BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahatlı Mahallesi Muhtarı Şerife Koç, kimsesiz olan 58 yaşındaki İzzet Yıldırım’a yardım edilmesi için Kepez Belediyesine başvurdu.
Başvuru üzerine mahalleye gönderilen belediye ekibi, Yıldırım’ın tek göz odadan oluşan evini ve bahçesini temizledi. Yıldırım daha sonra muayene için doktora götürüldü.
Yıldırım, gazetecilere, kimsesi olmadığı için bir hayırseverin evinin bahçesindeki tek odayı kalması için kendisine verdiğini söyledi.
Tuvalet ve banyosu olmayan odada yaşamaya çalıştığını anlatan Yıldırım, “Akciğer hastasıyım, her şeyi burada yapıyorum. Çöp toplayarak yaşamaya çalışıyorum. 2 aydır hastalığım ilerlediği için çalışamıyorum.” dedi.
Muhtar Koç ise mahalle sakinlerinin bildirmesi üzerine Yıldırım’ın durumundan haberdar olduğunu ve belediyeden yardım telep ettiğini dile getirdi.
Yıldırım’ın yardıma muhtaç olduğunu belirten Koç, “Eve geldim ve vatandaşın durumunun çok kötü olduğunu gördüm, ev yaşanmaz durumdaydı. Belediye ekipleri geldi, evi temizlediler ve yeni eşya alacaklar.” diye konuştu.
Mahalleli Ömer Karagöz de hastalığı ilerlediği için çalışamayan Yıldırım’a, kendi imkanları yettiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NEVŞEHİR’de sokakta karşılaştığı eski eşi Servet Nur Şahin’i (26) tabanca ile vurarak öldüren Emre Y.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Eşinin çocukları 4 aydır kendisine göstermediğini öne süren, tartışmanın da bu nedenle çıktığını söyleyen Emre Y., “Seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum” dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Güzelyurt Mahallesi 215’inci Sokak’ta meydana geldi. Diş kliniğinde çalışan Servet Nur Şahin, iş çıkışı bir süre önce boşandığı eski eşi Emre Y. ile sokakta karşılaştı. 2 çocukları bulunan eski eşler arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Emre Y., üzerindeki tabanca ile Şahin’e 3 el ateş etti. Karnından tek kurşunla yaralanan Servet Nur Şahin, kaçarak çevredeki bir iş yerine sığındı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Şahin, NevşehirDevlet Hastanesi’ne kaldırılan Servet Nur Şahin, kurtarılamadı. Kaçan Emre Y. ise bir süre sonra polise teslim oldu.
‘TABANCAYLA HAVAYA ATEŞ AÇTIĞIM İÇİN TESLİM OLDUM’
Gözaltındaki şüphelinin emniyette verdiği ifadede, “Boşanma mahkemesinin kararına göre her hafta çocuklarımı görebilme hakkına sahipken bana 4 aydır çocuklarımı göstermedi. Ben bugün işim gereği perde ölçüsü almak için 200 Evler yolu üzerinde otomobil ile seyir halindeyken tesadüfen eski işim Servet Nur Şahin ile karşılaştım. Aracı onun yanında durdurdum. Kendisine 4 aydır çocuklarımı göremediğini ve bu nedenle psikolojimin bozulduğunu söyledim. O da bana ‘250 bin TL para verirsen çocukları gösteririm, yoksa git’ dedi. Ayrıca seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Sonrasında polis merkezine gelerek teslim oldum. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum. Burada öğrendim. Tabancayla havaya ateş açtığım için teslim oldum. Olayla ilgili pişman ve üzgünüm” dedi.
‘ÇOCUKLARI GÖSTERMİYOR DİYE BİR ŞEY YOKTU’
Nevşehir Devlet Hastanesi’nde otopsi işlemleri süren Servet Nur Şahin’in kuzeni Hasan Şahin, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, “Servet Nur eşiyle ayrılmıştı. Kendisini katleden eski eşidir. Servet Nur diş kliniğinde çalışıyor, 2 çocuğu bulunuyordu. Çocuklarımız yetim ve öksüz kaldı. Servet Nur’un ve ailesinin çocukları göstermiyor diye bir şeyi yoktu” ifadelerini kullandı.
OLAY ANI KAMERADA
Öte yandan sokakta tartıştığı eski eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayan Şahin’in vurulduktan sonra iş yerine sığındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Endonezyalı bir adam, adeta kabusu yaşadı.
37 yaşındaki adam, son derece riskli bir pozisyonda cinsel ilişkiye girerken partnerine çarparak penisini kırdı.
Soluğu hastanede alan adam, acil olarak ameliyata alındı.

ÇOK RİSKLİ
Adam, ters kovboy pozisyonunda seks yaparken aniden bir çatlama sesi duyduğunu anlattı.
Sağlık görevlileri, sertleşmiş penisin cinsel birliktelik sırasında partnerin kasık kemiğine çarpması durumunda yaralanmanın meydana gelebileceğine değindi.
Tehlikeli pozisyon -aynı zamanda ‘üstün kadın’ olarak da adlandırılır- ereksiyon halindeki penise zarar verme riskiyle bilinir.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bastık, “Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler” dedi.

TAKİPÇİLERİNİ GEÇMİŞE GÖTÜRDÜ
31 yaşındaki şarkıcı, son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü

Bir takipçisinin “18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?’ sorusuna yanıt veren Bastık, “Saç rengimi” dedi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.

Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinTürkiye3-sayfaMüzikYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycan Hava Yolları’na ait bir Embraer 190 yolcu uçağı, dün Kazakistan’ın Aktau kenti yakınlarında alev alarak yere çakıldı.
38 kişinin hayatını kaybettiği kazada, 29 kişi ise mucizevi şekilde kurtarılarak tedavi altına alındı.
Kazaya ilişkin başlatılan soruşturmada ön inceleme raporu açıklandı.
RUS FÜZESİYLE VURULDUĞU TESPİT EDİLDİ
İlk incelemelerde, Bakü’den Grozni’ye giden Azerbaycan Hava Yolları uçağının Grozni yakınlarında Rus Pantsir-S hava savunma sistemine ait füzeyle vurulduğu belirlendi.
Azerbaycan Hava Yolları da rapordaki verileri doğrulayarak Rus füzeleriyle saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı.

UÇAĞI VURUP, İNİŞ İZNİ VERMEDİLER
Euronews’te yer alan habere göre, incelemeye ilişkin hazırlanan raporda, Rus hava sistemlerinin füzeyle uçağı vurduğu, pilotların acil iniş taleplerine rağmen hasar gören uçağın herhangi bir Rus havaalanına inmesine izin verilmediği ve Hazar Denizi üzerinden Kazakistan’daki Aktau’ya doğru uçmasının emredildiği ifadelerine yer verildi.
İLETİŞİM SİSTEMLERİNİ DEVRE DIŞI BIRAKTILAR
Raporda ayrıca, Rus elektronik harp sistemleri ayrıca uçağın iletişimini devre dışı bırakarak, uçağın Rus hava sahası üzerindeki radardan kaybolmasına neden olduğu ifadeleri de yer aldı.,
UKRAYNA İHA’LARINI VURMAYA ÇALIŞIYORLARDI İDDİASI
Rus kaynaklarına göre, Azerbaycan Havayolları uçağı Çeçenistan toprakları üzerinden geçerken, Rus hava savunma güçleri aktif olarak Ukrayna İHA’larını vurmaya çalışıyordu.
Çeçen Cumhuriyeti Güvenlik Konseyi Başkanı Hamzat Kadirov, Çarşamba sabahı Grozni’ye bir insansız hava aracı saldırısı düzenlendiğini doğruladı ve herhangi bir can kaybı ya da hasar olmadığını kaydetti.



Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, Android 15 tabanlı One UI 7 arayüzüyle birlikte bildirimleri daha etkili bir şekilde yönetmenizi sağlayacak yeni bir özellik sunuyor: Bildirimleri Filtrele.
Bu özellik, önemli bildirimleri ön plana çıkarırken daha az kritik olanları gizleyerek bildirim karmaşasını önlüyor.
BİLDİRİMLERİ FİLTRELE ÖZELLİĞİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, bildirimleri iki gruba ayırıyor:
Öncelikli Bildirimler: Önemli bildirimler, bildirim panelinin üst kısmında gösteriliyor.
Daha Az Kritik Bildirimler: Daha az önemli bildirimler ise gizleniyor ve “X daha fazla bildirim” şeklinde bir baloncukta toplanıyor.
FİLTRELEME SEÇENEKLERİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, üç farklı filtreleme seçeneği sunuyor:
Eski Bildirimler: Belirli bir süre önceki bildirimleri gizler.
Arka Plan Etkinlikleri: Arka planda çalışan uygulamalardan gelen bildirimleri filtreler.
Küçültülmüş Bildirimler: Daha önce küçültülen bildirimleri gizler.

GALAXY S25 SERİSİYLE GELİYOR
One UI 7’nin kararlı sürümünün, Ocak 2025’te Galaxy S25 serisiyle birlikte yayınlanması bekleniyor. Şu anda Galaxy S24 kullanıcıları, One UI 7 beta sürümünü deneyebiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, Gemini Advanced aboneleri için “Deep Research” adlı yeni bir özellik duyurdu. Bu özellik, yapay zeka destekli bir araştırma asistanı gibi çalışarak karmaşık araştırmaları hızlı ve kolay bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor.
DEEP RESEARCH NEDİR
Deep Research, Gemini’ye detaylı araştırma soruları sormanıza olanak tanıyor. Bir soru sorduğunuzda, Gemini bilgi toplamak ve analiz etmek için çok adımlı bir plan oluşturuyor. Bu planı inceleyebilir ve gerekirse düzenleyebilirsiniz.
“Araştırmaya başla” butonuna tıkladığınızda Gemini şunları yapıyor:
Web’de arama yaparak ilgili bilgileri buluyor.
Bulgularını analiz ediyor ve geliştiriyor.
Sonuçları detaylı ve okunması kolay bir rapor halinde sunuyor.
Ayrıca, raporu Google Dokümanlar’a aktararak başkalarıyla paylaşabilir veya projelerinize entegre edebilirsiniz.

YENİ ÖZELLİĞİN AVANTAJLARI
Deep Research, zamandan tasarruf etmenizi sağlayan bir “kişisel araştırma asistanı” olarak tanımlanıyor.
Saatler sürebilecek araştırmaları dakikalar içinde tamamlayabiliyorsunuz. Bu özellik, öğrenciler, profesyoneller ve hızlı bir şekilde detaylı bilgiye ihtiyaç duyan herkes için ideal.
Deep Research, Gemini Advanced abonelerine 45’ten fazla dilde ve 150’den fazla ülkede sunuluyor. Hem masaüstü hem de mobil web platformlarında kullanılabiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN’ın Başkale ve Bahçesaray ilçelerinde kar yağışı etkili oldu. Van- Hakkari kara yolunda 2 TIR kayarken, Van-Bahçesaray kara yolu trafiğe kapatıldı.
Başkale ilçesinde sabah saatlerinde kar yağışı etkili oldu. Kar yağışı ve tipi sürücülere zor anlar yaşattı. Görüş mesafesinin de düştüğü Van-Hakkari kara yolu Çamlık mevkisinde 2 TIR’ın kayarak yolda kalması nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştu. Bölgeye gelen iş makineleri, yolda kalan TIR’lar çekilerek yol tekrar trafiğe açıldı. İlçede yüksek kesimlerde otlatılan koyun sürüsü de kar yağışına yakalandı. İlçede kar yağışı etkisini sürdürürken; ekipler, karla mücadele çalışması başlattı.
Van’ın Bahçesaray ilçesinde de yoğun kar yağışı, etkisini gösterdi. Kar yağışı ve tipi nedeniyle Van-Bahçesaray kara yolu geçici olarak trafiğe kapatıldı.
HABER: Harun AKSU/BAŞKALE (Van),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gezmiş, Giresun Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, kentin çok güzel bir şehir olmasına karşın sorunları da olduğunu savundu.
Giresun’un serbest bölge ilan edilmesi gerektiğini ifade eden Gezmiş, kentin ekonomik getirisi olan ve istihdam sağlayacak büyük yatırımlara ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Gezmiş, çevre yolunun da bir an önce yapılması gerektiğini dile getirerek, “En son konuşmamda ‘hiç değilse şehir merkezini yapın da şehir biraz nefes alsın’ dedim. Şehrimizin nefes alması gerekiyor.” dedi.
Giresun’un turizm anlamında gelişmeye çok yatkın bir şehir olduğuna işaret eden Gezmiş, turizm yatırımları için ödenek ve teşvikler gerektiğini, bunun için de kentin tüm kesimlerinin birlik olması gerektiğini kaydetti.
Işık, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da 2 gün önce falezlerden denize düşen otomobil, bugün öğle saatlerinde yeri tespit edilerek çıkarıldı. Araçta kimse olmadığı görüldü.
Olay, 25 Aralık saat 19.30 sıralarında Muratpaşa ilçesine bağlı Eski Lara Caddesi Mobil Halk Plajı’nın da bulunduğu falezlerde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, falezlere gelen bir otomobil, henüz bilinmeyen nedenle denize uçtu. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekipleri ile deniz polisi sevk edildi. Ekipler, araç ve içindekileri bulmak için karadan ve denizden arama kurtarma çalışması başlattı.
YAKINLARI OLAY YERİNDE GÖZYAŞI DÖKTÜ
Denize düşen ve plakasının 34 CHK 531 olduğu belirlenen araçtaki kişinin Engin Ş. (27) olabileceği ihtimali üzerine durumdan haberdar olup olay yerine gelen yakınları, arama- kurtarma çalışmalarını gözyaşlarıyla takip etti. AFAD ekipleri denize düşen otomobili görüntülemek için falezlerden dron kaldırdı. Saatler süren aramalardan sonuç alınamayınca Engin Ş.’nin yakınları arasında fenalık geçirenler oldu. Gece yarısı sonlandırılan çalışmalara, dün sabah yeniden başlandı. Ekipler gün boyu mıknatıs ve sonarla arama yaptı. Tüm gün sonuç alınamayan çalışmalar, havanın kararmasıyla sonlandırıldı.
ARAÇ 2 GÜN SONRA ÇIKARILDI
Arama kurtarma çalışmalarına, bu sabah erken saatlerde devam edildi. Öğle saatlerinde aracın yeri dalgıçlar tarafından tespit edildi. Dalgıçların halatla bağladığı otomobil, vinç yardımıyla tekneye çıkarıldı. Araçta yapılan incelemede, içerisinde kimse olmadığı görüldü. İtfaiye arama kurtarma ekiplerinin, falezle denizin birleştiği yerdeki mağaralarda yaptığı arama çalışmasından da sonuç alınamadı.
Diğer yandan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Engin Ş.’nin olay yerinde bekleyen yakınlarını ziyaret ederek, geçmiş olsun temennisinde bulundu.
Ekiplerin denizdeki arama çalışması sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Azatlı Barajı yakınında dün kaybolan O.Ş.D’yi bulmak için yürütülen arama çalışmalarına, 5 arama kurtarma teknisyeni, 4 jandarma personeli, 15 jandarma komando timi, 4 sağlık personelinin yanı sıra Aksaray, Kayseri, Karaman ve Nevşehir’den de ekipler destek veriyor.
Mersin Emniyet Müdürlüğüne bağlı dalgıç polisler de baraj göründe arama yapıyor.
Vali Cahit Çelik de arama çalışmalarını yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı.
Azatlı beldesinde dün O.Ş.D’nin ailesi, çocuklarına ulaşamadıklarını belirterek jandarmaya kayıp başvurusu yapmış, gencin motosikleti ile cep telefonunun Azatlı Barajı kenarında bulunması üzerine bölgede arama çalışması başlatılmıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY’daki gümrük kapılarından Suriyelilerin ülkelerine geçişleri devam ediyor.
Sabahın erken saatlerinde yanlarındaki eşyalarıyla Cilvegözü Gümrük Kapısı’na gelen Suriyeliler, buradaki çıkış işlemlerinin ardından ülkelerine dönüyor. Ülkesine dönenlerden 16 yaşındaki Sevval Keyyel, 2018’de Hatay’ın Reyhanlı ilçesine geldiğini ve amcasının yanında kaldığını belirterek, “Suriye artık özgür oldu. İdlib’e gidiyorum. Orada annem, babam, kardeşlerim beni bekliyor. Onları çok özledim. Türkiye çok güzel. Bizler yeni doğanlarla birlikte özgür Suriye’yi daha da güzelleştireceğiz. Hep birlikte Türkiye gibi özgür, huzurlu yapacağız inşallah. Okuyup doktor olacağım” dedi.
15 yaşındaki Firaz Şabon ise “Savaş bitti, Suriye çok güzel oldu. Orada her şeye yeniden başlayacağız. 9 yıldır buradayım. Orada evlerimizi yenden yapacağız. Ülkemiz çok güzel olacak. Ülkemde yeniden hayata tutunacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SÜREÇ 16 ARALIK’TA BAŞLADI
Üç partili koalisyon hükümeti 3 yıllık bir sürecin ardından 6 Kasım’da Hür Demokrat Parti’nin (FDP) koalisyondan ayrılmasıyla birlikte sona erdi. Almanya Başbakanı Olaf Scholz Federal Meclis’ten güven oyu talep etti. Başbakan Scholz, 16 Aralık’ta Federal Meclis’te yapılan güven oylamasında güven oyu alamadı ve böylelikle erken seçim süreci başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>POYRAZ ÖĞLE SAATLERİNDE ETKİSİNİ KAYBEDECEK
Yapılan açıklamada, özellikle kuzey yönlerden saatte 40 ila 70 kilometre hızla esen ve zaman zaman fırtına şeklinde hissedilen poyrazın öğle saatlerinden itibaren gücünü kaybetmesinin beklendiği bildirildi.

SAAT 15.00-23.00 ARASINDA KAR YAĞIŞI BEKLENİYOR
Yağışların gün boyu aralıklarla devam edeceğinin belirtildiği açıklamada, saat 15.00’ten sonra İstanbul’un yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kısa süreli kar yağışının görülebileceği açıklandı. AKOM’un verilerine göre, bugün (27 Aralık) 15.00 ile 23.00 saatleri arasında Silivri, Çatalca ve Arnavutköy ilçelerinin yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kısa süreli kar yağışı görülebilir. Büyükçekmece ve batısında kalan bölgelerde ise kuvvetli sağanak yağmur geçişleri bekleniyor. Sıcaklıkların 10 derecenin altında kış değerlerinde seyredeceği ve soğuk havanın pazartesi gününe kadar etkili olacağı öngörülüyor.
Kar yağışı nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların tedbirli olması yönünde uyarı yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerince ruhsatsız silah taşıyan ve bulunduran şüphelilere yönelik operasyon gerçekleştirildi.
Operasyonda ruhsatsız 5 tabanca, 12 av tüfeği, 273 tabanca fişeği, 300 av tüfeği fişeği
ve 5 şarjör ele geçirildi.
Olay ile ilgili adli tahkikata başlanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı yerleşkesinde düzenlen anahtar teslim töreni, saygı duruşunda bunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Törende konuşan Van Valisi Ozan Balcı, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak için çalışma yürüttüklerini söyledi.
Hizmete alınan yeni araçların vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik çalışmalara katkı sunacağını belirten Balcı, şunları kaydetti:
“Vatandaşların canını, malını ve namusunu korumak devletin en önemli görevleri arasında yer alır. Vanlı hemşerilerimizin huzuru için güvenlik güçlerimiz canla başla çalışmalarını sürdürüyor. Araçların tahsis edilmesinde emeği geçen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’a ve İçişler Bakanımız Ali Yerlikaya’ya teşekkür ediyoruz.”
Van’da 2 yılda 310 aracın yenilendiğini ifade eden Balcı, “Vatandaşlarımıza daha rahat hizmet vermek için araçlarımızı yeniliyoruz. Araçların alınmasında hayırsever iş insanlarımızın katkıları var. Devlet ve millet iş birliğiyle alınan araçlar, ilimize hizmet verecek.” dedi.
İl Jandarma Komutanı TuğgeneralAdem Şen de “Görevlerimizi daha üst sevilere çıkarmak için tedarik edilen 72 araç, hizmetlerimizde kullanmak üzere bize tahsis edildi. Araçların hizmete sunulmasında İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’ya, Valimiz Ozan Balcı ve diğer yetkililere teşekkür ederim.” dedi.
Araçların alınmasına katkı sunan iş insanlarına plaketlerin verilmesiyle sona eren törene, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan, Vali Yardımcısı Önder Koç, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu ve Sahil GüvenlikVan Gölü Grup Komutanı Binbaşı Fırat Aslan katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşim Grup’un sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda Sosyal Sorumluluk Kulübü iş birliğiyle yürütülen “Dilek Ağacı” projesi kapsamında, Uludağ Üniversitesi Sabahattin Gazioğlu Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi’nde tedavi gören çocukların yeni yıl dilekleri gerçeğe dönüştürüldü. Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (Bursa LÖDER) tarafından düzenlenen yeni yıl partisine katılan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur ve Yeşim Grup Sosyal Sorumluluk Kulübü Üyeleri çocuklarla bir araya geldi. Çocukların hayalini kurduğu oyuncaklar, Yeşim Gönüllüleri tarafından temin edilerek miniklere hediye edildi. Çalışanlarının gönüllü desteğiyle yürütülen proje aracılığıyla Yeşim Grup, lösemili çocuklara umut ve neşe dolu bir gün yaşattı.
Etkinliğin açılış konuşmasında, bu tür projelerin çocukların moral ve motivasyonunu artırmada çok etkili olduğunu belirten Bursa LÖDER Başkanı Prof. Dr. Adalet Meral Güneş, “Amacımız, lösemi tedavisi gören çocuklarımıza bir günlüğüne de olsa hastalıklarını unutturmak, yeni yıla umut ve neşeyle merhaba demelerini sağlamak. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Yeşim Grup ve gönüllülerine teşekkür ediyoruz.” dedi.
Yeşim Grup’un topluma değer katacak sosyal sorumluluk projeleriyle var olmayı önemsediğinin altını çizen Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur ise “Uzun yıllardır yürüttüğümüz ve artık firmamızın en güzel geleneklerinden biri haline gelen ‘Dilek Ağacı’ projesi, çalışanlarımızın gönülden desteğiyle her yıl daha da büyüyor ve anlam kazanıyor. Bugün burada, çocukların yüzlerindeki mutluluğa tanıklık etmek, bu projeyi hayata geçirmenin bizlere sunduğu en büyük ödül ve motivasyon kaynağı.” diye konuştu.
Etkinlik sonunda yeni yıl pastasını kesen çocuklar, patlamış mısır eşliğinde yüz boyama aktiviteleriyle eğlenirken müzik ve dans dolu bir gün geçirdi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM’da çatıdan kopan buz kütlesinin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Arif Talat Algın için eğitim gördüğü Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde tören düzenlendi.
Olay, 24 Aralık’ta saat 03.00 sıralarında, Yakutiye ilçesi Lalapaşa Mahallesi 1’inci Sümbül Sokak’ta meydana geldi. Bir apartmanın çatısından kopan buz kütlesi, yolda yürüyen Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı 3’üncü sınıf öğrencisi Arif Talat Algın’ın başına isabet etti. Algın’ın yere düştüğünü görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla, olay yerine sevk edilen ambulansla Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Algın, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Yolda yürüyen Arif Talat Algın’ın üzerine buz kütlesinin düşme anı, çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; yardıma koşanlar ve Algın’ın ambulansla hastaneye kaldırılması da yer aldı.
Arif Talat Algın için öğrencisi olduğu Edebiyat Fakültesi’nde tören düzenlendi. Fakülte binasındaki törene Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem, akademisyenler, öğrenciler ve Algın’ın ailesi katıldı. Hastane morgundan getirilen cenazeyi, arkadaşları omuzlayıp tören alanına taşıdı. Ayakta durmakta güçlük çeken Algın’ın annesi Gönül Algın’a öğrenciler yardımcı oldu. Öğrencilerin gözyaşı döktüğü törende Gönül ve Erdoğan Algın çiftine taziye dileklerini ileten Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, “Hepimiz çok üzgünüz. Tüm Edebiyat Fakültesi öğrencileri, hocalarına, ailesine başsağlığı diliyoruz. Ailesinin acılarını paylaşıyoruz” dedi.
Dua edilip helallik istenen Algın için fakülte binasında cenaze namazı kılındı. Tören sonrası arkadaşlarının tabutunu omuzlayan öğrenciler, cenaze aracına kadar taşıdı. Arif Talat Algın’ın Türk bayrağına sarılı cenazesi Bursa’ya gönderilmek üzere Erzurum Havalimanı’na götürüldü.
Çok üzgün olduğunu belirten sınıf arkadaşı Ahmet Melik Keskin (21), birinci sınıftan beri birlikte olduklarını ifade ederek, “Arif, tanıdığım en orijinal insanlardan biriydi. Bana her anlamda yardımı dokunmuştur. Bir problem olduğunda onu çözmeye çalışan, tanımaktan memnun olduğu bir arkadaşımdı. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da sosyal medyada yüksek takipçili hesaplarından çevrimiçi yasa dışı bahis sitelerinin reklamını yapan fenomenlere yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda hakkında yakalama kararı bulunan 7 şüpheliden 4’ü gözaltına alınırken firari 4 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü sanal devriye ekipleri, Instagram ve X gibi sosyal medya hesaplarından yüksek takipçili fenomenlerin çevrimiçi yasa dışı bahis sitelerinin reklamını yaptığını tespit etti. Çalışmaların devamında tespit edilen 7 şüphelinin yakalanması için bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerden Elanur Bulut, Salim Çato, Zeynep Buse Korkmaz ve Buse Şahin gözaltına alınırken firari durumdaki 4 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZZE, 27 Aralık (Xinhua) — İsrail ordusu perşembe günü Gazze’nin orta kesimlerinde yer alan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda bir canlı yayın aracına saldırı düzenledi. Filistinli kaynaklar, saldırıda 5 Filistinli gazetecinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’dan memleketi Kars’a göç eden Metin Tetik (50), aldığı 5 deve kuşu ile yetiştiriciliğe başladı. 22 yıllık hayalini gerçekleştirdiğini belirten Tetik, “Bir deve kuşu, yılda 80 yumurta veriyor. Şimdilik 7 dönümlük alanımız var. Bu bir başlangıç” dedi.
İstanbul’da dekorasyon işi yapan evli, 3 çocuk babası Metin Tetik, 8 yıl önce memleketi Kars’ın Esenkent köyüne göç etti. Burada deve kuşu yetiştirmek isteyen Tetik, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki çiftlikten 3’ü dişi toplam 5 deve kuşu alarak, 22 yıllık hayalini gerçekleştirdiğini söyledi. Metin Tetik, “Bu benim 22 yıllık bir hayalimdi, bugüne nasip oldu. Doğubayazıt’tan aldığım 5 deve kuşu ile üretim ve kesim yapacağım. Deve kuşları her türlü yemi yiyor, bakımlarını yapıyoruz. Eksi 30-40 dereceye kadar dayanıklılar, gezmeyi seven hayvanlar. Strese gelmezler. Kuşlardan yumurta almaya başladık. Bir deve kuşu, yılda 80 yumurta veriyor. Doğubayazıt’tan aldığım deve kuşları bir aile. İlerde burayı büyüteceğiz. Şimdilik 7 dönümlük alanımız var. Bu bir başlangıç. Günde 1,5 kilo yem yiyorlar, yüzde 80’i kuluçkaya yattı mı çıkıyor. Pazar alanı hazır. Eti, derisi, tüyleri, yumurtası, tırnakları ve yavrusu para eden bir kuş” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KDENİZ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Coşkun Usta, sahte alkollü içki tükettiğinden şüphelenen kişilerin en hızlı şekilde sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiğini belirterek, “İlk 24 saat çok önemli. Metanol, 24 saatte karaciğerde formik aside dönüşüyor. Kanda 20 miligramın üzerine çıkınca 24 saat sonra görme kaybı, bilinçte kayıp, solunum etkilenmesi ile karşı karşıya kalıyorsunuz” dedi.
Yaklaşan yılbaşı öncesinde her yıl yaşanan sahte içki vakalarına yönelik Türkiye genelinde denetimler sıklaşırken, uzmanlar sahte içkiden kaynaklı ölüm ve zehirlenmelerin önüne geçilmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiği yönünde uyarıda bulundu. Sahte içkinin tüketilmesi sonrasında karaciğerde ağır tahribatla birlikte organ yetmezliği kaynaklı ölümlerin kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Farmakolog Prof. Dr. Coşkun Usta, satın alınan içkinin sahte alkolden yapılıp yapılmadığının tüketilirken anlaşılmasının imkansız olduğunu söyledi. Hem metil alkol (metanol) hem de etil alkolün (etanol) renksiz ve kokusuz olduğu için ayırt edilmesinin imkansız olduğunu kaydeden Prof. Dr. Usta, sahte alkolde etanol yerine metanol kullanıldığını ifade etti. Prof. Dr. Usta, zehirlenme halinde en en hızlı şekilde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
‘BİR BARDAĞIN 5’TE 1’İ BİLE ZEHİRLİYOR’
Metanolün çok zehirli bir kimyasal olduğunu kaydeden Prof. Dr. Usta, “10 mililitre yani bir bardağın 5’te 1’ini tükettiğinizde zehirlenme başlıyor. 30 mililitre tüketilince zehirlenip ölürsünüz. 10 dakika içerisinde kana karışıyor. 3 günde vücuttan atılamayan bir ürün bu” diye konuştu. Akciğerlerden metanolün bir kısmının atıldığını, böbreklerden de bir kısmının atılabildiğini, ancak en önemlisinin karaciğerde yaşanan değişim olduğunu belirten Prof. Dr. Usta, “Karaciğerde değişime uğruyor ve zehirlenme asıl burada başlıyor. ‘Alkol aldım ve hafiften onun belirtileri var’ diyorsunuz. Metanol, 24 saatte karaciğerde formik aside dönüşüyor. Kanda 20 miligramın üzerine çıkınca 24 saat sonra bir anda görme kaybı, bilinçte kayıp, solunum etkilenmesi ile karşı karşıya kalıyorsunuz” dedi.
Zehirlenme sonrasındaki durumun ölümle sonuçlandığını kaydeden Prof. Dr. Coşkun Usta, ilk 24 saatin çok önemli olduğunu söyledi. Sahte alkollü içki tüketen kişilerde 24 saat hiçbir yan etki görülmemesinin normal olduğunu, karaciğerin metanolü formik aside çevirmeye devam etmesiyle bir anda körlük ve ölümle karşı karşıya kalınabileceğini belirten Prof. Dr. Usta, “Sahte alkol tükettiyseniz ilk 24 saatte hiçbir yan etki görülmeyebilir. Yalnız bu sizin zehirlenmediğiniz anlamına gelmesin” diye konuştu.
Prof. Dr. Usta, Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin 114 nolu hattının da aranması gerektiğini, fiyatı nedeniyle her hastanede bulunmayan ilacın, hastaların yönlendirildiği sağlık kuruluşuna gönderilip tedaviye başlandığını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesince 8 yıl önce 2 bin 420 rakımlı Bozdağ’da kurulan kayak merkezine kara yoluyla kentten yaklaşık 1 saatlik seyahatle ulaşılabiliyor.
Acemi, orta seviye ve profesyoneller için toplam 10 kilometre uzunluğunda 3 piste sahip tesiste, saatte bin kişi taşıma kapasiteli iki telesiyej ve 250 kişi kapasiteli teleski hizmet veriyor.
Geçen sezon yeterli kar alamadığı için açılışını 18 Şubat’ta yapan merkez, kar kalınlığının şimdiden 40 santimetreye ulaşmasının ardından yarından itibaren misafirlerine hizmet vermeye başlayacak.
Havanın soğuması, karın yeterli oranda yağması, bu yıl tesisin yılbaşı ve sömestir tatillerinde hizmet verecek olması bölgeye gelecek ziyaretçi sayısında rekor beklentisini yükseltti.
-“Kar kalitesi olarak çok iyi”
Tesisi işleten Denizli Büyükşehir Belediyesi Beltaş AŞ’nin yönetim kurulu başkanı İbrahim Doğan, AA muhabirine, yeni sezon hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi.
Güzel bir sezon geçirmek için ellerinden geleni yaptıklarını anlatan Doğan, kayak merkezine daha çok İzmir, Aydın, Muğla ve Antalya’daki kayakseverlerin geldiğini ifade etti.
Doğan, olumsuz bir hava koşulu olmazsa yarından itibaren kayakseverleri ağırlamaya başlayacaklarını aktararak, “Son kontrolleri yapmak üzere bölgeye geldik. Fen işlerimiz kayak merkezine gelen yolları açıyorlar ve tuzlamasını yapıyor. Arkadaşlarımız pistleri açıyor. Sosyal tesisimiz hazır.” dedi.
Tesisin 2016’dan bu yana en fazla ziyaretçiyi 2022’de aldığını dile getiren Doğan, şöyle konuştu:
“Geçen sene fazla bir kar yağışı olmamıştı. 2022 yılında 300 bin ziyaretçi almış burası. Denizli’de kayak turizmini daha da geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Umarım bu sezon 300 bin değil 500 bin kişiye hizmet veririz. Kar kalitesi olarak çok iyi. Ege Bölgesi’nin en büyük kayak merkezine sahip olduğumuz için gerçekten çok şanslıyız.”
Kayak merkezinin müdürü Hüsnü Karaaslan da tesise Türkiye’nin dört bir yanından ilgi olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’nun Yeni Cazibe Merkezi Olacak
Çakır İnşaat, daha önce hayata geçirdiği Çakır Rezidans, Çakır Tower, Çakır Kent ve Bahçeşehir Koleji gibi projelerle bölgenin yapı sektöründe öncü firmalarından biri haline geldi. Şimdi ise “Yeni Mahalle Ticaret Merkezi” projesiyle Ordu’nun ekonomik ve sosyal hayatına önemli bir katkı sunmayı hedefliyor.

Müteahhit Engin Çakır, projenin detaylarını paylaşırken şu ifadelere yer verdi:
“Çakır İnşaat olarak modern çalışma alanlarımız, sürekli gelişen makine parkımız ve yenilikçi yaklaşımlarımızla projelerimizi zamanında ve eksiksiz şekilde teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu başarılarımız müşterilerimizin güvenini ve sektördeki takdirleri kazanmamıza yol açtı. Yeni Mahalle projesi, kaliteli işçilik ve yenilikçi tasarım anlayışımızın en güçlü örneklerinden biri olacak. Ordu’nun geleceğine değer katacak bu projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”
Proje Detayları ve Modern Özellikleri
Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, modern tasarımı ve sürdürülebilir mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Proje, 2 bloktan oluşacak ve farklı büyüklüklerde işyerleri, ofisler ve otopark alanlarıyla donatılacak. Engin Çakır’ın verdiği bilgilere göre:
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Ordu’nun ticaret ve yaşam merkezi olmayı hedefleyen yapı, modern şehir yaşamının gerekliliklerini karşılayacak şekilde tasarlandı.
Kentsel Dönüşümde Örnek Proje
Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, sadece modern mimarisiyle değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve çevre dostu yapısıyla da dikkat çekiyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi iştiraki Orkent A.Ş’nin yürüttüğü proje, Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Mimar Nihat Şen tarafından “Yılın En İyi Kentsel Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü.
Bu ödül, projenin sadece görsel ve fonksiyonel anlamda değil, çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel yaşam kalitesini artırma açısından da örnek bir çalışma olduğunu kanıtlıyor. Engin Çakır, bu ödüllü projeyi hayata geçirme sorumluluğunu üstlenmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, Ordu’nun geleceğine katkı sunacak bir projeye imza attıklarını söyledi.

Çakır İnşaat’ın Hedefleri ve Vizyonu
Çakır İnşaat, projeyi zamanında ve eksiksiz bir şekilde tamamlamayı hedeflerken, modern yapı anlayışıyla Ordu’ya değer katmayı planlıyor. Müteahhit Engin Çakır, şirketin vizyonunu şu sözlerle aktardı:
“Müşterilerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürmek, estetik ve güvenli yapılar inşa etmek bizim önceliğimizdir. Geleceğin yapılarını bugünden inşa etmek için buradayız.”
Şirket, kentsel dönüşüm projelerindeki uzmanlığı ve güvenilirliğiyle, bölgedeki inşaat sektörüne yön vermeye devam ediyor.
Ordu’ya Katkı Sağlayacak
Ordu’nun en prestijli projelerinden biri olarak gösterilen Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, hem ticari faaliyetleri canlandıracak hem de modern ofis alanlarıyla iş dünyasına katkı sunacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte şehrin sosyal ve ekonomik hayatına yeni bir soluk getirmesi bekleniyor.
Ayrıca, proje kapsamında sağlanacak otopark ve yeşil alan düzenlemeleri, şehrin altyapı ihtiyaçlarına çözüm sunarak çevre dostu bir model oluşturacak.
2024’te Ordu’nun en prestijli projesi olarak gösterilen Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, tamamlandığında Karadeniz’in en büyük konsept projelerinden biri olarak öne çıkacak. Çakır İnşaat’ın bu projedeki deneyimi ve titiz çalışmaları, bölge halkının güvenini ve takdirini kazanmayı sürdürüyor.
Projenin inşaat sürecinin tamamlanmasının ardından, Ordu’nun yeni yaşam ve ticaret merkezi haline gelmesi bekleniyor. Tüm gözler şimdi Çakır İnşaat’ın bu ödüllü projeyi nasıl hayata geçireceği ve Ordu’ya katacağı değeri izlemeye odaklanmış durumda
]]>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri kapsamında yer alan yönetici görevlerinden alınıp veya bu görevleri sona erip ilgili kadrolara ataması yapılan ve bilahare bu kadrolarındayken memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden tekrar memurluğa dönmek isteyenler, haklarında güvenlik soruşturması yapılması ve 2 defadan fazla olmamak kaydıyla bu hükümde yer alan diğer şartlar aranmaksızın ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ayrıldıkları kadrolarına atanacak.
Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda görevlendirilenler ile kamu sermayeli kurum veya kuruluşların yurt dışı birimlerinde çalışanların ya da bu kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan 6 aydan fazla yurt dışında görevlendirilenlerin memur olan eşlerine 3 yılı aşmamak üzere bunların görev süresince aylıksız izin verilebilecek.

Uzman yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanacak. Düzenleme değiştirilmeden önceki Kanun hükümleri kapsamında yeterlik sınavına girmeye hak kazanmış olup bu hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen kurumlarınca ilk yeterlik sınavı yapılmamış olanlar bakımından söz konusu sınavın yapılması için öngörülen 6 aylık süre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı mücbir sebep hali ilan etmeye yetkili olacak.
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na ilişkin düzenlemeler yapılıyor. Hakim ve savcı sınıfında olanların terfileri mümtazen başka bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılacak.
Kadrolu personelden hizmetine ihtiyaç kalmayanlar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının durumlarına uygun kadrolarına atanacaklar. İlgili kuruluşlar atamaya ilişkin işlemleri genel hükümler çerçevesinde en kısa sürede yerine getirecekler.
Süreli olarak görevlendirilen personelden hizmetine gerek kalmayanlar, süresinin bitiminden önce de kurumlarına geri gönderilebilecek veya görevlerine son verilebilecek.

Hakimler ve savcılar, kaymakamlar, yasama uzmanları ve belirli bir yetiştirme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutularak yeterliklerini almış olmak kaydıyla belirtilen merkez teşkilatı kadroları ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatı kadro veya pozisyonlarında bulunan veya bulunmuş olanlardan bu hükmün yayımı tarihinde Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında kadroya bağlı süreli personel statüsünde raportör unvanıyla görev yapmakta olanlar, en az 3 yıl görev yapmış olmak kaydıyla uygun görüşmeleri halinde Cumhurbaşkanlığı Raportör kadrolarına atanabilecek.
Türkiye İstatistik Kurumu gelirleri belirleniyor. Buna göre TÜİK gelirleri; Hazine yardımları, taşınır, taşınmaz mal satışı, kiraya verilmesi, kurum tarafsızlığını veya bağımsızlığını etkilemeyecek her türlü bağış, yardım, vasiyet ve sair gelirler, proje ve araştırma gelirleri, diğer gelirler.
Darphane ve Damga matbaası Genel Müdürlüğü görevini yerine getirilmesi amacıyla 150 milyon TL döner sermaye tahsis ediliyor.
Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle engelli araçları on yılda bir değiştirilebilecek. Araçların yüzde 20 oranında yerli olması gerekecek. Genel Sağlık Sigortası 1 Ocak 2015 öncesi borçlar iptal edilecek.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dijital dönüşümün işletmeler için kritik önem taşıdığı bu dönemde, KOSGEB ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, işletmelerin dijitalleşme süreçlerini desteklemek için çeşitli teşvik ve hibeler sunuyor. Ancak bu desteklerden faydalanabilmek için doğru bir planlama ve uygun belgelerin hazırlanması gerekiyor. İşte bu noktada, dijital dönüşüm yolculuğunuzda doğru bir rehberle ilerlemek büyük fark yaratıyor.
DDX Raporu: Destekler İçin İlk Adım
KOSGEB ve Sanayi Bakanlığı'nın sağladığı dijital dönüşüm desteklerinden yararlanmak isteyen işletmeler için Dijital Dönüşüm Değerlendirme (DDX) Raporu büyük bir öneme sahip. Bu rapor, işletmenizin dijital olgunluk seviyesini belirlemek, ihtiyaçlarınızı tespit etmek ve destek başvurularınızda güçlü bir temel oluşturmak için gereklidir.
Aybit Teknoloji olarak:
● KOSGEB'in uzman havuzunda yer alan bir dijital dönüşüm danışmanımız,
● Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın sayılı dijital dönüşüm değerlendiricilerinden biri olarak, işletmenizin bu raporu eksiksiz ve doğru şekilde hazırlamasını sağlıyoruz.
KOSGEB ve Sanayi Bakanlığı'nın destek programlarından faydalanmak isteyen işletmeler, DDX raporu ile dijitalleşme yolculuklarını stratejik bir şekilde planlayabilir. Ayrıca, bu destekler sadece teknolojiye yatırım yapmakla sınırlı değil; aynı zamanda süreçlerinizi yeniden tanımlayarak sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde etmenizi sağlar.
Dijital dönüşümün temel taşlarının veri, otomasyon ve yapay zekâ olduğunu vurgulayan Umar, "Veriyi anlamlandıran ve bunu iş süreçlerine entegre eden firmalar, yalnızca bugünün değil, yarının da kazananları olacak. Biz de bu noktada işletmelere, hem strateji geliştirme hem de uygulama süreçlerinde rehberlik ediyoruz," diye ekledi.
Dijital dönüşüm projelerinde elde ettiği başarılarla dikkat çeken Melih Umar, pek çok sektörde farklı ölçeklerde işletmelere destek verdi. Bu süreçlerde, üretimden lojistiğe, satıştan kalite kontrol süreçlerine kadar birçok alanda fark yaratan çözümler sunduğunu ifade eden Umar, "Her işletmenin kendine özgü ihtiyaçları var. Danışmanlık hizmetlerimizle, bu ihtiyaçları belirleyip, özel stratejilerle başarıya ulaştırıyoruz," dedi.
Dijital Dönüşüm Yolculuğunda Sizi Bekliyoruz
"Her işletme için dijital dönüşüm yolculuğu farklıdır," diyen Umar, işletmelerin bu zorlu süreci doğru şekilde yönetmesi için profesyonel desteğin önemine dikkat çekti. Aybit Teknoloji A.Ş. olarak, sektörel bilgi birikimi ve TÜBİTAK TÜSSİDE desteğiyle, dijitalleşme hedeflerine ulaşmak isteyen firmalara özel çözümler sunduklarını belirtti.
Dijital dönüşümün sadece teknolojiye yatırım yapmakla değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşümü de gerektirdiğini ifade eden Umar, sözlerini şöyle tamamladı: "İş dünyasının geleceği dijitalleşmede. Bu yolculuğa çıkmak isteyen firmalara rehberlik etmek, onları geleceğe hazırlamak için buradayız. İster üretim süreçlerinizdeki verimliliği artırmak ister müşteri deneyimini geliştirmek için olsun, doğru adımları atmanızda size destek olabiliriz."
Dijital dönüşüm danışmanlığı almak ve işletmenizin geleceğe hazırlanmasına destek olmak için Aybit Teknoloji A.Ş. ile 0 262 255 52 12 iletişime geçin. Fabrikaların dijital dönüşüm yolculuğunda bir sonraki başarı hikâyesini birlikte yazalım.
]]>Bir kredi başvurusu yaparken en önemli faktör, kredi notudur. Kredi notumun yüksek olması, bana daha düşük faiz oranları ve uygun ödeme planları sunulmasına olanak tanıdı. Kredi başvurum olumlu sonuçlandı ve belirlediğim ihtiyaçları karşılamak için gerekli finansmanı sağladım. Ancak, kredi sürecinin başladığı andan itibaren, her ödeme döneminde dikkatli olmam gerektiğini fark ettim.
Ödemelerimi düzenli olarak yapmaya özen gösterdim. Bu süreç, disiplinli bir finansal yönetim gerektiriyor. Zamanında ödeme yaparak kredi notumu iyileştirmeyi başardım. Ayrıca, fazla borçlanmamaya dikkat ettim ve yalnızca gerçekten ihtiyacım olan miktar için kredi kullanmaya özen gösterdim.
Sonuç olarak, kredi kullanımı benim için olumlu bir deneyim oldu, fakat bunu doğru bir şekilde yönetmek için planlı ve disiplinli olmak gerektiğini öğrendim. Bu deneyim, gelecekteki finansal kararlarımda daha dikkatli olmam gerektiğini gösterdi.
Geçen yıl finansal olarak zorlandığım bir dönemde, isterlin.com’u keşfettim. Sitede, kullanıcı dostu bir arayüzle kredi başvurusu yapabileceğimi öğrendim. Bankaların sunduğu çeşitli kredi tekliflerini tek bir platform üzerinden karşılaştırabildim. Bu özellik sayesinde, ihtiyacım olan miktarı en düşük faiz oranlarıyla aldım. İsterlin.com’un sağladığı bilgi şeffaflığı, sürecin hızlı ilerlemesine yardımcı oldu. Tüm evrak işlerimi online tamamlayarak bankaya gitmek zorunda kalmadım. Özellikle yoğun bir iş temposuna sahip kişiler için harika bir çözüm!
Döviz Alım-Satımında Yeni Bir Çözüm
Kuzey Kıbrıs’a sıkça seyahat eden biri olarak, döviz işlemlerimde İsterlin.com’u tercih ediyorum. Sitenin döviz bürosu özelliği, piyasadaki en uygun kurları sunuyor. Hem Türk lirasını hem de sterlin ve dolar gibi para birimlerini kolayca değiştirebiliyorum. Özellikle anlık piyasa kurlarını takip etme imkanı sayesinde zaman kaybetmeden işlem yapıyorum. Geçmişte döviz bozdurmak için fiziki döviz bürolarına gitmek zorunda kalıyordum. Ancak artık tüm işlemlerimi dijital ortamda, güvenle yapabiliyorum.
Kripto Para İşlemlerimde İsterlin.com Farkı
Kripto para piyasasına yeni adım atan biri olarak, güvenilir bir platform arıyordum. İsterlin.com’un kripto ofisi, piyasadaki farklı dijital varlıklarla işlem yapma imkanı sağladı. Bitcoin ve Ethereum gibi ana kripto paraların yanı sıra altcoin seçenekleri de mevcut. Platformun kullanıcı dostu arayüzü ve hızlı işlem süreci, kripto dünyasına girişimi kolaylaştırdı. En önemlisi, piyasa kurlarıyla ilgili anlık güncellemeler sayesinde doğru zamanda doğru kararlar alabildim.
İsterlin.com’un Anlık Kurları Sayesinde Kazandım
Yatırım yaparken anlık piyasa kurları benim için kritik bir öneme sahip. İsterlin.com, bu konuda en büyük yardımcım oldu. Canlı kur bilgileri sayesinde döviz alım-satımında maksimum kar sağladım. Örneğin, geçen ay sterlinin düşüşe geçtiği bir anı yakaladım ve hemen alım yaparak önemli bir kazanç elde ettim. İsterlin.com’un güncel ve doğru bilgileri sunması, yatırım kararlarımı güvenle almama yardımcı oldu.
Tüm Hesaplamalarım İçin Tek Adres
İsterlin.com’un sunduğu multifonksiyonel hesap makinası, hayatımı kolaylaştıran bir araç oldu. Döviz dönüşümünden kredi hesaplamalarına kadar tüm işlemlerimi burada yapabiliyorum. Örneğin, sterlin bazlı bir borcumu Türk lirasına çevirmem gerektiğinde hesap makinası devreye giriyor. Ayrıca, farklı faiz oranlarını karşılaştırarak en uygun krediyi seçmeme yardımcı oldu. Pratik ve güvenilir bir çözüm arıyorsanız, İsterlin.com tam size göre!
Kuzey Kıbrıs’ta Finansal Çözümler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan biri olarak, İsterlin.com’un sunduğu hizmetlerden büyük ölçüde faydalandım. KKTC’ye özel döviz kurları ve kredi seçenekleri sunan platform, günlük finansal işlerimi kolaylaştırdı. Özellikle İngiltere’den gelen aileme para transferi yaparken uygun döviz kurları sayesinde tasarruf ettim. Hem yerel hem de uluslararası işlemler için İsterlin.com, en doğru adres!
Kredi ve Döviz İşlemlerinde Hız ve Güven
Ev kredisi almak için bankaları dolaşırken isterlin.com’a rastladım. Site sayesinde hem kredi oranlarını hem de döviz kurlarını tek bir platformda kontrol ettim. Özellikle dövizle alınan kredilerde doğru zamanda işlem yapmak çok önemliydi. İsterlin.com’un anlık güncellemeleri ve kullanıcı dostu arayüzü, bu süreci benim için oldukça kolaylaştırdı.
Kripto ve Dövizde Akıllı Yatırım
Hem kripto hem de döviz yatırımı yapan biri olarak İsterlin.com benim için mükemmel bir araç oldu. Kripto ofisi sayesinde dijital varlıklara yatırım yaparken, döviz bürosu özelliğiyle geleneksel piyasaları takip edebiliyorum. Bu ikili denge, portföyümü çeşitlendirmeme olanak sağladı. İsterlin.com’un sağladığı verilerle her iki piyasada da bilinçli kararlar alıyorum.
Uluslararası İşlemlerde Güven
KKTC’den İngiltere’ye düzenli olarak para transferi yapmam gerekiyor. İsterlin.com, bu süreçte en büyük yardımcım oldu. Uygun döviz kurları ve düşük işlem ücretleriyle hem zaman hem de para tasarrufu sağlıyorum. İşlemler hızlı ve güvenilir bir şekilde gerçekleşiyor. Eğer sizin de uluslararası para transferi ihtiyacınız varsa, İsterlin.com tam size göre!
Genel Kullanıcı Deneyimi
İsterlin.com ile Tüm Finansal İşlemler Bir Arada
İsterlin.com, benim gibi finansal işlemlerinde pratiklik arayanlar için tasarlanmış harika bir platform. Döviz bozdurmaktan kredi hesaplamaya, kripto yatırımlarından anlık piyasa takibine kadar birçok işlemi burada yapabiliyorum. Kullanıcı dostu arayüzü, güvenilir hizmetleri ve hızlı işlemleriyle İsterlin.com, günlük hayatımın ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Bir web sitesi, markanın dijital vitrini gibidir. Kullanıcı dostu ve şık bir tasarım, ziyaretçilerin sitede daha fazla vakit geçirmesini sağlar. Etkili bir web tasarımı, yalnızca görsel çekiciliği değil, aynı zamanda işlevselliği de içermelidir. Kullanıcıların hızlı ve kolay bir şekilde aradıklarına ulaşmasını sağlamak, siteye olan güveni artırır.
Günümüzde internet kullanıcılarının büyük bir kısmı mobil cihazlardan erişim sağlıyor. Bu nedenle, web sitenizin mobil uyumlu olması, ziyaretçilerinizin deneyimini doğrudan etkiler. Hızlı yüklenen sayfalar, yalnızca ziyaretçi memnuniyetini artırmakla kalmaz, aynı zamanda arama motorları tarafından da daha yüksek sıralamalarda yer almanızı sağlar.
SEO optimizasyonuna sahip bir web sitesi, markanızın dijital dünyada fark yaratmasına yardımcı olur. Doğru anahtar kelimeler, hızlı yükleme süreleri ve kullanıcı dostu tasarımlar, arama motorları tarafından sitenizin daha kolay bulunmasını sağlar. Bu, daha fazla ziyaretçi çekmek ve dönüşüm oranlarını artırmak için önemli bir adımdır.
Bu alanda uzmanlaşmış olan Precad Medya, etkileyici ve kullanıcı dostu tasarımlarıyla dikkat çekiyor. İşletmenizin hedeflerine uygun tasarımlar oluştururken, estetik ve teknik mükemmeliyeti bir araya getiriyor. Daha fazla bilgi için Precad Medya Web Tasarım ve Yazılım sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Sosyal medya, müşterilerle doğrudan iletişim kurmanın en güçlü yollarından biridir. Ancak, yalnızca içerik paylaşmak yeterli değildir. Stratejik bir planlama, sosyal medya platformlarından tam anlamıyla faydalanmanın temelidir. Doğru zamanda, doğru içerikle hedef kitlenize ulaşmanız, markanız için uzun vadeli bir etkileşim yaratabilir.
Sosyal medyada başarılı olmak, yalnızca takipçi sayısını artırmakla sınırlı değildir. Markanızın etkileşim oranlarını artırarak müşterilerinizle daha güçlü bağlar kurabilirsiniz. Bu, uzun vadede marka sadakati oluşturmanın temel adımlarından biridir. Precad Medya, sosyal medya yönetiminde uzman ekibiyle markaların bu hedefe ulaşmasına yardımcı oluyor.
Her marka özeldir ve sosyal medya stratejileri de buna uygun olarak şekillendirilmelidir. Precad Medya, markaların ihtiyaçlarını analiz ederek özel çözümler sunar ve yaratıcı içeriklerle dikkat çeker. Daha fazla bilgi için Precad Medya Sosyal Medya Danışmanlığı hizmetlerine göz atabilirsiniz.
Bir görsel, bin kelimeden fazlasını ifade eder. İyi bir görsel tasarım, markanızın hikayesini en etkili şekilde anlatabilir. Görseller, hedef kitlenizin dikkatini çeker ve mesajınızı hızlı bir şekilde iletmenizi sağlar. Bu nedenle, görsel tasarım, markanızın iletişim stratejisinin temel bir parçasıdır.
Profesyonelce hazırlanmış tasarımlar, markanın imajını güçlendirir ve onu rakiplerinden ayırır. Logodan broşüre, dijital reklam görsellerinden afişlere kadar her detay, markanızın profesyonelliğini ve güvenilirliğini yansıtır. Precad Medya, işletmelerin kimliğini en iyi şekilde ifade eden tasarımlar oluşturarak görsel iletişimlerini profesyonelleştiriyor.
Görsel tasarımda yaratıcılık ve özgünlük, markanızı farklılaştırmanın en önemli yollarından biridir. Precad Medya, yaratıcı çözümler sunarak işletmelerin görsel iletişimde öne çıkmasını sağlıyor. Markanız için özel olarak hazırlanan özgün tasarımlar, hedef kitlenizin zihninde kalıcı bir etki bırakır.
Precad Medya’nın sunduğu görsel tasarım hizmetleri hakkında daha fazla bilgi almak ve işletmenizin görsel iletişim gücünü artırmak için Konsept Fikir Tasarımı sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Precad Medya, işletmelerin dijital dünyada fark yaratmasını sağlayan özel çözümler geliştiren bir ajans olarak öne çıkıyor. Geniş bir yelpazede sunduğu hizmetlerle, markaların ihtiyaçlarını derinlemesine analiz eder ve en uygun stratejilerle çözümler üretir. Deneyimli ekip, her projeye özgü yenilikçi yaklaşımlar sunarak başarıyı garantiler.
Web tasarım, sosyal medya yönetimi ve görsel tasarım gibi temel alanlarda sunduğu hizmetlerin yanı sıra, Precad Medya, müşteri odaklı yaklaşımıyla projelerin her aşamasında destek sağlar. Hem küçük ölçekli işletmelere hem de büyük markalara hitap eden çözümleriyle farklı sektörlerde kendini kanıtlamıştır.
Precad Medya, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutar. İş birliği sürecinde şeffaflık, iletişim ve profesyonellik ilkelerine bağlı kalarak, işletmelerin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlar. İş ortağınız olarak Precad Medya’yı tercih ederek, markanızı dijital dünyada bir adım öne taşıyabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak için Precad Medya İletişim sayfasını ziyaret ederek detaylı bilgi alabilirsiniz. Markanızın potansiyelini ortaya çıkarmak ve dijital dünyada sağlam bir yer edinmek için Precad Medya ile şimdi iletişime geçin.
]]>Forma tasarımının ilk adımı, renkler, logolar ve desenler gibi görsel öğelerin belirlenmesidir. Takımın tarihsel geçmişi, kültürel değerleri ve taraftar kitlesi göz önünde bulundurularak tasarımlar oluşturulur. Örneğin, bir takımın geleneksel renkleri, formanın temel renk paletini oluşturabilir. Ayrıca, formanın üzerine yerleştirilen sponsor logoları ve takımın adı gibi unsurlar, tasarımın önemli parçalarıdır.
Fonksiyonellik ise forma tasarımının ikinci önemli aşamasıdır. Forma, sporcuların rahat hareket etmelerini ve performanslarını en üst seviyeye çıkarmalarını sağlamak için özel kumaşlar kullanılarak üretilir. Bu kumaşlar, ter emici özelliklere sahip olmalı, oyuncuları serin tutmalı ve esnek olmalıdır. Tasarım süreci, genellikle profesyonel tasarımcılar ve üreticiler ile işbirliği yaparak gerçekleşir.
Sonuç olarak, forma tasarlama, görsel estetik ve işlevselliği birleştirerek hem takımın kimliğini yansıtan hem de sporcuların performansını artıran önemli bir süreçtir. Forma yaptırma ile ilgili olarak acunsport.com web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
]]>Olay, saat 01.15 sıralarında Bayrampaşa Altıntepsi Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre henüz kimliği öğrenilemeyen iki erkek şahıs, iş yeri arazisinin tellerle çevrili duvarında oturdukları esnada, tellerde yaşanan kopma sonrası dengelerini kaybederek aşağıya düştü.

Yaklaşık 10 metreden beton zemine çakılarak kanlar içinde kalan şahısları gören vatandaşlar panik yaşadı. Yaşanan olay sonrası bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları müdahale sonrası her iki şahsın da hayatını kaybettiğini tespit etti.
Polis ekipleri olayın yaşadığı bölgeyi şeritle çevirerek güvenlik tedbiri aldı. Hayatını kaybeden iki kişinin cansız bedeni görevlilerce Adli Tıp Morguna kaldırıldı.
Polis ekipleri yaşanan olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde uyuşturucu imalat ve satışına yönelik 76 ilde son 10 gündür ‘Narkokapan-3’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. 2 bin 850 ekip ve 8 bin 340 personelin katıldığı operasyonlarda 27 hava aracı ve 77 narkotik dedektör köpeğinin kullanıldığını ifade eden Yerlikaya, 595 şüphelinin yakalandığını, 2 ton 6 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 889 bin 171 uyuşturucu hap ele geçirildiğini aktardı.
Cumhuriyet başsavcılıkları ve polisi tebrik eden Yerlikaya, “‘Türkiye Yüzyılı’nda; en büyük hedeflerimizden biri de ülkemizi uyuşturucuya karşı ulaşılmaz ve yasaklı bir kale haline getirmektir. Hem uyuşturucunun arzıyla hem de uyuşturucuya olan taleple mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde uyuşturucu imalat ve satışına yönelik 76 ilde son 10 gündür ‘Narkokapan-3’ operasyonları düzenlendiğini belirtti. 2 bin 850 ekip ve 8 bin 340 personelin katıldığı operasyonlarda 27 hava aracı ve 77 narkotik dedektör köpeğinin kullanıldığını ifade eden Yerlikaya, 595 şüphelinin yakalandığını, 2 ton 6 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 889 bin 171 uyuşturucu hap ele geçirildiğini aktardı.
Cumhuriyet başsavcılıkları ve polisi tebrik eden Yerlikaya, “‘Türkiye Yüzyılı’nda; en büyük hedeflerimizden biri de ülkemizi uyuşturucuya karşı ulaşılmaz ve yasaklı bir kale haline getirmektir. Hem uyuşturucunun arzıyla hem de uyuşturucuya olan taleple mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de 61 yıllık Baas Partisi ve 53 yıllık Esad ailesi yönetimi, 13 yıl süren kanlı iç savaşın ardından sadece 12 gün içinde sona erdi.
Beşar Esad’ın başkent Şam’ı terk etmesiyle rejim çöktü.
PKK BÖLGEDEN TEMİZLENİYOR
Suriye Milli Ordusu (SMO), Münbiç’teki ilerleyişini sürdürerek stratejik öneme sahip noktaları tek tek ele geçirdi.
ABD destekli PKK/YPG’ye ise Ayn El Arap’ta güney kuşatması yapıldı ve bölgeden kaçışlar başladı.
Süleyman Şah Türbesinin olduğu bölge kontrol altına alınırken Tırşın Barajı’nın ele geçirilmesiyle PKK’nın maddi kaynağı kesildi.
OPERASYON SİNYALİ VERDİ
Suriye’de yeni düzen kurulurken ayrılıkçı hiçbir gruba izin verilmeyeceği açıklanırken bölgeden terör örgütü PKK/YPG’nin temizlenmesi için hazırlıklar sürüyor.
Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanı Hamada, X’de yaptığı açıklamada, Suriye’nin doğusunda varlığını sürdüren terör örgütü PKK’ya operasyon sinyali verdi.

“PKK ZEHİRLİ HANÇER”
Hamada, paylaşımında, “Terörist PKK partisi, geçtiğimiz yıllarda Suriye devriminin sırtında zehirli bir hançer oldu, bugün de Suriye için bir hançer. Suriye’nin doğu illerinde, Esad’ın suç okulunda yetişen terörist PKK partisinden kurtarılması yönünde yaygın halk talepleri var.” paylaşımını yaptı.
Hamada, “Bu kişilerin ayrılıkçı projelerini ortadan kaldırmadıkça özgür Suriye güvenliğe kavuşamayacak.” dedi.
“PKK/YPG DAĞITILACAK”
HTŞ lideri Colani de, Suriye televizyonuna yaptığı açıklamada, Suriye Savunma Bakanlığı’nın tüm silahlı grupları dağıtacağını ve tüm silahların Suriye devletinin yetkisi altında olacağını söylemişti.

FİDAN NET İFADELER KULLANDI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da, yeni Suriye yönetiminin PKK-YPG’yi istemeyeceğini ve ülkenin bütünlüğünü sağlamaya çalışacağını söylemişti.
Fidan, Türkiye’nin YPG’nin ortadan kaldırılması için kararlı olduğunu belirtirken, “YPG’nin ortadan kaldırılması bizim stratejik hedefimiz. Ya kendi kendilerine fesh ederler ya da fesh edilirler.” demişti.
“YPG’NİN ARAPLARA VE KÜRTLERE YAPTIĞI ORTADA”
Fidan, örgütün kendisini fesih etmesini isterken, şu görüşleri paylaştı:
Şimdi burada belirli paratametreler var. Biz her ne kadar imkan ve kabiliyetlerimiz olsa da Suriye’deki kardeşlerimizin kendi toprak bütünlüğü sağlamak için atacağı adımları, bu tehditi berteraf etmesi için atacağı adımları, tehdidi elimine etmesini bekleyeceğiz. YPG elimine edilirken, bölgenin kadim şehirlerinde yaşayan, kadim Kürtlere, orada yaşayanlara bir zarar gelmemesi lazım. Çünkü YPG’nin Araplara yaptığı Kürtlere yaptığı, her zaman için ortada.

“SURİYE’DE ARTIK YENİ BİR HÜKÜMET VAR”
Sivil nüfusun yani Kürtlerin Araplara, Arapların Kürtlere, bir tayzikinin olmaması lazım. Yeni yönetimin bu konuda dikkatli olması lazım. Biz Kuzey hattı boyunca söylüyoruz, kadim çoğrafyadaki insanların otantik yerlerinde durup kazaya belaya düçar olmaları gerekir. Bunun için YPG elimine edilirken, bunun bir taraftan sağlanması önemli. Ben heyetin (HTŞ) bilinçli olduğunu görüyorum, bizim de telkinlerimiz bu yönde. Suriye’nin artık milli bir hükümet var. Bunlar gelecekler, YPG tanımazlar. Başka güç de tanımazlar.
İLGİLİ HABERHakan Fidan: ABD’ye YPG’yi ortadan kaldırmayı hedeflediğimizi söyledik
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, Yunan gazetesi Ta Nea’ya konuştu.
Burada Türkiye-Yunanistan ikili ilişkilerine yönelik soruları yanıtlayan Altun, dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.
EGE DENİZİ’NE İŞARET ETTİ
İki ülke arasındaki anlayış gösterilmesi gereken meselelere ilişkin bir soru üzerine, kültürel mirasların muhafazasının daha fazla işbirliği ve empati gerektirdiğini belirten Altun, Parthenon mermerlerinin Yunanistan’a iadesi hususunda Türkiye tarafından verilen desteğin bu açıdan önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtti.
Bir başka örneğin de Ege denizi olduğuna işaret eden Altun, şöyle konuştu:
Yunan kamuoyunun, Ege’nin bir Yunan gölü olmadığını, Türkiye’nin de bu denizi uzun bir kıyı şeridiyle paylaştığını, Ege Denizi’yle ilgili meşru haklara ve hayati çıkarlara sahip olduğunu anlaması süreç için faydalı olacaktır.
Altun, böylesi bir anlayışın, Ege’deki tüm sorunların uluslararası hukuka uygun olarak barışçıl bir şekilde çözülmesine de katkı sunabileceğinin altını çizdi.
YUNANİSTAN’DA YAŞAYAN TÜRK AZINLIKLARA DEĞİNDİ
Yunanistan’da yaşayan Türk azınlığına yönelik muamele hususunda da karşılıklı anlayışın geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Altun, şöyle konuştu:
Türk azınlığı, tıpkı Türkiye’deki Yunan azınlığının sahip olduğu özgürlüklere benzer şekilde, seçilmiş dini liderlerinin resmen tanınmasını ve etnik kimliklerini herhangi bir yasal veya idari tepki korkusu olmaksızın ifade edebilme özgürlüğü istemektedir. Türk-Yunan Medya Forumu gibi girişimlerin, halklarımız arasında daha güçlü bağlar ve anlayış inşa edilmesinde hayati bir rol oynayabileceğinden eminim.
“İkili ilişkilerdeki diyalog ve ‘sakin sular’ görüntüsü, Yunanistan ve Türkiye hükümetleri üzerindeki iç baskı nedeniyle bozulabilir mi?” sorusu üzerine Fahrettin Altun, “iç baskı” ifadesiyle Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliğin sürdürülmesinden çıkar sağlayan çevrelerin kastedildiğini belirtti.

“BU İLERLEMEYİ SEKTEYE UĞRATMAK İSTEYENLERİN SAF DIŞI KALMALARINI SAĞLAYABİLİRİZ”
Süregelen diyaloğun ve işbirliğinin, bu çevreleri etkisiz kılma potansiyeline sahip olduğuna kati bir biçimde inandığını belirten Altun, gelecek nesillerin refahının, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine bağlı olduğunu vurguladı.
Altun, devamında şu ifadelerde bulundu:
Karşılıklı anlayışı teşvik etmek, ticaret fırsatlarını genişletmek, halklar arası bağları derinleştirmek ve ortak refah için gayret göstermek herkesin yararına olacaktır. Bu hedeflere öncelik vermek suretiyle, bu ilerlemeyi sekteye uğratmak isteyenlerin, işbirliği ve barışa giden yolu engelleyemeyecek şekilde saf dışı kalmalarını sağlayabiliriz.
“NİHAYETİNDE SAHADAKİ GERÇEĞİ KABUL ETMENİN ZAMANI GELMİŞTİR”
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye’nin, Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon için BM tarafından belirlenen parametreleri kabul etmek için ne talep ettiğinin sorulması üzerine, federasyonun temelinde takriben 60 yıl süren sonuçsuz müzakerelerin ardından Türklerin, modası geçmiş ve yaşaması olanaksız federasyon modelinden rızalarını çektiğini aktardı.
Altun, BM’nin ve uluslararası toplumun, artık her iki tarafın da rızasını almayan bir çözüm modelinde meşru olarak ısrar etmesinin mümkün olmadığını kayda geçirdiğini anımsattı.
Fahrettin Altun, “Nihayetinde sahadaki gerçeği kabul etmenin zamanı gelmiştir. Bu gerçek, Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğudur. Tarih, bize ancak bu temelde bir çözümün başarılı olabileceğini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermiştir. Ne Kıbrıslı Türkler ne de Türkiye, bir 60 yılı daha heba etmek istemektedir.” ifadelerinde bulundu.
6. YÜKSEK DÜZEYLİ İŞBİRLİĞİ KONSEYİNDEN BEKLENTİLERİNİ AÇIKLADI
Fahrettin Altun, gelecek yıl Ankara’da gerçekleşecek 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinden (YDİK) beklentilerin neler olduğu sorusu üzerine Altun, YDİK’in ikili ilişkilerdeki olumlu ivmeyi daha da hızlandırma fırsatı sunacağını bildirdi.
Bu toplantıların, her iki tarafın hemen hemen tüm bakanlıklarını ilgilendiren geniş bir konu yelpazesini kapsadığına işaret eden Altun, son iki yıldır düzenli olarak bir araya gelen liderlerin yanı sıra birçok bakanının da mevkidaşlarıyla mevcut ve potansiyel işbirliği alanlarını ele alma imkanı bulacağını belirtti.
“Türk-Yunan ilişkilerinin gelişme düzeyine ilişkin ulaşmak istediğiniz çıta nedir?” sorusuna Altun, “Cevap basit, böyle bir çıta yok. Söz konusu Yunanistan ile ilişkilerin derinleştirilmesi olduğunda, bizim için sınır yoktur.” yanıtında bulundu.
“BÖLGEMİZ VE ÖTESİNDEKİ ÇIKARLARIMIZ BÜYÜK ORANDA ÖRTÜŞMEKTEDİR”
Yunanistan ve Türkiye’nin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na ortak aday göstermesine ilişkin bir sorusuna karşılık Altun, şu sözleri sarf etti:
AGİT’te Genel Sekreterlik ve Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi Direktörlüğü görevlerine ortak aday göstermemizin başarıyla sonuçlanmasının iki hususu açıkça ortaya koyduğuna inanıyorum. Bunlardan birincisi, bölgesel ve uluslararası platformlarda Türk-Yunan işbirliği ve dayanışması için büyük bir potansiyel olduğudur. İkincisi ise bu işbirliği ve ortak çalışmaların uluslararası toplum tarafından büyük takdirle karşılandığıdır. Esas itibarıyla, bu gayet doğal bir durumdur. Türkiye ve Yunanistan, aynı coğrafyayı paylaşan iki komşu ülkedir. Bizler hem Akdeniz hem de Avrupa halklarıyız. NATO müttefikiyiz. Günlük hayatlarımızda benzer alışkanlıklara sahibiz. Belirli konularda çözümlenmemiş farklılıklarımız olmakla birlikte, her iki ülkenin karşılaştığı zorluklar ile bölgemiz ve ötesindeki çıkarlarımız büyük oranda örtüşmektedir.

İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
İşbirliği, odağımızı ihtilaflarımızdan uzaklaştırıp ortak hedeflerimize yöneltmemizi sağlar. Karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek gibi her iki taraf açısından faydalı olduğu aşikar bir amacın yanı sıra, işbirliğimizi artırma konusunda akla gelen diğer alanlar arasında, iklim değişikliği, terörizm ve düzensiz göçle mücadele, ortak girişimlerden doğabilecek sinerjiler yoluyla her iki ülkenin halihazırdaki geniş turizm potansiyelini genişletmek, bilimsel projeleri, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ortaklaşa takip etmek vb. sayılabilir. Son dönemde AGİT’te elde ettiğimiz başarıdan da faydalanarak, ilgili uluslararası ve bölgesel örgütler kapsamında bu alanlarda birlikte çalışabileceğimizi ve çalışacağımızı söylemeye elbette gerek yok.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 8 Aralık’ta 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin ardından, ülkedeki yasa dışı faaliyetler birer birer açığa çıkıyor. Bunlar arasında en dikkat çekici olanlardan biri, devrik lider Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad’a ait olduğu belirlenen bir villanın, uyuşturucu üretim merkezi olarak kullanıldığına dair ortaya çıkan detaylar.
LÜKS VİLLADA UYUŞTURUCU ÜRETİLDİ
AA ekibinin görüntülediği Dimes’teki bu lüks villanın odaları, yasa dışı üretimin izleriyle doluydu. İçerisinde, onlarca varil ve uyuşturucu üretiminde kullanılan makineler dikkat çekerken, hammaddelerin de açıkça depolandığı görüldü. İlginç bir şekilde, uyuşturucu üretiminde kullanılan makinelerin bir ilaç şirketine ait olduğu tespit edildi.
İLGİLİ HABERSuriye’de Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından uyuşturucu imalathaneleri gün yüzüne çıkıyor
SİVİLLERE AİT EVLERE EL KOYULDU
Rejimin, sivillere ait villalara el koyarak bu yapıların yasa dışı üretim merkezlerine dönüştürüldüğü ortaya çıktı. Bu villalar, rejimin uzun yıllardır süregelen ve milyarlarca dolarlık kazanç sağladığı uyuşturucu ticaretinin bir parçası haline gelmişti.

KARDEŞ ESAD, UYUŞTURUCUYU LÜBNAN ÜZERİNDEN DÜNYAYA SATTI
Mahir Esad’ın yönettiği geniş uyuşturucu üretim ve kaçakçılık ağı, Suriye’de üretilen maddeleri Lübnan üzerinden bölge ülkelerine ve dünyanın dört bir yanına sevk ederek rejimin temel finans kaynaklarından biri olmuştu. Bu skandallar, Baas rejiminin çöküşünün ardından Suriye’de yıllardır gizlenen karanlık gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağladı.
















Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Chido Kasırgası’nın vurduğu Mayotte Adası’nda hayat durma noktasına geldi. Kasırga nedeniyle ilan edilen kırmızı alarm hala devam ederken, şimdiye kadar 14 kişinin yaşamını yitirdiği, 250’den fazla kişinin ise yaralandığı bildirildi. Yetkililer, ölü sayısının daha da artmasından korkuyor.
BİRÇOK KAMU BİNASI HASAR GÖRDÜ
Fransa’nın yeni Başbakanı François Bayrou, Mayotte’taki felaketle ilgili bakanlıklar arası kriz birimini devreye soktu. Kriz toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Bayrou, valilik binası, hastane ve havalimanı da dahil olmak üzere birçok kamu yapısının ağır hasar gördüğünü dile getirdi.

“ÖNCEKİ KASIRGALARDAN 10 KAT DAHA YIKICI”
Geçici hükümette Frankofoni ve Uluslararası İşbirliklerinden Sorumlu Devlet Bakanı Thani Mohamed Soilihi ise BFMTV’ye yaptığı açıklamada, Mayotte’taki ailesine ulaşamadığını belirtti. Soilihi, “Bu, daha önce karşılaştığımız tüm kasırgalardan 10 kat daha yıkıcı bir felaket. Gerçekten tarihi bir kasırga ile karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

ADA TARİHİNİN EN AĞIR DOĞAL AFETİ
Ada genelinde etkili olan Chido Kasırgası, sağanak yağışlarla birlikte sel baskınlarına yol açtı. Şiddetli rüzgarlar nedeniyle birçok evin çatısı uçarken, sokaklara devrilen elektrik direkleri ve kökünden sökülen ağaçlar kaosa neden oldu. Zarar gören binalar arasında bazı okul binaları, Mamoudzou’daki hastane ve liman da yer alıyor.
Gecekondu ve derme çatma yapılardan oluşan bölgelerde hasarın büyüklüğü daha da korkutucu boyutlarda. Yetkililer, bu alanlarda enkaz altında kalan insanlar olabileceğini ifade ederek, durumun ciddiyetine dikkat çekiyor. Mayotte, tarihinin en ağır doğal afetlerinden biriyle mücadele ediyor.


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Siyasette hareketli günler devam ediyor…
Bağımsız Milletvekili Cemal Enginyurt, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığının Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinde konuştu.
Yaptığı konuşmada eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında da konuşan Enginyurt, Soylu’nun bakanlık döneminde terörist sayılarına dair gerçekçi bilgiler sunmadığını iddia etti.
SOYLU’DAN YANIT GELDİ
Cemal Enginyurt’un bu sözlerine Süleyman Soylu’dan sert bir cevap geldi.

“SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİR KIYMETİ YOKTUR”
Enginyurt’un bir dönem kendini öven tweetlerini paylaşan Soylu, “Geçmiş zamanda benim için yaptığı methü senanında zerre kıymeti olmadığı gibi bugün söylediklerinin de hiçbir kıymeti yoktur.” dedi.
“TERÖRLE MÜCADELEYE SAYGIMIZIN ZORUNLULUĞUDUR”
Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan soylu şu ifadeleri kullandı:
Malum kişinin şahsımla ilgili söylediği iftiralar hukukun ve siyasetin konusudur. Ancak Gazi Meclisimizde bütçedeki açıklamayı çarpıtarak dağdaki PKK’lı terörist sayısının 2023 Mayıs’ta 77 olmadığı iftirasına cevap vermek; devletimizin ve kahramanlarınızın fedakarlıklarla yaptığı terörle mücadeleye saygımızın zorunluluğudur.
O gün 77 olan yurt içindeki (dağdaki terörist sayısı) bugün yarısıdır. Bu sayılar Genelkurmay, MİT, Jandarma ve Emniyet tarafından yılda iki kez yapılan tespitler sonucu belli olur.

RAKAMLARLA AÇIKLADI
Oysa bütçede belirtilen rakam ise, tüm terör örgütleri ile mücadelede şehir ve kırsalda gözaltına alınan, tutuklanan, ölü olarak ele geçirilen ve teslim olup etkisiz hale getirilenlerin toplam sayısıdır (1381).
Kahramanlarımızın fedakarlıklarını, devlet ve millet karşıtlarıyla sabah akşam çığırtkanlık yapanlara, kumar masalarına, borsa spekülatörlerine ve iş takipçilerine meze yaptırmayız. Geçmiş zamanda benim için yaptığı methü senanın da zerre kıymeti olmadığı gibi bugün söylediklerinin de hiçbir kıymeti yoktur.
“ELLERİNDEN GELENİ ARDLARINA KOYMASINLAR”
Lafa bakarız laf mı diye, söyleyene söyletene bakarız adam mı diye. Hayatlarında hiçbir başarıları olmayanlar ancak çamur siyasetlerinde debelenirler.
Ellerinden geleni ardlarına koymasınlar.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İslam dünyasının önemli tasavvuf alimlerinden olan ve 1827 yılında 49 yaşındayken vefat eden Mevlana Halid-i Bağdadi’nin türbesi, Suriye’nin başkenti Şam’da Kasiyun Dağı’nın eteğinde yer alan kabristanda bulunuyor.
Mevlana Halid-i Bağdadi’nin türbesi, 2009 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren bir vakıf tarafından restore edildi.
Ayrıca türbenin bakımı yaklaşık 100 senedir Van’dan Suriye’ye gelen bir aile tarafından yapılıyor.
Ancak Suriye’de yaşanan iç karışıklık sonucu türbeye 14 yıldır Türkler gelemedi.
“BİZLER 100 YILDIR BU TÜRBENİN BAKIMINI YAPIYORUZ”
Türbenin bakımını yapan 85 yaşındaki Zekeriya Vanlı, Türklerin 14 yıl sonra ilk kez türbeyi ziyaret ettiğini belirterek duygu dolu anlar yaşandı. Zekeriya Vanlı, “Mevlana Halid-i Bağdadi, Nakşibendilerin efendisidir. Bizler 100 yıldır bu türbenin bakımını yapıyoruz. Benden önce babam, babamdan önce de dedem bu türbenin bakımını yapardı. Ben de 55 yıldır görev yapıyorum” ifadelerini kullandı.

“SURİYE ERDOĞAN VE TÜRKİYE SAYESİNDE ÖZGÜRLEŞTİ”
Vanlı, “Sednaya Hapishanesi’nden çıkıp, serbest kalanları görünce çok sevindik. Benim damadım oradaydı ancak kendisinden 40 yıldır haber alamıyoruz, bilmiyoruz.Suriye halkı Allah’ın izni ve Türkiye’nin yardımıyla kurtuldu. Suriye Erdoğan ve Türkiye sayesinde özgürleşti.” dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilim Erzurum’da düzenlenen “Gençlerle Buluşma” programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerin sorularını yanıtladı.
“AİLE KAVRAMI BİZİM İÇİN KUTSALDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir genç kızın evlilikle ilgili sorusuna şu ifadelerle yanıt verdi:
Bizim milletimizin aile kavramı noktasında geçmişten bugüne farklı bir kutsiyeti var. Onun için de tabii bu kavramı hep birlikte sahip çıkmamız lazım. Gençler nedense evlenmiyor, boşanmalar artıyor. Erkekler kızlara karşı, kızlar erkeklere karşı evlilikte çok sıkıntılı. Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz. Bunu aşmamız lazım. Ben 25 yaşında evlendim. Ama şimdi bakıyoruz; 30, 35, 40… alıp başını gidiyor. Bir an önce evliliği yapmak lazım.
Bu arada, LGB ve benzeri oluşumlara da kesinlikle karşıyız.

“KEYFİ YERE FEDA EDECEK GENCİMİZ YOKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diğer açıklamları şöyle:
Bu ülkenin kendilerine sağladığı imkanlarla eğitimi tamamlayıp iş tecrübesi edinip yurt dışına gidenlerin çoğu hayal kırıklığıyla dönmenin yollarını arıyor. Bizim keyfi yere feda edecek tek gencimiz yoktur. Hepinize, her birinize ihtiyacımız var. Her ne şekilde olursa olsun, teröre bulaşmamış olma şartıyla, bu ülkenin kapıları da milletimizin gönlü de tüm evlatlarına sonuna kadar açıktır.

“ETİYOPYA-SOMALİ KRİZİ TÜRKİYE’DE ÇÖZÜLDÜ”
Bugüne kadar birçok ülke devreye girmiş ama bu işi çözememişler. Bir başbakan, iki cumhurbaşkanı olarak bir araya geldik ve bu konuda dedik ki bizi kırmaycaksınız. 7 saat süren görüşmeden sonra sağ olsunlar işi bitirdik. Yeni yılın ilk 2 ayında Etiyopya ve Somali’yi ziyaret edeceğim. Güzel bir geleceği tüm dünyaya duyurmuş olduk.

“ZULMÜN KARŞISINDA HER BİRLİKTE DURMAMIZ LAZIM”
Zulüm en büyük hasmım. En son Suriye’de yaşadıklarımız bunun en açık örneğidir. Zulmün karşısında hep birlikte durmamız lazım. Hele hele bizim milletimiz tarih boyunca zulme açık kapı bırakmamıştır ve adaletiyle türk milleti tüm dünyada örnek olmuştur.

“BU ÜLKE, İYİ Kİ CHP’NİN ELİNE KALMADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Esed gelsin görüşelim, beraber görüşelim, siz görüşün’ tarzında açıklamalarda bulundu. Bu açıklamaların ardından 12 saat içerisinde Esed Suriye’yi terk etti. Ben bundan kaynaklı size verdiğim oydan dolayı çok gurur duyuyorum ancak aklıma takılan bir soru var. 2023 seçimlerinde Millet İttifakı seçimi kazanmış olsaydı Türkiye, Suriye ve Orta Doğu’da son durum ne olurdu?” sorusu üzerine, şu cevabı verdi:
Yatalım, kalkalım, bol bol dua edelim Rabb’imize. İyi ki bu ülke onların eline kalmadı. Bunlar belediyelerde hangi sefaleti bizlere yaşatıyorlar biliyorsunuz değil mi? Bir de oraya kalsaydı yanardık.






Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’den Suriye’ye yardım eli…
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada Suriye’de rejimin çökmesinin ardından Şam’ın kuzeyindeki Beşşar Esed rejiminin işkence merkezi olarak bilinen Sednaya Hapishanesi’nde mahsur kalmış olabileceği düşünülen kişiler için ağır arama kurtarma ekipleri sevk edileceğini bildirildi.
80 KİŞİLİK EKİP GİDECEK
Eski rejime karşıt göstericilerin tutulduğu ve işkence gördüğü yer olarak bilinen Sednaya’da AFAD ekiplerinin gelişmiş arama kurtarma cihazlarıyla detaylı arama tarama faaliyeti gerçekleştireceği belirtilen açıklamada 80 kişilik ekibin pazartesi günü alana ulaşarak çalışmalara başlayacağı ifade edildi.
AFAD Başkanı Okay Memiş’in konuyla ilgili medya mensuplarına açıklamada bulunacağı kaydedildi.

İLGİLİ HABERHatay’daki Suriyeli vatandaştan ‘Sednaya Cezaevi’ açıklaması: Cenazeleri bile teslim edilmedi
İLGİLİ HABERFulya Öztürk, Esad rejiminin “ölüm kampı” Sednaya Hapishanesi’ni görüntülediGöktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de muhalif grupların 8 Aralık’ta başkent Şam’da kontrolü ele almasının ardından Türkiye’deki çok sayıda Suriyeli, ülkelerine dönmek için Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı’na gelmeye devam ediyor.
Eşleri, çocukları ve akrabalarıyla gümrük kapısından geçen Suriyeliler, işlemleri sonrası ülkelerine dönmeye başladı.
Ailesiyle geldiği Cilvegözü Gümrük Kapısı’nda işlemlerinin tamamasını bekleyen Muhammed El İbrahim, “10 yıl Sakarya’da kaldım. Şu an memleketime gidiyorum. Tekstil işinde çalıştım. Türkiye’ye çok teşekkür ederiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ HEP BERABER AYAĞI KALDIRACAĞIZ”
Muhammed Muhammed ise “Beşar Esad rejimi devrildiği için hepimiz ülkemize dönüyoruz. İnşallah hep beraber ülkemizi ayağa kaldıracağız. Bizleri misafir ettikleri için Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz, unutmayacağız ve bunun karşılığını mutlaka vereceğiz. Türkler bizim kardeşimiz, başımızın üstünde yerleri var, çok iyilik yaptılar” diye konuştu.

“SURİYE’YE DÖNÜNCE ESAS MESLEĞİME DEVAM EDECEĞİM”
Suriye’de inşaat mühendisi olarak çalışan ancak iç savaş nedeniyle 10 yıl önce Türkiye’ye sığınan 2 çocuk babası Muhammed Afgani de “Adana’da 10 yıldır mermer atölyesinde işçilik yapıyordum. Suriye’ye dönünce esas mesleğimi yapmaya devam edeceğim. Barış ve refah içerisindeki yeni Suriye’yi biz inşa edeceğiz. Türkiye’ye, Türk halkına bize kucak açtığı, ekmeklerini paylaştıkları için minnettarız. Her şey için çok teşekkürler” ifadelerini kullandı.



Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YURT DIŞINDAN İZİNSİZ ERİŞİM
Olayın tespiti sonrası güvenlik sistemlerinin hızlıca devreye alındığı belirtilen açıklamada, “Akşam saatlerinde HGS mobil uygulamamızın mesaj servisine yurt dışından izinsiz bir erişim gerçekleşmiş ve bu kapsamda Şirketimizle ilgisi olmayan bildirimlerin bazı kullanıcılara iletildiği tespit edilmiştir. Olayın tespitiyle birlikte, güvenlik sistemlerimiz hızlıca devreye girmiş, gerekli teknik ve operasyonel önlemler uygulanmıştır.” denildi.

“BİLGİLER YETKİSİZ KİŞİLERİN ELİNE GEÇMEDİ”
Kullanıcılara ait verilerin çalınmadığının da altı çizilen açıklamada şunlar kaydedildi:
“Söz konusu izinsiz müdahale sırasında ise herhangi bir veri kaybı ya da kullanıcı bilgilerinin yetkisiz kişilerin eline geçmesi gibi bir durum yaşanmamıştır.
Ayrıca, yasal mercilerle iş birliği içinde hukuki süreç başlatılmıştır.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kılıçdaroğlu’nun sözleri gündem oldu “Suriyeli Türkmenlere TIR’lar dolusu yardım yaptık. Arapça Nutuk gönderdik!” | Video
“TÜRKMENLERE ARAPÇA NUTUK GÖNDERDİK”
Kılıçdaroğlu’nun konuyla ilgili ifadeleri şu şekildeydi:
“Sayın Bahçeli bilsin. Iraklı Türkmenlere kim yardım yaptı, biliyor musunuz? Biz yaptık. Ama bunun reklamını yapmadık. Suriye’deki Türkmenlere Mustafa Kemal’in Arapça Nutuk’unu gönderen biziz. Sen ne diyorsun kardeşim? Bizim işimiz reklam değil.”

Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri yeniden gündeme geldi. Sosyal medyada alay konusu olan Kılıçdaroğlu hakkında birçok yorum yapıldı. Sabah Gazetesi yazarı Melih Altınok da “Hakkı ödenmez” diyerek CHP’nin dış politika vizyonunu gözler önüne serdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şahin’in açıklamaları şöyle:
“Bu görüntüler aslında Türkiye’de şu tartışmayı başlatmalı. Yıllardır “Esad’la görüşün” diyen bir bu tayfa var. Suriye’ye gidip YouTube çektiler. Şam’da hayatın ne kadar normal olduğunu insanların ne kadar büyük bir refah içerisinde olduklarını çekiyorlardı. Ama o kadar güzeldi ki herkes bolluk ve bereket içindeydi hatta Esad yedi ekmek dağıtıyordu herkese. Kafelerde oturuyorlardı Şenşakrak içinde.
Gazeteci Zafer Şahin’den A Haber’de Esad destekçisi etki ajanlarına tepki: Hesabı sorulmalı
“ETKİ AJANLIĞINI NEDEN YAPTIKLARININ HESABI SORULMALI”
Bu adamlara bu şahıslara içlerinde kadınlarda var bu etki ajanlığını neden yaptıklarının hesabı sorulmalı. Acaba hangi motivasyonla bunu yaptılar. Onları oraya kim gönderdi? Oradaki amaç neydi? İşte manzara bu. İnsanlar tarih boyunca böyle bir zülüm görmemiştir. Şu şartlarda milyonlarca insan ülkeyi terk etmiş.
“İKİ TANE YOUTUBERA, GAZETECİYE ŞUNA BUNA SORULMASINDAN BAŞKA…”
Bunlar bize bambaşka bir Şam anlattılar. Acaba niye? Buradan sadece iki tane YouTubera, gazeteciye şuna buna sorulmasından başka siyaset kurumunun da bir kendine gelmesi lazım. Bak Esad düşmüş muhtemelen havada Türkiye’de siyaset şu konuşuldu. Derhal Esad’la masaya oturun. Adam ülkeyi terk etmiş şimdi onunla niye oturacağız? Onlara da sormak lazım. Kardeşim siz bu realiteyi görmediniz mi? Sizin nasıl bir dış politikanız var ki Dış politika biriminiz var ki Suriye sahasının resmini bu hafta sonu bile çekemediniz. Ve siz neden sürekli böylesine bir diktatörle Türkiye’nin aynı masaya oturması gerektiğini yıllardır tekrarlıyorsunuz.
“AMA BİRİLERİ DE HALA ONA TÜRKİYE’YE DAİR BAŞKA HİKAYELER ANLATIYOR”
Tüm bu soruların cevabını ben ortaya çıkmasının yakın tarihteki bir çok olayında aydınlatacağını düşünüyorum. Mesela nedir? Esad’ın neden Rusya’da baskı yaptığı halde Türkiye ile masaya oturmadı? Ne dedi biliyorsunuz ki aylar aylar önce Erdoğan ile niye görüşeceğim? dedi “buluşup gazoz mu içeceğim” demiş. Başına hala neyin geleceğini farkında değil. Ama birileri de hala ona Türkiye’ye dair başka hikayeler anlatıyor. Türkiye’de iktidarın değişeceğini bir şeyler olacağına dair bazı şeyler Fısıldandı ki Esad belki bu yüzden geri durdu.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
“Somali ve Etiyopya’nın ülkemizde duydukları güven neticesinde bundan yaklaşık 8 ay önce başlattığımız özellikle Ankara sürecinde önemli bir aşamaya geldik. Birtakım kırgınlıkların ve yanlış anlamaları beraberce aşmak suretiyle Somali ve Etiyopya arasında barış ve işbirliğine dayalı yeni bir başlangıcın ilk adımını attık.
Ülkelerin egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğünün sağlanmasına yönelik ilkesel tutumumuzun bir sembolü olarak Afrika’nın bu güzide köşesinde barış ve istikrarın sağlanması temel beklentimiz. Mayıs ayından itibaren tarafların rızasıyla Dışişleri Bakanlarımız iki defa Ankara’da, bir defa da Türkevi’nde bir araya geldiler. Yüz yüze yapılan bu toplantıların yanı sıra bir çok kez de telefon irtibatımız oldu. Tüm bu süreç boyunca tarafların hassasiyetlerini, önceliklerini ve beklentilerini dikkatle dinledik. Her 2 ülkenin değerli katkılarıyla da bugün mutabık kaldığımız ortak bildiri metnini ortaya çıkardık. Bu ortak lideri geçmişe değil geleceğe odaklanmakta bizim için çok önem taşıyan bu iki dost ülkenin bundan sonra inşa edecekleri ilkeleri kayda geçirmektedir.
TARİHİ UZLAŞI
Büyük özverilerle bu tarihi uzlaşıya vardıkları için değerli kardeşlerimi gönülden tebrik ediyor, kendilerine yapıcı tutumlarından dolayı teşekkür ediyorum. Somali ve Etiyopya’nın bulunduğu bölge, geçmişte bir çok haksızlığa uğramasına ciddi çatışmalara sahne olmasına rağmen tarihte parlak dönemler yaşamış, insanlığa önemli katkılar yapmış bir coğrafyadır. Mutabık kalınan ortak bildirinin önümüzdeki dönemde karşılıklı saygı temelinde bölgede iş birliği, ekonomik kalkınma ve refah için sağlam temel oluşturacağına inanıyorum.
“ADIMLARI BERABER ATACAĞIZ”
Bu aynı zamanda devlet adamlarının gelecek nesillere karşı görev ve sorumluluğudur. Burada ilan ettiğimiz uzlaşı böylesi bir vizyonun ürünüdür. Bundan sonra atacağımız adımları birlikte kararlaştırıp, bölge insanının huzur ve refahını artıracak projeleri beraberce hayata geçireceğiz.
“DÜNYA HEPİMİZE YETER”
Yaptığımız görüşmeyle birlikte özellikle Etiyopya’nın denize açılma talepleri, istekleri doğrultusunda bugünkü yaptığımız ilk toplantıdan sonra bunun devamını da yapıp denize açılma konusunda Şeyh Mahmut kardeşimin de gereken ilgi alakayla desteği vereceğine inanıyorum. Bu dünya hepimize yeter. Burada hep birlikte yerimizi muhakkak alacağız ve bunun adımlarını da beraber atacağız diye düşünüyorum.”
“İKİ LİDERDEN TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR”
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ortak basın toplantısında Türkiye’nin gayretleri için teşekkür etti. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, “Ortak çıkarlara sahip iki ülkedir. Türkiye’nin gayretlerine müteşekkiriz. Etiyopya Somali’nin gerçek dostu olacaktır. Barış ve istikrar bizim için önceliklidir. Afrika Boynuzu çok hassas bir bölge. Refah için çok fırsatımız var, bunu birlikte başaracağız. Çok teşekküller Sayın Cumhurbaşkanı” dedi. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali de “Türkiye’nin bölgedeki barış ve istikrara olan gayretlerini teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan insiyatif aldı ve bu görüşmeleri başlattı. Etiyopya ve Somali ortak tarih ve dile sahip ama aynı zaman da kan kardeşiyiz. Denizlere güvenli ulaşım istiyoruz”ifadelerini kulandı.
ORTAK BİLDİRİ METNİ
Türkiye Cumhuriyeti’nin kolaylaştırıcılığıyla Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti ve Somali Federal Cumhuriyeti’nin Ankara Bildirisi
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Somali Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud ve Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Abiy Ahmed Ali’yi 11 Aralık 2024 tarihinde Ankara’da ağırlamıştır.
Dostane bir ortamda gerçekleştirilen toplantı, açık ve yapıcı bir görüşmeye olanak sağlamıştır.
Somali ve Etiyopya Liderleri birbirlerinin egemenlik, birlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve Afrika Birliği Kurucu Antlaşması’nda yer alan ilkelere saygı ve bağlılıklarını teyit etmişlerdir.
Taraflar, dostluk ve karşılıklı saygı ruhu içerisinde, görüş ayrılıkları ve tartışmalı meselelerden vazgeçip geride bırakma ve ortak refah doğrultusunda iş birliği içerisinde kararlılıkla ilerleme konusunda mutabık kalmışlardır.
Somali, Etiyopya askerlerinin Afrika Birliği Harekâtlarındaki kayıplarını tanır.
Taraflar, Somali Federal Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterirken Etiyopya’nın denize ve denizden güvenli erişiminden sağlanabilecek çeşitli potansiyel yararları tasdik etmişlerdir.
Ayrıca, Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti’nin, Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemen yetkisi altında, denize ve denizden güvenilir, emniyetli ve sürdürülebilir erişimden yararlanmasına olanak tanıyacak sözleşme, kiralama ve benzeri yöntemler de dahil olmak üzere ikili anlaşmalar yoluyla karşılıklı olarak avantajlı ticari düzenlemeleri sonuçlandırmak için yakın bir şekilde birlikte çalışma konusunda mutabık kalmışlardır.
Taraflar, bu amaçlar doğrultusunda ve Türkiye’nin kolaylaştırıcılığında en geç Şubat 2025 sonuna kadar iyi niyetle teknik müzakerelere başlamaya ve dört ay içinde sonuçlandırıp imzalamaya karar vermişlerdir.
Taraflar, bu taahhütlerin uygulanmasında Türkiye’nin desteğini memnuniyetle karşılamış ve söz konusu taahhütlerin yorumlanması ve uygulanmasına ilişkin her türlü görüş ayrılığını diyalog yoluyla ve gerektiğinde Türkiye’nin desteğiyle barışçıl bir şekilde çözme taahhüdünde bulunmuşlardır.
Taraflar, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bu girişim ve sürece yönelik devam eden bağlılığı için şükranlarını ifade etmişlerdir.
BAŞKAN ERDOĞAN SOMALİ CUMHURBAŞKANI’NI KÜLLİYE’DE KARŞILADI
Başkan Erdoğan, Somalili mevkidaşını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelişinde giriş kapısında karşıladı.
Erdoğan ve Mahmud tokalaşarak poz verdi. Daha sonra Erdoğan ve Mahmud, heyetleri eşliğinde görüşmeye geçti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da hazır bulundu.
ETİYOPYA BAŞBAKANI İLE DE GÖRÜŞTÜ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’i de kabul etti. Başkan Erdoğan, Ahmed’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelişinde giriş kapısında karşıladı.
Tokalaşarak poz veren Erdoğan ve Ahmed, heyetleri eşliğinde görüşmeye geçti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da hazır bulundu.
Başkan Erdoğan, Somali ve Etiyopya arasındaki kriz için devrede! Peş peşe kritik görüşmeler
ETİYOPYA-SOMALİ ARASINDAKİ GERİLİM
Etiyopya, dünyada denize erişimi olmayan en büyük nüfusa sahip ülke. Eritre’nin 1991’de fiilen Etiyopya’dan ayrılması ve 1993’te hukuken bağımsızlığını kazanmasıyla denize erişimini kaybeden Etiyopya, ekonomik nedenlerle Kızıldeniz’e erişim konusunu gündemde tutmuş, Somaliland ile 1 Ocak’ta bu yönde bir Mutabakat Muhtırası imzalamıştı.
Söz konusu muhtıra, Somaliland’ın tanınması vaadini içermesi nedeniyle Somali’nin ve uluslararası toplumun ciddi tepkisini çekmişti. Somaliland Başkanı Musa Bihi Abdi, anlaşmanın tamamlanmasıyla Etiyopya’nın kendilerini “bağımsız” olarak tanıyacağını söylemişti.
Somali hükümeti ise Etiyopya’nın, Somaliland ile denize erişim anlaşması yapması üzerine büyükelçisini Etiyopya’dan geri çekmişti.
Arap Birliği ve Afrika Birliği, Etiyopya ile Somaliland arasında denize erişim işbirliğine yönelik “Kızıldeniz’de askeri üs inşası ve liman geliştirilmesinin önünü açan” anlaşmayı reddettiğini ve kınadığını duyurmuştu.
Etiyopya ile Somali Dışişleri Bakanları, iki ülke arasındaki krizin çözümünü teminen 9-10 Mart’da Nairobi’de bir araya getirilirken, iki ülke arasında yapılan dolaylı müzakerelerden bir sonuç alınamamıştı.
.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Örgütün, Esad rejiminden yaptığı kirli anlaşmalarla füze, tank, ağır silah ve mühimmatları ele geçirip depolarına taşımaya başladığı belirlendi.
MİT’ten PKK/YPG’ye Suriye Kamışlı’da operasyon
PKK/YPG’nin bu gasp ettiği ekipmanları Türkiye’ye yönelik saldırılarda kullanmayı planladığı ortaya çıkarıldı.

GECE KARANLIĞINDA KAÇIŞ PLANI BOZULDU
MİT, örgüt mensuplarının gece karanlığından faydalanarak füze ve mühimmatları tırlara yüklediğini ve konvoy halinde bölgeden ayrıldığını tespit etti. Bu kritik bilgi üzerine hızla harekete geçen MİT, düzenlediği operasyonda konvoydaki silah ve mühimmatları etkisiz hale getirdi.

PKK/YPG YALANA SIĞINDI
Operasyonun ardından büyük bir darbe alan PKK/YPG, moral kaybını telafi etmek için Kamışlı Havalimanı’nın İsrail tarafından hedef alındığı yönünde asılsız bir iddia ortaya attı. Ancak MİT’in nokta operasyonu, örgütün bu yalanını boşa çıkardı.


SINIRDAKİ TEHDİDE MÜSAMAHA YOK
MİT kaynakları, Suriye’deki mevcut duruma ilişkin yaptığı açıklamada, terör örgütünün sınırlarımızda yuvalanmasına ve ülkemize yönelik tehdit oluşturmasına izin verilmeyeceğini vurguladı. Operasyonların, terör örgütü tamamen etkisiz hale getirilene kadar aralıksız süreceği belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Fidan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“SURİYE TERÖR YUVASI OLMAYACAK”
“Suriye’deki rejim tarihe karışmıştır. Suriye’nin terörizm yuvası olmasına izin vermeyeceğiz. Suriyeliler huzur içinde ülkelerine dönecek.
Suriye topraklarına giren İsrail, işgalci zihniyetiyle Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef almaktadır.

“SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İsrail’in saldırganlığı, mezalimi ve hukuksuzluğu devam ediyor. Türkiye olarak her zaman Suriyeli kardeşlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz.
Huzurun ve barışın hakim olduğu farklı dini ve etnik grupların sulh içinde yaşadığı, komşuları için istikrarsızlık üretmeyen bir Suriye’yi görmeyi arzu ediyoruz.

GKRY’NİN SİLAHLANDIRILMASI
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlandırılması adada yeni bir silahlanma yarışını da tetikleyebilecektir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada Azerbaycan’ın Suriye’deki gelişmeleri takip ettiği ve bu çerçevede kardeş Türkiye ile istişarelerde bulunulduğu ifade edildi.
Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de barış ve istikrarın sağlanması ve iç çatışmaların sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi.
“KATKIDA BULUNMAYA HAZIRIZ”
Azerbaycan’ın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini desteklediği vurgulanan açıklamada, “Azerbaycan, sorunların Suriye halkının iradesi doğrultusunda ve iç siyasi diyalog yoluyla çözülmesini umuyor. Azerbaycan, kardeş Türkiye ve benzer düşüncedeki diğer ortaklarıyla Suriye halkının karşılaştığı insani sorunların giderilmesine katkıda bulunmaya hazırdır” ifadeleri yer aldı.
Suriye’de Azerbaycan’ın diplomatik temsilciliğinin olmamasına rağmen bu ülkedeki Azerbaycan vatandaşlarının sayı ve yerinin belirlenmesi için çalışmalar yapıldığı bilgisi paylaşılan açıklamada vatandaşlarının Türkiye üzerinden gerçekleştirilen vatanlarına geri dönme işlemlerinin de sürdürüleceği kaydedildi.
Gelecek süreçte durumun istikrar kazanmasıyla Azerbaycan-Suriye ilişkilerin yeniden kurulmasının ümit edildiği belirtildi.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Thepet.com.tr’nin ürün yelpazesi, evcil hayvanınızın hem sağlığını hem de tarzını düşünerek hazırlandı. Soğuk kış günlerinde dostlarınızı koruyacak sıcacık kazaklar, yağmurlu havalar için su geçirmez montlar ve yaz aylarında güneşten korunmalarını sağlayan hafif tasarımlar, en sevilen ürünler arasında yer alıyor.
Kediler ve köpekler için ayrı ayrı tasarlanmış kıyafetler, hem onların hareket özgürlüğünü kısıtlamıyor hem de benzersiz bir şıklık katıyor. Özellikle kedi kıyafeti kategorisinde sunulan rahat ve esnek kumaşlar, kedilerin doğal hareketlerini desteklerken şık tasarımlarıyla dikkat çekiyor.
Thepet.com.tr’de satışa sunulan tüm kıyafetler, evcil hayvanların cilt sağlığını ön planda tutan, kaliteli ve nefes alabilir kumaşlardan üretilmiştir. Ürünler, alerji riskini en aza indirirken dostlarınızın keyifle kullanmasını sağlıyor.
Evcil hayvan sahipleri, kaliteli ürünlere uygun fiyatlarla ulaşmanın keyfini çıkarıyor. Ayrıca, Thepet.com.tr’nin hızlı teslimat seçeneği sayesinde siparişleriniz kapınıza kadar en kısa sürede ulaşıyor.
Sevimli dostlarınızı mutlu etmek ve onları şık bir görünüme kavuşturmak için Thepet.com.tr’nin geniş ürün yelpazesini keşfedin. Köpek kıyafeti, köpek kıyafetleri ve kedi kıyafeti ürünlerinde kalitenin adresi Thepet.com.tr, evcil hayvan modasında fark yaratmaya devam ediyor.
]]>Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve GürAta Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, bu projenin tüketicilere sağlıklı ve uygun fiyatlı gıda ürünleri sunma hedefinde önemli bir adım olduğunu belirtti. Özpamukçu, Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak yerel üreticilerin ürünlerini doğrudan organize perakende üyeleri aracılığıyla tüketicilere ulaştırmak için çalıştıklarını ifade etti. Özellikle Migros ve Carrefoursa’nın bu projeye katkısının altını çizen Özpamukçu, “Yerli yeşil mercimek gibi ürünlerin ülkemizin dört bir yanındaki tüketicilere ulaşmasını sağlıyoruz. Böylece yerel üretimi ve üreticiyi destekleyen projelerin yaygınlaşması için çaba göstermeye devam ediyoruz” dedi.

GürAta, tedarik zincirini iyileştirme vizyonuyla, yerel üreticilerin ürünlerini en az aracıyla tüketiciye ulaştırmayı hedeflemiştir. Şirket, bu hedef doğrultusunda kooperatifler ve üretici birlikleriyle çalışarak yerel tarımı daha rekabetçi bir yapıya kavuşturuyor. Bu model, sadece ekonomik kazanç sağlamıyor, aynı zamanda çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmalarına ve daha sürdürülebilir tarım uygulamaları gerçekleştirmelerine destek oluyor.
GürAta, üreticilere yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda kurumsal bir yapı sunuyor. Migros ve Carrefoursa gibi büyük perakendecilerle yapılan işbirlikleri sayesinde, üreticilerin ürünleri alım garantisiyle destekleniyor. Bu durum, üreticilerin ekonomik risklerini azaltırken, tarımsal faaliyetlerinin güvence altına alınmasını sağlıyor.
GürAta’da coğrafi işaretli ve organik ürünlere özel bir önem veriliyor. Bu ürünler, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de tüketicilere kaliteli ve doğal ürünler sunuyor. Sunulan hizmet kapsamında, bu tür ürünlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması için gerekli altyapı yatırımları ve tanıtım faaliyetleri de yapılıyor. Bu, yerel tarım ekonomisinin değer kazanmasına ve uluslararası pazarlarda daha fazla söz sahibi olmasına olanak tanıyor.

GürAta’nın geliştirdiği bu model, kamu-özel sektör işbirliğinin başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Yerel üreticilere verilen destekler, sadece ekonomik anlamda değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli katkılar sunuyor. Tarım ve hayvancılık sektöründe aracıları azaltarak çiftçinin kazancını artıran bu yaklaşım, sektörde uzun vadeli bir dönüşümü tetikliyor.
Yerel üreticilere sağlanan bu tür destekler, Türkiye’nin tarımsal geleceği için umut verici bir model oluşturuyor. GürAta’nın vizyonu, üreticiyi güçlendiren, tüketiciyi koruyan ve sürdürülebilirliği temel alan bir sistem yaratmak. Bu, yalnızca yerel ekonomiye değil, aynı zamanda ulusal tarım politikalarına da önemli katkılar sağlıyor.
GürAta’nın tarım ve hayvancılık sektörüne getirdiği bu yenilikçi model, üretici ve tüketiciler arasında güvenilir bir bağ kurarken, sektörün tüm paydaşları için ortak bir kazanım sunuyor.
]]>İkinci Kez Zirvede
Geçtiğimiz yıl da aynı ödülü kazanan Zabun, bu yıl dünya genelinde yaklaşık 200 aday arasından sıyrılarak, toplamda 38.000 oy almayı başardı. Bu başarı, genç girişimcinin global kripto topluluğu üzerindeki etkisini ve güvenilirliğini bir kez daha kanıtladı.
Zabun: “Harika Bir Yıl Geçirdik”
Ödül töreninde duygularını paylaşan Zabun, şu ifadeleri kullandı: "Harika bir seneydi, muhteşem işlere imza attık. Dünyanın en büyük ve en iyi kripto borsası Binance’den bu ödülü almak, tarif edilemez bir duygu. Destekleyen herkese teşekkür ederim."

Binance Blockchain Week: İlham Veren Bir Buluşma
Üç gün süren etkinlik boyunca, binlerce katılımcı kripto dünyasına dair en güncel gelişmeleri takip etti ve destekledikleri projeleri yatırımcılarla buluşturma fırsatı yakaladı. Dünyanın dört bir yanından gelen kripto severler, bir sonraki Binance Blockchain Week için şimdiden heyecanla beklemeye başladı.
Ali Umut Zabun, başarısıyla Türk kripto topluluğuna ilham kaynağı olmaya devam ederken, dünya çapında adından söz ettiren bir isim haline geldi.
Bu ödül, sadece Zabun'un başarısını değil, aynı zamanda kripto dünyasındaki Türk temsilinin de gücünü ortaya koyuyor.
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), PKK/KCK’nın kadın örgütlenmesi PAJK’ın sözde sorumlularından, KCK yöneticisi ‘Jiyan Herdem’ kod adlı Mürvet Gülsever’i Irak Süleymaniye’de etkisiz hale getirdi.
MİT’in istihbarat ağı sayesinde, PKK/KCK’lı ‘Jiyan Herdem’ kod adlı Mürvet Gülsever’in, örgüt üst düzey yöneticileri ile yakın ilişki içerisinde olduğu tespit edildi. Teröristin, Türkiye’ye teslim olmak için örgütten kaçarken yakalanan ve hakkında casusluk yaptığı iddia edilen örgüt mensuplarının infaz kararını alan KCK yönetiminde yer aldığı belirlendi. PKK/KCK’nın kadın örgütlenmesi PAJK’ın sözde sorumlularından, KCK yöneticisi Gülsever’in son olarak Süleymaniye kırsalında bulunan İran sınırındaki Pencevin bölgesinde faaliyet yürüttüğü öğrenildi. Hakkında aranma kayıtları bulunan PKK/KCK’lı Gülsever için operasyon kararı alındı. Tam yerinin tespit edilmesi üzerine gerçekleştirilen nokta operasyonla terörist etkisiz hale getirildi.
Aslen Mardinli olan ‘Jiyan Herdem’ kod adlı Mürvet Gülsever, terör örgütünün gençlere yönelik propagandalarından etkilenerek 1992 yılında PKK/KCK kırsal kadrolarına katıldı. Mardin, Şırnak ve Siirt kırsalında güvenlik güçlerine karşı silahlı faaliyet yürüttü. Suriye’de, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın yanında silahlı ve ideolojik eğitim aldı. Terör örgütünün üst kadın yapılanması ‘PAJK Meclisi’nde faaliyet yürüttü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANATÇI Mahsun Kırmızıgül’ün annesi Faike Arık (99), Diyarbakır’da son yolculuğuna uğurlandı.
Mahsun Kırmızıgül’ün dün İstanbul’da hayatını kaybeden annesi Faike Arık’ın cenazesi, sabah saatlerinde Yenişehir ilçesindeki Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Camisi’ne getirildi. Burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına CHP milletvekilleri Mustafa Sarıgül ve Sezgin Tanrıkulu, oyuncu Zekeriya Karakaş ile vatandaşlar katıldı. Kırmızıgül gözyaşlarına hakim olamazken, çok sayıda sanatçı cenazeye çelenk gönderdi. Arık’ın cenazesi, Hani ilçesi kırsal Veziri Mahallesi’nde toprağa verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, “ruhsatsız silah imal ve ticareti” suçunun önlenmesine yönelik çalışma yürüttü.
Zanlılar S.A. ve M.E.B’nin Nilüfer ilçesindeki iş yerleri ve evlerinde eş zamanlı yapılan aramalarda 10 ruhsatsız tabanca, tam otomatik silah, kesme tüfek, 1347 adet tabanca fişeği, 4 ruhsatsız tüfek, 6 kurusıkı tabanca, dürbün ve 7 bıçak ele geçirildi.
Şüphelilerden birinin evindeki aramada, yatak odasının “silah deposu” gibi kullanıldığı ortaya çıktı. Odadaki bazanın ve yastığın altlarından, yatağın kenarlarındaki çelik kasalardan çok sayıda tabanca ve mühimmat çıktı.
Gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce desteklenen “Engellerin Ötesinde Müzik” başlıklı proje kapsamında kentteki bir otelde dün başlayan kampa, 15 ila 37 yaşlarındaki 15 otizmli birey katılıyor.
Eğitmenlerin destekleriyle hazırlandıkları koroda hünerlerini sergileyen katılımcılar, solo performanslarıyla dinleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.
Kampı ziyaret eden Çanakkale Valisi Ömer Toraman, gazetecilere, 3 AralıkDünya Engelliler Günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak için hafta boyunca sosyal etkinlikler gerçekleştirildiğini söyledi.
ÇOMÜ Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Türkmen ve öğretim üyelerine, emeği geçen herkese teşekkür eden Toraman, şöyle konuştu:
“Annelerine, babalarına, yakınlarına onlara destek verdikleri, bu tür etkinliklere dahil ettikleri için teşekkür ederim. Bu etkinlikler çok kıymetli. Otizmli kardeşlerimiz çok üst seviyede parçaları çalabiliyor, icra edebiliyorlar. Önemli olan bu yeteneklerin açığa çıkarılması. Bu proje vesilesiyle bunun gerçekleşmiş olduğunu görmekten de memnuniyet duyuyoruz. Özellikle de otizmli gençlerimizi tebrik etmek istiyorum.”
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın da ÇOMÜ olarak sadece bu haftaya özel değil sürekli bu tür etkinlikler yaptıklarını, halkın tüm kesimlerine, ihtiyaçlarına odaklanan, onlarla üreten ve emek veren bir üniversite oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti.
Ziyarette, Dekan Prof. Dr. Uğur Türkmen, proje yürütücüleri, akademisyenler, eğitmenler ve otizmli bireylerin aileleri hazır bulundu.
“Otizm ve Müzik Kış Kampı” yarın sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şükrü Mutlu yönetimindeki 39 SS 746 plakalı otomobil, Turgutbey köyü yakınlarında, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 41 ALG 131 plakalı tırla çarpıştı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, otomobildeki Hamdiye Mutlu’nun hayatını kaybettiğini belirledi.
Mutlu’nun cenazesi, incelemenin ardından Lüleburgaz Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Yaralanan otomobil sürücüsü de aynı hastanede tedavi altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 69 yaşında hayatını kaybeden Akyazı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Şinasi Bayraktar için Akyazı ilçesindeki Gazi Süleyman Paşa Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Bayraktar’ın kardeşleri TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ile Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar ve ailesi, törende taziyeleri kabul etti.
Zeki Şinasi Bayraktar’ın cenazesi, öğle vakti İlçe Müftüsü Kamil Özcan Demir’in kaldırdığı namazın ardından Akyazı Merkez Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Cenaze törenine, Bayraktar’ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Sakarya Valisi Rahmi Doğan, AK Parti Sakarya milletvekilleri Lütfi Bayraktar, Çiğdem Erdoğan ve Ali İnci, MHP Sakarya MilletvekiliMuhammed Levent Bülbül, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, iş insanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU’nun Mudurnu ilçesinde kara yoluna inen kurt, yoldan geçen bir otomobil sürücüsü tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Munduşlar köyü Salmanlar Mahallesi yolunda otomobili ile ilerleyen İsmail Ceyhan, yol kenarında kurt gördü. Ceyhan, kurdun kara yolunda yürümesini, aracın yanına gelip daha sonra yoldan uzaklaşmasını cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Kurt, daha sonra gözden kayboldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çiğiltepe köyünde Ahmet Türker’e ait iki katlı ahşap evde, sabah saatlerinde elektrik kontağından yangın çıktı.
Alevleri fark eden Türker ailesi, evden çıkarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri ile orman işletmeye ait arazözler sevk edildi.
Ekipler, yaklaşık 3 saat süren müdahalenin ardından yangını söndürdü.
Hasar meydana gelen evin sahibi Türker, gazetecilere, yangının eşi ve 4 çocuğuyla uyudukları sırada çıktığını belirterek, müdahale eden ekiplere teşekkür etti.
Muhtar Hüseyin Gülcan ise ailenin zor günler geçirmemesi için yardım edilmesi gerektiğini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sezai Karakoç Bulvarı’nda “dur” ihtarına uymayan Murat A’nın kullandığı 31 AED 634 plakalı otomobil, uygulama noktasında görevli polis memuru Mustafa Akgül’e (50) çarptı.
Otomobil, daha sonra refüjdeki sinyalizasyon direğine çarparak durabildi.
Durumun telsiz anonslarıyla bildirilmesi üzerine, olay yerine sağlık ekiplerinin yanı sıra takviye polis sevk edildi.
Sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde polis memuru Akgül’ün şehit olduğunu belirledi.
Kazada yaralanan ve uzman çavuş olduğu öğrenilen sürücü ise ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Akgül’ün cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
Şehidin cenazesi toprağa verildi
Şehit Mustafa Akgül için İl Emniyet Müdürlüğü bahçesinde tören düzenlendi.
Adana Adli Tıp Kurumu morgundan alınan şehidin naaşı Adana İl Emniyet Müdürlüğü önüne getirildi.
Törene, Akgül’ün aile ve yakınları ile Adana Vali Vekili İbrahim Küçük, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan, askeri ve mülki erkan ile mesai arkadaşları katıldı.
Burada düzenlenen törende, şehidin öz geçmişi okundu, Kuran-ı Kerim tilaveti yapıldı. İl Müftüsü Mehmet Taşcı’nın dua etmesinin ardından cenaze Sarıçam ilçesindeki Buruk Mezarlığı’na götürüldü.
Akgül’ün cenazesi, Buruk Mezarlığı’nda İl Müftüsü Taşcı’nın kıldırdığı namaz sonrası Polis Şehitliği’nde toprağa verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’da asayiş uygulamasında ‘dur’ ihtarına uymayan ve alkollü olduğu belirlenen İncirlik 10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı’nda görevli uzman çavuş Murat Altaş’ın (34) otomobili ile çarptığı şehit polis memuru Mustafa Akgül (50), düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.
Kaza, gece yarısı Sarıçam ilçesi Sezai Karakoç Bulvarı’nda meydana geldi. Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği’nde görevli polis memuru Mustafa Akgül, 31 AED 634 plakalı otomobilin sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. Uzman çavuş Murat Altaş yönetimindeki otomobil, hızla çarptığı Akgül’ü altına alıp, yaklaşık 70 metre sürükledi. Otomobil sinyalizasyon direklerine çarparak dururken, ihbarla bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde polis memuru Akgül’ün yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralı sürücü Altaş ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan Altaş’ın alkollü olduğu öğrenildi. Mustafa Akgül’ün cansız bedeni, savcılık ve polisin incelemesinin ardından Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı. Otomobil sürücüsü Murat Altaş, tedavisinin ardından gözaltına alındı.
İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDE TÖREN
Evli ve 4 çocuk babası olan şehit polis Mustafa Akgül için İl Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Törene il protokolünün yanı sıra Akgül’ün çok sayıda meslektaşı ve ailesi katıldı. Şehidin babası Selim Akgül, oğulları Şamil (27), Yavuz Selim (23), Malik Enes (20), kızı Sabiha (18) ve eşi Ayşe Akgül, törende güçlükle ayakta durdu. İl Müftüsü Mehmet Taşçı tarafından okunan dualardan sonra şehit Akgül’ün cenazesi, Buruk Mezarlığı’na götürüldü. Burada helallik alınması ve cenaze namazının ardından Mustafa Akgül, Polis Şehitliği’nde defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 7 Aralık (Xinhua) — Çin Fırlatma Aracı Teknolojisi Akademisi’nden roket tasarımcısı Long Lehao, Çin’in yeni nesil insanlı fırlatma aracı Uzun Yürüyüş-10 taşıyıcı roketinin, ülkenin Ay aktarım yörüngesi faydalı yük kapasitesini 8,2 tondan 27 tona çıkaracağını söyledi.
Aynı zamanda Çin Mühendislik Akademisi’nde akademisyenlik yapan Long, Uzun Yürüyüş-10 roketinin, Çin’in Ay’a iniş programında kullanılacak yeni nesil insanlı uzay araçları ve iniş modüllerini fırlatmak üzere geliştirildiğini belirtti.
Roketi geliştirme çalışmalarının düzgün şekilde ilerlediğini kaydeden Long, birinci kademe güç sistemi testlerinin tamamlandığını ifade etti.
Long’a göre ülkenin uzay istasyonuna yönelik insanlı görevler ve kargo görevleri ve istasyonun operasyonel görevleri için ve çeşitli uyduların fırlatılma gerekliliklerine yönelik olarak Uzun Yürüyüş-10 temel alınarak bir dizi konfigürasyon geliştirilebilir.
Gelecekte kullanılacak ağır yük fırlatma aracı olan Uzun Yürüyüş-9 taşıyıcı roketinin, yarıçapının 10,6 metre, yüksekliğininse yaklaşık 114 metre olacağını kaydeden Long, roketin 50 tonluk bir Ay aktarım yörüngesi faydalı yük kapasitesine sahip olacağını dile getirdi.
Long, kriyojenik itici yakıt olarak sıvı oksijen ve metandan güç alan Uzun Yürüyüş-9’un gelecekte insanlı Mars görevlerinin fırlatılmasında kullanılabileceğini söyledi.
Long, Uzun Yürüyüş-9’un her iki kademesinin de tamamen yeniden kullanılabilir olacağını ve yeniden kullanım için deniz üzerinden kurtarılabilecek şekilde tasarlandığını kaydetti.
Çin Fırlatma Aracı Teknolojisi Akademisi tarafından hazırlanan ve 15. Çin Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı’nda gösterilen animasyon videosunda, yeniden kullanılabilir roketin ilk kademesinin iniş sırasında ızgara şeklindeki kanatlarını açtığı ve bu kanatlar sayesinde kademenin açık denizdeki bir platform üzerindeki hareketli raylarla yakalandığı görülüyor. Videoda ikinci kademenin güçlendirilmiş dikey iniş gerçekleştirdiği de görülüyor.
Long, ağır yük kaldırmaya yönelik taşıyıcı roketin geliştirilmesinin, gelişmiş tasarım, üst düzey imalat, hammadde ve bileşenler gibi ilgili temel sektörlerin gelişimi için de güçlü bir ivme sağlayacağını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Zeki Ergezen Bulvarı’nda meydana geldi. Seyir halindeki otomobil, aküsünün bitmesiyle stop etti. Sürücü aracından inip aracın motor kısmına bakarken, trafikteki yavaşlamayı fark eden Motosikleti Polis Timleri, ekip aracından takviye sağlayarak aracın çalışmasına yardımcı oldu. O anlar, KGYS kameralarına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KBÜ’den yapılan açıklamaya göre, ziyarette üniversitenin gelişimine katkı sağlamak ve üniversite ile işbirliğini güçlendirmek amacıyla çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunuldu.
Rektör Kırışık, üniversitenin akademik çalışmaları ve araştırma projeleri hakkında bilgi verirken, üniversitenin gerçekleştirdiği etkinlikler ve projeler hakkında bilgilendirme yaptı.
Milletvekilleri Şahin ve Keskinkılıç ile İl Başkanı Salt ise KBÜ’nün gelişiminden duydukları memnuniyeti belirterek, üniversitenin Türkiye ve dünya çapında büyük organizasyonlarla önemli başarılarla ve ödüllerle adını duyurmasını takdir ettiklerini ifade etti.
KBÜ’nün belediyeler, sivil toplum kuruluşları, iş insanları, meslek kuruluşları gibi şehirdeki aktörlerle yakın iletişim geliştirmesinin şehir ile üniversite arasındaki ilişkileri geliştirdiğini vurgulayan heyet, KBÜ çalışma takımlarının Karabük’ün gelişimi için büyük bir fırsat oluşturduğunu kaydetti.
Çalışmaları için Kırışık’a teşekkür eden heyet, yakın diyalog ve işbirliğini sürdüreceklerini belirtti.
“Savunma Sanayi Günleri” düzenlendi
Karabük Üniversitesi Savunma Teknolojileri Kulübünce “Savunma Sanayi Günleri” düzenlendi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında gerçekleştirilen program kapanış oturumuyla sona erdi.
Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda 2 gün süren etkinlik, savunma sanayisi alanındaki yeniliklerin ve yerli üretimin öneminin vurgulandığı oturumlarla öğrencileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Programda konuşan TUSAŞUzay Sistemleri Yapısal Mühendislik Müdürü Atayıl Koyuncu, üniversite öğrencilerinin kendileri için kıymetli olduğunu belirtti.
TUSAŞ’ın kendilerine milletin emaneti olduğunu vurgulayan Koyuncu, “Bu emaneti de ileriye taşıyacak olan üniversitelerde yetişen öğrenci arkadaşlarımız. Burada öğrendikleri kıymetli bilgileri ileride mühendislik hayatlarında da iş hayatlarında da kullanacaklar. Dolayısıyla onları çok donanımlı şekilde bekliyoruz. Burada 4 yıllık süreyi ya da 5 yıllık süreyi en verimli şekilde geçirmeleri, ek çalışmalar yapmaları, projelerde yer almaları önemli.” ifadelerini kullandı.
Etkinlik, gençlerde savunma sanayisi alanındaki yenilikleri tanıma, sektördeki kariyer imkanlarını öğrenme ve uzman isimlerle doğrudan etkileşim kurma fırsatı buldu.
İki gün süren etkinlik boyunca gerçekleştirilen oturumlar ve paylaşılan bilgiler, savunma sanayisine ilgi duyan öğrencilere ilham kaynağı oldu.
Programa, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü spor uzmanı Elif Şenol, NUROL Makina tasarım mühendisi Ekin Çelik, öğrenciler ve davetliler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yoğun sis ve buzlanmanın etkili olduğu Bitlis-Tatvan kara yolunun Rahva bölgesinde zincirleme trafik kazası meydana geldi.
İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma, polis, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
20 aracın karıştığı kazada 33 kişi yaralandı.
Yaralılar ambulanslarla Tatvan Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Yolun trafiğe kapatıldığı bölgede kazaya karışan araçların kaldırılmasına başlandı.
Tatvan Kaymakamı Remzi Demir, bölgeye gelerek kaza hakkında bilgi aldı.
“Tek tesellimiz can kaybımızın olmaması”
Vali Ahmet Karakaya da kaza yerinde incelemelerde bulundu, Bitlis ve Tatvan’daki hastanelerde yaralıları ziyaret etti.
İl Sağlık Müdürü Gökhan Güzeltaş ve hastane başhekimlerinden yaralıların durumu ile ilgili bilgi alan Karakaya, zincirleme trafik kazasına yaklaşık 20 aracın karıştığını değerlendirdiklerini söyledi.
Kazada 33 vatandaşın hafif şekilde yaralandığını belirten Demir, şunları kaydetti:
“Yaralılarımızın büyük bir kısmı ayakta tedavi olacak şekilde. Diğerleri de hafif yaralı. Yaralılarımızın Bitlis ve Tatvan’daki hastanelerde tedavileri devam ediyor. Birçoğunun taburcu işlemleri yapılıyor. İl Sağlık Müdürlüğü ve sağlık çalışanlarımız gerekli ilgiyi gösteriyor. Kazayla ilgili soruşturma emniyet ve jandarma birimlerimizce yürütülüyor. İlimize geçmiş olsun. Tek tesellimiz can kaybımızın olmaması. Kazaların tekrar olmaması için tedbirlerimizi daha da artıracağız.”
Kazaya karışan araçların kaldırılmasıyla yol trafiğe açıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Melikgazi Şehit Hüseyin Danacı Halk Eğitim Merkezi uzman öğretmeni Sultan Altındiş tarafından Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda verilen eğitimin sonunda katılımcılar, sertifika sahip oldu.
İş sağlığı ve güvenliği yasası gereğince verilen ilk yardım eğitiminde, belediye bünyesinde çalışan işçi ve memur personele hayat kurtaran bilgiler verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, belirli periyotlarla düzenlenen eğitim seminerlerinin devam edeceğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, projenin Türkiye’nin en kapsamlı dönüşüm projelerinden biri olan, 1526’sı sanayi, 44’ü ticari tip olmak üzere toplam 1570 iş yerinden oluşan Toybelen Küçük Sanayi Sitesi’nde hak sahiplerine dükkan tesliminin 9 Aralık Pazartesi günü başlayacağı belirtildi.
Açıklamada, Gülsan Sanayi Sitesi’nde aktif olarak çalışan esnafın kura ile belirlenen dükkanlarının 1221’inin teslimatının 9 Aralık’tan 28 Ocak 2025’e kadar gerçekleştirileceği kaydedildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Türkiye’deki en kapsamlı dönüşüm projelerinden birinin Samsun’da hayata geçirildiğine işaret ederek, “Sağlıklı kentler ve kentsel dönüşüm bizim için olmazsa olmaz. Başta Cumhurbaşkanı’mıza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza ve şehrimizim tüm dinamiklerine teşekkür ediyorum. Esnafımızı daha modern dükkanlara kavuştururken şehrimize de yepyeni bir yaşam alanı kazandıracak, kentin çehresini değiştirecek projenin Samsun’umuza, esnafımıza ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Daha önce Toybelen’den dükkan alamayan esnafa yönelik de çalışma yaptıklarını anlatan Doğan, “Büyükşehir Belediyesi olarak satın almak istediğimiz ancak henüz ödemesi tamamlanmamış dükkanlarımızı da TOKİ’ye devrederek, esnafımızın satın almasının yolunu açacağız. Gülsan’daki esnafımız için bu adımı atacak, onlara bu kolaylığı sağlayacağız. Toybelen’den dükkan alamadığı için mağdur olan esnafımızın mağduriyetini gidereceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, divan seçimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Kurulun açılış konuşmasını yapan TBB Başkanı Erinç Sağkan, gerek mesleki gerek yargı sistemi gerekse de yurttaşların hak ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir meselede geri durmadıklarını söyledi.
Hiçbir sorunu görmezden gelmediklerini belirten Sağkan, açtıkları davalar, yaptıkları suç duyuruları, basın açıklamaları, gösteri ve yürüyüşlerle hiçbir “hukuksuzluğa” sessiz kalmadıklarını ifade etti.
Anayasa Mahkemesinin Can Atalay dosyasında verdiği ihlal kararı sürecinde “üçüncü taraf görüşü” sunduklarını, İsrail’in soykırıma dönüşen suçlarına ilişkin Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde somut bir başvuruda bulunduklarını hatırlatan ve farklı konulardaki tutumlarına ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Sağkan, “Uygun bir yöntemle müdahil olmadığımız tek bir toplumsal gündem dahi olmamıştır.” dedi.
Avukatlık Akademisi çalışmaları
Avukatlık Akademisinin kurulması için mekan tahsisin dışında hazırlıklarını yaptıklarını, finansman desteği konusunda ise “kayda değer” ilerleme sağlandığını bildiren Sağkan, kurulacak Avukatlık Akademisinin mesleğin niteliğinin artmasına ve geleceğine ışık tutmasına yapacağı etkinin önemine işaret etti.
Yargı Reformu Strateji Belgesinde yer alması konusunda Adalet Bakanlığı ile “büyük oranda” mutabık kaldıkları başlıklara değinen Sağkan, hukuk fakültesi girişinde uygulanan başarı puanı sıralamasının 50 bine yükseltilmesi, stajyer avukatlara kamu kaynaklı finansman desteği sağlanması ve avukatlık kanunundaki bazı maddelerde düzenleme yapılmasına ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.
CMK ücretinin mesleğin onuruna yakışır bir biçimde belirlenmesi ve KDV oranlarının düşürülmesi, bağlı çalışan avukatların ücret hakları da dahil olmak üzere çalışma esaslarını belirleyen yönetmelik yapma yetkisinin Türkiye Barolar Birliğine verilmesi konusunda da çalışma yapıldığını aktaran Sağkan, şunları kaydetti:
“Hasar danışmanlık veya başka isimlerle kanuna aykırı olarak faaliyet gösteren ve meslek alanımızı daraltan yapıları caydırıcı cezai düzenlemelerin hayata geçirilmesi, çok çaba verdiğimiz, ikna edebilmek için uzun çalışmalar yürüttüğümüz ve belirli bir noktaya getirerek yargı reformu strateji belgesine konulmak üzere harekete geçireceğimiz noktasında büyük oranda uzlaşıya vardığımız, serbest avukatların emeklilik haklarının güçlendirilmesi konusunda mevzuat çalışması yapılması başlıklarımız, geçtiğimiz ay Adalet Bakanı ile yaptığımız görüşmede aralık ayı içerisinde Cumhurbaşkanı tarafından açıklanacak olan Yargı Reformu Strateji Belgesi içerisinde yer alacak başlıklar olarak uzlaştığımız başlıklardır.
Bu başlıkların reform paketinin içerisinde yer alması artık bu taleplerin sadece barolarımızın ve Türkiye Barolar Birliğinin talepleri olarak değil artık siyasal iktidarın da bir taahhüdü olarak da takip edileceğini de göstermektedir.”
Konuşmanın ardından, Kurul gündeminde yer alan maddelerin görüşülmesine geçildi.
Türkiye Barolar Birliği 38. Olağan Kurulu, yarın yapılacak başkanlık ve yönetim kurulu seçimiyle tamamlanacak.
TBB Başkanlığı için şu ana kadar mevcut Başkan Erinç Sağkan, Samsun Barosuna kayıtlı avukat Emrah Yavuzcan ve Muş Barosuna kayıtlı avukat Mehmet Zahit Söylemez adaylıklarını açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da polis ekipleri, bankalarda tanıdıkları olduğu ve uygun oranlarda yüksek meblağda kredi çıkartabileceklerini söyleyip 20 milyon lira dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 1’i cezaevinde olan 21 kişilik çetenin üyelerini eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı. Şüphelilerden 14’ü tutuklanırken 6’sı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İl Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine, sosyal medyadan ‘Kredi Danışmanlık’ ismiyle yanıltıcı paylaşımlar yapıp paraya ihtiyacı olanlara, bankalarda tanıdıkları olduğunu belirterek uygun oranlarda faizle yüksek meblağlarda kredi çekebileceğini söyleyip ‘Nitelikli dolandırıcılık’ yapan çeteyi belirledi. Dolandırıcıların, ikna ettikleri kişilerden kimlik bilgilerini alıp, kredinin onaylanması için hesaplarına para yatırmasını istediği 20 kişi adına krediler çekip, çıkardıkları kredi kartlarıyla cep telefonu, bilgisayar, akıllı saat gibi pahalı elektronik eşyalar satın alıp, bunları 2’nci el olarak satarak haksız kazanç elde ettiklerini de ortaya çıkardı.
Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi’ne bağlı ekipler, isimlerini belirledikleri 1’i başka suçtan cezaevinde olan 21 kişi için Bursa, İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Antalya, Muğla ve Mardin’de eş zamanlı operasyon düzenledi. Polisler, yaklaşık 20 milyon lira dolandıran şüphelileri gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgularından sonra adliyeye çıkarılan F.D., H.Ö., S.Ö., H.T. savcılık, M.O., H.Ö. ise mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ş.D., B.D., D.D., B.E., B.O., M.A., H.K., E.S., S.Ö., U.A., Y.G., O.D., M.E. ve O.Y. ise ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan tutuklandı. Şüphelilerden cezaevinde olan A.L. hakkındaki incelemenin ise devam ettiği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BOLU’nun Mudurnu ilçesinde kara yoluna inen kurt, yoldan geçen bir otomobil sürücüsü tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Munduşlar köyü Salmanlar Mahallesi yolunda otomobili ile ilerleyen İsmail Ceyhan, yol kenarında kurt gördü. Ceyhan, kurdun kara yolunda yürümesini, aracın yanına gelip daha sonra yoldan uzaklaşmasını cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Kurt, daha sonra gözden kayboldu.
Haber: Hızır İlyas YILDIRIM/MUDURNU(Bolu),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, sera gazlarının etkisiyle dünyanın sürekli ısınmaya devam ettiğini, bu durumun yağışları, yağışların ise toprağı etkilediğini söyledi.
“TOPRAK DEMEK HAYAT DEMEK”
Küresel ısınmanın yol açtığı olumsuz etkilerin sonuçlarının bugünlerde yaşandığını belirten Toros, şunları kaydetti:
REKLAM
“Buzulların erimesi, kuraklıkların artması, aşırı yağışlar, deniz su seviyesinin yükselmesi gibi onlarca felaketle karşı karşıyayız. Uzun yıllar yaşadığımız veya yeryüzünün, ekosistemin yaşadığı sistemdeki değişiklik… Bunlardan bir tanesi de topraklardaki ısınma. Aslında toprak demek hayat demek çünkü tüm gıdalarımızı toprakta yetiştiriyoruz. Toprakta bitkinin yetişebilmesi için güneş ışınına ihtiyacı var. Bol miktarda güneş ışığımız var ama bir de suya ihtiyacımız var.”
“FAZLA SUYUN BUHARLAŞMASI ANLAMINA GELİYOR”
Bir bölgede yağış düzeniyle birlikte topraktaki nem oranının da değiştiğini vurgulayan Toros, “Topraktaki nem oranı azaldıkça, bitkilerin yetişebilme şartları azalmaktadır. Bitkiler dezavantajlı duruma düşmektedir. Tabii sıcaklıkların artmasından bahsediyoruz. Su yüzeyinde sıcaklık bir derece arttığı zaman yüzde 7 su buharlaşması artıyor. Bu ne demektir? Toprakların ısınması, özellikle havanın ısınması, toprak yüzeyinden daha fazla suyun buharlaşması anlamına geliyor” şeklinde konuştu.
Toros, Türkiye’nin yüz ölçümü itibarıyla yağış bütçesine bakıldığında, yıllık ortalama 450 milyar metreküp yağış potansiyeli olduğunu belirterek, bu yağışların bazı yıllar 350 milyar, bazı yıllar da 550 milyar metreküpe kadar değiştiğini söyledi.
“YAĞIŞLAR YETERİNCE DEĞERLENDİRİLEMİYOR”
Yağışların yeterince değerlendirilemediğine işaret eden Toros, “Belki şu anda bunun dörtte, beşte birini ancak kullanabiliyoruz. Geri kalanı akıp gidiyor” dedi.
REKLAM
Toros, “Evimizde, iş yerimizde veya tarlamızda, bahçemizde, yağmur hasadı dediğimiz, yağan yağışın akıp gitmemesi için yerinde biriktirilmesiyle ve bitkilere ihtiyacı kadar suyun verilmesiyle suyu daha verimli kullandığımız takdirde önümüzdeki yıllarda kısa vadede herhangi bir tehlike bizi beklemiyor” ifadelerini kullandı.
“SON YILLARIN EN BÜYÜK SORUNLARINDAN BİRİ”
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı öğretim görevlisi Dr. Tuğçe Ağba Sevencan da iklim değişikliğinin son yılların en büyük çevre sorunlarından birisi olduğunu, insan hayatını dolaylı ya da doğrudan etkilediğini söyledi.
Sevencan, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin toprak üzerinde ciddi etkileri olduğunu, ısınma artışıyla birlikte toprakta farklı formlar, döngüler ve dönüşümlerin yaşanacağını ifade etti.
“BU DÖNGÜ, BİTKİ ÖRTÜSÜNE VE GIDAYA YANSIYOR”
Isınmayla birlikte buharlaşan havanın, yağış olarak tekrar yeryüzüne döndüğünü, bu durumun ise iklim değişikliklerine yol açtığını belirten Sevencan, bu döngünün direkt olarak bitki örtüsüne, çeşitliliğine ve oradan da tüketilen gıdaya yansıdığını dile getirdi.
REKLAM
Sevencan, “Önümüzdeki yıllarda bizi bu açıdan tehdit edecek birçok şey öngörülüyor, yörelerde yetişen sebzelerin, tarım ürünlerinin ya da bütün bitkisel floranın değişeceğiyle ilgili olarak. Tabii bu da kıtlık demeyelim ama besin azlığı ya da besinlerde dönüşüm şeklinde bir soru getiriyor aklımıza” diye konuştu.
“TOPRAK MAALESEF BUNDAN FAYDALANAMIYOR”
Toprak katmanlarının her yağıştan faydalanamadığını kaydeden Sevencan, “Küresel ısınma ve iklim değişikliği sebebiyle yağışlar çok daha hızlı ve kısa süreli oluyor. Toprak maalesef bundan faydalanamıyor. Böylelikle üst katmanlar her ne kadar ıslak ya da sulanmış gibi görünse de alt katmanlara doğru farklı bozulmalar meydana geliyor” ifadesini kullandı.
“HERKESİN YAPMASI GEREKEN ŞEYLER VAR”
Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin toprağı olumsuz etkilemesini önlemek amacıyla herkesin yapması gerekenler olduğunun altını çizen Sevencan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz her ne kadar direkt iklim değişikliği olarak bunu düşünsek de bizim de alabileceğimiz önlemlerimiz var. Mümkün olduğunca sera gazı salınımını azaltmak, kullandığımız kimyasal maddeleri azaltmak, toprağı besleyici ve verimsel anlamda iyi gelebilecek ürünlerle besleyebilmek… İşte bunun için alternatifler var, kompostlar olabilir, farklı gübreler olabilir. Bu şekilde toprağı besleyerek ya da farklı tarım uygulamalarına yönelerek biraz daha B planı şeklinde ilerleyebiliriz.”
*Haberin görselleri AA arşivinden alınmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre şüphelilerin güvenlik kamerası tarafından kaydedilen görüntülerinde, kasayı yerde sürükleyerek çaldıkları görüldü.
TESPİT EDİLİP YAKALANDILAR
Olay 28 Kasım’da Katip Kasım Mahallesi Asker sokak üzerindeki bir kargo şirketinde meydana geldi. Sabah işyerini açan E.Y., içerisinde yaklaşık 4 milyon TL değerinde döviz olan kasanın yerinde olmadığını görerek polise haber verdi. Hırsızları yakalamak için çalışma başlatan polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini izledi. Ekipler, kimlikleri tespit edilen şüpheliler Bahaddin G.(24) ile Adem K.’yi(22) gözaltına aldı. Şüphelilerin üzerinde 1 ruhsatsız tabanca ve buna ait 44 mermi ele geçirildi. Daha önce de suç kayıtları olduğu tespit edilen şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
HIRSIZLIK ANLARI GÜVENLİK KAMERASINDA
Şüphelilerin işyerinden kasayı çaldıkları anlar, işyerindeki ve çevredeki güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde, gece saatlerinde işyerine giren şüphelilerin bir süre arama yaptıktan sonra ofis kısmında kasayı bulmaları ve sürükleyerek işyerinden çıkardıkları kasayı geldikleri otomobilin bagajına yükleyerek kaçtıkları anlar yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NARKOTİK KÖPEĞİ OSCAR ARAMA YAPTI
DHA’daki habere göre kahve yüklü TIR, etrafı polis araçlarıyla çevrilerek durduruldu. Narkotik köpeği Oscar’ın kullanıldığı aramada, TIR’ın dorsesinde kahve kutularının içine gizlenmiş 825 kilo eroin ele geçirdi.
TEK SEFERDE EN YÜKLÜ ELE GEÇİRME
Narkotik köpeğinin koku almasını engellemek için eroinin öğütülmüş kahve kutularının altına yerleştirildiği belirlendi. Operasyonda şoför Mehmet Emin Ç. gözaltına alındı. TIR’daki eroinin, Adana Emniyet Müdürlüğü tarihinde tek seferde ele geçirilen en yüksek miktarda eroin olduğu kaydedildi.
REKLAMBAKAN YERLİKAYA TEBRİK ETTİ
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Operasyonu koordine eden Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve operasyonu gerçekleştiren kahraman polislerimizi tebrik ediyorum. Milletimizin duası sizinle” ifadelerini kullandı.
BİR KİŞİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet Emin Ç., çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İddiaya göre, seyir halindeki kimyasal madde taşıyan tanker, sokaktan döndüğü sırada virajı alamayarak bariyerlere çarptı.
YOLA TUZ RUHU DÖKÜLDÜ
İHA’daki habere göre çarpmanın etkisiyle yerinden çıkan hortumdan yola tuz ruhu döküldü. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ekipleri ile kimyasal madde müdahale ekibi (KBRN) sevk edildi.
SOKAKTA TEMİZLİK ÇALIŞMASI YAPILDI
Yola dökülen maddenin tuz ruhu olarak bilinen hidroklorik asit olduğunu belirleyen ekipler, kimyasal maddenin döküldüğü sokakta temizlik çalışması yaptı.
“RÜZGAR ALDI GÖTÜRDÜ”
Emrah Aktaş isimli bir vatandaş, “TIR geldi, bir iki kez zorlandı, geri de çıkamadı. Sağdan döner dönmez hortum patlayınca da tuz ruhu olduğu gibi meydana saçıldı. Bu ilk defa başımıza gelmiyor. Kaç kere TIR geldi, döndü oradan. Bizi etkilemedi, rüzgar aldı götürdü onu” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RÖGAR KAPAĞI METROBÜSÜN KAPISINI KIRDI
DHA’da yer alan habere göre araca çarpan rögar kapağı metrobüsün kapısına çarparak, kırdı. Bu sırada araç içerisinde kapıya yaslanarak yolculuk eden 2 çocuk babası Emrah Aytiş (34) yola düşerek yaralandı.
OMZU VE KOLU ALÇIYA ALINDI
Hastanedeki tedavisinin ardından omzu ve kolu alçıya alındıktan sonra taburcu edilen Aytiş, yaşadıklarını anlattı.
“HER İKİ KAPI PATLADI”
Emrah Aytiş, şunları söyledi: “Bakırköy’de metrobüse bindim, evime gidiyordum. Saat 14.30’da bindim. 15.00’da Saadetdere durağına yakın bir yerde, metrobüs seyir halindeyken rögar patladı. Alttan bir patlama oldu. Bilmiyorum artık nasıl bir şey olduğunu. Ondan sonra her iki kapı patladı.
REKLAM“ONDAN SONRASINI HATIRLAMIYORUM”
Kapı patlayınca çıktı yerinden, ben de o esnada yere fırladım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. 35-40 dakikaya yakın ambulans bekledim. Sonra ambulans beni aldı hastaneye götürdü. Aklıma gelseydi kapıda durmazdım. Orada durmazdım. İnsanın aklına gelmez daha doğrusu böyle bir şey olacağı.
“İNMEK İÇİN KAPIYA YAKLAŞTIM DİREKT GİTTİM”
İnecektim, kapıya yanaştım. İnmek için biliyorsunuz metrobüs çok kalabalık, eğer kapıya gelmesen o durağı kaçırıyorsun. Başka bir durağa gidiyorsun. Ondan dolayı mecbur kapıya geldim. O an telefon da elimdeydi. Böyle büyük bir patlama olunca tutamadım kendimi. Direkt gittim zaten.”
“10 MİLYONDA 1 İNSANIN BAŞINA GELMEZ”
Vücudunun birçok yerinde kırıklar oluştuğunu belirten Aytiş, “Evime gidecektim, orada inemedim. Belimde bir kırık şüphesi var. Kolumda ezilme var. Ayağımda da çatlak var. 10 milyonda bir insanın başına gelmeyecek bir şey benim başıma geldi. Allah kimseye yaşatmasın. İyileştiğimde şikayetçi olacağım. Metrobüs bir de çok hızlıydı” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürdürülebilir müşteri memnuniyeti ile, sermayenin tabana yayılmasına ve etkin bir sermaye piyasasının oluşmasına katkıda bulunmayı hedefleyen KC Menkul Değerler, yurt içi ve yurt dışı piyasalarda aracılık ve kurumsal finansman konularında hizmet vermektedir. KC Menkul Değerler Faaliyet ve Yetki Alanları KC Menkul Değerler olarak işlem aracılığı, bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı, kurumsal finansman faaliyetleri (Aracılık yüklenimi ve en iyi gayret aracılığı suretiyle halka arza aracılık, birleşme, satın alma, şirket değerlemesi vb.) ile sınırlı saklama alanlarında aracılık hizmetlerini müşterilerimize yüksek standartlarda sunmaktadır. Teknolojik yatırımlarımızı 2015 yılından bu yana sürekli geliştirerek müşterilerimize daha hızlı ve güvenilir işlem yapma imkanı sağlıyoruz.
Bu konuda en önemli adımı öncü kurumlardan birisi olarak sunucularımızı Borsa İstanbul'un Birincil Veri Merkezi'ne (Kolokasyon) taşıyarak yaptık. Bu yatırımımız sayesinde sunucularımızı Borsa sistemleri ile aynı lokasyonda bulundurma ayrıcalığına sahibiz ve işlemlerinizi en hızlı ve en güvenli şekilde Borsaya doğrudan iletebilmekteyiz. Geliştirdiğimiz yazılımlarla size uygun algoritma ve yüksek hızlı işlem (HFT) taleplerinize yardımcı oluyor. Hedef, sürekli gelişen hizmet ve ürün altyapısı ile müşterilerine en doğru, kaliteli ve hızlı hizmeti sunmaktır. Sermaye yapısı, hizmet veren personeller,, ürün ve standartlarını bu doğrultuda geliştirerek en iyisini yapmak misyonları arasındadır.
Güçlü öz sermayesini, piyasalardaki tecrübe ve uzman kadrosunu teknolojik altyapı ile birleştiren KC Menkul Değerler Genel Müdürlük haricinde tamamı 2016 Şubat dönemi sonrası açılan Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Muğla-Bodrum, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kırıkkale, , İstanbul-Maslak, Mersin, İrtibat Büroları aracılığıyla 15 noktada hizmet vermektedir.
]]>2025 yılı değerlendirme toplantısında açıklamalar yapan İş adamı Recep Ercan Keskin, bilim insanlarını desteklemeyi, onları teşvik etmeyi ve ödüllendirmeyi kendisine görev bildiğini açıklayarak, bilim ile ilgilenen gençlerin, öğrencilerin ve bilim insanlarının değerinin farkında olunması, onların başarılarının ödüllendirilmesi süreklilik açısından önemli olduğunu söyledi. Yeni bilim insanları yetiştirmek için yatırımlara devam ettiğini söyleyen Recep Ercan Keskin, Keskin Holding olarak “bilim ve teknolojinin her yaşta sevilmesi ve bu alanda emek veren öğrencilere yatırımlar yapmaktayız. Teknoloji sektöründe eğitim gören öğrencilere, okullara yatırımlarımızın devam edeceği gibi, 2025 yılında da teknoloji alanına yatırımlarımız devam edecektir”dedi.

RECEP ERCAN KESKİN: 2 BİNE YAKIN ÖĞRENCİ EĞİTİM ALIYOR
Keskin Holding olarak teknoloji alanındaki başarıları, güncel olarak yakından izleyip, takdir ettiğini belirten Recep Ercan Keskin, “Teknoloji ile ilgilenen girişimcileri, öğrencileri ödüllendiriyoruz ve gençlerimizi her koşulda teşvik ediyoruz. Çocuklarımızın bilimsel düşünmeyi bir alışkanlık haline getirmesi, yenilikçi yönlerini öne çıkarmaları amacıyla bilim merkezleri ve dene-yap atölyeleri, sınıfları kuruyoruz.Diğer yandan teknoloji çağının yetenekli ve bilinçli gençlerini yetiştirmek için kurduğumuz dene- yap teknoloji atölyelerimiz 2024 yılında faaliyete geçti. Toplamda 2 pilot ilde 2 bine yakın öğrencimiz eğitim görmeye başladı. 2025 yılının sonuna kadar 15 ilimizin tamamında dene-yap atölyelerini tamamlamış ve faaliyete geçirmiş olacağız. 2025 yılına kadar da 5 bin teknoloji yıldızı yetiştirmeyi ve onlara gerekli yardımlarda bulunmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
RECEP ERCAN KESKİN KİMDİR? RECEP ERCAN KESKİN NERELİ?
İnternet üzerinde en çok aranan sorgular olan; Recep Ercan Keskin kim, Recep Ercan Keskin agrotech, Recep Ercan Keskin eşi, Recep Ercan Keskin gözaltı sorularının yanıtı güncel haberde yer almaktadır. Recep Ercan Keskin (d. 6 Ağustos 1973) Türk iş insanı. Recep Ercan Keskin, Keskin Holding Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Türkiye’nin en büyük tarım, teknoloji, gıda ve turizm grubuna sahip Keskin Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Recep Ercan Keskin eğitimini Miami Üniversitesi Ekonomi bölümünde tamamlamıştır. Kariyerinde birçok ulusal ve uluslararası ödüllere layık görülen yardımsever iş insanı Recep Ercan Keskin 2014 yılında En İyi Genç Girişimci ödülünü kazanmıştır. 1996 yılında NextKey Uydu Sistemleri şirketini kurarak iş dünyasına adımını atan Recep Ercan Keskin sonrasında Türkçe “Gezi Otobüsü” anlamına gelen Sightseeing Bus konseptini Türkiye’ye getirmiştir. 2010 yılında Keskin Holding’i kuran Recep Ercan Keskin gayrimenkul, akaryakıt, enerji, inşaat, turizm, tarım sektörlerinde yatırımlarına devam etmiştir.
]]>Yerli Düşünce Derneği Başkanı ve 26-27. Dönem Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, programda yaptığı konuşmada, "Kardeş Buluşmaları'nı 10 yıldır dernek merkezimizde ve büyük salonlarda sürdürüyoruz. Her ay ülkemizin kıymetli isimlerini öğrencilerimizle buluşturduğumuz kahvaltı programlarımızda bu hafta değerli konuğumuz Mahmut Özer’i ağırlıyoruz" dedi.
Programda konuşan Prof. Dr. Mahmut Özer, gönül coğrafyasından gelen öğrencilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Özer, “Biz yabancı öğrenci tabiri kullanmıyoruz. Sizler, gönül coğrafyamızdan gelen kardeşlerimizsiniz. Burada yükseköğrenim görüp ülkelerinizin kalkınmasına katkı sağlayacak ve ülkelerinizle Türkiye arasındaki diyaloğu güçlendireceksiniz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlere güvenlerinin tam olduğunu ifade eden Özer, “Sizler ülkemizin geleceği için sabırla çalışacak ve Türkiye’yi büyütmeye devam edeceksiniz. Gençlere olan güvenimiz tam. Son 20 yılda eğitim alanında elde edilen kazanımlar, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranındaki artış, bu güveni daha da pekiştiriyor” dedi.
Konuşmasında çıraklık eğitiminin önemine de değinen Özer, “Çıraklık eğitimi sayesinde birçok meslek grubuna büyük bir destek veriliyor. Gençlerimizin hem meslek edinmesi hem de üretken bireyler olarak topluma katkı sağlaması bizim için çok önemli” diyerek sözlerini tamamladı.
Programa ayrıca Pakistan Büyükelçiliği Konsolosu Adeel Ahmet de katıldı. "Kardeş Buluşmaları" kahvaltısı, Türkiye ile gönül coğrafyasındaki ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme adına önemli bir buluşma oldu.
]]>X ve Instagram, yeni etkinlikler ve promosyonları takip etmek için kullanışlıdır. YouTube genellikle maç analizleri ve tahminler için tercih edilir. Ancak, bahis için en iyi platform olarak Telegram öne çıkıyor. Telegram, güncel tahminlere erişim, promosyonlara katılım ve bahis şirketleriyle doğrudan iletişim imkanı sağlıyor. Hızlı çalışma prensibi ve gizlilik özelliği, bu platformu bahis tutkunları arasında oldukça popüler hale getiriyor.
Telegram, bahisler, promosyonlar ve bonuslar hakkında anlık bilgi güncellemeleri sunar. Ayrıca, 7/24 hizmet veren müşteri hizmeti ekipleri için ideal bir platformdur. Spor bahisleri dünyasında, gecikmeler veya iletişim eksiklikleri kaybedilen fırsatlara neden olabilir. Bu yazıda, Telegram’ı etkin bir şekilde kullanan ve spor bahisleri için harika fırsatlar sunan BizBet adlı şirkete değineceğiz.
BizBet Telegram Kanalı: Bahis Dünyasında En İyi Yardımcısı
BizBet, Türkiye’de faaliyet gösteren ve kullanıcılarına geniş bir spor seçeneği sunan bir bahis şirketidir. Basketbol, voleybol, tenis, boks, at yarışı gibi birçok spor dalında bahis seçenekleri popülerdir. Şirket, özellikle futbol üzerine yoğunlaşmaktadır. Platformda Süper Lig, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi gibi en prestijli turnuvalara bahis yapılabilir.
BizBet Telegram kanalı, kullanıcılara çeşitli avantajlar sunar. Bunlardan biri, 7/24 hizmet veren müşteri hizmeti. Haftasonları dahi aktif olan destek ekibi, sorunların hızlıca çözülmesine yardımcı olur. Ayrıca, şirket düzenli olarak Telegram kanalında freebet ve freespin sunan, promosyon kodları dağıtarak oyunculara ekstra bonuslar sağlar.
Telegram üzerinden kullanıcılar, ürünle ilgili faydalı bilgilere ulaşabilir, güncel haberleri takip edebilir, analizler ve maç tahminleri okuyabilir. Ayrıca, BizBet’in marka elçileriyle tanışma şansı da elde edebilirler. Bunlardan biri, Galatasaray’ın eski kaptanı Felipe Melo.
Felipe Melo: Oyuncular için Yeni ve Özel Deneyimler
BizBet, Telegram kanalında Felipe Melo ile özel bir promosyon gerçekleştirdi. Bu promosyon kapsamında, takipçiler futbol efsanesine kariyeriyle ilgili sorular sorarak imzalı hediyeler kazandı. Hediyeler arasında tişörtler, toplar, posterler ve freebetler yer aldı. Melo, takipçilerin en ilginç sorularına video cevaplar kaydetti ve bunlar Telegram’da yayınlandı.
Felipe Melo aynı zamanda önemli maçlar için tahminlerini paylaşarak, Süper Lig’deki derbi maçları gibi etkinliklerde oyunculara daha bilinçli bahis yapma fırsatı sunuyor. Ünlü futbolcuların tahminlerini takip etmekten hoşlanıyorsanız, BizBet Telegram kanalına abone olmak sizin için oldukça faydalı olabilir.
Neden BizBet Telegram Kanalına Abone Olmalısınız?
BizBet, spor bahisleri için sadece kullanışlı bir platform değil, aynı zamanda profesyonel sporcular ve uzmanlarla doğrudan iletişim kurarak spora daha da yakınlaşma fırsatı sunar. BizBet’e kayıt olmak ve giriş yapmak yalnızca birkaç dakika sürer. BizBet mobil uygulamasını indirerek tüm haberlerden, etkinliklerden ve güncel tekliflerden haberdar olabilirsiniz.
Telegram üzerinden BizBet promosyonlarını takip edebilir ve freebet veya freespin kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Tüm bilgiler anlık olarak sunulduğu için, oyuncular yeni tekliflere hızlıca yanıt verebilir.
BizBet, müşterileriyle hızlı ve kaliteli iletişim kurmanın önemini anlayan bir şirkettir. Spor bahisleri, oyuncular için eğlenceli bir zaman geçirmenin yanı sıra kazanç sağlama imkanı da sunar. BizBet Telegram kanalı ise, faydalı bilgiler, promosyonlar ve futbol yıldızlarıyla iletişim için vazgeçilmez bir araçtır.
BizBet Telegram’a abone olun ve spor bahisleri için en iyi fırsatları kaçırmayın!
]]>Başkent Ankara’da gündem hiçbir zaman durmaz. Son dakika gelişmelerini, yerel belediye duyurularını, trafik ve hava durumu gibi günlük yaşamı etkileyen haberleri, Ankarahaberler.com aracılığıyla anında öğrenebilirsiniz. Özellikle yoğun tempoda çalışan veya hızlıca bilgiye ulaşmak isteyenler için site, güvenilir bir haber kaynağı sunuyor.
Ankara’da Son Dakika Gelişmeleri: Şehirde yaşanan olayları, resmi açıklamaları ve sıcak gelişmeleri anbean takip edin.
Yerel Etkinlikler ve Kültürel Faaliyetler: Ankara’nın sanatsal ve kültürel zenginliklerinden haberdar olun.
Gündem ve Ekonomi Haberleri: Türkiye’nin başkenti olmanın getirdiği siyasi ve ekonomik gelişmelere dair kapsamlı analizler.
Günlük Yaşamı Kolaylaştıran Bilgiler: Ankara’daki toplu taşıma güzergah değişiklikleri, elektrik kesintileri ve hava durumu gibi önemli bilgiler.
Ankarahaberler.com, sadece haber okuyan bir kitleye değil, aynı zamanda Ankara’da yaşayan herkesin sesi olmayı hedefliyor. Siz de bölgenizdeki önemli gelişmeleri, toplumsal olayları veya haber değeri taşıyan herhangi bir bilgiyi bizlerle paylaşabilirsiniz.
Neden Ankarahaberler.com?
Güvenilir Haber Kaynağı: Haber doğruluğunu ön planda tutan ekibimiz, en doğru bilgiyi size ulaştırır.
Kapsamlı İçerik: Ankara’nın dört bir yanını kapsayan geniş bir haber ağına sahibiz.
Mobil Uyumlu Tasarım: Hangi cihazı kullanırsanız kullanın, sitemizden kolayca haberlere ulaşabilirsiniz.
Sonuç olarak, Ankara’nın kalbinde neler olup bittiğini öğrenmek ve başkentin dinamiklerini takip etmek için Ankarahaberler.com sizin için en doğru adres. Şimdi siteyi ziyaret edin ve Ankara haberleri dünyasında fark yaratmaya başlayın!
]]>Özel, 29 Kasım Cuma günü saat 08.30’da, Marmara Cezaevi’ne giderek Özer’le görüşecek.
NE OLMUŞTU?
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 30 Ekim sabahı hakkında yürütülen “PKK/KCK örgüt üyeliği” soruşturması kapsamında evinden gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, aynı zamanda bir akademisyen de olan Özer’in, geriye dönük yapılan 10 yıllık inceleme çerçevesinde görüştüğü 694 kişinin “örgüt mensubu olduğu” öne sürüldü.
Özer’in KCK’lı eski Milletvekili Remzi Kartal’la yapılan görüşmesinin ise çözüm süreci zamanı 2015’te gerçekleştiği belirtildi.
31 Ekim günü ise İçişleri Bakanlığı, Özer’in görevden alındığını ve İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un kayyum olarak Esenyurt Belediyesine atandığını duyurdu.

Esenyurt Belediye BaşkanıAhmet ÖzerÖzgür ÖzelEsenyurtPolitikaCezaeviKayyumGüncelTerör
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AB Dönem Başkanı Macaristan’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, üye ülkelerin AB nezdindeki büyükelçilerinden oluşan Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplandı. Paylaşımda, toplantıda büyükelçilerin Bulgaristan ve Romanya’nın 1 Ocak’tan itibaren karadan da Şengen’e katılımına onay verdiği ve bu kararın söz konusu ülkeler ve Avrupa için “bir kazanım olduğu” belirtildi.
BULGARİSTAN VE ROMANYA, ŞENGEN’E ARTIK TAM ÜYE
Bulgaristan ve Romanya’nın karadan Şengen’e dahil olmasının Macaristan’ın dönem başkanlığının “en önemli önceliği” olduğu aktarılan paylaşımda, “Bugün aldığımız kararla bunu gerçeğe dönüştürmek için son hazırlık adımını attık. Bu kararla AB genelinde birliği, serbest dolaşımı ve dayanıklılığı güçlendireceğiz.” ifadesine yer verildi. Paylaşımda ayrıca, nihai kararın 12 Aralık’ta Brüksel’de düzenlenecek AB Adalet ve İçişleri Konseyinde verilmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
AB Komisyonunun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Ylva Johansson, X paylaşımında, karardan dolayı Bulgaristan ve Romanya’yı kutlayarak, “Çok uzun zamandır bekliyordunuz. Şengen’e aitsiniz ve Şengen özgürlüklerinden tam olarak yararlanmalısınız.” ifadesini kullandı. Johansson, COREPER’den çıkan kararın iki ülkenin 1 Ocak’tan itibaren Şengen’e tam katılımının önünü açtığını kaydetti.
SÜREÇ
AB’ye 2007’de katılan Bulgaristan ve Romanya, 31 Mart’ta, Birliğin vizesiz seyahat bölgesi Şengen’de havadan ve denizden serbest dolaşım hakkı kazanmıştı. Avusturya, uzun süredir, düzensiz göçün artabileceği kaygısıyla iki ülkenin Şengen’e dahil olmasına karşı çıkıyordu. Avusturya’nın şerhini çekmesinin ardından iki ülkenin karadan da serbest dolaşım hakkı kazanmasının önündeki engel kalkmış oldu.
Uluslararası İlişkilerAvrupa BirliğiBulgaristanGüvenlikPolitikaRomanyaGüncelDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SAHTE İÇKİDEN 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Alınan bilgiye göre, Şişli ve Beyoğlu’nda sahte içkiden zehirlenme teşhisiyle hastanede tedavi altına alınan 7 kişiden 2’sinin yaşamını yitirmesinin ardından polis ekiplerince çalışma başlatıldı. Çalışma sonucu sahte içkinin, Dolapdere Caddesi’nde bulunan bir binadaki daireden dağıtıldığı tespit edildi.

400 LİTRE ELE GEÇİRİLDİ
Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince adrese yapılan operasyonda yaklaşık 400 litre sahte içki ele geçirilirken,1 şüpheli gözaltına alındı. Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de sahte içki satışı yapıldığı ihbarı üzerine Kurtuluş Caddesi’ndeki bir tekel bayisine operasyon düzenledi. Bayi yakınındaki motokuryelerin üzerinde bir miktar sahte içki ele geçiren ekipler, 2 şüpheliyi gözaltına aldı.
Sahte İçkiistanbulGüvenlikBeyoğlu3-sayfaSağlıkGüncelŞişliSuç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KOKOREÇCİDE SİLAHLI SALDIRIDA HAYATINI KAYBETTİ
Olay, Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi Bahçelievler Caddesi’ndeki bir kokoreçcide meydana geldi. İddiaya göre, Abdulbasit Çamsar (17), yemek yediği sırada motosikletli şüpheliler tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırganlar tabanca ile defalarca ateş açarak bölgeden kaçtı. Çamsar, başından vurularak kanlar içerisinde yere yığıldı. İşletmenin sahibi Halil A. ise bacağından yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri ağır yaralı Çamsar’ı ve işletme sahibi Halil A.’yı hastaneye kaldırdı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Camsar, hayatını kaybetti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
“ÖLÜRSEM BU VİDEOYU PAYLAŞIN”
Adana’da yemek ye d iği sırada uğradığı silahlı saldırıda başından vurularak hayatını kaybeden Abdulbasit Çamsar’ın (17), bir süre önce sosyal medya hesabından paylaştığı ve kendini çektiği videoda “Ölürsem yok mu bu video, hepiniz beni paylaşın diye kalsın. Yani beni paylaşmanızı istiyorum kardeş” dediği görüldü.

Sosyal MedyaGüvenlik3-sayfaGüncelMedyaAdanaDünyaSuç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CNN International’ın haberine göre hükümete yakın kaynaklar, İsrail‘in Lübnan hükümetine ilettiği anlaşmanın bazı ayrıntıları konusunda hâlâ çekinceleri olduğunu söyledi.
3 AŞAMADAN OLUŞUYOR
İsrail merkezli yayın organı Haaretz ise ateşkes önerisinin 3 aşamadan oluştuğunu iddia etti. Birinci aşamada Hizbullah güçleri Litani Nehri’nin kuzeyine çekilecek. Bu adımı İsrail güçlerinin konuşlu olduğu Lübnan sınırlarından çekilmesi izleyecek. Üçüncü ve son aşamada ise İsrail ve Lübnan arasında tartışma konusu olan sınır bölgelerinin tespit edilmesi için müzakereler start alacak. Öte yandan Hizbullah’ın çekildiği bölgelere ise Lübnan ordusu yerleşecek.
Söz konusu plan, 2006’da Hizbullah ile İsrail arasındaki savaşı sona erdiren Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına dayanıyor.
“İLERLEME KAYDEDİLDİ”
Öte yandan İsrail Hükümet Sözcüsü David Mencer, Lübnan’da ateşkese doğru ilerlendiğini ancak ele alınması gereken bazı “sorunlar” olduğunu belirtti. İsrail devlet televizyonuna konuşan ve adı açıklanmayan bir yetkili ise, Lübnan’da ateşkese varılması için yürütülen müzakerelerde “önemli ilerleme kaydedildiğini” söyledi. İsrailli yetkili, Lübnan’da ateşkese “her zamankinden daha yakın olunduğunu” dile getirerek, “Sürpriz olmazsa gelecek günlerde bir anlaşma (ateşkes) olabilir.” ifadesini kullandı.
Olgun KızıltepeHaberler.com – GüncelTel AvivGüncelLübnanİsrail
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOYUN SÜRÜSÜ TİPİYE YAKALANDI
Olay, ilçeye bağlı Berendi köyü Yurt Pınarı Sağcabükü mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, yayladan dönmekte olan 900 koyunun bulunduğu sürü tipiye yakalandı. Koyun sürüsünün çobanları Erdal A. ve Mehmet T.’nin 112 Çağrı Merkezini arayarak yardım istemeleri üzerine bölgeye jandarma ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi.
350 KOYUN VE EŞEK TELEF OLDU
Bölgeye güçlükle ulaşan ekipler, tipide kaybolan koyun sürüsünü saatler sonra bulabildi. Sürüdeki eşek ve 350 koyunun donarak telef olduğu belirlendi. Ekipler, daha sonra çobanlar ile sağ kalan koyunları kurtararak köye getirdi.
Yaylada bine yakın koyunun tipide mahsur kaldığı ve kurtarılmaları için yardım beklendiği öğrenildi.

Hayvan HaklarıDoğal AfetlerJandarmaAyrancıkaraman3-sayfaGüncelTarımÇevreAFAD
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Kara Harp Okulu'nda mezuniyet töreni sonrasında "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyerek kılıçlı yemin eden teğmenlerin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilmesiyle ilgili açıklama yaptı.
Açıklamada, "İsnat edilen suç kılıç çatmak, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demek Anal Eskortlar değil, amirlerin ikazına rağmen kasıtlı ve organize disiplinsizlik yapmaktır. Atatürk'ün dediği gibi 'Disiplin olmazsa ordular sevk edilemez.' Ortak değerimiz Atatürk üzerinden bir ayrışma algısı yaratacak tavır ve davranışlar kabul edilemez" ifadeleri kullanıldı.
MSB'nin açıklamalarının ardından teğmenlerin avukatları da ortak bir açıklama yayımladı.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "21.11.2024 tarihinde bazı medya kanallarında Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına atfen yapılan ve müvekkillerimizi disiplinsizlikle suçlayan haberler görülmüş, açıklamaların dayandırıldığı kaynağa nazaran bunlara cevap verme Anal Sarisin zorunluluğu doğmuştur.
Milli Savunma Bakanlığının, Yüksek Disiplin Kurulu toplantısından önce görüşlerini üstü örtülü bir şekilde kamuoyuna açıklaması; askerlik hiyerarşisi dikkate alındığında Yüksek Disiplin Kurul üyelerinin daha sonra vereceği kararlar hakkında bir şüphe oluşmasına yol açmaktadır. Bu bakımdan bahse konu açıklamalar yöntem ve zamanlama itibariyle kabul edilemez. Kaldı ki; açıklamalarda belirtilen hususlar içerikleri itibarıyla da yanıltıcıdır. Şöyle ki;
Her şeyden önce, müvekkillerimizin resmi törende subaylık andını okumak yönündeki teklifleri komuta kademesine arz edilmiş, kabul görmemesi üzerine resmi törende mevzuatta yer alan askerlik yemini yapılmıştır. Müvekkillerimize verilen emir, resmi törende yapılacak yemine ilişkin Anal Seks Acıtır Mı olup tabiatıyla emrin gereği yerine getirilmiş, tören ilgili yönergeye uygun olarak icra edilmiştir. İlgili yönerge, resmi törenden sonra mezun olan subayların kılıç çatma geleneklerini ve sevinçlerini ne surette göstereceklerine ilişkin bir düzenleme içermemektedir. Müvekkillerimize törenden sonra ne yapacaklarına dair ayrıca bir emir de verilmemiştir.
]]>Haber yapımı, sadece bir olayın aktarılmasıyla sınırlı değildir. Doğru, tarafsız ve etik kurallar çerçevesinde hazırlanmış bir haber, bilgi kirliliğini önler ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlar.
Haber yapımı, dikkatli bir planlama ve analiz sürecini gerektirir. Aşağıdaki adımlar, haber yapım sürecinin temel bileşenlerini oluşturur:
Türkiye'de ve dünyada haber sistemi, farklı medya kuruluşları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda şekillenmiştir. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla haber akışı daha dinamik bir hale gelirken, medya organlarının sorumluluğu da artmıştır.
Türkiye'de haber sistemi, ulusal ve yerel medya kuruluşlarının bir araya geldiği geniş bir ağdan oluşur. Yazılı basın, televizyon kanalları ve dijital medya platformları, toplumu bilgilendirmek için en çok kullanılan araçlardır. Türkiye’deki haber sisteminde dikkate alınan temel unsurlar şunlardır:
Küresel ölçekte haber sistemi, teknolojik yenilikler ve uluslararası iş birlikleriyle geniş bir ağa yayılmıştır. Dünyanın önde gelen haber ajansları, olayların doğru ve hızlı bir şekilde aktarılmasında büyük rol oynar.
A TÜRKİYE, yenilikçi bir haber anlayışıyla dikkat çeken medya kuruluşlarından biridir. Tarafsız habercilik ilkesiyle hareket eden ekip, doğru ve güvenilir bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı hedefler.
A TÜRKİYE, sadece habercilikte değil, okuyucularına sunduğu analizler ve özgün içeriklerle de fark yaratmaktadır. Bu yaklaşım, medya sektöründe etik kurallar çerçevesinde topluma katkı sunmayı hedefleyen tüm kuruluşlara ilham vermektedir.
Haberin doğru, hızlı ve etkili bir şekilde aktarılması, medya kuruluşlarının profesyonel çalışmaları sayesinde mümkün olmaktadır. A TÜRKİYE gibi ekipler, bu misyonu başarıyla yerine getiren örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır.
]]>KAYSERİ’nin Kocasinan ilçesinde N.T., otomobilinde tabancayla vurulmuş olarak yaralı bulundu.
Olay, saat 22.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Ziyagökalp Mahallesi Apaydın Sokak üzerinde meydana geldi. N.T.’nin bulunduğu 38 AIF 037 otomobilden kim ya da kimler tarafından ateşlendiği bilinmeyen silah sesi duyuldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen ekipler, sürücü koltuğunda oturan N.T.’nin yaralandığını belirledi. N.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı.
Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Organ nakli alanında dünyanın sayılı hekimlerinden olan değerli hocamız Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tıp camiamıza başsağlığı diliyorum.
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) November 17, 2024
“Organ nakli alanında dünyanın sayılı hekimlerinden olan değerli hocamız Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tıp camiamıza başsağlığı diliyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Telefon casus programın görünmezlik özelliği, çocuklarınız kendi telefonlarınlarını kullanmayı bildiği halde, telefon kullanıcısından tamamen gizli kalmasını sağlar. Telefon dinleme Casusu ücretsiz en doğru bilgileri alır ve takip edilen Android cep telefonu kullanıcısı tarafından görünmez olup mesaj takibini yapar.
Casus programı yardımıyla WhatsApp ve facebook kullanılarak gönderilen mesajları okuma şansınız var. Facebook yazışmalarında paylaşılan her dosyayı (fotoğraflar, videolar ve ses kayıtları) takip edebilir ve kaydedebilirsiniz.
Android casus programı hesabınızdan hedef telefon kullanıcının konumunu belirlemek ve görüntülemekte yardımcı olur. Hoverwatch telefonun konumunu takip etmek için Wi-Fi sinyallerini, hücre kuleleri ve GPS kullanır.
Casus yazılımı her bir gelen ve giden çağrının kaydedilmesini sağlar. Telefon takip programı casus program yardımıyla kullanıcının aldığı veya gönderdiği tüm SMS ve MMS mesajlarını takip edebilirsiniz. Ayrıca, MMS mesajlarındaki görüntüleri takip edebilir ve kişisel bilgisayarınızdan görebilirsiniz.
Sınırsız iletişim olanakları iyi olabilir ama kötü de olabilir. Çocuklarınızı kimin aradığını veya mesaj yazdığını biliyor musunuz? Hoverwatch Mobile Tracker ile onlar dışarıdayken bile bilebilirsiniz. Android akıllı telefonunuza yükleyin ve uygun çevrimiçi erişimle etkinliklerini izleyin.
Konum, konum, konum! Telefon Takibi çocuklarınızın nerede olduğunu hemen bulmanıza yardımcı olur. Konum geçmişi kaydedilir ve tutulur; böylece, çocuklarınızın şu an nerede olduğunu görebilir ve geçmişte herhangi bir dakikada, saatte veya günlerde nerede olduklarını görmek için herhangi bir noktaya geri dönebilirsiniz.
Aramaları kaydedin, kısa mesajları englleyin, arama günlük kısımlarını ve arama geçmişlerini tarayın, SIM kart değişikliklerini algılayın ve Ücretsiz Telefon Casusu ile çok daha fazlasını yapın. Çevrimiçi kişisel hesabınıza giriş yaparak bu verilere güvenli bir şekilde erişebilirsiniz. İhtiyacınız olan tek şey bir web tarayıcısı. Akıllı telefonunuz gibi herhangi bir masaüstü veya mobil cihazı kullanın!
]]>TİMBİR Kurucularından Sert Çıkış: "Kurucularımız ve Üyelerimiz Töhmet Altında Bırakılamaz!"
Türk İnternet Medya Birliği, başlangıçta medyanın gücünü birleştirerek daha güçlü bir yapı kurmayı hedefliyordu. 2017’de Nizamettin BİLİCİ ve diğer kurucu üyelerin gayretiyle kurulan bu birlik, "Birlik Olma" anlayışı ile hareket etti ve her zaman Türkiye’nin milli menfaatleri doğrultusunda çalışmayı taahhüt etti. Ancak bugün, özellikle Başkan Süleyman BASA ve Başkan Yardımcısı Rıfat SAİT’in yönetim anlayışı, kurucuların bu ilkesine açıkça ters düşüyor. Birlik, başlangıçtaki hedeflerinden saparak, medya camiasını kırgınlıklar, ayrımcılık ve menfaat ilişkileriyle parçalanmış bir hale getirdi.
Kurucular, başkan ve yardımcısının yalnızca kendi kişisel çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve bunun sonucunda TİMBİR’in kuruluş amacından uzaklaştığını belirtiyor. Kamuoyunda hızla yayılan bu iddialar, birliğin itibarını zedeliyor ve üyeler arasında büyük bir güvensizlik yaratıyor. Başkan BASA ve Yardımcısı SAİT’in, medya kuruluşlarının gücünü birleştirmek yerine, kendi menfaatlerine hizmet eden bir yapı inşa ettikleri ifade ediliyor.
Şeffaflık ve Dayanışma Yerine Kişisel Çıkarlar ve Gizlilik
Türk İnternet Medya Birliği, kurulduğu günden itibaren şeffaflık, dayanışma ve medyanın özgürlükleri için çalışmayı vaat etmişti. Ancak bu ilkelere ne yazık ki uyulmadığı ve yönetimin kendi menfaatlerini kollayarak tüm bu amaçlardan sapıldığı belirtiliyor. Kurucular ve üyeler, BASA ve SAİT’in, TİMBİR’in kurulumundan sonra, şeffaflık ve ortaklık ilkesini terk ederek, yalnızca belirli kişilerin çıkarlarını kolladığını ifade ediyorlar.
TİMBİR’in üye sayısının, internet sitesinde sahte ve yanıltıcı bir şekilde gösterildiği de öne sürülüyor. 1000'in üzerinde üye olduğu iddia edilen birliğin gerçekte sadece 111 üyesi bulunduğu ve birçok ismin yalnızca isimlerinin yazıldığı belirtiliyor. Bu tür manipülasyonlar, camianın güvenini daha da sarsmış durumda. Kurucular, üyeler ve medya kuruluşları, bu gibi yanıltıcı eylemlerin, TİMBİR’in itibarını daha fazla zedelemeden sonlandırılması gerektiğini belirtiyor.
Kişisel Menfaatler İçin Kullanılan Birlik: "TİMBİR, Siyasi ve Ekonomik Araç Olamaz"
Birlik, kurucularının ve üyelerinin gözünde, kişisel menfaatlerin ön planda tutulduğu, sahte vaatlerin ve yalanların dolaştığı bir araç haline gelmiş durumda. Birliğin üyeleri, Başkan Süleyman BASA’nın ve Yardımcısı Rıfat SAİT’in, birliğin kurumsal imajını kişisel çıkarları doğrultusunda kullanarak, hem ekonomik hem de siyasi emellerine hizmet ettiklerini belirtiyor. Bu durumun, kamuoyunda derinleşen güvensizlik ve çatışmalarla birleşerek, TİMBİR’in derin bir kriz içine girmesine yol açtığı vurgulanıyor.
Bakanlıklarla ve devlet kurumlarıyla yürütülen projelerde, TİMBİR’in resmi bir paydaş olarak yer almadığı halde, “resmi ortak” gibi gösterilerek, herhangi bir ekonomik katkı sağlanmadan, siyasi çıkarlar peşinde koşulması oldukça düşündürücü bir durum. Birlik, kurucularının yıllarca süren emekleriyle inşa edilen bir yapıydı, ancak bugün bu değerlerin hiçe sayılması, üyeler ve kamuoyu tarafından affedilemez bir durum olarak değerlendiriliyor.
İstifa Edilmezse Kriz Derinleşebilir: Olağanüstü Genel Kurul Talebi
Mevcut yönetimin, TİMBİR’i tamamen kişisel çıkarlar için kullanmaya devam etmesi durumunda, birliğin daha fazla yıpranması ve kamuoyunda daha büyük bir güvensizlik yaratması kaçınılmaz olacaktır. Birlik kurucuları, başkan ve yardımcılarının derhal istifa etmelerini ve camianın eski ruhunu yeniden kazandırmak adına, olağanüstü bir genel kurul yapılmasını talep ediyor. Bu süreç, TİMBİR’in temellerine sadık kalınarak yeniden yapılandırılması adına hayati önem taşıyor.
Türk İnternet Medya Birliği’nin, Cumhurbaşkanımızın desteklediği bir oluşum olduğunu hatırlatan kurucular, birliğin asli amacının halkın bilgiye erişimini sağlamak ve medyanın gücünü toplum yararına kullanmak olduğunu belirtiyor. Bu değerlerin göz ardı edilmesinin, birliğin hem ülke içindeki hem de uluslararası alandaki saygınlığını büyük ölçüde sarsacağı endişesi taşıyorlar.
]]>618Media, web sitenizin Google ve diğer arama motorlarında üst sıralarda yer almasını sağlayarak organik trafik artışını hedeflemektedir. Anahtar kelime analizi, teknik SEO, içerik optimizasyonu ve link inşası gibi kapsamlı hizmetlerle markaların dijitaldeki görünürlüğünü artırır. “SEO ajansı” denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan 618Media, işletmenizi arama motoru sonuçlarında rakiplerinizin önüne geçirecek stratejiler üretir.
Dijital pazarlamanın bir diğer önemli ayağı olan Google reklamları, doğru strateji ile markanızın hedef kitleye ulaşmasını sağlar. 618Media’nın Google Reklam Ajansı olarak sunduğu hizmetler, reklam bütçenizin en etkin şekilde kullanılmasını sağlar. Google Ads kampanyaları, dönüşüm odaklı reklam metinleri, hedef kitle analizi ve performans takibi ile işletmenizi rakiplerinizin bir adım önüne taşır.
618Media, hem yeni başlayan girişimlere hem de köklü markalara dijital dünyada fark yaratma fırsatı sunar. SEO ajansı ve Google reklam ajansı olarak sunduğu yenilikçi çözümlerle, işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunu hızlandırır.
Markanızın dijital pazarlama hedeflerine ulaşmasını istiyorsanız, 618Media ile iletişime geçin ve profesyonel destek alın.
]]>Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Cevizdere Mahallesi’nde oluşturduğu çöp ayrıştırma alanı, kısa sürede genişleyerek adeta bir çöp dağı görünümü aldı. Ünye Çimento Fabrikası ile yapılan anlaşmaya göre, ayrıştırılan çöplerin bir kısmının fabrikada yakılarak bertaraf edilmesi planlanıyordu. Ancak, bu projenin iptali nedeniyle ayrıştırılmayan çöplerin fabrikaya gönderilmesi mümkün olmadı ve çöp alanı büyümeye devam etti.
Çevrede giderek yayılan kötü kokular, projeye dahil edilen 'suni derelerin' de doğayı olumsuz etkilemesiyle dikkat çekiyor. Özellikle balık ölümlerine neden olduğu iddia edilen bu yapay dereler, bölgedeki ekolojik dengeyi tehdit ediyor. Çaybaşı İlküvez’deki alan, çevresel etkiler dikkate alınarak devlet tarafından mühürlendi; ancak bazı iddialara göre Büyükşehir Belediyesi, bu kararın ardından da çöpleri bölgeye taşımayı sürdürdü.
Ünye’de oluşan çöp yığınlarının kışın yoğun kar yağışı alması halinde kayak merkezi olarak kullanılabileceği de konuşulmaya başlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin bu projeyi halka yeni bir cazibe merkezi olarak sunması ihtimali tartışılıyor. Diğer yandan, doğu arıtma tesisindeki makinelerin çalışmaması nedeniyle atıkların denize deşarj edilmesi, bölgede çevresel kaygıları artıran bir diğer önemli sorun olarak öne çıkıyor.
Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ünye kamuoyunun büyük oranda sessiz kaldığı bu projeleri hayata geçirirken, tepkilerin sınırlı kalması nedeniyle projelerine hız kesmeden devam ediyor. Eksik kalan çöp ayrıştırma süreci ve çevresel risklerin artması, Ünye halkını endişelendiren başlıca konular arasında. Uzmanlar, halkın daha fazla bilinçlenmesi ve çevresel etkilere dair sesini yükseltmesi gerektiğini ifade ediyor.
]]>ESKİŞEHİR idare ve vergi mahkemelerinin yetki alanını genişleten karar Resmi Gazete’de yayınlandı.
Resmi Gazete’de yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu kararında; Bilecik ilinin coğrafi durumu, iş hacmi ile Eskişehir iline yakınlığı göz önüne alınarak idare ve vergi mahkemeleri yargı çerçevesi yönünden bağlı olduğu Sakarya İdare ve Vergi Mahkemeleri yargı çevresinden çıkartılarak Eskişehir İdare ve Vergi Mahkemeleri yargı çevresine bağlanmasına karar verildiği ve kararın 11 Kasım 2024’ten itibaren uygulanacağı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Kuzey Kıbrıs Yerleşkesi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (EVKAF) ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Lefkoşa Program Ofisi iş birliğinde, Gazimağusa Maraş’taki Bilal Ağa Kültür Merkezi’nde ilk oturumu yapılan sempozyuma, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, EVKAF Yönetim Kurulu Başkanı Selahaddin Bayırkan, EVKAF Genel Müdürü Mustafa Tümer, TİKA Kuzey Kıbrıs Koordinatörü Havva Pınar Özcan Küçükçavuş, ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, ASBÜ KKTC Rektörü Prof. Dr. Enver Arpa, ve bazı yetkililer katıldı.
Kıbrıs Türk vakıfları ile ilgili 2 oturumda 18 bilim insanının sunum yapacağı sempozyumda, uluslararası hukuk, uluslararası ilişkiler, vakıf ve İslam hukuku ile vakıflara hukuki hem de disiplinler arası bakış açıları ele alınacak.
Sempozyumun açılışında bir konuşma yapan Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Serim, Türk vakıfları konusunu derinlemesine ele almayı hedefleyen bu etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Vakıf, bir malın hayır maksatları için ebedi olarak ayrılması ve sunulmasıdır.” diye konuştu.
Bugün modern devletin yüklendiği kamusal hizmetlerin neredeyse tamamının, Osmanlı Devleti’nde vakıflar eliyle yerine getirildiğine dikkati çeken Serim, vakıf sisteminin yarattığı şuur ve duyarlılığın o dönem Osmanlı medeniyetinin bütün medeniyetlerin üzerinde bir konuma ulaşmasını sağladığını söyledi.
Büyükelçi Serim, vakıfların, milletin huzur ve güvenliğinin de teminatı olduğunu belirterek, Kıbrıs Türkü’nün ruhundaki hayırseverlik ve dayanışma anlayışının en güzel yansıması olan vakıfların, kuruldukları günden bu yana Ada’nın en köklü kuruluşu haline geldiğini ifade etti.
Vakıf kültürünün Osmanlı Devleti ile Kıbrıs’a taşındığını anlatan Serim, “Vakıflar, Kıbrıs’taki Türk varlığının da en somut göstergelerindendir. Bu nitelikleri ile Vakıflar, Kıbrıs Türklerinin haklarının tescilinde ve korunmasında hayati role sahip olmuştur.” diye konuştu.
Hukuki Boyutlarıyla Uluslararası Kıbrıs Türk Vakıfları Sempozyumu’nun ikinci oturumu yarın başkent Lefkoşa’daki tarihi Bedesten’de düzenlenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurtulmuş, Brezilya Temsilciler Meclisi’ndeki görüşmede, Türkiye ve İtalya hükümetleri arasındaki olumlu ilişkilerin parlamentolar tarafından da desteklenmesini, parlamenter diplomasinin bütün imkanları kullanılarak Türkiye ile İtalya arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesini arzu ettiklerini söyledi.
Türkiye ile İtalya arasında özellikle ekonomik ilişkiler bakımından önemli bir potansiyelin bulunduğunu, bunun daha ileriye götürülmesi için gayretli çalışmalara ihtiyaç olduğunu dile getiren Kurtulmuş, 21 milyar dolarlık ticaret hacminin 30 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının karşılıklı olarak iki ülkenin liderleri tarafından da teyit edildiğini belirtti.
Türkiye ve İtalya’nın çok yönlü krizlerin etkisi altında kalan bir bölgede bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, bu bölgede krizlerin sona erdirilmesi için barış perspektifine ihtiyaç olduğunu ve bölgede barışın tesis edilebilmesi için çatışmaların kaynağının iyi tespit edilerek bu süreçlerin barışla sonlandırılmasına destek olunması gerektiğini ifade etti.
Bir yılı aşkın bir süredir İsrail hükümetinin, Filistin topraklarında başlattığı ve ardından Lübnan’a sirayet ettirdiği katliam boyutlarının çok üstüne çıkan bir soykırımın devam ettiğini belirten Kurtulmuş, Birleşmiş Milletlerin İsrail’in bu saldırganlığını durduramadığı için savaşın bütün bölgeye yayılma potansiyeli taşıdığına da işaret etti.
Lübnan’da, İtalyan askerlerin de görev yaptığı UNIFIL’e saldıracak kadar gözü dönmüş olan bir İsrail hükümetinin bulunduğunu söyleyen Kurtulmuş, bir an evvel bu saldırganlığın durdurulmasının dünya barışının geleceği için çok önemli olduğunun altını çizdi.
Numan Kurtulmuş, bu çatışmalardan etkilenen bir ülke olarak İtalya’nın da İsrail hükümetinin saldırganlığının durdurulması, barışın temin edilmesi konusunda inisiyatif almasının faydalı olacağı kanaatinde olduğunu belirtti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İtalya Temsilciler Meclisi Başkanı Fontana’yı Türkiye’ye davet etti.
Görüşmede, AK PartiErzurumMilletvekiliSelami Altınok, TBMM İdare Amiri ve MHPGaziantep Milletvekili Sermet Atay, CHP Trabzon Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi Sibel Suiçmez ve Türkiye’nin Brazilya Büyükelçisi Halil İbrahim Akça da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Çeşme, Menderes ve Urla ilçelerinde 41’i çocuk 116 kaçak göçmen sahil güvenlik ekipleri tarafından yakalandı, Karaburun ve Seferihisar ilçelerinde 11’i çocuk 80 kaçak göçmen kurtarıldı.
Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, dün saat 07.40’ta Çeşme ve saat 23.30’da Menderes ilçesi açıklarında içerisinde kaçak göçmenlerin bulunduğu 2 lastik bot tespit etti. Bölgelere giden ekipler, 2 lastik botta bulunan 17’si çocuk 76 kaçak göçmeni yakaladı. Saat 22.30’da Urla ilçesinde kara üzerinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine Sahil Güvenlik Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Timi ve Urla İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, bölgeye giderek 24’ü çocuk 40 kaçak göçmeni yakaladı.
Aynı gün saat 19.55’te Karaburun ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen tespit eden ekipler, Yunanistan unsurlarınca Türk karasularına geri itilen lastik bot içerisinde bulunan 2’si çocuk 45 kaçak göçmeni kurtardı. Saat 06.22’de ise Seferihisar ilçesi açıklarında içerisinde kaçak göçmenlerin bulunduğu ve motor arızası nedeniyle sürüklenen lastik botta bulunan göçmenlerin yardım çağrısı üzerine bölgeye giden ekipler, 9’u çocuk 35 kaçak göçmeni kurtarıldı.
Kıyıya çıkartılan kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, Abbas, Batı Şeria’nın Ramallah kentinde Barrot ile bir araya geldi.
İsrail ordusunun, Gazze’de Filistin halkına karşı işlediği “öldürme ve aç bırakma suçlarının” ele alındığı görüşmede Abbas, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasını öngören 2735 sayılı kararının uygulanması, yardımların Gazze’ye girmesi ve İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi talebini dile getirdi.
Abbas, İsrail’in, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) faaliyetlerini yasaklama kararının uluslararası hukuk ve uluslararası meşruiyete doğrudan meydan okuma anlamına geldiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞIRNAK’ın Silopi ilçesinde bir evde çıkan yangında, 5’ü çocuk 7 kişi dumandan etkilendi.
Yangın, geç saatlerde Başak Mahallesi’ndeki bir evde çıktı. Evde çıkan yangını fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında aynı aileden İslam İ. (34), C.İ. (28), A.İ. (9), M.İ. (8), N.İ. (5), M.İ. (4) ve M.İ. (1) dumandan etkilendi. Yaralılar, Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Ev kullanılamaz hale gelirken, yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aralarında daha önceden husumet olduğu iddia edilen O.K. ve E.Ö, Atatürk Bulvarı’nda tartıştı.
Olayın kavgaya dönüşmesi üzerine E.Ö, O.K’yi bıçakla bacağından yaraladı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Polis ekipleri, şüpheli E.Ö’yü suç aletiyle birlikte yakalayarak gözaltına aldı.
Sağlık ekiplerince Çankırı Devlet Hastanesine kaldırılan yaralı O.K’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başak Mahallesi’nde müstakil evde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Yangını fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Yangında dumandan etkilenen İ.İ. (34), C.İ. (28), N.İ. (5), M.İ. (4), A.İ. (9), M.İ. (1) ve M.İ (8), ambulansta sağlık personelince yapılan müdahalenin ardından tedbir amaçlı Silopi Devlet Hastanesine kaldırıldı.
İtfaiye ekiplerince söndürülen yangında ev kullanılamaz hale geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hüseyinli Mahallesi’nde sulama göleti civarındaki C.G’ye ait ahşap yayla evinde kimsenin olmadığı sırada bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi.
Ekiplerce söndürülen yangında ev kullanılamaz hale geldi.
Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERi’de bir fırının motosikletli 2 kişi tarafından kurşunladığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Olay, saat 21.30 sıralarında Melikgazi ilçesi Esentepe Mahallesi Karataş Sokak’ta meydana geldi. Sokak üzerinde bulunan bir fırına motosiklet ile gelen 2 kişi henüz bilinmeyen nedenle iş yerine silahlı saldırıda bulundu. Şüpheliler, saldırının ardından motosikletle bölgeden uzaklaştı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelilerin tüfeklerinden çıkan saçmalar fırının camlarına isabet ederken, polis çalışma başlattı. Öte yandan, silahlı saldırı anı fırının güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde, motosiklet ile iş yerinin önüne gelen 2 kişinin ateş açtığı ve hızla kaçtıkları görüldü. Öte yandan, aynı iş yerine 2 hafta önce de silahlı saldırı yapıldığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Müzik dünyasının başarılı gitaristleri arasında gösterilen 70 yaşındaki sanatçı, Epifoni organizasyonuyla Volkswagen Arena’da sahne aldı.
Uzun yıllar sonra les paul gitarıyla sahneye çıkan sanatçı, aralarında “This Way Before”, “Midnight Tango”, “Tears of Hope”, “Casino” ve “Elegant Gypsy”nin de bulunduğu parçaları seslendirdi.
Geçen temmuz ayında çıkardığı “Twentyfour” adlı yeni albümünden bahseden Al Di Meola, albümdeki “Ava’s Dance in the Moonlight” parçasını küçük kızının bale yapma girişiminden ilham alarak yazdığını söyledi.
Sanatçı, İstanbul’da çok uzun zaman önce “Return to Forever” grubuyla konser verdiğini belirterek, “Kariyerimin başladığı yere, ilk kayıtlarımı yaptığım 1970’lerin ortasına geri dönmek çok güzel. O dönemde popüler olan bazı parçaları bugün yeniden çalıyoruz. O şarkılardan biri de 19 yaşımdayken kaydettiğimiz Beyond The Seventh Galaxy.” dedi.
Konserde, Al Di Meola’ya baterist Tom Brechtlein, perküsyoncu Gumbi Ortiz, caz müzisyeni Philippe Saisse ve gitarist David Lowery eşlik etti.
İki bölümden oluşan konser, yaklaşık 2 saat sürdü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milletvekili Gürban’ın ithamlarına karşılık veren Torbaoğlu, oldukça sert ifadeler kullandı, adım ve itibarım için, kendi hesaplarını açığa çıkarmak için bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’na SPK ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na MASAK kendini ihbar edeceğini söyledi.
İş insanı ve eski Karşıyaka Spor Kulübü yöneticisi Nazım Torbaoğlu, İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban'ın iddialarına yanıt verdiği. İddiaları reddeden Torbaoğlu, “Bu iftiraları atan şahsı tanırım. Benimle tanışmak için iki kez masama geldi. İkisinde de kovdum. Yazdıkları tamamen husumet dolu ve dayanaksız. İddialarını ispatlamalı” dedi.
İKİ YILDIR BORSADA İŞLEM YAPMIYORUM, MASAK İNCELEYEBİLİR"
Gürban’ın iddialarını "çamur at izi kalsın" siyaseti olarak nitelendiren Torbaoğlu, kendi hesaplarını açığa çıkarmak için bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) kendini ihbar edeceğini söyledi. “İki yıldır borsada işlem yapmıyorum. Hakkımda manipülasyon ya da spekülasyon varsa MASAK incelesin. Hiçbir suçum yok,” diyen Torbaoğlu, eşinin güzellik kliniğine yönelik iddialara da yanıt verdi. Torbaoğlu açıklamasında, "Eşim işini dürüstçe yapan biri; onun iş yerine dair yapılan Dilan Polat benzetmesi tamamen kötü niyetli" dedi.
"HATİCE ÖZALP’LE HİÇ GÖRÜŞMEDİM, İDDİALAR TAMAMEN ASILSIZ"
Torbaoğlu, ayrıca DenizBank Müdürü Hatice Özalp ile ilişkisi olduğu yönündeki iddiaları da yalanladı: "Hayatımda bir kez bile yan yana gelmedik. HTS kayıtlarını incelesinler. Hiçbir şekilde bağlantım yok” diyerek Gürban’ın iddialarını çürütebileceğini söyledi.
"DOKUNULMAZLIĞINA GÜVENİP İFTİRA ATMAK ŞEREFSİZLİKTİR"
Gürban’ın dokunulmazlığını kullanarak pervasızca suçlamalarda bulunduğunu savunan Torbaoğlu, vekile karşı suç duyurusunda bulunacağını ve dokunulmazlığının kaldırılması için girişimlerde bulunacağını belirtti. "Bu iftiralar karşısında sessiz kalmayacağım" diyen Torbaoğlu, Gürban’ın kendisine ve ailesine yönelik itibarsızlaştırma çabalarına karşı yasal süreç başlatacağını duyurdu.
"MENEMEN’DE ALDIĞIM ARSALAR İMARLI, HER ŞEY KANUNA UYGUN"
Son olarak Menemen’de aldığı taşınmazlara ilişkin iddialara da yanıt veren Torbaoğlu, tüm mülklerinin belediyenin ihale yoluyla sattığı yerlerden olduğunu ve hiçbir şekilde imarsız alan almadığını söyledi: “Alnım açık, her şey incelensin. Bu iftira kampanyasına asla boyun eğmeyeceğim.”
]]>Bilindiği üzere yaşanan trafik kazası neticesinde araçta -kazanın şiddetine göre değişen ölçülerde- maddi bir hasar meydana gelmektedir. Bu hasarın giderilmesinin hiç şüphesiz belli bir maliyeti vardır ve “maddi zarar” niteliğindedir.
Ancak söz konusu hasar bütünüyle giderilse bile TRAMER (Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi) kayıtlarında araç, “hasarlı araç” olarak gözüktüğünden, bilhassa ikinci el piyasasında bu durum aracın değerinde belli bir kayıp meydana getirecektir.
Dolayısıyla aynı model ve evsafta kazasız olan diğer araçlara kıyasla kazalı bu araç daha düşük bir bedelle satılacaktır.
Araç değer kaybı, Bir başka ifadeyle kaza sonrası araçta meydana gelen “maddi zarar” sadece tamir gerektiren görünür hasarlardan ibaret olmayıp bu hasarlar giderildikten sonra araçta meydana gelen değer kaybını da içermektedir.
Araç Değer Kaybı Kapsamı
Ankara araç değer kaybı araç değer kaybı avukatı Öncelikle ifade etmek gerekir ki, mevzuat hükümleri çerçevesinde değer kaybı, kapsamında sadece “maddi zararlar” karşılanır. Manevi zararı sigorta şirketi karşılamaz.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın ilgili düzenlemesi şu şekildedir:
“Maddi Zararlar Teminatı: Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel Şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.” ( Şart’ın A-5/a maddesi)
Daha önce Araç değer kaybı, konunun uzmanları tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek’inde yer alan kriterlere göre belirlenmekte idi.
Ancak Ancak Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E:2019/40 Esas sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi iptal edilmiş ve böylece hesaplama yöntemi değişmiştir.
Buna göre hesaplama gerçek zarar ilkesi gereği serbest piyasa koşulları dikkate alınarak yapılmaktadır.
Mesela 200.000 TL değerinde olan bir araç kaza sonrası 180.000 TL’ye düşmüş ise bu zarar değer kaybı olarak araç sahibine ödenir. Bu hesaplamada eskiden olduğu gibi km, aracın yaşı vs. gibi verilere bakılmaz.
Araç Değer Kaybı Teminatı Dışında Kalan Haller
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları bazı durumların değer kaybı teminatı kapsamı dışında kalacağını öngörmüştür.
– Mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları,
– Çekme Belgeli ve Hurda Belgeli işlemi görmüş araçlar,
– Tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri,
– Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri.
– Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz.
– Ek 1’de yer alan tutarlar %50’sine kadar (%50 dahil) Hazine Müsteşarlığınca azaltılabilir veya arttırılabilir.
Değer Kaybı İçin Gerekli Evraklar
Genel Şartlar’ın Ek 6 nolu madde başlığı altında maddi hasarların tamamı için (ve bu arada değer kaybı için de) gerekli başvuru evrakları için şu açıklamalara yer verilmektedir:
Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler
1. Maddi Zararlar
A) Araç Hasarları
• Trafik Kazası Tespit Tutanağı resmi tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı, varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları,
• Mağdur araca ait ruhsat,
• Varsa hasarlı araç resimleri,
• Mağdur araç sahibine/zarar gören üçüncü şahsa ait banka hesap bilgileri (banka – şube adı, Iban numarası).
B) Değer Kaybı
• (A) Araç Hasarları bölümünde istenen belgeler,
• Değer kaybı talep beyanı,
• Maddi hasara ilişkin ekspertiz yapıldıysa eksper raporu.
C) Diğer Hasarlar (üçüncü kişiye ait mallar için)
• (A) Araç Hasarları bölümünde istenen belgeler,
• Hasarlı malın sahiplik belgesi (tapu, alım faturası, kamu kurumu resmi yazısı vb.),
• Üçüncü kişiye ait zarar gören malın onarımına ilişkin fatura, muhasebe kayıtları.
Ayrıca bu tür taleplerde “Kişisel Bilgi Doğrulama Evrakları” da gereklidir. İlgili belgeler şu şekildedir:
• Gerçek Kişilerde: Nüfus cüzdan fotokopisi ve imza beyanı, iletişim bilgileri
•Tüzel Kişilerde: Vergi levhası, ticaret sicil gazetesi, imza sirküleri ve sirkülerde yer alan yetkililerin nüfus cüzdan fotokopileri.
Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? Zarar Bedeli Kim/Kimlerden Talep Edilebilir?
Araç değer kaybı bedelini aracınıza zarar veren aracın sürücüsünden ya da aracın tescil malikinden talep edebileceğiniz gibi karşı aracın sigorta ettirilmiş olduğu sigorta şirketinden talep etmeniz de mümkündür.
Uygulamada bu talepler genelde sigorta şirketlerine yöneltilmektedir. Zira kişilerin maddi sıkıntılarını gerekçe göstererek böyle bir ödemeden kaçınmaları her zaman için mümkündür ve sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Bu gibi durumlarda kurumsal ve profesyonel şirketler olan sigorta şirketleri ile iletişim kurmak daha başarılı sonuçlar verebilmektedir.
Araç Değer Kaybı Talebi Şartları Nelerdir? Talebi iletmeden önce yapılması gereken işlem ya da temin edilmesi gereken belgeler var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Hukukî bir talebi iletirken haklı olmanız yetmez. Bunun yanında haklı olduğunuzu belgelendirecek bir kısım ispat araçlarına da sahip olmanız beklenir.
Bu sebeple hak kaybına uğramamak için araç değer kayıp bedeline ilişkin talepte bulunurken bir kısım ön hazırlıklara girişmek gerekir.
Bu kapsamda; öncelikle yukarıda detayları verildiği üzere her iki araca ilişkin poliçe ve ilgili tutanak ve evrakların tam olması ayrıca sigorta şirketinin istediği diğer bilgilerin de eksiksiz olarak iletilmesi gerekir
Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?
Bu yol uyuşmazlığın müzakere yolu ile halledilmesi amacına yönelik bir başvurudur. Eğer taraflar belli bir değer kaybı bedelinin ödenmesi konusunda uzlaşırlarsa ortada bir sorun kalmayacaktır.
Ancak uygulamada sigorta şirketleri şahsi başvuruları ya reddetmekte ya da çok komik rakamlar teklif etmektedir. Bu nedenle bu alanda uzman bir araç değer kaybı avukatı yardımı almak önemlidir.
Eğer karşı taraf bu talebi reddeder ya da 15 gün içerisinde herhangi bir karşılık vermezse bu durumda diğer yasal yollara başvurmak gerekecektir.
1. Tahkim Yolu
Sigorta şirketine, araç değer kaybı bedelinin ödenmesi konusunda yapmış olduğunuz başvurunun reddedilmiş olması ya da 15 gün içerisinde cevaplandırılmamış olması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru hakkınız bulunmaktadır. Bu usul tahkim usulü olarak adlandırılır.
Ücretli olan bu başvurunun usulüne uygun olarak yapılması önemlidir.
Bu başvuru üzerine öncelikle bir ön inceleme yapılır. Bu ön inceleme en geç 15 gün içerisinde tamamlanmalıdır. Bu ön inceleme neticesinde başvurunun sigorta hakemlerine havale edilip edilmeyeceğine karar verilir.
Eğer başvurunun sigorta hakemleri tarafından sonuçlandırılmasına karar verilirse, dosya, Komisyon tarafından hakem listesinden seçilen bağımsız hakemlere iletilir. Hakemler incelemeyi en geç 4ay içerisinde tamamlamalıdır.
ARAÇ DEĞER KAYBI YAŞADIYSANIZ MUTLAKA BİZİ ARAYINIZ
]]>
İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Seçilmiş Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim zaferi nedeniyle Trump’ı tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede yeni dönemde Türkiye ile ABD arasında iş birliğini geliştirme temennilerini belirtti.
Ayrıntılar geliyor..
Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyasetin hareketli gündemi devam ederken, liderler de değerlendirmelerini sürdürüyor..
Bu kapsamda CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV’de Uğur Dündar’ın sorularını yanıtladı.
Genel başkan olduktan sonra geçen son bir yılını anlatan Özel, yerel seçimlerde yaşadıkları başarıyı parti olarak ilerleteceklerini belirtti.
Bülent Ecevit’e verdiği sözü anlatan Özel, genel seçimlere de değindi.
“GENEL SEÇİMDEN DE BİRİNCİ VE İKTİDAR ÇIKACAĞIZ”
Özel, “Şimdi önümüzde bir genel seçim var. Ben o genel seçimden de CHP’yi birinci parti ve iktidar yapan kadroların genel başkanı olarak bir kez daha elbette Ecevit’e, elbette İnönü’ye, elbette Deniz Bey’e ama en çok da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkacağım” dedi.
Özel, şu ifadeleri kullandı:
Kurultay seçiminin ertesi günü hiç uyamadan Ecevit’in mezarı başında anmasına gitmiştim.
Oradaki konuşmam da şunu demiştim: ‘Sayın Genel Başkanım sizin 1970’lerde yaptığınız dünyadaki rüzgarları doğrudan okuyup seçmene doğrudan ulaşacak bir dil kurup her siyasi görüşten işçiye, memura, esnafa konuşabilip sesinizi duyurup solla sosyal demokrasiyle kitleleri tanıştırdınız. Ve liderliğinizde girilen iki yerel iki genel seçimden parti birinci çıktı. Seneye buraya geldiğimde girdiğimizden ilk seçimden birinci çıkmış olan bir genel başkan olarak gelmeyi umuyorum, bunun sözünü veriyorum”
Ve 1 yıl sonra o sözü tutmuş olarak gitmek çok önemli benim için. Sözün ikinci kısmı da şu: Şimdi önümüzde bir genel seçim var. Ben o genel seçimden de CHP’yi birinci parti ve iktidar yapan kadroların genel başkanı olarak bir kez daha elbette Ecevit’e, elbette İnönü’ye, elbette Deniz Bey’e ama en çok da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkacağım.
“EN BÜYÜK HAYALİM ANITKABİR ANI DEFTERİ’NE O İMZAYI ATMAK”
Atatürk’e “Genel Başkanım partiniz 100 yıl sonra yeniden iktidardadır” demeyi, Anıtkabir Anı Defteri’ne yazmak en büyük hayalim..
O yazıyı yazıp imzayı attıktan sonra siyasette başka hiç bir hedefim yoktur. O imza bana yeter. Çünkü demek ki Türkiye bir kez daha kurtulmuştur.

Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çınar Gazetesi, okuyucularını bilgilendirirken kaliteli içerik sunmayı hedefler. Çınar Gazetesi'nin asayiş haberleri, ülkede yaşanan güvenlik olayları ve polis tarafından yürütülen operasyonlar hakkında anlık bilgi sağlar. Çınar Gazetesi son dakika haberleriyle, özellikle gün içinde gerçekleşen önemli gelişmeleri hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırır. Çınar Gazetesi, finans alanında piyasaları ve ekonomik gelişmeleri takip etmek isteyenlere güncel veriler sunar. Çınar Gazetesi’nin magazin haberleri ise sanat dünyasında ve ünlülerin hayatında olup bitenleri merak edenler için önemli bir bilgi kaynağıdır.
Çınar Gazetesi, spor haberlerinde de geniş bir içerik sunarak, futbol, basketbol, voleybol gibi farklı branşlarda güncel haberlere yer verir. Çınar Gazetesi gündem haberlerinde ise hem ulusal hem de uluslararası önemli gelişmeleri derinlemesine ele alır. Çınar Gazetesi, tüm bu içerik ve başvuru kategorileriyle farklı ilgi alanlarına sahip olan okuyucularına zengin bir haber kaynağı sunar. Çınar Gazetesi, güvenilirliği ve kapsamlı haber anlayışıyla Türkiye’de önemli bir yere sahiptir ve geniş okuyucu kitlesiyle her gün daha fazla kişiye ulaşmaktadır.
]]>Çocuklarına kavuşma ümidiyle Diyarbakır annelerinin başlattığı eyleme destek veren Muşlu aileler, her hafta çarşamba günü yaptıkları eylemlerini sürdürdü.
Evlatlarının fotoğrafını ellerinden düşürmeyen anne ve babalar, “Evlat nöbetindeyiz” ve “Artık yeter! Yakamızdan düşün” yazılı pankartlar açarak DEM Parti ve terör örgütü PKK’ya tepki gösterdi.
Anne Ayten Koçhan, gazetecilere, oğlunun 9 yıl önce kaçırıldığını söyledi.
Evladına kavuşmak için 3 yıldır eylem yaptığını belirten Koçhan, “Çocuğuma sesleniyorum, yolunuz yol değil, dönün. Gelin, devlete sığının. Bizim bir bayrağımız var. Ben çocuğumu terör örgütü PKK’dan istiyorum. Evlat hasretine dayanamıyoruz. Ersin, oğlum, bizi görüyorsan gel, devlete teslim ol. Bu bizim davamız değil. Sizi orada kandırıyorlar ve zorla tutuyorlar.” diye konuştu.
Anne Şahinaz Özcan da 8 yıldır oğlundan haber alamadığını dile getirerek, “Oğlum var mı yok mu bilmiyorum. Ben PKK’dan çocuğumu istiyorum. Bir kişi bile dağda kalmayıncaya kadar buradayım. Çocuklarımızı götürüyorlar. Bunlar çok vicdansızlar.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖĞRENCİLER TAHLİYE EDİLDİ
Yenibosna Mahallesi Çınar Caddesi’ndeki özel okulun dış cephesinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle öğrenciler tahliye edildi.
BÖLGEYE ÇOK SAYIDA EKİP SEVK EDİLDİ
İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Binanın iç kısmına da sirayet eden yangına itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Başaran Mahallesi Hisar mevkisinde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine operasyon düzenledi.
Kazı yapan 5 kişi suçüstü yakalandı, yeraltı tespit cihazı ve çeşitli kazı malzemeleri ele geçirildi.
Gözaltına altına alınan şüpheliler İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festival kapsamında, Karatay Medresesi’nde açılan sergi, Filistin davasına vurgu yapan karikatürleriyle dikkati çeken Naci el-Ali’nin, özgürlük mücadelesinin sembollerinden biri haline gelen “Hanzala” çizimlerinden oluşuyor.
Sergideki 20 eser, vatandaşların ve yerli turistlerin yanı sıra dünyanın dört bir yanından gelen yabancı ziyaretçilerden ilgi görüyor.
Serginin küratörü Samed Karagöz, AA muhabirine, Naci el-Ali’nin 1938’de Filistin’de dünyaya geldiğini anlattı.
Sanatçının, 1948’de Filistinlilerin “Nekbe” olarak adlandırdığı Büyük Felaket yaşandığında mülteci konumuna düşen 750 bin Filistinliden biri olduğunu belirten Karagöz, şöyle konuştu:
“O zaman 10 yaşında bir çocuktu ve Lübnan’a yerleştiler. Çocukluğu ve gençliği orada bir mülteci kampında geçti. Mülteci kampından çıkmış bir sanatçı olması açısından son derece önemli. Çocukluğundan itibaren hep karikatürle, çizimlerle ilgileniyor. Belki şartlar daha başka olsaydı, daha farklı sanat eserleri de üretebilirdi ama mülteci kampındaki şartlar çok elverişsiz olduğu için o hep kara kalem çizimler yaptı. Kağıt kalem bulamadığında elindeki çubukla yerdeki çamura çizimler yaptı. Ömrü boyunca hep çizimler yapmaya devam etti, 1987 yılında Londra’da bir suikast sonucu öldürülene dek.”
Karagöz, sergide, sanatçının ikonlaşmış, Filistin denildiğinde akla ilk gelen sembollerden “Hanzala” çizimlerinin bir kısmının yer aldığını dile getirdi.
Serginin, daha önceki Kültür Yolu Festivalleri’nde de ziyaretçilerini ağırladığını vurgulayan Karagöz, şunları kaydetti:
“Bu 15’inci sergimiz. Farklı farklı eserlerini, Türkiye’nin farklı illerinde sanatseverlerle buluşturduk. Sergilerde Naci el-Ali’nin en bilindik ve daha az bilinen eserlerinden bir seçki oluşturmaya gayret gösteriyorum. Bu sergi, Filistin’de yaşananların bir yıl önce başlayan problemler olmadığını gösteriyor. 1948’den itibaren de değil, 1917’de Osmanlı’nın bölgeden çekilmesi ve orada bir İngiliz manda devleti kurulmasından itibaren siyonistlerin başlattığı hareketler, oradaki Müslümanlara ve Hristiyanlara karşı uyguladığı baskıların yansımasını görüyoruz. Aslında bugün yaşadıklarımızın köklerini orada görmüş olabiliyoruz bu eserlerde.”
Sergiyi gezen vatandaşlardan Hüseyin Kocabaş ise eserlerin oldukça ilgi çekici olduğunu söyledi.
Antalya’nın dünyanın her yerinden insanları ağırladığını belirten Kocabaş, “Antalya bir dünya kenti. Her ülkeden insanlar var, sanatçı da eseriyle anlatmak istediklerini çok güzel ifade etmiş. Savaşın amacını, petrol, para ve güç dengelerini anlatmış. Burada her milletten insan var. Herkese ulaşması anlamında amacına ulaştığını düşünüyorum.” dedi.
Sergi, festival boyunca 10.00-19.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Galatasaray, yarın saat 20.45’te RAMS Park’ta İngiliz takımı Tottenham ile karşılaşacak. Avrupa Ligi’nde sarı-kırmızılılar, 3 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlikle 7 puan ve averajla 5. sırada yer alıyor. Tottenham ise 3 galibiyetle 2. sırada bulunuyor.
AVRUPA KUPALARINDA 322. RANDEVU
Galatasaray, Tottenham karşılaşmasıyla Avrupa kupalarında 322. maçına çıkacak. Sarı-kırmızılılar bu mücadelelerde 115 galibiyet, 121 kez mağlubiyet ve 85 beraberlik aldı. Söz konusu müsabakalarda 438 gol atarken, kalesinde 482 gol gördü.
AVRUPA LİGİ’NDE 98. MAÇ
Galatasaray, UEFA Kupası ve UEFA Avrupa Ligi adlarıyla yapan turnuvada 97 maç oynadı. Cimbom geride kalan karşılaşmalarda 39 galibiyet, 32 beraberlik ve 26 mağlubiyet aldı. Sarı-kırmızılılar, bu maçlarda 155 kez rakip fileleri havalandırırken, kalesinde 125 gole engel olamadı.
TOTTENHAM İLE İLK MAÇ
İki takım, yarın oynayacakları maçla birlikte Avrupa kupalarında ilk kez rakip olacak. Aslan ayrıca İngiliz ekipleri Manchester United, Arsenal, Chelsea, Liverpool, Leeds United, West Bromwich Albion ile 23 kez oynadı ve 4 galibiyet, 9 beraberlik ve 10 mağlubiyet aldı.
MUSLERA SAHADA
Galatasaray’da Kaptan Fernando Muslera, Tottenham maçıyla kalesine geçecek. Muslera, bu sezon Young Boys ile oynanan rövanş müsabakasında gördüğü kırmızı karttan dolayı 3 maç men cezası almıştı. Uruguaylı eldiven, bu cezasından dolayı PAOK, RFS ve Eflsborg maçlarında oynayamadı.
Bireysel çalışmalarını sürdüren Senegalli sol bek Ismail Jakobs kadroda olmayacak.
MUHTEMEL 11
Galatasaray’ın, Tottenham karşısına Fernando Muslera, Kaan Ayhan, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Berkan Kutlu, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz, Dries Mertens, Yunus Akgün ve Victor Osimhen 11’i ile çıkması bekleniyor.
LAWRENCE VISSER YÖNETECEK
Galatasaray – Tottenham arasında oynanacak maçı BelçikaFutbol Federasyonu’ndan Lawrence Visser yönetecek. Visser’in yardımcılıklarını Rien Vanyzere ile Thibaud Nijssen yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi de Simon Bourdeaud’hui olacak. VAR’da Bram Van Driessche, AVAR’da da Jan Boterberg görev alacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Depremlerin ardından hasar tespitlerini yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, acil yıkılacak, yıkık ve ağır hasarlı binalarla ilgili işlemleri tamamladıktan sonra orta hasarlı binalar için çalışmalara geçti.
Orta hasarlı 4 bin 500’den fazla binanın tespit edildiği Adıyaman’da güçlendirme başvurusu yapılmayanlar için İl Özel İdaresi koordinesinde başlatılan yıkım ihalesi tamamlandı.
İhale sürecinin sonuçlanmasıyla kentte halen depremin izlerini taşıyan orta hasarlı binaların yıkımına da başlanmış olacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Faysal Ergezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki yapıların depremlerde ağır hasar aldığını hatırlattı.
Ağır hasarlı yapıların tamamının yıkıldığını ve orta hasarlı yapıların yıkım işlerinin de başlamak üzere olduğunu ifade eden Ergezen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Acil yıkılacak, yıkık ve ağır hasarlı yapılarla karşı karşıyaydık ve bunların yıkım işlemlerinin yüzde 100’ü tamamlandı. Akabinde orta hasarlı yapıların yıkım süreci başladı. Binalarının güçlendirmesi için tanınan süreçte bazı vatandaşlarımızın herhangi bir işlem yapmadığı, ruhsat almadığı, güçlenmeye başlamadığı tespit edildi. Bunun üzerine Valiliğimiz tarafından ihale sürecine girdik ve bu süreci de tamamladık.”
Depremlerin izlerini taşıyan binaları ortadan kaldırmak istediklerini dile getiren Ergezen, “İlimizde 4 bin 500 civarında binanın yıkım işlemi gerçekleştirilecek. Yaklaşık 500 vatandaşımız güçlendirme için başvuru yaptı ve onların ücretleri de AFAD tarafından ödeniyor.” dedi.
“Hedef kente uygun, modern, depreme dayanıklı yapılar inşa etmek”
Yeni yapıların kente estetik bir görünüm kazandıracağını aktaran Ergezen, bu noktada çok istikrarlı çalışmalar yürütüldüğünü vurguladı.
Kent genelinde bu alandaki çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Ergezen, “İlimizin kent dokusuna uygun, modern, depreme dayanıklı yapıları inşa etmek öncelik hedefimizdir. Bunun için de kentin mimari dokusuyla uyuşan, yapılaşmaya uygun yerlerde daha güzel, daha yaşanılabilir bir Adıyaman inşa edebilmek için elimizden gelen çalışmaları sürdürmekteyiz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Barman’ın Başakşehir’deki lokantasında sergilediği 500’ün üzerindeki eser arasında, farklı mekanizmalara sahip çeşitli radyolar, pikap ve müzik aletleri yer alıyor.
Lokantasını adeta müzeye çeviren Barman, gelecekte kapsamlı bir müze açmak istiyor.
“Yaklaşık 25 yıldır gramofon, saat topluyorum”
Doğup, büyüdüğü Malatya’dan askerlik için ayrıldıktan sonra İstanbul’a yerleşen Barman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “İstanbul’da pide, lahmacun işine başladım. İşimi çok seviyorum. İşimle beraber bu antika sevgisi başladı. Yaklaşık 25 yıldır gramofon, saat topluyorum.” dedi.
Bülent Barman, lokantasında 400’e yakın radyo ile 120 gramofonu gelenlerin beğenisine sunduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“Malatya’dayken rahmetli dedemin, amcalarımın eski radyoları vardı. Onlarla oynardım. Bu sevgi de oradan kalma. Radyoları çok seviyordum. İstanbul’a gelince de ‘Toplayayım.’ dedim. Bayağı da topladım ama bir yangın geçirdik. 300’e yakın radyomuz yandı. Kalanları sergileyip, hala almaya, biriktirmeye devam ediyorum. İyi malzemeler çıkınca antikacılar beni arıyor. Dünyanın birçok ülkesinden, Türkiye’nin her yerinden güzel bir parça çıkarsa hemen beni ararlar.”
“İstanbul’da bir müze oluşturarak, insanlara hediye etmek istiyorum”
Her hafta Balat’taki antikacıları gezdiğini anlatan Barman, ” Kütahya, Bursa, Eskişehir’in yanı sıra Kadıköy ve Esenler’deki antikacılar olmak üzere her hafta bir yerdeyim. Ailem de benim sayemde artık antika seviyor.” diye konuştu.
Bülent Barman, ilk olarak antika eserleri toplamaya evde başladığını söyleyerek, “Baktım evde bu iş olmuyor. Depo tuttuk, depo da dolunca ‘bunları sergileyeyim’ dedim. Daha sonra dükkanda sergilemeye başladık. Seyrettikçe eserleri keyif alıyorum.” ifadelerini kullandı.
Lokantasının artık bir aile ortamı gibi olduğunu ve müşterilerin de kendisini tanıyıp eserler için sürekli mekana geldiklerine işaret eden Barman, şu bilgileri verdi:
“Gelen müşterimiz resim çekiyor. Merak ettiği radyoları, objeleri soruyor. ‘Nereden gelmiştir, menşei nedir? onlara anlatıyorum. Tüm eserler hakkında bilgim var. Hepsi nereden gelmiş, kaç paraya mal olmuş, menşei nedir biliyorum. Bunları belli bir zamana kadar topladıktan sonra İstanbul’da bir müze oluşturarak, insanlara hediye etmek istiyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’dan trenle yola çıkıp gittiği şehirlerde dilencilik yapan ve üzerinden bir miktar avro ve dolar ile 13 bin 600 TL çıkan Himmet M. (37), Konya’da yakalandı. Topladığı paralara el konulan Himmet M.’ye 977 lira ceza kesildi.
Meram Belediyesi Zabıta ekipleri, dün Konya Garı çevresinde bir kişinin dilencilik yaptığı bilgisini aldı. İhbar üzerine adrese giden zabıta ekipleri, Himmet M.’yi dilencilik yaparken yakaladı. Himmet M.’nin üst aramasında bir miktar avro ve dolar ile 13 bin 600 TL bulundu. Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı Himmet M.’nin, İstanbul’dan yüksek hızlı trenle yola çıkıp, güzergahtaki şehirlerde dilencilik yaptığı ve daha önce de aynı suçtan yakalandığı belirlendi. Muhacir Pazarı Zabıta Karakolu’na götürülen Himmet M.’nin paralarına el konulurken, Kabahatler Kanunu’na göre 977 lira ceza kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca 1-31 Ekim tarihleri arasında suç ve suçluluk faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma yapıldı.
Söz konusu çalışmalarda bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan aranan ve hakkında 8 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası olan M.Ü. Karayazı ilçesinde yakalandı.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı ve sondaj yapmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından aranan, hakkında 9 yıl 5 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olan A.B.A, Ankara’da yakalanarak İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Kasten öldürme suçundan aranan ve hakkında 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası olan S.A. Horasan ilçesinde yakalandı.
Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan aranan ve 3 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ü.B.T. Aziziye ilçesinde yakalandı.
Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan aranan ve 5 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası olan M.Ç. de yakalındı.
İşlemleri tamamlanan firariler cezaevine teslim edildi.
Ekipler, söz konusu tarih aralıklarından yaptığı çalışmada, haklarında ifadeye yönelik aranan 125, 0-5 yıl süreyle 28 ve 5-10 yıl süreyle hapis cezasıyla aranan 4 kişi olmak üzere toplamda 157 şüpheliye de yakaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kıbrıscık ilçesine bağlı Taşlık köyünde park halindeki 14 AK 561 plakalı otomobil, kimliği belirlenemeyen şahıslar tarafından silahla kurşun yağmuruna tutuldu. Otomobilin sahibi A.K, aracının kurşunlandığını görünce durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, yaptıkları incelemede otomobilde 13 mermi izi tespit etti. JandarmaSuç Araştırma Timleri (JASAT), aracı kurşunlayan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. – BOLU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2024 yılı, Türkiye'deki siyasi dinamiklerin yanı sıra ekonomi açısından da önemli tartışmalara sahne olacak gibi görünüyor. Peki, bu yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maaşı ne kadar? Merak ediyor, değil mi? İşte bu sorunun cevabı, pek çok kişinin dikkatini üzerine çekiyor.
Cumhurbaşkanları için maaş tartışmaları, genellikle geniş bir kesim tarafından takip edilir. 2023 yılının sonunda yapılan düzenlemelerle birlikte, Erdoğan’ın maaşı, çokça konuşulan bir konu haline dönüştü. Düşünsenize, bir ülkenin líderi olarak alacağı maaşın yüksekliği ya da düşüklüğü, ekonomik şartlarla doğrudan doğruya ilişkili. Ekonomi bunalımı geçiren bir ülkede, lider maaşlarının büyüklüğü halkın dikkatini kaçınılmaz olarak çekiyor.
2024’te Cumhurbaşkanlığı maaşı, yanından geçen birçok farklı faktöre göre belirleniyor. Ekonomik veriler, enflasyon oranları ve kamu maliyesi gibi unsurlar, maaşın ne kadar olacağını etkiliyor. Bazen bu hesaplamalar, sanki bir matematik problemi gibi karmaşık hale gelebiliyor.
Ayrıca, maaşın yalnızca bir rakamdan ibaret olmadığını biliyoruz. Yani, bir liderin alacağı maaş, o liderin toplum üzerindeki etkisini de ortaya koyuyor. Dünyada birçok ülkede bu hale geldiği gibi, Türkiye’de de Cumhurbaşkanının maaşı, çeşitli tartışmalara ve yorumlara kapı aralıyor.
Cumhurbaşkanının maaşı, kendine özgü bir simge; ekonomik dalgalanmaların, toplumun genel yaşam standartlarının ve hatta siyasi iklimin de yansıması. Sürekli değişen ekonomik koşullar altında, Erdoğan’ın 2024’de alacağı maaş, hem ekonomi politikalarını doğrudan etkiliyor hem de kamuoyunda büyük bir merak yaratıyor. Belki de en çok merak edilen husus, bu maaşın toplum üzerinde nasıl bir etki yaratacağı.
2024'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Maaşı: Hükümetin Yeni Politikasının Yansımaları
Cumhurbaşkanı'nın maaşı, genel ekonomik stratejilerin bir parçası olarak belirleniyor. 2024 bütçesiyle birlikte kamu maliyesinde denge sağlamak adına pek çok reform gündemde. Yüksek enflasyon, yaşam standartlarını olumsuz etkilerken, maaş artışları da bu bağlamda kritik bir rol oynuyor. Esas mesele, maaş artışlarının sürdürülebilirliği… gamdom Bu tür artışlar, genel bütçeyi nasıl etkileyecek? Hükümet, bu artışla birlikte topluma ne mesaj vermek istiyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın maaş değişiklikleri, sadece ekonomik bir unsur değil, siyasi bir mesaj olarak da değerlendiriliyor. Bu gibi kararlar, hükümetin halk ile olan bağını güçlendirmek için atılan adımlar olarak görülüyor. Ancak, halkın bu durumu nasıl algılayacağı oldukça önemli. Ekonomik sıkıntıların gündemde olduğu bir dönemde, devlet yetkililerinin maaş artışları nasıl bir tepki oluşturacak? Halkın adalet anlayışı, bu tür uygulamaların başarısını belirlemenin anahtarı olabilir.
Maaş artışına dair toplumsal tepkiler de kaçınılmaz. Bazı kesimler bu durumu desteklerken, bazıları ise eleştirecektir. Özellikle sosyal medya, bu tür konularda geniş bir tartışma platformu sunuyor. İnsanlar, sadece kendi yaşam standartlarını değil, aynı zamanda yöneticilerin aldıkları ücretleri de sorgulamaya başladılar. Haliyle, bu durum siyasetçiler için zorlu bir süreç anlamına geliyor. Hayat pahalılığı içinde, bu artırımların toplumda gerçek bir etki yaratır mı sorusu oldukça düşündürücü.
2024, Türkiye’de siyasi ve ekonomik dengenin nasıl şekilleneceği açısından kritik bir yıl olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın maaşı, bu çerçevede önemli bir gösterge niteliği taşırken, yan etkileri ve algıları da göz önüne almak gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Maaşına Zam Geldi mi? 2024’teki Yeni Rakamlar Açıklandı!
Cumhurbaşkanlığı maaşları, genellikle yıllık enflasyon oranları ve kamu çalışanlarına yapılan zamlarla ilişkilendiriliyor. Yani, akla gelen soru şu: Peki, enflasyon yükselirse maaşlar da buna paralel olarak artar mı? Cevap basit gibi görünse de, politik ve ekonomik dinamikler nedeniyle bazı kesimler için bu durum tatmin edici olmayabiliyor. Yıllık raporlar ve bütçe görüşmeleri, bu sürecin merkezinde yer alıyor.
Maaş zammının arkasındaki faktörler, sadece ekonomik verilerle sınırlı kalmıyor. Siyasi kararlar, ulusal ve uluslararası gelişmeler de burada rol oynuyor. Örneğin, ABD'deki ekonomik durum, Türkiye’nin maaş politikasını dolaylı yoldan etkileyebilir. Mengenede dönüp duran döviz kurları da işin içine girince, işin rengi biraz daha karmaşık hale geliyor.
Genellikle bütçe görüşmeleri sırasında, kamuoyuna yeni maaş rakamları duyuruluyor. Bu durum, hem çalışanlar hem de genel halk için heyecan verici bir an oluyor. Ancak, bu açıklamaların ardından gelen tartışmalar kaçınılmaz. İnsanlar genellikle "Bu rakamlar yeterli mi?" veya "Diğer kamu çalışanlarıyla kıyaslandığında adaletli mi?" gibi sorular sormaya başlıyor.
2024 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maaşının durumu, sadece bir rakam meselesi değil. Bu, geniş bir ekonomik zeminde yer alan, sosyal barış ve adalet gibi kavramlarla da yakından bağlantılı bir konu. Öyleyse, bu meseleni daha derinlemesine analiz etmek hepimizin elinde!
Erdoğan’ın 2024 Maaşı: Ekonomik Krizin Ortasında Ne Kadar Kazanıyor?
Erdoğan’ın maaşı, Türkiye'deki diğer kamu görevlileri ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir seviyede. Bazı kaynaklara göre 2024’te Erdoğan’ın maaşı yaklaşık 100 bin TL civarında olacak. Bu kadar yüksek bir gelir, halkın içinde bazı tartışmalara yol açıyor. Ekonomik dalgalanmalar karşısında birçok insanın geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda, böylesine yüksek bir maaş almak ne kadar adil? Bu soruyu düşünmeden edemiyorsunuz, değil mi?
Ekonomik krizin etkileri her alanda hissedilirken, Erdoğan’ın maaşı konusundaki tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor. Aslında, bu durum bir metafor gibi; bir yanda dev bir ağaç, diğer yanda onu sarmalamaya çalışan kökler. Ekonomik kriz, halkın yaşam standartlarını aşağı çekerken, lider seviyesindeki maaşlar nasıl bu kadar yüksek kalabiliyor?
Herkesin ekonomik zorluklarla baş etmeye çalıştığı bu atmosferde, bu maaşlar adeta bir tezat oluşturuyor. Ekonomi ve politika arasındaki bu iç içe geçmiş durum, sosyal medyada ve halk arasında oldukça fazla tartışılıyor. Neden bu kadar ciddi bir mesele bu kadar basite indirgeniyor? Tabii ki, herkesin cevabını merak ettiği bu sorulara yanıt bulmak zor, ama kesin olan bir şey var ki, Türkiye’nin geleceği için bu konulara dair tartışmalar sürmeye devam edecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Gündem: 2024 Maaşı Tartışmaları Nereye Gidiyor?
Hükümetin ekonomik politikaları, enflasyonun yükselmesiyle beraber tartışmalı hale geldi. Bu bağlamda, maaş artırımları, insanların yaşam standartlarını korumak veya iyileştirmek adına büyük bir önem taşıyor. Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki adımları nasıl şekillenecek? Belki de toplumun çeşitli kesimlerini memnun etmek için bir denge arayışı içerindedir.
Birçok insan, maaş zammının yanı sıra, bu zammın alım gücüne ne ölçüde yansıyacağını sorguluyor. Aynı zamanda, mevcut ekonomik koşullar altında, zam oranlarının yetersiz kalıp kalmayacağı da tartışılmakta. Bu noktada, bir maaş zammı yapmak, ekonomik büyümeyi teşvik etmenin yanı sıra, sosyal huzuru sağlamada da kritik bir rol oynuyor.
Erdoğan’ın gündeme dair açıklamaları, partinin politikalarının nasıl şekilleneceği konusunda net ipuçları veriyor. Bunun yanında, her açıklama, kamuoyunda farklı yorumlara ve beklentilere yol açıyor. İkna edici olmak, toplumun endişelerini anlamak ve çözümlemek, gelecekteki maaş artışlarının nasıl gerçekleşeceği açısından oldukça önemli.
2024 maaşı tartışmaları Türkiye'nin sosyal ve ekonomik geleceği açısından hayati bir öneme sahip. Her açıklama, her görüşme, toplumda yankı buluyor ve bu tartışmalar devam ettikçe, yaşam standartlarının yükselmesi umudu da büyüyor.
2024’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Maaşı: Kamuoyuna Yansıyan Sayılar ve Tepkiler
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024 yılı maaşı, tartışmalara neden olan pek çok faktörü barındırıyor. İlk olarak, maaşın belirlenmesinde hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğu önemli bir soru. Şu anda gündemde olan sayılar, toplumun farklı kesimleri arasında büyük yankı uyandırıyor. Üst düzey bir yöneticinin aldığı maaşın, halkın ekonomik durumuyla nasıl bir paralellik gösterdiği ise en merak edilen konulardan biri.
2024 yılı için belirlenen rakam, sadece bir sayı değil, aynı zamanda toplumun genel algısını etkileyen bir gösterge. gamdom giriş Geçim sıkıntısı çeken insanlar için bu miktarlar, adalet ve eşitlik anlayışını sorgulatıyor. “Nasıl olur da bu kadar yüksek bir maaş, ekonomik zorluklarla boğuşan bir ülkede haklı görülebilir?” sorusu, toplumun birçok kesiminde yankı buluyor.
Ayrıca, sosyal medyada ve diğer platformlarda, bu maaş miktarına dair tepkiler oldukça çarpıcı anketlerle destekleniyor. İnsanlar, bu tür ödemelerin yerine, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlara daha fazla bütçe ayrılmasını talep ediyor. “Gerçekten de ülkemiz şu an bu kadar lükse ne kadar ihtiyaç duyuyor?” diye düşünmeden edemiyorlar.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise, maaş artışlarının genel ekonomik göstergelerle orantılı olup olmadığı. Ekonomistlerin yorumları, sadece rakamların soğuk yüzüyle kalmayıp daha derin bir analiz gerektirdiğini gösteriyor. Öyle görünüyor ki, Erdoğan’ın maaşı, toplumun tüm kesimlerinin ortak bir mesele haline gelmiş durumda ve bu mesele, her daim gündemde kalacak gibi gözüküyor. Bu sayılar, sadece bir yönetim meselesi değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik bir çatışmanın da göstergesi.
Bir Liderin Değeri: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024 Maaşı Ne Anlama Geliyor?
Cumhurbaşkanı'mızın maaşı, hükümetin mali disiplini ve ekonomik durumu hakkında ipuçları veriyor. Eğer bir liderin maaşı artırılıyorsa, bu genellikle devletin genel bütçesindeki durumdan bağımsız hareket edemez. Yani, ekonomik sorunlar yaşarken bir artış olması, halkta huzursuzluk yaratabilir. Bu durumda, insanlar “Neden lider, halkın sıkıntılarının daha fazlasını kazanıyor?” diye düşünebilir.
Aynı zamanda, liderin maaşı, toplumun ona olan güvenini ve saygısını etkileyebilir. Örneğin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın maaşı düşünüldüğünde, halk bu durumu nasıl algılar? “Bir lider, toplumunun yanında mı yoksa uzakta mı?” sorusu, kamuoyunun nabzını tutmak için önemlidir. Eğer halk, liderinin gelirini adil buluyorsa, bu güveni artırabilir. Aksi takdirde, liderle halk arasında bir mesafe oluşabilir.
Maas meselesi ayrıca siyasi bir mesajdır. Erdoğan’ın maaşı, onun hükümeti içinde ne kadar otoriteye sahip olduğunu da gösteriyor. Yüksek bir maaşla, güçlü bir lider imajı yaratmayı hedefliyor olabilir. “Bu lider, güçlü ve yetkili!” algısı, özellikle uluslararası ilişkilerde de etkili olabilir.
]]>Yapmış olduğumuz araştırmalara göre yaklaşık 3 Bin’ den fazla özel güvenlik görevlisinin kimlikleri iptal edildi ve işlerine son verildi. Özel güvenlik sektörünün kanayan yarası haline gelen kimlik iptalleri sebebi ile 370 bin özel güvenlik görevlisi çalışma hayatında endişe içerisindeydi. Uzun zamandır Güvenlik İş Sendikasının yakından takip ettiği ve ilgili kamu kurum kuruluşları ile yaptığı çalışma sonrasında özel güvenlik kimlik kartı iptallerindeki yasal düzenlemede sona gelindi, teklif meclise sunuldu.
Meclis’e sunulan teklife göre HAGB (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) katalog suçlar hariç 2 yılın altında ceza alan özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartları iptal olmayacak diğer konu ise haklarında soruşturma açılsa bile özel güvenlik görevlilerinin kimlikleri iptal olmayacak. Kanun yürürlüğe girdikten sonra kimlikleri iptal olan özel güvenlik görevlileri özel güvenlik kimlik kartlarının yeniden değerlendirilmesi adına başvurusunda bulunabilecek.
‘’Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da yapılan değişiklikle, özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlarda, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerden ilgili hükümlerde sayılan suçları işleyenler dışındakilerinin özel güvenlik görevlisi olabilmesi için düzenleme yapılıyor. Casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama gibi nitelikli suçlardan kovuşturma bulunmamak şartı için hükme "devletin güvenliğine" ibaresi ekleniyor, soruşturma bulunmamak şartı ise düzenlemeden çıkarılıyor’’
Güvenlik-İş Sendikası, Sendika olarak bu sorunları çözmek adına sürdürdüğümüz mücadelede tarihi bir adım atılmıştır!
Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer ÇAĞIRICI konu ile ilgiliyaptığı açıklamada;5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair kanun’da bir yıl bir gün ceza alan özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartları otomatik olarak iptal ediliyor ve diğer önemli sorun ise katalog suçlardan soruşturma geçiren, suçlu olduğu belli olmadan kavuşturmaya dönüşmeden meslektaşlarımızın kimlik iptalleri gerçekleşiyordu.
Bu durum, sektörümüzdeki birçok çalışanı işsiz bırakıyor, yıllarca emek veren meslektaşlarımızı mağdur ediyordu. İşte bu noktada, sendikamız devreye girdi! İçişleri Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz yoğun görüşmeler sonucunda, HAGB kaynaklı kimlik iptalleriyle ilgili katalog suçlar hariç sürecin 1 yıldan 2 yıla çıkarılmasını öngören ve soruşturmanın kavuşturma olma şartını içeren taslak teklif, TBMM’ye sevk edildi.
Bu değişikliklerle birlikte, özel güvenlik görevlilerinin haklarının korunması ve meslek yaşamlarının sürdürülebilmesi için önemli bir zemin oluşturulmuş olacak. Güvenlik-İş Sendikası olarak, özel güvenlik çalışanlarının yanındayız ve her daim haklarının savunulmasında kararlılıkla mücadele edeceğiz.
Yeni düzenlemenin onaylanmasıyla birlikte, meslektaşlarımızın iş güvencesi artacak ve HAGB’den dolayı yaşadıkları ve soruşturma konusundan yaşadıkları mağduriyetler büyük ölçüde sona erecektir. Bu, yalnızca bir düzenleme değil, aynı zamanda sektörümüzün geleceği için de bir dönüm noktasıdır.
Güvenlik-İş Sendikası olarak, bu süreçte destek veren Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığımıza, Emniyet Genel Müdürlüğümüze, İçişleri Komisyonumuza ve İçişleri Bakanlığımıza teşekkür ediyor, yeni düzenlemenin özel güvenlik sektörü için hayırlı olmasını diliyoruz. Biz birlikte güçlüyüz; bu mücadele, daha güçlü bir gelecek için atılmış bir adımdır!
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’da yapılacak değişiklikle, özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlarda, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerden ilgili hükümlerde sayılan suçları işleyenler dışındakilerinin özel güvenlik görevlisi olabilmesi için düzenleme yapılıyor. Casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama gibi nitelikli suçlardan kovuşturma bulunmamak şartı için hükme “devletin güvenliğine” ibaresi ekleniyor, soruşturma bulunmamak şartı ise düzenlemeden çıkarılıyor.
Haklarımız İçin Mücadeleye Devam Edeceğiz! Dedi.
]]>Adli Sicil Kaydı Silinmesi ve Sildirilmesi
Adli sicil kaydının (sabıka kaydının) silinmesi ya da sildirilmesi günlük yaşamamızı çok ciddi şekilde etkilemektedir. İş başvurularında adli sicil kaydı sorulmakta olup işe girişlerde sabıka kaydı temiz olmayan kişilerin işe alım süreçleri olumsuz sonuçlanmaktadır.
Adli sicil kaydı (sabıka kaydı) olan işe girebilir mi? Adli sicil kaydı olan kişilerin işe girip girmeyeceğine işveren karar vermektedir. Özel sektör iş başvurularında genellikle adli sicil kaydı olan kişiler elenmektedir. Hatta işe alım sonrası personel birimi tarafından personel dosyaları kontrol edilerek adli sicil kaydı olan personelin işine son verildiği de olmaktadır. Bu bakımdan adli sicil sabıka kaydının silinmesi çok önemlidir.
Adli Sicil Kaydını/Sabıka kaydını sildirme konusu 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesinde düzenlenmiştir. Yasada adli sicil sabıka kaydının silinmesinin şartları sayılmış ancak adli sicil kaydının nasıl silineceği buna dair nasıl bir yol izleneceği belirtilmemiştir. Adli Sicil Kaydı Sildirme konusu dışarıdan basit gibi görünse de aslında çok karmaşık durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Adli Sicil Kaydı Silinme Şartları ve Adli Sicil Sildirme
1. Adli sicil sildirme için asıl şart cezanın infazının tamamlanmış olmasıdır. Yani adli para cezası ise bu cezanın ödenmesi, hapis cezası ise bu cezanın infaz süresinin tamamlanmış olmasıdır.
2. Şartlı tahliye ile yahut denetimli serbestlik nedeniyle cezaevinden çıkmak adli sicil kaydı silme için yeterli değildir. Hak ederek tahliye tarihi ne zaman ise o zaman infaz tamamlanmış sayılır ve silinme koşulu da oluşur.
3. Sicil Kaydı sildirme için bir diğer imkan de şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık durumudur. Bu hukuki durumların olması halinde adli sicil kaydı da silinebilecektir.
4. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Sabıka Kaydı Silinmesi için bir diğer imkan ise ceza zamanaşımının dolmasıdır. Yani kişi hakkında verilen ceza infaz edilemeyip ceza zamanaşımı dolduysa artık bu ceza adli sicil kaydından da silinecektir.
5. Adli sicil sabıka kaydı silinmesi için bir diğer olanak da genel aftır. Şayet adli sicil kaydında yer alan bir suç genel af kapsamına alınmışsa o suça dair adli sicil kaydı da silinecektir.
Adli Sicil kayıtlarının silinmesi demek aslında bu kayıtların sicilden çıkarılarak adli sicil arşiv kaydına alınması demektir. Yani Sicil Kaydındaki bir ceza, infazının tamamlanması halinde ya da genel af, zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme, etkin pişmanlık gibi nedenlerle arşive alınmaktadır. Bunun önemi şudur; özel kurumlara verilecek adli sicil belgesinde arşiv kaydı görünmediği için adli sicilin silinmesi sabıka kaydın temiz görünmesini sağlamaktadır.
Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir – Adli Sicil Arşiv Kaydı
Adli sicil kaydı silinmesi için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gerekli evrak ve dilekçe ile birlikte ya da e devlet üzerinden başvuru yapılması gerekmektedir.
Adli sicil kaydı nasıl temizlenir konusuna değindikten sonra bu işlemler için nereye başvurulacağını da belirtmek gerekir. Adli Sicil Kaydının silinmesi işlemleri Ankara’da bulunan Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Mahalli adli sicil birimlerinde yani adliyelerde adli sicilin sildirilmesi mümkün değildir.
Adliyelere silinme için verilecek dilekçeler yine Ankara’ya gönderilmektedir. Normalde infazı tamamlanan cezaların otomatik olarak silinmesi gerekir ama milyonlarca kayıt olması nedeniyle otomatik silinme uygulamada pek mümkün olamamaktadır. Bu nedenle herkes ayrıca başvuru yaparak adli sicil kaydının silinmesini talep etmelidir.
Adli sabıka sildirme için infazın tamamlanmış olması gerektiğinden infaz tamamlanmadan yapılan başvurular reddedilmektedir. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü dilekçeyi aldıktan sonra inceleme yapmakta ve silinme koşulu oluşmuş ise adli sicil kaydını silmekte, şayet koşullar oluşmamış, evrak ya da dilekçede bir eksiklik saptamışsa bu durumu cevabi bir yazı ile başvurana bildirmektedir.
Adli sicil kaydı silme talebine dair dilekçenin e devlet üzerinden ya da iadeli taahhütlü postayla Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir. Şayet Ankara’da ikamet ediliyorsa dilekçenin bizzat elden verilmesi daha kısa sürede adli sicilin silinmesini sağlamaktadır.
Adli Sicil Kaydı Ne Zaman Silinir ve Silinmesi Ne Kadar Sürer
Adli sicil kaydı sildirme dilekçesi elden teslim edildikten sonra ortalama 3 ya da 5 iş günü içinde işlem gerçekleşmektedir. Postayla dilekçe gönderilmesi halinde ise bu işlem birkaç ayı bulabilmektedir. O nedenle Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne elden başvuru yapmak çok önemlidir.
Sicile işlenen suçların ne zaman silineceği ve sabıka kaydının ne kadar sürede silineceği kişiler için çok önemlidir zira adli sicil kaydı iş başvurusu için, vize başvurusu için, ehliyet başvurusu için belirli bir tarihe kadar verilmesi gerekir. O nedenle adli sicil kaydı silme için en kısa yolların kullanılması gerekir.
Adli sicil kaydı silme süresi elden teslim yapılması halinde normal koşullarda 3-5 iş günü olsa da Kovid-19 salgını nedeniyle bu süreler maalesef uzayabilmektedir.
Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi
Adli sicil arşiv kaydının silinmesi sabıka kaydının tümüyle temizlenmesi anlamına gelir. Yani adli sicil belgesi alındığında kişi hakkında “adli sicil kaydı yoktur, Arşiv kaydı yoktur” şeklinde ibare görünür.
Resmi kurumlar sabıka kaydı talep ederken bu sabıka kaydının arşiv kayıtlı olduğuna dikkat edilmelidir. Mesela Bekçilik için alınacak adli sicil kaydında arşiv bilgileri de görünmektedir. Bu durumlarda sadece sicilin silinmiş olması yeterli olmayıp arşiv kaydının da sildirilmiş olması gerekir.
Mesela sabıkası olan memur olabilir mi sorusuna 657 sayılı Kanun ve Güvenlik Soruşturması Mevzuatı dikkate alındığında, hayır cevabı verilir. Bu nedenle gerek devlet memuriyeti gerek silah ruhsatı ve bazı işyeri ruhsatları ve gerekse diğer resmi işlemler bakımından arşiv kaydının temiz olması zorunludur.
Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi Sildirilmesi Koşulları
Arşiv Kaydının Silinmesi Koşulları;
• Anayasada ve belirli Kanunlarda sayılan suçlar (katalog suçlar) bakımından arşive alınma koşulları oluştuğundan itibaren 30 yıl geçmesiyle adli sicil arşiv kaydı silinir.
• Katalog suçlar bakımından yasaklanmış hakların (memnu hakların) geri verilmesi kararı alınırsa 15 yıl geçmesiyle adli sicil arşiv kaydı silinir.
• Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle adli sicil arşiv kaydı silinir.
• Şayet adli sicil arşiv kaydında olan bir fiil suç olmaktan çıkarılırsa bu kayıt tamamen silinir.
• Adli Sicil Arşiv kaydında yer alan mahkumiyetle ilgili Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip de bu karar kesinleşir ise yine arşiv kaydı temizlenir.
• Son olarak kişinin ölümü halinde de arşiv kaydı silinir.
Hangi suçlar 30 veya 15 yıllık süreye tabidir?
• Taksirli suçlar hariç toplam 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar;
• Zimmet
• İhtilas,
• İrtikap,
• Rüşvet,
• Hırsızlık,
• Dolandırıcılık,
• Sahtecilik,
• İnancı kötüye kullanma, (güveni kötüye kullanma)
• Dolanlı iflas
• Yüz kızartıcı suçlar (mesela cinsel suçlar)
• Kaçakçılık,
• Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma,
• Devlet sırlarını açığa vurma,
• Terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçları
• TCK dışında diğer kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan suçlar. (Mesela Uyuşturucu Suçları, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanundan vs…)
Adli Sicil Kaydından Silinmeyen Suçlar diye bir suç kategorisi yoktur. Yani süreleri dolunca bütün suçlar arşivden silinebilmektedir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nasıl Silinir
Kanunda belirtilen sürelerin geçmesi halinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne verilecek dilekçe ve gerekli evrak ile başvuru yapılması gerekmektedir. Ayrıca e devlet üzerinden de başvuru yapılabilmektedir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Silinmesi sicilin silinmesinden farklıdır. Bu husus maalesef hukukçular tarafından bile karıştırılabilmektedir. Sicilin silinmesi için infazın tamamlanması yeterlidir. Ancak arşivin silinmesi için ise suçuna göre 5 yıl ya da yasaklanmış hakların alınması şartıyla 15 yıl ya da koşulsuz 30 yıl gibi sürelerin geçmesi gerekmektedir.
Arşiv sabıka kaydı nasıl silinir sorusunun yanıtı dediğimiz gibi ilk olarak suç ve cezaya göre kanunda belirtilen sürelerin geçmesidir.
Arşiv kayıtlı adli sicil kaydının silinme işlemleri de Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılmaktadır. Yerel ya da mahalli adli sicil birimleri bu silme işlemlerini yapamaz. Öte yandan mahkemeler de adli sicil ya da arşiv kaydının silinmesinde yetkili değildir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir
Adli Sicil Arşivi Silinmesi işlemi dilekçe ile elden başvuru yapıldığında 1-2 hafta sürmektedir. Postayla başvuru yapılması halinde birkaç ayı bulabilmektedir.
Adli Sicil Kurumu öncelikle suçun 5 yıllık mı yoksa 30 yıllık süreye mi tabi olduğuna bakar ve bu sürelerin dolup dolmadığını kontrol eder. Öte yandan 15 yıl geçtikten sonra yasaklanmış hakların iadesi kararı alınmış ise bu husus da değerlendirilmektedir.
Adli sicil arşivi silinmesi için yukarıda yer verilen sürelerin (5-15-30 yıl) dolmuş olması gerekir. Ayrıca bu sürelerin başlangıcı infazın bitmesinden itibaren başlamaktadır. Bu nedenle bu süreler suçun işlendiği ya da cezaevinden tahliye tarihinden itibaren değil infazın tamamlanmasından itibaren hesaplanır.
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü
2012 yılına kadar adli sicil silme işlemleri mahkemeler tarafından yapılmakta idi. Ancak 5352 sayılı Kanun ile artık Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaysı silme ve sildirme işlemleri bakımından tek yetkili idare Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’dür.
Halk arasında Adli Sicil Kurumu olarak da bilinen Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü Adalet Bakanlığı’nın birimidir ve Ankara’da yer almaktadır. Adli sicil sildirme dilekçeleri buraya verilmekte ve sildirmeye dair kararlar buradan alınmaktadır. Bir diğer deyişle Adalet Bakanlığı sicil sildirme işlemlerinden sorumlu birim burasıdır.
Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü Sabıka Kaydı bildiğimiz anlamda adli sicil kaydıdır ve e devletten ya da adliye yahut kaymakamlıklardan alınabilir.
Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne dilekçe verildikten sonra dilekçe sorgulaması için dijital bir ortam yoktur. Bu işlem halihazırda telefon ile yapılmaktadır. Dilekçenin gelip gelmediği ya da sicilin silinip silinmediği telefon yoluyla öğrenilebilir.
Ankara Avukat Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü’nün adres ve iletişim bilgilerine şuradan ulaşabilirsiniz.
Adli Sicil Kaydı Konusunda Sıkça Sorulan Sorular
Adli Sicil (Sabıka) Nedir
Adli Sicil kişiler hakkında mahkemeler tarafından verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararlarının işlendiği sicil kütüğüdür.
Adli Sicile işlenen kayda adli sicil kaydı, sabıka kaydı, sicil kaydı gibi isimler de verilmektedir. Devlet, hem Türk vatandaşlarının hem de Türkiye’de suç işlemiş yabancıların mahkûmiyetlerini bu sicile işlemektedir.
Adli Sicilde yer alan bir kayıt kişilerin hayatını çok ciddi bir şekilde etkilemektedir. Bir işe girmek, yurtdışına çıkmak, memur olmak, işyeri ruhsatı almak, ehliyet, silah ruhsatı, milletvekilliği adaylığı, özel sektörde işe alınmak gibi birçok alanda bu kayda bakılmaktadır. Mahkûmiyet alan kişilere sabıkalı kişi ya da adli sicil kaydı olan kişi de denilmektedir.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Nedir? Adli Sicil Kaydı Ne Demek?
Adli Sicil Kaydı, hakkında mahkûmiyet kararı olan kişilerin adli sicil kütüklerinde yer alan kayıttır. Sicil Kaydı ve Sabıka Kaydı aynı şeydir. Adli Sicil kaydına Adli Sicil Belgesi de denilmektedir. Ancak yasada ifade edilen şekli adli sicil kaydı ifadesidir.
Adli sicil kaydına halk arasında Adli Sicil Kaydı Dökümü, Adli Sicil Kayıt Belgesi, Adli Sicil Raporu, Temiz Kâğıdı, Sabıka Kaydı, Vukuatlı Adli Sicil (Sabıka) Kaydı gibi isimlendirmeler yapılmakta ise de tüm bunların hepsi aslında adli sicil kaydı ile aynı anlamdadır.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nedir
Adli sicil arşiv kaydı, sicil kaydında yer alan suç kayıtlarından infazı tamamlananların silindikten sonra kaydedildiği bölümdür.
Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaydı olmak üzere adli sicil belgesinde iki tür kayıt bulunmaktadır; Kesinleşen bir mahkûmiyet kararı önce adli sicil bölümüne işlenmektedir. Adli sicilden silinme koşulları oluşan kayıtlar buradan silinerek arşiv kısmına alınmaktadır.
Bazen kişilerin adli sicil kaydında veri olmayıp arşiv kaydında veri bulunmaktadır. Bunun sebebi dediğimiz gibi sicilden silinen kaydın arşive alınmasıdır. İşte kişilerin adli sicilinden silinen ve arşive alınan kayıtlarına adli sicil arşiv kaydı denilmektedir.
Adli Sicilde bir kaydın olması ile arşivde bir kaydın olması arasında hukuki sonuçlar bakımından farklılık bulunmaktadır. Bu farklılıklara aşağıda adli sicil kaydının silinmesi bölümünde detaylı olarak değinilecektir.
Arşiv Kayıtlı Adli Sicil Belgesi demek adli sicil arşiv kaydı demektir yani hem sicilin hem de arşivin göründüğü belgedir. Mesela adli sicil kaydı alındığında kişinin sadece adli sicilinde kayıt var ise bu veriler yazar ve “arşiv kaydı yoktur” ibaresi görünür. Şayet adli sicili silinmiş ise ve arşiv kaydı var ise “adli sicil kaydı yoktur” ibaresi yazar ve arşiv kaydına dair veriler görünür. Bu ifadeyi adli sicil kaydı yoktur arşiv kaydı vardır şeklinde de anlayabiliriz.
Arşivli Adli Sicil Kaydı ya da Arşiv Kayıtlarını İçeren Adli Sicil Belgesi adli sicil arşiv kaydını gösterir ve genellikle resmi kurumlar tarafından talep edilmektedir. Bazen de vize işlemleri için bazı ülkeler (ABD, Kanada, Çin, Moğolistan ) tarafından adli sicil arşiv kaydı istenilmektedir.
Çift Sorgulu Adli Sicil Kaydı da adli sicil arşiv kaydı demektir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bir adli sicil belgesinde adli sicil ve arşiv olmak üzere iki bölüm vardır. Bu iki bölümün görülebildiği adli sicil kayıtlarına çift sorgulu adli sicil kaydı da denilmektedir.
Arşiv Araştırmalı Sabıka Kaydı veya Detaylı Adli Sicil Kaydı da aslında arşivli adli sicil kaydıdır. Yani arşiv bilgilerinin yer aldığı adli sicil kaydıdır.
Arşiv Kayıtlı Adli Sicil Kaydı e devlet üzerinden görüntülenebilir. Aşağıda adli sicil arşiv kaydının nasıl alınacağı detayları ile anlatılmaktadır.
Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Nasıl ve Nereden Alınır- Adli Sicil Kaydı Nasıl Çıkarılır?
Adli Sicil (Sabıka) Kaydının alınması iki şekilde olur:
E devlet üzerinden
Resmi kurumlardan (Savcılık-Kaymakamlık-Elçilik/Konsolosluk)
E Devlet Üzerinden Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Alma
Gelişen teknoloji ile birlikte sabıka kaydı internetten alınır duruma gelmiştir. Peki e devletten adli sicil kaydı nasıl alınır? Adli Sicil Belgesinin e devletten alınabilmesi için öncelikle lazım olan bilgiler TC Kimlik Numarası ve e devlet şifresidir.
E devletinize girdiğinizde arama çubuğuna adli sicil kaydı ya da sabıka kaydı yazıp aratın. Karşınıza “adli sicil kaydı sorgulama” ve “adli sicil kaydı doğrulama” şeklinde iki ayrı link çıkacaktır.
Adli Sicil Sorgulama tıklanır > “Yukarıdaki bilgilendirme yazısını okudum” kutucuğu işaretlenir ve “Devam Et” tıklanır> Kurum Türü Seçilir (Resmi –Özel –Yabancı Ülke) > Belgenin Neden Verileceği seçilir> Belgenin nereye verileceği yazılır> Sorgula butonu tıklanır. Böylece istenilen adli sicil kaydı görüntülenmiş olur.
Yukarıda anlatılan yol takip edildiğinde TC kimlik numarası ile adli sicil kaydı sorgulaması yapılabilmektedir. Yani e devlet şifresi ile sabıka kaydı alma kolaylıkla yapılabilir.. Kısaca sabıka kaydı almak için gerekenler TC kimlik numarası ve e devlet şifresidir.
E Devletten Adli Sicil Kaydı (Belgesi) Alınırken Şu Hususlara Dikkat Edilmelidir:
Kurum türü seçilirken resmi kurum mu yoksa özel kurum mu olduğu mutlaka belirtilmelidir. Çünkü resmi kurum seçildiğinde adli sicil arşiv kaydı görünmektedir ama özel kurum seçildiğinde adli sicil arşiv kaydının görünmemektedir.
Özel iş başvurularında sabıka kaydı internetten alınırken özel kurum seçilmelidir. Böylece varsa arşiv kaydı görünmemiş olur. Zaten özel kurumlar arşiv kaydının olup olmamasını aramamaktadır.
Adli sicil arşiv kaydı sorgulama için ise mutlaka resmi kurum seçilmelidir. Ancak bu seçenek seçildiğinde e devlet arşiv kayıtlı sabıka kaydı alınabilmektedir.
Arşiv kayıtlı adli sicil belgesi alınırken resmi kurum seçildikten sonra adli sicil belgesinin nereye verileceği konusunda şu seçenekler çıkmaktadır; Silah Ruhsatı, Devlet Memuriyeti, Diğer, Milletvekili Adaylığı, Belediye Başkan Adaylığı, Belediye Meclis Adaylığı, İl Genel Meclis Üyeliği Adaylığı, Muhtar Adaylığı. Bu seçenekler devlet işlerini yahut resmi görevleri ilgilendirdiği için arşivli adli sicil kaydını gerektirmektedir.
E Devlet Temiz Kağıdı için Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Sorgulama bölümünden sorgulama yapılabilir. Böylece kolaylıkla ve devlet dairesine gidip sıra beklemeden suç kaydı sorgulama ve sabıka kaydını öğrenme işlemleri gerçekleştirilebilir.
Adli Sicil Kaydı Doğrulama ise daha önce e devletten alınan ve üzerinde barkod numarası olan adli sicil kaydının doğrulanması için kullanılan bir yoldur. Burada kullanıcıya barkod numarası sorulmakta ve girilen barkod numarası sonucunda o belgenin doğru olup olmadığı sonucu gösterilmektedir.
E devletten adli sicil (sabıka) kaydı çıkarmak daha kolay olsa da bazen internet erişiminin olmaması bazen başka nedenlerle mümkün olmayabilir. Bu durumlarda adli sicil kaydı çıkartmak için aşağıda belirtilen kurumlardan yardım alınabilir.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Hangi Kurumdan Alınır
Savcılıktan Adli Sicil Kaydı almak mümkündür. Adliyeden alınacak adli sicil kaydına cumhuriyet savcılığı sabıka kaydı ya da savcılık sabıka kaydı da denilmektedir.
Adliyeden adli sicil kaydı alınırken savcılığa dilekçe ile müracaat edilmesi gerekmektedir. Uygulamada adliyelerin giriş kısımlarında ya da belirli yerlerinde bir irtibat noktası kurularak buralardan adli sicil kaydı verilmektedir.
Adli Sicil Kaydı Kaymakamlıktan da alınabilir. Adli Sicil Yönetmeliğinin 10. maddesinde Kaymakamlıktan adli sicil belgesinin alınabileceği açıkça belirtilmektedir.
Adli Sicil Sabıka Kaydı Nüfus Müdürlüğünden alınabilmesi için Kaymakamlık tarafından yetki verilmiş olması gerekir. Uygulamada Kaymakamlık içinde kurulan özel bir birim tarafından adli sicil kaydı sorgulaması yapılarak sabıka kaydı verilmektedir. Bunun için gerekli olan belgeler ilgili kaymakamlığın web sitesinde duyurulmaktadır.
Yurtdışında ise adli sicil kaydı elçilik ve konsolosluklardan çıkarılır.
Yukarıda sayılan kurumlar haricindeki yerlerden sabıka kaydı alınamaz. Mesela sabıka kaydı muhtarlıktan alınamaz. Kısaca Adli sicil kaydının alındığı kurumlar Savcılık, Kaymakamlık ve yurtdışında ise Elçilik ile Konsolosluklardır.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nasıl / Nereden Alınır
E devlete girilir > Adli Sicil Sorgulama tıklanır > “Yukarıdaki bilgilendirme yazısını okudum” kutucuğu işaretlenir ve “Devam Et” şeklinde tıklanır > Kurum Türü Resmi olarak Seçilir > Belgenin Neden Verileceği seçilir > Belgenin nereye verileceği yazılır > Sorgula butonu tıklanır. Böylece istenilen adli sicil arşiv kaydı çıkarılmış olur.
Adli sicil arşiv kaydı almak için adli sicil sorgulanırken kurum türü olarak resmi kurum seçilmelidir. Böylece arşivli sabıka kaydı çıkarılmış olunur.
Savcılık veya Kaymakamlıktan alınacak adli sicil belgelerinde de arşiv bilgisi görünmektedir. Yani adli sicil arşiv kaydı için bu kurumlara da başvurulabilir.
Uyap’tan Adli Sicil Kaydı Sorgulaması mümkün değildir. Şayet adli sicil kaydı dosyada evrak kısmına yüklenmiş ise o zaman çıkarılabilir ama UYAP üzerinden değil e devlet üzerinden adli sicil veya adli sicil arşiv kaydı alınabileceği bilinmelidir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Adli Sicile (Sabıkaya) İşlenir mi?
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararları da adli sicile işlenir ama sicilde ve arşivde görünmez. Zira özel arşiv denilen yere kayıt işlenmektedir. HAGB kararlarını sadece ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedilir. Yani HAGB kayıtlarını sadece hakim ve savcılar görebilir o da ceza yargılamasıyla ilgili bir konu var ise mümkündür. Bunun haricinde HAGB kararları görünmez.
HAGB Adli Sicilden Ne Zaman Silinir?
Bu kararlar yukarıda da belirtildiği üzere özel arşive kaydedilir. Ancak 5 yıllık denetim süresi bitip de DÜŞME kararı alınması halinde bu özel arşivden de çıkarılıp tamamen silinir.
Adli Sicil Kaydına İşlenen Suçlar Nelerdir? Hangi Suçlar Sabıka Kaydına İşlenir?
Adli sicil kaydına bütün suçlar ve buna dair mahkûmiyetler işlenmektedir. Buna göre;
• Hapis cezaları-Ertelenmiş Hapis Cezaları
• Adlî para cezası
• Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırıma Mahkûmiyetler
• Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
• Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet
• Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık dolayısıyla verilen karar
• Ceza zamanaşımının dolduğunun tespitine ilişkin karar
• Genel veya özel affa ilişkin kanun; özel affa ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı
• Askerî Ceza Kanununa göre verilmiş mahkûmiyet kararlarındaki ferî cezalar
• Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar
adli sicile işlenir. Bu bağlamda sıkça sorulan adli para cezası adli sicile (sabıkaya) işlenir mi sorusuna da yanıtımız evettir.
18 Yaş Altı Adli Sicil Kaydı (Sabıka) Sorgulama
18 yaş altı işlenen suçlar da adli sicilde görünmez. Ancak bu kayıtlar adli sicilin özel arşivine kaydedilmektedir. Bu suçlar bakımından yapılacak sorgulamada adli sicil kaydı yoktur-arşiv kaydı yoktur sonucu görüntülenecektir. 18 yaş altı sabıka kaydı nasıl alınacağının normal adli sicil kaydı alınmasından farkı yoktur.
Ehliyet İçin Adli Sicil Sabıka Kaydı Nasıl Alınır-Ehliyet İçin Adli Sicil Kaydı Örneği?
Ehliyet almak için de adli sicil kaydı talep edilmektedir. Ehliyet sicil kaydı için savcılık ve kaymakamlıklardan almak yerine e devletten adli sicil kaydı almanızı önermekteyiz. E devlet üzerinden alırken kurum seçimine dikkat edilmeli ve orada özel kurum seçilerek daha sonra da belgenin nereye verileceği kısmında da ehliyet seçilmelidir. Bu şekilde arşiv kaydı görünmeden ehliyet için adli sicil kaydı örneği alınabilir.
Adli Sicil Kaydım Var İş Bulamıyorum-İş Başvurusu İçin Adli Sicil Kaydı
Adli sicil kaydı iş başvuruları için ciddi engel teşkil etmektedir. Bu nedenle adli sicil kaydının silinmesi veya sildirilmesi çok önemlidir. En kısa sürede bu konuda Ankara adli sicil avukatı ile irtibata geçmenizi öneririz.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Kaç Yılda (Senede) Silinir?
Adli sicil kaydı infazın bitmesiyle silinir. Arşiv kaydı ise suçuna göre 5 -15 ya da 30 yılda silinir.
Adli Sicil Kaydı Kaç Günde Silinir?
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne doğru ve gerekli olan belgelerle elden başvuru yapılması halinde 3 ya da 5 işgünü içinde kayıt silinir. Covid-19 tedbirleri kapsamında bu süre uzayabilmektedir.
Adli Sicil Affı Var mı?
Adli sicil arşiv kaydında yer alan kayıtların silinmesi için geçmesi gereken süreler oldukça uzun tutulmuştur. Bu sürelerin kısalması için şu an bir yasa değişikliği çalışması TBMM’de bulunmaktadır ancak adli sicil affı şeklinde bir çalışma henüz yapılmamıştır.
Adli Sicil Kaydında Neler Gözükür- Adli Sicil Kaydı Okuma
Adli sicil kaydında kişinin mernis kimlik bilgileri yer almakta olup ayrıca mahkumiyete dair kayıtların detayları yer almaktadır. Ancak bu kayıtlar kod şeklinde yazıldığı için okunması ve anlaşılması güçtür.
Kısaca adli sicil kaydında mahkemenin adı, kararın esas ve karar numarası, karar tarihi, verilen ceza miktarı gibi bilgiler yer almaktadır.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Geçerlilik Süresi
Böyle bir süre yoktur ancak ilgili makam ya da başvurulan yer her zaman en güncel adli sicil kaydını görmek isteyecektir. Başvurulan yer son 1 ay ya da son 3 ay gibi süreler koyabilir.
Başkasının Sabıka Kaydını Sorgulama
Başkasının adli sicil kaydını e o kişinin TC kimlik numarası ve e devlet şifresi ile yapmak mümkünse de bu işlemin kişinin bilgisi ve rızası haricinde yapılması suç teşkil eder. Zira adli sicil kaydında yer alan veriler kişisel veridir. Bunlara hukuka aykırı bir şekilde erişmek ve sorgulamak suçtur.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Olan Vize Alabilir mi? Vize İçin Sabıka Kaydı Gerekli mi?
Adli sicil kaydı olan kişi vize konusunda da ciddi sorunlar yaşamaktadır. Kural olarak vize için sadece adli sicil kaydına bakılmakta ise de bazı ülkeler arşiv kaydının da temiz olması şartını aramaktadır. Mesela ABD vize için hem sicil hem de arşiv kaydının temiz olmasını isterken birçok Avrupa ülkesi vize için sadece adli sicil kaydının temiz olmasını aramaktadır. Kısaca adli sicilde kaydın bulunması vize için engel teşkil eder. Bu nedenle en kısa sürede sildirilmesi gerekir.
Adli Sicil Kaydı E Devlet Geçerli mi?
E devletten alınan adli sicil ile savcılıktan ya da kaymakamlıktan alınan adli sicil belgesi arasında hiçbir fark yoktur. Hepsi de resmi evrak olup geçerlidir.
Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Olan Yurtdışına Çıkabilir mi?
Adli sicil kaydı olan kişi vize işlemlerinde sorun yaşayacağı için yurtdışına çıkmak konusunda da problemle karşılaşabilir. Vize istemeyen ülkeler bakımından belki bu sorun yaşanmasa da vize isteyen ülkeler genellikle adli sicilin temiz olması şartını aramaktadır.
Uyuşturucu Suçlarında Adli Sicil Kaydının Silinmesi
Uyuşturucu suçlarının adli sicilden silinmesi infazın tamamlanmasıyla olur. Arşivden silinmesi için ise 30 yıllık sürenin geçmesi gerekir. Ancak memnu hakların iadesi kararı alınarak 15 yılın geçmesiyle de bu suç kayıtları arşivden tamamen silinir.
Hırsızlıktan Sabıka Kaydı Silinir mi?
Bütün suçlar gibi hırsızlık suçu da sabıkadan silinir. Hırsızlık suçlarının adli sicilden silinmesi infazın tamamlanmasıyla olur. Arşivden silinmesi için ise 30 yıllık sürenin geçmesi gerekir. Ancak memnu hakların iadesi kararı alınarak 15 yılın geçmesiyle de bu suç kayıtları arşivden tamamen silinir.
Yüz Kızartıcı Suçların Adli Sicilden Silinmesi
Yüz kızartıcı suçlar da sicilden silinebilmektedir. Ancak yüz kızartıcı suçların ne olduğu TCK ve diğer kanunlarda yazılı değildir. Bu konu yoruma kalmış bir konudur. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü uygulamada hangi suçların yüz kızartıcı olduğuna karar vermektedir. Mesela cinsel suçlar yüz kızartıcı kapsamda kabul edilmektedir. Yüz kızartıcı suçların arşivden silinme süresi 30 yıllık süreye tabi olup yasaklanmış (memnu) hakların iadesi kararı alınarak 15 yılın geçmesiyle silinir.
Adli Sicil Kaydı(Sabıka Kaydı) Olan Pasaport Alabilir Mi?
Yurtdışı çıkış yasağı ve pasaport kanununda yazılı bir engeli yoksa kişinin pasaport almasında bir mani yoktur. Adli Sicil (sabıka) kaydı olan kişi de pasaport alabilir. Ancak sabıkalı kişi vize almakta sorun yaşayabilir.
Sabıka Kaydını E Devletten Alabilir miyim?
Sabıka kaydı e devletten alınabilir.
Adli Sicil Kaydı ve Kesinleşme Şerhi
Bir mahkûmiyet hükmünün adli sicil kaydına işlenmesi için onun kesinleşmesi gerekmektedir. Yani mahkeme karar verince hemen adli sicile işlenmez. Bu kararın kesinleşme şerhiyle birlikte Adli Sicil Kurumuna ulaşması gerekir.
Yurtdışında İşlenen ve Yabancı Mahkemelerce Verilen Cezaların Adli Sicilden Silinmesi
Yurtdışında işlenen suçlar bakımından da adli sicilin ya da arşiv kaydının silinmesi mümkündür. Bu konu nasıl bir yöntemin takip edileceği hangi mahkemeye ve nasıl başvurulacağı 5352 sayılı Kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Konu çok detaylı olduğundan bu konuda Ankara adli sicil avukatından destek almanızı öneririz.
Ankara Adli Sicil Avukatı
Adli Sicil Kaydının silinmesinde infazın tamamlanıp tamamlanmadığı, erteli cezalarda sürenin nasıl hesaplanacağı, tecil edilmiş mahkûmiyetler bakımından infaz tarihinin ne olduğu, adli para cezalarında ya da diğer ceza ve güvenlik tedbirleri bakımından silinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönleriyle değerlendirme yapılmaktadır.
Bu hususlar ise hukuki bir incelemeyi ve değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu konuda uzman bir avukattan destek almak gerekmektedir. Yani adli sicil sildirme Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne dilekçe göndermeyle maalesef çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Zira ya sürelere dair hata yapılmakta ya infaz bitmemiş olmakta ya evrak eksiği bulunmakta bazen de dilekçede hata yapılmaktadır.
Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaydında yazan veriler kod olarak yazılmakta ve uzmanı olmayan kişilerce ne anlama geldiği çözülememektedir. Adli Sicil kaydı okuma işlemi bile başlı başına bir hukuki uzmanlık gerektirmektedir. Birçok işveren bu kayıtları okumayı bilmediği için basit olaylara dair sabıka kaydı nedeniyle işe girme engellenmektedir.
Öte yandan Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Ankara’da yer aldığı için ve buraya elden verilecek dilekçelerle sicil sildirme işlemi çok daha hızlı gerçekleştiği için Ankara’da bulunan adli sicil avukatından destek almak daha avantajlıdır. Postaya verilen evrakın gerek postadan gerek Adalet Bakanlığı’na ulaştıktan sonra yaşanacak gecikmeler nedeniyle işleme geç alınması ciddi hak kayıplarına yol açacaktır. Bu nedenle Ankara Adli Sicil Avukatından yardım alınması işlemleri oldukça kolaylaştıracaktır.
Adli Sicil Kaydı Sildirme Dilekçesi – Adli Sicil Kaydı Temizleme Dilekçesi- Sabıka Kaydı Sildirme Dilekçesi- Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü Dilekçe -Adli Sicil Kaldırma Dilekçesi-Adli Sicil Silme Dilekçesi -Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Dilekçe- Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir Dilekçe Örneği- Adli Sicil Kaydının Silinmesi Dilekçe Örneği
ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
ANKARA
BAŞVURAN : AD SOYAD :………………………(TC….)
ADRES :
KONU : Adli Sicilimde yer alan kayıtların silinmesi/arşive alınması talebidir.
AÇIKLAMALAR
Adli Sicil kaydımda yer alan ve …Mahkemesinin .. tarih ve esas…..; karar:… numaralı kararı kapsamında verilen adli para cezası / hapis cezası infaz edilmiştir.
Bu kapsamda adli sicil kaydımda yer alan kaydın 5352 sayılı kanunun 9/a maddesi kapsamında sicilimden çıkarılması ve arşive alınmasını gerekmektedir.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle adli sicil kaydımda yer alan kaydımın adli sicilimden silinerek arşive alınmasını saygılarımla talep ederim. …/…/202..
AD SOYAD
İMZA
Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi İçin Dilekçe Örneği – Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi Dilekçesi – Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Dilekçe
ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
ANKARA
BAŞVURAN : AD SOYAD :………………………(TC….)
ADRES :
KONU : Adli Sicil Arşiv Kaydımda yer alan kayıtların tamamen silinmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
Adli Sicil kaydımda yer alan ve …Mahkemesinin .. tarih ve esas…..; karar:… numaralı kararı kapsamında verilen adli para cezası / hapis cezası infaz edilmiş ve arşiv kaydına alınmıştır. Arşivden silinme için gerekli yasal süre dolmuştur.
Bu kapsamda adli sicil arşiv kaydımda yer alan kaydın 5352 sayılı kanunun 12. maddesi kapsamında arşivimden çıkarılarak tümüyle silinmesi gerekmektedir
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle adli sicil arşiv kaydımda yer alan kaydımın tamamen silinerek arşivden çıkarılmasını saygılarımla talep ederim. …/…/202..
AD SOYAD
İMZA
]]>Özel güvenlik sektörü, hızlı değişen yasal düzenlemeler ve teknolojik gelişmelerle sürekli olarak yenilenme gerektiren bir alandır. Özel Güvenlik Haber, sektördeki tüm bu gelişmeleri anlık olarak takip ederek, özel güvenlik görevlilerine en güncel bilgileri ulaştırmayı hedefliyor. Özel güvenlik görevlisi olarak çalışanlar, iş süreçlerinde karşılaşabilecekleri yeni yasal düzenlemelerden çalışma koşullarındaki değişikliklere kadar birçok konuda rehber bilgiye Özel Güvenlik Haber üzerinden ulaşabiliyorlar. Bu içerikler, sektörün sadece bugünkü durumunu değil, gelecekte nasıl şekilleneceğine dair ipuçları da sağlıyor.
Özel Güvenlik Haber, özel güvenlik sektöründe çalışanlara yönelik sunduğu özel güvenlik haberleri ile profesyonellerin bilgi birikimini güncel tutmayı amaçlıyor. Türkiye genelindeki güvenlik görevlilerinin mesleki gelişimine katkı sağlayan portal, ayrıca güvenlik görevlisi olmak isteyen adaylara eğitim süreçleri, sertifikasyon ve iş fırsatları gibi konularda yol gösterici içerikler sunuyor. Özel güvenlik alanında bir kariyer planlayanlar, Özel Güvenlik Haber üzerinden sektöre dair bilgilere ulaşıp, kariyer adımlarını doğru bilgilerle şekillendirme imkanı buluyor.
Geniş içeriği ve güncel haberleri ile Özel Güvenlik Haber, sektördeki özel güvenlik görevlileri için daima yanlarında olan bir bilgi kaynağıdır. Özel güvenlik haberleri kategorisinde sunduğu özgün ve detaylı içeriklerle öne çıkan portal, sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek isteyenler için vazgeçilmez bir platform haline gelmiştir. Özel güvenlik sektörüyle ilgili merak edilen her şey için Özel Güvenlik Haber’i takip edin, sektördeki yenilikleri ve önemli değişiklikleri kaçırmayın!
]]>
Züleyha Özusta Hınıslı, gençlik yıllarından bu yana yazma aşkıyla çeşitli denemeler yaparak kendini ifade etmeye çalışmış ve yazdığı her satırda kitap hayalini beslemiştir. Ancak, Hınıslı’nın titizlikle yürüttüğü araştırmalara ve birikimine rağmen, bu çalışmaları bir türlü kitabın son haline getirememesi, ona yıllar süren bir yazma çıkmazı yaşattı. Yazarın ifadesine göre, II. Elizabeth’in rüyasında başındaki tacı Hınıslı’nın başına koyarak ona bu kitabı tamamlama talimatı verdiği bu olağanüstü gece, onun hayatında dönüm noktası oldu. Zihninde yıllardır yer edinen ve tamamlanmak için bekleyen eserin sayfaları, dört aylık bir süre içerisinde hızla şekillendi. Bu süreçte yazarın kendine duyduğu güvenin arttığını ve zihninde netleşen temaların bir bir sayfalara döküldüğünü belirten Hınıslı, kitabını Ocak 2023’te İkinci Adam Yayınları aracılığıyla okurlarının beğenisine sundu.
“Benliğimin Hapishanesi – Bir Beden Üç Ruh”, Türkiye’de bir Türk yazar tarafından kaleme alınan ilk fantastik otobiyografik eser olma niteliğiyle dikkat çekiyor. Kitap, Züleyha Özusta Hınıslı’nın hayatı boyunca yaşadığı içsel çatışmaları ve kendini keşfetme sürecini sıra dışı bir kurguyla harmanlıyor. Fantastik bir anlatımla bireyin ruhsal yolculuğunu keşfetmeye çağıran eser, okuyucusunu yalnızca bir hikayeye değil, aynı zamanda derin bir düşünce serüvenine de davet ediyor. Okurlar tarafından büyük ilgi gören kitap, kısa sürede Türkiye genelindeki tüm kitapçılarda ve D&R mağazalarında satışa sunuldu. Kitabın başarılı çıkışı ile yazarın uzun yıllar boyunca hayalini kurduğu projeyi gerçekleştirme hikayesi de gündemde geniş yankı uyandırdı.
Yazarın kitap ile başlattığı bu ilham verici yolculuk, sinema ve dizi dünyasında da karşılık bulmaya hazırlanıyor. “Benliğimin Hapishanesi – Bir Beden Üç Ruh” kitabının beyaz perdeye uyarlanması için senaryo çalışmaları sürerken, Alp Medya Ajans önderliğinde senaryonun yazarlığını Sahra Aydın, süpervizörlüğünü Ömer Atalay ve yapımcılığını Hamza Alp üstleniyor. Türkiye’de sinema sektörüne yeni bir soluk getireceği beklenen bu senaryo ile ilgili olarak dijital platformların da yakından ilgilendiği belirtiliyor. Netflix, Exxen, Disney+ gibi büyük dijital platformların yapımcı ve süpervizörle temas halinde olduğu, projeye olan ilginin arttığı biliniyor.
Bu etkileyici hikayenin sinema ile dizi dünyasında büyük ekran uyarlaması ile izleyiciyle buluşacağı gün merakla beklenirken, Züleyha Özusta Hınıslı’nın kendisi gibi yazar adayları için de bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Kitabın başarısının sinemaya taşınması ile Hınıslı’nın yazarlık serüveni, sadece edebiyatseverlerin değil, tüm sanatseverlerin ilgisini çekecek gibi görünüyor.
]]>
YANGIN MERDİVENİNDE EL BOMBASI VE MERMİLER BULUNDU
Olay, 13.00 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Bostanbaşı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Barguzu Caddesi üzerinde bulunan Prestij Vadi Konutları sitesi içerisinde yer alan bir apartmanın 6. katında alçı sıva çalışması yapan işçi, yangın merdiveninin yan tarafında çanta içerisinde 1 adet el bombası ile çeşitli ebatlarda çok sayıda mermi buldu.

İşçinin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Apartman çevresinde güvenlik önemli alan ekipler girdikleri binada kapsamlı incelemede bulunurken, el bombası ile mermiler incelenmek üzere polis merkezine götürüldü. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.
YeşilyurtİncelemeGüvenlikmalatya3-sayfaGüncelDepremOlay
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLMUŞTU
Sincan’da dini eğitim verilen bir yurtta kalan çocukların bir eğitmen tarafından darbedildiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri, sosyal medyada yer aldı. Görüntülerde, eğitmenin çocuklara tokat attığı görüldü. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, görüntüler sonrası soruşturma başlattı. Başsavcılığın, sosyal medyada yer alan çocukların darbedildiği yönündeki video ve haberler üzerine resen soruşturma başlattığı öğrenildi.

Politika3-sayfaŞiddetGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2025’e yaklaştıkça asgari ücret zammının ne kadar olacağı milyonlarca çalışan tarafından merak konusu. Geçen yıl 17 bin liraya yükseltilen ve temmuz ayında ara zam yapılmayan asgari ücret zammının yıl sonu enflasyonuna göre mi yoksa hedef enflasyona göre mi yapılacağı tartışılıyor.
ASGARİ ÜCRETTE İKİ EN GÜÇLÜ İHTİMAL
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yüzde 25 civarında bir artışın enflasyon görünümüyle uyumlu olacağını dile getirmişti. Karahan’ın açıklamaları doğrultusunda yüzde 25 zam yapılırsa, asgari ücret 21 bin 250 lira olacak.
Öte yandan, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen yıl sonu yüzde 41.5’lik enflasyon hedefine göre artırılırsa, asgari ücret 24 bin 57 lira olacak. OVP’deki 2025 enflasyon hedefi olan yüzde 17,5 oranında zam yapılırsa 19 bin 975 liraya olacak.
Vatandaşlar, 17 bin lira olan asgari ücretin yetersiz olduğunu belirterek, beklentilerini dile getirdi. Vatandaşlar asgari ücret artışıyla ilgili şunları söyledi:
“En az 25 bin TL olması lazım, ben yalnızım geçinemiyorum. 25 bin TL olsun ki hiç olmazsa tavuk parçası yiyelim.”
“Asgari ücret şu anda 25 binin altında olmamalı. Çünkü bunun altında hiç kimse, geçinemez. Çünkü bugün olmuş 15 bin, 16 bin, 17bin, 20 bin TL kira. 25 bin de az ama en az olması gerekeni diyorum. Normalde 30 binin altında olmaması lazım.”
“17 bin TL ne ki? 30 bin olması lazım. Çünkü asgari ücret bir kirayı geçmiş, nasıl olacak yani? Bir de ondan sonra iyi diyorlar. Adam 18 bin lira kira veriyor, asgari ücret 17 bin 500 lira. Ne yiyecek, ne içecek ? En azından 30 bin olması lazım.”
“Benim tahminim asgari ücret 26 bin veya 27 bin TL olur diye düşünüyorum.”
“Asgari ücret en az 35 bin olsun. Aşağısı kurtarmaz. ‘Ben 17 bin ile 20 bin ile geçiniyorum diyen adam yalan söyler.”
“Valla bana kalırsa asgari ücretin şu anda 25 bin liradan aşağı olmaması lazım. Net 25 bin lira olması lazım. Çünkü ancak yetişemiyorum. Çünkü bir domates olmuş dünyanın parası, bir patates olmuş dünyanın parası. Adam ne yesin ne içsin . Aldığı para maaş belli, 17 bin lira. 25 binden aşağı kesinlikle kurtarmaz”

Asgari ÜcretEkonomiGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

İSTİSMARCI BABA İNTİHAR ETTİ
Vicdanları yaralayan olaya ilişkin yeni bir gelişme daha yaşandı. Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda tutuklanan babanın intihar ettiğini aktardı. Gürcün paylaşımında, “Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 aylık bebeğin cinsel istismar edildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada tutuklanan babanın cezaevinde intihar ettiği bilgisi ulaştı. Konuyu hassasiyetle takip ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
İşte Egemen Gürcün’ün o paylaşımı;

ÇerkezköyTekirdağ3-sayfaGüncelHukukYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OTOPSİ YAPILACAK
Olay, dün saat 17.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Erciyesevler Mahallesi’ndeki 10 katlı binanın 9’uncu katında meydana geldi. İpek Fidan, henüz bilinmeyen nedenle 9’uncu kattaki odasında pencereden zemine düştü. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, ağır yaralanan Fidan’ı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırdı. Fidan, kurtarılamadı. İpek Fidan’ın cenazesi, otopsi için Kayseri Devlet Hastanesi’nin morguna kaldırıldı.

SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Otopsi işlemleri tamamlanan Fidan’ın cenazesi, ailesi tarafından teslim alınıp Hulusi Akar Camisi’ne getirildi. Cenazeye Fidan’ın ailesi, yakınları, öğretmenleri ve okul arkadaşlarıyla çok sayıda kişi katıldı. 12’nci sınıf öğrencisi Fidan’ın cenazesi, kılınan namazın ardından Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi. Olay ile ilgili soruşturma sürüyor.

Yerel HaberlerGüvenlikKayseri3-sayfaEğitimGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BİR KİŞİ SEÇİLİP GÖREVDEN ALINIYORSA…”
Yavaş, Ahmet Özer’in tutuklanmasına ilişkin “Her şeyden önce bir hukukçu olarak bakmam gerekiyor. Hukukçu olarakkayyum işinin yanlış olduğunu söylemem gerek. Bir kişi seçiliyor bir şekilde görevden alınıyorsa mutlaka belediye meclisinden birinin onun yerine seçilmesi gerektiği hukuka, seçmen iradesine daha uygundur” dedi.
TUTUKSUZ YARGILAMA İSTEDİ
Açıklamasının devamında hükümete yönelik eleştiriler yönelten Yavaş, “Dolayısıyla 5-10 yıl önce geriye giderek telefon görüşmelerine bakılarak bir tutuklama yapıldıysa yine bir hukukçu olarak söylüyorum, iktidar çevrelerinden hiç kimse dışarda kalmaz. Çünkü bizim yaptığımız şikayetlerde 10 yıl geriye dönük bazı şikayet ettiğimiz insanların incelemesi dahi yapılmadı. Hukukta çifte standart olmaz. Tutuksuz yargılama, masuniyet karinesi esastır. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Böyle bir şeyi savunmuyoruz. Ama bir suç delilleri karartma imkanı yoksa en azından tutuksuz yargılanmak suretiyle kendisini savunma imkanı verilmesi daha uygundur” şeklinde konuştu.
ESENYURT’A NEDEN GİTMEDİ?
Esenyurt‘taki mitinge katılmamasıyla ilgili de konuşan Yavaş, “Söylenmesi gerekeni söyledik. Oraya gitmemem farklı anlamlara çekildi. İl başkanlarımız burada. Belediye başkanlarımızın çoğu da katılamadı, herkesin kendi programı var. Çankaya Belediye Başkanı temsilen oradaydı. Ankara İl Başkanımız da burada gerekli açıklamayı yaptı, biz de yanında durduk. Farklı anlamlar çıkarılması, kişilerin kendi yorumudur diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Olgun KızıltepeHaberler.com – PolitikaEsenyurt Belediye BaşkanıMansur YavaşAhmet ÖzerEsenyurtPolitikaGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“FARKLI ANLAMLAR ÇIKARILMASI KİŞİLERİN KENDİ YORUMUDUR”
Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Genç Akademi Ulus” projesinin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Yavaş, hukukta çifte standartlığın olamayacağını belirterek, “5-10 yıl önce geriye gidip telefon kayıtlarına bakarak bir tutuklama yapıldıysa bir hukukçu olarak söylüyorum herhalde iktidar çevrelerinden hiç kimse dışarıda kalmaz. Çünkü bizim yaptığımız şikayetlerde çoğunun incelemesi bile yapılmadı. Hukukta çifte standartlık olmaz ve tutuksuz yargılama, masumiyet karinesi esastır. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur, böyle bir şey savunmuyoruz ama varsa bir suç delilleri karartma ihtimali yok. Sabit ikametgah sahibiyse en azından tutuksuz yargılanmak suretiyle kendisine savunma imkanı verilmesi daha uygundur. Bu konuda söyleyeceklerimizi söyledik. Oraya gitmemem konusunda da farklı anlamlar çıkarıldı ama belediye başkanlarımızın çoğu da gidemedi. Herkesin programlarla var. Çankaya Belediye Başkanımız temsilen gitti. Burada da il başkanımız zaten il örgütü olarak gereken açıklamayı yaptı. Farklı anlamlar çıkarılması artık kişilerin kendi yorumlarıdır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“CHP, KENDİ BELEDİYE BAŞKANINA SAHİP ÇIKACAKTIR”
Yavaş açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan yanıtladı. CHP içinde bazı isimlerin DEM Parti ile ortak miting yapılmasını eleştirdiği yönündeki iddiaların var olduğu şeklinde soru üzerine Yavaş “Ben de duydum bunu. Tabii ki öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi kendi belediye başkanına kendisi sahip çıkacaktır. Haksızlığa karşı birisi uğradığı zaman herkesin buna sahip çıkması önemlidir ama şöyle de bir şey duydum. Orada Saadet Partisi’nde bir yetkilisi olduğu halde konuşturulmadığını duydum. Ben şöyle bakıyorum olaya. Kimse rol çalmamalı. Haksızlığa herkes isyan etmeli. Ama elbette bunun arkasında Cumhuriyet Halk Partisi olacak. Oradaki görüntülere itiraz etmeleri de, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisindeki herkesin fikrini rahatça söyleyebilmelerinden geliyor. Bu konuda da zaten bugünlerde kamuoyuna açıklamalar yapılıyor” cevabını verdi.
“BİR BEBEK KATİLİNİN, CEZASI KESİNLEŞMİŞ BİRİNİN…”
2023 Genel Seçimleri öncesinde de bazı kesimlerin kendilerini haksız bir şekilde suçlandığını ifade eden Yavaş, “Bir yandan bebek katili teröristbaşı olduğu hem yerel mahkemece hem de insan hakları mahkemesince tescil edilmiş suçu kesinleşmiş birisine bir rol verilmeye çalışılıyor. Bir makam verilmeye çalışılıyor. Bir yandan da bu tür operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi terörle ilişkilendirmek isteniyor. Artık şu saatten itibaren konuşulacak konu kalmamıştır. Bir bebek katilinin yani cezası kesinleşmiş bir birisinin ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yönelik konuşulsun’ denmesinin karşısında, konuşulacak konu kalmamıştır. Zaten Türkiye’de bu konular çok yanlış biliniyor. Muhatap kimdir? Suçu kesinleşmiş birisinin muhatap alınması yanlıştır. Yine nüfusu yerine göre 5 milyon, 10 milyon, 20 milyon ifade edilen Kürt kökenli vatandaşlarımızı kimin temsil ettiğine, onların temsilcisinin kim olduğuna kim karar veriyor? Birçok insan da şiddetli bir şekilde hem DEM Parti’yi hem terörist başının bu şekilde kendilerinin temsilcisi olarak gösterilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Dolayısıyla konuşulacak tek şey hukuktur. Öncelik hukuktur ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Onun ötesinde başka bir güç yoktur. Kapalı kapılar ardında bir pazarlık varsa, biz onu bilemeyiz ama her şeyin kamuoyu önünde şeffaf bir şekilde yapılması toplumu da rahatlatacaktır. Hukukun dışına çıkıp bu şekilde kararlar alanların sonunu gördük. Bence hukuktan şaşmadan gerçekten neyse hukuk neyi emrediyorsa onun dışına şaşmamasını bütün adalet camiasına bir hukukçu olarak öneriyorum” dedi.
“YÖRÜNGESİNİ ŞAŞIRAN BEN DEĞİLİM”
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Biz milliyetperveriz doğrudan doğruya Türk milliyetçisiyiz” sözünü Ulus Meydanı’na astığını ifade eden Yavaş, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı okundan biri de milliyetçiliktir ama belli ki bu eleştiriyi yapanlar bu sıfatları unutup, Cumhuriyet Halk Partisi’ni artık başka bir yere koyuyor olabilirler. Ben Atatürk ilkelerine bağlı bir Türk milliyetçisiyim ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde benim gibi düşünen son derece fazla insan var. Bunun da bilinmesini isterim. Yörüngesini şaşıran ben değilim, yörüngesini şaşıranlar bu eleştirileri yapanlardır. CHP’nin bu Cumhuriyet’i kuran parti olduğunu unutup başka başka anlamlar yüklemeye çalışıyorlar. Asla bu çizgiden şaşmayacaktır. Herkes siyasetini de bu çizgide yapmak durumundadır. Birlik ve bütünlük, üniter devlet, parlamenter demokrasi. Bunlar olmazsa olmazımızdır. Cumhuriyet Halk Partisi de olmazsa olmazıdır. Bu konuda 6’lı masada vermiş olduğu imza vardır. Bu imzayı ortadan kaldıracak hiçbir açıklamada şimdiye kadar yapmamıştır” diye konuştu.

Esenyurt Belediye BaşkanıYerel HaberlerMansur YavaşAhmet ÖzerPolitikaEsenyurtSiyasetGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KAĞIT TOPLAYICISI, ŞİRİN’İ ÖLDÜRDÜĞÜNÜ İTİRAF ETTİ
Şişli’de 31 Ekim tarihinde kaybolan ve kendisinden haber alınamayan 6 yaşındaki Şirin Elmas Hanilçi’yi boğarak öldürdüğünü itiraf eden cinayet zanlısı Mustafa Örün (49), olaydan sonra polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Kağıt toplayıcısı olduğu öğrenilen Mustafa Örün’ün emniyette verdiği ilk ifadede Feriköy Mezarlığı içerisinde olayı gerçekleştirdiğini itiraf etti.

TUTUKLANDI
Daha önceden de suç kaydının olduğu öğrenilen Örün, emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Katil zanlısı Mustafa Örün çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“CANIMI SIKTI, BOĞARAK ÖLDÜRDÜM”
Öte yandan Şirin’i öldürdüğü güvenlik kamerası kayıtlarından tespit edilen kağıt toplayıcısı Mustafa Örün’ün ifadesi kan dondurdu. Örün’ün ifadesinde “Yanıma geldi. Para istedi. Vermeyeceğimi söyledim. Peşimi bırakmadı. Para istemeyi sürdürdü. Canımı sıktı. Ben de sinirlendim, mezarlığın orada boğarak öldürdüm. Sonra üzerini çalılarla örterek cesedi gizlemeye çalıştım” dediği öğrenildi.
İstanbulŞişli
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TÜRKİYE’NİN ALEYHİNDEKİ DURUM DÜZELTİLDİTürkiye aleyhine ortaya çıkan haksız tarife farklılığının giderilmesi amacıyla Meksika ve Güney Afrika Cumhuriyeti menşeli muhtelif binek otomobillerine yönelik yüzde 10’luk ek mali yükümlülük uygulaması, ilgili ülkelerin yanı sıra Vietnam, Japonya ve Kanada menşeli olarak A.TR Dolaşım Belgesi eşliğinde AB üzerinden ithalatı yapılacak konvansiyonel, hibrit ve elektrikli binek otomobillerinde de tatbik edilecek.
Bahse konu uygulamanın ürün ve ülke bazında genişletilmesi nedeniyle karar, 30 gün sonra yürürlüğe girecek.
Karar hükümleri, Ticaret Bakanı tarafından yürütülecek. OtomobilPolitikaJaponyaVietnamEkonomiGüncelKanada
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yazar Gazetesi 2018 yılında yazılı basın olarak Türkiye genelinde faaliyetlerine başlamış, ancak 2023’te basılı yayıncılıktan çekilip dijital ortamda yayın yapmayı sürdürmüştür. İnternet Medya Kanunu’na uygun biçimde faaliyet gösteren Yazar Gazetesi, karşılaştığı zorluklara rağmen toparlanarak yatırımlarını artırmış ve okuyucu kitlesini büyütmeyi başarmıştır.
Yazar Haber Temmuz 2022’de kurulmuş ve 2023 yılında ulusal çapta internet yayınına başlamıştır. Güncel haberleri okurlarına hızlı ve güvenilir bir şekilde sunmayı hedefleyen Yazar Haber, sosyal medya ve çevrim içi platformlar aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmıştır. Bu mecra, dijital medya yatırımlarını sürekli artırarak yayıncı portföyünün önemli bir parçası haline gelmiştir.
Yazar TV 2023 yılında dijital ortamda yayın hayatına başlamış ve Kasım 2024’te RTÜK’e Web TV yayın lisansı başvurusunda bulunarak ulusal düzeyde web televizyonu olarak varlığını sürdürmüştür. Televizyon alanındaki yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Yazar TV, dijital yayıncılıkta büyümeyi ve ulusal çapta etkinliklerini artırmayı hedeflemektedir.
Yazar Spor Spor Haberleri kaliteli ve güncel içerik sunma amacıyla 2024’te kurulan bir diğer önemli platformdur. Bu mecra, ulusal çapta spor haberleri ve içerikleriyle dikkat çekmiş, okur ve abone sayısını düzenli olarak artırmayı başarmıştır. Spor haberciliğinde kendine sağlam bir yer edinmeye çalışan Yazar Spor, yatırımlarını sürdürmektedir.
Yazar Kadın, sadece kadınlara özel içerik üreten bir haber platformu olarak Yazar Medya’nın dikkat çeken kuruluşlarından biridir. Kadınların yaşamlarına dokunan ve onların sesini duyurmayı amaçlayan bu platform, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyici haber ve içerikler sunar. 2025 yılı için bu alandaki yatırımların da artarak devam edeceği belirtilmektedir.
Yazar Press, Yazar Medya’nın uluslararası arenaya açılan yüzü olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’den dünya geneline yayın yapmayı hedefleyen bu platform, uluslararası yayıncılığa odaklanarak şirketin global marka bilinirliğini artırmayı hedeflemektedir. Yazar Press’in, yurtdışı yayınları sayesinde Yazar Medya’nın global pazarda tanınmasına büyük katkı sağlaması planlanmaktadır.
Şirket, 2025 yılı itibarıyla yurtiçi ve yurtdışı yapılanmalara başlayacağını ve il bazında temsilcilikler oluşturacağını duyurmuştur. Yurtdışı çalışmaları kapsamında ise ülke temsilcilikleri kurmayı planlamaktadır. Bu girişimler, Yazar Medya’nın ulusal sınırların ötesine geçme amacını yansıtmakta ve şirketin global vizyonunu desteklemektedir. Yatırımlar kapsamında; yazılım geliştirmeleri, lisans ve sunucu altyapı çalışmaları, stüdyo kurulumu gibi pek çok önemli adım atılmıştır. Ayrıca, şirketin 2025 yılı sonuna kadar çeşitli bölgelerde ofis açma planları da bulunmaktadır.
Yazar Medya’nın bu dinamik büyümesi, okurlar ve aboneler arasında şirketin yayıncı kuruluşları ve sahiplik yapısıyla ilgili yoğun merak uyandırmıştır. “Yazar Gazetesi Kimin?” "Yazar TV Sahibi Kim?” veya “Yazar Haber Sahibi Kim?” “Yazar Spor Sahibi Kim?” gibi sorular, okurların ilgi gösterdiği konular arasında yer almaktadır. Bu durum, şirketin tanınırlığının ve halka olan yakınlığının bir göstergesidir.
2024 sonu itibarıyla Yazar Medya Yayıncılık Anonim Şirketi’nin toplam altı yayıncı kuruluşu bulunuyor. 2025’te global çapta yeni açılımlar ve genişlemelerle markanın uluslararası düzeydeki gücünü pekiştirmesi bekleniyor.
]]>
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), FETÖ’nün propaganda hesaplarından paylaşılan “Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin Genelkurmay Çatı Davasında verdiği karara göre, ‘Yurtta Sulh Konseyi’ yokmuş.” iddiasının doğru olmadığını bildirdi.
‘ASILSIZDIR’ AÇIKLAMASI GELDİ
DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin Genelkurmay Çatı Davasında verdiği kararın gerekçesinde ‘Yurtta Sulh Konseyi’ne ilişkin tespitlerde bulunulduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
Kararda, ‘Örgüt liderinin ezoterik bir dil kullanarak yaptığı konuşmadan gerekli mesajı alan örgüt üyelerinin kendilerini ‘Yurtta Sulh Konseyi’ olarak adlandırdıkları ve 15 Temmuz 2016’da bu isim altında darbe bildirisi yayımlayarak silahlı darbe teşebbüsünde bulundukları anlaşılmıştır’ tespitine yer verilmiştir.”Ayrıca, Yargıtay’ın kararında da bu konudaki değerlendirmelere yer verildiği bildirilen açıklamada, kararda “Ülke genelindeki darbe girişiminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından oluşturulan cunta yapılanması niteliğindeki ‘Yurtta Sulh Konseyi’ adı kullanılarak gerçekleştirildiği noktasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Açıklamada, asılsız iddialara itibar edilmemesi konusunda uyarıda bulunuldu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt içinde ve sınır ötesinde terör örgütlerine yönelik mücadelesi aralıksız devam ederken, Türk Milleti’nin özüyle yoğrulmuş, 2 bin 500 yıllık tarihiyle hemen her milletin hafızasında hayranlıkla yer etmiş olan Türk ordusunun neferi Mehmetçik, bunaltan sıcaklarda, donduran soğuklarda ve gece – gündüz vatan nöbetinde.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi de, Cumhuriyet’i ve yaşanılabilir bir ülkeyi bizlere emanet eden Mehmetçik’in torunları, emaneti korumak için “Ya şehidiz ya gazi” bilinciyle, 7/24 görev başında.
“TARİH BOYUNCA HEP VAR OLAN TÜRK ASKERİ”
Milli Savunma Bakanlığı, Cumhuriyet Bayramı öncesi sosyal medya hesabından anlamlı bir kare paylaştı.
Gecenin ayazında, yıldızlı gökyüzü altında ve bir kuyruklu yıldız kayarken, elinde silahı ile nöbet tutan Mehmetçik’in yer aldığı fotoğraf, şu ifadelerle paylaşıldı:
“Tarih boyunca hep var olan Türk askeri!”

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyasette gündem hareketli…
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Beştepe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
2 saat 10 dakika süren toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarda bulunmak üzere kameralar karşısına geçti.
“ENFLASYONDA DÜŞÜŞ SÜRECEK”
Ekonomiye ilişkin önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonda düşüş eğiliminin devam edeceğini kaydetti.
“FAHİŞ FİYATA GÖZ AÇTIRMAYACAĞIZ”
Erdoğan, “Fahiş fiyat köpüğü belli başlı sektörlerde ortadan kalktı, kalkıyor, bunun devamı gelecek. Vatandaşımızın helal lokmasına göz dikenlere göz açtırmayacağız” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİDE İYİLEŞME DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin mesajlarında şunları kaydetti:
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın 51. genel kurulunda iş dünyamızda bir araya geldik. Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere, bölgemizde artan çatışma ve gerilimlere, kötümser senaryolara rağmen ekonomimizin temel gösterilerinde iyileşme kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Avrupa ve ABD dahil tüm dünyayla birlikte ülkemizin baş ağrısı olan enflasyonda düşüş başladı. İnşallah bunu devamı gelecek. Vatandaşımızın helal lokmasına göz dikenlere kesinlikle göz açtırmayacağız. Etiket oyunları, fısıltı gazetesi, piyasa manipülasyonları ile ceplerini dolduranların tepesine bindik ve binmeye devam edeceğiz.

“ENFLASYONDAN NEMALANAN BİR KESİM VAR”
Türkiye’de maalesef enflasyondan nemalanan bir kesim var. Üretmeden, riske girmeden paralarına konforlu bir alanda para katmaya alışmışlar. Biz yıllarca bunların istismar zeminlerini ellerinden aldık. Koronavirüs salgınında tüm dünyada zirveye çıkan enflasyon oranları herkes gibi bizi de menfi etkiledi. Salgının yanısıra biz bir de doğrudan ekonomimizi hedef alan saldırılara maruz kaldık. Asrın felaketi olarak nitelenen 6 Şubat depremlerini yaşadık. 3 seçim, salgın ve depremin etkilerini daha sert hissetmemize sebep oldu. Rusya-Ukrayna savaşından ülkemizi uzak da tutsak, ekonomik yansımalarından tamamen uzak tutamadık. Bu tablo enflasyonu fırsata tahvil eden rantçıların ellerini ovuşturmalarına yol açmıştır. Merkez Benkamızın rezervi artıkça bunların eleştirilerinin dozu da arttı. Enflasyonda düşüş eğilimi başlayınca bunların rahatsızlıkları ayyuka çıkmaya başladı. Yalan, yanlış ve manipülatif haberlerle milletimizin moralini bozmaya çalıştılar.
“İŞ DÜNYAMIZDAN GELEN MAKUL TALEPLERİ KARŞILAMAK GÖREVİMİZDİR”
Milletimiz yaşadığı onca zorluğa, omuzladığı onca yüke rağmen bizi anlıyor, bize inanıyor, hükümetimize ve ekonomi politikamıza güveniyor. Bu aziz ve fadakâr millete hayal kırıklılığı yaşatmamakta kararlıyız. İş çevreleri, piyasa aktörleri, ihracatçılarımızla yakın istişare içinde önümüzdeki süreci yöneteciğiz. İş dünyamızdan gelen makul talepleri karşılamak görevimizdir.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alman basınında çıkan haberlere göre, Gablingen Cezaevi’nde mahkumların dövülmesi ve özel güvenlikli hücrelerde çıplak, battaniyesiz ve şiltesiz bir şekilde tutulduğu iddiaları gündeme geldi.
Augsburg Savcılığı, aralarında cezaevi müdür yardımcısının da bulunduğu çok sayıda cezaevi personeli hakkında adam yaralama suçlamasıyla soruşturma başlattı. Bu kapsamda polis cezaevinde arama yaparak birçok belgeye el koydu.
“MAHKUMLAR HÜCREDE ÇIPLAK, BATTANİYESİZ VE ŞİLTESİZ TUTULDU”
Cezaevindeki koşullar hakkında suç duyurusunda bulunan bir avukat, müvekkilinin çıplak ve battaniyesiz bir hücrede tutulduğunu ve tuvalet ihtiyacını bir deliğe yapmak zorunda kaldığını aktardı.
Bir dönem Gablingen Cezaevi’nde doktor olarak görev yapan Katharina Baur, Bayerischer Rundfunk’a verdiği demeçte, mahkumların yüzde 80’inin hücrelerde çıplak, battaniyesiz ve şiltesiz kaldığını gözlemlediğini belirtti. Baur, bu tür hücrelerin intihara meyilli veya personele saldıran mahkumlar için kullanıldığını ifade etti.

CEZAEVİ AVUKATLARI, İDDİALARI REDDETTİ
Cezaevi müdür yardımcılarının avukatları Holm Putzke ve Alexander Stevens ise mahkumlara yönelik kötü muamele iddialarının asılsız olduğunu ve müvekkillerinin bu suçlamaları reddettiğini savundu.
Almanya Bavyera Eyaleti Adalet Bakanı Georg Eisenreich, bu tür ağır iddiaların titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı ve süreç tamamlanana kadar masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirtti.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şişli’de faaliyet gösteren bir hastanede edinilen bilgiye göre, hastaneye gelen bir kişi, ameliyatının ertelendiğini söyleyen doktor ile hasta arasında tartışma çıktı.
DOKTORA SALDIRDI
Kayınpederinin ameliyatının sonraki güne ertelendiğini öğrenen İ.C.A, isimli şahıs da tartışmaya katılarak, R.B, isimli doktora bağırmaya başladı. Hasta yakını İ.C.A, isimli şahıs kısa süre sonra doktora küfür ederek, saldırmaya başladı.

Şahıs, bankonun üzerinden atlayarak doktora sandalye fırlattı. Doktor ise, kaçarak uzaklaşamaya başlayan doktor olayı yara almadan atlattı.

TUTUKLANDI
İhbar üzerine polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri, doktora saldıran şüpheli İ.C.A, isimli şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Şahıs sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifadesi alınan saldırgan, çıkarıldığı mahkemece “Kasten Yaralama” ve “Tehdit – Hakaret” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul, Tekirdağ ve Çorlu’da ortaya çıkan Yenidoğan Çetesi skandalı bitmiyor.
12 bebeği para için öldüren Yenidoğan Çetesi’nden 47 kişi gözaltına alınırken, 22 kişi ise tutuklandı.
Çete hakkında da iddianame hazırlanırken, ortaya yeni detaylar çıkmaya da devam ediyor.
Çete elemanları, bir başka hastaneden transfer ettikleri 6 aylık bebeği bir dizi ihmal sonucu öldürüyor.
BEBEĞİ ÖLÜME SÜREKLEYEN SÜREÇ
Michelle Nwando OPARA isimli bebeği ölüme sürükleyen süreç, çetenin insan yaşamını nasıl hiçe saydığını gösteriyor. Hemşirelerle birlikte doktorlar da, bebeğin yaşamını yitirmesinin ardından soğukkanlı bir şekilde hastane kayıtlarıyla oynuyorlar, yanlış ilaçları ve tedaviyi örtbas etmeye çalışıyorlar.
Ne doktorlar, ne de hemşireler, ölen bebekle ilgilenmiyor, tedavi sürecini sorgulamıyor, organize şekilde olayı kitabına uydurmaya çalışıyor.
ÇETE ELEMANLARI PANİKLİYOR
İddianamede kayıtlara göre, Birinci Hastanesi Hemşiresi olan Tuğçe Toptemel isimli şahsın yine Birinci Hastanesi Hemşiresi olan Hakan Doğukan Taşçı’yı saban erken saatlerde arayarak, bir bebeğin sağlık durumunun iyiye gitmediğini iletiyor.
Aslında hemşire olan ancak sürekli doktor olarak hareket eden Taşçı, 6 aylık bebeğin yaşamını yitirecek noktaya nasıl getirildiğini anlamaya çalışıyor. 6 aylık bebeğin yenidoğan ünitesine yatması yasal olarak mümkün değilken, para kazanmak için yasaları hiçe sayan bayan çete elemanları paniklemeye başlıyor.

BEBEK SİYAHİ OLDUĞU İÇİN MORARMAYI FARK ETMEMİŞLER
Hemşire Taşçı, hemşire Toptemel’e “Esmeron” isimli ilacı kullanmasını söylüyor. Yenidoğan ünitesinde zaten doktor olmadığı için bebek bir süre sonra yaşamını yitiriyor.
Taşçı, bu durumu beraber hareket ettikleri, Reyap Hastanesi Hemşiresi Hasan Basri Gök’e, “Kanka ölmüş ölü teslim ettiler çocuğu abi böyle bi şey olamaz çocuk zenci diye fark etmemişler çocuk ölmüş geldim kanka baktım çocuk ölü kanka” diyerek aktarıyor.
Gök, “Doğukan şu esmeronu bırak kanka artık, kanka senin alandakiler esmeronu kanka kullanamıyor bak başına bela olacak bu esmeron. Bırak şu esmeronu” diyor.
Taşçı, bebeğin siyahi olmasından dolayı öldüğü halde bu durumun farkedilmediğini anlatıyor. Taşçı’nın telefon kayıtlarına göre olay şöyle seyir izliyor:
Taşçı, Şeyhmus Çelik isimli şahsı arayarak “Hocam günaydın hastanede misin, bir acil yoğun bakıma gelsene hocam” diyor.

BEBEĞİN BİLGİLERİYLE OYNUYORLAR
Taşcı bu surada yine çete elemanı olarak nitelendirilen Doktor Fırat Sarı’yı arıyor ve Şehmuç Çelik’i şikayet ediyor.
Taşçı, “Şey diyeceğim hocam Şeyhmus hoca ortalığı ayağa kaldırıyor, niye aldı Fırat bu çocuğu niye aldı sen niye bana haber vermiyorsun , hocam almaz ki ona söylesem almaz buranın sorumlusu benim işte altı buçuk aylık çocuk ben öldü ben ne diyeceğiz ortalığı ayağa kaldırıyor şimdi hocam bilerek şey yapıyor çocuğun küvezini kapat diyor vent i kapat diyor hemen çağır ailesini gelsin diyor öldüreceğim şimdi vurup bir tane ya” diyor.
Çete elemanları ortak karar alarak bebeğin hastaneye geliş saati, yapılan tedavi kayıtlarını tahrif etmeye, daha erken hastaneye yatmış gibi göstermeye, tedavi ve ilaç bilgileriyle oynamaya başlıyor.
Bu olaylar sürerken, hastaneye denetim elemanları geliyor ve Taşçı, bu kez denetim elemanlarıyla ilgilenmeye başlıyor.

DENETİM ELEMANININ SORUŞTURMAYI ÇETEYE BİLDİRDİĞİ ORTAYA ÇIKTI
Bu sırada Taşçı eski tanıdığı olduğunu iddia ettiği bir denetim elemanıyla yaptığı görüşmeyi, bebeğin yaşamını yitirmesine nenden olan süreçte yer aldığı belirtilen Şeyhmuz Çelik’e telefonla aktardı.
Bu görüşmedeki iddialar şöyle:
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Dedim hocam napıyosun falan ben bağcılarda staj yaptığım zaman tanışıyoduk onla
ŞEYHMUS ÇELİK: hı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: İyi falan dedi gel bi beş dakka sigara içelim
ŞEYHMUS ÇELİK: hı hı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Çekti beni köşeye dedi ki çabuk dedi hemen dedi şu dediklerimi yap dedi.
ŞEYHMUS ÇELİK: Hı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Ee bunları yaparsan dedi tekrar denetlemeye gelmiş gibi bakarım dedi
ŞEYHMUS ÇELİK: Hıı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Ondan sonra bir iki bi şey söyledi onları hemen ayarladık
ŞEYHMUS ÇELİK: Hı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Tekrar denetime geliyomuş gibi yaptı
ŞEYHMUS ÇELİK: Hı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Tekrar baktı bir iki şeyden geçirdi bizi ama
ŞEYHMUS ÇELİK: Hı
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Yani büyük sıkıntı çocuk ölümü diyo sizin başınıza bela olucak yani diyo ayrıca diyo sizde diyo farklı bi şey var diyo ıı sizin diyo hakkınızda gizli bi dava var diyo ıı yaklaşık üç dört ay önceden diyo..
ŞEYHMUS ÇELİK: Ne davası?
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Hocam dava diyo böyle dedi dedi ki hakkınızda dava var… Iı… sağlık il sağlık müdürü yani diyo ki sağlık bakanından sonra ki en yetkili kişi size kafayı takmış diyo
ŞEYHMUS ÇELİK: Hee
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Haberiniz olsun bi dava var diyo gizli bi dava var diyo hakkınızda hepiniz diyo bu örgütleşme gibi bu davanın içindesiniz diyo o yüzden dedi hemen dedi işten ayrıl kendini
kurtar dedi.
ŞEYHMUS ÇELİK: İşten ayrıl hee
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Evet hiç dedi bekleme direk dedi yarın sabah gel istifanı ver sakın dedi uzak dur başın belaya girer dedi bende tamam hocam dedim.
ŞEYHMUS ÇELİK: Hee valla bende zaten ay başı bende düşünüyorum bende düşünüyorum
HAKAN DOĞUKAN TAŞCI: Yok ben ay başını valla beklemicem hocam ben valla fırat hocayada söyledim ben yok
ŞEYHMUS ÇELİK: Bi şey olmaz ne diyo o o ne diyo..
Bu konuşma savcının dikkatinde kaçmadı ve iddianamede denetim yapan kişinin ismi Doktor Yakup Karakurt olarak dosyaya girdi.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ, İLK DURUŞMA TARİHİ BELLİ OLDU
Öte yandan Yenidoğan çetesinin ilk kez hakim karşısına çıkacağı tarih de belli oldu.
47 sanıklı davanın ilk duruşması, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 18 Kasım’da görülecek.
İLGİLİ HABERYenidoğan Çetesi, 18 Kasım’da hakim karşısına çıkacakDilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail ordusunun son 2 günde Lübnan’ın farklı bölgelerine yönelik 179 hava saldırısı gerçekleştirdiği aktarılan rapora göre, böylece İsrail’in 8 Ekim 2023’ten beri yaptığı hava saldırılarının sayısı 11 bin 340’a çıktı.
İsrail’in Lübnan’daki saldırıları sebebiyle ölenlerin sayısının 2 bin 710’a ulaştığı vurgulanan raporda, İsrail’in saldırılarında yaralananların sayısının da 12 bin 592’e yükseldiği hatırlatıldı.
SIĞINMA MERKEZLERİNE GİDENLERİN SAYISI ARTTI
İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle yerinden edilen vatandaşlar için açılan sığınma merkezleri sayısının da 1114’e ulaştığına işaret edilen raporda, sığınma merkezlerine şu ana kadar 189 bin 298 kişinin yerleştirildiği aktarıldı.
İsrail’in bombardımanı nedeniyle göç dalgalarının sürdüğüne dikkat çekilen raporda, Lübnan Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, 23 Eylül-28 Ekim tarihleri arasında Lübnan’dan Suriye’ye 518 bin 440 kişinin geçiş yaptığı ifade edildi.
Raporda, bunlardan 353 bin 410’unun Suriyeli ve 165 bin 30’unun da Lübnan vatandaşı olduğu aktarıldı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İletişim Başkanlığı, sosyal medya hesabından vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na ilişkin duygu ve düşüncelerini CİMER’e yazabileceklerini duyurdu.
VATANDAŞLAR CİMER’E YAZABİLECEK
Başkanlığın sosyal medya hesabındaki videolu paylaşımda, milletin bağımsızlık mücadelesinin sembolü, azminin, kararlılığının ve vatan sevgisinin tezahürü olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na ilişkin duygu ve düşüncelerin, CİMER’e “Yönetime Katıl” bölümü altındaki”29 Ekim 2024 Türkiye Cumhuriyeti 101 Yaşında” bölümünden yazılabileceği belirtildi.
Paylaşılan videoda, duygu ve düşüncelerini yazmak isteyen vatandaşların, hangi adımları izlemesi gerektiğine yer verildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, İsrail’in 26 Ekim’de İran’a yönelik misilleme saldırılarının ardından Orta Doğu’daki durumu görüşmek üzere acil bir toplantı gerçekleştirdi.
İran’ın talebi ve Cezayir, Çin ve Rusya’nın desteğiyle gerçekleştirilen toplantıda İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, Tahran’ın İsrail’in son saldırılarına “uygun gördüğü bir zamanda yanıt verme hakkına sahip olduğunu” söyledi.
“AMERİKAN HÜKÜMETİ, İSRAİL’İN SALDIRISININ SUÇ ORTAĞIDIR VE BUNUN SONUÇLARINA KATLANACAKTIR”
İsrail’in İran’a hava saldırısının uluslararası hukukun ihlali olduğunu savunan İranlı Büyükelçi, “İsrail’in uluslararası hukuku sistematik olarak ihlali, İran’a yönelik saldırganlığı, Filistin ve Lübnan’ın yanı sıra Suriye ve Yemen’de devam eden suçları, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit oluşturmaktadır. Bu durum Güvenlik Konseyi’nin bunu gerektirdiği şekilde kınamasını ve kararlı bir şekilde eyleme geçmesini gerektirmektedir” dedi.
İrevani, “ABD, İsrail’e teknik uzmanlık ve gelişmiş askeri sistemlerle destek olarak İsrail’in İran’a karşı gerçekleştirdiği saldırgan eylemleri daha da kışkırtmış ve bu saldırılarda rol üstlenmiştir. Bu nedenle Amerikan hükümeti, İsrail’in saldırısının suç ortağıdır ve bunun sonuçlarına katlanacaktır” dedi.

ABD: “İRAN’A MESAJIMIZ NET”
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas-Greenfield ise İran ve İsrail arasındaki son doğrudan çatışmanın daha fazla gerginlik yaşanmadan sona ermesi gerektiğini belirtti. ABD’li Büyükelçi, Washington’ın İsrail’in son askeri operasyonuna katılmadığını özellikle vurguladı.
Linda Thomas-Greenfield şunları söyledi:
“İsrail’e mesajımız nettir. İsrail halkını ve topraklarını, İran ve onun terörist uzantıları ve ortaklarından korumak için her zaman yardımcı olacağız. İran’a olan mesajımız da aynı şekilde nettir. İsrail’e veya bölgede bulunan ABD personeline yönelik saldırı gerçekleştirmeyi seçerse, ciddi sonuçlarla karşılaşacaktır. Kendimizi savunmaktan çekinmeyeceğiz. Hiçbir yanlış anlaşılma olmasın, Amerika Birleşik Devletleri, daha fazla gerginlik görmek istemiyor. İsrail ile İran arasındaki doğrudan çatışmanın burada sona ermesi gerektiğine inanıyoruz. İsrail, dünya kamuoyuna İran’a verdiği yanıtının artık tamamlandığını açıkça belirtti. Bu nedenle İran’ı İsrail’e yönelik saldırılarını durdurmaya bir kez daha çağırıyoruz”

RUSYA, ABD’Yİ SUÇLADI
Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, 26 Ekim’de İsrail Hava Kuvvetleri tarafından “ABD ile koordinasyon içerisinde gerçekleştirilen saldırının dört İran askerinin ölümüne neden olduğunu ve İran’ın hava savunma sistemleri tarafından yapılan engellemelerin olmaması durumunda başta siviller olmak üzere çok daha büyük kayıp yaşanmış olacağını” söyledi.
Konuşmasında ABD’yi aynı zamanda İsrail’e saldırı için istihbarat desteği sağlamakla suçlayan Nebenzia şu ifadeleri kullandı:
“Bununla sadece uluslararası hukuk ihlal edilmiyor. Aynı zamanda, zaten savaşın eşiğinde olan Orta Doğu’daki durum daha da istikrarsız hale getiriliyor. Bu bağlamda, İsrail ve İran arasında giderek tırmanan patlamaya hazır gerginlikten derin endişe duyuyoruz. Bu durum, bölgedeki istikrar ve güvenlik için gerçek bir tehdit oluşturuyor”
İsrail’in son dönemde Suriye ve Lübnan şehirlerine de hava saldırıları gerçekleştirdiğine dikkat çeken Nebenzia, “İsrail’in saldırgan eylemlerinin bölgede savaşın alevlerini körüklediğini” ifade etti. Rus Büyükelçi, “İsrail’i, Ortadoğu’da provokatif askeri eylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz. Bu durum, zaten bir yılı aşkın süredir Gazze Şeridi çevresinde tırmanan şiddet nedeniyle istikrarsızlaşmış olan bölgede ciddi sonuçlar doğurabilir” dedi.
İsrail’in komşularıyla olan tüm sorunlarının çözümü için güç kullanmaya başvurduğunu vurgulayan Nebenzia, “İsrail’in bu şekilde hareket etme kararlılığı, İsrail’e silah sağlayan ve Konsey’in sorumlu üyelerinin İsrail’i durdurma girişimlerini engelleyen Amerikan müttefiklerinden aldığı destekten kaynaklanıyor” dedi.

ÇİN: İSRAİL’İN EYLEMLERİYLE TETİKLENEN GERGİNLİKTEN DERİN ENDİŞE DUYUYORUZ
Çin’in Birleşmiş Milletler’deki (BM) Daimi Temsilcisi Fu Cong ise açıklamasında İsrail’e “provokatif eylemlerine derhal son verme” çağrısı yaptı.
Çin’in BM Büyükelçisi, “İran-İsrail ilişkileri ve Orta Doğu’nun tamamında durum kritik bir eşikte. İsrail’in eylemleriyle tetiklenen gerginlikten derin endişe duyuyoruz. İsrail’i tüm provokatif eylemlerine son vermeye devam ediyoruz. Aynı zamanda tüm taraflara itidalli davranma, BM Şartı’na ve uluslararası hukuka uyma ve anlaşmazlıkları siyasi ve diplomatik yollarla çözme sürecine geri dönme çağrısında bulunuyoruz” dedi.

CEZAYİR: GÜVENLİK KONSEYİ, DERHAL HAREKETE GEÇMELİ
Cezayir’in BM Daimi Temsilcisi Amar Bendjama, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının bölgesel bir çatışmaya dönüştüğünü söyledi.
Bendjama şöyle dedi:
“Buna rağmen, bazı konsey üyeleri, halen bu durumu uluslararası barış ve güvenliğe bir tehdit olarak nitelendirmekte isteksiz. İsrail’in saldırıları, uluslararası barışın açık bir şekilde ihlalidir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği yeniden tesis etmek için hareket geçmelidir. Cezayir, İsrail işgal güçlerinin son dönemde İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı gerçekleştirdiği askeri saldırıları en güçlü ifadelerle kınamaktadır”
Orta Doğu’daki olayların birbiriyle bağlantılı olduğunu ve asıl sebebin İsrail’in Arap topraklarını işgali olduğunu ifade eden Bendjama, şiddeti sona erdirmek için Filistin ve Lübnan’da acilen ateşkes sağlanması gerektiğine dikkat çekti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası evden eve nakliyat hizmetleri, genellikle zati eşya taşımacılığı ve parça eşya taşımacılığı olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Zati eşya taşımacılığı, kişisel eşyaların ve ev eşyalarının tamamının bir yerden bir yere güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar. Bu hizmet, özellikle yurtdışında yeni bir yaşam kurmak isteyen bireyler için oldukça önemlidir. Almanya gibi Avrupa'nın merkezi ülkelerine taşınacak olan zati eşyalar, uzman ekipler tarafından titizlikle paketlenir, etiketlenir ve güvenli bir şekilde ulaştırılır.
Uluslararası parça eşya taşıma hizmetleri ise, daha küçük ölçekli taşımacılık çözümleri arayan bireyler ve işletmeler için idealdir. Bu hizmet, taşınacak eşyaların miktarına göre fiyatlandırma yaparak, müşterilere daha ekonomik bir seçenek sunmaktadır. Parça eşya taşıma, özellikle yazılım, makine parçaları gibi ticari ürünlerin yanı sıra, bireysel eşyaların da taşınmasında sıkça tercih edilmektedir.
Taşınma süreci karmaşık ve stresli bir deneyim olabilir. Ancak, profesyonel uluslararası evden eve nakliyat firmaları, sürecin her aşamasında müşteri ile iletişim halinde kalarak, taşınma işlemini kolaylaştırmaktadır. Eşyaların paketlenmesi, gümrük işlemleri, depolama ve teslimat süreçleri gibi birçok detay, uzman ekipler tarafından titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca, bu firmalar genellikle sigorta seçenekleri sunarak, müşterilerin eşyalarının güvenliğinden emin olmalarını sağlamaktadır.
Sonuç olarak, uluslararası evden eve nakliyat hizmetleri, globalleşen dünyada taşınma sürecini kolaylaştıran önemli bir araçtır. Almanya’ya zati eşya taşıma ve parça eşya taşıma seçenekleri ile hem bireysel hem de ticari taşımacılık ihtiyacına cevap vermektedir. Almanya gibi hedef ülkelerde yeni bir hayat kurmak isteyenler için bu hizmetlerden faydalanmak, taşınma sürecini daha sorunsuz hale getirebilir. Taşınma planlarınızı yaparken profesyonel bir nakliyat firması ile çalışarak, güvenli ve hızlı bir taşınma deneyimi yaşayabilirsiniz.
Kaynak: https://asyakalojistik.com/
İletişim no : 0216 759 55 15
Watsapp: 0532 479 36 56
]]>
Eli kanlı iki hain, geçtiğimiz çarşamba günü TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki yerleşkesine terör saldırısı yaptı. Hainler, dakikalar içerisinde etkisiz hale getirilirken, 5 vatan evladımız şehadete ulaştı. 22 kişinin ise yaralandığı açıklandı.

“TUSAŞ SALDIRISININ ARKASINDA CIA VAR”
TUSAŞ saldırısı sonrası güvenlik güçlerimiz terör örgütüne ait hedefleri yerle bir ederken İngiliz politikacı George Galloway dikkat çeken bir açıklamaya imza attı.
Birleşik Krallık Eski Avam Kamarası Üyesi Galloway, TUSAŞ’a yönelik saldırının arkasında CIA’nın (Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı) olduğunu açıkladı.
‘TUSAŞ saldırısının arkasında CIA var’


ABD, PKK’YI KULLANDI
Türkiye’nin BRICS ile yakınlaşmasının ABD’yi delirttiğine dikkat çeken Galloway, “CIA, PKK’yı kullanarak Ankara’nın Kazan ilçesinde saldırı düzenledi” ifadelerini kullandı. Saldırının Başkan Tayyip Erdoğan’ın Tataristan’ın başkenti Kazan’a gittiği gün yaşandığını hatırlatan Galloway, “BRICS eğer böyle pozitif bir gelişme olmasaydı CIA, Erdoğan’ın uçağının Kazan’a inişinden dakikalar sonra PKK’yı Ankara’nın Kazan ilçesindeki büyük terör saldırısı için kullanmazdı” açıklamasını yaptı.

“BRICS ÜYELİĞİ NATO VE AB’Yİ DELİRTTİ”
Galloway, kendisine ait Youtube kanalında yaptığı yayında şu açıklamaları yaptı: Dakikalar öncesinde Erdoğan, Rusya’nın Kazan şehrine inmişti. Gündemde Türkiye’nin BRICS üyeliği vardı. NATO üyesi ve AB üyelik aşamasındaki bir ülkenin BRICS’e üye olma ihtimali bunları delirtti. BRICS, Dünyayı yeniden şekillendiren bir olgu. Yeni para birimi, az önce banknotu gördüm. BRICS parası ve finansal sistemi, ABD kontrolündeki diktatöryal sistemi bitirecek. Artık SWIFT dünde kaldı. BRICS sistemiyle üye ülkeler özgürce para transferi yapabilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTMAYA AZİMLİYİZ, KARARLIYIZ, MUKTEDİRİZ!
Yerli ve millî gücümüzle teröristlerin inlerini işte böyle yerle bir ediyoruz. Irak’ın kuzeyine düzenlenen hava harekâtları sonucunda 23 PKK’lı terörist daha etkisiz hâle getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz!
Yerli ve millî gücümüzle teröristlerin inlerini işte böyle yerle bir ediyoruz.
Irak’ın kuzeyine düzenlenen hava harekâtları sonucunda 23 PKK’lı terörist daha etkisiz hâle getirildi.
Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz!#MillîSavunmaBakanlığıpic.twitter.com/8ss9ybpk8d
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) October 28, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP lideri Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde:
Türkiye Cumhuriyeti bir asrı geride bırakarak, yeni yüzyılın ilk yıldönümüne güçlü bir vizyon eşliğinde, milli birlik ve dayanışma hissiyatının güvencesi altında, aynı zamanda kuruluş felsefesinin bağlayıcılığı temelinde giriş yapmıştır.
Devir Türk Devri, zaman Türkiye Yüzyılı zamanıdır.
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller Cumhuriyet meşalesinin altında hem aydınlanırken hem de geleceğin parlak sayfalarını aralamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin aziz ve tarihi varlığının kesintisiz devam edegelen hürriyet ve istiklal davasıyla eklemlenmesinin mümtaz bir eseri, milli kahramanlık ve kader ortaklığının marifetiyle husule gelen muazzez bir egemenlik beratıdır.
Bütün müdafaa imkânlarından mahrumiyet çekilen bir dönemde, hiçbir yokluğa ve yılgınlığa boyun eğmeyen milletimiz dişiyle tırnağıyla, imanıyla iradesiyle, canıyla kanıyla vatana yığılan akur düşmanı önüne kattığı gibi kovalamayı, bunun ardından da hâkimiyetine dayanan yeni Türk devletini kurmayı başarmıştır.
Cumhur, demokrasi sistemi ile devlet şekli demek olan Cumhuriyetle ayrılmamak üzere kavuşmuştur.
Böylelikle birbirini tamamlayan mütareke ve işgal dönemleri kapanmış, Türk tarihinde yepyeni bir dönem başlamıştır.
Aziz Atatürk’ün veciz sözlerle açıkladığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkie layık olduğunu eserleriyle ispat etmek için ebediyet güzergâhında harekete geçmiştir.
Evvelemirde Allah’ın inayetine, hemen ardından milletimizin azim ve kararlılığına istinat eden Milli Mücadele kahramanları bir yanda zaferlerin düğümünü çözerken, diğer yanda Cumhuriyet’in fazilet ve fikrini duru vicdanlarında cem ederek yepyeni bir çığırın açılışını bilek ve inanç kudretiyle hayata geçirmişlerdir.
Türkiye Cumhuriyeti, soylu bir milletin “varım ve payidarım” mesajının şehit kanlarıyla ibra ve izharıdır.
Türkiye Cumhuriyeti, tarihteki Türk devletler zincirine eklenen halka, geçmişle geleceği birleştiren köprü, egemenlikle milleti tekleştiren son söz, ebedi karar ve irade kuvvesidir.
Kurtuluş yıllarının emsalsiz feragat ve fedakarlıklarıyla kurucu ilkelerini temerküz eden Cumhuriyet’in, yeni yüzyılın ilk yıldönümünde aynı duruş ve duyuşa ihtiyacı olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.
Haksızlığa, hayasızlığa, en şedit saldırılara karşı cephe cephe kazanılmış zaferlerle çatısı örülen Türkiye Cumhuriyeti’nin nefsine ve yabancı telkinlere esir düşenlerin elinde oyuncak olmasına rızamız olmayacaktır.
Tarihin hiçbir etabında, dış düşmanlardan merhamet dilenmeyen Türk milleti, içimize sızmış ve sirayet etmiş nevzuhur azgın işbirlikçilere, onların sonu gelmez tahrik ve tahribatlarına, aynı şekilde hain emel ve hedeflerine elbette taviz vermeyecek, teslim olmayacaktır.
Türk milletinin uzanan müşfik ve hoşgörülü elini hala idrak edememiş, manasını kavrayamamış, maksadını anlayamamış siyasi güruhun provokatif açıklamaları, hiçbir değer hükmüyle izah edilemeyen sakat pozisyonları yapıcı olmadığı gibi, tam tersine sorumsuz ve yıkıcı mahiyetlidir.
Güney Kürdistan tanımıyla kuzeyini tescilleme arayış ve çabasına girenlerin son şanslarını kullanmaktan özenle imtina etmeleri, ısrarla ayrıştırıcı ve bölücü üsluba sarılmaları hezeyan olmakla birlikte; sahte demokrat, sanal özgürlük ve temelsiz halklar ezberlerini hurdaya çıkarmaktadır.
Ülkemizin komşu coğrafyaları kaynayıp kaosa sürüklenmişken, milli birlik ve kardeşlik tebliğimize direnenler, hala ve inatla terör diline saplanıp kalanlar doğru yolda değildir, sabır ve sebat eşiklerini zorladıklarını görmek mecburiyetindedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Kürt sorunu yoktur, asla da olmayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin etnik veya mezhebi bir ağırlığı ve açmazı da yoktur.
Var olan sorun bölücü terör sorunudur, kaldı ki bu ihanetin kökü muhakkak surette kazınacaktır.
TUSAŞ tesislerine kadar gelip beş kardeşimizi şehit eden teröristlerle, bölücü terör örgütüyle, terörizm patentini kontrolünde tutan bölgesel ve küresel odaklarla yollarını ayırmayan kim ya da kimler varsa demokrasi ve insanlık düşmanlığı ortak paydasında buluşmaları mutlak bir akıbettir.
Terör ve bölücülüğü sadece hayatımızdan değil, milli hafızadan da söküp atma hedefinden cayma, sapma ve savrulma söz konusu değildir.
Şayet buna direnç gösterilirse, eski usul mücadele stratejilerinden çok daha sert, seri ve şiddetli yöntemlerin devreye alınması mukadder hale gelmeli, hiç kimsenin de gözünün yaşına bakılmamalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti lütufla, bağışla, ihsanla, ikramla veya piyangodan çekilişle kazanılmamıştır.
İç ve dış müstevli cephesinin mütecaviz tahakkümleriyle de sarsılmayacak, sonsuzluk istikametindeki bağımsız ilerleyişinden kesinlikle vazgeçmeyecektir.
Milli birlik ve beraberlik şuurunun perçinlenmesi gereken bugünlerde, herkesin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne önşartsız bağlılığı samimi dileğimdir.
Bin yıllık kardeşliği yaşayıp yaşatarak Türk ve Türkiye Yüzyılının sütunlarını elbirliğiyle, vicdan ve irade birliğiyle inşa edeceğimize inancım tamdır, tarifsizdir, tahditsizdir.
Temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacak, vatan ve millet sevdalılarının emsalsiz mücadeleleriyle korunup kollanacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarını, TUSAŞ saldırısında şehit olan kardeşlerimizi ve diğer bütün şehitlerimizi rahmet, minnet, şükranla hislerimle anıyorum.
Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun diyorum.
Büyük Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, en kalbi selam, sevgi ve saygılarımı paylaşıyorum.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika… Bazı özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerini yasal mevzuata aykırı olarak işleterek, gerçeğe aykırı tedavi evrakı ve raporlar tanzim etmek suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nu dolandırdıkları ve yoğun bakım ünitelerinde tedavi görmekte olan hasta bebeklerin bakımsızlık ve ihmal suretiyle ölümlerine sebep oldukları iddiasıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmanın tamamlanması ile hazırlanan fezleke 9 Kasım tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmişti.

Başsavcılığın Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca fezleke ve soruşturma dosyası incelendi.

22’si tutuklu toplam 47 şüpheli hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan örgüte üye olmak ve yardım etmek, kamu kurumu zararına dolandırıcılık, sahtecilik, ihmal suretiyle ölüme sebep olmak ve diğer suçlardan 16 Ekim tarihinde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu.

İddianameyi inceleyen mahkeme heyeti kabul etti. Sanıkların tutukluluk hallerininin devamına, ilk duruşmanın ise 18 Kasım tarihinde yapılmasına karar verildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika… Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplanıyor. Kabinenin ana gündem maddesini terörle mücadele oluşturacak. TUSAŞ tesislerine yönelik hain terör saldırısı kabinede değerlendirilecek.

Terör saldırısı sonrasında başlatılan hava harekatının çıktıları ele alınacak. Yurt içinde ve sınır ötesinde devam eden operasyonlardaki son durum görüşülecek.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanı sıra, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğünün terör ve suç örgütlerine yönelik operasyonları da masaya yatırılacak.

TEK HANELİ ENFLASYON
İstanbul’da yenidoğan bebeklerin bulunduğu yoğun bakım ünitelerini ticarethane haline getiren suç örgütü ‘yenidoğan çetesi’ne yönelik son gelişmeler de kabinede değerlendirilecek.

Kabinenin bir diğer gündem maddesi ise İsrail’in bir yıldır uyguladığı soykırım ve işgal politikası olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Güçlü ekonomi-ulusal güvenlik temelinde şekillenen Milli Enerji ve Maden politikası, Karadeniz’deki gaz, Gabar’daki petrol keşfinden sonra Türkiye’yi, uluslararası sularda gaz ve petrol arayan büyük oyuncuya dönüştürdü.

Somali açıklarında Oruç Reis gemisi ile üç boyutlu sismik çalışmalara başlayan TPAO, karada da petrol araması için anlaşma imzaladı.
OYUN DEĞİŞTİRİCİ HAMLE!
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel sahada ses getiren Türkiye’nin oyun değiştirici hamlesinin öyküsünü anlattı:
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ERDOĞAN FARKI: 2011’de, dünyanın Somali’den umudunu kestiği bir noktada Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye buraya geldi. Ailesi ve büyük bir heyetle gelmesi Somali halkı üzerinde derin dostluk izleri bırakmış. O ziyareti ve sonrasında Türkiye’nin kardeşlik hukukuyla Somali’ye sahip çıkmasını unutamıyorlar.

TARİHİ OPERASYON: Türkiye’nin petrol ve gaz aramacılığında tarihi bir adım atmış oluyoruz. Artık kendi mühendislik gücümüz ve ekipmanlarımızla uluslararası sularda petrol arayacak kapasiteye ulaştık. Somali deniz yetki alanında belirlenen 3 blokta üç boyutlu sismik çalışmaya başlanması hem Türkiye hem de Somali açısından bir milat. Somali’deki etkisi de çok büyük. Yaptıkları beste de Türkiye’ye duyulan güveni ve geleceğe dair umutlarını yansıtıyor.

EZBER BOZAN ADIM: Somali’deki sismik çalışmalarımız muazzam bir işin başlangıcı. Bir fabrika açıp, bir kaç yüz kişiyi istihdam etmenin ötesinde sonuçları olacak bir proje. Neden? Çünkü petrol ve gaz sektöründe ölçeği yakaladığınız andan itibaren katma değeri çok yüksek. Umut ediyorum ki neticeleri olumlu olacak ve ‘oyun değiştirici’ etkisiyle ezber bozacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hatay’da TOKİ tarafından yapılan deprem konutlarına yerleşen İpek ailesi, ilk misafir olarak Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırlamanın mutluluğunu yaşadı.

Hatay’da yaşayan İpek ailesi, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depreme merkez Antakya ilçesindeki Odabaşı Mahallesi’ndeki 5 katlı binada yakalandı.

Evleri ağır hasar alan Ahmet İpik (32) ve Ceylan İpek (24), çocukları Azra (8) ve Mustafa (3) ile dışarı çıkmaya başardı. Önce çadırda daha sonra konteyner kentte kalan aile, 15 gün önce Gülderen Mahallesi’nde TOKİ tarafından yapılan 3+1 konutlarına taşındı.

Önceki gün konut teslim törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İpek ailesine sürpriz ziyaret gerçekleştirdi. Aileyi yeni yuvalarında ilk ziyaret eden de Başkan Recep Tayyip Erdoğan oldu. Aile ile sohbet eden ve hatıra fotoğrafı çektiren Erdoğan, çocuklara oyuncak hediye ederken, ikram edilen çayı yudumladı, tatlıyı yedi.

‘KIZIMIN GÖZLERİ DOLDU’
Başkan Erdoğan’ı evlerinden ağırlamaktan mutluluk duyduklarını söyleyen alüminyum ustası Ahmet İpek, “Cumhurbaşkanımızı görünce çok heyecanlandık. Çocuklarım, evimizin ilk misafiri olan Cumhurbaşkanımızı, ‘Tayyip dede, hoş geldin’ diye karşıladı. Kızım Azra’nın gözleri doldu. Cumhurbaşkanımız, Azra’ya ‘ne oldu?’ diye sordu. Yavrum, ‘sizi görünce çok heyecanlandım’ diye cevap verince, kızma sarılıp öptü. Çocuklarımla şakalaştı ve hediyeler verdi. Cumhurbaşkanımız tam bir babacan. Bu kadar kısa süre içinde bir eve kavuşacağımızı kesinlikle beklemiyorduk. Konteyner kentte artık çok sıkılmıştık, eşimle ayrılma noktasına gelmiştik. Yeni ev sayesinde ailemle deprem öncesindeki mutlu günlerimize geri döndük. Cumhurbaşkanımız bize hem ev verdi hem de evliliğimizi kurtardı. Allah razı olsun” diyerek sevincini dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tugay’ın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Körfez’i kurtarmak için acil eylem planı başlatmasını görmezden gelerek yaptığı bu açıklamaya AK Parti’den tepki geldi.

AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan, X hesabından Tugay’a yönelik “Zahmet olacak ama istifa dilekçeni yaz o zaman” şeklinde paylaşım yaptı.

AK Parti İzmir Milletvekili Kaya ise, “Zahmet olacak ama biraz Belediye Başkanlığı yapmayı deneseniz, nasıl olur!” ifadelerini kullandı. Tugay’ın, Çevre, Şehircilik Bakanlığı’nın öncülüğünde 35 bilim insanının hazırladığı İzmir Körfezi ile ilgili eylem planına imza bile atmadığı ortaya çıkmıştı.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberi… İstanbul’da 2021 yılında Mimar Başak Cengiz’i Samuray kılıcı ile öldüren Can Göktuğ Boz’un ağırlaştırılmış müebbet cezası onandı. Başak’ın ailesi “Tüm canilere ibret olsun” dedi.

İstanbul’da 9 Kasım 2021’de kaldırımda yürüdüğü sırada samuray kılıcıyla öldürülen 28 yaşındaki Mimar Başak Cengiz’in katili Can Göktuğ Boz’un cezası onandı.

Cengiz’in annesi Beyhan Cengiz, “Bu ceza benim Başak’ımı geri getirmeyecek biliyorum. Ama en azından başka Başak’lar olmayacak. Nasıl olsa ceza almam düşüncesiyle cesaret bulanlar görsün bunu.”

“Aldığınız canların cezasını çekeceksiniz, yanınıza kalmayacak” dedi. Cengiz’in katiline verilen ağırlaştırılmış müebbet ve 5 yıl hapis cezası onandı.

“ADALET YERİNİ BULUYOR”
Kızlarının katilinin indirim almadan cezasını çekeceği haberini alan Cengiz’in annesi ve babasının yüreğine su serpildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKAR’DAN ‘YENİ ANAYASA’ SÖZLERİ
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, yeni anayasa çalışmaları ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği esaslara baktığınızda olay çok açık ve net. Sivil, kapsayıcı, modern, yeni, tüm ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu herkes konuşuyor. Quantum liderliği vs. diyoruz, oraya yakışır bir anayasadan bahsediyoruz. TBMM’de devam eden bir çalışma var. Biz de bunun takipçisiyiz. Ülkemizin gücüne, büyüklüğüne yakışır bir anayasaya kavuşmak hedefimiz.” dedi.
Akar, yeni anayasa çalışmalarına yönelik motto niteliğinde bir ifade de kullandı, “Geleceği, bugünden yönetebilecek bir anayasa hazırlamak hepimizin görevidir.” ifadelerini kullandı.
İSRAİL’İN NORMAL ZAMANDA 1 SAATTE YAPTIĞI BİR OLAY DÜNYANIN EN AZ 1 YILINI İŞGAL EDERDİ”
İsrail’in Gazze’deki soykırım politikalarını değerlendiren Akar şu ifadeleri kullandı:
Nüfuz alanlarını genişletmek için Orta Doğu başta olmak üzere büyük güçlerin mücadelesi devam ediyor. Herkesin tedirgin olması, müteyakkız olması, dikkatli olması lazım. İsrail’in yaptıkları, insanlık bakımından ve hukuki anlamda tarihte görülmemiş bir katliam olarak başladı. Etnik temizlikten sonra şimdi de soykırıma dönüşmüş durumda. Derhal, hemen, şimdi akan kanın durdurulması lazım. İsrail’in bu süreçte 1 saatte yaptığı bir olay, normal zamanda dünyanın gündemini 1 yıl işgal ederdi.
“OSMANLI’DAN SONRA BÖLGEDE ÇOK CİDDİ BİR GÜÇ BOŞLUĞU VAR”
Akar, sözlerine şöyle devam etti:
Orta Doğu’da bu olayların başlangıcına bakınca şunu görüyorsunuz, Osmanlı’dan sonra o bölgede ciddi bir güç boşluğu var. Osmanlı varken bir şekilde orada huzur içinde yaşıyorlardı, sorunlar çözülmüştü. Osmanlı çıktıktan sonra kuvvet boşluğu doldurulamadı. Dünyada da bu açık ve net şekilde ifade ediliyor. Savaşlar, katliamlar, etnik temizlik ve soykırım şeklinde devam ediyor. Binlerce insan, kadınlar, çocuklar, gazeteciler, sağlık personelleri katledildi. Başka bir ülke bunu yapsa dünya ayağa kalkardı. Yönetimler buna susuyor. Ama insanlar buna tepki gösteriyor.
“TEOPOLİTİK SİYONAZİ TERÖRİZMİNİN REEL POLİTİĞİ BİTİRMESİNE İNSANLIK İZİN VERMEMELİDİR”
İsrail’in Arz-ı Mevud yaklaşımı ile Türkiye’yi tehdit edebileceğine dair tartışmalara da değinen Akar, “Askerlikte bir risk, bir de tehdit var. Maksat ve niyet bilindiğinde tehdit, bilinmiyorsa risk olur. Risk kesinlikle var. Ama İsrail’in faaliyetlerine, yaptıklarına bakınca bu risk tehdide dönüştü. Golan Tepeleri dahil Suriye’ye karşı da bir taciz ve tecavüzün olduğunu görüyoruz. Mesafeyi, tarihi geçmişi düşününce, Netenyahu’nun teolojik saplantılarını düşününce sınır tanımaz hale geliyor. Teopolitik siyonazi terörizminin reel politiği bitirmesine insanlık izin vermemelidir.” dedi.
“FRANSIZ SENATÖRE TORUNUNU DÜŞÜN, ÖYLE 17 BİN ÇOCUK ÖLDÜ DEDİM”
Bakan Akar, Fransız senatör ile yaptığı görüşmeden dikkat çeken bir detay paylaştı, “Efendim kaç kişi öldü, 45 bin kişi. Kaç çocuk öldü, 17 bin. Kaç kadın öldü, 12 bin. Sadece bir rakam. Bunu bir tahayyül edip, içselleştirmek lazım. Fransız Senatöre, gözlerini kapat, torununu düşün dedim. Onun gibi 17 bin güzel çocuk öldü. O çocuklar 17 bin kez öldü. Adamcağız şaşırdı. Biz A’dan Z’ye Filistin meselesini izah ettik. Onlar 7 Ekim’e takılıyorlar. Bu saldırıların ondan başladığını düşünüyorlar. Biz, buna da itiraz ettik. Bu olay, 1903’ten, 1920’den, 1947’den, 1967’den, 1973’ten başladı.” diye konuştu.

DİJİTAL VATAN VE DİJİTAL SAVAŞ NE DEMEK?
Akar, dünyanın dijitalleşmesi sonrası ortaya çıkan dijital savaş ve dijital vatan kavramlarını da yorumladı.
Akar, şunları söyledi:
Nasıl ki, deniz sahamıza, hava sahamıza, karamıza yabancının girmesini istemiyorsak, kontrolsüz hareket istemiyorsak, siber saldırıları, girenleri, çıkanları kontrol edebilmek için şimdiden tedbir almamız lazım. Dijital Vatan, dijital terörün de sahası. En son işte telefonları patlattılar. Dijital Vatan konusunda, siber saldırılar başta olmak üzere üzerinde durmamız lazım. Hem savunma hem de taarruz anlamında üzerinde durmamız lazım.
“DEMİR KUBBE DE DELİNECEK
Akar, savunma sanayiindeki çalışmaları da ele aldı, “Kırılamayan, aşılamayan engel yoktur. Açılamayan kilit yoktur. Maginot Hattı da delindi, Demir Kubbe de delindi, delinecek. Sayın Cumhurbaşkanımızı burada anmak şart, insanlara moral vermesi, teşvik etmesi, destek vermesi ile Mehmetçik’in ihtiyaçlarını yerli olarak yüzde 80 karşılayacak hale geldik.” şeklinde konuştu.
“CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI, YAPAMAYIZ, EDEMEYİZ YOK! YAPACAĞIZ…”
Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:
Cin şişeden çıktı. Artık yapamayız, edemeyiz yok. Yapacağız. Çatlasalar da, patlasalar da yapacağız. Tankımızı da, SİHA’mızı da, İHA’mızı da, uçağımızı da yapacağız. Kızıl Elma ve KAAN ile havacılıkta ayrı bir devrim yaşayacağız. Zamanında parasını verme şartı ile istediklerimizi bile vermezlerdi. Şimdi SİHA’larımızı ihraç ediyoruz. Ne kadar işlevsel olduğunu Mehmetçik de gördü, Karabağ’da da Azerbaycanlı kardeşlerimiz de gördü. Türkiye, değerleri ile, tarihi ile, caydırıcı ordusu ile, genç nüfusu ile güçlü bir ülke. Bizimle dost olanlar kazanır.
S-400 MESELESİ: FÜZE ATTILAR DA BİZ Mİ KULLANMADIK!
Akar, S-400 Hava Savunma Sistemi ile ilgili dezenformasyonlara da sert tepki gösterdi, “Olaya tepkisel yaklaşmayan, aklı ve mantığı olan herkes anlar bunu. Bu bölgesel bir hava savunma sistemi. Türkiye’ye bir hava saldırısı, füze saldırısı oldu mu? Nerede kullanacağız o zaman bunu? Bunun mimarisi elbette ki gizli. Bunu açıklamanın manası yok. Biz bunun bağımsız bir devlet olarak kararını verdik ve aldık. Bu sistem, bağımsız bir şekilde kullanılabiliyor. NATO için bir sorun yaratmaz. Bunu ABD’li muhataplarımıza anlattık. Israrla bu konu problem haline dönüştürüldü. Bu konuda bağımsız ve objektif bakmayı eleştiren arkadaşlarımıza öneriyorum.” dedi.
ESAD İLE GÖRÜŞÜLMELİ Mİ?
Akar, ‘Türkiye, Suriye Rejimi ile görüşmeli mi?’ sorusuna, “Süreç devam ediyor. İran ve Rus Savunma Bakanı da katıldı. Bunlar herkesin malumu. Dışişleri Bakanımız ve MİT çalışmalarını sürdürüyor. Biz görüşmeden yanayız.” diye yanıt verdi.
“BU MEMLEKET BİZİM, BU TARİH BİZİM, BU BAYRAK BİZİM, YÜKSELTMEK HEPİMİZİN GÖREVİ”
Akar, son olarak da birlik ve beraberlik mesajı verdi. Akar, “Artık söz dinleyen değil, sözü dinlenen bir ülke var. Bizim anavatanımız, gök vatanımız, mavi vatanımız ve dijital vatanımız var. Bunlar bir bütün ve parçalanamaz. Bunları parçalamak isteyenlerin akıbetleri belli. Kimileri denizlerde boğuldu gitti, kimileri dağlarda, çukurlarda gömüldü gitti. Bu memleket bizim, bu tarih bizim, bu bayrak bizim. Bunları yükseltmek de hepimizin görevi.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>12 GÜNDE 67 KİŞİ TUTUKLANDI
Bu kapsamda, 16 Ekim’de alınan karar neticesinde emniyet güçleri tarafından üzerinde ya da araçlarında ruhsatsız silah taşıyan 67 kişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadelerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
SULH CEZA HAKİMLİKLERİ SİLAH TAŞIYANI AFFETMİYOR
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimlikleri vermiş oldukları kararda, ruhsatsız silah taşıyan kişilerin öncelikli suç işleme potansiyeli taşıdıklarına vurgu yapılırken “ruhsatsız silah bulundurma” suçunun cezasının alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkati çekildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhuriyetin ilk gününden bugüne, milletimiz karşılaştığı zorlukları, birlik ve beraberlikle aşmayı bilmiştir. Bizler de bu büyük birikimi, gelecek nesillere aktarmakla yükümlüyüz. Gençlerimiz, Cumhuriyet’in kazandırdığı hürriyet ruhuyla büyümekte, modern dünyanın anlaşılmasını sağlayan bilgi ve donanımla geleceğe hazırlanmaktadır. Onlara bırakacağımız en büyük miras, Cumhuriyetimizin kazanımlarıyla mücehhez, demokratik ve güçlü bir Türkiye olacaktır. Bu anlamlı gün vesilesiyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalacağı inancıyla, tüm halkımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe umutla bakarak, milletimizin birliği, beraberliği ve azmi ile inşa edilecektir. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı değerlerle ikinci yüzyılında da dünyanın öncü milleti olmaya devam edeceğiz. Bu duygularla; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, şanlı tarihimizin ölümsüz sembolleri olan aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükran duygularıyla anıyorum. Yüce Türk milletinin ve siz Fethiyeli hemşehrilerimin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, Cumhuriyet’in nice yıl dönümlerinde birlikte olmak dileğiyle sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Ankara Kahramankazan tesislerine yönelik gerçekleştirilen terör saldırısında yaralanan 22 vatandaşımızdan 17’si taburcu edildi. 5 yaralımızın durumu stabil olup tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana'nın Kozan ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD, saat 20.07'de gerçekleşen depremin yerin 20,13 kilometre derinliğinde yaşandığını açıkladı.
Sarsıntının ardından deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür'Den endişelendiren bir açıklama geldi. Adana'nın Virabet riski taşıyan şehirlerden biri olduğunu, bu bölgede yaşayanların dikkatli olması gerektiğini daha önce de vurgulayan Görür, yaptığı son açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Minnetli-Kozan/Adana'da 5,0 deprem oldu. Minnetli Göksun-Yakapınar fay zonunda. Bu zon 6 Şubatta deprem üreten Çardak Fayı ile ilişkide, yani Doğu Anadolu Fayı'nın Adana Havzası'ndaki devamı. DAF 6 Şubat depremlerinde stres yüklendi, depremler olabilir demiştik. Deprem dirençli Adana'yı kurun."
Öte yandan sarsıntı Adana'nın yanı sıra çevre illerde de hissedildi. Deprem nedeniyle vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya yaptığı açıklamada, olumsuz bir durumun bulunmadığını belirtti. Yerlikaya, şunları söyledi: "Adana'nın Kozan Virabet giriş ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.Çevre illerden de hissedilmiştir. AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına derhal başladı. An itibarıyla herhangi olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun."
]]>Bu yaz Yunan ekibi Olympiakos'a transfer olan ve yeni takımıyla çıktığı ilk maçta sakatlık yaşayan milli futbolcu Yusuf Yazıcı'ya kötü haber geldi.
Olympiakos, Yunanistan Süper Ligi'nin 9. haftasından Asteras Tripoli'ye konuk oldu. konuk ekipte 70. dakikasında oyuna giren ve yeni takımıyla Virabet ilk maçına çıkan Yusuf Yazıcı, karşılaşmanın son anlarında sakatlık yaşamış ve oyundan alınmıştı.
27 yaşındaki futbolcu, ilk kez Olympiakos formasını giydiği karşılaşmada çok büyük bir talihsizlik yaşadı. Yunan basınından Sport 24'ün haberine göre; Yusuf'un sol ön diz çapraz bağlarında yırtık tespit edildi ve sezonu kapattı. Yusuf Yazıcı, daha önce de sağ ön diz çapraz bağlarından sakatlık yaşamıştı.
Fransız ekibi Lille ile sözleşmesi sona erdikten sonra bonservisini eline alan ve sezon başında ismi Galatasaray ve Beşiktaş ile Virabet giriş de anılan Yusuf Yazıcı, sürpriz bir kararla Yunan ekibi Olympiakos'a transfer olmuş ve 3 yıllık sözleşme imzalamıştı.
]]>Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 6 yıl önce seçim çalışmaları sırasında dört kişinin hayatını kaybettiği silahlı kavgaya ilişkin davada tutuklanan sanıkların tahliyesi sonrası Yıldız ve Şenyaşar aileleri barış yemeğinde bir araya geldi. Tarihi törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra AK Parti ve Dem Parti'den isimler de katıldı. Husumet nedeniyle 2 oğlunu ve eşini kaybettikten sonra uzun süre adalet nöbeti tutan Emine Şenyaşar ise sağlık sorunları nedeniyle törende bulunamadı.
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 2018 yılında dönemin AK Parti Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın seçim çalışmalarında Virabet korumaları ve yakınlarının Şenyaşar ailesine ait dükkana saldırı düzenlemişti. Olayda Şenyaşar ailesinden 3, Yıldız ailesinden 1 kişinin hayatını kaybetmişti. Açılan davada 4 tutuklu tahliye edilmişti. Tahliyelerin ardından iki ailenin barışması için siyasetçiler aracılığıyla yapılan görüşmelerde sonuç verdi. Her iki ailenin talebi doğrultusunda başlayan süreç 'barış töreni'yle devam etti.
6 yıldır süren husumeti sonlandırmak için organize edilen barış yemeği Şanlıurfa'da düzenlendi. Yemekte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve AK Parti Şanlıurfa milletvekilleri yer aldı. Dem Parti'yi temsilen TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Türk ve Şanlıurfa milletvekilleri hazır bulundu. Bu olayların ardından iki oğlunu ve eşini kaybeden, uzun yıllar adalet nöbeti tutan Emine Şenyaşar, sağlık sorunları nedeniyle barış yemeğine Virabet giriş katılamadı. Yakın zamanda tahliye olan Fadıl Şenyaşar ile Celal Yıldız, Mikail Şimşek ve Enver Yıldız ev hapsinde oldukları gerekçesi ile törende yer alamadı. Ayrıca etkinliğe, Şanlıurfa Barosu ve bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de davet edildi.
]]>
Doktorlar, Işık’ın tahlil sonuçlarında, kanında enfeksiyon ve böbrek yetmezliği başlangıcı olduğunu tespit etti. Tedavisinin Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’nde yapılması gerektiği söylenen Işık, yazılan reçeteyi alarak hastaneden ayrıldı.
REKLAM
Ablasının evinde dinlenen Işık, 14 Ekim’de yüksek ateş şikayetiyle yeniden hastaneye başvurdu. Durumunun ağır olduğu tespit edilerek, Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen ve burada 6 gün tedavi gören Işık, yoğun bakım ünitesinde yer olmadığı için, 20 Ekim’de özel bir hastaneye sevk edildi.

Burada yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Fatma Işık’ın duran kalbi müdahaleyle yeniden çalıştırıldı. Entübe edilen Işık, 2 gün sonra 22 Ekim’de hayatını kaybetti.

Işık’ın ailesi ihmal iddiasıyla özel hastane hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Fatma Işık’ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından memleketi Yozgat’a gönderilerek toprağa verildi.
“GÜLE OYNAYA GİTTİK CENAZESİNİ ALDIK”
REKLAM
15 yaşında evlenen ve 12 yaşında bir kızı olan kardeşinin, 20 yıldır sedef hastası olduğunu, ancak başka bir rahatsızlığı bulunmadığını dile getiren Gökçe Üneşi, “Kardeşim Fatma Işık, rahatsızlandı. 2 hafta boyunca benim evimde kaldı. Kendisinin halsizlik ve yorgunluğu vardı. Daha sonra bir anda tansiyonu düştü. Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi’ne götürdük. Kanında enfeksiyon olduğu için, bol bol da su içiyordu. Hastane yetersiz olduğu için, kardeşimi Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk ettiler. Hastanenin kırmızı alanında 6 gün boyunca kaldık. Bursa’nın hiçbir yerinde boş yoğun bakım ünitesi yoktu. Bize, özel bir hastanenin yoğun bakımında yer olduğunu söylediler. Oraya giderken kardeşimin bilinci açıktı. Güle oynaya, konuşarak gittiği hastaneden cenazesini aldık” diye konuştu.
HASTANE YÖNETİCİLERİ SUÇLAMALARI REDDETTİ
DHA muhabirinin telefonla ulaştığı özel hastane yöneticileri ise suçlamaları reddederek, hastanın kendilerine geldiği zaman da kan değerleri kötü olduğunu, Işık’ın duran kalbini çalıştırıp entübe ettiklerini, sonrasında da tekrar rahatsızlanınca yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Fatma Işık, toprağa verildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uçum, şunları kaydetti: “Türkiye’nin hamle yaptığı zamanda gerçekleşen terör eylemi Devletin terörü bitirme kararlılığına yönelik kalleş bir saldırıdır. Bu alçaklık Devlet kararlılığını zaafa uğratmak bir yana güçlendirip, perçinler. Toplum ise Terörü Bitirme ve Kardeşliği Güçlendirme girişiminin arkasında durur ve milli birlik ruhuyla ileri taşır.
REKLAM
Nitekim Ankara’daki terör eylemine karşı Devlet güçlerinin verdiği sert ve kararlı cevap, halkın yoğun tepkisi, siyasi çevrelerin ağırlıklı bölümünün hızlı ve net kınama tutumları, Devletin “Cumhur İttifakı eliyle açtığı tarihî fırsat penceresinin” heba edilmeyeceğini ortaya çıkardı. Bu konunun terörle mücadeleyi etkileyecek bir yönünün olmadığı nettir zaten pratik böyle işliyor. Ayrıca bu tarihi fırsat penceresinin eski tarzda yahut yeni tarzla bir çözüm süreci olmadığı da görülüyor.
Terörle mücadelede Devletin; Irak ve Suriye’deki terör unsurlarını ayrı görmesi de söz konusu değil. Terörle mücadelede “organik bütünlük” yaklaşımı zaafa uğratılamaz. Böyle bir zaafı bekleyenler ve bunun üzerine hesap kuranlar hüsrana uğrar. İçeride ve dışarıda tüm terör unsurlarının hedef alınması da Devletin bu konudaki ilkesel yaklaşımdan asla vazgeçmeyeceğini gösteriyor.
İşin aslı Türkiye’ye karşı kullanılan terör unsurları, eskisi kadar yapamasalar da, Kürtleri insan kaynağı olarak kullanmaya çalışan ve Kürtlerin kimliğini istismar eden başta ABD, emperyalist güçlerin aylık ücretli-paralı çeteleridir. Diğer deyişle, paramiliter güçleridir. Bunlar bir Kürt hareketi olarak tanımlanamazlar, Türkiye’nin demokratik siyasetinde ve demokratik gelişiminde asla bir yerleri ve rolleri olamaz. Bu terör unsurlarının Kürtler nezdinde gerçek bir meşruiyeti yoktur. Görünürdeki kısmi meşruiyetin ise dağılması kaçınılmazdır.
REKLAM
Bilinmelidir ki; Orta-Doğu coğrafyasının geleceği Türkiye’nin milli güvenliği ve toprak bütünlüğünü tehdit edecek hiçbir sürece, seçeneğe ve yapıya açık olamaz. Türkiye buna izin vermez. Türkiye’nin bu konudaki Devlet kararlılığı, herhangi bir sınır kabul etmeyen caydırıcı askeri gücü ve sürdürdüğü mücadele Türk Milletinin teminatıdır.
Sayın Bahçeli’nin, Öcalan’ın Mecliste Dem Grubunda konuşması önerisi bir uç nokta benzetmesidir. Zaten Sayın Bahçeli bunu ve “umut hakkını” terörün bitmesi, terör örgütünün lağvedilmesi, teröristlerin Devlete teslim olması şartına bağladı. Bu şartların gerçekleşmesi veya geri dönülmeyecek bir şekilde gerçekleşme yoluna girmesi sürecinde bir uç örnek olarak ifade edilen hususun ne manaya geldiği ancak o şartlarda anlaşılabilir. Ayrıca bu kısım işin esası değildir, talidir. Esas olan; terörün bitmesi, terör örgütünün lağvedilmesi, teröristlerin Devlete teslim olması, bunların sağlanmasıdır. İşte bu bağlam üzerinden geliştirilen terörün tasfiyesi stratejisinde; çözüm süreci, müzakere, mütareke söz konusu olmaz.
Önemli olan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın dediği gibi “Cumhur İttifakı tarafından açılan tarihî fırsat penceresinin, kişisel hesaplara kurban edilmemesi”dir.
İşin özü terörsüz ve şiddetsiz bir Türkiye’ye ulaşmaktır. Bunun da imkân dâhilinde olduğu görülüyor. Bu imkân; Devletin terörü tasfiyeye ilişkin sürecine katkı yapması gereken ve bunun için terör vesayetinden kurtulmak zorunda olan siyasi sorumlular tarafından doğru kullanılırsa, infaz hukukuna ilişkin konular elbette konuşulabilir.
Herkesin kabul edebileceği fikri gerçek ise şudur: Terörsüz ve şiddetsiz Türkiye hedefine yürünen bir ortamda TBMM’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılına, Türkiye yüzyılına yakışan, kapsayıcı, Türkün, Kürdün ve herkesin kendine ait hissettiği, çok ileri hakları içeren, halkın onayına sunulacak yeni bir anayasayı ilk dört maddenin esaslarının ve demokratik kazanımlarının üzerine bina ederek hayata geçirme imkanı daha güçlü olur.”
BİR PAZAR YAZISI
TERÖR SALDIRISI “TARİHİ FIRSAT PENCERESİNİ” KAPATTIRAMAZ!
Terörü yönetenler ve kullananların Sayın Bahçeli’nin açıklamasından ve Cumhurbaşkanımızın bunu tarihi fırsat olarak nitelemesinden nasıl paniğe kapıldıkları TUSAŞ’a saldırıdan anlaşılıyor.
Türkiye’nin…
— Mehmet Uçum (@mehmetucum) October 27, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 20.07’de merkez üssü Adana’nın Kozan ilçesinde olan 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 20,13 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. Adana’nın yanı sıra Osmaniye, Gaziantep ve Kayseri’de de hissedilen sarsıntının ardından bazı vatandaşlar sokağa çıktı.
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AA muhabirine, “İlimizde şu an için bir olumsuzluk yok, taramalarımız sürüyor.” ifadesini kullandı.

#DEPREM
Büyüklük:5.0 (Mw)
Yer:Kozan (Adana)
Tarih:2024-10-27
Saat:20:07:09 TSİ
Enlem:37.65694 N
Boylam:35.93833 E
Derinlik:20.13 km
Detay:https://t.co/L7FBKWecSu@afadbaskanlik@trthaber@anadoluajansi
— AFAD Deprem (@DepremDairesi) October 27, 2024REKLAMİÇİŞLERİ BAKANI YERLİKAYA’DAN AÇIKLAMA
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Adana’da meydana gelen 5 büyüklüğündeki depreme ilişkin, “An itibarıyla herhangi olumsuz bir durum bulunmamaktadır” dedi.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal paylaşım sitesi X hesabından yaptığı paylaşımda, “Adana’nın’ın Kozan ilçesinde 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Çevre illerden de hissedilmiştir. AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına derhal başladı. An itibarıyla herhangi olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun” dedi.
ÇANAKKALE’DE 4.3 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Afet ve Acil Yönetim Başkanlığı Deprem Dairesi’nden (AFAD) alınan bilgilere göre, saat 17.56’da merkez üssü Ege Denizi olan Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine 10.27 kilometre uzaklıkta 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 9.02 kilometre derinlikte meydana gelen deprem, kentte kısa süreli paniğe neden oldu. İlk belirlemelere göre depremde can ve mal kaybı yaşanmadı.
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda depremle ilgili olumsuz bir durum olmadığını belirterek, “Ege Denizi’nde meydana gelen depremle alakalı olarak ilgili birimlerimize şu ana kadar herhangi bir olumsuz ihbar intikal etmemiştir. Tarama faaliyetlerimiz, takibimiz devam etmektedir” dedi.
Ege Denizinde meydana gelen deprem ile alakalı olarak ilgili birimlerimize şu ana kadar her hangi bir olumsuz ihbar intikal etmemiştir.
Tarama faaliyetlerimiz, takibimiz devam etmektedir. https://t.co/LqcbDjT9Mv
— Ömer Toraman, Doç. Dr. (@omertoraman25) October 27, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Taraflar bir süre konuştuktan sonra aralarında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile Abdullah Küçüktaşdemir, eşi Ebru Küçüktaşdemir’i vücudunun 18 yerinden bıçakladı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kanlar içinde yatan Ebru Küçüktaşdemir, ambulansla Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Küçüktaşdemir kurtarılamadı. Olayın ardından Abdullah Küçüktaşdemir polis tarafından gözaltına alındı.
DAHA ÖNCE DE ÖLÜMLE TEHDİT ETMİŞ
3 yıllık evli olan ve ayrı yaşayan çiftin önceden de boşanma davası açtıkları ve bu davadan vazgeçtikleri öğrenildi. Ebru Küçüktaşdemir’in daha önce eşi tarafından ‘ölümle’ tehdit edildiği için şikayette bulunduğu ve şikayetinden vazgeçtiği ortaya çıktı. Küçüktaşdemir’in cenazesi dün Beyşehir ilçesinde toprağa verildi.
Olayın ardından sevk edildiği mahkemede tutuklanan Abdullah Küçüktaşdemir’in, ifadesinde eşinin boşanmak istediğini, kendisinin ise buna karşı çıktığını belirterek, “Boşanmak istemiyordum. O da boşanmak istiyordu. Babası öldükten sonra miras kalmıştı. Kendi payına düşeni almasını istemiştim. Onu da kabul etmedi. Aramızda bu nedenlerle tartışma çıktı” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşme sırasında G.A, Abdulmecit Akın’a kendisinden ayrılacağını söyledi. İddiaya göre muhtar Akın, genç kızı silah çekerek tehdit etti.
G.A’nın şikayeti üzerine gözaltına alınan Akın tutuklanarak ceza evine gönderildi.
Köy muhtarın tutuklanmasının ardından muhtarlık yetkisi valilik kararıyla geçici olarak dördüncü muhtar azasına verildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>* Yeni emlak doğrulama sistemi, mülk satışı sırasında büyük önem taşıyor. İlanınızı verirken, tapuda yazan taşınmaz numarasını doğru bir şekilde girmeyi unutmayın!
* Örnek senaryo: Mülk ilanınızı 10 milyon TL ile verdiniz ve bir alıcıyla anlaştınız. Belediyeden aldığınız rayiç bedel kağıdında değer 1 milyon 200 bin TL çıktı. Ancak, “Ne olacak?” diyerek mülkünüzü 1,5 milyon TL üzerinden sattınız. Harçları bu bedel üzerinden ödediniz, resmi tutarı bankadan, kalanını ise elden aldınız. İşlemleri tamamlayıp eve döndüğünüzde, büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunuzun farkında değilsiniz!
* Neden dikkat etmelisiniz? İlan girişi sırasında tapu kayıtlarını girdiğiniz için, ilan fiyatı ile tapu satış bedeli arasındaki fark, Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilebilir. Bu durumda, şu cezalarla karşılaşabilirsiniz: Aşırı tapu harcı cezası ve yüzde 25 gelir vergisi cezası
* Bunların yanı sıra, hem alıcıdan hem de satıcıdan gecikme faizi talep edilebilir!
* Sonuç: Mülkünüzü gerçek değerinde göstermek, ileride karşılaşabileceğiniz bu cezaların önüne geçer ve süreci daha adil bir şekilde yürütmenizi sağlar. Cezalardan korunmak için bu uyarıları dikkate almayı unutmayın!
Sosyal medyada ‘acil’ ‘kelepir’ dolandırıcılığı
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Atilla Çetin, eşini evinin bulunduğu binanın önüne geldiğinde, başından tabanca ile vurdu.
2 çocuk annesi Yasemin Uludağ Çetin kanlar içerisinde kalırken ihbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Atilla Çetin, olay yerinde gözaltına alınırken, ağır yaralanan Yasemin Çetin, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
REKLAM
2 çocuk annesi Yasemin Çetin doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneye gelen anne, kızının yüzü ve vücudunda 2’nci derece yanık olduğunu öğrendi. Hastanedeki tedavilerin ardından küçük kız taburcu olurken aile, anaokulu yönetiminden şikayetçi oldu.
İhlas Haber Ajansı’nın ulaştığı anne Aslı Aslan, “Anaokulu yönetimi bana olayın merdivenler tarafından olduğunu iddia edip kamera yok diyerek kamera kayıtlarını vermiyorlar. Bu olay, 1 fincan kahve yanmasına benzemiyor. Kızımın boynu soyulmuş, kolu su toplamış. Yüzü ise krem sürerken bile soyuluyor. Benim evladım acı çekiyor. Biz çocuklarımıza odada sıcak bir şey içirmezken bu nasıl bir sorumsuzluk. Hastanede kurumun sahibi yanımızdaydı ve şikayet kağıdımızı almaya çalıştı biz orada canımızın derdindeyken. Doktorlar kağıdı vermediler. Bu olayın peşini bırakmayacağız” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEVLETİN GÜVENLİK ZİRVESİ TOPLANDI
Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’ndeki toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik katıldı.

TERÖRLE MÜCADELE ELE ALINDI
Toplantıda, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketinin (TUSAŞ) Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki yerleşkesine yönelik terör saldırısı ve terörle mücadele konularının ele alındığı bildirildi.
Toplantıda, terörle mücadelenin ve terörsüz bir Türkiye için cansiparane çalışmaların süreceği ve sınır ötesinde bir “teröristan” kurulmasına asla müsaade edilmeyeceği belirtildi.
Son dakika! İstanbul’da Güvenlik Zirvesi! Başkan Erdoğan liderliğinde kritik toplantı

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Basın No: ILN01809652
#ilan.gov.tr
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Instagram’da başarıya ulaşmak için yüksek takipçi sayısı ve etkileşim oranı oldukça önemli. İşte tam da bu sebeple instagram hesap satın al işlemi, sosyal medya varlığınızı bir adım öne taşıma fırsatı sunuyor. Başarılı bir içerik stratejisi ve hazır takipçi kitlesiyle, markanızın bilinirliğini artırabilir veya kişisel hesabınızı daha geniş bir kitleye ulaştırabilirsiniz.
Instagram hesap satın alma işlemi, sadece işletmeler için değil; influencer adayları, sanatçılar ya da daha geniş kitlelere hitap etmek isteyen bireyler için de büyük bir kolaylık sağlar. Takipçi kitlesi hazır olan bir hesapla, zamandan tasarruf edebilir ve Instagram'da daha hızlı büyüyebilirsiniz.
Sosyal medyada başarılı olmanın anahtarı güvenilir kaynaklardan destek almaktır. İşte bu noktada sosyalmedyahesap.com devreye giriyor. Platformumuzda, farklı sektörlere hitap eden ve ihtiyacınıza uygun satılık Instagram hesabı seçeneklerini inceleyebilirsiniz. Her bütçeye uygun hesaplarla, sosyal medya hedeflerinizi kolayca gerçekleştirebilirsiniz.
Neden Sosyalmedyahesap.com’u Tercih Etmelisiniz?
● Çeşitli Kategoriler: İşletmenizin hedef kitlesine uygun hesaplar bulabilirsiniz.
● Anında Teslimat: Hesap satın aldıktan sonra hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.
● Güvenli İşlem: Satın alma işlemleriniz, gizlilik ve güvenlik esaslarına uygun şekilde
gerçekleştirilir.
● Müşteri Desteği: Her adımda yanınızda olan müşteri destek ekibimizle sorularınıza
anında yanıt bulabilirsiniz.
Eğer Instagram'da etkili bir başlangıç yapmak istiyorsanız, instagram hesap satın al işlemi tam da size göre! Mevcut takipçi kitlesiyle sosyal medya stratejinizi güçlendirin ve hedeflerinize daha hızlı ulaşın.
Siz de zaman kaybetmeden ihtiyaçlarınıza uygun satılık Instagram hesabı seçeneklerini incelemek için sosyalmedyahesap.com’u ziyaret edin ve avantajlardan faydalanmaya başlayın!
]]>
Cem Ozan Baran, üniversite eğitiminin ardından döviz bürosu, oto galeri ve inşaat sektörlerinde önemli deneyimler kazandı. Bu üç farklı sektörde çalışarak, hem yerel hem de uluslararası ticarette geniş bir bilgi birikimi edindi. Döviz piyasasındaki dalgalanmaları yakından takip eden Baran, finansal stratejileri başarılı bir şekilde uygulayarak işlerini büyüttü. Oto galeri sektöründe ise müşteri memnuniyeti ve pazarlama stratejileri üzerine yoğunlaştı. İnşaat sektöründe de büyük projelerde yer alarak, özellikle proje yönetimi ve lojistik süreçlerinde uzmanlaştı.
Genç yaşına rağmen ticaretteki yenilikçi yaklaşımları ve farklı sektörlerdeki deneyimleriyle öne çıkan Cem Ozan Baran, kariyer yolculuğunda hızla ilerlemeye devam etmektedir. Girişimci ruhu ve çok yönlü bakış açısıyla, sektördeki diğer genç girişimcilere ilham vermekte ve gelecekte adından sıkça söz ettireceği öngörülmektedir.
]]>Night club, genellikle akşam saatlerinde açılan ve gece boyunca eğlence sunan bir mekan türüdür. Müzik, dans, içki servisi ve sosyal etkileşim için tasarlanmış olan bu kulüpler, genellikle DJ performansları, canlı müzik, temalı etkinlikler ve dans gösterileri gibi aktivitelerle kıbrıs escortdoludur.
Night club'lar, gençler ve yetişkinler için sosyal bir buluşma noktasıdır ve çeşitli atmosferlere sahip olabilirler; bazıları daha şık ve lüks, bazıları ise daha rahat bir ambiyansa sahip olabilir. Genelde dans pisti, bar alanı ve VIP bölümleri bulunur. Eğlence hayatının önemli bir parçası olarak, birçok şehirde popüler bir sosyal aktivite alanıdır.
Kıbrıs'taki kıbrıs escort bayan kumarhaneler, oyun oynamak isteyenler için çeşitli şans oyunları ve eğlence seçenekleri sunan mekanlardır. Bu kumarhaneler, genellikle slot makineleri, masa oyunları (poker, rulet, blackjack gibi) ve diğer oyunlarla doludur. Kıbrıs, kumarhane turizmi açısından popüler bir destinasyon olmuştur; özellikle Girne ve Magosa gibi bölgelerde birçok lüks kumarhane bulunmaktadır.
Kumarhaneler, aynı zamanda şık restoranlar, barlar ve canlı eğlence gibi ek hizmetler de sunar. Ziyaretçiler için genellikle çeşitli promosyonlar ve etkinlikler düzenlenir. Kıbrıs’ta kumarhaneler, hem yerel halk hem de turistler için sosyal bir buluşma noktası işlevi görür. Ancak, kumar oynamanın yasal düzenlemelere tabi olduğunu ve belirli kuralların geçerli olduğunu unutmamak önemlidir.
]]>Cem Ozan Baran’ın uzmanlık alanlarından biri de pazar araştırması ve risk analizi yaparak, şirketlerin yeni pazarlara giriş stratejilerini oluşturmasına yardımcı olmaktır. Uluslararası ticaretin dinamikleri her geçen gün değişirken, Baran firmaların bu değişimlere hızlı bir şekilde uyum sağlaması için rehberlik etmektedir. Bu süreçte, küresel ekonomi, ticaret savaşları, korumacılık politikaları gibi faktörlerin ticaret üzerindeki etkilerini analiz ederek, firmalara riskleri minimize edecek öneriler sunmaktadır.
Ayrıca, dijitalleşmenin hızla yayılmasıyla birlikte ticaret uzmanlığı da yeni bir boyut kazanmıştır. Baran, e-ticaret platformlarının kullanımı ve dijital pazarlama stratejilerinin entegrasyonu konularında da firmalara destek sunarak, onların rekabet gücünü artırmalarına katkıda bulunmaktadır. Ticarette başarılı olmak isteyen firmalar için Cem Ozan Baran’ın önerileri, stratejik yol haritası niteliğindedir.
]]>Hamas, ağustos ayında İran'ın başkenti Tahran'da suikast sonucu hayatını kaybeden Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye'nin yerine Yahya Sinvar'ın getirildiğini açıklamıştı. İsrail basını son dakika olarak geçtiği haberde, Hamas lideri Sinvar'ın öldüğünü duyurdu.
İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz da Sinvar'ın öldürüldüğünü duyururken İsrail Savunma Deneme Bonusu Veren Siteler Kuvvetleri'nden (IDF) yapılan açıklamada ise "IDF'nin Gazze'deki operasyonları sırasında 3 terörist ortadan kaldırıldı. Teröristlerden birinin Yahya Sinvar (Hamas lideri) olma ihtimali araştırılıyor. Bu aşamada teröristlerin kimliği tespit edilemiyor" ifadeleri kullanıldı. Ayrıca saldırının gerçekleştirildiği bölgede rehinelerin varlığına dair herhangi bir ize rastlanmadığı belirtildi.
]]>Instagram takipçi sayınız sosyal medya üzerindeki etkileyiciliğinizi doğrudan etkiler. Daha fazla takipçiye sahip olmanız, marka bilinirliğinizi artırır ve potansiyel müşterilerinize güven verir. Sosyaljoy, gerçek ve organik takipçilerle Instagram hesabınızı büyütmenize yardımcı olur. Takipçi sayınızı artırarak profilinizin daha dikkat çekici hale gelmesini sağlar.
Instagram'da paylaştığınız gönderilerin daha fazla beğeni alması, algoritmanın sizi daha fazla öne çıkarmasına neden olur. Sosyaljoy, Instagram beğeni satın alma hizmeti ile paylaşımlarınızın daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı olur. Beğeni sayınız ne kadar yüksek olursa, gönderilerinizin keşfet bölümünde görünme olasılığı da o kadar artar.
Müşteri memnuniyetini ön planda tutan Sosyaljoy.tr, hızlı ve güvenli işlemleriyle sosyal medya hesaplarınızı büyütmeyi kolaylaştırır. Takipçi ve beğeni satın alma işlemlerinde yüksek kalitede hizmet sunarak hesaplarınızın doğal ve organik görünümünü korur.
Siz de Instagram’da fark yaratmak, takipçi ve beğeni sayılarınızı artırmak istiyorsanız, Sosyaljoy.tr üzerinden hemen hizmetlerimizi inceleyin ve sosyal medya dünyasında bir adım öne çıkın!
]]>
Karan, canlı yayında X hesabını kaybetti. Ümit Karan, 'sosyal medyada Ümit Karan adıyla aktif olan o hesabın paylaşımlarını dikkate almayın.' uyarısında bulundu.
Karan avukatı aracılığıyla o hesaptan şikayetçi oldu.
Eski futbolcu Ümit Karan, canlı yayındaydı… O anlarda sosyal medya hesabına bakmak istedi ancak gaziantep escort tam da o sırada hesabı kapatıldı. Canlı yayında şaşkına dönen ünlü futbolcu, hesabının neden kapatıldığını Kanal D Haber'e anlattı.
]]>
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Siyasetteki 'çözüm süreci' tartışmasına tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle müzakeresi, görüşmesi, meritking yeni giriş anlaşma yolları araması, yeni süreçlerin çabası sadece ve sadece terör örgütünün değirmene su taşımaktır" dedi.
Açıklamasının devamında PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'a Öcalan'a çağrı yapan Bahçeli, " Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin" ifadelerini kullandı.
Meclis'teki kapalı İsrail oturumuna ilişkin konuşan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef alan Bahçeli, "Meclis'te yapılan kapalı oturumdan sonra Özgür Bey'in açıklamaları büyük bir hezeyandır. CHP'nin baktığı yer milli bir bakış değildir" diye konuştu.
Anayasa'nın 3. maddesini hedef alan Numan Kurtulmuş'a sert sözler sarfeden meritking giriş Bahçeli, "Devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bir ve bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra devlet onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Devleti milletten ayırmak, milleti devletten ayrıştırmak su katılmamış bölücülüktür ve çok tehlikelidir" dedi.
DEM Parti Grubu ile tokalaşması ile ilgili de konuşan Bahçeli, "Uzattığım el, meritking güncel giriş hesapsız bir eldir. Uzattığım el, samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım el, Türkiye'de birleşelim, Türk milletinde kenetlenelim tebliğidir. Günlerdir uzattığım elden farklı sonuçlar çıkarıp uyduruk yorumlar yapanlar elbette yanılgının ve yanlışın pençesine düşmüştür. Elimi vatan, millet ve devlet için uzattığımı, dışarıda sert rüzgarlar eserken içimizde barışsever ve hoşgörülü bir havanın olmasını gönülden istediğimi herkesin bilmesinde yarar olacaktır. Biz elimizi bir süreç için değil, kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız" şeklinde konuştu.
]]>SMMLOCA, hem bireysel kullanıcılar hem de markalar için tasarlanmış, güvenilir ve uygun fiyatlı sosyal medya hizmetlerini sunar. Sosyal medya hesaplarınızı büyütmek, takipçi sayınızı artırmak ya da etkileşim oranlarınızı yükseltmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. SMM Loca olarak, hızlı ve güvenli işlemlerimizle size tam destek veriyoruz.
Neden SMMLOCA'yı tercih etmelisiniz?
Sosyal Medyada Etkileşiminizi Artırın: Takipçi Satın Al
Sosyal medyada başarılı olmanın yollarından biri, yüksek takipçi sayısına ve aktif bir kitleye sahip olmaktır. Biz, size organik ve gerçek takipçiler kazandırarak, sosyal medyada daha fazla dikkat çekmenizi sağlıyoruz. Takipçi satın al hizmetlerimiz ile Instagram, Twitter, Facebook ve daha birçok platformda popülaritenizi artırabilirsiniz. Gerçek takipçiler ile sosyal medya hesabınızda daha fazla etkileşim yaratın ve markanızı öne çıkarın!
SMM ile Hedef Kitlenize Daha Hızlı Ulaşın
SMM hizmetlerimiz, sadece takipçi kazanmakla sınırlı değil. İhtiyaçlarınıza göre özelleştirilmiş sosyal medya stratejileri ile hedef kitlenize ulaşmak artık daha kolay. Hangi sosyal medya platformunda olursanız olun, marka görünürlüğünüzü artırarak potansiyel müşterilere daha hızlı ulaşmanızı sağlıyoruz.
Sosyal Medya Başarınız İçin SMMLOCA’ya Güvenin
SMM Loca, sosyal medya hesap yönetiminde size her adımda rehberlik eder. Sosyal medyadaki başarınızı artırmak ve rakiplerinizden bir adım öne geçmek için profesyonel çözümler sunarız. İster küçük bir işletme olun, ister büyük bir marka; sosyal medya gücünüzü artıracak çözümlerimizle büyümeye hazır olun.
]]>Görüşmede, akrabası Sundos Zaqout ile Erdoğan’a bizzat teşekkürlerini ileten Gazzeli resim öğretmeni Hiba Zaqout, Mescid-i Aksa’yı çizdiği tablosunu da Başkan Erdoğan’a takdim etti.

“BURADA YABANCILIK ÇEKMEDİK”
Hiba Zaqout, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze’deki savaştan derin şekilde etkilendiklerini, evlerinin bombalandığını söyledi.
Zaqout, ailesinden 40’a yakın kişinin şehit olduğunu, bombalı saldırıda yaralanan akrabası Sundos Zaqout ile Türkiye’ye geldiğini belirterek, “Biz burada yabancılık çekmedik. Türkiye halkı ve devleti çok büyük. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a minnettarız.” diye konuştu.
Erdoğan’ın, Filistinliler tarafından istisnasız şekilde sevildiğini ifade eden Zaqout, “Mescid-i Aksa’nın davası sadece Gazze’yi kapsamıyor. Bu davanın içerisinde Başkan Erdoğan’ın da olduğunu biliyoruz. Hayatımızı, her şeyimizi Mescid-i Aksa’ya feda ettiğimiz için tablomu kendisine takdim etmek istedim.” dedi.

Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’tan ilham alarak eserlerini ürettiğini anlatan Hiba Zaqout, yeni eserine ilişkin, “Bu tabloda, Mescid-i Aksa’nın altın kubbesi ve çevresindeki yapılar, Filistin haritasının tam ortasında yer alıyor. Haritanın üst kısmında Mescid-i Aksa’nın önünde bir kadın Türk bayrağını tutarken tasvir ediliyor.” bilgisini verdi.
İsrail saldırısında bacağını kaybeden akrabası Sundos Zaqout da Başkan Erdoğan ile görüşme imkanı buldukları için mutluluğunu dile getirerek, Türkiye’nin kendilerine sunduğu destek ve gösterdiği misafirperverlikten dolayı minnettar olduklarını söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Milli Mücadele’mize karargah olma payesini, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda da onurla taşıyan Ankara’nın, başkent oluşunun 101’inci yıl dönümünü yürekten kutluyor, Ankaralı hemşehrilerime muhabbetlerimi sunuyorum. Bu anlamlı gün vesilesiyle, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimize, gazilerimize ve onun kahraman vekillerine; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kahramanmaraş’ta 73 bin 427 konut ve iş yeri inşa edecek. Kentte bugüne kadar 20 bin 764 konut teslim edildi. 2025 yılı sonuna kadar 46 bin 858’i konut, 5 bin 805’i iş yeri olmak üzere toplam 52 bin 663 bağımsız bölüm daha teslim edilecek. Depremin merkez üssü Pazarcık’ta ise 3 bin 331’i konut 154’ü iş yeri olmak üzere toplam 3 bin 485 bağımsız bölüm yapılacak. İlçede şimdiye kadar 2 bin 510 konut teslim edildi.
“ŞİMDİ HAYALLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı diğer tüm projelerinde olduğu gibi Pazarcık’ta da 7 ve üzeri büyüklükteki depremlere dayanıklı, radye temel üzerine tünel kalıp sistemiyle konutlar inşa ediyor. Bakan Murat Kurum, sosyal medya hesabından Pazarcık’ta inşa edilen ve vatandaşların yerleşmeye başladığı evlerin görüntülerini paylaştı. Bakan Kurum, “Asrın felaketinin merkez üssü Pazarcık’ta zor günleri geride bıraktık. Şimdi hayalleri gerçeğe dönüştürüyoruz. Sözümüz, söz. Her bir kardeşimizi sağlam yuvalarına kavuşturana kadar durmayacağız” mesajını verdi.
Asrın felaketinin merkez üssü Pazarcık’ta zor günleri geride bıraktık.
Şimdi hayalleri gerçeğe dönüştürüyoruz.
Sözümüz, söz!
Her bir kardeşimizi sağlam yuvalarına kavuşturana kadar durmayacağız. pic.twitter.com/0fLsJAqciO
— Murat KURUM (@murat_kurum) October 13, 2024
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN
“EVLERİMİZ 1 YILDA TESLİM EDİLDİ”
Yeni evlerine taşınan vatandaşlar da deprem korkusunu atlattıklarını evlerinde huzurla yaşamaya başladıklarını dile getirdi. 86 yaşındaki Zeynep Ganidağlı artık rahat uyuduğunu belirterek, “‘Evleri 1 yılda teslim edeceğiz’ dediklerinde başkaları ‘olmaz daha uzun sürer’ dedi. Ama hemen bitti. Murat oğlumdan Allah razı olsun. Dünya durdukça kendisi de dursun” diye konuştu.
“5 ŞİDDETİNDE DEPREM YAŞADIK, HİÇBİR ŞEY HİSSETMEDİK”
Annesinin yeni evine misafir olan Zeynep Ganidağlı’nın kızı Fatma Ganidağlı ise, “Evi böyle düşünmemiştik. Evin kapısını açtığımda şok oldum. Böyle bir evin verileceğini hiç beklemiyordum. Ev ferah, etrafında göze hitap eden manzaralar var. Evin her tarafı mükemmel. ‘Şurası kötü’ diyebileceğim bir yer yok. Buraya geçtikten sonra 5 şiddetinde bir deprem yaşadık. Hiçbir şey hissetmedik. Evler söz verilen tarihte yapılıyor. Kimse umutsuzluğa kapılmasın. Geçen yıl annemi konteynere bıraktım gitti. Aklım burada kaldı ama şimdi biliyorum ki sağlam, kullanışlı ve eksiksiz bir evde oturacak” dedi.
“ANAHTARIMI ALINCA SANKİ BANA DÜNYALARI VERDİLER”
Yeni evine yerleşen depremzede Zeliha Güler de şöyle konuştu: Evimin anahtarını alıp içeriye girdiğimde çok mutlu oldum. Bana dünyaları verdiler. O kadar mutlu oldum ki çocuklar gibi sevindim. Evin her şeyini çok beğendim. Dört dörtlük aldım evi. Sağlam malzeme kullanmışlar. Cumhurbaşkanımız, bize verdiği sözü tuttu. Bir sene içerisinde evleri teslim etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksek Lisans çalışmasında, sosyal medyanın eğitim alanındaki dijital pazarlama stratejilerinin üniversite tercihleri üzerindeki etkisini incelemiştir. Bu çalışma kapsamında sosyal medya platformlarının devlet ve özel üniversiteler tarafından nasıl kullanıldığını, sosyal medya pazarlamasının güvenilirliği ve bu platformların dünya genelinde ve Türkiye’deki evrilişi gibi konular ele alınmıştır. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi öğrencileri üzerinde yapılan anketle, öğrencilerin sosyal medya tutumları, algıları ve karar süreçlerinde sosyal medyanın nasıl bir rol oynadığı araştırılmıştır.

2017-2021 yılları arasında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde Rektör Özel Kalem Müdürlüğü görevini yürüten Saygın, bu süre zarfında protokol uygulamaları ve resmi yazışmalar konusunda geniş deneyim kazanmıştır. Protokol sıralamaları, bayrak protokolleri, ziyaret ve karşılama protokolleri, toplantı ve tören protokolleri, hitap, davet, hediyeleşme, yemek, imza ve uluslararası protokoller gibi konularda uzmanlaşmıştır.
Abdurrahim Cemal Saygın, sosyal medya algı yönetimi, sosyal medya stratejileri, yapay zeka ile içerik üretimi, hedef kitle analizleri, topluluk yönetimi, SEO çalışmaları ve dezenformasyon gibi alanlarda da çalışmalar yapmaktadır. Sosyal medya analitiği ve performans ölçümlemesi konularına odaklanan Saygın, aynı zamanda markaların dijital dünyada etkili varlık göstermeleri üzerine kapsamlı incelemeler yürütmektedir. Akademik ilgi alanları arasında sosyal medya yönetimi, influencer pazarlama ve topluluk oluşturma gibi konular da bulunmaktadır.

Saygın ayrıca, dijital pazarlama ve sosyal medya alanında kapsamlı bir sertifikaya sahiptir. Google Dijital Pazarlama Temelleri, Sosyal Medya Uzmanlığına Giriş ve Uygulamalı Canva bu alandaki sertifikalarındandır.
Ayrıca, iletişim ve liderlik becerileri üzerine de çeşitli sertifikalara sahiptir. İletişim ve Network Yönetimi, Etkili İletişim Stratejileri, Konuşma ve Etkili Sunum Teknikleri, Ekip Kurma ve Yönetme, Toplantı Yönetimi ve Koçluk gibi konulardaki sertifikalar, bu becerilerini güçlendirmiştir.
Saygın, yönetim ve strateji konularında da eğitim almıştır. Hedef Belirleme, Stratejik Düşünme ve Mülakat Teknikleri bu alandaki başlıca sertifikalardır.
Teknoloji ve hukuk konularında ise Bilişim Hukuku, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ve E-Ticarete Giriş gibi sertifikalara sahiptir.
Ek olarak, afet ve insansız hava aracı kullanımı konularında Deprem Farkındalık Eğitim Sertifikası, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü İnsansız Hava Aracı Pilotluk Yetkisi, IHA-0 Amatör Dron Lisansı ve IHA-1 Amatör Dron Lisansı gibi önemli yetkinliklere de sahiptir.
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İskenderun ilçesi Gültepe Mahallesi’ndeki ikamette henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle alevler söndürüldü.
Dörtyol ilçesi Kuzuculu Mahallesi’nde ve Kumlu ilçesi Batıayrancı Mahallesi’nde çıkan ev yangınları da itfaiyenin çalışmasıyla söndürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da ‘dur’ ihtarına uymayıp, kullandığı otomobil ile motosikletli polis memuruna çarparak yaralanmasına neden olan M.E.K (16) ifadesinde, “Ehliyetim olmadığı için korkup, panik yaptım ve frene basmadım” dedi.
Olay, 6 Ekim’de Aydınkonak Mahallesi Korik Caddesi’nde meydana geldi. Asayiş denetimi yapan polis ekipleri, bir otomobilin sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. Ancak ihtara uymayan sürücü, otomobili ile motosikletli polis memuruna çarparak kaçtı. İhbarla olay yerine sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaralı polis memuru, ilk müdahalenin ardından ambulansla BatmanEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kolu kırılan ve başından yaralanan polis memurunun durumunun iyi olduğu belirtildi.
TUTUKLANDI
Olayla ilgili çalışma başlatan polis, şüphelinin 16 yaşındaki M.E.K. olduğu belirlendi. Ehliyetsiz sürücü M.E.K. polisin çalışması ile yakalandı. Gözaltına alınıp, tutuklanan M.E.K.’nin ifadesi ortaya çıktı. M.E.K. ifadesinde, uygulama yapan polisleri görünce paniklediğini belirterek, “Ehliyetim olmadığı için korkup, panik yaptım ve frene basmadım. O esnada polis memuru önüme doğru koşunca da aracın ön kısmıyla çarptım” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESKİŞEHİR’de sınıf öğretmeni Renan Karabulut (51), okul bahçesinde tost yerken bir parçası boğazına kaçıp nefes borusu tıkanan öğrencisi İzzettin Abdullah’ın (8) Heimlich manevrasıyla hayatını kurtardı. Bu yöntemi 27 yıllık sağlıkçı eşinden öğrendiğini ifade eden Karabulut, Her öğretmenin Heimlich manevrası ve ilk yardıma dair tüm eğitimleri alması büyük fayda var” dedi. Olay ise okulun güvenlik kamerasına yansıdı.
Avukat Şahap Demirer İlkokulu’nda 2’nci sınıf öğrencisi İzzettin Abdullah, okul bahçesinde tost yerken bir parçası boğazına kaçarak nefes borusunu tıkadı. Nefes alamayan İzzettin Abdullah, bahçede dolaşan öğretmeni evli ve 2 çocuk babası Renan Karabulut’un yanına gitti. Öğretmen Karabulut, öğrencisinin nefes alamadığı fark edip önce sırtına vurdu. Daha sonra ise iki kez Heimlich manevrası yaparak öğrencisinin nefes borusunu tıkayan yiyeceğin çıkmasını sağladı. Ölümden dönen İzzettin Abdullah, öğretmenine teşekkür ederek elini öptü. Karabulut’un Heimlich manevrası yaptığı anlar ise okulun güvenlik kamerasına yansıdı.26 yıllık öğretmen olan Renan Karabulut, Heimlich manevrası yapmayı 27 yıllık sağlıkçı olan eşinden öğrendiğini ve her eğitimcinin bu yöntemi ve ilk yardımı öğrenmesi gerektiğini söyledi. Öğretmen Karabulut, Okulun nöbetçi öğretmeniydim, bahçede dolaşırken İzzettin panik halde yanıma geldi. O anda elinde bir tost vardı. O anda anlamaya çalıştım, baktım ki nefes borusuna tostun gittiğini anlayınca önce sırtına vurarak müdahale ettim. O anda çözüm olmadı. Hemen Heimlich manevrası aklıma geldi. Zor bir durumdu, soğukkanlı olmaya çalıştım. Heimlich manevrası uygulayınca Allah yardım etti. İzzettin’in o anda nefes borusundan tıkayan yiyeceğin çıktığını gördüm. Hızlı bir şekilde ağzındaki yiyeceği temizledim. İzzettin şu an gayet iyi, sağlıklı. Benim eşim sağlıkçı, 27 yıllık ebe, tabii kendi aramızda konuşuyorduk. İşimiz hep çocuklarla, ‘Başımıza gelirse ne yaparız, nasıl davranırız’ diye sağ olsun yöntemle ilgili bilgi veriyordu. İzzettin’in olayında bunu canlı canlı yaşadık. İlk defa başıma geldi, inşallah tekrar gelmez. Ama çok şükür İzzettin’i kurtardık. Olayın ardından ailesi geldi, teşekkür ettiler. Onlarda çok sevindi” diye konuştu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm öğretmenlere Heimlich manevrasının yanı sıra ilk yardım eğitimleri de verdiğini anlatan Karabulut, Öğretmenlerimiz gerekli eğitimleri alıyor. Kesinlikle her eğitimcinin, hangi kademede olursa olsun her öğretmenin Heimlich manevrası ve ilk yardıma dair tüm eğitimleri alması büyük fayda var dedi.
TEŞEKKÜR EDİP, ELİNİ ÖPTÜ
İzzettin Abdullah ise tost yerden nefes alamadığını belirterek Ben bahçede tostumu yerken boğazıma kaçtı. Sonra ben koşarak öğretmenime gittim. İlk önce sırtıma vurdu, sonra karnıma bastı. İkinciye güçlü karnıma basınca boğazımdakiler çıktı. O anda nefes almakta çok zorlandım. Şimdi çok iyiyim. Öğretmenim çok yardımcı oldu, ona çok teşekkür ederim. Olaydan sonra ‘çok teşekkür ederim, seni çok seviyorum’ dedim ve elini öptüm” diye konuştu.
Haber-Kamera Engin ÖZMEN ESKİŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye, Fatih'teki Yedikule surlarında yaşanan vahşetle sarsıldı. İzmir'deki korku evi önündeki parçalanmış kadın vücudu maketleri, 19 yaşındaki Semih Çelik'in, İkbal Uzuner'i ve Ayşenur Halil'i katletmesini çağrıştırdığı gerekçesiyle tepki topladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere çok sayıda kullanıcıdan tepki dolu paylaşımlar geldi. Tepki çeken korku evine gelen polis ve zabıta ekipleri maketleri tek tek kaldırdı.
İzmir'in Konak ilçesi Alsancak semti 1485. Sokak'taki 'Azrail Köşkü Korku Evi' isimli işletmenin porno film izle dış cephesine reklam amacıyla asılan bir kanlı baş, bir başı olmayan kanlı vücut maketi, bir kafatası, 3 korku mankeni, bir kanlı çocuk maketi, bir kanlı kol ve el maketi bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kayda alınarak, sosyal medyada paylaşıldı. Vatandaş çektiği videoda, "Buradan çoluk çocuk geçiyor. Buna nasıl müsaade ediliyor? Belediye yok mu burada, böyle bir saçmalık olamaz. Bu sokaktan insanlar çocuğuyla geçemeyecek mi?" diyerek tepki gösterdi.
Sosyal medyada paylaşılan video, İstanbul Fatih'teki Yedikule surlarında kasap olduğu öğrenilen Semih Çelik'in (19) 4 Ekim'de İkbal Uzuner (19) ve Ayşenur Halil'i (19) öldürdüğü olayı çağrıştırdığı gerekçesiyle tepki topladı. Yapılan şikayetler sonucunda polis ve İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, korku evine asılı pano ve plastik mankenleri tek tek bulundukları yerden indirdi. Ekipler, Alsancak semtinde bulunan 'Freddy Korku Evi' ve diğer korku evlerindeki rahatsız edici tasvirleri de kaldırmak için çalışma başlattı.
İzmir Valiliği'nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "X sosyal paylaşım sitesi üzerinden 6 Ekim 2024 tarihinde yapılan bir paylaşımda, Konak ilçesi Alsancak semtinde faaliyet gösteren oyun evi (korku evi) olarak ruhsatlanmış iş yerinin reklam amaçlı astığı pano ve plastik mankenlerin rahatsızlık verdiği belirtilmiştir. Alsancak Polis Merkezi Amirliği görevlilerimizce iş yerinde gerekli denetimler yapılmış, söz konusu materyaller bulundukları yerden kaldırılmış, işletme sahipleri ile ilgili adli ve idari işlemlere başlanmıştır" denildi.
]]>KIRIKKALE’de, tartıştığı nişanlısı Esra E.’yi (37) tabancayla vurarak ağır yaraladıktan sonra çaldığı taksi ile olay yerinden kaçan Bahattin Ünlüer, yakalanacağını anlayınca aynı silahı başına dayayıp, ateşleyerek intihar etti.
Olay, akşam saatlerinde Çalılıöz Mahallesi 466. sokakta bulunan 3 katlı apartmanın giriş katında meydana geldi. Bahattin Ünlüer, evine gittiği nişanlısı Esra E. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Bahattin Ünlüer, üzerinde bulunan tabancayla Esra E.’ye ateş açarak yaraladı. Şüpheli, olay yerinin yakınlarındaki ticari taksiyi çalarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan kadının durumunun ağır olduğu öğrenildi.
İNTİHAR ETTİ
Olay yerinden kaçan şüphelinin çaldığı taksiyi tespit eden ekipler, aracı takibe aldı. Ünlüer, Alparslan Türkeş Bulvarı Nokta Parkı yakınlarında taksiden inerek yaya olarak kaçmaya başladı. Ünlüer, Nokta Parkı’na geldiğinde nişanlısını yaraladığı tabancayı başına dayayıp, ateşledi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Bahattin Ünlüer, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konuşmasında, “Bugün yapmış olduğum bu başvuru ile bir duruşmaya katılmak istediğimi tekraren belirttim” diyen İmamoğlu şunları söyledi:
“Kamuoyunda ahmak davası olarak bilinen bu dava aziz milletimizin iradesine yöneltilmiş bir darbe girişimidir. Siyasi mühendislik içeren bir projedir. Dava hukuki değil siyasi bir davadır. Demokrasimizi ve kazanımlarımızı hiçe sayan bir davadır bu. Aziz milletimiz masa başında kurulan bu tuzakları bozacaktır. Darbelerden çok geçmiş milletimiz haklarının bir yargı darbesiyle elinde alınmak istendiğinin farkındadır. Benim sırtımı yaslandığım yer bellidir. Güvendiğim güç önce Allah sonra millettir. Milletimizin iradesine millete saygı gösterin demokrasinin önünü açın. Millet İmamoğlu’nun nerede görmek isterse İmamoğlu orada olacaktır. Bu daha önce de böyle oldu, bundan sonra da böyle olacak. Korkmayın, milletin iradesine kafa tutmayın. Mertçe yarışalım. Ahmak ifadesini kime iade ettiğim bellidir. İfadenin suç olmadığı Yargıtay kararıyla ortada. Dünyanın en zorlama siyasi yasak davasının Türkiye gündemini işgal etmesini istemiyorum. Beni haklı bulan bilirkişi raporları da ortadadır. Umarım hak yerini bulacaktır. Hakkın yerini bulması için emek harcayan herkese özellikle yargı mensuplarına şükran duyuyorum. Bugün yapmış olduğum bu başvuru ile ben bir duruşmaya katılmak istediğimi tekraren belirttim.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>500 BİN TL DEĞERİNDE ZİYNET EŞYASINI ÇALDI
İHA’da yer alan habere göre iş yeri sahibi işten çıkıp evine gidince Şimir, dükkanda bulunan kasayı açarak içerisinde bulunan ve 500 bin TL değerinde olan ziynet eşyası ve parayı alıp çöpe atılacak un çuvallarının içerisine koydu.
HIRSIZLIK ANI KAMERAYA YANSIDI
O sırada çalışanlara hiçbir şey fark ettirmeden fırından çıkan şüpheli, kayıplara karıştı. Yaşanan hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kameraları tarafından anbean kaydedildi.
REKLAM“TÜM PARAMIZI ALIP GİTTİ”
İşletme Sahibi Emin Oğuzbey, “Bizim bir taziyemiz vardı oraya gittik. Dönüşte kardeşim kasanın anahtarını düşürüyor. Bizim çalışanımız olan Hacı Şimir anahtarı buluyor ve yanına alıyor. Biz buradan çıktıktan sonra hemen kasayı soymaya gitmiş tüm paramızı alıp gitti.
“12 GÜN ÖNCE İŞE BAŞLAMIŞ”
Yengemin bilezikleri ve altınları da kasadaydı. Onları da almış. Yaklaşık 500 bin TL zararımız var. 12 gün önce başlamıştı işe. Boş un çuvalının içine koyduğu paraları dışarı giderken alıp gidiyor. Kardeşim o sırada gelen müşterilerle ilgileniyor o da fırsatı bulunca paralarla çıkıp gidiyor” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oturumda konuşan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik ve Bursa Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde yapılacak çalışmaları anlattı. Başkan Deviren, üniversite mevkisinde Marina yapılacağını, Gemlik ziyaretinde Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Karsak Deresi konusunun görüşüldüğünü ve Orhangazi Belediyesi işbirliğinde derenin temizleneceğini, Gemlik çıkışı ambalaj fabrikası arkasında ve Küçük Sanayi Sitesi’nde, ilçe trafiğini azaltmak için iki TIR parkı yapılacağını söyledi. Başkan Deviren’in diğer projeleri lunapark ve aquaparkın da yakında hayata geçeceğini kaydetti.
REKLAM
Gemliklilerin yoğun ilgi gösterdiği dört çeşit yemeğin 70 liraya satıldığı Kent Lokantası’nın ikincisinin de katlı otopark altında açılacağını belirten Başkan Deviren, kullanılmayan AVM’nin ise Büyükşehir işbirliği ile Gençlik Merkezi olarak hizmet vereceğini söyledi.
Zeytin Festivali konusunda, kimi sanatçıların 4.5 milyon lira ücret istediğini, yüksek bütçeli sanatçıları kabul etmediklerini belirten Başkan Deviren, festivali üreticilerle birlikte hayata geçirdiklerini, bütçesinin tamamını belediyeye yüklemediklerini anlattı.
Kentsel Dönüşüm ile ilgili çalışmalarda önemli derecede ilerleme kaydettiklerini belirten Başkan Deviren, 23.5 hektarlık 5 mahalleyi kapsayan Kentsel Dönüşüm projesinde ayrıntıların çalışıldığını, bir yıl içinde kazmanın vurulacağını belirtti.

Tehlike oluşturan metruk binaların yıkılacağını söyleyen Başkan Deviren, Balıkpazarı’ndaki demir gölgeliği kaldırmak için meclis kararı alacaklarını ifade ederek, göl kenarlarında kaçak ortaya çıkan “tiny house” tipi evlere de izin verilmeyeceğini sözlerine ekledi.
Devlet okullarında ilkokullara başlayan öğrencilere kırtasiye desteğinin sürdüğünü belirten Başkan Deviren, bin 700 öğrenciye kırtasiye seti, özel okullardaki öğrencilere ise ajanda hediye ettiklerini belirtti.

Hemşehri Dernekleri Festivali’nin 8-13 Ekim tarihleri arasında yapılacağını dile getiren Başkan Deviren, İnegöl ve Gemlik’in kardeş şehir olması için önerge verdiğini, uzlaşı kültürünü geliştirmek istediğini söyledi.
Başkan Deviren, Umurbey’deki rehabilitasyon merkezinin ihtiyaçları yeterince karşılamadığının farkında olduğunu söyledi. Engürücük polis kontrol noktasının arkasında bulunan belediyeye ait alanda patili canlar için yaşam alanı oluşturulacağını söyledi.
Belediye Meclisi’nin 2. Oturumu, 7 Ekim Pazartesi günü, Cemil Meriç Kültür Merkezi’nde yapılacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YOLCU, BURDUR’DAKİ YAKINLARINI ARADI
DHA’da yer alan habere göre nedeni bilinmeyen tartışmanın ardından muavin değiştirildi ve otobüs yoluna devam etti. Muavinle tartışan yolcu, daha sonra durumu telefonla Burdur’daki yakınlarına bildirdi.
7-8 KİŞİLİK GRUP SALDIRDI
İki otomobille gelen yolcunun yakınları, otobüsün Burdur’da otogara girmesini bekledi. Otogarın peron dışında durduğu yere sopalarla gelen yolcu yakını 7- 8 kişilik grup, dün saat 23.30 sıralarında otobüs şoförleri Y.E., A.Ç. ve muavin M.E.’ye saldırdı.
ŞÜPHELİLER YAKALANDI
Otobüsün ön camına da zarar veren saldırganlar, getirdikleri sopaları otogarın çeşitli bölgelerine atarak kaçtı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan Y.E., A.Ç. ve M.E. ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne götürüldü.
SALDIRI ANI KAMERAYA YANSIDI
Şüpheliler polis tarafından tespit edilip, gözaltına alınırken, saldırı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, saldırganların gelişi, otogar dışındaki alanda duran otobüste şoförler ve muavine saldırıları ile ellerinde sopalarla otogardan ayrıldıkları anlar yer aldı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kısa sürede birçok kesimden destek alan kampanyaya, yurt dışından da yardımlar gönderildi.
Devam eden kampanyada askıda tost bağışı 1248’e yükseldi.
Okulun rehberlik öğretmenlerinin belirlediği öğrenciler, askıda tost uygulaması kapsamında ücretsiz öğün alabilir hale geldi.
Ümit Alpan, 2009 yılından beri kantin işletmeciliği yaptığını belirterek, “Her dönemde ihtiyaç sahibi öğrencilerimiz oluyordu. Bu dönemde çok daha ihtiyaçlı ailelerin olduğunu tespit ettik. Eşimle birlikte nasıl bir uygulama yapabiliriz diye konuştuk. Daha sonra askıda tost uygulaması aklımıza geldi. ‘Dünyanın en güzel yeri bir çocuğun kalbidir’ sloganıyla askıda tost kampanyası başlattık. Çok güzel destekler alıyoruz. Önümüzdeki sezondaki tostlarımızın bile ücreti şimdiden çıkmış durumda” dedi.
Ekonomik durumları nedeniyle dezavantajlı öğrencilerin olduğunu belirten Alpan, “Okulumuzda rehberlik servisi öğretmenlerimizin belirlediği öğrenciler var. Çocuklarımızı rencide etmeden, onların kalbini kırmadan, kalplerine dokunmak istiyoruz. Çocuklarımız gülsün istiyoruz. İnşallah da bu kampanyamızın tüm Türkiye’ye örnek olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Okullarının Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı 4 Eylül Sivas Kongresi’nin adını taşıdığını belirten Alpan, “Bu nedenle okulumuzun adına yakışan bir kampanya olduğunu düşünüyoruz. Okula aç gelen bir öğrenciye ‘biz varız’ diyoruz. Çocuklar eve aç gitsin istemiyoruz, yüzleri gülsün istiyoruz. Şehir dışından, İsviçre ve Almanya’dan bile destekler geldi. Şu an itibarıyla 1248 adet askıda tostumuz var. Belirlenen öğrencilerimize günlük destek sağlıyoruz. İnşallah da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Kantinci Ümit Alpan, “Normalde biz burada esnaf odalarının belirlediği fiyatlardan 3’te 1 oranında düşük fiyat belirledik. 25 TL tost ve 5 TL meyve suyu, ikisi birlikte 30 TL olarak belirledik. Rehberlik öğretmenlerinin verdiği kağıtlarla gelen öğrencilerimizi rencide etmeden, sadece tost değil canı ne isterse onu veriyoruz. Kampanyamızın ismi tost ama, hamburger canı isterse onu, döner isterse döner veriyoruz. İnşallah çocuklarımızın yüzünü güldürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kantinde başlatılan ‘askıda tost’ uygulaması öğrenci velileri ve öğretmenlerden de takdir görüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ovalarından olan Erzurum Ovası’nda, kuş sesleri yankılanıyor.
Yağışlı yaz mevsiminden sonra sonbahar yağmurlarının etkili olduğu ovada yer altı sularının da yükselmesiyle yaklaşık 30 farklı alanda su birikintileri oluştu.
Çeşitli büyüklükteki birikintilerde sıcak bölgelere göç yolunda olan onlarca türden binlerce kuşu barındırıyor.
Gruplar halinde su birikintilerine toplanan kuşlar, fotoğrafçılar için de güzel bir manzara oluşturuyor.
Dünyada nesli küresel ölçekte tehdit altındaki türlerden olan sürmeli kızkuşları da Erzurum’da gözlenen kuş türleri arasında yer aldı.
Rusya ve Kazakistan’da üreyerek her yıl Orta Doğu ve Sudan’a kadar uzun göç yolculuğu yapan kuşlar, uydu verileriyle takip ediliyor.
Önce Hazar Denizi’nin kuzeyinden Kafkaslar’ı geçen sürmeli kızkuşları, Erzurum’da yaklaşık 10 günlük molanın ardından Güneydoğu’ya doğru göçüne devam ediyor.
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Cemal Sevindi, Erzurum’un önemli kuş göç rotasının üzerinde olduğunu belirterek, “Kuş göçlerinde Erzurum Ovasında her yıl iki kez önemli kuş türleri konaklamaktadır. Yaptığımız araştırmalarla konaklayan kuş türlerinin toplam sayısının 411 olduğunu tespit ettik” dedi.
Türlerden bazılarının aynı zamanda Türkiye’nin en önemli kuş türlerinden olduğunu kaydeden Sevindi, “Ovanın en değerli kuşu sürmeli kızkuşudur. Her yıl eylül ayının başında Erzurum’a gelip ikinci haftasında ayrılmaktadır. Sürmeli kızkuşu Kırgızistan’dan göç ederek Erzurum’a daha sonra da güneye doğru Şanlıurfa’ya hareket etmektedir. Eylül ayında yaklaşık 12 gün kadar Erzurum’da bu değerli kuşu izlemek mümkündür” diye konuştu.
Etkili olan yağışlar ve yer altı sularının yükselmesi nedeniyle 815 kilometrekare alana sahip Erzurum Ovası’nda 30’a yakın su birikintisi oluştuğunu belirten Sevindi, “Ovada oluşan su birikintileri çok sayıda kuş türünü misafir ediyor” şeklinde konuştu.
Sonbahar göçünde bölgeye onlarca kuş türü geldiğini anlatan Cemal Sevindi, “Bazı türler 10 bine yakın bireyle göçe katılmaktadır. Özellikle angıt ve kılkuyruklu ördek alanda en fazla birey bulunduran türler olarak karşımıza çıkıyor. Yine sahada akbaba türlerinin yanı sıra hemen hemen tüm yırtıcı kuşlar, bunların yanında ötücüler bölgedeki su birikintilerinde konaklayan türler olarak görülüyor” ifadelerini kullandı.
Kuş göç rotasında olan Erzurum’un bu durumu turizm açısında değerlendirebileceğini vurgulayan Cemal Sevindi, “”Kuşlar için ayrılmış bir korumalı alan olmadığından sahada 30’a yakın su birikim alanında konaklamaktadırlar” dedi.
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Cemal Sevindi, “Ovanın doğu kesiminde oluşan göllerinde daha çok sıcak su bulunur. Oraya kuğular gelir. Kuğular kışın da o bölgede görülebilir. Ovada her kuşu her saatte göremezsiniz. Her kuşun bir görülme zamanı var bir de duyarlılığı var. Özellikle yırtıcılar mesafeyi koruyarak hareket ederler” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atlı jandarma, mesire alanını kullanan vatandaşlara çevreyi kirletmemeleri ve yasak olan bölgelerde ateş yakılmaması yönünde uyarılarda bulunuldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP lideri Bahçeli’nin konutunda saat 14.00’te görüşme başladı. Görüşme yaklaşık 45 dakika sürdü.
Görüşmede 1 Ekim’de başlayan yeni yasama yılında öncelikli konuların masaya yatırılacağı öğrenilirken, İsrail’in Ortadoğu’daki saldırıları da bir diğer gündem maddesi olması bekleniyor.

Görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan MGK toplantısına başkanlık edecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Web Tasarımın Dijital Dünyadaki Önemi
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, web siteleri bir işletmenin dijital kimliği haline gelmiştir. Potansiyel müşteriler bir işletme hakkında bilgi almak istediklerinde ilk olarak web sitelerini ziyaret ederler. Web sitesi, markanın dijital vitrinidir ve bu vitrinin etkileyici, kullanıcı dostu ve işlevsel olması büyük önem taşır. Bursa’da faaliyet gösteren işletmeler, profesyonel web tasarımı sayesinde dijital dünyada rakiplerinin önüne geçebilirler. İşte web tasarımının işletmelere sağladığı başlıca faydalar:
Bursa’da Web Tasarım Süreci Nasıl İşler?
Bursa’da web tasarım hizmetleri, işletmenin ihtiyaçlarına ve hedef kitlesine göre özel olarak şekillenir. Her işletmenin farklı bir yapısı ve dijital hedefleri olduğu için web tasarım süreci de buna göre planlanır. İşte Bursa’da web tasarım sürecinin temel aşamaları:
Bursa Web Tasarım Hizmetlerinin Faydaları
Bursa’da profesyonel web tasarım hizmeti almanın işletmeler için birçok avantajı bulunmaktadır. Bunların başında, yerel pazardaki rekabet gücünü artırma ve dijital dünyada daha geniş kitlelere ulaşma fırsatı gelir. İşte Bursa’da web tasarım hizmeti almanın başlıca faydaları:
Bursa’da Web Tasarım Hizmetlerinden Kimler Yararlanabilir?
Bursa’da web tasarım hizmetleri, geniş bir sektörel yelpazeye hitap eder. Her türlü işletme, marka ya da birey için profesyonel web tasarımı hizmetleri sunulmaktadır. İşte Bursa’da web tasarım hizmetlerinden en çok yararlanan sektörler:
Bursa web tasarım hizmetleri, işletmelerin dijital dünyada var olabilmeleri ve başarılı olmaları için kritik bir öneme sahiptir. Profesyonelce hazırlanmış bir web sitesi, markanızın dijital vitrinini oluştururken, aynı zamanda hedef kitlenize ulaşmanıza yardımcı olur. Dijital pazarlamada başarıyı yakalamak isteyen işletmeler için kaliteli ve kullanıcı dostu bir web tasarımı, vazgeçilmez bir unsurdur.
]]>İç Hastalıkları Uzmanımız Uzm Dr. Ramazan Geyik tarafından anestezi eşliğinde yapılan endoskopi ile sindirim sistemi hastalıklarının teşhisi yapılmaktadır. Endoskopi incelenmesini gerektiren durumlar aşağıda şu şekilde sıralanmıştır ;
› Geçmeyen Karın Ağrısı
› Yutma Güçlüğü
› Yutarken Ağrı
› Midede Ekşime, Yanma ve Ağrı
› Nedeni Bilinmeyen Bulantı ve Kusmalar
› Öksürük
› Horlama
› Ses Kısıklığı
Teşhis ve tedavisi cerrahi olmayan tüm hastalıkların birincil çözüm merkezi olan İç Hastalıkları (Dahiliye), yetişkin hasta grubunun ayaktan veya yatarak hizmet aldığı bir bölümdür.
Bossan Hospital Hastanelerimizde; İç hastalıkları ( Dahiliye ) poliklinikleri koordineli bir şekilde çalışır ve erişkinlerin sağlık sorunlarının tümünde kapsamlı tanı tedavi sağlar.Tüm yan dallarda 14 yaş üstü erişkin hasta grubunun cerrahi dışı tüm şikayetlerinin tanı ve tedavisi hizmet kapsamındadır. Bu hizmet kapsamında ayaktan poliklinik muayeneleri, yatarak tanı, takip ve tedavileri, cerrahi öncesi ve cerrahi sonrası hastanın değerlendirilmesi. acil servis hizmetleri, diğer branşlara konsültasyon hizmetleri ve check-up programları bulunmaktadır.
Başlıca Tedavi Edilen Hastalıklar

Bossan Hospital İç Hastalıkları randevu almak için lütfen tıklayınız!
Uzm Dr. Ramazan Geyik : Doktor Takvimi bağlantı adresi için tıklayınız!
Uzm Dr. Ramazan Geyik : Doktor Sitesi bağlantı adresi için tıklayınız!
]]>Tam İşlevsellik
Ortaklarımız ve oyuncularımız için oluşturulan mobil uygulama, web sürümünde bulunan tüm işlevleri içermektedir. Sadece bir akıllı telefon aracılığıyla web sitemizdeki tüm işlemleri gerçekleştirebilirsiniz, bu da Wi-Fi veya mobil internet bağlantısı ile dünyanın neresinde olursanız olun kazanç sağlayabileceğiniz anlamına gelir.
Optimize Edilmiş Arayüz
Minimalist tasarım, BizBet mobil uygulamasının ana özelliklerinden biri ve bu sayede uygulama anında yüklenir, çok fazla sistem belleği harcamaz ve donma yaşanmadan kolaylıkla kullanılabilir. Arayüz o kadar sade ve basittir ki, kullanmaya yeni başlayan birisi bile gerekli tüm işlemleri kolaylıkla yapabilir. BizBet’in web sürümünü kullanmış olan veya bilen birisinin uygulamayı öğrenmek için zaman kaybetmesine gerek kalmayacaktır.
Tüm Veriler Parmaklarının Ucunda
BizBet mobil uygulamasının faydaları sayesinde, tüm ortaklarımız ve oyuncularımız gelirlerini artırmalarına yardımcı olacak çok sayıda analitiğe erişim sağlar. Uygulama sayesinde en yeni
promosyonlarla ilgili bildirimlerden ilk siz haberdar olabilir, şartları çok kolay olan BizBet spor bonusuna göz atabilir veya BizBet’in sizlere sunduğu promosyon kodlarını ve bedava bahisleri tarayıcınızı bile açmadan kullanabilirsiniz.
Veri Güvenliği
BizBet mobil uygulaması, eşsiz güvenlik sistemi ile rakiplerini geride bırakıyor. Kişisel verileriniz ve finansal işlemleriniz, modern şifreleme teknolojileri kullanılarak güvenilir bir şekilde korunur. Bunun yanı sıra iki aşamalı kimlik doğrulama sistemi de hesabınızı kötü niyetli kişilerden korumanıza yardımcı olur.
Kolay Kurulum
Uygulamaya kaydolmak sadece birkaç dakika sürer. Hesabınızı ve finansmanızı yönetmek de son derece basittir. BizBet mobil uygulamasını indirmeniz için size adım adım yardımcı olacak talimatlar hazırladık.
BizBet iOS Uygulamasını İndirmek İçin Adım Adım Talimatlar:
1. Akıllı telefonunuzda resmi BizBet web sitesini açın.
2. Ekranın sol üst köşesindeki Mobil Uygulama seçeneğine tıklayın.
3. Uygulamayı indirmek için web sitesindeki talimatları izleyin.
4. Kurulum hakkında herhangi bir sorunuz varsa, resmi Telegram kanalına katılarak orada uygulamanın kurulumunun videolu örneğini bulabilir ve eğer varsa sorularınızı kanal yöneticimize sorabilirsiniz.
BizBet Android Uygulamasını İndirmek İçin Adım Adım Talimatlar:
1. Akıllı telefonunuzda resmi BizBet web sitesini açın.
2. Ekranın sol üst köşesindeki Mobil Uygulama seçeneğine tıklayın.
3. APK İndir'e tıklayın veya QR kodunu taratın.
4. Akıllı telefon ayarlarınızdan ‘’bilinmeyen kaynaklardan uygulama yüklemeye’’ izin verin.
5. İndirilen APK dosyasını açın ve uygulamayı yüklemek için ekrandaki talimatları uygulayın.
6. Kurulumdan sonra uygulamayı açın, kaydolun veya hesabınıza giriş yapın.
BizBet hesabınıza girişini yapmadan önce, cihazınızdaki bilinmeyen kaynaklardan uygulama yükleme seçeneğinin açık olduğundan emin olun. Tüm güncellemeler, Android ve iOS işletim sistemleri için normal uygulamalarda olduğu gibi otomatik olarak yüklenir.
Uygulamamızın sayesinde, bir çok ortağımız gelirlerini artırıyor. Ortaklarımız, spor haber sitelerinin sahipleri, sosyal medya platformlarında en çok bilinen sayfaların sahipleri, popüler YouTube kanallarının sahipleri, mesajlaşma uygulamalarındaki ve diğer medya platformlarındaki grupların yöneticileridir. Siz de onların arasına katılın, mobil uygulamamızı indirin ve BizBet ile gelirlerinizi artırın.
BizBet – kazanmak her zaman güzeldir.
]]>Küresel çapta artan gerilimler, "3. Dünya Savaşı çıkar mı?" sorusunu yeniden gündeme getirirken, Türkiye’nin bu olası senaryodaki rolü de merak konusu. NATO üyesi olan Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle savaş durumunda kilit bir aktör haline gelebilir. Orta Doğu, Avrupa ve Asya'nın kesişim noktasında yer alan Türkiye, hem Batı ittifakıyla olan bağlarını hem de Rusya ve Çin gibi doğulu güçlerle geliştirdiği ilişkilerini dikkatli bir denge politikasıyla yürütüyor.
Olası bir savaşta Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın güçlü siyasi tecrübesi ve öngörü kabiliyeti önderliğinde Dışişleri bakanı Hakan Fidan’ın da etkin diplomatik gücünü kullanarak arabuluculuk rolü üstlenebilir ya da ittifak yükümlülükleri doğrultusunda askeri operasyonlara dahil olabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin enerji koridorları üzerindeki stratejik önemi, savaşın ekonomik boyutunda da önemli bir etken haline gelecektir. Türkiye’nin, krizi engelleme yönündeki girişimleri ve bölgesel dengeyi sağlama çabaları, küresel barış için kritik olabilir.
]]>Avrupa Kalitesi ve Güvenilirliği
TradeSmart, Avrupa finansal kurallarına tamamen uygundur. Bu düzenlemeler şirketin güvenilirliğini ve açıklığını garanti eder. Avrupa Birliği standartlarına dayalı titiz denetimler, yatırımcı fonlarının güvenliğini ve işlem operasyonlarının güvenilirliğini korur. TradeSmart'ın temel odak noktalarından biri, tüketicilerine risksiz bir yatırım ortamı sağlamaktır.

Türkiye Pazarında Yerel Hizmet
TradeSmart, Türkiye pazarındaki yatırımcıların taleplerini karşılamak için Türkçe dil desteği ve yerel müşteri hizmeti sunarak daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sağlar. Türk yatırımcılar, işlemlerini Türkçe olarak gerçekleştirirlerse yatırım platformuna uyum sağlamayı daha kolay bulacaklardır.
2023 Güvenilirlik Ödülü
TradeSmart, Avrupa'nın en güvenilir yatırım şirketlerine verilen "En Güvenilir Yatırım Şirketi" unvanını 2023'te alarak güvenilirlik konusundaki itibarını pekiştirdi. Bu ödül, TradeSmart'ın yatırımcılarına şeffaf ve güvenilir hizmet sunma konusundaki kararlılığını göstermektedir.
TradeSmart, Türk yatırımcılar için trade smart yatırım Avrupa standartlarındaki güvenilirliği yerel hizmetlerle birleştirerek finans sektöründe güvenilir bir seçenek sunmaktadır. 2017'den beri faaliyette olan ve 2023'te tanınan TradeSmart, yatırımcıların finansal hedeflerine güvenle ulaşmalarını sağlar.
TradeSmart hakkında daha fazla bilgi edinmek ve güvenilir bir yatırım platformuna katılmak için trade smart güvenilir web sitesini ziyaret edin.
]]>Hatalı sollama yaptığı iddia edilen sürücüsü henüz tespit edilemeyen otomobil, karşı yönden gelen sürücüsü belirlenemeyen otomobil ile çarpıştı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan Zeynep A. (1), Cennet A. (31), İsmail Ç.(30) ve Ali S. (34) ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Akman, savunmasında, aldığı alkolün etkisiyle olayı gerçekleştirdiğini belirtip, “Pişmanım” dedi. Bunun üzerine mahkeme hakimi, olayın bilinçli yapıldığını, alkolün arkasına sığınılamayacağını söyledi.
ÇEVREDEKİLERİN İZLEMESİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Olay, 16 Ağustos’ta Akhisar ilçesi Paşa Mahallesi Şehit Teğmen Tahir Ün Caddesi’nde meydana geldi. Yılmaz Akman, köye gitmeye ikna edemediği, dini nikahla yaşadığı 5,5 haftalık hamile Sude Naz A.’yı bir anda sokak ortasında dövmeye başladı. Akman, yumruk darbeleriyle Sude Naz A.’yı yere düşürdü. Yerde de Sude Naz A.’nın başına yumruk atmaya devam eden Akman, daha sonra da eline geçirdiği metal fırça sapıyla vurdu. O anlara çiftin 3 yaşındaki oğlu da şahit olurken, çevredekiler Akman’ın şiddetini uzun süre tepkisiz izledi.
REKLAM“ABİ HAMİLEYİM, İMDAT” DİYEREK ÇIĞLIKLAR ATTI
Çevredekilerden biri, müdahale etmek için yaklaştı ancak Yılmaz Akman’ın ‘Bırak lan’ diye bağırması ile geri çekildi. Sude Naz A. ‘Abi hamileyim, imdat’ diyerek çığlıklar atarken, yoldan geçen bir kişi Akman’ı engellemeye çalıştı. Çevredeki esnaf da bu kişiye destek verip, Sude Naz A.’yı kurtardı. Ardından çevredekiler, Akman’ı dövmeye başladı. İhbarla bölgeye sevk edilen polis ekipleri, kalabalığın elinden Akman’ı kurtarırken, o anlar bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Yılmaz Akman, gözaltına alınırken, Sude Naz A. hastaneye kaldırıldı. Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından Akman, tutuklandı. Kaldırıldığı hastanede başına 3 dikiş atılan ve durumu iyi olduğu belirtilen Sude Naz A., tedavisinin ardından taburcu edilirken, kendisi için koruma kararı çıkartıldı. Sude Naz A.’nın şikayetçi olduğu Yılmaz Akman’ın 18 suç dosyası olduğu ve haftanın 3 günü adli kontrol için imzaya gittiği belirtildi.
“ÇOCUĞUMU ALDIRACAĞIM”
Olay günü yaşananları anlatan Sude Naz A., “Annemi hiç görmedim. Beni halam büyüttü. 3 yıl önce de babamı kaybettim. O yüzden genç yaşta Yılmaz’a inandım ve güvendim. Daha önce de bana çok kez şiddet uyguladı ancak çocuğumuz var diye her seferinde göz yumdum. Çok fazla alkol ve diğer maddeler kullanıyordu. Bana da kullanmayacağına dair söz vermişti. Sözünü tutmayınca, kendisinden ayrıldım. Olaydan 3 gün önce, kendisini telefondan ve her yerden engelledim. Eve gelmek istedi. Eve de almadım. Olay günü çarşıya oğluma kıyafet, kendime de şahsi temizlik ürünleri almaya çıktım. Elimde poşetlerle yürüyordum. Yılmaz meğerse, beni takip ediyormuş. Oğlum gördüğü anda ‘Baba’ diye bağırıp, yanına doğru koştu. Ben de çocuğuma araba çarpmasın diye peşinden gittim. Eğer çocuğum babasına koşmasaydı, belki de bizi göremeyecekti. O sırada Yılmaz yanıma gelerek, köye götürmeye çalıştı. Gitmek istemeyince beni yumruklamaya başladı. Yere düştüm, elimdeki poşetler sağa, sola fırladı. Dayak yediğim sırada ‘Abi hamileyim imdat’ diye yardım istedim ama kimse yardım etmedi. Herkes uzun süre dayak yememi izledi. Yediğim dayaktan çok, çocuğumun gözü önünde olayın gerçekleşmesine ve onun o an yaşadıklarına üzüldüm. 16 yaşında hamile kaldım. Babamın emekli maaşı almak için resmi nikah kıyılmasını istemedim. Çünkü Yılmaz çalışmadığı için çocuğuma bakamaz, geçinemeyiz diye korkuyordum. 5,5 haftalık da hamileyim, çocuğumu aldıracağım” diye konuştu.
“NE KADAR VURDUĞUMU HATIRLAMIYORUM”
Öte yandan Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin soruşturması tamamlandı. Savcı, iddianamesinde, olayın ardından tutuklanan Yılmaz Akman hakkında ‘Beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kadını silahla kasten yaralama’ ve ‘Alenen hakaret’ suçlarından 6,5 yıla kadar hapis cezası istedi. İddianamede, Akman’ın ifadesi de yer aldı. Akman ifadesinde, “Sude Naz ile uzun zamandır ayrı yaşıyoruz. O gün kardeşimle onu alıp, köye götürecektik. Kardeşim bizi arabayla aldı. Yolda giderken Sude Naz arabadan inmek istedi. Kardeşim arabayı durdurdu. Sude Naz arabadan indi. Ben de çarşıya doğru peşinden gittim. Hiçbir sebep yokken ‘Beni kurtarın’ diye bağırmaya başlayınca yumruk atmaya başladım. Ne kadar vurduğumu hatırlamıyorum. Orada biri ayırmak için beni sopayla dürttü. O sopayı alıp, Sude Naz’ı darp ettim. Birinin elinden bir sopa alıp, dövmeye devam ettim” dedi.
DAVADA İLK DURUŞMA
Davanın ilk duruşması, bugün Akhisar 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Yılmaz Akman, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, şikayetçi Sude Naz A. salondaki yerini aldı. Sanık Akman, duruşmadaki savunmasında, aldığı alkolün etkisiyle olayı gerçekleştirdiğini belirtip, ” Pişmanım” dedi. Bunun üzerine mahkeme hakimi, olayın bilinçli yapıldığını, alkolün arkasına sığınılamayacağını söyledi. Şikayetçi Sude Naz A. da ifadesinde, Yılmaz Akman ile 4 yıldır birlikte olduklarını belirtip, “Olay günü, engelli oğlumla çarşıda bulunduğumuz sırada Yılmaz, bizi köye gitmeye zorladı. Bu nedenle aramızda tartışma çıktı. Tutukluluk halinin devamını istiyorum” dedi. Duruşmada, görgü tanıkları da dinlendi.
DURUŞMA 18 EKİM’E ERTELENDİ
Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme hakimi, sanık Akman’ın tutukluluk halinin devamına, diğer tanıkların dinlenmesi ve adli tıp kurumundan gelecek raporun beklenmesine karar verip, duruşmayı 18 Ekim’e erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Manisa Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Meriç, Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak katılma taleplerini mahkemeye ilettiklerini belirtip, davanın takipçisi olacaklarını söyledi. CHP Akhisar İlçe Kadın Kolları Başkanı Emine Güven de duruşmayı takip ettiklerini belirtip, kadına karşı her türlü şiddetin karşısında olduklarını ve davanın takipçisi olacaklarını söyledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kendi kendisiyle evlenmiş, düğün bile yapmıştı.
Sosyal medyada hayat dolu bakışları, neşeli videoları ile ünlenen fenomen hayatına son verdi.
Ardında bıraktığı mektupta hayatımdaki herkese iyi geldim ama kendime iyi gelemedim yazıyordu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araçta yapılan aramada, çelik kapıların içine zulalanmış 600 bin dal sarılmış sigara bulundu.
Polis tarafından gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KARACAAHMET MEZARLIĞINA DEFNEDİLDİ
Kariyerinde birçok ünlü isimle çalışarak adını duyuran dünyaca ünlü makyaj sanatçısı Alp Kavasoğlu için Karacaahmet Mezarlığı’nda ikindi namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi.
Cenaze törenine Alp Kavasoğlunun ailesi, akrabaları, arkadaşları ve sevenleri katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Kavasoğlu’nun naaşı Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.
REKLAM
Cenaze törenine katılan sunucu yazar Faik Çetiner, “Elimizde büyümüş bir çocuk. Babası benim arkadaşım. Çok başarılı bir çocuktu. Hastalandı ve hastalıktan sonra toparlanamadı. Babası çok uğraştı. Ama bu illet hastalığın önüne geçmek takdiri ilahi. Hastalık her tarafını sarmıştı. Doktorlarla bayağı ilgilendik ama sonuç alamadık. En son bir tedaviye daha cevap vermedi. Kendi de artık bırakmıştı. Kaderine razı bir görüntüsü vardı. Kimseyle görüşmüyordu. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun” dedi.

*Haberin görselleri DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Satışa çıkarılan üstün genetik yapıya sahip 15 safkan Arap elit tayı yetiştiriciler tarafından yoğun ilgi gördü.
İhalede toplam 13 tay satılırken 2 tay alıcı bulamadı.
Bunlar arasında yer alan “İstikrarlı” isimli at 7 milyon 900 bin lira gibi rekor bir bedelle satıldı.
Onu 6 milyon 700 bin lirayla “Büyüksultan” isimli tay takip etti.
En düşük bedelle satılan tay ise 1 milyon lirayla “Göksagun” oldu.
TİGEM bu satışlarda toplam 40 milyon 250 bin lira satış hasılatıyla yeni bir rekor kırdı.
TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyanın en kaliteli Arap atlarının Türkiye’de yetiştirildiğini söyledi.
Gezginç, “Çok kadim bir kültürümüz olan Arap atı yetiştiriciliğinde 700 yıla yakın bir geçmişimizle şecere belli. Dünyanın en kaliteli Arap atlarını bugün ülkemizde yetiştiriyoruz. Gururla söylüyorum ki ülkemiz bugün Arap atı yetiştiriciliğinde dünyada bir numaradır.” dedi.
Yılın ikinci safkan Arap elit tay satışının, 8 Ekim Salı İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda yapılması bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu yılın ilk balık dağıtımı Malkoçoğlu Mahallesi’nde bulunan Abdurrahim Karakoç Kültür Merkezi önünde gerçekleştirildi. Sultangazi Belediyesi ekiplerince gerçekleştirilen balık dağıtımı, vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da tonlarca balığı vatandaşlara dağıttıklarını belirten Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun şöyle konuştu:

“Yeni balık sezonu bolluk ve bereketle başladı. Biz de balık sezonunun açılmasıyla birlikte vatandaşlarımıza taze balık dağıtımına başladık. Ekiplerimiz, 15 mahallemizde de vatandaşlarımıza taze balık dağıtımı gerçekleştirecek.

Amacımız sosyal belediyecilik anlayışıyla tüm komşularımıza ulaşmak. Çünkü biz, mutluluğun paylaştıkça çoğaldığına inanıyoruz. Komşularımızla balık sezonunun bolluk ve bereketini paylaşmak bizleri de mutlu ediyor. İnşallah bu yıl da yine tonlarca balığı komşularımıza dağıtacağız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyenin desteğinden Bağcılar’da ikamet eden ve bu yıl devlet üniversiteleri ve özel üniversitelerin yüzde 100 burslu lisans programlarında örgün eğitime yerleşenler yararlanabilecek.
Başvurular, 23 Eylül-31 Ekim 2024 tarihleri arasında belediyenin resmi web sitesi www.bagcilar.bel.tr adresi üzerinden yapılacak.
Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, “Öncelikle üniversite sınavını başarıyla geçen tüm gençleri tebrik ediyorum. Onlar yarının güçlü Türkiye’sini inşa edecek nesilleri oluşturuyor. Bizim de görevimiz onlara bu yolda destek vermek. Bu amaçla çalışkan öğrencilerimizi ödüllendiriyoruz. Geçen yıl 6 bin TL olarak verdiğimiz başarı ödülümüzü bu yıl 10 bin TL’ye yükseltiyoruz. Şimdiden hayırlı olsun” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçedeki bir tesiste pazar günü verilen yemeğin ardından gelin alma merasimi gerçekleştirildi.
Gelin arabasına binerek düğün salonuna doğru yola çıkan çiftin önü, damadın arkadaşları tarafından kesildi.

Arkadaşları tarafından araçtan indirilerek gözlük takılan, kara lastik ayakkabı, yün çorap ve yün yelek giydirilen damat, eşeğe bindirildi. Eşekle yaklaşık 300 metre mesafedeki düğün salonuna giden damat, salondaki davetliler tarafından alkışlarla karşılandı.
REKLAM
Ardından Duman, üzerindeki kıyafetlerle arkadaşlarıyla çiftetelli oynadı.
Taraklı Belediye Başkanı İbrahim Pilavcının kıydığı nikahın ardından bir süre eğlenen çift, daha sonra evlerine gitmek üzere salondan ayrıldı.
Evine giderek Dumana sofra kurduran arkadaşları, ardından sırayla el arabasına binerek damat tarafından mahallede tur attırıldı.
Daha sonra damada kına yakan arkadaşları, müzik eşliğinde oynadıktan sonra dağıldı.
Damat Tuncay Duman, kendisinden önce evlenen arkadaşlarına çeşitli şakalar yaptığını belirterek, “Böyle bir şaka beklemiyordum. Ben de çok eziyet yapmıştım ama bunlarınki daha değişik geldi. Etme bulma dünyası.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Klasik tüm film sitelerini unutun. Çünkü Maxfilmizle sitesi film sektöründe yeni bir sayfa açtı ve standart tüm kalıpların ötesinde mükemmel bir film deneyimi sunuyor. En yeni filmleri kesintisiz ve hızlı bir şekilde izleyebileceğiniz Maxfilmizle, tüm bu hizmetlerini ücretsiz olarak sunuyor.

Full HD Film İzle konulu tüm filmler, farklı kaynaklardan yayınlandığı için yasal sorumluluk filmlerin yayınlandığı sitelere aittir Sitedeki tüm filmler en hızlı sunuculardan paylaşılıyor ve diğer film sitelerinde karşınıza çıkan reklamları bu sitede göremezsiniz. Maxfilmizle ile mükemmel bir film şölenine hazır mısın?
4k Film İzle bölümünde, en son çıkan Türk filmlerini izleyebilir, yabancı film izle kategorisinde ise bir birinden heyecanlı yeni filmlere göz atabilirsiniz. Binlerce yerli ve yabancı filmlerin yer aldığı sitede, 2024 vizyon filmleri de yer almaktadır. Henüz sinemada yeni gösterime filmleri bile Maxfilmizle sitesinde hemen izleyebilirsiniz. Üye olmanıza gerek kalmadan tüm filmleri izleme şansına sahipsiniz. Üstelik arama bölümünde, binlerce ücretsiz film arasından aradığınız filmlere hemen ulaşabilirsiniz.
]]>Minecraft APK, oyunun Android cihazlar için özel olarak hazırlanmış versiyonudur. Google Play Store gibi resmi mağazalardan ücretli olarak indirilebilmesine rağmen, pek çok kullanıcı Minecraft apk indir seçeneğine başvurarak oyunu alternatif kaynaklardan ücretsiz bir şekilde edinmek istemektedir. Bu yöntemle oyunun tüm özelliklerinden faydalanabilir ve mobil cihazınızda eksiksiz bir Minecraft deneyimi yaşayabilirsiniz.
Minecraft, sürekli güncellemeler alarak oyunculara yeni içerikler sunuyor. Son sürümlerle gelen yenilikler, oyunculara daha fazla macera ve keşif imkanı tanıyor. Minecraft APK son sürüm ile yeni biyomlar, yaratıklar ve eşyalar oyuna ekleniyor. Bu da oyunculara, her yeni sürümde daha farklı ve heyecan verici bir deneyim sunuyor. Özellikle Minecraft 1.20 APK indir seçeneğiyle, son güncellemeleri mobil cihazınıza indirip oynayabilirsiniz. Bu sürümde yer alan yenilikler arasında oyuna eklenen yeni bloklar ve yaratıklar, hayatta kalma modunda yapılan dengelemeler gibi detaylar bulunuyor. Ayrıca, performans iyileştirmeleri ve bug düzeltmeleri sayesinde daha akıcı bir oyun deneyimi sunuluyor.
Minecraft’ın yeni sürümleri popüler olsa da, eski sürümler hala birçok oyuncu tarafından tercih ediliyor. Örneğin, Minecraft 1.7 10 indir APK seçeneği, nostalji yaşamak isteyen oyuncular için mükemmel bir fırsattır. Bu sürüm, oyunun daha basit ve eski versiyonlarını seven oyuncular için ideal bir tercihtir. Aynı şekilde, Minecraft 1.17.0.1 APK indir de popüler bir seçenektir. Bu sürüm, oyunun orta sürümlerine ait olup, yeni biyomlar ve yaratıklar ile oyuna daha fazla çeşitlilik katmaktadır. Eğer oyun sırasında daha eski mekaniklerden keyif alıyorsanız, bu sürümleri de tercih edebilirsiniz.
Minecraft indir APK seçeneği için güvenilir kaynakları tercih etmek son derece önemlidir. Güvenli olmayan kaynaklardan indirilen APK dosyaları, cihazınıza zarar verebilir veya kişisel bilgilerinizi tehlikeye atabilir. Bu yüzden, oyunu indirirken dikkatli olmanız ve güvendiğiniz sitelerden APK dosyasını indirmeniz önerilir. Minecraft son sürüm APK indir işlemi için oyun severlerin sıkça tercih ettiği sitelerden biri olan hilelipc.com adresi, bu konuda size güvenli ve hızlı bir alternatif sunmaktadır.
Minecraft’ın 1.18 sürümü, büyük bir güncelleme ile birlikte geldi. Minecraft 1.18 APK indir seçeneği ile bu yeniliklerden yararlanabilirsiniz. 1.18 sürümü, oyunun mağara ve dağ biyomları üzerine büyük yenilikler getiriyor. Artık daha derin mağaralara girebilir, yüksek dağların zirvesine çıkabilirsiniz. Ayrıca, yeni yaratıklar ve bitki örtüsü oyunun bu sürümünde yer alıyor. Bu sürümle birlikte, oyunun hem estetik hem de oynanış dinamikleri değişmiş durumda. Dağların ve mağaraların daha gerçekçi olması, oyunculara daha farklı stratejiler geliştirme imkanı tanıyor. Özellikle hayatta kalma modu oyuncuları için 1.18 sürümü, keşif yapmayı ve kaynak toplamayı daha zorlu hale getiriyor.
APK dosyası kullanarak Minecraft indirmenin pek çok avantajı vardır. Öncelikle, oyunu Google Play Store’dan indirip ücret ödemek istemeyen oyuncular için Minecraft APK indir son sürüm seçeneği cazip hale gelmektedir. Ayrıca, resmi mağazada yer almayan eski sürümleri de APK dosyaları sayesinde cihazınıza yükleyebilirsiniz. Bazı oyuncular, modlar ve özel ayarlamalar yapmak için APK dosyalarını tercih etmektedir. APK sürümleri, oyunun modifiye edilmiş versiyonlarını da indirebilmenize imkan tanır. Bu sayede, oyun deneyiminizi daha kişisel ve eğlenceli hale getirebilirsiniz.
Sonuç olarak, Minecraft Apk seçenekleriyle oyunu mobil cihazınıza indirip oynamak oldukça kolay ve eğlenceli bir yoldur. Minecraft APK son sürüm indir seçenekleriyle oyunun en güncel versiyonlarına sahip olabilir, eski sürümlerle nostalji yaşayabilir ya da yeni gelen güncellemelerle farklı dünyalar keşfedebilirsiniz. Güvenilir kaynaklardan APK dosyalarını indirmeniz gerektiğini unutmadan, hemen mobil cihazınızda Minecraft dünyasına adım atabilirsiniz. Eğer Minecraft APK ile ilgili daha fazla bilgi edinmek veya güvenilir bir kaynaktan indirme yapmak isterseniz, hilelipc.com gibi güvenilir siteleri ziyaret edebilirsiniz.
Bütün Minecraft Apk'lar için: https://www.hilelipc.com/tag/minecraft-apk-indir/
]]>Sağlık sorunları beklenmedik anlarda ortaya çıkabilir ve ilaç ihtiyaçları her zaman mesai saatlerine denk gelmez. Bu gibi durumlarda nöbetçi eczaneler, acil ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet verir. Bursa nöbetçi eczane sistemi, şehir genelinde belirli eczanelerin mesai saatleri dışında açık kalarak vatandaşlara 7/24 hizmet sunmasını sağlar. Bursa’da ikamet edenler ya da ziyarette bulunanlar, farklı bölgelerdeki nöbetçi eczaneleri kolayca bulabilirler. Özellikle internet üzerinden Bursa nöbetçi eczane bilgilerine erişmek, ihtiyacınız olan ilaçları zamanında almanızı sağlayacaktır.
Bursa’da nöbetçi eczaneler, her gün rotasyonla belirlenir ve bu eczaneler gece boyunca ve resmi tatillerde hizmet verir. Bursa’nın çeşitli ilçelerinde, nöbetçi eczaneler halkın ilaç ihtiyaçlarına hızlı bir şekilde cevap verir. Nöbetçi eczaneler, özellikle büyük ilçelerde yoğun olarak dağıtılmıştır. Bursa Yıldırım nöbetçi eczane, Bursa Osmangazi nöbetçi eczane, Bursa Nilüfer nöbetçi eczane gibi merkez ilçelerde ve Bursa Yenişehir nöbetçi eczane, Bursa Mustafakemalpaşa nöbetçi eczane gibi ilçelerde sürekli bir nöbetçi eczane bulunur.
Nöbetçi eczane Bursa genelinde, belirli merkezlerde ve semtlerde yer alır. Bu eczanelere ulaşmanın en kolay yolu, internet üzerinden sorgulama yapmaktır. Örneğin, Bursa Eczaneleri gibi web siteleri, bulunduğunuz bölgeye en yakın nöbetçi eczaneyi kolayca bulmanızı sağlar. Bu siteler, eczanenin adresini, telefon numarasını ve harita konumunu sunarak hızlı erişim sağlar. Ayrıca, nöbetçi eczane Bursa Osmangazi, nöbetçi eczane Bursa Yıldırım gibi ilçelerde nöbetçi eczaneleri bulmak oldukça kolaydır.
Bursa geniş bir şehir olduğu için, her ilçede nöbetçi eczane bulmak mümkündür. İşte Bursa’nın bazı önemli ilçelerinde hizmet veren nöbetçi eczaneler:
Yıldırım ilçesi, Bursa’nın en kalabalık ve yoğun bölgelerinden biridir. Nöbetçi eczane Bursa Yıldırım bölgesinde her gece bir eczane nöbet tutar ve ilaca ihtiyacı olan vatandaşlara hizmet verir.
Bursa’nın merkez ilçelerinden biri olan Osmangazi, nöbetçi eczanelerin yoğun olarak bulunduğu bir bölgedir. Bursa Osmangazi nöbetçi eczane arayanlar, internet üzerinden kolayca bu bölgedeki eczanelere ulaşabilir.
Nilüfer ilçesi, Bursa’nın hızla gelişen bölgelerinden biridir. Bursa Nilüfer nöbetçi eczane listesine Bursa Eczaneleri sitesi üzerinden erişebilir, ilaca ulaşım sağlayabilirsiniz.
Gürsu bölgesinde de nöbetçi eczane hizmeti kesintisiz devam eder. Bursa Gürsu nöbetçi eczane ihtiyaçları için gece boyu açık olan eczanelerden destek alabilirsiniz.
Kestel, Bursa’nın önemli ilçelerinden biridir. Bursa Kestel nöbetçi eczane arayanlar, eczanelerin güncel listelerine internet üzerinden ulaşabilirler.
Demirtaş bölgesinde de nöbetçi eczane hizmeti mevcuttur. Bursa Demirtaş nöbetçi eczane seçenekleri için online platformlardan yardım alabilirsiniz.
Yenişehir, Bursa’nın daha dış bölgelerinde yer almasına rağmen, burada da nöbetçi eczaneler gece boyu hizmet vermeye devam eder. Bursa Yenişehir nöbetçi eczane listesine hızlıca ulaşabilirsiniz.
Mustafakemalpaşa, Bursa’nın büyük ilçelerinden biridir ve burada da düzenli olarak nöbetçi eczaneler bulunur. Bursa Mustafakemalpaşa nöbetçi eczane listesi düzenli olarak güncellenir.
Bursa’da yaşayanlar ve şehri ziyaret edenler için Bursa’da nöbetçi eczane bulmak oldukça kolaydır. Bu sistem sayesinde:
Bursa’da nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşmak için birkaç platformdan yararlanabilirsiniz. Özellikle Bursa Eczaneleri, bölge bazlı nöbetçi eczanelerin listesine erişmenizi sağlar. Harita üzerinden kolayca yön tarifi alabilir, eczanenin telefon numarasıyla iletişime geçebilirsiniz. Bursa’da nöbetçi eczaneler, gece saatlerinde ya da tatil günlerinde acil ilaç ihtiyaçlarınızı karşılamak için her zaman hizmetinizdedir. Bursa Yıldırım nöbetçi eczane, Bursa Osmangazi nöbetçi eczane gibi bölgelerde hizmet veren eczanelere internet üzerinden hızlıca ulaşabilirsiniz. İhtiyacınız olan tüm bilgilere Bursa Eczaneleri gibi sitelerden erişebilir, kesintisiz sağlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
]]>DİA ERP: Türkiye'nin en gelişmiş bulut tabanlı ERP çözümlerinden biri olan DİA, tamamen çevrimiçi olarak çalışır ve kullanıcılarına uçtan uca çözümler sunar. Bayi ve iş ortakları aracılığıyla sunulan bu yazılım, özellikle esnek ve kullanıcı dostu yapısıyla dikkat çekmektedir.
Logo ERP: Türkiye'nin önde gelen yazılım firmalarından biri olan Logo tarafından geliştirilen bu ERP sistemi, finans, satış, satın alma ve stok yönetimi gibi modüllerle geniş bir kullanım yelpazesi sunar. Birçok sektörde aktif olarak kullanılan bu yazılım, işletmelere operasyonel süreçlerinde bütünleşik bir yapı sağlar.
Nebim Winner ERP: Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için ideal bir çözüm olan Nebim Winner, muhasebe, satış, stok yönetimi ve üretim gibi alanlarda kapsamlı çözümler sunar. Kolay kullanımı ve esneklik sağlayan yapısıyla, işletmelerin tercihi olmuştur.
SAP Business One: Küresel bir marka olan SAP’nin bu ürünü, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik geliştirilmiş bir ERP sistemidir. Muhasebe, finans, satış ve envanter yönetimi gibi modüllerle donatılmış olan bu çözüm, uluslararası standartlara uygun yapısıyla dikkat çekmektedir.
Microsoft Dynamics 365: Microsoft tarafından sunulan bu ERP çözümü, bulut tabanlı yapısı ve geniş işlev yelpazesiyle öne çıkar. Finansal yönetim, satış ve müşteri ilişkileri yönetimi gibi modülleriyle işletmelere kapsamlı çözümler sunar.
Logo Tiger Plus: Logo’nun üretim sektörüne özel olarak geliştirdiği Tiger Plus, üretim planlama, maliyet hesaplama ve stok yönetimi gibi modülleriyle üretim süreçlerinde verimliliği artıran bir çözümdür.
Bu programlar, Türkiye'deki işletmelerin gereksinimlerine göre farklı çözümler sunarak, iş süreçlerini daha etkin bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmaktadır. İşletmeler, büyüklükleri ve sektörlerine göre bu yazılımlar arasından kendilerine en uygun olanını seçerek operasyonlarını dijital dünyaya entegre edebilirler.
Türkiye’nin Sorunu Ekonomi Değil, Ahlak
Nasuh Istanbuli, Türkiye’de ekonomik sorunlardan ziyade ahlak eksikliğinin toplumun en büyük sorunu olduğunu vurguladı. “Eğer herkes üzerine düşeni yaparsa, insanlık bizi örnek alacaktır,” diyerek, toplumsal dayanışmanın ve ahlaki değerlerin önemine dikkat çekti. Istanbuli, iş dünyasında ve sosyal hayatta ahlaki sorumluluk bilinciyle hareket etmenin, toplumun genel refahını ve huzurunu artıracağını ifade etti.
“Herkese Yetecek Kadar Sevgimiz Var”
Nasuh Istanbuli, sıklıkla tekrarladığı meşhur sözünü yineleyerek, “Herkese yetecek kadar sevgimiz var,” dedi. Toplumun sevgi ve saygı çerçevesinde bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Istanbuli, kötülüklerin bu şekilde önlenebileceğini ve insanların insanca yaşayabileceğini söyledi. Sevgi ve saygının, her türlü kötülüğün ve anlaşmazlığın üstesinden gelmenin en önemli yolu olduğunu belirtti.
Kuzey Rüzgarına Tükürmek
Istanbuli, iş dünyasında kolay yoldan kazanmayı bekleyenlere de önemli bir mesaj verdi: “Yorulmadan, çapalamadan kazanmayı beklemek kuzey rüzgarına tükürmek demektir.” Bu güçlü metaforuyla Istanbuli, çalışmadan, emek vermeden başarı elde etmenin imkansız olduğunu ifade etti. Gerçek başarı ve kazanımların sabır, azim ve sıkı çalışma ile geleceğini hatırlatarak, genç girişimcilere ve iş insanlarına yol gösterdi.
Nasuh Istanbuli, öncülüğünde yürütülen projeler ve iş dünyasına kattığı yenilikçi yaklaşımlarla, hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada insanlara ilham vermeye ve geleceğin inşasına katkıda bulunmaya devam ediyor.
Nasuh İstanbuli Resmi Instagram Hesabı: https://www.instagram.com/nasuhistanbuli
]]>
Olimpiyatların en dikkat çeken karşılaşmalarından biri de dünyanın 1 numaralı satranç oyuncusu Norveçli Magnus Carlsen ile milli takım oyuncumuz Mustafa Yılmaz’ın oyunu oldu.

Berabere kaldığı rakibinden puan alan Mustafa Yılmaz, Budapeşte’de Habertürk’ün sorularını yanıtladı. Yılmaz, “Kimsenin kimseden korkusu olmasın” diyerek şunları söyledi:
“BENİM İÇİN UNUTULMAYACAK BİR ANDI”
“Benim için herhalde oynayabileceğim en önemli müsabakalardan bir tanesiydi Magnus Carlsen ile oynamak. Hayalini kurduğum bir şeydi. Ama oyunda sakin kalmaya çalıştım karşımdaki starı düşünmeden. Elimden gelen en iyi mücadeleyi vermeye çalıştım. Çok da iyi oynadığımı düşünüyorum. Oyunu da kazanmak üzereydim. Ama beraberlikle yetinmek zorunda kaldım. Benim için çok güzel bir deneyim oldu. Takım aslında yine de kaybetti. Takıma çok büyük bir katkı sunmuş olmadım ama bireysel açıdan benim için unutulmayacak bir andı. Türk satrancı için de böylesi bir sporcudan puan alan ilk sporcu olmuş oldum. Oyunda belli başlı pozisyonlarda biraz daha cesur kararlar aldım.”
REKLAM“O DA BİRKAÇ TANE HATA YAPTI”
“Yani karşımdakini umursamadan pozisyonun hakkını vermeye çalıştım. Eğer ona çok fazla saygı duysaydım kendi oyunumu oynayamazdım. Belki pasif bir oyun sergileyebilirdim ama öyle olmadı. Hücumlar yaptım fena da hesap yapmadım. O da birkaç tane hata yaptı. Bu sebepten kazançlı konuma geçtim. Her zaman satrançtaki misyonlarımdan bir tanesi, gençlere biz de başarabiliriz, Türkler de iyi oynayabilir, biz de kendimize güvenelim gibi örnek olmaya çalıştım gençlere. Bu oyunumla da umarım bizi örnek alıp neler başarabileceğimizi görmüşlerdir. Kimsenin kimseden korkusu olmasın.”
MİLLİ TAKIMDA KİMLER ÜLKEMİZİ TEMSİL EDİYOR?
Milli takımda Oğulcan Kanmazalp kaptanlığında, Ediz Gürel, Yağız Kaan Erdoğmuş, Mustafa Yılmaz, Vahap Şanal, Emre Can ve Nijat Mammadov kaptanlığında Ekaterina Atalık, Betül Cemre Yıldız Kadıoğlu, Kübra Öztürk Örenli, Gülenay Aydın ve Hayale İsgenderova ülkemizi temsil ediyor.
“FUTBOL KULÜPLERİ DE DESTEK OLMALI”
Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay da, Budapeşte’de gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Satranç kültürünün popülaritesinin yükselmesi lazım. Futbol kulüplerinin içeri çekilmesi lazım. Satrançla ilgili maddi kaygıların olmaması lazım” diyen Tulay, şu ifadelere yer verdi: “Paris de olimpiyat, burası da olimpiyat. Ama olimpik branş temsilcilerinin işi daha kolay gibi düşünüyorum. Biz şanslıyız, İş Bankası uzun yıllardır sponsorumuz. Yeni yeni başka markalar geliyor. Satranç başarılarla gündeme geldi, o zaman bugün bu noktalara gelindi. Son 2 yıldır, satrançtaki başarılar herkesin dikkatini çekmeye başladı. Önümüzdeki yıllarda popülaritenin artarak devam edeceğini düşünüyorum. “
“40 BİN SATRANÇ SINIFIMIZ VAR”
Tulay ayrıca, “4+4’e geçince ilk 4’te seçmeliler kaldırılınca satranç da kaldırıldı. Maarif modelinin ilk temeli orada atıldı. Sadece satranç değil, drama tiyatro vs. hiçbir şey yok. Sahada çok güçlü olduğumuz için 40 bin satranç sınıfımız olduğu için, en azından orta öğretime eklettik. Ama iki sene sonra o da kaldırıldı. Sahada okullarda yaygınız, her okulda satranç sınıfları var. Altyapıda temelleri çok iyi atıldığı için bu kadar sağlam.” şeklinde konuştu.
SESSİZ ŞEHİRDE KIRAN KIRANA MÜCADELE
Öte yandan karşılaşmalar sırasında sessizliğin sağlandığı satranç olimpiyatlarında, Macaristan’daki uyum da dikkat çekti. Trafikte gereksiz yere korna çalınmaması gibi kurallardan ve şehrin sakinliğinden dolayı Budapeşte, bu özelliği ile birçok satranç oyuncusu için göz doldurdu.


Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapılan araştırmalarda hükümlünün yakalanmasına yardımcı olacak bir fotoğrafının bulunmadığı, sosyal medya kullanmadığı, 10 yılı aşkın süredir sabit bir adreste uzun süre kalmayıp, başka ilçelerde kırsal mahallelerde, çiftliklerde çobanlık ve mevsimlik işçi olarak çalıştığı belirlendi.
Soruşturmayı derinleştiren polis, Doğan’ın kolluk güçlerinden kaçmak için kardeşinin kimliğini kullandığını, çalıştığı yerlerde bu isimle tanındığını, son olarak Karacabey ilçesi kırsal Topçuhisar Mahallesi’nden ayrıldığını ve merkez Yıldırım ilçesi Esenevler Mahallesi’nde arkadaşlarıyla buluşacağını tespit etti.
Esenevler’de tedbir alan ekipler, Davut Doğan’ı kahvehanede arkadaşlarıyla okey oynarken yakaladı.
Asayiş Şube Müdürlüğünde ve adliyede işlemleri tamamlanan Doğan, cezaevine teslim edildi.
Kahvehanenin güvenlik kamerası kayıtlarında, hükümlünün okey oynadığı sırada polis ekiplerinin kahveye girdiği ve onu masadan kaldırdığı görülüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞ YERİNE GİDİP KURŞUN YAĞDIRDI
DHA’da yer alan habere göre teklifinin reddedilmesi üzerine, kadının iş yerine giden M.M.Ö. iş yerinden çıkan N.A.’ya kurşun yağdırdı.
VATANDAŞ LİNÇ ETMEYE KALKTI
Saldırgan aynı silahla intihar girişiminde bulundu. N.A. yaralanırken, çevrede bulunan vatandaşlar, kaçmaya çalışan M.M.Ö.’yü linç etmek istedi.
GENÇ KADIN HASTANEYE KALDIRILDI
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan N.A. sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
REKLAMZORBA CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan M.M.Ö. emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
OLAY ANI KAMERAYA YANSIDI
Saldırı anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, sokağın köşesinde bekleyen M.M.Ö., kadının yürüdüğü sırada üzerinde bulunan silahla ateş etmeye başlıyor.

N.A. yere yığılırken, M.M.Ö. aynı silahla intihar girişiminde bulundu. Silahın tutukluk yapması üzerine olay yerinden kaçmaya çalışan M.M.Ö. çevrede bulunan vatandaşlar tarafından kovalanıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ
DHA’da yer alan habere göre ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri otomobil sürücüsü Nur’un olay yerinde hayatını kaybettiği belirledi.
KAMYON SÜRÜCÜSÜ GÖZALTINA ALINDI
Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından kazada hayatını kaybeden Mine Nur, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, kamyon sürücüsü Halil Örtülü gözaltına alındı.
30 YIL SONRA ÜNİVERSİTEYİ BİTİRDİ
İHA’da yer alan habere göre öte yandan Mine Nur’un 30 yıl önce üniversite sınavına giremeden evlendiği ve daha sonra 2 çocuğunun dünyaya geldiği, çocuklarının büyüme yıllarında farklı işlerde çalışan Nur’un, hayalini kurduğu üniversiteye gitmek için sınava girerek Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Bölümünü kazandığı öğrenildi.
HAYALİNİN ÖNÜNDE CAN VERDİ
Mine Nur’un geçen yıl bölüm birincisi olarak mezun olduğu üniversite önünde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Farklı mutfaklardan lezzetleri deneyerek romantik bir akşam yemeği organize edebilirsiniz. Kadıköy'ün sokak pazarları ve çarşıları, renkli ve canlı bir atmosfer sunar. Birlikte alışveriş yapabilir, el yapımı ürünleri keşfedebilirsiniz. Bowling, bilardo veya mini golf gibi eğlenceli aktivitelerle bir araya gelerek hem eğlenip hem de birbirinizi daha yakından tanıyabilirsiniz. Kadıköy'ün sunduğu bu çeşitli olanaklar, aşkı bulma sürecini keyifli ve unutulmaz kılabilir. İlçenin enerjisi ve romantik atmosferi, sizin ve sevdiklerinizin ilişkisine özel anılar eklemek için mükemmel bir zemin sunmaktadır. Escort Bayan Sitelerini Kullanmak: Kadıköy'de aşkı bulma konusunda modern bir yaklaşım, çeşitli arkadaşlık sitelerini kullanmaktır. Bu platformlar, Kadıköy'de yaşayan ve benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışmanızı sağlar. Profil oluşturarak ve ilgi çekici kişilerle iletişime geçerek potansiyel bir partnerle tanışabilirsiniz. Bu siteler, yoğun yaşam temposu içinde aşkı bulmak isteyenlere pratik bir çözüm sunar. Etkinliklere Katılmak:Kadıköy, farklı ilgi alanlarına hitap eden birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Sanat sergileri, konserler, spor etkinlikleri ve diğer sosyal aktivitelerle dolu bu etkinliklere katılarak hem keyifli vakit geçirebilir hem de benzer ilgi alanlarına sahip potansiyel partnerlerle tanışabilirsiniz. Ortak hobiler ve etkinliklere olan ilgi, ilişkinizi güçlendirecek önemli bir bağ kurmanıza yardımcı olabilir. Arkadaşlarınızdan ve Aile Üyelerinizden Yardım İstemek Yakın çevrenizde bulunan arkadaşlarınız ve aile üyeleriniz, sizi iyi tanıyan kişilerdir.
Onlara aşk arayışınızı açmak ve sizin için uygun olabilecek kişiler konusunda tavsiye istemek, potansiyel bir ilişki için kapıları aralayabilir. Onların gözünden, sizinle uyumlu birini tanımanız daha olasıdır ve bu da ilişkinizin sağlam temeller üzerine oturmasına yardımcı olabilir. Bostancı escort siteleri ile aşkı bulma sürecinde, çeşitli yöntemleri denemek ve farklı ortamlarda aktif olmak, şansınızı artırabilir. Modern teknolojinin sunduğu imkanları kullanmak, sosyal etkinliklere katılmak ve çevrenizden yardım almak, ilişki arayışınızı destekleyen stratejiler olabilir. Kadıköy'de aşkı bulmanın harika bir yolu, Kadıköy arkadaşlık sitelerini kullanmaktır. Bu siteler, bireylerin ilgi alanları ve değerleri doğrultusunda uyumlu kişilerle tanışmasına olanak tanır. Ancak, doğru siteyi seçerken dikkate almanız gereken bazı önemli faktörler bulunmaktadır. Birincisi, siteye üye olan kişilerin sayısıdır. Geniş bir üye kitlesi, size daha fazla seçenek sunabilir ve potansiyel partnerlerle tanışma olasılığınızı artırabilir. Bu nedenle, Kadıköy arkadaşlık siteleri arasında popüler ve aktif bir üye tabanına sahip olanları tercih etmek önemlidir. kartal escort kızları ile de kadıköy barlar sokağında keyifli vakitler geçirdikten sonra, evi olan kartal escort bayanlar ile kendi ev konforunuzu yaşayacağınız yerlerde seks ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.İkinci olarak, sitenin özelliklerine dikkat etmek gereklidir. Bir arkadaşlık sitesi, kullanıcıların iletişim kurmasını sağlayan etkili özelliklere sahip olmalıdır.
Profil oluşturma, resim paylaşma, mesajlaşma ve hatta video sohbet gibi özellikler, kişiler arası etkileşimi artırabilir. Bu özellikler, tanıştığınız kişilerle daha derin ve anlamlı bağlantılar kurmanıza yardımcı olabilir. Sitenin güvenliği büyük bir öneme sahiptir. Kişisel bilgilerinizin korunması, çevrimiçi platformlarda kullanıcı güvenliğinin temel bir unsuru olmalıdır. Güvenilir ve güvenli bir arkadaşlık sitesi, kullanıcı bilgilerini gizli tutmak ve kötü niyetli kullanımı engellemek için gerekli önlemleri almalıdır. Kadıköy arkadaşlık sitelerini seçerken, bu faktörleri göz önünde bulundurmak, aşk arayışınızı daha etkili ve güvenli hale getirebilir. Doğru siteyi seçmek, uyumlu bir partnerle tanışma ve ilişkinizi geliştirme konusunda önemli bir adım olabilir. Pendik escort sitesi kullanarak aşkı bulmak için yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır: Profil oluştururken net ve açık olun. İlgi alanlarınızı, değerlerinizi ve aradığınız ilişkiyi anlatan bir profil oluşturarak kendinizi tanıtın. Aktif bir üye olun. Arkadaşlık sitesini düzenli olarak ziyaret edin, diğer üyelerle iletişim kurun ve yeni kişilerle tanışmak için çeşitli fırsatları değerlendirin. Aşk arayışında sabırlı olun. Her ilişki zaman alabilir, bu nedenle doğru kişiyi bulana kadar sabırlı olun ve önemli olanı kaçırmamak için dikkatli bir tutum sergileyin. pendik escort, aşkı bulmak için mükemmel bir ortam sunan bir yerdir. İlgi alanlarınıza ve değerlerinize uygun kişilerle tanışma şansınız, ilçenin çeşitli atmosferleri, kafeleri, sanat galerileri ve etkinlikleri sayesinde oldukça yüksektir. Kadıköy'ün dinamik ve kozmopolit yapısı, romantik bir ilişki için uygun bir zemin oluşturur. Bu güzel ilçede, özel birini bulma yolculuğunuz, sadece çevreyi keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışarak da zenginleşir.
Kurtköy 'de aşkı bulmanıza yardımcı olabilecek bazı ipuçları:
Kurtköy, sunduğu farklı ilgi alanlarına hitap eden birçok mekan ve aktivite ile aşkı bulmak için ideal bir ortam sunmaktadır. İlçenin çeşitli yerlerini keşfetmek, sadece yeni yerler keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda farklı insanlarla tanışma fırsatı da yaratır. Kurtköy'ün sokaklarındaki kafeler, sanat galerileri, tarihi mekanlar ve sahil bölgeleri, romantik buluşmalar için uygun atmosferler sunar. Açık olmak, yeni insanlarla tanışma sürecinde önemli bir faktördür. Kendinizi çevrenize açmak ve karşınızdaki kişilere samimi bir şekilde yaklaşmak, iletişimi güçlendirir ve potansiyel bir ilişkinin temellerini sağlamlaştırabilir. Kurtköy'ün dinamik atmosferinde, insanlar genellikle samimi ve sıcakkanlıdır, bu nedenle açık iletişim kurmak ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayabilir. İlgi alanlarınıza uygun etkinliklere katılmak da aşkı bulma konusunda etkili bir yöntemdir. kurtköy escort, sanat etkinlikleri, konserler, spor aktiviteleri ve diğer pek çok sosyal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu etkinliklere katılarak, ortak ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışabilir ve ortak paydada buluşma şansını artırabilirsiniz. Aşk arayışında sabırlı ve cesur olmak da önemlidir. Her buluşma veya tanışma fırsatı, potansiyel bir ilişkinin başlangıcı olabilir. Kadıköy'ün enerjisiyle, açık zihinli ve cesur bir tutumla doğru kişiyi bulma olasılığını artırabilir ve bu özel anı kaçırmamak için gereken adımları atabilirsiniz.
]]>Özellikle Anadolu Yakası’nda flört edecek birini arayanlar filtre bölümüne bu konumu yazarak, buradaki kullanıcılarla görüşme sağlayabilir. Bu sitelere üye olurken yasal bilgi verme zorunluluğu yoktur. Bundan dolayı ziyaretçiler, diledikleri ilişki türünü rahatlıkla dile getirebilir, kendilerini ifade edebilir ve çeşitli adaylarla görüşme sağlayabilirler. bayan escort kızlar için geçen uzun zaman ve buna rağmen aranılan kişinin bir türlü bulunamaması gibi sorunları herkes yaşar. Ancak escort bayan sitesi sayesinde üyeliğin ilk anından itibaren sizinle görüşme ve buluşma sağlayabilecek kişilerle karşılaşabilirsiniz. Geleneksel flört yöntemlerini geride bırakan ve insanların birbirleriyle olan ilişkisine sınır koymayan çeşitli flört siteleri bulunur. Bu siteler aracılığı ile hayal ettiğiniz kişiyle tanışmanız an meselesidir. Üyelik aşamasında aradığınız partnerde olmasını istediğiniz özellikleri, kriterlerinizi ve aradığınız ilişki türünü belirtebilirsiniz.
Böylelikle karşınıza sadece istediğiniz türden insanlar çıkacaktır. Anadolu Yakası Escort sitesi kullanıcısı olan ve sizin arzularınıza cevap verebilecek, sizinle aynı istekleri olan potansiyel partnerler, kendilerini oldukça şanslı sayabilirler. Nitekim günümüzde insanların asıl duygularını izah etmesi oldukça zordur. Toplumsal dışlanma veya tepki alma korkusu ile zevklerini dile getiremeyenlerin tercihi kurtköy escort siteleridir. Bu sitelerden ataşehir escort bayan edinmek oldukça kolaydır ve zamanınızı boşuna harcamazsınız. Bu platformlar içerisinde bulunan üyeler ne istediğini bilen ve bunu dile getiren kişilerdir. Bundan dolayı karşılıklı olarak beklenilen ilişki de açıkça ortaya konulmuş olur. Böylelikle ilişki sırasında sorun yaşanmaz. Anadolu Yakası partner arayanlar, tek bir bölgede değil, Türkiye’nin her yerinden flört bulabilirler. İnternet bağlantısı olan bölgelerden erişim sağlanabilen siteler olduklarından dolayı, bilmediğiniz ve size uzak gelen bölgedeki insanlarla arkadaşlık kurma ihtimaliniz de bulunur. Bu durum aslında avantajlıdır. Çünkü belki de aradığınız partner sizden uzakta bir yerlerde sizinle aynı şekilde arayış içinde olup, bu platformlar üzerinden tanışma imkanınız bulunur. ümraniye escort siteleri, kitlesi her geçen gün artan bir popülerliğe sahiptir.
Modern dünyanın değişen ilişki anlayışı sayesinde bu tür sitelerden flört edinmek artık yadırganmamaktadır. Eskiye nazaran daha çok kullanıcısı bulunduğundan dolayı, flört havuzu da bir hayli genişlemektedir. pendik escort sitesi olarak yapılan aramalarda çıkan siteler, sizin aşka olan yolculuğunuza ilk adımı atmanızı sağlamakta. İş ve yaşam arasındaki döngüde gidip gelen ve tarzına, isteklerine uygun partner bulamayanlar yorulmadan, zaman kaybetmeden aradıkları birlikteliği yaşayabilmekte. Partner bulmanın zorluklarının hiçbiri bu sitelerde yaşanmadığı için açık bir ifade ile kendinizi anlatabilir, isteklerinizi belirtebilir ve mutlu bir başlangıç yapabilirsiniz. Partner sitesi kullanıcıları ile iletişim sağlayarak, hayalini kurduğunuz anları yaşamak için bir engeliniz bulunmamakta. İster sohbet etmek ister uzun bir ilişki isterseniz anı yaşayabileceğiniz flört adayları bulabilirsiniz. Ümraniye bayan eskortlarından sıkılmış ve anadolu yakasının cazibeli, şehvetli, kültürlü partnerleri ile buluşmaya odaklandıysanız maltepeo.com sitesi tamda size göre! Birbirinden güzel ve özel eskort kızlara ev sahipliği yapmaktadır.
]]>Ataşehir partner sitelerinde kullanıcılar, genellikle belirli kriterlere göre filtreleme yapabilirler. Yaş, coğrafi konum, ilgi alanları gibi faktörlere dayalı filtreleme seçenekleri, kullanıcılara daha özgün ve uygun eşleştirmeler bulmalarında yardımcı olabilir. Bayan escort siteleri, kullanıcıların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlamak için çeşitli özellikler barındırır. Mesajlaşma, ifadeler, beğeniler gibi seçeneklerle iletişim kurma imkanı tanıyan özellikler bulunur. Bu sayede ziyaretçiler, insanlarla daha kolay iletişim sağlamaktadır. maltepe escort siteleri, kullanıcıların güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için çeşitli önlemler alır. Profil doğrulama, kimlik koruma, kötüye kullanımı önleme politikaları gibi güvenlik önlemleri önemlidir. Ayrıca kişilerin kendi önlemlerini de almaları gerekir. Bu da ancak kullanıcıların kendi kimliklerini, hemen açıklamamaları, karşı tarafın niyetinin iyi anlaşılmasını gerektirir. Ataşehir konumunda bulunan kişiler, çeşitli nedenlerle online platformlar üzerinden flört edinmek isteyebilir.
Genellikle insanların baskısından çekinen ve ifade özgürlüğünü kullanamayan kişiler, bu siteler sayesinde aşkı bulabilir. Farklı ilişki türleri için de sıklıkla tercih edilen partner bulma sitelerinin her geçen gün popülerliğinin artmasının en önemli nedeni de ilişkinin amacının başından belli olması, kolay iletişim, zamandan tasarruf ve ifade özgürlüğüdür. Ayrıca internet üzerinden erişilebilen maltepe eskort siteleri, kullanıcıların herhangi bir yerden ve herhangi bir zamanda potansiyel partnerlerle iletişim kurmalarını kolaylaştırır. kartal escort sitelerinden arkadaş edinmek, sosyal bağlar kurmak ve zamanınızı heyecanlı bir aktivite ile geçirmek istiyorsanız sadece üyelik oluşturmak yeterlidir. Ayrıca pek çok kartal escort arıyorum konulu siteler, ücretsiz üyelik gerçekleştirmekte ve herhangi bir şekilde ödeme almamakta. Bundan dolayı çok fazla düşünmeden ve çekinmeden kullanıcı olunabilir. Dünyanın hemen her yerinden ve en yakınınızdan flört edinmek günümüzde oldukça kolay hale gelmiştir. Eskiden partner sitelerine olan bakış açısı ile günümüzdeki bakış açısı arasında çok fark bulunur. Sosyal medyanın, yaşamın can damarı haline gelmesi ve insanlarla tanışmayı kolaylaştırıyor olması alışıldık bir durum haline geldi. Bundan dolayı arkadaşlık ya da flört sitelerinden kendinize uygun kişiyi bulmanız hiçbir şekilde sorun olmayacaktır.
Günü birlik eğlence ve ilişkiler için kullanılan bu sitelerden uzun soluklu ilişkiler yaşayanlar da mevcuttur. kartal eskort siteleri denilince akıllara olumsuz pek çok konu gelmekte. Ancak pek çok insan inanılmaz hayal gücü ev fantezi anlayışına sahiptir. Ayrıca cinsel yönelimlerinden dolayı baskı altında kalmaktan veya dışlanmaktan çekinen insanlar da mevcuttur. Ancak flört sitelerinde bu gibi yönelimler ve fantezilerden dolayı herhangi bir dışlanma söz konusu değildir. Nitekim burada yer alan üyelerin farklı amaçları vardır ve bu durum en baştan bilinir. Hem hayalini kurduğunuz keyifli dakikaları geçirmek hem de uzun dönem arkadaşlık amacınızı gerçekleştirmek için kartal flört sitelerinden faydalanabilirsiniz. İkamet ettiğiniz çevrede zahmete girmeden flört adayını bulabilir ve çeşitli temaslar kurabilirsiniz. istanbul escort bayan ve istanbul 'da hizmet veren eskort kızlar için escortredzonem.com sitemizi ziyaret etmeyi, takip etmeyi unutmayınız.
]]>Projenin Güncel Durumu :
Hacim ve Listeleme: BCCOIN, günlük yaklaşık 20 milyon dolarlık işlem hacmiyle 25 resmi borsada listeleniyor.
Token Yakma: Proje, toplam arzın neredeyse %80'ini yakarak kripto dünyasında nadir bir adım attı ve kalan token'ların büyük çoğunluğu bir yıl boyunca kilitli kaldı. Bu strateji, token'ın değerini artırma potansiyeline sahip. Yeni Anlaşmalar ve Söylentiler: Mastercard iş birlikleri ve büyük borsalarda listelenme söylentileri devam ediyor.
Kullanım Avantajları :
BlackCardCoin, 7/24 kesintisiz kullanım, özel ayrıcalıklar ve satın alımlarda %10 geri ödeme gibi avantajlar sunuyor.
Fiyat Hedefleri: Uzmanlar, iyi bir boğa koşusu sırasında BCCOIN'in önce 30$, sonra 50$ ve hatta 100$ seviyelerine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu potansiyelin projenin sağlam ilerlemesinden kaynaklandığı belirtiliyor.
Piyasa ve Binance ile İlişkiler :
Binance ve Vadeli İşlemler: Binance son zamanlarda vadeli işlemlerde ve kaldıraçlı işlemlerde yeni listelemeler yapmaya çalışıyor. Bu bağlamda, BCCOIN'in bu borsanın vadeli işlemler bölümünde de listelenmesi şaşırtıcı olmayabilir. Binance üzerindeki aktivite BCCOIN için yeni bir dönemin habercisi de olabilir.
Sonuç :
BlackCardCoin, stratejik token yakma, büyük borsalarda listelenme potansiyeli ve kullanıcılarına sağladığı avantajlarla gelecekte değerini artırabilecek bir proje olarak görülüyor. Piyasa dinamikleri, projenin ilerlemesi ve kripto ekosisteminin genel durumu, BCCOIN fiyatını ve yatırımcı ilgisini belirleyecek ana faktörler arasında yer alıyor.
]]>
Paylaştığı yazılı açıklamada Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 81 ilde oluşturulan İl Su Kurullarının ilk toplantılarının yapıldığını duyurdu.
Ayrıca Bakan Yumaklı, yazılı açıklamasında su yönetimi ve altyapı sorunlarına dair de açıklamalarda bulunarak, çözüme yönelik değerlendirmelere yer verdi.
ULUSAL SU KURULLARININ AMACINA YÖNELİK AÇIKLAMA
Bakan Yumaklı, su yönetiminde koordinasyonun sağlanması, bütüncül yaklaşımın garanti altına alınması ve ülkenin su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile merkezde, havzada ve yerelde ‘Su Kurulları’ teşkil edildiğini anımsatarak, Ulusal Su Kurullarına ilişkin açıklamada bulundu.
Su yönetiminde en üst karar mekanizması olan Ulusal Su Kurulunun su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler geliştirmek ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine yönelik politikalar belirlemek üzere hayata geçirildiğine dikkati çekti.

“POLİTİKALAR VE STRATEJİLER OLUŞTURULACAK”
Açıklamalarının devamında Bakan Yumaklı, şöyle dedi:
Ulusal Su Kurulu ile su arzına ilişkin kısa ve uzun vadeli plan, politika ve stratejiler oluşturulacak. Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine ilişkin politikalar belirlenecek.
Havza ölçekli yönetim planlarının uygulanması ile su yatırımlarında kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına yönelik kararlar alınacak.
Su tahsisinde arz ve talep dengesi ile sektörel su tahsisleri konuları da değerlendirilecek.
Kurul aynı zamanda ulusal su planı, havza ölçekli yönetim planları, su verimliliği planları ile içme ve kullanma suyu güvenliği planlarını onaylamak gibi yetkilere sahip olacak.
“İL SU KURULLARI ÖNEMLİ BİR MEKANİZMADIR”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İl Su Kurullarının oluşturulmasına dikkat çekerek, şu sözleri sarf etti:
İl Su Kurulları, su yönetiminde kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve entegre su yönetimi ilkelerinin hayata geçirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, farklı sektörlerin ve kurumların bir araya gelerek ortak kararlar almasını ve uygulamalarını gerektirir.
Bu bağlamda İl Su Kurulları, su yönetiminde sadece teknik bir yapı değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği sağlayan önemli bir mekanizmadır.
HANGİ TEMSİLCİLERDEN OLUŞUYOR
Kurulun temsilcilerine ilişkin açıklamada bulunan Bakan Yumaklı, İl Su Kurullarının il valisinin başkanlığında, büyükşehirlerde büyükşehir belediye başkanı ve su ve kanalizasyon idaresi genel müdürü, büyükşehir olmayan illerde il belediye başkanları ve il özel idaresi genel sekreterleri, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğünün bulunduğu illerde Devlet Su İşleri Bölge Müdürü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Kalkınma Ajansı ve İller Bankası Anonim Şirketinin ildeki en üst düzey temsilcilerinin yanı sıra Tarım ve Orman İl Müdürü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü, İl Kültür ve Turizm Müdürü, İl Sağlık Müdürü, İl Afet ve Acil Durum Müdürü ile kurul başkanı tarafından belirlenen organize sanayi bölgeleri, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, sulama birlikleri ve sulama kooperatiflerinin birer temsilcisinden oluştuğunu belirtti.

YILDA 1 KEZ TOPLANMAK ZORUNDA
“İl Su Kurullarımız, havza ölçekli yönetim, içme ve kullanma suyu havzası koruma, su verimliliği, içme ve kullanma suyu güvenliği planları için gerekli katkıları sağlayacak.” değerlendirmesinde bulunan Bakan Yumaklı, İl Su Kurullarının vali başkanlığında yılda en az bir kez toplanma zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekti.
“TOPLANTIDA ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI”
Bakan Yumaklı, geniş bir katılımla hayata geçirilen İl Su Kurullarının ilk toplantılarını gerçekleştirdiğini duyurarak, şu ifadelerde bulundu:
Bugüne kadar 81 ilde düzenlenen İl Su Kurulu toplantılarına ilgili kurum/kuruluşlar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarından toplam bin 737 kişinin iştirak etmiş olması, su ile ilgili son dönemde kamu kurumları ve diğer paydaşlar nezdinde Su Verimliliği Seferberliği ile başlatılan duyarlılığının arttığının önemli bir işaretidir.
Bu bağlamda Su Kurulu toplantılarında Bakanlığımızı temsilen Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüzün üst düzey yöneticileri ve teknik personelinin de hazır bulunması, bu oluşumlara verdiğimiz önemin en büyük göstergesidir.
Her ildeki valilerimizin su ile ilgili konulara ciddiyet, hassasiyet ve çözüm odaklı yaklaşımları sayesinde toplantılarda önemli kararlar alınmış ve bunların hayata geçirilmesi için önemli adımlar atılmıştır.
TOPLANTIDA NELER KONUŞULDU
İl Su Kurulu toplantılarında şehirlerin su yönetimi ile taşkın ve kuraklık başta olmak üzere tüm sorunlarının ele alındığının altını çizen Bakan Yumaklı, şu açıklamalara yer verdi:
İlk toplantılarda illerimizin su yönetimi ve altyapı sorunlarına dair kapsamlı değerlendirmeler yapılarak, etkili çözümler ve stratejiler belirlendi.
Bunun yanında İl Su Kurulu toplantılarında il ölçeğinde çözüme kavuşturulamayan hususların kısa süre içinde oluşturulacak, Havza Su Kurullarına iletilmesi de karara bağlandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiğiyle ilgili bir son dakika gelişmesi yaşandı.
İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiği, Haydarpaşa Limanı’ndan kalkış yapacak gemi kurtaran römorkörü yedeğindeki yüzer havuzla toplam 392 metrelik yedek boyuna sahip yedekli geçiş nedeniyle çift yönlü askıya alındı.
“ÇİFT YÖNLÜ ASKIYA ALINDI”
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Haydarpaşa Limanı’ndan kalkış yapacak olan gemi kurtaran römorkörü yedeğindeki PD-30 isimli yüzer havuzla birlikte toplam 392 metrelik yedek boyuna sahip yedekli geçiş dolayısıyla transit gemi trafiği çift yönlü olarak askıya alınmıştır.”
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Can Badak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gazze’de 41 binden fazla masumu öldüren İsrail, savaşı geniş bir alana yaymak istiyor.
İsrail, bu kapsamda da Hizbullah üyelerinin kullandığı çağrı cihazlarını patlattı ve binlerce kişinin de yaralanmasına neden oldu.
Yaşanan bu olayı tüm dünya konuşurken, çağrı cihazının kullanıldığı ülkeler ise alarma geçti.
AA Editör Masası’na konuk olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise Türkiye’de böyle bir riskin olmadığını söyledi.
“TÜRKİYE’DE ÇAĞRI CİHAZLARI KULLANILMIYOR”
Bakan Uraloğlu, Lübnan’daki Hizbullah unsurlarının kullandığı çağrı cihazlarına müdahale edilip patlatılmasına ilişkin, “Türkiye’de çağrı cihazları neredeyse hiç kullanılmıyor. Çağrı cihazları özelinde Türkiye’de bir risk olmadığını net olarak söyleyebilirim.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, saldırıya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
İki türlü senaryo olabileceği üzerinde duruyor arkadaşlarımız; biri , İsrail bunların değişim yenileme sürecinde istedikleri gibi donattıkları bir patlayıcı yerleştirme ihtimalini de katarak söylüyorum, bu cihazları satın aldırıldığı şekilde aynı anda çok kısa aralıklarla patlatılabildiği, ikinci ihtimal bazı sinyallerle bataryaların kısa devreyle ısıtılması sonucu patlatılması. Buralarda ölümcül sonuç, önemli yaralanma olmadı onun için ilk söylediğimiz ihtimal biraz daha güçlü duruyor.
“400’ÜN ÜZERİNDE SALDIRIYI ÖNLÜYORUZ”
Bakan Uraloğlu, açıklamasının devamında ise “Biz her gün siber güvenlik anlamında 400’ün üzerinde saldırıyı önlüyoruz. Siber güvenlik noktasında ilk 10 ülke arasındayız.” dedi.
Siber saldırıların önlenmesi konusunda konuşmasının devamında ise Bakan Uraloğlu, “Alınacak ve alınması gereken tedbirler çok. Ülkemizi ne kadar milli yerlileştirirsek kendimizi o kadar güvende hissederiz. Endişe etmemiz gereken bir durum yok ama mutlaka yapmamız gereken çok şey var.” ifadelerini kullandı.

KİŞİSEL VERİLER ÇALINDI MI?
Bakan Uraloğlu, kişisel verilerin çalındığına yönelik iddialara ilişkin “Bugünün Türkiye’sinde böyle bir sızıntı yok, sızıntı riski de yok. Böyle bir sızıntı güncel olarak söz konusu değildir.” dedi.
İLGİLİ HABERAbdulkadir Uraloğlu: Türkiye’de şu anda kişisel verilerin çalınmasıyla ilgili asla bir gündem yoktur
İLGİLİ HABERHizbullah’ın cebinde patlayan çağrı cihazları mercek altındaKaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki evinden çıkan ve Kur’an kursuna giden 8 yaşındaki Narin Güran, Türkiye’yi hüzne boğdu.
19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin’i kim ya da kimlerin öldürdüğüne ilişkin yürütülen soruşturma da genişledi.
Soruşturma kapsamında tutuklanan amca Salim Güran’ın WhatsApp üzerindeki mesajları silmesi, soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Güran’ın kimle mesajlaştığı ve neden mesajları sildiği de bilinmiyor.
Mesajların geri getirilip getirilmeyeceğine dair detaylar da AA Editör Masası’na konuk olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na soruldu.
“META MESAJLARI DEPOLAMADIĞINI SÖYLEDİ”
Bakan Uraloğlu, Narin Güran soruşturmasına ilişkin şunları söyledi:
META’nın WhatsApp’tan Instagram’a Facebook’a kadar 3 tane sosyal medya veya haberleşme platformu var. Sizlerin de bildiği gibi biz hepsinin temsilcisinin Türkiye’de atamalarını gerekleştirdik. Dolasıyla muhataplarımız var.
Burada META şunu söylüyor: “Biz bu mesajlaşmaları kaydetmiyoruz. Depolamıyoruz. Dolasıyla bizim bunları verme imkanımız yok. Vermiyoruz değil, veremiyoruz.”

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BÖYLE BİR BİLGİ VERİLMEDİ
Bizim bildiğimiz kadarıyla dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir bilgi verilmedi. Ancak bunlar farklı şekilde depolanmışsa bu bulut teknolojileriyle depolanmışsa ya da farklı mecralarda depolanmışsa ancak oradan bulunması söz konusu. META’nın yaklaşımı bu. “Biz bunları tutmuyoruz. Verme şansımız yok.”
“TÜM MECRALAR İLE İLETİŞİM HALİNDEYİZ”
Ama burada tabii gerek emniyet güçlerimiz gerek adalet mekanizmasıyla biz iletişim halindeyiz. Bizden istedikleri bilgiler, biz ulaşabildiğimiz kadarıyla kendilerine vermeye devam ediyoruz. Bu anlamda META olsun diğer platformlarla da iletişim halindeyiz.

İLGİLİ HABERNarin cinayetini mercek altına aldık: Neden, nasıl öldürüldü?Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Turizm kenti Antalya, küçük sanayi işletmeleri ve organize sanayisiyle de ön plana çıkıyor.
Kentte 2 bin 500’e yakın küçük sanayi işletmesi, otomobil tamirinden mobilya üretimine çeşitli meslek kollarında faaliyet gösteriyor.
Kentteki işletmeler özellikle yaz mevsiminde Antalya’nın nüfusunun birkaç kat artması nedeniyle yoğun günler geçiriyor.
ÇIRAK BULMAKTA ZORLANIYORLAR
Yoğun iş temposunda istihdama da ihtiyaç duyan sanayi esnafı, hem tam zamanlı çalışan hem de çırak bulmakta güçlük geçiyor.
3 yıl önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği yeni düzenleme ile çıraklık okulundan mezun olanlara lise diploması verilmesi, çıraklığa ilgiyi artırdı.
Sanayi esnafı, Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi yönetimine daha çok çırak alınması için çalışma yapılması gerektiğini bildirdi.

İŞ GARANTİLİ ÇIRAKLIK EĞİTİMİ
Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Mehmet Öztürk, çıraklık okulundan mezun olan öğrencilerin eskiden olduğu gibi ortaokul mezunu olarak değil, lise diploması alacaklarının vatandaşa anlatılması için İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya’dan destek istedi.
Müftü Yalçınkaya, tüm camilerde özellikle cuma namazı öncesinde verilen vaazlarda her hafta çıraklıkla ilgili yapılan düzenlemenin ve çıraklığın işletmeler ve öğrenciler için önemine ilişkin bilgi verilmesi yönünde çalışmayı tamamladı.
Vatandaşa iş garantili çıraklık eğitimiyle ilgili vakit namazlarından ve cuma namazından önce vaazda, din görevlileri tarafından bilgi verileceği kararlaştırıldı.

“600-700 ÇIRAK İHTİYACI VAR”
Mehmet Öztürk, meslek liselerinin tam olarak teknik eleman ya da ara eleman sorununu çözemediğini söyledi.
Yapılan düzenleme ile tam istedikleri gibi ara eleman yetiştirme ve istihdam etme imkanı yakaladıklarını belirten Öztürk, “İş alanlarında çok büyük teknik eleman sıkıntısı var. Yetişmiş teknik elemana ihtiyaç var. Lise diploması düzenlemesiyle birlikte vatandaşın yoğun olarak sanayiye çocuklarını göndermeyle ilgili engel kalkmış oldu. Sanayilerimize çırak gelmeye başladı. Akdeniz Sanayi Sitesi’nde 2 bin 500 işletmemiz, 1000 civarı çırağımız var. Genelde otomobil tamiri ve elektrik elektronik alanına ilgi var. 600-700 civarı çırağa ihtiyacımız var” dedi.
Çıraklık eğitimine başlayanların devlet destekli asgari ücretin 3’te 1’i kadar ücret alacağı ve Akdeniz Sanayi Sitesi içerisindeki yatılı yurtta da barınma ve diğer ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanacağını belirten Başkan Öztürk, “Müftümüze de durumu anlattık. Çocuklarımızın sanayiye yönlendirilmesiyle ilgili destek istedik. Müftümüz Nazif Fethi Yalçınkaya da camilerden vatandaşa bu durumun anlatılacağını söyledi” diye konuştu.
Sanayide otomobil tamiri işi yapan işletmeci Muammer Türkmen “Düzenlemeden sonra çırak artışımız oldu. 7-8 çırak ihtiyacım var. Şu anda 3 çırak yetiştiriyorum. Nereye giderse gitsin 20 bin liradan aşağı maaşı olmaz, kendini iyi yetiştirirse daha da yüksek alır” dedi.

ÖĞRENCİLER TERCİHLERİNDEN DOLAYI MEMNUN
Çıraklık okuluna kayıt yaptırmak için hazırlandığını anlatan 16 yaşındaki Kazım Özdemir de bu tercihinden memnun olduğunu söyledi.
Aynı zamanda otomobil tamirine ilgi duyduğunu belirten Özdemir, “Ailem onayladı. Ben de sanayiyi seviyordum. Mekanik alanda tamir üzerine çalışacağım” diye konuştu.
Mert Yılmaz da otomobil motor ve mekanik üzerine çalıştığını, hem de okula gittiğini söyledi.
Arkadaşlarının çoğunluğunun kendisi gibi çıraklık okulunu tercih ettiğini belirten Yılmaz, “Arkadaşlarım da tercihlerden dolayı çok memnun. Hepimiz çalışıyoruz” diye konuştu.

“KONUYU BİLMEYENLER ÇOCUKLARINI ÇIRAKLIK OKULUNA GÖNDERMEK İSTEMİYOR”
Antalya İl Müftüsü Nazif Fethi Yalçınkaya, vatandaşların bu türden konularda zaman zaman haberdar olamama ihtimalini düşünerek camilerden duyuru yapma konusunda destek olacaklarını söyledi.
Müftü Yalçınkaya açıklamalarında şunları söyledi:
Konuyu tam olarak bilemeyen vatandaşlarımız çocuklarını çıraklık okuluna göndermek istemiyor. Çocuklarının ortaokul diplomasıyla kalacağını ve lise şartı olması nedeniyle ehliyet dahi alamayacağını düşünüyorlar. Ancak yeni düzenleme ile birlikte artık hem lise diploması alacaklar hem de meslek sahibi olacaklar. Cuma günleri Antalya merkezde 1,5 milyon vatandaş namaz için camilere gidiyor. Hem cuma günleri de hem de vakit namazlarında vaazlarımızda onlara bilgi vereceğiz.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’de yıllardır süren şehrin genelinde etkili olan kötü koku, İzmirlilerin kaderi haline geldi.
Uzun zamandır CHP’li belediye başkanları tarafından yönetilen İzmir’de temizlik ve altyapı ile ilgili sorunlar bir türlü çözülemedi.
Bu durum, CHP’ye olan desteğiyle bilinen partilileri ve vatandaşları bile çileden çıkardı.
KOKU TÜM KENTİ SARDI
Özellikle sıcak yaz günlerinde etkisini daha da artıran lağım kokusu kenti tekrar sardı.
Özellikle geçtiğimiz yıllarda burunlarını tıkayarak yolda yürümeye çalışan İzmirliler, tepkilerini belediye birimlerine gösterse de kalıcı bir çözüm sağlanamadı.

MİZAHA KONU OLDU
İzmir’deki kötü koku ise kara mizaha konu oldu.
Komedyen Özgür Turhan, yeni gösterisinde İzmir’deki kötü kokuyu gündemine taşıdı.
“İZMİR B*K GİBİ KOKUYOR”
Vatandaşların bu duruma alıştığını belirten Turhan, “İzmir de b*k gibi kokuyor.”ifadelerini kullandı.

“KOKUYU SABİT TUTARAK İZMİRLİYİ ALIŞTIRIYOR”
Özgür Turhan açıklamalarında şunları söyledi:
“İzmir de b*k gibi kokuyor.
Bir önceki belediye başkanı Tunç Soyer karar almış, b*k kokusunu sabit tutarak İzmirliyi alıştırıyor.
Dışarıdan gidiyorsun İzmirli arkadaşına “İzmir b*k kokuyor” diyorsun, yok ben almıyorum diyor.”
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Commander Nutrition’ın sunduğu whey protein tozu, hızlı sindirilen bir protein kaynağı olarak vücudun ihtiyaç duyduğu amino asitleri hızla sağlar. Antrenman sonrası toparlanmayı hızlandırırken, kas gelişimini destekler ve vücudu daha güçlü kılar. Hem sporcular hem de aktif yaşam tarzını benimseyenler için vazgeçilmez bir besin takviyesi olan whey protein, kalite ve lezzet açısından öne çıkmaktadır.
Aynı şekilde, Commander Nutrition’ın kreatin ürünleri de kas gücünü artırmak ve antrenman performansını en üst düzeye çıkarmak isteyenler için özel olarak formüle edilmiştir. Kreatin, kas hücrelerinde enerji üretimini desteklerken, yüksek yoğunluklu antrenmanlarda daha fazla güç ve dayanıklılık sunar.
Commander Nutrition olarak, müşterilerimizin sağlık ve performans hedeflerine ulaşmalarını desteklemek için her zaman en yüksek kalite standartlarına bağlı kalıyoruz. Güvenilir hammaddelerden üretilen ürünlerimiz, bilimsel araştırmalarla desteklenerek en iyi sonuçları sunmayı amaçlıyor.
Commander Nutrition Whey Protein Tozu ve Kreatin ürünlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak veya hemen sipariş vermek için web sitemizi ziyaret edin
Commander Nutrition: Performansınızın En İyi Destekçisi
]]>
Türkiye, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak politikasına devam ederken, bu konudaki kazanımları da her geçen gün artmaya devam ediyor.
Karadeniz’de bulunan tarihi doğalgaz rezervinden sonra petrol için harekete geçen yetkililer, terörden temizlenen Gabar’da da rezerv tespiti yaptı.
2023 yılında bulunan rezervin çıkarılmasına kısa sürede başlanırken, bu alanda kapasite her geçen gün artırılıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.
“47 BİN VARİL PETROL ÜRETİYORUZ”
Bakan Bayraktar burada yaptığı konuşmada, “Yeni Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine gençlerin gayretleriyle hep birlikte yükseleceklerini söyledi.
Yenilenebilir enerjiyi devreye alırken aynı zamanda petrol ve doğalgaz gibi diğer yerli kaynakları da ekonomiye katmak gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Çevreye uyumlu bir şekilde, Türkiye’nin en kaliteli petrolünü Gabar’da yüksek oranda üretmeye başladık. Günde yaklaşık 47 bin varil petrol üretiyoruz. Bunun yanı sıra Karadeniz’de, Sakarya Doğalgaz Sahası’nda yaklaşık 2,6 milyon eve yetecek kadar doğalgaz üretmeye başladık.” diye konuştu.
“TÜRKİYE ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞINI AZALTACAK”
Bayraktar, Zonguldak’ta karadan 170 kilometre açık denizde doğalgaz çalışmaları yürüttüklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
Deniz derinliğinin 2 bin 100 metre, yani 2 kilometreden fazla olduğu bir noktada deniz tabanına ulaşıyoruz. Oradan yine 2 bin-2 bin 500 metrede sondaj yapıyoruz. Doğalgazı kendi kaynaklarımızla, mühendislerimizle, buralardan yetişmiş sizlerle, aramaya karar verdiğimizde bize dediler ki ‘yapamazsınız, bunu arayamazsınız, bu çok zor bir iş’. Oradaki gazı bulup karaya getirip evlerimize, sizlere ulaştırıyoruz. Kendisi üreten, teknisyen ve mühendisleri olan bir ülke olarak Türkiye, enerjide dışa bağımlılığını azaltacak ve inşallah bu 30 yıl içindeki karbon nötr hedefinin yanına enerjide tam bağımsız bir Türkiye’yi hep birlikte koyacağız.
Bayraktar, kararlılıkla, ısrarla, istikrarlı, planlı ve programlı bir şekilde çalışılınca ulaşılamayan bir hedef olmadığını vurguladı.

“TÜRKİYE ENERJİYİ VERİMLİ KULLANMAK ZORUNDA”
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dahil olmak üzere yerli kaynakları azami düzeyde kullanmak durumunda olduğunun altını çizdi.
Bununla beraber 70 yıllık nükleer enerji rüyasının gerçekleşmesiyle Türkiye’nin daha büyük bir güçle kararlı şekilde hedeflerine ilerleyeceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
Türkiye, aynı zamanda enerjisini verimli kullanan bir ülke olmak durumunda. Evlerimizde, okullarımızda, iş yerlerimizde, sokağımızda verimli enerji kullanan bir ülke olmak durumundayız. Dolayısıyla kendi kaynaklarını ekonomisine kazandıran, bunu kendi mühendisleriyle, imkan ve kabiliyetleriyle yapan bir ülke olmalıyız. Ben bu anlamda hepinize güveniyorum. Burada mezun kardeşimizi dinleyince çok etkilendim. Çok güzel bir üniversitede inşallah eğitim hayatına devam edecek. Dört yıl sonra da bizim enerjimize enerji katmaya, ülkemizin gücüne güç katmaya devam edecek.

“ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN GENÇLERE BÜYÜK İHTİYAÇ VAR”
Bayraktar, okulda yönetici, idareci öğretmen ve öğrencilere emek ve azimleri için teşekkür ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
Onlar, sizlerin iyi eğitim almanız için büyük gayret içerisindeler. Bu okul çok özel bir okul. 2017-2018 eğitim öğretim yılında 69 öğrenciyle yola çıktınız. Her yıl 90 seçkin öğrenci buraya katılıyor. Yaklaşık 300’ün üzerinde mezun var. Bunların hepsi şu anda enerji sektörünün farklı yerlerinde çalışmaya aday arkadaşlarımız. 2023’te Teknofest’te önemli bir başarı kazanmışsınız. Dolayısıyla ben bu başarı için de sizleri tebrik ediyorum. Hakikaten ülkemizin geleceği için, siz gençlere büyük ihtiyaç var. Bu okula ismini veren El Cezeri, 900 yıl önce elektrik kullanmadan sadece su kaynaklarıyla ve mekanik birtakım parçalarla makineler yapmışsa sizler de inanıyorum ki yenilenebilir ve yeşil enerji kullanımının öncülerinden olacaksınız.
Sınıfları gezen Bayraktar, öğrencilerle tanıştı ve güneş enerji panel üretim atölyesinde çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki evinden çıkan ve bir daha geri dönmeyen Narin Güran, 19 gün boyunca arandı.
Narin’i arama çalışmaları dün, gelen acı haberle sona erdi…
8 yaşındaki minik kızın cansız bedeni, dün derede bir çuvalın içerisinde bulundu ve bugün toprağa verildi.
MEZARINDAN İLK GÖRÜNTÜ
Bugün okula gitmesi gereken küçük Narin, tabutun içerisinde öldürüldüğü köye getirildi ve gözyaşları arasında toprağa verildi.Narin’in cansız bedeni toprağa verildikten sonra mezarının başına çiçekler koyuldu.
Küçük kızın naaşını alan ağabey Baran Güran’ın da mezarın başından ayrılmadığı ve sık sık ağladığı görüldü.

İLK İTİRAF
Narin’in katledilmesiyle ilgili ilk itiraf, gözaltına alınan bir zanlıdan geldi.
“AMCASI CESEDİ BANA VERDİ”
Dere kenarına aracıyla gittiği tespit edildikten sonra gözaltına alınan zanlı, sorgusunda “Muhtar cesedi çuval içerisinde bana verdi. Çuvalı alıp dereye götürdüm.” dedi.










Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’da 21 Ağustos günü Kur’an kursundan çıktıktan sonra ‘kaybolan’ sekiz yaşındaki Narin Güran’ın 19 gün sonra, daha önce en az üç kez ayrıntılı arama yapılan Eğertutmaz Deresi’nin kenarında, üzeri taş ve dallarla kapatılmış bir çuval içinde, son görüldüğü kıyafetlerle ölü bulunmasına ilişkin savcı tutanağı ortaya çıktı.
Tutanakta, ölüm sebebinin ve zamanının henüz belirlenemediği bilgisi dikkat çekti. Tutanağa göre; “Delici alet veya ateşli silah yaralanması, iç kanama bulgusu elde edilemedi.”
Savcılık, “Cesetteki çürüme sebebiyle ölüm zamanına ilişkin bir beyanda da bulunulamayacağını” da belirtti.

SAVCILIK TUTANAĞI
Tutanakta şu ifadeler kullanıldı:
“Cumhuriyet Başsavcılığımızca ölen Narin GÜRAN hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 08/09/2024 günü ölenin otopsi işlemleri yapılması için Diyarbakır Adli Tıp Kurumuna sevki talimatı verildiği, cenazenin Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Başkanlığına 10.50’de getirildiği, 10.50’den itibaren Adli Tıp Grup Başkanı Eren AKGÜNDÜZ, Morg Ihtisas Dairesi Başkanı Servet KUZU, Adli Tip Şube Müdürü Sedat GÜLDOGAN, Adli Tip Uzmanı Emine SEVINDIR, Adli Tip Uzmanı Halit ERÖZ, Adli Tip Uzmanı Ramazan BUĞDAYCI, Adli Tip Uzmanı Kerim AYTAR, Patoloji Uzmanı Zübeyir TURAN ve ayrıca Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan ve dosya için görevlendirilen Esra ERCIN, 3 adet otopsi teknikeri ve Cumhuriyet Savcılarımız Ahmet KUŞAK. Batuhan KARTAL ve Berat SAGIR ile beraber otopsi işlemlerine başlanıldığı.
Cenaze bütünlüğü bozulmadan önce ve cesedin içerisinde bulunduğu çuvaldan çıkarılmadan skopi işlemlerine tabi tutulduğu, radyoloji uzmanı ve adli tip uzmanları eşliğinde gerekli incelemelerin yapıldığı, sonrasında moleküler ve genetik incelemeye esas olacak biyolojik bulgu, sürüntü örneklerinin detaylıca cesedin her noktasından olacak şekilde alındığı, ceset üzerinden alınan örneklerden istismar dahil her türlü suçu ortaya çıkaracak şekilde örneklerin alındığı, toplamda 91 adet örnek alındıktan sonra cesedin tekrar skopi işlemine tabi tutulduğu, skopi işlemi ardından klasik otopsi yapılmak üzere ceset otopsi salonuna alındı.
Otopsi işlemleri yukarıda belirtilen Adli Tip uzmanları eşliğinde yapılan işlemlerin tümü kamera kaydı alınmak suretiyle usulüne uygun bir biçimde başlanıldığı. Adli Tip Uzmanlarınca cesedin açıldığı, sol bacak diz kapağından itibaren kopma olduğu cesedin bulunduğu bir çuval içerisinde cesede ait olduğu değerlendirilen muhtemel kaval kemiği olduğu değerlendirilen, kemiğin muhafaza altına alınarak diğer kemik parçalarının da alınarak beraber İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek bacaktaki kopmanın sebebinin ancak burada yapılacak inceleme ile çözümlenebileceği, iç organlarda gerekli incelemelerin yapılarak numunelerin alındığı, cesedin tümü üzerinde hemen her dokudan örnek alınıldığı, alınan doku örnekleri, iç organların üzerinde patolojik çalışmalar yapılması gerektiği, saçlı doku üzerinde gerekli kimyasal incelemelerin yapılması amacıyla örneklerin alındığı, Adli Tip Uzmanlarının ilk izlenimlerinde cesette ciddi anlamda çürüme başlamış olduğundan somut bir beyanda bulunmanın mümkün olmayacağı, yapılan otopsi işleminde bu aşamada gözle görünür bir kesici – delici alet veya ateşli silah yaralanması, iç kanama bulgusu elde edilemediği, cesetteki çürüme sebebiyle ölüm zamanına ilişkin bir beyanda da bulunulamayacağı, kesin ölüm sebebinin Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’nce yapılacak moleküler incelemeler, patolojik çalışmalar, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilen numuneler üzerinde yapılacak incelemeler ile belirlenebileceği Adli Tip Heyetince belirtilmiştir.”

Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Neden Beta VDS?
Sunucu hizmetlerinde yılların tecrübesine sahip olan firmamız, müşteri memnuniyetini en ön planda tutarak çalışmalarına devam etmektedir. VDS kirala ve VDS Satın Al seçeneklerimiz, düşük maliyetlerle yüksek performansa ulaşmanızı sağlar. İster küçük bir web sitesi yönetiyor olun, ister büyük ölçekli bir e-ticaret platformu, esnek altyapımız her ihtiyaca uygun çözümler sunar.
Hizmetlerimiz
Beta VDS olarak geniş hizmet yelpazemizle müşterilerimize çeşitli seçenekler sunuyoruz:
• VDS Sunucu: Kendi sanal sunucunuzu uygun fiyatlarla kiralayın. Özel kaynak kullanımı, yüksek hız ve performans sağlayan ucuz VDS çözümlerimizle iş yükünüzü hafifletiyoruz.
• Ucuz Hosting: Uygun maliyetli ucuz hosting paketlerimiz, bireysel kullanıcılar ve küçük işletmeler için idealdir. Hızlı, güvenli ve esnek barındırma hizmetlerimizle, web siteniz her zaman erişilebilir olur.
• Fiziksel Sunucu Kiralama: Yüksek performanslı ve güvenli fiziksel sunucu kiralama hizmetlerimiz, büyük işletmelerin taleplerini karşılamak için tasarlanmıştır. Yüksek kapasite, üstün hız ve güçlü altyapımızla işinizin kesintisiz yürümesini sağlıyoruz.
• Ekran Kartlı Sunucu Kiralama: Yüksek grafik işlemci gücü gerektiren uygulamalar için optimize edilmiş ekran kartlı sunucu çözümlerimizle, oyun sunucuları ve diğer GPU gerektiren projelerinizde en iyi performansı elde edin.
• Sunucu Barındırma: Kendi sunucularınıza sahipseniz, veri merkezimizde güvenle barındırma hizmetimizden faydalanabilirsiniz. Yüksek güvenlik standartlarımızla, verilerinizin güvenliği her zaman bizim önceliğimizdir.
Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?
• Uygun Fiyatlar: Ucuz VDS ve hosting çözümlerimizle, bütçenize uygun yüksek performanslı hizmetler sunuyoruz.
• 7/24 Teknik Destek: Herhangi bir sorunla karşılaştığınızda, deneyimli teknik destek ekibimiz günün her saati yanınızda.
• Kesintisiz Performans: Yüksek uptime oranlarımız sayesinde, hizmetleriniz her zaman erişilebilir olur ve iş kaybı yaşamazsınız.
Beta VDS ile İşinizi Güvene Alın
Firmanızın sunucu ihtiyaçlarını karşılamak için Beta VDS olarak her zaman yanınızdayız. İşinize en uygun çözümü bulmak için esnek paketlerimizden faydalanabilir, vds kirala hizmetimizle işinizi büyütebilirsiniz. Üstelik, ekonomik ucuz hosting ve VDS seçeneklerimizle bütçenizi zorlamadan yüksek performans elde edebilirsiniz. Daha fazla bilgi almak ve sunucu ihtiyaçlarınıza uygun çözümlerimizi incelemek için betavds.com adresimizi ziyaret edebilir, bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
OlayKonuralpOrhangazi Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre 554. Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 2. katında balkonda oturan Ö.A., dengesini kaybederek balkondan beton zemine düştü. Yardım çığlıklarını duyan vatandaşlar, durumu 112 Acil Sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri yaralı şahsa olay yerinde ilk müdahaleyi yapmasının ardından hastaneye kaldırdı. Öte yandan olay yerinde bulunan bir kadın şahıs, balkondan düşen şahsın arkadaşı olduğunu söyleyerek gülmesi dikkat çekti. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARDAHAN – Ardahan’da akşam saatlerinde yağmur etkili olurken, yağışla birlikte çakan şimşekler geceyi aydınlattı. O anlar kameraya yansıdı.
Meteorolojinin yağış uyarılarının ardından Ardahan kent merkezi ve ilçelerinde akşam saatlerinde yağmur etkili oldu. Yağışın etkili olduğu kentte akşam saatlerde peş peşe şimşekler de çaktı. Geceyi aydınlatan şimşekler, kameraya yansıdı. Sağanak yağışla birlikte çakan şimşekler vatandaş tarafından cep telefonu kamerası ile görüntüledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇORUM’da saat 23.30’da aniden bastıran şiddetli yağmur, kent merkezinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi.
Çorum’da etkili olan sağanak nedeniyle birçok cadde ve sokakta su birikintileri oluştu, rögarlar taştı, bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Sürücüler, yollarda biriken sular nedeniyle zor anlar yaşadı. Osmancık yolu ve Osmancık köprüsü civarında bulunan bölgede su birikintisi, iş yerlerine kadar geldi. Çevre esnafı ellerine aldıkları çekpaslarla suların ev ve iş yerlerine girmemesi için büyük çaba harcadı.
Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi kavşağında da su birikintisi nedeniyle araçlar yolda kaldı. Tıkanan mazgalları açmak için ekipler yoğun çaba harcadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT’ın Zile ilçesinde bulunan hemzemin geçitte yük treninin arıza yaptı. Bölgede araç trafiği 1 saat boyunca kapandı.
Olay, saat 00.30 sıralarında Tokat’ın Zile- Turhal ilçesi karayolu Ede yokuşu hemzemin geçidinde meydana geldi. Samsun- Sivas seferini yapmakta olan yük treni, teknik arıza nedeniyle hemzemin geçitte kaldı. Zile- Turhal karayolunda bulunan hemzemin geçit trafiği tamamen durdurdu. Yaklaşık 1 saat boyunca karayolu trafiğe kapalı kaldı. Arıza yapan trenin 10 kilometre ileride bulunan Zile ilçesindeki Lojistik Şefliği istasyonuna çekilmesiyle yol trafiğe açıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza saat 21.30 sıralarında Burdur-Fethiye Karayolu Kuruçay mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Burdur’dan Fethiye istikametine seyir halinde olan Mehmet Peşen (18) idaresindeki 15 ACL 809 plakalı Tofaş marka otomobil, Kuruçay köyü çıkışına geldiği esnada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Refüjü aşan otomobil, taklalar atarak karşı şeritten gelen Ali Ç.(33) idaresindeki 15 DF 105 plakalı Volkswagen otomobilin üzerine düştü. Kazada Tofaş sürücüsü Mehmet Peşen ve araçta yolcu olarak bulunan Emir Özer(20) araçtan fırlayarak ağır yaralanırken, diğer araç sürücüsü Ali Ç. ve eşi Fatma Ç.(31) ve çocukları Duru Ç.(7) yaralandı. O esnada yolun kenarında bulunan ve kazayı gören İsmail Dinçer hemen araçların yanına gelerek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermesinin üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Mehmet Peşen ve Emir Özer’in hayatını kaybettiği belirlenirken itfaiye ekiplerinin çalışmalarıyla araçtan çıkarılan diğer araç sürücüsü Ali Ç., Fatma Ç. ve çocukları Duru Ç. ilk müdahalelerinin ardından ambulans ile Burdur Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Mehmet Peşen ve Emir Özer’in kaza haberini alıp olay yerine gelen yakınları gençlerin ölüm haberini alınca sinir krizi geçirirken, gençlerin cenazesi savcı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi yapılmak üzere Burdur Devlet Hastanesi Morgu’na götürüldü. Öte yandan Burdur Devlet Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapılan ve durumu ağır olan Ali Ç. buradan Isparta Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
“Hızla gelen arabanın sesini duydum bir baktım kafa kafaya çarpıştılar”
Kaza anında yol kenarında bulunan işletmesinde temizlik yapan ve yardıma ilk koşan görgü tanığı İsmail Dinçer, “İşletmemde etrafı temizleyip Kuruçay tabelasının yanındaki bayrakların kontrolünü yaparken bir anda kavşaktan itibaren gürültülü bir ses geldi. Tahminimce saatte 150 kilometre civarı bir hızla gelen Tofaş otomobil, bir anda tam benim bulunduğum yerden 100 metre geride araç savrularak refüjü aşıp taklalar atarak karşı şeritteki arabaya çarptı. Olay yerinde ilk ben olduğum için hemen koşarak yanlarına gittim ve 112’yi aradım. İki aracın çarpıştığını, insanların savrulduğunu ölü olup olmadığını bilmediğimi ambulansın acele gelmesini istedim. Daha sonra araçların kontakları alıp stop ettim. Arabanın içinde kadın ve çocuk vardı yaralı onları çıkardım. Şoför ise sıkışmıştı ama bilinci açıktı. Görevliler gelene kadar trafik tedbirlerini aldım. İnsanlık görevi diyerek elimden geleni yapmaya çalıştım” dedi.
“Aynı yerde sürekli kaza oluyor”
Yıllardır kazanın olduğu bölgede işletmecilik yaptığını ve sürekli kazalara şahit olduğunu da söyleyen İsmail Dinçer, “Burada sürekli kaza oluyor Hatta bende dinlenme tesisimi kapatıp lastikçi veya oto kurtarıcı dükkanı açayım diye düşündüm. İlerdeki kavşaktan dönen araçlar yolun düz olduğunu görüp devamlı gaza basıyorlar ve burada da devamlı bu sıkıntı meydana geliyor” şeklinde konuştu.
Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı. – BURDUR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde erkek arkadaşı tarafından tüfekle vurulan kadın yaşamını yitirdi.
İlçeye bağlı Mimarsinan Mahallesi’nde bulunan Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi 5. cadde üzerinde bulunan bir fabrikanın bahçesinde meydana gelen olayda; Hatice Gül ile arkadaşı M.B. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.B. yanındaki tüfek ile Hatice Gül’e ateş açtı. M.B. olayın ardından kaçarken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk müdahalede Hatice Gül’ün yaşamını yitirdiğini belirledi. Olay yerinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Talihsiz kadının cenazesi yapılan incelemenin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olayın ardından kaçan M.B.’nin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde tespit edilen 8 PKK/YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
MSB’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda 8 PKK/YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Güneyimizde oluşturulmak istenen terör koridoruna izin vermedik, vermeyeceğiz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde tespit ettiği 8 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi. Bölgede en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlarımız devam edecek.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARA para aklama ve vergi kaçırma suçundan hakkında başlatılan soruşturma sonucu tutuklu yargılanan Dilan Polat, 19 Ağustos Pazartesi günü tahliye edilmişti. Cezaevinden çıkışta ailesi tarafından karşılanan Polat ilk anları bugün sosyal medya hesabından paylaştı.
Kara para aklama ve vergi kaçırma suçundan hakkında başlatılan soruşturma sonucu tutuklu yargılanan Dilan Polat, 19 Ağustos Pazartesi günü tahliye edilmişti. Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye olan Dilan Polat’ı kızı Nilda, oğlu Milan ve kardeşi Sıla Doğu karşılamıştı. Minibüsle cezaevinden çıkan ve ailesine kavuşan Polat’ın araç içerisindeki o anları sosyal medya hesabından paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Ahmet Akın, dedesi Ahmet Efe için zeybek oynadı
BALIKESİR – Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 6 Eylül Balıkesir’in 102’inci kurtuluş yılı onuruna, oldukça anlamlı bir film hazırladı. Filmde; İstiklal Madalyalı Kuvayı Milliye kahramanlarından Gönenli Ahmet Efe’nin torunu Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın çocukluğunun gözünden, Balıkesir’in kurtuluş mücadelesi aşamasında dönemin mihenk taşı isimlerin yer aldığı gerçek olaylardan kesitler ekrana yansıyor.
Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesine ilham olarak Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlattığı milli mücadeleyle adını tarihe altın harflerle yazdıran Kuvayı Milliye’nin Başşehri Balıkesir’in kurtuluşunun 102’inci yılı onuruna, anlamlı bir kısa film hazırlandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı tarafından hazırlanan kısa filmde; bir çocuğun gözünden Balıkesir’in kurtuluş mücadelesi aşamasında dönemin mihenk taşı isimlerin yer aldığı gerçek olaylardan kesitler ekrana yansıyor.
Gönenli Ahmet Efe
İstiklal Madalyalı Kuvayı Milliye kahramanlarından Gönenli Ahmet Efe’nin torunu Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın çocukluğunun gözünden anlatılan hikaye; dönemin belediye başkanı Keçecizade Mehmet Emin Bey’in; Zarbalı Hulusi Bey ve Yırcalızade Şükrü Efendi ile un fabrikasında buluşarak vatan müdafaasında ne kadar hazırlıklı ve kararlı olduklarını görmesiyle başlıyor. Balıkesirli kahramanların “Düşman işgali kabul edilemez.” diyerek kısa zamanda baştan sona planlı, istiklal uğruna yekvücut olmasıyla Mehmet Emin Bey, Balıkesir Valisi Mehmet Vehbi Bolak’a bir rapor takdim ederek Alaca Mescid Toplantısı’na davet ediyor. “Bu vatan bizim, terk etmek için gelmedik ki biz bu topraklara.” diyen yiğitler; bu olaylar karşısında kayıtsız kalmayıp silahını ve mavzerini kuşanarak pusular kuruyor, düşmana göz açtırmıyor. 19 Mayıs 1919’da Alaca Mescid Camisi’nde “Silahlı mücadeleden gayrı vatanın kurtuluşu mümkün değildir. Zafer namlunun ucundadır.” kararı alınıyor. 5 Eylül günü emsalsiz bir destanın kahramanı 2 yiğit; Arnavut Aslan Efe ile Gönenli Ahmet Efe, Vali Mehmet Vehbi Bolak’ın huzuruna çıkarak beklenen haberi iletiyorlar. Vali Mehmet Vehbi Bolak, Hasan Basri Çantay’a müjdeyi iletiyor ve tüm her yerde yazıyor; 6 Eylül günü Balıkesir işgalden kuruldu. Filmin son kısmında da çocuk, büyümüş haline bakıyor. O günlerden bu günlere hiç eksilmeyen bir heyecanla Kuvayı Milliye ruhuyla yaşayan şehir Balıkesir’de; Kuvayı Milliye Kahramanı Gönenli Ahmet Efe’nin torunu, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, şehrin kurtuluşunun 102’inci yılını zeybek oynayarak kutlarken, Efeler de ona eşlik ediyor. Başkan Akın “Bu vatan bizim, Balıkesir bizim. Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm Kuvayı Milliye kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Balıkesir’imizde, Kuvayı Milliye ruhunu ilelebet yaşatacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’nin Georgia eyaletinde, 14 yaşındaki Colt Gray tarafından eğitim gördüğü okula düzenlenen ve 4 kişinin öldüğü, 9 kişinin de yaralandığı silahlı saldırının ardından baba Colin Gray (54) de gözaltına alındı.
Georgia Eyaleti Soruşturma Bürosu’ndan yapılan açıklamada, “Colin Gray bugün erken saatlerde birçok suçtan gözaltına alındı. Oğlu Colt’un silahı almasına bilerek izin vermiştir. Öğrenciler ve veliler için çok zor bir dönemden geçiyoruz ve birçoğu korkuyor. Muhtemelen bugün eyaletin çeşitli okullarında başka öğrencilerin tehditler savurduğuna dair haberleri görmüşsünüzdür. Bu olayların her birinde polis, her konuyu ciddiye aldığımız için suçlamalarda bulundu ve gözaltılar yaptı. Colin, Colt Gray’in babası. Kendisine 4 kez kasıtsız adam öldürme, 2 kez ikinci derece cinayet ve 8 kez çocuklara zulüm suçlamaları yöneltilmiştir” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın ili Kuşadası ilçesi açıklarında görevli Sahil Güvenlik Botu (KB-108) tarafından tespit edilen hareketli fiber karinalı lastik bot durdurulurken, içerisindeki 17 düzensiz göçmen (beraberinde 2 çocuk) ve 1 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. Yakalanan düzensiz göçmenler işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderilirken, göçmen kaçakçılığı şüphelisi hakkında adli işlem başlatıldı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP’nin tüzük değişikliklerinin ele alınacağı 20’nci Olağanüstü Kurultayı devam ediyor. Kurultay öncesi CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, kurultay hakkında ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
81 il başkanının, üç parti meclisi üyesi ve iki milletvekili tarafından oluşan komisyonun oy birliğiyle uzlaştığı metnin delegelerin onayına sunulacağını bildiren Zeybek, “Üye yazımından aday belirleme yöntemlerine, disiplin kurullarından partinin örgüt ve yönetim yapılanmasına kadar pek çok konu başlığı altında dijital devrimi partinin mahalle delegasyonundan her konuda sürecin içine katmaya dönük yeni gelişmeler var” dedi.
Son derece heyecanlı olduklarını ifade eden Zeybek, şunları söyledi:
“Alınan kararların tamamını altı aydan beri tartışıyoruz. Yerel seçim bittiğinden beri ilçe danışma kurullarımızda, il danışma kurullarımızda, Parti Meclisi’nde ve son hafta içinde Ankara’da üç kez il başkanlarımızın üç kez de komisyonun yaptığı toplantı sonrasında üzerinde mutabakata vardığımız metinleri kurultayımızın iradesine sunacağız. Tüzüğün bazı maddelerinde yapılan değişikliklerle birlikte gençlerin ve kadınların siyasette yer almasının önü açılacak. Kademeli bir geçiş öngörülüyor. Kurultaydan sonra CHP’nin bütün organlarında kadın ve erkek sayısı eşitlenecek. 18-30 yaş olan gençlik kotasını 18-25’e çektik. Buradan da yüzde 10’luk bir kontenjan tanınmış oldu.
CHP’nin bundan sonraki bütün seçimlerde çok daha fazla genci, çok daha fazla kadını milletvekili ve belediye başkanı olarak, meclis üyesi olarak göreceğiz. Daha genç ve kadın yönetim yapılanmasına doğru partimiz hızla geçiyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN – Mersin’de define bulmak amacıyla kaçak kazı yaptığı belirlenen 5 şüpheli suçüstü yakalandı.
İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, merkez Akdeniz ilçesinde tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yapan 5 şüpheli, jandarma ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Kaçak kazı olayında kullanılan çok sayıda malzemeye de el konuldu.
Yakalanan şüpheliler işlemleri tamamlanmak üzere Jandarma Komutanlığına götürüldü.
(HSK-HSK-Y)
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde dondurma satışı yapılan dükkandan 1 milyon TL değerinde altın, döviz ve para çaldığı iddiasıyla gözaltına alınan G.S. tutuklandı.
KocaeliEmniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüHırsızlık Büro Amirliği ekipleri, 4 Eylül günü İzmit’te dondurma satışı yapılan bir iş yerinden 1 milyon TL değerinde döviz, altın ve para çalındığı ihbarı çalışma başlattı. Yapılan araştırmada hırsızlık şüphelisinin G.S. isimli kadın olduğu belirlendi. G.S. polis tarafından dün gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. G.S.’nin iş yerinden çaldığı altın, döviz ve para da ele geçirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Transfer çalışmalarını sürdüren mavi-beyazlı kulüp, altyapıdan Muhammet Taha Ağdağ ve Ömer Arda Kara, Trabzonspor’dan kaleci Kağan Moradaoğlu, FC Viktoria Köln takımından Kerim Taşkale ile MSV Duisburg 19 yaş altı ekibinden Emre Çil, Sipay Bodrum FK’den Koray Kılınç’ı kadrosuna kattığını duyurdu.
Açıklamada, “Muhammet Taha Ağdağ ve Ömer Arda Kara ile üçer, Kağan Moradaoğlu, Kerim Taşkale, Emre Çil ve Koray Kılınç ile ikişer yıllık sözleşme imzalandı. Futbolcularımıza ‘Erzurumspor ailemize hoş geldiniz’ diyor, şanlı formamız altında başarılar diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Batman İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerince bir evde yapılan aramada, farklı tür ve miktarlarda uyuşturucu yakalandığı belirtildi. Açıklamada, düzenlenen operasyonda 3 bin 136 adet sentetik ecza, bin 722 adet galara ve bin 414 adet lyrica maddesi ele geçirildiği ve operasyonda yakalanan bir şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı belirtildi. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Develi İlçesi Bahçebaşı Mahallesi 143 adet konut, 1 adet 3 dükkanlı ticaret merkezi inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19’uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edildi. Tünel kalıp sistemiyle yapılacak olan inşaatın teslim süresinin ise 450 takvim günü olduğu belirtildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve görevliler tarafından aktif olarak kullanılan alanlarda haşere ve kemirgenlere karşı ilaçlama yapıldı.
Bu kapsamda okullara giden ekipler, pansiyon odaları, derslikler, mutfak, yemekhane, merdiven boşlukları, okul binası, konferans salonu, derslikler, atölye ve laboratuvarlarda çalışma yürüttü.
Ekipler, yaptıkları ilaçlamayla öğrencilere sağlıklı bir ortam oluşturdu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü, Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri aranması olan şüphelilere yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler 4 ayrı dosyadan, 13 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan İsmet E.’yi yakalamak için takip başlattı. Kameralardan şüpheliye ulaşan ekipler, İsmet E.’nin eve geldiğini tespit etti. Polis ekiplerinin kapıda olduğunu gören şüpheliyi evin çatısından kaçmaya başladı. Savcılık kararıyla eve giren ekipler, İsmet E.’yi komşusunun çatısında yakaladı. İfadesi alınmak üzere emniyete götürülen şüpheli işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MİLLETİMİZİN MENFAATLERİNİ GÖZETEREK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM”
Ataş açıklamasında, “Milletimizin bana verdiği temsil yetkisini en iyi şekilde kullanmak adına bu istifa kararının artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Kalan sürem boyunca milletimizin menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
VEKİL SAYISI 31’E DÜŞTÜ
Ataş’ın ayrılmasıyla birlikte, İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki sandalye sayısı 31’e düştü.

MHP’DEN İYİ PARTİ’YE KATILMIŞTI
Bir dönem MHP’nin yönetiminde olan Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Belediye Başkanı iken partisinden 2017 yılında istifa ederek, İYİ Parti’ye katılan Ataş, sonraki süreçte İYİ Parti’den Kayseri Milletvekili adayı olmuş ve seçilerek Meclis’e girmişti.
DURSUN ATAŞ KİMDİR?
Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde doğdu. Baba adı Battal, anne adı Mahmur’dur. İlk ve ortaöğrenimini Pınarbaşı’nda tamamladıktan sonra Kayseri merkezde bulunan Kayseri Sümer Lisesini bitirdi.1986 Hava Teknik Okuluna giriş yaptı.1987 yılında Hava Teknik Okulundan Hava Astsubayı olarak mezun oldu ve göreve başladı. Hava Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde 20 yıl hizmet verdikten sonra, 2007 yılında emekli oldu. Emeklilik sonrası aile şirketinde yöneticilik yaptı. 2009 ve 2014 yıllarında yapılan Mahalli İdareler seçimlerinde Kayseri Pınarbaşı Belediye Başkanı seçildi. 27. Dönem Milletvekilliği seçimlerinde Milletvekili adayı olmak için Belediye Başkanlığı görevinden istifa etti. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerinde 27. Dönem Kayseri Milletvekili olarak Meclise girdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eczaneler, sağlık sektöründe önemli bir yere sahip olan kuruluşlardır. İnsanların sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını karşılamak, ilaçları güvenle temin etmek ve tıbbi danışmanlık almak için her gün binlerce kişi eczaneleri ziyaret eder. Eczaneler, yalnızca ilaç temin etmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık hizmetleriyle ilgili doğru bilgileri de sunar. Gerek reçeteli gerekse reçetesiz ilaçlar, sağlık ürünleri ve medikal malzemeler eczaneler aracılığıyla halka ulaşır. Bu hizmetler, bireylerin sağlığını korumak ve tedavi süreçlerinde gerekli olan ilaçlara kolayca ulaşmalarını sağlamak açısından büyük önem taşır.
Eczaneler, belirli mesai saatleri içerisinde hizmet verir. Genellikle hafta içi ve hafta sonları sabah saatlerinden akşama kadar açık olan eczaneler, vatandaşların ilaç temin etmelerine yardımcı olur. Ancak mesai saatleri dışında veya acil durumlarda nöbetçi eczaneler devreye girer.
Eczaneler, belirli saatler dışında kapalı olsa da nöbetçi eczaneler, özellikle gece saatlerinde, hafta sonları ve resmi tatillerde hizmet vermeye devam eder. Nöbetçi eczaneler, acil ilaç ihtiyacı olan bireyler için hayati bir rol oynar. Gece aniden ortaya çıkan bir hastalık veya tedavi sürecinde kullanılan ilaçların bitmesi durumunda, nöbetçi eczaneler en güvenilir çözüm olur. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, gece saatlerinde sağlık hizmetlerine ulaşmak zor olabilir. Bu yüzden nöbetçi eczanelerin varlığı büyük bir kolaylık sağlar.
İşte tam bu noktada Eczaneleri.net devreye girer. Eczaneleri.net, nöbetçi eczanelerin güncel bilgilerini sağlayarak, vatandaşların en yakın eczaneye hızlıca ulaşmalarına yardımcı olan bir platformdur. Gecenin geç saatlerinde ilaç bulmanız gerektiğinde, Eczaneleri.net üzerinden kolayca nöbetçi eczanelerin adreslerine ve iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Nöbetçi eczaneler, genellikle geceleri ve resmi tatillerde açık kalır. Nöbet sistemi sayesinde her gün belirli sayıda eczane nöbetçi olarak hizmet verir. Bu sayede, vatandaşlar ilaç ihtiyaçlarını mesai saatleri dışında da giderebilir. Ancak hangi eczanenin nöbetçi olduğunu bilmek önemlidir, çünkü her gün farklı bir eczane nöbetçi olabilir. Nöbetçi eczaneleri bulmak için bölgenizdeki nöbetçi eczanelerin listesini öğrenmek büyük bir avantaj sağlar.
Bu ihtiyacı karşılayan Eczaneleri.net, Türkiye’nin her yerindeki nöbetçi eczanelerin güncel listesini sunan bir platformdur. Eczaneleri.net üzerinden, bulunduğunuz bölgedeki nöbetçi eczaneleri kolayca bulabilir, adres ve telefon bilgilerine ulaşabilirsiniz. Eczaneleri.net, sürekli güncellenen veri tabanı ile en güvenilir bilgiyi sunar ve nöbetçi eczane arayışınızı hızlı bir şekilde çözüme ulaştırır.
Eczaneleri.net, nöbetçi eczanelerin listesini sunarak, özellikle acil ilaç ihtiyacı olanlar için büyük bir kolaylık sağlar. Sitenin kullanıcı dostu arayüzü, şehir ve bölgeye göre arama yapmanıza olanak tanır. İhtiyacınız olan nöbetçi eczaneyi bulmak için tek yapmanız gereken, siteye girerek bulunduğunuz şehri seçmek ve karşınıza çıkan listeden size en yakın eczaneyi seçmektir.
Eczaneleri.net, her gün düzenli olarak güncellenen nöbetçi eczane bilgileri sayesinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlara güvenilir ve hızlı bir hizmet sunar. Acil durumlarda nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşmak için Eczaneleri.net en iyi yardımcınız olacaktır.
Sonuç olarak, eczaneler sağlık sisteminin olmazsa olmazıdır. Nöbetçi eczaneler ise özellikle gece ve hafta sonu gibi acil durumlarda ilaç ihtiyaçlarını karşılamada büyük bir rol oynar. Eczaneleri.net, bu ihtiyacı karşılayan en güncel ve güvenilir platformlardan biridir. Nöbetçi eczanelere erişiminizi kolaylaştıran bu site, ilaç temininde yaşayabileceğiniz her türlü sorunu minimuma indirir. Geceleri ya da tatil günlerinde acil ilaç ihtiyaçlarınızda, Eczaneleri.net ile hızlı ve kolay bir şekilde size en yakın nöbetçi eczaneye ulaşabilirsiniz.
İstanbul Nöbetçi Eczane
https://istanbul.eczaneleri.net/
]]>
MARMARA GEMİSİ İLE KÖRFEZE AÇILDI
TÜBİTAK’ın gemisi ile körfezde tur atan Bakan Kurum gerçekleştirilen toplantılara katılmayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a tepki gösterdi.

DEMEK Kİ İZMİR’DEN DAHA ÖNEMLİ MESELELERİ VAR
Tugay’ın toplantılara katılmamasını değerlendiren Bakan Kurum, “İzmir’in STK’ları ile bilim insanları, milletvekillerimiz ve valimiz ile hayati öneme sahip toplantıyı gerçekleştireceğiz. İsterdik ki Kent için hayati öneme sahip bu toplantıya İzBB Başkanı katılsın, fikirlerini ve önerilerini paylaşsın. Burada yapılması gerekenlerle ilgili kendi önerlerini bilim kuruluna arkadaşlara paylaşsın. Biz kendisini davet ettik. Ancak kendisi yurtdışında olmayı tercih etmiş. Anlaşılan o ki İzmir’den daha önemli meselleri var. Biz İzmir’in bu hale getirilmesini izlemeyeceğiz. Yapılması gereken görevleri kendilerine hatırlatacağız ve bu görevlerin yapılması adına süreci an ve an takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘ASRIN FELAKETİNİ ASRIN DAYANIŞMASIYLA GÖĞÜSLEDİK’
Bakan Göktaş ‘ Şu an, bu masa etrafında bir araya geldiğimiz ve sizlerin yöneticiliğini yaptığı kurumlarla, vakıf ve yardımlaşma kültürümüz daha güzel bir boyuta taşındı. Kız çocuklarının okullaşması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, engelli vatandaşlarımızın, otizmli çocuklarımızın hayatının kolaylaştırılması başta olmak üzere farklı konularda projeleriniz bulunuyor. Yürüttüğünüz sosyal sorumluluk projelerini ilgiyle takip ettiğimizi belirtmek istiyorum. Burada 6 Şubat depremlerine özel bir parantez de açmak istiyorum. Depremlerin açtığı yaraları, ülke olarak büyük bir dayanışma örneği göstererek sardık; hep beraber sardık sizlerle beraber sardık. Asrın felaketini asrın fedakarlıklarıyla, dayanışmasıyla göğüsledik. Devletimizin tüm kurumları, özel sektörümüz, sivil toplum kuruluşlarımız başta olmak üzere bütün Türkiye, el ele vererek yardım ve destek amacıyla seferber olduk. Burada bulunan tüm katılımcıların o büyük dayanışmada katkısı ve emeği var. Depremin ardından başlatılan yardım seferberliği, kriz zamanlarında kenetlenmenin ne kadar önemli olduğunu bizlere gösterdi. Ben o günlerde seferberlik ruhuyla yardıma koşan her bir özel sektör kuruluşumuza ve hayırsever temsilcilerimize bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum’ dedi.
‘TÜRKİYE’NİN MÜHENDİS KIZLARI’ PROJESİYLE 931 KIZ ÖĞRENCİYE BURS
Hayata geçirilen projelere de değinen Bakan Göktaş, ‘Tabii, birçok projemizi, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın paydaşlığında yürütüyoruz. Bu noktada Bakanlık olarak özel sektör ortaklığıyla gerçekleştirdiğimiz iki güzel projeden bahsetmek isterim. Çok kıymetli projeleirmiz var fakat ben kız çocuklarımızla yürüttüğümüz iki projeden bahsetmek istiyorum. İlki olan ‘Türkiye’nin Mühendis Kızları’ projesiyle Limak Vakfı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP’nin paydaşlığında mühendis genç kızlarımıza destek olduk. Bu kapsamda 931 kız öğrenciye burs, staj ve istihdam imkânı, mentorlük desteği sağladık. Bir diğer önemli projemiz ise ne eğitimde ne istihdamda yer alan kadınlara yönelik ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar’ projesidir. Sabancı Vakfı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile UNDP’nin destekleriyle genç kadınların sosyo-ekonomik hayata katılımlarına destek olduk. Ben bu vesileyle, bu projelerde yanımızda olan, destek veren tüm kuruluşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Bugünkü toplantımızın tüm kurumlarımızla benzer çalışmalarla yeni işbirlikleri kurmamıza vesile olmasını da ayrıca temenni ediyorum’ ifadelerini kullandı.
‘KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE VE KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİN ARTIRILMASI İÇİN ÇALIŞMALARI SÜRDÜRÜYORUZ’
Eylül sonunda kamuoyuyla paylaşılması planlanan ‘Yüzüncü Yıl Sivil Toplum Vizyon Belges ve II. Eylem Planı hakkında da bilgi veren Göktaş, ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002’den bugüne kadar sosyal hizmetlerin ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırılmasında çok büyük adımlar attık. Bakanlık olarak; sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve ilgili tüm paydaşları kapsayan bir anlayışla tüm taraflarla işbirliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda bir vizyon belgesi ve eylem planı hazırladık. ‘Yüzüncü Yıl Sivil Toplum Vizyon Belgesi ve II. Eylem Planı’ nı Eylül ayının sonunda kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Bu noktada, Bakanlık olarak, önümüzdeki dönemde gündemimizin giderek yoğunlaşacağını özellikle belirtmek isterim. Bu süreçte üzerinde önemle durduğumuz başlıklardan biri bağımlılık. Özellikle dijital bağımlılıkla ilgili çalışmalarımızı hızlandırdık. Aynı şekilde kadına yönelik şiddetle mücadele, kadın girişimciliğinin artırılması için çalışmaları sürdürüyoruz. Ailenin güçlendirilmesi ve korunması, engelli hizmetlerimizin çeşitlendirilmesi gündemimizde olan diğer konular. Tüm bu alanlarda sizlerle işbirliği kurmaktan ve yeni projeler hayata geçirmekten son derece memnuniyet duyarız. Böylece, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarına yönelik daha kapsayıcı ve yenilikçi çözümler üretebileceğimize inanıyoruz’ diye konuştu.
SOSYAL SORUMLULUK BİLİNCİ İÇİN YENİ ÇALIŞMALAR
Bakan Göktaş, ‘Bakanlık olarak, sosyal sorumluluk bilincinin yaygınlaştırılması ve bu konudaki farkındalığın artırılması için yeni hazırlıklar içindeyiz. Bu konuda inisiyatif alan, bu alana kaynak ayıran, toplumsal kalkınmaya destek olan tüm tarafları desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda da önümüzdeki yıl Türkiye’de bir ilk olacak en başarılı projeyi ödüllendireceğimiz ‘Sosyal Sorumluluk Büyük Ödülleri’ ni vermeyi planlıyoruz. Bu ödüllerle, toplum yararına çalışan kurum ve kuruluşların başarılı projelerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamayı amaçlıyoruz’ şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Körfezinde yaşanan çevre felaketi ile ilgimli açıklama yapan Bakan Kurum, kirliliğini başlıca sorumlusunun yerel yönetimler olduğunu söyledi. Kurum açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Sizleri sevgi, saygı ve hürmetle selamlıyorum. Bugün, çok anlamlı bir zaman diliminde, İzmir’in Kurtuluş Haftası’nda, Güzel İzmir’imizdeyiz. Bildiğiniz gibi; yakın zamanda İzmir Körfezi’miz, yeniden toplu balık ölümleriyle, kötü koku ve görüntülerle gündeme gelmişti. Biz de bugün TÜBİTAK Gemimizdeyiz. Hepimizin içini sızlatan o görüntüleri ve sebeplerini yerinde görmek için; bilim insanlarımızla, valimizle, belediyelerimizle gerekli saha çalışmalarımızı yapıyoruz.” diye konuştu.

“DÜNYANIN GÖZBEBEĞİ”
İzmir Körfezinin dünyanın göz bebeği olan bir tabiat harikası olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurtuluş Savaşı’nda düşmanın denize döküldüğü yer burasıdır. Mavi Vatanımızın en anlamlı noktası, en muhteşem bölgesidir. Bağımsızlığımızın simge mekânıdır. Burası birbirinden güzel adalarıyla, tuzlaları, dalyanlarıyla, kuş cenneti ve lagünleriyle, tam bir cennet parçasıdır.”
“DENİZDEKİ ATIKSU KAYNAKLI AMONYAK MİKTARI OLMASI GEREKENDEN TAM 50 KAT DAHA FAZLA”
“Maalesef bugün, sıraladığım tüm bu güzellikler tehlike altındadır, adeta can çekişmektedir. İzmir Körfezimiz, karadan gelen kirlilik nedeniyle artık nefes alamamaktadır. Balıklarımız toplu ölümler yaşamaktadır. Bakanlık olarak geçtiğimiz günlerde, bu acı durumun sebeplerini incelemek için harekete geçtik. Körfezin farklı noktalarında deniz suyu numuneleri aldık. Üzülerek söylüyorum. Denizdeki, atıksu kaynaklı amonyak miktarı, olması gerekenden tam 50 kat daha fazladır. Yani bu ne demek? Evsel ve endüstriyel atıklar suya arıtılmadan karıştırılıyor demek. Bu da beraberinde koku problemini getirmekte, insan sağlığını tehdit etmektedir.”

“KÖRFEZİMİZİN BAZI BÖLGELERİNDE YAŞAM KALMAMIŞ”
“Denizdeki oksijene baktığımızda da benzer bir manzarayla karşılaşıyoruz. İzmir Körfezi’ndeki oksijen seviyesi litrede 6 miligram olması gerekirken, bu seviye 1,8’e, yer yer 0’a kadar düşmüştür. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan İzleme Sonuçları’nda da kirlilik parametrelerinin özellikle 2020 yılından sonra ciddi artış gösterdiği görülmüştür. Şu anda İç Körfez’de toplam fosfor, Klorofil-a ve Amonyum azotu gibi zararlı maddeler sınır değerlerinden tam 2 kat daha fazladır. Maalesef İç Körfezimizde denizdeki su hareketliliği ve sirkülasyonu artık durma noktasına gelmiştir. Altını çizerek ifade etmek gerekirse şu anda Körfezimizin bazı bölgelerinde yaşam kalmamıştır. Balıklarımız, oksijensiz kaldıkları için ölmüştür.” diye konuştu.


İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ DEFALARCA UYARDIK
Körfeze dökülen 7 derenin durumuna bakıldığında sorunun ijçler acısı olduğunu belirten Bakan Kurum: “Bugün derelerdeki su, “organik kirlilik” açısından tarihin en kötü durumundadır. İki önemli hususun altını çizmek istiyorum. Bildiğiniz gibi İzmir Körfezi’ni temizlemek için Büyük Kanal Projesi yapılmıştı. Bu projede yağmur suyu ve kanalizasyon şebekesinin birleştirilmiş olması nedeniyle tam 5,5 kat daha fazla kirli ve katı madde denize akmaktadır. Bu denizimiz için hakikaten hayati bir sorundur. Yine Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin verimli işletilememesi de ayrı bir problemdir. Bakanlık olarak Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi düzgün işletilmediği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni defalarca uyardık. Son 5 senede 6 milyon liradan fazla tutarda, 13 ayrı ceza uyguladık. Bu cezaların sebebi, tesisin düzgün çalıştırılmaması, İzmir Körfezi’ni her gün önceki günden daha fazla kirletmesidir. Buraya dikkat etmenizi rica ediyorum. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nden daha 12 gün önce, yani 23 Ağustos’ta yine numune aldık. Analiz sonucu bizi yine üzmüştür. Çünkü tesisteki katı madde değeri olması gereken limitin tam 4 katına çıkmıştır. Peki, bu sorun neden ortaya çıkıyor, vatandaşımıza basitçe izah edeyim! Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kurulu kapasitesi, günde yaklaşık 605 bin metreküptür. Ama tesise gelen atıksu miktarı günlük 700 bin metreküpü aşmaktadır.”

“KÖRFEZDE YAŞANAN TAM ANLAMIYLA BİR ÇEVRE FELAKETİ”
“Tesise gelen fazla atıksu tesiste arıtılmıyor, çok yüksek miktarda katı atık orta körfeze arıtılmadan doğrudan dökülüyor. İzmir Körfezimizin dibine birikiyor, dip çamurunu arttırıyor, canlı yaşamını derinden etkiliyor. Eğri oturup doğru konuşacağız. Bugün Körfez’de yaşanan, tam anlamıyla büyük bir çevre felaketidir. İzmir Körfezi’nin ekosistemi artık tamamen çökme noktasına gelmiştir. İzmir Körfezi ölmektedir. Bu güzelim denizin bu hale gelmesinin sorumluları seçim meydanlarında “İzmir Körfezi’nde yüzeceğiz” diyen ama görevdeyken körfez için tek bir adım atmayanlardır. Sorumlular şimdi suçlarını gizlemek için, “bu balıklar bize ait değil, bunlar gemilerle getirildi” diyerek kendini gülünç duruma düşürenlerdir.”
“BU KİRLİLİĞİN SORUMLUSU, DERELERİNİ DAHİ ISLAH ETMEKTEN ACİZ OLAN BELEDİYELER”
“Bu kirliliğin sorumlusu yağmursuyu ve kanalizasyon kanallarını bile birbirinden ayıramayan, kurulu atıksu tesislerini bile çalıştıramayan, derelerini dahi ıslah etmekten aciz olan belediyelerdir. Biz, Bakanlık olarak, İzmir için, sorumluları izleme ve denetim görevimizi yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bilim kurulumuzu oluşturduk. Birazdan yapacağımız koordinasyon toplantısında da bilim insanlarımızla, STK temsilcilerimizle ve kamu kurumlarımızla neler yapacağımızı konuşacağız. İnşallah kurulumuz, bundan böyle, yerel yönetimlere yol gösterecek. Bilim insanlarımız, İzmir’deki yerel yöneticiler için kirlilikle mücadeleye dair yol haritaları çıkaracak, ev ödevleri verecek.

Biz de Bakanlık olarak belediyeler ev ödevlerini yapıyor mu yapmıyor mu, anlık olarak takip edeceğiz. Eksiklikleri varsa söyleyeceğiz. Yönetim zafiyeti söz konusuysa uyaracağız. Atılması gereken adımlar atılmıyorsa harekete geçmeleri için zorlayacağız. İzmir Körfezi, bugün yapıldığı gibi, kaderine terk edilemez, görmezden gelinemez, yok sayılamaz!
Biz de buna asla izin vermeyiz, vermeyeceğiz. İzmir Körfezi’nde yapılan her şeyin an be an, 7/24 takipçisi olacağız. Ben bir kez daha, İzmir Körfezi için gayret eden herkese teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” ifadelerini kullandı
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MSB’den ‘Kıbrıs Gerçekleri’ Belgeseli: “Famagusta dizisi kara propaganda amaçlıdır”
MSB şu açıklamalarda bulundu
Her iki tarafa barış ve huzur getiren Kıbrıs Barış Harekâtı’nı karalayan, çözümsüzlüğe hizmet eden bu tarz beyhude çabalar; Ada’da sağlanan güvenlik ortamına zarar vermektedir.

KIBRIS GERÇEKLERİ BELGESELİ
Öte yandan, Bakanlığımız tarafından hazırlanan Kıbrıs Barış Harekâtı’na giden süreçte uydurma senaryoların değil, yaşanan gerçeklerin anlatıldığı “50’nci Yıl Belgeseli” İngilizce alt yazılı olarak çeşitli platformlarda yayınlanacaktır.

Famagusta dizisinden bir görüntü
Millî Davamız Kıbrıs konusunda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıslı kardeşlerimizin yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Ayrıca Millî Mücadele döneminde Yunan ordusunun halkımıza yaptığı zulüm ve yaşattığı acıların objektif ve tarihsel dokümanlara dayanarak anlatıldığı “Ertesi Gün” adlı belgesel 09 Eylül’de TRT Belgesel’de yayınlanacaktır.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Okulda görev yapan öğretmenlerle selamlaşan Bakan Fidan, yetkililerden okula ilişkin bilgi aldı.
Üsküplü amcadan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a selam “Tayyip abi nasıl?”
Ziyaret kapsamında öğretmen ve öğrencilerle sohbet eden Fidan, okul yönetimi ve öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekildi.

Bakan Fidan, okuldan ayrıldığı sırada okulun kapısında bekleyen Üsküp halkı tarafından sevgiyle karşılandı. Üsküplü bir kişi, Bakan Fidan aracılığıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a selamlarını iletti.


BAKAN FİDAN, KUZEY MAKEDONYA’NIN EN BÜYÜK CAMİSİNİN İNŞAATINI ZİYARET ETTİ
Bakan Fidan daha sonra inşaatı sona erdiğinde Kuzey Makedonya’nın en büyük camisi olacak, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından Osmanlı mimarisiyle inşa edilen Tophane Camisi’nde incelemelerde bulundu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Telegram kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Pavel Durov’un Fransa’da gözaltına alınmasını “anlaşılmaz” bulduğunu anlatan Putin, “Telegram, ekonomi veya güvenlik alanında zarar verebilecek yapılar tarafından belirli bir şekilde kullanılıyor ancak bu tür tüm platformlar bu açıdan suçludur.” diye konuştu.
Durov’la “yıllar önce” bir iş dünyası toplantısında görüştüğünü anlatan Putin, Rusya’nın kendisine karşı herhangi bir şikayetinin bulunmadığını kaydetti.
Ukrayna ile doğal gaz transit sözleşmesi
Ukrayna ile bu yıl sonunda sona erecek doğal gaz transit sözleşmesine ilişkin konuşan Putin, Ukrayna’nın sözleşmeyi uzatmaması halinde Avrupa’ya sevkiyatın düşeceğini ancak bunun “kendi kararları” olduğunu söyledi.
Rusya’nın farklı güzergahlar üzerinden Avrupa’ya sevkiyat gerçekleştirebileceğini anlatan Putin, “Sevkiyat diğer güzergahlardan, özellikle de TürkAkımı üzerinden gider. Kısmen Mavi Akım üzerinden de olabilir ancak bu iç tüketim içindir.” dedi.
Almanya’nın Ukrayna ve Türkiye üzerinden doğal gaz alabileceğini belirten Putin, “Ancak Baltık Denizi’nden geçen hattan (Kuzey Akım) alamazlar. Benim düşünceme göre, bu profesyonel bir tür biçimsizlik ve şizofreni. Sadece saçmalık. Eğer istemiyorlarsa, almak zorunda değiller. Dünyanın diğer bölgelerine tedarikimizi kademeli olarak artıracağız.” şeklinde konuştu.
Putin, Çin’e gelecek yıldan itibaren Sibirya’nın Gücü hattı üzerinden yılda 38 milyar metreküp sevkiyatı yapacaklarına ve ilave güzergahlar üzerinde de çalıştıklarına işaret ederek, “Dünya ekonomisi Rus enerji kaynakları olmamasına dayanamaz. Bu imkansız ama başardıklarını düşünelim. Fiyatlar sadece gökyüzüne fırlar ancak yine de satın almak zorunda kalırlar. Bunun yapılması gerektiğine yönelik açıklamalar kibir ve kendine aşırı güvenden kaynaklanırken, çok da akıl karı değil.” değerlendirmesinde bulundu.
Rus ekonomisinin durumu
Konuşmasında Rus ekonomisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Putin, ticarette dolardan uzaklaşmadıklarını, aksine Rusya’nın dolardan uzaklaştırıldığını söyledi.
BRICS ülkeleriyle ticaretin yüzde 65’ini ulusal para birimleriyle gerçekleştirdiklerini kaydeden Putin, “Bu doğal bir süreç ve 30’dan fazla ülke BRICS’le işbirliği yapmayı ve örgüte katılmayı istiyor.” ifadesini kullandı.
Rus ekonomisinin bu yılın ilk yarısında yüzde 4,6 büyüdüğüne işaret ederek, geçen yılki yüzde 3,6 büyüme seviyesinin bu yıl geçilmesinin beklendiğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu Projesi hakkında bilgilendirme yaptı.
Göktaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ortaya çıkarılan Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin aile kurmalarını desteklediklerini belirtti.
Projede yeni bir aşamaya geçildiğini belirten Göktaş, yurt genelinde doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ta şartları sağlayan çiftlerin fona başvurularını almaya başladıklarını açıkladı.
“DESTEK ÇOK BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR”
Projenin pilot uygulamasını deprem bölgesi olan Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da başlattıklarını hatırlatan Göktaş, evlenecek gençlere yönelik 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150 bin lira tutarında faizsiz kredi desteğinin çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti.
“3 BİN 963 ÇİFT YARARLANDI”
Projeye başvuruların 15 Şubat itibarıyla “www.aile.gov.tr” adresi üzerinden alınmaya başlandığını hatırlatan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 12 bin 132 çift başvurdu, şu ana kadar şartları yerine getiren toplam 3 bin 963 çift söz konusu krediden yararlandı.” ifadesini kullandı.
“KARABÜK, BARTIN VE ZONGULDAK’TA BAŞVURULARI ALMAYA BAŞLADIK”
Aile ve Gençlik Fonu’nda yeni bir döneme geçtiklerini ve projenin pilot uygulamasının ikinci bölümünü başlattıklarını açıklayan Göktaş, “Aile ve Gençlik Fonu’na TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının en düşük olduğu Karabük, Bartın ve Zonguldak’ı dahil ettik. Bu 3 ilden şartları sağlayan çiftlerimizin başvurularını almaya başladık.” dedi.
Yeni eklenen illerin yanı sıra söz konusu destekten daha fazla çiftin yararlanabilmesi için şartları da kolaylaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, desteğe başvuru şartlarının arasında yer alan çiftlerin toplam gelirlerinin 2 asgari ücreti aşmaması şartında düzenlemeye gidildiğini belirtti.

GELİR KRİTERİNDE YENİ DÜZENLEMELER
Pilot uygulama kapsamında sahadan aldıkları dönüşler ve vatandaşların talepleri kapsamında gelir kriterinde yeni düzenleme yaptıklarını aktaran Göktaş, “Gelir kriterini, kişilerin alabilecekleri ek ödemeleri de kapsayacak şekilde 2.3 asgari ücrete çıkartıyoruz. Böylece daha fazla gencimizin desteğimizden yararlanmasının önünü açmış oluyoruz.” ifadesini kullandı. Göktaş, Bakanlık olarak gençleri desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi.
Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yarısı Bizden”, İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak ve güvenli yerleşimleri sağlamak için başlatılmıştı.
26 Nisan- 2 Haziran 2023 tarihlerini kapsayan ilk başvuru döneminde, e-Devlet üzerinden 106 bin 225 bina ve 1 milyon 225 bin 63 bağımsız bölüme ilişkin başvuru toplandı.
Bakanlık desteğiyle başlatılan kampanyada riskli konutlarını dönüştürmek isteyenlere büyük kolaylıklar sağlanacak.
Her bir konut için toplam 1,5 milyon liralık hibe ve kredi desteği alanlar, yapılarını güvenle yeniden inşa ettirebilecek.
KAMPANYANIN YENİ DÖNEMİ 8 AĞUSTOS’TA BAŞLADI
Geçen yıl 26 Nisan-2 Haziran arasındaki ilk başvuru döneminde e-Devlet üzerinden 106 bin 225 bina ve 1 milyon 225 bin 63 bağımsız bölüme ilişkin talebin toplandığı kampanyanın yeni dönemi 8 Ağustos’ta başladı.
Çevre, Şehircilik ve İkim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yarısı Bizden Kampanyamızda yeni dönemi başlattık. İstanbul’da dönüşümü başaracağız. Bunu devlet-millet el ele, omuz omuza yapacağız.” ifadelerini kullandı.
Kurum, kampanya desteğinden faydalanan vatandaşların görüşlerini ve devam eden inşaatlara ilişkin görüntüleri paylaştı.

KAMPANYAYA İLİŞKİN DETAYLAR
Proje kapsamında hak sahiplerine 700 bin lirası hibe, 700 bin lirası kredi ve 100 bin lirası da tahliye desteği olmak üzere toplam 1,5 milyon lira destek verilecek.
Kredi geri ödemeleri ise yapı ruhsatının alınmasından 2 yıl sonra başlayacak.
10 yıl vadeli kredinin ödemesinin başladığı ilk yıl faiz uygulanmayacak.
Yeni kampanya dönemiyle birlikte başvuru tarihi kısıtlaması olmaksızın talepler toplanacak.
Otopark ve sığınak, proje metrekaresinin dışında tutulacak.
Yüklenici firmaya desteğin yüzde 30’u iş başladığında peşin ödenecek.




Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, son hava durumu raporunu yayınladı.
Yayınlanan son hava durumu raporuna göre İstanbul ve Ankara için sağanak uyarısı yapıldı.
Yağışların; Hatay, Afyonkarahisar, Sakarya çevreleri, Muğla, Ordu, Giresun, Rize ve Trabzon’un iç kesimlerinin yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.
HAVA SICAKLIĞI
Hava sıcaklıkları ise Marmara’da 3 ile 5 derece birden artacak.

BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Sakarya çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
EDİRNE °C, 33°C
Parçalı ve çok bulutlu
İSTANBUL °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
KIRKLARELİ °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu
KOCAELİ °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
EGE
Parçalı ve az bulutlu, zamanla iç kesimleri yer yer çok bulutlu, öğleden sonra iç kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Afyonkarahisar çevreleri ile Muğla’nın iç kesimlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
AFYONKARAHİSAR °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.
İZMİR °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu
MANİSA °C, 33°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra doğu kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
MUĞLA °C, 31°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların iç kesimlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.

AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri ile Hatay çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, iç kesimleri ile Hatay çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ADANA °C, 34°C
Parçalı ve çok bulutlu, kuzey kesimleri yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ANTALYA °C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
HATAY °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.
ISPARTA °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Konya, Niğde, Kırıkkale, Çankırı ve Yozgat çevreleri ile Ankara kuzey ve doğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Çankırı çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
ANKARA °C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey ve doğu kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ESKİŞEHİR °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu
KONYA °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
YOZGAT °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinden sonra iç kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.
BOLU °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
DÜZCE °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, yerel kuvvetli olması bekleniyor.
SİNOP °C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların iç kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.
ZONGULDAK °C, 26°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları ile Artvin çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize’nin iç kesimlerinin yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.
AMASYA °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
ARTVİN °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
SAMSUN °C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı
TRABZON °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, iç kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.

DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ERZURUM °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS °C, 30°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA °C, 33°C
Az bulutlu
VAN °C, 27°C
Az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık, batısının yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 37°C
Az bulutlu ve açık
GAZİANTEP °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu
SİİRT °C, 36°C
Az bulutlu ve açık
ŞANLIURFA °C, 35°C
Az bulutlu ve açık

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye ve Mısır arasında yeni dönem…
12 yıl aradan sonra Mısır’dan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı düzeyinde önemli bir ziyaret gerçekleşecek.
YARIN TÜRKİYE’YE GELİYOR
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin yarın Ankara’da olması beklenirken bu ziyaret Sisi’nin ilk Türkiye ziyareti olacak.
Ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle gerçekleşecek.
GAZZE’DEKİ SON DURUM
Sisi, Beştepe’de resmi törenle karşılanacak ve iki liderin baş başa görüşmesinde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve barış çabaları masada olacak.
Görüşmede Türkiye’nin Mısır üzerinden Gazze’ye yaptığı insani yardımların artırılmasına dönük çabalar konuşulacak.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, İran’ın misilleme beklentisi ve Orta Doğu’da artan gerilim de iki liderinde gündemindeki başlıklar arasında yer alıyor.

İLK TOPLANTI
Ziyaret kapsamında, Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi, Cumhurbaşkanları başkanlığında ilk toplantısını yapacak.
Türkiye ve Mısır arasında 10 milyar dolara yaklaşan ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda iş birliğinin artırılması konuşulacak.
Savunma alanındaki anlaşmalar da iki liderin gündem başlıkları arasındaki konular arasında yer alıyor.
Turizm, ulaştırma ve enerji gibi alanlarda işbirliğini geliştirecek yeni adımların atılması ve anlaşmaların imzalaması bekleniyor.

İLİŞKİLERDEKİ KOPMA NOKTASI DÜZELTİLDİ
Gelecek sene 100. yılını kutlayacak olan Türkiye-Mısır diplomatik ilişkileri, 2013’te kopma noktasına gelmişti.
Sisi, Mısır’ın seçimlerle iş başına gelen ilk lideri olan Muhammed Mursi’yi 3 Temmuz 2013’te askeri darbeyle devirmiş ve daha sonra devlet başkanı olarak yerine geçmişti.
O dönem Mursi ile kapsamlı ilişkiler geliştirmek isteyen ve bunu “Ankara-Kahire ekseni” olarak tanımlayan Türkiye, Sisi’nin darbesine en sert tepkiyi veren ülkelerin başında geldi ve bu tutumunu uzunca bir süre devam ettirdi.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yıl 14 Şubat’ta Kahire’ye yaptığı ziyaret sonrasında ilişkilerde yeni bir sayfa açıldı.
Mısır’dan cumhurbaşkanı düzeyinde Türkiye’ye son ziyareti, 2012’de dönemin Mısır lideri Muhammed Mursi gerçekleştirmişti.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa’nın uçuş sayısı bakımından en yoğun havalimanı olan İstanbul Havalimanı yine zirvede.
Son olarak İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Ağustos ayı rakamlarını açıkladı.
Bilgen, İstanbul Havalimanı’nın geçen ay 46 bin 939 uçuşla 7 milyon 720 bin 134 yolcuya ev sahipliği yaptığını duyurdu.
7 MİLYON 720 BİN YOLCUYA HİZMET VERİLDİ
Konuyla ilgili olarak sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan İstanbul Havalimanı İşletmecisi İGA CEO’su Selahattin Bilgen, şu ifadeleri kullandı:
“Ağustos ayında 46 bin 939 uçuşun başarıyla tamamlanması ve İGA İstanbul Havalimanı’nda 7 milyon 720 bin 134 yolcunun ağırlanması, ekibimizin sürekli gelişen performansının ve güçlü altyapımızın somut göstergeleridir. Bu başarıya katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyor, bu ivmeyi her ay artırarak sürdüreceğimize yürekten inanıyorum.”

Haber Kaynağı: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sürücülerin canını sıkacak haber geldi.
Brent petrol fiyatlarındaki ve döviz kurlarındaki değişiklik akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.
Benzin fiyatlarında geçen hafta 1 lira 46 kuruşluk indirim yapılmış, motorine de benzinden 1 gün sonra 79 kuruş indirim gelmişti.
Ancak akaryakıtta bir kez daha tarife değişecek.
ZAM YOLDA
Yarından itibaren geçerli olmak üzere Otogaz grubuna 1,30 TL fiyat artışı bekleniyor.
Güncel akaryakıt pompa fiyatları ise şu şekilde:
İSTANBUL AVRUPA YAKASI AKARYAKIT FİYATLARI
Benzin fiyatı: 43.22 TL
Motorin litre fiyatı: 43.15 TL
LPG litre fiyatı: 23.73 TL
İSTANBUL ANADOLU YAKASI AKARYAKIT FİYATLARI
Benzin fiyatı: 43.11 TL
Motorin litre fiyatı: 43.08 TL
LPG litre fiyatı: 23.19 TL
ANKARA AKARYAKIT FİYATLARI
Benzin litre fiyatı: 43.53 TL
Motorin litre fiyatı: 43.56 TL
LPG litre fiyatı: 23.74 TL
İZMİR AKARYAKIT FİYATLARI
Benzin litre fiyatı: 44.03 TL
Motorin litre fiyatı: 44.08 TL
LPG litre fiyatı: 23.49 TL
AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?
Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.
Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük Dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), MOSSAD casuslarına göz açtırmıyor…
MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ortak çalışmasıyla yabancı istihbarat örgütlerinin faaliyetlerine yönelik çalışmalar devam ediyor.
MİT’TEN KAÇMADI
MİT, Liridon Rexhepi’nin MOSSAD’ın Türkiye’deki para ağını yöneten kişi olduğunu tespit etti.
Rexhepi, İsrail İstihbarat Servisi’nin talimatı ile drone çekimi yapan, Filistinli siyasiler aleyhinde psikolojik harekât faaliyeti yürüten, Suriye sahasına yönelik bilgi derleyen Türkiye’deki saha elemanlarına para aktarıyordu.
TÜM HESAPLAR TAKİBE ALINDI
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın çalışmaları sonucunda Liridon Rexhepi’nin mali hesaplarındaki hareketlilik ortaya çıkarıldı.
Rexhepi’nin Türkiye’deki saha elemanlarına Western Union üzerinden çok sayıda para transferi gerçekleştirdiği belirlendi.
Hesaplarındaki şüpheli hareketler başta olmak üzere Rexhepi’nin tüm hareketleri takip altına alındı.
Liridon Rexhepi, 25 Ağustos 2024’te Türkiye’ye giriş yaptığı andan itibaren adım adım izlenmeye başlandı, faaliyetleri kayıt altına alındı.

GÖZALTINA ALINDI
Bu aşamadan sonra İstanbul Emniyeti TEM Şube Müdürlüğü ile koordine kuruldu. Rexhepi, 30 Ağustos’ta İstanbul Emniyeti TEM Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alındı.
Emniyetteki ifadesinde para transferlerini yaptığını kabul eden Liridon Rexhepi, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
MOSSAD’IN PARA AĞI DEŞİFRE EDİLDİ
Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından yürütülen operasyonlar sonucu MOSSAD’ın Türkiye’deki saha elamanlarına para aktarımını başta Kosova olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinden sağladığı tespit edildi.
Türkiye’deki saha elemanlarının, MOSSAD’dan aldıkları paraları Suriye sahasında kullandıkları ortaya çıktı.

SURİYE’YE PARA AKTARDI
Yapılan para takibi sonucunda Türkiye’deki saha elemanlarının, Kosova üzerinden gelen paraları Western Union ile Suriye’deki alt kaynaklarına aktardığı belirlendi.
Türkiye’deki saha elemanlarının Suriye’deki kaynaklarına kripto para yöntemi ile ödeme yaptığı da tespit edildi.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’de suçla mücadele, güvenlik güçlerinin kararlılığı ve özverisiyle aralıksız devam ediyor.
Son zamanlarda, suç oranlarını azaltmak ve vatandaşların güvenliğini artırmak için kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi.
İçişleri Bakanlığı, bu operasyonlarla ilgili detayları sosyal medya üzerinden kamuoyuyla paylaştı.
KIRMIZI BÜLTEN VE DİFÜZYON MESAJI İLE ARANAN 25 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
8 İlde düzenlenen “KUYU-21” operasyonlarında 18 ülke tarafından haklarında INTERPOL’ün
– Kırmızı Bülten ve
– Difüzyon Mesajı (Acil Yakalama Mesajı) ile aranma kaydı bulunan 25 şüpheli yakalandı
Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki;
Hangi bülten ile aranırsa aransın, halkımızın huzurunu kaçıran uluslararası organize suç örgütlerine, göçmen kaçakçılığı organizatörlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacağız. Hepsi tek tek kazdıkları kuyulara düşecekler

OPERASYON DETAYLARI
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, KOM Başkanlığı ve İnterpol Europol Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri KOM Şube Müdürlükleri ve İstanbul Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir, Mersin, Sakarya, Samsun ve Trabzon olmak üzere 8 ilde;
– Almanya, Avustralya, Azerbaycan, Fas, Hollanda, Irak, İran, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Kore Cumhuriyeti, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Rusya, Suriye, Türkmenistan ve Ürdün olmak üzere toplam 18 ülke tarafından İnterpol Kırmızı Bülten ve Difüzyon mesajı ile aranma kaydı bulunduğu tespit edilen 25 şahsa yönelik “KUYU-21” operasyonları düzenlendi
Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin;
– Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma veya Örgüte Üye Olma,
– Uyuşturucu Madde Ticareti,
– Kasten Öldürme,
– Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma,
– Cinsel Suçlar,
– Resmî Belgede Sahtecilik,
– Dolandırıcılık,
– Kara Para Aklama,
– İnsan Ticareti ve
– Göçmen Kaçakçılığı suçlarından arama kayıtları olduğu tespit edildi.
İnterpol tarafından aranan ve Emniyetimizin yaptığı titiz incelemeler sonucunda ülkemizde olduğu tespit edilip yakalanan şüpheliler İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edilerek, sınır dışı işlemleri derhal başlatıldı
Operasyonları gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle





Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EKİPLER OLAY YERİNE SEVK EDİLDİ
Gürültüyü duyan mahalle sakinleri bir yandan kendi imkanları ile asansör içerisindeki 4 şahsa yardım ederken, bir yandan da durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kula İtfaiye Amirliği ekipleri asansörde güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri yaralılara ilk müdahaleyi yapmasının ardından ambulanslarla Kula Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Yaralıların buradaki tedavisi devam ediyor.

Öte yandan caraskal sistemiyle binanın dış cephesine kurulan ve bir kaza sonucu 4 kişinin yaralanmasına sebep olan asansörün, engelli şahıs Talat Kırkulak’a ait olduğu ve Kırkulak’ın ikametine inip çıkması için kullandığı öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.





Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rüstem Selman Baş yönetimindeki otomobil, Afyonkarahisar-Konya kara yolu Alabağ mevkiinde, kavşaktan dönen Abuzer Ç. yönetimindeki kamyona arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Çarpmanın etkisiyle kamyonun altına girerek sıkışan otomobil, itfaiye ekiplerince çıkarıldı.

2 YARALININ TEDAVİLERİ SÜRÜYOR
Kazada, otomobil sürücüsü ile araçtaki Lütfiye Baş ve Ali Şentürk olay yerinde yaşamını yitirdi, Melek Şentürk ile Sultan ve Yasin Baş ise ağır yaralandı. Otomobilden çıkarılarak ambulansla kentteki hastanelere kaldırılan yaralılardan Yasin Baş da tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Melek Şentürk ile Sultan Baş’ın tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HALKIN SAĞLIĞI İLE OYNANMASINA ASLA MÜSADE ETMEYECEĞİZ”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, halk sağlığını tehdit eden durumlara asla müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, şunları kaydetti:
“Vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmesi için bu tür denetimlere ağırlık veriyoruz. Zabıta ekiplerimiz her zaman olduğu gibi ilçe genelindeki denetimlerini aralıksız bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Zabıta ekiplerimizle yaptığımız denetimler sonrasında daha öncede son kullanma tarihi geçmiş ürün sattığı tespit edilen zincir market şubelerinin birini encümen kararı ile kapattık. Halkın sağlığı ile oynanmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“GELDİĞİMİZ NOKTA İÇLER ACISI”
Görüntülerde bir kadın ve erkeğin çevredekilere aldırış etmeden uygunsuz hareketler sergilediği görülüyor. Kısa sürede gündem olan videonun altına “Her şeyin iyice b*kunu çıkardınız”, “Toplum nereye gidiyor?”, “Bu yozlaşma değil de ne?”, “Geldiğimiz nokta içler acısı” şeklinde yorumlar yapıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni Cami avlusunda meydana gelen olayda, yabancı uyruklu Ö.M.İ.T. cuma namazı kıldığı esnada L.H.K. isimli kişi tarafından bıçaklandı. Kalçasından yaralanan şahıs kanlar içinde yerde yatarken durumun haber verilmesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahale sonrasında yaralı hastaneye sevk edildi. Polis ekipleri olayı gerçekleştiren şüpheli L.H.K.’yı gözaltına aldı. Konuya ilişkin inceleme başlatıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; şüpheli M.A, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>M.R.O. idaresindeki otomobil, 71 Evler Mahallesi Candanel Sokak’ta ters yönde ilerleyen O.D. (64) yönetimindeki otomobille çarpıştı. AA’nın haberine göre; kazada, her iki aracın sürücüleriyle araçlardaki yolcular Mehmet Ali Kale (89), M.E.O. (8), M.F.O (8) ve F.K. (84) yaralandı.
YAŞLI ADAM KAZA YERİNDE ÖLDÜ
Sağlık ekipleri, 89 yaşındaki Kale’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi, 5 yaralı ise kentteki hastanelere kaldırıldı.
Kale’nin cenazesi, incelemelerin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.
KAZA ANI KAMERADA
Kaza anı bir binanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Öğrencimizle yaptığımız görüşmede kendisine olan destek ve güvenimizin tam olduğunu, yaşadığı mağduriyeti gidermek ve iyi bir hekim olma çabasına destek olmak amacıyla üniversitelerimizin diş hekimliği üzerine yapacakları etkinlik ve kongrelere davet edeceğimizi ilettik.”
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyük Kiremitlik Tabyası, Küçük Kiremitlik Tabyası, Ahali Tabya, Küçük Palandöken ve Büyük Palandöken Tabyası’nı inceleyen Vali Çiftçi, ecdadımızın emaneti tabyaların temizliğine bizzat kendisi katılarak tabyaların korunması için ilgili kurumlara gerekli talimatlarda bulundu.
Vali Çiftçi’nin Tabyalar gezisine Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, Palandöken Kaymakamı Yusuf Durani Dinç, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ali Laloğlu, Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer eşlik etti. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>???????Başkentte programlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Anıtkabir’de başlayacak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki programla sona erecek.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Başkentteki programlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki devlet erkanının 10.30’da Anıtkabir’e yapacağı ziyaretle başlayacak.
Anıtkabir ziyaretinin ardından Erdoğan, 11.30’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen tebrikat töreniyle tebrikleri kabul edecek.
Programlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Birinci Meclis’e kadar gerçekleştirilecek geçit töreniyle devam edecek. TBMM önünde geçit töreni öncesinde Mehteran Birliği ve Karma Bando konserleri düzenlenecek. Geçit törenine Türk Yıldızları da gösterileriyle eşlik edecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutlamalar kapsamında, saat 17.00’de Kara Harp Okulu Mezuniyet Töreni’ne katılacak.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde büyük kutlama
30 Ağustos Zaferi’nin 102’inci yılının coşkusu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek programlarla da kutlanacak.
Askeri erkan, devlet erkanı ve yabancı misyon şeflerinin yer aldığı yaklaşık 2 bin davetlinin katılımının beklendiği program, Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve Jandarma Genel Komutanlığı Bandosunun saat 19.00’daki karşılama konserleriyle başlayacak.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açılışı yapılacak programda kahraman şehitler için Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua okunacak.
Zafer kutlamasına özel hazırlanan kısa film gösteriminin de yer alacağı programda, yurt dışında ve yurt içinde görev yapan Türk birliklerinin 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini ilettiği video mesajları da izletilecek.
Mesajların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara hitap edecek.
Programın kapanışında ise sanatçı Ferhat Göçer ve Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası konser verecek. Konserde günün anlam ve önemi kapsamında kahramanlık türküleri seslendirilecek.
Cumhurbaşkanlığı külliyesinin ana binası ise kırmızı ve beyaz renklerle ışıklandırılacak.
30 Ağustos Zafer Bayramı sadece başkentte değil 81 il meydanında da valilikler aracılığıyla düzenlenecek törenlerle kutlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün akşam saat 19: 30 sıralarında Esenyurt ilçesi Mehterçeşme Mahallesi Hacı Bayram Veli Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, asayiş uygulamaları esnasında durumundan şüphelenilen yabancı uyruklu 45 yaşındaki Mahir A. isimli şahıs polis tarafından durduruldu. Ardından ise şüpheli şahıs aniden sivil bir vatandaşa bıçakla saldırarak yaraladı. Olaya müdahale etmek isteyen polis memuru B.B.’yi de bıçaklayan şüpheli olay yerinden koşarak kaçtı. Polis memuru B.B. ve yaralanan diğer vatandaş hastaneye kaldırılırken, hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi. Kaçan şüpheli polis ekiplerinin çalışması sonucunda Esenyurt Zafer Mahallesi’nde yakalandı. Şüpheli şahsın bir polis memuru ve vatandaşı bıçaklayıp kaçtığı o anlar güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.
Bölgede esnaflık yapan Mücahit Babahan isimli vatandaş yaşananlarla ilgili olarak, “Cadde üzerinde bir koşuşturma vardı. Bir kişiyi yaralandı gördüm herhalde sivil polisti. Sonra şüpheliyi gördüm yukarı doğru kaçıyordu. Büyük ihtimalle yabancı uyrukluydu. Polisi omzundan bıçakladı. Bir vatandaş daha vardı polis miydi bilmiyorum ama onu da kolundan bıçaklamış. Büyük ihtimalle polis durdurmak isteyince dur ihtarına uymayıp bıçaklamış polisi” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, Artvin’de düzenlenen ‘Narkoçelik-36 Operasyonu’nda 502 kilogram esrar ele geçirildiğini ve 2 şüphelinin yakalandığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Artvin’de Jandarma Genel Komutanlığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı’nca uyuşturucu imalat ve ticaretine yönelik ‘Narkoçelik-36 Operasyonu’ düzenlendiğini belirtti. Buna göre; belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı baskında 2 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan aramalarda 502 kilogram esrar ele geçirildi.
Operasyonu gerçekleştiren jandarmayı tebrik eden Yerlikaya, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki ülkemizi zehir tacirlerinden temizlemeye kararlıyız. Ülkemizin dört bir yanında zehir tacirlerine karşı operasyonlarımız kararlılıkla devam edecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Saray İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, kaçak sahte alkol üretimiyle ilgili yaptıkları çalışmada N.M. isimli şahsın evine operasyon düzenledi. Operasyonda 360 litre fermente rakı olduğu değerlendirilen sıvı madde, 100 litre el yapımı damıtılmış ve satışa hazır halde rakı ile damıtma işleminde kullanılan 2 adet düzenek ele geçirildi. Şüpheli N.M., 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçundan gözaltına alındı. Emniyet güçlerinin genel asayiş ve kamu düzenini sağlamak amacıyla denetim ve çalışmaları kararlılıkla devam edecek. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Sümer Amatör Evi’nde gerçekleştirilen fikstür çekimine Kayseri Futbol İl Temsilcisi Mehmet Yücel, Tertip Komitesi üyesi Murat Akgöz, Melih Candan, Dursun Açıkyürek ve fikstüre giren takımların başkanları, antrenörleri ile yöneticileri katıldı. Süper U18 Ligi’nde bu sezon 13 takım tek grupta mücadele edecek. Süper U18 Ligi’nde, Altındağ Akkışlaspor, Argıncıkspor, Kayseri Demirspor, Gültepespor, Kayseri Atletikspor, Kocasinan Şimşekspor, Amaratspor, Talasgücü Belediyespor, Erciyes 38 FK, Erciyes Esen Makina FK, Anadolu Yıldızları, Kayseri Şekerspor ve Hacılar Erciyesspor takımları mücadele edecek.
Süper 18 Ligi’nin ilk hafta programı ise şu şekilde:
Altındağ Akkışlaspor-Argıncıkspor
Kayseri Demirspor-Gültepespor
Kayseri Atletikspor-Kocasinan Şimşekspor
Amaratspor-Talasgücü Belediyespor
Erciyes 38 FK-Erciyes Esen Makina FK
Anadolu Yıldızları-Kayseri Şekerspor
Hacılar Erciyesspor (BAY) – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarlalarını mayıs ayında Kızılırmak’ın bereketli suyuyla dolduran çeltik üreticileri, binbir emekle toprakla buluşturdukları tohumların büyüyüp başak vermesinin mutluluğunu yaşıyor.
Sıcak yaz günlerinde titizlikle yetiştirdikleri çeltiği eylül ayında hasat etmeye hazırlanan üreticiler, 1997’de coğrafi işaret tescili alan Osmancık pirincini yurt içi ve yurt dışı pazarlarda tüketiciyle buluşturacak.
Osmancık Ziraat Odası Başkanı Ali Osman Şahiner, AA muhabirine, Osmancık’ta yaklaşık 24 bin dekar alanda çeltik üretimi yapıldığını söyledi.
Çeltiğin zorlu bir süreçten geçtikten sonra pirinç olarak sofraya ulaştığını belirten Şahiner, “Çeltik ekiminin hazırlıkları nisan-mayıs aylarında başlar. Mayısın ortalarında çeltik ekimimiz yapılmaktadır. Ondan sonraki dönemler, ilaçlama ve gübreleme dönemidir. Çeltik yeşile büründükten sonra başaklama dönemine geçer. Başaklama döneminden sonra da eylül ayında hasadı yapılır.” dedi.
Osmancık’ta çeltiklerin başak verdiğini, hasada kısa süre kaldığını dile getiren Şahiner, “Çeltiklerimiz şu anda gayet güzel. Verimli ve rekoltesi iyi bir sezon bekliyoruz. Bu sezon çeltik rekolte beklentimiz dekarda 800 kilogram civarında. Yani bu da yaklaşık 20 bin ton çeltik yapmaktadır. Osmancık’ın dışında da tabii ki çiftçilerimiz üretim yapıyor. Bunlarla beraber aşağı yukarı 50 bin ton çeltik üretimi yapılmaktadır.” diye konuştu.
Osmancık pirincinin aroması ve lezzetiyle öne çıktığına dikkati çeken Şahiner, şunları kaydetti:
“Aroması, lezzeti, güzel pilav yapması, Osmancık pirincini Türkiye’de ve dünyada değerli hale getirmiştir. Osmancık pirinci, tercih edilen bir marka haline gelmiştir. İlçemizde farklı türlerde çeltik ekilmektedir ancak bunların içinde en iyisi Osmancık çeşidi dediğimiz, kendi ürünümüzdür. Pilavı gerçekten güzel olur. Aroması çok iyidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gündemle ilgili konulara yaptığı yorumlarla sık sık adından söz ettiren Demet Akalın, X hesabından yaptığı paylaşımda “Ahh düşünmek bile istemiyorum! Aklımdan geçiremiyorum bile… ‘Şahane bir hayatımız vardı’ diyor baba ahh. İdam cezası olsaydı bu kadar kolay olmazdı bu işler. Hiç tadım yok şu kız bir bulunsa” ifadelerini kullandı.

İKİYE BÖLÜNDÜLER
Akalın’ın idam çıkışı kısa sürede gündem olurken yorumlar da beraberinde geldi. Bir kısım kullanıcı Akalın’a hak verirken bir kısım da idam çıkışına tepki gösterdi.

NE OLDU?
Kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta 15.00 sıralarında Narin Güran’dan haber alamayan ailesinin yetkililere bildirmesi üzerine bölgede, İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Dicle Üniversitesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerden itfaiye ekiplerince başlatılan arama çalışmaları sürüyor.
Mahalledeki Tavşantepe İlkokulunda kurulan Hareket Merkezi’nde tüm ekiplerin koordineli bir şekilde arama çalışması yapması sağlanıyor. Her detayın en ince ayrıntısına kadar incelendiği soruşturmada, Tavşantepe Mahallesi sakinlerinin peyderpey ifadesine başvuruluyor. Gönüllülerin de desteğiyle şu ana kadar 1710 personelin yer aldığı aramalar kapsamında mahalle içerisinde ve çevresinde çalışma yürütüldü.

BOŞ EVLER, AHIRLAR VE SAMANLIKLAR ARANDI
Jandarma ve AFAD’a bağlı arama kurtarma ve diğer ekipler, mahallenin çevresi, kayalıklar, dere ve sazlık, tarlalar ile mahallenin içindeki atıl alanlar, boş evler, ahırlar, samanlıklar ve evlerin bahçesinde arama yaptı. Jandarma Sualtı Arama Kurtarma’ya (JAK) bağlı dalgıç ekipler de mahalledeki yaklaşık 4 metre derinliğindeki su kuyusunda arama yaptı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın yaşadığı mahallede Psikososyal Destek (PSD) Ekiplerinin çalışmalar yaptığını bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre kaza; Payas ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Fatih Caddesi üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde ilerleyen Toyota marka 31 AHR 733 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıktı. Kontrolden çıkan araç park halindeki 4 araca çarparak durabildi. An be an kameralara yansıyan kaza anında yolda yürüyen çocuğun ezilmekten saniyelerle kurtulmasıysa rahat nefes aldırdı. Kazada araçta bulunan 4 yaralı hastaneye kaldırılırken sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Belediyesi tarafından geleneksel hale gelen Geleneksel Sünnet Şöleninde, Erzincan’da ikamet eden ve maddi imkanı bulunmayan 115 çocuk Erzincan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün koordinesinde modern cerrahi yöntemlerle, steril koşullarda ücretsiz olarak sünnet ettirildi.
Sünnet ettirilen 115 çocuğun sünnet elbiseleri de yine belediye tarafından alındı. Düzenlenecek olan programda çocuklar Terzi Baba Türbesi ziyaretinin ardından şölenin yapılacağı Esentepe Mesire alanına getirilecek. Palyaço gösterisi, mehter konseri ve yerel sanatçıların sahne alacağı konserde vatandaşları güzel bir gün geçirecekler.
Belediye Başkanı Bekir Aksun, Esentepe’de yapılacak olan şölene vatandaşlarımızı da davet ederek; “Erzincan’da yaşayan çocuklarımızın bu mutluluklarını paylaşmaktan buna vesile olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Esentepe’de yapacağımız Sünnet Şölenine bütün vatandaşlarımızı davet ediyorum. Bu geleneğimiz inşallah bundan sonraki yıllarda da devam edecektir” dedi. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇOK SAYIDA YARALI VAR
Alınan bilgiye göre, Beylikdüzü istikametinde ilerleyen metrobüs, Sefaköy mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle kaza yaptı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada 3’ü ağır 10 kişi yaralandı, seferlerde aksamalar var.
SEFERLERDE AKSAMA VAR
Kazada metrobüsteki bazı yolcuların yaralandığı bildirildi. Kaza nedeniyle metrobüs yolunda iki yönde de seferler yapılamıyor.
Ayrıntılar geliyor…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Aşiyan mevkiinde meydana geldi. Yabancı uyruklu M.M.A hakimiyetindeki plakası olmayan motosiklet seyir halindeyken, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu düştü. Düşen sürücü, çevredeki vatandaşların ekiplere ihbarı sonucu 112 sağlık ekiplerince Sinop Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Polis ekipleri kaza ile ilgili soruşturma başlattı. – SİNOP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 06.30 sıralarında Eyüpsultan Mithatpaşa Mahallesi Davutpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ormanlık yolda ilerleyen 34 AFB 746 plakalı otomobil sürücüsü, bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybedince yoldan çıkarak ormanlık alana uçtu. Metrelerce sürüklenen otomobilde sürücü ve beraberindeki kadın araçta yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yaralıları araçtan çıkararak kurduğu düzenek ile ormanlık alandan yola çıkarttı. Yaralılar sedye ile ambulansa taşındı. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi. Ormanlık alana uçan otomobil çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı.
Polis ekipleri kazaya ilişkin inceleme başlattı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sakarya Büyükşehir Belediyesince vatandaşların daha rahat ulaşım sağlaması amacıyla filoya dahil edilen 23 otobüs ve 1 metrobüs ile Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde (SASKİ) kullanılacak 2 iş makinesinin hizmete alınması dolayısıyla Demokrasi Meydanı’nda tören düzenlendi.
Törende konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, bugüne kadar kent için önemli işler yaptıklarını belirterek, şehre katkı sunanlara teşekkür etti.
Kentte üretilen otobüslerin yine şehre hizmet vermesinin önemine işaret eden Yavuz, Sakarya’nın geleceği için var güçleriyle çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.
AK Parti Sakarya MilletvekiliMurat Kaya da kente hizmet anlayışıyla güzel müjdeler vermeyi sürdüreceklerini belirterek, hizmet aşkıyla yanan ekiplerinin bulunduğunu söyledi.
Sakarya’yı, Türkiye’deki büyükşehirler içerisinde sıralı hale getireceklerini aktaran Kaya, vatandaşların hayatının daha güzel şekilde devam etmesini amaçladıklarını kaydetti.
“Raylı sistemle ilgili yakında proje çalışmaları başlayacak”
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da kentte vatandaşların rahat ulaşım sağlayabilmesi için Bakanlıktan temin edilen kaynakla şehre yeni ulaşım araçları kazandırdıklarını söyledi.
Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür eden Alemdar, belediye olarak şehirdeki ulaşım konusunda yaptıkları çalışmalar ve planlanan projelerden bahsetti.
Alemdar, alınan araçların Arifiye ilçesinde kente istihdam sağlayan Otokar fabrikasında üretildiğini belirterek, bu hususta sağlanan kolaylık ve desteklerden dolayı fabrika yetkililerine teşekkür etti.
Her ilçeden şehir merkezine ulaşımın metrobüslerle olmasının hayalini kurduklarını anlatan Alemdar, “Önceden var olan Adaray’ın Arifiye Gar Meydanı çalışması da başlıyor. Hemen onun arkasından yine şehrimizde raylı sistemle ilgili çalışmaların başlaması için yakında inşallah proje çalışmaları başlayacak.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Otokar Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, günün anısına Alemdar’a plaket takdim etti.
İl Müftüsü Mehmet Aşık tarafından dua edilmesinin ardından protokol üyelerince kurdele kesimi yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 4. haftasında Adana Demirspor, Galatasaray’ı ağırlayacak. Ligin 4. Haftasında 1 puanla 18. sırada bulunan Adana Demirspor ile 6 puanla 4. sırada yer alan Galatasaray mücadelesi 31 Ağustos Cumartesi günü saat 21.45’te Yeni Adana Stadyumu’nda oynanacak.
Mavi – lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, ” Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Yeni Adana Stadyumu’nda 31 Ağustos Cumartesi günü saat 21.45’de karşılaşacağımız Galatasaray maçının biletleri bugün saat 19: 40’ta satışta!” denildi.
Maç biletlerinin fiyatları ise şu şekilde:
“Batı tribün alt 103-104 blok 4000 TL,102 105 blok 3250 TL, kale arkaları alt 1500 TL, kale arkaları üst 1470 TL, maraton üst 1500 TL, maraton alt 3000 TL” – ADANA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Sümer Amatör Evi’nde gerçekleştirilen fikstür çekimine Kayseri Futbol İl Temsilcisi Mehmet Yücel, Tertip Komitesi üyesi Murat Akgöz, Melih Candan, Dursun Açıkyürek ve fikstüre giren takımların başkanları, antrenörleri ile yöneticileri katıldı. U18 Ligi bu sezon 32 takımla 3 grupta mücadele edecek. A ve B Grupları 11’er takımdan oluşurken, C Grubunda ise 10 takım yer aldı. Gerçekleştirilen fikstür çekimi sonrasında U18 Ligi A Grubunda, Develigücü SK, Anadolugücü SK, Kocasinangücü SK, Kayseri Yolspor, Cırgalanspor, 1966 Turanspor, İlbeyspor, Kalespor, Yerköyspor, Bayraktarspor, Kafkasspor yer alırken, B Grubunda Kayseri Ömürspor, İsmail Okumuş FK, Talas Anayurtspor, Kayseri İdman Yurdu, Yeni Mahalle Yeni Ufuklarspor, Belsinspor, Kılıçaslan Yıldızspor, Talas Denizspor, Pınarbaşı Belediyespor, T. İlbey Erdemspor Yeşilspor ve C Grubunda ise Döğerspor, Simya Koleji, Kocasinan Ülküspor, Sungur FK, G.O.Paşaspor Palaspor, Cuma Uluçay Talasspor, Talas İdman Yurdu, Alsancakspor ve Buğdaylıspor takımları yer aldı.
Gerçekleştirilen fikstür çekimi sonrasında gruplar ve maçlar belli oldu. U18 Liginde ilk hafta maçları ise şu şekilde:
1. Hafta A Grubu
Anadolugücü SK-Develigücü
Kocasinangücü SK-Kafkasspor
Kayseri Yolspor-Bayraktarspor
Cırgalanspor-Yerköyspor
1966 Turanspor-Kalespor
İlbeyspor (BAY)
1. Hafta B Grubu
İsmail Okumuş FK-Kayseri Ömürspor
Talas Anayurtspor-Yeşilspor
Kayseri İdman Yurdu- T.İlbey Erdemspor
Y.M.Y.Ufuklarspor-Pınarbaşı Bld.
K.Aslan Yıldızspor-Talas Denizspor
Belsinspor (BAY)
1. Hafta C Grubu
Döğerspor-Simya Koleji
K. Ülküspor-Sungur FK
G.O.Paşaspor-Palaspor
Cuma Uluçay Talasspor-Talas İdman Yurdu
Alsancakspor-Buğdaylıspor – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayvancılığın geliştirilmesi ve sürdürülebilirliğin sağlanması, hayvancılık politikalarının yürütülmesinde etkinliğin artırılması, yerli hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi, kayıtların güncel tutulması, hayvan hastalıklarıyla mücadele ve sağlıklı hayvansal üretim için yetiştiricilerin desteklenmesi amacıyla uyguladığı buzağı/malak desteklemeleri için başvurular 2 Eylül’de başlayacak.
Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından yapılan duyuruda başvurulan 2 Eylül 2024 günü başlayacağı ve 2 Aralık 2024 tarihinde sona ereceği duyuruldu. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklama şöyle: “2024 Yılı Buzağı/Malak Desteklemesi Müracaatları 02 Eylül 2024 tarihinde başlayacak olup 02 Aralık 2024 tarihinde son bulacaktır. Yetiştiricilerimizden yetiştirici/üretici örgütlerine üye olanlar üye oldukları yetiştirici/üretici örgütlerine, yetiştirici/üretici örgütlerine üye olmayan yetiştiricilerimiz bağlı bulundukları İl/İlçe tarım ve orman müdürlüklerine yukarıda belirtilen tarihler arasında başvurmaları önemle duyurulur.” – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk dünyasının bilge lideri, değerli büyüğüm Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret edip, paylaşımlı yolculuk sistemini detaylı arz ettim. Türk teknoloji ve internet girişimcilerine olan inancı için kendisine şükranlarımı sunarım. @dbdevletbahceli@MHP_Bilgipic.twitter.com/BThjplytAp
— Oğuz Alper Öktem (@OguzAlperOktem) August 28, 2024
Öktem, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Türk dünyasının bilge lideri, değerli büyüğüm Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret edip, paylaşımlı yolculuk sistemini detaylı arz ettim. Türk teknoloji ve internet girişimcilerine olan inancı için kendisine şükranlarımı sunarım.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen kabulden fotoğraf paylaşıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ömrünü aklıselim, kalbiselim, zevkiselim nesiller yetiştirmeye adayan; eserleriyle, mücadele ve imtihanla geçen hayatıyla pek çok gence ilham veren, cesaret aşılayan Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi ebedî âleme irtihalinin 5’inci yıl dönümünde rahmetle yâd ediyorum. pic.twitter.com/zdxgzKJQmO
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) August 28, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gelinlik Modelleri ve Gelinlikçi Seçenekleri
Düğün gününüzde giyeceğiniz gelinlik, bu özel günün en önemli parçalarından biridir. Gelinlikçi kategorimiz, size en özel ve şık gelinlikleri bulabileceğiniz, deneyimli ve profesyonel gelinlikçilerle iletişime geçme fırsatı sunar. Aradığınız gelinlik tarzını bulmak için vintage, straplez, sade, prenses ve bohem gibi çeşitli seçenekleri inceleyebilirsiniz.
Gelinlik seçerken, kişisel tarzınız ve düğün temanızla uyumlu bir model seçmek önemlidir. Vintage gelinlikler, nostaljik bir şıklık arayanlar için idealken, straplez gelinlikler zarif ve modern bir görünüm sunar. Sade gelinlikler minimal bir estetik arayanlar için mükemmel bir seçimken, prenses gelinlikleri ise masalsı bir hava katar. Web sitemizde, her biri konusunda uzman gelinlikçilerle iletişim kurarak, size en uygun gelinliği bulabilirsiniz.
Düğün Salonları ve Mekan Seçimleri
Düğününüzün yapılacağı mekan, etkinliğinizin atmosferini belirleyecek en önemli unsurlardan biridir. Düğün Salonları kategorimiz, düğününüz için en ideal mekanı bulmanızda size yardımcı olur. Modern düğün salonlarından tarihi mekanlara, kır düğünü alanlarından sosyal tesislere kadar geniş bir seçenek yelpazesi sunuyoruz.
Düğün salonu seçerken, mekânın büyüklüğü, atmosferi ve sunduğu olanaklar gibi faktörleri göz önünde bulundurmalısınız. Web sitemizde, çeşitli düğün salonları hakkında detaylı bilgi ve fotoğraflar bulabilir, mekânlar arasında karşılaştırma yapabilirsiniz. Ayrıca, tarihi mekanlar ve tekne düğünleri gibi alternatifler de mevcut. Bu geniş seçenek yelpazesi, düğününüz için ideal bir atmosfer yaratmanıza yardımcı olur.
Gelinlik Modelleri ve Stilinize Uygun Seçimler
Gelinlik Modelleri sayfamızda, farklı tarz ve modellerde gelinlikleri detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Vintage, bohem, balık, A kesim ve kısa gelinlikler gibi çeşitli seçenekler sunan bu bölüm, düğün gününüzde şıklığınızı ve tarzınızı yansıtacak gelinliği bulmanıza yardımcı olur.
Gelinlik seçerken, vücut tipiniz, düğün temanız ve kişisel zevkleriniz gibi faktörleri dikkate almak önemlidir. Web sitemizdeki geniş model seçenekleri sayesinde, hem kişisel tarzınıza uygun hem de düğün gününüz için ideal olan gelinliği kolayca bulabilirsiniz. Gelinliklerin yanı sıra, gelin ayakkabısı, gelin aksesuarları ve başlıklar gibi detaylarla da tamamlanmış bir görünüm elde edebilirsiniz.
Nikah Şekeri ve Hediyelikler, Müzik ve Fotoğrafçılık
Düğün gününüzde misafirlerinize küçük ama anlamlı hatıralar bırakmak için nikah şekerleri ve hediyelikler önemli bir rol oynar. Web sitemizde, çeşitli nikah şekerleri ve hediyelikler seçeneklerini bulabilir, düğün temanızla uyumlu olanları seçebilirsiniz. Bu küçük detaylar, misafirlerinize olan teşekkürlerinizi ve düğün gününüzün özel anılarını ölümsüzleştirir.
Düğün müziği, etkinliğinizin atmosferini belirleyecek önemli bir unsurdur. Düğün müziğinizin seçimi konusunda web sitemizdeki müzik ve DJ hizmetleri gibi seçenekleri araştırabilirsiniz. Ayrıca, düğün fotoğrafçılığı da önemli bir detaydır. Profesyonel fotoğrafçılarla çalışarak, bu özel gününüzün anılarını yüksek kalitede ölümsüzleştirebilirsiniz.
Ek Hizmetler ve Organizasyon
Düğün organizasyonunda her ayrıntının kusursuz olması için catering hizmetleri, ışık, ses ve düzenleme gibi ek hizmetlere ihtiyaç duyabilirsiniz. dugunluk.com'da, bu hizmetleri sağlayan profesyonel firmalarla iletişime geçebilir, etkinliğinizin her aşamasında destek alabilirsiniz.
Catering hizmetleri, düğün menünüzü planlamada size yardımcı olurken, ışık ve ses düzenlemeleri etkinliğinizin atmosferini artırır. Ayrıca, organizasyon hizmetleri sayesinde, düğün gününüzün her aşamasının sorunsuz bir şekilde ilerlemesini sağlayabilirsiniz. Düğün günü boyunca ihtiyaç duyabileceğiniz tüm detayları web sitemiz üzerinden rahatça organize edebilirsiniz.
Balayı ve Çeyiz
Düğün gününüzün ardından, balayı tatiliniz de önemli bir detaydır. dugunluk.com üzerinden, balayı için en uygun otelleri ve tatil paketlerini araştırabilirsiniz. Ayrıca, ev tekstil ve çeyiz ürünleri konusunda da geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Çeyiz listenizdeki ürünleri kolayca bulabilir ve evinize uygun şekilde hazırlayabilirsiniz.
Balayı tatilinizi planlarken, destinasyonlar ve tatil paketleri hakkında bilgi edinmek için web sitemizi ziyaret edebilir, ideal tatilinizi seçebilirsiniz. Çeyiz ürünleri arasında, yatak örtülerinden mutfak eşyalarına kadar geniş bir seçenek bulunuyor. Bu ürünleri seçerken, evinizin dekorasyonuna uyumlu ve kaliteli ürünler tercih edebilirsiniz.
Sonuç
dugunluk.com, düğün gününüzü mükemmel bir şekilde planlamanız için gereken her şeyi tek bir platformda sunarak, size kolaylık ve konfor sağlıyor. Gelinlikler, düğün mekanları, nikah şekerleri, müzik, fotoğrafçılık ve daha fazlası için ihtiyacınız olan tüm detayları bulabileceğiniz sitemizi ziyaret ederek, düğün hazırlıklarınızı kolayca yapabilirsiniz.
Hayalinizdeki düğünü gerçekleştirmek ve unutulmaz anılar biriktirmek için dugunluk.com’u tercih edin. Size en iyi hizmeti sunmak için buradayız ve düğün gününüzü özenle planlamanızı sağlayacak her türlü desteği sunmak için hazırız. Siz de düğün hazırlıklarınızda bize güvenin, özel gününüzü mükemmel bir şekilde geçirin.
teknoloji, bilgi, bilişim, internet, bilgisayar, yazılım, donanım, programlama, veri, siber güvenlik, cloud, mobil, IoT, kodlama, AI, Machine Learning, veri analitik, big data, blockchain, programlama dilleri, sosyal medya, cihazlar, yazılım geliştirme, veri merkezi, sanal gerçeklik, kablosuz ağlar, internet of things, dijital, e-commerce, web tasarım, veri depolama, veri yönetimi
]]>Nermin Yılmaz ve Fresh Water’ın Misyonu ve Vizyonu
30 yılı aşkın süredir su arıtma sektöründe uzmanlaşan Nermin Yılmaz, suyun sağlığa olan etkilerinin farkında olarak, bu alanda en yüksek standartları hedefliyor. Fresh Water, sadece su arıtma cihazlarının satışını yapmakla kalmayıp, aynı zamanda müşteri odaklı bir yaklaşım sergileyerek sağlıklı suya ulaşımı herkes için erişilebilir hale getiriyor. Bu bağlamda, şirket, teknolojiyi ve müşteri geri bildirimlerini sürekli olarak takip ederek, her geçen gün daha etkili ve ekonomik çözümler sunmayı amaçlıyor.
Fresh Water’ın Sağlık Odaklı ve Kapsamlı Hizmetleri
Su Arıtma Cihazı Fresh Water, ev ve iş yerlerinde temiz içme suyu sağlamak için en son teknolojiye sahip su arıtma cihazlarını sunar. Ürün yelpazemiz, farklı ihtiyaç ve bütçelere uygun seçenekler ile her türlü su arıtma ihtiyacını karşılar.
Su Arıtma Cihazı Bakım Cihazlarınızın performansını ve ömrünü artırmak için düzenli bakım hizmetleri sunuyoruz. Bakım hizmetlerimiz, cihazlarınızın verimli çalışmasını sağlar ve su kalitesini sürekli yüksek tutar.
Su Arıtma Cihazı Filtre Su arıtma sisteminizin performansını sürekli yüksek tutmak amacıyla çeşitli filtre seçenekleri sunuyoruz. Filtrasyon sistemlerimiz, suyun kalitesini en üst düzeyde korur.
Su Arıtma Teknik Servis : Fresh Water, su arıtma cihazlarınızın her türlü teknik sorunu için profesyonel teknik servis hizmeti sunar. Teknik servis ekibimiz, cihazlarınızın arızalarını hızlı ve etkili bir şekilde gidermek için gerekli tüm desteği sağlar. Bu hizmet, cihazlarınızın uzun ömürlü ve güvenilir bir şekilde çalışmasını garantiler.
Damacana ve PET Su Çözümlerine Karşı Ekonomik Alternatifler Fresh Water, damacana ve PET su çözümlerine kıyasla hem ekonomik hem de çevre dostu bir alternatif sunar. Kendi su arıtma sisteminizle, uzun vadede tasarruf sağlarken, her zaman taze ve sağlıklı suya ulaşmanızı garanti eder. Bu çözüm, hem maliyetleri düşürür hem de plastik atıkların azaltılmasına katkı sağlar.
Sağlık ve Ekonomi Arasındaki Denge
Fresh Water, sağlıklı suyun herkesin hakkı olduğuna inanarak, ürün ve hizmetlerinde sağlık odaklı bir yaklaşım sergiler. Aynı zamanda, ekonomik alternatifler sunarak, su arıtma çözümlerinin maliyetlerini düşürür ve müşterilere uzun vadeli tasarruf sağlar. Damacana ve PET su çözümlerinin aksine, Fresh Water'ın su arıtma sistemleri, hem çevre dostudur hem de sürekli taze su sağlar.
Müşteri Memnuniyeti ve Yenilikçi Çözümler
Müşteri memnuniyetini her şeyin önünde tutan Fresh Water, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, hizmet kalitesini sürekli olarak artırmaktadır. Müşteri geri bildirimlerine büyük önem veren Fresh Water, sağlıklı suya erişim konusunda sektördeki en güvenilir ve yenilikçi adreslerden biri olmayı sürdürüyor.
Daha fazla bilgi ve hizmetlerimiz hakkında detaylar için suaritmamerkezi.com.tr adresimizi ziyaret edebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Onlarca vatandaşımızı hayattan koparan başıboş köpek sorununun çözülmesini isteyenler kadar karşı çıkanlar da var.
O isimlerden biri de geçtiğimiz gün başıboş sokak köpekleriyle ilgili ayaklanma çağrısı yapan Now TV Ana Haber Bülteni sunucusu Gülbin Tosun.
Tosun son olarak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile ilgili bir paylaşım yaptı.
“BİR BARDAK SUYA MUHTAÇ OLUN O ZAMAN”
Tosun, sokak hayvanlarıyla ilgili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a sert sözlerle yüklendi.
Yavaş’ı etiketleyen Tosun, “Başkan siz ‘Sokakta köpek olmaz, biz bakarız’ derken hapsettiğiniz ve önlerinde suyu bile olmayan canlıları mı kastetmiştiniz! Ne diyeyim bir bardak suya muhtaç olun o zaman!” dedi.
Paylaşımın ardından Gülbin Tosun’un işine son verildiği iddiası ortaya atıldı.
Açıklama yapan Tosun, zorunlu izne çıkarıldığını belirtti.

“ZORUNLU İZNE ÇIKARILDIM”
Tosun şunları söyledi:
“Destek mesajlarınız için çok ama çok teşekkür ederim. Çok değerlisiniz. İyi ki varsınız can dostları. Ben zorunlu izne çıkarıldım. Henüz çıkışım verilmedi. Sadece bilginize. Hayvan haklarından bir adım geri yok.”



Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerde birçok masum sivil hayatını kaybetti.
Deprem bölgesinde normalleşme devam ederken, bir yandan da yıkılan binaların davalarına devam ediliyor.
İnşaatta deniz kumu ve paslı demir kullanan müteahhitler, kolon kesen dükkan sahipleri gibi niceleri, birçok insanın yıkılan binaların altında can vermesine sebep oldu.
‘GÖZ KARARIYLA’ ZEMİN ETÜDÜ YAPILDI
Bu skandallardan biri de Kahramanmaraş’ta bulunan Palmiye Sitesi’nde gerçekleşti.
Sitenin depremde yıkılması sonucu 150 kişi hayatını kaybederken, 16 kişi de yaralandı. 2 kişi ise kayboldu.
Siteyle ilgili yürütülen soruşturmada zemin etüdünün ‘göz kararıyla’ yapıldığı ortaya çıktı.

MÜTEAHHİTLER VE MÜHENDİSE DAVA AÇILDI
Sitenin yıkılmasıyla ilgili müteahhitler Hacı Ahmet Ersoy ve Ali Babaoğlu ile jeoloji mühendisi Ömer Tarakçıoğlu ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
ARANIRKEN OĞLUNA VEKALET VERDİ
Soruşturma kapsamında 2 şüphelinin ifadesi alınırken, adreslerinde bulunamayan Ali Babaoğlu hakkında ise 14 Şubat 2023’te yakalama kararı çıkartıldı.
Aradan geçen zamanda izine rastlanılmayan Ali Babaoğlu’nun üzerindeki gayrimenkuller ve araçların satışı başta olmak üzere kendi adına birçok işlemi yapabilmesi için 17 Mayıs 2024’te İzmir Karşıyaka 7’nci Noteri’ne giderek oğlu Mustafa Babaoğlu’na vekalet verdiği ortaya çıktı.
Babaoğlu, vekaleti verdikten 3 ay sonra İzmir Karşıyaka’da polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
Sevk edildiği adliyede SEGBİS sistemiyle Kahramanmaraş 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sorgusu yapılan Ali Babaoğlu tutuklanarak cezaevine konuldu.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ, ORTAĞINI YALANLADI
Aynı zamanda sitenin statik proje müellifi ve fenni mesulü de olan ve cezaevinde hakim karşısına çıkacağı günü bekleyen Ali Babaoğlu’nun mahkeme verdiği ifadesi ortaya çıktı.
Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Babaoğlu, ortağı Mehmet Ersoy’un kendisi hakkında söylediği, “Müteahhit Ali Babaoğlu’ydu, ben müşterilere daireleri gösterdim.” sözlerini de yalanlayarak şunları söyledi:
“TRAVMA GEÇİRDİM BUNALIMA GİRDİM”
“Deprem gecesi travma geçirdim, bunalıma girdim. Kahramanmaraş’ın en büyük alışveriş merkezinin sahibiydim, enkaz alında kaldım. Trabzon Caddesi’ndeki iş yerlerim yıkıldı. Bu nedenle İzmir’de bulunan yazlığıma geldim.
“MÜTEAHHİT ÖMÜR BOYU BİNADAN SORUMLU OLAMAZ”
Palmiye Sitesi’ni Mehmet Ersoy ile birlikte ortak yaptık, müteahhitleri bizdik, birlikte yaptık, Palmiye sitesi yapı ortaklığı kooperatifiydi. Binamız tamamen ruhsata göre yapılmıştır, binada ruhsat dışında büyüklük bulunmamaktadır.
Yapı denetim kanununa göre biz binadan 15 yıl sorumluyuz. Bina yapımına 99 yılında başlandı, Adapazarı depremi oldu, sonra ruhsat gecikti. Bir müteahhit bir mühendis ömür boyu sorumlu olamaz.”


Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Eğitim Bakanlığı, mazerete bağlı yer değişikliği kapsamında başvuruda bulunan tüm öğretmenlerin atamasının gerçekleştirildiğini duyurdu.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, mazerete bağlı iller arası yer değişikliği kapsamında tercih etmiş olduğu eğitim kurumlarından birine ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlerin atamasının, mazeretlerinin bulunduğu il/ ilçe milli eğitim müdürlüklerine yapıldığı bildirildi.
Atama sonuçları ise bakanlığın internet sitesinde yayımlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fransa’nın başkenti Paris’ten bisikletle yola çıkan 3 iklim aktivisti, İstanbul’da bir grup bisikletsever tarafından Barbaros Meydanı’nda karşılandı. Burada konuşma yapan aktivist Guillaume Outrage, iklim değişikliğinin çözümü konusunda bisikletin önemini vurguladı.
Küresel ısınmayı azaltmak için ulaşımda bisiklet kullanımının arttırılması gerekliliğine dikkati çekmek istediklerini belirten Outrage, “Asıl önemli nokta bisiklet kullanımı yüzde 20 arttığı zaman karbon emisyonları yüzde 8 gibi çok önemli bir azalım gösteriyor. Dolayısıyla bizim bunları öne çıkarmamız lazım.” dedi.
Aktivistleri karşılayan Önder Algedik ise Türkiye’de son 20 yılda yaklaşık 814 milyar dolar fosil yakıt ithal edilip tüketildiğini söyledi.
Grup üyeleri, Türkiye’deki programlarının ardından Gürcistan ve Bakü’ye bisikletle gidecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL- Semerkant seferini yapmakta olan Özbekistan Havayolları’na ait Airbus A320-214 tipi uçak, kabin basıncının düşmesi sonucu Merzifon Havalimanı’na zorunlu iniş yaptı.
Semerkant’a gitmek üzere İstanbul’dan havalanan Özbekistan Havayolları’na ait Airbus A320-214 tipi yolcu uçağı, kabin basıncının düşmesi sonucu Merzifon Havalimanı’na zorunlu iniş yaptı. 149 yolcu 3 mürettebatı ile piste teker koyan uçak, inişini sorunsuz şekilde gerçekleştirdi.
Yolcuların, sorunun giderilmesinin ardından aynı uçakla Semerkant’a gönderilmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çaltılar Mahallesi’nde Duran E’nin kullandığı 48 RV 875 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki manavın önünde alışveriş yapan Gürcistan uyruklu Lena Asaturıan’a (37) çarptıktan sonra şarampole yuvarlandı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan Asaturıan ile otomobilde yolcu olarak bulunan H. E. ve D.S. ambulansla Seydikemer Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Asaturıan, hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı, diğer yaralıların tedavisi sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aralarında husumet bulunduğu öğrenilen Kayra Ferman D. (20) ile Abdullah Öztürk (20) Bağlık Mahallesi’nde karşılaştı. İkili arasında başlayan tartışma kavgaya dönüştü.
Öztürk, kavga sırasında göğüs bölgesine aldığı bıçak darbesi sonucu ağır yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki bir özel hastaneye kaldırılan Öztürk, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli Kayra Ferman D, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Zanlı, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.
Hayatını kaybeden Abdullah Öztürk’ün cenazesi ise Hatip Camisi’nde ikindi vakti kılınan namazın ardından Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Acıpayam ilçesinden İzmir’deki düğüne gidenleri taşıyan Bayram Karagöz idaresindeki 20 KK 204 plakalı midibüs, Pamukkale ilçesi Cankurtaran mevkisinde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan 26 kişi ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.
Ağır yaralı olarak Pamukkale Üniversitesi Hastanesine götürülen Sultan Çırak (37) buradaki müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ın Yıldızeli ilçesinde çıkan örtü yangını ormana sıçradı. Kısa sürede büyüyen yangına ekipler ve köylülerin müdahalesi devam ediyor.
Yangın, saat 16.00 sıralarında ilçeye bağlı Yusufoğlan köyünde çıktı. Köy yakınlarında bulunan arazide çıkan örtü yangını, rüzgarın da etkisiyle büyüyüp, ormana sıçradı. Köylülerin ihbarı üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına Yusufoğlan köyü ve çevre köylüler de destek verdi. Ekiplerin yangına müdahalesi sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>290. Tarihi Çardak Yağlı Pehlivan Güreşleri öncesinde Gazi Süleyman Paşa’nın mezarında dua edildi. Ardından Çardak Meydanı’ndaki Atatürk büstüne Çardak Belediye Başkanı Metin Semerci ve güreş ağası Turgay Kılıç tarafından çelenk sunuldu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından katılımcılar, davul zurna eşliğinde güreş sahasına geçti.
Etkinlikte konuşan Çardak Belediye Başkanı Metin Semerci, Tarihi Çardak Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin bu yıl 290’ıncısını düzenlediklerini hatırlatarak, başta İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan olmak üzere kendilerine destek verenlere teşekkür etti.
Toplam 400 güreşçi ve 35 başpehlivan katıldığı güreşlerde başpehlivanlığı Feyzullah Aktürk kazandı.
Güreşleri, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, CHP Çanakkale Milletvekilleri Özgür Ceylan ve İsmet Güneşhan, İYİ Parti Çanakkale MilletvekiliRıdvan Uz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile çok sayıda davetli izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı İasos Kazı Başkanı Prof. Dr. Asuman Baldıran, Büyükelçi Uysal’ın ev sahipliğinde “İasos Antik Kenti Kazı ve Konservasyon Çalışmaları” başlıklı bir konferans verdi.
Brüksel Büyükelçiliğinde düzenlenen konferansın açılışında konuşan Uysal, Türkiye’nin kültürel mirasının ortaya çıkarılması için tüm çabaları desteklediklerini ifade etti.
Belçika ile ikili ilişkilerin bir boyutunun da Sagalassos antik Kenti’nde Leuven Üniversitesi’nden bir ekiple gerçekleştirilen kazı çalışmaları örneğinde görüldüğü gibi kültürel işbirliğini kapsadığına değinen Uysal, İasos’un Türkiye’nin kültürel mirası için kayda değer önem arz ettiğini vurguladı.
Uysal, “İasos, sadece arkeolojik buluntularıyla değil, aynı zamanda geçmişten günümüze uzanan tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dikkati çekiyor.” dedi.
Türkiye’nin çok sayıda kadim medeniyete beşiklik etmiş coğrafyasındaki mirasın korunması için çalışmaların devamını dileyen Uysal, “Gizemli bir dönemin üzerindeki perdenin aralanmasından, geçmişe ışık tutulmasından duyduğum mutluluğu sizlerle paylaşıyorum.” ifadelerini kullandı.
Kesintisiz yerleşim alanı
Prof. Dr. Baldıran da Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kıyıkışlacık Mahallesi’nde yer alan bir yarım ada üzerine kurulu İasos’un, Orta Tunç Çağı’ndan Geç Antik Çağ’a kadar kesintisiz bir yerleşim alanı olduğunu belirtti.
Kentin birçok efsanevi öyküye konu olduğunu dile getiren Baldıran, meclis binası, Bizans kulesi, agora, mozaikli villalar, kutsal alanlar gibi birçok dikkat çekici yapıya ev sahipliği yaptığını anlattı.
Baldıran, İasos’un bir liman kenti olması nedeniyle su altı çalışmalarının da yapıldığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üreğil Mahallesi Avdan mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına orman işletme şefliği ekipleri ve vatandaşlar müdahale etti.
Kontrol altına alınan yangınla ilgili soğutma çalışmaları sürerken yaklaşık 3,5 dönüm alanın hasar gördüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız golcü Michy Batshuayi'yi kadrosuna katan Galatasaray, Fenerbahçe'nin iki yıldızıyla daha ilgileniyor. Sarı-kırmızılılar, sözleşmelerinin bitecek olan iki isimle şimdiden dirsek temasını kurdu.
Sözleşmeleri 30 Haziran 2025 yılında bitecek olmasından dolayı Ocak ayında bedelsiz Deneme bonusu veren siteler olarak transfer edilebilecek iki oyuncuyu gözüne kestiren Galatasaray yönetimi, Fenerbahçe'nin hamle yapmaması durumunda iki yıldıza da sözleşme önerecek.
Sarı-lacivertli taraftarların sevgilisi İrfan Can Kahveci ve Bright Osayi-Samuel ile ilgilenen sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe'nin Ocak ayına kadar sözleşme önermemesi durumunda araya girip teklif yapmaya hazır.
]]>Son Dakika Haberleri İçin Doğru Adres
Siyasetten ekonomiye, spordan sağlığa kadar geniş bir yelpazede hizmet veren Asayiş Gazetesi, deneyimli muhabirleriyle Türkiye'nin en güvenilir haber kaynaklarından biri olarak ön plana çıkıyor ve yüksek bir takipçi kitlesine erişmiştir. Sadece haber vermekle kalmayıp, olayları farklı açılardan ele alıp okurlarına geniş bir bakış açısı kazandıran Asayiş Gazetesi, Türkiye'nin en prestijli haber platformlarından biri olma yolunda çalışmalarını sürdürüyor. Son dakika Asayiş Haberleri olarak takipten vazgeçilmeyecek mobil uygulaması sayesinde, en güncel gelişmelere anında ulaşabilir, haberlere her an her yerden kolayca erişim sağlayabilirsiniz.
Asayiş Gazetesi Genel Müdürü Şahsüver Çıtır yaptığı açıklamada “Günümüzde büyük bir hızla ilerleyen teknolojiye rağmen en güvenilir ve objektif habere ulaşmak, doğru bilgiyi elde etmek adına kısa sürede arananlar arasında olmak bizleri ve ekibimizi 24 saat zinde tutuyor. Haber denilince ilk akla gelen şeyin Asayiş Gazetesi olması için elimizden geleni yapıyoruz; bu yüzden doğruluk, tarafsızlık ve güncellikten ödün vermeden her haberi titizlikle hazırlıyoruz. Her bilgiyi en ince ayrıntısına kadar tekrar tekrar araştırıp yayına vermek aldığımız geri dönüşler doğru ve ilkeli duruşumuzun devam etmesi gerektiğini bir kez daha okurlarımız bizlere bu misyonu yüklemiş oluyor.”
Asayiş Gazetesi, geride bıraktığı 3 yılın kısa bir süre gibi görünmesine rağmen, bu noktaya gelmenin kolay olmadığını vurguluyor. Çalışma arkadaşlarının bilgi birikimi ve azmi, Asayiş Gazetesi'nin hızla büyümesini sağladı. Basın camiasında kısa sürede kendine sağlam bir yer edinen Asayiş Gazetesi, ilkeli yayınlarına kararlılıkla devam ediyor.
]]>Yıl sonu yaklaştıkça asgari ücretlilerin bu sorunun yanıtını merak ettiği biliniyor. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 38, 2025 yılı için hedeflenen enflasyon oranı ise yüzde 14 olarak açıklandı.
ARA ZAM YAPILMADI, BEKLENTİLER ARTTI
Bu yıl temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmadığı için, yeni yılda yapılacak zamma yönelik beklentiler arttı ve asgari ücret hesaplamaları yeniden gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, memur ve emekli maaşlarının hedeflenen enflasyona göre düzenleneceğini açıklamıştı.
ORTA YOL FORMÜLÜNÜN SONUCU: YÜZDE 26
Asgari ücret için dikkate alınan formüllerden biri, gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen enflasyon oranlarının ortalamasının alınması oldu. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 38, 2025 yılı için hedeflenen enflasyon oranı ise yüzde 14. Bu iki oranın ortalamasına göre asgari ücretli, yıl sonunda maaşlarına sadece yüzde 26 oranında bir zam alabilecek. “Orta yol formülü” son günlerde asgari ücretli için en çok konuşulan konu haline geldi. Asgari ücretlinin maaşı 17 bin 2 TL olarak bekleniyor, ancak bu beklentinin karşılanıp karşılanmayacağı ya da tepki çeken bir oran mı belirleneceği merak ediliyor. Milyonlarca asgari ücretli çalışan, zam oranı için geri sayarken, yeni yıl yaklaştıkça başka hesaplamaların da gündeme gelmesi olası görünüyor.
ASGARİ ÜCRET ŞUAN NE KADAR?
2022 ve 2023 yıllarında asgari ücret ocak ve temmuz aylarında iki kez zamlanmıştı. Son olarak hükümet tarafından yapılan yüzde 49 artış ile birlikte yeni asgari ücret tutarı 17 bin 2 lira olarak belirlenmişti.
ZAM ORANI NASIL BELİRLENİYOR?
Asgari ücret zammı, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirleniyor. Süreç ise şu şekilde ilerliyor; toplam 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, en az 10 üyenin katılımıyla toplanabilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca üyelerden biri komisyon başkanı olarak seçilir. Kararların oylama usulüyle alındığı komisyonda eşitlik çıkması halinde başkanın bulunduğu tarafın görüşü geçerli sayılır. İlk toplantısını Bakanlıkta gerçekleştiren komisyona sonraki toplantılarda işçi ve işveren sendikaları ev sahipliği yapar. Bakanlıkta gerçekleşen son toplantıyla nihai karar açıklanır.
NET VE BRÜT ÜCRET NE DEMEK?
Asgari ücret ve maaş zammı konuları konuşulurken net ve brüt ücretler kafa karıştırıcı olabiliyor. Zira bazı işverenler maaş teklifini brüt olarak bazıları ise net ücret üzerinden sunabiliyor. Peki net ve brüt ücret ne demek?
Çalışanlar; gelir vergisi, SGK primi ve sendika aidatı gibi aylık ödemeler yapmakla yükümlüdür. Çoğunlukla bu ücretler işveren tarafından maaştan kesilerek ödenir. İşte bu kesintilerin hesaba katılmadığı ücrete brüt maaş deniyor. Ödemeler yapıldıktan sonra kalan ücret ise net maaş oluyor. Yani net maaş, çalışanın doğrudan eline geçen toplam ücreti tarif ediyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞTE İLÇE İLÇE NEM ORANLARI
Kentte saat 06.30 itibarıyla ilçe ilçe hava sıcaklığı, hissedilen sıcaklık ve nem oranları şöyle:
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Mustafa Kemal Paşa Mahallesi, İstiklal Caddesi’nde saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Kimliği belirlenemeyen iki kişi, motosikletle sokağa gelerek kuyumcu ve cep telefonu dükkanına silahlı saldırıda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri tarafından sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Olay yerinde yapılan çalışmalarda iki iş yerine toplam 7 adet merminin isabet ettiği görüldü.

KENDİSİNİ YERE ATARAK SON ANDA KURTARDI
Saldırı anı iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, motosikletle sokağa gelen kasklı iki kişiden artçı olanın iş yerlerine silahla ateş ettiği, o esnada telefonla konuşarak kaldırımda yürüyen bir kişinin kendisini yere atarak son anda kurtulduğu görülüyor. Polis, olay yerinden kaçan saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün saat 23.00 sıralarında Kepez ilçesi Teomanpaşa Mahallesi Osman Yüksel Serdengeçti Caddesi üzerinde bulunan Elmalılı Hamdi Yazır Camii’nde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak cami kapısının kilitli olduğunu ve içeride mahsur kaldığını belirten bir vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen ekipler, caminin ikinci katındaki bayanlar bölümünde genç bir kadının kilitli kaldığını gördü.

CAMİ GÖREVLİSİ KAPIYI AÇTI
İkinci katta bulunan pencereyi açarak polis ve itfaiye ekipleriyle iletişim kuran genç kadının çıkartılması için cami görevlisine ulaşıldı. Bir süre sonra camiye gelen görevli, kapıyı açarak genç kadını bulunduğu yerden çıkardı. Bu sırada çevredeki apartman sakinleri neler olup bittiğini anlamak için balkonlardan camiye gelen ekipleri izledi.

Kilitli kaldığı camiden çıkartılan genç kadın, yüzünü göstermemek için büyük çaba sarf etti. Geç saatte camide nasıl kilitli kaldığı merak edilen genç kadın, işlemler için polis otosuna bindirilerek götürüldü.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3’Ü BEBEK 8 KİŞİ YARALANDI
Çarpışmanın şiddetiyle 2 araç savrularak yol ortasındaki beton refüje çıkarken, hafif ticari araçta bulunan 3’ü bebek 8 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hafif ticari araçta bulunan 7 kişi çevredekilerin yardımlarıyla araç içerisinden çıkarılırken sürücü bulunduğu yerde sıkıştı.
EKİPLER MÜDAHALE ETTİ
İtfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu sıkıştığı yerden kurtarılan ağır yaralı hafif ticari araç sürücüsü, sağlık ekiplerine teslim edilirken, minibüs şoförü ise kazayı yara almadan atlattı. Kazada yaralanan 8 kişi, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptıkları ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Kaza nedeniyle kapanan yol, kazaya karışan araçların kaldırılmasının ardından tekrardan trafiğe açılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Kaza yerinden kareler;




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sıraselviler Caddesi’ndeki 9 katlı otelde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi.

OTELDEKİ MİSAFİRLER TAHLİYE EDİLDİ
Yoğun dumanın yükseldiği otelde konaklayanların bazıları kendi imkanlarıyla çıkarken, geri kalanları ekipler çıkardı. Yangında dumandan etkilenenlere sağlık ekipleri ambulansta müdahalede bulundu. İtfaiye ekipleri yangını söndürürken, soğutma ve duman tahliye işlemleri sürüyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KURŞUNLARDAN SON ANDA KURTULDULAR
İsrail askerleri bugün Tulkerim’e düzenlediği ve 14 saat süren baskında, Ektaba ilçesinde yaşayan Ahmed Nasr (30) isimli Filistinlinin evini kurşun yağmuruna tuttu. AA muhabirine yaşadıklarını anlatan Nasr, eşi ve 3 yaşındaki ikizleriyle birlikte evde bulundukları sırada İsrail kurşunlarının hedefi olmaktan son anda kurtulduklarını belirtti. Nasr, “Sabah evin dört bir yanından gelen kurşun sesleriyle uyandık. Yaklaşık 40 dakika boyunca eşim ve çocuklarımla birlikte yatağın altından çıkamadık. Ne oluyor? diye birkaç kez bağırdım ama nafile. Babamın evin önüne park ettiği otomobil Energa anti-tank füzesiyle vuruldu ve tamamen yandı.” dedi.

“EVİN GÜZELDİ AMA KULLANILAMAZ HALE GELDİ, ÜZGÜNÜZ”
Evde “aranan” bir kişi olduğunu iddia eden İsrail askerlerinin yaptıkları arama sonucu kendisi, eşi ve çocuklarından başka kimseyi bulamadığını kaydeden Nasr, şöyle devam etti:
“Evden çıktıktan sonra bir asker bana ‘iki saat önce evin güzeldi ama şu an kullanılamaz halde, üzgünüz’ dedi. Ne diyebilirim ki, evim kullanılamaz halde, her yer kurşunlandı, babamın otomobili yandı, İsrail askeri de bana ‘üzgünüz’ diyor.”
İsrail ordusu sabah saatlerinde Tulkerim kampına baskın düzenlemiş, baskına karşı çıkan Filistinliler ile İsrail askerleri arasında silahlı çatışmalar yaşanmıştı.
İsrail ordusunun, insansız hava aracıyla (İHA) bir Filistinlinin evini bombalaması sonucu 3 kişi hayatını kaybetmişti.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 640 Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023’ten bu yana, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Noter, hukuki işlemlerin güvence altına alınması, belgelerin resmiyet kazanması ve uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla yetkilendirilmiş kamu görevlisidir. Noterler, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliğini sağlamak, belgelerin onaylanmasını yapmak ve belirli durumlarda tarafları temsil etmek gibi önemli görevler üstlenir. Hukuki işlemlerin doğruluğunu ve belgelerin gerçekliğini tasdik eden noterler, böylece toplumda hukuki güvenliği sağlamaya katkıda bulunurlar.
Nöbetçi noterler, hafta sonu gibi resmi tatil günlerinde vatandaşların acil noterlik işlemlerini gerçekleştirebilmeleri için hizmet veren noterlerdir. Normal noterlik hizmetlerinden farkı, belirli bir zaman diliminde ve sınırlı sayıda noter tarafından sağlanmasıdır. Nöbetçi noterler, özellikle acil durumlarda büyük kolaylık sağlar; örneğin bir araç satışında hafta sonu noter işlemi gerekliyse, nöbetçi noterler devreye girer.
Nöbetçi noterler yalnızca hafta sonları hizmet verir. Hafta içi çalışan bireylerin resmi işlemlerini kolayca gerçekleştirebilmeleri için önemli bir alternatif sunar. Bu sayede, noterlik işlemleri için hafta sonları da çözüm bulmak mümkündür.
Noterler.org, Türkiye genelindeki tüm nöbetçi noterlerin güncel listesini kullanıcılarına sunan bir web sitesidir. Her hafta sonu, hangi noterlerin nöbetçi olduğunu öğrenmek isteyenler için sürekli güncellenen ve doğru bilgiler sunan Noterler.org, kullanıcılara büyük bir kolaylık sağlar. Site, sade ve kullanıcı dostu arayüzüyle nöbetçi noter arayışını en hızlı ve etkili şekilde sonuçlandırır.
Noterler.org, nöbetçi noterlerin iletişim bilgilerini, adreslerini ve çalışma saatlerini eksiksiz bir şekilde sunarak, kullanıcıların ihtiyaç duydukları tüm bilgilere tek bir platformdan ulaşmalarını sağlar. Hafta sonu acil noterlik işlemlerinizde, Noterler.org size her zaman en doğru ve güncel bilgileri sunarak işlemlerinizi kolayca gerçekleştirmenize yardımcı olur.
Güncel Bilgiler: Nöbetçi noterlerin listesi her hafta sonu güncellenir.
Kullanıcı Dostu: Basit arayüzü sayesinde aradığınız bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz.
Hızlı Erişim: İhtiyacınız olan nöbetçi notere en hızlı şekilde ulaşmamızı sağlar.
Sonuç olarak, Noterler.org nöbetçi noter arayan herkes için vazgeçilmez bir kaynak. Hafta sonu noterlik işlemleri için zaman kaybetmeden, doğru bilgilere hızlıca ulaşmak isteyenler için Noterler.org'u ziyaret etmek yeterlidir.
İstanbul’da sosyal medya fenomenlerine yönelik Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonda Neslim (Neslihan) ve İnanç Güngen’in de arasında bulunduğu 61 kişi yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Uzun süre teknik ve fiziki takibe alınan şüphelilerin tape kayıtlarına göre, eşiyle boşanma aşamasında olan Neslim Güngen’in para kasasının firari iki kişiden biri olan ve işinsanı olarak bilinen Gökhan Göz olduğu tespit edildi. Ayrıca, Göz’ün ‘Şahinler’ isimli suç örgütüyle yakın olduğu ve birçok fotoğrafta birlikte poz verdiği belirlendi.
DAHA ÖNCE DE POLİSE MUKAVEMET ETMİŞ
Modacı Gülşah Saraçoğlu’yla ayrıldıktan sonra Berdan Mardini’nin boşanma aşamasında olduğu Fatoş Yelliler ile aşk yaşayan işinsanı Gökhan Göz, 6 Şubat 2022’de 02.00 sıralarında İstanbul Şile’de bir kişiye silah teşhirinde bulunduğu iddiasıyla polis ekipleri tarafından olay yerinden çıkarıldı. Restoran çıkışı polise mukavemet gösteren Göz’e “silah teşhiri”, “kişisel verilerin kaydedilmesi ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi”, “görevli memura mukavemet” suçlarından işlem yapıldı.
]]>Vozoll.com.tr’nin en çok tercih edilen ürünlerinden biri olan Vozol 10000, kullanıcılarına yüksek kapasiteli pil ömrü ve mükemmel bir buhar deneyimi sunuyor. Özellikle yoğun kullanıcılara hitap eden bu model, 10.000 puf kapasitesi ile uzun süreli kullanım için ideal. Ergonomik tasarımı ve kolay taşınabilirliği ile de ön plana çıkan Vozol 10000, aynı zamanda çeşitli aroma seçenekleri ile her zevke hitap ediyor.
Bir diğer popüler ürün olan Vozol 12000, teknoloji ve tasarımın mükemmel bir birleşimini sunuyor. 12.000 puf kapasitesiyle rakiplerinden ayrılan bu model, kullanıcılarına daha uzun süreli ve kesintisiz bir deneyim vaat ediyor. Gelişmiş hava akışı kontrolü ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı sayesinde Vozol 12000, hem dayanıklılığı hem de performansı ile öne çıkıyor. Ayrıca, geniş aroma yelpazesi ve kolay dolum özellikleriyle kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.
Vozoll.com.tr, sektördeki deneyimi ve güvenilirliği ile öne çıkarken, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutuyor. Hızlı teslimat, güvenli ödeme seçenekleri ve 7/24 müşteri desteği ile kullanıcılarına kesintisiz bir hizmet sunuyor. Ayrıca, sürekli güncellenen ürün çeşitliliği ve kampanyaları ile en uygun fiyatlarla en kaliteli ürünleri temin etmenizi sağlıyor.
Elektronik sigara dünyasında yeniliklere açık olan ve kaliteyi her zaman ön planda tutan Vozoll.com.tr, kullanıcılarının beklentilerini aşmak için çalışmaya devam ediyor. Vozol 10000 ve Vozol 12000 modelleri ile sınırları zorlayan bu marka, gelecekte de adından söz ettirecek birçok yenilikle karşınızda olacak.
]]>
Burada Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal ile yapılan görüşmenin ardından makam koltuğu, masa, bilgisayar, koltuk grubu, televizyon, masaj koltuğu, dolap ve avizeler kayıt altına alındı. Makam odasında haczedilen eşyalar paketlenerek kamyona taşındı ve yediemin deposuna götürüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Park halinde olan otomobile susturuculu tabancayla düzenlenen saldırıda gayrimenkul işi yapan Abdülkadir Anas (30) ölmüş, Fadı M. (31) ise yaralanmıştı. Olayla ilgili daha önceden de 4 kişi gözaltına alınıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan İddianamede 26 Ağustos 2022 tarihinde Antalya Emniyeti’ne ihbarda bulunuldu anlatıldı.
Emniyete yapılan ihbarda, “Ahmet Kumak, Sağda solda sürekli PKK propagandası yapıyor. Bugün de bir şeyler almak için Antalya’ya gitti. Tehlikeli şeyler alabilir. Orman da yakabilir. Bir yerlere eylem de yapabilir” ifadeleri yer aldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SÜLFİRİK ASİT ELE GEÇİRİLDİ
İhbar üzerine hemen harekete geçen Antalya emniyeti, Kumak’ın PKK adına orman yakma veya başkaca eylem gerçekleştirme ihtimaline karşı aynı gün şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüpheli üzerinde yapılan aramada, şeffaf plastik bidon ve Antalya haritası ele geçirildi. Bu maddenin yapılan incelemelerde PKK tarafından EYP’lerde kullanılan yaklaşık 2 kilogramlık yakıcı, tahriş edici özelliğe sahip sülfirik asit olduğu belirlendi.

İLK HEDEF KONYA HIZLI TREN HATTI
Soruşturma neticesinde “Devran” isimli örgüt mensubunun Ahmet Kumak ile iletişime geçti. Devran isimli örgüt mensubu Kumak’a Mersin’e giderek burada demir aşındırıcı alet alması gerektiği talimatı verdi. Ahmet Kumak 2 adet demir aşındırıcı aleti alarak Konya Yüksek Hızlı Tren hattına döşedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, suçta kibirlenenlerin, halkın huzurunu kaçıranların, organize suç örgütü ve çetelerin kazdıkları kuyulara düşeceklerini ve hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini çökertip adalete teslim etmeye kararlı olduklarını belirterek, “İzmir’de elebaşılığını Adnan Üstün’ün (yurt dışı firar) yaptığı organize suç örgütüne yönelik Kuyu-19 operasyonu düzenlendi. Operasyonda organize suç örgütü üyesi 15 şüpheli yakalandı.” ifadelerini kullandı.
OPERASYONUN DETAYLARI
Yerlikaya’nın açıklamasına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı koordinesinde, İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele, İstihbarat ve Asayiş şube müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu İzmir’de düzenlenen operasyonda organize suç örgütü üyesi şüphelilerin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri tespit edildi.
Operasyonda ruhsatsız tabancalar ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Açıklamada, ünlü kişiler veya tanınmış sayfaların taklit edilerek oluşturulan sahte sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirilen paylaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi. Bu tür hesaplardan yapılan paylaşımların, kullanıcıları sahte web sitelerine yönlendirme amacı taşıyabileceği ifade edildi.

URL ADRESLERİNİ KONTROL EDİN
SİBERAY, kullanıcıların yönlendirildikleri internet sitelerine ait URL adreslerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini belirtti. Özellikle web sitesinin doğruluğundan emin olmadan kişisel bilgilerinizi paylaşmamanız ve alışveriş yapmamanız gerektiği vurgulandı.


Açıklamada ayrıca, yönlendirilen bağlantılarda yer alan dosya ve uygulama indirme seçeneklerine de şüpheyle yaklaşılması gerektiği belirtildi. Bu tür dosyalar, zararlı yazılımlar içerebilir ve cihazınıza zarar verebilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, görevinden istifa etmek istedi” iddiası doğru değildir.
Bakan Şimşek’in görevinden istifa etme kararı aldığı ve ikna edilerek görevde kaldığına yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.… pic.twitter.com/jjAYGfWubo
— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) August 21, 2024
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, “Medya ve sosyal medyada isim ve kaynak ortaya konmadan hükümetimizin çalışmaları hakkında yapılan temelsiz açıklamalara ve spekülatif yorumlara itibar edilmemelidir.” açıklamasında bulundu.
Yılmaz şu ifadelere yer verdi:
Hükümetimiz, resmi politika belgelerinde veya yetkililerce yapılan açıklamalar ile izleyeceği politikaları ve kapsamlı etki değerlendirmeleri sonrasında aldığı kararları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmaktadır.
Meclis’imizden geçen son vergi paketi de bu aşamalardan geçerek teklif halini almış ve Meclis’imizin taktiri ile yasalaşmıştır. Bu süreçlerde “zenginlere vergi affı” hiç bir aşamada gündeme dahi gelmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın vergi paketi hususunda tercihleri tam aksine net bir şekilde geniş kesimlerinden yana, çok kazanandan çok almayı öngören bir yaklaşım ile çalışmaların yapılması yönünde olmuştur.
Aziz milletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızı da bu yalanları yaymaya çalışanları da gayet iyi tanımaktadır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP’de eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu destekçilerine yönelik olarak devam eden tasfiye sürecine bir kişi daha eklendi. İhraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmesi üzerine istifasını duyuran Erdem, “Kindar ve tasfiyeci bir anlayışla; kongrede karşısında olmuş isimleri bahaneler üreterek tasfiyeyi amaçlayan bir anlayışla çok sağlıklı bir yol sürülmeyeceği açıktır” dedi.

“BEN AKRABALARIMI BELEDİYELERE SOKMADIM!”
Murat Ongun’un ‘ücret karşılığı satın alınmış anonim hesaplarla’ kendisine saldırdığını ve bir algı operasyonu yürüttüğünü belirten Erdem, “Ben, partimin önüne Atatürk’ün koltuğunu fırlatmadım. Önceki ve mevcut genel başkanlara küfür etmedim. İş takipçiliği yapmadım. Eş, dost ve akrabamı CHP’li belediyelerde işe sokmadım.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Seçim zamanı el altından başka partilere destek atmadım. Parti seçim sathındayken, işi gücü bırakıp ‘partiyi dizayn toplantıları’ yapmadım” diyerek parti yönetimi ile genel merkeze yakın belediye başkanlarını yerden yere vurdu.

İMAMOĞLU’NA ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
“Parti yönetimini uyarıyorum” diyerek sözlerine devam eden Erdem, skandal bir detayı da kamuoyu ile paylaşarak, “Bu şahsın ‘maaşlı anonim hesapları’, Ali Mahir Başarır’ı ‘Özgür Özel’in cumhurbaşkanı adayı olabileceğini ifade ettiği’ konuşması sebebiyle linç edip nedamet getirtmedi mi?

Koskoca 100 yıllık çınarı, iletişim hileleri ve algı operasyonları ile ‘belediye başkanlarının’ oyuncağı yapar, onların maaşlı memurlarına parti evlatlarını tasfiye ettirirseniz, yarın bu cüret en çok sizi hedef alır ve siyaset yapamazsınız” diyerek İmamoğlu’nu işaret etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kasım ayında yapılan 38. Olağan Kurultay’da genel başkanlığa seçilen Özgür Özel, sonrasında MYK’sına Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen isimleri de alarak dikkat çekmişti.

CHP’de yaşanan iç çekişme ve sonu gelmeyen koltuk savaşı, 1 sene geçmeden Özgür Özel’e çark ettirdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Edinilen bilgilere göre Özel, kurultay tamamlanır tamamlanmaz MYK’sında yer alan ve Kılıçdaroğlu’na yakınlığı ile dikkat çeken isimleri saf dışı bırakacak.

Listenin başında ise kısa süre önce Kadın Kolları Kurultayı’nda mağlubiyet yaşayan Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka yer alıyor.

AYLARDIR BİTMEYEN KRİZ
Nisan ayında da 81 il başkanlığına genelge göndererek seçim sürecini sabote eden CHP’lilerin isim ve soyisimlerini talep eden genel merkez, Kılıçdaroğlu kanadına örtülü olarak ‘tasfiye operasyonu’ başlatmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HİÇ OKUMAYA İHTİYAÇ DUYMADAN İMZALARDIM: 15-20 senedir para yatırma ve çekme işlemleri ile imzalanacak belgeler banka çalışanlarının bulunduğum yere gelmesi ile yapılmıştır. Seçil Erzan bizzat kendisi gelip kimi zaman Florya tesislerinde herkesin içinde, kimi zaman evimde toplu olarak getirdiği belgeleri bana imzalatırdı. Hiç okuma ihtiyacı duymadan imzalardım. Ben banka tarafından oluşturulan güven ve bankanın bana gösterdiği kişi olduğu için Seçil Erzan’a özel bankacım olarak güvendim.
FONDAN HİÇ BAHSETMEDİ: Seçil Hanım hiçbir zaman fondan bahsetmedi. Çok sonra öğrendim ki haberim olmadan, etrafımdaki birçok kişiden para istemiş, bazılarından da paralar almış. Ayrıca yakın aile dostlarımızdan da almış, hatta daha fazla alınması için uğraşmış.

1.5 YILDIR BU ANI BEKLİYORDUM: 1.5 yıldır konuşmak istedim ancak devam eden yargı sürecine olan saygımdan dolayı bugünü bekledim. Finans işlerinden anlamam, bu nedenle de kimseye tavsiye vermem. Kimse bana gelip böyle bir fon olduğundan ya da Seçil Hanım’ın benimle adlandırdığı bir fon olduğundan bahsetmedi.
DUYUNCA ŞAŞIRDIM: Olayı Nisan 2023’te Emre Belözoğlu ve Arda Turan’ın eşime ulaşması sonucu öğrendim. Arda ve Emre, “Biz Fatih Hoca’nın tavsiyesiyle Seçil Erzan’a para gönderdik” demediler. Seçil’in neler yaptığını duyunca şaşırdım.
BİRİ PARAMI DİĞERİ DE İTİBARIMI KULLANDI: Bir bankaya güvendim ve bir banka müdürüne güvendim. Biri paramı diğeri de itibarımı kullandı. Fatih Terim, Erzan ve diğer sanıklar hakkında şikâyetinin devam ettiğini de vurguladı. Seçil Erzan, 4 Eylül’de tekrar hâkim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmenin ABD’nin talebiyle gerçekleştiği ve Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes müzakerelerindeki son durum ve bölgedeki gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, yaptığı kontrollerde pikapta bulunan aynı aileden Medeni İba, Remziye İba, Neslihan İba ve Mensure Güler’in hayatını kaybettiğini, TIR sürücüsünün ağır yaralandığını belirledi.
Cenazeler, otopsi yapılmak üzere Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna, yaralı ise hastanede tedavi altına alındı.
Hayatını kaybedenlerin Diyarbakır’ın Silvan ilçesinden Mardin’e düğüne gittiği öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyaretin ardından bir gazeteci, İmamoğlu’na, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı dava kapsamında kendisine siyasi yasak getirileceğine ilişkin iddialar bulunduğunu anımsattı.

İmamoğlu, konunun istinafta olduğunu söyleyerek, “Türkiye yargı tarihinin bu kadar zemini olmayan, utanç verici bir başka davası var mıdır, bilmiyorum.” diye konuştu.
İstinaf sürecini takip ettiklerini belirten İmamoğlu, şunları söyledi:
“Sonuçta dosya istinafta, alt mahkemenin kararı var. İstinaftaki karara göre üst mahkemesi var, başka şeyler var ama umarım burada yargı adaletli bir karar verir. Hem bize hem milletimize güzel bir mesaj çıkar, boşu boşuna siyasetin malzemesi haline gelmez. Burada, ‘siyaseten Ekrem İmamoğlu kazançlı çıktı, zararlı çıktı’ meselesini konuşmuyorum bile. Ülkemiz kazansın, ülkemizin kazanması için de adalet işlesin. Böyle bir dava olmaz. Umarım hızlıca karar çıkar.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın Valiliği’nin 2024/1 sayılı ‘Orman Yangınlarını Önleyici Tedbirler’ konulu komisyon kararı doğrultusunda yasağa uymayarak, ormanlara giren, mangal yakıp piknik yapan, ot ve anız yakan, yangına sebebiyet veren kişilere yönelik denetimler gerçekleştirildi.

Devriye görevi sırasında 8 Ağustos’a kadar ziyaretçilere kapatılan Kuşadası ilçesi Dilek Yarımadası Milli Parkı’na tekne vasıtasıyla deniz yolu ile giren 3, Efeler ilçesi Ilıcabaşı, Karaköy Mahallesi ve Anbarcık Mahallesi’nde ormana giren 3 ve Nazilli ilçesi İsabeyli Mahallesi’nde ormana giren 3 kişiye 2 bin 52’şer lira olmak üzere toplam 18 bin 468 TL para cezası kesildi.

Jandarma yetkilileri, ormanları ve canlıları korumak ve yangınların önlenmesi amacıyla devriye faaliyetlerine aralıksız devam edeceklerini bildirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’da yer alan habere göre Qantas Havayolları’na ait QF2 sefer sayılı Londra Heathrow – Singapur seferini yapan Airbus A380 tipi yolcu uçağında bulunan bir yolcu Türkiye Hava Sahası üzerindeyken rahatsızlandı.
SİNGAPUR’A GİTMEK İÇİN TEKRAR HAVALANDI
Yolcuya ilk müdahale kabin görevlileri tarafından yapıldı. Uçağın pilotu, İstanbul Havalimanı Hava Trafik Kontrolörü ile irtibata geçerek acil iniş için izin istedi. Bunun üzerine sağlık görevlileri uçağın park edeceği alana yönlendirildi. Airbus A380 tipi uçak, İstanbul Havalimanı’na sabah 04.43’de sorunsuz şekilde inişini gerçekleştirirken, yolcu ise ambulansla hastaneye götürüldü. Uçak yakıt aldıktan sonra Singapur’a gitmek üzerine İstanbul Havalimanı’ndan havalandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde, 3 Ağustos’ta bölücü terör örgütü mensuplarınca önceden döşenen el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu ağır yaralanan ve Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisine devam edilen kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Muhammed Emin Önk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 20 Ağustos’ta şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz.”
BAKAN GÜLER’DEN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bakanlığın sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında, “Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize baş sağlığı ve sabır dilerim.” ifadelerini kullandı.
DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN’DAN TAZİYE MESAJI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde yaralanarak tedavi gördüğü hastanede şehit olan Piyade Uzman Çavuş Muhammed Emin Önk için başsağlığı diledi.
Bakan Fidan, X sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında, “Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde yaralanarak kaldırıldığı hastanede şehit olan Piyade Uzman Çavuş Muhammed Emin Önk’e Allah’tan rahmet diliyorum. Şehidimizin ailesine ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde yaralanan, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören Piyade Uzman Çavuş Muhammed Emin Önk’ün şehit olduğunu bildirmişti.
TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: AZİZ MİLLETİMİZE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde yaralanarak şehit olan kahraman Mehmetçiğimiz, Piyade Uzman Çavuş Muhammed Emin Önk’e Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır, aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçme suyu tesisinin bakım, onarım ve işletmesi muhtarlık tarafından yapılan köyde, 660 aktif aboneden sadece 210’unun faturasını düzenli ödemesi üzerine Koçer, diğer abonelerin de ödeme yapmasını teşvik etmek için altın dağıtma kararı aldı.
22 AYAR ALTIN HEDİYE EDECEĞİNİ DUYURDU
Muhtarlıkta, aza, ihtiyar heyeti ve köy halkının katılımıyla etkinlik düzenleyen Koçer, faturalarını düzenli ödeyen aboneler arasında çekeceği kurayla, 3 kişiye yarım gram 22 ayar altın hediye edeceğini duyurdu.
REKLAMİLK ALTINLAR SAHİPLERİNİ BULDU
İlk kez yapılan kura çekiminde abonelerden Havva Baştuğ, Hanife Ocaker ve Mustafa Öztürk altın kazandı. Köy halkına çağrıda bulunan Koçer, içme suyu faturasını düzenli ödeyen abonelere, ödeme dönemi sonrası kurayla altın dağıtmaya devam edeceğini açıkladı.
“KAMPANYA TÜRKİYE’NİN HİÇBİR YERİNDE YOK”
Köyde içme suyu abonelerinin üçte birinin faturasını düzenli ödediğini belirten Koçer, kurayla yarım gram altın kampanyasının aboneleri fatura ödemeye teşvik edeceğine inandığını söyledi. Koçer, şöyle konuştu:
“Vatandaşlarımız su faturasını öderse biz de hizmet etmeye devam edeceğiz, hep birlikte köyümüzü kalkındıracağız. Köylü bize oy verdi, biz de karşılığını hizmet olarak vereceğiz. Köyümüzde içme suyu faturalarının ödenmesi konusunda büyük sıkıntı var. Fatura ödemeyi teşvik etmek amacıyla kampanya düzenledik. Faturasını düzenli ödeyen aboneler arasında, her su faturası ödeme gününden sonra çekilişle 3 kişiye yarım gram 22 ayar altın hediye edeceğiz. Kampanya Türkiye’nin hiçbir yerinde yok. Sadece Yeşilbaşköy köyünde var.”
“MUHTAR ARAYINCA ŞAŞIRDIM”
Koçer, kampanya masrafının muhtarlık bütçesinden karşılanmasını karar defterine işlediklerini, altınları da aileleri köyde yaşayan hayırseverlerin bağışlarıyla aldıklarını söyledi.
Kurada altın kazanan abonelerden Mustafa Öztürk, bahçede sulama yaparken kurada altın kazandığımı öğrendiğini belirtti. Muhtar Koçer’in telefonla arayıp haber verdiğini anlatan Öztürk, “Muhtar, faturasını düzenli ödeyenler arasında yapılan kurada altın kazandığımı söyledi. Muhtar arayınca şaşırdım. Geldim altını aldım” diye konuştu.
Faturasını düzenli ödeyenlerden Hanife Ocaker de “Muhtar çağırdı, muhtarlığa geldim. Kurada altın çıktı. Çok şaşırdım. Bu kadar şanslı olduğuma inanamadım” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Neden saklandığı konusundaysa “sorulardan bıktığım için kılık değiştirdim” cevabını verdi.
MUSTAFA BANA PARA TEKLİF ETTİ
Anne Fatma sözlerine Mustafa’nın kendisine canlı yayına çıkmaması için para teklif ettiğini de ekledi.
Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme hafta içi her gün saat 15.00’te canlı yayınla Show TV’de.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP lideri Devlet Bahçeli X hesabından yazılı bir açıklama yaptı.

Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Cumhur İttifakı, Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik remzidir.
Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki bir yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye’nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir.
REKLAM
İstiklal ve istikbal haklarımızın muhafız ve müdafaa onurunun mihver gücü cumhur ile Cumhuriyet’i kucaklaştıran akıl ve ahlak temelli ittifakımızdır.
Türkiye’miz üzerinde karanlık senaryolar yazan, nevzuhur kaos denklemleri kuran, tarih sahnesinde pasif ve müdahale edilebilir bir ülke olmasının planını hazırlayanlar bugünlerde dedikodu çarkını hızla çevirmeye, fitne cephesini artan ölçekte tahkim ve takviye etmeye başlamışlardır.
Bu mahsurlu tablonun gözümüzden kaçtığını düşünenler hiç kuşkusuz derin bir gaflet ve melanet girdabında sürüklenen çürüklerdir.
17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe süreci, 15 Temmuz FETÖ ihanetinin kuluçka evresidir. 15 Temmuz işgal teşebbüsünün çatısı 17-25 Aralık süreciyle örülmüştür.
Bu nedenle FETÖ’nün ne 15 Temmuz silahlı kalkışmasını ne de 17-25 Aralık kumpasını hatırımızdan ve gündemimizden çıkarmak mümkün değildir. Ayrıca doğru da değildir.
Cumhur İttifakı’nın tertemiz mücadelesine leke sürmek için beşinci kol faaliyeti üstlenen mihrakların boşa kürek çekmeleri bir yana, heveslerinin ve hedeflerinin ihanetle çerçevelenmiş kursaklarında kalması mutlak ve mukadder bir akıbettir.
Şunu da özellikle ve tekraren hatırlatmalıyım ki, küresel internet platformlarının, sosyal medya mecralarının, organize çıkar gruplarının, bazı gazete ve televizyonların (özellikle Halk Tv) Cumhur İttifakı’nda çatlak varmış gibi yaygara koparmaları hüsran içinde hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Elbette bu odaklarla günü geldiğinde hesaplaşmak kaçınılmazdır.
Cumhur ittifakı Türk ve Türkiye Yüzyılının müjdesi, gelecek nesillerin haysiyet ve heyecan mükafatı olarak kutlu yürüyüşünü sürdürecektir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre görüntülere, kadının dengesini kaybedip raylara düştüğü, trenin üzerinden geçtiği anlar ve makinist ile tren şefinin çarpma öncesi ve sonrası yaşadığı panik anları yansıdı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Demir yolu üzerinde yürüyen annesini başka tren makinistlerinin gördüğünü, buna rağmen diğer makinistleri uyarmadığını öne süren Cankut Bayhan (46), “Annemi görürseniz haber verin’ dediğim makinistin ifadesinin ve o trenin kamera görüntülerinin mahkeme tarafından incelenmesini istiyorum” dedi.
REKLAM
Olay, 8 Mayıs’ta Kilimli ilçesi sahil yolu mevkisinde meydana geldi. Kömür taşıyan yük treni, raylarda dengesini kaybedip düşen emekli Kilimli Halk Eğitim Merkezi Müdürü olan demans hastası Şükran Bayhan’a çarptı. Makinist Oğuzhan M.’nin (26) ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede, trenin yaklaşık 10 metre sürüklediği Bayhan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Tren makinisti O.M., emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakılırken, hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan soruşturma başlatıldı.
KAZANIN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Trenin Şükran Bayhan’a çarptığı anların görüntüsü ortaya çıktı. Tren kamerasına yansıyan görüntülerde, Bayhan’ın dengesini kaybedip raylara düştüğü, trenin üzerinden geçtiği ve makinist ile tren şefinin çarpma öncesi ve sonrası panik yaşadığı görüldü.
“TREN YOLUNDA 3 SAAT 25 DAKİKA ZAMAN GEÇİRMİŞ”
Demans hastası olan annesinin saat 06.41’de evden çıktığını, durumu fark edip aramaya başladığını belirten Cankut Bayhan, “Anladığım kadarıyla kazada hayatını kaybedene kadar bu tren yolu üstünde 3 saat 25 dakikalık bir zaman geçirmiş. Saat 08.00-08.20 aralığında buradan geçen tek vagonluk bir kontrol bakım ünitesi var. Şahitlerden aldığımız duyumlara göre, buradan geçen makinistin annemi gördüğü, ‘Ben de onu oralarda oyalanırken gördüm. Benden de son anda sıyırdı’ şeklinde beyanları olduğunu öğrendik. Kazaya sebep olan makinistin ise başka bir beyanı var. ‘Benden önceki tren durabilmiş. Onun fren tertibatı benimki gibi değil. Ben aynı şekilde duramadım’ şeklinde kendi durumunu anlatırken daha önce annemi görüp yavaşlayabilen, annemin rayda ilerlerken kaçabilmesi için ona müsaade eden ama neticesinde onu gören ve haber vermeyen bir başka tren olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz” dedi.
REKLAM“MAKİNİST ‘HABER VERİRİZ’ DEDİĞİ İÇİN BAKMADIM”
Demir yolu tünelinin çıkışında hafriyat olduğu, balast yüksekliği ve dikenlerden dolayı annesinin raylardan çıkamadığını, raylarda yürümek zorunda kaldığını düşündüğünü anlatan Baykurt, “Hafriyata tırmanarak kurtulma şansı var ama 89 yaşında, yaşlı, sağlık sorunları olan bir kadının böyle bir beceriyi ortaya koymasını beklemek biraz imkansız. Bütün süreç bu rayların üzerinde geçti. Birden çok trenin, zaten iki tanesinin ifadesi mevcut. Ben daha fazlasının gördüğünü düşünüyorum. Kameraları inceleyip İnağzı durağında beklerken Zonguldak’tan 9.25’te hareket edip İnağzı durağına 9.35’te ulaşan yolcu treninin makinistine hattın devam edeceği istikametinde annemin bulunabileceği bilgisini ve eşkalini verdim. Kendisi bana ‘tamam görürsek haber veririz’ dediği için ben de tünele girip bu mıntıkaya bakmadım. Fiziki koşullar başka bir yerde bulunmasına imkan vermiyor. Keşke böyle olmasaydı” diye konuştu.
“FARKLI YERDE OLMASI İMKANSIZ”
İhbarda bulunduğu yolcu treninin annesine rastlamamasının imkansız olduğunu söyleyen Bayhan, “10.12’de hayatını kaybetmiş bir insanın 9.35’te bu hat üzerinde görülmemiş olması imkansız. Hattı terk edebilecek başka bir alan yok. ‘Haber veririz’ demesi ve annemin kaçınılmaz olarak burada bulunması düşünüldüğünde bir haber vermeme durumu maalesef aşikar olduğu ve görülmüş olmasının da kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. En azından gerçeğin ne olduğunun anlaşılması için ifadesinin alınması gerekir. Aynı zamanda da gerçeğin anlaşılması için trenin kamerası var. Annemin buradan farklı bir yerde olması fiziken imkansız. Bana göre 09.35’te tünelin arkasındaki duraktan ayrılan tren annemi burada kaçınılmaz olarak görmek zorunda” dedi.
GÖREN MAKİNİSTİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Kazadan önce Şükran Bayhan’ı raylarda gören yolcu treninin makinisti D.K.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. 09.50’de kazanın olduğu yerden geçtiğini söyleyen makinist D.K., “Oradan geçerken tahmini 200 metre uzakta bir şahsın demir yoluna yakın olduğunu fark ettim. Hemen frenleme yaparak ikaz sirenini çaldım. Şahıs demir yolu hattının dışına doğru çıktı. Biz de yolumuza devam ettik. Şahsın güzergah üzerinde bulunan bahçelerde çalıştığını düşündük” ifadelerini kullandı.
“TÜM MÜDAHALELERİMİZE RAĞMEN TREN DURMADI”
Yere düşen Şükran Bayhan’a çarparak ölümüne sebep olan tren makinisti O.M.’nin ise ifadesinde, “Tren ile 63 kilometre hızla tünelden geçiyorduk. Tren şefim ile birlikte tren yolunun kenarında bekleyen bir kadın olduğunu fark ettik. Frenleme yaparak ikaz sirenini durmaksızın çalmaya başladım. Aramızda 500, 600 metre mesafe vardı. Şahıs raylardan biraz uzaklaştı ve geri gelerek rayların ortasına uzanarak yattı. Ben de frenleme yapmaya ve ikaz sirenini çalmaya devam ettim. Tüm müdahalelerimize rağmen tren durmadı ve şahsa çarpmış bulunduk” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Hürriyet Mahallesi’nde meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, 219 Sokak’taki bir apartmanda yaşayan Ömür Ö. ve kızı A.Ö.’den haber alamayan yakınları eve geldiklerinde baba ve kızın ölü olduğunu fark etti.
Durumun haber verilmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri Ömür Ö.’nün önce 10 yaşındaki kızı A.Ö.’yü iple boğarak öldürdüğünü ardından da intihar ettiğini tespit etti.
Baba ve kızının cenazeleri İzmir Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Olay yerinde sinir krizi geçiren aile yakınlarına sağlık ekipleri müdahale etti.
Adreste, baba Ömür Ö.’nün yazdığı belirlenen iki adet mektup bulunurken olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arda Çölyen idaresindeki otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkarak sürücüsü henüz öğrenilemeyen TIR’a arkadan çarptı.
Kazada sürücü Çölyen ile yanında yolcu olarak bulunan kardeşi Ayberk Çölyen öldü, 3 kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıları Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Kazada yaşamlarını yitiren iki kardeş ise otopsileri yapılmak üzere hastane morguna götürüldü.
Polis, kazayla ilgili inceleme başlattı.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yıldırım, yaklaşık 40 metre derinliğindeki kuyuya düştü.

İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Sağlık personeli, kuyudan çıkarılan Yıldırım’ın hayatını kaybettiğini belirledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Devriye görevinde bulunan mahalle bekçileri park halindeki aracın etrafında tur atan bir kişiden şüphelendi.
Mahalle bekçilerini fark eden kişi, aracın içine girerek saklanmak istedi. Aracın ön koltuğundan arkaya geçerek bagaja saklanan şüpheli, mahalle bekçileri tarafından araçtan çıkarıldı. Kendisinin tamirci olduğunu söyleyen Hanefi K. (38), aracı tamir ettiğini söyledi.
Motoru olmayan ve araçtaki tüm elektrik aksamı kesilen aracın plakasından sahibi İrfan A.’ya ulaşan ekipler, olay yerine çağırdı.
Adrese gelen İrfan A., aracını görünce şok oldu. Otomobilini 6 ay önce tamir etmesi için Hanefi K.’ya verdiğini söyleyen İrfan A., motorunu söküp elektrik kablolarını alan tamirciden şikayetçi oldu. Polis ekipleri tarafından şüpheli Hanefi K., sağlık kontrolünün ardından polis merkezine götürüldü.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre olay, Yakutiye ilçesindeki oto sanayi sitesinde meydana geldi. Özel bir servisin işletmeciliğini yapan Halim Doğru, sabah işe giderken sürü halinde gezen sokak köpekleri ile karşılaştı.
GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Üzerine doğru gelen köpeklerden geri geri giderek korunmaya çalışan Doğru, karate benzeri hareketler yapmaya başladı. Etrafını saran köpeklere tekmeler savuran Doğru, yara almadan kurtulmayı başardı. Bu arada çevreden yetişen bir vatandaş da köpekleri uzaklaştırmasına yardımcı oldu. Doğru’nun sokak köpekleri ile mücadelesi güvenlik kamerasına yansıdı.
REKLAM
“BENİM YERİMDE BİR ÇOCUK DA OLABİLİRDİ”
Halim Doğan, geçen yıl da köpeklerin saldırısına uğradığını belirterek, “Sabah işime yürüyerek gelirken köpek saldırısına maruz kaldım. Karate hareketleri yaparak kendimi kurtarabildim. Benim yerimde bir çocuk da olabilirdi. Allah saklasın ölebilirdi de. O saatlerde kimse yoktu. Devletimizin buna acil olarak el atmasını istiyoruz. Bazıları yasaya itiraz ediyor ama kendileri belli ki saldırıya uğramamış” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, geçtiğimiz günlerde Pendik’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 26 yaşındaki D.K. internet üzerinden sipariş verdi.
Yemeği getiren 35 yaşındaki kurye İ.Ç., siparişi teslim ettikten sonra iddiaya göre 3 gün boyunca genç kızın oturduğu binanın önünden ayrılmadı.
Sosyal medyada görüntüleri paylaşan D.K. yetkililerden yardım istedi.
Görüntüler üzerine çalışma başlatan Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından kurye İ.Ç.’yi yakalanarak gözaltına alındı.
Kuryenin 11 adet suç kaydı olduğu belirlendi. İ.Ç. adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Bu yangınlarda ülkemizin sahip olduğu hava araçları 6 bin 887 saat uçuş gerçekleştirdi. Hava araçları toplam 24 bin 335 sorti yaptı. Bu sortilerde 88 bin 345 ton su, alevleri söndürmek için havadan atıldı. Ormanın kahramanları, Yeşil Vatan için cansiparane mücadele ediyor.”
Paylaşımda, hava araçlarının yangın söndürme çalışmalarına ilişkin görüntülere de yer verildi.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir, temsilidir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İbrahim Halil Şeker (43) yönetimindeki TIR, henüz belirlenemeyen nedenle dorse kısmından alev aldı.
Yangını fark eden sürücü, TIR’dan inip, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. Olay yerine jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olayda yaralanan olmazken, yangın Niksar Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından yaklaşık yarım saatte söndürüldü.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, 15 Ağustos’ta saat 22.30 sıralarında merkeze bağlı Güneykent yolundaki akaryakıt istasyonunda meydana geldi.
Mustafa Ü.’nün kontrolünü yitirdiği otomobil, akaryakıt istasyonuna girip, pompaya çarptı.
İstasyonda kısa süre panik yaşanırken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralanan kimsenin olmadığı kazanın ardından otomobil sürücüsü yaya olarak kaçtı.
Bu arada, kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
Görüntülerde akaryakıt istasyonu görevlisinin yerinden ayrıldıktan kısa süre sonra otomobilin pompaya çarptığı görüldü.
Kaçan sürücüyü arama çalışmaları devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“TEHLİKE ARZ EDEN HERHANGİ BİR DURUM YOK”
Bunlardan birincisi İzmir-Menderes’teki Tahtalı Barajı‘nın her iki yanında da devam eden yangın idi. Bunun enerjisinin düşürüldüğünü söylemiştim. Aynı şekilde arkadaşlar müdahaleye devam ediyorlar ancak arazinin çok sarp kayalık ve ulaşılma sorunu sebebiyle farklı yollardan ulaşarak, yollar açarak birbiri peşine hortumlar ekleyerek buraya ulaşıyorlar. Müdahaleler devam ediyor. Bu gece boyunca da devam edecek. Tehlike arz eden herhangi bir durum yok.
REKLAM
İkinci yangın Aydın Bozdoğan’daki yangın idi. Bu yangınla alakalı da arkadaşlarımız bütün gece müdahalelerine devam ettiler. Ve biraz önce biz keşiften döndük. Tekrar son haline baktık. Herhangi bir problem kalmamış görünüyor. Çok büyük oranda kontrol edildiğini söyleyebilirim.
Aydın Bozdoğan’ın ki birkaç kez söylemiştim, bizi endişeye sevk edebilecek kadar geniş bir alana yayılmıştı.
5 YANGINDAN 1 TANESİ KONTROL ALTINA ALINDI
Üçüncüsü Karabük idi arkadaşlar. Karabük’teki yangın da an itibariyle kontrol altına alınmış vaziyette. Yani beş yangından bir tanesi kontrol altına alındı.
Manisa Gördes yangını o da dün itibariyle aslında çok yaklaşmıştık ancak rüzgarın çok kararsız ve farklı yönlere şiddetle esmesi sebebiyle arkadaşlarımızı zorladı. Ancak onlar müdahalelerine devam ettiler. O da çok büyük oranda tamamlandı. Ancak gece soğutma çalışmaları devam edecek.
“TAHMİNİMİZİN ÖTESİNDE BİZİ UĞRAŞTIRDI”
Uşak Eşme burada da hakikaten bizim tahminimizin ötesinde bizi uğraştırdı. Çünkü burada da ulaşılamaz yerler vardı maalesef. Ancak yine arkadaşlarımız bir şekilde yolunu buldular. Burada da büyük oranda kontrol sağlandı. Bununla ilgili de son bilgiyi yarın vereceğiz. Sabah son soğutma işlemleri de devam ediyor.
REKLAM
Tabii güne güzel haberlerle başlamıştık ancak İzmir’deki son açıklamamızın üzerinden çok geçmeden şu anda içinde bulunduğumuz Muğla İli Ula ilçesinden bir yangın haberi geldi. Hemen arkadaşlarımız ilk müdahaleye başladılar. 14.21’de geldi. Daha doğrusu İHA’ların tespiti onu söyleyeyim. 14.31’de de arkadaşlar ilk müdahaleye başladılar. Çünkü bütün güçlerimizin yani tamamı değil belki ama büyük bir bölümü Bozdoğan yangını için seferber olduğundan oradakileri de çekmek bu anlamda bizim açımızdan belki 3-5 dakika içerisinde de müdahale edilebilirdi.
“MÜDAHALE GECE BOYUNCA DEVAM EDECEK”
Saat 13.35’te ilk müdahale oldu. Halihazırda devam ediyor. Bize endişeye sevk edecek herhangi bir şey yok. Ancak çok sık ve ulaşılamaz yine alanların olduğu bir bölge olduğu için arkadaşlarımızın müdahalesi ve mücadelesi gece boyunca devam edecek. Kolayladık. Yani enerji bir bölüme itibariyle düştü. Ancak eğer hakikaten kaçırılsaydı ve çok rüzgar düşük olması bize büyük avantaj sağladı. Eğer o şekilde olmamış olsaydı bu alan içinde, bu orman içinde çok ciddi bir tehlike oluşturabilirdi.
Mersin Silifke‘de 14.21 idi. 14.31’de 10 dakika içerisinde müdahale başladı. Buradaki arkadaşlarımızın çok yakında olması ve hızlı müdahale sayesinde 15.16 itibariyle Mersin-Silifke kontrol altına alınmış oldu. Şu anda içinde bulunduğumuz Muğla-Ula, Yeniköy’de hemen buraya yakın Yatağan’da, o da 13.20’de başladı ormanlık alanda. O da 13.30’da ilk müdahalesi yapıldı. Yani birbirine yakın, aralarındaki birkaç kilometre olan iki yerde birden başladı yangınlar. Arkadaşlarımız her ikisine de müdahale ettiler.
REKLAM58 EV TAHLİYE EDİLDİ
Yatağan’daki yangın içinde şu anda herhangi bir tehlike, yerleşim yeri tehlikesi olmadığını söylemek istiyorum. Ula için gün boyu 11 uçak, 7 helikopter, 31 arazöz ve 210 personel sevk edildi. Bunların büyük bir bölümü de ulaştı ve müdahaleye devam etti. Yatağında 1 uçak, 5 helikopter, 23 arazöz ve 135 personel sevk edilerek yine oraya da müdahale edildi.
Yatağan’ın bir farkı var, orası biraz daha yerleşim yerlerine yakın olduğu için Nebiyköy, Kayırlı ve Ramada bu üç köyde 58 ev tedbiren tahliye edildi. Bir risk yok ancak yine de tedbirli olmakta fayda var. Bir bölümü itibariyle bazı yolların kapatılması söz konusu olmuştu ama akşam rahatlayınca bu yollarda açılmış oldu.
247 YANGINA MÜDAHALE EDİLDİ
Değerli arkadaşlar, Perşembe günü sabah o televizyon programındaki ikazımızdan sonra bu ana kadar ne oldu? Ben bir toplam bazı bilgiler vermek istiyorum. O günden bugüne kadar yani Perşembe gününün sabahtan bu saate kadar 109’u orman yangını, 138’i kırsal yangın, 247 toplam yangına müdahale edildi.
Bunlardan 241’i kontrol altına alındı. Ben bu süre içerisinde toplamda 241 yangını kontrol altına almak için bizlere destek olan valiliklerimiz, yerel yönetimlerimiz, belediyelerimiz, kamu kurumlarımız, vatandaşlarımız, her kimler varsa hepsine çok teşekkür ediyorum. Hep söyledim yine tekrar edeyim. Bu süre içerisinde bizim ikazlarımıza uyup tedbir alan ve hakikaten hassasiyet göstererek bizlere yardımcı olan, bizlerden de dualarını esirgemeyen vatandaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum.
“ENDİŞEYE SEVK EDECEK HERHANGİ BİR YANGINIMIZ YOK”
Şu an için bizi endişeye sevk edecek herhangi bir yangınımız yok. Ancak müdahalesi devam eden enerjisi düşmüş büyük oranda kontrol altına alınmış ya da belli oranda yarına kadar gece müdahaleleriyle iyileşmeyi sağlayacak ve bizlere de güzel haberler verecek olan sonuçları sizlerle paylaşacağımız yangınlar mevcut.” dedi.
3 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Muğla’da meydana gelen orman yangınlara neden olduğu gerekçesiyle 3 şüphelinin gözaltına alındığı açıkladı.
Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, şunları kaydetti:
“Bugün Muğla’nın Yatağan, Ula ve Datça ilçelerimizdeki orman yangınlarına sebebiyet verdiğinden şüphelenilen Yatağan’da 2 şüpheli gözaltına alınmıştır. Yatağan Yava Mahallesi’nde çıkan yangına ilk belirlemelere göre arıcıların neden olduğu tespit edilmiştir. Datça’da ise Batır Kızılbük mevkisinde çıkan orman yangınına sebebiyet verdiği değerlendirilen 1 şüpheli yakalanmıştır.
Ormanlarımız milli servetimizdir. Geleceğimiz olan evlatlarımıza bırakacağımız en değerli mirastır.”
KARABÜK’TEKİ YANGIN 54 SAAT SONRA KONTROL ALTINDA
Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Ovacık ilçesinde çıkan ve yaklaşık 54 saat sonra kontrol altına alınan orman yangınına ilişkin, söndürme ve soğutma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “İlk belirlemelere göre yaklaşık 80 hektarlık bir alanda yangının etkili olduğunu paylaşabiliriz.” dedi.
22 KİŞİDEN 9’U TUTUKLANDI
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 12-17 Ağustos arasında Türkiye’nin 7 ilinde çıkan orman yangınlarına ilişkin gözaltına alınan 22 kişiden 9’unun tutuklandığını bildirdi.
Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 12-17 Ağustos’ta Aydın, Muğla, İzmir, Manisa, Tunceli, Bolu ve Uşak’ta çıkan orman yangınlarıyla ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalara ilişkin bilgi verdi.
Orman yangınlarıyla ilgili soruşturmaların titizlikle ve çok yönlü sürdürüldüğünü vurgulayan Tunç, “Toplam 22 şüpheli gözaltına alınmış olup, şüphelilerden 9’u tutuklanmış, 5’i hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 1’i ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır. 7 şüphelinin gözaltı işlemleri devam etmektedir.” bilgisini paylaştı.
Tunç, hayat kaynağı ormanlara sahip çıkmanın herkesin görevi olduğunu belirterek, “Yangınlardan etkilenen vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yeşil vatanımızı korumak için fedakarca görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
YATAĞAN-ÇİNE TRAFİĞE AÇILDI
Muğla’da devam eden orman yangınlarını söndürme çalışmaları nedeniyle ulaşıma kapatılan Aydın-Muğla kara yolu Yatağan-Çine arasının her iki yönde araç trafiğine açıldığı bildirildi.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, X hesabından, Aydın-Muğla kara yolu Yatağan-Çine arasında devam eden yangın söndürme çalışmaları nedeniyle her iki yönde ulaşıma kapatılan yolun tekrar araç trafiğine açıldığını belirtti.
Öte yandan, ekipler Muğla’nın Yatağan ilçesi Yava Mahallesi ile Ula ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangını kontrol altına almak için müdahaleye devam ediyor.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 21.15’te merkez üssü Karlıova olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 7,1 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Bingöl Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, ilk belirlemelere göre, bölgede herhangi bir can ve mal kaybı söz konusu olmadığı belirtilerek, “Geçmiş olsun Bingöl. Allah milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin.” ifadesine yer verildi.
Deprem ayrıca Erzurum’da da hissedildi.
*Haberin görseli DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Selim Özer Mahallesi’ndeki müstakil bir evde yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangında, alevler yandaki evin çatısına sıçradı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonucu söndürülen yangında evlerden biri kullanılamaz hale gelirken, diğerinin çatısında hasar oluştu.
Dumandan etkilenen R.C’ye ambulansta müdahale yapıldı.
Yangının elektrik tesisatından çıktığı öne sürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA – Yaklaşık 1 haftadır yangınlarla mücadele veren Muğla’da bugün aynı anda çıkan 3 ayrı orman yangının ardından Datça’da da ormanlık alandan dumanlar yükselmeye başladı. Karadan müdahelenin oldukça güç olduğu yangını söndürmek için bölgeye ekip sevk edildi.
Muğla’da önceki gün Mİlas’ta meydana gelen yangının ardından Bozdağan’dan Kavaklıdere ilçesi sınırlarına sireyet eden orman yangınları ile mücadele devam ederken bugün öğlen saatlerinde aynı anda Ula ve Yatağan ilçelerindeki ormanlık alanlarda da yangın çıktı. Bozdoğan ve Kavaklıdere yangınlarından bu bölgeye sevk edilen ekipler müdahalelerine başlar başlamaz bu defa Datça’daki ormanlık alanlardan da dumanlar yükselmeye başladı. Kızılbük mevkii Domuzçukuru bölgesinde saat 16.35 sularında başlayan orman yangınına Datça Orman İşletme Şefliği ve Marmaris Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ekipler karadan ve havadan müdahalelere başladı. Sarp ve karayolu ile ulaşımı zor bir bölgede meydana gelen yangınla ilgili Jandarma ekipleri geniş çaplı araştırma ve soruşturma başlattı. Denizin hemen dibinden başlayan yangını söndürmek için ekiplerin mücadelesisürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Atalar Mahallesi’nde dün Nuhbe Yılmaz’ı (37) evinde bilinci kapalı halde bulan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekiplerince DerinceEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan kadın, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Cenazesi GebzeAdli Tıp Şube Müdürlüğü Otopsi Merkezi’ne götürülen kadının boğularak öldürüldüğü belirlendi.
Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri, kadının erkek arkadaşı C.Y.E’yi gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe “kasten öldürme” suçundan tutuklandı.
Kadının cenazesinin bugün Körfez İlimtepe Mezarlığı’na defnedildiği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIRKLARELİ – Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde bir evin balkonunda çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.
Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Gençlik mahallesi Bedri Yavaş sokakta bulunan bir apartmanın, son katında bulunan dairenin balkonunda yangın çıktı.
Balkondan çıkan dumanları gören bina sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi Balkonda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü. Yangında maddi hasar oluştu.
Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MUĞLA – Muğla’nın Yatağan ilçesinde çıkan orman yangınına müdahalede, bölge halkı seferber oldu. Yangının 5’inci saatinde, Kafaca Mahallesi’nde bulunan su göletine köylüler traktörlerine bağlı tankerlerle su taşımaya başladı. Kuyulardan aldıkları suyu aralıksız şekilde gölete taşıyan köylüler, helikopterlerin yangına müdahalesine büyük katkı sağlıyor.
Yangın söndürme çalışmalarına destek veren yaklaşık 100 traktör, göletin sürekli dolu kalmasını sağlamak için sürekli helikopterlerin su aldığı havuza su taşıyor. Helikopterler ise dolu gölete gelerek hızlı bir şekilde su alıp yangın bölgesine sorti yapıyor. Yangının söndürülmesi için yapılan bu özverili çalışmalarda, köylülerin büyük fedakarlığı dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA – Amasya’nın Suluova ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüsle otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada 14 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Abdullah Kılınç yönetimindeki 55 AKN 765 plakalı tarım işçilerini taşıyan minibüs Eski Çeltek mevkiinde karşı yönden gelen Mehmet Keklikçi’nin kullandığı 05 LK 008 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine acil sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla Merzifon ve SamsunHavza’daki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, Selim Özer Mahallesi 2343. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Adnan Ceyhan’a ait tek katlı müstakil evde elektrik kontağından çıktığı öne sürülen yangın, hızla yayılarak yanındaki diğer müstakil ev ve odunluğa da sıçradı. Olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf etti. Yangında dumandan etkilenen Rabia Ceyhan (74) sağlık ekipleri tarafından ambulansta tedavi edilirken, itfaiye ekipleri yangının tamamen söndürülmesinin ardından soğutma çalışmalarını sürdürdü. Yangın nedeniyle polis ekipleri de çevrede güvenlik önlemleri aldı. Soğutma çalışmaları iş makinaları yardımıyla yapıldı.
Öte yandan ekiplerin yangına müdahalesi sırasında objektiflere yansıyan görüntüler, itfaiye erlerinin dayanışmasını ve ekip ruhunu gözler önüne serdi. Görüntülerde yoğun sıcak altında çalışan bir itfaiye erine mesai arkadaşının su içirdiği görüldü.
Yangınla ilgili inceleme başlatıldı. – KIRIKKALE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Karesi Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve 76’sı başpehlivan olmak üzere bin 171 pehlivanın katıldığı güreşlerde final müsabakaları yapıldı.
Baş boyunda İsmail Balaban’ı mağlup eden Enes Doğan ile Yusuf Can Zeybek’i yenen Erkan Taş, finalde karşılaştı. Enes Doğan, final müsabakasında rakibi Erkan Taş’ı “tuş” ederek altın kemerin sahibi oldu ve Kurtdereli Yağlı Güreşleri’nde başpehlivanlığı kazandı.
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, milletvekilleri ile çok sayıda vatandaşın izlediği güreşlerde dereceye girenlere kupa, madalya ve para ödülü verildi. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>fenzemin.com, inşaat sektöründe güvenilir ve yenilikçi çözümler sunan bir platformdur. Şirketimiz, zemin hazırlığı ve yapısal destek konularında geniş bir hizmet yelpazesi sunarak, projelerinizde mükemmel sonuçlar elde etmenizi sağlar. Uzman ekibimiz, çeşitli tekniklerle inşaat projelerinizi destekler ve her aşamada profesyonel hizmet sunar.
Ankraj: Güçlü ve Kalıcı Destek
Ankraj, yapıların güvenliğini ve stabilitesini artırmak için kullanılan önemli bir yöntemdir. fenzemin.com olarak, ankraj sistemlerimiz ile yapılarınızın zeminle olan bağlantısını güçlendirir ve dayanıklılığını artırırız. Ankraj sayfamızda, farklı ankraj çözümlerini ve avantajlarını detaylı bir şekilde keşfedebilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Shotcrete: Hızlı ve Etkili Kaplama
Shotcrete, betonun yüksek basınçla püskürtülerek uygulandığı bir yöntemdir. Bu teknik, özellikle zemin hazırlığı ve yapısal kaplama işlerinde etkin bir çözüm sunar. Shotcrete hizmetimiz ile projelerinizi hızlı ve güvenilir bir şekilde tamamlayabilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Fore Kazık: Derin Temel Çözümleri
Fore kazık, derin temellerin oluşturulmasında kullanılan bir yöntemdir. fenzemin.com olarak, güçlü ve güvenilir fore kazık uygulamalarımız ile yapılarınızın sağlam temelini inşa ederiz. Fore Kazık hizmetimiz, yüksek kalite ve dayanıklılık sunar.
Öne Çıkan Özellikler:
Jet Grout: İleri Teknolojiyle Zemin Güçlendirme
Jet grout, zemin gücünü artırmak için kullanılan bir teknolojidir. Bu yöntem, zeminle etkileşime giren özel bir sıvının yüksek basınçla uygulanmasıyla zemin stabilitesini artırır. Jet grout uygulamalarımız ile zeminlerinizi güçlendirir ve projelerinizin güvenliğini artırırız.
Öne Çıkan Özellikler:
Mini Kazık: Kompakt ve Etkili Temel Çözümleri
Mini kazık, dar alanlarda ve kısıtlı bölgelerde temel desteği sağlamak için kullanılan bir yöntemdir. fenzemin.com olarak, mini kazık uygulamalarımızla projelerinizde esnek ve etkili çözümler sunarız.
Öne Çıkan Özellikler:
Zemin Çivisi: Güvenli ve Etkili Zemin Desteği
Zemin çivisi, zemin destek sistemlerinde kullanılan bir tekniktir. Bu yöntem, zemin stabilitesini artırmak ve yapısal destek sağlamak için etkili bir çözümdür. Zemin Çivisi hizmetimizle projelerinizin güvenliğini artırırız.
Öne Çıkan Özellikler:
Dinamik Kompaksiyon: Zemin Stabilitesini Artırma
Dinamik kompaksiyon, zemin stabilitesini artırmak için kullanılan bir tekniktir. Bu yöntem, yüksek enerjili darbelerle zemin sıkıştırılarak stabilite sağlanır. fenzemin.com olarak, dinamik kompaksiyon uygulamalarımızla projelerinizde yüksek performans ve güvenilirlik sunarız.
Öne Çıkan Özellikler:
Özetle
fenzemin.com, inşaat sektöründe geniş bir hizmet yelpazesi sunarak, projelerinizde güvenilir ve etkili çözümler sağlar. Ankraj, shotcrete, fore kazık, jet grout, mini kazık, zemin çivisi ve dinamik kompaksiyon gibi tekniklerle zemin destek ve güçlendirme konularında yüksek kalite sunar. Uzman ekibimiz, her projede profesyonel hizmet sunarak, güvenli ve sağlam yapılar inşa etmenize yardımcı olur. fenzemin.com ile inşaat projelerinizde yüksek performans ve güvenilirlik elde edin.
]]>
tasarimforma.com.tr, spor giyimde özelleştirilmiş forma çözümleri sunan Türkiye’nin önde gelen platformlarından biridir. Futbol, basketbol, voleybol, hentbol ve diğer tüm spor dallarına yönelik geniş bir forma tasarımı yelpazesi sunarak, kullanıcılarına yüksek kalitede ve kişiye özel ürünler sağlar. Yüzlerce desen ve binlerce renk seçeneği ile spor ekipmanlarınızı kendi zevkinize ve takım kimliğinize uygun şekilde kişiselleştirmenize olanak tanır.
Forma Tasarımı: Kendi Tasarımınızı Yaratın
tasarimforma.com.tr, forma tasarımında mükemmeliyeti ve özelleştirmeyi ön planda tutar. Online platformumuz, kullanıcıların kendi tasarımlarını kolayca yaratmalarını sağlar. Geniş desen ve renk seçenekleriyle formalarınızı tamamen kişiselleştirebilir ve spor ekipmanlarınızı kendi tarzınıza uygun hale getirebilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Halı Saha Forma Tasarımı: Performans ve Şıklığın Buluştuğu Nokta
Halı saha futbolu için özel olarak tasarlanmış formalar, tasarimforma.com.tr’un sunduğu hizmetlerden biridir. Hem profesyonel hem de amatör sporcuların ihtiyaçlarını karşılayan formalar, zorlu halı saha koşullarına uygun olarak tasarlanmıştır.
Öne Çıkan Özellikler:
Futbol Forması Tasarla: Takımınıza Özgün Bir Kimlik Kazandırın
Futbol forması tasarımı, takım ruhunu ve performansını yansıtan önemli bir unsurdur. tasarimforma.com.tr, futbol takımları için özel olarak tasarlanmış formalar sunar. Online tasarım aracımız ile, takımınıza özgün futbol formaları oluşturabilir ve mükemmel bir görünüm elde edebilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Özetle
tasarimforma.com.tr, spor giyimde kişiselleştirme ve tasarım konusunda lider bir platform olarak sizlere yüksek kalitede hizmet sunar. Forma tasarımı konusunda sunduğumuz geniş seçenekler ve kullanıcı dostu platformumuz ile, spor ekipmanlarınızı kişiselleştirebilir ve takımınıza özgün bir kimlik kazandırabilirsiniz. Profesyonel ekibimiz, spor giyimde kaliteyi ve estetiği bir arada sunarak memnuniyetinizi ön planda tutar. tasarimforma.com.tr ile spor giyimde özgürlüğün ve kalitenin tadını çıkarın.
]]>
eticaretAI, e-ticaret ve dijital çözümler alanında lider bir firma olarak başarının anahtarını mükemmel hizmet kalitesinde ve müşteri memnuniyetinde bulur. Yılların deneyimi ve uzmanlığı ile, sektördeki en iyi uygulamaları benimseyerek müşterilerine yüksek değer sunar. eticaretAI, her projede başarının temel kriter olarak belirlendiği bir yaklaşımı benimser; bu nedenle, sunduğu hizmetler müşterilerinin hedeflerine ulaşmalarında güçlü bir destek sağlar. İnovasyon, güvenilirlik ve müşteri odaklılık, eticaretAI'nin başarısının sırrıdır.
E-ticaret Paketleri
eticaretAI, e-ticaret dünyasında başarıyı hedefleyen firmalar için kapsamlı ve özelleştirilebilir e-ticaret paketleri sunmaktadır. E-ticaret paketlerimiz, çevrimiçi mağazanızın tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır. Bu paketler, kullanıcı dostu arayüzlerden gelişmiş ödeme sistemlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
Özellikler ve Avantajlar
Kapsamlı Mağaza Yönetimi: eticaretAI'nin e-ticaret paketleri, ürün ekleme, stok takibi, sipariş yönetimi ve müşteri hizmetleri gibi temel işlevleri kolayca yönetmenizi sağlar. Kullanıcı dostu yönetim panelleri, işletmenizin günlük operasyonlarını daha verimli hale getirir.
Özelleştirilebilir Tasarım: Mağazanızın tasarımını markanıza uygun şekilde özelleştirebilir, kullanıcı deneyimini artırabilirsiniz. Tema seçenekleri ve özel tasarım çözümleri ile müşterilerinize profesyonel bir alışveriş deneyimi sunabilirsiniz.
Gelişmiş Güvenlik: Müşteri bilgilerinin güvenliği bizim önceliğimizdir. Sunmuş olduğumuz e-ticaret paketleri, SSL sertifikaları, güvenli ödeme ağ geçitleri ve veri şifreleme yöntemleri ile güvenli bir alışveriş ortamı sağlar.
SEO ve Pazarlama Araçları: E-ticaret mağazanızın arama motorlarında görünürlüğünü artırmak için SEO araçları ve dijital pazarlama çözümleri sunuyoruz. Ürünlerinizi daha geniş bir kitleye ulaştırmak için çeşitli pazarlama stratejileri geliştirebilirsiniz.
Detaylı bilgi ve hizmetler için Eticaret Paketleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
SEO Paketleri
eticaretAI, dijital görünürlüğünüzü artırmak ve çevrimiçi varlığınızı güçlendirmek için kapsamlı SEO paketleri sunar. SEO, arama motorlarında yüksek sıralamalar elde etmenize yardımcı olan kritik bir stratejidir ve eticaretAI'nin SEO paketleri bu alanda size kapsamlı çözümler sunar.
Özellikler ve Avantajlar
Anahtar Kelime Araştırması: Hedef kitlenizin arama alışkanlıklarını anlamak için kapsamlı anahtar kelime araştırmaları yaparız. Bu araştırmalar, web sitenizin arama motorlarında daha iyi sıralamalar elde etmesine yardımcı olur.
İçerik Optimizasyonu: Web sitenizdeki içerikleri arama motorları ve kullanıcılar için optimize ederiz. İçerik stratejileri geliştirmek ve anahtar kelime odaklı içerikler oluşturmak, sitenizin görünürlüğünü artırır.
Teknik SEO: Web sitenizin teknik altyapısını analiz eder ve gerekli iyileştirmeleri yaparız. Sayfa hızını artırma, mobil uyumluluk sağlama ve site haritası oluşturma gibi teknik detaylar, arama motorlarının sitenizi daha iyi anlamasını sağlar.
Bağlantı Oluşturma: Kaliteli ve ilgili bağlantılar, SEO'nun önemli bir parçasıdır. eticaretAI, sitenize yönlendiren yüksek kaliteli bağlantılar oluşturur ve mevcut bağlantı profilinizi güçlendirir.
Performans Takibi: SEO stratejilerinin etkinliğini ölçmek için performans raporları sunarız. Bu raporlar, stratejilerinizi sürekli olarak optimize etmenize ve başarılı sonuçlar elde etmenize yardımcı olur.
SEO hizmetleri hakkında daha fazla bilgi için SEO Paketleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Sunucu Paketleri
eticaretAI, yüksek performanslı ve güvenilir sunucu paketleri ile web sitenizin kesintisiz çalışmasını sağlar. Sunucu hizmetlerimiz, her ölçekten işletmeye uygun çözümler sunarak çevrimiçi operasyonlarınızı destekler.
Özellikler ve Avantajlar
Yüksek Performans: Sunucularımız, yüksek hız ve performans sunacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu, web sitenizin hızlı yüklenmesini ve kullanıcılarınızın kesintisiz bir deneyim yaşamasını sağlar.
Güvenlik Özellikleri: Güvenlik bizim için bir önceliktir. Sunucu paketlerimiz, veri güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik önlemleri içerir. Güvenlik duvarları, düzenli yedeklemeler ve zararlı yazılım taramaları sunarız.
Ölçeklenebilirlik: İşletmenizin büyümesine bağlı olarak sunucu kaynaklarınızı kolayca ölçeklendirebilirsiniz. Bu esneklik, artan trafiği ve veri taleplerini karşılamanızı sağlar.
24/7 Destek: Sunucu hizmetlerimizle birlikte 7/24 teknik destek sunuyoruz. Herhangi bir sorun yaşadığınızda, uzman ekibimiz size hızlı ve etkili çözümler sunar.
Veri Yedekleme: Verilerinizin güvenliğini sağlamak için düzenli yedekleme hizmetleri sunarız. Bu, veri kaybı riskini en aza indirir ve herhangi bir olumsuz durumda verilerinizi geri yüklemenizi sağlar.
Sunucu hizmetleri hakkında detaylı bilgi almak için Sunucu Paketleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
eitcaretAI ile başarılı olacaksınız
eticaretAI, profesyonel ve deneyimli ekibiyle işinize değer katmak için burada. Her projede, müşteri memnuniyetini ve başarıyı ön planda tutarak, ihtiyaçlarınıza özel çözümler sunarız. Yüksek standartlarda hizmet anlayışımız ve alanındaki uzmanlığımızla, sizlere sadece teknik destek değil, aynı zamanda stratejik danışmanlık da sunarak işletmenizin her aşamasında yanınızda oluruz. eticaretAI'nin profesyonel ekibi, başarınızın en büyük destekçisi olmayı hedefler ve bu yolda size en iyi hizmeti sunmak için sürekli olarak çalışır. İşinizin büyümesi ve gelişmesi için bizimle işbirliği yaparak, profesyonel hizmetin farkını hissedeceksiniz.
]]>Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesi sürüyor.
Bolu, İzmir ve Manisa’da devam eden yangınlara ekipler hem havadan hem de karadan müdahale ediyor.
Yangınları söndürmek için yoğun mücadele sürerken, Manisa’da yanan alanlar ise drone ile kaydedildi.
CİĞERLERİMİZ YANDI
Manisa’nın Gördes ilçesinde başlayıp Salihli ve Gölmarmara ilçesine ulaşan orman yangınlarından etkilenen bölgeler havadan görüntülenirken, koca bir ormanın da yok olduğu görüldü.
14 Ağustos’ta başlayan ve hala süren yangının ihbar edilmesi üzerine bölgeye; İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait 2 uçak, 3 helikopter, 8 arazöz, 2 su ikmal aracı, 1 dozer ve 1 yer ekibi sevk edildi.

SÖNDÜRME ÇALIŞMALARI SIRASINDA BİR YANGIN DAHA
Söndürme çalışmaları sürerken, dün saat 17.30 sıralarında aynı bölgede başka bir noktada daha orman yangını çıktı.
Ekiplere takviye yapıldı, uçak sayısı 5’e, helikopter sayısı 13’e çıkarıldı. Alevlere karadan da 45 arazöz, 15 su ikmal, 4 dozer ve 4 yer ekibi ile müdahale edildi.
Havanın kararmasıyla yangına dün sabah saatlerine kadar gece görüşlü helikopter ile müdahale devam etti.

EKİPLERE VATANDAŞLAR DA DESTEK VERİYOR
Salihli’nin Kale Mahallesi ve Hacıhıdır Mahallesi arasındaki bölgede kuvvetlenen alevler ilerleyişini havadan ve karadan yapılan yoğun müdahaleye rağmen sürdürüyor. Alevler gerisinde küle dönen ağaçlar ve evler bırakırken, ekiplerin zorlu mücadelesine vatandaşlar da destek veriyor.








Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kırklareli’de 33,1 kilometrelik kısmı bitirilerek hizmete açılan 71,1 kilometrelik Saray-Kırklareli bölünmüş yol şantiyesinde incelemelerde bulunup bilgi aldı.
İncelemelerinin ardından açıklama yapan Uraloğlu, ilk başta sadece 28 kilometresinde bölünmüş yol olarak düşündükleri güzergahın, tamamını bu şekilde yapmaya karar verdiklerini, inşaatın hızla devam ettiğini söyledi.
Uraloğlu, “Kırklareli’ni Saray üzerinden hem Tekirdağ hem de esasında İstanbul’a bağlayan önemli bir güzergah üzerinde bulunuyoruz. Toplam uzunluğumuz 71,1 kilometre. Biz öncelikle buranın yaklaşık 28 kilometresini bölünmüş yol yapalım, geri kalan 43 kilometresini de tek platformlu yol olarak iyileştirelim diye düşünmüştük.
Ancak Kırklareli’nin çok hızlı gelişmesi ve gelişme potansiyelinin olmasını da dikkate alarak ilimizin yöneticileriyle yaptığımız istişareler sonunda, yine Karayolları Genel Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler sonunda; ‘İş bir defa yapılır’ dedik ve yolun tamamının bölünmüş yol yapılmasıyla ilgili kararı aldık ve proje revizyonunu da yaptık, ona göre de çalışmalarımızı yürütüyoruz” diye konuştu.

“33,1 KİLOMETRESİ BİTİRİLEREK TRAFİĞE AÇILDI”
Yolun 33,1 kilometresinin bitirilerek trafiğe açıldığını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Yaklaşık 4 milyar liralık bir proje bedeliyle çalışmalarımızı yürütüyoruz ve bugün itibarıyla da 71,1 kilometre yolumuzun 33,1 kilometrelik kesimini bölünmüş yol olarak bitirerek trafiğe açtık.
Bu sene sonuna kadar da yaklaşık 3,7- 4 kilometre bir bölümü daha bölünmüş yol olarak bitirerek inşallah trafiğe açmış olacağız. Yine bu sene içerisinde daha önceden sıcak karışım imalatlarını yaptığımız kesimlerde de 10,8 kilometrelik bir bölümde de yine iyileştirme çalışmalarını yapacağız.
Tabii yolun boyutunu, standardını değiştirdiğimiz için önümüzdeki süreçte de muhtemelen bir ikmal ihalesi yapma ihtiyacı olacak. Onu da arkadaşlarımızla beraber yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

“HEM ZAMANDAN HEM YAKITTAN TASARRUF EDECEĞİZ”
Yapılan yolla, il, ilçe ve köy yolları geçişlerinin büyük ölçüde rahatlatıldığına değinen Uraloğlu, “Tabii projemizle beraber Kırklareli, Saray, Tekirdağ ve İstanbul dedik. Buradaki hem ilçe geçişleri hem köy geçişlerini rahatlatmış oluyoruz ve önemli bölümünü de mevcut yerleşimlerin dışarısına çıkararak, şehir geçişleri şeklinde hem transit trafiği hem yerel trafiği rahatlatıyoruz hem de şehrin düzgün gelişmesine bir taraftan da katkı sağlamış oluyoruz. Tabii biz bunu bitirdiğimiz zaman öncelikle zamandan tasarruf edeceğiz, yakıttan tasarruf edeceğiz ama bunlardan daha kıymetlisi daha güvenli bir trafik akışını sağlamış olacağız.
Burada zamandan ve yakıttan ne tasarruf edecek diye bakacak olursak; zamandan 692 milyon lira, yakıttan 176 milyon lira olmak üzere, yıllık 868 milyon liralık bir tasarruf sağlamış olacağız. Esasında bu bize şunu ifade ediyor; buraya yaptığımız yatırımın ne kadar kısa zamanda kendini amorti ettiğini de bu rakamlardan anlayabiliriz.
Yine hepimiz için kıymetli olan karbon emisyonundan sağlanan tasarruftur ki; bu da 13 bin 100 ton karbon emisyon salımını azaltarak yıllık böyle bir çevreci yaklaşımı da ortaya koymuş olacağız. Tabii buradaki biz halihazırda, yaklaşık 10 bin trafiğin olduğu yolda da yaklaşık 78 dakika, 1,5 saate süren yolculuk süresini de yaklaşık 45 dakikaya indirmiş olacağız. Bu anlamda da kıymetli” dedi.

“YOLCULUKLARI MAKSİMUM 3 SAATE DÜŞÜRMÜŞ OLACAĞIZ”
Bakan Uraloğlu, yapımı süren Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı inşaatıyla ilgili de bilgi verdi. Uraloğlu, “Yine şantiyemizde yaptığımız, beraberce valimizle, milletvekillerimizle, yine il başkanımızla, belediye başkanımızla aynı şekilde belediye başkanlarımızla yaptığımız değerlendirmede biz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nı da burada konuştuk.
229 kilometrelik bir hat, yaklaşık 360 kilometre olan hattı 229 kilometreye düşürüyoruz ve bu tabii sadece bir Kırklareli’ne, sadece Edirne’ye, sadece İstanbul’a hizmet edecek olan hatta sadece Türkiye’ye hizmet edecek olan bir proje değil, Orta Doğu’dan, havalimanından, Basra Körfezi’nden başlayıp, kalkınma yoluyla ülkemize gelen Ovaköy’den girip Kapıkule’ye kadar giden güzergahımızın, yaklaşık 2 bin 100 kilometrelik güzergahımızın da çok önemli ve çok kıymetli bir kesimi.
Çerkezköy-Kapıkule kesimini, inşallah önümüzdeki sene ilimizi birinci derecede ilgilendiren 153 kilometrelik kesimini, inşallah önümüzdeki senenin ağustos ayında bir aksama olmazsa ki; öyle planlıyoruz, açmış olacağız. Geri kalan kesimini de muhtemelen 2026’nın sonuna doğru tamamını açmış olacağız ve böylelikle yerine göre 5 saat, 6 saat ve 9 saate kadar varan yolculukları gerek yükte gerek yolcu taşımacılığında maksimum 3 saate düşürmüş olacağız. O anlamda da hem yüklerimizi hem de yolcularımızı istenilen zamanda ve gerçekten de çok güvenli bir şekilde biz yerine iletmiş olacağız” diye konuştu.
“YÜK VE YOLCU TAŞIMACILIĞINI DA EN AZ 4 KAT ARTIRMIŞ OLACAĞIZ
Saray-Kapıkule yoluyla zamandan da ciddi tasarruf edileceğini dile getiren Uraloğlu, “Bu yaptığımız projeyle zamandan ciddi bir tasarruf ettiğimiz gibi yük ve yolcu taşımacılığını da en az 4 kat artırmış olacağız. Çevreci olan bir projemizi daha bu şekilde biz hayata sunmuş olacağız.
İlimize, bölgemize, Türkiye’mize kazandırmış olacağız. Hayırlı uğurlu olsun. Kırklareli inşallah daha iyisini hak ediyor. Biz de bütün siyasetçilerimizle beraber, AK Parti hükümetimizle beraber, Cumhur İttifakımızla beraber inşallah bu hizmetleri vatandaşımıza getirmeye gayreti içerisinde, azmi içerisinde olacağız. Hemen benim arkamda, benim solumda gördüğünüz çalışmalarda bunun net emaresidir. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun yıllar bakıp büyüttüğü kızının düğün gününde beyaz gelinlik içerisinde evden porno seyret
ayrılmasına üzülen babanın baygınlık geçirdiği anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Kısa sürede binlerce kişi tarafından izlenen görüntünün altına "Bu duyguyu baba olan hissetmiştir", "Asla düğün istemiyorum asla", "Kızlar evlenmeyelim ya babalarımız çok üzülüyor", "Muhtemel olarak benim baba", "Şunu yaşamaktan çok korkuyorum" şeklinde yorumlar yapıldı.
]]>Sultanbeyli'de kömürlükte çıkan yangın mahalleliyi korkuttu
İSTANBUL – Sultanbeyli'de bir evin kömürlüğünde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa pendik escort sürede büyüyerek tüm kömürlüğü sardı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, çıkan yangın ise mahalleliyi korkuttu.
Yangın, İstanbul Sultanbeyli ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi Aktutan Caddesi üzerinde saat 22.10 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, tek katlı bir evin arka tarafında bulunan kömürlükte bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm kömürlüğe sıçradı. Çevredeki vatandaşlar tarafından itfaiye ekiplerine haber verildi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık escort pendik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına yaklaşık 1 saat müdahale ederek söndürdü. Yangında kimse zarar görmedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
]]>Maymun Çiçeği virüsü Afrika'nın dışına çıktı. İsveç'te ilk maymun çiçeği vakası görüldü. Avrupa sınırlarına da sıçrayan hastalık için gözler şimdi resmi makamlarda.
DSÖ, Çarşamba günü aldığı kararla Afrika'yı etkisi altına alan M çiçeği (Mpox) virüsü salgını nedeniyle "küresel acil durum" ilan etti. DSÖ, kasım ayında yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) virüsün cinsel yolla bulaştığını ilk kez doğrulamış, Afrikalı bilim insanları ise bu durumun hastalığın kontrol altına alınmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunmuştu.
Kuzey Amerika ve Avrupa'daki M çiçeği salgınları, aşılar ve antiviral tedavilerin yanı sıra yüksek risk gruplarına yönelik halk sağlığı mesajlarının yardımıyla kontrol altına alındı. Ancak geçtiğimiz aylarda çok sayıda ülkede salgınların görüldüğü Afrika escort eryaman kıtasının bazı bölgelerinde neredeyse hiç aşı bulunmuyor.
Afrika kıtasında bu gelişmeler yaşanırken virüs Avrupa'da da ilk kez İsveç'te görüldü. İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Jakob Forssmed düzenlediği basın toplantısında, "Öğleden sonra İsveç'te daha ciddi bir tür olan ve Clade I olarak adlandırılan bir maymun çiçeği vakası olduğunu teyit ettik" dedi.
İsveç Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu vakanın maymun çiçeği virüsünün tehlikeli bir varyantı olan Clade I'in Afrika dışında ilk kez tespit edildiği aktarılarak, hastanın başkent Stockholm'de olduğu ifade edildi.
Afrika'da en kötü etkilenen ülke, bu yıl en büyük salgında 12 binden fazla vaka ve en az 470 ölüm kaydeden Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu.
Ülke, teşhis için yapılan testlerde belli olmadığı anlaşılan tehlikeli yeni bir türün yanı sıra düzensiz hastalık gözetimi ve aşı ve tedavi eksikliğiyle mücadele ediyor.
En son 2022 yılında bir M çiçeği vakası kaydeden Güney Afrika da eryaman escort bayan bu yıl yeni bir salgın bildirdi. Enfeksiyonun en çok uzak bölgelerde görüldüğü Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yetkililer, hastalığın yayılmasını yavaşlatmak için hükümet tarafından yürütülen çabalara yardımcı olmak üzere halka destek çağrısında bulundu.
Doğu Afrika Topluluğu bölgesel bloğu da, bölgedeki beş ülkeye sınırı olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki hastalık konusunda üye ülkeleri uyaran bir bildiri yayınladı. Bu ülkelerden biri olan Burundi şimdiden üç vakayı doğruladı.
]]>İzmir'de özel bir şirkette çalışan Dilruba Y. isimli kadın, sokak röportajında beylikdüzü escort
söyledikleri sonrasında polis ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçlarından tutuklanan Dilruba K., Oda TV'ye yaptığı açıklamada "Ben iktidarı eleştirdiğim düşünüldüğü için siyasi bir karar neticesinde haksız yere tutuklandım. Herkese escort beylikdüzü
çok teşekkür ederim. İnsanın en çok böyle zamanlarda desteğe ihtiyacı oluyor. Herkesin desteğiyle dışarıda olduğumdan çok daha güçlüyüm burada ve gücümü katlayarak çıkacağım" dedi.
Siyasi parti temsilcilerine çağrıda bulunan genç kadın, "Siyasilerin beylikdüzü escort bayan
benim hakkımda tam bilgi sahibi olmadan bir basın açıklaması yapmamalarını rica ediyorum. Şu an bu mesele siyaset üzeri bir haksızlık yaşanıyor" ifadelerini kullandı.
Yemen'deki İran destekli Husiler, ABD ve İngiliz koalisyon uçaklarının ülkenin batısındaki Hudeyde kentine saldırı düzenlediğini duyurdu.
Husilere bağlı "El-Mesira" televizyonunun haberinde, ABD ile Rus Escort İngiltere'nin, ülkenin batısındaki Hudeyde kentine bağlı Salif bölgesini hedef aldığı belirtildi.
Bombardımanın sebep olduğu hasara ilişkin bilgi verilmezken, ABD ve İngiltere tarafından da saldırılara ilişkin açıklama yapılmadı. Husilerin kontrolündeki Hudeyde sahil kenti, bir uluslararası havalimanı ile 3 limanı barındırması sebebiyle Yemen'in en önemli kentlerinden biri sayılıyor.
Yemen'de İran'ın desteklediği Husiler, İsrail'in Sincan Escort Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırıyor. Husilerin eylemleri Türbanlı Escort nedeniyle çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı aldı.
ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023'te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı "Refah Muhafızı Operasyonu" adında çok uluslu "deniz görev gücü" oluşturulduğunu açıkladı. ABD ve İngiltere'nin Yemen'de kontrollerinde bulunan bölgelere saldırısı üzerine Husiler, Üniversiteli Escort bu ülkelerin tüm gemilerini hedef alacağını duyurdu.
]]>İran'ın Nur şehrinde 31 yaşındaki Kolej Escort Arezoo Badri isimli kadın, bir arkadaşıyla birlikte evine giderken başörtüsü takmadıkları gerekçesiyle polis memurları tarafından durdurulmak istendi. Polisin hoparlör aracılığıyla durmalarını istediği kadınlar, korkuya kapılarak yollarına devam etti.
Bu esnada silahına davranan polis, önce aracın Kuzey Ankara Escort tekerleğine sonra da kapısına ateş etti. Bu esnada seken kurşunlardan biri Badri'nin sırtına isabet etti. Yaralanan kadın, çevredekiler tarafından apar topar hastaneye kaldırıldı.
Tahran'daki Vali-i Asr Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören kadının akciğer ve omuriliğinde ciddi hasarlar oluştu. Talihsiz kadının durumu ciddiyetini Maltepe Escort korurken, İran polisi hastane çevresinde ciddi önlemler aldı.
İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin ailesiyle birlikte ziyaret ettiği başkent Tahran'da "örtünme kurallarına uymadığı gerekçesiyle" gözaltına Yenimahalle Escort alındıktan sonra şüpheli bir biçimde yaşamını yitirmesi o dönem büyük yankı uyandırmıştı.
]]>Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan çift, boşanmak için Çerkezköy 2. Aile Mahkemesine başvurdu. G.A. isimli kadının eşi U.A.'dan boşanmak istemesi üzerine U.A. da evliliğin geçerli olmadığını belirtip, nikah merasimi sırasında orada olmadığını Etlik Escort ve imzayı da kendisinin atmadığını belirterek evliliğin iptali davası açtı. Mahkeme, dosyaları inceleyerek, 'evliliğin yokluğu' hükmüne karar verdi.
Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan G.A. isimli kadın, 2019 yılında eşi U.A. hakkında boşanma davası açmak için mahkemeye başvurdu. Karşı dava açan U.A. ise 2 çocuğunun annesi kadınla resmi şekilde evli olmadıklarını, nikah sırasında orada olmadığını belirterek, evliliğin yokluğunun tespitini istedi.
Yapılan yargılama sonucunda Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu dava yönünden yaptığı incelemede, "Erkeğin evlenme esnasında hazır bulunmadığı, evlenme defterindeki imzanın erkeğe ait olmadığı, böylece evlenmenin kurucu unsurunun eksik Gaziosmanpaşa Escort olması nedeniyle evlenmenin yok hükmünde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar" verilerek, evliliğin yokluğunun tespitine karar verdi. Aynı zamanda G.A. isimli tarafın açmış olduğu boşanma davasında da karar verilmesine yer olmadığına kararını verdi.
Karşı taraf olan G.A.'nın karara karşı istinaf kanun yoluna başvurarak itiraz etmesi sonucunda dosya üst mahkemeye taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesince dosya usulen bozuldu. Üst mahkeme, her iki tarafın açmış olduğu davaların incelenmesi gerektiğini, erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu evliliğin yokluğunun tespiti davasının öncelikle karara bağlanmasını ve karar kesinleştikten sonra kadın taraf olan G.A.'nın açmış olduğu boşanma davasında karar verilmesi gerektiğini Keçiören Escort belirterek, söz konusu dosyayı bozdu. Bunun üzerine Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi dosyaları tefrik ederek, erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu davasında 24 Ekim tarihinde davanın kabulü ile evliliğin yokluğunun tespitine karar verdi.
Erkek şahıs olan U.A.'nın avukatı Muhammed Ali Demirci, söz konusu dosya ile ilgili olarak, "Müvekkil bize gelip başvurduğunda ve yaşadıklarını anlattığında Türkiye'de eşine az rastlanır bir dava olduğunu en başından anlayarak, davaya müdahil olduk. Müvekkil istemediği halde, zorlanarak, rızası ve bilgisi olmadan kendisi de nikah akdine katılmadığı halde Çıldır ilçesinde resmi evlilik gerçekleştirilmiş ve kendisine artık bu senin eşin denilmiş ve resmi nikahtan 1 ay kadar sonra İstanbul'da düğün gerçekleştirilmiştir. Evliliğin kurucu unsuru olan resmi memur önünde kabul rızalarının açıklanması hususu gerçekleşmediği için evlilik en başından beri yok hükmündedir. Bu nedenle evliliğin yokluğunun tespiti amacıyla açmış olduğumuz dava yerel mahkemece kabul edilmiştir. Dosya kapsamında tanıklar dinlenmiş Kızılay Escort ve Adli Tıp Kurumundan imza incelemesi de yaptırılmış ve sonucunda evlilik kütüğündeki imzanın müvekkile ait olmadığı ortaya konulmuştur. 24 Ekim'de verilen kararın henüz gerekçesi yazılmamıştır, gerekçeli karar yazıldıktan sonra karşı taraf olan G.A. muhtemeldir ki avukatları aracılığıyla karara itiraz edeceklerdir. Ancak kararın hiçbir şekilde değişmeyeceği ortadadır" dedi.
]]>Herkesin etrafında, ruh eşini arayan Elvankent Escort birileri vardır. Sosyal medyada sürekli kullanılan "Ruh eşi" teriminin sözlük anlamını merak ediliyor. Peki, Ruh eşinin anlamı nedir? "Ruh eşi" ne demektir? Ruh eşinizi Eryaman Escort bulduğunuzu nasıl anlarsınız? sorularının cevaplarını haberin devamında bulabilirsiniz.
"Ruh eşi" terimi genellikle bir kişinin başka Esat Escort bir kişiyle derin bir duygusal ve zihinsel bağ kurduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu bağ, karşılıklı anlayış, benzer değerler, ilgi alanları ve duygusal uyum gibi faktörlere dayanabilir. Ruh eşi kavramı, kişinin kendini tamamladığını, birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğu ve birlikte zaman geçirmekten keyif aldığı birini ifade etmek için kullanılır. Ancak bu terim, farklı kültürel ve kişisel inançlara göre farklı anlamlar taşıyabilir ve bazıları için daha derin ve spiritüel bağlantıları da ifade edebilir.
Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle derin duygusal ve zihinsel bir bağa dayanır. Ruh eşinizi bulduğunuzu düşündüren bazı işaretler vardır. Bunlar;Ruh eşinle zaman geçirirken kendini derin bir bağlantı içinde hissedersin. Onunla konuşurken, hislerini ve düşüncelerini paylaşırken anlamlı ve özgün bir ilişki hissedersin. Ruh eşinle ilişkin doğal bir şekilde gelişir ve birbirinize uyum sağlarsınız. Birlikte olduğunuzda kendini rahat, huzurlu ve kabul görmüş hissedersin. Ruh eşinle Etimesgut Escort benzer değerlere sahip olduğunu ve aynı ya da benzer ilgi alanlarını paylaştığını fark edersin. Ortak noktalarınız ve ortak değerleriniz varsa, ilişkinizin derinleştiğini hissedersin. Ruh eşin seni anlar ve duygusal olarak destekler. Birbirinizin duygularını anlama yeteneğiniz yüksektir ve birlikte zor zamanlarda bile birbirinize destek olursunuz. Ruh eşinle aranızda karşılıklı saygı ve sevgi dolu bir ilişki vardır. İlişkinizde güven duygusu ön plandadır ve birbirinize saygı gösterirsiniz. Ruh eşinle birlikte olmak, hem kişisel hem de ilişkisel olarak büyümenizi sağlar. Birbirinizi destekleyerek ve cesaretlendirerek daha iyi insanlar olmanıza yardımcı olursunuz.
Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle zamanla olgunlaşan bir farkındalık ve içsel bir his olarak ortaya çıkar. Bu hislerin doğru ve sağlam temeller üzerine oturduğundan emin olmak için zaman vermek ve ilişkinizi dikkatle gözlemlemek önemlidir. Herkesin ruh eşi tanımı farklı olabilir, bu nedenle kişisel deneyimlerinize ve hislerinize güvenmek en doğrusudur.
]]>14 yıl önce televizyon tarihine damga Dikimevi Escort vuran Aşk-ı Memnu dizisinde başrolü paylaşan Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ, Netflix'te yayınlanan İstanbul İçin Son Çağrı filminde buluştu. Saat'in filmdeki bir sahnede kendi kendini tatmin ettiği sahne ise çok konuşuldu.
Konusuyla dikkat çeken filmde Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ'un cesur sahneleri de konuşuluyor. Sevişme sahneleriyle konuşulan filmde, Beren Saat'in kendi kendini tatmin ettiği sahne de Dikmen Escort izleyicilerin dikkatinden kaçmadı. Kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşılan sahnede Saat'in oyunculuk performansı beğenilmedi.

Serin (Beren Saat), New York havalimanında bavulu başkası ile karışınca kendisini zor bir durumun içinde bulur. Bu sırada yolu Mehmet (Kıvanç Tatlıtuğ) ile kesişen Serin, onunla Escort Ankara birlikte kaybolan valizinin peşinde düşer. Bu süreçte Serin ve Mehmet, New York'ta aşk, evlilik ve sadakat üzerine bir keşfe çıkarlar.
]]>İstanbul Şişli'de bir otelde yaşanan mide bulandıran olaya ilişkin görüntüler sosyal medyada infial yarattı. Bir otelde kalan yabancı uyruklu turist, odanın perdelerini sonuna kadar açarak uzandığı yatakta kendini tatmin etti.
Komşu binalarda yaşayan vatandaşlar tarafından cep telefonuyla Çayyolu Escort kayda alınan videoda, otel odasının perdelerini açan yabancı uyruklu şahsın çırılçıplak şekilde uzandığı yatakta herkesin gözü önünde kendini tatmin ettiği anlar yer aldı.
Vatandaşların telefonla kaydettikleri görüntüleri polise ihbar etmesi sonrasında otele gelen Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri şahsı Cebeci Escort gözaltına alarak karakola götürdü.
]]>Ankara'da meydana gelen korkunç olayda 42 yaşındaki Zülbiye Bahadır ile onu öldürüp intihar eden boşanma aşamasındaki 43 yaşındaki Bahçelievler Escort eşi Berat Bahadır, yan yana toprağa verildi.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında, Mamak ilçesi Durali Alıç Mahallesi 937'nci Sokak'ta meydana geldi. Berat Bahadır ile boşanma aşamasındaki eşi Zülbiye Bahadır, otomobilde Balgat Escort tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Berat Bahadır, tabancayla eşi Zülbiye Bahadır'a ateş etti.
Bahadır ardından aynı silahla kendini vurdu. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Bahadır çiftinin yaşamını yitirdiği belirlendi.
Çiftin cenazeleri, Adli Tıp Kurumu'nda yapılan Batıkent Escort otopsinin ardından, yakınları tarafından teslim alındı. Cenazeler, defnedilmek için Ortaköy Mezarlığı'na getirildi. Zülbiye Bahadır ile onu öldürüp intihar Beşevler Escort eden eşi Berat Bahadır, öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Çiftin 2 çocuğu olduğu öğrenildi.
]]>Yaşam Ayavefe kimdir? Finansal teknolojiler ve yenilikçi iş modelleri alanında kendini kanıtlamış bir girişimci ve vizyoner olarak tanınır. Ancak, onun hikayesi ve bu alandaki başarısının arkasındaki itici güçler nelerdir? Bu özel röportajda, Yaşam Ayavefe ile kariyer yolculuğunu, finansal teknolojiler alanındaki yenilikçi yaklaşımlarını ve geleceğe dair görüşlerini konuştuk.
Röportajımıza, Yaşam Ayavefe‘nin profesyonel geçmişine bir bakış atarak başlıyoruz. “Finansal teknolojiler, her zaman ilgimi çeken bir alan oldu. Üniversite yıllarımda bile, bu sektörde bir şeyler yapabileceğimi hissediyordum,” diyor. Kendi işini kurma sürecinde, sektördeki boşlukları doldurma ve müşterilere gerçek değer sunma arzusuyla hareket ettiğini belirtiyor.
İnovasyon ve müşteri odaklılık, Yaşam Ayavefe‘nin iş anlayışının temel taşları arasında yer alıyor. “Müşterilerin gerçekten ne istediğini anlamak ve onlara uygun çözümler sunmak, başarımın anahtarı oldu. Kişiselleştirilmiş hizmetler sunarak, müşterilerin beklentilerini aşmayı hedefliyorum,” şeklinde konuşuyor.
Finansal teknolojilerin geleceğine dair görüşlerini paylaşırken, Yaşam Ayavefe yenilikçi teknolojilerin ve iş modellerinin önemine vurgu yapıyor. “Blockchain, yapay zeka gibi teknolojiler, finansal hizmetlerin sunum şeklini kökünden değiştirecek. Bu değişimlere öncülük etmek ve sektörde yeni standartlar belirlemek istiyorum,” diye ekliyor.
Kariyer yolculuğunda karşılaştığı zorluklara değinen Yaşam Ayavefe, başarısının sırrının asla pes etmemek olduğunu belirtiyor. “Karşılaştığım her zorluk, beni daha da güçlendirdi ve vizyonumu genişletti. Başarısızlık, sadece öğrenmek ve gelişmek için bir fırsattır,” şeklinde konuşuyor.
Röportajımızın sonunda, genç girişimcilere tavsiyelerde bulunan Yaşam Ayavefe, tutku, sabır ve sürekli öğrenmenin önemini vurguluyor. “Sektörünüz hakkında sürekli bilgi edinin, yeniliklere açık olun ve asla pes etmeyin. Başarı, bu üç unsuru birleştirenlerin olacaktır,” diyerek sözlerini tamamlıyor.
Yaşam Ayavefe‘nin hikayesi, finansal teknolojiler alanında yenilik yapma arzusuyla dolu bir girişimcinin, karşılaştığı zorluklara rağmen nasıl başarıya ulaştığının canlı bir örneğini sunuyor. Onun yaklaşımları ve geleceğe dair öngörüleri, sektördeki diğer profesyoneller için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Yaşam Ayavefe‘nin Finansal Teknolojilere Yaklaşımı üzerine gerçekleştirdiğimiz röportaj, finansal teknoloji dünyasına dair önemli ipuçları barındırıyor. Girişimci ve yenilikçi iş insanı Yaşam Ayavefe ile finansal teknolojiler alanındaki son gelişmeler, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve bu sektördeki gelecek vizyonu hakkında konuştuk.
Ayavefe, finansal teknolojiler alanında müşteri ihtiyaçlarına yönelik özelleştirilmiş çözümler sunmanın önemine vurgu yapıyor. “Finansal teknolojilerin hızla geliştiği bu dönemde, müşterilerin beklentileri de aynı hızla değişiyor. Bizim amacımız, bu beklentilere en uygun çözümleri sunarak, müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmak” diyor.
Müşteri memnuniyetini ön planda tutan Ayavefe, kişiselleştirilmiş hizmetlerin finansal teknoloji sektöründe bir zorunluluk haline geldiğini belirtiyor. “Her müşterinin ihtiyacı farklı. Bu yüzden, her birine özel hizmetler geliştirmek gerekiyor. Teknolojinin bize sağladığı imkanları en iyi şekilde kullanarak, müşterilerimize en uygun çözümleri sunmaya çalışıyoruz.”
Finansal teknolojilerin geleceğine dair de önemli öngörülerde bulunan Yaşam Ayavefe, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerin finans sektörünü nasıl dönüştüreceğine dair görüşlerini paylaştı. “Yapay zeka ve makine öğrenmesi, finansal hizmetlerin daha hızlı ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayacak. Ayrıca, bu teknolojiler müşteri deneyimini de önemli ölçüde iyileştirecek.”
Ayavefe‘nin finansal teknolojilere yaklaşımı, sektördeki yenilikçi hareketlerin ve müşteri odaklı hizmet anlayışının önemli bir örneğini teşkil ediyor. Geliştirdiği çözümlerle finansal teknolojiler alanında fark yaratan Yaşam Ayavefe, bu sektörün geleceğine ışık tutuyor.
Yaşam Ayavefe ile Finansal Teknolojilerde Kişiselleştirme Üzerine Bir Söyleşi
Finansal hizmetler sektöründe kişiselleştirilmiş hizmetlerin önemi giderek artıyor. Bu konuda öncü isimlerden biri olan Yaşam Ayavefe ile sektördeki değişimleri, kişiselleştirmenin önemini ve geleceğe dair öngörülerini konuştuk.
Röportajcı: Finansal teknolojilerde kişiselleştirilmiş hizmetlerin önemini vurguluyorsunuz. Bu yaklaşımın temelinde ne yatıyor?
Yaşam Ayavefe: Aslında her şey, müşterilerin beklenti ve ihtiyaçlarının merkeze alınmasıyla başlıyor. Günümüzde tüketiciler, sadece finansal ihtiyaçlarına yönelik değil, aynı zamanda kişisel tercihlerine ve davranışlarına uygun çözümler bekliyorlar. Bu noktada, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanarak, her müşteriye özel hizmetler geliştirmek büyük önem taşıyor.
Röportajcı: Kişiselleştirme, müşteri memnuniyetini nasıl etkiliyor?
Yaşam Ayavefe: Kişiselleştirilmiş hizmetler, müşterilerin kendilerini değerli hissetmelerini sağlıyor. Ayrıca, müşterilerin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren hizmetler, onların yaşam kalitesini artırıyor ve sadakatlerini pekiştiriyor. Bu da işletmeler için daha uzun vadeli ve karlı ilişkiler anlamına geliyor.
Röportajcı: İşletmeler için kişiselleştirilmiş hizmetler sunmanın zorlukları nelerdir?
Yaşam Ayavefe: Her müşterinin ihtiyaç ve beklentilerini doğru bir şekilde anlamak ve bunlara uygun çözümler üretmek, kesinlikle kolay bir süreç değil. Bu, derin bir müşteri anlayışı ve yüksek teknolojik yetkinlik gerektiriyor. Ayrıca, kişisel verilerin korunması ve güvenliği de bu süreçte büyük önem taşıyor.
Röportajcı: Gelecekte finansal hizmetlerde kişiselleştirmeyi nasıl görmek istiyorsunuz?
Yaşam Ayavefe: Gelecekte, teknolojinin daha da ilerlemesiyle birlikte, kişiselleştirme seviyesinin artarak devam edeceğini düşünüyorum. Yapay zeka ve makine öğrenimi gibi teknolojiler, müşteri davranışlarını daha iyi anlamamıza ve onlara daha uygun hizmetler sunmamıza olanak tanıyacak. Bu da finansal hizmetlerin çok daha entegre ve kullanıcı dostu olmasını sağlayacak.
Yaşam Ayavefe ile Teknoloji ve İnsan İlişkisi Üzerine Bir Söyleşi
Yaşam Ayavefe, günümüzde teknolojinin insan hayatındaki yerini ve bu ilişkinin geleceğini nasıl gördüğünü bizimle paylaştı. Finansal teknolojiler alanında önemli yeniliklerin öncüsü olan Ayavefe, teknoloji ve insan arasındaki dengeyi korumanın önemine vurgu yaptı.
Röportajımızda, Yaşam Ayavefe‘nin insan odaklı teknoloji anlayışının altını çizdik. Ayavefe, “Teknoloji, insan hayatını kolaylaştırmak için var. Ancak bu süreçte insanı merkeze almayı unutmamak gerekiyor” dedi.
Yaşam Ayavefe ile yapılan söyleşide, kişiselleştirilmiş finansal hizmetlerin önemi üzerine de konuştuk. Ayavefe, teknolojinin sadece bir araç olduğunu, asıl önemli olanın insanların ihtiyaçlarına duyarlı çözümler üretmek olduğunu belirtti.
Teknoloji ve insan ilişkisinde dengeyi nasıl sağladığını sorduğumuzda, Yaşam Ayavefe şöyle cevap verdi: “Her yeni teknolojiyi insan hayatına entegre ederken, bu teknolojilerin insanlar üzerindeki etkilerini dikkatlice değerlendiriyoruz. Teknolojinin insanları yalnızlaştırmadan, onlara daha iyi bir yaşam kalitesi sunmasını hedefliyoruz.”
Ayavefe, gelecekte teknolojinin insan hayatında daha da önemli bir yer tutacağını, ancak bu sürecin dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı. “Teknolojik gelişmelerin hızına kapılmadan, bu gelişmelerin insan hayatına olumlu katkılar sağlayıp sağlamadığını sürekli sorgulamalıyız” dedi.
Söyleşimizi sonlandırırken, Yaşam Ayavefe, teknoloji ve insan ilişkisinde dengenin korunmasının, sadece teknoloji üretenlerin değil, tüm toplumun sorumluluğu olduğunu belirtti. Ayavefe bu konuda herkesi duyarlı olmaya ve teknolojik gelişmeleri insan odaklı bir perspektifle değerlendirmeye çağırdı.
Yaşam Ayavefe, finansal teknolojilerin geleceği üzerine değerli öngörülerini paylaştı. Bu alandaki yenilikçi trendler ve bu trendlerin sektör üzerindeki etkileri hakkında konuştuğumuz röportajımızda, sektördeki değişimlerin ve gelişmelerin ana hatlarına değindik.
Finansal teknolojilerin geleceği hakkında konuşurken, Yaşam Ayavefe özellikle kişiselleştirilmiş hizmetlerin önemine vurgu yaptı. Müşterilerin beklentilerinin ve ihtiyaçlarının giderek daha da özelleştiğini belirten Ayavefe, bu durumun finansal hizmet sağlayıcıları için hem bir meydan okuma hem de bir fırsat sunduğunu ifade etti.
“Müşteri deneyimini iyileştirmek ve kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, finansal teknoloji firmalarının öncelikleri arasında olmalıdır.” diyen Ayavefe, bu yaklaşımın müşteri sadakatini artırmanın ve pazar payını genişletmenin anahtarı olduğunu vurguladı.
Yapay zeka ve makine öğrenimi gibi teknolojilerin bu alandaki potansiyeline de değinen Ayavefe, bu teknolojilerin müşteri verilerini analiz ederek daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunma kapasitesine sahip olduğunu söyledi. “Teknolojinin bu kullanımı, müşteriler için daha değerli ve anlamlı deneyimler yaratırken, finansal hizmet sağlayıcıları için de verimliliği artırıyor.” şeklinde konuştu.
Geleceğin finansal teknolojilerine dair görüşlerini paylaşırken, Ayavefe ayrıca blockchain teknolojisinin önemine de dikkat çekti. Bu teknolojinin, güvenlik ve şeffaflık sağlama konusunda devrim yaratabileceğini belirten Ayavefe, özellikle ödeme sistemleri ve dijital kimlik doğrulama süreçlerinde büyük yenilikler getirebileceğini ifade etti.
Röportajımızın sonunda, Yaşam Ayavefe finansal teknolojilerin geleceği konusunda iyimser olduğunu ve bu alandaki yeniliklerin, hem sektör profesyonelleri hem de tüketiciler için büyük fırsatlar sunacağını belirtti. “Yenilikçi çözümler ve teknolojiler, finansal hizmetler sektörünü daha erişilebilir, daha güvenli ve daha kişiselleştirilmiş hale getirecek.” dedi.
]]>İnsani Yaşam Derneği Yardım Faaliyetleri
İnsani Yaşam Derneği, insanların yaşam koşullarını iyileştirmek ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek amacıyla çeşitli projeler yürütmektedir. Kurban bağışı ve su kuyusu projeleri, derneğin en önemli yardım faaliyetleri arasında yer almaktadır. Kurban bağışları sayesinde, ihtiyaç sahibi ailelere et ulaştırılırken, su kuyusu projeleri ile susuzluk sorunu yaşayan bölgelerde temiz suya erişim sağlanmaktadır. Bu yazıda, İnsani Yaşam Derneği'nin bu anlamlı projeleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
İnsani Yaşam Derneği'nin Misyonu
İnsani Yaşam Derneği, insan haklarına saygılı, adil ve sürdürülebilir bir dünya yaratmayı amaçlayan bir sivil toplum kuruluşudur. Temel misyonu, ihtiyaç sahibi bireylerin yaşam koşullarını iyileştirmek ve onlara daha iyi bir gelecek sunmaktır. Bu kapsamda, eğitim, sağlık, barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik projeler yürütmektedir.
Dernek, dünya genelinde yardıma muhtaç insanlara ulaşarak, onların yaşam standartlarını yükseltmeyi hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda, çeşitli bağış kampanyaları düzenlemekte ve gönüllülerin desteğiyle projelerini hayata geçirmektedir. İnsani Yaşam Derneği, toplumun her kesiminden destek alarak daha geniş kitlelere ulaşmayı başarmaktadır.
İnsani yardım çalışmalarının yanı sıra, dernek aynı zamanda farkındalık yaratmayı da önemsemektedir. Eğitim programları ve seminerler düzenleyerek, toplumun bilinçlenmesine katkıda bulunmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu sayede hem yerel hem de uluslararası düzeyde etkili olmayı hedeflemektedir.
Bununla birlikte, dernek sürdürülebilir kalkınma projelerine de büyük önem vermektedir. Özellikle çevre dostu projelerle doğal kaynakların korunmasını sağlamakta ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlamaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu misyon doğrultusunda çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.
Kurban Bağışının Önemi ve Etkisi
Kurban bağışı, İslam dininin önemli ibadetlerinden biridir ve yardıma muhtaç insanlara ulaşmanın en etkili yollarından biridir. İnsani Yaşam Derneği, kurban bağışlarını organize ederek, ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtımı yapmaktadır. Bu sayede, hem dini vecibeler yerine getirilmekte hem de yardıma muhtaç insanların sofralarına et girmesi sağlanmaktadır.
Kurban bağışları sayesinde birçok aileye sıcak yemek imkanı sunulmakta ve onların beslenme ihtiyaçları karşılanmaktadır. Özellikle savaş bölgelerinde ve yoksullukla mücadele eden ülkelerde yapılan kurban bağışları, insanların hayatında büyük bir fark yaratmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu bağışları en doğru şekilde değerlendirerek, yardımın en fazla ihtiyaç duyulan yerlere ulaşmasını sağlamaktadır.
Bunun yanı sıra, kurban bağışları toplumsal dayanışmayı artırmakta ve yardımlaşma kültürünü pekiştirmektedir. İnsanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağlarının güçlenmesine katkıda bulunan bu bağışlar, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu değerleri koruyarak toplumsal huzuru desteklemektedir.
Kurban bağışlarının etkisi sadece et dağıtımı ile sınırlı kalmamaktadır. Aynı zamanda ekonomik olarak da birçok kişiye fayda sağlamaktadır. Kurbanlık hayvanların alımından kesimine kadar olan süreçte birçok kişi istihdam edilmekte ve yerel ekonomiye katkı sağlanmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu süreci titizlikle yöneterek hem ekonomik hem de sosyal faydalar sağlamaktadır.
· Kurban bağışı ile sofralara et girmesi
· Toplumsal dayanışmanın artması
· Ekonomik katkılar sağlanması
Su Kuyusu Projeleri ile Hayat Kurtarmak
Su kuyusu projeleri, suya erişimi olmayan bölgelerde yaşayan insanların hayatını kurtarmak için hayata geçirilen önemli çalışmalardır. İnsani Yaşam Derneği, bu projelerle temiz suya erişimi olmayan topluluklara su kuyuları açarak onların yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedeflemektedir. Su kuyuları sayesinde insanlar temiz içme suyuna kavuşmakta ve sağlık sorunlarının önüne geçilmektedir.
Dünya genelinde milyonlarca insan temiz suya erişimden mahrumdur ve bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kirli su tüketimi nedeniyle ortaya çıkan hastalıklar, özellikle çocuklar arasında yaygındır. İnsani Yaşam Derneği, su kuyusu projeleri ile bu sorunu çözmeyi amaçlamakta ve insanların sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmaktadır.
Su kuyusu projeleri aynı zamanda kadınların ve çocukların günlük yaşamını da kolaylaştırmaktadır. Su taşımak için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalan kadınlar ve çocuklar, su kuyuları sayesinde zamanlarını daha verimli kullanabilmektedirler. Bu da onların eğitimlerine devam etmelerine olanak tanımakta ve toplumsal gelişime katkıda bulunmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu projelerle kadınların güçlenmesini desteklemektedir.
Bununla birlikte, su kuyusu projeleri tarım faaliyetlerini de olumlu yönde etkilemektedir. Temiz suya erişim sağlayan çiftçiler, ürünlerini daha verimli bir şekilde yetiştirebilmekte ve geçimlerini sağlamaktadırlar. İnsani Yaşam Derneği, su kuyusu projeleri ile tarımsal üretimi artırarak yerel ekonomiye katkıda bulunmaktadır.
· Temiz içme suyuna erişim sağlanması
· Sağlık sorunlarının önüne geçilmesi
· Tarımsal üretimin artırılması
Bağışlarınızla Değişen Hayatlar
İnsani Yaşam Derneği'ne yapılan bağışlar, birçok insanın hayatını olumlu yönde değiştirmektedir. Bağışlar sayesinde yürütülen projelerle ihtiyaç sahibi bireylerin yaşam koşulları iyileştirilmekte ve onlara umut verilmektedir. Eğitimden sağlığa, barınmadan gıdaya kadar birçok alanda yapılan yardımlar, insanların hayatında büyük fark yaratmaktadır.
Eğitim alanında yapılan bağışlarla çocukların okula gitmesi sağlanmakta ve onların geleceğe daha güvenle bakmaları mümkün olmaktadır. Özellikle yoksul bölgelerde yaşayan çocuklar için yapılan eğitim yardımları, onların hayatında kalıcı değişiklikler yapmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu sayede gelecek nesillerin daha iyi şartlarda yetişmesine katkıda bulunmaktadır.
Sağlık alanında yapılan bağışlarla ise hastaların tedavi edilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin artırılması sağlanmaktadır. Özellikle acil tıbbi müdahale gerektiren durumlarda yapılan yardımlar, hayat kurtarmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, sağlık projeleri ile insanların daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olmaktadır.
Bunun yanı sıra barınma ve gıda yardımları da birçok ailenin yaşam koşullarını iyileştirmekte ve onların temel ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Barınma projeleri ile evsizlere sıcak bir yuva sağlanmakta, gıda yardımları ile ise açlıkla mücadele edilmektedir. İnsani Yaşam Derneği'nin yaptığı bu yardımlar sayesinde birçok insanın hayatı değişmektedir.
· Eğitim yardımları ile çocukların okula gitmesi
· Sağlık hizmetlerine erişimin artması
· Evsizlere barınma imkanı sunulması
· Açlıkla mücadele edilmesi
]]>
Pendik Masöz Terapistler
Pendik masöz terapistler masajın genel faydalarını göz önünde bulundurarak masaj yapar. Yani kişinin sadece belinde şikâyeti varsa, beldeki şikâyete sebep olan diğer nedenleri de göz önünde bulundurarak bu bölgelere de masaj yapar. Masajın yararları için yapılmış olan bir çalışmada kas, ağrı ve stresi tamamen indirdiği kanıtlanmıştır. Bu nedenle belinde sorun olan bir kişinin kaslarına ve kasların stres olmasının nedenlerine göre stresi azaltma masajlarını da yapar. Bu sayede aslında tek bir seansta birden fazla etki aynı anda görüşmüş olur.
Pendik masözlerden masaj hizmeti almak isteyen kişiler de genelde masözlerin bu birden fazla tekniği kullanmaları sayesinde hizmet almak isterler. Hatta genel olarak masajın iyi geldiği kişiler düzenli olarak masaj yaptırır. Bu sayede hem daha önceden oluşan rahatsızlıklar ortadan kaybolur hem de ilerleyen dönemlerde de daha rahat edilir. Pendik’te masaj uzmanları kişilere en özel masaj tekniğini kişinin şikayetlerine göre belirler. Bu da masajın daha verimli olması için önemli bir adımdır. Deneyimli masözler bu konuda oldukça dikkatlidir.
Pendik Sertifikalı Masözler
Pendik masöz bayan uzmanlar herkese en özel masajı uygulayabilmek için pek çok eğitim almıştır. Şu an dünya üzerinde bulunan pek çok masaj tekniği vardır. Masözlerin de her tekniğe hakim olması mümkün değildir. Bu nedenle farklı yörelerde ya da farklı ülkelerde en iyi ve en çok kullanılan masaj tekniklerinden alınan eğitimler kullanılır. Bu da masözlerin sadece temel eğitimleri değil aynı zamanda alanlaşmak isteyen masözler için uzmanlık alanına göre eğitim de alırlar. Böylece daha geniş çapta ve geniş bir kitlede müşteri potansiyeli oluşturulur.
]]>
Otopark ücretsizdir. Sakin ortamlı restoran, rahat bar, bahçe ve teras bulunur. Diğer imkanlar arasında spor salonu ile sauna, buhar odası ve masaj hizmetleri sunulan spa alanı yer alır.
KALİTE POLİTİKAMIZ
Hızla gelişen ve farklılaşan otelcilikte sektöründe; sürekli gelişme bilinciyle teknolojiyi yakından takip ederek çevre şartlarını iyi kullanıp, gıda güvenliğini de sağlayıp eğitimli personel ile ekip çalışmalarını ön planda tutarak güleryüz ve güveni müşteri memnuniyetiyle bütünleştirip üstün kalite hizmeti, bir sistem içerisinde planlı ve sürekli olarak sunmak otel politikamızdır.
İLKELERİMİZ
Gelişen teknolojiden hizmetlerimizde faydalanarak sürekli iyileştirmeyi gerçekleştirmek.
Çevre şartlarına karşı hassasiyet göstermek.
Gıda üretimimizde hijyen kurallarına ve gıda güvenliğine hassasiyet göstermek.
Eğitimli personel ile kaliteli hizmet sunmak.
Güleryüz ve güveni tüm hizmetlerimizde ön planda tutmak.
Müşteri memnuniyetinde müşteri beklentilerinin üzerinde hizmet sunmak.
Yasal şart ve mevzuatları tam olarak karşılamak.
Üstün kalitede hizmeti ilke olarak benimsemiş bulunmaktayız.
MİSYONUMUZ
White Line Hotel, olarak konuklarımızın tüm ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde karşılayarak güvenli ve rahat bir konaklama yapmalarını sağlamaktayız. Ekibimizi günün değişen şartlarına göre sürekli geliştirerek ve yenileyerek müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmaya devam etmek için gerekli çalışmaları gerçekleştirmekteyiz. Üst yönetimi ve ekibi ile White Line Hotel, yenilikçi, takım ruhu ile hareket eden profesyonel hizmet kalitesini konuklarına sunmaktadır.
İLETİŞİM
Telefon : 0544 502 02 23 | 0424 502 02 22
Adres : Ataşehir Mah. İmam Efendi Blv. No:30, 23040, Merkez/ELAZIĞ
Web Sitesi : https://www.elazigwhitelinehotel.com/
E-mail : info@elazigwhitelinehotel.com
]]>
Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor : Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasını derinden etkilerken, yeni mesleklerin doğuşuna da zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanlarından ve teknoloji yatırımcılarından Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı. Öztürk: "Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor" Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın sadece mevcut meslekleri dönüştürmekle kalmayıp, tamamen yeni iş kolları yaratacağını vurguluyor. "Önümüzdeki on yıl içinde, bugün adını bile duymadığımız meslekler ortaya çıkacak," diyen Öztürk, eğitim çağındaki gençlerin de bu anlamda ümitsiz olmamalarına dikkat çekiyor.
Yeni Nesil Meslekler : Öztürk'ün öngördüğü bazı yeni meslek alanları şunlar:
Yapay Zeka Etik Uzmanı AI sistemlerinin etik kullanımını denetleyecek ve düzenleyecek profesyoneller.
Veri Dedektifi : Büyük veri setlerinde gizli kalmış değerli bilgileri keşfeden uzmanlar.
Dijital Bellek Yöneticisi : Kişisel ve kurumsal dijital verileri organize eden ve koruyan profesyoneller.
Robot-İnsan İş Birliği Danışmanı : İnsan çalışanlar ile AI sistemleri arasındaki iş akışını optimize eden uzmanlar.
Quantum Makine Öğrenmesi Analisti : Quantum bilgisayarlar üzerinde çalışan AI sistemlerini geliştiren ve analiz eden uzmanlar.
"Bu yeni meslekler, teknoloji ile insani değerlerin kesişiminde ortaya çıkacak," diyor Öztürk. "Örneğin, Yapay Zeka Etik Uzmanları, teknolojinin etik sınırlar içinde kalmasını sağlarken, insan haklarını ve toplumsal değerleri de gözetecek."
Eğitim Sisteminde Üniversiteler Başrolde : Eğitim konusuna da değinen Ömer Asım Öztürk: “Şu anda Türkiye'de bu yıl itibarıyla toplam 20 üniversitede yapay zeka bölümü bulunmaktadır. Bu üniversiteler arasında Hacettepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi gibi çeşitli devlet ve vakıf üniversiteleri bulunuyor.
Ayrıca önümüzdeki yıl için yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında lisans ve önlisans programları açılıyor. Bu oldukça mutluluk verici bir tablo. Yeni açılan bölümler arasında yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği gibi çeşitli programlar mevcut.”
Değişime Hazır Olun : Ömer Asım Öztürk, son olarak bireylere ve kurumlara şu tavsiyede bulunuyor: "Değişim kaçınılmaz. Sürekli öğrenmeye açık olun, teknolojik gelişmeleri yakından takip edin ve adaptasyon yeteneğinizi geliştirin. Yapay zeka, korkulması gereken değil, fırsata çevrilmesi gereken bir güç."
Ömer Asım Öztürk kimdir? Aslen Gaziantepli olan Ömer Asım Öztürk, yazılım dünyasında birçok alanda yatırımları ile tanınır. Teknoloji yatırımcısı ve yapay zeka uzmanıdır.
Erken Yaşlarda Yazılım ile Tanışma : Ömer Asım Öztürk, küçük yaşlarda yazılım dünyasıyla tanışarak teknoloji alanında hızlı bir başlangıç yaptı. 18 yaşına girer girmez, kendi şirketini kurarak yazılım alanındaki faaliyetlerini kurumsal alana taşıdı. Genç yaşlarda birçok seri girişimde bulunan Öztürk, başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerini "başarısız girişimler koleksiyonu" olarak nitelendiriyor. Bu deneyimler, daha sonra uluslararası başarıya ulaşan projelerine zemin hazırladı.
Yazılım ve Danışmanlık Kariyeri : Öztürk, kariyerine Pattern Design ve Software Architect olarak başladı. Daha sonra Business Analyst ve Yönetim Danışmanı olarak Türkiye'nin genç ve dinamik finans kuruluşlarına ve holdinglerine yönetim danışmanlığı yaptı. Halen kurumsallaşma, yönetim organizasyonu ve dijital dönüşüm alanında danışmanlık hizmeti veriyor.
Derin Öğrenme ve Yapay Zeka : 2006 yılında yayınlanan derin öğrenme makalelerinden etkilenerek, bu alana yönelen Öztürk, 2008 yılında "Moongles" isimli bulma motorunu geliştirdi. Bu motor, farklı arama motorlarının sonuçlarını analiz ederek daha etkili bir web arama deneyimi sundu. Açık kaynak kodun gelişmesi amacıyla Mambo, Joomla ve WordPress projelerine katkılarda bulundu ve çeşitli Linux ve Ubuntu dağıtımlarına destek verdi. 2009 yılında yapay zeka, big data ve machine learning üzerine yoğunlaştı ve MapReduce ile Apache Hadoop projelerinde danışman olarak yer aldı.
Teknoloji Girişimciliği ve Soctag : 2012 yılında Soctag'ı kuran Öztürk, teknoloji geliştirmelerine odaklandı. Aynı yıl, çok boyutlu ilişkisel veritabanı mimarisi ve 2013 yılında yapay duygusal zeka mimarisini geliştirdi. Soctag’de üretilen Pilot, Revula ve CodeCon uygulamaları, yurtdışında büyük beğeni topladı. Özellikle Revula, No-code yapısı ile kolay uyarlanabilirliği, esnek yapısı ve kolay entegrasyonu sayesinde birçok profesyonel tarafından tercih edilmektedir. Pilot için geliştirilen güvenli ve performans odaklı Pilot-Service ve P-Kule altyapısı ise hala birçok web ve mobil uygulamada kullanılmaktadır.
Yatırımcı ve Yapay Zeka Uzmanı : Şu anda yatırımcı olarak birçok alanda yatırımları bulunan Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın geliştirilmesi, iş süreçlerine entegre edilmesi ve daha etkin kullanılması için girişimlerine devam ediyor. Yapay zekanın gelecekteki potansiyelini ve iş dünyasındaki etkisini öngören Öztürk, bu alanda yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projeler ile sektörde öncü bir isim olmayı sürdürüyor.
Web sitesini ziyaret etmek için lütfen ilgili bağlantıya tıklayınız!
]]>Beşiktaş Başkanı Hasan Arat:
“Bugünün en büyük transferi Mustafa’ydı”
“Umarım sezon boyunca desteği görürüz”
İSTANBUL – Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, Galatasaray’ı yenerek kazanılan 2024 Turkcell Süper Kupa maçı sonrası yaptığı açıklamada, “Beşiktaş sıkıntılı bir sezon geçirmesine rağmen yönetime geldiğimiz 8 ay içerisinde iki kupa kazandık. Bu sadece sezonun başlangıcıdır. Bu bir habercidir” dedi.
Beşiktaş, 2024 Turkcell Süper Kupa maçında Galatasaray’ı 5-0 mağlup ederek kupaya uzandı. Karşılaşmayı Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda izleyen Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, kupa töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sözlerine tribünlere gelerek takımlarını destekleyen siyah-beyazlı taraftarlara teşekkür ederek başlayan Başkan Arat, “Beşiktaş çok büyük bir camia. Beşiktaş sıkıntılı bir sezon geçirmesine rağmen yönetime geldiğimiz 8 ay içerisinde iki kupa kazandık. Bu sadece sezonun başlangıcıdır. Bu bir habercidir. Biz şu anda 11. kupamızı kazandık. Bir tane kupamızı saymıyorlar ama federasyona müracaatımızı yapacağız. Süper Kupa’daki rekor Beşiktaş’a geçiyor. Beşiktaş bugün çok iyi oynadı. Hocamız ve teknik ekibimiz çok iyi hazırlandı. Transfer komitesi başkanımız ve ikinci başkanımız Hüseyin Yücel bu sene çok önemli hamleler yaptı. Beşiktaş camiası olarak gururlu günü yaşamanın mutluluğu içerisindeyiz. Şunu unutmayalım bundan sonra önemli olan ligdir. Bu kupa güzel bir müjdedir, Beşiktaş taraftarına hediyedir. Son derece centilmence maç geçti. Maç sonunda madalya töreninde iki takımın bunu göstermesi sportmence oldu. Türkiye’ye iyi bir örnek oldu. Tüm Beşiktaşlıları tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Bugünün en büyük transferi Mustafa’ydı”
Transfer çalışmalarıyla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Başkan Arat, “Bugünün en büyük transferi Mustafa’ydı (Hekimoğlu). O yüzden Mustafa’yı takip edin. Ciro dünyada kendini kanıtlamış bir oyuncu. Bu bir takım oyunu, bu bir mücadele. Hocadan oyunculara kadar tüm takım konsantreydi. Son derece iyi çalıştılar, iyi bir kamp dönemi geçirdiler. Bugün bu sevinci yaşayacağız, yarın sabah Beşiktaş yeni hedefine koşmak zorundadır. Koşacaktır. Eksiklerimiz varsa onları da tamamlayacağız. Transferle ilgili Beşiktaş iyi bir, profesyonel sistem kurdu. O sistem devam ediyor. 15 Eylül’e kadar hem gidenler, hem kalanlar olacak. Bu işin doğası. Bugün Beşiktaş Onana’yı da kazandı. Beşiktaş iyi yolda, iyi yolda olmaya devam edecek. Çok planlı devam etmek zorundayız” diye konuştu.
“Umarım sezon boyunca desteği görürüz”
Yeni teknik direktör Giovanni van Bronckhorst ile ilgili düşüncelerini aktaran Hasan Arat, “Gio hocanın ilk maçında almış olduğu sonucu çok anlamlı buluyorum. Takımıyla Türkiye’deki ilk maçında tarihi bir skor elde etti. Taraftar Gio’yu bağrına bastı. Bir hocanın ilk maçında bu kadar büyük sevgi gösterisi ile karşılaşması ender görülür. Umarım tüm sezon boyunca sürdürülebilir desteği görürüz” şeklinde konuştu.
“Kartalı salıncağa bindirmeye kimsenin gücü yetmez”
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat, ezeli rakipleri olan camialara da çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Tüm camialara mesaj vermek istiyorum. Bu yıl bizim sahamızda bir maç sonucunda, rakip camia hoş olmayan bir tweet atmıştı. Kartalı salıncağa bindirmişti. Şunu kimse unutmasın; kartalı salıncağa bindirmeye kimsenin gücü yetmez. Kartal burada gelir gerekeni yapar. Beşiktaş olarak, Türkiye’nin en centilmen kulübü olarak bu tip girişimlerde bulunmayacağız. Bu galibiyeti soğukkanlılıkla yaşayacağız. Beşiktaş camiası fevkalade üzülmüştür ama bugün futbolcuların cevabı sahada vermiştir. Ben camiamla gurur duyuyorum. Beşiktaş’ın yolu açık, şansı bol olsun. Allah Beşiktaş’ı ve Türkiye’mizi nazarlardan korusun.”
]]>Bolu’da Filistin’e Destek Platformu üyeleri ile vatandaşlar, Heniyye’nin İran’da uğradığı suikast nedeniyle ” Gazze’nin Sesi İsmail Heniyye’nin Vasiyeti” adlı yürüyüş için İzzet Baysal Caddesi üzerinde bulunan Kadı Cami önünde bir araya geldi.
Ellerinde pankart ve dövizler taşıyan grup, sloganlar atarak Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Burada Kuran’ı Kerim tilavetinin ardından Filistin ve Gazze’yle ilgili şiirler okundu.
Yürüyüşe katılan gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, burada yaptığı konuşmada, İsrail’in son zamanlarda mülteci kamplarına saldırdığını, çadırlarda yaşayan silahsız insanları kaçırarak işkence yaptığını söyledi.
“Bizim sadece şehidimiz yok, bir de yaşayan şehitlerimiz var” diyen Dilipak, yaşayan şehitlerin ölmeden önce öldüğünü ifade etti.
Dilipak, Gazze’nin kendileri için sadece vicdan meselesi değil aynı zamanda din davası olduğunu vurgulayarak, “Orası bizim ilk kıblemizdir. Eğer biz Allah’ın kıblesinin izzetini korumakta gaflete düşersek, Allah’ın ipini bırakırsak Allah da bizim ipimizi bırakır. O zaman, Gazzelilerin başına gelen bizim de başımıza gelir. Onun için Gazze’ye sahip çıkmak, kendi geleceğimize sahip çıkmak demektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Filistin’deki direnişin, Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarının devamı olduğunu söyleyen Dilipak, “100 yıl önce orası bizim parçamızdı. Biz oranın hizmetkarıydık. Orası aynı zamanda bizim için tarih davası.” dedi.
Daha sonra grup adına açıklama yapan Memur-Sen Bolu Şube Başkanı Sami Yılmaz, İsmail Heniyye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını belirtti.
İsrail rejiminin 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini dile getiren Yılmaz, 40 bin insanın alçakça katledildiğini, 100 binden fazla insanın da yaralandığını vurgulayarak, Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir ve mahallenin kalmadığını ifade etti.
Duayla sona eren programa, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Gebze’de yürüyüş düzenlendi
Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri tarafından düzenlenen yürüyüş için çok sayıda vatandaş Gebze Eski Çarşı’da toplandı. Yürüyüşte İsrail aleyhine slogan atan ve Filistin’e destek veren pankartlar taşıyan eylemciler, Gebze Kent Meydanı’na ulaştı.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından basın açıklaması yapan Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Dönem Başkanı Muhammed Hanefi Akbulut, siyonizmi lanetlemek ve Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.
Akbulut, Gazze’de, daracık bir alana hapsedilmiş 3 milyon insanın bütün insanlığın sessiz bakışları arasında çaresizce sıranın kendilerine gelmesini beklediğini dile getirerek, “Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz.” diye konuştu.
Siyonist katillerin, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniye’ye yürekleri kahreden elim bir suikast düzenlendiğini anlatan Akbulut, şöyle devam etti:
“Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize başsağlığı diliyoruz. Onlar Heniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabb’imizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını, Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler.”
Akbulut, Filistin topraklarının Filistin halkının olduğunu vurgulayarak, “Bir çakıl tanesinde bile meşru bir hakkı olmayan, Filistin’deki bir zeytin ağacı kadar bile tarihi olmayan İsrail, 139 ülkenin tanıdığı, başkenti Kudüs olan Filistin devletinden defolup gitmelidir.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından İran’da suikasta uğrayan Heniye ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatlarını kaybedenler için dua edildi.
Yürüyüşe, AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Karabük
Yenişehir Camisi önünde toplanan Karabük Filistin’e Destek Platformu temsilcileri, ellerinde pankart ve dövizlerle Kemal Güneş Caddesi’ne kadar yürüdü.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1917’de Osmanlı Devleti’nin Kudüs’ten çekildiği gün siyonizmin oyunlarının başladığını söyledi.
1948’de siyonistlerin terör devleti kurduğunu ifade eden Arslan, “İsrail’i kuran bütün örgütler terör örgütüydü. Onun için sakın 7 Ekim’den falan başlatmayın Filistin direnişini. 107 yıllık bir geçmişi var. Emperyalizmin kazananları İngilizlerin oyunuyla Filistin toprakları Siyonistlere peşkeş çekildi.” dedi.
Arslan, Filistin’de 107 yıldır mücadelenin sürdüğüne işaret ederek, şunları kaydetti:
“Biz oradan gittik zulüm başladı. Filistin, 4 asır o topraklarda barış ve kardeşliği inşa etmiş, farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşamasını sağlamış Osmanlı’nın eyaletidir. Bu topraklar mukaddes topraklardır. Buraya sırtımızı dönemeyiz. ‘Bize ne?’ diyemeyiz. İnancımız gereği orada olmak zorundayız. Tarihin bize yüklediği büyük bir sorumluluk var. Dört asır o toprakların tapusu elimizde. Bize ne diyemeyiz.”
Grup adına basın açıklamasını yapan Memur-Sen İl Temsilcisi Zeki Öz de İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Etkinlik, yapılan duanın ardından sona erdi.
Yürüyüşe, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve vatandaşlar katıldı.
]]>Gaziantep’te Kudüs Platformu tarafından düzenlenen program kapsamında vatandaşlar Ulu Camisi’nde toplandı.
Burada akşam namazının kılınmasının ardından vatandaşlar, ellerinde bayraklarla tekbir getirerek 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na yürüdü.
Kudüs Platformu adına konuşan Memur-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, Filistinlilerin yanında olduklarını söyledi.
Suikastlarla Filistin direncinin kırılamayacağını ifade eden Göral, “Onlar Heniyye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler ‘ölüler’ değildir ve onlar Rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını Filistin’in direncini kıracaklarını, özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler.” diye konuştu.
Daha sonra Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Adıyaman
Adıyaman Filistin Dayanışma Derneğinin organizasyonuyla ellerinde bayraklar ve pankartlarla Mimar Sinan Kültür Parkı önünde toplanan vatandaşlar, tekbir getirerek Demokrasi Parkı’na yürüdü.
Memur-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir, burada yaptığı konuşmada, mazlumların yanında olduklarını söyledi.
Demir, “Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık kuklası İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor.” dedi.
Program Kur’an-ı Kerim okunup ve dua edilmesinin ardından son buldu.
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş Platformunca düzenlenen Filistin’e destek yürüyüşü, Onikişubat ilçesindeki Esad Coşan Camisi önünden başladı.
Türk ve Filistin bayrakları taşıyan grup, sloganlar atarak Necip Fazıl Kültür Merkezi önüne yürüdü.
Grup adına açıklama yapan Süleyman Eryaman, siyonizmi lanetlemek ve tarihin en büyük imtihanını veren Gazzelilerin sesi olmak için toplandıklarını söyledi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılarla insanlık tarihinin en alçak soykırımını gerçekleştirdiğini dile getiren Eryaman, şöyle dedi:
“40 bin kardeşimiz saldırılarda şehit oldu, 100 binden fazla kardeşimiz ise yaralı. Gazze şeridinde Müslüman kardeşlerimiz zor günler geçiriyor. Bizler şuna inanıyoruz ki Allah nasip ederse bir an önce barış olur ve buraları da tamir ederiz. Gazze’de daracık bir alana hapsolmuş 3 milyon insan dünyanın sessiz bakışları arasında yaşamaya çalışıyor. Gazze, faşist ABD’nin siyonistlere verdiği silahlarla havadan ve karadan bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözü düşmeyen İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkeler soykırıma açıktan destek veriyor. Siyonizm’in hizmetindeki batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya ise çarpıtma haberlerle soykırımı örtüyor. Bu yapılanlar karşısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ikiyüzlülük göstererek hayasızca hiçbir şey yapmadan bekliyor.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın haklı itirazları karşısında siyonist rejimin ABD’den aldığı güç ve tehditlerle Türkiye’yi sindirmeye çalıştığını fakat amaçlarına ulaşamayacaklarını vurgulayan Eryaman, “Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniyye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim bir suikastla şehit ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz.” ifadesini kullandı.
Grup, Heniyye’nin öz geçmişinin okunması ve dua edilmesinin ardından dağıldı.
Yürüyüşe, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, AK Parti İl Başkanı Cüneyt Doğan ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
]]>(İSTANBUL) – Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta düzenlenen saldırıya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, 19 kişi hakkında 15’er yıla kadar hapis cezası istendi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda şüphelilerin yargılanmasına 31 Ekim’de başlanacak.
Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta düzenlenen saldırıya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 19 kişi sanık sıfatıyla yer aldı.
İddianamede, olay günü DHKP/C silahlı terör örgütü mensubu Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un, adliyenin D blok kapısına yaklaştıkları sırada görevli polis memurlarınca denetim yapıldığı belirtilerek, eylemci Birkoç’un görevli polis memurlarının yüzüne biber gazı sıktığı, arkasındaki Yayla’nın da ateş ederek polis memurunu ayağından yaraladığı anlatıldı.
İki eylemcinin de polis memurlarına ateş ederek koşmaya başladıkları esnada vatandaşlardan Dilfiraz Karataş’ın eylemcilerin açtığı ateşte yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, C blok önündeki nöbet kulübesine doğru ateş ederek gelen eylemcilerin buradaki polislerin karşılık vermesiyle etkisiz hale getirildikleri kaydedildi.
“Pınar’ı bu topluluğun içerisinden çıkarabilmek için çok uğraştık. Pınar bu toplulukla bağını kesmek yerine bizimle bağını kesti”
İddianamede, Pınar Birkoç’un ablası şüpheli Necla Birkoç’un, kardeşinin örgütle olan bağlantısını anlattığı savcılık ifadesi yer aldı. Pınar Birçok’u, terör örgütü DHKP/C’nin içerisinden çıkartabilmek için çok uğraştıklarını belirten Necla Birkoç şunları söyledi:
“Kardeşim Pınar Birkoç’un bu örgütsel yapılanma içerisinde aynı ideoloji ile hareket eden biri olduğunu olay tarihinde gözaltına alınmam üzerine öğrenmiş bulunuyorum. Şahsi olarak kardeşimden ziyade devletçi ve milliyetçi bir görüşüm bulunmaktadır. DHKP/C ile herhangi bir bağım yoktur. Açıkça DHKP/C Terör örgütüne de karşı bir insanım. Biz Pınar’ı bu topluluğun içerisinden çıkartabilmek için çok uğraştık. Hatta abim kendisine darp dahi uyguladı. Ancak Pınar bu toplulukla bağını kesmek yerine bizimle bağını kesti ve görüşmemeye başladı. Annem babam kardeşim Pınar’a çokça defa bu topluluktan uzak durması konusunda uyarıda bulundu. Ancak biz bunu başaramadık. Yaşanan olaylara baktığımda kardeşim Pınar Birkoç’un kendi rızasıyla dahi bu yapıyla ilişkisini bitiremeyeceğini yaşanan olayla anlamış oldum.
Saldırının olduğu gün öncesinde Pınar’la en yakın görüşmem yılbaşında oldu. Ben Pınar’ın tam olarak hangi adreste yaşadığını geçimini ne ile sağladığını bilmiyorum. Kardeşim çalışmıyordu. Bildiğim kadarıyla bu yapıya ait evlerde sürekli yer değiştirerek yaşıyordu. Terör saldırısının olduğu 0602/2024 günü adliyeye kardeşim Necmiye Birkoç’un duruşmasını takip etmek amacıyla küçük kız kardeşim Nevin Birkoç ile birlikte geldim. Kız kardeşim Nevin’in iş yerine gitmesi gerektiği için o duruşmadan önce yanımdan ayrıldı. Tutuklu olan kız kardeşim Necmiye ise kendini ifade edebilmek ve tutuklandığı dosyada aleyhine herhangi bir delil olmadığını tutukluluğunun hukuka aykırı olduğunu beyan edebilmek için SEGBİS ile duruşmaya bağlanmak istemedi. Bizatihi kendi katılmak istedi. Çünkü dosyasında aleyhine hiçbir delil olmamasına rağmen tutuklu olmasından ötürü biz o duruşma da tahliyesini dahi bekliyorduk. Hayatını kaybeden kardeşim Pınar’ın diğer kız kardeşim Necmiye ile ilişkisi benimle ilişkisi gibidir. Samimiyetleri yoktur.
Olay olduğu sırada duruşmaya katılmak amacıyla adliyede bulunmamdan ötürü aynı gün gözaltına alındım. Bu olay öncesinde olay tarihine kadar hiçbir şekilde hiçbir olayda adli bir soruşturma geçirmedim. Ancak olayla iltisakımın ne olduğumu bilmememe rağmen gözaltına alındım. Gözaltı işlemleri sırasında herhangi bir örgütsel tavır sergilemedim. Kesinlikle DHKP/C Terör örgütünü ve bu örgütün ideolojilerini benimsemiyorum. Tasvip etmiyorum. Serbest bırakılarak hakkımda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum.”
“Beni kaçırmak için bir plan yaptıysa bundan haberdar değilim”
İddianamede, savcılıkta verdiği ifade veren Pınar Birkoç’un ablası şüpheli Necmiye Birkoç’un ifadeleri de şöyle yer aldı:
“İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde DHKP/ C silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan yargılanmaktayım. 2 ay süredir tutuklu bulunuyorum. Cezaevinde kaldığım süre boyunca kardeşim Pınar Birkoç tutuklandığım ilk zamanlarda bir kez ziyarete gelmişti. Geldiği zaman rutin aile sohbetleri yapmıştık. Kardeşimin yaptığı eylemden olaydan sonra haberdar oldum. Olay anına kadar kesinlikle böyle bir bilgim yoktu. Niçin böyle bir eylem yaptığını bilmiyorum. Bugün adliyede bulunmamın ve SEGBİS sistemi istemememin sebebi mahkeme de kendi durumumu yüz yüze anlatmak istememdi. Kardeşimin hayatını kaybettiğinden sizin vasıtanız ile bilgi sahibi oldum. Üzerinde niçin plastik kelepçe ve bomba düzeneği ele geçtiğini bilmiyorum. Benim tahliye olmam için ya da beni kaçırmak için bir plan yaptıysa bundan haberdar değilim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
“Ben sadece tesadüfen oradaydım”
Selçuk Kozağaçlı’nın eşi Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı iddianamede yer verilen ifadesinde söz konusu büroya şans eseri gittiğini açıkladı. Kozağaçlı, “Pınar ile hiç yüz yüze görüşmedim” dediği ifadesinde şunları anlattı:
“Salı günü de İstanbul’da arkadaşım Seda Şaraldı ile buluşmak için ofisine gittim. Seda ofiste yoktu, duruşmadaymış. İçeride ben, Berrak, Ali Sinan, Didem vardı. Daha sonra Seda ve müvekkili olan Şimal geldiler. Seda bize adliyede yoğun güvenlik altında adliyeden çıkış yaptıklarını, bir olay olduğunu ancak bu olayın ne olduğunu bilmediğini söyledi. Biz daha sonra televizyon açtık, televizyonda bir eylem gerçekleştirildiğini gördük. Biz oradayken İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanlış hatırlamıyorsam öğlen saat 12.00 civarında yapmış olduğu açıklama üzerine DHKP-C terör örgütünün eylem yaptığını haberlerden gördük, eylem yapan kişilerin isimleri açıklandığında şaşırdık. Çünkü Emrah Yayla ve Pınar’ı avukat müvekkil ilişkim sebebiyle daha önceleri tanıyordum. Uzun süredir kendilerini hiç görmedim. Pınar ile yüz yüze hiç görüşmedim. Kendilerine kesinlikle eylem yapılması talimatını vermedim. Kolluk kuvvetleri daha sonra arama için ofise geldi, aşağıda kapıyı kim açmadı bilmiyorum. Kapının açılmamasının sebebi bildiğim kadarıyla silahlı ve yüzü maskeli kişilerin gelmiş olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Ben sadece tesadüfen oradaydım.”
Şaraldı susma hakkını kullandı
Şüpheli Seda Şaraldı ise emniyette susma hakkını kullandığını, ne saldırıyla ne de silahlı terör örgütüyle bir ilgisinin olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etti. İddianamede Şaraldı’nın, gözaltı işlemlerinin tüm aşamalarında örgütsel tavır sergilediği, hiçbir tutanağa imza atmadığı ve DHKP/C terör örgütü üyeleri gibi ifade alma sırasında susma hakkını kullandığı bilgisine yer verildi.
19 şüpheli hakkında 15’er yıla kadar hapis cezası istendi
İddianamede, firari şüpheliler Zerrin Sarı, Seher Demir, Musa Aşoğlu ve Fehriye Erdal ile saldırgan Pınar Birkoç’un ablaları olan tutuklu şüpheliler Necmiye Birkoç ve Necla Birkoç, Ayten Öztürk, Diyar Ersoy, Elif Ersoy, Ercan Güneş, Gamze Eroğlu, Hakan İnci, Hasan Karapınar, Meryem Özsöğüt, Nazan Betül, Vangölü Kozağaçlı, Oktay Kelebek, Seda Şaraldı, Seher Adıgüzel ve Ulaş İnci’nin, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6’şar aydan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İddianamede saldırı sırasında etkisiz hale getirilen teröristler Emrah Yayla ile Pınar Birkoç hakkında ise “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme”, “kasten öldürme”, “kamu malına zarar verme”, “tasarlayarak öldürme” ve “silahlı terör örgütüne üye olma'” suçlarından yürütülen soruşturmada, öldükleri için kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
İstanbul 26.Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame kapsamında şüphelilerin yargılanmasına 31 Ekim’de başlanacak.
]]>
Bakan Memişoğlu, müdürlüğün fuaye alanında gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, 8 sene İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü gibi çok ulvi bir görevden sonra, yine millete hizmet etmek için Sağlık Bakanı olarak görevi devraldığını dile getirdi.
İl Sağlık Müdürlüğü görevini Doç. Dr. Güner’e devrettiğini aktaran Memişoğlu, “Bunlar nöbet. Dünyadaki her makamın sonu var. Her zenginliğin, her fakirliğin sonu var. Bunu bilmemiz lazım.” değerlendirmesini yaptı.
Bakan Memişoğlu, dünyada şu anda bir vahşetin yaşandığına dikkati çekerek, bunun da hesabının verileceği günün geleceğini, bu konuda hiçbir şüpheleri olmadığını ifade etti.
Hiçbir makamın baki kalmadığını, bunun bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Memişoğlu, “Milletimize hizmet etmek, onların hizmetkarı olmak, bu dünya imtihanını iyi geçmek için çabalıyoruz, uğraşıyoruz. Gerçekten bizler Türk milleti olarak, medeniyet kurduğumuz zaman barış, huzur gelen dünyaya inşallah çok çalışarak yine aynı şekilde huzur ve mutluluk, iyilik getireceğiz.” diye konuştu.
Memişoğlu, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevine 2016’da atandığında büyük bir sorumluluk aldığını belirterek, 10 sene başhekimlik, 4 sene genel sekreterlik ve tıbbi direktörlük yaptığını ancak İstanbul gibi medeniyetin başşehrinin sağlığıyla ilgili bütün sorumluluğu alarak görev yapmanın, başta kendisine zor bir görev gibi geldiğini dile getirdi.
Ekip arkadaşlarıyla birlikte hep beraber 8 senenin kendi açılarından başarılı bir dönem olduğunu anlatan Memişoğlu, bu süreçte yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Müdür oldum, 15-20 gün sonra Vodafone’daki terör saldırısı oldu. Daha sonra yılbaşında Reina saldırısı oldu. Bina yıkılmasından uçak kazasına, bina yangınından salgınına, depremine kadar 8 sene boyunca burada çok şey yaşadık. Binaların ve fiziki mekanların dili olmuyor. Onları dile getirdiği zaman, esasında çok şey yaşandığının şahitleri genelde bu binalar. Özellikle Kovid’de dünyaya örnek olacak bir mücadele sergilendi. Hiçbir insanımız, hatta evdeki, huzurevindeki dahi insanımıza direkt giderek hizmet ve sağlık ulaştırmaya çalıştık. Esasında ben sadece o kahramanların görünen yüzüydüm. İstanbul’daki ilçe sağlığından aile hekimliğine, şoföründen temizlik elemanına, doktorundan hemşiresine, sağlık memuruna, başhekiminden il müdürüne kadar herkes müthiş bir kahramanlık örneği gösterdi. Onlara minnetlerimi arz ediyorum. İyi ki varlar.”
“Toplumun hasta olmadan sağlığın kıymetini bilmesi bizim için çok değerli”
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sektörünün, sağlık çalışanının ve sağlık altyapısının dünyaya örnek olabilecek bir sistem olduğunu, bunun kıymetinin bilinmesi ve sağlık yapısının daha da geliştirilmesi gerektiğini, bunun için çabalayacaklarını ifade etti.
Sadece Kovid veya depremle mücadele etmediklerini belirten Memişoğlu, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye gönderdikleri ekiplerden bahsetti. Memişoğlu, deprem sabahında binlerce doktor ve sağlık çalışanının havalimanında bölgeye gitmek için kendilerinden talimat ve görevlendirme beklediklerini anlatarak, “Başka hiçbir ülkenin sağlıkçılarının bu kadar özveriyle deprem bölgesine emin olun koştuğunu sanmıyorum.” dedi.
Memişoğlu, temel sağlık hizmetlerini önemsediklerine işaret ederek, “İl Sağlık Müdürlüğündeyken de Türkiye’de ilk defa 2017’de konsept ve model, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan aile sağlığı merkezleri inşa ettik. Bunlar şu anda hizmet sunmakta ve çok da memnuniyeti üst seviyeye çıkarmakta. Temel sağlık hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve en önemlisi toplumun hasta olmadan sağlığın kıymetini bilmesi bizim için çok değerli.” diye konuştu.
“İnsanların iyiliğini ön planda tutup, iyilikle çalışarak, üreterek başarı elde etmeye çalışıyoruz”
Bunun yanında, 8 yılda en küçüğü 300 yataklı 28 hastanenin hizmete sunulduğunu aktaran Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, gerçekten çok büyük desteğiyle 28 hastane ilave edildi kamu sağlık sistemine. Bunların 8’i sadece Kovid’le mücadele ederken açıldı. Hepinizin malumu, Başakşehir Çam Sakura’sından Okmeydanı’na, Göztepe’sinden Başıbüyük’üne, 2 acil durum hastanesinden Sancaktepe’sine, Seyrantepe’sinden, Büyükçekmece’sinden Sultanbeyli’sinden, Sarıyer’inden birçok hastaneyi hizmete açtık hep beraber. Sadece binasını değil, insan gücünü de cihazını da hepsini temin ederek, hiç kimsenin ‘Bu hastane bitti ama hizmete açılmadı.’ demesine fırsat vermeden açtık. Ben bu ekiple gurur duyuyorum. Çok zorlu günler yaşadık, çok güzel günler yaşadık ama hep ekip olmayı bildik. Hep ekip halinde hareket ettik. Sabrettik, tevekkül ettik, çalıştık. Bizim esasında başarımızın formülü bu. İnşallah Bakanlıkta da bu şekilde hareket edeceğiz. İnsanların iyiliğini ön planda tutup, iyilikle çalışarak, üreterek başarı elde etmeye çalışıyoruz. Onun için biz koşacağız, çalışacağız. İnşallah, bazı sıkıntıları olan son zamanlarda sağlık sektörüyle, yeniden çok memnun eden, aynı zamanda sağlık teknolojisi ve bilgisi üreten bir sağlık sektörü haline getireceğiz.”
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin, lokomotif, öncü, en çok gelir getiren, en memnun olunan, sadece ülkeye değil bütün çevreye ve dünyaya sağlık, huzur, mutluluk getirecek bir sağlık sektörü ve insan gücü olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
“Ben İstanbul İl Sağlık Müdürlüğündeki görevimi çok başarılı, özellikle Kovid’de, halk sağlığında filyasyon ekiplerini, ilçe sağlık müdürlüklerini ve birinci basamağımızı yöneten Abdullah Emre Güner kardeşime veriyorum. Onun da bu konuda bizimle aynı mantıkla, aynı ilkelerle hareket ettiğini bildiğim için arkama bakmadan, güvenerek, esasında çok büyük zaman geçirdiğimiz ve İstanbul İl Sağlık Müdürü olarak bana büyük gurur veren bu makamı ona tevdi ediyoruz. Allah onu utandırmasın. Allah bizleri ve onu, bize güvenenlere, milletimize, devletimize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza mahcup etmesin.” şeklinde konuştu.
“Koşacağız, koşmaya hazırız”
İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner de Bakan Memişoğlu’ndan müdürlüğü devralmaktan büyük onu ve gurur duyduğunu ifade etti.
Güner, “Koşacağız, koşmaya hazırız. Rabb’im bu memlekete, bu yüce millete hizmet etmeyi bize nasip etti. Sizin bize devrettiğiniz bayrağı daha yükseklere inşallah taşıyacağız.” dedi.
Konuşmaların ardından Sağlık Bakanı Memişoğlu ile İl Sağlık Müdürü Güner birbirlerine çiçek takdiminde bulundu. Güner, Bakan Memişoğlu’na Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi ile semazenlerin yer aldığı, sabır, tevazu ve hoşgörünün anlatıldığı bir tablo hediye etti.
Devir teslim töreni, günün anısına çekilen fotoğrafın ardından sona erdi.
]]>Nilüfer Çamlıca Mahallesi’nde daha önce açık alanda kurulan pazar, üstü kapalı hale getirilerek hizmete açıldı. 2 Ocak 2023’te inşaatına başlanan proje tamamlandı ve temmuz ayı itibariyle hizmete girdi. Çarşamba günleri kurulan pazara ek olarak cuma günleri ise köylü pazarı kurularak üreticiden tüketiciye doğrudan satış gerçekleştirilen Çamlıca Kapalı Pazar alanı, 2 bin metrekare kapalı ve bin 741 metrekare açık alan olmak üzere toplamda 3 bin 741 metrekarelik bir alandan oluşuyor. Pazar alanının yanı sıra bir yaşam alanı özelliği taşıyan tesiste muhtarlık, mahalle iletişim merkezi, tuvaletler, bebek bakım odası, çay ocağı ve zabıta ofisi bulunuyor. Pazar kurulmadığı günlerde ise bin 750 metrekarelik kapalı bu alan otopark olarak vatandaşlara hizmet veriyor. Vatandaşların ve pazarcı esnafının güvenli ve hijyenik şartlarda alışveriş yapmasını sağlayan kapalı pazar alanı, modern görünümü ile öne çıkıyor. Pazar alanının üzerinde oluşturulan yeşil alanda ise vatandaşlar sosyal aktivitelerini gerçekleştirebiliyor.
“12 milyon 500 bin liraya mal edildi”
Açılış konuşmasında projenin detaylarından bahseden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Biz pazar alanından önce ‘yaşam alanı’ diyoruz. Çünkü burada muhtarlığımız, çocuk bakımı odamız, mahalle iletişim merkezimiz var. Burada haftada 2 gün pazar kuruluyor. Biri normal pazar, bugün ise köylümüzün kendi ürettiği ürünleri burada pazarlıyoruz. Dolayısıyla bizim köylü pazarlarımız da var, doğrudan üreticiden tüketiciye giden pazarlarımız da kuruluyor. Burasının üzeri açık bir pazardı, biz kapalı hale getirdik. 2 bin metrekaresi kapalı olmak üzere bin 741 metresi de açık olmak üzere 3 bin 741 metrekare bir alan kullanıyoruz. Üst kısmını yeşil alana çevirip, orada da insanların yaşam alanı oluşturmasını sağlıyoruz. Maksadımız daha nitelikli alışveriş merkezi oluşsun, daha iyi hizmet verilsin. Özellikle kış aylarında vatandaşlarımız daha sağlıklı bir alışveriş yapsın. Bizim 29 pazaryerimiz var, 11’ini sağ olsun bizden önceki arkadaşlar kapalı hale getirmiş. 2 tane daha kapalı hale gelecek pazarımız var. Kültür Mahallesi ve Ataevler’deki Pazar alanlarımız da yakın bir zamanda kapalı hale gelecek. Bu inşaatın toplam maliyeti 12 milyon, 500 bin liraya mal edildi ve bir buçuk yıl gibi bir sürede de tamamlandı” dedi.
Kullanım çeşitliliği ile örnek bir tesis
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in daveti üzerinde açılışa katılan dışişleri eski bakanı Murat Karayalçın, “Eski bir belediye başkanıyım ve her belediye hizmetinin açılışında bulunmak gerçekten benim için çok heyecan verici. 30 yıl önce belediye başkanlığı yapmıştım ama bugün de heyecan duyuyorum. Çok önemli bir tesis, gerçekten tüm yönleriyle önemsenmesi gereken bir hizmet alanı. Çarşamba ve cuma pazarlarıyla ayrı, üstünün kullanışıyla ayrı örnek bir tesis. Bir toplum merkezi burada inşa ediliyor. Bu nedenle bunu çok önemsiyorum”şeklinde konuştu. – BURSA
]]>Hayatının büyük kısmını geçiren İstanbul’da geçiren Gülşen Aygün (34), uzun yıllar anemi hastalığıyla mücadele etti. İstanbul’da muhasebeci olarak çalışan ve şehir hayatının stresinden bunalan Aygün’ün hayatı, eşi Adem Aygün’ün bir iş dolayısıyla Düzce’ye gelmesiyle değişti. Develi Besni köyünde bir arsa satın almaya karar veren çift, köy evini inşa etti. Gülşen Aygün, kızı Fatma Elfida ile birlikte köyde yaşamaya başladı. Eşi Adem Aygün ise İstanbul’daki işine devam ederken, hafta sonları Düzce’ye gelerek ailesinin yanında vakit geçiriyor.
Gülşen Aygün, köyde hayvancılıkla uğraşarak ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. Keçi, tavuk ve ördek gibi hayvanları besleyen Aygün, her gün keçilerinin sütünü sağarak yoğurt ve peynir yapıyor.
“Çok memnunum, mutluyum”
Köye geliş sürecini anlatan Gülşen Aygün, “Düzce’ye 2016 yılında eşimin bir işi dolayısıyla gelmiştik. Sonrasında burada arazi aldık. Birkaç sene öncesinde evimizi tamamladık ve ben buraya taşındım. İstanbul’da muhasebecilik yapıyordum. Masa başında çalışıyordum. Köye yerleşmem eşimin işi vesilesiyle oldu. Zaten tabiatı seviyoruz. Kamp yapmayı çok seviyoruz. İyi ki de buraya gelmişiz. Çok memnunum, mutluyum. Keşke çok daha önce gelseymişiz. İstanbul’un yoğunluğu, trafiği, işi, koşturmacası daha çok yoruyordu. Hayvanlar biraz sorumluluk istiyor ama beni yormuyor. Tatlı bir yorgunluk diyelim ona. Ben çok severek ilgileniyorum. Galiba o yüzden çok zor gelmiyor” dedi.
“İstanbul’da odadan odaya gidemiyordum, köyde hayvan besliyorum”
Gülşen Aygün, anemi hastası olduğunu ve köye yerleştiğinden beri hastalığının iyileştiğini de belirterek, “Anemi kansızlık hastasıyım. İstanbul’da çok kötüydüm. Haftada 1-2 ünite kan alan birisiydim. Odanın birinden diğerine geçerken bile zorlanıyordum. Burada da ilk başlarda biraz zorlandım ama havası, suyu, hayvanlarla koşturmacası beni resmen iyileştirdi. Şu anda çok iyiyim. En azından ünite kan almak zorunda değilim. Daha sağlıklıyım açıkçası. Kendime geldim. Köy hayatı yaradı herhalde. Kesinlikle kan almıyorum. İlaçlarımı bazen takviye yapıyorum. Onları da arada bir kullanıyorum. Devamlı ilaçlarımı da kullanmıyorum” diye konuştu.
“Biriktirdiğim ata tohumlarını ekiyorum”
İstanbul’da ata tohumu biriktirdiğini ifade eden Aygün, “Kendi mahsullerimi de yetiştiriyorum. İstanbul’da 5-6 senedir ata tohumu biriktiriyordum. Burada kendi ata tohumumdan fidelerimi yapıyorum. Fideleri daha sonra ekiyoruz. Kendi bahçemi yapıyorum. Yetiştirdiğim ürünlerde kesinlikle kimyasal kullanmıyorum. Hem biz yiyoruz hem de eşe dosta veriyoruz. Gayet güzel oluyor” şeklinde konuştu.
“Daha önce yerleşmediğime pişmanım”
Gülşen Aygün, köy hayatına daha önce başlamadığı için pişman olduğunu da söyleyerek, sözlerini şöyle noktaladı:
“Köy hayatı beni gençleştirdi, dinçleştirdi, motive etti. İnsanlarla daha samimiyiz, komşuluk ilişkilerimiz var. Komşularımız bağında, bahçesinde yetiştirdiklerini getiriyor, birlikte yufkalar açıyoruz, sarmalar sarıyoruz. Hamurlar, makarnalar açıyoruz. Bunları imece usulü yapıyoruz. İstanbul’da böyle bir şey yok. Çok mutluyuz” – DÜZCE
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Avrupa Birliği (AB) tarafından fonlanan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından desteklenen ‘Mersin’in Gençlerinin Turizm Sektörü İçin Güçlendirilmesi (MERTUSEG)’ projesinin kapanış toplantısı düzenlendi. Divan Otel’deki toplantıya, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, müdürler ve personel ile projenin paydaşları olan Mersin Üniversitesi akademisyenleri, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ve İŞKUR temsilcilerinin yanı sıra projeye dahil olan gençler katılım sağladı. Kapanış toplantısında, eğitimde ve istihdamda olmayan 45 gencin yer aldığı MERTUSEG projesinin başlangıcından bitimine kadar yapılan faaliyetler, gençlerin istihdam alanları ve projenin kazanımları katılımcılarla paylaşıldı.
Konuşmacıların ardından MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri Koordinatörü Gül Kadem Maya hem Mesleki Eğitim Merkezleri hakkında hem de proje ile ilgili sunum gerçekleştirdi. İstihdama katılan faydalanıcıların yer aldığı bir video gösterimi yapıldı. Toplantının sonunda projeden faydalanan gençlere katılım belgeleri, tüm paydaşlar tarafından verildi.
“Gençleri her alanda istihdamda ve eğitimde destekleyemeye devam edeceğiz”
Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Engin Yıldırım, gençlerin nitelikli iş imkanlarına sahip olabilmeleri için birçok proje yaptıklarını, MERTUSEG projesinin de bunlardan biri olduğunu ifade ederek, birçok paydaşla birlikte 45 genci istihdama kazandırmak için 1 yıl hem teorik hem pratik eğitimlerle desteklediklerini ve iyi sonuçlar aldıklarını anlattı. Yıldırım, “Sektörlerin açıklarını, sektörlerdeki ana ihtiyaç unsurlarını gözeterek bilinçli ve planlı bir şekilde gidiyoruz. Turizm sektöründe Mersin’de ciddi bir açık var. Eğitimlerimizi daha tamamlamadan yarıdan fazla kişi istihdam edildi. Antalya’ya teknik geziye gittik yarıya yakını orada iş buldu. Çünkü bu çocuklar başarılı çocuklardı. Mersin’de Denizkızı A.Ş dahil olmak üzere bu alanda birçok yerde istihdam şansı buldular ve bu devam ediyor. Gençleri her anlamda hem turizmde hem diğer alanlarda istihdamda ve eğitimde destekleyemeye devam edeceğiz” dedi.
“Turizm sektörü gençlerimize emanet”
MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri Koordinatörü Gül Kadem Maya, MERTUSEG projesinin çok önemli bir istihdam projesi olduğunu, 45 gencin önce eğitim ardından istihdam yolculuklarında emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti. Maya, “Turizm sektörü gençlerimize emanet. Projemiz sonlanıyor ama uygulama evlerimizde eğitimler devam edecek Ekim ayında yeni grubumuz başlayacak. Restoran hizmetlerinde, ön büroda ve kat hizmetleri alanında yeni gençlerimizle beraber olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Daşçı: “Gençlerimizi istihdam edilebilir hale getirdik”
Mersin Üniversitesi Yönetim ve Organizasyon Bölümü Öğr. Gör. Erdem Daşçı, sektörün istediği insan kaynağını yaratmak için hazırladıkları eğitim modülünde restoran hizmetleri, kat hizmetleri, ön büro ve girişimcilikle ilgili eğitimler verdiklerini, eğitim sırasında birçok gencin işe yerleştiğini anlattı. Daşçı, “Kamunun en temel görevlerinden biri de istihdam. Mersin Büyükşehir Belediyesi bu anlamda tartışmasız kamucu gözle, sosyal belediyecilik gözüyle bakıyor. Toplumsal sosyal sorumluluk içerisinde bu gençlerimizi istihdam edilebilir hale getirdik. Sosyal duyarlılık, toplumsal sosyal sorumluluk, sadece kurumlar değil bütün yurttaşların bilinci olmalı. Bu anlamda hep bir dayanışma kültürü içerisinde olmalıyız diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Turizm Mersin’in bir gerçeği”
MTSO Genel Sekreter Yardımcısı Fevzi Filik, Büyükşehir’le birçok projede iş birliği yaptıklarını belirterek, “Turizm Mersin’in bir gerçeği. Turizmin gelişmesi çok önemli. Turizm deyince biz sadece otelleri hayal ediyoruz. Sosyalleştiğimiz alanlar da aslında turizmin ta kendisi olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle çok kıymetli bir projeydi. Eğitimde ve istihdamda olmayan 45 gence bu eğitimi verdikleri için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” dedi.
]]>Türk mutfağının zenginliğiyle önemli kentleri arasında yer alan gastronomi şehri Gaziantep’te özellikle kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan katmer, maharetli ellerde tam bir lezzete dönüşüyor. Gaziantep’in yöresel tatlılardan olan ve baklava ile birlikte 500 yıllık bir geçmişi olduğu bilinen katmer, günümüzde de eşsiz lezzetiyle insanların damağında güzel bir tat bırakıyor. Başta Gaziantep olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yoğun olarak tüketilen katmere lezzetini ise Antep fıstığı ve kaymak veriyor. Yıllar öncesine kadar sadece sabah kahvaltılarında tüketilen katmer, artık günün her saatinde tüketiliyor. Antep fıstığı ve kaymağın buluştuğu katmere Gaziantep halkının yanı sıra yerli ve yabancı turistler de ilgi gösteriyor.
Yeni evlenen çiftlerin ilk kahvaltısıyken tescilli lezzet oldu
Gaziantep’te yeni evlenen çiftlerin evlerine düğün sabahı katmer gönderilmesiyle başladığı belirtilen katmer geleneği halen günümüzde de devam ediyor. Gaziantep geleneği olarak gelin ve damadın, düğünden sonraki ilk kahvaltısında sofrayı süsleyen katmer, günümüzde tescilli lezzet olarak kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin de en çok beğendiği tatlılar arasında yer alıyor.
Hem lezzeti hem de geleneği ile vatandaşların büyük bir ilgisini çeken katmerin baklavadan sonra en fazla tüketilen yöresel tatlı çeşidi olduğunu belirten katmer ustası Gültekin Şerif Babacan, katmerin Gaziantep’in sevilen tatlılarından biri olduğunu ve her daim yüksek talep gördüğünü söyledi. Katmerin yufka hamurunun arasına tereyağı, süt kaymağı ve Antep fıstığı koyularak pişirildiğini ifade eden Babacan, katmerin Gaziantep’in yöresel tatlarından biri olduğunu belirtti.
“Katmer, Gaziantep’te en ön sıralarda yer alan bir lezzettir”
Un, şeker, tereyağı ve Antep fıstığı kullanılarak taş ocağında pişirilen katmerin, kahvaltı sofralarının vazgeçilmezleri arasında olduğunu belirten Babacan, “Katmerimiz Gastronomi şehri Gaziantep’in önde gelen lezzetlerindendir. Geçmişi yüzyıllara dayanan bir lezzettir. Katmer, Gaziantep’te en ön sıralarda yer alan bir lezzettir. Katmer, baklavadan sonra en çok tercih edilen bir lezzet olma unvanını kazandı” dedi.
“Gaziantep’te sabah kahvaltısında tercih edilir”
Antep fıstığı ve kaymağın buluştuğu katmere Gaziantep halkının yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin de ilgi gösterdiğini belirten Babacan, “Katmer, Gaziantep’te yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği lezzetlerden biridir. Katmerin yapımına sabah 05.00’te başlanır ve akşam 21.00’a kadar servis yapılır. Katmer genellikle Gaziantep’te sabah kahvaltısında tercih edilir. Daha önceleri ise geleneksel olarak gelin ve damadın ilk sabah kahvaltısı katmerdi. Düğünden sonraki ilk kahvaltıda sağdıçlar katmer alır, gelin ve damada ilk sabah kahvaltısında katmer götürülürdü. Günümüzde halen devam eden bu geleneğin yanı sıra vatandaşlar katmeri artık günün her saatinde tercih ediyor” ifadelerine yer verdi.
“Fırından çıkan katmerin üzerine Antep fıstığı serpilir ve servise hazır hale gelir”
Katmerin yapılışıyla ilgili de bilgi veren Babacan, “Un, tuz ve su ile yoğurulan hamur bir gün boyunca dinlendirilir. Dinlenen hamur el ile ince bir şekilde açılır. İçerisine, Antep fıstığı, tereyağı ve kaymak konulur. Daha sonra katlayarak taş ocağı fırına verilir. Fırından çıkan katmerin üzerine Antep fıstığı serpilir ve servise hazır hale gelir” ifadelerini kullandı.
Gaziantep’te sık sık katmer yediğini ve misafirlerine de ikram ettiğini belirten vatandaşlar ise “Katmer çok sevdiğimiz bir lezzet” dediler. – GAZİANTEP
]]>Yerlikaya, bazı temaslarda bulunmak üzere geldiği Edirne’de ” Türkiye’nin Huzuru Toplantısı” düzenledi.
Bakanlık olarak huzuru ve güvenliği sağlamak için terörle mücadeleden zehir tacirlerine, organize suç örgütlerinden göçmen kaçakçılığı organizatörlerine kadar suç ve suç odaklarıyla büyük mücadele verdiklerini belirten Yerlikaya, “Tüm Türkiye’de olduğu gibi Edirne’de de suçta kibirlenenleri, huzurumuza kastedenleri, hukuktan ve milletimizden aldığımız güçle tek tek bitireceğiz.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nda huzuru tesis etme noktasında kararlılıklarının tam olduğunu vurgulayan Yerlikaya, kişilere karşı 10 önemli suçta Edirne’de suç oranının yüzde 12,2 düştüğünü söyledi.
Mal varlığına karşı işlenen 10 önemli suçta da olay sayısının yüzde 44,5 düşürüldüğünü anlatan Yerlikaya, şu bilgileri paylaştı:
“Evden hırsızlık suçunda geçen yılın ilk 7 ayında, hem jandarma hem emniyet bölgesinde bir günde 347 hırsızlık olurken bu rakam şu anda 124’e düşmüş. Şimdi, 2024’ün ilk 7 ayında Türkiye ortalaması geçen yılı baz aldığımızda Türkiye ortalaması yüzde 47’yi yakaladık, ama Edirne yüzde 64,3’ü yakalamış evden hırsızlıkta. İş yerinden hırsızlıkta yüzde 57 düşülmüş, oto hırsızlığını yüzde 68. Sadece yılın ilk 7 ayında 6 oto hırsızlığı olmuş. Olay sayısında bütün rakamlarda takdire şayan bir düşüş var. Bu arada hapisle ilgili, yakalamayla ilgili Edirne’de ilk 7 ayda 1069 yakalama yapılmış. Organize suçla ilgili biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Biz, şehirlerimizde eşkıyaların nefesini keseceğiz. Onları hiçbir şekilde istemiyorum’ talimatı var, İçişleri ailesine. Ben de her fırsatta bunlara ‘suç işlemekte kibirlenenler’ diyorum. Edirne’de yapılan planlı, projeli operasyonlarla beraber şu an için organize suç örgütü yok.”
Terör örgütlerine yönelik operasyonlar
Vatandaşlardan kendilerini rahatsız eden tüm suç örgütlerine karşı 112’yi aramalarını isteyen Yerlikaya, gittikleri tüm huzur toplantılarında da vatandaşların emrinde olmaktan iftihar ettiklerini söylediğini aktardı.
Terör örgütü PKK ile ilgili Edirne’de yılın ilk 7 ayında 90 kişinin tutuklandığını, 20 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve 7 teröristin etkisiz hale getirdiği belirten Yerlikaya, terör örgütü FETÖ ile ilgili 348 operasyonda 535 kişinin tutuklandığını, 116 kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, terör örgütü DEAŞ ilgili 18 operasyonda 12 kişinin tutuklandığını ve 2 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve marjinal sol terör örgütleriyle ilgili 21 operasyonda da 8 kişinin tutuklandığını ve 12 kişinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını kaydetti.
Bakan Yerlikaya, etkisiz hale getirilen teröristlerden 3’ünün sözde “üst düzey” terörist olduğunu ve birinin turuncu, ikisinin de gri kategoride olduğunu aktardı.
Uyuşturucuyla ilgili Edirne’de esrardan kenevire varıncaya kadar narkotik veriler skalasının kilogram esaslı toplamını aldıklarını vurgulayan Yerlikaya, “İl geneli emniyet, jandarma ve sahil güvenlik 905 kilo. Bakın 154 imal ve ticaretten tutuklu, 40 adli kontrol. Kullanıcı ve diğer meselelerle ilgili de tutuklanan sayısı 14, adli kontrol sayısı da 4. Toplamda 168 tutuklu, 44 adli kontrol olduğunu söylemek istiyorum. Bu noktalarla ilgili de vatandaşlarımızın bizi aramalarının tekrardan altını çizmek istiyorum.” diye konuştu.
Düzensiz göçmenlere ilişkin bilgiler
Edirne’de 7 bin 668 düzenli göçmen olduğunu belirten Yerlikaya, bunlardan 563’ünün geçici koruma kapsamında, 6 bin 635’in ikamet izinli ve 460’ının da uluslararası koruma kapsamında olduğunu ifade etti.
Tüm ülkede olduğu gibi Edirne’de de düzenli göçmenlerin adres tahkikatlarını yaptıklarını bildiren Yerlikaya, şunları dile getirdi:
“Ne demek bu? Her birinin adreslerine güvenlik birimlerimiz ve göç çalışanı arkadaşlarımız gitti, o adrese oturup oturmadıklarını kontrol etti. Adreslerinde bulamadıklarımıza da 90 gün süre veriyoruz. Onlara vermiş olduğumuz hizmetleri askıya alıyoruz ve hem kendi dillerinde hem de İngilizce ve Türkçe de dahil olmak üzere mesaj gönderiyoruz ki adreslerini güncellesinler. Bu güncelleme, vermiş olduğumuz sürede yapmadıkları takdirde onları düzensiz hale getirip yakaladığımız zamanda deport ediyoruz, edeceğiz.
Yine 19 Eylül, Edirne ve Trakya hududumuz için çok önemli bir tarih. Ben o vakit, muhatabımız Bulgaristan ve Yunanistan’daki meslektaşlarımı telefonla aradım. Dedim ki ‘Şimdi üzerimizde daha büyük bir sorumluluk var. Hudutlarımızı korumakla ilgili milletimizin bizden beklediği, huduttaki bütün sınır güvenlik entegre tesislerimizle, hudut birliklerimizle ne bir kişiyi alırız ne de bir kişiyi, buradan düzensiz bir göçmenin, oraya geçişine de göz yumarız. Zinhar böyle bir şey yapamayız, düzensiz göçmenin geçişine de oradan geri ittirmeye de müsaade etmeyiz’ dedik ve 19 Eylül’den itibaren şu anda muhataplarımızla bakan olarak ben arkadaşlarımla, valilerimiz kurmuş olduğumuz bir mekanizmayla, Göç İdaresi Başkanıyla kurmuş olduğumuz bir mekanizmayla, devamlı surette 3 ülke bürokrasisi istişare halindeyiz.”
“Bu işi bitirmek noktasında biz kararlıyız”
Buradaki düzensiz göçmenle ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle cansiparane mücadele ettiklerini ifade eden Yerlikaya, Türkiye genelinde ve Edirne’de göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik yapılan operasyon sayılarına ilişkin bilgi verdi.
Yerlikaya, “Gözaltına alınıp tutuklanmamış, adli kontrol verilmemiş halen aramızda gezen vatandaşlara şunu söylüyoruz, siz bu işten vazgeçin, niyetinizden bunu çıkarın. Fırsat bulduğunuz zaman göçmen kaçakçılığı, organizatörlüğü yapmaya eğer cüret ederseniz, bilin ki daha önce tutuklayıp cezaevine göndermiş olduklarımızın yanına kesinlikle göndereceğiz. Hem istihbarat birimlerimiz hem de güvenlik birimlerimiz bu noktada fevkalade gayret gösteriyorlar. Bu işi bitirmek noktasında biz kararlıyız.” sözlerini sarf etti.
Edirne’de 7 aylık dönemde yakalanan düzensiz göçmen sayısının 30 bin 400 olduğunu belirten Yerlikaya, “Sınırlarımızdan girişi engellenen düzensiz göçmen sayısı 256. Yine geri gönderme merkezinden şu ana kadar evraklarını tamamlayıp Edirne’den deport ettiklerimizin sayısı da 9 bin 85.” dedi.
Düzensiz göçmenlerin tespitini kolaylaştıran mobil göç araçlarının sayısını yıl sonuna kadar 350’ye tamamlayacaklarını aktaran Yerlikaya, “1 milyonun üzerinde kişinin kimliğine baktık. 94 binin üzerinde de düzensiz göçmeni bu şekilde insani ve vicdani bir ortamda sadece nezaketen kimlik sorma yöntemiyle, en ufak insan haklarına aykırı bir durum olmaksızın bu süreci yaptık. Avrupa’da, dünyada bunu bu şekilde yapan tek ülke de biziz.” ifadesini kullandı.
Edirne’de kaçakçılıkla ilgili yapılan operasyonlara değinen Yerlikaya, “Bunlar yaklaşık 125 milyon vergi kaybını önledi.” değerlendirmesinde bulundu.
Hudut birliklerinin, 293 kilometrelik Edirne hududunda önemli hizmetler verdiğini vurgulayan Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Onlara yardımcı olmak üzere buraya bir jandarma taburu getirdik. İki de geçici tabur olmak üzere hudut birliklerimizle beraber bir uyum içerisinde daha da dirençli hale getirdik. Buradaki trafik devriye ve önleyici Yunuslarımızla asayiş hizmetlerinde kullanılan devriye sayılarımızı artırıyoruz. Mezun olacak 6 bin 700 civarındaki yeni genç polislerimizden en az 200-250 polisimizi buraya vereceğiz. Bunların tamamını buraya göndereceğimiz 111 araçla birlikte devriye haline getireceğiz. Yani trafik devriye sayımızı en az 2,5-3 kat artıracağız. Önleyici hizmetlerdeki yunuslarımızın hem motor hem araç sayılarını artıracağız. Bu desteği jandarmamıza da vereceğiz.”
“Teşkilatlarımızın ışığı sönmez, her zaman vatandaşımızın emrinde”
Bu devriye araçlarına yüz tanımalı yaka kamerası sistemi getireceklerini de kaydeden Yerlikaya, “İçişleri Bakanlığı, hem Kara Vatan’da hem Mavi Vatan’da gece gündüz demeden kanunların bize vermiş olduğu yetki ve yine kanunun bizden istemiş olduğu, bize yüklemiş olduğu ödevleri, görevleri, sorumlulukları yerine getirmek üzere cansiparane çalışıyor. ‘Bayram’ demiyoruz, ‘tatil’ demiyoruz. Bizim teşkilatlarımızın ışığı sönmez, her zaman vatandaşımızın emrinde. Terörle, çetelerle, zehir tacirleriyle, tüm asayiş suçlarıyla, tüm suç yapılanmalarıyla mücadelemizi de amansız bir şekilde sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.
Edirne’deki devlet birimlerinin tamamının bir uyum ve ahenk içerisinde çalıştığını gördüklerini dile getiren Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm suç türlerinde ve bunlarla mücadelede 293 kilometrelik bu önemli sınır noktasında göç rotasını, transit rotayı değiştirdik. Evraklarımız, istihbaratımız, çıktılar, hep bunu gösteriyor. Artık Edirne üzerinden göçe transit rota değişmiştir. Aşağılara inmiştir. Biz bütün hemşehrilerimize şu sözü veriyoruz, burada gelmiş olduğumuz bu noktayı çok daha ileriye götüreceğiz. Hem teknoloji olarak yapacağımız yeni yatırımlar hem de buraya gelecek olan yeni personel, araç, teknolojik takviye ile beraber, var olan bu uyum ve hizmet heyecanını çok daha ileriye götürmeye kararlıyız.”
]]>Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma” suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu sanık Bülent B. ile tutuksuz sanıklar B.G, C.A. ve S.U, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katıldı.
Duruşmada, müştekiler Safiye Yaşa, Merve Sude Yaşa, Kadir Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Hüseyin Duman ve Çiçek Dinç ile taraf avukatları da hazır bulundu.
Duruşma, önceki celse reddihakim talebinin 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesine ilişkin dosyaya eklenen belgelerin okunmasıyla başladı.
Olay günü dalgıç ekipler tarafından kurtarılan 5 yaşındaki Mila Duman’ın, duruşmada psikolog nezaretinde ifadesi alındı.
Duman, ifadesinde, sabah suların yükseldiğini, daha sonra selin olduğunu gördüğünü belirtti.
Sular yükseldiğinde kendi ailesi dışında bir ailenin de yanlarında olduğunu ifade eden Duman, “Evin içerisindeydim, sular yükseldiğinde babam, annem ve Kerem abim, bir de yaşlı teyze vardı. Sular beni bir yere götürdü, güvenlik abiler beni kurtardı.” dedi.
Müşteki Çiçek Dinç, sanığa dönerek “Bu kız senin yüzünden bu psikolojide yaşıyor. Katilsin, dilerim Allah’tan sende yaşattıklarını yaşatırsın” diyerek tepki gösterdi.
Duruşmaya bir süre ara verilmesinin ardından müşteki Hüseyin Duman da suçluların en ağır ceza ile cezalandırılmasını istedi.
Davanın bir an önce sonuçlanmasını talep ettiklerini dile getiren Duman, “Artık sanığın bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan değil, olası kast ile ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan yargılanmasını ve ceza almasını istiyoruz.” şeklinde savunma yaptı.
Müşteki Safiye Yaşa da bungalovların su yatağına yapıldığının, bilirkişiler tarafından tespit edildiğini öne sürerek, “Düpedüz dere yatağı doldurularak oraya bir yapı inşa edilmiştir. Bu bir olası kasıttır.” diye konuştu.
Sanıktan “Bu bir kader” savunması
Sanık Bülent B. de savunmasında, bungalovların doğal afet sonucu oluşan sel ve ağaç kütüklerinin çarpması sonucu yıkıldığını ileri sürdü.
Olayla ilgili bilirkişi incelemesinin çok geç yapıldığını savunan Bülent B, zaman içerisinde binalar yıkılıp, orada bulunan tahtalar, demirler ve bazı eşyaların yağmalandığını iddia etti.
Bilirkişi raporunda bir doğal afetten bahsedildiğini aktaran Bülent B, raporlara göre metrekareye 245 milimetre yağmur düştüğünü kaydetti.
Olay günü Kırklareli’nde sadece 80 kilometrekarelik alanda yağışın etkili olduğunu hatırlatan Bülent B, savunmasında şunları söyledi:
“Yani orada bir doğal afetten fazlası var. Yağmurun merkezi bungalovların bulunduğu vadi oldu. Bu bir kader. Orada bir keşif yapıldı, inceleme yapıldı. Bilim adamlarına, hukukçulara güvenmek zorundayız. Ben suçluysam cezamı çekeyim. Cezam idam ise idam edileyim. Olay günü yollar çökmüş, sanki bir göktaşı düşmüş gibiydi. Bu bir kader. Eğer siyasi erkler, bürokrasi ya da yargı tarafından korunuyor olsaydım 11 aydır tutuklu olmazdım.”
Müşteki Safiye Yaşa, sanık Bülent B’nin savunma yaptığı sırada tepki göstererek, “Allah belanı versin.” dedi.
Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanık Bülent B’nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanık B.G, C.A. ve S.U’nun ise tutuklanması talebine ilişkin kararı mahkeme heyetinin takdirine bıraktı.
Bir süre ara verilen duruşmada, sanık Bülent B’nin tutukluluk halinin, diğer sanıkların ise adli kontrol hükümlerinin devamına karar verildi.
Duruşma, 4 Eylül 2024 tarihine ertelendi.
Duruşmanın ardından müşteki Hüseyin Duman ve Safiye Yaşa, gazetecilere açıklamada bulunarak, davanın seyrini anlattı.
Tesiste kalan 6 kişi yaşamını yitirmişti
Kırklareli’nin Demirköy ilçesi İğneada beldesinde, 5 Eylül 2023’te meydana gelen selde, tesiste konaklayan Rahile ve Ahmet Baki Şimşek ile Suna Duman, Ümit Solmaz, Selman ve Mihriban Bağışlar hayatını kaybetmişti.
]]>(ANKARA) – Gazetecilik meslek örgütü temsilcileri, Instagram’a erişim engeli gelmesi ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) internet sitesine girilememesiyle ilgili ANKA Haber Ajansı’na açıklama yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, “Instagram’ın tamamen kapatılması, Türkiye’nin böyle bir yola gidip bir misilleme yapması kabul edilebilir bir durum değil” derken; DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “İletişim özgürlüğüne bu toplumun çok daha fazla sahip çıkması, bunun için de mücadele etmesi gerekiyor” diye konuştu. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ise, “Tüm ülkenin ifade ve basın özgürlüğü elden gitmekte ve sansürle bu hakkın yasaklanmasıyla da 85 milyonun ifade özgürlüğü yok ediliyor” ifadelerini kullandı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) kararıyla bugün Instagram’a erişim engeli getirildi. BTK’dan yapılan açıklamada sosyal medya platformunun “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle erişime kapatıldığı kaydedildi. Bununla birlikte, 2 Ağustos itibarıyla uygulandığı bilgisi yer alırken yaptırımın ne kadar süreceğine dair açıklama yapılmadı.
AYM İletişim Başkanlığı’nın “manipülasyon ve dezenformasyonla mücadele” biriminin Anayasa’ya aykırı kurulduğuna karar verdi. Bugün ayrıca AYM’nin resmi Twitter hesabından konuyla ilgili yapılan paylaşım kaldırılırken, karar Resmi Gazete yayımlandı. AYM’nin internet sitesine ise erişilemiyor.
TGS Genel Başkanı Durmuş: Türkiye’nin misilleme yapması kabul edilebilir bir durum değil
Gazetecilik meslek örgütlerinin temsilcileri fotoğraf ve video paylaşım sitesi Instagram’a erişim engeli kararı ile AYM sitesine erişim ile ilgili ANKA’ya konuştu. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, paylaşımların içeriğine dair Instagram’ın şirket politikası gereği engellemeler yapabileceğini belirterek, “Ancak tamamen kapatılması, Türkiye’nin böyle bir yola gidip bir misilleme yapması kabul edilebilir bir durum değil. Kaldı ki bu paylaşımların Türkiye merkezli olmadığı bir iklimde sen bunu yapıyorsan aslında bu ülkedeki vatandaşların basın özgürlüğüne yönelik bir müdahalede bulunmuş oluyorsun. AYM’nin kararına erişim engeli gelmesi de bununla ilgili bir şey. Bu ülkede geçtiğimiz yıl çıkan dezenformasyon yasasında bütün yetkiyi topladılar. İstedikleri zaman istedikleri konunun gündemde olmasını engellemek için erişim engelleri, sansürleme kararlarını ve haklarını kendilerine aldılar” dedi. Durmuş devamında ise, “Birçok meslektaşımız dezenformasyon yasasından sonra tutuklandı. Arkasından erişim engelleri artarak devam etti. Bu ülkede basın ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılar hiç durmadan devam ediyor. İnterneti kasıyor, siteleri engelliyor, bir şeyin konuşulmasını istemiyorlarsa onu bir şekilde engelliyorlar. Bu da bu ülkenin basın özgürlüğü sıralamasında aşağı doğru gitmesinin en temel nedenlerinden birisi. Tahammül etmeyi, tahammül göstermeyi öğrenmeleri lazım” değerlendirmesini yaptı.
DİSK Basın-İş Genel Başkanı Dedeoğlu: İletişim özgürlüğü dediğimiz şey insanın canına kadar kast edebilecek bir unsur
Demokratik bir toplumda böyle bir uygulamanın kabul edilemez olduğunu ifade eden DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, şu görüşleri dile getirdi:
“Biz yıllardır, Abdülhamid döneminden beri sansür yasaklarıyla boğuşan bir meslek grubuyuz. Özellikle gazeteciler 2. Abdülhamid döneminden beri uygulanan sansürlerle mücadele etme kararlılığında ve bunun mücadelesini veriyoruz.
Özgürlük Evi kuruluşunun 2023’te hazırladığı bir rapor var. O raporda Türkiye maalesef internet özgürlüğü kategorisinde 70 ülke arasında 55’inci sırada. Bu sadece internet özgürlüğüyle de sınırlı değil, uluslararası gazetecilik örgütlerinin, Sınır Tanımayan Gazeteciler’in çıkarmış olduğu raporlara baktığımızda Türkiye 185 ülke arasında nereden baksanız en sonuncu sıralarda. Bu iktidarın baskıcı unsurların daha da artacağını, böyle bir ekonomik krizle boğuşan bir halkın bu tür baskıları daha sık yaşayacağı izlenimini bize gazeteciler olarak veriyor. Bunun bir örneğini Hatay’da, Adıyaman’daki depremde de gördük. Deprem olur olmaz internete kısıtlama getirildi. Belki o kısıtlamalar, özellikle WhatsApp’a getirilen o kısıtlamalar yapılmamış olsaydı pek çok canı daha kurtarma şansına sahip olacaktık. İletişim özgürlüğü dediğimiz şey insanın canına kadar kast edebilecek bir unsur. Onun için de iletişim özgürlüğüne bu toplumun çok daha fazla sahip çıkması, bunun için de mücadele etmesi gerekiyor. Çünkü iletişim özgürlüğü kısıtlandığında canımız yanıyor, hatta canlarımızı kaybedebiliyoruz.”
Basın Konseyi Başkanı Türenç: Türkiye’de nicedir ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü garabeti yaşanmakta
Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Instagram’a erişim engeli kararının Türkiye’de sansürün bir başka versiyonu olduğunu belirterek, “Basın ve ifade özgürlüğü maalesef bir süredir bu sansür kıskacından kendini kurtaramıyor” ifadelerini kullandı. Türenç şunları kaydetti:
“AYM’nin sitesinin de yayına kapatılmasını da birlikte düşünmek gerekirse Türkiye’de sansür maalesef iliklerimize kadar işlemiş durumda. Tüm ülkenin ifade ve basın özgürlüğü elden gitmekte ve sansürle bu hakkın yasaklanmasıyla da 85 milyonun ifade özgürlüğü yok ediliyor.
BTK kararının, sosyal medya platformundaki bu yasaklamalarının kabul edilmesi mümkün değil. BTK’nın erişim engeli kararının gerekçesi bu millete açıklanmalı ve bu uluslararası bir kanal olduğu için de bütün dünya bizi izliyor. Bu defakto durumla ilgili bir daha düşünmemiz gerektiğini savunuyorum. Bu sansürün keyfi olduğunu ve derhal kaldırılması gerektiğini bir daha bir daha söylemek istiyorum.
Resmi gazetede yayımlanan AYM kararının ise sitede ulaşamaması ayrı bir garabet. AYM açıklama yaptı, ‘Sadece sitemize ulaşılamıyor ama iptal kararımız Resmi Gazete’de yayımlanmıştır’ dedi. Bu ne demek? Şunu bir daha düşünmemiz lazım. Bilgi kanalları günümüzde, iletişim kanalları arasında bilgi kanalları tek bir kanaldan yapılmıyor çok sayıda mecradan bilgi akışı devam ediyor. Siz siteyi kapatın ama bir başka sitede düşünceniz, bilginiz yayılmaya devam ediyor.
Türkiye’de nicedir bir ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü garabeti yaşanmakta. Bu yeni değil, bunun da her sıkışılan noktada yukarıdan gelen emirlerle yapılacağı kesin. Çünkü dezenformasyon yasası çıkarıldı, önümüze getirildi. Onunla ilgili bu yasaklar da son sürat devam ediyor. İşinize gelmeyen her şeyin yasaklanmasını en başta Cumhurbaşkanı’nın kabul etmemesi lazım. Çünkü Cumhurbaşkanı yıllarca bu millete ne dedi, ‘Birkaç satır şiir okudum onun için benim özgürlüklerim yasaklandı’ dedi.”
ÇGD Başkanı El: Bir kurumu sansür yaptı diye eleştiriyorsunuz, diğer taraftan başka bir sansürü devreye koyuyorsunuz
Instagram’ın neden hala kapalı olduğuna dair resmi bir açıklama olmadığını vurgulayan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Kıvanç El, iki iddia olduğunu, birincisinin Hamas Lideri Haniye ile ilgili paylaşımları Instagram’ın sansürlemesi üzerine Türkiye’nin tepki olarak Instagram’ı kapattığı olduğunu belirtti. El, “Diğer taraftan yine haberlere göre katalog suçlardaki gerekçelerle erişime engellendi. Öncellikle erişim engeli nasıl alındı, hangi gerekçeyle alındı bu karar açıklanması gerekiyor. Şimdi katalog suçlar deniliyorsa, katalog suçlara uyulmadığı gerekçe gösteriliyorsa bu bir bütün platformun kapatmanın doğru olmadığı anlamına gelir. Instagram’da bazı paylaşımlar yasa gereği işte beğenilmeyebilir bazı mahkeme kararlarıyla erişim engeli getirilebilir bunlar engellenebilir” diye konuştu. Öncelikle gerekçenin net bir şekilde açıklanması gerektiğini belirten El, şunları kaydetti:
“Sadece bazı paylaşımlar nedense, neden sadece onlar kapatılmadı. Geçmişte sosyal medya platformlarına yönelik kapatma kararları var. Youtube işte Twitter vs. birçok site. AYM’nin onlarca kararı var ve bunları hep ifade özgürlüğünün engellenmesi olarak yorumladı. Görüyoruz ki bu yasaklardan hala vazgeçilmiş değil. Öncelikle bir an önce Instagram’ın açılması gerekiyor. Bir de şunu hatırlatmakta fayda var, hala gerekçe açıklanmadığı için ve bir gün önce bu kapatmadan kısa bir süre önce İletişim Başkanı’nın bir açıklama yapması ve Instagram’ı hedef alması. ‘Acaba Instagram’ı İletişim Başkanlığı mı kapattırdı’ sorusunu akıllara getiriyor. Onun için İletişim Başkanlığı da ilgili Bakanlıklar da bu konuda açıklama yapmalıdır.
Haniye paylaşımlarını sansürleyen Instagram’a karşı bir sansür uygulanıyorsa bu da çelişkili bir durum. Siz bir kurumu sansür yaptı diye eleştiriyorsunuz haklı bir eleştiri olabilir, kimse sansür yapmamalı ama diğer taraftan siz başka bir sansürü devreye koyuyorsunuz. Bu da ne yazık ki çok açıklanabilecek bir durum değil.
AYM detaylı bir bilgilendirme yapmalıdır, neden bu paylaşımdan vazgeçildi, bir baskı mı geldi. Sonuçta verilmiş bir karar var. Siz bir sosyal medya paylaşımını silseniz bile bu Resmi Gazete’de yayımlanmış bir karar. Türkiye’deki bu baskı ve korku iklimi o kadar yaygın ki, bir kararın duyurulmasına dair tahammül edilemeyen bir görüntü var. “
RSF Türkiye Temsilcisi Önderoğlu: Türkiye’de bilgi alma hakkı online sansür hamleleriyle derin yaralar aldı
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu ANKA’ya yaptığı yazılı açıklamada, “BTK yetkilileri, onca keyfiyetin hesabını bugüne kadar vermemiş olmanın rahatlığından olacak, 50 milyonu aşkın Instagram kullanıcısının ifade özgürlüğü hakkını bu kadar rahat ihlal edebiliyor. Ayrıca birçok medya kuruluşunun Instagram faaliyeti de bu son keyfi kararla durdurulmuş oldu. Ne yazık ki, Türkiye’de bilgi alma hakkı, otoriter yönetimin yaygın online sansür hamleleriyle son yıllarda derin yaralar aldı. Türkiye ve gazeteciliğe de yazık ediyorlar” ifadelerini kullandı.
TGS Genel Sekreteri Tuna: Cumhurbaşkanlığı sözüm ona engelleme varken Instagram’dan ‘Hayırlı Cumalar’ diye mesaj paylaştı
Instagram’ın merkezinin Hamas’ı terör örgütü kabul eden ABD’de bulunduğunu hatırlatan TGS Genel Sekreteri Banu Tuna ise açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Instagram’ın kararının sansür olup olmadığını tartışmak, Instagram’ın Türkiye’de engellenmesi kararının vahametini arka planda bırakır. Çünkü meselenin bir tarafında özel bir şirket, diğer tarafından hak ve özgürlükleri korumakla yükümlü bir devlet var. Sansür iddiasına sansürle misilleme yapmak iktidarın zihin yapısını da bir kez daha ortaya koyuyor. Instagram’a erişimin engellenmesi kararıyla ilgili BTK kamuoyuna bir gerekçe, bir neden, engellemenin ne kadar süreceğiyle ilgili bir bilgi vermediği için şu anda yaptığımız parçaları birleştirmek, niyet okumak. Oysa çoğulcu demokrasilerde böyle puslu, spekülasyona müsait koşulların oluşmaması gerekir.
İşin trajikomik yanı, bu engellemenin politik bir manifesto olmak dışında pratikte hiçbir anlam taşımaması. BTK sabah erişimi engelledi, Cumhurbaşkanlığı sözüm ona engelleme varken, Instagram’dan ‘Hayırlı Cumalar’ diye mesaj paylaştı. Hem mesajı, hem de mesajı kısa süre sonra silindiğini herkes gördü, duydu. Demek ki, pratikte bilgi akışını engellemek mümkün değil.”
]]>
İlk olay merkez Yıldırım ilçesi Arabayatağı Mahallesi Menderes Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Arda T.(28) eski nişanlısı Elif B.’yi (27) bulup 16 AVH plakalı hafif ticari araçla birlikte kızın şimdiki sevgilisinin bulunduğu kıraathaneye geldi. Arda T. araçtan inerek pompalı tüfek ile kıraathaneye defalarca ateş açtı. Daha sonra bölgeden hızlıca uzaklaşan Arda T. yanında eski nişanlısı Elif B.’yi de götürdü.
Saçmalar balkonda oynayan 14 aylık bebeğe isabet etti
Kıraathanenin üzerinde bulunan bir evin balkonunda oynayan 14 aylık Yusuf S., saçmaların hedefi oldu. Bacağından yaralanan Yusuf bebek ambulans ile Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Minik bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
10 dakika sonra kırmızı araçta bekleyen aracı gasp ettiler
Arda T. 10 dakika sonra Millet Mahallesi Yakın Çevre Yolu’nda kırmızı ışıkta bekleyen Yasin T.’ye ait 16 BCS plakalı otomobili silah zoru ile gasp ederek izini kaybettirmeye çalıştı. İlk olayda kullandığı hafif ticari araç ise yolun ortasında kaldı. Yasin T.’nin ihbarı üzerine polis soruşturmayı derinleştirerek konunun aynı olayın devamı olduğunu tespit etti. İlk olayda kullanılan hafif ticari araçta ise tüfek ile tabanca ele geçirildi.
Aracın gasp anı ve kıraathanenin kurşunlama anları güvenlik kamerasında
Arda T.’nin aracı silah zoruyla gasp etmesi ve kıraathaneye ateş açma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Eski nişanlısının sevgilisi olduğunu öğrenince cinnet geçirmiş
Olayla ilgili soruşturmayı derinleştiren Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri Elif B. ile Arda T.’nin eskiden nişanlı olduğunu ve sonrasında yüzük atarak ayrıldıklarını tespit etti. Arda T.’nin ise eski nişanlısının sevgilisi olduğunu öğrenince cinnet geçirdiği ortaya çıktı.
300 güvenlik kamerası incelendi, ormanlık alana gittikleri tespit edildi
Bölgedeki tüm güvenlik kameralarını inceleyen Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Arda T. ve Elif B.’nin gasp ettikleri araç ile Cumalıkızık Mahallesi’nde bulunan ormanlık alana gittiğini tespit etti. Polis ve jandarmanın dron destekli yürüttüğü çalışmada araç terk edilmiş halde bulundu.
Dron tespit etti, polisler harekete geçti
Soruşturmayı derinleştiren polis, dron yardımıyla Arda T. ile Elif B.’yi terk ettikleri araçtan 3 kilometre uzaklıkta ağaçlık alanda belirledi
100 tane polis ve jandarma bölgeyi abluka altına aldı
Bölgeyi abluka altına alan 100 kişilik polis ve jandarma ekibi dikkatli bir şekilde şüphelilere yaklaştı. Polisin geldiğini gören Arda T. eski nişanlısı Elif B.’nin bacaklarına ateş açtı. Kanlar içerisinde kalan Elif B. kan kaybederken, bir süre bekleyen Arda T. genç kızın gözü önünde kendi kafasına dayadığı tabanca ile ateş ederek canına kıydı. Ekipler yaralı kızı ambulansla hastaneye kaldırırken, Arda T. olay yerinde hayatını kaybetti.
Arda T.’nin cansız bedeni ise yapılan savcılık incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Öte yandan, Arda T.’nin kurye olduğu ve Elif B.nin de hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. – BURSA
]]>CHP’nin gazeteci kökenli isimlerinden Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, temmuz ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Instagram’a erişim engeli getirilmesi, basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çökırözer şunları söyledi:
“Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü adına utanç verici bir dönemi daha yaşıyoruz. 22 yıllık AKP iktidarında Türkiye sansürle, erişim engelleriyle anılır oldu. Demokrasinin temel taşları, hukuk devleti, özgürlükler yok sayılıyor. Haberler yurttaşlardan gizleniyor, dünyanın en büyük sosyal medya platformu Türkiye’de yasaklanıyor. Instagram’a erişim engeli getirilmesi 86 milyonun özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Ama bunu son değil, AKP iktidarında son da olmayacak. Tamamen keyfi uygulamalarla milyonların ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlamakla kalmadılar, Türkiye’yi yasaklar, sansürler ülkesi yaptılar.”
Gazeteciler 20 günde 43 kez hakim önüne çıktı, hedef gösterildi, tehdit edildi…
Çakırözer’in açıkladığı rapora göre; gazeteciler, 20 günlük sürede 43 kez hakim karşısına çıktı, Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin haberleri nedeniyle gazeteciler temmuz ayında da hedef gösterildi ve tehdit edildi. Bunların yanı sıra iktidar yetkilileri ve kamu yöneticilerine ilişkin rüşvet, taciz, torpil iddialarını konu alan haberlere erişim engelleri geldi.
Çakırözer’in raporuna göre, temmuz ayında ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle:
Gazeteciler haberleri, sosyal medya paylaşımları nedeniyle 43 kez hakim karşısına çıktı. 2 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteci tutuklandı.
Ankara’da 11 gazetecinin yargılandığı davada 8 gazeteciye 6’şar yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Gazeteci Hayko Bağdat Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapse mahkum edildi.
Gazeteci Metin Cihan hakkında İsrail ile ticari ilişkileri hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma açılırken, çok sayıda gazeteci haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmalara maruz kaldı. BirGün editörü, gazeteci Kayhan Ayhan sosyal medya paylaşımları nedeniyle ifade verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yılın son haftasında düzenlediği basın toplantısında aralarında gazetecilerin de bulunduğu 154 kişiyi hedef aldı.
Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç da gazeteciler İsmail Saymaz, Erk Acarer, Barış Terkoğlu, Alican Uludağ ve Timur Soykan’ı sosyal medyadan yaptığı ‘Kurşun’ göndermeli paylaşımla hedef aldı.
Gazeteciler İsmail Arı, Abdullah Kaya, Ruşen Takva haber ve paylaşımları nedeniyle tehdit edildi.
RTÜK temmuz ayında Açık Radyo’nun lisansı iptal etti, mahkeme karar hakkında yürütmeyi durdurdu. Ayrıca Video Prime’a ceza verildi, müzik kanalları uyarıldı.
Kamu kurumlarında yaşanan skandalları ortaya çıkaran BirGün Gazetesi’nin davalarla susturulmaya çalışılması da dikkat çekti. ” Halkbank’tan mafyaya 550 milyon kredi” ve “Halkbank’tan mafyaya kredi” başlıklarıyla yayınlanan haberler nedeniyle gazeteye 1 milyon TL’lik tazminat davası açıldı.
Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından Instagram’a erişim yasağı getirilmesi konuşulurken, Türkiye’de aylardır haber ve sosyal medya paylaşımlarına getirilen erişim engellemelerine temmuz ayında da devam edildi. İnternet haber siteleri Medyaradar.com, yerel haber sitesi Silivri’nin Sesi ile mezopotamyaajansi.net için de erişim engelleme kararları alındı.
Temmuz ayında erişim engeli getirilen haber içerikleri şöyle:
“Vergi ödemeyen büyük şirketler hakkındaki haberler, Guatemala’da Türkiye’den gönderilen uyuşturucunun yakalanması ile ilgili haberler, Anadolu Gençlik Derneği’nde yaşanan istismar iddiası ile ilgili haberler, sahte üniversite ve diploma iddiası ile ilgili haberler, Eski Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan ‘Araç Geçiş Garantisi’ Verdiği Kuzey Marmara Otoyolu İşletmesine CEO olmasına ilişkin haberler, İSKİ’ye borcu olan 17 kişiden haciz yoluyla tahsil ettiği 55 bin lirayı kuruma teslim etmeyen avukat hakkında dava açıldığı iddiasıyla ilgili haber, Eski bakan Mustafa Varank’ın özel jette hacca gittiği iddialı haberler, Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne seçilen Metin Kıratlı’nın akşam yemeğinde 168 bin lira ödediği iddiasıyla ilgili haberler, Ziraat Bankası’nın Simit Sarayı’nın yüzde 51’ini satın almak için Rekabet Kurulu’na başvurmasıyla ilgili haberler, Gazeteci Bahadır Özgür’ün Türkiye ile Özbekistan arasındaki kara para ve uyuşturucu ticaretine ilişkin yazısı, Özel bir hastanedeki başhekim yardımcısının hemşireleri taciz iddialarıyla ilgili haberler, Florya’da bir oto galeriye yapılan saldırıyla ilgili haberler, Gazeteci Tolga Şardan’ın Ayhan Bora Kaplan’dan rüşvet aldığı iddia edilen Yargıtay Üyesi hakkındaki haberi ve gazeteciler Alican Uludağ ile Erk Acarer ‘in Kocaman-Kaplan ilişkisiyle ilgili tweetleri, Dönemin Düzce Belediye Başkanının damadının FETÖ gerekçesiyle tutuklandığıyla ilgili haberler, Kurucuları arasında AKP’lilerin de bulunduğu bir özel hastanenin yeni doğan bebekleri usulsüz şekilde özel hastanelere sevk ederek SGK’yı dolandırdığı iddiasıyla incelemeye alındığı hakkındaki haberler.”
]]>
Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle Seyir Derneği tarafından 17-22 Eylül arasında üçüncü kez düzenlenecek festival programında yer alacak ilk filmler belli oldu. 2024 Cannes Film Festivali’nin ödüllü yapımları Türkiye’de ilk kez ilçede izleyiciyle buluşacak. Belediye Başkanı Mesut Ergin, festivalin bir kültür sanat şöleni olarak Türkiye’deki önemli festivaller arasında yerini aldığını söyledi. Başkan Mesut Ergin, “Böylesi önemli ve uluslararası bir festivalle,Türkiye’nin sinema kültürüne, akademik çalışmalara ve festival takvimine belediye olarak yaptığımız katkılar nedeniyle gerçekten büyük bir mutluluk yaşıyoruz. Ayvalık’a sinemaya katkı sunmuş tüm emekçilere ve sanatseverlere saygı ve hürmetlerimi sunuyorum” dedi.
Festivalde gösterimler, bu yıl Belediye Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi, Fabrika Ayvalık, ASKEV Sera, İsmet İnönü Kültür Merkezi ve Kırlangıç Ayvalık’ta gerçekleşecek.
Parthenope filminin Türkiye prömiyeri Ayvalık’ta yapılacak
Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü kazanan Miguel Gomes’in Grand Tour’u; En İyi Senaryo ödüllü Colin Fargeat imzalı The Substance; Jüri Büyük Ödülü’nün sahibi Payal Kapadia yönetmenliğindeki All We Imagine as Light ve Jüri Özel Ödülü’nü kazanan Mohammad Rasoulof’un yönettiği The Seed of the Sacred Fig ile Altın Palmiye için yarışan Ali Abbasi yönetmenliğindeki The Apprentice; Christophe Honoré imzalı Marcello Mio ve Paolo Sorrentino’nun yeni filmi Parthenope Türkiye prömiyerlerini ilçede yapacak.
Tamamı siyah beyaz çekilen film
Tabu ve Arabian Nights üçlemesi ile tanınan Portekizli yönetmen Miguel Gomes imzalı Grand Tour, 1918 yılında nişanlısı Molly’den kaçıp, o dönem çok meşhur olan Asya turuna çıkan Edward’ı takip ediyor. Film Molly’nin de Edward’ı aramak için yola çıkmasıyla aynı turu farklı şekillerde deneyimleme imkanı sunuyor. Tamamı siyah beyaz çekilen film güçlü sinematografisi ile dönemin ruhunu yakalıyor. Başrolde Gonçalo Waddington’a Crista Alfaiate ve Teresa Madruga eşlik ediyor.
Film yaş ve cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekiyor
Colin Fargeat yönetmenliğindeki The Substance, güzellik ve gençlik algısının kadınlar üzerinde yarattığı baskıyı anlatıyor. Ödüllü eski bir oyuncunun bu baskı nedeniyle kendisinin daha genç ve güzel versiyonunu yaratacak bir ürünü kullanmaya karar vermesiyle başlayan film yaş ve cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekiyor. Film, başrollerdeki Demi Moore ve Margaret Qualley’nin etkileyici performanslarıyla da dikkat çekiyor. 2017 yılındaki ilk filmi Revenge’de gerilim öğelerini kullanan Fargeat, The Substance ile kadınların karşılaştığı baskıyı sert bir sinematografik dille eleştiriyor.
Üç hemşirenin yaşamlarına odaklanan dokunaklı bir film
Cannes’da 30 yıl aradan sonra ana yarışmada yer alan ilk Hintli kadın yönetmen Payal Kapadia imzalı All We Imagine as Light farklı yaşlardaki Bombay’li üç hemşirenin yaşamlarına odaklanan bir film. Görücü usulü evlendiği, işi sebebiyle bir yıldır görmediği ve haber almadığı kocasına bağlılığını koruyan Prabha, sevgilisiyle rahat görüşebilmek için yollar arayan uçarı genç kadın Anu ve ölen kocasının kendisine bırakmadığı belgeler nedeniyle evinden tahliyesi istenen ve hakkını almaya çalışan Parvaty… Filmin dördüncü karakteri ise her türlü zıtlığı içinde barındıran ülkenin en kalabalık şehri Mumbai. Kani Kusruti, Divya Prabha ve Chhaya Kadam’ın canlandırdığı üç kadın görünmedikleri bu şehirde dayanışmayla var olmaya çalışıyor.
Tamamen gerçek olay ve kişilere dayanıyor
Kendi ülkesinde uzun bir hapis cezasına çarptırılan ve ülkesinden kaçmak zorunda kalan Mohammad Rasoulof’un yönettiği The Seed of the Sacred Fig, tamamen gerçek olay ve kişilere dayanıyor. Rasoulof, Tahran’daki Devrim Mahkemesi’nde soruşturma yapan bir yargıç ve ailesi üzerinden bir İran mikrokozmosu yaratıyor. İran teokrasisi ve rejimin kadın düşmanlığı ile birlikte, ülkedeki ayrıcalıklı sınıflar arasındaki bölünme ve suç ortaklığını da gözler önüne seren filmin başrollerinde, Soheila Golestani ve Missagh Zareh yer alıyor.
Paolo Sorrentino’nun kadını merkeze aldığı ilk filmi
Yönetmen Paolo Sorrentino 2021 yılında çektiği filmi The Hand of God’ın ardından Parthenope ile bir kez daha memleketi Napoli’ye geri dönüyor. Adını şehrin tarihiyle doğrudan bağlantılı mitolojik sirenden alan Parthenope, Sorrentino’nun kadını merkeze aldığı ilk filmi. Yönetmen bu kez kadınların yaratılan güzellik ve gençlik mitinin üstesinden gelmek ve hayatta kalmak için nasıl savaş vermek zorunda kaldığını anlatıyor. Adını filmden alan ve sadece güzelliğinden ibaret olmadığını kanıtlamaya çalışan Parthenope karakterini Celeste Dalla Porta canlandırırken, aktör Gary Oldman da alkolik yazar John Cheveer rolünde küçük ama unutulmaz bir performans sergiliyor.
Gabriel Sherman tarafından yazılan biyografik film
Border ve Holy Spider filmleri ile tanıdığımız Ali Abbasi yeni filmi The Apprentice ile Donald Trump’ın gençlik yıllarını ve bugünkü gücüne kavuşmak için geçtiği yolları anlatan bir biyografi ile izleyici karşısına çıkıyor. New York Times’ın en çok satanlar listesine giren kitabıyla da tanınan Gabriel Sherman tarafından yazılan bu biyografik filmde, Trump’ı, Sebastian Stan canlandırıyor. Trump’ın bugün bulunduğu yerde olmasında büyük önemi olan McCarthy dönemine damgasını vuran acımasız avukat Roy Cohn rolünde, Succession dizisiyle tanınan Jeremy Strong yine çok başarılı.
Komedi dozu yüksek
Fransız sinemacı Christophe Honoré imzalı Marcello Mio, komedi dozu yüksek ve kişisel bir Marcello Mastroianni anması. Filmde, Marcello Mastroianni ve Catherine Deneuve’ün kızı Chiara Mastroianni başrolde. Ebeveynlerinin efsanevi kişiliklerinin gölgesinde var olmanın gerçekliğine dokunan filmde, Chiara Mastroianni, yaşadığı benlik bunalımıyla babasının karakteri ve görünümüne bürünen bir kadını canlandırıyor. Filmde Catherine Deneuve, Melvil Poupaud ve Benjamin Biolay kendilerine hayat veriyorlar.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın öncülüğünde başlatılan 2025-2029 Stratejik Planı ile ilgili çalışmalar sürüyor. Kentin planlanması ve geleceğine dair bir vizyon ortaya konulması için başlatılan çalışmalar kapsamında Büyükşehir Belediyesi’nin bürokratları, İZPA, İZSU ve ESHOT yetkilileri, belediye şirketlerinin genel müdürleri, koordinatörleri bir araya geldi.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Koray Velibeyoğlu, Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Asuman Türkmen Meral ve İZPA Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Renan Funda Barbaros’un katıldığı toplantıda 2025-2029 Stratejik Planı’nın merkezinde yer alan yeni nesil belediyecilik ile çoklu krizlerle mücadeleye olanak sağlayan, sosyal ve ekolojik bir sistemin İzmir’de nasıl kurulabileceğine dair sunumlar yapıldı.
Başkan Tugay’ın Karşıyaka’da bir örneğini başlattığı, veri ve bilime dayalı katılımcı, sosyal ve ekolojik bir yol haritası olarak görülen modelin Büyükşehir Belediyesi, bağlı şirketler, ESHOT ve İZSU’nun tüm çalışmaları için anahtar sistemlerden biri olması hedefleniyor. Temelde ise ekolojik olarak güvenli, sosyal olarak adil ve dirençli bir kent yaratmak amaçlanıyor.
“Tarihi öneme sahip”
Sürecin kendisinin tarihi bir öneme sahip olduğunu belirten İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Koray Velibeyoğlu, “Bu dönem Büyükşehir Belediyesi, İZSU, ESHOT ve belediye iştiraklerinin ortak ilke ve hedeflerle hareket edeceği bir dönem olacak. Çoklu krizlerle baş etmek için kentin tekil sorunlarıyla toplumun ve doğanın genel işleyişi arasında bağlantı kuracak bir düşünme şekli gerekiyor” dedi.
“Ezber bozan uygulamalar yapmalıyız”
Stratejik plan çalışmaları kapsamında daha önce İZPA Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fikret Adaman tarafından sunulan yeni nesil belediyeciliğin bir süreç olduğuna değinen Velibeyoğlu, “Gelecek öngörünüzün olması gerekiyor. ‘Nereye gidiyoruz? sorusuna dair 30 yıllık, 50 yıllık perspektifinizin olması lazım. İlke ve amaçlarda ortaklaşmamız gerekiyor. İyi ve en iyi uygulamaların, daha önce denenmiş, iyi olduğuna kanaat getirilmiş uygulamaların devam ettirilmesi önemli ancak çoklu krizler çağında yol alabilmek için ezber bozan uygulamaları da hayata geçirmeliyiz” diye konuştu.
İzmir’in 50 yılı planlanacak
Velibeyoğlu ayrıca, “Kısa vadede hedefimiz 2025-2029 Stratejik Planı’nın iyi şekilde yapılmasıdır. Orta vadede 2054 yılını baz aldık. Sektörel ve mekansal planlarımızın ufkunu oluşturmamız gerekiyor. Uzun vadede ise biraz hayal kurmak gerekiyor. Dünyadaki gidişata bakacağız, 50 yıl sonra İzmir şu durumda olabilir diyeceğiz. Tabii 50 yıl içindeki 5 yıllık ilerlemeyi de konuşmak istiyoruz. Bakış açımız bu” ifadelerini kullandı.
“Gezegenin bir parçası olduğumuz bilinciyle hareket edeceğiz”
Renan Funda Barbaros, Büyükşehir’e bağlı şirketlerin faaliyetlerini yeni sisteme nasıl entegre edebileceklerinden bahsetti. Barbaros, “Planlamada 30, vizyonda 50 yıllık bir perspektif ortaya konuyor. Bu İzmir için çok önemli. Bizden sonra gelecek kuşaklara yeni yollar açmaya yönelik bir çaba bu. Modelin iş dünyasına yaygınlaştırılmasında Büyükşehir iştiraklerinin öncü rol alacağına inanıyorum. Yeni fikirler, yeni yollar kentin diğer alanındaki iş dünyasına, şirketlerine örnek olacak diye düşünüyorum. Daha iyi bir dünya, ülke, İzmir için yeni bir zihniyet istiyoruz” dedi.
Yeni nesil belediyecilik ve kentet uygulanacak bu döngüsel ekonomi modeli kapsamında “al-yap-kullan-dönüştür” anlayışının öne çıkacağını ve hiçbir şeyin atık olarak görülmeyeceğini belirten Barbaros “Gezegenin bir parçası olduğumuz bilinciyle hareket edeceğiz. Çoklu krizlerin önüne geçmek için daha radikal bir şeyler yapmamız lazım. Daha iyi örnekleri oluşturmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Fark yaratmak lazım”
Toplantının kapanışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı ise yeni nesil belediyeciliğin eskiyi ötelemediğini tam tersine sahip çıktığını belirterek, “Bakış açısını değiştirmek ve fark yaratmak lazım. Bu kurumda ve kentte bir şeyleri değiştirecek enerji var. Beklenti var. Desteği başkanımız da sağlıyor” diye konuştu.
Karşıyaka’dan İzmir’e
Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönemde Türkiye’de ilk kez başlatılan model, Gevrek Ekonomisi Aksiyon Laboratuvarı ile İzmir’e yayılıyor. Model, çoklu krizlerle mücadele etmek için veriye, bilime ve katılımcılığa dayalı bir yol haritası olarak görülüyor.
]]>Anayasa Mahkemesi, CHP’nin yaptığı “İletişim Başkanlığının 17 Eylül 2020 tarihli ve 66 numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali ve yürürlüğünün durdurulmasına ilişkin” başvurusunu inceleyerek, karara bağladı.
CHP’nin dava dilekçesinde, “Kurallarla, Başkanlığa verilen stratejik iletişim ve kriz yönetimine ilişkin görevlerin, haberleşme ve basın özgürlüğüyle ilgili olması nedeniyle kanunla düzenlenmesi gerektiği, temel hak ve özgürlüklerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenemeyeceği, kurallarda öngörülen görevler kapsamında alınacak tedbirlerin genel çerçevesinin ilke ve esaslarının belirlenmediği ve kuralların Anayasa’ya aykırı olduğunu” belirtilmişti.
Davaya konu olan kurallarda ise “Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik iç ve dış tehdit unsurlarını analiz ederek stratejik iletişim ve kriz yönetimi açısından gerekli tedbirleri uygulamanın ve Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen psikolojik harekat, propaganda ve algı operasyonu faaliyetlerini belirleyerek her tür manipülasyon ile dezenformasyona karşı faaliyette bulunmanın, İletişim Başkanlığı bünyesinde ihdas edilen Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığının görevleri arasında olduğunun düzenlendiği” ifade edildi.
AYM kararında, söz konusu kuralların düzenlendiği 66 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 5’inci maddesiyle 14 numaralı İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne eklenen 6/A maddesinin c ve ç bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildi.
Mahkemenin kararında, “Anayasa’nın 104. maddesinde, ‘Anayasa’nın İkinci kısmının Birinci ve İkinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle düzenlenemeyeceğinin belirtildiği” vurgulandı.
“Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiği anlaşılmıştır”
Mahkeme kararında şu ifadelere yer verildi:
“Dava konusu kurallarla, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen algı operasyonu faaliyetleri neticesinde oluşan krizin stratejik iletişimle yönetilmesine ilişkin tedbirler alınması ve her tür manipülasyon ile dezenformasyona karşı faaliyette bulunulması amaçlanmaktadır. Kurallar uyarınca alınacak tedbirler ve yapılacak faaliyetlerin Anayasa’nın 26. maddesinde yer alan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile 28. maddesinde yer alan basın hürriyetine müdahale teşkil edeceği açıktır. Bu bağlamda kuralların, kapsamları itibarıyla Anayasa’nın İkinci Kısım İkinci Bölümü’nde yer alan kişi hakları ve ödevleri ile ilgili düzenlemeler içerdiği görülmüştür. Sonuç olarak kuralların Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alana ilişkin düzenlemeler içerdiği anlaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.”
AYM’nin kararı Instagram’a erişim engeli getirildiği gün yayımlandı
Öte yandan, AYM, söz konusu kararı, resmi X hesabından “İletişim Başkanlığının Basın Özgürlüğü ve İfade Özgürlüğüne Müdahale Etmesine İmkan Tanıyabilecek Kuralların İptali” başlığıyla paylaştı. Ancak paylaşım bir süre sonra silindi.
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında AYM kararının, BTK’nın instagram hesabına erişim yasağıyla aynı güne denk gelmesi dikkati çekti. BTK, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, sosyal medya platformu Instagram’a bugün erişim engeli getirmişti. İletişim Başkanı Altun Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından, “Heniye’nin şehadeti dolayısıyla insanların taziye mesajı yayınlamasını herhangi bir gerekçe göstermeden engelleyen sosyal medya platformu Instagram’ı da şiddetle kınıyorum” mesajını paylaşmıştı.
]]>İşte o filmler:
Harold ve Mor Tebeşir
Buz Devri, Rio, Ferdinand animasyon filmlerinin yönetmenliğini yapan Carlos Saldanha bu kez Harold ve Mor Tebeşir’le karşımızda. Filmde, mor tebeşirle çizdiği her şeyi gerçekleştirilebilen Harold’un hikayesi anlatılıyor. Harold, mor tebeşiriyle çizdiği her şeyi hayata geçirebilen bir çocuktur. Büyüyüp kendisini kitap sayfalarından uzaklaştırarak fiziksel dünyaya geçen Harold, hayat hakkında öğreneceği çok şey olduğunu fark eder. Mor tebeşiri de düşündüğünden daha fazla şamataya yol açar. Sınırsız hayal gücünün gücü yanlış ellere geçince Harold, hem gerçek dünyayı hem de kendi dünyasını kurtarmak için zorlu bir maceraya atılır.
Tür: Macera, Animasyon, Komedi, Aile, Fantastik
Yönetmen Carlos Saldanha
Oyuncular: Zachary Levi, Lil Rel Howery, Zooey Deschanel
Tuzak
Daha önce Altıncı His, Ölümsüz, Parçalanmış filmlerinin yönetmenliğini yapan M. Night Shyamalan, senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı Tuzak’ta, gittikleri bir pop konserinde kendilerini karanlık ve uğursuz bir olayın merkezinde bulan bir babanın ve genç kızının hikayesini anlatıyor. Cooper ve ergenlik çağındaki kızı, bir pop müzik konserine katılır. Ancak çok geçmeden polisin, medyada yalnızca “Kasap” olarak anılan kötü şöhretli bir seri katile tuzak kurmak, onu tutuklamak ve böylece kanlı faaliyetlerine son vermek için bu mega olayı kullanmak istediği ortaya çıkar.
Tür: Korku, Gerilim
Yönetmen M. Night Shyamalan
Oyuncular: Josh Hartnett, Ariel Donoghue, Saleka Shyamalan
Geber
Film, sevdiği kadının zorla evlendirileceğini öğrenen bir adamın hikayesini konu ediyor. Amrit, orduda komando olarak görev yapan bir adamdır. Amrit, sevdiği kadın Tulika’nın zorla başka biriyle evlenileceğini öğrendikten sonra Yeni Delhi’ye giden gece yarısı ekspresine biner. Ancak trende soyguncular vardır. Trende silahlı çatışma başlar ve Amrit, insanları kurtarmak için ölüme meydan okur.
Tür: Aksiyon
Yönetmen Nikhil Nagesh Bhat
Oyuncular: Laksh Lalwani, Raghav Juyal, Tanya Maniktala
Biraz Yağmur Yağmalı
Film, hayatının kontrolünü kaybeden bir kadının hikayesini anlatıyor. Cai, 40 yaşında, sıradan bir hayat yaşayan,artık kim olduğunu ve kim olmak istediğini bilmeyen bir kadındır. Kızının basketbol maçını izlemeye giden Cai, bu sırada istemeden yaşlı bir kadını yaralar. Görünüşte önemsiz olan bu olay Cai’nin hızla hayatının kontrolden çıkmasına neden olur. Bilinmeyen bir geleceğe doğru sürüklenen Cai, yeniden gün yüzüne çıkan geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Tür: Dram
Yönetmen Qiu Yang
Oyuncular: Yu Aier, Yibo Wei, Di Shike
Enasar: Sirayet-i Cin
Film, cinlerin musallat olmasıyla hayatı kabusa dönen bir adamın hikayesini konu ediyor. Kenan, askerlik döneminde kendisine bulaşan musallattan, yaptırdığı bir muska ile kurtulmayı başarır. Zor günleri ardında bırakan Kenan, insanlardan uzak bir yerde inzivaya çekilir. Kenan’ın arkadaşları Metin ve Burak, bir mekanda tanıştıkları kızlarla küçük bir kaçamak yapmak isterler ve bu amaçla kızları Kenan’ın evine getirirler. Onların eğlenceli başlayan geceleri, Enasar’ın ortaya çıkmasıyla kabusa döner.
Tür: Korku
Yönetmen Enes Hakan Tokyay
Oyuncular: Gökhan Güneş, Zeynep Ece Çekim, Fidan Özen
Benim Uçan Dev Maceram
Filmde Sebastian, Sophia ve küçük Wawa, kayıp olan ebeveynlerini bulmak için yola koyulurlar. Bu süreçte onlara Nazca kültüründen efsanevi devler yardımcı olur.
Tür: Macera, Animasyon, Aile
Yönetmen Eduardo Schuldt
Velhan
Film, birlikte eve çıkan üç genç kızın hikayesini anlatıyor. Üniversiteden arkadaş olan Lale, Buse ve Ece, birlikte eve çıkmaya karar verir. Büyük bir heyecanla eve çıkan gençler, evlerinde kaldıkları ilk gece korkunç olaylar yaşar. Sabah olur olmaz Hüddam Abdullah’ın yanına giden Lale, kendilerine Velhan cinlerinin musallat olduğunu öğrenir. Bundan sonrası üç genç kız için tam bir yapbozdur. Gizli gerçekler ortaya çıkarken ölüm kapıdan içeriye girer.
Tür: Korku
Yönetmen Anastasiya Budakva
Oyuncular: Beyza Mutlu, Demet Fedai, Aslıhan Zafer
]]>Kars’ta bu yıl şiddetli yağışlarla, yıldırım düşmesi olayları da yaşandı. Merkeze bağlı Davul köyünde 23 Mayıs’ta 14 yaşındaki T.A. yıldırım isabet etmesi sonucu yaşamını yitirirken, Çorak köyünde 30 Haziran’da yaşanan olayda 10 büyükbaş hayvan telef oldu.
Akbaba, AA muhabirine, Kars’ta yaşanan sıra dışı hava olaylarının küresel ısınmanın yansıması olduğunu söyledi.
“Kentte yağmurun çok yağmasıyla beraber şimşek ve yıldırım olaylarında yoğun artış söz konusu.” diyen Akbaba, yere değen yıldırımın, canlı ve cansız organizmalara zarar verebilecek enerjiye sahip olduğunu anlattı.
Bulut ile yer arasındaki gerilimin 10 ile 100 milyon volt arasına kadar çıkabildiğine dikkati çeken Akbaba, “Bu çok büyük bir gerilim, hava direncini kırdığı anda enerji en kısa yoldan toprağa kendisini boşaltmak istiyor. Yarattığı akım 30 bin amper civarında, sıcaklık da 30 bin derece. Güneşin dış yüzey sıcaklığı 5-6 bin santigrat dereceyken, yıldırımla beraber gelen ısı 30 bin santigrat derece ve oldukça yoğun bir enerji akışı söz konusu.” ifadelerini kullandı.
Akbaba, şöyle devam etti:
“Bu olayların oluşumu, özellikle mayıs ve eylül arasında sıcak ve soğuk hava cephelerinin bir arada olduğu, karşılaştığı ve sürtündüğü dönemlerde meydana geliyor. Ülkemiz özelinde, bölgesel olarak aslında şanslı bir bölgedeyiz. Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yıldırım çarpmaları istatistiksel olarak düşük oranda gerçekleşmektedir. Yıldırım ve şimşek olaylarının en yoğun olduğu bölgeler, Muğla kıyıları, Antalya kıyıları, İskenderun Körfezi’dir. Dünyada ise en yoğun yıldırım ve şimşek çarpması olayının gerçekleştiği yer Venezuela bölgesidir. Bu yıl bölgemiz ve ilimiz açısından özel bir durum var ve bu hava olayları yoğunlaştı.”
Bir kişiye bir yıl içinde yıldırım isabet etme olasılığının 600 binde 1 olduğunu vurgulayan Akbaba, “Dünyada bir yılda 2 bin 400 ila 6 bin kişi yıldırım yüzünden hayatını kaybediyor. Ülkemizde de bu, istatiksel olarak yılda 90-100 kişi arasındadır. Bu nedenle yıldırım, korunması, önlem alınması gereken bir doğa olayıdır.” diye konuştu.
İnsanların doğayla ilişkisinde yarar ve zararın birlikte var olduğunu dile getiren Akbaba, “Yıldırım olayını zararlı bir ilişki olarak algılayabiliriz. Bu olayı da deprem gibi önleme imkanımız yok fakat korunma imkanımız var. Açık alanlar, kıyı kesimleri, ırmak yakınları, dağlık alanlar, metal çit yakınları, tren rayları, elektrik hatlarının altı yıldırım açısından riskli bölgelerdir. Bu bölgelerden uzak durmak gerekir. Meslek grubu olarak da çobanlar, çiftçiler, doğa yürüyüşü, bisiklet yürüyüşü yapanlar, kampçılar, olta ve tekne balıkçılığı yapan kişilere yıldırım çarpma riski daha yüksektir.” dedi.
“Kesinlikle yere uzanmıyoruz”
Akbaba, yıldırım isabet etmesine karşı alınabilecek önlemleri de şöyle sıraladı:
“Yoğun yağmurlu havalarda yıldırım düşme olasılığı artmaktadır ama kapalı havalarda da bu olay olabilir. Korunmak için ilk önce hava durumuna göre bir konumlama ve zamanlama yapmak zorundayız. İkincisi, paratoner kullanımı yıldırımın enerjisini çevreye en az hasar verecek şekilde toprağa aktaran bir sistemdir. Binalarımızda paratoner kullanmalıyız. Kapalı alanlarda yapmamız gereken ilk şey, kapı ve pencereleri kapatmamızdır. Su tesisatları ve metal borulardan uzak durmalıyız. Bunun yanında bulaşık yıkamamalıyız, suyla teması azaltmalıyız. Banyo, ütü yapmamamız lazım, kapalı alanda olsak bile telefonla konuşmamamız lazım.
Açık alanlar korunması daha zor alanlardır. İlk yapacağımız şey, kapalı bir alana geçme şansının olup olmadığına bakmaktır. Kapalı binaya ya da araca girebiliriz. Ama araca girdiğimiz zaman metal aksana dokunmamamız gerekiyor. Bu iki imkan da yoksa çömelme hareketi yapmamız gerekiyor. Çömelme hareketini yaparken parmak uçlarında duracağız. Çünkü yerle teması azaltmamız gerekiyor, başımızı kollarımızın arasına alarak çömeleceğiz. Ormanlık alanda da en kısa ağacın yanında durmalıyız. Açık arazide yapmamız gereken daha alçak yerlerde konumlanmak, çökme ve kapanma pozisyonu almak ve yerle teması kesmektir. Kesinlikle yere uzanmıyoruz çünkü uzandığımızda yıldırım için temas yüzeyimiz artmış oluyor, bu durum da zarar ihtimalini artıran unsurlardan birdir. Sel baskını tehlikesi yoksa mağaralara ve dere yataklarına da girilebilir.”
]]>Buca ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki Ece Uluer, 2018 yılında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünde eğitim alırken İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde staj yaptı.
Daha sonra 2021’de üniversiteden mezun olan Uluer, 2022 yılında kas hareketlerinde zayıflama ve denge kaybı şikayetiyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu.
Kovid-19’a yakalanan Uluer, yoğun bakım servisinde tedaviye alındı. Genç fizyoterapiste yapılan tetkikler sonucu beyin iltihabı teşhisi de konuldu. Uluer, 4 ay boyunca solunum cihazına bağlı tedavi gördü. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Uluer daha sonra solunum cihazına bağlı olarak taburcu edildi.
Yaşamına evinde yatağa bağlı olarak devam eden genç fizyoterapistin durumu öğrenen staj yaptığı hastanedeki meslektaşları, onu yeniden ayağa kaldırmak için tedavi programı başlatmaya karar verdi. Yakınlarının desteğiyle 2023 yılında, öğrencilik yıllarında staj yaptığı hastaneye gelen Uluer’e fizik tedavi uygulamaya başlandı. Uygulanan tedavilere olumlu yanıt veren Uluer, yeniden adım atmaya başladı.
“Onların yeri benim için çok farklı”
Ece Uluer, hastanede AA muhabirine, yaşadığı zor günlerde staj yaptığı hastanedeki meslektaşlarının kendisine umut olduğunu, onların verdiği destek sayesinde yeniden yürümeye başladığını söyledi.
Her şeyin bir anda olduğunu anlatan Uluer, “Daha önce normal bir hayatım vardı. Bir anda bir insanın yüzde yüz yatağa bağımlı duruma gelmesi farklı bir şey. Rahatsızlığımda uyuyordum bir şey hatırlamıyordum. Benim için psikolojik açıdan da kötüydü. Şu anda ayakta olmak benim için mucize bir şey, güzel bir şey. Staj yaptıktan sonra da onlarla görüşmeye devam ediyordum. Çok sevdiğim insanlardı hocalarım. Bana çok yardımları dokundu. Onların yeri benim için çok farklı. Bana çok yardımcı oldular.” diye konuştu.
Tedavisinin sürdüğünü belirten Uluer, “Mesleğime devam etmek istiyorum. KPSS sınavına girdim atama bekliyorum. Yürümek benim için bir mucizenin gerçekleşmesi gibi. Bu nedenle çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.
“Elimizden ne geldiyse yaptık”
Hastanenin fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi sorumlusu uzman fizyoterapist Ali Suluova da Uluer ile staj yaptığı dönemde tanıştığını, hastalandığını öğrendiğinde yakınlarına ulaşarak, tedavisine destek olmak istediklerini anlattı.
Uluer’i ayağa kaldırmak için herkesin seferber olduğunu anlatan Suluova, şunları kaydetti:
“Elimizden ne geldiyse yaptık. Diyetisyenlerle görüştük. Çünkü hastalığı süresince çok kilo kaybetmişti. Kilosu düzenlendi. Psikolog ile görüştük. Fizik tedavi ve rehabilitasyonda tedaviler yürüttük. Birçok branşla tedavisini yürüttük ve başarıya ulaştık. Yürümeyi çok istedi. Zaten fizik tedavi ve rehabilitasyonda hastanın yürümeyi istemesi çok önemli. Bizim onula iletişime geçmemizden mutlu olduğunu söyledi. ‘İyi ki sizler varsınız’ dedi. Yürüyemeyecektim diye düşünmüş. Hastamız tedavi olmasaydı yatağa bağlı halde kalırdı.”
Uluer’e tedavi uygulayan uzman fizyoterapist Mukaddes Betül Reyhan da kendisiyle hastanede tanıştığını, hastasının zayıflayan kaslarını güçlendirip yürümesini sağlamak için tedavi programı uyguladığını anlattı.
Reyhan, hastasıyla arasında duygusal bir bağ oluştuğunu vurgulayarak, “Hastam yürüdüğü için mutluyum. Çalışmalarımız devam ediyor. Kısa bir sürede eski günlerine döneceğini düşünüyorum.” dedi.
Hastane başhekimi Prof. Dr. Yekta Öncel ise Uluer’in hastaneye kucakta geldiğini artık rahat bir şekilde yürüdüğünü anlattı.
]]>Paris 2024 Olimpiyatları’nın 6. gününde Voleybol takımı C Grubu’nda Dominik Cumhuriyeti ile karşılaştı. Milli boksör Hatice Akbaş, kadınlar 54 kg çeyrek finalinde Moğolistan’dan Enkhjargal Munguntsetseg’i 5-0 yenerek yarı finale yükseldi. Okçulukta Abdullah Yıldırmış, Ulaş Berkim Tümer ve Elif Berra Gökkır mücadele verdi. Boksta ise bugün Busenaz Sürmeneli, Buse Naz Çakıroğlu ve Hatice Akbaş ringe çıktı. Yüzmede Berke Saka ile Ecem Dönmez, Ela Naz Özdemir, Gizem Güvenç ve Zehra Duru Bilgin’den oluşan 4×200 kadın bayrak takımı havuza girdi. Yelkende Yiğit Yalçın Çıtak, Merve Vatan ve Ecem Güzel yarışmalara katıldı. Atletizmde ise Salih Korkmaz erkeklerde, Meryem Bekmez kadınlarda 20 km yürüyüş kategorisinde yarıştı.
Türkiye için Olimpiyatların altıncı gün (01.08.2024) sonuçları şöyle:
Voleybol Kadınlar
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda Voleybol Kadınlar’da Filenin Sultanları grubundaki ikinci maçta Dominik Cumhuriyeti ile karşılaştı. Sultanlar rakibini 3-1’lik skorla mağlup etti. Filenin Sultanları, bu galibiyet sonrası adını çeyrek finale yazdırdı.
Okçuluk
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda Okçuluk Erkekler Bireysel Son 64 Turu’nda milli okçumuz Muhammed Abdullah Yıldırmış, ABD’li Brady Ellison ile mücadele etti. Müsabakayı dünya 7 numarası rakibine karşı kaybeden Muhammed Abdullah Yıldırmış turnuvaya veda etti.
Olimpiyat Oyunları’nda milli okçu Elif Berra Gökkır, kadınlar bireysel ilk turunda Malezya’dan Nurul Azreena Fazil’i 6-0 yenerek son 32 turuna yükseldi.
17 yaşındaki milli okçu Elif Berra Gökkır, kadınlar bireysel son 32 turunda İran’dan Mobina Fallah’ı 6-0 yenerek son 16 turuna yükseldi. Okçuluk kadınlar bireyselde son 16 turu ve devamındaki tüm turlar 3 Ağustos Cumartesi günü yapılacak. Milli sporcu son 16 turunda Japonya’dan Satsuki Noda ile karşılaşacak
Boks
Olimpiyat Oyunları’nda milli boksör Hatice Akbaş, kadınlar 54kg çeyrek finalinde Moğolistan’dan Enkhjargal Munguntsetseg’i 5-0 yenerek yarı finale yükseldi. Yarı finale kalarak madalyayı garantileyen milli sporcunun finale yükselme mücadelesi 4 Ağustos Pazar günü yapılacak.
Boks Kadınlar 66 Kilogram’da ringe milli eldiven Busenaz Sürmeneli çıktı. Dünya 1 numarası ve son Olimpiyat şampiyonu milli sporcumuz Busenaz Sürmeneli, Dünya 12 numarası rakibi Polonyalı Aneta Rygielska ile karşılaştı. Busenaz Sürmeneli rakibini 4-1 yenerek çeyrek finale yükseldi.
Boks Kadınlar 50 Kilogram’da dünya 1 numarası Buse Naz Çakıroğlu da Meksikalı Fatima Herrera ile karşılaştı. Çakıroğlu, rakibini 5-0 ile eleyerek Çeyrek finale yükseldi. Buse Naz Çakıroğlu 3 Ağustos’ta Çeyrek Final mücadelesine çıkacak.
Atletizm
Olimpiyat Oyunları’nda Atletizmde Salih Korkmaz ve Meryem Bekmezci 20 Kilometre Yürüyüş yarışlarında mücadele etti. Salih Korkmaz, Erkekler 20 Kilometre Yürüyüş müsabakasını 1 saat 29 dakika ve 5 saniyelik dereceyle 45. sırada tamamladı. Meryem Bekmezci ise, Kadınlar 20 Kilometre Yürüyüş müsabakasında 1 saat 38 dakika 6 saniyelik derecesiyle 40. oldu.
Yüzme Kadınlar
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda Yüzme Kadınlar 4×200 Metre Serbest Bayrak Yarışı Elemeleri’nde Ecem Dönmez, Ela Naz Özdemir, Gizem Güvenç ve Zehra Duru Bilgin mücadele etti. Müsabakayı 8.05.18’lik dereceyle 8. sırada bitiren ve genel klasmanda da 16. sırada yer bulabilen milliler, oyunlara veda etti.
Yüzme Erkekler
Milli yüzücü Berke Saka, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda yarıştığı 200 metrede yarı finale çıkamadı. Paris’teki La Defense Arena’da yapılan erkekler 200 metre karışık elemelerinde mücadele eden ve serisini 2.01.99’luk dereceyle 4’üncü bitiren Berke Saka, genel sıralamada 17’inci sırada yer aldı ve yarı finale kalamadı.
Yelken
Olimpiyat Oyunları’nda milli yelkenci Yiğit Yalçın Çıtak, ILCA 7 kategorisinde ilk yarışı 18, ikinci yarışı 13. sırada bitirdi. İlk günü genel klasmanda 43 sporcu arasında 15. sırada tamamlayan milli sporcunun mücadelesi yarın iki yarışla daha devam edecek.
Olimpiyat Oyunları’nda milli yelkenci Ecem Güzel, ILCA 6 kategorisinde ilk yarışı 9. sırada tamamlarken ikinci yarış olumsuz koşullar nedeniyle yarına ertelendi.
Milli sporcu Merve Vatan’ın mücadele ettiği kadınlar Yelken IQ Foil’de bugün 3 yarış yapıldı. Genel sıralamada 18. sırada yer alan Merve Vatan’ın olimpiyat mücadelesi sona erdi.
]]>Tarihin en büyük rehine takaslarından biri Türkiye’de gerçekleşti. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ankara Esenboğa pistlerine inen yedi ayrı uçak ile yedi ülkeden 26 şahsın değişimini içeren operasyona Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı imza attı. Taraflar arasında gerçekleşen takas ile rehineler ülkelerine döndü. İlk adımı Temmuz ayında atıldan operasyon başarıyla tamamlandı.
Ankara’da yapılan bu operasyon son yıllarda ABD, Rusya ve Almanya arasında gerçekleşen en geniş kapsamlı rehine değişimi olarak tarihe geçti. Edinilen bilgiye göre, operasyonun diyalog kanallarının kurulması MİT tarafından sağlandı. İstihbarat diplomasisini etkin şekilde kullanan MİT’in organizasyonu ile Temmuz 2024’te taraflar Türkiye’de bir araya getirildi. ABD, Almanya, Polonya, Norveç, Slovenya ile Rusya ve Belarus’ta cezaevinde bulunan Batı ülkeleri vatandaşları ile Rusya vatandaşları arasında gerçekleştirilecek takas faaliyetinin müzakereleri yapıldı. MİT, müzakerelerin başından sonuna kadar arabuluculuk faaliyetini yürüttü. Operasyona taraf olan ülkelerin uzun süredir istediği takasta önemli isimler yer alıyor. Rusya Federasyonu’nda cezaevinde bulunan The Wall Street Journal muhabiri Evan Gershkovıch ile ABD Deniz Piyadesi Paul Whelan, Belarus’ta cezaevinde bulunan Almanya vatandaşı paralı asker Rico Krieger, Rus muhalif İlya Yashin ve Almanya’da cezaevinde bulunan FSB subayı Vadim Krasikov gibi kamuoyunda adı sıkça duyulan isimler takas listesinde yer aldı.
Takas Operasyonunu MİT Yönetti
Edinilen bilgiye göre, Ankara’da yedi ayrı ülke arasındaki bu takas operasyonu, müzakere sürecinin en başından, takasların gerçekleştirildiği son ana kadar MİT tarafından yönetildi. Takas faaliyetinin bütün güvenlik önlemleri, lojistik planlamaları ve ihtiyaçları MİT tarafından karşılanırken yine taraflar arasındaki iletişim ve koordinasyon da MİT üzerinden sağlandı. Takasın gerçekleştiği Ankara’da da rehinelerin değiş-tokuşu MİT’in kontrolünde yapıldı. Takas yapılacak rehine sayısının çok olması nedeni ile şahısların tamamı MİT personeli gözetiminde uçaklardan alınarak güvenli alanlara intikal ettirildi. Taraf ülkelerin tasdik işlemlerinin tamamlanması, rehinelerin sağlık kontrolleri ve talep edilen diğer ihtiyaçların karşılanması sonrasında rehineler gidecekleri ülkelerin uçaklarına MİT’in onayı ve talimatları ile yerleştirildi. Taraf ülkelerin uçaklarının dönüşü de yine MİT’in onayı ile gerçekleştirildi.
“MİT, Ülkeler Arasındaki Diyalogda Kilit Rol Üstleniyor”
Operasyona ilişkin MİT tarafından yapılan yazılı açıklamada Türkiye’nin uluslararası alanda barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik katkılarının devam ettiği vurgulanarak şu ifadelere yer verdildi:
“Dünya genelinde gerginliğin tırmandığı bu dönemde Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uluslararası alanda barış ve istikrarın sağlanması için katkı sunmaya devam etmektedir. Ülkeler arasındaki her türlü sorunda diyalog kanallarının sonuna kadar açık tutulması yönünde çağrılarını sürdüren Türkiye ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı, tüm tarafların bir araya geldiği ortak platformlar kurma ve arabuluculuk faaliyetleri gerçekleştirme yönünde adımlar atmaktadır. MİT, istihbarat diplomasisi başta olmak üzere tüm istihbarat araçlarını kullanarak uluslararası alanda çatışmaların çözümüne katkı sağlamaktadır.”
Rusya’nın takasta verdiği isimler şöyle:
Evan Gershkovich, Vladimir Kara-Murza, Lilia Chanysheva, Ilya Yashin, Ksenia Fadeev, Andrey Pivovarov, Paul Whelan, Alsu Kurmashev, Oleg Orlov, Sasha Skochilenko, Dieter Voronin, Kevin Leake, Rico Krieger, Patrick Schebel, Herman Moyges, Vadim Ostanin.
Gazeteciler, insan hakları savunucuları ve muhalif aktivistler, ayrıca eski bir Amerikan deniz piyadesi karşılığında, Batılı ülkeler şu kişileri vermeyi kabul etti:
Vadim Krasikov (Almanya), Artyom Dultseva (Slovenya), Anna Dulceva (Slovenya), Mikhail Mikushin (Norveç), Pavel Rubtsov (Polonya), Roman Seleznev (ABD), Vladislav Klyushin (ABD), Vadim Konoshchenko (ABD).
]]>Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği’nde değişiklik yapıldı. Yönetmelik değişikliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, kurulacak olan planlama komisyonu, milli eğitim müdürlüğünün uygun görüşü ve mahalli mülki idare amirinin onayı ile her yıl ocak ayı içinde oluşturulacak, hazırlanan çalışma takvimine göre bir yıl süre ile çalışacak.
Yatılı bölge ortaokulları ve pansiyonlu okullara yerleştirmeye ilişkin kriterler
Komisyon; taşıma merkezi okula uzaklığı 30 kilometreden fazla olan, taşınması ekonomik olmayan, iklimi veya ulaşım şartları taşımaya elverişsiz olan yerleşim birimlerinde ikamet eden ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerini yatılı bölge ortaokulları ve pansiyonlu okullara yerleştirdikten sonra taşıma hizmetinden faydalanacakları ve öğrencisi taşınacak yerleşim birimlerini gruplandırarak taşıma merkezi okulları ve kurumları belirleyecek.
Ayrıca, öğrencisi taşınacak yerleşim yerinin taşıma merkezine uzaklığının en az 2 kilometre olması esas olacak ve 30 kilometreden fazla mesafeden taşıma yapılmayacak ancak can güvenliğinin olmaması, iklim koşulları ve coğrafi şartların elverişsiz olması gerekçelerinden herhangi birine bağlı olarak planlama komisyonu kararı ve mülki idare amiri onayı ile 2 kilometreden az mesafeden taşıma yapılabilecek.
Taşıma merkezi okula uzaklığı 30 kilometreden fazla olan öğrencisi taşınacak yerleşim birimlerinde ikamet eden ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri yatılı bölge ortaokulları ve pansiyonlu okullara yerleştirilecek.
En az bir ders yılı parasız yatılı öğrenim gören ortaöğretim öğrencileri taşıma kapsamında değerlendirilebilecek
Öğrencisi taşınacak okul ve yerleşim birimlerinden can güvenliğinin olmaması, iklim koşulları ve ulaşım şartlarının elverişsiz veya taşıma maliyetinin yüksek olması gerekçelerinden birine bağlı olarak başka bir il veya ilçe sınırları içindeki taşıma merkezi okul ve kuruma taşınması; eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı tarafından düzenlenen inceleme raporu dikkate alınarak değerlendirme komisyonunca uygun görülenler hariç, ilçeler arası taşıma yapılamayacak.
Yerleşim biriminin belirlenmesi için kriterler
Öğrencisi taşınacak yerleşim biriminin belirlenmesinde, toplu taşıma hizmetinin bulunmaması, eğitime erişim ihtiyacı olan öğrencinin sürekli veya geçici ikamet ettiği yerleşim yerinde bu ihtiyacını karşılayacağı türde eğitim kurumu bulunmaması veya bu kurumların kapalı olması şartları birlikte aranacak. Öğrencisi taşınacak okulların belirlenmesinde ise öğrenci sayısı yetersizliği nedeniyle okulun kapalı olması, okulun güçlendirmeye alınması, yeniden yapılmak üzere yıkım kararı alınması; yangın, sel, deprem gibi doğal afetlere maruz kalması, can ve mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmedik olayların ortaya çıkması sonucu kullanılamaması şartları aranacak.
Olağanüstü hallerle ilgili durumlar
Bakanlığın yeni yönetmeliği ile olağanüstü durumlarda alınacak tedbirleri belirleyen hükümler altında yer alan “olağanüstü haller”in kapsamı genişletildi. Doğal afetler sonucu barınma yerleri zarar gören öğrencilerin taşıma uygulaması kapsamına alınması sağlandı ve bu doğrultuda mevzuata “Yangın, sel, deprem gibi doğal afetler nedeniyle yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici barınma merkezlerine yerleştirilen öğrenciler, öğrenci taşıma uygulaması kapsamına alınabilir” hükmü eklendi. Bunun yanında öğrencileri taşıma kapsamında olmayan yerleşim birimlerindeki okulların ve pansiyonların güçlendirmeye alınması, yıkılıp yeniden yapılması; yangın, sel, deprem gibi doğal afete uğraması halinde öğrencilerin ikamet veya geçici ikametlerinin öğrenim görülecek okula uzaklığı ve toplu taşıma hizmetleri göz önünde bulundurulmak suretiyle çözüm bulununcaya kadar öğrenciler, öğrenci taşıma uygulaması kapsamına alınabilecek.
Ücretsiz öğle yemeği uygulaması
Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında taşınan özel eğitim öğrenci ve kursiyerler dışındaki ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine öğle yemeği verilecek. İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine öğrenci taşıma uygulaması kapsamında öğle yemeği verilen okullarda açılan özel eğitim sınıflarına devam eden öğrenciler de bu hizmetten yararlandırılacak. Yemekler, 4734 sayılı kanun hükümlerine göre temin edilecek. Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında sunulacak yemek hizmeti alımlarında öğretmenevleri, yemek üretimi yapan döner sermayeli okullar ile ilgili mevzuatı doğrultusunda okul ve pansiyon yemekhanelerine öncelik verilecek. Yemek bedeli, ilgili okul ve kurum hesabına aktarılacak. Öğrenci taşıma uygulaması kapsamında yemek hizmeti sunulan okullarda eğitim gören kapsam dışındaki öğrencilerden Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı verileri dikkate alınarak okul müdürlüğü tarafından tespit edilenlere de öğle yemeği verilebilecek.
]]>(EDİRNE) – Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Celal Karlıkaya, “Akciğer kanseri dünya genelinde yılda 1.7 milyon insanı öldürmektedir. Ülkemizde her yıl 30- 40 bin vatandaşımız bu hastalığa yakalanmaktadır” dedi.
Karlıkaya, 1 Ağustos Dünya Akciğer Kanseri Günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu. Karlıkaya, “Tütün ürünleri kanser ölümlerinin yüzde 22’sinden, akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin ise yüzde 71’inden sorumludur” ifadelerini kullandı
Karlıkaya, şunları kaydetti:
“Dünya Akciğer Kanseri Günü, akciğer kanserinin önlenmesi ve erken teşhisi konusunda farkındalığı arttırmayı ve insanları bilgilendirmeyi amaçlayan dünya genelinde kabul gören bir gündür. Akciğer kanserinin bireyler, aileleri ve tüm toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini ve bu hastalıkla mücadeleye yönelik acil gereksinimleri anımsatmak amaçlanır. Akciğer kanseri, akciğerlerdeki hücrelerin normalden saparak hızla tümörlere dönüşmeye, nihayetinde tüm vücuda yayılarak organizmanın ölümüne kadar yol açabilen, çok sinsi ve hafif veya şiddetli çok değişik belirtiler verebilen bir hastalıktır. Türkiye’de her yıl 30- 40 bin vatandaşımız akciğer kanserine yakalanmakta ve ne yazık ki çok büyük bir oranda teşhisten sonraki yıl içinde kaybedilmektedir.Akciğer kanseri, kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir ve dünya genelinde yılda 1.7 milyon insanı öldürmektedir.
“Risk 30 kata kadar daha yüksektir”
En önemli nedeni başta sigara olmak üzere tütün kullanımıdır. Tütün ürünleri kanser ölümlerinin yüzde 22’sinden, akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin ise yüzde 71’inden sorumludur. Akciğer kanseri konusunda hekimler uyardığında ‘hiç sigara içmemiş kişilerin de akciğer kanseri olduğu’ söylemi sigarayı bırakmak istemeyen kişiler için adeta denize düşmüş kişinin sarıldığı yılandır; kendini kandırmadır. Verilere göre akciğer kanseri hastalarının sadece yüzde 10’undan azı hayatında hiç sigara içmemiştir. Bu kişiler de çoğunlukla mesleki nedenlerle veya nadir risklerle karşılaşmaya bağlı hasta olmuşlardır.
“Erken tanı çok önemli”
Başta sigara olmak üzere, her türlü tütün ürünü, elektronik sigaralar, çocuk yaşta ortaya çıkan bağımlılık salgını sonucu, esrar veya tiner vb. solunan sentetik uyuşturucu maddeler akciğer kanserine yol açabilmektedir. Sigara ve her türden bağımlıklar kişinin kendilik bilincini azaltarak sağlıklı beslenme, spor gibi yararlı eylemlerden de uzaklaşmasına yol açabilir. Sonuçta hem birey kendi vücuduna hem ruhsal durumuna hem de topluma, ülkesine ağır yıkımlara yol açma yolunda ilerlemektedir. Erken evrede tanı konulması akciğer kanserinin tedavisinde çok önemlidir. Erken evrede tanı ile sağ kalım oranı ortalama yüzde 70’tir.
“Dumansız hava sahası unutulmamalı”
Ancak, erken evrelerde belirtilerin genellikle hafif veya belirsiz olması nedeniyle, birçok hasta ileri evrede teşhis edilmektedir. Düzenli sağlık kontrolleri ve akciğer kanserine özgü tarama testleri, erken teşhis için en etkili yöntemlerdir. Özellikle sigara içen ve mesleki olarak risk altında bulunan bireylerin bu konuda bilinçlenmesi, özellikle 35- 40 yaşından sonra başta solunum işlevleri, belirti ve bulgular açısından hekim kontrolünden geçmesi gereklidir. Göğüs Hastalıkları uzmanlarının mesleki derneği olan Türk Toraks Derneği ve Tabip Odaları gibi tüm hekim ve diğer sağlık meslek örgütleri halkımızın sağlığı ve sağlamlığını önceleyen kurumlardır. Kendi üyelerinin daha yetkin, başarılı hekimler olmasına gayret ederken halkın sağlık eğitimi ve ulusal halk politikaları geliştirmeye de gayret etmektedirler.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Avrupa Öğrencileri Derneği iş birliğiyle 26 Temmuz-3 Ağustos tarihlerinde organize edilen “Uluslararası Yaz Üniversitesi” projesi kapsamında 2 gün sürecek Gençlik Hakları Çalıştayı başladı. Çalıştaya, Avrupa’nın dört bir yanından ve İzmir’den gençler katılıyor.
Küresel ısınma, gençlik hakları, iklim krizi, biyoçeşitlilik, deniz ekolojisi gibi gündemlerin ön planda olduğu çalıştay ile farklı kültürlerden gençler bir araya gelecek. Program kapsamında Genç İzmir gönüllüleriyle birlikte eğitimler de verilecek.
“Gençler tekrar bir araya getirilecek”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Nursema Vakamatsu, “Başkanımızın gençlik politikası vizyonu ve misyonu doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Genç İzmir olarak Yaz Üniversitesi projesi kapsamında uluslararası sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği temelinde gençlik hakları çalıştayı yapıyoruz. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden 21 katılımcı, Türkiye’den de 21 gönüllü gencimiz var. Gençler uluslararası etkileşim içindeler. Gençlerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Çalıştayımızda eğitimler, oturumlar var. Gençlik üzerine çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarımızdan, paydaşlarımızdan eğitmenler gelecek, atölyeler düzenlenecek, proje yazma eğitimleri verilecek. Bu çalıştayın sonunda 5 proje çıkmasını planlıyoruz. 5 projeyle çalıştayı kapatacağız. Gençlerimiz tekrar bir araya getirilecek. Bu projeyi ileriki yıllarda da daha farklı iş birlikleriyle güçlendirmeyi planlıyoruz” dedi.
“Bu fırsat kaçmazdı”
Genç İzmir’in çok sayıda etkinliğine katıldığını ve mutluluk duyduğunu belirten üniversite öğrencisi Bahattin Çataltepe, “Kamp, deniz, aqua park gibi birçok etkinliğe katıldım. Burada amacım sosyalleşmekti. Ayrıca yabancı dilimizi geliştirmemize de katkı sağladı. Bu fırsat kaçırılmazdı. Yurt dışından gelen arkadaşlarımızla sürdürülebilirlik eğitimini İngilizce alacağız” ifadelerini kullandı.
“Burada olduğum için mutluyum”
Sosyal hizmet uzmanı olarak görev yapan Filiz Ezgin ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi bize fırsat veriyor. İzmir çok fazla kültürün bir arada yaşadığı bir şehir. Belediyenin genç bakış açısını yönetime dahil etmeye çalışması avantaj sağlıyor. Şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Bugün yabancı arkadaşlar edineceğiz, yaşıtımız gençler neler yapıyor, ekosistem konusunda dünya nasıl bir bakış açısına sahip, bunları öğreneceğiz. Burada olduğum için mutluyum” ifadelerini kullandı.
“İzmirli gençler çok umutlu”
Üniversite öğrencisi Eren Bice de, “Bugün burada gençlik hakları üzerine bir çalıştayımız var. Belediyemizin yaz üniversitesi projesinin de devamı. Sürdürülebilirlik, Birleşmiş Milletler’in kalkınma hedefleri, gençlik hakları gibi içeriklerimiz var, onları işleyeceğiz. Uluslararası projelere AB’nin çok güzel bir desteği var. Belediyemizin de bu projelere destek vermesi çok kıymetli. Hatta gelecekte kendi projelerini üretebilmesi ve bölgedeki gençlere dağıtabilmesi de önemli. İzmirli gençler çok umutlu” diye konuştu.
“Yereli tanıdım, çok beğendim”
Hollanda’dan gelerek programa katılan Veronique van der Vorm, “Türkiye’ye ilk gelişim ve çok sevdim. Kültürü çok güzel. Genel olarak insanlar sıcakkanlı. Mükemmel bir deneyim oluyor. İzmir’e tatile gelebilirsiniz ama bu daha da güzel. Yerel kültürü tanıma fırsatı buldum. Gerçekten çok beğendim” dedi.
]]>(İZMİR) – İzmir’de meslek ve çevre örgütleri, İzmir’in Çernobil’i olarak bilinen nükleer atıkların bulunduğu eski kurşun fabrikası alanında yapılan temizlik çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 14 soru yöneltti. Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden Ahmet Avni Atayol, “Alandaki atıkların çevre ve halk sağlığına yönelik daha fazla tehdit oluşturmaması için temizlik süreci ile ilgili yapılacak çalışmaların baştan sona her aşamada şeffaf bir şekilde yürütülmesi, bağımsız uzmanlar tarafından denetlenmesi ve kamuoyunun şeffaf ve sağlıklı şekilde bilgilendirilmesi önem taşımaktadır” dedi.
İzmir’in Gaziemir ilçesi Emrez Mahallesi’ndeki “İzmir’in Çernobili” olarak bilinen eski kurşun fabrikasının olduğu 70 dönümlük arazide gömülü bulunan nükleer atıklarla ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Nükleer Atık Kurumu ile birlikte yürüttüğü çalışma tamamlanmıştı. Yaklaşık 17 yıldır çevre mücadelesinin verildiği ve 500 bin ton nükleer atığın bulunduğu İzmir’in Çernobil’i için EKOVAR A.Ş., 23 Temmuz’da temizlik çalışmalarına başlamıştı.
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, EGEÇEP ve İzmir Yaşam Alanları, nükleer atıkların olduğu bölgede basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay da katıldı.
Atayol: “Çalışmaların baştan sona her aşamada şeffaf bir şekilde yürütülmesi önem taşımaktadır”
Bileşenler adına açıklamayı okuyan Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi üyesi Ahmet Avni Atayol, alandaki 260 ton radyoaktif atığın temizlenmesi için iki kez sürecin başladığını ancak herhangi bir işlemin başlatılmadığını hatırlatttı. Atayol, şunları söyledi:
“Bugün yine bir kez daha; şeffaf ve denetlenebilir olmayan, yerel yönetimler ve uzman meslek odaları gibi paydaşlarla paylaşılmayan, 17 yıldır atıklarla iç içe yaşayan halk bilgilendirilmeden yürütülmek istenen bir temizlik süreci başlatıldığına şahit oluyoruz. 23 Temmuz Salı günü itibarı ile alanda iş makinaları ile çalışmalara başlandığı görülmüştür. Aynı gün basında; alanda gömülü tehlikeli ve radyoaktif atıkların Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Nükleer Denetleme Kurumu gözetiminde ‘konusunda uzman ekipler’ tarafından bulunduğu yerden kaldırılacağına ve yapılacak çalışmaların finansmanının ‘araziyi satın alan firma’ tarafından sağlanacağına ilişkin haberler yer almıştır. Alandaki atıkların çevre ve halk sağlığına yönelik daha fazla tehdit oluşturmaması için temizlik süreci ile ilgili yapılacak çalışmaların baştan sona her aşamada şeffaf bir şekilde yürütülmesi, bağımsız uzmanlar tarafından denetlenmesi ve kamuoyunun şeffaf ve sağlıklı şekilde bilgilendirilmesi önem taşımaktadır.”
Bakanlığa 14 soru
Atayol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Nükleer Düzenleme Kurumu’na sürece ilişkin şu soruları yöneltti:
“- Çalışmalar 10.08.2017 tarihli ÇED Olumlu Kararı verilen proje kapsamında mı yürütülecektir? Projede değişiklikler yapıldıysa yeni bir Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci yürütülmüş müdür?
– Alandaki radyoaktif ve tehlikeli atıkların uzaklaştırılması konusunda yapılacak çalışmalara ilişkin planların inceleme ve onay süreçleri nasıl yürütülmüştür?
– Çevresel İyileştirme Planı kapsam ve içeriği nedir? Bu planda daha önce tespit edilen eksiklikler nelerdir? Bu eksiklikler hangi ilave önlemlerle giderilmiş ve planlar onaylanmıştır?
– Alanda hangi teknik ve yöntemlerle çalışma yapılacaktır? Alandan uzaklaştırılacak atık miktarı ve niteliği nedir; bu atıklar nasıl taşınacak, nerede ve nasıl bertaraf edilecektir?
– Atıkların ayrıştırılması ve taşınması sırasında ortaya çıkacak çevresel etkilerin önlenmesine yönelik nasıl bir çalışma yürütülecektir? Gerek işçi sağlığı ve güvenliği gerekse çevre ve halk sağlığı konularında alınan önlemler nelerdir?
– Alandaki çalışma hangi kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülmektedir? Alanda yürütülecek çalışmalara ilişkin program, takvim ve süreç nedir?
– Çalışmaların denetimi hangi kurum ve kuruluşlar tarafından yapılmaktadır?
– Alanda çalışan ve çalışmaları denetleyen özel kuruluşlar bünyesindeki “konusunda uzman ekiplerin” bu alandaki geçmiş deneyim ve uzmanlıkları nelerdir?
– Atıkların miktarına, niteliklerine ve alandaki dağılımına ilişkin tespitleriniz nelerdir?
– Alanda mevcut kirlilik ve etkilerine yönelik izleme ve ölçümler düzenli olarak gerçekleştirilmekte midir?
– Çalışmalarda gömülü atıkların çıkarılması sırasında karşılaşılabilecek acil durumların anında tespiti amacıyla, alanda radyoaktivite ve diğer tehlikeli maddelere yönelik anlık yersel ve atmosferik izleme yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa şu ana kadar tespit edilen değerler nedir?
– 23.07.2024 tarihinden itibaren alanda ne kadar kazı çalışması yapılmış ve malzeme çıkarılmıştır? Alan dışına çıkarılan malzeme var mıdır, varsa nitelik ve miktarı nedir?
– Çalışmada çıkarılan malzemede radyoaktivite ve diğer tehlikeli maddelere yönelik anlık izleme yapılmakta mıdır ve daha detaylı analizler için numune alınmakta mıdır? Yapılıyorsa şu ana kadar tespit edilen değerler nedir?
– Başlatılan ‘temizlik’ çalışması sonrasında alanın kullanımı için ‘arazinin yeni sahipleri’ tarafından ilgili kurumlara iletilen bir talep ve planlama var mıdır?”
Yetkili kurum ve kuruluşları, şeffaf ve denetlenebilir bir süreç yürüterek çevre ve halk sağlığını korumaya ve kamuoyunu sürekli bilgilendirmeye davet eden Atayol, taleplerini şöyle sıraladı:
“Çevresel iyileştirme planı, iş termin planı, analiz raporları ile birlikte konu ile ilgili belgelerin tamamının kamuoyuyla paylaşılması; alandaki tüm çalışmaların, radyoaktif kirlilik yaşanan alanların temizlenmesi ve rehabilitasyonu konusunda uzman ve benzer iş deneyimine sahip uluslararası akredite kuruluşların denetiminde; ayrıca uzman meslek odaları ve yerel yönetimlerin temsilcileri ile bağımsız uzman/akademisyenlerin katılımıyla kurulacak bir komisyonun gözetiminde gerçekleştirilmesi; alandaki tüm kirleticilere (radyoaktivite ve diğer tehlikeli maddelere) yönelik sürekli izleme yapılarak ölçüm sonuçlarının paylaşılması ve alana kameralar yerleştirilerek alandaki çalışmaların kamuoyu tarafından sürekli izlenebilir duruma getirilmesi; ilk üç maddedeki koşullar sağlanıncaya kadar alandaki çalışmaların durdurulması taleplerimizi ve çağrımızı yetkili ve görevli kurumlara iletiyoruz.”
Işık: “Bir bilgilendirme alamadık”
Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık da şunları kaydetti:
“Bu sürecin içerisinde yerel yönetimlerinin, bilim insanlarının ve çevre örgütlerinin mutlaka bu sürecin içerisinde istiyoruz. Ancak geçtiğimiz hafta içerisinde başlanan çalışmaları biz zabıtamızla, meclis üyelerimizle, muhtarlarımızla gün be gün izledik. Bir bilgilendirme alamadık. Geçtiğimiz cuma günü Çevre Şehircilik Bakanlığı’nı benim aramam üzerine bir firma yetkilisi gelip bir açıklama yapacağını söyledi. Ancak bugüne açıklama olmadı. Yarın Ankara’dan firma yetkililerinin gelip bu konuda bu bahsettiğimiz bileşenlere bir açıklamada bulunmasını bekliyoruz.”
Kınay: ” Türkiye’nin atık çöplüğü örneğinin daha önce yaşadığımız örneklerin de bir benzeridir”
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı olduğu dönemden bu yana alana ilişkin soruların yanıtsız kaldığını hatırlatan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Gaziemir örneğinin ülkenin atık politikasına ilişkin sorunları gün yüzüne çıkardığının altını çizerek şunları söyledi:
“Süreç aynı sorularla, aynı açıklamalarla ve aynı çözümsüzlükle bugün geldiğimiz noktada devam ediyor. Karabağlar Belediye Başkanı olarak Karabağlar’a bağlı Aydın Mahallesi’ni de etkileyen ve sınırımızda olan bir alanla ilgili bugün sorulan tüm soruların meslek odalarının uzmanlıklarıyla beraber bilimsel ve teknik altyapı raporları, bilgi ve belgeleriyle yıllardır sorduğumuz sorularla birlikte olduğunu tekrar hatırlatarak bu soruların cevapları verilmeden, kamuoyu aydınlatılmadan, bu sürecin içerisindeki her bir çalışmanın doğru planlı şekilde yapılmadan yürütülmesi halinde bu sorunların büyüyerek devam edeceğini paylaşmak istiyorum. Gaziemir’deki 17 yıldır yaşanan örnek Türkiye’nin atık çöplüğü örneğinin daha önce yaşadığımız örneklerin de bir benzeridir. Bir daha yaşanmaması adına buradaki mücadelenin buradaki soruların cevaplarının verilmesi bizlerin de kent savunucuları, yaşam savunucuları, belediye başkanları ve bu ülkenin her biri bileşeni olarak bu mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız.”
Akdemir: “Yangından mal taşınıyor gibi burada hemen çalışmalar başladı”
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sözcüsü Aykut Akdemir, alanda yaşanan ‘mülkiyet’ sorununa dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu mücadele sürdüğü dönem boyunca bu alanla ilgili ana sorunun bir mülkiyet sorunu olduğu, kapatılan kurşun fabrikasının sahiplerinin kendi aralarında sorun yaşadığı, bundan dolayı burada hiçbir işlem yapılamadığına dair yıllarca Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nden cevaplar aldık. Buranın sorunu mülkiyet sorunu değil. Şu an yaşanan sorun da bir mülkiyet sorunu değil. Yıllardır burada yaşanan çevre ve insan sağlığına verilen zarar. Sorun şurada. Mülkiyet sorunu çözüldüğünde sanki yangından mal taşınıyor gibi burada hemen çalışmalar başladı. Asıl sorun burası. Biz hukuka olan saygımızla sorularımızla bir talepte bulunduk. Ama biz bunun arkasını biliyoruz. Bu alanın mülkiyetinin değişmesiyle, değerinin değişmesi ve buradaki kirlilik yaratan bütün atıkların da kaldırılırken aynı şekilde çevreye zarar verecek alana taşınacak olması, taşınırken yapılacak olan bütün hatalardan kaynaklı yine çevre ve aksamına zarar vereceğini biliyor. Buna karşı da mücadele etmekten de bir adım geri duymayacağımızı bir daha söylüyoruz. Rantın talanın uğruna halkın ve çevrenin sağlığından vazgeçmeyeceğiz.”
]]>Sivas’ta Şeyh Şamil Mahallesi Hazma Yerlikaya Caddesi’nde bulunan 1 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde 5 yıldır çözülemeyen kiracı mal sahibi anlaşmazlığı adeta yılan hikayesine dönüştü. 2018 yılında İl Sağlık Müdürlüğü, Veli Uzun’a ait 200 metrekarelik dükkanı Aile Sağlığı Merkezi olarak kullanmak üzere kiraladı. Bölgede aynı amaçla kullanılacak bir kamu binası inşa edildiği için sözleşme 1 yıllık yapıldı. 1 yıl dolunca binada hizmet veren aile hekimleri binadan çıkmazken, mal sahibi ile sözleşme de yenilemediler. İddiaya göre mal sahibinin tüm ısrarlarına rağmen doktorlar ne binayı terk ettiler ne de sözleşme imzalamaya yanaştılar. Dönemin İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, kendi sözleşmeleri sona erdiği için sorumluluklarının kalmadığını belirterek, itlafa müdahil olmadı.
Konu Yargıtay’a taşındı
Mal sahibi ve kiracı doktorlar arasındaki anlaşmazlık yargıya taşındı. Uzun, dükkanında bulunan doktorlardan şikayetçi oldu. Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi mal sahibinin aleyhinde karar verince konu Yargıtay’a taşındı. Uzun ailesi doktorların mülklerinde işgalci olduğunu belirtirken, karşı taraf kamu hizmeti yapıldığı şeklinde kendini savundu. Ayrıca ortada bir sözleşme bulunmamasına rağmen doktorlar mal sahibinin hesabına bin 500 TL, 2 bin TL, son olarak ta 4 bin TL gibi düşük oranlarda kira göndermeye devam etti.
“50 bin liralık dükkana 4 bin lira ödüyorlar”
Konuyla ilgili açıklama yapan Veli Uzun, “Sağlık ocağının bulunduğu mülkün sahibiyim. 2018 yılında Sağlık İl Müdürlüğü burayı benden aylık 2 bin 550 TL’ye kiraladılar. Bir yıl geçmesine rağmen kira ödemesi yapmadılar. 6 ay sonra biz yazılı beyanname ile kira ödemesi yapmadıklarını belirttik. Onlar da iki taraflı sözleşmenin iptal edilmesi için tahliye sözleşmesi imzalamamız gerektiğini söylediler, biz de iki taraflı sözleşmeyi imzaladık. İmzadan 6 ay sonra yine bize bir kira ödemesi yapmadılar. Biz de boşaltması için yazılı beyanda bulunduk. Onlar da ‘Biz buradaki doktorları çıkaramıyoruz, sizin çıkartmanız gerekiyor’ dediler. Mahkeme yoluna gittik. Mahkeme, iki yıl sonrasında tahliye kararı verdi ve tahliye kararına da uymadılar. İstinat mahkemesine gitti, istinattan da bir ay önce tekrar bir karar çıktı. Yeni bir sağlık ocağı olmadığı için buranın devam etmesine ve bizim de başvurumuzun reddine karar verildi. Devlet büyüklerimizden bu konuda bana yardımcı olmalarını istiyorum. Ben bunlardan daha kira talebinde bulunmuyorum, bir an önce tahliye etmelerini istiyorum. İlk olarak aylık 2 bin 550 TL olarak başladıkları kirayı bin 500 TL’ye düşürdüler. Şimdi ise 4 bine çıkartmışlar. Buranın bedeli 50 bin TL iken, onlar 4 bin TL ödüyorlar” dedi. – SİVAS
]]>Bilim insanları, demans riskini artıran 14 sağlık sorunu belirledi. Bu sorunların azaltılması ya da ortadan kaldırılması halinde teorik olarak dünyadaki demans vakalarının neredeyse yarısının önlenebileceği belirtiliyor.
Hakemli Lancet tıp dergisinin Demans Komisyonu’nun konuyla ilgili son raporuna göre, bu risk faktörlerinin hedef alınmasından en çok orta yaşlı insanlar ve yoksul ülkeler kazançlı çıkacak.
Demansla yaşayan insan sayısının 2050 yılına kadar neredeyse üç katına çıkarak 153 milyona ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünyada toplam 55 milyon insan demansla yaşıyor ve vakaların yüzde 60’ı düşük ve orta gelirli ülkelerde yoğunlaşıyor.
Demans, Alzheimer gibi bir hastalık beyindeki sinir hücrelerine zarar verip kafa karışıklığına ve hafıza kaybına yol açtığında ortaya çıkar; ancak yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değildir.
Demansın nedenlerinin çoğu, aileden miras aldığımız genetik faktörler gibi kontrol edemediğimiz şeylere bağlıdır.
Ancak uzmanlara göre riskimizin yüzde 45’i değiştirilebilir ve dolayısıyla azaltılabilir.
University College London’dan raporun başyazarı Profesör Gill Livingston’a göre “Harekete geçmek için hiçbir zaman çok erken ya da çok geç değil”.
“Hükümetler, sağlıklı yaşam tarzlarını herkes için mümkün olduğunca ulaşılabilir hale getirerek risk eşitsizliklerini azaltmalı.”
Araştırmacılar, bu konuda odaklanılması gereken bir öneri listesi hazırladılar:
Rapora göre bazı faktörler diğerlerine göre daha fazla risk oluşturuyor.
Örneğin, işitme kaybı ve yüksek kolesterolün giderilmesi halinde her biri demans vakalarının yüzde 7’sini önleyebilir.
Yaşamın erken dönemlerinde eğitimsizlik, yaşamın ilerleyen dönemlerinde sosyal izolasyon ve görme yetisinin azalması demansta büyük risk oluşturuyor.
Bazı uzmanlar verilere daha temkinli yaklaşıyor.
Edinburgh Üniversitesi Beyin Bilimleri Keşif Merkezi Direktörü Profesör Tara Spires-Jones’a göre, bu tür bir araştırma bu faktörlerden herhangi birini doğrudan demansla kesin olarak ilişkilendiremez.
Bununla birlikte, sağlıklı bir yaşam tarzının “beyin direncini artırabileceği ve bunamayı önleyebileceği” yönündeki kanıtların artmasına katkıda bulunacaktır.
Londra Queen Mary Üniversitesi’nden Profesör Charles Marshall, “Demans hastalarının farklı yaşam tarzı tercihleri yapmaları halinde demansı önleyebileceklerini ima etmeme konusunda dikkatli olmak gerektiğini” söylüyor.
Bir bireyin demansa yakalanma riskinin büyük bir kısmı kendi kontrolü dışındadır.
İngiltere’deki Alzheimer’s Research’ten Samantha Benham-Hermetz ise raporun bulgularını “çığır açıcı” olarak nitelendirdi.
“Pek çok insan demansı yaşamın ilerleyen dönemlerinde insanların başına gelen bir şey olarak düşünür, ancak demans yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değildir.”
Peki görme kaybı bunama ile nasıl bağlantılı olabilir?
Bilim insanları bunu tam olarak bilmemekle birlikte, yaşamın ilerleyen dönemlerinde görmenin belirli yönlerini işlemeye ihtiyaç duymaması nedeniyle beynin küçülmesinden kaynaklanabileceğini söylüyor.
Profesör Livingston, görme kaybının aynı zamanda “insanların hayatlarını kısıtlayabileceğini, daha az dışarı çıkmalarına, daha fazla izole olmalarına ve daha az yeni deneyime sahip olmalarına neden olabileceğini” söylüyor.
Bu nedenle görme bozukluklarının tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bazı pozitif veriler de var. İnsanların daha uzun yaşamasına rağmen, yüksek gelirli ülkelerde demansta bir azalma olduğu görülüyor ve bunun sigara içenlerin sayısının azalması gibi yaşam tarzı değişikliklerinden kaynaklandığı düşünülüyor.
Ancak ortalama yaşam süresinin uzaması, düşük gelirli ülkelerde demans vakalarının artmasına neden oluyor.
Prof Livingston, “12 yıl önce demans konusunda yapabileceğiniz hiçbir şey olmadığını söyleyebilirdiniz, ama durum gerçekten böyle değil” diyor.
]]>2024 Paris Olimpiyat Oyunları'nda akılalmaz bir olay yaşandı. Kadınlar 66 kiloda mücadele eden elcortezbet wiki İtalyan boksör Angela Carini, cinsiyeti tartışılan Cezayirli rakibi Imane Khelif ile yaptığı maçın ilk dakikasında sahadan çekildi. Khelif'in yarı finalde milli boksörümüz Busenaz Sürmeneli'nin rakibi olma olasılığı bulunuyor.
Imane Khelif'in karşılaştığı İtalyan kadın boksör Angela Carini sahadan çekildi. İtalyan boksör, mücadelenin başlamasının ardından çenesine aldığı darbe sonrası 46 saniye sonra mücadeleden çekilmek zorunda kaldı. Khelif'in kadınlar branşında yarışmaması gerektiği tartışılıyor.
]]>Küçük yaşlardan beri resim sanatıyla uğraşan 35 yaşındaki Erçetin, Marmara Üniversitesi İslam Tarihi ve Sanatları alanında yüksek lisansını tamamladı ve tezini “A. Süheyl Ünver’in Eyüp Defterlerinde Şehir Dokusu” başlığıyla hazırladı.
Sanat çalışmalarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Erçetin, ressam Cemal Toy ile tanıştıktan sonra kendisini sokakta çizmeye yönlendirdiğini belirterek, “Başlarda sadece sokakta perspektiflerimi oluşturup, kendi yoluma bakma niyetindeydim. Bir yandan da üniversiteye devam ediyordum. Sokağa dair çok fazla tutkum yoktu. 2013’te İslam Tarihi ve Sanatları yüksek lisans programına girdim. Eğitimim süresince Türk ve İslam sanatını incelemeye ve ayrı bir derinlik bulmaya başladım. Zaten sokaklarda Türk evlerini ve detayları çizerken geçmişteki insanların dünyasını fark etmeye başlamıştım. Yani ilk aydınlanma sokakta başladı.” diye konuştu.
“İstanbul çok büyük bir keşif alanı ve çok az insan bunun farkında”
Erçetin, 13 yıldır sokakları çizdiği defterleri biriktirdiğine işaret ederek, “Rahmetli Süheyl Ünver de bunu sıkı şekilde yapmış. O belge niteliğinde düşünmüş ve not almış. Ben biraz daha hasbihal gibi bakıyorum. Ölmeye yakın biriyle sohbet etme gibi düşünüyorum. Her sohbetimizde ben de ona dönüşüyorum. Çünkü formlar yok olduktan sonra o ruhlar da yok olacak. Yok oluş gerçekleşmeden önce sadır sadıra İstanbul’la sohbet etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’un büyüleyici bir şehir olduğunu vurgulayan Erçetin, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Milyonlarca insan İstanbul’un farkında değil. Burada yepyeni, unuttuğumuz bir dil var. Ben çizdikçe beni inşa etmeye başladığını ve eşyayla arada değişik bir bağ olduğunu fark ettim. Eşyanın tam olarak cansız olmadığını, konuştuğunu, çağırdığını düşünüyorum. Bu dili öğrendikten sonra zihniyetim, giyimim, kuşamım, tarzım her şeyim değişmeye başladı. Otantik bir kültürün yanı başındayız ama otantik olmayan bir zamanda yaşıyoruz. İstanbul çok büyük bir keşif alanı ve çok az insan bunun farkında.”
“Çizim yaptıkça anlam dünyasının bir parçası olmaya başladığımı gördüm”
Faruk Erçetin, eşyayla gerçek bir iletişim bağ kurulabildiğini dile getirerek, “Bu bağı eskiler kurmuş ama sonrasında unutulmuş. O yüzden şehir bambaşka bir şeye dönüşüyor. Hangi anlamı yüklersen şehir ona dönüşür. İnsan ruhuyla aynalama bir bağı var. Kolektif ruh nereye giderse, şehirde bunu izleyebilirsin. Çizim yaptıkça anlam dünyasının bir parçası olmaya başladığımı gördüm. Kendime ait bir fanusum oluştu. Bunu İstanbul ve sokak çizimi yaptı.” görüşünü paylaştı.
Resmin sadece tuvale veya kağıda çizilen izler olmadığına dikkati çeken Erçetin, her an zihninin içinde kareler halinde çizdiği bir sürü sahne olduğunu anlattı.
“Yaşlı biriyle tanışmışısınız ve öldüğünü duymuşsunuz gibi hissettiriyor”
Türk resminin iki yönü olduğunu söyleyen Erçetin, şunları kaydetti:
“İki hafızayı aynı anda taşıyoruz ve birbirlerinin geçişleri çok sert. İki dilli bir durumdayız. Bir dili bilen diğerini bilmiyor. Ben bu noktada ne eski ne de yeni hafızayı dışlamak istemiyorum. İki hafızanın da ürünü birisi olarak üretimimde iki dili de kendi tercihlerim neticesinde kullanabilme yeteneğine sahip olmalıyım. Resmin yeniden günlük hayatın içinde olması gerekiyor. Şu an bilinç üstümüzdeyiz, bilinç altımızla yüzleşmemiz gerekiyor. Bütün kurduğum, anlamaya çalıştığım şey bu.”
Erçetin, geçen yıl depremden önce Hatay’a giderek oradaki yapıları ve sokakları da çizdiğini belirterek, “Kuvvetle muhtemel Hatay’ı en son çizenlerden biriyim veya sonuncusuyum. Depremden bir hafta önce Hatay’a gidip çizdim. Çizdiğim mekanların daha sonra yıkıldığını öğrendim. Yaşlı biriyle tanışmışsınız ve öldüğünü duymuşsunuz gibi hissettiriyor.” dedi.
İstanbul’un sokaklarını büyük oranda çizdiğini ifade eden genç ressam, 13 yıl içinde bütün sokakları en az bir kez taradığını ve on binlerce çizim arşivlediğini sözlerine ekledi.
]]>Yaşar Üniversitesinin de içinde yer aldığı, İzmir Tarım Teknoloji Merkezi liderliğinde kurulan AgrInnovate EDIH isimli konsorsiyum, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerinin (ADİM) kurulmasına destek vermek için açtığı çağrı kapsamında Türkiye’den seçilen 5 konsorsiyumdan biri oldu. Avrupa Birliği’nde 151 merkezden oluşan ADİM ağına, Yaşar Üniversitesi de katıldı.
Yaşar Üniversitesi, destek almaya hak kazanan 5 konsorsiyum içinde yer alan 52 kurumdan ve bunların arasındaki 13 üniversiteden birisi oldu. AgrInnovate EDIH konsorsiyumu, öncelikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından yürütülen ulusal seçim sürecinde 80’den fazla başvuru arasından son 17’ye kalarak AB başvurusuna hak kazandı. AB tarafından açılan çağrıya yapılan başvuru neticesinde de Türkiye’den fon almaya hak kazanan 5 ADİM’den biri oldu. Çağrı kapsamında hibe almaya hak kazanan ADİM’ler, 1 Ocak 2025tarihinden itibaren hizmet vermeye başlayacak 48 ay boyunca çeşitli alanlarda dijitalleşmede dönüşüme öncülük etmek için faaliyetlerde bulunacak.
Dijital teknolojiyi kullanacak
İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM) liderliğinde kurulan AgrInnovate EDIH konsorsiyumu, tarımda dijital teknolojilerin geliştirilmesinin desteklenmesi amacıyla ulusal çapta faaliyet göstermek üzere bir araya geldi. Bu kapsamda, KOBİ’lere ve bu alanlardaki araştırmacılara destek verilerek tüm Türkiye’de tarım ve gıda sektörlerinde yapay zeka, nesnelerin interneti (IOT), blok zincir vb. ileri düzey dijital teknolojilerin bu sektörlere entegre edilmesi ve bu sayede verimliliği ve üretkenliği artırılması amaçlanıyor.
“Bu bir başlangıç”
Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, ” Bu yazdığımız proje aslında başlıca olarak İzmir Tarım Teknolojileri Merkezi (İTTM), Yaşar Üniversitesi, İzmir Ticaret Borsası üçlemesinde, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına kabul aldık. Kabul almak zordu. Çok gururluyuz. Yaklaşık 1 milyon Euro İTTM’ye hibe olarak geliyor. Çok güzel şeyler yapacağız, bu bir başlangıç. Bu proje İTTM’nin yazdığı ilk proje, arkası gelecek. Daha önceden Avrupa İnovasyon Topluluğu’nun Gıda kısmının üyesiyiz, Türkiye’deki tarım teknolojileri üzerine Çeşme’de çok güzel bir etkinlik yaptık. Avrupa fonlarını da kullanarak buraya teknoloji getiriyoruz, bilimsel araştırma yapıyoruz. Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültemizde verdiğimiz eğitimle Türk tarımının yeni teknoloji ile birlikte sürdürülebilir tarım yapılması ve ekonomiye değer katmak için bir hedefimiz var. Gelecek tarım ve gıdada. Özellikle Ege Bölgesi’nde bu daha da önemli. Bizim yapmamız gereken genç ve dinamik nüfusu tarıma yönlendirmek. İşletmecileri, mühendisleri, teknologları ile teknoloji ile barışık, kaliteli, çevreye duyarlı, sürdürülebilir tarımı öncelikle Ege Bölgesi’nden başlayarak tüm ülke geneline yaymak. Arkasından zaten gıda tedarik zinciri gelecektir.” şeklinde konuştu.
Kimler yer alıyor?
İTTM Tarım Teknolojileri Girişim A.Ş. liderliğinde kurulan AgrInnovate EDIH konsorsiyumunun ortakları arasında; İzmir Ticaret Borsası, Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR), Yaşar Üniversitesi, İmecemobil Tarım Platformu Elektronik Hizmetler Tic. A.Ş., Neohub Teknoloji Yazılım Pazarlama ve Danışmanlık A.Ş., Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) ve İzmir Kalkınma Ajansı yer alıyor. – İZMİR
]]>İzmir’de 12 Temmuz günü saat 18.00 sıralarında başlayan sağanakta, Bayraklı’da metrekareye 39,7 kilogram yağış düştü. Yağış nedeniyle Bayraklı ve Konak ilçelerinde bazı cadde ile sokaklar suyla dolarken, araç sürücüleri ve yayalar zor anlar yaşadı. Sağanaktan korunmak için kaçmaya çalışan Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay (44) da akıma kapılıp, bir anda yere yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamlarını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir’de, Özge Ceren Deniz Osmaniye’de toprağa verildi.
GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
Olay yerindeki mazgaldan 9 Ocak’ta dumanların çıktığı bir güvenlik kamerası görüntüsü de ortaya çıktı. Çevredeki esnafın durumu, o tarihte kurumlara ilettiği öğrenildi. İzmir’de 2 kişinin akıma kapılarak öldüğü yerde yapılan inceleme sonrasında belediye ve elektrik firması geldi, çözüm için çalışma yaptı. Çalışma ile yer altında kablolar, 50 santimetre daha aşağıya alındı. Destek belediye hizmetlerinin kabloları kapatmasından sonra bölgede tekrar elektrik verilip, yol trafiğe açıldı.

BİLİRKİŞİ: HER İKİ KURUMUN İHMALLERİ OLDUĞU KANAATİNE VARILMAKTA
Öte yandan bilirkişinin hazırladığı ön raporda, bir besleme devresine ait kablonun yağmur tahliye mazgalına sıkıştığı ve zedelendiği, ölümlere bu bölümdeki faz toprak arızasının neden olduğu belirtildi. Raporda, besleme devrelerine ait kabloların zeminden 36 ila 45 santimetre derinlikte olduğu, sıcaklığın olduğu yerde bu derinliğin 15 santimetreye kadar gerilediği, neredeyse mazgalın ulaşılabilirliğiyle aynı seviyeye geldiğine dikkat çekildi. Raporda, ilgili düzenlemeye göre, bu derinliğin normalde 60 ila 80 santimetre olması gerektiği vurgulandı. Raporda ayrıca, “Kablo derinliğinin 15 santimetreye ayrılmış konumunda, bu kadar küçük gömülüme derinliğe neden olan faktör; rögar kapağı bitişiğinden beyaz renkli drenaj borusunun kabloları kapağa doğru genişlemesi ve bu arada kablo koruyucu borunun bu bölümünün iptal edilmiş olması. İZSU uygulamalarından olan bu kırılması asli nedenlerinden biri olduğu inancındayız. Kabloların 36 ve 45 santimetre aralığında derinliğe gömülmüş olması, kazanın yaşanmış olması asli nedenlerden biri olarak GDZ Elektrik’in uygulamalarının sonucu olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak her iki kurumun ihmalleri olduğu kanaatine varılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

13 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında ilk olarak gözaltına alınan 30 kişiden 14’ü tutuklandı. Hakkında gözaltı karar verilen 2 şüpheliden birinin kanser tedavisi gördüğü, bir şüphelinin de yurt dışında olduğu belirtildi. Tutuklanan sanıklardan Zekeriya T. ise daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yürütülen soruşturma kapsamında 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatı ile 26 Temmuz’da İZSU’dan Adana Belediyesi Genel Sekreteri eski Genel Müdür Ali Hıdır Köseoğlu, Genel Müdür Gürkan Erdoğan, Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Gediz Elektrik’ten Dağıtım Genel Müdürü Uğur Yüksel, Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım, Operasyon Direktörü Sefa Pişkinleblebici, Planlama ve Teknoloji Direktörü Necati Ergin, Yapım İşleri Saha Sorumlusu Mürsel Arıcı, Yapım İşleri Sorumlusu Uzman Alper Doğan ve Gediz Elektrik personeli Halit Özpelit gözaltına alındı. 11 şüphelinin tamamı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ZİNCİRLEME KUSUR
Olayla ilgili yeni bilirkişi raporu da tamamlandı. 5 kişilik bilirkişi heyetinin tuttuğu raporda, olayın gerçekleşmesinde Deniz ve Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusuru olmadığı belirlendi. Raporda olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, kaçınılmazlık unsurunun ise bulunmadığı değerlendirildi. Buna göre, olayın gerçekleşmesinde, öngörülemeyecek ve önlenemeyecek olan herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığı kanaatine varıldı, olayın gerçekleşmesinde birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesi ile Deniz ve Öktemay dışında gelişen zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu tespit edildi. Bilirkişi raporunda, söz konusu olayın gerçekleştiği yerde iki kurumun da koruyucu ve önleyici tedbirler almadığı belirlendi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın ölümüne ilişkin soruşturmasını tamamladı. Gediz Elektrik Genel Müdürü Uğur Yüksel, İZSU Genel Müdürür Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Adana Belediyesi Genel Sekreteri İZSU eski Genel Müdür Ali Hıdır Köseoğlu, Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Metropol Bölge Müdürü Ali Arcan, Gediz Elektrikten Dağıtım Sistem İşletme ve Bakım Müdürü Ekrem Yıldırım ve Yapım İşleri Sorumlusu Uzmanı Alper Doğan’ın da aralarında bulunduğu 13’ü tutuklu 42 kişi hakkında 15’er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianame mahkemeye gönderildi. Sanıkların kusurlarının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alınmak suretiyle eylemlerinin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep edildi.
]]>DÜZCE Valiliği’nden yapılan açıklamada, Akçakoca ilçesinde, haşema ile havuza giren Meral Algül’ün (35) engellendiği sitenin yönetimi hakkında, genel kurul kararıyla, haşema ile havuza girmeyi yasaklamaları nedeniyle Anayasa’nın Temel Hak ve Özgürlükler İlkesi’nin ihlal edildiği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi.
Olay, 24 Temmuz’da Akçakoca ilçesinde, Akevler Plajı yanında bulunan yazlık bir sitede meydana geldi. Meral ve Muhammet Algül çifti, hafta sonunu geçirmek üzere yazlık sitede aldıkları daireye geldi. Kadın, kendilerine ait evin bulunduğu sitedeki ortak havuza inancı gereği giydiği haşema ile girdi. Bu sırada site yöneticisi Avni K. (67), uzaktan bağırarak havuza haşema ile girilmeyeceğini ve yasak olduğunu söyledi. Meral Algün duruma itiraz edince Avni K., kadının yanına doğru yöneldi. Bunun üzerine Meral Algün havuzdan çıkıp, cep telefonuyla yaşananları kayda almaya başladı. Görüntüde Avni K., Meral Algün’ün haşema ile havuza girmesinin yasak olduğunu söylerken, “Buranın kuralı var” dedi. Daha sonra havuzun yanına gelen güvenlik görevlisi Süleyman D. (64) de “Buraya haşema ile girmek yasak” dedi. Kadının girmeye devam edeceğini söylemesi üzerine güvenlik görevlisi, “Havuzu kapatmak zorunda kalacağım” dedi. Havuz, kadının girmemesi için kapatılırken, Meral Algün yaşananlara tepki gösterip şikayetçi oldu.
ADLİ KONTROLLE SERBEST KALDILAR
Avni K. ve Süleyman D. gözaltına alınırken, ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ ve ‘İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme’ suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. Yönetici ve güvenlik görevlisi çıkarıldıkları mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakılırken, haklarında adli süreç başlatıldı.
VALİLİK, SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Düzce Valiliği de konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Valilikten yapılan açıklamada, sitedeki havuz kenarında asılı olan ‘Haşema ile girilmez’ yazılarının kaldırıldığı belirtilerek, site yönetimi hakkında Anayasa’nın Temel Hak ve Özgürlükler İlkesi’nin ihlal edildiği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Akçakoca İlçemizde özel bir sitede 24.07.2024 tarihinde yaşanan tesettür mayosu (haşema) ile havuza giren vatandaşımıza müdahale edilmesi olayı ile ilgili olarak adli süreç başlatıldığı ve sürecin Cumhuriyet Başavcılığı koordinesinde sürdürüldüğü kamuoyu ile paylaşılmıştı. Ayrıca ayrımcılık içeren bu konu ile ilgili olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda idari işlemler uygulanmıştır. Emniyet ve zabıta ekipleri tarafından site havuzundaki ‘haşema ile girilmez’ yazıları tutanakla kaldırılmış, sağlık ekiplerimizce havuz işletimi denetlenmiştir. Akçakoca İlçe İnsan Hakları Kurulu tarafından Eşitlik ve Ayrımcılık Yasağı’nın ihlali tespitiyle İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 13’üncü Maddesi gereğince, fiilin dayanağı olarak gösterilen söz konusu tatil sitesinin 07.07.2024 tarihli Genel Kurul Kararının 9’uncu maddesi ve bu maddeye dayanılarak gerçekleştirilen uygulama ile Anayasa’nın Temel Hak ve Özgürlükler İlkesi’nin ihlal edildiğine, tespiti yapılan insan hakkı ihlali nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına, tatil sitesinin Genel Kurul Kararı ve site yönetiminin bu karara dayanarak gerçekleştirdiği ayrımcılık içeren uygulamanın incelenmesi ve idari yaptırım takdiri için Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK) gönderilmesine karar verilmiştir.”
]]>KAHRAMANMARAŞ’ta, depremde yıkılarak 35 kişinin hayatını kaybettiği ve daha önceki bilirkişi raporlarında zemin kattaki pastanede kolon kesildiği belirtilen Ezgi Apartmanı’yla ilgili Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce istenen bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda; sanıklardan tutuksuz müteahhit Yakup Aktaş (82) ile 12 yıl önce vefat ettiği için sanıklar arasında yer almayan statik proje müellifi inşaat yüksek mühendisi Kemal Türkarslan’ın asli kusurlu, 4 sanığın ise kusurlarının bulunmadığı kaydedilerek, kesildiği öne sürülen kolonun ise binanın yıkılmasında herhangi bir etkisinin bulunmadığı belirtildi.
?Merkez Onikişubat ilçesinin Alparslan Türkeş Bulvarı’nda bulunan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’nın depremde yıkılmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada, 7 yıl önce zemin katta bulunan pastanede kolon kesildiğinin öne sürülmesi üzerine savcılık tarafından görevlendirilen bilirkişi, statik projesinde zemin katta 40 santimetre çapındaki yuvarlak kesitli kolonun kesildiğini tespit etti. Bunun üzerine gözaltına alınan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (58) ile Mustafa Pekel (48) kolon kesme iddialarının asılsız olduğunu, iş yerinde demir boruya bağlı bir merdiven bulunduğunu ve tadilat sırasında bu merdivenin kaldırıldığını söyledi. Soruşturma kapsamında toplanan tüm delil, rapor, fotoğraf ve videolar nihai bilirkişi raporu için Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gönderildi. Buradan gelen bilirkişi raporunda müteahhit ve fenni mesul ile pastanede yapılan tadilatlardan sorumlu kişiler asli kusurlu belediyenin yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişiler ile belediyenin yapı kontrol birimi ve yapı kullanma izin belgesi düzenlenmeden önce binayı kontrol etmekle görevli kişiler tali kusurlu gösterildi.
OLASI KASTLA DAVA AÇILDI
Raporun ardından pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı (52) ve fenni mesul Mehmet Tekin (60) tutuklanırken, haklarında gözaltı kararı verilen ancak adreslerinde bulunmayan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartıldı. Soruşturma sonunda Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve Ertan Danacı hakkında ‘Olası kastla kasten öldürme ve yaralama’ suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş ve fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
‘BORU MU, KOLON MU OLDUĞU KESİN OLARAK SAPTANAMADI’
Davanın 3 Mayıs’ta görülen duruşmasında mahkeme heyeti, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi. 5 kişilik bilirkişi heyeti, dosya üzerindeki incelemesini tamamlayarak raporunu hazırladı. Mahkemeye gönderilen 96 sayfalık raporda, sanıklardan müteahhit Yakup Aktaş asli kusurlu gösterilirken, diğer sanıklar herhangi bir kusur atfedilmedi. Raporda, kesildiği öne sürülen kolonla ilgili şöyle denildi:
“Dosya içerisinde tartışılan bir adet merdiven direğinin kaldırılması hususuna yönelik yapılan teknik incelemede, beyanlarda geçen bu merdiven direğinin; mimari onaylı projesinde asma kata çıkmak için çizimi yapılan ve taşıyıcı sistem ile bağlantısı bulunmayan ve merdiven basamaklarının oturtulduğu orta noktadaki çelik boru mu, yoksa betonarme projeye sonradan elle eklenen ve yapının üst katlarında devam etmeyen ayrıca ne zaman yıkıldığı da tespit edilemeyen fretli kolon mu olduğu da, dosya içeriğine göre kesin olarak saptanamamıştır.”
‘KESİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLEN KOLONUN BİNANIN YIKILMASINDA ETKİSİ YOK’
Pastane işletmecileri ve iç mekan tasarımcısı arasında imzalanan sözleşmenin kolon kesilmesine yönelik olmadığı da belirtilerek, “Pastane olarak kullanılan iş yerlerinde gerçekleştirildiği öne sürülen imalat, tadilat, tahrifatlar ile kesildiği öne sürülen kolon gerçekleştirilen yapısal analizler sonucu; binanın tek başına veya diğer nedenlerle birleşerek binanın yıkımı üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı, yapının kütle merkezi ile rijitlik merkezinin çakıştırılmamasından kaynaklanan burulma düzensizliğine neden olunmasını kapsayan tasarım hatalarının tek başına binanın yıkımına esaslı, çekme katta daire niteliğinde ilave büyüme yapması ve perde duvarın inşaatından sonrası kesilmesi ve diğer esaslı sebeplerle birlikte binanın yıkımına neden olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile Ertan Danacı tarafından gerçekleştirildiği belirtilen tadilata yönelik tüm imalatların; tek başına veya diğer nedenlerle birleşerek binanın yıkımı üzerinde bir etkisinin olmadığının saptandığı, dolaysıyla pastane tadilatı sorumlusu olarak yargılanan sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ile Ertan Danacı’nın binanın yıkımına neden olabilecek uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunmaması nedeniyle sanıkların herhangi bir kusurunun bulunmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.”
‘BİNANIN TEK BAŞINA YIKIMINA ESASLI ETKİSİ TASARIM HATALARI’
Depremin büyüklüğünün de tek başına binanın yıkımına büyük etkisi olduğu belirtilen raporun devamında şöyle denildi:
“Dava konusu yapının betonarme uygulama projesi ve eki hesap detaylarındaki hesap detaylarında gösterilen hesap hatalarının düzeltilmemesi, düzensiz aksların oluşturulması, döşeme tipinin uygun seçilmemesi düşük düğüm rijitliğine sahip olunması ve assı kiriş ebatlarının çok geniş tutulmasının yeterli rijit diyafram sağlamaması, kütle merkezi ile rijitlik merkezinin çakıştırılmamasından kaynaklanan burulma düzensizliğine neden olunmasını kapsayan tasarım hatalarının tek başına binanın yıkımına esaslı etkisinin bulunduğu, bu tasarım hatalarının binanın göçmesine esaslı etken olması nedeniyle, dava dosyasındaki sanıklar dışında, statik proje müellifi İnşaat Yüksek Mühendisi Kemal Türkarslan’ın da uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunması karşısında asli kusurlu olduğu, dava konusu yapının, onaylı mimari ve betonarme uygulama projelerine aykırı olacak şekilde teras mahallinde çekme kat dairesi niteliğinde ilave büyütmenin yapılması ile yapının doğu cephesinde satış ofisinde/dükkanına giriş yapmak amaçlı (8-8)/(C-F) aksları arasındaki, 30.15 metrekare alanlı perde duvarın inşasından sonra kesilmesinin, yapının projesinde öngörülen mevcut yapısal güvenlik rezervinde ikincil mertebe de bir azalmaya neden olduğu ve diğer esaslı sebeplerle deprem büyüklüğü ve tasarım hataları birlikte yapının göçmesine neden olunduğu yani binanın yıkımına etkisinin bulunması karşısında asli kusurun oluştuğu, dolaysıyla sanık müteahhit Yakup Aktaş’ın; onaylı betonarme uygulama projesine aykırı olarak gerçekleştirdiği bu imalatlar, çekme katta daire niteliğinde ilave büyüme yapması ve perde duvarın inşaatından sonrası kesilmesi ve diğer esaslı sebeplerle birlikte binanın yıkımına neden olarak, uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunduğu, dolaysıyla asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.”
Raporda ayrıca, diğer tutuklu sanık Mehmet Tekin için de teknik açıdan, uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışının bulunmadığı, dolaysıyla teknik açıdan herhangi bir kusur atfedilemeyeceği belirtildi.
]]>Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, İran’daki cumhurbaşkanı seçimini kazanan Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak üzere bulunduğu başkent Tahran’da suikasta uğradı. Haniye’nin öldüğünü doğrulayan Hamas, “Haniye, siyonist bir saldırı sonucu Tahran’da öldürüldü.” ifadelerini kullandı. Hamas ve İran Devrim Muhafızları, saldırının arkasında İsrail’in olduğunu belirtti.
ŞANLIURFA
Haniye’nin hayatını kaybetmesi sonrası Türkiye’nin birçok kentinde gıyabi cenaze namazı kılındı. Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından Haniye için ikindi vakti Balıklıgöl Yerleşkesi’nde bulunan Dergah Camisi’nde gıyabi cenaze namazı kılınıp dua edildi. Namaz sonrası vatandaşlar tekbir getirip İsrail aleyhine slogan attı. Platform adına hazırlanan basın açıklamasını okuyan Ramazan Güner, İsmail Haniye’nin şehitlik mertebesine ulaştığına inandıklarını dile getirdi.

“HANİYE’NİN ŞEHADETİ BİR SON DEĞİL, MUAZZAM BİR BAŞLANGIÇTIR”
Haniye’nin daha önce de 3 çocuğu ve 3 torununun saldırı sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Güner, şöyle devam etti: “Artık tam anlamıyla sözün bittiği yerdeyiz. Ailesi ve en yakınlarını Rabb’ine kurban vermesi nedeniyle ‘şehitlerin babası’ olarak nitelendirdiğimiz büyük komutan ve aziz lider İsmail Haniye’nin şehadeti büyük bir dönüm noktasıdır. Şehit veren değil şehit kazanan bir mektebin öğrencileri olarak çok iyi biliyoruz ki İsmail Haniye’nin şehadeti bir son değil muazzam bir başlangıçtır. İsrail rejimi, İsmail Haniye’yi şehit ederek hiçbir şey başaramamıştır ancak aziz komutan Haniye çok arzuladığı ve hasretle beklediği şehadet makamına kavuşmuştur. Liderleri şehit olan bir hareket asla yenilmez.”
ELAZIĞ
Haniye için Bingöl’ün Solhan ilçesinde gıyabi cenaze namazı kılındı, Elazığ’ın Keban ilçesinde de sela okundu. Solhan’daki Ulu Cami’de, İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğrayan Haniye için öğle namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılındı, dua edildi. Elazığ’ın Keban ilçesinde de Haniye için tüm camilerde sela okundu.

YOZGAT
Haniye için Yozgat İl Müftüsü Ali Gülten tarafından öğle vakti Çapanoğlu Büyük Camisi’nde gıyabi cenaze namazı kıldırıldı, namaz sonrası dua edildi. Vatandaşlar tarafından tekbir getirilerek “Kahrolsun İsrail” sloganı atıldı.

TOKAT
Tokat’ın Yeşilyurt ilçesinde, suikasta uğrayan İsrail’in Hamas Siyasi Büro Başkanı Haniye için gıyabi cenaze namazı kılındı. İlçe Müftüsü Murat Darılmaz tarafından kıldırılan namazın ardından tüm şehitler ve Filistin için dua edildi.

KAYSERİ
Kayseri’de Haniye için camilerden sela okundu. Hunat Camii’nde öğle namazından sonra gıyabi cenaze namazı kılındı. Cami içinde ve avlusunda saf tutan vatandaşlar tekbir getirerek İsrail aleyhine slogan attı.

ÇORUM
Hamas Lideri İsmail Haniye için Çorum’da gıyabi cenaze namazı kılındı. Filistin Platformu tarafından öğle namazına müteakip Akşemseddin Camii’nde kılınan cenaze namazına Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, AK Parti İl Başkanı Murat Günay, MHP İl Başkanı Mehmet İhsan Çıplak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Cenaze namazını kıldıran İl Müftü Vekili Dr. Fazıl Saraç, Filistin davasının bir toprak davası olmadığını belirterek, “Filistin bu ümmetin gözbebeği Mescidi Aksa’yı barındıran Hz. Ömer’i bağrında barındıran bir toprak parçasıdır. Onun uğrunda canını feda eden tüm şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Yüce Allah bu ümmete bırakılan emanetlere sahip çıkma gücü, kudreti, iradesi nasip etsin.” dedi. Cenaze namazının ardından tüm şehitler için dua edildi.

MERSİN
Mersin’de, İsmail Haniye için gıyabi cenaze namazı kılındı. Anadolu Gençlik Derneği tarafından Ulu Camii’de düzenlenen gıyabi cenaze namazına dernek üyelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş da katıldı. Mersin İl Müftüsü Aydın Yığman’ın kıldırdığı namazda Haniye için dualar edildi. Namazın ardından cami avlusunda toplanan kalabalık, tekbir getirip, ‘Kahrolsun İsrail’ sloganları atarak protesto gösterisinde bulundu.

KIRKLARELİ
Hamas Lideri İsmail Haniye için Kırklareli’nde öğle namazından sonra Hızırbey Camisinde gıyabi cenaze namazı kılındı. Öğle namazından sonra gerçekleşen gıyabi cenaze namazının ardından dualar edildi. Namaza Vali Yardımcısı, Yusuf Güler, Belediye Başkan Yardımcıları, kurum ve kuruluş amirleri ile vatandaşlar katıldı.
]]>DİYARBAKIR’da ‘turizm polisi’ 16 personel ve 5 dille tarihi Sur ilçesinde turistlerin yoğun olduğu alanlarda göreve başladı. İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, “Diyarbakır kültürüyle, tarihiyle ve gastronomisiyle öne çıkan bir kent. Yakalanan huzur ortamı sayesinde batı illerinden çok fazla turist kenti ziyaret ediyor. Diyarbakır polisi gece gündüz halkın güvenliği ve huzuru için çalışıyor. Yaşanan gelişmeleri görerek bu adımı attık. Arkadaşlarımızdan, İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Kürtçe bilenleri seçtik” dedi.
İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’nın girişimleri sonucu Turizm Şube Müdürlüğü’nün kurulması için çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmanın ardından İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislerde İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ve Kuzey Irak’tan gelen turistler için Kürtçe bilen 16 polis seçildi. Görev alan polisler, sabah saatlerinde Sur ilçesi Ulu Cami önünde İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya’nın katılımıyla göreve başladı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan tarihi surlar, İçkale Müze Kompleksi, tarihi Ulu Cami, Ongözlü Köprü, restore edilen kiliseler, Hasanpaşa Hanı gibi tarihi ve kültürel mekanlar ile çarşıların ziyaretçi akınına uğradığı kentte, belirlenen noktalarda turizm polisleri rehberlik görevi sağlayacak.
‘DİYARBAKIR POLİSİ GECE GÜNDÜZ HALKIN GÜVENLİĞİ VE HUZURU İÇİN ÇALIŞIYOR’
İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel birikimiyle güzide bir şehir olduğunu belirterek, “Son yıllarda yakalanan huzur ve güven ortamı sayesinde turizmde sağlanan gelişmeleri gördük. Emniyet teşkilatı olarak bu hizmete katkı sunmak için ülkede sadece 6 ilde bulunan turizm polisi uygulamasını Diyarbakır’da da başlattık. Şu an için 16 polis bu alanda görevlendirildi. Diyarbakır kültürüyle, tarihiyle ve gastronomisiyle öne çıkan bir kent. Yakalanan huzur ortamı sayesinde Batı illerinden çok fazla turistin kenti ziyaret ediyor. Diyarbakır polisi gece gündüz halkın güvenliği ve huzuru için çalışıyor. Yeni hamle ve teknolojik gelişmeler de kullanılarak kentte çok önemli bir huzur iklimi yakaladık. Halkımız gayet huzur ve güven içerisinde gece yarılarına kadar sokaklarda rahatça dolaşabilmektedir. Turistlerimiz Diyarbakır’ın her sokağına ve yöresine rahatça girebilmektedir. Son iki bayramda kentteki bütün oteller, kamu kurumlarına ait misafirhanelerde yer bulunamadı. Buna polisevi de dahil. Biz yaşanan gelişmeleri görerek bu adımı attık. Arkadaşlarımızdan, İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Kürtçe bilenleri seçtik. Bunlar bu dilleri yeteri kadar konuşmaktadır. Turizm lokasyonlarında acil ihtiyacı olan ve güvenlik sorunu yaşayan turistlerimize cevap verebilmektedirler. Bu hizmetlerimizin hem kalitesine hem de faaliyet alanını daha da artırmayı düşünüyoruz. Personel sayımızı artıracağız. Arkadaşlarımıza tarihsel ve kültürel bilgilerde vererek en azından turistlere doğru rehberlik etme imkanını yakalayacağız. Ekipler, turistlerin en çok tercih ettikleri tarihsel ve kültürel lokasyonlarda görev yapacak” ifadelerini kullandı.
‘ANINDA YANLARINDA OLABİLMEK ADINA YARDIMCI OLMAKTAYIZ’
Turizm polisi Fatma Arslan da “Diyarbakır günümüzde çok gelişmekte olan bir şehir. Gastronomisi çok yüksek bir şehir. Son günlerde yerli ve yabancı turistleri artmaktadır. Yerli ve yabancı turistlerimize güvenlik konusunda anında yanlarında olabilmek adına yardımcı olmaktayız. Ben daha önce Londra’da görev aldım. Bulunduğum süre içinde kendimi geliştirdim. Diğer arkadaşlarımız da yabancı dil bilen arkadaşlardır. Yerli ve yabancı turistler bizi görünce çok sıcak karşılıyorlar. Bizi gördüklerinde daha güvende olduklarını söylüyorlar” diye konuştu.
Vatandaşlardan Yahya Kamçı ise “İnsan kendini güvende hissediyor. Turizm polisinin olması ülkemizin lehine olan bir durumdur. Turist sayısının artacağından hiç şüphemiz yok” dedi.
]]>Vali Enver Ünlü başkanlığında Manisa İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2024 yılı 3. Olağan Toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Brifing Salonunda gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Enver Ünlü, toplantının il düzeyinde istihdam ve mesleki eğitim politikalarının oluşturulması, istihdamı koruyucu, geliştirici ve işsizliği önleyici tedbirler ile uygulanacak aktif işgücü programlarının belirlenmesi, istihdam etkinliklerinin ve mesleki eğitim uygulamalarının izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik çalışmaları kapsadığını ifade etti.
Toplantıda Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Günseli Tufan, kurumun 2024 yılı Ocak-Haziran dönemi faaliyetleri hakkında kurul üyelerine sunum eşliğinde bilgi verdi.
Kamu ve özel sektörde 15 bin 828 kişi işe yerleştirildi
Buna göre 2024 yılı Ocak-Haziran dönemi itibariyle Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri kapsamında 37 bin 535 kişiye bireysel danışmanlık hizmeti verildiği, 7 bin 742 işyeri ziyareti gerçekleştirildiği, kamu ve özel sektörde toplam 15 bin 828 kişinin işe yerleştirildiği bilgisi verildi. Yine aynı dönemde iş kulübü iş ve meslek danışmanları tarafından 35 grupta 494 kişiye özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, iş arama kanalları hakkında eğitimler düzenlendiği, meslek danışmanlığı faaliyetleri kapsamında 121 eğitim kurumunun ziyaret edildiği, 9 bin 537 kişiye eğitim verildiği kaydedildi.
Ayrıca Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık (KİPAP) Projesi kapsamında 23 firma ile protokol imzalandığı ve 57 kişinin bu projeden faydalandığı aktarıldı.
Kurumun İşbaşı Eğitim Programları kapsamında 51 programın açıldığı, 152 kişinin söz konusu programlar kapsamında işbaşında yetişmesi ve meslek edinmesinin sağlandığı, katılımcı zaruri gider ödemesi ve genel sağlık sigorta primlerinin karşılanması kapsamında 9 milyon 949 bin 905,90 TL. destek sağlandığı ifade edildi. İşsizlik ödeneğinden ise 6 bin 32 kişi yararlandığı belirtildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında “Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mezunlarına Sağlanan Teşvikler ve Öğrencilere Yönelik Devlet Katkıları” temalı iş birliği protokolü sonrası söz konusu protokolün sahaya etkin bir şekilde yansıtılması amacıyla Manisa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandığı belirtildi.
Toplantıda Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli tarafından çeşitli eğitim kurumlarına ve eğitim programlarına dönük süreçler, yapılan iş ve işlemler hakkında sunum gerçekleştirildi. Toplantıda eğitim ve istihdam ilişkisi çerçevesinde mesleki ve teknik liselerden mezun olan öğrencilerin daha nitelikli yetiştirilmesi ve mezuniyet sonrası kendi alanlarında istihdama katılmaları ile ilgili hususlarda bilgi paylaşımında bulunuldu.
Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına ŞÖNİM Kuruluş Müdür V. Cemile Erkara tarafından yapılan sunumda ise kurul üyelerine ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ konusunda bilgilendirme yapıldı.
Toplantı ilgili hususlarda bilgi alışverişinde bulunulması ve diğer gündem maddelerinin görüşülmesi ile sona erdi. – MANİSA
]]>Ataşehir’in parklarında seyirciyle buluşan “Meraklısı için Öylesine Bir Hikaye” adlı oyun, “Karavan Tiyatrosu” konseptiyle daha önce alışılagelmemiş bir formatla tiyatroseverlerin karşısına çıktı. Seyirciler, yaz akşamlarının keyfini açık havada yaşarken, bir yandan da muazzam bir tiyatro sahnesini izleme fırsatı buldu. Oyunun yönetmen koltuğunda ünlü oyuncu Erkan Can’ın yer aldığı, Bilal Çatalçekiç’in oynadığı tiyatronun,”Karavan Tiyatrosu” konsepti katılımcılar tarafından çok beğenildi.
“Sanatı herkes için erişilebilir kılmak en büyük amacımız”
Tiyatro üzerine önemli açıklamalar yapan usta oyuncu Erkan Can, “Kültürümüzü, tiyatromuzu ve edebiyatımızı genç kuşaklara daha etkili bir şekilde ulaştırmak için heyecan verici bir projeye başladık. Karavan Tiyatrosu ile gençlerin sanata olan ilgisini artırmayı ve kültürel değerlerimizi geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu yolda hep birlikte ilerlemek ve sanatı herkes için erişilebilir kılmak bizim en büyük amacımız” dedi. Karavan Tiyatrosu’nun ortaya çıkış sürecini anlatan oyuncu Bilal Çatalçekiç, Geleneksel Türk Tiyatrosu’ndan yola çıktıklarını ve tiyatroyu insanlara ulaştırabilmek için, karavanla seyahati ile bunu sağlamak istediklerini ifade etti.
“Sait Faik Abasıyanık çok değerli bir şair”
Türk Edebiyatının en önemli yazarlarından olan Sait Faik Abasıyanık’ın ölümünün 70. yılında, ünlü yazarın öykülerinden ve hatıralarından yola çıkılarak uyarlanan tiyatro oyununu sahneleyen oyuncu Bilal Çatalçekiç, “Doğayı, çevreyi, koruyan, insana ve kardeşliğe değer veren bir şairin bilincini yeniden, 7’den 70’e herkese anlatmak istiyoruz. O nedenle böylesine değerli bir şairimiz olan Sait Faik Abasıyanık’ın bu eserini sahneledik” dedi. Ataşehir halkının oyunu çok güzel karşıladığını ifade eden Çatalçekiç, “Ataşehir, bizi çok güzel karşıladı ve doğru bir yolda olduğumuzu gösterdi” açıklamasında bulundu. Çatalçekiç, “Bizi sizlerle buluşturduğu ve bize bu desteği sağladığı için Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’e ve Ataşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Fetih Mahallesi Buhara Parkı’nda Ataşehir’deki son sahnesini gerçekleştiren Karavan Tiyatrosu’na Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel de katıldı. Başkan Adıgüzel, etkinlikte şu sözlere yer verdi: “Kıymetli komşularım, hepiniz hoş geldiniz. Sizlerle birlikte olmak bizim için büyük bir mutluluk. Göreve geleli yaklaşık 120 gün oldu. Çocuklarımıza verdiğimiz sözleri adım adım yerine getirmeye devam ediyoruz. Ataşehir’deki tüm çocuklarımızın ve gençlerimizin sanatla buluşmasını istiyoruz. Çünkü Fetih Mahallesi’ndeki kıymetli anne babalar, çocuklarını en güzel etkinliklerle buluşturmak ve en iyi eğitimleri almalarını sağlamak için büyük fedakarlıklar gösteriyorlar. Biz de bu süreçte üzerimize düşeni yapıyoruz. Değerli üstatlarımızın sergiledikleri güzel tiyatroları çocuklarımızla buluşturuyoruz. Bu çalışmalar, Türkiye sanat tarihine de önemli bir katkı sağlıyor.”
“iyi ki Ataşehir’de yaşıyoruz, diyeceğiz”
Konuşmasını sahnede çıkarak gerçekleştiren Başkan Adıgüzel şu sözlerle devam etti: “Diğer taraftan, parklarımızı sizler için daha güzel hale getirmek için yenilemeye devam ediyoruz. Çocuklar, gençler ve büyüklerimiz için çeşitli etkinlikler planlıyoruz. Geçen hafta bir grup hanımefendiyle Boğaz turu yaptık; bu tür etkinliklerimiz devam edecek. Önümüzdeki 5 yıl boyunca, ‘İyi ki Ataşehir’de yaşıyoruz’ diyeceğiz. – İSTANBUL
]]>StartupCentrum tarafından 2024’ün ilk yarısında gerçekleşen yatırımları, sektörel dağılımları ve bunların ekosistem üzerindeki etkilerini ele alan ‘StartupCentrum – Yıldız Tekno GSYO 2024 Yarıyıl Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’ yayınlandı. Buna göre Türkiye’de girişimler 2024 yılının ilk 6 ayında 586.8 milyon dolar yatırım aldı. Bu yatırım miktarı 2023 yılındaki toplam yatırım miktarını geçerken yapay zeka ve makine ögˆrenimi ise 31 yatırımla tüm zamanların en çok yatırım alan sektörü oldu.
StartupCentrum tarafından 2024’ün ilk yarısında gerçekleşen yatırımları, sektörel dağılımları ve bunların ekosistem üzerindeki etkilerini ele alan ‘StartupCentrum – Yıldız Tekno GSYO 2024 Yarıyıl Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’ yayınlandı. Yatırım miktarından, yatırım alanlarına kadar birçok ana başlığın ele alındığı çalışmada, girişimcilik ekosisteminin ne yöne doğru evrildiği kamuoyu ile paylaşıldı. 2024 yılının ilk altı ayında gerçekleşen yatırımlar 586 milyon doları bulurken bu rakamın 2023 yılının sonunda elde edilen sonuca ilk 6 ayda ulaşılması dikkat çekici sonuçlardan gösterildi. Ayrıca, son altı ayda 100 milyon dolar altındaki yatırımlar toplamı 336 milyon dolara ulaşırken yine bu rakam 2023 yılının tamamında yapılan 313 milyon dolarlık yatırımı da aştı. 100 milyon dolar altı yatırımlar açısından bakıldığında 2024 yılı, daha önce zirve yılları olan 2021 ve 2022’yi yakalayabileceği vurgulandı.
SAYICA EN ÇOK YATIRIM ALAN SEKTÖRLER SAGˆLIK VE BİYOTEKNOLOJİ OLDU
StartupCentrum – Yıldız Tekno GSYO 2024 Yarıyıl Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’na göre, yatırım adetleri bakımından yılın ilk yarısı incelendiğinde toplamda 245 giris¸im yatırım aldı. 2024’ün ilk yarısında, BİGG programının da etkisiyle beraber, sayıca en çok yatırım alan sektörler sagˆlık ve biyoteknoloji olduğu açıklandı. BI·GG yatırımları hariç tutuldugˆunda ise yapay zeka ve makine ögˆrenimi sektörü 31 yatırımla en aktif sektör haline gelerek tüm zamanların en çok yatırım alan sektörü haline geldi. Söz konusu dikeyi 14 yatırım ile oyun ve sırasıyla 11 yatırım ile sürdürülebilirlik & çevre, 10 yatırım ile fintech sektörleri izledi.
YATIRIM ALAN GİRİŞİMLERİN YÜZDE 17’SİNİN İSE MERKEZİ YURT DIŞINDA
2024’ün ilk yarısında ilk kez 29 farklı Türk s¸ehrindeki giris¸imler, aynı dönemde yatırım aldı. Geçtiğimiz sene 17 olan bu sayı, BİGG programının da etkisiyle beraber arttı. Yurt dıs¸ında resmi merkezleri bulunan ancak ekibi ve operasyonlarının büyük bir kısmını Türkiye’de sürdüren giris¸imlerin faaliyet gösterdigˆi Türk s¸ehirleri incelendigˆinde ortaya çıkan tabloda; I·stanbul, Ankara ve I·zmir gibi büyük kentler giris¸imler için öncelikli merkezler olmaya devam ediyor. Yatırım alan girişimlerin yüzde 17’sinin ise merkezi yurt dışında bulunuyor.
“TÜRKİYE’NİN DİJİTAL YETENEKLERİ GLOBALDE TALEP GÖRÜYOR”
Rapora yönelik açıklamalarda bulunan YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, Türkiye’deki start-up ekosisteminin ülkenin geleceği için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tanışman, “Teknoparklar olarak Ar-Ge ekosistemini kurmak üzere yola çıktık. Ancak Ar-Ge’nin devamında ülkenin teknolojisinin gelişebilmesi ve çağı yakalayabilmesi için girişimcilere ihtiyacımız var. Büyük konvansiyonel yapılar kendilerini değiştiremiyor. Ancak genç girişimciler, bu değişimi gerçekleştirebilecek bir gençlik aşısı niteliğinde. Türkiye’nin ekonomideki ağırlığını artırabilmesinin yolu, girişimcilik ekosistemini geliştirmekten geçiyor. Türkiye’nin dijital yetenekleri gerçekten çok değerli ve globalde talep görüyor. Biz Yıldız olarak globalde de bir varlık gösterdiğimiz için en azından globalde pazarın ne olduğunu, ihtiyacın ne olduğunu görebiliyoruz. Teknolojinin duvarları yok, bu nedenle genç girişimcilerimizin dünyaya açılması büyük bir fırsat” dedi.
“STARTUPCENTRUM SEKTÖRÜN DATASINI TOPLUYOR VE BUNLARI RAPORLAŞTIRIYOR”
StartupCentrum raporuna da değinen Tanışman son olarak şunları söyledi:
“Ölçemezsen yönetemezsin. StartupCentrum çok büyük bir emekle sektörün datasını topluyor ve bunları raporlaştırıyor. Raporlaştırmak yetmiyor; trendleri, dünyanın yönelimleri hepsini toparlıyor. Günün sonunda teknoloji girişimcisine ve teknoloji girişimci yatırımcısına bahsettiğimiz ölçülebilir, yönetilebilir bir sistemin datalarını sunuyor. Bizler de Yıldız Tekno GSYO olarak bu iş birliğinden büyük fayda sağladık. En önemlisi girişimcilik ekosistemine katkıları oldu.”
]]>Uğur GÜLBOY/ İSTANBUL, FATİH Çarşamba’da 1585 yılında Darüssaade Ağası Mehmed Ağa tarafından inşa ettirilen tarihi camiye plastik pencere takıldı. En son 2016 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon çalışmaları yapılan camide, plastik pencerelerin ise cami cemaati tarafından sonradan eklendiği öne sürüldü. Tarihçi Zafer Bilgi “Bu eklentiler, tabi cemaat bunun farkına varmaz ama bir tarihi gözle bizim baktığımızda, incelediğimizde çok eğreti gelen eklemeler oluyor. Bir caminin, tarihi caminin pencere alınlıklarına, pencere nişlerine bir plastik PVC dediğimiz böyle ilginç camlar yapılması hakikaten estetik algıya böyle bir katliam yapmak gibi bir durum” dedi.
Bilgi, “Oradaki o pencere alınlıklarının da aynı şekilde o tarihi dokuya uygun, amacına matuf bakılıp, eski görüntülerine bakılıp yeniden onarılması ve bu onarımda o tarihi dokunun estetik kaygıyla yeniden yerine yerleştirilmesi uygun düşüyor” şeklinde konuştu. Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, camii 2016’da restorasyona girdi. PVC pencerelerin restorasyon bittikten sonra, cami derneği ya da cemaat tarafından takılmış olabileceği belirtildi.
Fatih’te III. Murat’ın Darüssade Ağası Mehmet Ağa tarafından 1585 yılında Mimar Davud Ağa’ya yaptırılan Mehmed Ağa Camii ve Külliyesi, restorasyon çalışmalarının ardından takılan PVC pencerelerle gündeme geldi. 439 yıllık cami, tarihi kayıtlara göre 1743, 1938 ve 1982 yıllarında kapsamlı tadilat gördü. 1980’li yılların sonunda da cemaat mahfilinin giriş kısımları camekanla kapatıldı. Son olarak, 2016 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından külliyede restorasyon çalışması yapıldı. Restorasyon çalışmalarının ardından caminin pencereleri PVC malzemeden üretilen pencerelerle değiştirildi. Kim tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmeyen bu değişiklik, caminin tarihi dokusunu ve görüntüsünü bozdu. Külliye içerisindeki türbenin pencereleri ahşap malzemeyle tarihi dokuya uygun hale getirilirken, tarihi yapıdaki PVC pencereler dikkat çekiyor. Fatih Belediyesi tarafından külliyenin dışındaki Mehmed Ağa Çeşmesi’nde bu yıl başlatılan restorasyon çalışmaları ise sürüyor.
“MEHMED AĞA CAMİİ YAKLAŞIK 440 YILLIK BİR YAD-I CEMİL”
Tarihi Mehmed Ağa Camii hakkında bilgiler veren Tarihçi yazar Zafer Bilgi, ” İstanbul’un ilk şenlendirilen, abad edilen, ihya edilen noktalarından bir tanesinde, şehrin orta yerinde, yeditepe İstanbul’un 4. tepesidir. Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı o Fatih Sahn-ı Seman Medresesi ve Fatih Sultan Mehmed Camii ve Külliyesi’nin etrafında bulunan bir cami. Mehmed Ağa Camii, Çarşamba tarafında yaklaşık 440 yıllık bir yad-ı cemil. Muhteşem, şehrin aslında tezyinat, bezeme parçalarından biri olarak yaşıyor.Bu camiler Cenab-ı Hakk’a adanan yapılar. Cenab-ı Hak güzeldir, güzel olanı sever misali, burası da estetik bir kaygıyla yapılıyor ve Allah’ın güzel olan tarafına sunulduğu için her yönünü kalem işleriyle veya ahşap süslemeler, çivi kullanmadan kündekari sistemiyle özellikle bazı noktalara vaiz kürsüleri veya pencerelerin altına vitray dediğimiz revzen dediğimiz muhteşem dokunuşlarla yapılıyor. Yani yığma küfeki taşı değil onun üzerine aslında her yönünü ilmek ilmek Hakk’ın rızasına adanmışlıkla işlemek sözkonusu” diye konuştu.
“ESTETİK ALGIYA KATLİAM YAPMAK GİBİ”
Tarihçi yazar Bilgi, “Bu camilerde bazen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün de gözünden kaçarak, cemaatin de iyi niyetli dokunuşlarıyla yapılan böyle ilginç eklentiler oluyor. Bu eklentiler, tabi cemaat bunun farkına varmaz ama bir tarihi gözle bizim baktığımızda, incelediğimizde çok eğreti gelen eklemeler oluyor. Bir caminin, tarihi caminin pencere alınlıklarına, pencere nişlerine bir plastik PVC dediğimiz böyle ilginç camlar yapılması hakikaten estetik algıya böyle bir katliam yapmak gibi bir durum” şeklinde konuştu.
“TARİHİ DOKUNUN YENİDEN YERİNE YERLEŞTİRİLMESİ UYGUN DÜŞÜYOR”
Bilgi, “Biz caminin her yerini tezyin ediyoruz. 440 yıllık bir yapı yapıyoruz. O kısımları da tarihi dokusuna uygun olarak amacına matuf kullanılması önemli, orası sırf cemaatin nefesiyle sürekli kullanılsın diye, camide insanlar secde etsin diye ayrılmış bir yapı.Ancak oradaki o pencere alınlıklarının da aynı şekilde o tarihi dokuya uygun, amacına matuf bakılıp, eski görüntülerine bakılıp yeniden onarılması ve bu onarımda o tarihi dokunun estetik kaygıyla yeniden yerine yerleştirilmesi uygun düşüyor” ifadelerini kullandı.
“MODERN DÜNYANIN KADİM KÜLTÜR İÇİNE EĞRETİ ŞEKİLDE GİRMESİ”
İstanbul’da benzer nitelikte çok sayıda yapının varolduğunu belirten Bilgi, “Bu tarz yapılar cemaat tarafından çok sahipleniliyor ve artık Vakıflar da yetişemediği için, Fatih’te birçok tarihi eser var, açık hava müzesi aslında şehir. Biz üniversiteden öğrencilerimizle adım adım caminin içerisinde derslerimizi yaparız. Şehir, kültür, İstanbul derslerini yaparken aslında işte bu yapıları anlatıyoruz ve bu yapılarda bazen bu eğreti noktaları insanlara ve öğrencilerimize gösteriyoruz. Yani aslında modern dünyanın, tarihin o kadim kültürü içerisine eğreti şekilde girmesi sözkonusu oluyor. Bunlarla ilgili geri dönüşler oluyor, toparlanıyor. Tekrar tarihi dokuya uygun şekilde belki sizin vesilenizle kamuoyuna duyuruluyor ve hemen gerekli önlemler alınır. Buradaki o tarihi estetik kaygı diğer kısımlarda da güdülmüş oluyor” diye konuştu.
]]>
ADANA’da oğlu İsmail Babat’ın (37) silahlı saldırısında ağır yaralan Rifat Babat (63), duruşmada ölü numarası yaparak kurtulduğunu anlattı. Saldırıda eşini kaybeden Rifat Babat, oğlundan şikayetçi oldu.
Sarıçam ilçesi Cerenli Mahallesi’nde oturan İsmail Babat, iddiaya göre 16 Ocak 2018’de emekli uzman çavuş olan bacanağı Nuri Özdemir’i (49) tabancayla öldürdü. İsmail Babat, denetimli serbestlikle geçen yıl mayıs ayında tahliye oldu. İsmail Babat’in babası Rifat ve üvey annesi Hürü arasında iddiaya göre ailevi nedenlerle husumet oluştu. İsmail Babat, 21 Kasım 2023’te yanına aldığı tabanca ve av tüfeğiyle babası ve üvey annesini evlerine giden yolda pusu kurarak beklemeye başladı. Babasının otomobilini gören İsmail Babat önce av tüfeğiyle, fişek bitince de tabancayla peş peşe ateş edip, kaçtı. Saldırıda yaralanan Rifat ve Hürü Babat çifti, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan Hürü Babat, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.
SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞIM YAPTI
Cinayet şüphelisi İsmail Babat’ın, olaydan bir süre önce sosyal medya hesabından paylaşım yaptığı ortaya çıktı. Babat, yayınladığı görüntüde, “İhanetin bedeli, ölümdür. Kalem kırılırsa, geri yapıştırırsın” dediği görüldü.
Olaydan 2 gün sonra yakalanıp tutuklanan İsmail Babat, birlikte hereket ettiği ileri sürülen amcası Adil Babat (46) ile yeğeni A.B. (17) hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci duruşmasına katılan Rifat Babat, ilk kez ifade verdi.
‘PUSU KURDULAR’
Olay günü eşi ile birlikte dünürlerinin yemek davetine gittiklerini belirten Rifat Babat, “Yemekten sonra saat 15.00 gibi eve gitmek için yola çıktık. Eve yaklaştığımızda yol kenarında yeğenim A.B. bir aracın içinden kafasını çıkartıp sırıttı, kardeşim Adil ise yolun köşesine gizlenmişti. Onları görünce pusuya düştüğümü anlayıp gaza bastım. Bir anda silahlar patlamaya başladı. Kaç silahla kaç kişi ateş etti bilmiyorum. Araçla evin önüne kadar geldim. Arabayı durdurdum, benim ve eşimden kan akıyordu. Sanıyorum okulun oradan sıkan Adil’di, yolda sıkan ise oğlum İsmail’di. Eşim bayıldı, ben de ölmüş numarası yaptım. Öldüğümü sanıp daha fazla ateş etmediler. Bana pusu kuran oğlum İsmail, kardeşim Adil ve yeğenim A.B.’den şikayetçiyim” dedi.
OĞLU SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Babası Rifat Babat’ın ifadesi üzerine söz hakkı verilen sanık İsmail Babat, psikolojisinin iyi olmadığını belirterek, “Babam atamdır. Evimi bastı, ölümden döndüm. Ben öksüz büyüdüm. Babam ve üvey annem hayatı bana zindan etti. Olayı yapan benim. Olay anında şuurumu kaybettim. Bana suç işlettiler, infazımı yaktılar, cinnet geçirttiler” diye konuştu. Adil Babat ise iftiraya uğradığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.
AKIL HASTANESİNE GÖNDERİN
Sanık İsmail Babat’ın avukatı, müvekkilinin akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia ederek tam teşekküllü bir akıl hastanesine sevk edilerek akıl sağlığı ile ilgili rapor alınmasını istedi, ayrıca, olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, İsmail Babat ve A.B.’nin tutukluluğunun devamına karar verirken, duruşmayı olay yerinde keşif yapılması ve eksikliklerin giderilmesi için erteledi.
]]>İEÜ Lisansüstü Enstitüsü Tasarım Çalışmaları Programı tarafından gerçekleştirilen ve İtalya’dan konukların da yer aldığı ‘tasarım diyaloğu’ temalı sempozyuma; içmimarlık ve çevre tasarımı, mimarlık, endüstriyel tasarım, tekstil ve moda tasarımı ile görsel iletişim tasarımı öğrencilerinin yanı sıra edebiyat, film, mühendislik gibi alanlardan isimler de katıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını; İEÜ Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yazgan Bulgun, Tasarım Çalışmaları Program Başkanı, İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Hasırcı ve Sempozyum Misafir Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Didem Yavuz Velipaşaoğlu gerçekleştirdi. Ardından da ‘anlatılar ve diyalog’, ‘kitaplarla tasarım diyalogları’, ‘dijital diyaloglar’ ve ‘kolektif diyaloglar’ başlıklı oturumlar düzenlendi. Doç. Dr. Şölen Kipöz, Doç. Dr. Onur Mengi, Dr. Öğr. Üyesi Tuba Doğu ve Doç. Dr. Deniz Deniz’in düzenlediği sergi açılışından sonra ise en iyi bildiri ve poster oylaması yapıldı.
Hayatımızın merkezinde
Prof. Dr. Hasırcı, sempozyumu başarıyla tamamladıklarını söyleyerek, “Teknolojideki değişimin de etkisiyle son dönemde hızlı üretime odaklanıldı. Bizler, bu noktada tasarımcılar arasındaki iletişimin daha etkin ve fazla olması gerektiğini düşünüyoruz. Unutulmamalı ki tasarım, hayatımızın birçok yönünü etkileyen ve şekillendiren kritik bir unsur. Örneğin; iyi tasarlanmış ürünler ya da hizmetler, günlük yaşamımızı daha kolay, verimli hale getiriyor. Ergonomik bir sandalye, oturma rahatlığı sağlıyor. Güzel ve iyi tasarlanmış mekanlar, ürünler ve sanat eserleri, yaşam kalitemizi yükseltiyor. Tasarım, yenilikçi çözümlerin ve gelişmelerin de öncüsü. Tasarım, hayatımızın her noktasında belirleyici olan kapsamlı ve özel bir süreç. Böylesine önemli bir süreçte, diyaloğu artırmak çok önemli. Bu durum; üretim süreçlerinden, kişisel ve toplumsal katkıyı temel alan yeni projelerin gerçekleşmesine kadar birçok konuda olumlu etki yapacaktır. Bu sempozyumun, bunu sağlamak adına örnek ve güzel bir adım olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Tasarım çalışmaları için başvurular açık
Prof. Dr. Hasırcı, sempozyum sonunda İEÜ Yayınları’ndan bir kitap da hazırlandığını aktardı. Sempozyuma uluslararası öğrenci katılımının olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hasırcı, genç akademisyenlere deneyim kazandırma açısından da sempozyumun oldukça yararlı geçtiğini belirtti. Prof. Dr. Hasırcı, Tasarım Çalışmaları yüksek lisans ve doktora program başvurularının açık olduğunu vurgulayarak gençleri İEÜ’ye davet etti. Sempozyum koordinasyon ekibi ise Tasarım Çalışmaları Program Başkanı Prof. Dr. Deniz Hasırcı, Misafir Sempozyum Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Didem Yavuz Velipaşaoğlu, Tasarım Çalışmaları Program Koordinatörleri Dr. Öğr. Üyesi Tuba Doğu, Dr. Öğr. Üyesi Deniz Avcı, Dr. Öğr. Üyesi Gözde Damla Turhan Haskara ile Tasarım Çalışmaları Program Asistanı Araş. Gör. Ali Rıza Bayrak’tan oluştu. – İZMİR
]]>Polis Dedektifleri: Kamu kurumlarında, yani polis teşkilatlarında çalışan ve suçları soruşturan dedektiflerdir. Bu dedektifler, suçları çözme, delil toplama ve suçluları adalete teslim etme konusunda yetkilidir.
Özel Dedektifler: Bağımsız olarak çalışan ve özel müşteriler için çeşitli araştırmalar yapan kişilerdir. Özel dedektifler, bireyler, şirketler veya avukatlar için özel durumlar ve sorunlarla ilgilenirler.
Özel dedektif, özel olarak müşterilerinin talepleri doğrultusunda çalışan ve genellikle kamu kurumlarından bağımsız olarak hizmet veren profesyoneldir. İşte konya dedektiflik bürosu özel dedektiflerin özellikleri ve nasıl olmaları gerektiği:
Yasal Lisans ve Sertifikalar:
Profesyonel ve Etik Davranış:
İletişim Becerileri:
Analitik ve Araştırma Becerileri:
Teknik Bilgi ve Araçlar:
Deneyim ve Eğitim:
Gizlilik ve Güvenlik:
Müşteri Odaklılık:
kayseri dedektiflik bürosu sahibi olan Özel dedektifler, profesyonel bilgi ve becerilerini kullanarak çeşitli özel durumları ve suçları araştırır. Hem yasal hem de etik standartlara uygun olarak hareket etmek, etkili ve güvenilir bir dedektif olmanın temel taşlarıdır.
]]>Not: Uygun fiyatlı bir dedektif bulmak önemli olmakla birlikte, hizmet kalitesi ve güvenilirliği de göz önünde bulundurulmalıdır. En düşük fiyatlı seçeneği seçmek yerine, hem uygun fiyatlı hem de kaliteli hizmet sunan bir büro bulmak en iyi yaklaşım olacaktır.
istanbul özel dedektiflik bürosu Özel dedektif, bireylerin, şirketlerin veya diğer kuruluşların özel ihtiyaçlarına yönelik olarak suçları, kayıp kişileri ve diğer özel durumları araştıran profesyoneldir. Kamu kurumlarının aksine, özel dedektifler bağımsız olarak çalışırlar ve genellikle bir müşterinin talebi doğrultusunda hizmet verirler.
Özel Dedektiflerin Görevleri:
Kayıp Kişileri Bulma: Kayıp kişilerin bulunması, bulunamayan kişilerin izini sürme ve ilgili bilgi toplama.
Özel Araştırmalar: Özel müşterilerin talepleri doğrultusunda çeşitli araştırmalar yapma, örneğin, eş veya iş ortaklarının sadakatini kontrol etme.
Sigorta Dolandırıcılığı: Sigorta dolandırıcılığı vakalarını inceleme, dolandırıcılıkla ilgili delil toplama ve raporlama.
Finansal Araştırmalar: Finansal durumları, şirket işlemlerini ve mali ilişkileri araştırma. Bu, dolandırıcılığı, hileyi veya diğer mali sorunları tespit etmeyi içerebilir.
Gizli Görevler: Özel ve gizli görevlerde, özellikle de şirketler veya bireyler için bilgi toplama ve analiz yapma.
Aile İçin Araştırmalar: Aile içi meselelerde, örneğin velayet davalarında veya aile içi anlaşmazlıklarda bilgi toplama.
Özel Dedektiflerin Özellikleri:
Yasal Lisans ve Sertifikalar: Çoğu ülkede özel dedektiflerin çalışabilmesi için özel bir lisans veya sertifika almaları gerekmektedir. Bu lisans, dedektiflerin yasal çerçevede çalışmasını ve belirli bir standartı karşılamasını sağlar.
Gizlilik ve Etik: Özel dedektifler, müşteri bilgilerini gizli tutmak ve etik kurallara uymak zorundadır. Topladıkları bilgilerin güvenliğini sağlamak, profesyonelliklerinin önemli bir parçasıdır.
Analitik Beceriler: Olayları analiz edebilme, delilleri değerlendirme ve mantıklı sonuçlara ulaşma yeteneğine sahip olmalıdırlar.
İletişim Becerileri: Tanıklarla, şüphelilerle ve diğer kişilerle etkili bir şekilde iletişim kurma yeteneği. Bu, doğru bilgi toplamak için önemlidir.
Teknik Bilgi: Modern teknolojileri ve araçları kullanma yeteneği. Bu, dijital deliller, kamera sistemleri ve diğer teknik ekipmanlarla ilgili bilgi ve becerileri içerebilir.
Deneyim: Genellikle polislik veya diğer güvenlik alanlarında deneyim sahibi olmaları beklenir. Bu deneyim, özel dedektiflerin daha karmaşık vakalarla başa çıkabilmelerine yardımcı olabilir.
Özel Dedektiflerin Çalışma Alanları:
Bireysel Müşteriler: Aile içi sorunlar, eşlerin sadakati, kayıp kişiler ve kişisel güvenlik gibi konularda hizmet verirler.
Şirketler ve Kuruluşlar: Sigorta dolandırıcılığı, iş yeri hırsızlığı, çalışanların güvenilirliği ve işyeri içi suçlar gibi konularda araştırmalar yaparlar.
Hukuk Büroları: Hukuki davalar için bilgi toplama, delil sağlama ve tanıklık yapma.
Sonuç olarak, gaziantep dedektiflik bürosu sahibi olan özel dedektifler, bağımsız olarak çalışarak çeşitli özel durumları ve suçları araştıran profesyonellerdir. Müşterilerine kişisel, hukuki veya mali konularda yardımcı olmak amacıyla geniş bir hizmet yelpazesi sunarlar ve yüksek düzeyde gizlilik ve profesyonellik gerektiren bir meslek dalıdır.
]]>Uzman Dedektiflerin Özellikleri:
Belirli Bir Alan Bilgisi: Uzman dedektifler, belirli bir suç türü (örneğin, siber suçlar, finansal dolandırıcılık, çocuk istismarı) veya endüstri (örneğin, sağlık sektörü, sigorta) konusunda derinlemesine bilgi sahibidirler. Bu bilgi, onları bu alanda etkili bir şekilde çalışabilecek uzmanlar haline getirir.
İleri Düzey Eğitim ve Sertifikalar: Uzman dedektifler genellikle ek eğitim almış ve ilgili sertifikalara sahip olabilirler. Bu eğitimler, belirli bir alanın teknik ve yasal yönlerini kapsar.
Deneyim: Uzmanlık, genellikle yıllarca süren deneyim ve uygulamalı çalışma sonucunda gelişir. Uzman dedektifler, ilgili alanda birçok vaka üzerinde çalışarak bu deneyimi kazanmışlardır.
Özel Teknikler ve Araçlar: Uzman dedektifler, kendi alanlarında özel teknikler ve araçlar kullanabilirler. Örneğin, bir siber suç uzmanı, dijital forensics araçlarını kullanarak bilgisayar verilerini analiz edebilir.
Danışmanlık ve Eğitim: Uzman dedektifler, bazen diğer dedektiflere veya kurumsal müşterilere danışmanlık yapabilir veya eğitim verebilir. Uzmanlıkları sayesinde, diğerlerinin de bu alanda bilgi edinmelerine yardımcı olabilirler.
Örnek Uzman Dedektif Türleri:
Siber Suç Uzmanı: Dijital veriler, bilgisayar korsanlığı ve internet suçları konusunda uzmanlaşmış dedektiflerdir. Bilgisayar sistemlerini analiz edebilir ve çevrimiçi suçları araştırabilirler.
Finansal Dolandırıcılık Uzmanı: Finansal işlemler, muhasebe kayıtları ve mali suçlarla ilgili özel bilgiye sahip dedektiflerdir. Mali dolandırıcılığı tespit edebilir ve analiz edebilirler.
Çocuk İstismarı Uzmanı: Çocuk istismarı vakalarında uzmanlaşmış dedektiflerdir. Bu alanda özel eğitim almış ve çocuklarla etkili iletişim kurma becerisine sahip olabilirler.
Kayıp Kişiler Uzmanı: Kayıp kişilerin bulunması konusunda uzmanlaşmış dedektiflerdir. Kayıp kişileri izleme ve bulma tekniklerinde bilgi sahibidirler.
Sigorta Dolandırıcılığı Uzmanı: Sigorta dolandırıcılığı vakalarını inceleyen eskişehir dedektiflik bürosu sahibi dedektiflerdir. Sigorta poliçeleri ve dolandırıcılık teknikleri hakkında derinlemesine bilgi sahibidirler.
Uzman dedektifler, spesifik alanlarda derinlemesine bilgi ve deneyim sağlayarak, daha karmaşık ve özel suçları araştırmada önemli bir rol oynarlar. Bu uzmanlık, suçların daha etkili bir şekilde çözülmesine ve daha doğru sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olabilir.
Güvenilir Özel Dedektif
güvenilir bir bodrum dedektiflik bürosu bulmak, hassas ve önemli bir konudur çünkü kişisel, hukuki ve mali bilgilerinizle ilgili konulara müdahil olacaklardır. İşte güvenilir bir dedektiflik bürosu bulmak için takip edebileceğiniz adımlar:
Online Araştırma: İnternette araştırma yaparak bölgenizdeki dedektiflik bürolarını bulun. Web sitelerindeki yorumlar, referanslar ve hizmetlerin detayları hakkında bilgi edinmek faydalı olabilir.
Referanslar ve Tavsiyeler: Tanıdıklarınızdan, avukatlardan veya diğer profesyonellerden tavsiye alın. Güvendiğiniz kişilerden olumlu referanslar almanız, güvenilir bir büro bulmanıza yardımcı olabilir.
Lisans ve Sertifikalar: Dedektiflik bürosunun gerekli lisans ve sertifikalara sahip olduğundan emin olun. Çoğu ülkede, özel dedektiflerin belirli bir lisansa veya sertifikaya sahip olması gerekmektedir.
Meslek Birlikleri: Büro, ilgili meslek birliklerine veya derneklere üye olabilir. Bu tür üyelikler, belirli bir profesyonel standartı sağlama yönünde bir gösterge olabilir.
Deneyim: Büroların ne kadar süredir faaliyet gösterdiğini ve hangi tür davalarda deneyime sahip olduklarını öğrenin. Uzmanlık alanları, sizin ihtiyacınıza uygun olmalıdır.
Uzmanlık Alanları: İhtiyacınıza göre özel bir uzmanlık gerektirip gerektirmediğini belirleyin (örneğin, siber suçlar, finansal dolandırıcılık). Büroların bu alanda deneyimli olup olmadığını kontrol edin.
Ön Görüşme: Potansiyel dedektiflik bürolarıyla bir görüşme yapın. Hizmetler, ücretler ve süreçler hakkında detaylı bilgi alın. Ayrıca, bir dedektif ile doğrudan iletişim kurarak, size nasıl yaklaşacaklarını ve sorularınıza nasıl cevap vereceklerini değerlendirin.
Referanslar: Daha önceki müşterilerden referanslar talep edin. Bu referanslarla iletişime geçerek, büroların hizmet kalitesi hakkında bilgi edinin.
Şeffaflık: Büroların ücret politikaları ve iş yapma şekilleri konusunda şeffaf olmaları önemlidir. Gizli ücretler veya anlaşılmayan koşullar konusunda dikkatli olun.
Ücretler: Ücretler hakkında net bilgi alın. Ödeme planları, ücretlerin kapsamı ve ekstra masraflar hakkında bilgi sahibi olun.
Yasalara Uygunluk: Dedektiflik bürosunun yerel yasalara ve etik kurallara uygun çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Yasalara uygunluk, hem güvenilirlik hem de topladıkları bilgilerin geçerliliği açısından önemlidir.
Gizlilik: Bilgilerinizi koruyacak ve gizli tutacak bir büro seçmeye özen gösterin. Gizlilik politikalarını ve uygulamalarını netleştirin.
Online Yorumlar: İnternetteki müşteri yorumlarını ve değerlendirmeleri inceleyin. Ancak, yorumların gerçek ve güncel olup olmadığını kontrol edin.
Şikayetler ve Sorunlar: Herhangi bir şikayet veya sorun yaşanmışsa, bu konuların nasıl çözüldüğünü değerlendirin.
Güvenilir bir antalya dedektiflik bürosu bulmak için bu adımları dikkatlice takip ederek, ihtiyaçlarınıza en uygun ve güvenilir hizmeti alabilirsiniz.
]]>Profesyonel bir dedektifin sahip olması gereken nitelikler şunlardır:
Analitik Düşünme: Dedektifler, olayları analiz edebilme ve delilleri değerlendirebilme yeteneğine sahip olmalıdır. Karmaşık durumları çözümleyebilme yeteneği, etkili bir dedektif olmanın temel taşlarındandır.
Güçlü Gözlem Becerileri: Ayrıntılara dikkat etmek, önemli ipuçlarını fark etmek ve gözlemlerini doğru bir şekilde not almak, dedektifler için kritik bir beceridir.
İletişim Yeteneği: İyi bir dedektif, tanıklarla ve şüphelilerle etkili bir şekilde iletişim kurabilmelidir. İnsanları rahatça konuşturabilmek, doğru bilgiyi elde etmek için önemlidir.
Sabır ve Azim: Suçları çözmek bazen uzun süre alabilir ve birçok engelle karşılaşılabilir. Sabırlı ve azimli olmak, başarılı bir dedektifin olmazsa olmaz özelliklerindendir.
Yüksek Etik ve Gizlilik: Dedektiflerin topladığı bilgileri gizli tutmaları ve etik kurallara uygun hareket etmeleri gerekmektedir. Gizlilik, hem işin doğası hem de yasal nedenlerle son derece önemlidir.
Eğitim ve Deneyim: Dedektiflik genellikle polislik gibi ilgili bir alanda eğitim ve deneyim gerektirir. Ayrıca, özel dedektifler için de özel bir lisans veya sertifika gerekebilir.
Teknoloji Bilgisi: Modern dedektifler, dijital deliller ve teknolojiyi kullanma konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Bilgisayarlar, telefonlar ve diğer dijital araçlarla ilgili bilgi ve beceriler bu alanda önemli bir rol oynar.
Yasal Bilgi: Dedektiflerin yasal prosedürler hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Yasalara uygun hareket etmek ve delilleri geçerli bir şekilde toplamak önemlidir.
Profesyonel bir ankara dedektiflik bürosu bu nitelikleri ve becerileri taşıdığında, suçları daha etkili bir şekilde çözme ve adaleti sağlama konusunda başarılı olabilir.
Profesyonel dedektiflik hizmeti nedir?
Profesyonel dedektif, suçları araştıran, delilleri toplayan ve çeşitli olaylarla ilgili bilgi elde eden kişidir. Genellikle polis teşkilatlarında çalışan dedektifler, kamu güvenliği açısından kritik bir rol oynar. Bunun yanı sıra, özel dedektifler de bağımsız olarak çalışarak bireylerin, şirketlerin veya diğer kuruluşların sorunlarını çözmeye yardımcı olurlar.
Profesyonel dedektiflerin genel özellikleri şunlardır:
Resmi Eğitim ve Lisans: Profesyonel dedektifler, genellikle polis teşkilatlarında görev yaparlar ve bu görev için gerekli olan resmi eğitimi almışlardır. Ayrıca, özel dedektifler de çoğu ülkede lisans veya sertifikaya sahip olmalıdır.
Deneyim ve Uzmanlık: Deneyim, dedektiflik mesleğinde önemli bir faktördür. Genellikle, dedektifler polislik, hukuk, veya ilgili diğer alanlarda deneyim kazanarak bu pozisyona gelirler. Özel dedektifler de belirli bir alanda uzmanlaşabilirler.
Delil Toplama ve Analiz: Profesyonel dedektifler, suç mahallerinden delil toplama, bu delilleri analiz etme ve olayları çözme konusunda eğitim almışlardır. Bu süreç, bilimsel ve teknik bilgi gerektirir.
Gizlilik ve Etik: Dedektifler, topladıkları bilgileri gizli tutmalı ve etik kurallar çerçevesinde hareket etmelidir. Yasal süreçleri ve kişisel gizliliği korumak bu mesleğin önemli bir parçasıdır.
Soruşturma Yöntemleri: Profesyonel dedektifler, çeşitli soruşturma yöntemlerini ve tekniklerini kullanarak olayları araştırırlar. Bu yöntemler, tanıklarla görüşme, fiziksel delil toplama, dijital verileri inceleme gibi çeşitli faaliyetleri içerebilir.
Raporlama ve Tanıklık: Dedektifler, elde ettikleri bulguları raporlar ve gerektiğinde mahkemede tanıklık yaparlar. Bu, elde edilen bilgilerin yasal süreçte kullanılabilir olmasını sağlar.
İletişim ve İnsan İlişkileri: Dedektifler, tanıklar, şüpheliler ve diğer kişilerle etkili bir şekilde iletişim kurabilmelidir. Bu, bilgi toplama ve analiz sürecinde kritik bir öneme sahiptir.
Profesyonel Dedektif Türleri:
Polis Dedektifleri: Kamu güvenliği için çalışan dedektiflerdir. Suçları çözme ve soruşturma yapma konusunda yetkili ve eğitimli kişilerdir.
Özel Dedektifler: Bağımsız olarak çalışan ve özel sektördeki müşterilere hizmet veren dedektiflerdir. Bu kişiler, özel araştırmalar, kayıp kişiler ve çeşitli özel sorunlarla ilgilenirler.
Profesyonel adana dedektiflik bürosu dedektifleri, adaletin sağlanmasında ve suçların aydınlatılmasında önemli bir rol oynarlar. Hem kamu hem de özel sektörde, etkili bir şekilde çalışabilmek için özel beceri ve niteliklere sahip olmaları gerekir.
]]>
Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Bodrum’da kenti besleyen barajlardan biri olan Mumcular Barajı’nda hem tarımsal sulama hem de içme suyu sağlanamazken, barajdaki su seviyesi yüzde 15 civarında kaldı. 9 günlük Kurban Bayramı tatili sonunda Geyik Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 45’lerde seyrederken, aradan geçen 1 ayın ardından bu rakam yüzde 36’lara geriledi. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) tarafından Turgutreis Mahallesi’nde 6 adet kuyu açılacağı ve elde edilen bu suyun arıtılarak içilebilir hale getirildikten sonra Bodrum’a aktarılacağı belirtilirken, Turgutreis’te ilk etapta 10 bin, ikinci etapta 20 bin metreküp tuzlu suyun arıtılacağı desalinasyon tesisinin kurulmasının planladığı ve bu projenin hayata geçmesiyle Bodrum’a günlük 100 bin kişiye yetecek kadar ilave su sağlanacağı kaydedildi.
‘YER ALTI SULARI TAMAMEN TUZLANABİLİR’
Deniz suyundan su arıtılması ile ilgili endişelerini dile getiren MSKÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “İçme suyu problemi şiddetlendikçe çözüm önerilerinin de daha karmaşık hale geldiğini görüyoruz. Su kanalizasyon İdaresi’nce geliştirilen çözüm önerilerinde Dalaman, Namnam Çayları’ndan su getirilmesi gündeme gelirken diğer taraf Ekinambarı ve Turgutreis’teki deniz suyu arıtmaları alternatif çözüm olarak değerlendiriliyor. Tabii deniz suyu arıtmaları bu sistemdeki çok küçük bir parça olarak sistem arz güvenliği noktasında devreye alınacak bir küçük minimal bir alternatif olarak değerlendirilebilmesine rağmen, Turgutreis noktasında özellikle burada açılacak kuyuları da güvenli çekimin ötesine geçilmesi durumunda yer altı suyu tuzlanacağı gibi yer altı su tablası da oldukça aşağıya inecektir. Bu bölge ve etrafında Kos Adası dahil olmak üzere onlarca ada ve adacık söz konusu. Bu bölgedeki batimetride 10 ila 20 metre civarında bir değişim söz konusu, bu adalardan. Yer altı su seviyesiyse Turgutreis’te geçmişte 5-10 metre iken şu an 30-40 metreden su alınamıyor. Kaldı ki yarımada genelinde yer altı su çekimi tamamen yasak. Şimdi deniz arıtması yaparak denizden su çekeceğimize, kuyulardan su çekmemiz durumunda bu bölgeyi tamamen tuzlandırmış, ayrıyeten de yer altı su tablasını tamamen kaybetmiş oluruz” dedi.
MALİYET VE KİRLİLİK
Deniz suyu arıtılmasının ardından oluşan maliyet ve kirlilik ile ilgili konuşan Doç. Dr. Özçelik, “Deniz suyu arıtma sistemleri, cazibeli sistemlere göre oldukça maliyetli sistemler. Deniz suyunun mebrandan geçerek tuzun arıtması sırasında suyu 600 ila 800 metre yukarıya basabilecek bir enerjiyi sisteme vermemiz gerekiyor. Bu ise bizim su faturalarımıza yansıyacak çok büyük bir maliyet olarak karşımıza çıkıyor. Diğer taraftan bu sistem yan ürün olarak onlarca tonluk bir tuz ortaya çıkarıyor. Bunun karasal olarak bertaraf edilmesi durumunda burada yoğun bir kamyon trafiği, deniz ortamına verilmesi durumunda ise denizel ortamda ciddi bir kirlilik ortaya çıkaracaktır. Burada üretilecek sistemlerde deniz suyunun yer altı suyu kuyularıyla temin edilmesi gündeme geliyor. Bu ise bizim yer altı suyunun kirlenmesi, bir taraftan da daha az tuzlu suyun sisteme verilmesi anlamına geliyor. Daha az tuzlu suyun sisteme verilmesi ve maliyetin düşürülmesine karşı, burada çevrede ciddi anlamda geri dönülemez bir kirlilik meydana gelecektir. Yer altı su seviyesi aşağı düşeceği gibi yer altı suyunda da kalıcı bir tuzlanma meydana getirecektir. Bu ancak Gazze bölgesi gibi kapalı bir alanda yukarı havzalardan suyun gelmediği bir durumda, ancak böyle çok elzem durumlarda, bizim yer altı sularını kullanarak deniz suyunu arıtmamız gündeme gelebilir. Burada böyle bir şey uygulamamız durumunda yer altı suyu tablasını, zaten burada su çekimi yasak, kalıcı olarak aşağılara düşürmüş olacağız” diye konuştu.
‘İLETİM HATLARINDA BİNLERCE PATLAK MEYDANA GELİYOR’
Doç. Dr. Özçelik, şöyle devam etti: “Elimizdeki su kaynaklarımız sıkıntılı. Ancak geçtiğimiz yıl her iki barajda su kurumasına rağmen ilave olarak Milas Ovası’nın ve Milas’a içme suyu sağlayan Akgedik Barajı’ndan su temin edilerek şehre su verilmiş ve su temininin sürekliliği kısmen de olsa sağlanabilmişti. Ama buradaki en önemli sorun, içme suyunun şehre sürekli ve güvenilir bir şekilde iletilebilmesi noktasında; iletim hatlarında binlerce patlak meydana geliyor. Her geçen gün bir patlak haberi alıyoruz. Bu hem kentsel altyapıya zarar verdiği gibi yollarda araçların yolunun içerisine gömüldüğü manzaralarla karşı karşıya kalıyoruz. Burada içme suyu borularının tipinden, cinsinden ve yerleştirilmesinden kaynaklı sorunlar olduğu gibi işletmeden kaynaklı sorunlar da olduğunu görüyoruz. Özellikle yüksek noktalara sular çıkamıyor. Bu sebeple vatandaşlarımız susuz kalıyor. Burada acilen bir basınç düzenlemesi ve gerekli noktalarda önlem alınması lazım ki bu tedbirler vesilesiyle vatandaşlarımızın susuzluğu minimum noktaya gelsin.”
‘İÇME SUYU SORUNU UZUN YILLARDAN BERİ ÇÖZÜLEMİYOR’
“Bodrum’un içme suyu sorunu maalesef uzun yıllardan beri çözülemiyor” diyen Doç. Dr. Özçelik, “İçme suyu sorununu iki kademede özetlememiz galiba uygun olacaktır. Birincisi su temininde yaşanan zorluklar, ikincisi suyun temin edilerek şehre iletilmesi. Bodrum’a içme suyu sağlayan barajlarımız, birincisi Mumcular Barajı, diğeri Geyik Barajı. Geçtiğimiz yıl bu iki baraj da kurumuştu. Şu an Mumcular Barajı’ndan su temini mümkün olamıyor. Geyik Barajı’nda yılın ilk üç ayında bakım onarıma alınmasına rağmen su seviyesi yüzde 36’lar civarında; bu 15 milyon metreküplük bir suya tekabül ediyor. Bunun 3 milyon metreküpünü kabaca ölü hacim olduğunu kabul edersek, 12 milyonluk bir su söz konusu. Bunun önemli bir kısmını termik santralin soğutma suyu olarak kullanılacağı diğer bir kısmı ise Bodrum’un önümüzdeki birkaç ay içerisinde idareli bir şekilde temin edilmesi ve Bodrum’un susuz kalmamasını sağlayacak bir su stoku olarak kabul edilebilir” dedi.
]]>Olay Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Seyitahmet Mahallesi’nde meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte sohbet ettikten sonra eve dönmek isteyen 14 yaşındaki Mehmet Can Kocabıyık, arkasından saldıran köpeği görünce kaçmaya çalıştı. Köpekten kaçmak isterken yaklaşık 1,5 metrelik bahçe duvarına çıkan Kocabıyık buradan dengesini kaybederek beton zemine düştü. Kocabıyık’ın yerde hareketsiz yattığını gören çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Sırt üstü düşmenin etkisiyle nefessiz kalan ve ayağına da demir saplanan Kocabıyık, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından önce Akhisar Mustafa Kiraz Devlet Hastanesine sonrasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine sevk edildi.
Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi ekibi tarafından tedavi alınan 14 yaşındaki Mehmet Can Kocabıyık’ın sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Akciğerlerindeki zedelenme nedeniyle hastanede müşahedede tutulan Kocabıyık’ın ameliyat geçirme riskinin de bulunduğu öğrenildi.
Yaşadığı korku dolu anları anlatan Mehmet Can Kocabıyık, “Arkadaşımla ayrıldıktan sonra eve doğru giderken arkamdan bir köpek sesi duydum. Arkama baktığımda köpek bana saldırıyordu. Hızlı da geliyordu. Ben de ilk bulduğum karşıdaki apartmana doğru koştum. Oradan duvardan tırmanırken korkuluklara ayağım battı ve sırt üstü yere düştüm. Durduk yere saldırdı. Ondan birkaç dakika öncesinde de arkadaşıma saldırmıştı. Eve giderken de bana saldırdı. Geçen sene de başka bir arkadaşımın aynı köpek yüzünden kolu kırıldı” dedi.
Kendisi tanıyanların durumu ambulansa bildirdiklerini ve hastaneye kaldırıldığını söyleyen Kocabıyık, “Şansıma eski ev sahibimizin bahçesine düşmüşüm. Olanı duyunca hemen ambulans çağırdılar. Ayağıma pansuman yaptılar. Orada hep iki tane köpek duruyor. Bir tanesi geldi bana saldırdı. Normalde köpekleri severim de bazı köpeklerden nefret etmeye başladım” diye konuştu.
“Mecliste bağrışıyorlar ya gelsinler burada bağırsınlar”
Yaşadıkları yüzünden uyku uyuyamadığını söyleyen baba Recep Kocabıyık, “Kendi seyyar aracımla Akhisar’da çalışıyorum. Köpeklerden biz de sıkıntı çekiyoruz. Oğlum arayıp durumu haber verince koştum hastaneye gittim. Bu çocuk ayağını değil de kafasını çarpsaydı ne olacaktı? Bunun hesabını bana sokak hayvanları mı verecek? Dünden beri gözümde uyku yok. Hayvan koruyucuları gelsin beni kurtarsın hadi. ya bu çocuk ölseydi ne olacaktı? Mecliste bağrışıyorlar ya gelsinler burada bağırsınlar. Bugün benim çocuğuma olan yarın başkasının çocuğuna olacak. Bu şekilde olmaz. Her yerde aynı sorun. Geçenlerde sağlık ocağında küçük çocuğuma saldırdı. 3 gün müşahede altında tutulacak. Akciğerinde sıkıntı olduğu söylendi. Akciğerlerinde hava varmış o havayı alacaklar. Sırt üstü düşmesi nedeniyle nefessiz kaldı. Ameliyat yapma durumu da olabilirmiş. Uykusuz nöbet tutuyorum. 3 santimetrelik demir girdi ayağına. ya kafasına girseydi ne olacaktı?” ifadelerini kullandı.
“Akhisar Belediyesinden şikayetçi olacağım”
Önlem almadığı için Akhisar Belediyesinden şikayetçi olacağını kaydeden baba Kocabıyık, “Polis arkadaşlar köpeklerin alındığını söylediler. Tutanağın tutulduğunu söyledi. Ben de Akhisar Belediyesinden şikayetçi olduğumu söyledim. Hastaneden çıktıktan sonra Akhisar Belediyesinden şikayetçi olacağım” dedi. – MANİSA
]]>“MACRON ARADI, TORUNUM DEDE GİTME DEDİ”
Erdoğan, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın açılışında sahnelenen ahlaksızlık karşı karşıya olduğumuz tehdidin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Macron beni davet etti. Ben de gelebileceğimi söyledim. 13 yaşındaki torunum dede gitme dedi niye dedim orada LGBT gösterisi yapacaklar dedi. O görüntüleri gösterdi tamam kızım gitmeyeceğim dedim. İnsanları birleştirmesi gereken spor etkinliği maalesef insanlığa değerlere düşmanlıkla açıldı.” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.
“İLK FIRSATTA PAPA’YI ARACAĞIM”
“Bizim inancımızda insan yaratılmışların en şereflisidir” diye vurgulayan Erdoğan, “Paris’te yapılmak istenen insanı hayvanlardan dahi aşağı seviyeye çekme projesidir. İlk fırsatta Sayın Papa’yı da bununla ilgili arayacağım.
“CİNSİYETSİZLEŞTİRMEK DEMEK İNSAN SOYUNU BOZMAK DEMEKTİR”
Karşımızda sadece bir yönelim yok doğrudan çocuklarımızı hedef alan faşizan bir dayatma var. Aileye insan nesline yönelik çok boyutlu acımasız bir savaş yürütülmektedir. Fransa, Fransız sporcuların içerisinde başörtülü olanlar varsa onların müsabakalara katılmasını engellemiştir. Bu nasıl bir mantık? Cinsiyetsizleştirmek demek insan soyunu bozmak demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan diğer satırbaşları ise şöyle;
“Ne kadar sancılı olursa olsun her meseleyi kendi arasında konuşan müzakere eden bir hareketiz. 31 Mart seçimleri sonrasında da aynısını yapıyoruz. Milletin sandıkta verdiği mesajlara kulaklarımızı tıkamıyor iç bünyemizde gerekli adımları atıyoruz. Bakılmadık hiçbir nokta bırakmadan bu süreci titizlikle yürütüyoruz.
“PARTİDEKİ BAYRAK DEĞİŞİMİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Her şeyin farkındayız. Selden kütük kapma telaşında olanları da çok iyi görüyoruz. Bunlara aradıkları fırsatı vermedik vermeyeceğiz. Ne fitne kazanına odun taşıyanların oyununa geleceğiz ne de hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edeceğiz. Partimiz bünyesinde bayrak değişimini gerçekleştiriyoruz. Görevden affını talep eden bazı arkadaşlarımızın yerine yenilerini görevlendirdik. Siyasetin dalgalı denizinde gel-gitler olabilir bunların tamamı geçicidir, aslolan milletle gönül bağını muhafaza etmektir. Biz PKK’nın Suriye uzantılarıyla mücadele derken CHP’li milletvekilleri ellerinde çantalarıyla ülke ülke dolaşıyor onları aklamaya çalışıyordu. ‘Türk askerinin Libya’da ne işi var?’ korosunun assolisti dönemin CHP Genel Başkanı’ydı. Somali tezkeresine hayır dediler.
NAMIK TAN VE MAVİ VATAN TARTIŞMASI
Türkiye’nin çıkarlarını savunmak yerine masal diyerek ülkemizi yayılmacılıkla itham ederek birilerine göz kırpıyorlar. Bunun adı sorumsuzluktur şuursuzluktUr. Türkiye aleyhine bu tezleri dillendirmek ne zamanda beri CHP’nin görevi oldu? CHP’nin Türkiye ile ve Türkiye’nin çıkarlarıyla alıp veremediği nedir? Sadece milli meselelerde yerli ve milli bir duruş bekliyoruz. Eğer katkı sunmayı beceremiyorlarsa bari bu tarz talihsiz açıklamalarla ülkemize zarar vermesin. Gölge etmesin yeter biz onlardan başka ihsan istemiyoruz. ‘Mavi Vatan’ımıza sahip çıkma noktasında en küçük bir geri adım atmayacağız. Bunu böyle bilsinler. Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkleri’nin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.
İSRAİL’İN GAZZE’YE DÜZENLEDİĞİ SALDIRILAR
Savaşın bile bir hukuku vardır. Hitler’i gölgede bırakacak bir barbarlığa imza attılar. Gazze bugün dünyanın en büyük imha kampına dönüşmüştür. Eli kanlı katiller Temsilciler Meclisi’nde ağırlanıyor, alkışlanıyor. Ben de Müslümanım insanım diyen birisinin böyle bir tabloya rıza göstermesi mümkün mü? BM Güvenlik Konseyi bugün sorumluluk almayacaksa ne zaman alacak? Bu gidiş gidiş değildir.
“İSRAİL DEVLETİ TÜM İNSANLIK İÇİN TEHDİTTİR”
Netanyahu yönetimi altında İsrail’in gittiği yol yol değildir. Bu ikiyüzlülüğün sonu korkarım ki çok kötü bitecektir. Bugün gözünü Lübnan’a dikenlerin yarın pis ellerini başka yerlere uzatmayacağının garantisini mi verebilir? Hamas ateşkese evet dediği halde kan döken taraf İsrail’dir. İsrail devleti gelinen noktada artık tüm insanlık için tüm dünya için tehdittir. Daha geç olmadan bu soykırım insanlığın ittifakı ile artık derhal durdurulmalıdır. Biz Netanyahu denilen caninin ne yapmaya çalıştığını farkındayız. Gazze’deki ateşi tüm bölgeye yayma girişimlerini arkasındaki asıl niyeti çok iyi biliyoruz. Ne söylüyorsak bölgemizde kanın durması için söylüyoruz.
“KLAVYE SOYTARILARININ HADSİZ MESAJLARI”
Klavye soytarılarının hadsiz mesajları bizi korkutmaz, ürkütmez, sindirmez inandığımız yolda yürümekten bizi asla vazgeçirmez. Korkuyu yanımıza hiç yaklaştırmadık. Bugün de aynı yerdeyiz dimdik ayaktayız. İsrailli yetkilerin küstah açıklamaları karşısında son iki gündür milletimizin fertlerinin sergilediği dik duruşu çok kıymetli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak bundan 500 yıl önce engizisyondan kaçan Musevilere kucak açtıysak Hitler’in toplama kamplarında kaçan Yahudilere kol kanat gerdiysek bugün de mazlumların yanındayız.
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde, aile sağlığı merkezinde hasta yakınlarıyla çıkan arbede sırasında kalp krizi geçiren Doktor Mustafa Hürkal Tezvar’ın (63) yoğun bakım ünitesindeki tedavisi sürüyor. Dr. Tevzar’ı darbettiği iddiasıyla gözaltına alınan Engin S. (55) ve kız kardeşi Ö.S.A. (48) ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Birçok sivil toplum kuruluşu üyesi sağlıkçı, Tezvar’ın görev yaptığı aile sağlığı merkezi önünde basın açıklaması yaparak saldırıyı kınadı.
Olay, dün saat 15.30 sıralarında Ortakent Mahallesi 12 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde meydana geldi. İstanbul’da yaşayan ve ailesiyle birlikte tatile gelen Engin S., ateş şikayeti nedeniyle eşi Hilal S.’yi kız kardeşi Ö.S.A. ile birlikte aile sağlığı merkezine götürdü. Misafir girişi yaptıktan sonra Engin S., içeride hastası bulunan Dr. Mustafa Hürkal Tezvar’ın muayene odasına girdi. Tezvar iddiaya göre Engin S.’ye, ateşi bulunan eşini hastaneye götürmesini söyledi. Engin S. ise eşinin burada tedavi edilmesini isteyerek, doktoru kolundan çekti. Çıkan tartışmada Tezvar ile Engin S. arasında arbede yaşandı. Odaya giren diğer hasta yakınları ile merkezde çalışan personel kavgayı sonlandırdı.
DOKTOR KALP KRİZİ GEÇİRDİ
Olay sırasında fenalaşan Dr. Tezvar, yere yığıldı. Tezvar’a ilk müdahaleyi mesai arkadaşları yaparken ihbar üzerine merkeze ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekibinin kalp masajı yaptığı Dr. Tezvar, bir özel hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri Engin S. ve kız kardeşi Ö.S.A.’yı gözaltına alarak, Yalıkavak Polis Merkezi Amirliği’ne götürdü.
Yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Doktor Mustafa Hürkal Tezvar’ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
SUÇLAMALARI REDDETTİLER
Emniyetteki işlemleri tamamlanan Engin S. ve kız kardeşi Ö.S.A. ise adliyeye sevk edildi. Engin S.’nin ifadesinde eşine bakması için doktorun yanına gittiği ve onu kolundan tutarak çektiği, sonrasında Dr. Mustafa Hürkal Tezvar’ın kendisine küfrettiğini, yaşanan olayda kendisinin ve araya giren kardeşinin yaralandığını söyledi. Darp girişimi olmadığını iddia eden Engin S., kardeşi ile birlikte odadan çıktıktan sonra doktorun rahatsızlandığını öne sürdü.
Ö.S.A. ise olay sırasında araya girmek istediğini ve ağabeyinin ve kendisinin yaralandığını söyledi. Öte yandan, iki şüphelinin de darp raporu aldığı ve doktor Mustafa Hürkal Tezvar’dan şikayetçi oldukları belirtildi.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI SALDIRIYI KINADI
Olayın ardından sivil toplum kuruluşları Ortakent Aile Sağlığı Merkezi’nde bir araya gelerek saldırıyı kınadı. Basın açıklamasına Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, birçok STK temsilcisi, sağlıkçı katıldı.
Sağlıkta şiddetin son bulmasını istediklerini söyleyen Muğla Tabip Odası Başkanı Çetin Erdolu, “Yine kötü bir haberle bir araya gelebildik bundan dolayı üzgünüz, kızgınız. Bu şiddet artık son bulsun diyoruz ancak şiddetin politik bir tercih olduğu sürece engellenemeyeceğini de biliyoruz. Dr. Hürkal Tezvar arkadaşımız dün bir hasta yakını tarafından fiziki ve sözel şiddete maruz kalarak arrest olmuş şu an da yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermektedir. Sağlıkta şiddet haberi duymadığımız bir gün neredeyse hiç yok. Bunun tek suçlusu 30 yıldır süren sağlıkta piyasalaşma ve sağlığın ticari bir meta, hastanın müşteri olarak görüldüğü sağlık sistemidir. 3 dakikada bir randevu ile hasta bakmaya zorlanan kamu hastanesi hekimleri, 4 bin nüfusu olmasına rağmen bir o kadar da misafir hastaya bakmaya zorlanan tatil yöresi aile hekimleri şiddete maruz kalıyorsa bunun sorumlusu bu sistemi kurgulayan ve angaryaları hekimlere dayatan sağlık bakanlığı ile kışkırtılmış sağlık talebinden oy devşiren iktidarlardır” dedi.
Aile Hekimler Dernekleri Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Ali Demir ise “Bilinen kardiyak rahatsızlıkları olan ve ileri yaşına rağmen çalışmaya devam eden meslektaşımız hasta ve hasta yakınlarının yaptığı tartışma sonucunda fenalaşmış, kalp pili olmasına rağmen yaşadığı stres nedeniyle 2 kez kalp durması geçirmiş ve acil müdahale gerektiren bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Dr. Tezvar’a acil şifalar diliyorum. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak sağlık çalışanlarına şiddetin artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını ve bu durumun meslektaşlarımızın üzerinde büyük bir psikolojik baskı oluşturduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Zor çalışma şartları uygunsuz ve hukuksuz taleplerle mücadeleden aile hekimleri ve sağlık çalışanları her gün idarenin ve yüzlerce hastanın taleplerine yanıt vermeye çalışırken aynı zamanda şiddet riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar” diye konuştu.
]]>İNGİLTERE’deki müzayede evinde satışa sunulan ve Aydın’ın Milet Antik Kenti’nden kaçırıldığı ispat edilerek, Türkiye’ye iade edilen milattan önce 6’ncı yüzyıla ait ‘kore torsosu’, yakın zamanda Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi uzmanları, İngiltere’nin Londra şehrinde faaliyet gösteren Christie’s Müzayede Evi’nin 8 Aralık 2021 tarihli ‘Antiquities’ isimli müzayedesinde yayımlanan kataloğunda 65 lot numarası ile satışa sunulan mermer ‘kore torsosu’nun Anadolu kökenli olabileceğinden şüphelendi. Türkiye’nin girişimleriyle eserin satışı askıya alındı ve yasa dışı yollarla Türkiye’den çıkarıldığına ilişkin delil niteliğinde bilgi ve belgelere ulaşıldı. Bu doğrultuda eserin kökenini belirleyecek arşiv belgeleri İngiliz makamlarına sunuldu. Konuya ilişkin Didim Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı ve eserin iadesi için talep gönderildi. Talep kapsamında eser Türkiye’ye iade edildi. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne getirilen eser için sergileme çalışmaları tamamlandı. Eser, yakın zamanda müzede ziyarete açılacak.
‘HEPİMİZ İÇİN GURURLU BİR ANDI’
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanı Zeynep Boz, ‘kore’nin Yunan mitolojisinde Persephone’nin adı ve bakire anlamına geldiğini söyleyerek, eserin Türkiye’ye kazandırılma sürecini anlattı. Boz, eserin 2021 yılında satışa sunulduğunda kaçakçılıkla bilinen bir koleksiyoncunun ismini fark ettiklerini ve konunun üzerine gittiklerini söyledi. Boz, “Bu durum bize doğrudan bir kanaat oluşturdu. Daha sonra arşiv belgeleri, isimlerin şaibeli olması ve bunun Anadolu kökenli olduğunu ispatlayan bilimsel verilere ulaşabilmemiz sayesinde Didim Cumhuriyet Başsavcılığımızca da başlatılan bir soruşturma yoluyla adli iş birliği yapabilmiş olmanın avantajıyla, Dışişleri Bakanlığımız Londra Büyükelçiliği ile bağlantılar gerçekleştirdi. Eseri ülkemize getirdik. Hepimiz için gururlu bir andı. Çünkü burada hem bu eserimizin iadesini alırken, hem de İngiliz meslektaşlarımız veya İngiliz yetkililer tarafından ülkemizin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında ne kadar etkin olduğumuzu duymak, onların bakış açısıyla da bunu bir kere daha teyit etmek bizleri çok mutlu eden bir başka yanı oldu” dedi.
Zeynep Boz, eserin önemine de dikkat çekerek, “Milattan önce 6’ncı yüzyıla tarihlenen bu tür kadın yontularına ‘kore’, bunların erkek versiyonuna da ‘kouros’ deniyor. Bunların önemi plastik sanat ürünlerinin ilk örneği olması. Plastik sanat ise üç boyutlu şekilde ürettiğimiz heykel ürünleri aslında plastik sanat olarak geçer. Bunların çok özel örnekleri bunlar. Özelikle Didim tarafında yoğunlukla gördüğümüz eserler. Her şeyden önce yerinden edilmiş, ülkesinin bağrından koparılmış bir kültür varlığıdır bu. Bunu kaçakçılıkla ilişkideki, kriminolojik verilerini ortaya koymak suretiyle iade almak çok önemli. Biliyorsunuz yıllar geçtikçe birtakım arkeolojik objeler eskidikçe nadiriyetlerinin arttığını düşünmek mümkün. Günümüzde daha az korunarak gelmelerini beklemek mümkün. Bu parçanın kondisyonunun da iyi olması aynı zamanda bizim için önemli” dedi.
‘SERGİ ÇALIŞMALARINI TAMAMLADIK’
Eserin müzeye gelmesiyle koleksiyonun zenginleştiğini belirten Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Yusuf Kıraç da “Bu eserler bilimsel makalelerle bilim camiasına açıklamalarda bulunuyor. Son yıllarda insanlarımızın müzelere daha çok yurt dışına kaçırılmış eserleri görmeye geldikleri, daha çok sahiplendiklerini görüyor, sevinçle karşılaşıyoruz ve anlatıyoruz. Müzeye gelen eserler bilimsel olarak raporlanır ve bu raporlama yapılırken hangi teşhirde hangi bölümde sergileneceğine karar verilir. Bu eser Helenistik döneme ait bir eser. Diğer eserlerle ilgili sıralaması yapılır ve o envanter numarasını alır. Daha sonra artık bu eser ömür boyu o isimle kalır. Şimdi biz o çalışmaları tamamladık. Biz de artık bir gün bekliyoruz. Yakın bir zamanda teşhire konulur ve ziyaretçilerin beğenisine sunulur” dedi.
]]>Sosyal medyada bazı hesaplardan; birçok farklı üniversitenin fakültelerine ait sahte diplomaların satışı yapılıyor. Sahte lisans diploması için 25 bin lira ücret talep edilirken, dolandırıcılar diplomanın e-Devlet sistemine de işlendiğini öne sürüyor. Gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar orijinal görünümdeki diplomaların görselleri de sosyal medya sayfalarında paylaşılarak alıcı bulmaya çalışılıyor. Avukat Deniz Özdal, “Sahte diplomanın edinilmesi, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturuyor. Resmi belgede sahtecilik suçunun basit haliyle 2 yılla 5 yıl arasında bir hapis cezası öngörülüyor. Fakat burada aslında mağdur olduğunu iddia edenler ne kadar mağdur? Bunlar da bir suç işleme kastıyla yola çıkıyor” dedi. E-Devlet gibi sistemlerde manipülasyonun kolay bir yol olmadığını ve dolandırıcıların güvenilirlik sağlamak adına vatandaşları yanılttığını belirten siber güvenlik uzmanı Osman Demircan ise, “Hiçbir şekilde de e-Devlet ya da benzeri bir sisteme kaydı yapılamıyor. Vatandaşlar da bu şekilde dolandırıldıktan sonra maalesef kolluk kuvvetlerine başvurmayı tercih etmiyorlar. Çünkü zaten kendileri de illegal bir iş yapıyorlar. Böylelikle dolandırıcıların yaptığı bu işler yanlarına maalesef kar kalıyor” dedi.
Sosyal medyada oluşturulan birçok farklı hesapta sahte diploma satışı yapıldığı görüldü. Farklı üniversite ve bölümlere dair diploma satışının yapıldığı sayfalarda ayrıca yüksek lisans, lise ve önlisans diplomalarının da satışı yapılıyor. Dolandırıcılık yöntemi olduğu düşünülen sayfalarda, sahte diplomalara dair özelliklere de yer veriliyor. Satışı yapılan belgelere dair; E-Devlet’e işleneceği, orijinalinden ayırt edilemeyeceği, üniversitelerin gerçek mezunları ile aynı şartlara sahip olunacağı ve hukuki anlamda sorun yaşanmayacağına dair teminatlar sunulurken, kişilere; doktorluk, mühendislik, öğretmenlik, veterinerlik gibi çeşitli meslekleri seçme şansı da tanınıyor.
FİYAT LİSTESİ YAYINLAMIŞLAR
Öte yandan, benzer bir sayfanın kuruluşunu 2009 yılına kadar dayandırdığı, sahte diploma basımı işinde eski olduğunu belirterek fiyat listesi dahi yayınladığı görüldü. En son 2023 yılına dair yayınlanan fiyat listesinde, lisans diplomasının 10 bin lira, yüksek lisans diplomasının 12 bin lira, lise diplomasının 6 bin lira, ön lisans diplomasının 8 bin lira ve ilköğretim diplomasının 4 bin lira olarak yer aldığı görüldü.
1 YILDA YÜZDE 150 ZAM
Müşteri şeklinde konuşularak ulaşılan sayfa ise lisans diplomasının yeni ücretinin yüzde 150 zamlı olarak 25 bin lira olduğunu aktardı. Bazı sayfalarda hukuk ve tıp gibi fakülteleri için diğer fakültelere göre daha yüksek ücretler belirlenmesi de dikkat çekti.
KİŞİSEL BİLGİLER İSTENİYOR
Satıcıların kendilerine müracaat ederek sahte diploma almak isteyen kişilerden öncelikle isim, soyisim, adres ve TC kimlik numarası gibi kişisel bilgileri de talep ettikleri öğrenildi. Satıcılar, sahte diplomalar ile KPSS ve benzeri resmi sınavlara girilebildiğini ve resmi kurumlara başvuru yapılabildiğini de belirtti.
“YANLARINA KAR KALIYOR”
Bu kişilerin dolandırıcı olduğunu belirten Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, “Sahte diploma verilip de bunun gerekli kurumlara eklenebileceğinin söyleniyor olması neredeyse imkansıza yakın bir durum. Burada size sahte diploma vereceğini söyleyen kurumlar aslında arka tarafta daha farklı bir dolandırıcılık yapıyorlar. Bir hikaye dolandırıcılığı yapıyorlar. Bunun için referansları ve tanıtım videolarını izleyebileceklerini söylüyorlar. Vatandaşa aslında tamamen illegal olan bu durum için bu bu tarz yasa dışı kurumlarla iletişime geçtiğinde 25-30 bin lira gibi bir rakama diploma verebileceklerini ve her türlü sisteme kayıt yapılabileceklerini söylüyorlar. Burada kişi o diplomayı almak için parayı ödediğinde bütün iletişim kesiliyor ve artık bu kişilerle iletişim kurulamıyor. Hiçbir şekilde de e-Devlet ya da benzeri bir sisteme kaydı yapılamıyor. Vatandaşlar da bu şekilde dolandırıldıktan sonra maalesef kolluk kuvvetlerine başvurmayı tercih etmiyorlar. Çünkü zaten kendileri de illegal bir iş yapıyorlar. Böylelikle dolandırıcıların yaptığı bu işler yanlarına maalesef kar kalıyor” dedi.
“DOLANDIRICILIĞIN ELİNE DÜŞENLER DE SUÇ İŞLEMİŞ OLUYOR”
Avukat Deniz Özdal “Sahte diploma edinmeye çalışan ve bu yolla aslında bu suçu işleyen dolandırıcılığın eline düşenler de ne yazık ki bir suç işlemiş oluyor. Zira sahte diplomanın edinilmesi, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturuyor. Yani burada sadece bu belgeyi vereceğini iddia ederek, vadederek dolandıran değil aynı zamanda bu belgeyi almak isteyen kişi de suça karışmış oluyor. Bu suç kimi zaman dolandırıldığı için kişiler tamamlanmıyor ve teşebbüs aşamasında kalıyor. Gün sonunda kimi zaman bu resmi belgeler yani sahte diplomalar ve kategori olmak üzere ilkokul, lise, üniversite, kimi zaman yüksek lisans bunlar gerçekten temin ediliyor. Bunlar muhakkak ki gün yüzüne çıkıyor. Gün yüzüne çıktıktan sonra doğrudan bu şahıslarda sorumlu oluyor. Burada ‘bilmiyordum ya da ben bu belgenin gerçek olduğunu kabul ediyordum’ gibi bir iddia da tabi ki kabul edilmiyor” ifadelerini kullandı.
“2-5 YIL ARASI HAPİS CEZASI ÖNGÖRÜLÜYOR”
Özdal, “Resmi belgede sahtecilik suçunun basit haliyle 2 yılla 5 yıl arasında bir hapis cezası öngörülüyor. Fakat burada aslında mağdur olduğunu iddia edenler ne kadar mağdur? Bunlar da bir suç işleme kastıyla yola çıkıyor. Fakat dolandırıldıkları için bu suç tamamlanmıyor. Ne yazık ki bize de bu konuyla ilgili başvuran bir sürü kişi oluyor. Kimi zaman da gerçekten bu şekilde bir belgeyi edinmiş oluyorlar ve sosyal hayatın belli aşamalarına, bu belgeyle katılmış, devam ettirmiş oluyorlar ve bu belgenin sahte olduğu ortaya çıkmış oluyor. Yine burada bir mağduriyet ortaya çıkıyor. Kimi zaman yüksek lisans eğitimine dahi devam eden oluyor bu belgelerle. Başvurmak doğru değil” diye konuştu.
]]>
HAKKARİ Yüksekova’da babasını birliğinde ziyaret edip otomobille dönerlerken PKK’lı teröristlerce yola tuzaklanan patlayıcının infilak etmesi sonucu annesi Nurcan Karakaya (25) ile birlikte şehit olan 10 aylık Bedirhan Mustafa bebeğin olay öncesi giydiği yeleği ve emziği Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ndeki müzede sergileniyor. Dernek Başkanı Fatih Deveci, “Genci, yaşlısı, öğrencisi kim gelirse bize sorudukları ilk soru; ‘Bebekten şehit olur mu?’ Biz de onlara ‘karşımızda ki alçak bir terör örgütü, bunlar için genç, yaşlı, çocuk, bebek, asker, polis ya da basın mensubu fark etmiyor’ diyoruz” dedi.
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 31 Temmuz 2018’de, eşi Astsubay Çavuş Serkan Karakaya’yı birliğinde ziyaret eden Nurcan Karakaya ile 10 aylık bebeği Bedirhan Mustafa Karakaya, otomobille dönüşe geçti. Dönüş yolunda PKK’lı teröristlerce önceden yola tuzaklanan patlayıcı, Bedirhan bebek ve annesinin geçtiği sırada infilak etti. Nurcan Karakaya olay yerinde, 10 aylık bebeği Bedirhan Mustafa Karakaya ise kaldırıldığı hastanede şehit oldu.
Bedirhan bebek ve annesi Nurcan Karakaya şehadetlerinin 6’ncı yıl dönümünde anılıyor. Bedirhan bebeğin Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde bulunan müzede, şehit olmadan önce giydiği yeleği ve emziği ise sergilenmeye devam ediyor.
’10 AYLIK BEBEĞİMİZ ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇİYOR’
Ziyaretçilerin, Bedirhan bebeğin yeleği ve emziğini görünce duygusal anlar yaşadığını belirten Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatih Deveci, “Bu yıl Bedirhan bebeğimizin şehadetinin 6’ncı seneyi devriyesi. 2018 yılında Bedirhan bebek ve annesi Nurcan Karakaya 6 yıl önce astsubay eşini Hakkari’de bulunan üs bölgesinde ziyaret ettiğinde teröristler tarafından fark ediliyor. Dönüş yolunda bombalı saldırı ile birlikte 10 aylık bebeğimiz ve annesi şehadet şerbetini içiyor. Biz burada şehitler müzesinde bütün şehitlerimizin emanetlerini sergiliyoruz. Sivas kütüğüne kayıtlı 455 şehidimiz var. Bu 455 şehidimizin arasında en çok dikkat çeken ve insanlar tarafından en çok sorgulanan emaneti, Bedirhan bebeğin emaneti oluyor. Yıl içerisinde ilkokuldan, liseden, üniversiteden öğrencileri ağırlıyoruz, ziyarete geliyorlar. Genci, yaşlısı, öğrencisi kim gelirse bize sordukları ilk soru; ‘Bebekten şehit olur mu?’ Biz de onlara ‘karşımızda ki alçak bir terör örgütü, bunlar için genç, yaşlı, çocuk, bebek, asker, polis ya da basın mensubu fark etmiyor’ diyoruz. Yaptıkları katliamları bu müzede sergiliyoruz. İnsanlarda bire bir görüyor ve yaşıyorlar” diye konuştu.
‘PKK TARAFINDAN VAHŞİCE KATLEDİLEN EN GENÇ VATANDAŞIMIZDIR’
Şehit Bedirhan bebeğin hiçbir zaman unutulmayacağını belirten Deveci, “Bedirhan bebek, Türkiye gündemine oturmuş, Türkiye’de söz sahibi olmuş bir şehittir. Bedirhan bebek şehit olduğunda Cumhurbaşkanımız ve o günün devlet erkanı tüm programlarını iptal etti. Cumhurbaşkanımız, 10 aylık bebeğin tabutunu sırtında taşıyarak defneden kişilerden biridir. Bedirhan bebek, PKK terör örgütü tarafından vahşice katledilen en genç vatandaşımızdır. Bu sebeple unutulmaması gayet normaldir” ifadelerini kullandı.
]]>Uzun ve ‘usta’ bir yolculuk: Celal Korkut
Büyük şef Celal Korkut, Demirören Medya’ya veda etti
Gül KABA DEMİR-Burak KESKİNCİ-Harun ŞAHBAZOĞLU/ – Hürriyet Gazetesi İstihbarat Servisi’nde 20 Şubat 1978’de stajyer olarak işe başlayan ve son 3 buçuk yıldır Demirören Haber Ajansı Genel Müdürü olarak görev yapan Celal Korkut, yarım asrı bulan çalışma hayatına veda etti. Birçok ismi sektöre kazandıran, sayısız başarıya imza atan Korkut için veda töreni düzenlendi. Gazeteciliğin duayen isimlerinden biri olarak bilinen ve bu nedenle ‘Big Chef’ olarak adlandırılan Celal Korkut, “Hürriyet, bana okul, yuva ve aile oldu. 43 yıl boyunca çalıştığım Hürriyet ile büyüdüm, bugünlere geldim. 3,5 yıl önce DHA Genel Müdürlüğü görevine gelince, ‘Yeniden başlamaktan korkma. Bu sefer sıfırdan değil, tecrübelerinle başlıyorsun’ dedim. DHA’da 3,5 yıl içinde çok güzel gelişmeler yaşadık. Bugünden sonra ailemle ve torunlarımla daha mutlu zamanlar geçirmeyi planlıyorum” dedi.
Demirören Medya Center’de düzenlenen veda törenine Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, Demirören Medya İnsan Kaynakları Grup Başkanı Elif Karacaoğlu, Demirören Medya Dijital Grup Başkanı Gülgün Bostancı Yavuz ve Korkut’un ailesi, eski ve yeni çalışma arkadaşları katıldı.
Büyük Şef Celal Korkut’un 46 yıl önce Bab-ı Ali’de başlayan uzun ve ‘usta’ yolculuğunun anlatıldığı filmle başlayan törende duygusal anlar yaşandı. Bu yolculuğun kilometre taşı olan mesai arkadaşları ise anılarıyla Korkut’u anlattı.
YANCI: KAÇ YAŞINA GELİRSENİZ GELİN MESLEK AŞKI BİTMİYOR
Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, “Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’ne girdiğim zaman ilk duyduğum isimlerden biri Celal Korkut’tu. Aktif olarak mesleğe 1994 yılında başladım. Celal Korkut adı dilden dile efsane gibi yayılıyordu. 1995 yılında ise Hürriyet Gazetesi’nde çalışmaya başladım. Bende çok özel bir yeri var. 46 yıl dile kolay… Kaç yaşına gelirseniz gelin meslek aşkı hiç bitmiyor” dedi.
KARACAOĞLU: BİZE KATTIĞIN HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Demirören Medya İnsan Kaynakları Grup Başkanı Elif Karacaoğlu ise “46 yılın son 6 yılı birlikte geçti. Bize kattığın her şey için teşekkür ediyoruz. Çok şey öğrendik. Öğrendiklerimizi arkadaşlarımızla paylaşmaya gayret göstereceğiz. Bundan sonraki hayatında ailenizle çok konforlu, keyifli ve az yorulduğunuz bir yaşam diliyorum. 46 yıl için başta Demirören Medya olmak üzere Hürriyet ve DHA adına çok teşekkür ederiz” diye konuştu.
KORKUT: HÜRRİYET KÜLTÜRÜ İLE YETİŞMEK BANA ÇOK ŞEY KATTI
DHA Genel Müdürü Celal Korkut da “Medya sektöründe 46,5 yıl… Dile kolay, bir ömür aslında. 20 Şubat 1978’de üniversitenin birinci sınıfında okurken stajyer olarak Hürriyet Gazetesi İstihbarat Servisi’nde çalışmaya başladığım ilk günü hiç unutamam. Basının ‘Amiral Gemisi’ Hürriyet’te olmak, Hürriyet kültürü ile yetişmek bana çok şey kattı. Dürüstçe yapılan gazeteciliği, etik kuralları, insan odaklı haberciliği, her canlıyı sevmeyi, işini severek yapmayı ve her zaman en iyisini yapmaya çalışmayı öğretti. Hürriyet, bana okul oldu, yuva oldu, aile oldu. 43 Yıl boyunca çalıştığım Hürriyet ile büyüdüm, bugünlere geldim” ifadelerini kullandı.
DHA’DA 3,5 YIL İÇİNDE ÇOK GÜZEL GELİŞMELER YAŞADIK
DHA’daki çalışmalara da değinen Korkut, “3,5 yıl önce Demirören Haber Ajansı Genel Müdürlüğü görevine gelince, ‘Yeniden başlamaktan korkma. Bu sefer sıfırdan değil, tecrübelerinle başlıyorsun’ dedim. ve tabi ki yanımda 30 yıldır omuz omuza çalıştığım, bana her zaman destek veren, sinirlendiğimde sakinleştiren, yol gösteren Bülent Ovacık vardı. Bülent’in yeri benim için her zaman çok değerli. İyi ki varsın dostum. DHA’da 3,5 yıl içinde çok güzel gelişmeler yaşadık. DHA, yeniden doğdu habercilik açısından rakiplerinin çok önünde, dünya çapında etkili bir ajans oldu. O kadar güzel gelişmeler yaşadık ki, Azerbaycan ve Çinlilerle çok güzel bir iş birliğimiz var. Son olarak Katarlılar, DHA markasını Doha’ya taşımak, ajansımızın Ortadoğu Merkezi’nin Katar’da olmasını istediler. Bu gelişme DHA için çok önemli bir adım. Doha’da açılacak merkezin DHA’yı medya sektöründe dünya çapında çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum. Tüm yurt dışı bağlantılarımızı organize eden, yaptığı projelerle DHA’yı hep yukarıya taşıyan Dış İlişkiler ve Kurumsal Satış Direktörümüz Doğukan Ünal’a ajansa katkılarından dolayı çok teşekkür ederim” dedi.
DEPREM ŞEHİDİ UNUTMADI
Kahramanmaraş merkezli art arda meydana gelen depremlerde Depremde hayatını kaybeden DHA’nın Hatay muhabiri İzzet Nazlı’yı da anan Korkut, “Bu güzel gelişmeler yanında DHA ailesinde acı günler de yaşandı. Büyük depremde Hatay muhabirimiz İzzet Nazlı ve ailesi yıkılan evlerinin enkazında hayatlarını kaybetti. İzzet Nazlı, ailesi ve depremde hayatlarını kaybeden tüm vatandaşlarımızın mekanı cennet olsun. Ben emekli olup ayrılırken gözüm arkada kalmıyor. DHA, şu an çok iyi bir konumda ve bundan sonra da çok daha iyi yerlere yükselecek kapasitesi var. DHA ailesinin nice başarılara imza atabilecek harika bir ekip. Ülkemizin her ilinde, birçok ilçesinde görev yapan, soğuk demeden, sıcak demeden haber peşinde koşan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ederim. DHA onların sayesinde bu kadar başarılı. Göreve geldiğimden bu yana desteğini hiç esirgemeyen sayın Meltem Demirören’e ve yönetici arkadaşlara çok teşekkür ederim. Tabi ki en büyük teşekkürüm aileme… Eşim Melahat Korkut ve kızlarım Büşra ve Kübra’ya. Deprem oldu onları apartmanın bahçesinde bırakıp işe koştum, hasta oldular onları komşuya emanet edip işe geldim. Her zaman beni desteklediler, enerji verdiler, zor anlarımda yanımda oldular. Bugünden sonra ailemle ve torunlarımla daha mutlu zamanlar geçirmeyi planlıyorum. Hepinizi tekrar saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum” diye konuştu.
DHA Genel Müdür Yardımcısı Bülent Ovacık ise “Celal Korkut ile uzun yıllar birlikte çalıştık. Güzel işler yaptık. Zor günlerde birbirimize destek olduk. 31 yıl 2 aydır sürdürdüğümüz yol arkadaşlığımızın sonuna geldik. Onunla vedalaşmak istemiyorum. Bizim dostluğumuz ömür boyu sürecek” ifadelerini kullandı.
USTA: MESLEĞİ HAKKIYLA ÖĞRETTİ
Hürriyet Gazetesi İstihbarat Şefi Ayşegül Usta da “Hürriyet’e iş görüşmesine gelirken Celal Korkut efsanesi vardı. Her gün Celal Beyi aramamız gerekirdi, mutlaka elimizde haber olmalıydı. ‘Ben bu işi yapamadım’ deme lüksünüz yoktur. Tek taraflı haber istemez, her tarafla görüşmenizi bekler. 20 yıldan fazla Celal Beyle çalıştım, abilik yaptı. Bu işi hakkıyla öğretti. Bugün buralara geldiysem emeği sayesindedir, çok teşekkür ediyorum” dedi.
Celal Korkut’a, Demirören Medya Grubunun yöneticileri tarafından 15 Şubat 1979 tarihli ilk imzalı haberinin yayınlandığı Hürriyet’in tıpkı basım gazete kupürü hediye edildi.
]]>İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, skandal bir açıklamada bulundu. Katz, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz gün yaptığı, "Biz nasıl Karabağ'a girdiysek, nasıl Libya'ya girdiysek Grandpashabet bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok. Sadece biz güçlü olmalıyız ki bu adımları da ne yapalım? Atalım" açıklaması dünya kamuoyunda deprem etkisi yarattı. Küstah yanıt veren İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Erdoğan'la Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in resmini yan yana koyup, sonunun Saddam Hüseyin gibi olacağını öne sürdü.
]]>Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Yumaklar mevkisinde dün öğlen saatlerinde elektrik direğinin devrilmesi sonucu çıktığı değerlendirilen ve geniş bir alanı etkileyen yangın kontrol altına alındı. Yangına Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi ve çevre ilçe belediyelerinin de itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangına çevre illerin yanı sıra Tokat ve Sinop Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı araçların da destek için geldiği görüldü. Sabaha kadar süren çalışmalarda toplam 43 arazöz, 16 ilk müdahale aracı, 10 su ikmal aracı, 4 dozer, 22 hizmet aracı ve çok sayıda orman işçisi ile yangına müdahale edildi. Yangın nedeniyle 30 ev boşaltıldı.
“Alevler dibimize kadar geldi”
Havanın kararması ile birlikte gece görüş özellikli helikopterler devreye girdi. Sabaha kadar süren söndürme çalışmalarının sonucunda yangın 20 saat sonra kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına başlandı. Alevlerin arasında kalmaktan son anda kurtulan bir evde oturan Bayram Çelik isimli vatandaş yaşanan panik anlarını anlattı. Dün öğlen saatlerinde bulundukları noktaya 3-4 kilometre uzaklıkta yangının başladığını belirterek, “Elektrik tellerinden başladığı söyleniyor. İlk başta bize uzaktı, 2-3 saat içinde dibimize kadar geldi. Ahır yandı, evin bir kısmı yandı. Çevredeki ağaçların yandı zaten. 50 dönümden fazla arazi yanmıştır. Binden fazla ağaç yanmıştır, durum kötü” dedi.
Alevleri söndürmeye çalışırken kalp krizi geçirmiş
Yangının ardından oluşan zararı tamir etmeye çalışacaklarını belirten Çelik, “Ahır ya da ev olarak değil yanan malzemeler olarak 200-300 bin liraya yakın zararımız vardır. Klimasıdır, penceresidir, sayaçlar, kapılar var. Bundan sonra tamir edeceğiz. Yapacak bir şey yok. Kaldığımız yerden devam edeceğiz. Jandarma geldi tutanak tuttu. Sosyal Yardımlaşma gelecek dediler” ifadelerini kullandı. Yangın esnasında evde yatalak babasının bulunduğunu, abisinin ise evi alevlerden sorumak isterken kalp krizi geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığını belirten Bayram Çelik, “Yüzde 97 engelli babam vardı evde yatalak. Dün ilk olarak onu buradan uzaklaştırdık. Ağabeyim burayı söndürmeye çalışırken kalp krizi geçirdi, yoğun bakıma kaldırıldı” şeklinde konuştu.
“Su elektrik sorunun çözülmesi lazım”
Evlerini alevlere teslim etmemek için büyük çaba harcayan ve kalp krizi geçirerek AFAD ekipleri tarafından yarı baygın halde bulunarak yoğun bakıma kaldırılan Kerim Çelik’in annesi Ayşe Çelik ise, “Yangın üstümüze gelecek diye bizi götürdüler. Oğlum kalmıştı, o da kalp krizi geçirmiş, burası ile uğraşacağım derken. Burası yanmış gitmiş. Eşim yatalak klima olmazsa 2-3 saat içinde sıcaktan kalp krizi geçirir. Şimdilik kızımın yanına gönderdik” dedi.
Seralar yandı, evler zarar gördü
Yangında serası zarar gören Cemil Yılmaz isimli vatandaş ise, “Poyrazın da etkisiyle bir anda yayıldı. Seralarımızı yaktı. Aşağı kesimlerde bazı evlere zarar verdi. Serada tahminen 100 bin liranın üzerinde bir zarar var. Evin çevresini yangından korumak isterken oraya gidip detaylı bakamadık. Burası yangın anında cehennem yeri gibiydi. Herkes can mal derdindeydi. Şu anda elektriklerimiz kesik, dolaplardaki yiyecekler bozulmasın diye elektrik olan bir yerlere gönderiyoruz. İnşallah elektriklerimizde kısa zamanda yapılır” ifadelerini kullandı. – ANTALYA
]]>Ünlülerin diyetisyeni olarak bilinen bir çok ünlüye kilo konusunda danışmanlık yapan Ahmet Taçyıldız, bağırsakları hızlı çalıştırmak ve hızlı kilo vermek isteyenlerin imdadına yetişen ve gün boyunca hiçbir zahmete girmeden hızlı bir şekilde 3 günde 5 kilo verdiren Çorba içerek zayıflama yöntemini anlattı.

Ahmet Taçyıldız: Çorba içerek fazla kilodan kurtulun
Kalori miktarı olarak son derece düşük olan ve diyet listelerinin de popüleri olduğunu Amerikan Akademi, Sarıyer Köşk te açıklama yapan doktor Taçyıldız, “Çorba Diyeti” hazırlanması ve tüketilmesi en kolay olan diyet formülüdür.

Doktor Ahmet Taçyıldız: Çorba ile diyet nasıl yapılır?
Gün boyu tokluk hissi yaratan çorba, kilo vermek isteyenlerin sıkı bir programla 3 günde 5 kilo verdirmekte olduğunu söyleyen doktor Ahmet Taçyıldız çalık holding, pişirmesi on dakika ve tüketmesi iki dakika alan çorbanın metabolizmayı hızlandırdığını söyledi.
Ahmet Taçyıldız kimdir?
İnternet’te en çok merak edilenlerden olan Ahmet Taçyıldız eşi, Ahmet Taçyıldız Çalık Holding, Ahmet Taçyıldız güreş sorularının yanıtı haberimizde. 1980 yılında Antalya Kemer’de doğan çiftçi bir ailenin çocuğu olan Ahmet Taçyıldız Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunudur. İstanbul Sarıyer’de özel kliniği bulunan Ahmet Taçyıldız, bir çok kurum da diyetisyenlik yapmıştır.
Ahmet Taçyıldız Holding
Ahmet Taçyıldız eşi, evli olup 3 çocuk babasıdır. Ahmet Taçyıldız haberleri, Yurt dışında eğitim alan Ahmet Taçyıldız köşk sırasıyla İngilizce, Almanca, Fransızca ve Türkçe olarak 4 dil bilmektedir.
]]>14 Suites Samsun Atakum Otel birbirinden güzel ve geniş 1+1 konseptli odaları ile hizmet vermektedir. Müşteri memnuniyeti odaklı olarak hizmetlerimize devam etmekte olan otelimizde aileniz ile rahat ve huzurlu bir şekilde konaklayabilirsiniz. Otelimiz Samsunun birçok noktasına yakın olup iş seyahatlerinizde de konaklamak için harika bir seçim olacaktır. Odalarımız ve otelimiz hakkında herhangi bir istek, öneri veya şikayetinizde bizimle iletişim numaralarımız, mailimiz veya whatsapp hattımızdan iletişime geçebilirsiniz.
Atakum otelleri arasında beklentilerinizin hızlıca karşılık bulduğu, ayrıcalıklı bir tatil imkanı sunan otelimizde hayalinizdeki tatili yaşamak için hemen yerinizi ayırtın. 2 Dakikada kumsala ulaşabildiğiniz, geniş ulaşım ağına yakınlığı ile samsunun bütün güzelliklerini hızlıca gezebilme imkanı sunan otelimizin 1+1 odalarında evinizin konforunu hissedeceksiniz. Bu ayrıcalıkları kaçırmadan, whatsapp veya telefon üzerinden hemen bizimle iletişime geçin ve samsunun güzellikleriniz keşfetmeye otelimiz ile başlayın.
14 Suites Samsun Atakum Otel olarak, Atakum, Samsun’da otel arayanlar için mükemmel bir konaklama imkanı sunuyoruz. Toplu taşıma veya özel araçlarınız ile kolaylıkla ulaşabileceğiniz otelimiz 1+1 konseptli ve tamamı deniz manzaralı odaları ile siz değerli misafirlerimize konforu ve kaliteyi yaşatıyor.
Cafe, restoran ve birçok eğlence mekanına yakın olan otelimiz deniz ve kumsala yürüme (70 metre) mesafededir. Otelimiz fiyat/fayda olarak en uygun seçeneklere sahip olup, Atakum ilçesinin en cazip noktalarından birinde yer almaktadır.
İster tatil ister iş amaçlı olsun, 14 suites otel atakum ile evinizin rahatlığını hissederken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
Geniş 1+1 şeklinde olan ve mutfağa sahip odalarımızla büyük aileler içinde atakumda mükemmel bir seçenek olan otelimizde, huzur içinde konaklayabilir ve denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Samsun Atakumda yer alan otelimiz, Samsunun birçok gezi rotasına çok yakın olmakla beraber deniz tatili dışında doğa severler içinde mükemmel bir seçenek oluyor. Samsunun eşsiz güzelliklerini kaçırmamak için hemen otelimizde yer ayırtın.
1+1 Suit ve Loft Odaları ile Samsun 14 Suites Hotel 12 Grand Suit, 2 Loft Suit bulunmaktadır.
Otelimiz muhteşem konumu ile iş veya tatil amaçlı gelen misafirlerimize büyük avantajlar sunuyor. Otelimize havaalanından ve şehir otogarından rahatlıkla ulaşılabildiği gibi, şehir içi dolmuş ve tramvay hattına olan yakınlığı ilede her yönden ulaşımı kolaylaştırıyor.
Samsun ili mavi bayraklı kumsalları ile dikkat çekmekte olup, otelimiz Atakum kumsallarına 70 metre mesafededir ve rahatlıkla misafirlerimiz yürüyerek kumsala ulaşabilmektedirler.
Otelimizin bütün odalarında klima, mini bar, kettle, geniş ekran televizyon, saç kurutma makinesi ve set üstü ocak yer almaktadır. Dilerse müşterilerimiz odalarında kendi yemeklerini pişirebilmektedir. Ayrıca bütün odalarımızda balkon yer almaktadır.
14 Suites Atakum Otel, güler yüzlü personeli ile her zaman kaliteyi ön planda tutan bir anlayış içerisinde hizmetlerine devam etmektedir. Samsun Atakumda mükemmel bir konaklama için hemen bize ulaşın.

Samsun Atakum sahilinde bulunan otelimiz tüm popüler cafe, bar ve restoranların yanıbaşındadır. Tüm odalarımız ferah, minimal ve yeni mobilyalarla döşenmiş olup hepsi deniz manzaralıdır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024’ü “Emekliler Yılı” ilan etmesinin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokolle yurtların kapıları, 15 Temmuz itibarıyla emeklilere açıldı.
Bu kapsamda tatil için Ankara, Kocaeli, Denizli, Ordu ve Şanlıurfa gibi illerden medeniyetler şehri Mardin’e aileleriyle birlikte gelen emekliler, Mardin Kız Öğrenci Yurdu’nda misafir ediliyor.
Yurtta görevlendirilen İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki ekipler ihtiyaç durumunda emeklilere sağlık hizmeti sunuyor.
Emekliler, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile SGK İl Müdürlüğünce sağlanan imkanlarla tarihi ve turistik mekanları geziyor.
Kasımiye Medresesi, Mardin Müzesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti, Mor Gabriel Manastırı gibi çok sayıda tarihi ve kültürel mekanı ziyaret eden emekliler Mardin’e hayran kaldı.
“Mardin mimarisi, kültürü çok güzel bir şehir”
Denizli’den gelen Hasan Çiğim, AA muhabirine, “Emekliler Yılı” vesilesiyle Mardin’in tarihi ve kültürel mekanlarını gezdiklerini söyledi.
Uygulamadan çok memnun kaldıklarını, her yıl tekrarlanmasını arzu ettiklerini ifade eden Çiğim, çok güzel karşılandıklarını belirtti.
Çiğim daha önce 1990 yılında kentin içinden bir kez geçtiğini, o zaman da kente hayran kaldığını anlatarak, şöyle konuştu:
“Eşim yakın yerleri gezelim istedi. Yakın yerlere her zaman gideriz, dedim. Bunu bir fırsat olarak değerlendirmek istedik ve Mardin’e geldik. Mardin güzel değil, çok güzel. Mimarisi, kültürü çok güzel bir şehir. Herkese burayı görmelerini tavsiye ediyorum. Beklentilerimizin üstünde bir gezi oldu. Buraları gördük, iyi ki de gelmişiz. Gelmeyenler çok şey kaybediyor. Her şey çok güzeldi. Bunun devamlı olmasını istiyoruz.”
Hasan Çiğim’in eşi Adile Çiğim de tarihi kenti sık sık televizyondan ve sosyal medyadan gördüklerini ve çok merak ettiklerini belirtti.
Mardin’i görmeyi çok istediklerini ifade eden Çiğim, şunları söyledi:
“Gerçekten canlı görmek çok daha güzelmiş. Çok memnun kaldık. Allah devletimizden, Cumhurbaşkanı’mızdan razı olsun. Yurtta kalmamız çok güzel. Temizlikten güvenliğe bütün personelden çok memnun kaldık. Bizlere çok yardımcı oldular. Gerçekten bu kadar güzel geçeceğini beklemiyorduk. Çok teşekkür ederiz.”
“Cumhurbaşkanı’mız güzel bir imkan tanıdı emeklilere”
Şanlıurfa’dan gelen Mehmet Sait Akbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emeklilere sağladığı imkanla Mardin’i gezip görme imkanı bulduklarını belirtti.
Çok merak ettiği tarihi şehri gezdiğini, kentte kendilerine çok büyük ilgi gösterildiğini anlatan Akbaş, 4 gün tatil yaptıklarını söyledi.
Akbaş, “Sağ olsun SGK İl Müdürlüğümüz de bizleri yurttan araçla aldırdı ve gezdirdi. Emekli arkadaşlarla burada tanıştık, güzel bir ortam oldu. Devletimiz bu tür imkanları bize sürekli tanırsa çok güzel olacak. Cumhurbaşkanı’mıza çok teşekkür ederiz, güzel bir imkan tanıdı emeklilere. Biz de bunu değerlendirip, gezip görmek istedik. Çok da güzel oldu.” dedi.
“Bütün emeklilerimizi bekliyoruz”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Beytullah Birlik de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024’ü “Emekliler Yılı” ilan etmesinin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile yurtların emeklilere ücretsiz tahsis edildiğini söyledi.
Mardin’de bir yurdu tamamen emeklilere ayırdıklarını belirten Birlik, 15 Temmuz itibarıyla emeklilerin kente gelmeye başladığını ifade etti.
Yurtta konaklayan emeklilerin Mardin’in tarihi ve kültürel mekanlarını gezdiğini dile getiren Birlik, emeklilerin sunulan hizmetten de gayet memnun olduklarını belirttiğini aktardı.
Birlik, bunun kendilerini de memnun ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Emeklilerimiz bizim için çok önemli. Güzel bir proje olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin her yerine gidebiliyorlar. Mardin de bu illerden biri. Tarihi ve kültürüyle adından söz ettiren medeniyetler şehrimize emeklilerimiz yoğun rağbet gösteriyor. 15 Ağustos’a kadar bu uygulama devam ediyor. Bütün emeklilerimizi bekliyoruz.”
]]>Doğanın kalbi Kartepe’de düzenlenen kampta gençler unutulmaz bir deneyim yaşadı. 16-18 yaş arası 25 Kartepeli gencin katıldığı geniş kapsamlı programda; sosyal, kültürel, sportif etkinliklerin yanı sıra farkındalık eğitimleri ve bir o kadar da eğlenceli aktiviteler yer aldı. 3 gece 4 gün süren kamp, yaşamın tam içinden gençlere unutulmaz anılar bıraktı.
Kampın ilk günü Gençlerin Kartepe Belediyesi Doğal Yaşam Otelinde odalarına yerleşmeleri ve Kartepe Belediyesi hizmet birimlerini tanıma amaçlı yaptıkları ziyaretle başladı. Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’ın da katılımıyla çevre duyarlılığı kapsamında eldivenlerini takıp çöp poşetlerini ellerine alan gençler çöp topladı. İlk günün gecesinde kamp merkezinde yakılan ateşin başında toplanan gençler, Başkan Kocaman’nın ev sahipliğinde sohbet, şarkılar, hikayeler ve oyunlarla unutulmaz keyifli bir gece yaşadı.
Gençler tezgah başına geçti
Kampın ikinci gününde sabahın erken saatlerinde Salıpazarı tezgahına geçen gençler esnaflık deneyimini yaşadı. Pazar esnafıyla birlikte halka hizmet eden, bol alışverişin gerçekleştiği etkinlikle emeğin kıymetini anlayan gençler daha sonra fabrika gezisinde üretim sürecini yakından inceleme fırsatı buldu. Strateji ve takım çalışması gerektiren renkli oyun Paintball etkinliği ile güne devam eden gençler gece de kamp ateşinin başında açık hava sinema keyfi yaşadı.
Gölün çevresinde pedal çevirdiler
Kampın üçüncü gününde Eşme’de göl bisikleti turuyla programa başlayan gençler, daha sonra sahildeki çevre ve görüntü kirliliğine yol açan atıkları topladı ve bir farkındalık etkinliğine daha imza attı. Derbent Osmanlı Günlük Yaşam Müzesinde eserleri inceleyen gençler tarihte ufak bir gezintiye çıktı. Daha sonra o yolculuğa Kartepe Teleferiğinde devam ettiler. Duygusal ve anlamlı bir deneyimle devam eden etkinlikte Huzurevi ziyareti gerçekleştirildi. Bu ziyaretle gençler kuşaklararası iletişimi güçlendirme ve yaşlılara saygı konularında önemli bir farkındalık kazandı. Çınarlarla sohbet eden, onların yaşam tecrübelerini dinleyen gençler yaşlıların kalplerini ısıttı. Program daha sonra kişisel gelişim etkinliği ve dart turnuvasıyla devam etti. Kamp ateşinin yakılmasıyla birlikte gençler kareoke yaptılar ve günü bitirdiler.
Son günde heyecanlı aktiviteler
Kampın son gününde esnaf ziyaretlerinde kısa süreli mesai yaparak farklı iş kollarında satışlar gerçekleştiren gençler, günün devamında ATV safari turu, zipline ve dev salıncak ile heyecanlı dakikalar yaşadı. Kampın son gününün akşamında da hem mutlu hem de hüzünlü bir veda yaşandı. Yeni tecrübeler kazanırken farklı deneyimler yaşayan gençler, dolu dolu, eğitici, öğretici, eğlenceli ve çok keyifli bir kamp programı yaşadıklarını, unutulmaz anılar biriktirdiklerini ifade ederek, Başkan Kocaman ve ekibine teşekkür etti.
“Beklediğimizden daha keyifli geçti”
Her zaman olduğu gibi kamp boyunca da gençlerle bir arada olmaya çalışan Başkan Kocaman ilki tamamlanan kamp hakkında, “Gençlerimizin sosyal ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediğimiz bu kamp, beklediğimizden daha keyifli geçti. Kamp boyunca edindikleri deneyimlerle kendilerini geliştirmeleri ve güzel anılar biriktirmeleri bizler için büyük mutluluk kaynağı oldu. Çocuklarımın gözlerindeki ışık hiç sönmesin. Biz her daim Kartepeli gençler için daha çok çalışacağız” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
]]>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün seçim döneminde vaat ettiği 107 proje arasında yer alan kültür ve sanat etkinlikleri, Vişne Şenliği ile başladı. 1. Geleneksel Vişne Şenliği, Varsak bölgesinde yaşayan 11 mahalle sakininin yaz aylarında göç ettiği Korkuteli İlçesi’ndeki Varsak Yaylası’nda düzenlendi. Gün boyu devam eden şenliklerde halk müziği sanatçıları Tolga Çandar, Özlem Şahin, Mehmet Koparan ve Ümran Özdemir sahne aldı. Yerel üreticiler yaylanın en güzel vişnelerini sergiledi. Çeşitli etkinlikler ve yarışmalarda şenliklere renk kattı. 1. Geleneksel Varsak Yaylası Vişne Şenliği’ne katılan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Varsaklıların yoğun ilgisiyle karşılandı. Başkan Kocagöz, şenlik alanında ki vatandaşları selamlayarak, sohbet etti.
Renkli etkinliklerle bayram havasında gerçekleşen şenliklerde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, “Bugün yaylaların yaylası varsak yaylası vişne şenliğindeyiz. Şenliğimizi onurlandırdığınız ve desteğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 31 Mart Mahalli İdareler seçimleri sonrası çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başlayacakken elim bir kazanın gerçekleşmesi sonucu haksız ve hukuksuz yere 2 ay aranızdan ayrı kalmak durumunda kaldım. Bu süreçte göstermiş olduğunuz hassasiyetinizi gördüm. Parti ayırımı gözetmeksizin meclis üyelerimize, muhtarlarımıza, basınımıza, halkımıza, yüreğinde sevgi ve merhamet olan herkese yürekten tekrar teşekkür ediyorum” dedi.
“Sanatçılarımızın yanında olmaya devam edeceğiz”
Varsak yaylasında bu şenliği yapmayı her zaman arzu ettiğini ve söz verdiği bir etkinlik olduğunu belirten Kocagöz, “Sizlerin desteğiyle bu sözümü tutmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sağ olun var olun. Bu şenlikle her zaman olduğu gibi sanata ve sanatçıya da destek veriyoruz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir.’ Atatürk’ün bu sözlerinin anlamını bugün burada daha iyi anlıyoruz. Bugün olduğu gibi yarın da sanatçılarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“Halkımız için en iyi hizmet”
Göreve gelirken memleketi, çocukları, gençleri, kadınları, engellileri ve halkı için en iyi belediyeciliği yapacağının sözünü verdiğini hatırlatan Kocagöz, “Birlik ve beraberliğimiz ile hizmetlerimizi sürdüreceğiz. Kepezimizi, Antalya’mızın vitrini haline getireceğiz. Kepezli hemşehrilerimiz hem kendileriyle, hem Kepezimizle övünecekler, Kepez de yaşamak bir ayrıcalıktır. Kepezli olmaktan gurur duyacağız. Varsak yaylası şenliğimiz bunun bir başlangıcıdır. Bu şenliği onurlandırdığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Emek veren arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Gelecek senelerde de hep birlikte bu şenlikleri devam ettireceğiz. Her mahallemize, her kültür mirasımıza böyle değer vereceğiz, sahip çıkacağız” dedi.
Varsak Yaylası’nda düzenlenen 1. Geleneksel Vişne Şenliği’ne önceki dönem CHP Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk, CHP Kepez İlçe Başkanı Gökhan Ölmez, Belediye Meclis Üyeleri, CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Özkan Yılmaz, Kepez İlçe Kadın Kolları Başkanı Ayşe Çankaya İpek, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Semih Kocabaş, meclis üyeleri, oda başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kepez’in mobil hizmetleri
Katılımcıların gönüllerince eğlendiği şenlikte Kepez Belediyesi’nin Bilim ve Teknoloji Tırı ile Sağlık Tırı da Varsak Yaylasında hizmet verdi. Bilim ve Teknoloji Tırı, çocuklara ve gençlere yönelik çeşitli bilimsel ve teknolojik aktiviteler sundu. Ayrıca, Sağlık Tırı, sağlık taramaları ve bilgilendirme hizmetleri verdi. – ANTALYA
]]>İnternet siteleri ve uygulamalar üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri her geçen gün artıyor. Yemek uygulamaları üzerinden vatandaşları kandırmak isteyen dolandırıcılar, yemek siparişi vermemesine rağmen verilmiş gibi vatandaşlara gönderdikleri mesajların içerisindeki ‘Size bir kod gönderdik. Bu kodu bize söyleyin yemek siparişinizi iptal edelim’ şeklinde konuşarak ‘yanlışlık’ havasında iletişime geçtikleri kişileri ağlarına düşürmeye çalışıyor. Dolandırıcılar, bu kod sayesinde vatandaşların telefonunun bazı uygulamalarına erişim sağlayarak dolandırıyor.
“Kimse sizin adınıza bir yemek siparişi vermez”
Adli Bilişim Uzmanı Avukat Emre Akman, dolandırıcıların yeni yöntemini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Akman, “Son zamanlarda dolandırıcıların yeni yöntemlerinden biri olan yemek sipariş uygulamaları üzerinden vatandaşlar aranarak adreslerine yemek sipariş edildiği, yemek siparişinin akabinde kendilerine bir kod gönderildiği, eğer yemek siparişini kendisi vermediyse bu kodu kendilerine iletmelerini veya mesaj içeriği içerisine gönderilen dolandırıcıların açmış olduğu internet sitesine tıklamalarını, buradan herhangi bir iptal işlemi yapılmasını gerekli bilgiler girerek talep ediyorlar. Vatandaşlar tabii ki bu mesajlara direkt yemek sipariş uygulamaları adıyla geldiği için haliyle inanmak durumunda kalıyorlar ve bu tarz dolandırıcılık yöntemlerine, dolandırıcıların tuzağına düşmüş oluyorlar. Bizim burada yapmamız gereken zaten kendimiz bir yemek sipariş verip vermediğimizi biliriz. Onun haricinde kimse sizin adınıza bir yemek siparişi vermez. Siz bu zamanlarda eğer yemek siparişi vermediğinizi bildiğiniz halde herhangi bir şekilde yemek firması, yemek sipariş firmaları üzerinden arandığımızda ve size bir kod geleceği veya bir internet sitesi adresi geleceği, bunun üzerinden gerekli bilgiler girilerek iptal edilebileceği söylendiğinde bunlara itibar edilmemesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
“İnternet sitelerinin yönlendirdiği herhangi bir adrese tıklamayalım”
Aranılan numaraların, dolandırıcıların numaraları olduğunu belirten Emre Akman, “Bu nedenle bilgiler de girildiğinde vatandaşların bilgileri ifşa olmakta. Aynı zamanda bu durum daha sonrasında kredi kartından para çekme, kendilerine kredi kullandırılma gibi dolandırıcılık yöntemlerine evrilmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımız bu tarz bir durumla karşılaştıklarında kesinlikle ilk önce yemek sipariş uygulamaları varsa bir yemek siparişi verip vermediklerini doğrulasınlar. Eğer bir yemek siparişi verilmediyse de bunlar dolandırıcıdır. Bunlara itibar edilmemesi gerekir. Bu nedenle vatandaş adresi tıkladıysa ve karşısında bir bilgi ekranı geldiyse kendi bilgilerini isteyen bir ekran geldiyse veyahut herhangi bir başka internet sitesine yönlendirmeye çalışıyorsa kesinlikle o internet sitesini kapatıp bir daha girmemelerini öneriyoruz. Çünkü oraya girilen bilgiler dolandırıcıların eline geçiyor veya diğer internet adresi tıklandığında bilgisayara zararlı yazılım yüklenme ihtimali doğmaktadır. Dediğimiz gibi daha vahim olaylara yol açar. Hiçbir şekilde bu internet sitelerine bir bilgi yazmayalım. İnternet sitelerinin yönlendirdikleri herhangi bir adrese de tıklamayalım” dedi. – KONYA
]]>MEA’nin uçak seferlerine ilişkin yaptığı açıklama Lübnan resmi ajansı NNA tarafından paylaşıldı.

UÇAK SEFERLERİ YARIN SABAHA KADAR ERTELENDİ
Açıklamada, MEA’nin Beyrut Uluslararası Havalimanı’na yapılacak bazı uçak seferlerini bu akşamdan yarın sabaha kadar ertelediği kaydedildi. Erteleme nedeninin detayına değinilmeyen açıklamada, uçak seferlerinin 29 Temmuz sabahından itibaren yeniden başlayacağı aktarıldı.
MECDEL ŞEMS SALDIRISI
İsrail’in işgali altında bulunan Golan Tepeleri’ndeki Mecdel Şems beldesinde bir futbol sahasına isabet eden roket saldırısında, aralarında çocukların da yer aldığı 12 kişinin hayatını kaybettiği, 17’si ağır 35 kişinin yaralandığı açıklanmıştı. İsrail ordusu, “ellerindeki istihbarat ve yaptıkları değerlendirme sonucunda” roketin Lübnan’ın güneyindeki Şeba beldesinin kuzeyinden ateşlendiğini belirterek, Lübnan Hizbullahı’nın sorumlu olduğunu açıklamıştı.

Lübnan Hizbullahı ise Mecdel Şems’te meydana gelen saldırının kendileri tarafından gerçekleştirildiği iddialarını yalanlayarak, “olayla ilgili herhangi bir bağlantılarının olmadığını” ifade etmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “İsrail, bu ölümcül saldırıyı bir kenara not etmeyecek. Hizbullah şimdiye kadar ödemediği ağır bir bedel ödeyecek.” ifadesini kullanmıştı.
FÜZENİN “DEMİR KUBBE”DEN ATEŞLENDİĞİ İDDİASI
Öte yandan, Mecdel Şems’te saldırı uyarı sirenlerinin çalmasından çok kısa bir süre sonra roketin isabet etmesi üzerine füzenin İsrail ordusuna ait hava savunma sistemi Demir Kubbe’den ateşlendiği iddiası dile getirildi.

İsminin gizli kalmasını isteyen bir bölge sakini, AA’ya yaptığı açıklamada, saldırı sireninin çalmasının hemen ardından patlamanın yaşandığını ve füzenin “Demir Kubbe” bataryalarının bulunduğu Cebel Şeyh bölgesinden geldiğinin görüldüğünü söyledi. Aynı şekilde Doha merkezli el-Arabi televizyonu muhabiri, bölge halkında füzenin, geldiği yön ve saldırı sireninin gecikmesi nedeniyle Demir Kubbe’den atıldığı fikrinin oluştuğunu aktardı.
İRAN’DAN UYARI: ÖNGÖRÜLEMEYEN SONUÇLARA YOL AÇABİLİR
İran, İsrail’e Golan Tepeleri’ndeki Mecdel Şems saldırısının ardından “yeni bir maceraya girişmesinin öngörülemeyen sonuçlara yol açabileceği” konusunda uyarıda bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı yazılı açıklamada, “Siyonist rejimin herhangi bir cahilce eylemi, bölgede istikrarsızlık, güvensizlik ve savaşın kapsamının genişlemesine yol açabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in, dünya kamuoyunun dikkatini Filistin’de işlediği suçlardan başka yöne çekmek için sahte bir senaryo izlemeye çalıştığını ifade eden Kenani, “Siyonist rejimin Mecdel Şems bölgesinde yaşanan olay hakkında yorum yapacak ve hüküm verecek asgari ahlaki yetkisi yoktur ve bu rejimin başkalarına yönelik iddiaları da dinlenilmeyecektir.” yorumunu yaptı. İsrail’in “bu tür aptalca davranışlara karşı öngörülemeyen sonuçlardan ve tepkilerden” sorumlu olacağını belirten Kenani, ABD’ye “bölgede yeni bir yangın başlatmadan önce Siyonist rejimi durdurma” çağrısında bulundu.
BMGK’NİN 1701 SAYILI KARARI
BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı, İsrail’in Mavi Hat’tın gerisine çekilmesini ve bu hat ile Lübnan’daki Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını, burada sadece Lübnan ordusu ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) ait silah ve askeri araç gerecin bulundurulmasını öngörüyor. Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri ve İsrail ile sınır olarak belirlenen Mavi Hat arasındaki neredeyse tüm bölgeler 2000 yılından bu yana Hizbullah’ın güçlü askeri nüfuzu altında bulunuyor.
]]>Son günlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden yüksek hava sıcaklıkları nedeniyle Antalya, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Yalova’dan orman yangını haberleri geldi.

ANTALYA
Antalya’nın Serik ilçesi Yumaklar Mahallesi’ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına 8 uçak, 6 helikopter, 22 arazöz, 6 su ikmal aracı, 5 iş makinesi ve çok sayıda yangın söndürme işçisi ile müdahale ediliyor.
YALOVA
Yalova’nın Armutlu ilçesi Kapaklı ve Keçikayalıkları’nda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. 2 helikopter, 10 arazöz ve itfaiye araçlarının müdahale ettiği yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Yalova Valisi Hülya Kaya X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: “Armutlu’da Kapaklı ve Keçikayalıkları’nda iki noktada gelişen yangına 2 adet yangın söndürme helikopteri, 10 arazöz ve bölgedeki itfaiye araçlarımızla müdahale ediyoruz. Kısa sürede yangını kontrol altına almayı umuyoruz. Gerekli tüm önlemler için ekiplerimiz ve gönüllüler sahada.”
GAZİANTEP
Gaziantep’in merkez Şehitkamil ilçesindeki Dülükbaba Ormanı’nda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine yönlendirilen Orman İşletme Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ediyor. Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması sürüyor.

Gaziantep Valiliğinden yapılan açıklamada, Dülük Baba Tepesi mevkisinde öğleden sonra yangın çıktığı belirtildi. Yangına Orman İşletme Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve Fen İşleri Müdürlüğü, Şehitkamil ve Şahinbey Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, OSB ekipleri, arazözler ve iş makineleriyle acil müdahalede bulunulduğu aktarılan açıklamada, “Yangın alanının ilk belirlemelere göre 20 dönüm olduğu tahmin edilmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Hatay ilimizden acil müdahale amacıyla görevlendirilen bir yangın söndürme helikopteri alana intikal etmektedir.” ifadesi kullanıldı.
KAHRAMANMARAŞ
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Suçatı Mahallesi’ndeki Fırnız Mesire Alanı’nına yakın ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine yönlendirilen Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince yangına, 1 helikopter, 11 arazöz, 4 su tankı, 3 ilk müdahale aracı, 1 iş makinesi ve 110 personelle müdahale ediliyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması sürüyor. Jandarma ekipleri bölgeye vatandaşların girişine izin vermezken, söz konusu bölgede bulunan vatandaşlar da tahliye ediliyor.
8 EV TAHLİYE EDİLDİ
Jandarma ekipleri bölgeye vatandaşların girişine izin vermezken, söz konusu bölgede bulunan vatandaşlar da tahliye ediliyor. Dumandan etkilenen 1 orman muhafaza memuru ambulansla hastaneye kaldırıldı. İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, AA muhabirine, jandarma ekipleri ve diğer kamu personellerinin yangına koordineli şekilde müdahale ettiğini söyledi. Bölgede 8 evin tahliye edildiğini belirten İnan, yangına havadan 6 helikopter, karadan ise iş makineleri ve arazözlerle müdahalenin sürdüğünü ifade etti. İnan, bölgeye yangın söndürme uçağı da talep ettiklerini bildirdi.

UKOME Genel Kurul Toplantısı’nda alınan karara göre, dolmuş güzergahlarının değiştirileceği ve bazı hatlara yeni duraklar ekleneceği açıklanmıştı. Minibüsler ile Sakarya-Yıldız-Şan dolmuş hatlarında gerçekleştirilen uygulama dün itibariyle başladı. Uygulamayı değerlendiren Sakarya Minibüs Dolmuş Durağı yetkilileri, alınan kararın yerinde olduğunu dile getirerek emek veren herkese teşekkürlerini iletti. Açılan hatla beraber müşteri potansiyelinin daha da artmasını bekleyen şoförler, yeni güzergahların tüm vatandaşlar için hayırlı uğurlu olmasını diledi.
“Vatandaşlarımız ulaşımda çok büyük zorluklar çekiyordu”
Eskişehir Şoförler ve Otomobilciler Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Sakarya Dolmuş Durağı Başkanı Cihan Arıkan, “Bizim Sakarya dolmuş durağında 80 aracımız var. Yaklaşık 15 gün çalışıyoruz, 40 dolmuş yatıyor. Biz de bir hat talebinde bulunduk. Sağ olsunlar, bu talebimizi yerine getirdiler. Burada Şoförler Odası Başkanı’mız Kadir Ağar ve vekilimiz Recep Kılıçaslan’a vermiş olduğu bu hat çalışmaları için kendilerine teşekkür ederim. Yeşiltepe, Esentepe, Köprübaşı ve Tapu üzerinde yeni bir hat oluşturduk. Esentepe’den ve Yeşiltepe’den Tapu’ya hiçbir ulaşım olmuyordu. Vatandaşlarımız zaten burada kesinlikle rahatsız oluyordu ve ulaşımda çok büyük zorluklar çekiyordu. Şimdi burada Yeşiltepe’den Tapu’ya 4 araçta 1 araç gönderiyoruz. Diğer mahallelerden Tapu’ya ulaşım olmadığı için aynı şekilde Köprübaşı’ndan da 15 dakikada bir araç gönderiyoruz. Vatandaşlarımızın istekleri üzerine veya büyük baskılarıyla bu hattı gerçekleştirdik. İnşallah hayırlı uğurlu olur. Vatandaş şu anda çok memnun. Merkezde gidemedikleri çok yer vardı ama şimdi 20 liraya istedikleri yere ulaşabiliyorlar” dedi
“Halkımıza hayırlı olsun, en azından artık sorun yaşamayacaklar”
Yeşiltepe Mahalle Muhtarı Meryem Kuş Açıkgöz, “Yeşiltepe unutulmuş ve terk edilmiş bir mahalle olarak yıllardır kaldı. Herhalde birilerinin başına taş düşmüş olmalı ki ulaşımda kolaylık sağlamaya çalışıyorlar. Bu anlamda önce Şoförler Odası Başkanı Kadir Ağır, sonra Sakarya Dolmuş Durağı Başkanı Cihan Arıkan ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ederim. Bu hayat pahalılığında ulaşım gerçekten çok zor. Vatandaşımın ESGAZ’a, OEDAŞ’a, ZORLU’ya, belediyeye ve şimdi Tapu’ya gitmeleri külfetti. En azından işlerini rahatlattılar. Kaymakam beyin verdiği bilgi doğrultusunda, yakın bir tarihte valilik ve nüfus da o tarafa geçeceği için ‘Bedava hizmet’ diyoruz. İnşallah böyle başlarız. Öncelikle Yeşiltepe halkına hayırlı olsun. En azından sorun yaşamayacaklar. Nasıl gideceğiz derdine düşmeyecekler. İşlerini kolaylıkla çözecekler. Bu anlamda çok mutluyum” şeklinde konuştu.
“Bu yeni açılan hatla beraber müşteri potansiyelinin artmasını bekliyoruz”
Sakarya Dolmuş Durağı Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Aktan ise, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Mahallemizde her gün yaklaşık 9 bin kişiye hizmet ediyoruz. Bu yeni açılan hatla beraber müşteri potansiyelinin artmasını bekliyoruz. İşlerin yüzde 15-20 artış olacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla müşteri sayımızın 12 bine kadar çıkacağını tahmin ediyoruz. Bizim takviye araçlarımız var. Takviyelerimizi göreve sokarak buna karşılık vereceğiz. Hatta şimdiden ekstra 15 adet aracımız hizmete girdi. Dolayısıyla bu potansiyeli karşılayacak durumdayız. Yeni hatlarla ilgili tepkiler çok olumlu. Önümüzdeki süreçte tepkilerin çok daha farklı olacağını değerlendiriyoruz.” – ESKİŞEHİR
]]>Saldırılar sonucu defalarca yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı barınma merkezleri ve okullardaki nüfus yoğunluğu, altyapının tahrip olması sonucu sokaklarda biriken atık sular, çöp yığınları, temiz içme suyu, temizlik malzemeleri ve ilaca erişimde yaşanan sıkıntı, sıcak hava ve sinek gibi haşeratın çoğalması nedeniyle salgın hastalıklar hızla yayılıyor.
Başta çocuklar olmak üzere çok sayıda kişide uyuz ve su çiçeği gibi bulaşıcı cilt hastalıkları gözlemleniyor.
Salgından en çok çocuklar etkileniyor
Kuzeydeki Gazze kentinin doğusundaki El-Ehli Baptist Hastanesinde, cilt hastalıklarına yakalanan çocuklar kısıtlı imkanlarla da olsa tedavi edilmeye çalışılıyor.
Seca Kireyyim’in, 9 yaşındaki oğlu da hastanede tedavi gören çocuklardan biri.
Kireyyim, suların kirli oluşu, sığındıkları okullardaki kötü hayat koşulları, okulların aşırı kalabalık oluşu ve temizlik maddelerinin bulunmayışı nedeniyle çocukların cilt hastalıklarına yakalandığına işaret etti.
Çocukların yeterli şekilde beslenemediğine ve tedavi için gerekli ilaç ve merheme ulaşamadığına değinen Kireyyim, “Bu çocuklara merhamet edin.” diyerek dünya ülkelerine seslendi.
Rana Ebu Kernub’un kızı ise hastanede su çiçeği tedavisi görüyor.
Kernub, “Okullar temiz değil ve aşırı kalabalık. Her yer çöp yığını ve atık sularla dolu, banyo yok, temiz su yok, yiyecekler bile sağlıklı değil. Hava sıcak ve sinek çok fazla, görülmemiş bir kirlilik var.” diyerek cilt hastalıklarına sebep olan nedenleri sıraladı.
El-Ehli Baptist Hastanesi doktorlarından Muhammad eş-Şeyh de göç edilen yerlerdeki nüfus yoğunluğu ve kirlilik nedeniyle cilt sorunlarının yaygınlaştığını dile getirdi.
Şeyh, cilt hastalıklarının önüne geçilmesi için derhal temiz su ve ilaca erişimin sağlanması, atık suların arıtılması, çöplerin toplanması ve barınma merkezlerine sağlıklı gıda girişinin olması gerektiğini vurguladı.
Aileler okullarda üst üste yaşıyor
Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun’dan Yeni Beyt Lahiya bölgesinde bir okula sığınan Muhammed Besyuni, çocuklarının bölgedeki atık sular nedeniyle cilt hastalıklarına yakalandığını söyledi.
Besyuni, “Okullarda küçük sınıflarda 4-5, büyük sınıflarda ise 7-8 aile yaşıyor. Hepsi üst üste. İnsanların yiyecek satın alacak paraları yok. Fiyatlar çok yüksek.” diyerek bölgede yaşanan sıkıntılara dikkati çekti.
Deyr el-Belah’ta da aynı manzara göze çarpıyor
Kardeşlerinin çocuklarıyla birlikte kuzeyden Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’a göç eden Nusra Ebu’l Ata da “Hepimizde alerji ve cilt hastalığı oluştu. Kaşıntıdan ölüyoruz, buna nereden ilaç bulacağız.” diye sordu.
İsrail saldırılarında eşini, çocuklarını ve kardeşlerini kaybettiğini belirten Müdellel Selman Ebu’l Ata da defalarca göç etmek zorunda kaldıklarını, kardeşlerinin çocuklarıyla bir çadırda yaşadığını ifade etti.
Ebu’l Ata, atık sular, hijyenin olmaması, haşerat ve sıcak havanın da etkisiyle çocuklarda su çiçeği ve uyuz benzeri cilt hastalıkları oluştuğunu aktardı.
Çocukların yanı sıra kadınlarda da aynı rahatsızlıkların görüldüğünü söyleyen Ebu’l- Ata, tedavi için her yolu denediklerini ancak sınır kapılarının kapalı olması nedeniyle ilaç bulamadıklarını sözlerine ekledi.
]]>Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yaşayan Esra ve Miraç Bozal çiftinin 2 kız çocuğunda biri olan 6 yaşındaki Meryem Bozal, yaşıtlarından kendini farklı kılan yeteneği ile ön plana çıkıyor. 2.5 yaşında ailesinin aldığı çiz-sil ile resim yapmaya başlayan Meryem’in farklı sanatı ailesinin dikkatini çekti. Kendine özgü resimler çizmeye başlayan Meryem’e ailesi tarafından kağıt ve renkli kalemler verildi. Bir ressam gibi resimler çizen Meryem’in bu yeteneği anaokulu öğretmenleri tarafından da fark edildi. Hayal gücü ile özellikle hayvan resimleri çizmeyi seven Meryem için ailesi tarafından bir sosyal medya hesabı da açıldı. Bir fanusun içerisine konulan resim konuları arasından seçim yapan Meryem’in kısa sürede çizdiği resimler binlerce beğeni aldı.
Ressam olmak istediğini belirten Meryem Bozal, “Resim yapmayı çok seviyorum. Timsah, balina ve ejderhayı seviyorum. Onları karakterlere dönüştürüyorum” ifadelerini kullandı.
“Sadece önüne kağıt ve renkli kalemler koyduk; hiçbir eğitim almadı”
Meryem’in annesi Fen Bilgisi Öğretmeni Esra Cevahir Bozal ise, kızının hiçbir eğitim almadan resim çizdiğini vurgulayarak, “Pandemi döneminde Meryem 2 yaşındaydı. Kızım için silinebilir tahtalardan almıştık. Farkında değildik öylesine almıştık. İlk başta örümcek tarzı bir şeyler yapmaya başladı. Bizi şaşırtmıştı. Hatta o dönemde Covid virüsüne benzettik. Sonrasında Meryem’e kağıt ve kalem almaya başladık. Kendinden çok ilerleme kaydetti. Biz hiçbir şekilde ona müdahale etmedik. Sadece önüne kağıt ve renkli kalemler koyduk. Hiçbir eğitim almadı. Anaokulu bitirdi, birinci sınıfa başlayacak. Anaokulundaki öğretmenleri çok şaşırdı. Hatta etkinliklerde Meryem’e resim yaptırıyorlardı. Babasının bir fikri vardı. Değişik fikirleri olan resimler yapmak için fanusun içerisine kağıtlar koyduk. O içerisinden bir kağıdı alarak resim yapıyor. Bu Meryem’in de hoşuna gidiyor. Ablası da resim seviyor ama o daha çok tasarımı yönelik. Eve geldiğinde salondaki masasına oturur hemen resim yapar. Onun için terapi gibi bir şey” dedi.
“Repertuarı çok geniş”
Baba Mimar Miraç Bozal da, Meryem’i yaşıtlarından ayıran özelliğinin hızlı düşünüp hızlı çizmesi olduğunu kaydederek “Meryem sanırım 2.5 yaşındaydı. Bebeklerin çiz-sil tabletleri var onlardan aldık. Onunla baya ilgilendiğini gördüm. Sonrasında ise hep Meryem’in izlemeye başladım. Acaba yapabilir mi diye malzemesini eksik etmedim. Herhangi bir kursa gitmedi. Hafızasına alıp çiziyordu. Meryem’in yaşıtlarında ayıran özelliği hızlı düşünüp hızlı çizmesi. Kaş, göz gibi ayrıntılara çok dikkat ediyor. Bizde bunu geliştirecek yeni yöntemler aramaya çalıştım. Çeşitli tezlere baktım. İşin uzmanı resim öğretmenlerine sordum ve bugünlere geldik. 5 dakikadan fazla bir resme zaman ayırmıyor. Hemen bitirmesi gerekiyor gibi davranıyor. Karikatüre yöneliyor gibi geldi. Filin üstünde kaplumbağa, gitar çalan kuş gibi çeşitli şeyler çiziyor. Bir fanusun içerisine resim konuları yazarak atıyoruz. Meryem onlardan birini çekip çizmeye başlıyor. Çizgi filmlerden de etkileniyor. Hemen ona göre resimler yapıyor. Savaş resimleri de çok farklı ejderha da çizebiliyor. Anatomik dinozor iskeletleri çiziyor. Repertuarı çok geniş. Herhangi bir şey söylediğimizde onu hemen çizebiliyor. Günümüz sosyal medya çağı. Bir şekilde keşfedilmesi için videolar paylaşıyoruz. Takipçileri artıyor. Çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Resim öğretmenleri ve ressamlardan ‘kesinlikle eğitim vermeyin, bir zorlama yapmayın, malzemesini eksik etmeyin’ şeklinde geri dönüşler alıyoruz. Şimdilik akışına bırakın su akar yolunu bulur diyorlar. Şimdilik eğitim almasına bile karşılar. Ama illa ki ileride sulu boya tekniği, pastel boya tekniğini geliştirmek isteyecektir diye düşünüyoruz. 4 yaşından beri çizdiği bütün resimleri saklıyorum. 4 yaşından önce de beğendiğimiz resimlerinin fotoğraflarını saklıyoruz. Aylık en az 50 tane saklanabilir resmi var. Bazılarını bunlardan çok yaptı diye saklamıyoruz” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerin isimlerinin yazılı olduğu Menderes Caddesi’ndeki anıtın önünde Güngören Belediyesince anma töreni düzenlendi.
Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük, Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, bazı partilerin ilçe temsilcileri, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınları ve çok sayıda vatandaşın katıldığı programda, yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okundu. Bu sırada tören alanındaki kalabalık “burada” diye seslendi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından saldırıda hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Anma programında konuşan Kaymakam Abdullah Küçük, geçmişte olduğu gibi bugün de vatan üzerinde emelleri olan güçlerin ve bunların yerli işbirlikçilerinin bulunduğunu söyledi.
Türk milletinin tarih boyunca ihanetler gördüğünü vurgulayan Küçük, terör örgütlerine Allah’ın bir daha fırsat vermemesini temenni etti.
Küçük, bu eylemi düzenleyenin Suriye’de yapılan operasyonla öldürüldüğünü ifade ederek, “Devlete, vatana ihanetin bedeli ölümdür. Bu ihanet şebekelerine karşı panzehrimiz milli birlik ve beraberliğimizdir. Biz bir yumruk gibi sımsıkı olursak, bu yumruğun karşısında kimse duramaz. Bu, Türk milletinin demir yumruğudur. Bu coğrafya için, vatan için şehit düşmüş tüm şehitlerimize, kahraman gazilerimize minnettarlığımı bildirmek istiyorum.” diye konuştu.
Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir de tekrar o günleri hatırladıklarını ve unutmadıklarını bir kez daha haykırdıklarını söyledi.
Şehit olanların, bu ülkenin birliği, beraberliği uğruna feda-i can eylediklerini kaydeden Demir, “Görünüşlerimiz, dünya görüşlerimiz, meseleleri anlayış biçimimiz farklı olsa da mesele millet, memleket olduğunda biz yan yanayız, omuz omuzayız ve aramıza girmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz demeye buradan her sene devam edeceğiz. Böyle saldırılar inşallah bu ülkede bir daha gerçekleşmez.” ifadesini kullandı.
Patlamada hayatını kaybedenlerden Furkan Şentürk’ün babası Mustafa Şentürk de acılarının devam ettiğini söyledi.
Oğlunun o zaman 14 yaşında olduğunu belirten Şentürk, “Sınavlarda liseyi kazanmıştı, bir hafta sonra kazandı belgesini getirdiler. Oğlum çok dürüst biriydi. Babasını, annesini hiç incitmezdi. Terör aldı götürdü. İlk patlatılan ses bombasında yaralıları ambulansa bindiriyor, dönüşte şehit oluyor. Oğlum şehit olurken bile yardım ediyordu.” dedi.
Furkan Şentürk’ün annesi Şadiye Şentürk de acılarının 16 yıl değil, 16 dakika önce gibi taze olduğunu ifade etti.
Babasını terör saldırısında kaybeden Çağla Güler de programda bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından terör saldırısında hayatını kaybedenler için anıta karanfil bırakıldı. Etkinliğin sonunda katılımcılara aşure ikram edildi.
17 kişi ölmüş, 90 kişi yaralanmıştı
Güngören Güven Mahallesi Menderes Caddesi’nde 27 Temmuz 2008’de 10’ar dakika arayla meydana gelen iki patlamada biri hamile 17 kişi ölmüş, 90 kişi yaralanmıştı.
Saldırının ardından düzenlenen operasyonla yakalanan 9 kişi hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince dava açılmış ve yargılama sonunda 2 sanığa “devletin birliğini bozmaya teşebbüs” ve “kasten adam öldürme” suçlarından 18’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti.
Bir sanık beraat etmiş, 6 sanık da değişen oranlarda hapisle cezalandırılmıştı.
]]>Edinilen bilgiye göre, Zeytinlibahçe Dış Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okuyan Muhammet Enes Tan, Kurban Bayramı tatilini değerlendirmek için 4 arkadaşıyla Silifke ilçesine gitti. Susanoğlu Plajında şezlong kiralayan Tan ve arkadaşları bir süre sonra yüzmek için denize girdi. İddiaya göre, denize girdikleri bölgenin bir anda derinleşmesi nedeniyle Tan ve arkadaşları panik yaşadı. Arkadaşları ilk etapta çevredekilerin yardımıyla kurtarılırken, Tan bir süre sonra sudan çıkarıldı. Kalp masajı ve suni teneffüs yapılsa da Tan, tatili değerlendirmek için gittiği denizde boğularak hayatını kaybetti.
“Oğlundan son hatıra boğulmadan hemen önce çektiği selfie kaldı”
Oğlundan son hatıra olarak boğulmadan hemen önce çektiği selfie kalan baba Erol Tan, olayın ardından oğlunun boğulmasıyla ilgili bir takım ihmaller olduğu iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Oğlunun boğulduğu plajda akrabaları ile araştırma yapan ve oğlunu sudan çıkartan bir işletme sahibi ile görüşen Tan, hem bundan sonra aynı yerde boğulma olaylarının yaşanmaması, hem de ihmal veya kusuru olanların cezalandırılması için öne sürdüğü iddialarla suç duyurusunda bulundu.
Baba Erol Tan, oğlunun 4 arkadaşıyla beraber 19 Haziran’da sabah erkenden denize gittiğini, hatta bir gece önce de arkadaşlarının evlerinde kaldığını söyledi. Bayramın 4. günü saat 14.27 civarında gelen telefonda; arkadaşlarının oğlunun boğulduğunu söylediklerini anlatan Tan, “Biz buradan yetişene kadar o günkü trafikte zaten malum çok kalabalıktı, olay yerinde zaten çocuğum vefat etmiş. Ama nedense olayı sıradan bir boğulma gibi göstermişler. Şimdi burada şezlong kiralanmış. Şezlong kiralayan kişinin herhangi bir kaydı yok. Normal bir patates, soğan satar gibi bir tezgah açmış şezlong kiralamış” dedi.
“Denetiminizi yapmak zorundasınız”
Şezlong kiralayan kişinin, Milli Emlak’a para yatırıp, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün belirttiği şartlar dahilinde kaymakamlığın müsaadesiyle çalıştığını ifade eden Tan, “Milli Emlak’a cüzi bir para yatırıyorlar. Bu para karşılığında da şezlong kiralıyorlar bu insanlar orada. Şimdi burada sorun nedir? Şezlong kiralayabilirsin. Ama orada cankurtaran olması lazım, cankurtaran kulesi olması lazım. Denizde herhangi bir sıkıntı varsa oraya şamandıra atıp, denizin kenarına da bir levha konulması lazım. ‘Şamandıraya kadar açılabilirsiniz, şamandıradan sonrasında sıkıntı vardır’ deyip insanları orada ikaz edebilirsiniz. Ama bunların hiçbiri yok maalesef. Tamamen başlı başına bir sorumsuzluk var. Siz bunlara kiraya verebilirsiniz ama burada da denetiminizi yapmak zorundasınız” diye konuştu.
“Sorumluların cezalarını almasını istiyoruz”
Belediyelerin söz konusu bölgeden kum aldığına yönelik iddialar olduğunu dile getiren Tan, şöyle devam etti: “Belediyeler, söylemlere göre kışın o bölgelerden kum almışlar. Bu kum alınma olayında da tabii ki orada bir girdap oluşuyor, bir çukur oluşuyor. İnsanlar normal su üstünde yüzerken veya ayakları yere basarken birden bire boşluğa düşüyor. O girdabın içine düşüyor. Çünkü hiç ummadığı anda gelince insanlar doğal olarak çırpınmaya başlıyor ve su yutmaya başlıyor. İşte maalesef benim oğlum gibi insanlar canından oluyor. Ben 18 yaşında oğlumu bayramın 4. günü toprağa verdim. Onun acısı benim içimde, biz ailece yıkılmış vaziyetteyiz. Ama biz kim olursa olsun sorumluların cezalarını almasını istiyoruz. Gereken işlemleri de başlattık, savcılığa suç duyurumuzda bulunduk. Avukatımız da bu işin takipçisi, gereken şikayetlerimizi yaptık. Sonuna kadar da ben bu işin arkasında olacağım. Başka Muhammed Enes’ler ölmesin, ben bunu istiyorum. Burada da sorumluların cezasını çekmesini istiyorum.”
“Her işletmeci cankurtaran ve cankurtaran kulesine sahip olmak zorunda”
Hayatını kaybeden genci sudan çıkaran yan taraftaki işletme sahibi İbrahim Sönmez de olay günü yaşananları anlattı. Muhammed Enes Tan ve arkadaşlarının şezlong kiraladığı kişinin cankurtaranı ve cankurtaran kulesinin bulunmadığını ifade eden Sönmez, “Şu an bu kanunen yasaktır. Şemsiye ve şezlong kiraya veren her işletmeci cankurtaran ve cankurtaran kulesine sahip olmak zorunda. Bunu bu sene Sahil Güvenlik zorunlu kıldı” dedi. – MERSİN
]]>KÜÇÜK BEREN, ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ
Beren Su Bolat, salı günü Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi 4’üncü Cadde’de sınıf arkadaşının oturduğu apartmana gitti. Beren Su ile arkadaşı, 5 ve 6’ncı katlar arasında duran asansörde mahsur kaldı. İhbar üzerine gelen itfaiyenin çalışması sırasında Beren Su, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybederken, arkadaşı kurtarıldı.
Beren Su BolatİTFAİYE GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Beren Su’nun ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda itfaiye görevlileri hakkında Ankara Batı Başsavcılığı’nca ‘Taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla’ adli soruşturma, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından ise idari soruşturma başlatıldı.

İTFAİYE PERSONELİ, BEREN’İ KURTARMAK YERİNE ELİNDE TERMOSLA BEKLEMİŞ
Öte yandan Beren Su ile arkadaşının kurtarılma çalışması sırasında çekilen bir fotoğraf da soruşturma dosyasına girdi. Fotoğrafta Beren Su, iki kat arasında kalan asansörden arkası dönük bir şekilde indiği sırada, kendisini tutması gereken itfaiye personelinin bir elinde termos olduğu görüldü. Beren Su’nun, asansörden indiği sırada alttaki boşluğa düştüğü belirtildi.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA GELDİ
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “23 Temmuz 2024 tarihinde Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bulunan bir binada meydana gelen asansörde mahsur kalma vakasında yapılan kurtarma çalışmaları esnasında meydana gelen üzücü kazada 13 yaşında bir kız çocuğunun hayatını kaybetmesi üzerine; gerek savcılık makamınca gerekse Ankara Büyükşehir Belediyesi ilgili makamlarınca olaya müdahale eden personeller hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Devam eden hukuki süreçler ve açılan soruşturmalar neticesinde ilgili makamlarca üzücü olaydaki sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunun tespiti halinde ise tüm yasal işlemlerin hassasiyetle takip edileceğini ve uygulanacağını bildiririz.”

“GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALMIYORLAR”
Beren Su Bolat’ın dayısı Fatih Büyükata, itfaiyenin ihmali olduğunu ve kurtarma çalışması sırasında çekilen fotoğrafın bunu ortaya koyduğunu söyledi. Büyükata şu ifadeleri kullandı: “Çevredekiler ‘5’inci kattan değil, 6’ncı kattan açın kapıyı’ diyor. ‘Yapacağımız işi bize mi öğreteceksiniz, çekilin kenara biz halledeceğiz’ diyor. Açıyorlar, ondan sonra çocuğa ‘Hadi in’ diyorlar. Çocuğu önce normal sandalyede oturur gibi oturtturuyorlar. Sonra diyorlar ki ‘dön arkanı, ağaçtan iner gibi inmeye çalış, biz seni tutacağız’ diyor. Normalde tutacakken bir emniyet kemeri bağlaması ya da gerekli güvenlikleri alması gerekir; ama almıyor.

“ELİNDE FİNCANLA, ‘İN BEN SENİ TUTACAĞIM’ DEYİP TUTMUYOR”
Herhangi bir şey yaptığı yok. Elinde fincan, ‘dön arkanı, ağaçtan iner gibi in, ben seni sarılıp tutacağım’ diyor. Çocuk arkasını dönüp aşağı doğru sarkınca, boşluğa bırakınca tutmuyor. Beren aşağıya düşüyor. Tamamen ihmalkarlık. 6’ncı kattan açsaydı eğer kapıyı sandalyeye dahi gerek kalmayacaktı, rahatlıkla çıkabilecekti. Fotoğrafta gördüğünüz şekilde adam asansörün yüzde 80i yukarıda olmasına rağmen aşağıdan açıyor kapıyı. ‘Ben çocuklarla iletişime geçemedim’ diye ifade veriyor, ‘panikle kendini attı’ diyor. Burada panikle kendini atabilme şansı var mı sizce? ‘Kucaklarım, ben seni tutarım’ diye güven verip, çocuğu kendi üstüne bıraktırıyor. Çocuk da bu şekilde asansör boşuna direkt düşüyor.”
“BEREN MÜKEMMEL BİR LİSEYİ KAZANMIŞTI”
Olayda büyük ihmal olduğunu söyleyen Büyükata, “İtfaiye şoförüne sordum ne oldu? Adam donmuş şekilde söylediği tek cümle şu, ‘Beyefendi benim hiçbir suçum yok, ben hiç yukarıya çıkmadım inanın.’ Psikolojik olarak siz ne anlarsınız? Yani bir suç işlenmiş. İfadesindeki vermiş olduğu yalanın karşılığında bu fotoğraf var. Başka kişilerin canının yanmamasını istiyoruz. Oradan asansör boşluğuna atlama mesafesi yok. Beren, 466 puan olarak mükemmel bir liseyi kazanmıştı. Hatta oturdukları yerden o ilçenin olduğu yakınlarına taşınıp orada ikamet etmenin peşindelerdi. Ama hayat işte bu şekilde çocuğumuzu elimizden aldı. Gözümüzde bir avukat, ileriye dönük mükemmel bir doktordu. Başka canların yanmaması için bizim bütün uğraşlarımız” diye konuştu.
]]>3 bin 970 metrekare kapalı alana sahip olacak Samsun Barosu Hizmet Binası ve Sosyal Tesisi’nin temel atma töreni, Canik ilçesi Mert Irmağı karşısında yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, protokol konuşmalarının ardından yeni hizmet binasının temeli dualarla atıldı. Yeni hizmet binasından birçok avukat ve avukat adayının istifade edeceğinin altını çizen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, “Biz sadece bir bina yapmıyoruz. Bu binada yüzlerce, binlerce stajyer avukat ve avukat meslektaşım aldıkları meslek içi eğitimlerle, staj eğitimleriyle, hukuki eğitimlerine ekleyecekleri katkı ile bu binadan ayrıldıktan sonra belki de çok yakında şiddet görmüş bir kadının adalete kavuşması için, yardıma ihtiyacı olan bir çocuğun yanı başında bulunabilmek için, emeği sömürülmüş bir işçinin emeğini alabilmesi için bu şehirde ve Türkiye’nin 81 ilinde mücadele edecekler. Bu anlamda aslında ruhu olan binalardır baroların hizmet binaları. Samsun’daki bu binanın ise çok daha ayrı bir önemi bulunmaktadır. Hepimizin bildiği üzere çünkü burası kurtuluşun ve Cumhuriyetin kuruluşunun ilk adımının atıldığı şehirdir. Cumhuriyet’in yüzüncü yılını geride bırakırken Cumhuriyet’le yaşıt Samsun Baromuzun hizmet binası Cumhuriyet’in en önemli devrimi olan hukuk devriminin korunması ve muhafaza edilmesi için en çok da mücadele verecek avukatların çatısı olacaktır” dedi.
Başkan Doğan: “Yıllardır kurulan hayal, bugün gerçek oldu”
Barodaki avukat ve yöneticilerin yıllardır bu günün hayalini kurduğuna dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Halit Doğan, “Gerçekten avukatların Samsun Barosu’nda kendi müstakil binalarına kavuşmakla alakalı yıllardır baro başkanlarımızla birlikte oluşturdukları bir hayal vardı. Bugün hep beraber çok kıymetli başkanlarımızla birlikte temel atma törenini gerçekleştiriyor olmak bizim için gerçekten mutluluk verici. Herhalde ofise ihtiyaç yok. Herkesin ofis ihtiyaçlarını bile burada giderebileceği bir bina olmuş. Emekleri için ben gerçekten Barolar Birliği Başkanımıza teşekkür ediyorum. Samsun’a güzel bir eser kazandırdınız. Sadece bu eser Samsun için değil, Karadeniz için de önemli bir kıymet olacaktır. Samsun, Karadeniz’e kıyısı olan şehirler içerisinde önemli bir şehir. Önemli bir baro Samsun Barosu. Hem sayısı itibarıyla hem etkisi, gücü, başkanlığı itibarıyla da önemli bir baro. Desteğiniz için, verdiğiniz kıymet için şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
“Samsun Barosu nihayet kendi yuvasına kavuşuyor”
Binlerce avukat ve yüzlerce stajyerin bu binada adalet için çalışma yürüteceğine dikkat çeken Samsun Baro Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran, “Tam 101 yıldır avukatlara yuva, adalet arayan vatandaşa sığınak olmuş Samsun Barosu nihayet kendi yuvasına kavuşuyor. Bugün temelini beraberce attığımız bu bina sadece bir idari bina değil, sadece bir sosyal tesis değil. Bizler bugün Samsun Barosu’nun 2 bin 200 avukatını ve 300 stajyerini bir çatı altında toplayacak bir yuvanın temelini atıyoruz. Bu binada yüzlerce, binlerce genç meslektaşım hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağına dair ant içecek. Yüzlerce, binlerce avukat stajyerimiz avukatlık sanatını ve avukatlık mesleğinin etiğini staj eğitim merkezimizde üstatlarından öğrenecek” şeklinde konuştu.
Törende konuşmaların ardından temel atma merasimine geçildi. Samsun Vali Yardımcısı Emin Çolak, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ile birlikte Samsun ve çevre illerdeki barolara kayıtlı avukatlar, düzeneğe birlikte basarak temel atma işlemlerini başlattılar. Söz konusu hizmet binasının yapımının yüklenici firma tarafından planlanan süreden 150 gün önce yani 400 gün içerisinde tamamlanması hedefleniyor. – SAMSUN
]]>Samsun Büyükşehir Belediyesince,19 Mayıs Stadyumu yol ve çevre düzenleme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Nuri Asan Tesislerindeki antrenman sahasının yenilenme çalışmaları da tüm hızıyla sürürken yapılan çalışmalar vatandaşlar tarafından büyük beğeni topluyor.
Maç günleri tramvayların Stadyum Tramvay İstasyonuna kadar da gideceğini belirten Başkan Doğan, “Samsunspor’umuz için, şehrimiz için hizmet etmek bizim için onurdur. Gurur duyulan şehrin; gurur duyulan takımı ve taraftarıyla her zaman yan yanayız” ifadelerini kullandı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrin spor altyapısını güçlendirmek ve sporseverlere daha iyi bir deneyim sunmak amacıyla yapılan çalışmalarla stadyumun çevresi kapsamlı bir şekilde yenileniyor. Büyükşehir Belediyesince yürütülen çalışmaların kısa sürede kullanıma hazır hale getirilmesi için ekiplerin yoğun mesaisi sürüyor. Stadyum çevresindeki 6 bin 62 metrelik yol beton ile kaplanmaya başlandı. Bu yol yenileme çalışması, bölgenin ulaşım altyapısını güçlendirerek spor etkinliklerine katılımı artırmayı ve stadyum ziyaretlerini daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Yol boyunca yapılacak düzenlemeler hem estetik hem de fonksiyonel bir iyileştirme sunuyor.
Nuri Asan Tesisleri’nde yoğun mesai
Nuri Asan Tesislerindeki antrenman sahasının yenilenmesi de çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. Nuri Asan Tesisleri’nin eski çimleri kaldırıldı ve saha yüzeyinde detaylı bir kazı çalışması devam ediyor. Yaklaşık 65 santimetre derinliğinde gerçekleştirilen bu kazı, sahanın altyapısının ve toprağının tamamen yenilenmesini sağlayacak. Çimlerin yeniden ekilmesinin ardından, sahanın yüzeyi modern ve sağlıklı bir şekilde güncellenmiş olacak.
Stadyum yolu “kırmızı-beyazlı” kaldırımlarla donatılıyor
Yol çalışmalarının yanı sıra, şehrin kırmızı-beyaz armaya olan bağlılığı da göz önünde bulundurularak, stadyumun yan yolları “Samsunspor” yazılı kırmızı beyazlı kaldırımlarla donatılıyor. Bu detay, şehirdeki spor kültürüne katkıda bulunacak ve taraftarların stadyumla olan bağlantısını güçlendirerek şehre estetik bir dokunuş katacak.
Samsunspor’a otopark müjdesi
Ayrıca taraftarın stadyuma erişimini de kolaylaştırmak adına Stadyum Tramvay İstasyonu, maç günleri aktif hale gelecek. Ekiplerin yoğun mesaisi ile stadyumdaki trafiği rahatlatmak adına alternatif bir otopark alanı oluşturuluyor.
19 Mayıs Stadyumundaki tüm bu kapsamlı yenileme çalışmalarının ilk oynanacak olan Beşiktaş maçı öncesinde tamamlanması planlanıyor. Bu süreç, hem stadyumun kalitesini artıracak hem de Samsunspor taraftarlarına daha iyi bir maç deneyimi sunacak.
“Ligin ilk maçı öncesi tüm çalışmaların tamamlanmasını hedefliyoruz”
Samsunspor’un şehrin markası olduğunu vurgulayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Şehrimizin onuru ve gururu, tüm Samsunluların ortak sevinci olan Samsunspor, bizim için sadece bir spor kulübü değil; aynı zamanda birlik ve beraberliğimizin, şehrimizin ruhunun en güzel yansımasıdır. Samsunspor’umuza olan bağlılığımızın bir göstergesi olarak da çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu sürecin bir parçası olarak stadyum yolunda gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla taraftarlarımızın maç günlerinde daha konforlu bir erişim sağlamaları için gereken adımları atıyoruz. Taraftarlarımızın talepleri bizler için büyük bir öneme sahiptir. Seçim kampanyamız sırasında bu talepler doğrultusunda taraftarımıza, şehrimize verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz. Stat yolumuzda, Samsunspor’un kırmızı-beyazlı renklerinin simgesi olan yeni kaldırımlar ile estetik bir dokunuş kazandırıyoruz. Bu renkler, sadece bir takımın değil, tüm şehrimizin ve taraftarlarımızın ortak değerinin sembolüdür. Maç günlerinde, taraftarlarımızın stadyuma kolayca ulaşabilmesi için Stadyum Tramvay İstasyonunu da aktif hale getiriyoruz. Bir yandan o alanda trafiği rahatlatmak adına bir otopark çalışmamız sürüyor. Tüm bu çalışmaların eksiksiz bir şekilde tamamlanmasını hedefliyoruz. Yeni sezona hep birlikte, coşku ve heyecan içinde adım atmayı planlıyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
]]>Kalkınma Ajansları Siber Vatan Programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı ve Dijital Dönüşüm Ofisi işbirliğinde, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kalkınma Ajansları, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi ve Üniversiteler tarafından uygulanıyor. Program kapsamında üniversitede öğrenim gören öğrencilerin dijital ve siber güvenlik teknolojileri alanında farkındalıklarını artırmak, potansiyel yetenekleri tespit edip eğitim ve yetenek geliştirme faaliyetleri ile kariyer planlamalarına destek olarak ve genç girişimciliğini teşvik ederek siber güvenlik uzmanı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanıyor. 2019 yılından itibaren uygulanan program kapsamında bugüne kadar ulusal ve uluslararası birçok siber güvenlik yarışmalarında önemli başarılar elde edildi. Yaklaşık 200 öğrencinin istihdamına katkı sağlanmış 7 genç girişim ortaya çıktı.
Kalkınma Ajansları Siber Vatan Programının 2024 Dönemi eğitimleri Ahiler, Batı Akdeniz, Batı Karadeniz, Çukurova, Fırat, Güney Ege, Kuzey Anadolu ve Zafer Kalkınma Ajansı bölgesinde 18 ilde 22 farklı üniversiteden yaklaşık 750 öğrenci ile başlamış ve Haziran ayında tüm gruplarda eğitimler tamamlandı. 4 farklı modülde yaklaşık 180 saat süren teknik eğitimlerin ardından Siber Vatan Programının ikinci bileşeni olan Bootcamp’e katılacak öğrencileri tespit edebilmek amacıyla 14 Haziran 2024 tarihinde 18 ilde aynı anda Bayrağı Yakala (Capture the Flag, CTF) sınavı gerçekleştirildi ve sınavı başarıyla tamamlayan 241 öğrenci Siber Vatan Bootcamp’e davet edildi.
Siber Vatan Programı uygulayan kurumlara ek olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Akdeniz Üniversitesi’nin katkılarıyla Kalkınma Ajansları Siber Vatan Bootcamp etkinliği başladı. Siber Vatan Bootcamp etkinliğine program kapsamında eğitim alan ve yapılan görevlendirmelerle sınavlarda başarılı olan Zonguldak’tan Antalya’ya, Muğla’dan Malatya’ya Türkiye’nin farklı illerinden yaklaşık 400 öğrenci katıldı.
Siber Vatan Bootcamp etkinliğinde siber güvenliğin alt temalarında oluşturulan takımlar yaklaşık 80 saat derin ve teknik eğitimler, görev ve uygulamalar, tersine mühendislik çalışmaları, senaryo bazlı tatbikatlar ve yarışmalar gerçekleştirilecek. Siber Vatan Bootcamp etkinliğinde yapılacak eğitim ve uygulamalar sonucunda başarılı olacak yaklaşık 120 öğrenci Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi koordinasyonunda kümeye üye firmalar tarafından stajyer olarak istihdam edilecek.
Bootcamp’te Siber Vatan Vizyon buluşmaları gerçekleştirilecek
27-28 Temmuz 2024 tarihlerinde öğrenciler ile sektör temsilcileri arasında etkileşimi artırmak amacıyla Siber Vatan Vizyon Buluşmaları gerçekleştirilecek. Siber Vatan öğrencileri siber güvenlik ekosistemi aktörleri ile görüş alışverişi yapabilecek, geliştirdikleri projeleri, ürün ve hizmetleri sektör temsilcilerine sunabilecek ve böylece sektörün önde gelen firmalarında staj ve çalışma fırsatı elde edecekler.
Türkiye Yüzyılı Siber Vatan Gençlik Buluşması Yapılacak
28 Temmuz 2024 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın BAK ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Dijital Dönüşüm Ofisi Başkan Vekili Yusuf Tancan’ın teşrifleriyle Türkiye Yüzyılı Siber Vatan Gençlik Buluşması icra edilecek.
Gençlik Buluşmasında, Milli Teknoloji Hamlesi ışığında yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi süreçlerinde Siber Vatan Programı öğrencilerinin de çeşitli görevler üstlenebileceği, güncel konular ve gençlere düşen ödevler hakkında genel değerlendirmelerin yapılacağı bir söyleşi yapılacak. – ZONGULDAK
]]>Lüleburgaz’da bulunan Ata Sitesi’nde ikamet eden 35 yaşındaki yürüme engelli Mustafa Kıraç için hayırsever bir iş adamının desteğiyle belediye tarafından apartmana bir rampa inşa edildi. Ancak iddiaya göre bazı apartman sakinleri, rampanın estetik açıdan hoş olmadığını ve bahçede fazla yer kapladığını ileri sürerek kaldırılmasını talep etti.
Mustafa Kıraç’ın babası öğretmen Süleyman Kıraç, yaşadıkları durumu anlattı. Süleyman Kıraç, apartman yönetimine bir rampaya ihtiyaçları olduğunu 2 sene önce ilettiğini ve başta olumlu karşılandığını, fakat rampanın maliyeti nedeniyle vazgeçildiğini söyledi.
Rampa yapıldı, kapladığı yer sorun oldu
Rampa yapımından vazgeçilmesinin ardından Lüleburgaz Belediyesi’ne dilekçe yazdığını ve bir vatandaşın bağışıyla rampanın yapıldığını ifade eden Kıraç, “Belediyenin bu rampadan haberi olmadığını iddia ettiler. Yetkililere başvurduk ve kaymakamlıktan rampanın standartlara uygun ve belediye tarafından yapıldığına dair bir belge aldık. Bu belgeyi apartman girişine astık. Ancak bunun ardından söylenen ithamların yalan ve yanlış olduğu ortaya çıkınca bize yönelik baskılar ve söylemler arttı. Bir aydır apartman sakinleri tarafından hakarete ve saldırıya varan söylemlerle karşı karşıyayız. Evlerinin değerinin düştüğünü de iddia ediyorlar, bahçede her dairenin kullanım alanının eşit olduğunu ve bizim çok yer kapladığımızı da. Halbuki bu rampa herkes için. Her birey engelli adayıdır. Ki zaten şu anda bile bebek arabası olanlar, yaşlılar, pazar arabalı kişiler bu rampayı kullanarak faydalanabilir” dedi.
“Oğlumuzun psikolojisi de etkilendi”
Baba Süleyman Kıraç yaşanan durumların oğlu Mustafa Kıraç’ın psikolojisini de etkilediğini aktararak, “Bu durum Mustafa’nın psikolojisini de etkiledi. Söylenenleri ve yaşananları görüyor. Onu rampadan çıkarırken eliyle yüzünü kapatıyor. Dışarı çıkmak istemiyor. Engelli bir bireyin evine rahat girip çıkması için yapılan bu engelli rampasından dolayı mutlu olmak yerine karşı gelinmesi, oğlumuzun bir nebze rahatlaması yerine daha çok psikolojisini etkiledi. Zaten eskiden beri eşim tek başına oğlumuzun çıkmasına yardımcı oluyordu. Bu süreçte hiçbir talebimiz olmadı. Sonrasında eşim düştü ve belinden rahatsızlandı. Tek başına eve girip çıkmasını sağlayacak imkanı kalmadı. Bu sebeple bu engelli rampasını istedik ve zaten apartman sakinleri para harcamadan ücretsiz şekilde bu imkana kavuşmuş oldu. Ama sadece bizim gibi algılanıyor, bizim dairemize özel tahsis edilmiş gibi yaklaşılıyor. ‘Bahçede bu kadar yer hakkınız yok. Her dairenin kullanım hakkı şu kadar metre’ diyenler oldu. Bu çok yanlış. Hepimiz her an birer engelli adayıyız. Bu rampa tüm dairelere ait. Bunu hala kavrayamamış olmak çok üzücü” dedi.
Süleyman Kıraç son olarak oğlunun rahatça hareket edebilmesi için yapılan bu rampanın kaldırılması taleplerine karşı mücadele ettiklerini ve gerekirse taşınmayı düşündüklerini belirtti. – KIRKLARELİ
]]>Almanya’da dünyaya gelen 58 yaşındaki Emel Örün, henüz 6 aylıkken çocuk felci geçirdi. Sol bacağında sıkıntı yaşayan yüzde 63 engelli Örün, eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’da yaşamaya başladı ve burada iş hayatına atıldı. Uzun yıllar güzellik uzmanı olarak çalışan bir çocuk annesi Örün, eşiyle ayrılmalarının ardından tek başına yaşamaya başladı, 20 yıl önce de Antalya’ya yerleşti. Burada aldığı engelli parasına ilaveten çiçekten taçlar yapıp satarak geçimini sürdürmeye çalışan Emel Örün, 4 yıl önce geçirdiği trafik kazasında sol bacağında kırıklar oluştu ve tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Örün, gelirinin düşük olmasından dolayı ev yerine dükkan kiralayarak yaşamını sürdürmeye devam etti. Çalışamayan azimli kadına, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve çevredeki komşuları mobilya, beyaz eşya gibi yardımlarda bulundu. Örün, daha önceden birikmiş parası ve yardımlarla kiraladığı dükkanı eve çevirdi.
Tahliye kararıyla dünyası başına yıkıldı
Yaklaşık 7 yıldır aynı yerde oturduğunu ifade eden Emel Örün, son olarak dükkan için gelen tahliye kararıyla dünyası başına yıkıldı. Emlakçıya kirayı 2 yıl boyunca elden yatırdığını ve tahliye kararının bu şekilde alındığını ileri süren Örün, “Bu dükkanda hayat mücadelesi veriyorum. Emlakçıya kirayı 2 sene senetle ödedim, 2 sene de elden aldı, 2 yıl da hesap numarasına attım. 2 yıldır elden aldığı kiralar için beni icraya verdi ve tahliye kararı çıktı. Çok ama çok kötü durumdayım. Hiç kimsem yok. 5 bin lira engelli maaşı alıyorum. Emlakçıya 5 bin lira kira vermeyi teklif ettim, onu bile kabul etmedi. Kaç gündür yalvarıyorum fakat kabul etmiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. 7 yıldır oturuyorum. Bana burada ömür boyu oturabilirsin demişti” dedi.
“Ne yemek yiyebiliyorum ne uyuyabiliyorum”
Ne yapacağını bilmediğini gözyaşlarıyla anlatan Örün, “Ben engelliyim diye benim yaşama hakkım yok mu. Zaten büyük zorluklarla hayat mücadelesi veriyorum. Birçok yere baktık ve 7 bin ile 10 bin arasında kiralar tutma imkanım yok. İnanılmaz zor durumdayım. 58 yaşındayım, sağlık sorunlarım da var ve elimden hiçbir şey gelmiyor. Giriş kat ve hastane çevresine yakın 1+1 olması gerekiyor. Çoğu apartmanlarda asansör yok, maddi durumunum iyi olmadığı asansörün olduğu apartmanlarda ev kiralama gücüm yok. Allah’ıma şükrediyorum ama insanlar çok vicdansız. Yaklaşık 10 gün sürem var. 1 aydır ne yemek yiyebiliyorum ne de uyuyabiliyorum. Bu zamanda her şey para olmuş. Benim gibi bu durumda olan çok insan var, bunu da biliyorum ama bizim gibi engelli insanların yaşama sevincini elinden alıyorlar” diye konuştu.
Öte yandan Örün’ün dükkanı kiraladığı emlakçı ise konuşmak istemediğini belirtip gerekli açıklamanın avukatı tarafından yapılabileceğini söyledi. Avukat ise konu hakkında bilgi vermek istemediğini, haber yapılması durumunda da sonuçlarına katlanılacağını söyledi. – ANTALYA
]]>Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin eğitim ve mesleki kurslarda kentin 6’ncı üniversitesi niteliğinde faaliyet gösteren kuruluşu Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür A.Ş., uzman eğitimci kadrosu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın eğitime verdiği önem doğrultusunda hizmetlerini sürdürüyor.
Bu kapsamda, öğrenci dostu hizmetleri ile takdir toplayan Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, KAYMEK birimi marifetiyle okula destek ve sınava yönelik ücretsiz kurslarının yanı sıra tercih süreçlerinde de öğrencilere katkı sağlıyor.
Bu kapsamda KAYMEK A.Ş. Huzur Çınarı Aile Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre üniversite tercihi yapacak gençlere ücretsiz danışmanlık hizmeti veriyor.
Yoğun bir maratonu Büyükşehir Belediyesi KAYMEK A.Ş.’nin ücretsiz kurs ve rehberlik hizmetleri ile daha rahat bir şekilde tamamlayan ve üniversite hayallerine bir adım daha yaklaşan gençlerin doğru tercih yapabilmesi için rehberlik hizmetini başlatan Büyükşehir, 25 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında YKS Tercih Danışmanlığı hizmeti vermeye başladı.
Büyükşehirden 3 Farklı merkezde ücretsiz danışmanlık hizmeti
Büyükşehir Belediyesi, öğrencilere ve ailelerine yönelik ücretsiz danışmanlık için Hunat Hatun Medresesi, KAYMEK İhtisas Merkezi ve Beyazşehir Sosyal Yaşam Merkezi olmak üzere üç merkezde hizmet veriyor.
Hunat Hatun Medresesi’nde KAYMEK’in uzman eğitimci kadrosundan destek alan üniversite öğrencisi adaylar, bu hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Tercih yapacak adaylardan Elif Şahin, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin bu organizasyonundan sosyal medya hesabı üzerinden haberdar olup geldiğini belirterek, “Bugün geldim ve burada çalışan güler yüzlü görevlilerden çok memnun oldum, bizlerle çok iyi ilgilendiler, çok teşekkür ederim” dedi.
Burcu Yücel de Kayseri’de yaşadığını ifade ederek, “Buraya gelince ne kadar yararlı olduğunu fark ettim, çok da memnun kaldım bu hizmetten. Hayati bir önem arz ettiğini düşünüyorum. Tercih yapacaklar, hatta tercih yapmamayı düşünenlerin gelmesini tavsiye ederim. Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Kafamızın karışık olduğu dönemde elimizden tuttuğu için teşekkür ederiz”
Hunat Hatun Medresesi’nin önünden geçerken afişi görüp geldiğini söyleyen Nuh Durmuş ise “Sağ olsunlar bana yardımcı oldular, rehberlik ettiler. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim” derken, adaylardan Yusuf Yumutkan bu sene üniversite sınavına girdiğini, tercih yapmak için Mersin’den Kayseri’ye geldiğini anlattı. Aldığı hizmetten memnun olduğunu vurgulayan Yumutkan gençlerin, kendileri için stresli ve kafalarının karışık olduğunu ifade ettikleri bir dönemde ellerinden tuttuğu için emeği geçenlere teşekkür etti.
Psikolojik Danışman Şeyda Himmetoğlu ise burada gençlerin tercih döneminde yanında olduklarını, Hunat Hatun Medresesi’nin yanı sıra İhtisas Merkezi ve Beyazşehir Sosyal Yaşam Merkezi’nde de bu tercih merkezinin devam ettiğini söyledi. Himmetoğlu, gençlerin gönül rahatlığı ile gelip sorularının yanıtlarını aldığını kaydederek, ailelerin ve gençlerin bu dönemde yanında olduklarını söyledi.
YKS Tercih Danışmanlığı Merkezleri yoğun ilgi görüyor
YKS Tercih Danışmanlığı Merkezleri, ilk gün gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Rehber öğretmenler eşliğinde, gençlerin tercihlerini kolay ve isabetli bir şekilde yapmaları için üç merkezde 10.00 – 20.00 saatleri arasında ücretsiz tercih danışmanlığı hizmetinden, YKS tercih sürecinde olan ve dileyen tüm vatandaşlar yararlanabiliyor. Büyükşehir’in YKS Tercih Danışmanlığı hizmeti ile ilgili detaylı bilgiye ise 0534 276 67 41 numaralı telefon üzerinden erişebiliyor. – KAYSERİ
]]>Bu sıralamaya göre Atatürk Üniversitesi, 12 alanda Türkiye’de ilk 10 üniversite arasında, 13 alanda ise dünyanın saygın ilk 1000 üniversitesi arasında yer aldı. Toplamda 14 farklı bilim dalında sıralamaya girerken, bu alanlardan 12’sinde yükselme kaydetti ve 4 alanda Türkiye’de ilk 3’e girdi. Bu başarılar, Atatürk Üniversitesinin araştırma ve eğitimdeki güçlü altyapısını ve nitelikli akademik kadrosunu öne çıkarıyor.
Özellikle Moleküler Biyoloji ve Genetik, Kimya Bilimleri ve Farmakoloji gibi alanlarda Türkiye’de öncü bir konumda olan üniversite, Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında Türkiye 1.si, dünya sıralamasında ise 555. sırada yer aldı. Kimya Bilimleri alanında da yine Türkiye 1.si olan Atatürk Üniversitesi, dünya genelinde 648. sıraya yükseldi. Farmakoloji alanında ise Türkiye 2.si olan üniversite, dünya sıralamasında 328. sırada bulunuyor.
Atatürk Üniversitesi, ayrıca çeşitli bilim dallarında dünya genelinde önemli sıralama yükselişleri kaydetti. Biyolojik Bilimler alanında dünya sıralamasında 74 basamak yükselerek 788. sıradan 714. sıraya çıktı. Tarım alanında ise dünya sıralamasında 58 basamak yükselerek 997. sıraya yerleşti. Gıda Mühendisliği, Çevre Bilimleri, Malzeme Mühendisliği, Teknoloji gibi alanlarda da önemli sıralama yükselişleri gözlemlendi.
En Fazla Alanda Sıralamaya Giren 8. Üniversite
ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan URAP (University Ranking by Academic Performance) tarafından hazırlanan 2023-2024 Dünya Alan Sıralamasında 14 alanda yer alan Atatürk Üniversitesi, Türk üniversiteleri arasında en fazla alanda sıralamaya giren 8. üniversite oldu.
Elde edilen başarıyla ilişkin bir değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, ODTÜ URAP’ın açıkladığı alan sıralamalarında 14 alanda dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer almanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Dünyada, akademik alanda giderek artan rekabet içerisinde Atatürk Üniversitesinin de önemli bir başarı sağladığını aktaran Rektör Çomaklı: “ODTÜ URAP’ın açıkladığı sonuçlar; mühendislikten sağlığa, temel bilimlerden çevre bilimlerine kadar çok geniş bir alanda dünyadaki en iyi üniversitelerden biri olduğumuzu tescilliyor” ifadesini kullandı.
Rektör Çomaklı: “Tüm Mensuplarımıza Teşekkür Ediyorum”
Atatürk Üniversitesinin kaliteli eğitimi, nitelikli insan kaynağı, araştırma geliştirme ve inovasyona dayalı yenilikçi altyapısı ile 14 bilim alanında yer alma başarısı gösterdiğini belirten Rektör Çomaklı: “Araştırma Üniversitesi olarak başladığımız yeni dönemde elde ettiğimiz başarılar bizi daha da yukarı taşıyacaktır. Araştırma yapma, proje hazırlama, makale yazma ve atıf alma sayılarında büyük bir ilerleme kaydeden üniversitemiz, uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda hayata geçirdiği ikili iş birlikleri ile öne çıktı. Üniversitemizi her geçen gün daha da geliştirmek ve uluslararası alanda profilini yükseltmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ülkemizin geleceği olarak gençlerimizi, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında “Türkiye Yüzyılı” değerleriyle yetiştirmeye, hep birlikte bilim ve teknolojiyi üretmeye çabalıyoruz. Bilime ve literatüre katkılarımızın yanı sıra insanlığın ve toplumumuzun karşılaştığı sorunları da ele alıyoruz. Bu düşüncelerle; üniversitemizin başarısı için araştıran, üreten ve çalışan tüm mensuplarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi. – ERZURUM
]]>TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Ayhan Erdoğan yerel yönetimlerin çalışma alanlarının şehir planlaması ile sıkı bir ilişki içerisinde olduğunu belirterek; “Planlamada teorik çerçevenin uygulamadaki karşılığının en temel alanlarından biri yerel yönetimlerdir. İnsan hakları ve yerel demokrasi, halkçı yerel yönetimler, toplumsal cinsiyet eşitliği, göç ve mekan, sosyal ve kentsel adalet, kent aklı, kentsel tasarım, kentsel gıda sunumu, dirençli kentler gibi başlıklara baktığımızda bunların aynı zamanda yerel yönetimlerin de doğrudan konu başlıkları ve çalışma alanları olduğunu görüyoruz” dedi.
Sizinle adım atmaya devam edeceğiz
Geleceğin şehir plancıları ile bir kez daha Selçuk Pamucak Sahili’nde bir araya gelmekten mutlu olduğunu belirten Filiz Başkan, yerel yönetimler ve planlama ilişkisine değinerek; “Bir kentin doğasının korunması, var olan yaşam standartlarının yükseliyor olması ya da konut yetersizliği ve aynı zamanda doğru yapılaşmaya haiz olması hepsi bir bütün halinde değerlendirilebilecek esaslardan bir tanesi. Bu anlamda ben her zaman söylüyorum iyi bir şehir plancısıyla bir yerin şehir dizaynı gerçekten en iyi şekilde olabilir” dedi.
Şehirlerin planlamasında yerel yönetimlerin önemine dikkat çeken Filiz Başkan; “Bir kentte bir adım atılacaksa en önemli karar vericiler o kenti en iyi bilen, o kente ilişkin karar verirken en büyük yetkiye sahip olan yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimlerin almış olduğu kararların, vermiş olduğu inşaat ruhsatlarının, yapmış olduğu iş ve işlemlerin ne kadar önemli olduğunu geçtiğimiz yıl 11 ilde meydana gelen depremin sonucunda acı bir şekilde tecrübe etti. O anlamda yerel yönetimler olarak yaşamı daha iyiye doğru yönlendirmek adına sizin gibi teknik bilgileri gittikçe güçlenecek ve bu kentin her karışına sahip çıkacak gençler ile birlikte doğru adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi.
Sizlere baktıkça umut görüyorum
Kentlerde yaşanan ekonomik, çevresel ve sosyal sorunların şehir planlaması süreçleri ile çözülebileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay; “Dünyayı kurtarmak için kahramana ya da kahramanlara ihtiyaç vardır. Muhtemelen sizin yaş grubunuzdan çıkacak böyle birisi. Biraz daha derinlikli bakabilmenizi, daha geniş açıdan bakmanızı, dünyanın içinde bulunduğu durumu doğru değerlendirmenizi ve mümkünse sizden kahraman olmayı denemenizi istiyorum” dedi.
Kentlerde yaşanan ekonomik, çevresel ve sosyal sorunların her birinin şehir planlaması süreçleri ile çözülebileceğini belirten Başkan Tugay; “Kamuya ait olan ne varsa aslında hepimiz onların da sahibiyiz. Bu kent içerisinde inanılmaz güzel şeylere sahibiz. Belediye başkanları olarak bizim sorumluluğumuz sahip olduğumuz alanların insanlar tarafından eşit ve adil bir şekilde kullanılmasını sağlayacak çalışmalar yapmaktır. Bu açıdan baktığımda sizin en önemli görevinizin eşit ve adil planlar yapmak olduğunu düşünüyorum. Ben geleceğin şehir plancısı olan sizlere baktıkça umut görüyorum” dedi.
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Mutluer kamp ile ilgili yaptığı değerlendirmede; “Öğrenciler kampta birbirleri ile yarışarak, not verilerek geçirdikleri eğitim hayatının dışında, başka bir pedagojik yaklaşımla birbirlerinden öğrendikleri, yarışmadıkları daha çok atölye ağırlıklı oturumların yer aldığı ve birçok farklı alana değen bir programla eğitim alıyorlar” dedi.
Şehir planlaması farklı fikirlerin ortak bir paydada buluşmasıdır
Kampa katılan öğrencilerden Alperen Ünlü, kampın birçok farklı fikri bir araya getirdiğini belirterek, “Farklı okullardan gelen öğrencilerin fikirlerini öğrenebilmek çok değerli. Çünkü ben şehir planlamasına her zaman farklı fikirlerin mutlaka bir ortak paydada buluşması ve her insanın birbiriyle ortak bir bilinç oluşturması olarak bakarım. Bu düşüncemi de bu kampta çok güzel işlediğimizi düşünüyorum. Katkıları için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve Efes Selçuk Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Burada olmaktan çok mutluyum” dedi.
Bir diğer şehir planlama öğrencisi Dilara Şen ise kampın verimli geçtiğini belirterek; “Kamp bizim için çok verimli geçti. Buradaki workshoplar, atölyeler, söyleşiler, seminerler bize çok şey kattı. Deneyimler kazanmış olduk. Türkiye’nin her yerinden gelen aynı bölümü okuyan arkadaşlarımla birlikte sosyalleşme ve bölümlerimiz hakkında konuşma imkanı bulduk. Katkı sağlayan herkese teşekkür ederim” dedi. – İZMİR
]]>Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere birçok üst düzey bürokrat görevden alındı. Kararnameyle Türkiye’nin yeni Sudan Büyükelçisi Fatih Yıldız oldu.
ÜST DÜZEY BÜROKRATLAR GÖREVDEN ALINDI
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çanakkale İl Müdürü Muhammet Mermer ile Çankırı İl Müdürü Hasan Tahsin Yıldırım görevden alındı, 21 ile de yeni müdür atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında açık bulunan iş müfettişliği görevlerine Mehmet Akif Akçalı ve Hasan Korkmaz atanırken, Buğra Yıldırım da Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nün yönetim kurulu üyeliğine görevlendirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Seyit Ahmet Arslan ile Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Aydın ve Personel Genel Müdür Yardımcısı Erdal Aydın görevden alınırken, Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Abdi Dölek atandı. Söz konusu Bakanlık bünyesinde çeşitli görevlere de 16 atama gerçekleştirildi.
SAĞLIK BAKANLIĞI’NDA BAZI ÜST KADEME YÖNETİCİLİKLERİNE ATAMA
Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Özdemir ile Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut görevden alınırken, Tokat’a Hüseyin Kır, Ardahan’a ise Yusuf Uzantı yeni İl Milli Eğitim müdürü olarak görevlendirildi. Erdoğan tarafından Sağlık Bakanlığı’ndaki bazı üst kademe yöneticilerin görevlerinde de değişikliğe gidildi. Buna göre, Bakan Yardımcısı Tolga Tolunay, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Şali Yıldırım, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü İlhan Hatiboğlu, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Celal Şahin, Teftiş Kurulu Başkanı Davut Eker ve Sağlık Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Dursun Uyar görevden alındı. Erdoğan, Sağlık Bakan Yardımcılığı görevine Halim Özçevik’i atadı. Ayrıca, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Hasan Basri Velioğlu, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne Mustafa Mahir Ülgü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Ülker Kuğu, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne İsmail Öztürk, Teftiş Kurulu Başkanlığına da Erkan Hacıhafızoğlu getirildi.
11 ÜNİVERSİTENİN REKTÖRÜ DEĞİŞTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliğine, Üniversitelerarası Kurul tarafından seçilen Prof. Dr. Metin Topcuoğlu’nu atadı. Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fuat Erdal, Bingöl Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erdal Çelik, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Semih Aytekin, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, İstanbul Kent Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Necmettin Atsü, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ayşegül Komsuoğlu Çıtıpıtıoğlu, Mudanya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Emin Karip, Ostim Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ali Murat Yülek ve Özyeğin Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Barış Tan atandı.
]]>Bakan Işıkhan, Brezilya’nın Fortaleza kentinde, “G20 Çalışma ve İstihdam Bakanları Toplantısı” kapsamında düzenlenen “Adil Geçiş Liderlik Forumu”na katıldı.
Tüm G20 ülkelerine, uluslararası kuruluşlara ve G20 İstihdam Çalışma Grubu üyelerine, Bakanlar Bildirgesi’nin şekillenmesindeki değerli katkılarından dolayı teşekkür eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“Bugün bu forumda, söylevin de ötesinde ve geleceğimizin temelini oluşturan bir fikri tartışmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız: Adil geçiş. Çevresel zorluklarla ve teknolojik gelişmelerle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde, çalışma dünyasına ve istihdam politikalarına yönelik yaklaşımlarımızı yeniden değerlendirmemiz büyük önem taşımaktadır.”
” Türkiye, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için teşvikler uygulamakta”
Otomasyonun, yapay zekanın ve çevre dostu yeşil teknolojilerin yükselişinin çeşitli endüstrileri yeniden şekillendirdiğini, bazı işleri geçersiz kılarken yeni iş fırsatları da yarattığını vurgulayan Işıkhan, “Yeşil ve dijital dönüşümü başarıyla yürütmek için G20 ülkeleri olarak bireyleri, yeşil işler ve geleceğin işleri için gerekli becerilerle donatmalıyız.” dedi.
Işıkhan, Türkiye’nin adil bir geçişe yönelik çabalarını, politikalarını ve programlarını paylaşarak, şunları kaydetti:
“Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ekonomik büyümeyi çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal eşitlikle dengeleyerek adil bir geçişi desteklemek amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak ilgili paydaşlarla iş birliği içinde 2024-2028 dönemine ilişkin Ulusal İstihdam Stratejisi taslağını hazırladık. Taslak Stratejinin dört temel politika ekseninden biri, yeşil ve dijital dönüşümün taleplerine uygun becerilerin geliştirilmesidir. Ayrıca, adil geçiş, diğer politika eksenlerini de kesen bir konu olarak entegre edilmiştir. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimini teşvik etmek, yeşil işlerin yaratılmasına katkıda bulunmak ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak amacıyla politika ve teşvikler uygulamaktadır.”
“İklim Değişikliği Eylem Planı hayata geçirildi”
Türkiye’de iklim değişikliğinin azaltılması ve uyum sağlanmasına yönelik bir İklim Değişikliği Eylem Planı’nın da hayata geçirildiğini bildiren Işıkhan, şu bilgileri paylaştı:
“Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda yeşil dönüşümü desteklemek amacıyla 2021 yılında Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı hazırladık. Adil geçiş, bu eylem planının öncelikli politika odağı olarak belirlenmiştir. Bakanlığımız bünyesinde Yeşil ve Sosyal Ekonomi Dönüşüm Birimi’nin kurulması, yeşil ve dijital ekonomi dönüşümü ve adil geçiş çabalarını koordine etme konusundaki kararlılığımızı vurgulamaktadır. Bunların yanı sıra, adil geçiş politikalarının iş birliği içinde geliştirilmesi amacıyla kamunun, sosyal ortakların ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla bir diyalog platformu oluşturulmuştur. Bakanlığımızın koordinasyonunda 2026 yılına kadar ulusal düzeyde Adil Geçiş Stratejisi’ni hazırlayıp uygulamayı planlamaktayız.”
Adil bir geçişin daha dayanıklı, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir ekonomi inşa etme fırsatını temsil ettiğini vurgulayan Işıkhan, “İklim değişikliğinden yıkıcı teknolojilere kadar 21. yüzyılın zorluklarıyla mücadele ederken, yolumuzu adalet ve kapsayıcılıkla karakterize ettiğimizden emin olmalıyız. Toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayan, eşitlik ilkelerini destekleyen ve sürdürülebilir büyümeyi kolaylaştıran politikaları benimseyerek, refahın herkes için erişilebilir olduğu bir geleceğin yolunu açabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Bugün “Kaliteli İşlerin ve İnsana Yakışır İşlerin Desteklenmesi” oturumuna katılacak olan Işıkhan’ın, G20 Dönem Başkanlığını yürüten Brezilya’nın Çalışma ve İstihdam Bakanı Luiz Marinho, Güney Afrika İstihdam ve Çalışma Bakanı Nomakhosazana Meth ve Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Ahmad Suliman Alrajhı ile ikili görüşmeler yapması planlanıyor.
]]>Engelli evde bakım hizmetlerinden Erzurum’da yararlanan kişi sayısının 6 bin 389 ve kişi başı ödenen aylık ortalama miktarın 7 bin 608 TL olduğunu ifade eden Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, “Engelli evde bakım hizmetlerinin aylık ödeme miktarı 48 milyon 193 bin 724 TL ve 2024 yılı toplam ödeme 290 milyon 193 bin 852 TL, engelli özel bakım merkezlerinden yararlanan kişi sayısı 448, kişi başı ödenen aylık miktar ortalama 53 bin 166 TL, aylık ödeme miktarı 16 milyon 285 bin 140 TL ve 2024 yılı toplam ödeme miktarı 100 milyon 787 bin 60 TL oldu.” diye konuştu.
“9 bin 189 kişi hizmetlerden yararlanıyor”
Erzurum’da sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanan yetim, öksüz, çocuk sayısı bin 922, kişi başı ödenen aylık ortalama miktar 5 bin 343 TL ve aylık ödeme miktarının 10 milyon 77 bin 289 TL ve 2024 yılı toplam ödemenin 61 milyon 804 bin 221 TL olduğunu anlatan Aykut, “Koruyucu aile hizmetinde yararlanan kişi sayısı ise 64, kişi başı ödenen ortalama aylık miktar 4 bin 535 TL, aylık ödeme miktarı 559 bin 675 TL ve 2024 yılı toplam ödeme 3 milyon 679 bin 191 TL oldu. Doğum yardımından 366 kişi yararlanmakta ve bunlara 2024 yılı itibariyle 1 milyon 291 bin 646 TL ödeme gerçekleştirildi. Genel manada hizmetlerimizden yararlanan kişi sayısı 9 bin 189 kişi, aylık ödeme miktarı 75 milyon 283 bin 430 TL ve 2024 yılı toplam ödeme 457 milyon 755 bin 972 TL şeklinde yapıldı.” dedi.
“Evden bakım hizmetlerinden 6 bin 389 kişi faydalanıyor”
Engelli evde bakım hizmetinden 6 bin 389 engellinin faydalandığını ve 2024 yılı toplam ödeme tutarının 290 milyon 193 bin 852 TL olarak gerçekleştiğini hatırlatan Aykut, sözlerini şöyle sürdürdü, “Engellilerin bakım hizmeti çerçevesinde; engelsiz yaşam bakım ve rehabilitasyon merkezi ve ilk kabul birimi 80 kapasite iken fiili 78 kişinin kalmaktadır. Erzurum Palandöken Özel Bakım Merkezi 297 kapasite ve 220 fiili kalan, özel engelli bakım merkezi 108 kapasite ve 101 fiili kalan ve özel engelli bakım merkezi 212 kapasite/146 fiili kalan bulunmaktadır. Özel bakım kuruluşlarında hizmet alan 448 engelli ve yaşlıya yatılı bakım hizmeti de veriliyor. 6 bin 389 vatandaşımız engelli evde bakım hizmetinden faydalanmakta ve 2024 Haziran sonu itibariyle 978 vatandaşa engelli kimlik kartı verildi. Engelli kimlik kartı aktif kullanıcı sayısı ise 19 bin 162. Erişilebilirlik mevzuatı çerçevesinde bu güne kadar 924 binanın taraması yapılmış olup, 20 kuruma da erişilebilirlik belgesi verildi. Engelli vatandaşlarımızın sosyal çevreleri ve toplumdan kopmamaları için engellinin akrabası veya vasisi tarafından evde bakım hizmeti sunumunda aylık 7 bin 608 TL engelli bakıcısına ödeme yapılıyor. Darülaceze vakfı ile ortaklaşa yaptığımız yaşlı bakım projemiz kapsamında 65 yaşlımızın yaşam kalitelerini artırmak ve toplumsal hayata katılımlarını sağlamak amacıyla hanelerinde profesyonel destek sunuyoruz.”
“64 çocuk koruyucu aile kapsamında”
Sosyal ekonomik destek hizmeti çerçevesinde bin 922 ailenin faydalandığını belirten Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, “2024 yılında toplam ödeme miktarı 61 milyon 804 bin 221, koruyucu aile hizmetinden yararlanan çocuk sayısı 64 ve 2024 yılı toplam ödeme 3 milyon 679 bin 191 TL, 2023 yılında evlat edindirme hizmetinden yararlandırılan çocuk sayısı ise 15’dir Kurumumuzun onayıyla faaliyet gösteren 19 kreş bulunmaktadır. Kreşlerin toplamda 2 bin kapasitesi olup bin 71 fiili kalan çocuk ile çalışmaktadır. Nenehatun Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü, Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü, Atatürk Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü ve İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi toplam kapasiteleri 256, fiili kalan 168, Koruyucu ailedeki çocuk 64, evlat edindirilen çocuk sayısı 2023 yılı baz alınarak 15 çocuk, koruyucu ve önleyici tedbir Haziran ayı itibariyle 3 bin 199 tedbir kararı alındı.” şeklinde konuştu. – ERZURUM
]]>Büyükçekmece Belediyesi tarafından 25. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali çerçevesinde düzenlenen ‘Dünya Sanatla Nakşediyor’ adıyla Uluslararası Dünya Nakışları Çalıştayı ve ‘Emeğin Aşkıyla Üreten Eller’ Uluslararası El Sanatları Sergisi açıldı. Festival çerçevesinde ‘Dünyanın En Büyük Satranç Koleksiyonu Sergisi’ ve ‘Uluslararası Zeka ve Beceri Oyunları Atölyesi’ de açıldı.
Büyükçekmece Kültürpark’ta gerçekleşen sergilerin açılışına Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, CHP 24. Dönem Milletvekili Süleyman Çelebi, Belediye Meclis Üyeleri, Başkan Yardımcıları, danışmanlar, daire müdürleri, STK’lar, muhtarlar ve 75 ülkeden gelen sanat elçileri ve 21 ülkeden de 136 zanaatkar katıldı.
“Kültür ve sanata katkısı için böyle festivallerin düzenlenmesi gerekiyor”
Dünyanın dört bir yanından sanat elçisinin katıldığı 25.Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nde satranç, halı-kilim dokuma, filografi, sim sırma, nakış, cam boyama, deri işleme, bakır işleme, seramik, hasır örme, metal işleme, ahşap oyuncak, minyatür, çini-çark torna, kırkyama, tahta baskı, dantel gibi birçok el sanatının icra edildiği el emeği, özel eserler yer alıyor.
“Dünyanın En Büyük Satranç Koleksiyonu”
Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Koleksiyoner Akın Gökyay’ın Dünya’nın 117 ülkesinden topladığı ve 746 parçadan oluşan “Dünyanın En Büyük Satranç Kolleksiyonu” sergilendi. Büyükçekmece Kültüpark Müze’de düzenlenen törenle Akın Gökyay’ın oğlu Güray Gökyay da katıldı.
“Dünya insanlarının geçmişteki yaşantılarıyla ilgili inanılmaz bir çalışma var”
Uluslararası El Sanatları Sergisi stantlarını tek tek gezen Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, geçmişten günümüze kadar gelmiş nadide eserlerin önemini vurgulayarak, “Uluslararası 25. İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali bugün Büyükçekmece’deki Kurşunluhan’da yani Mimar Sinan’ın yapmış olduğu Kervansaray’da kapılarını açtı. İstanbul halkını sanatı seyretmeye, buradaki kültür bayramını izlemeye davet ediyoruz. Bu sene El Sanatları Sergisi’nde inanılmaz boyutta kültür etkinlikleri var. Görmediğimiz, dünya insanlarının geçmişteki yaşantılarıyla ilgili inanılmaz bir çalışma var” dedi.
“Herkesi Büyükçekmece’ye festival etkinliklerine, kültür zenginliklerini izlemeye davet ediyorum”
Tarihi geçmişi hatırlamak isteyenleri sergiyi ziyaret etmeleri gerektiğini belirten Akgün, “200, 300, 500 sene önce, 1000 sene önce uygulanmış, yapılmış ister kap kacak, ister giyim kuşam veyahut diğer materyalleri görmek istiyorsanız, geçmişimizi hatırlamak istiyorsanız özellikle tarihi geçmişimizi Büyükçekmece 25. Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’nde bu zenginlikleri seyredebilirsiniz. Burası Uluslararası 25. İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin el sanatları bölümü. El sanatları Atölyesi, yaklaşık 40, 50 civarında devlet katılıyor. Festivale katılım bu sene 75 ülkeyle sınırlandırılmıştı ama 80’i geçti. Önemli bir kültür zenginliğini paylaşıyoruz. Herkesi Büyükçekmece’ye festival etkinliklerine, kültür zenginliklerini izlemeye davet ediyorum. Herkesi 29 Temmuz Akşamı Büyükçekmece Mimarsinan Köprüsü’nün üzerine davet ediyorum. Saat tam 20.00’den itibaren Uluslararası 25. İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin resmi açılış töreni yapılacaktır. Diğer zenginlikleri de aynı zamanda göreceksiniz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Bostanbaşı Mahallesindeki konteyner kentte düzenlenen etkinliklere katılarak vatandaşların heyecanına ortak olan Başkan Geçit, gençlerle masa tenisi oynadı.
Çocuk tiyatrosundan animasyon ve sihirbazlık gösterilerine, sportif etkinliklerden yarışmalara, müzik dinletilerinden yüz boyama ile balon ve köpük şovlarına kadar birbirinden farklı etkinlikleri içerisine alan ‘Yeşilyurt Yaz Akşamları’ etkinliklerine Bostanbaşı Rönesans Konteyner Kent sakinleri büyük ilgi gösterdi. Yeşilyurt Belediyesinin tüm Birim Müdürlükleri ile Yeşilyurt Kent Konseyi işbirliğiyle hayata geçen etkinlikler renkli ve keyif dolu anlara sahne oldu. Büyük bir coşku ve katılım altında başlayan ‘Yeşilyurt Yaz Akşamları’ etkinliklerinin 7’den 70’e herkese hitap edecek şekilde organizasyonun yapılması konteyner kent sakinlerinden tam not aldı.
Konteyner kent sakinlerine moral aşılamak amacıyla düzenlenen etkinliklere çocuklarıyla birlikte katılan aileler, Yeşilyurt Belediyesine teşekkürlerini sundular. Gençler bir yandan masa tenisi ve langırt oynayıp hünerlerini sergilerken, çocuklar ise balon ve köpük şovları, sihirbazlık gösterileri, Hacivat ve Karagöz Tiyatro oyununu ilgiyle takip ederek güzel bir akşam yaşadılar. Çalınan şarkılara eşlik ederek gönüllerince eğlenip, güzel anlar yaşayan çocuklara etkinlik sonunda dondurma ikramında bulunuldu.
Alanda stant kuran Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Bilgilendirme ve Önleme Faaliyetleri Büro Amirliğine bağlı polis memurları, çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda yetişmeleri için alınması gereken önlemler hakkında aileleri bilgilendirdiler.
Coşku dolu, renkli ve güzel bir atmosferde gerçekleşen etkinliklerde vatandaşları yalnız bırakmayan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise, bir gencin talebi üzerine masa tenisi oynadı.
Konteyner Kentte kalan vatandaşların her zaman yanında yer aldıklarını söyleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, ‘Yeşilyurt Yaz Akşamları’ etkinliklerinin temel hedefinin birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamını güçlendirmek olduğunu söyledi. Yeşilyurt’ta deprem yaralarını sarmak için üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirdiklerini ifade eden Başkan Geçit, sosyal, sanatsal, kültürel ve sportif etkinliklerle yaşanılan zor günleri el birliğiyle atlatabileceklerine dair umut aşılamaya çalıştıklarını hatırlattı. Birbirinden farklı temalı etkinlikleri içerisine alan ‘Yeşilyurt Yaz Akşamları’ programlarıyla konteyner kentte kalan ailelere, çocuklara ve gençlere moral aşılamaya çalıştıklarına konuşmasında yer veren Başkan Geçit, iyi ve zor zamanlarda vatandaşların yanında güçlü bir şekilde yer almayı ilke haline getiren bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını ifade etti.
Yeşilyurt Belediyesinin tüm imkanlarını vatandaşların emrinde sunduklarını ifade eden Başkan Geçit, alanda bulunan hitaben yaptığı konuşmada, ” Belediyemizin tüm birimleri ile Yeşilyurt Kent Konseyimizin ortaklaşa düzenlediği ‘Yeşilyurt Yaz Akşamları’ etkinliklerine çok güzel bir başlangıç yaptık, hepinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bostanbaşı Rönesans Konteyner Kentimizde gördüğümüz bu yoğun ilgi ve teveccüh bizleri mutlu etmiştir. Gençlerimizin heyecanı, çocuklarımızın mutluluğu her şeyden kıymetlidir, onların gözlerindeki parıltı ve güzel bir akşam yaşadıklarını görmek bizim bütün yorgunluğumuzu alıyor. Biz sizler için çalışıyoruz, sizlerin her zaman yanındayız. Yaz akşamlarımızın hareketli, güzel ve keyifli geçmesi adına bu güzel etkinlikleri sizlerle buluşturduk. Birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamında geçen ilk etkinliğimizde gördüğümüz bu muhteşem birliktelik bizleri gelecek adına umutlandırıyor. Yaşadığımız zor günleri el birliğiyle atlatacağız, bizlerde belediyemizin tüm imkanlarını sizlerin emrinde sunmuş durumdayız. Belediyemizin kapıları sizlere sonuna kadar açıktır, bugün bizleri çok güzel misafir ettiniz, hep birlikte bu zor günleri atlatacağız. Belediye olarak bir yandan ilçemizin yeniden imar ve inşası noktasında yoğun bir çalışma döneminden geçerken diğer taraftan bu tür etkinliklerle sizlerle iç içe olmaya, yanınızda yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Başkan Geçit, konuşmasından sonra konteyner kentte kalan vatandaşlarla sohbet edip, talepleri tek tek dinleyerek, belediyenin uhdesindeki hizmetler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. – MALATYA
]]>MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), terör örgütleri PKK/KCK/PYD- YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini kesintisiz sürdürdüğünü belirtti.
Aktürk, terörle mücadele operasyonlarına ilişkin, “Son bir haftada, biri terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride yer alan 94 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1521 olmuştur.” dedi. Aktürk, 1521 teröristin 726’sının Irak’ın, 795’inin ise Suriye’nin kuzeyinde etkisiz hale getirildiğini ifade etti.
Ayrıca, etkin ve kararlı operasyonlar neticesinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı teröristin daha Habur’daki sınır karakoluna teslim olduğunu belirten Aktürk, “Terör inlerine kilit vurmayı sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyon bölgesinde teröristlere ait çok sayıda mühimmat, mayın ve yaşam malzemesi de ele geçirmiştir.” ifadelerini kullandı.
Aktürk, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde el yapımı patlayıcı sebebiyle yaralanan ve tedavi gördüğü Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 19 Temmuz’da şehit olan Piyade Yarbay Abdullah Cem Demirkan’a Allah’tan rahmet diledi.
66 bin 59 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi
Tuğamiral Aktürk, hudutların, cumhuriyet tarihinin en etkin tedbirleri ve çok yönlü güvenlik sistemleriyle kesintisiz şekilde korunduğuna vurgu yaparak, “Son bir hafta içerisinde, 8’i terör örgütü mensubu olmak üzere 395 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 102 olmuştur. Son bir haftada engellenen 834 şahıs ile bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 66 bin 59’a ulaşmıştır.” ifadesini kullandı.
Ayrıca, 17 Temmuz’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait insansız hava aracı ile gerçekleştirilen keşif ve gözetleme faaliyeti esnasında, Yunanistan’a ait sahil güvenlik unsurlarının, Midilli Adası’nın kuzeyinde kalan bölgede düzensiz göçmenleri taşıyan bir botu Türkiye kara sularına iterek bölgeden ayrıldığının tespit edildiğini hatırlatan Aktürk, “Sahil Güvenlik Komutanlığımız bilgilendirilerek söz konusu göçmenlerin kurtarılması sağlanmıştır. ” dedi.
Bölgesel ve küresel barışa katkılar
Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası harekat ve misyonlar ile dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim-danışmanlık faaliyetlerine başarıyla devam ettiğini söyledi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, 22 Temmuz’da Fransa’nın Ankara Büyükelçisi’ni, 24 Temmuz’da ise Pakistan Askeri Ataşesi’ni kabul ettiğini hatırlatan Aktürk, Bakan Güler’in yarın da Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi ile görüşeceğini ifade etti.
Aktürk, İsrail’in, uluslararası toplumun tüm çağrılarına ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararına rağmen Gazze’de insanlık dışı katliamlarına devam ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“İsrail’in süregiden saldırıları ve İsrailli yetkililerin kışkırtıcı açıklamaları Gazze’de devam eden çatışmaların bölgesel savaşa dönüşme ve yeni felaketlere yol açma riskini artırmaktadır. İsrail uçaklarının Yemen’e gerçekleştirdiği hava saldırıları ve İsrail- Lübnan sınırında artan gerginlik bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmektedir. 1967 sınırlarında, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulması uluslararası hukukun gereğidir. Nitekim, Uluslararası Adalet Divanı da son kararında Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu net şekilde ortaya koymuştur.”
Eğitim ve tatbikatlar
Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de aralıksız devam ettiğine vurgu yapan Tuğamiral Aktürk, şunları kaydetti:
Bu kapsamda, 26 Temmuz-8 Ağustos arasında Moğolistan’da KHAAN QUEST, 30 Temmuz-9 Ağustos arasında ise İzmir’de Yıldırım Seferberlik tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız, Aden Körfezi’nde ticaret gemilerine yönelik deniz haydutluğu faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına istinaden teşkil edilen Birleşik Görev Kuvveti-151’in komutasını dün Bahreyn’de düzenlenen tören ile devralmıştır.
TCG Gaziantep firkateynimiz, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında Ege Denizi’nde Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Limnos ve Nikiforos Fokas gemileri ile eğitimler icra etmiştir. İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda kapsamlı onarıma tabi tutulan ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi mirası Savarona, 19 Temmuz’da ilk seyir tecrübesine çıkmıştır.”
Aktürk, Türkiye- Katar ikili askeri ilişkileri kapsamında, bölgesel barışa katkı sağlamak amacıyla 2015’te Tarık Bin Ziyad kışlasında konuşlanan Türk Kara Unsur Komutanlığı, Aralık 2017’den itibaren Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı adıyla askeri eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerine başarıyla devam ettiğini hatırlattı.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde Deniz ve Hava Unsur Komutanlıkları teşkil edildiğini aktaran Aktürk, “Deniz Unsur Komutanlığına bağlı olarak görev yapacak 2 adet Tuzla Sınıfı Karakol Gemimiz (TCG Kumkale ve TCG Kuşadası) için 26 Temmuz’da Aksaz Deniz Üs Komutanlığı’nda uğurlama töreni yapılacak, Hava Unsur Komutanlığı için de 30 Temmuz’da 6 adet F-16 uçağımız Katar’a intikal edecektir.” şeklinde konuştu.
Savunma sanayii
Tuğamiral Aktürk, yerli ve milli savunma sanayinin, teknolojisi, tecrübesi, mühendislik altyapısı ve proje yönetim sistematiği ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini daha da artırdığını söyledi.
Aktürk, “Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca, muhtelif miktarda, ‘T-70 Genel Maksat Helikopteri’ ile, ‘Sabit Kanatlı Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracının (BAHA)’ muayene ve kabul faaliyeti tamamlanmıştır. Ayrıca, Bakanlığımıza bağlı ASFAT ile BOTAŞ arasında ‘Deniz Temizlik ve Petrol Toplama Gemisi’ üretilmesine yönelik sözleşme imzalanmıştır.” dedi.
Doğal afetle mücadele
Türk Silahlı Kuvvetlerinin, insani yardım faaliyetleri ile orman yangınları başta olmak üzere afetlerle mücadeleye ilgili kurumlarla tam bir koordinasyon içerisinde destek vermeye devam ettiğini belirten Aktürk, “Rezerv Güç kapsamında, bugüne kadar 16 ayrı yerde meydana gelen orman yangınlarının söndürülmesine 48 helikopter ile 968 sorti icra edilerek destek sağlanmıştır.” diye konuştu.
(Sürecek)
]]>6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Deprem Master Çalışmaları kapsamında, bilimin ışığında tüm kuruluşlarla iş birliği halinde kenti daha dirençli hale getirmek için yapılan çalışmaların yanında yer almaya devam ediyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Daire Başkanlığı, Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Volkan Özaksoy ve ekibinin yürüttüğü Kayseri’yi etkileyebilecek faylardan Erkilet Fay zonu ve Erciyes Fay zonu üzerinde eş zamanlı toplam 40 hendekte çalışmalara destek veriyor. Söz konusu fayların aktivitelerini araştırmak amacıyla fay kazı çalışmaları devam ederken, Akdeniz Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan Özaksoy ve ekibi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ı ziyaret etti.
Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette, yürütülmekte olan çalışmalar hakkında bilgi alış verişinde bulunuldu.
Bilimin ışığında, doğru bilgilerle insanları bilgilendirmenin önemine işaret eden Başkan Büyükkılıç, ziyarette yaptığı açıklamada, kendi üzerlerine düşenin, belediyeler ve bakanlık olarak görev almak, bu yönde irade göstermek, var ise önceden önlem almak ve vatandaşları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek olduğunu vurguladı.
“Şehrin Röntgenini Çekiyoruz”
Toplamda 2 milyon metrekare alanda mikrobölgeleme faaliyeti göstererek bir bakıma şehrin röntgeninin çekildiğini de hatırlatan Büyükkılıç, “Hem deprem boyutuyla, hem zemin etüdü boyutuyla Kayseri’mizde bundan sonra daha sağlıklı bilgilerle, insanları sizlerin de bilgilendireceği, bizlerin de ona dayanarak yüreklendirici ve bu güzel çalışmaları Bakanlığımızla iş birliği halinde bir bakıma sorumluluğu yerine getirme yaklaşımı sergileyeceğiz” ifadelerinde bulundu.
Devam eden çalışmalarla ilgili Başkan Büyükkılıç’a bilgiler aktaran Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Volkan Özaksoy, “Fay boyunca çalışmalarımız sürüyor. Sonuçları da bir rapor halinde sunacağız” dedi.
Ziyarette, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hamdi Elcuman ile Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Daire Başkanı Gonca Arın da hazır bulundu.
Mevcut Fay Hattı Üzerinde Kazı Çalışmaları Sürüyor
Öte yandan Akdeniz Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan Özaksoy ve ekibi bölgede çalışmalarına devam ediyor.
Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Daire Başkanı Gonca Arın ile Doç. Dr. Volkan Özaksoy, kazı çalışmasını yerinde inceledi.
Burada açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Volkan Özaksoy, 49 kilometre uzunluğunda olan ve Türkiye Diri Fay Haritası’nda Erkilet Fayı olarak bilinen şehrin kuzey doğu orta kısmına yakın yerde çalışmalar yaptıklarını söyleyerek, “Bu haritada mevcut diri fay hattı olarak haritalanmıştır. Bu fay üzerinde hendek adını verdiğimiz kazılar yapmaktayız. Fayın teyidini gerçekleştiriyoruz” dedi.
Söz konusu fay üzerinde yaklaşık 15 kazı daha yapacaklarını ifade eden Öğretim Üyesi Özaksoy, aktif fayların sınıflandırılmasının pek çok jeolojik ve jeomorfolojik kriterleri olduğunu sözlerine ekledi. Kendilerinin ise yaptıkları çalışmalarla bu fayların geçmişte dönük davranışlarını anlamaya çalıştıklarını ve teyit etmiş olduklarını vurgulayan Özaksoy, çalışmalar ile fayların geçmişine ışık tutulacağını ifade etti. – KAYSERİ
]]>Netflix'in özgün içerikleri ise gerçekten dikkat çekici. Stranger Things, The Crown, Money Heist gibi diziler, sadece Netflix'te bulunabilecek benzersiz hikayeler sunuyor. Bu diziler, izleyicilere farklı dünyaların kapılarını aralıyor ve her biri kendi içinde birer fenomen haline geliyor.
Netflix dizileri hem çeşitlilik hem de kalite açısından diğer platformlardan ayrılıyor. Eğer siz de hala bu dünyaya adım atmadıysanız, çok şey kaçırıyorsunuz demektir!
Popüler Netflix Dizileri
Netflix, dünya genelinde milyonlarca izleyiciye hitap eden birçok popüler dizi sunuyor. Peki, bu diziler neden bu kadar popüler? İşte en çok izlenen ve beğenilen Netflix dizilerinden bazıları:
Bu dizilerin popüler olmasının birçok nedeni var. Öncelikle, her biri farklı türlerde olduğu için geniş bir izleyici kitlesine hitap ediyorlar. Ayrıca, karakterlerin derinliği ve hikayelerin sürükleyiciliği izleyicileri ekrana bağlayan önemli faktörler arasında yer alıyor. DiziTele olarak, bu popüler diziler hakkında en güncel bilgileri ve analizleri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.
Netflix Özgün İçerikleri
Netflix, son yıllarda özgün içerik üretiminde büyük bir atılım yaptı. Stranger Things, The Crown ve La Casa de Papel gibi diziler, platformun ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Peki, bu diziler neden bu kadar seviliyor? İşte birkaç neden:
Bu dizilerin diğer yapımlardan nasıl ayrıldığına gelirsek, Netflix özgün içeriklerinde karakter derinliğine ve hikaye zenginliğine büyük önem veriyor. İzleyiciler, karakterlerin iç dünyasına inebiliyor ve kendilerini hikayenin bir parçası gibi hissediyorlar. Ayrıca, Netflix'in global bir platform olması, farklı kültürlerden hikayeleri de izleyicilere sunmasını sağlıyor. Bu da izleyicilere geniş bir perspektif kazandırıyor.
DiziTele olarak, Netflix'in bu özgün içeriklerini yakından takip ediyor ve sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Siz de favori dizilerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
]]>
Türkiye’nin büyük bir kısmını etkileyen sıcak hava ve nem dalgası, sadece bunaltmakla kalmıyor aynı zamanda hayati riskler de oluşturuyor. İstanbul’da nem oranının yüzde 99 ile rekor seviyelere ulaşmasının ardından Medipol Mega Üniversite Hastanesi doktorlarından sağlık uyarısı geldi. Uzmanlar, nem çarpması ve sıcak çarpmasının birbirinden farklı olduğunu ve her ikisinin de sağlık açısından büyük riskler barındırdığını ifade etti.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi doktorları nem çarpması ve sıcak çarpmasının farkını şu şekilde anlattı:
“Nem çarpması, yüksek nemin olduğu ortamlarda vücudun terleme mekanizmasını etkileyerek soğutma yeteneğini azaltması sonucu ortaya çıkar. Aşırı terleme, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı ve kusma, vücudun tehlikeye karşı ilk alarmıdır. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalar en riskli gruptur. Isı çarpması ise vücut sıcaklığının aşırı yükselmesi ve terleme mekanizmasının başarısız olması sonucu ortaya çıkar. Yüksek hayati tehlike arz eder. Cilt kızarır, kurur ve terleme durur; bilinç kaybı, nöbet geçirme gibi ciddi belirtiler görülür. Risk grubunda bebeklerden yaşlılara kadar geniş bir kitle vardır.”
PROF. DR. GÖRAL: HAVADAKİ BUHAR BEYNE GİDEN KANI AZALTIYOR
Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Vedat Göral, yüksek nemli havanın damarlar ve kaslar, sinir sistemi ve kan pH’ının düzenlenmesinde hayati öneme sahip elektrolitler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Göral, “Yeterince su içilmemişse, damarlar genişler ve beyne giden kan akışı azalır, bayılma riski artar. Ayakta kalma veya otururken aniden kalkma durumunda bayılma riski yüksektir. Kas krampları veya spazmlar, elektrolit kaybının belirtileridir” dedi.
“KİŞİSEL TEMİZLİK VE GIDA HİJYENİNE ÇOK DİKKAT EDİLMELİ”
Nemli ortamlardaki mantar enfeksiyonu riskine de dikkat çeken Göral, “Kişisel temizlik ve gıda hijyenine çok dikkat edilmeli. Ayrıca, nem ve ısı artışında mide daha asidik hale gelebilir. Sıcak havalarda susuz kalmamak ve büyük porsiyonlar veya yağlı yiyeceklerden kaçınmak önemli” diye ekledi.
PROF. DR. AKKOYUNLU: AŞIRI SICAK VE NEM UYKU BOZUKLUĞUNA NEDEN OLUYOR
Ağır nem artışının havadaki oksijen miktarını düşürerek uyku kalitesini bozduğunu aktaran Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu şunları ekledi:
“Hava sıcaklığı arttığı dönemlerde uyku konforu açısından rahatsız edici bir ortam oluşur. Sıcaklığının yüksek olması uykunun başlatılmasını, devam ettirilmesini ve derinleşmesini engeller. Ağır nem artışı havadaki oksijen miktarını düşürür. Nem ne kadar yüksek ise oksijen miktarı o kadar düşüktür. Yüksek sıcaklıklar ve beraberinde çok nemli bir ortamda yeterli oksijen alınamayacağı ve nefes darlığını ortaya çıkaracağını düşünürsek bu aynı zamanda ciddi bir uyku bozukluğuna da neden olur. Nem, baş ağrısı ve sinirli olma halini arttırır. Bu durum serin ortamlarda uykunun kalitesinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.”
UZM. DR. ÇİFTÇİ: ANİDEN SOLUNUM GÜÇLÜKLERİ OLUŞABİLİR
Dahiliye Bölümü’nden Uzm. Dr. Betül Mercan Çiftçi, yüksek nemin sağlık üzerindeki potansiyel risklerine karşı uyardı. Çiftçi, “Havadaki yüksek nem vücudun ısıyı düzenleme mekanizmasını zayıflatacağı için vücut sıcaklığı aniden tehlikeli seviyelere yükselebilir, sıcak ve ısı çarpması görülebilir. Özellikle astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıkları olan kişilerde solunum güçlükleri gibi tehlikeli durumlar oluşabilir. Ciltte mantar enfeksiyonları ve tahrişlere yol açabilir. Bol su içilmeli, ılık suyla sık sık duş alınmalı, mümkün olduğunca vücudu serin tutmaya çalışılmalı. Mecbur kalmadıkça nemin yüksek olduğu gün ve Saatlerde Isıya Maruz Kalmaktan Kaçınılmalı” dedi.
UZM. DR. BURKE: NEM PARTİKÜLLERİNDEKİ GÖZLE GÖRÜLMEZ RİSKLER
Göz Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Ziya Burke ise “Yüksek nem, polen ve diğer alerjenlerin havada daha hızlı yayılması demek. Mikroorganizmaların üremesi için uygun bir zemin demek, gözyaşının dağılım bozuklukları hızının artışı demek. Kısacası yüksek nem göz sağlığı için risk demek. Kuru göz, alerjik reaksiyonlar, enfeksiyonlar ve UV radyasyonuna bağlı göz rahatsızlıklarının yanı sıra gözde sarı veya beyaz renkli, yükselmiş dokuların oluşmasına neden olabilen Pinguecula ve Pterjium hastalıkları için en tehlikeli günlerden geçiyoruz. Özellikle dışarıda olanlar güneş batana kadar UV korumalı güneş gözlüklerini gözlerinden çıkarmamalılar. Göz enfeksiyonları riskine karşı göz içi nemli ve gözler temiz tutulmalı. Gözde batma, yanma, kızarıklık olursa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalı” diye konuştu.
]]>AFYONKARAHİSAR’da 3 bin yıllık tarihiyle ön plana çıkan Frig Vadisi’ni, yılın 6 ayında 350 bin kişi ziyaret etti. Sadece haziran ayında gelen ziyaretçi sayısının 100 bini bulduğunu söyleyen İhsaniye Kaymakamı İsmail Bildirici, “Hafta içi 1000 kadar, hafta sonu ise 6-7 bin arasında misafirimiz geliyor” dedi.
Afyonkarahisar, Kütahya ile Eskişehir üçgeninde, Pphrygia Epiktetos (Küçük Frigya) dağlık yerleşimi olarak tanımlanan Frig Vadisi, kaya oluşumları, kaya mezarları, kiliseler, sığınma ve barınma amaçlı kayalara oyulan yüzlerce mağarasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. 3 bin yıllık yerleşim yeri olan Frig Vadisi, son yıllarda kültür ve doğa turizmi tutkunlarının uğrak yeri haline geldi. Efsanevi kralları Midas ile bilinen, M.Ö. 900-600 yılları arasında yaşayan Friglerden kalma onlarca eserin yanı sıra Romalılar ve Bizanslılara ait birçok yapının da bulunduğu bölgeyi, yılın 6 aylık döneminde 350 bin kişi ziyaret etti.
İhsaniye Kaymakamı İsmail Bildirici, bölgenin yaklaşık 3 bin yıldan fazla tarihe sahip olduğunu belirterek, “Sadece Frigya değil, sonrasında kalan bütün medeniyetler bu bölgede yaşamış. Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlı Medeniyeti ve Cumhuriyetimizden itibaren de burası bir Yörük köyü olarak devam etmekte. Friglerin bu bölgede yoğunlaşmış olan kaya mezarları, tapınakları, daha sonra yaşamış Romalıların da kiliselerini, şapellerini oluşturmakta. Onların bu bölgede yoğun yaşadıklarını Ayazini köyümüzde görmekteyiz. Ayazini’nin yaklaşık 3 bin yıllık mazisi var” ifadelerini kullandı.
‘100’ÜN ÜZERİNDE EV RESTORE EDİLDİ’
Frig Vadisi’nin içindeki Ayazini köyünde 2 yıl boyunca 5 etap sokak sağlıklaştırması yapıldığını aktaran Kaymakam Bildirici, “100’ün üzerinde ev sokak sağlıklaştırması yapılarak restore edildi. Doğal taştan oluşan bu evler, insanların misafirlerini ağırlamaya hazır bir şekilde günümüze ulaştı. Burada hala çalışmalarımız devam ediyor. Karşılama merkezimiz var, hemen Ayazini girişinde. Karşılama merkezimiz bir interaktif müze aslında. Hem bölgeyi, hem Frigya’yı tanıtıyor. Sokak sağlıklaştırması yapılan 2 güzel caddemiz var. İnsanların gelip rahat şekilde gezebilmesi için burayı trafiğe de kapattık” diye konuştu.
‘HAZİRAN AYINDA 100 BİN ZİYARETÇİ GELDİ’
Ayazini’ni bu yıl haziran ayında 100 bin kişinin ziyaret ettiğini söyleyen Bildirici, “Valiliğimizin himayelerinde yoğun olarak Afyon’a gelen misafirlerimiz bu bölgeye gelmekte. Bu bölge her yıl üzerine koyarak devam ediyor. İlk 6 aylık süreçte 350 bin kadar ziyaretçimiz oldu. Tabii ki yaz aylarında daha da yoğunlaşıyor. Geçen ay 100 bin kadar ziyaretçimiz gelmişti. Bayramın da etkisi oldu. İlk 15 güne bakacak olursak temmuzda da yaklaşık 40-45 bin arasında ziyaretçimiz oldu. Hafta içinde 1000 kadar misafirimiz geliyor, hafta sonu ise 6- 7 bin arasında misafirimiz gelmekte” dedi.
Bölgede kaçak kazı yapılmasını önlemek amacıyla jandarma ekiplerinin sürekli devriye görevi yaptığını da vurgulayan Kaymakam Bildirici, “Son 2 yılda büyük çaplı herhangi bir olayla karşılaşmadık. Sadece küçük ihbar diyebileceğimiz birkaç olay oldu. Onlarda da gereken çalışmayı yaparak kişileri yakaladık. Zaten çok değerli bir ürün de bulamamışlardı” ifadelerini kullandı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlediği kamplarla İstanbul’dan Afyonkarahisar’a gelerek Frig Vadisi’ni gezen öğrencilerden Halil Gök, “Ayazini köyünü ve Frig Vadisi’ni genel olarak çok sevdik. Afyonkarahisar’ın bu kadar zengin kültüre sahip olmasını beklemiyorduk. Ancak buradaki bu kültürel zenginlikler ve coğrafi güzellikler aynı zamanda burada yaşamış medeniyetlerin katkıları bunları görmek, incelemek çok keyifliydi. Çok etkileyici bir yer” diye konuştu.
Öğrenci topluluğu ile Artvin Borçka’dan gelen Berat Metin Koçak da “Çok memnun kaldık. Ayazini güzel, tarihi, yerleşkeleri çok güzel bir yer” dedi.
]]>MUĞLA’da doğuştan böbrek yetmezliği rahatsızlığı olan Sudenaz Kızılca (17), annesi Seray Kızılca’nın (40) bağışladığı böbrekle yaşama tutundu. Kızına hiç düşünmeden böbreğini bağışlayan Kızılca, “Tarif edilemeyecek bir duygu içindeyim. İkinci kez can olmak iyi bir şey” dedi. Sudenaz Kızılca ise “Annem doğurduğunda ilk canını bana vermişti. İkinci canını 17 yaşımda bir daha verdi. Canımı istese canımı veririm” diye konuştu.
Fethiye ilçesinde yaşayan Sudenaz Kızılca’ya, 6 yaşına geldiğinde doğuştan böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Böbrek fonksiyonunun yüzde 50’ye kadar düşmesi üzerine İzmir’e sevk edilen Kızılca, 2012 yılında İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde idrar yollarından böbreklere kaçak olduğu tespit edilince hemen ameliyat edildi. Tedavisine çok geç kalındığı için İzmir’de 4 yıl kadar hastalığı takip edilen Sudenaz Kızılca, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne sevk edildi. 2016’dan 2022 yılına kadar Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde tedavisi süren Kızılca’nın sağlık durumunun gün geçtikçe kötüye gitmesi üzerine nakil olması gerektiği ifade edilerek, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne gönderildi. Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde kadavradan böbrek nakli için sıraya giren Sudenaz Kızılca’ya, böbrek çalışma değerinin yüzde 14’e düşmesi üzerine acil diyalize girmesi ve ardından nakil olması gerektiği belirtildi. Nakil olmak için lise eğitiminin bitmesini bekleyen Kızılca, okul bitince karnesini alamadan 27 Haziran’da annesinden nakledilen böbrekle yaşama tutundu.
SON AŞAMADA ANNESİNDEN NAKİL OLDU
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nefroloji Bölümünde tedavisi tamamlanan Sudenaz Kızılca, böbrek yetmezliği nedeniyle yaşadığı sıkıntıları anlattı. Kızılca, “Bebeklikten böbrek rahatsızlığım vardı. Fethiye’de fark edemediler. 6 yaşında İzmir’e gittim. Orada teşhis konuldu. Böbrek ameliyatı oldum. Böbreğimdeki kaçağı kapattılar. Düzenli ilaçla yüzde 50 çalışan böbreğimi götürmeye çalıştılar. Akdeniz Üniversitesi’ne geldiğimde böbreğim yüzde 14 çalışıyordu. Naklin son aşamasına geldim. Diyalize alınacaktım, alınmadım. Lise eğitimimin bitmesini bekledim. Lise bitince direkt nakil oldum. Zorlu bir süreç geçirdim. 6 yaşında çocuk olduğum için çok sayıda ilaç kullanıyordum. Çok zorlanarak, ağlayarak ilaçlarımı içiyordum. 6 yaşıma kadar çocukluğum kabus gibi geçmişti. İştahsızlık, yemek yememe gibi durumlarım vardı. Çok zayıftım. Şimdi bundan sonra inşallah daha iyi olacağım” ifadelerini kullandı.
‘CANIMI İSTESE CANIMI VERİRİM’
Böbrek naklinden başta korktuğunu söyleyen Kızılca, “Annem böbreğini vereceğini söyledi. Annem doğurduğunda ilk canını bana vermişti. İkinci canını 17 yaşımda bir daha verdi. Canımı istese canımı veririm. İki canı bir arada verdi. Bazı anneler çocuklar için canını verir. Ben nakilden çok korkmuştum ama korkulacak bir şey yokmuş. Olduktan sonra herkese Allah yardım ediyor. Organ bağışı yapmalarını istiyorum. Her bir can, ilerde çocuklarınıza can olabilir. O yüzden bağış yapın” diye konuştu.
Hemşire olmak istediğini aktaran Sudenaz Kızılca, “Liseyi hemşire olarak bitirdim. Bu süreçte çok acı çektim. Bundan sonra başkalarına can olabilmek için hemşirelikte devam etmek istiyorum. Allah izin verirse üniversiteden sonra inşallah hemşire olmak istiyorum” dedi.
HİÇ DÜŞÜNMEDEN BÖBREĞİNİ VERDİ
Seray Kızılca ise kızı Sudenaz’ın bebekliğinden beri böbrek rahatsızlığı çektiğini belirterek, “Bebeklikte hep ateşlenirdi. Ateşlendiği zaman hastaneye götürürdüm. Boğaz enfeksiyonu deyip antibiyotik tedavisi yapıp geri çevirirlerdi. 6 yaşından sonra bir şeylerin farkına vardım, halsiz kalmaya başladı. Başka bir hastaneye götürdüm. İzmir, Denizli veya Antalya’ya gitmemiz gerektiğini söylediler. İzmir’e gittik, orada kapalı bir ameliyat oldu. Böbreklerde yüzde 15 açıklık kaldı, dediler ona da ilaç tedavisi uygulamaları gerektiğini söylediler ama ilaç tedavisi uygulansa da böbrek hasar gördüğü için sonunda nakil olması gerektiğini belirttiler. Nakli ötelemiş olduk. 17 yaşına kadar iyi bir süreç geçirmedik. Her gün hastanelerdeydik. 17 yaşında en son raddeye geldi. Antalya’da da nakil olmamız önerildi. Ben de hiç düşünmeden böbreğimi verdim” ifadelerini kullandı.
TARİFSİZ BİR DUYGU
Nakil için karar vermesinin çok uzun sürmediğini söyleyen Kızılca, “10 ay önce nakil olmamız gerekiyordu ama kızım ‘Liseden mezun olduktan sonra nakil olacağım’ dedi. Anne de olsanız bir şey söyleyemiyorsunuz. Mezuniyet sonrasında nakil oldu. Çok tarif edilemeyecek bir duygu içindeyim. Herkesin bağış yapmasını istiyorum. Hele ki, evlatları için bunu yapmalılar. İkinci kez can olmak da iyi bir şey. Evlatlar için bunu yapmak çok önemliymiş. Herkes organ bağışı yapsın” diye konuştu.
]]>İZMİR ve çevresinde zeytin, mandalina, şeftali, üzüm, erik, ayva ve nektarin başta olmak üzere birçok ürüne zarar veren Akdeniz meyve sineğiyle teknoloji destekli mücadele ediliyor. İzmir’de neredeyse tüm ürünlerde zararlının görüldüğünü belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele edilmezse meyvelerin ortalama yüzde 55’inin zarar görebileceğini söyledi.
İzmir ve çevresinde zeytin, mandalina, şeftali, üzüm, erik, ayva ve nektarin başta olmak üzere birçok ürüne zarar veren Akdeniz meyve sineğiyle teknoloji destekli mücadele ediliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından İzmir’de iyi tarım uygulamaları yapan lider 50 çiftçiye dağıtılan dijital feromon tuzaklar ile üretici bahçesine gelmeden zararlı miktarı tespit ediliyor. Tespit sonrasında mücadeleye başlanıyor.
‘ZARARLI İÇ BÖLGELERDE DE GÖRÜLMEYE BAŞLANDI’
Akdeniz meyve sineğinin Ege Bölgesi’nde birçok ürüne zarar verdiğini dile getiren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, hava sıcak olduğu için meyve sineğinin popülasyonunun yüksek olduğunu belirtti. İzmir’de ürünlerin ihracata yönelik üretildiğini ifade eden Şahin, “Akdeniz meyve sineğiyle vuruk olan bir ürünü ihracata gönderemiyoruz. Bu meyvelerinin büyük bir çoğunluğu dönem içerisinde kendiliğinden düşüyor ve üreticimize zarar oluyor. Zararlı, şu anda Ege, Akdeniz, hatta iç bölgelerde de görülmeye başlandı. Elma ve ayva daha serin bölgelerde olmasına rağmen zararlıyı artık görüyoruz” dedi.
Akdeniz meyve sineği ile mücadeleye daha önceki yıllarda basit yapışkan tuzaklarla başladıklarını dile getiren Şahin, “Tuzaklardaki böceklerin sayımı yapılıp, ilaçlama eşiğine ulaştıysa mücadelenin başlaması gerektiğini duyuruyorduk. Bizim için çok ciddi bir zaman, iş ve yakıt kaybıydı. Yeni cihazla buraya gelmeden canlı olarak günlük kaç tane böceğin yakalandığını, zarar eşiğine gelip gelmediğini tespit ediyoruz. Bunu üreticilerimiz cep telefonlarından ya da bilgisayar üzerinden de tespit edebiliyor” açıklamalarında bulundu.
Dijital feromon tuzaklarını iyi tarım uygulaması yapan 50 çiftçinin bahçesine yerleştirdiklerini belirten Şahin, tuzaklar ile dijital sayım yaptıklarını söyledi. Tuzaklar uzaktan kontrol edilebildiği için yakıt ve zaman tasarrufu yaptıklarını söyleyen Şahin, “2023’te yaklaşık 3 milyon lira tasarruf sağlamış olduk. Uzman arkadaşlarımız sadece sayım yapmak için bir yerden bir yere kadar gitmesine gerek kalmadan, bu cihaz sayesinde günlük düşen böceklerin tamamını sayabiliyor” dedi.
‘İZMİR’DE TÜM ÜRÜNLERDE AKDENİZ MEYVE SİNEĞİ GÖRÜLÜYOR’
Küresel ısınmayla beraber iç bölgelerde iklimin daha ılıman ve sıcak olmaya başladığını belirten Şahin, “Dolayısıyla olmaması gereken bölgelerde bile artık Akdeniz meyve sineğini görebiliyoruz. Zararlıyı, İzmir’de neredeyse tüm ürünlerde görebiliyoruz. Şeftalide, üzümde, ayvada, incirde, mandalina, portakalda; iç bölgelerde de kayısıda ve kirazda görülüyor. Kayısının daha yoğun üretildiği Malatya ve civarındaki illerde de maalesef şu anda Akdeniz meyve sineğini görüyoruz” diye konuştu.
Akdeniz meyve sineğinin ürünlerin rekoltesini yüzde 5 ila yüzde 80 arasında olumsuz etkileyebileceğine dikkati çeken Şahin, “Böyle bir yılda bu oranın yüzde 55’lere çıkma ihtimali var. Daha ılıman geçen kışlarda yüzde 80’e kadar çıkabilir. Özellikle popülasyonun yoğun olduğu, mücadelelerin az olduğu yerlerde eğer bırakırsak, örneğin bu bahçede yüzde 80’e varacak kadar bir zararın olma ihtimali var. Hem üreticiyi hem ihracatçıyı hem de ülkemize gelecek olan dövizi sağlamak için de üreticilerimizle beraber mücadeleyi yapıyoruz” dedi.
‘UYGULAMAYLA TELEFON VE BİLGİSAYARDAN ZARARLI SAYISINI GÖREBİLİYORUZ’
Mandalina üreticisi Aygün Cevizci (65) de “50 yıl önce olmayan zararlar, süreç içinde kendisini gösterdi. Bunlardan birisi de Akdeniz meyve sineği. Ürünün üzerinde ciddi yaralar oluşturuyor. Akdeniz meyve sineği, son 7-8 yılda daha büyük zarar vermeye başladı. Daha önceki yıllarda ancak canlı olarak tespitini yapabiliyorduk. Fakat sonrasında tuzaklar kullandık. 3 yıl önce İl Tarım Müdürlüğü bir çalışma başlattı. Finansını da sağlayarak iyi tarım uygulayan çiftçilere teknolojik cihaz getirdiler. Tamamen güneş enerjisiyle çalışan bir cihaz. Anlık hava durumunu, nem durumunu görebiliyoruz. İnternet üzerinden bağlandığımızda uygulamayla telefon ve bilgisayardan zararlı sayısını görebiliyoruz. Günlük, anlık, kaç Akdeniz meyve sineği oluşmuş, ne zaman mücadeleye başlamamız lazım öğreniyoruz” diye konuştu.
]]>Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanması ile tercih listeleri de şekillenmeye başladı. Tercih döneminde uzmanlardan destek alınması gerektiğini belirten Beykoz Üniversitesi Genel Sekreteri Serpil Süer, “Üniversite adaylarına önerim, önce en çok istedikleri bölümleri belirlemeleri. Burada elbette başarı sırasına dikkat etmeleri gerekiyor. Tercih listelerini başarı sırasını göz önünde bulundurarak hazırlamalılar” dedi.
Üniversite adaylarının Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanması ile tercih temposu başladı. Birinci oturum olan ‘Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) 2 milyon 819 bin 362, ikinci oturum olan ‘Alan Yeterlilik Testi’ne (AYT) 1 milyon 776 bin 496, ‘Yabancı Dil Testi’ne ise 171 bin 90 aday girdi. Adayların, 25 Temmuz Perşembe günü itibariyle tercih süreci başlıyor. 2 Ağustos Cuma günü ise son gün. Bu yıl devlet ve vakıf üniversitelerinde 1 milyon 58 bin 345 kontenjan belirlendi.
“ÖLÇÜT BAŞARI SIRALAMASI OLMALI”
Beykoz Üniversitesi Genel Sekreteri Serpil Süer, üniversite adaylarına dikkat etmeleri gereken noktaları anlatırken kritik hatırlatmalarda bulundu. Süer, “Üniversite adaylarının, tercih listelerini hazırlarken yaptıkları en büyük yanlış puana göre sıralama yapmaları. Oysaki ölçütümüz başarı sırası olmalı. Sıralama yaparken ilk adım başarı sırasını dikkate almak, ikinci adım ise istedikleri bölümleri belirlemek ve değerlendirme. Sonrasında ise yapılması gereken şey tercihler için ÖSYM’nin ilan etmiş olduğu 25 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini sisteme girmek. Göz önünde bulundurulması gereken en önemli nokta, tercih havuzunu başarı sırasına uygun bir şekilde oluşturmak. Adaylar, listelerini üç etapta tamamlayabilirler. Önce başarı sıralarının yetmediğini düşündükleri ancak çok istedikleri birkaç bölümü belirlemeli, sonrasında kendi başarı sıralarına yakın bölümlerden seçimler yapmalı, listenin sonuna doğru ise temkinli olmak adına kendi başarı sıralarının gerisindeki bölümlerden listelerine eklemeliler” diye konuştu.
“TERCİH LİSTESİ HAZIRLANIRKEN UZMANLARDAN DESTEK ALINMASI ŞART”
Adayların ‘Tercih ve Tanıtım Günleri’ düzenleyen üniversiteleri ziyaret etmelerinin faydalı olduğunu belirten Süer, akademik kadrodan bilgi alınması gerektiğini de vurguladı. Ziyaret edilemiyorsa bile üniversitelerin online tercih danışmanlığı hizmetlerini hatırlatan Süer, öğrencilere tercih yaparken uzmanlardan yardım almaktan çekinmemeleri gerektiğinin altını çizdi. Öncelikli olarak adayların kendilerini tanımaları gerektiğini hatırlatan Süer; “Üniversite adayları, ilgi ve yeteneklerini ön plana almalı ve tercih etmeyi düşündükleri bölümlerle ilgili meslekleri araştırmalı. Aynı zamanda yaşadığımız çağın yetkinlik çağı olduğunu unutmamalı. Bu sebeple öğrenciler hangi bölümü tercih ederlerse etsinler yetkinliklerin geliştirilmesi son derece önemli. Adaylar, yetkinlik geliştirme noktasında tercih listesindeki üniversiteleri araştırmayı ihmal etmemeli” ifadelerini kullandı.
İKİNCİ ÖĞRETİMLER KAPATILDI? ŞİMDİ NE OLACAK?
Geçtiğimiz yıl, 80 binden fazla öğrencinin yerleştiği, bin 308 farklı ikinci öğretim programı kaliteyi artırmaya yönelik kapatıldı. İkinci öğretim düşünen adayların kafasında soru işaretlerine neden olan bu duruma ilişkin Süer şöyle konuştu:
“Kapatılan programların kontenjanları, istihdam odaklı yeni programlara tanımlanmış ve yaklaşık bir milyon kontenjanın tamamı muhafaza edilmiş durumda. Aslında geçtiğimiz yıldaki toplam kontenjan sayısında herhangi bir düşüş yaşanmamış oluyor. Biz üniversite adaylarını geleceğin mesleklerine yönlendiriyor, profesyonel iş hayatına hazırlıyoruz.”
]]>İZMİR’de, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İlayda Alkan’ı (20) öldürüp, annesi Oya Taran’ı (45) yaralayan sanık Yunus Yılmaz’ın (32), yargılandığı davanın ilk duruşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde böyle bir olayın yaşanmasından ötürü tüm kadınlardan özür dilediğini söyledi. Yılmaz’ın bu sözleri üzerine baba Rıza Alkan mahkeme salonundan çıkmak istedi. Ancak mahkeme başkanı Alkan’ın dışarıya çıkmasına izin vermedi.
Olay, 8 Mart’ta saat 23.30 sıralarında Konak ilçesinde, Konak Üst Geçidi yakınlarında meydana geldi. Aynı yemek şirketinde çalışan Oya Taran ile kızı İlayda Alkan, ‘Dünya Kadınlar Günü’ nedeniyle gittikleri eğlence mekanından dönerken dinlenmek için banka oturdu. Anne-kız, bu sırada, bir hastanede veri giriş memuru olan Yunus Yılmaz’ın bıçaklı saldırısına uğradı. Yaşanan arbedede anne ve kızı vücutlarının çeşitli yerlerinden, Yunus Yılmaz da bacağından yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye gelen sağlık ekipleri, anne ile kızını, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Tedaviye alınan yaralılardan İlayda Alkan, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İlayda Alkan, olaydan bir gün sonra Torbalı ilçesindeki Ayrancılar Mezarlığı’nda toprağa verildi. Şüpheli Yunus Yılmaz ise olay günü mahalle bekçileri tarafından yakalandı.
Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Yılmaz, Cinayet Büro Amirliği’ne götürüldü. Şüphelinin kullandığı bıçağın dışında, olay yerinde kanlı bir bıçak daha bulundu ve incelenmek üzere el koyuldu. Yunus Yılmaz, ilk ifadesinde alkollü olduğunu ve tartışmanın nedenini hatırlamadığını söyledi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
KARŞILIK VERDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame, İzmir 4 Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede tutuklu sanık Yılmaz için ‘Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve ‘Kadına yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanık Yunus Yılmaz’ın da ifadesi iddianamede yer aldı. Alkollü bir mekanda arkadaşlarıyla beraber içki içtikten sonra eve gitmek üzere otobüs durağına doğru yürüdüğünü hatırladığını belirten Yılmaz, “Yürüdüğüm esnada bankta oturan 2 kadın gördüm. Yanlarına doğru gittim. Ancak ne sebeple gittiğimi hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey, kadınların yanına yaklaştığımda birinin beni sağ bacağımdan bıçaklaması oldu. Ancak hangi kadının beni bıçakladığımı hatırlamıyorum. Sonrasında montumun cebinde taşıdığım bıçağı alarak kendimi korumak amacıyla karşımdakilere salladım. İsabet ettirip ettirmediğimi hatırlamıyorum. Sonrasında yürüyerek biraz uzaklaştığım ve sonrasını ise hiç hatırlamıyorum. Kendime geldiğinde ambulansın içindeydim. Üstümde bıçak taşımamın sebebi ise olaydan 2-3 ay önce gasbedilmemdi. Bu olaydan dolayı kendimi savunmak amacıyla bıçak taşımaya başladım” dedi.
‘DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NDE BU OLAYIN YAŞANMASINDAN DOLAYI KADINLARDAN ÖZÜR DİLERİM’
Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Yunus Yılmaz, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken, İlayda Alkan’ın annesi Oya Taran, babası Rıza Alkan ve taraf avukatları katıldı. Yılmaz, mahkemedeki ifadesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde böyle bir olayın yaşanmasından ötürü tüm kadınlardan özür diledi. Yılmaz’ın bu sözleri üzerine baba Rıza Alkan mahkeme salonundan çıkmak istedi. Ancak mahkeme başkanı Alkan’ın dışarıya çıkmasına izin vermedi.
‘BIÇAĞI BANA DOĞRU SAVURURKEN KIZINA DENK GELDİĞİNİ GÖRDÜM’
Savunmasını yapan Yılmaz, Olay günü alkol aldıklarını ve otobüs durağına doğru yürüdüğü sırada önünde İlayda ile annesinin ‘Bizi mi takip ediyorsun, şerefsiz’ dediklerini duyunca tartışma yaşandığını ve kendisini bacağından bıçakladıklarını iddia etti. İlayda’nın elinde bıçak olduğunu gördüğünü söyleyen tutuklu sanık Yılmaz daha sonra bankta oturdukları sırada konuşmaya gittiğini tartışma sırasında kendini koruma amaçlı cebindeki bıçağı çıkardığını ve sadece savurduğunu hatırladığını söyledi. Sarhoş olduğunu belirten Yılmaz, “Oya Hanım araya girdi, ayırmaya çalışıyordu. Oya Hanım’ın da elinde bıçak vardı. Bıçağı bana doğru savururken kızına denk geldiğini gördüm. Sarhoştum, kaç bıçak darbesi savurduğumu hatırlamıyorum” dedi.
Yılmaz, mahkeme başkanının neden yanında bıçak taşıdığını sorması üzerine olaydan önce çalıştığı Konak ilçesi Tepecik bölgesinde bir büfede gasp edildiği için kendini korumak amacıyla bıçak aldığını söyledi. Mahkeme başkanı mahkemede anlattıklarıyla emniyetteki ifadesinin çeliştiğini söylemesi üzerine Yılmaz, “O zaman tam olarak hatırlamıyordum üzüntü ve şok halinde verdiğim ifadeydi” diye konuştu.
Olayda yaralanan anne Oya Taran ise “Kızımla iş çıkışı anne-kız yemeğe gittik. 2 kadeh alkol aldık. Yılmaz, dönüşte bankta otururken kızıma laf attı, sonra hakaret edip, üzerimize yürüdü ve ilk beni bıçakladı. Sonra kızıma bıçağı defalarca savurdu. İlayda yere yığıldı kaldı, ben de yere düştüm. O da düştü; yerde bile bıçak savurdu daha sonra ayağa kalktı ve yürüdü gitti. Emekleyerek İlayda’nın yanına geldim ve ambulans geldi. En ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.
Bu davanın tüm kadınların özgürlüğünü ilgilendirdiğini belirten Avukat Mehmet Sarıkaya ise “İlayda ve annesinin yaşadığı bu dehşeti sokakta yürüyen, sahilde dolaşan, bir kafede çay içmek için oturan herhangi bir kadın da yaşayabilirdi. Yargılama konusu bir anlamda kadınlarımızın özgürlüğüne yapılan müdahaleye ilişkindir. Bu yüzden Sayın Mahkeme’nin kararı herkesi yakından ilgilendirmektedir. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen ilk duruşma itibariyle edindiğimiz kanaate göre sanığın canavarca hisle insan öldürme suçundan en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği düşüncesindeyim” diye konuştu.
Mahkeme başkanı görüntülerin ve olay yerindeki iki bıçağın incelenmesiyle ilgili istenen raporu beklemek üzere davayı erteledi.
]]>Balıkesir, 49 mavi bayrak ödüllü plajıyla Türkiye’nin en çok Mavi Bayraklı 4’üncü ili oldu. Ayvalık ise 21 Mavi Bayrak ödüllü plajı, bir marina ve üç teknesi ile Balıkesir’in en çok Mavi Bayrak ödüllü ilçesi olma başarısını sürdürdü.
Ayvalık Belediyesi Paşa Limanı Sosyal Tesisleri’nde ise Ayvalık 2024 Mavi Bayrak farkındalık etkinlikleri düzenlendi. Etkinlikte, plajlardan toplanan çakmaklardan yapılan “heykel” ile kumsalda unutulan terliklerden yapılan sembolik “balık” sergilendi. Çocukların bıraktığı plastik oyuncaklar ve denizden çıkarılan atıklar tepki topladı.
Başkan Mesut Ergin, Ayvalık’ta mavi bayrak sayısının her geçen yıl arttığını, bu yıl da beş tesisin mavi bayrağa uygun görüldüğünü söyledi. Ergin, “Bu sene de Paşa Limanı Sosyal Tesisleri’miz mavi bayrağa uygun görüldü. Hem mavi bayrak töreni hem de farkındalık etkinlikleri yapmak istedik. Çocuklar için uçurtma şenliği yaparak mavi bayrak ve çevreye duyarlı olmayı farkındalık yaratarak anlatmak istedik” dedi.
“İnsanların kirletmemesi lazım, kirletme düzeyeni azaltmamız lazım”
Çevre kirliliğinin önüne geçilmesi için, öncelikle insanların kirletmemesi gerektiğinin altını çizen Başkan Ergin, şöyle konuştu:
“İnsanların kendi alanını, iş yerini, kendi evinin önünü temiz tutması lazım. Toplumumuz çok rahat, çevremizi çok kötü kullanıyorlar, sadece belediyenin, temizlik işlerinin ve çalışanlarının temizlik gayretleri tek başına yeterli olamaz. Bunu topluma anlatmamız lazım, bunu anlatamazsak iş çığırından çıkıyor, bu konuda rahatsızlığımı dile getirmek istiyorum. Bu konuda çok şanslıyız ama sorumluluklarımız daha da artıyor. Geçtiğimiz yıl, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nca verilen ‘En İyi Çevre Eğitim Etkinlikleri’ ödülü 15 Büyükşehir, 6 il ve 42 ilçe belediyesi arasında Ayvalık’ın oldu. Uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Ayvalık’a ödülü getiren 3 önemli farkındalık projeleri; İzmaritsiz Ayvalık Kamu Spotu önemli bir konuda farkındalık yarattı, sinema salonları, film festivalleri yayınlandığı birçok alanda binlerce izleyici için farkındalık yarattı. Büyük Deniz Çöpleri Anıtı; meydanda ve plajlarımızda sergilenirken 7 katmanıyla insan eliyle mavi denizin yok oluşunu gözler önüne serdi. Uluslararası İzmaritsiz Ayvalık Karikatür Yarışması; 25 ülkeden 113 Karikatür sanatçısı 235 eserini Ayvalık için çizdi. ‘İzmaritsiz Ayvalık konulu karikatür yarışmasının düzenlenmesine önemli katkılar sağlayan karikatürist Sönmez Yanardağ’ı geçtiğimiz gün kaybettik. Anısına saygıyla düzenlenen sergimizi de gezebilirsiniz. Kendisini rahmetle anıyorum. Denizleri evimizmiş gibi düşündüğümüz, masmavi gökyüzünde çöplerin değil uçurtmaların uçacağı, çocuklarımızın hem uçurtma yapmayı öğrenip hem de gönüllerince uçuracağı eğleneceği, deniz ve kumsallarımızdan çıkan atıkların sembolik anıtlarla sergileneceği, ‘İzmaritsiz Ayvalık’ karikatür yarışmasının seçkisinin de yer aldığı etkinlikte emeği geçen TÜRÇEV’e Mavi Bayrak Türkiye ekibine, Tema Ayvalık’a, Kratos Kürek Takımı’na, Çevre gönüllüsü Çetin İşten ve tüm doğaseverlere katkılarından dolayı teşekkür ederim.”
]]>Dışişleri Bakanı Fidan, Sky News Arabia’ya güncel gelişmeler ve dış politika ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Fidan, İsrail ve Hamas arasındaki müzakerelerde anlaşmaya varılmasına engel olan şeyin ne olduğunun sorulması üzerine, anlaşmanın aylardır belli aralıklarla devam ettiğini ve Filistin tarafının büyük adımlar attığını belirtti. Fidan devamında, “Gerek Amerikalılar gerek Batılılar da bu konuda hemfikirler, Netanyahu burada adım atmaktan imtina ediyor, çünkü Netanyahu’nun başka bir ajandası var, Filistin’de ateşkes Netanyahu’nun politik amaçlarıyla örtüşmüyor” diye konuştu.
Fidan, Hamas liderinin Doha’dan kovulması yönündeki baskılara ilişkin “Şu anda bunlar dedikodu biliyorsunuz, bunları Katarlı kardeşlerimizle konuşuyoruz böyle bir konu yok. Böyle bir konunun teorisini de pratiğini de açıkçası tartışmıyoruz, böyle bir konu söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
“Arap kardeşlerimizle ilişkilerimiz mükemmel bir düzeye ulaşıyor”
Türkiye’nin Arap ülkeleriyle ilişkileri hakkındaki soru üzerine Fidan yaptığı değerlendirmede; “Şu anda ilişkilerimiz mükemmel bir düzeye ulaşıyor Arap kardeşlerimizle” dedi. Fidan devamında ise, “Biz Türkiye olarak hem ilişkilerimizi çok ileri düzeye taşımak, hem de güvenlik krizleri başta olmak üzere başka türden krizler yaşamamak için çalışıyoruz, çünkü yakın tarihten çıkan çok ders var” ifadelerini kullandı.
” PKK’nın elindeki petrolü alıp Suriye halkına geri vermemiz gerekiyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye ile ilgili çağrılarının hatırlatılması ve Türkiye’nin bu konudaki nihai duruşunun ne olduğunun sorulması üzerine Bakan Fidan, “Bölgedeki kardeş ve dost ülkelerle normalleştiğimiz gibi Suriye ile de belli noktalarda adımları tabii ki atmak istiyoruz, Cumhurbaşkanımız bu konuda en üst düzeyde zaten politika ilanını yaptı. Nedir o? Biz aramızdaki mevcut sorunları çözmek için her türlü diyaloğu her türlü seviyede Cumhurbaşkanlığı dahil olmak üzere yapmaya hazırız” dedi. Fidan devamında ise şunları kaydetti:
“Terörizm konusunun Suriye’den temizlenmesi gerekiyor özellikle PKK’nın işgal ettiği Arap toprakları var büyük ölçüde, ele geçirdiği petrol tesisleri var. Yani Suriye halkının kaynaklarını gasp eden bir örgüt var, yani bununla savaşıp bunun elindeki petrolü, enerji kaynaklarını alıp Suriye halkına geri vermemiz gerekiyor, çünkü bu insanlar kazandıkları parayla, çaldıkları servetle hem Suriye halkına karşı hem Türk devletine karşı muazzam bir savaş içerisinde.”
“Görüşmeden şart koyacaksak görüşmenin bir anlamı yok”
Bakan Fidan, Şam’ın Türkiye ile ilişkilerinin eski haline dönmesi için koşulan şartlar ve Türk askerlerinin Suriye’den çıkması için bir zaman çizelgesi düşünülüp düşünülmediği sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bize şu ana kadar yapılmış herhangi bir şart yok. Zaten ortaya konan, bizim perspektifimizde olan sorunlar var, onların perspektifinde olan sorunlar var. Eğer zaten görüşmeden birbirimize şart koyacaksak görüşmenin bir anlamı yok. Görüşme dediğiniz şey medeni bir şekilde zaten bu sorunları çözmek için var, insanlar bunları çözmek için görüşürler. Biz güçlü bir ülkeyiz, çaresizlikten dolayı bir görüşme arayışı içinde değiliz, olgunluğumuzdan dolayı bir görüşme arayışı içindeyiz. Yani güçten ziyade diplomatik etkimizi ve bölgenin barışa olan ihtiyacını kullanmak istiyoruz.”
Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad görüşmesinin ihtimal dahilinde olup olmadığına ilişkin; “Cumhurbaşkanımız böyle bir teklifte bulundu, yani bizler de bu konuyla ilgili çalışıyoruz. Şimdi bir şey söylemek için erken, ama ben çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
Suriyeli mültecilerin zorla sınır dışı edildikleri iddialarına ilişkin Bakan Fidan, “Biz hem kültürümüzden gelen hususla hem de mültecilerin hukuku gereği mültecilere sahip çıkıyoruz. Hem de bizim bir hukuk altyapımız var. Devletimizin bir hukuku var, polisimizin, İçişleri Bakanlığımızın, adaletimizin bir işleyişi var. Bir de BM’nin Türkiye’de bulunan çok sayıda ofisi var mültecilerle alakalı. Şimdi bunlarla iş birliği içerisinde bakıldığı zaman bizim sistemli bir şekilde Suriyeli mültecilere ilişkin böyle iddia edilen bir konu yok. Tam tersine Türkiye’de Suriyeli kardeşlerimiz can emniyetlerini sonuna kadar muhafaza etmekteler. Ama zaman zaman ortaya çıkan birtakım toplumsal sıkıntıların ve bazı münferit olayların genelleştirilmesini, propaganda amaçlı kullanılmasını da tabi desteklemiyoruz” dedi.
“PKK Irak’ın her yerini kanser hücresi gibi sarıyor”
Fidan, “Ankara ve Bağdat PKK ile mücadele konusunda ortak bir perspektif ve duruşa sahip mi” sorusu üzerine şunları söyledi:
“PKK Irak’ın her yerini kanser hücresi gibi sarıyor. Bu bizim sorunumuz olmaktan çıkıp Irak’ın bir milli güvenlik sorunu oldu. Sayın Sudani ile oturup konuştuğumuz zaman hep şunu diyoruz: Biz Irak’ın kalkınmasına yönelik politikaları önceliyoruz ve Irak’ta özellikle Kalkınma Yolu’nu, ki çok önemli bir proje Irak ilk defa pozitif ajandayla gündeme geliyor ve sayın Sudani’yi de destekliyoruz, oradaki partileri de tebrik ediyoruz, bu konuyu da sonuna kadar destekliyoruz. Cumhurbaşkanımız oraya gittiğinde 27 tane anlaşmaya imza attı. Biz Irak’ın pozitif gündemle bir araya gelmesini istiyoruz.
Bu bölgeye bizim yatırımcı geçirmemiz için güvenliğin olması lazım. Şimdi kontrolsüz terörist gruplar olursa PKK gibi silahlı unsurlar belli yerleri işgal etmiş, buraya yatırımcı getiremezsiniz. Irak hükümetiyle biz bu konuda perspektif birliği içerisindeyiz, yani bölgenin silahtan arındırılmış, teröristlerden arındırılmış, çatışmadan arındırılmış bir yer olması lazım. DEAŞ de olsa bunlar yok edilmeli, PKK da olsa bunlar yok edilmelidir. Artık Irak halkının çektiği sıkıntılar yeter, yani Irak yatırıma, temel hizmetlere büyük ihtiyacı var ve Sudani hükümeti bunu yapmaya çalışıyor, biz de onlarla beraber bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz.”
Fidan, Türkiye-Mısır ilişkileri ve Mısır Cumhurbaşkanı el-Sisi’nin beklenen Ankara ziyaretine ilişkin ise, “Hazırlıklarımız iyi gidiyor, yani hazırlıklar tamamlamak üzere. Benim ağustos ayı başında Kahire’ye bir ziyaretim olacak. Orada Mısırlı yeni meslektaşımızla bir araya gelip iki lider arasında olacak toplantının hazırlıklarını yapacağız. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız Kahire’ye gitmişti, şimdi sayın Sisi’yi de inşallah Ankara’da ağırlayacağız” ifadelerini kullandı.
“Hafter ile temasımız var, oğullarıyla görüşüyoruz”
Libya’nın doğusundaki güçlerin lideri Halife Hafter’in Türkiye’yi ziyaret edeceği yönündeki söylentiler ve Türkiye’nin Libya’nın doğusuyla ilişkilerine dair soru üzerine Bakan Fidan, Libya’nın doğusuyla ilişkilerin iyi şekilde ilerlediğini belirtti. Fidan devamında şöyle konuştu:
“Biz bağımsız, egemen bir Libya devletinin tekrar hayata geçmesini arzuluyoruz. Bu noktada batıyla zaten ilişkilerimiz var, doğuyla da ilişkilerimizi ilerletiyoruz. Doğuda Meclis Başkanı sayın Akile Salih birkaç defa ülkemize geldiler. Sayın Hafter ile temasımız var, oğullarıyla görüşüyoruz, doğuda Başkonsolosluğumuzu açtık şu anda, hizmete geçiriyoruz. Yani her türlü ilişki devam ediyor, ama biz bu ilişkimizi, doğuyla batıyı bir araya getirmede nasıl kullanabiliriz şu anda ona bakıyoruz. Sadece Türkiye olarak değil açıkçası Libya’da başta Mısır olmak üzere, biliyorsunuz Mısır’ın Libya ile büyük bir sınırı var, bu sınırda Mısır’ın haklı olarak bir sınır güvenliği problemi var, algısı var yani onun giderilmesi gerekiyor. Dolayısıyla Mısır’ın bir ilgisi var. Nasıl bizim Suriye ile sınırımız var, Suriye’den kaynaklı tehdit algılarımız var, Mısır’ın da olabiliyor, biz bunu anlıyoruz.”
Fidan, Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmaya yönelik eleştirilerin sorulması üzerine, “Biz Libya ile bu konuyu kendi aramızda hallettik. Bu başka ülkeleri sıkıntıya sokmuş olabilir, ama o bizim derdimiz değil” ifadelerini kullandı.
“Barışı koruma faaliyetine devam edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ihtiyaç durumunda Kıbrıs’ta bir deniz üssü kurulmasına yönelik açıklaması hatırlatılarak bunun Yunanistan için bir endişe kaynağı olup olmayacağıyla ilgili sorunun ardından Bakan Fidan, “Bizim Ada’da zaten askerlerimiz var, yani bu bilinen bir gerçek, binlerce askerimiz var. Çeşitli kabiliyetlerimiz orada, gemilerimiz de orada, yani bu konuda barışı koruma faaliyetine devam edeceğiz” diye konuştu.
Fidan, Rusya- Ukrayna savaşında Türkiye’nin arabuluculuğunun hala mümkün olup olmadığına ilişkin, “Biz Türkiye olarak bu konuda elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. Gizli ve açık devam eden konuşmalar, görüşmeler tabii ki oluyor. Taraflarla oluyor, taraflarla destek veren taraflarla oluyor, bu devam eden bir süreç. Bu konuda biz elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz, çünkü Karadeniz’in güvenliği bizim için önemli” dedi.
]]>
Başkan Özer, okul öncesinde çocukların eğitim ihtiyacını karşılayacak, aile ekonomisine destek olmak için çalışan annelere kolaylık sağlayacak bir kreşin daha temelini attı. Pınar Mahallesi Bilal Yazkurt Parkı içerisinde bulunan kreşin temel atma törenine Başkan Özer’in yanı sıra CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, İl Dernekler Birliği Orhan Onur, Esenyurt Muharip Gaziler Derneği Başkanı İsmail Kalaycıoğlu, meclis üyeleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
482 metrekare alan üzerine inşa edilecek kreşte bulunan 6 sınıfta toplamda 120 öğrenci eğitim alacak. Çağdaş eğitim standartlarına uygun olarak tasarlanan kreş; uyku odası, yemekhane, idari birimler, iç ve dış oyun alanları ile çocukların eğitimine, gelişimine ve güvenliğine önem veren bir yapıya sahip olacak.
İlçeye toplamda 15 yeni kreş kazandıracaklarını söyleyen Başkan Özer, şöyle konuştu:
“Göreve geldiğimiz günden beri ikinci kreşimizin temelini atıyoruz”
“Göreve geldiğimiz günden beri ikinci kreşimizin temelini atıyoruz. Daha önce de bir kreşimizin temelini Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’nde attık. Burada bir parkımız, parkımızın içinde hem bir bitki tüneli hem bir amfi tiyatro hem de bir kreşimiz var. Hedefimiz 15 kreş yapmak. Peyderpey bunların temellerini atacağız. Çünkü annelerimiz ve babalarımız için en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Bazı annelerimiz belki çalışmak ister. Çocuğunu bırakacağı bir yer olmadığı için bundan imtina eder. Kreş bu anlamda onun imdadına yetişir. Aynı zamanda o çocukların kendilerini yetiştirme konusunda ilk bilgilerini, ilk temellerini atacakları yer. Temel sağlam olursa üstü de sağlam olacak, sağlam gelecek. Çocuklarımızın geleceği için kreş çok önemli bir ilk adım.”
İBB ile çalışmalarının koordineli bir şekilde devam edeceğini belirten Özer, şöyle devam etti:
“Bir destan yazmaya kararlıyız”
“Parklarımızı, kreşlerle donattığımızda yaşam alanlarını güvenli hale getireceğiz. ‘Sosyal Belediyeciliğin Kalbi Esenyurt’ mottomuzu yansıtan projelerden biri de bu. Bunun altını doldurmaya devam edeceğiz. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyemizi de işin içine katıyoruz. Onların da ‘Yuvam İstanbul’ projeleri var. Belki bizim bu projeleri de onlarla eşleştirebilmek için ‘Yuvam Esenyurt’ kreşi diyebiliriz. Kreş, okul önemli. Victor Hugo’nun bir sözü var: ‘Bir okul açan bir hapishane kapatır.’ Ben de özellikle bir eğitmen olarak bir kreş, bir okul ve bir üniversite açıldığında, ziyadesiyle memnun oluyorum. Bu hizmetlerimize dur durak bilmeden devam edeceğiz. Bizim işimiz gücümüz Esenyurt. Esenyurt’ta bir model uygulayacağız. Bir destan yazmaya kararlıyız. Bunun ilk sayfalarını yazmaya başladık.”
“Kadınlar çocuklarına bakmak için çalışamıyor”
Mahalle sakinlerinden Cüneyt Vuran, “Çalışan kadınların bir sorunuydu kreş. Kadınlar çocuklarına bakmak için çalışamıyor. Başkanımız da geldiğinden beri sözünü verdi. Başkanımıza teşekkür ederiz, mahallemizde güzel bir girişimde bulundu” dedi.
Oktay Çınar ise “Bu tür çalışmaların devamını diliyorum. Esenyurt’un buna ihtiyacı var. Faydalı olacak” diye konuştu.
]]>KIRKLARELİ İğneada beldesinde geçen yıl meydana gelen sel felaketinde ‘Sisli Vadi’ bungalov evlerinde tatil yapan 6 kişinin öldüğü bölgede, mahkeme kararıyla yapılan keşfin bilirkişi raporunda, tutuklu Bülent Bayrak, tutuksuz yargılanan Cenan Aydın, Büşra Gökgöz, İl Özel İdaresi ve DSİ, ‘asli kusurlu’ bulundu.
Demirköy ilçesi İğneada beldesinde 5 Eylül 2023’te kuvvetli yağış nedeniyle ‘Longoz Ormanları’ndaki Sisli Vadi’de turistik bungalov evlerin olduğu bölgede sel meydana geldi. Dere içinde kurulan bungalov evlerde tatil yapan Dr. Selman Bağışlar ve eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz, sele kapılıp yaşamını yitirdi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, ‘Sisli Vadi’ adıyla kurulan ve sele kapılan 18 bungalov evin, ruhsata aykırı olarak inşa edildiği ortaya çıktı. Özel İdare tarafından mühürlenen işletme hakkında da yıkım kararı verildi. Ancak karara rağmen ‘Sisli Vadi’ adı altında sosyal medyada tanıtımı yapılan bungalov evlerin, vergi levhasında faaliyet alanı ‘karma çiftlik’ olarak gösterildiği tespit edildi. ‘Bitkisel veya hayvansal üretim konusunda uzmanlaşma olmaksızın üretim’ adıyla faaliyet yürüttüğü belirlenen tesislerin tanıtımının, sosyal medya hesaplarından, ‘Doğada uyanmak, doğaya uyanmak’, ‘Oksijeni bol, stresi az’ ifadeleriyle yapıldığı saptandı.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada firmanın sahibi Bülent Bayrak hakkında, ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan gözaltı kararı verildi. Keşan’da yakalanan Bayrak ile firma yöneticileri Sevcan Ulutürk ile Cenan Aydın, tutuklandı. Ulutürk ile Aydın, daha sonra avukatlarının itirazıyla tahliye edildi.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin hazırladığı iddianame, Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu Bayrak ile Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevcan Ulutürk hakkında, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma’ suçundan 3 yıldan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.
‘YIKIM KARARINA RAĞMEN İNŞAATLAR RUHSATSIZ YAPILDI’
Sanıkların yargılandığı Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2’nci duruşmada mahkeme, sanık Bülent Bayrak’ın tutukluluk halinin devamına, olay yerine oluşturulacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılmasına karar verdi. Karar üzerine bölgede 28 Haziran’da oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından keşif yapıldı. Bilirkişi heyetinde yer alan İstanbul Teknik Üniversitesi’nden inşaat mühendisi-mimar Doç. Dr. İsmail Dabanlı, meteoroloji mühendisi Doç. Dr. Elçin Tan, inşaat mühendisi Dr. Öğretim Üyesi H. Emre Alçiçek ve jeoloji mühendisi Dr. Orhan Yavuz’un hazırladığı rapor mahkemeye sunuldu. Olay yerinin krokileri ve fotoğraflarının da yer aldığı 21 sayfalık raporda, tutuklu sanık Bülent Bayrak, tutuksuz yargılanan Cenan Aydın, Büşra Gökgöz, İl Özel İdaresi ve DSİ, ‘asli kusurlu’, Sevcan Ulutürk ise ‘kusursuz’ bulundu.
Raporda, yapılar için Kırklareli Valiliği’nin Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurusunda bakanlığın olumsuz görüş verdiği ve imar plan sürecinin sona erdiği belirtilerek, bütün ruhsatsız yapılar hakkında yıkım kararı verildiği kaydedildi. Yıkım kararına rağmen inşaatlarında ruhsatsız olarak yapıldığı, turizm amaçlı yapıların inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izni belgesine ulaşılamadığı kaydedildi.
‘METEOROLOJİ UYARDI’
Olay günkü meteorolojik değerlendirmeye yer verilen raporda, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Trakya Bölgesi için olası can ve mal kaybının önüne geçmek için sarı renkli uyarı verdiği belirtilerek, “Aşırı yağış limiti olan 12 saate 10 milimetrenin üzerinde yağış kaydedilmiş olması sebebiyle olayın aşırı yağış olduğu ve doğal afet olarak nitelendirilebileceği hususunda fikir birliği sağlanmıştır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) olay öncesinde sarı tehlike koduyla Türkiye genelinde uyarı yapmıştır. Dolayısıyla AFAD’ın teyakkuzda olması için gerekli uyarının MGM tarafından verildiği tespit edilmiştir” denildi.
‘DERE TAŞMAYA BAŞLADIĞI ANDAN İTİBAREN PİK DEBİ GÖRÜLDÜ’
Yağışta, Sisli Vadi’de görülen debinin kısa süre içinde yükseldiği belirtilerek, “Yağışın uzun süre devam etmesinden dolayı zeminin doygunluğa ulaşması, havza eğiminin yüksek olması ve yağış şiddetinin afet boyutunda olmasına bağlanabilir. Bu yüzden dere taşmaya başladığı andan itibaren kısa süre sonra pik debi görülmüştür. Palabıyık Deresi’nin havzasının hemen hemen tamamı yoğun ormanlık alanlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla akarsu kesitinde sel anında dere kenarına yakın ağaçların köklerinden sökülmesi, yamaçlarda bulunan kuru dal ve kütüklerin dere yatağına taşınması beklenen bir durumdur. Afet boyutunda yağışın meydana getirdiği selin bu kadar yoğun rüsubat ve tomruk taşıması, selin verdiği zararları katlayıcı etkisi olmuştur. Dar bir vadiden yüksek hızla gelen selin Sisli Vadi ismiyle bilinen taşkın ovasına geldiğinde kesit genişlediğinden hızını azaltarak tüm taşkın ovasında menderesler oluşturarak geliştiği tespit edilmiştir. Bu esnada vadi girişinin yönüne göre ana akimin merkezinin önce sağ sahilden yansıdığı, sonra sol sahile yönlenip tekrar sağ sahile doğru yansıdıktan hemen sonra turizm amaçlı kullanılan yapılara ulaştığı tespit edilmiştir. Buna göre 180 parsel üzerindeki çiftlik yapılarının mühendislik hizmeti almış olmasından kaynaklı ayakta kaldığı, selin taşıdığı rüsubatın bu yapılara takılmasıyla selin merkezinin bu noktada 2 kola ayrıldığı, su izlerinden ve olay sonrası video ve fotoğraflardan anlaşılmıştır. Sağ ve sol sahillere çarpıp yansıyan 2 akımın ana kolları hafif çelik iskeletli ahşap ve taş kaplama binaları tamamen yıktığı tespit edilmiştir” denildi.
‘DSİ’NİN GÖRÜŞÜ HÜKÜMSÜZ KALMIŞTIR’
Raporda, DSİ tarafından dere şevinden itibaren 10 metre mesafede ve 1,5 metre bu basman kotundan yapıların yapılacağı görüşü imar planı yapılması sürecinde görüş olarak verildiği belirtilerek, “Ruhsat süreci akim kalmıştır. DSİ’nin bu görüşü de dolayısıyla hükümsüz kalmıştır. Buna rağmen ruhsatsız olarak yapıların DSİ görüşüne tam olarak uygun yapılmadığı tespit edilmiştir. Yerinde yapılan keşif sonucu tespit edilen su alma yapısının su tutma haznesi olmayan tabandan su alma yapısı olan trol tipi su alma yapısı olduğu tespit edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
‘TAŞKININ ARTIŞINA DAİR KANIT BULUNAMADI’
Duruşmalarda, sanık avukatlarının derenin üst kısmında su toplanan bir set olduğu ve setin yıkılmasıyla suların aniden geldiğini savunmuştu. Bilirkişi raporunda ise böyle bir sete rastlanmadığı kaydedildi. Raporda, dere kesitinin tıkanıp, suyun kabarmasına sebep olacak herhangi bir doğal veya yapay bir sete rastlanılmadığı belirtilerek, “Su izlerinden de anlaşıldığı üzere olay günü sel dere yatağından olağan seklinde oldukça da yoğun rüsubat taşıyarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla ne su alma yapısının ne de memba tarafında bulunan kesitlerin tıkanıp arkasında su biriktirerek taşkın debisini arttırdığına dair bir kanıt bulunamamıştır” denildi.
‘BAŞKA KONUMDA KULLANILMA SAKINCALI’
Yapısal değerlendirmeye yer verilen raporda, yapılarla ilgili statik bir proje bulunmadığı ifade edilerek, “Yapıların ruhsatsız bir şekilde yapıldığı, dolayısıyla yapım aşamasında fenni bir çalışmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yapılar ile ilgili herhangi bir mühendislik çalışmasının olup olmadığının teyit edilmesi amacıyla keşif mahallinde Bülent Bayrak’a yapıların statik projelerinin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine yapılarla ilgili herhangi bir statik çalışmanın yapılmadığını, template (hazır/tip) projelerin kullanıldığını heyetimiz belirtmiştir. Ancak dava dosyasında tip proje de olsa yapılar ile ilgili herhangi bir projeye rastlanılmamıştır. Ayrıca her bölge farklı karakteristiklere sahip olduğundan yapıya etki edecek yükler her bölgede farklı olacaktır. Dolayısıyla, template (tip) projelerin olduğu gibi başka bir konumda kullanılma sakıncalıdır. Yapının yapılacağı konumun karakteristiklerine göre projenin kontrol edilmesi, gerekli ise revizyonların yapılması ve ondan sonra uygulanması gerekmektedir” diye belirtildi.
TESPİT EDİLEN HUSUSLAR
Raporda, keşif alanında yer alan kalıntıların incelendiği belirtilerek, tespit edilen hususlar şöyle sıralandı:
“Bungalov evlerin taban kısmında bulunan taş yükseltme duvarlarında yapısal stabilitenin sağlanması amacıyla kullanılması gereken yatay ve düşey hatılların (konstrüktif olarak kullanılan küçük boyutlarda kolon ve kirişler) kullanılmadığı görülmüştür. Bungalov ev zeminlerinin taş duvar üst kotundan başladığı yapılarda zemin betonu, taş duvar üst kotu ile ayni hizada ve toprak-tas dolgu zerine donatısız beton olarak dökülmüştür. Ancak bu döşemenin, üzerine gelen yükler dikkate alınarak donatı olarak tasarlanması ve döşeme betonunun taş duvar üstünde yapılacak yatay hatıl ile birlikte monolitik olarak dökülmesi gerekmektedir. Üst yapıların mesnetlenmesi (zemine bağlantısı) taş duvar üzerine dökülen ince bir beton tabakası üzerine yapılmıştır. Keşif alanında alınan beyanlardan da teyit edildiği gibi imalat sırasında bu betonun içinde donatı demirleri bırakılmış ve sonrasında üst yapı bu donatılar vasıtasıyla taş duvar üzerine mesnetlendirilmiştir. Yerinde yapılan gözlemde ankraj bağlantılarının az sayıda olduğu, gömme derinliklerinin yetersiz olduğu görülmüştür Ayrıca donatı demirine somun takılamayacağından üst yapı elemanlarına bağlantısının punto kaynakla yapıldığı tahmin edilmektedir. Bungalov-zemin bağlantılarında yönetmelikler çerçevesinde yeterli sayıda, yeterli çapta, yeterli gömme derinliğine sahip ankraj çubuklarının kullanılması gerekmektedir. Nitekim yerinde incelemede ankraj olarak kullanılan donatı çubuklarının tamamında göçme gözlemlenmiştir. Sonuç olarak davaya konu yapıların mühendislik hizmeti almamış olması, proje ve hesap raporlarının bulunmaması dolayısıyla tasarım açısından değerlendirme yapılamamıştır. Yerinde inceleme ile keşif mahallinde yapılan gözlemlerle yapılarda uygulama açısından da yukarıda bahsedilen problemler tespit edilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki yapının projelendirilmesi esnasında fen ve sanat kurallarına uygun tasarım yapılması, yapıda can kaybı riskine ihtimal vermeyecek şekilde projelendirilme yapılması gerekmektedir. Konut, iş yeri vs. gibi yapıların taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlarda yapılmaması esas olduğundan normal şartlarda bu tip yapıların projelendirilmesinde deprem, rüzgar, kar, sıcaklık değişimi gibi etkiler dikkate alınmakla birlikte herhangi bir sel etkisi dikkate alınmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu yapıların tasarımında ve uygulanmasında mühendislik hizmeti alınmış olsa dahi taşkın ve sel riski göz ardı edildiğinden bu durumda da yapıların sel etkisi ile göçme olasılığı olacağı düşünülmektedir” denildi.
3 SANIK İLE DSİ VE ÖZEL İDARE KUSURLU BULUNDU
Raporda, ruhsatsız olarak yapılan yapıların çoğunluğunun selden zarar gördüğü, bazılarının tamamen yıkılarak can kaybının yaşandığı kaydedildi. Raporda, “Davaya konu yapıların herhangi bir mühendislik hizmeti almadan, ruhsatsız bir şekilde yapılması ve turizm tesisi olarak kullanılmasından fiili olarak sorumlu olan sanık Bülent Bayrak’ın, asli kusurlu olduğu” denildi. Şirketin yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan Cenan Aydın’ın kaçak yapılara başlattığı bu nedenle asli kusurlu bulundu. Kaçak yapıların turizm tesisi olarak işletildiği zamana denk gelen şirketin yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan Büşra Göksöz de asli kusurlu bulundu.
Raporda Özel İdaresi ve DSİ’nin de asli kusurlu bulunduğu belirtilerek, “İl Özel İdaresi tarafından kaçak yapılar tespit edilip mühürlenmesine rağmen mevzuatta açıkça yazılı olan kaçak yapı sahiplerine mevzuatın öngördüğü sürede yıkım kararını tebliğ etmeyen, davaların sadece para cezalarına ait olduğundan yıkım kararlarına karşı herhangi bir idari dava da açılmadığından beklenecek bir süreç olmadığı halde, kaçak yapıların sahibi tarafından yıkılmaması sonucu süreci takip edip kaçak yapılar yıktırmaktan sorumlu olduğu halde yıkım işlemini gerçekleştirmediği anlaşılan Özel İdaresi’nin asli kusurlu, 2019 yılında yürürlüğe giren Taşkın ev Rüsubat Kontrolü Yönetmeliği 14’üncü maddesi gereği yapılması zaruri olan hidrolojik ve hidrolik etüt raporu ve taşkın sınırlarını belirleme çalışmalarından yapılaşma için DSİ’nin uygun görüş vermesi gerekirken; 180 parsel üzerindeki tarımsal amaçlı yapılar yapılırken 19.08.2020 ve ‘Turizm Alanı’ amaçlı 1/5000 Nazım İmar Planı ve 1/1000 Uygulama İmar Plan yapılabilmesi yapıların imar plan sürecinde 184-185 nolu parseller için 03.11.2020 tarihli görüş yazılarında, ‘Dere şev üstünden itibaren 10,00 metre yaklaşma mesafesi bırakılmalı, bırakılan bu alana herhangi bir tesis inşa edilmemelidir’ görüş gereği yapılaşmanın önü açıldığından ve yönetmeliğin 14’üncü maddesine uyulduğuna dair dosya münderecatında bir delil mevcut olmadığından taşkın olayın yaşanmasında Devlet Su İşleri’nin (DSİ) asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır” ifadeleri kullanıldı.
]]>DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ve DHB’nin (Dünya Hepatit Birliği) 28 Temmuz’u Dünya Hepatit Günü olarak belirlediğini hatırlatan Prof. Dr. Kartal bu seneki temanın “Hepatit Bekleyemez” olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kartal, Yeni enfeksiyonları azaltmak ve bakıma erişimi iyileştirmek için çağrıda bulunulduğunu anlatarak,”Hepatit, genellikle viral etkenlerin neden olduğu karaciğer enfeksiyonudur. Vakaların çoğundan hepatit virüsünün beş ana türü (A, B, C, D ve E) sorumludur. Hepatit B ve C en yaygın olanlardır ve hepatite bağlı ölümlerin yüzde 90’ından fazlasını oluşturur. En çok Hepatit C olmak üzere Hepatit B ve D kronikleşebilir. Kronik hepatit enfeksiyonları siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre dünya çapında yaklaşık 325 milyon kişi kronik hepatitle yaşıyor ve hepatite bağlı komplikasyonlar nedeniyle yılda 1,3 milyondan fazla ölüm meydana geliyor. Ülkemizde HBV sıklığı yüzde 4, HCV sıklığı ise yüzde 1 olup, yaklaşık 2-3 milyon hepatit B ve 500 bin hepatit C hastası olduğu tahmin edilmektedir. Hepatit B ve C; virüsle enfekte olmuş kan ve kan ürünleriyle, steril olmayan aletlerle yapılan tıbbi ve cerrahi girişimlerle, damar içi uyuşturucu kullanımıyla, dövme ve piercing uygulamaları ile, doğum sırasında anneden bebeğe ve nadiren korunmasız cinsel ilişkiyle bulaşmaktadır. Hepatit B ve A virüs enfeksiyonundan aşıyla korunulabilir. Ülkemizde tüm yenidoğanlara 1998 yılından beri hepatit B aşısı uygulanmakta olup, yüzdee 90’ların üzerinde başarı ile bu programına devam etmektedir. Yetişkin grupta ise talep edilmesi de dahil olmak üzere riskli kişilerin aşılanması yapılmaktadır. Hepatit A aşısı da rutin çocukluk aşı takviminde bulunmaktadır” dedi.
“Kronik viral hepatitlerin tedavisi mümkündür”
Tedavinin ve bulaşıcılığın azaltılmasının önemini vurgulayan Prof. Dr. Kartal, “Kronik viral hepatitlerin tedavisi mümkündür. Kronik Hepatit B enfeksiyonu günde tek tabletlik tedavi seçenekleri ile kontrol altına alınabilmektedir. Kronik hepatit C de 2 ay gibi kısa bir sürede günlük bir kez kullanılan yeni antiviral ilaçlar sayesinde %100 yakın tedavi edilebilir bir konumuna gelmiştir. Tedavi edilen hastalarda hastalık bir daha tekrar etmemekte ve siroz ve kansere bağlı ölümleri önemli ölçüde azaltmaktadır. Tedavinin en önemli sonuçlarından biri de hastalığı başkalarına bulaştırma riskini ortadan kaldırmasıdır. Ülkemizde Hepatit B ve C hastaları dünya standartları ölçüsünde tedavi imkanına sahip olup, tüm tedaviler geri ödeme kapsamında karşılanmaktadır. Viral hepatiti ortadan kaldırmaya yönelik küresel ve ulusal çabalara katkı sağlamak için Hepatitler bulaşması, önlenmesi ve tedavisi hakkında bilgi ediniminin ve farkındalığın artırılması gereklidir. Başlıca risk altındakiler olmak üzere hepatit testi yaptırılması geniş çerçevede desteklenmelidir. Ülkemizde tanı alma oranı yaklaşık yüzde 20 olarak tahmin edilmektedir. Bu ise kronik hepatitleri olup da tanısını bilmeyen milyonlarca hastanın tablosunun sessizce siroza ve karaciğer kanserine ilerlemesi, öte yandan da hastalıklarını başkalarına bulaştırarak aramızda yaşamaya devam ettiklerini gösterir. Sessiz giden ve hastalıklarını bilmeden yaşayanlar için mutlaka öncelikli olarak riskli gruplardan başlayarak tarama programları uygulamaya sokulmalıdır. Sonuçta viral hepatitlerin; gerekli aşılama programlarının uygulanması, korunma yolları konusunda toplumsal farkındalığın sağlanması, tarama programları ile olguların tanımlanması ve takiben tedavi edilmesi ile kontrol edilebilir olduğu açıktır. Bu nedenle dünyada ve ülkemizde bu enfeksiyonların toplumdan uzaklaştırılabilme hedefine her yıl daha fazla yaklaşma çabasına katkı sağlama noktasında kararlıyız” diye konuştu. – ESKİŞEHİR
]]>(İSTANBUL)- ANKA’ya konuşan emekliler, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın emekli maaşlarıyla ilgili muhalefete yönelik “Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz” sözlerini değerlendirdi. “Yandaş şirketlerden sildikleri milyarlarca vergiler var. Bence bütçeye yük getiriyorsa yandaşlara giden o paralar, köprülere giden o garanti paralar yük getirir. Sarayda 10 bin kişi çalıştırmaya ne gerek var? Çankaya Köşkü’nün neyi vardı” diye soran emekliler, “Ama bize verdiği o 2 bin 500 lirayı vermesin bize bence. Hatta maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin. Bu ülke kurtulacaksa kurtulsun” dediler.
3 Temmuz’da açıklanan haziran ayı enflasyon rakamlarına göre emekli maaş zammı belli oldu. Buna göre, memur ve memur emeklileri yüzde 24,73 oranında zam alırken; en düşük emekli maaşı da yasal düzenleme ile 12 bin 500 TL oldu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, 2 bin 500 liralık düzenlemeyi açıklarken 33 milyar liralık yükten söz etti. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan da muhalefetin en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısına ilişkin açıklamasında, “Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz? Buna bakıyoruz” ifadelerini kullandı.
ANKA’nın Şişli Mecidiyeköy Meydanı’nda mikrofon uzattığı emekliler, bu yaklaşımı değerlendirdi. Bir emekli Erdoğan’ın sözlerine, “Ama bize verdiği o 2 bin 500 lirayı vermesin bize bence. Hatta maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin. Bu ülke kurtulacaksa kurtulsun” dedi. Emeklilerin sözleri şöyle:
“Benim maaşımla Türkiye kalkınmaz, kendisi tasarruf etsin”
Zeki Karabağ: 2 bin 500 liralık zam ekonomiyi çok bozar. Yani 14 tane uçak bozmuyor, 20 tane Mercedes söylemişler, her biri 20 milyon. Onlar bozmuyor da 2 bin 500 lira mı bozacak? Benden niye tasarruf ediyor ki, niye emekliden tasarruf ediyor ki? Kendisi tasarruf etsin. Meclistekiler tasarruf etsinler. Benim sırtımdan Türkiye’yi kalkındırmasın. Benim maaşımla Türkiye kalkınmaz. Kendisi tasarruf etsin, harcamalarını kıssın. Sarayda 10 bin kişi çalıştırmaya ne gerek var? Çankaya Köşkü’nün neyi vardı? Gitsin oraya. Orada günde 30 milyon para harcanıyor. Onu kessin. Vekillerin maaşlarına da zam olmasın. Bana soruyor mu? Seçilirken gelip benim ayağımı paspas yapıyor, seçildikten sonra kafasına göre zam yapıyor. Vekillerin hepsine diyorum; bana soruyor mu zam yaparken? Kendinize zam yaparken millete sorun. Zam almasınlar, vekiller de sürünsün. El insaf ya! Müslümanım diyorsun hiç olmazsa Kurban Bayramı’nda 15’er bin lira verseydiler de vatandaş birer keçi kesseydi. Emekli olan bir Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı her kimse, en yüksek emekli maaşı alan bir işçi 30 bin lira mı alıyor? Onlar da 60 bin lira alacak. Emeklilikten sonra onlar da sürünsün. Sıkıntıyı onlar da çeksin biz niye çekelim? Şu anda emeklinin geçinebileceği seviye 25-30 bin lira civarında. Ben vatandaşım, halkım, yerde sürünen bir insanım. Emekliyim, ikinci işe gidiyorum. 30 bin lira alsam niye çalışayım? 12 bin 500 lira alan adam ne yapsın? Ev sahibinin zam yapmasını durdur, fiyat artışlarını durdur ben zam istemiyorum. 2019 da aldığım alım gücüyle şu anda aldığım alım gücü bir değil.
“Bütçeye yük getiriyorsa yandaşlara giden o paralar, köprülere giden o garanti paralar yük getirir”
Kemal Kıyıkçı: 2 bin 500 liralık zamla bugün hangi ihtiyaç karşılanabilir? Kendileri lüks içinde yaşıyor, bakanlar 300 bine yakın maaş alıyor, bir de vatandaşın yerine geçip bu parayla nasıl geçinebilirler onu bir düşünmelerini tavsiye ederim. 2 bin 500 liralık zam niye bütçeye zararı olsun. 2 bin 500 lira dediğiniz toplam 35 milyar TL yük getiriyormuş ama zengin şirketlerden, yandaş şirketlerden sildikleri milyarlarca vergiler var. Bence bütçeye yük getiriyorsa yandaşlara giden o paralar, köprülere giden o garanti paralar yük getirir.
“Bütçeye zararı olan sarayın israfları onları kaldırsınlar”
Nurettin Özbay: Bu zam yapılmasa daha iyi olur. Zam çok yetersiz, çok altında. Bütçeye zararı olan sarayın israfları onları kaldırsınlar. Ama orada itibardan tasarruf olmaz diyorlar.
“Cumhurbaşkanı 2 bin 500 lirayla bir markete gitsin de görsün”
Musa Ballıkaya: Emekli zammının bütçeye hiçbir zararı yok. 2 bin 500 lira ne ki? Bugün cebine koy, markete git 2 tane şey alamıyorsun. Cumhurbaşkanı 2 bin 500 lirayla bir markete gitsin de görsün. İnsanların durumunu görsün. İnsanlar çok zor durumda.
“Bütçeyi hiçbir şekilde sarsmaz ama kendi ceplerini sarsar”
Murat Över: Bana kalırsa bütün emekliler hak etti. Şu anda aldığı paraları versinler, onlar kendi geçinsinler. Sanki bizlere sadaka vermişler gibi şey ediyorlar ama hiçbir şekilde bir işe yaramıyor. Kendi masraflarından kısıp emeklilere rahatlıkla ödeme yapabilirler. Özellikle kamu görevlileri olsun, milletvekilleri olsun, danışmanları olsun bunlardan kıstıkları vakit emekli maaşlarını 25 bin lira falan yapabilirler. Benim 25 sene vermiş olduğum paranın karşılığı buysa hepsine haram zıkkım olsun. Çünkü ben bunun parasını yatırmışım, vermişim. Benim param onların hesaplarındadır. Benim verdiğim parayı bana iade etmeleri gerekir. Ama bütçeyi hiçbir şekilde sarsmaz ama kendi ceplerini sarsar.
“Maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin bu ülke kurtulacaksa kurtulsun”
Yaşar Tükenmez: Bütçeye zararı var tabi ama yapılan zammı yapmasa daha iyi olurdu. Onu da bütçeye harcasa daha iyi olurdu bence. Yani 2 bin 500 lira bir zam yapıyor 20 bin liraya çıkarsın zammı. Bütçeyi etkileyecek bir sürü yer var. Ekonomiyi emekliler mi ayakta tutuyor? Saçma sapan yerlere para harcayacaklar 2 bin 500 lirayı da vermesin, bütçeye geri koysun. ya da emekliler geçinebiliyorlarsa desinler, 3-5 ay maaş almayalım bu ülke kurtulacaksa kurtulsun. Emeklinin bugün hakkı mı 11-12 bin lira? 9 bin 300 günüm var benim 12 bin lira maaş alıyorum. Bunun primini ben ödemedim mi? Bağkur’luyum ben kendim ödedim bir de. Nasıl olacak bu? 2 bin 500 lira da sadaka mı verdi bize? İhtiyacını gideren için emekliye çok bu. Ama bize verdiği o 2 bin 500 lirayı vermesin bize bence. Hatta maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin. Bu ülke kurtulacaksa kurtulsun.
Başka bir emekli ise şöyle konuştu:
“Dalga geçiyorlar. Çok zor. Ben ev taşıyorum. 16 bin liraya kiralık ev buldum. Bana verdikleri para kiraya yetmiyor. Ne yapacağım? Çalışacağım. Şu anda çalışıyorum zaten. Bu şartlar altında bu maaşla ancak insanlar kirada değillerse karınlarını doyurur. Onun dışında yapabilecekleri hiçbir şey yok”
]]>












