal mekânların statükosunu tehdit eden kışkırtıcı açıklamaları şiddetle kınadığını”, ABD Dışişleri Bakanlığı “provokasyonların sadece gerilimi artırdığını” ifade etti.
Türkiye, Ben-Gvir’in açıklamasını, “İsrail’in Kudüs’teki kutsal mekânların ve Kudüs’ün statüsünü ve kimliğini değiştirme çabalarının yeni ve son derece tehlikeli bir örneği” olarak niteledi.
İsrail Başbakanlık Basın Ofisi, Ben-Gvir’in ifadeleri sonrası yaptığı yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa’daki statükonun değişmediğini savundu.
Doğu Kudüs daha önce de Mescid-i Aksa’da Filistinlilere yönelik İsrail müdahalesiyle sık gündeme gelen bir bölge.
Nisan 2021’de de Ramazan’ın son günlerine denk gelen “Kudüs Günü kutlamalarında fanatik Yahudilerin baskın yapacağı” söylentileri üzerine Mescid-i Aksa’da Filistinliler bazı noktalara barikatlar kurmuş, İsrail polisi müdahale etmiş, iki taraftan da yaralananlar olmuştu.
Peki Kudüs niçin önemli ve neden tartışmalı bir kent? Kudüs’ün dinler ve siyaset tarihi açısından önemini dört başlık altında inceledik:
Doğu Kudüs 1967’den bu yana işgal altında
Dünyanın en kadim kentlerinden Kudüs bugün Orta Doğu’daki sorunların merkezinde yer alan bir bölge.
İsrail, kentin doğusunu 1967’de işgal etti, 1980 yılında da şehrin tamamını başkenti ilan ettiğini duyurdu.
Filistinliler de Doğu Kudüs’ü ileride kurulacak Filistin devletinin başkenti olarak görüyor.
Oslo anlaşmalarında Kudüs’ün statüsü barış görüşmelerinin ileri aşamalarına bırakılmıştı.
Üç semavi dinin de Kudüs’te kutsal mekânlarının bulunması, kentin tarih boyunca uluslararası öneme sahip olmasına yol açtı.
Kudüs’te hangi kutsal yapılar var?
Arapça El Kuds, İbranice Yeruşalayim olarak adlandırılan Kudüs, dünyanın en eski şehirlerinden birisi.
Tarih boyunca, birçok kutsal yapıya ev sahipliği yapmasından dolayı çok sayıda savaşa sahne oldu ve defalarca yıkıldı, yeniden inşa edildi.
Kudüs, 1517’den 1917’ye kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolündeydi.
Kudüs, üç semavi din olan İslam, Yahudilik ve Hristiyanlık için çok kutsal sayılan yerleri içinde barındırıyor. Kutsal yerlerin önemli bir kısmı Doğu Kudüs’te yer alıyor.
Kudüs’ün içinde binlerce yıllık tarihi barındıran dar sokaklarla dolu Eski Şehir, dört ana bölümden oluşuyor. Bunlar Müslüman, Yahudi, Hristiyan ve Ermeni mahalleleri olarak sıralanıyor.
Eski Şehir’in etrafı ise kalın taş duvarlarla çevrili.
Müslümanlar için en kutsal yerlerden biri kabul edilen Mescid-i Aksa ve Kubbet’üs Sahra’nın bulunduğu Harem-üş-Şerif, Doğu Kudüs’te yer alıyor. Muhammed Peygamber’in buradan göğe yükseldiğine inanılıyor.
Yahudiler için Mescid-i Aksa’nın hemen altında yer alan ve Süleyman döneminde yapılan tapınağa ait olduğuna inanılan Ağlama Duvarı yer alıyor. Burası Yahudilik inancının en kutsal mekânı.
Hristiyanlar için ise Kudüs’te bulunan Kutsal Kabir Kilisesi’nde İsa Peygamber’in çarmıha gerildiği ve kabrine konulduğu düşünülüyor. Bu kilise, aralarında Rum Ortodoks Patrikhanesi, Roma Katolik Kilisesi ve Ermeni Patrikliği’nin de olduğu farklı mezheplerin temsilcileri tarafından yönetiliyor.
Kudüs’ün durumu neden tartışmalı?
Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının da en merkezi sorunlarından birini oluşturuyor.
İsrail, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı’nda o zamana kadar Ürdün’ün kontrolü altında bulunan Doğu Kudüs’ü işgal etti. O tarihten bu yana da İsrail işgali altında bulunuyor.
İsrail, 1980 yılında kabul ettiği kanunla Kudüs’ü “bölünmez başkenti” ilan etti. Ayrıca aynı kanunla kentte yaşayan Araplara vatandaşlık verildi.
Araplar da Doğu Kudüs’ü ileride kurulması muhtemel Filistin devletinin başkenti olarak kabul ediyor. 1993 yılında imzalanan Oslo Barış Anlaşmaları’nda Kudüs’ün nihai statüsünün barış görüşmelerinin ileri aşamalarında ele alınması öngörülmüştü.
İsrail devletine ait meclis, cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklar gibi resmi kurumlar Kudüs’te yer alıyor.
Ancak İsrail’in Kudüs üzerindeki başkent ilanı uluslararası alanda tanınmıyor. İsrail büyükelçiliğini Kudüs’te tutan tek ülke ABD. Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımış ve büyükelçiliği buraya taşımıştı.
Türkiye’nin de İsrail BüyükelçiliğiTel Aviv’de bulunuyor.
Ancak Türkiye, Kudüs’te diplomatik temsilcilik bulunduran az sayıda ülkeden birisi. Türkiye’nin Filistin Yönetimi ile ilişkilerini sürdürmek amacıyla Kudüs’te başkonsolosluğu bulunuyor. Kudüs Başkonsolosluğu’nda Türkiye büyükelçi düzeyinde temsil ediliyor.
İsrail işgali demografiyi değiştirdi mi?
İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgal etmesinden bu yana kentteki Yahudi nüfus da önemli bir artış kaydetti.
1967 yılından bu yana İsrail burada en az 12 yerleşim birimi kurdu.
İsrailli sivil toplum örgütü Peace Now (Barış Şimdi) verilerine göre Doğu Kudüs’teki yerleşimlerde 220 binden fazla Yahudi yaşıyor.
Uluslararası hukuk tarafından Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor. Ancak İsrail, buna itiraz ediyor.
Kudüs’te yaklaşık 950 bin kişi yaşıyor. Nüfusun yüzde 37’sini Araplar, yüzde 61’ini de Yahudiler oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komisyonu’nun raporuna göre, 1 Kasım 2022 ile 31 Ekim 2023 arasında Batı Şeria’nın C Bölgesi’ndeki mevcut İsrail yerleşimlerinde yaklaşık 24 bin 300 haneye izin verildi.
Bu, 2017’de yerleşim izinlerine ilişkin veriler izleme altına alındığından beri kaydedilen en yüksek rakam ve bunların 9 bin 670’i Doğu Kudüs’te.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ESKİŞEHİR) – Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Eskişehir Şube kurucusu Faik Alkan, tasarruf tedbirlerinin eğitimi olumsuz etkilediğini ve okullarda donanım sorunu olduğunu belirterek “İdarecilerimiz sıraları bulabilmek için ikinci el piyasasına yöneldiler. Oradan sıra tedarik etmeye başladılar” dedi.
Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) Eskişehir Şube kurucusu öğretmen Faik Alkan, tasarruf tedbirlerinin eğitim sektörünü olumsuz etkilediğini söyledi. Alkan, okul idarecilerinin ikinci el piyasasına yöneldiğini ve okul sıralarını ikinci el aldığını ifade etti.
“Okul idarecileri ikinci ele yöneldi”
Okullarda donanım sorunu olduğunu belirten Alkan, şu ifadelere yer verdi:
“Gerçekten bizim ülkemizde şu anda eğitimde yaşadığımız en temel sıkıntılardan bir tanesi bu tasarruf tedbirlerinin yarattığı sonuçlar. Bunları veliler olarak ve aynı zamanda eğitim çalışanları olarak birinci derecede hissetmeye başladık. Örneğin birçok yeni açılacak okulumuzda veya nakil olacak okullarımızda şu anda temel sorunlardan bir tanesi donanım sorunu. Hatta biraz ironi olacak ama idarecilerimiz sıraları bulabilmek için ikinci el piyasasına yöneldiler. Oradan sıra tedarik etmeye başladılar. Gerçekten çok büyük bir sorun. Belki de bizi, Eskişehir’i en çok ilgilendiren konulardan bir tanesi zaten tam gün eğitim yapan okullarımız çok az. Özellerdeki fiyatlar gerçekten çok yüksek.
“Tasarruf tedbirleri eğitimi vuracak”
Velilerin en çok tercih ettiği okullardan bir tanesi olan Milli İrade İlkokulu’nda bugünlerde yaşıyoruz. Velilerimizden çok sık telefonlar almaya başladık çünkü orası çalışan anne babalar için önemli bir yerdi. Çocuklarını sabah 9’da bırakıyorlardı, akşam 17’de alıyorlardı. Öğretmen arkadaşlarımız da mesai saatlerinde ders verdikten sonra çocuklar bu halk eğitimden gelen öğretmenlere emanet ediliyordu. Sistem bir şekilde yürüyordu. Fakat tasarruf tedbirleri kapsamında artık halk eğitimden buraya eğitmen kaydırılması mümkün olmayacak. Dolayısıyla veliler de öğrencilerini erken almakla karşı karşıya. Çünkü öğretmenlerin en fazla maksimum öğlen araları, teneffüsleri en üst seviyede artırsa bile okul idaresi, öğretmenin 16: 00’da okuldan ayrılması gerekiyor. Velilerimiz bu duruma isyan ediyorlar. Biz ÖVDER olarak başından itibaren şunu söylüyoruz: Eğitimde tasarruf olmaz. Çünkü gerçekten Eskişehir eğitim ortamı olsun Türkiye’de temel sorunlar var ve bütün her şey, okulların bütün giderleri veliler tarafından karşılanıyor. Velilerin sesini dinlemek lazım. Buna bir çözüm bulmak lazım. Bu iş sadece öğretmenleri okulda tutarak çözülecek sorun değil. Tam gün okul sayısını artırmak lazım. Böyle imkanı olan okullar varsa bunları da açıkçası korumak gerekiyor. Ama bizim anladığımız şu net olarak; bu tasarruf tedbirleri eğitimi vuracak gibi gözüküyor.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğrencileri için matkabı, fırçayı eline aldı, gönüllü öğrenci velisiyle birlikte sıraları tamir etti, sandalyeleri boyadı
MANİSA – Manisa’nın Salihli ilçesi 50. Yıl Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hatice Aslan, okulların açılmasına kısa bir süre kalan, masaları, sandalyeleri tamir ederek kullanıma hazır hale getirdi.
Tamirat ve tadilat için gerekli olan bütçeyi, kullanılamayacak durumda olan kitap ve defterleri geri dönüşümden elde ettiği gelirle oluşturan Aslan’ın en büyük destekçisi ise okulun eski velilerinden emekli marangoz Necmettin Umut oldu.
50. yıl Ortaokulu Müdür Yardımcısı Hatice Aslan, yaptığı konuşmada “Okulumuzda 2024-2025 eğitim öğretim yılı için hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Bu hazırlıklara yaklaşık 1 ay önce başlamıştık. Okulda gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında yine okulumuzun eski velilerinden marangoz Necmettin Umut ile birlikte yıpranan öğrenci sıralarını tamamen yeniledik. Bununla birlikte kırılan sandalyeleri yeniden tamir ederek boyama işlemini gerçekleştirdik. Ayrıca eskiyen perdeleri de değerlendirerek masa örtüsü haline getirdik. Okulumuzda atıl durumda olan 20 civarında da sıramız vardı. Bir çoğunun metal kısımlarında kırılmalar olduğu için kullanılamıyordu. Kırılan bu bölümleri önce kaynak yaptırdık. Ardından yeniledik ve kullanıma hazır hale getirdik. Yine yetersiz durumda olan öğretmen sandalyelerini de atıl durumda olan sandalyeleri yenileyerek tamamladık.
Geri dönüşümden elde edilen gelirle yapıldı
Aslan, tamirat ve tadilat çalışmalarında gerekli olan ücreti ise kitap ve defterleri geri dönüşüme kazandırarak elde ettikleri gelirle yaptıklarını söyledi.
Aslan “Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için yenilediğimiz tüm eşyalar için çok sayıda malzeme alındı. Bu malzemeler içinde bir gelir olması gerekiyordu. Bu kapsamda okulumuzun öğrencilerinin kullanmış olduğu kitap ve defterleri yılsonunda geri dönüşüm için toplamıştık. Bu kitap ve defterleri geri dönüşüme göndererek bir bütçe oluşturduk. Bu bütçe ile tamirat ve tadilat için gerekli olan tüm malzemeleri temin ettik.
Aslan, sözlerine şöyle devam etti. “Atatürk’ün de dediği gibi vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır. Bizde çocuklarımız için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özel okullara kayıt yaptıracak velilere indirim yapıldığı söylenerek fiyatların başka giderlere yansıtıldığını söyleyen Şahin şu ifadeleri kullandı:
‘4 BİN TL’YE ALINACAK KİTABI 40 BİN TL’YE SATIYORLAR’
“Biz Tüketiciler Birliği olarak yıllardır zaten özeller konusunda bir takım uyarılarda ve şikayetlerde bulunuyoruz. Diyoruz ki bunlar tamamen ticarethaneye dönüştüler. Bir satış firması hizmet firması gibi oldular. Tamam özeller ve tabi ki para da kazanacaklar fakat veliler buralara çocuklarını neden gönderiyor? Eğitim kurumu diye gönderiyorlar. Yani daha iyi ve güvenli eğitim almak adına. Fakat son zamanlarda fark ediyoruz ki bu özel eğitim kurumları, bizim çocuklarımızı emanet ettiğimiz ve eğitecek olan kurumlar, işi biraz hileye döküyorlar. Kazançlarını arttırmak noktasında kitap satıyorlar, kıyafet satıyorlar, servis satıyorlar, tatil satıyorlar, ek ders satıyorlar. Her şeyi satmaya çalışıyorlar daha çok para kazanmak adına. Bu eğitimle bir araya geldiğinde çok uyuşmuyor, ahlaki olmuyor. Biz istiyoruz ki eğitime önem verilsin. Daha çok para daha çok eğitim veriliyor diye verilsin. Fakat eğitimden rekabet adına, çocuğu çekmek adına rakam 50-100 bin TL eksik söyleniyor. Bu nerden çıkarılır diye düşünülüyor. Sonra aslında 4 bin TL’ye alınacak kitabı 40 bin TL’ye satabiliyorlar. ya da 400 TL’ye alınabilecek kıyafeti 4 bin TL’ye satıyorlar. Benim gezme ihtiyacım yok fakat ne oluyor? Çocuk orada ayrı kalmasın diye hemen tatil, gezme ne varsa dahil ediyorsunuz. Sizin gidip bin TL harcayacağınız bir tatile çocuktan 10 bin TL talep ediliyor. Niye? Aman çocuğun mahrum kalmasın diye”
‘VELİLERİN HASSASİYETLERİ KULLANILARAK DAHA FAZLA PARA ALINIYOR’
Şahin, hassasiyetlerin kullanılarak daha fazla para alınmasının eğitim kurumlarına yakışmadığını söyleyerek, “Yani hassasiyetleri ve zafiyetleri kullanıp, velilerden daha çok para almak eğitim kurumlarına yakışmıyor. Biz orada bir uyum istiyoruz. Eğitim kurumuysa burası eğitime odaklansınlar fakat görüyoruz ki tamamen tüccar oldular. Bu tüccar zihniyete çocuk teslim etmek çok iyi değil. Ben kimseye tavsiye etmem. Orada kıyafete, tatile, servise, kitaba değil eğitime önem veriliyorsa o zaman ben oraya bırakırım. Oradaki öğretmene, eğitime, mantığına, ilkesine ben çocuğumu teslim etmeliyim ama ne oluyor? Başka alanlardan veliyi yolunacak kaz gibi görüp, daha çok kar etmek adına eğitim ücretini biraz indirip diğer taraftan iki katını almak gerçekten ahlaki değil. Bu anlamda eğitim kurumlarının maalesef yasal bir düzenleme de olmadığı için biraz kendilerine çeki düzen vermelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Salihli 50. Yıl Ortaokulunda müdür yardımcısı olarak görev yapan Arslan, okulun bakımı ve bazı eşyaların tamiratı için çalışma başlattı.
Gereken bütçeyi, okulda kullanılamayacak durumda olan kitap ve defterlerin geri dönüşümünden elde ettiği gelirle oluşturan Aslan’ın en büyük destekçisi ise eski velilerden marangoz Necmettin Umut oldu.
Okuldaki hazırlıklara bir ay önce başladıklarını belirten Arslan, yıpranan öğrenci sıralarını tamamen yenilediklerini dile getirdi.
Kırılan sandalyeleri tamir ederek boyadıklarını anlatan Arslan, “Ayrıca eskiyen perdeleri de değerlendirerek masa örtüsü haline getirdik. Okulumuzda atıl durumda olan 20 civarında sıramız vardı. Birçoğunun metal kısımlarında kırılmalar olduğu için kullanılamıyordu. Kırılan bu bölümleri önce kaynak yaptırdık, ardından yeniledik ve kullanıma hazır hale getirdik. Yine yetersiz durumda olan öğretmen sandalyelerini de elden geçirdik.” dedi.
Arslan, öğrencileri için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceklerini söyledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim öğretim döneminde her kademenin ilk sınıfında uygulanacak ‘ Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamındaki yeni müfredat doğrultusunda hazırlanan ücretsiz ders kitaplarını okullara dağıttı.
Milli Eğitim Bakanlığınca, yeni eğitim öğretim döneminde uygulanacak ‘beceri örgüsü temelli’ yeni ders kitaplarının yazım süreci geçen hafta tamamlandı. Değiştirilen 26 dersin yeni müfredatı, 9 Eylül’de başlayacak 2024-2025 eğitim öğretim yılından itibaren ana sınıfı, ilkokul 1’inci sınıf, ortaokul 5’inci sınıf, ortaöğretim hazırlık ve 9’uncu sınıflarda başlamak üzere kademeli şekilde uygulanacak. Bu kapsamda hazırlanan ücretsiz ders kitapları, yeni müfredata uygun olarak 81 ildeki okullara dağıtıldı. Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Ayten Şaban Diri İlkokulu ve Ortaokulu’ndaki kitapların dağıtımına katılan Ankara Milli Eğitim Müdürü Yaşar Koçak, okulda incelemelerde bulundu.
TÜRKİYE’NİN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ YOLCULUĞU KİTAP KAPAKLARINDA
Bu yıl okul öncesi için 21, ilköğretim için 140, ortaöğretim için 282, özel eğitim için 205 ve mesleki eğitim için 883 olmak üzere toplam 1531 farklı dersten oluşan 177 milyon 997 bin 479 ders kitabı dağıtıldı. Basılan kitapların arka kapaklarında, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) içeriklerine ulaşabilmek için karekod uygulaması bulunuyor. Ayrıca tüm kademelerdeki öğrencilere dağıtılan kitapların arka kapak tasarımlarında, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji yolculuğuna ilişkin görsellere yer verildi. Kitap kapaklarında, milli muharip uçak Kaan, Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TGC Anadolu, yerli ve milli otomobil gibi görseller yer aldı. 2003-2004 eğitim öğretim yılında uygulamaya konulan ‘Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesi’ kapsamında bugüne kadar 4 milyar 131 milyon 710 bin 459 ders kitabı ve yardımcı kaynak dağıtımı gerçekleştirildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çaycuma Kültür ve Sanat Merkezi, TSO Fen Lisesi, Oktay ve Olcay Yurtbay Anadolu Lisesi ve Nuran ve Celal Gülşen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen seminerlerde Kaymakam Kaya, katılımcı öğretmenlere hitaben yeni eğitim-öğretim yılının öğrenci, öğretmen ve veliler için hayırlı olmasını temenni etti.
Kaymakam Kaya, Çaycuma Kaymakamlığı olarak tüm imkanlarıyla her zaman öğretmenlerin yanında olduklarını vurgulayarak, katılımcılara başarılar diledi. Seminerin ardından okullarda incelemelerde bulunan Kaya, okulların kapasitesi, imkanları ve genel durumu hakkında okul idarecilerinden bilgi aldı. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trakya Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen “16. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi”ne katılmak için Edirne’ye gelen Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin eğitim sistemini ileriye taşıyacak modelin hazırlanmasına katkı sunduğunu ifade etti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin 10 yıllık bir çalışma ile hazırlandığını, modelde beceri ve değer eğitiminin ön plana çıktığını belirten Yılmaz, “Bu programda öğrencilerin ihtiyaç duyduğu konular, 21. yüzyılda ihtiyaç duyacakları becerilerle donatılmış şekilde veriliyor. Kültürümüze uygun olarak ‘köklerden geleceğe’ imzasıyla Türk-İslam bilim insanlarına yer vererek, Anadolu topraklarında yaşamış bilim insanlarına değinerek öğrencilerimizi geleceğe hazırlayacak bir model tasarladık.” diye konuştu.
Doç. Dr. Yılmaz, yeni modelde öğrencilerin alan, kavramsal, sosyal ve duygusal öğrenme becerilerinin artırılmasının hedeflendiğine dikkati çekti.
Beceri temelli eğitimin öğrencilere büyük katkılar sunacağını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Örneğin daha önceki öğretim programlarımızda kazanımlarımız daha çok konu odaklıydı. Ancak günümüzde ve gelecekte ihtiyaç duyulanlar konu içeriklerinden çok daha fazlası. Amaç öğrencilerin farklı konu içeriklerini, değişik konu alanlarına uygulayabilecekleri becerileri kazanması olacak. Uluslararası sınavlar ve programlarda da benzer yaklaşımları görüyoruz. Belirlenen standartlar, öğrenme çıktıları, öğrenme hedefleri Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nda (PISA) okuryazarlık becerileri kapsamı altında aynı şekilde becerilerle ifade ediliyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde konu odaklı bir program anlayışından beceri odaklı bir eğitim anlayışına geçilmiş olması bu programın en önemli noktalarından biri.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Salihli ilçesinde 50. Yıl Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hatice Aslan, okulların açılmasına kısa bir süre kala eski velilerinden marangoz Necmettin Umut’un (73) yardımıyla sıraları tamir ederek kullanıma hazır hale getirdi.
Salihli ilçesinde 50. Yıl Ortaokulu’nda müdür yardımcısı olarak görev yapan Hatice Aslan, okulların açılmasına kısa bir süre kala, masaları, sandalyeleri tamir ederek kullanıma hazır hale getirdi. Tamirat ve tadilat için gerekli olan bütçeyi, kullanılamayacak durumda olan kitap ve defterleri geri dönüşümden elde ettiği gelirle oluşturan Aslan’ın en büyük destekçisi ise okulun eski velilerinden emekli marangoz Necmettin Umut oldu. 50. yıl Ortaokulu Müdür Yardımcısı Hatice Aslan, “Okulumuzda 2024-2025 eğitim öğretim yılı için hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Bu hazırlıklara yaklaşık 1 ay önce başlamıştık. Okulda gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında yine okulumuzun eski velilerinden marangoz Necmettin Umut ile birlikte yıpranan öğrenci sıralarını tamamen yeniledik. Bununla birlikte kırılan sandalyeleri yeniden tamir ederek, boyama işlemini gerçekleştirdik. Ayrıca eskiyen perdeleri de değerlendirerek masa örtüsü haline getirdik. Okulumuzda atıl durumda olan 20 civarında da sıramız vardı. Birçoğunun metal kısımlarında kırılmalar olduğu için kullanılamıyordu. Kırılan bu bölümleri önce kaynak yaptırdık. Ardından yeniledik ve kullanıma hazır hale getirdik. Yine yetersiz durumda olan öğretmen sandalyelerini de atıl durumda olan sandalyeleri yenileyerek tamamladık” ifadelerini kullandı.
GERİ DÖNÜŞÜMDEN ELDE EDİLEN GELİRLE YAPILDI
Aslan, “Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için yenilediğimiz tüm eşyalar için çok sayıda malzeme alındı. Bu malzemeler için de bir gelir olması gerekiyordu. Bu kapsamda okulumuzun öğrencilerinin kullanmış olduğu kitap ve defterleri yıl sonunda geri dönüşüm için toplamıştık. Bu kitap ve defterleri geri dönüşüme göndererek bir bütçe oluşturduk. Bu bütçe ile tamirat ve tadilat için gerekli olan tüm malzemeleri temin ettik. Atatürk’ün de dediği gibi vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır. Biz de çocuklarımız için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Emre SAÇLI/Salihli, (MANİSA),
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Salihli ilçesinde 50. Yıl Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Hatice Aslan, okulların açılmasına kısa bir süre kala eski velilerinden marangoz Necmettin Umut’un (73) yardımıyla sıraları tamir ederek kullanıma hazır hale getirdi.
Salihli ilçesinde 50. Yıl Ortaokulu’nda müdür yardımcısı olarak görev yapan Hatice Aslan, okulların açılmasına kısa bir süre kala, masaları, sandalyeleri tamir ederek kullanıma hazır hale getirdi. Tamirat ve tadilat için gerekli olan bütçeyi, kullanılamayacak durumda olan kitap ve defterleri geri dönüşümden elde ettiği gelirle oluşturan Aslan’ın en büyük destekçisi ise okulun eski velilerinden emekli marangoz Necmettin Umut oldu. 50. yıl Ortaokulu Müdür Yardımcısı Hatice Aslan, “Okulumuzda 2024-2025 eğitim öğretim yılı için hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Bu hazırlıklara yaklaşık 1 ay önce başlamıştık. Okulda gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında yine okulumuzun eski velilerinden marangoz Necmettin Umut ile birlikte yıpranan öğrenci sıralarını tamamen yeniledik. Bununla birlikte kırılan sandalyeleri yeniden tamir ederek, boyama işlemini gerçekleştirdik. Ayrıca eskiyen perdeleri de değerlendirerek masa örtüsü haline getirdik. Okulumuzda atıl durumda olan 20 civarında da sıramız vardı. Birçoğunun metal kısımlarında kırılmalar olduğu için kullanılamıyordu. Kırılan bu bölümleri önce kaynak yaptırdık. Ardından yeniledik ve kullanıma hazır hale getirdik. Yine yetersiz durumda olan öğretmen sandalyelerini de atıl durumda olan sandalyeleri yenileyerek tamamladık” ifadelerini kullandı.
GERİ DÖNÜŞÜMDEN ELDE EDİLEN GELİRLE YAPILDI
Aslan, “Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için yenilediğimiz tüm eşyalar için çok sayıda malzeme alındı. Bu malzemeler için de bir gelir olması gerekiyordu. Bu kapsamda okulumuzun öğrencilerinin kullanmış olduğu kitap ve defterleri yıl sonunda geri dönüşüm için toplamıştık. Bu kitap ve defterleri geri dönüşüme göndererek bir bütçe oluşturduk. Bu bütçe ile tamirat ve tadilat için gerekli olan tüm malzemeleri temin ettik. Atatürk’ün de dediği gibi vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır. Biz de çocuklarımız için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEM MALİYET DÜŞÜYOR HEM DE…
Sabah’ta yer alan habere göre; WhatsApp grupları aracılığıyla organize olan veliler, sırayla çocukları okula götürüp getiriyor, böylece hem maliyetleri düşürüyor hem de çocuklarının güvenliğini sağlıyor. Bu dayanışma modeli, ailelerin iş ve yaşam planlarını bu yeni düzene göre organize etmesini de beraberinde getiriyor.
YÜZDE 80 TASARRUF
Yüksek servis maliyetlerinden kaçınmak isteyen birçok aile, çocuklarını sabahları kendi araçlarıyla okula bırakmayı tercih ediyor. Organize olan aileler, bu yöntemle servis ücretlerinden yüzde 80’e varan tasarruf sağladıklarını belirtiyor. Bazı anneler, ehliyet alarak evde boş duran araçlarını hem kendi çocukları hem de komşularının çocukları için kullanıyor.
KORSANA YÖNELTTİ
Fahiş servis ücretleri korsan taşımacılığa da kapı aralamış durumda… İstanbul’da yaklaşık 5 bin korsan servis olduğu biliniyor. Uzmanlar, korsan servislerin çocukların güvenliği açısından risk taşıdığına dikkat çekiyor. Veliler, çocuklarını kime emanet ettiklerini bilmedikleri için olumsuzluklar yaşanabileceği konusunda uyarılıyor.
TAKSİ DAHA UCUZ
Okul servisi hizmeti veren şirketler yüzde 100’ün üzerinde zam yaparak, 23 bin TL’lik kısa mesafe ücreti yerine velilerden 80 bin TL talep ediyor. Bir servis şirketi, 3.8 km uzaklıktaki ev için yıllık 60.000 TL talep ediyor. Bu durumda yılda 180 gün servis kullanan bir öğrenci için günlük ücret ortalama 333 TL’ye oluyor. Öğrenci aynı mesafeyi her gün taksiyle gidip gelse günlük ödemesi gereken ücret ortalama 200-220 TL arasında.
DAVA AÇILABİLİR Mİ?
Hukukçular da velilere “Okul servislerinde fahiş ücretlerle karşılaşırsanız hukuki yollara başvurarak ödediğiniz yüksek miktarları geri alabilirsiniz” diyor. UKOME tarafından belirlenen ücretin tavan sınır olduğunu, bunun üstünde ücret talep edilemeyeceğini belirten hukukçular, “Tarifenin üzerine çıkıldığında veliler, UKOME’ye bildirsinler. Velilerin, ayrıca servis hizmeti aldığı işletmeye de itirazlarını yazılı bildirmesi gerekir. Bu bildirimde UKOME tarifesinin üzerinde bedel ödenmek istenmediği belirtmeli ve bir kopyası da kendilerinde kalmalı. Çünkü sonrasında tüketici hakem heyetine başvurularak, bu ekstra ödenen ücretler kolaylıkla geri istenebilir” diyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARTVİN’in Borkça ilçesinde mesire alanı projesine karşı çıkan köylüler ile firma çalışanları ve yetkilileri arasında çıkan kavgada tabancayla vurulan Reşit Kibar (46) hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
Olay, saat 10.00 sıralarında ilçeye bağlı Çifteköprü köyü Cankurtaran mevkisinde meydana geldi. Bölgede yapımı planlanan ‘Konaklamalı Mesire Alanı Projesi’ne karşı çıkan köylüler, alana iş makinelerinin gelmesini protesto etti. İş makinelerini indirildiği sırada köylüler ile özel şirketin yetkilileri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi ile yüklenici şirket yetkililerinden M.U. (42), tabancayla ateş etti.
2 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Kurşunların isabet ettiği köylülerden Gökhan Koyuncu (38), Reşit Kibar ve Ersan Koyuncu (36) yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık görevlilerinin ilk müdahalede bulunduğu 3 yaralı, ambulanslarla HopaDevlet Hastanesi’ne sevk edildi. Ameliyata alınan yaralılardan Reşit Kibar, kurtarılamadı. Diğer yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtilirken, hastanenin önüne yaralıların yakınları ile sivil toplum kuruluşu üyeleri geldi. Olay ile ilgili soruşturma başlatılırken, tabanca ile ateş açan M.U. ile şirket çalışanı F.M. gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Slovenya, Bosna Hersek ve Hırvatistan’dan da geçen Sava Nehri’nin Sırbistan’daki Cukarica kolu alg patlaması nedeniyle renk değiştirdi.
Mevsimsel sıcaklığa ve atık sulara bağlı alg tabakasının su yüzeyine çıkmasıyla oluştuğu belirtilen yeşil rengi ile Sava Nehri, farklı bir görünüme kavuştu.
Nehir, çimleri biçilmiş futbol sahasını andırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 2 şüphelinin tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yapacağı bilgisine ulaştı.
Ekipler yaptıkları çalışmada, 2 şüphelinin evlerinin bahçesinde kaçak kazı yaparken suçüstü yakalandı.
Kazı alanında 4 ruhsatsız av tüfeği, 2 ruhsatsız 9 milimetre tabanca, 70 tabanca fişeği, 40 av tüfeği fişeği, hilti, 30 metre elektrik kablosu, 2 kazma ve 2 kürek ele geçirildi.
Şüpheli şahıslar hakkında “2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet” suçundan soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUSYA, Ukrayna’nın güneyindeki Zaporijya kentinde bir oteli hedef aldı. Saldırıda biri çocuk 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı.
Ukrayna Acil Durumlar Servisi’nden saldırıya ilişkin yapılan açıklamada, “Kurtarma ekipleri Zaporijya’daki füze saldırısının sonuçlarını ortadan kaldırdı. 2 Eylül’de saat 23.03’te Rus birlikleri Zaporijya’da bir yerleşim bölgesini vurdu. Bir otelin vurulması sonucunda 38 yaşındaki bir kadın ve 8 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti. Kadının 12 yaşındaki kızı enkazdan kurtarıldı ve hastaneye kaldırıldı. 43 yaşındaki bir adam da yaralandı. Kurtarma ekipleri, polis, sağlık görevlileri ve gönüllüler olay yerinde çalıştı. Kurtarma çalışmaları tamamlanmıştır” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransız yetkililer, yaklaşık 65-70 göçmeni taşıdığı öne sürülen küçük bir teknenin Fransa’nın kuzey kıyısında Boulogne-sur-Mer bölgesinin yakınlarında bulunan Manş Denizi’nde alabora olması sonucu teknede bulunan en az 12 kişinin boğularak hayatını kaybettiğini bildirdi.
Yetkililer, birkaç kişinin kurtarıldığını ancak durumlarının ciddi olduğunu söyleyerek, ölü sayısının artabileceğine ilişkin uyarıda bulundu. En az iki kişinin ise hala “kayıp” olduğu bildiriliyor.
Yaralıları tedavi etmek üzere bir ilk yardım merkezinin kurulduğu Boulogne-sur- Mer’in banliyösü Le Portel’in Belediye Başkanı Olivier Barbarin, teknenin altının yarıldığını açıkladı.
Boulogne-sur-Mer Belediye Başkanı Frederic Cuvillier de “Yaklaşık 70 kişiyi taşıyan bir tekne kıyılarımızda battı. Ne yazık ki henüz kesinleşmeyen bilanço ağır” dedi.
Teknenin alabora olması sonucu kaybolan göçmenler var
Fransa’nın görevden ayrılan İçişleri BakanıGerald Darmanin, kayıp kişilerin bulunması için tüm hizmetlerin seferber edildiğini söyledi. Darmarin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Pas-de-Calais’de, Wimereux açıklarında korkunç bir tekne kazası meydana geldi. 12 ölü, 2 kayıp ve çok sayıda yaralı var. Tüm devlet hizmetleri, kayıpları bulmak ve mağdurlarla ilgilenmek için seferber olmuş durumda” ifadelerini kullandı.
Fransız Denizcilik Müdürlüğü ise teknede 65 kişinin olduğunu, 12 kişinin öldüğünü ve 50’den fazla kişinin kurtarıldığını kaydetti.
Ocak ayından bu yana 25 kişinin Manş Denizi’nden karşıya geçmeye çalışırken hayatını kaybettiği bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayıp ve acılarının sebebi olarak gördükleri bir ulusla bir arada yaşama yolundaki zorlu arayış ise sonuçlanmış değil.
Bu sorunun dönüm noktalarını inceledik.
İsrail ile Filistinliler arasındaki sorunlar, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırıları ve İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırılarla yeni bir boyut kazandı.
Hamas’ın saldırılarında 1200’e yakın İsrailli hayatını kaybederken, İsrail ordusunun o günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı Ağustos 2024 itibarıyla 40 bini aştı.
1799 – Napolyon’dan ‘Yahudi devleti’ fikri
Fransız General Napolyon Bonaparte, Osmanlı yönetimindeki Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması fikrini ortaya attı.
1897 – Birinci Siyonizm Kongresi
Birinci Siyonizm Kongresi İsviçre’nin Basel kentinde toplandı. 1896’da gazeteci Theodor Herzl, ”Der Judenstaat” yani “Yahudi Devleti” adlı bir kitap yayınlamıştı ve kongrede bu kitaptaki fikirler tartışıldı.
Herzl, Viyana’da yaşayan bir Yahudi’ydi. Yahudilerin kendi devletini kurmasını savunuyordu ve özellikle Avrupa’daki Yahudi düşmanlığına karşı bu fikri geliştirmişti.
Kongrenin sonunda, Basel Programı yayınlandı. Bu belgede, Filistin’de bir Yahudi vatanının kurulması ve Dünya Siyonizm Teşkilatı’nın bu amaca ulaşmak için faaliyete geçirilmesi öngörülüyordu.
1897’den önce, çok az sayıda Siyonist göçmen zaten bölgeye gelmeye başlamıştı. 1903’e kadar, bunların sayısı 25 bine ulaştı. Çoğu Doğu Avrupa’dan gelmişti. Bölgenin yarım milyona yakın Arap sakiniyle birlikte yaşıyorlardı.
O zamanlar Filistin, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçasıydı. 1904-1914 arası 40 bin kişilik bir ikinci göçmen dalgası geldi.
1917 – Değişen dengeler
Birinci Dünya Savaşı sırasında da Filistin ve çevresi Osmanlı idaresindeydi. İngiltere’nin desteklediği Arap güçleri Osmanlı hakimiyetine son verene kadar bu durum sürdü.
İngiltere savaşın sonunda, 1918’de bölgeyi işgal etti. 25 Nisan 1920’de alınan Milletler Cemiyeti kararıyla İngiltere’ye bölgenin manda idaresi için yetki verildi.
Bu değişim döneminde verilen üç sözden biri, 1916’da Mısır’daki İngiliz idarecisi Henry McMahon’un, Osmanlı’nın Arap illerinde Araplara bağımsızlık vaadiydi.
Bununla beraber galip devletler Fransa ve İngiltere arasında gizlice imzalanan Sykes-Picot Antlaşması, bölgeyi bu ülkeler arasında ikiye bölüyor, Filistin’de ise uluslararası idare kurulması öngörülüyordu.
1917’de, İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour, Filistin’de Yahudi halkları için bir vatan kurulması sözü verdi. Bu vaat, Siyonistlerin önderlerinden Lord Rothschild’e gönderilen mektupta yer alıyordu.
Bu mektup Balfour Deklarasyonu olarak biliniyor.
1929-1936 Arapların tepkisi
1922’de İngiltere’nin düzenlediği bir nüfus sayımı Yahudilerin sayısının, Filistin’deki 750 binlik nüfusun yüzde 11’ine ulaştığını gösteriyordu. Bundan sonraki 15 yılda 300 bin Yahudi daha gelecekti.
Siyonistlerle Araplar arasındaki düşmanlık, Ağustos 1929’da kanlı çatışmalara dönüştü. 133 Yahudi, Filistinliler tarafından öldürüldü. İngiltere polisi de 110 Filistinliyi öldürdü.
Arapların tepkileri, 1936’da, geniş çaplı uygulanan genel grevle birlikte sivil itaatsizliğe dönüştü. Zaten o tarihe kadar, militan Siyonist örgüt Irgun Zvai Leumi, Filistin ile şimdiki Ürdün’ü ”kurtarmak” amacıyla, Filistinli ve İngilizlere ait hedeflere saldırılar düzenlemekteydi.
Temmuz 1937’de İngiltere’de, Hindistan’dan sorumlu eski devlet bakanı Lord Peel’in başkanlığındaki bir Kraliyet Komisyonu, bu bölgeyi Yahudi ve Arap devletleri arasında ikiye bölmeyi önerdi.
Yahudi devleti, İngiliz mandasındaki Filistin’in üçte birini kaplayacaktı ve Celile Denizi ile sahildeki düzlükleri içine alacaktı.
Filistinli ve Arap temsilciler teklifi reddetti. Göçün durmasını ve azınlık haklarına saygılı bir üniter devlet kurulmasını istediler. Şiddet içeren muhalefet 1938’de İngiltere’den gönderilen takviye birlikler tarafından bastırılıncaya dek sürdü.
İngiltere mandası altındaki Filistin’e Siyonist proje kapsamında yüz binlerce Yahudi göç etti. Bu da Arap topluluklarda öfkeye ve isyana yol açtı.
1947 – Birleşmiş Milletler devrede
Filistin’i 1920’den beri idare eden İngiltere, Siyonist-Arap sorununu çözme sorumluluğunu 1947’de Birleşmiş Milletler’e devretti.
Bölge şiddet olaylarıyla sarsılıyordu. Yahudiler artık nüfusun üçte birini oluşturuyordu. Ama toprakların yüzde 6’sı onların elindeydi.
Avrupa’daki Nazi zulmünden kaçan yüz binlerce Yahudi’nin buraya ulaşması çözüm arayışını daha da acil hale getirdi. İkinci Dünya Savaşı’nda 6 milyon Yahudi öldürülmüştü.
Birleşmiş Milletler’in (BM) kurduğu özel komite, bölgeyi Filistin ve Arap devletleri arasında bölmeyi önerdi. Arap Yüksek Komitesi diye anılan Filistinli temsilciler, teklifi reddederken, Yahudi temsilciler kabul etti.
Paylaşım planı, Filistin’in yüzde 56,47’sini Yahudi devletine, yüzde 43,53’ünü de Arap devletine bırakıyordu. Kudüs ise uluslararası bir idare altında olacaktı.
29 Kasım 1947’de BM Genel Kurulu’nda 33 ülkenin oyuyla plan onaylandı. 13 ülke karşı oy vermiş, 10 ülke de çekimser kalmıştı.
Filistinlilerin reddettiği plan hiç uygulanmadı. İngiltere, 15 Mayıs 1948’de, Filistin’deki manda idaresine son verme niyetini ilan etti ancak bu tarih öncesinde çarpışmalar başladı.
İngiltere halkı, askerlerinin ölümü nedeniyle Filistin’de İngiliz varlığına karşı çıkmaya başladığı gibi, ABD’nin daha fazla Yahudi mültecinin buraya kabul edilmesi için uyguladığı baskıya da öfkeliydi.
ABD’nin bu baskısı siyonizme Amerikan desteğinin artışının işaretiydi.
Hem Arap hem de Yahudi taraflar, yaklaşan savaş için güçlerini seferber ediyordu. Yahudi milis güçlerinin Arap köylerinde düzenledikleri “temizlik operasyonları” Aralık 1948’de başladı.
1948 – İsrail’in kuruluşu
İsrail devleti, 2000 yıldır kurulan ilk Yahudi devleti olarak 14 Mayıs 1948’de Tel Aviv’de ilan edildi. Ertesi gün son İngiliz birliklerinin bölgeyi terk etmesiyle yürürlüğe girdi.
Filistinliler 15 Mayıs’ı “El Nakba” yani “Felaket” günü olarak anacaktı.
1948’den beri, İsrail’in ortaya çıkışına verilecek karşılığa önderlik etmek için Arap devletleri arasında rekabet vardı. Bu yüzden Filistinliler olaylara seyirci kalıyordu.
1964’te Kudüs’te kurulan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) hemen ardından Arap devletleri tarafından tanındı. Bu devletler FKÖ’nün esasen kendi kontrollerinde kalmasını istiyordu.
Ama Filistinliler gerçekten bağımsız bir örgüt istiyordu ve 1969’da örgütün başkanlığını ele geçiren Yaser Arafat’ın amacı da buydu.
Kendisine bağlı, beş yıl önce gizli olarak kurulmuş El Fetih örgütü, İsrail’e karşı operasyonlarıyla ün kazanıyordu. El Fetih savaşçıları, 1968’de Ürdün’de İsrail birliklerine ağır kayıplar verdirdi.
1967 Savaşı (6 Gün Savaşı)
İsrail ve Arap komşuları arasında artan gerginlik, 5 Haziran 1967’de başlayan ve Arap-İsrail Savaşı olarak da anılan 6 Gün Savaşı’na yol açtı. Orta Doğu anlaşmazlığının çehresi bu altı günde değişti.
İsrail, Mısır’dan Gazze ve Sina Yarımadası’nı, Suriye’den de Golan Tepeleri’ni aldı. Ürdün güçlerini de Batı Şeria ile Doğu Kudüs’ten çıkardı.
Mısır’ın güçlü hava kuvvetleri, savaşın ilk günü saf dışı bırakıldı. İsrail uçakları, daha başlangıçta Mısır hava kuvvetlerini havalanamadan yerle bir etti.
Toprak kazanımları İsrail’in kontrolündeki alanı iki katına çıkardı. Zafer, İsrail ve destekçileri için yeni bir güven ve iyimserlik havası yaratıyordu.
BM Güvenlik Konseyi, 22 Kasım 1967’de 242 sayılı kararı aldı. Kararda, savaşla toprak kazanımı reddediliyor, son çarpışmalarda ele geçirdiği yerlerden İsrail’in çekilmesi isteniyordu.
BM’ye göre, bu savaşta 500 bin Filistinli daha mülteci haline geldi; Mısır, Lübnan, Ürdün ve Suriye’ye göç etti.
1973 Yom Kippur Savaşı
Yom Kippur, yani ”Kefaret Günü”, Yahudilerin en önemli dini bayramı.
Mısır ve Suriye, 1967’deki savaşta kaybettikleri toprakları diplomatik yollardan geri alamayınca, 1973’te Yom Kippur bayramı sırasında İsrail’e karşı taarruza girişti.
Bu çarpışmalar, Ramazan Savaşı ya da 1973 Arap-İsrail Savaşı olarak da anılır. Başlangıçta Mısır ve Suriye, Sina ve Golan Tepeleri’nde ilerleme kaydettiler.
Üç hafta süren çarpışmalar sonunda bu durum değişti. İsrail neticede bazı yerlerde 1967’deki ateşkes hattının da ötesine geçti. İsrail güçleri Golan Tepeleri’ni aşarak Suriye içinde ilerlemeye başladı. İsrail sonra bu toprakları bırakacaktı.
İsrail güçleri Mısır’da da toprak kazandı, Süveyş Kanalı’nın batı yakasına geçtiler. ABD, Sovyetler Birliği ve BM, diplomatik müdahalelerle ateşkes anlaşmasına varılmasını sağladı.
Mısır ve Suriye, toplam 8 bin 500 asker kaybetti. İsrail’in can kaybı ise 6 bindi. Savaş sonunda İsrail, askeri, diplomatik ve ekonomik destek açılarından ABD’ye daha da bağımlı hale geldi.
Savaşın hemen ardından Suudi Arabistan, İsrail’i destekleyen ülkelere petrol ambargosu başlattı. Petrol fiyatları bütün dünyada hızla yükselirken küresel nitelikte bir ekonomik kriz baş gösterdi ve ambargo Mart 1974’e kadar sürdü.
22 Ekim 1973’te BM Güvenlik Konseyi 338 sayılı kararı aldı. Taraflardan, bir an önce çarpışmaları durdurmaları ve müzakerelere başlamaları isteniyordu.
1974 – Arafat’ın BM’ye ilk gidişi
Arafat liderliğindeki FKÖ ile Ebu Nidal gibi, FKÖ dışındaki Filistinli örgütler, İsrail ve diğer hedeflere karşı 1970’lerde bir dizi eylem düzenledi. Kara Eylül diye de bilinen Ebu Nidal’in örgütü, 1972 Münih Olimpiyatları’ndaki eylemde 11 İsrailli sporcuyu öldürdü.
Filistin’in tamamını ”kurtarmak” için silaha başvuran FKÖ’nün lideri Arafat, bir yandan da BM’de barışçı çözümü savunduğunu anlatan ilk konuşmasını yaptı. Siyonist projeyi kınayan Arafat, ”Bugün bir elimde zeytin dalı, bir elimde kurtuluş savaşı veren birinin silahı var. Zeytin dalını düşürmeyin” diye ekledi.
Bu konuşma, Filistinlilerin uluslararası tanınma çabalarına büyük katkı sağladı. Bir yıl sonra ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Harold Saunders, Arap-İsrail barışı müzakere edilirken Filistin halkının meşru çıkarlarının da hesaba katılması gerektiğini söylüyordu.
1977 – İsrail’de sağın yükselişi
İsrail’in 1948’de kuruluşunda İrgun ve Lehi gibi radikal grupların katkısı büyüktü. Ama bu örgütlerin mirasçısı Herut (sonradan Likud adını alıyor) Partisi, 1977’ye kadar hiçbir seçim kazanamadı.
İsrail siyaseti bu tarihe kadar sol kanattaki İşçi Partisi’nin hakimiyetindeydi. Likud ideolojisi, İsrail idaresinin İngiliz mandasına dahil olan bütün topraklara, yani Ürdün de dahil Kutsal Kitap’ta anlatılan “Büyük İsrail’e” yayılmasını savunuyordu.
Eski İrgun lideri Menahem Begin başkanlığındaki yeni hükümet, Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde yerleşim açmayı hızlandırdı. Amaç 1967’de kazanılan toprakları ileride geri vermemek için gerekçeler sağlamaktı.
Tarım Bakanı Ariel Şaron bu faaliyetleri körükledi; Şaron 1981’e kadar yerleşimlerle ilgili bakanlar komisyonunun başındaydı.
1979 – İsrail-Mısır barışı
Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat 19 Kasım 1977’de İsrail’e uçup İsrail parlamentosu Knesset’te konuşma yapınca dünya şaşkına döndü. İsrail’i tanıyan ilk Arap lider Sedat oldu. Yom Kippur Savaşı’nı daha dört yıl önce başlatan da kendisiydi.
Mısır ve İsrail 1978’de ABD’de Camp David anlaşmalarını imzaladı. Metinde Orta Doğu’da barışın çerçevesi çiziliyordu ve buna Filistinlilere sınırlı özerklik verilmesi de dahildi.
İkili barış anlaşmasını da Sedat ile Begin Mart 1979’da imzaladılar. Sina Yarımadası Mısır’a geri verildi.
Arap devletleri, İsrail’le kendi başına pazarlığa giriştiği için Mısır’ı boykot etti. Enver Sedat 1981’de Mısır ordusundaki İslamcı unsurlar tarafından öldürüldü.
1982 – İsrail’in Lübnan’ı işgali
İsrail, Lübnan sınırına yakın yerleşim birimlerini saldırılardan korumak amacıyla bu ülkenin güneyine asker soktu. Ama Savunma Bakanı Ariel Şaron orduyu başkent Beyrut’a kadar götürdü; FKÖ’yü Lübnan’dan çıkardı.
Sina’daki son İsrail birliklerinin geri çekilmesinin üzerinden daha iki ay bile geçmemişti. Lübnan işgali, Ebu Nidal örgütünün İsrail’in Londra Büyükelçisine suikast girişimi üzerine başlatmıştı. İsrail birlikleri Beyrut’a Ağustos ayında vardı. Yapılan ateşkes anlaşması uyarınca FKÖ milisleri çekilince, Filistin mülteci kampları savunmasız kalmıştı.
İsrail güçleri 14 Eylül’de Beyrut etrafında konuşlanırken, Hıristiyan Falanj milislerin lideri Beşir Cemayel, başkentteki karargahında bir bombanın patlamasıyla öldü. Ertesi gün İsrail ordusu Batı Beyrut’u işgal etti. 16 Eylül’den 18 Eylül’e kadar, İsrail’le ittifak yapan Falanjistler, Sabra ve Şatilla kamplarında yüzlerce Filistinliyi öldürdü.
Neredeyse bir asırı bulan Orta Doğu mücadelesindeki en kanlı katliamlardan biriydi bu. Şaron, savunma bakanlığından başka bir göreve geçmek zorunda kaldı. 1983’te İsrail’de yapılan bir soruşturma, onun katliamı önlemek için harekete geçmediğine hüküm vermişti.
Sabra ve Şatilla katliamları Ariel Şaron hakkındaki ”savaş suçlusu” iddialarının kaynağı. Bazı görgü tanıkları, İsrail askerlerinin, Hıristiyan milislerin kamplarda neler yapacağından haberdar olduğunu, hatta olanları izlediğini anlatıyor.
1987-93 – İntifada
İsrail işgaline karşı intifada, yani kitlesel ayaklanma Gazze Şeridi’nde başladı; kısa sürede Batı Şeria’ya yayıldı.
Protestolar, sivil itaatsizlik şekline büründü. Genel grevler düzenlendi, İsrail ürünleri boykot edildi, duvarlara yazılar yazıldı ve yollarda barikatlar kuruldu.
Ama uluslararası ilgi toplayan protesto şekli, ağır silahlarla donanmış İsrail askerlerine taş atan Filistinlilerdi.
İsrail ordusu karşılık verdi; çok sayıda Filistinli sivil yaşamını yitirdi. 1993’e kadar süren protestolarda toplam can kaybı bini aştı.
1993 – Oslo Barış Süreci
Haziran 1992’de İsrail’de sol kanadın, yani İşçi Partisi’nin iktidara gelmesi çok kuvvetli bir barış sürecini başlattı. Sertlik yanlısı olarak gösterilen Başbakan Yitzak Rabin ile “güvercin” olarak gösterilen Şimon Peres ve Yosi Beilin, Filistinlilerle barışı konuşacak çok uygun bir ekibi oluşturuyordu.
Körfez Savaşı’ndan sonra konumu zayıflayan FKÖ bu barış pazarlığından sonuç almayı umuyordu. Washington’daki ikili görüşmeler tıkanınca İsrail, FKÖ’nün katılımına yönelik itirazını kaldırdı. Daha da önemlisi Dışişleri Bakanı Peres ve yardımcısı Beilin, Norveç’in girişimi olan gizli bir müzakere zemini kurma imkanını inceliyordu.
Washington’daki ikili görüşmelerden sonuç alınamayacağı anlaşılınca gizli Oslo kulvarı 20 Ocak 1993’te açıldı. Norveç’in Sarpsborg kasabasında görülmemiş ilerleme kaydedildi.
Filistinliler işgal topraklarından aşamalı çekilmeye başlaması karşılığında İsrail devletini tanımayı kabul ediyordu. Görüşmeler sonucunda Washington’da İlkeler Deklarasyonu imzalanırken, Arafat ile Rabin arasındaki tarihi tokalaşmayı 400 milyon insan canlı izledi.
1994 – Filistin Yönetimi’nin kurulması
İsrail ve FKÖ, İlkeler Deklarasyonu’nun başlangıçta nasıl uygulanacağı konusundaki anlaşmayı Kahire’de 4 Mayıs 1994’te imzaladı.
İsrail, Gazze Şeridi’nin çoğunu terk ediyordu. Sadece Yahudi yerleşimleri ve etraflarındaki arazilerde İsrail varlığı sürecekti. Batı Şeria’da ise Eriha kentini Filistinlilere bırakıyorlardı.
Bu pazarlıklar Yahudi bir yerleşimcinin Batı Şeria’nın El Halil kentinde düzenlediği bir katliamla neredeyse kesilecekti.
Anlaşmanın içinde de aşılması gereken zorluklar vardı. Metinde beş yıllık geçiş dönemi içinde İsrail ordusunun geri çekilme aşamaları yer alıyordu. Ama bu aşamalar çok zorlu pazarlıkların sonuç vermesine bağlıydı.
Bunlar Filistin devletinin kuruluşu, Kudüs’ün statüsü, işgal edilmiş topraklardaki Yahudi yerleşimlerinin durumu ve 1948-1967 arasında göçe zorlanan 3,5 milyon Filistinli mültecinin ne olacağı gibi konulardı.
Barış sürecini eleştirenler 1 Temmuz’da susmuştu. Çünkü Yaser Arafat, Filistin topraklarına bu tarihte geri döndü, coşkulu kalabalık tarafından muzaffer bir eda ile karşılandı.
FKÖ, İsrail birliklerinin boşalttığı yerlere konuşlandırıldı. Filistin Ulusal İdaresi, yani özerk yönetimin başkanı olarak Yaser Arafat vardı artık. 1996’daki seçim de bunu tescil etti.
1995 – İkinci Oslo süreci ve Rabin suikastı
Filistin yönetimi, Gazze Şeridi’ndeki ilk yılında zorluklarla boğuştu. Filistinli militanların bombalı eylemlerinde onlarca İsrailli öldü. İsrail özerk yönetimin topraklarına giriş çıkışları engelliyor; militanlara suikastlar düzenliyordu. Yeni yerleşim inşaatları da durmadı.
Filistin Özerk Yönetimi kendi toplumunun öfkesini kitlesel gözaltılarla bastırmaya çalıştı. İsrail içinde ise barış sürecine tepkiler sağ kanattan ve dini gruplardan geliyordu. Bu ortam içinde barış görüşmeleri yoğun çaba ile yürütülse de başlangıçta belirlenen takvime yetişilemiyordu. 24 Eylül’de 2. Oslo diye anılan anlaşma Mısır’ın Taba şehrinde ve Washington’da ayrı törenlerle imzalandı.
Bu anlaşma Batı Şeria’yı üçe bölüyordu.
1 – A Bölgesi: Batı Şeria’nın yüzde 7’sini oluşturan bu bölge, Doğu Kudüs ve El Halil haricindeki belli başlı yerleşim merkezleri tam olarak Filistin idaresine bırakılıyordu.
2 – B Bölgesi: İsrail ve Filistinlilerin ortak kontrolüne bırakılan bu bölge Batı Şeria’nın yüzde 21’ini oluşturuyordu.
3 – C Bölgesi: İsrail bu bölgeyi kontrol altında tutacak, ama aynı zamanda Filistinli tutukluları serbest bırakacaktı.
2. Oslo Anlaşması, Filistinlileri pek heyecanlandırmadı. İsrailli dinciler ise ”Yahudi toprağının” teslim edilmesine öfkeliydi. Öfke ve tahrik içeren bir kampanyaya hedef olan Başbakan Yitzak Rabin, bir aşırı dinci Yahudi tarafından 4 Kasım’da öldürüldü. Suikast bütün dünyaya şok dalgaları yaydı suikast. “Güvercin” diye nitelendirilen ve bir türlü tamamlanamayan barış sürecinin mimarı Şimon Peres başbakan oldu.
1996-1999 Kilitlenme
1996 yılına girildiğinde anlaşmazlık yine kan dökülmesine yol açıyordu. Hamas örgütü İsrail içinde bir dizi intihar eylemleri düzenledi. İsrail, Lübnan’ı üç hafta süreyle bombaladı.
Şimon Peres 29 Mayıs’taki seçimlerde, sağcı Binyamin Netanyahu’ya kıl payı yenildi. Netanyahu, Oslo anlaşmalarına karşı çıkıyor, ”güvenlik içinde barış” tezini işliyordu. Netanyahu işgal topraklarında yerleşim inşasının dondurulması kararını kaldırarak Arapları öfkelendirdi.
El Aksa Camii’nin altına, arkeolojik amaçlarla bir tünel kazılması için izin verince de, tepkiler daha da şiddetlendi. İsrail mevcut barış sürecini eleştirmesine rağmen ABD’nin artan baskısı üzerine Ocak 1997’de El Halil şehrinin yüzde 97’sini Filistinlilere devretti.
ABD’de 23 Ekim 1998’de imzaladığı Wye Nehri Memorandumu ise, Batı Şeria’dan çekilmenin sürmesini öngörüyordu. Fakat bunun uygulanmasına ilişkin itirazlar, Ocak 1999’da İsrail’de iktidardaki sağ koalisyonun çökmesine yol açtı. 18 Mayıs’taki seçimlerde İşçi Partili Ehud Barak galip çıktı.
İsraillilerle Araplar arasındaki 100 yıllık kavgayı sona erdirmeyi vaat ediyordu yeni başbakan. Oslo anlaşmalarında öngörülen beş yıllık geçiş süresi, 4 Mayıs 1999’da sona erdi.
Ama Yaser Arafat tek yanlı Filistin devleti ilanından vazgeçirildi. Amaç İsrail’deki yeni yönetimle pazarlığa yeniden başlanmasıydı.
2000 – İkinci İntifada
Ehud Barak hükümetinin barışa ulaşacağına dair başlangıçta duyulan iyimserliğin temeli olmadığı zamanla anlaşıldı. Yeni bir Wye Nehri sözleşmesi Eylül 1999’da imzalandı. Ama işgal topraklarından çekilme işleminin devam etmesi mümkün olmadı. Çünkü Kudüs’ün durumu, mülteciler, yerleşimler ve sınırlar gibi nihaî statü pazarlıkları sonuçsuz kalmıştı.
Beş yıllık barış süreci sonunda pek bir şey elde edilememesi, Filistin halkında büyük bir bıkkınlık doğurdu. Barak, Suriye ile barışa odaklandı. Bu alanda da başarı yoktu. Barak yine de İsrail’in 21 yıllık Lübnan macerasına son verdi: Mayıs 2000’de İsrail’in Lübnan’dan çekilmesi, dikkatleri Yaser Arafat’a yöneltti.
ABD Başkanı Bill Clinton ile Ehud Barak kademeli barış görüşmeleri yerine, bütün konularda hep birden sonuç almayı amaçlayan nihai pazarlığa girmeye zorlandı. Bu görüşmeler için ABD başkanının yazlığı Camp David seçildi.
İki hafta süren görüşmelerde Kudüs’ün statüsü ve Filistinli mültecilerin geri dönüş hakları konusunda bir uzlaşmaya varılamadı. Bunun getirdiği belirsizlik içinde, 28 Eylül’de muhalefetteki Likud Partisi’nin Netanyahu’dan sonraki lideri, yılların sağcı politikacısı Ariel Şaron, Mescid-i Aksa’nın bulunduğu kompleksi ziyaret etti.
Bunun çok tahrik edici bir hareket olduğu söylendi. Filistinliler bu ziyareti protesto için gösterilere başladı. Ve gösteriler El Aksa intifadası diye anılan ayaklanmaya dönüştü.
2002 -2003 Batı Şeria yeniden işgal altında
Birkaç dalga halinde gelen intihar saldırıları ardından İsrail Mart ve Haziran aylarında Batı Şeria’nın neredeyse tamamını işgal etti. 2002 yılının büyük bir bölümünde Filistin kentleri sık sık baskına uğradı, birbirleriyle bağlantısı kesildi, kuşatıldı ya da uzun süreler sokağa çıkma yasağı altında kaldı.
Nisan ayında İsrail güçleri Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin mülteci kampına girip bölgeyi ele geçirdi. Filistinliler, burada bir katliam yapıldığını iddia etti. Kendisi de ağır kayıp veren İsrail ordusu ise örgütlü bir direniş ile karşılaştığını ve burada 52 Filistinlinin öldüğünü söyledi.
Olayla ilgili BM raporu, “sivilleri tehlikeyle karşı karşıya bırakan şiddet olayları” dolayısıyla her iki tarafı da suçladı ama ortada bir katliam olmadığı sonucuna ulaştı. Uluslararası Af Örgütü ise İsrail ordusunun Batı Şeria’da Cenin ve Nablus’a düzenlediği operasyonlarda savaş suçu işlediği hükmüne vardı.
İsrailli yetkililer 2002 yılı boyunca Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da düzenlenen operasyonların Filistinlilerin “terör altyapısını” yıkmayı amaçladığını kaydediyordu.
Ancak hızı kesilmiş de olsa intihar saldırıları yıl boyu devam etti. İki yıldır barış süreci durma noktasına gelmişti. BM, ABD, Rusya ve Avrupa Birliği’nden oluşan, “Dörtlü” Orta Doğu’da çözüme yönelik bir ‘yol haritası’ ile süreci yeniden canlandırmaya çalıştı.
Yol haritası, içeriği üzerinde 2002 yılı boyunca devam eden pazarlıklar ardından 2003 yılı Nisan’ında ABD öncülüğünde Irak’a düzenlenen operasyon sonrasında yayımlandı.
Belgenin yayımlanmasına kadar da tüm diplomatik girişimler askıda kaldı. 2003 Haziran’ında ABD Başkanı George Bush, Orta Doğu konusundaki siyasetini uzun süredir beklenen bir konuşmayla açıkladı.
Bush konuşmasında Filistinlilere “teröre taviz vermeyen” bir lider belirlemeleri çağrısında bulundu. Filistinli militan grupların yoğun müzakereler ardından Haziran ayında ilan ettiği ateşkes ise ancak 7 hafta süreyle geçerli oldu.
2004 – Yaser Arafat öldü
25 Ekim 2004’te Arafat hastalandı. Grip teşhisi konulmuştu. Tüm çabalara rağmen Arafat iyileşmiyordu.
Paris’teki bir askeri hastaneye götürüldü. Zehirlendiğinden şüpheleniliyordu. Burada Arafat’ı muayene eden doktorlar onun zehirlendiğine dair bir kanıt bulamadıklarını açıkladılar.
3 Kasım’da komaya girdi. 8 gün sonra ise öldüğü açıklandı.
2005 – 2006 İsrail Gazze’den çekildi, Hamas seçimleri kazandı
İsrail Gazze ve Batı Şeria’nın bir bölümünden çekildi. İsrail, Yahudi yerleşimlerini boşaltıp, askeri araçlarını da Gazze’den çekti.
Ancak Gazze’yi denizden, karadan ve havadan abluka altında tutmaya başladı. Filistin’deki genel seçimlerde Hamas, oyların çoğunu aldı.
Eylül 2006’da ise Gazze Şeridi’nde Filistinli gruplar El Fetih ile Hamas arasında çatışmalar başladı.
Haziran 2007’ye kadar çatışmalar, ateşkesler ve ulusal birlik arayışlarıyla geçen sancılı sürecin ardından, Mahmud Abbas, Gazze ve Batış Şeria’da olağanüstü hal ilan etti. Geçiş hükümeti kurulmasını isteyip başbakanlık görevini de Selam Fayyad’a verdi, kurulan geçiş hükümetinden Hamas dışlanmıştı.
2008 – 2009 Dökme Kurşun Operasyonu
İsrail’in Gazze Şeridi’nde düzenlediği saldırılarda 22 günde 1417 kişi hayatını kaybetti; 4580 kişi de yaralandı.
İsrail bu saldırılara “Dökme Kurşun Operasyonu” adını vermişti. İsrail, askeri harekatın, Filistinli militanların İsrail’in güneyini hedef alan roket saldırılarını durdurmayı amaçladığını açıkladı.
Mayıs 2010 – Mavi Marmara
Mayıs 2010’da İsrail askerleri Gazze’ye yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine baskın yaptı. 10 Türk vatandaşı hayatını kaybederken bu saldırı, Türkiye-İsrail ilişkilerini kopma noktasına getirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın da çabalarıyla Türkiye’nin o zaman başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan özür diledi. İsrail ayrıca Mavi Marmara baskınında hayatını kaybedenler için tazminat ödemeyi kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir iftar yemeğindeki konuşmasında, İsrail’le yapılan anlaşmadan bahsederken isim vermeden Mavi Marmara yardımını organize eden İHH’yı (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı) eleştirdi:
“Uluslararası bazda bir adım atıyoruz. Siz kalkıp da Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? Biz zaten oraya gerekli yardımı Gazze’ye bugüne kadar hep yaptık yapıyoruz. Filistin’e yaptık yapıyoruz.”
2014 – İsrail’in Gazze’ye saldırıları
İsrail Gazze’ye yönelik 51 gün süren ve kara harekatını da içeren yeni bir saldırı başlattı.
Saldırılarda 530’u çocuk 302’si kadın 2 bin 100’den fazla Filistinli hayatını kaybetti. 10 binden fazla Filistinli de yaralandı.
İsrail tarafında ise 64’ü asker 70 İsrailli öldü, 720 İsrailli de yaralandı.
14 Mayıs 2018 – ABD İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıdı
ABD’nin Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararı aldığı İsrail Büyükelçiliği’nin açılışı öncesi İsrail güvenlik güçleri protestoculara ateş açtı ve onlarca Filistinli hayatını kaybetti.
Açılış töreninde ABD Başkanı Donald Trump’ın video açıklaması gösterildi. Trump “Orta Doğu’da barışı sağlama” hedefine sadık olduklarını söylerken, Batı Şeria’daki Filistin yönetimi, İsrail’i ‘Gazze’de katliam yapmakla’ suçladı.
2020 – İsrail ile Arap ülkeleri arasında ‘normalleşme’
İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile ilişkileri normalleştirme doğrultusunda Washington’da anlaşmalar imzaladı.
Bu adım, Ocak ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte “Yüzyılın Planı” adını verdiği açıklamasının ardından geldi.
Planda Kudüs’ün bölünmemiş bir şekilde İsrail’in başkenti olması, Filistin’e 1967 sınırına kıyasla çok daha az toprağı kontrol edecek ve Batı Şeria’daki topraklarının yüzde 80’inden vazgeçecek şekilde “koşullu” bir bağımsız devlet, koşulların yerine getirilmesi için 4 yıllık bir süre öngörülüyordu.
İsrail’le normalleşme adımını ilk olarak 1979’da Mısır atmış, onu 1994’te Ürdün takip etmişti.
On yıllar sonra gelen ikinci dalgada birkaç ay içinde Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas bu listeye eklendi.
Filistinliler, Filistin devleti kuruluncaya dek İsrail ile ilişki kurmayacakları sözü veren Arap ülkelerini “sözlerinden dönmekle” suçladı.
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, “İsrail işgali sona erinceye dek bölgede barış, güvenlik ve istikrar gerçekleşmeyecektir” dedi.
Bu anlaşmaların ardından, Gazze’de Filistinliler ile İsrail ordusu arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi.
2020 – Hamas ve El Fetih ortak yönetim için anlaştı
Gazze’yi yöneten Hamas ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs’teki El Fetih yönetimi, 14 yıl aradan sonra bir kez daha ortak bir yönetim oluşturmak için Eylül ayında Türkiye’de bir araya gelerek anlaşmaya vardı.
El Fetih lideri Mahmud Abbas, görüşmelerin Türkiye’de yapılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak destek istemişti.
Filistin Yönetimi, İsrail’le yapılan anlaşmalara tepki olarak Arap Birliği’nin 6 ay süreyle dönem başkanlığını üstlenmeyeceğini açıkladı.
Mayıs 2021 – Mescid-i Aksa gerilimi ve İsrail’in Gazze’ye saldırıları
Yüzlerce Yahudi’nin İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgal ettiği 1967’deki Altı Gün Savaşı’nın yıl dönümü olarak kutladığı “Kudüs Günü” için ellerinde bayraklarla sloganlar ve İsrail marşları eşliğinde Mescid-i Aksa civarında yürüyüşünü Filistinliler provokasyon olarak değerlendirdi.
2021’de bu gün Ramazan ayının son günlerine denk geldi. Filistinli gruplar Mescid-i Aksa çevresinde barikatlar oluşturdu.
İsrail’in Doğu Kudüs’teki evlerinden zorla çıkarma planları gerilimi daha da tırmandırdı.
İsrail polisinin Filistinlilere polis şiddeti ve orantısız müdahalesi ardından Hamas İsrail’e yüzlerce füze fırlattı.
İsrail, 10 Mayıs 2021’de Gazze Şeridi’ne havadan ve karadan saldırılar başlattı. Bu saldırılarda yüzlerce Gazzeli öldü.
Mısır’ın arabuluculuğunda aynı ay içinde taraflar arasında ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail’in Haziran’da da Gaze’yi bir kez daha vurması ateşkesin kırılganlığını gösterdi.
Kasım 2021 – İngiltere Hamas’ı ‘terör örgütü’ ilan etti
İngiltere, Gazze Şeridi’nde yönetimde olan Hamas’ı “terör örgütü” ilan etti.
Hamas daha önce de Avrupa Birliği ve ABD başta olmak üzere çok sayıda ülke tarafından “terör örgütü” ilan edilmişti.
Mart 2022 – Erdoğan- Herzog görüşmesi
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 2007 yılından bu yana Türkiye ile İsrail arasındaki en üst düzey ziyaret için 9 Mart’ta Ankara’ya geldi. Herzog, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile önce baş başa ardından heyetlerle birlikte görüşme yaptı.
Görüşmelerin ardından ortak basında toplantısında, iki liderin öncelik vermesi dikkat çekti.
Aralık 2022 – Netanyahu ‘İsrail’in en sağcı hükümetini’ kurdu
İsrail’de 1 Kasım’da yapılan genel seçimde ilk sırada yer alan Likud Partisi’nin lideri Binyamin Netanyahu, çetin koalisyon pazarlıkları sonrası yeni hükümeti kurdu.
Aşırı sağcı partilerden oluşan koalisyon, “” olarak nitelendirildi.
2023 – Batı Şeria’da şiddet ‘benzeri görülmemiş seviyelere’ tırmandı
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin ve Nablus bölgelerinde Ocak ve Şubat aylarında İsrail güçlerinin saldırılarında 60’tan fazla Filistinli öldürüldü. İsrail tarafındaysa 13 kişi yaşamını yitirdi.
ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) son dönemde İsrail ve Filistin arasında şiddetin açıkladı.
Haziran 2023 – Af Örgütü’nden ICC’ye çağrı: ‘Filistin’de savaş suçları işlenmiş olabilir’
Uluslararası Af Örgütü, Mayıs ayında İsrail ile Filistinli silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda .
Örgütün raporuna göre, İsrail ordusunun orantısız güçle yaptığı hava saldırıları, Filistinli sivillerin ölümüne yol açtı.
Aynı raporda İslami Cihat Örgütü militanlarının hedef gözetmeksizin fırlattığı roketlerin İsrailli ve Filistinli sivillerin ölümüne yol açtığı kaydedildi.
Örgüt, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) soruşturma başlatma çağrısı yaptı.
ICC Filistin’de 2014’te başlayan çatışmalar ve sonrasında yaşanan olaylar nedeniyle 2021’de bir soruşturma açmıştı.
7 Ekim 2023 – Hamas-İsrail savaşı
Hamas, 7 Ekim’de Gazze topraklarından İsrail’e sızarak son yılların en büyük sınır ötesi saldırısını gerçekleştirdi.
İsrail ordusu “savaş durumu alarmı” ilan etti. Saldırıda Gazze’den İsrail tarafına binlerce roket atılırken, çok sayıda silahlı militan da İsrail topraklarına girdi.
Saldırılarda 1200’e yakın İsrailli öldürüldü. 251 kişi rehin alındı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği ilk da yüzlerce kişi öldü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın saldırısıyla İsrail’in girdiğini söyledi.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı Ağustos sonu itibarıyla 40 bini aştı, 95 bine yakın kişi de yaralandı. Yüz binlerce Filistinli evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Hamas’ın aldığı rehinelerin bir kısmı geçmiş anlaşma ve operasyonlarda serbest bırakılırken bazılarının öldüğü teyit edildi. Yaklaşık 100 rehinenin akıbeti ise halen belli değil.
Aralık 2023 – Güney Afrika’dan İsrail’e Gazze’de ‘soykırım’ davası
Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023’te, Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı’nda Gazze’deki Filistin halkına “soykırım” uyguladığı iddiasıyla İsrail’e karşı dava açtığını duyurdu.
Bazı ülkeler de davaya katılma talebinde bulundu ya da katılacağını beyan etti. Bu ülkeler Türkiye, Filistin Yönetimi, İspanya, İrlanda, Belçika, Mısır, Meksika, Kolombiya, Nikaragua, Libya, Maldivler, Şili ve Küba.
Bu ülkelerin talepleri henüz ICJ tarafından onaylanmadı.
İsrail lehine davaya katılma niyeti beyan eden tek ülke ise Almanya.
Temmuz 2024 – Hamas ve El Fetih, Çin’deki zirvede ulusal birlik hükümeti kurulması üzerine anlaştı
Filistin’de Hamas ve El Fetih arasında sağlandığı açıklandı. Pekin’de yapılan görüşmelere ilişkin açıklama Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi.
Pekin Deklarasyonu’nun 14 farklı Filistinli grup arasında iki gün süren görüşmeler üzerine imzalandığı kaydedildi.
Anlaşma ile Hamas ve El Fetih, savaş sonunda Gazze’yi birlikte yönetecek.
Ağustos 2024 – İsrail’den Batı Şeria’da son 20 yılın en büyük baskınları
İsrail, “terörle mücadele operasyonu” adını verdiği operasyonlar kapsamında Batı Şeria’daki dört kente askeri birliklerini gönderdi.
Bu, İsrail’in son 20 yılda olarak değerlendiriliyor.
Ateşkes müzakerelerinde sonuç yok
Mısır, Katar ve ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Hamas arasında Gazze’de ateşkes için Ağustos ayında Kahire’de yürütülen .
Mısırlı kaynaklara göre, arabulucuların sunduğu anlaşma maddeleri ve karşılıklı tavizlere ne Hamas ne de İsrail yeşil ışık yaktı.
Mısır’dan gelen haberlere rağmen ABD
‘li kaynaklar görüşmelerin “yapıcı şekilde” devam ettiğini, “nihai ve uygulanabilir bir anlaşma” doğrultusunda sürdürüldüğünü dile getirdi.
Rehinelerin serbest bırakılması için Hamas’la ateşkes anlaşması konusunda İsrail üzerindeki baskılar artarken, Netanyahu hükümeti buna yanaşmıyor.
Hamas, ateşkes için İsrail güçlerinin Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Philadelphi Koridoru’ndan çekilmesini talep ederken, İsrail bunu “kırmızı çizgisi” olarak niteliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bitlis merkeze bağlı Yukarı karaboy ve Yaygın köyleri ile Mutki ilçesine bağlı Yazıcık ve Kayran köylerinde orman yangınları çıktı. Bitlis İl Özel İdaresi ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin özverili çalışmaları sayesinde yangınlar büyümeden kontrol altına alındı. Yangınlarla ilgili Bitlis İl Özel İdaresi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Merkez ilçemiz Yukarı Karaboy ve Yaygın köyleri ile Mutki ilçemiz Yazıcık ve Kayran köyleri bölgelerinde çıkan orman yangını, ilgili kurumlarla beraber personellerimizin özverili çalışmaları sonucunda kontrol altına alınarak söndürülmüştür” ifadelerine yer verildi.
Bölgede yangın söndürme ve soğutma çalışmaları devam ederken, yetkililer ise vatandaşları orman yangınlarına karşı dikkatli olmaya davet etti.
Yangınların çıkış nedeni ile ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, X hesabından yaptığı açıklamada saldırıya ilişkin bilgi verdi. Rusya’nın Poltava kentine yönelik iki adet balistik füzeyle saldırdığını bildiren Zelenskiy, saldırıda en az 41 kişinin hayatını kaybettiğini, 180 kişinin yaralandığını açıkladı. Zelenskiy, iki adet balistik füzenin “bir eğitim kurumunun ve yakınındaki bir hastanenin” bulunduğu bölgeye isabet ettiğini aktararak, saldırılar sonucu oluşan enkazdan kurtarılan kişiler olduğunu kaydetti.
Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da Poltava şehrinin Rusya’nın “barbarca bir saldırısı” sonrasında “korkunç bir gün” geçirdiği belirtildi. Açıklamada şehrin iki balistik füze ile vurulduğu, “hava saldırısı sirenleri ile füzelerin zeminle buluşması arasında çok az zaman geçtiği” bu nedenle sığınaklara kaçmaya çalışan bazı sivillerin bu sırada yaralandığı aktarıldı. Açıklamada ayrıca, kurtarma ekiplerinin 25 kişiyi kurtardığı, kurtarılanlardan 11’nin füzelerin neden olduğu enkazdan çıkarıldığı kaydedildi.
Öte yandan, Poltava’da üç gün süreyle ulusal yas ilan edildi.
Rusya sınırından yaklaşık 140 kilometre uzaklıktaki Poltava, düzenli olarak füze saldırılarına maruz kalsa da ülkenin doğu sınırlarına daha yakın bölgeler kadar yoğun bombardımanlara uğramamıştı. Yaz başında Rusya, Poltava bölgesindeki bir havaalanını Ukrayna savaş uçaklarını yok etme amacıyla hedef aldığını belirtmişti. Ancak bugün yapılan saldırı şehir merkezine yönelik olmasıyla diğer saldırılardan ayrılıyor.
Rusya’dan henüz Poltava saldırısına ilişkin bir açıklama gelmedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜNYA Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, Gazze’de çocuk felci kapsamında başlatılan aşı kampanyasında ikinci günde 74 bin çocuğun aşılandığını duyurdu.
DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, “Gazze’deki çocuk felci aşı kampanyasının ikinci gününde 10 yaş altı yaklaşık 74 bin çocuğun aşılandığı tahmin edilirken, şimdiye kadar aşılanan toplam çocuk sayısı 161 bini aştı. Kampanyanın üçüncü günü devam ediyor ve Gazze’nin merkezinde kalan çocukların çoğunun gün sonuna kadar aşılanması bekleniyor. Ekiplerimiz, yerinden edilmenin devam etmesine rağmen hiçbir çocuğun kaçırılmamasını sağlamaya kararlıdır. Tüm tarafları insani yardım molalarına saygı göstermeye devam etmeye çağırıyoruz. Gazze’deki çocukların daha sağlıklı bir geleceğe sahip olabilmeleri için kalıcı barış çağrısında bulunmaya devam ediyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Volodimir Zelenskiy iki füzenin Poltava kentindeki bir eğitim merkezi ile hastaneyi vurduğunu duyurdu.
Zelenskiy’nin eşi Olena Zelenska yaptığı son paylaşımda ölü sayısının 47’ye yükseldiğini duyurdu.
BBC’nin savunma muhabiri Chris Partridge, saldırıda kullanılan füzelerin 500 km menzili olan Iskender-M olduğunun düşünüldüğünü kaydetti.
Bu füze tahrip gücü çok yüksek 700 kg’a kadar savaş başlığı taşıyabiliyor. Aynı zamanda 10 ile 30 metre arasında bir sapma payı ile hedefi vurabiliyor.
İskender gibi balistik füzeleri, hızları ve yörüngeleri nedeniyle hava savunma sistemleri ile durdurmak çok güç.
BBC İzleme Servisi’nin Ruysa editörü Vitali Şevçenko, hedef alınan binalardan birinde askeri eğitim verildiğine dair haberler tespit ettiklerini duyurdu.
Telegram’da yer alan Rusya kaynaklı haberlerde, elektronik haberleşme uzmanlarının eğitim gördüğü bir merkez olduğuna ilişkin iddialar da yer aldı.
Saldırı ile ilgili açıklama yapan Ukrayna lideri Zelenskiy, zarar gören binalardan birinin İletişim Enstitüsü olduğunu söyledi.
Haber gelişiyor…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi Meclis Başkan Yardımcısı Clemence Guette, X hesabından yaptığı paylaşımda, çevrim içi ortamda paylaşılan dilekçenin “şimdiden neredeyse 200 bin kişi tarafından imzalandığını” bildirdi.
Guette, Fransızları Cumhurbaşkanı Macron’un azledilmesini talep eden dilekçeyi imzalamaya çağırdı.
Dilekçede, Macron seçim sonuçlarına rağmen “eski hükümetin görevini sürdürmesine izin verdiği ve kendi programı dışındaki tüm hükümet programlarının uygulanmasını engellediği” gerekçesiyle eleştirildi.
REKLAM
Macron’un seçimlerin üzerinden geçen 2 ayda henüz bir başbakan atamamış olmasının eleştirildiği ve 186 binden fazla kişinin imzaladığı dilekçede, “parlamenter rejimler ve temsili demokrasi sisteminde bu otoriter gidişatın eşi benzerinin olmadığı” kaydedildi.
LFI tarafından 31 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Macron’un azledilmesine yönelik teklif Ulusal Meclis’e sunulmuştu. LFI, seçim sonuçlarını göz ardı ederek Macron’un görevini ihlal ettiğini savunmuştu.
Macron, seçimlerde Ulusal Meclis’te en fazla sandalyenin sahibi olan solcu NFP’nin ortak adayı Lucie Castets’i başbakan atamayacağını bildirmesinin ardından hükümet kurma müzakerelerini sürdürüyor.
23 Ağustos’tan bu yana yeni hükümeti kurmak için Elysee Sarayı’nda siyasileri ağırlayan Macron en son Xavier Bertrand, eski Başbakan Bernard Cazeneuve ve eski cumhurbaşkanlarından Nicolas Sarkozy ile François Hollande ile görüştü.
Fransa’da erken genel seçimlerin ardından Ulusal Meclisin en büyük siyasi grubunu 193 milletvekili ile NFP ve bağlantılılar oluştururken onu 166 milletvekili ile Macron’un iktidar koalisyonu ve 142 milletvekili ile aşırı sağcı RN ve ortakları izliyor.
Fransız Anayasası’na göre, cumhurbaşkanının istediği kişiyi başbakan atama yetkisi bulunuyor ancak siyasi geleneklere göre başbakan, en fazla oy alan parti ya da ittifaktan seçiliyor.
*Haberin görseli AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre Smotrich, 2025 yılının bütçesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.
“İsrail tarihinin en uzun ve maliyetli savaşındayız. Öyle ki bu savaşın doğrudan maliyeti yaklaşık 200-250 milyar şekel (54-68 milyar dolar).” diyen Smotrich, bütçede 160 milyar şekelin (43,4 milyar dolar) güvenlik ve savaş için tahsis edildiğine işaret etti.
Yıllık bütçelerinde 44 milyar şekeli (11,9 milyar dolar) sivil ihtiyaçlara ayırdıklarının altını çizen Smotrich, 20 milyar şekeli de (5,4 milyar dolar) yeniden imar için tahsis ettiklerini ifade etti.
REKLAM
Bütçeden 9 milyar şekeli de (2,4 milyar dolar) yedek askerler için tahsis edeceklerine dikkati çeken Smotrich, Gazze Şeridi ve Lübnan sınırına yakın bölgelerden yerinden edilenler için de 10 milyar şekel (2,7 milyar dolar) ayıracaklarını aktardı.
Sosyal ve zihinsel sağlık harcamaları için 1,4 milyon şekel (380 bin dolar) ayıracaklarını dile getiren Smotrich, şirketlere tazminat olarak da 16 milyar şekel (4,3 milyar dolar) tahsis edeceklerini belirtti.
İsrail Meclisinin 9 Eylül Pazartesi günü 2025 yılı bütçesini oylamak üzere toplanması bekleniyor.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 673’ü çocuk, 11 bin 269’u kadın olmak üzere 40 bin 819 Filistinli öldü, 94 bin 291 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Biden, Pensilvanya’daki seçim çalışmalarının ardından Beyaz Saray’a dönüşünde basın mensuplarına gezisini değerlendirdi.
Bu tür seçim gezilerini sevdiğini söyleyen Biden, bir soru üzerine, “Artık kalabalıkların olduğu yerlere gidemiyorum, Gizli Servis buna izin vermiyor. Çok tehlikeli olduğunu söylüyor.” dedi.
Biden’ın söz konusu videosu sosyal medyada viral olurken, özellikle Cumhuriyetçi hesapların Biden’ın bu sözlerini yoğun şekilde kullandığı görüldü.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>#BüyükelçiFlake Türkiye’ye veda ederken, buradaki görevinin önemli anlarından bahsediyor.
//#AmbassadorFlake bids farewell to Türkiye and looks back on the highlights of his tenure.
https://t.co/1FuY471TDPpic.twitter.com/hFGQHaYuhu
— U.S. Embassy Türkiye (@USEmbassyTurkey) September 2, 2024
Büyükelçi Flake, elçiliğin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, 3 yıllık görev süresi boyunca Türk halkı ve Amerikan halkı arasındaki derin anlayış işbirliğini geliştirdiklerini söyledi.
Türk makamlarıyla yaptıkları ortak projeleri ve eğitim konusundaki faaliyetleri anlatan Flake, Türkiye’nin sporseverler için harika bir ülke olduğunu ve muhteşem sporcularla tanıştığını kaydetti.
İki ülke arasındaki güven ve karşılıklı saygıyı artırarak ikili ortaklığın güçlendirildiğini aktaran Flake, “F-16’ların satışı, Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya katılımı gibi konularda kritik bir ilerleme sağlayarak meselelerin üstesinden geldik.” dedi.
REKLAM
Flake, Türkiye ile ABD’nin Ukrayna’ya verdiği “ortak desteğe” dikkati çekerek, “Küresel gıda güvenliğini güvence altına alan Karadeniz Tahıl Girişimi’nde üstlendiği rolden dolayı Türkiye’ye minnettarız.” ifadesini kullandı.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı koordinasyonunda Ankara’da gerçekleşen esir takası konusuna da değinen Flake, iki ülkenin birlikte NATO’yı güçlendirdiğini söyledi.
Flake, NATO’nun 2026’daki zirvesinin Türkiye’de düzenleneceğini hatırlattı.
Video mesajının sonunda duygulanan Flake, Türkiye’de görev yapmaktan onur duyduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı:
“Kişisel bir not ;burada eşim Cheryl’i, ailemi ve beni çok sıcak bir şekilde karşıladınız. Yemekleri, deniz kenarındaki olağanüstü kentleri, Akdeniz’in, Ege’nin ve İstanbul Boğazı’nın sularında yüzmeyi, zengin tarihi, kültürü, UNESCO listesindeki alanları ve tabii ki hepsinden de önemlisi, bu muhteşem ülkenin insanlarını özleyeceğim.
Buradan ayrılmak yuvamızı geride bırakıp gitmek gibi. Bu yüzden size ne kadar teşekkür etsem az. Türkiye’de görev yapmaktan onur duydum ve nereye gidersem gideyim yüreğimde taşıyacağım minnettarlık ve anılarla ayrılıyorum Türkiye’den. Hoşça kalın.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olayın ardından kızın annesi, derin bir acı içinde yaşadıklarını anlattı. Aile zaten büyük bir trajedi yaşıyordu; kızın babası daha önce Donetsk bölgesinde kaybolmuş ve muhtemelen hayatını kaybetmişti.
Görgü tanıkları tarafından kaydedilen görüntülerde, annenin kızının cansız bedeninin yanında yıkıldığı görülüyor. Kadın, “O sadece 14 yaşındaydı… önünde koskoca bir hayat vardı,” diyerek acısını dile getirdi.
Saldırı sonrası çekilen fotoğraflar, olayın vahşetini gözler önüne serdi. Genç kızın vücudu parçalanmış, etrafta kan birikintileri oluşmuştu. Polis ve sağlık görevlileri olay yerine gelerek cesedi örtüp bir morg? taşıdı.
Bu olay, Rusya‘nın Ukrayna’daki sivillere yönelik saldırılarının son örneği oldu. Binlerce çocuk okula başlamaya hazırlanırken, Rusya büyük şehirleri bombalamaya devam ediyor.
Aynı gün, Ukrayna’nın başkenti Kiev de saldırı altındaydı. Sabahın erken saatlerinde füzeler ve kamikaze droneları şehri vurdu. Kiev’in hava savunma sistemleri, mümkün olduğunca çok sayıda füzeyi düşürmeye çalıştı.
Saldırının ardından çekilen görüntülerde, konut binaları arasından yükselen büyük alev topları ve aydınlanan gece gökyüzü görülüyordu.
Bu olaylar, Ukrayna’daki savaşın sivillere olan korkunç etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Masum insanların hayatları bir anda sona ererken, geride kalanlar derin acılarla baş başa kalıyor.



Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 48 kişiyi öldürdüğü, 70 kişiyi de yaraladığı bildirildi.
Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 332 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

24 SAATTE 48 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde son 24 saatte gerçekleştirdiği 3 katliamda 48 kişinin öldüğü, 70 kişinin yaralandığı belirtildi.

40 BİN 786 KİŞİ ÖLDÜ
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 40 bin 786’ya, yaralı sayısının da 94 bin 224’e yükseldiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.

16 BİNDEN FAZLASI ÇOCUK
İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin en az 16 bin 673’ü çocuklardan oluşuyor.

11 BİNDEN FAZLASI KADIN
Düzenlenen saldırılarda yaşamını yitirenlerin en az 11 bin 270’i kadın. Saldırılarda masum siviller adeta katlediliyor.


Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avustralya cinsel istismar davasıyla sarsıldı…
Kreşlerde çocuk bakıcısı olarak çalıştığı bilinen 46 yaşındaki Ashley Paul Griffith, çocuklara cinsel istismarda bulunduğunu itiraf etti.
60 KIZ ÇOCUĞUNA CİNSEL İSTİSMAR
Brisbane Bölge Mahkemesi’nde görülen davada 307 suçlama yöneltilen Griffith, Avustralya ve İtalya’da çoğunluğu 12 yaşın altında 60 kız çocuğuna istismarda bulunması nedeniyle mahkeme tarafından suçlu bulundu.
2022 YILINDA DA GÖZALTINA ALINDI
Griffith, Ağustos 2022’de çocuk istismarı içerikleri ürettiği gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alınmıştı.
Bir yıl sonra ise Griffith’in, 2003 ile 2022 yılları arasında Avustralya’nın on iki farklı bölgesinde ve İtalya’nın Pisa kentinde 91 çocuğa karşı bin 623 suç işlediği tespit edilmişti.
Dava sürecinde Griffith’in hakkındaki suçlamaların bir kısmı düşürülmüştü. Şu anda gözaltında olan Griffith’in alacağı ceza, sonraki bir tarihte belirlenecek.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları devam ediyor.
Gazze Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentindeki Er-Rimal sağlık merkezi çevresinde hedef aldığı bir sivil araçta bulunan 3 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Hastane kaynaklarının AA muhabirine verdiği bilgiye göre, İsrail’e ait insansız hava aracı (İHA), Gazze’deki Vahdet Caddesi’nde Gazze Belediyesi’ne ait bir aracı hedef aldı, araçta bulunanlar hayatını kaybetti.
10 KİŞİDEN FAZLA ÖLÜ VAR
Öte yandan Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail savaş uçaklarının Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda 4 Filistinli hayatını kaybetti.
Haberde, Gazze’deki Selahaddin Caddesi yakınlarındaki açık arazide bir grup Filistinlinin hedef alındığı ve en az bir Filistinlinin yaşamını yitirdiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi.
Gazze kentinin kuzeyindeki el-Cela Caddesi’nde, el-Arac ailesine ait binanın hedef alınması sonucu en az 2 Filistinlinin hayatını kaybettiği, çok sayıda Filistinlinin de yaralandığı aktarıldı.
7 EKİM SONRASI
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.
İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 673’ü çocuk, 11 bin 269’u kadın olmak üzere 40 bin 738 Filistinli öldü, 94 bin 154 kişi yaralandı.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 339’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 705 askerinin öldüğünü, 4 bin 401 askerinin yaralandığını duyurdu.
Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 681 Filistinli hayatını kaybetti.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana Gazze halkına yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 691’e yükselirken yaralı sayısı da 94 bin 60’a çıktı.
Ölenlerin çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.
ÇOCUK FELCİ TEHLİKESİ
Çocuk ölümlerinin yanında Gazze’deki çocukları çocuk felci tehlikesi bekliyordu.
En son 23 Ağustos’ta Birleşmiş Milletler yetkilileri, 10 aylık bir bebeğin çocuk felci hastalığına yakalanarak kısmi felç geçirdiğini duyurdu.
Bunun üzerine Dünya Sağlık Örgütü, çocuk felcinin önlenmesi kapsamında çocuk felci aşısının Gazze’deki çocuklara uygulanmasına yönelik çalışma başlattı.
WHO Filistin temsilcisi Dr. Rik Peeperkorn, program kapsamında Gazze Şeridi’nden yaklaşık 640 bin çocuğa aşı yapılmasının planlandığını belirtti.

İSRAİL İNSANİ ARA VERMEYİ KABUL ETTİ
Dünya Sağlık Örgütü, İsrail’in Gazze’de çocuklara yönelik çocuk felci aşısının yapılabilmesi için “insani ara” teklifini kabul ettiğini açıkladı.
ATEŞKESİN DETAYLARI
Ateşkes kapsamında 1 Eylül Pazar günü başlayan insani ara planlamalara göre üç gün boyunca yerel saatle 06.00 ve 15.00 arasında sürdürülüyor ve aşı çalışmaları üç ayrı aşamada yürütülüyor.
“İLK GÜNDEN 87 BİN ÇOCUK AŞILANDI”
BM’nin Filistin Ajansı’ndan (UNRWA) yapılan açıklamada, “Bugün Gazze’nin orta kesimlerindeki çocuk felci aşılama kampanyası ikinci gününe giriyor DSÖ’ye göre UNRWA ekipleri ve ortakları sadece ilk gün yaklaşık 87 bin çocuğa ulaştı. Çocuklara bu önemli aşıyı sağlamak için çabalar devam ediyor, ancak en çok ihtiyaç duydukları şey şu anda ateşkes.” ifadeleri kullanıldı.

HEDEF 10 YAŞ ALTI 640 BİN ÇOCUK
İnsani yardım ve sağlık örgütleri, bir hafta sürecek kampanya boyunca 10 yaş altı 640 bin çocuğu aşılamayı planlıyor.
KAMPANYANIN BAŞLADIĞI GÜN İSRAİL 3 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ
İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde çocuk felci aşı kampanyasının başlamasından kısa süre sonra kuzeydeki El-Ehli Baptist Hastanesi yakınlarını hedef alan saldırısında 3 Filistinlinin öldüğü, onlarca kişinin de yaralandığı belirtildi.
AŞI KAMPANYASI UZUN SÜRE BAŞLATILAMADI
İsrail’in ateşkes tekliflerini kabul etmemesi sebebi ile uzunca bir süre aşı kampanyası başlatılamamış ve Gazzeli çocuklar bundan olumsuz etkilenmişti.

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırıda sivil altyapı tesisleri, konutlar, bir postane, mağazalar, bir spor kompleksi, bir alışveriş merkezi ve arabalar isabet aldı.

Ukrayna acil servisi, saldırı sonucu 7’si çocuk 47 kişinin yaralandığını, enkazdan da 3 kişinin kurtarıldığını belirtti. Bölgede arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’de sabah saatlerinden itibaren işçi sendikasının ilan ettiği genel grev kapsamında İsrail’in dünyaya açılan kapısı niteliğindeki Ben Gurion Havalimanında gidiş seferlerinin sabah 08.00-10.00 arası aksadığı, geliş seferlerinin ise çalıştığı bildirildi.
İsrail Havalimanları İdaresi Sözcüsü Lisa Drir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ben Gurion Havalimanının bugün açık olduğunu ve 60 bin kişinin yolculuk yapmasının planlandığını belirterek, tüm hava yollarının yerel saatle 08.00-10.00 arası seferlerini yeniden planladığını söyledi.

Havalimanında gidiş seferleri için sabahın erken saatlerinde kontuarlarda kuyruklar oluştu. Havalimanının sefer ekranında bazı uçuşların rötar yaptığı ancak daha sonra seferlerin zamanında kalkmasının planlandığı görüldü.
Batı Kudüs’teki Mamilla isimli alışveriş merkezindeki dükkan ve işletmeler greve katılarak kepek indirdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Tel Aviv’in merkezindeki Azrieli isimli AVM’deki dükkan ve işletmelerin yarısından fazlasının greve katılarak kepenk indirdiği ancak kalanlarının bugün çalıştığı belirtildi.
Bazı toplu taşıma otobüs şirketleri ve raylı seferlerin öğlen 12.00’ye kadar çalışmayacağı, bazı şehirlerde de tren ve tramvayların düşük kapasite çalıştığı aktarıldı.

İsrail Havalimanları İdaresi, İsrail Liman İşletmeleri, Hayfa, Usdud (Aşdod), Hadera Limanları, İsrail Elektrik Şirketi ve İsrail Posta Hizmetleri gibi kamu şirketlerinin bugün greve katıldığı kaydedildi.
Bazı üniversiteler ve belediyelerin yanı sıra bazı ulusal bankaların da bugün greve gittiği, Göç İdaresi, Vergi İdaresi, Parklar, Bahçeler İdaresi gibi kurumların da bugün işe gitmeyeceği ifade edildi.
Hastanelerin hafta sonu düzeninde çalışacağı, anaokulu ve kreşlerin kapanacağı, okullarınsa yarım gün eğitim yapacağı aktarıldı.

İsrail’de sigorta, alışveriş merkezi işletmecileri, tekstil, telekomünikasyon gibi birçok sektörden özel şirketlerin de bugün greve katıldığı ve hükümeti “siyasi ve ekonomik tablo” nedeniyle eleştirdiği bildirildi. İsrail genelinde bazı AVM’lerin bugün kapalı olduğu görüldü.
Öte yandan, grevle eş zamanlı İsrail genelinde onlarca noktada binlerce kişinin hükümetin Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşmasını imzalaması talebiyle gösteriler yaptığı bildirildi
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bedran, İsrail’in müzakerelerdeki tutumunun anlaşmaya varmayı amaçlamadığını belirterek, “Bildiğiniz gibi aylardır direk olarak değil arabulucular aracılığı ile ateşkes müzakerelerini yürütüyoruz. Netanyahu liderliğindeki işgalci İsrail, herhangi bir anlaşmaya varmak istemiyor. Bu durumu müzakerelere arabuluculuk eden ve süreci takip eden herkes gördü ve anladı.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Joe Biden’ın 2 Temmuz’da açıkladığı ateşkes teklifinin üzerine Netanyahu’nun başka seçenekler ve talepler ortaya koyduğuna işaret eden Bedran, “Geçtiğimiz iki hafta boyunca gerçekleşen son müzakere görüşmelerinde de, bizim ve arabulucuların üzerinde konuştuğu bazı öneriler üzerine, Netanyahu asla kabul edemeyeceğimiz başka seçenekler ve talepler ortaya koydu. Bu talepler öncesinde hiç konuşulmayan ve üzerinde anlaşamayacağımız talepler oldu. Sonrasında da bize ‘Siz anlaşmaya yanaşmıyorsunuz.’ denildi.” değerlendirmesinde bulundu.
“Netanyahu’nun şartları Gazze’de işgalin devam etmesi anlamına geliyor”
İsrail Siyasi ve Güvenlik Kabinesi’nin yakın zamanda Philadelphi Koridoru’ndan askerlerin çekilmemesi yönündeki kararının müzakerelerde üzerinde tartışılan tüm önerilerle tamamen ters düştüğünü ifade eden Bedran, “Netanyahu’nun şartları, müzakere görüşmelerini sonuçlandırmayı değil, Gazze’de işgalin devam etmesi anlamına geliyor.” diye konuştu.
Müzakerelerle ilgili kararlılıklarını sürdüreceklerini dile getiren Bedran, “Biz duruşumuzu müzakerelere bağlantılı olarak asla değiştirmiyoruz ve değiştirmeyeceğiz. Bunu tüm taraflara ilan ediyoruz.” dedi.
Filistin halkının haklarını savunmak için hareket ettiklerini kaydeden Bedran, “Biz sınırları bitişik olan iki devlet değiliz, bizler Filistinliler olarak işgal altında yaşayan bir halkız. Halkımızın direnişi Gazze’de ve işgal altındaki Batı Şeria’da devam ediyor ve durmayacak. Biz direniş meydanında kalmaya devam edeceğiz, bir diğer yandan da müzakereler yürüterek aynı hedefe ulaşmaya çalışıyoruz. Biz halkımızın ne istediğini biliyoruz, gücümüz ve imkanlarımızla halkımızın özgürlüğü için çabalıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Müzakere görüşmelerinde anlaşmazlığa sebep olan asıl konunun esir takası değil, Philadelphi Koridoru meselesi olduğunu dile getiren Bedran, “Esirlerin takası bizim için de mühim ve hassas bir konu. İşgalciler esir değişiminin anlaşmaya varılmasının önündeki en büyük engel olduğu yalanını söyledi. Ancak bu bir yalan ve kandırmacadan ibarettir. Elbette bizler de binlerce esirimizi kurtarmak istiyoruz ancak üzerinde anlaşmaya varamadığımız asıl konu koridor meselesi (Philadelphi Koridoru) oldu.” şeklinde konuştu.
“Aksa Tufanı, Filistin davasını dünyanın gündemine tekrar taşıdı”
7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonunun Filistinliler için kendilerini savunmanın bir adımı olduğunu belirten Bedran, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aksa Tufanı, Filistinlilerin kendilerini savunmasının bir adımıdır. Bu direniş Filistin davasını dünyanın gündemine tekrar taşıdı. Çünkü işgalci İsrail, Filistin’in özgürlüğünü tasfiye etmek ve unutturmak istiyordu. 7 Ekim’den bu yana işgalci İsrail ordusu saldırılarını sivil, kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı yapmadan hala sürdürüyor. Okullar, hastaneler ve sivil yerleşim alanlarının hepsi hala yıkım altında. Tüm dünya iyice bilmeli ve idrak etmeli ki burada uzun yıllardır işgal altında yaşıyoruz ve katlediliyoruz. Eğer dünya burada akan kanı durdurmak istiyorsa İsrail saldırılarını durdurmak için gayret etmeli ve Filistinlilerin özgürlüklerinin tanınması için elinden geleni yapmalıdır.”
Filistin davasına yönelik dayanışma ve desteğin artması gerektiğine dikkati çeken Bedran, “Tüm dünyaya seslenmeden önce İslam dünyasına seslenmek istiyorum. Filistin davası kutsal bir davadır. Mescid-i Aksa davası tüm Müslümanların ortak davasıdır. Tüm zorluklar karşısında İslam âleminin yöneticilerinin ve halklarının Filistin davasına yönelik dayanışma ve desteklerini arttırmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye’nin siyasi duruşu ve desteğini her zaman hissediyoruz”
Türkiye’nin her zaman Filistinlilerin yanında olduğunu kaydeden Bedran, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Gazze’de yaşananlar daha önce eşi benzeri olmayacak kadar kötü. Başta Amerika olmak üzere bazı Avrupa devletleri İsrail’i güçlü bir şekilde destekliyor. Biz bu anlamda Türkiye’nin bize gösterdiği desteğin ve gayretin farkındayız ve takdir ediyoruz. Türkiye’nin siyasi duruşu ve desteğini her zaman hissediyoruz. Ancak bu hassas dönemde halkımızı destekleme konusunda Türkiye’deki kardeşlerimizden, Arap ve İslam ülkelerinden daha fazla siyasi çaba sarf etmelerini istiyoruz.”
Hamas, “İsrail işgalini kalıcı hale getirecek” olan yeni ateşkes teklifini reddetmişti
ABD Başkanı Joe Biden’ın 2 Temmuz’da açıkladığı ateşkes teklifine bağlı olduklarını dile getiren Hamas Hareketi, Mısır’ın başkenti Kahire’de kendilerine sunulan yeni teklifi, İsrail işgalini kalıcı hale getireceği ve Philadelphi Koridoru’nda İsrail askeri varlığının devam edeceği gerekçesiyle reddetmişti.
Herhangi bir anlaşmanın kalıcı ateşkesi ve İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini içermesi gerektiğini vurgulayan Hamas, Kahire’de kendilerine sunulan teklifin bunları içermediğini açıklamıştı.
Netanyahu, olası bir esir takası ve ateşkes mutabakatı için Gazze Şeridi’nin kuzeyi ile güneyini ayıran Netzarim Koridoru ve Mısır-Gazze sınırındaki Philadelphi Koridoru’nun yanı sıra Refah Sınır Kapısı’ndaki işgalin devam etmesi gibi şartlar getirmişti.
İsrail Güvenlik Kabinesinin İsrail askerlerinin Philadelphi Koridoru’nda kalmaya devam etmesini onayladığı bildirilmişti.
İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 10 ayı aşkın sürede çoğunluğu kadın ve çocuk can kaybının 40 bini aştığı insanlık felaketi gün geçtikçe derinleşiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail hükümeti ve Hamas arasında devam eden esir savaşları devam ediyor.
Gazze’de rehin alınan kişiler için İsrail halkı ayağa kalktı.
İsrail Genel İşçi Örgütü(Histadrut), Hamas tarafından esir alınan İsrail vatandaşları için tüm ülke için bir karar aldıklarını açıkladı.
TÜM İSRAİL HALKI GREVE GİDİYOR
Histadrut Başkanı Bar-David, bugün tüm İsrail’in rehinelerin serbest kalması ve ateşkes anlaşması için greve gideceğini belirterek, “Yarın (2 Eylül) tüm ulus duracak ve rehineleri geri getirmek için ortak bir çığlıkta birleşecek. Grevi siyasi renklerle boyamaya çalışanlar yarın kim için her şeyi durdurduğumuzu hatırlamalıdır.

“HAYAT KURTARMAYA EL UZATIN”
Oğullarımızı ve kızlarımızı eve getirecek bir anlaşma için ödememiz gereken her türlü acı bedel, terk edilmeyi sürdürmenin maliyetinden çok daha düşüktür. Kamuoyunu kayıtsız kalmamaya ve yarın sokaklara çıkmaya çağırıyorum.
Grev günü evde oturmak için değil, protesto etmek ve halkımızın çığlığını haykırmak için dışarı çıkmak içindir. Kışkırtmaya ve bölünmeye el uzatmayın, hayat kurtarmaya el uzatın.” dedi.
‘DEVLET, HALKINI TERK EDİYOR’
Bar-David, İsrail’in halkını ‘terk ettiğini’ vurgulayarak, “Sevgili ülkemizin halkını terk eden bir ülke haline gelmesine kayıtsız kalmayı reddediyorum. Ülkedeki durum kötüden daha kötüye gidiyor. Terk etmek anahtar kelime ve bunun zararlarını her alanda görüyoruz.
Rehinelerin terk edilmesi, evlerinden koparılan İsraillilerin terk edilmesi, güvenliğin terk edilmesi, eğitimin terk edilmesi ve ekonominin terk edilmesi.” dedi.
“GAZZE’DE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIMIZIN ÇIĞLIĞINI GÖRMEZDEN GELEMEYİZ”
Histadrut Başkanı Bar-David, grevin bir şeyleri ‘sarsabileceğini’ ifade ederek, “Şimdiye kadar çok fazla sorumluluk üstlendim ve bu hiç de kolay olmadı. Ancak boş duramayacağımızı hissediyorum. Gazze’deki tünellerde öldürülen çocuklarımızın çığlıklarını görmezden gelemeyiz; bu akıl almaz bir şey.
Aşağı doğru bir sarmal içindeyiz ve ceset torbaları almaya devam ediyoruz. Sadece bir grev bir şeyleri sarsabilir ve bu yüzden yarın sabah saat 06.00’dan itibaren tüm İsrail ekonomisinin greve gitmesine karar verdim.” diye konuştu.

Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kızıldeniz’den geçen ticari gemilere saldırılar sürüyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından oluşturulan deniz güvenlik merkezi Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları’ndan (UKMTO) yapılan açıklamada, Kızıldeniz’de bir ticari geminin vurulduğu bildirdi.
“CAN KAYBI YOK”
UKMTO’dan yapılan açıklamada, “Gemi bilinmeyen 2 mühimmat tarafından vuruldu. Hasar kontrolü devam etmektedir, kaptan gemiye yakın bir yerde üçüncü bir patlama olduğunu bildirmiştir. Gemide can kaybı yoktur ve gemi bir sonraki uğrak limanına doğru ilerlemektedir.” denildi.
KIZILDENİZ’DEN GEÇEN GEMİLERE UYARIDA BULUNULDU
Açıklamada, “Yetkililer soruşturmayı sürdürmektedir. Gemilerin dikkatli bir şekilde transit geçiş yapmaları ve herhangi bir şüpheli faaliyeti UKMTO’ya bildirmeleri tavsiye edilir.” ifadeleri kullanıldı.

KIZILDENİZ’DEKİ SON DURUM
Yemen’deki İran’ın desteklediği Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.
Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.
ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023’te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.
ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.
AB, Kızıldeniz’de seyrüsefer güvenliği için 19 Şubat’ta Aspides misyonunu başlatırken, İtalya da 5 Mart’ta parlamento kararıyla bu misyona katılarak taktik komutayı üstlendi.
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.
Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Havacılık Uzay Sanayii’nden (TUSAŞ) yapılan açıklamaya göre, 3-5 Eylül tarihlerinde Uluslararası El Alamein Havaalanı’nda ilk kez düzenlenecek Mısır Uluslararası Havacılık Fuarı için Ankara’dan kalkan HÜRJET, Akdeniz’i aşarak Mısır’a indi.
Ankara’da Akıncı üssünden kalkan HÜRJET, Mısır’a intikali öncesinde Antalya’ya ulaştı. Yakıt ikmalinin ve uçuş öncesi son kontrollerin tamamlanmasının ardından bir kez daha havalanan HÜRJET, Akdeniz’i geçerek 1 saat 15 dakikalık yolculuğun ardından Mısır’ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Uluslararası El Alamein Havaalanı’na iniş gerçekleştirdi.

PİRAMİTLERİN ÜZERİNDEN UÇACAK
HÜRJET, 3-5 Eylül tarihlerinde Afrika’nın en önemli savunma ve havacılık fuarı olan Mısır Uluslararası Havacılık Fuarı’nda boy göstererek gösteri uçuşu yapacak.
Fuarın son gününde HÜRJET’in, Mısır’ın simgelerinden biri olan piramitlerin üzerinden de bir uçuş gerçekleştirmesi bekleniyor.

SON UÇUŞ TESTLERİNDE 45 BİN FEET İRTİFAYA YÜKSELDİ
HÜRJET gerçekleştirdiği son uçuş testlerinde, 45 bin feet irtifaya yükselerek kendi kabiliyetlerini geliştirdi. Uçak, yüksek irtifada hız testlerinde 0.9 mach hıza ulaştı.
İlk uçuşunu gerçekleştirdiği tarihten itibaren uçak, 100’ün üzerinde sorti yaptı, havada kalış süresi ise 120 saatlere ulaştı.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IĞDIR Belediyesi’nde temmuz ayının ilk haftası SMS ile işten çıkarılan 204 işçi, nöbet eylemini 24 saate çıkardı. Belediye hizmet binası önünde kurdukları çadırda haklarını geri alana kadar oturma eylemini sürdüreceklerini söyleyen işçilerden Orhan Şeyran, “Seçimden sonra bizi bir düğün salonunda toplayıp, ‘Kimseyi mağdur etmeyeceğiz, ekmeğinden etmeyeceğiz’ dediler. Ben de bunun üzerine evlilik hazırlığı yaptım. Şu anda ödemelerimi yapamıyorum. Mahkeme sürecindeyiz. İşimi geri istiyorum” dedi.
31 Mart Yerel Seçimleri’nde IğdırBelediye Başkanlığı’nı kazanan DEM Parti’li Mehmet Nuri Güneş tarafından 5 Temmuz akşamı cep telefonlarına gönderilen SMS ile 204 işçinin iş akitleri sonlandırıldı. Geri dönüş için yaptıkları girişimler sonuçsuz kalan işçiler, belediye binası önüne kurdukları çadırda 8 Temmuz’da oturma eylemine başladı. İşçiler her akşam 4 kişi olmak üzere belediye binası önünde açtıkları yatak yorganda 2 kişi uyurken, 2 kişi de 3’er saat olmak üzere nöbet tutuyor. Haklarını geri alana kadar belediye hizmet binası önündeki 24 saat nöbet eylemini sürdüreceklerini söyleyen Orhan Şeyran, “Yaklaşık 1 yıldır belediyede çalışıyordum. Daha önce özel bir şirkette inşaat mühendisi olarak görev yaptım. 83 KPSS puanımla buraya mülakatla girdim. Kendime bir düzen kurdum, işimi en güzel şekilde yapmaya çalıştım. Seçimden sonra psikolojik baskılar, ‘Çıkaracağız, şöyle yapacağız böyle yapacağız’ diye mobbing uyguladılar. İş çıkışında bile ne olacağız ne yapacağız diye düşünüyorduk. Geceli gündüzlü burada nöbet tutuyoruz. Gündüz 50 dereceyi bulan sıcaklar bizi çok etkiliyor. Hepimiz çok ama çok mağduruz. Seçimden sonra bizleri bir düğün salonunda toplayıp, ‘Hiç kimseyi mağdur etmeyeceğiz, ekmeğinden etmeyeceğiz’ dediler. Ben de bunun üzerine evlilik hazırlığı yaptım. Aile tanışmasına gittim. Şu anda ödemelerimizi yapamıyoruz. Mahkeme sürecindeyiz. Bir yere de gidemiyoruz, çalışamıyoruz. İsteğim şu ki, bize destekçi olmaları, mahkeme sürecinin, mahkemenin sonuçlanmasıdır, çözülmesidir” diye konuştu.
Kendisinin de 1 yıldır belediyede çalıştığını vurgulayan Hüseyin Şişdağ, “31 Mart Yerel Seçimleri’nden sonra gelen yönetim bizi ekmeğimizden etti. Yaklaşık 2 aydır geceli gündüzlü burada nöbet tutuyoruz. Yatağımızı, yorganımız buraya getirdik. Sadece işimize dönek istiyoruz. Evimize ekmek götürmek zorundayız. Çocuklarımız aç. Cumhurbaşkanımızdan, valimizden bize destek olmalarını istiyoruz” dedi.
Temmuz ayına kadar belediyede veteriner hekim olarak görev yapan Tuğçe Dönmez ise “Çıkarılan 204 kişiden biriyim. Iğdır’da sokak hayvanlarını kimliklendirme, tedavi, kısırlaştırma işlerini yapıyordum. Şu anda bu durdu. Bu büyük bir problem Iğdır için. Düzenli bir işimiz ve gelirimiz vardı. Şu an mağdur edildik ve borca girdik. Ödeme yapamıyoruz. Yetkilere sesleniyorum, bizlere yardımcı olun ve ses olun” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde terör örgütlerinin ve işbirlikçilerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik çalışma yapıldı. Siber Suçlarla Mücadele ekiplerince yapılan çalışmalarda, PKK/KCK-PYD/YPG silahlı terör örgütüne müzahir TV kanalından BTÖ mensuplarının silahla atış yaptıkları esnadaki videosunu çekerek sosyal medya hesabından paylaştığı tespit edilen H.K. isimli şahıs, İslahiye ilçesinde bulanan ikametine yapılan operasyon ile yakalandı. Şahsın adresinde yapılan aramalarda tespit edilen dijital materyallere el konuldu.
Şüpheli şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MAAŞLAR İÇİN YENİ SİSTEM Mİ GELİYOR?
Yeni düzenleme sinyali sonrası emeklilerde beklentiler oluşurken Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Başkanı Kazım Ergün’den yeni emeklilik sistemi için öneri geldi. Ergün “Daha fazla prim ödeyen ya da daha çok çalışan, daha az çalışandan daha az emekli maaşı almamalı” dedi.
“PRİM MİKTARI, GÜNÜ VE YAŞ KRİTERLERİ SİSTEME BAĞLANMALI”
Türkiye’deki sistemde 2 çalışana 1 emekli dahi düşmediğini, bu oranın 2 çalışana karşılık yaklaşık 1,7 emekli olduğunu ifade eden TÜED Başkanı Ergün “Emeklinin hayatıyla ilgili alınacak her doğru kararı destekleriz ancak fakir emekliliği getirirlerse asla. Şu anda kök maaşlar 12 bin 500 liranın altında. Öyle önemli kararlar alınmalı ki ağlayan bir emekli topluluğu değil, ‘Benim hakkım buymuş’ diyen bir emekli topluluğu oluşmalı. Eskiden 25 yıl çalışana yüzde 70 oranla emekli maaşı bağlanıyordu, şimdi aylık bağlama oranı yüzde 35’e düştü. Yeni bir sistem hazırlanırken, mutlaka bu konuda bilgi ve beceri sahibi olan bizim gibi kuruluşlarla aynı masada olunmalı. Onlara, nelerin faydalı olacağını, nelerin sıkıntı oluşturabileceğini söyleriz. Yeni sistemde hak ettiğin kadar hak almalısın. Prim miktarı, prim günü ve yaş kriterleri, bir sisteme bağlanmalı” ifadelerini kullandı.
“ERKEN EMEKLİLİK TÜRKİYE’YE ZARAR VERİYOR”
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre; insanların en verimli yaşlarının 40 ila 60 olduğunu ifade eden Ergün “38 yaşında kadınlar, 43 yaşında erkekler emekli oluyor; bu doğru değil. Erken emekliliğin, Türkiye’ye zarar verdiğini yıllardır söylüyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerden 6’sının cesedine ulaşıldığının açıklanması üzerine, ateşkes ve esir takası anlaşmasını sabote etmekle eleştirilen Netanyahu ve hükümetine karşı protestolar başladı.
Gösterilerin merkezi, başkent Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığının bulunduğu Menachem Begin ve Kaplan caddeleri oldu. Gösteriyi organize eden gruplar, Tel Aviv’deki protestolara yaklaşık 300 bin kişinin katıldığını, ülke genelinde ise gösterilere katılımın 500 bini aştığını belirtti.
Ellerinde İsrail bayrakları bulunan protestocular, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler de taşıdı.
İsrailli esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davul ve düdük çalan protestocular, “Hepsi hemen eve”, “Yardım” yazılı dövizler taşıdı. Göstericiler, “(Netanyahu) Bibi esirleri serbest bırak”, “Sen baştasın, sen suçlusun” şeklinde sloganlar attı.
Burada düzenlenen gösterinin ardından gruplar, kentin ana yollarına yöneldi. Demir bariyerlerin arkasında konuşlanan İsrail polisi, göstericilerin geçişini engellemeye çalıştı. Taraflar arasında birçok noktada arbede yaşandı.
Polis bariyerlerini farklı rotalardan ilerleyerek aşan göstericiler, kentin ana arteri Ayalon Otoyolu’nu çift yönlü trafiğe kapattı. Göstericiler, otoyolda birçok noktada ateş yaktı, birden fazla kez havai fişek fırlattı.
İsrail polisi, atlı birlikler ve ses bombasıyla göstericilere müdahale etti. Göstericilerle arbede yaşayan İsrail polisi, Tel Aviv’de 15 kişiyi gözaltına aldığını açıkladı.
Ülke genelinde protestolar, yol kapatmalar
Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs’ün yanı sıra ülkenin çeşitli noktalarında yapılan yürüyüş ve protestolarda, hükümetin istifası ve esirlerin geri getirilmesi talep edildi.
Hayfa’da toplanan binlerce kişi, kentin merkezindeki kavşağı trafiğe kapattı, ateş yaktı. İsrail polisinin burada da göstericilere müdahalesinde arbede yaşandı.
Ülke genelinde göstericilerin, protestolar sırasında bazı yollar ve kavşaklarda trafiği engellediği haberleri geldi.
Gazze’deki çatışmalar sırasında, İsrailli esirlere ait 6 ceset bulunduğu açıklanmıştı
İsrail’in en büyük işçi sendikası Hisdatrut, hükümetin ateşkes ve esir takası anlaşması konusundaki isteksizliğini eleştirerek, “2 Eylül Pazartesi günü ülke çapında genel greve gideceğini” duyurmuştu.
Grev kapsamında, İsrail’in dünyaya açılan kapısı niteliğindeki Tel Aviv’in Ben-Gurion Havalimanı’nda yerel saatle 08.00’den itibaren uçuşların durdurulacağı bildirilmişti.
İsrail ordusu, Gazze’deki çatışmalar sırasında, İsrailli esirlere ait 6 ceset bulduğunu açıklamıştı.
Gazze’de tutulan İsrailli esirlerin ailelerinin oluşturduğu platform, son olarak “Gazze- Mısır sınır hattındaki Philadelphi Koridoru’nda işgali sürdürmekte ısrar eden ve esir takası anlaşmalarını baltalayan” Başbakan Binyamin Netanyahu’yu, 6 İsrailli esirin ölümünden sorumlu tutmuştu.
Netanyahu ise hükümetin kalan esirlerin serbest bırakılması için anlaşmaya varmakta kararlı olduğunu iddia ederek, anlaşma olmamasındaki suçu Hamas’a atmıştı.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde süren saldırılarının durdurulması için taraflar arasında uzun süredir müzakereler devam ediyor.
Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda, siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
İsrail’in anlaşma taslağına eklediği maddelerin ve özellikle de Mısır-Gazze sınır hattı Philadelphi Koridoru’nda kontrolünü sürdürme ısrarının müzakereleri zora soktuğu vurgulanıyor.
Öte yandan, İsrail, bu süreçte Gazze Şeridi’ndeki şiddetini sürdürüyor.
İsrail’in Gazze’ye saldırılarında 10 ayı aşkın sürede çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere can kaybı 40 bini aşarken, bölgedeki insanlık felaketi gün geçtikçe daha da derinleşiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GEÇEN AYDA BENZER BAZI OLAYLAR YAŞANMIŞTI
İsyan çıkaran bazı mahkumların cezaevinin dışına açılan kapıya ulaşarak buradan kaçma girişiminde bulunduğunu dile getiren de Fazio, az sayıdaki güvenlik görevlisinin hapishanedeki durumu kontrol altına almaya çalıştığını kaydetti. De Fazio, mevcut iktidarın, 25 yıllık dikkatsiz ve kötü idareden kaynaklı karışık bir ceza sistemini miras aldığını ancak bu konuyu iyileştirmeye yönelik çok az şey yaptığını savundu. Söz konusu cezaevinde geçen ay da benzer şekilde bazı olaylar yaşanmıştı.
İTALYAN CEZAEVLERİ DÖNEM DÖNEM MAHKUMLARA KÖTÜ MUAMELE HABERLERİYLE GÜNDEME GELİYOR
İtalya‘da cezaevleri, bir süredir aşırı yoğunluk, çalışan görevli sayısının yetersiz olması ve de dönem dönem mahkumlara kötü muamele gibi haberlerle gündeme geliyor. Giorgia Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümeti, temmuz ayında cezaevlerindeki aşırı yoğunluğa karşı kanun hükmünde kararname çıkardı. Hükümet, bununla bin kadar yeni ceza infaz memurunun alınmasını ve cezaevlerindeki aşırı yoğunluğu azaltacak tedbirleri hızla uygulamaya koymayı amaçlıyor. Kararname, ceza indirimi prosedürlerini sadeleştirme, uyuşturucu bağımlısı ya da psikolojik sıkıntıları olan mahkumların cezalarının bir bölümünü yatılı tesislerde rehabilitasyon ve yeniden sosyal entegrasyon programlarında geçirmelerini öngörüyor. Muhalefet ise kararnameyi yeterli bulmuyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, mazerete bağlı iller arası yer değişikliği kapsamında tercih ettiği eğitim kurumlarından birine ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin atamaları, mazeretlerinin bulunduğu il ya da ilçe milli eğitim müdürlüklerine yapıldı.
TÜM ATAMALAR YAPILDI
Böylece 22-23 Ağustos tarihlerinde sistem üzerinden başvuruları alınan tüm öğretmenlerin atamaları gerçekleştirilmiş oldu.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Binlerce sözleşmeli öğretmenin beklediği iller arası yer değiştirme sonuçları açıklandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre, sözleşmeli personel mevzuatına tabi olarak görev yapan öğretmen eşlerin aile birlikteliğine bağlı iller arası yer değiştirme sonuçları açıklandı.
SONUÇLAR MEBBİS VE E-DEVLET’TE
Başvuru yapan öğretmenler, yer değiştirme sonuçlarını MEBBİS ve e-Devlet üzerinden öğrenebilecekler.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeni eğitim öğretim yılı, 9 Eylül Pazartesi itibarıyla başlıyor.
Binlerce öğrenci ise okullarına servisle gitmeye devam edecek.
UKOME toplantısı ile İstanbul’da toplu ulaşım araçları, servisler, taksi ücretleri yeniden belirlendi. Okula servis ile giden öğrencilerin ailesi ise konu hakkında meraklandı.
Güncel servis ücreti İstanbul ve Ankara için belli oldu.
Peki, okul servis ücreti ne kadar, kaç TL oldu? İşte 2024-2025 eğitim yılında okul servis ücretleri…

OKUL SERVİS ÜCRETLERİ 2024-2025
UKOME, 2024-2025 eğitim yılı için servis ücretlerine %16 zam yapıldığını açıkladı. Buna göre:
Kısa mesafe: Yıllık 23 bin TL
Uzun mesafe: Yıllık 55 bin TL
Ankara’da okul servis ücretlerine yüzde 40 zam yapıldı. En kısa mesafe servis ücreti yıllık 16 bin 745 liraya çıktı.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 6 ildeki 30 okul için harekete geçti.
MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, bu kapsamda da 6 ilin valiliğine “Türk Okulları” konulu yazı gönderildi.
Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yer alan hükümler hatırlatıldı ve şu ifadelere yer verildi;
“YABANCI KURUM VE KURULUŞ ADI VERİLEMEZ”
Kurumlara, 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nda belirtilen Türk milli eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri doğrultusunda kurumun amacına, eğitim programına ve düzeyine uygun, belli bir anlam taşıyan Türkçe ad verilir.
Ancak azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası okullar ile sadece yabancı dil eğitimi veren kurslara yabancı ad verilebilir. Diğer kurumlara kıta, ülke, millet, tarih, rakam, yabancı kurum ve kuruluş adları verilemez.
“KURUM ADI KISALTMASI İÇİN İZİN ALINIR”
Kurumların adlarını, Türk Dil Kurumu kısaltmalar dizininde yer alan kısaltmalar hariç olmak üzere varsa kısaltmalarıyla kullanması esastır. Kurum adı kısaltma olarak kullanılacak ise kurum adı ve kısaltması kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatında yer alır.
“YENİ KURUM ADI TEKLİF EDİLMELİ”
Bakanlık, Türkçe isim verilmediği tespit edilen kurum adlarını 6 ilin valiliğine bildirerek, “Kurum adlarının anılan maddeye aykırı olduğu anlaşılmış olup yeni kurum adı teklif edilmesi gerekmektedir.” uyarısında bulundu.

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Öğretmen atamalarında yeni bir gelişme yaşandı..
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), öğretmenlerin mazerete bağlı yer değişikliği başvurularına ilişkin açıklama yaptı.
MAZERET NEDENİYLE YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI: ATAMA SÜRECİ VE TARİHLERİ AÇIKLANDI
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Milli Eğitim Bakanlığınca, mazerete bağlı yer değişikliği kapsamında başvuruda bulunan öğretmenlerin büyük oranda ataması yapılarak talepleri karşılandı. Tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarından birine ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin atamaları ise mazeretlerinin bulunduğu il milli eğitim müdürlüklerine yapılacak; böylece alanlarında ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atamaları sağlanacak. Bu kapsamda mazerete bağlı yer değişikliği için tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarına ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden başvuruları alınacak, atamalar ise 26 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek.”

BAKAN TEKİN’DEN “HAYIRLI OLSUN” PAYLAŞIMI
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ataması gerçekleşen öğretmenlere hayırlı olsun dileğinde bulundu.
Bakanlık olarak öğretmenlerin taleplerini mümkün olduğunca karşılamanın, huzurlu ve mutlu bir ortamda çalışmalarını sağlamanın öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Tekin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“2024 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliğine başvuruda bulunan öğretmenlerimizin atamasını gerçekleştirerek taleplerini karşılamıştık. Tercih ettiği eğitim kurumlarından birine atanamayan öğretmen arkadaşlarımızın mağdur olmamaları için mazeretlerinin bulunduğu ildeki eğitim kurumlarımıza atamalarını gerçekleştireceğiz. Mazerete bağlı yer değişikliğinde tercih ettiği eğitim kurumlarına atanamayan öğretmenlerimizin 22-23 Ağustos tarihleri arasında sistem üzerinden atama başvuruları alınacak, 26 Ağustos’ta atamaları gerçekleşecektir.”
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeni eğitim öğretim yılı, 9 Eylül Pazartesi başlıyor.
Öğrenciler, ders sıralara dönüşü bekliyor.
1. ve 5. sınıflar için merak edilen konu ise sınıf kuraları…
MEB, 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibariyle 1. sınıf ve 5. sınıf Öğrenci kayıtlarını e-Okul üzerinden otomatik olarak yapacak ve bakanlığın elektronik sistemi üzerinden sınıflar belirlenecek.
Bu kapsamda, “sınıflar belirlendi mi”, “sınıflar açıklandı mı”, “sınıf değişikliği nasıl yapılır” gibi sorular gündemde yerini aldı.
Peki, sınıf belirleme kurası ne zaman 2024-2025? İşte detaylar…

SINIFLAR BELİRLENDİ Mİ
Bu yıl ilk kez uygulanacak olan sistemle birlikte 1.sınıf ve 5.sınıf şubeleri kura çekimi ile belirlenecek.
Buna göre sınıf belirleme kurası 28-30 Ağustos 2024 tarihleri arasında gerçekleştirecek.
Sınıf belirleme kura sonuçları MEB e-Okul sistemi üzerinden sorgulanabilecek.

SINIF DEĞİŞİKLİĞİ NASIL YAPILIR
İlkokulda şube değişikliği, velinin yazılı talebi üzerine rehberlik servisinin hazırlayacağı gerekçeli görüş raporu alınarak okul yönetimince o ders yılı içinde bir defaya mahsus olmak üzere yapılabilir.
Ortaokullarda şube değişikliği, velinin yazılı talebi üzerine rehberlik servisinin hazırlayacağı gerekçeli görüş raporu alınarak okul yönetimince o ders yılı içinde bir defaya mahsus olmak üzere yapılabilir.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fahiş fiyatlarla mücadele devam ediyor…
Bu kez denetimler, 9 Eylül’de başlayacak eğitim-öğretim sezonu öncesi okullara yapıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), son zamanlarda basında yer alan bazı özel okulların kitap, kırtasiye ve diğer öğretim materyallerini fahiş fiyatla velilere sundukları yönündeki haberler ile Bakanlığa ulaşan şikayetleri yakın takibe aldı.
ÖZEL OKULLARA DENETİM
Bakanlık tarafından, özel okullara yönelik “özel okullarda fahiş fiyat artışı” konulu 81 il valiliğine yazı gönderildi.
Yazıda, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda “Kurumlar, faaliyetlerini sadece kazanç sağlamak için düzenleyemezler. Ancak, Türk milli eğitiminin amaçları doğrultusunda eğitimin kalitesini yükseltmek, gelişmelerine fırsat ve imkan verecek yatırımlar ve hizmetler yapmak üzere gelir sağlayabilirler.” hükmü hatırlatıldı.
ÜFE-TÜFE ORANLARI HATIRLATILDI
Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde “öğrenci ve kursiyer ücretlerinin, veli veya kursiyerlerle yapılacak özel sözleşmelerinde sağlayacaklarını belirttikleri eğitim ve öğretim imkanlarına, gelişmelerine imkan verecek yatırım ve hizmetler ile diğer işletme giderlerine göre tespit edecekleri” yönünde hükmün de bulunduğu belirtilen yazıda, mevzuattaki şu maddelere işaret edildi:
Ancak okulların ara sınıflarının eğitim ücreti belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret, okulda devam eden öğrencilerin eğitim ücreti belirlenirken ise öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen ücret dikkate alınır ve bu ücretlere [(bir önceki yılın ortalama Yurt içi ÜFE+bir önceki yılın ortalama TÜFE)/2]+5 oranından fazla artış yapılamaz. Ders yılı içerisinde kayıt yaptıran öğrencilerin bir sonraki yılın eğitim ücretleri kayıt yaptırdığı yıl için ilan edilen eğitim ücreti üzerinden, öğrenim gördüğü yıla ilişkin indirim şartları ortadan kalkan öğrencilerin bir sonraki yılın eğitim ücretleri ise öğrencinin okula kayıt olduğu yıldaki indirimsiz ücrete öğrenim gördüğü her yıl için bu fıkrada belirtilen oranda artış yapılarak belirlenir.
Bakanlığın yazısında ayrıca, ilgili mevzuatta özel öğretim kurumlarının öğrenci veya kursiyerlerden, “yemek, kahvaltı, servis, pansiyon/yatakhane, kitap-kırtasiye, kıyafet, etüt ve benzeri hizmetler” karşılığında alacakları ücretleri mayıs ayının sonuna kadar ayrıca tespit edecekleri ve bu hizmetlerden talep eden velilerin faydalanacağı yönündeki hükmün de ilgili mevzuatta yer aldığı vurgulandı.
Aynı mevzuatta ayrıca özel okullarda, “Bakanlıkça onaylanan ders kitaplarının okutulması esastır.” hükmünün ihdas edildiği bilgisi de hatırlatıldı.

“ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI, SADECE KÂR AMAÇLI HAREKET EDEMEZLER”
Bakanlığın valiliklere gönderdiği yazıda, konuya ilişkin şu ifadelere yer verildi:
Mevzuat açıklamalarından da anlaşılacağı üzere, özel öğretim kurumları, temel bir kamu hizmeti olan eğitim faaliyetlerinde sadece kâr amaçlı olarak hareket edemezler. Özel okullar, sunacakları eğitim-öğretim hizmeti için belirleyecekleri ücret artışlarını devletin koyduğu sınırlar çerçevesinde yapmak durumunda olmalarının yanı sıra, eğitim faaliyetleriyle bağlantılı olan kitap, kırtasiye ürünleri gibi eğitim ve öğretim sürecinin doğal unsurlarının fiyatında da fahiş artışlara izin veremezler. Kanun ve yönetmeliklere aykırı hareket eden kurumlar için Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 7’nci maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda takip ve denetimler yapılacaktır. Bu bağlamda Bakanlığımızca, mevzuata uygun ücret girişlerini zamanında yapmayan ve sadece kazanç sağlamak için faaliyetini sürdüren okullarla ilgili inceleme başlatılmıştır.
Bakanlık, konunun 81 il genelinde faaliyette bulunan özel okullara ivedilikle duyurulmasını, fiyat politikalarının Bakanlıkça belirlenen kurallar çerçevesinde uygulanmasına hassasiyet gösterilmesini, yazıda aktarılan hususlara uygun davranmayan okullarla ilgili inceleme yapılmasını ve sonuçla ilgili genel müdürlüğün bilgilendirilmesini istedi.
Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gençlik ve Spor Bakanlığı, üniversite öğrencilerinin faydalanabileceği KYK yurt başvurularının başladığını açıkladı.
Yurt başvurularını e-Devlet üzerinden tamamlayacak olan adaylar, belli bir miktar ücret de ödeyecek.
Bu kapsamda, 2024-2025 KYK yurt ücretleri araştırma konusu oldu. Bu yıl belirlenen ücretler, oda tipine göre değerlendirildi.
6 tip KYK yurdu bulunmaktadır. Yurt ücretleri ise KYK 1. tip yurtlardan KYK 6. tip yurtlara doğru artış göstermektedir.
Peki, KYK yurt ücretleri ne kadar? İşte oda tipine göre KYK yurt ücretler 2024-2024…

KYK YENİ DÖNEM YURT ÜCRETLERİ 2024-2025
Güncel KYK yurt ücretleri henüz belli olmadı.
Ancak geçtiğimiz dönem yurt ücretleri; tip 1 ücreti aylık 345 TL, tip 2 aylık 405 TL, tip 3 aylık 480 TL, tip 5 aylık 510 TL ve tip 6 570 TL olarak ödenmişti.

KYK YURT TİPLERİ
1. tip ve 2. tip yurtlar öğrencilerin barınma, yemek ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor.
Orta dereceli olan 3. ve 4. tip yurtlarda oda büyüklüğüne göre kişi sayısı 2-4 kişi olarak değişiyor. Odalarda çalışma masası, buz dolabı ve bazı yurtlarda kitaplık bulunuyor. Banyo ve tuvalet ortak kullanım alanı olabiliyor.
5. ve 6. tüp yurtlar ise en lüks ve pahalı olan odalara sahip oluyor. Bu yurtlar sınıfında öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak imkanlar bulunuyor.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖDÜLÜ ALMAYA SEVGİLİSİYLE GİTTİ
Venedik Film Festivali kapsamında bu yıl 22’ncisi düzenlenen Kineo Ödül Töreni’nde “Uluslararası En İyi Oyuncu” ödülüne layık görüldü. Çelikkol ödülünü almak için bugün İtalya’ya gitti ve ödül töreni öncesinde gerçekleştirilen basın toplantısına katıldı. Bu ödülü alan ilk Türk erkek oyuncu olan Çelikkol, ödülünü yarın akşam Ca’ Sagredo Hotel’de gerçekleştirilecek törende alacak. Yakışıklı oyuncu İtalya’ya bir süredir aşk yaşadığı Natali Yarcan ile giderek romantik bir poz vermeyi de ihmal etmedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE’DE çadırda ve çatışmalarla geçen günlük hayatını sosyal medyada paylaşan Filistinli sosyal medya içerik üreticisi 19 yaşındaki Muhammed ‘Medo’ Halimi, İsrail’in hava saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Sosyal medyada Halimi anısına binlerce mesaj paylaşıldı.
Gazze’de çadırda kalan ve günlük hayatını paylaşan içerik üreticisi Medo Halimi İsrail’in Han Yunus kentine düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybetti. Saldırıdan yara alarak kurtulan Medo’nun ölüm haberini paylaşan birlikte videolar çektiği arkadaşı Talal Murad, Medo’nun anısına paylaştığı mesajında, “En yakın arkadaşım Medo Halimy kollarımda öldü. Her şeyi birlikte yaptık, güldük, ağladık, saatlerce durmadan yürüdük, birlikte bir iş yürüttük ama ne yazık ki birlikte ölmedik” dedi. Medo’nun takipçileri anısına sosyal medyada binlerce mesaj paylaştı. Medo ve Talal Haziran ayında bir medya kuruluşuna verdikleri röportajda, “Ne olursa olsun, hangi koşullar altında olursa olsun hayatta kalacağız ve yaşayacağız. Yenilemeyiz. Biz çok güçlü insanlarız ve ne olursa olsun yaşayacağız” ifadelerini kullanmışlardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum açıklarında yelkenli tekne içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Botları (TCSG-3, TCSG-1) bölgeye hareket etti. Ekipler tarafından İtalya rotası üzerinde tespit edilen hareketli yelkenli tekne durdurularak içerisindeki 40 düzensiz göçmen ile beraberindeki 19 çocuk yakalandı. Teknede bulunan 3 göçmen kaçakçısı şüphelisi de gözaltına alındı.
Bodrum açıklarında farklı zamanlardaki diğer iki olayda ise Yunanistan unsurlarınca Türk Karasularına geri itilen can salı ve lastik bottaki 22 düzensiz göçmen ile beraberindeki 3 çocuk, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Karaya çıkarılan 84 göçmen, Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderilirken gözaltına alınan göçmen kaçakçılığı şüphelileri ile ilgili adli işlemlere başlandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’DE 1980’de işlenmiş bir cinayet olay yerinden alınan fakat dönemin teknolojik yetersizliği sebebiyle incelemeyen sigaradan elde edilen DNA sayesinde çözüldü.
ABD’nin Washington eyaletinde 26 Şubat 1980’de Dorothy Marie Silzel isimli kadının evinde ölü olarak bulunmasının ardından ölümü dönemin yerel polisi tarafından cinayet olarak kaydedilmişti. Otopsi raporunda boğulmaya bağlı olarak öldüğü ifade edilen Dorothy’nin evinin önünde bulunan sigara izmariti teknolojik yetersizlikler sebebiyle incelenememişti. Michigan eyaleti Van Buren İlçe Şerif Ofisi’nin 2023’te aldığı davada sigara izmariti incelenerek bir DNA’ya ulaşıldığı ifade edildi. Yapılan açıklamada, “Dorothy Dottie Marie Silzel en son 23 Şubat 1980 akşamı Washington’da yerel bir pizza restoranında 22: 00-10: 15 saatleri arasında mesaisini tamamladıktan sonra görülmüştür. Arkadaşlarının ve aile üyelerinin endişeleri üzerine Dottie’nin sağlık kontrolü yapılmış ve olay yerine gelen polisler 26 Şubat 1980 sabahı onu evinde ölü olarak bulmuşlardır. Ertesi gün otopsi yapılmış ve ölüm şekli cinayet olarak belirlenmiştir.
Eylül 2023’te Dedektifler, şu anda Van Buren County Arkansas’ta yaşayan olası şüphelileri araştırmaya başladılar. Daha sonra soruşturmaya yardımcı olması için Van Buren İlçe Şerifliği ile temasa geçtiler. 20 Ağustos 2024 tarihinde, Van Buren County Şerif Ofisi Dottie cinayeti ile ilgili olarak Clinton’dan Kenneth Kundert’i gözaltına aldılar. Kefaleti 3 milyon dolar olarak belirlenmiştir” denildi. Washington Başsavcısı Bob Ferguson dava ile ilgili olarak, “Ofisimizin Cinsel Saldırı Kiti Girişimi sayesinde 44 yıllık bir faili meçhul vakada tutuklama yapıldı. Sigaradan alınan DNA testi şüpheli listesini daralttı ve nihayetinde polisi 20 Ağustos’ta Arkansas’ta tutuklanan Kenneth Kundert’e götürdü” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Datça ilçesi açıklarında içerisinde düzensiz göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından lastik bot içerisindeki 7 düzensiz göçmen (beraberinde 2 çocuk) kurtarılmış ve 1 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birleşmiş Milletler yetkilileri 23 Ağustos’ta, Gazze’de çocuk felci hastalığına yakalanan 10 aylık bir bebeğin kısmen felç geçirdiğini duyurmuştu.
WHO Filistin temsilcisi Dr. Rik Peeperkorn, program kapsamında Gazze Şeridi’nden yaklaşık 640 bin çocuğa aşı yapılmasının planlandığını belirtti.
1 Eylül Pazar günü başlaması planlanan aşı programının Gazze Şeridi’nin merkezinde, güneyinde ve kuzeyinde olmak üzere üç ayrı aşamada yürütülmesi planlanıyor.
Program kapsamında çatışmaların üç gün boyunca yerel saatle 06:00 ve 15:00 arasında durması bekleniyor. Dr. Peeperkorn, ihtiyaç duyulması halinde programın bir gün daha da uzatılabileceğini belirtti.
Yeni oral polio aşısı tip 2’nin (nOPV2) yaklaşık 1,26 milyon dozu halihazırda Gazze’de bulunuyor ve 400 bin ek dozun yakın gelecekte bölgeye ulaşması bekleniyor.
Aşılama programı BM personeli ve diğer yerel sağlık çalışanları tarafından yürütülecek. Aşılama için eğitim verilen personel sayısının 2 binden fazla olduğu aktarıldı.
WHO, programla Gazze’de çocuk felcinin yayılmasını durdurmak için gerekli olan yüzde 90 aşılama oranına ulaşmayı hedefliyor.
Çocuk felci nedir, Gazze’de nasıl ortaya çıktı?
Çocuk felci bulaşıcılığı yüksek bir hastalık ve genellikle kanalizasyon ve kirli suyla yayılıyor.
5 yaşın altındaki çocukları etkileyen hastalık, vücutta şekil bozukluğu ve felçle sonuçlanabiliyor. Hastalık ölümcül olabiliyor.
WHO, 16 Temmuz 2024’te alınan atık su test sonuçlarına göre, 23 Haziran 2024’te Gazze Şeridi’ndeki Han Yunus ve Deyr El Balah sahalarından toplanan altı numunede çocuk felci tespit edildiğini aktarmıştı.
Örgüt Gazze’de ve işgal altındaki Batı Şeria’da aşılama oranlarının çatışmadan önce ideal düzeyde olduğunu belirtiyor. Buna göre 2022’de çocuk felci aşılama oranının yüzde 99 olduğu ancak geçen sene yüzde 89’a gerilediği tahmin ediliyor.
İsrail ordusu Temmuz’dan itibaren askerini hastalığa karşı aşıladığını açıklamıştı.
Hamas yetkili Basem Naim Reuters haber ajansına, Gazze Şeridi’nde 650 bin Filistinli çocuğu koruyacak bu programın güvenli bir şekilde yürütülmesi için uluslararası örgütlerle işbirliği yapmaya hazır olduklarını söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üç günlük duraksamaların “ateşkes olmadığını” belirtti.
İsrailli rehine aileleri, Gazze’de tutulan rehinelerin de aşılama programına dahil edilmesi çağrısında bulundu.
İsrail, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin öldürüldüğü ve 251 kişinin rehin alındığı saldırıya yanıt olarak Gazze’de askeri bir harekat başlattı.
Gazze sağlık bakanlığına göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 40 bin 530’dan fazla kişi öldürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAYRAĞIMIZI SEVİLAY VE MAHMUT TAŞIDI
Şarkıcılar ve dansçıların performans sergilediği Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nın açılış töreninde Türk bayrağını, paralimpik madalyalı milli sporcular yüzücü Sevilay Öztürk ile tekvandocu Mahmut Bozteke taşıdı.
OYUNLAR BAŞLIYOR YARIN BAŞLIYOR
Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda ilk müsabakalar, 29 Ağustos Perşembe günü yapılacak. 4 binden fazla bedensel engelli, görme engelli ve özel sporcu Paris 2024’te madalya arayacak. Organizasyonda 22 branşta yapılacak yarışlarda 542 madalya dağıtılacak.
PARALİMPİK OYUNLARDAKİ BRANŞLAR
Paralimpik oyunlarda sporcular okçuluk, atletizm, badminton, görme engelliler futbol, bocce, kano, bisiklet, binicilik, golbol, judo, halter, kürek, atıcılık, oturarak voleybol, yüzme, masa tenisi, tekvando, triatlon, tekerlekli sandalye basketbol, eskrim, ragbi, tekerlekli sandalye teniste branşlarında başarı kovalayacak.
PARALİMPİK OYUNLARI NEDİR?
Paralimpik Oyunlar, çeşitli engelli gruplarından sporcuların katıldığı çok sporlu etkinliktir. Orijinalindeki “paralympic” kelimesi; İngilizce, engelli anlamına gelen “paralyzed” ve “olympic” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. Yaz ve Kış Paralimpik Oyunları o dönemki Olimpiyatların hemen ardından yapılır.Tüm Paralimpik Oyunları Uluslararası Paralimpik Komitesi tarafından yönetilir.
Yaz Oyunları sporları
Kış oyunları sporları
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Kemal Şamlıoğlu başkanlığında kurul üyelerinin katılımıyla, Ankara Gölbaşı Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 33. Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.
Şamlıoğlu, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve mesleki eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla 40 ilde sektör ile yapılan istişareler ve il değerlendirme toplantılarının ardından MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğüne girdiğini anımsattı.
Belgede temel olarak mesleki ve teknik eğitimde mevcut durum, temel sorun alanları ile gelecek perspektifi ve yapılacak çalışmaların yer aldığı bilgisini paylaşan Şamlıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Mesleki ve teknik eğitimde gelecek perspektifi ve yapılacak çalışmalar, mesleki ve teknik eğitime erişim, mesleki ve teknik eğitimde iyileştirme, mesleki ve teknik eğitim ile istihdama hazırlık olmak üzere üç alt temadan oluşmaktadır. Bu temalar altında il ziyaretlerinde gerçekleştirilen sektör istişare toplantılarında eğitim ve sektör temsilcilerinin talepleri doğrultusunda geliştirilen toplam 74 strateji maddesi yer almaktadır.”
İlgili Bakanlıklar ile kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nde yer alan stratejiler doğrultusunda öncelikle 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden başlayarak “Beceri Geliştirme Programı (Zanaat Atölyeleri)”, akademik eğitim alan ortaöğretim öğrencileri için mesleki eğitim, işletmelerde mesleki eğitimde “iş sağlığı ve güvenliği” ve mesleki ortaokul açılması konuları ele alındı.
Ayrıca, il istihdam ve mesleki eğitim kurulları ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarından gelen teklifler de Mesleki Eğitim Kurulu’nda görüşülerek karar altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Batı Şeria’nın kuzeyinde yer alan Tulkerim kentindeki Nur Şems Mülteci Kampı’na 26 Ağustos akşamı insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda biri 13, diğeri 15 yaşında 2 çocuğun öldüğü ifade edildi.
Saldırı sırasında bölgede İsrail güçleri ile Filistinli gruplar arasında herhangi bir çatışma yaşanmadığı ifade edilirken, ölen 2 çocuğun hava saldırıları sırasında vurulan evin yakınındaki bir sokaktan geçtiğine işaret edildi.
Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria’da artan saldırılarına da dikkati çekilen açıklamada, 26 Ağustos’ta Beytüllahim’in Vadi Rahhal beldesine düzenlenen baskında 37 yaşındaki Halil Salim Halvi’nin öldüğü anımsatıldı.
Halvi’nin Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsrailliler veya İsrailli yedek askerlerce öldürüldüğünün düşünüldüğü aktarılırken, 3 Filistinlinin yaralandığı saldırıya rağmen İsrail güçlerinin kimseyi gözaltına almadığına dikkati çekildi.
Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin bazı üst düzey İsrailli siyasetçilerce desteklendiğinin altı çizilen açıklamada, “Halvi’nin öldürülmesi münferit bir olay değil, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da uluslararası hukukun ihlali olan yerleşim politikasının doğrudan bir sonucudur. Buna İsrail güçlerinin suç ortaklığı ve halihazırdaki cezasızlık ortamı da dahildir.” ifadelerine yer verildi.
Batı Şeria’daki durumun 7 Ekim’den sonra hızla kötüleştiği ve bundan endişe duyulduğu belirtilen açıklamada, İsrail güçlerinin bölgedeki saldırılarına ve Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddetine göz yummaya devam etmesi halinde durumun daha da kötüye gidebileceği uyarısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca İsrail güçlerinin Batı Şeria’daki artan saldırılarında uluslararası hukukun ihlal edildiğine ve bölgede “patlama seviyesinde” olan durumu daha da alevlendirme riski taşıdığına vurgu yapılarak bu saldırılar kınandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de hedef aldığı “MV Sounion” isimli Yunan gemisinin “petrol sızdırıyor” gibi göründüğünü belirtti.

ÇEVRE FELAKETİ AN MESELESİ
Pentagon’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sözcü Tümgeneral Pat Ryder, düzenlenen basın toplantısında, Husilerin hedef aldığı gemiye ilişkin açıklamada bulundu. Ryder, geminin Kızıldeniz’de yanmakta olduğunu, “petrol sızdırıyor” gibi göründüğünü belirtti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu durumun potansiyel bir “çevre felaketi” arz ettiğini aktaran Pentagon Sözcüsü Ryder, Husilerin eylemlerinin küresel ve bölgesel ticareti istikrarsızlaştırdığını ve denizcilerin hayatlarını riske attığını kaydetti.

Husiler, 21 Ağustos’ta, MV Sounion isimli bir Yunan gemisini “İsrail limanlarına erişim yasağını ihlal ettiği” gerekçesiyle hedef aldıklarını duyurmuştu.

İngiltere’nin Sana Büyükelçisi Abda Sharif, geminin mürettebatının kurtarıldığını, ağır hasar gören geminin ise Kızıldeniz’de mahsur kaldığını açıklamıştı.
Sharif, geminin 150 bin ton petrol taşıdığını aktarmıştı.
Yemen’deki İran’ın desteklediği Husiler, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.
Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.
ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023’te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı “Refah Muhafızı Operasyonu” adında çok uluslu “deniz görev gücü” oluşturulduğunu açıkladı.
ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen’den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Siyonist lobi, Gazze işgaliyle beraber skandal üstüne skandala imza atmaya devam ediyor. İşgalin ilk günlerinden bu yana Filistin halkını hedef alan sayısız olaya imza atan Siyonistler bu kez de kripto para borsalarındaki eylemleriyle gündeme geldi.

FİLİSTİNLİLERİN HESAPLARINI HEDEF ALDI
Dünyanın en büyük kripto para birimi şirketi Binance, İsrail ordusunun talebi üzerine Filistinlilerin tüm Bitcoin varlıklarına el koyma kararı aldı. Skandal bir karara imza atarak İsrail Savunma Kuvvetleri’nin talebi üzerine Filistinlilere ait tüm fonlara el koyan Binance’in bu skandalını, Paxful’un kurucu ortağı ve Noones P2P platformunun CEO’su Ray Youssef gündeme getirdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Youssef, X (Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, Binance’in İsrail’in isteği üzerine tüm Filistinlilerin fonlarına el koyduğunu belirtti. Youssef, Binance’in etkilenen kullanıcıların itirazlarını reddettiğini ve fonları iade etmeyi kabul etmediğini de sözlerine ekledi.

BELGEYİ PAYLAŞTI
Youssef tarafından paylaşılan resmi belgede hesaplara el konma nedeninin “Terörle Mücadele Kanunu”na dayandırıldığı detayı yer aldı.
İsrail Savunma Kuvvetleri’ne ait belgede “Savunma Bakanı’nın yetkisi doğrultusunda bu kişilerin kripto para cüzdanlarına el konulmuştur. El koyma kararının gerekçesi, söz konusu cüzdanlarda bulunan kripto paraların bir terör örgütü tarafından transfer edilmesi ve terör suçu işlemek için kullanılmasıdır. İddiaların incelenmesi sonucunda, el koyma kararının geçerli olduğu ve mal varlıklarının müsadere edileceği belirtilmiştir” ifadelerine yer verildi.

BINANCE İDDİALARI REDDETTİ
Uluslararası kamuoyunda infila yaratan bu eylem sonrası Binance ise iddiaları reddetti. Şirket, yaptığı açıklamada “yasa dışı fonlarla bağlantılı az sayıda kullanıcı hesabının ticaretten men edildiğini” iddia etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Bodrum açıklarında görevli Sahil Güvenlik Botu tarafından tespit edilen hareketli fiber karinalı lastik bot durdurularak içerisindeki 16 düzensiz göçmen ile beraberinde 5 çocuk yakalandı. Göçmenler arasında bulunan 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi de gözaltına alındı. Karaya çıkarılan göçmenler, işlemlerinin ardından Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderilirken, gözaltına alınan 2 göçmen kaçakçısı ile ilgili adli işlem başlatıldı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ukrayna’daki saldırıda bir medya çalışanı daha hayatını kaybetti. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Ukrayna’daki savaşı takip eden ekipte güvenlik danışmanı olarak görev yapan Ryan Evans’ın Cumartesi günü Kramatorsk kentinde kaldığı otele düzenlenen füze saldırısı sonucu hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda 6 kişilik ekipten 2 gazetecinin yaralandığı, hastaneye kaldırılan gazetecilerden birinin durumunun ağır olduğu kaydedildi. Açıklamada, “Ryan’ın ailesine ve sevdiklerine en derin taziyelerimizi gönderiyoruz. Ryan çok sayıda gazetecimizin dünya çapındaki olayları haber yapmasına yardımcı oldu. Onu çok özleyeceğiz” ifadesi kullanıldı.
Ukrayna Polisi tarafından yapılan açıklamada, Evans’ın cansız bedeninin dün yerel saatle 18.35 sıralarında saldırıdan yaklaşık 19 saat sonra enkaz altından çıkarıldığı belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy Evans’ın ailesine ve arkadaşlarına baş sağlığı dileyerek, bunun her gün devam eden “Rus terörü” olduğunu söyledi.
Rusya’dan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Eski asker olan İngiltere vatandaşı 38 yaşındaki Ryan Evans, 2022’den bu yana Reuters için güvenlik danışmanı olarak çalışıyordu. – KİEV
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF), Lübnan’a yaklaşık 100 uçakla düzenlediği hava saldırısı sonrası açıklamasında, “Yaşananlar hikayenin sonu değil” dedi ve Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e uyarıda bulundu.
İsrail Başbakanı Netanyahu, yaptığı açıklamada, “Yaşananlar hikayenin sonu değil. Bu sabah (25 Ağustos) erken saatlerde Hizbullah, İsrail Devletine roketler ve insansız hava araçlarıyla saldırmaya çalıştı. IDF’yi bu tehdidi ortadan kaldırmak üzere yoğun bir önleyici saldırı gerçekleştirmesi için yönlendirdik. IDF, tamamı Celile’deki vatandaşlarımıza ve kuvvetlerimize saldırmak üzere tasarlanmış olan binlerce kısa menzilli roketi imha etti. Ayrıca IDF, Hizbullah’ın ülkenin merkezindeki stratejik bir hedefe fırlattığı insansız hava araçlarının tamamını ele geçirdi. Hizbullah’a şaşırtıcı ve ezici darbeler vuruyoruz. Üç hafta önce Genelkurmay Başkanını ortadan kaldırdık ve bugün de saldırı planını bozduk. Beyrut’taki Nasrallah ve Tahran’daki Hamaney, bunun kuzeydeki durumu değiştirmek ve halkımızı güvenli bir şekilde evlerine döndürmek için ilave bir adım olduğunu bilmelidir. Tekrar ediyorum, bu hikayenin sonu değil” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 1.2 milyon doz çocuk felci aşısının, başlatılan kampanya kapsamında Gazze’ye ulaşacağını duyurdu.
UNICEF’ten yapılan açıklamada, “UNICEF, Gazze’ye 1.2 milyon doz çocuk felci aşısı tip 2 (nOPV) getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Birleşmiş Milletler Filistin Ajansı (UNRWA) ve diğer ortaklarımızla birlikte 640 binden fazla çocuğu aşılamayı planlıyoruz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UkraynaDışişleri Bakanlığı, Belarus’un, Gomel bölgesindeki Ukrayna sınırına çok sayıda roketatar sistemi, hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar ve personel konuşlandırdığını duyurdu. Bakanlık, “Belaruslu yetkilileri Moskova’nın baskısı altında ülkeleri için trajik hatalar yapmamaları konusunda uyarıyoruz” dedi.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Ukrayna istihbarat kurumlarının verilerine göre, Belarus Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri tatbikat adı altında Ukrayna’nın kuzey sınırına yakın Gomel bölgesinde Özel Harekat Kuvvetleri de dahil olmak üzere önemli sayıda personel, silah ve tank, top, çok namlulu roketatar sistemleri (MLRS), hava savunma sistemleri ve mühendislik ekipmanları da dahil olmak üzere askeri teçhizat yoğunlaştırıyor. Eski Wagner PMC’nin paralı askerlerinin varlığı da kaydedildi. Sınır bölgesinde ve nükleer enerji tesisi olan Çernobil Nükleer Santraline yakın bir yerde tatbikat yapılması, Ukrayna’nın ulusal güvenliğine ve genel olarak küresel güvenliğe tehdit oluşturmaktadır. Belaruslu yetkilileri Moskova’nın baskısı altında ülkeleri için trajik hatalar yapmamaları konusunda uyarıyor ve silahlı kuvvetlerini dostane olmayan eylemlere son vermeye, kuvvetlerini Ukrayna’nın devlet sınırından Belarus sistemlerinin atış menzilinden daha uzak bir mesafeye çekmeye çağırıyoruz” denildi.
“İHLAL OLURSA TÜM TEDBİRLERİ ALIRIZ”
Bakanlık, Ukrayna’nın Belarus halkına dostane olmayan eylemlerde bulunmadığını ve bulunmayacağının altını çizerek, “Ukrayna’nın Belarus halkına karşı hiçbir zaman dostane olmayan eylemlerde bulunmadığını ve bulunmayacağını vurguluyoruz. Ukrayna’nın devlet sınırının Belarus tarafından ihlal edilmesi durumunda, devletimizin BM Şartı ile güvence altına alınan meşru müdafaa hakkını kullanmak için gerekli tüm tedbirleri alacağı konusunda uyarıyoruz. Sonuç olarak, Belarus’taki tüm askeri birlikler, askeri tesisler ve ikmal yolları Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için meşru hedefler haline gelecektir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dalaman ilçesi açıklarında lastik botlar içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botları tarafından hareketli 2 lastik bot durdurulmuş ve içerisindeki 39 düzensiz göçmen (beraberinde 18 çocuk) yakalandı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rusya Savunma Bakanlığı, Mi-28 tipi helikopterlerle gece saatlerinde Kursk bölgesinde Ukrayna unsurlarının hedef alındığını duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Gökyüzünden vazgeçilmez destek. Mi-28 mürettebatı Kursk sınır bölgesinde düşmanı vurdu. Saldırı, düşmanın keşif hedeflerine karşı güdümlü tanksavar füzeleri ile gerçekleştirildi. Hava silahlarının kullanılmasının ardından mürettebat güvenli bir şekilde kalkış bölgesine geri döndü. İstihbarat raporlarına göre, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri (AFU) personeli, zırhlı ve araç ekipmanı imha edildi” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Delilleri tek tek gösterdi. Onu aldatan hamile eşini herkese rezil etti. Bolivya’da yapılan bir cinsiyet partisinde yaşanan skandal sosyal medyada gündem oldu.
Başta her şey yolundaydı ama sonra baba adayı mikrofonu eline aldı ve davetlilere çocuğun kendisinden olmadığına dair kanıtlar sunmaya başladı. Kadının karnındaki çocuk 4 değil 6 aylıktı ve adamın arkadaşındandı.
Aldatılan adam öfkeden gözü dönmüş bir şekilde, “Bu cinsiyet partisi onlarındır, benim değil. İşte hamileliğin 4 ay değil, 6 ay olduğunun kanıtı. Baba olacağım. Çocuk bekliyorum biliyorsunuz ama elimde bazı detaylar var.” dedi.
Kocasının sözleri sonrası ne diyeceğini bilemeyen kadın ise , “Bu benim avukatım. Sakin ol aşkım açıklayacağım.” dedi.
Olayı hayretler içerisinde izleyen davetliler ise kadının kocasını aldattığı adama saldırmaya başladılar.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler ve Marmaris İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler tarafından Marmaris Armella Koyu’nda üç ayrı düzensiz göçmen olayında karada 18 düzensiz göçmen yakalandı.
Yine Marmaris açıklarında can salı içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından Yunanistan sahil güvenlik unsurlarınca Türk karasularına geri itilen can salı içerisindeki 24 düzensiz göçmen (beraberinde 4 çocuk) kurtarıldı. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ayvacık ilçesi açıklarında lastik bot içinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine Sahil Güvenlik Gemisi “TCSG-84” ve Sahil Güvenlik Botu “KB-4304” bölgeye sevk edildi.
Sahil Güvenlik ekiplerince durdurulan hareketli lastik bot içindeki 16’sı Yemen, 3’ü Sudan, 2’si Filistinli, 1’i Suriyeli toplam 22 düzensiz göçmen yakalandı.
Düzensiz göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havalimanından yapılacak tüm uçuşların iptal edilirken, Ben Gurion’a inecek tüm uçaklar da bölge ülkelerine yönlendirildi.
İSRAİL’İN KUZEYİNDE SİRENLER ÇALMAYA BAŞLADI
İsrail ordusunun Lübnan’a saldırılara başlamasının ardından Hizbullah, İsrail’in kuzey bölgelerine füze ve roketli saldırı düzenledi.
Ülkenin kuzeyindeki Celile bölgesinde Dovev, Baram, Ein Yacov başta olmak üzere, birçok bölgede sirenler çalmaya başladı.
Öte yandan İsrail Ordu Radyosu’nun haberine göre, İsrail makamları, bölgede yaşayan vatandaşlara sığınaklarda kalma çağrısı yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Armutlu Mahallesi’nde henüz bilinmeyen bir nedenle saat 13.51’de orman yangını çıktı. Yangına, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait 3 uçak, 4 helikopter, 17 arazöz, 3 su ikmal, 2 dozer ve 1 yer ekibi ile müdahale ediliyor.
Ekipler yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucu Kursk bölgesinde esir düşen 115 Rus askerinin Ukrayna’nın kontrolündeki bölgelerden iade edildiği duyuruldu. Karşılığında 115 Ukrayna askerinin bırakıldığı belirtildi. Açıklamada, “Şu anda Rus askerleri Belarus topraklarında bulunuyor, askerlere gerekli psikolojik ve tıbbi yardımın yanı sıra aileleriyle iletişim kurma imkanı da sağlanıyor. Serbest bırakılan tüm askerler, Rusya’ya getirilecek” ifadeleri kullanıldı.
Zelenskiy’den BAE’ye teşekkür
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise esir takasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün Ulusal Muhafızların, Silahlı Kuvvetlerin, Donanmanın ve Devlet Sınır Muhafız Teşkilatının savaşçıları olan 115 askerimiz daha evine döndü. Hepsini geri getirmek için her türlü çabayı gösteriyoruz. BAE’ye teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Ukrayna, Kursk’ta 92 yerleş yerini ele geçirmişti
Ukrayna ordusunun 6 Ağustos’ta sınırı geçerek Rusya’nın Kursk bölgesine başlattığı sürpriz saldırıların ardından şiddetli çatışmalar çıkmıştı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Ukrayna güçlerinin Kursk bölgesindeki bin 250 kilometrekareden fazla alanı ele geçirdiğini, toplam 92 yerleşim yerinde kontrol sağladığını açıklamıştı. – MOSKOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rusya ve Ukraynalı yetkililer, BAE arabuluculuğunda yapılan bir takas anlaşması çerçevesinde her iki taraftan 115’er kişi olmak üzere 230 esirin takas edildiğini duyurdu.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, esir takasını “Bugün 115 savunucumuz evlerine döndü, bunlar Ulusal Muhafız, Silahlı Kuvvetler, Deniz Kuvvetleri ve Devlet Sınır Koruma Servisi’nden askerler” sözleri ile duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı da takası doğruladı ve iade edilen Rus askerlerinin Ukrayna’nın Kursk bölgesine yönelik saldırılarında esir alındığını olduğunu aktardı. Her iki taraf da takas anlaşmasında arabuluculuk yapan BAE’ye teşekkür etti.
Ukrayna Bağımsızlık Günü’nde konuşan Zelenskiy’den Rusya’ya misilleme mesajı
Ukrayna’nın 33’üncü Bağımsızlık Günü için yayımladığı videoda Zelenskiy, Ukrayna’nın 6 Ağustos’ta Rusya’nın sınır bölgelerine (Kursk) yönelik başlattığı askeri operasyonu hatırlatarak daha fazla “misilleme” yapılacağını bildirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı, “Bugün Ukrayna’nın 33. Bağımsızlık Günü’nü kutluyoruz ve düşmanın topraklarımıza getirdiği her şey (savaş) şimdi onların evine döndü” dedi.
Zelenskiy ayrıca Rusya ile bağlantılı olduğu şüphesi taşıyan dini grupların yasaklanmasını öngören bir yasayı imzaladı.
ABD Ukrayna’ya 125 milyon dolarlık mühimmat gönderdi
Bağımsızlık gününden bir gün önce Zelenskiy ile konuşan ABD Başkanı Joe Biden Ukrayna’ya yeni bir askeri yardım paketi açıkladı. Beyaz Saray, Biden ve Zelenskiy arasında gerçekleşen telefon görüşmesine dair açıklamasında, Biden’ın Ukrayna’nın Rusya ile savaşında Washington’ın desteğinin “sarsılmaz” olduğunu söylediğini belirtti.
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Biden’ın açıkladığı yardım paketinin 125 milyon dolar tutarında olduğunu ve hava savunma füzeleri, drone karşıtı ekipman, zırh delici füzeler gibi askeri mühimmat içerdiğini duyurdu.
Çatışmalar devam ediyor: Ukrayna Donetsk’te 5 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu
Ukrayna ve Rusya arasında karşılıklı saldırılar devam ediyor. Rusya, Ukrayna sınırındaki Voronej bölgesinin bir kısmında gece gerçekleşen drone saldırısının ardından acil durum ilan ederken Ukrayna, bugün Voronej’de bir mühimmat deposuna saldırı düzenlediğini açıkladı.
Ukraynalı yetkililer, bugün Rusya’nın Donetsk bölgesindeki Kostyantynivka şehrine yönelik bir saldırı gerçekleştiğini, saldırı sonucunda 5 kişinin hayatını kaybettiğini, 5 kişinin yaralandığını bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FRANSA İçişleri BakanıGerald Darmanin sahil beldesi La Grande-Motte’deki sinagogun hemen dışında bir patlama meydana geldiğini olayın ‘kundaklama girişimi’ olduğunu açıkladı.
Fransa’nın güneyinde bulunan Herault kentinin La Grande Motte bölgesindeki bugün bir sinagogun dışında bir patlama meydana geldi. İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, “Bu sabah La Grande Motte sinagoguna, açıkça suç teşkil eden bir kundaklama girişiminde bulunulmuştur. Yahudi yurttaşlarımıza ve belediyeye tam desteğimi sunmak ve Cumhurbaşkanının talebi üzerine failin bulunması için tüm imkanlar seferber edilmektedir” dedi. Fransız basınında yer alan haberlere göre, patlama La Grande-Motte’deki Beth Yaacov sinagogunun dışında iki arabanın ateşe verilmesi sonucu meydana geldi, yetkililer araçlardan birinde gaz kapsülü bulunduğunu açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’nın Solingen şehrinin kuruluşunun 650. yıl dönümü için düzenlenen kutlamalarda dün akşam gerçekleştirilen bıçaklı saldırının yankıları sürüyor. Düsseldorf Savcılığından Markus Caspers saldırıya ilişkin bugün polis Thorsten Fleiss ile basın toplantısı düzenledi. Fleiss, 15 yaşında bir şüpheliyi gözaltına aldıklarını ve hala kayıp olan saldırganla bir bağlantısı olup olmadığını araştırdıklarını söyledi. Fleiss, “Saldırgan insanların boğazını hedef almış gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.
Savcı Caspers ise, saldırıdan etkilenenlerin birbiriyle bağlantısı yokmuş gibi göründüğünü ve “terörizm” ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti.
Soruşturma çerçevesinde polis tarafından yapılan açıklamada, “Olası diğer failler ve suçun nedenleri için soruşturma ve insan avı tüm hızıyla devam ediyor” denildi.
Saldırgan olay yerinden kaçmıştı
Kuzey Ren Vestfalya eyaletine bağlı Solingen’deki kutlamalar çerçevesinde gerçekleştirilen festivalde saldırganın dün yerel saatle 21.45 sıralarında etraftakileri rastgele bıçaklaması sonucu 3 kişi hayatını kaybetmiş, 5’i ağır 8 kişi de yaralanmıştı. Bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edilmiş, ancak saldırgan olay yerinden kaçmıştı. – SOLINGEN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BALIKESİR – Balıkesir’in Bandırma ilçesinde körfezde bekleyen Rusya bandıralı gemide hayatını kaybeden 2 işçi tahliye edildi.
Olay, 23.08.2024 tarihinde Bandırma Körfezi 1 No’lu demir sahasında limana yanaşmak için bekletilen “Navis 2” adlı Rusya bandıralı ticari gemide meydana geldi. Rusya’nın Yeysk limanından yola çıkan ve 5 bin ton palet yem yüklü olan geminin ambar kısmında gaz zehirlenmesi şüphesiyle Konstantin Martynov ve Dmitry Mochalov ambarda düşerek hayatlarını kaybettiler.
Olayından ardından geminin talebi üzerine yük tahliyesi öne alınarak Bandırma Çelebi Limanına yanaştırılan “Navis 2” adlı gemiden önce Konstantin Martynov’un cesedi çıkarıldı. Ambarda bulunan yüklerin tahliyesinin ardından Dmitry Mochalov’un cesedine sabah erken saatlerde ulaşan ekipler, her iki cesedin de kesin ölüm nedenlerini belirlemek için BursaAdli Tıp Kurumuna gönderdi.
Yaşanan olayın ardından “Navis 2” adlı geminin acentasını yapan firma yetkilisi Emre Kısacık, İHA muhabirine yaptığı açıklamada “Neta Deniz Taşımacılığı adlı firmayı işleten ortağım Ali Dönmez ile birlikte acente firması işletiyoruz. “Navis 2″ gemisinde yaşanan talihsiz kaza sonucu Dmitriy Mochalov ve Konstantin Martynov isimli personel, 3 ve 2 nolu ambar arasında bulunan manhole bölümüne düşerek vefat etmişlerdir. Otopsi sonuçları beklenmektedir. Zehirlenmiş olduklarına dair herhangi bir net sonuç henüz bulunmamaktadır. Adli tıp raporu beklenmektedir ve zehirlenme ihtimalleri de göz önüne alınarak incelemeler devam edecektir” dedi.
Bursa Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemeler sonucunda ölen kişilerin kesin ölüm nedenleri belirnerek cenazeleri Rusya’ya gönderileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NETANYAHU, HAMAS’LA ANLAŞMA OLMAYACAĞINI İTİRAF ETTİ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın elinde esir olan İsraillilerin aileleriyle görüştü. Ailelerden gelen soruları dinleyen Netanyahu, Hamas’la herhangi bir anlaşma yapmayacağını, söylemlerinin yalan olduğunu açık açık itiraf etti.
“NE ANLAŞMASI
Jerusalem Post’ta yer alan habere göre, Netanyahu bir aile üyesinin, “Tüm kaçırılanları getirecek bir anlaşmaya varmanız gerekiyor” demesi üzerine, “Ne anlaşması? Ne anlaşması? Her kim size bir anlaşmanın hazır olduğunu ve bizim bunu şu ya da bu nedenle, kişisel nedenlerle kabul etmediğimizi söylediyse yalan söylüyordur” yanıtını verdi.

MUTABAKAT İÇİN YENİ ŞARTLAR ORTAYA KOYMUŞTU
ABD Başkanı Joe Biden, 27 Mayıs’ta İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze’de ateşkese varılması için bir öneri sunmuştu. Netanyahu ise Biden’ın açıkladığı ateşkes taslağının İsrail’in hazırladığı tekliften farklı olduğunu ileri sürerek yeni şartlar eklenmesini talep etmişti. İsrail Başbakanı, Gazze’yi ikiye ayıran Netzarim Koridoru ve Gazze Şeridi ile Mısır sınırındaki Philadelphi Koridoru’nun yanı sıra Refah Sınır Kapısı’ndaki İsrail işgalinin devam etmesini istemişti. Bunlara ek olarak Netanyahu, Hamas üyelerinin Gazze’nin diğer bölgelerinden kuzeye geçmesinin engellenmesini şart koşmuştu.
Katar’ın başkenti Doha’da 15-16 Ağustos’ta, İsrail ile Hamas arasında esir takası ve Gazze’de ateşkes sağlanması için müzakereler yapılmıştı. Hamas, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde Netanyahu’nun yeni şartlar sürerek anlaşmaya varılmasını engellediğini belirtmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çelyabinsk Üniversitesi’nde öğretmen olan Shamigulova’nın cesedi, sığ bir mezarda çıplak halde bulundu. Otopsi, göğsünde çok sayıda bıçak yarası olduğunu ortaya çıkardı. Daha da korkuncu, kurbanın dili ve boğazı kesilmişti.
Gözaltına alınan şüpheli, 29 yaşındaki BT mühendisi Puryavirsingh Sundur. Sundur, cinayeti itiraf etti ve kıskançlık nedeniyle işlediğini iddia etti.
Polis, kayıp vücut parçalarını ve Shamigulova’nın kıyafetlerini hala arıyor. Buna rağmen, ceset Rusya’ya gönderilmeden önce bir cenaze töreni düzenlendi.
Shamigulova en son beyaz-mavi elbisesiyle bir arabaya binerken görülmüştü. Kaybolmasının ardından ailesine, ortadan kaybolmaya karar verdiğine dair şüpheli mesajlar gönderildi.
Bu trajik olay, tanışma uygulamalarının güvenliği konusunda endişeleri artırdı. Yetkililer, özellikle yabancı ülkelerde tanımadık kişilerle buluşurken dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ZONGULDAK) – CHP’nin eğitim alanındaki sorunlara dikkati çekmek için farklı illerde düzenlediği “Eğitim Buluşmaları” devam ediyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Zonguldak’taki halk buluşmasında; “Eğitim Türkiye’nin ana gündemi ve maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kabul ettiği üzere yapılan bütün araştırmaların da gösterdiği gibi eğitim, kültür sanatla beraber iktidarın en başarısız olduğu alan” dedi.
CHP’nin “Eğitim Maratonu” programı kapsamında farklı illerde düzenlediği “Eğitim Buluşmaları” sürüyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş’ın başkanlığındaki heyet, bu kez de Zonguldak’taydı. Heyet, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer’i ziyaret etti. Ardından Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu ziyaret eden heyet, daha sonra Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile görüştü. Akşam ise halk buluşmasında Zonguldaklılar ile bir araya gelen Özçağdaş, şunları söyledi:
“Bildiğiniz gibi Öğretmenlik Meslek Kanunu, bu yılın en çok tartışılan kanun teklifi oldu. ve gelen büyük tepkiler, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin, vatandaşların tepkileriyle 22’nci maddede tartışmalar durduruldu. Ben birçok kez Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulundum. Sadece öğretmenleri değil, Milli Eğitim’deki tüm grupları, müdürleri, şube müdürlerini, il müdürlerini, müfettişleri, rehber psikologları, temizlik görevlilerini, güvenlik görevlilerini, araştırmacıları herkesi kapsayan bir personel kanunu çıkarılması konusunda çalışmaya davet ettim. Parlamentonun içerisinde araştırma önergeleriyle, soru önergeleriyle, yasa teklifleriyle yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Bunun dışında gerek Öğretmenlik Meslek Kanunu, gerekse mülakata yönelik Danıştay’da başvurularımızı yaptık. Yürütmeyi durdurma kararı bekliyoruz. Hatta bizim ısrarlı açıklamalarımızdan sonra Sayın Bakan Danıştay’da bizim açmış olduğumuz davanın olumsuz sonuçlanıp sonuçlanmayacağını beklediklerini, o yüzden mülakattaki sonuçların açıklanmamasını söyledi. Dolayısıyla bu alanda mücadelemizi sürdürüyoruz.
Eğitim Türkiye’nin ana gündemi ve maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kabul ettiği üzere yapılan bütün araştırmaların da gösterdiği gibi eğitim, kültür sanatla beraber iktidarın en başarısız olduğu alan. Eğitimin çok sorunu var. Okul öncesinden yüksek öğretime kadar, mesleki eğitimden hayat boyu öğrenmeye kadar yüzlerce farklı alanda sorunlarımız var. Fakat şunu söyleyebilirim; Türkiye’nin bugünkü 1919 koşullarından daha kötü değildir. 1919’da bu vatanın dört bir tarafı işgal edilmişken bu ülkeyi kurtaranların -ki Allah onlardan razı olsun- hepsine rahmet diliyoruz, şükranlarımızı sunuyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, silah arkadaşları başardıkları koşullarda bugünkünden çok daha zor şartlar altında olduklarını biliyoruz. Dolayısıyla eğitimin ihtiyacı olan şey bir ortak akıl. Eğitimin ihtiyacı olan şey bilimsel verilerden yararlanmak. Eğitimin ihtiyacı olan şey bireylerin değil, toplumun genel yararını önceleyen çıkar gruplarının değil, kamunun yararını önceleyen bir eğitim politikası geliştirmek.”
“Eğitim sistemi, asla yürütülemeyecek bir şekil aldı”
CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul ise şöyle konuştu:
“Ülkemizde eğitim sistemi öyle bir hale geldi ki ne idarecisi memnun, ne öğretmeni memnun, ne eğitim alan öğrenciler memnun, ne veliler memnun. Eğitim sistemi, yapboz halinden artık asla yürütülemeyecek bir şekil aldı. Bu sorunun düzeltilmesi için tekrar laik ve bilimsel eğitimin ışığında ilerleyebilmek için bu toplantının çok önemli olduğunu düşünüyorum.”
“Kindar ve dindar nesil yetiştirmek için tüm hızlarıyla olaya müdahale ediyorlar”
Ayşegül İpek Gök isimli bir katılımcı şu ifadeleri kullandı:
“Kindar ve dindar nesil yetiştirmek için tüm hızlarıyla, tüm koşullarıyla olaya müdahale ediyorlar. Birçoğumuz eğitimdeki her sorunun içindeyiz. Öğrenci olarak, veli olarak, öğretmen olarak bunları tekrar dile getirmenin çok faydası yok. Çünkü yaşıyoruz biz bunları zaten. Bugün bir çocuğumuzun üniversiteye hazırlanması da paranın gücüyle olan bir şey. “
“Çocuklarımız üniversitelerde perişan”
Başka bir katılımcı şunları kaydetti:
“Eğitim hayatının bütün sıkıntılarını ve sorunlarını yaşadık. Benim söyleyebileceğim şey; eğitimin özerk olması. Üniversitelerde YÖK kaldırılmalı. Yoksa Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi, ‘ben listecim oldu, okulu da kapatırım, oraya da gitme, onu da söyleme’. Nitelikli eğitim çok önemli. Üniversiteler her ilde, her ilçede, her beldede açıldı. Ama YÖK gibi bir belayla karşı karşıyayız. Çocuklarımız üniversitelerde zaten perişan.”
Bir başka katılımcı ise asosyal bir toplum oluştuğuna değinerek şunları söyledi:
“Liseye giderken desteklerimiz vardı. Milli Eğitim bazı şeyleri karşılıyordu. Ama şu anda bir okul aile birliği üyesi olarak da okullarımıza hiçbir destek olmadığını görüyoruz. Veliler haklı olarak aidatlardan şikayet ediyor. Para niye veriyoruz diyorlar. Ama gerçekten okullarda o kadar çok eksikler var ki bunların tamamlanması başka türlü olmuyor. Çocuklarımız meslek seçimine geldikleri zaman hiçbiri hiçbir şey bilmiyorlar. Puanlar geldiği zaman tercihleri yapacaklarını söylüyorlar. Orada da şunu görüyorum şu andaki gençlerde; evden çalışacakları işlere yöneldiler. Artık asosyal bir topluma dönmeye başlıyoruz.”
“Çocukların uygulamalı bir şekilde öğrenmeleri de engellenmiş durumda”
Özçağdaş, vatandaşların problemlerini dinledikten sonra sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Burada kritik nokta, bizim Türkiye’deki uygulayacağımız eğitim programının baştan tasarlanması. Ders kitaplarının, ders materyallerinin, öğretmenlerin kendilerinin de rol alabileceği şekilde tek bir yapıya büründürülmesi ve ek kaynaklar da gerektiğinde dijital teknolojilerden de yararlanarak öğrencilerin bunların hepsinden bütünlüklü olarak yararlanmasını sağlamaktır. Başka eksik olan bir şey, sadece basılı materyallerden bahsediyoruz. Oysa okullarımızda laboratuvarlar vardı. Maalesef bunların hiçbirisi neredeyse yok artık. Sadece göstermelik şekilde var. Dolayısıyla çocukların uygulamalı bir şekilde öğrenmeleri de engellenmiş durumda.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ülkeye ilk altı ay küçük botlarla gelenlerin sayısı geçen yıla göre yüzde 18 artarak 13 bin 489’a çıktı.
Haziran ayına kadarki verilere göre İngiltere’ye yasal izni olmadan giriş yapan göçmenlerin yüzde 81’i botlarla giriş yaptı.
Hükümetin düzenli olmayan girişleri saymaya başladığı 2018 yılından beri 133 bin kişi bu şekilde ülkeye geldi. Bu kişilerin yüzde 70’i erkek ve beşte biri de 18 yaşın altında.
Bu yılın ilk yarısı düzensiz olarak ülkeye gelenlerin yüzde 18’i ise Afgan. Yüzde 13’ü İranlı, yüzde 10’u Vietnamlı, yüzde 10’u Türk ve yüzde 9’u Suriyeli.
İngiliz yetkililere göre insan kaçakçıları daha büyük botlar ve daha çok insan taşıyarak kaçakçılık yöntemlerini sürekli yeniliyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın düzensiz göç ile baş etmek için verdiği sözün temelinde ise bu çetelerle mücadele var.
Bu rakamlar yeni iktidara gelen ve Manş Denizi’nden geçişleri sınırlamayı hedefleyen İşçi Partisi’ni zor bir dönemin beklediğini gösteriyor.
Ülkeyi geçtiğimiz haftalarda etkisi altına alan göçmen karşıtı ve aşırı sağ gösterilerde “Botları durdurun” sloganları atılmıştı.
Southport kasabasındaki bir dans okulunda gerçekleşen bıçaklı saldırıda üç küçük kız çocuğu hayatını kaybetmişti. Zanlının kimliğine dair doğru olmayan bilgilerin sosyal medyada yayılmasıyla göçmen karşıtı eylemler patlak verdi.
Seçimi kaybeden Muhafazakar Parti lideri Rishi Sunak botları durduracağı sözünü vermişti.
Diğer yandan Sunak’ın bu yıl uygulamaya giren daha sıkı göç kuralları gereğince sağlık çalışanları, işçiler ve öğrencilerin gelişinde ise azalma görüldü.
İngiltere’de sağlık sektöründe çalışan azlığı dolayısıyla uzun zamandır sıkıntılar yaşanıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, okulların açılmasına az bir zaman kala kentteki kırtasiyeleri denetledi.
Adapazarı ilçesinde, çanta ve kırtasiye malzemeleri başta olmak üzere okul ürünleri, sağlığa uygunluğu ve fiyat açısından incelendi.
Denetimde Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri fiyat etiketi, kasa ve raf fiyatlarını karşılaştırdı, ürün güvenliğini kontrol etti.
Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca, kurallara uyanlara teşekkür ederek, kent genelinde denetimlerin süreceğini belirtti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari Halk Eğitimi Merkezi konferans salonundaki programda saygı duşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Öğrencilerin, Filistinlilerin geleneksel halk oyunu Dabke gösterisi sunduğu programda, şiirler okundu, ilahiler seslendirildi.
İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz, öğrencilerin 6 hafta süren yaz okulunda ilmihal, Kur’an-ı Kerim, kültür, sanat, spor alanlarında eğitim aldığını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.
TÜGVA İl Temsilcisi Harun Aşan da TÜGVA’nın eğitim alanında güzel işlere imza attığını belirtti.
İsrail’in Filistin topraklarında işlediği suçun büyüyerek devam ettiğini aktaran Aşan, şöyle konuştu:
“İnsanlığın tarih boyunca gördüğü en büyük zulümlerden birine şahitlik ediyoruz. Gençlerimizin Filistin’e, Gazze’ye olan hassasiyetlerini taktirle karşılıyorum. İsrail’in yaptığı katliamların, soykırımın bir an önce bitmesini, Filistin halkının özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Yaz okulunda çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığının kazandırmasını da önemli buluyorum. Akademik başarının anahtarı çok kitap okumaktan geçiyor. Kitap okumak matematik, okuduğunu anlama ve analitik düşünme becerisini geliştiriyor. Gençlerin TÜGVA’nın kamplarında kitap okumalarını, ders çalışmalarını, sanat, bilim, robotik atölyelerine katılmalarını çok önemli buluyorum.”
Öğrencilere belge ve hediye verilen programa Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fahrettin Çelik, Yeşilay Şube Başkan Yardımcısı Yasin Aşkan, Milli Eğitim Şube Müdürü Muharrem Dündar, öğrenci ve veliler katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024-2025 eğitim-öğretim yılı 9 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Okulların başlamasına kısa bir süre kala kırtasiye ürünleri market raflarında yerini aldı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekipler, yeni eğitim öğretim yılı öncesi denetimlerine devam ediyor. Bu çerçevede 81 ilde eş zamanlı olarak kalem, defter, çanta, silgi gibi kırtasiye ürünleri denetimi yapıldı. Sakarya Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca ve müdürlüğe bağlı personel, Adapazarı ilçesinde kırtasiyeleri denetledi. Denetimde ürünlerin etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatına bakıldı. Denetimlerde çocuklar için üretilmiş kırtasiye ürünleri de incelendi. Bu çerçevede ürünlerin oyuncak yönetmeliğinde yer alan ‘CE’ sertifikası ve yaş uyarısı gibi bilgilerin olup olmadığı kontrol edildi. – SAKARYA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrasya ve dünya genelinde biyoçeşitlilik üzerine çalışmalar yapan araştırmacıları bir araya getirerek güncel bilimsel bulguları paylaşmak, multidisipliner iş birlikleri kurmak ve küresel çevresel zorluklara yenilikçi çözümler aramak amaçlarıyla 7.’si düzenlenen sempozyumun açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektörü Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye’den ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen akademisyenler ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan Azerbaycan Dendroloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Ramazan Mammadov, sempozyumun Erzurum’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek: “Bizim amacımız gençleri biyoçeşitlilikle ilgili olan alanlara yönlendirmek ve gelecek kuşakları tabiatı korumaya teşvik etmektir. Sempozyuma yalnızca Avrasya’dan değil dünyanın birçok noktasından katılım olması bizleri oldukça memnun etti. İnanıyorum ki 7.’sini düzenlediğimiz sempozyumun oldukça faydalı çıktıları olacak. Bu süreçte bizlere kapılarını açan ETÜ’ye ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Prof. Dr. Mammadov’un ardından konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Rektör Hacımüftüoğlu, biyoçeşitlilik konusunun çok önemli bir mesele haline geldiğini belirterek: “Biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir olması konuları çok konuşuluyor. Ben tıp fakültesi öğretim üyesiyim, tıp doktoruyum ve farmakoloğum. Bu alandaki çalışmalar ve deneysel tekniklerin bir kısmını ortak şekilde kullanıyoruz. Dolayısıyla konuya kişisel olarak da uzak değilim. Atatürk Üniversitesi’nde biyoçeşitlilik müzesi bulunuyor. Programın sonunda müzemizi ziyaret edeceksiniz ve yapılan çalışmaları yakından göreceksiniz. Üniversitemizde böyle bir müzenin olması bizim bu konuya verdiğimiz önemin bir göstergesidir. Aynı zamanda ETÜ’nün böyle bir sempozyuma ev sahipliği yapması da aynı şekilde bu konuya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Bu alanın çok stratejik bir alan olduğunu ülkemiz için çok değerli olduğunu ve bununla ilgili tüm çalışmalara destek olmak istediğimizi ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle sempozyuma ülkemizden ve farklı ülkelerden katılan akademisyenlere ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Programda konuşan Rektör Çakmak ise ETÜ’nün Türkiye’de ve dünyada biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülmesi için birçok çalışma yürüttüğünü belirterek: “Sempozyuma katılan 27 farklı ülkeden 500’ün üzerinde bilim insanını Atatürk Üniversitesi ile birlikte Erzurum’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ının ana kaynağı olan biyoçeşitlilik tarımdan gıdaya, sağlıktan turizme, sanayiden enerjiye pek çok sektörün en önemli hammaddelerinden biridir. Fakat son yüzyılda nüfus artışı, sanayileşme, çarpık kentleşme, çevre kirliliği ve iklim değişikliği nedeniyle doğal yaşam zarar görüyor, yok oluyor ve korunmaya muhtaç kalıyor. Bugün doğal ekosistemlerin büyük bir bölümü dönüşüme uğradı. Geçtiğimiz yüzyılda bitki türlerinin yarısı yok oldu. Tatlı su türlerinin üçte biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yapılan tahribat nedeniyle yaklaşık 1 milyon tür risk altında. Tüm bunların sorumlusu insandır. Bu sistemin bozulması başta insan olmak üzere yeryüzündeki tüm dengeyi ve yaşam formunu doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle biyolojik çeşitliliğimizi korumak, kaydetmek ve sürdürmek artık bir tercih değil zorunluluktur. Biz de ETÜ olarak “Biyoçeşitlilik Geleceğimizdir” diyerek bu değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak için büyük çaba sarf ediyor ve çeşitli projeler hayata geçiriyoruz. Böylesine önemli bir sempozyumun gerçekleşmesini sağlayan düzenleme komitesine, paydaş kurumlarımıza, katılımcılara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sempozyumun dünyamız için faydalı olmasını diliyorum” diye konuştu.
İki gün boyunca devam edecek sempozyumda biyoenformatik, biyoteknoloji, mikrobiyal biyoçeşitlilik, kentsel biyoçeşitlilik, Yeşil Enerji Teknolojilerinin biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri, genetik kaynaklar, biyoremediasyon ve daha birçok konu uzmanlar ve akademisyenler tarafından ele alınacak. – ERZURUM
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çekimleri AAtölye’de yapılan programda Afyoncu, başarı hikayesini ve gençlere ilham verecek dönüm noktalarını anlattı.
Program, AA’nın sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turgutlu Endüstri Meslek Lisesi Mobilya ve Dekorasyon Bölümü’nden mezun olduktan sonra doğup büyüdüğü Irlamaz Mahallesi’nden ayrılarak İskenderun’a yerleşen Topbaş, güvenlik görevlisi olarak görev yaptı.
Bu süreçte zanaatını hobi olarak sürdüren Topbaş, yaklaşık 17 yıllık ayrılığın ardından emeklilik kararı alarak mahallesine döndü.
450 nüfuslu mahallesinde zanaatını yaygınlaştırmaya çalışan Topbaş, usta öğretici belgesini alarak İlçe Halk Eğitimi Merkezi’ne başvurdu.
Ahşap oymacılığı dersleri vermeye başlayan Topbaş, 15 genç kursiyere zanaatının inceliklerini öğretiyor.
Topbaş, AA muhabirine geleneksel zanaatlar arasında yer alan ahşap oymacılığının güzel bir hobi alanı olduğunu ayrıca bu faaliyetlerden gelir de sağlanabildiğini belirtti.
Stresle mücadele etmek isteyenlere bu zanaatı öğrenmeyi tavsiye ettiğini kaydeden Topbaş, “Benim görevim bu mesleği yaygınlaştırmak, sonraki neslin de aynı şekilde yaşatmasını istiyorum. İnsanların ilerleyen süreçlerde aile bütçelerine katkı sağlamalarını da istiyorum.” dedi.
Açtığı kursun mahallesinde rağbet gördüğünü aktaran Topbaş, “Köyümüzde bir farklılık yaratmış olduk. Öğrenmek isteyenlerin olması beni mutlu ediyor.” diye konuştu.
Topbaş, oymacılığın bu işle uğraşanlara huzur verdiğini de dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu işe başladıktan sonra güncel hayatı unutuyorsunuz. Çünkü bir şeylere odaklanıyorsunuz. Odaklandıktan sonra zaten kafanızı dağıtıyorsunuz. Psikolojik olarak da insanı rahatlatıyor diye düşünüyorum. Öğrencilerimiz burada el becerilerini kazanıyorlar. Ahşap kesme, oyma ya da boyama yaparken kendilerini geliştirmiş oluyorlar.”
“Odaklanma süremi artırdım”
Kursa katılan ortaokul öğrencisi Rüzgar Camuzcu, liselere giriş sınavı için hazırlık yaptığını, ahşap oymacılığının üzerindeki sınav stresini azalttığını söyledi.
Stres yönetiminin yanında odaklanma konusunda da olumlu kazanımlar elde ettiğini aktaran Camuzcu, şunları kaydetti:
“Ben bu kurstan önce odaklanma konusunda problem yaşıyordum. Fakat burada bir plan ve hayal gücü kullandığım için ve çıkacak sonucu merak ettiğim için odaklanma süremi daha arttırdım.”
Afyon Kocatepe Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencisi 22 yaşındaki Tuğba Çakır da kurs sayesinde kazandığı becerilerin kendisini motive ettiğini dile getirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, 19 Ağustos’ta başlayan kayıt işlemleri 23 Ağustos’ta sona erecek. 2024 YKS sonuçlarına göre, yerleştirme puanı hesaplanan 2 milyon 755 bin 301 adaydan 1 milyon 670 bin 205 aday tercihte bulundu ve toplam 987 bin 388 aday yerleştirildi.
Yaklaşık bir milyona yakın adayı ilgilendiren kayıt işlemleri yarın sona erecek. Üniversite kayıtları e-Devlet üzerinden ya da üniversitelerin kayıt merkezlerinden yapılabilecek. Kayıt döneminin sona ermesiyle birlikte ise ÖSYM tarafından boş kalan kontenjanlar açıklanacak ve ek tercih süreci başlayacak. Yükseköğretim Kurulu verilerine göre, devlet üniversitelerinde lisans programlarının kontenjanlarının yüzde 98.8’i dolarken, önlisans programlarının tamamı doldu. Vakıf üniversitelerinde ise doluluk oranı yüzde 91.14 olarak gerçekleşti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih sonuçları açıklandıktan sonra öğrencilerin kalacak yer bulma telaşı başladı. Türkiye’de öğrenci kenti olarak anılan Eskişehir’e yerleşecek öğrenciler yoğunluk oluşturmaya başladı.
Eski evlere yüksek kira veriyorlar
Bu yıl ilk kez kentte okuyacak olan öğrenciler ev, yurt ve apart seçenekleri arasında tercih yapacak. Diğer yıllardan farklı olarak bu dönem öğrenciler kiraladıkları evi yaz tatillerinde boşaltmadı. Yeni sözleşme ile daha fazla kira vereceklerini düşündükleri için evlerini boşaltmayan öğrenciler, yeni gelen üniversitelilerin ev bulmalarını güçleştiriyor. Kentsel dönüşümün bir hayli az olduğu Eskişehir’de, üniversiteye yakın mahallelerde yapı stokunun sabit kalması yeni üniversite öğrencilerini farklı alternatiflere yönlendiriyor.
“Öğrenciler mevcut evlerini boşaltmıyorlar”
Konuyla ilgili konuşan Eskişehir Emlakçılar Odası Başkanı Gazi Çelik, “Biliyorsunuz şehrimiz öğrenci kenti ama bu yıl geçtiğimiz senelere nazaran farklı bir duruma karşı karşıyayız. Eskiden öğrenciler yaz tatillerinde evlerini kapatıp ailelerinin yanlarına gidelerdi. Ailelerine 3 aylık bir kira masrafı olmasın diye. Ama şu an öğrencilerin mevcut evlerini boşaltmadıklarını, tatil süresinde de kira vermeye devam ettiklerini gördük. Öğrenciler bunun sebebi olarak ise geri geldiklerinde benzer evleri verdikileri eski kiradan daha da fazla ücrete tutacaklarını öngördüklerini ilettiler. Tabi öğrencilerin ailelerinin Eskişehir’de ev araştırması yaptıklarını görüyoruz” dedi.
“Kentsel dönüşüm çok az yapılıyor”
Kentsel dönüşüm Eskişehir’de çok az olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:
“Şu an için bir sorun yok çünkü hem devlet hem de özel yurtların kentte gayet yeterli kapasitede olduğunu görüyoruz. Şu an şehrimizde bir sıkıntı yok ama Eskişehir’i kazanıp gelen öğrencilerin yoğunluğuna göre bu durum değişebilir. Kentimizde arz talep dengesi bozuldu. Kentsel dönüşüm çok az yapılıyor. Şu anda kiralar ise 10 bin lira ile 20 bin lira arasında değişiyor.” – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024 ÜNİVERSİTE E-KAYIT NE ZAMAN BİTİYOR?
YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar kayıt işlemlerini 19-23 Ağustos 2024 tarihleri arasında yapabilecekler. Elektronik kayıtlar (E-kayıt) ise 19-21 Ağustos 2024 tarihleri arasında yapıldı. ÖSYM takvimine göre adaylar, 19 Ağustos tarihi itibari ile yerleştikleri üniversitelere kayıt işlemlerini yaptırabilecek.

E-KAYIT NASIL YAPILIR?
(Askerlik durumu, üniversiteler tarafından kamu.turkiye.gov.tr adresinden görülebilecektir.)

Betül CiritHaberler.com – Gündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programında konuşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemil Karakaş, güzel bir projeye imza atıldığını söyledi.
Özel gereksinimli çocuklara her türlü katkıyı sunmaya devam edeceklerini belirten Karakaş, şunları kaydetti:
“Bu proje de bunlardan biri, ben dernek başkanıma teşekkür ediyorum. Bize bunu getirdiği zaman biz hiç tereddüt etmeden kabul ettik. İnşallah bu yapılacak çalışma özel gereksinimli bireylerimiz için hayırlı olur. Bu anlamda birkaç şey daha söyleyeyim, yine özel gereksinimli çocuklarımıza yönelik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak inşallah bir okula daha kavuşacağız. Bir özel eğitim anaokulu daha açacağız. Bu çocuklarımıza yönelik ne kadar gayret etsek, yardımcı olsak az bunun farkındayız. İnşallah bu tür çalışmalarla bu çocuklarımıza dokunmak, ailelerini rahatlatmak adına her şeyi yapmaya devam edeceğiz.”
Drama Eğitimcileri Derneği Trabzon Şube Başkanı Gamzegül Engin de projenin 2025 yılı Temmuz’una kadar devam edeceğini dile getirerek, yıl içinde öğrencilere yönelik çeşitli atölye eğitimleri verilip velilerin farkındalığını geliştirecek söyleşiler yapılacağını, projenin sonunda bir kongrede bilim insanları, öğretmenler, öğrenciler ve ailelerin buluşturulacağını aktardı.
Programa, aileler ve öğretmenler de katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edirne Ticaret İl Müdürlüğü, 9 Eylül’de başlayacak 2024-2025 eğitim-öğretim yılı öncesi kolları sıvadı.
Ekipler, yeni sezon başlamadan il genelinde kırtasiye ürünleri satışı yapan iş yerleri ve marketlere yönelik denetim gerçekleştirdi.
Türkiye genelinde devam eden ve eş zamanlı gerçekleştirilen denetimlerde; öncelikli olarak fiyat etiketlerinin denetimi yapıldı.
Ekipler, haksız değer artışı olup olmadığını kontrol etti. Ayrıca işletmelerdeki ürünlerde yerli üretim logosu ve standartlara uygunlukları konusunda da denetimler yapıldı.
“MÜŞTERİ ÜRÜNÜN ÜZERİNDEKİ ETİKETİ GÖRMELİ”
Denetimin gerçekleştirildiği kırtasiyenin satış sorumlusu Tamer Dillek, “Denetimler belirli aralıklarla devam ediyor. Biz de okulların açılmasına az bir süre kala hazırlıklarımızı yapıyoruz. Ekipler de aynı zamanda gelen öğrencilere nasıl yardımcı olabileceğimiz hakkında bizleri bilgilendiriyorlar.
Biz de onların verdiği görevler neticesinde hazırlıklarımızı tamamlamaya özen gösteriyoruz. Ürünlerimizi kontrol edip, etiketli olup olmadığını kontrol ettiler. Bu zaten çok önemli çünkü müşterinin üzerindeki etiketi görmesi gerekiyor.” dedi.

“KALİTELİ MALZEMELER SATMAYA ÖZEN GÖSTERİYORUZ”
Türk Standartları Enstitüsü’ne uygun ürünlerin satın alınmasının gerektiğini ifade eden Dillek, “Vatandaşların standartlara uygun malzemeler almalarını öneriyorum. Özellikle yerli malı logolu ürünler almaları gerekiyor ve malzemesinin de kaliteli olması gerekiyor, bunlara da dikkat etmeliler. Bu noktada biz de kaliteli malzemeler satmaya özen gösteriyoruz.
Bizim her malımızın arkasında Türkiye Standartları Enstitüsü’nün amblemi vardır. Boyalarda da özel logolar var, onlara bakması lazım vatandaşların. Mutlaka alırken bu logolara dikkat etmeleri gerekiyor. Bu logo ürünün denetlendiğini gösteriyor.” diye konuştu.







Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI – Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde çıkan orman yangınına ekiplerin müdahalesi 14’üncü saatte sürüyor. Yangının etkisini yitirdiği belirtildi.
Olay, dün saat 17.00 sıralarında Ilgaz ilçesi Yukarımeydan köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ormanlık alanda bilinmeyen sebeple yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın sebebiyle 4 köyde yaşayan vatandaşlar tahliye edildi. Bölgeye sevk edilen çok sayıda itfaiye ve orman ekibi yangına müdahalede bulundu. Sabah saatlerine kadar süren çalışmalar neticesinde yangının ilerleyişi durduruldu. Ekipler sabah saatleri itibarıyla 4 farklı bölgede soğutma çalışması yapıyor. Öte yandan, yangında 44,17 hektar alanın zarar gördüğü öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜNİVERSİTE KAYITLARI NE ZAMAN?YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, kayıt işlemlerini 19-23 Ağustos’ta yapacak, elektronik kayıtlar ise 19-21 Ağustos’ta alınacak.ÜNİVERSİTE KAYDI NASIL YAPILIR?
Kayıt işlemleri kazanılan okula gidilerek bire bir yapılabildiği gibi e-Devlet üzerinden de gerçekleşiyor. e-Kayıt yaptırmak isteyenler e-Devlet üzerinden “Üniversite e-Kayıt” uygulamasını tıklayarak, “https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit” adresi üzerinden işlem yapabilecek.

ÜNİVERSİTE KAYDI İÇİN GERELİ BELGELER
1- Adayın mezun olduğu ortaöğretim kurumundan aldığı diplomanın aslı veya onaylı örneği ya da yeni tarihli mezuniyet belgesi
2- Yükseköğretim kurumlarına kayıt işlemlerinde öğrencinin YÖKSİS veri tabanında başka bir yükseköğretim kurumunda kayıtlı olduğunun tespit edilmesi halinde aynı düzeyde örgün bir programa kayıt yaptırmaması halinde ortaöğretim diplomasının aslı olmadan da kaydı yapılarak daha önce kayıtlı olduğu yükseköğretim kurumundan bu bilgi teyit edilecektir.
3- Aday ek puandan yararlanarak yerleştirilmiş ancak alanı diplomasında veya mezuniyet belgesinde belirtilmemişse, hangi okul ve alandan mezun olduğunu gösterir resmî belge (METEM programlarından mezun olanların diplomalarında okul adı olarak, diplomayı düzenleyen merkezin adı yazılmaktadır.)
4- Yükseköğretim kurumları tarafından talep edilmesi durumunda 12 adet 4,5 cm x 6 cm boyutunda fotoğraf
5- Katkı payının/öğretim ücretinin ödenmesi ile ilgili belge
6- Kayıttan önce belirlenip üniversite tarafından ilan edilecek diğer belgelerin aslı veya üniversite onaylı suretleri YKS ile bir yükseköğretim programına yerleşen yükümlülerin askerlik durumları, üniversiteler tarafından http://kamu.turkiye.gov.tr internet adresinde görülebilecektir.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail’i 7 Ekim’den bu yana 9’uncu kez ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Blinken, İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından kabul edildi. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“Başbakan Benyamin Netanyahu ile ABD’li Bakan Antony Blinken arasındaki görüşme sona erdi; görüşme olumlu ve iyi bir atmosferde geçti. Görüşme yaklaşık üç saat sürdü. Başbakan, İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarını dikkate alan ve ısrarla üzerinde durduğu, rehinelerimizin serbest bırakılmasına ilişkin mevcut Amerikan önerisine İsrail’in bağlılığını yineledi.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Yatağan Yava Mahallesi’nde dün saat 13.25’te ormanlık alanda ilk belirlemelere göre arı kovanlarının tütsülenmesi sırasında çıkan kıvılcım yangına neden oldu. Alevler bir anda ormanlık alana sıçradı. Rüzgarın etkisi ile alevler geniş bir alana yayıldı. Yapılan ihbarın ardından bölgeye gelen itfaiye ve orman ekipleri havadan ve karadan müdahale ile yangını kontrol altına alarak bölgede soğutma çalışması yapıldı.
Ormanlık alan siyah renge büründü
Yangının ardından alevlere teslim olan bölge droneile böyle görüntülendi. Toprak örtüsü simsiyah olurken, ağaçlar ve bitki örtüsü yanarak kül oldu. Siyaha bürünen yerlerin görüntüsü görenleri kahretti. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sürerken, en fazla zararı yine çocuklar görüyor.
Gazze’de binlerce sivil yerinden ediliyor ve İsrail, bölgeye gönderilen yardımların da Filistinli halka ulaşmasına engel oluyor.
Bu yardımların bölgeye gelmemesi de binlerce çocuğu, hem açlık hem de hastalıkla başa başa bırakıyor.
Şimdiye kadar açlık nedeniyle Gazze’de hayatını kaybeden çocuklar da oldu…
GAZZE’DE ÇOCUKLARDAN YEMEK SIRASI
Gazze’deki gönüllüler, Deyr Belah kentine sığınan yerinden edilmiş Filistinliler için sıcak yemek dağıttı. Aralarında çocukların da bulunduğu Filistinliler dağıtılan yemeklerden alabilmek için kuyrukta beklerken gönüllüler yemekleri tencere ve kaplara doldurarak paylaştırdı.
İnsani yardımın önemini vurgulamak ve dünya genelindeki insani yardım faaliyetlerine daha fazla dikkat çekmek amacıyla her yıl 19 Ağustos “Dünya İnsani Yardım Günü” olarak anılıyor.
Irak’ın başkenti Bağdat’ta, 19 Ağustos 2003’te, aralarında Birleşmiş Milletler (BM) Irak Özel Temsilcisi Sergio Vieira de Mello’nun da bulunduğu 22 yardım çalışanının bombalı saldırıda hayatını kaybetmesi sonucu BM Genel Kurulu’nda 2008’de alınan kararla 19 Ağustos, “Dünya İnsani Yardım Günü” ilan edilmişti.










Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberine göre dünya sinemasında büyük kayıp…
Bir döneme damga vurmuş, yakışıklılığı ile dillere destan bir üne kavuşan Fransız aktör Alain Delon hayatını kaybetti.
Delon’un ölüm haberini oğlu paylaştı.
Delon, 88 yaşındaydı.
Ayrıntılar geliyor…




Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 314’ü çocuk, 10 bin 980’i kadın olmak üzere 40 bin 5 Filistinli can verdi, 92 bin 401 kişi yaralandı.
Enkazların altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken halkın sığındığı hastaneler, ibadethaneler ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da yok edildi.
HAMAS İDDİALARI YALANLADI
ABD, Mısır ve Katar arabuluculuğunda perşembe günü başlayan ve önceki gün sona eren Gazze Şeridi’nde ateşkes müzakerelerinin ardından açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Arabulucu ülkelerin görüşmeler sonunda yaptığı iyimser açıklamalar ile ABD Başkanı Joe Biden’in yaptığı, “Anlaşmaya hiç olmadığımız kadar yakınız” açıklaması Hamas tarafından kabul görmüyor.
“ARABULUCULAR HAYAL SATIYOR”
İsmi açıklanmayan Hamas’ın üst düzey bir yetkilisi BBC’ye yaptığı açıklamada müzakereler sonunda ateşkes anlaşmasında ilerleme kaydedildiği yönündeki görüşleri ‘yanılsama’ olarak nitelendirdi.
Müzakerelere ilişkin konuşan yetkili, arabulucuların hayal sattığını vurgulayarak, “Arabuluculardan aldığımız bilgiler hayal kırıklığına neden oldu. Hiçbir ilerleme kaydedilmedi” dedi.

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAKAN YUMAKLI: 8 AKTİF YANGINIMIZ VAR
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı AydınBozdoğan’da süren yangınla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde aktif yangın sayının 8’e çıktığını söyledi. Bakan Yumaklı, “Gün içerisinde yaptığımız bilgilendirmede aktif 5 yangınının olduğunu söylemiştik. Bu beş yangından bir tanesi olan şu anda halihazırda Aydın’dayız. Diğer yangınlar İzmirKarşıyaka idi, dün ve önceki günden devreden ManisaGördes, Bolu, Göynük ve Karabük, Ovacık idi. Bu Aydın Bozdoğan haricindeki 4 yangının zaman zaman enerjisini düşürdük. Ancak o zaman da ifade etmiştim meteorolojik olaylar, rüzgarın çok şiddetlenmesi ya da kararsız bir şekilde farklı yönlere esmesi sebebiyle zaman zaman enerjiler yükselmişti. Gün içerisinde arkadaşlarımız gerçekten çok ciddi mücadele ettiler. An itibariyle enerjisi düşürüldü diyebilirim. Şu anda içinde bulunduğumuz alan içerisinde iki farklı nokta var, güney ve kuzey kanadı. Yaklaşık 9 kilometrelik bir hat yaptı. Maalesef o bir önceki gün o şiddetli rüzgarın oluşturduğu hasar çok geniş bir alana yayıldığı için bizlerin de müdahale şansını engebeli araziler sebebiyle güçleştirmişti. Ama arkadaşlarımız burada da çok yoğun bir mücadele ettiler. ve bu 9 kilometrelik hatta orta alanlardaki büyük oranda kısımları hallettiler. Ben buradan 3 gecedir uyumayan arkadaşlarıma, kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Bizlere destek veren tüm kamu kurum ve kuruluşlarına teşekkür ediyorum. Bütün yangınlar için söylüyorum. Dualarını bizden esirgemeyen çok kıymetli vatandaşlarımıza da teşekkür ediyorum. İzmir Yamanlar’da gün içerisinde değişmekle beraber 3 uçak, 15 helikopter 60 arazöz ve 390 personel çalışmaya devam ediyor. Ben bunları söylerken direkt yangına müdahale eden arkadaşları ve ekipmanları söylüyorum. Onun dışında valiliklerimizin diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yerel yönetimlerinde bizlere katkı ve destekleri oluyor. Maalesef tabii biz bunları konuşurken tabii hatırlarsanız bazı uyarılar yapmıştık. Gün içerisinde 3 tane yangın oldu. Bir tanesi İzmir Menderes ve baraj yanında, hemen orada da 6 uçak 4 helikopter, 22 aracıyla 160 personel görevlendirdi. Tabii tüm bunlar bizim güçlerimizin de bölünmesine sebep oluyor. Enerji nakil hattı kaynaklı olduğunu tespit etti buradaki yangını arkadaşlar. 16.45’te başladı, 16.55’te ilk müdahale yapıldı. Şu anda da müdahale sürüyor. Biz de buradan İzmir’e gideceğiz. İkinci yangın UşakEşme’de başladı, 13.19’da çıktı 13.30’da müdahale edildi. Ormanlık alanda başladı, burada da 3 helikopter, 14 arazöz ve 79 personel görevlendirildi. İzmir Karaburun buraya gelirken bundan 15-20 dakika önce bunun da ihbarı yapıldı. Buraya da arkadaşlarımız şu an planlamalarını yapıyorlar. Sonuç itibariyle beşle başlamıştık. Aslında altıyla başlamıştık. Muğla, Milas kontrol altına alındığı için 5 düşmüştü, şuanda 8 aktif yangınımız var. Bunlardan dördünün enerjisi düşürülmüş vaziyette şuanda içinde bulunduğumuz Aydın da dahil olmak üzere diğer üçü ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Gün boyu devam edecek. Gece boyu devam edecek” dedi.
‘AZERBAYCAN’DAN UÇAK GELİYOR’
Azerbaycan’dan yangın söndürme uçağı geleceğini söyleyen Bakan Yumaklı, “Gün içerisinde belki takip etmişsinizdir. Sayın Cumhurbaşkanımız ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi ve bu görüşmede Türkiye’deki yangınlar da gündem konusu oldu. Bunun akabinde Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bir yangın söndürme uçağının Türkiye’ye tahsis edildiğini belirtti. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla biz de muhataplarımızla irtibata geçtik gereken işlemler yapıldı. Bu gece saat 23.00 itibariyle hali hazırda burada aktif görev yapan B200 model bir yangın söndürme aracı saat 23.00 itibariyle Adnan Menderes Havalimanı’na inmiş olacak. Bizler yangınla mücadelede hiç yorulmayan, hiç acıkmayan hiç uykusu gelmeyen bir ne diyelim, düşmanla mücadele ediyoruz tabiri caizse. Ama bizim arkadaşlarımızın yorgunluğu oluyor. Uykusu oluyor, acıkıyor, susuyorlar. Yani hani bunların büyük bir çoğunluğunu olabilecek en iyi şartlarda elbet karşılıyoruz. Ancak hep şunu söylüyorum. Bu mücadele siz ne kadar iyi olursanız olun. Sizin ne kadar kabiliyetleriniz yüksek olursa olsun vatandaşlarımızın desteği olmadan kazanılamaz. Biz hassasiyet istiyoruz. Biz vatandaşlarımızın belirttiğimiz tarihler arasında ilk etapta önümüzdeki pazar gününe kadar ama 15 Eylül’e kadar da mümkünse herhangi bir şekilde ateş alev oluşturacak bir unsuru kapalı alanların dışında gerçekleştirmemelerini istiyoruz. Yani çok basit şeylerden işte bir bahçe temizliği bir demir testeresiyle yapılan bir işlem bir sigara izmariti aklınıza ne gelirse bir şey olmaz dememektedir. Oluyor, çok küçücük basit bir önlem. Birazcık düşünceli olmak, biraz hassas olmakla, şu anda günlerce burada yüzlerce insanız. Devletin inanılmaz kaynaklarının harcanmasına sebep oluyor” diye konuştu.
Haber-Kamera: Fırat AKAY/AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katıldı.
Hacı Bektaş Veli’yi anarak konuşmasına başlayan Özel, şunları söyledi:
“Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin manevi huzurundayız. 753 sene önce hakka yürüyen ama söyledikleri ve yaptıklarıyla bugünümüze ışık tutan hünkarın huzurundayız. Daha Avrupa’da rönesans, reform ortaya çıkmamışken; modern batı aydınlanması yaşanmamışken, bırakın evrensel insan hakları sözleşmesini, evrensel insan hakları değerleri tartışılmazken, ‘her ne ararsan, kendinde ara’ diyen, ‘hiçbir milletti ve insanı ayıplamayın’ diyen, ’72 millete bir nazar ile bak’ diyen, ‘dili, dini, rengi, ne olursa olsun, iyiler iyidir’ diyen, kadının adı yokken ‘bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok’ diyerek kadını karar süreçlerinin içine dahil edip, kadın sözünü erkek sözüyle bir gören hünkarın huzurundayız. Bu topraklarda çok acı dönemler, çok acı günler, çok acı aylar, yıllar yaşandı. Yıllardır kan, gözyaşı, zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela’da akan kan, Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta akmaya devam etti. Kerbela’nın direnci sokak ortasında katledilen bilim insanlarının, sendikacıların, gazetecilerin, Berkin Elvanların, milyonların katıldığı cenaze törenlerinde o direnç vardı. Kerbelanın yası, kimi zaman Berkin’in, Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in mezarının başına bir sis gibi kondu.”
“Alevi vatandaşlara eşit yurttaş muamelesi yapılmamakta”
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na tepki gösteren Özel, Alevilere eşit vatandaşlık hakkı verilmediğini söyledi.
Özel, şöyle devam etti:
“İktidar partisinin burada yıllardır süren bir geleneği yok sayarak, buradaki canlıların meşru resmi siyasi temsilcilerini dışlayarak, 15 Ağustos akşamı apar topar alternatif bir tören tertip etmelerini en başta Hacı Bektaş’ın mirasına yapılmış büyük bir saygısızlık olarak görüyor ve kınıyorum. Bugün Alevilerin en etkin şekilde çözüm bekleyen, katkı bekleyen sorunları var. Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir. Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen uygulama sırasında ve kanun yaparken, kanunları uygularken Alevi vatandaşlara eşit yurttaş muamelesi yapılmamakta, ayrımcılığa tabi tutulmakta, ötekileştirilmekte ve haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri Aleviler için ibadethanedir. Bizler için de ibadethane olacaktır. Bu yasal hak tanınana, bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir. Camilerin ibathane görülüp, cemevlerinin ibadethane sayılmadığı, ÇEDES programı altında laik eğitim örselenip, katledildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla Alevilerin kabul etmediği bir kurumun ve işleyişin oluşturulduğu ve maalesef vaktiyle ‘cemevi cümbüş evi’ diyen, cem ile cümbüşü bir tutan yönettiği bu ülkede cümbüşün yeri Kültür Bakanlığı olduğu kabuluyle bir inancı Kültür Bakanlığına bağlayarak bu hakareti, bu hor görmeyi kurumsallaştıran bir anlayışa itiraz ediyoruz. Haklı itirazlarınızın yanındayız.”
“Biz doğru duramaya ve dost kapısını açık tutmaya devam edeceğiz”
Kendisinden önceki CHP genel başkanlarına vefalarını göstermek için iktidar olacaklarını belirten Özel, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Madımak utancıyla bu devlet hala yüzleşmemiştir. Madımak bir utanç müzesi olana kadar mücadelenizi mücadelemiz olarak hep birlikte sürdüreceğiz. Yolculuğumuz, ülkemiz için, barışa, adalete, hoşgörüye, güzel ahlaka, erdeme, bilime ve umuda giden bir yolculuğu temsil ediyor. Yolumuzu bu toprakların değerleriyle, Hünkar Hacı Bektaş’ın, Abdal Musa’nın, Mevlana’nın Yunus Emre’nin ve nice eren ve evliyanın öğretileriyle aydınlatıyoruz. Biz doğru duramaya ve dost kapısını açık tutmaya devam edeceğiz. Aslan ile ceylanın bir arada yaşayabildiği, bereketin ve hoşgörünün egemen olduğu bir ülkeyi gelecek nesillere miras bırakana kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Burada Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘iki büyük eserimden biridir’ dediği partinin genel başkanı olarak bulunuyorum. Hacı Bektaş’ta tüm Türkiye’ye söylemek isterim ki bu partinin ilk genel başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e de tüm genel başkanlarına da benden önceki genel başkanı çok kıymetli Kemal Kılıçdaroğlu’na da vefamızı göstermenin en önemli yolu onların partisini iktidar yapmaktır. Hep birlikte bunu başaracağımıza and içiyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki orman yangınında ekiplerin çalışmalarını karadan ve havadan inceleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangınların son durumu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yangınla mücadele eden ekiplerin büyük bir özveri gösterdiğini belirten Bakan Yumaklı, “Yangınla mücadelede yorulmayan, acı çekmeyen ve uykuya ihtiyaç duymayan bir düşmanla savaşıyoruz” dedi.
“Ekip arkadaşlarımız yoruluyor, uykusuz kalıyor, acıkıyor ve susuyorlar. Bu insanların ihtiyaçları en iyi şekilde karşılanmaya çalışılıyor” ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, “Ancak unutmamalıyız ki bu mücadele, vatandaşlarımızın desteği olmadan kazanılamaz” dedi.
Yumaklı, vatandaşlardan hassasiyet beklediklerini vurgulayarak, 15 Eylül’e kadar kapalı alanların dışında ateş veya alev oluşturabilecek hiçbir faaliyet yapılmaması gerektiğini ifade etti.
“Küçük bir önlem, büyük felaketleri önleyebilir”
Bakan Yumaklı yangınların çoğunun basit ihmallerden kaynaklandığını hatırlatarak, “Basit bir bahçe temizliği, demir testeresiyle yapılan bir işlem ya da bir sigara izmariti bile büyük bir yangına yol açabilir. ‘Bir şey olmaz’ dememek gerekiyor, çünkü oluyor. Küçük bir önlem, biraz dikkat, şu anda burada yüzlerce insanın günlerce süren mücadelesini ve devletin kaynaklarının harcanmasını önleyebilir” dedi.
Yangınlarda son durum
Gün içinde aktif beş yangının sürdüğünü belirten Yumaklı, “Bu yangınlardan biri Aydın’da, diğeri İzmirKarşıyaka’da. Ayrıca ManisaGördes, BoluGöynük ve Karabük Ovacık’ta yangınlar vardı. Aydın Bozdoğan dışındaki dört yangının enerjisi zaman zaman azaldı. Ancak meteorolojik koşullar, özellikle rüzgarın yön değişiklikleri, bu yangınların yeniden güçlenmesine neden oldu. Gün içerisinde arkadaşlarımız çok ciddi mücadele ettiler. An itibari ile bunların enerjileri düşürüldü diyebiliriz” diye konuştu.
Aydın’da 9 kilometrelik yangın hattı
Aydın’da, Güney ve Kuzey kanadında toplam dokuz kilometrelik bir yangın hattı bulunduğunu belirten Bakan Yumaklı, “Şiddetli rüzgarlar nedeniyle yangın geniş bir alana yayıldı ve engebeli araziler müdahaleyi zorlaştırdı. Ancak ekiplerimiz burada da çok yoğun bir mücadele verdiler ve orta alanlardaki büyük orandaki kısımları hallettiler” ifadelerini kullanarak üç gecedir uyumayan tüm ekiplere ve destek veren kamu kurumlarına teşekkür etti.
“Yangın söndürme çalışmaları aralıksız sürüyor”
İzmir Yamanlar’da gün içinde 3 uçak, 15 helikopter, 60 arazöz ve 390 personelin yangın söndürme çalışmalarına katıldığını belirten Yumaklı, Aydın’da ise 7 uçak, 15 helikopter, 62 kara aracı ve 368 personelin görev yaptığını söyledi.
“Şu anda 8 aktif yangın var”
Gün içerisinde 3 yeni yangınla ilgili de bilgi veren Bakan Yumaklı, “Bir tanesi İzmir Menderes’te baraj yanında. Hemen orada da 6 uçak, 4 helikopter, 22 kara aracı ve 160 personel müdahale etti. Tabi bunlar da bizim güçlerimizin bölünmesine sebep oluyor. İkinci yangın ise UşakEşme’de başladı. Yangın saat 13.19’da başladı, 13.30’da ilk müdahale yapıldı. Ormanlık alanda başladı. Burada 3 helikopter, 14 arazöz, 79 personel görevlendirildi. Üçüncü yangın ise buraya gelirken İzmir Karaburun’da meydana geldi. Bu yangının da ihbarı yapıldı arkadaşlarımız planlamalarını yapıyorlar. Sonuç itibari ile şu anda 8 aktif yangınımız var. Bunlardan 4’ünün enerjisi düşürülmüş vaziyette, şu anda içerisinde bulunduğumuz Aydın’da dahil olmak üzere diğer 3’ü ile ilgili de çalışmalar gece boyunca da devam edecek” dedi.
Azerbaycan’dan yangın söndürme uçağı desteği
Bakan Yumaklı, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, Türkiye’deki yangınlar da gündem konusu oldu. Bunun akabinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’de bir yangın söndürme uçağının Türkiye’ye tahsis edildiğini belirtti. Cumhurbaşkanımızın talimatları ile biz de muhataplarımız ile temasa geçtik. Gereken işlemler yapıldı. Bu gece saat 23.00 itibari ile yangın söndürme uçağı Adnan Menderes Havalimanı’na inecek” ifadelerini kullandı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Lideri Özel, Hacıbektaş İlçesi’nde yurttaşlar tarafından karşılandı. Özel, İBB tarafından hizmete sunulan KİPTAŞ Hacıbektaş Mihmandar Projesini ziyaret ederek bilgi aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yumaklı, Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde Örmepınar Mahallesi yakınındaki kriz merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Aydın Bozdoğan, İzmir Karşıyaka Yamanlar bölgesi, Manisa Gördes, Bolu Göynük ve Karabük Ovacık’taki 5 aktif yangından Aydın dışındakilerin enerjisini düşürdüklerini ancak rüzgarın da etkisiyle bu bölgelerde değişiklikler olabildiğini söyledi.
Aydın Bozdoğan yangınında iki farklı nokta olduğunu belirten Yumaklı, “Güney ve kuzey kanadı. Yaklaşık 9 kilometrelik bir hat yaptı. Orta alanlardaki büyük oranda kısımları hallettiler.” dedi.
Bakan Yumaklı, İzmir Yamanlar’daki yangında gün içinde değişmekle birlikte 3 uçak, 15 helikopter, 60 arazöz ve 390 personelin çalışmaya devam ettiğini, Aydın’da da 7 uçak 15 helikopter, 62 kara aracı ve yaklaşık 368 personelin görev aldığını, bunların yanı sıra valiliklerin, diğer kamu kuruluşlarının ve yerel yönetimlerinin desteklerinin olduğunu kaydetti.
Gün içinde 3 farklı yangın daha başladığını ifade eden Yumaklı, şu bilgileri verdi:
“Bir tanesi İzmir Menderes’te baraj yanında. 6 uçak, 4 helikopter, 22 kara aracı ve 160 personel görevlendirdik. Bütün bunlar bizim güçlerimizin de bölünmesine sebep oluyor. Arkadaşlar buradaki yangının enerji nakil hattı kaynaklı olduğunu tespit ettiler. 16.45’te başladı, 16.55’te ilk müdahale yapıldı. Şu anda da müdahale sürüyor. Biz de buradan tekrar İzmir’e gideceğiz. İkinci yangın Uşak Eşme’de başladı 13.19’da. 13.30’da müdahale edildi. Ormanlık alanda başladı, burada da 3 helikopter, 14 arazöz, 79 da personel görevlendirildi. İzmir Karaburun, bundan 15-20 dakika önce bunun da ihbarı yapıldı. Buraya da arkadaşlarımız şu anda planlamalarını yapıyorlar. Sonuç itibarıyla 6 ile başlamıştık, Muğla Milas (yangını) kontrol altına alındığı için 5’e düşmüştü. Şu anda 8 aktif yangınımız var. Bunlardan 4’ünün enerjisi düşürülmüş vaziyette. Çalışmalar devam ediyor. Gece boyu devam edecek.”
Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bugün yaptığı telefon konuşmasında Aliyev’in bir yangın söndürme uçağını Türkiye’ye tahsis ettiklerini söylediğini hatırlatarak, “Bu gece saat 23.00 itibarıyla Be-200 model bir yangın söndürme aracı Adnan Menderes Havalimanı’na inmiş olacak.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uraloğlu, Kırklareli Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, AK Parti’nin 23’üncü kuruluş yıl dönümünün büyük bir coşkuyla kutlandığını ifade etti.
AK Parti’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” prensibiyle hareket ettiğini dile getiren Uraloğlu, politika ve yatırımların merkezine milletin ihtiyaç ve taleplerini koyduklarını kaydetti.
Türkiye’yi çok daha güçlü, demokratik ve gelişmiş bir ülke haline getirmek için gece gündüz çalıştıklarını anlatan Uraloğlu, “Türkiye’yi büyüttük ve güçlendirdik. 23 yıllık yolculuğumuzda, milletimizin güveni ve desteğiyle başardığımız her şey, bizi daha büyük hedeflere ulaşmak için motive etti. Tecrübeli kadrolarımız ve istikrarlı değişim anlayışımız ile zorlu dünya ve bölge şartlarında, Türkiye Yüzyılı’nda yeni hedeflerle yolumuza devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, Türkiye’nin 2053 hatta 2071 vizyonuyla geleceğe yol alma noktasında beraberce gayret ettik.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’yi yüksek hızlı ve hızlı tren ile buluşturduklarını söyledi.
2002’de 6 bin 101 kilometre bölünmüş yolu olan Türkiye’nin, bugün 29 bin 500 kilometre bölünmüş yola sahip olduğunu ifade eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına tam 276 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Sadece 6 il birbirine bölünmüş yollarla bağlanırken, bugün tam 77 il bölünmüş yollarla birbirine bağlanıyor. Türkiye’yi Avrupa’nın altıncısı, dünyanın sekizincisi olarak hızlı tren ağı ile buluşturduk. Ülkemizde bu anlamda 2 bin 251 kilometre yüksek hızlı ve hızlı tren ağı inşa ettik. İç hatlardaki aktif hava limanı sayımız 26 iken en son açtığımız Çukurova Havalimanı ile bunu 58’e yükselttik. Cumhuriyet tarihinde 26 hava alanı yapılmışken, biz sadece 22 yıllık iktidarımız tarihinde 32 tane havalimanı inşa ettik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş yapabiliyorken bugün 131 ülkede tam 346 noktaya uçuş gerçekleştiriyoruz, bayrağımızı taşıyoruz.”
Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusunun geçen ay uzaya fırlatıldığını, bunun çok kıymetli olduğunu belirtti.
Nice eseri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek vizyonu ile hayata geçirdiklerini söyleyen Uraloğlu, “Ülkemizin genelinde olduğu gibi Kırklareli’nde de ulaştırma ve altyapı alanında önemli projeleri hayata geçiriyoruz. Bilindiği üzere Trakya bölgemiz güçlü kara yolu altyapısı, limanları, demir yolu ve hava yolu bağlantıları ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan çok önemli stratejik noktada bulunuyor. Özellikle Dereköy Sınır Kapısı üzerinden Bulgaristan’a ulaşım sağlaması, Edirne’den İstanbul’a kadar Trakya’yı kateden otoyol ve devlet yoluna yakınlığı ile de lojistik açıdan büyük öneme haizdir. Bu nitelikleriyle Kırklareli her gün büyüyor, gelişiyor.” şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu, programın ardından partiye katılanlara rozet taktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkındaki kararının görüşülmesi için olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan kavgaya sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Verin 400 vekili bu iş sulh içinde çözülsün” cümlesini ve sonrasında patlayan bombaları, ölen insanlarımızı hatırlayın ve asla unutmayın..! Her şey bu cümlede saklı. Bugün Türkiye’de en dokunulamaz yere dokundular. Milletin oylarıyla seçilmiş vekile konuşması sırasında, dokunulamayacak en kutsal alanda Kalleşçe arkadan saldırdılar. Millet iradesinin tecelligahına, Milletvekilinin kanı bulaştı. Milletin kanına ve canına saldırmaktır bu. Dayanışmayı ve mücadele ruhunu diri tutmak zorundayız”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri sırasında AKP Grup Başkanvekili ve SivasMilletvekili Abdullah Güler şöyle konuştu:
“Arkadaşlar cahiller hakaret eder, bağırır çağırır. Ben kimseye hakaret etmiyorum, ben değerlendirme yapıyorum. Az önce dediler ya, ‘Anayasa Mahkemesi ‘yok hükmünde’ tespit diye bir karar vermiş’ dediler. Allah allah dedik, bir bakalım gerçekten öyle mi olmuş? Şerafettin Can Atalay ve diğer avukatlarının dilekçe talep konusunu okuyorum, lütfen dikkatlice dinleyin. ‘TBMM Genel Kurulu’nun 30 Ocak 2024 tarihli, 54’ncü birleşiminde Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi kararının okunması suretiyle Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespitine, Anayasa Mahkemesi’nin başlangıç kısmıyla ilgili iptaline ve yürürlüğünün durdurulması talep edilmiştir.’ Tamam, talebi değerlendirdi AYM. Ne demiş, ‘Talebi değerlendirdim, milletvekilinin Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespitine ve Anayasa’nın 85’nci maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına’, nerede tespit? ‘Senin talebini değerlendirmiyorum, geçmişte verdiğim kararları tekrar ediyorum’ diyor. Ne tespitinden bahsediyorsun? Bağırın arkadaşlar, bağırın. Peki, Anayasa Mahkemesi şu anki gündemle ilgili olarak da kendi kararında ne diyor, ‘TBMM Genel Kurulu’nun 2024 tarihli 54’ncü birleşiminde Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi karar yazısının Başkanlıkça okunmasının Genel Kurula bildirmesi işlemi ile ilgili oluşan fiile durum hakkında Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesi mümkün değildir’ diyor.
Ya şunu açıkça söyleyin, gevelemeyin, AYM Türkiye’de yüksek yargı organı değildir, temyiz merciidir deyin. AYM süper temyiz merciidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaçakçılık ve uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu işlediği tespit edilen şüphelilerin ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 3 ikamet, 1 otel odası ve 1 tarlada icra edilen operasyonel faaliyetler sonucunda; 2 bin 371 gram kubar esrar, 510 gram bonzai, 113 kök kenevir bitkisi, 36 adet sentetik uyuşturucu hap, 15 gram metamfetamin, 1 adet hassas terazi, 6 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 60 paket bandrolsüz sigara, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 2 adet tabanca fişeği, 1 adet cep telefonu ve 86 bin 700 TL suçtan elde edilen gelir ele geçirildi. Olaya karışan 7 şüpheli yakalanarak haklarında adli işlem başlatıldı.
Emniyet, asayiş ve kamu düzeninin sağlanması ile suçların azaltılması, önlenmesi ve suçluların yakalanmasına yönelik çalışmalara aralıksız olarak devam edeceğini bildirdi. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulu’ndaki olağanüstü toplantıda, ön görüşmelerin tamamlanmasının ardından genel görüşme yapılıp yapılmayacağına ilişkin oylamaya geçildi.
Genel Kurul’da yapılan elektrorik oylama sonucunda genel görüşme açılması oyçokluğuyla reddedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM’de, Hatay’dan milletvekili seçilen ve daha sonra milletvekilliği düşürülen Can Atalay için düzenlenen olağanüstü toplantı gergin başladı. Verilen 2. aranın ardından yeniden başlayan oturumda Alpay Özalan’ın kürsüde konuşan Ahmet Şık’a müdahalede bulunmasıyla ortalık karıştı, yumruklar havada uçuştu. Oturuma ise ara verildi. Gergin geçen oturumlar sonrası yapılan son oturumda muhalefetin Can Atalay’la ilgili verdiği genel görüşme talebi oy çokluğuyla reddedildi.

“BEN BU SALONDA ÇOK ŞEY GÖRDÜM AMA KAN GÖRMEMİŞTİM”
TBMM’nin kararına bazı siyasi isimlerden tepki geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’te yaptığı konuşmada karara ve yumruklu kavgaya ilişkin konuştu. TBMM’de 9 yıl grup başkanvekilliği yaptığını anımsatan Özel, “Çok tartışmalar oldu. Ancak tansiyon bazen öyle bir yere geliyor ki oraya bir irade koymak gerekiyor. Yoksa bugünkü gibi bir durum ortaya çıkıyor. Ben bu salonda çok şey gördüm ama kan görmemiştim, çok utandım. Kadına şiddet görmemiştim, çok utandım. Sizin Meclis Divanı arkasındaki toplantıya başkanlık etmenizi, toplantının riyasetini devralmanızı, ortaya koyduğunuz tavrın önemli olduğunu düşünüyorum. Parlamentoda hem kötü söz, hakaret olmaması hem de asla ve asla şiddetin olmamasıyla ilgili alınacak inisiyatife CHP olarak destek vereceğiz. Bu konuya en sert tepkiyi göstermek gerekiyor.” dedi.
“TÜM PARTİLER ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALI”
Genel Kuruldaki arbede sonrasında alınan kararı değerli bulduğuna işaret eden CHP lideri Özgür Özel, tüm partilerin kendi öz eleştirilerini yapması gerektiğini kaydetti.

İYİ PARTİ LİDERİNDEN TEPKİ
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Genel Kurulda bir utancın anatomisini görüşmek üzere toplanıldığını söyledi. Bugün uğraşılan sorunların ilk sebebinin adalet yoksunluğu olduğunu ifade eden Dervişoğlu, adalet yoksunluğunun sebebinin ise iktidarın adalet duygusundan yoksun olması olduğunu belirtti.
“GAZİ MECLİS’E BİR DE SOPA GÖSTERDİ”
Can Atalay ile ilgili yargının verdiği kararları anımsatan Dervişoğlu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa Mahkemesinin Can Atalay ile ilgili kararına “hukuki değerinin olmadığını” söyleyerek uymama kararı verdiğini ifade etti. Dervişoğlu, “Yetmedi, bir de milletin iradesinin tecessüm ettiği duvarında ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazan Gazi Meclis’e bir de sopa gösterdi. Anayasal zorunluluk gereği takdir ve ifası için yeniden TBMM Başkanlığına tekrar gönderilmesine karar verdi. TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, bu kararı emir telakki etmiş olsa gerektir ki; yurt dışında olduğu bir oturumda gündeme aldırıp, okuttu.” dedi.

“YOK HÜKMÜNDE OLAN BİR KARAR”
Anayasa Mahkemesinin Can Atalay ile ilgili son verdiği kararı anımsatan Dervişoğlu, Anayasa Mahkemesi kararında ‘Hak ihlali kararına uyulmaması gibi bir uygulama yoktur’ tespitinde bulunduğunu, Atalay’ın ‘milletvekilliğinin düşürülmesinin esasen ve hukuken yok hükmündedir’ ifadesine yer verdiğini belirtti. Dervişoğlu, “Bugün TBMM, bu utanç tablosunu ya paramparça edip yok edecek ya da bu tablonun tarihte yer etmesinin mimarı olarak sorumluluğu üstelenecektir. Yok hükmünde olan bir karar, ya kötü bir anı olarak hatırlanacak ya da hukukun artık bu ülkeyi terk ettiği cümle aleme ilan edilmiş olacaktır.” diye konuştu.
“YANLIŞLIKLAR SÜRECİNİN EN ÖNEMLİ HALKASI MECLİS’TE YANLIŞ KARARIN OKUNMASI”
TBMM’de Can Atalay ile ilgili yanlış bir kararın okutulduğu konusunda tüm hukukçuların hemfikir olduğunu ifade eden Dervişoğlu, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a seslendi. Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Sayın Başkan, siz bu kararı kendiniz mi okumak istemediniz de başkasına okuttunuz? Baskı altında mıydınız? Bu çetrefilli durumun oluşmasını sağlayarak, kendinize farklı bir parantez mi açmaktı niyetiniz? ‘Bakın ben iyiyim ama ne yapayım, sonuçta emir kuluyum okumamız lazımdı mı’ demek istediniz? Yöneticilik, sorumluluktan kaçmak değil, onu layıkıyla üstlenmekten geçer. Aksi ucuz siyasettir ve işgal edilen koltuğa yakışmaz. Yanlışların iç içe geçtiği sürecin sonucunda şimdi buradayız. Ama bu yanlışlıklar sürecinin en önemli halkası Mecliste yanlış kararın okunması olmuştur. Yanlış karar okunduktan sonra diğer tartışmaların bir önemi kalmamıştır. Böylesi bir hatanın, Meclis tarihinde hiç olmamış olduğu da dikkate alındığında Meclis başkanının niyeti ve yeterliliği konuşulması gereken en önemli mesele olarak önümüzdedir.”

“HUKUK İŞLETİLMELİ”
Bugün yapılması gerekenin Anayasa Mahkemesi kararını gereğini yerine getirmek, Can Atalay’ın milletvekilliğine dayalı her türlü sonucun gerçekleşmesini temin etmek olduğunu dile getiren Dervişoğlu, “Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yemin etmeli ve milletvekili olarak çalışmasına başlamalı. Can Atalay’ın hukuki bir problemi varsa hukuk işletilmeli. Bunun yolu, yöntemi, usulü, erkanı bellidir.” dedi. Meclisin bir karar almasına gerek olmadığının açık olduğunu ifade eden Dervişoğlu, “Yapılan her ne varsa zaten yok hükmündedir.” dedi.
Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Anayasa Mahkemesi kararlarını eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz ama bu kararlara uymamak hele hele bu kararları yok saymak gibi bir lüksünüz olamaz. Beğenin beğenmeyin, Anayasa Mahkemesi ‘ben ihlal kararı verdiğime göre kesin hüküm kalkmıştır, TBMM de zaten yanlış karar okutulduğu için milletvekilinin düşmesi eylemi yok hükmündedir’ diyorsa, TBMM Başkanlığının yapacağı tek şey: Anayasa Mahkemesi kararını okutmak, milletvekilinin milletvekilliğinin hiçbir zaman sona ermediğini belirterek buna göre işlem gerçekleştirmesidir.”

“ÖNCEDEN PLANLANMIŞ BİR KARAR DEĞİL”
Dervişoğlu’nun konuşmasını tamamlamasının ardından açıklamada bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, “30 Ocak 2024’te iki ülkeyi kapsayan ziyaretim, 4 ay önceden planlanmıştı. O hafta Meclis’te vekil olarak bulunan hangi arkadaşımız olsaydı o kararı okuyacaktı. Önceden planlanmış bir karar değildir. Tavzih etmek için bunları söylüyorum.” dedi.
SAADET PARTİSİ’NDEN TEPKİ GECİKMEDİ
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlarla ilgili olağanüstü toplantıda bir araya geldiklerini söyledi. Meclis Başkanı Kurtulmuş’tan beklentilerini ifade eden Kaya, “Madem Anayasa Mahkemesinin kararını bir bekletici mesele olarak ortaya koydunuz, kesinleşmiş mahkeme kararına, Anayasa Mahkemesi kararına kadar beklettiniz. Anayasa Mahkemesi, olumlu karar verdi. Değişen ne oldu da Anayasa Mahkemesi kararını beklerken okutmadığınız bir hükmü, ortada bir Anayasa Mahkemesi kararının varlığına rağmen okutma kararını hissettiniz? Okuttunuz bu kararı burada, Anayasa Mahkemesi de kararı ‘yok hükmünde’ kabul etti.” dedi.

Hukuki gerekçe ile karar vermeyle başka karara gerekçe uydurmanın başka şeyler olduğunu belirten Kaya, “Kararın gerekçesini inanarak savunmak başka bir şey öyle karar verilmesi gerektiği için, sizi buraya tıkayan irade öyle istediği için ceza verip, o cezaya da gerekçe uydurmak başka bir şey. Gelin hep beraber öyle olması gerektiği için verilen kararların gerekçelerini savunmayalım. Gerçekten inanarak bu gerekçeleri savunabiliyorsak savunalım.” dedi.
“Yargıtay ile Anayasa mahkemesi arasında bir görev uyuşmazlığı var. AYM süper temyiz mahkemesi değil’ sözlerini eleştiren Kaya, bu gibi “hukukçu yalanlarına” itibar edilmemesini gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin bir temyiz incelemesi yapmadığını dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN – Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos Ayı Kapanış Toplantısı’nda ilgili komisyonlardan meclise havale edilen 45 gündem maddesi karara bağlandı.
Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos Ayı Kapanış Toplantısı, Meclis Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında yapıldı. Komisyonlardan havale edilen 45 maddenin görüşüldüğü toplantıya Kadamut, Aşağıavdan, Gürgendağ, Çorak, Kapaklı, Çivril, Uzgur, Kuşçulu, Çandır, Demirbükü ile Kızıloğlak Mahallelerinin sakinleri ve muhtarları da meclise gelerek İlkadım sınırları içerisinde yer alan Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi alanının aynı bölgede büyütülmesi maddesine karşı çıktılar.
İbrahim Güven: “Tesisin vatandaşımıza zarar veriyor olması bizleri üzüyor ve sıkıntı veriyor”
Konu hakkında söz alan İlkadım Belediyesi Başkan Yardımcısı İbrahim Güven, “İlkadım’ın büyüme alanı güneye doğrudur. Bu tur tesislerin söz konusu alanda olup da vatandaşımıza zarar veriyor olması bizleri üzüyor ve sıkıntı veriyor. 20 yıl önce yapılan tesisin kokusunun giderileceği ve aksayan yönlerinin giderilmesi konusunda rica ediyorum. Çok özel çalışmalar, araştırmalar yapılması. Buradaki tesisin devamının oradaki insanlara sıkıntı vereceğini görüyoruz. Bu konuda belediyemizin böyle bir kararı çıkıyor ama yeni alan için çalışma yapılması konusunu rica ediyorum” dedi.
Daire Başkanı Tulumen: “Söz konusu alanda 6 milyon dolarlık bir yatırım var”
SBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ali Tulumen, tesisin aynı bölgede büyütülmesi teklifi hakkında, “Merkez Katı Atık Depolama Sahamız, 13 ilçenin oluşan çöplerini depolama yapıyor. Bu alanda günlük yaklaşık 800 ton çöple depolama yapıyoruz. Tüm faaliyetlerimiz bakanlık tarafından denetleniyor. İlerideki senaryolularımızdan bir tanesi de 2030 yılı itibarıyla katı atıkların yakma yöntemiyle bertaraf edilmesidir. Bunla ilgili kendi dairemiz, üniversiteler ve bakanlık ile Samsun’da buna en uygun nokta nerede çalışmasını başlattık. Bu tür alanların yeni alanlarının seçilmesinde mevcut alanların devam tercih edilir ki aynı sorunları başka alanlara taşımamak içindir. Mevcut tesiste çok ciddi altyapımız var. Burada sera, kurutma tesisi, atık ve gaz temizleme üniteleri, fermantasyon tesisi gibi 6 milyon dolarlık bir yatırım var. Bunların hepsini kapatıp, başka bir yere taşımak, açmak aynı sorunları hem ekolojik hem sosyolojik hem de ergonomik anlamda uygun olmadığından mevcuttaki sahaların yanı tercih ediliyor. Mevzuat olarak da bunu yapmak bizim sorumluluğumuz. Bizim Samsun’da oluşan çöpleri koyabileceğimiz başka bir alan da yok” diye konuştu.
Civar sakinleri: “Tesisin başka bir yere taşınmasını istiyoruz”
Meclis toplantısına katılan muhtarlar ve civar sakinleri, “Şu anda tesisin çevresinde 50 dönümlük alanda çöpler mevcut. İlgililerle de duruma bakabiliriz. Sularımız zarar gördü. Buranın yetkiler tarafından incelenmesi lazım. Çöp tesisin içi değil, dışı da doldu. Oraya yapılan yatırımlar bizim sorunumuz değil. Oradaki pisliği ve kokuyu yıllardır biz çekiyoruz. Sorunumuza çözüm bulunmasını istiyoruz. Tesisin başka bir yere taşınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandılar.
Başkanvekili Soğuk: “Yeni bir alan çalışması ile ilgili Başkanımız Halit Doğan’ın talimatı oldu”
Söz konusu tesisin başka ve insan yerleşkesine uzak bir alanda konuşlandırılması için Başkan Halit Doğan’ın talimatı olduğuna değinen Nihat Soğuk, “Yeni bir alan çalışması ile ilgili Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın talimatı oldu. İnşallah şehrimize daha sağlıklı, uzun ömürlü ve çevreyi rahatsız etmeyen bir tesis inşallah kazandırılacak. Çünkü bu şehrin atıkları var. Atıkları da bir yerde bertaraf etme zorunluluğu var. Gelişmiş şehirlerde rahatsız edici olmayan ortamların tesis edildiği bir ortamı belediye olarak biz de yakalamak zorundayız. 20 yıl önce yapılmış bir tesisi, bugünkü şartlarda amacından uzaklaştığını vatandaşlarımızın da gerek belediyeye gerek meclise gelmeleriyle bunu görmüş olduk. Duyarlı meclis üyelerimiz, belediye başkanlarımızın gayret ve talimatlarıyla bu sıkıntı bertaraf edilecektir. Bugünkü kararımızın hem şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum hem de yeni alanın bir an önce hayata geçmesi açısından ilgili arkadaşları göreve davet ediyorum” şeklinde konuştu.
Madde, oy çokluğu ile kabul edilirken, toplantıya katılan vatandaşlar ise karara tepki göstererek, meclisten ayrıldılar.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>31 Mart yerel seçimlerinde Erzurum’da başka partilerden belediye başkanı seçilen 3 isim AK Parti’ye katıldı. İYİ Parti’den Horasan Belediye Başkanı seçilen Hayrettin Özdemir, Yeniden Refah Partisi’nden Aziziye Belediye Başkanı seçilen Emrullah Akpunar ve Yeniden Refah Partisi’nden Köprüköy Belediye Başkanı seçilen Nevzat Karasu partilerinden istifa ederek AK Parti’ye katıldı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Altınöz, Haber Müdürü Olgun Kızıltepe’nin konuğu oldu. Altınöz, AK Parti’ye geçen belediye başkanlarıyla ilgili konuştu.

“BURADA SİYASETE DEVAM ETMELİYDİNİZ”
Altınöz, “Vatandaşın seçtiği belediye başkanları olarak, Yeniden Refah Partisi’nden seçilen belediye başkanları olarak siz burada siyasete devam etmeliydiniz. Çünkü zaten vatandaş ahlaklı belediyecilik yapacağınız için size oy verdi. Siz israf yapmayacağınız için size oy verdi. Siz hırsızlık, yolsuzluk yapmayacaksınız diye size oy verdi. Yoksa birçok belediye başkan adayı vardı, onlara verirlerdi oyu.” ifadelerini kullandı.
“SİZİ ZOR GÜNLER BEKLİYOR”
Yeniden Refahlı Altınöz, “Şimdi ne oldu? Gittiniz iktidar partisine… Vatandaş iktidar partisinden memnun olsaydı iktidar partisinin belediye başkanına oy verirdi. Bunu gece başınızı yastığa koyduğunuzda düşünün. Sizi zor günler bekliyor. Ben sizin halinize üzülüyorum. Çünkü siz temiz insanlarsınız, düzgün insanlarsınız. Bizimle birlikte temiz bir sayfa açıp hayatınızda çok hayırlı işlere imza atacağınız yerde gittiniz iktidar partisinin belediye başkanı oldunuz. Bakalım yarın neler olacak… Ben o belediye başkanlarımızla bir iki ay sonra yeniden konuşma isterim. Acaba bu yapılan alışverişten kim karlı çıkacak?” dedi.

“KAPILARIMIZ AÇIK, ÇIKIN GELİN, TÖVBE EDİN”
AK Parti’ye giden belediye başkanlarına kapıyı da açık tutan Altınöz, “Belediye başkanlarımızın yaptığı işin ne kadar yanlış olduğunu bir iki ay içerisinde onların da bunu çok iyi anlayacağını düşünüyorum ama kapılarımız açık. Çıkın gelin, tövbe edin. Yeniden Refah Partisi’ne gelin, ‘Biz bir yanlış yaptık, baba ocağına döndük’ deyin ve bizimle çalışmaya devam edin.” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>X hesabından yaptığı açıklamada, İzmir, Aydın ve Manisa’da devam eden orman yangınlarınnın söndürülmesi için CHP’nin belediyeleri’nin seferber olduğunu belirten Özel’in açıklaması şöyle:
“İzmir, Aydın ve Manisa’da iki gündür süren yangınlar nedeniyle belediyelerimiz ile civar illerdeki belediyelerimiz seferber olmuş durumdalar. Yangından etkilenen yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yangınların bir an önce kontrol altına alınabilmelesi için canla başla çalışan tüm kahramanlara minnettarız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, İzmir’de kontrol altına alınamayan ve yerleşim bölgelerini tehdit eden orman yangınına daha etkin müdahale edilmesi talebiyle Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ulaşmaya çalışıyor. Gün siyaset, gün rekabet değil, gün hep beraber yangınla mücadele günüdür.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Atalay kararını görüşmek için toplanan TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri partilerin grup konuşmaları ile devam etti. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, AYM Kararı ile 2014 yılında tahliye edilerek MHP Milletvekilliği yapılan Engin Alan örneği verdi. Günaydın, “O gün Devlet Bahçeli konuşmasında şunu söylüyor; ‘iyi ki Anayasa Mahkemesi vardır, iyi ki vicdanını satmayan hakimler görev başındadır. Başbakan Erdoğan henüz tahliyeleri sindirebilmiş değildir’. Şimdi soruyorum Sayın Bahçeli; o Anayasa Mahkemesi ile bu Anayasa Mahkemesi arasında ne fark var? Hangi anayasal düzlem değişti? Sadece isimler değişti bir de sizin iktidara yakınlığınız değişti” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinde CHP Grubu adına Grup Başkavekili Gökhan Günaydın konuştu. Günaydın konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün hiç uygun olmayan şiddet görüntüleri ile karşı karşıya kaldık. Eğer bu durumu bir yada birkaç milletvekilinin tavrına bağlarsak çok büyük eksiklik yapmış oluruz. İki şeye bağlamamız lazım. Birincisi; 22 yıldır süren AKP iktidarının ülkeyi getirdiği anti demokratik düzen ve onun yansımaları, iki; bu Meclis’in 15 ay önce seçilmiş bir milletvekilinin hala Meclis’e gelemiyor olması. 600 milletvekilinden birisi seçildiği halde 15 aydır bu Meclis’te değil. Geçmişte Anayasa Mahkemesi’ni bu kararlarından dolayı alkışlayanlar şimdi ‘Anayasa Mahkemesi kapatılmalıdır’ diyor. Şu an yaşadığımız bir demokrasi krizidir.
“Erdoğan’ın memurunu gerekirse Erdoğan’ı yargılamak üzere atadınız”
Bir; AYM sizin deyiminizle ‘milli ve yerli olma sıfatını kaybetmiş’ bir yüksek yargı organı mıdır? Terör örgütlerinin savunucusu noktasına düşmüş müdür? AYM’ye tanınan bireysel başvuru hakkı sonrası verilen hak ihlali kararlarının doğuracağı sonuçlar nedir? İki; AYM’nin Meclis kararlarını denetleme yetkisi var mıdır yok mudur? Üç; erkler ayrılığı ilkesi yasamaya, yürütme, yargıya nasıl yansıyor ve Gazi Meclis bunun altında kaldı mı kalmadı mı? Darbeci anayasa diye her gün itham ettiğiniz bu anayasayı 2010’da ve 2017’de iki kere siz değiştirdiniz. Soruyorum; bu anayasa hala demokratik olmayan hükümler içeriyorsa bunca anayasa değişikliği yapmış bir iktidar olarak herhangi bir utanç duyuyor musunuz?
Anayasa Mahkemesi 15 üyededen oluşuyor. Bunların 12’sini cumhurbaşkanı, 3’ünü de Meclis seçiyor. An itibarıyla görev yapan 15 AYM üyesini kim seçmiş? Recep Tayyip Erdoğan seçip atamış. İki tanesini Abdullah Gül seçip atamış, 3’ünü de Meclis çoğunluğuyla siz seçmişsiniz. Abdullah Gül’ü kendinizden sayıp saymamanız sizin sorununuz. Siz bu kavganın hangi kararında yer alıyorsunuz buna karar verin. Siz AYM’ye en son yediği yemeğin faturasını saklayan Cumhurbaşkanı İdari İşler Başkanını atadınız. Yani Erdoğan’ın memurunu gerekirse Erdoğan’ı yargılamak üzere atadınız.
“Bu iki milletvekili geldi burada milletvekilliklerini yapmaya devam ettiler”
Acaba aynı hukuk düzeni içerisinde bu Meclis’te görev yapan başka milletvekili arkadaşlarımızın başına benzer konular geldi mi? Arkadaşlarımızın ikisi burada; Enis Berberoğlu, Ömer Faruk Gergerlioğlu. Engin Alan ise şimdi burada yok. Bu üç arkadaşımızın üçü de hapishane gördüler. Dosyalarında farklılıklar var ama şimdi benzerlikleri söyleyeceğim. AYM mahkumiyet kararı verdi sonra Yargıtay bu mahkumiyet kararını onadı. Mustafa Şentop ilk derece mahkemesi ve Yargıtay kararı onaması sonrasında bunları burada okuttu.Sonra bu iki arkadaşımızın avukatları AYM’ye başvurdular, hak ihlali kararı aldılar. Bu karar ilk derece mahkemesine döndü. İlk derece mahkemesi durdurdu, dosyayı Adalet Bakanlığına gönderdi. Adalet Bakanlığı Meclis’e gönderdi. ve mahkumiyet kararını okutan Mustafa Şentop bu kez de Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda ilk derece mahkemesinin yargılamayı durdurma, tahliye etme kararını Meclis’te ikinci kez okuttu. ve bu iki milletvekili geldi burada milletvekilliklerini yapmaya devam ettiler.
Engin Alan 2010 yılında Balyoz davasından tutuklandı. 2011’de MHP’den İstanbulMilletvekili adayı gösterildi ve seçildi. 2012 yılında 18 yıl ilk derece mahkemesinden ceza aldı. 2013 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu kararı onadı. Bunun üzerine sanık avukatları 2013’te AYM’ye gittiler. Balyoz tutuklularının tamamı için adil yargılama hakkının ihlali gerekçesiyle yeniden yargılanmayı talep ettiler. Bunun üzerine AYM 2014 tarihinde hak ihlali kararı verdi ve ondan bir gün sonra tahliye etti. Yargılamayı durdurdu. Arada 6 gün var. Engin Alan Meclis’e geldi ve yeminini etti. O gün Devlet Bahçeli konuşmasında şunu söylüyor; ‘iyi ki Anayasa Mahkemesi vardır, iyi ki vicadanını satmayan hakimler görev başındadır. Başbakan Erdoğan henüz tahliyeleri sindirebilmiş değildir’. Şimdi soruyorum sayın Bahçeli; o Anayasa Mahkemesi ile bu Anayasa Mahkemesi arasında ne fark var? Hangi anayasal düzlem değişti? Sadece isimler değişti bir de sizin iktidara yakınlığınız değişti.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Yamanlar Dağı’nda başlayan ve ormanlık alana yakın yerleşim yerlerine sıçrayan yangına işişkin İzmir milletvekilleri açıklamalarda bulundu. Demokrat Parti İzmir Millletvekili Salih Uzun, Ankara’da acil kriz merkezi oluşturlması çağrısı yaptı. CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da hükümeti, yangına müdahalede yetersiz kaldığı için eleştirerek, “Neyi bekliyorsunuz, şehrin yok olmasını mı? Beceriksizliğiniz yüzünden binlerce hektar ormanlık alan yok oluyor” ifadelerini kullandı.
Demokrat Parti İzmir Milletvekili Salih Uzun’un yaptığı açıklama şöyle:
“İzmir’in bir çok yerinde yangın var. Valilik ve Belediye tüm imkanları ile çabalıyor. Çevre illerde de yangınlar olduğundan yardım alınamıyor. Konu alarm seviyesinde ele alınmalıdır. İzmir ve Ege yangınları için sadece bölgede değil Ankara’da acilen kriz masası kurulmalıdır.”
CHP izmir Milletvekili Mahir Polat da açıklamasında şunları kaydetti:
“4 milyar TL Kira bedeli ödemekle övünenler nerede! 2021 yılında tarihin en büyük orman yangını ile 121 bin hektar orman alanı yok olduğunda buna müdahale edecek ekipmanların; helikopter, uçak vs yeterli olarak elimizde bulunmaması nedeni ile birçok ülkeden kiralamak durumunda kalınmıştı. Geçen 3 seneye rağmen yaşanan bu felaketlerden hala ders alınmadı. 2023 yılı için yaklaşık 4 Milyar TL, hava aracı kirasına ödendi. Sadece Rusya’ya 2 adet yangın uçağı için 131 Milyon TL, Baykar’dan 5 adet- TUSAŞ’tan 1 adet insansız hava aracı (İHA) için 323 Milyon TL ödendi ancak hala yangına müdahale etmekte yetersiz kalınıyor. Neyi bekliyorsunuz, şehrin yok olmasını mı? Beceriksizliğiniz yüzünden binlerce hektar ormanlık alan yok oluyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere, İsveç, Fransa ve Kanada’nın yanı sıra Ürdün de benzer uyarılar yayınladı.
İran, Hamas lideri İsmail Haniye’nin Çarşamba günü Tahran’da öldürülmesinden sorumlu tuttuğu İsrail’e karşı “şiddetli” misilleme sözü verdi. Haniye suikastından saatler önce de İsrail, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hizbullah komutanı Fuad Şükür’ü öldürmüştü.
İran’ın desteklediği Lübnan merkezli Hizbullah’ın bu tür bir misillemede rol oynayabileceğinden ve bunun da İsrail’in ciddi bir karşılık vermesine yol açabileceğinden korkuluyor.
Hizbullah Pazar günü yerel saatle 00:25 sularında İsrail’in kuzeyindeki Beyt Hillel kasabasına onlarca roket fırlattı.
Sosyal medyada yayınlanan görüntülerde İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sisteminin roketleri engellediği görüldü. Olayda herhangi bir can kaybı bildirilmedi.
ABD Büyükelçiliği, Cumartesi günü yaptığı açıklamada vatandaşlarına Lübnan’ı terk etmeleri çağrısı yaptı. Lübnan’da kalmayı tercih edenlerin “acil durum planları yapmaları” ve “uzun bir süre boyunca yerlerinde kalmaya” hazır olmaları gerektiğini belirtti.
Birçok havayolu şirketinin uçuşlarını askıya aldığı ve iptal ettiği, birçoğunun da biletlerinin tükendiği ancak “Lübnan’dan ayrılmak için ticari ulaşım seçeneklerinin halen mevcut olduğu” belirtildi.
Pentagon, İsrail’i İran ve desteklediği grupların olası saldırılarından korumaya yardımcı olmak için söyledi.
İngiltere de tahliyelere yardımcı olmak üzere bölgeye ilave askeri personel, konsolosluk personeli ve sınır gücü yetkilileri gönderdiğini açıkladı; ancak vatandaşlarını “ticari uçuşlar devam ederken” Lübnan’ı terk etmeye çağırdı.
İki İngiliz askeri gemisi bölgede bulunuyor ve Kraliyet Hava Kuvvetleri nakliye helikopterlerini hazır bekletiyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy bölgedeki durumun “hızla kötüleşebileceğini” söyledi.
Gazze’de ise Hamas yönetiminin Cumartesi günü yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir okulda en az 17 kişinin İsrail saldırısı sonucu öldüğünü söyledi.
İsrailli bakanlar, ülkenin iletişim altyapısına yönelik bir saldırı ihtimaline karşı bu hafta sonu uydu telefonlarıyla evlerine gönderildi.
‘İran meşru hakkını kullanacak’
Nisan ayında İran, İsrail’in Suriye’nin başkenti Şam’daki İran konsolosluğunu bombalamasına misilleme olarak onlarca İHA, seyir füzesi ve balistik füze ile İsrail’e hava saldırısı düzenlemişti.
Pek çok kişi İran’ın bu seferki misillemesinin de benzer şekilde olmasından korkuyor.
İran Dışişleri Bakan Vekili Ali Bakıri Kani Cuma günü AB Dış Politika Şefi Josep Borrell ile yaptığı telefon görüşmesinde İran’ın İsrail’i “cezalandırmak” için “kuşkusuz doğal ve meşru hakkını kullanacağını” söyledi.
İsrail Başbakanı Binymin Netanyahu İsraillileri “önümüzde zorlu günler var… Her taraftan tehditler duyuyoruz. Her türlü senaryoya hazırlıklıyız” diye uyardı.
İsrail ve İran arasındaki gerilim, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’ne düzenlenen bir saldırıda 12 çocuk ve gencin öldürülmesiyle tırmanmıştı.
İsrail Hizbullah’ı suçladı ve “şiddetli” misilleme sözü verdi, ancak Hizbullah suçlamaları reddetti.
Günler sonra Hizbullah’ın üst düzey komutanı Fuad Şükür, İsrail’in Beyrut’ta düzenlediği bir hava saldırısında öldürüldü. Saldırıda ikisi çocuk dört kişi daha öldü.
Bundan saatler sonra Hamas lideri . Haniye, İran’ın yeni cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenin için başkent Tahran’da bulunuyordu.
İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail’in bu cinayet nedeniyle “ağır bir cezaya” çarptırılacağını söyledi.
]]>İSHAK KARA
(VAN) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Van’da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada kentlerde Kürtçe yazılan trafik uyarı yazılarının silinmesine tepki gösterdi. Bakırhan, “Her şeyi yaptılar şimdi sıra trafik akışını kolaylaştırmak için yapılan yazıya geldi. Her akşam sanki ülkede darbe oluyormuş gibi o yazıları siliyorlar” dedi. Sokak hayvanlarıyla ilgili yasayı tanımayacaklarını belirten Bakırhan, “Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız” diye konuştu.
Van’ın Edremit ilçesinde iki gün süren DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Çalıştayı’nın ardından tüm belediye eş başkanlarının katılımıyla Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Devrim Demir ve Ahmet Türk, bir süre önce cezaevinden tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, eski milletvekili Sebahat Tuncel, eski belediye başkanlarından Çağlar Demirel, DEM Parti milletvekilleri ve tüm il, ilçe ve belde belediye eş başkanları katıldı.
“Halkımıza en iyi hizmeti sunacağız”
Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan “Van halkının seçimde büyük bir direniş göstererek, demokrasi ve özgürlük konusunda tavrını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:
“Kayyım demek sadece mali yıkım yaratmak değil, aynı zamanda asimilasyon ve halklara yönelik tahribatlarıdır. Kayyımlar tarihimizi, kültürümüzü ve bütün değerlerimizi talan etmek üzerine kurulmuştu. Bizler de buna karşı bu değerlere sahip çıkarak bunun üstesinden gelebiliriz. Kayyım zihniyetine en iyi cevabı vermek halka en iyi hizmeti sunmaktır. Ortak ve toplumsal akılla halkımıza en iyi hizmeti sunacağız.”
Zeydan, tüm engellemelere rağmen çok dilli belediyecilik çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
“Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise şunları söyledi:
“Bir pusu iktidarı ile karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama olmaz. Bu pusu iktidarı Van’da aynı yöntemi denediler ama halkın iradesiyle karşılaştı. Her şeyi yaptılar şimdi sıra trafik akışını kolaylaştırmak için yapılan yazıya geldi. Her akşam sanki ülkede darbe oluyormuş gibi o yazıları siliyorlar. Şimdi halaylara taktılar. Kürdün kendi geleneksel giysileriyle çekmiş olduğu halaylara katılanları tutukluyorlar, işkence ediyorlar, dövüyorlar, çırılçıplak soyup Hakkari’nin dört bir merkezine birer birer bırakıyorlar. Uygulamadıkları vahşet yok. Bunların uyguladıklarının adı faşizmdir, ırkçılıktır. Burada insanlık yok, burada adalet yok. İnandıkları dine de uygun bir yaklaşım değil. Keşke sadece bize düşman olsaydılar. Hayvanları katletme yasasını Meclis’te kavgayla gürültüyle geçirdiler. Buradan sizlere çağrımdır, biz bu yasayı tanımayacağız, uygulamayacağız. Kentler, sokaklar, caddeler ne kadar insanlarınsa o kadar diğer canlıların, köpeklerin ve kedilerindir. Köpek ve kedileri cadde ve sokaklardan toplatıp izolasyon altındaki o ölüm kamplarına kesinlikle koymayacağız.”
]]>
“KANUNA UYDUKLARI ANDA AÇILIR”
Instagram’ın kapatılmasına hem siyasilerden hem de vatandaşlardan çok sayıda tepki gelirken yasağın kaldırılması için Instagram’dan hamle beklediklerini söyleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, erişim engeli getirilen Instagram hakkında “Kanuna uydukları anda Instagram açılır, kendilerini uyardık karşılık bulmadı” dedi.
INSTAGRAM KAPALI MI KALACAK?
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Ülkemizde de temsilcileri bulunan -ki tamamının temsilcisi var- bazı sosyal medya platformları var. Bunlara bizim uygulanmasını istediğimiz belli kurallar var, kanunlar, yönetmelikler var. Zaman zaman bunlara yaptığımız uyarılara rağmen uyulmasında bazı problemler görüyoruz. Bu da bizim şu andaki en son tüm uyarılarımıza rağmen dikkate almadıkları ‘katalog suçlar’ dediğimiz bir çerçevemiz var. O çerçeve kapsamında kendilerini uyardık ancak gerekli karşılığı bulmadığımız için de bir erişim engeli getirdik. Bu bahsedilen aksaklıkları, hassasiyetlerimizi, kanunumuza uymayan tarafları yerine getirdikleri zaman biz de gerekli işlemi yaparak, bu erişim yasağını kaldırmış olacağız” dedi. Instagram’ın bu konuda bir hamle yapmaması durumunda erişim engellemesi konusunun bir süre daha gündemde kalacağı tahmin ediliyor.
DİĞER PLATFORMLAR DA KAPANIR MI?
Diğer sosyal medya platformlarına ilişkin de bir planlama olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine Bakan Uraloğlu, “Hukuk ülkesiyiz. Mutlaka bunu takip ediyoruz. Onlarla iletişim halindeyiz. Birçok söylediğimiz şeyi de yerine getirdiklerini söyleyebilirim; ama bazen bu karşılık bulmayabiliyor. Özellikle hem kanuni, hukuki olarak koyduğumuz kurallar hem de bazı toplumsal hassasiyetlerimizi dikkate almadıkları takdirde biz de gerekli müdahaleleri yapmak zorunda kalıyoruz. Bu anlamdaki vatandaşımızın hissiyatını da doğru yönetmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
INSTAGRAM NEDEN KAPATILDI?
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 31 Temmuz tarihinde sosyal medya platformu X hesabı üzerinden Haniye’nin ölümünden sonra bir taziye mesajı yayınlamıştı. Fahrettin Altun, Instagram’ın Haniye ile ilgili paylaşımlarını engellediğini belirterek, “Heniye’nin şehadetinden dolayı insanların taziye mesajını yayınlamamasını herhangi bir sebep göstermeden sosyal medya platformunu Instagram’ı da ben de kınıyorum. Bu, çok açık ve net bir sansürdür” ifadelerini kullanmıştı… Altun’un bu paylaşımının ardından BTK tarafından 2 Ağustos tarihinde Instagram’a erişim engeli getirildi.
GÜNLÜK 1,9 MİLYAR TL’LİK CİRO KAYBI
Instagram’ın kapanması ekonomi alanında da olumsuzluklara neden oldu. Konuyla ilgili bilgi veren Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, e-ticaretin yüzde 10’unu sosyal medyanın oluşturduğunu belirterek, Instagram’ın kapatılmasının e-ticarette günlük 1,9 milyar TL’lik bir ciro kaybı anlamına geldiğini söyledi.
]]>SEYFİ ÇELİKKAYA
(YOZGAT) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Yozgat’ta; “123 bin bugün itibarıyla cezaevlerinde uyuşturucudan Türkiye genelinde cezasını çeken insanlar…Jandarmamızla, emniyetimizle, ilçelerimizdeki unsurlarımızla beraber biz vatandaşlarımızın da destekleriyle bunu kazımakta kararlıyız” dedi.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, Yozgat’ta yaptığı ziyaretlerin ardından Adalet Bakanlığı Yozgat Cemil Çiçek Personel Eğitim Merkezi’ne geçerek Güvenlik Kurulu toplantısına başkanlık etti. Toplantıya, Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, AKP Milletvekilleri Abdulkadir Akgül ve Süleyman Şahan, MHP Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, emniyet ve jandarmada görevli üst düzey personel katıldı. Yaklaşık 3 saat süren toplantı sonrasında aynı salonda basın toplantısı yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 4.5 sene Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde kaymakam olarak görev yaptığını hatırlatarak, “Yozgat’ı tanıyoruz, Yozgat’ı biliyoruz. 1998 yılının ağustos ayında geldiğimiz Yozgat Sarıkaya’da 2003 Mayıs ayında ayrıldım, aradan geçen bu uzun zaman içerisinde gerek Yozgat’ta, gerek güzel ilçelerinde gerçekten AK Parti hükümetleriyle nereden nereye gelindiğini görmek çok güzel. Bunun da Allah’ın izniyle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam edeceğini de yürekten inanıyoruz” diye konuştu.
“Vatandaşımızın bizden beklediği huzur, huzur ve güvenlik”
Bakan Yerlikaya, konuşmasında şunlara yer verdi:
“Her suç türünde bizim değişmez bir görevimiz var, önlemek, İçişleri Bakanlığı olarak, suç işlenmesini önlemek, sahada güçlü olmak, dirençli olmak büyük bir koordinasyonla, teknikle, tecrübeyle suç işlenmesini önlemek. Bu terörle de ilgili böyle, evden hırsızlıkta da böyle ve biz mal varlığına karşı işlenen suçlarda, özellikle örnek veriyorum; hırsızlık türleri ki, beş hırsızlık türü var. Bir Ocak 2024- 31 Temmuz 2024 yani bu yılın ilk 7 ayını geçen yılın ilk 7 ayını değerlendirdiğimiz zaman ne görüyoruz? Evden hırsızlık, motosiklet hırsızlığı, motor hırsızlığı, otodan yapılan hırsızlık, iş yeri ve kurumdan yapılan hırsızlıkları yılın ilk 7 ayında, geçen yılın ilk 7 ayına göre yüzde 47 oranının da düşürmüşüz, Yozgat’ta yüzde 47’den çok daha büyük bir başarı. Dolandırıcılıkla da ilgili bu cep telefonu, dünyayla ilgili bizim çok daha bilinçli olmamız lazım. Bu noktaya geldiğimizde, yani 4 Haziran 2023’teki rakamı çok büyük bir oranda düşürdük ama tam istediğimiz noktaya gelmedi. Bunu yapabilmek için de valilerimize, emniyetimize, jandarmamıza her birine biz bu noktada hemşehrilerimizin, değerli vatandaşlarımızı uyarmakla ilgili hep çalışıyoruz ve burada da kararlılığımız diğer mal varlığına karşı işlenen tüm suçlarda olduğu gibi onu da hedeflediğimiz rakamlara indirmekte kararlıyız.”
“123 bin bugün itibarıyla cezaevlerinde uyuşturucudan Türkiye genelinde cezasını çeken insanlar”
Vatandaşın her konuda 112’yi aramasını isteyen ve her aramada yapılan ihbarın veya önerinin mutlak bir karşılığının olduğunu kaydeden Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“123 bin bugün itibarıyla cezaevlerinde uyuşturucudan Türkiye genelinde cezasını çeken insanlar. Ondan sonra 83- 84 bin hırsız, 347 bin, güncel rakamlar Adalet Bakanlığımızda. Ama uyuşturucuyla mücadelede gerçekten az önce de rakamları verdim 347 binin 123 bini cezaevinde uyuşturucudan yatan var. Yozgat’ta bir Haziran 2023 ile 31 Temmuz arasında yapılan operasyon sayısı imal ve ticarette 124 operasyon, 693 de kullanıcılıkla ilgili operasyon yapılıyor. Toplam gözaltı sayısı bin 94, 104 tutuklu, 42 adli kontrolü var. Gerek adli kontrol gerek gözaltına alınıp henüz mahkemenin tutuklu ve adli kontrol kapsamında düşünmediklerini de bizim arkadaşlarımız takipte. Aman bu işi yapmayın, ama yaparsanız gözümüz devamlı sizin üzerinizde demekle de kararlıyız. İçişleri Bakanlığı olarak biz çalışıyoruz, baronundan satıcısına, imaline, bu sabah paylaştığımızı biliyorsunuz, bin 549 kilogram İstanbul Emniyetimizin gerçekten takdire şayan bir hizmeti oldu. Bu süre içerisinde 21 kilo uyuşturucu 10 bin iki adet yine narkotikleri toplamda 323 kök Yozgat’ta alındı. Jandarmamızdan emniyetimizde, ilçelerimizdeki unsurlarımızla beraber biz vatandaşlarımızın da destekleriyle bunu kazımakta kararlıyız.”
“Göçmen kaçakçılığı organizatörlere meydan okuyoruz”
Türkiye’de yaşayan göçmen ve göçmen kaçakçılığı konusuna da değinen Yerlikaya, “9 bin 852 Yozgat’ta düzenli göçmen var. Bunun 4 bin 725’i Suriyeli geçici koruma altında olan, bin 783’ü ikamet istekli, 3 bin 444’ü uluslararası koruma ve biz burada bir her şehirde olduğu gibi göçmen kaçakçılığı organizatörlere meydan okuyoruz. Geldiğimizden bu yana gerçekten geçmişte kıyaslanmayacak derecede tutuklama, adli kontrol rakamları tıpkı uyuşturucuda olduğu gibi henüz cezaevine girmeyenlere diyoruz ki bu işi yapmayın. Yaparsanız biz bilin ki yaptığınızda daha ikinci nefesi aldığınız zaman sizi yakalamakta kararlıyız diyoruz. Göçmen kaçakçılığı yapanların cezaları bizim hükümetimiz döneminde 2023’ün beşinci ayında cezasını beş yıldan başlamak üzere diye sekiz yıla kadar artırıldı, yakaladığımız zaman direkt tutuklanıyor” ifadelerini kullandı.
“Araç sayımız da personel sayımız da iyileştirmeye gidiyoruz”
Güvenlikte iyileştirme çalışması başlattıklarının altını çizen Yerlikaya, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Önleyici ve trafik devriye sayılarımızla da ilgili müjde vermek istiyoruz. Araç sayımızı da personel sayımızı da iyileştirmeye gidiyoruz. Buradan şunu söyleyeyim; 10 yaşın üzerindeki araçlarımızı iki yıl içerisinde yerlerine yeni taze, güçlü, yeni nesil araçlarla takviye ediyoruz. Geçen yıldan itibaren buna ağırlık verdik, İstanbul’dan itibaren. ve yakın zaman içerisinde eylülde güzel müjdeli gelişmeler sizlerle beraber paylaşacağız. Ama buradan hemşehrilerimizin şunu söyleyelim; gündüz devreye, trafik devriyelerini ve gece devriye sayılarını artırıyoruz. Şu an için emniyet bölgemizdeki 21 gündüz devriye sayımızı böylelikle gece devriye sayımızı 60’ın üzerine çıkarıyoruz. Aynı şekilde Jandarmamızdaki var olan devriye sayısında 3,5 kat arttırıyoruz, bunlar tabii yeni araç demek.”
]]>
Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri ve Gebze Sivil Dayanışma Platformu tarafından Hamas Siyasi Büro Lideri İsmail Haniye ve Filistin için organize edilen, “Kocaeli Filistin Konvoyu ve Gebze Mitingi” on binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. İsrail’in lanetlendiği ve Haniye’nin anıldığı konvoy, yürüyüş ve mitingde Filistin ve Gazze’de yaşanan soykırım protesto edildi.
İzmit Eski İnterteks Fuar Alanından yüzlerce aracın hareketiyle başlayan konvoy, Gebze merkeze kadar devam etti. Gebze Eskiçarşı’dan kent meydanına kadar yapılan ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, protokol üyeleri ve on binlerce vatandaşın katıldığı yürüyüş kent meydanında son buldu.
“Hakkı haykırmak için bir aradayız”
Mitinge katılan vatandaşlarla bir arada olmaktan gurur duyduğunu söyleyen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Hakkı tavsiye etmek için bir aradayız. Hakkı haykırmak için bir aradayız. Zulme karşı durmak için bir aradayız. Şehit İsmail Haniye bundan bir vakit önce bugün tüm dünyadaki Müslümanları ve haktan yana olanları Gazze’deki zulme karşı, Filistin’deki zulme karşı bir araya gelmeye davet etti. Dedi ki, ‘Toplanın zulme karşı sesinizi yükseltin, zalimlere karşı sesinizi yükseltin’. ve o davetin günü gelmeden kendisi Rabbine kavuştu. Şahadet şerbetini içti. Şahadet şerbetini içen İsmail Haniye’yi rahmetle anıyorum” dedi.
“Gazze’de olan asla bir savaş değildir”
Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Az önce arkadaşlarımızın ekrana yansıttığı bir video vardı. Orada, benim buradan gördüğüm çocuklarımıza benzer çocuklar vardı. Babaların omuzlarında oturuyor şimdi çocuklar. Ama oradaki çocukların gözlerinde o korkuyu ve travmayı gördünüz değil mi? O çocuklar gözleri korkuyla yerinden çıkmış çocuklar. O masum çocukların acısını hissetmeniz için sadece bir an kendi evlatlarınız olduğunu düşünün. Birçoğunuz yanınızda eşlerinizle, çocuklarınızla gelmiş, kız kardeşleriyle, anne ve babası ile gelmiş. Analarınızın, bacılarınızın başlarına bombalar yağdığını düşünün bir an. Aşağı yukarı Gazze’nin nüfusu Kocaeli’den biraz fazladır. Kocaeli’deki tüm insanların başına bombalar yağdığını düşünün. Ateş düştüğü yeri yakar ama o insanların düştüğü hali bir düşünün ve sadece hissedin. Bunun için Müslüman olmaya da gerek yok sadece yürek taşımaya gerek var. İnsan olmaya ihtiyaç var. Çünkü bunu sadece hayvandan daha aşağı olanlar hissedemez. Az önceki gösterilen diğer bir videoda Avrupa Parlamentosunda katıldığımız bir toplantıdan bir görüntüydü. Orada ‘Ukrayna’daki çocuklar ve kadınlar için bir şeyler yapalım, Rusların zulmüne karşı ses çıkaralım, bu yaptırımlar az geliyor daha fazlasını yapalım’ diyorlardı. Söz istedim ve dedim ki; ‘Evet yapalım’. Dünyanın neresinde olursa olsun. Zulme uğrayan kim olursa olsun masum çocuklar, kadınlar, eli silah tutmayan masum erkekler, bunların hepsi koruma altında olmalıdır. Zalimler kime zulmediyorsa nerede bir savaş suçu işleniyorsa ki Gazze’de olan asla bir savaş değildir. Orada adı devlet olan bir terör devletinin saldırısı ve terör eylemi vardır. Orada bir soykırım vardır”
“Şeref ile taşıyacağım”
Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Dönem Başkanı Muhammed Hanefi Akbulut ise “Bundan bir ay önce İsmail Haniye’yi ziyaret ettiğimde bana bir rozet hediye etmişti. Bana kendi yakasından çıkartıp rozetini benim yakama takmıştı. Bu Filistin bayraklı rozeti, bundan sonraki hayatımda şeref ile taşıyacağım” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
]]>İZMİR) – Hamas Lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da düzenlenen suikastle öldürülmesi sonrası, İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nun (İSTOK) düzenlediği eylem kapsamında İzmir’de binlerce kişi Filistin’e destek için sokaklara çıktı.
İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları 300 gündür devam ederken Hamas Lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da düzenlenen suikastle öldürülmesi sonrası, İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (İSTOK) “Tüm Şehitlerimiz için Gazze İçin Yürüyoruz” sloganıyla düzenlediği eylemle İsrail’i protesto etti.
Platformun düzenlediği eylem İzmir Basmane Gar’ın önünden Konak Meydanı’na yapılan yürüyüşle başladı. İsrail’i protesto eden yaklaşık 2 bin kişi, “Hamas’a selam direnişe devam”, “Katil İsrail Filistin’den defol”, “Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz” sloganlarıyla katliama tepki gösterirken tekbir getirerek yürüdü.
Eylem kapsamında Konak Meydan’da basın açıklaması gerçekleştirilirken açıklamayı, İSTOK Dönem Başkanı Gökhan Temur yaptı.
“Ne oluyor ki size 10 aydır insanlık tarihinin en vahşi katliamını seyrediyoruz?”
Temur, Filistin’de yaşananlara tepkisiz kalınmasını İslami öğretiler üzerinden eleştirerek şunları söyledi:
“Çocuklarını şehit veren, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış, mazlumların lideri, İsmail Haniye Çarşamba günü seher vakti elim bir suikastle şehit edildi. Gazze’deki soykırım 300 gündür devam ediyor. Gazze, direnişiyle onurlu ve azizdir.
İslam coğrafyasında yaşadığımız büyük acıları dikkate aldığımızda Ayet-i Kerime’nin günümüze ışık tuttuğu açıktır. Ey insanlar ne oluyor ki size 10 aydır insanlık tarihinin en vahşi katliamını seyrediyoruz? Ne oluyor ki bize her yaşta, her durumdaki insanın alçakça katledilişine yeterince ses çıkarmıyor ve bir halkın topyekun soykırıma uğramasına seyirci kalıyoruz? 2,5 milyonluk Gazze halkı kendi kanında boğulurken 2,5 milyarlık İslam alemi sessiz kalmaya devam mı edecek?”
“Terör örgütüne nasıl muamele edilmesi gerekiyorsa böyle muamele görmelidir”
İsrail’i ‘terör örgütü’ olarak nitelendiren Temur, şunları kaydetti:
“Dünya bilsin ki İsrail bizim için bir devlet değil, terör örgütüdür. ve terör örgütüne nasıl muamele edilmesi gerekiyorsa böyle muamele görmelidir. İsrail bizim için emperyalizmin tetikçisi, yağmacı, gasp çetesi. İsrail; yalanın, alçaklığın ve namussuzluğun, örgütlü biçimidir. Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı soykırım uyguluyor. Küresel medya ise çarpıtmayla zulmü ve vahşeti gizliyor. Onlar sanıyorlar ki akıttıkları kan yanlarına kalacak. Sanıyorlar ki bu zulüm devranı böyle sürüp gidecek. Ey katil İsrail! Ey soykırımcı ABD! Ey soykırımın işbirlikçileri! Mazlumun ahı sonunuz olacak. Direniş kazanacak, insanlık kazanacak.”
“Susmak vahşetin ortağı olmak demektir”
İslam ülkelerine ve dünya kamuoyuna tepki gösterilmesi için çağrıda bulunan Temur, şu ifadeleri kullandı:
“Bizler İzmir’den bütün uluslararası topluma, dünyanın vicdanı kararmamış liderlerine sesleniyoruz. Soykırımın durdurulması, bu vahşete ‘Dur’ denilmesi için uluslararası dengelere, reel politiğe, ulusal çıkarlara daha ne kadar kurban vermemiz gerekiyor? Susmak vahşetin ortağı olmak demektir. Zulüm soykırımı bir an önce sonlandırılmalıdır. Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda gibi birçok insani yardım bölgeye ulaştırılmalıdır. Aramızda fitne sokarak kardeşliğimizi bozdular. Gün zulme, Siyonizm’e, emperyalizme karşı olmak, bir araya gelme, insanlığı sesini yükseltme mazlumlara, masumlara sahip çıkma günüdür. Bu zor zamanlarda birlik, beraberlik ve dayanışma çok önem arz ediyor. Maddi yardımlar çok önemli. Boykotu süreklilik haline getirip bir yaşam biçimi olarak devam edelim. Bizler her daim Gazze’deki Doğu Türkistan’da ve dünya genelinde zulme maruz kalmış bütün kardeşlerimizin her da yanında olacağız.”
]]>Hamas lideri İsmail Heniyye’nin şehit edilmeden önce dünyaya Gazze halkına ve İsrail hapishanelerindeki esirlere destek olmak amacıyla “3 Ağustos’ta meydanlara inin” vasiyeti üzerine Gaziantep’te binlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapıldı. Gaziantep Kudüs ve Gönüllü Kuruluşlar Platformu öncülüğünde bir araya gelen binlerce kişi, İran’ın başkenti Tahran’da suikast sonucu şehit edilen Hamas lideri İsmail Heniyye ve Filistin için yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Ulu Cami’de kılınan akşam namazı sonrası cfhfıyfilfu. ellerinde “Nehirden Denize Özgür Filistin” ve “Filistin İçin İnsanlık Direniyor! Durma Harekete Geç” pankartları ile tekbir getirerek ve sloganlar atarak 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş boyunca katılımcılar, “Kahrolsun İsrail”, “Kahrolsun Amerika”, “Hamas’a selam, direnişe devam” ve “Nehirden Denize Özgür Filistin” sloganları attı.
15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda son bulan yürüyüş sonrası İsmail Heniyye ve şehitler için Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi. Gaziantep Kudüs ve Gönüllü Kuruluşlar Platformu adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen ve Diyanet-Sen Gaziantep İl Başkanı Müslüm Göral, “Bugün burada şehit İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzeli kardeşlerimizin sesi olmak için toplanmış bulunuyoruz” dedi.
Siyonist İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğine dikkat çeken Göral, “Siyonist İsrail rejimi 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze Şeridi’nde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş üç milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor. Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar” diye konuştu.
Göral, “Siyonist rejim, Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor. Yine siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniyye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehid ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz. Onlar Heniyye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölü’ değildir ve onlar Rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar” şeklinde konuştu. – GAZİANTEP
]]>KASTAMONU – Filistin İslami Direniş Hareketi siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine tepki göstermek için binlerce kişi, Kastamonu’da yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte İsrail aleyhine sloganlar atılırken, Filistin’e de destek mesajları verildi.
İran’da suikasta uğrayan Filistin İslami Direniş Hareketi siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine Kastamonulular tepki gösterdi. Binlerce kişi Kastamonu’da Kışla Parkında toplanarak Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyüş yaptı. Kastamonu Milli İrade Platformu ve Memur-Sen Kastamonu İl Başkanlığı öncülüğünde organize edilen yürüyüşte binlerce kişi, ellerinde pankart açarak İsrail’e lanet okurken, Filistin bayrağı da açarak destek mesajları verdi.
Cumhuriyet Meydanında Şehit Şerife Bacı ve Atatürk Anıtına kadar yürüyen kalabalık gurup, kuşatma altındaki Gazze’ye ve HAMAS siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin şehit edilmesine tepti gösterdi.
“Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor”
Gazze’nin planlı bir şekilde soykırıma uğradığını söyleyen Memur-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır, “Siyonist İsrail rejimi, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar Faşist ABD’nin Siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor” dedi.
Gazze’ye yapılan saldırının planlı olduğunu belirten Bakır. “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, Şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz. Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık çocuğu İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor. Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor. Yine Siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Haniye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Filistin halkının direnişe devam edeceğini belirten Bakır, “Onlar, Haniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar. Ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler” dedi.
Konuşmanın ardından Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi.
]]>Filistin Dayanışma Platformu tarafından Hürriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge katılanlar, “Özgür Filistin, İsmail Haniye sen şehit oldun biz şahit olduk”, “Müslüman uyuma kardeşine sahip çık”, “Yaşasın Filistin, Hemen şimdi ateşkes” pankartları ve geçtiğimiz günlerde Tahran’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin fotoğraflarının yanı sıra Filistin ve Türk bayrakları taşıdı. Filistin Platformu adına konuşma yapan Raif Korkmaz, “Zalim İsrail ve en büyük destekçisi olan Amerika’nın başlattığı soykırımın 302’ci günündeyiz” dedi.
Filistin’e yönelik düzenlenen saldırılarda bugüne kadar resmi kayıtlara göre 40 bin Filistinlinin şehit olduğunu dile getiren Korkmaz, “İngiliz desteğiyle kurulan İsrail terör örgütü, 76 yıldır Filistin’deki mazlumlara zulmediyor. Bu zulüm artarak devam ediyor. 76 yıldır Müslümanların birlik olamamasından cesaret alan bu hainler ve zalimler her gün şehit haberleri almamıza neden oluyor. Dünya en küçük şeyde adaletten yana olduğunu söylerken dünya ve Amerika bu zulmü sadece kınıyor” diye konuştu.
Korkmaz’ın konuşmasının ardından Radyo-TV Programcısı Nur Haktan konuşma yaptı.
Sungurlu’da “İsrail’i Tel’in, Gazze’ye Destek ve Şehitlere Dua” programı düzenlendi
Sungurlu Abdulmetin Balkanlıoğlu Derneği öncülüğünde Sungurlu Kardeşlik ve Dayanışma Platformu tarafından da “İsrail’i Tel’in, Gazze’ye Destek ve Şehitlere Dua” programı düzenlendi. Atatürk Meydanı’nda düzenlenen programa çok sayıda dernek üyesi ve vatandaşlar katıldı. Grap adına konuşan Kerim Mandıralıoğlu, “Bugün işgalci siyonistlerce çoluk çocuk, kadın yaşlı demeden kanı akıtılan 40 bin şehidin, on binlerce yaralının acısını yüreğimizde taşıdığımızı göstermek için buradayız. Bugün, parçalanmış, korkutulmuş ümmetin yüz akları olan Şeyh Ahmet Yasin’e, Abdülaziz Rantisi’ye, son olarak üç oğlu ve iki torununun şehit olduğu haberi verilince ‘Oğullarımın kanı Gazze’deki şehit halkımızın kanından daha kıymetli değildir. Çocuklarım, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu uğruna canlarını feda etti’ sözleriyle yiğitliğini gösteren İsmail Haniyye’yi anmak için buradayız. O ve diğerlerinin onurlu mücadeleleri tarih sahnesinde destana dönüşecek inşallah. Hz. İbrahim’in ateşini söndürmeye koşan karınca misali, en azından safımızın belli olması için Filistin’in haklı davasına dualarımızla destek vermemiz İslami, insani ve vicdani sorumluluklarımızdandır. Karşımızda Müslüman coğrafyaya saplanmış bir hançer konumundaki ‘terör devleti’ olan bir İsrail var. Her türlü alçaklığı, barbarlığı ideoloji edinmi siyonist bir musibet var. Müslüman coğrafyanın baş belası, savaşın asıl sahibi ABD var. Bu şer güçlerin karşısında da onlarca Müslüman devletin yapamadığını yapan ümmetin yüzakı bir avuç Filistin şanlı direnişi var. ‘Utan ey ümmeti merhume’ çığlığına ‘Hayat iman ve cihaddır’ prensibine yapışan şanlı Gazze direnişine selam olsun. Vicdanlı dünya insanlarını hayran bırakan Gazze direnişi ümitvar olmamızı tembihliyor. Gazze ruhu, ölü toprağı serpilmiş İslam alemini diriltmeye devam ediyor. Haksızlık karşısında Hakk’ı haykıracak, ayağa kalkacak, Hakk’a şahitliğini sürdürecek bir ümmet bilincine ulaşmamıza katkı sağlıyor. Bunun için ise yüreklerimizi işgal eden dünyalık ağırlıklarımızdan kurtulmamız gerek. Unutmayalım ki, aşağılanmayı, ezilmeyi, sömürülmeyi alın yazısı gören bir ümmet asla ayağa kalkamaz. Selçuklulardan Osmanlı’ya İslam davasına büyük hizmetler etmiş Türk milleti, dünyada yaşanan her zulmün karşısında yer almıştır. Katiller bilmeli ki, bizler öldürülmekle bitmeyiz. Tarih boyunca nice yiğit ve kahramanlar suikastla, kahpe tuzaklarla şehadet şerbetini içti ama bu dava bitmedi” ifadelerini kullandı. – ÇORUM
]]>Adana’nın merkez Seyhan ilçesinde Adana Sivil İnisiyatif Meclisi (ASİM) öncülüğünde protesto yürüyüşü düzenlendi.
5 Ocak Meydanı’nda toplanan grup, ellerinde Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak İnönü Parkı’na kadar yürüdü.
Burada grup adına açıklama yapan ASİM Genel Başkanı Mahmut Erarslan, İsmail Heniyye’nin şehadet sevdalısı bir mücahit olduğunu söyledi.
İsrail’in ancak eman altında olanları, savunmasız çocukları, kadınları, ihtiyarları ve masumları katlettiğini belirten Eraslan, şunları kaydetti:
“Tüm dünya bilsin ki İsrail bizim için devlet değil terör örgütüdür. İsrail bizim için emperyalizmin tetikçisi, yağmacı ve gasp çetesidir. İsrail yalanın alçaklığın, namussuzluğun örgütlü biçimidir. Bunlar Firavun’un zalimliği, Nemrut’un kibri Haman’ın azgınlığı miras alanlardır. Bunlar İbrahim’in, Musa’nın ve İsa’nın ilahına savaş açanlardır. Biz onların ne kadar korkak olduklarını ihanetle yoğrulmuş ruhlarını çok iyi biliyoruz.”
Program, konuşmanın ardından yapılan dua ile son buldu
Mersin
Mersin’in Yenişehir ilçesinde, Mersin Filistin Dayanışma Platformu tarafından protesto yürüyüşü düzenlendi.
Mersin İdman Yurdu Meydanı’nda toplanan grup, ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Özgecan Aslan Barış Meydanı’na kadar yürüdü.
Grup adına açıklama yapan Memur-Sen İl Başkanı Ertuğrul Yıldız, suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin eylem çağrısına uymak ve Gazze halkının sesi olmak için toplandıklarını söyledi.
İsrail’in Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini belirten Yıldız, “Gazze’de yaşanan soykırım bir an önce durdurulmalıdır. Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımının önü açılmalıdır. Gün zulme, siyonizme, emperyalizme karşı bir olma, vahdet şuuruyla bir araya gelme, insanlığın sesini yükseltme ve mazlumlara sahip çıkma günüdür. Filistin toprakları Filistin halkınındır.” diye konuştu.
Burada, İsmail Heniyye ve şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.
Hatay
Hatay’da Antakya TOKİ Resulullah Camisi önünde toplanan vatandaşlar Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınadı.
Ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile dövizler taşıyan vatandaşlar tekbir getirdi, sloganlar atarak İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki gösterdi.
Grup adına açıklama yapan Memur-Sen Hatay İl Temsilcisi İsmail Bayrakdar, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini söyledi.
Gazze’de yaşanan soykırımın bir an önce durdurulması gerektiğini belirten Bayrakdar, şöyle devam etti:
“Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımların acilen önü açılmalıdır. ABD ve diğer ülkelerin soykırımına silah desteği durdurulmalıdır ve buradan insanlığın vicdanına sesleniyoruz: Soykırımın durdurulması için bütün insanlık ayağa kalkmalı, meydanlar, sokaklar, caddeler ‘Özgür Filistin’ sloganlarıyla inletilmeli, liderlere baskı yapılmalıdır ve yine buradanİslam ülkelerine sesleniyoruz: gün, zulme, siyonizme, emperyalizme karşı bir olma, vahdet şuuruyla bir araya gelme, insanlığın sesini yükseltme, mazlumlara, masumlara sahip çıkma günüdür.”
Açıklamanın ardından İl Müftüsü Mevlüt Topçu, tarafından dua edildi.
Öte yandan İskenderun ilçesinde de Anadolu Gençlik Derneği öncülüğünde protesto yürüyüşü düzenlendi.
Kaptan Mehmet Paşa Camisi önünde toplanan grup ellerinde Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Nihal Atakaş Camisi’ne kadar yürüdü.
Osmaniye
Osmaniye’de Osmaniye Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde protesto yürüyüşü düzenlendi.
Zafer Camii önünde toplanan grup, ellerinde Filistin bayraklarıyla İsrail ve ABD aleyhine slogan atarak Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Burada grup adına açıklama yapan Memur-Sen Osmaniye Şube Başkanı Mahmut Kahraman, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini söyledi.
Küresel zalimlerin bir araya gelerek Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguladığını anımsatan Kahraman, “Bugün burada şehit İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzeli kardeşlerimizin sesi olmak için toplanmış bulunuyoruz. Siyonist İsrail rejimi 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok” diye konuştu.
Program, konuşmanın ardından yapılan dua ile son buldu.
]]>Trabzon’da Filistin’e destek yürüyüşü gerçekleştirdi.
Özgür Aksa Trabzon Platformunca düzenlenen yürüyüş, Ortahisar ilçesindeki İskenderpaşa Camisi önünden başladı.
Türk ve Filistin bayrakları taşıyan grup, çeşitli sloganlar atarak Kahramanmaraş Caddesi’ndeki Ziraat Bankası önüne yürüdü.
Grup adına açıklama yapan Muhammed Furkan Çelik, Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadığını söyledi.
Çelik, insanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile olmadığını belirterek, “Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor.” dedi.
Mazlumların, ABD’nin verdiği silahlarla havadan, karadan ve denizden bombalandığını dile getiren Çelik şöyle devam etti:
“Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki batılı sermaye, soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor, soykırıma yükselen itiraz seslerini kısıyor. Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı, programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar.”
Çelik, Heniyye’nin suikasta uğramasına ilişkin de “Siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniyye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim bir suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Grup, Heniyye’nin özgeçmişinin okunması ve duanın ardından dağıldı.
Ordu
Ordu’da da Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto edildi.
Ordu Filistin Platformu öncülüğünde sivil toplum kuruluşları, Altınordu ilçesindeki Aziziye Camisi önünde toplandı.
İsrail aleyhine slogan atan ve Gazzelilere destek veren pankartlar taşıyan gruptakiler, Köprübaşı mevkisine kadar yürüdü.
Grup adına açıklama yapan Ömer Faruk Yücedağ, Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.
Yücedağ, İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini vurguladı.
Gazze’de yaşanan soykırımın bir an önce durdurulması, derhal ateşkes sağlanması gerektiğinin altını çizen Yücedağ, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımın önünün açılması gerektiğini kaydetti.
Bayburt
Bayburt’taki protesto yürüyüşü ise Dörtyol mevkisinden başladı.
Filistin’le Dayanışma Platformunca organize edilen yürüyüşe katılan grup, İsrail aleyhine slogan attı.
Tarihi Saat Kulesi Meydanı’nda grup adına açıklama yapan Kenan Turan, İsrail’in 40 bin Filistinliyi alçakça katlettiğini ve 100 binin üzerinde kişiyi de yaraladığını söyledi.
Yürüyüşe, Belediye Başkanı Mete Memiş, İl Müftüsü Bayram Danacı, AK Parti İl Başkanı Turgut Çalışkan ile vatandaşlar katıldı.
Gümüşhane
Gümüşhane’de Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları protesto edildi.
Hasanbey Mahallesi’nden yürüyüşe başlayan grup, İsrail aleyhine slogan atarak Fatih Parkı’na kadar yürüdü.
Ergin Aslan, grup adına yaptığı açıklamada, küresel zalimlerin bir araya gelerek Gazze’de planlı ve programlı bir soykırım uygulandığını belirtti.
İsrail’in öldürdükçe alkışlandığını, daha çok insanın öldürülmesi için teşvik edildiğini ileri süren Aslan, şunları kaydetti:
“Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanı’mızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanı’mızı sindireceğini sanıyor, halt ediyor.”
MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşların katıldığı protesto, duanın ardından tamamlandı.
]]>Kahramanmaraş’ta sosyal medya üzerinden organize olan grup, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğramasını ve Filistin’e yönelik saldırıları kınamak için Demokrasi Meydanı’nda toplandı.
Grup adına açıklama yapan Rüveyda Alber, Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesinden derin bir üzüntü duyduklarını söyledi.
İsrail’in Filistin’de soykırıma devam ettiğini, insani, hukuki, vicdani ve ahlaki değerleri tanımadan sivilleri ve bebekleri katlettiğini anlatan Alber, şöyle konuştu:
“Bizler konforlu hayatlarımıza devam ederken Gazze halkı bombalanmaya ve açlıktan ölmeye devam ediyor. Gazze halkı Allah’a imanın en güzel örneğini sergiliyor. Onlar tüm dünyaya Allah’a teslimiyetin ve İslam ahlakının en güzel halini gösteriyorlar.”
Gazze’nin onurlu direnişine ses olmaya devam edeceklerini ve yalnız bırakmayacaklarını kaydeden Alber, “Gündem ne kadar değişirse değişsin bizim için gündem Gazze’dir, Filistin’dir. Oturduğumuz, kalktığımız her yerde Gazze’yi konuşmaya ve anlatmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Açıklamanın ardından Filistin’e destek için dua edildi.
Şanlıurfa
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğraması Şanlıurfa’da düzenlenen yürüyüşle protesto edildi.
Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları Platformu öncülüğünde düzenlenen etkinlik kapsamında Ali Şelli Parkı’nda toplanan vatandaşlar, Türk ve Filistin bayrakları ile dövizlerle Rabia Meydanı’na kadar yürüdü.
Yürüyüş sırasında vatandaşlar tekbir getirdi, sloganlar atarak İsrail’in Gazze’ye saldırılarına tepki gösterdi.
Yürüyüş sonrası Heniyye ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler için dua edildi.
Programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, STK ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Kilis
Kilis Sivil Dayanışma Platformu üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelerek, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye suikastına tepki gösterdi.
Katılımcılar tekbir getirerek İsrail aleyhine sloganlar attı.
Grup adına basın metnini okuyan Memur-Sen İl Temsilcisi Mehmet Bekir Şen, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini, Gazze Şeridi’nde tek bir güvenli noktanın bulunmadığını söyledi. Şen, şunları kaydetti:
“İsrail saldırılarında 40 bin kardeşimiz alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş üç milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor.”
Kilis’ten bütün uluslararası toplumlara ve liderlere seslendiklerini vurgulayan Şen, soykırımın durdurulması için bütün insanlığın ayağa kalkması gerektiğini ifade etti.
Konuşmanın ardından suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı Heniyye ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler için Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.
Malatya
Malatya’da Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğraması ve İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları kınandı.
3 Ağustos Cumartesi günü, tüm Arap, İslam ve dünya ülkelerini, Gazze halkına ve İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlere destek olmak için meydanlara inmeye çağıran daha sonra İran’da suikast sonucu öldürülen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin çağrısına kulak verenler yürüyüş yaparak İsrail’i lanetledi.
Vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla İsrail aleyhine sloganlar atarak, İnönü Caddesi Malatyapark önündeki meydanda toplandı.
Burada tekbir getiren kalabalık, Filistin direnişinin simge isimlerini andı.
]]>İran’da suikasta uğrayan Hamas siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin İsrail tarafından şehit edilmesine Kastamonulular tepki gösterdi. Kastamonu Milli İrade Platformu ve Memur-Sen Kastamonu İl Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen eylemde Kışla Parkı’nda toplanan binlerce kişi, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı. Cumhuriyet Meydanı’nda Şehit Şerife Bacı ve Atatürk Anıtı’na kadar yürüyen kalabalık, kuşatma altındaki Gazze’ye ve Hamas siyasi lideri Dr. İsmail Haniye’nin şehit edilmesine tepki gösterdi.
“Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor”
Gazze’nin planlı bir şekilde soykırıma uğradığını söyleyen Memur-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır, “Siyonist İsrail rejimi, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze Şeridi’nde ayakta kalmış tek bir şehir, tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor” dedi.
Gazze’ye yapılan saldırının planlı olduğunu belirten Bakır, “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz. Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık çocuğu İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor. Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor. Yine siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Haniye’yi gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Filistin halkının direnişe devam edeceğini belirten Bakır, “Onlar, Haniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını, Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar. Ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler” dedi.
Konuşmanın ardından Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi. – KASTAMONU
]]>(SİVAS) – CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclis Başkan vekili Nuri Aslan, il yönetimi ve ilçe başkanları Sivas Zara’da Şerefiye Dernekler Federasyonu’nun düzenlediği festivale katıldı. Çelik buradaki konuşmasında, “Türkiye demokrasisini hep birlikte güçlendirmemiz gerekiyor. ve en önemlisi Türkiye’nin toplumsal barışını pekiştirmemiz gerekiyor” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İfestival alanındaki tribünde oturan kadınlara çiçek dağıttı.
Festival’de protokol konuşması yapan Çelik sözlerine Sivaslılara teşekkür ederek başladı. Konuşmasında hayat hikayesine değinen ve Şerefiye’nin kendisi için ikinci bir üniversite olduğunu belirten Çelik şunları söyledi:
“Şerefiye sosyal ve kültürel üniversitesi öğrencisiyim”
“Doğduğum topraklarda bir aradayız. Ahmet başkan da ifade etti. İstanbul İl Başkanlığı önünde il başkanlığı adaylığımı açıkladığımda uzun bir konuşma yapmıştım. İçerisinde bir cümle vardı. Demiştim ki sekiz yaşında bir çocukken Sivas’ın bir köyünden bir çift kara lastikle geldiğim bu şehirde bana il başkanlığı görevini layık görenlere teşekkür ediyorum demiştim. İşte o köy burası. O köy şu tepenin arkasında, annem şu tepenin arkasında doğdu. Şu tepenin arkasında Armutçayır’da öğretmenlik yaptı. Bu köylerden bir çift kara lastikle gittik Büyükşehir’e. Ama bu hikaye sadece benim hikayem değil. Bu hikaye hepimizin hikayesi. Biz, büyüklerimiz, babalarımız, annelerimiz, çocukları daha iyi bir okulda okusun diye daha güzel bir gelecek yaşasınlar diye bir tahta valizle, bir çift kara lastikle kimisi buradan Ankara’ya, kimi İzmir’e, kimi İstanbul’a, kimi Avrupa’nın değişik yerlerine gittiler. Ama bu toprakları hiç unutmadılar. Bu topraklarla bağlarını hiç koparmadılar”
“Milli mücadelenin planları Sivas’ta yapıldı”
4 Eylül Kongresi’nin Sivas’ta yapıldığını anımsatan Çelik, bu anlamıyla Cumhuriyet’in temellerinin Sivas’ta atıldığına dikkati çekerek şunları söyledi:
“Biz Sivas programımıza 4 Eylül Kongre müzesini ziyaret ederek başladık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 4 Eylül 1919’da arkadaşlarıyla birlikte Sivas Kongresini kurmuştur. Neden Sivas’a geldiğimizde ilk önce kongre müzesine gittik. Çünkü buradan bir kez daha bütün Türkiye’ye hatırlatmak istedik. Sivas Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesidir. Milli mücadelenin planları burada yapıldı. Birinci Dünya Savaşı sonrası yurdun dört bir yanı emperyalist işgal altındayken Kurtuluş Savaşı’nın planları burada yapıldı. Cumhuriyetin temelleri atıldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Sivas’ta tam yüz sekiz gün kaldı. Cumhuriyeti planladılar. Milli mücadeleyi planladılar. ve hepimizin dedeleriyle, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz, Çerkez’iyle, Boşnak’ıyla Alevi’siyle, Sünni’siyle bu topraklar dünya tarihinin en büyük mücadelelerinden bir tanesini sergiledi ve bizlere bu güzel Cumhuriyeti armağan ettiler.”
“Ülke Marshall planlarıyla emparyalizme bağımlı hale geldi”
“Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok önemli sanayileşme adımları atıldı. Köy enstitüleriyle eğitim seferberliği başlatıldı. Kadınlara seçme seçilme hakkı ve çeşitli haklar tanındı” diyen Çelik 1947 yılında kabul edilen Marshall planlarıyla ekonominin yıllar içinde emperyalizme bağımlı hale geldiğini belirterek “Ne yazık ki Türkiye ekonomide, kalkınmada, sanayi yerine, tarıma yönlendirildi ve aradan geçen yetmiş beş yılda Türkiye ekonomisi gün geçtikçe bağımlı bir hale geldi. Türkiye ekonomisi yetmiş beş yılda kademe kademe emperyalist ülkelere bağımlı hale geldi.”
“Toğlumsal barışı pekiştirmemiz gerekiyor”
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında kendilerine büyük görevler düştüğünü belirten Çelik yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“Cumhuriyetimiz yüz yaşını tamamladı. İkinci yüzyıla geçiş yaptık. Siyasi parti ayrımı yapmaksızın hep birlikte, hepimize büyük görevler düşüyor. İkinci yüzyılın şafağında Türkiye’yi yeniden tarımda, teknolojide, sanayide üreten bir ülke haline getirmemiz gerekiyor. Eğitim seferberliği başlatmamız gerekiyor. Türkiye demokrasisini hep birlikte güçlendirmemiz gerekiyor. ve en önemlisi Türkiye’nin toplumsal barışını pekiştirmemiz gerekiyor.”
“Katliamlara karşı sesimizi yükseltmeliyiz”
Kendi içinde etnik mezhepsel olarak bölünen ülkelerin parçalandığını belirten Çelik, Irak ve Suriye örneğine işaretle birlik ve beraberlik mesajları verdi:
“Kendi içerisinde sosyal, siyasal, etnik bölünmeler yaşayan ülkelerin ne hale geldiğini yanı başımızdaki ülkelerden görüyoruz. Dün Irak’ta gördük. Bugün Suriye’de görüyoruz. Eğer ülkelerde etnik bölünmeler, mezhepsel bölünmeler varsa emperyalist güçler oralara geliyorlar. Oraya barış getireceğiz diye milyonlarca insanı katlediyorlar. Irak’ta milyonlarca Müslüman’ı katlettiler. Kentleri yok ettiler. Tarihini yok ettiler. Suriye’de insanları öldürdüler. Kentlerin tarihini yok ettiler. Bugün de Filistin’de suçsuz günahsız insanlara kıyıyorlar. Masum bebekler katlediliyor Filistin’de. Masum insanlar, masum kadınlar katlediliyor. Bu katliamların karşısında dünyanın neresinde olursak olalım sesimizi yükseltmeliyiz. Sesimizi bu katliamlar karşısında hep gür çıkartmalıyız. Ülkemizin birlik beraberliğini savunmalıyız. Ülkemizin birlik beraberliğini pekiştirmeliyiz.”
Çelik konuşmasını Aşık Veysel’in sözleriyle bitirdi
“Birlik beraberlik duyguları bu toprakların mayasında vardır. Şerefiye de vardır” ifadelerini kullanan Çelik konuşmasını Aşık Veysel’in sözleriyle tamamladı:
“Yaşadığı tüm acılara rağmen Sivas’ta birlik beraberlik duyguları vardır. Bize düşen daha güçlü bir Şerefiye, daha güçlü bir Zara, daha güçlü bir Türkiye için var gücümüzle çalışmak, tıpkı bu Sivas’ımızın ozanlarından bir tanesine söylediği gibi birlik duygularını pekiştirmeliyiz. Ne demişti Aşık Veysel: ‘Veysel sapma sağa sola. Sen Allah’tan birlik dile, ikilikten gelir bela, dava insanlık davası, bizim davamız önce hak davası, bizim davamız, memleket davası. Bizim davamız insanlık davası”
Festival halay ve konserlerle sona erdi.
]]>Türkiye Komünist Partisi, Mesleki Eğitim Merkezleri’ndeki (MESEM) stajyer öğrenci kazaları ve ölümlerini Sakarya Caddesi’nde yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti. TKP üyeleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e istifa çağrısında bulundu.
“MESEM’de olan arkadaşlarım okuldan çok iş yerine gidiyor”
Yapılan basın açıklamasında söz alan 17 yaşındaki bir meslek lisesi mezunu öğrenci, meslek lisesini neden tercih ettiğini, meslek lisesinde okurken ve stajda çalışırken yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Üniversiteye param yetmezse diye en azından meslek sahibi olurum diye düşündüm. Çünkü Türkiye’de holding patronlarının çocuğu değilseniz, beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlar artık lüks. Okul okumak sadece parası olanlar için kolay. Bizim için hayat yaşam mücadelesinden ibaret. Bu durumda okuyup, işsiz kalmak yerine meslek lisesi okumak daha mantıklı görünmüştü. Ben de bu yüzden meslek liseli olmayı tercih ettim. MESEM’de olan arkadaşlarım okuldan çok iş yerine gidiyor. Fakat emeğimizle zenginleşenlerin umurunda bile değiliz. Biz iş yerlerinde ölsek de yerimizi başka arkadaşlarımıza dolduruyorlar.
“Sesinizi çıkartmaya çalışırsanız, tehdit ediliyorsunuz”
Çünkü biz, çok çalışıp az para alan, hayatı söz konusu bile olmayan köle olarak görülüyoruz. Ben Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sormak istiyorum. Biz bu ülkenin evladı değil miyiz? Bizim canımız patronların karından daha mı değersiz? Biz de insan gibi yaşamayı hak etmiyor muyuz? İş yerlerinde başımıza bir şey gelirse, herkes köşesine çekiliyor. Tek sorumlu siz oluyorsunuz. Ben bunu bir iş kazasından parmağımı kaybetme korkusunu yaşarken öğrendim. En önemlisi de sesinizi çıkartmaya çalışırsanız, herkes tarafından tehdit ediliyorsunuz. Bu düzen bizim canımızı böyle değersiz kılarken, holdinglerin ne kadar kar ettiğini görüyorsunuz. Onlar lüks içinde yaşarken, biz her hafta hangi arkadaşımızı kaybedeceğiz korkusuyla yaşıyoruz.”
“MESEM, AKP’nin patronlara, sermaye sınıfına en büyük hediyesi”
TKP gençlik örgütleri adına basın açıklamasını okuyan Umut Araz, 2023-2024 eğitim öğretim dönemi içerisinde dokuz MESEM öğrencisinin iş kazaları sonrasında hayatlarını kaybettiklerini söyledi. “Türkiye’de her hafta meslek liselilerin, MESEM öğrencilerinin ölüm haberini aldığımız günlerdeyiz” ifadelerini kullanan Araz, şunları kaydetti:
“Sadece 2023 – 2024 eğitim dönemi içerisinde dokuz MESEM’li arkadaşımız iş yerlerinde can verdi. Sadece 2024 yılının yedi ayında 42 çocuk işçi, iş yerlerinde can verdi. Bu bir tesadüf değil. Hiçbir vicdanlı yurttaş, bunların iş kazası olarak kayda geçmesine sessiz kalmayacaktır. Türkiye’de eğitim sistemi tamamen holdinglerin çıkarları uğruna bir düzen içerisinde. Türkiye’nin eğitim sistemi birileri sırf daha fazla zengin olsun diye yapısal bir değişimden geçirildi. Bu değişimin sonucunda artık Türkiye’nin gençleri, patronlar için ucuz iş gücü olarak yetiştirilmeye başlandı. MESEM, AKP’nin patronlara, başta TÜSİAD olmak üzere, sermaye sınıfına en büyük hediyesi. Eğitimi bir bir patronlara teslim ediyorsanız, okulları tarikatlara açıyorsanız, bu memleketin gençleri, liseliler, iş yerlerinde can veriyorsa soruyoruz; Patronların sömürge ülkesi miyiz?.”
]]>ABD’DEN VATANDAŞLARINA “LÜBNAN’I TERK EDİN” ÇAĞRISI
İran’ın başkenti Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye’nin suikast sonucu öldürülmesinin ardından bölgede tansiyon iyice yükseldi. İran ve İsrail’den karşılıklı “savaş” açıklamaları gelirken, ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği dikkat çeken bir açıklama yaptı. Büyükelçilikten ülkedeki vatandaşlara yapılan uyarıda, birtakım hava yolu şirketlerinin “bölgeye uçuşlarını iptal ettiği” ancak ticari uçuşların devam ettiği belirtildi.
“HERHANGİ BİR UÇAK BİLETİNİ ALIN”
Uyarıda, “Lübnan’dan ayrılmak isteyenleri, uçuş hemen olmasa veya tercih ettikleri rota takip edilmese bile kendilerine uygun herhangi bir bileti almaya teşvik ediyoruz.” ifadesi kullanıldı. ABD vatandaşlarının mali konuda destek almaları için Büyükelçiliğe başvurabilecekleri vurgulanan uyarıda, ülkeyi terk etmeyeceklerin ise “acil durum planı” hazırlaması tavsiye edildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Hizbullah arasında artan gerilim dolayısıyla 1 Ağustos’ta vatandaşlarına “Lübnan’a seyahat etmemeleri” uyarısında bulunmuştu. ABD, Hollanda, Hindistan, İngiltere, Almanya, İsviçre, İtalya, Yunanistan, Fransa ve Polonya hava yolu firmaları, Orta Doğu’da yaşanan son gelişmeler üzerine güvenlik gerekçesiyle İsrail ve Lübnan’a bazı uçuşları iptal ettiklerini açıklamıştı.
HANİYE SUİKASTI
Hamas lideri İsmail Haniye, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için Tahran’da bulunuyordu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 31 Temmuz’da sabaha karşı yaptığı açıklamada, Haniye’nin Tahran’da kaldığı konutuna saldırı düzenlendiğini duyurdu. İran ve Hamas Hareketi alçak suikasttan İsrail’i sorumlu tuttu.
İsmail Haniye1962 yılında Gazze’deki bir mülteci kampında doğan İsmail Haniye, Hamas’ın kuruluşundan bu yana önemli bir isimdi. İsrail tarafından birçok kez hapse atılan Haniye, 2003 yılında İsrail’in suikast girişiminden kurtulmuştu. 3 yıl sonra Hamas’ın seçimleri kazanmasının ardından kısa bir süre Filistin Başbakanı olan Haniye, 2017 yılında Hamas’ın siyasi büro başkanlığına seçilmişti. Haniye, Katar, ABD ve Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde Hamas heyetine liderlik ediyordu.
Öte yandan ABD İran’ın misilleme saldırı planlarına karşı İsrail’in savunmasını güçlendirmek üzere harekete geçti. ABD Savunma Bakanlığı’nın gerilimin artmasının ardından İsrail’in savunmasına yardımcı olmak amacıyla ek savaş uçakları ve donanma savaş gemileri göndermesinin ardından gözler bölgeye çevrildi.
ARADA SADECE 10 KİLOMETRE VAR
İsrail Ordu Radyosu, ABD’nin nükleer enerjili uçak gemisi USS Theodore Roosevelt’in İran kıyılarından sadece 10 km (6,2 mil) uzaklıktaki Hürmüz Boğazı’na ulaştığını bildirdi.

“DÜNYA ÇOK ÖNEMLİ GELİŞMELERE SAHNE OLACAK”
Öte yandan İran medyasında da sık sık yayın akışı kesilerek askeri marşlar yayınlanmaya başladı. İran Devlet Televizyonu, “Önümüzdeki saatlerde dünya çok önemli gelişmelere sahne olacak” açıklamasını yaparak İsrail’le savaş imasında bulundu.
“SİYONİST REJİM BİTTİ”
İsmail Haniye suikastı sonrası İsrail’e misilleme sözü veren İran lideri Ayetullah Hamaney de, “Siyonist rejim bitti” paylaşımını X’teki sosyal medya profiline sabitledi.
BEKLENEN SALDIRI BİR TÜRLÜ GELMEDİ
İsrail-İran arasındaki topyekun savaş gerilimi Orta Doğu’yu sararken dünya Tahran’ın yapacağı saldırıya kilitlendi. Bütün dünya gece saatlerinde İsrail’in vurulacağını tahmin ederken beklenen saldırı bir türlü gelmedi. Batı istihbarat kaynakları İran’ın 12 Ağustos’ta başlayıp 13 Ağustos’ta sona erecek bir saldırı hazırladığını tespit ettiklerini söylüyor. İran’ın saldırısının, Lübnan’daki Hizbullah ile koordineli olacağı bildiriliyor.
TARİH MANİDAR
Saldırının 12 ve 13 Ağustos tarihlerini seçilmesi ise bir hayli manidar. Bu tarihler Yahudiler için yas ve oruç günüdür. Tişa beAv cumartesi gününe denk gelemez böyle bir durumda bir gün ertelenerek pazar günü icra edilir. Bu günün yas ve oruç günü olmasının sebebi, Yahudilerin kutsal mabedi olan Kudüs’teki Süleyman mabedinin MÖ 586 ve MS 70 yıllarında iki kez İbrani takvimine göre Av ayının 9’una denk gelen gün yıkılmış olmasıdır ve çeşitli felaketlerin hep bu güne denk gelmesidir. Bu bağlamda New York Times gazetesine konuşan istihbarat kaynakları bu saldırı tarihinin İran Dini Lideri Hamaney tarafından özellikle seçildiğini belirtiyor. İran kanadı bu tarihlerde yapılacak olan bir saldırının halkın psikolojisini etkileyeceğini de düşünüyor. Son olarak, İran’ın bu günde saldırmasının tatilde olan İsrail kanadı için bir sürpriz olması da bekleniyor. Dahası İran’ın asıl amacının başarılı bir saldırı gerçekleştirerek vekil güçleri dahil bölgede kontrolü tekrar sağlama isteği olduğu belirtiliyor.
ODASI DIŞARIDAN VURULDU
Orta Doğu’yu alev çemberine alan Haniye suikastında detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Son olarak İran Devrim Muhafızları, Hamas liderinin odasının dışarıdan ateşlenen kısa menzilli bir roketle vurulduğunu duyurdu.
İSRAİL ORDUSUNDAN BİR SUİKAST DAHA
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Tulkarim’e hava saldırısı düzenledi. Seyir halindeki bir otomobilin hedef alındığı saldırıda, toplam 5 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Saldırıda hayatını kaybedenlerden birinin Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Haitham Balidi olduğu ortaya çıktı bu iddia Hamas tarafından da kısa sürede doğrulandı.
]]>İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları devam ederken Hamas’ın lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesi, bölgedeki gerilimi daha da artırdı.
Saadet Partisi 81 ilde eş zamanlı olarak “Şehitlere Rahmet, Zalimlere Lanet” başlıklı basın açıklaması düzenledi.
Saadet Partisi İzmir İl örgütü Konak Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında İsrail’i kınarken, TBMM’ye de İsmail Haniye’nin ölümünün ardından yeni davet çağrısında bulundu.
Açıklamayı Saadet Partisi İzmir İl Teşkilat Başkanı Yaşar Eroğlu yaptı, İsrail ile ticarete devam eden Müslüman ülkelere tepki gösterdi.
“Soykırımı açıktan desteklemek İsrail’i daha da cesaretlendirmiştir”
İsrail’in durdurulmaması durumunda Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerin de tehlikede olduğunun altını çizen Eroğlu, şunları söyledi:
“İsrail’in 7 Ekim’den itibaren Gazze’de başlattığı işgal maalesef ki tüm acımasızlığıyla devam etmektedir. Yakın tarihin en acımasız ve en vahşi işgali; bugüne kadar on binlerce mazlumun canını almıştır. Siyonist rejim kadın, çocuk, yaşlı demeden hunharca bir şekilde katliamlar yaptı, yapmaya da devam ediyor. Hastaneleri, camileri, kiliseleri okulları ve mülteci kamplarını dahi hedef alan terör devleti; tüm dünyanın gözü önünde bütün savaş suçlarını işlemiştir. İsrail hapishanelerinde Filistinli mazlumlara uygulanan işkence ve tecavüzler ise artık uygulanan zulmün ne denli korkunç olduğunu gözler önüne sermektedir. Evet! Gazze’de bir soykırım vardır ve bu soykırım tüm dünya devletlerinin gözü önünde yapılmaktadır. Bütün bunlar yaşanırken bizler Batı’nın ikiyüzlü tutumuna bir kez daha şahit olduk. Rusya- Ukrayna savaşında tüm dünyayı ayağa kaldıran ABD ve Batı; aylardır uygulanan soykırımı açıkça desteklediğini her fırsatta dile getirmiştir. Tarihleri kötülükle yazılanların, bugün Netanyahu’ya alkış tutması sadece ve sadece Batı’nın gerçek yüzünü göstermiştir. Geçmişinde Leopold, Hitler, Mussolini ve daha nice caniler bulunduranlar tabii ki de Netanyahu’yu alkışlayacak, zulme destek verecektir. Uluslararası Adalet Divanı’nın bile savaş suçu işlendiğine hükmettiği bir dönemde soykırımı açıktan desteklemek İsrail’i daha da cesaretlendirmiştir. Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde bir kahraman gibi karşılanması ise işgale verilen desteği bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiştir.
“Terör devleti; yarın Mısır’ı, Türkiye’yi, Suudi Arabistan’ı ve diğer İslam ülkelerini hedef alacaktır”
Batı’nın bu ikiyüzlü politikası geçmişten beri aşina olduğumuz bir durumdur. Fakat İslam ülkelerinin aylardır kınamaların ötesinde bir adım atmaması, yaşananları sadece izlemesi ve hatta kimisinin devam etmesi Müslümanların vicdanını yaralamıştır. Ülkemiz de başta olmak üzere ticarete devam eden bazı İslam ülkeler, İsrail’in işlediği tüm suçlara ortak olmuştur. Silah sanayisinde kullanılan malzemeleri bile gönderen iktidar, tüm uyarılara rağmen aylarca ticarete devam etmiştir. İslam ülkelerinin bu sessizliği İsrail’e cesaret veren en başat unsur olmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın yaşanan her vahşeti sadece kınamakla geçiştirmesi soykırımın değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramamıştır. İsrail’in yegane hedefi bölge ülkelerini kana ve gözyaşına boğmaktır. Bugün zulme göz yumanlar, siyonizmin bir sonraki hedefi olduğunu unutmamalıdır. Bugün Yemen’i, Lübnan’ı, Filistin’i Suriye’yi ve İran’ı hedef alan terör devleti; yarın Mısır’ı, Türkiye’yi, Suudi Arabistan’ı ve diğer İslam ülkelerini hedef alacaktır. İsrail bölgemiz için en büyük tehdittir ve her devlet için en büyük beka sorunudur. Güvenliğini Filistin’den başlatmayanlar, yarın emniyette olmayacaktır. Kudüs’ü sahiplenmeyen, işlenen soykırımın karşısında durmayan ve somut hiçbir adım atmayan her yönetim; günü gelince pişman olacaktır. Çünkü İsrail’in hedefi sadece Filistin değil, tüm Müslüman coğrafyadır.
“Filistin davası, hepimizin davasıdır”
Biliyor ve inanıyoruz ki zafer Filistin’e nasip olacak. Öldürerek, yok ederek kazandığını sananlar; bugünün de yarının da en büyük kaybedenleridir. Hitler’i örnek alan Siyonist zihniyet, aynı akıbeti paylaşmaktan kaçamayacaktır. Türkiye başta olmak üzere tüm İslam ülkelerinin ve Filistin’den yana olan devletlerin atacağı adımlar, Siyonizm’i yerle yeksan edecektir. Bizler, ABD’nin katil Netanyahu’yu kongrede konuşturmasının ardından İsmail Haniye’nin TBMM’ye davet edilmesi çağrısı yapmıştık. Bugün de kendisinin çağrısı üzerine meydanlardayız. Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde Gazze ve İsrail hapishanelerindeki mahkumlar için destek mitingleri isteyen Haniye’nin şehadetinin ardından çağrımızı yineliyor ve Hamas’ın yeni lideri Halid Meşal’in Millet Meclisimize davet edilmesini talep ediyoruz. Filistin davası, hepimizin davasıdır.”
]]>Nazi Almanyası’nda katledilen Romanları anmak için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği anma programına katılan, sonrasında da Konak Kent Konseyi’nin Roman Sivil Toplum Örgütleriyle gerçekleştirdiği basın açıklamasına destek veren Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, anma gününde örnek bir iş birliğini de başlattı.
Konak Belediyesi ve İzmir Roman Dernekleri arasında ortak çalışmaların yapılmasını amaçlayan iş birliği sözleşmesine imzalar Basmane Semt Merkezi’nde düzenlenen törenle atıldı. Konak Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine Başkan Mutlu’yla birlikte eşi Necip Mutlu, CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emin Karameşe, Konak Belediyesi Meclis Üyesi Tolga Küleş, protokol taraflarından İzmir Ege Mahallesi Roman Kadın Çocuk Eğitim Müzik ve Spor Yardım Derneği Başkanı (İZEGEROM) Ertan Işıkadalı, Tepecik Müzisyenler Derneği Başkanı Ahmet Sezer, Ege Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Hakan Kara, Hücumspor Kulübü’nü temsilen Abdullah Cıstır, Roman dernekleri başkan ve temsilcileri ile Konak Belediyesi bürokratları ve meclis üyeleri katıldı. Protokolün hep birlikte imzalanmasının ardından Başkan Mutlu, törende yer alan Roman sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin görüş ve önerilerini bürokratlarıyla birlikte dinledi.
Mutlu: “Ötekileştirmeyi ve ayrımcılığı engellemek üzere çalışacağız”
Protokol imza töreninde konuşma yapan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Adil Kent, Eşit Yurttaş’ mottosunu hatırlatarak bundan sonra hiç kimsenin kendisini öteki hissetmediği bir ülke için, bir kent için çalışacaklarının sözünü verdi. Çözümün tekil dokunuşlarda değil hep birlikte, bir toplumun uğradığı ötekileştirmenin, bitirilmesini sağlamakta olduğunu vurgulayan Başkan Mutlu şunları söyledi: “Bugün bütün soykırımları lanetlediğimiz gibi Romanların yıllar önce Avrupa’da uğradığı soykırımı lanetlemek için sabah bir aradaydık. Konak nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturan kıymetli komşularımızla bir iş birliği protokolü imzalayacağız ve bu iş birliği protokolüyle önümüzdeki beş yıl boyunca biz en azından Konak’ta ötekileştirmeyi, ayrımcılığı, kendilerini farklı hissetmelerini engellemek üzere çalışacağız. ve umuyorum bu beş yılda çok güzel işler yapacağız. Protokolümüzün Konak’a, Konak’ta yaşayan Roman komşularımıza yararlı olmasını diliyorum.”
Karameşe: “Romanların başkenti Konak’tır”
CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emin Karameşe de Konak’ın Romanların başkenti olduğunu belirtti konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
” Türkiye’de Romanların başkenti olarak adlandırılabilecek ilçe Konak’tır. Türkiye’de herkes bizim hayatlarımızı dokuz sekizlik biliyor. Ama bizim hayatlarımız dokuz sekizlik değil. Ne yazık ki hayata çocuklarımız eksi birle başlıyorlar. Eğitimde, istihdamda, barınmada ve sağlıkta bizim dışımızdaki diğer toplumlardan bir sıfır geride başlıyoruz. Tüm kanaat önderlerimizin de söylediği tek bir sözümüz var, eğer yerel yönetimlerin destekleri olmazsa Romanların sorunlarının çözülmesi imkansız. O yüzden de birçok proje geliştiriyoruz, eylem raporları hazırlıyoruz. Bunların yerel yönetimler tarafından karşılık bulması en büyük umudumuz. Bugün Nilüfer Başkanımız proje bazında yapacağımız çalışmalar için bizlerle ortak bir protokol imzalıyor. Bu bizim için çok değerli. Önümüzdeki beş yılın Romanlar için nasıl geçeceğinin belki de bir simgesi olacak. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.”
Küleş: “Nilüfer Başkanımız bize sahip çıktı”
Konak Belediyesi Meclis Üyesi Tolga Küleş ise Başkan Mutlu’nun Roman toplumuna sahip çıkan bir başkan olduğunu ve bu sebeple şanslı olduklarını dile getirerek, “Bugün Nilüfer Başkanım bize öyle bir sahip çıktı ki hepinizin önünde teşekkür ediyorum. Aramıza yeni sivil toplum örgütleri katıldı. Bir çığ gibi büyüyoruz. Başkanımız her zaman ve her yerde yurttaşlık hakkını her yerde söylüyor. Romanlar dilinden düşmüyor ve biz kendimizi çok şanslı hissediyoruz” dedi.
]]>Ala, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde partisinin Bursa İl Başkanlığı 56. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, insanlığın vicdanının, aklının, dünyanın gözlerinin önünde Filistin’in yok edilmeye çalışıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle, onun da duygularını götürmek üzere Katar’a gittiklerini ve İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin cenaze merasimine katıldıklarını hatırlatan Ala, “En yüksek düzeyde temsil, Türkiye’den vardı. Tabii İslam dünyasının bütün ülkelerinden de oraya gelmişlerdi ve çok ciddi bir katılımla onu son yolculuğuna uğurladık. Allah gani gani rahmet eylesin.” diye konuştu.
Filistin’de gücün vicdansızların elinde zulme dönüştüğünü dile getiren Ala, cinayet şebekesinin katliamlarına devam ettiğini, dünyanın da bunu sadece seyrettiğini vurguladı.
Zalimlerle işbirliği yapan güç sahiplerinin zulme ortaklık ettiğini, onların da zalim olduğunu kaydeden Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir hatırlatmamız var; şimdi 2 bin 500 yılın davasını güdüyorlar. Peki 500 yıl önce İspanya’da yerle bir edilirken evleriniz, insanlarınız, oradaki Yahudiler katledilirken, sürgüne gönderilirken, kim bağrını açtı, kime sığındılar? Osmanlı’ya. Osmanlı zulme ‘dur’ dedi ve bağrını açtı, onları kabul etti. Ey İsrail, sığındıkları yerde çocukları öldürerek ancak ‘katil devlet’ olursun. Büyük devlet olmak istiyorsan Osmanlı’yı örnek al. İnsanlar zulme uğradıklarında sana sığınıyorlarsa sen büyük devletsin. Sığındıkları yerde insanları, bebekleri, ambulansları bombalayıp hastaları öldürüyorsan bırak o hülyaları, sen katil bir devletsin, sen devlet bile değilsin. Senin haddine mi Birleşmiş Milletlerde dünyanın gözünün içine baka baka yaptığın zulmün altını çizen ve onu dünyaya haykıran, mazlumların hakkını da dünyada savunan Recep Tayyip Erdoğan’a laf etmek? Hadi oradan.”
Efkan Ala, Türkiye’nin her zaman Filistin’deki kardeşleriyle bir ve beraber, yan yana olduğunu bildirdi.
Heniyye’nin Filistinlilere çağrısını anımsatan Ala, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gerçekten dayanamıyoruz ama elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz, yapacağız. İnşallah bu zalimler, insanlık düşmanları, soykırımcılar durdurulacak ve kardeşlerimiz orada iki devletli çözüme kavuşacaktır. Türkiye de bunun bayraktarlığını yapıyor, yapacak. Şimdi Heniyye’yi şehit ediyorlar. Heniyye’nin inançlarını şehit edebiliyor musun, yok edebiliyor musun? Heniyye ne istiyordu? Memleketine, insanına hizmet ve ülkesine bir devlet. Herkesin hakkı değil mi? Alçaklığın gideceği bir yer yok, vakur duruşun kazanacağı çok şey vardır. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Biz mücadelede sabır istiyoruz, mücadelede ayaklarımız geri gitmesin, tereddüt etmeyelim diye. Allah’ın izniyle oradaki kardeşlerimiz de her durumda dirençleri dimdik, vakur duruşlarını hiçbir zaman bozmadılar.”
Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler
Kısa zaman önce Çin’e gittiğini söyleyen Ala, bu ülkede önemli gelişmelerin olduğunu dile getirdi.
Kovid-19 salgınından sonra dünyada ekonominin seyrinin değiştiğine dikkati çeken Ala, “Türkiye Yüzyılı bir büyük hedeftir ve o hedefe giderken yapılacak olanları yapacak olan da bu AK kadrodur. Bunu bilelim. Orada birtakım görüşmeler yaptık. Türkiye sürekli görüşmelerini yapıyor. Geldiler burada da yatırım yaptılar. Yatırımları, üretimi artıracağız.” ifadesini kullandı.
Yerel seçimin sonuçlarını en ince ayrıntılarıyla masaya yatırdıklarını, didik ettiklerini anlatan Ala, “Millet bize bir mesaj vermişse onu olduğu gibi almak boynumuzun borcudur, milletimize karşı sorumluluğumuzdur. Biz millete hizmet için kurulmuş bir partiyiz, milletin değerleriyle uğraşmak, didişmek için değil. İstikamet üzere durduğumuzda aldığımız mesafeye Türkiye siyasi tarihi şahittir.” değerlendirmesini yaptı.
Efkan Ala, salgından sonra dünyada ekonomik sıkıntılar yaşandığına değinerek, şunları kaydetti:
“Tabii vatandaşlar, burada sandığa gittiğinde de değerlendirmesini yapar. Her zaman onların yaptığı değerlendirme doğrudur ve onun mesajını alamayan varsa yanlışı o yapıyor. 2007-2008’de de dünyada önemli bir ekonomik kriz ve daralma olmuştu. Her yeri etkilemişti, eksi büyüme yaşanmıştı. 2009’da da yerel yönetim seçimlerinde yüzde 38 çıktı. AK Parti, 48-50, oralara alışmış. Referandumlarda 69,5 almışız. Sonra 58 aldık. Tabii 50’lere alışmışız, 38 alınca ciddi bir sarsılma oldu ama AK Parti asla gerilemez. Gerilir ama gerilemez. O gerilmesi de yay gibidir; daha ileriye ok atalım, daha ileriye hedeflere koşalım diye.”
Daha çok tartışacaklarını, çalışacaklarını ve Türkiye’yi hedeflerine götüreceklerini vurgulayan Ala, Türkiye’nin Türkiye’den büyük olduğunu, Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, Orta Asya’ya kadar birçok coğrafyanın güçlü Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu belirtti.
Ala, ekonomik sorunları gidermek için hazırlanan Orta Vadeli Program’ın uygulandığını ifade ederek, “Onu destekleyecek olan Türkiye Yüzyılı’nın gerektirdiği reformları ve düzenlemeleri de biz, bütün birimlere çalıştırtıyoruz, her biri çalışıyor. İnşallah önümüzdeki sene, 4 yıl seçimsiz dönem var ya onun ilk senesi, altın yıl olan reformlar ve yeni düzenlemeler yılı olarak önümüzde. Bizim tarafımızdan inşallah değerlendirilecek. Çünkü biz bu hedeflere ulaşmak zorundayız, ulaşacağız. Başka çaresi yok.” görüşlerini aktardı.
Toplantıya, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları ve partililer katıldı.
]]>AK Parti Bursa İl Başkanlığı’nın 56. Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “Gücün vicdansızlar elinde nasıl zulme dönüştüğünü, dünyanın gözünün içine soka soka cinayet şebekesi bu cinayetleri işliyor ve dünya da seyrediyor. Gücü elinde bulunduranlar, zalimlerle iş birliği yapıyorlarsa zulme ortaktır ve zalimdirler. Şimdi 2 bin 500 yılın davasını güdüyorlar. Peki, 500 yıl önce İspanya’da yerle bir edilirken evleriniz, insanlarınız, oradaki Yahudiler katledilirken, sürgüne gönderilirken, kim bağrını açtı, kime sığındılar? Osmanlı’ya. Osmanlı, zulme ‘dur’ dedi ve bağrını açtı, onları kabul etti. Ey İsrail, sığındıkları yerde çocukları öldürerek, ancak katil devlet olursun. Büyük devlet olmak istiyorsan Osmanlı’yı örnek al. İnsanlar zulme uğradıklarında sana sığınıyorlarsa sen büyük devletsin. Sığındıkları yerde insanları, bebekleri, ambulansları bombalayıp hastaları öldürüyorsan bırak o hülyaları, sen katil bir devletsin, sen devlet bile değilsin. Senin haddine mi Birleşmiş Milletlerde dünyanın gözünün içine baka baka yaptığın zulmün altını çizen ve onu dünyaya haykıran, mazlumların hakkını da dünyada savunan Recep Tayyip Erdoğan’a laf etmek? Hadi oradan. Gerçekten dayanamıyoruz ama elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz, yapacağız. İnşallah bu zalimler, insanlık düşmanları, soykırımcılar durdurulacak ve kardeşlerimiz orada iki devletli çözüme kavuşacaktır. Türkiye de bunun bayraktarlığını yapıyor, yapacak. Şimdi Haniye’yi şehit ediyorlar. Haniye’nin inançlarını şehit edebiliyor musun, yok edebiliyor musun? Haniye ne istiyordu? Memleketine, insanına hizmet ve ülkesine bir devlet. Herkesin hakkı değil mi? Alçaklığın gideceği bir yer yok, vakur duruşun kazanacağı çok şey vardır. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Biz, mücadelede sabır istiyoruz, mücadelede ayaklarımız geri gitmesin, tereddüt etmeyelim diye. Allah’ın izniyle oradaki kardeşlerimiz de her durumda dimdik, vakur duruşlarını hiçbir zaman bozmadılar” diye konuştu.
Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişmelere de değinen Ala, “Pandemiden sonra dünyada ekonominin seyri değişti. Türkiye Yüzyılı bir büyük hedeftir ve o hedefe giderken yapılacak olanları yapacak olan da bu AK kadrodur. Bunu bilelim. Orada birtakım görüşmeler yaptık. Türkiye, sürekli görüşmelerini yapıyor. Geldiler, burada da yatırım yaptılar. Yatırımları, üretimi arttıracağız. Elbette bir seçim oldu ve seçimin sonucunda olan biteni de en ince ayrıntılarıyla bilin ki genel merkezde masaya yatırmışız ve didik didik ediyoruz. Millet bize bir mesaj vermişse onu olduğu gibi almak boynumuzun borcudur, milletimize karşı sorumluluğumuzdur. Biz, millete hizmet için kurulmuş bir partiyiz. Milletin değerleriyle uğraşmak, didişmek için değil, istikamet üzere durduğumuzda aldığımız mesafeye Türkiye siyasi tarihi şahittir. Tabii vatandaşlar burada sandığa gittiğinde de değerlendirmesini yapar. Her zaman onların yaptığı değerlendirme doğrudur ve onun mesajını alamayan varsa yanlışı o yapıyor. Ben şimdi şunu söylemek istiyorum; 2007-2008’de de dünyada önemli bir ekonomik kriz ve daralma olmuştu. Her yeri etkilemişti, eksi büyüme yaşanmıştı. 2009’da da yerel yönetim seçimlerinde yüzde 38 çıktı. AK Parti, 48-50, oralara alışmış. Referandumlarda 69,5 almışız. Sonra 58 aldık. Tabii 50’lere alışmışız, 38 alınca ciddi bir sarsılma oldu ama AK Parti asla gerilemez. Gerilir ama gerilemez. O gerilmesi de yay gibidir, daha ileriye ok atalım, daha ileriye hedeflere koşalım diye” dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten ise, “Tarih boyunca olduğu gibi mazlumlara, kanı haksızca dökülen kardeşlerimize her zaman sahip çıkacağız. Tarihi bir sorumluluğumuzdur. Ama o siyonistlerin hedefinde Anadolu’yu paylaşmak vardır. Onların sapık ideolojilerinin asıl bizi tehdit ettiğinin de farkındayız. Dolayısıyla bizim de Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’tan ibaret değil, dünya siyonizmi karşısında da vatanımızı ve milletimizi koruyacağımızı herkesin iyi bilmesini istiyorum” dedi.
Yıldırım Belediyesi Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Başkan Vekili Oktay Yılmaz, “Belki bugün bizim aldığımız sonuçlar, bizim dağınıklığımızın sonucudur. Onun için birlik ve beraberlik işin besmelesi deyip, inşallah geleceğe çok daha güçlü bir şekilde hazırlanacağız” dedi.
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, “Türkiye’nin kaderi ve AK Parti’nin hedefleri birbirine sımsıkı bağlıdır. Türkiye’nin geleceği, güçlü bir ekonomi üzerine inşa edilecekse bu ancak bizimle, AK Parti ile gerçekleştirilebilir. Çünkü biz bu ülkenin kaynaklarına ve gücüne yürekten inananlarız. Bizler, ekonomimizi daha da güçlü kılmak için var gücümüzle çalışacağız. Geleceğin Türkiye’si için her konuda lider bir ülke hedefi varsa bu ancak bizimle mümkün olacak. Gençlerimizin hayal ettiği Türkiye’nin anahtarı AK Parti’dir. Bu bayrağı bizlerden teslim alacaklar gelene kadar görevimizi layıkıyla yapmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin son 20 yılındaki tüm kazanımların en büyük kahramanı teşkilatımızdır. Son seçimlerde ülke genelinde aldığımız sonuçlar hepimiz için bir uyarı niteliğindeydi. Bu sonuçları bizden bekleneni gerçekleştirmek için bir fırsat olarak görüyoruz. Milletimizin beklentilerini karşılamak ve onlara en iyi hizmeti sunmak için ne gerekiyorsa yapacak ve güçlenerek yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu. – BURSA
]]>(SİNOP) – CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “An itibariyle Türkiye yüzde 50 üzerinde faiz vererek dövizi zorla tutmaya çalışan ve adeta yeni bir makro ekonomi politikası ile çalışanın, emeklinin, işsizin sırtına binen düzen yaratma peşinde. Milyonlarca emekli 12 bin 500 lira ile geçinmek zorunda. Çalışanların en az yarısı 17 bin lira asgari ücreti bir yıl boyunca mutfağına, ev kirasına, çoluğuna çocuğuna yetiştirmek zorunda. Adeta, Türkiye kan ağlıyor. Hiçbir zaman böylesine derin bir yoksulluk ile karşılaşmadı bu ülke” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Günaydın, bir dizi ziyaretler kapsamında bulunduğu Sinop’ta ANKA Haber Ajansı’na açıklamalar yaptı.
“22 yıldır uygulanan Kleptokrasi politikaları ülkenin hazinesini tamamen boşalttı ve ülkeyi maalesef perişan etti”
Gökhan Günaydın, şöyle konuştu:
“Türkiye aslında çok büyük bir ülke ve dünyanın en büyük 20 ekonomisinden bir tanesi. Ancak, 22 yıldır uygulanan kleptokrasi politikaları ülkenin hazinesini tamamen boşalttı ve ülkeyi maalesef perişan etti. An itibariyle Türkiye yüzde 50 üzerinde faiz vererek dövizi zorla tutmaya çalışan ve adeta yeni bir makro ekonomi politikası ile çalışanın, emeklinin, işsizin sırtına binen düzen yaratma peşinde. Milyonlarca emekli 12 bin 500 lira ile geçinmek zorunda. Çalışanların en az yarısı 17 bin lira asgari ücreti bir yıl boyunca mutfağına, ev kirasına, çoluğuna çocuğuna yetiştirmek zorunda. Adeta, Türkiye kan ağlıyor. Hiçbir zaman böylesine derin bir yoksulluk ile karşılaşmadı bu ülke. Buradan bir çıkışı AKP ile yakalayabilir miyiz? 22 yıldır sen dövizin bol olduğu, dünyada kredinin rahat olduğu dönemlerde onların inanılmaz bir çarçur düzenine, hırsızlık düzenine alet ettin. Bu saatten sonra kimsenin güveni de kalmadı. Zaten, yurttaşa sorulan sorularda ‘ekonomi düzelir mi’ sorusuna AKP ve MHP’liler de “düzelir” diye pozitif bir yanıt vermiyorlar. Bu bağlamda bu memleketin kurtulmasının yolu bu iktidarın gönderilmesinden geçer.
“AKP’yi geriye kalan zamanında hiç olmazsa kamu zararına işlem yapmamaya davet ediyoruz”
Eğer sen bir tasarruf tedbiri getiriyorsan ve gerçekçi tasarruf tedbirlerini kanunun içerisine koyabiliyorsan Cumhuriyet Halk Partisi buna niye hayır desin? Eğer sen adil bir vergileme düzenini ortaya koyabiliyorsan Cumhuriyet Halk Partisi buna niye hayır desin? Eğer içerik açısından bir itirazımız yoksa zaten bu tutumumuzu zaman zaman gösteriyoruz. Ama içeriğin yanlışsa ya da içeriğe koyman gerekeni koymamışsan CHP’den ana muhalefet partisi olarak bizden ve diğer muhalefet partilerden gelen tüm tekliflere hayır diyorsan, örneğin hayvan hakları ile ilgili bir yasayı sokak köpeklerini öldürmeye alet eden bir yasa haline dönüştürmek istiyorsan, öğretmenlik kanununda yapmaya çalıştığın düzenleme ile milyonlarca öğretmenin ve onlardan eğitim almak zorunda kalan çocuklarımızın haklarını çiğnemeye gayret ediyorsan ya da ticaret kanununda yapmayı düşündüğün değişikliklerle belirli e-ticaret firmalarına 80 milyar liraya ulaşan yeni avantajlar sağlamaya gayret ediyorsan CHP buna neden ‘evet’ desin? Son 15 gün içerisinde bize 6 yasa 3 tane uluslararası sözleşme ve bir teskere dayattılar ve dedik ki, biz bunların kamu yararına aykırı içeriklerinin farkındayız ve bunların geçirilmesine izin vermeyeceğiz. Bunlardan yalnızca vergi düzenlemesini geçirdiler. Zaten ona da 2 madde haricinde itirazımız yoktu. O maddeler de kapsamdan çıkartıldı. Geriye kalan sokak hayvanları yasasını da toplumun tüm muhalefetine rağmen bizim de meclisteki etkin çalışmamıza rağmen geçirmeyi başardılar. CHP’nin 127 milletvekilinden hasta ve yurt dışında olan 4’ü dışındaki 123’ü oylamaya katıldı ve ‘hayır’ dedi. Bu alanda biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz. AKP’yi geriye kalan zamanında hiç olmazsa kamu zararına işlem yapmamaya davet ediyoruz.
“İletişim Başkanlığı’nı toplum yararına çalışan bir birim haline dönüştürmek iktidarımızda öncelikli görevlerimizden biri olacaktır”
TİP Milletvekili Can Atalay’ın, milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik meclis kararını yok hükmünde sayan Anayasa Mahkemesi kararı yayımlandı. Artık daha fazla Yargıtay, Anayasa Mahkemesi tartışmasına meydan vermeden hukukun gereğini yapmak ve Silivri’de tutulan milletvekilinin bir an evvel meclise gelerek yasama faaliyetlerine katılmasına izin vermek durumundayız. Zaten, muhalefet partileri bu konuda görüşlerini ortaya koyuyorlar. Cumhur ittifakı bloğunun da bu hukuka aykırı tutumundan bir an evvel vazgeçmesi lazım. Önümüzdeki zaman diliminde partimizin bu konudaki yol haritasını toplumla paylaşacağız. Bir başka konu da yine adı instagram olan sosyal medya platformuna yönelik bir kısıtlama çabası. Artık, bu tip kısıtlamaları Kuzey Kore gibi ülkeler yapmaktadır. Haklı olduğunuz tartışmalar vardır ama bunları yönetme biçiminiz aslında ne olduğunuzun da temel göstergesidir. İnstagram’ı kapatarak Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği yetkiyi kullanarak hiçbir yere varılamaz. İletişim Başkanlığı’nı bir propaganda merkezinden çıkarmak ve Türkiye’nin toplum yararına çalışan bir birimi haline dönüştürmek de iktidarımızda ki öncelikli görevlerimizden biri olacaktır.”
]]>Karabük’te partisinin Yenişehir Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde düzenlediği Karabük Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, ana kademenin kararlılığı, gençlerin dinamikliği, hanımların çalışkanlığı sayesinde ve dayanışmanın verdiği güçle hep gurur duyacak işler yaptıklarını söyledi. Dağ, son seçimlerde Karabük’te alınan sonuçlar için herkesi tebrik ederek, zor seçim ve zor süreçte alınan bu neticenin çok kıymetli, yadsınamaz başarı olduğunu anlattı.
23. YIL DÖNÜMÜ TEMASI: UMUDUN, GELECEĞİN VE İCRAATIN ADI AK PARTİ
Ülkenin büyümesi için milletin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettiklerini, 10 gün sonra AK Parti’nin 23. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirten Dağ, “Bu sene hem illerde program icra edeceğiz hem de genel merkezde yeni yaptığımız konferans salonunda. Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar görev yapmış bütün bakanlarımız, milletvekillerimiz, MYK üyelerimiz, kurucularımızın katılacağı organizasyonla gerçekleştireceğiz. Temamız, ‘Umudun, Geleceğin ve İcraatın Adı AK Parti’ şeklinde olacaktır.” ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza DağAK PARTİLİ HAMZA DAĞ: MİLLETLE GÖNÜL BAĞIMIZ AYNEN DEVAM ETMEKTEDİR
“Son seçimlerde birileri alınan neticeden kendilerine büyük paye çıkarıyor olsa da biz biliyoruz ki, bizim milletle gönül bağımız aynen devam etmektedir.” diyen Dağ, bu ülkede iş, icraat, hizmet, eser dendiğinde akla gelen partinin AK Parti olduğunu, milletin 4 yıl daha bu ülkeyi AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na emanet ettiğini vurguladı.
“TÜRKİYE’DEKİ İSTİKRARDA AK PARTİ’NİN ÇOK BÜYÜK ETKİSİ VAR”
Bir süredir çevre coğrafyada zor dönemler yaşadıklarına değinen Dağ, “Zor süreçten geçiyoruz. Baktığımızda ‘istikrar adası’ diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası, huzur bozulmasının dışında kalan coğrafya. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve AK Parti’nin kesintisiz tek başına iktidar olmasının bunda çok büyük etkisi var. Sadece son 1 yılda yaşadığımız değil, Arap Baharı denilen süreçten hatta İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyaya baktığımızda istikrarsızlık, savaş ortamı, terörize edilen ortam olduğunu görüyoruz. Suriye’de yıllarca yaşandı.” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze’de yaşananlara ve buna bağlı son 1 haftadaki gelişmelere bakıldığında birilerinin işi nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Dağ, şunları kaydetti: “Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Heniyye’nin suikast sonucu şehit edilmesi olayı gerçekten tarihte not edilecek, sadece not edilmeyle kalmayıp tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı, çok net ifadesiyle, istikrarsızlık isteyenlerin tam arzuladığı nokta.

“MAZLUMDAN, MAĞDURDAN TARAF OLDUK”
Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Siz özgürlükten tarafta mısınız, mağdurdan tarafta mısınız, mazlumdan tarafta mısınız? diye, tarihin bu sürecinde duruşunuzu net şekilde gösteren husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan taraf olduk, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Heniyye’ye de amasız şekilde destek verdik.”
MUHALEFETE “GAZZE” ELEŞTİRİSİ
Muhalefetin Gazze konusundaki açıklamalarına eleştiriler getiren Dağ, “Ülkemizdeki muhalefete baktığımızda ne yazık ki, amasız bile değil, bugün orada 10 binlerce çocuğun ölüm fermanını imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’nde ayakta alkışlayanları cesaretlendiren, Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması tam bir yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için, ‘aman abilerimiz bize bir şey söylemesin’ diye onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için zalimleri cesaretlendirecek açıklamaların tamamı, açıkçası bu ülkenin, bu toprakların hassasiyetine bigane olunduğunun en büyük göstergesidir.” şeklinde konuştu.
Dağ, genel başkanından belediye başkanına bu konudaki duruşlarının net olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Ama karşı tarafın duruşuna baktığınızda onlar yine ne yazık ki, zalimden yana olmayı tercih etmiş noktadadırlar. Çok kritik süreçler. Bakıyorsunuz bir tarafta LGBT lobisine destek verenler, öbür tarafta çok net şekilde, ‘biz bu ülkenin değerini aile üzerine kurguladık ve aile üzerine kurgulamaya devam edeceğiz’ diyen yapı. Onun için daha işimiz çok, daha mücadelemiz çok uzun.”
]]>ERKAN KARACA
(ÇORUM) – CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, İl Özel İdaresi’ne mülakatla işe alınan kişilerin işe alım süreçlerinde usulsüzlük tespit ettiklerini söyledi. Tahtasız, “Çorum’da en iyi araç kullanan en iyi kalifiye ehliyete sahip olan ve en tecrübeli olan AKP İl Başkanının şoförü olmalı ki İl Özel İdaresi’nde pikap şoförü olarak atanmış. İl Özel İdaresi öyle bir liyakat gözetmiş ki AKP’de çaycı olan bir kişi vidanjör yardımcısı olarak işe alıvermiş. Çayı güzel yapan her şeyi güzel yapar misali o arkadaşımızı da işe almışlar” dedi. İşe alımlardaki adaletsizliğin giderilmesi çağrısı yapan Tahtasız, aksi halde suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ve il örgütü, İl Özel İdaresi’nde mülakatla işe alınan kişilerin işe alımlarında torpil ve usulsüzlükler tespit ettiklerini Kadeş Barış Meydanı’nda yapılan basın açıklaması ile açıkladı.
“Liyakatsiz uygulamaların biteceğe günlere yaklaştığımızı iyi bilsinler”
CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz şunları söyledi:
“Geçtiğimiz haftalarda yapılan İl Özel İdaresi’ne alımlarla ilgili daha önce kaygılarımızı vekilimizin de dile getirdiği gibi bir takım usulsüz işlemlerin yapıldığına hep beraber şahit olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Adında adalet olan ama uygulamasında adaletin a’sını uygulamayı bugüne kadar hiç göstermeyen bir anlayışın işe alımlarda özellikle torpil ve kayırmacılığın liyakate uymamanın en üst düzeyde gösterdiği bir alımın gerçekleştirildiğini hep beraber bir kez daha yaşadık ve yaşamaya da bu gidişle bu anlayışla devam edeceğimizi anlıyoruz. Ama şunu unutmasınlar şunu bilsinler ki; bu anlayış, bu devrin artık bu uygulamaların, bu adaletsiz ve liyakatsiz uygulamaların biteceğe günlere yaklaştığımızı iyi bilsinler. Öncelikle şunu da özellikle belirtmek istiyorum; basında da zaman zaman bu haberler yer aldı. Alımlarda CHP’ye bir kontenjan ayrıldığına yönelik asılsız, kabul edilemez haberlerin de geçtiğini görüyoruz. CHP’ye bir kontenjan ayrılarak bir işlem yapılmış gibi yavuz hırsız ev sahibini bastırmaya çalışmasın. CHP hiçbir zaman bu tür işlerde olmadı. Bir kontenjan ayrılması söz konusu değil. Milliyetçi Hareket Partisi’nin de ismi geçmekte o bizi ilgilendirmiyor. O onların kendi bileceği bir durumdur ama CHP’nin işe alımlarla Özel İdare konusunda da dahil olmak üzere herhangi bir kontenjan ayrılması söz konusu olmamıştır. Varsa da böyle bir bilge ve belgeleri de onların da açıklanmasını ortaya çıkmasını bekliyoruz.”
“Türkiye’de mülakat eşittir torpil demek ne yazık ki”
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ise şunları söyledi:
“Bu açıklamayı yapma gereği duyduk çünkü biz daha öncesinde de hem Sayın Valimizi, hem Genel Sekreter Recep Çıplak’ı hem AK Parti İl Başkanını, milletvekillerini buradan uyardık ama uyarımızı dinlemediler. Tekrardan bu alımlarda insanların kanayan yarası, işte torpil, tabi ki balık baştan kokuyor. Çünkü daha yakın 15 gün önce, ne oldu; Cumhurbaşkanı kendi danışmanını Anayasa Mahkemesi’ne atadı. Birçok bakanın çocuklarının atandığı yerleri de biliyoruz ama bizim şu an ki gündemimiz Çorum olacak. Çorum Valiliği İl Özel İdaresi bünyesinde çalıştırılmak üzere, 20 meslek dalında toplam 57 kişi işe alınacaktı. Bu alıma bin 837 vatandaşımız başvurdu. O sırada da tarafıma gelen torpil yapılacağı iddiaları üzerine 6 Temmuz günü sizlerle beraber biz gittik. Burada Sayın Salimizi ve Recep Çıplak’ı ve AK Parti yetkililerini, milletvekillerini ve il başkanını uyardık. Buna rağmen dedik ki biz noter huzurunda kura ile yapılmasını önerdik. Bu kurada hangi vatandaşımız çıkarsa, bizim başımız gözümüz üstüne çünkü siz bu bin 837 vatandaşımız başvurdu. Başvururken orada şartlar sundunuz. Neydi o şartlar; işte ehliyeti olması ya da yaş sınırı koydunuz ya da eğitim sınırı koydunuz. Bunları hak edip girmesi gereken vatandaşlarımız içerisinden de dedik ki ‘kura ile çekilsin bu torpil iddiaları da son bulsun’ dedik. AKP iktidarı ile birlikte Türkiye’de mülakat eşittir torpil demek ne yazık ki ve mülakat liyakatin katili demek bizim ülkemizde. Mülakat denildiğinde son 22 yılda yüzlerce hakim ve savcı adayının binlerce öğretmenin, polisin hemşirenin doktorun, mühendisin işçinin hakkı yendi bu ülkede. Hiçbir eksikleri yoktu oysa tek eksikleri AKP’li olmamak, onlar gibi düşünmemekti. AKP’nin tüm Türkiye genelinde ve kamu kurumlarında ve belediyelerde oynadığı mülakat tiyatrosunun bir benzeri de Çorum’da oynandı ve ne yazık ki mülakat kazandı, liyakat kaybetti. Gelinen noktada İl Özel İdaresi alımlarıyla ilgili bizim anlattıklarımız bin 837 kişi adına çırpınışlarımız, kimsenin hakkına girilmesin diye yürüttüğümüz mücadele sonuçsuz kaldı.
“İhtiyaç olmadığı halde bir kadro açıyorlar”
Daha önceden tarafımıza ulaşan torpil iddialarıyla işe alımlarının sonuçlanmasıyla bir daha tescillenmiş oldu. Açıklanan listeye baktığımızda AKP İl Başkanlığında çay ocağında çalışan kişinin, il başkanlığında şoför olarak görev yapan kişinin işe alındığını gördük. Çorum’da en iyi araç kullanan en iyi kalifiye ehliyet sahip olan ve en tecrübeli olan AKP İl Başkanının şoförü olmalı ki, İl Özel İdaresinde pikap şoförü olarak atanmış. Çaycı vidanjörden anlar mı demeyin şayet AKP’li ise herkes her işten anlayabilir. Her işe girebilir. İl Özel İdaresi öyle bir liyakat gözetmiş ki AKP’de çaycı olan bir kişi vidanjör yardımcısı olarak işe alıvermiş. Bu kişinin en kısa sürede yardımcılıktan terfi ettiğini ve müdürlük seviyesine kadar yükseldiğini görecek olursanız da şaşırmayın. Çayı güzel yapan her şeyi güzel yapar misali o arkadaşımızı da işe almışlar. Yine ilginç bir örnek var; Cumhurbaşkanı’nın Çorum mitinginde bu meydanda karikatür afişlerini hazırlayan kişinin oğlunun İl Özel İdaresi’ne alındığını tespit ettik. Cumhurbaşkanının hapis arkadaşlarının ve hapishane ziyaretçilerinin bakan yapıldığı bir ülkede bu çok normal hale geldi. Yine bakıyorsunuz özel biri var ama o iş ilanında o iş kolu yok. Bu özel kişiyi işe almak için dahiyane bir çözüm buluyorlar ve ihtiyaç olmadığı halde bir kadro açıyorlar ve o kadroya da o arkadaşımızı işe başlatıyorlar. Bu torpilli atamalar ve işe alımlar ilimizde ve ülkemizde ilk kez olmuyor ne yazık ki ancak biz ısrarla mücadele etmeye ısrarla hak hukuk çağrısı yapmaya devam edeceğiz.
“İşe giren vatandaşımızla derdimiz yok. Tek derdimiz adalet”
Konu AKP ise olmaz denen her şeyin kanun nizam tanımadan oldurulduğunu gördük. Daha önceki örneklerden de hatırlayacağınız üzere İŞKUR’a nal toplatan AKP İl Başkanlığında çaycı şoför, temizlikçi veya herhangi bir iş yapan kişilerin birer ikişer kamuya geçiş yaptığına çok rastladık ve gördük. İl Özel İdaresi alımlarında iktidar partisi AKP’nin de ittifak ortağı MHP’nin de nasıl, etkili olduğunu üzülerek gördük. Bu arada alımlarda partimize de kontenjan ayrıldığına yönelik iddiaları kesin bir dille yalanlıyor ve bu iddiayı ortaya atanları ispat etmeye davet ediyorum. Eğer ispatlamazlarsa müfteridirler. Gelinen noktada devletin organı olan Çorum Valiliği’nin ve İl Özel İdaresi’nin hükümete nasıl teslim olduğunu da görmüş olduk. Bu liyakatsiz ve torpilli atamaların sonucunda geriye kalan bin 780 kişinin nasıl kul hakkına girildiğini de gördük. Yüce Allah’ın ne ile gelirsen gel ama kul hakkıyla gelme kelamının nasıl yok sayıldığını göz göre göre nasıl günaha girildiğini hep beraber şahitlik ettik. Bu alımlarla alakalı Sayın Valimiz ve Recep Çıplak Genel Sekreter ve milletvekilleri bu olaya ‘dur’ deyip, bu adaletsizliği gidermezse biz de tabii yargı yolu açık olmak üzere il başkanımızla ilçe başkanımızla bu konuda suç duyurusunda bulunacağız. Dediğim gibi hiçbir işe giren vatandaşımızla derdimiz yok. Tek derdimiz adalet istiyoruz ve o bin 850 vatandaşımızın hakkının yenmesini istemiyoruz.”
]]>
(İSTANBUL) – Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’li belediye başkanlarının yaptığı “cumhurbaşkanı adayı” paylaşımlarına ilişkin, “Bütün belediye başkanı kardeşlerimin, özellikle bugünün sorunlarına, belde ve ilçelerdeki sorunlara odaklanmasını istiyorum. Bizim derdimiz, 4 yıl sonraki bir seçimin aktörlerini ya da adaylarını belirlemek değildir” diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile vergi borçlarına ilişkin,Saraçhane’deki yerleşkede basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan İmamoğlu, cumhurbaşkanı adaylığına yönelik Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in dün başlattığı, diğer bazı CHP’li belediye başkanlarının da devam ettirdiği “cumhurbaşkanı adayı” paylaşımlarına tepki göstererek, rahatsız olduğunu dile getirdi. İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bu paylaşımların benim zihnimde zerre kadar bir kıymeti yoktur. Bütün belediye başkanı kardeşlerimin, özellikle bugünün sorunlarına, belde ve ilçelerdeki sorunlara odaklanmasını istiyorum. Bizim derdimiz, 4 yıl sonraki bir seçimin aktörlerini ya da adaylarını belirlemek değildir. Bugün sadece işimize odaklanacağız ve sadece işimizi düşüneceğiz, memleketin sorunlarına çözüm oluşturmak için gayret göstereceğiz. Bize yapılan müdahalelere, engellemelere karşı dayanışma içinde olacağız. Çözümler üretme konusunda büyük gayretler göstereceğiz. Konumuz budur, bunlar dışındaki konulara müdahil olmasınlar, ilgilenmesinler. Varsa bir kısım duyguları, bunları şimdilik unutsunlar. Zamanı geldiğinde her şey konuşulur, çözülür. Böyle bir gündemimiz yok. Benim ruhumu zerre kadar ilgilendiren, okşayan bir tarafı yok. Tam aksine beni rahatsız etmiştir.”
Erken seçim tartışmaları: “Sesin çıkması gereken yer toplum”
Erken seçim tartışmalarına da değinen İmamoğlu, “Bence sesin esas çıkması gereken yer toplum. Milletin bu sesi çıkarmasından önce bu sesi bizim çıkartmamız farklı anlaşılabilir” dedi.
Sokak hayvanları yasası: “Her türlü şiddeti büyütür”
Sokak hayvanlarına ilişkin yasayla ilgili de İmamoğlu, “Memleketini, milletini, kurumlarını zora sokmaktır. Şunda bile insanları bölme çabası içerisinde iktidar. Biz diyoruz ki, dünyanın en büyük sorunu kutuplaştırmak. Her konuda bir kutuplaştırma arayışı. Allah akıl versin diyorum. Gerçekten bu konuda kötü bir süreç yaşanmıştır, yaşatılmıştır. Biz çok özel bir çaba, özellikle sahiplendirme konusunda yoğun bir çaba gösteriyoruz. Öldürmekten asla yana değiliz, yaşatmaktan yanayız. Sahiplendirme konusunda düzenli bir çalışma var. Bu söylemler her türlü şiddeti büyütür. Unutmayın, öldürme meselesi, kritik bir meseledir. Her türlü şiddeti büyütür. Onun için attığınız her adımın sosyolojik etkisini, psikolojik etkisini ve geleceğe dönük nesillere olan etkisini düşünmek zorundasınız” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, spor klüplerine de çağrı yaparak özellikle futbolcuların sahiplendirme konusunda lokomotif olması gerektiğini söyledi.
İsrail Dışişleri Bakanı’na yanıt: “Manevralar enteresan”
İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın, kendisini etiketleyerek sosyal medya hesabından yaptığı Türkçe paylaşıma da tepki gösteren İmamoğlu, “Seçimden önce terör örgütü adına biri konuşur, bizi över, ‘Niye böyle dedi’ diye anlatılır. İsrail Dışişleri Bakanı, yaptığı bir açıklamaya beni niye ekledi? Ben bunu anlayamadım. 5,5 yıldır buradayım, beni tebrik etmeye bile gelmediler. Beni bu konuda niye etiketledi, düşünmeden edemiyorum. Bu manevralar enteresan. Birtakım manevralarla bir fayda elde edeceğini zanneden akıl, basit ve zavallıdır. Ben gerekli cevabı verdim” diye konuştu.
Paris Olimpiyatları: “Spor, torundan öğrenilmez”
Paris Olimpiyatları açılışına Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın LGBTİ üzerinden gösterdiği tepkiye yönelik ise İmamoğlu, “Spor önemli, çok özel, evrenseldir. Çok hassas bir iştir. Meseleyi anlamak, kavramak gerektirir. Yani öyle torundan alınacak bir haberle hareket edilmez orada. Spor meselesi torundan duyulmaz, öğrenilmez. Spor meselesi çok derindir. Ona göre devletin politikaları geliştirilir. Bu bağlamda olimpiyatları ben şu çerçeveden takip ediyorum. Olimpiyat meselesi önemlidir. 2036’da dünyanın gelmiş geçmiş en güzel olimpiyatlarını bu şehrin göbeğinde yapmak istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Almanya ziyareti: “Çok verimli görüşmeler geçti”
Yabancı bir gazetecinin Almanya’da yaptığı ziyaretlere ilişkin sorusuna da İmamoğlu, “İlişkilerimiz, yerel yönetim üzerinden Almanya’yla olan Türkiye ilişkilerini güçlendirmek ve kuvvetlendirmek üzerineydi. Çok da verimli görüşmeler geçti. Diğer hususlarda her ülkenin kendi dış politikası konuları vardır, sorunları vardır, çözümleri vardır. Ziyaretimiz, Almanya ile Türkiye arasında Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı olaraktır” yanıtını verdi.
]]>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, beraberindeki il yönetimi ve ilçe başkanları ile Sivas temaslarını Koyulhisar, Suşehri, Akıncılar ve Gölova ilçe ziyaretleriyle sürdürdü.
Koyulhisar’da partisinin ilçe binasını ziyaret eden Çelik, burada yaptığı konuşmada Koyulhisar’a sahip çıkacaklarını vurgulayarak “Ne Kösedağ’ın eteklerindeki o güzel köyümüzü unutacağız ne de Koyulhisar’ı unutacağız. Nerede olursak olalım mutlaka bir gözümüz, bir kulağımız Koyulhisar’da olacak ve İstanbul’dan Koyulhisar için ne yapmamız gerekiyorsa Koyulhisar’a İstanbul’dan hizmet edeceğiz” dedi.
“Bütün dünya için barışı savunmaya devam edeceğiz”
Filistin’de devam eden katliama dikkat çeken Çelik, şunları söyledi:
“Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında, ikinci yüzyılın şafağında büyük bir yola çıkıyoruz. Yolumuz, demokrasi yoludur. Yolumuz, bu toplumu kucaklaştırma yoludur. Yolumuz, bütün dünyadaki savaşlara ‘hayır’ deme yoludur. Bugün Filistin’de çocuklar, kadınlar katlediliyor ama bütün dünya sessizlik içerisinde; ülkemiz için birliği, beraberliği savunmaya, bütün dünya için barışı savunmaya devam edeceğiz.”
Partiye üye olan gençlere rozet taktı
Partisinin Suşehri İlçe Başkanlığı’na da geçen Çelik, partiye yeni üye olan gençlere rozet taktı. Burada yaptığı konuşmada ata toprağını, ana toprağını, baba ocağını hiç unutmayacaklarının altını çizen Çelik, “Bir gözümüz mutlaka Suşehri’nde olacak. Kulağımız mutlaka burada olacak. Büyükşehir belediyesiyle ilçe belediyelerimizle buralar için ne yapılması gerekiyorsa bu kardeşlerimiz onu yapacak ve Suşehri’ne hizmet etmeyi her zamankinden daha güçlü bir biçimde gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.
“Hizmet götürürken insanların kimliğine bakmıyoruz”
CHP’li belediyelerin ayrım yapmadan her yurttaşa eşit hizmet götüreceğine vurgu yapan Çelik, “Bu ülkenin insanını birbirinden ayırmadan, kimliğine bakmadan, kim olduğuna bakmadan kazandığımız belediyelerde insanlara hizmet ediyoruz. A partili belediye, B partili belediye, hiç kimseye ‘hayır’ demiyoruz. Bundan sonra da asla ve asla bir yere hizmet götürürken insanların kimliğine, insanların etnik kökenine, mezhebine, inancına asla bakmayacağız” diye konuştu.
“Dedelerimiz birlikte emperyalizme karşı mücadele verdi”
Cumhuriyet’in kuruluşundaki birliğe ve beraberliğe dikkat çeken Çelik, dünya barışına vurgu yaptığı konuşmasında şunları söyledi:
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk arkadaşları, dedelerimiz, Milli Mücadele’de mücadeleyi, emperyalist güçlere karşı birlikte verdiler. Bu ülkede Çanakkale’de Alevi, Sünni’nin önüne geçti şehit oldu. Sünni, Alevi’nin önüne geçti şehit düştü. Bu ülkede Çanakkale’de Türk Kürt’ün önüne geçti, şehit düştü. Kürt, Türk’ün önüne geçti şehit düştü. Onlar birbirlerinin kanıyla bu güzel vatanı bizlere armağan ettiler. Dolayısıyla biz bu güzel vatanın çocukları olarak her zaman birliği savunacağız. Her zaman beraberliği savunacağız. Dünyanın barışını savunacağız.
“Katliamlara hayır diyeceğiz”
Filistin’de masum çocukların savaşta katledildiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün Filistin’de masum çocuklar, Filistin’de masum kadınlar, masum insanlar, İsrail tarafından katlediliyor. Bu katliamların karşısında olacağız sonuna kadar. Bu katliamlara karşı sesimizi yükselteceğiz. Bütün dünyanın sustuğu bir yerden, Anadolu’dan, İstanbul’dan gür bir biçimde katliamlara ‘hayır’ diyeceğiz. Dünya barışını savunacağız.”
]]>Cumhuriyet Meydanı Bürüngüz Cami önünde düzenlenen basın açıklamasına Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Baki Coşkun, il yönetimi, üyeler ve vatandaşlar katıldı. Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Baki Coşkun, ” İsrail’in 7 Ekim’den itibaren Gazze’de başlattığı işgal maalesef ki tüm acımasızlığı ile devam etmektedir. Yakın tarihin en acımasız ve en vahşi işgali; bugüne kadar on binlerce mazlumun canını almıştır. Siyonist rejim kadın, çocuk, yaşlı demeden hunharca katliamlar yaptı, yapmaya da devam ediyor. Hastaneleri, camileri, kiliseleri, okulları ve mülteci kamplarını dahi hedef alan terör devleti; tüm dünyanın gözü önünde bütün savaş suçlarını işlemiştir. İsrail hapishanelerinde Filistinli mazlumlara uygulanan işkence ve tecavüzler ise artık uygulanan zulmün ne denli korkunç olduğunu gözler önüne sermektedir. Evet! Gazze’de bir soykırım vardır ve bu soykırım tüm dünya devletlerinin gözü önünde yapılmaktadır. Daha önce nice İslam ülkesinde yaşananlar bugün Gazze’de tekrar etmektedir. İnsanlığın, vicdanın ve uluslararası hukukun yok sayılarak işlendiği bu katliamlar, şimdiden tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. İsrail barışı, huzuru ve uluslararası hukuku hedef alarak tüm dünyayı büyük bir kaosa çekmektedir” dedi.
Baki Coşkun, “Bütün bunlar yaşanırken bizler Batı’nın iki yüzlü tutumuna bir kez daha şahit olduk. Rusya- Ukrayna savaşında tüm dünyayı ayağa kaldıran ABD ve Batı; aylardır uygulanan soykırımı açıkça desteklediğini her fırsatta dile getirmiştir. Sözde demokrasinin ve medeniyetin beşiği olanlar; uygulanan kan dondurucu vahşete alkış tutmaktadır. Soykırımla, işkencelerle ve katliamlarla maruf olanların İsrail’i desteklemesi bizleri şaşırtmamıştır. Tarihleri kötülükle yazılanların, bugün katil Netanyahu’ya alkış tutması sadece ve sadece Batı’nın gerçek yüzünü göstermiştir. Geçmişinde nice caniler bulunduranlar tabii ki de Netanyahu’yu alkışlayacak, zulme destek verecektir. Uluslararası Adalet Divanı’nın bile savaş suçu işlendiğine hükmettiği bir dönemde soykırımı açıktan desteklemek İsrail’i daha da cesaretlendirmiştir. Katil Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde bir kahraman gibi karşılanması ise işgale verilen desteği bir kez daha tüm dünyaya ilan etmiştir. Batı’nın bu ikiyüzlü politikası geçmişten beri aşina olduğumuz bir durumdur” ifadelerini kullandı.
İktidara çağrıda bulunan Coşkun, “Buradan iktidara sesleniyoruz; İsrail ancak güçten anlar. Bu sebeple Siyonist terör örgütüne karşı somut adımlar atılmalı, ülkemizin gücü gösterilmelidir. Bu çerçevede; diplomatik ilişkiler kesilmelidir. Ticari ambargo kararı alınmalı, ticaret tamamen sona erdirilmelidir. Hatta ülkemizin kara, hava ve deniz sahası kullanılarak katil İsrail’e lojistik destek sağlanmasına engel olunmalıdır. Petrol vanaları acilen kapatılmalı, enerji temini durdurulmalıdır. İncirlik ve Kürecik üsleri başta olmak üzere tüm NATO üslerinden, katil İsrail’e verilen her türlü destek durdurulmalıdır” dedi.
İsrail’in yegane hedefi bölge ülkelerini kana ve gözyaşına boğmaktır
Baki Coşkun, “İslam ülkelerinin bu sessizliği, Katil İsrail’e cesaret veren en başat unsur olmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın yaşanan her vahşeti sadece kınamakla geçiştirmesi, soykırımın değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramamıştır. Bizler Necmettin Erbakan Hocamızın ilk günden itibaren söylediğini söylemeye, bölge ülkelerini ikaz etmeye devam ediyoruz. ve diyoruz ki; İsrail’in yegane hedefi bölge ülkelerini kana ve gözyaşına boğmaktır. Bugün zulme göz yumanlar, siyonizmin bir sonraki hedefi olduğunu unutmamalıdır. Bugün Yemen’i, Lübnan’ı, Filistin’i, Suriye’yi ve İran’ı hedef alan terör devleti; yarın Mısır’ı, Türkiye’yi, Suudi Arabistan’ı ve diğer İslam ülkelerini hedef alacaktır. İsrail bölgemiz için en büyük tehdittir ve her devlet için en büyük beka sorunudur. Güvenliğini Filistin’den başlatmayanlar, yarın emniyette olmayacaktır. Kudüs’ü sahiplenmeyen, işlenen soykırımın karşısında durmayan ve somut hiçbir adım atmayan her yönetim; günü gelince pişman olacaktır. Çünkü İsrail’in hedefi sadece Filistin değil, tüm Müslüman coğrafyadır. Bunu da Büyük İsrail Projesi olan BOP’un eliyle işletmektedir. O yüzden diyoruz ki; Bugün Gazze yarın Türkiye, İsrail’e karşı BOP’a dur de. Bu hakikati yıllardır tüm İslam ülkelerine anlatmaya çalışan, hayatını Filistin’in özgürlüğü için adayan Şehit Komutan İsmail Haniye’nin şehadeti, bölgemizdeki ateş çemberinin gittikçe büyüyeceğini göstermektedir. Bir kez daha söylüyoruz; İslam ülkeleri için birlik ve beraberlikten başka çıkar yol yoktur. Batı’nın ve siyonist rejimin böl, parçala, yok et stratejine karşı; birlik, bütünlük ve cesaret anlayışı dışında kurtuluş olmayacaktır. Kurtuluşun tek yolu vardır. Şahsiyetli bir dış politika ile İslam Birliğinin kurulmasıdır” şeklinde konuştu.
Başkan Baki Coşkun, “Bizler işlenen vahşetin, uygulanan soykırımın ve dökülen kanın zaferle neticelenmeyeceğini biliyoruz. Zalimin mazluma, batılın hakka, zulmün merhamete, kötülüğün iyiliğe galebe çaldığı görülmemiştir ve görülmeyecektir. Bu dava yetimlerin, öksüzlerin, biçarelerin davasıdır. Bu dava ümmet-i Muhammed’in, insanlığın ve vicdandan yana olanların davasıdır. Bu dava Yaser Arafat’ın, Şeyh Ahmed Yasin’in, Abdülaziz El Rantisi’nin, Salih Aruri’nin ve İsmail Haniye’nin davasıdır. Biliyor ve inanıyoruz ki zafer Filistin’e nasip olacak. Öldürerek, yok ederek kazandığını sananlar; bugünün de yarının da en büyük kaybedenleridir. Zulüm ile abad olunduğu görülmemiştir. Hitler’i örnek alan siyonist zihniyet, aynı akıbeti paylaşmaktan kaçamayacaktır. Dünün Nazileri hangi hüsranı yaşadıysa, bugünün neonazileri de aynı hüsranı tadacaktır. Netanyahu’ya alkış tutanlar Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta nasıl kaybettiyse Filistin’de de kaybedecektir” dedi.
Coşkun, “Türkiye başta olmak üzere tüm İslam ülkelerinin ve Filistin’den yana olan devletlerin atacağı adımlar, siyonizmi yerle yeksan edecektir. Bizler, ABD’nin katil Netanyahu’yu kongrede konuşturmasının ardından İsmail Haniye’nin TBMM’ye davet edilmesi çağrısı yapmıştık. Bugün de kendisinin çağrısı üzerine meydanlardayız. Gazze ve İsrail hapishanelerindeki mahkumlar için destek mitingleri düzenlenmesini isteyen Haniye’nin şehadetinin ardından çağrımızı yineliyor ve Hamas’ın yeni lideri Halid Meşal’in Millet Meclisimize davet edilmesini talep ediyoruz. Meydanları dolduran kardeşlerimiz, Şehit Komutan İsmail Haniye’nin bizler için vasiyet olan isteğini yerine getirmektedir. Buradan bir kez daha kendisine ve Filistin için canını ortaya koyarak şehadete eren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Filistin davası, hepimizin davasıdır ve zafer Allah’ın izniyle bizlere nasip olacaktır. “Nehirden denize özgür Filistin” bir hayal değil, bir hakikattir ve bu hakikat mutlaka gerçekleşecektir. Buradan bir kez daha en gür sesimizle haykırıyoruz; bir Filistin vardı, bir Filistin gene var ve daima var olacak” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
]]>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ Karabük’te konuştu
KARABÜK – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gazze’de yaşananlar karşısında mazlumun ve mağdurun yanında olduklarını belirterek, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” dedi.
AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.
İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, ” Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya- Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.
“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”
Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”
Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı.
]]>(İSTANBUL) – Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve vergi olarak tek kuruş borçlarının kalmadığı açıkladı. İmamoğlu, “İktidardan övgü beklediğimiz yok. Yıllardır devam ettirdikleri ve gerçekten vicdanlara sığmayan suçlamaları yapmaktan vazgeçsinler yeter. Millet bu tarzınızdan usandı. Milletimizi kandırmaktan, manipule etmekten vazgeçsinler yeter” dedi. İmamoğlu, yerel seçim öncesinde Cumhurbaşkanlığı kanalıyla AKP’li 24 ilçe belediyesine 45’er milyon TL’lik seçim yardımı yapıldığını da belgeleriyle açıkladı ve “Bir tek Silivri Belediyesi hariç. Orada MHP vardı. Ortaklarına göndermemişler. Trajikomik” ifadelerini kullandı.
TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta AKP grup toplantısındaki “Hazine ve Maliye Bakanlığımız, belediyelerin borçlarının kaynağında tahsiline başlayacak. Milletin varlığını değişik yerlerde harcamaya müsaade yok. Öyle 25 kuruşa simit yok” açıklamasıyla gündeme gelen CHP’li belediyelerin SGK’ya olan prim borcu tartışmaları hakkında basın toplantısı düzenledi. İBB’nin Saraçhane’deki ana yerleşkesindeki toplantıda İmamoğlu, “Belediye borçları üzerinden yaratılan tartışmanın gerçek fotoğrafını çekeceğiz” sözleriyle konuşmasına başladı.
“Başarısızlıklarını ifşa ettiler”
“Göreceksiniz ki, yönetme becerisini uzun süre önce kaybeden bu hükümet ve hükümetin başı, beceriksizliklerini CHP’li belediyelere kara çalıp örtmeye çalışırken aslında kendi başarısızlıklarını da bir kez daha ifşa ettiler” diyen İmamoğlu, “Hoş bir süreç işletilmiyor. Muhataplar masada olmadan, tartışmadan, çözüm aramak için değil; cezalandırma tavrı, bizlere çok kötü bir dönemi yaşatmakta. Sadece CHP’li belediyelerin SGK ya da vergi borcu varmış gibi başlatılan tartışma, halkımıza önemli bazı verileri aktarmak için de bize fırsat verdi” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlarımız yalana itibar etmedi”
CHP’li belediyeleri SGK’ya en çok borcu olan belediyeler arasında gösteren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a tepki gösteren İmamoğlu, “Unvanında ‘profesör’ titri de olan Bakan Sayın Vedat Işıkhan, bir canlı yayında şöyle dedi, ‘CHP belediyeciliği çöp, çamur, çukur belediyeciliğiydi, şimdi buna bir de borç belediyeciliği eklendi’. Bu çöp, çamur dedikoduları, ‘Haliç kokuyor’ gibi yalanlar geçtiğimiz 5 yıl boyunca ülkemizin Cumhurbaşkanı tarafından da pek çok kez dile getirildi. Vatandaşlarımız ise bu yalanlara itibar etmedi, yanıt vermek için sabırla bekledi. 31 Mart 2024’te de de teşbihte hata olmaz, ‘Osmanlı tokadı’ gibi bir yanıtı seçim sandıklarında iktidar partisine patlattı. Bu demokratik uyarıdan ders çıkarmayı ne yazık ki yine beceremediler” diye konuştu.
“Hangi şirketlerin borcunu saklıyorsunuz”
Işıkhan yönetimindeki SGK’nın mali durumunun fotoğrafını İmamoğlu, şu sözlerle kamuoyu ile paylaştı:
“22 yıldır yönettikleri SGK’nın açığını 3 kat artırdılar. Yasal olarak mecbur oldukları halde 2016 yılından beri SGK’ya borcu olan şirketleri açıklamıyorlar. Hangi şirketlerin borcunu vatandaştan saklıyorsunuz? Kamu kuruluşu belediyeleri her gün açıklıyorsunuz da neden borçlu şirketleri açıklamaktan imtina ediyorsunuz? Nedir bu korku? Tekrar altını çizelim, yasal zorunluluk olduğu halde açıklamıyor. Üstelik yılda 2 kez açıklamak mecbur olduğu halde saklıyorlar. Açık rekoru kıran SGK’ya vatandaşın vergilerinden, sadece 2023 yılında 885 milyar lira aktarılmıştır. Bu rakam neredeyse belediyelerin borcu diye lanse edilen rakamın 10 katıdır. Son 3,5 yılda SGK’ya vergilerimizden aktarılan tutar toplamı 2,3 trilyon liradır. Yani bunu aslında SGK’ya verilen borç gibi düşünün. Kamuya hizmet eden belediyelerin dile getirilen borcu, SGK’ya son 3,5 yılda aktarılan paranın sadece yüzde 4,3’ü. CHP’li belediyeleri borç belediyeciliği ile suçlayan Bakan Bey’in karnesi işte bu kadar bozuktur. Siz önce kötü yönetiminizle batırdığınız SGK’yı düze çıkarın Sayın Bakan. Kendi başarısızlığınızın faturasını belediyelere kesmeye çalışmayın. Bu kadar büyük batığın sahibi iken nasıl oluyorsa her gün ekranlara çıkıp rahat rahat konuşuyorlar, vallahi aklım almıyor. Normalde utanılması gereken bir durum da bile halkın belediyelerini suçluyorlar.”
“Ne borçlar ödedik”
İBB’nin SGK’ya tek kuruş borcu olmadığını vurgulayan İmamoğlu, “Belediyeye bağlı 5 iştirak şirketimizin 1,5 milyar liralık borcu vardır. Bizden önceki borç ise 2021 yılından başlayarak yapılandırmıştır. Yıllara sair ödenmektedir. Bu ülkede borcu olmayan hane, borcu olmayan işletme mi vardır? Ödüyorsan, ödemekte anlaşmışsan bu borç değildir artık. 7 iştirak şirketimizin de 2,3 milyar lira borcu bulunmaktadır. Kuşkusuz bunlar da ödenecektir. Ödüyoruz da. Ne borçlar ödedik” diye konuştu.
” İçişleri Bakanlığı, suç dosyalarını sümen altı ediyor”
İmamoğlu, eski İBB yönetiminin tek bir imar operasyonuyla Fatih Vatan Caddesi’ndeki bir arsa üzerinden özel bir şirketin cebine 106,5 milyon dolar girdiğini söyleyerek “Bu kıyak imzanın getirisi bile İBB’nin bugünkü SGK borcundan 1 milyar lira daha fazladır. Bu usulsüzlük dosyası da diğer 40’a yakın dosya gibi 3 yılı aşkındır İçişleri Bakanlığı’nda sümen altı edilmektedir. Soruşturulmasına bile izin verilmedi. 3 yıl önce verdiğimiz dosyalardaki kamu zararı toplamı 12 milyar liraydı. Bugünün parası ile 40 milyarı buldu. Hala yargıdan kaçırıyorlar” ifadelerini kullandı.
“İsraf belediyeciliğini bitirdik”
“Biz, israf belediyeciliğini bitirdik” diyen İmamoğlu, “Bizim böyle halkın parasının birilerine kıyak çekildiği tek bir dosyamız yoktur. Hamdolsun alnımız ak. Borcumuz varmış… Bizim namusuyla, emeğiyle, kendi kaynağını her tür zorluğa rağmen yaratarak borcunu ödeyen iştiraklerimiz, belediyelerimiz var. 2019 yılındaki seçim öncesinde İGDAŞ’ı yönettikleri dönemde BOTAŞ’a dahi gaz parası ödemediler. 5 yıl öncenin parası ile 1,1 milyar liralık borçlarını da devlete biz ödedik. Bugünün parasıyla yaklaşık 200 milyon dolarlık bir ödemeydi bu. Bugünkü SGK borcumuzun 3 katı yapıyor. Biz ödedik devlete bu parayı. Onlar ödemediler” diye konuştu.
“Millet bu tarzınızdan usandı”
Göreve geldikleri 2019’da toplam 101 milyon 869 bin dolar, bugünün parasıyla 3,5 milyar TL SGK ve vergi borcu devraldıklarını açıklayan İmamoğlu, şunları söyledi:
“Biz, ekonominin alt üst olduğu, pandemi nedeniyle hayatın aylarca durduğu bir dönemde görev yaptık. 6 metro hattını hizmete açıp olağanüstü altyapı yatırımlarını da bu dönemde gerçekleştirdik. 12 iştirak şirketimiz, Türkiye’nin en büyük 500 şirketi listesine girdi. İktidardan övgü beklediğimiz yok. Yıllardır devam ettirdikleri ve gerçekten vicdanlara sığmayan suçlamaları yapmaktan vazgeçsinler yeter. Millet bu tarzınızdan usandı. Milletimizi kandırmaktan, manipule etmekten vazgeçsinler yeter. İşinize odaklanın kardeşim. Yapmanız gerekenleri yapın. Mesela bir tanesini hatırlatayım. 14 ay önce Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu millete söz verdiniz. Mülakatı kaldırın. Bunu yapmak için para lazım değil, işçi lazım değil, araç lazım değil. Sadece Cumhurbaşkanı bir imza atacak, mülakat kalkacak. 14 aydır bu sözü bile tutmama sebebiniz nedir? Hangi kötü alışkanlığınızdan vazgeçemiyorsunuz? Neden hala KPSS’de büyük başarı kazanan gençler mülakatta eleniyor? Siz bunun izahını yapın önce.”
“TBB olarak çözüm paketi hazırlıyoruz”
Parti ayrımı yapmaksızın söz konusu borçların uzlaşı içinde ödenmesi için çalışılması gerektiğine vurgu yapan İmamoğlu, “İcra göndererek değil, Cumhurbaşkanı dedi diye kraldan çok kralcılık yaparak değil. Bu borçların ödenmesi konusunda da belediye başkanı arkadaşlarımla çalışıyoruz. TBB çatısı altında çözüm önerilerimizden oluşan paketi en kısa zamanda ilgili makamlara sunacağız. Kimsenin hamasi gündem maddeleriyle halkın gerçek sorunlarını perdelemesine müsaade etmeyeceğiz. Yapıcı öneri paketimizi de çok yakında ilgili makamlara göndereceğiz” dedi. Işıkhan yönetimindeki SGK’nın mali durumuna anlatan İmamoğlu, “22 yıldır yönettikleri SGK’nın açığını 3 kat artırdılar. Yasal olarak mecbur oldukları halde 2016 yılından beri SGK’ya borcu olan şirketleri açıklamıyorlar. Hangi şirketlerin borcunu hangi ayrıcalıklarından dolayı saklıyorsunuz? Kamu kuruluşu belediyeleri her gün açıklıyorsunuz da neden borçlu şirketleri açıklamaktan imtina ediyorsunuz? Nedir bu korku? Üstelik yılda 2 kez açıklamak mecbur olduğu halde saklıyorlar” bilgilerini paylaştı.
Açık rekoru kıran SGK’ya vatandaşın vergilerinden sadece 2023 yılında 885 milyar lira aktarıldığını belirten İmamoğlu, “Bu rakam neredeyse üstüne üşüştükleri belediyelerin borcu diye lanse edilen rakamın 10 katıdır” diye konuştu.
“Başarısızlığınızın faturasını belediyelere kesmeye çalışmayın”
“Son 3,5 yılda SGK’ya vergilerimizden aktarılan tutar toplamı 2,3 trilyon liradır” bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Yani bunu aslında SGK’ya verilen borç gibi düşünün. Kamuya hizmet eden belediyelerin dile getirilen borcu, SGK’ya son 3,5 yılda aktarılan paranın sadece yüzde 4,3’ü. CHP’li belediyeleri borç belediyeciliği ile suçlayan Bakan Bey’in karnesi işte bu kadar bozuktur ve sefil durumdadır. Siz önce kötü yönetiminizle batırdığınız SGK’yı düze çıkarın Sayın Bakan. Kendi başarısızlığınızın faturasını belediyelere kesmeye çalışmayın. AK Partili, CHP’li ve diğer partili belediyelerden çıkarmayın. Bu kadar büyük batığın sahibi iken nasıl oluyorsa her gün ekranlara çıkıp rahat rahat konuşuyorlar, vallahi aklım almıyor. Normalde utanılması gereken bir durumda bile halkın belediyelerini suçluyorlar” diye konuştu.
“Türkiye de SGK gibi kötü yönetiliyor”
“SGK batık da Türkiye’nin durumu iyi mi” diye soran İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“Maalesef Türkiye de tıpkı SGK gibi çok kötü yönetiliyor. Ekonomist olduğunu dile getiren Sayın Cumhurbaşkanı, birkaç yıl önce ekonomi biliminin aksine bazı kararlar aldı. Bu kararlar sırasında çok sayıda Ekonomi Bakanı, Merkez Bankası Başkanı görevlerinden alındı. Faizlerle deney yapan Sayın Cumhurbaşkanı, günün sonunda hem sebep dediği faizi hem de sonuç olarak gördüğü enflasyonu patlatmayı başardı. Savaştaki Rusya’nın yıllık enflasyonu Türkiye’nin aylık enflasyonundan daha az. Arjantin ve Suriye’den sonra Türkiye, dünyada enflasyon oranı en yüksek 3’üncü ülke oldu. Bu ülkede çalışanların neredeyse yüzde 50’si asgari ücret civarında bir ücretle çalışırken bu enflasyon altında bırakın kira ödemeyi, yemek yemeyi, nefes alamaz hale geldiler.
Kur Korumalı Mevduat’ın faturasını sordu
Enflasyon, faiz ve döviz kontrolden çıkınca dövize endeksli mevduat yaratıldı, adına ‘Kur Korumalı Mevduat’ denildi. İnanılmaz bir gelir transferi yaratıldı. Zaten zengin olan daha da zengin oldu. Bundan 2 ay önce 4 Haziran 2024’de Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ‘Kur Korumalı Mevduat’tan kaynaklı Merkez Bankası zararı 833 milyar liradır’ dedi. Siz bana borç soruyorsunuz, ben size bunu soruyorum. Bakın, birisi aklına aniden gelen bir şeyi denedi, bu ülkenin sadece Merkez Bankası’nın 833 milyar lirası yok oldu. Bu deneyin faturası, dile getirdikleri belediye borcunun neredeyse 10 katı. Belediyeler borçluymuş… Dönün önce bu memleketin sırtına bindirdiğiniz yüke, kendi borcunuza bakın. Yarattığınız ekonomide devlet de millet de borçlanmadan yaşayamıyor. Bugün Hazine borçlanma oranı yüzde 100’ün üzerinde. Borç stoku katlanarak büyüdü. 2018 başında 892 milyar TL olan kamu borç stoku 2024 Haziran itibarıyla 7,9 trilyon TL’ye fırladı. Borcumuz, tam 9 kat arttı.
Yandaş medyaya aktarılan paralar…
Size kontrolünü, aklını yitirmiş bir kamu harcaması örneği vereyim. Bir reklam harcaması anlatacağım size ama buradaki medya kuruluşlarının hemen hepsi bu reklam harcamasından tek kuruş elde etmemiştir. Çünkü kamu bankalarının sadece hangi medya gruplarına reklam verdiği belli. Şimdi vereceğim rakamlar, Ziraat Bankası ve Halk Bankası’nın 2023 faaliyet raporundan alınmıştır. Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, kamu bankalarıdır. Bu bankaların kazançları arttığında daha fazla vergi öderler ve her yıl kar üzerinden Hazine’ye aktarılacak iştirak kazancı artar. Kamu bankalarının kazancındaki azalma durumunda ise bütçe gelirlerini olumsuz etkiler. Aslında kamu bankalarında yapılan her yanlış veya gereksiz harcama nedeniyle bütçeye girecek para azalır. Kamu kaynağı çarçur edilmiş olur. Son 3 yılda sadece iki kamu bankasından ödenen ilan-reklam harcaması 5 milyar 784 milyon liradır. Oysa aynı 2 bankanın 2024 yılındaki ilk 6 aydaki zararı 42 milyar liradır. Bu 42 milyar vatandaşın vergilerinden yani Hazine’den bu bankalara ödenmiştir. 6 ayda 42 milyar zarar eden devlet kuruluşları neden yaklaşık 6 milyar liralık reklam harcaması yapmıştır? Bu reklam harcamalarına sayın Maliye Bakanı neden göz yummaktadır?
“Gündeme bizim getirilmemiz fırsatçılıktır”
Öğretmenler odasındaki elektrikli çaydanlığı tasarruf diye kaldıranlar, kamu bankalarının reklam harcamalarına neden sessizdir? Biz bu sorunun cevabını biliyoruz. Yönetimin esası israf olmuş. Biz israfı kesip, devraldığımız borçlar, azalan kaynaklarla halkımıza iyi yönetim getirmeye çalışırken gündeme bizim getirilmemiz fırsatçılıktır, haksızlıktır, halka hizmeti siyasete alet etmektir. Halka hizmet edilmesini engellemeye çalışmaktır. Söz veriyorum, buna izin vermeyeceğiz. AK Partili, CHP’li, MHP’li bütün belediyelerin hakkını savunacağız. Emekli maaşlarının ödenebilmesi için belediye borçlarının ödenmesi gerekiyormuş. Hadi oradan. Emekli vatandaşlarımız dahil bu ülkenin emekçilerinin, çalışanlarının daha iyi yaşayabilmesi için bu ülkenin daha iyi yönetilebilmesi gerekiyor. Kendi sorumluluğunuzu bize yüklemeyin. Kıstığınız kaynaklarla, bıraktığınız borçlarla, israfı önleyerek belediyeleri yönettik biz. Yönetmeye de devam edeceğiz. Slogan atmayı, algı yaratma çabalarını bir kenara bırakın. Millet sizden icraat bekliyor. İcraata odaklanın. Sloganla bu ülkeye bahar gelmez.”
“Bütün belediyeler Cumhurbaşkanlığı’ndan yardım talep etsin”
Hayata geçirdikleri halkçı belediyecilik uygulamalarından da örnek veren İmamoğlu, AKP’li belediyelere seçim öncesinde Cumhurbaşkanlığı üzerinden yapılan yardımlardan örnekler verdiği açıklamasında ilk kez şu bilgileri paylaştı:
“5 Ocak 2024 günü Çekmeköy Belediyesi, Cumhurbaşkanlığı’ndan 45 milyon lira yardım talebinde bulunuyor. Benim aklıma gelmez Cumhurbaşkanlığı’ndan yardım istemek. Biz, Cumhurbaşkanlığı’ndan ancak metro yapmak için bir imza isteriz. Seçimden hemen önce gönderiliyor bu para. Bu para gönderildiğinde Çekmeköy Belediyesi’nin sigorta ve vergi borcu yaklaşık 100 milyon lira. Devlete borcu varken yine devletten üstelik de geri ödemesiz 45 milyon lira niye ödeniyor? Aynı şekilde Ocak 2024’te yine hemen seçimden önce Beyoğlu Belediyesi’ne de 45 milyon lira gönderildi. 2022 Aralık ayı ile Ocak 2024 arasındaki 13 aylık sürede Cumhurbaşkanlığı’nın Beyoğlu Belediyesi’ne yolladığı hibe, 70 milyon lira. O esnada Beyoğlu Belediyesi’nin kamu kurumlarına borcu 198 milyon lira. Benim aklıma gelmez yardım istemek. Türkiye’deki bütün belediyeler pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı’na yazı yazıp yardım talep etsin o zaman. SGK borcunuz kadar yardım isteyin, onlar gibi yapmayın, gelen yardımla da SGK borcunuzu ödeyin. Geleceğine de inanıyorum. Sadece Çekmeköy, Beyoğlu değil; İstanbul’daki AK Partili tüm belediyelere seçimde harcanmak üzere aynı tarihlerde 45 milyon lira hibe gönderilmiş. Bir tek Silivri Belediyesi hariç. Biliyorsunuz, orada MHP vardı. Ortaklarına göndermemişler. Trajikomik. Güldüğüme bakmayın, içim acıyor. 24 ilçe belediyesine seçim için 1 milyar 80 milyon lira para göndermiş Cumhurbaşkanlığı. Bir o kadar da İBB Başkan adaylarına göndermişlerdir, şimdiki Bakana. Seçimi kaybetmemiş, Bakan yaptılar. Seçimi o kaybetmediyse kim kaybetti, siz söyleyin. Dilinize doladığınız iştirak borcumuz işte bu kadar zaten. Bu anlattığım işlemlerdeki, halka hizmet değil; partime hizmet, şahsıma hizmet mantığını görüyor musunuz? Biz işte buna karşıyız. Biz partisine bakmadan halka hizmet etmeye talibiz.”
]]>
AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.
Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.
İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, “Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.
“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”
Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”
Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı. – KARABÜK
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Trabzon’da bir otelde düzenlenen toplantıya Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra AK Parti Trabzon Milletvekilleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Sezgin Mumcu ve çok sayıda partili katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Gazze’deki mazlum Filistin halkına yapılan zulmün herkesi derinden yaraladığını belirterek, “Bizler Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alpaslan’a kadar uzanan kutlu bir davaya sahip çıkıyoruz. Zulme uğrayan milletlerin, Gazze’nin, Filistin’in, Doğu Türkistan’ın sesi oluyoruz. Ay yıldızlı bayrağımız sadece bizim bayrağımız değil, dünyanın dört bir köşesindeki mazlumların bayrağıdır. Bu vesileyle İsrail’in çoğu bebek, çocuk ve masum sivillerden oluşan binlerce Filistinli kardeşimizi şehit ederek Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırıları bir kez daha nefretle kınıyorum. 3 gün önce şehit olan Hamas lideri İsmail Haniye’ye Allah’tan rahmet diliyor, Filistin’deki zulmün bir an evvel sona ermesini rabbimden niyaz ediyorum. Yıllardır devam eden ve 7 Ekim’de katliama dönüşen saldırılar sonunda Gazze’deki mazlum Filistin halkına yapılan zulüm hepimizi derinden yaralamaktadır. Bakmaya dayanmayacak seviyelerde bir vahşet yaşanıyor. İnsanlığa bu kadar mı düşmansınız? Kalbinizde merhametin zerresi de mi yok? Masum bebeklerin, masum sivillerin yakılarak öldürülmesini hiçbir inanç, hiçbir ideoloji meşru görmez, gösteremez. Cumhurbaşkanımızın geçen gün de belirttiği gibi kalıcı barışa giden yolun açılması için Türkiye üzerine düşen ne varsa yapmaya hazırdır. Cumhurbaşkanımızla birlikteyiz ve biz kimsenin tehditlerine boyun eğmeyiz. Bu da böyle bilinsin” dedi.
TÜRKSAT 6A’nın yıl sonuna doğru kalıcı yörüngesine ulaşarak hizmete başlayacağını dile getiren Bakan Uraloğlu, “Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A’yı başarıyla fırlattık. Test süreci devam ediyor. İnşallah yıl sonuna doğru da kalıcı yörüngesine ulaşarak hizmete başlayacak” şeklinde konuştu.
“Yeni Zigana Tünelimizden 2 milyon 200 bin üstünde araç geçti”
Trabzon’a yapılan yatırımlardan bahseden Bakan Uraloğlu, “Tüm ülkemizde olduğu gibi Trabzon’umuzu da dev yatırımlar ile dört baştan imar etmeye devam ediyoruz. Son 22 yılda Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 147,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Trabzon’un 2003’te 56 kilometre olan bölünmüş yolunu 242 kilometreye çıkardık. Karadeniz Sahil Yolunu tamamladık. Yılan hikayesine dönen Tanjant Yolu’nu da yine biz tamamladık. Zigana tüneli ile iki asra yakın bir süredir yapım, iyileştirme çalışmasının yürütüldüğü güzergaha adeta bir mühür vurduk. Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan 14,5 km uzunluğunda Yeni Zigana Tüneli’ni çift tüplü olarak inşa ettik. Açıldığı günden bu yana Yeni Zigana Tünelimizden 2 milyon 200 bin üstünde araç geçti. Zigana Tüneli Trabzon’u, Karadeniz’i sadece Gümüşhane’ye, Bayburt’a veya Erzurum’a bağlamıyor. Bütün doğu ve Güneydoğu’ya bağlıyor. Kanuni Bulvarı; Hiç şüphesiz Trabzon şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun çözümünü doğrudan ilgilendiren bir projemiz. Hamdolsun bu projemizin de sonuna doğru geliyoruz. Diğer önemli karayolu projemiz de Güney Çevre Yolu projemiz. Yapımına başladığımız 16,5 kilometre uzunluğundaki 1. kesim Akçakale’den ayrılıp, mevcut sahil yolunun güneyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son buluyor. Başladığımız hiçbir projeyi yarım bırakmadık. Güney Çevre Yolu’nu da inşallah biz bitireceğiz” diye konuştu.
“Trabzon’umuza 56 istasyon içeren kent içi raylı sistemi kazandıracağız”
500 bin insanı hizmet edecek kent içi raylı sistemi ile ilgili çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Trabzon’umuza, Akçaabat’tan Yomra merkeze ulaşan Şehir Hastanesi, Akyazı Stadyumu, Meydan, Üniversite, otogar ve Havalimanı gibi 56 istasyon içeren kent içi raylı sistemi kazandıracağız. Yaklaşık 32 km olan proje genel itibariyle 824 bin kişinin yaşadığı şehrimizde özellikle Akçaabat, Yomra ve Ortahisar hattında 500 bin insanımıza hizmet edecek. Özellikle yaz aylarında turizmin artması ile yoğunlaşan trafik rahatlamış olacak. Çalışmaları devam eden uygulama projelerinin tamamlanmasının ardından da en kısa sürede ihale edecek ve yapım çalışmalarına başlayacağız. Bu arada Kırıkkale – Çorum arası hızlı tren yapım ihalesini de Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Yıl sonuna doğru ya da gelecek senenin başında da Çorum ile Samsun arasının ihalesini gerçekleştireceğiz. Bir taraftan da Samsun’dan Sarp’a sahilden demiryolu götürebilmeyle ilgili proje çalışmalarını başlattık. Bu ne kadar zor olsa da Doğu Karadeniz’de yoğunluklu olarak yerleşim de sahilde olduğu için yük taşırken bir yandan da yolcu taşımacılığı açısından doğru bir planlama yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Trabzon Havalimanı 2024 yılının ilk 6 ayında 11 bin 360 uçak trafiğiyle 1,5 milyondan fazla yolcu ağırladı”
Trabzon için yatırım programına alınan yeni bir havalimanı projesi olduğuna dikkat çeken Bakan Uraloğlu, “Trabzon Havalimanımızda ülkemizin en yoğun havalimanlarından biri biliyorsunuz. 2023 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 3,5 milyon yolcuya hizmet sunarak ülkemiz havalimanları arasında 9. sırada yer aldı. Bu yıl ilk 6 ayında iç ve dış hatlarda 11 bin 360 uçak trafiğiyle 1,5 milyondan fazla yolcu ağırladı. Sürekli artan yolcu sayısı doğrultusunda da mevcut Havalimanını genişletmek ve Trabzon’a yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalara da başladık. Özellikle yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının aciliyeti vardı. Dış hatlar terminal binasındaki çalışmalarımızı bitirdik, bağlantı yolunu yapıyoruz. İnşallah, Ağustos ayı içerisinde açacağız. CIP binasını da Türk Hava Yolları kendi konseptine göre iç düzenlemeler yaptı ve tamamladı. O da önümüzdeki günlerde açılacak. Bildiğiniz üzere Trabzon için yatırım programına da aldığımız yeni bir havalimanı projemiz var. Çünkü Trabzon Havalimanının pist uzunluğu 2 bin 650 metre artık sürekli gelişen ve büyüyen Trabzon için yeterli değil. Bu nedenle mevcut yerinden biraz daha kuzeye yeni bir havalimanı inşa edeceğiz. Neden daha doğuya kaydıramıyoruz ya da batıya diyebilirsiniz. Biz coğrafyanın emrettiği ve mühendisliğin de müsaade ettiği imkanlar doğrultusunda çalışıyoruz. Projenin kesinleşmesinin ardından yapım ihalesini de önümüzdeki süreçte başlatacağız” ifadelerini kullandı.
31 Mart seçimlerini değerlendiren Bakan Uraloğlu, “Bazen dizlerimizi birazcık kırarsınız. Birazcık alçaltırsınız. Birileri sizin diz çöktüğünüzü zanneder. Halbuki siz daha yukarıya doğru zıplamak için bunu yapmışsınızdır. 31 Mart’ı ben tam böyle benzetiyorum” dedi. – TRABZON
]]>Yumaklı, Turgutlu ilçesinde Tarkim Bitki Koruma Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Bitki Koruma Ürünleri Üretim Tesisleri Temel Atma Töreninde yaptığı konuşmada, tarım sektörü olarak cumhuriyet tarihinin rekorlarını peş peşe kırdıklarını, 2022 yılında 129 milyon ton olan bitkisel üretimin 2023 yılı sonunda 139 milyon tona ulaştığını belirtti.
Türkiye’nin bitkisel üretimde 12. sıraya, sebze üretiminde 6. sıraya, meyve üretiminde 4. sıraya yüklemesinde yatırımların önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva gibi ürünlerde üretimde dünyada 1. sıradayız. Kavun, karpuz, zeytin, mandalina ve elma gibi bazı ürünlerde 2. sıradayız. Antep fıstığı, çilek, nohut, domates gibi ürünlerde de 3. sıradayız. Bunun toplamına baktığımız zaman 69 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya ulaştığımızı görüyoruz ki bu rakam da bizi Avrupa’da 1. sıraya dünyada ise ilk 10 içerisine taşımış durumda.” dedi.
Yumaklı, iklim ve konjoktürel değişiklikler gibi bazı hususların sektörün daha dayanıklı hale getirme zorunluğunu ortaya koyduğunu ifade ederek, “Tarımsal üretimi doğal şartlarda yaptığımız için elbette birçok risk faktörüyle karşı karşıyayız. Bunlardan birisi de bugün tesislerin temel atma töreninde beraber olduğumuz zararlılara karşı mücadelede, bitki koruma ürünleri. Hakikaten son 2 yılda çok ciddi bir biçimde artan zararlıların bizim tarımsal üretimimize eğer kontrol etmezsek ve yönetmezsek ciddi bir zarar, hasar vereceği ortada. Dolayısıyla çiftçimizin alın terini koruma anlamında bizlerin çok önemli bir görevi ve yükümlülüğü var.” diye konuştu.
Denetimler
Bitki koruma ürünlerinin satışında ya da reçete yazımında görev alacak olan kişilerin eğitim, sınav, denetim ve standartlarının oluşturulması konusuna önem verdiklerini kaydeden Yumaklı, şöyle devam etti:
“Bugüne kadar 223 aktif maddeyi insan, hayvan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri sebebiyle engelledik, yasakladık. Yine bu hafta içerisinde de bir aktif maddenin daha yasaklanması işlemini gerçekleştirdik. Ayrıca yıl boyunca rutin denetimler var. 3 hafta boyunca eş zamanlı olarak bitki koruma ürünleri, bayi ve toptancılara da denetim gerçekleştirdik. Kurumsal olarak bütün kurallara uymuş olan üretimlerle alakalı herhangi bir sözümüz yok. Sadece bunların kullanım aşamasındaki hususlarını denetliyoruz. Ancak merdiven altı diye tabir ettiğimiz üretimlerin kullanılmasına toleransımız yok. Çiftçilerimizden, üreticilerimizden kurumsal olmayan, tescili yapılmamış, neye etki edildiği standartlarla belirlenmemiş hiçbir ürünü kullanmamalarını istirham ediyorum. Bugüne kadar bu ürünlerle ilgili çok önemli olan satış yerleriyle ilgili denetimler yapıldı. Geçtiğimiz 3 haftada 6 bin 413 bitki, koruma, ürün satış iş yeri denetlendi ve bunların içerisinde 179’una gerekli yaptırım uygulandı. Bundan sonra da bu denetimlerimiz devam edecek.”
Katz’ın paylaşımı
İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan paylaşımına değinen Yumaklı, şunları kaydetti:
“Ellerine kan bulaşmış, 40 binin üzerinde masumun öldürülmesi, şehit edilmesi kararını vermiş bir katiller sürüsünün üyesi, birkaç gündür Sayın Cumhurbaşkanı’mıza hiçbir şekilde tasvip edemeyeceğimiz ve lanetlediğimiz bazı ithamlarda bulunuyor. Bu sözlerini aynen ve misliyle kendisine iade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir ferdi, masumların ve mazlumların güçlü sesi olan Cumhurbaşkanı’mızın yanında bir demir gibi dimdik ve onunla birliktedir. Bu katiller ordusunun masumlara karşı artık vahşi uygulamalarını lanetliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve onun nezdinde bu ülkeye yapılan bütün ithamları da aynen ve misliyle de kendisine iade ediyorum.”
Tarım Kredi Genel Müdürü Hüseyin Aydın ise gübre, yem, mazotta güçlü ve iyi bir oyuncu olduklarını ancak ilaç ve tohum gibi bazı sektörlerde sınırlı kaldıklarını belirterek, “Buralardaki paylarımızı yüzde 10 seviyesine çıkarmak istiyoruz. Tarkim, bu doğrultuda yaptığımız bir yatırım.” dedi.
Törene Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, AK Parti İl Başkanı Salih Hızlı, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner de katıldı.
]]>“ÖNCE SGK’YI DÜZE ÇIKARIN”
SGK’nın 2023 yılında 885 milyar açık verdiğini ifade eden İmamoğlu, “Vatandaşın vergilerinden aktardılar. CHP’li belediyelerin üstüne gitmek için söyledikleri paranın 10 katı bakın. CHP’li belediyeleri borç belediyesi diye suçlayan bakan beyin karnesi sefil durumdadır. Siz önce kötü yönetimle batırdığınız SGK’yı düze çıkarın. SGK batık yahu, siz kendi başarısızlığınızla yaptınız” şeklinde konuştu.
“45 MİLYON LİRA YARDIM TALEP EDİYORLAR”
Açıklamasının devamında seçimden önce Çekmeköy Belediyesi’nin Cumhurbaşkanlığından 45 milyon lira yardım talep ettiğini ve bu paranın da sorgusuz sualsiz gönderildiğini belirten İmamoğlu, şu ifadelere yer verdi: “Burayı can kulağı ile dinleyin. Hayatımda böyle bir şeye ben rastlamadım açıkçası aklıma bile gelmezdi. Bunu da yapabilirler diye aklıma bile gelmezdi. Bakın 5 Ocak 2024 günü Çekmeköy Beldiyesi, Cumhurbaşkanlığından 45 milyon lira yardım talep ediyor. Bak sen! Benim aklıma gelmez cumhurbaşkanlığına 45 milyon lira bana yardım et diye yazı yazmak. Biz ancak Cumhurbaşkanlığına kapıda bekleyen kredimizin bir tane imzası var onu atsa şu şehrin kasasına 10-12 yıl ödemeli 100 milyonlarca liralık krediler girecek. Bizim aklımıza ancak o yazı gelir. Yazı yazıyor; Çekmeköy Belediyesi ve 5 Şubat 2024 tarihli belgede görüyoruz ki Cumhurbaşkanlığı ‘şak’ diye bu 45 milyon lirayı İstanbul Çekmeköy Belediyesi’ne göndermiş! Hem de seçimden önce gönderiliyor bu…
“O PARAYI NİYE GÖNDERİYORSUN, NİYE ÖDÜYORSUN?”
Peki bu para 45 milyon lira Çekmeköy’e gönderildiğinde Çekmeköy Belediyesi’nin sigorta ve vergi borcu ne kadardı; 100 milyon lira… Devlete borcu varken yine devletten hem de geri ödemesiz. Milletin parası ya! Geri ödemesiz 45 milyon lirayı niye gönderiyorsun, niye ödüyorsun. Şimdi diyecekseniz ki ‘ne kadar yüksek tonda anlattın Ekrem İmamoğlu ya!’ 45 milyon lira işte Allah’ın insanı bir tane Çekmeköy Belediyesi’ne yollamış niye bu kadar yüksek tonda tepki veriyorsun.
“BENİM AKLIMIN UCUNDAN GEÇMEZ”
Bitmedi ki… Aynı şekilde Ocak 2024’te yine hemen seçimden önce Beyoğlu Belediyesi’ne de 45 milyon lira gönderildi. 2022 Aralık ayı ile Ocak 2024 arasındaki 13 aylık süreçte Beyoğlu Belediyesi’ne gönderilen toplam hibe para 70 milyon lira benim aklımın ucundan geçmez. Cumhurbaşkanlığından para istemek.
“CUMHURBAŞKANLIĞINDAN PARA İSTEYİN”
Ben buradan Türkiye’deki tüm belediyelere tavsiyede bulunmak istiyorum. Aklınızdan gelen rakamı yazın Cumhurbaşkanlığından para isteyin bakalım kaçınıza yollayacak. Türkiye’deki bütün belediyeler yerel yönetimler lütfen cumhurbaşkanlığına yazı yazın pazartesinden tezi yok para talep edin! Hatta her birinize tavsiyem SGK borcunuz kadar para talep edin. Hatta tavsiyem şu onlar gibi yapmayın gelen para ile de SGK borcunuzu ödeyin! Bak geleceğine de inanıyorum hee! Peki niye bu kadar yüksek tonda anlatıyorum altı üstü bir Çekmeköy bir de Beyoğlu…
“24’ÜNE YOLLADILAR, 1 BELEDİYEYE YOLLAMADILAR”
Bitti mi bitmedi… Bu arada Beyoğlu Belediyesi’nin o dönem kamu borçlarına tam 198 milyon lira borcu var. Yani SGK ve vergi borçları. Gördük ki mesele Çekmeköy ve Beyoğlu değil. İstanbul’daki AK Partili tüm belediyelere seçimde harcanmak üzere seçimden hemen önce aynı tarihte 45’er milyon lira hibe para göndermiş. Burada bile vicdan.. Ya bunlarda hiç vicdan bile yok. 1 belediyeye yollamamışlar sadece 25 belediyeleri vardı 24’üne yolladılar 1 belediyeye yollamadılar. Niye biliyor musunuz MHP’li oldukları için Silivri Belediyesi’ne yollamadılar. Ortaklarına bile yollamadılar böyle bir ortaklık olur mu?
“İÇİM YANIYOR”
Bunlar eşit vermeyi bile çok görmüşler. MHP’li Silivri Belediyesi’ne… Ortaklarına göndermemişler. Güldüğüme bakmayın içim yanıyor. 24 ilçe belediyesine seçim için 1 milyar 80 milyon lira para göndermiş seçim için cumhurbaşkanlığı… Bu milletin cumhurbaşkanı İstanbul’daki 24 AK Partili belediyeye muhtemelen bir o kadar da İBB başkan adayına gönderdiler. Şimdiki sayın bakana… Belli ki seçimi kaybeden o değilmiş ki tekrar bakan olarak da atandı. Diline doladığını iştirak borcumuz da işte bu kadar. Halka hizmet bunların defterinden silinmiş parti devleti mantığını görüyorsunuz biz işte buna karşıyız. Partizanlığın zerresini yapan bir arkadaşım olsa onun karşısında duracağımı milletim önünde söz veriyorum.”
]]>Erzurumlu sanatçı Hüseyin Altın’ın adını taşıyan bilgi evinin açılışına merhum sanatçının kızı Hilal Altın da katıldı.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Köşk Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılışta yaptığı konuşmada, “Köşk Mahallemizde içerisinde 250 metrekare kapalı alanda iki katlı, içerisinde eğitim salonları, kurs salonları ve birçok sosyal donatı alanı olan bilgi evimizi inşa ettik. Bu güzel yatırıma kıymetli Erzurumlu hemşehrimiz Hüseyin Altın abimizin adını verdik, onun da adını burada yaşatacağız” dedi.
Hüseyin Altın’ın kızı sanatçı Hilal Altın da, “Bu güzel mübarek cuma gününde böyle hayırlı bir günde siz hemşehrilerimle birlikte olmak beni çok mutlu etti. Babamın adını bilgi evine verilmesinden dolayı yaşadığımız mutluluk tarifsiz. Vefanın timsali vefalı Başkanımız Mehmet Sekmen Beyefendiye ailem adına şükranlarımı sunuyorum. Babam Türkiye’nin ilk çocuk sanatçısıdır. İstanbul’un, Türkiye’nin ve Erzurum’un değeridir, böyle değerli bir sanatçının adını yaşatmak için burada bulunan herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Allah hepinizden razı olsun” diye konuştu.
“Hüseyin Altın Erzurum’un Değeridir”
Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar da, Hüseyin Altın’ın Erzurum için önemli bir değer olduğunu kaydetti. Sunar, “Göreve başladığımızdan beri mahallemizin ismine yakışır bir şekilde hizmetlerimizi hayata geçirdik. Hüseyin Altın Erzurum’un hakikaten kıymetli bir değeriydi. Hilal hanımefendi de onun yolunda gidiyor o da çok kıymetli güzel sesi ile sanat dünyamızda önemli ve güzel işler yapıyor” şeklinde konuştu. AK Parti Erzurum Milletvekili Abdürrahim Fırat da, “Bugün Türk Halk Müziği sanatçısı Hüseyin Altın bey adına bu bilgi evinin kurulması nedeniyle Sayın Başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Erzurum; Mehmet Sekmen Başkanımızın Belediye Başkanlığı döneminde adeta cağ atlıyor” kaydını düştü. AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz de, “Çanakkale Savaşları’nda Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Size ölmeyi emrediyorum’ dediği askerlerin tamamı Filistin’liydi ve bunların tamamına yakını da şehit oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız; çok güzel izah etti ‘Filistin bizim milli bir davamızdır’ bu yüzden ‘Filistinliler toprak sattı’ ifadesi koca bir yalandan ibarettir” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir”
AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu da, “Filistin davamızın kıymetli ismi İsmail Haniye’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşamaktayız. Erzurum’dan haykırıyoruz. ‘Kahrolsun İsrail, yok olasın İsrail’ Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın Erzurum’a vermiş olduğu sözleri yakından takip ediyoruz. Örneğin statla ilgi çalışmaları da Sayın Cumhurbaşkanımız yakından takip ediyor. Son zamanlarda özellikle nisan ayından itibaren hava şirketlerindeki değişiklik nedeniyle uçuşlardaki aksaklıkları Sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik. Devlet Başkanımızın talimatıyla bu aydan başlayarak 13 ek sefer yani 26 uçuş Erzurum’a kazandırıldı. Büyükşehir Belediye Başkanlığımız ve ilçe belediyelerimiz çok ciddi hizmetler yapıyor. Bugün de Büyükşehir Belediyemizin şehrimizin sanatçısı Rahmeti Rahmana kavuşan Sanatçımız Hüseyin Altın Beyefendinin adına yapılan Bilgi Evimizin açılışındayız. Mehmet Başkanımız ve ekibini yürekten kutluyorum” dedi.
“Terör Devleti İsrail’i telin ediyorum”
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de, “Öncelikle terör devleti İsrail tarafından şehit edilen HAMAS Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’ye Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim, şehadetini kabul eylesin. Filistin davamıza ve Filistinli kardeşlerimizle dayanışmamızı göstermek amacıyla ilan edilen Milli Yasımızda bir kez daha ifade ediyorum. Ebu Leheb’in elleri nasıl ki kuruduysa teröristbaşı Netanyahu ve terör devleti İsrail’de bütün Dünya’nın gözü önünde kuruyup helak olacak, yok olacak” diye konuştu. “Eser siyasetimizin vücut bulduğu yeni bir yatırımın açılışında sizlerle birlikteyiz” diyen Başkan Sekmen, şöyle devam etti: “Bilim, cihanşümuldür; ama bilimin çıktıları, kazanımları millidir, yerlidir. Bizler her alanda hızlı bir millileşmeye, yerlileşmeye gitmeyi gayret edindik çok şükür.
Bilgi insanlığın tek hazinesidir… Eğitim ve kültür şehri olan Erzurum’da vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçlarına cevap veren Bilgi Evleri projelerimiz ile bilgiye erişimi daha kolaylıkla sağlamayı amaç edindik. Bilgi evlerimizi; okuma salonu, kütüphane, kapalı otopark, taziye evi, kreş, spor salonları, üniversiteye hazırlık kursları, atölyeler, bay ve bayan mescidi, eğitmen salonu, oturma ve dinlenme alanları ile diğer sosyal donatı unsurlarından oluşturarak vatandaşlarımız her ihtiyacını gözettik.”
“Bilgi sonu gelmeyecek bir fetihtir”
Başkan Mehmet Sekmen, konuşmasında bilginin önemine dikkati çekti. Sekmen, sözlerini şöyle tamamladı: “Okuyan, araştıran, öğrenen ve üreten nesli en güzel şekilde yetiştirebilmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki bilgi ile güçleniyor geleceğimizin teminatını oluşturuyoruz. Zamanın ruhuna sıkışmış, dünyaya ancak tek bir pencereden bakabilen, alelade kişiler olmasına izin vermiyor; bilakis, yaşadığı çağı, dünü, bugünü ve yarınıyla yorumlayabilecek kapasitede, çok yönlü bireyler olmalarına katkı sağlıyoruz. Eğitim, kişinin hayat yolunda emin adımlarla yürümesini sağlarken, eş zamanlı olarak toplumumuza aydınlık ve güzel bir gelecek hazırlıyor. Gelişmiş ülkelerin tamamı kitaba değer veren ülkelerdir. İşte biz de gelişmişliğimizi bu gayretlerle bu yatırımlarla sağlayacağız.
Söz verdiğimiz projeleri tek tek hayata geçirerek vatandaşlarımızın emrine sunuyoruz. İl genelinde devam eden yatırım seferberliğiyle alt ve üstyapıda, kentsel dönüşümde, kentsel tasarımlarda, tarımda, hayvancılıkta, ulaşımda, çevrede, ekonomide, istihdamda kısacası hayatın her bir anında ülkemizin en kadim şehri olan Anadolu’nun zirve kentini yeniden ihya ve inşa ediyoruz. Bu vesileyle Hüseyin Altın Bilgi Evi’mizin yapımında emeği geçen bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyor, bu güzel yatırımının ilimize hayırlar getirmesini Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.”
“Dünya’nın Gazze’ye karşı gözü kör ve kulağı sağır”
AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşe Keşir de, “Bugün milli yas günümüz İsmail Haniye’ye Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Dünya’nın gözü önünde siviller katlediliyor. Kadınlar, çocuklar katlediliyor. Yaklaşık 40 bin sivil kadın ve çocuk geçtiğimiz aylar içerisinde İsrail’in zulmü ile katledildi. Yaralıların toplamı 100 bine yaklaştı. Dünya tarihinin uzun zamandır gördüğü en büyük zulümlerden biri yaşanıyor. Dünya sessiz, Dünya; gözü kör, kulağı sağır davranıyor ve bir lider çıkıyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek ve bugün Filistin başta olmak üzere tüm mazlum coğrafyaların sesi olan Devlet Başkanımız Filistin davamızı tüm Dünya’ya karşı savunuyor” kaydını düştü. Keşir, “Hilal kardeşim az önce gözyaşlarıyla zor konuştu. Ben de babamı kaybedeli yaklaşık 20 yıl oldu. Onun için ben de sanatçımıza buradan rahmet diliyorum, evlatlarına uzun ömürler diliyorum. İnşallah siz de onun yolunda giderek onu mirasını yaşatacaksınız ve adı da burada yaşayacak” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından protokol mensupları tarafından bilgi evinin açılışı yapıldı. – ERZURUM
]]>ZEHRA DEĞİRMENCİ
(BURSA) – CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa’nın Karacabey ilçesinde domates ve karpuz üreticilerini ziyaret ederek, girdi maliyetlerinin yüksekliği, düşük alım fiyatları ve çiftçilerin faiz borçları gibi nedenlerle yaşanan mağduriyete dikkat çekti. Sarıbal, yetkililere çiftçilerin zararını gidermek için acil müdahale çağrısında bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa’nın Karacabey ilçesinde domates ve karpuz üreticilerini ziyaret etti. Her iki üründe de girdi maliyetleri, çiftçinin faiz borçları, tüccarın düşük fiyatlı alım yapması gibi nedenlerle çiftçinin mağduriyet yaşadığını söyleyen Sarıbal, yetkilere sorunun çözümü için çağrıda bulundu.
“Çiftçi zarar içinde”
Sarıbal konuşmasında şunları söyledi:
” Türkiye’nin en çok salçalık domates üreten bölgesindeyiz. Tarlada üç liraya mal olmuş bir ürün maalesef şu anda serbest piyasada 2 lira 30 kuruşa kadar düşmüş. Ne yazık ki sözleşmeli ekim alanlarında 3.7 lira gibi bir rakam verilmiş ama fire ve benzeri gerekçelerle ya da açığa ekilenlerde üretim fazlası olması nedeniyle orada da gerçek sözleşme üzerinden değeri ödenmeyen domatesin yanı başındayız. Çiftçi gerçekten çok büyük bir zarar ve umutsuzluk içerisinde. Daha önce böyle durumlar olduğunda Türk Şeker ve Tarım Kredi Kooperatifleri devreye girmişlerdi. Bugün de acilen buna ihtiyacımız var. Onlarca tır maalesef meralara döküldü, hayvan yemine gitti. Aynen karpuzda olduğu gibi. Şimdi domatese el atma, Karacabey çiftçisine el atma, omuz verme zamanıdır. Türk Şeker, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer kurumlar derhal devreye girsin. En azından üç buçuk liranın altına düşmeyecek salçalık ve diğer gıda maddelerinde kullanılan domates fiyatının bu kadar olmasını sağlamak lazım.
“Çiftçinin artık son anları”
Buna acil ihtiyaç var. Evet çiftçi zarar edecek ama bilmeliyiz, çiftçinin artık son anları. Eğer bu sene de zarar ederlerse çünkü bir daha bellerini doğrultamazlar. Maliyetler çok yüksek. Dekar maliyeti 35 bin liraya mal olmuş bir domatesten bahsediyoruz. Ne yazık ki bu rakamlarla 20 bin bile kazanamıyorlar. Dekar başına 15- 20 bin zararları var. Çiftçi bunu kaldıramaz. Bu zararı gidermek için herkesi göreve çağırıyoruz. Tarım Kredi ve Ziraat Bankası kredi faizleri, bunların tümünün durdurulmasını ve faizsiz ertelenmesini istiyoruz. Yeni kredi olanaklarının sağlanmasını istiyoruz ama en önemlisi derhal emek verilip toprağı, suyu, ilacı, gübresi atılmış bu ürünün şimdi sahiplenilmesi lazım. Bunu bekliyoruz. Çiftçinin sesinin duyulmasını bekliyoruz. Maalesef durum bu. Sanayici de hükümetin yetkilileri de çiftçi de bu ülkenin insanları. Hiçbirimiz birbirimizin zararını istemiyoruz. Ama bütün bu dengeyi kuracak, organizasyonu yapacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. O da şu an bakanlık ve bakanlığın yerel yönetim biçimi. Derhal sanayi domatesinin ve diğer ürünlerde çiftçinin zararını giderecek bir orta noktayı bulmak gerekiyor.”
“Tarlada 2 liraya satılmayan domates İstanbul pazarında 45 lira”
Karacabey’de domates üretimi yapan çiftçi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şu sözlerle seslendi:
“Bin bir zahmetle, alın terimizle ürettiğimiz domatesi şu anda satacak yer bulamıyoruz. Dönüm başına 30-35 bin liralık maliyetimiz var. Şu anda fabrikacı, sanayici bunu elimizden iki liraya almaya çalışıyor. Şöyle bir bahanesi var. Geçen yıl 2023’te salçaya ihracat yasağı geldi. Benim stoklarım var. Bu stokları eritemediğim için domates arz- talebi olsa da olur olmasa da olur. Fiyatın iki lira, getirirsen getirirsin. Şu anda olmuş olan bu malı biz 3-4 gün içerisinde bu araziden kaldırmazsak bu mal çürüyecek. Ben bunu üç buçuk liraya satmayıp iki liraya satarsam arazimin yarısında zarar etmiş olacağım. Bu zarar çiftçi için çok büyük bir oran. Ben buradan Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum. Burada 15- 20 tane fabrika var. Yetkilileri buraya göndersin. Gelsinler, sanayiciyle çiftçiyi bir masaya oturtsunlar ve ortak paydada buluştursunlar. Biz buradan batmayalım. Türk halkına sesleniyorum. Benim iki liraya satamadığım domatesi İstanbul’da 45 liraya, Ankara’da 55 liraya yiyorsun.”
“İktidar oyun oynuyor”
İlçede karpuz üreticileriyle de bir araya gelen Sarıbal Şöyle konuştu:
“Karpuzu üretti üreticimiz. Maalesef şu anda tarlada. Adeta tüccarın kendi istediğine göre bir hal almış durumdayız. Karpuzun tarla maliyeti nereden bakarsanız bakın şu anda sattığı ürünün ne yazık ki yarısından daha fazla zarar eder duruma gelmiş. Yani karpuzu 3- 4 liraya mal etmiş ama 1 liraya bile alıcı yok. Ciddi bir zarar var ortada. Maliyetler artık o kadar çok ki. Eğer bir üründen zarar ettiğinde bir kez daha ayağa kalkma şansı yok. O yüzden üreticilerimiz çok karamsar. Onlarla birlikte tarladayız. Karpuzun maalesef rezaletini görüyorsunuz. Buradan tüketicilere de seslenmek istiyorum. Siz mutlu olabilirsiniz elbette bazı ürünlerde fiyat düştü diye ama çiftçilerimizin durumu çok kötü. İktidar bir oyun oynuyor. Bir tarafta tüketiciyi mutlu etmeye çalışıyor ama öbür tarafta çiftçi batıyor. Dolayısıyla iki kesimi de mutlu edecek bir düzen olması lazım. Tekrar hükümeti, Türk Şeker’i, Tarım Kredi Kooperatiflerini ve bütün kurumları göreve davet ediyoruz. Çiftçinin maliyetini ortaya çıkaracak bir fiyatla tarlasından ürünlerini satmasını sağlamamamız lazım.
Sıfır faizli kredi çağrısı
Çiftçinin hali bu. Mazot fiyatı belli, 46 lira. Gübre 10- 20 bin TL arasında tonu. Tohum 10-20 dönüm karpuzun sadece fidesine verilen para 180 bin lira. Dolayısıyla üretim maliyetleri çok yüksek. Çiftçinin tek başına bu yükün altından kalkma şansı yok. o yüzden Ziraat Bankası’na, Tarım Kredi Kooperatifi’ne olan borçlar derhal faizsiz olarak durdurulmalı ve çiftçinin yeniden ekim yapabilmesi için sıfır faizli yeni kredi olanakları sağlanması gerekiyor. Yoksa sadece zararla değil hayatı kararacak çiftçinin. Bu bölge çiftçi Türkiye’de en çok domatesi üreten çiftçilerimiz. En iyi karpuzu üreten, en yüksek oranda tohumluk mısır üreten, en yüksek oranda bölgede en önemli tarım ürünlerini üreten çiftçilerimiz bunlar. Yani ülkenin can damarları. Sadece ithalatla bu ülkenin tüketicisinin sorunu çözülemez. Dolayısıyla çiftçimizin sesini duymak, anlatmak ve gereğini yerine getirmek gerekir.”
Karacabeyli bir karpuz üreticisi ise, “3-4 liraya mal ettiğimiz karpuzun yarısı şu an tarlada bıraktık. 0,75 kuruşa kilosunu tüccara satabildik. Bir dönümün maliyeti 20-25 bin lirayken, biz 7 bin 500 TL para aldık. Zararımız büyük, devletimizden bize yardımcı olmasını istiyoruz” dedi.
]]>
ÜLKEDE CADI AVI BAŞLADI
İçişleri bakanlığı ve ordu bünyesinde kurulan özel bir birim, Heniyye’nin İran’a ilk gelişinden suikast anına kadarki geçirdiği tüm anları ve Hamas liderinin korumasından sorumlu Ensar el-Mehdi Komutanı Fetullah Camiri başta olmak üzere temas kurduğu kişiler ve kurumları sorgulamaya başladı. Şimdiye kadar çok sayıda kişi gözaltına alınırken 20’den fazla kişi de tutuklandı.
SUİKASTIN SIRRI 140 DAKİKADA GİZLİ
İran kaynakları, Heniyye suikastının şifreleri odasına girdiği 23.40’tan patlama anı olan 02.00’ye dek geçen 140 dakikalık dilimde gizli olduğunu belirtti.
GÖREV-YETKİ KARMAŞASI VAR
İranlı eski istihbaratçı Ali Rezai, koruma ve istihbarattan sorumlu birimler arasında çok ciddi görev-yetki karmaşası ve iç çekişme yaşandığını ve son olayda bu zafiyetin zirve noktasına ulaştığını söyledi. Kendi içinde ayrılan İran istihbarat kurumlarına ciddi anlamda sızmaların olduğunu kaydeden Rezai “Devlet içerisinde şu an Heniyye suikastı özelinde ‘Kimler hangi harici servislerle iş birliği içerisinde ve ihanet hangi mevki ve makamlara kadar uzanıyor’ sorusunun cevabı aranıyor. Son suikast nokta istihbarat desteği olmadan kesinlikle yapılamaz” dedi.
İRANLILAR NET DEĞİL
Hamas kaynakları ise ilk andan itibaren bilgi akışı sorunu yaşandığını ve İranlı yetkililerin net tanımlamalar yapmaktan kaçındığı bilgisini paylaştı. Heniyye’nin hayatını kaybettiği olaya ilişkin saldırı silahı ve yöntemi ile ilgili belirsizlikler devam ederken İranlı kaynaklar, “Gaziler Misafirhanesine gece saat 23.40’ta giriş yapan Heniyye’nin vurulduğu 02.00’ye kadarki bütün görüşmeleri ve orada olduğunu kimlerin bildiği, sorumluların o esnada telefon ya da benzeri araçlarla kimlerle temas kurduğu araştırılıyor” bilgisini paylaştı.
PATLAMA SONRASI HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ AKTİVE EDİLDİ
Heniyye’nin konakladığı binada yaşanan patlamanın ardından Devrim Muhafızları Ordusunun hava savunma sistemlerini aktive ettiği ve birkaç füze fırlattığı da gelen bilgiler arasında. Olaya ilişkin bir başka çarpıcı gelişme ise Gaziler Konağı’nı çevreleyen tepelerde ilk andan itibaren arama tarama faaliyeti başlatıldığı ve özellikle Tuchal Tepe bölgesinde yürüyüş yaptıklarını iddia eden 10’dan fazla kişinin gözaltına alınarak sorgulanması oldu.
MOSSAD, LİSTEYİ REVİZE ETTİ
Öte yandan Hamas kaynakları olayla ilgili bir inceleme heyetini Tahran’a gönderdiklerini kaydetti ve MOSSAD’ın suikast listesini revize ettiğini belirtti. Bu doğrultuda MOSSAD’ın Yahya Sinvar ve Halid Meşal’e yoğunlaşarak Gazze, Kudüs ve Batı Şeria’yı yeniden Netanyahu’nun kendi ajandasına göre şekillendireceği görüşü hâkim. İsrail-Batı- Körfez müşterek stratejisi dahilinde Muhammed Dahlan seçeneğini dayatılacağı ve bu noktada bir Bergusi’nin de serbest bırakılabileceği, Hamas’ın tasfiyesi ve radikal değişim ve devşirme faaliyetlerinin hız kazanacağı kaydedilmekte.
İran uzmanlarına göre Cumhurbaşkanı Reisi’nin helikopteri ve Ukrayna uçağının düşürülmesi, Muhsin Fahrizade, Kasım Süleymani dahil düzenlenen suikast ve saldırılar MOSSAD başarısından çok İran’ın iç ihanetleri ile ilgili. Bundan sonrasına dönük beklenti ise Tahran suikastı yine birçok belirsizlikle birlikte örtbas edilecek.
]]>(BURSA) – Bursa’nın Karacabey ilçesindeki Akhisar köyünde tarımla uğraşan Sinan Çiftçi, ürettiklerinin elinde kalmasından yakındı. Domates ve karpuz eken Çiftçi, “Hani ‘Ananı da al git’ demişti ya başbakanken Sayın Cumhurbaşkanı. Bugün söylese daha mantıklı. O gün o kadar sıkıntılar yoktu. Bugün çiftçinin anası ağlıyor” dedi.
Türkiye’nin dört bir yanında tarımla uğraşanlar, feryat ediyor. Şikayetleri de mazot, gübre, yem masrafı; ürettiklerinin ellerinde kalması, devletten yeteri kadar destek alamayışları.
Bursa’nın Karacabey ilçesindeki çiftçiler de bu yıl ürettiklerini satamamaktan dert yandı. Ülkedeki salçalık domates üretiminin en fazla yapıldığı bölgedeki Akhisar köyünde tarımla uğraşan 30 yaşındaki Sinan Çiftçi, sorunlarını şöyle dile getirdi:
“Sayın Cumhurbaşkanımıza seslenmek istiyorum. Size Türkiye’nin en bereketli, en verimli topraklarından, Karacabey Ovası’ndan sesleniyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, biz sizi çok seviyoruz ama keşke siz de bizim sizi sevdiğimiz kadar çiftçiyi, üreticiyi, emek harcayan, alın teri döken bizleri sevseydiniz. Sayın Cumhurbaşkanım, biz sizi çok seviyoruz ama keşke siz de beşli çeteyi, vergi kaçıranları, Ziraat Bankası’ndan hibe kredi çekip kredi borcunu ödemeyen Yıldırım Demirören’i, kara para aklayanları, tefecileri, aracıları sevdiğiniz kadar alın teri döken, emek harcayan, üreten, çiftçiyi sevseydiniz. Biz üvey evlat durumundayız maalesef. Sayın Cumhurbaşkanım bizim sizi sevdiğimiz kadar keşke siz de bizi sevseydiniz de üreten, alın teri döken çiftçi bu hale gelmezdi.
“Üreticinin cenazesi kaldırılmak üzere”
Ürettiğinin karşılığını alamıyor, zarar ediyor, iflas ediyor. Çiftçi şu anda intiharın eşiğine gelmiş durumda. Türkiye’de çalışarak, üreterek, emek harcayarak para kazanamıyorsun. Türkiye, kara para aklayanların, vergi kaçıranların cenneti olmuş durumda. Üretici, çiftçi, hayvancı perişan olmuş durumda; cenazesi kaldırılmak üzere. Atatürk’ün ‘Milletin efendisi’ dediği köylü, çiftçi şu anda Erdoğan’ın, AKP iktidarının, emperyalist güçlerin, tarımı kullanan, çiftçiyi kullanan bazı sanayi baronlarının kölesi olmuş durumda. Yani milletin efendisi olan köylü, kara para aklayanların, tefecilerin, aracıların ve çiftçiye en büyük düşmanı olan Cumhurbaşkanı ve AKP iktidarının kölesi olmuş durumda.”
“Karpuzu hiç kimse satamıyor”
Tarlasındaki karpuzu da gösteren Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu karpuzun bir tane, tek fidesinin fiyatı 19’la 22 lira arasında değişiyor. Bir dönüme, bir dekara 400 tane ekiliyor. Yani bunun 8 bin 500-9 bin lira arası bir fide maliyeti var. Sadece ektiğim fide. Damlama hortumu, işçilik, mazot, gübre, traktör, elektrik, bunların ismini hesaba katmıyorsun. Diğerlerini de hesaba kattığın zaman tarla seninse 20 bin lira, icarsa 25-30 bin liraya kadar dönümüne maliyeti var. Şimdi sen bunu ektin, diktin. Çoluğuna çocuğuna bakar gibi, gözün gibi baktın. Bu karpuzu sadece ben değil, hiç kimse satamıyor. Karpuzu alan yok. Bunun çeşitli sebepleri var. Şu anda Fransa’dan, Paris’ten olimpiyat oyunlarından ihracat talebi var karpuza. Balkanlardan var fakat çiftçisini çok seven hükümetimiz ihracat kotası, ihracat yasağı getiriyor. Neymiş, ‘Benim halkım karpuzu ucuz yesin’ diyor.
“Tüccarların oyuncağı olduk”
Bodrum’da 25 liraymış karpuzun kilosu. İstanbul’da bazı marketlerde 17-18 lira. Başka bir yere gidiyorsun, 3-5 lira. Neyin ne olduğu belli değil. Türkiye’de ne üretim ne hal ne satış planlaması var. İşin rezilliği çıkmış. Yani şu anda ben dönümüne 20 bin lira masraf etmişim ve bu karpuzu maalesef satamıyorum, tarlada kalacak. Artık biz para kazanma derdinde falan da değiliz. Alan yok, tarlada kalmış durumda. 87 dönüm karpuz ektim ben. 87 dönüm karpuzun maliyeti bir milyon 600, bir milyon 700 bin lira kadar var. Bugün ben bunu bırakın maliyetini, masrafını çıkarmayı; satamıyorum, satamayacak duruma geldim. Buraya gelen bazı tüccarlar bakıyor, ‘Beğenmedim’ diyor. Tüccarların da maalesef oyuncağı olmuş durumdayız.”
“Dönümüne 15 bin lira zarar ediyorum”
Türkiye’de salçalık domates üretiminin merkezinin Karacabey olduğunu söyleyen Çiftçi, şöyle konuştu:
“Şu anda salçalık domates fiyatı 2 lira. Hatta 1,70’e Ege Bölgesi’nde. Bir dekarda, bir dönümde 10 ton ortalama domates alabiliyorsun. Bu sene bazı hastalıklardan dolayı onu da alamıyorsun. 10 ton aldığını düşündüğünde 20 bin lira dönümüne para topluyor fakat bunun maliyeti 35 bin lira. Yani 3,5 liraya satarsan bu domatesi aynı kapıya çıkıyorsun. Para kazanmıyorsun. Bunun işçisi var, mazotu var. Sadece bir dekara ektiğin fide maliyeti 5-6 bin lira. Elektriğe, mazota, işçi yevmiyelerine gelen zammı görüyorsunuz. Ben bir kilo domatesi 4 liraya satarsam para kazanıyorum. Ben bugün 2 liraya bunu satıyorum. Yani ben dönümüne 15 bin lira zarar ediyorum. İç piyasada salçanın ucuz yenmesi için geçtiğimiz yıllarda hükümet, salça ihracatına kota koydu. Bazı yasaklar, kısıtlamalar getirdi. Bundan dolayı da Türkiye’den salça alan bazı ülkeler, Orta Doğu olsun, Avrupa, Asya ülkeleri; Türkiye’de pazar kapanınca Çin, Hindistan gibi ülkelerden salça almaya başladı. Yani Türkiye pazarını kaybetti. Domates, salçalık domates fiyatları yükseldi.
“Türkiye, salçadaki pazarı kaybetti”
Çiftçi para kazanmaya başladı iki sene önce. Cumhurbaşkanı bunu kendine yediremedi. ‘Benim çiftçim niye para kazanıyor, benim çiftçim para kazanmasın’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi yine çok sevdiği için ihracatı yasakladı. Türkiye, salçadaki pazarı kaybetti ve bugün sen ihracat kısıtlamasını kaldırıyorsun ama adam diyor ki, ‘Ben Çin’den, Hindistan’dan alıyorum domatesi. Senden almıyorum. Sen çünkü bana daha önce satmadın. Kısıtlama koydun’ diyor. Fabrikaların ellerindeki stok salçaları da Tarım Kredi Kooperatifi ya da Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla devlet alsın. Fabrikalar da desin ki, ‘Elimde salça kalmadı. Bu domatesi alayım’. Şimdi diyorlar ki, ‘Elimde salça var. Satamıyorum. Dolar düşük. Pazarımı kaybettim’ diyor. Bu çiftçinin de anası ağlıyor burada. Hani ‘Ananı da al git’ demişti ya başbakanken Sayın Cumhurbaşkanı. Bugün söylese daha mantıklı. O gün o kadar sıkıntılar yoktu. Bugün çiftçinin anası ağlıyor. Salçalık domatese çözüm bulunması lazım. Binlerce insan bu işten ekmek yiyor.”
“Girdiler yüzde 100, bizim ürünümüz yüzde 15 zamlandı”
Zafer Duman isimli çiftçi de domates, biber, mısır, soğan, bezelye üretimi yaptığını dile getirdi. Duman, mağduriyetlerini şöyle anlattı:
“Sezon başından beri ektiğimiz bütün ürünlerden zarar etmiş bulunmaktayız. Bezelye ektim, bezelyeden zarar ettim. 15 lira taahhüt fiyatı olan bezelyeden 7-8 liraya bezelye verdim. Arkadan soğan çıktı, zarar ettik. Arkadan karpuz çıktı. Dönümü 8-10 lira. Bize maliyeti 8-10 lira olan karpuzu biz dönümünü 10 liraya vermek zorunda kaldık. Şimdi domates var önümüzde. Domates fiyatları da şu anda taahhüt fiyatlarının tam yarı yarıya altında. 3 bin 700-3 bin 900 taahhüt fiyatı olan domatesi şu anda serbest piyasada (tonunu) 2 bin 200-2 bin 300 civarında almaya çalışıyorlar. Bizim bütün kullanmış olduğumuz girdiler, geçen seneye göre yüzde 100 zamlandı. Mazot, gübre, işçilik… Bizim ürünümüz sadece yüzde 15 zamlandı. 2 bin 500-2 bin 700 bandındaydı, 3 bin 500-3 bin 200 bandına geldi. Bütün ürünlerde biz fahiş zam farklarıyla karşı karşıyayız. Geçen sene 350 lira olan işçi maliyetimiz bugün 750 lira. Geçen sene 15-20 lira olan mazot maliyetimiz bugün 45 lira. Geçen sene 350-400 lira olan gübre maliyetimiz bugün 750-800 lira.
“Böyle giderse stop edeceğiz”
Bizim malımız geri geliyor. Biz bu işin içinden nasıl çıkarız? Biz 4-5 liraya domates satmayı hedeflerken şu anda serbest piyasada 2 bin-2 bin 200 liraya domates alımları var. Tamamen zarardayız. Çiftçinin bu girdiği ekonomik krizden çıkmasının imkanı yok. Bu maliyetlerle, bu işçilikle, paranın dönmemesiyle yapabileceğimiz bir şey yok. Üretiyoruz, çabalıyoruz çoluk çocuk, ailece ama sonuçta zarar ediyorsun. Geçen yıl buna göre iyiydi. Devletimizin bir tarım politikası olduğuna inanmıyorum. Bir sene iyi, 10 sene kötü. Böyle giderse stop edeceğiz. Bırakacağız. Üretemem. Ben şu anda seneye üretemem. Domates fiyatları da böyle devam ederse ben üretime devam edemem. ya gireceğiz bir yerde çalışacağız ya bu işi bırakacağız ya da asalak bir yaşam süreceğiz.”
Başkan Karabatı: Bir sonraki nesil bu işi yapmayacak
Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da ilçedeki tarım sorununu şöyle özetledi:
“2024 yılı çok sıkıntılı bir sezon olarak başladı. İlk önce süregelen bezelye, sonrasında soğan ve ardından karpuzla devam eden bir süreç. Gerçekten zor günler geçiren Türk çiftçisi, domates üreticileri aynı sıkıntıyı çekiyorlar. Tabii ki bunların başlı sebeplerinden biri, hükümetin gerçekten mevcut desteklerle ve teşviklerle üreticimizi doğru yönlendirmemesinden kaynaklanan sıkıntılar. Çünkü belirli ürünlerde takılı kaldık. Bir sonraki yılda umutların vadettiği ürünleri ekmeye başladık. Maalesef ki bizim şeker pancarımız, mısır, buğday arpa gibi hatta ayçiçeği gibi ürünlerimiz artık tarla deseninden çıkmak üzere ve çıktı diyebilirim. Türk çiftçisinin en azından bu sezon için bu salça kotalarından dolayı yurt dışı pazarını kaybetmesine sebep olan iktidarın bir an önce kendini toparlamasını ve gerçekten Türk çiftçisinin yanında olmasını söylemek istiyorum. Aynı zamanda üreticinin yaş ortalaması 58’lere vardı. Bir sonraki neslin bu işi yapmayacağı aşikar. Biz bu konuda da doğru teşviklerle inşallah Karacabey çiftçisine ve Türk çiftçisine yardımcı olabileceklerini düşünüyorum. Bizler de Karacabey Belediyesi olarak bundan sonraki süreçte çiftçimizin her daim yanında olacağız. Ne gerekiyorsa da elimizden geleni yapacağız. İnşallah ürünlerini alma konusunda da sanayici firmalarla görüşüp bizler de bu konuda yardımcı olacağız Türk çiftçisine.”
]]>Özel, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’yi ziyaretinde, Giresun’un ve Karadeniz’in kendisi için çok önemli olduğunu çünkü bir uyanış başlayacaksa, bir iktidar değişikliği olacaksa bunun Karadeniz’den başlayacağını söyledi.
Artık el birliğiyle CHP’yi genel seçimlerde de en iyi sonuca taşıyacaklarını dile getiren Özel, “Zamanında yapıldığı takdirde 3 yıl, 3,5 yıl sonra ümit ediyorum erken bir seçimle önce genel iktidarı alacağız, sonra 2029 yılında Sakarya’dan Artvin’e kadar bütün bölgeyi hak ettiği gibi al bayrağımızın renklerine boyayacağız ve başarılı olacağız.” diye konuştu.
Bulancak Belediyesi önünde toplanan vatandaşlara da hitap eden Özel, parti olarak birlik içinde omuz omuza çalışarak yüzleri güldürmeye, önlerine gelen bütün sandıklardan başarıyla çıkmaya kararlı olduklarını vurguladı.
Özel, hep birlikte çalışarak ilk seçimde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini genel seçimlerde de birinci parti yapacaklarının altını çizerek, “Bu ülkeyi, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi yönetecek. Cumhuriyet Halk Partisi bu seçimlere resmi bir ittifakla girmedi. Parti olarak tektik ama büyük bir ittifakımız vardı. Bu ittifakın adı Türkiye ittifakıdır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye ittifakının Milli Takım gol atınca ayağa kalkanlar, Filenin Sultanlarıyla gözyaşı dökenler olduğunu dile getiren Özel, “İnşallah Filenin Sultanları yarınki maçı da başardıktan sonra çeyrek finale çıkacaklar ve buradan ilan ediyorum ki sizin torununuz İpek ile birlikte çeyrek final maçında Filenin Sultanlarını desteklemek için o salonda olacağım. Hepinizin selamlarının Fransa’ya, Paris’e götüreceğim.” dedi.
Özel, “Biz ötekisi olmayan bir partiyiz. Biz 31 Mart’ta kaybedeni olmayan bir zafer kazandık. 31 Mart’ın galibi Bulancak’tır, kaybedeni yoktur. O yüzden Bulancak’taki herkesi baba ocağına davet ediyorum.” çağrısı yaptı.
Baba ocağının CHP olduğunu belirten Özel, şu değerlendirmede bulundu:
“Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin kurulan ilk partisidir. Bu partinin kapıları geçmişte olduğu gibi şimdi de herkese açıktır. Herkes baba ocağında doğar, baba ocağında büyür, günü gelince kimi büyüğünü arar gider, kimi küçüğüyle yetinir, kimi baba ocağında oturur. Ama giden bilir ki ‘Bir gün başım sıkılırsa döneceğim yer bellidir.’ Baba ocağının çorbası kaynamaktadır. Bacası 101 yıldır tütmektedir. O baba ocağı hepinizindir. Dedenizin partisidir, babanızın partisidir. Ne zaman gelirseniz yeriniz hazırdır. Baba ocağının tapusu ne bendedir ne Kemal Bey’dedir. Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İsmet Paşa’da da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.”
Özel, başı sıkışanı, dara düşeni, 130 liralık fındık parasıyla geçinemeyeni, zorluk çekeni, borcunu ödeyemeyen esnafı CHP’ye sahip çıkmaya çağırarak, “70’lerde Ecevit’in Başbakanlığında nasıl Türkiye’deki işçilerin, köylülerin, mazlumların, mağdurların, yoksulların, esnafın yüzü güldüyse, yine yüzünü güldürmeye geliyoruz. Hepinizi birden iktidar yapmaya geliyoruz. Halkın iktidarını kurmaya geliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hepinizi çok seviyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Instagram konusunda bir küresel saçmalık, bir de ulusal saçmalık yaşanıyor”
CHP Genel Başkanı Özel, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’ı ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Özel, Instagram’a erişim engeline ilişkin soru üzerine, şu açıklamada bulundu:
“Instagram konusunda bir küresel saçmalık, bir de ulusal saçmalık yaşanıyor. Küresel saçmalık, Meta denen Instagram ve Facebook’un sahibi olan kuruluşun Haniyye ile ilgili paylaşımlardan dolayı, o paylaşımlara kısıtlama getirmesi. Ulusal saçmalık da bunu protesto etmek için Instagram’ın tamamen kapatılması. Bu kararların ikisinin de kabul edilebilir tarafı yok. Bu tip bir hizmet sağlayıcının, böyle bir sosyal medya ortamının kendi ülkesinin çıkarlarını ya da kendi ülkesinin eleştirildiği durumda özgürlükleri kısıtlaması kendi bindiği dalı kesmektir. Orası bir özgürlük ortamı, her fikir özgürce ve kısıtlanmadan suç içermedikten sonra paylaşılabilmeli. Bunu kısıtlayan Meta da yanlış yapıyor ama bunu görüp de buna misilleme yapmak için Instagram’ı… Dünya kadar insan oradan haberleşiyor, oradan ticaret yapıyor, oradan sipariş veriyor ve dünya kadar genç Türkiye’de Instagram’ı kullanıyor ve buna kısıtlama getiriyorsunuz. Tamamen saçmalık, tamamen yanlış ve bu kararı hangi kafa nasıl alıyor? Mesela bu kararı alıp da nerede ilan ettiniz? Bu karara hangi yargı mercinde nasıl itiraz edilecek? Bunların düzenlemeleri yok ortada ve tamamen kabul edilemez, sansürcü bir zihniyet. Bunu yapanlar gerçekten çağ dışı insanlar.”
CHP Genel Başkanı Özel, gençlere şöyle seslendi:
“Ben bütün gençlere şunu hatırlatmak istiyorum, bugün Türkiye’yi yönetenler canları istediğinde bir gün, iki gün, üç gün Instagram’ı kapatabiliyorlar. Mesela çok başvurduğunuz Wikipedia’yı hiçbir sebep yokken yıllarca kapalı tuttular. Böyle bir zihniyet yönetiyor Türkiye’yi. Bu yasakçı zihniyetten Türkiye’yi gençlerin oyları kurtaracak. Önümüzdeki seçimde birçok yeni seçmen olacak. Ne zaman yapıldığına göre 5,5-6 milyon genç seçmen olacak. Bu sefer o genç seçmenler yerel seçimlerde bu yasakçı zihniyete dersini vermişti, genel seçimlerde de hep beraber bunlardan kurtulacağız. Bir daha Türkiye’de internet ve sosyal medya erişimine hiç yasak gelmeyecek. Bunlara yasak gelmemesi için gençlerin bugünkü iktidarı, iktidardan engellemesi gerekiyor, yasaklaması gerekiyor. Hep birlikte bugünkü iktidarı engelleyeceğiz. Bir daha kimse Instagram’ı, Twitter’ı, sosyal medyayı engelleyemeyecek.”
“Bunu yapamazlar. Yapamayacaklarını hakimler söylüyor”
Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelelim Anayasa Mahkemesi’nin kararına. Anayasa Mahkemesi, partimizin başvurusuyla altında benim de imzam olan başvurumuzda, İletişim Başkanlığının yetkilerini tarif eden, sınırlarını çizen ve yapabileceklerini söyleyen üç maddeyi, ikisini ikiye karşı, birisini de üçe karşı geri kalan üyelerin oyu ile iptal etti. Zaten bunu söylüyorduk, ‘İletişim Başkanlığı sansürün başkanlığı olamaz.’ diyorduk. ‘İletişim başka bir şey, sansür başka bir şey.’ diyorduk. Ama onlar o kanunu yaptılar. Ben de o gün Meclis’te demiştim ki ‘Göreceksiniz bunu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz ve iptal edilecek.’ Bugün iptal edildi. İptal edilmesini duyuran Twitter paylaşımı kondu, birkaç dakika sonra tweet silindi, ardından da AYM’nin sitesine erişim engellendi. ya nasıl bir memlekette yaşıyoruz? Anayasa Mahkemesi kararları herkes için bağlayıcıdır ve bu millet için adına verilen kararlardır. Tutuyorlar bu kararın önce tweetini kaldırıyorlar, sonra erişimini engelliyorlar. Tam bugün yaşananlar bizim ne kadar haklı, Anayasa Mahkemesi kararının ne kadar doğru, İletişim Başkanlığının da ne kadar gözü dönmüş olduğunu gösteriyor. Çıkarılan kanunlarla İletişim Başkanlığı adeta hiçbir demokratik bir ülke ve hiçbir kanunla kurulmuş kurumda olmaması gereken yetkileri kullanıyor. Bunun adı sansürcülüktür. Bunun adı baskıdır.”
“Bunu yapamazlar. Yapamayacaklarını hakimler söylüyor.” ifadelerini kullanan Özel, şunları kaydetti:
“Ona da erişim engeli getiriyorlar. Bu hakimler ki tamamına yakını, hatta 1 üye hariç tamamı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanmış hakimler. Yani Recep Tayyip Erdoğan’ın adaletine güvendiği hakimler. Biz eleştirebiliriz, biz tartışabiliriz ama Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bunlar, bu göreve atanabilecek en iyi hakim’ diyerek hatta sonuncusunu malum dura düşüne 3 ayda, 4 ayda falan atadılar. Her bir hakimi kendileri atıyorlar, o hakimler diyor ki ‘Yanlış yapıyorsunuz.’ O hakimlerin kararlarına da uymuyorlar, saygı duymuyorlar veya işte böyle saçmalıklarla üstüne gitmeye çalışıyor. O site de açılır. O karar da uygulanır. Ama bunların hepsinden birden kurtulmanın bir tane yolu var, artık sandıktan başka çare yok. Bunları gençler, bunları demokratlar, bunları bu ülkenin artık hukuka saygılı bütün insanları seçimde, bir daha gelmemek üzere geri gönderecekler. Başka çaresi kalmadı bu işin.”
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığındaki Türkiye heyeti, İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin Doha’daki cenaze töreninin ardından, Türkiye’nin Doha Büyükelçiliği tarafından bir otelde düzenlenen programa katıldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Türkiye’den ve farklı ülkelerden siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yer aldığı programda konuşan Yılmaz, Heniyye’nin ailesi başta olmak üzere Filistin halkı ile zulme ve adaletsizliğe karşı duran İslam dünyasına ve tüm insanlığa başsağlığı diledi.
Yılmaz, Heniyye’nin şehit edildiği menfur saldırının, direncini çok uzun zamandır sürdüren ve bugünlere taşıyan mazlum Filistin halkının gücünde, moralinde, maneviyatında en küçük bir zayıflamaya yol açmayacağına inandığını belirtti.
Heniyye’nin aynı zamanda siyasi bir kişilik olarak Gazze’de uzun süredir tüm dünyanın gözleri önünde cereyan eden soykırım, insanlık ve savaş suçlarının sona ermesi, Gazze’ye ateşkesin gelmesi, insani yardımların ulaşması için müzakereler yaptığını anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsrail yönetiminin siyasi kişilikleri, sivilleri hedef alan bu saldırganlığı aynı zamanda insanlığa ve barışa yapılmış bir saldırıdır. İsrail yönetimi bu eylemiyle barıştan yana olmadığını; kan dökmeye, katliamlara devam etme niyetini çok açık bir şekilde ortaya koymuştur. Şehit İsmail Heniyye’ye ve Lübnan’da ve başka bölgelerde gördüğümüz saldırılara baktığımızda, İsrail yönetiminin Gazze’deki yangını bölgeye taşımak ve genişletmek istediğini gayet net bir şekilde görüyoruz. Bu tutumuyla İsrail yönetimi bölge barışına ve küresel barışa bir tehdit olduğunu; barıştan yana olmadığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Buna karşı yapabileceğimiz en doğru şey barıştan, insanlıktan, adaletten yana olanların birliğidir, beraberliğidir, güç birliğidir ve zalimlere karşı daha fazla baskı uygulamanın yollarını, yöntemlerini aramaktır.”
“Filistin halkıyla dayanışmamızı en güçlü şekilde devam ettireceğiz”
Heniyye’nin şehadetinin, farklı görüşten ve siyasi anlayıştan Filistinlilerin birliğine ve beraberliğine vesile olmasını dileyen Yılmaz, “İslam dünyasının daha fazla birlik ve beraberlik içinde olmasına ve gücünü yansıtmasına vesile olmasını diliyorum. İnsanlığın vicdanında bunun daha güçlü bir karşılık bularak erdemden, adaletten yana tüm insanlığın yaşadığımız bu katliamlara son vermek üzere daha fazla birlik ve baskı ortaya koymasına vesile olmasını diliyorum.” dedi.
Yılmaz, hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de Türk milletinin başsağlığı dileklerini Hamas’ın Siyasi Büro Başkanlığı makamını üstlenen Halid Meşal’e ve Heniyye’nin ailesine ilettiklerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Kendisi belki göremedi ama kendisinden sonrakilerin Filistin’in özgür, bağımsız bir devlet olarak kurulduğunu görmelerini yürekten temenni ediyorum. Bu hedef için Türkiye Cumhuriyeti olarak mazlum Filistin halkıyla dayanışmamızı bütün gücümüzü, imkanlarımızı kullanarak sürdüreceğimizi, Filistin halkıyla dayanışmamızı en güçlü şekilde devam ettireceğimizi belirtmek istiyorum.” diye konuştu.
Yılmaz, cenaze törenine ev sahipliği yapan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile Katarlı yetkililere de teşekkür etti.
]]>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığındaki heyet, İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin Katar’daki cenaze töreninin ardından Türkiye’nin Doha Büyükelçiliği tarafından bir otelde düzenlenen programa katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Türkiye’den ve farklı ülkelerden siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yer aldığı programda konuşan Kurtulmuş, “Çok sayıda siyasi parti temsilcisinin, 30’u aşkın milletvekili arkadaşımızın, Türkiye’nin önemli sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin böylesine hazin bir olay vasıtasıyla bir araya gelmesini oldukça önemli ve anlamlı bulduğumu ifade etmek isterim” dedi.
Filistin davasının önemine işaret eden Kurtulmuş, “Filistin davası, sadece Filistinlilerin ya da Arap dünyasının davası değil; Filistin davası, esası itibarıyla bizim için milli bir davadır. Bunun bir milli dava olduğunu sadece sözle değil, milletimiz fiilen de ortaya koymuş, bunu ispat etmiştir. Sadece Gazze olaylarının başlangıcından bu yana değil, Filistin’deki bu zulümlerin başladığı ilk günden itibaren millet olarak hep Filistin davasının yanında yer aldık. Ayrıca İsrail’in dünyanın gözünün içine bakarak, dünyanın egemenlerinden destek alarak Gazze’de sürdürdüğü bu soykırım boyutlarına ulaşmış katliamlar karşısında da ilk andan itibaren hem millet olarak hem devlet olarak bütünleşik bir şekilde mücadele etmeyi başardık” ifadelerini kullandı.
“İlk andan itibaren milletimiz Gazze’nin hakkını savunmak için bütün gayreti ortaya koymuştur”
Türkiye’nin dünyada milletle devletin ve hükümetin bu konuda müşterek istikamette hareket ettiği ender ülkelerden olduğunu belirten Kurtulmuş, “İlk andan itibaren milletimiz elindeki bütün imkanlarla Gazzeli masum ve mazlum insanlara yardım etmek, Gazze’nin hakkını savunmak için bütün gayreti ortaya koymuştur, koymaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
Bütün kurum ve kuruluşların eşgüdüm içerisinde bu davayı sahiplenmesinin ve her uluslararası platformda bu konudaki temel ilkeleri mutlaka dile getirmesinin tarihi sorumluluğun en açık idraki olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Bunlardan birisi 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan tam manasıyla bağımsız, müstakil ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasıdır. İkincisi, İsrail’in bu soykırımı karşısında uluslararası alanda yalnızlaştırılması, başta Uluslararası Adalet Divanı olmak üzere ve inşallah arkasından da uluslararası ceza mahkemelerinde yargılanmak üzere Filistin davasına her türlü desteğin verilmesidir” değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, Anayasa Komisyonu Üyesi ve AK Parti Denizli Milletvekili Cahit Özkan’ın TBMM adına Güney Afrika’nın açtığı davanın takipçisi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Güney Afrika’nın açtığı bu davaya Türkiye’nin müdahil olacağını hatırlattı. Kurtulmuş, her uluslararası toplantıda Türkiye’nin gayretiyle Filistin meselesine dikkat çeken sonuçlar elde etmeye çabaladıklarını dile getirdi.
“Filistin davası yeni bir döneme girmiştir”
Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın 15 Ağustos’ta TBMM’de Filistin davasını uluslararası alana taşıyacak bir konuşma yapacağını anlatan Kurtulmuş, “Biz ayrıca her platformda İsrail’in yalnızlaştırılmasıyla ilgili çabalarımızı da diplomatik olarak devam ettiriyoruz. Ayrıca acilen Gazze’de ateşkes sağlanması ve Gazze’deki masum insanların menfaatine olacak her türlü gelişmeye de Türkiye olarak öncülük yapmaya gayret ediyoruz” dedi.
Filistin davasının şimdiye kadar gelen birikiminin yanında bundan sonra yeni bir döneme girdiğini dile getiren Kurtulmuş, “Özellikle Güney Afrika Cumhuriyeti’nin başvurusuyla birlikte başlayan süreç hem Filistin davası açısından hem İsrail’in geleceği açısından yeni bir dönemin ilk adımıdır. Uluslararası alanda dokunulamayan, hesap sorulamayan, hiçbir şekilde kendisine ilişilemeyen İsrail’e bu başvuruyla birlikte, bu mahkemeyle birlikte dokunulmuştur. Bundan sonra da dokunulmaya devam edecektir” diye konuştu.
“Ümit ediyoruz Filistinli kardeşlerimiz hürriyetlerine kavuştuğu bir döneme ulaşacaktır”
Kurtulmuş, “Bundan sonra on yıllar sürecek yeni bir siyasal mücadeleye başlıyoruz. Ümit ediyorum ki bu süreç Gazze’deki bu baskılar ve bu insanlık suçları, ‘artık yeter’ denilen noktaya insanlığı getirmiştir. Şimdiden dünyanın dört bir yanında insanlık cephesinin sağlam bir şekilde kurulduğunu, Netanyahu ve çetesine ‘dur’ diyecek insanların artık dünyanın her yerinde sokaklara, üniversitelere, karar mercilerine tesir edecek kurum ve kuruluşlara gelerek fikirlerini beyan ettiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Bundan sonrasında Filistin için çok zor bir mücadele olduğunu belirten Kurtulmuş, “Ama sizi temin ederim ki Netanyahu ve çetesi için çok daha zor bir süreç başlamıştır. Ümit ediyoruz, hep birlikte insanlık cephesi kazanacak ve sonuçta Filistinli kardeşlerimiz tam manasıyla hürriyetlerine kavuştuğu bir döneme ulaşacaktır” şeklinde konuştu.
“Özgür Filistin devleti eninde sonunda mutlaka ama mutlaka kurulacaktır”
Haniye’nin cenazesinde Abdülaziz Rantisi’nin geçmişte söylediği sözlerin aklına geldiğini kaydeden Kurtulmuş, “Şeyh Ahmet Yasin şehit edildikten sonra Abdülaziz Rantisi seçiliyor, bütün medya mikrofonları önüne tutmuş diyorlar ki, ‘Korkmuyor musun? İsrail hükümeti ilan etti; bundan sonra kim seçilirse onu da öldüreceğiz dedi.’ Cevabını hiç unutmam. ‘Biz Müslüman insanlarız. Kadere inanırız. Ölümümüz ha İsrail’in füzesiyle olmuş ha yatağımızda kalp krizinden olmuş, bizim için hiçbir şey fark etmez.’ Ölümü bir şekilde hayatın doğal parçası olarak nasıl gördüklerine bugün bir kere daha burada şahit olduk, cenaze töreninde gördük” dedi.
Sadece Haniye’nin evlatlarının değil, aynı zamanda ufacık torunlarının bile ne kadar büyük bir metanet içerisinde bulunduğuna şahit olduklarını söyleyen Kurtulmuş, “Böylesine açık yüreklilikle, ölümü böyle bir düğüne gider gibi karşılayan insanların karşısında hiç kimsenin yapacağı bir şey yoktur. Ümit ediyoruz, dua ediyoruz ve bu uğurdaki çabalarına bütün gücümüzle destek veriyoruz ki, özgür Filistin devleti eninde sonunda mutlaka ama mutlaka kurulacaktır” diye konuştu.
Filistin’in şehitlerinin kendi davalarını yükselttiği gibi dünyaya da insanlığı öğrettiğini, insanlık dersi verdiğini belirten Kurtulmuş, “Mazlumlar onlardan ilham alıyor, zalimler de onların her şehit ettikleri insanın karşısında korkularını ve korkularının beslediği saldırganlıklarını artırıyorlar. Allah Filistin milletine, en kısa sürede özgürlüklerine kavuşacakları ortamı kurmayı nasip eylesin” ifadelerini kullandı.
Programa Türkiye’nin Doha Büyükelçisi Mustafa Göksu, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM İdare Amiri ve Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, MHP Genel Başkan Yardımcıları Yaşar Yıldırım, İlyas Topsakal, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ile siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı. – DOHA
]]>Kıbrıs’a en yakın nokta olan Anamur’da yapılan feribot ve deniz uçağı iskelesi, 2 ay önce tamamlandı. Valilik öncülüğünde ilçe kaymakamlığı, Ticaret ve Sanayi Odası ile iş adamlarının desteğiyle organizasyonu sağlayacak şirket kuruldu. Gümrük binasıyla birlikte hazır olan iskeleden KKTC’nin Girne Limanı’na 1,5 saatte ulaşım sağlanması için kiralanan 450 kişilik feribot geçtiğimiz ay hizmete başladı. İskelenin resmi açılış ise bugün KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, eski Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan ile il ve ilçe protokol üyelerinin katılımı ile yapıldı.
Bakan Uraloğlu:
Törende konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, “Sözlerime, İsrail’in bebek, çocuk ve masum sivillerden oluşan binlerce Filistinli kardeşimizi şehit ederek Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırıları nefretle kınadığımızı hatırlatarak başlamak istiyorum. Cumhurbaşkanımız da Filistin davasına olan desteğimizi ve Filistinli kardeşlerimizle dayanışmamızı göstermek amacıyla 31 Temmuz’da Tahran’da şehit olan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’nin şehadeti sebebiyle bugünü milli yas ilan etti. Kimsenin şüphesi olmasın ki Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Filistin’de kalıcı barışa giden yolun açılması için Türkiye her türlü sorumluluğu almaktadır ve üzerine düşen ne varsa yapmaya hazırdır. Bu vesileyle İsmail Heniye ve tüm İsrail saldırılarında şehit olan tüm Filistinli kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, Filistin’de yaşatılan bu zulmün bir an evvel sona ermesini Rabbimden niyaz ediyorum” dedi.
“Anamur Limanı’nı uluslararası liman olarak belgelendirdik”
Bakan Uraloğlu, 10 Ağustos’ta açılışını gerçekleştirecekleri Çukurova Uluslararası Havalimanı, Çeşmeli- Kızkalesi Otoyolu Projesi, genişletilen Mersin Uluslararası Limanı, Mersin-Adana-Osmaniye- Gaziantep Hızlı Tren hattıyla Mersin’in gelişim hızına bağlı olarak ortaya çıkan ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğe hazırlamak için çok güçlü bir ulaşım ağı tesis ettiklerini söyledi. Açılışını gerçekleştirecekleri Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi’nin de Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen bir proje olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Toplam uzunluğu 350 metre olan iskelemizi yolcu tekneleri, yatlar, feribotlar ve deniz uçaklarının yanaşmasına uygun şekilde inşa ettik. 12 Aralık 2023 tarihinde de işletilmesi amacıyla Bakanlığımız tarafından Mersin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına devrettik. Devir işleminin ardından 15 Mart 2024’de Mersin Valiliği tarafından Anamur Ticaret ve Sanayi Odası (ANTSO) Denizcilik Turizm Ticaret ve Anonim Şirketi’ne kiralanmıştır. Şirket tarafından gerçekleştirilen ek üst yapı yatırımları sonrası yapılan başvurunun ardından Bakanlığımızca yapılan denetimler sonucunda da Anamur Limanı’nı uluslararası liman olarak belgelendirdik” dedi.
“Türkiye ile KKTC arasındaki en kısa mesafeli deniz rotası oldu”
Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi’nin Mersin- Gazimağusa, Taşucu-Girne, Mersin-Girne, Taşucu-Gazimağusa Ro-Ro hatlarının ardından Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yolcu ve araç taşımacılığı yapılmasına imkan sağlayan en kısa deniz mesafesine sahip 5. kapısı olarak hizmete başladığını belirten Uraloğlu, Anamur-Girne rotasının da 2 saatten daha az bir süreyle Türkiye ile KKTC arasındaki en kısa mesafeli deniz rotası olduğunu kaydetti. Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından verilen hat uygunluk yazısı ile söz konusu iskeleden KKTC’nin Girne Limanı’na yolcu seferlerinin başladığını ifade eden Uraloğlu, “12 Haziran’dan bu yana Piyale Paşa isimli yüksek hızlı hafif yolcu gemisi ile düzenlenen 31 gidiş ve 31 dönüş seferlerinde toplamda 6 bin 841 yolcu taşınmıştır. Hiç şüphesiz ülkemizin KKTC’ye en yakın noktası olan Anamur’da bulunan iskelemizin işletmeye alınması ve deniz trafiğine açılması ilçemizin ve bölgemizin ekonomisine ve turizm faaliyetlerine büyük katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
“Mersin’in ulaşım ve iletişim altyapısına 119 milyar liranın üstünde yatırım gerçekleştirdik”
Mersin’de çok büyük ulaşım altyapı projelerini hayata geçirdiklerine dikkat çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Mersin’in ulaşım ve iletişim altyapısına 119 milyar liranın üstünde yatırım gerçekleştirdik. 10 Ağustos’ta açılışını gerçekleştireceğimiz Çukurova Uluslararası Havalimanı’mız başta Mersin ve Adana ile Osmaniye ve Niğde’ye de olan yakınlığıyla bu şehirlerde yaşayan 5 milyonun üstündeki vatandaşımıza hizmet ederek; Türkiye’nin Ortadoğu ülkelerine açılan kapısı olacak. Bölgedeki işletmelerin Havayoluyla daha hızlı ve etkin bir şekilde mal taşımasını, yerel işletmelerin küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. Özellikle tarım faaliyetlerinin gelişmişliğiyle bilinen Çukurova Bölgemizde üretilen tarım ürünleri gibi hızlı bozulan ve zamanında teslimat gerektiren malların taşınmasında hava yoluyla lojistik avantajlar sağlayacaktır. Ayrıca, bölge ve ülke genelinde doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3 bin kişinin istihdam edilmesine imkan sağlayacaktır.”
“2,5 saat süren seyahat süresini 18 dakikaya düşüreceğiz”
Havalimanı ile birlikte Mersin’in gelişimine katkı sağlayacak Çeşmeli-Kızkalesi otoyolu projesini de 3 yıl içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini dile getiren Uraloğlu, “42 kilometre ana gövde ve 11 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 53 kilometrelik bir yol inşa ederek, 2,5 saat süren seyahat süresini 18 dakikaya düşüreceğiz” dedi.
Bölgenin ve ülkenin önemli raylı sistemlerinden olan Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesi’ne de devam ettiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Projenin tamamlanmasıyla mevcutta 361 kilometre olan hattı 312 kilometreye düşüreceğiz. Yaklaşık 6,5 saat olan seyahat süresini de 2 saat 15 dakikaya indireceğiz” şeklinde konuştu.
“Mersin, denizcilik sektörü için çok daha önemli bir merkeze dönüştü”
Genişletme çalışmaları süren Mersin Limanı’nın yanında açılışını gerçekleştirecekleri Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi ile Mersin’in denizcilik sektörü için çok daha önemli bir merkeze dönüştüğünü vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Dün de yeni bir gelişme olarak Ege ve Akdeniz olmak üzere denizlerdeki hak ve menfaatlerimiz doğrultusunda ‘Mavi Ekonomi ve Deniz Saha Planlaması’ çalışması gerçekleştirilmesi amacıyla Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi ile bir sözleşme imzaladık. Ülkemiz denizlerinde daha güvenli ve verimli bir geleceğe doğru attığımız bir adım olan bu sözleşmeyle Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu-UNESCO tarafından ortaya konulan kurallara göre bir deniz saha planlamasının uygulanmasına ilişkin başlangıç raporu hazırlanması, denizlerimizdeki rüzgar ve güneş enerjisi potansiyellerinin belirlenmesi ve hidrokarbon yatakları ve madenler dahil diğer yer altı kaynaklarına ilişkin verilerin değerlendirilmesi ve enerji taşıma güzergahlarına ilişkin analizlerin yapılması, Mavi ekonomi kapsamında balıkçılık ve diğer su ürünleri faaliyetlerinin mevcut durumuyla, deniz ticareti, liman işletmeciliği ve kombine taşımacılık faaliyetlerinin değerlendirilmesi ve potansiyel kazanımları hakkında rapor hazırlanması ve öncelikle Ege ve Akdeniz’in haritalandırılması olmak üzere genel haritalandırmanın tamamlanması gibi çalışmalara başladık.”
“Ülkemizin adını ve bayrağını dünya denizlerinde gururla büyük başarılara taşıyacağız”
Mavi vatanda seyir emniyetini ve deniz güvenliğini arttırmaya yönelik Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi’nin de Denizcilik Genel Müdürlüğü ile HAVELSAN tarafından devam ettiğini hatırlatan Uraloğlu, “Projemizi 2026 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde mavi vatanımızdaki gücümüzü dünya denizlerinde görev alan denizcilerimizin uluslararası arenadaki yerlerini daha ileriye taşımak için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemizin adını ve bayrağını dünya denizlerinde gururla büyük başarılara taşıyacağız. Unutmayalım ki denize ve denizciliğe verilecek önem ölçüsünde Türkiye Cumhuriyeti büyüyecek ve güçlenecektir. Bu düşüncelerle Anamur Feribot ve Deniz Uçağı İskelesi’nin başta Anamur ve Mersin olmak üzere hem ülkemiz, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
“Esas amacımız Ada Kıbrıs başlığı altında anavatan Türkiye’mizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak”
KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu da 50. yıl kutlanırken 50 yıl önce olduğu gibi şimdi de birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını herkese gösterdiklerini söyledi. Daha önce Ada Kıbrıs lansmanı gerçekleştirdiklerini ifade eden Ataoğlu, “Esas amacımız Ada Kıbrıs başlığı altında anavatan Türkiye’mizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtmak. Sizlerin de bir adasının var olduğu, farklı adalara değil, kendi adanıza gelmeniz. Farklı ülkelere değil, kendi ülkenize gelmeniz, aynı dili, aynı dini ve aynı para birimini paylaştığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelmeniz için Ada Kıbrıs lansmanını yaptık” diye konuştu.
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim göz bebeğimizdir”
Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan ise maddi değeri yüksek olduğu kadar manevi değeri de yüksek bir açılışı gerçekleştirdiklerini söyledi. Seferlerin yavru vatana gittiğini ifade eden Pehlivan, “50. yıl kutlamalarında Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim göz bebeğimizdir. Dolayısıyla bu hak, tıpkı Mersin Limanı’ndan olduğu gibi tıpkı Taşucu Limanı’ndan olduğu gibi Anamur iskelemizden ve limanımızdan da yavru vatanımıza, Kıbrıs’ımıza, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’mize gidecek. Bu yönüyle de ziyadesiyle anlamlı” dedi.
“KKTC’ye başlatılan feribot seferleri bizleri Kuzey Kıbrıs’a daha da yakınlaştıracak”
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, “Buradan KKTC’ye başlatılan feribot seferleri bizleri Kuzey Kıbrıs’a daha da yakınlaştıracak. Ekonomik ağlarımız kuvvetlenecek. Aynı zamanda yerel kalkınmaya da ivme kazandıracak. Böylece hem Anamur’un, hem Kıbrıs’ın zenginleşmesine katkı verecek. Anamura ve ülkemize kazandırmış olduğu bu kıymetli eserden dolayı bütün bu emeği geçen kardeşlerimi kutluyorum” diye konuştu. – MERSİN
]]>Kirişci, çeşitli ziyaretler için geldiği Kahramanmaraş’ta, Büyükşehir Belediyesi Şairler Tepesi Sosyal Tesisleri’nde yaptığı açıklamada, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin suikasta uğramasının Filistin meselesinde yeni bir başlangıç olması, bütün dünyanın atılması gereken adımları atması gerektiğini söyledi.
Sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren kanunun yürürlüğe girdiğini anımsatan Kirişci, sahipsiz hayvanların saldırıları sonucu hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa diledi.
İlk defa Türkiye’de hayvanların korunmasıyla ilgili bir kanunun mevzuata kazandırıldığını belirten Kirişci, “Takdir edersiniz ki hukuk devletinde bağlayıcı olan kanunlardır.” ifadelerini kullandı.
AK Parti döneminde çıkan kanunlarla hayvanların mal, eşya olma statüsünden çıkarılarak canlı statüsüne getirildiğini belirten Kirişci, şöyle devam etti:
“Peki önceki yasada eksik olan neydi? Belki buna birkaç noktada değinmekte yarar var. Her şeyden önce sokakların artık gerek insanlar gerek hayvanlar gerekse de diğer her türlü maddi manevi varlıklarımız için bir ortak yaşam alanı olduğu gerçeği. Bunlar dikkate alındı. Ama burada uygulanan yöntemden kaynaklı olarak artık sokaklar güven alanı olmaktan çıkmıştı. Bunun da bir şekilde sağlanması gerekiyordu. İkinci olarak da kanunda gerek 2004 gerekse 2021’deki düzenlemelerde yerel yönetimlere birtakım sorumluluklar verilmiş ama bunların denetimiyle ilgili mekanizmalar yetersiz kalmış veya bazı mevzuatın bir kısmında özellikle dar yorumlanmasından kaynaklı olarak da bir şeyler yapmak isteyenlerin de bu yapmak istediklerini gerçekleştiremedikleri bir sürece evrilmiştir. Dolayısıyla bu eksikliklerle birlikte sahipli hayvanların sokağa salınması konusunda da yetersiz kalınmış ve bundan dolayı da bu sokaktaki hayvan popülasyonunun artışı kaçınılmaz hale gelmiş.”
“Kısırlaştırma da çözümlerden bir tanesi ama tek başına bir çözüm değil”
Düzenlemenin bir sahiplendirme ve yaşatma yasası olduğunu dile getiren Kirişci, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu iddia edildiği gibi değil, aksine burada yakala, kısırlaştır, sal yerine, yakala, kısırlaştır, tut ve sahiplendir. İçlerinde tedavi edilemeyecek hastalıkları olan, salgın hastalık taşıyan hayvanlarla alakalı gerekli düzenlemeler var. Orada da veteriner kontrolünde bir ötenazi uygulaması gerçekleştirilecek. Dolayısıyla bunu da göz ardı etmemek gerekir. Eğer gerçekten sokaktaki hayvanların sağlıklı bir ortamda yaşadıklarını düşünüyorlarsa ben sizler aracılığıyla bir rakam telaffuz etmek isterim. Sokaktaki hayvanların ortalama yaşam süresi sadece 2 yıl. Ama biz bunları alırız, kısırlaştırır, rehabilite eder, bakımevlerinde sahiplendirilinceye kadar tutulmasını sağlarsak sahipli köpekler yaklaşık 15-16 yıl kadar yaşayabiliyorlar. Dolayısıyla 2 yılı 15 yıla çıkarmak varken bu yasaya niye karşı çıkarlar? Onu da aziz milletin takdirlerine bırakıyorum. ‘Tek çözüm kısırlaştırmadır.’ diyenler var, doğru. Kısırlaştırma da çözümlerden bir tanesi ama tek başına bir çözüm değil. Çünkü mevcut popülasyonda siz kısırlaştırmayı yüzde 70 üzerine çıkartmazsanız popülasyon artmaya devam eder. Çünkü sahipsiz köpeklerin üreme kabiliyetleri son derece yüksek.”
“16 bini çocuk olmak üzere 40 bin kişinin katili olan Netanyahu’ya ‘katil Netanyahu’ diyemeyenlerin, İsmail Heniyye’yi kaybettik, bunu kınamayanların kalkıp da köpek sevgisinden, hayvan sevgisinden söz etme hakları yoktur. ” diyen Kirişci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben bu vesileyle bu kanun her türlü çirkinliğe, Meclis bahçesinde sergilenen Meclis muhabbetine, Meclis geleneklerine uygun olmayan milletvekiline, Meclis’in koridorlarında katil diyecek kadar ileri gidenlere ve bunların ağababalarına rağmen hamdolsun gerek AK Parti gerekse Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin oylarıyla Meclis’imizden geçmiş, yasalaşmıştır. Bugün Resmi Gazete’de yayınlanarak artık yürürlüğe girmiştir. Ben bu vesileyle emeği geçen milletvekili arkadaşlarıma, çalışanlara ve bu konuya olumlu manada katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum.”
Programda, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanı Cüneyt Doğan da bulundu.
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Edirne’de ‘Türkiye’nin Huzuru’ sloganıyla düzenlenen asayiş ve güvenlik toplantısına katıldı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, Bakanlık olarak huzur ve güvenliği sağlamak için terörle mücadeleden zehir tacirlerine, organize suç örgütlerinden göçmen kaçakçılığı organizatörlerine kadar suç ve suç odaklarıyla büyük mücadele verdiklerini söyledi. Yerlikaya, tüm Türkiye’de olduğu gibi Edirne’de de suçta kibirlenenleri, huzura kastedenleri hukuktan ve milletten aldıkları güçle tek tek bitireceklerini ve bu noktada kararlı olduklarını ifade etti.
“Adresini güncellemeyen göçmeni deport edeceğiz”
Edirne’de 7 bin 668 düzenli göçmen olduğunu ve adres tahsisatlarını yaptıklarını aktaran Bakan Yerlikaya, “Güvenlik birimlerimiz ve göçle ilgili çalışan arkadaşlarımız her birinin adreslerine gitti, kapılarını çaldı. O adreste oturup oturmadıklarını kontrol etti. Vermiş olduğumuz sürede adres güncellemesini yapmadıkları takdirde onları düzensiz hale getirip, yakaladığımız zaman da deport edeceğiz” dedi.
“Türkiye genelinde 8 bin 701 operasyon yaptık”
Düzensiz göçmenle ve göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile mücadele noktasında canla başla çalıştıklarını söyleyen Bakan Yerlikaya, 19 Eylül tarihinin Edirne ve Trakya hududu için önemli bir tarih olduğunu ifade etti. O tarihte Bulgaristan ve Yunanistan’daki meslektaşlarını telefonla aradığını, üzerlerinde büyük bir sorumluluk olduğunu söylediğini belirten Bakan Yerlikaya, “Biz hudutlarımızı korumakla ilgili, milletimizin bizden beklediği huduttaki bütün sınır, güvenlik entegre tesislerimizle beraber, hudut birliklerimizle beraber bir kişiyi ne alırız ne de bir kişiyi buradan düzensiz bir göçmenin oraya geçişine de göz yumarız. 19 Eylül’den itibaren şu anda muhataplarımıza bakan olarak ben, valilerimiz, kurmuş olduğumuz bir mekanizmayla Göç İdaresi Başkanı kurmuş olduğumuz bir mekanizmayla devamlı suretle üç ülke bürokrasi valileri, kapıdaki idarecileri ve nihayetinde bakanları devamlı istişare halindeyiz. Buradaki düzensiz göçmenle mücadelemiz ve göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile ne denli canla başla çalıştığımızı biliyorsunuz. Şu anda benim dönemimde 8 bin 701 Türkiye genelinde operasyon yaptık göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik. Türkiye genelinde 5 bin 126 tutuklu, 2 bin 116 adli kontrol. Edirne’de 942 operasyon, 351 tutuklu, 127 de adli kontrol. Bu gözaltına alınıp da tutuklanmamış, adli kontrol verilmemiş, halen aramızda gezen vatandaşlara şunu söylüyoruz: ‘Siz bu işten vazgeçin. Niyetinizden bunu çıkarın. Ama fırsat bulduğumuz zaman göçmen kaçakçılığı organizatörlüğü yapanı bilin ki biz daha önce tutuklayıp cezaevine göndermiş olduğumuz arkadaşların yanına kesinlikle göndereceğiz’. Dolayısıyla hem istihbarat birimlerimiz hem de güvenlik birimlerimiz bu noktada gerçekten fevkalade gayret gösteriyorlar. Bu işi bitirmek noktasında biz kararlıyız” diye konuştu.
“7 ayda 30 bin 400 düzensiz göçmen yakalandı”
Edirne’de 7 aylık dönemde 30 bin 400 düzensiz göçmen yakalandığını söyleyen Bakan Yerlikaya, “Sınırlarımızdan girişi engellenen göçmen sayısı 256. Geri gönderme merkezinden şu ana kadar evraklarını tamamlayıp da Edirne’den deport ettiklerimizin sayısı da 9 bin 85” dedi.
Mobil göç aracı ile 1 milyonun üzerinde kişinin kimliğine bakıp sorgulama yaptıklarını belirten Bakan Yerlikaya, Edirne’nin Keşan ilçesine de bir mobil göç aracı vereceklerini söyledi. – EDİRNE
]]>Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, yaptığı yazılı açıklamayla; bazı yerel gazete ve internet sitelerinde yayımlanan haberlerde yer alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in belediye borçları ile ilgili açıklamalarının çarpıtıldığını bildirdi. Balcıoğlu, belediyenin borucunun aslında 462 milyon TL olduğu yönündeki iddiaların yanıltıcı olduğunu ve toplam borcun 1 milyar 503 milyon 295 bin TL olduğunu belirtti.
Yanıltıcı haberlerin tekrarlanmaması için basın mensuplarının daha dikkatli ve sorumlu bir yayıncılık anlayışı benimsemeleri gerektiğini belirten Balcıoğlu’nun açıklaması şöyle:
“Son günlerde bazı yerel gazetelerde ve internet sitelerinde yayımlanan haberlerde, CHP Genel Başkan Yardımcımız Sayın Gökan Zeybek’in açıklamaları çarpıtılarak, Silivri Belediyesi’nin borçlarının 1 milyar 503 milyon 295 bin TL olduğu iddiasının doğru olmadığı ve bu borcun aslında 462 milyon TL olduğu yönünde yanıltıcı ifadeler kullanılmıştır. Bu durum, kamuoyunda büyük bir yanlış anlaşılmaya ve haksız bir algı operasyonuna yol açmaktadır.
“Yeni açıklanan rakamlar sadece SGK ve vergi borçlarını kapsamaktadır”
Öncelikle, bu tür yanıltıcı ve kasıtlı haberlerle kamuoyunu meşgul edenlerin amacını anlamak zor değildir. Genel Başkan Yardımcımız Sayın Gökan Zeybek, yaptığı basın açıklamasında, CHP’nin kazandığı belediyelerin yalnızca SGK ve vergi borçlarına dikkati çekmiştir. Diğer borçlar bu hesaba katılmamıştır. Yani, açıklanan rakamlar belediyelerin toplam borcunu değil, sadece SGK ve vergi borçlarını kapsamaktadır. Örneğin, Keçiören Belediyesi asıl borcunu 1 milyar 755 milyon TL olarak açıklamıştır. Ancak Genel Başkan Yardımcımız, Keçiören Belediyesi’nin SGK ve vergi borçlarını 1 milyar 398 milyon TL olarak belirtmiştir. Yani, bu borçlar yalnızca SGK ve vergi borçlarıdır, toplam borç yükü değildir.
Silivri Belediyesi’ne gelirsek, bizim toplam borç yükümüz 1 milyar 503 milyon 295 bin TL’dir. Bir kez daha altını çizerek belirtiyorum: Borç yükümüz 1 milyar 503 milyon 295 bin TL’dir ve bu borç yükü; İller Bankası, yapılandırmalar, resmi kurumlar kamu idare payları, personel tazminatı, firma borçları, teminat ve emanetler, vergi dairesi ve belediye iştirakleri borçlarını içermektedir. Bu kalemlerin hepsi toplam borç yükümüzü oluşturmaktadır.
Amacımız, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve bu yanlış algıları kesin bir dille düzeltmektir. Yayımlanan yanlış bilgilerin derhal düzeltilmesini ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini ilgili gazetelerden talep ediyoruz. Kimse Silivrililerin aklını ve vaktini bu tür algı oyunlarıyla çalmaya kalkmasın. Silivrililerin bu tür manipülasyonlara karnı tok! Bu gerçeği görmek istemeyenlere, 31 Mart seçim sonuçlarına dönüp bakmalarını ve şapkalarını önlerine koyup düşünmelerini öneriyorum. Okunmak için komik işlere girenler, kendilerini komik duruma düşürmekten öteye gidemezler. Son olarak, bu tür yanıltıcı haberlerin tekrarlanmaması için basın mensuplarının daha dikkatli ve sorumlu bir yayıncılık anlayışı benimsemelerini bekliyoruz. Doğruluk, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleriyle hareket eden basının demokrasimizin temeli olduğunu unutmamalıyız.”
]]>(İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla hibe edilen 10 İETT otobüsü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’nin katıldığı törenle Ukrayna’nın Odessa kentine uğurlandı. Törende konuşan İmamoğlu, Filistin ve Ukrayna’da yaşanan acılara dikkat çekti, “Biz, ‘savaşa hayır’ derken, sadece ‘savaşa hayır’ değil, ‘teröre de hayır’ diyoruz. Terörist eylemlere de hayır diyoruz. Ama terörist eylemi kendi eliyle üreten ve bir suikasta dönüştüren bir süreci yöneten ülkenin bu tavrına da ‘hayır’ diyor ve kınıyoruz. Bir ülke, bir devlet, terörist eylemle suikast düzenliyorsa, bu o devletin ve o milletin yaşamı boyunca alnından silemeyeceği bir kara lekedir” ifadelerini kullandı.
Odessa Belediye Başkanı Gennadiy Trukhanov’un, ülkede yaşanan savaş nedeniyle toplum ulaşım için Ekrem İmamoğlu’ndan talep ettiği 10 İETT otobüsü, Ukrayna’ya gönderildi.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Odessa Belediye Başkanı Gennadiy Trukhanov ile 16 Aralık 2023 tarihinde çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirmişti. Trukhanov görüşmede, ülkede yaşanan savaş ve olağanüstü koşullar nedeniyle şehirde birçok hizmetin verilemez hale geldiğini, koşulların gün geçtikçe ağırlaştığını belirtmiş, toplu taşıma sisteminin işlemez hale geldiğini anlatmıştı. Trukhanov’un İmamoğlu’ndan İBB tarafından kullanılmayan ve işler durumda olan 10 adet ikinci el otobüsün Odessa Belediyesi’ne hibe edilmesi talebi üzerine, İBB tarafından, insani yardım kapsamında hibe edilmesi planlanan 10 adet otobüs hazırlandı.
İBB Meclisi “Olur” verdi
İBB Meclis kararıyla 11 Temmuz 2024 tarihinde hibe edilecek otobüsler için İETT görevlendirildi. Otobüslerin nakliye, gümrük işlemleri ve Odessa Belediyesi yetkililerine teslim edilmesi ile birlikte gerekli görülecek teknik eğitim ve yedek parça hazırlıkları tamamlandı.
Odessa’ya gönderilmek üzere tüm bakımları yapılan 10 İETT otobüsü, İmamoğlu ve Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’nin katıldığı törenle Ukrayna’ya uğurlandı.
İETT İkitelli Garajı’nda gerçekleştirilen uğurlama töreninde, 28 Temmuz – 3 Ağustos 2024 tarihleri arasında İBB ev sahipliğinde İstanbul’a ziyaret gerçekleştiren, yaşları 10 ile 16 arasında değişen 45 Ukraynalı çocuk da yer aldı.
“Atatürk’ün izinden gideceğiz”
İmamoğlu, başında “İstanbul Senin Yanında” yazılı şapkayla yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Bugün en güzel fotoğraf, elbette eşlik eden sevgili çocuklar. Dünyanın bütün çocukları, kardeştir ve bugünlerde hepimizin bilmesi ve sahip çıkması gereken gerçek budur. Bu gerçeği unutanlar, çocukların kardeşliğini yok etmeye çalışanlar olabilir. Ama biz, ülkemizde muazzam bir mirasa sahibiz. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyen Atatürk’ün izinden gideceğiz. ve savaşlar son bulsun, dünyanın bütün çocukları barışa kavuşsun diye, elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapacağız. Yılmadan usanmadan, Ukraynalı ve Filistinli çocukların en kısa sürede barışa ve huzura kavuşmalarını talep edeceğiz. Bugün, gönlümüzün ve şehrimizin kapılarını 45 Ukraynalı çocuğumuza açıyoruz. Onları İstanbullu kardeşleriyle buluşturacak, en güzel şekilde İstanbulluların vicdanıyla birlikte ağırlayacağız, misafir edeceğiz.
“Birbirimizi yok ederek değil…”
İstanbul ve Odessa, 1997’den bu yana kardeş şehirlerdir. Biz, bu ilişkiyi, hiçbir zaman protokolden ibaret bir durum gibi görmedik. Her zaman gerçek bir kardeşlik duygusuyla yaşamak ve yaşatmak kararlılığında olduk. Bu anlayış içerisinde, savaş koşullarıyla mücadele eden kardeş şehir Odessa’ya, bugün 10 adet İETT otobüsü hibe ediyoruz. Dilerim, bu otobüsler, Odessa’daki zorlu ulaşım şartlarını biraz olsun iyileştirecek ve oradaki savaşın zorluğu altında zulüm gören insanlar, bir nebze olsun çağdaş bir hizmetle buluşacaklardır. Bundan sonra da bu desteklerimiz devam edecek. Daha önce de Odessa Belediye Başkanı’nın talebi üzerine, 41 adet jeneratör ve insani yardım malzemelerimizi içeren 5 adet TIR’ı yollamıştık. Yine aynı şekilde Polonya’ya ilk dönemde giden, Ukrayna’dan göç etmek zorunda olan Ukraynalı insanlara, komşulara, buradan Polonya’ya, Varşova’ya TIR’larımızı yollayarak, insani yardımda bulunmayı kendimize sorumluluk edindik. İhtiyaç olduğu her ortamda, saygıdeğer Başkonsolos ve ekibiyle her zaman istişare halinde oluyor ve savaş altındaki insanlara -ki başta çocuklara- destek olma konusunda özenli bir gayret gösteriyoruz. Refahımızı ve mutluluğumuzu, birbirimizi yok ederek değil, birbirimizle paylaşarak, yardımlaşarak sağlamanın mümkün olduğunu bilmeliyiz.
“Yeryüzündeki tüm çocuklar sevgi diliyle anlaşırlar”
Farklı dilleri konuşsalar da yeryüzündeki tüm çocuklar, evrensel bir dille anlaşırlar ve kaynaşırlar. Çocukların o çok iyi bildiği dil, büyüklerin ise maalesef unuttuğu dil; işte o dilin adı aslında sevgidir, dostluktur. O dil, barışın ve kardeşliğin dilidir. Dünyaya hakim olması gereken işte bu dildir, bu anlayıştır. Yeryüzünün bir an önce barışa ve huzura kavuşmasını diliyorum. Filistin’de zulüm altında bulunan çocuklar, kadınlar… Benzer bir durum Ukrayna’da. Öyle canımızı yakıyor ve acıtıyor ki. Bu konuda hep birlikte, özellikle bu coğrafyanın -kuzeyimiz olsun, güneyimiz olsun- barıştaki teminatı olma konusunda kararlı bir millet, kararlı bir devlet olmak zorundayız. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘yurtta barış, dünyada barış’ ilkesinin bir sulhçuluk ilkesine dönüştüğü, sulhun, barışın teminatı olmak, aynı zamanda elbette ki güçlü bir devlet ve güçlü bir millet olmak anlamına gelir. Kalkınmacı, üreten, iyi eğitim alan, çağdaş unsurlarıyla bu çağın bütün unsurlarını yakalayan bir ülke olmak demektir. Bu duyguyla biz, çevremizde olan bütün huzursuzluklara gereken tepkiyi gösteren, gösterdiği tepkinin de karşılık bulduğu bir ortamı yakalayan bir toplum, bir millet ve bir devlet olmak zorundayız. Bu bölgenin buna ihtiyacı var. Onun için sulhçuluk dediğim bakış açısı ve anlayış, en çok ihtiyaç duyulan bu bölgede, ülkemizin asla vazgeçmeyeceği, asla uzaklaşmayacağı bir anlayıştır”
“Barışın, sevginin ve hoşgörünün şehri olmaya devam edeceğiz”
“Biz, ‘savaşa hayır’ derken, sadece ‘savaşa hayır’ değil, ‘teröre de hayır’ diyoruz. Terörist eylemlere de ‘hayır’ diyoruz. Ama terörist eylemi kendi eliyle üreten ve bir suikasta dönüştüren bir süreci yöneten ülkenin bu tavrına da ‘hayır’ diyor ve kınıyoruz. Yani bir ülke, bir devlet, terörist eylemle suikast düzenliyorsa, bu o devletin ve o milletin yaşamı boyunca alnından silemeyeceği bir kara lekedir. Bu bağlamda, çevremizde oluşan bu tür suikast girişimlerine, terör eylemlerine ve savaşa, kayıtsız şartsız ‘hayır’ deme kararlılığını gösteren bir anlayışı temsil ettiğimizi, buradan, bu güzel günde, sevgili çocukların huzurunda, böylesi bir anlayış için mücadele edeceğimizi, evrensel bir dille haykırarak dile getiriyoruz. Barışın ve sevginin, hoşgörü kentinin İstanbul olduğunu ve olmaya devam edeceğini de ilan ediyoruz. Bu şehrin aynı zamanda bölge şehirleri için de barışın, huzurun ve aynı zamanda hoşgörünün teminatı olmaya devam edeceğini belirtiyor, İstanbul halkı adına Odessa’ya gönderdiğimiz otobüslerin, Odessa halkına hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”
Başkonsolos Nedilskyi’den teşekkür
Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi de konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, İstanbul ve Odessa şehirleri, bu şehirlerin sakinleri ve genel anlamda Ukrayna ve Türkiye halkları için özel bir gündür. Sayın Belediye Başkanı, İBB’nin kardeş şehir Odessa’ya yardım olarak verdiği 10 otobüsün teslim törenine sizinle birlikte katılmaktan büyük bir onur duyuyorum. Ukrayna’nın ve bilhassa Odessa’nın geçirdiği bu zor günlerde, İBB’nin, yaşananlara seyirci kalmaktansa, kardeş şehrine yardım eli uzatmayı seçtiği için ziyadesiyle minnettarız. İBB’nin kendileri için bir ‘mutluluk haftası’ düzenlediği küçük Odessalıların da bu otobüs teslim töreninde bulunması sembolik bir önem arz etmektedir. Ukraynalı çocukların da Odessa’ya döndükten sonra bu otobüs hizmetinden, diğer Odessa sakinleriyle aynı düzeyde yararlanacağından şüphem yoktur. Otobüs yardımı, İBB’nin Odessa’ya verdiği desteğin ikinci adımını oluşturmaktadır. Tüm Odessa sakinleri ve Ukrayna vatandaşları, kardeş şehir İstanbul’un bağışladığı ve günümüzde Odessa’nın büyük bir ihtiyaç duyduğu güçlü jeneratörler için minnettardır. Sayın Belediye Başkanı, Odessa sakinlerine ısı, ışık ve destek verdiğiniz için şahsınıza ve ekibinize teşekkürlerimi sunarım. Çok teşekkür ederim Sayın Ekrem Bey, çok teşekkür ederim Türkiye.”
Otobüsler yola çıktı
Konuşmaların ardından İmamoğlu, Başkonsolos Nedilskyi ve Ukraynalı çocuklarla birlikte, Odessa’ya yolcu edilecek 10 İETT otobüsünün önünde anı fotoğrafı çektirdi. Uğurlama töreninde İmamoğlu’na; CHP Hatay milletvekilleri Nermin Yıldırım Kara, Mehmet Güzelmansur, Servet Mullaoğlu, CHP Hatay İl Başkanı Hakan Tiryaki, Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün, Dörtyol Belediye Başkanı Bahadır Amaç, Defne Belediye Başkanı Halil İbrahim Özgün, Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu ve Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi eşlik etti.
]]>2. Dünya Savaşı’nda Nazilerin ‘işkence ve ölüm kampı’ olarak bilinen Auschwitz’de soykırıma uğrayan Romanlar, İzmir’de anıldı.
Soykırımın 44. yılında Konak Belediyesi, Konak Kent Konseyi ve İzmir Roman STK’ları Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde anma töreni düzenledi. Törende “2 Ağustos 1944 Roman Soykırımı’nı unutmadık ve unutmayacağız” pankartı açan grup katliama dikkati çekti.
Törende basın açıklamasını Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu okudu, Romanların yaşadığı yoksulluğa dikkati çekti.
“3 bin Romanı katledilerek soykırıma uğrattı”
Nazilerin 30 binden fazla Çingenenin kafataslarını ölçüp, kan örnekleri alıp, göz renklerinin istatistiklerini çıkarttığını hatırlatan Mumcu, şunları söyledi:
“1933’de Almanya’da Nazi Partisinin iktidara gelmesi ile birlikte Romanlar ve Yahudiler imha edilmesi gereken iki etnik grup olarak tanımlanmıştır. 1937 yılında nüfus biyolojisi ve ırksal temizleme için Araştırma Merkezi kurulmuş ve imha çalışmaları tüm Avrupa’yı sarmıştır. 2. Dünya Savaşı döneminde Yahudiler ve Romanlar şimdi Polonya sınırları içinde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam, işkence ve imha yeri olan Auschuwitz kampına getirildiler. 2 Ağustos 1944’de Naziler Auschwitz kampında bir günde 3 bin Romanı katlederek soykırıma uğrattı. Her yıl bu tarihte, Nazilerin soykırımına uğrayan ve 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden 220 bin ila 500 bin Roman anılıyor. Resmi bir rakam olmasa da İan Hancook’a göre bu sayının 1 milyon ile 1,5 milyon olduğu beyirtiliyor, bu sayılar o dönemde Avrupa’da bulunan Roman nüfusunun yarısından fazlasına tekabül ediyordu. Sadece Auschwitz kampında 20 bin 78 Romanın açlık, tıbbi yetersizlik, aşırı çalıştırma, hastalık ve gaz gibi nedenlerle yaşamlarını kaybettiği kayıtlara işlenmiştir.”
“Romanların yüzde 80’i ‘fakirlik riski altında’ yaşıyor”
Romanlara yönelik ayrımcılığın aradan geçen sürede devam ettiğini ancak şekil değiştirdiği kaydeden Mumcu, Romanların yaşadığı fakirliğe dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: “Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı raporuna göre günümüzde Romanların yüzde 80’i ‘fakirlik riski altında’ yaşıyor. Romanlara uygulanan zulüm 1933 yılında başladı. Bu zulüm zamanla ayrımcılık şeklinde dönüştü. Alman yetkililer yapılanların ‘ırkçı’ temelli olduğunu ancak 1979’ta kabul etti. Bu bağlamda Romanlar birçok Avrupalı için 2. Dünya Savaşı’nın unutulmuş kurbanları oldu. Onların yaşamak zorunda kaldığı bu tarihi zulüm karşısında sessiz kalmamalıyız. Aradan geçen 70 yıla rağmen Orta Avrupa Romanları olan Sitiler ve Romanlar her gün nefret, şiddet, ayrımcılık ve ırkçılıkla karşı karşıyalar, birçoğu barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara ulaşmakta zorlanıyorlar.
2 Ağustos 1944 Roman Soykırımının unutulmaması adına son yıllarda ülkemizde de çeşitli etkinlikler düzenlemektedir. Diğer soykırımlar gibi Roman Soykırımının da unutulmaması, Roman sorunlarının çözümü için samimi adımların atılması geçmişten günümüze gelen önyargıları birlikte kırmamız gerektiği inancındayız.”
]]>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bir dizi ziyarette bulunmak üzere geldiği kentte Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen İş Dünyası ve Sivil Toplum Kuruluşları ile İstişare Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Bolat, toplamda 600 milyar dolarlık bir ticareti gümrüklerde yönettiklerini ve gerekli önlemleri aldıklarını söyleyerek, “Biz ticareti yaparken ithalat konusunda bakış açımız şu; ükemiz için faydalı, lüzumlu ve zorunlu olan ithalat yapılır. Bu konuda hiçbir beis yok. İhracatta gümrükteki kontrollerimiz yüzde 2, ithalattaki kontroller yüzde 14’tür. Bu anlamda ithalatta ülkeler arasındaki rekabette çok çetin bir rekabet var. Haklı uluslararası kurallara ve mevzuata uygun ithalat ve ticarette bir beis yok. Bazen katakulli yapanlar oluyor. Gümrük tarife pozisyonunu değiştiren, menşei saptırması yapan, ürünün değeri 10 iken 2 gösteren bazı yabancı ihracatçılar vesaire. Bunlara karşı bizim Gümrükler Genel Müdürlüğümüz ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğümüz çalışmaları yapıyor. Toplamda 600 milyar dolarlık bir ticareti gümrüklerde yönetiyoruz. Hızlı ve etkin işlemesini sağlamaya çalışıyoruz ama Türkiye’ye 15 satarken, bir almayan ülkelerle alakalı olarak da ‘kusura bakma Türkiye ithalat için açık kapı bir ülke değil’ mesajını da net bir şekilde veriyoruz. Dünya Ticaret Örgütünün bize verdiği yetkiler ve kurallar çerçevesinde Türkiye’ye karşı dış ticarette yanlış ticaret yapan olursa biz de gerekli tedbirleri alıyoruz. Bunu yaparken amacımız siz yerli ve milli üretimi yapan sanayicilerin haksız ticari uygulamalarda dampingli ve sübvansiyonlu ithalattan zarar görmenizi engellemektir. Bunu birçok sektörlerde son 1 yılda üretim ve istihdam artışı anlamında başarılı olduğunu görmekten de büyük bir memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bu yıl ilk 7 ayda 71 bin firmaya 960 milyon TL ceza uyguladık”
Sektörel düzenlemeleri de yaptıklarını kaydeden Bolat, fahiş fiyatla, stokçulukta, aldatıcı reklamlarla mücadele kapsamında denetimlerin sürdüğünü kaydederek, 2024 yılının ilk 7 ayında 71 bin firmaya 960 milyon TL cezai işlem uygulandığını belirtti. Bakan Bolat, açıklanan Orta Vadeli Program’da hedeflerin tutturulduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diğer taraftan iç ticarette sektörel düzenlemeler yapıyoruz. Otomotivde, emlakta, perakendede fahiş fiyatla mücadelede, stokçulukta, aldatıcı reklamlarla mücadelede, market denetimlerinde, tüketicinin korunmasında, sağlığa zararlı ürünlerde Ticaret Bakanlığı olarak çok yoğun denetimler yapıyoruz. 2023 yılında 56 bin firma nezdinde 1.5 milyar TL civarında cezai uygulamalar yaptık. Bu yıl ilk 7 ayda 71 bin firmaya 960 milyon TL ceza uyguladık. Çalkantılı süreçler geçirdik. 2018 yılında ‘Türkiye ekonomisini mahvedeceğim’ diyen bazı Batılı liderler oldu, onlara direndik. 2020 yılı başında korona virüs salgınında bütün dünya gibi Türkiye’de ciddi imtihan verdi. Dünyada bu sağlık krizini en başarılı yöneten ülkelerden biri olduk. Ekonomiyi durdurmama mücadelesi verildi. Hizmet sektörü bıçak gibi kesildi. Vatandaşlarımızın gelirleri kaybolmasın diye gelir destekleri uygulandı. O krizi 2 senede atlattık. Kriz biterken yüksek enflasyon canavarına yakalandık. Rusya- Ukrayna savaşı çıktı. Doğalgaz bedelleri 4 katına yükseldi, petrol bedeli iki katına yükseldi ve bulunamaz durumu ortaya çıktı. Dünyada gıda arz ve fiyat krizi çıktı. Onu atlattık, iki tane büyük depremle Türkiye bütçesinin 2023 yılında yüzde 40’ını oluşturacak bir şekilde 105 milyar maliyet ve 53 bin canımızın şehadeti ile karşı karşıya kaldık. Bu arada seçimler yapıldı. Geçen sene iki, bu sene bir seçim. Bütün bunları atlattık. Bu çalkantılı süreçten sonra hükümetimiz geçen yıl Orta Vadeli Program’ı açıklayarak, Türkiye ekonomisinin yeniden dezenflasyon sürecine girmesi, yüksek enflasyonla mücadele etmesi için bir program uyguluyoruz. Yüksek enflasyonla mücadele ederken ekonomik büyüme, dış ticaret açığının azaltılması, istihdamın korunması ve işsizliğin azaltılması hedeflerimize de bağlıyız. En önemlisi de deprem bölgelerinin 3 yıllık süreçte tamamen yenilerek ayağa kaldırılması hedefimizde devam etmektedir. Orta Vadeli Program’da 2023 yılı sonunda bütün hedef rakamlar tutturuldu. 2024 yılında da bu noktada iyi başladık. Geçen yılı yüzde 4.5’lik büyümeyle kapatırken, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.7 büyüdük. Bunun 1.6 puanı ihracatın olumlu katkısından geldi.”
“Olamaz diye zihnimizde dahi hayallerini kuramadığımız meseleleri bugün bu noktaya getirdik”
Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ise, “20 yılda yapılmayan hayal edemeyeceğimiz şeyleri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugüne kadar getirdik. ‘Olamaz’ diye zihnimizde dahi hayallerini kuramadığımız meseleleri bugün bu noktaya getirdik. 2007 yılında mortgage yasası çıkartılırken, ABD’de 120 ay vade ile konut yasası çıkartılırken, biz bunu 20 yıl vadeli hale getirdik. TOKİ vasıtasıyla bunu yaptık. Kentsel dönüşümle ilgili çok önemli işler yaptık. Onun için olmayacak diye bir şey söz konusu değil. Bir oldukça, beraber oldukça, fikir birliği yaptıkça önümüzdeki engelleri inşallah aşarız. Ülkemizin dış alemde neler yaşadığını ama milli birliğimizi Türkiye içerisinde koruyabildiğimiz takdirde, basit siyasi çekişmeler ile değil, siyasetin yumuşatılması ve muhalefetin normalleşmesi ile birlikte inşallah önümüzdeki engelleri aşacağımızı ümit ediyorum” diye konuştu.
Programa Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Sayın Bayar Özsoy, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve davetliler katıldı. – KAYSERİ
]]>Haber-Kamera: Hakan KAYA
(İSTANBUL) – CHP’li Esenyurt Belediyesi, günde bin kişiye yemek sağlayacak olan ‘İstiklal Aşevi Yemek Dağıtım Noktası’nı törenle hizmete açtı. Aşevinde maddi durumu iyi olmayan vatandaşlar 3 çeşit yemeği ücretsiz yiyebilecek.
Kısa süre önce ilçenin ilk aşevinin açılışını gerçekleştiren Esenyurt Belediyesi, günde bin kişiye yemek sağlayacak olan ‘İstiklal Aşevi Yemek Dağıtım Noktası’nı hizmete sundu. Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in açılışını gerçekleştirdiği dağıtım noktasında, mercimek çorbası, pirinç pilavı ve etli kuru fasülyeden oluşan menü cuma namazı çıkışı vatandaşlara ücretsiz dağıtıldı.
“7 noktada daha Aşevi Yemek Dağıtım Merkezi açacağız”
Esenyurt genelinde aşevi yemek dağıtım noktalarının sayısını peyderpey artırarak çalışmalarını sürdüreceklerinin altını çizen Başkan Özer, şunları söyledi:
“Önemsediğimiz işlerin başında sosyal belediyecilik anlayışı geliyor. Aslında bunlar sosyal devletin işi. Dolayısıyla yerel yönetimler sosyal devletin eksik bıraktığı yerde halkın imdadına koşabilmek için sorumluluk yüklenmek durumunda. Onlara kanunla verilmiş böyle bir görev yok, ancak halkın seçtiği belediye başkanı onların her türlü sorunu ile ilgilenmek durumundadır. Asfalt yapıyoruz, bordür döşüyoruz, park yapıyoruz ama şunu da biliyoruz: Akşam evine ekmek götüremeyen binlerin, on binlerin olduğu bir ilçede yaşıyoruz. Bunun için günlük kapasitesi 15 bin olan bir aşevinin açılışını yaptık. Daha sonraki zamanlarda bu aşevindeki kapasiteyi 30 bine, 40 bine kadar artıracağız. Altyapımız buna uygun. Fakat bu aşevi biliyorsunuz belediyemizin yanında bulunan Yıldız Camii’nin hemen altında. Belki herkes oraya gelemez düşüncesiyle biz halkın ayağına gidelim, yemeklerini biz götürelim istedik. Bu nedenle çeşitli mahallelerde halkımızın yemek yiyebileceği merkezler açıyoruz. Bugün burada, İstiklal Mahallemizde ilkini açıyoruz. Ardından yedi noktada daha sıcak yemek dağıtım merkezi açacağız. Bunların yanında sahada görev yapan 2 adet mobil aracımız, yemek dağıtan servislerimiz var. İlerleyen zamanlarda gücümüz oranında bunları peyderpey artırarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
“Kimsesizlerin kimsesi, sesi çıkmayanların sesi olacağız”
Konuşmasında her vatandaşın insanlık onuruna yakışır bir biçimde yaşaması gerektiğine vurgu yapan Özer, “Bugün açılışını yaptığımız merkez 263 m² büyüklüğünde kapalı bir alan. Bu merkezde her gün 1000 kişiye sıcak yemek ikram edeceğiz. ve bu hizmeti tamamen ücretsiz olarak yerine getireceğiz. Bugün etin kilosu bin liraya dayanmış durumda maalesef. Emeklilerin maaşı 10 bin lira. Bir insan bir lokantaya girip bir et yemeği yiyip çıktığı zaman 700-800 lira hesapla karşılaşıyor. Herkesin bu ülkede insanlık onuruna yakışır bir düzeyde yaşama hakkı var. Herkese iş ve AŞ sağlayamıyorsanız bile onlara el uzatmak durumundasınız. Mustafa Kemal Atatürk ne demişti; ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.’ Kimsesizlerin kimsesi olacaksak, sesini çıkmayanların sesi olacaksak bunu pratikte uygulamamız lazım. Evet, biz buradan haykırıyoruz, söylüyoruz: Biz Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları kimsesizlerin kimsesiyiz, sesi çıkmayanların sesiyiz!” ifadelerini kullandı.
Yurttaşlar uygulamadan memnun
Uygulamadan memnun olduklarını söyleyen yurttaşlar da şöyle konuştu:
“Dışarıda yemek yemek gerçekten imkansız bir hale geldi. Gerçekten çok güzel bir uygulama. İnşallah durumu olmayan insanlarımız faydalanır.”
“Durumu olmayan vatandaşlar için çok güzel bir uygulama”
“Uygulamayı iyi buldum. İnşallah devamı gelir. Ama bir de kent lokantası istiyoruz. Güzel olur bence. Fakir vatandaşlar yararlansın.”
]]>
KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu ile Sayın Bayar Özsoy, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı.
Kayseri’nin ticaret tarihinde kadim bir şehir olduğunu söyleyen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Kayseri 6 bin yıllık tarihi, 4 bin 500 yıllık ticari geçmişi, yüzyıllıkta üretim tecrübesi olan, geçmişten bugüne girişimcisi bol, asırlar boyunca da tüm kavimlerin dikkatini çekmiş İpekyolu üzerinde önemli bir kavşak noktası olan Kadim bir şehirdir. Ülkemizin omurgasını oluşturan İç Anadolu Bölgesinin de tam ortasında bulunan stratejik öneme sahiptir. Kayseri aynı zamanda ilklerin olduğu bir şehirdir. 818 yıl önce dünyadaki ilk tıp okulu olan Gevher Nesibe Tıp Medresesi ve Darüşşifası, Anadolu Selçuklu Döneminde şehrimizde kurulmuştur. Anadolu’da tıbbın doğuşu olarak kabul edilmiştir. Yine 4 bin 500 yıl önce İlk ticari yazışmaların, senetlerin, aile anayasasının kurumsallaşma ve ortaklık yapısının, ilk kadın girişimcinin, aynı zamanda ‘bitkarim’ adı altında bir sivil toplum kuruluşunun olduğu, buraya üye olmayanların ticaret yapamadığı Kültepe-Kaniş Karum’da yapılan kazılarda ortaya çıkan tabletlerle anlaşılmaktadır. Ayrıca İlk uluslararası fuar Yabanlu Pazarı adı altında bugünkü Pazarören yakınlarında gerçekleştirilmiştir. Her şehir ve ülkelerin ekonomisinde dönüm noktaları var. Kayseri Sanayisinin ve ekonomisinin dönüm noktası; Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında kurulan Kayseri Tayyare Fabrikası, 1935 yılında kurulan Sümerbank Bez Fabrikası ve 1954 yılında da kurulan Ana tamir Fabrikasıdır. Bu 3 yatırım Kayserimizin sanayisine ve ekonomisine katkı sağlamış, yön vermiş ve müthiş bir işgücü yetişmesine de vesile olmuştur. Bugünkü sanayici ve yatırımcılarımızın adreslerine baktığımız zaman kökeni de aynıdır. Dolayısıyla Kayseri ekonomi, sanayi, yatırım ve girişimcilik ruhunun temelinde 1926’da başlayan devlet destekli sanayileşmenin büyük payı vardır. Akabinde de ortaklık kültürü oluşmuş, farklı sektörlerde de yatırım yapılmıştır” dedi.
Şu anda işletmelerin sermayelere ihtiyacı olduğunu söyleyen Gülsoy, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Türkiye ekonomisinde en temel konu, enflasyonla mücadele. Ekonomi yönetimimizin enflasyonu düşürme hedefiyle uygulamaya koyduğu nakdi sıkılaştırma politikalarının ekonomide belirgin bir yavaşlamaya yol açacağını öngörüyoruz. Bu süreci, ülke olarak ekonomide iyi günler görebilmek için yaşamamız gereken geçici bir zorluk olarak değerlendiriyoruz. Hep birlikte atlatacağımıza da inanıyoruz. Sayın Bakanım, Orta Vadeli Program’da yer aldığı gibi, üretimin, istihdamın ve ihracata dayalı büyümenin desteklenmesini çok kıymetli buluyoruz. Orta Vadeli Programa inancımız tamdır. Bizler devletimize güveniyor ve inanıyoruz. Öngörülebilirlik ve istikrar uğruna alınan önlemleri de çok olumlu ve pozitif buluyoruz. Şu anda işletme sermayelerine ihtiyaç var. Finansa erişimde hala zorluk çekiyoruz. Ticari kredi kartlarının hem limitlerinin hem de taksitlendirme süreçlerinin yeniden değerlendirilmesini istiyoruz. Nakit ödeme limitlerinin artırılması, yereldeki ticaretimizde çok önemsediğimiz Perakende Yasasının çıkmasını bekliyoruz. Sektörlerde KDV oran farklılıklarının giderilmesini talep ediyoruz. Konkordato Müessesesinin Yeniden Düzenlenmesini istiyoruz.
“Kayıt dışı ile mücadelede daha etkin yöntemlerin devreye alınmasını istiyoruz”
Kayserili sanayicilerin Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sağladıklarını söyleyen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, “Kayseri, 5 üniversitesi, 5 Organize Sanayi Bölgesi, 1 Serbest Bölgesi ile Türkiye ekonomisine 6 milyar dolar dış ticaret hacmiyle ciddi katkı sağlayan bir ilimizdir. Toplamda 51 milyon metrekare üretim alanına sahibiz. Proje aşamasında olan 2 OSB’miz daha var. Bunlarda tamamlanınca mevcut OSB’lerimizle birlikte şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. Kayseri’de faaliyet gösteren 2 bin 500 üzerindeki sanayi işletmemizde 100 binden fazla istihdama sahibiz. Kayseri’de 17 ve serbest bölgemizde bulunan 5 firmamız birlikte toplam 22 firmamız ilk 1000 ihracatçı firma arasında yer alıyor. Kayserili sanayicilerimiz bu güne kadar 190 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdi. Biz aynı zamanda İthal ettiğinin iki katını ihraç eden bir iliz. Bu anlamda cari açığa pozitif katkı sağlayan ender illerden birisiyiz. Yine 2023 verilerine göre iller arasında; İhracatta 10. Sıra, Tasarım Tescil Belgesi sayılarına göre 3. sıradayız. Marka Tescil sayılarına göre 9. Sırada, faydalı modelde 6. sıra ve patent tescilde 7. Sıradayız. İSO İlk 1000’de 29 firmamızla Türkiye’de 8. sıradayız. Sınır şehri olmayan, limanı olmayan ilimizde, Kayserili sanayici ve iş insanları Türkiye’nin ortasında büyük bir gayretle hem üretiyor hem de ürettikleri ile Türkiye ekonomisine ve ihracatına ciddi katkılar sağlıyor” dedi.
Başkan Büyüksimitci, üreticilerin sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini söyleyerek, “Küresel bazda pandemi ile başlayan ve halen devam eden olumsuzluklar, hem dünya ekonomisini hem de ülkemizi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Üretim girdi maliyetlerinin yüksekliği, tedarik zorlukları ve dengesiz navlun fiyatları pazarlarda rekabet gücümüzü zayıflattığı gibi, yurt dışı talep daralması da firmaları zorlamaya devam ediyor. Özellikle finansmana ulaşımdaki zorluklarımız devam ederken, enflasyonu kontrol altına almak için yapılan faiz artışları firmalarımızın krediye ulaşımını daha da zorlaştırıyor. Bir şekilde krediye ulaşabilen firmalarımız ise, bu kadar yüksek oranlı faizlerle faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyor. Özellikle işletmelerimizin yüzde 99’unu oluşturan, istihdamın yüzde 72’sini gerçekleştiren ve ihracatın yüzde 36’sını karşılayan KOBİ’lerimizin pozitif ayrımcılığa ihtiyacı var. İşletmelerimiz bir taraftan kalifiye eleman sıkıntısı yaşarken, diğer taraftan işverenlerimiz işçilik maliyetlerinden kaynaklı sıkışma yaşıyor. Yüksek istihdam maliyetlerinin yanı sıra, belli mesleklerin zorunlu istihdamı gibi uygulamalarla, adeta istihdamı cezalandırıyoruz. Bu yaklaşımı ve mevzuatı da değiştirmeliyiz. Bu konuda desteklerinizi talep ediyoruz. Ticarette yaygın olarak kullanılan ödeme araçlarından biri olan çeklerde, elektronik çek uygulaması, çeki keşide eden taraftan başlayarak ciro eden tüm tarafların dijital ortamda takibinin yapılabilmesine ve ödemelerin sistem üzerinden takip edilmesine imkan sağlayacaktır. Bunun dışında söz konusu uygulamanın, sağlam bir hukuki ve teknolojik alt yapı ile yaygınlaştırılması, karşılıksız çek miktarında azalmayı sağlayacak ve ödeme sistemlerinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesine imkan sağlayacaktır. Finansmana erişimin kısıtlı olduğu ve kayıt dışı ekonomiyle etkin bir şekilde mücadele edilmeye çalışıldığı böyle bir dönemde, sanayiciler olarak, ticari kredi kartı kullanımının teşvik edilmesi ve ticari kredi kartlarına taksit uygulamasına gidilmesini gerekli ve önemli görüyoruz. Sanayinin çarklarının dönmesi ve ticaretin daha sağlıklı bir zemine oturması anlamında bu uygulamanın katkısının yadsınamaz olduğu kanaatindeyiz. İhracatçılara yeşil pasaport verilmesine ilişkin usul ve esaslara göre son 3 yılda yıllık ortalama ihracatı 500 bin ile 10 milyon ABD Doları arasında olan firmalara 1pasaport verilmekte olup, 10 milyon doları geçtiğinde ikincisi verilmektedir. Bu ve diğer kademeler arası belirtilen ihracat baremleri yüksek olup ara kademedeki tutarların azaltılması ihracat yapan firmalarımızın yükünü hafifletecek ve işlerini bir nebze olsun kolaylaştıracaktır. ilk pasaport 500 bin USD ihracata verilmekte ikincisi 10 milyon doları geçtiğinde ara kademeler azaltılmalı” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
]]>Haber: DUYGU NİL ÖZER/ Kamera: AZİZ METİN TURAN
(ANKARA) – CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Instagram’a erişim engeli getirilmesiyle ilgili, ” Türkiye’yi böylesine keyfi ve kişisel düşünceleriyle yöneten, hiçbir kurala bağlı olmaksızın yöneten bir anlayış var. Bu anlayış Türkiye’yi basın özgürlüğünde, haberleşme özgürlüğünde üçüncü lige düşürüyor. Bu şekilde internetin kapatılabildiği, girişlerin yasaklandığı 3- 4 ülke var yeryüzünde diktatörlükle yönetilen. Maalesef Türkiye’yi o konuma taşıdılar” dedi. Emir, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay ile ilgili kararına ilişkin de “15 Ağustos’ta Meclis toplanacak ve biz orada da Can Atalay’ın o güne kadar görevine başlayacağı tahliye işleminin yapılmasını bekliyoruz” diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anayasa Mahkemesinin Can Atalay kararının bir an önce hukuka uygun bir şekilde uygulanması gerektiğini belirten Emir, Hamas lideri İsmail Haniye’nin ölümünün ardından Türkiye’de yas ilan edilmesinin de keyfi bir karar olduğunu, İdlib’de 36 şehit verildiğinde ya da Çorlu tren kazasında böyle bir yas ilan edilmediğini vurguladı.
“Basın ve haberleşme özgürlüğü yerlerde sürünmeye devam ediyor”
Instagram’a Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından erişim engeli getirilmesini değerlendiren Murat Emir, şunları söyledi:
“Instagram, dünyada milyarlarca insanın kullandığı son derece yaygın, önemli bir platform. Ticaret yapılıyor, bilgilendirme yapılıyor, haberleşme aracı olarak kullanılıyor. Dolayısıyla çok önemli bir alan. Bunu bir kişi, kendi paylaşımı yayınlanmadı diye kapatıyor. O kişi kim; Fahrettin Altun. Bu, Türkiye’nin geldiği yeri gösteriyor. Türkiye’yi böylesine keyfi ve kişisel düşünceleriyle yöneten, hiçbir kurala bağlı olmaksızın yöneten bir anlayış var. Bu anlayış Türkiye’yi basın özgürlüğünde, haberleşme özgürlüğünde üçüncü lige düşürüyor. Bu şekilde internetin kapatılabildiği, girişlerin yasaklandığı 3-4 ülke var yeryüzünde diktatörlükle yönetilen. Maalesef Türkiye’yi o konuma taşıdılar. İstemedikleri hiçbir şey duyulsun, bilinsin istemiyorlar. Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesini iptal ediyor, biz götürdük. Kararnamede olan şu; BTK’nın bu şekliyle özellikle dezenformasyona karşı mücadele edeceğim diye kapatma yetkisinin ölçüsüz olacağı kararı var. Tam da aynı güne denk geliyor, onu bile AYM’nin sitesine giriyorsunuz bulamıyorsunuz. Çok giriş varmış gecikme oluyormuş… Buna kim inanır? Burada bir anlayış var; duymasınlar, görmesinler, bilmesinler, haberleşemesinler. Maalesef Türkiye’de basın ve haberleşme özgürlüğü her geçen gün yerlerde sürünmeye devam ediyor.”
“Bu hukuksuzluğa bir an evvel son verilmek zorundadır”
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Atalay kararıyla ilgili ise Murat Emir şu ifadeleri kullandı:
“Can Atalay kararı bizim Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğümüz bir karar. Daha önce açıklanmıştı ama gerekçeli kararın açıklanması çok uzun sürdü. Özet olarak Anayasa Mahkemesi Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşmediğini çünkü milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik tezkerenin okunmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu söylüyor. Daha önce iki kez Can Atalay’ın hapiste tutulmasının da Anayasa’ya aykırı olduğunu söylediği gibi. Can Atalay fiilen cezaevinde tutuluyor dolayısıyla gelip yemin edemiyor ama kendisi milletvekilidir. Ama bu hukuksuzluğa bir an evvel son verilmek zorundadır. Burada mahkemelere görev düşüyor, Yargıtay’a görev düşüyor çünkü herkes yasama, yürütme, yargıya Anayasa Mahkemesi ile bağlıdır. Hepimiz Anayasa’ya uymak zorundayız. Anayasaya uymak üzere yemin ettik. Dolayısıyla bizim beklentimiz, olması gereken, Anayasa’ya saygılı bir ülkede, bir hukuk devletinde Can Atalay’ın biran evvel serbest bırakılması, gelip yeminini etmesi ve milletvekilliği görevini yapmasıdır. 15 Ağustos’ta Meclis toplanacak ve biz orada da Can Atalay’ın o güne kadar görevine başlayacağı tahliye işleminin yapılmasını bekliyoruz. İlgililerin Anayasa Mahkemesi kararına uyması şarttır.”
“Türkiye’de milli yasın neye göre yapıldığı hakkında bilgi yok”
Hamas lideri İsmail Haniye’nin ölümünün ardından Türkiye’de yas ilan edilmesinin keyfilik olduğunu ifade eden Emir, açıklamalarını şöyle tamamladı:
“Türkiye’de milli yasın neye göre yapıldığı, hangi ölçütlere göre ilan edildiğine dönük hiçbir bilgi yok. Tamamen Cumhurbaşkanının kendi duyguları kendi bilgisi kendi algılarıyla karar verdiği bir şey. Son derece keyfi bir durum. Çorlu tren kazasında 25 vatandaşımızı yitirdik, 300’ün üzerinde yaralı vardı. ‘Milli yas ilan edildin’ dedik, ila etmediler. Gara’da 13 askerimiz şehit edildiğinde milli yas ilan etmediler. İdlib’de 36 askerimiz şehit olduğunda milli yas ilan etmediler. Şimdi Haniye öldürüldüğünde milli yas ilan ediyorlar. Daha önce Suudi Arabistan kralı öldüğünde milli yas ilan etmişlerdi. Tamamen keyfi davranıyorlar. Bunun mutlaka bir kurala göre, ölçüte göre olması gerekiyor. Türkiye böylesine bir keyfilikle daha fazla yoluna devam edemez.”
]]>
(GİRESUN) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bulancak’ta; “Filenin Sultanları yarınki maçı da başardıktan sonra çeyrek finale çıkacaklar. ve buradan ilan ediyorum ki; sizin torununuz İpek ile birlikte çeyrek final maçında Filenin Sultanları’nı desteklemek için o salonda olacağım” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Fındık Mitingi”nin ardından Bulancak Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyaret öncesi belediye önünde konuşan Özel, şunları söyledi:
“Hepinize belediye başkanımıza, partimize sahip çıktığınız için yürekten teşekkür ediyorum. İlçe yönetimini, ilçe başkanımızı ve tüm CHPlileri kampanya dönemindeki emekleri için kutluyorum ve kendilerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra da CHP olarak birlik, dirlik içinde omuz omuza çalışarak yüzleri güldürmeye, önümüze gelen bütün sandıklardan başarıyla çıkmaya kararlıyız. Biliyorsunuz partimiz 1977 yılından beri birinci parti olamıyordu. ve bu seçimlerde sizinle birlikte size seslendik, bizi duydunuz. Biz sizin sesinizi Türkiye’ye duyurduk. Siz bizim sesimizi sandığa yansıttınız. ve 47 sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti yaptınız. Bundan sonra da hep birlikte çalışarak önümüzdeki ilk seçimde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini genel seçimlerde ve birinci parti yapacağız, iktidar yapacağız. Bu ülkeyi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi yönetecek. CHP bu seçimlere resmi bir ittifakla girmedi. Parti olarak tektik. Ama büyük bir ittifakımız vardı. Dedik ki; bu ittifakın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı sosyal demokratlarda muhafazakar demokratlardan, milliyetçi demokratlardan Türkiye’nin bütün demokratlarından oy alır. Türkiye ittifakı renklerini karşımızda duran ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye ittifakı milli takım gol atınca ayağa kalkanlar, Filenin Sultanları’yla bir gözyaşı dökenlerdir. İnşallah Filenin Sultanları yarınki maçı da başardıktan sonra çeyrek finale çıkacaklar. ve buradan ilan ediyorum ki; sizin torununuz İpek ile birlikte çeyrek final maçında Filenin Sultanları’nı desteklemek için o salonda olacağım. Hepinizin selamlarını Fransa’ya Paris’e götüreceğim.
“Halkın iktidarını kurmaya geliyoruz”
Ayrıca sadece belediye başkanımızı tebrik etmeye gelmedim. Hangi siyasi partinin mensubu olursa olsunlar belediye meclis üyelerimiz seçildi, onları da kutluyorum. Biz bugün burada iktidarız ancak muhalefete çok önem veriyoruz. Onların uyarılarına, onların tenkitlerine açığız. Biz 31 Mart’ta kaybedeli olmayan bir zafer kazandık. 31 Mart’ın galibi Bulancak’tır. Kaybedeni yoktur. O yüzden Bulancak’taki herkesi baba ocağına davet ediyorum. Baba ocağı, CHP’dir. CHP, Türkiye’nin kurulan ilk partisidir. Bu partinin kapıları geçmişte olduğu gibi şimdi de herkese açıktır. Herkes baba ocağına doğar, baba ocağında büyür, günü gelince kimi büyüğünü arar gider, kimi küçüğüyle yetinir, kimi baba ocağında oturur. Ama giden bilir ki bir gün başım sıkılırsa döneceğim yer bellidir. Baba ocağının çorbası kaynamaktadır. Bancası 101 yıldır tütmektedir. O baba ocağı hepinizindir. Ne zaman gelirseniz yeriniz hazırdır. Baba ocağının tapusu ne bendedir ne Kemal Bey’dedir. Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İsmet Paşa’da da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır o da Gazi Mustafa Atatürk’tür. 70’lerde Ecevit’in başbakanlığında nasıl Türkiye’deki işçilerin, köylülerin, mazlumların, mağdurların, yoksulların, esnafların yüzü güldüyse yine yüzünüzü güldürmeye geliyorum. Hepinizi birden iktidar yapmaya geliyoruz. Halkın iktidarını kurmaya geliyoruz.”
]]>(DİYARBAKIR) – Diyarbakır’da çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen suikastle öldürülen Hamas lideri İsmail Haniye için basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından bir grup, tekbir getirerek Burger King işletmesine taşlı saldırı düzenledi.
Aralarında Hüda-Par, Memur-Sen, Yeryüzü Doktorları’nın da olduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki tarihi Ulu Camii’nde kılınan Cuma namazının ardından kitlesel basın açıklaması düzenlendi.
STK’lar adına açıklamayı yapan Yeryüzü Doktorları Diyarbakır Şube Başkanı Dr. Eşef Araç, Gazze’de yaşananlara Müslümanların duyarsız kaldığını belirterek, İsmail Heniye’nin inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi Rabbine kavuştuğunu söyledi. Dr. Araç, “Gazze’nin kahraman direnişçileri, kanlarının son damlasına kadar savaşıp mücadelelerine devam ediyor. İslam ümmeti olarak da bizler de pasif ve sefil bir duruşla varlığımızı zillet içerisinde sürdürmeye devam ediyoruz. Gazze’nin masum çocuklarının, kadınlarının ve yaşlılarının katledilmesinden dolayı hesabını çetin bir şekilde ilahi huzurda vereceğimizi unutmayalım. Bedenler parçalanırken, ağıtlar arş-ı alayı titretirken, mabedler bombalanırken, hastaneler işlevsiz bırakılırken ve eğitim kurumları bir bir yok edilirken bizler tüm bunlar karşısında sessizliğimize devam ederek zimni bir destek içerisinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Bu gün öyle bir gündür ki ümmet orta yerinden vuruldu. Gözyaşları akıp sel oldu. Öfke yumrukları bir tufan oldu. Direnişin kahramanı, Filistin’e özgürlük vazifesini layıkıyla icra ederek Rabbiyle buluşmaya gitti. Evet, direniş cephesinin lideri şehid İsmail Heniyye inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi Rabbine kavuştu. Rabbim şehadetini makbul ve ali eylesin” dedi.
İktidara çağrı: Müslüman halkımızın sabrını daha fazla taşırmayın
Açıklamasında, iktidara da çağrıda bulunan Dr. Araç, İsrail’e yönelik hava ve deniz ulaşım ağını kapatılması gerektiğini belirterek, “Ülkemizin yetkililerine sesleniyoruz. Sokağın sesine kulak verin. Meydanların sesini duyun. Allah’tan korkun. Milli menfaatlerinizi akan mazlumun kanına tercih etmeyin. Her gün yapılan katliamlara seyirci kalmayın. Soykırımları izleyerek maslahatınızı öncelemeyin. Aksi halde bu yangın sizi de bizi de saracaktır. Acil stratejik adımlar atın. Adım atarsanız güçlü olursunuz, güçlü olmak için risksiz hesaplar peşinden koşmayın. Uluslararası diplomasi ve anlaşmaları bağlayıcı olarak görmeyin zira işgalci ve istilacı güçler bunu açık bir şekilde çiğnediklerinde bağlayıcı görmezken neden bizim için bağlayıcı olsun ki? Şu taleplerimizi en gür şekilde tekrarlıyoruz. İsrail’e yönelik hava ve deniz ulaşım ağını kapatın. Diplomatik, askeri, siyasi, ekonomik tüm ilişkileri acilen gözden geçirin ve derhal adım atın. Müslüman halkımızın sabrını daha fazla taşırmayın” şeklinde konuştu.
Tekbir getirerek Burger King’e saldırdılar
Açıklamanın ardından bir grup, Ulu Cami yakınlarındaki ve güvenlik önlemleri nedeniyle kapalı tutulan Burger King şubesi önüne gelerek, İsrail aleyhine slogan attı. Bir süre sonra grup, tekbir eşliğinde Burger King’e taşlı saldırıda bulundu. Bölgede önlem alan polis ekiplerinin müdahalesi sonucu grup, güçlükle dağıtıldı.
]]>
(İSTANBUL) – Usta tiyatrocu Genco Erkal için İstanbul’daki Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Törenin başında Erkal, 10 dakika boyunca kesintisiz alkışlandı. Son kez sahnede olan Erkal’ı dostları ve sevenleri yalnız bırakmadı. Salonda izdiham yaşandı.
Önceki gün yaşamını yitiren usta tiyatrocu Genco Erkal için bugün ilk tören, İstanbul’daki Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlendi. Törene eski CHP Genel Başkanları Hikmet Çetin ve Altan Öymen, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, çok sayıda siyasi parti, kurum, dernek temsilcisi, sanatçı dostları ve ailesi katıldı.
Dakikalarca alkışlandı
Erkal’ın Türk bayrağına sarılı naaşının arkasında ekrana, tiyatro sahnelerinden anlar yansıtıldı. Şair Nazım Hikmet’in dizelerini okuduğu sahneler de ekrandayken Erkal, 10 dakika boyunca aralıksız alkışlandı. Sunuculuğunu, Erkal ile onlarca kez aynı sahnede yer alan Tülay Günal’ın yaptığı törende, sırasıyla yönetmen Dikmen Gürün, Erkal’ın arkadaşı Özcan Arca, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan ve Ekrem İmamoğlu birer konuşma yaptı.
Fazıl Say: İdeolojisinden hiçbir zaman vazgeçmedi
Tören, Erkal’ın çok kez birlikte sahne aldığı piyanist Fazıl Say ile müzisyen Serenad Bağcan’ın “Memleketim” ve “İnsan İnsan” eserleri ile başladı. Burada konuşan Say, Erkal’dan çok şey öğrendiğini belirterek şunları söyledi:
“Disiplini, çalışkanlığı, tek başına mücadele etmeyi öğrendim. İdeolojisinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Hepimize çok şey vermiştir. Nazım Hikmet’in yasaklı dönemlerindeki şiirlerini Genco Erkal, pek çok bedel ödeyerek yaşatmıştır. Yaklaşık 25 yıl önce Nazım Oratoryosu’nun bestelenmesi dolayısıyla benim için hayatımın en önemli mihenk taşlarından olan dostluğumuz başladı. Onunla olan çalışmalarımızın çoğunu kayıt altına aldık. Müteşekkiriz. Bugün burada büyük sanatçımızın yanında bulunan herkese teşekkür ediyorum.”
Turgut Kazan: Cumhurbaşkanına hakaretten beraat etmeyecek, davası düşecek
Turgut Kazan, avukatlığını yaptığı Erkal’a açılan “cumhurbaşkanına hakaret” davalarından söz etti. Kazan, şöyle konuştu:
“Mutlaka cezalandırılması gerekirdi böyle birinin. Cumhurbaşkanı için sanatçı olması falan önemli değildir. Kim olursa olsun, ne kadar başarılı olursa olsun bizim takımdan olmadığına göre, bir tarikat temsilcisi olmadığına göre bir kere cezalandırılması gerekir. Başvurmuşsunuz, savcı dava açmış. Yeter. Cumhurbaşkanı, ‘Bana hakaret edildi’ diye katılma isteğinde bulundu. Ben dedim ki, tereddütsüz katılma isteğinin kabulünü istiyoruz çünkü böylece cumhurbaşkanının, böyle bir sanatçının cezalandırılmasını istediği tarihe not düşülmelidir. Düşüldü. Temyiz ettiler. Dolayısıyla temyizde dosyamız kaldı. Beraat kararı kesinleşemeyecek. Düşme kararı verilecek. İşte ikinci yüzyılında Türkiye’nin, demokrasiyle hukuk devleti diyorum ve özetle Türkiye’de Genco gibi bir sanatçının cenaze töreninde bir hukukçunun konuşmuş olmasından ne kadar büyük ıstırap duyduğumu da dile getirerek güle güle sevgili Genco diyorum.”
İmamoğlu: Gülhane Parkı’nda bir ceviz ağacıydı
Ekrem İmamoğlu da “İyi ki bu ülkeden, bu şehirden ve bu dünyadan Genco Erkal geçti” diye konuşmasına başlayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“İyi ki onunla aynı dönemde yaşadık ve onun oyunlarını izledik. O güçlü sesini duyduk, söylediklerini dinleme şansını yakaladık ve hissettik. O, sanat dünyasının koca çınarıydı. Açıkçası ‘koca çınar’ sözü çok değerlidir bizim kültürümüzde. Aslında insanlık için de çok şey ifade eder ama belki de onun için ‘Gülhane Parkı’nda bir ceviz ağacıydı’ demek daha güzel olur diye düşünüyorum. Gülhane Parkı’nda bir ceviz ağacıydı ve biz de onun farkındaydık ve hep farkında olacağız. Ceviz ağacı çok verimliydi. Açıkçası müthiş tutkusuyla hep üretti. Hep var oldu. En güzel, en çetin cevizler onun dallarında yetişti. En sıcak günlerde onun gölgesinde ruhumuz dinleniverdi. Müthiş bir mücadele insanıydı. Sahneye taşıdığı her eserde görüşünü, tavrını, duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Neye ihtiyaç varsa haksızlığa, hukuksuzluğa karşı, duygularını insanlarıyla, hemşehrileriyle, milletiyle paylaştı. Eğilmedi, bükülmedi, susmadı, susturulamadı. Sanatçı onuruyla hep dimdik ayakta durdu.
“Müthiş bir anlatıcıydı”
Gerçekten benzersiz, insanı yüreklendiren sesi, kendine özgü vurgusu ve tonlamalarıyla müthiş bir anlatıcıydı. Bu toplumun sorunlarını ve sadece toplumun değil; bütün dünyanın, bütün dünya halklarının sorunlarını ele alan, bilge ve aydın tavrından ödün vermemesi, o eğitici tavrı, bizler için çok kıymetli oldu. Genco Erkal; oyunlarıyla, söylemleriyle her zaman, hele hele bugünlerde çok ihtiyaç duyduğumuz barışın ve halkın yanında olan, aynı zamanda en güçlü tonda ‘savaşa hayır’ diyen bir kahramandı. Tüm dünyada gerginliğin tırmandığı, çatışmaların, savaşların etrafımızı sarıp sarmaladığı bu dönemde, onun söylediklerini tekrar tekrar dinlemeye ve kesinlikle hep birlikte, onun güçlü ses tonuyla olmasa bile, hep birlikte ‘savaşa hayır’ demeye çok ihtiyacımız var. Kendisini bu ülkenin, bu şehrin efsane sanatçısı, tiyatro sanatçısı olarak uğurluyoruz ama ben, aynı zamanda onun cesaretinin önünde saygı duyarak onu uğurlamak istiyorum.
“İşçi sınıfının başı sağ olsun”
Aynı zamanda haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı durma konusunda, bize eğitici ve öğretici olduğu için, ona minnet duyarak onu uğurlamak istiyorum. Kararlılığımıza kararlılık kattığı için, cesaretimize cesaret kattığı için kendisine minnet duyarak uğurlamak istiyorum. Haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı bundan sonra da en güçlü tonda, en güçlü seviyede karşı olacağımızı ve en güçlü tonda ‘savaşa hayır’ demeye, ‘barışa evet’ demeye devam edeceğimize söz vererek uğurlamak istiyorum. Kendisine rahmet dilerken, dua ederken tüm kalbimle içten teşekkür ediyorum. Elbette ailesinin, sevenlerinin, tiyatro ve sanat dünyamızın başı sağ olsun. Her zaman mücadelelerine destek olduğu için işçi sınıfının başı sağ olsun. Sadece hepinizin huzurunda, kendimize sorumluluğumuzu hatırlatarak buradan ayrılmak istiyorum. Elbette ismini, sesini ve bize emanet ettiklerini sonsuza kadar yaşatmak bizim borcumuz. Başımız sağ olsun. Mekanı cennet olsun.”
“Hayata teşekkür ediyorum bana bütün verdikleri için” sözleriyle veda etti
Tülay Günal, “Vatan, Millet, Sermaye” ile “Ceviz Ağacı” eserlerini seslendirdi. Erkal için hazırlanan bir belgeselde söylediği “Son yıllarda tiyatromuzda genç topluluklar, bereketli, beni çok heyecanlandırıyor, sevindiriyor ve elimden geldiğince onlara hep destek olmak istiyorum. Artık yavaş yavaş onlara devrediyoruz bayrağı. İşte böyle geçti şu yeryüzünde bana tanınmış olan süre. Hayata teşekkür ediyorum bana bütün verdikleri için” ifadeleriyle tören son buldu. Erkal’ın naaşı, alkışlarla sahneden indirildi. Törenin ardından Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Erkal, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
]]>GÜMÜŞHANE – İran’ın başkenti Tahran’da şehit edilen Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye için Gümüşhane’de gıyabi cenaze namazı kılındı.
Gümüşhane’de İran’ın başkenti Tahran’da şehit edilen Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye için Cuma namazının akabinde Kemaliye Camii’nde gıyabi cenaze namazı kılındı. Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, Gümüşhane Milletvekilleri Celalettin Köse ve Musa Küçük’ün de katıldığı cenaze namazında şehit edilen İsmail Haniye için dualar edildi.
TRABZON – İran’ın başkenti Tarhan’da yapılan saldırı sonucu hayatını kaybeden İsmail Haniye için Trabzon’da bugün Cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazı kılındı.
Ülke genelinde 81 ilde olduğu gibi Trabzon’da da İskenderpaşa Camiinde cuma namazı sonrası İsmail Haniye ve tüm Gazze şehitleri için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Yoğun katılımın olduğu gıyabi cenaze namazında, Haniye için helallik istenmesinin ardından dualar edildi.
ADIYAMAN – Adıyaman’da Cuma Namazı sonrasında tüm camilerde Hamas Lideri İsmail Haniye için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Tüm Türkiye’de olduğu gibi Adıyaman’da cami ve mescitlerde de Hamas Lideri İsmail Haniye için gıyabi cenaze namazı kılınarak dua edildi.
Adıyaman Müftüsü Mevlüt Haliloğlu tarafından Yenipınar Camii’nde gıyabi cenaze namazı kıldırıldı. Cenaze namazı sonrasında Filistin’in haklı davası ve tüm Müslümanlar için dua edildi.
Cenaze namazı sonrası İl Müftüsü Mevlüt Haliloğlu, “İsmail Haneyi’nin şehit olması sebebiyle, Siyonistler tarafından şehit edilmesi sebebiyle bugün Türkiye’nin camilerimizde gıyabi cenaze namazı kıldık. Bu bizim geleneğimizde vardır. Efendimiz (Aleyhissalatü Vesselam) gıyabi cenaze namazı kılmıştır. Bu cenaze namazıyla biz Müslümanlar olarak aslında bir manada safımızı belli etmiş olduk. Kudüs’te, Filistin’de, Gazze’de verilen mücadeleye dualarımızla destek olduk” diye konuştu.
MANİSA – İran’ın başkenti Tahran’da suikast sonucu şehit edilen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ive Gazze’deki tüm şehitler için Manisa’da gıyabi cenaze namazı kılındı. Çok sayıda siyasi ve vatandaşın katıldığı gıyabi cenaze namazında Haniye ve şehitler için dualar edildi.
Filistin’e Destek Platformu tarafından Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki tarihi Hatuniye Camiinde Cuma namazını müteakip İran’ın başkenti Tahran’da suikast sonucu şehit edilen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye ive Gazze’deki tüm şehitler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından kıldırılan gıyabi cenaze namazına Manisa Valisi Enver Ünlü, Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel, AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, Memur Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Manisa 1 No’lu Şube Başkanı Halil Kallat, eski milletvekillerinden Muzaffer Yurttaş, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kılınan Gıyabi Cenaze Namazının ardından başta İsmail Haniye olmak üzere tüm şehitler için dua edildi.
MUŞ – Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin şehit edilmesi nedeniyle Muş’taki tüm camilerde cuma namazının ardından gıyabi cenaze namazı kılındı.
İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen suikast sonucu şehit düşen Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye için Ulu Camii’nde Cuma namazından sonra gıyabi cenaze namazı kılındı. Muş İl Müftüsü İbrahim Halil Demir’in kıldırdığı gıyabi cenaze namazında Haniye için dualar edildi.
Program sonrasında gazetecilere konuşan Müftü Demir, “Haince şehit edilen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye bizim ülkemizi de çok seven biriydi. Önce ailesinden 60 kişi şehit edildi. ‘Biz ölümden korkmuyoruz. Malım, çocuklarım ve canım feda olsun ama yeter ki ülkem sağ olsun’ diyor. Bizlerde şimdi Haniye için gıyabi cenaze namazı kıldırdık” dedi.
YALOVA – İran’n başkenti Tahran’da suikast sonucu şehit edilen Hamas lideri İsmail Haniye için Yalova’da gıyabi cenaze namazı kılındı.
Tahran’da uğradığı suikast sonucu şehit edilen Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye için Yalova Merkez Camisi’nde Cuma namazı sonrasında gıyabi cenaze namazı kılındı. Cami içinde Cuma farz namazı sonrası kılınan gıyabi cenaze namazının ardından Haniye için dualar okundu.
]]>Haftalık ilçe programı kapsamında Soma’yı ziyaret eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, ilçede çeşitli temaslarda bulundu. Soma Belediyesi’ni ziyaret eden Başkan Ferdi Zeyrek, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, CHP İlçe Başkanı Levent Elbinsoy, Belediye Başkan Yardımcıları ve meclis üyeleriyle bir araya geldi.
“Bize verilen emaneti en iyi şekilde temsil ediyoruz”
31 Mart’ta tarihi bir başarı elde edildiğini dile getiren Başkan Ferdi Zeyrek, “Sorumluluğumuz çok büyük ve bu sorumluluğun bilincindeyiz. Bunu başarmak için ilçe başkanlarımla birlikte çalışıyoruz. Çünkü vatandaşlarımızın bizden beklentilerini çok iyi biliyoruz. Bize güzel bir emanet verdiler. Bu emaneti en iyi şekilde temsil ediyoruz. Örnek belediyeciliğin nasıl yapılacağını, sosyal belediyeciliğin nasıl olacağını hem Soma’da hem Manisa’mda yaşayan herkese gösteriyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kapısı sizlere ve Manisa’mda yaşayan herkese sonuna kadar açıktır” diye konuştu.
“Bize rehberlik edeceksiniz”
Soma Belediye Başkanı Sercan Okur ise, “Seçim sürecinde pek çok kez Soma’yı ziyaret ettiniz. Soma’nın sorunlarına birlikte vakıf olduk. İnşallah bundan sonraki süreçte Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma Belediyesi ayrımı olmadan, güç birliği, işbirliği, sevgi, saygı birliği çerçevesinde bu sorunların üstesinden geleceğimize de inanıyorum. Sizler bize rehberlik edeceksiniz, kaptanlık edeceksiniz. Biz de 17 ilçe belediye başkanı olarak size destek ve güç vereceğiz. Hem Soma’da hem Manisa genelinde güzel bir dönemin bizi beklediğini görüyor ve yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Meslek odaları ve sivil toplum örgütlerine ziyaret
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek ile Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, ilçede faaliyetlerini yürüten meslek odalarına da ziyarette bulundu. Soma Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cem Doğan, Soma Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali Ayan, Soma Ziraat Odası Başkanı Tuncay Kurt, Soma Nakliyeciler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Doğan Vural ile bir araya gelen Başkan Zeyrek ve Başkan Okur, Soma’nın sosyal ve ekonomik gelişmeleri hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Vargel Kafe’nin açılışı gerçekleştirildi
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Soma Belediyesi tarafından 13 Eylül Parkı içerisinde hizmete alınan Vargel Kafe’nin de açılışını gerçekleştirdi. Açılış töreninde konuşan Başkan Ferdi Zeyrek, tesisin ilçeye hayırlı olmasını diledi. Soma Belediye Başkanı Sercan Okur ise, Soma’nın tarihinde önemli bir yere sahip olan vargelin anısının Vargel Kafe’de yaşayacağını ifade etti. Açılışın ardından 13 Eylül Parkı içerisinde bulunan Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi de ziyaret edildi. Öğrencilerle yakından ilgilenen Başkan Zeyrek, 5 yaşındaki İkra Günay ile resim yaptı.
“Halkla iç içe belediyecilik yapacağım”
Özgürlük, eşitlik, adalet ve dayanışma temellerine oturan sosyal demokrat ve halkçı bir belediyecilik anlayışı içerisinde olacaklarını vurgulayan Başkan Ferdi Zeyrek, “Sadece seçim döneminde değil, her zaman sokakta, tarlada, bağda, bahçede olacağım. Halkın sorunlarını, talep ve beklentilerini yerinde dinleyeceğim. Halkla iç içe bir belediyecilik anlayışı sergileyeceğim” dedi.
Büyükşehir’in hizmet birimlerini ziyaret etti
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Büyükşehir Belediyesi’nin ilçede hizmet verdiği birimleri de ziyaret etti. Başkan Zeyrek, Soma Bölgesel Isıtma Merkezi, Büyükşehir Belediyesi Soma hizmet binası, Soma İtfaiye Amirliği ve Soma Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde görev yapan ekiplerle buluştu. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Soma Belediyesi diye bir ayrımın olmadığını kaydeden Başkan Ferdi Zeyrek, “Sizler Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin görünen yüzüsünüz” ifadelerini kullandı. – MANİSA
]]>Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’ya gelen Özel, ilk olarak partisinin il başkanlığını, ardından da Altınordu Belediyesi’ni ziyaret etti. Genel Başkan Özgür Özel, Ordu’da daha önce 1 belediyelerinin olduğunu, bugün 4 belediyelerinin bulunduğunu ve başkanlarla aynı fotoğraf karesinde yer almanın son derece keyifli olduğunu söyledi. Karadeniz Bölgesi’nde geçen seneye göre çok daha fazla yüzlerinin güldüğünü ifade eden Özel, “Çünkü Artvin’i korumanın yanında Giresun’u, Sinop’u, Bartın’ı yeniden kazanmış durumdayız. Büyükşehirlerde ise Samsun, Ordu ve Trabzon’da merkez ilçeleri kazanmak suretiyle gelecek dönem için artık bu büyükşehirleri kazanacağımız çok belli” diye konuştu.
Açıklanan fındık fiyatlarına tepki
Genel Başkan Özgür Özel, bugün fındık mitinginde fiyatların bir an önce açıklanması dile getirmek için geldiklerini ancak fiyatların miting öncesi açıklandığını ve açıklanan fiyatların da yetersiz olduğunu ifade ederek, “Bugün bir amacımıza ulaştığımız görülüyor. Apar topar fındık fiyatını açıkladılar. Ama fındık fiyatını 130 lira, 133 lira, 135 lira olarak açıkladılar. Bu tamamen bir ihanettir. Bu fındık üreticisine fındıkla yaşayan bu kentlere ihanettir. Sakarya’dan Artvin’e kadar, Trabzon’a, Ordu’ya, Giresun’a, Bartın’a, Kastamonu’ya Samsun’a tamamen ihanettir. Bu fiyatlarla bu insanlar borçlarını ödeyemezler. Enflasyonla mücadele için şöyle sığ bir bakış açısı var. Para çok olursa harcanır, harcanırsa enflasyon olur. Temelde makroekonomi açısından doğru bir tespit, ama bunu yaparken sen bu parayı fındık üreticisine maliyetin altında vereyim, ilacın borcunu ödesin, kredi borcunu ödesin, mazotun borcunu ödesin, diğer borçlarını ödesin, kendine para kalmasın ki enflasyon düşsün. Bu insanları açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum ederek enflasyon düşürülmez. Bu Ordu ve Giresun’daki fındık üreticisini haciz tehlikesi ile karşı karşıya bırakarak olmaz. Üreticiye nasıl olur da 130 lira verip maliyetin altında çalıştırırsınız? Bugün kim maliyetin altında iş yapıyor. Hangi patrona ve müteahhitte maliyetin altında iş yaptırabiliyorsun da 5 milyon kişiyi etkileyen 500 bin fındık bahçesindeki emekçiye sen bu maliyetin altında bir fiyatı veriyorsun? Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir. Karadeniz’i açlığa, sefalete mahkum etmektir” ifadelerine yer verdi.
“Mitingimiz uyarı ve talep mitinginden, tepki ve protesto mitingine dönüşecek”
CHP Genel Başkanı Özel, Giresun’da yapacakları miting ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Mitingimiz uyarı ve talep mitinginden ister istemez tepki ve protesto mitingine dönüşecek. Bu fiyatın hızla revize edilmesini talep edeceğiz. Bu fiyatlarla sadece fındık üreticileri değil, fındığın bir milli ürün olarak, bir ihracat ürünü olarak, üretildiği kentlerin ekonomisine katkıları olan bir ürün olarak bu kentlerin tamamı etkilenmiştir. İllerimizdeki esnaflar bundan çok etkilenecek. Bu para yut diye verilmiyor, tut diye veriliyor. O parayı alıp kentin tamamıyla paylaşıyor. Maalesef bu fiyat bir kentin beline kazmayı vurmaktır, belini bükmektir. Ben bütün fındık üreticilerini bu fiyatı kabul etmemeye, buna tepki vermeye, bu tepkilerini en üst düzeyde dile getirmeye davet ediyorum.”
Genel Başkan Özgür Özel ve beraberindekiler, Gülyalı ilçesinde bir fındık bahçesini ziyaret etti. Beline sepet bağlayan Özel, üreticilerle birlikte fındık topladı. Üreticiler, Bu sırada üreticiler ürünün maliyetine ilişkin sorunları dile getirdi. Sonrasında ise Özel ve beraberindekiler hep birlikte fındık bahçesinde öğle yemeği yedi. – ORDU
]]>UĞUR İSTANBULLU
(ARTVİN) – Artvin’in Hopa’da emekli olduğu halde çalışmak zorunda kaldığını söyleyen Bayram Kılıç, “Benim maaşın 9 bin 950 lira ben emekliyim ama çalışıyorum. İki tane kız çocuğum var okuyorlar, TOKİ’den daire çıktı üç bin lira ona ödüyorum. Çalışmasam ne içip ne yiyeceğim? Elektrik, su, yakıt, telefon… Çalışmayıp ne yapacağız. Oy verdik verdik berbat etti bıraktı bizi, en sonunda vermedim ben. Kemeri nereye kadar sıkayım? Kendilerine gelince var, başkasına var ama sadece emekliye yok” dedi.
Artvin’in Hopa ilçesinde vatandaşlar, yaşadıkları geçim sıkıntısından yakındı. Maaşların enflasyonun çok altında kaldığını belirten vatandaşlar buna çözüm bulunması gerektiğini ifade ederek erken seçim yapılmasını istedi. Hopalı Faik vatandaş Koyuncu, “Seçim olsun tabii, nasıl geçineceğim. Beyinden, kalpten ameliyat oldum. İş aradım doktor rapor vermedi. Emekli maaşına zam gelse de 10 bin lirayı geçmedi nasıl olacak bu iş. Tasarruf paketi bizim değil Tayyip paketi o. Onun bizimle alakası yok çünkü vatandaşta bir şey bırakmadı ki Tayyip alsın. Ver vergi, ver vergi zenginler, kodamanlara verdi ama Müslümana sıra gelince vermedi. Öyle bir Müslümanlık varsa ben Müslüman değilim Hristiyanım gelsinler beni alsınlar. 68 yaşındayım bundan sonra kendileri baksınlar ben buraya kadar bakabildim” dedi.
“Birileri götürüyor çilesini vatandaş çekiyor”
Vatandaş Ali Akpınar, “Seçim olması gerekiyor, şu anda Türkiye’de ekonomik kriz var millet aldığı maaşla geçinemiyor dolayısıyla seçim olması gerekiyor. Her şey tıkandı, vatandaş geçinemiyor. Zam veriyor yüzde 24, TÜİK’in açıkladığı rakam yüzde 24, enflasyon ise yüzde 60- 70- 80 hatta yüzde 100. Verilen parayla vatandaşın geçinme şansı var mı sizce; yok maalesef ve bu hükümetin değişmesi lazım. Muhakkak gelen hükümet de zorlanacak ve bu şartlar altında onun da ne yapacağı meçhul. Vallahi vatandaşın cebinden çıkan verginin nereye gittiği belli değil. Vatandaş sıkıyor kemeri kim sıkacak ya görüyorsunuz vatandaş geçim derdine düşmüş birileri götürüyor vatandaş çilesini çekiyor” diye konuştu.
“Vallahi geçinemez olduk”
Bayram Kılıç, “Vallahi geçinemez olduk. Benim maaşın 9 bin 950 lira ben emekliyim ama çalışıyorum. İki tane kız çocuğum var okuyorlar, TOKİ’den daire çıktı üç bin lira ona ödüyorum. Çalışmasan ne içip ne yiyeceğim? Elektrik, su, yakıt, telefon… Çalışmayıp ne yapacağız. Oy verdik verdik berbat etti bıraktı bizi en sonunda vermedim ben. Kemeri nereye kadar sıkayım? Kendilerine gelince var, başkasına var ama sadece emekliye yok” ifadelerini kullandı.
“Çoğunluk çile çekmek istiyor o zaman çeksinler çile”
Vatandaş Ersin Yıldız ise, “Bu ülkede rahatsızız şu an. Suriyelisi, Afganlısı bizden daha rahat onun için biz de kendimizi bir an önce dışarıya atmaya çalışıyoruz. Seçim konusunda şöyle söyleyeyim; bunu halk istedi böyle olmasını çeksinler çilesini. Hepimiz yanıyoruz ama çoğunluk onu istiyor demek ki çoğunluk çile çekmek istiyor o zaman çeksinler çile. Yarı aç yarı tok gezsinler, devam etsinler. Seç,m olsa ne olacak, kim gelecek ki yerine? Bu ülke düzelmez. Böyle giderse ve bu şekilde düzelmez, bu millet bu kafayla giderse düzelmez. Mustafa Kemal bize her zaman lazım ama bu kafayla da bu millet giderse bu ülke düzelmez” dedi.
]]>
TÜM YEREL- SEN Genel Başkanı Mücahit Dede belediyelere SGK prim borcu tahsilatı tartışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Dede, şunları söyledi:
“Bizlerin de emek, hizmet ve daha iyi bir toplumsal yaşamın inşası içerisinde doğal paydaş olduğumuz belediyeler; vatandaşlarımızın birinci ve ilk elden kamuyu, devleti gördüğü ve tanıdığı alanlardır. Adı üstünde ‘Yerel belediye’ yani içerisinde yaşadığınız sokak, mahalle, ilçe ve ilin yerinde yönetimidir. Belediyeler; kar zararın hesaplandığı, hizmetin aksatıldığı, yapılanların ticarileştirildiği, rantın normalleştirildiği yerler değildir. Bu yüzden de belediyeler, yerel halkına hizmet etmek için vardır. Fakat bugün ülkemizde yaşananlar ve ‘Tek Adam Rejiminin’ keyfiliği kendi belediyeleri de dahil olmak üzere, muhalefet belediyelerini, özellikle de CHP belediyelerini hedef almakta ve SGK Prim Borçları bahane edilerek, belediyeleri hizmet veremez hale getirmek istemektedir.
“Aile şirketlerine her türlü vergi ve SGK prim borcu affını getirip servetlerine servet katıyorlar”
Holding, firma, kurum ve işletmeleri hedef göstermeden ve isimlerini söylemeden; senelerdir uygulanan vergi borcu indirimi, SGK prim borcu indirimi ve borçların affını hepimiz bilmekte ve affa konu olan rakamları dudaklarımız uçuklarcasına takip etmekteyiz. O da yetmez gibi Türkiye’nin ileri gelen pek çok şirketinin nasıl vergi vermediği veya vermemek adına türlü işler içerisine girdiğini ibretle izlemekteyiz. Ayrıca iktidar; yandaşlarına, sırdaşlarına, aile şirketlerine her türlü vergi ve SGK prim borcu affını getirip servetlerine servet kattırdığını da ülkemizde bilmeyen kalmadı.
Buralara ses çıkarmayan, hatta türlü teşviklerle sözde ülkemize hizmet adına kolaylık sağladığını düşünen AKP iktidarı, tek işi halka hizmet etmek olan muhalefet ve özellikle de CHP belediyelerine kanun sosuna batırılmış darbe yapmaya çalışmaktadır. AKP iktidarı; 31 Mart Yerel Seçimlerinde aldıkları ağır yenilginin faturasını; işçiye, emekçiye, emekliye, memura, esnafa özcesi herkese ve her kesime kesmeye kalkmaktadır. SGK prim borcu dayatması, halka gidecek hizmetin de aksatılmasıdır.
“AKP’nin, ekonomik çöküntünün faturasını CHP ve muhalefet belediyelerine kesmesi vicdansızlıktır”
Tarihe baktığımız zaman, Özal’dan Ecevit’e, Demirel’den Çiller’e hemen her dönem hükümetlerde SGK prim borçları vardı ya affa uğramış ya da yapılandırılmıştı. Bugün, bir anda ekranlara çıkıp emeklilerin maaşlarına zammı veya maaş ödemelerinin kaynağını SGK prim borçlarına bağlamak; 22 senelik tek parti ve Tek Adam Rejimi yönetimleri gerçeğini ört-bas edemeyecektir. Bundan dolayıdır da iktidarın, ülkemizi getirdiği ekonomik çöküntünün faturasını, pek çoğu yeni CHP’ye geçen CHP ve muhalefet belediyelerine kesmek en hafif tabirle vicdansızlıktır.
“CHP belediyelerinin yanındayız”
Yaşadığımız ülkemizi ve gerçeklerini çok iyi biliyoruz. yüzde 1 barajını aşan sendikaların üyelerine toplu sözleşme ikramiyesi verilir hukuksuzluğunu kanun teklifi olarak sunan emek düşmanlarından sokaktaki hayvan dostlarımızın katledilmesine el kaldıranlara, emekliye-memura reva görülen sadaka zammından kendi kaderine terk edilmiş asgari ücretlimize kadar her şeyi görüyor, biliyor ve bu duruma sessiz kalmayacağımızı haykırıyoruz. Biz, Tüm Yerel-Sen olarak iktidarın belediyeleri geçmiş dönemlerden kalma borçları üzerinden mali açıdan daraltarak halka hizmet üretemez, emekçilere hak ettikleri ücretleri ödeyemez hale getirerek, belediyeler üzerinden aslında halkı ve emekçileri cezalandırmayı amaçlayan bu yeni sergilediği orta oyununa, ülke gündemi ve gerçekliğinden koparma çabalarının karşısında olacağımızı ve CHP belediyelerinin yanında duracağımızı belirtmek isteriz. Söz konusu krizin; genel bütçeye herhangi bir yük olmadığını bildiğimiz SGK prim borçlarının tahsil edilip edilmemesi olduğunu biliyor iktidarın ve ortaklarının seçimle kaybettiğini, siyasi oyun ile kazanmaya çalıştığını halkımızın vicdanına sunuyoruz.”
]]>(ORDU) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da fındık bahçesini ziyaret etti. Özel, üreticilerin sorunlarını dinledi. Fındık üreticisi, “İlk defa hayatımda fındıkçılığı bırakmayı düşünüyorum. Seneye toplamayacağım. Bu fiyatlara daha toplamaz kimse. Bir işçi yevmiyesi bin 500 lira olmuş, gübrenin tonu 12 bin lira olmuş, bir tırpan motor yevmiyesi 4 bin lira günlüğü” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da fındık bahçesini ziyaret ederek üreticilerin sorunlarını dinledi. Beline fındık toplama sepetini takan Özel’e sorunlarını anlatan bir üretici, “İlk defa hayatımda fındıkçılığı bırakmayı düşünüyorum. Seneye toplamayacağım. Bu fiyatlara daha toplamaz kimse. Bir işçi yevmiyesi bin 500 lira olmuş, gübrenin tonu 12 bin lira olmuş, bir tırpan motor yevmiyesi 4 bin lira günlüğü” dedi.
Özel’in “Bunlar geçen sene kaç paraydı? Bir geçen senekini söyle bir de bu senekini söyle” sözüne yanıt veren üretici, “Geçen sene bin 500 liraydı tırpan yevmiyesi, şimdi 4 bin lira. 1500 liradan 4 bin liraya çıktı. Yevmiye 700 liraydı, bin 500 lira diyorlar. Gübreyi 7 bin liraya almıştım geçen yıl, bu sene 12 bin liraya aldım” diye konuştu.
Üretici: “Aldığım maaşı, kirayı fındığa yatırdım. Artık ne çıkarsa bahtımıza”
Özel’in, “Geçen sene fındığı kaça sattın?” sorusunu da yanıtlayan üretici, “Geçen sene 78-80 liraya” dedi. Özel, “Şimdi öbürü gibi olsa, kimi dört kat artmış, kimi iki kat. İki kat artsa, 160 lira. 160 lira olsa kurtarır mıydı sizi?” diye sordu. Üretici, “Kurtarmaz, yine kurtarmaz. 140 lira maliyeti var. Ben bundan 20 lira kazanmak için bir de kendi yevmiyem olacak” dedi. Özel’in “Sen bu sene zararına mı satacaksın” sorusuna üretici, “Eve bu sene zarar ediyorum. Aldığım maaşı, kirayı fındığa yatırdım. Artık ne çıkarsa bahtımıza” diye yanıt verdi.
Özel, “Bir de bu maliyet hesaplarını okuyoruz, orada hiç toprağın maliyetini katmıyorlar” dedi. Buna karşılık üretici, “Kendi yevmiyemizi de katmıyoruz. Ben dört gündün harman biçiyorum. Bir motor yevmiyesi 4 bin lira, 16 bin lira yapar. Bir asgari ücret. Bir asgari ücreti ben hiç hesaba katmıyorum” dedi.
Üretici: “Sayın Genel Başkanım 160 lira bile fındığı şu anda kurtarmıyor”
Özel ayrıca, “Fındıkçının borcu var mı? Nerelere borcu var?” diye sordu. Üretici ise “Var tabii. Ziraat Bankasına var, tüccara var. İşçi parası alacağım ben tüccardan, ne olur benim işçilik param? 160-170 bin lira. 170 bin lirayı talep edeceğim, benim fındığımı zaten esir almış oluyor tüccar. İstediği fiyattan fiyatını kesecek. Serbest piyasada satılandan ben daha düşük satmak zorundayım fındığı. Borcu olmayan adam gidecek, 120-125’e fındık satacak. Bana diyecek ki adam, 115 lira senin fındığın… Benim 160 bin lira gibi bir parayı çıkartıp küt diye verme şansım yok. Benim için yevmiye o kadar tutar, diğerleri için 100 bin olur, 250 bin olur. Maliyetleri oluyor. En yüksek maliyet işçilik ve gübre” diye konuştu.
Özel, “Bugün Giresun’a gideceğiz ve mitingi yapacağız. Biz aslında fiyatı ilan edin, bir de maliyetlerin üzerinde en az 165 lira, hatta Trabzon milletvekillerimiz 180 lira diye açıklama yapmıştı. Fiyat isteyelim diyorduk, 130 lira fiyat verdiler. Bakalım nasıl olacak miting” dedi. Üretici, “Sayın Genel Başkanım 160 lira bile fındığı şu anda kurtarmıyor. Ben 98 yılında altı ton Fiskobirlik’e fındık verdiğimde üç tane sıfır araba alıyordum. Fiskobirlik’ten aldığım parayla üç tane sıfır araba alıyordum. Şimdi üç tane sıfır araba 1,5 milyon liradan hesapla, 4,5 milyon lira. Yani o kadar kaybettik, 98’den sonra. Devamlı geri gidiyoruz. Ordu’ya ev yaptırdık, hep 2000’den önce. Fındık parası ile yaptım ben bunları. Şimdi kendi maaşımı harcıyorum ben fındığı bahçede bırakmamak için, rezil olmamak için. Artık bundan sonra da daha da toplamayız” diye konuştu.
Ardından Özel, fındık üreticisi kadınlarla beraber Karadeniz’in fındıkla ilgili yöresel şarkısını söyledi.
]]>Ticaret Bakanı Ömer Bolat:
“Son 1 yılda toplam mal ihracatımız yüzde 3,4 oranında arttı”
“Dış ticaret açığımız 1 yılda 24 milyar dolar azaldı”
KAYSERİ – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracat rekorunu kırdıklarını söyleyerek; “Son 1 yılda toplam mal ihracatımız yüzde 3,4 oranında arttı” dedi.
Bir dizi ziyaret ve toplantı için Kayseri’ye gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Temmuz ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı. Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen basın toplantısına, Bakan Bolat’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, oda başkanları ve iş adamları katıldı. Türkiye’nin Temmuz ayı dış ticaret rakamlarını açıklayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “2024 yılında ekonomimiz orta vadeli programın hedefleri doğrultusunda olumlu sonuçlar kaydetmeye devam etmektedir. Gerek ilk çeyrek büyüme rakamı olan yüzde 5.7 ile ve ilk yarıyıl dış ticaret rakamları, yine Mayıs ayı itibariyle ilk 5 ayı kapsayan istihdam rakamları sevindirici ve olumlu gelişmeleri göstermektedir. İftihar ile ifade etmek istiyorum ki tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracat rekorunu kırdık. Geçen yılın Temmuz ayına kıyasla yüzde 13,8’lik bir aylık artış sağladık. Geçen yıl 19 milyar 800 milyon dolardı. Böylece bir ayda 2.7 milyar dolar artış sağladık. İhracatçılarımı yürekten tebrik ediyoruz. Yine çok önemli bir rekor haberi daha son 12 ayın ihracat toplamı 261 buçuk milyar dolar oldu. En son Aralık ayında 255.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştık. Mayıs ayında 260.1 milyar dolara ulaşmıştık. Geçen ay 9 günlük bayram tatili ve takvim etkisi nedeniyle ihracatımızda ve ithalatımızda az da olsa gerileme oldu. Ancak Temmuz ayında o farkı kapattık ve artıya geçtik. Tam 261 buçuk milyar dolara ulaştık. Bu şu demek; son 1 yılda toplam mal ihracatımız yüzde 3,4 oranında arttı. Son 1 yılda 8.7 milyar dolar net bir artış sağlanmıştır. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Yılsonuna kaldı 5 ay. Hesaplarımıza göre inşallah uluslararası anlamda yeni gerilimler, bir savaş durumu ya da Türkiye için önemli Pazar alanlarının olduğu bölgelerde bir aksilik yaşanmazsa, kumbara gibi biriktirerek, inşallah 267 milyar dolar hedefimize sadığız. Aralık ayında bu tabloyu göreceğiz” şeklinde konuştu.
“Yasadışı yollarla yapılmak istenen ithalata karşı ciddi bir mücadele veriyoruz”
Temmuz ayı ithalatında yüzde 7,9’luk bir gerilemenin başarıldığını dile getiren Bakan Bolat; “Burada ülke için gerekli ve zorunlu olan ithalat zaten yapılıyor. Biz burada özellikle Türkiye’yi adeta Pazar gibi görüp, Türkiye’nin sanayilerini zor duruma sokabilecek ve yasadışı yollarla yapılmak istenen ithalata karşı ciddi bir mücadele veriyoruz. Bu çabamızın sonunda da çok şükür aylık ithalatımızda yüzde 8’lik bir küçülme oldu. Yani 2.6 milyar dolar tasarruf ettik ve 30 milyar doların altında kalması sağlanarak, 29,7 milyar dolar oldu. Sonuç olarak da dış ticaret açığı Temmuz ayında yüzde 42 oranında azaldı ve 7.2 milyar dolara geriledi. Geçen yıl Temmuz ayında bu rakam 12 buçuk milyar dolardı. Bu sene 7.2 milyar dolara geriledi. Böylece yaklaşık 5.3 milyar dolarlık bir döviz rezervi tasarruf etmiş olduk. İhracatın, ithalatı karşılama oranı çok çarpıcı. Geçen yıl Temmuz ayında yüzde 61’ken bu yıl Temmuz’da 14 buçuk puan artışla yüzde 75,7’ye yükseldi. Bu da önemli bir olumlu gelişmedir” dedi.
Ocak, Şubat, Mayıs ve Temmuz aylarında geçen yıla oranla çok fazla ihracat artışının olduğunu aktaran Bolat, “Bu yıl Haziran ayında ve Mart ayında aylık gerilememiz oldu. Nisan ayında başa baştık. Onun dışında Ocak, Şubat, Mayıs ve Temmuz aylarında geçen yılın epey üzerinde ihracat artışları sağlamış olduk. 7 aylık rakamlara baktığımızda bu yılın ilk 7 ayında ihracatımızda 148,8 milyar dolara ulaştık. Geçen yılın ilk 7 ayındaki rakam 142,9 milyar dolardı. Buda şu anlama geliyor; ilk 7 ayda yüzde 4,1’lik bir artış sağlamış olduk. İthalata baktığımızda önemli bir tasarrufumuz var. Burada da gerçekten ilk 7 ayda yüzde 8,4’lük bir gerileme başarıldı. İlk 7 aylık ithalatımız 198.6 milyar dolara geriledi. Yani bu sene ilk 7 ayda toplam ihracatımızda yüzde 4,1 artış 148.8 milyar dolara yükseldik. İlk 7 ayda ithalatımızda yüzde 8,4’lük azalışla 198.6 milyar dolara gerilemiş olduk. İlk 7 ayda ithalatımız net 18 milyar dolar azalmış oldu. İlk 7 ayda dış ticaret açığımız ise yüzde 32 buçukluk azalışla yaklaşık 50 milyar dolar oldu. Geçen yıl ilk 7 ayda ki açık ise 74 milyar dolardı. Yani 24 milyar dolar dış ticaret açığımız azalmış oldu” ifadelerini kullandı.
]]>(ORDU) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 130 TL olarak açıklanan fındık alım fiyatına tepki göstererek, “Bu, tamamen bir ihanettir. Bu, fındık üreticisine, fındıkla yaşayan bu kentlere ihanettir. Sakarya’dan Artvin’e kadar, Trabzon’a, Ordu’ya, Giresun’a, Bartın’a, Kastamonu’ya, Samsun’a, tamamen ihanettir ve bu fiyatlarla bu insanlar borçlarını ödeyemezler. Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir. Karadeniz’i açlığa, sefalete mahkum etmektir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da partisinin il başkanlığını ziyaret etti, ardından Altınordu Belediyesi’ne geçti. Özel’i belediye önünde halk oyunları ekibi karşıladı. Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, Özel’i makamında ağırladı. Özel’e CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun ve Mustafa Adıgüzel, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan’dan oluşan heyet eşlik etti.
Ulaş Tepe, ziyarette çalışmalarına ilişkin bilgi vererek, şöyle konuştu:
“Yerel seçimlerde sizin liderliğinizde çok ciddi bir başarı elde ettik. Ordu’muzda da geçtiğimiz dönemde bir tane belediyemiz varken bugün dört tane belediyemiz var ve Ordu’nun yüzde 35’ine yakınını CHPli belediyeler yönetiyor. Sizin de bize her zaman söylediğiniz gibi kent lokantaları noktasında şu anda çalışma içerisindeyiz. ‘Emeklihane’ projemizi de sizin bize verdiğiniz talimatlar doğrultusunda yapmaya özen gösteriyoruz. Hem de eylül ayından itibaren ilkokulların açılmasıyla beraber Altınordu’muzda toplamda ilk etapta pilot bölge olarak beş bin çocuğumuza süt dağıtacağız ve protein eksikliğini de bu vesileyle de gidermeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda gençlikhane, kültürhane projeleri üzerinde çalışıyoruz. Bunların hepsinin de Ata’mızın Ordu’ya geldiği gün olan 19 Eylül tarihinde açılışını yapmak istiyoruz. Sizi bir kez daha eylül ayında Ordu’ya bu vesileyle davet etmek istiyoruz. Bir kez daha hoş geldiniz. Sizi burada ağırlamanın onurunu, gururunu yaşıyoruz.”
“Karadeniz’i kırmızıya boyamak, ay yıldızlı al bayrağı rengine boyamak hepimizin görevi”
Özel de 130 TL olarak açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösteren Özel ise şöyle konuştu:
“Karadeniz’de geçen seneye göre yüzümüz çok daha fazla gülüyor çünkü Artvin’i korumanın yanında Giresun, Sinop, Bartın’ı yeniden kazanmış durumdayız. Büyükşehirlerimizde Samsun, Ordu ve Trabzon’da merkez ilçeleri kazanmak suretiyle gelecek dönem için artık bu büyükşehirleri de kazanacağımız çok belli. Bu konuda merkez ilçedeki belediye başkanlarımız ve diğer belediye başkanlarımızın gayretleri çalışmalarıyla büyükşehirleri de alabilecek durumdayız. Rize ve Sakarya’yı da istisna tutmadan bütün Karadeniz’i kırmızıya, ay yıldızlı al bayrağı renklerine boyamak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini Türkiye’de birinci parti yaptığımız gibi Karadeniz’de de bütün illerin belediyelerini kazanan bir parti haline getirmek hepimizin görevi. Ege’de biz 9 ilin 9’unu da aldık. Ege’de dışarıda hiç il kalmadı. Ümidim bundan sonraki yerel seçimlerde Artvin’den Sakarya’ya bütün Karadeniz’i almaktır. Bu arada Kastamonu’yu saymadım. Kastamonu’da biraz içeride olmakla birlikte yine Karadeniz’e kıyısı olan çok kıymetli bir ilimiz. O açıdan bu atılım son derece önemlidir.
“Herkese en iyi hizmeti en eşit hizmeti sunacağız”
Şunu ifade etmek gerekir; 4 belediye başkanımızın cebinde birer anahtar var. Ulaş’ın cebindeki anahtar Altınordu Belediyesi’nin kapısının, kasasının ya da Altınordu’nun altın anahtarı değil. Bu anahtarlar CHP iktidarının anahtarı. İyi yönetilirse, dürüst yönetildiğinde, israf yerine hizmet üretildiğinde bu karşılığını alıyor. Çok zorluklarla 2014’te gece yarısı elektrik kesilmeleriyle elimizden kaçan ABB’yi hatırlayın, Mansur Yavaş’ı. 2019’da belediyeyi aldık, 2024 yılında yüzde 60 oy aldık. Bu, CHP’nin yapmış olduğu hizmetlerin halk tarafından nasıl takdir edildiğini gösteriyor. Geçen dönem AKP’den aldığımız İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Antalya’da hiç birini kaybetmeden yeniden kazandık. Üstüne çok yenilerini ekledik. 412 belediyemiz, nüfusun yüzde 65’ine, ekonominin yüzde 80’ine hizmet eden noktadadır. Şimdi artık görevimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde tekrar iktidar yapmaktır. Bunun için var gücümüzle çalışıyoruz. Belediye başkanlarımız en önemli güvencemiz. Kendileriyle uyumlu bir şekilde çalışan, Meclis’te görevini yapan, bölgenin birbirinden kıymetli çalışkan milletvekilleri var. Özellikle fındık sorununda, çay sorununda, çay fiyatında, fındık fiyatındaki beklentileri uzun süre dile getirdiler. ve partimizin burada güçlü olması için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Örgütümüz, belediyemiz, milletvekillerimiz inşallah önümüzdeki dönemde çok büyük bir başarıyı elde edeceğimize ben yürekten inanıyorum. Buna halk da inanmış durumda. Malum 47 yıl sonra ilk kez birinci parti olduk. 22 yıl sonra ilk kez AK Parti seçim kaybetti. İkinci parti durumuna düştü ve 22 yıl sonra ilk kez Recep Tayyip Erdoğan artık ülkenin en çok oy alan, en çok beğenilen siyasetçisi olma hüviyetini kaybetti. Bunu sürdüreceğiz. Asla kimseyi itmeyeceğiz. Asla bize oy verdi vermedi ayrımına gelmeden herkese en iyi hizmeti en eşit hizmeti sunacağız.”
“Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir”
Konuşmasında fındık alım fiyatlarına da değinen Özel, şöyle devam etti:
“Tabii bugünün tansiyonu, gündemi fındık. Biz buraya iki amaçla geldik. Biz fındık fiyatını bir an önce açıklayın demeye geldik. İki bu fındığın maliyetini ziraat odaları 165 lira olarak belirledi. Rize’de çay 19 lira maliyet, 17 lira fiyat verildi. Buğday maliyeti 11,5 lira, 9,25 fiyat verildi. ‘Sakın fındıkta da 165 liranın altına düşmeyin bunun hakkı 180 liradır’ demeye geldik. Bugün bir amacımıza ulaştık görülüyor, apar topar fındık fiyatını açıkladılar. Ama fındık fiyatını 133-134-135 lira olarak açıkladılar. Bu tamamen bir ihanettir. Bu fındık üreticisine fındıkla yaşayan bu kentlere ihanettir. Sakarya’dan Artvin’e kadar Trabzon’a, Ordu’ya, Giresun’a, Bartın’a, Kastamonu’ya Samsun’a tamamen ihanettir ve bu fiyatlarla bu insanlar borçlarını ödeyemezler. Biraz önce tesadüf, ildeki toplantıda şunu söylemiştim; enflasyonla mücadele için şöyle sığ bir bakış açısı var; para çok olursa harcanır, harcanırsa enflasyon olur. Temelde makro ekonomi açısından doğru bir tespit. Ama bunu yaparken sen bu parayı fındık üreticisine maliyetin altında vereyim, işte ilacın borcunu ödesin, kredi borcunu ödesin, mazotun borcunu ödesin, diğer borçlarını ödesin, işçilik parasını ödesin, kendine para kalmasın ki enflasyon düşsün… Bu, insanları açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum ederek enflasyon düşürülmez. Bu, Ordu’daki, Giresun’daki fındık üreticisini, haciz tehlikesiyle karşı karşıya bırakarak olmaz. Nasıl olacak, siz bu fındık üreticisine 130 lira para verip, onları maliyetin altında çalıştırırsanız? Bugün kim maliyetin altında iş yapıyor? Hangi fabrikatöre maliyetin altında, hangi müteahhite maliyetin altında iş yaptırabiliyorsun da beş milyon kişiyi etkileyen 500 bin fındık bahçesindeki emekçiye sen bu maliyetinin altında fiyat veriyorsun? Bu yapılan iş düpedüz Karadeniz’e ihanettir. Karadeniz’i açlığa, sefalete mahkum etmektir.
“Fındık üreticilerini bu fiyatı kabul etmemeye, tepkilerini en üst düzeyde dile getirmeye davet ediyorum”
Biz bugün mitingimizi testi kırılmadan uyaralım demeye gelmiştik. Sabahın erken saatlerinde testiyi kırdılar. Tabii mitingimiz uyarı ve talep mitinginden tepki ve protesto mitingine dönüşecek ister istemez. Çünkü tabii ki bu fiyatın hızla revize edilmesini talep edeceğiz. Ama bu fiyatlarla sadece fındık üreticilerini değil fındığın bir milli ürün olarak, bir ihraç ürünü olarak üretildiği kentlere o kentlerin ekonomisine inanılmaz katkıları olan bir ürün olarak bu kentlerin tamamı etkilenmiştir. Şimdi Trabzon’daki çarşıdaki esnaf da Bartın’daki çarşıdaki esnaf da Ordu’nun, Giresun’un bütün esnafları, bütün halkı bundan çok olumsuz etkilenecek. Bu para üreticilere yut diye verilmiyor, tut diye veriliyor. O parayı alıyor, o kentin tamamıyla paylaşıyor. Maalesef bu fiyat bir kentin beline kazmayı vurmaktır, belini bükmektir. Giresun’a Ordu’ya yapılan işin; Trabzon’a, Bartın’a yapılan işin; Artvin’e, Sakarya’ya yapılan işin başka bir izahı yoktur. Ben bütün fındık üreticilerini bu fiyatı kabul etmemeye buna tepki vermeye ve bu tepkilerini en üst düzeyde dile getirmeye davet ediyorum. Yapacağımız mitingde bunun ilk adımını atacağız. Fındık üreticisi hakkını aradıkça, aramaya karar verdikçe onların yanlarında olacağız. Onlarla birlikte olacağız. Onların sesini duyuracağız ama boynunu büküp oturdukça bunların sopası fındık üreticisinin sırtından eksik olmayacak. Bunu görün. Artık dayak yeme vakti geçti. Artık bu haksızlığı yapanlara gücünü gösterme vakti gelmiştir fındıkçının. Bütün çağrım bu yöndedir. Sesinizi yükseltin. Bu fiyat burada kalırsa bu Karadeniz’in iflası demektir. İflasa isyan edip hakkımızı hep birlikte alacağız.”
]]>Bir dizi ziyaret ve toplantı için Kayseri’ye gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Temmuz ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı. Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen basın toplantısına, Bakan Bolat’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, oda başkanları ve iş adamları katıldı. Türkiye’nin Temmuz ayı dış ticaret rakamlarını açıklayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “2024 yılında ekonomimiz orta vadeli programın hedefleri doğrultusunda olumlu sonuçlar kaydetmeye devam etmektedir. Gerek ilk çeyrek büyüme rakamı olan yüzde 5.7 ile ve ilk yarıyıl dış ticaret rakamları, yine Mayıs ayı itibariyle ilk 5 ayı kapsayan istihdam rakamları sevindirici ve olumlu gelişmeleri göstermektedir. İftihar ile ifade etmek istiyorum ki tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracat rekorunu kırdık. Geçen yılın Temmuz ayına kıyasla yüzde 13,8’lik bir aylık artış sağladık. Geçen yıl 19 milyar 800 milyon dolardı. Böylece bir ayda 2.7 milyar dolar artış sağladık. İhracatçılarımı yürekten tebrik ediyoruz. Yine çok önemli bir rekor haberi daha son 12 ayın ihracat toplamı 261 buçuk milyar dolar oldu. En son Aralık ayında 255.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştık. Mayıs ayında 260.1 milyar dolara ulaşmıştık. Geçen ay 9 günlük bayram tatili ve takvim etkisi nedeniyle ihracatımızda ve ithalatımızda az da olsa gerileme oldu. Ancak Temmuz ayında o farkı kapattık ve artıya geçtik. Tam 261 buçuk milyar dolara ulaştık. Bu şu demek; son 1 yılda toplam mal ihracatımız yüzde 3,4 oranında arttı. Son 1 yılda 8.7 milyar dolar net bir artış sağlanmıştır. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Yılsonuna kaldı 5 ay. Hesaplarımıza göre inşallah uluslararası anlamda yeni gerilimler, bir savaş durumu ya da Türkiye için önemli Pazar alanlarının olduğu bölgelerde bir aksilik yaşanmazsa, kumbara gibi biriktirerek, inşallah 267 milyar dolar hedefimize sadığız. Aralık ayında bu tabloyu göreceğiz” şeklinde konuştu.
“Yasadışı yollarla yapılmak istenen ithalata karşı ciddi bir mücadele veriyoruz”
Temmuz ayı ithalatında yüzde 7,9’luk bir gerilemenin başarıldığını dile getiren Bakan Bolat; “Burada ülke için gerekli ve zorunlu olan ithalat zaten yapılıyor. Biz burada özellikle Türkiye’yi adeta Pazar gibi görüp, Türkiye’nin sanayilerini zor duruma sokabilecek ve yasadışı yollarla yapılmak istenen ithalata karşı ciddi bir mücadele veriyoruz. Bu çabamızın sonunda da çok şükür aylık ithalatımızda yüzde 8’lik bir küçülme oldu. Yani 2.6 milyar dolar tasarruf ettik ve 30 milyar doların altında kalması sağlanarak, 29,7 milyar dolar oldu. Sonuç olarak da dış ticaret açığı Temmuz ayında yüzde 42 oranında azaldı ve 7.2 milyar dolara geriledi. Geçen yıl Temmuz ayında bu rakam 12 buçuk milyar dolardı. Bu sene 7.2 milyar dolara geriledi. Böylece yaklaşık 5.3 milyar dolarlık bir döviz rezervi tasarruf etmiş olduk. İhracatın, ithalatı karşılama oranı çok çarpıcı. Geçen yıl Temmuz ayında yüzde 61’ken bu yıl Temmuz’da 14 buçuk puan artışla yüzde 75,7’ye yükseldi. Bu da önemli bir olumlu gelişmedir” dedi.
Ocak, Şubat, Mayıs ve Temmuz aylarında geçen yıla oranla çok fazla ihracat artışının olduğunu aktaran Bolat, “Bu yıl Haziran ayında ve Mart ayında aylık gerilememiz oldu. Nisan ayında başa baştık. Onun dışında Ocak, Şubat, Mayıs ve Temmuz aylarında geçen yılın epey üzerinde ihracat artışları sağlamış olduk. 7 aylık rakamlara baktığımızda bu yılın ilk 7 ayında ihracatımızda 148,8 milyar dolara ulaştık. Geçen yılın ilk 7 ayındaki rakam 142,9 milyar dolardı. Buda şu anlama geliyor; ilk 7 ayda yüzde 4,1’lik bir artış sağlamış olduk. İthalata baktığımızda önemli bir tasarrufumuz var. Burada da gerçekten ilk 7 ayda yüzde 8,4’lük bir gerileme başarıldı. İlk 7 aylık ithalatımız 198.6 milyar dolara geriledi. Yani bu sene ilk 7 ayda toplam ihracatımızda yüzde 4,1 artış 148.8 milyar dolara yükseldik. İlk 7 ayda ithalatımızda yüzde 8,4’lük azalışla 198.6 milyar dolara gerilemiş olduk. İlk 7 ayda ithalatımız net 18 milyar dolar azalmış oldu. İlk 7 ayda dış ticaret açığımız ise yüzde 32 buçukluk azalışla yaklaşık 50 milyar dolar oldu. Geçen yıl ilk 7 ayda ki açık ise 74 milyar dolardı. Yani 24 milyar dolar dış ticaret açığımız azalmış oldu” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
]]>Derme deresi ıslah projesi Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın girişimleriyle Karakaya Barajına kadar devam edecek. 4.etap olarak Hanımınçiftliği Mahallesi’nde Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan dere ıslah çalışmasının bu yıl içerisinde bitirilmesi hedefleniyor. DSİ tarafından toplamda 4100 metre yapılacak ıslah çalışmasının kamuya maliyeti ise 43 milyon TL’yi bulacak. Sonrasında Battalgazi Belediyesi tarafından yapılacak peyzaj çalışmasıyla bölge halkının nefes alacağı bir alana dönüştürülecek.
“Derelik olan alan gezinti alanına dönüşecek”
DSİ İl Müdürü Aytaç Sucu ile birlikte çalışmaları inceleyen Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın Eski Malatya’ya kadar yürüyüş yolları, mesire bölümleri ve oturma alanlarının yer aldığı bir alana dönüşeceğini ifade ederek, “DSİ Müdürümüz Aytaç Bey ile birlikte çalışmaları yerinde inceledik. Derme Deresi’nin Şehit Fevzi Mahallesi’ndeki kısmı tamamlanmıştı. Oradan da Eski Malatya’ya kadar Derme Deresinin ıslah çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Büyük bir maliyet ile bu hizmetler yapılıyor. Dere çalışmasının bir kısmı betonarme bir kısmı da taş duvar olarak devam edecek. Tarihi dokuya zarar vermeden, yeşile zarar vermeden dere ıslahı tamamlanacak. Sonrasında biz de hemen çalışmalarımızı başlatacağız. Dere kenarında gerek yeşil alan gerek yürüme parkuru gerek bisiklet yolu olmak üzere Malatyalıların, Battalgazili hemşerilerimizin nefes alacağı, gezinti yapacağı alanlar oluşturacağız. Battalgazili, Malatyalı bir hemşerimiz Konak’tan Banazı’dan suyun bulunduğu kanaldan başlayarak Eski Malatya’ya kadar kesintisiz bir bisiklet turu ve yürüyüş keyfi yaşayacak” dedi.
“Dere kenarında bulunan Battalgazi’nin makamını da ayağa kaldıracağız”
Peyzaj çalışması ile dere kenarında bulunan Battalgazi’nin makamında da düzenleme yapıp tarihi dokuyu ayağa kaldıracaklarını ifade eden Başkan Taşkın, “Güzergahta önemli bir mekan var. Eski Malataya’ya varmadan Derme Deresi kenarında kalan Battalgazi’nin makamı bulunuyor. Burayı da inşallah ayağa kaldırarak tanıtımını yapacağız. Çevresine sosyal tesis inşa edeceğiz ve AŞ evi projemiz olacak. Hemşerilerimizin Battalgazi’nin makamını ziyaret etmesi için gerekli çalışmaları yürüteceğiz. Belediye olarak DSİ çalışmasıyla paralel çalışmaları yürüteceğiz. Battalgazi’miz daha yaşanabilir kent yapma gayreti içerisinde olacağız” şeklinde konuştu.
DSİ İl Müdürü Aytaç Sucu da, “Battalgazi Derme Deresi 4. kısım taşkın koruma yapım inşaatımızda sahada incelemelerde bulunuyoruz. Şu an bulunduğumuz projenin kamuya maliyeti 43 milyon TL’lik bir yapım işi olmakla beraber Hanımınçiftliği Mahallesi’nde 550 metre betonarme imalatımız Karabağlar ve Meydanbaşı Mahallerinde de 1500 metre civarında kargil imalatımızla beraber toplam 4100metrelik bir dere ıslahımız mevcut. Yıl içerisinde tamamlayacağımız işler arasında yer alıyor. Projemiz tamamlandığında Battalgazi Belediyemizin dere etrafında yapacağı çalışmaları sayesinde şehrimize alternatif insanlarımızın nefes alabileceği alanlar kazandırılmış olacak. Projenin devam eden sürecinde çalışmalarımızı kolaylaştıran Battalgazi Belediye Başkanımız Sayın Bayram Taşın ve ekibine çalışmalarından dolayı şahsım ve kurum adına teşekkür ediyorum” diye konuştu. – MALATYA
]]>Önergelerin oylanarak komisyonlara gönderildiği meclis oturumunda, Başkan Mutlu, meclis üyelerinden gelen soruları da yanıtladı. Güneşli Mahallesi’nde yer alan eski jandarma alanında yapılacak çalışmayla ilgili, bölge halkına görüş ve önerilerinin sorulduğu halk buluşmasından çıkan sonuçların merak edilmesi üzerine Başkan Mutlu açıklama yaptı ve katılımcı belediyeciliği işaret etti. Her zaman katılımcı planlama süreçlerini savunduğunu ifade eden Başkan Mutlu, seçim sürecinde de bölgede eski jandarma alanı üzerinde farklı farklı beklentiler olduğunu gördüklerini söyledi. Bölgedeki diğer kamusal alanları da kapsayan böylece birden çok fonksiyonu tek alana sıkıştırmayan bir model düşündüklerini ve bu konuda bölge halkının ne istediğini öğrenmek istediklerini belirten Başkan Mutlu, o alanda tahmin edilenin aksine pazar yeri değil sosyal alan istendiğini gördüklerine dikkat çekti.
Mutlu: “Katlı otoparkın altında bir pazaryeri olarak çözülebileceği yönünde fikirler gelişti”
Katılımcı belediyeciliğin önemini bir kez daha vurgulayan Başkan Mutlu şöyle konuştu:
“Jandarma alanında büyük oranda pazar yeri beklentisi olacağı düşünülürken aslında o bölge insanının bu alana pazar yeri sokmak istemediğini gördük. Onun yerine katlı otoparkın altında bir pazaryeri olarak çözülebileceği yönünde fikirler gelişti. Bizim edindiğimiz izlenim, pazar yerinin otoparkın altında olması, bu alanda ise sporun, kültürün, kreşin, kafenin olduğu, herkesin birlikte sosyalleşebileceği bir alan olması. Aslında planlamada yanlış bir şey yok, geçmişi reddetmiyoruz. Sadece çok fazla fonksiyonu bir arada barındıran bir alanda hangi fonksiyonlar kalsın, hangi fonksiyonları yine kamunun hangi alanlarına taşıyabiliriz buna baktık. Biz oradaki yeşil dokuyu da sevdik. Dedik ki buradaki hiçbir ağacı kesmeden, yeşil dokusunu koruyarak jandarma alanını bellekteki o yeriyle kullanıma açalım. Bence güzel bir toplantıydı. Bu bir şeyleri yok etme ya da yıkma değil tam tersine, orada yaşayanları da dahil etme. Bizim hep mimarlık eğitimlerinde anlatılan, benim de yurtdışında deneyimleme olanağı bulduğum şey bu. Mahallenize bir şey yapılacağı zaman size sorulan, hep ülkemizde, mahallemizde, sokağımızda, kentimizde olmasını arzuladığımız bir doğrudan katılım modelini hayata geçirdik. Umarım bundan sonra biz de hızlıca projelendirip inşaatına başlayabiliriz ve onu kullanmak da bizim dönemimizde hepimize nasip olur.”
Daha güçlü filo, daha temiz Konak
Başkan Mutlu, haziran ayında meclise gelen ve temmuzda karara bağlanan çöp araçları alımı konusunda Sanayi Teknoloji Bakanlığına yatırım teşvik belgesinin olurunun alındığını, Kemeraltı Vergi Dairesinden cevap beklendiğini söyledi. Ayrıca BM projesinden de ağustos ayında hem araç hem konteyner geleceğini açıklayan Başkan Mutlu, “Biz geldiğimizden beri çeşitli nedenlerden yenilenememiş olan araç filomuzu yenilemek istiyoruz” dedi.
Tahsisler peş peşe gelecek
Başkan Mutlu, yeni bina yapımı karşılığında İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen mülklerin de tahsisinin yapılacağının müjdesini de vererek, “İlk önce Yemişçizade Konağı’nın, bize tahsisi için yazımızı yazdık, bu alan bize tahsis edilecek. Ardından bizden alınan her şeyin tahsisini istedik, bunların tahsisi yapılacak. Hakikaten çok yapıcı bir Büyükşehir Belediye Başkanımız var, kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
]]>(BURSA) – Yerel seçimlerde çoğunluğun CHP’ye geçmesinin ardından Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın belediyelere yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile vergi borçlarının hemen tahsil edilmesi açıklamasına yurttaşlar tepki gösterdi. 20 yıldır AKP’nin yönettiği ve 4,5 milyar lira SGK ve vergi borcunun olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin borcuna ilişkin kentte yaşayanlar ANKA’ya görüşlerini açıkladı. Yurttaşlar durumu bir “sıkboğaz” ve “yıldırma” hareketi olarak değerlendirdi. “3 ay önce göreve gelen CHP’li başkanın suçu ne” diye soran yurttaşlar, “Devletimiz nasıl büyük şirketlere vergilerinde af veriyorsa benim belediyemin her türlü borcuna, giderine af olmasa da bir indirime gidebilir” dedi.
Erdoğan’ın, geçen hafta AKP grup toplantısında CHP’yi hedef alarak “Emeklilere faydanız dokunsun istiyorsanız talimat verin, belediyeleriniz SGK’ya olan birikmiş borçlarını ödesinler. Belediyelerin borçlarıyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığımız, kaynağında bu borçların tahsiline başlayacaktır. Öyle 25 kuruşa simit yok” sözleriyle başlayan tartışmalar devam ediyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mali darbe” olarak nitelendirdiği uygulamanın ardından bazı belediyelere haciz işlemleri başlatıldı. SGK ve vergi borçları konusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Büyükşehir olduğu 1989 yılından bu yana Bursa, ilk kez 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’ye geçti. 2004’ten itibaren de AKP’nin yönettiği Bursa’nın toplam 30 milyar lira civarında, SGK ve vergi olarak da 4,5 milyar lira borcu bulunuyor.
Belediyeyi AKP’li Alinur Aktaş’tan devralan CHP’li Mustafa Bozbey, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Marmara Belediye Birliği Başkanı olarak da gerçekten tüm belediyeler adına üzüldüğümü belirtmek istiyorum. Belediyelerimiz özellikle sigorta ve vergi konusunda böyle bir adım atılması sonucunda son derece zora girecektir. Belediyelerimiz, zorunlu olan çöp toplama ve genel hizmetler gibi hizmetleri dahi yerine getiremeyecektir” demişti.
“20 yılda biriktirip CHP’nin üstüne bırakırsan ayıp olur”
Bursa’da yaşayan yurttaşlar Kent Meydanı’nda konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Furkan isimli bir genç, “Bu CHP’nin üstüne bırakılan borç bence çok büyük ve kaldırılması güç olan bir borç. Yani sen şimdi 20 yılda biriktirip biriktirip bir anda CHP’nin üstüne bırakırsan bu bayağı ayıp olur. Ben doğma büyüme Bursalı olarak bu konu hakkından devletin Bursa’ya yardım etmesini istiyorum. Eğer ederse hem Bursa için hem de Bursa halkı için çok iyi olabilir. Ben öğrenciyim. Polislik kazandım. Şimdi polisliğe başvurdum. Allah’ın izniyle polis olacağım. Yani ben polis memuru olarak devletimden kendi büyükşehir belediyemin, doğduğum, büyüdüğüm şehre yardım etmesini istiyorum” dedi.
“Vergi bindirip yine bana ödetecekler”
Muhammet isimli genç de “Yarın bu arkadaşım polis olursa haciz memurlarıyla oraya nasıl gidip de diyecek ki biz burayı haczediyoruz diye. Değil mi? Allah sormaz mı ‘Bu kardeşime, sen niye kendi memleketine böyle yaptın’ diye. Devletimizin bu konuda en güzel önlemleri almasını temenni ediyorum. Gerçekten bu borçlar ödemesi zor. Bu da her türlü vatandaşa kalan bir şey. Yani mesela bugün ben gidip bir ekmeğe 10 lira veriyorsam buna mecburi olarak vergi bindirip, bana 15 lira yapıp yine bana ödetecekler. Yani devletimiz nasıl büyük şirketlere vergilerinde af veriyorsa benim belediyemin her türlü borcuna, giderine af olmasa da bir indirime gidebilir. Yani biraz olayları bizim adımıza kolaylaştırabilir. Gereğini arz ediyorum. Bizim devletimiz en büyük devlettir” ifadelerini kullandı.
“Haciz edilirse belediyemiz bizim için çalışamayacak”
Bunun üzerine Furkan da “Buradan halkımıza sesleniyorum; yok bize dokunmuyor falan demeyelim. Çünkü bizim belediyemizden alınırsa bu para veya haciz edilirse bu sefer de belediyemiz bizim için çalışamayacak. Yani bunun için duyarlı olmanızı istiyorum vatandaşlarımızdan” dedi.
“Gideceklerini anladılar, nereye saldıracaklarını şaşırdılar”
Bir yurttaş, ” AK Parti’ninkileri mi soruyorsunuz, CHP’ninkilerini mi? Gideceklerini anladılar. Nereye saldıracaklarını şaşırdılar. Millet aç geziyor” diye isyan etti.
“20 yıllık borcu üç aylık başkana yüklüyor”
Emekli Yusuf Bayraktar, “Evvelden borç yapmış. Bana şimdi, ‘O borcu öde’ diyor. Ben senden para alıyorum. Ödemiyorum. Çok saçma bir şey. Ben katılmıyorum o işe. 20 yıllık borcu şimdiki üç aylık belediye başkanına yüklüyor. Olacak iş mi bu? Dünyanın bir tarafında duyulmamıştır bu” sözleriyle tepkisini anlattı. Belediyenin icraatlarını da değerlendiren emekli, “Hep kendi menfaatine değil de vatandaşın menfaatine çalışıyor. Ben öyle görüyorum. Benim yaşım 78. Böyle bir rezillik dünyanın bir tarafında görülmemiştir. Olacak bir dava değil. Alamazlar o parayı. Avukatları var, şunlar, bunlar var” dedi.
“Çekememezlik”
“Bursa’nın borcu CHP döneminde gelmedi” diyen başka bir yurttaş da “Daha önce de vardı. Devam ediyor. Bir anda alınacak olması çekememezlik. Tek kelime. Vatandaş olarak uyanmamız lazım. İstanbul’u gördün değil mi? Her dönem su basıyor. Ben Malatyalıyım. Git gör. Herkes daha çadırda yatıyor ama televizyonda ‘teslim ettik’. İşi ehline verirsen düzelir” ifadelerini kullandı.
“AK Parti hepsini bitirdi, CHP’ye yüklüyor”
Bir yurttaş, “AK Parti hepsini bitirdi. Şimdi CHP’ye yüklüyor. Ben bir vatandaş olarak bunu anlıyorum. Başka anlayacak bir tarafı yoktur. 4 dönemdir AK Parti var. Zulümdür zulüm” diye tepki gösterdi.
“Mustafa Bozbey’in suçu ne?”
Fevzan Geyik isimli yurttaş, “Bunu kimden tahsil edeceklermiş, eski belediye başkanından mı? En fazla mal varlığına el koyabilir. Başka türlü nasıl tahsil edecek? Şu anki belediyenin suçu ne? Eski borçtan şu anki Mustafa Bozbey’in suçu ne? Alinur Aktaş’ın borcu, Mustafa Bozbey’in suçu ne? Bu mantıklı mı sizce? Bana göre değil. Burası daha yeni değişti. Değişir değişmez de her şey buraya aktarılmaz. Bence mantıklı değil. Bu halk seçiyorsa bir şeyler, bir beklentisi olması lazım. Benim hiçbir beklentim yok. Benim yaşım 65. Benim çocuklarımın ve torunlarımın beklentisi olacak” diye konuştu.
“AK Parti ellerinden almaya çalışıyor”
“Yanlış bir hareket diyen” emekli de “Önceki dönemin borçlarını şimdi almaya çalışıyorlar. Borç var mı, fazlasıyla var. Tahsil etmeye çalışıyorlar çünkü büyükşehri CHP aldı diye. Ben kendim Bozbey’e verdim. Bu zamana kadar vermiş değildim. Duruşundan, efendiliğinden ama yiyiciler çok. Çünkü AK Parti ellerinden almaya çalışıyor” diye tepki gösterdi.
“‘CHP’nin belediyeleri çalışmıyor’ deyip erken seçime gidecek”
Ali Yıldırım da 1995 yılından beri Bursa’da yaşadığını belirterek şunları dile getirdi:
“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin borçları az miktarda değil. Yüklü bir borç bıraktı Mustafa Bozbey’e. Burada bir haksızlık, adaletsizlik var. Daha önce bütün belediyelerin yoğunluğu AKP’deydi. O zaman eğer gerçekten cumhurbaşkanlığı sistemi bunu adaletli bir şekilde yapıyorsa, doğru bir şekilde yapıyorsa AKP zamanında da aynı şeyleri yapsaydı gerçekten ben derdim ki, ‘Cumhurbaşkanım gerçekten bu işi şu an için doğru bir şekilde yapıyor’ ama şu an için gerçekten haksızlık yapıyorlar. Bu insanlar yemez bunu. Bunu bilsinler. Belediyelerde yoğunluk CHP’ye geçince farklı bir sistem yaratmaya çalıştılar. Haciz denilen şey, en son uygulanacak şeydir. Belediyeyi sıkboğaza sokmak, paralarına haciz koymak, çalıştırmamak, belediyeleri yıldırmak, halka hizmet götürmemek, daha sonra ‘İşte belediyeler iş yapmıyor. Belediyeler şöyle yapıyor’. Bunun açılımını yapıyorlar. Ben katılmıyorum, Cumhurbaşkanına da katılmıyorum. Sıkboğaz yapıp bu sefer erken seçime gideceksin, ‘Bak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyeleri çalışmıyor. Her taraf çöp…” diyeceksin, seçime gideceksin. Onu önceden yapsaydın.”
“Göreve gelirken borcuyla hepsini almadın mı”
Borcun ödenmesi gerektiğini savunan bir yurttaş ise “Sen borcun olduğu zaman borcunu ödemiyor musun? ya taksitle ya da bir şekilde ödüyorsun. Sen bu göreve gelirken borcuyla hepsini almadın mı? Buraya hizmet için geldin. Borcu varsa borcu ödeyeceksin, hizmetin varsa hizmet edeceksin. Bu kadar basit” diye konuştu.
]]>KIRŞEHİR’de husumetlisi Serhat Aydemir’i (35), eşi ve 2 çocuğunun gözü önünde 7 kurşunla öldüren polis memuru Recep Kızıltepe’nin (40), mahkemedeki ifadesi ortaya çıktı. Kızıltepe, ifadesinde, “Dolandırıldığımı anladığım anda, konuşmaya ve paramı istemeye gittim. Onun bana zarar vereceğini anlayınca silahımı ateşledim” dedi.
Olay, 25 Temmuz’da saat 19.30 sıralarında Medrese Mahallesi 56’ncı Sokak’taki Emre Apartmanı’nda meydana geldi. Batman’da görevli polis memuru Recep Kızıltepe, alacak meselesi yüzünden aralarında husumet bulunan Serhat Aydemir ile görüşmek üzere izin alıp, Kırşehir’e geldi. Serhat Aydemir’in evine giden Recep Kızıltepe, iddiaya göre zile bastıktan sonra ‘Polis, açın kapıyı’ dedi. Recep Kızıltepe, kapıyı açan Aydemir’e eşinin ve çocuklarının gözü önünde 7 el ateş etti. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Aydemir’in hayatını kaybettiği belirlendi. Serhat Aydemir’in cansız bedeni otopsi için Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
‘BİRİNİ ÖLDÜRDÜM, TESLİM OLMAK İSTİYORUM’
Olayın ardından meslektaşlarını telefonla arayan Recep Kızıltepe, “Birini öldürdüm, teslim olmak istiyorum” dedi. Kızıltepe, adrese giden meslektaşları tarafından gözaltına alındı. ‘Mala zarar verme’ ve ‘Kasten yaralama’ gibi çeşitli suçlardan 10 suç kaydı olduğu belirtilen Serhat Aydemir’in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınarak Ali Çam Camisi’ne getirildi. Aydemir, burada kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.
1 MİLYON LİRA PARA VERMİŞ
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Recep Kızıltepe, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer yandan polis memuru Recep Kızıltepe’nin çeşitli dönemlerde ticaret yapmak için Aydemir’e yaklaşık 1 milyon TL para verdiği öğrenildi. Kızıltepe’nin parasını alamayınca cinayeti işlediği belirtildi.
‘RESMEN DOLANDIRILDIĞIMI ANLADIM’
Recep Kızıltepe’nin mahkemede verdiği ifadesi ortaya çıktı. Serhat Aydemir’in kendisine hayvan ticareti için ortaklık teklif ettiğini söyleyen Kızıltepe, “Serhat ile Kırşehirli olmam sebebiyle tanışıyorduk. Kendisi bana hayvan ticaretiyle uğraştığını benimle de ortak olmak istediğini söyledi. Güzel kazanç sağlayacağımızı anlattı. Anlattıkları aklıma yattı ve kabul ettim. Çeşitli zaman dilimlerinde sürekli benden para talep ediyordu. Ben de her istediğinde para veriyordum. Bir gün hesap yaptım ve kendisine yaklaşık 1 milyon TL bir ödeme yapmışım. Defalarca kendisine bu paraların hesabını sorduğumda çeşitli bahanelerle konuştuğumuz yerlerden kaçıyordu. Baktım, resmen dolandırıldığımı anladım. Ortada ortaklık namına hiçbir şey yok” dedi.
‘EVİNE ÖLDÜRME NİYETİYLE GİTMEDİM’
Aydemir’in evine öldürmek için gitmediğini söyleyen Kızıltepe, şunları anlattı:
“Kendisini telefonla aradığımda sürekli beni oyalıyordu ve en sonunda evinin adresini verdi ve ‘Gel, konuşalım’ dedi. Batman’dan gelerek verdiği adrese gittim. Kapıyı açtı ve içeri geçtim. Kendisine paramın hesabını sordum ve ağır hakaretlerde ve yüksek sesle konuşuyordu. Ben de çok sinirlendim. Elinde bir şeyin olduğunu ve bana zarar vereceğini anlayınca sürekli yanımda taşıdığım tabancamla kendisine ateş ettim. Polis ekiplerini arayarak birini öldürdüğümü ve teslim olacağımı söyledim. Evine öldürme niyetiyle gitmedim. Dolandırıldığımı anladığım anda, konuşmaya ve paramı istemeye gittim. Onun bana zarar vereceğini anlayınca silahımı ateşledim.”
]]>“SİSTEMATİK KARALAMALARLA KARŞI KARŞIYA KALDIM”
Soylu, “Halihazırda üyesi olmaktan onur duyduğum Gazi Meclis’imizin çatısı altında da milletimizi temsil ve hizmet ifasıyla, milletvekilliği görevimi yaparken, hükümetlerimizi, İçişleri Bakanı olarak görev yaptığımız dönemi, şahsımı ve birlikte görev yaptığımız arkadaşlarımızı hedef alan ve devletimizin itibarını ayaklar altına almak isteyen dahili ve harici menşeli çok sayıda mesnetsiz, tamamen iftiraya dayalı, manipülatif ve çoğu benzer mahfillerden üretilen organize ve sistematik karalamalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.” değerlendirmesinde bulundu. FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında görev yaptığı olağanüstü dönemde demokrasiyi, devletin bekasını, milli iradeyi ve hukuku akamete uğratmak isteyen terör örgütlerine, suç yapılarına karşı her türlü riski alarak yürütülen cansiparane mücadelenin hak ve hukukunu gözetmenin boynunun borcu olduğunu belirten Soylu, dilekçesinde, karalama ve iftira kampanyalarında suç yapıları ile fikir ortaklığı ve işbirliği içerisinde olanların yıkıcılığına bigane kalmamayı, “her anı sadakat, kararlılık ve fedakarlıkla dokunmuş mücadelenin rövanşını almak isteyenlere karşı vazgeçilmez sorumluluk” olarak nitelendirdi.
“İTİBARSIZLAŞTIRMA KAMPANYASIYLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”
Karalamaları ve iftiralarıyla milletin gözünde şüphe, istifham ve soru işareti oluşturmayı amaçlayan şer odaklarıyla hukuk zemininde mücadele etmenin zaruri hal aldığını ifade eden Soylu, dilekçesine şöyle devam etti; “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından İçişleri Bakanlığı görevine getirildiğimiz günden görev süremizin sonuna kadar tüm birimlerimizle milletimizin huzuru, refahı, en üst düzeyde kamu düzeninin, güvenliğinin ve esenliğinin sağlanması ve başta terörle, kaçak göçle, afetlerle, uyuşturucuyla ve organize suç örgütleriyle, hiçbir şekilde ayrım yapmaksızın, tüm suç şebekeleri ile kesintisiz ve tavizsiz mücadele edilmesine yönelik kararlılığımıza milletimiz de şahit olmuştur. Ancak, sonrasında bu mücadeleyi baltalamak, itibarsızlaştırmak ve bundan sonra da bu mücadeleye kendini adayacak herkesi yıldırmak maksadıyla, daha önce benzerine az rastlanan, organize ve sistematik bir şekilde kamuoyunun dezenforme edilmesine yönelik her türlü yazılı, görsel, sosyal medya ve tüm mecralarda tamamen yalan, iftira ve nitelikli karalama içerikli yayınlar ile bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya kaldık.”
RAKAM RAKAM AÇIKLADI
İçişleri Bakanlığı görevinden ayrıldığı 3 Haziran 2023’ten itibaren geçen bir yıl içerisinde aleyhinde, yalan, hakaret, karalama ve iftira içerikli 11 bin 500 televizyon haberi, 1454 gazete haberi ve 628 köşe yazısı ile makale, 218 bin internet ve sosyal medya haberi yapıldığını aktaran Soylu, “Hakkımda görev dönemimize ait TBMM’de herhangi bir konuda fezleke işlemi bulunmamasına rağmen, CHP Genel Başkanları ve sözcüleri, muhtelif tarihlerde sarf ettikleri mesnetsiz karalamalar ve iftiralarla dokunulmazlık zırhına sığınarak korunduğumu defalarca ifade edip, bu şekilde kamuoyunu bilerek yanlış yönlendirmişlerdir. Yine CHP Genel Başkanları ve sözcüleri, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü yıllardır tehdit eden PKK terör örgütü ve onun siyasi birliktelik ve uzlaşı yürüttüğü Meclis’teki temsilcilerine, FETÖ ve DHKP-C’ye karşı yapmadıklarını, yapamadıklarını, söylemediklerini ve söyleyemediklerini, üstelik de onlarla birlikte, görev yaptığımız döneme ve şahsıma karşı, milletimizin gözü önünde eş zamanlı bir kampanya yürütmektedirler.” ifadelerini kullandı.
SOYLU: HANGİ BİLGİ VE BELGEYLE GELİRLERSE AÇIĞIM
Meclis başkanlığına yaptığı dokunulmazlık başvurusunun ardından ilk kez konuşan eski İçişleri Bakanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu dikkat çeken ifadeler kullandı. Halk TV’ye konuşan Soylu “Karnımdan hiç konuşmadım çok açık yazdım. Bu açık bir dilekçe, açık bir başvuru. Zamanı yok. İstedikleri zaman hangi bilgi ve belge ile gelirlerse açığım demek. Biz namusumuzu yolda bulmadık” dedi.
]]>2006’daki İsrail-Hizbullah savaşı 12 Temmuz’da başlamış ve 34 gün sürmüştü.
10 aydır süren yıpratma savaşının ardından iki taraf yeniden bu kez cephede savaşabilir.
İsrail’in üstün yanları hava kuvvetleri ve istihbaratı. Hizbullah’ın elinde ise geniş bir füze stoğu ve silahlı insansız hava araçları var.
İki taraf arasında çıkabilecek büyük bir savaşın neye benzeyebileceğini anlamak için iki temel faktörü göz önünde bulundurmak gerek: 2006’daki savaştan alınan dersler ve taraflar arasında 10 aydır süren çatışmalar.
İsrail, kava kuvvetlerinin üstün gücü nedeniyle Lübnan’da büyük yıkıma neden olabilir. Ancak İsrail ordusu Gazze’de ülkenin onlarca yıldır dahil olduğu en uzun savaşı yürütüyor.
Hizbullah şu ana kadar aralarında üst düzey askeri komutanı Fuad Şükür ve üç önemli liderin de bulunduğu 350’den fazla savaşçısını kaybettiğini, İsrail’in bu kişilerin tamamını hava saldırılarında öldürdüğünü söylüyor.
Ancak Şii Müslüman bir parti olan Hizbullah, olası bir topyekün savaşa, yıllardır Suriye’deki savaşta tecrübe kazanan yeni komutanlarıyla katılacak.
Hizbullah’ı destekleyen İran, örgüte maddi ve askeri destek veriyor.
ABD ve İngiltere dahil birçok Batılı ülkenin ve bazı Arap ülkelerinin “terör örgütleri” listesindeki Hizbullah, Lübnan hükümetine göre, meşru bir direniş örgütü. Siyasi bir parti de olan Hizbullah, Lübnan Meclisi’nde önemli sayıda milletvekiliyle temsil ediliyor.
2006 yılındaki savaş, Hizbullah’ın sınır ötesi bir baskında 8 İsrail askerini öldürmesi, 2 İsrail askerini kaçırması ve İsrail’le esir takası talep etmesi sonrası çıktı.
Gözlemciler, İsrail ve Hizbullah arasındaki mevcut yıpratma savaşının topyekun veya kapsamlı bir savaşa dönüşmesi halinde, İsrail’in 18 yıl önceki durumla yine karşı karşıya kalabileceğine inanıyor. İsrail o dönem önce yoğun bir hava saldırısı, sonra da kara harekatı başlatmıştı.
İsrail’in hedefleri, kaçırılan iki askeri kurtarmak ve Hizbullah’ı askeri olarak ezmekti. Ancak bu hedeflere varılamadı.
Savaş, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı Kararının 11 Ağustos 2006’da oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi.
İsrail’in operasyonlarını durdurmasının ardından Hizbullah da 14 Ağustos sabahı İsrail’e yönelik füze saldırılarını durdurdu.
İki taraf da, BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettikleri gerekçesiyle eleştiriliyor. Hizbullah’a yönelik eleştiri, silahlarını muhafaza etmesi. İsrail’e yönelik eleştiri ise hala Lübnan topraklarını işgal, Lübnan hava sahasını da düzenli olarak ihlal etmesi.
Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırıları
Hizbullah, 8 Ekim 2023’te İsrail mevzilerini bombalamaya başladı.
Örgüt bunu, İsrail’in, Hamas’ın bir gün önce ülkenin güneyinde sivillere ve askerlere yönelik saldırılarına yanıt olarak Gazze’yi bombalamasının ardından, “Gazze’ye destek olmak için” yaptığını açıkladı.
Hizbullah ayrıca bu cepheyi, Gazze’de ateşkes sağlanana dek açık tutacağını duyurdu.
İsrail’e karşı oluşturulan stratejik askeri ittifak; Hizbullah, Hamas, İslami Cihad, Yemen’deki Husiler ve İran tarafından desteklenen Iraklı grupları kapsıyordu
Hizbullah ve İsrail yetkilileri savaşa hazır olduklarını ancak İsrail’in Hizbullah’la savaş çıkması halinde Lübnan’ı “Taş Devri”ne döndürme tehdidine rağmen, topyekun bir çatışmadan kaçınmayı tercih ettiklerini söyledi.
BM’ye göre sınır ötesi saldırılar nedeniyle Lübnan’da çoğu sivil 90 binden fazla kişi evlerinden etmek zorunda kaldığı; İsrail’in saldırılarında 100 sivil ve 366 Hizbullah savaşçısı öldü.
İsrail yetkilileri ise Hizbullah’ın saldırıları nedeniyle 10’u sivil 33 kişinin öldüğünü, 60 bin sivilin de evlerini terk etmek zorunda kaldığını söylüyor.
BBC, Güney Lübnan’da 3 bin 200’den fazla binanın çatışmalar nedeniyle tamamen veya kısmen hasar gördüğünü gösteren bir uydu görüntüleri analizi yayımladı.
İsrail medyasına göre ise Kuzey İsrail’de 1000’den fazla bina hasar gördü.
‘İsrail’in en zorlu rakibi olabilir’
İngiliz askeri uzman Justin Crump, Hizbullah’ın “halen İsrail’in en zorlu rakibi” olabileceğini ve çatışmanın genişlemesi halinde muhtemelen büyük sürprizlere imza atacağını söylüyor.
Yıllarca İngiliz ordusunda görev yapan ve Londra’da askeri danışmanlık şirketi Sibylline’ı kuran Crump, “Hizbullah bugün 2006’da sahip olduğu her şeye sahip ama daha büyük miktarlarda” diyor.
Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’na (CIA) göre Hizbullah’ın çeşitli tip ve menzillerde yaklaşık 150 bin mermi ve füzesinin yanı sıra 45 bin de savaşçısı var. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ise daha önce 100 binden fazla savaşçıları olduğunu iddia etmişti.
Hizbullah, 2006’da İsrail ile savaşta Katyuşa ve Grad roketleri ile tanksavar füzelerinin yanı sıra, Rus yapımı Kornet füzesi de dahil güdümlü füzelerden de yoğun şekilde yararlandı.
İsrail’in hava üstünlüğüne sahip olmasına rağmen Crump, “Hizbullah’ın da arazi avantajı var ve bunu lehine çeviriyor” diyor ve ekliyor:
“Hizbullah artık araçlarını ve füze fırlatma sahalarını daha iyi gizleyebiliyor. Bu yüzden İsrail sadece hava saldırılarıyla Hizbullah’ın ülkeye yönelik füze saldırılarını durduramaz. Bu nedenle İsrail kara harekatı seçeneğini ciddi olarak değerlendirebilir.
“Eğer İsrailli bir tank komutanı olsaydım, kesinlikle askerleri Hizbullah’a ve tanksavar füzelerine karşı (Güney Lübnan’da) Litani Nehri’nin güneyine göndermek istemezdim. Bu beni mutlu etmezdi.”
Silah ve füze cephaneliği
Hizbullah, cephaneliğinin büyüklüğünü veya sahip olduğu füzelerin türünü, bu silahlar kullanılıncaya dek açıklamıyor.
Geçtiğimiz yıllarda yayımlanan çok sayıda istihbarat raporuna göre, Hizbullah’ın silahlarının ana kaynağı İran ve bu silahlar örgüte İran, Irak ve Suriye üzerinden kara yoluyla ulaşıyor.
Bu silahlar arasında İran’ın yeni nesil hassas tanksavar füzesi Elmas-3 de var.
Hizbullah ayrıca, Burkan füzesini ve adını 2015’te Suriye’de öldürülen örgüt liderinin adını taşıyan Cihad Muğniye füzesini de ilk kez İsrail’e karşı kullandı.
Cardiff Üniversitesi profesörü ve “Hizbullah: Politika ve Din” kitabının yazarı Emel Saad, “Bugün tanık olduğumuz şey, 2006’da tanık olduğumuz Hizbullah’ın ileri ve gelişmiş versiyonu” diyor ve ekliyor:
“Hizbullah, konvansiyonel bir ordunun ve konvansiyonel olmayan askeri grupların özelliklerini birleştirdi. Böylece hibrit bir askeri aktör tanımının ötesine geçti.”
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah daha önce İsrail’in derinliklerine ulaşabilecek hassas ve gelişmiş füzelere sahip olduklarını söylemişti.
Askeri konularda uzman gazeteci ve Lübnan’da Hizbullah’a yakın Mayadeen kanalının analisti Ali Jazini’ye göre Nasrallah’ın bu sözleri, örgütün 300 km menzile ulaşabilen kısa menzilli, hassas balistik füzelere sahip olduğunun ipucu olabilir.
Ali Jazini, İsrail’e yakın mesafeden atılabilecek bu tür füzelerin, Hizbullah’a avantaj sağlayabileceğini ve İsrail ordusunun reaksiyon süresini sınırlayabileceğini söylüyor. Bunlar İran’ın Zelzal ve Fateh 110 tipi füzeleri olabilir.
Ayrıca bazı füzelerin veya bunların bir kısmının ortalıkta dolaşan fotoğraflarından, Hizbullah’ın Rus füzelerini de kullandığı anlaşıldı.
İngiliz askeri uzman Justin Crump’a göre Hizbullah bu füzeleri Suriye’den almış olabilir zira İran birçok Rus sisteminin kopyalarını üretiyor ve dolayısıyla Hizbullah’a aynı silahları sağlayabiliyor.
SİHA savaşları
Füzeler dışında, mevcut savaşın önemli bir özelliği de, özellikle Hizbullah’ın ilk kez saldırı amaçlı füze yüklü silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) aşırı derecede bağımlı olması.
Justin Crump, “Hizbullah SİHA’ları daha iyi ve yenilikçi bir şekilde kullanıyor” diyor.
İsrail medyasında geçtiğimiz günlerde Hizbullah’ın “sessiz İHA” olarak tanımladığı bir silahı kullanmaya başlayacağına dair bir haber yayımlandı.
İran’ın Shahed 101 tipi elektrikli SİHA’sı uçarken neredeyse hiç ses çıkarmıyor, bu da özellikle alçak irtifada uçtuğu ve radarlar tarafından kolayca tespit edilemediği için silaha müdahale edilmesini zorlaştırıyor. Hizbullah’a yakın kaynaklara göre bu SİHA daha önce Yemen’de ve Iraklı gruplar tarafından kullanılmıştı.
Ali Jazini ise Ekim 2023’teki Hizbullah ile bugünkü Hizbullah arasında büyük bir fark olduğuna dikkat çekiyor:
“İsrail ordusu sinyal istihbaratı, sinyal bozucu ve iletişim alanında dünyanın en ileri teknolojisine sahip olabilir. Dolayısıyla Hizbullah’ın, sınıra 20 kilometre uzaklıktaki Safed’de olduğu gibi İsrail’in derinliklerini hedef alan SİHA gönderebilmesi veya İsrail’deki hassas bölgelerin fotoğrafını çekmek için bölgeye İHA göndermesi, bu konuda ders aldığını ve esneklik gösterdiğini gösteriyor.”
SİHA’ların yeteneklerini gösteren Hizbullah, Hermes 450 veya Hermes 900 tipi çok sayıda çok gelişmiş İsrail SİHA’sını düşürme yeteneğini gösterdi, İsrail savaş uçaklarını Lübnan hava sahasını terk etmeye zorladığını duyurdu. Bunlar, Hizbullah’ın İsrail’e karşı havada caydırıcılık sağlamaya çalıştığını yolunda yorumlara yol açtı.
Ancak gözlemciler bu tip yorumların fazla abartılı olduğunu düşünüyor.
Ali Jazini, “Hizbullah, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Lübnan hava sahasında tamamen faaliyet göstermesini engellemekten çok uzakta” diyor.
Justin Crump’a göre de Hizbullah, İsrail uçaklarının alçak irtifada uçmasını kısıtlayabilir ancak İsrail uçakları daha yüksek sortiler gerçekleştirebilir; bu nedenle de Hizbullah hava sahasını İsrail uçaklarına kapatamaz.
‘Direniş ekseni’
Crump ayrıca Hizbullah’ın, Yemen’deki Husilerin kullandığı silahlara sahip olabileceğine, Hamas veya Husilerin sahip olduğu silahların Hizbullahınkilerle aynı olduğuna inanıyor:
“Bu grupların tümü ‘aldıkları dersleri, teknolojiyi ve silah sistemlerini’ paylaşıyor; Hizbullah bunların en gelişmiş olanı.”
Profesörü ve Emel Saad’a göre, savaşın genişleyeceğine dair herhangi bir tahmin, savaşın gerçekleştiği bağlamı, yani İsrail’e karşı “direniş ekseni” olarak adlandırılan tek bir eksende faaliyet gösteren farklı askeri grupları dikkate almalı:
“Eskiden böyle bir şey yoktu. Bugün tüm bu gruplar, büyümesi muhtemel stratejik bir ittifak bünyesinde savaşıyor.”
Kendisini “direniş ekseni” olarak adlandıran bu eksenin unsurları, her biri ayrı bir kimliğe sahip olmasına karşın, İran tarafından desteklenen birçok askeri grubu içeriyor.
Bu grupların çoğu, ABD ve bazı Arap ülkeleri tarafından “terör örgütü” olarak görülüyor.
“Direniş ekseni” Lübnan Hizbullahı’nın yanı sıra Filistinli örgütler Hamas ve İslami Cihad ile Yemen’deki Husi Ensarullah’ı ve Iraklı grupları da içeriyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail’i, “Lübnan’daki herhangi bir yeni eylemin beklenmedik yansımaları olacağı” yolunda uyarmıştı. Bu durum göz önüne alındığında, söz konusu grupların Hizbullah’a karşı girişilecek herhangi bir genişletilmiş savaşta rol oynayıp oynamayacağı bilinmiyor.
2006’daki İsrail-Hizbullah savaşı ile Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyinde düzenlediği saldırılar arasında, Lübnan ile İsrail arasındaki sınır bölgesi, tüm gerilimlere ve sınır ihlallerine rağmen iki ülke arasındaki en uzun sükunete sahne oldu.
Ancak bu, çok yakında meydana gelebilecek gelişmelere yönelik hazırlıkların yapılmadığı anlamına gelmiyor.
]]>Ankara Gazi Orduevi’nde, Kıbrıs’ın fethinin 453’üncü, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşunun (TMT) 66’ncı ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın (GKK) 48’inci yıl dönümü olan “1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı” kutlandı. Resepsiyona Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile ataşeler katıldı. Saygı duruşu sonrası İstiklal Marşı ve Mücahitler Marşı okundu.
“Türkiye bu haklı mücadelesinde her zaman Kıbrıslı kardeşlerinin yanında yer almıştır”
Bakan Güler, 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı’nı bir arada kutlamanın haklı gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Güler, “Türkiye, bu haklı mücadelesinde her zaman Kıbrıslı kardeşlerinin yanında yer almıştır. Bu kapsamda soydaşlarımızla omuz omuza gerçekleştirdiğimiz ve birlikte şehitler verdiğimiz Kıbrıs Barış Harekatı şanlı tarihimizde ayrı bir yere sahiptir. Yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladığımız bu harekatla soydaşlarımızın maruz kaldığı haksızlık, zulüm ve katliamlar engellenmiş, böylece adaya barış, huzur ve güvenlik getirilmiştir. Türkiye’nin adadaki varlığını farklı bir şekilde tanımlamak, bu konuda provokatif söylemlerde bulunmak ise tarihi gerçeklerin üstünü örtmeye, doğruları çarpıtmaya ve üçüncü tarafları etkilemeye yönelik bir algı çabasıdır” diye konuştu.
Güler, Kıbrıs’ta yaşananların sadece askeri ve güvenlikle ilgili olan meseleler değil, aynı zamanda siyasi ve diplomatik bir süreç olduğuna vurgu yaparak, adada çözüm ve barış için yıllardır yapıcı politika izlendiğine dikkati çekti. Güler, şunları söyledi:
“Her defasında uluslararası çözüm önerilerine olumlu yaklaşmamıza rağmen, karşılığını maalesef göremedik. Rumların tek taraflı ve soydaşlarımızın eşit egemen varlığını inkar eden yaklaşımı, çözümün önündeki yegane engel oldu, olmaya da devam ediyor. Yıllardır öne sürülen, ancak miadı dolmuş, sahadaki gerçeklerden kopuk söylemlerin çözüm çabalarına katkı sağlamadığını, hem muhataplarımız hem de üçüncü taraflar artık anlamalıdırlar. İki devletli çözüm düşünceleri sadece bizim tarafımızdan değil, artık tarafsız analistlerce de açıkça dile getirilmekte, akademik çalışma ve söylemlerde yer bulunmaktadır. Bu çerçevede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınırlığını artırmaya ve uluslararası teşkilatlara üye olmasına yönelik girişimlerimizi de sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreçte somut ve güzel gelişmelerin olmasını da bekliyoruz.”
“KKTC’nin meşru hak ve çıkarlarını uluslararası hukuk çerçevesinde korumakta kararlıyız”
Güler, KKTC’de bulunan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na verilen desteklerin artarak devam edeceğini belirtti. Güler, “Kimsenin şüphesi olmasın ki hem ülkemizin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve çıkarlarını uluslararası hukuk çerçevesinde korumakta kararlıyız ve buna da muktediriz. Çünkü bizim için milli olan bu davaya adanmışlığımız ve yüksek aidiyetimiz tamdır ve sarsılmazdır. Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, kardeş Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığımıza verdiğimiz destekler artarak devam edecektir. Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da garanti ve ittifak anlaşmaları çerçevesinde Kıbrıslı kardeşlerimizin güvenliği, huzuru ve refahı için elimizden geleni yapmayı, yanlarında olmayı sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.
Bakan Güler sözlerinin sonunda Kıbrıs Türkü’nün haklı mücadelesinde emeği geçen devlet büyüklerini, komutanları, şehit Mücahit, Mücahide ve Mehmetçiği, kahraman gazileri hayırla yad etti. Konuşmaların ardından yıl dönümü pastası kesildi.
]]>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Gazi Orduevi’ndeki KKTC Silahlı Kuvvetler Günü resepsiyonuna katıldı. Saygı duruşu sonrası okunan İstiklal Marşı ve Mücahitler Marşı’nın ardından konuşan Güler, Kıbrıs’ın fethinin 453’üncü, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşunun 66’ncı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının ise 48’inci kuruluş yıl dönümleriyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Toplumsal Direniş Bayramını ve Silahlı Kuvvetler Gününü bir arada kutlamanın haklı gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını vurguladı.
“Türkiye bu haklı mücadelesinde her zaman Kıbrıslı kardeşlerinin yanında yer almıştır”
Bakan Güler, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye de bu haklı mücadelesinde her zaman Kıbrıslı kardeşlerinin yanında yer almıştır. Bu kapsamda soydaşlarımızla omuz omuza gerçekleştirdiğimiz ve birlikte şehitler verdiğimiz Kıbrıs Barış Harekatı şanlı tarihimizde ayrı bir yere sahiptir. Yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladığımız bu harekatla soydaşlarımızın maruz kaldığı haksızlık, zulüm ve katliamlar engellenmiş, böylece adaya barış, huzur ve güvenlik getirilmiştir. Türkiye’nin adadaki varlığını farklı bir şekilde tanımlamak, bu konuda provokatif söylemlerde bulunmak ise tarihi gerçeklerin üstünü örtmeye, doğruları çarpıtmaya ve üçüncü tarafları etkilemeye yönelik bir algı çabasıdır.”
Güler, Kıbrıs’ta yaşananların sadece askeri ve güvenlikle ilgili olan meseleler değil, aynı zamanda siyasi, diplomatik süreçler içeren bir süreç olduğuna vurgu yaparak, adada çözüm ve barış için yıllardır yapıcı politika izlendiğine dikkati çekerek, “Her defasında uluslararası çözüm önerilerine olumlu yaklaşmamıza rağmen, karşılığını maalesef göremedik. Rumların tek taraflı ve soydaşlarımızın eşit egemen varlığını inkar eden yaklaşımı, çözümün önündeki yegane engel oldu, olmaya da devam ediyor. Yıllardır öne sürülen, ancak miadı dolmuş, sahadaki gerçeklerden kopuk söylemlerin çözüm çabalarına katkı sağlamadığını, hem muhataplarımız hem de üçüncü taraflar artık anlamalıdırlar. İki devletli çözüm düşünceleri sadece bizim tarafımızdan değil, artık tarafsız analistlerce de açıkça dile getirilmekte, akademik çalışma ve söylemlerde yer bulunmaktadır. Bu çerçevede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınırlığını artırmaya ve uluslararası teşkilatlara üye olmasına yönelik girişimlerimizi de sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreçte somut ve güzel gelişmelerin olmasını da bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“KKTC’nin meşru hak ve çıkarlarını uluslararası hukuk çerçevesinde korumakta kararlıyız”
KKTC’de bulunan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na verilen desteklerin artarak devam edeceğini belirten Bakan Güler, “Kimsenin şüphesi olmasın ki hem ülkemizin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve çıkarlarını uluslararası hukuk çerçevesinde korumakta kararlıyız ve buna da muktediriz. Çünkü bizim için milli olan bu davaya adanmışlığımız ve yüksek aidiyetimiz tamdır ve sarsılmazdır. Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, kardeş Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığımıza verdiğimiz destekler artarak devam edecektir. Türkiye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da garanti ve ittifak anlaşmaları çerçevesinde Kıbrıslı kardeşlerimizin güvenliği, huzuru ve refahı için elimizden geleni yapmayı, yanlarında olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. – ANKARA
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. İki lider, yaklaşık 40 dakika süren görüşmelerinin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Görüşme sonrası ilk açıklamayı yapan Dervişoğlu, “Sayın Erbakan ile bu görüşmeyi daha önceden planlamıştık. Bazı aksaklıklar söz konusu olduğu için bugüne kaldı. Kendileri hayırlı olsun ziyaretinde bulunmak için bizleri şereflendirdiler. Kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum. Türkiye’nin yakın zaman içindeki bütün sorunlarını, Türkiye’deki adaletsizliği, ekonomiyi, emeklinin çektiği çileyi, geleceğe dair vizyonunu tüm konuları ele aldık. Dış politikadaki açmazlıkları, yanlış politikaları konuştuk. Rahmetli Erbakan hocamızı da andık. Türk siyasetine sağladığı yüksek katkıları konuştuk” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin gündemiyle ilgili meselelerde fikir alışverişinde ve değerlendirme bulunduklarını dile getiren Erbakan ise, “Biz Yeniden Refah Partisi olarak her zaman söylediğimiz gibi doğruya doğru yanlışa yanlış politikasını sürdürme noktasındayız. Tabii bu vesileyle İsmail Haniye’nin vefatı dolayısıyla duyduğumuz üzüntüyü de ifade etmek istiyorum. Tüm Filistin halkına ve bütün İslam alemine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Dün oğlu ile telefonda görüşerek taziyelerinizi kendisine ilettik. Bugün de inşallah akşam saatlerinde yarın Doha’da kılınacak cenaze namazına iştirak etmek üzere heyetimizle birlikte Katar’a hareket edeceğiz. Bu vahşi saldırıyı Yeniden Refah Partisi olarak lanetliyoruz” dedi.
“Bir gece ansızın İsrail’e giremeyiz. Çünkü Kürecik üssü İsrail’e haber verir”
Milli Görüş olarak 55 yıldır Amerika’dan Türkiye’ye dost olamayacağını söylediklerini vurgulayan Erbakan, “Tabii yine Amerikan Kongresi’nde katil bir soykırımcının alkışlanmasını insanlık adına utanç verici bir olay olduğunu ifade etmek istiyorum. ‘Amerikan yönetimi, Amerika kurulduğu günden itibaren Siyonizmin emrindedir’ sözümüzde, ne kadar haklı olduğumuz ve ‘bizim stratejik ortağımız olamaz’ tezimizde ne kadar haklı olduğumuz bu sahneyle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yeniden Refah Partisi olarak uzun zamandan beri ifade ettiğimiz Kürecik Radar Üssü’nün kapatılmasıyla ilgili gerekli girişimlerin iktidar tarafından yapılmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı bir gece ansızın Gazze’ye de gireriz, İsrail’e de gireriz dedi. Ancak kendisine şunu hatırlatmak istiyoruz ki Yeniden Refah Partisi olarak; bir gece ansızın İsrail’e giremeyiz. Çünkü her şeyden önce bizim kendi topraklarımızdaki Kürecik radar üssü bizim gireceğimizi İsrail’e önceden haber verir. Bu nedenle NATO üyeleri olan İngiltere ve Fransa, Amerika aracılığıyla NATO üssü olan Kürecik üssünden alınan bilgileri İsrail ile paylaşması dolayısıyla kendi topraklarımızda İsrail’in füze kalkanlarını destek vermiş oluyoruz. Kürecik Radar Üssü kapatılmasını söylüyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu sistemin adı borç, faiz zam ve vergi ekonomisidir”
Bugün Türkiye’de açlık sınırının 20 bin 700 liraya geldiğini hatırlatan Erbakan, “Yoksulluk sınırı 62 bin lirayı aşmıştır. Bu hesaba göre Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında gelire sahip. Yüzde 85’i yoksulluk sınırının altında gelire sahip. Emekliler ve asgari ücretliler açlık sınırının altında. ve milyonlarca insan da yoksulluk sınırının altında Türkiye’de evine ayda 62 bin liranın üzerinde gelir giren kaç hane var? Türkiye’nin yüzde 15’i. Çünkü bunun dışındaki yüzde 85 bugün yoksul. En son yapılan ciddi araştırmalarda da AK Parti seçmeninin dahi yüzde 65’i ekonominin kötü yönetildiğine inandığını ortaya koydu. MHP seçmeninin yüzde 67’sinin ekonominin iyi yönetilmediğine inandığını ortaya koydu. Türkiye’de halkın yüzde 86’sı ekonominin iyi yönetilmediğine inandığını ortaya koydu. Yani açlık sınırının altında ve yoksulluk sınırının altındaki kesim olan yüzde 85’lik kesim açık bir şekilde haklı olarak, doğal olarak ekonomi iyi yönetilmiyor diyor. Tabii neden böyle oluyor? İmkanlar, her zaman söylediğimiz gibi kamudaki israfa bir avuç imtiyazlı holdinge ve faiz ödemelerine gidiyor. 1.4 trilyon liralık bir imkan, kur korumalı mevduat sahiplerine gitti. Bu sene 1.25 trilyon lira faize gidecek. 163 milyar lira garanti ödemesiyle imtiyazlı holdinglere para aktarılacak. ve yine bu senenin bütçesinden 1.65 trilyon lira kurumlar vergisi ve gelir vergisi muafiyeti yapıldı. Bu da büyük ölçüde bir elin parmakları kadar imtiyazlı holdingin vergi muafiyetlerine sağlanmış olacak. Böyle olunca bu trilyonlar, imtiyazlı holdinglere, korumalı mevduata, israfa ve faize gittiği için de dar gelirliye, emekli çiftçiye, işçiye imkan kalmıyor. Bu sistemin adı borç, faiz zam ve vergi ekonomisidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Belediyeler SGK borçlarını ödesin” şeklindeki sözüne ilişkin Erbakan, “Tabii son olarak ifade etmek istediğim iktidarın yerel yönetimlerdeki seçimlerde görmüş olduğu büyük hezimet sonrasında Türkiye genelinde yüzde 70’lik kısımda yerel yönetimleri, yerel iktidarı kaybetmesi sonrasında birden aklına belediyelerin SGK borçları geldi. Yirmi senedir AK Partili belediyelerin yapmış olduğu bu borçlar tahsil edilmezken şimdi belediyeler el değiştirip muhalefet partilerine geçince bu borçların tahsil edilmesi akla geldi. Bu aslında hem muhalefet partilerine, hem de bu belediye seçimlerinde bu partilere oy veren seçmeni cezalandırma manasına taşıyor. Çifte standartçı bir yaklaşım ve bu yaklaşımı kabul etmediğimizi kınadığımızı ifade etmek istiyorum” dedi. – ANKARA
]]>Rusya’da hapsedilen, aralarında Wall Street Journal gazetesi muhabiri Evan Gershkovich’in bulunduğu üç ABD vatandaşı, Batı ile Rusya arasında yapılan tutuklu takası anlaşmasıyla serbest bırakıldı.
Serbest kalan diğer Amerikan vatandaşları eski Deniz Piyadesi Paul Whelan ve Rus-Amerikan vatandaşı radyo gazetecisi Alsu Kurmasheva.
Amerikan yeşil kart sahibi Rus muhalif siyasetçi Vladimir Kara-Murza’nın da ABD’ye gönderileceği belirtildi.
Almanya’da cezaevinde bulunan ve Alman yetkililer tarafından Rusya Dış İstihbarat Servisi (FSB) subayı olmakla suçlanan Vadim Krasikov da takas edilen kişiler arasında.
Günlerdir Batı ve Rusya arasında bir tutuklu takası yapılacağı spekülasyonları yer alıyordu.
Takasta en çok ismi geçen kişiler kimler?
Evan Gershkovich
ABD’li gazeteci Evan Gershkovich, geçtiğimiz günlerde casusluk suçlamalarından hüküm giydikten sonra yüksek güvenlikli bir Rus hapishanesinde 16 yıl hapse mahkum edilmişti.
Wall Street Journal muhabiri, ilk olarak geçen Mart ayında iş için gittiği Moskova’nın 1600 kilometre doğusundaki Yekaterinburg kentinde güvenlik güçlerince tutuklanmıştı.
Savcılar, Gershkovich’i Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA için çalışmakla suçlamıştı. Gazete ve ABD yönetimi iddiaları kesin bir dille reddetmişti.
Gershkovich, Soğuk Savaş’ın 30 yıldan uzun süre önce sona ermesinden bu yana Rusya’da casusluk suçlamasıyla tutuklanan ilk ABD’li gazeteci olmuştu.
Paul Whelan
54 yaşındaki Paul Whelan, 2018’de Moskova’da casusluk şüphesiyle tutuklanmasından sonra 2020’de 16 yıl hapis cezası aldı.
ABD’li eski Deniz Piyadesi ABD, Kanada, İngiltere ve İrlanda olmak üzere dört ülkenin vatandaşlığına sahip.
Avukatı, Whelan’ın Mordovya bölgesindeki bir hapishanede tutulduğunu söylemişti.
2008’de disiplinsizlik suçlamasıyla ordudan atılan Whelan, güvenlik danışmanı olmuş ve iş için Rusya’ya gitmişti.
Aralık 2018’de Rus istihbaratı FSB tarafından tutuklandı ve Moskova’da “casusluk yaparken” yakalandığı iddia edildi. Ailesi iddiaları hep reddetti.
Alsu Kurmasheva
Gershkovich’in hüküm giydiği gün Rus-Amerikan gazeteci Alsu Kumasheva da gizli bir yargılamanın ardından altı buçuk yıl hapse çarptırıldı.
ABD yönetiminin fonladığı Radio Free Europe/ Radio Liberty’de editörlük yapan Kurmasheva Rus ordusu hakkında sahte bilgi yaymak suçlamasından hüküm giydi.
Eşi Pavel Butorin, Kurmasheva’nın “Say No To War” (Savaşa Karşı Çık) adlı kitabı yüzünden tutuklandığını söyledi. Kitap radyonun Tatar-Başkır servisince yayımlandı ve Ukrayna’daki savaşa karşı çıkan Rusların hikayelerinin derlemesiydi.
ABD ve Rusya vatandaşlığı bulunan Kurmasheva eşiyle ve iki kızıyla birlikte Prag’da yaşıyordu.
2023’te Rusya’ya annesini görmek için gittiğinde Kazan Uluslararası Havaalanı’nda durduruldu ve her iki pasaportuna da el konuldu.
Vladimir Kara-Murza
Rusya’da Ukrayna savaşını eleştirdiği için “vatana ihanet” dahil bir dizi suçlamayla yargılanan muhalif siyasetçi Vladimir Kara-Murza geçen yıl 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
“Vatana ihanet” yanı sıra Rus ordusu hakkında “yanlış” bilgi yaymak ve “istenmeyen bir örgüte üye olmak” suçlamaları da yöneltilen Kara-Murza bu suçlamaları reddetti.
Kara-Murza Moskova’da mahkemede verdiği ifadesinde “Söylediğim her kelimenin arkasındayım. Bunların hiçbirinden pişmanlık duymadığım gibi, gurur da duyuyorum” demişti.
42 yaşındaki Kara-Murza, Kremlin’in “özel askeri operasyon” olarak adlandırdığı Ukrayna savaşını eleştirmesinin yanı sıra, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve hükümetinin muhaliflere baskı uygulamasına da tepki gösteriyordu.
Vadim Krasikov
Almanya’da cezaevinde bulunan ve Alman yetkililer tarafından Rusya Dış İstihbarat Servisi (FSB) subayı olmakla suçlanan Vadim Krasikov da takas edilen kişiler arasında.
FSB tetikçisi olduğu iddia edilen Krasikov, 2019 yılında Berlin’deki bir parkta eski bir Çeçen ayrılıkçıyı vurarak öldürdüğü için Almanya’da müebbet hapse mahkûm edildi.
Alman yargıçlar, cinayetin Rus devleti tarafından emredildiğini ve araştırmacı basın kuruluşu Bellingcat’in Krasikov’u Rusya’nın istihbarat servislerinin gizli bir elit birimiyle ilişkilendirdiğini söyledi.
Avukatı aracılığıyla Krasikov yanlış tanımlandığını ve bir Rus inşaat mühendisi olduğunu iddia etti.
Putin bu yılın başlarında, isim belirtmeden, “Avrupa başkentinde bir haydutu ortadan kaldıran Rus bir vatanseverin” hapisten serbest bırakılmasını istediğini söylemişti.
İlya Yashin
İlya Yashin, karşı çıktığı Ukrayna işgali başladığında tutuklanacağına o kadar emindi ki, dişlerinin sağlıklı olduğundan emin olmak için diş hekimine gitmişti.
Hapishanede diş hekimi bulamayacağını biliyordu.
Öldürülen muhalif politikacı Boris Nemtsov’un yakın çalışma arkadaşı ve gençlik yıllarından beri muhalif bir eylemci olan İlya Yashin, Rus Ordusu hakkında “sahte bilgiler” yaymaktan suçlu bulundu.
Suçlama Yashin’in bir YouTube yayınında cepheden gelen kanıtlarla Buça’da sivillerin öldürülmesinden bahsetmesiyle ilgiliydi.
Yashin mahkemede ceza almadan önce hiçbir pişmanlığı olmadığını söylemiş, “Hükümetinizin döktüğü kanla utanç içinde ölmektense, hapiste 10 yıl geçirmek daha iyi” demişti.
Yashin, sekiz buçuk yıl hapis cezası aldıktan sonra, hapiste de savaşı kınamaya devam etti.
Yashin’in daha önce takas edilmek istemediği belirtilmişti, ancak adı Cumhurbaşkanlığı’nın yayımladığı listede yer aldı.
Oleg Orlov
Rus insan hakları aktivisti Oleg Orlov, Rusya’yı faşist bir devlet olarak nitelendirdiği ve Ukrayna’daki savaşı eleştirdiği için Şubat ayında hapse atıldı.
Daha önce Nobel ödüllü Memorial örgütünün başkanlığını yapan Orlov, Rus silahlı kuvvetlerini “defalarca itibarsızlaştırdığı” gerekçesiyle iki buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Temmuz ayında cezasına karşı yaptığı temyiz başvurusunda 71 yaşındaki yazar, Rus adalet sistemini Nazi Almanyası ile kıyaslamıştı.
Cezası yeniden yargılanmasının ardından verildi. Geçen yıl Ekim ayında yapılan ilk duruşmada 150.000 ruble (1630 dolar) para cezası almış ve serbest kalmıştı.
Daha sonraki mahkumiyeti savaş karşıtlarına yönelik baskıların sertleştiğine işaret ediyordu.
]]>İSHAK KARA
(VAN) – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Kurulu, ‘Yerel Yönetimler Kadın Çalıştayı’ düzenliyor. Tüm kadın belediye eş başkanlarının katıldığı çalıştay iki gün devam edecek. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bizler kendimizi de kentimizi de en iyi yönetme konusunda iddialıyız ve kararlıyız” dedi.
Van’ın Edremit ilçesinde düzenlenen DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Çalıştayı başladı. Çalıştaya, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Neslihan Şedal, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Serra Bucak, bir süre önce cezaevinden tahliye olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Gültan Kışanak, Siyasetçi Sebahat Tuncel, eski belediye başkanlarından Çağlar Demirel ve tüm il, ilçe ve belde belediye eş başkanları katıldı.
“Yerel Yönetimlerde Eğitim Çalıştayı’nın ilk iki gününü kadınlarla gerçekleştireceğiz. Bizler dört günlük süre boyunca yerel yönetim anlayışımızın nasıl daha derinleştirilip dönüştürülebileceğini, demokratik, ekolojik kadın özgürlükçü yönetim anlayışımızı daha derinleştirip içleştirip hayata nasıl en iyi şekilde tatbik edebileceğimizi bu çalıştayda konuşacağız” diyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Çalıştay ile ilgili ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu:
“İlk iki gün kadınlarla kadın eş başkanlarımızla olacağız. Diğer iki gün ise karma yapacağız. Bu çalıştayda Dem Parti’nin yerel yönetim anlayışının ve paradigmasını hayata geçirme konusunda atılabileceğimiz adımların neler olabileceğini daha güçlü çalışmalara nasıl imza atabileceğimizi, kadın politikalarımızı demokratik yerel yönetim anlayışımızı nasıl en güçlü anlamda hayata geçirebileceğimizi detaylı bir biçimde konuşacağız. Elbette bir yanıyla kendi programatik yerel yönetimlerle ilgili programatik yaklaşımımızın nasıl hayata geçeceğini konuşurken güncel aktüel gelişmeleri de hep birlikte değerlendireceğiz.
“AKP’nin seçimle yenemediği siyasi partilere dönük farklı biçimlerde gerçekleştirdiği operasyonlar var”
Bugün AKP’nin seçimle yenemediği siyasi partilere dönük çok farklı biçimlerde gerçekleştirdiği operasyonlar var. Dem Parti belediyeleri üzerinde geçmiş dönemde denemiş olduğu kayyum stratejileri çökmüş durumdadır. Bugün kayyum rejimi Türkiye’nin hiçbir kesimi tarafından hatta kendi seçmenleri tarafından da kabul görmemektedir. Hakkari’ye Kayyum atandı. Hakkari’ye atanan kayyumun derhal el çektirilmesi gerektiği talebini yeniliyoruz. Mevcut yasalar çerçevesinde Viyan Tekçe eş başkanımızı belediye meclisi seçmiştir ve onun resmi başkan vekili olarak atanması gerekiyor.
Yine ikinci operasyonel yaklaşım mali operasyonları bugün 2024 yerel seçimlerinde ağır yenilgi alan AKP belediyeleri muhalefette olan belediyeleri nasıl çalıştıramam üzerine belli ki oturup ince bir mühendislik faaliyeti yürütmüş ve Mersin’de mal varlıklarına, hesaplarına haciz kondu. SGK’ya olan borçlar sanki yeni akılları başlarına gelmiş gibi bir adım atıyorlar. Oysa ki bütün belediyeler ne borçları varsa yapılandırılarak peyder pey ödemesi yapılıyor. Ama buradaki amaç belediyeleri tamamen çalışamaz hale getirmek bugün belediyelere yönelik bu mali yaptırımlar merkezi hükümetin kendi merkezdeki gücünü kullanarak yerelin gücünün üzerinde güç estirmesini kabul etmiyoruz. Bu bizim açımızdan kayyumla ve atamayla eş değerdir. Kayyum anlayışının başka tezahürüdür. Bunu da batı belediyeleri üzerinde sergilemektedir. Kabul etmek mümkün değildir. Bizler kendimizi de kentimizi de en iyi yönetme konusunda iddialıyız ve kararlıyız. Bütün engellemelere ve kaynak kesintilerine rağmen belediyelerimizin en iyi şekilde yönetilme konusunda her türlü adımı ve pratiği atacağımız bilinsin.”
]]>
SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, “Biz insanları yaşatmaya çalışıyoruz. Maalesef 40 bin insanın öldüğü, öldürüldüğü ve canların kıyıldığı görüntüleri, olayları yaşamak istemiyoruz. Bu olaylardan daha çok etkileniyoruz. Onun için dünyanın barışçıl, iyi niyetli ve düzgün yönetilmesini istiyoruz” dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu bir dizi ziyaretler gerçekleştirmek üzere Trabzon’a geldi. Trabzon Havalimanı’nda karşılanan Bakan Memişoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Valiliği ziyaret etti. Bakan Uraloğlu ile birlikte Vali Aziz Yıldırım’dan bilgiler alan Bakan Memişoğlu ardından Büyükşehir Belediyesini ziyaret edip, Başkan Ahmet Metin Genç ile görüştü. Görüşmeler sonrası Bakan Memişoğlu, Trabzonspor’un 50’nci yıl kutlama törenine katıldı. Tören sonrası Trabzon Şehir Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulanan Bakan Memişoğlu, yetkililerle yaptığı toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Deniz dolgusu üzerine inşa edilen Şehir Hastanesi’nde gelinen son durumu hakkında bilgi veren Bakan Memişoğlu, “Trabzon şehrimize sağlıkla ilgili hem hizmetlerini hem yatırımlarını hem de sorunlarını değerlendirmek üzere burada bulunmaktayız. Malum Trabzon’a güzel bir şehir hastanesi yapıyoruz. İnşallah 2025 senesi sonu itibarıyla milletimizin hizmetine sunacağız. Şu anda inşaatımız yüzde 43 bandında. İnşallah bu inşaatın bitiminde de çok güzel bir hastanemiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği hastanelerden bir tanesine Trabzon’a kavuşturacağız. Trabzon’un esasına sağlıkla ilgili gelişmiş ve iyi bir şehir, kültürü olan bir şehir. Onun için de sağlıkla ilgili bazı sorunlarımızı da inşallah burada da özellikle temel sağlık hizmetleri, aile sağlıklarını kuvvetlendirerek çözmeye çalışacağız. Biz hem sağlık çalışanları, hem sağlığın altyapısıyla, dünyanın sayılı sağlık hizmetini iyi sunan ülkelerinden bir tanesiyiz. Daha da iyi olacağız. Bunun yanında hem teknolojisini hem de bilimini üreteceğiz” diye konuştu.
‘BİZLER İNSANI YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Gazze’de ve İran’da yaşanan olaylarla ilgi üzgün olduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, “Tabii ki maalesef üzgünüz. Özellikle Gazze’deki olaylar, İran’daki olaylar, vahşeti ve maalesef insanlığı yaralayan, vahşeti yapan bu bazı ülkelerin, İsrail’in ve bunu seyreden, buna izin veren bazı ülkelerin kendine gelmesini istiyoruz. Biz sağlıkçılar üzülüyoruz. Hastaneler bombalanıyor, insanlar öldürülüyor. Onun için de bizler daha çok çalışmamız gerekiyor. Daha çok üretmemiz gerekiyor. ve bu konuda da bütün dünyanın daha hassasiyet göstermesini bekliyoruz. Çünkü biz insanları yaşatmaya çalışıyoruz. İnsanlara fayda olmasına çalışıyoruz. Maalesef 40 bin insanın öldüğü, öldürüldüğü ve canların kıyıldığı görüntüleri, olayları yaşamak istemiyoruz. Bizler, sağlıkçılar insanları yaşatmaya çalışıyoruz. Bu olaylardan daha çok etkileniyoruz. Onun için dünyanın barışçıl iyi niyetli ve düzgün yönetilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘TRABZONSPOR’A BAŞARILAR DİLEDİ’
UEFA Avrupa Ligi 2’nci eleme turu karşılamasında evinde Ruzemberok ile oynayacak Trabzonspor’a başarılar dileyen Bakan Memişoğlu, “Bu güzel şehrimizde sabahleyin Trabzonspor’un kuruluşunun 57’nci yılı. Aynı zamanda da şimdiki Süper Lig’e çıkışının 50’nci yılını çok güzel nostaljik bir toplantıyla kutladık. Trabzonspor’u da ligde ve bu akşam yapacağı Avrupa Kupası maçında da başarılar diliyoruz” dedi.
Bakan Memişoğlu, basın açıklaması sonrası Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki toplantıya geçti.
]]>
















