Kadın Sağlığı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 21 Dec 2024 10:11:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Elma sirkesi bağırsak sağlığını koruyor https://www.haber60.com.tr/elma-sirkesi-bagirsak-sagligini-koruyor/ https://www.haber60.com.tr/elma-sirkesi-bagirsak-sagligini-koruyor/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/elma-sirkesi-bagirsak-sagligini-koruyor/ Elmasirkesi yüzyıllardır yemeklere lezzet katmak için kullanıldığı gibi bir tür ev ilacı olarak da kullanılıyor. Mirror sitesi, sağlık alanındaki tavsiyeleriyle tanınan Dr. Eric Berg’in YouTube kanalında elma sirkesinin faydalarını anlattığı videoya yer verdi. Çoğu insanın elma sirkesinin şişkinlik, hazımsızlık, sindirim ve reflü gibi problemlere iyi geldiğini bildiğini belirten Dr. Berg, sirkenin bağırsakla ilgili faydalarına dikkat çekti. Elma sirkesinin bağırsaktaki faydalı bakteri uyandırdığına dikkat çeken uzman, günde bir yemek kaşığı tüketilmesini tavsiye etti. Sağlıklı bağırsaklar için elma sirkesinin çok iyi bir alternatif olduğuna söyleyen Dr. Berg, turşu suyu, lahana turşusu kimchi ve kombuça (fermente edilmiş çay) gibi besinlerin de benzer etkilere sahip olduğunu dile getirdi.

DEPRESYONA İYİ GELİYOR
Geçtiğimiz aylarda Arizona Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Haley Barrong’un liderliğindeki araştırma da, günlük sirke tüketiminin, özellikle hafif depresyon belirtileri olan bireylerde ruh halini iyileştirebildiğini ortaya koymuştu. Öte yandan uzmanlar, elma sirkesinin sizin için güvenli olup olmadığını emin olmak için doktorunuza danışmanız gerektiğini belirtiyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/elma-sirkesi-bagirsak-sagligini-koruyor/feed/ 0
Dünyanın kalbini ellerinde tutacaklar https://www.haber60.com.tr/dunyanin-kalbini-ellerinde-tutacaklar/ https://www.haber60.com.tr/dunyanin-kalbini-ellerinde-tutacaklar/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/dunyanin-kalbini-ellerinde-tutacaklar/ Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı, Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Nakli Kliniği Sorumlusu ve TKDCD Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Kervan ile Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği’nin (TKDCD) geçtiğimiz günlerde düzenlediği kongesinde bir araya geldim. Anlattıkları inanılır gibi değildi…

KALP KRİZİ İÇİN ERKEN UYARI
Prof. Dr. Kervan, “Bir algoritmanın, herhangi bir rahatsızlık hissetmeden önce kalp krizi riskinizi tahmin ettiğini veya bir robotun, hayat kurtaran bir ameliyatta cerrahın elini milimetrik bir hassasiyetle yönlendirdiğini hayal edin. Bu, bilim kurgu gibi gelebilir ancak günümüzün gerçeğidir. Yapay zeka, kalp ve damar sağlığına yönelik teşhis ve tedavi yöntemlerinde doğruluk, hız ve erişilebilirlik sağlayarak köklü bir dönüşüm yaratmaktadır” dedi. Prof. Dr. Kervan, yapay zekanın artık sadece bir araç değil, kardiyavasküler (kalp-damar) tıpta bir oyun değiştirici olduğunu belirterek “Bu bir devrim. Kalp hastalıklarını her zamankinden daha erken teşhis etmekten, tedavileri kişiselleştirmeye ve ameliyatları daha güvenli hale getirmeye kadar, yapay zeka kalp sağlığına yönelik anlayışı köklü bir şekilde dönüştürüyor” dedi.

AKILLI STETOSKOPLAR DEVREDE
Görüntüleme alanında da yapay zekanın ekokardiyografi görüntüleme yöntemlerinin kullanılmaya başlanıldığını söyleyen Prof. Dr. Kervan, şöyle dedi: “Yapay zeka sistemleri bu taramaları olağanüstü bir doğrulukla analiz edebilmektedir. Halihazırda kalp yetmezliğini yüzde 90’ın üzerinde bir doğruluk oranıyla tespit edebilen yazılımlar bulunmaktadır.” Prof. Dr. Kervan, kalp hastalıklarını teşhis ederken küçük belirtilerin, hayat ve ölüm arasındaki farkı belirleyebildiğine dikkat çekerek, yapay zekanın bu ince ipuçlarını yakalamadaki üstün yeteneğiyle fark yarattığını da belirterek, şöyle dedi: “Yapay zeka sadece kalp seslerini dinlemekle kalmıyor. Aynı zamanda bu sesleri analiz eden, akıllı stetoskoplar geliştirildi.”

TÜRK CERRAHLARDAN ÖRNEK ÇALIŞMA
Prof. Dr. Kervan, TÜBİTAK ve TÜSEB desteğiyle hazırladıkları ve şu an hastanelerinde yapay kalp cihazı takılan hastalarda uyguladıkları yapay zeka takip sisteminin detaylarını şöyle anlattı: “Kalp bağışı çok az, bu nedenle de kalp nakli çok fazla yapamıyoruz. Bu dünyada da böyle. Bu hastalar yapay kalp cihazları ile hayata tutunuyor. Geliştirdiğimiz yüksek yapay zeka sistemi ile şu anda kalp bulanamadığı için yapay kalp cihazı taktığımız 70’e yakın hastamızı an be an takip ediyoruz. Herhangi bir risk anında sistem anında bizi uyarıyor ve müdahale edebiliyoruz. Bu nedenle hastalarımızın komplikasyonları uluslararası verilerden çok daha az oluyor. Bu proje ile biz dünyaya örneğiz. Bizim amacımız bu sistemle dünyada yapay kalp takılmış bütün hastaları takip edebilmek.” Bununla ülkemize hem gelir hem de prestij kazandırmak istediklerini söyleyen Prof. Dr. Kervan, “Yapay kalp cihazı takılan tüm hastaları ülkemizden bir Call Center gibi izleyebiliriz. Zaten kalp damar cerrahinde dünyada bir numarayız, bu yapay zeka programımızla da dünyanın kalbini elimizde tutabiliriz” diye konuştu.

ACİL SERVİSLERDE HAYAT KURTARICI
PROF. Dr. Kervan, kalp krizlerinde zamanın hayati öneme sahip olduğuna işaret ederek, “Yapay zeka, acil durumlarda teşhis sürelerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Acil servislerde veya ambulanslarda EKG cihazlarına entegre edilen yapay zeka destekli yazılımlar, kalp krizine işaret eden sinyalleri anında tespit ederek hızlı müdahale olanağı sağlamaktadır” bilgisini verdi.

TIKALI DAMARI ANINDA TESPİT EDİYOR
BIR diğer çığır açan yeniliğin ise BT anjiyografide kendini gösterdiğinin altını çizen Prof. Dr. Kervan, “Algoritmalar, yapay zeka kullanarak hastanın koroner arterlerinin sanal 3D modelini oluşturuyor. Tıkanıklıkları tanımlıyor ve kan akışını hesaplıyor. Bu non-invaziv yöntemler, tanısal prosedürleri yüzde 80’e kadar azaltarak zaman ve kaynak tasarrufu sağlıyor” diye konuştu.

YETMEZLİĞi 5 YIL ÖNCEDEN TAHMİN EDİYOR
PROF. Dr. Kervan, yapay zekanın, teşhis ve tedaviyle sınırlı kalmayarak tahmin ve önlemeye de odaklandığının da altını çizdi: “The Lancet Digital Health dergisinde yayımlanan bir çalışmada, yapay zekanın hasta verilerini analiz ederek, kalp yetmezliğini 5 yıl önceden tahmin edebileceği gösterilmiştir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dunyanin-kalbini-ellerinde-tutacaklar/feed/ 0
Yediğimiz besinler bebeğin cinsiyetini etkiliyor https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/ Sağlıklı beslenme, gebe kalmayı yüzde 30 oranında artırmasının yanı sıra bebeğin cinsiyetinde de önemli bir rol oynuyor. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Saymanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gazi Yıldırım bu kapsamda bebek isteyen çiftlere, önemli önerilerde bulundu.

GEBELİK BAŞARISINI ARTIRIYOR
Prof. Dr. Yıldırım’a, “Beslenmenin yumurta ve spermin kalitesini iyileştirdiği yönünde çalışmalar var mı?” diye sordum. Şu yanıtı verdi: “Çok fazla çalışma var. Gıda takviyelerinin gebe kalmayı artırmada ki oranı yüzde 30 civarında. Özellikle Qenzim Q10 denilen bir molekül var. Bu hem yumurtalık hem sperm parametrelerini güçlendiriyor, gebelik başarılarını artırıyor. Yine D vitamini toplumda eksikliği çok olan bir vitamin. Gıdalardan mikro besinlerin azalmasından dolayı özellikle hem sperm hem yumurta kalitesini arttırmak için gıda takviyelerinin kullanımı arttı. Mikro besinler, hem gebe kalmayı kolaylaştırıyor hem gebeliğin devamını sağlıyor. Tabi her şey biz doktorların kontrolünde yapılması gerekiyor.”

3 AY ÖNCEDEN BAŞLANMALI
“Siz erkek veya kız çocuk isteyenlere farklı beslenme önerilerinde bulunuyor musunuz?” sorusuna ise Prof. Dr. Yıldırım, şöyle yanıt verdi: “Evet, beslenme şeklimiz hem gebe kalmayı hem de bebeğin cinsiyetinde önemli bir rol oynuyor. Hamile kalmadan en az 3 ay önce başlanacak bir diyetle, kız çocuk ya da erkek çocuk sahibi olmak yüzde 80 oranında mümkün. Kız çocuk isteyenler, et ürünlerini kısıtlı tüketmeli, tuzsuz yemeli, ekşi tüketmeli. Erkek çocuk isteyenler, tatlı ve tuzlu yemeli.”

İŞTE CİNSİYET BELİRLEYEN O BESLENME ÖNERİLERİ
Prof. Dr. Yıldırım, erkek çocuk ve kız çocuk isteyen çiftlere şu beslenme önerilerinde bulundu:

ERKEK ÇOCUK İSTEYENLER

TATLI: Meyveler ve sebzeler de tatlı oranı önemli. Sütlü tatlılar tercih edilebilir.
TUZ: Eğer sağlık açısından bir sakıncası yoksa tüm gıdalar mümkün olduğunca tuzlu olarak tüketilmelidir.
İÇECEKLER: Cay, kahve, taze meyve suyu.
SÜT VE PEYNİRLER: Tereyağı, sütsüz kremalar tüketilebilir.
ET: Tüm etler ve şarküteri istenildiği kadar tüketilebilir.
BALIK: Özellikle tuza basılmış ve kurutulmuş balıklar tüketilmesi tavsiye edilir. Tuzlu morina, tütsülenmiş ringa, tütsülenmiş mezgit balığı, kullanılabilir. Konserve halinde sardalye, somon, ton, uskumru balığı tüketilebilir.
YUMURTA: Haftada 1 veya 2 kez başka gıdaların içinde kullanılabilir.
TAHILLAR: Pirinç, un, irmik kullanılması serbesttir. Normal ekmek, süt içermeyen bisküviler, tuzlu aperitif bisküviler (içinde peynir olmayacak) tüketilebilir.
SEBZELER: Lahana, kuru fasulye, nohut, bakla, mercimek, mısır istenildiği kadar tüketilebilir.
MEYVELER: Bütün meyveler tüketilebilir. Kurutulmuş meyvelerden erik, üzüm, hurma, incir, kestane ve kayısı kurusu önerebiliriz.
BAHARATLAR: Sarımsak, anason, kişniş, kimyon, köri, defne, yenibahar, zencefil, Hindistan cevizi, kırmızı biber, karanfil ve nane.

KIZ ÇOCUK İSTEYENLER

MEYVELER: Taze olarak ya da komposto olarak tüketilebilir. Daha çok ekşi meyveler tercih edilmelidir.
İÇECEKLER: Süt, günde en az 1 litre kullanılması tavsiye edilir.
ET: Günde en fazla 130 gram tüketilecek. Sığır, dana, kümes hayvanları, sakatat, kuzu, koyun eti.
BALIK: Günde en fazla 130 gram tüketilecek. Taze balık veya dondurulmuş balık tuzsuz olarak, haşlanmış şekilde tüketilecek.
YUMURTA: Tüketilmesi serbest ancak tuz ve peynir kullanılmayacak.
SÜTLÜ GIDALAR: Tuzsuz tereyağı, yoğurt tüketilebilir. Ama tüm peynirler ve dondurma yasak.
EKMEK: Tuzsuz ekmek, evde ekmek yapıIıyorsa maya kullanılmayacak.
TAHILLAR: Pirinç, makarna, irmik, un, mısır nişastası kullanılması serbest. Kuru bakla, fasulye, mercimek ve nohut ise tüketmeyin.
SEBZELER: Patates; günde en fazla 150 gram haftada en fazla 3 kez serbest. Havuç, taze fasulye, şalgam, soğan, pırasa, bezelye, salatalık, turp, biber (15 günde bir ) tüketilmelidir.
KURU YEMİŞ: Ceviz, fındık, badem ve fıstık tuzsuz olarak tüketilebilir.
TUZ: Tüm gıdaları tuzsuz tüketmeyi öneriyoruz.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yedigimiz-besinler-bebegin-cinsiyetini-etkiliyor/feed/ 0
Sarılmak stresi azaltıyor https://www.haber60.com.tr/sarilmak-stresi-azaltiyor/ https://www.haber60.com.tr/sarilmak-stresi-azaltiyor/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/sarilmak-stresi-azaltiyor/ Sarılmanın, psikolojik ve duygusal sağlığa pek çok etkisi olduğunu biliyor muydunuz? Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, fiziksel temasın ilişkilerin sağlıklı gelişimi için temel ögelerden biri olarak kabul edildiğini belirterek, “Hem arkadaşlık hem aile içinde hem de romantik ilişkilerde fiziksel temas, samimiyetin ve güvenin pekişmesine; sevgiyi ve bağlılığı ifade etmenin yanı sıra duygusal desteğin sağlanmasına ve duygusal bağların güçlenip, ilişkilerin derinleşmesine vesile oluyor. Öte yandan karşıdaki kişinin sınırlarına saygı duyulması, fiziksel teması karşılıklı rızaya dayalı olarak doğal bir şekilde günlük akışa dâhil etmek gerektiği de unutulmamalıdır” dedi.

DEPRESYONU AZALTIYOR
Beyaz, yapılan araştırmalara göre fiziksel temasın stres seviyelerini düşürdüğünü, oksitosin adı verilen ‘bağlanma hormonunun’ salgılanmasını artırdığını ve genel olarak mutluluk hissini desteklediğini ortaya koyduğunu belirterek, şöyle dedi: “Oksitosin hormonu, bireylerde güven ve yakınlık duygularını artırarak, sosyal bağları güçlendirir ve depresyon, anksiyete gibi duygusal sorunların azalmasında bir nevi yardımcı bir etken olabilir. Ayrıca, vücutta endorfin salgılanmasını tetikleyerek, acı hissini de azaltabilir ve genel iyilik halini de artırabilir.”

EKSİKLİĞİ ÖZGÜVENİ AZALTIYOR
Fiziksel temas eksikliğinin ilişkiler üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Beyaz, “İlişkilerde duygusal mesafenin artmasına, duygusal soğukluk ve yakınlığın azalmasına, güvensizlik ve ilişkinin sağlamlığına dair endişelerin artmasına ve duygusal gelişim sorunları, düşük özsaygı gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir” diye konuştu.

DANS ETMEK ETKİYİ ARTIRIYOR
HEM çiftlerin hem de ailelerin fiziksel teması artırmaları için birbirlerine zaman ayırmaları ve bu hususa önem vermeleri gerektiğini belirten Beyaz, “Ayrıca, birlikte spor yapmak, dans etmek veya yürüyüş yapmak gibi ortak ilgi alanlarına odaklanılarak, aktivitelere katılmak, hem duygusal hem de fiziksel yakınlığı teşvik edebilir” diye konuştu.

SEVGİYİ İFADE EDİYOR
Fiziksel temasın arkadaşlık, aile ve romantik ilişkilerdeki rolüne değinen Beyaz, “Fiziksel temas, arkadaşlık, aile ve romantik ilişkilerde önemli bir vazife görür. İlişkilerin de sağlıklı gelişimi için temel ögelerden biri olarak kabul edilebilir. Hem arkadaşlık hem aile içinde hem de romantik ilişkilerde fiziksel temas, samimiyetin ve güvenin pekişmesine; sevgiyi ve bağlılığı ifade etmenin yanı sıra duygusal desteğin sağlanmasına ve duygusal bağların güçlenip, ilişkilerin derinleşmesine vesile olabilmektedir” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sarilmak-stresi-azaltiyor/feed/ 0
Virüs saldırısı altındayız https://www.haber60.com.tr/virus-saldirisi-altindayiz/ https://www.haber60.com.tr/virus-saldirisi-altindayiz/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/virus-saldirisi-altindayiz/ Mevsimsel olarak görülen hastalıkların başında, soğuk havaların etkisiyle artan üst solunum yolu enfeksiyonları yer alıyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda insanlar birbirine daha kolay virüs bulaştırabiliyor. Peki, hangi hastalıklar kapımızı çalıyor? Koku ve tat kaybı gibi sık görülmeyen belirtiler neye işaret ediyor? Hastalıklara karşı ne gibi önlemler almakta fayda var? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gökçe Demir, sorularımı tek tek cevapladı…

VAKALAR ARTTI
Son dönemde, Kovid-19, grip, rinovirüs, soğuk algınlığı ve nezle etkenlerinin arttığının görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: “Özellikle influenza virüsü, artış gösteriyor. Mevsimsel olarak en belirgin şikayetleri gösteren virüslerden birisidir. Aralık ayıyla birlikte vakalarda artış görülüyor.”

GRİP Mİ KOVİD Mİ?
Test yapmadan gribal şikayetleri Kovid-19’dan ayırt etmenin oldukça zor olduğunu belirten Uzm. Dr. Demir, “Çünkü gribal belirtilerin çoğu, Kovid-19’da da görülebiliyor. Ancak, yeni görülen alt varyantların hastalık yapma potansiyeli eskisi kadar yüksek değil. Bu varyantlarda genellikle hafif burun akıntısı, hapşırık, öksürük, hafif ateş ve kas-eklem ağrıları gibi belirtiler görülüyor. Influenza ise daha yüksek ateşle ve daha belirgin şikayetlerle seyrediyor. Kovid-19’un hastalık yapma potansiyeli giderek azalmış durumda” dedi.

KOKU KAYBI NEYİN HABERCİSİ?
Tat ve koku kaybının, genellikle Kovid-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilen bir belirti olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: “Çünkü bu virüs bu belirtiyi sıkça yapar. Ancak, diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüsler de tat ve koku kaybına neden olabilir. Örneğin, enterovirüsler, rinovirüsler hatta influenza da tat ve koku kaybı yaratabilir. Ancak bu durum Kovid-19 kadar yaygın değildir. Eğer viral bir enfeksiyon söz konusuysa, tat ve koku kaybı yalnızca bu belirtilerle sınırlı kalmaz. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve ateş gibi diğer belirtiler de görülür. Bu belirtiler, yalnızca Kovid-19 değil, diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla da ilişkilidir. Kesin bir tanı koyabilmek için antijen testleri ya da PCR testleri gibi testlerin yapılması gereklidir.”

HASTANEYE YATIŞLAR ARTTI
Son dönemlerde artan vakalar nedeniyle hastanede yatan hasta sayısının da arttığına dikkat çeken Uzm. Dr. Demir, “Sadece üst solunum yolu değil, zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları vakalarında da artış var. Burada önemli olan hastalığın viral mi bakteriyel mi olduğunun ayrımını yapmaktır. Viral olan grip hastalığı için antiviral tedavi uygulanır. Fakat diğer gribal hastalıklarda destekleyici tedavi kullanılmaktadır. Ancak bakteriyel bir alt solunum yolu enfeksiyonu varsa o zaman antibiyotik tedavisine başvurulur” dedi.

KORUNMAK İÇİN KURALLARA UYUN
Bağışıklığı güçlü kişilerin bile, her kış gribe yakalandığını belirten Uzm. Dr. Demir, şu uyarılarda bulundu: “Sonuçta, grip gibi solunum yolu enfeksiyonları, konuşma, hapşırma sırasında havada yayılan damlacıklarla bir insandan diğerine kolayca bulaşır. Vitaminlerden mucizevi bir etki beklemesek de C vitamini ve D vitamini almak faydalı olabilir. Ancak ne olursa olsun, virüslü bir kişi tarafından enfekte olma riski her zaman vardır. El hijyenine dikkat etmek, kalabalık ortamlarda bulunmak zorunda kalındığında cerrahi maske takmak faydalı olabilir. Grip, sanıldığının aksine ağır bir hastalıktır. Influenza, zatürre gibi ciddi komplikasyonlara ve solunum yetmezliğine yol açabilir. Ancak yine de önlenebilir bir hastalıktır.”

GRİP AŞISI OLUN
Her yıl eylülekim aylarında henüz grip toplum içinde çok yayılmadan grip aşılarının yaptırılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Demir, “Eğer, yüksek ateş, kas eklem ağrısı gibi gribal belirtiler içeren bir hastalık geçirilmediyse aralık, ocak ve şubat ayında da grip aşısı yaptırılabilir” dedi.

RİSKLİ GRUPTAKİLER DİKKAT ETMELİ!
Kimlerin risk altında olduğunu ise Uzm. Dr. Demir, şöyle sıraladı: “Kronik hastalığı olanlar, 65 yaş üstü kişiler, astım, koah gibi akciğer ve metabolik hastalığı olanlar, hipertansiyon, şeker ve kalp hastaları, böbrek yetmezliği olanlar, romatizmal hastalığı ve kanser olanlar. Bağışıklık sistemini zayıflatacak ilaçlar kullanan kişilerin mutlaka grip aşısı yaptırması gerekir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/virus-saldirisi-altindayiz/feed/ 0
Kalp sağlığı için bu 3 belirtiye dikkat https://www.haber60.com.tr/kalp-sagligi-icin-bu-3-belirtiye-dikkat/ https://www.haber60.com.tr/kalp-sagligi-icin-bu-3-belirtiye-dikkat/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/kalp-sagligi-icin-bu-3-belirtiye-dikkat/ Dünya genelinde en yaygın ölüm nedenlerinden biri kalp ve damar hastalıkları. Uzmanlar, kalp sağlığı için beslenmeye ve egzersize dikkat çekiyor. ABD’de yaşayan ünlü kalp ve damar cerrahı Dr. Jeremy London ise sosyal medya platformu Tiktok’tan kalp sağlığını tehdit eden üç uyarı işaretini paylaştı:
Minimal fiziksel aktivitelerde bile nefes almakta zorluk çekmek.
Yatarken ortaya çıkan nefes darlığı.
Bacaklarda şişlik.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kalp-sagligi-icin-bu-3-belirtiye-dikkat/feed/ 0
Yapay zekaya dava! https://www.haber60.com.tr/yapay-zekaya-dava/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zekaya-dava/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/yapay-zekaya-dava/ The Washington Post gazetesinin haberine göre, Texas’ta bir aile, yapay zeka temelli konuşma uygulamasının sohbet botlarıyla konuşan 17 yaşındaki otizmli oğlunda, fiziksel ve davranışsal ‘gariplikler’ tespit etti. Çocuklarının telefonuna bakan aile; yapılan sohbetlerde botların, ailesinin ekran süresi kısıtlandığı için üzgün olan çocuğa sahip olmayı hak etmediği yanıtını verdiğini gördü. Ailenin ekran görüntüsü aldığı mesajlarda; yapay zekanın çocuğa, üzüntüyle başa çıkmak için kendisine zarar verecek davranışlarda bulunmasını önerdiği belirlendi. Uygulamaya dava açan ailesi, bir botun ailenin kurallarına karşı savaşmasını tavsiye ettiği, başka bir botun ise ‘aileyi öldürmenin makul bir karşılık olabileceği’ yanıtını verdiğini iddia etti. Açılan davaya bir aile daha dahil oldu. İkinci davacı aile ise uygulamanın çocuklarını uygun olmayan ürünlere maruz bıraktığını iddia ederek, çocukları korumak için daha güçlü tedbirler alana kadar uygulamanın kapatılmasını talep etti. Aile, 11 yaşında kız çocuklarının, iki yıl boyunca “cinsel içeriğe” maruz kaldığını da ileri sürdü. Öte yandan, ekim ayında ise Florida eyaletinde bir aile oğlunun sanal karaktere aşık olup intihar ettiği iddiasıyla dava açmıştı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yapay-zekaya-dava/feed/ 0
Kışın bağışıklığımızı güçlü tutmanın formülü https://www.haber60.com.tr/kisin-bagisikligimizi-guclu-tutmanin-formulu/ https://www.haber60.com.tr/kisin-bagisikligimizi-guclu-tutmanin-formulu/#respond Sat, 21 Dec 2024 10:11:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/kisin-bagisikligimizi-guclu-tutmanin-formulu/ Soğuk kış günlerinde vücudu kış şartlarına uygun şekilde hazırlamak gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Kış mevsiminde çoğu kişide fiziksel aktivitede azalma, iştah artışı, öğün düzeninde değişiklikler gözlemlenebiliyor. Grip gibi hastalıklarla karşılaşma riski de artıyor. Kış döneminde bağışıklık sistemini güçlü tutmak çok daha önemli hale geliyor” diye konuştu.

BUNLARDAN UZAK DURUN
Bağışıklık sisteminin, vücuda giren hastalık yapıcı mikropları ortadan kaldırmak için savaştığını söyleyen Örnek, şöyle dedi: “Bu yüzden de öncelikli olarak bu sistemi zayıf düşüren faktörlerden uzak durulması gerekir. Bu faktörler; hatalı beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, sigara, uyku düzensizliği ve stres. Bunların varlığı devam ederken bağışıklık güçlendiren takviyeler veya vitaminli bir besini tüketmek hiçbir işe yaramaz.”

VİRÜS SAVAR BESLENME ÖNERİLERİ
Örnek, kış mevsiminde bağışıklığı güçlendirmek için beslenme önerilerinde bulundu:

ŞEKERLİ YİYECEKLERDEN UZAK DURUN
Öncelikle şeker ve şeker eklenmiş yiyecekler-içecekler, hamur işleri, kızartmalar, katkı maddesi içeren hazır yiyecekler, işlenmiş etler, katı yağ ile yapılmış yiyeceklerden uzak durmak gerekir. İlk kural 4 besin grubundan yeterli derecede beslenmektir. Bunlar; süt ürünleri, et ürünleri, sebze-meyveler ve tahıllardır.

SOĞAN VE SARIMSAK YİYİN
Çeşitli antioksidan ve lif içerikleri nedeniyle kıymetli olan; soğan, sarımsak, lahanagiller, turpgiller, brokoli, nar, portakal, avokado başta olmak üzere sebze ve meyvelere beslenmenizde yer verin. Her yemeğin yanında zeytinyağlı sirkeli bol salata tüketin.

PROPOLİS TÜKETİN
Arıların kovan hijyenini sağlamak için ürettiği propolis bağışıklığı artırıyor. Üretim koşullarının güvenirliği ve alerjik etkisi riski nedeniyle doktor kontrolünde alınmalıdır.

ÇORBALARINIZA ZERDEÇAL EKLEYİN
Kurkumin içeren zerdeçal üzerinde çok çalışma yapılan bitkilerden biri. Bağışıklığı harekete geçirdiğini biliyoruz. Baharat olarak karabiberle çorbalarda kullanabilirsiniz.

BİTKİ ÇAYLARI VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRIYOR
Vücut direncinizi arttıracak örnek bitki çayı olarak; yeşil çay, adaçayı, 1 çay kaşığı doğal bal, birkaç karanfil ekleyip karıştırarak günde 2 fincan tüketebilirsiniz. Ihlamur, rezene, zencefil, kuşburnu çayları da önerilebilir.

D VİTAMİNİ DÜZEYİNİZE DİKKAT EDİN
D vitamini düzeylerinizi arttırmak için güneşten yararlanın. Doktor önerisiyle gerekiyorsa takviye alın.

CEVİZ TÜKETİMİ ÖNEMLİ
Omega 3 bağışıklık sistemimizi güçlendirmede önemli. Bol bol balık, semizotu ve ceviz tüketin.

BOL SU İÇİN
Bol su tüketimi vücuttaki toksinlerden arınmak ve metabolizmayı canlandırmak için önemlidir.

ET, BALIK, YUMURTA YİYİN
Bağışıklık sisteminin salgıladığı antikorlar protein yapıdadır. Protein alımınızı yeterli düzeyde tutmalısınız. Et, tavuk, balık, hindi, yumurta, süt ürünleri, bakliyatlar protein içerir. Ayrıca bu grupta çinko minerali direncimizi arttırmamızda yardımcı olur.

ZEYTİNYAĞI GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN
Zeytinyağı ve avokadoya beslenmenizde yer verin. Hindistan cevizi yağı, çörekotu yağı, avokado yağı da güçlü antioksidanlar arasındadır.

YOĞURT, KEFİR VE TURŞU TÜKETİN
Sebze ve meyvelerin bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler olan probiyotiklerin çoğalmasına yardımcı olması özelliği de savunma sistemimize güç katar. Probiyotik sayımızı arttırmak için yoğurt, kefir, turşu, sirke gibi fermente ürünlerden faydalanabilirsiniz.

LİFLİ TAHILLARI TERCİH EDİN
Karbonhidrat olarak basit yani sofra şekeri ve şekerle yapılan yiyeceklere ihtiyacımız olmadığı gibi bağışıklık sistemini de zayıflatır. Lifli olan kompleks karbonhidrat yani rafine edilmemiş, kepekli, kabuklu tahıllar tercih etmeliyiz. Örneğin tam buğday ekmeği, karabuğday, yulaf ve bulgur tüketebilirsiniz.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kisin-bagisikligimizi-guclu-tutmanin-formulu/feed/ 0
Afyonkarahisar’da Kamyonet Devrildi: 4 Yaralı https://www.haber60.com.tr/afyonkarahisarda-kamyonet-devrildi-4-yarali/ https://www.haber60.com.tr/afyonkarahisarda-kamyonet-devrildi-4-yarali/#respond Thu, 19 Dec 2024 22:36:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/afyonkarahisarda-kamyonet-devrildi-4-yarali/ Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde kamyonetin devrilmesi sonucu 4 kişi yaralandı.

V.E.Ş. (22) idaresindeki 16 JUF 48 plakalı kamyonet, Afyonkarahisar- Kütahya kara yolu Hacıbeyli köyü yakınlarında devrildi.

Kazada, sürücü ile kamyonetteki Ş.Ş, (54), Z.Ş. (50) ile A.Y.Ş. (28) yaralandı.

İhbar üzerine, kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Ambulanslarla Afyonkarahisar Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/afyonkarahisarda-kamyonet-devrildi-4-yarali/feed/ 0
Bakan Memişoğlu’ndan Yaralı Jandarmalara Ziyaret https://www.haber60.com.tr/bakan-memisoglundan-yarali-jandarmalara-ziyaret/ https://www.haber60.com.tr/bakan-memisoglundan-yarali-jandarmalara-ziyaret/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/bakan-memisoglundan-yarali-jandarmalara-ziyaret/ Sağlık BakanıKemal Memişoğlu, Bursa Adliyesi’nde yaşanan silahlı saldırıda yaralanan 2 jandarmayı tedavi gördükleri hastanede ziyaret etti.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Bursa Adliyesi’nde yaşanan silahlı saldırıda yaralanıp Çekirge Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar’ı ziyaret etti. Hastane çıkışı Bakan Memişoğlu açıklama yapmazken, Bursa Adliyesi’ne giderek saldırının gerçekleştiği duruşma salonunu inceledi. Burada bilgi aldıktan sonra Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi’ne geçen Memişoğlu, tedavi gören diğer yaralı asker Uğur Bulut’u ziyaret etti. Yaralı askerler hakkında bilgi alan Bakan Memişoğlu, daha sonra AK Parti Bursa İl Başkanlığı ziyaretinde bulundu. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-memisoglundan-yarali-jandarmalara-ziyaret/feed/ 0
TİKA’dan Tacikistan’a Fizik Tedavi Desteği https://www.haber60.com.tr/tikadan-tacikistana-fizik-tedavi-destegi/ https://www.haber60.com.tr/tikadan-tacikistana-fizik-tedavi-destegi/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/tikadan-tacikistana-fizik-tedavi-destegi/ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tacikistan’ın Hisar kentindeki Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon Merkezi’ne fizik tedavi birimi kurdu.

Tacikistan Devlet Sosyal Koruma Ajansı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Hisar Zihinsel Hastalıklar Rehabilitasyon Merkezi, çeşitli zihinsel rahatsızlıkları bulunan hastalara bakım ve tedavi hizmeti sunuyor. 240 hastaya hizmet veren merkezin en önemli ihtiyaçlarından biri olan fizik tedavi birimi, TİKA Sosyal Koruma Ajansı iş birliğinde yürütülen proje kapsamında kuruldu. Merkezdeki fırın da modern ekipmanlarla donatılarak yenilendi.

Fizik tedavi biriminin açılışına Sosyal Koruma Ajansı Başkanı Hakim Holzoda, TİKA Duşanbe Koordinatörü İbrahim Ethem Ünal, Tacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığı temsilcileri ile Duşanbe Büyükelçiliği personeli katıldı. Tacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığı yetkilileri, merkeze sağlanan bu desteklerin hizmet kalitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, Türkiye’ye ve TİKA’ya teşekkür etti.

TİKA, Tacikistan’da gerçekleştirdiği projelerle özellikle toplumsal kırılganlığa sahip grupların ve ihtiyaç sahibi bireylerin hayat şartlarını iyileştirmeye ve ülkedeki sosyal kalkınmaya katkı sağlamaya devam ediyor. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tikadan-tacikistana-fizik-tedavi-destegi/feed/ 0
Van’da ‘Fermuar Sistemi ile Yaşama Yol Ver’ Projesi Tanıtıldı https://www.haber60.com.tr/vanda-fermuar-sistemi-ile-yasama-yol-ver-projesi-tanitildi/ https://www.haber60.com.tr/vanda-fermuar-sistemi-ile-yasama-yol-ver-projesi-tanitildi/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/vanda-fermuar-sistemi-ile-yasama-yol-ver-projesi-tanitildi/ Van İl Sağlık Müdürlüğü, trafik kazalarını önlemek ve acil durum araçlarının daha hızlı ulaşmasını sağlamak amacıyla “Fermuar Sistemi ile Yaşama Yol Ver” projesinin tanıtımını gerçekleştirdi.

Sağlık Bakanlığı tarafından ambulansların trafikte daha hızlı ilerlemesi için hayata geçirilen proje, Van İl Ambulans Servisi Başhekimliğinde düzenlenen programla tanıtıldı. Proje, trafikte “fermuar sistemi” olarak bilinen düzenin yaygınlaştırılmasını ve sürücülerin bu konuda bilinçlenmesini hedefliyor. Lansmanda, sistemin işleyişi ve trafikteki hayati önemi detaylı bir şekilde anlatıldı.

Program sonrası açıklamalarda bulunan Van İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Mehmet Tatlı, kentteki ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte projesinin lansmanını gerçekleştirdiklerini belirtti. Başkan Dr. Tatlı, “Bu proje kapsamında özellikle emniyet, jandarma, AFAD, itfaiye ve sivil toplum kuruluşlarımız gibi diğer tüm kuruluşlarımızla birlikte projeyi nasıl daha iyi anlatabiliriz, bu konu hakkında bir lansman toplantısı gerçekleştirdik. Fermuar sistemiyle yaşama yol ver projesi 7’den 70’e herkesi ilgilendiren bir projedir. Ambulanslarımızla vakalara gittiğimizde yüzde 40 oranında yaşama şansını arttırabilecek bir projedir. Bu noktada tüm paydaş kuruluşlarımızla birlikte her alanda sosyal medyada, belediye otobüslerinde, sahalarda, okullarımızda, AVM’lerimizde, televizyonlarımızda, her alanlarda bu projeden bahsedeceğiz. Toplumdaki bu sosyal farkındalık seviyesini daha da arttırarak hastalarımıza daha hızlı ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Farkındalığı artırmak için koordineli olarak gerekli çalışmaları yapacaklarını dile getiren İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ekrem Çiçek ise “İl Sağlık Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde “Fermuar Sistemi” kapsamında Yaşama Yol Ver projesinin il lansman tanıtımı gerçekleştirildi. Her yaş grubunda farkındalığı artırmak için koordineli olarak gerekli çalışmaları yapacağız. Bir hayatın bile değerli olduğu inancı ile bu projenin de katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu proje ile farkındalık oluşturarak trafik güvenliğine ciddi katkı sağlayacağımızı düşünüyorum” diye konuştu. – VAN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/vanda-fermuar-sistemi-ile-yasama-yol-ver-projesi-tanitildi/feed/ 0
Market raflarındaki en pahalı peynirde hile çıktı https://www.haber60.com.tr/market-raflarindaki-en-pahali-peynirde-hile-cikti/ https://www.haber60.com.tr/market-raflarindaki-en-pahali-peynirde-hile-cikti/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/market-raflarindaki-en-pahali-peynirde-hile-cikti/ Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit-tağşiş yapılan ve sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar listesini güncellemeye devam ediyor. Bu kez, listeye market raflarının en pahalı peynir markası eklendi.

İNEK SÜTÜ TESPİT EDİLDİ

Napoli Antica markasına ait tam yağlı mozzarella peynir ürününde taklit ve tağşiş tespit edildi. Yapılan analizlere göre “Pastorize Manda Sütü” içermesi gereken ürünlerde, manda sütü yerine inek sütü kullanıldığı belirlendi. Söz konusu peynirin içeriğinde pastorize manda sütü, asitlik düzenleyici, sitrik asit, tuz, peynir mayası, peynir kültürü olduğu belirtilirken analizlerde ise manda sütü yerine inek sütü kullanıldığı tespit edildi.

Market raflarındaki en pahalı peynirde hile çıktı

EN PAHALISI

Bu markaya ait peynir market raflarında 125 gramı 189 TL’den, kilogram fiyatı bin 519 TL’den satılıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/market-raflarindaki-en-pahali-peynirde-hile-cikti/feed/ 0
70 Yaşında Ehliyet Aldı https://www.haber60.com.tr/70-yasinda-ehliyet-aldi/ https://www.haber60.com.tr/70-yasinda-ehliyet-aldi/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/70-yasinda-ehliyet-aldi/ Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde siroz hastası olan oğlunu hastanedeki tedavi süreçlerine ehliyetsizlik nedeniyle götüremeyen 70 yaşındaki baba, sürücü kursuna yazılıp sürücü belgesini aldı.

Antalya’nın Gazipaşa ilçesine bağlı Kahyalar Mahallesi’nde yaşayan 70 yaşındaki Ergin Sertgöz, siroz hastası olan oğlunun tedavileri için hastaneye ehliyetsizlik nedeniyle götüremeyince, sürücü belgesi almak için bir kursa yazıldı. Daha önce hiç araç kullanmamış olan Sertgöz, geçtiğimiz aylarda Gazipaşa ilçesindeki bir kursa başvurarak ilk adımı attı.

Sınavı ilk denemede geçti

Azim ve kararlılıkla kurs eğitimini başarıyla tamamlayan Sertgöz, Motorlu Taşıtlar Sürücü Adayı Sınavı’nda büyük bir başarı göstererek sınavı ilk denemede geçti. Direksiyon eğitimini ise usta öğretici Zübeyde Akgül’den alan Sertgöz, direksiyon sınavına iki kez katılmak zorunda kaldı. İlk denemesinde parkuru tamamlayamayan Sertgöz, pes etmeyerek ikinci sınavında başarıya ulaştı ve 70 yaşında sürücü belgesine kavuştu.

Sertgöz, sınav sonunda hayalini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yakınlarıyla yaşarken, çevresindekilere de azim ve kararlılığıyla ilham oldu.

Ehliyet almasındaki sebebin oğlu olduğunu aktaran Sertgöz, “Oğlum siroz hastasıydı. Kimse götürmemize yardımcı olmuyordu. Ben de araç kullanmayı bilmiyordum ve ehliyetim de yoktu. Kursa yazıldım ve belgemi aldım. Emeği olanlardan Allah razı olsun” dedi. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/70-yasinda-ehliyet-aldi/feed/ 0
Söke’de Yaşlılar için Kimlik Değişim Hizmeti https://www.haber60.com.tr/sokede-yaslilar-icin-kimlik-degisim-hizmeti/ https://www.haber60.com.tr/sokede-yaslilar-icin-kimlik-degisim-hizmeti/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/sokede-yaslilar-icin-kimlik-degisim-hizmeti/ Söke Nüfus Müdürlüğü, sağlık sorunları ya da başka nedenlerle evden çıkamayan yaşlı ve engelli vatandaşlar için önemli bir hizmet sunuyor. Müdürlük personeli, eski tip kimlikleri yeni çipli kimliklerle değiştirmek için vatandaşların evlerine giderek işlemleri yerinde gerçekleştiriyor.

Söke’nin Atatürk Mahalle Muhtarı Arda Canbul, yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek Nüfus Müdürlüğü’ne teşekkürlerini iletti. Muhtar Canbul, “Mahalle sakinlerimizin kimlik değişiklik işlemlerini Nüfus Müdürlüğü personelleriyle birlikte hanelerimize ziyaret ederek gerçekleştirdik. Çalışmalarda emeği geçen Nüfus Şefimiz Halil Durmaz ve personele teşekkür ederim” dedi.

Muhtar Canbul, hizmetten faydalanmak isteyen mahalle sakinlerine yönelik de bir çağrıda da bulundu. Hasta, engelli ya da farklı sebeplerle evden çıkamayan kişilerin, 2024 yılı kimlik değişiklik ücreti olan 130 TL’yi Postane şubeleri veya devlet bankalarından birine yatırmaları ve ardından Atatürk Mahallesi Muhtarlığı’na kimlik bilgileriyle başvurmalarının yeterli olacağını belirtti. – AYDIN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sokede-yaslilar-icin-kimlik-degisim-hizmeti/feed/ 0
Hüseyin Avni Danyal: Oyuncunun gerçek performansını televizyonda değil, sahnede görürsünüz! https://www.haber60.com.tr/huseyin-avni-danyal-oyuncunun-gercek-performansini-televizyonda-degil-sahnede-gorursunuz/ https://www.haber60.com.tr/huseyin-avni-danyal-oyuncunun-gercek-performansini-televizyonda-degil-sahnede-gorursunuz/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/huseyin-avni-danyal-oyuncunun-gercek-performansini-televizyonda-degil-sahnede-gorursunuz/ Hüseyin Avni Danyal: Oyuncunun gerçek performansını televizyonda değil, sahnede görürsünüz!

Ziyaretçi oyunu ile sahnelere dönen Hüseyin Avni Danyal, oyunun prömiyeri öncesi Sabah Günaydın’da ‘Yasemİnce İtiraflar’ programında Yasemin Döngel’in sorularını yanıtladı. Oyunun bir psikodrama olmadığını belirten Danyal, “Bu bir drama, bir komedi değil. Ama ne dediğini çok iyi anlatan bir metin.” dedi. Oyuncu, Türkiye’deki oyunculuk seviyesinin bir sürü ülkeye göre daha yukarıda olduğunu dile getirdi. Çevresinden “Gergin, asabi ve sinirli” şeklinde eleştiriler de aldığını söyleyen usta isim, “Biraz fazla mükemmeliyetçiyim. Öyle olunca da başka insanları mutsuz ediyor bu tabii.” dedi. İşte röportajın tüm detayları…

Hüseyin Avni Danyal: Oyuncunun gerçek performansını televizyonda değil, sahnede görürsünüz!

-“Ziyaretçi” oyunuyla pek yakında yeniden sahnelerde göreceğiz sizleri. Neler hissediyorsunuz?

İşte biraz yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, sonuna geldik neredeyse. 16 Aralık’ta Kozyatağı Kültür Merkezi’nde prömiyer yapacağız. 3 aydır uğraştığımız oyunu ilk defa seyircinin karşısına çıkaracağız. Akla kara belli olacak bakalım, tepkileri göreceğiz. Haziran ayı gibi oyuna karar verdik. Yönetmen Berfin Hanım’la bir araya geldik, sonra yavaş yavaş kadroyu oluşturmaya başladık. Eylül başında da provalara başladık.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Hüseyin Avni Danyal: Oyuncunun gerçek performansını televizyonda değil, sahnede görürsünüz!

-Ne anlatıyor “Ziyaretçi” bize?

1938 yılında 2. Dünya Savaşı’nın son günleri, hepimizin bildiği çağımızın psikanalistlerinden, bilim adamı Sigmund Freud’un evinde geçiyor. Oyunun başkişisi de Sigmund Freud. Sigmund Freud ve kendi gibi psikiyatri üzerine çalışmalar yapan hatta öldükten sonra da Freud’un bilimsel çalışmalarını devam ettiren kızı Anna var oyunumuzun kahramanı. Viyana’dan ayrılmadan önce, savaş yüzünden Freud Viyana’dan ayrılıp Paris’e (gerçek hayatta da öyle) Londra’ya gitmek istiyor ama Naziler Freud’dan bir yazı istiyorlar, Freud’a zarar vermediklerine dair. Yani Nazilerle arasının iyi olduğuna, kötü bir yönetim görmediğine dair bir yazı istiyorlar. Freud da onun ikileminde “Yazsam mı, yazmasam mı?” diye. Bunun üzerine kızını gestapo alıyor. Her yönden sıkıştırıyorlar Freud’u. O gece eve bir ziyaretçi geliyor. Nereden geldiği belli olmayan, kim olduğu belli olmayan bir ziyaretçi geliyor. Freud’u sorgulamaya başlıyor, Freud da gittikçe sinirlenmeye başlıyor. Hani “Kimsin, nesin, neden bana bu soruları soruyorsun?” diye. Aslında oyun boyunca da ziyaretçinin kim olduğu pek anlaşılmıyor. Ta ki oyunun sonuna kadar. Biraz düş ile gerçek arasında, acaba Freud’un bilinçaltında kalmış kendi kişiliği mi? Ya da o sıralarda gelen Nazi subayının söylediği tımarhaneden kaçmış Walter Womersley diye bir adam var, o civarda görülmüş, acaba o tımarhaneden kaçan deli mi? Kızının peşine düşen, parklarda onu gözetleyen bir zampara var, acaba o adam olabilir mi? Yani seyircinin kafasında hep böyle soru işaretleri, “Kim bu adam?” soru işaretleri olacak. Ta ki oyunun sonuna kadar.

Ziyaretçi, benim oynadığım rol de öyle. Aslında ziyaretçiyle Freud’un diyaloglarından ortaya çıkan, yaşama dair hayata dair, inanca dair, sevgiye dair sorumluluklarımız nedir ve bunun için ne yapmamız lazım? Eğer suçlular varsa masumlar kimlerdir? Gibi biraz sorgulayan bir oyun metnimiz var.

-İzleyenler de kendini sorgulayacak anladığım kadarıyla…

Kesinlikle.

Hüseyin Avni Danyal: Oyuncunun gerçek performansını televizyonda değil, sahnede görürsünüz!

-Psikolojik bir tür değil mi, psikolojik bir şeyler izleyeceğiz…

Çok psikodrama diyemeyiz ama evet bir drama, bir komedi değil. Ama ne dediğini çok iyi anlatan bir metin. Yıllar önce ben bu oyunu izlemiştim Ankara Devlet Tiyatroları’nda, izlerken bile metinden çok etkilenmiştim. Çok etkileyici sözleri olan, çok iyi bir yazar. Hala günümüz yazarlarından Éric-Emmanuel Schmitt. Kendini çok iyi ifade eden bir oyun, çok iyi bir metin. Onun için de seyircimizi etkileyeceğini zannediyorum. Zaten provalarda da gelip seyreden arkadaşlarımız metinden çok etkileniyorlar, çok etkileyici bir metin.

Hüseyin Avni Danyal: Oyuncunun gerçek performansını televizyonda değil, sahnede görürsünüz!

-Provalarda neler yaşandı, sahne arkasındaki hazırlık sürecine de biraz değinelim isterim…

Zaten Erdal Bey ile (Küçükkömürcü) 40 yıla yakındır Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan tanışırız. Beraber projelerde de çalıştık. Şimdi o da emekli oldu ben de emekli oldum. Sağ olsun rica ettim çünkü oyunu okuduğumda Sigmund Freud rolü için ilk aklıma gelen Erdal Küçükkömürcü’ydü. Sağ olsun o da 6-7 yıl aradan sonra kırmadı beni, uzun bir ara vermişti. İki tane diğer genç arkadaşımızı da zaten seyretmiştim. Ben böyle ara sıra gider oyunlarda gençleri seyrederim, ne var ne yok? Hangileri yetenekli, yetenek oranları nedir? Neleri başarıyorlar? İkisini ve izlemiştim ve öyle cebimdeydi bir şey olursa bunları çağırabilirim çok yetenekli çocuklar diye. Onları da aynı şekilde öyle buldum Merve Dağlı ile Yusuf Nebioğlu’nu. Çok keyifli oldu, sanki yıllardır beraber çalışıyor gibi iyi oldu. Ekiple iyi bir uyum sağladık. Rahat geçti yani stressiz, gergin olmayan, bir an önce hikayemizi anlatalım dediğimiz bir prova süreci oldu. Sonuna da geldik zaten.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/huseyin-avni-danyal-oyuncunun-gercek-performansini-televizyonda-degil-sahnede-gorursunuz/feed/ 0
SurvivorAyşe Yüksel’in inanılmaz değişimi! Kilo verip, tarzını değiştirdi! Şimdi sevgilisiyle gününü gün ediyor… https://www.haber60.com.tr/survivorayse-yukselin-inanilmaz-degisimi-kilo-verip-tarzini-degistirdi-simdi-sevgilisiyle-gununu-gun-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/survivorayse-yukselin-inanilmaz-degisimi-kilo-verip-tarzini-degistirdi-simdi-sevgilisiyle-gununu-gun-ediyor/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/survivorayse-yukselin-inanilmaz-degisimi-kilo-verip-tarzini-degistirdi-simdi-sevgilisiyle-gununu-gun-ediyor/ Survivor Ayşe Yüksel’in inanılmaz değişimi! Kilo verip, tarzını değiştirdi! Şimdi sevgilisiyle gününü gün ediyor...

Survivor’da iki sezonu yarışan ve performansı ile oldukça dikkat çeken Ayşe Yüksel, sosyal medya pozları ile de adından söz ettiriyor.

Survivor Ayşe Yüksel’in inanılmaz değişimi! Kilo verip, tarzını değiştirdi! Şimdi sevgilisiyle gününü gün ediyor...

Yüksel, yarışmadan sonra bambaşka birine dönüştü. Yüzündeki ufak konuşların yanı sıra kilolarından da kurtulan ünlü isim, tarzıyla da gündem oldu.

Survivor Ayşe Yüksel’in inanılmaz değişimi! Kilo verip, tarzını değiştirdi! Şimdi sevgilisiyle gününü gün ediyor...

Instagram pozları ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Yüksel, bir de yeni aşka yelken açtı.

Survivor Ayşe Yüksel’in inanılmaz değişimi! Kilo verip, tarzını değiştirdi! Şimdi sevgilisiyle gününü gün ediyor...

Survivor’un yıldız ismi sevgilisiyle paylaşım yapmayı da ihmal etmiyor.

Survivor Ayşe Yüksel’in inanılmaz değişimi! Kilo verip, tarzını değiştirdi! Şimdi sevgilisiyle gününü gün ediyor...

İŞTE AYŞE YÜKSEL’İN SON HALİ…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/survivorayse-yukselin-inanilmaz-degisimi-kilo-verip-tarzini-degistirdi-simdi-sevgilisiyle-gununu-gun-ediyor/feed/ 0
Oyuncu Yasemin Hadivent’ten duygulandıran paylaşım! Kaybettiği yeğenini bedeninde yaşatacak https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yasemin-hadiventten-duygulandiran-paylasim-kaybettigi-yegenini-bedeninde-yasatacak/ https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yasemin-hadiventten-duygulandiran-paylasim-kaybettigi-yegenini-bedeninde-yasatacak/#respond Fri, 13 Dec 2024 13:44:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yasemin-hadiventten-duygulandiran-paylasim-kaybettigi-yegenini-bedeninde-yasatacak/ Oyuncu Yasemin Hadivent’ten duygulandıran paylaşım! Kaybettiği yeğenini bedeninde yaşatacak

42 yaşındaki oyuncu Yasemin Hadivent, 4 yaşındaki yeğeni Melisa’yı 2020 yılında kaybetmişti. Yasemin Hadivent’in ablası Nazenin Hadivent, sosyal medya hesabında kızının vefat haberini duyurmuştu.

Oyuncu Yasemin Hadivent’ten duygulandıran paylaşım! Kaybettiği yeğenini bedeninde yaşatacak

“BİR GÜN KAVUŞACAĞIZ, O GÜNÜ BEKLİYOR OLACAĞIM”

Nazenin Hadivent hesabında, “Gittiğin cennet bahçelerinde mutlu olacağına eminim. Emanetimi bugün kollarımda teslim ettim. Sen bu dünyaya ete kemiğe bürünmüş bir melek olarak geldin ve bugün yine melek olarak ayrıldın.

Oyuncu Yasemin Hadivent’ten duygulandıran paylaşım! Kaybettiği yeğenini bedeninde yaşatacak

Bir gün kavuşacağız. Özlem ve hasretle o günü bekliyor olacağım. Kızımızı bugün itibarıyla kaybettik. Arayan soran herkese teşekkür ederiz. Aile olarak şuan konuşabilecek durumda değiliz. Anlayışınıza sığınıyoruz. Lütfen dualarınızı eksik etmeyin.” paylaşımını yapmıştı.

Oyuncu Yasemin Hadivent’ten duygulandıran paylaşım! Kaybettiği yeğenini bedeninde yaşatacak

YEĞENİNİ BEDENİNDE YAŞATACAK

Yasemin Hadivent, 4 yıl önce kaybettiği yeğeni Melisa’nın ismini koluna dövme yaptırdı.

Oyuncu Yasemin Hadivent’ten duygulandıran paylaşım! Kaybettiği yeğenini bedeninde yaşatacak

“RUHUM MELİSA’YLA BULUŞACAK”

Sosyal medya hesabında Melisa’yla olan anılara yer veren Hadivent, “Bedenim bir gün toprağa karıştığında ruhum sonsuzlukta Melisa’yla buluşacak.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yasemin-hadiventten-duygulandiran-paylasim-kaybettigi-yegenini-bedeninde-yasatacak/feed/ 0
Kuduz ne zaman ölümcül? Uzmanlardan kritik uyarılar https://www.haber60.com.tr/kuduz-ne-zaman-olumcul-uzmanlardan-kritik-uyarilar/ https://www.haber60.com.tr/kuduz-ne-zaman-olumcul-uzmanlardan-kritik-uyarilar/#respond Thu, 12 Dec 2024 11:35:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/kuduz-ne-zaman-olumcul-uzmanlardan-kritik-uyarilar/ Şanlıurfa’da bir süredir kuduz tedavisi gören ve ambulans helikopterle Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne getirilen 9 yaşındaki Muhammed Muaz 10 Aralık Salı günü hayatını kaybetti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünyada 59 bin kişiden fazla insan kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında evcil hayvanlar da dahil olmak üzere kuduz riskli temas sayısı ortalama 437 bin oldu.

Kuduz ne zaman ölümcüldür? Kuduz aşısı, ölüm riskini azaltıyor mu? Hayvanın kuduz olduğu nasıl anlaşılır? Kedi veya köpek tarafından ısırılan veya tırmalanan kişi neler yapmalı?

Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıla Akhan ve VetAmerikan Hastanesi Başhekimi Uzm. Veteriner Hekim Dr. Onur Ülgenalp, kuduz hakkında mutlaka bilinmesi gerekenleri Habertürk’e anlattı.

REKLAMProf. Dr. Sıla AkhanProf. Dr. Sıla AkhanKUDUZ AŞI YAPILMADIĞINDA ÖLÜMCÜLDÜR

Kuduz aşısının hayvan ısırığına maruz kaldıktan sonra vakit kaybetmeden yapılmasıyla aşı koruyuculuğunun yüzde 100’e yakın olduğunu belirten Prof. Dr. Sıla Akhan, “Kuduzdan virüsle karşılaşmadan önce veya karşılaştıktan sonra aşılarla kurtulmak mümkün. Ancak kişi hemen aşı olmazsa kuduz ölümcül seyreder. Bunun antiviral bir ilacı yok bu nedenle ısırıklara çok dikkat edilmesi gerekir. Muhtemelen semptomlar ortaya çıktıktan sonra hastaneye gidildi. Bu durumda hastalıktan geri dönüş olamıyor” dedi.

ISIRIK KADAR ISIRIĞIN YERİ DE ÖNEMLİ

Aşı koruyuculuğu yüksek olsa da bu durumun diğer faktörlerle de ilişkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akhan, “Isırıkla alınan virüsün fazlalığı, aşıya ne kadar geç kalındığı, yaranın ne kadar derin olduğu, yapılması gereken temel uygulamaların yapılıp yapılmadığı ve yaranın beyine ne kadar yakın olduğu önemlidir. Kişi kafa bölgesinden ısırıldıysa virüs beyne çok daha kolay ulaşır ama ayaktan ısırıldıysa beyne daha zor ulaşır. Aşıyla bundan kurtulmanın mümkün olduğunu bilmek lazım. Aşı olunmadığında ise semptomlar ortaya çıktığında maalesef çözümü yok. Dolayısıyla semptomlar ortaya çıktıktan sonra yapılan aşı faydasızdır” diye konuştu.

Uzm. Veteriner Hekim Dr. Onur ÜlgenalpUzm. Veteriner Hekim Dr. Onur ÜlgenalpKUDUZ HAYVANIN ISIRMASI YA DA TIRMALAMASIYLA BULAŞIYOR

Uzm. Veteriner Hekim Dr. Onur Ülgenalp, “Kuduz, rabies virüsünün neden olduğu, insanlarda ve hayvanlarda merkezi sinir sistemine zarar veren ve genellikle ölümle sonuçlanan viral bir hastalıktır. Kuduz virüsü, genellikle kuduz bir hayvanın tükürüğü aracılığıyla bulaşır. Bu bulaşma, hayvanın ısırması veya tırmalamasıyla gerçekleşebilir. Virüs, ısırılan bölgedeki deriden geçerek kan dolaşımına ve sinir sistemine girer. Ayrıca, virüsün bulaşması, bir hayvanın tükürüğünün açık yaralara, gözlere, burun veya ağız mukozalarına temasıyla da mümkündür” diyerek, kuduzun hava yoluyla ya da yemeklerdan bulaşmadığını söyledi.

HASTA TEDAVİ EDİLMEZSE ÖLÜM ORANI YÜZDE 100

Dr. Ülgenalp, “Kuduz virüsü, merkezi sinir sistemine, özellikle beyin ve omurilikte enfeksiyon yapar. Hastalık genellikle bir hayvanın tükürüğü aracılığıyla bulaşır ve virüs, ısırık yoluyla vücuda girer. Virüs, sinir hücrelerine yerleşir ve beyin fonksiyonlarını bozarak nörolojik belirtilere yol açar. Hasta tedavi edilmediği takdirde, kuduzun ölümle sonuçlanma oranı yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.

Kuduz hastalığı genellikle 3 aşamada gelişiyor:

İnkübasyon dönemi: Virüs vücuda girdikten sonra, genellikle 1-3 ay süren bir inkübasyon dönemi vardır, ancak bu süre daha kısa ya da daha uzun olabilir. Bu dönemde hastanın herhangi bir belirtisi yoktur.

Prodromal dönem: Bu dönemde, hastalar ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları ve yemek yemekte zorluk gibi genel belirtiler gösterir. Ayrıca, ısırık bölgesinde ağrı ve uyuşma olabilir.

Klinik dönem: Hastalığın ilerleyen aşamalarında nörolojik belirtiler görülür. Bunlar arasında huzursuzluk, ajitasyon, halüsinasyonlar, kas spazmları, felç, su korkusu, yutkunma güçlüğü ve koma yer alır. Son aşama, hastanın ölümüdür.

KUDUZ HAYVANDA HANGİ BELİRTİLER MEYDANA GELİYOR?

Kuduz hayvanın davranışlarında belirgin değişiklikler meydana geldiğini aktaran Dr. Ülgenalp, sözlerine şöyle devam etti: “Kuduz hastalığının hayvanlar üzerinde görülen bazı belirtileri şunlardır:

Davranış değişiklikleri: Kuduzlu bir hayvan daha agresif veya huzursuz olabilir. Ayrıca, sessiz ve temkinli hayvanlar bile aniden saldırganlaşabilir.

Saldırganlık ve huzursuzluk: Kuduzlu bir hayvan, insanlara ya da diğer hayvanlara saldırmaya başlayabilir.

Su korkusu: Su içmek ya da yutkunmakta zorlanabilir, çünkü virüs, yutak kaslarını etkiler. Bu da ‘su korkusu’ semptomuna yol açar.

Aşırı salya akması: Virüs, salya üretimini artırabilir. Bu, hayvanın ağzının salya ile dolmasına neden olur.

Koordinasyon kaybı ve felç: Kuduzlu hayvanlar genellikle hareketlerini koordine etmekte zorlanır, titreme, baş dönmesi ve felç görülebilir.

Diğer belirtiler: Hayvanın iştahı azalabilir, kaslarında zayıflık, inatçı titremeler ve havlama ya da miyavlama gibi anormal sesler duyulabilir.

Eğer bir hayvanın kuduz olduğundan şüpheleniliyorsa, insanlarla temasını derhal kesmek ve sağlık yetkilileriyle iletişime geçmek çok önemlidir.”

ISIRILMA YA DA TIRMALAMA DURUMUNDA HEMEN TIBBİ YARDIM ALINMALI

Dr. Onur Ülgenalp, kuduz virüsünün vücuda girdikten sonra semptomların görülmeye başlamasının genellikle 1 ila 3 ay arasında değiştiğini ancak bu sürenin virüsün vücuda girdiği bölgeye ve kişinin bağışıklık sistemine göre daha kısa veya uzun olabileceğini dile getirdi.

Ülgenalp, sözlerine şöyle devam etti: “Baş ve boyun bölgesine yakın bir yerden ısırılan kişilerde, virüs daha hızlı yayılabilir ve semptomlar daha kısa sürede görülebilir. Semptomlar ortaya çıktıktan sonra, kuduz tedavisinin maalesef bir etkisi yoktur. Bu noktada hastalık, beyin ve sinir sistemi üzerinde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakır. Semptomlar ortaya çıktığında, kuduz hastalığının tedavisi mümkün değildir ve ölüm kaçınılmazdır. Ancak kuduz tedavisi, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önce başlatıldığında oldukça etkilidir. Kuduz aşısı ve kuduz immün globulini (KİG) tedavisi, virüsün sinir sistemine ulaşmadan engellenmesini sağlar ve hastalığın gelişmesini önler. Bu nedenle, ısırılma veya tırmalama durumunda derhal tıbbi yardım alınması çok önemlidir.”

KEDİ VEYA KÖPEK TARAFINDAN ISIRILAN YA DA TIRMALANAN KİŞİ NELER YAPMALI?

Uzm. Veteriner Hekim Dr. Onur Ülgenalp, kedi ya da köpek tarafından ısırılan veya tırmalanan bir kişinin izlemesi gereken adımları şu sözlerle anlattı:

Yara hemen temizlenmeli: Isırık veya tırmalama bölgesi, bol su ve sabunla iyice yıkanmalıdır. Bu, yaranın temizlenmesini sağlar ve enfeksiyon riskini azaltır.

Yaraya antiseptik uygulanmalı: Yaranın temizlenmesinin ardından, antiseptik solüsyonla dezenfekte edilmelidir.

Sağlık kuruluşuna başvurulmalı: Kuduz riski taşıyan bir hayvan tarafından ısırılan kişi, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalı ve durum hakkında bilgi vermelidir.

Hayvan gözlemlenmeli: Isıran veya tırmalayan hayvanın durumu da önemlidir. Eğer hayvan evcilse, sahibinden hayvanın kuduz olup olmadığına dair bilgi alınabilir. Eğer hayvan sokak hayvanıysa veya davranışlarından şüpheleniliyorsa, hızlıca karantinaya ve gözlem altına alınmalıdır.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuduz-ne-zaman-olumcul-uzmanlardan-kritik-uyarilar/feed/ 0
Diyabet beyni ve kalbi de vuruyor https://www.haber60.com.tr/diyabet-beyni-ve-kalbi-de-vuruyor/ https://www.haber60.com.tr/diyabet-beyni-ve-kalbi-de-vuruyor/#respond Thu, 12 Dec 2024 11:35:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/diyabet-beyni-ve-kalbi-de-vuruyor/ Diyabet hem sessizce geliyor hem çığ gibi büyüyor. İşte bu önemli hastalığın toplumsal farkındalığını artırmak için Acıbadem Üniversitesi’nden 3 önemli bilim insanı, “Ustalarla Diyabette Uzun Yaşam Üzerine Söyleşiler” isimli toplantıda bir araya geldiler. Moderatörlüğünü Endokrinoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz’ın yaptığı söyleşinin diğer uzman konuşmacıları; Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir ile Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Alhan oldu.

“DİYABET TÜRKİYE’DE PATLAMIŞ DURUMDA”

İyi tedavi edilmeyen, kontrol altına alınmayan diyabetin; böbrek ve kalp hastalıkları başta olmak üzere, felç, görme kaybı ve nöropati gibi ciddi hastalıkların bir numaralı nedeni olduğuna değinen Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Diyabetin ortaya çıkma yaşı maalesef 20’li yaşlara indi. Beslenme şekli çok bozulduğu için obezite çocuklarda daha fazla görülmeye başlandı. Türkiye’de her üç çocuktan biri fazla kilolu. Kalp krizi yaşının ise 45 yaş altına indiğini görüyoruz. Dünyadaki en etkili anti-aging yöntemi oksijendir. Sağlıklı olmak, genç kalmak, uzun yaşamak için oksijen almak şart. Yapılan araştırmalarda; oksijenin bol olduğu bölgelerde yaşayan insanların ömürlerinin daha uzun olduğu görülmüştür. Örneğin; Bozcaada, ‘Ölümsüzlerin Adası’ olarak bilinir. Oksijenin en düşük olduğu bölgeler ise Kutuplar. Orada da insanların daha hızlı yaşlandığı kanıtlanmıştır. Açık hava sporları vücuda giren oksijeni artırdığı için sağlıklı yaşam ve hastalıkların önlenmesi açısından çok önemli. Maalesef ki hareketsiz yaşam ve fast food’un beslenmedeki rolünün artması nedeniyle diyabet, Türkiye’de patlamış durumda” dedi.

REKLAMDİYABET HASTALARININ FELÇ OLMA İHTİMALİ 4 KAT FAZLA

Diyabetin beyni nasıl etkilediğini anlatan Prof. Dr. Necmettin Pamir, “Diyabet, damar yapısını bozarak damar sertliği (ateroskleroz) ve damar tıkanıklığı gibi sorunlara yol açar. Beyinde damarlar tıkandığında ise beyin yeteri kadar kanla beslenemez, bu durum ölüme bile yol açabilir. Diyabet damar sertliğini artırarak iki tür damar tıkanıklığına sebep oluyor. Ya büyük damarlar tıkanır, felçler (inme) ortaya çıkar ya da küçük damarlar tıkanarak ileride büyük tıkanıklıklara neden olur. Gerçekten de diyabeti kontrol altında olmayanlarda bunama daha fazla görülüyor” şeklinde konuştu.

Diyabetin, insanlarda felcin ortaya çıkmasını 4 kat artırdığına dikkat çeken Pamir, “Diyabeti kontrolsüz hastalarda felç olma riski, sağlıklı insanlara göre 4 kat fazladır. Küçük damarların tıkanmasının, ileride büyük damarların tıkanmasına da yol açacağı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Diyabeti kontrol altına almak zorundayız. Damar sertliğini ve buna bağlı riskleri düşürmemiz şart. Diyabetin yol açtığı en önemli sorunlar; şah damarında damar sertliği, tıkanıklık olması, pıhtı atması ve beyin kanamaları. Burada genetik yatkınlık önemli ancak sağlıksız bir yaşam tarzı ve kötü beslenme de bu riskleri artırıyor” dedi.

DİYABET KALP KRİZİ RİSKİNİ 2 KAT ARTIRIYOR

Prof. Dr. Cem Alhan da, kontrolsüz diyabetin kalp krizi riskini 2 kat artırdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Diyabeti olan hastaların yüzde 75’inin hastaneye yatış nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır. Bu hastalarda kalp krizi belirtileri de farklı oluyor. Diyabet sinir uçlarını olumsuz etkilediği için beyne ağrı sinyali iletilmiyor ve dolayısıyla göğüs ağrısı hissetmiyorlar. Kalp krizi sırasında göğüs ağrısı yerine çabuk yorulma, nefes daralması, merdiven çıkarken tıkanma gibi belirtiler yaşıyorlar. Biz buna ‘gizli iskemi’, yani halk arasında ‘gizli kalp’ diyoruz. Ayrıca tip 1 diyabet, yani genetik olarak çocukluk çağında ortaya çıkan diyabet, kalp hastalıklarının görülmesini 10-15 yıl erkene çekebiliyor” dedi.

Diyabetlilerde ameliyat sonrası yaraların daha geç iyileştiğini söyleyen Prof. Dr. Alhan “Öncelikle ilaçla tedavi etmeye, mümkün oldukça ameliyatı ertelemeye çalışıyoruz. Bunun yeterli olmadığı durumlarda ise ameliyat yerine, anjiyo, balon gibi girişimler gerçekleştiriyoruz. Yaygın damar hastalıklarında ise stent çözüm olmuyor. Diyabet, vücudun genelde küçük, ince damarlarını etkiliyor. Yani böbrek damarlarını, göz dibindeki damarları, beyindeki ince damarları, kalpte de ince damarları tutuyor. Bu ince damarlara ise stent takmak mümkün olmuyor, çözüm ameliyat oluyor. Bu hastalara küçük kesilerle, robot destekli ameliyatlar yapmayı tercih ediyoruz. Bu şekilde hastalar daha az etkileniyor ve günlük hayatlarına daha çabuk dönüyorlar” dedi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyabet-beyni-ve-kalbi-de-vuruyor/feed/ 0
DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus’a göre dünya, yeni bir pandemiye hem hazır hem değil https://www.haber60.com.tr/dso-genel-direktoru-ghebreyesusa-gore-dunya-yeni-bir-pandemiye-hem-hazir-hem-degil/ https://www.haber60.com.tr/dso-genel-direktoru-ghebreyesusa-gore-dunya-yeni-bir-pandemiye-hem-hazir-hem-degil/#respond Thu, 12 Dec 2024 11:35:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/dso-genel-direktoru-ghebreyesusa-gore-dunya-yeni-bir-pandemiye-hem-hazir-hem-degil/ Ghebreyesus, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisine akredite gazetecilerle bir araya gelerek 2024’te sağlık alanında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bu yıl 9 ülkenin bazı hastalıklardan tamamen arındığını anlatan Ghebreyesus, 12 milyon dozdan fazla sıtma aşısının Afrika’daki 17 ülkeye ulaştırıldığını, 150 ülkede ise sigara kullanımının düştüğünü kaydetti.

Ghebreyesus, dünyada kutlayacak gelişmeler olurken üzücü gelişmeler olduğunu da belirterek, “Lübnan’da ilan edilen ve sürdüğü görünen ateşkesten memnun olsak da Gazze, Sudan ve Ukrayna’daki savaşların bir sona erme belirtisi yok. Bu çatışmalar çok sayıda ölüme, yıkıma, yerinden edilmeye neden olurken sağlık sistemi de sıklıkla hedef alındı” değerlendirmesini yaptı.

REKLAM

DSÖ kayıtlarına göre sağlık hizmetlerinin bir yılda 1370 kere hedef alındığını anlatan Ghebreyesus, bunların neticesinde 805 kişinin öldüğünü 1545 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Suriye’deki gelişmelerin yeni bir umut olduğunu kaydeden Ghebreyesus, Halep ve İdlib’de son iki haftada sağlık kurumlarının yoğunluk yaşadığını, bazılarının hizmetlerini askıya aldığını, sağlık hizmetlerine karşı 19 saldırının kayıtlara geçtiğini belirtti.

Suriye içinde yerinden edilenlerin ve Suriye’ye geri dönenlerin sağlık hizmeti ihtiyacının ülkedeki sağlık sistemine yeni bir yük getireceğini ifade eden Ghebreyesus, “Son askeri harekattan önce dahi hastane ve sağlık tesislerinin üçte ikisinden daha azı çalışır durumdaydı. Neredeyse 15 milyon kişinin acil travma, ameliyat, bulaşıcı olmayan hastalık, çocuk ve anne sağlığı, akıl ve ruh sağlığı hizmetine ihtiyacı var” ifadelerini kullandı

Ghebreyesus, DSÖ’nün son 2 haftada 11 tır sağlık malzemesini bölgeye yolladığını da vurgularken gelecek günlerdeki ihtiyaçları şimdiden çözmek için harekete geçtiklerini söyledi.

REKLAM“COVID-19’DAN GEÇMİŞ ZAMANMIŞ GİBİ SÖZ EDEMEYİZ”

Afrika’daki M çiçeği virüsünün küresel bir endişe kaynağı olduğuna işaret eden Ghebreyesus, Ruanda’da ortaya çıkan Marburg virüsünün ise kontrol altına alındığını ifade etti.

Ghebreyesus, kuş gribinin de endişe verici şekilde yayıldığına değinerek mücadelenin başarısız olduğu hastalıklardan söz etti.

Son bir yılda koleradan ölümlerin yüzde 71, kızamık vakalarının ise yüzde 20 arttığını ifade eden Ghebreyesus, yetişkinlerde şeker hastalık oranının 1990’dan bu yana 4 kat arttığını söyledi.

Ghebreyesus, Ruanda’da yaklaşık iki hafta önce henüz adı konmamış bir hastalığın 416 vakadan çoğu 14 yaş altı çocuk olmak üzere 31 ölüme yol açtığını bildirdi.

İncelemelerin bölgede sürdüğünü de söyleyen Ghebreyesus, Covid-19’un da hala etkili ve can aldığını ifade etti.

“Covid-19’dan geçmiş zamanmış gibi söz edemeyiz” diyen Ghebreyesus, son bir yılda haftalık yaklaşık 1000, son 5 yılda ise toplam 7 milyon kişinin bu hastalığa kurban gittiğini hatırlattı.

Ghebreyesus, dünyanın yeni bir pandemiye hem hazır olduğunu hem de olmadığını belirterek, “Yeni pandemi bugün gelseydi, dünya 5 yıl önce Covid-19’a zemin hazırlayan kırılganlıkların aynısının bir kısmıyla karşı karşıya kalırdı” dedi.

Dünyanın Covid-19’dan aldığı ders neticesinde Dünya Bankası ile DSÖ’nün Pandemi Fonu oluşturduğunu söyleyen Ghebreyesus, çok sayıda projenin desteklendiğini, yerel ilaç ve aşıların üretimine önem verildiğini anlattı.

Ghebreyesus, dünya nüfusunun yarısının temel sağlık hizmetlerine ulaşamadığının altını çizerek, “Dünya genelinde sağlık hizmetine ulaşma imkanları artarken 2 milyar insan, sağlık hizmeti ve ilaçlar için ödeme yapmanın sonucunda finansal zorluklar yaşıyor” diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dso-genel-direktoru-ghebreyesusa-gore-dunya-yeni-bir-pandemiye-hem-hazir-hem-degil/feed/ 0
Hayalet ağrı hastalığı kadınlarda 10 kat fazla görülüyor https://www.haber60.com.tr/hayalet-agri-hastaligi-kadinlarda-10-kat-fazla-goruluyor/ https://www.haber60.com.tr/hayalet-agri-hastaligi-kadinlarda-10-kat-fazla-goruluyor/#respond Thu, 12 Dec 2024 11:35:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/hayalet-agri-hastaligi-kadinlarda-10-kat-fazla-goruluyor/ Algoloji (Ağrı) Uzmanı Prof. Dr. Emine Nur Tozan, ilk kez 1990 yılında tarif edilen fibromiyaljinin yaygın ve simetrik boyun, omuz, sırt, kol, bel, bacak ağrıları olmak üzere özellikle sabahları vücutta tutukluk, yorgunluk gibi yakınmalarla seyreden yumuşak dokunun romatizması olarak da tanımlanabilen bir sendrom olduğunu kaydetti.

Tozan, “Kronik baş ağrısı, depresyon, anksiyete, çene eklemi bozuklukları, huzursuz bacak sendromu, kabızlık, uykusuzluk, yorgunluk ve tükenmişlik belirtileri ile beraber olabilir. Halk arasındaki adı hayalet ağrı hastalığıdır. Bu sendromun en önemli özelliği karışabilecek diğer hastalıklardan ayırıcı tanısının çok net yapılması gerekir. Nedeni hastanın çocukluk, ergenlik, gençlik, evlilik, sosyal hayatındaki fiziksel ya da psişik travmaların santral sinir sistemi, nöroendokrin ve otonomik sinir sistemi ve en önemlisi kas-iskelet sinir sistemi arasındaki dengenin bozulmasıdır” diye konuştu.

REKLAMFİBROMİYALJİNİN NEDENLERİ

Fibromiyaljinin tanı kriterlerinin 2011-2019 yılları arasında belirlendiğini, diyabet (şeker) hastalığı gibi ya da görüntüleme yöntemleriyle belirlenebilen diğer hastalıklar gibi net bir biyokimyasal tetkikinin bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Tozan, hastanın hikayesi ve özgeçmişinin tecrübeli hekimlerin tanıyı koyması için yeterli olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Tozan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer hastalıklardan ayırıcı tanısı için kan testleri ve etkilenmiş ilgili anatomik bölgelerin görüntüleme tetkikleri istenmelidir. Özellikle romatizmal hastalıklar, metabolik hastalıklar, kas-iskelet sisteminin diğer hastalıkları ile kesin ayırıcı tanısının yapılması gerekir. Fibromiyalji tanısını doğrulamak için gelişmiş tanı araçları kullanmak, tedavi planını kişinin özel ihtiyaçlarına göre uyarlanmasını sağlar. 3 aydan daha uzun süren vücutta yaygın ağrı ve 18 hassas noktanın üzerine bastırmakla aşırı hassasiyetin meydana gelişi fibromiyalji tanısının olmazsa olmaz ilk şartıdır. Fibromiyaljide sık rastlanılan tanılardan en az 3’ü ve eşlik eden diğer tanılardan herhangi birinin birlikte bulunması tanıyı destekleyecektir. Sabah dinlenemeden uyanmak, boyun, sırt ve belde sertlik ve tutuklukla uyanmak, depresif ve mutsuz uyanmak, aşırı diş sıkmaya bağlı çene kasları, şakaklardaki kaslarda ve başta ağrı ile uyanmak, gün içinde baş ağrısı, kabızlık ve sindirim bozukluğu yaşamak, gece süresince ya da gün içinde çalışma saatlerinde huzursuz bacağın olması, sisli beyin, basit unutkanlıklar, sindirim problemleri, aşırı yemek isteği ya da iştahsızlık, aşırı üşüme, çok terleme, panik atak, anksiyete, depresyon, iş, eş, sosyal ve ailevi hayatta ilişki problemleri, görme problemleri gibi birbirleri ile ilgili birçok semptom bu hastalığın belirteci olabilir.”

MASA BAŞI ÇALIŞANLARDA RİSK DAHA FAZLA

Algoloji Uzmanı Prof. Dr. Tozan, fibromiyaljinin 20-40 yaş arası özellikle masa başı çalışanlarda, kadınlarda erkeklere kıyasla 10 kat daha fazla görüldüğünü söyledi. Tozan, titiz, mükemmeliyetçi, kuralcı ve obsesif kişilik özelliklerinde olanların bu hastalığa daha fazla aday olduğunu ifade etti. Fibromiyalji tedavisinin multidisipliner yaklaşım gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Tozan, medikal tedavide nöropatik ağrı kesiciler, bazı vitaminler vs. ile ilaç dışında ise yürüme, plates, yoga, alkol, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak sağlıklı beslenme modelinin önerilebileceğini kaydetti.

Fibromiyalji tedavisinde enjeksiyon, radyofrekans gibi algoloji biliminin uyguladığı girişimsel yöntemlerin önemli bir yeri olduğunu belirten Tozan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Algoloji bilimi bu hastalığın tanısını, ayırıcı tanısını, kök nedenlerini araştırıp, bu süreçteki yaşam kalitesini bozan ve ağrıya sebep olan anatomik yapı bozukluklarını tedavi eder. Bilimsel olarak netleşmiş tedavi kuralları yoktur. Bu yüzden hastalarımız sürecin uzun sürmesi, istedikleri hızda hastalığın tedavi edilememesi nedeni ile çok doktor gezerler ve başlanan her tedaviyi yarım bırakabilirler. Sonuçta da ‘tedavisi olmayan bir hastalıkla yaşamayı öğrenmek gibi’ bir kanı ile yaşantıdan elini ayağını çekerler. Fibromiyaljinin tedavisi vardır, sadece sabır ve zaman ister. Her hastanın tedavisi, pozitif bilimin kuralları ile ama kişiye özel planlanmalıdır. Son yapılan araştırmalara göre fibromyaljide kasların oksijen alımı ve oksijeni kullanma fizyolojileri bozuluyor. İşte bu yüzden fibromiyalji tedavisinin birinci basamağı ‘hareket’ oluyor ama hastalarımız ‘Hocam ağrım var, yürüyemiyorum’ diyor. Ama bilmiyorlar ki ağrısa da yürümeleri ve hareket etmeleri gerekiyor.”

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hayalet-agri-hastaligi-kadinlarda-10-kat-fazla-goruluyor/feed/ 0
Anne ve babadaki psikiyatrik hastalıklar gençlerde depresyon riskini artırıyor https://www.haber60.com.tr/anne-ve-babadaki-psikiyatrik-hastaliklar-genclerde-depresyon-riskini-artiriyor/ https://www.haber60.com.tr/anne-ve-babadaki-psikiyatrik-hastaliklar-genclerde-depresyon-riskini-artiriyor/#respond Thu, 12 Dec 2024 11:35:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/anne-ve-babadaki-psikiyatrik-hastaliklar-genclerde-depresyon-riskini-artiriyor/ Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Sebile Aslı Eke, aile içi çatışmaların beklenenden fazla olmasının depresyon ve kaygı gelişimine zemin oluşturduğunu vurguladı.

Uzm. Dr. Eke, “Ergenlik dönemi, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaptığı bir süreçtir ve bu dönem biyolojik, bilişsel ve sosyal değişimlerle karakterizedir. Ergenliğin başlangıcı ve sonlanması her bireyde farklı zamanlarda olsa da, genellikle 11-12 yaş ile 19-20’li yaşlar arasındaki dönem, ergenlik dönemi olarak adlandırılabilir. Ergenlik dönemindeki bilişsel gelişimler ile gençler daha karmaşık düşünmeye, gelecek ile ilgili süreçleri daha fazla sorgulamaya başlarlar. Akranları ve aileleri ile iletişimlerinde değişimler olur. Aileleriyle çatışma yaşamaları sıklıkla gördüğümüz gelişim dönemi özelliklerindendir. Bu süreçte aile içi çatışmaların beklenenden fazla olması, depresyon ve kaygı gelişimine yatkınlık oluşturabilir” dedi.

REKLAM“SOSYAL İZOLASYON DEPRESYON BELİRTİSİ OLABİLİR”

Eke, “Ergenlik dönemindeki depresyon ve eşlik eden ruhsal bozuklukların tanısını koyarken klinisyen hem genç hem de aileyle görüşür. Öykü alınırken, gencin güncel şikâyetlerinin ne olduğu, ne zaman başladığı, nasıl seyrettiği, daha öncesinde psikiyatrik başvurularının olup olmadığı, eşlik eden tıbbi hastalıklar, gelişim öyküsü, okul ve aile öyküsü ayrıntılı olarak ele alınır. Depresyon tanısı, klinisyen tarafından klinik görüşme ile konulur. Semptomların şiddetini ölçmek ve takip etmek için ise çocuk ve ergenlere özgü depresyon ölçeklerinden yararlanılır. Depresyon tedavi edilmediğinde gençlerin duygusal, sosyal ve akademik gelişimleri olumsuz etkilenir. Akademik başarıları düşebilir, okul reddi ve okulu bırakma görülebilir. Akranlarından uzaklaşma ve sosyal izolasyon artabilir. Ayrıca, alkol-madde kullanımı, kendine zarar verme ve intihar riski yükselir. Depresyon kronikleştiğinde ise ileride tekrarlama ihtimalinin artması ve kişinin yaşam kalitesi önemli ölçüde düşmesi görülen süreçlerdir. Bu nedenle ergenlik dönemi depresyonunda erken tanı ve tedavi çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

“AİLELER DEPRESYON BELİRTİLERİ KONUSUNDA BİLGİLİ OLMALI”

Erken yaşta depresyon tanısı alan çocukların, akrabalarında da depresyonun daha fazla görüldüğüne dikkat çeken Uzm. Dr. Sebile Aslı Eke, aynı şekilde ailede intihar öyküsünün bulunmasının da çocuk ve ergenlerde depresyon görülme sıklığını arttırdığının altını çizdi.

Eke, “Ebeveynlerinde psikopatoloji olan gençlerde de depresyon gelişme riski artıyor. Annedeki depresyon öyküsü çocuk ve ergenlerdeki depresyon için hem genetik hem de çevresel bir risk faktörüdür. Olumsuz aile ortamında büyüyen, istismar ve ihmal gibi travmatik yaşantıları olan gençlerde depresyon gelişme ihtimali daha yüksektir. Ergenlik döneminde gençler; akranları tarafından kabul edilmek isterler ve beğenilme arzusu duyarlar. Akran ilişkisinde zorluk yaşayan gençlerde yalnızlık hissi, özgüven problemleri, sosyal kaygılar sıklıkla görülebilir ve bunların varlığı depresyon gelişimi açısından risk oluşturur. Aynı zamanda akran zorbalığına uğrayan gençlerde de depresyon açısından riski artar. Bu nedenle ebeveynler depresyon belirtileri konusunda bilgili olmalı ve çocuklarındaki değişimlere dikkat etmelidirler. Bu süreçte aileler, çocukları yargılamadan dinlemeli, gencin anlaşıldığını hissettirmeli ve duygusal olarak yanlarında olmalıdır. Aileler çocuklarında depresyon belirtilerini fark ettikleri zaman çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurmaktan çekinmemelidir” dedi.

REKLAMTEDAVİ DEPRESYONUN DÜZEYİNE GÖRE BELİRLENİYOR

Uzm. Dr. Sebile Aslı Eke, “Hafif düzeyde depresyonda psikoeğitim, destekleyici müdahaleler, okul ve aileyi tedaviye dahil etmek etkili olan yollardır. Orta düzey depresyonda ise bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası terapi, kabul ve adanmışlık terapisi (ACT), şefkat odaklı terapi, küçük çocuklarda oyun terapisinden yararlanılabilir. Terapi ile yeterli fayda sağlanamayan bazı olgularda ilaç tedavisi gerekebilir. Kronik ve dirençli depresyon gibi ağır düzeyde depresyon varlığında ise terapiye ek olarak psikofarmakolojik tedaviler kullanılır. İntihar riski olan ve ayaktan tedavi ile yeterli fayda sağlanamayan hastalarda da çocuk ve ergen psikiyatri servisinde yatarak tedavi önerilir.

Ergen depresyonunun belirtileri:

– Mutsuzluk, keyifsizlik, içe kapanıklık

– Ağlama atakları, sinirlilik ve öfke kontrolünde zorlanma

– Yaptığı etkinliklere karşı ilgide belirgin azalma veya hiçbir şeyden zevk alamama

– İştah değişiklikleri (çok kilo verme veya kilo alma)

– Uyku problemleri (uyku uyuyamama veya aşırı uyuma

– Sakin ve dingin kalmakta zorlanma veya hareketlerde yavaşlama

– Enerji düşüklüğü, kronik yorgunluk, umutsuzluk, karamsarlık

– Değersizlik düşünceleri veya aşırı suçluluk duyguları

– Konsantre olmakta zorluk çekme, okul başarısında düşme ve okul reddi

– Alkol-madde kullanımı, davranış problemleri

– Self mutilasyon (intihar dışı kendine zarar verici davranış)

– Tekrarlayan ölüm ve intihar düşünceleri veya intihar girişimi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/anne-ve-babadaki-psikiyatrik-hastaliklar-genclerde-depresyon-riskini-artiriyor/feed/ 0
Soğuk havalarda kalbi koruyacak 10 öneri https://www.haber60.com.tr/soguk-havalarda-kalbi-koruyacak-10-oneri/ https://www.haber60.com.tr/soguk-havalarda-kalbi-koruyacak-10-oneri/#respond Thu, 12 Dec 2024 11:35:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/soguk-havalarda-kalbi-koruyacak-10-oneri/ Doç. Dr. Ayça Türer Cabbar, ısı değişimlerinin kalp sağlığı üzerindeki ilişkisine yönelik şöyle konuştu: “Aşırı soğuk hava koşulları, kalp krizi riskini artıran çeşitli fizyolojik mekanizmaları tetikler. Öncelikle soğuk hava, vücutta ısı kaybını önlemek için yüzeysel damarların daralmasına yol açar ve deriye giden kan miktarı azalır. Bu durumda vücut ısısı korunsa da damar direncinin artmasına ve kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun yanında soğuk havalarda kan basıncında görülen yükselme ve ani dalgalanmalar, kalp-damar sistemi üzerinde baskı yaratır. Yüksek tansiyonla birlikte damarların iç yüzeyi zarar göreceği için damar tıkanıklığı veya kalp krizi açısından riskin artmasına neden olur. Kalbin iş yükünü artıran bu tablonun yanında vücut soğukta ısınmak için kas metabolizmasını da hızlandırır ve kalp daha fazla kan pompalamak zorunda kalır. Artan iş yükü özellikle kalp hastalığı riski olan kişilerde kriz olasılığının da yükselmesine neden olur. Soğukla birlikte kalbi etkileyen bir başka durum ise kan akışındaki değişimler. Soğuk hava kanın pıhtılaşma eğilimini artırabileceği için damar tıkanıklığı açısından risk artar. Ayrıca kış ayları birçok kişi için fiziksel ve ruhsal stresin arttığı dönemdir. Kanın daha koyulaşması, pıhtı oluşumu riskini yükseltir ve bu da damar tıkanıklığına neden olabilir. Stres, kalp ritmini hızlandırarak sempatik sinir sistemini daha da aktif hale getirir ve kalp krizi riskini artırır.”

REKLAM“SOĞUK HAVA KALP HASTALIKLARI OLANLARI DAHA ÇOK ETKİLİYOR”

Bu havaların halihazırda kalp rahatsızlıkları olanların kalp krizi geçirme ihtimalini yükseltirken, herhangi bir kalp sorunu olmayanlarda da kardiyovasküler sorunların ortaya çıkmasına neden olduğunu söyleyen Doç. Dr. Cabbar, “Özellikle kalp damar hastalığına yatkınlığı olan kişilerde, sigara içenlerde ve yeterli sıvı alımı olmayan kişilerde kalp ve damar sorunları ortaya çıkabilir. Ayrıca sosyoekonomik seviyesi düşük olan, sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlı, yeterli besin alamayan kişiler de risk altındadır” dedi.

“Her mevsim olduğu gibi kış aylarında da kalbinizi ve vücudunuzu dinleyerek kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz” diyen Doç. Dr. Cabbar, “Aşağıda sıraladığımız önlemlerin dışında göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetleriniz olduğunda mutlaka bir doktora başvurun” ifadelerini kullandı.

“KAT KAT GİYİNİN, ŞAPKA VE ELDİVEN KULLANIN”

Yapılacakların başında elbette soğuktan korunmak geliyor. Uzun yıllara dayanan takip çalışmalarında soğuk havanın sıcak havaya göre kalp ve damar hastalıklarına bağlı yaşam kaybını belirgin olarak daha fazla arttırdığı ortaya çıkardığını hatırlatan Doç. Dr. Cabbar, “Bu nedenle öncelikle hava koşullarına uygun olacak şekilde kat kat giyinilmeli. Şapka ve eldiven kullanılmalı. Ayrıca, soğuk hava maruziyetini en aza indirmek, evlerde yalıtım ile ısı kaybı azaltılmalı” diye konuştu.

REKLAM“DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENİN”

Doç. Dr. Cabbar, “Güçlü bir bağışıklık sistemi ve kalp sağlığını desteklemesi için bu dönemde dengeli beslenmek ve sıvı alımını ihmal etmemek ayrı bir önem taşıyor. Öğünlerde sebze, meyve ve lif yönünden zengin gıdalar tercih edilmeli. Haftada iki kez balık tüketmeye çalışılmalı. Ayrıca alkol ve kafeinli içeceklerin tüketiminden de mümkün olduğunca kaçınılmalı” dedi.

“DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN”

Egzersizin fiziksel olarak sağladığı faydanın yanında özellikle stresle başa çıkma, ruh sağlığını korumak ve elbette sağlıklı bir kalp için olmazsa olmazların başında geldiğini söyleyen Doç. Dr. Cabbar, “Kan basıncında düşme, ritim düzensizliklerini düzeltme veya azaltma, kilo kontrolüne yardımcı olma, kan şekerini dengeleme, insülin direncini yenme, vücut direncini artırma ve kalp- damar sağlığında düzelmeyle kalp krizi riskinin azalması, olumlu etkilerinden bir kısmını oluşturur. Bu nedenlerle soğuk havalar egzersiz yapmak için engel teşkil etmesin. Mümkün olduğunca açık havada ve haftada en az beş gün, 30 dakika yürüyüş veya hafif egzersiz yapmaya özen gösterin. Soğuk havadan kendimizi koruyacak şekilde, havanın daha sıcak olduğu saatleri tercih ederek egzersiz yapabiliriz. Bu duruma soğuk ve karlı havalarda yapılan bahçe ile uğraşma ve kar temizleme gibi aktivitelerin de dahil olduğunu unutmayın. Tabii ki egzersiz yaparken kalp hızımızın arttıracağız fakat ek hastalıklarımız varsa doktor önerisi ile kısıtlayabileceğimiz bir plan yapmalıyız” diye konuştu.

REKLAM“İDEAL KİLONUZU KORUYUN”

Kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından son derece önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Cabbar, konuyla ilgili şunları anlattı:“Kış aylarında hava koşullarının fiziksel aktiviteyi kısıtlaması ve iştah artışı kilo almayı kolaylaştırabilir. Ancak doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kilo kontrolünü sağlamak mümkün olabilir. Sebze, meyve, tam tahıllı ürünler ve protein içeriği zengin besinlerden oluşan dengeli bir beslenme düzeni oluşturulmalı. Öğünlerde porsiyon kontrolü yapmak, gece saatlerinde mümkün olduğunca yemek yememek, su içmek ve aşırı kalorili içeceklerden uzak durmak ve fiziksel olarak aktif olmak kilo kontrolünü sağlamaya yardım edecektir”

“KAN BASINCINIZI TAKİP EDİN”

Kış aylarında soğuk havanın etkileri, fiziksel aktivitede azalma ve kilo alımı kan basıncının yükselmesine sebep olabileceğini hatırlatan Doç. Dr. Cabbar, “Bu nedenle özellikle hipertansiyon tanımız var ise, kış aylarında kan basıncınızı düzenli olarak ölçmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Yaz aylarında ilaç ihtiyacımız azalacağı gibi kış aylarında da ilaç ihtiyacımız artabilir. Kan basıncımızdaki değişiklikler her zaman şikayet vermeyeceği için aralıklı kan basıncımızı ölçmekte fayda var. Kan basıncı takibinde değişiklik olursa, doktor önerisi neticesinde ilaç veya doz değişimi ihtiyacı olabilir” dedi.

“ENFEKSİYONLARDAN KORUNUN”

Kış aylarında kalp hastalıklarının artması veya kontrolünün bozulmasının bir diğer önemli sebebinin grip veya zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonlarının artması olduğunu belirten Doç. Dr. Cabbar, özellikle aşılanmanın önemine işaret ederek şunları söyledi: “Enfeksiyon vücudumuz için stres kaynağıdır ve neden olabileceği ateş şikayeti kalbimizin daha hızlı çalışmasına ve oksijene ihtiyacının artmasına sebep olabilir. Bunun yanında kontrol altındaki kalp yetersizliği hastalığını da kötüleştirebilir. Dolayısıyla enfeksiyonlara karşı gücümüzü arttırmak için hayat tarzımıza dikkat etmeli ve gereğinde aşı yaptırmalıyız. Kabul görmüş ve etkinliği kanıtlanmış aşıları yaptırmamız kötü sonuçları azaltacaktır.”

REKLAM“STRESİNİNİZİ KONTROL ETMEYE ÇALIŞIN”

Kış aylarında hava şartlarının da dâhil olduğu birçok nedenle depresyona eğilim ve stresin arttığını, bu durumun da kalp krizi ve ritim bozukluklarını tetiklediğini söyleyen Doç. Dr. Ayça Türer Cabbar, “Kortizol gibi stres hormonlarının artışı kalp krizi, ritim problemleri ve hipertansiyon gibi kalp hastalıklarının da tetiklenmesine sebep olur. Stres ile baş etmenin yolunu bulabilirsek ve baş edemediğimiz durumlarda yardım alabilirsek, kalbimizi kötü etkilerinden korumuş oluruz. Buna ek olarak stresi azaltacak ve bizi mutlu edecek hobiler edinmek de fayda sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

“UYKU DÜZENİNE ÖZEN GÖSTERİN”

Doç. Dr. Cabbar, “Yeterli uyku almak vücudun tüm fonksiyonları gibi kalp sağlığı için de vazgeçilmez bir unsur. Aynı saatte uyuyup, aynı saatte uyanmak vücudumuzun çalışmasını düzenlediği gibi yeterli uyku süresi, depresyondan korunma ve stresi kontrol etmede de oldukça etkili. Bu nedenle kış aylarında kalbi korumak için de aynı saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterin, yatmadan önce uyarıcı içeceklerden kaçının” dedi.

“GEREKTİĞİNDE TAKVİYE ALIN”

Son yıllarda, birçok çalışmada D vitamini eksikliğinin kalp yetmezliği ve inme gibi kalp damar hastalıklarında da risk faktörü olduğuna dair sonuçlar yayınladığı bilgisini veren Doç. Dr. Cabbar, sözlerine şöyle devam etti: “D vitamini almanın en etkili yolu ise güneş ışığıdır. Ancak kış aylarında, güneş ışınlarının açısı değişir ve faydalı etkilerinden faydalanabilmemiz pek mümkün olmaz. Bu nedenle yeterli güneş ışığı alamadığınız zaman D vitamini takviyeleri kullanılması gerekebilir. Bu durumda hekiminize danışarak D vitamini düzeyinize göre takviye alabilirsiniz. Ayrıca C vitamini açısından zengin gıdalar bağışıklık sistemimizi güçlendirecektir. Özellikle kalp yetersizliği var ise demir eksikliğini gidermek gerekir. Doktor önerisi doğrultusunda demir takviyesi yapmak faydalı olacaktır.”

“TÜTÜN ÜRÜNLERİNDEN UZAK DURUN”

Sigara ve tütün ürünleri kalp sağlığı için tek başına bile ciddi risk oluşturduğunun altını çizen Doç. Dr. Cabbar, “Mevsimlerden ve hava koşullarından bağımsız olarak tütün ve tütün ürünleri dumanından uzak durmak sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazıdır” dedi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/soguk-havalarda-kalbi-koruyacak-10-oneri/feed/ 0
Yasmin Erbil’in yeni saçları gündem oldu! Hadise ve Dila Tarkan’dan sonra o da modaya uydu https://www.haber60.com.tr/yasmin-erbilin-yeni-saclari-gundem-oldu-hadise-ve-dila-tarkandan-sonra-o-da-modaya-uydu/ https://www.haber60.com.tr/yasmin-erbilin-yeni-saclari-gundem-oldu-hadise-ve-dila-tarkandan-sonra-o-da-modaya-uydu/#respond Wed, 11 Dec 2024 13:16:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/yasmin-erbilin-yeni-saclari-gundem-oldu-hadise-ve-dila-tarkandan-sonra-o-da-modaya-uydu/ Yasmin Erbil’in yeni saçları gündem oldu! Hadise ve Dila Tarkan’dan sonra o da modaya uydu

Eski Survivor yarışmacısı Yiğit Poyraz ile yaşadığı aşkla çok konuşulan Yasmin Erbil, gittiği yerlerle de gündemden düşmüyor.

Yasmin Erbil’in yeni saçları gündem oldu! Hadise ve Dila Tarkan’dan sonra o da modaya uydu

Güzelliği ile dikkat çeken Yasemin Erbil, saç rengini değiştirerek sevenlerini şoke etti.

Yasmin Erbil’in yeni saçları gündem oldu! Hadise ve Dila Tarkan’dan sonra o da modaya uydu

Instagram’da içerik üreticiliği yapan Yasmin Erbil, paylaştığı videolar ile kısa sürede adını duyurdu.

Yasmin Erbil’in yeni saçları gündem oldu! Hadise ve Dila Tarkan’dan sonra o da modaya uydu

YASMİN ERBİL’İN YENİ SAÇ RENGİ

Tarzıyla dikkat çeken Yasmin Erbil, sosyal medya hesabında paylaştığı hikaye ile saç rengini değiştirdiğini duyurdu.

Yasmin Erbil’in yeni saçları gündem oldu! Hadise ve Dila Tarkan’dan sonra o da modaya uydu

Erbil’in koyu renk saçlarını turuncu renge boyatması takipçilerini şoka uğrattı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yasmin-erbilin-yeni-saclari-gundem-oldu-hadise-ve-dila-tarkandan-sonra-o-da-modaya-uydu/feed/ 0
Bu tatlı kızı tanıyabildiniz mi? Şimdilerin güzel mi güzel yıldızı oldu! ‘Gözler hiç değişmemiş’ https://www.haber60.com.tr/bu-tatli-kizi-taniyabildiniz-mi-simdilerin-guzel-mi-guzel-yildizi-oldu-gozler-hic-degismemis/ https://www.haber60.com.tr/bu-tatli-kizi-taniyabildiniz-mi-simdilerin-guzel-mi-guzel-yildizi-oldu-gozler-hic-degismemis/#respond Wed, 11 Dec 2024 13:16:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/bu-tatli-kizi-taniyabildiniz-mi-simdilerin-guzel-mi-guzel-yildizi-oldu-gozler-hic-degismemis/ Bu tatlı kızı tanıyabildiniz mi? Şimdilerin güzel mi güzel yıldızı oldu! ’Gözler hiç değişmemiş’

Leyla ile Mecnun, Beni Böyle Sev, Güzel Günler güzel günler gibi projelerde yer alan ünlü oyuncu bebeklik fotoğrafını paylaştı.

Bu tatlı kızı tanıyabildiniz mi? Şimdilerin güzel mi güzel yıldızı oldu! ’Gözler hiç değişmemiş’

37 yaşındaki oyuncunun bebeklik halini gören sevenleri ‘Gözlerinin içi gülüyor, değişmemişsin’, ‘Ne kadar tatlıymışsın’, ‘O yaramaz haller bebekliktenmiş’ şeklinde yorumlarda bulundu.

Bu tatlı kızı tanıyabildiniz mi? Şimdilerin güzel mi güzel yıldızı oldu! ’Gözler hiç değişmemiş’

Bu ünlü isim Zeynep Çamcı’dan başkası değil…

Bu tatlı kızı tanıyabildiniz mi? Şimdilerin güzel mi güzel yıldızı oldu! ’Gözler hiç değişmemiş’

Kimi anne – babasının izinden gidip ünlü oldu, kimi ise hiç tanınmayan bir ailenin ferdiydi… Gün geldi çocuklar büyüdü… Şimdi her biri kariyerlerinde emin adımlarla ilerliyor…

İşte dünün çocukları bugünün yıldızları olan o isimler…

Bu tatlı kızı tanıyabildiniz mi? Şimdilerin güzel mi güzel yıldızı oldu! ’Gözler hiç değişmemiş’

Afra Saraçoğlu

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bu-tatli-kizi-taniyabildiniz-mi-simdilerin-guzel-mi-guzel-yildizi-oldu-gozler-hic-degismemis/feed/ 0
Başarılı oyuncu Devrim Saltoğlu, ‘Kuruluş Osman’ kadrosuna katıldı! https://www.haber60.com.tr/basarili-oyuncu-devrim-saltoglu-kurulus-osman-kadrosuna-katildi/ https://www.haber60.com.tr/basarili-oyuncu-devrim-saltoglu-kurulus-osman-kadrosuna-katildi/#respond Wed, 11 Dec 2024 13:16:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/basarili-oyuncu-devrim-saltoglu-kurulus-osman-kadrosuna-katildi/ Saltoğlu, dizinin 176. bölümünden itibaren hikayeye katılarak izleyicilere yeni bir heyecan yaşatacak. Devrim Saltoğlu, dizide sürpriz bir karaktere hayat verecek.

Yapım ve proje tasarımı Mehmet Bozdağ’a ait; yönetmenliğini Ahmet Yılmaz’ın ve başrolünü Osman Bey karakteriyle Burak Özçivit’in üstlendiği dizi, atv ekranında çarşamba akşamlarına damga vurmaya devam edecek.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/basarili-oyuncu-devrim-saltoglu-kurulus-osman-kadrosuna-katildi/feed/ 0
İşte Benim Stilim yarışmacısı Aleyna Eroğlu estetikle tanınmaz hale geldi! “Sana ne olmuş böyle” https://www.haber60.com.tr/iste-benim-stilim-yarismacisi-aleyna-eroglu-estetikle-taninmaz-hale-geldi-sana-ne-olmus-boyle/ https://www.haber60.com.tr/iste-benim-stilim-yarismacisi-aleyna-eroglu-estetikle-taninmaz-hale-geldi-sana-ne-olmus-boyle/#respond Wed, 11 Dec 2024 13:16:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/iste-benim-stilim-yarismacisi-aleyna-eroglu-estetikle-taninmaz-hale-geldi-sana-ne-olmus-boyle/ İşte Benim Stilim yarışmacısı Aleyna Eroğlu estetikle tanınmaz hale geldi! Sana ne olmuş böyle

Nur Yerlitaş, Kemal Doğlu ve Ivana Sert’in jürilik yaptığı ‘İşte Benim Stilim’ yarışması, zaman zaman sosyal medyada gündeme gelmeye devam ediyor. Öykü Serter’in sunuculuk yaptığı yarışma programına iz bırakan ve adını duyuran Aleyna Eroğlu, şimdilerde sosyal medyada oldukça popüler.

İşte Benim Stilim yarışmacısı Aleyna Eroğlu estetikle tanınmaz hale geldi! Sana ne olmuş böyle

Şu anda ekranlardan uzak bir yaşam süren Aleyna Eroğlu, ilk olarak ‘Beni Affet’ dizisi ile kamera karşısına geçmişti. Son olarak ‘Tam Kafadan’ sinema filminde oynayan Eroğlu, uzun süredir bir projede yer almıyor.

İşte Benim Stilim yarışmacısı Aleyna Eroğlu estetikle tanınmaz hale geldi! Sana ne olmuş böyle

Aleyna Eroğlu, yarışmadaki doğal güzelliği ile herkesi kendine hayran bırakmıştı.

İşte Benim Stilim yarışmacısı Aleyna Eroğlu estetikle tanınmaz hale geldi! Sana ne olmuş böyle

DEĞİŞİMİ GÜNDEM OLDU

İşte Benim Stilim yarışmasında adını duyuran Aleyna Eroğlu’nun yeni halini görenler tanımakta güçlük çekti.

İşte Benim Stilim yarışmacısı Aleyna Eroğlu estetikle tanınmaz hale geldi! Sana ne olmuş böyle

Yaptırdığı estetiklerle adeta baştan doğan Eroğlu’nun yıllar içindeki değişimi herkesi şoke etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iste-benim-stilim-yarismacisi-aleyna-eroglu-estetikle-taninmaz-hale-geldi-sana-ne-olmus-boyle/feed/ 0
Kanser radyolojiden kaçamıyor https://www.haber60.com.tr/kanser-radyolojiden-kacamiyor/ https://www.haber60.com.tr/kanser-radyolojiden-kacamiyor/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/kanser-radyolojiden-kacamiyor/ Türk Radyoloji Derneği’nin, (TRD) 45. Ulusal Radyoloji Kongresi’nde (TÜRKRAD -2024) TRD Yönetim Kurulu Üyesi ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nermin Tunçbilek ile bir araya geldim.

ERKEN TANI ÖNEMLİ
Ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi kanser tarama programları uygulandığını belirten Prof. Dr. Tunçbilek, şöyle dedi: “Tarama programlarından en dikkat çekici olan meme kanseri, maalesef her 8 kadının 1’inde görülmektedir. Tanı alan her 43 kadının 1’inin kaybıyla sonuçlanmaktadır. 2024’te 310 bin 720 kadın ve 2 bin 800 erkeğin meme kanseri tanısı alacağı öngörülmüştür.

2022’de ise dünyada meme kanserinden 670 bin ölüm vakası bildirilmiştir. Buna karşın düzenli kontrol ve erken tanı ile meme kanserinden ölüm oranı yüzde 44 azalma göstermiştir. Yüksek sıklıkta görülmesine karşın meme kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken teşhis için düzenli mamografik kontrol yapılması bu hastalıkla mücadelede kritik bir öneme sahiptir.” Mamografik incelemenin, meme dokusu yoğun olgularda kanserin saptanmasını güçleştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Tunçbilek, şunlara dikkat çekti: “Bu nedenle, yoğun meme dokusuna sahip bireylerde ek görüntüleme yöntemlerinin kullanılması gerekir. Yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografik görüntülemeye ilaveten ultrasonografi ve MR gibi ek görüntüleme yöntemlerinin yapılması önerilmektedir.”

SİGARA İÇENE HER YIL AKCİĞER TOMOGRAFİSİ ÖNERİSİ
AKCİĞER kanserinin erken tanısı ve tedavisinde, radyolojik görüntülemenin hasta yönetiminde önemli bir rol oynadığının da altını çizen Prof. Dr. Tunçbilek, “Akciğer kanserinde erken teşhis yüzde 77 oranında hayat kurtarır. 55-74 yaş arasında 30 yıldır günde 1 paket sigara içen, halen aktif içici veya 15 yıldan daha kısa süre önce bırakmış olan kişilerde her yıl düşük doz akciğer tomografisi çekilmesi önerilmektedir” dedi.

GÜNDE 4 SİGARADA BİLE KANSER RİSKİ FAZLA
EN sık görülen kanser tipi olan akciğer kanseri etiyolojisinde sigaranın rol aldığını belirten Prof. Dr. Tunçbilek, şöyle dedi: “Günde 10 veya daha az sigara içenlerde akciğer kanser riski 20 kat, günde 4’ten az sigara içenlerde bile 5 kat artıyor. Alternatif tütün ürünlerinden elektronik sigaranın; sadece sigara içenlere göre akciğer kanseri riskini 4 kat arttırdığı literatürde bildirilmiştir.

YÜKSEK DOĞRULUKTA TANI
KANSER riski yüksek olgularda, düşük dozlarla görüntüleme yöntemleri ile yüksek doğrulukla tanı sağlanabildiğini belirten Prof. Dr. Tunçbilek, “Kanserden korkmamalı, geç kalmaktan korkmalı ve ‘bana olmaz’ dememeli. Radyolojik kontroller zamanında yaptırılmalı. Radyoloji, tanı ve tedavi yönetiminde kullanılmasının yanı sıra seçilmiş olgularda minimal invaziv lokal tedavilerle artık hasta tedavisinde de yerini almıştır. Değerlendirmeler radyoloji uzmanı tarafından gerçekleştirilmelidir” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kanser-radyolojiden-kacamiyor/feed/ 0
Her yüz gerilmez! https://www.haber60.com.tr/her-yuz-gerilmez/ https://www.haber60.com.tr/her-yuz-gerilmez/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/her-yuz-gerilmez/ Yaş ilerledikçe tüm vücudumuz gibi yüzümüz de yaşlanıyor. Cildimiz kırışıyor, yüz ve boyun bölgemizde sarkmalar meydana geliyor. Yaş belirtilerinin belirgin olarak ortaya çıktığı yüz bölgesinde, cerrahi işlem olmaksızın sarkmanın düzeltilemeyeceği durumlarda ise devreye yüz germe ameliyatları giriyor.

KİMLERE YAPILMALI?
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çil, kimlere yüz germe ameliyatlarının yapılabileceğini şöyle anlattı: “40’lı yaşlarda daha kısa kesilerle yüz germe işleminin yapılması daha uygun olabilir. İleri yaşlarda çok fazla yüz bölgesine müdahale etmek gerekli olacağından, daha fazla işlem gerektiren yüz germe cerrahisi gerekli olabilir. Genç yaşlarda ise yüz bölgesinde bu tarz ciddi işlemlerin yapılması uygun olmayabilir.”

5 SAAT SÜRÜYOR
Yüz germe işleminin nasıl yapıldığından da bahseden Prof. Dr. Çil, “Yüz germe işlemi çoğunlukla genel anestezi adı verilen, hastanın uyutulduğu anestezi altında yapılması tercih edilen bir cerrahi işlemdir. Ameliyat süresi yapılacak işlemlere göre değişmekle birlikte ortalama 5 saat sürmektedir. Ameliyattan sonra yüz bölgesi bandaja alınmakta, yüzdeki bandajlar açıldıktan sonrada çoğunlukla 1 hafta- 10 gün süresince baş bölgesine özel korseler giydirilmektedir” diye konuştu.

BÜYÜK BİR CERRAHİ İŞLEM
Yüz germe ameliyatının, büyük cerrahi işlemlerden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çil, “Her ameliyatta görülebilecek kanama, enfeksiyon, yara iyileşme problemleri gibi komplikasyonlar görülebilir. Yeterli deneyimi olmayan merkezlerde bu komplikasyon oranları artabilir. Yüz germe işlemi uygun eğitimi almış kişiler tarafından, uygun merkezlerde yapılması gereken bir işlem” dedi.

TEK TİP YÜZ GERME OPERASYONU YOK
FARKLI yüz germe tekniklerinin mevcut olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çil, şöyle dedi: “Tek tip yüz germe ameliyatı tüm kişilere uygun değildir. Kişinin yaşına ve yüz bölgesinde oluşmuş olan değişikliklere bağlı olarak cerrahi teknikler değişebilmektedir. Bu teknikler kısa bir izin kulak önünde bırakıldığı ‘short scar’ (kısa iz) tekniğinden izin saçlı deri ve kulak arkasına kadar uzandığı değişik kesi tekniklerine kadar birçok farklar gösterebilmektedir. Cerrah, yüz bölgesini değerlendirdikten sonra kişiye uygun yüz germe cerrahi tekniğini seçerek, işlemi gerçekleştirmektedir.”

NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
YÜZ germe ameliyatlarından sonra nelere dikkat edilmesi gerektiğini ise Prof. Dr. Çil, şöyle açıkladı: “Yüz bölgemizi güneş ışınlarından korumamız gerekir. Bunun için tüm yüz bölgemizi güneş ışınlarını direkt etkilerinden koruyacak geniş şapkalar ve geniş çerçeveli güneş gözlükleri kullanmamız uygun olur. Uygun nitelikte güneşten koruyucu kremler kullanmamız gerekir. Ameliyat sonrası yara yerlerinin hijyenine dikkat edilmeli. Beklenmedik bir durumda ise hemen doktorunuza başvurmanız gerekir.”

ÖLÜMCÜL OLABİLİR
Kişilerin var olan hastalıklarını uzman hekime söylememelerinin de ölümcül komplikasyonlara neden olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Çil, şu bilgileri paylaştı: “Yüz germe ameliyatı olacak kişiler çoğunlukla ileri yaş grubundadır. Dolayısıyla ileri yaşlarda artan kalp, tansiyon, şeker, tiroit gibi hastalıklar yüz germe vakalarında daha fazla görülebilmektedir. İşlemi yapacak olan cerraha ve anesteziye bu hastalıkları söylememiz çok önemlidir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/her-yuz-gerilmez/feed/ 0
HIV pandemisi dakikada 1 kişi HIV’den ölüyor https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/ 15-25 Kasım Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası ve 1 Aralık Dünya AIDS Günü… Bu kapsamda sanatçılar, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve çözüm ortakları HIV’e ((İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü) dikkat çekmek için ‘Birlikte HIV’den Güçlüyüz’ çatısı altında ‘Ön Yargıları Dönüştürüyoruz, Geleceğe Umutla Bakıyoruz’ mottosuyla birleşti. Programın lansmanı Bomonti’de yapıldı.

5.4 MİLYON HASTALIĞINI BİLMİYOR
Ben de uzmanlar ile bir araya geldim. HIV Enfeksiyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, HIV’de yaşanan artışı rakamlarla gözler önüne serdi. Prof. Dr. Tabak, “Bu, 1980’de yani geçen yüzyılda başlayan pandeminin devamıdır. HIV dünyada ilk 1980 yılında görüldü. Üzerinden 44 yıl geçti. Ama bu bir pandemi ve devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 yılı verilerine göre dünyada 88 milyon kişi bu hastalığa enfekte oldu.42 milyon kişi kaybedildi.HIV ile yaşayanların sayısı 40 milyon. Bunun 38.6 milyonu 15 yaş üzeri yetişkin, 1.4 milyonu çocuk.Yüzde 53’ü kadın.Yüzde 86’sı hastalığının farkında ama 5.4 milyon kişi hastalığını bilmiyor” dedi.

TÜM DÜNYADA ARTIŞTA
Yeni tanı alanların sayısının 1.3 milyon olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tabak, şöyle dedi: “Ölenlerin sayısı 630 bin. Dakikada 1 kişi HIV nedeniyle hayatını kaybediyor. 2010-2023 yıllarını karşılaştırdığımızda tüm dünyada Afrika, Amerika, Asya’da yeni tanılar yüzde 39 azalmışken, Güney Amerika, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Doğu Avrupa’da yüzde 116’lara varan artışlar dikkat çekiyor.Yine aynı yıllarda tüm dünyada ölümler yüzde 50 azalmışken, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da yüzde 34 artmıştır. Eşcinsel bireylerde heteroseksüellere göre 25 kat daha fazla. Damar yoluyla ilaç kullanıcılarında ise 35 kat daha fazla.”

ÜLKEMİZDE 5 YILDIR YÜKSELİŞTE
Ülkemizdeki HIV vakalarını da değerlendiren Prof. Dr. Tabak,”Ülkemizde maalesef yeni tanılar artmaktadır. 1985’ten Kasım 2024’e kadar 45 bin 825 olgu tanı almıştır. Bunun yüzde 18.5’i kadın, yüzde 81’5’i erkektir. Sık görülen yaş grubu ise 25-29’dur. Bugüne kadar bildirilen olguların yüzde 55’i son 5 yılda, yüzde 85’i son 10 yılda tanı almıştır” dedi.

9 ÇOCUĞA HIV TANISI KONDU
Bu yıl 9 çocuğa HIV tanısı konulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tabak, “0 yaş grubunda 1, 1-14 yaş grubunda 3, 5-9 yaş grubunda 2, 10-14 yaş grubunda 3 çocuğumuza tanı koyulmuştur.Yani 14 yaş altı 9 çocuk tanı almıştır. Olguların yüzde 15’i yabancıdır. Bulaşma yolları yüzde 60 bilinmemektedir. Anneden bebeğe bulaş yüzde 0.2 bulunmuştur” dedi.

YÜZDE 50’Sİ HIV OLDUĞUNU BİLMİYOR
HIV/ AIDS Korunma ve Eğitim Derneği & Güneydoğu Nöroloji İnfeksiyon Derneği Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova da “Ülkemizdeki olguların yüzde 50’sini bilmiyoruz. Bu kişiler kendilerinin de farkında değil ve her yere bulaştırıyorlar. Ve bunların önemli bir kısmı kadın. Kadın demek de çocuk demektir. Bu da çocuklarına bulaştırıyorlar anlamına gelir” dedi.

UYUŞTURUCU ARTIŞIN NEDENİ
15 yaş grubunda HIV’de artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Taşova, “Bu özellikle uyuşturucuyla da bağlantılı hale geliyor. Peki sadece uyuşturucu mudur? Son dönem hep böyle, özellikle çocuklarda HIV vakaları gelmeye başladı. Dünyaya ve Türkiye’ye baktığımızda ergenler dediğimiz 15-19 yaş grubu ile 20-24 yaş grubu çok önemli bu anlamda. Bu grubun hem uyuşturucu hem cinsel olarak tam eğitilmemiş olması dikkat çekiyor. Sağlıklı üreme, sağlıklı cinsel yaşantı hakkında bilgilendirilmeleri gerekiyor. Bizim ülkemizdeki en eksik noktalardan biri maaleef bu” dedi.

2030’DA YILDA 100 BİN VAKA GÖRÜLEBİLİR!
TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği HIV Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Asuman İnan ise şunları söyledi: “Rakamlardan da anlaşıldığı üzere bir HIV pandemisi ile karşı karşıyayız. 80 milyon kişi enfekte olmuş. Halen de dünyada her yıl 1.5 milyon kişi yeniden enfekte oluyor. 630 bin kişi tüm çabalara rağmen ölüyorsa ‘Sessiz pandemi’ olarak adlandırılıyor ama bence bir ‘Sesli pandemi’nin içerisindeyiz. Türkiye’deki en önemli sorunumuz tedaviye ulaşım değil. Tedavi herkese devlet tarafından veriliyor. Türkiye’de sorunumuz yüzde 50’ye tanı konulmamış olması. 2030’lu yıllarda yılda 100 bin vaka görülebilir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/feed/ 0
2080’de yaşlı nüfus genç nüfusu geçecek https://www.haber60.com.tr/2080de-yasli-nufus-genc-nufusu-gececek/ https://www.haber60.com.tr/2080de-yasli-nufus-genc-nufusu-gececek/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/2080de-yasli-nufus-genc-nufusu-gececek/ Birleşmiş Milletler’in bu yıl açıkladığı nüfus beklentilerine göre, dünya nüfusunun 2080’lerde 2.1 milyar artışla 10.3 milyara ulaşması öngörülüyor. Rapora göre bu rakam ‘küresel nüfus zirvesi’ olacak. Bu noktadan sonra ise bir düşüş bekleniyor ve bu yüzyılın sonuna kadar 10.2 milyara düşebileceği bilgisi veriliyor. Nüfus projeksiyonlarda dikkat çekici bir veri var; o da şu anda 830 milyon olan 65 yaş ve üzeri kişi sayısının 2054 yılında 2 katına yani 1.7 milyara çıkabileceği. 2070’lerin sonunda yaşlı nüfusun 2.2 milyara ulaşması bekleniyor. 2080 yılına kadar ise 18 yaş altı çocukları geride bırakacağı öngörülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2023’te yüzde 10.2’ye çıktı. Bu oran, Cumhuriyet tarihinde ilk kez çift haneyi gördü.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/2080de-yasli-nufus-genc-nufusu-gececek/feed/ 0
Beyninizi “çürüten” alışkanlık: Doomscrolling! Ruh sağlığını bakın nasıl yerle bir ediyor https://www.haber60.com.tr/beyninizi-curuten-aliskanlik-doomscrolling-ruh-sagligini-bakin-nasil-yerle-bir-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/beyninizi-curuten-aliskanlik-doomscrolling-ruh-sagligini-bakin-nasil-yerle-bir-ediyor/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/beyninizi-curuten-aliskanlik-doomscrolling-ruh-sagligini-bakin-nasil-yerle-bir-ediyor/ İnsanlar, sabahları ilk iş olarak TikTok, Instagram veya X gibi platformlarda, akşamları ise korkutucu haberler ve karamsar içerikler arasında kaybolabiliyor. Ancak bu alışkanlık, yalnızca zaman kaybı değil, zihinsel ve fiziksel sağlığımıza zarar veren bir duruma dönüşebiliyor. Klinik Psikolog İrem Akyüz Çaylak, doomscrolling’in insanların psikolojik sağlığı üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirtiyor.

Çaylak, olumsuz içeriklere karşı insanların daha dikkatli olma eğiliminde olduklarını ve sürekli bu tür içeriklere maruz kalmanın kaygı, stres ve depresyon gibi duygusal sorunları tetiklediğini söylüyor. “İnsanlar, stresli ve kaygılı hissettiklerinde, bir kontrol davranışı olarak sosyal medyada olumsuz haberleri takip etme yoluna gidebiliyorlar,” diyor. Çaylak, dijital medyanın belirsizlikle başa çıkmak için sıkça başvurulan bir kaynak haline geldiğini, ancak bunun da bir bağımlılık döngüsüne yol açtığını vurguluyor.

Uzun vadede, sürekli olumsuz içeriklere maruz kalmak, beynin dinlenmesine engel oluyor. Beyin, sürekli bilgi bombardımanına uğradığında sinir ağları zayıflıyor ve bu da unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve karar verme süreçlerinde bozulmalara yol açabiliyor. Bu durum, aynı zamanda “beyin çürümesi” olarak adlandırılan bir süreçle de ilişkilendiriliyor. Beynin bilgi işleme kapasitesinin azalması, bu olumsuz etkileşimlerin bir sonucu olarak daha belirgin hale geliyor.

Çaylak, “Sistematik olarak doomscrolling yapan bireylerde psikolojik sıkıntı yaşama olasılığı daha yüksek, bu da düşük zihinsel refah, yaşam memnuniyeti ve uyumuna yol açabiliyor,” diyor. Ayrıca, yapılan araştırmalar, bu alışkanlığın uyku düzenini bozarak depresyon semptomlarını da tetikleyebileceğini gösteriyor.

Sosyal medya algoritmaları, izlediğimiz ve beğendiğimiz içeriklere benzer paylaşımlar önererek bu döngüyü besliyor. Olumsuz içerikler, kullanıcıların dikkatini daha fazla çekiyor ve bu da doomscrolling alışkanlığını körüklüyor. İnsanlar, kötü hissetmelerine rağmen bu davranışa devam ediyor, bu da bağımlılığın en temel özelliği olarak kabul ediliyor.

Çaylak, doomscrolling ile başa çıkabilmek için dijital sınırlar koymayı, yani sosyal medya kullanımını sınırlamayı öneriyor. Özellikle yatmadan önce ekran süresinin azaltılması, zihinsel sağlığı iyileştirebilir. Ayrıca, farkındalık geliştirmek ve anda kalmaya odaklanmak, negatif düşüncelerden arınmanın etkili yolları arasında yer alıyor. Eğer bu alışkanlık kontrol altına alınamıyorsa, bir uzmandan profesyonel destek alınması gerektiğini belirtiyor.

Doomscrolling yalnızca bireysel sağlığımızı değil, toplumsal sağlığı da tehdit eden bir sorun haline gelmiş durumda. Zihinsel ve fiziksel sağlığımızı korumak için bu alışkanlığa karşı daha dikkatli olmamız ve adım atmamız gerektiği açık.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/beyninizi-curuten-aliskanlik-doomscrolling-ruh-sagligini-bakin-nasil-yerle-bir-ediyor/feed/ 0
Kovid geçirenlerde kalp krizi riski 2 kat fazla https://www.haber60.com.tr/kovid-gecirenlerde-kalp-krizi-riski-2-kat-fazla/ https://www.haber60.com.tr/kovid-gecirenlerde-kalp-krizi-riski-2-kat-fazla/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/kovid-gecirenlerde-kalp-krizi-riski-2-kat-fazla/ 18. Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Ulusal Kongresi’nde Sağlık Bakanlığı Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Cevdet Uğur Koçoğulları ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Sargın ile görüştüm. Prof. Dr. Koçoğulları’na, o üzerine çok konuşulan ve tartışılan soruyu yani ‘Kovid aşıları kalp krizi vakalarını artırdı mı?’ sorusunu sordum. Bakın, Prof. Dr. Koçoğulları, Kovid- 19’un kalp üzerindeki etkileri ve aşıların rolüyle ilgili neler anlattı…

VİRÜS KALBİ BOZUYOR
Kovid-19 salgınının, yalnızca solunum yollarını değil aynı zamanda kalp-damar sistemi üzerindeki uzun vadeli etkileriyle de dikkat çektiğini dile getiren Prof. Dr, Koçoğulları, “Son çalışmalar, Kovid-19 enfeksiyonu ve kardiyovasküler olaylar arasında önemli bir ilişki olduğunu ortaya koyarken, aşıların bu riskleri önlemede rolü olduğunu vurguluyor” dedi. Prof. Dr. Koçoğulları, Kovid-19 enfeksiyonunun, özellikle kalp krizi ve felç gibi ciddi kardiyovasküler olayların görülme riskini artırdığını belirterek, şunları söyledi: “Kovid-19 geçirenlerde, enfeksiyon sonrası 3 yıla kadar kalp krizi, felç ve erken ölüm riski 2 katına çıkmaktadır. Bu risk, özellikle şiddetli enfeksiyon geçirenlerde daha belirgin hale gelmektedir. Hafif Kovid-19 vakaları bile miyokardit, aritmi ve kalp yetmezliği gibi kardiyovasküler sorunlara yol açabilir. Kovid, doğrudan damar dokularını enfekte ederek, plaklarda iltihaplanmaya ve plak yırtılması nedeniyle kalp krizi veya felce neden olabilecek süreçleri başlatabilir.”

AŞILAR KALP KRİZİNİ ARTIRMIYOR
Aşıların, Kovid-19’un ağır etkilerini önleyerek, kardiyovasküler komplikasyonları azaltmada önemli rol oynadığına dikkati çeken Prof. Dr. Koçoğulları, “Son bulgular, Kovid-19 aşılarının güvenli ve etkili olduğunu kanıtlamaktadır. Kovid-19 aşılarının kalp krizi riskini artırmadığı kanıtlanmıştır. Aşılama sonrası görülen hafif iltihaplanma, bağışıklık sisteminin normal bir tepkisidir ve kardiyovasküler olaylarla ilişkilendirilmez. mRNA aşıları sonrası nadir görülen miyokardit ve perikardit vakaları rapor edilmiştir. Bu vakalar çoğunlukla genç erkeklerde görülmekle birlikte, genellikle hafif seyretmekte ve uygun tedavi ile hızla iyileşmektedir” dedi.

KADINLARIN KALBİ YORGUN
TÜRK Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği (TKDCD) Genel Sekreteri ve Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Sargın da kadınlarda kalp ve damar hastalıklarındaki artışa dikkat çekti. Doç. Dr. Sargın, kadınlarda kalp ve damar hastalıklarını “sessiz bir salgın” olarak nitelendirerek, şu önemli açıklamalarda bulundu: “Kardiyovasküler hastalıklar (KVH), yılda yaklaşık 17,9 milyon ölüme neden olarak, dünya genelinde en büyük ölüm sebebi. Tarih boyunca KVH’nin ‘erkek hastalığı’ olduğu algısı, kadınların bu konuda farkındalık geliştirmesini engellemiştir. Ancak gerçekte, kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde kadın ölümlerinin üçte birinden sorumludur ve Türkiye’de kadın ölümlerinin yüzde 40’ına yakını bu hastalık nedeniyle gerçekleşmektedir. Hem dünyada hem Türkiye’de kadınlar kalpten ölüyor” dedi.

KANSERDEN ÇOK CAN ALIYOR
Kadınların genellikle kanserden koktuğunu, kalp hastalıklarının 2. sırada yer aldığını belirten Doç. Dr. Sargın, şunları söyledi: “Dünya genelinde kadın ölümlerinin yüzde 35’i kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle gerçekleşirken, bu oran tüm kanser türlerinin toplamından fazladır. Avrupa’da kadın ölümlerinin yüzde 51’inden fazlası KVH ile ilişkilendirilirken, erkeklerde bu oran yüzde 42’dir. Kadınlarda koroner arter hastalığının sıklığının, başta diyabet ve obezitenin artışı nedeniyle 2030 yılına kadar yüzde 46 oranında artması beklenmektedir.”

BELİRTİLERİ FARKLI
Doç. Dr. Sargın, kadınlarda kalp ve damar hastalıklarının erkeklere göre daha farklı belirtilerle ortaya çıktığını söyleyerek, kadınlarda göğüs ağrısına ek olarak yorgunluk, mide bulantısı, sırt veya çene ağrısı gibi belirtilerin daha yaygın olduğunu belirtti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kovid-gecirenlerde-kalp-krizi-riski-2-kat-fazla/feed/ 0
Çılgın Bediş’in saf Banu’sunu görenler tanıyamadı! Sonay Aydın’ın estetikli değişimi sosyal medyayı salladı https://www.haber60.com.tr/cilgin-bedisin-saf-banusunu-gorenler-taniyamadi-sonay-aydinin-estetikli-degisimi-sosyal-medyayi-salladi/ https://www.haber60.com.tr/cilgin-bedisin-saf-banusunu-gorenler-taniyamadi-sonay-aydinin-estetikli-degisimi-sosyal-medyayi-salladi/#respond Mon, 09 Dec 2024 14:04:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/cilgin-bedisin-saf-banusunu-gorenler-taniyamadi-sonay-aydinin-estetikli-degisimi-sosyal-medyayi-salladi/ Çılgın Bediş’in saf Banu’sunu görenler tanıyamadı! Sonay Aydın’ın estetikli değişimi sosyal medyayı salladı

90’lı yılların kült gençlik dizisi Çılgın Bediş’teki saf Banu karakterini Sonay Aydın canlandırıyordu. Artık İngiltere’de yaşayan Sonay Aydın son haliyle beğeni topluyor.

Çılgın Bediş’in saf Banu’sunu görenler tanıyamadı! Sonay Aydın’ın estetikli değişimi sosyal medyayı salladı

1996-2001 yıllarında reyting rekorları kıran ‘Çılgın Bediş’in ‘Banu’su Sonay Aydın dizi bittikten sonra İngiltere’ye yerleşti. Sadece fiziği değil, hayatı da bir anda değişen Sonay Aydın son halliyle dikkat çekmeyi başarıyor.

Çılgın Bediş’in saf Banu’sunu görenler tanıyamadı! Sonay Aydın’ın estetikli değişimi sosyal medyayı salladı

Saç rengini değiştiren ve burun ameliyatı olan Aydın sık sık Türkiye’ye dönmek istediğini dile getiriyor.

Çılgın Bediş’in saf Banu’sunu görenler tanıyamadı! Sonay Aydın’ın estetikli değişimi sosyal medyayı salladı

Sonay Aydın bir takipçisine verdiği yanıtta “İnşallah birkaç yıla Türkiye’deyim yeniden sektöre dönmek istiyorum” demişti.

Çılgın Bediş’in saf Banu’sunu görenler tanıyamadı! Sonay Aydın’ın estetikli değişimi sosyal medyayı salladı

İşte merak edenler için Çılgın Bediş’in Banu’su Sonay Aydın’ın yıllar içerisindeki inanılmaz değişimi…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cilgin-bedisin-saf-banusunu-gorenler-taniyamadi-sonay-aydinin-estetikli-degisimi-sosyal-medyayi-salladi/feed/ 0
İstanbul’da Sahte ve Kaçak İçki Operasyonu: 516 Şişe Ele Geçirildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ve-kacak-icki-operasyonu-516-sise-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ve-kacak-icki-operasyonu-516-sise-ele-gecirildi/#respond Wed, 04 Dec 2024 20:44:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ve-kacak-icki-operasyonu-516-sise-ele-gecirildi/ SULTANGAZİ ve Fatih’te düzenlenen sahte ve kaçak içki operasyonunda satışa hazır 516 adet sahte içki ve çok sayıda üretim malzemesi ele geçirilirken 1 kişi gözaltına alındı.

İstanbul emniyeti Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ihbar üzerine Sultangazi ve Fatih’te bulunan iki adrese sahte ve kaçak alkol üretimine ilişkin operasyon gerçekleştirdi. Sultangazi’de bulunan ve sahte alkol üretimi yapıldığı tespit edilen adrese yapılan operasyonda 215 adet satışa hazır halde sahte alkol, 50 litre şişelenmeye hazır sahte alkol ve retimde kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi. Fatih’teki adreste ise, tekel bayi deposunda satışa hazır 301 adet kaçak alkol şişesi bulundu. Operasyonlar sonucunda Fatih’teki tekel bayinin sahibi gözaltına alınırken Sultangazi’de bulunan adresteki şüpheli veya şüpheliler olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Ekiplerin kaçan şüpheliler, için arama çalışması devam ederken toplamda 516 adet satışa hazır kaçak ve sahte alkol ele geçirildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ve-kacak-icki-operasyonu-516-sise-ele-gecirildi/feed/ 0
Yenişehir’de Döner Zehirlenmesi https://www.haber60.com.tr/yenisehirde-doner-zehirlenmesi/ https://www.haber60.com.tr/yenisehirde-doner-zehirlenmesi/#respond Wed, 04 Dec 2024 20:44:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/yenisehirde-doner-zehirlenmesi/ Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 20 kişi, yedikleri dönerden zehirlendikleri şüphesiyle tedavi altına alındı.

Bulantı ve ishal şikayetiyle 20 kişi, Yenişehir Devlet Hastanesine başvurdu.

Gıda zehirlenmesi teşhisi konulan bu kişilerin, İznik Caddesi’nde bir restorandan tavuk döner yediklerinin belirlenmesi üzerine soruşturma başlatıldı.

Görevlilerce restoranın satışları durdurulurken, İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerince numune alınarak İl Tarım Müdürlüğü Gıda Kontrol Laboratuvarına gönderildi.

Tedavi altına alınan hastaların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yenisehirde-doner-zehirlenmesi/feed/ 0
Samsun’da Otobüs ile Tır Çarpıştı, 1 Yaralı https://www.haber60.com.tr/samsunda-otobus-ile-tir-carpisti-1-yarali/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-otobus-ile-tir-carpisti-1-yarali/#respond Wed, 04 Dec 2024 20:44:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/samsunda-otobus-ile-tir-carpisti-1-yarali/ Samsun’un Terme ilçesinde yolcu otobüsünün tırla çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.

Rize’den Marmaris’e seyreden R.K. (36) idaresindeki 61 AGC 529 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, Ordu-Samsun kara yolu Sakarlı Mahallesi’nde S.Y. (57) yönetimindeki 14 DK 165 çekici plakalı tırla çarpıştı.

Savrulan yolcu otobüsü, refüjdeki aydınlatma direğine çarparak durabildi.

Kazada, otobüs yolcularından H.A. (23) yaralandı.

Yaralı, sağlık ekiplerince Terme Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-otobus-ile-tir-carpisti-1-yarali/feed/ 0
Bruce Lee’nin ruhunu güçlendirmek için kullandığı 4 ilke https://www.haber60.com.tr/bruce-leenin-ruhunu-guclendirmek-icin-kullandigi-4-ilke/ https://www.haber60.com.tr/bruce-leenin-ruhunu-guclendirmek-icin-kullandigi-4-ilke/#respond Mon, 02 Dec 2024 09:26:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/bruce-leenin-ruhunu-guclendirmek-icin-kullandigi-4-ilke/ Bruce Lee, global şöhretini yalnızca oyunculuğu ve inanılmaz dövüş sanatları yetenekleri ile değil; aynı zamanda da bir filozof olarak sahip olduğu itibar sayesinde kazandı. Hayat üzerine görüşleri, hala dünya çapında birçok insana esin kaynağı oluyor. Dövüş sanatı ustası, gün içerisinde aklına gelen önemli düşünceleri kaydettiği bir not defterini, daima yanında taşırdı. Bu kayıtlar düzenlendi ve online olarak yayımlandı. İşte size Bruce Lee’nin ruhunu ve bedenini güçlendirmek için kullandığı esin kaynağı düşüncelerden birkaçı:

İrade ve duygular üzerine

  • İrade gücünün, zihnimin tüm diğer bölümlerinin üzerinde duran yüksek mahkeme olduğunu kabul ederek, bunu, herhangi bir amaç için harekete geçme ihtiyacı hissettiğimde uygulayacağım ve günde en az bir kez, irade gücümü harekete geçirecek şekilde tasarlanmış alışkanlıklar oluşturacağım.

  • Duygularımın hem olumlu hem de olumsuz olduklarını düşünerek, olumlu duyguların gelişimini teşvik edecek ve olumsuz duyguların bir şekilde faydalı bir eylem formuna dönüştürülmesine yardımcı olacak günlük alışkanlıklar oluşturacağım.

Mantık, hayal gücü ve hafıza üzerine

  • Negatif ve pozitif duygularımın, arzulanan sonuçlara doğru yönlendirilmedikleri takdirde tehlikeli olabileceklerini kabul ederek, tüm arzularımı, hedeflerimi ve amaçlarımı mantık yetime teslim edeceğim ve onun rehberliğinde ilerleyeceğim.

  • Arzularımı yerine getirmek için mantıklı planların ve fikirlerin gerekliliğini kabul ederek, planlarımın oluşumuna yardımcı olması için her gün başvurarak, hayal gücümü geliştireceğim. Yaratıcı önsezi, insanın yapısındaki kaynakları açar, içteki ışığı aktive eder; özgür ve sınırsızdır.

  • Tetikte bir zihnin ve tetikte bir hafızanın değerini kabul ederek, anımsamak istediğim tüm düşüncelerle onu açıkça etkileyerek ve bu düşünceleri, sıklıkla zihnime çağırabileceğim ilgili konularla ilişkilendirerek, zihnimin ve hafızamın tetikte olmasını sağlayacağım.

Bilinçaltı ve vicdan üzerine

  • Bilinçaltımın, irade gücüm üzerindeki etkisini kabul ederek, ona, hayattaki temel amacımın ve ona giden yolda edindiğim ikincil amaçların açık ve net bir resmini sunacağım ve günlük olarak tekrarlayarak, bu resmi daima bilinçaltımın üzerinde tutacağım.

  • Zaman zaman duygularımın aşırı heyecanla yanılgıya düştüklerini ve yargılarım konusunda, adaleti merhamet ile birleştirmem için gereken duygu sıcaklığının yokluğunda mantık yetimin hata yaptığını kabul ederek, vicdanımı, bana neyin doğru neyin yanlış olduğunu göstermesi konusunda teşvik edeceğim; verdiği hükmü asla bir kenara bırakmayacağım – uygulandığı takdirde neye mal olursa olsun.

Son olarak, hayatı anlama üzerine

  • Hayattan asla beklediğinizden fazlasını alamayacaksınız. Düşüncelerinizi, ne istediğiniz ve ne istemediğiniz üzerine yoğunlaştırın. İçinizde yaşananları sakince gözlemleyin. Siz, izin vermediğiniz sürece, kimse sizi incitemez. Zihninizde, psikolojik seviyede, hiç kimse olun.

Zihninizi susturun, içinizdeki sese ulaşın
Zihninizi susturun, içinizdeki sese ulaşınNasıl kendi kendinize meditasyon…
Güçlü kadınlardan ilham veren sözlerHer biri bu dünyada büyük iz bır…

“Önemli olan insan kalmayı bilmektir”

Albert Einstein’den Tuncel Kurtiz’e kadar sevdiğimiz pek çok ismin söyledikleri güzel sözler.

47 A. Capus Albert Camus Albert Einstein Albert Einstein Albert Einstein Goethe C. Bukowski Noam Chomsky Gazi Mustafa Kemal Atatürk George Orwell Hacı Bektaş-ı Veli John Dewey Mevlana Mevlana Celaleddin-i Rumi Mevlana Montaigne Nazım Hikmet Necip Fazıl Kısakürek Oğuz Atay Paulo Coelho Stephen Hawking Tuncel Kurtiz Victor Hugo Özdemir Asaf Özdemir Asaf Özdemir Asaf Albert Capus Albert Capus Osho Bob Marley Goethe Goethe Goethe Goethe Goethe Mark Twain Can Dündar Osho Osho Osho Osho Can Dündar Oğuz Atay Oğuz Atay Oğuz Atay Oğuz Atay Oğuz Atay

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bruce-leenin-ruhunu-guclendirmek-icin-kullandigi-4-ilke/feed/ 0
2 – 8 Aralık 2024 haftalık burç yorumları https://www.haber60.com.tr/2-8-aralik-2024-haftalik-burc-yorumlari/ https://www.haber60.com.tr/2-8-aralik-2024-haftalik-burc-yorumlari/#respond Mon, 02 Dec 2024 09:26:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/2-8-aralik-2024-haftalik-burc-yorumlari/ Esenlikler. Aralık’ın ilk haftası çok hareketli. Venüs Uranüs üçgeni ve Venüs Neptün altmışlığı ile haftaya başlıyoruz. İkili ilişkiler ve sosyal ilişkiler açısından eğlenceli, değişik, hareketli birkaç gün yaşayacağız. Merkür Jüpiter karşıtlığı da yine hafta başının önemli açılarından. İletişim trafiği biraz fazla olabilir, eğitim açısından, anlaşmalar açısından değerlendirilebilir tabi retro Merkür’e dikkat etmek şartı ile. Yine aynı günlerde Güneş ve Satürn arasındaki sert açıyı da yaşayacağız. Özgüvenimizin de biraz düşük olduğu, çok da iyimser olmadığımız, iş yükünün ve sorumlulukların fazla olduğu bir dönem de diyebilirim hafta başlangıcı için.

Hafta ortasında da Merkür’ün Satürn ile sert etkileşimini yaşayacağız. Kötümser düşünceler ve zihinsel iş yükü devam ediyor. Hafta başındaki eğlenceli sosyal ilişkiler haftanın sonunda yerini biraz krize, kıskançlığa, sahipleniciliğe ve manipülasyona bırakıyor. Venüs Plüton kavuşumu var. Güneş Jüpiter karşıtlığı da yine ego çatışmalara yol açabilecek, içinde bulunduğumuz döneme abartı getirebilecek, Satürn kötümserliğine iyimserlik anlamında antitez olabilecek bir etki. Fakat abartılı olmaktan kaçınmak gerekiyor.

Bu hafta önemli bir gezegen burç değişimi de var. Venüs Oğlak burcundan Kova burcuna geçecek. Çok daha sosyal, değişmek isteyen, ilişkilerde çok da duygusal yakınlık kurmak istemeyen bir yapıda olacağız.

Yine bu hafta çok önemli gezegen yön değişimleri de var. Mars geri harekete Neptün de ileri harekete başlıyor. Haritalarımızda Balık burcunun olduğu yerde olay bazlı gelişmeler hız kazanıyor fakat Mars’ın gerilemesi hedeflerimize ilerlememiz konusunda bizi biraz sekteye uğratabilir, geriye dönüp düzeltmemiz gereken durumlar çıkarabilir, tekrar tekrar uğraşmamız gereken, zamanlama problemleri yaşayabileceğimiz durumlar yaratabilir. Bu etki Aralık ay’ı boyunca bizimle olacak. İlerleyen günlerde Mars Aslan burcundan tekrar Yengeç burcuna gerileyecek.

Günlük etkilere geçecek olursak;

Pazartesi

Haftaya iyimser ve biraz tembellğe meyilli bir şekilde başlayabiliriz. Ay Yay burcunda ilerliyor ve gün içerisinde Neptün ile sert etkileşimde. Kaçışlar olabilir, kendini kandırma, yanlış anlama, anlaşılma gibi durumlara dikkat. Biraz daha sorgulayıcı ve dikkatli olmamız gereken bir gün.

Salı

Ay Oğlak burcuna geçiyor. Düne göre tam tersi bir durum var. Bugün çok disiplinli, odaklı ve çalışkanız. Ay Satürn ile uyumlu etkileşimde.

Çarşamba

Ay Oğlak burcundaki ilerlemesine devam ediyor. Gün içerisinde açısal etkileşimi pek yok. Yine disiplin ve sorumluluklarımıza odaklandığımız, çok da iyimser hissetmediğimiz bir gün.

Perşembe

Ay Kova burcuna geçiyor. Gün içerisinde Plüton Venüs ile kavuşum, Mars ile karşıt açı yapacak. Biraz krizli bir gün olabilir fakat bir o kadar hareketli, sosyal ve eğlenceli de. Bu günün tutkusu biraz yüksek, çatışmalara girmediğimiz sürece.

Cuma

Ay Kova burcundaki ilerlemesine devam ediyor. Gün içerisinde Güneş, Merkür ve Jüpiter ile uyumlu etkileşimde. Merkür her ne kadar geri gidiyor da olsa bugün önemli görüşmeler, anlaşmalar için değerlendirilebilir. Eğitim, ticaret, yolculuklar gibi konularda oldukça iyi etkiler var.

Cumartesi

Ay sabah saatlerinde Kova, öğle saatlerinde Balık burcuna geçiyor. Açısal etkileşimi pek yok. Akşam biraz daha duygusal, romantik, hayal gücü kuvvetli bir gün. Hikaye okumak, izlemek için güzel, değerlendirilebilir.

Pazar

Ay Balık burcundaki ilerlemesine devam ediyor. Bugün biraz zorlu. Çünkü Ay Satürn ile kavuşacak, Güneş Merkür ve Jüpiterle de sert etkileşime girecek. Bugün birtakım engellerle karşılaşabiliriz, iş yükünün abartılı bir durumda olması sözkonusu olabilir. İletişim trafiği çok yüksek olabilir. Yolculuklarda dalgınlıklara dikkat.

Herkese mutlu ve sağlıklı günler diliyorum.

Beni aşağıdaki sosyal medya hesabımdan ve uygulama hesabından takip edebilirsiniz;

Instagram: korhankilinckaya

astro24app

Günlük burç yorumları: 2 Aralık Pazartesi

2 Aralık 2024 Pazartesi, burçları Rümeysa Ergüden tarafından kaleme alındı. Koç, boğa, ikizler, yengeç, aslan, başak, terazi, akrep, yay, oğlak, kova, balık burçlarının günlük yorumları hakkında detaylar, burçların dikkat etmesi gereken konular ve merak edilenler haberimizde…

13 Bugün erken saatlerde, Yay burcunda bir Yeni Ay gerçekleşiyor. Hayatımıza iyimser, coşkulu, maceracı, dürüst ve açık sözlü bir enerji geliyor. Önümüzdeki haftalarda, anlayışımızı ve farkındalığımızı artıracak, ufkumuzu genişletme cesaretini verecek hedeflere odaklanabiliriz. İnancımızı, umutlarımızı ve vizyonumuzu besleme zamanı. Bu Ay döngüsüyle birlikte, daha geniş bir bakış açısıyla kendimize güven ve iyimserlik kazanıyoruz. Ay, retro Merkür ile hizalanıyor ve yolumuzu görmek zor olabilir, ancak geçmişle ilgili rahatsızlıklarımız şu anda oldukça gerçekçi hissedilebilir ve bu, yeni başlangıçlara ilham verebilir. Merkür, Şiron ile bir üçgen açıya yaklaşıyor ve özellikle dikkatli, gözlemci, öğrenmeye ve anlamaya istekli olabiliriz. Sorunlara veya hayatın kendisine, yeni bakış açıları keşfediyor olabiliriz. Şimdi mesajımızı iletmek her zamankinden daha kolay olabilir, ancak bu daha çok doğru kelimeleri bulmaktan ziyade niyetlerimizi ifade etmekle ilgili. Yeteneklerimize ve becerilerimize olan inancımızı veya güvenimizi inşa etme zamanı olabilir. Anlam, bilgelik ve zihinsel uyarılma arzusunu daha güçlü bir şekilde hissedebiliriz ve hayatımızdaki önemli kalıpları görebiliriz. Merkür’ün ileri hareketine geçmesinin ardından, bu ay ve önümüzdeki ay bu geçişin temalarını daha da güçlendirecek şekilde, 30 Aralık’taki bir sonraki Yeni Ay sırasında, Şiron ile bir kez daha üçgen açı yapacağını unutmayın. KOÇ GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Koç, bugünkü Yeni Ay, sizi yeni bir yöne doğru iten bir enerji görevi görebilir. Zihninizi genişleten, macera ruhunuzu besleyen ve hayal gücünüzü zorlayan projeler veya aktiviteler sizi güçlü bir şekilde çekebilir. Hayatınıza dair yeni bir bakış açısıyla, okuduğunuz veya öğrendiğiniz felsefi ya da ruhsal bir bilgiyle ya da sizi günlük rutininizden uzaklaştıran bir macerayla yenilenmiş hissedebilirsiniz. Bir şekilde, şu anda geçmişten kopuyorsunuz. Yine de, Merkür hâlâ geri harekette ve yönetici gezegeniniz Mars beş gün içinde geri hareketine başlayacak. Bu nedenle, şimdilik önemli kararlar almaktan kaçının. Bunun yerine, toz duman yatıştıktan sonra size olağanüstü bir şekilde rehberlik edebilecek olan sezgilerinizi dinleyin ve onlardan yararlanın. Değişim ihtiyacınıza kulak verin, ancak henüz tam olarak hazır olmadığınız veya hazırlanmadığınız bir şeye atlamaktan kaçının. Bugün, ileriye dönük düşünmek ve nereye gitmek, nerede olmak istediğinizi hayal etmek için iyi bir gün. Hayatınızdaki olumsuz unsurlardan kurtulmak ve iyileşmeye, ilerlemeye ve vizyona odaklanmak için iyi bir zaman. Eğer yaşam temponuz sizi yoruyorsa veya kendinizi bir çıkmazda ya da rutinde sıkışmış hissediyorsanız, bu dönemi hayatınızın hızını değiştirmek için değerlendirebilirsiniz. Bu, iyimser ve enerjik bir dönem; ilerleme için harika bir fırsat! BOĞA GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Boğa, bugünkü Yeni Ay ile birlikte, önümüzdeki hafta içinde yakın ilişkiler yeni bir başlangıç veya vizyonla canlanabilir. Başkalarından ne istediğinizi ve neye ihtiyaç duyduğunuzu, aynı zamanda kendinizden ne beklediğinizi yeniden tanımlama sürecindesiniz. Yakında bir ilişkiyi veya projeyi daha da geliştirmeye başlayabilirsiniz. Derin, içsel bir düzeyde yenilenme hissi yaşayabilirsiniz. Belki de kötü bir tutuma veya alışkanlığa veda ediyor ya da sizi kendiniz hakkında daha iyi hissettiren birine yaklaşıyor olabilirsiniz. Bu Yeni Ay döngüsü sizi bir içsel yolculuğa çıkarıyor, ancak bu mutlaka yalnız bir yolculuk anlamına gelmiyor. Kesinlikle arzularınızı harekete geçirebilir ve bu döngü, sizin güneş haritanızda yakınlık, güven, bağlanma ve güç dinamiklerini yöneten alanda gerçekleşiyor. Beklenmedik yerlerden ya da arka planda çalışan koruyucu etkilerden destek alabilirsiniz. Sorunlu alanlara dair tavsiye aramak veya biraz araştırma yapmak bu dönemde önemli bir rol oynayabilir.İKİZLER GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili İkizler, bugünkü Yeni Ay, karşıt burcunuzda gerçekleşerek ortaklık alanınıza enerji veriyor ve başkalarıyla olan ilişkilerinizi ön plana çıkarıyor. Bu, yeni bir başlangıç için bir yol açabilir; ister yeniden gözden geçirilmiş bir taahhüt, ister müzakereler, bir danışmanlık ya da iş ortaklığı, isterse ortaklık konusundaki yeni bir tutum olsun. Önümüzdeki haftalarda müzakereler ve bire bir ilişkiler ön planda olacak. Bağlantılarınızı yeniden tanımlamak veya canlandırmak için iyi bir dönemdesiniz. Kendi ihtiyaçlarınızla, bir başkasının ihtiyaçlarını daha iyi dengelemek için çalışıyorsunuz. Ayrıca, genel olarak hayatınızda bir denge kurmakla ilgili bir süreçte olabilirsiniz, özellikle de bir alanda fazlasıyla yoğunlaşmışsanız. Şu anda, kendi bütünlüğünüzü koruyarak uyumlu olmayı hedeflemek önemlidir. Bu döngüde özellikle arkadaş canlısı ve uyumlu bir ruh hali içinde olabilirsiniz. Başkalarıyla iş birliği yapma ve bir araya gelme arzusu veya ihtiyacı oldukça güçlü. Önümüzdeki günlerde sizi yeni bir yöne ya da aydınlatıcı bir bakış açısına doğru çeken etkiler hissedebilirsiniz. Şu anki isteklerinizi, ihtiyaçlarınızı ve başkalarından beklentilerinizi daha iyi yansıtan niyetler ve hedefler belirlemeye çalışın. YENGEÇ GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Yengeç, bugünkü Yeni Ay, güneş haritanızda iş, sağlık ve öz bakım rutinlerini yöneten alana enerji getiriyor. Önümüzdeki hafta içinde günlük işlerde yeniden canlanma süreci yaşayabilir ve bu süreç, daha fazla inanç ve vizyon inşa etmekle ilgili olabilir. Önemli detaylarla ilgilenmek, yoğun işler yapmak, kişisel alanınızı yeniden düzenlemek ya da kendinizi geliştirmeye odaklanmak için motivasyonunuz artabilir. İster koşullar sizi buna zorlasın, ister motivasyon kendiliğinden gelsin, önümüzdeki günler ve haftalar, günlük rutinlerinize veya işinize daha fazla özen ve enerji katmak için güçlü bir dönem. Aynı zamanda, hayatınıza daha fazla anlam katan deneyimler arayışında olabilirsiniz. Bu dönem, işlerinize, görevlerinize ve günlük işlerinize daha fazla zaman ve dikkat ayırmayı gerektirebilir; ancak bu süreçten güçlü bir özgüven ve başarı hissi elde etme şansı da yüksek. İyiliğinizi ve rutinlerinizi geliştirmeyi hedefliyebilir ve işinize daha yaratıcı ve mutlu bir enerji getirme konusunda motive olabilirsiniz. Yine de, Merkür’ün bu alanda hâlâ geri harekette olduğunu unutmamalı ve yavaş ama istikrarlı bir yaklaşımın değerini hatırlamalısınız. ASLAN GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Aslan, bugünkü Yeni Ay, sizi yeniden yönlendiren bir etki yaratabilir. Özellikle romantik ilişkiler, sosyal arkadaşlıklar ve kendini yaratıcı ifade alanlarında taze ve güçlü bir enerji getiriyor. Bu konulara yeni bir bakış açısı getirmekten fayda sağlayabilirsiniz. Yeni bir sayfa açmak için harika bir zaman. Önümüzdeki günlerde ve haftalarda meydana gelen olaylar, duygularınızı, romantik eğilimlerinizi ve yaratıcılığınızı ön plana çıkarabilir. Eğlenmeye, eğlendirmeye, kutlamalara, keyif almaya ve kendinizi başkalarıyla paylaşmaya olan ihtiyacınızın daha farkında olacaksınız. Kişisel çekiciliğiniz artıyor. Sizi, özgün ve yaratıcı benliğinizi ifade etmekten alıkoyan projeler, insanlar veya durumlar bu dönemde sorgulanabilir. Aynı zamanda, ilerlemeden önce geçmişe odaklanmanız da gerekebilir. Yaratıcı veya romantik meselelere odaklanmak doğal bir şekilde öncelik kazanıyor ve boş zamanlarınızı, aşkı, flörtü, zevkleri ve hobilerinizi farklı ve daha tatmin edici bir yaklaşımla ele alma ihtiyacı belirgin hale geliyor. Şimdi, kaliteli bir boş zaman geçirmenin ve kendinizi ifade etmek için tatmin edici kanallar bulmanın önemini fark ediyorsunuz. Kendinizi fazla zorlamadan ilerlemeye çalışın, çünkü denge ve ölçülülük bu dönemde anahtar niteliğinde. BAŞAK GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Başak, bugünkü Yeni Ay, ev ve aile konularında kontrolü ele almanızı sağlayan bir enerji patlaması getiriyor. İyileştirme ihtiyacı belirgin hale geliyor ve yaşam koşullarınız, düzenlemeleriniz veya ev hayatınızla ilgili bir misyon hissine kapılabilirsiniz. Bu Yeni Ay, ilerlemeden önce kendinizle yeniden bağ kurmanız veya duygularınızı ve konfor seviyenizi gözden geçirmeniz için bir itici güç olabilir. Bu dönemde yeniden düzenleme, dekorasyon ve daha sağlıklı bağlantılar kurma ön planda olabilir. Önceliklerinizi bilmek, nelerin hayatınızdan çıkması gerektiğini ve hangi alanların daha fazla sevgi ve ilgiye ihtiyaç duyduğunu belirlemenize yardımcı olur. Şimdi, kendinizi yere sağlam bir şekilde oturtacak ve merkezlenmenizi sağlayacak aktivitelere odaklanmak faydalı olacaktır. Önceliklerinizi yeniden şekillendirme zamanı! Hayatınızı temelden başlayarak düzene koymak istiyorsunuz. Aynı zamanda, hem kendinizi hem de sevdiklerinizi beslemek ve ailenizle bağlarınızı güçlendirmekle ilgili bir dönem. Destek sisteminizi ve başkalarına nasıl destek olduğunuzu gözden geçirerek, dikkat gerektiren alanları belirlemek için harika bir fırsat. TERAZİ GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Terazi, bugünkü Yeni Ay, iletişim becerilerini, öğrenmeyi, zihinsel bakış açını ve günlük etkileşimleri vurgulayan bir döngüyü başlatıyor. Bu Yeni Ay, güneş haritanızın iletişim alanında gerçekleşiyor ve kendinizi ifade etmek, bağlantılar kurmak ya da hareket etmek için yeni yollar veya yeniden düzenlenmiş kanallar bulma zamanı. Durgunlaşan projeleri veya ilişkileri canlandırabilirsiniz. Önümüzdeki haftalarda günlük yaşamın detaylarını ele almak için destekleniyorsunuz. Ancak, Merkür hâlâ geri harekette ve 15’ine kadar bu şekilde devam edecek, bu da daha fazla bilgi beklemenin veya mevcut planları düzenleyip revize etmenin önemini işaret ediyor. Bu ay döngüsü, kendinizi duyurma ya da çalışmalara veya özel bir ilgi alanına yeniden bağlılık hissetme isteğinizi tetikleyebilir. Hayatınıza daha fazla çeşitlilik katma arzusu şu anda sizinle ve iletişimlerinize, fikirlerinize ve ilgi alanlarınıza daha fazla kişiliğinizi katmak için motive oluyorsunuz. Öğrendiğiniz ve paylaştığınız şeyler ruhunuzu tazeleyebilir. Daha fazla entelektüel uyarana ihtiyaç duyduğunuzu fark etmeye açık olun ve yaklaşılabilirliğinizi artırmanın yollarını arayın. Ayıklama ve düzenleme çalışmaları, bu dönemde oldukça faydalı olabilir. AKREP GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Akrep, son zamanlarda oldukça meşguldünüz, ancak bugünkü Yeni Ay size durup, beş duyunuzun keyfini çıkarma konusunda güzel bir enerji getiriyor. Hayatınızı nasıl düzenlediğinizi, değer ve aidiyet hissini nasıl oluşturduğunuzu gözden geçirme zamanı. Finansal hedefler belirlemek ve bütçeler hazırlamak için uygun bir dönemdesiniz. Gelirinizi veya kazanç potansiyelinizi artırmanın farklı yollarını düşünebilirsiniz ve bu konuda geçmişte gizli bir fırsat bulabilirsiniz. Aynı zamanda, size konfor ve güvenlik hissi veren şeylere daha fazla dikkat etmenin tam zamanı. Şu anda maddi kazançlarınız veya maddi şeylere bağlılığınız hakkında keşiflerde bulunabilirsiniz ve bunlar sizi yeni bir yöne yönlendirebilir. Eğer size iyi hizmet etmeyen bir yaşam tarzına veya finansal alışkanlıklara fazla sıkı tutunuyorsanız, bu dönemde koşullar sizi değişim yapmaya zorlayabilir. Para kazanma veya biriktirme, önemli bir projeyi geliştirme, bir para kazanma fikrini takip etme ya da güvenlik ve konfor hissinizi artırma konusunda özellikle motive olabilirsiniz. Sahip olduklarınızdan daha fazla yarar sağlamak şu anda önceliğiniz olmalı. YAY GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Yay, bugünkü Yeni Ay, burcunuzda gerçekleşerek size nazik bir itici güç veriyor ve kendinize inanmanız için ilham oluyor! Daha görünür ve çekici bir enerjiye sahipsiniz. Bu enerjiyi değerlendirmenin tam zamanı olsa da, yeni başlangıçlara yavaşça adım atmanız en iyisi olacaktır. Çünkü Merkür, burcunuzda geri harekette ve temkinli bir şekilde ilerlemek daha faydalı olacaktır. Yine de hayatınızda gerekli değişiklikleri yapma konusunda büyük bir motivasyon hissedebilirsiniz. İlerlemek ve kendinize daha fazla güven duymak için bir şeyleri bırakmanız gerekebilir. Kendinizi, imajınızı, tavrınızı ve dünyaya nasıl yaklaştığınızı yeniden yaratmak için bir fırsat sunuyor. Bu, yenilenme için harika bir dönem ve aynı zamanda bazı kararlar almak için de uygun bir zaman. Anlık dürtüler etkili olabilir; ancak huzursuzluğunuzun arkasındaki nedenleri bulmaya çalışırsanız daha iyi sonuç alırsınız. Şu anda, kendinizi nasıl sunduğunuza, bunun hayatınızı nasıl etkilediğine ve kişisel alışkanlıklarınızı değiştirmeye odaklanabilirsiniz. OĞLAK GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Oğlak, bugünkü Yeni Ay, geçmişteki olayları daha iyi anlamak ihtiyacını belirgin hale getiriyor. Koşullar, ihtiyaç duyduğunuz dinlenme ve içsel gözlemi teşvik ediyor. Önümüzdeki haftalarda özel hayatınıza, zihinsel sağlığınıza ve ruhsal yaşamınıza özellikle dikkat etmek ve bu alanları geliştirmek için motive olabilirsiniz. Bu Yeni Ay, sizi kendini keşif, iyileşme ve güçlenme yolunda ilerlemeye yönlendirebilir; bu süreç Aralık ayında Güneş, burcunuza girdiğinde oldukça faydalı olacaktır. İçsel ihtiyaçlarınız ve arzularınızla rahat etmek, en iyi sonuçları almak için öncelikli olmalı ve son zamanlarda yaşananları anlamak da bunun bir parçası. Yakında, hayatınızı basitleştirmek ve güçlendirmek için değişiklikler yapma motivasyonunu hissedeceksiniz. Gereksiz maddi şeylerden kurtulmak faydalı olabilir, ayrıca size fayda sağlamayan sorunlu düşünce veya tutumları temizlemek de önemlidir. Duygusal huzuru bulma arzusu belirgin olacak, ister bu doğal olarak gelsin, ister koşullar sizi bu yöne itsin. İçsel sezgilerinize ve rüyalarınıza dikkatle kulak verin. KOVA GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Kova, bugünkü Yeni Ay, seni nazikçe ileriye doğru iten bir etki yaratabilir ve hayatındaki insanlara ya da amaçlara olan ihtiyacı fark etmeni sağlar. Topluluk hissin güçlü ve arkadaşlar ile iş ortaklarıyla etkileşimlerden veya onlara destek olmaktan duygusal tatmin alabilirsin. Önümüzdeki hafta, bir grup projesi veya etkinliğinde bağları güçlendirmek için güçlü bir dönem, ancak ilerlemeye başlamadan önce geçmişe bakıyorsun. Bazen bu enerji, arkadaşların hayatına girmesi veya çıkmasıyla ilgili olabilir, ya da aynı durum hayaller ve hedefler için de geçerli olabilir. Ancak çoğu zaman, ideallerinle yeniden bağ kurmak ve sosyal hayatını canlandırmakla ilgilidir. Aynı zamanda, kendine odaklanma düzeyini biraz azaltmak için de uygun bir zaman, çünkü bu senin için sağlıklı olacak. Mutluluk ve tatmin arayışındaki değişikliklere, belki de mevcut bağlantılara yeni bir hayat vermek veya yeni ya da yenilenen hedefler ve planlar belirlemek için motive oluyorsun. Düzenleme ve gözden geçirme aktiviteleri tercih edilebilir. BALIK GÜNLÜK BURÇ YORUMU Sevgili Balık, bugünkü Yeni Ay, sorumlulukların, kariyerin, yaşam yolun ve itibarınla ilgili olarak yeni ve taze bir başlangıç için ilham verebilir. Üretme, performans sergileme ve başarı elde etme ihtiyacın şu anda alışıldığından daha güçlü, bu da geniş bir perspektifte istediğin yolu hayal etmek için güçlü bir zaman. Profesyonel imajını, statünü ya da sorumluluklarınla olan ilişkini geliştirmeye odaklanabilirsin. Şu anda başkaları üzerinde daha fazla etkilisin, bu yüzden bu zamanı iyi kullan. Eğer gerekliyse, eylemlerini netleştir, çünkü şu anda kolayca yanlış anlaşılabilirler. Merkür hâlâ geri hareket ediyor, bu yüzden geçmişe bakıyor ve gerçekten ilerleyebilmek için bilgi bekliyorsun, ancak bu arada yapabileceğin çok şey var. Çabaların, işlerin ya da başarıların için özel bir ilgi görebilir ve başkalarına rehberlik etme pozisyonunda olabilirsin. Toplumda veya profesyonel olarak yansıttığın kişilik unsurlarını geliştirmeye odaklan ve kendini yönetmek için hedefler oluştur, çünkü bu, hayatının yönünü ele almak için mükemmel bir zaman.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/2-8-aralik-2024-haftalik-burc-yorumlari/feed/ 0
Uçağa binen ilk kadın: Belkıs Şevket Hanım https://www.haber60.com.tr/ucaga-binen-ilk-kadin-belkis-sevket-hanim/ https://www.haber60.com.tr/ucaga-binen-ilk-kadin-belkis-sevket-hanim/#respond Mon, 02 Dec 2024 09:26:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/ucaga-binen-ilk-kadin-belkis-sevket-hanim/ Belkıs Şevket Hanım, uçağa binen ilk Türk-Osmanlı kadını ve aktivist olarak anılıyor. Üstelik, oldukça anlamlı bir yılda bu uçuşu gerçekleştirmiş; ülkemizdeki ilk kadın pilot, dünyadaki de ilk savaş pilotlarından biri olan Sabiha Gökçen’in doğum yılı olan 1913’te.

Pilot Fethi bey’in kullandığı “Osmanlı” isimli tek motorlu üstü açık uçağa, o zamanın deyişiyle tayyareye binen Belkıs Şevket Hanım’ın bu uçuşu özel bir amaç taşıyordu.

Balkan Savaşı’nın ardından Donanma Cemiyeti, orduya yeni uçak ve donanmaya gemi alınması için bir bağış kampanyası başlatmıştı. Belkıs Şevket Hanım da kadın hakları savunma derneği olarak kurulan ve kurucuları arasında yer aldığı Müdâfaa-i Hukûk-u Nisvân Cemiyeti’nde aktif olarak yer alıyordu. Dernek vasıtasıyla Türk kadınının gücünü ve cesaretini tanıtmak hem de orduya bir uçak hediye edebilecek miktarda bağış toplanması amacıyla bir uçuş gerçekleştirme fikri ile yola çıktı. Birinci Kolordu Komutanlığı’ndan gerekli izinler alındı. Hava durumuna uygun bulunan 1 Aralık 1913 tarihinde Belkıs Şevket Hanım, dernek üyeleri eşliğinde Yeşilköy’e ulaştı. Havaalanında bulunan izleyiciler ile yerli ve yabancı basın mensuplarına kısa bir konuşma yaptıktan sonra 15 dakika sürecek olan uçuş için Pilot Üsteğmen Fethi Bey’in idaresindeki uçağa bindi. Uçuş, 200 metre irtifada Şişli, Hürriyet Abidesi, Üsküdar ve Kadıköy üzerinde gerçekleşti.

Tarihe adını altın harflerle kazımış kadınlar Tarihe adını altın harflerle kazımış kadınlar

Orduya uçak hediye etmek için halktan destek istemek, aynı zamanda kadınların varlığını ve gücünü ortaya koymak için gökyüzüne yükselen Belkıs Şevket Hanım, 1 Aralık 1913 tarihinde gerçekleştirdiği uçuş ile “uçağa binen ilk kadın” olarak ülke tarihine geçti. İstenilen düzeyde bağış toplanamasa da Belkıs Şevket Hanım’ın bu davranışı büyük takdir kazandı.

Orduya bir uçak hediye etmek için bağış toplama amacıyla kartlar hazırlatan Belkıs Şevket Hanım, İstanbul üzerinde gerçekleştirdiği uçuş esnasında bu kartları aşağı bırakmıştı. Kartlar üzerinde ise şöyle yazıyordu:

“Belkıs Şevket Hanım, Osmanlı ve İslam kadınlığı namına havada tayerân ederken (uçarken) Kadınlar Dünyası ismi ile muhterem ordumuza bir tayyare (uçak) ihdasını (hediye edilmesini) bilâ tefriki cins ve mezhep (ırk ve mezhep ayrımı gözetmeksizin) Osmanlı kadınlığından bekler.”


Belkıs Şevket Hanım kimdir?

Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvân Cemiyeti üyesi ve Kadınlar Dünyası Dergisi yazarlarından biri olan Belkıs Şevket Hanım, Sultan II. Mahmut’un vezirlerinden Ali Namık Paşa’nın torunu ve Ata Paşa’nın kızıdır. İstanbul’da kadın haklarını savunma derneği olarak faaliyet gösteren Müdâfaa-i Hukûk-u Nisvân Cemiyeti’nin kurucu üyelerinden biridir.

Uçağa binen ilk Türk-Osmanlı kadını Belkıs Şevket Hanım’ın tarihe geçtiği bu uçuşla ilgili duygularına Fikret Arıt‘ın 1967 yılında yayınlanan “Havalarda İlk Türk Kadınları” kitabında şöyle yer verilmiş;

“Harbiye Bakanlığı’nı, yangın kulesini, daha bazı büyük yapılarımızı gördükçe bilmem neden, gülüyordum. Minareler, şamdanlar içindeki mumlar gibi görünüyor; yapılar çocuk eğlencelerindeki küçük evler gibi göze çarpıyordu. Koyu mavi canfes atlaslar gibi kıvranarak uzanan Boğaziçi ve iki yanındaki zümrüt gibi Anadolu ve Rumeli kıyıları ve bunların havadan kuşbakışı görüntüsü gerçekten çok güzeldi.

O kadar hızlı uçuyorduk ki, kartları attıkça kolumu tekrar yanıma getirmek için epeyce güçlük çekiyordum. Bazen benzin gözlüklerimin üzerine sıçrıyor, etrafımı görmek için tekrar siliyordum. Dört tane yün fanila ile üşüyordum. Başım daha çok üşüyordu.

Yere indiğimiz zaman gönlümde tasa vardı. Kalbim, ruhum daha çok gezmek, hatta uzaklara, daha ötelere gitmek istiyordu. Evet… Keşke bu yolculuk daha uzun sürseydi…”

Tarihe geçen 5 genç kadın maceracı

Onlar 25 yaşına gelmeden önce yetişkinliğin en zorlu maceralarına atıldı. İşte kutup kâşifi, denizci ve dağları aşan 5 genç kadın ve heyecan verici hikâyeleri…

5Kutup Kaşifi Jade Hameister Avustralyalı Jade Hameister, 16 yaşındayken çıktığı Kuzey Kutup serüveni sonucunda, büyük kutup üçlemesini tamamladı ve bu alandaki en genç kişi olarak tarihe geçti. Fikir ve cesareti, 12 yaşında Everest Ana Kampı’na yaptığı yürüyüşte tanıştığı iki kadından aldı. Jade, buz üzerinde, ayağında kayaklar ve sırtına bağlı olarak çektiği, kendinden ağır ekipman kızağıyla 1300 kilometrelik bir alanda toplam 3 keşif turu yaptı. Büyük Kutup Üçlemesi’ni tamamlayarak Kuzey Kutbu, Grönland ve Güney Kutbu turunu yapan az sayıdaki insandan biri oldu. Bembeyaz kar örtüsüyle kaplı Kuzey Kutbu’ndaki keşfinde ona babası ve bir rehber eşlik etti. Toplam 75 gün çadırda kalarak fırtınalar atlattı ve çok zor günler geçirse de pes etmedi. Sosyal medya hesaplarına da zaman zaman bağlanan ve durumuyla ilgili fotoğraflar paylaşan Jade Hameister, evine döndükten sonra kutup rüyasını maceraya dönüştürme hikâyesini kitap haline getirdi. Dünyayı yalnız turlayan Laura Dekker Tartışmalı bir hikâyesi olan Hollanda asıllı Yeni Zelanda’lı genç denizci Laura Dekker, henüz 14 yaşındayken yelkenli ile tek başına dünya turuna çıktı. 2 yıl sürmesini planladığı turu duyurduğunda kamuoyu ikiye bölündü. Yolculuğunu başarıyla sonuçlandırdı ancak ailesinin buna izin vermesi bir çok kişi tarafından tepkiyle karşılandı. Laura Dekker, dünyayı tek başına dolaşan Amerikalı denizci Tania Aebi’nin “Tek Başıma” isimli kitabını 8 yaşında okuduktan sonra bu kararı vermişti. Tania Aebi, dünyanın çevresini tek başına turlayan en genç kişi unvanına, yolculuğu esnasında yardım amaçlı birini kısa süre teknesine alması yüzünden kavuşamasa da Dekker’e ilham vermiş oldu. Laura Dekker ise dünyanın çevresini yelkenli ile turlayan en genç kişi unvanına 16 yaşına geldiğinde kavuşabilecek durumdaydı ancak Guiness Rekorlar Kitabı, gençleri tehlikeli girişimlerden korumak amacıyla rekoru tanımadı ve 16 yaşından önce başlanan bu yolcuğu onaylamadığını açıkladı. Güney yarımküreyi yalnız turlayan Jessica Watson Avustralyalı olan Jessica Watson da Laura Dekker gibi bir denizci. 1993 doğumlu Watson, deniz üzerinde yalnız başına aralıksız 220 gün geçirdiği macerasını tamamladığında henüz 16 yaşındaydı. Güney yarım küre boyunca solo dolaşım yaptıktan sonra Avustralya Madalyası Ödülü’nü aldı ve başbakan tarafından resmen “kahraman” ilan edildi fakat cevaben yaptığı konuşmasında kendini kahraman olarak görmediğini, sadece rüyası olan ve bunun için sıkı çalışan sıradan bir insan olduğunu ifade etti. Her şeyin mümkün olabileceğini söyleyen Jessica Watson, yalnız başına yelken açtığı yolculuğu öncesinde disleksi ile mücadele etmiş bir genç insandı. Yolculuğu sonrasında bir kitap yayınladı. Denizde çektiği belgesel Sir Richard Branson tarafından anlatıldı ve Oscar adayı film Lion’ın yapımcıları şu sıralarda Jessica’nın hikâyesinin film uyarlaması üzerinde çalışıyorlar. Amazon maceracısı Laura Bingham Maceraperest bir genç kadın olarak Güney Amerika’da bisikletiyle yola çıkan Laura Bingham, cebinde hiç para olmadan yolculuğunu baştan sonra tamamladı. Yolda aldığı yardımlarla konaklayan, yemek yiyen ve ihtiyaçlarını karşılayan Bingham, o dönemde erkek arkadaşı olan, Amazon Nehri’nin kıyısında 7 ay yalnız başına yürüyen ünlü macera adamı Ed Stafford ile yolculuk sonrasında evlendi ve bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Halen eşiyle veya tek olarak macera yolculukları yapıyor, çocuk kitapları yazıyor ve programlar yapıyor. Timsahlar, piranalar, akrepler ve jaguarlarla dolu bir doğal ortamda, Güney Amerika – Guyana’daki Essequibo Nehri’ne ilk inen kişilerden biri olarak kâşif unvanını da taşıyor. 10 hafta süren macerası esnasında babasının göz kulak olduğu oğulları, anne-babasından büyük bir macera mirasını şimdiden devralmış gibi görünüyor. “Kuş Kadın” Sacagawea Amerikan yerlisi Shoshoni kabilesine mensup Sacagawea (Sacajawea), Kuzey Dakota’dan Pasifik Okyanusu’na kadar binlerce yol kat ederek kâşiflere yardım ettiğinde 18 yaşında ve lohusalıktan yeni çıkmış bir anneydi. 1788 yılında doğan Sacagawea, Kanadalı bir tüccarla evlendirilmişti. O yıllardaki ABD başkanı Jefferson, Fransa’dan satın aldığı bölgenin keşfedilmesi için iki kişiyi görevlendirdi. Bunlar da Sacagawea’nın eşine ulaştı ve yolculuk başladı. Kucağında 2 aylık oğluyla birlikte Rocky Dağları’nda kâşiflere öncülük yaparken bitkileri tanıyor, şifalı özelliklerinden faydalanmayı biliyor, araziyi cesurca aşıyordu. “Kuş kadın” anlamına gelen ismiyle özdeşleşti ve mecbur kaldığı bu görevde gösterdiği sakin ve içten yardımseverliğiyle, devrilen bir botu kurtarışında ispatlanan gücü ve cesaretiyle Amerikan tarihinde saygıyla anılan bir isim oldu. (Görsel: Biography.com)

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ucaga-binen-ilk-kadin-belkis-sevket-hanim/feed/ 0
Ebru Şallı için “paragöz” diyen Uğur Akkuş boşanmaktan vazgeçti https://www.haber60.com.tr/ebru-salli-icin-paragoz-diyen-ugur-akkus-bosanmaktan-vazgecti/ https://www.haber60.com.tr/ebru-salli-icin-paragoz-diyen-ugur-akkus-bosanmaktan-vazgecti/#respond Sun, 01 Dec 2024 10:10:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/ebru-salli-icin-paragoz-diyen-ugur-akkus-bosanmaktan-vazgecti/ 8 Kasım’da Uğur Akkuş, eşi Ebru Şallı’ya boşanma davası açtığını duyurdu. Boşanma dilekçesini sosyal medya hesabında paylaşan Akkuş, “Bugün 7 yıldır beraber olduğum çok severek, çok aşık olarak ve çok emek vererek evlendiğim eşim Ebru Şallı’dan boşanmak için Beykoz 1. Aile Mahkemesi’ne başvurdum ve avukatım aracılığıyla boşanma davası açtım. Boşanmak isteme sebebimle ilgili yakın çevrem, beni seven ailem ve tanıyan herkes bir şeyler yazıp çizecek, konuşacak. Bunu bildiğim için buradan yazmak istedim” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEY PARAYMIŞ” DEMİŞTİ

Akkuş, boşanma kararının sebebini ise “Boşanma davası açmamın ve boşanma isteğimin tek sebebi artık mutsuz olmamdır. Bu ilişkiyi aşk ve sevgi evliliği zannetmiştim ama meğer her şey para ve maddiyatmış! Bunu çok geç ve zor anladım. Artık mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamaya karar verdiğim için boşanmaya karar verdim” sözleriyle açıkladı.

Ebru Şallı, aynı gün yaptığı açıklamada, “Uğur Bey ile 4 yıllık evliliğimizi bitirme kararı aldık. Ben 8 ay önce boşanma vekaletimi avukatlarıma verdim. Dolayısıyla sürecimiz devam ediyordu. Evlilik birliğine saygımdan dolayı sadece boşanmayı onaylamak için sizlere bilgi vermek istedim. Her iki tarafın da özelidir. Anlayışınızı rica ederim” şeklinde konuştu.

ŞALLI KİBARLIĞINI KORUDU

Ebru Şallı, katıldığı bir etkinlikte ise boşanma kararıyla ilgili ilk kez konuşmuştu. Şallı, “Herkes evlenebilir, boşanabilir. Her şey insanlar için. Uğur bey de, ben de öyle bir süreçteyim. O yüzden ben güzel şeyler söylerim. Kötü hiçbir şey söylemem” dedi. Akkuş’un “Meğer her şey para ve maddiyatmış” açıklamalarıyla ilgili olarak ise, “Aramızda öyle bir şey söz konusu olamaz. Sinirlenmiştir söylemiştir, olabilir Uğur bu!” diyerek cevap verdi.

UĞUR AKKUŞ DAVAYI GERİ ÇEKTİ

Ünlü çiftin boşanma davasının bugün yapılması planlanıyordu. Ancak Uğur Akkuş, bu davayı geri çektiğini açıkladı. Akkuş, “Bugün Beykoz 1. Aile Mahkemesi’nde açmış olduğum boşanma davasını geri çekmiş bulunmaktayım. Evliliğimize, ilişkimize bir şans daha vermeye karar verdik. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Akkuş’un açıklamaları herkesi şaşkına çevirirken, taraflardan yeni açıklama gelmedi.

Sosyal MedyaUğur AkkuşEbru Şallı3-sayfaMagazinYaşamMedyaAkkuş

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ebru-salli-icin-paragoz-diyen-ugur-akkus-bosanmaktan-vazgecti/feed/ 0
Acun Ilıcalı’dan eşi Çağla’ya övgü dolu sözler: Kendini göstermeye çalışanlardan değil https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalidan-esi-caglaya-ovgu-dolu-sozler-kendini-gostermeye-calisanlardan-degil/ https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalidan-esi-caglaya-ovgu-dolu-sozler-kendini-gostermeye-calisanlardan-degil/#respond Sun, 01 Dec 2024 10:10:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalidan-esi-caglaya-ovgu-dolu-sozler-kendini-gostermeye-calisanlardan-degil/ Hülya Avşar’ın “Bir Hülya Avşar Sohbeti” isimli YouTube kanalına konuk olan Acun Ilıcalı, özel hayatı hakkında samimi açıklamalarda bulundu. Ilıcalı, geçtiğimiz aylarda çok konuşulan bir düğünle dünyaevine girdiği Ayça Çağla Altunkaya‘yı öve öve bitiremedi.

Acun Ilıcalı'dan eşi Çağla'ya övgü dolu sözler: Kendini göstermeye çalışanlardan değil

“ÇAĞLA ÇOK OLGUN BİR KIZ”

“Çağla’nın bu dönemdeki başarımda büyük etkisi var” diyen Ilıcalı’ya Hülya Avşar’dan destek geldi. Avşar, “Ben Çağla’yı çok seviyorum. Lütfen kimse alınmasın, Çağla çok olgun bir kız.” ifadelerini kullandı.

Acun Ilıcalı'dan eşi Çağla'ya övgü dolu sözler: Kendini göstermeye çalışanlardan değil

“KENDİNİ GÖSTERMEYE ÇALIŞANLARDAN DEĞİL”

Avşar’ın eşine yönelik düşüncelerinden mutlu olduğunu ifade eden Acun Ilıcalı ise, “Ben buradayım diye kendini göstermeye çalışanlardan değil. Sağ olsun her zaman da derdimi dert etmiş, benimle hep ilgilenmiş, bu başarılı dönemimde de bir sorun yaşatmayarak beni hep iyi hissettirmiştir.” dedi.

Acun Ilıcalı'dan eşi Çağla'ya övgü dolu sözler: Kendini göstermeye çalışanlardan değil

55 yaşındaki ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, bir süredir birlikte olduğu Ayça Çağla Altunkaya ile 4 Eylül’de Esma Sultan Yalısı’nda evlenmişti. Çiftin nikah şahitliklerini Esat Yontunç ile Ceren Kocakaplan yapmıştı. Ilıcalı’nın düğününün her detayı uzun bir süre gündemden düşmemişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçlar Soruşturma Bürosunca, Ilıcalı ile TV8 kanalı ve Exxen dijital platform yetkilileri hakkında “yasa dışı bahsi teşvik ve reklam” suçu iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın, UEFA Uluslar Ligi maçlarında gösterilen yasa dışı bahis reklamlarıyla ilgili olduğu öğrenilmişti.

Acun Ilıcalı'dan eşi Çağla'ya övgü dolu sözler: Kendini göstermeye çalışanlardan değil

Çağla AltunkayaAcun IlıcalıTelevizyonMagazinSözlerYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalidan-esi-caglaya-ovgu-dolu-sozler-kendini-gostermeye-calisanlardan-degil/feed/ 0
Şarkıcı Bayhan’ın babası Sabahattin Gürhan son yolculuğuna uğurlandı https://www.haber60.com.tr/sarkici-bayhanin-babasi-sabahattin-gurhan-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/sarkici-bayhanin-babasi-sabahattin-gurhan-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Sun, 01 Dec 2024 10:10:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/sarkici-bayhanin-babasi-sabahattin-gurhan-son-yolculuguna-ugurlandi/ Trafik kazasında hayatını kaybeden Bayhan’ın babası Sabahattin Gürhan, Adana’da son yolculuğuna uğurlandı.
Popstar yarışmasıyla 2003 yılında ünlenen şarkıcı Bayhan Gürhan’ın babası 68 yaşındaki Sabahattin Gürhan, Antalya’nın Alanya ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Gürhan’ın cenazesi, bugün önce merkez Seyhan ilçesine bağlı Akkapı Mahallesi’ndeki evine getirildi. Burada helallik alınmasının ardından cenaze, Akkapı Mezarlığı’na götürüldü.

Şarkıcı Bayhan'ın babası Sabahattin Gürhan son yolculuğuna uğurlandı

Şarkıcı Bayhan'ın babası Sabahattin Gürhan son yolculuğuna uğurlandı

Şarkıcı Bayhan'ın babası Sabahattin Gürhan son yolculuğuna uğurlandı

BAYHAN GÜÇLÜKLE AYAKTA DURABİLDİ

Cenaze yıkandığı sırada Gürhan’ın akrabaları ağıt yaktı. Cenaze, ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazı sırasında ünlü şarkıcı Bayhan’ın ayakta güçlükle durduğu görüldü. Cenazeye Sabahattin Gürhan’ın akrabaları katıldı.

Şarkıcı Bayhan'ın babası Sabahattin Gürhan son yolculuğuna uğurlandı

Yerel HaberlerBayhan Gürhan3-sayfaMagazintrafikYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sarkici-bayhanin-babasi-sabahattin-gurhan-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
Hekim ve Sağlıkçılardan Gazze İçin Sessiz Yürüyüş https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/ https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:26:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/ Erzurum’da hekim ve sağlıkçılar, dondurucu soğuğa rağmen, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için sessiz yürüyüşlerini 55’inci haftasında sürdürdü.

Kentte görevli hekimler, sağlık çalışanları ve tıp fakültesi öğrencileri, Gazze halkına destek için Lalapaşa Camisi önünde bir araya geldi.

Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayraklarının yanı sıra taşıdıkları döviz ve pankartlarla Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüyen sağlıkçılara, vatandaşlar da çocuklarıyla eşlik etti.

Grup adına açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde görevli Dr. Özgür Esmeray, Gazze halkına ve orada görev yapan meslektaşlarına selam gönderdi.

Arakan, Doğu Türkistan ve Hindistan’da Müslümanların başına gelenleri duyup ayağa kalktıklarını ve mitingler yaptıklarını ifade eden Esmeray, “7 Ekim’den bu yana Gazze için sürekli meydanlarda, sokaklarda yürüyüşler yapıyor sesimizi duyuruyoruz.” dedi.

Esmeray, memleketin dört bir yanında görev yapan hekim ve sağlık çalışanları olarak Gazze’deki sağlık krizini 1 yıldan fazla zamandır büyük endişe ve öfke ile takip ettiklerini belirterek, Gazze’deki ablukanın, insani yardım girişi ve dağıtımına engel olduğuna dikkati çekti.

Gazze’nin her yerinde insansız hava araçlarıyla, keskin nişancılarla, hava ve kara bombardımanıyla çocuklara, kadın ve erkeklere yönelik katliamlar gerçekleştirildiğine işaret eden Esmeray, “50 binden fazla insan İsrail saldırılarında katledildi. Yerleşim alanlarının kasıtlı olarak yok edildiğine şahit olduk. 400 günü aşkın süredir evlerinden sürülen, güvencesiz koşullar altında yaşamaya zorlanan kardeşlerimizin mazlumluğuna şahit olmaktayız.” ifadelerini kullandı.

Esmeray, Gazze’de sağlık sisteminin kasıtlı olarak yok edilmek istendiğini, tıbbi ekipman ve ilaç tedarikinin engellendiğini aktararak, bu anlamda tüm toplumların ve devletlerin üzerine düşen görevi yapacağına inandıklarını dile getirdi.

Sessiz yürüyüş, basın açıklamasının ardından Filistin’de hayatını kaybedenler için dua edilmesiyle sonra erdi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hekim-ve-saglikcilardan-gazze-icin-sessiz-yuruyus/feed/ 0
Gönen’de Trafik Kazası: 2 Yaralı https://www.haber60.com.tr/gonende-trafik-kazasi-2-yarali/ https://www.haber60.com.tr/gonende-trafik-kazasi-2-yarali/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:26:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/gonende-trafik-kazasi-2-yarali/ Balıkesir’in Gönen ilçesinde meydana gelen trafik kazası sonrası araç alev alırken, 2 kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, Bandırma- Biga karayolu üzerinde Denizkent Mahallesi yakınlarında 17 RK 805 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak kaza yaptı. Kaza sonrası yanmaya başlayan araçtaki Y.K. ve Z.K., kendi çabalarıyla araçtan çıkarak kurtulmayı başardı. Olay yerine sevk edilen Gönen Grup Amirliği itfaiye ekipleri kısa sürede yanan aracı söndürdü. Yaralılar ise, sağlık ekipleri tarafından Gönen Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – BALIKESİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gonende-trafik-kazasi-2-yarali/feed/ 0
Güngören’de Göçük: İtfaiye Eri Yaralandı https://www.haber60.com.tr/gungorende-gocuk-itfaiye-eri-yaralandi/ https://www.haber60.com.tr/gungorende-gocuk-itfaiye-eri-yaralandi/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:26:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/gungorende-gocuk-itfaiye-eri-yaralandi/ Güngören’de göçük altındaki işçiyi kurtarma çalışmaları sırasında 1 itfaiye eri yaralandı

İSTANBUL – İstanbul Güngören’de çöken binanın altındaki işçiyi kurtarma çalışmaları sırasında 1 itfaiye eri yaralandı. Yaralı itfaiyeci ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İstanbul Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden bir binanın üst kısmında dün çökme meydana gelmişti. Olay yerine çok sayıda itfaiye, AFAD ve sağlık ekibi sevk edilmişti. Olayda 2 kişi göçük altında kalırken, itfaiye ekiplerince Ü.K. göçük altından çıkarılmıştı. Hafif yaralı olan şahıs ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. Yıkım işinde görevli F.Ö. ile yıkım işlemini gerçekleştiren firma yetkilisi B.H. ise gözaltına alınmış, tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Çalışmalar sırasında bir itfaiye eri yaralandı.

Göçük altında kalan diğer işçiyi kurtarma çalışmaları yaklaşık 31 saattir sürüyor. Molozlar kaldırıldığı sırada 1 itfaiye eri yaralandı. Yaralı itfaiye eri ambulansla hastaneye sevk edildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/gungorende-gocuk-itfaiye-eri-yaralandi/feed/ 0
İnegöl’de motosiklet kazası: Genç ağır yaralı https://www.haber60.com.tr/inegolde-motosiklet-kazasi-genc-agir-yarali/ https://www.haber60.com.tr/inegolde-motosiklet-kazasi-genc-agir-yarali/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/inegolde-motosiklet-kazasi-genc-agir-yarali/ Bursa’nın İnegöl ilçesinde motosikletle otomobile arkadan çarpan ve sürüklenerek başka bir otomobilin altında kalan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Otomobilin altından itfaiye ekiplerinin çıkarttığı gencin motosikleti 1 ay önce satın aldığı öğrenildi.

Kaza, saat 19.00 sıralarında Yeniceköy Mahallesi Bursa Caddesi üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde seyir halinde olan Lokman Ö. (26) idaresindeki 16 BNA 950 plakalı motosiklet, aynı yöne seyir halinde olan Hanifi A. (60) idaresindeki 16 AJU 088 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpışmanın etkisiyle devrilen motosikletin sürücüsü sürüklenerek karşı yönden gelen Kaan K. (23) idaresindeki 16 BAE 241 plakalı otomobilin altına girdi. Ağır yaralanan genç, olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden çıkarıldı. Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralı gencin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/inegolde-motosiklet-kazasi-genc-agir-yarali/feed/ 0
Sakarya’da Geri Dönüşüm Tesisinde Yangın https://www.haber60.com.tr/sakaryada-geri-donusum-tesisinde-yangin/ https://www.haber60.com.tr/sakaryada-geri-donusum-tesisinde-yangin/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/sakaryada-geri-donusum-tesisinde-yangin/ Sakarya’da geri dönüşüm tesisinde yangın: 8 işçi dumandan etkilendi

SAKARYA – Sakarya’nın Akyazı ilçesinde bir geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı. Dumandan etkilenen 7 işçiye olay yerinde sağlık ekiplerince müdahale edildi, 1 işçi ise hastaneye kaldırıldı.

Yangın, Küçücek İstiklal Mahallesi’nde bulunan bir geri dönüşüm tesisinde meydana geldi. Yangın ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. SAKTİM ekiplerinin de destek verdiği yangın, yaklaşık 1 saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın esnasında dumandan etkilenen 7 işçiye sağlık ekipleri müdahale etti. İşçilerden 1’i ise ambulansla Akyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Dumandan etkilenen işçilerin durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, jandarma olayla ilgili inceleme başlattı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakaryada-geri-donusum-tesisinde-yangin/feed/ 0
Tarsus’taki Tavuk Çiftliğinde Yangın: 33 Bin Civciv Telef Oldu https://www.haber60.com.tr/tarsustaki-tavuk-ciftliginde-yangin-33-bin-civciv-telef-oldu/ https://www.haber60.com.tr/tarsustaki-tavuk-ciftliginde-yangin-33-bin-civciv-telef-oldu/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/tarsustaki-tavuk-ciftliginde-yangin-33-bin-civciv-telef-oldu/ Tarsus’ta tavuk çiftliğinde yangın: 33 bin civciv telef oldu

MERSİN – Mersin’in Tarsus ilçesinde tavuk çiftliğinde çıkan yangında binlerce civciv telef oldu.

Olay Tarsus’a bağlı kırsalda yer alan İbrişim Mahallesi’nde yaşandı. İbrişim Sokak’ta M.S.’ye ait olan tavuk üretim çiftliğinde öğlen saatlerinde çiftlik sobasından kaynaklandığı tahmin edilen yangın çıktı. Durum Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerine ve güvenlik ekiplerine bildirildi.

Kısa sürede olay yerine intikal eden itfaiye ekipleri, yangını söndürdü. Yangında 33 bin civciv telef oldu. Alevler tamamen söndürülürken soruşturma başlatıldı. Olayda yaralanan olmadı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarsustaki-tavuk-ciftliginde-yangin-33-bin-civciv-telef-oldu/feed/ 0
Merkezefendi’de 4. Engelsiz Fest Düzenleniyor https://www.haber60.com.tr/merkezefendide-4-engelsiz-fest-duzenleniyor/ https://www.haber60.com.tr/merkezefendide-4-engelsiz-fest-duzenleniyor/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/merkezefendide-4-engelsiz-fest-duzenleniyor/ (DENİZLİ) – Merkezefendi Belediyesi, 3 AralıkDünya Engelliler Günü dolayısıyla dördüncü kez “Engelsiz Fest” düzenliyor.

Merkezefendi Belediyesi’nin düzenlediği Engelsiz Fest’in dördüncüsü, 3 Aralık Salı ve 4 Aralık Çarşamba günleri Merkezefendi Kültür Merkezi’nde yapılacak. Festival, 3 Aralık Salı günü saat 11.00’de program ve sergi açılışı ile başlayacak. Etkinlik, saat 11.30’da engelli spor kulüplerine malzeme desteğiyle devam edecek.

Festivalin ikinci gününde program, saat 11.00’de animasyon ve eğlence gösterisi ile başlayacak. Saat 14.00’te ise Engelsiz Koro ve Dans Ekibi performansını gerçekleştirecek. Aynı gün saat 15.00’te Merkezefendi Belediye Orkestrası konseri ile etkinlik sona erecek.

“Özel bireylerimizin bizdeki yeri çok başka”

Engelliler Günü’nde farkındalığı artırmak için çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirten Başkan Şeniz Doğan, “Her sene gerçekleştirmiş olduğumuz ‘Engelsiz Fest’i geleneksel hale getirdik. Bu yıl dördüncüsünü gerçekleştireceğiz. Bu zamana kadar her projemizde özel bireylerimizi düşünüyor, ona göre hareket ediyoruz. İlçemizi, özel bireylerin hayata eşit katılımı için geliştirmeye devam ediyoruz. Engelsiz Yaşam Akademimizde eğitim gören özel bireylerimizin bizdeki yeri çok farklı. Onların mutluluğu ve sosyalleşmesi için çalışıyoruz. İki gün sürecek, birbirinden güzel ve keyifli etkinliklerin yer alacağı festivalimize tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/merkezefendide-4-engelsiz-fest-duzenleniyor/feed/ 0
Kayseri’deki Mobilya Fabrikasında Yangın: 3 İşçi Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/kayserideki-mobilya-fabrikasinda-yangin-3-isci-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/kayserideki-mobilya-fabrikasinda-yangin-3-isci-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/kayserideki-mobilya-fabrikasinda-yangin-3-isci-hayatini-kaybetti/

3 SAATTE KONTROL ALTINA ALINDI

KayseriOrganize Sanayi Bölgesi’ndeki mobilya fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybeden ve kimlikleri henüz belirlenemeyen 3 işçinin cenazesi otopsi yapılmak üzere Kayseri Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Saat 14.00 sıralarında çıkan yangın ise ekiplerin yaklaşık 3 saatlik çalışması sonucu kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları sürüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayserideki-mobilya-fabrikasinda-yangin-3-isci-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Erzurum Emniyeti Terörle Mücadelede Kararlı https://www.haber60.com.tr/erzurum-emniyeti-terorle-mucadelede-kararli/ https://www.haber60.com.tr/erzurum-emniyeti-terorle-mucadelede-kararli/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurum-emniyeti-terorle-mucadelede-kararli/ Erzurum Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, her türlü terör örgütüne karşı mücadelenin sonuna kadar devam edeceğini söyledi.

Erzurum’dan yayın yapan Kardelen TV Analiz programına katılan İl Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, programda önemli açıklamalarda bulundu.

Emniyet Müdürü Kadir Yırtar; terörle mücadeleye yönelik yıllardır başarılı bir mücadelenin devam ettiğini, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır dışında, Güvenlik Güçlerinin sınır İçinde Jandarmamız Polisimiz her türlü terör örgütüne karşı mücadelesini azimle ve kararlıkla sürdürdüğünü söyledi.

PKK KCK terör örgütün propagandasını yapmaktan Hınıs İlçesi’nde iki tane şahsı aldıklarını ifade eden Yırtar: ‘Bunlardan biri denetimle serbestlikle serbest kaldı. Diğer şahıs terör örgütü propagandası yapmaktan tutuklandı. Erzurum’da gerçekleştirdiğimiz operasyonlar hem DEAŞ hem diğer terör örgütleri olmak üzere FETÖ PYD yapılanması olmak üzere kararlılıkla devam ediyor’ şeklinde konuştu.

“Erzurum’da çocuk yaşta uyuşturucu kullanma oranı yok denecek kadar az”

Yırtar, çocuk yaşta uyuşturucu kullanımı ve okullarda uyuşturucuyla mücadeleye İlişkinde değerlendirme yaptı.

Erzurum’da çocuk yaşta uyuşturucu kullanma oranı yok denecek kadar az olduğuna işaret eden Emniyet Müdürü Yırtar, ‘Sıfır olmasa da yıl ki istatistiklerimizde çok az, birazda insanlarda panik oluşturmak amaçlı whatsapp mesajları geliyor, ilimizde ve okullarda böyle bir durum yok olmayacakta” dedi.

“Ekibimizle tüm il genelinde okul giriş çıkışlarını kontrol ediyoruz”

Yırtar; “Okullarımızın hepsinde kamera sistemleri var her şekilde takip ediliyor.15 okulumuzda okul kolluk görevlilerimiz var bizzat orada güvenlik gibi çalışan, diğer 160 okulumuzda okul irtibat görevlilerimiz var bunlar okul yönetimine haftada iki gün okula uğruyorlar okul yönetimiyle sürekli irtibat halindeler. Ayrıca 60 tane ekibimizle tüm il genelinde okul giriş çıkışları kontrol ediliyor” ifadelerini kullandı. – ERZURUM

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurum-emniyeti-terorle-mucadelede-kararli/feed/ 0
Diyarbakır’da Apartman Yangını: 2 Kişi Dumandan Etkilendi https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-apartman-yangini-2-kisi-dumandan-etkilendi/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-apartman-yangini-2-kisi-dumandan-etkilendi/#respond Sat, 30 Nov 2024 20:25:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-apartman-yangini-2-kisi-dumandan-etkilendi/

DİYARBAKIR’da apartman dairesinde çıkan yangında, 2 kişi dumandan etkilendi.

Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi’ndeki 4 katlı apartmanın son katında, öğle saatlerinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbarla olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yangında 2 kişi dumandan etkilendi. Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürülürken, 2 kişiye olay yerinde müdahale edildi. Evin zarar gördüğü yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

Haber- Kamera: Seyfettin EKEN-Gıyasettin TETİK/DİYARBAKIR,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-apartman-yangini-2-kisi-dumandan-etkilendi/feed/ 0
Samsun’da 64 Gram Metamfetamin Ele Geçirildi https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/ Samsun’da 64 gram metamfetamin ile yakalanan bir kişi gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen operasyonda B.A.’nın (23) üzerinde ve ikametinde arama yapıldı. Yapılan aramada 64 gram metamfetamin ele geçirildi, B.A. gözaltına alındı.

Soruşturma devam ediyor. – SAMSUN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/feed/ 0
Merkel kendisini çok mutlu eden iki Türk’ü açıkladı https://www.haber60.com.tr/merkel-kendisini-cok-mutlu-eden-iki-turku-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/merkel-kendisini-cok-mutlu-eden-iki-turku-acikladi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/merkel-kendisini-cok-mutlu-eden-iki-turku-acikladi/ Almanya’nın eski başbakanı Angela Merkel’in, 2005-2021 yılları arasında yaptığı başbakanlık döneminde anılarını anlattığı ‘Özgürlük’ kitabından ilginç detaylar çıkmaya devam ediyor. 736 sayfalık kitabında başbakanlık döneminde yaşadığı ilginç anıları anlatan Merkel, mercimek çorbasını çok sevdiğini yazdı.

ÖĞLE YEMEKLERİNİ KENDİSİ HAZIRLARMIŞ

Görevi döneminde öğle yemeklerini başbakanlık binasında kendisinin hazırladığını yazan Merkel “Öğle yemeklerini başbakanlıkta çalışma arkadaşlarımla birlikte hazırlardım. Uzun uçuşlar ya da gece toplantılarının ardından tavuk, patates ve mercimek çorbası çok iyi gelirdi” şeklinde anlattı.

KENDİSİNİ İKİ TÜRK ÇOK MUTLU ETMİŞ

Merkel kendisini Covid zamanında Türk kökenli Alman bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin çok mutlu ettiğini şu sözler ile yazdı:

Merkel kendisini çok mutlu eden iki Türk'ü açıkladı

“Hızır gibi yetiştiler. Bu aşı ülkemize güneş gibi doğdu. Birkaç ayda AB halklarının yüzde 70’inden fazlası aşılandı. Ben de risk grubundaydım. Onlara minnettarım”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/merkel-kendisini-cok-mutlu-eden-iki-turku-acikladi/feed/ 0
ABD’de Salatalıklar Salmonella Riski Nedeniyle İnceleniyor https://www.haber60.com.tr/abdde-salataliklar-salmonella-riski-nedeniyle-inceleniyor/ https://www.haber60.com.tr/abdde-salataliklar-salmonella-riski-nedeniyle-inceleniyor/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/abdde-salataliklar-salmonella-riski-nedeniyle-inceleniyor/

ABD’de 26 eyalette satışa sunulan salatalıklar, salmonella bakterisi bulaşma riski nedeniyle incelemeye alındı.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), ABD’de 26 eyalette, Kanada’nın ise bazı bölgelerinde satışa sunulan salatalıkların olası ‘salmonella kontaminasyonu’ içerdiğini ve tüketilmesinin özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireyler için tehlikeli olabileceğini açıkladı. Halkın bu ürünleri tüketmekten kaçınması ve satın alınan ürünlerin kaynağını kontrol etmesi gerektiği belirtildi.

FDA, ürünlerin paketleme tarihlerini ve etiketlerini kontrol etmeleri için tüketicilere çağrıda bulundu. Etkilenen ürünlerin satış noktalarına iade edilmesi gerektiği vurgulandı.

SALMONELLA BAKTERİSİ

Salmonella bakterisi, mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilere yol açabiliyor. Enfeksiyon, özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

FDA ve sağlık yetkilileri, şüpheli ürünlerin kullanılmaması ve bu ürünlerle temas eden yüzeylerin dikkatlice temizlenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, halk sağlığını korumak için satıcıların da bu ürünleri raflardan çekmeleri istendi.

FDA’DAN GIDA GÜVENLİĞİ VURGUSU

FDA yetkilileri, bu olayın gıda güvenliğinin önemini bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Tüketicilerin ve işletmelerin, geri çağrılan ürünlere karşı dikkatli olmaları hayati önem taşıyor. Bu tür olaylar, gıda güvenliği standartlarının sıkı bir şekilde uygulanmasının gerekliliğini hatırlatıyor” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdde-salataliklar-salmonella-riski-nedeniyle-inceleniyor/feed/ 0
Bursa’da Kadına Şiddete Karşı Farkındalık https://www.haber60.com.tr/bursada-kadina-siddete-karsi-farkindalik/ https://www.haber60.com.tr/bursada-kadina-siddete-karsi-farkindalik/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/bursada-kadina-siddete-karsi-farkindalik/ Bursa’da kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesi amacıyla il ve ilçelerde yaklaşık bin adet stant kuruldu. Stantlarda eğitim veren polis ekipleri cadde cadde sokak sokak dolaşarak vatandaşların telefonuna KADES uygulaması indirip suç oranlarının azalmasını hedefliyor.

İçişleri Bakanlığı’nın kadına şiddetin önüne geçebilmek amacıyla geliştirdiği Kadına Destek Uygulaması (KADES) ile suç oranları ciddi anlamda azalırken, Bursa İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekipleri kent merkezi ve ilçelerde yaklaşık bin stant kurdu. Cadde ve sokaklarda vatandaşlara bilgi veren ekipler, kadınlara kendilerini korumaları ve acil durumlarda KADES’i nasıl kullanacağı hakkında bilgilendirdi. Yapılan uygulamalarla kadına yönelik şiddetin önüne geçilmesi hedeflenirken, polis ekiplerinden bilgi alan vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getirdi.

Uygulamadan duyduğu memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, “Böyle bir uygulama olmasından çok memnunuz. Polis ekipleri de bu konu da sağ olsunlar bize ne yapabileceğimize yönelik bilgilendirme yaptı” ifadelerini kullandı.

İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ise yaptığı açıklamada uygulamaların hız kesmeden devam edeceğini kentin güven ve huzuru için çalışmaların her koşulda süreceğinin altını çizdi. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-kadina-siddete-karsi-farkindalik/feed/ 0
Manisa’da Doğal Afetlere Karşı Toplantı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/ Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, olabilecek doğal afet ve depremlere karşı alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalarla ilgili olarak Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü binasında bir toplantı gerçekleştirdi.

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, olabilecek afet ve depremlere karşı ilgili kurum temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü binasında bir araya geldi. Toplantıya, Komisyon Başkanı Yenal Yıldırım Manisa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Emine Müge Kuğu ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ahmet Ata Temiz ve İl AFAD Müdürü Osman Pıhtılı katıldı. Toplantıda, ilimizde oluşabilecek doğal afetler ve depremlere yönelik öncesinde alınacak ve sonrasında yapılması gereken konular, belediyelerin, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının koordineli şekilde olması hakkında konuşuldu. – MANİSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/feed/ 0
Yıldırım Belediyesi’nden Sokak Hayvanlarına Haybulans Desteği https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesinden-sokak-hayvanlarina-haybulans-destegi/ https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesinden-sokak-hayvanlarina-haybulans-destegi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesinden-sokak-hayvanlarina-haybulans-destegi/ Yıldırım Belediyesi, yaralı ve yardıma muhtaç can dostlarına acil müdahale etmek için tam teşekküllü hayvan ambulansı olan ‘Haybulans’ı hizmete aldı.

Yıldırım Belediyesi, sokak hayvanlarına yönelik daha modern ve konforlu şartlarda hizmet vermek için sürdürdüğü çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Sahipsiz sokak hayvanlarının sıcak bir yuvada buluşturulduğu Sahipsiz Hayvanlar Rehabilitasyon Merkezi’ne sahip Yıldırım Belediyesi, yaralı ve yardıma muhtaç can dostlarına acil müdahale etmek için ‘Haybulans’ ismini verdiği aracı hizmete aldı.

Veteriner hekimlerden oluşan ekip vatandaşlardan gelen ihbarları anında değerlendiriyor. Hayvan ambulansıyla olay yerine ulaşan ekip, en kısa sürede yaralı ya da yardıma muhtaç can dostlarına müdahale ediyor. Müdahalenin ardından yoğun bakım ve solunum destek ünitesi ile hayati fonksiyon için önem arz eden cihaz ve donanımların yer aldığı ambulans ile rehabilitasyon merkezine getirilen can dostların burada tedavisi devam ediyor.

Başkan Oktay Yılmaz, Yıldırım Belediyesi olarak bir yandan şehrin doğasını korurken diğer yandan da şehirde yaşayan canlılara sahip çıktıklarını ifade etti. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yildirim-belediyesinden-sokak-hayvanlarina-haybulans-destegi/feed/ 0
Bilecik’te Uyuşturucu Operasyonu https://www.haber60.com.tr/bilecikte-uyusturucu-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/bilecikte-uyusturucu-operasyonu/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/bilecikte-uyusturucu-operasyonu/ Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hal ve tavırları şüphe çeken 2 şahısların üzerinden uyuşturucu çıktı.

Alınan bilgilere göre; Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü’ne gelen bir ihbar üzerine Bilecik Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastane içerisinde 2 şahsın sergilediği hal ve tavırlar şüphe çekmesinin üzerine emniyete haber verilerek 2 şahsa yönelik üst araması gerçekleştirildi. Bu kapsamda; 4,51 gram sentetik kannabinoid (Bonzai) maddesi ele geçirildi.

İki şahıs hakkında, ‘Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak’ suçu gereğince yasal işlem başlatıldı. – BİLECİK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bilecikte-uyusturucu-operasyonu/feed/ 0
Sahte Alkol Uyarısı: Yılbaşı Öncesi Riskler https://www.haber60.com.tr/sahte-alkol-uyarisi-yilbasi-oncesi-riskler/ https://www.haber60.com.tr/sahte-alkol-uyarisi-yilbasi-oncesi-riskler/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:12:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/sahte-alkol-uyarisi-yilbasi-oncesi-riskler/ Daha yılbaşı gelmeden piyasaya sürülen sahte alkol yüzünden zehirlenme vakalarının duyulmaya başladığına dikkati çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yeni yıl yaklaşıyor, dolayısıyla alkollü içeceklerde sahtecilik de insan ölümlerini artırıyor. Ancak normal zamanlarda da maalesef bu sahtecilikler yapılmakta, fakat medyaya pek yansımamaktadır. Netice itibarıyla bu toplu ölümler, etil alkolün serbestçe piyasada ya da internet üzerinden alınması gibi durumlar hem insan sağlığını hem de devletin önemli gelir kaynaklarını olumsuz etkiliyor. Yılda 10 milyar TL vergi kaybı yaşandığı belirtiliyor. Bu durum, insan sağlığını hiçe sayanların bir sonucudur. Etil alkolün kolay erişilebilir yerlerde bulunması ve tariflerinin paylaşılması, insanları adeta kimyager gibi bu işi evlerinde yapmaya teşvik ediyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da 7 kişinin kaçak alkolden zehirlendiği ortaya çıktı” dedi.

Yeni yıla sayılı günler kala sahte alkol konusunda vatandaşlara uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Ülke genelinde emniyet güçleri tarafından yapılan denetimlerde son 10 yılda yaklaşık 15 milyon litre sahte içki ele geçirildi. Sahte alkolün sonucu körlük, sakatlık veya ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle devletin, sanayide kullanılan etil alkolün kimlere verildiğini bir takip sistemiyle kontrol etmesi gerekiyor. Şayet bu ürünlerin şişelenip piyasaya sürülmesi gibi durumlar engellenmediği ve suçlular ciddi şekilde cezalandırılmadığı sürece, insan ölümleri artmaya devam edecektir. Yılda ortalama 500 kişinin bu nedenle hayatını kaybettiği bir süreç yaşanıyor. Bunun dışında tedaviyle kurtulan veya hiç tespit edilemeyen vakalar da mevcut. Sahte alkolle mücadelede etil alkolün piyasadaki teminini zorlaştırmak en önemli adımdır. İkinci olarak, devletin vergi kaybını önlemek için yüksek alkollü içki vergilerinin bu durumdaki etkisinin de göz ardı edilmemesi gerekir. İnsanların alkol tüketimini tamamen engelleyemediğimizde, fiyatların yükselmesi bu ölümcül vakalara zemin hazırlamaktadır” diye konuştu.

“Odalar ve meslek kuruluşları etkin rol almalı”

İnsan sağlığını hiçe sayanlara en ağır cezaların verilmesi gerektiğini belirten Palandöken, “En önemli mesele, insanların sağlığıdır. Kontrollü bir şekilde bandrollü ürünlerin, belirlenmiş ve satış izni verilmiş noktalardan temin edilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca odalar ve meslek kuruluşlarının bu konuda daha etkin rol alması gerekir. İçki satışı yapılan noktalarda ciddi denetimler yapılmalı, oda kaydı ve gerekli belgeler talep edilerek bu noktalar ruhsatlandırılmalıdır. Bu önlemler, ölümlü vakaların önüne geçilmesi için en etkili yöntemlerden biridir. Bununla birlikte, insan sağlığını hiçe sayanlara çok ağır cezalar verilerek bu tür olayların kökünden kaldırılması şarttır. Ailelerin ve canların zarar görmesine, memlekette vergi kaybının sürmesine artık bir son verilmelidir” şeklinde konuştu. – ANKARA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahte-alkol-uyarisi-yilbasi-oncesi-riskler/feed/ 0
Psikoloji dizisinden yeni kitap: Kendine Ait Bir Yuva https://www.haber60.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/ https://www.haber60.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:26:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/ Psikoloji dizisinden yeni kitap: Kendine Ait Bir Yuva

Kanadalı psikolog Sarah Fels Usher, ebeveynlerden ve kardeşlerden ayrı bir hayata sahip olma hakkı için yetişkinlikte verilen mücadeleleri kendi danışanlarının deneyimleri ve Margaret Mahler’in kuramı üzerinden ele alıyor.

Yazarın kitap boyunca çeşitli vaka örnekleri eşliğinde tartıştığı mesele şu: “Bugün yetişkin çocuklar evden daha geç yaşlarda ayrılıyor veya ayrıldıktan sonra eve dönmelerine daha sık rastlanıyor. Ayrıca önceki kuşaklara göre daha ileri yaşlarda evleniyorlar. İşsizlik ve barınma maliyetlerinin artışı gibi pek çok güncel ekonomik etkenden söz etmek mümkün olsa da, bu durumun işaret ettiği başka bir gerçek daha var: İçsel olgunlaşma ve aileden ayrılma süreci yavaşlıyor.”

Sahip olma hakkı

Kitapta Margaret Mahler’in kuramını genişleten Sarah Fels Usher, diğer pek çok kuramcıyla birlikte Loewald ve Modell’ın metinlerini de meseleye dahil ederek yetişkin danışanların ayrı bir hayata sahip olma hakkını öne çıkarıyor.

Psikoloji dizisinden yeni kitap: Kendine Ait Bir Yuva

Kardeşlerden ayrılma zorluğu

Kardeşlerden ayrılmanın zorluğunu kitapta yine analitik çerçevede ele alan Usher’ın çift terapisi deneyimi, ortaya koyduğu kurama yeni ve güçlü bir boyut katıyor.

Ayrıca danışanların yeniden yakınlaşma alt evresini tatmin edici bir şekilde tamamlamalarına yeterince destek olma bağlamında meslektaşlarına duyduğu güveni de kitap boyunca sezdiriyor Usher…

İletişim için:

Kitap@ensonhaber.com.tr

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/feed/ 0
Bebeğinizin ilk haftaları için 5 bakım önerisi https://www.haber60.com.tr/bebeginizin-ilk-haftalari-icin-5-bakim-onerisi/ https://www.haber60.com.tr/bebeginizin-ilk-haftalari-icin-5-bakim-onerisi/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:26:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/bebeginizin-ilk-haftalari-icin-5-bakim-onerisi/ Bebeğinizin ilk haftaları için 5 bakım önerisi

Kollarınızda yeni doğmuş bir bebek sahibi olmak, özellikle ilk kez ebeveynler için oldukça ezici bir duygu olabilir. Yeni doğmuş bir bebek sahibi olmanın getirdiği kafa karışıklığı ve bitkinlik ilk başta korkutucu gelebilir. Yeni doğan bebeğinize herhangi bir hata yapmadan iyi bakma konusunda sürekli endişe duymak, ilk birkaç hafta içinde zihninizi yoğun bir şekilde bulandırabilir. Endişelenme, çünkü işleri berbat etme korkusu, ilk kez anne-baba olacaklar için yeni bir şey değil ve çoğunlukla oldukça anlaşılabilir.

Yeni doğmuş bir çocuk, şimdiye kadar elinize aldığınız her şeyden daha kırılgandır ve bu nedenle ekstra özen ve önlem gerektirir. Bununla birlikte, bunaltıcı olmak zorunda değildir, çünkü sonuçta yeni doğmuş bir bebeğe bakmak, hayattaki diğer her şey gibi bir beceridir ve zamanla öğrenilebilir. İşte, yeni doğmuş bir bebeği ilk hafta idare etmek için ipuçları;

Bebeğinizin ilk haftaları için 5 bakım önerisi

1. TEMİZLİK VE HİJYENE ÖNEM VERİN

Yenidoğanın bağışıklık sistemi çok zayıftır ve bu nedenle birçok enfeksiyonu savuşturamaz. Bebeğin yanındayken kendinizi her zaman dezenfekte etmeniz çok önemlidir. Her seferinde bebeğe dokunmadan önce ellerinizi yıkayın veya dezenfektan kullanın. Ayrıca bebeğin çevresinin de hijyenik olduğundan emin olmalısınız. Bebekle temas edebilecek herhangi bir oyuncak veya eşyanın herhangi bir enfeksiyon veya hastalığa yakalanma olasılığını önlemek için belirli bir hijyen seviyesine sahip olması gerekir.

Temizlikten bahsetmişken, kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir şey banyo yapmaktır. Yeni doğmuş bir bebeği yıkamak, küçük ve kırılgan vücudu nedeniyle zor olabilir. Yeni doğmuş bir bebeğin haftada iki veya üç defadan fazla yıkanması gerekir. Ayrıca, banyo yaparken aşırı sıcak veya soğuk havalarda bebeğin cildini tahriş etmemek için suyun daima hafif ılık olduğundan emin olun. Her zaman akılda tutulması gereken en önemli şey, banyo yaparken bebeği asla gözetimsiz bırakmamaktır. Bunun nedeni banyoların çok su içermesi ve bu nedenle bebeklerin orada boğulma veya başka kazalara meyilli olmalarıdır.

2. GAZINI ÇIKARMAYI İHMAL ETMEYİN

Yenidoğanın genellikle her iki ila üç saatte bir beslenmesi gerekir. Bebeğinizin ne zaman ve ne kadar beslenmeye ihtiyacı olduğunu değerlendirebilmeniz önemlidir. Tipik olarak bir bebek, açlığını bastırmak için yumruklarını emmek veya dudaklarını şapırdatmak gibi bazı ipuçları verir. Bu olduğunda onları beslemeyi deneyebilirsiniz. Onları beslemek için ağlamaya başlayana kadar beklemeyin, çünkü bu bebeği gereksiz yere huzursuz eder ve işleri olması gerekenden daha zor hale getirebilir. Bebeği emmeyi bıraktıktan sonra beslemeyi bırakabilir ve nazikçe gazını çıkartabilirsiniz. Herhangi bir boğulma tehlikesini önlemek için bebeğinizi her beslenmeden sonra gazını çıkarmanız çok önemlidir.

3. DOĞRU ŞEKİLDE DESTEKLEYİN

Yeni doğmuş bir bebeğin vücudu çok kırılgandır. Sağlıklı bir duruşta kalabilmek için uygun ve doğru desteğe ihtiyacı vardır. Ebeveynler, çocukta talihsiz kazalara veya uzun süreli sağlık sorunlarına neden olabilecek bükülmeleri önlemek için her zaman bebeğin başını ve boynunu özellikle desteklemelidir. Ayrıca, yenidoğanın vücuduna aşırı baskı veya baskı uygulamaktan kaçınmak için, çocukları üzerinde tuttukları tutuşun güvenli ancak nazik olmasını sağlamaları da önemlidir.

4. HAREKETLERİNİZDE NAZİK OLUN

Yenidoğanın en ufak bir baskıya veya sarsıntıya bile tahammül etme kapasitesinin olmadığı unutulmamalıdır. Ağlarken onu sakinleştirmek için bebeğinizin etrafında biraz hareket etmek cazip gelebilir, ancak bebeği nasıl hareket ettirdiğinize dikkat etmelisiniz. Bebeği asla hızlı veya sert bir şekilde sallamamalı veya hareket ettirmemelisiniz. İç kanamaya neden olabilir ve hatta bebeklerde ölümcül olduğu kanıtlanabilir. Bir bebeği taşıyabilir ve gerekirse onu yatıştırmak için kollarınızda çok nazikçe hareket ettirebilirsiniz.

Bebeği uyandırmak için fiziksel olarak hareket ettirmeniz gerekmez. Bunu, parmağınızı tabanlarının etrafında hafifçe hareket ettirerek ve onları orada gıdıklayarak yapabilirsiniz. Ayrıca onları uyandırmak için hafifçe üfleyebilirsiniz.

5. PAMUKLU GİYSİLER TERCİH EDİN

Belirtildiği gibi, yeni doğmuş bir bebeğin cildi hala yapım aşamasındadır ve bu nedenle çok pürüzlü ve sert değildir. Bebeği giydirirken buna dikkat edilmelidir. Bebek, bol kesimli yumuşak, rahat kumaşlar giydirilmelidir. Bebeğinize rahatsız edici veya dar giysiler ve kumaşlar giydirmek cildini tahriş edebilir veya kızarıklık ve enfeksiyona neden olabilir. Bunun yerine, nefes alabilen ve pamuk gibi hafif kumaşlar yenidoğan için harika bir seçim olabilir.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bebeginizin-ilk-haftalari-icin-5-bakim-onerisi/feed/ 0
Vücut ağırlığıyla yapılan egzersizlerin faydaları https://www.haber60.com.tr/vucut-agirligiyla-yapilan-egzersizlerin-faydalari/ https://www.haber60.com.tr/vucut-agirligiyla-yapilan-egzersizlerin-faydalari/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:26:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/vucut-agirligiyla-yapilan-egzersizlerin-faydalari/ Vücut ağırlığıyla yapılan egzersizlerin faydaları

Koronavirüs pandemisinde vücut ağırlığı eğitimi ve ev egzersizleri büyük bir popülerlik kazanmıştır. Her gün spor salonunda egzersiz yapmak zorunda değilsiniz. Zinde ve sağlıklı kalmak için ihtiyacınız olan tek şey biraz disiplin, tutarlılık ve vücut ağırlığınız.

Vücut ağırlığı eğitimi, birçok faydası olduğu için her yerde sağlık uzmanları tarafından tavsiye edilir. Gücünüzü, dayanıklılığınızı, esnekliğinizi geliştirmenize yardımcı olur ve her yerde yapılabilir. Bu spor salonu üyeliğine harcadığınız paradan tasarruf edebileceğiniz için bu egzersiz formu uygun maliyetlidir.

Vücut ağırlığı egzersizi söz konusu olduğunda, ilk akla gelen şınavdır. Bununla birlikte, günlük antrenman rejiminize dahil edebileceğiniz başka egzersiz türleri de vardır. İşte, vücut ağırlığı antrenmanından elde edebileceğiniz bazı faydalar;

Vücut ağırlığıyla yapılan egzersizlerin faydaları

1. VÜCUDUZUN GÜCÜNÜ ARTIRIR

Vücut ağırlığı antrenmanına yeni başlayan biri için ilk başta zor olabilir. Ancak düzenli uygulamada olduğu gibi endişelenmeyin, vücut tüm rejime uyum sağlar. Antrenmanınıza başlamadan önce hareketlilik egzersizleri yaparak başlayabilirsiniz. Vücudunuzun ısınmasına ve yaralanma riskinin önlenmesine yardımcı olacaktır.

Squat, bacak kaslarınızı güçlendirmeye yardımcı olduğu için bacaklar için de harika bir egzersizdir. Bacaklar vücudumuzun temeli olduğu için onlara odaklanmamız ve çalışmamız önemlidir. Lunges ve şınav ile karıştırın ve aynı anda güzel bir üst ve alt vücut egzersizi yapabilirsiniz. Şınav, göğüs, triseps ve karın kaslarını çalıştırır ve harika bir üst vücut egzersizidir.

2. KARDİYO İLE BİRLİKTE YAPILABİLİR

Kardiyo antrenmanı vücut için eşit derecede önemlidir ve öncelik verilmelidir. Kuvvet antrenmanı ile aynı anda yapılabilir. Sadece biraz burpe ile karıştırın ve şınav ve ağız kavgası arasında ip atlama egzersizi yapın. Bu şekilde bir yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman seansınız olur. 20 dakikalık bir seans eğitimi vücudunuz için harikalar yaratabilir ve meşgul insanlar için daha az zaman alır. Bu eğitim devreleri sadece kardiyo sistemini hedef almakla kalmaz, aynı zamanda bir bireyin gücünü ve dayanıklılığını arttırmaya da yardımcı olur.

3. VÜCUDUNUZU TAM ÇALIŞTIRIR

Vücut ağırlığı antrenmanıyla ilgili bir başka iyi şey de, tam vücut antrenmanı olduğu için çok fazla kalori yakmaya yardımcı olmasıdır. İyi bir vücut ağırlığı antrenmanı seansı vücudunuzun tüm kaslarında çalışabilir. Squat, lunges ve baldır yükseltmeleri bacak kaslarınız için harika egzersizlerdir. Oysa şınav göğüs, triseps ve omuzlarınızda çalışır. Pull-up’lar sırt kaslarınız ve pazılarınız üzerinde iyi çalışır. Tüm bu egzersizlerin bir kombinasyonu, genel güç oluşturmaya yardımcı olur ve bir kişiyi günlük görevlerine hazırlar.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/vucut-agirligiyla-yapilan-egzersizlerin-faydalari/feed/ 0
Doğru kişiyi bulduğunuzu gösteren 7 önemli işaret: Bunlar varsa hemen evlenin https://www.haber60.com.tr/dogru-kisiyi-buldugunuzu-gosteren-7-onemli-isaret-bunlar-varsa-hemen-evlenin/ https://www.haber60.com.tr/dogru-kisiyi-buldugunuzu-gosteren-7-onemli-isaret-bunlar-varsa-hemen-evlenin/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:26:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/dogru-kisiyi-buldugunuzu-gosteren-7-onemli-isaret-bunlar-varsa-hemen-evlenin/ Doğru kişiyi bulduğunuzu gösteren 7 önemli işaret: Bunlar varsa hemen evlenin

Pek çok kişi gerçek aşkı bulmanın önemini bilir ve hayatında doğru kişiyi arar. Ancak bazen yanlış kişiyi doğru insan sanma ihtimalimiz oldukça yüksek. İşte karşınızdaki kişinin doğru insan olduğunu gösteren 7 önemli işaret…

Doğru kişiyi bulduğunuzu gösteren 7 önemli işaret!

Hemen herkes hayatı boyunca gerçek aşkın peşinde koşar. Ancak bir ilişkide uyum sağladığınız biriyle olmak her şeyden daha önemlidir. Hayatınızdaki kişinin sizin için doğru insan olup olmadığını anlamanın oldukça pratik birkaç yolu vardır. Bunlardan bazılarını sizin için derledik.

1. Her zaman ilgilenir ve sıkılmaz

Eğer sizin için doğru olan bir erkekle birlikte olursanız, size olan ilgisine dikkat etmelisiniz. Çünkü doğru insanda asla ilgi eksikliği hissetmezsiniz. Eğer size olan ilgisinin az olduğunu ve yalnızca bazı zamanlar sizinle ilgilendiğini düşüyorsanız doğru kişi ile karşı karşıya değilsiniz. Sizi gerçekten seven kişi mecbur olduğu için değil, gerçekten sizi sevdiği için ilgisini eksik etmez.

2. Sizi kaybetmekten çok korkarlar

Doğru kişi olarak ifade edebileceğimiz bu insanlar, sizi kaybetmekten çokça korkarlar. Diğer insanlar sizin kırıp dökerken, sizden ayrı olma fikri bu insanları çok korkutur ve bu sebeple size daha çok değer verirler. Hayatın anlamının siz olduğunu ve hayatın sizinle daha anlamlı olduğunu düşünürler.

3. Hem duygusal hem zihinsel ihtiyaçlarınıza kayıtsız kalmaz

Hem evlilik hem de sevgililik için eğer doğru kişiyle birlikteyseniz, duygusal, fiziksel ve zihinsel tüm ihtiyaçlarınızı karşılar. Karşıdaki kişi tarafından her zaman korunduğunuzu hissedersiniz ve güvende olma hissi doğurur. Kendinizi yalnız ya da hayâl kırıklığına uğramış şekilde hissetmezsiniz. Ayrıca sizi çok fazla önemsedikleri için o kişiyle beraberken hiçbir duygunun eksikliğini hissetmezsiniz.

4. Söz verdiğinde arkasında durur

Pek çok insan verdiği sözü tutma konusunda oldukça sıkıntılıdır. Fakat gerçekten sizi seven kişiler verdiği sözü her daim tutar ve buna hep özen gösterir. Verdiği sözleri tutmamanın sizi üzeceğini bilerek buna göre hareket eder ve sizi asla hayâl kırıklığına uğratmaz. Bu özellikleri onlara daha da fazla güvenmenizi sağlar. Böylece karşılıklı bir güven duygusu sağlanır. Ve bir evliliğin sürmesi için neredeyse en önemli özellik güven duygusudur.

5. Ailesiyle ve çevresiyle tanıştırır

Eğer ilişkinizdeki erkek sizi ailesi ile tanıştırmayı çokça istiyorsa bu kişinin sizin için doğru insan olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak sizi ciddiye almayan ve ciddi bir ilişki ya da evlilik düşünmeyen bir insanla karşı karşıyaysanız aile ve çevresiyle sizi uzun süre tanıştırmayacaktır.

Doğru ve ciddi düşünen kişiler için ailesi ile tanışmanız oldukça önemli olacaktır.

6. Tuhaf alışkanlıklarınızı dahi yargılamaz, her halinizle sever

Doğru kişi sizi hiçbir durumda, asla yargılamaz. Sizi bütün tuhaf alışkanlıklarınıza ve çılgınlığınıza rağmen sever. Bu sebeple onunla birlikteyken kendinizi gizlemek zorunda kalmazsınız. Öyle ki diğer insanlar sizi eleştirdiğinde kırılmamanız ve üzülmemeniz için çaba gösterirler ve size destek olurlar.

7. Hayallerinize destek olup sizi cesaretlendirirler

Doğru kişide bulunacak en önemli özelliklerden biri hayatınıza giren kişinin hayâllerinizi ve tutkularınızı gerçekleştirmeniz için size destek olup cesaretlendirmesidir. Ayrıca duygusal ve zihinsel desteğe ihtiyacınız olduğunda yine sizin yanınızda olurlar. Desteğini esirgemeyen bu insanlar ile beraber siz de hayâllerinizi gerçekleştirmek için daha cesur davranabilirsiniz.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogru-kisiyi-buldugunuzu-gosteren-7-onemli-isaret-bunlar-varsa-hemen-evlenin/feed/ 0
Saçınızdaki kıvırcıklığı bozmadan uyumanın 5 yolu https://www.haber60.com.tr/sacinizdaki-kivircikligi-bozmadan-uyumanin-5-yolu/ https://www.haber60.com.tr/sacinizdaki-kivircikligi-bozmadan-uyumanin-5-yolu/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:26:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/sacinizdaki-kivircikligi-bozmadan-uyumanin-5-yolu/ Saçınızdaki kıvırcıklığı bozmadan uyumanın 5 yolu

Her sabah, kabarmış veya toplanmış saç kümelerini yönetmek sizi çileden mi çıkarıyor? Görünüşe göre buklelerin kendi akılları var. Kıvırcık saçlı biriyseniz, mükemmel bir kıvırcık saçlı kafayla uyumakla, ancak düzleştirilmiş bir dağınıklıkla uyanmakla ilgili aşınız hep dertte olacak.

Kıvırcık saçla uyumanın tek yolu yok. Her şey, ertesi sabah sizi ezik, kabarma veya düzleşmiş buklelerle bırakmayacak şekilde uyumak için saçınızı kullanmanın bir yolunu bulmakla ilgilidir. Ancak spirallerinizin vahşi ve asi olmasını önlemenin bazı kanıtlanmış yolları yardımcı olabilir. İşte, buklelerinizi mahvetmeden kıvırcık saçlarla uyumak için birkaç ipucu;

Saçınızdaki kıvırcıklığı bozmadan uyumanın 5 yolu

1. SAÇLARINIZI ÖRÜN

Bu hızlı ve kolay teknik, sabahları bukle yenileme rutinini bir saç maşası ile değiştirebilir. Dalgalı saçlarınız varsa, iki telli basit bir örgü, o kadar da basit olmayan kumsal dokusunu elde etmenize yardımcı olacaktır. Saçınızı gevşek bir şekilde örün ve bükün ve sertleşmesine yardımcı olmak için bir dalga spreyi uygulayın. Uyandığınızda, örgüleri açın ve saçınızdaki doğal kıvrımların keyfini çıkarın.

2. ATKUYRUĞU YAPIN

Saçınızı en tepeden bağlayın. Bunun için kuru saçlarınızı tamamen ters çevirmeniz ve en üst noktadan gevşek bir atkuyruğu yapmanız gerekir. Saçın kırılmasını veya çökmesini önlemek için saten toka veya kumaş kaplı saç tokası kullanmanızı önerir. Uyandığınızda, atkuyruğunu yarısı başınızın her iki yanında olacak şekilde ayırın. Hızlı bir su spreyi veya bukle canlandırıcı spreyden de yardım alabilirsiniz.

3. BUKLELERİNİZİ SABİTLEYİN

Daha yumuşak bir saç dokusuna sahipseniz buklelerinizi sabitlemek size yardımcı olabilir. Alttan işaret parmağınızın etrafındaki her bir lüleyi toplayın, yukarı doğru yuvarlayın ve saç derinize yaslayın. Saçınızı gece boyunca bir tel tokayla sabitleyin ve sabahları büyük ve kabarık bukleler için her birini nazikçe serbest bırakın.

4. SATEN BİR YASTIK KILIFI TERCİH EDİN

Uyurken saçın sürtünmesini önlemek için ipek veya saten bir yastık kılıfı kullanın. Saç, kıvrım oluşturmadan yastık kılıfının üzerinde pürüzsüzce kayar. Hem saten bir bone takarak hem de saten bir yastık kılıfı üzerinde uyuyarak saç bakımınızı ikiye katlayabilirsiniz. Bone, dışarı kayan spiral saçların formda kalmasını sağlayacaktır.

5. GEVŞEK TOPUZ YAPIN

Kıvırcık ama tembel bir kızsanız, kabarmayı azaltmak için her zaman gevşek topuzlara güvenebilirsiniz. Topuzunuzu oldukça gevşek bağladığınızdan emin olun, böylece bukleleriniz çok fazla uzamaz. Topuzunuzu çok gevşek bir şekilde bükerek ve sıkıştırarak ve bir toka ile sabitleyerek buklelerinizde bir göçük oluşmasını önleyin. Bu yöntem, buklelerinizi sağlam tutarak birçok sabah şekillendirme seçeneği sunar.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sacinizdaki-kivircikligi-bozmadan-uyumanin-5-yolu/feed/ 0
Sabahları dolaşık saçla karşılaşmamanız için 7 öneri https://www.haber60.com.tr/sabahlari-dolasik-sacla-karsilasmamaniz-icin-7-oneri/ https://www.haber60.com.tr/sabahlari-dolasik-sacla-karsilasmamaniz-icin-7-oneri/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:26:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/sabahlari-dolasik-sacla-karsilasmamaniz-icin-7-oneri/ Sabahları dolaşık saçla karşılaşmamanız için 7 öneri

Sabahları karışık ve kıvırcık saçlarla mı uyanıyorsunuz? Bu hemen hemen hepimizin başına gelmiş olabilir. Karışık, düğümlü ve dağınık buklelerinizi fırçalamanız gerektiğini anladığınız an, çok fazla saçınızın döküleceğini de fark ediyorsunuz. Ama burada umutsuzluğa kapılmayın!

Karışık saçlarla uğraşmak gerçekten dağınık, zaman alan ve acı verici olabilir, bu saç durumundan kurtulmak için bir çözüme ihtiyacınız var. işte, dolaşmayan saçlarla uyanmak için ipuçları;

Sabahları dolaşık saçla karşılaşmamanız için 7 öneri

1. İPEK YASTIK KILIFI KULLANIN

Geceleri dolaşan saçların önüne geçmek için atabileceğiniz en sağlıklı adım, pamuklu yastık kılıfını ipek bir yastık kılıfına geçirmektir. Pamuk ve diğer malzemeler sürtünmeye neden olur ve ayrıca saçı esansiyel doğal yağlardan yoksun bırakır, bu da saçların kurumasına ve karışmaya meyilli olmasına neden olur. Saç derisinin etrafındaki ipek bir yastık kılıfı veya ipek bir eşarp, kısa sürede pürüzsüz görünen buklelere sahip olmanızı sağlayacaktır.

2. GEVŞEK BİR ÖRGÜ YAPIN

Yatmadan önce saçınızı bölümlere ayırın ve ipek bir toka ile gevşek bir örgü yapın. Bu, yağların saç boyunca dağılmasına ve dolaşıklığın önlenmesine yardımcı olacaktır.

3. SAÇ UÇLARINI YAĞLAYIN

Saçınız karışmaya meyilliyse yağ sürmelisiniz, bunu yapmak elektriklenmeyi ve kırılmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, yağlama saçı nemli tutabilir, saç büyümesini iyileştirebilir, kepeği önleyebilir ve parlaklık ve parlaklık sağlar. Saç yağlama, yağ gece boyunca saçta bırakıldığında en faydalıdır.

4. ODA SICAKLIĞINI NORMALDE TUTUN

Saçın kurumasını önleyeceği için oda sıcaklığını normal seviyede tutun. Bu önemlidir çünkü yaz sıcağı saçınızı kuru ve sert yapabilir ve kış da saçlarınız için sert olabilir. Ancak normal sıcaklıkta kalmak saçın kurumasını ve kırılmasını önler.

5. SAÇINIZI TARAYIN

Her gece saçınızı nazikçe aşağı doğru tarayın. Ancak saçınızı önce parmaklarınızla nazikçe açın ve ardından tarayın. Sabahları bile, budakları nazikçe aşağı doğru fırçalayın. Dolaşmaları ayırmak için dolaşık açıcı ürünler de kullanabilirsiniz.

6. SAÇ KREMİ KULLANIN

Şampuanlamadan sonra daima saçınızı şekillendirin. Koşullanmamak için hiçbir mazeret yoktur. Saç tipinize göre uygun bir saç kremi kullanın. Klimalar nemi hapseder ve siz dönerken ve dönerken dolaşmayı önler.

7. ISIL İŞLEMLERDEN KAÇININ

Bukle maşası, düzleştirici veya fön makinesi gibi ısıyla şekillendirme aletleri hassas saçlarınızı etkileyebilir. Bu nedenle ısıl işlemlerden kaçının ve bu tür tedavileri almanız gerekiyorsa, bukleleri pürüzsüz ve düğümsüz tutmak için haftada iki kez nemlendirici saç maskesi kullandığınızdan emin olun.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sabahlari-dolasik-sacla-karsilasmamaniz-icin-7-oneri/feed/ 0
Squat hareketinde ağrı hissetmenin 4 nedeni https://www.haber60.com.tr/squat-hareketinde-agri-hissetmenin-4-nedeni/ https://www.haber60.com.tr/squat-hareketinde-agri-hissetmenin-4-nedeni/#respond Fri, 29 Nov 2024 18:25:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/squat-hareketinde-agri-hissetmenin-4-nedeni/ Squat hareketinde ağrı hissetmenin 4 nedeni

Squat yapmayı seviyorsunuz ama sırt ağrıları engel mi oluyor? İyi haber şu ki, sırtınızın ve diğer vücut bölümlerinizin ağrıyı hissetmesinin makul bir mantığı var. Daha fazla çömelme kuvveti, sprint hızının ve gücünün artmasına neden olur.

Profesyonel bir atlet olmasanız bile, egzersiz rutininize çömelme hareketi eklemek gerçekten faydalıdır. Ancak birkaç kez, insanlar bunu yaparken özellikle sırt ağrısı olmak üzere sorunlarla karşılaşırlar. İşte, squat yaparken sırt ağrılarının nedenleri;

Squat hareketinde ağrı hissetmenin 4 nedeni

1. TEKNİĞİN YANLIŞ OLMASI

Başarılı bir çömelme elde etmek için uygun formu korumanız gerekir. Bu sadece antrenmandan en iyi şekilde yararlanmak için değil, aynı zamanda ağrısız kalmak için de önemlidir. Baştan sona, squat sırasında vücudunuzu nasıl konumlandırdığınız çok önemlidir.

Tekniğiniz başarısız olursa veya diğer vücut parçaları yanlış kullanılırsa, çömelme sırasında veya sonrasında bel rahatsızlığı oluşabilir. Çöken ayak kemerleri ve dizler ile geriye doğru eğilen kalçalar bu bozulmalara örnektir. Uygun prosedür izlenmediğinde, sırtüstü çömelme, omurganızdaki ağırlık nedeniyle bel ağrısına neden olma olasılığı en yüksektir.

2. SIRT PROBLEMLERİNİZ VARSA

Bir bel yaralanması geliştirdiğimizde, squat dahil olmak üzere iyileşmeye zarar verebilecek her türlü egzersizi yapmayı derhal bırakmalısınız. Omurganızı sabit tutmak için yine de squat yapabilirsiniz ve eğer bunları yaparken acı çekmezsiniz. Yaralanmanız spinal stabilizasyonu bozarsa, bel rahatsızlığı oluşabilir. Bu senaryoda, tamamen iyileşene kadar ağız kavgası yapmaktan kaçınmak en iyisidir.

3. KALÇA HAREKETLERİNİZ YETERSİZSE

Gerekli ayak bileği ve kalça hareketliliğine sahip olmamak ağrıya neden olur. Günün büyük bir bölümünde sınırlı bir pozisyonda kilitli olduğunuz ve bir sandalye tarafından desteklendiğiniz için vücudunuz oturma pozisyonuna uyum sağlar, bu da kas atrofisine ve özellikle kalça fleksörlerinin dinamik aralığında bir azalmaya yol açar.

Bu yüzden çoğu insan sadece bir sandalyenin yüksekliğine kadar çömelir, vücutları buna adapte olur. Genel olarak, yeterli kalça hareketliliğini geri yüklemek bel ağrısını iyileştirmek için gereklidir, ancak squat belinizin alevlenmesine neden oluyorsa bu iki kat daha önemlidir. Kalça fleksiyonu, iç rotasyon ve ayak bileği dorsifleksiyonunun tümü dahildir.

4. OMURGANIZ GÜÇLÜ DEĞİLSE

Squat, çekirdek kaslarınıza çok fazla yük bindirir ve omurganızın stabilizasyonu en önemli yönlerden biridir. Çekirdeğinizde yeterli güce sahip değilseniz, stabilizasyon karmaşık olabilir. Bu, özellikle sırt üstü çömelme gibi omurganız yüklendiğinde geçerlidir. Yeterli çekirdek gücünüz yoksa, alt sırtınız hiperekstansiyona gelebilir. Bu, çömelme sırasında bel ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/squat-hareketinde-agri-hissetmenin-4-nedeni/feed/ 0
Sırt Ağrısına Ne İyi Gelir? Evde Doğal Çözümlerle Sırt Ağrısı Nasıl Geçer ve Tedavi Edilir? https://www.haber60.com.tr/sirt-agrisina-ne-iyi-gelir-evde-dogal-cozumlerle-sirt-agrisi-nasil-gecer-ve-tedavi-edilir/ https://www.haber60.com.tr/sirt-agrisina-ne-iyi-gelir-evde-dogal-cozumlerle-sirt-agrisi-nasil-gecer-ve-tedavi-edilir/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/sirt-agrisina-ne-iyi-gelir-evde-dogal-cozumlerle-sirt-agrisi-nasil-gecer-ve-tedavi-edilir/ Birçok insanda ortaya çıkan sırt ağrıları günlük hayatı olumsuz etkilemektedir. Günlük yorgunluklar, duruş oturuş bozuklukları ve yanlış yatak seçimi gibi nedenlerden ötürü herkesin başına gelen sırt ağrısına pratik yöntemlerle çözümler bulunmakatadır. Peki, sırt ağrısına ne iyi gelir? Sırt ağrısı nasıl geçer? İşte cevabı…

Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm?

Sırtım çok ağrıyor neden olabilir?

Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir?

Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi?

SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?

Sırt ağrısı günümüzde en çok yaşanan sağlık sorunlarından biridir. İş ve özel hayatımızı da etkileyen bu ağrılar genellikle geçici olsa da, bazı durumlarda haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Böyle durumlarda doktora görünmek dışında, evde yapabileceğiniz pratik yöntemler ile ağrılarınızı hafifletebilirsiniz. Peki, sırt ağrısının nedenleri nelerdir? Sırt ağrısına ne iyi gelir?

SIRT AĞRISININ NEDENLERİ

Sırt ağrısının nedenleri daha çok hareketsizlikten ve masa başı çalışmaktan kaynaklanır. Genellikle ağrılar hafif ağrı şekilde olabileceği gibi, yanma, uyuşma, boyun tutulması, bel ve kalçalara kadar yayınlan sızı şeklinde görülebilir.

İŞTE SIRT AĞRISININ NEDENLERİ:

-Hareketsizlik ve masa başında çalışma
-Ani hareket etme
-Soğuk algınlığı ve kas spazmı geçirme
-Ağır yük kaldırmak
-Duygusal stres
-Fazla kilolar
-Yanlış pozisyonda oturma
-Soğuğa maruz kalma
-Kalp hastalıkları
-Sindirim sistemi hastalıkları
-Kemik erimesi
-Böbrek enfeksiyonu
-Sırt bölgesindeki fıtıklar
-Hamilelik
-Ağır sırt çantaları taşımak (Özellikle gençlerde bu durum çok görülmekte.)

SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?

Kronik sırt ağrıları çekiyorsanız mutlaka doktora başvurmayı unutmayın. Bunun dışında, çok şiddetli olmayan sırt ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olacak yöntemleri evinizde hazırlayabilir ve deneyebilirsiniz. İşte sırt ağrılarının tedavisinde uygulayabileceğiniz doğal tedavi yöntemleri…

SARIMSAK

Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz.

EPSOM TUZU

İngiliz tuzu olarak bilinen epsom tuzunun bilimsek adı magnezyum sülfattır. Çok geniş kullanım
alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu tuz sayesinde,
strese ve gerginliğe bağlı sırt ağrılarından kurtulabilirsiniz. Duş aldıktan sonra, bir kovaya banyo sıcaklığında su doldurun ve içine 2 su bardağı epsom tuzu ekleyin ve karıştırarak erimesini sağlayın. Bu suyu ensenizden aşağı yavaş yavaş akıtın. Bunu haftada 2 defa tekrarlayın. Diğer yöntem ise; 2 litre sıcak suyun içine 1 yemek kaşığı epsom tuzu ekleyin ve karıştırın. Bu karışımın içine temiz bir havlu koyun ve sıkarak ağrıyan sırtınıza yerleştirin. Soğudukça bu işlemi tekrarlayın.

SOĞUK KOMPRESS

Buzluktan çıkaracağınız buz küplerini, temiz bir beze sararak sırt ağrılarınıza kurtulabilirsiniz.
Burada dikkat etmeniz gereken 10-15 dakikadan fazla tutmamak ve ara vererek işlemi gerçekleştirmeniz gerekir.

SIVI TÜKETİMİ

Vücutta oluşan sıvı kaybı, ağrıların sebebi olabilir. Bunun için günde 8-10 bardak su içmeliyiz.

ZERDEÇAL

Hindistan mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan zerdeçal, vücuttaki iltihaplanma ve ödemin
atılmasında en etkili yardımcılardan biridir. İçerisindeki etkin madde olan curcumin iltihap
önleyici olan doğal bir antioksidandır. 2 yemek kaşığı toz zerdeçal, 1 yemek kaşığı doğal süzme bal ile 2 yemek kaşığı ısınmış sütü karıştırıp bir macun hale getirin. Bu macunu sırt ağrılarınıza 8-10 dakikalık masaj uygulayın.

PAPATYA ÇAYI

Papatya çayı da sırt ağrılarınızdan kurtulmanızda etkili bir bitkidir. Günde 1 bardak papatya çayı
içerek vücudunuzdaki genel ağrı, bitkinlik ve yorgunmluk hissini atabilirsiniz.

Her gün tükettiğimiz o besinin böbrek taşına neden olduğu ortaya çıktı

KULLANICILARIN MERAK ETTİĞİ DİĞER SORULAR

Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm? Papatya, anason ve fesleğen çayları bu konuda etkili seçeneklerdir. Bitki çayları içerisindeki iltihaplanmaları azaltan içerikleri ve stresi de yok eden etkileri sayesinde farklı nedenlere bağlı olan sırt ağrılarına iyi gelir.

Sırtım çok ağrıyor neden olabilir? Sırt ağrısı, sırtımızda bulunan omurganın iki yanındaki kasların gerilmesi ile oluşur. Sırt ağrısına yol açan bu gerilmenin en büyük nedeni strestir. Normalde ”C” harfine benzeyen boyun omurgası düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır ve sinirler baskı altında kalır.

Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir? Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz. alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.

Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi? Geçmeyen Sırt Ağrısı Sırt ağrıları kimi zaman kas incinmesi gibi basit bir nedenle oluşabilir. Kimi zaman ise fibromiyaljiden osteoporoza kadar pek çok ciddi hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle, özellikle sabit bir bölgede ve sürekli devam eden sırt ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sirt-agrisina-ne-iyi-gelir-evde-dogal-cozumlerle-sirt-agrisi-nasil-gecer-ve-tedavi-edilir/feed/ 0
Karaciğer yağlanmasını önleyen reçete gibi öneri! İşte karaciğer yağlanmasını önleyen besinler… https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/ https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/
  • ABONE OL
  • Görülme sıklığı her geçen gün artan karaciğer yağlanması, hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Alkol alışkanlığının yanı sıra obezite, insülin direnci ve beslenme alışkanlıkları da karaciğer yağlanmasına neden olan risklerin başında geliyor.

    FAZLA KİLONUZ VARSA KARACİĞERİNİZİ KONTROL ETTİRİN

    Karaciğer yağlanması bakımından en riskli kişiler kilo fazlalığı olanlardır. Bunun yanında; şeker hastaları, hızlı kilo alıp verenler, bazı genetik hastalığı olan kişiler karaciğer yağlanması yönünden risk altındadır.

    Kalp damar sistemlerini ve beyin damarlarını da tehdit eden karaciğer yağlanması, çoğunlukla iyi huylu olsa da tedavi edilmediğinde siroz, karaciğer yetersizliği ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Genellikle herhangi bir belirti vermeden ilerleyen karaciğer yağlanması ancak karaciğer test sonuçlarında bozukluk olmasıyla fark edilebilmektedir.

    SAĞLIKLI BESLENMEYLE ÖNLEMİNİZİ ALIN

    Giderek artan obezite, insülin direnci ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının neden olduğu karaciğeryağlanması kalp damar hastalıkları ve beyin damar hastalıklarına maruz kalma olasılığını ciddi oranda artırmaktadır.

    Şeker hastalarının insülin direnci yükseldikçe karaciğer yağlanması görülme riski aynı oranda artmaktadır. Siroz evresine kadar hiçbir belirti vermeyen hastalık sinsice ilerlemektedir. Karaciğer belirti verdiğinde hasta artık siroz olmuştur. Tedavi süreci çeşitli ilaçlarla gerçekleşmektedir ancak sağlıklı ve düzenli beslenme ile fiziksel aktivite en faydalı tedavi biçimidir.

    GÜNDE 30 DAKİKA YÜRÜYÜN

    Karaciğer yağlanmasına karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralayabiliriz;

    • Günde 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmalıdır.

    • Metabolizmayı düzenleyen beslenme alışkanlıkları ve özellikle Akdeniz tipi diyet tercih edilmelidir.

    • Ağırlıklı egzersizle beraber kas egzersizleri de yapılabilir.

    • Tekli doymamış yağ asitleri içeren zeytinyağı, balık ve sebze tüketilmelidir.

    • Yağdan, rafine şekerden ve unlu mamullerden kaçınılmalıdır.

    • Raf ömrü olan, koruyucu içeren, kapalı kutulardan uzak kalınmalıdır.

    3 FİNCAN KAHVEYİ SOFRANIZDAN EKSİK ETMEYİN

    Karaciğer için en faydalı besinlerin arasında kahve gelmektedir. Günlük kahve tüketimi karaciğer yağlanmasının yanında karaciğer kanserine bile iyi gelebilmektedir.

    Kamuoyunda karaciğer yağlanmasına iyi geldiği bilinen enginar ve deve dikeni kahve kadar etkili sonuçlar vermemektedir.

    Günde 3 fincan kahve karaciğer hastalarının tedavi sürecine olumlu faydalar sağlamaktadır.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/karaciger-yaglanmasini-onleyen-recete-gibi-oneri-iste-karaciger-yaglanmasini-onleyen-besinler/feed/ 0
    1 ay boyunca limonlu su içerseniz…Vücuda etkisi inanılmaz! https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/ https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/
  • ABONE OL
  • 1 AY BOYUNCA AÇ KARNINA…

    Antiseptik ve tıbbı etkileri olan ılık limonlu suyun sağlık açısından çeşitli faydaları bulunuyor. 1 ay boyunca aç karnına ılık içilen limonlu suyun sağlığınıza olan etkilerini merak ediyorsanız işte cevapları…

    BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

    Enfeksiyon ve hastalıklara neden olan patojenik bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin yükselmesine yardımcı olur. Böylece grip gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmanızı sağlar.

    ROMATİZMAYI ÖNLER

    Limonlu su ürik asidi eritmeye yardımcı olur. Böylece düzenli tüketildiğinde romatizma gibi hastalıklarının önlenmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur..

    KARACİĞERE ENERJİ VERİR

    Mide ekşimesi durumunda abir bardak içilen limonlu su rahatlamanıza yardımcı olur. Aynı zamanda limonlu su karaciğerdeki kalsiyum ve oksijen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Karaciğere enerji vererek kuvvetlendirir.

    KANSER RİSKİNİ AZALTIR

    Limonlu su içmek, kanseri önlemede faydalıdır. Araştırmalar, limonun tümör önleyici özellikleri ile kanser riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösteriyor.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/1-ay-boyunca-limonlu-su-icerseniz-vucuda-etkisi-inanilmaz/feed/ 0
    Kavun ve limonun inanılmaz faydası! Sabahları düzenli tüketilen kavunun faydaları şaşırtıyor! https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/ https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/
  • ABONE OL
  • KAVUNUN FAYDALARI

    Kavun, vücudu soğutucu ve yatıştırıcı etkisinin yanında sağlık açısından da birçok faydası bulunmaktadır. Gelin kavunun faydalarını hep birlikte inceleyelim. İşte sizler için araştırıp bir araya getirmiş olduğumuz kavunun faydaları…

    1. Anti-Kanser Özellikleri

    Kavun meyvesindeki yüksek karotenoid içeriği, kanseri önleyebilir ve akciğer kanseri riskini azaltabilir. Bu meyvenin düzenli tüketimi, vücudunuzu istila eden kanser hücrelerinin önlenmesinde ve öldürülmesinde etkilidir. Bu yüzden bu ölümcül hastalığı önlemek için diyetinize kavun ekleyin.

    2. Kalp Sağlığı

    Kavun meyvesinde bulunan adenosin adı verilen bir antikoagülan, inme veya kalp hastalığına neden olan kan hücrelerinin pıhtılaşmasını durdurabilir. Kavunlar vücuttaki kanı düzleştirerek kalp hastalığı riskini azaltır. Ayrıca, kavun içindeki yüksek su içeriği, mide ekşimesini hafifletmeye yardımcı olan rahatlatıcı bir etki sağlar.

    3. Böbrek hastalığını tedavi eder

    Kavunun mükemmel diüretik özellikleri, böbrek hastalığını iyileştirmede yararlıdır. Kavun ve limonun kombinasyonu gut hastalığının iyileştirilmesinde etkilidir. Böylece, sabahları her gün düzenli olarak kavun tüketimi böbrek sağlığının korunmasına yardımcı olur.

    4. Sindirim Sağlığı

    Sindirim problemleriniz varsa, yumuşak ve kolay bağırsak hareketini kolaylaştırmak için kavun yemeyi deneyebilirsiniz. Kavunlardaki yüksek su içeriği, özellikle mide de sindirimde zorluğa neden olan asitliği ortadan kaldırırken, sindirimi başlatmak için sindirim açısından harikadır.

    5. Enerji Artırıcı

    Çoğu kavun vücudunuzun enerji üretiminin çoğunu oluşturan B vitaminleri içerir. Vücudunuz tarafından şekeri ve karbonhidratı işlemek için B vitaminleri gereklidir. Böylece, kavun tüketimi size önemli miktarda enerji sağlayabilir.

    6. Kilo Verme

    Diğer birçok meyve gibi, kavunlar da kilo kaybı için idealdir. Bu meyveler, sodyum ve kalorilerin yanı sıra yağ ve kolesterol içermez. Doğal tatlılık, şekerli yiyecekler ve yüksek kalorili tatlılar için isteklerinizi sınırlandırırken, yüksek su içeriği sizi daha uzun süre tok tutabilir.

    KAVUNUN CİLDE FAYDALARI

    Kavunlar sadece sağlığınız için değil; kavunun besin değeri de onları cilt için faydalı hale getirir. Cilt bakımı için kavunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

    1. Sağlıklı Cilt Bakımı

    Kavunun inanılmaz faydalarından biri, cilt dahil tüm bağ dokularında hücre yapısının bütünlüğünü koruyan kolajen içermesidir. Aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandırır ve cildin sıkılığını korur. Düzenli kavun tüketimi, sert ve kuru cilde sahip olanlar için faydalıdır.

    2. Yaşlanma Karşıtı Yararları

    Kavunlar cildinizi tonlayabilir ve A, B ve C vitaminleri sayesinde yaşlanma karşıtı faydalar sağlar. Taze kavun ince dilimlerini keserek yaşlanma karşıtı bir yüz maskesi hazırlayabilirsiniz. Bu dilimleri yüzünüze ve boynunuza yerleştirin. 15 ila 20 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Bunu yapmak cildinizi tazeler ve genç bir ışıltı sağlar.

    KAVUN SAÇ SAĞLIĞINA FAYDALARI

    Sağlıklı saçlar, görünümünüzü büyük ölçüde değiştirecektir. Vücudun geri kalanı gibi, saç sağlığı da saç köklerimize ürettiğimiz besinlere bağlı olarak gelişir. Vitamin ve mineral bakımından zengin meyve tüketmek saçların büyümesini teşvik edebilir ve saç problemlerini önleyebilir. Kavunlar aşağıdaki saydığımız şekillerde saçlarınız için faydalı olabilir.

    1. Saç Büyümesini Teşvik Ediyor

    Kavunlar, özellikle, vücutta A vitaminine dönüşen iyi bir beta karoten kaynağıdır. Bu A vitamini sağlıklı saçlar ve normal saç büyümesi için hayati öneme sahiptir.

    2. Saç Dökülmesini Önler

    B vitaminlerindeki eksiklikler saç dökülmesine neden olmaktan da sorumludur. Kavunlar gibi kavunlar folik asit ve inositol gibi B vitaminleri bakımından zengindir ve bu da saç dökülmesini önlemeye ve saç büyümesini teşvik etmeye yardımcı olur.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kavun-ve-limonun-inanilmaz-faydasi-sabahlari-duzenli-tuketilen-kavunun-faydalari-sasirtiyor/feed/ 0
    Mor LahanaFaydaları Nelerdir? Mor Lahana Neye İyi Gelir, Hangi Hastalıklara Faydası Vardır? https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/ https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/
  • ABONE OL
  • Güçlü antioksidan yapısı sayesinde hücresel hasara karşı vücudu korur. Mor lahana, C vitamini , antosiyaninler, karotenoidler, kaemprefol gibi flavonoid antioksidanları bünyesinde barındırır. Bu bileşenler vücudumuz için son derece faydalıdırlar.

    Mor lahananın içinde sülfür bileşeni bulunur. Bu bileşen akne ve sivilcelerle mücadele eder. Vücuttaki iltihapla mücadele eder. Bunun için yiyebilir ya da cilde yansıyan iltihap var ise direkt olarak cilde de uygulanabilir.

    Kalp krizi riskini azaltır. Buna etki eden şey ise lahanaya mor rengini veren flavonoid antioksidanlar olan antosiyanin içeriğidir. Düzenli olarak antosiyanin içeren gıdalar tüketmek, kalp krizi riskini %11-32 oranında azaltabilir.

    Damar sağlığını korumaya da yardımcı olur. Düzenli tüketimi kan akışının kolaylaşmasına yardımcı olur.

    Baş ağrısına birebirdir. Mor lahananın yaprağıyla başınıza kompres yaparak ağrıdan kurtulabilirsiniz.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mor-lahanafaydalari-nelerdir-mor-lahana-neye-iyi-gelir-hangi-hastaliklara-faydasi-vardir/feed/ 0
    Aynısefa Bitkisinin Faydaları Bitmek Bilmiyor! https://www.haber60.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/ https://www.haber60.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/ AYNISEFA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?
    Aynısefa bitkisinin faydalarından söz etmek gerekirse, insan sağlığı için en önemli olanları üzerinden örneklendirmeler yapılabilir.

    -Anti bakteriyel özelliği ile mikroplara karşı iyi bir doğal tedavi seçeneğidir.
    -Kulaklarda meydana gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilir.
    -Derinin kollajen üretimini arttırarak daha sıkı bir cilde kavuşulmasına olanak verir.
    -Boğazlarda oluşan ağrılarda ilaç tedavisine destek olabilir.
    -Vücutta meydana gelen toksinleri atıcı özelliği ile bilinir.
    -Ağız içerisindeki iltihaplarda iltihap sökücü olarak kullanılabilir.
    -Mide kanserinde mide çeperini koruyucudur.
    -Mide ülseri ve gastrit problemlerinde ilaç tedavisini destekleyici olarak tercih edilebilir.
    -Yüksek antioksidan içeriği ile kanserli hücrelere karşı savaş açar.
    -Sindirimi kolaylaştırıcı etkileri ile bilinir.
    -Safra kesesi rahatsızlıkları için tercih edilebilir.
    -Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra doğal bir terapi seçeneği olarak kullanılabilir.
    -Menopozun etkilerini en aza indirir.
    -Deri iltihabı tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir.
    -Mide kramplarına iyi gelir.
    -Hem bedeni hem de ruhu sakinleştirici olarak tüketilebilir.
    -Merhem şeklinde hazırlanarak ciltte meydana gelen yara, kesik ve yanıkların tedavisinde uygulanabilir.
    -Basurun iyileşmesini sağlar.
    -Meme kanseri yüzünden radyoterapi gören kişilerde olası cilt iltihaplarını engelleme özelliğine sahiptir.

    AYNISEFA BİTKİSİ NASIL TÜKETİLEBİLİR?
    Aynısefa bitkisinin en sık kullanım şekillerinden birisinin çay şeklinde demlenerek tüketilmesi olduğu söylenebilir. Sarı ya da turuncu renkli aynısefa çiçeklerinin kurutulması ve çay şeklinde demlenmesi ile tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi faydalarını içilmeye başlandığı ilk andan itibaren gösterebilmektedir. Aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla hazırlanacak olan çayın tavsiye edilen karışım oranı da bir bardak çay için bir çay kaşığı ölçüsünde kurutulmuş aynısefa çiçekleridir. Çayı hazırlama yöntemi olarak ise kurutulan yaprakların suya atılması ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınarak demlenmeye bırakılması olduğu söylenebilir. Demleme işleminin ardından doğrudan tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi çayı arzuya göre bal ya da limon ile tatlandırılabilir. Tüm bunların yanı sıra dileyen kişiler aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla bu bitkinin çiçeklerini salatalarında da kullanabilmektedir.

    AYNISEFA BİTKİSİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
    Aynısefa bitkisinin faydalarını görmek isteyen kişilere bu bitkiyi çocuklar üzerinde kullanacaklarsa muhakkak haricen kullanmaları önerilmektedir. Cilt yaralanmaları konusunda açık yaraların üzerine doktor tavsiyesi olmadan sürülmemesi gereken aynısefa bitkisi papatya ailesinden olan bitkilere karşı herhangi bir alerjisi bulunan kişiler tarafından da tercih edilmemelidir. Aynısefa bitkisinin olası yan etkileri ise cilt yüzeyinde döküntü ve kızarıklık olarak kendisini göstermektedir.

    AYNISEFA BİTKİSİNİ HAMİLELER KULLANABİLİR Mİ?
    Hamilelerde ve emziren annelerde aynısefa bitkisinin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Hamile kalma konusunda çaba gösteren kişilerde de yine aynısefa bitkisinin tüketilmesinin riskli olduğu söylenebilmektedir. Aynısefa bitkisi ile ilgili yapılan araştırmalar, diğer ilaçlar ya da diğer bitkiler ile etkileşimi konusunda net bir sonuç vermemektedir. Ancak diyabet hastası olanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bu tür hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabileceğinden ötürü diyabet sorunu ile mücadele eden kişilerin aynısefa bitkisini kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/aynisefa-bitkisinin-faydalari-bitmek-bilmiyor/feed/ 0
    Her gün 7 zeytin 1 incir yemenin etkisi inanılmaz! Peki neden 7 zeytin 1 incir? https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/ https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/
  • ABONE OL
  • İŞTE HER GÜN 7 ZEYTİN 1 İNCİR YEMENİN FAYDALARI

    – İki besinde çok güçlü antioksidan olduğundan vücudun gün boyu temizlenmesini destekler. Böylece vücudun genç hücrelerinin sayısını artırarak yaşlanmayı geciktirir.

    – Zeka gelişiminde katkı sağlayarak beyin hücrelerinin sağlığını korur. Uzmanlar özellikle hamile ve gelişim çağındaki çocukların düzenli bir şekilde bu besinlerden tüketilmesini tavsiye eder.

    – Sinir hücrelerini yenilediğinden ruhsal problemlerin yaşanma olasılığını da azaltır. Özellikle depresyon ve kişilik bozukluğu gibi sonu intiharla biten rahatsızlıklara iyi gelir.

    – Laktoza alerjisi olan kişilerin kalsiyum maddesini depolamasının en doğal yolu bu ikilidir.

    – Gün içerisinde yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. Bunun yanı sıra gün içerisinde tokluk hissini de artırdığından kilo almayı da engeller.

    – Günde 2 defa sabah kalkar kalkmaz ve gece yatmadan uygulanmalıdır. Bu zamanlar vücudun yenilenme saatleridir.

    – Kan şekerini dengelediğinden şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir ikilidir.

    – Bağışıklığı güçlendirdiğinden kansere yakalanma oranını azaltır. Karaciğer, akciğer ve meme kanserlerinin hücrelerini azaltığı yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.

    – Bu uygulamada incirin kuru olup olmaması önemli değildir. Kür etkisini 21 gün sonra gösterir.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/feed/ 0
    Ayçekirdekli ve saç örgülü kurabiye https://www.haber60.com.tr/aycekirdekli-ve-sac-orgulu-kurabiye/ https://www.haber60.com.tr/aycekirdekli-ve-sac-orgulu-kurabiye/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/aycekirdekli-ve-sac-orgulu-kurabiye/ MALZEMELER

    Hamuru için:

    • 3 çorba kaşığı ayıklanmış ayçekirdeği
    • Bir buçuk su bardağı tozşeker
    • 4 çorba kaşığı süt
    • 3 çorba kaşığı oda sıcaklığında tereyağı
    • 1 çay kaşığı kabartma tozu
    • 1 çay kaşığı vanilya
    • İki buçuk su bardağı un

    Üzeri için:

    • 1 çay bardağı ayıklanmış ayçekirdeği
    • 1 adet yumurtanın

    YAPILIŞI

    Derin bir kapta tozşeker ve sütü çırpın. Tereyağı, kabartma tozu, vanilya, un ve ayçekirdeğini ilave edin. Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Hamur parçalarını iki avucunuzun içinde ovalayarak, 10 cm uzunluğunda uzun şeritler hazırlayın. 3 adet şeridi yan yana koyarak, saç örgüsü şekli verin ve diğer hamurları da aynı şekilde hazırlayın. Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin ve üzerine yumurta akı sürüp, ayçekirdeği serpin. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/aycekirdekli-ve-sac-orgulu-kurabiye/feed/ 0
    Kola zararlı diye biliniyordu ama bu faydaları şaşırtıyor! https://www.haber60.com.tr/kola-zararli-diye-biliniyordu-ama-bu-faydalari-sasirtiyor/ https://www.haber60.com.tr/kola-zararli-diye-biliniyordu-ama-bu-faydalari-sasirtiyor/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/kola-zararli-diye-biliniyordu-ama-bu-faydalari-sasirtiyor/ Kolanın zararları herkes tarafından bilinir ancak bu faydalarını kimse bilmiyor. Kolanın böcek ısırmalarından ev temizliğine kadar pek çok alanda faydası bulunuyor. Kola, sizin için sadece bir içecek olabilir fakat bu haberi okuduktan sonra sadece bir içecek olmaktan çıkacak.

    ÇİÇEKLERİNİZİ GÜÇLENDİRİN

    Saksınıza bir miktar kola döktüğünüzde, koladaki köpükler toprağa hava vererek köklerin daha derine inmesini ve güçlü olmasını sağlayacak.

    GÖZLÜĞÜNÜZÜ TEMİZLEYİN

    Kolaya batırdığınız havluyla gözlük camlarınızı sildikten sonra yıkayıp kurulayın.

    DENİZANASI SOKMALARINI TEDAVİ EDİN

    Eskiler, denizanası sokmalarına idrarın iyi geldiğini söylerler ancak kola dökmek acıyı azaltmak için daha makul bir yöntem. Üstelik sadece denizanası için değil birçok böcek ısırmalarına karşı da kullanılıyor.

    SAÇINIZA YAPIŞAN SAKIZDAN KURTULUN

    Uzun saçlıların korkulu rüyası saça sakız yapışması. Bütün uğraşlara rağmen çıkarılamayınca geriye saçı kesmekten başka çare kalmaz. Ancak koladaki asit sakızı kolayca saçınızdan ayırır.

    FAYANSLARINIZI TEMİZLEYİN

    Banyonuzu ne kadar temiz tutarsanız tutun fayans araları zamanla kararır. Kola, bu derdinize de çare olabilir. Temiz bir diş fırçasını kolaya batırarak fayans aralarınızı temizleyebilirsiniz.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kola-zararli-diye-biliniyordu-ama-bu-faydalari-sasirtiyor/feed/ 0
    Popstar Bayhan’ın babası vefat etti https://www.haber60.com.tr/popstar-bayhanin-babasi-vefat-etti/ https://www.haber60.com.tr/popstar-bayhanin-babasi-vefat-etti/#respond Thu, 28 Nov 2024 20:50:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/popstar-bayhanin-babasi-vefat-etti/ Popstar Bayhan'ın babası vefat etti

    Yarışmacıları ve jüri üyeleriyle hafızalarda yer edinen Popstar şarkı yarışmasının unutulmaz isimlerinden biri olan Bayhan Gürhan, baba acısı yaşıyor.

    Popstar Bayhan acı haberi sosyal medya hesabından paylaştı.

    Instagram hesabından paylaşım yapan Bayhan, babasının vefat ettiğini açıkladı.

    “BABAM HAYATA VEDA ETMİŞTİR”

    Bayhan, “Babam Sabahattin Gürhan hayata veda etmiştir. Cenazesi Cuma günü saat 15.00’te Adana’daki evinden kaldırılıp Akkapı mezarlığına defnedilecektir.” dedi.

    ensonhaber iconSeçil Selen Balık
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/popstar-bayhanin-babasi-vefat-etti/feed/ 0
    VJ Bülent yıllar sonra kendisine yapılan ahlaksız teklifi anlattı: Bütün sapkınlıklar var https://www.haber60.com.tr/vj-bulent-yillar-sonra-kendisine-yapilan-ahlaksiz-teklifi-anlatti-butun-sapkinliklar-var/ https://www.haber60.com.tr/vj-bulent-yillar-sonra-kendisine-yapilan-ahlaksiz-teklifi-anlatti-butun-sapkinliklar-var/#respond Wed, 27 Nov 2024 09:30:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/vj-bulent-yillar-sonra-kendisine-yapilan-ahlaksiz-teklifi-anlatti-butun-sapkinliklar-var/ VJ Bülent olarak tanınan Bülent Çarıkçı, televizyon dünyasında kazandığı ünün ardından, magazin camiasından ve ekranlardan tamamen uzak bir yaşam sürmeyi tercih etti. Şimdilerde Edirne’de sakin bir hayat süren VJ Bülent, konuk olduğu Enver Aysever’in programında çarpıcı bir çıkışa imza attı.

    “O DÖNEM BENİM PEŞİME DÜŞTÜLER”

    VJ’lik yaptığı dönemde “Tehlikeli” olarak nitelendirdiği bir yapının peşine düştüğünü ifade eden Çarıkçı, “Benim manken dünyasından çok tanıdığım yok. O dönemlerde benim çok tehlikeli iki yapılanma peşime düştü, bizimle ol diye isimlerini zikredemiyorum” dedi.

    VJ Bülent yıllar sonra aldığı teklifi anlattı: Bütün sapkınlıklar var

    “BÜTÜN SAPKINLIKLAR VAR”

    Aysever ise “Siyasal yapı mı?” deyince ünlü isim “Hayır! ‘Bizimle ol, kardeş olalım’ dediler. Ama bütün sapkınlıklar var. Çok tehlikeli acayip örgütler” yanıtını verdi.

    “ADNAN HOCA GİBİ Mİ?”

    Enver Aysever ise “Adnan Hoca gibi mi?” sorusunu yöneltti. VJ Bülent “Gibi, öyle gibi. Tarikat diyemem öyle bir şey değildi! Benim hiç bu taraklarla bezim yoktur. Abi ben emekliliğimi düşlüyorum bana ne” ifadelerini kullandı.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/vj-bulent-yillar-sonra-kendisine-yapilan-ahlaksiz-teklifi-anlatti-butun-sapkinliklar-var/feed/ 0
    50 ve ötesi erkekler için ideal yaş almanın sırları https://www.haber60.com.tr/50-ve-otesi-erkekler-icin-ideal-yas-almanin-sirlari/ https://www.haber60.com.tr/50-ve-otesi-erkekler-icin-ideal-yas-almanin-sirlari/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:26:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/50-ve-otesi-erkekler-icin-ideal-yas-almanin-sirlari/ Uzman hekimler tarafından kaleme alınan “50 ve Ötesi Erkekler İçin Gerçek Reçeteler” kitabının lansmanı gerçekleştirildi. 50 yaş ve üstü erkeklerin bu süreçte yaşadığı endişeleri gidererek, kaliteli yaş almanın püf noktalarının ele alındığı kitabın tanıtım etkinliğine kitabı kaleme alan doktorların yanı sıra Fuat Güner, Haluk Levent, Mehmet Aslantuğ, Oktay Kaynarca ile Pınar Hotiç’in de aralarında bulunduğu çok sayıda önemli davetli katıldı.

    Prof. Dr. Ahmet Özkara, Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, Prof. Dr. Binnur Şimşek, Prof. Dr. Çağatay Öztürk, Prof. Dr. Erdal Karaöz, Prof. Dr. Erdem Koçak, Prof. Dr. Erden Ertürer, Prof. Dr. Halil İbrahim Canter, Prof. Dr. İhsan Yılmaz, Prof. Dr. Kadriye Kılıçkesmez, Prof. Dr. Nebil Yıldız, Prof. Dr. Oğuz Acar, Prof. Dr. Pelin Kaynak, Prof. Dr. Rıfat Eralp Ulusoy, Prof. Dr. Tevfik Ecder, Doç. Dr. Ali Baran Budak, Doç. Dr. Batur Gönenç, Doç. Dr. Birkan İlhan, Doç. Dr. Murat Zor, Doç. Dr. Ömer Kays Ünal, Op. Dr. Ayça Ergan Şahin, Op. Dr. Ece Gürol Kars, Op. Dr. Miraç Turan, Uzm. Dr. Muhsin Doran, Uzm. Dr. Refik Cihnioğlu, Psk. Belgin Arslantaş, Dt. Bora Murat ve Dr. Hamid Aydın tarafından kaleme alınan kitaptaki makaleler, 50 yaş üstü erkeklerin kalp, böbrek, karaciğer, göz ve prostat sağlığı için pek çok başlıkta önemli bilgiler veriyor.

    REKLAM

    İşte “50 ve Ötesi Erkekler İçin Gerçek Reçeteler” kitabından tavsiyeler…

    GENÇ KALARAK YAŞLANMAK MÜMKÜN MÜ?

    Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erdal Karaöz: Günümüzde pek çok ülke, kök hücre tabanlı hücresel tedavileri longevity, anti-aging ve yaşlanmayı geciktirme ya da yavaşlatma amacıyla araştırma aşamasında sürdürüyor. Son zamanlarda, eksozom adı verilen ve kök hücreler tarafından salgılanan nanopartiküllerin, yani içerisine birçok büyüme hormonu ve yararlı molekül barındıran çok küçük nano topçukların yaşlanmaya karşı olumlu etkileri üzerine bilimsel çalışmalar yayımlandı. Eksozom teknolojisi, tıbbın geleceği olarak, birçok bilim insanı tarafından büyük bir umutla takip ediliyor. Kök hücrelerle birlikte ya da tek başına kullanıldığında yaşlanmaya karşı olumlu etkiler sunduğuna dair bilimsel çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.

    REKLAMADIM ADIM CİNSELLİK: HER YAŞTA SAĞLIKLI BİR YAŞAM

    Üroloji Uzmanı Op. Dr. Miraç Turan: 50 yaş sonrası erkeklerde cinsellik, yaşla birlikte değişen bir deneyimdir. Hormonal değişiklikler ve sağlık durumları, libido ve performansı etkileyebilir. Ancak bu dönem iletişim ve anlayışla zenginleştirilebilir. PRP, kök hücre, ESWT gibi yenilikçi tedaviler ve düzenli egzersiz, enerjiyi ve kan dolaşımını artırabilir. Partnerinizle açık diyaloglar kurmanız cinsel yaşamınızı canlandıracak yeni yollar keşfetmenize yardımcı olabilir. Cinsellik, yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilmeli ve uyum sağlanarak keyifli bir şekilde yaşanmalıdır.

    ADIM SAYISINA DİKKAT!

    Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu: Araştırmalar günde 5 bin adım üzeri yürüyenlerde kalp hastalıklarının azaldığını gösteriyor. Yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin haricinde; ağırlık kaldırmak, cross-fit gibi kas gücünü arttırabilecek egzersizlerin de kalp ve damarları için faydalı olduğu biliniyor. Yine de bu yüksek yoğunluklu egzersizler için doktorunuza danışmanızı öneririm. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda, dikkatli olunması gereken dövüş sporları ve düşme riski olan sporların kanama ve morarma gibi sorunlara yol açabileceği ve tedbir alınması gerektiği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca kalbinde kapatılmamış deliği olanların, tüplü dalışlarda vurgun yeme riskinin olabileceğinin akılda tutulması gerekir.

    İLERİ YAŞ İLE GELEN KORKULAR

    Psikiyatri Uzmanı Dr. Refik Cihnioğlu: 50’li yaşlar hayatımızda yeni bir evreye geçtiğimiz dönemdir. İnsanlar her yeni aşamada uyum problemleri yaşamışlardır ama her zaman da hızlı bir şekilde uyum sağlamayı başarabilmişlerdir. Kaygı ve korkularımız genelde kendiliğinden sönümlenme eğilimindedir. Ama uzun sürmesi çok yıpratıcı olabilir. Eğer bu sürecin çok yorucu olduğunu düşünüyorsanız yardım alma konusunda tereddüt etmemenizi öneririm. Bu süreçte sizinle yürüyecek bir destek her zaman iyi gelir ve kaygıları paylaşmak üstünüzdeki yükü hafifletir.

    KRONOLOJİK YAŞA DEĞİL, BİYOLOJİK YAŞA ODAKLANIN

    İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Birkan İlhan: Yaşla beraber hipertansiyon, diyabet, kalp ve beynin damarsal hastalıkları gibi kronik hastalıkların ortaya çıkma riski artmakta olup bu kronik hastalıklar biyolojik yaşlanmayı da hızlandırır. Ancak bu hastalıkların ortaya çıkmasında yaşam tarzının etkisinin çok büyük olduğu da unutulmamalıdır. Bir insanın 50’nci yaş gününde sigara ve alkol alışkanlığı varsa bırakarak yeni bir egzersiz programını yaşamına dahil etmesi kendisine vereceği en güzel ve paha biçilmez hediye olacaktır.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/50-ve-otesi-erkekler-icin-ideal-yas-almanin-sirlari/feed/ 0
    Kulak temizleme çöplerinin kullanımı işitme kayıplarına yol açabiliyor https://www.haber60.com.tr/kulak-temizleme-coplerinin-kullanimi-isitme-kayiplarina-yol-acabiliyor/ https://www.haber60.com.tr/kulak-temizleme-coplerinin-kullanimi-isitme-kayiplarina-yol-acabiliyor/#respond Tue, 26 Nov 2024 11:26:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/kulak-temizleme-coplerinin-kullanimi-isitme-kayiplarina-yol-acabiliyor/ Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen bir sempozyum için Edirne’ye gelen Doç. Dr. Ocak, kulağın kendi kendini temizleyen bir organ olduğunu ifade etti.

    Kulak çöplerinin temizliğin aksine daha fazla kulak tıkanıklığına yol açtığını belirten Ocak, “Yazın güneşe çıktığımızda derimiz nasıl soyuluyorsa ve deri yenileniyorsa, dış kulak yolu da kendi kendini temizleyebiliyor. Kulak çöpü kullanan kişiler kulağını temizlediğini zannediyor. Ancak görünen kirlerin bir miktarını alıyor ama kirin büyük bir kısmını kulak yoluna doğru ittiriyor. Kulak kendi kendini içeriden dışarıya temizlemeye çalışırken dışarıdan böyle bir etki geldiği zaman kulak kiri içeride topaklaşıyor ve kulağı daha fazla tıkıyor” diye konuştu.

    Ocak, kulak çöpü kullanımının yarardan çok zararı olduğunu vurguladı. Bu tarz kullanımların kulakta çeşitli zararlara yol açtığını anlatan Ocak, şunları kaydetti: “Kulak çöpünü insanlar çok fazla içeriye ittiriyorlar ve dış kulak yolunu kanatabiliyorlar ve enfeksiyona neden olabiliyorlar hatta bazı insanlar kulak zarını delip işitme kayıplarına yol açabiliyorlar. Çok ciddi durumlara yol açabilirler. Kulak çöpü kullanımını kesinlikle önermiyorum.

    Kulak tıkanıklığı varsa ve dolgunluk hissediliyorsa en doğrusu bir kulak burun boğaz uzmanına danışılmasıdır. Kulağın içine hiçbir cisim sokmayın. Bazı hastalar toplu iğne ve benzeri cisimleri sokmaya çalışıyor, bunları kesinlikle yapmayın.”

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kulak-temizleme-coplerinin-kullanimi-isitme-kayiplarina-yol-acabiliyor/feed/ 0
    Yürüyen zatürre salgınına dikkat! https://www.haber60.com.tr/yuruyen-zaturre-salginina-dikkat/ https://www.haber60.com.tr/yuruyen-zaturre-salginina-dikkat/#respond Sun, 24 Nov 2024 09:52:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/yuruyen-zaturre-salginina-dikkat/ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Seçkin, “Tüm dünyada mycoplasma adlı bakterinin yol açtığı yürüyen zatürre salgını var. Yürüyen zatürre 2024 baharından beri giderek artıyor ve ağustos ayında sayılar zirveye ulaştı. Son birkaç ay içinde de sayılar oldukça arttı. Sonbahar boyunca küçük çocuklarda hastaneye yatışların önde gelen nedenlerinden biri oldu” dedi. Peki yürüyen zatürreyi bilinen zatürreden ayıran özellikler nelerdir? Yürüyen zatürre belirtileri nelerdir? Daha hafif seyirli olan yürüyen zatürre kimler için risklidir? İşte detaylar…

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yuruyen-zaturre-salginina-dikkat/feed/ 0
    Araştırma: Hava kirliliği egzamaya neden olabilir https://www.haber60.com.tr/arastirma-hava-kirliligi-egzamaya-neden-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/arastirma-hava-kirliligi-egzamaya-neden-olabilir/#respond Sun, 24 Nov 2024 09:52:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/arastirma-hava-kirliligi-egzamaya-neden-olabilir/ ABD’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde egzama görülme olasılığı artıyor. Yaklaşık 300 bin kişi üzerinde yapılan çalışma, havada en küçük boyuttaki maddeler olarak bilinen partikül maddeye (PM 2,5) maruz kalanların, hava kirliliğinin daha az görüldüğü bölgelerde yaşayanlara kıyasla egzamaya yakalanma olasılığının iki kattan fazla olduğunu ortaya çıkardı.

    Uzmanlar, küresel olarak hava kirliliği seviyelerinin arttığını ve kentsel nüfusun yüksek miktarda PM 2,5’e maruz kaldığını belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de dünya genelinde insanların yaklaşık yüzde 90’ının zararlı madde içeren havayı soluduğunu ve kirliliğin, solunum sorunlarının ötesinde, sağlığı çok yönlü şekilde etkilediğini ifade ediyor.

    Havada en küçük boyuttaki maddeler olarak bilinen ‘PM 2,5’e bağlı 30 yaş üzeri ölüm sayısının, 2022 yılında 87 bine ulaştığını açıklayan uzmanlar, bunun 40 bininin kalp damar hastalıkları, 18 bininin ise solunum yolu hastalıkları nedeniyle meydana geldiğini söylüyor.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/arastirma-hava-kirliligi-egzamaya-neden-olabilir/feed/ 0
    DSÖ: M çiçeği virüsü uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu oluşturmaya devam ediyor https://www.haber60.com.tr/dso-m-cicegi-virusu-uluslararasi-oneme-sahip-halk-sagligi-acil-durumu-olusturmaya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/dso-m-cicegi-virusu-uluslararasi-oneme-sahip-halk-sagligi-acil-durumu-olusturmaya-devam-ediyor/#respond Sun, 24 Nov 2024 09:52:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/dso-m-cicegi-virusu-uluslararasi-oneme-sahip-halk-sagligi-acil-durumu-olusturmaya-devam-ediyor/ Tedros Adhanom Ghebreyesus, M çiçeği virüsüne ilişkin X’ten paylaşımda bulundu.

    M çiçeği virüsünü ele almak üzere DSÖ’nün Acil Durum Komitesi’nin bugün toplandığını kaydeden Ghebreyesus, “Komite bana, M çiçeği virüsü vakalarındaki artışın uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturmaya devam ettiğini bildirdi. Bu tavsiyeyi kabul ettim” ifadelerini kullandı.

    Ghebreyesus, bu kararın, vakaların artan sayısına, coğrafi yayılımına, sahadaki operasyonel zorluklara, ülkeler ile ortaklar arasında tutarlı bir yanıt oluşturma ve bunu sürdürme ihtiyacına dayandığının altını çizdi.

    REKLAM

    DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, virüsten etkilenen ülkelere müdahalelerini artırma ve salgını sona erdirmek için uluslararası topluma da dayanışma çağrısında bulundu.

    DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti.

    M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dso-m-cicegi-virusu-uluslararasi-oneme-sahip-halk-sagligi-acil-durumu-olusturmaya-devam-ediyor/feed/ 0
    Diyabet ilaçlarının obezite tedavisinde kullanımı, mutlaka hekim gözetiminde olmalı https://www.haber60.com.tr/diyabet-ilaclarinin-obezite-tedavisinde-kullanimi-mutlaka-hekim-gozetiminde-olmali/ https://www.haber60.com.tr/diyabet-ilaclarinin-obezite-tedavisinde-kullanimi-mutlaka-hekim-gozetiminde-olmali/#respond Sun, 24 Nov 2024 09:52:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/diyabet-ilaclarinin-obezite-tedavisinde-kullanimi-mutlaka-hekim-gozetiminde-olmali/ Diyabet araştırmalarının öncü ismi Dr. Ralph A. DeFronzo, “Diyabetin Geleceği: İnsülin Direncinden Modern Tedavi Yaklaşımlarına” başlıklı konferansta Tip 2 diyabetin kontrolü ve tedavi yaklaşımlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Tip 2 diyabetin kontrolü ve tedavisinde kullanılan metmorfinin kan şekeri üzerindeki etkilerine değinen Dr. Ralph A. DeFronzo, diyabet hastalarıyla yapılan çalışmalardan örnekler vererek uygulanan tedavi sonuçlarını değerlendirdi. Tip 2 diyabet hastalarının sadece yüzde 15-20’sinde kardiyovasküler veya böbrek hastalığının olduğunu belirten DeFronzo, böbrek yetersizliği ve kalp yetersizliğinin birlikte olduğu ve birbirini etkilediği kardiyorenal metabolizma sendromunda kombine tedavi uygulamalarının önemini vurguladı.

    REKLAMÜLKEMİZDE DİYABETLİ ORANI NEDEN YÜKSELİYOR?

    Ülkemizde ve dünyada diyabet artışının nedenlerinin sorulduğu Dr. DeFronzo, “Diyabetin artışının başlıca nedenleri arasında genetik yatkınlık, obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının olmaması yer alır. Özellikle fast food tüketiminin artması, işlenmiş gıdaların yaygınlaşması ve şekerli içeceklerin tüketimi, insülin direncinin artmasına ve dolayısıyla diyabetin yaygınlaşmasına yol açmaktadır” diye konuştu.

    ÇOCUKLAR VE GENÇLERDE DİYBET ARTIŞI

    Çocuklar ve gençlerde diyabetin artışının, obezite oranlarının yükselmesi ve hareketsiz yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu vurgulayan Dr. Ralph A. DeFronzo, “Ayrıca genetik faktörler ve çevresel etmenler (örneğin beslenme alışkanlıkları) de önemli rol oynamaktadır. Erken yaşta başlayan insülin direnci, diyabetin gelişiminde belirleyici bir faktördür” uyarısında bulundu.

    SAĞLIKLI YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ TEŞVİK EDİLMELİ

    Dünya genelinde diyabetin önlenmesi için alınabilecek önlemleri değerlendiren DeFronzo, “Diyabetin önlenmesi için sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri teşvik edilmelidir. Bu, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, kilo kontrolü ve düzenli sağlık taramaları ile sağlanabilir. Ayrıca toplumda diyabet farkındalığını artırmak ve eğitim programları düzenlemek de önemlidir” diye konuştu.

    REKLAMERKEN TEŞHİS VE ÖNLEYİCİ TEDBİRLER DİYABETİN ETKİLERİNİ AZALTABİLİR

    Dr. Ralph A. DeFronzo, “Diyabetin gelecekte tamamen ortadan kalkması mümkün olabilir mi?” sorusu üzerine “Diyabetin tamamen ortadan kalkması, zorlu bir hedeftir ancak erken teşhis ve önleyici tedbirlerle hastalığın etkileri azaltılabilir. Genetik faktörler nedeniyle bazı bireyler risk altında olsa da yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabetin gelişimi önlenebilir veya geciktirilebilir” yanıtını verdi.

    DİYABET İLAÇLARI DOKTOR GÖZETİMİNDE KULLANILMALIDIR

    Son yıllarda en çok tartışılan konuların başında gelen diyabet ilaçlarının zayıflama yöntemleri ve üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Ralph A. DeFronzo, bu ilaçların mutlaka hekim gözetiminde olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Diyabet ilaçları, özellikle GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörleri, kilo kaybı üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir. Ancak bu ilaçların kullanımı, doktor gözetiminde olmalıdır. Yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlıklar, hipoglisemi ve böbrek sorunları yer alabilir. Bu ilaçların obezite tedavisinde kullanımı, dikkatli bir değerlendirme ve bireysel sağlık durumu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.”

    Dr. DeFronzo’nun diyabet alanındaki çığır açan çalışmaları, insülin direnci ve metabolik sendromun diyabet üzerindeki etkilerini anlamak için temel bilgiler veriyor. DeFronzo, bireylerin sağlık durumlarına yönelik kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Gülal’ın plaket takdim ettiği Dr. Ralph A. DeFronzo, akademisyenlerle beraber hatıra fotoğrafı çektirdi.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/diyabet-ilaclarinin-obezite-tedavisinde-kullanimi-mutlaka-hekim-gozetiminde-olmali/feed/ 0
    Avustralya 16 yaş altına sosyal medyayı yasaklıyor https://www.haber60.com.tr/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medyayi-yasakliyor/ https://www.haber60.com.tr/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medyayi-yasakliyor/#respond Sun, 24 Nov 2024 09:52:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medyayi-yasakliyor/ Avustralya hükümeti, 16 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan bir yasa tasarısı hazırladı. Yasa kabul edilirse, teknoloji şirketleri bu yasağı ihlal ettiklerinde 50 milyon Avustralya doları gibi yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kalacak.

    Avustralya İletişim Bakanı Michelle Rowland, parlamentoya Çevrim İçi Güvenlik Yasası’nda değişiklik yapılmasını öngören tasarıyı sundu. Rowland, “Bu reform, gençleri korumak ve ebeveynlere onların yanında olduğumuzu göstermek için yapılıyor” dedi.

    Bakan Rowland, düzenlemenin sorumluluğu çocuklara veya ebeveynlere değil, sosyal medya platformlarına yüklediğini de belirtti.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medyayi-yasakliyor/feed/ 0
    Üniversiteli Anne Koyunlarına Bakıyor https://www.haber60.com.tr/universiteli-anne-koyunlarina-bakiyor/ https://www.haber60.com.tr/universiteli-anne-koyunlarina-bakiyor/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:38:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/universiteli-anne-koyunlarina-bakiyor/ Üniversiteli anne hem çocuğunu büyütüyor, hem de kendi koyunlarına bakıyor

    KARAMAN – Karaman’da üniversiteden mezun olduktan sonra köyünde devletten aldığı hibe ile hayvancılık yapmaya başlayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber hem annelik yapıyor hem de 70 koyuna bakıyor.

    Karaman merkeze bağlı Kızık köyünde yaşayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği Bölümünden mezun olduktan sonra Uzman Eller Projesi kapsamında devletten aldığı 250 bin liralık hibe ile 51 koyun ve 2 koçla çiftlik kurdu ve 51 koyunu 1 yıl içerisinde 70’e çıkardı. 3 yaşındaki oğlu ile birlikte hayvancılık yapan Teber hayalindeki işi yapmanın mutluluğunu yaşıyor.

    “Aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım”

    Üniversiteden mezun olduktan sonra hayvancılıkla uğraşmaya başlayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, “Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği mezunuyum. Karaman’ın Kızık köyünde yaşıyorum ve hayvancılık yapıyorum. Karaman, hayvancılık ve tarımın ön planda olduğu bir şehrimiz. Hayvancılığa uzaktan da olsa aşinalığım vardı. Üniversitede, hayvancılığın ileride daha verimli olacağını düşündüğüm için bu bölümü seçtim. Mezun olduktan sonra, imkanlar el verdikçe bu işe başladım. Şu an geliştirme aşamasındayım. 2023 yılında Uzman Eller Projesi kapsamında aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım. Şu an 70’e çıkardım, yaklaşık 2-3 yıl içerisinde mevcut sayıyı iki katına çıkararak devam etmek istiyorum. Hayalim her zaman kendi işimi yapmaktı, kendi işimin başında olmaktı. İmkanlar el verdiği için bu işe başlayabildim. Devlet projesi ile hibe almak büyük bir avantaj oldu, bu sayede kendimi geliştirebildim. Şu an yaklaşık 70 tane dişi hayvanımız var ve bunu minimum 250 kapasiteye çıkarmayı hedefliyoruz. Şu anda hem yavru verimi hem de süt verimi açısından iyi sonuçlar alıyoruz. İleride bu sütü işleyerek satmak, yani yoğurt ve peynir gibi ürünler üreterek satışa sunmayı planlıyorum” dedi.

    “Çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel”

    Devletin çeşitli hibe ve kredileri olduğunu belirten Teber, “Bunları araştırabilirler, ben de yaklaşık bir yıl araştırdıktan sonra Uzman Eller Projesi’ne denk geldim, benim için büyük bir şanstı. Hibe dışında genç çiftçi kredileri, hayvancılık kredileri, hayvan alımından sonra yem kredileri gibi imkanlar var. Eğer ailelerinden destek alıyorlarsa ve mevcut bir yerleri varsa, bu kredilerle işe başlayabilirler. Elbette her işte olduğu gibi ilk 2-3 yıl biraz zorlanacaklardır ama daha sonra kendi işlerini yapmak ve bu konuda uzmanlaşıp kaliteli bir seviyeye ulaşmak, bu işe ayrı bir değer katacaktır. Sabit olarak 8-5 bir işte çalışsalar, başka insanlarla muhatap olacaklar, o işin zorluklarını yaşayacaklar ve kariyer sahibi olmak için en azından 1-2 yıl çabalayacaklar. Hayvancılıkta da aynı. Krediyi alıp işe başladıklarında, hatta bir veteriner bile olsalar, ilk başlarda zorlanabilirler, ‘yapamıyorum’ diyebilirler ama bence bir kadın bir evi çekip çeviriyorsa, bir çocuğu büyütebiliyorsa yani bu dünyaya bir insan yetiştirebiliyorsa, kolaylıkla hayvan da yetiştirip bu işi de başarabilir. Ben hayvancılığa 51 koyun ile başladım, şu an 70 tane var ve hepsi gebe. Bu gelen kuzularla sayıyı en az 100’e tamamlayacağım. Başta zorlanacağımı düşündüm ama işin göründüğünden daha kolay olduğunu fark ettim. Türk kadınları cephede bile kendini göstermiştir; böyle bir atalara sahipken, biz de gayet başarılı bir şekilde hayvancılığı yapabiliriz. Deneyen herkesin bu konuda başarılı olabileceğini düşünüyorum. Hayvanlarla ilgileniyoruz, onların kuzularını bekliyoruz ama kendi kuzuma da vakit ayırıyorum. Evet, biraz zorluğu olabiliyor ama üstesinden gelebiliyorum çünkü oğlum da benim gibi hayvanları severek büyüdü. Beraber bile çıkıp bu işleri yapabiliyoruz. O yüzden, çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel” diye konuştu.

    (AKO-MD-FM-

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/universiteli-anne-koyunlarina-bakiyor/feed/ 0
    Kişisel bakımda ihmal edilmemesi gereken 7 bölge https://www.haber60.com.tr/kisisel-bakimda-ihmal-edilmemesi-gereken-7-bolge/ https://www.haber60.com.tr/kisisel-bakimda-ihmal-edilmemesi-gereken-7-bolge/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/kisisel-bakimda-ihmal-edilmemesi-gereken-7-bolge/ Kişisel bakımda ihmal edilmemesi gereken 7 bölge

    İster inanın ister inanmayın, belirli vücut bölümlerine çok sık bakmayı veya temizlemeyi ihmal ediyoruz. Vücudunuzun tüm parçaları ve bölgeleri eşit derecede önemlidir ve düzgün çalışabilmeleri için biraz bakıma ihtiyaç duyar.

    Vücudunuz akıllıdır ve ona uygun şekilde bakmadığınız zaman buna göre tepki verir. Aslında bu, sağlığınıza yönelik tehlikeleri memnuniyetle karşılayabilir ve ciddi bir enfeksiyona yol açabilir. Bununla birlikte, vücudunuzun bu bölgelerini bilmek, tehlike olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir. İşte, kişisel bakımınızda ihmal etmemeniz gereken bölgeler;

    Kişisel bakımda ihmal edilmemesi gereken 7 bölge

    1. BOYUN

    Yüzü yıkamamıza rağmen bazen boynu görmezden gelme eğilimindesiniz. Ama yüzünüzü yıkarken boynunuzu da yıkadığınızdan emin olun. Boyun çok fazla ölü deri biriktirme eğilimindedir, bu nedenle haftada bir kez sert ovmalarla değil, doğal bir ovma ile nazikçe ovma yapılmalıdır. Kilo alırsanız, boyun koyulaşır, bu nedenle kilonun kontrol altında olması ve boyun derisinin temiz, açık renkli kalması için düzenli olarak egzersiz yapılması gerekir.

    2. DİZ

    Dizler vücudunuzun ağırlığını tutar. Egzersizler nedeniyle sürtünme olur ve cilt kalınlaşır, kurur ve koyulaşır. Bu nedenle, egzersiz yapıyorsanız, yumuşak bir mat üzerinde yaptığınızdan emin olun, böylece sürtünme dizlerin kalınlaşmasına neden olmaz. Cilt koyulaşmamalıdır. Ve diz bölgesi için iyi bir nemlendirici kullanılmalıdır. Tercihen diz bölgesine her gece uygulanması gereken laktik asit veya üre içeren ürünlerdir. Haftada bir belki diz bölgesine odaklanmak önemlidir.

    3. KOLTUK ALTI

    Koltuk altı, ihmal edilen vücut bölgeleri arasındadır. Hijyenin korunması için tüyleri sık sık temizleyin ve alerji ve koyuluk olmaması için kokusuz ter önleyici kullanın. Antiperspirant o bölgedeki teri azaltacak ve herhangi bir enfeksiyonun oluşmasını önleyecektir. Yine alerjiye neden olan ürünler kullanırsanız koltuk altları da koyulaşır. Retinol içeren koltuk altı kremleri vardır ve bunlar her gece uygulanmalıdır, böylece koltuk altlarında cildin nazikçe pul pul dökülmesi ve cildin temiz kalması, renginin homojen olması ve koyulaşmaması sağlanır.

    4. İÇ UYLUKLAR

    İç uyluk tere eğilimli bir bölgedir. Bu yüzden o bölgede mantar enfeksiyonlarına yakalanmak kolaydır. Bu nedenle, herhangi bir egzersiz yapıyorsanız, talk içermeyen bir pudra kullandığınızdan emin olmalısınız. Egzersiz yapıyorsanız, hızlı ve temiz bir duş alın. O bölgedeki kıllar koltuk altı gibi iyi yönetilmelidir. Buna ek olarak, iç çamaşırları çok yumuşak ve rahat olmalıdır. Sentetik iç çamaşırlarından kaçının, aksi takdirde tahriş alerjileri, iç uyluk bölgelerinde kızarıklıklar olur.

    5. EKLEMLER

    Parmak eklemlerini temizlemek için üre bazlı nemlendirici kullanmalı ve haftada bir kez ovma yapılmalıdır. Çok sert bir el yıkama kullanmayın çünkü bu, eldeki cildin kurumasına neden olur. Güçlü el yıkama ile eklemler koyulaşacaktır.

    6. AYAKLAR

    Ayak kremi her gece uygulanmalıdır. Ve mümkün olduğunca ayakları havalandırmaya çalışmalısınız. Sürekli çorap giyilmemelidir. Ayak parmakları arasında mantar enfeksiyonu oluşmaması için ayakkabı çok sıkı olmamalıdır. Tırnaklarda mantar enfeksiyonu olmaması için tırnakların düzgün bir şekilde kesildiğinden emin olun ve nasır gelişmemesi için ayakkabılarınızın tam oturduğundan ve ortopedik olduğundan emin olun.

    7. GÖBEK DELİĞİ

    Göbek deliğiniz nem birikmesine eğilimlidir. Bu nedenle banyodan sonra göbek deliği bölgesini yumuşak bir bez veya kağıt mendil kullanarak iyice kuruladığınızdan emin olun. Ve yine, o bölgede kuruluk olabileceğinden, biraz nemlendirici uygulanması gereken bir alandır.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kisisel-bakimda-ihmal-edilmemesi-gereken-7-bolge/feed/ 0
    Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem https://www.haber60.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/ https://www.haber60.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/ Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem

    Dopamin beyninizdeki kimyasal bir habercidir. Motivasyon, hareket, hafıza, ruh hali, uyku ve davranış düzenlemesi için gereklidir. Dopamin ayrıca beynin ödül sisteminin nasıl çalıştığının merkezinde yer alır. Dopamin, faydalı bir davranışta bulunduğunuzda sizi ödüllendirir ve davranışı tekrarlamanız için sizi motive eder.

    Ne zaman güzel bir yemek yemek veya koşuya çıkmak gibi keyifli bir şey yapsak, beynimizde bir miktar dopamin salınır. Bununla birlikte, alkol veya eğlence amaçlı uyuşturucular gibi kötü alışkanlıklarla uğraşmak da dopaminin beyne salınmasına neden olur. Kimyasal habercinin bağımlılıkla yakından bağlantılı olmasının nedeni budur.

    Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem

    DOPAMİN EKSİKLİĞİ NEDİR?

    Düşük dopamin seviyeleri, depresyon, bağımlılık, şizofreni ve Parkinson hastalığı gibi çeşitli tıbbi durumlarla ilişkilendirilmiştir. Düşük dopamin seviyeleri sizi daha az motive, kayıtsız, kayıtsız hissettirebilir ve konsantre olma yeteneğinizi etkileyebilir. Düşük dopamin seviyelerinin bazı belirtileri şunlardır:

    – Düşük libido,

    – Kas sertliği,

    – Uykusuzluk hastalığı,

    – Motivasyon eksikliği,

    – Tükenmişlik,

    – Dikkatsizlik,

    – İlgisizlik,

    – Kayıtsızlık,

    Vücudunuz tarafından üretilen dopaminin çoğu orta beyinde yapılır ve ardından beyninizin farklı bölgelerine dağıtılır. Beyninizde dopamin için dört ana yol vardır. Her biri vücudunuzdaki farklı bir süreci kontrol eder. Bu yollardan üçü sizin ödül yollarınızdır ve işlevleri, ödüllendirici bir aktiviteye katıldığınızda beyninize dopamin salmaktır.

    Dopamin kaybını tedavi etmek, daha fazla dopamin üretimine neden olmayı, üretilen dopaminin parçalanmasını yavaşlatmayı, daha fazla dopamin reseptörü oluşturmayı ve daha iyi çalışabilmeleri için mevcut dopamin reseptörlerini onarmayı amaçlar.

    Düşük dopamin seviyelerine sahip kişiler için çeşitli takviyeler ve ilaçlar mevcuttur. İlaç, genellikle tükenmiş dopamin seviyenizin depresyon veya şizofreni gibi bir durumdan kaynaklandığı durumlarda kullanılır. Bununla birlikte, dopamin seviyenizi doğal olarak artırmak için de kullanabileceğiniz bazı teknikler var. İşte, o yöntemlerden bazıları;

    Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem

    1. UYKUNUZU DÜZENE KOYUN

    Sağlığımızı korumak için her gece yeterli miktarda uyku almak gereklidir. Uzmanlar, yetişkinlerin her gece ortalama yedi saat veya daha fazla uyumasını önermektedir. Yeterince uyumadığınızda vücudunuzdaki dopamin reseptörleri olumsuz etkilenebilir. Araştırmalar, uyku yoksunluğunu vücudunuzdaki bazı dopamin reseptörlerinin baskılanmasıyla ilişkilendirdi.

    2. MÜZİK DİNLEYİN

    En sevdiğiniz müziklerden bazılarının bir listesini yapın ve kendinizi halsiz, motivasyonsuz hissettiğinizde veya dopamin seviyenizin düşük olduğunu gösteren başka belirtiler yaşadığınızda dinleyin. 2011 yılında yapılan bir çalışmada, araştırmacılar, zevkli bulduğunuz müzik dinlediğinizde beyninizde dopamin salınımına yol açabileceğini buldu.

    3. SAĞLIKLI BİR DİYET UYGULAYIN

    Sağlıklı beslenmenin hem bedeniniz hem de zihniniz için çeşitli faydaları vardır ve dopamin seviyenizi artırmak bunun bir parçasıdır. Badem, yumurta balığı ve tavuk gibi tirozin açısından zengin yiyecekler, dopamin seviyelerini artırmak için özellikle iyidir.

    Tirozin, vücut tarafından doğal olarak üretilen bir amino asittir. Dopamin bu amino asitten yapılır ve protein açısından zengin gıdalarda bulunur. Yoğurt ve kefir gibi doğal probiyotik içeren besinler de dopamin üretimini artırabilir.

    Kahve gibi içecekler de dopamininizi artırır, ancak içtikten sonra dopamin seviyeniz düştüğünde bunun kafein bağımlılığına neden olabileceğini unutmayın.

    4. DAHA FAZLA EGZERSİZ YAPIN

    Düzenli egzersiz yapmanın beyin sağlığı için çok önemli olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca dopamin seviyenizi artırmanıza yardımcı olabilir. Ne zaman egzersiz yaparsanız beyniniz bir miktar dopamin salgılar.

    Egzersiz yaptığımızda beyni dopamin üretmeye yönlendiren kesin mekanizma hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekse de muhtemelen bir antrenmandan sonra hissettiğiniz duyguya aşinasınızdır.

    5. İŞLENMİŞ ŞEKERLERİ AZALTIN

    Şeker ve soda gibi işlenmiş şekerleri tüketmek dopamin seviyenizi artırma yeteneğine sahiptir, ancak bu artış yalnızca geçici ve yapaydır. Alkol ve eğlence amaçlı uyuşturucularda olduğu gibi şeker, vücudunuzun onu doğal olarak üretme hızını etkilerken size geçici olarak dopamin artışı sağlayabilir. Kısa sürede çok miktarda şeker tükettiğinizde, bir sevinç patlaması hissettiğinizi fark edebilirsiniz. Bu yüksek bir şekerdir. Genellikle çok geçicidir ve ardından moralinizi bozan bir kaza gelir.

    6. HAYATINIZDAN STRESİ ÇIKARIN

    Stres birçok tıbbi durumun habercisidir, aynı zamanda düşük dopamin seviyelerine de neden olur. Hayatımıza stres getiren şeylerin kontrolü her zaman bizde olmayabilir, ancak üzerinde biraz kontrol sahibi olduğunuz stres faktörlerini ortadan kaldırabilirsiniz. Örneğin, işe gidip gelmek strese neden oluyorsa, işe yaklaşmayı düşünebilirsiniz. Meditasyon yapmak, egzersiz yapmak veya masaj yaptırmak gibi stresi azaltan aktivitelere de katılabilirsiniz.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/feed/ 0
    Hamilelikte bu hataları yapıyor olabilirsiniz! Dikkat edilmediğinde… https://www.haber60.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/ https://www.haber60.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/ Hamilelikte bu hataları yapıyor olabilirsiniz! Dikkat edilmediğinde...

    Hamilelik süreci birçok kadın için farklı bir şekilde geçer. Kimi kolayca sürecini tamamlarken kimi de zorluklar ve sıkıntılar içinde bunalarak tamamlayabilir.

    Hamilelikte ruh sağlığı, hormonlar ve çevre anne adayının doğum süreci boyunca etkili olur.

    Anne adaylarının en büyük problemlerinden biri de bilimsel olmayan söylentilere inanarak hareket etmeleridir. Herkesin anne adayının iyiliğini düşünerek söylediği şeyler bilimsel değilse geri dönüşü olmayan yollara itebilir.

    Bunları engellemek için anne adaylarının doktorlar ve bilimsel bilgiler haricinde her söyleneni ciddiye alması çok sağlıklı bir durum değildir.

    Bu yazımızda tam da bu problemle ilgili hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışları ele aldık. İşte hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışlar…

    1. ”Anne adayı 2 kişilik yemek yemelidir”

    Uzmanlar bu düşüncenin hatalı bir beslenme şekli olduğunu nitelendiriyor.

    Anne adayının doyacak kadar sağlıklı beslenmesi yeterlidir.

    2. ”Bebeğin çok saçı varsa hamilelik dönemi bulantılarla geçer”

    Bu düşünce doğru değildir. Bulantı durumu hamileliğin ilerleyen haftalarında bebeğin diyafram ve mideye baskı yapmasından kaynaklı yaşanır.

    3. ”Hamile kadın aşerdiği gıdayı tüketmezse bebeğin bir uzvu eksik olur”

    Bu düşünce de doğru bilinen yanlışlardandır. Aşermek psikolojik bir durumdur.

    Anne adayının aşerdiği gıdayı tüketme imkanı yoksa da çocuğun herhangi bir uzvunun eksik olacağına inanmak doğru değildir.

    5. ”Anne güzelleşirse erkek, çirkinleşirse kız olur”

    Yaygın olan bu inanış doğru değildir. Anne karnının aldığı şekil bebeğin cinsiyeti hakkında bir şey ifade etmez çünkü hamilelik sürecinde karın şekli değişkenlik gösterebilir.

    6. ”Gebeyken hiç hareket etme yoksa bebek zarar görür”

    Bu düşünce yanlıştır. Riskli bir gebelik süreci yoksa anne adayı aşırı hareketler yapmadan gerekli hareketlerle vücudunun esnekliğini artırarak hamilelik sürecine hazırlıklı olmalıdır.

    7. ”Bebekler hiçbir şey hissedemezler”

    Bu yaklaşım da doğru değildir. Bazı bebekler döllenme sürecinden itibaren bazen de 20. haftadan itibaren dışarıyı hissetmeye başlarlar.

    8. ”Anne bebeğin doğumdan sonra hemen karşılaşması önemli değildir”

    Bu inanç da doğru değildir. Doğum şekli ne olursa olsun bebeğin hayatının güven ve kalitesi için anne ve bebeğin en kısa sürede kavuşması son derece önemlidir.

    Aşağıya bıraktığımız videodan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz…

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/feed/ 0
    Ne takma kirpik, ne rimel: Ok gibi uzun kirpikler için doğal ve sihirli formül! https://www.haber60.com.tr/ne-takma-kirpik-ne-rimel-ok-gibi-uzun-kirpikler-icin-dogal-ve-sihirli-formul/ https://www.haber60.com.tr/ne-takma-kirpik-ne-rimel-ok-gibi-uzun-kirpikler-icin-dogal-ve-sihirli-formul/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/ne-takma-kirpik-ne-rimel-ok-gibi-uzun-kirpikler-icin-dogal-ve-sihirli-formul/ Ne takma kirpik, ne rimel: Ok gibi uzun kirpikler için doğal ve sihirli formül!

    Kadınlar için oldukça önemli olan kirpikler, yüz güzelliğinin önemli bir parçasıdır. Pek çok kişi kirpiklerin hem daha uzun hem de kıvrık görünmesi için farklı ürünler kullanmaktadır. Ancak bu durum kişinin kendi doğal kirpiklerine kimi zaman zarar da verebilmektedir. Özellikle içinde kimyasal maddeler barındıran rimeller bazı kişilerde alerjiye neden olurken, takma kirpik de doğal kirpiklerde tahribata neden olabilmektedir.

    Ok gibi kirpikler için sihirli ve doğal formül!

    Çok eski zamanlardan beri kullanılan maskaralar, bu sebeple kirpiklerin uzun süre etkileyici bir şekilde durmasını sağlasa da, kimi zaman kirpiklerde dökülmeye neden olabilmektedir.

    Kirpiklerin dökülmemesi ve doğal yoluyla uzaması için düzenli olarak bakım yapmak da oldukça önemli. Bunun yanı sıra maskarayı tam olarak temizlemek de oldukça önemli koşullardan biri.

    Ayrıca kirpiklere sürülen kimi kimyasal yağlar, kirpik ve göz yapısına zarar verebilmekte. Ancak kirpiklerinize süreceğiniz doğru, doğal ve besleyici olan yağlar çok daha uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmanıza yardım edebilir. İşte kirpiklerinizi doğal yollarla uzatmak için sihirli formül…

    Kirpikleri uzatmak için hazırlayacağınız doğal formülün malzemeleri:

    Birkaç damla badem yağı

    2 yemek kaşığı kadar Hindistan cevizi yağı

    1 ila 2 çay kaşığı kadar Hint yağı

    Hazırlanışı:

    Öncelikle bütün elinizdeki yağları bir kabın içerisine alarak hepsini iyice karıştırın. Sonrasında temiz bir maskara fırçası ya da kulak çöpü vasıtasıyla karışımı tüm kirpiklerinize sürün. Bu işlemi farklı günlerde de yapabilir ve bir ay boyu tekrarlayabilirsiniz. Böylece sonuç almanız hızlanacaktır.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ne-takma-kirpik-ne-rimel-ok-gibi-uzun-kirpikler-icin-dogal-ve-sihirli-formul/feed/ 0
    Enerjinizi aşağı çekiyorsa dikkat! Toksik ilişki nedir? Toksik ilişki nasıl anlaşılır, düzelir mi? https://www.haber60.com.tr/enerjinizi-asagi-cekiyorsa-dikkat-toksik-iliski-nedir-toksik-iliski-nasil-anlasilir-duzelir-mi/ https://www.haber60.com.tr/enerjinizi-asagi-cekiyorsa-dikkat-toksik-iliski-nedir-toksik-iliski-nasil-anlasilir-duzelir-mi/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/enerjinizi-asagi-cekiyorsa-dikkat-toksik-iliski-nedir-toksik-iliski-nasil-anlasilir-duzelir-mi/ Enerjinizi aşağı çekiyorsa dikkat! Toksik ilişki nedir? Toksik ilişki nasıl anlaşılır, düzelir mi?

    Hayat stresi, gelecek kaygısı, aile hayatı gibi durumlar ilişkinizde çeşitli sorunlar yaşamanıza sebep olabilir. Yaşadığınız bu durumları aşarak sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz. Ancak yaşanan sorunlar normalden çok daha büyük ve hayatınızı fazlaca etkiliyorsa toksik bir ilişki yaşama olasılığınız oldukça yüksek. Peki toksik ilişki nedir?

    Toksik ilişkin nedir?

    Pek çok kişi toksik ilişkinin ne anlama geldiğini merak ediyor. Toksik ilişki, en basit tabiriyle enerjinizi tüketen ilişki tiplerine verilen isimdir. Toksik ilişki türlerinde karşı taraf enerjinizi adeta emer ve size zehrini akıtır. Siz ise o negatif enerjiyi ve zehri günden güne taşımakta zorlanırsınız. Yaşanan bu toksik durum size kısa ve uzun vadeli duygusal zararlar vermiş olur.

    Bu ilişki türünün en bilinen belirtilerinden biri de bağımlılık yapmasıdır. Her ne kadar olumsuz ve negatif enerjili bir ilişki olduğunu bilseniz de partnerinizden asla vazgeçemezsiniz. Siz “Düzelir mi?” diye düşünseniz de durum genellikle aynı şekilde devam eder. Ancak artık ilişkiniz tahammül edemediğiniz bir noktaya geldiyse bu kez yardım almanız gerekebilir.

    Toksik ilişki belirtileri neler?

    1. Sizi herkesten izole etmeye çalışıp yalnızlaştırıyorsa

    Eğer partneriniz sizi yakınlarınızdan, aile ve arkadaşlarınızdan uzak tutmaya çalışıyorsa toksik bir ilişki yaşama ihtimaliniz çok yüksektir. Yalnızca onun odağında bir hayatınız olması için çabalaması bunun en büyük belirtilerinden olabilir. Çünkü toksik ilişkilerde baskın olan taraf, bağımlılık duygusunu daha da artırmak için partnerini sevdiği diğer yakınlarından izole edip uzaklaştırmaya çalışır.

    2. İletişim kurmak çok zordur

    İlişkinizde yanlış bir şeyler olduğunu fark ettiğinizde ve bunu partnerinize söylediğinizde düzgün bir yanıt alamazsınız. Öfke krizleri veya ani patlamalar yaşanabilir. Sorunlarınızı bir türlü konuşamıyor ve iletişim kurmakta zorlanıyorsanız ilişkiniz toksik olabilir.

    3. Veren taraf hep siz oluyorsanız

    Eğer toksik bir ilişki yaşıyorsanız alttan alan, fedakarlık yapan taraf hep siz olursunuz. Ayrrıca verdiğiniz desteğin karşılığını göremezsiniz. Bunun yanı sıra yalnızlık hissiyle baş başa olursunuz.

    4. Şaka görünümü altında sizi aşağılar

    Eğer partneriniz sizi küçük düşüren davranışlarda veya sözlerde bulunup sonrasında şaka yaptığını söylüyorsa toksik ilişki yaşama ihtimaliniz bulunuyor. Partnerinizin sergilediği bu tavır, kendinizden şüphe etmenize yol açmakta ve özgüveninizi düşürmektedir.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/enerjinizi-asagi-cekiyorsa-dikkat-toksik-iliski-nedir-toksik-iliski-nasil-anlasilir-duzelir-mi/feed/ 0
    Cildine bunu yapanlar yandı! Cildiniz yanabilir… https://www.haber60.com.tr/cildine-bunu-yapanlar-yandi-cildiniz-yanabilir/ https://www.haber60.com.tr/cildine-bunu-yapanlar-yandi-cildiniz-yanabilir/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/cildine-bunu-yapanlar-yandi-cildiniz-yanabilir/ Cildine bunu yapanlar yandı! Cildiniz yanabilir...

    Cilt bakımı, sağlıklı ve genç görünmenin önemli bir parçasıdır. Bu nedenle cilt bakım serumlarını doğru şekilde kullanmak, cildinizi en iyi şekilde korumak ve güzelleştirmek için kritik bir adımdır.

    Ancak, çoğumuz cilt bakım serumlarını yanlış kullanıyor olabilir…

    Bu yazıda, hangi serumların hangi cilt tiplerine uygun olduğunu ve nasıl doğru bir şekilde kullanılması gerektiğini ele alacağız.

    Cilt bakım serumlarını doğru kullanmak için öncelikle cilt tipinizi anlamanız gereklidir. Cilt tipleri genellikle kuru, normal, yağlı veya karma olarak sınıflandırılır.

    Cilt tipinizi belirlemek için bir uzmandan yardım alabilir veya çeşitli online kaynaklardan fikir edinebilirsiniz.

    Hangi cilt tipine sahip olduğunuzu belirledikten sonra, cilt bakım serumlarını seçerken dikkate almanız gereken bazı önemli bileşenleri tanımalısınız.

    Cilt bakım serumları farklı aktif bileşenler içerebilir. İşte bazı yaygın serum bileşenleri ve nasıl kullanılması gerektiği:

    C Vitamini: Ciltteki lekeleri azaltmaya yardımcı olan C vitamini, genellikle sabahları kullanılır. Temizlenmiş ve kurutulmuş cilde uygulanmalıdır. Ayrıca, güneş koruyucu ile kullanmak, cildinizi UV ışınlarına karşı korur.

    Salisilik Asit: Akne ve siyah noktaları azaltmaya yardımcı olan salisilik asit, genellikle akşamları kullanılır. Yüzünüzü yıkayıp kuruladıktan sonra 10 dakika bekleyerek uygulamalısınız.

    Retinol: Kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olan retinol, genellikle gece kullanılır. Temizlenmiş ve kurutulmuş cilde uygulamadan önce, cilt retinole alışana kadar haftada bir kez başlayarak zamanla sıklığını artırabilirsiniz.

    Hyalüronik Asit: Cildi nemlendiren hyalüronik asit, özellikle kuru ciltler için uygundur. Islak cilde uygulandığında daha etkili olur, çünkü hyalüronik asit cildin su tutma kapasitesini artırır. Bu nedenle, yüzünüzü yıkadıktan hemen sonra ıslak cilde uygulamalısınız.

    Niasinamid: Cilt bariyerini güçlendiren ve cilt tonunu düzelten niasinamid, sabah ve akşam kullanılabilir. Temiz ve nemli cilde uygulamak en etkili yöntemdir.

    Gliserin: Cildi nemlendiren gliserin, diğer serumlarla karıştırılabilir veya tek başına kullanılabilir. Islak veya nemli cilde uygulamak daha iyi sonuçlar verebilir.

    Cilt bakım serumlarını doğru şekilde kullanmak, cildinizi daha sağlıklı ve genç göstermenin anahtarıdır.

    Unutmayın ki her cilt farklıdır, bu nedenle cilt bakım rutininizi kişiselleştirmek önemlidir. Serumları düzenli olarak kullanmak, istenilen sonuçları elde etmenize yardımcı olacaktır.

    Sonuç olarak, cilt bakım serumlarını doğru şekilde kullanmak, cildinizi en iyi şekilde korumanıza ve genç görünmenize yardımcı olabilir. Cilt tipinizi ve serumların içeriğini anlamak, cilt bakım rutininizi optimize etmenize yardımcı olacaktır.

    Unutmayın ki cilt bakımı sabır gerektiren bir süreçtir ve düzenli kullanım en iyi sonuçları sağlar. Daha fazla cilt bakım ipucu ve bilgisi için bizi takip etmeyi unutmayın.

    Konuyla ilgili olarak aşağıya bıraktığımız videomuza göz atabilirsiniz.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cildine-bunu-yapanlar-yandi-cildiniz-yanabilir/feed/ 0
    Makyajınızı sakın böyle temizlemeyin! Bugüne kadar doğru bilinen yanlış temizleme yöntemi pahalıya mal oluyor https://www.haber60.com.tr/makyajinizi-sakin-boyle-temizlemeyin-bugune-kadar-dogru-bilinen-yanlis-temizleme-yontemi-pahaliya-mal-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/makyajinizi-sakin-boyle-temizlemeyin-bugune-kadar-dogru-bilinen-yanlis-temizleme-yontemi-pahaliya-mal-oluyor/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/makyajinizi-sakin-boyle-temizlemeyin-bugune-kadar-dogru-bilinen-yanlis-temizleme-yontemi-pahaliya-mal-oluyor/ Makyajınızı sakın böyle temizlemeyin! Bugüne kadar doğru bilinen yanlış temizleme yöntemi pahalıya mal oluyor

    Pek çok kişi farkında olmadan doğru temizleyici ya da doğru metaryal kullanmıyor ve makyaj temizleme işlemini yaparken cildine büyük zararlar veriyor. Makyaj temizleyici seçimi yapılırken ise mutlaka cilt tipine uygun şekilde yapılması gerekmekte. Hem makyaj temizleyicinin, hem de kullanılan bütün cilt bakım ürünlerinin cilt tipine uygun olması gerekmekte. Peki en çok yapılan makyaj temizleme hataları neler?

    Makyaj temizlerken sakın bunları yapmayın!

    Makyaj temizleyiciler genellikle yüz için özel şekilde yapılmıştır. Örneğin yüzümüzde bulunan bazı kısımlar, yani gözler ve dudaklar diğer bölgelere göre daha farklı yapıda ve hassas olduğu için bu kısımların temizliğinde özel geliştirilmiş bazı ürünler yer almalıdır.

    Eğer makyajı tek bir ürünle çıkarmak istiyorsanız, kullanacağınız ürünün gözlerinize ve dudaklarınıza uygun olmasına mutlaka dikkat etmelisiniz. Bunun yanında kullandığımız makyaj malzemeleri son derece kaliteli de olsa cildimizde istenmeyen problemlere sebep olabilmektedir.

    Makyajı temizlemenin ihmal edilmesi halinde ciltte çeşitli kalıntılar ve izler kalabilmektedir.

    Temizlerken oldukça narin olmalısınız!

    Makyajlı cildinizi temizlerken sert hareketlerden kaçınmalısınız. Nazik masaj hareketleriyle temizlemeye dikkat etmelisiniz. Makyaj temizleyiciler içerisinde pek çok farklı madde içermektedir.

    Cildinizin pH değerine mutlaka dikkat edin

    Bunun yanı sıra kullanacağınız makyaj temizleyicinin içeriğine dikkat etmeli ve cildinizin pH değerini önemsemelisiniz. Kullandığınız ürünler aon derece kaliteli olmalı, çünkü kalitesiz makyaj temizleyicilerin makyajınızı tamamen çıkarmadığı bilinmekte.

    Yalnızca su ile temizliyorsanız dikkat!

    En fazla yapılan yanlışlardan biri yüzü yalnızca su ile temizlemek olarak biliniyor. Makyajı tamamen çıkarmadan su ile temas temizlik hissi yaratabilir ancak bu olay derinlemesine temizlik sağlamamakta. Yani makyaj hala yüzünüzde kalmaya devam eder.

    Bu sebeple ilk aşamada ‘misel su’ denilen bir makyaj temizleyici kullanılmalı. İkinci aşamada ise temizleme jelleri, köpükler gibi ürünler kullanılabilmektedir.

    Cilt temizliği yapılırken sıklıkla yapılan hatalardan biri de sıcak su ile yıkamaktır. Sıcak su cildimizin yağ dengesini bozduğu için tavsiye edilmez. Cildi aşırı ovmadan hafif bir masaj gibi ılık suyla temizlemek en iyisidir. Cilt soyucu, maske gibi ürünleri kullanırken dikkatli olunması gerekir.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/makyajinizi-sakin-boyle-temizlemeyin-bugune-kadar-dogru-bilinen-yanlis-temizleme-yontemi-pahaliya-mal-oluyor/feed/ 0
    Birbirine dolanan ve keçe gibi olan saç nasıl açılır? İşte dolaşık saçı açmanın en kolay yöntemi! https://www.haber60.com.tr/birbirine-dolanan-ve-kece-gibi-olan-sac-nasil-acilir-iste-dolasik-saci-acmanin-en-kolay-yontemi/ https://www.haber60.com.tr/birbirine-dolanan-ve-kece-gibi-olan-sac-nasil-acilir-iste-dolasik-saci-acmanin-en-kolay-yontemi/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/birbirine-dolanan-ve-kece-gibi-olan-sac-nasil-acilir-iste-dolasik-saci-acmanin-en-kolay-yontemi/ Birbirine dolanan ve keçe gibi olan saç nasıl açılır? İşte dolaşık saçı açmanın en kolay yöntemi!

    Canlılık ve bakımına oldukça önem verilen saçlar zaman zaman birbirine dolanarak, kadınları çileden çıkarabiliyor. Öyle ki, pek çok yöntem denenmesine rağmen birbirine dolanan saçları açmak zor olabiliyor. Peki dolaşık olan ve keçe gibi görünüme sahip olan saç nasıl açılır?

    Birbirine dolanan keçe gibi saçı açmanın en kolay yolu!

    Birbirine dolanan saçlar çoğu kez tarak yardımıyla açılabilir. Ancak tarakla denemenize rağmen dolanan saçınız açılmadıysa özel ve doğal bir karışım hazırlamanız gerekebilir. Öncelikle bu yöntem için gerekli malzemeleri yanınızda bulundurmalısınız.

    Malzemeler:

    Elma veya üzüm sirkesi

    Su

    Yemek kaşığı

    İnce ve geniş dişli farklı saç fırçaları

    Yöntem nasıl uygulanır?

    İlk olarak birkaç yemek kaşığı sirkeyi su dolu bir kabın içerisine ekleyin. Ardından karışımı karıştırın ve dolaşan saçınıza yavaş yavaş dökün. Karışımı dökerken dolanan kısma özellikle temas etmesine dikkat edin. O kısma elinizle yavaş yavaş sirkeli suyu yedirin. Sonrasında elinizdeki fırçaları sırasıyla kullanarak dolanan saçınızı açmayı deneyin.

    Açmadan önce saçınızı taramayı deneyin. Eğer dolanan saç taramayla açılmıyorsa saçınıza zarar vermemeye çalışarak ve hafif hareketlerle birbirine giren tarafa kuvvet uygulayabilirsiniz. Sirkeli suyun etkisiyle saçınız yumuşayacağı ve kaygan hale geleceği için, birbirine dolanan saçı açmanız daha kolay hale gelecektir.

    Zorlanmanız durumunda saçınıza döktüğünüz sirkeli suyu biraz daha saçınızda bekletmeniz işe yarayacaktır. Dolaşan saçınızı açtıktan sonra saçınızı şampuanla yıkamalısınız.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/birbirine-dolanan-ve-kece-gibi-olan-sac-nasil-acilir-iste-dolasik-saci-acmanin-en-kolay-yontemi/feed/ 0
    Takma kirpiklerdeki bilinmeyen tehlike! Gözünüzü kaybedebilirsiniz https://www.haber60.com.tr/takma-kirpiklerdeki-bilinmeyen-tehlike-gozunuzu-kaybedebilirsiniz/ https://www.haber60.com.tr/takma-kirpiklerdeki-bilinmeyen-tehlike-gozunuzu-kaybedebilirsiniz/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/takma-kirpiklerdeki-bilinmeyen-tehlike-gozunuzu-kaybedebilirsiniz/ Takma kirpiklerdeki bilinmeyen tehlike! Gözünüzü kaybedebilirsiniz

    Neden takma kirpik takmamalısınız? Son yıllarda moda olan ve birçok kadının güzel görünmek için tercih ettiği takma kirpiklerin güzelliğe etkisi olsa da sağlık kısmına etkilerine çok dikkat edilmiyor.

    Daha güzel görünmek için kullanılan kirpiklerin bakımına dikkat edilmezse göz başta olmak üzere vücut için ciddi problemlere sebep olabiliyor.

    Bakımına dikkat edilmediğinde göz kapağı iltihabından, batmaya, şişlikten enfeksiyona kadar birçok riske sebep olabiliyor.

    Takma kirpik veya kirpik lifting yapılacaksa ortamın steril olması ve kullanılan malzemenin kaliteli olması gerekiyor. Kirpiklerin yanlış takılması kirpik diplerinde tıkanmaya neden olabiliyor.

    Kirpik işlemi yaptıran çoğu kadın kirpiklerindeki işlem zarar görür diye göz temizliğini detaylı yapmıyor ve bu durumda göz kuruluğu, yanma, batma gibi rahatsızlıklar meydana gelebiliyor.

    Aynı zamanda takma kirpikleri bir ay süre ile kullananlar oluyor bu da gözler için tehlike oluşturuyor çünkü kirpik dipleri şişerek kızarıyor ve gözlerde sulanma meydana geliyor.

    Kirpikler gözü dış ortamlardan koruduğu için son derece önemlidir. Kirpiklerinize bu tarz işlemleri yaptıracaksanız çok dikkatli olmalı ve bakımın titizlikle yapmalısınız.

    Sağlıkla kalın!

    Aşağıya bıraktığımız videomuzdan detaylı bilgi edinebilirsiniz.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/takma-kirpiklerdeki-bilinmeyen-tehlike-gozunuzu-kaybedebilirsiniz/feed/ 0
    Beşiktaş Belediyesi’nden Lohusa Paketi Desteği https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesinden-lohusa-paketi-destegi/ https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesinden-lohusa-paketi-destegi/#respond Sat, 16 Nov 2024 12:37:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesinden-lohusa-paketi-destegi/ (İSTANBUL) – Beşiktaş Belediyesi, doğum yapacak ihtiyaç sahibi kadınlara destek olmak amacıyla “Lohusa Paketi” hizmetini hayata geçiriyor. Hizmet kapsamında doğum öncesi ve sonrası iki kez ev temizliği yapılacak ve 20 gün boyunca aşevinden iki öğün yemek sağlanacak. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “Lohusa Paketi ile kadınların doğum sonrası en hassas dönemlerinde yanlarında olmayı, bu süreci huzur ve sağlıkla atlatmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

    Beşiktaş Belediyesi, komşularının hayatını kolaylaştıran projelere bir yenisini daha ekliyor. İlçede ikamet eden ve ihtiyaç sahibi olan anne adaylarına destek olmak amacıyla sunulan “Lohusa Paketi” hizmeti, doğum yapacak kadınların ihtiyaç duyabileceği pek çok malzemeyi içeriyor. Ayrıca, doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra olmak üzere iki kez yapılacak doğal içerikli ev temizliğiyle annelerin evleri hijyenik ve güvenli hale getirilecek.

    20 gün boyunca günde iki öğün yemek ulaştırılacak

    Bu süreçte, yeni annelere 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı yemekler ulaştırılacak. Ayrıca, annelere ve ailelerine  yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler düzenlenerek yalnız olmadıklarını hissetmeleri sağlanacak. Beşiktaş’ta yaşayan anne adayları, Beşiktaş Belediyesi Çözüm Merkezi üzerinden bu hizmet için başvuruda bulunabilecek.

    Başkan Akpolat, projeye ilişkin şunları söyledi:

    “Kadınların, ailelerimizin ve toplumumuzun gücünü birlikte büyüteceğiz”

    “Değerli komşularım, Beşiktaş Belediyesi olarak, kadınların annelik yolculuklarına destek olmak amacıyla Lohusa Destek Paketi projemizi hayata geçiriyoruz. Bu paketle, kadınların doğum sonrası en hassas döneminde yanlarında olmayı, bu süreci huzur ve sağlıkla atlatmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Uzman doktorlarımızın önerileriyle hazırlanan Lohusa Destek Paketi’miz, annelik sürecinde ihtiyaç duyulabilecek her detayı içeriyor. Doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra toplam iki kez sağlanacak doğal içerikli ev temizliği hizmetimizle annelerin evlerini hijyenik ve güvenli hale getiriyoruz. Ayrıca, Aşevi ekibimiz lohusa annelerimize 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler de ulaştıracak. Bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirmek için, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler de düzenleyeceğiz. Beşiktaş’ta yaşayan anne adaylarımız Çözüm Merkezi’miz üzerinden bu hizmetimiz için başvurularını yapabilir. Sevgili komşularım, Beşiktaş Belediyesi olarak, ihtiyaç duyduğunuz her an yanınızdayız. Kadınların, ailelerimizin ve toplumumuzun gücünü birlikte büyüteceğiz. Bu özel dönemde, Lohusa Destek Paketi ile Beşiktaş’ta annelere destek olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/besiktas-belediyesinden-lohusa-paketi-destegi/feed/ 0
    Kış aylarında nasıl beslenmeli? İşte 9 öneri https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-nasil-beslenmeli-iste-9-oneri/ https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-nasil-beslenmeli-iste-9-oneri/#respond Fri, 15 Nov 2024 12:31:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-nasil-beslenmeli-iste-9-oneri/ Kış aylarında nasıl beslenmeli? İşte 9 öneri

    Kış aylarında beslenme, soğuk havalara ve hastalık riskine karşı vücudunuzu güçlendirmek için önemlidir. İşte kış aylarında dikkat etmeniz gereken bazı beslenme önerileri:

    1. MEVSİM SEBZE VE MEYVELERİ TÜKETİN

    Kışın çıkan sebzeler (lahana, brokoli, karnabahar, ıspanak, pırasa gibi) ve meyveler (portakal, mandalina, elma, nar, greyfurt) vitamin ve mineral bakımından zengindir. Özellikle C vitamini bağışıklık sisteminizi destekler.

    2. BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ GIDALARA AĞIRLIK VERİN

    Soğan, sarımsak, zencefil, zerdeçal gibi doğal antibiyotik etkili gıdaları düzenli olarak tüketin. Bu gıdalar antioksidan özellikleri ile kış hastalıklarına karşı direnç sağlar.

    3. PROTEİN ALIMINI İHMAL ETMEYİN

    Vücudun enerjisini koruyabilmesi için protein önemlidir. Yumurta, balık, tavuk, kırmızı et ve baklagiller gibi protein kaynaklarına öğünlerde yer verin. Ayrıca omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balık, bağışıklığa destek olur.

    4. DENGELİ KARBONHİDRAT ALIMI

    Kışın enerji ihtiyacı arttığından, kompleks karbonhidratları (tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf gibi) tercih edin. Bu gıdalar yavaş sindirilir ve uzun süre tok tutarak enerji sağlar.

    5. SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN

    Kışın daha az susama hissi olabilir, ancak vücudun sıvıya ihtiyacı devam eder. Gün içinde 1.5-2 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca, bitki çayları (ıhlamur, adaçayı, kuşburnu) da sıvı ihtiyacını karşılamada yardımcı olur.

    6.PROBİYOTİK GIDALAR TÜKETİN

    Yoğurt, kefir gibi probiyotik içeren besinler, bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

    7. VİTAMİN VE MİNERAL DESTEĞİ

    Kış aylarında D vitamini alımı azaldığı için, gerekiyorsa bir doktora danışarak takviye alabilirsiniz. Ayrıca çinko ve demir içeren besinler (kabak çekirdeği, ceviz, fındık gibi) bağışıklık desteği sağlar.

    8. ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTIN

    Fazla şeker tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatır. Şekerli atıştırmalıklar yerine meyveleri tercih etmek daha sağlıklıdır.

    9. DÜZENLİ ÖĞÜNLER VE SIK ARALIKLARLA BESLENME

    Vücut sıcaklığınızı korumak için düzenli öğünlere ve sık aralıklarla beslenmeye özen gösterin. Açlık, vücut direncini düşürebilir.

    ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-nasil-beslenmeli-iste-9-oneri/feed/ 0
    Diyaliz tedavisi gören iki kardeş, tek kadavradan nakille hayata döndü https://www.haber60.com.tr/diyaliz-tedavisi-goren-iki-kardes-tek-kadavradan-nakille-hayata-dondu/ https://www.haber60.com.tr/diyaliz-tedavisi-goren-iki-kardes-tek-kadavradan-nakille-hayata-dondu/#respond Fri, 15 Nov 2024 12:31:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/diyaliz-tedavisi-goren-iki-kardes-tek-kadavradan-nakille-hayata-dondu/ Diyaliz tedavisi gören iki kardeş, tek kadavradan nakille hayata döndü

    Sultanbeyli’de yaşayan 33 yaşındaki Cüneyt ve 31 yaşındaki Sezer Öcal, henüz 20’li yaşlarında diyalizle tanışmak zorunda kaldı.

    Her şey, ağabey Cüneyt’in kasık fıtığı ameliyatı öncesi yapılan kontrollerde böbreklerinde sorun olduğunu öğrenmesiyle başladı. Genetik bir hastalık olan Alport sendromu teşhisi konulan Cüneyt, ilaç tedavisine başlasa da olumlu sonuç alamadı. Diyalize girmeye direnç gösterse de sonunda mecbur kaldı.

    Ağabeyinin sağlık sorunları, Sezer’in de kendi sağlığını kontrol ettirmesine vesile oldu ve iki yıl sonra ona da aynı teşhis kondu. Böylece iki kardeş, her diyaliz seansında birbirlerine iyileşeceklerine dair sözler vererek bu zorlu sürece birlikte göğüs germeye başladı.

    Bir gün Kocaeli Şehir Hastanesi’nden gelecek bir kadavradan böbrek bağışı umuduyla bekleyen kardeşler, nakil için listede biri asil, biri yedek olarak yer aldı. Nakil sırasında birbirlerine sürekli “Önce sen böbreği al” diyerek fedakarlık yapmaya çalışsalar da doku uyumu mucizesi, İstanbul’a getirilecek böbrekler onlara umut ışığı oldu.

    Gece saatlerinde Kocaeli’den getirilen böbrekler, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla Cüneyt ve Sezer’e nakledildi. Kardeşler, böylece yıllardır bekledikleri sağlığa aynı anda kavuştu.

    “SABIRLA BEKLEDİK”

    19 Ekim’deki böbrek naklinin ardından taburcu edilen Cüneyt ve Sezer Öcal kardeşler, yaşadıkları zorlu süreci ve yeni hayatlarına dair duygularını anlattı.

    Ağabey Cüneyt, lise mezuniyetinin ardından kısa bir süre iş hayatına adım atsa da hastalığı nedeniyle çalışmayı bırakmak zorunda kaldığını belirtti. Hastalık öncesi oldukça aktif bir yaşamı olduğunu dile getiren Cüneyt, yıllarca hastanelerle sınırlı bir hayata sıkışıp kaldığını söyledi. Üstelik bu zorlu sürece kardeşi Sezer’in de aynı hastalığa yakalanması eklenince hayatları daha da zorlaşmıştı. Cüneyt, kendi sağlığını bir kenara bırakıp kardeşine moral vermeye çalıştığını ifade ederek,

    O dönemde kardeşime destek olmaya çalıştım. Pozitif düşünmesi gerektiğini, bu günlerin geçeceğini söyledim. Hep birbirimize güç verdik, birlikte vakit geçirip pozitif kalmaya çabaladık. Sabırlıydık, bir gün iyileşeceğimize inanıyorduk

    dedi.

    Cüneyt, hayatlarını kurtaran organ bağışçısının ailesine başsağlığı dileyerek ekledi: “Burada bize adeta bebek gibi baktılar. Ben en çok su içmeyi özledim; eve gider gitmez kocaman bir damacanadan su içmek istiyorum.”

    Sezer Öcal ise ablasının teşvikiyle doktora gittiğinde ağabeyiyle aynı sendroma sahip olduğunu öğrendiğini anlattı. Hastalığın başlarda hiç belirti göstermediğine dikkat çeken Sezer,

    Yıllarca umutla bekledim ve beklediğimiz mucize gerçek oldu. Nakilden sonra adeta yeni bir hayata başladım. Artık nefessiz kalmıyorum, yorgunluk hissetmiyorum, ayaklarımda şişlik yok. Su içmek ise bambaşka bir hismiş; 10 yıldır bu kadar rahat su içememiştim.

    diyerek sağlığına kavuşmanın sevincini dile getirdi.

    “ORTAM BAYRAM HAVASINA DÖNDÜ”

    Öcal kardeşlerin nakil sürecini anlatan Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Hasan Fehmi Küçük, kardeşlerin Bakanlık tarafından gönderilen aday listesinde yer aldığını belirtti. Nakil sırasında damarsal problemlere karşı bir yedek aday belirlenmişti. Prof. Dr. Küçük, “Listede ilk sırada Cüneyt vardı. Ancak odaya girdiğimizde Cüneyt ve Sezer’in birbirlerine ‘Böbreği ben değil, sen al’ diyerek fedakarlık yaptığını gördük.” dedi.

    Tam o sırada sistemden ikinci böbreğin de doku uyumuyla kendilerine bırakıldığını öğrenince büyük bir sürpriz yaşandı. Prof. Küçük, “Cüneyt ve Sezer birbirlerine böbreği ikram ederken, ‘İkinci böbreği de size takacağız’ dediğimizde ortalık bayram yerine döndü.” diyerek o anları paylaştı.

    Prof. Dr. Küçük, her iki kardeşe birden nakil yapılabileceğini öğrenmenin büyük bir mutluluk ve nadir bir şans olduğunu ifade ederek, “Bir kadavradan aynı anda iki kardeşe uyumlu böbrek bulmak mucizevi bir olay. Bu başarıyla nakli gerçekleştirdik.” dedi.

    Hastaneyi “ikinci evleri” olarak gören kardeşlerin artık taburcu edildiğini belirten Prof. Küçük, Alport sendromuna dair açıklamalarda da bulundu:

    Alport sendromu genetik bir hastalık ve çeşitli komplikasyonları var. Bizim en çok odaklandığımız ise böbrek yetmezliğiydi. Bu sorunun çözümü için böbrek naklini gerçekleştirdik.

    “ORGAN BAĞIŞINA DUYARLILIK ARTMALI”

    Prof. Dr. Küçük, Türkiye’de birçok insanın organ nakli umuduyla beklediğini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:

    “Organ nakli bekleyen yalnızca böbrek hastaları değil; karaciğer, akciğer ve kalp bekleyen hastalarımız da var. Böbrek hastaları için diyaliz gibi bir geçici çözüm mevcut olsa da, karaciğer, akciğer ve kalp yetmezliği durumlarında aciliyet çok daha yüksek. Ülkemizde yapılan nakillerin çoğu canlı vericilerden sağlanıyor. Ancak, beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan kadavra bağışlarını artırmamız büyük önem taşıyor. Bu konuda toplumun daha bilinçli ve empatiye açık olması, pek çok insanın hayatını kurtarabilir.”

    ensonhaber iconYavuz Yıldırım
    Haber Müdürü

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/diyaliz-tedavisi-goren-iki-kardes-tek-kadavradan-nakille-hayata-dondu/feed/ 0
    Kayseri’de Tolgacan, babasının böbreği ile hayata tutundu https://www.haber60.com.tr/kayseride-tolgacan-babasinin-bobregi-ile-hayata-tutundu/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-tolgacan-babasinin-bobregi-ile-hayata-tutundu/#respond Fri, 15 Nov 2024 12:31:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/kayseride-tolgacan-babasinin-bobregi-ile-hayata-tutundu/ Kayseri'de Tolgacan, babasının böbreği ile hayata tutundu

    Kayseri’de 16 yaşındaki doğuştan böbrek hastası Tolgacan Yüksel, altı yıl boyunca kadavradan organ nakli için sıra bekliyordu. Ancak babası Dursun Yüksel’in böbreğini bağışlayacağını söylemesiyle birlikte umutları yeniden yeşerdi. Yapılan tetkiklerde babasının böbreği, Tolgacan’a uyumlu bulundu ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başarılı bir nakil gerçekleştirildi.

    EĞİTİMİNE DEVAM ETMEK İSTİYOR

    Nakil ile birlikte Tolgacan, diyaliz öncesi yaşamına geri dönme fırsatını yakaladı. Yaşadığı süreci anlatan Tolgacan,

    Altı yıldır diyalize giriyordum. Nakil süreci zorlu geçti ama şimdi ameliyatım başarıyla tamamlandı ve hayatıma normal şekilde devam ediyorum. Kadavradan nakil için bekledim ama uygun bir organ çıkmadı. En son babam böbreğini verdi ve bu süreç iki ay sürdü. Hiç beklemediğim bir anda oldu. Şu an durumum iyi, istediğim gibi gezebiliyor ve oynayabiliyorum. Diyaliz gerçekten vücudu bitiriyor. Şimdi eski günlerime döndüm. Eğitimim yarım kalmıştı ama devam etmeyi planlıyorum. İnsanların organ bağışlaması çok önemli; birçok kişi bekliyor ve hayat kurtarabilirler. Hem dua kazanabilirler.

    şeklinde konuştu.

    BABA YÜKSEL: “ÇOK GÜZEL BİR DUYGU”

    Baba Dursun Yüksel ise,

    Tolgacan’ı 16 yıldır hastaneye götürüp getiriyorduk ve nakil için sıraya yazılmıştık. Altı yıldır diyalize giriyordu. Beklentilerimiz karşılanmayınca ben de böbreğimi verdim. Bu şekilde hayatımıza devam ediyoruz. Bu, çok güzel bir duygu. Böbreğimi verdim ama hayatımda bir değişiklik yok, aynı şekilde devam ediyorum. Herkesin de bağış yapmasını isterim.

    dedi.

    DOKTOR YEL: “HAYATININ ÖNEMLİ BİR KISMINI SIKINTIYLA GEÇİRDİ”

    Erciyes Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Pediatri Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Yel, Tolgacan’ın 1 yaşındayken kemik eğrilikleri ve kanındaki düşük seviyeler gibi böbrek hastalığı belirtileriyle kendilerine başvurduğunu belirtti.

    Dr. Yel,

    Tolgacan çok erken yaşta böbrek yetmezliği geliştirdi ve bu nedenle hayatının önemli bir dönemini çeşitli zorluklarla geçirdi. Son altı yıldır, çocuklara uyguladığımız periton diyalizi yöntemiyle, karnına katater yerleştirip günlük olarak su verip alıyorduk. Ancak bu süreç hastayı zorlayan birçok durumu da beraberinde getiriyor, özellikle sosyal yaşantısını ciddi şekilde etkiliyor. Sonunda babasından böbrek nakli şansını elde ettik. Doku uyumu sağlandıktan sonra, gerekli testlerin yapılmasının ardından yakın zamanda nakil gerçekleştirdik. Ortak bir çaba ve emekle Tolgacan’ın nakli başarılı bir şekilde tamamlandı ve nakil sonrasında da çeşitli sağlık sorunları açısından izlenmeye devam ediyor. Halen takibimiz altındadır. Böbrek yetmezliği yaşayan hastaların tedavisi genellikle hemodiyaliz veya periton diyalizi ile gerçekleştirilir. Ancak, hiçbir diyaliz yöntemi, gerçek bir böbrek dokusunun işlevini tam olarak yerine getiremeyecektir ve bu noktayı unutmamak önemlidir.

    şeklinde konuştu.

    “ORGAN BAĞIŞINI TAVSİYE EDİN”

    Nakli gerçekleştiren uzmanlardan Erciyes Üniversitesi Genel Cerrahi ve Organ Nakil Cerrahı Doç. Dr. Tutkun Talih, organ bağışının yaygınlaştırılması için bağışın vasiyet edilmesinin önemine dikkat çekti:

    Bu durum Tolgacan için son derece olumlu bir gelişme. Babasının böbreği uyum sağladı ve başarılı bir şekilde nakil işlemi gerçekleştirildi. Ancak herkes Tolgacan kadar şanslı değil. Ülkemizde 30 binden fazla insan organ bekliyor. Eğer ailelerden birileri organlarını bağışlamazsa, bu hastalar maalesef beklemek zorunda kalıyor. Bizim asıl amacımız, kadavradan yapılan nakil sayısını artırmaktır. Birçok beyin ölümü vakası yaşanıyor, ancak bu hastaların çoğu organ bağışında bulunmuyor. Bu konuda bir vasiyet oluşturmalıyız; ‘Eğer bir şey olursa, organlarımı bağışlıyorum. Birileri benim organlarımla hayatına devam etsin. Onlar oynarken, yürürken veya işlerini yaparken, içlerinde benim de bir parçam olsun’ diyerek ifade edelim. Bunu gerçekleştirmek gerektiğine inanıyorum. Tolgacan’a keşke babasından değil, kadavradan bir böbrek çıkabilseydi. Bu, oldukça büyük bir emek ve organizasyon gerektiriyor.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)ensonhaber iconYavuz Yıldırım
    Haber Müdürü

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kayseride-tolgacan-babasinin-bobregi-ile-hayata-tutundu/feed/ 0
    HSV, Alzheimer’a neden olabilir https://www.haber60.com.tr/hsv-alzheimera-neden-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/hsv-alzheimera-neden-olabilir/#respond Fri, 15 Nov 2024 12:31:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/hsv-alzheimera-neden-olabilir/ HSV, Alzheimer'a neden olabilir

    Geçmişte yapılan araştırmalarda uçuk virüsü (Herpes Simplex HSV-1) olarak bilinen Herpes virüsünün beyne zarar verdiği tespit edildi. Yeni bir çalışma, viral saldırının nasıl yayıldığına ilişkin daha fazla bilgi sunuyor.

    Fransa’daki Colorado Üniversitesi ve Bourgogne Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada, HSV-1 virüsünün farelerin beyni üzerindeki etkileri yakından incelendi, etkilenen farklı bölgelerin haritası çıkarıldı ve sonuçların neler olabileceği değerlendirildi.

    HSV-1, merkezi sinir sistemine iki yoldan ulaşabiliyor ancak enfeksiyonun beyin içinde nasıl yayıldığı belirsizliğini koruyor.

    “BU VİRÜSÜN ALZHEİMER İLE İLİŞKİLENDİRİLDİĞİ GÖRÜLDÜ”

    Colorado Üniversitesi’nden nörolog Christy Niemeyer, “Son zamanlarda bu yaygın virüsün Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkilendirildiği görüldü, ancak merkezi sinir sistemi istilasının net bir yolu belirlenemedi. HSV-1’in beyne nasıl girebileceğini ve hangi beyin bölgelerinin savunmasız olduğunu belirlemek, hastalığı nasıl başlattığını anlamanın anahtarı.” dedi.

    Araştırmacılar, fare beyinlerinde HSV-1 ile etkileşime girdiğinde iltihaplanan mikroglia (merkezi sinir sisteminin kurum içi bağışıklık hücreleri) aktivitesine de baktılar. Bazı bölgelerde, virüs geçtikten sonra iltihabın devam ettiği görüldü.

    “KRONİK İLTİHAPLANMAYA YOL AÇABİLİR”

    En ciddi vakalarda HSV-1 iltihabının, tüm beyni etkilediği hayatı tehdit eden bir durum olan ensefalite neden olabileceği tespit edildi. Nörolog Niemeyer, “HSV-1’in varlığı beyinde tam anlamıyla ensefalite neden olmasa da bu bölgelerin işleyişini etkileyebilir. Sürekli iltihaplanan hücreler, bir dizi nörolojik ve nörodejeneratif hastalığın tetikleyicisi olduğu bilinen kronik iltihaplanmaya yol açabilir.” diye konuştu.

    Araştırma sonunda, HSV-1 ve mikroglia ile ilişkili inflamasyonun, Alzheimer’ın bazı beyinlerde tutunmasının nedeninin bir parçası olabileceği ya da Alzheimer’ın ilerleme hızı üzerinde bir miktar etkiye sahip olabileceği öne sürüldü.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)ensonhaber iconAbdullah Paçal
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hsv-alzheimera-neden-olabilir/feed/ 0
    Neyi nereye şikayet edeceğiz? https://www.haber60.com.tr/neyi-nereye-sikayet-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/neyi-nereye-sikayet-edecegiz/#respond Wed, 13 Nov 2024 10:16:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/neyi-nereye-sikayet-edecegiz/ Çevremizde gördüğümüz olaylara veya yaşadığımız durumlara kendi kendimize söylenip geçmek yerine harekete geçip şikayet etmemizde fayda var. Peki ne, nereye şikayet edilir? İşte mini bir rehber…

    Tüketici şikayetleri nereye yapılır? Fahiş fiyat nereye şikayet edilir?

    Fahiş fiyat, aldığımız ürünün iadesi, garantili ürün sonrası ve satış sonrası hizmetler ile ilgili bir problem yaşıyorsak Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri’ne başvuruda bulunabiliriz. Tüketici hakem heyeti kurulmayan ilçelerde Bakanlıkça o ilçe için belirlenen hakem heyeti yetkilidir. Buna ek olarak “Alo 175 Tüketici Danışma Hattı”na da başvurulabilir. Bu hat tüketicilerin, karşılaştıkları sorunlara ilişkin çözüm yollarının sunulduğu ve tüketici uyuşmazlıklarının çözülmesi amacıyla başvurmaları gereken ilgili makamlara yönlendirildiği “bir çağrı merkezi” olarak hizmet vermektedir. Tüm bunlara ek olarak e-devlet üzerinden “Haksız Fiyat Artışı Şikayet Bildirimi”nde bulunabilir, CİMER’e başvurulabilir.

    Apartman yöneticisi, site yönetimi, komşu nereye şikayet edilir? Gürültü yapan kişi nereye şikayet edilir?

    Apartman veya site yönetimine ilişkin bir sorun yaşıyorsanız bu sorunu çözmek için bazı adımlarda bulunmanız gerekir.

    Apartman veya site yönetim kuruluna başvuru: Öncelikle, yönetimle yaşadığınız sorunu çözmek için yönetim kuruluna yazılı bir başvuruda bulunabilirsiniz. Bu başvuru, yönetim kurulu üyelerinin konuyu ele alması için resmi bir yol olabilir.

    Sulh Hukuk Mahkemesi: Eğer yönetim kuruluna yapılan başvuru çözüm getirmediyse, bulunduğunuz yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Apartman veya site yönetiminde kanuna veya yönetim planına aykırı bir durum varsa, mahkemeye başvurarak konunun çözülmesini talep edebilirsiniz.

    Kaymakamlık ve belediyeye şikayet: Apartman veya site yönetiminde sağlık, güvenlik veya çevre gibi kamu düzenini ilgilendiren bir sorun varsa, kaymakamlık veya belediyeye başvurarak durumu bildirebilirsiniz. Özellikle gürültü, hijyen gibi konularda belediye yetkilidir.

    CİMER Üzerinden Şikayet: Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden şikayet edebilirsiniz. CİMER, kamu hizmetlerinde yaşanan sorunları dile getirebileceğiniz bir platformdur ve gerektiğinde ilgili kurumlara yönlendirme yapar.

    Polis veya Jandarma: Güvenlik ihlalleri ya da huzuru bozacak durumlar için polis veya jandarmaya başvurabilirsiniz.

    Trafik ihlalleri nereye şikayet edilir?

    Hatalı park, kırmızı ışık ihlali gibi şikayetler bulunduğunuz bölgeye bağlı olarak ALO 155 Polis İmdat Hattı veya ALO 156 Jandarma İhbar Hattı’na yapılabilir.

    Trafik ihlalleri nasıl şikayet edilir?

    Trafikte tehlikeli davranışlar veya ihlaller gördüğünüzde bu numaraları arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Şikayet sırasında olay yeri, araç plakası ve ihlal türü gibi bilgileri paylaşmanız önemlidir. Bazı bölgelerde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mobil uygulaması üzerinden de ihbarda bulunabilirsiniz.

    Yapılan ihlali kamera ile kayıt altına aldıysanız…

    Eğer bir trafik ihlalini telefon kamerası ile kaydettiyseniz, görüntüyü ve bilgileri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne veya e-devlet üzerinden Şikayet Modülleri’ne yükleyerek şikayette bulunabilirsiniz. Özellikle kırmızı ışık ihlali, hatalı sollama gibi durumlarda görsel kanıt sunmak etkili olacaktır.

    Toplu taşıma şikayetleri (özellikle belediyeye bağlı araçlar için) nereye yapılır?

    İlgili belediyenin Beyaz Masa Hattı (Örneğin, İstanbul için 153 Beyaz Masa)’na başvurabilirsiniz. Toplu taşıma araçlarıyla ilgili şikayetlerde, belediyenin şikayet hattını arayabilir ya da mobil uygulamaları üzerinden (Örneğin İstanbul’da İBB CepTrafik uygulaması) doğrudan şikayette bulunabilirsiniz.

    Şehirlerarası trafik sorunlarında ise Karayolları Genel Müdürlüğü veya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz.

    Sağlık ile ilgili şikayetler nereye yapılır?

    Hastane hizmetleri, doktor davranışları, yanlış tedavi uygulamalarından sebep bir sorun yaşıyorsanız Sağlık Bakanlığı’na bağlı SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) veya Alo 184 hattına başvurabilirsiniz.

    Aile içi şiddet / kadına yönelik şiddet nereye şikayet edilir?

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan ALO 183 hattı, şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan ve desteğe gereksinimi olan kişilere psikolojik, hukuki ve ekonomik alanda danışmanlık sunmakta ve yararlanabilecekleri hizmet kuruluşları konusunda bilgi vermektedir. Buna ek olarak mağdur kişi sizseniz KADES uygulaması ile telefon görüşmesi yapmadan bir tek butona basarak polise konumunuzu gönderebilir ve ekipleri çağırabilirsiniz.

    ALO 183 ücretsizdir ve Türkiye’nin her yerinden 7 gün 24 saat ulaşılır.

    Acil telefon hatları ise şu şekildedir:

    ALO 183 dışında acil durumlarda başvurulabilecek telefon hatları şunlardır:

    ALO 155 Polis İmdat

    ALO 156 Jandarma İmdat

    112 ACİL

    0212 656 96 96 / 0549 656 96 96 Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı

    444 43 06 Ankara İçin Gelincik Hattı

    İlginizi çekebilir: Şiddet gören kadınlar ne yapmalı?

    Bankalar nereye şikayet edilir?

    Finansal ve bankacılık şikayetlerini BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu), TBB (Türkiye Bankalar Birliği)’ye iletebilirsiniz.

    İnternet ve iletişim hizmetleri, GSM operatörleri nereye şikayet edilir?

    İnternet hızı sorunları, mobil operatörlerle ilgili problemler, haksız faturalandırma gibi problemler için BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) veya CİMER’e başvurabilirsiniz.

    Emniyet ve güvenlik ile ilgili şikayetler nereye yapılır?

    Emniyet Müdürlüğü veya Jandarma, ayrıca Acil Durumlarda Alo 112’yi arayabilirsiniz.

    Kamu kurumları ve devlet dairesi şikayetleri nereye yapılır?

    Kamu hizmetleriyle ilgili sorunlar, bürokratik engeller, memur davranışları CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi)’e yapılabilir.

    İş hukuku ve çalışma hayatı şikayetleri nereye yapılır?

    İşçi hakları, iş güvenliği sorunları, maaş ödemesiyle ilgili problemler ALO 170 (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı), SGK, İŞKUR’a iletilebilir.

    Uygunsuz reklam ve içerik, yanlış bilgilendirme içeren medya içerikleri nereye şikayet edilir?

    Bu tarz şikayetler RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu)’e iletilebilir.

    Çevre ile ilgili şikayetler nereye yapılır?

    Gürültü, hava kirliliği, doğaya zarar veren faaliyetler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve Alo 181 hattına başvuruda bulunulabilir.

    CİMER’e şikayette bulunmam halinde kişisel bilgilerim görünür mü?

    CİMER’e yapılan başvurularda kimlik ve iletişim bilgileri, başvurunuza işlem yapmak üzere kimlik

    bilgilerinize ihtiyacı olan ve kurumu adına “kimlik bilgilerini görme yetkisi”ne sahip sınırlı sayıda CİMER personeli tarafından görülebilmektedir. Sistemde tanımlı olan her kamu personeli bu yetkiye sahip değildir.

    Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/neyi-nereye-sikayet-edecegiz/feed/ 0
    2025 Yılı Sınav Takvimi https://www.haber60.com.tr/2025-yili-sinav-takvimi/ https://www.haber60.com.tr/2025-yili-sinav-takvimi/#respond Wed, 13 Nov 2024 10:16:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/2025-yili-sinav-takvimi/ Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2025 Yılı Sınav Takvimi belirlendi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS), 21-22 Haziran 2025’te yapılacağını açıkladı.

    2025 yılı sınav takvimine göre 2025-KPSS A Grubu (Genel Yetenek-Genel Kültür) uygulaması 7 Eylül’de, 2025-KPSS A Grubu Alan Bilgisi testleri ise 13-14 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek.

    ÖSYM 2025 yılı sınav takviminde yer alan bazı sınav tarihleri şöyle:

    e-YDS 2025/1 İngilizce

    Sınav Tarihi: 18.01.2025

    Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (2025-YÖKDİL 1)

    Sınav Tarihi: 16.02.2025

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2025-TUS 1. Dönem)

    Sınav Tarihi: 23.03.2025

    Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (2025-YDS 1)

    Sınav Tarihi: 09.03.2025

    Yükseköğretim Kurumları Sınavı 1. Oturum (TYT)

    Sınav Tarihi: 21.06.2025

    Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2. Oturum (AYT)

    Sınav Tarihi: 22.06.2025

    2025-YKS Yükseköğretim Kurumları Sınavı 3. Oturum (YDT)

    Sınav Tarihi: 22.06.2025

    Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/1

    Sınav Tarihi: 13.04.2025

    Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/2

    Sınav Tarihi: 06.07.2025

    Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/3

    Sınav Tarihi: 23.11.2025

    Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) 2. Dönem

    Sınav Tarihi: 16.11.2025

    Bu besinler sınav başarısı için! Bu besinler sınav başarısı için!

    Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/2025-yili-sinav-takvimi/feed/ 0
    Batı ve Hint astrolojisi arasındaki 5 temel fark https://www.haber60.com.tr/bati-ve-hint-astrolojisi-arasindaki-5-temel-fark/ https://www.haber60.com.tr/bati-ve-hint-astrolojisi-arasindaki-5-temel-fark/#respond Wed, 13 Nov 2024 10:16:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/bati-ve-hint-astrolojisi-arasindaki-5-temel-fark/ Vedik Astroloji olarak da anılan Hint Astrolojisi, Jyotisha ya da Jyotishya gibi daha geleneksel adlandırmalara da sahiptir. Sanskritçe’den çevrildiğinde bu kelimeler “aydınlık, semavi beden” anlamına gelir. Hint Astrolojisi bundan binlerce yıl önce Hindistan alt kıtasında geliştirilmişken, Batı Astrolojisi Antik Yunan’da ortaya çıkmış ve Mısır kültüründen de etkilenmiştir. Batı ve Hint astrolojileri arasındaki en temel fark, 12 burcun takımyıldızlarını ayırmak için iki farklı sistem kullanmalarına dayanır.

    Hint astrolojisine göre burç nasıl hesaplanır? Hint astrolojisine göre burç nasıl hesaplanır?

    Batı ve Hint astrolojisi sistemleri arasındaki 5 temel fark:

    • Batı astrolojisi Tropikal Zodyak sistemini kullanır ve 12 burcu, 21 Mart tarihinden itibaren Koç burcundan başlamak üzerek ele alır. Diğer taraftan Hint Astrolojisi, Sidereal Zodyak sistemine dayanmaktadır. Koç burcu Hint Astrolojisi için de ilk burçtur ancak hesaplamalara göre burçların başlangıcı 14 Nisan sayılır.

    • Hint astrolojisinin baz aldığı Sidereal Zodyak sisteminde yıldızların konumu, Batı astrolojisi hesaplamalarında kullanılan Tropikal Zodyak sisteminde ise Güneş esastır.

    • Hint astrolojisinde toplamda 9 gezegen bulunur: Güneş, Ay, Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs, Satürn ve Ay Düğümleri olan Rahu-Ketu. Batı astrolojisi ise Uranüs, Neptün ve Plüton’u da hesaba katar. Hint astrolojisinin Batı astrolojisinden bir başka farkı ise Nakshatra adı verilen ay takımyıldızlarını kullanmasıdır.

    • Hint Astrolojisi, gelecek tahmini yapmak için gezegenleri analiz ederken Vimshottari Dasha sistemini kullanır. Bu sisteme göre bir insanın maksimum yaşam süresi 120 yıldır ve 1 Dasha yılı yaklaşık 365,25 günlük astronomik güneş yılına eşittir. Batı astrolojisi ise Dasha sistemini kullanmaz, gezegenlerin ilerlemelerine ve hareketlerine bağlı olarak transitleri üzerine çalışır.

    • Güneş’in konumu ve gezegen hareketleriyle ilgilenen Batı astrolojisi, kişinin psikolojisi, kişiliği ve karakteriyle ilgilenmektedir. Diğer yandan Ay’ı merkeze alan Hint astrolojisi hayatı tüm alanlarıyla bir bütün olarak ele alır.

    Yaşam yolu numaranız kaç?
    Yaşam yolu numaranız kaç?Kişiliğiniz, geleceğiniz ve haya…
    Aşk falı nedir, nasıl bakılır?Sevdiğiniz kişiyle olan uyumunuz…

    Hangisi daha güvenilir?

    Batı astrolojisine kıyasla Hint astrolojisinin doğruluğuna dair daha fazla kanıt bulunmaktadır. Daha gerçekçi astronomik prensiplere dayanan Hint astrolojisi, sadece doğum haritasını değil aynı zamanda gezegenlerin farklı burçlara yaptığı transitleri (dasha) ve bu transitlerin eşzamanlı etkilerini de inceler.

    Ay her 2,25 günde bir yeni bir burca ilerlerken Güneş bunu 1 ayda tamamlar. Bu da Ay’a dayalı tahminlerin yani dolayısıyla Hint astrolojisinin daha doğru olduğunun bir kanıtıdır. (Durumlara ve olaylara göre ruh halimizin sıklıkla değiştiği göz önünde bulundurulduğunda gayet mantıklı bir yaklaşım).

    Ay zihnimizin, duygularımızın ve mizacımızın bir yansımasıdır. Bu da Ay’ın konumunun yorumlanmasının daha doğru tahminlere ve analizlere yol açacağının bir göstergesi sayılabilir. Hint astrolojisi daha kesin, detay odaklı araçlar ve metotlar kullanmaktadır. Bu açıdan da Batı astrolojisine kıyasla daha güvenilirdir.

    Derleyen ve çeviren: Dilara Koru

    Çiçek falı nedir, nasıl bakılır?
    Çiçek falı nedir, nasıl bakılır?“Seviyor, sevmiyor…” değil, bu…
    Renk falı nedir?Eski zamanlarda sıklıkla bakılan…

    Referanslar

    Vedic Feed. 5 Basic Differences Between Vedic Astrology and Western Astrology. Şuradan alınmıştır: https://vedicfeed.com/differences-between-vedic-astrology-and-western-astrology/

    Yourtango. What Is The Difference Between Vedic & Western Astrology? Şuradan alınmıştır: https://www.yourtango.com/2019327648/what-astrology-why-vedic-more-accurate-western-horoscopes

    Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bati-ve-hint-astrolojisi-arasindaki-5-temel-fark/feed/ 0
    Soğuk hava baş ağrısını tetikler mi? https://www.haber60.com.tr/soguk-hava-bas-agrisini-tetikler-mi/ https://www.haber60.com.tr/soguk-hava-bas-agrisini-tetikler-mi/#respond Tue, 12 Nov 2024 08:21:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/soguk-hava-bas-agrisini-tetikler-mi/

    Soğuk hava baş ağrısını tetikleyebilir. Özellikle hava basıncındaki değişiklikler, rüzgar ve düşük sıcaklıklar, bazı kişilerde baş ağrısını ya da migren ataklarını tetikleyebilir. Bu durumun birkaç sebebi olabilir:

    HAVA BASINCI DEĞİŞİKLİKLERİ

    Soğuk havalarda atmosferik basınçta dalgalanmalar olabilir, bu da sinüsleri etkileyerek baş ağrılarına yol açabilir.

    DAMARLARIN DARALMASI

    Soğuk hava, kan damarlarının daralmasına yol açabilir. Bu, özellikle baş bölgesindeki damarların kasılmasıyla kan akışını sınırlayarak baş ağrısına neden olabilir.

    GERGİNLİK VE STRES

    Soğuk hava, kaslarda kasılmalara ve gerginlik kaynaklı baş ağrılarına yol açabilir. Soğuk nedeniyle omuz ve boyun kaslarında gerilim artabilir, bu da baş ağrısını tetikleyebilir.

    NEM VE KURU HAVA

    Kış aylarında hem iç mekanlarda hem de dışarıda hava kuruyabilir, bu da sinüslerin kurumasına, iltihaplanmasına veya baş ağrısına neden olabilir.

    BAŞ AĞRISIYLA “BAŞ ETME” YÖNTEMLERİ

    Baş ağrısıyla baş etmek için birkaç etkili yöntem vardır. Baş ağrısının türüne göre (örneğin, migren, gerilim tipi veya sinüs kaynaklı baş ağrısı) farklı yöntemler kullanılabilir, ancak genel olarak yardımcı olabilecek bazı öneriler şunlardır:

    Su içmek:

    Dehidrasyon, baş ağrısını tetikleyebileceğinden, gün boyunca yeterince su içmek önemlidir.

    Stresten uzak durmak:

    Stres, baş ağrılarını artırabilir. Meditasyon, nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri gibi stres yönetimi yöntemleri baş ağrısını hafifletebilir.

    Soğuk veya sıcak kompres:

    Baş ağrısının türüne bağlı olarak soğuk veya sıcak kompres uygulamak etkili olabilir. Migren gibi zonklayıcı baş ağrıları için genellikle soğuk kompres tercih edilirken, kas gerginliğinden kaynaklanan baş ağrıları için sıcak kompres daha uygun olabilir.

    Sessiz bir ortamda dinlenmek:

    Işığa veya sese duyarlı hale geliyorsanız, sessiz ve karanlık bir odada bir süre dinlenmek baş ağrınızı hafifletebilir.

    Duş almak, masaj yapmak:

    Baş ve boyun bölgesinde gerilim kaynaklı baş ağrısı varsa, bu bölgelere hafif masaj yapmak veya ılık bir duş almak kasları gevşetip ağrıyı azaltabilir.

    Yeterli uyku:

    Uyku eksikliği baş ağrılarını tetikleyebilir. Düzenli ve kaliteli uyku, baş ağrısı riskini azaltır.

    Ağrı kesici ilaçlar:

    Reçetesiz satılan ağrı kesiciler, geçici olarak baş ağrısını hafifletebilir. Ancak uzun süreli kullanımda bağımlılık yapabileceği için doktora danışarak ve gerektiğinde kullanılması önerilir.

    Düzenli egzersiz:

    Hafif yürüyüşler veya yoga gibi egzersizler kan dolaşımını artırarak baş ağrısını önlemeye yardımcı olabilir.

    ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/soguk-hava-bas-agrisini-tetikler-mi/feed/ 0
    Antalya’da aşkı diyaliz merkezinde buldular https://www.haber60.com.tr/antalyada-aski-diyaliz-merkezinde-buldular/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-aski-diyaliz-merkezinde-buldular/#respond Tue, 12 Nov 2024 08:21:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/antalyada-aski-diyaliz-merkezinde-buldular/ Antalya'da aşkı diyaliz merkezinde buldular

    Muğla’nın Datça ilçesinde yaşayan Sevgi ve Selahattin Çağdaş çifti, gittikleri diyaliz merkezinde tanıştı.

    Önce arkadaş sonra da aşık olan çift, 2008 yılında nikah masasına oturdu.

    Yaşadıkları zorlukları aşklarıyla yendiklerini söyleyen Sevgi Çağdaş, “Selahattin’le Datça’da tatil diyaliz merkezinde tanıştık. Orada hasta moral gecesi vardı. O gün selamlaştık. Sonra ismimizi bile öğrenemeden birbirimizden koptuk. 3 yıl kim olduğuna dair sürekli düşündüm. Sonra nasipmiş ki Fethiye’de tekrar karşılaştık.

    Fethiye’de diyalize girerken o da girdi. Bu karşılaşmamızın ardından 2008’de hayatımızı birleştirme kararı aldık. Bizi bu hastalık tanıştırdı. Ardından ailelerimiz tanıştı ve bir yola girdik.” dedi.

    “AŞK BİZE İYİ GELDİ”

    Hastalıklarından dolayı evliliklerinin zaman zaman eleştirildiğini belirten Sevgi Çağdaş, “Selahattin sağlıklı olsaydı evlenmezdim. Çünkü iki hasta birbirimizin sıkıntısını, derdini anlayabiliyoruz. Birbirimize el veriyoruz, destek veriyoruz. ‘İki diyaliz hastası evlenemez. Evde nasıl yapacaklar? İkisi de çok hasta, bitkin ve yorgun’ dediler.

    Ama bunu aştık, 16 yılı geride bıraktık. 2013’teki böbrek nakli, hayatımızı tamamen değiştirdi. Hayata bakış açım değişti. Bir de üzerine aşk bize iyi geldi. Evlilik, mutlu olmak, huzurlu olmak, sevmek ve sevilmek çok güzel. Bizim gibi olan hastalar, evlenmekten korkmasın.” diye konuştu.

    “ÖNCE BEN SONRA EŞİM NAKİL OLDU”

    Selahattin Çağdaş ise eşiyle böbrek nakli oldukları dönemi şöyle anlattı:

    Evlendikten sonra kısa zaman içinde birbirimizi tanıdık. Sonra kadavradan böbrek nakli sırasına yazıldık. Hayatımızın büyük bölümünde diyalize girdik. Bana 6 yıl sonra sıra geldi.

    Trafik kazasında beyin ölümü gerçekleşen gencin böbreğini aldım. Kadavradan nakil oldum. Eşim benim hem bakıcım hem ziyaretçim hem refakatçimdi. 5 ay sonra da eşim nakil oldu.

    Bakıcılık sırası bana geldi. Daha sonra Sevgi, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde işe başladı. Hayatta ilk kez çalışıyordu ve hastane personeli oldu. Ben de zaten emekliydim. Böylece Antalya’ya yerleştik. Şu an çok mutluyuz. İyi ki hayat bizi birleştirmiş. Hayat sevgiyle başlıyor, demek ki şanslıyım.

    “SELAHATTİN VE SEVGİ ÇOCUKLARIM OLDU”

    Diğer yandan Selahattin Çağdaş, 2013 yılında kadavradan böbrek nakli olduğu İshak Özseçen’in ailesini de buldu, yeni bir aile daha kazandı. Oğlunun vefatının ardından Selahattin Çağdaş’ı oğlu gibi gördüğünü söyleyen Zekiye Özseçen, “Oğlum trafik kazasında hayatını kaybetti. Biz de organlarını bağışladık. 5 yıl sonra Selahattin gelip, beni buldu. Bir evladımı kaybettim.

    Ama Selahattin ve Sevgi benim çocuklarım oldu, onları kazandım. Selahattin, oğlumun böbreği sayesinde yaşamını sürdürüyor. O da mutlu, ben de mutluyum. Birbirimizi ziyaret ediyoruz. Herkesin organ bağışında bulunmasını isterim. Çok iyi bir şey.” dedi.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/antalyada-aski-diyaliz-merkezinde-buldular/feed/ 0
    Sağlıklı yaşlanmak için en az 7 saat uyunmalı https://www.haber60.com.tr/saglikli-yaslanmak-icin-en-az-7-saat-uyunmali/ https://www.haber60.com.tr/saglikli-yaslanmak-icin-en-az-7-saat-uyunmali/#respond Tue, 12 Nov 2024 08:21:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/saglikli-yaslanmak-icin-en-az-7-saat-uyunmali/ Sağlıklı yaşlanmak için en az 7 saat uyunmalı

    Bilim insanları, insanların sağlıklı yaşlanmak için günlük kaç saat uykuya ihtiyaç duyduklarını tespit etti.

    Araştırma için 45 yaş ve üzeri yaklaşık 3 bin 500 kişinin 2011, 2013 ve 2015 yıllarında uyku alışkanlıkları kaydedildi.

    Bu araştırmaya katılan kişiler, beş yıl sonra sağlık kontrolünden geçirilerek veriler, Çin’deki Wenzhou Tıp Üniversitesi’ndeki ekip tarafından analiz edildi.

    DAHA ÇOK UYUYAN DAHA SAĞLIKLI

    Çalışma, gece en az yedi saat uyuyanların ileriki yaşlarda daha sağlıklı olduğunu gösterdi.

    Katılımcılar, dört yıl boyunca uyku alışkanlıklarına göre, uzun (8-9 saat düzenli uyku), normal (7-8 saat düzenli), az (ortalama 8’in üzerindeyken, 8’in altına doğru) 6), artan (ortalama 6’nın altından 8’in üzerine) ve kısa süreli (düzenli olarak 5-6 saat) olmak üzere beş gruba ayrıldı.

    GÜNDE EN AZ 7 SAAT UYUNMALI

    Sonuçlar incelediğinde, günde en az 7 saat uyuyanların daha sağlıklı olduğu tespit edildi.

    Araştırmacıların makalelerinde sağlıklı yaşlanmak; kronik hastalıklardan uzak olmak, herhangi bir fiziksel bozukluğun olmaması, zihinsel sağlığın iyi olması ve hayata aktif katılım olarak tanımlandı.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)ensonhaber iconBüşra Yıldız
    Muhabir

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/saglikli-yaslanmak-icin-en-az-7-saat-uyunmali/feed/ 0
    Günde 1 avuç Antep fıstığı yemek, bakın ne işe yarıyor… https://www.haber60.com.tr/gunde-1-avuc-antep-fistigi-yemek-bakin-ne-ise-yariyor/ https://www.haber60.com.tr/gunde-1-avuc-antep-fistigi-yemek-bakin-ne-ise-yariyor/#respond Tue, 12 Nov 2024 08:21:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/gunde-1-avuc-antep-fistigi-yemek-bakin-ne-ise-yariyor/ Günde 1 avuç Antep fıstığı yemek, bakın ne işe yarıyor...

    Sosyal medya sayesinde kısa sürede dünyada popülerliği artan Dubai çikolatası, hemen hemen tüm kentlerde farklı kalıplarla üretilerek çeşitli sunumlarla servis ediliyor.

    Antep fıstığı ezmesi ile kavrulmuş kadayıfı yoğuran ustalar elde ettikleri karışıma tercihen tahin ekledikten sonra donmuş çikolatanın üzerine yayıyor.

    Bu çikolatanın asıl aroması, şüphesiz ki Antep fıstığından geliyor.

    Başta Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en önemli tarımsal ürünlerinden Antep fıstığı, kıymetli kuruyemişler arasında yer alıyor.

    Antep fıstığının faydaları ise saymakla bitmiyor. İşte günde 1 avuç yemenin inanılmaz etkileri…

    MUCİZE KURUYEMİŞ

    Antep fıstığı, sağlıklı yağlar, protein, vitamin ve mineraller açısından oldukça besleyici bir kuruyemiştir. Düzenli ve dengeli tüketildiğinde, kalp sağlığından sindirim sistemine kadar pek çok fayda sağlayabilir.

    Antep fıstığı, vücutta iltihaplanmayı azaltan sağlıklı yağlar ve antioksidanlar içerir.

    Antep fıstığındaki E vitamini, cildin yenilenmesine ve sağlıklı görünmesine katkı sağlar.

    Düşük glisemik indekse sahip olan Antep fıstığı, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olabilir.

    Ayrıca, sağlıklı yağlar içerdiği için metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekleyebilir.

    ensonhaber iconYağmur Dinç
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gunde-1-avuc-antep-fistigi-yemek-bakin-ne-ise-yariyor/feed/ 0
    “Şeker hastalığıyla mücadele anne karnında başlamalı” https://www.haber60.com.tr/seker-hastaligiyla-mucadele-anne-karninda-baslamali/ https://www.haber60.com.tr/seker-hastaligiyla-mucadele-anne-karninda-baslamali/#respond Tue, 12 Nov 2024 08:21:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/seker-hastaligiyla-mucadele-anne-karninda-baslamali/ Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında yaptığı açıklamada, böbrek hastalıklarının başlıca nedenlerinden biri olan diyabet riskine dikkat çekerek, şeker tüketiminin kontrol altına alınmasının önemini vurguladı.

    Artan şeker tüketimi ve diyabet vakalarındaki yükseliş ülkemizde de çok ciddi rakamlara ulaştı. Ülkemizde 18 yaş üzeri diyabet hastası oranı yüzde 14,5 oldu ve 10 milyonu aşkın kişi diyabet hastası. Ülkemizde diyalize giren hasta sayısı da 65 bine yaklaştı ve bu kişilerin de yüzde 40’ı aynı zamanda diyabet hastası. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Güney California Üniversitesi’nde apılan çarpıcı bir araştırmayı gündeme getirdi. Science dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre, şeker tüketimini kontrol altına almak yalnızca çocukluk ve yetişkinlikte değil, anne karnından itibaren sağlıklı bir geleceğin temelini oluşturuyor.

    REKLAMİLK İKİ YILDA DÜŞÜK ŞEKER TÜKETİMİ, DİYABET VE HİPERTANSİYON RİSKİNİ AZALTIYOR

    Erk, “Vakfımız, yıllardır ülkemizde şeker ve tuz tüketiminin azaltılması için büyük çaba harcıyor. Özellikle gelişme çağındaki çocuklarımızın ambalajlı gıdalardan uzak durması ve şeker tüketiminin minimuma indirilmesi için şehir şehir, okul okul gezerek eğitimlerle farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Dünyada bu konuda yapılmış en güncel araştırmalar da çabamızın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

    TBV Başkanı Erk, Güney California Üniversitesi araştırmacılarının annenin gebelik döneminde ve doğumdan sonraki ilk iki yılda düşük şeker tüketiminin diyabet ve hipertansiyon riskini nasıl azalttığını ortaya koyduğunu belirtti.

    “İkinci Dünya Savaşı’ndaki şeker karnesi uygulamasıyla yapılan karşılaştırmalı çalışmada, düşük şeker tüketimi olan bireylerin diyabet riskinin yüzde 35, hipertansiyon riskinin ise yüzde 20 oranında azaldığı görülmüş. Bu sonuçlar bize, şekerle mücadelenin anne karnından başlaması gerektiğini gösteriyor” diye ekledi.

    Araştırma sonuçlarına göre, hamilelik döneminde ve bebeğin ilk iki yılında şeker tüketiminin azaltılması, diyabet ve hipertansiyonun başlangıcını geciktiriyor. Ayrıca, savaş sonrasında şeker karnesi uygulamasının sona erdiği dönemde İngiltere’de şeker tüketiminin iki katına çıkması, bu dönemde sınırlı şeker tüketen kişilerin yetişkinlikte daha sağlıklı bir durumda olduklarını kanıtlıyor.

    REKLAMŞEKER KARNEMİZ TATLI DEĞİL

    TBV Başkanı Timur Erk, ABD’de uzmanlar, 2 yaş ve üzeri bireylerin şeker alımını günlük kalorinin %10’uyla sınırlamayı önerse de ortalama bir Amerikalı günde yaklaşık 17 tatlı kaşığı ilave şeker tüketiyor. Bu oran, özellikle Tip 2 diyabet ve diğer sağlık sorunları açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Ülkemizde ise bu oran kişi başına 14 tatlı kaşığı seviyesinde, yani bizim de şeker karnemiz pek tatlı görünmüyor” dedi.

    ŞEKER TÜKETİMİNİN AZALTILMASI İÇİN ÖZEL SEKTÖRE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

    Timur Erk, gıda sanayicileri, okullar, restoranlar gibi birçok kurum ve kuruluşun bu konuda harekete geçmesi gerektiğini ve hatta şeker tüketimini azaltmak için acil bir eylem planı hazırlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

    Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Tip 2 diyabetin kontrol altına alınmadığında böbrek hastalıkları, kalp-damar sorunları ve hastalıkları, sinir ve göz hasarları, uzuv kaybı gibi pek çok ciddi komplikasyona yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

    Erk, “Bu tür kronik rahatsızlıklarla mücadele, şeker tüketimini kontrol altında tutmakla başlar. Ülkemizin yeni diyabet hastalarına değil, sağlıklı ve genç bir nüfusa ihtiyacı var” diye ekledi.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/seker-hastaligiyla-mucadele-anne-karninda-baslamali/feed/ 0
    Çocuklarda vitiligo! Ciltte beyaz lekelerle ortaya çıkıyor https://www.haber60.com.tr/cocuklarda-vitiligo-ciltte-beyaz-lekelerle-ortaya-cikiyor/ https://www.haber60.com.tr/cocuklarda-vitiligo-ciltte-beyaz-lekelerle-ortaya-cikiyor/#respond Tue, 12 Nov 2024 08:21:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/cocuklarda-vitiligo-ciltte-beyaz-lekelerle-ortaya-cikiyor/ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Seçkin, “Vitiligo, ciltte yer yer pigment kaybı, dolaysıyla açık renk lekelerin görülmesidir. İlk lezyonlar en sık ellerde, ön kollarda, ayaklarda ve yüzde meydana gelir. Ağız ve göz çevresinde de dağılım sıktır. Vitiligonun bir kısmı kalıtsaldır ve yeni doğanlarda bile görülebilir. Vitiligo doğumdan ileri yaşlara kadar herhangi bir zamanda ortaya çıkabilse de, başlangıç en çok 10-30 yaş arasıdır” dedi.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cocuklarda-vitiligo-ciltte-beyaz-lekelerle-ortaya-cikiyor/feed/ 0
    Sigara içenlerde akciğer kanseri riski 30 kat artıyor https://www.haber60.com.tr/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-riski-30-kat-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-riski-30-kat-artiyor/#respond Thu, 07 Nov 2024 09:30:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-riski-30-kat-artiyor/ Sigara içenlerde akciğer kanseri riski 30 kat artıyor

    Sigara içmeyen bireylerde de çevresel faktörler sonucu akciğer kanseri ortaya çıkabiliyor.

    Ancak sigara içmenin akciğer kanserine yakalanmakta büyük etkisi var.

    Sigara içenlerde “beta karoten” takviyesi, akciğer kanseri riskini artırıyor

    İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Demirci, akciğer kanseri ile ilgili şu bilgiyi paylaştı:

    Akciğer kanseri, en önemli halk sağlığı sorunlarından biri. Bizim toplumumuzda da Batılı toplumlarda da en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türü. Akciğer kanseri, kadınlara göre erkeklerde iki kat daha fazla görülüyor.

    “HER 4 AKCİĞER KANSERİNİN 3’Ü SİGARA İLE İLİŞKİLİ”

    Akciğer kanserinin en önemli nedenlerinden birinin sigara olduğunu vurgulayan Demirci, şu değerlendirmede bulundu:

    Sigara içen bireylerde akciğer kanseri görülme riski, diğer bireylere göre 30 kata varan bir oranda fazla. Her 4 akciğer kanserinin 3’ü sigara ile ilişkili. Erken tanıda 20 yıl ve üstünde sigara içme öyküsü olan yüksek risk grubu olarak tanımladığımız kişilerde düşük doz tomografi taramaları önemli. Bunlar ülkemizde henüz rutin taramalara girmedi, bazı dezavantajları da var ama yüksek risk grubu açısından önem arz ediyor.

    “SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ 40-50 YAŞ ÜSTÜNDE GÖRÜLÜYOR”

    SBÜ Gülhane Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ertürk mide ve özofagus (yemek borusu) kanserleriyle ilgili bilgi vererek, sindirim sistemi kanserlerinin genellikle 40-50 yaş üstü kişilerde görüldüğüne işaret etti.

    Ertürk, mide ve özofagus kanserlerinde erken tanının hayat kurtarıcılığına, özellikle 40-45 yaşını geçmiş kişilerde yeme güçlüğü, kilo kaybı, göğüste ağrı gibi belirtilerde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğine vurgu yaptı.

    YEMEK BORUSU KANSERİNİN NEDENİ ALKOL VE SİGARA

    Ertürk, yemek borusu kanserinin yüzde 90 oranla nedenini alkol ve sigaranın oluşturduğunu aktardı. Mide kanserinin dünyada en sık görülen dördüncü kanser türü olduğuna dikkati çeken Ertürk, Türkiye’de de özellikle doğu bölgelerinde mide kanserine sık rastlandığını dile getirdi.

    BESLENME ALIŞKANLIKLARININ ÖNEMİ

    Onkoloji Diyetisyeni Doç. Dr. Dilşat Baş, “Beslenme alışkanlıklarının kanser gelişiminde yüzde 35 oranında etkili olduğu bilimsel çalışmalarda gösterildi. Bu tüm kanserler için geçerli. Akciğer, mide ve yemek borusu kanserleri gelişiminde ise çok daha fazla etkili olduğunu biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    DOĞRU BESLENME ALIŞKANLIKLARI:

    -İşlenmiş et ürünlerinin kullanılmaması,

    -Şeker ve özellikle şekerli içeceklerin kullanımının oldukça sınırlandırılması,

    -Lifli besin tüketiminin, sebze-meyve tüketiminin artırılması,

    -Kırmızı et tüketiminin azaltılması,

    -Beyaz et, özellikle balık tüketimini artırmak,

    -Fiziksel olarak aktif olmak,

    -Annelerin bebeklerini emzirmesi.

    PSİKOLOJİK DESTEK

    Baş, hastalarda da bireysel beslenme planı oluşturulması, beslenme takibinin yapılması ve bunun tedavi sürecinde sürdürülmesinin önemine dikkati çekti.

    Kanser hastaları ve yakınları için psikoterapinin önemine değinen Uzman Psikolog ve Psikoonkolog Sibel Cesur Akyunak da kanser hastaları ve yakınları için psikolojik desteğin hastalığın zorlu süreçlerinde hem duygusal hem de fiziksel iyilik halini korumaya yardımcı olduğunun altını çizdi.

    Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)ensonhaber iconAslı Didari
    Yazar

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sigara-icenlerde-akciger-kanseri-riski-30-kat-artiyor/feed/ 0
    Erkeklerdeki fiziksel ve duygusal değişimin adı: Andropoz https://www.haber60.com.tr/erkeklerdeki-fiziksel-ve-duygusal-degisimin-adi-andropoz/ https://www.haber60.com.tr/erkeklerdeki-fiziksel-ve-duygusal-degisimin-adi-andropoz/#respond Thu, 07 Nov 2024 09:30:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/erkeklerdeki-fiziksel-ve-duygusal-degisimin-adi-andropoz/ Erkeklerdeki fiziksel ve duygusal değişimin adı: Andropoz

    Kadınların yaşadığı menopoz gibi erkekler de yaşla birlikte görülen hormonal değişiklikler yani andropoz yaşıyor.

    Tabii andropoz ile menopoz arasında bir takım önemli farklar vardır. Tüm kadınlar belirli bir yaşa gelmelerinin ardından menopoz dönemine girerken, tüm erkekler andropoz yaşamıyor.

    Bu süreç genellikle 40 yaşından itibaren başlar ve testosteron seviyelerinde azalma ile karakterizedir.

    Andropoz belirtileri arasında enerji düşüklüğü, cinsel isteksizlik, depresyon, uyku problemleri ve kas gücünde azalma gibi durumlar yer alabilir.

    Andropoz, genellikle yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilir, ancak bazı erkekler için olumsuz etkileri olabilir.

    Duygusal ve fiziksel değişiklikler yaşanması, yaşam kalitesini etkileyebilir. Ancak, bu sürecin kötü olduğu söylenemez; zira birçok erkek bu dönemi başarılı bir şekilde yönetebilir ve yaşamlarını olumlu yönde sürdürebilir.

    SÜRECİN DAHA RAHAT GEÇMESİ İÇİN

    Önemli olan, belirtileri tanımak ve gerektiğinde destek almak. Sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve profesyonel yardım, bu sürecin daha rahat geçmesini sağlayabilir.

    Andropoz, bir dönüşüm süreci olarak görülebilir ve bu süreçte sağlıklı seçimler yapmak önemlidir.

    Andropoz, her bireyde farklı şekilde gelişir ve tedavi yöntemleri arasında yaşam tarzı değişiklikleri, egzersiz, diyet ve bazen hormon tedavisi yer alabilir. Erkeklerin bu süreçte uzman bir doktordan destek alması önemlidir.

    ANDROPOZ NEDEN OLUR?

    Andropozun ilerleyen yaşla beraber ortaya çıkan hipertansiyon, diyabet, damar sertliği gibi sistemik rahatsızlıklar, anksiyete, depresyon, orta-yaş bunalımı gibi psikolojik durumlar, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve cinsiyet hormonlarının seviyelerindeki farklılıklar gibi pek çok sebebi olabilir.

    BELİRTİLERİ

    Andropozun belirtileri kişiden kişiye değişebilir, ancak en yaygın olanları şunlardır:

    Düşük enerji seviyesi: Yorgunluk hissi ve genel enerji düşüklüğü.

    Cinsel istek azalması: Libidoda düşüş, cinsel işlevde zorluk.

    Depresyon ve anksiyete: Duygusal dalgalanmalar, ruh hali değişiklikleri.

    Uyku problemleri: Uykusuzluk veya düzensiz uyku.

    Kas gücünde azalma: Kas kütlesinde kayıp ve güçsüzlük.

    Yağ dağılımında değişiklikler: Karın bölgesinde yağlanma.

    Kemik yoğunluğunda azalma: Osteoporoz riski artabilir.

    Konsantrasyon ve bellek problemleri: Dikkat dağınıklığı ve unutkanlık.

    BÜTÜN ERKEKLER ANDROPOZ GEÇİRİR Mİ?

    Tüm erkekler andropoz belirtilerini yaşamaz. Andropoz, yaşla birlikte görülebilen bir süreçtir, ancak belirtilerin şiddeti ve görülme sıklığı bireyler arasında büyük farklılıklar gösterir.

    Genetik faktörler, yaşam tarzı, sağlık durumu ve hormonal dengeler bu durumu etkileyen unsurlardır.

    Bazı erkekler bu süreci daha hafif geçirebilirken, bazıları daha belirgin belirtiler yaşayabilir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi gibi faktörler, belirtilerin etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.

    ETKİLERİNİ AZALTMAK İÇİN YAPILABİLECEKLER

    Uzmanlar, erkeklerin andropoz öncesi ileri yaşlarda güçlü bir kemik yapısına sahip olabilmeleri için süt tüketimine başlamaları gerektiğini söylüyor.

    Andropozun etkilerini azaltmak için başka stratejiler de uygulanabilir:

    Düzenli egzersiz: Aerobik egzersiz, kuvvet antrenmanı ve esneme hareketleri, enerji seviyelerini artırabilir, kas kütlesini koruyabilir ve genel sağlığı iyileştirebilir.

    Sağlıklı beslenme: Dengeli bir diyet, yeterli protein, sağlıklı yağlar, vitaminler ve mineraller içermelidir. İşlenmiş gıdalardan ve şekerden kaçınmak faydalıdır.

    Yeterli uyku: Düzenli uyku alışkanlıkları oluşturmak, hormon dengesini korumaya yardımcı olabilir. Her gece 7-9 saat uyumak idealdir.

    Stres yönetimi: Meditasyon, yoga veya derin nefes alma teknikleri gibi stres azaltma yöntemleri, ruh hali üzerinde olumlu etki yapabilir.

    Sosyal etkileşim: Arkadaşlar ve aile ile zaman geçirmek, ruh halini iyileştirebilir.

    Düzenli sağlık kontrolleri: Doktor ile düzenli olarak görüşmek, hormonal düzeylerin izlenmesine ve gerektiğinde tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olabilir.

    Hormon tedavisi: Doktor önerisiyle testosteron tedavisi düşünülmeli; ancak bu, dikkatle değerlendirilmeli.

    Bu stratejilerden hangilerinin sizin için en uygun olduğunu belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmak her zaman iyi bir fikirdir.

    SÜRESİ

    Andropozun süresi kişiden kişiye değişir. Genellikle 40 yaşından itibaren başlayabilir ve birkaç yıl boyunca devam edebilir. Bazı erkeklerde belirtiler hafif olabilir ve zamanla düzelirken, bazılarında daha uzun süre devam edebilir.

    Bununla birlikte, andropozun etkileri yaşam boyu sürebilir; hormonal değişiklikler ilerledikçe belirtilerin şiddeti değişebilir. Belirtilerle başa çıkmak için uygun stratejiler geliştirildiğinde, yaşam kalitesi artırılabilir.

    DOKTORA DANIŞMAKTA YARAR VAR

    Evet, andropoz belirtileri yaşıyorsanız bir doktora danışmak sizi rahatlatabilir. Doktor, belirtilerinizi değerlendirebilir, hormon seviyelerinizi test edebilir ve size uygun tedavi seçeneklerini sunabilir.

    Ayrıca, yaşam tarzı değişiklikleri ve sağlıklı alışkanlıklar hakkında bilgi verebilir. Erken müdahale, belirtilerin etkisini azaltabilir.

    ensonhaber iconAslı Didari
    Yazar

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/erkeklerdeki-fiziksel-ve-duygusal-degisimin-adi-andropoz/feed/ 0
    Elektronik sigaraların en tehlikeli türü! Bu aromayı sakın içmeyin.. https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigaralarin-en-tehlikeli-turu-bu-aromayi-sakin-icmeyin/ https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigaralarin-en-tehlikeli-turu-bu-aromayi-sakin-icmeyin/#respond Thu, 07 Nov 2024 09:30:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigaralarin-en-tehlikeli-turu-bu-aromayi-sakin-icmeyin/ Elektronik sigaraların en tehlikeli türü! Bu aromayı sakın içmeyin..

    Elektronik sigara kullanımı, gittikçe artıyor.

    Uzmanlar, sağlık açısından ciddi zararlarına ise sık sık değiniyor.

    McGill Üniversitesi’nden Ajitha Thanabalasuriar’ın öncülüğünde yapılan araştırmada, meyve aromalarının akciğerlerin doğal savunmalarını zayıflattığı ve vücudun zararlı mikropları engellemesini zorlaştırdığı tespit edildi.

    Araştırmaya göre, meyve aromalı elektronik sigaraların içindeki kimyasal bileşenler, akciğer hücrelerinde savunma yollarını engelliyor.

    EN TEHLİKELİSİ BÖĞÜRTLEN

    Bu durum, vücudun zararlı mikroplara karşı savunmasını zayıflatarak, özellikle akciğerlerdeki bağışıklık hücrelerinin hareketlerini değiştiriyor.

    Çalışmada, fareler üzerinde yapılan testlerde, böğürtlen aromalı buharların alveoler makrofajları (akciğer bağışıklık hücreleri) felç ederek bakterilere karşı savunma yapmalarını engellediği görüldü.

    Bu, farelerde hayatta kalma oranının düşmesine yol açtı.

    ensonhaber iconYağmur Dinç
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigaralarin-en-tehlikeli-turu-bu-aromayi-sakin-icmeyin/feed/ 0
    Gümüşhane’de sol gözüne Japon yapıştırıcısı kaçtı https://www.haber60.com.tr/gumushanede-sol-gozune-japon-yapistiricisi-kacti/ https://www.haber60.com.tr/gumushanede-sol-gozune-japon-yapistiricisi-kacti/#respond Thu, 07 Nov 2024 09:30:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/gumushanede-sol-gozune-japon-yapistiricisi-kacti/

    Gümüşhane’de yaşayan İbrahim Harmancı, evdeki bir eşyasını tamir etmek isterken sıktığı tüp içerisindeki yapıştırıcı sol gözüne sıçradı.

    Sol gözüne sıçrayan yapıştırıcı sonrası acil servise başvuran Harmancı, gözünün yıkanmasının ardından muayene için Trabzon’a geldi.

    Kentteki özel bir merkeze başvuran Harmancı’ya yapılan müdahalede, kornea yüzeyinde hafif bir hasara rastlandı.

    İbrahim Harmancı, yapılan tedavi ile tekrar sağlığına kavuştu.

    “BOL SU İLE YIKAYIN”

    Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Özlem Akçay, bu tür yaralanmalarla çok sık karşılaştıklarını söyledi. Akçay “Hastamızın gözüne evde bir şeyle uğraşırken yapıştırıcı atlamış. Tabii son derece bir yanma hissetmiş, bulanık görmesi olmuş. İlk etapta evde yüzünü yıkamış, gözünü yıkamış ve en yakın sağlık kuruluşuna gitmiş. Bu tür yaralanmalarla çok sık karşılaşıyoruz. Evde deterjanlar, çamaşır suları, badana yaparken kireç gibi yabancı isimler gözümüze kaçabiliyor.

    Bu durumda ilk yapacağımız şey gözü eğer ev ortamındaysak hemen bol suyla yıkamak. Asla içeride yabancı cisim varsa ve bunu görüyorsak çıkartmak için uğraşmamak, mümkünse ovalamamak ve kaşımamak gerekiyor. Bol suyla yıkadıktan sonra en yakın sağlık kuruluşuna gelmek mantıklı. Hastamız bize geldi.

    Gözü önce lokal anestezik damla ile uyuşturuyoruz ki daha rahat bir muayene yapalım. Muayenemize bütün göz yüzeyinde yabancı cisim varsa bunu çıkarıyoruz. Tabii çok hassas bir şekilde kornea yüzeye çizildiyse onun için müdahalelerimizi yapabiliyoruz. Göz yaralanmaları bizim acil olarak kabul ettiğimiz ve hemen müdahale etmemiz gereken yaralanmalar.” dedi.

    “ŞANSI VARMIŞ”

    Hastanın kornea yüzeyinde hafif bir hasarı olduğunu ve bunun yapılan tedavi ile toparlandığını kaydeden Akçay, “Şansı varmış. Kornea yüzeyinde hafif bir hasarı vardı. Bunu kolaylıkla toparlayabiliyoruz. Ama bazen kimyasal yanıkların ileri formları olabiliyor. Özellikle badana ve kireç yanıkları çok tehlikeli boyutlara, bazen kornea nakillerine neden olabiliyor. O yüzden yaralanmalarda mutlaka bir göz hekimine başvurmanız gerekiyor. Bazen delici yaralanmalar da olabiliyor. Onlar da bizim biyomikroskopik muayenede mutlaka görülebiliyor.

    Bazen acil koşullarında mikroskopsuz muayenelerde bunlar atlanabiliyor. Biz göz hekimleri olarak delici yaralanma mı değil mi bunu ayırt edebiliyoruz. Onlara uygun müdahaleler yapabiliyoruz. Bazen yabancı isimleri kendi imkanlarınca evde çıkartmaya çalışıyorlar. Hem enfeksiyon için çok büyük bir risk faktörü oluyor.

    Hem de onu çıkartmak için gösterdikleri müdahalelerde tabii ki dışarıdan o kadar boyutta gözükmese de biz burada görüyoruz korneanın son derece çizildiği tahriş olduğu göz içi yapılarının ve enfeksiyon kaptığını görebiliyoruz. Böyle müdahalelerde önce göz hekimine gelmelerini tavsiye ediyoruz. Şu an hastamızın durumu iyi. Zaten buraya gelmeden önce sağlık kuruluşuna uğramış.

    Oradaki arkadaşlar gözüne yıkama yapmışlar ve bizden aldıkları önerilerle kapatmışlar. Bize geldiğinde en azından göz koruma altına alınmıştı. Şu an görmeyle ilgili bir kayıp olacağını düşünmüyorum. Minimal problemlerimiz var. Onları da medikal tedaviyle atlatabilecek durumda.” şeklinde konuştu.

    “GÖZÜME PERDE İNDİ”

    Görme yetisinin tekrar yerine geldiğini kaydeden İbrahim Harmancı, tedavisini yapan doktora teşekkür etti. Harmancı, “Başıma talihsiz bir kaza geldi. Hafta sonu bir iş ile uğraşırken gözüme Japon yapıştırıcısı geldi. Tabii onun acısıyla bir panik bir korku yaşadık. Daha önceden muayene olduğum özel bir hastanenin doktoru var Özlem Hanım’a ulaştık. Kendisi bize ilk olarak panik yapmamamız gerektiğini söyledi.

    Hemen gözümü bol su ile yıkamamı istedi. Yakında bir sağlık kuruluşu varsa ona gitmemi söyledi. Sağlık kuruluşuna ulaştık. Gözümü yıkadılar. Gözümü kapattılar. Gerekli işlemi yaptılar. Trabzon’a geldim. Burada gerekli kontrolleri yaptılar.

    Gözümüzde ufak bir şey var ama şu anda ilk kapanmıştı ilk anda göremiyordum. Şu an ilk ana göre çok rahatladım ve görme yetim yerine geldi. İlk anda gözüme perde inmiş gibiydi ama şu an görebiliyorum.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gumushanede-sol-gozune-japon-yapistiricisi-kacti/feed/ 0
    Bilim insanları, yumurta kabuğu olmadan civciv büyüttü https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yumurta-kabugu-olmadan-civciv-buyuttu/ https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yumurta-kabugu-olmadan-civciv-buyuttu/#respond Thu, 07 Nov 2024 09:30:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yumurta-kabugu-olmadan-civciv-buyuttu/ Bilim insanları, yumurta kabuğu olmadan civciv büyüttü

    Bilim insanları, her geçen gün şaşırtmaya devam ediyor.

    Bu defa yumurta kabuğu olmadan civciv büyütüldü.

    Bilim insanları, laboratuvar ortamında şeffaf yumurta kabuğu üretmeyi defalarca denedi, ancak başarılı olamadı.

    Fakat denemekten vazgeçmediler.

    Uzun süren araştırmalar, Japonya’da sonuç verdi.

    ÜÇ GÜNLÜK EMBRİYOLAR KABUKTAN ÇIKTI

    Embriyoları şeffaf yapay bir kültür kabında kuluçkaya yatırmayı deneyen araştırmacılar, üç günlük kuluçkadan sonra embriyoları kabuklarından çıkardı. Ancak bu embriyolar normal bir şekilde gelişmedi, çünkü yumurta sarısının zarı, üçüncü gün itibariyle kuruyarak gelişimi olumsuz etkiledi.

    JAPON ARAŞTIRMACILAR DEVREYE GİRDİ

    Japon araştırmacılar, bu sorunu çözmek adına tavuk yumurtalarını şeffaf filmden yapılmış yapay bir kültür kabına yerleştirdi. Böylece yumurtlama sürecinden civcivin yumurtadan çıkışına kadar olan gelişim aşamalarını izlemeyi başardılar. Üstelik yumurta sarısının kurumasını önlemek için, 7 derece açılı bir döner çalkalayıcı kullanarak zarı korudular.

    Yeni yöntem sayesinde kültüre alınan embriyolar kademeli olarak gelişti ve kuluçka başlangıcından itibaren 21. günde sağlıklı civcivler dünyaya geldi. Araştırmacılar, bu süreçte makroskopik embriyo gelişim aşamalarını gerçek zamanlı olarak gözlemlemeyi başardıklarını belirtiyorlar.

    BAZI ARAŞTIRMALARA IŞIK TUTABİLİR

    Bu buluş, biyolojik değişikliklerin gerçek zamanlı olarak izlenmesine olanak tanıyan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, bu tekniğin toksik kimyasal analizler ve kök hücre araştırmaları gibi alanlar için yeni bir araç sağlayabileceğini ifade ediyor. Özellikle toksikoloji, kök hücre araştırmaları, biyo-görüntüleme ve rejeneratif tıp gibi disiplinlerde güçlü bir araç olma potansiyeli taşıdığı vurgulanıyor.

    ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bilim-insanlari-yumurta-kabugu-olmadan-civciv-buyuttu/feed/ 0
    Karaciğer hasarına dikkat! İşte 5 erken belirti https://www.haber60.com.tr/karaciger-hasarina-dikkat-iste-5-erken-belirti/ https://www.haber60.com.tr/karaciger-hasarina-dikkat-iste-5-erken-belirti/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/karaciger-hasarina-dikkat-iste-5-erken-belirti/ Karaciğer, kanın pıhtılaşmasını düzenlemek, toksinleri kan dolaşımından uzaklaştırmak ve safra üretimine yardımcı olmak gibi çok sayıda önemli işlevi yerine getiren bir organ. Bu nedenle karaciğer sorunları göz ardı edilmemeli. Çok fazla alkol almak, tip 2 diyabet hastası olmak, ortak iğne kullanmak ve ailede karaciğer hastalığı öyküsü olması karaciğer hasarına yol açabilecek ciddi faktörlerin başında geliyor. ABD’deki Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Bobo Panini, karaciğer hastalıklarının belirtilerinin genellikle önemli karaciğer hasarı oluşana kadar ortaya çıkmadığını belirtiyor. Şarku’l Avsat’ın HuffPost’tan aktardığı habere göre, karaciğer hasarının 5 erken belirtisi şunlar:
    * Ciltte veya gözlerde sararma
    * Koyu renkli idrar
    * Kafa karışıklığı
    * Bacaklarda veya karında şişlik
    * Kolay morarma ve kanama.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/karaciger-hasarina-dikkat-iste-5-erken-belirti/feed/ 0
    Grip mevsimi https://www.haber60.com.tr/grip-mevsimi/ https://www.haber60.com.tr/grip-mevsimi/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/grip-mevsimi/ İnfluenza virüsünün yol açtığı grip, bir enfeksiyon hastalığı. Havaların soğumasıyla birlikte grip görülme sıklığı da artıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Şirin Elmi, gripten korunmak için alınması gereken önlemleri anlattı. Uzm. Dr. Elmi, “Gripten korunmada kişisel hijyen çok önemlidir. Özellikle çocukların ve tüm bireylerin kişisel hijyen konusunda bilinçlenmeleri, hayatları boyunca hastalıklardan korunmalarında büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

    BULAŞMA İÇİN RİSKLİ ALAN
    Gribin, influenza virüslerinin sebep olduğu yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı ile gibi belirtiler verdiğini söyleyen Uzm. Dr. Elmi, şöyle dedi: “Hastalık belirtilerinin başlamasından 1 gün önce bulaştırıcılık başlar ve 7 gün süresince devam edebilir. Küçük çocuklarda bulaştırma süresi 10 güne kadar uzayabilir. Enfeksiyon öksürme, hapşırma, konuşma esnasında çıkan damlacıklarla ve solunum yolu salgılarının ağız, burun mukozası ve göze teması ile yayılır. Öksürük ya da hapşırık sırasında ağız ellerle kapatıldığında virüsler ellere, oradan da dokunulan çeşitli yüzeylere bulaşır. İnsanlar bu yüzeylere elle temas ederek, virüsü alırlar ve ellerini ağızlarına, burunlarına ve gözlerine temas ettirerek, hastalığı yayarlar. 1 metrelik mesafe bulaşma için riskli alandır. Virüs 0-4 C arasında haftalarca canlılığını sürdürebildiği için kış aylarında daha sık enfeksiyon oluşturur.”

    AŞI KORUYOR
    Gripten korunmada en etkili yollardan bir tanesinin de aşı olduğunu belirten Uzm. Dr. Elmi, “Grip aşısının içeriği her yıl yenilenmektedir. Aşı ile vücuda verilen cansız influenza virüs antijenleri, savunma hücrelerini harekete geçirir ve vücutta virüse karşı savunma oluşturur. Savunma hücrelerinin oluşması için 2-3 haftalık bir süre geçmesi gerekir. Bu süreden sonra vücut, influenza virüsü ile karşılaştığında, daha önceden aşı ile vücut, virüsü tanımış olduğu için hastalık oluşmasını önlemektedir. Koruyuculuğu yüzde 80 civarındadır. Grip aşısı canlı virüs içermediği için gribe, sebep olmaz” dedi.

    EL HİJYENİ ÇOK ÖNEMLİ
    UZM. Dr. Elmi, günlük yaşantıda tüm ihtiyaçları karşılayan ellerin, birçok bulaşıcı hastalık taşıyabileceğinin altını çizerek, şunları söyledi: “Temiz görünen ellerde hastalık yapıcı binlerce mikroorganizma bulunabilir. Grip, sarılık, ishal yapan etkenler, bağırsak parazitleri, eller aracılığı ile ağza, oradan da vücuda yayılır. Çocuklar, vücut dirençleri daha zayıf olduğu için daha kolay hasta olurlar. Özellikle tuvaletten sonra ellerin gerektiği gibi yıkanmaması, okulda çocuklar arasında yapılan silgi, kalem gibi eşyaların alışverişinde bile mikrop transferine neden olur. Öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara bulaşan hastalık yapıcı mikroplar eller aracılığıyla vücuda alınabilir.”

    1 DAKİKA BOYUNCA YIKAYIN
    EL yıkamanın, diğer birçok bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi gribin bulaşmasının engellenmesinde altın kural olduğunu belirten Uzm. Dr. Elmi, nasıl el yıkanacağını ise şöyle anlattı: “El yıkarken, ellerin bütün yüzeyleri ve parmak araları su ve sabun ile iyice köpürtülerek yıkanmalıdır. Suya ulaşılamayan durumlarda alkol içeren el antiseptikler kullanılabilir. Yıkama süresi en 1 dakika olmalıdır. Eller normal zamana göre daha sık ve şüpheli yüzeylere temastan sonra yıkanmalıdır.

    5 GÜNDEN FAZLA SÜRÜYORSA DİKKAT
    GRİBİN, çoğunlukla hastaneye gitmeyi gerektirecek bir hastalık olmamasına rağmen 5 günden fazla süren 38°C ve üstü ateş, koyu iltihaplı balgam, zor nefes alma veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ishal ve kusma gibi şikayetler oluştuğunda ise mutlaka bir hastaneye başvurmak gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Elmi, şöyle dedi:”Risk altındaki kişilerin ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. 60 yaş üstü olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda, sağlık çalışanlarında gribin riski daha yüksektir.”

    İSTİRAHAT EDİN
    GRİBİN tedavisinde istirahatin çok önemli olduğunu ve bulaştırıcılığı önlemek için hastalık belirtilerinin geçmesinden bir gün sonrasına kadar sürdürülmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Elmi, şunlara dikkat çekti: “Bol sıvı alınmalı, beslenmeye dikkat edilmeli ve sigara içilmemeli. Hastalık bir virüs tarafından oluşturulduğu için antibiyotik kullanımı gereksiz ve faydasızdır.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/grip-mevsimi/feed/ 0
    Yaşlandıkça içine kapanıyor https://www.haber60.com.tr/yaslandikca-icine-kapaniyor/ https://www.haber60.com.tr/yaslandikca-icine-kapaniyor/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/yaslandikca-icine-kapaniyor/ İngiltere’de bilim insanları tarafından yapılan araştırmada, yaşlanmanın sadece insanlar üzerinde değil, hayvanlar üzerinde de benzer sosyal etkiler yarattığı ifade edildi. Çalışmaya göre bazı hayvanlar, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde sosyal etkileşimlerini azaltarak daha fazla bireysel zamana yöneliyor. Bilim insanları, yaşa bağlı bu sosyal geri çekilmenin biyolojik değişimler, çevresel stres faktörleri ve içgüdüsel davranışlarla bağlantılı olabileceğini belirtti.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yaslandikca-icine-kapaniyor/feed/ 0
    Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan “aile hekimliği” açıklaması https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/ Bakan Memişoğlu, 30 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğiyle getirilen uygulamalara ilişkin hekimlere ve topluma seslendiği videolu açıklamasını yayımladı.

    Sağlık Bakanlığının sosyal medya hesaplarından da paylaşılan açıklamasında, sağlığın dünyanın en önemli hizmet sektörlerinden birisi olduğuna işaret eden Memişoğlu, Bakanlık olarak sürekli gelişen bir sağlık sistemi ve nitelikli bir hizmet sunumu amacıyla aile hekimliğini etkili ve verimli kılmak üzere bir süredir çalıştıklarını aktardı.

    Alanlarında tecrübeli ve sahaya hakim bir ekiple, çok sayıda hekimle ve paydaşla görüşerek yönetmeliğin hazırlandığını, kamuoyu ve sağlık çalışanlarıyla paylaşıldığını belirten Memişoğlu, şunları kaydetti:

    “Kuşkusuz temel sağlık hizmetleri noktasında aile hekimliği, birinci basamakta çok mühim bir yer tutuyor. Aile hekimliğinin ikinci ve üçüncü basamakla entegrasyonu, sağlık hizmeti sunumunda kritik önem arz ediyor. Hekim-hasta ilişkisinin mahremiyeti ve manevi boyutunu önemseyen bir hekim ve Bakan olarak aile hekimliğini, hekim-hasta ilişkisinde güvenin tesis edildiği çok önemli bir zemin olarak görüyorum. Sağlık Bakanlığı olarak da en temelde vatandaşımızın sağlık hizmetine temas ettiği ilk noktanın ‘aile hekimi’ olmasını istiyoruz. Önceliğimiz, hastalanmadan vatandaşlarımızın sağlığını koruyabilmektir.”

    – “Aile hekimlerimiz müsterih olsunlar”

    İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemde nitelikli bir Aile Sağlığı Merkezi konsepti üzerine çalıştıklarını, Türkiye’nin ilk kurumsal kimliğine sahip aile hekimliklerini Sağlık Bakanlığının bütçesi ile İstanbul’da o dönem hayata geçirdiklerini anımsatan Memişoğlu, aile hekimliğinin fiziki altyapısının oluşturulmasının yanında entegre sağlık hizmetleri zinciri içerisinde bu yapının işlevsel olarak yapılandırılmasının da önem taşıdığına dikkati çekti.

    Bakan Memişoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Sağlık çalışanlarımızın memnuniyetinin, aynı zamanda sağlık hizmeti alan hastalarımızın memnuniyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu noktada aile hekimlerimiz müsterih olsunlar. Zira bu çalışma ile eş zamanlı olarak hem sağlık çalışanlarımızın hem de sağlık hizmeti alan vatandaşlarımızın memnuniyetini amaçlıyoruz ve daha nitelikli hizmet sunmayı hedefliyoruz.

    Yeni düzenlemeyle hekim başına düşen hasta sayısını azaltarak vatandaşlarımıza aile hekimliklerince ayrılan süreyi artırıyoruz, kronik hastalık ve kanserlere yönelik tarama ve izlemlerin etkin yapılmasını teşvik ediyoruz. Yeni düzenlemeyle birlikte her bir aile hekimimize kayıtlı vatandaş sayısını 4 binden 3 bin 500’e düşürdük. Bu sayede vatandaşlarımıza kaliteli hizmet sunmayı hedeflerken hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın memnuniyetini artırmayı amaçlıyoruz.”

    “VATANDAŞLARIMIZ AİLE HEKİMLERİMİZE GÜVENSİNLER”

    Söz konusu yönetmelik değişikliğiyle toplumun hastalık yüküne göre hizmet planlamasını yaptıklarını, özellikle kronik hastaların, 65 yaş ve üstü kişilerin etkin takibi ile hastalığın azaltılmasını ve akılcı ilaç kullanımının özendirilmesini amaçladıklarını belirten Memişoğlu, “Önümüzdeki aydan itibaren hem aile hekimlerimizin hem de vatandaşlarımızın birinci basamak sağlık hizmetinin verimliliği noktasında memnun kalacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Bakan Memişoğlu, şöyle devam etti:

    “Buradan aile hekimlerimize güvendiğimi ve inandığımı özellikle ifade etmek istiyorum. Aile hekimlerimiz, yeni yönetmelik hayata geçtikten sonra yine öneri ve taleplerini bize iletebilirler. Vatandaşlarımızdan tek bir isteğim var; sağlıkla alakalı herhangi bir endişeleri olduğunda akıllarına ilk olarak aile hekimlerimiz gelsin ve aile hekimlerimize güvensinler.

    Bakan olarak ben de vatandaşlarımızın sağlığını öncelikle aile hekimlerimiz üzerinden takip ediyor olacağım. Sağlıkta değer bazlı bir yaklaşıma aile hekimliği üzerinden yeni bir başlangıç yaptığımızı da vurgulamak istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi en içten duygularımla selamlıyor ve Allah’a emanet ediyorum.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/feed/ 0
    Diş çürüklerini yoğurtla önleyin https://www.haber60.com.tr/dis-curuklerini-yogurtla-onleyin/ https://www.haber60.com.tr/dis-curuklerini-yogurtla-onleyin/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/dis-curuklerini-yogurtla-onleyin/ Ağız ve diş sağlığına zarar veren yiyecekler olduğu gibi faydalı besinler de var. Bu faydalı besinlerin başında probiyotikler geliyor. Probiyotikler, ağızdaki yararlı bakterilerin sayısını artırıyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının genel sağlık için olduğu kadar diş sağlığı için de önemli olduğunu belirten Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Baki Meşe, “Ağız ve diş sağlığına zarar veren yiyecekler olduğu gibi faydalı besinler de var. Yapılan araştırmalar gösterdi ki probiyotikler, ağızdaki yararlı bakterilerin sayısını artırıyor. Yoğurt, kefir ve fermente sebzeler gibi probiyotik açısından zengin besinler ağızdaki faydalı bakterilerin sayısını artırarak zararlı bakterilerin çoğalmasını önlüyor” dedi.

    KALSİYUM ÖNEMLİ
    Diş sağlığı için özellikle D ve C vitaminlerinin de önemli olduğunu vurgulan Uzm. Dr. Meşe, “D vitamini, kalsiyumun dişler ve kemikler için kullanılabilir hale gelmesini sağlar. C vitamini ise diş eti hastalıklarını önleyebilir” dedi.

    SAĞLIKLI DİŞLER İÇİN BESLENME REÇETESİ
    DİŞsağlığını korumak ve güçlendirmek için dengeli bir diyet, düzenli diş bakımı ve zararlı gıdalardan kaçınmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Meşe, “Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek genel sağlığımız için önemli olduğu kadar dişlerimizin sağlığı için de önemlidir” dedi. Uzm. Dr. Meşe, diş sağlığına faydalı olan besinleri ve faydalarını şöyle sıraladı:

    LİFLİ SEBZE VE MEYVELER TÜKÜRÜK ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR
    Süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri, yüksek miktarda kalsiyum ve fosfor içerir. Aynı zamanda tükürük üretimini artırarak, ağızdaki asitleri nötralize eder. Ayrıca, elma ve havuç gibi lifli sebze ve meyveler, çiğneme sırasında dişleri mekanik olarak temizler ve tükürük üretimini teşvik eder.

    BALIK VE YUMURTA SARISI DİŞLERİ GÜÇLENDİRİYOR
    Diş sağlığı için en önemli vitaminlerden biri de D vitaminidir. Bu vitamin, kalsiyumun dişler ve kemikler için kullanılabilir hale gelmesini sağlar. Güneş ışığı en iyi D vitamini kaynağıdır. Ancak balık, yumurta sarısı gibi besinlerden de alınabilir.

    DİŞ ETLERİ İÇİN BİBER, ÇİLEK VE TURUNÇGİLLER
    C vitamini de diş etlerinin sağlığı için çok önemli. C vitamini diş eti hastalıklarını önleyebilir. Turunçgiller, biber, çilek gibi C vitamini açısından zengin besinler tüketmek diş etlerini güçlendirir. Florür ise diş minesinin güçlenmesine yardımcı olur ve çürük oluşma riskini azaltır.

    ŞEKER; DİŞ MİNESİNE ZARAR VERİR
    Şekerli ve asidik gıdalar, diş sağlığına ciddi zarar verebilir. Şeker, ağızdaki bakterilerle etkileşime girerek asit üretir. Bu asitler, diş minesini etkiler ve zamanla dişlerde aşınmaya ve çürümeye yol açabilir. Bu tür yiyecek ve içecekleri sınırlı tüketmek ve sonrasında su ile ağzı çalkalamak önemlidir.

    SU İÇMEK AĞIZ SAĞLIĞI İÇİN ÇOK FAYDALI
    Su, diş sağlığını korumada kritik bir role sahip . Su içmek, ağızdaki yiyecek parçalarını temizler ve asitleri nötralize eder. Ayrıca, florürlü su içmek, diş minesinin güçlenmesine katkı sağlar. Tükürük üretimini artırarak diş çürüklerine karşı koruyucu bir bariyer oluşturur.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dis-curuklerini-yogurtla-onleyin/feed/ 0
    Karaciğer dostu besinler https://www.haber60.com.tr/karaciger-dostu-besinler/ https://www.haber60.com.tr/karaciger-dostu-besinler/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/karaciger-dostu-besinler/ Medical Park Florya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Meltem Boz, karaciğer yağlanmasına dikkat çekerek, beslenme önerilerinde bulundu. Boz, “Karaciğer yağlanması, bilimsel adı ile ‘hepatosteatoz’ olarak adlandırılan ve şiddetine bağlı olarak farklı derecelerde saptanabilen, karaciğer hücrelerinin çeşitli iç ve dış etkenlerle aşırı yağ biriktirmesi ile karakterize sağlık sorunudur. Metabolizmamızın kilit noktası konumunda yer alan karaciğer sağlığının bozulması yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, insülin direnci ve tip 2 diyabetle gibi pek çok farklı hastalığın da tetikleyicisi olabilmektedir” dedi.

    NEDEN OLAN FAKTÖRLER
    Boz, karaciğer yağlanmasına neden olan faktörleri şöyle sıraladı:
    Genetik faktörler.
    Yanlış yaşam tarzı alışkanlıkları ve beslenme davranışları.
    Beden kitle indeksinin yüksek olması, bel çevresi ölçüsünün referans değerlerinin üzerinde olması, hızlı kilo artışı.
    Yetersiz fiziksel aktivite.
    Rafine karbonhidrat tüketiminin fazla olması, trans ve doymuş yağların beslenmede çok yer alması.
    Asitli, şekerli ve alkollü içecek tüketimi.

    SİROZA NEDEN OLABİLİR
    BOZ, karaciğerin pek çok yaşamsal göreve sahip olduğunu belirterek, “Kanın temizlenmesi, kan plazma proteinlerinin üretiminin desteklenmesi, vücudun zararlı maddeleri detoksifiye etmesi, amonyağın eliminasyonu, çeşitli makro ve mikro besin ögelerinin depolanması, bağışıklık için immun yanıt, vücuda gerekli olan birçok biyokimyasal ve endokrin madde salınımı gibi pek çok yaşamsal göreve daha sahiptir. Bu görevlerinin hepsini veya bazılarını yerine getiremiyor olması sonucu hepatit, siroz, damar tıkanıklığı, inme, kalp ve damar hastalıkları, çeşitli kanserler, bağışıklık sisteminin zayıflaması, diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, obezite gibi hastalıkları tetikleyebilir” dedi.

    BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZI DÜZENLEYİN
    Karaciğerin, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ile kendini yenileyebilen bir organ olduğunu söyleyen Boz, karaciğer dostu beslenme önerilerini ise şöyle sıraladı:
    Düzenli ve yeterli su tüketin.
    Akdeniz tipi beslenin.
    İşlenmiş ve rafine edilmiş besinlerden kaçının.
    Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeye dikkat edin.
    Çiğ ceviz, zeytinyağı, avokado, badem, fındık, hindistancevizi yağı gibi bitkisel yağ kaynaklarını düzenli tüketin.
    Yağlı tohumları (kuruyemişleri) kavrulmuş ve tuzsuz olarak tüketin.
    Hayvansal ve doymuş yağların tamamından kaçının.
    Bütün sakatat ve şarküteri ürünlerinden, sucuk, sosis, hindi füme, salam vb. kaçının.
    Kırmızı et, beyaz et veya balık ürünleri asla kızartılmamalı, derileri ve yağlı kısımları tüketilmemeli.
    Yoğurt ayran, peynir, kefir gibi süt ürünlerinin hepsi yarım yağlı ve kaymaksız olacak şekilde tercih edilmeli.
    Kaymak, krema, ketçap, mayonez, salça, tahin, susam gibi ürünlerden kaçınılmalı.
    Karaciğeri detoksifiye edecek şekilde çok renkli beslenilmeli.
    Karbonhidrat ve basit şekerlerden uzak durulmalı.
    Şuruplu, kremalı, tatlandırıcılı, şekerli, asitli bütün içeceklerden uzak durulmalı.
    Alkol tüketiminden kaçınılmalı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/karaciger-dostu-besinler/feed/ 0
    Robotik cerrahiyle 9 saniyede göz operasyonu https://www.haber60.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/ Göz bozukluklarının düzeltilmesinde yaklaşık 25 yıldır çeşitli lazer tedavileri uygulanıyor. Ancak, robotik cerrahi göz rahatsızlıklarının düzeltilmesinde yepyeni bir dönem başlattı. Bunun en büyük tanığı ve uygulayıcısı olan Türkiye’deki ilk lazer operasyonunu gerçekleştiren doktorlardan Dünyagöz Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Volkan Hürmeriç, saniyeler içinde yapılabilen yeni tedavi yöntemlerini anlattı.

    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE LAZER TEDAVİLERİ
    Göz bozukluklarında yaklaşık 25 yıldır uygulanmakta olan PRK, No Touch tekniğinin artık çok az vakada uygulandığına dikkat çeken Doç. Dr. Hürmeriç, “İyileşme sürecinde 2-3 gün şiddetli ağrı yapması ve görme netliğinin yavaş oluşması nedeniyle bugün bu teknikler kullanılmamaktadır” dedi. 2000 yılından sonra LASIK tedavisini kullanmaya başladıklarını anlatan Doç. Dr. Hürmeriç, “Kartal gözü tedavisi olarak bilinen bu yöntem çok yaygınlaştı. Ancak LASIK tedavisinde kornea dokusu üzerinde flep kesisi oluşturmaktayız ve alttaki yatağa ikinci bir lazerle (excimer lazer) uygulayıp numarayı düzeltmekteyiz. Tekniğin karmaşık olması hem cerrahi süreci uzatmakta hem de göz kuruluğu riskini artırmaktadır” diye konuştu.

    2 SAAT İÇİNDE NORMAL YAŞAMA GEÇİŞ
    Son 10 yıldır ise SMILE Lazer uyguladıklarını söyleyen Doç. Dr. Hürmeriç, şu bilgileri verdi: “Bu lazerin en büyük özelliği, daha önce kullandığımız yöntemlerden farklı olarak, gözün üst tabakasına etki etmemesidir. SMILE uygularken ne lazeri gözün üst tarafına atıyoruz ne de flep hazırlıyoruz. Kornea dokusu şeffaf olduğu için dokunun ortasında üç boyutlu yazılı gibi numara değişikliği sağlanabiliyor. Sadece 2 milimetrelik giriş yeri açılması ve flep oluşturulmaması hastaların 1-2 saat gibi kısa bir süre içinde normal yaşantılarına dönmelerini sağlıyor.”

    LAZERE ROBOT DAHİL OLDU
    Kullanılan SMILE platformunda 2 yıl önce büyük bir değişiklik olduğunu ve SMILE Pro (SMILE Professional) adı verilen farklı bir teknik kullanılmaya başlandığını söyleyen Doç. Dr. Hürmeriç, bu tekniğin göz bozukluklarında nasıl bir dönem başlattığını ise şöyle açıkladı: “SMILE Pro tekniğine robotik cerrahinin dahil olmasıyla tedavi artık çok daha hızlı yapılabilmektedir. Bu tekniği uygulayabildiğimiz gözlerde, tedavinin tümü 9 saniye içerisinde tamamlanabilmektedir. 9 saniye o kadar etkileyici bir süre ki hem hastaların işlem sırasında yaşadığı deneyim açısından hem de biz hekimler açısından şaşırtıcı. Şu anda miyop ve astigmat hastalarında kullanıyoruz. 1-2 ay sonra hipermetrop gözlere de bu tekniği yapmaya başlayacağız.”

    DEVRİM NİTELİĞİNDE
    DOÇ. Dr. Hürmeriç, bu tekniğin hızlanmanın yanında daha önce uygulanan tekniklerde elde edilen sonuçları da bir basamak ileriye götürdüğünü söyleyerek, “Şunu düşünün, gözlüklerinizden kurtulmak için bir tedavi oluyorsunuz, bu tedavi 5-6 dakika içerisinde tamamlanıyor. Aynı gün akşam görmeniz netleşmeye başlıyor. Ertesi gün normal yaşamınıza aynen devam edebiliyorsunuz. Birçok hastamız öğlen tedavilerini olup, akşam dışarı çıkabiliyorlar. Günümüzde teknolojinin getirdiği devrim niteliğinde bir olaydır bu” diye konuştu.

    OPERASYON KORKUSUNU ORTADAN KALDIRIYOR
    Robotik cerrahiyle yapılan operasyonların hastaya da önemli kolaylıklar sağladığına dikkat çeken Doç. Dr. Hürmeriç, “Bugüne kadar uygulanan tüm lazerler bir sedye üzerindeki hastanın tünel gibi bir yapının içerisine alınması ile yapılmaktaydı. Klostrofobik bir ortam olduğu için bazı hastalar bundan etkilenmekteydi. SMILE Pro’da hasta sedyede yatarken, önünde hiçbir şey olmuyor. Gözüne damla damlatıyoruz ve ardından robotik bir kol aracılığıyla karşılarına bir hedef geliyor. Hasta buraya bakmaya başlıyor. İşlem tamamlandıktan sonra bu robotik kol kaldırılıyor ve ikinci aşamada ikinci bir robotik kol geliyor. Böylesine uygulama rahatlığı sağlayan bu tedavi lazer korkusu olan hastaların işlem korkusunu ortadan kaldırıyor” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/robotik-cerrahiyle-9-saniyede-goz-operasyonu/feed/ 0
    Yeni evli İrem Helvacıoğlu ve Ural Kaspar küfür ve beddualara tepki gösterdi! İrem Helvacıoğlu: Bundan sonraki süreçte… https://www.haber60.com.tr/yeni-evli-irem-helvacioglu-ve-ural-kaspar-kufur-ve-beddualara-tepki-gosterdi-irem-helvacioglu-bundan-sonraki-surecte/ https://www.haber60.com.tr/yeni-evli-irem-helvacioglu-ve-ural-kaspar-kufur-ve-beddualara-tepki-gosterdi-irem-helvacioglu-bundan-sonraki-surecte/#respond Sun, 03 Nov 2024 17:05:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/yeni-evli-irem-helvacioglu-ve-ural-kaspar-kufur-ve-beddualara-tepki-gosterdi-irem-helvacioglu-bundan-sonraki-surecte/ Yeni evli İrem Helvacıoğlu ve Ural Kaspar küfür ve beddualara tepki gösterdi! İrem Helvacıoğlu: Bundan sonraki süreçte…

    Ünlü oyuncu İrem Helvacıoğlu, geçtiğimiz günlerde hayatını işletmeci Ural Kaspar’la birleştirdi. Önceki gün yeni evli çift, bir mekan çıkışında görüntülendi.

    Yeni evli İrem Helvacıoğlu ve Ural Kaspar küfür ve beddualara tepki gösterdi! İrem Helvacıoğlu: Bundan sonraki süreçte…

    TAVIRLARI SOSYAL MEDYANIN DİKKATİNİ ÇEKTİ

    Mekan çıkışında İrem Helvacıoğlu’nun eşi Ural Kaspar’ın gergin tavırları dikkat çekti.

    Yeni evli İrem Helvacıoğlu ve Ural Kaspar küfür ve beddualara tepki gösterdi! İrem Helvacıoğlu: Bundan sonraki süreçte…

    ÜNLÜ OYUNCUDAN AÇIKLAMA

    Kaspar’ın tavırları sosyal medya takipçilerinin acımasız yorumlarına neden oldu. Sosyal medya üzerinden yapılan yorumlar sonrası ünlü oyuncudan açıklama geldi.

    Yeni evli İrem Helvacıoğlu ve Ural Kaspar küfür ve beddualara tepki gösterdi! İrem Helvacıoğlu: Bundan sonraki süreçte…

    “BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE…”

    Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Helvacıoğlu, “Hayatlarımızın en mutlu günlerinde bu açıklamayı yapmak zorunda kalmak gerçekten her ikimiz için de son derece üzücü. Düğün gecemizden itibaren başlayan ve ısrarlı bir şekilde devam eden olumsuz yorumları günlerdir üzülerek okuyoruz. Ancak özellikle son günlerde ağza dahi alınmayacak hakaretleri, bedduaları, ithamları ve özlük haklarımıza ve aile olma kararımıza karşı yapılan saldırıları da kabullenmediğimiz gibi hak etmiyoruz da. Bizler evlendik, aile olduk, çok mutluyuz ve en mutlu anlarımızı da büyük bir heyecanla sizlerle paylaştık. Bu mutlu günlerimizi paylaşırken hissettiğimiz samimiyetimizin karşılığı edilen binlerce hakaret ve küfür asla olmamalıydı. En son dün gece sabaha karşı basına yansıyan görüntülerdeki; olumsuz gelebilecek soru ve yorumlardan kaçma hamlemizin bile yanlış yorumlara neden olduğunu görünce sizlere bu satırları yazmak istedik. Bundan sonraki süreçte göstereceğiniz yakınlık ve anlayış için şimdiden sizlere teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yeni evli İrem Helvacıoğlu ve Ural Kaspar küfür ve beddualara tepki gösterdi! İrem Helvacıoğlu: Bundan sonraki süreçte…

    Ünlü oyuncu İrem Helvacıoğlu, geçtiğimiz ocak ayında ayrıldığı sevgilisi Ural Kaspar ile sosyal medya hesabından barıştığını duyurmuştu.

    Sevgilisiyle siyah beyaz fotoğraflarını paylaşan ünlü oyuncu aşkını ilan etmişti.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yeni-evli-irem-helvacioglu-ve-ural-kaspar-kufur-ve-beddualara-tepki-gosterdi-irem-helvacioglu-bundan-sonraki-surecte/feed/ 0
    Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı! https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/#respond Sat, 02 Nov 2024 15:01:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/ Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

    Sosyetik güzel çocuklarıyla deniz keyfi yaptı. Aslışah Alkoçlar ve Kaan Demirağ çiftinin oğlu Cem ve kızı Ada sosyal medya ilgi odağı oldu.

    Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

    Uzun süreli birlikteliklerini evlilikle taçlandıran Aslışah Alkoçlar ve Kaan Demirağ çifti, 2021 yılında oğulları Cem’e kavuşmuştu.

    Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

    Çiftin çocukları Cem, geçtiğimiz günlerde 3 yaşına girmişti.

    Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

    Son olarak Dubaide yaşayan aile, küçük bir kutlama yapmıştı.

    Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

    Minik Cem hem okul arkadaşlarıyla hem de ailesiyle yeni yaşını kutlamıştı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/feed/ 0
    Hafsanur Sancaktutan, Volkan Demirel’in eski bir fotoğrafını paylaştı https://www.haber60.com.tr/hafsanur-sancaktutan-volkan-demirelin-eski-bir-fotografini-paylasti/ https://www.haber60.com.tr/hafsanur-sancaktutan-volkan-demirelin-eski-bir-fotografini-paylasti/#respond Thu, 31 Oct 2024 15:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/hafsanur-sancaktutan-volkan-demirelin-eski-bir-fotografini-paylasti/ Hafsanur Sancaktutan, Volkan Demirel'in eski bir fotoğrafını paylaştı

    Birçok başarılı yapımda rol alan ve cesur sahneleriyle çok konuşulan güzel oyuncu Hafsanur Sancaktutan, son günlerin en popüler isimlerinden biri.

    Şimdilerde kendisi gibi oyuncu olan Kubilay Aka ile doludizgin bir ilişki yaşayan Hafsanur Sancaktutan, sosyal medya hesabından son zamanlarda yaptığı paylaşımlarla dikkat çekiyor.

    KARELERDE VOLKAN DEMİREL VAR

    Sancaktutan, bu defa hem kendi karelerini de hem de sette çektiği pozları paylaştı. Oyuncu karelerinin sonuna bir de Volkan Demirel sürprizi yaptı.

    Güzel oyuncu yayınladığı karelere şu notu düştü: “Petito yendi ayıcık geldi”

    ensonhaber iconÇağla Pınar Yılmaz
    Yazar

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hafsanur-sancaktutan-volkan-demirelin-eski-bir-fotografini-paylasti/feed/ 0
    Pakistan’da çocuk aşısı yapan ekibe saldırı: 2 polis öldü https://www.haber60.com.tr/pakistanda-cocuk-asisi-yapan-ekibe-saldiri-2-polis-oldu/ https://www.haber60.com.tr/pakistanda-cocuk-asisi-yapan-ekibe-saldiri-2-polis-oldu/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/pakistanda-cocuk-asisi-yapan-ekibe-saldiri-2-polis-oldu/ Pakistan'da çocuk aşısı yapan ekibe saldırı: 2 polis öldü

    Pakistan’da çocuk aşısı yapmak üzere otomobil ile seyahat eden sağlık ekibi silahlı saldırıya uğradı.

    Orakzai bölgesinde yaşanan saldırıda aşılama ekibine korumalık yapan 2 polis yaşamını yitirdi.

    2 POLİS ÖLDÜRÜLDÜ

    Sağlık çalışanlarına destek veren polisler ile çatışmaya giren 3 saldırgan, çıkan çatışmada öldü.

    Dawn gazetesindeki habere göre, saldırı sonrası bir saldırgan yakalanarak gözaltına alındı.

    PAKİSTAN’DA ÇOCUK FELCİ AŞISI KAMPANYASI

    Etkili aşı kampanyaları sayesinde birçok ülkede ortadan kaldırılan veya büyük oranda azaltılan çocuk felci vakaları, halihazırda aşı erişiminin kısıtlı olduğu Afganistan ve Pakistan’da görülmeye devam ediyor.

    Pakistan’da sağlık çalışanlarına yönelik sıkça görülen yönelik saldırılar ise aşı kampanyalarını sekteye uğratıyor.

    Pakistan eylülde çocuk felci aşısı kampanyasını başlatmış, 30 milyon çocuğun aşılanacağını duyurmuştu.

    ensonhaber iconBüşra Yıldız
    Muhabir

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/pakistanda-cocuk-asisi-yapan-ekibe-saldiri-2-polis-oldu/feed/ 0
    Edirne’de kaza yaptı: Yaralı halde 2 kilometre yürüyüp hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/edirnede-kaza-yapti-yarali-halde-2-kilometre-yuruyup-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/edirnede-kaza-yapti-yarali-halde-2-kilometre-yuruyup-hayatini-kaybetti/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/edirnede-kaza-yapti-yarali-halde-2-kilometre-yuruyup-hayatini-kaybetti/ Edirne'de kaza yaptı: Yaralı halde 2 kilometre yürüyüp hayatını kaybetti

    Edirne’nin Keşan ilçesinde 22 FS 037 plakalı otomobil ile Boztepe köyü istikametine giden Onur Özkan, kaza yaptı.

    Boztepe köyü eski yolunda yaptığı kazada ağır yaralanan Özkan, kendi imkanlarıyla otomobilden çıkarak, Sanayi Kavşağı istikametine doğru yürümeye başladı.

    KENDİ İMKANLARIYLA ARAÇTAN ÇIKTI: 2 KM YÜRÜDÜ

    Onur Özkan, yaralı halde yaklaşık 2 kilometre yürüdükten sonra bir ticaret merkezi yakınlarında yol kenarında yere yığıldı.

    Yoldan geçenler tarafından fark edilen Özkan, ihbar üzerine gelen ambulans ile Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    KURTARILAMADI

    Yoğun bakıma alınan Onur Özkan, yapılan tüm müdahalelere rağmen bir gün sonra hayatını kaybetti.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)ensonhaber iconCan Badak
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/edirnede-kaza-yapti-yarali-halde-2-kilometre-yuruyup-hayatini-kaybetti/feed/ 0
    ‘Topal’ şarkısı yüzünden yaralama: Şüpheliler yargı önünde https://www.haber60.com.tr/topal-sarkisi-yuzunden-yaralama-supheliler-yargi-onunde/ https://www.haber60.com.tr/topal-sarkisi-yuzunden-yaralama-supheliler-yargi-onunde/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/topal-sarkisi-yuzunden-yaralama-supheliler-yargi-onunde/ 'Topal' şarkısı yüzünden yaralama: Şüpheliler yargı önünde

    Kayseri’de 21 Haziran akşamı Pınarbaşı ilçesinde meydana gelen olayda, CHP üyesi Şerafettin Bahadır’ın otomobili, Pınarbaşı’nın önceki dönem MHP’li belediye başkanı Menduh Uzunluoğlu’nun kardeşi Ejder ve yeğeni Mehmet Uzunluoğlu tarafından durduruldu.

    Darbedilen Bahadır, tabancayla ayağından vuruldu.

    ÇIKARILDIKLARI MAHKEMEDE TUTUKLANDILAR

    İhbar üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edilirken Pınarbaşı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Şerafettin Bahadır, Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edilip tedaviye alındı.

    Gözaltına alınan Ejder ve Mehmet Uzunluoğlu, çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı.

    ‘TOPAL’ ŞARKISI EŞLİĞİNDE ÇEKİLEN GÖRÜNTÜLER MENDUH UZUNLUOĞLU’NA GÖNDERME OLARAK YORUMLANMIŞTI

    CHP’li Şerafettin Bahadır, geçen 31 Mart’ta yapılan seçimlerin ardından şarkıcı Oğuz Yılmaz’ın, ‘Geliyorum Ankara’nın elinden/ Kaşıkları çekilmedin belinden/ Seni gidi topal/ Seni hain topal/ Seni gidi topal bu gece de burda kal/ Yandan çarklı geliyor da kaçın/ Kapıları, bacaları kapatın/ Seni gidi topal/ Seni hain topal/ Seni gidi topal bu gece de burda kal’ sözlerinden oluşan ‘Topal’ şarkısı eşliğinde oyun oynamış ve çekilen görüntüler MHP’li başkan adayı Menduh Uzunluoğlu’na gönderme olarak yorumlanmış, sosyal medyada da gündem olmuştu.

    9 YILDAN 15 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ

    Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanıp, iddianame düzenlendi.

    Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanıklar hakkında ‘Kasten öldürmeye teşebbüs etme’ suçundan ayrı ayrı 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

    Kayseri 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar ve avukatları hazır bulundu.

    “ŞERAFETTİN BAHADIR KÜFREDEREK MEHMET UZUNOĞLU’NA VURMAYA BAŞLADI”

    CHP üyesi Şerafettin Bahadır, duruşmaya tekerlekli sandalye ile getirildi.

    Duruşmada Bahadır’ın kızı Gülseren Bahadır da tanık olarak dinlendi.

    Ejder Uzunluoğlu, duruşmada şu açıklamalarda bulundu:

    Müştekiyi tanımam. Biz onun aracının önünü kesmedik. Mehmet Uzunluoğlu ile içki içiyorduk. İçkimiz bitmişti. Sigara ve alkol almak için ilçe merkezine gittik. 3-4 köy geçtikten sonra Şerafettin Bahadır’ın aracıyla karşılaştık. Yol dardı, biz sağda bekledik o karşıdan geçerken el kol işareti yaptı. ‘Bu ne demek istiyor’ diye merak ettim. Aracı döndürdük, arkasından gittik. Aramızda husumet yoktu. 1-1,5 kilometre gittik. Büyükkömarmut Mahallesi’ndeki meydanda durdu. Şerafettin Bahadır araçtan inip elindeki değnekle üzerimize geldi. Mehmet Uzunluoğlu araçtan benden önce indi. Arabaya yöneldi. Şerafettin Bahadır küfrederek Mehmet Uzunluoğlu’na vurmaya başladı. ‘Ne yapıyorsun?’ diye bağırdım.

    “PİŞMANIM, TAHLİYEMİ İSTİYORUM”

    Sözlerini sürdüren Ejder Uzunluoğlu, devamında şöyle konuştu:

    Yeğenim yerde yatıyordu. Şerafettin Bahadır bağırdığımı duydu, bana yöneldi. ‘Şimdi sıra sana geldi’ diye küfretti. Belinden ruhsatsız silahımı çıkardım. 3 el yere doğru ateş ettim. Sonra aracıma yöneldim. Yeğenim aklıma geldi, ‘Hadi gidiyoruz’ dedim. O da Şerafettin’in elinden sopayı almış, tam aracının camına vuracaktı beni duydu. Sonra beraber arabaya bindik. Yeğenimi bıraktıktan sonra jandarmanın beni aradığını öğrendim. Jandarmaya gittim. Böyle olmasını istemezdim. Müştekinin silahımdan çıkan mermiyle yaralandığını düşünüyorum. Pişmanım, tahliyemi istiyorum. Belediye başkanlığı seçimleri döneminde ben müştekiyi tehdit etmedim.

    “BEN DEĞNEĞİ ALIP BİR TANE VURMUŞ OLABİLİRİM, SONRASINI HATIRLAMIYORUM”

    Tutuklu sanıklardan Mehmet Uzunluoğlu ise şu sözleri sarf etti:

    Olay günü köyde çalışıyordum. Ejder Uzunluoğlu geldi, bana yardım etti. Sonra 3-4 içki içtik. Alkolümüz ve sigaramız bitti, ilçeye almaya gidiyorduk. Merkeze giderken kırmızı bir araba karşıdan geliyordu. Şoför bize el hareketi yaptı. Peşine gittik. Yaklaşık 1,5 kilometre sonra Büyükkömarmut Mahallesi’nde araç park halindeydi. Biz de yaklaşık 5-6 metre ileriye park ettik. Ben Ejder Uzunluoğlu’ndan önce indim. Şerafettin Bahadır araçtan sopayla indi. Bana vurdu, düştüm. Ben yerdeyken bacaklarıma vurdu. Ejder Uzunluoğlu, ‘ne yapıyorsun?’ diye bağırdı. Ben zorla doğruldum. Müşteki yerdeydi, ben değneği alıp bir tane vurmuş olabilirim. Sonrasını hatırlamıyorum. Arabasının camına vuracaktım, Ejder Uzunluoğlu bağırınca vazgeçtim. Müşteki Şerafettin Bahadır’ın nasıl yaralandığını bilmiyorum. Ben onu hayatımda hiç görmedim. Pişmanım.

    “‘ARABADA KIZIM VAR’ DEDİM”

    Sanıkları tanımadığını belirten Şerafettin Bahadır da “Olay günü ilçe merkezde kuaförde çalışan kızımı işinden aldım köyümüze gidiyorduk. Büyükkömarmut Mahallesi’ne yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yol kenarında bekleyen bir araç vardı. Ben yoluma devam ettim. Diğer araçta 2-3 kişi vardı. Bizi takip etmeye başladılar. Ben yolun ortasından gidiyordum, diğer araç beni geçmeye çalıştı. Mahalle içinde araç benim önüme kırdı. Durmak zorunda kaldım. Araçtan indim, diğer araçtan inen Ejder ve Mehmet’e ‘Arabada kızım var’ dedim. Mehmet Uzunluoğlu elinden dolu olan içki kutusunu bana fırlattı. Yüzüme denk geldi. Mehmet Uzunluoğlu, ‘Senin yaptığın şeyin acısını alacağız. Canını okuyacağız. Canını alacağız’ dedi. Mehmet Uzunluoğlu elindeki değnekle bana vurmaya başladı. Elime yüzüme vurdu. Ejder Uzunluoğlu bizi seyrediyordu. Bir el silah sesi duydum. Bacağıma geldi. Çok acı çektim. Sonrasını hatırlamıyorum.” şeklinde konuştu.

    Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

    “BİZ MÜLKÜN TEMELİNE SIĞINMAYA GELDİK”

    Adliye önünde gazetecilere açıklamalarda bulunan Şerafettin Bahadır, şu sözleri sarf etti:

    Orada, ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazısını görüyoruz. Biz bu mülkün temeline sığınmaya geldik. Biz yanlış yapmadık. Kimseyle uğraşmadık, dedikodu yapmadık, hakaret etmedik. Bize yapılan bir haksızlık var. Bunun incelemesini de sizlerle beraber, hep beraber çekiyoruz. Üzgünüm. Kusura bakmasınlar ama böyle bir şey olması da çok üzücü bir olay.

    “BU BASİT BİR ADLİ VAKA VE ADLİ OLAY DEĞİL”

    Duruşmaya katılıp sonrasında açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel ise “31 Mart seçimlerinde tekrarlanan Kayseri Pınarbaşı Belediye Başkanlığı seçiminin hemen akabinde 2 şehir eşkıyası tarafından kızının yanında pusu kurularak ağır bir şekilde darbedilen sonra da silahla vurularak yaralanan Şerafettin Bahadır’ın bugün görülen ilk duruşması için Kayseri Adliyesi’ndeyiz. Bu olayı gerçekleştirenler belediye başkanlığını kaybeden eski belediye başkanının kardeşi ve yeğeniydi. Biz bu alçakça saldırıyı bir kez daha buradan kınıyoruz ve lanetliyoruz. Bu basit bir adli vaka ve adli olay değil.” şeklinde konuştu.

    “BİZİM SAKİNLİĞİMİZİ, SÜKUNETİMİZİ VE NEZAKETİMİZİ KİMSE ZAFİYET OLARAK ALGILAMASIN”

    Sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını aktaran Yücel, “Cumhuriyet Halk Partisi bu davanın, bu sürecin sonuna kadar takipçisi. Genel merkeziyle milletvekilleriyle, il başkanıyla, il örgütüyle ve ilçe örgütüyle bu davanın hukuki sürecin sonuna kadar takipçisiyiz. Kayseri’de ya da Pınarbaşı’nda mafyacılık oynayan şehir eşkıyalarına asla ve asla pabuç bırakmayacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyorum. Bizim sakinliğimizi, sükunetimizi ve nezaketimizi kimse zafiyet olarak algılamasın. Zafiyet zannetmesin. Biz bu sürecin sonuna kadar takipçisiyiz. Bu olayı gerçekleştirenler ve arkasındaki kişiler azmettiriciler en ağır şekilde cezalandırılıncaya kadar Cumhuriyet Halk Partisi bu işin peşini bırakmayacaktır.” ifadelerinde bulundu.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)ensonhaber iconÖznur Kaya
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/topal-sarkisi-yuzunden-yaralama-supheliler-yargi-onunde/feed/ 0
    Neslihan Atagül’ün kardeşine benzerliği gündem oldu! Kardeşlere yorum yağdı https://www.haber60.com.tr/neslihan-atagulun-kardesine-benzerligi-gundem-oldu-kardeslere-yorum-yagdi/ https://www.haber60.com.tr/neslihan-atagulun-kardesine-benzerligi-gundem-oldu-kardeslere-yorum-yagdi/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/neslihan-atagulun-kardesine-benzerligi-gundem-oldu-kardeslere-yorum-yagdi/ Neslihan Atagül'ün kardeşine benzerliği gündem oldu! Kardeşlere yorum yağdı

    2016 yılında Kadir Doğulu ile evlenen Neslihan Atagül, şu sıralar bambaşka bir heyecan içinde; anne olmaya hazırlanıyor.

    BEBEĞİNİ BEKLİYOR

    Hamileliğinde 5. ayı geride bırakan ünlü oyuncu, bir erkek bebek bekliyor.

    Magazin gündeminde her zaman yer alan Atagül, bu kez ağabeyiyle gündeme geldi.

    İlkay Atagül’ün ünlü kız kardeşiyle olan benzerliği ise, ünlü ismin hayranları tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.

    ANNE RUS

    Babaları Türk, anneleri Beyaz Rus (Belarus) olan Atagül kardeşler, adeta birbirlerinin ikizi gibi benziyorlar. Sosyal medyada yayılan fotoğrafları, takipçileri tarafından büyük ilgi gördü.

    Gözlerden uzak ve sakin bir hayat süren ağabey İlkay Atagül, genellikle basından uzak duruyor. Kendisi, evli ve bir kız çocuğu babası.

    ensonhaber iconÇağla Pınar Yılmaz
    Yazar

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/neslihan-atagulun-kardesine-benzerligi-gundem-oldu-kardeslere-yorum-yagdi/feed/ 0
    Şarkıcı Shawn Mendes: Cinselliğimi yeni keşfediyorum https://www.haber60.com.tr/sarkici-shawn-mendes-cinselligimi-yeni-kesfediyorum/ https://www.haber60.com.tr/sarkici-shawn-mendes-cinselligimi-yeni-kesfediyorum/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/sarkici-shawn-mendes-cinselligimi-yeni-kesfediyorum/ Şarkıcı Shawn Mendes: Cinselliğimi yeni keşfediyorum

    Camila Cabello ve Sabrina Carpenter ile tutuştuğu aşk üçgeni ile çok konuşulan şarkıcı Shawn Mendes, çarpıcı itiraflarda bulundu.

    Aşk hayatındaki sansasyonlarla gündeme gelen Mendes, ABD’nin Colorado eyaletinde konser verdi.

    Sürekli medyada “eşcinsel” olduğu iddialarının sürülmesine tepki gösteren genç şarkıcı, bu konuda kafasının nasıl karışık olduğunu, “Bazen biliyorum, bazen de bilmiyorum. Bu çok korkutucu geliyor çünkü toplumun bu konuyla ilgili söyleyeceği çok şey var” diyerek anlattı.

    “CİNSELLİĞİMİ YENİ YENİ KEŞFEDİYORUM”

    Şarkıcı, “çoğu kişi gibi cinselliğini yeni yeni keşfetmeye çalıştığını” söyledi.

    Cinsel yönelimi hakkında konuşan Mendes, bu konuda kafasının nasıl karışık olduğunu, “Bazen biliyorum, bazen de bilmiyorum. Bu çok korkutucu geliyor çünkü toplumun bu konuyla ilgili söyleyeceği çok şey var” diyerek anlattı.

    “CİNSELLİK ÇOK GÜZEL VE KARIŞIK”

    Mendes, “15 yaşındakilerin yaptığı çoğu şeyi yapmadım ve kendimle ilgili bu yaşta keşfedilmesi gereken yönlerimi bulamadım. İnsanlar cinselliğimle ilgili çok fazla yorumda bulunuyor, ancak bu saçma, çünkü cinsellik çok güzel ve karışık bir şey, kalıplara yerleştirmesi zor.” diye konuştu.

    EŞCİNSELLİK İDDİALARINI REDDETTİ

    Ünlü şarkıcı, geçmişte eşcinsel olduğuna dair çıkan spekülasyonlara yönelik “İnsanlar bir şeyleri varsaydığında çok sinirleniyorum, çünkü herkesin benim gibi bir destek ağı olmayabilir ve bu onları kötü etkileyebilir.” açıklamasında bulunarak iddiaları reddetti.

    ensonhaber iconBüşra Yıldız
    Muhabir

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sarkici-shawn-mendes-cinselligimi-yeni-kesfediyorum/feed/ 0
    Onur Buldu’nun eşi Duygu Kozoğlu güzelliğiyle gündem oldu https://www.haber60.com.tr/onur-buldunun-esi-duygu-kozoglu-guzelligiyle-gundem-oldu/ https://www.haber60.com.tr/onur-buldunun-esi-duygu-kozoglu-guzelligiyle-gundem-oldu/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/onur-buldunun-esi-duygu-kozoglu-guzelligiyle-gundem-oldu/ Onur Buldu'nun eşi Duygu Kozoğlu güzelliğiyle gündem oldu

    Güldür Güldür Show’a Onur Buldu ve Ecem Erkek yeniden katıldı.

    Onur Buldu, ‘Güldür Güldür Show’un afişini paylaşarak esprili bir şekilde; “Canlarım şöyle bir kişilik yer açsak. Sığarım araya çok sıkıştırmayın kendinizi” demişti.

    Yeni sezonu başlayan Güldür Güldür’e dönen Onur Buldu özel hayatıyla da merak ediliyor.

    Onur Buldu, 2020’de öğretmen Duygu Kozoğlu ile sessiz sedasız nikah masasına oturmuştu. Çift, kızları Masal’ı kucaklarına alarak, ilk kez anne ve baba olmanın sevincini yaşamıştı.

    Geçtiğimiz günlerde kameralara yakalanan çift “Nazardan çok korkuyoruz. Masal’ı çekmezseniz çok mutlu olurum” diyerek dikkat çekmişti.

    ensonhaber iconÇağla Pınar Yılmaz
    Yazar

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/onur-buldunun-esi-duygu-kozoglu-guzelligiyle-gundem-oldu/feed/ 0
    Trabzonspor, Fenerbahçe maçının hazırlıklarına devam etti https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-macinin-hazirliklarina-devam-etti/ https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-macinin-hazirliklarina-devam-etti/#respond Wed, 30 Oct 2024 14:44:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-macinin-hazirliklarina-devam-etti/ Trabzonspor, Fenerbahçe maçının hazırlıklarına devam etti

    Trabzonspor, Süper Lig’in 11’inci haftasında oynayacağı Fenerbahçe maçı hazırlıklarına bugün yaptığı antrenmanla devam etti.

    Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde teknik direktör Şenol Güneş’in yaptığı antrenmanda oyuncular, topla teknik ısınmanın ardından sprint çalışması gerçekleştirdi.

    HAZIRLIKLAR DEVAM EDECEK

    Antrenman, dar alanda oyun ile sona erdi. Bordo-mavili takımı, saat 11.00’de yapacağı antrenmanla Fenerbahçe maçı hazırlıklarını sürdürecek.

    Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)ensonhaber iconEmre Çalışkan
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/trabzonspor-fenerbahce-macinin-hazirliklarina-devam-etti/feed/ 0
    Çorum’da kontrolden çıkan otomobil yaya kaldırımına çıktı: 2 yaralı https://www.haber60.com.tr/corumda-kontrolden-cikan-otomobil-yaya-kaldirimina-cikti-2-yarali/ https://www.haber60.com.tr/corumda-kontrolden-cikan-otomobil-yaya-kaldirimina-cikti-2-yarali/#respond Wed, 30 Oct 2024 05:09:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/corumda-kontrolden-cikan-otomobil-yaya-kaldirimina-cikti-2-yarali/ Çorum'da kontrolden çıkan otomobil yaya kaldırımına çıktı: 2 yaralı

    Çorum’un Alaca ilçesinde, Alaca-Yozgat karayolunda, Alaca’dan Yozgat istikametine seyir halinde olan Muhammet Furkan Çetin yönetimindeki 06 BJR 288 plakalı otomobil Emniyet Kavşağı’na geldiği sırada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak savrulup orta refüje çıktıktan sonra yaya kaldırımına çarparak durabildi.

    YARALILAR TEDAVİ ALTINDA

    Kazada sürücü ve yanında yolcu olarak bulunan Ahmet Erdugan yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis ekipleri sevk edildi.

    Sağlık görevlileri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralılar ambulanslarla Alaca Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

    Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)ensonhaber iconFatih Yıldırım
    Yazar

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/corumda-kontrolden-cikan-otomobil-yaya-kaldirimina-cikti-2-yarali/feed/ 0
    Kısmetse olur yarışmacısı Ayça Ekin Beğen evlendi https://www.haber60.com.tr/kismetse-olur-yarismacisi-ayca-ekin-begen-evlendi/ https://www.haber60.com.tr/kismetse-olur-yarismacisi-ayca-ekin-begen-evlendi/#respond Sun, 27 Oct 2024 06:00:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/kismetse-olur-yarismacisi-ayca-ekin-begen-evlendi/ Kısmetse olur yarışmacısı Ayça Ekin Beğen evlendi

    Kısmetse Olur programının yarışmacıları tek tek bekarlığa veda ediyor…

    Aybüke Çangal’ın evlilik teklifinin ardından, kadın yarışmacılardan bir isim daha dünyaevine girdiğini duyurdu.

    Polemikleri ve çalkantılı aşk hayatıyla dikkatleri üzerine çeken Ayça Ekin Beğen, dün evlendiğini duyurdu.

    EVLENDİ

    Uzun süredir gizli gizli aşk yaşadığı gizemli sevgilisiyle evlenen Beğen, sosyal medyadan yaptığı gelinlikli paylaşımıyla hayranlarını şaşırttı.

    ARKADAŞLARIYLA DOYASIYA PARTİLEDİ

    Düğününe birçok ünlü ismi ve arkadaşlarını çağıran fenomen, düğün sonrası arkadaşlarıyla partiledi.

    GİZEMLİ DAMAT MERAK EDİLDİ

    Ani bir evlilik kararıyla hayranlarını da şaşırtan fenomenin, eşiyle nerede tanıştığı, evlilik kararını nasıl aldığı merak edildi.

    İŞTE FENOMEN AYÇA’NIN DÜĞÜNÜNDEN KARELER

    ensonhaber iconBüşra Yıldız
    Muhabir

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kismetse-olur-yarismacisi-ayca-ekin-begen-evlendi/feed/ 0
    Kocaeli’de Kadınlar Epoksi Kurslarıyla Aile Ekonomisine Katkı Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/kocaelide-kadinlar-epoksi-kurslariyla-aile-ekonomisine-katki-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/kocaelide-kadinlar-epoksi-kurslariyla-aile-ekonomisine-katki-sagliyor/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/kocaelide-kadinlar-epoksi-kurslariyla-aile-ekonomisine-katki-sagliyor/ Kocaeli’de kadınlar, aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla KO-MEK merkezlerinde epoksi kurslarıyla eğitim alıyor.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin KO-MEK merkezlerinde son zamanlarda vatandaşlar tarafından oldukça ilgi duyulan epoksi kursları, gerek hobi amaçlı öğrenmek isteyenlerin, gerekse bu işin ticaretini yapmak isteyenlerin eğitim merkezi olmuş durumda. KO-MEK Karamürsel kurs merkezi de epoksi kurslarıyla oldukça dikkat çekiyor. Burada alanında uzman eğitmenler tarafından eğitim alan kursiyerler, 3. haftanın sonunda kalıplar dökülerek ilk el emeği göz nuru ürünleri hazırlamanın mutluluğunu yaşadı. Yapımı oldukça dikkat isteyen birçok kimyasal ve boyanın karışımı ile hazırlanan epoksi ürünleri gencinden yaşlısına birçok vatandaşın dikkatini çekmiş durumda. Evde doğal ürünler yaparak satışını gerçekleştiren Pelin Gülmez, “Evde yaptığım doğal ürünleri satın alan müşterilerime beni tercih etmelerinden dolayı teşekkür etmek için, sattığım ürünlerin yanına doğal hediyeler koymak istedim. Biraz araştırınca KO-MEK’te epoksi kursu olduğunu öğrendim. Müşteriler doğal ürünler tercih ettiği için ben de bu kursa gelerek doğal bir şeyler yapmak istedim. Şimdiden birçok çeşit ürün hazırladım. Evde hazırladığım ürünlerin yanında gönderdiğim sürprizleri gören müşterilerim bu durumdan oldukça memnun kaldılar. KO-MEK’te epoksi öğrenmem benim işlerimi de artırdı. Bu durumdan hem müşterilerim hem de ben oldukça memnunuz” diye ifade etti.

    44 kurs merkezinde 387 farklı branşta binlerce kursiyere eğitim veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK), verdiği epoksi kursuyla vatandaşların yeni ve farklı bir eğitim almalarını sağlarken, hem kadın girişimciliği artıyor, hem de kursiyerlere yeni bir kazanç kapısı açılıyor. Usta eller tarafından epoksi reçinesi ve boyası hazırlanarak anahtarlık, tablo, takı, tepsi ve bunun gibi birçok farklı alanda kullanılan hediyelik eşyalar hazırlanabiliyor. – KOCAELİ

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kocaelide-kadinlar-epoksi-kurslariyla-aile-ekonomisine-katki-sagliyor/feed/ 0
    Bilecik’te Kadına Yönelik Şiddet Eğitimi https://www.haber60.com.tr/bilecikte-kadina-yonelik-siddet-egitimi/ https://www.haber60.com.tr/bilecikte-kadina-yonelik-siddet-egitimi/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/bilecikte-kadina-yonelik-siddet-egitimi/ Bilecik’te Polis Meslek Yüksek Okulu öğrencilerine ‘Aile İçi İletişim ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Eğitimi’ düzenlendi.

    Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından ‘Aile İçi İletişim’ ve ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ konularında Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde eğitim alan polis adaylarına farkındalık eğitimi düzenlendi. Eğitime Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü 1. Sınıf Emniyet Müdürü Suat Günbey, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü İlkay Türkoğlu, kıdemli polis memurları ve Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personelleri katıldı.

    “Kadınların maruz kalabileceği şiddete karşı bilinçlendiler”

    Verilen eğitim hakkında bilgi veren Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü İlkay Türkoğlu, “Polis okula öğrencilerimize Kadın Acil Destek (KADES), ‘Kadın Acil Destek Uygulaması’ ve ‘Aile İçi İletişim ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Eğitimi’ için bir araya geldiler. Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Bilecik Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nde görevli sosyal hizmet uzmanı tarafından gerçekleştirilen panelde özellikle kadına yönelik şiddetin hayati bir konu olduğunu belirterek bu sebeple kadınların maruz kalabileceği şiddete karşı bilinçlendirildiler. KADES uygulaması ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ALO 183 Sosyal Destek Hattı hakkında bilgi verildi. Panelde ayrıca kadına yönelik şiddetin ve istismarın ne olduğu, şiddetin çeşitleri, şiddetin nedenleri, şiddet veya istismar gören kadınların başvurabileceği yerler ve yaralanabileceği haklardan bahsedildi. Ayrıca, birlikte ortak yapılabilecek çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunduktan sonra gerçekleşen panel sona erdi” dedi.

    Öte yandan eğitim sonunda katılımcılara sertifika verildi. – BİLECİK

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bilecikte-kadina-yonelik-siddet-egitimi/feed/ 0
    Esenyurt’ta Meme Kanseri Farkındalığı Artıyor https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor/ Esenyurtlu kadınlar meme kanserine karşı artık daha bilinçli

    İSTANBUL – Esenyurt Belediyesi’nin meme kanserine farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği seminerde, erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Programda katılan 40 yaş üstü kadınlar, ücretsiz mamografi ve ön muayene yapılmak üzere belediyenin anlaşmalı olduğunu hastanelere davet edildi.

    Esenyurt Belediyesi tarafından 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde seminer düzenlendi. Programa, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuri Faruk Aykan, Genel Cerrah Doç. Dr. Ebru Esen ve Psikiyatr Dr. Öğr. Üyesi Levent Tekin konuşmacı olarak katıldı. Çağımızın hastalığı kanserden korunmanın yolları ve erken teşhisin öneminin vurgulandığı seminerde, kanserin psikolojik etkileri de konuşuldu. Uzmanlar, bu kanser türünün son yıllarda görülme sıklığının arttığını, ancak doğru tedavi ile ölümlerin azaldığını belirtti. Programda ayrıca meme kanserinde erken tanının tedavi başarısını artırdığına dikkat çekildi. Seminer sırasında vatandaşlardan gelen sorulara ayrıntılı cevaplar verilirken, 40 yaş üstü kadınlar Esenyurt Belediyesi’nin anlaşmalı olduğu hastanelere ücretsiz mamografi ve ön muayene yapılmak üzere davet edildi. Programa katılan Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, bu anlamlı etkinliğe destek sağlayan doktorlara ve hastane yönetimine plaket takdim etti.

    “356 kadına mamografi hizmeti sunduk”

    Son yıllarda giderek artan meme kanserine farkındalık oluşturmak amacıyla böyle bir etkinlik düzenlediklerini söyleyen Başkan Özer, “Hasta olmadan önce sağlığın kıymetini bilmek ve gereğini yapmak gerekir. İşte bu nedenle en önemli iş burada mamografi çekme işi. Bununla ilgili biz daha önce bir çalışma yaptık. 356 kadına mamografi hizmeti sunduk. Katılım yoğundu. Demek ki kadınlar bilgili. Ama bunu daha da büyütmek lazım. Rahim ağzı sağlık taraması ile ilgili bir çalışmamız oldu. Bununla ilgili de gerekli taramaları, çalışmaları yürütüyoruz. Mobil sağlık aracımız var. Altı ayda kadınlara yönelik olarak ev temizliği hizmeti sunduk. 8 bin 530 kadına sosyal danışmalık, kurumlara yönlendirme ve hastanelerde randevu hizmeti verdik. Yatalak, engelli ve talepte bulunan bin 500 kadın belediye personelimiz sağlık hizmetimizden faydalandı. Kadınlar, kültürel ve eğitimsel faaliyetlerimize katıldı. Çünkü toplumun asıl mimarları kadınlardır. Kadın varsa bir yerde hayat var, kadın varsa ilerlemek var. Yaşasın sağlıklı kadın diyoruz. Bu konuda biz belediye olarak üstümüze düşen her şeyi yapmaya çalışıyoruz” dedi.

    “Bizleri ücretsiz olarak hastaneye götürüp mamografi testini yapacaklar”

    Seminerin kadınlar için çok faydalı olduğunu belirten Aynur Kara, “Burada sağlığımızla ilgili çok şey öğrendik. Yılda en az bir kere tarama yaptırmamız gereken bir rahatsızlık. Belediyemizde bize böyle bir imkan sunmuş. Bizim için çok faydalı oldu. Şimdi bilgilendirme yapıldı. Daha sonra bizleri ücretsiz olarak hastaneye götürüp mamografi testini yapacaklar. Bu da çok güzel bir şey. Bizim için çok büyük kolaylık oldu” diye konuştu.

    “böyle seminerleri çok faydalı buluyorum”

    Meme kanseri konusunda tüm kadınların bilinçli olması gerektiğini ifade eden Songül Günay ise, “1992 yılında kendim kitleyi fark ederek ameliyat oldum. O yüzden bu konuda herkesin bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun eğitimi okullarda bile verilmeli. Çünkü bilmeden sağlığımızı es geçiyoruz. Bilgimiz olmadığı için dikkat etmiyoruz. Böyle seminerlerin olması çok güzel, çok faydalı buluyorum. İnsanlar sağlığının farkına varmalı” diyerek emeği geçenlere teşekkür etti.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindaligi-artiyor/feed/ 0
    16 Yaşında Oto Tamircisi Olma İsteği https://www.haber60.com.tr/16-yasinda-oto-tamircisi-olma-istegi/ https://www.haber60.com.tr/16-yasinda-oto-tamircisi-olma-istegi/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/16-yasinda-oto-tamircisi-olma-istegi/ ZEHRA MELEK ÇAT/KADRİYE COŞKUN – Konya’nın Seydişehir ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki Didem Özdemir, babasının usta öğreticiliğinde iyi bir oto tamircisi olup kendi iş yerini açmak istiyor.

    Özdemir, yaklaşık 6 ay önce babası Seyit Özdemir’in Seydişehir Yeni Oto Sanayi Sitesi’ndeki oto tamirci atölyesinde çalışmaya başladı.

    Seydişehir Mesleki Eğitim Merkezi’ne de devam eden Özdemir, mesleğin aranan ustalarından olmak için babasının öğrettiklerini dikkatle uyguluyor.

    Her çırak gibi günlük işleri yapıyor

    İki kız çocuğu babası Seyit Özdemir, AA muhabirine, bir otomobil firmasının servisi olarak 28 yıldır araçların lastik ve motor gibi arızaları üzerine oto tamirciliği yaptığını söyledi.

    Yaklaşık altı ay önce yanında çalışanlarla yollarını ayırdığını aktaran Özdemir, bunun üzerine kızı Didem’in yanında çalışmaya başladığını dile getirdi.

    Birlikte işe gidip geldikleri kızıyla çok mutlu olduklarını anlatan Özdemir, “Çocukluğundan beri dükkana gidip gelirdi. Malzemeleri bir kere gösterdim hemen öğrendi. Kızım her çırak gibi dükkanı açınca çayı demliyor, aletleri yerleştiriyor, temizliği yapıyor.” dedi.

    İş yerinde ustası, evde babası

    Özdemir, kızı Didem’in araçların tekerleklerini, silindir kapaklarını sökebildiğini belirterek şöyle konuştu:

    “Didem, sanayinin tek kız çalışanı. Esnaf önce, ‘Sanayide kız çocuğu olmaz’ diye düşündü ama sonra alıştılar. Herkes Didem’i çok seviyor. Didem, çıraklık eğitimine gidiyor. Onu usta yapacağım. İlk adımlarımızı attık. Yapacak, başaracak. Burada ustasıyım, evde babasıyım. Evde ve burada ilişkimiz çok farklı. İş yerindeyken ‘usta’, evdeyken ‘baba’ diyor. Bugüne kadar yaklaşık 25 çırak yetiştirdim. Bunların arasındaki iyiler gibi kızım da çok iyi usta olur. Dükkanımı, işimi kızıma devredeceğim aklıma gelmezdi. Kızlar, kamyon sürüyor, lastik tamiri yapıyor, uçak kullanıyor. Niye araba tamir edemesin?”

    Eşinin ise kadın giyim üzerine konfeksiyon dükkanı olduğuna değinen Özdemir, “Annesinin dükkanı var. Soğuk görmez, eli yağ olmaz. Didem, orayı kesinlikle istemedi. Annesi de ‘Kızım buraya gel, babanın yanında ne işin var?’ dedi. Didem, burayı tercih etti. Bir insan severek yaparsa başaramayacağı iş yok.” diye konuştu.

    “Arabalara ayrı bir ilgim var”

    Didem Özdemir de annesinin giyim dükkanında çalışmayı teklif ettiğini ancak rahat edemeyeceği için babasının oto tamir atölyesinde çalışmak istediğini söyledi.

    Arabalara ve tamire ilgisi olduğunu vurgulayan Özdemir, “Babamla aramız çok iyi. İş zor ama öğreniyorum. Ben de usta olmak istiyorum. Çıraklık eğitiminde tek kız benim. Hedefim usta belgesi alıp ayrı dükkan açmak. Komşu esnaf hep erkek ama bana diğer çıraklara davrandıkları gibi davranmıyorlar. Arabaların, amortisörü, alt takımı, motoru her şeyiyle ilgileniyorum.” ifadelerini kullandı.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/16-yasinda-oto-tamircisi-olma-istegi/feed/ 0
    Mineral Taşlarla Şifa Terlikleri https://www.haber60.com.tr/mineral-taslarla-sifa-terlikleri/ https://www.haber60.com.tr/mineral-taslarla-sifa-terlikleri/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/mineral-taslarla-sifa-terlikleri/ Kadın girişimci Hilal CemreGökçe’nin akik, dumanlı kuvars, ametist gibi mineral taşlar kullanarak tasarladığı ve “şifa” adını verdiği terlik ile sandaletler, Antalya’da gerçekleştirilen Eksposhoes Ayakkabı Saarciye ve Moda Fuarı’nda ilgi odağı oldu.

    İnsan vücudundaki organların, el ve ayaklarda sonlanan sinir uçlarına baskı uygulanarak çeşitli rahatsızlıklara yönelik destek tedavi metodu olarak bilinen refleksoloji ile kristallerle yapılan bir enerji terapisi olarak nitelendirilen litoterapi alanında araştırmalar yapan Gökçe, yaklaşık 2 yıl önce mineral taşları kullanarak terlik tasarladı.

    Tüm birikimini bu alana kullanan Gökçe, ayakkabı sektörüne girerek mineral taşları tabanlarına yerleştirdiği terlik ve sandalette seri üretime başladı.

    İlk ihracatını Kafkasya’ya yapan kadın girişimci, ürünlerini 40 ülkeden yaklaşık 450 yabancı markanın katıldığı Eksposhoes Antalya Ayakkabı Saarciye ve Moda Fuarı’nda sergiledi.

    Gökçe’nin dumanlı kuvars, kaplan gözü, sitrin, aventurin, ametist, rodonit, kristal kuvars, jasper, akik gibi farklı taşlarla, farklı renk ve modelde tasarladığı terlik ile sandaletler, fuara katılan yabancı marka sahiplerinin ilgisini çekti.

    Dağıstan’a 200 çift ürün

    “Ayaktan başa sağlık” sloganıyla hazırladığı ürünlerini iç pazarda ve yurt dışında yaygınlaştırmayı hedefleyen Gökçe, AA muhabirine, daha çok takı alanında kullanılan “şifalı” taşlar olarak nitelendirilen mineral taşların farklı nasıl kullanılabileceği yönünde araştırma yaptığını ve aklına refleksoloji geldiğini belirtti.

    Bu alana yoğunlaştığını, bilimsel çalışmaları incelediğini dile getiren Gökçe, şunları söyledi:

    “Refleksoloji, ayak tabanında sinir uçlarını hafif bası uygulayarak tüm vücudun kendini iyileştirme yetisini harekete geçiren bir ilim. Aslında tüm dünyada bilinen bir teknik. Türkiye’de de son yıllarda yoğun olarak kullanılıyor. Litoterapi de taş terapisi. İkisini harmanlayarak böyle bir ürün ortaya çıkardım. ‘Maksimum faydayı nasıl sağlayabilirim?’ diye çıktığım bu yolda, güzel bir sonuca ulaştığıma düşünüyorum.”

    Terliklerle ayak tabanından topraklama yaptıklarını anlatan Gökçe, kullanıcılardan en belirgin geri bildirimin sakinlik hissi olduğunu ifade etti.

    Ürünlerinin ilgi çekmeye başladığını aktaran Gökçe, “İlk ihracatımı Rusya Federasyonuna bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti’ne yaptım, 200 çift gönderdim. İç pazarda da medikal sektöründe birçok firmayla görüştüm ve sipariş aldım.” dedi.

    EKS Fuarcılık yetkilileriyle tanıştığını ve ürünlerini sektörde ünlü markaların katıldığı fuarda sergileme fırsatı bulduğunu belirten Gökçe, yakın zamanda mineral taşlarla ayakkabı tasarlamayı da planladığını kaydetti.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mineral-taslarla-sifa-terlikleri/feed/ 0
    Şaziye Kayacan’ın Doğadan Epoksi Sanatı https://www.haber60.com.tr/saziye-kayacanin-dogadan-epoksi-sanati/ https://www.haber60.com.tr/saziye-kayacanin-dogadan-epoksi-sanati/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/saziye-kayacanin-dogadan-epoksi-sanati/ Kovid-19 salgını nedeniyle İstanbul’dan memleketi Kastamonu’nun Hanönü ilçesine dönen Şaziye Kayacan, doğadan topladığı çiçek, yaprak, kozalak, taş, deniz kabuğu ve denizyıldızı gibi ürünlerle epoksi reçine tekniğini kullanarak süs eşyaları yapıyor.

    Kovid-19 salgını sonrası 2021 yılında eşi ve çocuklarıyla memleketine dönen ev kadını Kayacan, ormanda gezerken ağaç kabuğu ve çiçek, deniz kenarlarından da taş ve deniz kabuğu toplamaya başladı.

    Doğadan topladığı bitkileri kitapların arasında kurutan Kayacan, bunları silikon bir kalıba yerleştirdikten sonra üzerine epoksi reçine döküyor.

    İsteğe göre hazırlanan anahtarlık, kolye, toka, bardakaltı, magnet gibi süs eşyaları yapan Kayacan, bu ürünleri satışa çıkarıyor.

    Şaziye Kayacan, AA muhabirine, internette izlediği videolarla öğrendiği bu işe İstanbul’da hobi olarak başladığını söyledi.

    Salgın nedeniyle eşiyle memleketleri Hanönü’ne döndüklerini belirten Kayacan, şöyle konuştu:

    “İstanbul’da bu işi yaparken, kullandığım malzemeleri satın alıyordum. Buraya geldikten sonra doğada her şeyin olduğunu gördüğümüz için gittikçe doğadan ağaç parçaları, çiçekler topladık. En büyük destekçim eşim Sadık Kayacan oldu. Denizden deniz kabukları topladık. Doğayı sevdiğimiz için, farklılık olsun diye ve doğanın bize verdiği binbir renk ve çiçekleri ortaya çıkarmak için böyle bir şeye kalkıştık.”

    Epoksi reçine yöntemiyle hediyelik ürünler yaptığını anlatan Kayacan,”Yaptığımız ürünleri burada vatandaşlar alıyor. İlçemizdeki kadın kooperatifi üzerinden, internet üzerinden satışlarımızı yapıyoruz.” dedi.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/saziye-kayacanin-dogadan-epoksi-sanati/feed/ 0
    Muğlalı Kadınlar Şiddete Karşı Yakın Savunma Eğitimi Alıyor https://www.haber60.com.tr/muglali-kadinlar-siddete-karsi-yakin-savunma-egitimi-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/muglali-kadinlar-siddete-karsi-yakin-savunma-egitimi-aliyor/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/muglali-kadinlar-siddete-karsi-yakin-savunma-egitimi-aliyor/ -Muğlalı kadınlar şiddete karşı savunma eğitimi alıyor

    MUĞLA – Son yıllarda artan kadına yönelik şiddet olaylarına karşı Muğla’da özellikle üniversite öğrencileri yakın savunma eğitimi almaya başladı. Menteşe Belediyesi Kadın Dayanışma Merkezi tarafından açılan “Yakın Savunma Sporu” kursuna ev kadınlarının yanı sıra üniversite öğrencileri büyük rağbet gösteriyor.

    Menteşe Belediyesi tarafından yakın savunma eğitimleri kapsamında eğitimlere katılan kadınlara Menteşe Belediyesi Psikoloğu ve Sosyoloğu tarafından kurs öncesi kadına yönelik gerçekleştirilen şiddet türleri üzerinde bilgilendirme yapıldı. Menteşe Belediyesi Kötekli Gençlik Merkezinde verilen eğitimlerde belediyenin bir psikoloğu ve bir sosyoloğu tarafından Menteşe Belediyesine bağlı ve 7/24 telefonla ulaşılabilen Kadın Danışma Merkezi hakkında da bilgi verdi. Şiddet, şiddet türleri ve şiddetin temel sebebi olan ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği’ ve ‘Ayrımcılık’ konularının anlatıldığı eğitimlerde özellikle üniversite öğrencilerinin çoğunlukla maruz kaldığı flört şiddeti üzerinde durularak; fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, psikolojik şiddet, ısrarlı takip ve dijital şiddet konularında bilgiler aktarıldı.

    Menteşe Belediyesi tarafından açılan yakın savunma sporu kursuna katılan kursiyerler belediyeye kadınlara yönelik böyle bir kurs açtığı için teşekkür ederken, kursta kendilerine yönelik yapılabilecek fiziki bir şiddet karşısında nasıl savunma yapabileceklerini öğrendiklerini açıkladılar.

    Kendisini savunmak için kursta katıldığını belirten Perihan Çetin, “Tamamen kendimi koruma odaklı. Çünkü günümüzde kadına, hatta herkese şiddet olayları biraz da gündemde olduğu için ihtimal şiddet durumunda ya da aksi hallerde kendimi koruma için bu kursa katıldım” şeklinde konuştu.

    Savunma sporu kursundan memnun olduğunu dile getiren Sinem Eroğlu ise, “Kendimi korumayı öğrenmem gerekiyor. Menteşe Belediyesinin sunmuş olduğu bu kursta kendimi korumayı öğrenmek istedim. Çok memnunum. İyi ki böyle bir kurs açıldı ve bizler burada bu alanda kendimizi korumayı öğreniyoruz” dedi.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/muglali-kadinlar-siddete-karsi-yakin-savunma-egitimi-aliyor/feed/ 0
    Konyaaltı Belediyesi’nden Kadın Hakları İçin Önemli Protokol https://www.haber60.com.tr/konyaalti-belediyesinden-kadin-haklari-icin-onemli-protokol/ https://www.haber60.com.tr/konyaalti-belediyesinden-kadin-haklari-icin-onemli-protokol/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/konyaalti-belediyesinden-kadin-haklari-icin-onemli-protokol/ Konyaaltı Belediyesi, kadın haklarının korunması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi amacıyla Kadının İnsan Hakları Derneği ile protokol imzalayarak Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı için önemli bir adım attı. Başkan Kotan, “Sesini duyuramamış kadınların sesi olacağız” dedi.

    Konyaaltı Belediyesi kadınlara yönelik; şiddet karşısında yasal haklar, cinsiyet eşitsizliklerine karşı mücadele alanları, kadınların siyasete katılımları gibi pek çok konuda güçlenmelerine destek olmak amacıyla Kadının İnsan Hakları Derneği’nin düzenlediği eğitim programına ilişkin KİHEP İşbirliği Protokolü imzaladı. 30 yıllık mücadelenin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Başkan Kotan, “Çağdaş toplum istiyorsak toplumun her alanında kadınların olması lazım” diye konuştu. Eğitici eğitimlerine katılarak bu konuda uzmanlaşan Konyaaltı Belediyesi personelleri, imzalanan protokolle birlikte Konyaaltı Belediyesi bünyesinde tüm kadınların katılabileceği 16 haftalık eğitim programı düzenleyecek. Kadınların güçlenmelerini destekleyen bu program ile; yasal hak ve özgürlükler, psikososyal dayanıklılık, siyaset ve kadın gibi pek çok konuda eğitim gerçekleştirilecek.

    Daha güçlü olacağız

    Kadınların yaşam alanlarında haklarını bilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Kotan, “Kadınların her alanda güçlenmesi, sadece kadınlar için değil, toplumun tamamı için bir gerekliliktir. KİH ile attığımız bu adım, şehrimizde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlam temellere oturmasına katkı sağlayacak. Bu işbirliği ile kadınların hem bireysel hem toplumsal düzeyde güçlenmesine yönelik önemli bir adım atmış bulunuyoruz. Eğitimler ve projeler, belediyenin kadın hakları konusunda öncü rol üstlenmesine katkı sağlayacak. Sizlerle çıktığımız bu yolda daha güçlü olacağız” şeklinde konuştu.

    Her alanda cinsiyet eşitliğini sağlamak önceliğimiz

    Kadınların, haklarını bilmesinin önemini vurgulayan Başkan Kotan, “Kadınların bu noktada eşitlik mücadelesi vermesi çok önemli. Bu da ancak hak ve hukukla olabilecek bir şey. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Cumhuriyet’le birlikte kadınların hakları noktasında çok büyük gelişmeler oldu, kadınlar Avrupa ülkelerinden önce seçme seçilme hakkını kazandı ancak yüz yıl önceden bugüne ne yazık ki kadın cinayetlerini, çocuk cinayetlerini konuşuyoruz. Kadınların hak mücadelesi, yaşam hakkı mücadelesine dönüştü. Bunun için biz de yerel yönetimler olarak elimizi taşın altına koyuyoruz. Kadınlara, çocuklara, yaşlılara, engellilere, tüm dezavantajlı gruplara her zaman için tam destek olacağız” dedi.

    Kotan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kamuoyuna yansıyan kadar, görünmeyen yerlerde de kadına yönelik şiddetin var olduğunu biliyoruz. Bizim mücadelemiz şiddet gören, toplumda görünmeyen, sesini duyuramayan, güçlenmek isteyen kadınlara erişmek içindir. Bu eğitim programına dahil olmamızın sebebi de bu. Kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu bir toplum, adaletin ve kalkınmanın teminatıdır. Bu yüzden her alanda cinsiyet eşitliğini sağlamak en büyük önceliğimizdir.”

    Kadınlar dönüştükçe toplum da dönüşecek

    Konyaaltı Belediyesi’nin Antalya’da bu protokolü imzalayan ilk belediye olduğunu belirten KİH Derneği Danışmanı Nigar Etizer Karacık, “Amacımız yaşananları doğru bir dille anlatıp çözüm yollarını birlikte düşünerek bir alan açmak. Kadınlar dönüştükçe toplumun da dönüşeceğine dair güçlü bir inancımız var. Bu programların da toplumu daha sağlıklı bir yere taşıyacağını düşünüyoruz. Yerel yönetimlerin sahaya daha hızlı ulaşabildiğini gördük ve Antalya’da Konyaaltı Belediyesi ile ilk protokolümüzü imzaladık. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’a çok teşekkür ederiz. Kadınların eğitim alabileceği bir alan açarak bu protokole imza attı. Eşitlik birimi konusunda da önemli bir adım attı. Topluma sağlıklı bir gelecek sunma yolundaki çabalarımızda bize destek verdiği için kendisine minnettarız, Konyaaltı Belediyesi’nin ardından, umuyorum Antalya’da diğer belediyelerle de ortak çalışmalar yürüteceğiz” şeklinde konuştu. – ANTALYA

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/konyaalti-belediyesinden-kadin-haklari-icin-onemli-protokol/feed/ 0
    Esenyurt’ta Meme Kanseri Farkındalık Semineri Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi/#respond Sat, 26 Oct 2024 12:45:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi/ (İSTANBUL) – Esenyurt Belediyesi’nin meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği seminerde, erken teşhisin önemine vurgu yapıldı. Programa katılan 40 yaş üstü kadınlar, ücretsiz mamografi ve ön muayene yaptırmak üzere belediyenin anlaşmalı olduğunu hastanelere davet edildi.

    1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Esenyurt Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde seminer düzenlendi. Esenyurt Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen programa Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuri Faruk Aykan, Genel Cerrah Doç. Dr. Ebru Esen ve Psikiyatr Dr. Öğr. Üyesi Levent Tekin konuşmacı olarak katıldı.

    Kanserin psikolojik etkileri de ele alındı

    Kanserden korunmanın yolları ve erken teşhisin öneminin vurgulandığı seminerde, kanserin psikolojik etkileri de ele alındı. Uzmanlar, meme kanserinin son yıllarda görülme sıklığının arttığını, ancak doğru tedavi ile ölümlerin azaldığını belirtti. Programda ayrıca meme kanserinde erken tanının tedavi başarısını artırdığına işaret edildi.

    Seminer sırasında vatandaşlardan gelen sorulara ayrıntılı cevaplar verilirken, 40 yaş üstü kadınlar Esenyurt Belediyesi’nin anlaşmalı olduğu hastanelere ücretsiz mamografi ve ön muayene yapılmak üzere davet edildi. Programa katılan Esenyurt Belediye BaşkanıAhmet Özer de  etkinliğe destek sağlayan doktorlara ve hastane yönetimine plaket takdim etti.

    Son yıllarda giderek artan meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla böyle bir etkinlik düzenlediklerini söyleyen Başkan Özer, şöyle konuştu:

    “356 kadına mamografi hizmeti sunduk”

    “Hasta olmadan önce sağlığın kıymetini bilmek ve gereğini yapmak gerekir. İşte bu nedenle en önemli iş burada mamografi çekme işi. Bununla ilgili biz daha önce bir çalışma yaptık. 356 kadına mamografi hizmeti sunduk. Katılım yoğundu. Demek ki kadınlar bilgili. Ama bunu daha da büyütmek lazım. Rahim ağzı sağlık taraması ile ilgili bir çalışmamız oldu. Bununla ilgili de gerekli taramaları, çalışmaları yürütüyoruz. Mobil sağlık aracımız var. Altı ayda kadınlara yönelik olarak ev temizliği hizmeti sunduk. 8 bin 530 kadına sosyal danışmalık, kurumlara yönlendirme ve hastanelerde randevu hizmeti verdik. Yatalak, engelli ve talepte bulunan bin 500 kadın belediye personelimiz sağlık hizmetimizden faydalandı. Kadınlar, kültürel ve eğitimsel faaliyetlerimize katıldı. Çünkü toplumun asıl mimarları kadınlardır. Kadın varsa bir yerde hayat var, kadın varsa ilerlemek var. Yaşasın sağlıklı kadın diyoruz. Bu konuda biz belediye olarak üstümüze düşen her şeyi yapmaya çalışıyoruz.”

    “Hastanelerde istesek de bu sırayı bulamıyoruz”

    Seminerin kadınlar için çok faydalı olduğunu belirten vatandaş Aynur Kara, “Burada sağlığımızla ilgili çok şey öğrendik. Yılda en az bir kere tarama yaptırmamız gereken bir rahatsızlık. Belediyemiz de bize böyle bir imkan sunmuş. Bizim için çok faydalı oldu. Şimdi bilgilendirme yapıldı. Daha sonra bizleri ücretsiz olarak hastaneye götürüp mamografi testini yapacaklar. Bu da çok güzel bir şey. Çünkü biz hastanelerde istesek de bu sırayı bulamıyoruz. Bizim için çok büyük kolaylık oldu” dedi.

    Meme kanseri konusunda tüm kadınların bilinçli olması gerektiğini belirten bir diğer vatandaş Songül Günay ise “1992 yılında kendim kitleyi fark ederek ameliyat oldum. O yüzden bu konuda herkesin bilinçli olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun eğitimi okullarda bile verilmeli. Çünkü bilmeden sağlığımızı es geçiyoruz. Bilgimiz olmadığı için dikkat etmiyoruz. Böyle seminerlerin olması çok güzel, çok faydalı buluyorum. İnsanlar sağlığının farkına varmalı” diye konuştu.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi/feed/ 0
    ‘Hayatta en önemli şey sağlıkmış’ https://www.haber60.com.tr/hayatta-en-onemli-sey-saglikmis/ https://www.haber60.com.tr/hayatta-en-onemli-sey-saglikmis/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:10:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/hayatta-en-onemli-sey-saglikmis/ Ağustosta yaşadığı kaza sonrası ölümden dönen Reha Muhtar, sağlığına kavuşmaya çalışıyor. Bebek’te yürümekte zorluk çektiği görülen Muhtar, “Herkes, her şeyimi elimden aldı. Buna çocuklarım dahil. Sağlık önemli. Her şey benim derken bir anda hiçbir şeyiniz kalmıyor ama geri döneceğim” dedi. Muhtar, hastanede yattığı dönem oğlunu kaçırmakla suçlanan Nilüfer’le ilgili de “Ne yaptı bilmiyorum, öğrenip açıklayacağız. Ancak iletişimlerim, çocuklarımı karşı tarafa verenin Nilüfer olduğunu gösteriyor. Çocuklarımla ise sadece okullarının önünde görüşüyorum” diye sitemetti.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hayatta-en-onemli-sey-saglikmis/feed/ 0
    Kuruluş Osman’da neler olacak? Söğüt’te büyük isyan var! https://www.haber60.com.tr/kurulus-osmanda-neler-olacak-sogutte-buyuk-isyan-var/ https://www.haber60.com.tr/kurulus-osmanda-neler-olacak-sogutte-buyuk-isyan-var/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:10:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/kurulus-osmanda-neler-olacak-sogutte-buyuk-isyan-var/ Kuruluş Osman’da neler olacak? Söğüt’te büyük isyan var!

    168.Bölüm:

    ORHAN BEY VE HOLOFİRA’NIN DÜĞÜN TOYU

    Osman Bey ve alpları kendilerine kurulan tuzaktan kurtulmuştur. Lucas’ın adamları tarafından köşeye sıkıştırılan Orhan Bey ve Holofira ise nasıl bir hamleyle kurtulacaklardır? Orhan ve Holofira’nın evlenmesinin önünde artık hiçbir engel kalmamıştır. Osman Bey oğlu için anlı şanlı bir düğün toyu kuracaktır, bütün obada düğün telaşı başlar.

    Kuruluş Osman’da neler olacak? Söğüt’te büyük isyan var!

    KARESİ BEY VE KOMUTAN LUCAS’IN BİRLİĞİ

    Osman Bey’in bütün tuzaklardan kurtulması Lucas’ı da, Karesi Bey’i de çok öfkelendirir. Lucas, Osman Bey’i alt etmek için yeni bir hamlesi olduğunu söyler. Karesi Bey bu hamlede nasıl bir rol oynayacaktır?

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Kuruluş Osman’da neler olacak? Söğüt’te büyük isyan var!

    SÖĞÜT’TE BÜYÜK İSYAN!

    Kayı Obası’nda düğün toyu sürerken Lucas yapacağını yapmış, Söğüt’te büyük bir isyan ateşi yakmıştır, haber toya yıldırım gibi düşer. Osman Bey isyan ataşını söndürmek için nasıl bir hamle yapacaktır?

    Kuruluş Osman’da neler olacak? Söğüt’te büyük isyan var!

    OSMAN BEY İKİ ATEŞ ARASINDA

    Lucas bir yandan Söğüt’te isyan ateşini yakmışken öte yanda ordusunu Karadin Kalesi hududuna dayamıştır. Bir tarafta isyanı bastırmaya çalışan Osman Bey, Karadin Kalesi’nin haberini alır. Osman Bey bu cendereden nasıl çıkacaktır?

    Kuruluş Osman’da neler olacak? Söğüt’te büyük isyan var!

    GONCA HATUN’UN DİNMEYEN ACISI

    Evladının acısı hala taze olan Gonca Hatun ve Holofira arasında hiçbir şey eskisi gibi değildir artık. Gonca Hatun, Alaeddin Bey’e oradan gitmek istediğini söyler. Gonca Hatun ve Alaeddin Bey, Kayı Obası’ndan gidecek midir?

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kurulus-osmanda-neler-olacak-sogutte-buyuk-isyan-var/feed/ 0
    FETÖ tiyatrosunu asıl şimdi izleyin https://www.haber60.com.tr/feto-tiyatrosunu-asil-simdi-izleyin/ https://www.haber60.com.tr/feto-tiyatrosunu-asil-simdi-izleyin/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:10:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/feto-tiyatrosunu-asil-simdi-izleyin/ Terörist Gülen’in cehenneme odun olmasının ardından olup bitecekleri az çok tahmin edebiliyorum. Şimdi televizyon dizilerine taş çıkartacak, en rezilinden “Taht Savaşları” başlayacak.

    Bu ahlaksızlık tiyatrosunu en çok da FETÖ’cülerin izlemesini istiyorum. Bir şekilde bu belaya bulaşanlar asıl şimdi “Hizmetin” ne olduğunu, aslında kimlere verildiğini görecekler. Örgütün mal varlığını ele geçirip güce ulaşmaya çalışanlar birbirlerine yapmadıklarını bırakmayacaklar. Güç hırsıyla gözü dönenler liderliği ele geçirmek için akla hayale gelmedik kumpaslar, tuzaklar, entrikalar kuracaklar. Hatta suikastlara bile tanık olacağımızı tahmin ediyorum. FETÖ’nün sahibi ABD ve Almanya’nın sahneye koyacağı bu tiyatroda pazara çıkartılacak iplikleri, ipe dizilecek kirli çamaşırları büyük bir keyifle izliyor olacağım. 15 Temmuz’a tiyatro diyenler asıl tiyatroyu şimdi görecekler…

    Zap’tiye
    Nereye gömüleceği hiç önemli değil. Nasıl olsa toprak O’nu en kısa zamanda kusacak…

    TRT’den müthiş gönderme
    TRT, Gülen’in ölüm haberini duyururken son derece anlamlı bir mesaj vermeyi de ihmal etmedi. Son dakika haberini duyuran TRT spikeri Oya Eren Özkan, 15 Temmuz’da silah zoruyla darbe bildirisini okumak zorunda kalan Tijen Karaş’ın giydiği kıyafetin aynısını giydi.

    Genç haber sunucusu “Hayatı Türk milletine kumpas kurmakla geçen bu kişiyi kötü bilirdik, hakkımız haram olsun” diyerek herkesin duygularına tercüman oldu.

    Kız babası olmak
    Geçen cumartesi günü Atv’nin Hafta Sonu Kahvaltı Haberleri’ni sunan değerli dostum İbrahim Sadri’nin kızının düğünü vardı. Sadri o günkü bültenin kapanışında her kız babasının yüreğini cız ettirecek son derece duygulu bir konuşma yaptı:

    “Yılmaz Erdoğan’ın bir filminde dediği gibi ‘Neden kızlar büyüyor ki, babalar küçülsün…’ Ben de bugün hem çok sevinçliyim hem de hüzünlüyüm ne yalan söyleyeyim. İkisi bir arada nasıl oluyor diye merak ediyorsanız kızını evlendiren bir babaya sorun. Demiş ya Nasreddin Hoca ‘Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar’ diye, işte siz de damdan düşen bir babaya sorun, size anlatsın.”
    Öncelikle genç çifte ömür boyu mutluluklar. Sonra da tüm kız babalarına böyle mutlu hüzünler diliyorum.

    Şeref kürsüsü
    Makamına kadar gelip kendisini tehdit edenlere “Şarjörümde 16 mermi var, hepinize yeter” diyerek rest çekip Yenidoğan Çetesi’ni çökerten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i alnından öpüyorum.

    Ne demiş?
    “Geçmişte ABD’ye 8 kez vize başvurusu yapıp hepsinde ret cevabı almıştım. Şimdi beni uçağın kapısından CIA, FBI alıyor. Asla pes etmeyin.” (Nusret Gökçe)

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/feto-tiyatrosunu-asil-simdi-izleyin/feed/ 0
    Mourinho neden otelde kalıyor? https://www.haber60.com.tr/mourinho-neden-otelde-kaliyor/ https://www.haber60.com.tr/mourinho-neden-otelde-kaliyor/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:10:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/mourinho-neden-otelde-kaliyor/ İngiliz medyası, Manchester United, Chelsea ve Tottenham takımlarında da teknik direktörlük geçmişi olan Jose Mourinho’yu çok sever.
    Çünkü başarılarının dışında, sıra dışı kişiliğiyle de tanınan Mourinho medya için güzel malzeme oluşturur.
    O yüzden İngiliz medyası, dünyanın öbür ucuna da gitse Mourinho’yu takip eder.
    Geçtiğimiz günlerde Daily Mail, bizim spor medyasına da haber atlattı ve Mourinho’nun İstanbul’daki günlük yaşamıyla ilgili ayrıntılı haber yayınladı.
    Gazete, Mourinho’nun, İstanbul’da geceliği 44 bin 552 TL’ye Boğaz’daki lüks otelde kaldığını ve her akşam aynı yemeği yediğini yazdı.

    Otel personeli, ünlü teknik adamın her akşam tavuk çorbası, ardından margarita pizza, dondurma ve maden suyu sipariş ettiğini söyledi.
    Mourinho bazen otelden birkaç yüz metre ötedeki Beşiktaş’taki favori kebapçısına gidiyor ve personeli fotoğraf paylaşmamaları konusunda uyarıyor.
    Kurt hoca, işi dışında vaktini genelde otelde Adidas eşofman takımını giyerek ya yemekhanede ya da otelin bahçesinde geçiriyor.
    Konuklarını da otele davet edip, “Evime hoş geldiniz” diye şaka yapan Mourinho her sabah kahvaltının ardından otelin havuzunda düzenli yüzüyor.
    Daha sonra şoförü onu Fenerbahçe’nin Can Bartu tesislerine götürüyor.
    Bu haber bizde Mourinho’nun otelde kalmasına taraftar tepki gösteriyor ek bilgisiyle çıktı.

    Taraftar, Mourinho’nun İngiltere’de de otelde kaldığını bilmiyor galiba.
    Ünlü teknik direktör, 2017 yılından itibaren Manchester United’ı çalıştırırken kendisine önerilen lüks villada kalmak yerine günlüğü 600 Sterlin lüks bir otelde kalmıştı ve yönetim konaklama bedeli olarak toplamda 537 bin Sterlin ödemişti.
    Ve o zaman da Mourinho, “Kimse otelde yaşıyorum diye benim için üzülmesin” diyerek nehir manzaralı süit odasını övmüştü.
    Eminim şimdi de Boğaz manzaralı odasını çok seviyordur.
    Fenerbahçe’den sezon başına 10 milyon İngiliz sterlin kazanacak olan ünlü teknik adamın otel masrafı küçük bir oran aslında. Yönetim uzun süreli indirimli bir fiyata anlaşmış da olabilir.
    Bazıları otelde kalmayı garipsiyor ama ailesinden uzaktan yaşamak zorunda olan 61 yaşındaki bir adam için otelde kalmak daha pratik ve rahat olmalı.
    Her gün odası toplanıyor, temizleniyor. Kıyafetleri yıkanıp, ütüleniyor. Yemeği hazır…
    Elbette taraftar da imzalanan yüksek kontratın karşılığını başarı olarak görmek istiyor.
    Ama Mourinho’nun Süper Lig’de işlerin nasıl döndüğünü öğrenmesi için zamana ihtiyacı var.
    İstifa isteyenler de bence sosyal medyada Galatasaraylı trollerin gazına geliyor!
    Organize hareket eden GS’li trol hesapları, şu an Mourinho ve yönetimini yıpratmaya odaklandı.
    Hatta bu troller arasında FB taraftarı gibi gözükenler de var!
    Şu an Fenerbahçe için en kötü senaryo; Mourinho’nun istifası olur!
    Sabırla takımı ve hocayı desteklemek ise en akıllıca yol gibi gözüküyor.
    Taraftara yakışan da kötü günlerde takıma destek olmaktır.

    ***

    PAPAĞAN,ACUN’UHAKLIÇIKARDI
    Eski La Liga hakemi Pajares Paz’ın, çevrimiçi bağlantıyla katıldığı spor programında evdeki papağanı aniden Real Madrid marşı söylemeye başladı, iyi mi? Paz’ın papağanı susturma çabaları sonuç vermedi ve bu anı milyonlarca insan izledi.
    Papağanına Real Madrid marşını eksiksiz ezberletecek kadar fanatik bir taraftar olan Paz’ın maçları adil yönettiğine inanır mısınız?
    İspanya basınında da hemen Paz’ın şaibeli hakem kararları gündeme geldi.

    Bir TV programında Acun Ilıcalı’nın “İngiltere’nin MHK Başkanı’na hakemleri nasıl seçtiklerini sordum. ‘Gelen hakeme hangi takımı tuttuğunu, ikameti, ailesinde ve yakınlarda bir takım taraftarı var mı?’ Bunları soruyoruz ve ona göre maç veriyoruz’ dedi. Türkiye’de bu sistem yok…” açıklaması gündem olmuştu. Bu papağan vakası aslında Acun’un ne kadar haklı olduğuna ve Premier Lig’in neden futbolun zirvesi kabul edildiğine güzel bir örnek olsa gerek. Bizde de hakemler tuttuğu takımların maçlarına atanmamalı. Bunu uygulamak çok basit! Peki, neden uygulanmıyor?

    ***

    YILDA 1.3 MİLYAR TL
    Houston Rockets, milli basketbolcu Alperen Şengün’e beş yıllık 185 milyon dolar değerinde yeni bir sözleşme sundu.
    2021 NBA draftında 16. sıradan seçilen ve Houston Rockets formasıyla üç sezonda toplam 210 maça çıkan Şengün, bu maçların 148’inde ilk 5’te yer aldı ve ortalama 27.2 dakika süre aldı.

    Bu süre zarfında 14.9 sayı, 7.9 ribaunt ve 3.8 asist ortalaması tutturarak bu uzun soluklu sözleşmeyi imzalamayı hak etti.
    Aslında Alperen bu yıl performansını artırıp All-Star seçilse sezon sonunda maksimum kontrat yapma hakkı kazanabilirdi. Galiba sakatlanma riskini göz önüne alıp yıllık 37 milyon dolarlık teklifi kabul etti. Yıllık 1.3 milyar Türk lirası da büyük para. Bu sözleşmeyle hayatını garantiye almış oldu. Ve böylece hem aktif olarak hem de gelmiş geçmiş olarak en çok kazanan Türk sporcusu oldu. Bol şans Alperen!

    ***

    KELE ‘KEL’DENİLMEYECEK!
    İngiltere’de 2021 yılında patron ve çalışanı tartıştı. Patron çalışanına ‘kel’ dedi ve onu işten çıkardı.
    Çalışan, mahkemede haksız yere işten çıkarıldığı iddiasıyla patronuna dava açtı.
    Ve yeni sonuçlanan davada yargıç, ‘kel’ sözcüğünün eşitlik yasalarını ihlal edebileceğini, bunun nedeninin ise ‘kel’ sözcüğünün “doğası gereği cinsiyetle ilişkili” olması olduğunu açıkladı.

    Yargıca göre kel olan insanların çoğunun erkek olması nedeniyle, bu sözcüğü bir erkeğe karşı kullanmanın cinsiyetçi kelime olduğu anlamına geliyor.
    İngiliz yargısının uğraştığı meseleye bakar mısınız? Ee İngiliz yargısı bizimki kadar yoğun değil. Can sıkıntısından adaleti her olayda sonuna kadar arıyorlar.
    Peki, bu karardan sonra İngiltere’de kel adama ‘kel’ denilmeyecek mi?
    Ne denecek?

    ***

    Altyazı
    “Bir şeyi anladım; insanlar ya güzeldir ya da çirkin. İkisinin arasında kalanlarsa sadece sevimli.” (Youth)

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mourinho-neden-otelde-kaliyor/feed/ 0
    Çikolata sevgisi https://www.haber60.com.tr/cikolata-sevgisi/ https://www.haber60.com.tr/cikolata-sevgisi/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:10:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/cikolata-sevgisi/ Çikolata, hiç kuşkusuz dünyanın en sevilen yiyeceklerinden biridir. Var oluşu milattan önceki çağlara dayanan çikolata, her dönemde en popüler yiyecekler arasında yer almıştır. Verdiği mutluluk hissi sayesinde en depresif, en bunalımlı anlarda en yakın arkadaşımız olmuştur. Ben de bugün çikolata tutkunlarını mutlu edecek üç tarif hazırladım. Deneyin pişman olmayacaksınız. Bugünlük benden bu kadar. Bana istediğiniz zaman idilkaninmutfagi@ sabah.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Mutlu sofralarda buluşabilmek dileği ile…

    İZMİR BOMBASI

    MALZEMELER
    100 gr oda ısısında tereyağı
    Yarım çay bardağı sıvı yağI
    Yarım çay bardağı yoğurt
    1 yemek kaşığı pudra şekeri
    1 çay kaşığı kabartma tuzu
    2,5 su bardağı un
    Kakaolu fındık kreması
    İÇİ İÇİN:
    Kakaolu fındık kreması
    YAPILIŞI: Öncelikle yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye birer kaşık kakaolu fındık kreması koyup derin dondurucuya koyuyoruz. Hamurunu yapmak için; tereyağı, sıvı yağ ve yoğurdu iyice çırpıyoruz, pudra şekeri, kabartma tozu ve unu yavaş yavaş ekleyip ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. Üzerini streç filmle kaplayıp 15-20 dakika buzdolabında dinlendiriyoruz. Hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler yapıyoruz, hepsini düz bir zeminde incecik açıyoruz. Ortalarına dondurucudan çıkardığımız kakaolu kremadan koyup bohça gibi kapatıyoruz. Üste gelen fazla hamuru kesip yuvarlıyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştiriyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstü hafif pembeleşene kadar pişiriyoruz.

    FINDIKLI ÇİKOLATA

    MALZEMELER
    1 paket kakaolu bisküvi
    2 yemek kaşığı kahvaltılık çikolata
    15 adet fındık
    4 yemek kaşığı kırık fındık
    1 paket çikolata (80gr)
    YAPILIŞI: Bisküvileri robotta un gibi olana kadar çekiyoruz, içine kahvaltılık çikolata ilave edip tekrar robottan çekiyoruz. Hamur kıvamına gelince ceviz büyüklüğünde parçalar koparıyoruz. İçine bir bütün fındık koyup yuvarlıyoruz. Hamur toplarının donması için yaklaşık 15 dakika kadar buzluğa kaldırıyoruz. Bu arada benmari usulü erittiğimiz çikolataya kırık fındıkları ilave edip karıştırıyoruz. Hafif donan bisküvileri buzluktan çıkarıp tek tek çikolataya batırıyoruz. Yağlı kağıt serili bir tepsiye diziyoruz, çikolatanın donması için tekrar buzdolabına kaldırıyoruz.

    ÇİKOLATALI HİNDİSTAN CEVİZİ

    MALZEMELER
    1 su bardağı soğuk süt Alabildiği kadar hindistan cevizi (200 gr )
    İÇİ İÇİN:
    İsteğe göre biraz fındık, badem veya çam fıstığı
    ÜZERİ İÇİN:
    250 gr sütlü sade çikolata
    3 tatlı kaşığı sıvı yağı
    1 poşet krem şanti
    YAPILIŞI: Sütü ve krem şantiyi katılaşana kadar çırpıyoruz. Katılaşan krem şantinin üzerine azar azar Hindistan cevizi ilave ediyoruz. Ele yapışmayacak yumuşak kıvama geldiğinde buzdolabına kaldırıp yarım saat kadar dinlendiriyoruz. Dinlenen harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp isteğe göre içine fındık veya fıstık koyup elimizle yuvarlıyoruz ve yeniden buzdolabına koyuyoruz. Sütlü çikolatayı benmari usulü eritiyoruz, sıvı yağ koyup karıştırıyoruz. Hindistan cevizi toplarını çikolataya bulayıp buzdolabında çikolata donana kadar dinlendiriyoruz.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cikolata-sevgisi/feed/ 0
    İbrahim Tatlıses’ten bomba açıklamalar! “Herkesi ifşa edeceğim…” https://www.haber60.com.tr/ibrahim-tatlisesten-bomba-aciklamalar-herkesi-ifsa-edecegim/ https://www.haber60.com.tr/ibrahim-tatlisesten-bomba-aciklamalar-herkesi-ifsa-edecegim/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:09:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/ibrahim-tatlisesten-bomba-aciklamalar-herkesi-ifsa-edecegim/ İbrahim Tatlıses’ten bomba açıklamalar! Herkesi ifşa edeceğim…

    İbrahim Tatlıses, İdo Tatlıses ve Derya Tuna ile Murat Öztürk’ün sahibi olduğu Zekeriköy’deki mekana gitti. Tatlıses’e oğlunun bir röportajında “Ben adamlığı babamdan öğrendim” sözleri soruldu.

    İbrahim Tatlıses’ten bomba açıklamalar! Herkesi ifşa edeceğim…

    Tatlıses, soruya şöyle yanıt verdi: “Adam olduğu için öğrenmiş İdo, adamdır. Ben iyi bir babayım, bütün evlatlarıma karşı…

    İbrahim Tatlıses’ten bomba açıklamalar! Herkesi ifşa edeceğim…

    72 yaşındayım, köpek gibi çalışıyorum. Babadan bir şey getirmedim. Köpek gibi çalıştım.

    İbrahim Tatlıses’ten bomba açıklamalar! Herkesi ifşa edeceğim…
    İbrahim Tatlıses’ten bomba açıklamalar! Herkesi ifşa edeceğim…

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibrahim-tatlisesten-bomba-aciklamalar-herkesi-ifsa-edecegim/feed/ 0
    Türk Filmleri Hırvatistan’da https://www.haber60.com.tr/turk-filmleri-hirvatistanda/ https://www.haber60.com.tr/turk-filmleri-hirvatistanda/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:09:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/turk-filmleri-hirvatistanda/ Hırvatıstan’ın başkenti Zagreb, 21-26 Ekim tarihleri arasında 11. Türk Filmleri Haftası’na ev sahipliği yapıyor. Festival kapsamında Türk sinemasından farklı alanlarda ödül almış 5 film ve 2 belgesel, ücretsiz bir şekilde seyirciyle buluşacak. Aynı zamanda filmler, Hırvatça ve İngilizce altyazılı olarak izlenebilecek. Hırvatistan Kültür Bakanlığı himayesinde Türkiye’nin Zagreb Büyükelçiliği ve Zagreb Yunus Emre Enstitüsü (YEE) desteğiyle düzenlenen etkinlik, Türk spor tarihine damga vuran Naim Süleymanoğlu’nun hayatının anlatıldığı, Özer Feyzioğlu’nun yönettiği ‘Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’ filmiyle başladı. Türkiye’nin Zagreb Büyükelçisi Nurdan Erpulat Altuntaş; sinemanın anlatı gücüyle dil ve sınırları aştığına inandığını söyledi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turk-filmleri-hirvatistanda/feed/ 0
    Yapay şöhretler https://www.haber60.com.tr/yapay-sohretler/ https://www.haber60.com.tr/yapay-sohretler/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:09:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/yapay-sohretler/ Son dönemde basın bültenlerinde sıkça karşılaştığımız ‘trend oldu’ veya ‘ünlü şarkıcı’ başlıkları, müzik endüstrisindeki hızlı tüketim kültürünü ve tanınma arzusunu net bir şekilde yansıtıyor. Her gün çıkan yeni şarkılar ve sanatçılar, müzik dünyasında yer edinmek için medya aracılığıyla görünür olmayı hedefliyor. Ancak bu görünürlük çabası çoğu zaman etkisiz, hatta zararlı olabilir. Özellikle ‘ünlü’ olarak lanse edilen sanatçıların, bu başlıklarla kamuoyunda kendilerini tanıtma çabaları, samimi olmaktan çok uzak bir imaj çiziyor. Bir sanatçının ‘ünlü’ veya ‘trend’ olduğu iddiası, sanatçının gerçek başarısından çok, geçici bir PR stratejisi gibi algılanıyor. Bu tip başlıkların sık kullanılması, sanatçının gerçekten kalıcı bir başarı elde etmesini değil, anlık dikkat çekmesini sağlıyor. Ancak bu strateji, uzun vadede sanatçının kariyerine zarar verebilir. Çünkü dinleyiciler, sahici olmayan, yapay bir şöhretin farkına varmakta zorlanmıyorlar.

    İletişimcilere seslenmek gerekirse, bu tür başlıklar hem sanatçıyı hem de halkı yanıltmaktan başka bir şeye hizmet etmiyor. Bir sanatçının kariyerinde kalıcı başarı, trend başlıklarından değil, müzikal yeteneğinden, özgünlüğünden ve dinleyiciyle kurduğu samimi bağdan gelir. Başarı, anlık dikkat çekici manşetlerle değil, uzun vadeli bir emek ve dinleyici sadakatiyle inşa edilir.
    Kısacası, bir şarkıcının gerçekten başarılı olması için sanatına ve dinleyicisiyle kurduğu bağa odaklanması gerekiyor. Bu yolda ilerlemek, sanatçının kariyerini sağlam temeller üzerine inşa etmesine yardımcı olur. Öte yandan ‘ünlü’ ifadesi ise toplumda geniş bir kesim tarafından tanınan, bilinen ve genellikle popüler olan kişiler için kullanılan bir terimdir. Bir kişinin ünlü olarak nitelendirilmesi, medyada sıkça yer alması, geniş bir hayran kitlesine sahip olması veya yaptığı işlerle dikkat çekmesi sonucunda gerçekleşir. Ünlü denilebilmesi için şarkılarınızın milyonlarca dinlenmesi, konser trafiğinizin yoğun olması, gerekir… Bu arada ne ünlüler var, basın bültenlerin de ünlü cümlesini göremezsiniz, işte gerçek ünlü onlardır…

    FARUK EMRE‘YEEŞİNDEN TAM DESTEK
    Ünlü sanatçılara yaptığı vokaller ile tanınan Faruk Emre, yeni teklisi ‘Senin Senin’i kliplendirdi. Çoklu vokal tekniğiyle zenginleştirilen parçanın müziği ve aranjesinde Tarık İster imzası var. Parçanın sözleri ise oyuncu Halil İbrahim Ceyhan’a ait. Mix ve mastering işlemleri Utku Ünsal tarafından yapılmış olan şarkı dinleyenleri hem dans ettiriyor, hem de duygusal bir deneyim sunuyor.

    Türkçe pop ve reggaeton tarzındaki enerjik parçanın klibi de parça kadar tempolu. Faruk Emre’nin eşi ise hem klibini yöneterek hem de oynayarak destek verdi.
    Reynmen’in düğünü için bulundukları İtalya’da parçasını kliplendiren Faruk Emre, Amalfi, Ravello, Positano’nun muhteşem manzalarını arkasına alarak parçasını seslendirdi.

    TÜNZALE’DEN YENİ ŞARKI
    Tünzale uzun yıllardır takip ettiğimiz bir isim… Zaman zaman müzik sohbeti de yapıyoruz kendisiyle, çok bilgili ve gerçek bir hoca… Müzik dünyasında kendine özgü tarzıyla dikkat çeken Tünzale, yeni şarkısı ‘Zalim’i sevenleri ile buluşturdu. Camal Qurbanov’un sözlerini ve bestesini yaptığı bu etkileyici parça, güçlü duygusal altyapısı ve vurucu sözleriyle dinleyiciden tam not aldı.

    ‘Zalim’ şarkısının düzenlemesi iyi bir aranjör olan Emin Karim tarafından yapıldı. Modern ve geleneksel unsurları harmanlayan aranjman, Tünzale’nin vokaliyle buluşarak, şarkıyı üst bir seviyeye çıkarıyor. Bu etkileyici eseri dinlemeyi unutmayın.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yapay-sohretler/feed/ 0
    10 ay sonra barıştılar https://www.haber60.com.tr/10-ay-sonra-baristilar/ https://www.haber60.com.tr/10-ay-sonra-baristilar/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:09:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/10-ay-sonra-baristilar/ Bazı aşklar var ki, yarım kalıyor, neden bittiğini anlayamıyorsunuz ama su yolunu buluyor ve o aşk kaldığı yerden devam ediyor. Ünlü oyuncu Melis Sezen ile iş insanı Atilla Bingöl’ün aşkı işte onlardan biri. Yaklaşık bir yıllık aşkın ardından bu yılın başında ayrılan Sezen ile Bingöl’ün barıştığını ve aşklarının kaldığı yerden devam ettiğini öğrendim. Ayrıldıklarında üzülmüştüm, barışmalarına sevindim.

    Çünkü Sezen ile Bingöl’ü, Çeşme’de, İstanbul’da hatta Miami’de farklı ortamlarda görmüş ve mutluluklarına şahit olmuştum. Hem birbirlerine çok yakışıyorlardı hem de çok iyi anlaşıyorlardı. Neyse 10 ay sonra hatalarından dönüp yeniden bir araya gelmişler. Umarım bu kez mutlulukları daim olur. Bu arada Melis Sezen, önceki gün İtalya’da bir programa katıldı ve aşk sorusuna, “Aşk çok güzel bir duygu, aşık olmak ve sevilmek gerçekten harika bir şey. Kalbim sevgi dolu” cevabını verdi. Atilla Bingöl ile yarım kalan aşkının tekrar başlaması onu çok mutlu etmiş, belli..

    ÇOK HAVALI BİR PAYLAŞIM
    Sanatçı ve tasarımcı Sedef Gali, Arnavutköy’daki galerisinin ardından, sanat eğitimini aldığı New York’ta da geçen yıl bir galeri açmıştı. Gali’nin, çağdaş sanatın mabedi New York’un merkezinde, Soho’daki galerisinde önceki gün bir sergi açılışı vardı.

    New York’ta tatilde olan Defne Samyeli de, arkadaşının sergi davetindeydi. Samyeli, davetliler arasında olan Hollywood yıldızı Gerard Butler ile tanışıp sohbet etme imkanı bulmuş. Sanat ve sinema endüstrisi üzerine sohbet ettiklerini söyleyen Samyeli, Butler ile çektirdiği fotoğrafını sosyal medyadan da paylaştı. Açıkçası bu çok havalı bir paylaşım oldu!

    NEW YORK’LU GALERİDEN İSTANBUL’DA SERGİ
    İş insanı Emre Kurttepeli ile eşi Maide Kurttepeli’nin, 2011 yılında New York’ta Chelsea’de kurdukları ve New York’taki ilk Türk sanat galerisi, artık İstanbul’da da sergiler düzenliyor.

    Galeri, temsil ettiği sanatçısı İrfan Önürmen’in ‘Bilinmeyen Neden’ başlıklı sergisini, İstanbullu sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. New York’ta yaşayan ve oradaki sergileriyle büyük ilgi gören İrfan Önürmen’in sergisi, 3 Kasım’da Galata Rum Okulu’nda açılacak. Sergide sanatçının özgün stili niteliğindeki tül işlerinden kağıt kolajlara ve beton çalışmalarına kadar farklı teknik ve yaklaşımlarda eserleri sergilenecek.

    BOĞAZ’DA OTEL AÇIYOR
    İş insanı Cem Hakko, İtalyan moda devleri gibi perakendeciliğin yanına otelciliği de eklemiş ve geçen yıl Nişantaşı’nda ilk otelini açmıştı. Lüks konaklama deneyimi yaşatan Cem Bey, arayı açmadan ikinci oteli için de kollarını sıvamıştı.

    Mark-Nedret Butler çiftinin Çengelköy’deki otelini satın alan Cem Bey, tarihi 19. yüzyıla dayanan Osmanlı Damıtımevi’nde konumlanan özel yapıyı, dünyaca ünlü mimar Pierre Beucler’e yeniden tasarlattı. Boğaz manzarasına sahip 12 oda ve iddialı bir restoranla hizmet verecek otel, 11 Kasım’da hizmete girecek. Cem Bey bunlarla kalmaz, Bodrum veya Çeşme’de de otel açarsa şaşmam.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/10-ay-sonra-baristilar/feed/ 0
    ‘Kardeşim doktor ihmali yüzünden engelli kaldı’ https://www.haber60.com.tr/kardesim-doktor-ihmali-yuzunden-engelli-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/kardesim-doktor-ihmali-yuzunden-engelli-kaldi/#respond Wed, 23 Oct 2024 04:09:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/kardesim-doktor-ihmali-yuzunden-engelli-kaldi/ Şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, sosyal medyada kardeşi Cansu’nun sağlık durumu hakkında önemli bir açıklama yaptı. Kardeşinin bir doktor ihmali sonucu engelli kaldığını belirten şarkıcı, “Ölene dek kardeşimin hakkını arayacağım” dedi.

    Kalaycıoğlu 2013 yılında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Cansu’yla yazlıktaydık, o zamanlar hiçbir engeli yoktu. Yaz ortalarına doğru biraz kilo kaybetmeye başladı fakat bir yandan sürekli canı tatlı istiyordu.

    Cansu’yu hastaneye götürdüm tek başıma taşıyarak. Akçay’daki 2 hastane de ilgilenmedi, İstanbul’a getirdik, Ataşehir’de bir hastaneye gittik. Doktor o gece tatile çıkacağı için kardeşime acil bir tedavi yapmaya çalıştı. Cansu iki güne yakın uyanamadı fenalaştı. Meğerse günlerdir 500 şekerle komadaymış. Kalbi 70 dakika boyunca durmuştu. Beynin yüzde 70’den fazlası hasarlıydı.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kardesim-doktor-ihmali-yuzunden-engelli-kaldi/feed/ 0
    BM: Çocuklar için daha güvenli bir dijital dünyaya ihtiyaç var https://www.haber60.com.tr/bm-cocuklar-icin-daha-guvenli-bir-dijital-dunyaya-ihtiyac-var/ https://www.haber60.com.tr/bm-cocuklar-icin-daha-guvenli-bir-dijital-dunyaya-ihtiyac-var/#respond Tue, 22 Oct 2024 01:40:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/bm-cocuklar-icin-daha-guvenli-bir-dijital-dunyaya-ihtiyac-var/ Birleşmiş Milletler (BM) siber zorbalık konusunda açıklama yaparak, çocukların çevrim içi ortamda güvende olmasını sağlamak amacıyla daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini bildirdi.

    Siber zorbalığın dünya çapında çocukların yüzde 15’ini etkileyerek ciddi duygusal ve psikolojik zarara neden olduğu ifade edilen açıklamada, çocuklar için daha güvenli bir dijital ortam yaratmak amacıyla hükümetler, sivil toplum ve özellikle teknoloji endüstrisi dahil tüm paydaşların acil eyleme geçmesi gerektiği aktarıldı. Daha fazla çocuğun, genellikle daha küçük yaşlarda dijital ortama eriştikçe, siber zorbalık, cinsel sömürü ve zararlı içeriğe maruz kalma gibi endişe verici bir dizi çevrim içi riskle karşı karşıya kalındığı vurgulanan açıklamada, “Dijital teknolojilerin hızla yaygınlaşması, çocukları hem anlık hem de uzun süreli zararlara karşı savunmasız bıraktı. Bu riskleri gösteren bazı verilere rağmen, çocuklara yönelik çevrim içi şiddetin tamamı hala yeterince rapor edilmiyor ve soruşturulmuyor. Çocukları korumak adına, çevrim içi ve çevrim dışı şiddetin birbirine bağlılığını tanıyan ve çocukların dijital dünyada karşılaştıkları benzersiz zayıflıkları ele alan kapsamlı bir yaklaşımın benimsenmesi kritik öneme sahiptir” denildi.

    “TEKNOLOJİ SEKTÖRÜ ÇOCUKLARIN GÜVENLİK VE KORUNMA HAKLARINA ÖNCELİK VERMELİ”

    Açıklamada, teknoloji sektörünün, çocukların güvenlik ve korunma haklarına öncelik vermesi gerektiği belirtilerek, “Çocuk haklarına dayalı yaklaşımlara ilişkin mevcut ortaklıklar ve rehberlik, eylem için bir temel oluşturmaktadır ancak bunların artan tehditlere uygun bir ölçek ve hızda uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, çocukları çözüm geliştirme sürecine dahil etmek, onların refahını koruyan ve geliştiren dijital bir ortamın yaratılmasında seslerinin duyulmasını sağlamak önemlidir” ifadeleri kullanıldı.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bm-cocuklar-icin-daha-guvenli-bir-dijital-dunyaya-ihtiyac-var/feed/ 0
    Gıda teröristleri tutuklanmalı https://www.haber60.com.tr/gida-teroristleri-tutuklanmali/ https://www.haber60.com.tr/gida-teroristleri-tutuklanmali/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/gida-teroristleri-tutuklanmali/ Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayınladığı tağşiş listelerinden köftenin içinden domuz eti, kokoreçten alkol, Adana kebabından at eti, sucuktan kanatlı eti, eşek eti vs. çıktı!
    Listeye her geçen gün yeni ürünler ekleniyor. Olağan şüpheli zeytinyağında ise eşine az rastlanacak bir olay yaşandı.
    Onay Ticaret’in sahibi Sabri Akın’ın 21 farklı marka zeytinyağına tohum yağı karıştırdığı tespit edildi.
    Sabri Akın’a ait 43 farklı marka bulunuyormuş ve bu markalar aracılığıyla sahte zeytinyağı satışına devam etmiş.
    Marka isimleri de Yeşil Ayvalık, Şirince Taş Baskı, Meşa Diva, Yeni Vakıf Gurme gibi zeytinyağı severlerin ilgisini çekecek cinsten.

    Eminim satış elemanları ürünleri için organik, ilaç kullanılmadan, ilk hasattan vs. elde ediyoruz diyorlardır.
    Hem pahalı hem de sahte!
    Ne güzel iş!
    Adam hiç acımamış! 43 farklı markada insanları hem soymuş hem de sağlıksız zeytinyağı satmış.
    İnsanlar artık ‘İçine ne kattılar acaba’ diye düşünmekten zeytinyağı almaya korkar hale geldi.
    Düşük para cezaları ya da ruhsat iptalleri işe yaramıyor! Anında başka bir marka çıkarıp sahteciliğe devam ediyorlar.
    Ve bu sahtecilik vakaları yeni de değil!
    Uzun yıllar halkı hem zehirlediler hem de büyük vurgun yaptılar!
    Bundan sonra gıdada sahtecilik yapanların, insan sağlığıyla oynayanların başına neler geleceğini gösterecek aksiyonlar alınmalı!
    Örneğin sahte ve tağşiş listesindeki gıda teröristleri tutuklanmalı.

    ***

    84 YAŞINDAEMEKLİ OLMAK
    Malatya’da Bayram Tekedereli, 1968 yılından beri Sosyal Güvenlik KurumuMalatya İl Müdürlüğü’nde kaloriferci olarak çalışıyordu.
    Tekedereli, her ne kadarda kaloriferci olarak görev yapsa da süreç içerisinde özellikle elektrik arızaları başta olmak üzere kurum bünyesindeki birçok konuda çalışmalar gerçekleştirerek gözde bir personel olmayı başardı.
    Ve Tekedereli önceki gün kesintisiz tam 56 yıl görev yaptığı kurumdan 84 yaşında emekli oldu.

    Bayram amca emekli olmakta sanki biraz acele etmiş!
    Şaka bir yana alkışı hak eden erdemli bir davranışla karşı karşıyayız.
    Bayram amca eski emeklilik yasasına göre normalde 40’lı yaşlarda emekli olabilirdi.
    40’lı yaşlarda hem emekli maaşı alıp hem de farklı işte çalışabilirdi ya da kahvede vakit geçirebilirdi.
    Erken yaşlarda emekli olup çalışmadan, hareketsiz ve sağlıksız bir hayat sürdürüp erkenden çökenler de var bu hayatta.
    Bayram amca örneğinde olduğu gibi çalışmak, sürekli bir şeyler üretmek insanı dinç ve sağlıklı tutuyor.

    ***

    BİREYSEL ADALET
    Antalya’da engelli bir kişi, kendisine tahsis edilen engelli rampasına bırakılan aracın camlarını ve farlarını parçaladı.
    Ve bu olayın görüntüleri viral oldu.
    Haklıyken haksız durumuna düşmek bu olsa gerek.

    Polisi arayabilirdi ama hayat böyle akıp gitmiyor.
    Bu tarz magandalıklarla sürekli karşılaşınca bir gün öfkenize yeniliyorsunuz.
    Engelli vatandaş tekerlekli sandalyesiyle kaldırıma çıkmak için bu magandayı beklemek zorunda mıyım diye düşündü muhtemelen.
    Haklıydı ama ortada bu usulsüzlüğe ceza yazacak polis yoktu ve kendi adaletini sağladı.
    İşte asıl tehlike de bu; insanların çaresizlik içerisinde bireysel adalet dağıtmaları!

    ***

    TARTIŞMALI HEDİYE!
    Jandarma Uzman Çavuş Bahattin Baştan 2018 yılında Siirt Eruh’ta şehit düşmüştü.
    Trabzon’daki evinin yanına inşa ettiği binada oğlunun eşyalarını saklayan ve müze hassasiyetinde koruyan Emine Baştan’a valilik oğlunun balmumu heykelini hediye etti.
    Emine Hanımı oğlunun balmumu heykelinin elini tutarken görünce içim parçalandı. Gerçekten de Emine Hanım, oğlunun odasını bir müze gibi tutmuş.

    Şehit ailesi valilikten bal mumu heykel talep etmiş olabilir mi?
    Sonuçta kimsenin aklına gelmeyecek bir hediye bu. Meseleye bu açıdan bakınca o oda da balmumu heykel de olabilir diyorsunuz.
    Ama yine de garip ve üzücü bir durum.
    Emine Hanım, artık her gün o balmumu heykeli sevip, oğluyla sohbet bile ediyor olabilir.
    Bu annenin tuttuğu yası travmatik hale sokabilir.
    Heykeli hediye edersek annenin acısını artabilir diye hiç düşünülmedi mi? Şehre şehit askerin heykeli yapılsaydı, anma töreni düzenlenseydi ya da dualar okutulsaydı daha iyi olmaz mıydı?

    ***

    ABD POLİSİ NE YAPARDI?
    Geçtiğimiz günlerde Konya’da kavga ihbarına giden üç polis evin kapısını çaldı. Kapı açılınca bir adam elinde koca bir bıçakla polislere saldırdı.
    Polisler kaçtı, kaçamayanlardan biri yedi bıçak darbesiyle yaralandı. Olay anının görüntüleri korku filmi gibiydi. En kötüsü ise; saldırgan polisi bıçaklarken diğer polisler ortada yoktu!

    Sonra saldırgan Emre Köroglu’nun, ‘oto hırsızlığı’, ‘yaralama’, ‘uyuşturucu kullanmak’, ‘yağma’ gibi suçlardan 33 kaydının olduğu ve son 1 yılda karıştığı suçlar nedeniyle 10 kez gözaltına alınıp serbest bırakıldığı ortaya çıktı.
    Polis 33 kez yakalıyor, hukuk sistemi serbest bırakıyor sonra aynı adam polisi bıçaklıyor! Çok tartışılan Ceza İnfaz Yasası’nı özetleyen bir haber bu. Çalışmalar başladı inşallah suçluları cezalandırmayan bu yasa değişecek.
    Bu olayın ardında farklı illerde polislere iki bıçaklı saldırın daha gerçekleşmesi ise polislerin bu tarz saldırılarda hazırlıksız yakalandığını gösteriyor.
    Hep aynı örneği veriyoruz ama Konya’daki olayda ABD polisi olsaydı elleri tetikte kapıyı çalarlardı. En küçük saldırı hareketinde de silahlarını ateşlerlerdi!

    ***

    Altyazı
    “Eğer patates püresi ile sosu karıştırırsan daha sonra ayıramazsın, sonsuza dek. Babanın sigarasından çıkan duman bir daha asla içine dönmez. Geri dönemeyiz. Seçmek, bu yüzden zordur. ” (Mr. Nobody)

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gida-teroristleri-tutuklanmali/feed/ 0
    Cazın kalbinde bir yıl https://www.haber60.com.tr/cazin-kalbinde-bir-yil/ https://www.haber60.com.tr/cazin-kalbinde-bir-yil/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/cazin-kalbinde-bir-yil/ SANATve cemiyet hayatın tanınmış isimleri buluştu! İstanbul’un kültür, tarih ve sanatla buluştuğu Pera 77, önceki akşam birinci yılını kutladı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve Akbank Caz Festivali gibi etkinliklere ev sahipliği yapan mekan, kültürel bir buluşma noktası haline geldi. Ata Eremsoy, bir yıllık hikayelerini konuklarla paylaştıktan sonra, sahneyi yetenekli müzisyenlere bıraktı. Gecede Dilek Sert Erdoğan, Seran Bilgi, Şenay Lambaoğlu, Ayşegül Yeşilnil, Duygu Tarhan ve Tanju Yıldırım sahneye çıktı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cazin-kalbinde-bir-yil/feed/ 0
    Nafaka miktarı yeniden tartışmalara yol açtı https://www.haber60.com.tr/nafaka-miktari-yeniden-tartismalara-yol-acti/ https://www.haber60.com.tr/nafaka-miktari-yeniden-tartismalara-yol-acti/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/nafaka-miktari-yeniden-tartismalara-yol-acti/ Nafaka konusu yine medyanın gündeminde. Bu hafta başı Ufuk Özkan ile yaptığım röportajda ünlü oyuncu da nafakadan dert yanmıştı. 2 yıl içinde 45 bin TL’den 114 bin TL’ye çıkan nafakayı ödeyecek kadar para kazanmadığını belirtmesi kamuoyunda yeni bir tartışmaya neden oldu. Özkan’a destek verenler de oldu, eleştirenler de. Özkan’ın eski eşi Nazan Özen de nafaka konusuna dair önemli açıklamalarda bulundu.

    Özkan’ın nafakayı ödemediğini ve kendisinin de çalışma hayatının olmadığını, bundan dolayı da maddi zorluk yaşadığını söyledi. Bu da madalyonun diğer yüzü. İki tarafın da kendi penceresinden haklı sebepleri var görünüyor. Özkan dizi çekmediğini, tiyatro yaptığını da söyledi röportajda. Tiyatrodan kazanılacak miktar elbette dizilerdeki gibi olmaz. Yani 114 bin TL gibi bir rakamı tiyatro yaparak ödemesi bence de mümkün değil. O zaman makul bir ölçüde tarafların anlaşması en doğrusu gibi görünüyor.

    Yalnız şunu da söylemek isterim, röportaj sonrası kendi tabirleriyle birçok ‘nafaka mağduru’ndan mesajlar aldım. Birçoğu da Özkan gibi yüksek nafaka miktarından şikayet etti. Nafakanın zenginleşme aracı olmaması, bunun bir ticari gelir kapısı olarak görülmemesi gerektiği konusunda çoğunluk hemfikir. Pratikte hemfikiriz ama uygulamaya gelince bunun tam tersini yapanlar da var ne yazık ki… Hele ki ekonomik özgürlüğü olan, meslek sahibi eşlerin nafaka üzerinden zenginleşme çabasına hiç girmemesi gerekir. Nafaka ile statü atlayan, eski eşini bankamatik gibi görenlerin de olduğu bir gerçek. Örneklerini magazin dünyasında gördük… İşte tam da böyleleri yüzünden toplumsal alanda nafaka konusunda ciddi önyargılar oluştu. Bunu çözmenin en etkili yolu eşlerin birbirine hakkaniyetli yaklaşmasından geçiyor. Yoksa biz konuyu uzun bir süre daha konuşuruz…

    ‘MEDYA, KADINAYÖNELİK ŞİDDETLEMÜCADELEYEDESTEK VERMELİ’
    Bu hafta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ev sahipliğinde çok önemli bir toplantı gerçekleştirildi. ‘Kültür, Sanat ve Medyanın Dönüştürücü Gücüyle Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi’ temasıyla yapılan toplantıya RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ve medya dünyasından isimler katıldı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen toplantıda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş son derece önemli noktalara değindi.

    Özellikle medyanın kadına şiddetle mücadelede önemli bir enstrüman olduğunun altını çizdi. Şiddetle mücadelede medyanın destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Medyanın toplumsal alandaki gücü yadsınamaz bir gerçek, tam da böyle bir dönemde medyanın toplumsal farkındalığı artırması için üstüne düşeni yapması gerektiğini düşünüyorum. Medyanın dönüştürücü gücü kadına şiddetle mücadele konusunda son derece önemli bir katkı sağlayacaktır. Medya camiasının ilgiyle katıldığı bu toplantının her iki taraf açısından son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/nafaka-miktari-yeniden-tartismalara-yol-acti/feed/ 0
    90’ların yıldız ismi Zeynep Türkeş bakın şimdi ne yapıyor! O artık bambaşka bir hayat yaşıyor! https://www.haber60.com.tr/90larin-yildiz-ismi-zeynep-turkes-bakin-simdi-ne-yapiyor-o-artik-bambaska-bir-hayat-yasiyor/ https://www.haber60.com.tr/90larin-yildiz-ismi-zeynep-turkes-bakin-simdi-ne-yapiyor-o-artik-bambaska-bir-hayat-yasiyor/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/90larin-yildiz-ismi-zeynep-turkes-bakin-simdi-ne-yapiyor-o-artik-bambaska-bir-hayat-yasiyor/ 90’ların yıldız ismi Zeynep Türkeş bakın şimdi ne yapıyor! O artık bambaşka bir hayat yaşıyor!

    ‘İnadı Bırak’ ve ‘Ah Memedim’ şarkılarıyla bir döneme damga vuran Zeynep bakın şimdi ne yapıyor!

    90’ların yıldız ismi Zeynep Türkeş bakın şimdi ne yapıyor! O artık bambaşka bir hayat yaşıyor!

    Zeynep Türkeş, Instagram hesabından hayatına dair kareler paylaşmayı ihmal etmiyor. Zeynep Türkeş’in, yıllar içindeki değişimini görenler şaşıp kalıyor. İzmit doğumlu Zeynep Türkeş, adeta bambaşka birine dönüştü.

    90’ların yıldız ismi Zeynep Türkeş bakın şimdi ne yapıyor! O artık bambaşka bir hayat yaşıyor!

    Çok iyi derecede Fransızca konuşabilen Zeynep Türkeş’in buz pateninde Türkiye çapında birinci ve üçüncülüğü bulunuyor.

    90’ların yıldız ismi Zeynep Türkeş bakın şimdi ne yapıyor! O artık bambaşka bir hayat yaşıyor!

    Milas’ta butik otel işletiyor

    48 yaşındaki Zeynep, eşi Can Yalman’la Milas’ta bir butik otel işletiyor. Şarkıcı, müziğe asla ara vermediğini söyledi.

    90’ların yıldız ismi Zeynep Türkeş bakın şimdi ne yapıyor! O artık bambaşka bir hayat yaşıyor!

    Zeynep Türkeş ünlü olmasını sağlayan “Ah Memedim” şarkısını hikayesini bu sözlerle anlattı:

    “İlk albümümü hazırlarken rahmetli İbrahim Erkal aradı ve sesimden çok etkilendiğini söyledi. Biraz farklı bir şarkı yazdığını, sesime uyacağını hissettiğini belirtti. ‘Memedim’i albüme öyle ekledik. İbrahim Erkal’ın en büyük hediyesi oldu bana. İnsanların hüznünü dile getirdiğim için bana o lakabı uygun gördüler. ‘Memedim Zeynep’ olarak anılmaktan gurur duyuyorum. 90’ların tadı başkaydı. Hem jenerasyon hem müzik hem de duygular olarak bambaşkaydı. Kıymet bilinen zamanlardı. İyi ki o dönemi yaşadım, çok şanslıyım.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/90larin-yildiz-ismi-zeynep-turkes-bakin-simdi-ne-yapiyor-o-artik-bambaska-bir-hayat-yasiyor/feed/ 0
    Kayıp duyguları Kayıp Kamyon’da buldum https://www.haber60.com.tr/kayip-duygulari-kayip-kamyonda-buldum/ https://www.haber60.com.tr/kayip-duygulari-kayip-kamyonda-buldum/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/kayip-duygulari-kayip-kamyonda-buldum/ Kayıp duyguları Kayıp Kamyon’da buldum

    Yetkin Dikinciler filmi anlatırken “Bu proje ‘Benim derdim bende kalsın önce seninkini halledelim’ diyen güzel insanlar ile dolu” demişti. Kayıp Kamyon filminin galasına koştura koştura gitmeme sebep olan işte bu cümle oldu. Zira birilerinin de bana “İyi hoş da kardeşim, sen nasılsın bu aralar?” diye sormasını bekliyordum. Biliyordum ki insanları en çok da kendi dertlerinin peşine düşmeleri yalnızlaştırıyordu. Bu aralar ruhumuzun en çok “sencilleşmeye” ihtiyacı vardı.

    Kayıp duyguları Kayıp Kamyon’da buldum

    Uzun zamandır bu kadar sağlam bir senaryoya rastlamamıştım. Buna Ekrem Arslan’ın özenli ve yaratıcı rejisi de eklenince ortaya eli yüzü düzgün bir seyirlik çıkmış. Eleştirebileceğim tek konu, finalin biraz sarkmasıydı.

    Kayıp duyguları Kayıp Kamyon’da buldum

    Oyunculuklara gelince: Bülent Emin Yarar yıldızlaşıyor gibi görünse de senaryonun gizli yükünü Yetkin Dikinciler’in enfes oyunculuğu çekiyor. Her zamanki mütevazılığıyla bir adım geride duruyor ama karşısında benim gibi bir yeteneksiz olsa beni bile oynatır vallahi…

    Kayıp duyguları Kayıp Kamyon’da buldum

    Film beni su gibi duru bir oyuncuyla da tanıştırdı. Ülkü Hilal Çiftçi… Hem harika oynuyor hem de billur gibi bir sesi var. Galada merak ederek müzik eğitimi alıp almadığını sordum. Almıyormuş. Yüce Mevla’m bazen konservatuarları gidip bazı kullarının içine kuruyor demek ki…

    Kayıp duyguları Kayıp Kamyon’da buldum

    Sinehane’nin seyircilere yeni hediyesi Kayıp Kamyon; savaş, afet ve vahşetle örülü şu travmatik günlerde “sakinleştirici papatya çayı” tadında bir film. Bu terapiyi kaçırmayın.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kayip-duygulari-kayip-kamyonda-buldum/feed/ 0
    Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul kızları Melek Bal’ın nasıl madde bağımlısı olduğunu tek tek anlattı! Sosyal medyadan tuzağa düşürdüler https://www.haber60.com.tr/umut-akyurek-ile-oktay-ertugrul-kizlari-melek-balin-nasil-madde-bagimlisi-oldugunu-tek-tek-anlatti-sosyal-medyadan-tuzaga-dusurduler/ https://www.haber60.com.tr/umut-akyurek-ile-oktay-ertugrul-kizlari-melek-balin-nasil-madde-bagimlisi-oldugunu-tek-tek-anlatti-sosyal-medyadan-tuzaga-dusurduler/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/umut-akyurek-ile-oktay-ertugrul-kizlari-melek-balin-nasil-madde-bagimlisi-oldugunu-tek-tek-anlatti-sosyal-medyadan-tuzaga-dusurduler/ Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul kızları Melek Bal’ın nasıl madde bağımlısı olduğunu tek tek anlattı! Sosyal medyadan tuzağa düşürdüler

    Şarkıcı Umut Akyürek, 19 yaşındaki kızı Melek Bal’ın yasaklı madde kullandığını belirterek yardım çağrısında bulunmuştu. Kızının kriz geçirdiğini ve bu nedenle büyük korku yaşadıklarını belirten Akyürek, “Kızım ya kendini öldürecek ya da bizi” demişti. Yaşananların ardından Akyürek ve eşi Oktay Ertuğrul, özel açıklamalarda bulundu. Çift, yardım çağrısının ardından kızlarının tedavi altına alındığını söyleyip aileleri sosyal medya platformlarındaki tehlike konusunda uyardı.

    Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul kızları Melek Bal’ın nasıl madde bağımlısı olduğunu tek tek anlattı! Sosyal medyadan tuzağa düşürdüler

    12 YAŞINDA MADDE KULLANMAYA BAŞLAMIŞ

    Oktay Ertuğrul, yaşadıkları süreçleri şöyle anlattı: “Kızım 12 yaşında madde kullanmaya başlamış. Biz anne-baba olarak fark ettiğimiz anda müdahale ettik. Madde kullandığı zaman kendini kaybediyor ve ne yaptığını bilmiyor. Kızımızı üç defa hastanede tedavi ettirdik.

    Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul kızları Melek Bal’ın nasıl madde bağımlısı olduğunu tek tek anlattı! Sosyal medyadan tuzağa düşürdüler

    Çocuğumuz da maddeden kurtulmaya çalışıyor ama bir hafta evde duruyor, dışarı çıkınca da yeniden başlıyor. Kızım 19 yaşında. Son dönemlerde yaşanan şiddet olaylarına bakın, çoğu madde bağımlısı. Kimyasal maddeyi kullandıkları zaman kendilerini kaybediyorlar.

    Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul kızları Melek Bal’ın nasıl madde bağımlısı olduğunu tek tek anlattı! Sosyal medyadan tuzağa düşürdüler

    Yeni nesil için en büyük tehlike uyuşturucu. Sosyal medyada, Netflix gibi dijital platformlardaki dizilerde nasıl uyuşturucu yapılacağına kadar gösteriliyor. Gençlerimiz arasında madde bağımlılığı çok yaygın. Ülkemiz için uyuşturucu beka sorunudur. Ülkemizin toplumsal yapısını bozmak için yapılıyor.

    Umut Akyürek ile Oktay Ertuğrul kızları Melek Bal’ın nasıl madde bağımlısı olduğunu tek tek anlattı! Sosyal medyadan tuzağa düşürdüler

    Terörist bir saldırıdır bence.” Baba Oktay Ertuğrul, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim umudumuz yeni nesiller ama onları madde bağımlısı haline getirenler var. Bakın uyuşturucu kullananların ortak özelliği rap müzik dinliyorlar, dövme yaptırıyorlar. Sosyal medya üzerinden bu çocuklar birbirini buluyor.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/umut-akyurek-ile-oktay-ertugrul-kizlari-melek-balin-nasil-madde-bagimlisi-oldugunu-tek-tek-anlatti-sosyal-medyadan-tuzaga-dusurduler/feed/ 0
    Kurtarıcımız “aile rehberliği” https://www.haber60.com.tr/kurtaricimiz-aile-rehberligi/ https://www.haber60.com.tr/kurtaricimiz-aile-rehberligi/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/kurtaricimiz-aile-rehberligi/ Bu köşede aylar önce bir önerimi seslendirmiştim. “Tıpkı aile hekimleri gibi her mahalleye aile psikologları da tahsis edilmeli” diye yazmıştım. Çünkü toplumun ruh sağlığı hiç de iyi sinyaller vermiyordu. Nihayet son ayların cinayet, şiddet ve vahşet bilançosu bu öngörümü haklı çıkarttı. Önceki gün bu yaraya büyük bir neşter vurulduğunu görmek ise beni biraz olsun rahatlatıp umutlandırdı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, büyük sosyal rehabilitasyon projesini açıkladı. Göktaş “Bu kapsamda 81 ilimiz ve 922 ilçemizin sosyal risk haritalarını çıkarmaya yönelik çalışmalarımızı başlattık. Sosyal risk haritaları ile kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, bağımlılık gibi sosyal olguları bütüncül olarak görmeyi amaçlıyoruz. Elde edeceğimiz bulgularla her bir şehre, ilçeye, mahalleye hatta aileye özgü koruyucu ve önleyici faaliyetler yürütmeyi hedefliyoruz” dedi.
    Göktaş, yeni bir modeli hayata geçirdiklerini de anlatarak, “Kısa süre içerisinde bütün Türkiye’de yaygınlaşmasını hedeflediğimiz Aile Rehberi Sistemi’yle talep eden haneleri daha yakından takip ederek, sorunlara hızlı ve etkili çözümler bulmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
    Teşhis de tedavi yöntemi de doğru. Üstelik benim önerimle de örtüşüyor. Bakan Göktaş ve kadrosunu bu yolda tüm yüreğimle destekliyorum.

    Bize biraz umut lazım
    Dün İbrahim Sadri’nin gıdaların kirlenmesi ile zihinlerin kirlenmesi arasındaki koşutluğu tespit eden sözlerine yer vermiştim. Bu görüşe bir katkı da benden:
    Bizim çocukluğumuzda neşe, mutluluk ve hepsinden önemlisi umut vardı. Bizler endişeli çocuklar değildik.
    Peki zorluk yaşamadık mı? Hem de ne yaşamak… Yağ kuyrukları, hastane rezillikleri, her gün taranan kahvehaneler… Ama enseyi bugünün çocukları ve gençleri kadar karartmamıştık. Geleceğe hep umutla, mutlulukla bakıyorduk. O zaman da soğuk savaşın sıcak savaşa evrilme olasılığı vardı ama bunun içimizdeki ümidi yok etmesine izin vermiyorduk. Gelecek bizimdi, öyle hissediyor, öyle yaşıyorduk.
    Şimdi küçük kızım bana her gün “Baba İsrail bize saldırır mı?” diye soruyor. Çünkü dört bir yanı savaş, terör ve vahşetle çevrili. Cep telefonu, tablet, bilgisayar, televizyon kuşatmasında bir çocuğu dünyanın bu kötü halinden soyutlamaya imkan yok.
    Onlara bir şekilde “umut” aşılamak zorundayız. Yiyecekten, içecekten daha çok buna ihtiyaçları var.

    Aman dikkat!
    Dolandırıcılığın, sahtekarlığın kol gezdiği günümüzde artık her şeyden şüphelenmek, her tereddütlü durumu doğrulatmak zorundayız. Tabii olayı ruhsal bir hastalık olan paranoyaya dönüştürmeden.

    Bugünkü uyarım velilere: GSM operatörü kodundan sonra 163 ile başlayan numaralardan sizi arıyorlar ve “Milli Eğitim Bakanlığı’ndan arıyoruz. Evinizde internet var mı? Çocuğunuz derslerini yaparken internete kolaylıkla erişebiliyor mu? Bunu denetlemek için evinize geleceğiz. Müsait bir gününüz için randevu verebilir misiniz?” diyorlar. Eğer tuzağa düşüp de kapınızı bu kişilere açtınız mı, kötülüklerden kötülük beğenin. Hırsızlık mı, gasp mı, tecavüz mü, adam kaçırmak mı, artık payınıza ne düşerse…
    Bir de çocuğunuz servis aracını sokakta asla yalnız beklemesin. Araçlarıyla çocukların yanlarına yaklaşıp, “Sizin servis gelirken kaza yaptı, okula sizi ben götüreceğim” diyen ve çocuklara türlü kötülük yapan soysuzlar türemiş. Aman diyeyim…

    Şeref kürsüsü
    Millilerimizin İzlanda soğuğunda eşofmanlarını çıkartıp seremonideki çocuklara vermeleri sadece minikleri değil tüm dünyanın içini ısıttı.

    Zap’tiye
    Hapisten çıkan kardeşlerden Bahar Candan, sevgilisi ile ablası Nihal Candan’ın aşk yaşadığını iddia etti: Aynı tas, aynı hamam… Olan, haftalarca onların dosyalarıyla boğuşan hakimlere, savcılara oldu…

    Ne demiş?
    Pablo Neruda: “Neden şiirlerimi çalıp sevgiline kendi şiirlerinmiş gibi okudun?” Postacı: “Üstat, şiir yazanın değil ihtiyacı olanındır. Benim o şiirlere ihtiyacım vardı.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kurtaricimiz-aile-rehberligi/feed/ 0
    Kırşehir’e Neşet Ertaş akını yaşanıyor https://www.haber60.com.tr/kirsehire-neset-ertas-akini-yasaniyor/ https://www.haber60.com.tr/kirsehire-neset-ertas-akini-yasaniyor/#respond Fri, 18 Oct 2024 05:53:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/kirsehire-neset-ertas-akini-yasaniyor/ Kırşehir’in kültürel ve sanatsal mirasını yücelten en önemli figürlerden biri kuşkusuz Neşet Ertaş… Onun anısını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Kırşehir’de açılan ‘Neşet Ertaş Türkü Bahçası’, şehre kültür turizmi açısından önemli bir katkı sağladı. İki ay önce açılan müzeyi görmek isteyenler, Kırşehir’e akın ediyor. Şehirde otel rezervasyonları arttı, şirketler özel turlar düzenlemeye başladı.

    Müzenin kurucusu olan Ercan Malkoç, “Kırşehir kendi halinde bir ildir. Ancak müzenin ardından civar illerden buraya akın başladı. Tur şirketleri buraya binlerce insan taşıyor. Civardaki oteller ise ilk kez büyük rezervasyon rakamlarına ulaştı” diyor. Avusturya’daki Wolfgang Amadeus Mozart için hazırlanan müzeden etkilenen Kırşehirli iş adamı Malkoç’un yaptırdığı müzeyi gezmek ise ücretsiz…

    Halk ozanı Ertaş’ın “Bahça Duvarından Aştım” türküsünden esinlenilerek “Neşet Ertaş Türkü Bahçası” ismi verilen mekan, “Can yakıp kalp kırma ey insanoğlu” öğüdüyle kapılarını aralıyor. Müze yürüyüş yolu, dinlenme ve müzik duraklarından oluşuyor. Bahçede, sanatçının sevilen eserlerinin isimlerini taşıyan duraklara gelenler sensörlü müzik kutuları sayesinde türküleri dinleyebiliyor.

    “Gönüldağı”, “Mühür Gözlüm”, “Zahidem”, “Ahirim Sensin”, “Ah Yalan Dünya”, “Neredesin Sen” gibi türkülerin isimlerini taşıyan 14 durağın yanı sıra bahçede 3 bine yakın fidan ve çok sayıda çiçek bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan kiralanan 10 dönümlük arazi üzerine kurulan ‘Neşet Ertaş Türkü Bahçası’, Neşet Ertaş hayranlarını değil, aynı zamanda Türk halk müziğine ilgi duyan yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Neşet Ertaş’ın bahçasını görmek için gelen misafirler Kırşehir’in turizm potansiyeli büyük bir ivme kazanmış. Müzeyi ziyaret edenlerin sayısı her geçen gün artmakta ve bu da ili büyük katkı sağlıyor.

    BAMBU YERİNE PIRASA
    Finlandiya’daki bir hayvanat bahçesi, ziyaretçi sayısının azalması nedeniyle bakımı çok pahalı hale gelen iki dev pandayı Çin’e iade etme kararı aldı. Hayvanat bahçesi, daha fazla turist çekmek adına 8 milyon Euro maliyetle pandalar için özel bir yaşam alanı inşa etmiş, Çin’e ödenen koruma ücreti de dahil olmak üzere Lumi ve Pyry’nin bakımı hayvanat bahçesine yılda yaklaşık 1,5 milyon Euro’ya mal oluyordu.

    Dev pandaların yediği bambu Hollanda’dan uçakla getiriliyordu ve büyük bir masraf kalemi olduğu konuşuluyordu. Bunun üzerine Türkiye’de sosyla medyada ortalık karıştı. Sevimli olarak herkesin beğenisini kazanan pandalar Türkiye’ye getirilsin diye kampanyalar başlatıldı. Lumi ve Pyry, Türkiye’ye gelmesi ile ilgili yazılan başlıklarda en hoşuma giden ise “Biz onu bambu yerine pırasa ile besleriz” oldu. Gerçekten gelseler sevimli pandalar pırasa ile tanışır hem de çok beğenirler.

    BEZECEKSİN
    Serdar Ortaç… En güzel şarkıların mimarı, en çok konuşulan işlerin aranan adamı… Yıllardır içinde bulunduğumuz camiaya öyle dokunuşları var ki… Geçenlerde bir konuşmasına denk geldim. “Hepimizin fikri değişir. Şimdiki genç, orta yaşlı olunca fikri değişecek.

    Bezmiş olacak… Bezmişlik en güzel mertebe… Bezersen hayattan yırttın demektir. Bezdiğin an kimseyle kavga etmez hiçbir şeyi dert etmezsin. Bezeceksin!” demiş Ortaç. Çok güzel demiş….

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kirsehire-neset-ertas-akini-yasaniyor/feed/ 0
    Meme kanseri gençleri hedef alıyor https://www.haber60.com.tr/meme-kanseri-gencleri-hedef-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/meme-kanseri-gencleri-hedef-aliyor/#respond Wed, 16 Oct 2024 04:46:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/meme-kanseri-gencleri-hedef-aliyor/ Kadınlarda en çok görülen kanser türlerinin başında meme kanseri geliyor. Hastalığın önlenmesinde ve tedavinin daha kolay olmasında erken tanı, hayati öneme sahip. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında konuşan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, bazı tedavilerin, meme kanseri tedavisinde gerilemelere bile neden olduğunun altını çiziyor. Prof. Dr. Ersoy “Her zaman ve her kanser türü için söylediğimiz gibi erken tanı hayat kurtarıcıdır” dedi.

    KONTROLLERE 20 YAŞINDA BAŞLAYIN
    Kendi kendine muayene başta olmak üzere klinik meme muayenelerini, taramaları aksatmamak gerektiğini belirten Prof. Dr. Ersoy “Özellikle 20 yaşından sonra her ay adet döneminin bitiminden birkaç gün sonra kendi kendimizi muayeneye ayıracağımız 3 dakikaya ilaveten, doktor kontrolleri sonrasında yılda yine 3 dakikamızı ayıracağımız mamografi ve tarama teşhiste en önemli yardımcılardır” dedi. Prof. Dr. Ersoy, şu uyarılarda da bulundu: “Erken tanının önemini kavrayarak her ay yapacağınız kendi kendinize muayenelerinizde meme veya koltuk altında kitle, memede ödem, meme cildinde ve meme başında kızarıklık, içeri çökme, kabuklaşma, yaralar, meme başından kanlı veya şeffaf akıntı, memelerde asimetri ve meme boyutunda değişiklik gibi durumlarda mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

    SAĞLIKLI BESLENME VE EGZERSİZ ÖNEMLİ
    MEME kanseri tanısı konulması durumunda ne yapmak gerektiğini ise Prof. Dr. Ersoy, şöyle anlattı: “Hekimlerinizin önerdiği, hastalığınıza ve size uygun tedavi yöntemleri, sevdiklerinizin desteği, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve psikolojik yardım sizin bu zorlu süreci atlatmanızda en önemli destekçileriniz olacaktır.”

    KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ ŞART
    HER hastada tümör özelliklerinin farklı olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Ersoy, kişisel ve ailesel özelliklerin de bu durumda belirleyici olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Bu da demektir ki sizin ve hastalığınızın özellikleri diğer meme kanserli hastalarınkinden farklıdır ve sizin için oluşturulan tedavi ve takip protokolünü diğerleriyle karşılaştırarak eksik veya fazla tedavi alıyor hissine kapılmanız gereksiz endişe nedenidir. Bu farklılıklar dikkate alınarak kişiye özel tarama, tanı ve tedavi programlarının multidisipliner yaklaşımla oluşturulması önemlidir.”

    BU UYGULAMALARDAN KAÇININ
    PROF. Dr. Ersoy, meme kanserinde tedavi sürecinin başlamamasına neden olan veya geciktiren uygulamalara da dikkat çekerek, şu uyarılarda bulundu: “Sülük, hacamat, bitkisel kürler tabii ki bazı durumlarda fayda gösterebilen yöntemler olabilir ancak, kanserin asıl tedavisinde yerleri bulunmamaktadır. Kanser tanısı aldıktan sonra bu uygulamalardan medet umarak, maalesef son evreye kadar hastalık ilerledikten sonra başvuran birçok hastamız, gelişmiş güncel tıbbi tedavilerden faydalanma şanslarını da kaybetmiş olmaktadırlar. Hastalarımız bilimsel, tıbbi tedavi yöntemlerini takip etmeliler.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/meme-kanseri-gencleri-hedef-aliyor/feed/ 0
    Sinem Kobal’dan Kenan İmirzalıoğlu itirafı https://www.haber60.com.tr/sinem-kobaldan-kenan-imirzalioglu-itirafi/ https://www.haber60.com.tr/sinem-kobaldan-kenan-imirzalioglu-itirafi/#respond Wed, 09 Oct 2024 14:23:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/sinem-kobaldan-kenan-imirzalioglu-itirafi/ Sinem Kobal'dan Kenan İmirzalıoğlu itirafı

    2016 yılında Kenan İmirzalıoğlu ile dünyaevine giren Sinem Kobal, iki kız dünyaya getirdi.

    Lalin ve Leyla adında olan iki kızı için uzun süre setlere ara veren Kobal, geri döndü.

    Yeniden setlere dönen ve oyunculuk yapmaya hazır olan Kobal, bir dergi için kamara karşısına geçti ve özel açıklamalar yaptı.

    Röportajında hamilelik sürecinden bahseden Kobal, eşi Kenan İmirzaloğlu’na da övgüler yağdırdı.

    “SARIP SARMALANDIM”

    İki çocuk annesi Sinem Kobal, eşi Kenan İmirzalıoğlu’nun hamilelik dönemindeki rolü için “Ben tüm bu süreçlerde onun tarafından güzel sarıp sarmalandım, şanslı hissediyorum.” dedi.

    “KENAN YANI BAŞIMDAYDI”

    Kobal, sözlerine “Kenan, tüm süreçlerde, doğum da dahil yanı başımdaydı ve bu hali bizim için bu yolculuğu ve bağımızı bambaşka bir yere taşıdı.

    Bence olması gereken de bu. Çünkü ebeveyn olmak tüm bu süreci ve sorumlulukları beraber almaya gönüllü olmakla başlıyor.” diye devam etti.

    ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sinem-kobaldan-kenan-imirzalioglu-itirafi/feed/ 0
    Galatasaraylı Mauro Icardi ve Wanda Nara’dan yeni kare https://www.haber60.com.tr/galatasarayli-mauro-icardi-ve-wanda-naradan-yeni-kare/ https://www.haber60.com.tr/galatasarayli-mauro-icardi-ve-wanda-naradan-yeni-kare/#respond Wed, 09 Oct 2024 14:23:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/galatasarayli-mauro-icardi-ve-wanda-naradan-yeni-kare/

    Galatasaray’ın yıldızı Mauro Icardi ile ayrılacakları konuşulan Wanda Nara, barıştı.

    Uzun süredir ayrıl-barış ilişkileriyle Türkiye gündemini meşgul eden ikili, yeniden aşk tazeledi.

    İkilinin barışmasının ardından Mauro İcardi soluğu Arjantin’de aldı.

    Ünlü yıldız burada Wanda Nara ve çocuklarıyla, uzun bir aranın ardından yeniden bir araya geldi.

    İLK KARE KIZIYLA GELDİ

    Kızıyla bir fotoğrafını yayınlayan Mauro Icardi, “Küçük prensesim uyuyacak. İyi geceler” notunu düştü.

    DİĞER KARE WANDA’YLA

    Ardından, Wanda Nara ile birbirlerine sarıldıkları bir fotoğrafı paylaşan Mauro Icardi, “Senin için okuyanlar, onun için, senin için, onlar için, herkes için iyi geceler.” ifadesini kullandı.

    ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/galatasarayli-mauro-icardi-ve-wanda-naradan-yeni-kare/feed/ 0
    Acun Ilıcalı’nın eşi Ayça Çağla Ilıcalı’dan hamilelik açıklaması https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalinin-esi-ayca-cagla-ilicalidan-hamilelik-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalinin-esi-ayca-cagla-ilicalidan-hamilelik-aciklamasi/#respond Wed, 09 Oct 2024 14:23:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalinin-esi-ayca-cagla-ilicalidan-hamilelik-aciklamasi/

    Geçtiğimiz ay dünyaevine giren Çağla Altunkaya ile Acun Ilıcalı’nın bebek beklediği iddia edildi.

    Konuya dair peş peşe haberlerin çıkması üzerine, Çağla Altunkaya’dan açıklama geldi.

    Altunkaya yaptığı açıklamada, hamilelik haberlerine son noktayı koydu ve gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    “BENİM HAMİLELİK HABERİMİ YAPMAKTAN VAZGEÇİN”

    Ayça Çağla Altunkaya, konuyla ilgili “Her iki ayda bir benim hamilelik haberimi yapmaktan vazgeçin.” dedi.

    “BU İŞLER KISMET”

    Snob Magazin’in haberine göre; alışveriş turunda görüntülenen Ayça Çağla Ilıcalı, muhabirlerle sohbet etti.

    Ayça Çağla Ilıcalı, “Henüz hamile değilim. Sürekli yazılıp çiziliyor fakat hamile olduğumda zaten açıklarım. Bu işler kısmet işi, doğru zaman ne zamansa o zaman olmasını istiyoruz.” diye konuştu.

    ensonhaber iconAdile Topçu
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/acun-ilicalinin-esi-ayca-cagla-ilicalidan-hamilelik-aciklamasi/feed/ 0
    Ağrı’da Trafik Kazası: 1 Yaralı https://www.haber60.com.tr/agrida-trafik-kazasi-1-yarali/ https://www.haber60.com.tr/agrida-trafik-kazasi-1-yarali/#respond Mon, 07 Oct 2024 20:06:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/agrida-trafik-kazasi-1-yarali/ Ağrı’nın Tutak ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.

    Alınan bilgilere göre, kaza saat 14.30 sıralarında Patnos-Tutak yolu Dorukdibi köyü mevkiinde meydana geldi. Ahmet Diril yönetimindeki 38 AEU 129 plakalı çekici ve buna bağlı 38 AGL 325 plakalı yarı römork, Patnos ilçesinden Tutak ilçesi istikametine seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak araziye devrildi. Kazada sürücü Ahmet Diril yaralandı. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri tarafından Patnos Devlet Hastanesi’ne kaldırılan sürücünün hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

    Kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. – AĞRI

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/agrida-trafik-kazasi-1-yarali/feed/ 0
    Karabük’te Trafik Kazası: 1 Çocuk Yaralandı https://www.haber60.com.tr/karabukte-trafik-kazasi-1-cocuk-yaralandi/ https://www.haber60.com.tr/karabukte-trafik-kazasi-1-cocuk-yaralandi/#respond Mon, 07 Oct 2024 20:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/karabukte-trafik-kazasi-1-cocuk-yaralandi/ Karabük’te hafif ticari araç ile otomobilin çarpıştığı kazada 1 çocuk yaralandı.

    E.A. idaresindeki 34 CTN 461 plakalı otomobil, Cumhuriyet Mahallesi’nde R.Ö. yönetimindeki 78 BA 737 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı.

    Kazada hafif ticari araçtaki A.Ö. (12) yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Yaralı ambulansla kentteki özel bir hastaneye kaldırıldı.

    Uyuşturucu operasyonunda 2 şüpheli yakalandı

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Karabük merkezde yapılan faaliyette 2 kişinin üzerinde, ikametinde ve bulunduğu araçta arama yapıldı.

    Yapılan aramada 3 parça halinde alüminyum folyoya sarılı 2,37 gram metamfetamin, 1,28 gram esrar, 3 uyuşturucu kullanma aparatı, uyuşturucu madde tüketiminde kullanılan nargile, 3 pürmüzlü çakmak, 30-40 santimetre uzunluğunda kasatura, ruhsatsız kuru sıkı tabanca ve 9 adet 9 milimetre çapında kuru sıkı tabanca fişeği ele geçirildi.

    Zanlılardan birine ruhsatsız kuru sıkı tabanca bulundurmaktan 8 bin 322 lira idari para cezası uygulandı.

    Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.

    Hakkında 13 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüpheli yakalandı

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından “Dolandırıcılık ve Silahla Tehdit” suçundan aranan ve hakkında 13 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüpheli yakalandı.

    Zanlı, çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı.

    Yakalama kararı bulunan 105 şüpheli yakalandı

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan hakkında yakalama kararı bulunan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.

    1-30 Eylül tarihlerinde hakkında çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan 105 şüpheli yakalandı.

    Yakalanan zanlılardan 21’i çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklandı.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/karabukte-trafik-kazasi-1-cocuk-yaralandi/feed/ 0
    Dr. Çağla Çelik’e Bilim Ödülü https://www.haber60.com.tr/dr-cagla-celike-bilim-odulu/ https://www.haber60.com.tr/dr-cagla-celike-bilim-odulu/#respond Mon, 07 Oct 2024 20:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/dr-cagla-celike-bilim-odulu/

    ERCİYES Üniversitesi (ERÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Öçsoy’un danışmanlığında Dr. Çağla Çelik’e, 2024 Yılı TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülü verildi.

    5 Ekim’de Adana’da gerçekleştirilen berat takdim töreninde TEKNOFEST’te dereceye giren ödül sahiplerine ödülleri takdim edildi. TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülleri Türkiye’nin öncelikli konuları hakkında 4 ana dalda yazılan özgün tezlere verildi. Ödül programında ilk defa temel bilimler alanındaki tezler de ödüllendirildi. Ödüller kapsamında Dr. Çağla Çelik 2023 yılında Prof. Dr. İsmail Öçsoy danışmanlığında ERÜ Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı’nda tamamladığı ‘Biyouyumlu İndikatör İçeren Hızlı ve Hassas Kolorimetrik Biyosensörlerin Geliştirilmesi ve Patojenlerin Fenotipik Tespitinde Kullanılması’ başlıklı doktora tezi ile üçüncü olarak 2024 Yılı TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülü’ne layık görüldü.

    Temel Bilimler alanında Dr. Çağla Çelik’e ödülü, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker tarafından takdim edildi.

    ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülüne layık görülen Dr. Çağla Çelik’i tebrik etti.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dr-cagla-celike-bilim-odulu/feed/ 0
    DSÖ araştırdı: Türkiye’nin yüzde 94’ü obez olacak https://www.haber60.com.tr/dso-arastirdi-turkiyenin-yuzde-94u-obez-olacak/ https://www.haber60.com.tr/dso-arastirdi-turkiyenin-yuzde-94u-obez-olacak/#respond Sun, 06 Oct 2024 08:25:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/dso-arastirdi-turkiyenin-yuzde-94u-obez-olacak/ DSÖ araştırdı: Türkiye'nin yüzde 94’ü obez olacak

    Obezite, vücut kütle indeksinin 30 ve üzerinde olması durumu olarak açıklanıyor.

    Bu, aşırı yağ birikimi ile karakterize edilen bir sağlık durumu, genellikle sağlıksız beslenme, hareketsizlik, genetik faktörler ve bazı psikolojik durumlarla ilişkili.

    Obezite, diyabet, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, bazı kanser türleri ve diğer sağlık sorunları gibi birçok ciddi hastalığın riskini artırıyor.

    Tedavi genellikle diyet, egzersiz, davranış değişikliği ve bazen cerrahi müdahaleyi içeriyor.

    OBEZİTE ARTIŞ HIZININ EN YÜKSEK OLDUĞU ÜLKELERDEN BİRİ DE TÜRKİYE

    Dünya sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre obezite artış hızının en yüksek olduğu ülkelerin başında Türkiye geliyor.

    2060 yılında obezite oranının dünyada yüzde 70, Türkiye’de ise yüzde 94’e ulaşması bekleniyor.

    Türkiye dahil 9 ülkede yapılacak obezite araştırmasının sonuçlarını yapay zeka değerlendirecek.

    Araştırmada bebeklerin kordon kanının inceleneceği de bildirildi.

    İSTANBUL’DAKİ TOPLANTIDA OBEZİTEYİ KONUŞTULAR

    Hipertansiyon ve Ateroskleroz Derneği Başkanı ve eproBes Projesi yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Serap Erdine, İspanya Cordoba Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ma-nuel Tena-Sempere, Fransa’dan yapay zeka araştırmacısı Peter Atanasov ve projenin yöneticisi olan Javier Carrero Proje obeziteyi İstanbul’da masaya yatırdı.

    Dünya genelinde 1 milyardan fazla kişinin obeziteyle yaşadığı, 1990-2022 arasında çocuk ve ergenlerde obezitenin görülme oranının 4 kat arttığı bildirildi.

    ARAŞTIRMAYI AB FİNANS EDİYOR

    Avrupa Birliği’nin (AB) 10 milyon euroluk bütçe ile finanse ettiği araştırma Türkiye’nin yanı sıra İspanya, Polonya, Almanya, Belçika, Estonya, Litvanya, Fransa ve Danimarka’da gerçekleşecek.

    “TÜRKİYE’NİN YÜZDE 20’Sİ OBEZ, YÜZDE 35’İ İSE AŞIRI KİLOLU”

    Erdine, yaklaşan tehlikeyi şu sözlerle anlattı:

    Türkiye’nin yüzde 20’si obez, yüzde 35’i ise aşırı kilolu. Ancak 2060’ta obezitenin dünyada yüzde 70, ülkemizde ise yüzde 94’e ulaşması bekleniyor.

    “OBEZİTE ARTIK DÜNYADA PANDEMİK BOYUTTA”

    Prof. Dr. Manuel Tena-Sempere’nin değerlendiresi ise şöyle:

    Biliyoruz ki obezite bir pandemi artık dünyada. Bunu anne karnından başlayıp nasıl önleyebileceğiz? Bu araştırma sonuçları ile doktorlar, sağlık otoriteleri, aileler, öğretmenlere yönelik neler yapılması gerektiği konusunda da materyaller hazırlanacak. En önemlisi, bir uygulama geliştirilecek. Obezitede sadece kalıtsal faktörler değil beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, son yıllarda artan aşırı internet kullanımı da etkili. Daha gebelikten önce döllenmeden başlayarak bebeklik, çocukluk, genç erişkinlik döneminde obezitenin ortaya çıkmasına neden olan faktörleri ele alan bir proje.

    HER 4 KİŞİDEN 1’İ OBEZ

    Her 4 kişiden 1’inde obeziteyi görüyoruz. Bunların risk faktörlerini belirleyeceğiz. Gıda endüstrisinin obezite üzerinde büyük bir etkisi olduğu kesin. 30 yıl önce en önemlisinin çok fazla yağ tüketmek olduğu söyleniyordu. Şimdi ise şekerin daha önemli olduğu söyleniyor. Bence ikisi de doğru.

    SONUÇLAR YAPAY ZEKA İLE DEĞERLENDİRİLECEK

    Peter Atanasov ise obezite ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

    Obezite çevresel, genetik ve sosyoekonomik faktörlerin etken olduğu karmaşık bir yapı. Yapay zeka yöntemleri ile bunları değerlendirip basit bir şekilde nelerin yapılması gerektiğini söylemeyi amaçlıyoruz. Bu karmaşık veriler bize en yalın haliyle gelecek ve ne yapmamız gerektiğini söyleyecek.

    ensonhaber iconAslı Didari
    Editör

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dso-arastirdi-turkiyenin-yuzde-94u-obez-olacak/feed/ 0
    İndirimi görünce mest oldu! Neymar kendisine ada satın alıyor https://www.haber60.com.tr/indirimi-gorunce-mest-oldu-neymar-kendisine-ada-satin-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/indirimi-gorunce-mest-oldu-neymar-kendisine-ada-satin-aliyor/#respond Sat, 05 Oct 2024 17:01:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/indirimi-gorunce-mest-oldu-neymar-kendisine-ada-satin-aliyor/ Suudi Arabistan‘ın Al-Hilal takımında forma giyen Brezilyalı yıldız Neymar, 7 milyon sterlin değerinde bir ada satın almaya hazırlanıyor.

    ADA SATIN ALIYOR

    Rio de Janeiro’nun güneybatısında, liman kenti Angra dos Reis açıklarında yer alan altı dönümlük tropik ada, 365’ten fazla adayı barındıran bir koyda bulunuyor ve büyüleyici bir plajı ile dikkat çekiyor. Arazide Endonezya tarzında inşa edilmiş bir ana villa, iki ana süit, üç deniz manzaralı bungalov ve bir koi balığı göleti yer alıyor.

    Para var huzur var! Neymar kendisine ada satın alıyor

    TEST İÇİN 40 BİN STERLİN KİRA ÖDEYECEK

    Adanın mevcut sahibi olan Kanadalı, fiyatı 3 milyon sterlinden fazla indirerek Neymar’ın ilgisini çekmeyi başardı. Brezilyalı gazeteci Leo Dias’ın aktardığına göre, ünlü futbolcu ve Dubai merkezli emlak yatırımcısı Şeyh Muhammed Binghatti, adayı “test etmek” amacıyla bu ayın sonunda 40 bin sterlinin üzerinde bir kira bedeli ödeyecek.

    Para var huzur var! Neymar kendisine ada satın alıyor

    EN FAZLA 10 KİŞİ GİDEBİLİR

    Neymar’ın eski eşi Bruna Marquezine de geçmişte bu adada vakit geçiren isimler arasında yer alıyor. Sadece tekne ya da helikopterle ulaşılabilen bu lüks sığınak, en fazla 10 misafir ağırlayabiliyor ve Rio de Janeiro Uluslararası Havaalanı’ndan yaklaşık 35 dakikalık bir helikopter yolculuğu ile erişilebiliyor.

    Adanın resmi internet sitesinde, burası “365 adadan oluşan bir takımadada, kendine ait bir dünya” olarak tanımlanıyor. Yakın zamanda adada konaklayan bir ziyaretçi ise, çevrim içi yorumunda şunları dile getirdi: “Geniş okyanus manzarası ve adanın büyüleyici atmosferi burayı, huzur arayanlar için eşsiz bir yer haline getiriyor.”

    Para var huzur var! Neymar kendisine ada satın alıyor

    Neymar’ın halihazırda, Angra dos Reis’in doğusunda yer alan Mangaratiba’da, kendine ait helikopter pisti, spor salonu, tenis kortu ve iskeleye sahip altı yatak odalı bir malikanesi bulunuyor. Portobello adındaki lüks bir sitede yer alan bu malikane, 2,5 dönümlük arazi üzerine inşa edilmiş. Üç bin şişe kapasiteli bir şarap mahzeni, sauna, masaj odası, spa ve ısıtmalı jakuzi gibi olanaklar da malikanede yer alıyor. Neymar, Sao Paulo yakınlarındaki Alphaville’de de cam cepheli, devasa bir saraya sahip. 2021 yılında 2,5 milyon sterlin harcayarak satın aldığı bu sarayda squash kortu, dev bir yüzme havuzu, panoramik asansör ve 20 araçlık bir garaj bulunuyor.

    Para var huzur var! Neymar kendisine ada satın alıyor

    İndirimi görünce mest oldu! Neymar kendisine ada satın alıyor

    Haber Kaynak : HABERLER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/indirimi-gorunce-mest-oldu-neymar-kendisine-ada-satin-aliyor/feed/ 0
    Oktay Derelioğlu’nun eski eşi Sezer Çakır, Sergen Yalçın’la yakalanınca olanlar oldu https://www.haber60.com.tr/oktay-derelioglunun-eski-esi-sezer-cakir-sergen-yalcinla-yakalaninca-olanlar-oldu/ https://www.haber60.com.tr/oktay-derelioglunun-eski-esi-sezer-cakir-sergen-yalcinla-yakalaninca-olanlar-oldu/#respond Sat, 05 Oct 2024 17:01:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/oktay-derelioglunun-eski-esi-sezer-cakir-sergen-yalcinla-yakalaninca-olanlar-oldu/ Eğlence çıkışı eski takım arkadaşı Oktay Derelioğlu’nun eski eşi Sezer Çakır ile görüntülenmek istemeyen Sergen Yalçın, başka bir arkadaşının aracına bindi. O esnada kapıda bekleyen Sezer Çakır ise “Sergen, Sergen” diye bağırmasına rağmen istediği karşılığı alamadı. İkilinin garip halleri magazin muhabirleri tarafından anbean görüntülendi.

    Oktay Derelioğlu'nun eski eşi Sezer Çakır, Sergen Yalçın'la yakalanınca olanlar oldu

    Haber Kaynak : HABERLER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/oktay-derelioglunun-eski-esi-sezer-cakir-sergen-yalcinla-yakalaninca-olanlar-oldu/feed/ 0
    Eşini taciz etmekle suçladığı adama zorla senet imzalattı https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/ https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/#respond Sat, 05 Oct 2024 17:01:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/ İzmir‘in Bayraklı ilçesinde U.Ç. (32), eşini taciz ettiğini ileri sürdüğü D.O.’yu (32) öldürmekle tehdit edip, ‘namus temizleme’ diyerek 250 bin TL’lik senet imzalattı. D.O.’nun hesabından kendi hesabına farklı miktarlarda para da transfer eden U.Ç., tutuklandı.

    “TACİZ” SUÇLAMASIYLA SENET İMZALATTI

    Bayraklı ilçesinde yaşayan U.Ç., eşini taciz ettiğini ileri sürdüğü D.O.’yu öldürmekle tehdit edip, ‘namus temizleme’ diyerek 250 bin TL’lik senet imzalattı. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, D.O.’nun şikayeti sonrası harekete geçti.

    CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

    Ekipler, önceki gün düzenlenen operasyonda, D.O.’nun hesabından kendi hesabına farklı miktarlarda para da transfer ettiği belirlenen U.Ç.’yi gözaltına aldı. İşlemleri sonrası dün adliyeye sevk edilen U.Ç., tutuklandı.

    Eşini taciz etmekle suçladığı adama zorla senet imzalattı

    Haber Kaynak : HABERLER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/feed/ 0
    Adana’da 33 Kadın Belgeseli Galası Gerçekleşti https://www.haber60.com.tr/adanada-33-kadin-belgeseli-galasi-gerceklesti/ https://www.haber60.com.tr/adanada-33-kadin-belgeseli-galasi-gerceklesti/#respond Tue, 01 Oct 2024 23:00:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/adanada-33-kadin-belgeseli-galasi-gerceklesti/

    ADANA’da iş hayatının farklı kollarında başarılı olan 33 kadının anlatıldığı 33 Kadın belgeselinin galası gerçekleştirildi.

    Türkiye genelinde 10 şehirde iş hayatında başarı göstermiş kadınların hikayelerinin anlatıldığı 33 Kadın belgeselinin Adana ayağında çekimler tamamlandı. Gazeteci ve yapımcı Ufuk Cavlı tarafından başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında daha önce Mersin, Hatay ve Gaziantep’te tamamlanan belgeselde, bu kez Adana’da iş hayatında başarı gösteren 33 kadının hikayesi anlatıldı. 33 Kadın belgeselinin galası kentteki bir otelde gerçekleştirildi. Galada, hikayesi belgesele konu olan 33 kadına plaket verildi. 33 Kadın belgeselinin, 10 ilde gerçekleştirilen bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu ifade eden Cavlı, “Bu projede biz kadın gücü ve farkındalığını ön plana çıkarmak istiyoruz. Kadınların başarı hikayeleri, umudunu kaybetmiş, mağdur edilmiş kadınlara ilham olsun, umut olsun diye bir belgesele taşıyoruz. 10 ilde 33 kadın seçiyoruz, yıl sonunda bu 333 kadına ulaşmış olacak ve Türkiye galasını yapacağız. Türkiye’nin güçlü ve başarılı 333 kadını milyonlara ilham olacak umut olacak” diye konuştu.

    Haber Kaynak : HABERLER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/adanada-33-kadin-belgeseli-galasi-gerceklesti/feed/ 0
    Dikkat dağınıklığı küresel sorun https://www.haber60.com.tr/dikkat-daginikligi-kuresel-sorun/ https://www.haber60.com.tr/dikkat-daginikligi-kuresel-sorun/#respond Sun, 29 Sep 2024 07:35:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/dikkat-daginikligi-kuresel-sorun/ Dünya genelinde milyonlarca insan yavaş algılama ya da dikkat dağınıklığı yaşıyor. Daily Mail’de yer alan habere göre, disleksi ya da dikkat dağınıklığı yaşayanların sayısı artıyor. Uzmanlara göre hem çocuklarda hem yetişkinlerde teşhis edilen bu sorunların kaynağında, pek de bilinmeyen yavaş algılama bozukluğu var. Bu durumun zekâyla ilgili olmadığını vurgulayan İngiliz bilim insanları, algılama sorununa işaret eden semptomları şu şekilde sıraladı:
    Talimatlara ve sorulara yavaş yanıt vermek.
    Okurken ve yazarken daha fazla zaman harcamak.
    Çok fazla bilgi sebebiyle kafa karışıklığı yaşamak.
    Konuşmaları takipte güçlük yaşamak.
    Doğru kelimeyi bulmakta zorlanmak.
    Zamanı yönetmeyi becerememek.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dikkat-daginikligi-kuresel-sorun/feed/ 0
    Ronaldo’nun buz odasına girdim… Eksi 110 derecede şifa https://www.haber60.com.tr/ronaldonun-buz-odasina-girdim-eksi-110-derecede-sifa/ https://www.haber60.com.tr/ronaldonun-buz-odasina-girdim-eksi-110-derecede-sifa/#respond Sun, 29 Sep 2024 07:35:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/ronaldonun-buz-odasina-girdim-eksi-110-derecede-sifa/ Kardeş ülke Azerbeycan’nın başkenti Bakü’ye 3 saat uzaklıkta Gabala şehrindeki bir sağlıklı yaşam merkezine davet edildim. Büyüleyici çam ormanlarıyla çevrilmiş olan Nohur Gölü kenarındaki bu merkezde dahiliye, kardiyoloji, ortopedi ve dermatoloji doktorlarının yanı sıra birçok sağlık ekibi görev yapıyor. Onlar, Dr. Henri Chenot’un ekolünden. Dr. Chenot’un, 1974 yılında uygulamaya başladığı metot, bireyin içsel uyumu için ön koşul olan vücut, zihin ve duygusal yaşam bütünlüğünü sağlamaya odaklanıyor. Amaç, hücreleri yenileyerek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve daha sağlıklı yaş almak. Bu prensipte insan sağlığının korunmasının yüzde 20’sinin genetik, diğer yüzde 80’nin ise kişinin kendi elinde olduğu savunuluyor.

    Grubun CEO’su Uygar Koçaş ve Genel Müdür Rishad T. Sharifov, “Türkiye’den gelecek misafirlerimizi ağırlamayı çok isteriz” diyerek, heyecanlarını belirtiyor. Merkezin Başhekimi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Saida Rasulova, “Vücudun biyoenerjisi çok önemli. Bizler Batı ve Doğu tıbbının birleşimi olan bütüncül tıp ile hizmet veriyoruz. Bir nevi biyonerji doktorları gibi çalışıyoruz. Çin’de aldığımız eğitimlerden de biliyoruz ki her organın bir titreşimi ve enerjisi var. Uyguladığımız metot ile beraber toksinlerin atılmasını, besinlerin sindirilmesini, canlılığın ve enerji seviyesinin arttırılması ve zihinsel dengenin yeniden sağlanması için vücudu harekete geçirmeyi amaçlıyoruz. Yani hastalıkları değil, hasta olmadan kişilere koruyucu hekimlik hizmeti veriyoruz. Uygulanan bireysel tedaviler ile vücuda kendi içsel ilacını oluşturması için sinyal göndererek, enerjinin yeniden kazanılması sağlanıyor” diye konuştu.

    BİYOENERJİ CHECK-UP’I YAPILIYOR
    Doktor Rauf İskandarli önce beni muayene etti. Kendisi dahiliye uzmanı. Ardından, Dr. Christina Papamarkou, vücudumdaki enerji akışlarını ve engellerini değerlendirmek için biyoenerjetik check-up yaptı. Dermotaloji Uzmanı Dr. Metanet Süleymanova ise son teknolojik cihazlarla vücudumun oksidatif stres seviyesini yani vücudumdaki serbest radikallari ve antioksidan dengesini ölçtü. Cildimin kolajen seviyesini ve kalp damarlarımın yaşlanma sertliğine bakıldı.

    Biyoenerjetik tedavi, hidro terapi, çamurla yapılan fito aromaterapi ve vücudun enerji meridyenlerine uygulanan kupa ile yapılan enerjetik masaj ile desteklendi. Tüm bunlarla birlikte vücudumdaki zararlı toksinler atılırken, bir yandan da 800 kalorilik sağlıklı beslenme ile tedavi desteklendi. Sonuç inanılmaz, hafiflik ve katlanan enerji. Çin tıbbı ile Batı tıbbının birleşimini içeren metot, bedeni kuş gibi hafifletirken, ruhu tazeliyor. Ve hasta olmadan, kişinin yakalanabileceği hastalıklara karşı onu koruyup, hastalıkları önlüyor.

    KALBİNİZ KIRILIRSA HASTALIKLAR BAŞLAR
    DR.
    Emmanoule Defarmos ise sağlıklı yaşam için şu öğütlerde bulunuyor:
    Her şeyi içinize atmayın. Çünkü kalbiniz kırıksa, organlarınız da yaralanır ve hasta olur.
    Daha çok affedin. Affetmek, organları iyileştiriyor.
    Stres, vücuda en büyük kötülüktür. İnanç çok önemli. Dini bütün insanlar daha çok teslimiyet yaşayıp, huzuru buluyor.
    Ne yiyip, ne içtiğinize dikkat edin. Şekerden ve paketlenmiş gıdalardan uzak durun.
    Vücudun kas kalitesi çok önemli. Kas kaliteniz iyiyse daha uzun ve sağlıklı yaş alırsınız. Spor yapın.

    NABIZDAN TEŞHİS
    Dr. Defarmos, Çin tıbbıyla nabız ölçerek ve dilin rengine, şekline bakarak, birçok hastalığı teşhis ettiklerini de belirterek “Nabız ve dil bize hangi organda hastalık başlayabileceğini gösteriyor. 168 çeşit farklı nabız var. Her kişinin nazbı kendine özel. Ayrıca, dilin en ucunda çatlak ve kırmızılık varsa kişinin kalp rahatsızlıkları olduğunu görüyoruz. Dilin yanlarında sarı renk varsa karaciğer ya da safra kesesinde problem olduğunu hemen anlıyoruz” dedi.

    EKSİ 110 DERECEDE 3 DAKİKA KALDIM
    Doktorum Rauf İskandarli, bana ayağımdaki ağrı nedeniyle kriyoterapi yapmamı önerdi. Antik Yunan’da kullanılmış bir yöntem. Tarihçi Heredot, tıbbın kurucusu kabul edilen Hipokrat’ın vücuttaki iltihap ve ağrılar için buz ya da kar tedavisi uyguladığını yazıyor. Günümüzde profesyonel sporcuların ağrılarını dindirmek, kaslarını diri tutmak, hücrelerini yenilemek ve daha rahat performans sergilemek için soğuk oda terapisini tercih ediyor. Real Madrid’in yıldızı ünlü futbolcu Ronaldo ve Demi Moore, Kate Moss da soğuk oda terapisini uygulayan ünlülerden. Ülkemiz de ise Çağla Şıkel girdiği buz banyosu ile gündem olmuştu.

    ENERJİ YÜKSELTİYOR
    Bana da Dr. Metanet Süleymanova eşlik etti. Eksi 110 derecede saniyeleri saymak, çok farklı bir duygu. Peki ama yararları ne? Bunun yanıtını Dr. Süleymanova şöyle veriyor: “Vücudu yeniliyor. Ağrıların giderilmesini sağlıyor. Uyku problemlerini gideriyor. Yaşlanmaya karşı birçok faydası bulunuyor. Fizyoterapi hastalarının iyileşme sürecinde kullanılıyor. Vücudun enerji metabolizmasının yeniliyor.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ronaldonun-buz-odasina-girdim-eksi-110-derecede-sifa/feed/ 0
    40 yaş sonrası çene kemiği erimesine dikkat https://www.haber60.com.tr/40-yas-sonrasi-cene-kemigi-erimesine-dikkat/ https://www.haber60.com.tr/40-yas-sonrasi-cene-kemigi-erimesine-dikkat/#respond Sun, 29 Sep 2024 07:35:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/40-yas-sonrasi-cene-kemigi-erimesine-dikkat/ 40 yaş sonrası görülen çene kemiği erimesiyle ilgili olarak Periodontoloji Uzmanı Dr. Çağdaş Çağlar Laçin, SABAH aracılığıyla önemli uyarılarda bulundu. 40 yaş sonrası kendini gösteren çene erimesinin diş temizliğiyle ilgisi olduğunu kaydeden Laçin, “Bazı kişilerde yaşlanmadan kemik erimesi olabilir. Çene kemiği erimesinde birinci sebep ağız hijyeni eksikliği. Bu eksikliğe bağlı olarak biriken besin artıkları, bakterilerin kolonizasyonu için rahat bir ortam hazırlamaktadır. Kolonize olan bakterilerin salgıları ile diş etinde tahribat ve çene kemiğinde kayıp başlar. Bu erimenin genel isimlendirmesi ise periodontitis’tir. Periodontitis, ortlama olarak 40 yaş sonrası görülen bir hastalıktır” diye konuştu.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/40-yas-sonrasi-cene-kemigi-erimesine-dikkat/feed/ 0
    Yüksek Tansiyona Ne İyi Gelir? Evde Doğal Yöntemlerle Yüksek Tansiyonu En Hızlı ve Anında Ne Düşürür? https://www.haber60.com.tr/yuksek-tansiyona-ne-iyi-gelir-evde-dogal-yontemlerle-yuksek-tansiyonu-en-hizli-ve-aninda-ne-dusurur/ https://www.haber60.com.tr/yuksek-tansiyona-ne-iyi-gelir-evde-dogal-yontemlerle-yuksek-tansiyonu-en-hizli-ve-aninda-ne-dusurur/#respond Sun, 29 Sep 2024 07:35:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/yuksek-tansiyona-ne-iyi-gelir-evde-dogal-yontemlerle-yuksek-tansiyonu-en-hizli-ve-aninda-ne-dusurur/ Yüksek tansiyon nasıl düşürülür? Tansiyon problemi, hemen her yaştan insanı etkileyebilen bir sağlık problemidir. Yaşam kalitesinde düşüşe sebep olması muhtemel bir sağlık problemi olması ve yaygın görülmesi dolayısıyla yüksek tansiyona ne iyi gelir, tansiyon nasıl düşürülür sorularının yanıtı araştırılıyor. Kanın pompalanarak damarlara iletilmesi, kalbin görevidir. Kalpten pompalanan kanın damarlarda duvarlara yaptığı basıncın ölçümü tansiyon değeri olarak tanımlanır. Hipertansiyon olarak tanımlanan yüksek tansiyon ise, damarlardaki basıncın yüksek olması durumudur. Süreklilik göstermesi halinde yaşamsal faaliyetlerin aksamasına sebep olması muhtemel bir sağlık problemi olan yüksek tansiyon, organlara giden damarlarda daralma, genişleme ve tıkanma gibi sorunları ortaya çıkarabilir. Buna bağlı olarak uzun süre başka bir belirti vermeden varlık gösteren yüksek tansiyon problemi; böbrek, kalp ve beyin gibi yaşamsal organlarda tahribat yaratabilir.

    Hipertansiyon tanısı koyabilmek için belirli bir periyodun ardından değerlendirme yapılır. Sebebi, sağlıklı bir insanın tansiyonunun da hava sıcaklığı, açlık vs. gibi bir sebebe bağlı olarak yükselme eğilimi göstermesinin mümkün olmasıdır. Dolayısıyla tansiyonum yüksek ne yapmalıyım konusunda telaş yapmadan önce, problemin süreklilik arz edip etmediği gözlemlenmeli ve buna göre bir yol haritası belirlenmelidir. Peki evde doğal ve bitkisel yollardan yüksek tansiyon problemi nasıl geçer? İşte tansiyonu düşürmenin yolları…

    YÜKSEK TANSİYONUN NEDENLERİ NELERDİR?

    Yüksek tansiyon problemine sebep olan faktörler kişiden kişiye farklılık gösterir. Fakat bu faktörlerin temelde şu şekilde sıralanması mümkündür:

    • Aile geçmişinde yüksek tansiyon probleminin söz konusu olması
    • Aşırı derecede kilolu olmak ve vücut kitle endeksinin normalin üstünde olması
    • Aşırı stresli durumlara maruz kalmak
    • Yüksek miktarda tuz tüketimi
    • Doğum kontrol hapı kullanımı
    • Böbrek üstü bezinde varlık gösteren tümörler
    • Tiroit hastalığı
    • Şeker hastalığı
    • Bazı ağrı kesicilerin sürekli tüketimi

    Yukarıda bahsi geçen durumların dışında vücudun magnezyum, kalsiyum ve potasyum minerallerinden yoksun kalması da yüksek tansiyon problemini doğurur.

    YÜKSEK TANSİYON BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Her yaştan insanda ortaya çıkması muhtemel bir sağlık problemi olan yüksek tansiyon, çeşitli belirtiler ile birlikte kendini gösterir. Bu belirtilerin şu şekilde sıralanması mümkündür:

    • Kalp atışlarındaki düzensizlik
    • Görme bozuklukları
    • Göğüs bölgesinde ağrı hissi ve bu ağrı hissi ile birlikte gelişen hassasiyet
    • Sık idrara çıkma
    • Fiziksel bir sebebe bağlı olmadan ortaya çıkan yorgunluk ve halsizlik problemi
    • Ani bir şekilde varlık gösteren ve oldukça rahatsız edici bir boyuta ulaşan şiddetli baş ağrısı
    • Burunda sebepsiz yere meydana gelen kanama
    • Baş dönmesi
    • Nefes darlığı

    Yukarıdaki belirtilerin bir ya da birden fazlası tansiyon hastalarında görülmesi mümkündür. Fakat bir hastaya yüksek tansiyon tanısı konulabilmesi için belirli bir süre boyunca takip gerekir.

    Tansiyon Belirtileri Nelerdir? Tansiyon Belirtileri Nasıl Anlaşılır ve Semptomları Neler?

    TANSİYONUN YÜKSELMESİ ANINDA YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

    Tansiyon yüksekliği, kimi zaman ayakta durmaya engel olabilecek boyuta ulaşabilir. Dolayısıyla böyle bir durumdaki hastanın yanındaki kişinin birtakım ilk yardım uygulamalarını uygulaması gerekir. Bu uygulama adımları şu şekilde sıralanır:

  • Öncelikle varsa hastaya ilaçları verilmelidir.
  • Eğer kişiye daha önceden yüksek tansiyon ile ilgili bir tanı konulmamış ise yapılması gereken en doğru şey, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaktır.
  • İlaçları verilen hastanın bileklerine kadar su tutulur.
  • Hasta ayaklarını aşağıya sarkıtacak şekilde yatırılır.
  • Tansiyon yüksekliği halinde uyumak yerine tansiyonun dengelenmesini beklemek gerekir.
  • YÜKSEK TANSİYONA NE İYİ GELİR?

    Tansiyonu ne dengeler? Evde doğal yöntemler ile tansiyon nasıl düşer, tansiyonu dengelemek için ne yapmak gerekir gibi soruların yanıtları merak ediliyor. Bu soruları cevaplamadan önce tansiyonu düşürmenin temeldeki en doğru ve sağlıklı yönteminin yaşam biçiminde yapılacak değişiklikler olduğunu söylemek gerekir. Bununla birlikte tansiyona iyi gelen yiyecek ve içeceklerden faydalanarak da doğal ve bitkisel yollardan tansiyon değerlerini dengelemek mümkündür.

  • Sarımsak: Sarımsak, doğal tansiyon düşürücü olarak tanımlanan bir doğal kaynaktır. Dolayısıyla sarımsak tansiyonu düşürür mü sorusu evet olarak yanıtlanır. Sarımsak, damarların genişlemesini sağlayarak pıhtı atmasına engel olur. Bu şekilde yüksek tansiyon probleminin önüne geçer.
  • Limon: Limon da yüksek tansiyon problemine karşı sarımsak kadar etkili bir doğal kaynaktır. Limon suyu tansiyonu düşürür mü sorusunun yanıtı da sarımsakta olduğu gibi evettir. Vücut tarafından üretilen serbest radikaller limon ile birlikte dışarı atılır. Bu da evde tansiyonu ne düşürür diye merak edenler için limon suyunun önerilmesi için yeterli bir sebeptir.
  • Muz: İçeriğinde barındırdığı yüksek oranda potasyum sayesinde kan basıncını düzene sokar.
  • Pancar: İçeriğinde yer alan nitrat sayesinde tansiyonu dengeler.
  • Nar: Polifenol, C vitamini ve antioksidan açısından zengindir. Bu sayede kan basıncını dengeler.
  • Alıç: Kalp kaslarının güçlenmesini sağlayarak kan pompalanmasını güçlendirir.
  • KULLANICILARIN MERAK ETTİĞİ DİĞER SORULAR

    Tansiyonu en hızlı ne düşürür? Yüksek Tansiyonu Ne Düşürür?Başınızı soğuk su ile yıkamanız yüksek tansiyonunuzu düşürmek için doğru bir adım olacaktır. … Kekik tüketimi ya da kekik suyu kaynatılması, düşürmekte yararlı olacaktır.Yoğurt veya ayran tüketebilirsiniz.Limon tüketimi doğru bir tercih olacaktır. … Sarımsaklı ürünler tercih edebilirsiniz.Daha fazla öğe…•14 Eki 2020

    Evde yüksek tansiyon nasıl düşürülür? Bir bardak suyun içine limon sıkarak kullanım yapabilirsiniz. -Nar yiyerek ya da nar suyu tüketerek tansiyonunuzun düşmesini sağlayabilirsiniz. Bununla birlikte ilaç kullanmayan kişiler için greyfurt suyu tüketimi de tansiyon düşmesinde etkili bir yol olacaktır.

    Tansiyon yükselince ne yapmak gerekir? Yüksek Tansiyonu Ne Düşürür?Evde ve sosyal çevrede kolayca yapılabilecek tansiyon düşürücü öneriler: … · Düzenli egzersiz yapmak: Egzersiz yapmak; sağlıklı kişilerde tansiyon hastalığının gelişmesini önlerken tansiyonu olan kişilerde de kan basıncının düşürülmesini sağlar. … · Limon, portakal ve diğer narenciyeler. … · PazıDaha fazla öğe…•26 Kas 2020

    Tansiyon 15 10 yüksek mi? Sağlıklı bireylerde büyük tansiyonun 120-130 mm Hg, küçük tansiyonun da 70-90 mm Hg aralığında olması beklenir. Büyük tansiyonun 140 mm Hg veya küçük tansiyonun 90 mm Hg değerinin üzerinde seyretmesi yüksek tansiyon (hipertansiyon) olarak tanımlanır.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yuksek-tansiyona-ne-iyi-gelir-evde-dogal-yontemlerle-yuksek-tansiyonu-en-hizli-ve-aninda-ne-dusurur/feed/ 0
    Göz sağlığını korumak için bu yiyecekleri tüketin https://www.haber60.com.tr/goz-sagligini-korumak-icin-bu-yiyecekleri-tuketin/ https://www.haber60.com.tr/goz-sagligini-korumak-icin-bu-yiyecekleri-tuketin/#respond Sun, 29 Sep 2024 07:35:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/goz-sagligini-korumak-icin-bu-yiyecekleri-tuketin/ Dijitalleşen dünyada göz sağlığını korumak daha da önem kazanıyor. Göz sağlığını etkileyen faktörlerin başında bilgisayar, tablet gibi yakın dijital ekranlar geliyor. Göz sağlığını korumak için tüyolar veren Dr. Öğr. Üyesi Elvan Yalçın, “Özellikle A ve B2 vitaminlerini içeren besinler göz sağlığımızı korur ve gözümüzü kuvvetlendirir. Peynir, badem, brokoli gibi yiyecekler göz sağlığında önemli rol oynar. Göz sağlığını en fazla etkileyen faktörlerin başında bilgisayar, tablet gibi dijital ekranlar geliyor. Ekran karşısında geçirilen süre arttıkça da sağlık problemleri ortaya çıkabilir. Gözde alerji, kuruluk, kirpik dibi iltihabı gibi durumlara neden olabileceği gibi kas zayıflıklarına yol açabilir” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/goz-sagligini-korumak-icin-bu-yiyecekleri-tuketin/feed/ 0
    Pandemi ergenlerin beyinlerinde iz bıraktı https://www.haber60.com.tr/pandemi-ergenlerin-beyinlerinde-iz-birakti/ https://www.haber60.com.tr/pandemi-ergenlerin-beyinlerinde-iz-birakti/#respond Sun, 29 Sep 2024 07:35:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/pandemi-ergenlerin-beyinlerinde-iz-birakti/ Kovid-19 pandemisi tüm dünyada birçok insanın yaşamını derinden etkiledi. Ancak bu süreç, özellikle ergenlik çağındaki gençlerin, beyin gelişimi üzerinde kalıcı izler bırakmış olabilir. Washington Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği çalışmaya göre pandeminin getirdiği sosyal izolasyon ve belirsizliğin, genç beyinlerde yapısal ve işlevsel değişikliklere yol açtığı yönünde. Bu etkinin, özellikle kızlarda belirgin olduğu ve beyin olgunlaşmasının normalden hızlı gerçekleştiği belirtiliyor.

    KIZLAR DAHA FAZLA ETKİLENDİ
    Araştırmayı değerlendiren Medipol Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, şöyle dedi: “Washington Üniversitesi’nden Dr. Neva Corrigan ve ekibinin Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, hızlanan bu olgunlaşma nöropsikiyatrik ve davranışsal bozukluk riskini artırabilir. Çalışmada, kızlarda beyin olgunlaşma sürecinin ortalama 4.2 yıl, erkeklerde ise 1.4 yıl hızlandığı belirtiliyor. Pandemi döneminde ergenlik çağındaki gençlerin zihinsel sağlıklarının izlenmesi ve desteklenmesi önemli.”

    NÖROPSİKİYATRİK SORUNLAR ARTABİLİR
    Hızlı olgunlaşmanın nöropsikiyatrik sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Arı, “Ergenlik döneminde beyin gelişiminin normalden hızlı ilerlemesi, nöropsikiyatrik ve davranışsal bozuklukların ortaya çıkma riskini artırabilir. Bu bulgular, pandeminin gençlerin zihinsel sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor” dedi.

    DERİN ETKİLERİ VAR
    Sosyal izolasyonun etkilerinin cinsiyetlere göre farklılık gösterdiğini belirten Doç. Dr. Arı, “Kızlar, sosyal ilişkiler ve duygusal desteğe daha fazla ihtiyaç duydukları için pandemi sürecinden daha fazla etkilendi. Hızlanmış kortikal incelme, özellikle sosyal biliş ile ilişkili beyin bölgelerinde daha yaygın olarak ortaya çıktı. Bu izolasyonun, kızlar üzerinde daha derin bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

    BU GENÇLERİN ZİHİNSEL SAĞLIĞI İZLENMELİ
    Pandemi sürecinde ergenlik döneminde olan gençlerin izlenmesinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Arı, “Bu bireyler için uygun destek mekanizmalarının geliştirilmesi, onların uzun vadeli zihinsel sağlığını korumak adına kritik bir öneme sahip. Bu süreçte gençlerin yaşadığı deneyimlerin izlenmesi ve anlaşılarak desteklenmesi, ileride karşılaşabilecekleri sorunları en aza indirebilir” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/pandemi-ergenlerin-beyinlerinde-iz-birakti/feed/ 0
    İşlenmiş gıda tüketimi çocuklarda tansiyon, kalp ve bağırsak hastalığı riskini artırıyor https://www.haber60.com.tr/islenmis-gida-tuketimi-cocuklarda-tansiyon-kalp-ve-bagirsak-hastaligi-riskini-artiriyor/ https://www.haber60.com.tr/islenmis-gida-tuketimi-cocuklarda-tansiyon-kalp-ve-bagirsak-hastaligi-riskini-artiriyor/#respond Tue, 24 Sep 2024 08:00:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/islenmis-gida-tuketimi-cocuklarda-tansiyon-kalp-ve-bagirsak-hastaligi-riskini-artiriyor/ Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Şamil Hızlı, sağlıklı beslenme çantası oluşturulmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Ailelerin okul çağındaki çocuklarının kullanacağı beslenme çantası seçiminde, zehirli madde aktarımı yapmayan ürünleri tercih etmeleri gerektiğini, renkli beslenme çantalarının bazılarının çocukların sağlığını tehdit ettiğini anlatan Hızlı, şöyle konuştu: “Mümkün olduğunca doğal renkleri içeren, parlak renkler içermeyen ürünler daha sağlıklı oluyor. Okul çantasının sağlıklı ve hijyenik olmasın yanında bir de toksik (zehirli etkili madde) boyaları içermemesi gerekiyor. Parlak renkli okul beslenme çantalarının daha çok kanserojen madde içerdiğine dair bilgiler var. O açıdan ailelere mutlaka daha çok, sade renkleri ve sağlıklı, kaliteli ürünleri tercih etmelerini öneririz.”

    REKLAM“KORUYUCU MADDE İÇERMEYEN GIDALARI TERCİH ETMELİLER”

    Hızlı, beslenme çantasındaki yiyeceklerin özellikle 5-13 yaş grubu arasındaki çocuklara önemli bir beslenme desteği sağladığına işaret ederek, çantaya doğal, kolay ulaşılabilir ve elle yenilebilir ürünlerin konulmasının önemini vurguladı. Hızlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşlenmiş gıdaları çok tercih etmemeleri gerekiyor. ‘İçerik olarak ne koyalım’ denirse özellikle protein grubu noktasında desteklemek için et çok tercih edilen bir ürün değil, koku yapabiliyor. Ama kıymalı börekler olabilir. Özellikle tahıl seçiminde kara buğday veya doğal buğday tercihimiz olacak şekilde daha çok kahverengi ekmek diye ifade edeceğimiz ürünler ve bunlarla yapılmış sandviçler olabilir. Mümkün olduğunca koruyucu madde içermeyen gıdaları tercih etmeliler. İçecek olarak süt, kefir, ayran tercih edilebilir.

    Meyveler ve sebzeler çocuğun kolay ulaşabileceği, elle yiyebilecek şekilde bölünmüş, parçalanmış olarak konulmalı. Çünkü okulda çocuğun hem teneffüs süreleri kısa hem de ürünleri parçalamak için bıçak kullanmaları gerekiyor. Çocukların direkt kapağı açtıkları zaman eliyle alıp yiyebileceği ürünler olmalı.”

    “EVDE HAZIRLANMIŞ KEKLER, KRAKERLER OLABİLİR”

    Raf ömrünün uzatılması için koruyucu etken maddeler kullanılarak üretilen işlenmiş gıdalardan kaçınılması gerektiğine dikkati çeken Hızlı, işlenmiş gıdaların çocukların sindirim sistemine zarar verdiğini aktardı.

    Hızlı, çocukların sağlığı için paketli ürünler yerine organik besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Annelerin bazen zamanları yeterli olmuyor. Marketten aldıkları ileri derecede koruyucu madde içeren hazır kekler ve fast food gibi hazır ürünleri beslenme çantasına koyuyorlar. Bu sağlık demek değil. Çocuğun her türlü şekilde bir şey yemesi, sağlıklı olacağı anlamına gelmiyor. Bu ürünleri tercih etmemeliler. Mümkün olduğunca evde hazırlanmış kekler, krakerler olabilir.

    Çocuklarda, ileri derecede işlenmiş gıda kullanımı durumunda kalp, tansiyon ve bağırsak hastalıklarının ortaya çıkması mümkün. Bu riski göze almamak adına annelerin bu ürünleri tercih etmemesini tavsiye ederiz. Çocuklarımızın hem kaliteli büyümeleri hem de kaliteli beslenmeleri, gelişmelerinin doğru olması için bunlar çok önemlidir.”

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/islenmis-gida-tuketimi-cocuklarda-tansiyon-kalp-ve-bagirsak-hastaligi-riskini-artiriyor/feed/ 0
    Atiye üçüncü kez hamile: Çocuğunun cinsiyetini sahnede açıkladı https://www.haber60.com.tr/atiye-ucuncu-kez-hamile-cocugunun-cinsiyetini-sahnede-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/atiye-ucuncu-kez-hamile-cocugunun-cinsiyetini-sahnede-acikladi/#respond Sat, 21 Sep 2024 12:11:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/atiye-ucuncu-kez-hamile-cocugunun-cinsiyetini-sahnede-acikladi/ Atiye üçüncü kez hamile: Çocuğunun cinsiyetini sahnede açıkladı

    ‘Salla’ , ‘Ya Habibi’ , ‘Kal’ , ‘Yetmez’ gibi sevilen şarkıları seslendiren Atiye, 7 yıl önce müzik yönetmeni ve prodüktör Erol Sebebci ile Almanya’da sessiz sedasız nikah masasına oturmuştu.

    Özel hayatlarını gözlerden uzak bir şekilde sürdüren çiftten güzel haber geldi.

    CİNSİYETİNİ SAHNEDEN DUYURDU

    İlk kızları Ferahfeza’yı 2019’da ikinci kızları Neva’yı ise 2023’te kucaklarına alan ikili, yeniden anne baba olmaya hazırlanıyor.

    Aramızda Kalmasın’ın haberine göre; Atiye karnı burnunda sahneye çıktı.

    KIZ GELİYOR

    Üçüncü kez hamile olan şarkıcı, bebeğinin cinsiyetini de açıkladı.

    Şarkıcı, bebeğinin cinsiyetinin kız olduğunu da açıkladı.

    “DÖRDÜNCÜ BELKİ ERKEK OLUR”

    Ünlü popçu, “İkinci bebeği daha geçen yıl dünyaya getirdim. Henüz 1 yaşında. Bir erkek çocuk da istiyorum. Dördüncü belki erkek olur” dedi.

    “HAZIR MISINIZ?”

    Mavi transparan bir elbise giyerek belirginleşen göbeğini saklamayan Atiye, “Hoş geldiniz. Hep beraber çok eğleneceğiz. Hazır mısınız?” dedikten sonra eğlencenin fitilini hareketli şarkılarıyla ateşledi.

    SAHNEDE ŞOV YAPTI

    “Sahnede çocukken çok sevdiğim şarkıları şimdi söyleyeceğim” diyen şarkıcı, Tarkan, Kenan Doğulu ve Mustafa Sandal’ın hitlerini yorumladı.

    Darbuka çalarak herkesi dansa davet eden Atiye, sahnede ‘Ya Habibi’ şarkısının önce Arapça slow versiyonunu, sonra da dansçılarıyla orijinal hareketli halini de söyledi.

    Furkan CanFurkan Can
    Editor

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/atiye-ucuncu-kez-hamile-cocugunun-cinsiyetini-sahnede-acikladi/feed/ 0
    Trabzon’da Sel Felaketi: 162 Kilogram Yağış ve Hasar Tespit Çalışmaları https://www.haber60.com.tr/trabzonda-sel-felaketi-162-kilogram-yagis-ve-hasar-tespit-calismalari/ https://www.haber60.com.tr/trabzonda-sel-felaketi-162-kilogram-yagis-ve-hasar-tespit-calismalari/#respond Sat, 21 Sep 2024 12:11:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/trabzonda-sel-felaketi-162-kilogram-yagis-ve-hasar-tespit-calismalari/ Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un 4 ilçesine dün bir saatte 162 kilogram yağış düştüğüne dikkat çekerek “162 kilogram yağışın bir saatte düşmesi bazen insanı çaresiz de bırakıyor. Ama biz bütün bunlara rağmen yine vatandaşlarımızdan ricamız tedbiri elden bırakmamak” dedi.

    Trabzon’da dün meydana sel felaketinin yaraları sarılmaya çalışılıyor. Arsin, Araklı, Sürmene ve Yomra ilçelerinde etkili olan sel nedeniyle birçok ev ve işyeri zarar görürken, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Sürmene ilçesindeki Çavuşlu mahallesinde yapılan çalışmaları yerinde inceledi.

    Selden etkilenen esnaf ve vatandaşları ziyaret eden Başkan Genç, “Geçmiş olsun” dileklerinde bulundu. Ali Kemal Demir isimli işitme engelli kayıp vatandaşı arama çalışmalarını da yerinde inceleyen Başkan Genç, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bütün kurum ve kuruluşların seferber durumda olduğunu söyledi.

    Başkan Genç, “Dün 16.30 itibariyle şiddeti çok fazla birden artan yağmurun ortalamada 162 kilogram düşmesi nedeniyle özellikle Araklı Sürmene ve Arsin ilçelerimizde kısmen de Yomra ilçemizde kısmet önemli oranda bir hasar meydana geldi. Tüm ekipler gece geç saatlere kadar mahsur kalan vatandaşlarımıza erişmek, ulaşmak, onların can güvenliğini sağlamak amacıyla bir gayret ortaya koyduk. Araklı merkezli olmak üzere bir kriz masası oluşturduk. Ama hem büyükşehir belediyemiz, itfaiye, su kanalizasyon idaremiz idaremiz, bütün ilçe belediyelerimiz şu anda Sürmene’deyiz. Sürmene ilçe belediyemiz başta olmak üzere kamu kurum kuruluşlarımız, valimizin riyasetinde sahada duruma vaziyet etmeye çalıştık. Gece geç saatlere kadar da buradaydık. Çünkü burada şu anda halen aramakta olduğumuz Ali Kemal Demir isimli vatandaşımızı, kıymetli bir abimizi çalışmalar devam ediyor. 65 yaşlarında bir ağabeyimiz. İnşallah sağ olarak ona ulaşırız. Temennimiz bu. AFAD’ımız başta olmak üzere bütün kurum kuruluşlarımız seferber olmuş vaziyetteyiz” diye konuştu.

    “Şu anda yine kapalı köy mahalle yollarımız var”

    28 mahalleden 265 ihbar geldiğini kaydeden Başkan Genç, “Şu an son durum itibariyle önemli hasar tespitlerimiz var. Valimizle birlikte Arsin ilçemizdeydik. Orada da ulaşılamayan köylerimiz var. Ancak can güvenliği konusunda üç ilçemiz, hatta dört ilçemiz dahilinde herhangi bir başka bir sıkıntımız yok. Kayıp bir vatandaşımızın dışında can güvenliği noktasında çok şükür bir sıkıntımız yok. Ancak dün 28 mahallemizden 265 ihbar geldi merkezimize. Bunlar irili ufaklı ihbarlar. Şu anda yine kapalı köy mahalle yollarımız var. Bütün ekipler sahada seferber olmuş, vatandaşlarımızın can güvenliği bizim için söz konusu önemli. Ama onun dışında da öncelikle ulaşımı sağlamak çünkü hastamız var, 2 gün sonra okul açılıyor. Bütün bu konuları vaziyet etmek için büyük bir gayretle beraber çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Öyle bir an gerçekleşiyor ki tedbirler yetersiz kalabiliyor”

    Bölgeye 162 kilogramlık bir yağış düştüğünü belirten Başkan Genç, “Bakanlarımız sağ olsunlar milletvekillerimiz hepsi aradılar ama şu anda Trabzon kendi kurumsallığı itibariyle gerek kamu kurum kuruluşlarımız gerek büyükşehir belediyemiz ve belediyelerimiz imkan ve kabiliyetimiz itibariyle müdahale konusunda herhangi bir eksiğimiz bulunmamakta. Olduğu zaman komşu illerimizden, Rize, Giresun başta olmak üzere onlara da başkanlarımıza da teşekkür ediyorum. İnşallah kısa sürede toparlanacağız. Devletimiz bütün gücüyle imkan ve kapasitesiyle beraber bu işin arkasında vatandaşlarımıza tekrar çok çok geçmiş olsun diyorum. Allah daha beterlerinden korusun. Tabii ki tedbir alıp takdiri Allah’a bırakmak bizim inancımızın gereğidir. Ancak öyle bir an gerçekleşiyor ki tedbirler yetersiz kalabiliyor. Çaresiz kalabiliyor. Çünkü 100 kilogram hayatı tehdit eder bir yağıştır. 162 kilogram bir saatte düşmesi bazen çaresiz de bırakıyor. Ama biz bütün bunlara rağmen yine vatandaşlarımızdan ricamız tedbiri elden bırakmamak. Biz de kurumsallıklarımızla beraber vatandaşlarımızın güvenliği için bu bölgemizi aşırı yağış yaşam güvenliğini maalesef bazen zorda bırakıyor. Vatandaşlarımızın güvenliği için elimizden gelen bütün gayreti ortaya koymaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Kısmi göçük altında kalan çocuğun durumu iyi”

    Kurtarılan 12 yaşındaki çocuğun durumunun iyi olduğunu vurgulayan Genç “Kurtarılan çocuk Arsin ilçesindeki Yolüstü mahallesindeydi. Orada bir kardeşimiz tam olarak değil ama kısmi göçük altında kaldı. Onun kurtarılmasında biraz ulaşım, yolların kapanması nedeniyle ulaşım sorunu yaşanmasından dolayı sonra sağ olsun bizim itfaiyemiz imkan ve kabiliyetiyle beraber oraya ulaştı. Şu anda kardeşimizin durumu iyi. Sadece kırıkları var. Hayati bir tehlikesi yok. Onu da sağlığına kavuşturduk. Onun da mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. – TRABZON

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/trabzonda-sel-felaketi-162-kilogram-yagis-ve-hasar-tespit-calismalari/feed/ 0
    Sonbaharda mini etek nasıl giyilir? https://www.haber60.com.tr/sonbaharda-mini-etek-nasil-giyilir/ https://www.haber60.com.tr/sonbaharda-mini-etek-nasil-giyilir/#respond Thu, 19 Sep 2024 19:05:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/sonbaharda-mini-etek-nasil-giyilir/
  • 1. Kazak ve ceket ile farklı hava katın

    Sonbahar havası genellikle dengesizdir; sabah serin, öğlen ise sıcak olabilir. Mini etek giyerken katmanlı kombinler oluşturmak, hem pratik hem de şık bir seçimdir. Şu parçalarla katmanlama yapabilirsiniz:

    Triko kazaklar: Mini eteğinizin üzerine ince veya kalın bir triko kazak giymek, hem sıcak tutar hem de modern bir görünüm sağlar.

    1 / 45
  • Kot veya Deri Ceketler: Hafif bir ceket, hem rüzgarı keser hem de kombininize sofistike bir hava katar.

    Oversize Blazer: Şık bir oversize blazer ceket, eteğin feminen havasını dengeleyerek profesyonel ve rahat bir görünüm sağlar.

    2 / 45
  • 2. Çorap ve taytlarla kombinleyin

    Serin havalarda mini etek giymenin en iyi yollarından biri, çoraplar ve taytlar kullanmaktır.

    3 / 45
  • Opak taytlar: Siyah, gri veya bordo gibi sonbahara uygun renklerdeki opak taytlar, bacaklarınızı sıcak tutarken kombininizi tamamlar.

    4 / 45
  • Dizüstü çoraplar: Daha havalı bir stil elde etmek istiyorsanız, mini eteğin altına dizüstü çoraplar giyebilirsiniz. Bu stil, özellikle çizme ile kombinlendiğinde çok etkileyici olabilir.

    5 / 45
  • 3. Sonbahara uygun renkler ve desenler

    Sonbahar kombinleri, sıcak ve doğal tonları içermelidir. Mini eteğinizi seçerken, sezonun ruhunu yansıtan renkler tercih edebilirsiniz:

    6 / 45
  • Toprak tonları: Kahverengi, bej, hardal sarısı gibi tonlar, sonbaharın doğallığını yansıtan renklerdir.

    7 / 45
  • Ekose Deseni: Sonbaharın vazgeçilmez deseni ekose, mini eteklerde de sıkça tercih edilir. Ekose mini etekler, sade üstlerle mükemmel uyum sağlar.

    8 / 45
  • 4. Doğru ayakkabı seçimi

    Mini etek kombinlerinde ayakkabı seçimi büyük önem taşır. Sonbaharda hem şık hem de işlevsel bir görünüm için şu ayakkabıları tercih edebilirsiniz.

    9 / 45
  • Dizüstü Çizmeler: Hem sıcak tutan hem de şık duran dizüstü çizmeler, mini etekle mükemmel bir uyum sağlar.

    10 / 45
  • Bilekte Botlar: Kısa botlar, özellikle deri veya süet modeller, mini eteğinizle sonbahara uygun harika bir kombin yaratır.

    11 / 45
  • Sneakerlar: Daha rahat ve spor bir görünüm için, mini eteğinizi beyaz sneakerlarla kombinleyebilirsiniz.

    12 / 45
  • 5. Şık aksesuarlar ekleyin

    Aksesuarlar, kombininizi bir adım öne taşıyabilir. Sonbaharda mini etek giyerken şu aksesuarları ekleyebilirsiniz:

    13 / 45
  • Şallar: Kalın, büyük bir şal hem soğuktan korur hem de katmanlı bir stil oluşturur.

    14 / 45
  • Bel çantası veya omuz çantası: Mini etekle bel çantası kullanarak daha modern ve rahat bir hava yakalayabilirsiniz.

    15 / 45
  • Şapka ve bereler: Yün bereler veya geniş kenarlı şapkalar, kombininizi tamamlayarak şık bir görünüm sunar.

    16 / 45
  • 17 / 45
  • Mini etek kombinleri

    18 / 45
  • Mini etek kombinleri

    19 / 45
  • Mini etek kombinleri

    20 / 45
  • Mini etek kombinleri

    21 / 45
  • Mini etek kombinleri

    22 / 45
  • Mini etek kombinleri

    23 / 45
  • Mini etek kombinleri

    24 / 45
  • Mini etek kombinleri

    25 / 45
  • Mini etek kombinleri

    26 / 45
  • Mini etek kombinleri

    27 / 45
  • Mini etek kombinleri

    28 / 45
  • Mini etek kombinleri

    29 / 45
  • Mini etek kombinleri

    30 / 45
  • Mini etek kombinleri

    31 / 45
  • Mini etek kombinleri

    32 / 45
  • Mini etek kombinleri

    33 / 45
  • Mini etek kombinleri

    34 / 45
  • Mini etek kombinleri

    35 / 45
  • Mini etek kombinleri

    36 / 45
  • Mini etek kombinleri

    37 / 45
  • Mini etek kombinleri

    38 / 45
  • Mini etek kombinleri

    39 / 45
  • Mini etek kombinleri

    40 / 45
  • Mini etek kombinleri

    41 / 45
  • Mini etek kombinleri

    42 / 45
  • Mini etek kombinleri

    43 / 45
  • Mini etek kombinleri

    44 / 45
  • Mini etek kombinleri

    45 / 45
  • Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sonbaharda-mini-etek-nasil-giyilir/feed/ 0
    Parfümü saçınıza da sıkıyorsanız… https://www.haber60.com.tr/parfumu-saciniza-da-sikiyorsaniz/ https://www.haber60.com.tr/parfumu-saciniza-da-sikiyorsaniz/#respond Thu, 19 Sep 2024 19:05:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/parfumu-saciniza-da-sikiyorsaniz/ Saçımıza kimi zaman temiz kokmadığını hissettiğimizde kimi zaman da sırf kokumuz daha fazla yayılsın diye parfüm sıkabiliyoruz. Saça parfüm sıkmakla ilgili birçok rivayet duymuşsunuzdur. Saçınızın çabuk beyazlayacağından saçınızı yıpratabilmesine kadar birçok olumsuz fikre sahip olabileceğiniz. İşte saça parfüm sıkmanın gerçek etkileri:

    Saçınıza parfüm sıkmak saçınıza yapabileceğiniz en kötü şey olmasa da en iyi şey de olmayacağı kesin. Parfümün saçınıza zarar verme potansiyeli var. Parfümünüzün içinde hangi bileşenlerin bulunduğunu düşünün. Çoğu parfüm ve vücut spreyi, etil alkol gibi sert alkollerden ve ağır sentetik kokulardan elde edilirler.

    FDA’ya göre etil alkolün cilt ve saç üzerinde kurutucu etkileri olabiliyor. Bu nedenle birçok firma pek çok kozmetik ürününün formüllerinde diğer alkolleri kullanmayı tercih ediyor. Tedavi edilmesi zor kuruluk, kırılma, saç uçlarının çatallaşması ve elektriklenme gibi uzun vadeli hasarlara da neden olabilir.

    Bu içerikler kıvırcık saçlara iyi gelmiyor!
    Bu içerikler kıvırcık saçlara iyi gelmiyor!Kıvırcık saçlar doğru bakım iste…
    Saç bakımında etkili 7 bitkisel yağKırılmış, yıpranmış saçlarınız v…

    Saçınıza parfüm sıkmak yerine…

    Parfüme alternatif olarak saçınızın bütünlüğünü koruyabilecek, temizleyecek ve nemlendirebilecek çok sayıda yol var:

    Saç misti

    Saç spreylerini/mistlerini parfümün en güvenli alternatifi olarak düşünün. Bu spreyler saçınızı kurutmadan veya başka bir şekilde zarar vermeden canlandırıcı, kalıcı bir koku bırakmayı amaçlamaktadırlar.

    Kuru şampuan

    Saçınızı geçici olarak temizleyecek ve aynı zamanda hoş bir koku katacak bir ürün arıyorsanız kuru şampuanı tercih edebilirsiniz. Bu formüllerdeki ürünler saça zarar vermeden fazla yağın giderilmesine ve hoş olmayan kokuların emilmesine yardımcı olur. Fakat yine de kuru şampuanı çok fazla kullanmamalısınız. Çünkü saçlarınızın gözeneklerinizi doldurup havasız kalmasına sebep olabilirsiniz.

    Kokulu serum ve yağlar

    Kuru saçları derinlemesine beslemek istiyorsanız kokulu saç yağı veya serumları deneyin. Bu ürünlerle uzun bir yolculuğa çıkıp saçlarınızı daha sağlıklı hale getirebilirsiniz eğer saç bakım özellikleri varsa. Son olarak saçlarınızın ortasından uç kısımlarına doğru sürün ki yağlı bir görünüm elde etmemiş olun.

    İçeriğe dikkat!

    İçerik açısından etil ve izopropil alkollerden uzak durmak isteyebilirsiniz. Doğal yağlarla zenginleştirilmiş herhangi bir saç spreyi, kuru şampuan veya serum elde etmeniz saç tellerini onarmaya ve koku katmaya yardımcı olabilir. Uçucu yağlar ise geleneksel sentetik kokulara bir alternatif sunarlar. Bu bakımdan hassasiyeti önlemek açısından kullanıldığı formülde güvenli bir şekilde seyreltiklerinden emin olmanız gerek.

    Referans: Jen Anderson & Cynthia Cobb. “Here’s Why You Shouldn’t Put Perfume on Your Hair – and What to Do Instead”. Şuradan alındı: https://www.healthline.com/health/beauty-skin-care/perfume-on-hair#important-ingredients. (5 Ağustos 2020).

    Saç uzatan 9 bitkisel yağ
    Saç uzatan 9 bitkisel yağ İşte “Saç uzatan yağlar” deyince…
    Kuru şampuan nasıl yapılır?Saç rengi koyu ve açık olanlar i…

    Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/parfumu-saciniza-da-sikiyorsaniz/feed/ 0
    ETÜ’den Patentli Diz İmplantı Çalışması https://www.haber60.com.tr/etuden-patentli-diz-implanti-calismasi/ https://www.haber60.com.tr/etuden-patentli-diz-implanti-calismasi/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/etuden-patentli-diz-implanti-calismasi/ ETÜ’de kişiye özel diz implantı üzerine geliştirilen çalışma patent aldı.

    Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. İsmail Hakkı Korkmaz’ın, Prof. Dr. İrfan Kaymaz danışmanlığında tamamlanan doktora tezi kapsamında, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ömer Selim Yıldırım’ın ve Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Halim Kovacı’nın hak sahipliği bulunan “Anatomik Femur Kemiği Kesme Aparatı ve Kesme Yöntemi” isimli çalışma Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından onaylanarak patent almaya hak kazandı.

    Konuyla İlgili değerlendirme de bulunan Doç. Dr. İsmail Hakkı Korkmaz ve Prof. Dr. İrfan Kaymaz şu şekilde konuştular: “Geleneksel total diz protezi tedavilerinin hasar mekanizmalarının başında gelen protezlerin aseptik gevşeme hasarı, implant-kemik uyumu ile ilişkilidir ve anatomik kemik modellerinin dikkate alındığı kişiye özel implantlar bu uyumu artırmaktadır. Kemik morfolojisine göre üretilen bir implantın yerleştirilmesi için ise kişiye özel kesi kılavuzunun oluşturulması gerekir. Doktora çalışmasında, kişiye özel olarak modellenen diz protezinin montajı için ürettiğimiz ‘Anatomik Femur Kemiği Kesme Aparatı ve Kesme Yöntemi’ bu kapsamda Türk Patent ve Marka Kurumu”na yapılan başvuru neticesinde patent almıştır. Patentlenen kılavuz ile femural diz protezi uygulanan hastaların protez ömürleri geleneksel protezlere göre daha uzun olması beklenmektedir.” – ERZURUM

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/etuden-patentli-diz-implanti-calismasi/feed/ 0
    Samsun’da Su Sıkıntısını Gideren Terfi Hattı Tamamlandı https://www.haber60.com.tr/samsunda-su-sikintisini-gideren-terfi-hatti-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-su-sikintisini-gideren-terfi-hatti-tamamlandi/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/samsunda-su-sikintisini-gideren-terfi-hatti-tamamlandi/ Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), Kavak merkez ve 54 kırsal mahallenin içme suyu ihtiyacını karşılayan ve kuraklıktan dolayı 3 günlük suyu kalan Kavak Güven Göleti’ni kurumaktan kurtaracak terfi hattının yapımını tamamladı. Divanbaşı Göleti’nden pompalanan su, Güven Göleti’ne can suyu oldu ve doldurmaya başladı.

    Su seviyesi yüzde 3’e düşmüştü

    Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sonucu olarak Türkiye’de de yaşanan kuraklık, 2024 yılında Samsun’un da su kaynaklarını fazlasıyla etkiledi. Söz konusu su kaynaklarından olan ve Kavak ilçesinin tamamı ile İlkadım, Atakum ve Bafra ilçelerine bağlı çok sayıda mahallenin su ihtiyacını karşılayan Kavak Güven Göleti’nde su miktarı, yüzde 3’e kadar düştü.

    12 kilometrelik terfi hattı tamamlandı

    Vatandaşların su sıkıntısı yaşamaması için harekete geçen SASKİ Genel Müdürlüğü, Divanbaşı Göleti’nden Güven Göleti’ne su takviyesi kararı aldı. İçme suyu terfi hattı projesinin startını veren SASKİ, iki gölet arasına 250 mm çapında 12 km uzunluğunda çelik, duktil ve PVC borular döşeyerek vanalar yerleştirdi. Ayrıca Divanbaşı Göleti’nden su pompalanması için yüzen bir platform inşa edildi. Ekiplerin özverili çalışmasıyla Seyitali, İdrisli ve Tepecik Mahallelerinden geçirilen içme suyu hattı 15 günde döşenerek tamamlandı.

    Arıtıldıktan sonra şebekelere verilecek

    Yapılan çalışmaların ardından 12 km uzunluğundaki içme suyu terfi hattı devreye alındı. Divanbaşı Göleti’nden saniyede 60 litre pompalanan su, Güven Göleti’ne başarıyla ulaştı. Su, Yaşar Doğu Mahallesi’ndeki Kavak Güven Göleti İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde arıtılıp memba kalitesine getirildikten sonra mahallelere dağıtılacak.

    Kesintisiz suya önce 28 mahalle kavuşacak

    İçme suyu terfi hattı sayesinde Güven Göleti’nden yararlanacak 54 mahalleden ilk etapta Kavak’ın Ahurlu, Alaçam, Azaklı, Bayındır, Bekdemir, Belalan, Çalbaşı, Çakallı, Çataltepe, Çiğdem, Divanbaşı, Duman, Emirli, Karacalar, Karantu, Kayaköy, Kazancı, Kethüda, Köseli, Mahmutlu, Ortaköy, Susuz, Tepecik, İlkadım’ın Akgöl, Bilmece, Çanakçı, Çelikalan ve Yukarı Avdan olmak üzere 28 mahalleye su verilecek.

    Ardından da boru hatları ve bağlantıları tamamlanarak Atakum’un Akalan, Aslandamı, Ayvalı, Elmaçukuru, Erikli, Güneyköy, Karadüz, Kasnakçımermer, Şenyurt, Bafra’nın Asmaçam ile Kavak’ın Ağcakise, Alagömlek, Atayurt, Başalan, Bayraklı, Beybesli, Beyköy, Çarıklıbaşı, Çayırlı, Değirmencili, Karayusuflu, Karlı, Mahmutbeyli, Saraykent, Toptepe ve Yukarıçirişli Mahallelerine su verilecek.

    “Güven Göleti’ni kurumaktan kurtardık”

    Su sıkıntısı probleminin önüne geçecek hattı, kısa zamanda bitirmiş olmaktan memnuniyet duyduklarını belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Güven Göleti, şehrimizin önemli su kaynaklarından biridir. Buradan Kavak ilçe merkezi ile İlkadım, Atakum ve Bafra ilçelerine bağlı çok sayıda kırsal mahallemize su temin ediyoruz. Lakin son yıllarda yeterli miktarda yağış olmaması, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve kuraklık yaşanması sebebiyle göletimizde yüzde 3 oranında su kalmıştı. Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğümüz ile soruna anında çözüm ürettik. Divanbaşı Göleti’nden Güven Göleti’ne su takviyesi için içme suyu terfi hattı döşedik. Meşakkatli bir çalışmayla su verilmeye başlanan Güven Göleti’ni, böylelikle kurumaktan kurtardık. Söz konusu mahallelerimizde kuraklıktan dolayı gelecek yıllarda inşallah bir daha su sıkıntısı yaşanmayacak. Başta SASKİ Genel Müdürlüğü yönetimimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun” dedi. – SAMSUN

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/samsunda-su-sikintisini-gideren-terfi-hatti-tamamlandi/feed/ 0
    Sivas’ta Karga Maskot Oldu https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/ https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/ SivasSağlık İl Müdürlüğünün maskotu haline gelen karga, kuruma personelle gelip personelle ayrılıyor.

    Sivas İl Sağlık Müdürlüğü, son günlerde ilginç bir misafirle dikkat çekiyor. Adeta memurlarla birlikte mesaiye başlayan karga zamanla personel ve vatandaşlarla yakın bir ilişki kurdu. Kendini sevdiren karga müdürlüğün maskotu oldu. Gün içinde sık sık sağlık müdürlüğünün bahçesinde görülen karga personel tarafından kuruyemiş ile besleniyor bir çocuk gibi bakılıyor. Kömür adı verilen sevimli karga, gösterdiği sıcak tavırlarıyla herkesin ilgisini çekiyor.

    “Kabuklu fıstığı çok seviyor”

    Sağlık Müdürlüğünde Güvenlik Görevlisi olan Tuncay Kaya, karganın vatandaşlara duyarlı olduğunu ifade ederek, “Yem verdik, biraz bakımlarını yaptık. Zarar gelmeyeceğini bildiğinden dolayı insanlara da duyarlı. Havuzumuza su koyuyoruz. Sıcak havalarda gelip içiriyorlar. Güvenlik kulübemizin orada bazen yem veriyoruz. Vatandaşlara ve personele yakınlığı oldu. Camlardan bisküvi ve kraker veriyorlar. Kuru yemişi çok seviyor. Her gün gelip oynuyor. Akşam serinliğinde olunca çatısındaki yuvaya gidiyor. Akşamüstü gelmiyor. Benim yanıma gelince kimliğimi götürmeye çalışıyor, kimliğimi seviyor. Zincir ve küpeyi seviyor. Bayanların küpesine götürmeye çalışıyor. Kabuklu fıstığı çok güzel yiyor. Gündüz saatlerinde burada. Ama akşam serin oldu mu galiba çatıda yuvası var yuvasına gidiyor. Elimle ses çıkarıyorum, elimi kaldırdığım zaman geliyor konuyor. Bazen insanın başına konuyor. Ele konuyor. Ben nankörlüğünü görmedim. İyiliğe karşı bir nankörlüklerini görmedim. Bunlar da sıcak hayvanlar” dedi. – SİVAS

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sivasta-karga-maskot-oldu/feed/ 0
    25 Yaşındaki Öğretmen Adayı Hayatını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/25-yasindaki-ogretmen-adayi-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/25-yasindaki-ogretmen-adayi-hayatini-kaybetti/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/25-yasindaki-ogretmen-adayi-hayatini-kaybetti/ Aydın’a diplomasını almak için giderken geçirdiği kaza sonucu ağır yaralanan 25 yaşındaki öğretmen adayının 13 gün süren yaşam mücadelesinin ardından beyin ölümü gerçekleşti. Genç öğretmenin, ailesinin aldığı örnek bir kararla organları bağışlanarak 4 hastaya umut oldu. Melike Esen’in Manavgat’ta özel bir dershanede Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başlayabilmek için Aydın’da mezun olduğu üniversiteden diplomasını almak için yola çıktığı ve kaza geçirdiği öğrenildi.

    Kaza, 4 Eylül akşamı, Nazilli ilçesi Karacasu- Tavas kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.G. yönetimindeki kamyonet, Melike Seven’in kullandığı otomobille çarpıştı. Kazanın ardından itfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yerden kurtarılan Seven, Nazilli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak, ağır yaralı olarak tedavi altına alınan genç öğretmenin yaşamı, beyin ölümü gerçekleşince son buldu.

    Genç öğretmenin organları başka hastalara hayat olacak

    Ailesi, Melike’nin anısını yaşatmak ve başka insanlara hayat olmak amacıyla organ bağışında bulunma kararı aldı. Genç kadının kalbi, karaciğeri ve böbrekleri, Antalya, İzmir ve Aydın’daki hastalara nakledildi. Melike Seven, dün Manavgat Kavaklı Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı. Ailesi, yaşadıkları acıyı paylaşırken, Melike’nin organ bağışı sayesinde başka hayatların kurtulmasına vesile olduğu için gurur duyduklarını ifade etti. Melike’nin 13 gün önce geçirdiği kazanın ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını belirten Melike’nin ağabeyi Selim Cihan Seven, “2 gün önce kardeşimin beyin ölümü gerçekleşti. Hastaneden görevliler yanımıza gelerek Melike’nin organlarını bağışlayıp bağışlayamayacağımızı sordular. Aile olarak kardeşimin organlarıyla başka insanların hayata tutunacağını düşünerek tereddüt etmeden organlarını bağışladık. Böylelikle kardeşimin organları sayesinde organ bekleyen hastalar yeniden hayata tutunabileceklerdi. Kardeşimin organları başkalarında yaşayacaktı. Annem ve babam da hiç düşünmeden kabul ettiler. Kardeşim yaşamayı ve insanları çok severdi. İnanıyorum ki o da organlarının bağışlanmasını isterdi. Ben buradan tüm insanları organ bağışı yapmaya davet ediyorum” dedi.

    Melike’nin hayali öğretmenlik mesleğine adım atmak için diplomasını almaya gitmesiyken, bu trajik olay sonrası onun iyiliği başka insanlara hayat oldu.

    Öte yandan Melike Esen’in Manavgat’ta özel bir dershanede Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başlayabilmek için Aydın’da mezun olduğu üniversiteden diplomasını almak için yola çıktığı ve kaza geçirdiği öğrenildi. – ANTALYA

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/25-yasindaki-ogretmen-adayi-hayatini-kaybetti/feed/ 0
    Yavru Kedi, Yemek Borusu Hastalığı Nedeniyle Tavuk Sesi Çıkartıyor https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/ https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/ Duyan şaştı kaldı: Yemek borusu genişleyen yavru kedi tavuk sesi çıkartıyor

    Hastalığı nedeniyle tavuk sesi çıkartan yavru kedi görenleri şaşırtıyor

    ‘Kupa’ isimli sevimli kediye tedavi sonrası için sıcak bir yuva aranıyor

    Veteriner hekim Evren Fatih Mumcu:

    “Kedimiz tavuk gibi gıdaklama şeklinde sesler çıkartıyor”

    “Önümüzdeki süreçte yemek borusunda bir gelişme bekliyoruz, şu anda kusmaları kontrol altına alındı”

    “Kedimizi bizim beslediğimiz şekilde besleyebilecek bir kişi arıyoruz”

    ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yemek borusunun genişlemesi nedeniyle tavuk sesi çıkartan yavru kedi görenleri şaşırtırken, götürüldüğü veteriner kliniğindeki tedavisi devam ediyor. ‘Kupa’ isimli sevimli kediye tedavi sonrası için sıcak bir yuva aranıyor.

    Yaklaşık 60 günlük olduğu tahmin edilen 600 gram ağırlığındaki yavru sokak kedisi, yemek yememesi ve kusması nedeniyle bir hayvansever tarafından geçtiğimiz günlerde veteriner kliniğine götürüldü. Bilinmeyen bir nedenle tavuk sesi de çıkartan yavru kedi, teslim edildiği klinikte tedavi altına alındı. Yapılan kontrollerin ardından yavru kedinin yemek borusunda genişleme olması nedeniyle hastalanarak bu sesi çıkarttığı belirlendi. Bunun üzerine özel bir şekilde besleme programına ve ilaç tedavisine başlandı. Hastalığı ilerlemiş olan yavru kedinin sağlık durumu gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte zaman içerisinde kontrol altına alındı. Tedavi sürecinin başarıyla sonuçlanması amacıyla büyük gayret gösteren veteriner kliniği ise, yavru kediyi sahiplendirebilmek için uygun bir yuva arıyor.

    “Önümüzdeki süreçte yemek borusunda bir gelişme bekliyoruz çünkü şu anda kusmaları kontrol altına alındı”

    Veteriner hekim Evren Fatih Mumcu, “İsmini ‘Kupa’ koyduk. Kupa sokaktan geldi. Bize tedavisi için bir hayvansever getirdi. Kendisi yemek yemiyordu, kusuyordu. Bunun üzerine biz gerekli röntgen teşhisini yaptık ve yemek borusunda bir genişleme gördük. Bir patoloji olduğunu fark ettik. Bunun sonucunda özel bir şekilde besleme yapıyoruz, ilaçlarını kullanıyor. Önümüzdeki süreçte yemek borusunda bir gelişme bekliyoruz çünkü şu anda kusmaları kontrol altına alındı. Eğer tedavisi başarıyla sonuçlanırsa uygun gördüğümüz bir takdirde sahiplendirmek isteriz” dedi.

    “Kedimiz tavuk gibi gıdaklama şeklinde sesler çıkartmakta”

    Yavru kedinin rahatsızlığı nedeniyle tavuk benzeri bir ses çıkartmasına değinen Mumcu, “Bu sesin nedeni, yemek borusu aşırı derecede genişlediği için soluk borusuna ve yutağa baskı yapmakta. Zaman zaman oralarda titreşimler oluşturup, kedimiz zaman zaman tavuk gibi gıdaklama şeklinde sesler çıkartmakta ama bunun düzeleceğini tahmin ediyoruz. Böyle vakalar gördük. Yemek borusu genişleme hastalığı megaözafagus ama her hasta böyle sesler çıkartmaz. Bu kedide büyük ihtimalle hastalık biraz ileri” şeklinde konuştu.

    “Bizim beslediğimiz şekilde besleyebilecek bir kişi arıyoruz”

    Fatih Mumcu, yavru kedinin 600 gram olması nedeniyle şu anda hiçbir aşı uygulayamadıkları bilgisine de paylaşarak sözlerine şöyle devam etti:

    “Özel bir aşı yapacağız. Eğer bu süreçte herhangi bir hastalık kapmazsa sonrasında sahiplendireceğiz ama yine de sokaktan gelen bir kedi, hastalıklara açık. Kilo almaya başladı. İlk geldiğinde daha zayıftı. Şu anda ayağa kaldırarak direkt midesine gidecek tarzda bir besleme yapıyoruz. Yavru kediler bazen yabancı cisim yiyebiliyor ya da gelişim bozukluğu olabiliyor. Bu kedide olduğu gibi. O yüzden yavru kedilerde böyle semptomlar olursa en kısa sürede tetkikleri yapılsın ki yavruyken hastalıklar çok daha hızlı iyileşiyor, çözüme kavuşabiliyor. Biz bu kediyi sahiplendirmek istiyoruz. O yüzden isteyen bize ulaşabilir ama tabii tedavisi bittikten sonra. Bizim beslediğimiz şekilde besleyebilecek bir kişi arıyoruz.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yavru-kedi-yemek-borusu-hastaligi-nedeniyle-tavuk-sesi-cikartiyor/feed/ 0
    Çocuk Gözetimi Hayati Önem Taşıyor https://www.haber60.com.tr/cocuk-gozetimi-hayati-onem-tasiyor/ https://www.haber60.com.tr/cocuk-gozetimi-hayati-onem-tasiyor/#respond Thu, 19 Sep 2024 09:12:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/cocuk-gozetimi-hayati-onem-tasiyor/ Kayıp ve kaçırma vakalarını önlemenin temel kuralının, ebeveynlerin çocuklarını etkili ve aktif gözetmeleri olduğu uyarısında bulunan uzmanlar, aktif gözetimin hem çocuklar ile aileler arasındaki güvenli bağı güçlendirirken hem de hedef olan çocuğa zarar vermeyi planlayan kişilerin de bu isteklerinden vazgeçmesini sağladığına dikkat çekiyor.

    Çocuk kaçırma ve kayıp vakalarının önlenmesi noktasında uzmanlardan ebeveynlere uyarı geldi. Çocukların bir tehdit hissettiklerinde aileleri ile paylaşmasını sağlamanın önemine değinen Necmettin Erbakan Üniversitesi Nezehat Keleşoğlu Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kübra Küçükşen, “Ailenin çocuklarıyla çok sağlıklı iletişim kurması, en ufak bir risk altında ya da kendilerine karşı bir tehdit hissettiklerinde çocuklarının paylaşmasını sağlamaları gerekiyor. Yani çocuğun, anne babasının kendisini anlayacağı bir sorun ilettiğinde bir çözüm bulacağı inancında olması ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Tabii faillerin en yakından çıkması çok üzüntü verici, acı bir durum. Bazen en yakını oluyor ki bu Narin vakasında da yine yakınlarından biri olarak gerçekleşmiş. Bu konuda da yine aile fertleri aslında kendisini ele verir, bir şekilde kendini belli eder. Art niyet varsa veya bazen mesela aile fertleri içerisinde husumet oluyor ve intikamı çocuk üzerinden almaya da girişebiliyorlar. Bu konularda ailenin dikkatli olması, bilinçli olması, duyarlı olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    “Çocukların anne ve babanın kesinlikle sıkı denetim ve gözetimleri gerekiyor”

    Kayıp meselesinin çok boyutu olan bir sosyal olgu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kübra Küçükşen, “Nedenlerine baktığımızda en başta küçük yaşlarda, 12 ile 13 yaş öncesi kaçırılma olabiliyor ama 13 ile 17 yaş arası daha çok çocukların kendi rızası ile evden kaçmasıyla gerçekleşen bir olay. Fakat hem küçük yaşta kaçırılma olayıyla ilgili hem de çocukların kendi rızalarıyla evden kaçmalarıyla yaşanan kayıplarla ilgili aileye çok önemli fonksiyonu olan bir durum. Çünkü toplumsal değişmeyle birlikte ailenin yapısı, fonksiyonları, işlevleri her ne kadar farklılaştıysa da, değişime uğradıysa da en temel işlevi hala geçerliliğini sürdürüyor. Bu da ailede yaşayan tüm bireylerin ve de özellikle çocukların sevgi ve güvenlik ihtiyacının maksimum düzeyde karşılanması gerekir. Peki bunu nasıl sağlayacağız dersek, mesela ilkokul çağlarındaki çocuklarda anne ve babanın kesinlikle sıkı denetim ve gözetimleri gerekiyor. Çocuğu asla başıboş yalnız bırakmaması, yabancılarla iletişim nasıl kurması gerektiği gibi temel noktaları aslında öğretilebilir” şeklinde konuştu.

    “Tüm güvenlik ihtiyacı, gözetimi, denetimi anne babanın sorumluluğunda”

    Kayıp ve kaçırma vakalarını önlemenin temel kuralının, ebeveynlerin çocuklarını etkili ve aktif gözetmeleri olduğu uyarısında bulunan Prof. Dr. Küçükşen, “13 ila 17 yaş arasında ise daha çok anne babanın tutumlarıyla alakalı çok baskıcı, otoriter tutum gösteren anne babalarda çocuk cinsiyete göre farklılaşıyor ama evden kaçmak bir tercih oluyor. Kız çocukları daha çok evlenme vaadiyle kandırılıp kaçabiliyor. Erkek çocukları ise baskı olursa, özellikle akademik başarıyla ilgili kendisinin de bir bunalma, daralma evden kaçmak isteyebiliyor. Ailenin burada durumu çok önemli. Eğer ailede anne veya babadan birisi üveyse, farklı üvey kardeşler varsa, kendisine farklı davrandığını hissediyorsa, bu da çocuklar için evden kaçmada belirleyici etken olabiliyor. Bir de aile yapısının değişmesiyle birlikte, yani çekirdek aile yapısından dönüşmemizle birlikte tabii ki anne baba tamamen sosyal destek ağlarından mahrum kaldı. Şimdi bir Afrika atasözü var hep söylenir ‘bir çocuğu büyütmek için bir köy halkı gerekir’ denilir. Gerçekten de mesela bir babaanne, anneanne, dede ilgisinden hatta amca, hala gibi yakın çevre desteği olmadığı için çocukla ilgili tüm güvenlik ihtiyacı, gözetimi, denetimi anne babanın sorumluluğunda. Anne baba hiçbir ihmale fırsat vermeden bunun kontrolünü yapması gerekir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar eğer tablet kullanıyorsa, sosyal medyası varsa, telefon kullanıyorsa, sadece arkadaş grubunun normal fiziki arkadaşlarının değil, sosyal medyada takip ettiği arkadaşlarının da çok iyi takip edilmesi, anne baba tarafından denetlenmesi gerekir. Yine okul arkadaşlarının veya parktaki oyun arkadaşlarının, ailelerinin, anne baba tarafından çok iyi bilinmesi, takip edilmesi gerekir. Kolay değil tabii anne baba olmak. Dolayısıyla her yaş döneminde ailenin, anne babanın, anne baba tutumlarının çok önemli işlevi olduğunu düşünüyorum. Yani kayıp çocuk vakalarında söylenebilecek olan ailenin mümkün olduğunca çocuğun üzerinde gözetimini, denetimini eksik etmemesi, ilgilendiğini göstermesi gerekiyor” diye konuştu. – KONYA

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cocuk-gozetimi-hayati-onem-tasiyor/feed/ 0
    Roma’da evlenen Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım yurda döndü! Kaan Yıldırım: Hayallerimiz bir bir gerçek oluyor! https://www.haber60.com.tr/romada-evlenen-pinar-deniz-ve-kaan-yildirim-yurda-dondu-kaan-yildirim-hayallerimiz-bir-bir-gercek-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/romada-evlenen-pinar-deniz-ve-kaan-yildirim-yurda-dondu-kaan-yildirim-hayallerimiz-bir-bir-gercek-oluyor/#respond Wed, 18 Sep 2024 18:20:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/romada-evlenen-pinar-deniz-ve-kaan-yildirim-yurda-dondu-kaan-yildirim-hayallerimiz-bir-bir-gercek-oluyor/ Roma’da evlenen Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım yurda döndü! Kaan Yıldırım: Hayallerimiz bir bir gerçek oluyor!

    Yaklaşık 1,5 yıldır birlikte olan Kaan Yıldırım ve Pınar Deniz, dün Roma’da düzenlenen törenle dünyaevine girdi.

    Roma’da evlenen Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım yurda döndü! Kaan Yıldırım: Hayallerimiz bir bir gerçek oluyor!

    Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, nikah sonrası yakın dostlarıyla bu özel günü akşam yemeği ile kutladılar.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Roma’da evlenen Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım yurda döndü! Kaan Yıldırım: Hayallerimiz bir bir gerçek oluyor!

    ÇİFT YURDA DÖNDÜ

    Ünlü çift, bugün akşam saatlerinde yurda dönüş yaptı.

    Roma’da evlenen Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım yurda döndü! Kaan Yıldırım: Hayallerimiz bir bir gerçek oluyor!

    3 Eylül Salı akşamı atv’de başlıyor

    Yönetmen koltuğunda Emre Kabakuşak oturduğu, senaryosunu ise Eda Tezcan kaleme aldığı dizinin kadrosunda ise Burak Deniz, Su Burcu Yazgı Coşkun, Gürkan Uygun, Mesut Akusta, Rüçhan Çalışkur, Kenan Bal, Yıldız Kültür, Özlem Türkad, Eren Vurdem, İrem Altuğ, Kerem Aslanoğlu, Emel Çölgeçen, Ecem Çalhan, Nazan Diper, gibi beğeni ile izlenen isimlerin yer aldığı Bir Gece Masalı, 3 Eylül Salı akşamı atv’de başlıyor.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]> https://www.haber60.com.tr/deneyimli-oyuncu-mesut-akusta-bir-gece-masalinin-merak-edilenlerini-anlatti/feed/ 0 O şimdilerin sarışın güzeli! Altın sarısı saçları ve mavi gözleriyle gülümseyen bu kız çocuğunu tanıdınız mı? https://www.haber60.com.tr/o-simdilerin-sarisin-guzeli-altin-sarisi-saclari-ve-mavi-gozleriyle-gulumseyen-bu-kiz-cocugunu-tanidiniz-mi/ https://www.haber60.com.tr/o-simdilerin-sarisin-guzeli-altin-sarisi-saclari-ve-mavi-gozleriyle-gulumseyen-bu-kiz-cocugunu-tanidiniz-mi/#respond Thu, 29 Aug 2024 11:00:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/o-simdilerin-sarisin-guzeli-altin-sarisi-saclari-ve-mavi-gozleriyle-gulumseyen-bu-kiz-cocugunu-tanidiniz-mi/ O şimdilerin sarışın güzeli! Altın sarısı saçları ve mavi gözleriyle gülümseyen bu kız çocuğunu tanıdınız mı?

    Bu minik tatlı kız şimdilerin sarışın güzeli! Birçok ünlü isim çocukluğundan ve gençliğinden en özel karelerini sosyal medyada takipçileri ile paylaşıyor.

    O şimdilerin sarışın güzeli! Altın sarısı saçları ve mavi gözleriyle gülümseyen bu kız çocuğunu tanıdınız mı?

    Bu defa “Annem küçükken yazdığım mektupları bulmuş” diyerek paylaştığı çocukluk kareleri ile ilgi odağı olan isim ise Yasemin Şefkatli oldu.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    O şimdilerin sarışın güzeli! Altın sarısı saçları ve mavi gözleriyle gülümseyen bu kız çocuğunu tanıdınız mı?

    Güzelliği küçüklükten belli olan Yasemin Şefkatli şimdilerde ikizleri ile anneliğin tadını çıkarıyor.

    O şimdilerin sarışın güzeli! Altın sarısı saçları ve mavi gözleriyle gülümseyen bu kız çocuğunu tanıdınız mı?

    İbrahim Tatlıses’in oğlu İdo Tatlıses ile mutlu bir evliliği olan Yasemin Şefkatli aynı zamanda sosyal medyada beğeni ile takip edilen bir fenomen.

    O şimdilerin sarışın güzeli! Altın sarısı saçları ve mavi gözleriyle gülümseyen bu kız çocuğunu tanıdınız mı?

    Ayel ve Emir adını verdikleri ikizleri ile paylaşımları çok beğenilen ünlü çift özel hayatlarıyla her zaman markaj altında.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/o-simdilerin-sarisin-guzeli-altin-sarisi-saclari-ve-mavi-gozleriyle-gulumseyen-bu-kiz-cocugunu-tanidiniz-mi/feed/ 0
    Maymun çiçeği yeniden hortladı https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/ https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/#respond Wed, 28 Aug 2024 15:05:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/ Kovid 19’dan sonra maymun çiçeği yeniden hortladı. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Üyesi ve Bilim Eğitim Komisyonu Sorumlusu Dr. Zeynep Özsevimli, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (Africa CDC), salı günü maymun çiçeği (monkeypox/ Mpox) virüsünün kıta genelinde yayılması nedeniyle halk sağlığı açısından acil durum ilan ettiğini belirtti.

    2-4 HAFTA SÜRÜYOR
    Maymun çiçeği virüsünün, daha çok orta ve batı Afrika’da rastlanılan, Orthopoxvirüs cinsine ait, insanlara genellikle enfekte bir kişi veya hayvanın cilt lezyonları ya da vücut sıvılarıyla doğrudan teması sonucu bulaşan zoonotik bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Özsevimli, dünyanın bu virüsün adını 2022 salgınıyla birlikte duyduğunu, genellikle 2-4 hafta süren belirtileri olan ve kendi kendini sınırlayan bir hastalık olduğunu açıkladı.

    ÜLKEMİZDE VAKA YOK
    Dr. Özsevimli, dünyada ve Türkiye’deki durumu şöyle değerlendirdi: “1 Ocak 2022’den 31 Mart 2024’e kadar, 117 ülkeden DSÖ’ye 185 ölüm dahil olmak üzere toplam 95 bin 226 laboratuvarca doğrulanmış mpox vakası bildirilmiştir. 2024 Mart ayında toplam 466 yeni vaka bildirilmiş olup bu sayı bir önceki ay bildirilen yeni vaka sayısına göre düşüşü temsil etmektedir. Mart 2024’te en çok vaka Afrika Bölgesi’nden bildirilmiştir. Resmi açıklamalara göre maymun çiçeği virüsünün 2022 yılında Türkiye’de 1 kişide görüldüğü açıklanmıştı ancak şu an için Türkiye’de bildirilmiş bir maymun çiçeği vakası bulunmamaktadır.”

    ATEŞ VE KAS AĞRISI EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ
    Maymun çiçeğinin Mpox adlı virüsün neden olduğu, kaşıntılı deri döküntüsüyle ortaya çıkan, ateşe neden olan bir hastalık olduğunu belirten Dr. Özsevimli, şunları söyledi: “Daha Kovid-19 etkileri atlatılamamışken, Afrika maymun çiçeği virüsü nedeniyle acil durum ilan etti. Hastalık, Afrika’da pandemi haline geldi. Deri döküntüsü, ateş, lenf düğümlerinde şişme, kas ağrıları ve solunum problemleri gibi belirtiler gösteriyor. Döküntüler genellikle yüz, eller, ayaklar ve ağızda ortaya çıkıp, bir süre sonra içi sıvı dolu lezyonlara dönüşüyor.”

    NASIL BULAŞIYOR?
    DR. Özsevimli, maymun çiçeği virüsünün, insandan insana, bazen de hayvanlardan bulaşabilen bir virüs olduğunu da belirterek “Yakın temas ve cinsel yolla bulaşıyor. Virüsün yayılımında rolü olan hayvan konakları, kemirgenler ve primatlardır. Genellikle 2-4 hafta süren belirtileri olan ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır. Özel bir tedavisi bulunmayan maymun çiçeği virüsü için kullanılan ilaçlar ise virüsün meydana getirdiği semptom ve şikayetleri hafifletmeye yönelik” dedi.

    107 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ
    Hastalığınyalnızca batı ve orta Afrika ülkelerini değil, az sayıda da olsa geri kalan ülkeleri de etkilediğini, bu nedenle küresel önemi olan bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Özsevimli, 107 ülkeden vaka bildirildiğine, 89’unun daha önce vaka görülmeyen ülkeler olduğuna dikkat çekti.

    ÇİÇEK AŞISI İLE KORUNMAK MÜMKÜN
    2019‘da maymun çiçeğinin önlenmesi amacı ile ABD Gıda ve İlaç Ajansı (FDA) ve Avrupa İlaç Ajansından (EMA) kullanım onayı aldığını belirten Dr. Özsevimli, “Bununla birlikte aşı kısıtlı olarak ulaşılabilir durumdadır. Klinik kullanımı iki doz (deri altına) şeklindedir. Öncesinde çiçek aşısı olanlar hastalığı daha hafif geçirir ya da hastalıktan korunabiliyorlar” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/feed/ 0
    En önemli ‘okul hazırlığı’ sağlık taraması https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/ https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/#respond Wed, 28 Aug 2024 15:05:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/ Okul başlamadan önce yapılacak sağlık kontrollerinin yalnızca altta yatan sağlık sorunlarını belirlemekle kalmadığını, aynı zamanda iyi alışkanlıkların edinilmesini de beraberinde getirdiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Ay, çocukların okula hazırlanma sürecinde yapılması gerekenleri anlattı.

    GÖRME TESTİ
    Okul öncesi yapılması gereken kontrollerin belki de en önemlisinin görme ve işitmenin değerlendirilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Ay, “Görme ve işitme problemi olan çocuklar potansiyeli olsa bile derslerinde başarısız olabilirler. Bunun sonucunda okula karşı ilgisizlik ve okula gitmeme isteği olabilir. Kolaylıkla yapılacak muayene ile tüm bu sorunların önüne geçilebilir” dedi.

    DİŞ KONTROLLERİNİ AKSATMAYIN
    Görme ve işitmenin yanında diş problemlerinin de çocuklarda öğrenmeyi ve derslere karşı ilgiyi azaltabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ay, “Okul öncesi mutlaka diş muayenesi de yaptırılmalı, dişlerin düzenli fırçalanmasına özen gösterilmelidir” dedi.

    AŞILARI TAM OLSUN
    Çocuklar okula başladıklarında ilk defa bu kadar kalabalık ortama girecekleri için enfeksiyon hastalıklarının sık görülmesi ve yayılmasının kolay olabileceğini belirten Uzm. Dr. Ay, “Bu yüzden Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşı takviminde olan aşılar eksiksiz uygulanmalı; astım, diyabet, kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan çocuklara mevsimsel grip aşısı yapılmalıdır” diye konuştu.

    KAN DEĞERLERİNE BAKTIRIN
    Çocuklarda zeka gelişimini etkileyen demir değerinin, okul öncesi dönemde kontrol edilmesi ve eksiklik durumunda tedavi planlanması yapılması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Ay, “Beyin fonksiyonlarının doğru çalışması ve büyüme-gelişme için gerekli olan başlıca D vitamini, B12, çinko gibi vitamin ve minerallerin düzeyine bakılmalıdır. Tam idrar tahlili ve dışkıda parazit gibi incelemeler yapılmalı, kan kolesterol düzeyleri kontrol edilmeli ve tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Tansiyon önemsiz gibi görünse de çocukluk çağında görülebilmektedir” dedi.

    SAĞLIKLI BESLENME
    Okul döneminde bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ay, şu önerilerde bulundu:
    Güne mutlaka kahvaltı öğünü ile başlanmalı.
    Paketli gıdalardan uzak durulmalı.
    Gün içerisinde kuru ve taze meyve, özellikle probiyotik içeren yoğurt, kefir gibi süt ürünleri tüketilmelidir.
    Beslenmede protein, yağ, karbonhidrat dengesi yaşına uygun olarak ayarlanmalı.
    Gün içerisinde yeterli miktarda su içilmeli, asitli içecek ve hazır meyve sularından uzak durulmalıdır.

    SAĞLIKLI UYKU
    Uykunun, günlük işlevlerin yerine getirilmesi için gerekli olmakla beraber gelişimin her döneminde çok önemli rol oynadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Ay, şöyle dedi: “Yetersiz ve kalitesiz uyku gün içinde uykulu hissetmeye neden olur. Öğrenme, hafıza ve dikkat üzerinde olumsuz etkileri olur. 3-5 yaş çocukların günde 10-12 saat, 6-13 yaş çocukların günde 9-11 saat uyuması gerekmektedir.”

    EL HİJYENİ ÇOK ÖNEMLİ
    Enfeksiyonları önlemenin en önemli kriterinin hijyen kurallarına uymak olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ay, “Enfeksiyonların büyük çoğunluğu çocukların ellerini ve kirli materyalleri ağızlarına götürdükleri için olur. Bu nedenle çocuğa yemekten önce ve sonra, tuvaletten çıkarken ellerini en az 20 saniye süre ile su ve sabun ile yıkaması öğretilmelidir. Kişisel hijyene dikkat edilmeli, hasta olan çocuklar okula gönderilmemelidir” dedi.

    KAYGI BOZUKLUĞUNA NEDEN OLABİLİR
    KLİNİK Psikolog Gamze Gülsoy, okul reddine dikkat çekerek, bunun birçok ebeveynin karşılaştığı ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Gülsoy, “Okul reddi, özellikle 4 ila 17 yaş arası çocuklarda ve gençlerde yaygın olarak görülen, kaygı ve korku gibi duygusal nedenlerden veya davranış problemlerinden kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, okula devam etmeme ya da okuldan ayrılma gibi davranışlarla kendini gösterebilir” dedi. Gülsoy, okul reddinin müdahale edilmediği takdirde daha büyük bir soruna dönüşebileceğini de belirterek, şunları söyledi: “Çocukların sabahları okula gitme konusunda yoğun direnç göstermeleri, öfke nöbetleri geçirmeleri ya da okula gitmekle ilgili aşırı sıkıntı yaşamaları durumunda, ailelerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları gerekir.” Gülsoy, çocukların okula uyum sağlaması için oryantasyon sürecine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Örneğin, okula hazırlık aktiviteleri yapmak, ailece okul alışverişine çıkmak ve okulla ilgili konuşmalarda dikkatli olmak.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/feed/ 0
    Elektronik sigara akciğer ve beyin hasarına yol açıyor https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigara-akciger-ve-beyin-hasarina-yol-aciyor/ https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigara-akciger-ve-beyin-hasarina-yol-aciyor/#respond Wed, 28 Aug 2024 09:59:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigara-akciger-ve-beyin-hasarina-yol-aciyor/ Türk Toraks Derneği Tütün Kontrol Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Remziye Can, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektronik sigara (vaping) adı verilen elektronik nikotin sağlayıcı sistemlerin bir çeşit tütün ürünü olduğunu söyledi.

    Yanma olmaksızın, pilden aldığı enerji ile ısınan atomizerin kartuş içindeki likiti buharlaştırması esasına bağlı çalışan bu tütün ürünü çeşidinin, pil, atomizer ve doldurulabilir kartuş olmak üzere üç parçadan oluştuğunu anlatan Can, bu ürünlerin endüstri tarafından “Zararı azaltılmış ürünler” olarak piyasaya sürüldüğünü aktardı.

    REKLAM“İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI 7000’DEN FAZLA MADDE İÇERİYOR”

    Can, bu ürünlerin yerini 2003’den bu yana bağımlılığın devamlılığını hedef alan mevcut elektronik sigaralara bıraktığını belirterek, şu bilgileri verdi: “Zamanla ürün çeşitliliği artan elektronik sigaralar, başlangıçta geleneksel sigara, puro veya pipo gibi tütün ürünlerine benzetilerek üretilirken, yeni nesil e-sigaralar ise kalem, USB bellek veya diğer günlük eşyaya benzer biçimde üretilmiştir. Elektronik​​​​​​​ sigaralar endüstri tarafından ‘zararı azaltılmış ürün’ adı altında piyasaya sürülmüş ve kimyasal içermediklerini iddia etseler de içerisinde propilen glikol, gliserol, etilen alkol, polietilen glikol (PEG400), diasetil dietilen glikol, amino-tadalafil, rimonabant, cannabibinoid, nitrozaminler, formaldehit, asetaldehit keton, civa, tetrametilpirazi, kurşun, nikel, krom olmak üzere insan sağlığına zararlı 7000’den fazla madde ve özellikle aroma verici katkı maddeleri de ihtiva etmektedir.

    Elektronik sigaraların içeriğinde normal sigaradaki gibi aeropartiküller, for­maldehit, nitrozamin, metaller, karboniller, uçucu organik bileşikler ile polisiklik hidrokarbondan oluş­tuğu belirlenmiştir. Bu kimyasallar ise hücreye karşı toksik etkisi olan kansere neden olan maddelerdir. Elektronik sigaraların çalışmasını sağlayan bataryaların ısı üretmesi nedeniyle bu sıvı kimyasallar aerosol duru­muna geçmekte ve akciğer alveollerine geçişi hızlan­maktadır.”

    Elektronik sigaralardan çıkan buharın da pasif içiciliğe neden olduğunu, hücre canlılığının azalmasına ve DNA hasarının artmasına neden olduğunun tespit edildiğinin altını çizen Can, “Elektronik sigaraların beyin gelişimi üzerine de nörotoksik etkisi olduğu bilinmektedir. Annenin elektronik sigara içmesinin çocukta davranışsal ve kognitif değişikliklere yol açabileceği gösterilmiştir” diye konuştu.

    REKLAM“EVALI ÖLÜME YOL AÇABİLİYOR”

    Can, elektronik sigaranın, başta solunum ve kardiyovasküler sistemler olmak üzere karaciğer, böbrekler ve sinir sistemine zararları olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Elektronik sigara kullanımının kalp atım hızı ve kan basıncında artışlara neden olduğu bildirilmiştir. Elektronik sigara bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek, zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları riskini de arttırmaktadır. Ayrıca EVALI (e-cigarette and Vaping use Associated Lung Injury) olarak adlandırılan akut akciğer hasarı ile solunum yetmezliği ve ölüme yol açabilmektedir.”

    ABD’de yapılan bir araştırmada elektronik sigara kullananların anksiyete ve depresyona yaka­lanma oranlarının daha yüksek olduğunun gösterildiğini aktaran Can, “Elektronik sigaraların sağlık üzerine olan olumsuz etkilerinden biri de doz aşımıdır. Elektronik sigara içen 24 yaşında bir kadının doz aşımı nedeniyle yaşamının sonlandığı bildirilmiştir. Elektronik sigaraların tercih edilme nedenlerinin başında aromaları gelmektedir. Ancak yapılan çalışmalar bu aromaların hücre genetiğini bozduğunu göstermiştir. Elektronik sigaraların olumsuz etkilerinden biri de beyin gelişimi üzerinedir ve hafıza, dikkat ve öğrenme kapasitesini azaltabilir” dedi.

    Can, nikotin ve elektronik sigaradaki yabancı ajanların, astım ve KOAH başta olmak üzere pek çok solunum sistemi rahatsızlığına neden olabildiğini söyledi.

    Ayrıca elektronik sigara cihazlarının yanıklara, patlayıcı ve kimyasal yaralanmalara neden olduğunu ifade eden Can, elektronik sigara kullanımına bağlı gelişen yanıkların sıklıkla uyluk, kasık, yüz veya elde geliştiğinin rapor edildiğini bildirdi.

    REKLAM

    Can, “Yutma yoluyla veya cilt teması yoluyla elektronik sigara sıvısına maruz kalmanın da genellikle mide bulantısı, kusma, uyuşukluk ve taşikardiye neden olabildiği, hatta nöbetlere, anoksik beyin hasarına, laktik asidoza ve ölüme yol açabildiği bildirilmiştir” dedi.

    “Yağlı kimyasallar akciğer dokusunda iltihabi süreci uyarıyor”

    Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, bazı basın yayın organlarında yer alan, elektronik sigara kullanımına bağlı göğüs boşluğuna havanın girerek akciğere baskı oluşturmasıyla akciğerin kısmen çökmesi olarak tanımlanan “pnömotoraks” nedeniyle açıklamalarda bulundu.

    ABD’de salgın haline gelmiş yeni nesil tütün, nikotin, kenevir kullanımına bağlı görülen yeni hastalıkların görüldüğü bilgisini veren Dağlı, “Bu hastalıklar, ülkemizde de görülmeye başladı ve bilim insanları olarak bunların artmasından endişe duyuyoruz” dedi.

    Dağlı, elektronik sigaraların içinde yağlı kimyasallar, aromalar, toksinler ve esrar bulunabildiğine işaret ederek, “Bu kimyasallar, asıl görevi vücuda oksijen sağlamak olan akciğere zarar vermekte ve daha önce tıp ilteratüründe olmayan yeni hastalıklar yaratmaktadır” diye konuştu.

    REKLAM

    Bunlardan birinin tıpta “EVALI” olarak isimlendirilen bir hastalık olduğunu belirten Dağlı, sözlerine şöyle devam etti: “EVALI, 2019’da elektronik sigara ile oluşan akciğer hasarına verilen uluslararası terimdir. Amerika Birleşik Devletleri’nde elektronik sigara kullanımına bağlı 68 ölüm, 2807 hastane yatışı olmuştur.

    Birçok organda zarar yaratabilen elektronik sigaranın solunum sistemine etkisi oldukça iyi belirlenmiştir. Elektronik sigaranın solunum sisteminde neden olduğu bir hastalık, basında da sözü geçen ‘pnömotoraks’ diğer deyişle ‘Vasp’ olarak isimlendirilen akciğer zarı yırtılmasıdır.

    Vasp, elektronik sigara kullanımına bağlı akciğer zarının kendiliğinden patlamasını tanımlayan İngilizce bir deyimdir. Elektronik sigaraların içerdiği toksinler akciğerin hava keseciklerinin zedeler ve balonlar oluşturur. Çevre destek dokusu bozulur ve delikli elastik iltihap tabakası oluşur. Zorlu nefes alma hava basıncını arttır ve ciğerde oluşmuş balonlar patlayarak akciğer zarı yırtılır, cerrahi tedavi gerektirir.”

    Elektronik sigaranın neden olduğu hastalıklardan birinin de yağ zatürresi (Vaping-Related Lipoid Pneumonia) olduğunu anlatan Dağlı, “Enfeksiyon ile oluşan zatürreden farklı olarak etkeni mikrop değil akciğere e-sigara içinde giren yağ asitleridir. Elektronik sigaraların içinde bulunan yağlı kimyasallar akciğer dokusunda iltihabi süreci uyarmaktadır.”

    Dağlı, elektronik sigara ve benzeri ürünlerin daha fazla zarara neden olmadan satışlarının durdurulmasını ve denetlenmesini talep ettiklerini, herkesin bu ürünlerin de kullanımından kaçınmasını istediklerini söyledi.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/elektronik-sigara-akciger-ve-beyin-hasarina-yol-aciyor/feed/ 0
    Usta sanatçı Cihat Tamer’in acı günü! Oğlu Atilla Tamer vefat etti https://www.haber60.com.tr/usta-sanatci-cihat-tamerin-aci-gunu-oglu-atilla-tamer-vefat-etti/ https://www.haber60.com.tr/usta-sanatci-cihat-tamerin-aci-gunu-oglu-atilla-tamer-vefat-etti/#respond Tue, 27 Aug 2024 21:26:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/usta-sanatci-cihat-tamerin-aci-gunu-oglu-atilla-tamer-vefat-etti/ Usta sanatçı Cihat Tamer'in acı günü! Oğlu Atilla Tamer vefat etti

    Sinema, dizi ve tiyatro dünyasının usta ismi Cihat Tamer, büyük bir acı yaşadı.

    81 yaşındaki oyuncunun 57 yaşındaki oğlu Atilla Tamer, bir süredir mücadele ettiği kansere yenik düşerek hayatını kaybetti.

    Koç Hastanesi’nde tedavi gören Atilla Tamer, durumu ağırlaştığında yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    OĞLU İÇİN KAN BAĞIŞI İSTEMİŞTİ

    Cihat Tamer, sosyal medyada oğlunun durumu için sık sık kan bağışı çağrısında bulunmuştu.

    Cihat Tamer, acı haberi sosyal medya hesabından “Sevgili oğlum Atilla Tamer’i kaybettik.” sözleriyle duyurdu.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/usta-sanatci-cihat-tamerin-aci-gunu-oglu-atilla-tamer-vefat-etti/feed/ 0
    Şarkıcı Muazzez Ersoy dekolteli sahne tarzıyla şaşırttı! Kıyafeti sosyal medyada konuşuldu https://www.haber60.com.tr/sarkici-muazzez-ersoy-dekolteli-sahne-tarziyla-sasirtti-kiyafeti-sosyal-medyada-konusuldu/ https://www.haber60.com.tr/sarkici-muazzez-ersoy-dekolteli-sahne-tarziyla-sasirtti-kiyafeti-sosyal-medyada-konusuldu/#respond Tue, 27 Aug 2024 21:25:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/sarkici-muazzez-ersoy-dekolteli-sahne-tarziyla-sasirtti-kiyafeti-sosyal-medyada-konusuldu/ Şarkıcı Muazzez Ersoy dekolteli sahne tarzıyla şaşırttı! Kıyafeti sosyal medyada konuşuldu

    Türk sanat müziğinin ‘nostalji kraliçesi’ 66 yaşındaki Muazzez Ersoy, önceki akşam bir bankanın kutlama gecesi için sahnedeydi.

    ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILARI SÖYLEDİ

    Ersoy, Atatürk’ün sevdiği şarkılar konseptiyle yüz yıllık unutulmaz şarkılar söyledi.

    Sahnesinin ilk anlarından son dakikasına kadar enerjisiyle herkesi mest eden Ersoy, derin dekolteli kıyafetiyle de dikkatleri üzerine çekti.

    Ünlü şarkıcının tarzına takipçileri yorum yapmadan geçmedi.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sarkici-muazzez-ersoy-dekolteli-sahne-tarziyla-sasirtti-kiyafeti-sosyal-medyada-konusuldu/feed/ 0
    Doktorlar’ın Ela’sı Yasemin Özilhan teknesinden paylaşım yaptı! İkram masasına yorum yağdı https://www.haber60.com.tr/doktorlarin-elasi-yasemin-ozilhan-teknesinden-paylasim-yapti-ikram-masasina-yorum-yagdi/ https://www.haber60.com.tr/doktorlarin-elasi-yasemin-ozilhan-teknesinden-paylasim-yapti-ikram-masasina-yorum-yagdi/#respond Tue, 27 Aug 2024 21:24:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/doktorlarin-elasi-yasemin-ozilhan-teknesinden-paylasim-yapti-ikram-masasina-yorum-yagdi/

    Evlendikten sonra oyunculuğu bırakan ve ailesine tüm vaktini ayıran iki kız annesi Yasemin Özilhan, yıllar içindeki değişimi ve sosyal medya paylaşımlarıyla sık sık gündem oluyor.

    Son olarak Bodrum yorumuyla dillere düşen Özilhan,“Biz Bodrum’a tatile gittiğimizde evden dışarı pek çıkmadığımız için fiyatlarla ilgili bilgim yok.”demiş bu açıklamasıyla uzun süre konuşulmuştu.

    MEYVELİ MASA

    Özilhan şimdi de lüks teknesindeki tatilden karelerini paylaştı. Özilhan’ın ikram masası herkesi şaşırttı. Zayıflığı ve fit hali ile dikkat çeken Yasemin Özilhan, sadece meyvelerden oluşan bir masa kurdu.

    Şeftali, nektari, kayısı, kiraz ve ananaslarla dolu masa sosyal medyada gündem oldu.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/doktorlarin-elasi-yasemin-ozilhan-teknesinden-paylasim-yapti-ikram-masasina-yorum-yagdi/feed/ 0
    Eski eş ikinci şans verdiğine pişman! Duygu Kumarki, İsmail Hacıoğlu’nun her şeyini sildi https://www.haber60.com.tr/eski-es-ikinci-sans-verdigine-pisman-duygu-kumarki-ismail-hacioglunun-her-seyini-sildi/ https://www.haber60.com.tr/eski-es-ikinci-sans-verdigine-pisman-duygu-kumarki-ismail-hacioglunun-her-seyini-sildi/#respond Tue, 27 Aug 2024 21:24:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/eski-es-ikinci-sans-verdigine-pisman-duygu-kumarki-ismail-hacioglunun-her-seyini-sildi/ Eski eş ikinci şans verdiğine pişman! Duygu Kumarki, İsmail Hacıoğlu'nun her şeyini sildi

    Aradığı mutluluğu bir türlü bulamayan İsmail Hacıoğlu, 2020 yılında anlaşmalı olarak boşandığı eski eşi Duygu Kumarki ile yeniden barışmıştı.

    ESKİ EŞTEN SEVGİLİ OLMADI

    Boşandıktan sonra bir dönem Merve Çağıran ve Aslıhan Gürbüz ile aşk yaşayan Hacıoğlu, “Ne varsa eskilerde var” dedi ve eski eşi Duygu Kumarki ile tekrar denedi. Ancak ünlü çiftin mutluluğu kısa sürdü ve Hacıoğlu ile Kumarki’den geçtiğimiz günlerde ayrılık haberi geldi.

    Kumarki, “Eski eşim ile yeniden ortak bir yaşam sürmeye başlamıştık. Bir süre önce konuşarak ortak hayatımıza son vermiş bulunmaktayız.” dedi.

    KAPATTI

    Kumarki, bu kez de Instagram hesabından yaptığı paylaşım ile gündeme geldi. Hacıoğlu’nun soyadını Instagram hesabından bir türlü silemediğini açıklayan Kumarki, çareyi hesabını kapatmakta buldu.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/eski-es-ikinci-sans-verdigine-pisman-duygu-kumarki-ismail-hacioglunun-her-seyini-sildi/feed/ 0
    Kahramanmaraş’ta Heterokromiye Sahip Kadın Gözleriyle İlgileri Üzerine Çekiyor https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-heterokromiye-sahip-kadin-gozleriyle-ilgileri-uzerine-cekiyor/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-heterokromiye-sahip-kadin-gozleriyle-ilgileri-uzerine-cekiyor/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-heterokromiye-sahip-kadin-gozleriyle-ilgileri-uzerine-cekiyor/ Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yaşayan 34 yaşındaki Nurhayat Hayta, biri mavi diğeri kahverengi olan gözlerinin doğallığına çevresindekileri ikna etmeye çalışıyor.

    Hayta, tıpta “heterokromi” olarak bilinen bu özellikle dünyaya geldi. Amcası ve büyükannesinin de gözleri farklı renklerde olan Hayta, bu yaşına kadar çevresinden farklı tepkiler aldı.

    Kentteki bir restoranda çalışan ve dünyaya mavi ve kahverengi gözleriyle bakan kadın, müşterilerin de ilgisiyle karşılaşıyor.

    Lens taktığı düşünülen ve Vanlı olup olmadığı sorulan Hayta, gözlerinin doğallığını ispatlamak adına büyük mücadele veriyor.

    “Lens kullandığımı düşünüyorlar”

    Nurhayat Hayta, AA muhabirine, göz renklerinin doğuştan olduğunu, amcası ve ninesinden genetik olarak kendisine geçtiğini düşündüğünü söyledi.

    Genç olarak ailede sadece kendi gözlerinin mavi ve kahverengi olduğunu anlatan Hayta, şöyle devam etti:

    “Çok farklı bir duygu. İnsanların tepkileri de çok büyük, gördükleri zaman şaşırıyorlar. Lens kullandığımı düşünüyorlar, ısrarla ‘lens mi kullanıyorsunuz’ diye soruyorlar. Çok şaşıran insanlar var etrafımda. Çok şükür görmemde hiçbir problem yok. Çok tepki görüyordum, sokakta yürüyemiyordum, insanlar sürekli durdurup gözlerimi soruyorlardı ve inanmıyorlardı. Böyle olunca da çok büyük tepki görünce rahatsız oluyordum. O yüzden ben de bir dönem lens kullandım, sonra doğallığa döndüm. Bazen insanlar Van kedisine benzetiyorlar, ‘Vanlı mısınız, oradan mı geldiniz, orayla bir bağınız var mı’ diyorlar. Ben de doğal olduğumu, oralı olmadığımı söylüyorum.”

    Göz renkleriyle çalıştığı iş yerinde de müşterilerin ilgisini çeken Hayta, “Kafeye gelen arkadaşlar çok güzel tepkiler veriyor, çok beğeniyorlar, tatlı olduğunu söylüyorlar öyle de tepkiler alıyorum. Bu gözlere sahip olduğum için kendimi çok farklı ve güzel hissediyorum.” diye konuştu.

    Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Muharrem Gökhan Yüzbaşı da tıpta “heterokromi” şeklinde adlandırılan durumun genetik olduğunu belirtti.

    İnsanın iki gözü arasında renk farkı olduğunun anne karnında tespit edilebildiğini anlatan Yüzbaşı, şunları kaydetti:

    “Nurhayat Hanım’ın zaten dedesinde de varmış, yani genetik geçişi olan bir durum. Bu tarz hastaları gördüğümüz zaman tabii ki dikkatli olmakta fayda var. Bazen altında bir genetik hastalık yatıyor olabilir. Bu noktada tabii ki bu hastalarımızı ayrıntılı muayene ediyoruz. Bu hastaları tespit ettiğimiz zaman, altında eğer bir hastalık yoksa ilerleyen süreçte herhangi bir problem olmuyor, göz bozukluğu da olmuyor ama muayene edip bunu böyle değerlendirmekte fayda var.” ???????

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-heterokromiye-sahip-kadin-gozleriyle-ilgileri-uzerine-cekiyor/feed/ 0
    Esenyurt Belediyesi Kadınlara Meme Kanseri Gözetimi Hizmeti Sunuyor https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediyesi-kadinlara-meme-kanseri-gozetimi-hizmeti-sunuyor/ https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediyesi-kadinlara-meme-kanseri-gozetimi-hizmeti-sunuyor/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediyesi-kadinlara-meme-kanseri-gozetimi-hizmeti-sunuyor/ Esenyurt Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak ilçedeki kadınlara meme kanseri gözetimi hizmeti sunuyor.

    Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in “Sosyal Belediyeciliğin Kalbi Esenyurt” sloganıyla başlattığı çalışmalar kapsamında ilçedeki kadınlara meme kanserine karşı erken tanı için mamografi desteği veriliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa çalışan Esenyurt Belediyesi ekipleri, Esenyurtlu kadınları mahallelerinden alarak tarama merkezine ulaşımını sağlıyor. Anlaşmalı tarama merkezinde yapılan radyoloji hizmetinin yanı sıra kadınlara meme kanserinin risk faktörleri, belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de veriliyor. Sunulan koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri ile kadınlar kendilerini bu kanser türünden koruyacak ve erken teşhis ile tedbir alacakları imkanlara kavuşmuş oluyor.

    “İlk defa böyle bir hizmetle karşılaştım”

    Esenyurt’ta 30 yıldır yaşayan Duygu Cimşit, ilk defa böyle bir hizmetle buluştuğunu belirterek “30 yıldır Esenyurt’ta oturuyorum, ilk defa böyle bir hizmetle karşılaştım. Esenyurt Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bütün kadınların bu kontrolleri yaptırmasını ve hepimizin hayırlı sonuçlar almasını temenni ediyorum” dedi.

    “Bir kanser hastası yakını olarak, bu konu benim için daha da önemli”

    Annesinin de kanser süreci yaşadığını ve bu zorlu süreçte verilen desteklerin önemli olduğunu belirten Sevinç Bulut isimli vatandaş ise, “Biz kadınlar için mamografi çok önemli bir şey. Belediyemiz bununla ilgili güzel bir uygulama gerçekleştiriyor. Devlet hastanelerinde mamografi randevusu almak çok zor, özel hastaneler ise çok pahalı. Bir kanser hastası yakını olarak, bu konu benim için daha da önemli. Belediyemize bu hizmeti sağladığı için teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

    “Bu hizmetten çok memnun kaldım”

    77 yaşındaki Sebahat Bayer, mamografi hizmetinin belediye tarafından sağlanmasının çok büyük bir kolaylık olduğunu belirterek, “Her yaşta yapılması gereken bir kontrol var. Bu kontrollerin belediye tarafından yaptırılması beni çok mutlu etti. Herkes gelsin, kontrollerini yaptırsın. Bu hizmetten çok memnun kaldım” diyerek Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer ve ekibine teşekkür etti. – İSTANBUL

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediyesi-kadinlara-meme-kanseri-gozetimi-hizmeti-sunuyor/feed/ 0
    Türkiye’de Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 6 Kişide Tespit Edildi https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/ (ANKARA) – Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de 2010 yılından beri görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu’nun 2024 yılında 6 kişide tespit edildiğini duyurdu.

    Sağlık Bakanlığı, Batı Nil Virüsü ile ilgili bu akşam resmi X hesabından açıklama yaptı. Enfeksiyonun virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaştığı belirtilen açıklamada, “Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır” denildi.

    Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

    “Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan viral bir hastalıktır. Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır. Ülkemizde 2010 yılından itibaren görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 2024 yılında 6 kişide tespit edilmiştir. Hastalarımızın takip ve tedavilerine devam edilmektedir. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte ve süreç hassasiyetle takip edilmektedir.”

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/feed/ 0
    Avrupa’da Sıcak Hava Ölüm Oranlarını 3 Kat Artırabilir https://www.haber60.com.tr/avrupada-sicak-hava-olum-oranlarini-3-kat-artirabilir/ https://www.haber60.com.tr/avrupada-sicak-hava-olum-oranlarini-3-kat-artirabilir/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/avrupada-sicak-hava-olum-oranlarini-3-kat-artirabilir/ (ANKARA) – Dünyanın en eski tıp dergilerinden biri olan The Lancet’in internet uzantısı The Lancet Public Health’de yayınlanan çalışmada, Avrupa’da sıcak hava nedeniyle ölüm oranlarının bu yüzyılın sonuna doğru 3 katına çıkabileceği belirtildi.

    The Lancet’in internet uzantısı The Lancet Public Health’de yayınlanan ve dünyanın en yüksek yaşlı nüfusuna sahip bölgesi olan Avrupa’da yapılan araştırma, artan sıcak havayla beraber yaşlanan nüfusun da tehlikeli sıcaklıklara karşı daha savunmasız hale gelmesiyle ölüm oranlarının yükselebileceğini gösterdi. Özellikle İtalya, Yunanistan ve İspanya gibi güney Avrupa ülkelerinde bu sayıların orantısız bir şekilde artabileceği öne sürüldü. Yapılan araştırmada, farklı yaş gruplarının sıcak havayla olan etkileşimleri gözlemlendi. Bu gözlemle beraber ölüm oranlarının 85 ve üstü yaş gruplarında, diğer yaş gruplarına oranla daha fazla olabileceği ihtimaline dikkat çekildi.

    Çalışmanın ortak yazarlarından Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nden David García-León, “Nüfus yaşlandıkça ve iklim ısınmaya devam ettikçe sıcaklıkla ilgili çok daha fazla ölümün gerçekleşmesi bekleniyor, soğuktan kaynaklanan ölümler ise yalnızca küçük bir düşüş gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    MRC Çevre ve Sağlık Merkezi’nde çalışan epidemiyolog Gary Konstantinoudis da çalışmanın yüksek kalitede olduğunu onayladı, fakat hava sıcaklığına bağlı ölümleri hesaplamanın belirsizlikler içerebileceği konusunda uyarılarda bulundu.

    Günümüzde Avrupa’da sıcak hava kaynaklı ölümlerin sayısı yılda yaklaşık 44 bin. Araştırmaya göre, hava sıcaklıklarının küresel atmosferik koşullarının 3 derece daha yukarı çıkması ise yılda 129 bin insanın ölümü ile sonuçlanabilir.

    Araştırmacılar, kıta genelinde sıcak ve soğuk havadan kaynaklanan ölümleri tahmin etmek için 854 şehrin verilerini bir araya getirdi. Buna göre araştırmacılar, sıcaklığın Avrupa’nın her yerinde daha fazla insanın ölümüne sebep olabileceğini ancak en ağır yükün İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi güney Avrupa ülkelerinin yanı sıra Fransa’nın bazı bölgelerine düşeceğini öne sürdüler.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/avrupada-sicak-hava-olum-oranlarini-3-kat-artirabilir/feed/ 0
    Tüketiciler Birliği, Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber60.com.tr/tuketiciler-birligi-enfeksiyon-hastaliklari-dernegi-baskani-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/tuketiciler-birligi-enfeksiyon-hastaliklari-dernegi-baskani-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/tuketiciler-birligi-enfeksiyon-hastaliklari-dernegi-baskani-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ Tüketiciler Birliği, katıldığı çeşitli televizyon programlarında, M çiçeği (mpox) virüsüyle ilgili açıklamaları sebebiyle, Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hakkında Kayseri’de suç duyurusunda bulundu.

    Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Kayseri Adliyesi çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bazı uzman isimlerin, çıktıkları televizyon programlarında, maymun çiçeği virüsünün daha ölümcül olduğu yönünde korku saldıklarını iddia etti.

    Ceyhan’ın da çıktığı programlarda yaptığı açıklamalarla insanları korkuya sevk ettiğini ileri süren Şahin, şunları kaydetti:

    “Mehmet Ceyhan, geçen gün bir açıklama yaptı, ‘eninde sonunda maymun çiçeği aşısı yapılacakmış.’ dedi. Niye, çünkü kafaya koydular. Aşıyı yapacaklar onun için pandemi ilan ediyorlar. Pandemi olduğu için aşı yapılmıyor. Bu gerçekleri millet gördü. Bu kişi hakkında yanıltıcı bilgi ile insanları korku ve paniğe sevk etmekten suç duyurusunda bulunduk. Yargıda da görüşeceğiz. Bu o kadar basit değil. Bu milleti bu şekilde hizaya getiremezsiniz. Bu millet küreselcilerin hedefine asla alet olmayacak.”

    Şahin’e, birlik üyeleri de eşlik etti.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/tuketiciler-birligi-enfeksiyon-hastaliklari-dernegi-baskani-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
    Esenyurtlu kadınlar meme kanserine karşı daha güçlü https://www.haber60.com.tr/esenyurtlu-kadinlar-meme-kanserine-karsi-daha-guclu/ https://www.haber60.com.tr/esenyurtlu-kadinlar-meme-kanserine-karsi-daha-guclu/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/esenyurtlu-kadinlar-meme-kanserine-karsi-daha-guclu/ Esenyurtlu kadınlar meme kanserine karşı daha güçlü

    İSTANBUL – Esenyurt Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak ilçedeki kadınlara meme kanseri gözetimi hizmeti sunuyor.

    Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in “Sosyal Belediyeciliğin Kalbi Esenyurt” sloganıyla başlattığı çalışmalar kapsamında ilçedeki kadınlara meme kanserine karşı erken tanı için mamografi desteği veriliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa çalışan Esenyurt Belediyesi ekipleri, Esenyurtlu kadınları mahallelerinden alarak tarama merkezine ulaşımını sağlıyor. Anlaşmalı tarama merkezinde yapılan radyoloji hizmetinin yanı sıra kadınlara meme kanserinin risk faktörleri, belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de veriliyor. Sunulan koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri ile kadınlar kendilerini bu kanser türünden koruyacak ve erken teşhis ile tedbir alacakları imkanlara kavuşmuş oluyor.

    “İlk defa böyle bir hizmetle karşılaştım”

    Esenyurt’ta 30 yıldır yaşayan Duygu Cimşit, ilk defa böyle bir hizmetle buluştuğunu belirterek “30 yıldır Esenyurt’ta oturuyorum, ilk defa böyle bir hizmetle karşılaştım. Esenyurt Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bütün kadınların bu kontrolleri yaptırmasını ve hepimizin hayırlı sonuçlar almasını temenni ediyorum” dedi.

    “Bir kanser hastası yakını olarak, bu konu benim için daha da önemli”

    Annesinin de kanser süreci yaşadığını ve bu zorlu süreçte verilen desteklerin önemli olduğunu belirten Sevinç Bulut isimli vatandaş ise, “Biz kadınlar için mamografi çok önemli bir şey. Belediyemiz bununla ilgili güzel bir uygulama gerçekleştiriyor. Devlet hastanelerinde mamografi randevusu almak çok zor, özel hastaneler ise çok pahalı. Bir kanser hastası yakını olarak, bu konu benim için daha da önemli. Belediyemize bu hizmeti sağladığı için teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

    “Bu hizmetten çok memnun kaldım”

    77 yaşındaki Sebahat Bayer, mamografi hizmetinin belediye tarafından sağlanmasının çok büyük bir kolaylık olduğunu belirterek, “Her yaşta yapılması gereken bir kontrol var. Bu kontrollerin belediye tarafından yaptırılması beni çok mutlu etti. Herkes gelsin, kontrollerini yaptırsın. Bu hizmetten çok memnun kaldım” diyerek Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer ve ekibine teşekkür etti.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/esenyurtlu-kadinlar-meme-kanserine-karsi-daha-guclu/feed/ 0
    İstanbul’da işçi servisi kaza yaptı, 5 işçi yaralandı https://www.haber60.com.tr/istanbulda-isci-servisi-kaza-yapti-5-isci-yaralandi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-isci-servisi-kaza-yapti-5-isci-yaralandi/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/istanbulda-isci-servisi-kaza-yapti-5-isci-yaralandi/ İstanbul’un Arnavutköy İlçesi’nde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne personel taşıyan işçi servisi kazaya karıştı. Araçta bulunan 5 işçi yaralandı. Yaralı işçiler civar hastanelere kaldırıldı.

    Kaza, saat 13.30 sıralarında gerçekleşti. N.S. yönetiminde olan 34 LLK 553 plakalı servis midibüsü Başakşehir istikametine ilerlediği esnada Arnavutköy Devlet Hastanesi Kavşağı’nda iddiaya göre araç içerisinde bulunan temizlik işçisi S.K.(53)’nin fenalaşması üzerine aracı sağa çekerek durdurmak istedi. Araç durdurulmak istendiği esnada sürücüsünün kontrolünden çıkarak önce yol kenarındaki yönlendirme levhalarına çarptı daha sonra bariyerlere saplandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Servis aracında bulunan 18 işçiden; A.K., N.C., D.T., M.K. isimli işçiler yaralandı. Yaralanan işçiler kendi imkanlarıyla araçtan çıktı. İşçilere ilk müdahale olay yerindeki arkadaşları tarafından yapıldı. Araç içerisinde kaza öncesinde fenalaştığı iddia edilen Safinaz Kılıç ise itfaiye ekiplerinin camı kırması sonucunda araçtan çıkartılabildi. Yaralı işçiler civar hastanelere kaldırılırken cadde bir süre trafiğe kapatıldı. Polis ekipleri kazayla alakalı çalışma başlattı. – İSTANBUL

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/istanbulda-isci-servisi-kaza-yapti-5-isci-yaralandi/feed/ 0
    Sarıkamış’ta Deprem Farkındalığı Eğitimleri Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/ Sarıkamış’ta, Kars Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından düzenlenen deprem farkındalığı eğitimleri sürüyor. Eğitimler, vatandaşların deprem anında alması gereken önlemler hakkında bilgi sahibi olmalarını ve olası bir afet durumunda daha hazırlıklı olmalarını sağlamayı amaçlıyor.

    Kars AFAD İl Müdürlüğü tarafından Sarıkamış ilçesinde organize edilen eğitimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Eğitimlerde, deprem anında nasıl davranılması gerektiği, güvenli alanların nasıl tespit edileceği ve ilk yardım teknikleri gibi konular detaylı bir şekilde anlatılıyor.

    Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar, AFAD deprem farkındalık tırını ziyaret ederek AFAD Müdürü Ömer Bozkurt’tan bilgi aldı.

    Eğitimlerin önemine dikkat çeken Kaymakam Aslantatar, “Kars ve Sarıkamış gibi deprem riskinin olduğu bölgelerde bu tür eğitimler hayati önem taşıyor. Amacımız, vatandaşlarımızı bilgilendirerek, olası bir afette zarar görmelerini en aza indirmek” dedi.

    Eğitimlere katılan vatandaşlar, uygulamalı olarak öğrendikleri bilgiler sayesinde kendilerini daha güvende hissettiklerini belirttiler. Ayrıca, eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceği ve tüm Kars halkının bu eğitimlere katılması gerektiği vurgulandı.

    Sarıkamış’ta AFAD tarafından verilen eğitimlerle, şehirdeki deprem farkındalığının artırılması ve afetlere karşı toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor. – KARS

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sarikamista-deprem-farkindaligi-egitimleri-devam-ediyor/feed/ 0
    Şırnak’ta 13 yaşındaki hasta çocuk, ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine nakledildi https://www.haber60.com.tr/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankara-bilkent-sehir-hastanesine-nakledildi/ https://www.haber60.com.tr/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankara-bilkent-sehir-hastanesine-nakledildi/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankara-bilkent-sehir-hastanesine-nakledildi/ Şırnak’ta 13 yaşındaki hasta çocuk, ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine nakledildi.

    Silopi Devlet Hastanesinde tedavi gören Miskine Ö’nün, tüberküloz şüphesiyle ileri tetkik ve tedavi için Ankara’daki hastaneye sevk edilmesine karar verildi.

    Çocuk, Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi.???????

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sirnakta-13-yasindaki-hasta-cocuk-ambulans-ucakla-ankara-bilkent-sehir-hastanesine-nakledildi/feed/ 0
    Ulusal Otizm Konfederasyonu Üyeleri Afyonkarahisar’da Çalıştay Düzenledi https://www.haber60.com.tr/ulusal-otizm-konfederasyonu-uyeleri-afyonkarahisarda-calistay-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/ulusal-otizm-konfederasyonu-uyeleri-afyonkarahisarda-calistay-duzenledi/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/ulusal-otizm-konfederasyonu-uyeleri-afyonkarahisarda-calistay-duzenledi/ Ulusal Otizm Konfederasyonu Üyeleri Afyonkarahisar’da “sivil düşün destekli otizmin farkındayız çözüm için bir aradayız” çalıştayı düzenledi.

    Kentteki bir otelde düzenlenen ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak’ın online katıldığı toplantıda, otizmli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak adına otizm alanında yapılan çalışmaları desteklediklerini ve bu anlamda Ulusal Otizm Konfederasyonu ile iş birliği içerisinde olduklarını kaydetti.

    Çalıştay’da otizme yönelik sorunları ve çözüm önerilerini içeren rapor hazırlandı.

    Konfederasyon Genel Başkanı Fatma Kilci Kavas da konfederasyonun geniş kapsamı ve etkisi, bu konuda toplumun her kesiminde farkındalık yaratma ve otizmli bireylerin yaşam koşullarını iyileştirme sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini ifade etti.

    Kavas, şöyle devam etti:

    “Konfederasyon olarak, otizmli bireyler ve aileleri için sağlanan hizmetleri yaygınlaştırmak, erişilebilirliği artırmak ve bu alandaki iyi uygulamaları desteklemek için çalışıyoruz. Otizm, yalnızca bireylerin değil, ailelerinin ve toplumun da birlikte mücadele etmesi gereken bir konu. Ancak bu mücadelenin temelinde, otizmli bireylerin farklılıklarını anlamak, kabul etmek ve onları topluma kazandırmak yatmaktadır. Onların eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal hayata kadar her alanda eşit fırsatlara sahip olabilmeleri, hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Ancak biliyoruz ki bu çaba, sadece bizim değil, toplumun her kesiminin aktif katılımıyla daha güçlü hale gelecektir. Bizler konfederasyon olarak, otizmli bireyler için daha kapsayıcı ve anlayışlı bir toplum oluşturmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Hep birlikte el ele vererek, onların daha parlak bir geleceğe sahip olmaları için üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz.”

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ulusal-otizm-konfederasyonu-uyeleri-afyonkarahisarda-calistay-duzenledi/feed/ 0
    Kim Milyoner Olmak İster Cuma akşamı atv ekranlarında! https://www.haber60.com.tr/kim-milyoner-olmak-ister-cuma-aksami-atv-ekranlarinda/ https://www.haber60.com.tr/kim-milyoner-olmak-ister-cuma-aksami-atv-ekranlarinda/#respond Thu, 22 Aug 2024 09:01:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/kim-milyoner-olmak-ister-cuma-aksami-atv-ekranlarinda/ atv ekranlarında yayınlandığı ilk günden beri ilgiyle takip edilen ve para ödülü dağıtmaya doymayan yarışma programı, sevilen oyuncu ve sunucu Kenan İmirzalıoğlu’nun sunumuyla, Cuma akşamı saat 20.00’de atv ekranlarında…

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kim-milyoner-olmak-ister-cuma-aksami-atv-ekranlarinda/feed/ 0
    Bahçelievler’de 3 oda 1 salon daire… Hakkı Bulut’un mütevazı evine bakın! Sosyal medyada çok konuşuldu https://www.haber60.com.tr/bahcelievlerde-3-oda-1-salon-daire-hakki-bulutun-mutevazi-evine-bakin-sosyal-medyada-cok-konusuldu/ https://www.haber60.com.tr/bahcelievlerde-3-oda-1-salon-daire-hakki-bulutun-mutevazi-evine-bakin-sosyal-medyada-cok-konusuldu/#respond Thu, 22 Aug 2024 09:01:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/bahcelievlerde-3-oda-1-salon-daire-hakki-bulutun-mutevazi-evine-bakin-sosyal-medyada-cok-konusuldu/ Bahçelievler’de 3 oda 1 salon daire... Hakkı Bulut’un mütevazı evine bakın! Sosyal medyada çok konuşuldu

    Ailesiyle birlikte gözlerden uzak sakin bir yaşam süren Hakkı Bulut 63 yıldır Saadet Bulut ile evli. 5 çocuk babası olan ünlü şarkıcı eşi ve çocuklarıyla Bahçelievler’de 3+1 dairede mütevazı bir hayat sürüyor.

    Bahçelievler’de 3 oda 1 salon daire... Hakkı Bulut’un mütevazı evine bakın! Sosyal medyada çok konuşuldu

    Yıllardır Bahçelievler’deki bu apartman dairesinde yaşamını sürdüren Hakkı Bulut’un evi sosyal medyada yeniden gündem oldu.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Bahçelievler’de 3 oda 1 salon daire... Hakkı Bulut’un mütevazı evine bakın! Sosyal medyada çok konuşuldu

    Aynı aparmanda iki dairesi olan Hakkı Bulut bir dairesini kızıyla birlikte çalışma ofisi olarak kullanıyor.

    Bahçelievler’de 3 oda 1 salon daire... Hakkı Bulut’un mütevazı evine bakın! Sosyal medyada çok konuşuldu

    Dairesinde geniş bir salonu olan Bulut’un evinin dekorasyonunda mavi ve kahve tonlarının ağırlıklı olduğu görülüyor.

    Bahçelievler’de 3 oda 1 salon daire... Hakkı Bulut’un mütevazı evine bakın! Sosyal medyada çok konuşuldu

    Eski tarz mobilyaları kullanmayı tercih eden Hakkı Bulut ve eşinin evinin her bir tarafında, usta sanatçının müzik çalışmalarına da rastlamak mümkün.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bahcelievlerde-3-oda-1-salon-daire-hakki-bulutun-mutevazi-evine-bakin-sosyal-medyada-cok-konusuldu/feed/ 0
    Manchester United için kamera karşısına geçti! Kuruluş Osman’ın yıldızı reklam anlaşması imzaladı! https://www.haber60.com.tr/manchester-united-icin-kamera-karsisina-gecti-kurulus-osmanin-yildizi-reklam-anlasmasi-imzaladi/ https://www.haber60.com.tr/manchester-united-icin-kamera-karsisina-gecti-kurulus-osmanin-yildizi-reklam-anlasmasi-imzaladi/#respond Thu, 22 Aug 2024 09:01:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/manchester-united-icin-kamera-karsisina-gecti-kurulus-osmanin-yildizi-reklam-anlasmasi-imzaladi/ Manchester United için kamera karşısına geçti! Kuruluş Osman’ın yıldızı reklam anlaşması imzaladı!

    Başarılı oyuncu Çağrı Şensoy, İngiltere’nin köklü kulüplerinden Manchester United ve partneri Mlily ile bir reklam anlaşması imzaladı.

    Manchester United için kamera karşısına geçti! Kuruluş Osman’ın yıldızı reklam anlaşması imzaladı!

    Bu kapsamda, Old Trafford Stadyumu ve çevresinde İngiliz çekim ekibi ile birlikte iki gün süren bir reklam filmi çekimi gerçekleştirildi.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Manchester United için kamera karşısına geçti! Kuruluş Osman’ın yıldızı reklam anlaşması imzaladı!

    Çekimlerin ardından Manchester United’ın davetiyle futbolcuların antrenmanına katılan Şensoy, daha sonra Manchester United-Fulham maçını locadan izledi.

    Manchester United için kamera karşısına geçti! Kuruluş Osman’ın yıldızı reklam anlaşması imzaladı!

    Ayrıca, Manchester United’ın efsane futbolcularıyla bir araya gelen Şensoy, bu anları sosyal medya hesabından paylaşarak ölümsüzleştirdi.

    Manchester United için kamera karşısına geçti! Kuruluş Osman’ın yıldızı reklam anlaşması imzaladı!

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/manchester-united-icin-kamera-karsisina-gecti-kurulus-osmanin-yildizi-reklam-anlasmasi-imzaladi/feed/ 0
    Reha Muhtar’ın oğlu, annesinin iddiasını yalanladı: Kaçırılmadım, başka yere gitmek istemiyorum https://www.haber60.com.tr/reha-muhtarin-oglu-annesinin-iddiasini-yalanladi-kacirilmadim-baska-yere-gitmek-istemiyorum/ https://www.haber60.com.tr/reha-muhtarin-oglu-annesinin-iddiasini-yalanladi-kacirilmadim-baska-yere-gitmek-istemiyorum/#respond Thu, 22 Aug 2024 01:35:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/reha-muhtarin-oglu-annesinin-iddiasini-yalanladi-kacirilmadim-baska-yere-gitmek-istemiyorum/ Evinde geçirdiği kazanın ardından hastaneye kaldırılıp yoğun bakımda entübe edilen ünlü gazeteci Reha Muhtar’ın eski eşi Deniz Uğur, oğlu Poyraz Muhtar’ın şarkıcı Nilüfer ve kızı Ayşe Yumlu tarafından kaçırıldığını öne sürmüştü. Uğur’un iddiasına oğlu Poyraz Muhtar’dan yalanlama geldi. Yayınlanan videoda konuşan küçük çocuk, “Ben kaçırılmadım. Ablamdan rica ettim beni babamın evine götür diye. Ben burada mutluyum. Başka yere gitmek istemiyorum.” ifadelerini kullandı.

    Reha Muhtar'ın oğlu, annesinin iddiasını yalanladı: Kaçırılmadım, başka yere gitmek istemiyorum
    Deniz Uğur

    REHA MUHTAR YOĞUN BAKIMDAYKEN ORTALIK KARIŞTI

    Reha Muhtar, evvelsi gece evinin merdivenlerinden düşmesi sonucu yaralanarak, kaldırıldığı hastanede entübe edilmişti. Muhtar’ın tedavisi hastanede devam ederken, velayeti babası Muhtar’da olan Poyraz’ın annesi oyuncu Deniz Uğur, şarkıcı Nilüfer ve evlat edindiği kızı Ayşe Naz Yumlu tarafından oğlunun alıkonulduğunu iddia etmişti. Deniz Uğur, avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şarkıcı Nilüfer ve kızı Ayşe Naz Yumlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılığa sunulan dilekçede, Poyraz hakkında Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne kayıp ihbarı yapıldığı da yer almıştı.

    Reha Muhtar'ın oğlu, annesinin iddiasını yalanladı: Kaçırılmadım, başka yere gitmek istemiyorum
    Reha Muhtar

    REHA MUHTAR’IN OĞLU POYRAZ: BEN KAÇIRILMADIM

    Deniz Uğur’un iddiasını bizzat oğlu Poyraz Muhtar yalanladı. Video yayınlayan küçük çocuk, kaçırılmadığını, kendi isteğiyle babasının evinde olduğunu vurguladı. Poyraz Muhtar videoda şunları söyledi: “Annem benim kaçırıldığımı söylüyor. Ama ben kaçırılmadım ablamdan rica ettim beni babamın evine götür diye.

    “BURADA MUTLUYUM, BAŞKA YERE GİTMEK İSTEMİYORUM”

    Ve beni götürdü. benim burada kedim, köpeğim var. Onlara bakmam gerekiyor. Cihan abi var komşumuz. Ablam var. Ben evdeyim. Ben burada mutluyum. Cihan abiyle oyun oynuyoruz, Beşiktaş maçları izliyoruz. Ben burada çok mutluyum. Başka yere gitmek istemiyorum.”

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/reha-muhtarin-oglu-annesinin-iddiasini-yalanladi-kacirilmadim-baska-yere-gitmek-istemiyorum/feed/ 0
    53 yaşındaki Özcan Deniz’den çocuk itirafı! “Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum” https://www.haber60.com.tr/53-yasindaki-ozcan-denizden-cocuk-itirafi-onlar-gencken-ben-yasli-olmak-istemiyorum/ https://www.haber60.com.tr/53-yasindaki-ozcan-denizden-cocuk-itirafi-onlar-gencken-ben-yasli-olmak-istemiyorum/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/53-yasindaki-ozcan-denizden-cocuk-itirafi-onlar-gencken-ben-yasli-olmak-istemiyorum/ 53 yaşındaki Özcan Deniz’den çocuk itirafı! Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum

    Ünlü şarkıcı Özcan Deniz, oğlunun annesi Fayza Aktan’dan boşanmasının hemen ardından aradığı mutluluğu kendisinden yaşça küçük modacı Samar Dadgar’da buldu.

    53 yaşındaki Özcan Deniz’den çocuk itirafı! Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum

    Ünlü şarkıcı Özcan Deniz ile Samar Dadgar geçtiğimiz Ocak ayında sessiz sedasız evlenmişti.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    53 yaşındaki Özcan Deniz’den çocuk itirafı! Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum

    Özcan Deniz’in biricik eşi Dadgar’ın adı sık sık hamilelik haberleriyle gündeme gelmişti. Son olarak 52 yaşındaki Özcan Deniz’den şaşırtan bir çocuk itirafı geldi.

    53 yaşındaki Özcan Deniz’den çocuk itirafı! Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum

    ‘ONLAR GENÇKEN BEN YAŞLI OLMAK İSTEMİYORUM’

    Özcan Deniz; ’53 yaşındayım. Eşim Samar ve oğlum benim canım. Kaç sene daha onlara eşlik ederim bilmiyorum. Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum. O yüzden de bir çocuk daha dünyaya getirip o 10 yaşlarındayken ben 70’lerime dayanmak istemiyorum’ ifadelerini kullandı.

    53 yaşındaki Özcan Deniz’den çocuk itirafı! Onlar gençken ben yaşlı olmak istemiyorum

    Geçen aylarda Samar Dadgar, eşi Özcan Deniz’e sürpriz bir kutlamada bulunarak “İyi ki doğdun kocam” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/53-yasindaki-ozcan-denizden-cocuk-itirafi-onlar-gencken-ben-yasli-olmak-istemiyorum/feed/ 0
    Alman Wilma Elles’i unutun! Yeni adını duyanlar şoke oldu! “5M ailesi” https://www.haber60.com.tr/alman-wilma-ellesi-unutun-yeni-adini-duyanlar-soke-oldu-5m-ailesi/ https://www.haber60.com.tr/alman-wilma-ellesi-unutun-yeni-adini-duyanlar-soke-oldu-5m-ailesi/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:06:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/alman-wilma-ellesi-unutun-yeni-adini-duyanlar-soke-oldu-5m-ailesi/ Alman Wilma Elles’i unutun! Yeni adını duyanlar şoke oldu! 5M ailesi

    Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisinde şöhrete kavuşan Wilma Elles, 2011 yılında iş insanı Kerem Göğüş’le aşk yaşamaya başlamıştı. 2015 yılında da Milat ve Melodi adlı ikizleri dünyaya gelen çift, 2019’da ayrılmıştı. Wilma Elles, 2022’de Mehmet Şah Çelik ile evlendi.

    Alman Wilma Elles’i unutun! Yeni adını duyanlar şoke oldu! 5M ailesi

    Elles, 5 Ekim 2023 tarihinde üçüncü kez anne olmanın mutluluğunu yaşadı.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Alman Wilma Elles’i unutun! Yeni adını duyanlar şoke oldu! 5M ailesi

    Çift kızlarına “Manolya Tiara” adını verdi.

    Alman Wilma Elles’i unutun! Yeni adını duyanlar şoke oldu! 5M ailesi

    Wilma Elles, 2016 yılında Türk vatandaşı olmuştu. Ünlü isim yeni adını açıkladı.

    Alman Wilma Elles’i unutun! Yeni adını duyanlar şoke oldu! 5M ailesi

    Sosyal medya hesabında kolyesini paylaşan Elles yeni adının “Mücella” olduğunu duyurdu. Elles’in aile üyelerinin hepsinin adını “M” harfi ile başlaması ise dikkatlerden kaçmadı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/alman-wilma-ellesi-unutun-yeni-adini-duyanlar-soke-oldu-5m-ailesi/feed/ 0
    Kadir Ezildi bakın kim çıktı! Gerçek mesleğini ilk kez duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi https://www.haber60.com.tr/kadir-ezildi-bakin-kim-cikti-gercek-meslegini-ilk-kez-duyanlar-saskinligini-gizleyemedi/ https://www.haber60.com.tr/kadir-ezildi-bakin-kim-cikti-gercek-meslegini-ilk-kez-duyanlar-saskinligini-gizleyemedi/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:06:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/kadir-ezildi-bakin-kim-cikti-gercek-meslegini-ilk-kez-duyanlar-saskinligini-gizleyemedi/ Kadir Ezildi bakın kim çıktı! Gerçek mesleğini ilk kez duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi

    Çılgın tarzı ve temizlik aşkıyla tanındıktan sonra geniş bir kitleye ulaşan ünlü sunucu Kadir Ezildi, şimdilerde özel hayatıyla gündemden düşmüyor.

    Kadir Ezildi bakın kim çıktı! Gerçek mesleğini ilk kez duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi

    Fenomen sunucu, bir süredir gözlerden uzak aşk yaşadığı sevgilisi Gamze Türkmen’e evlilik teklifinden bulundu. Ezildi, Türkmen ile nişanlanarak evlilik yolunda ilk adımı attı. Geçtiğimiz günlerde nişanlanan Ezildi şimdi de babasıyla gündem oldu.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Kadir Ezildi bakın kim çıktı! Gerçek mesleğini ilk kez duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi

    “ONU AFFETMİYORUM”

    Ezildi’nin yıllardır sakladığı babası ortaya çıktı. Daha önce katıldığı bir programda yıllardır babası ile görüşmediğini belirten fenomen, ‘Onu affetmiyorum’ demişti.

    Kadir Ezildi bakın kim çıktı! Gerçek mesleğini ilk kez duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi

    Ailesini yıllar önce terk ettiği için eleştirilerin hedefi olan Mehmet Ezildi isyan etmişti.

    Kadir Ezildi bakın kim çıktı! Gerçek mesleğini ilk kez duyanlar şaşkınlığını gizleyemedi

    “YASAL İŞLEMLER BAŞLATILMIŞTIR”

    Eleştirilere daha fazla dayanamayan Mehmet Ezildi, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda: ‘Şu ana kadar sessiz kalıp cevap vermeyişimin nedeni oğlum Kadir Ezildi’ye zarar vermemektir. Ayrıca hakkımda bilgi sahibi olmayıp, hakaret içerikli mesaj atan ve yorum yapanlarla ilgili yasal işlemler başlatılmıştır.’ ifadelerini kullanmıştı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kadir-ezildi-bakin-kim-cikti-gercek-meslegini-ilk-kez-duyanlar-saskinligini-gizleyemedi/feed/ 0
    Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! “Harika görünüyorsunuz” yorumları yağdı! https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/ https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:06:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/ Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

    47 yaşındaki başarılı oyuncu Ceyda Düvenci son dönemde hem aşk hayatıyla hem de verdiği kilolarla dikkat çekiyor.

    Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

    2015 yılında oyuncu Bülent Şakrak ile dünyaevine giren Ceyda Düvenci 8 yıllık evliliğini geçtiğimiz yıl bitirmişti. Aradığı aşkı Güçlü Mete’de bulan güzel oyuncu değişimiyle de dikkat çekiyor.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

    47 yaşındaki Ceyda Düvenci, son haliyle sosyal medyada gündem oldu. Ünlü oyucu 20’li yaşlarına geri döndü.

    Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

    Güzel oyuncu Ceyda Düvenci yıllar önceki fit haline geri döndü.

    Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

    Takipçilerinden güzel oyuncuya övgüler yağdı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/feed/ 0
    50 yaşındaki Hande Ataizi düzgün fiziğiyle büyüledi! Bir bakan dönüp bir daha baktı! https://www.haber60.com.tr/50-yasindaki-hande-ataizi-duzgun-fizigiyle-buyuledi-bir-bakan-donup-bir-daha-bakti/ https://www.haber60.com.tr/50-yasindaki-hande-ataizi-duzgun-fizigiyle-buyuledi-bir-bakan-donup-bir-daha-bakti/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:05:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/50-yasindaki-hande-ataizi-duzgun-fizigiyle-buyuledi-bir-bakan-donup-bir-daha-bakti/ 50 yaşındaki Hande Ataizi düzgün fiziğiyle büyüledi! Bir bakan dönüp bir daha baktı!

    Hande Ataizi, bir süredir sevgilisi Dinç Aydoğdu ve Benjamin Harvey ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Leon ile Bodrum tatilinin keyfini çıkarıyor.

    50 yaşındaki Hande Ataizi düzgün fiziğiyle büyüledi! Bir bakan dönüp bir daha baktı!

    Oyuncu ve ailesi, geçtiğimiz haftalarda Türkbükü’nde kameralara yansımıştı.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    50 yaşındaki Hande Ataizi düzgün fiziğiyle büyüledi! Bir bakan dönüp bir daha baktı!

    “GAZETECİLER ORADALAR MI?”

    Milliyet’in haberine göre; Sevgilisi ve oğlu yüzerken oturmayı tercih eden Hande Ataizi, gazetecilerin gittiğini düşünerek denize girmişti. Denize girdiğinde iskeledeki diğer tatilcilere “Gazeteciler oradalar mı?” diye sormuştu. Gazetecilerin gitmediğini öğrenen Ataizi, denizden hızlı bir çıkış yaparak gözlerden kaybolmuştu.

    50 yaşındaki Hande Ataizi düzgün fiziğiyle büyüledi! Bir bakan dönüp bir daha baktı!

    Uzun süredir aşk yaşadığı Dinç Aydoğdu ile birlikte Bodrum tatiline devam eden 50 yaşındaki Hande Ataizi, önceki gün Bodrum Yalıkavak’ta bir otelin plajında objektiflere takıldı.

    50 yaşındaki Hande Ataizi düzgün fiziğiyle büyüledi! Bir bakan dönüp bir daha baktı!

    BİRLİKTE DENİZE GİRDİLER

    Bodrum’un serin sularının keyfini çıkaran sevgililer, birlikte denize girerek bir süre yüzdü. Ataizi, denizden çıkar çıkmaz koşarak havlusunu aldı. Ünlü çift daha sonra şezlonglarına doğru giderek gözlerden kayboldu.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/50-yasindaki-hande-ataizi-duzgun-fizigiyle-buyuledi-bir-bakan-donup-bir-daha-bakti/feed/ 0
    Görenler şaşkına döndü! Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay yüz gerdirme ameliyatı oldu görenler tanıyamadı! “Yüz nakli gibi” https://www.haber60.com.tr/gorenler-saskina-dondu-petek-dincozun-annesi-esra-suay-yuz-gerdirme-ameliyati-oldu-gorenler-taniyamadi-yuz-nakli-gibi/ https://www.haber60.com.tr/gorenler-saskina-dondu-petek-dincozun-annesi-esra-suay-yuz-gerdirme-ameliyati-oldu-gorenler-taniyamadi-yuz-nakli-gibi/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:05:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/gorenler-saskina-dondu-petek-dincozun-annesi-esra-suay-yuz-gerdirme-ameliyati-oldu-gorenler-taniyamadi-yuz-nakli-gibi/ Görenler şaşkına döndü! Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay yüz gerdirme ameliyatı oldu görenler tanıyamadı! Yüz nakli gibi

    Çocuğunun babası Serkan Kodaloğlu ile evliliğini bitirdikten sonra eski aşkı Nida Büyükbayrakdar ile dünya evine giren Petek Dinçöz bu sefer de annesiyle gündemde. Esra Süay Toğuş’un operasyondan sonraki hali ortaya çıktı. Petek Dinçöz’ün annesine sosyal medyadan yorum yağdı.

    Görenler şaşkına döndü! Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay yüz gerdirme ameliyatı oldu görenler tanıyamadı! Yüz nakli gibi

    Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay Toğuş genç bir görünüme kavuşabilmek için bıçak altına yatmıştı. Toğuş yeni haliyle bambaşka birine dönüşmüştü.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Görenler şaşkına döndü! Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay yüz gerdirme ameliyatı oldu görenler tanıyamadı! Yüz nakli gibi

    Yüz gerdirme ameliyatı olan Toğuş’un son hali şaşkına çevirdi. Toğuş için “Kızından daha genç olmuş” yorumları yapıldı.

    Görenler şaşkına döndü! Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay yüz gerdirme ameliyatı oldu görenler tanıyamadı! Yüz nakli gibi

    Son halini görenler gözlerine inanamadı.

    Görenler şaşkına döndü! Petek Dinçöz’ün annesi Esra Süay yüz gerdirme ameliyatı oldu görenler tanıyamadı! Yüz nakli gibi

    Ameliyatın üstünden aylar geçti ve Dinçöz’ün annesi Esra Süay Toğuş’un doktoru yüzünün toparlanıp oturmuş halini yayınladı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gorenler-saskina-dondu-petek-dincozun-annesi-esra-suay-yuz-gerdirme-ameliyati-oldu-gorenler-taniyamadi-yuz-nakli-gibi/feed/ 0
    Oğlu Poyraz’dan haber alamayan Deniz Uğur’dan yeni açıklama! “Bu çocuk kaçırmadır, yargılanacaklar” https://www.haber60.com.tr/oglu-poyrazdan-haber-alamayan-deniz-ugurdan-yeni-aciklama-bu-cocuk-kacirmadir-yargilanacaklar/ https://www.haber60.com.tr/oglu-poyrazdan-haber-alamayan-deniz-ugurdan-yeni-aciklama-bu-cocuk-kacirmadir-yargilanacaklar/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:05:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/oglu-poyrazdan-haber-alamayan-deniz-ugurdan-yeni-aciklama-bu-cocuk-kacirmadir-yargilanacaklar/ Oğlu Poyraz’dan haber alamayan Deniz Uğur’dan yeni açıklama! Bu çocuk kaçırmadır, yargılanacaklar

    Reha Muhtar, dün gece saatlerinde evinin merdivenlerinden düşmesi sonucu kaldırıldığı hastanede entübe edildi.

    Oğlu Poyraz’dan haber alamayan Deniz Uğur’dan yeni açıklama! Bu çocuk kaçırmadır, yargılanacaklar

    Muhtar’ın tedavisi hastanede devam ederken velayeti babası Muhtar da olan Poyraz iddiaya göre şarkıcı Nilüfer ve evlat edindiği kızı Ayşe Yumlu tarafından alıkonuldu.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Oğlu Poyraz’dan haber alamayan Deniz Uğur’dan yeni açıklama! Bu çocuk kaçırmadır, yargılanacaklar

    Deniz Uğur avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şarkıcı Nilüfer ve kızı Ayşe Naz Yumlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılığa sunulan dilekçede, Poyraz hakkında Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’ye kayıp ihbarı yapıldığı da yer aldı.

    Oğlu Poyraz’dan haber alamayan Deniz Uğur’dan yeni açıklama! Bu çocuk kaçırmadır, yargılanacaklar

    Velayeti babası Muhtar’da olan oğlu Poyraz’a ulaşamadığını söyleyen Uğur dün, “Reha Bey’in, beyin kanaması geçirdiği söyleniyor, başka bir bilgim yok. Akşamdan beri oğlum telefonlarını açmıyor” dedi.

    Deniz Uğur, sözlerine şöyle devam etti:

    “Nilüfer ve kızı Ayşe Nazlı’nın Poyraz’ı alıp hastaneden çıktığını öğrendim. Ulaşmaya çalıştığım kişiler, Poyraz’ı teslim etmeyeceklerini söylüyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Zaten 2 yıldır Reha Muhtar’ın değil çocuklarıma, kendine bile bakacak durumda olmadığını söylüyorum. Şimdi karakola gidip çocuğumu kaçırdıkları için şikâyetçi olacağım.”

    Oğlu Poyraz’dan haber alamayan Deniz Uğur’dan yeni açıklama! Bu çocuk kaçırmadır, yargılanacaklar

    NİLÜFER’DEN AÇIKLAMA

    Şarkıcı Nilüfer ise, Uğur’un iddialarını kabul etmeyerek, “Ayşe Nazlı’nın kardeşini kaçırmak gibi bir düşüncesi ve girişimi söz konusu dahi olamaz. Ayşe Nazlı’nın tek yaptığı kardeşine destek olmak. Amacı ne k’açırmak ne de başka bir şey olabilir. Tek dileğimiz Reha Muhtar’ın bir an önce iyileşmesi” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/oglu-poyrazdan-haber-alamayan-deniz-ugurdan-yeni-aciklama-bu-cocuk-kacirmadir-yargilanacaklar/feed/ 0
    Meğer Yeşilçam’ın duayen ismi babasıymış! Merhum sanatçı Civan Canova hakkında bilinmeyen gerçek ortaya çıktı! https://www.haber60.com.tr/meger-yesilcamin-duayen-ismi-babasiymis-merhum-sanatci-civan-canova-hakkinda-bilinmeyen-gercek-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/meger-yesilcamin-duayen-ismi-babasiymis-merhum-sanatci-civan-canova-hakkinda-bilinmeyen-gercek-ortaya-cikti/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:05:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/meger-yesilcamin-duayen-ismi-babasiymis-merhum-sanatci-civan-canova-hakkinda-bilinmeyen-gercek-ortaya-cikti/ Meğer Yeşilçam’ın duayen ismi babasıymış! Merhum sanatçı Civan Canova hakkında bilinmeyen gerçek ortaya çıktı!

    Akciğer kanseri tedavisi gören Civan Canova, 20 Ağustos 2022’de İstanbul’da 67 yaşında hayatını kaybetti. Ölüm haberini Esra Dermancıoğlu duyurdu. 23 Ağustos 2022’de İstanbul Devlet Tiyatrosu Mecidiyeköy Büyük Salonda düzenlenen anma töreninin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

    Meğer Yeşilçam’ın duayen ismi babasıymış! Merhum sanatçı Civan Canova hakkında bilinmeyen gerçek ortaya çıktı!

    Civan Canova, aramızdan ayrılalı tam iki yıl oldu. Usta sanatçı Civan Canova’nın ölüm yıldönümünde sanatçı dostları ve hayranları özlemle andı.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Meğer Yeşilçam’ın duayen ismi babasıymış! Merhum sanatçı Civan Canova hakkında bilinmeyen gerçek ortaya çıktı!

    Ünlü oyuncu Esra Dermancıoğlu, Civan Canova’ya özlemini dile getirdi.

    Meğer Yeşilçam’ın duayen ismi babasıymış! Merhum sanatçı Civan Canova hakkında bilinmeyen gerçek ortaya çıktı!

    Leyla Tanlar, bir dönem birlikte rol aldığı usta oyuncu Civan Canova’yı unutmadı.

    Meğer Yeşilçam’ın duayen ismi babasıymış! Merhum sanatçı Civan Canova hakkında bilinmeyen gerçek ortaya çıktı!

    Asuman Betil, dostu Civan Canova’yı duygusal sözlerle andı.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/meger-yesilcamin-duayen-ismi-babasiymis-merhum-sanatci-civan-canova-hakkinda-bilinmeyen-gercek-ortaya-cikti/feed/ 0
    32 yaşındaki Neslihan Atagül’ün abisini görenlerin ağzı açık kaldı! Benzerlikleri inanılmaz! İkiz gibiler… https://www.haber60.com.tr/32-yasindaki-neslihan-atagulun-abisini-gorenlerin-agzi-acik-kaldi-benzerlikleri-inanilmaz-ikiz-gibiler/ https://www.haber60.com.tr/32-yasindaki-neslihan-atagulun-abisini-gorenlerin-agzi-acik-kaldi-benzerlikleri-inanilmaz-ikiz-gibiler/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:05:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/32-yasindaki-neslihan-atagulun-abisini-gorenlerin-agzi-acik-kaldi-benzerlikleri-inanilmaz-ikiz-gibiler/ 32 yaşındaki Neslihan Atagül’ün abisini görenlerin ağzı açık kaldı! Benzerlikleri inanılmaz! İkiz gibiler...

    2016 yılında dünya evine girdiği Kadir Doğulu ile evliliğinde yaşadığı krizlerle konuşulan Neslihan Atagül Doğulu, şimdilerde bambaşka bir heyecan yaşıyor.

    32 yaşındaki Neslihan Atagül’ün abisini görenlerin ağzı açık kaldı! Benzerlikleri inanılmaz! İkiz gibiler...

    31 yaşındaki oyuncu “Bir süre daha bu ‘mutluluğumuzu’ mahrem tutmak isterdik. Hakkımız da buydu açıkçası… Velhasılkelam; Biz mutluyuz, memnunuz ve iyiyiz.” bu sözlerle hamile olduğunu duyurdu.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    32 yaşındaki Neslihan Atagül’ün abisini görenlerin ağzı açık kaldı! Benzerlikleri inanılmaz! İkiz gibiler...

    Bebek bekleyen ünlü oyuncu şimdi de abisiyle gündeme geldi.

    32 yaşındaki Neslihan Atagül’ün abisini görenlerin ağzı açık kaldı! Benzerlikleri inanılmaz! İkiz gibiler...

    Babaları Türk, anneleri Beyaz Rus (Belarus) olan Atagül kardeşler, adeta ikiz gibi benziyorlar.

    32 yaşındaki Neslihan Atagül’ün abisini görenlerin ağzı açık kaldı! Benzerlikleri inanılmaz! İkiz gibiler...

    Ağabey İlkay Atagül, gözlerden uzak ve sakin bir hayat sürdürüyor.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/32-yasindaki-neslihan-atagulun-abisini-gorenlerin-agzi-acik-kaldi-benzerlikleri-inanilmaz-ikiz-gibiler/feed/ 0
    Tırnaklar, vücut sağlığının aynası https://www.haber60.com.tr/tirnaklar-vucut-sagliginin-aynasi/ https://www.haber60.com.tr/tirnaklar-vucut-sagliginin-aynasi/#respond Wed, 21 Aug 2024 02:45:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/tirnaklar-vucut-sagliginin-aynasi/ Tırnaklar, vücut sağlığının aynası

    Tırnak sağlığını korumak, sadece estetik nedenlerle değil aynı zamanda genel sağlık açısından da önemli.

    Tırnaklarda herhangi bir anormallik veya rahatsızlık fark edildiğinde, bir sağlık uzmanına başvurmak gerekiyor.

    Uzmanlar, tırnak sağlığını korumak için oje kullanımını dengelemek ve düzenli bakım yapmanın çok önemli olduğunu; ayrıca eğer tırnaklarda kalıcı bir sorun veya anormallik fark edilirse, bir dermatolog veya uzmanla görüşmenin faydalı olacağını savunuyor.

    İşte tırnak sağlığının neden önemli olduğunu açıklayan bazı temel sebepler:

    GENEL SAĞLIK GÖSTERGESİ

    Tırnaklar, vücut sağlığının bir aynası gibi görev görür. Tırnaklardaki renk değişiklikleri, şekil bozuklukları veya dokusal farklılıklar, vücutta bazı sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Örneğin, anemi, diyabet, tiroid hastalıkları, beslenme eksiklikleri ve enfeksiyonlar gibi durumlar tırnaklarda belirgin değişikliklere yol açabilir.

    KORUYUCU FONKSİYON

    Tırnaklar, parmak uçlarımızı korur ve parmaklarımızın hassas bölgelerini darbelere karşı savunur. Sağlıklı tırnaklar, bu koruma görevini daha etkili bir şekilde yerine getirir.

    GÜNLÜK FONKSİYONLAR

    Tırnaklar, günlük yaşamda pek çok işlevi yerine getirir. Nesneleri tutmak, kazımak veya açmak gibi küçük ama önemli işlerde tırnaklar aktif olarak kullanılır. Sağlıklı tırnaklar bu tür görevlerde daha dayanıklı ve etkili olur.

    ESTETİK VE ÖZGÜVEN

    Tırnaklar, ellerin ve ayakların estetik görünümünde önemli bir rol oynar. Bakımlı ve sağlıklı tırnaklar, kişisel bakım ve özgüven açısından önemli. Tırnakların sağlıklı görünmesi, kişinin kendini daha iyi hissetmesine katkı sağlar.

    ENFEKSİYON RİSKİNİ AZALTMA

    Zayıf veya hasarlı tırnaklar, enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olabilir. Tırnak altındaki alanlar, bakteri ve mantarların üremesi için uygun bir ortam oluşturabilir. Sağlıklı tırnaklar, bu tür enfeksiyon risklerini azaltır.

    BESİN ALIMI VE TIRNAK SAĞLIĞI

    Sağlıklı tırnaklar, vücudun yeterli vitamin ve mineral alımının bir göstergesi. Biyotin, çinko, demir gibi besinlerin eksikliği tırnaklarda zayıflama, kırılma veya şekil bozukluklarına yol açabilir. Sağlıklı tırnaklar, dengeli beslenmenin bir kanıtı.

    DENGELİ BESLENME

    Tırnak sağlığı için dengeli beslenme çok önemli. Biyotin, çinko, demir ve E vitamini gibi vitamin ve mineraller tırnakların sağlıklı uzaması için gerekli.

    TIRNAKLARIN NEMLENDİRİLMESİ

    Tırnakların ve tırnak etlerinin düzenli olarak nemlendirilmesi, kırılmalarını ve soyulmalarını önlemeye yardımcı olabilir. Tırnak yağları veya el kremleri bu konuda faydalı.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/tirnaklar-vucut-sagliginin-aynasi/feed/ 0
    Güney Kore, 8 ülkeden gelen kişilerin M çiçeği virüsü semptomlarını bildirmelerini istedi https://www.haber60.com.tr/guney-kore-8-ulkeden-gelen-kisilerin-m-cicegi-virusu-semptomlarini-bildirmelerini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/guney-kore-8-ulkeden-gelen-kisilerin-m-cicegi-virusu-semptomlarini-bildirmelerini-istedi/#respond Wed, 21 Aug 2024 02:45:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/guney-kore-8-ulkeden-gelen-kisilerin-m-cicegi-virusu-semptomlarini-bildirmelerini-istedi/ Güney Kore, 8 ülkeden gelen kişilerin M çiçeği virüsü semptomlarını bildirmelerini istedi

    Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Ajansı (KDCA), M çiçeği virüsünün Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu” açıklaması üzerine önlem alma kararı aldığını açıkladı.

    Ruanda, Burundi, Uganda, Etiyopya, Kenya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kongo ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nden oluşan 8 ülkenin yer aldığı listeden Güney Kore’ye giriş yapan kişilerin ateş, kas ağrısı veya lenf bezlerinde şişlik gibi M çiçeği virüsünün semptomları göstermesi durumunda sağlık yetkililerine başvurması talep edildi.

    KDCA ayrıca, Etiyopya’dan yapılan doğrudan uçuşlara yönelik gelen yolcu kapılarında sağlık görevlilerinin bulunacağını aktarırken, uçaklardan çıkan atık suların da denetleneceğini belirtti.

    Güney Kore’de bu yıl içerisinde 10 kişide M çiçeği virüsü tespit edildiği kaydedildi.

    M ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ

    DSÖ’ye göre, M çiçeği virüsü, Poxviridae adlı virüs ailesine ve Orthopoxvirus cinsine ait “maymun çiçeği” virüsünün neden olduğu viral bir hastalık.

    Hastalığın yaygın belirtileri arasında yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklar yer alıyor.

    M çiçeği virüsü, fare ve sincap gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor.

    Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek, bulaşmanın en önemli nedenleri arasında yer alıyor.

    Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/guney-kore-8-ulkeden-gelen-kisilerin-m-cicegi-virusu-semptomlarini-bildirmelerini-istedi/feed/ 0
    Ünlü fenomen Dilan Polat’tan yeni görüntüler! Cezaevinden çıkar çıkmaz Boğaz havası aldı https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-dilan-polattan-yeni-goruntuler-cezaevinden-cikar-cikmaz-bogaz-havasi-aldi/ https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-dilan-polattan-yeni-goruntuler-cezaevinden-cikar-cikmaz-bogaz-havasi-aldi/#respond Tue, 20 Aug 2024 19:40:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-dilan-polattan-yeni-goruntuler-cezaevinden-cikar-cikmaz-bogaz-havasi-aldi/

    “Kara para aklama” ve “Örgüt kurma” suçlamasıyla hakkında 40 yıl hapis cezası istenen sosyal medya fenomeni Dilan Polat, dün tahliye edildi. 9 ay cezaevinde kalan Polat, tutuksuz yargılanacak.

    Dün akşam saatlerinde Dilan Polat’ın açıklama yapıp yapmayacağı merak edilirken, kardeşi Sıla Doğu’dan paylaşım gelmişti.

    İLK PAYLAŞIM EVDEN GELMİŞTİ

    Instagram hesabından Dilan Polat’la birlikte evde çekildiği fotoğrafı paylaşan Doğu, “Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederiz. Beyazlarını ben ve Nilda boyayacağız. Toparlanacaksın kardeşim.” yazmıştı.

    BOĞAZ HAVASI ALDI

    Bugün eşi Engin Polat’ı cezaevinde ziyarete giden Dilan Polat’tan yeni bir video geldi.

    Ailesinin ve çocuklarının yanında vakit geçiren Polat, cezaevinden çıkar çıkmaz Boğaz havası aldı. O anlar sosyal medyada yayınlandı.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-dilan-polattan-yeni-goruntuler-cezaevinden-cikar-cikmaz-bogaz-havasi-aldi/feed/ 0
    Yalı Çapkını’ndaki set aşkı nikahla sonuçlandı! Beril Pozam ve Ersin Arıcı evlendi https://www.haber60.com.tr/yali-capkinindaki-set-aski-nikahla-sonuclandi-beril-pozam-ve-ersin-arici-evlendi/ https://www.haber60.com.tr/yali-capkinindaki-set-aski-nikahla-sonuclandi-beril-pozam-ve-ersin-arici-evlendi/#respond Tue, 20 Aug 2024 19:40:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/yali-capkinindaki-set-aski-nikahla-sonuclandi-beril-pozam-ve-ersin-arici-evlendi/

    Başrollerinde Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir’in yer aldığı Yalı Çapkını dizisinde kavuşamayan aşıkları canlandıran Suna ile Abidin, gerçek hayatta birbirlerine kavuştu.

    Sette birbirlerine aşık olan Beril Pozam ile Ersin Arıcı evlendi.

    Ünlü çifti, Yalı Çapkını ekibi yalnız bırakmadı. Düğünden kareler sosyal medya hesaplarından paylaşıldı…

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yali-capkinindaki-set-aski-nikahla-sonuclandi-beril-pozam-ve-ersin-arici-evlendi/feed/ 0
    Aile sağlığı Merkezlerinde iki solunum fonksiyon testi cihazının bulundurulması zorunlu ama kullanımı yok https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-iki-solunum-fonksiyon-testi-cihazinin-bulundurulmasi-zorunlu-ama-kullanimi-yok/ https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-iki-solunum-fonksiyon-testi-cihazinin-bulundurulmasi-zorunlu-ama-kullanimi-yok/#respond Tue, 20 Aug 2024 11:25:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-iki-solunum-fonksiyon-testi-cihazinin-bulundurulmasi-zorunlu-ama-kullanimi-yok/ Aile sağlığı merkezlerinde zorunlu olarak bulunması gereken “Spirometre” ve “Peak flowmetre” isimli cihazlar solunum fonksiyonlarını değerlendirmekte kullanılıyor. Bu cihazlar farklı solunum yolu hastalıklarının tanı ve izlenmesinde önemli rol oynuyor. Spirometre, akciğer fonksiyonlarını ölçmek için kullanılırken, peakflowmeter solunum yollarındaki hava akımının en yüksek hızını ölçüyor. Cihazlar bu özellikleriyle solunum fonksiyonları hakkında önemli veriler sağlayarak, solunum yolu hastalıklarının tanısı, izlenmesi ve tedavi planlamasında kritik rol oynuyor.

    ASTIM VE KOAH’IN TANI VE TEDAVİSİNDE ETKİNLER

    Söz konusu hastalıklar arasında; Astım, KOAH, İntestisyel akciğer hastalıkları, solunum kaslarının zayıflığı ve nefes borusu daralması bulunuyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Akpınar, hastalığın tanı ve tedavisi ile uygulanan tedavinin yeterli olup olmadığını anlamaya yarayan bu cihazların, aile sağlığı merkezlerinde neredeyse hiç kullanılmadıklarına dikkat çekiyor. Oysa aile hekimleri için solunumun fonksiyonel değerlendirmesi akciğer hastalıklarının nüfus ve hasta grubu içinde çok fazla yer tutması nedeniyle büyük önem taşıyor.

    REKLAMTÜRKİYE ULUSAL HASTALIK YÜKÜ ÇALIŞMASI NE DİYOR?

    “Türkiye Ulusal Hastalık Yükü Çalışması”nda Astım ve KOAH gibi kronik akciğer hastalıklarının ölüm nedenleri arasında ilk 4’te olduğu gösteriliyor. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) nefes yollarında mikroplarla oluşmayan, bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır” diyen Prof. Dr. Ersin Akpınar devam ediyor; “KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’dir. Bu, toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH olduğunu göstermektedir. “Küresel Hastalık Yükü Çalışması” verilerine göre, KOAH yılda 2.9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5.5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıklarının en sık görülen 3. ölüm nedeni olması bu ölümlerin yüzde 61.5’ inin KOAH yüzünden gerçekleştiğinin göstergesidir.”

    TANI TEDAVİ VE TAKİBİN OLMAZSA OLMAZLARI

    Gelişmiş ülkelerde KOAH’lı hastaların sadece yüzde 25-40’ına tanı konabiliyorken Türkiye’de yapılan bir çalışma doktor tarafından hastaların sadece yüzde 8.4’üne tanı konulduğunu ortaya koyuyor. Hastalığın erken dönemde saptanması halinde, risk faktörlerinden kaçınmanın ve ilerleyişini durdurmanın mümkün hale gelebileceği belirtiliyor. KOAH tam olarak geri dönüşümlü olmayan, ilerleyici hava akımı kısıtlanması ile karakterize, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğu için spirometre kullanımı aile hekimleri için akciğer hastalıklarının tanısını koymada, tedavi ve takipte önemli bir ihtiyaç olarak görülüyor. KOAH’ın erken dönemde tespit edilmesinin, hastalığa bağlı gelişecek aktif yaşam kısıtlılığı ve ölüm oranlarını azaltıcı etkisi bulunduğuna dikkat çekiliyor.

    REKLAMHASTALIĞA TANI KOYMADA SOLUNUM CİHAZLARININ ÖNEMİ

    Bu hastalığa, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi” ile kolayca tanı konabiliyor. Bu nedenle, 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları uzmanı tarafından görülüp ”nefes ölçüm testi” yaptırması gerekiyor. Spirometre ile tanı konulan bir diğer önemli hastalığın “Astım” olduğu belirtiliyor. İngiltere’de yapılan bir araştırma astım ölümlerinin üçte ikisinin önlenebileceğini gösteriyor.

    KULLANIMIN ÖNEMİ

    Erken Tanı: Spirometre ve peak flowmeter, astım, KOAH gibi kronik solunum yolu hastalıklarının erken tanısında yardımcı oluyor. Erken tanı, hastalıkların ilerlemesini önlemek ve hastaların yaşam kalitesini artırmak açısından çok önemli görülüyor.

    Takip ve Yönetim: Bu cihazlar, teşhis konmuş hastaların tedaviye verdikleri yanıtı izlemek için de kullanışlı bulunuyor. Aile hekimlerinin, bu cihazları kullanarak hastaların tedaviye uyumlarını değerlendirip gerekirse tedavi planını revize edebilecekleri belirtiliyor.

    Eğitim ve Bilinçlendirme: Hastalar, peakflowmeter kullanımı konusunda bilgilendirilerek sağlık durumlarını evde takip edebiliyor. Bu, konuyla ilgili farkındalık kazanmalarını sağlıyor.

    PRATİKTE HİÇ KULLANILMAMALARININ NEDENLERİ

    Aile sağlığı merkezlerinde spirometre ve peakflowmeter gibi cihazlar mevzuat gereği zorunlu olarak bulundurulsa da, aile hekimlerinin bu cihazları pratikte çok az kullanmalarının arkasında yatan nedenler aşağıdaki gibi sıralanıyor;

    REKLAM

    *Eğitim Eksikliği: Aile hekimlerinin büyük bir kısmının bu cihazların nasıl kullanılması gerektiği konusunda yeterli eğitimi almamış olabilecekleri belirtiliyor

    *Zaman Kısıtlamaları: Aile sağlığı merkezlerinde hastalara ayrılan sürenin sınırlı olmasının, hekimlerin bu cihazları kullanmasını zorlaştırabileceği tahmin ediliyor.

    *Alışkanlık ve Pratik Uygulamalar: Aile hekimlerinin, hastaların solunum yolu rahatsızlıkları konusunda daha ileri tetkik ve tedavi için genellikle hastane uzmanlarına yönlendirme yaptıkları düşünülüyor.

    *Mevzuat Zorunluluğu: Aile sağlığı merkezlerinde mevzuat gereği bu cihazların bulundurulması zorunlu olsa da bu zorunluluk, cihazların aktif ve etkin şekilde kullanıldığı anlamına gelmiyor. Cihazların varlığına karşın bunların nasıl ve ne zaman kullanılacağına dair bilgi ve uygulama eksikliğinin, kullanımın yaygınlaşmasını önlediği düşünülüyor.

    Prof. Dr. Ersin AkpınarProf. Dr. Ersin AkpınarSORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÖNERİLER

    Prof. Dr. Ersin Akpınar, “Mevzuat gereği her aile sağlığı merkezinde spirometre ve peak flowmeter bulundurulması zorunlu olsa da, kullanımının etkinliğini artırmak için aile hekimlerine yönelik eğitim programları düzenlenmeli ve cihazların kullanımının hasta sağlığı üzerindeki olumlu etkileri vurgulanmalıdır. Böylece hem cihazlar amacına uygun şekilde kullanılmış olur hem de halk sağlığı açısından önemli fayda sağlanır” diyor.

    Akpınar’a göre aile hekimliği uygulamasında bu konuda mezuniyet sonrası bir eğitimin olmaması acil olarak müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Aile hekimliği uzmanlık eğitiminin özendirilmesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak için kritik bir adımdır. Tam zamanlı, nitelikli bir uzmanlık eğitimi, aile hekimlerinin hastalıkların erken tanısı ve yönetiminde daha donanımlı hale gelmelerini sağlar. Bu da spirometre ve peakflowmeter gibi cihazların etkin kullanımını artırarak hastaların sağlıklarına kavuşmalarına katkıda bulunur. Türkiye’de aile hekimleri arasında spirometre ve peakflowmeter kullanımının yaygınlaştırılması için Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) işbirliği ile kapsamlı eğitim programları düzenlenmeli, bu cihazların kullanımının önemi vurgulanmalı ve aile sağlığı merkezlerinde bu cihazların etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak için destekleyici önlemler alınmalıdır. Ayrıca, birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu tür cihazların kullanımını teşvik edecek politika ve stratejiler geliştirilmesi gerekmektedir.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-iki-solunum-fonksiyon-testi-cihazinin-bulundurulmasi-zorunlu-ama-kullanimi-yok/feed/ 0
    Araştırma: 2 yaş altı çocuklarda otizm tespiti için yapay zekadan faydalanılabilir https://www.haber60.com.tr/arastirma-2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir/ https://www.haber60.com.tr/arastirma-2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir/#respond Tue, 20 Aug 2024 11:25:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/arastirma-2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir/ JAMA Network Open dergisinde yayımlanan araştırmada, çocuklara erken yaşta otizm tespitinde yapay zekadan ne derecede yararlanılabileceği incelendi.

    Araştırmada, otizm teşhisi olan ve olmayan toplamda 30 bin 630 çocuğun verisi kullanılarak 24 ay altındaki çocuklarda gözlemlenebilecek 28 özelliğe odaklanıldı.

    Söz konusu veriler kullanılarak otistik ve otistik olmayan çocuklar arasında bu özelliklerin kombinasyonlarında farklı örüntüler arayan makine öğrenimi modelleri oluşturuldu.

    Model, aynı özelliklere ilişkin verilerin mevcut olduğu 11 bin 936 katılımcıdan oluşan başka bir veri kümesi üzerinde test edildi.

    Araştırmanın sonuçları, makine öğreniminin çocuklarda otizme sahip olma ya da olmama tespitini iki yaş altı çocuklarda yüzde 78,5 oranında doğru yaptığını gösterdi.

    Araştırmacılardan Kristiina Tammimies, mevcut bilgiler kullanılarak yapay zeka modeli yardımıyla “otizm olasılığı yüksek olan bireyleri daha erken tespit etmek ve böylece daha erken yardım almalarını sağlamanın mümkün olabileceğine” işaret etti.

    Öte yandan Tammimies, “Algoritmanın otizm teşhisi koyamayacağını vurgulamak istiyorum, çünkü teşhis hala standart klinik yöntemlerle yapılmalıdır.” uyarısında bulundu.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/arastirma-2-yas-alti-cocuklarda-otizm-tespiti-icin-yapay-zekadan-faydalanilabilir/feed/ 0
    Endokrin bozucular çocuklar ve doğmamış bebekler için büyük tehlike https://www.haber60.com.tr/endokrin-bozucular-cocuklar-ve-dogmamis-bebekler-icin-buyuk-tehlike/ https://www.haber60.com.tr/endokrin-bozucular-cocuklar-ve-dogmamis-bebekler-icin-buyuk-tehlike/#respond Tue, 20 Aug 2024 11:25:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/endokrin-bozucular-cocuklar-ve-dogmamis-bebekler-icin-buyuk-tehlike/ Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Demirci, endokrin bozucularla ilgili açıklamalarda bulundu. Endokrin bozucuların, vücutta birikerek hormon sistemlerinin çalışmasını olumsuz etkileyen kimyasal maddeler olduğunu kaydeden Demirci, “Endokrin bozucu adını verdiğimiz bu kimyasal mikropartiküller, soluduğumuz hava, içtiğimiz su, kullandığımız parfümler, cildimize sürdüğümüz kremler gibi pek çok yolla vücudumuza girmektedir. Zaman içinde dokularda biriken partiküller başlıca üreme, büyüme, gelişme ve sinir sistemlerinin çalışmasını bozuyor. Bu maddeler, erken veya geç ergenlik, doğurganlıkta azalma, obezite, diyabet, tiroid hastalıkları ve astım gibi pek çok hastalığa yol açmaktadır” diye konuştu.

    “YAĞMUR SUYUNDAN SOLUNAN HAVAYA”

    Günlük yaşamda pek çok ürün ve ortamda endokrin bozucuların bulunabileceğini ifade eden Demirci, “Endokrin bozucu kimyasallar, işlenmiş ve paketlenmiş gıdalarda, plastik saklama kaplarında ve yoğun tarım ilacı kullanılan bölgelerde yetiştirilen hayvansal veya bitkisel ürünlerde sıkça bulunur. Ayrıca sanayileşmenin yoğun olduğu bölgelerde içme sularında, yağmur sularında ve solunan havada da pek çok endokrin bozucu mikropartikül bulunmaktadır” dedi.

    “KANSER SIKLIĞINDA ARTIŞ”

    Demirci, modernleşen dünya ile birlikte hayatımıza giren ve vücudumuzda birikerek hormon sistemlerini olumsuz etkileyen endokrin bozucuların, özellikle çocuklar ve hamileler üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde endokrin sistemin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Demirci, şunları söyledi: “Büyüme ve gelişmenin çok hızlı küçük çocuklarda endokrin sistemde yaşanacak problemler gelişme geriliklerine, bilişsel fonksiyonları etkileyerek okul başarısının düşmesine, erken yaşta obezite-diyabet gibi metabolik hastalıklara yol açabilmektedir. Yapılan araştırmalar endokrin bozuculara maruz kalmanın ileri yaşlarda kanser sıklığında da artışa yol açtığını göstermektedir.”

    “FETÜS ÜZERİNDE AĞIR HASARA YOL AÇIYOR”

    Hamilelik döneminde endokrin bozuculara maruz kalmanın fetüs üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceğini vurgulayan Demirci, “Hamile bir kadının maruz kaldığı endokrin bozucular, plasenta aracılığı ile fetüse geçmekte ve henüz bağışıklık sistemi tam gelişmemiş olan fetüs üzerinde ağır hasara yol açabilmektedir. Bu durum, fetüste gelişme geriliği, tiroid problemleri ve nörolojik bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir” diye konuştu.

    “YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ ŞART”

    Bu zararlı kimyasallardan tamamen korunmanın mümkün olmadığını, ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile maruziyetin azaltılabileceğini belirten Demirci, “Sanayileşmenin artmasıyla birlikte endokrin bozucular her yanımızı sarmış durumda. Ancak, mümkün olduğu kadar paketlenmiş gıda tüketiminin azaltılması, organik ve hijyenik ürün kullanımının artırılması, tarımsal kimyasallardan arınmak için meyve ve sebzelerin iyi yıkanması, gıdaların üretim yerlerinin kontrol edilmesi ve kontamine bölgelerde üretilmiş hayvansal ve bitkisel besinlerin tercih edilmemesi, plastik ürünler yerine cam ve çelik kapların tercih edilmesi, zorunlu olmadıkça cilt üzerine koruyucu krem sürülmemesi, gereksiz antibiyotik veya takviye besin alınmaması ve düzenli egzersiz ile dengeli beslenmenin artırılması endokrin bozuculara maruziyetimizi en aza indirecek bireysel yaklaşımlar arasında sayılabilir” dedi.

     Sonsuz kimyasallar her yerde! Sonsuz kimyasallar her yerde! Haberi Görüntüle REKLAM

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/endokrin-bozucular-cocuklar-ve-dogmamis-bebekler-icin-buyuk-tehlike/feed/ 0
    “İnsanların yeni bir Covid-19 dönemi mi yaşayacağız diye endişe etmesine gerek yok” https://www.haber60.com.tr/insanlarin-yeni-bir-covid-19-donemi-mi-yasayacagiz-diye-endise-etmesine-gerek-yok/ https://www.haber60.com.tr/insanlarin-yeni-bir-covid-19-donemi-mi-yasayacagiz-diye-endise-etmesine-gerek-yok/#respond Tue, 20 Aug 2024 11:25:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/insanlarin-yeni-bir-covid-19-donemi-mi-yasayacagiz-diye-endise-etmesine-gerek-yok/ Harris, geçen hafta DSÖ’nün yayılmasını “uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu” olarak ilan etmesi ve küresel mercek altında olan M çiçeği virüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Virüsün hızla yayılmaya başlamasının dünyanın gündemine oturduğunu kaydeden Harris, M çiçeği virüsünün “KladKlad 1 ve KladKlad 2” olmak üzere iki genetik türünün olduğunu kaydetti.

    DİĞER ÜLKELERE DE SIÇRADI

    Harris, geçen yıl ortaya çıkan virüsün yeni türü “KladKlad 1b” ile ilgili endişelerini dile getirirken, “Bu endişelendiğimiz tür çünkü çok hızlı bulaşıyor ve özellikle çocuklar arasında oldukça yüksek bir ölüm oranına sahip. Esas endişelendiğimiz durum çok hızlı yayılması. Bu yıl, 2023’ün tamamında görülenden daha fazla vaka tespit edildi. Çok hızlı yayılan virüs diğer ülkelere de sıçradı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde artan M çiçeği vakaları, daha önce hiç vaka bildirmemiş Burundi, Ruanda, Uganda ve Kenya’ya da sıçradı” diye konuştu.

    REKLAM

    M çiçeği virüsünün yeni türü olan KladKlad 1b dolayısıyla hastalıkla ilgili daha yüksek ölüm oranlarının görüldüğünü bildiren Harris, “(Ölüm oranı) Yaklaşık yüzde 3 ve küçük çocuklar gibi gerçekten savunmasız gruplarda bundan daha yüksek. Özellikle küçük çocuklar üzerindeki etkilerinden endişe ediyoruz. Çatışmalar nedeniyle yerinden edilmiş insanlar arasında da hızla yayılıyor. Bağışıklık sistemleri yetersiz beslenmeden muzdaripmuzdarip olduğu için çok güçlü olmayan bu insanlar çok tehlikeli durumda” dedi.

    Harris, çiçek hastalığı ve HIV enfeksiyonuna yakalanmış bireylerin M çiçeği virüsünü daha ağır geçirebilme olasılığına işaret ederken, bu kişilerin ölüm riskinin daha fazla olduğunu söyledi.

    M çiçeği virüsü için belirli bir tedavi olmadığını kaydeden Harris, virüsü yenebilecek bir antiviralantiviral ilacın olmadığını ancak semptomatiksemptomatik tedavinin etkili olduğunu söyledi.

    Harris, hastalığa yakalananların ciltlerinde döküntüler olduğuna değinirken, başka enfeksiyon kapmasını önlemek için kişilerin tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi.

    M çiçeği virüsü bulaşanların ateşlerinin çıkacağını hatırlatan Harris, ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlara ihtiyaç duyacağını belirterek hastaların tıbbi tedavi almalarının ve bu süreçte kendilerini izole edebilmelerinin çok önemli olduğunu vurguladı.

    REKLAM“M ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ NEDENİYLE BİR KAPANMAYA İHTİYAÇ YOK”

    Harris, çiçek hastalığı için geliştirilen aşıların M çiçeğine karşı etkili olduğunu kaydederek şöyle devam etti: “M çiçeği virüsüne sahip olduğu bilinen biriyle temas kuranlara, bu temastan sonraki 4 gün içinde bu aşıları olması önerilir. Aşılanması gereken bir diğer grup da salgının olduğu bölgedeki sağlık çalışanlarıdır. Ayrıca daha büyük risk altında olanlardır. (M çiçeği virüsü için) Kitlesel aşılama önerilmiyor. Bu çok önemli. Virüsün bulaştığı yerlerde hedefli aşılama yapılması gerekiyor. Şu anda zor olan, sınırlı olan aşıyı tedarik etmek ve onları salgının olduğu yere ulaştırmak. Aşı stokları konusunda Kuzey Avrupa, ABD ve Japonya iyi kaynaklara sahip. Bu yüzden şu anda stokları olan ülkelerle ve üreticilerle üretimi artırmak, ayrıca bu stokları ihtiyaç duyulan yere ulaştırmak için çok yakın bir şekilde çalışıyoruz. Bu aktif bir virüs. Kimin hasta olduğunu bildiğiniz, iyi bir temas ve izolasyon önlemleri takibi yaptığınız sürece oldukça kolay bir şekilde durdurulabilir. Yani (salgın nedeniyle) bir kapanmaya ihtiyaç yok. İhtiyaç olan şey, tam olarak kimin hasta olduğunu bilmeniz için çok iyi bir gözetim. İyi laboratuvar teşhislerine ihtiyacınız var, böylece kimin hasta olduğunu ve virüsün nerede olduğunu ve değişip değişmediğini takip edebilirsiniz.”

    M çiçeği virüsünün durumunu takip için iyi laboratuvar teşhislerine ihtiyaç olduğunu söyleyen Harris, toplumların da bu hastalıkla mücadeleye katılımının önemine işaret etti.

    Harris, aşılamanın yanı sıra “basit halk sağlığı önlemleri”ne dikkati çekerek hasta ve temaslıların takip edilmesi halinde, virüsün yavaş yavaş bitirilebileceğini söyledi.

    “ENDİŞEYE GEREK YOK”

    M çiçeğiyle ilgili insanların “yeni bir CovidCovid-19 gibi süreç başlayabilir mi?” diye tedirgin olduğunu belirten Harris, şunları kaydetti: “İnsanların CovidCovid-19 gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu düşünerek endişelenmelerine gerek yok. Bu çok farklı bir virüs, farklı şekilde yayılıyor. CovidCovid-19 hava yoluyla bulaşıyor. M çiçeği ise esasen çok yakın fiziksel temas yoluyla yayılıyor. Bu yüzden fiziksel temasla ilgili yapılan her şeyi durdurmak, aslında hava yoluyla yayılan bir şeyi durdurmaktan daha kolay. Çünkü bu büyük bir kalabalığa yayılabilir. Bu birçok toplumun karantinaya girmesinin nedenlerinden biriydi çünkü yapacak şeyleri tükeniyordu. Bu yüzden maske takmak çok önemliydi. Ancak M çiçeği virüsünün dünyaya yayılmasını ve bir pandemiyepandemiye dönüşmesini istemiyoruz. Çünkü yine sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturacaktır. M çiçeği virüsü, bir pandemiyipandemiyi önlemek için uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan edildi.”

    REKLAM

    Pakistan ve İsveç’in M çiçeği vakalarını bildirdiğini belirten Harris, bu iki ülkenin de vakaları tespit ederek hızlı bir şekilde bildirmelerinin önemine işaret etti.

    Harris, ülkelerin M çiçeği virüsüyle ilgili durumu ve vakaları raporlarında “şeffaf olmalarının” bu alandaki mücadeleye katkı sağlayacağını söyledi.

    M ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ NEDİR?

    DSÖ’ye göre, M çiçeği virüsü, PoxviridaePoxviridae adlı virüs ailesine ve OrthopoxvirusOrthopoxvirus cinsine ait “maymun çiçeği” virüsünün neden olduğu viralviral bir hastalık.

    Hastalığın yaygın belirtileri arasında yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklar yer alıyor.

    M çiçeği virüsü fare ve sincap gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekteenfekte olmuş bireylerden bulaşıyor.

    Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.

    REKLAMAŞI FAALİYETLERİ

    Çeşitli ülkelerin sağlık kurumlarının paylaştığı bilgilere göre, çiçek hastalığına karşı kullanılan aşıların M çiçeği virüsü için de etkin koruma sağlayabileceği ifade ediliyor.

    ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin sitesinde, JYNNEOS aşısının M çiçeği riskini azaltmada etkili olduğu belirtiliyor. En etkili yöntem olarak 28 gün arayla iki doz uygulama tavsiye ediliyor.

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun internet sitesinde de “MVA-BN” veya “ModifiyeModifiye Aşı Ankara-BavarianBavarian NordicNordic”, AB ve İngiltere’de onaylı tek M çiçeği aşısı olduğu ifade ediliyor. Bu aşının ABD ve İsviçre’de JYNNEOS, Kanada’da IMVAMUNE ismiyle pazarlandığı belirtiliyor. Aşı 18 yaş ve üstü kişiler için kullanılabiliyor.

    Avustralya Sağlık Bakanlığının internet sitesinde de M çiçeğine karşı JYNNEOS ve ACAM2000 aşılarının kullanılabileceği belirtiliyor. ACAM2000’in 12 aylıktan küçük bebekler için kullanımının uygun olmadığı aktarılıyor.

    DSÖ, 9 Ağustos’ta aşı üreticilerine yaptığı çağrıda acil kullanım listesine yönelik sürecin başlatıldığını duyurdu. DSÖ, ayrıca iki aşının Acil Kullanım Listesi için değerlendirildiğini duyurmuştu.

    Haber Kaynak : HABERTURK.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/insanlarin-yeni-bir-covid-19-donemi-mi-yasayacagiz-diye-endise-etmesine-gerek-yok/feed/ 0
    Yazın bitmeyen kabusu: Sivrisineklerden nasıl kurtululur? https://www.haber60.com.tr/yazin-bitmeyen-kabusu-sivrisineklerden-nasil-kurtululur/ https://www.haber60.com.tr/yazin-bitmeyen-kabusu-sivrisineklerden-nasil-kurtululur/#respond Mon, 19 Aug 2024 15:36:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/yazin-bitmeyen-kabusu-sivrisineklerden-nasil-kurtululur/ Yazın bitmeyen kabusu: Sivrisineklerden nasıl kurtululur?

    Yaz aylarını kabusa çeviren sivrisineklerden korunmak için uygulamanız gereken bazı yöntemler var.

    Giysiden evde kovucu kullanmaya kadar aşağıda yer alan 7 yöntem sayesinde, geceleri daha rahat uyuma şansı elde edebilirsiniz.

    Sivrisineklerden korunmanın daha birçok yolu vardır. Peki, bu yollar nelerdir? İşte bazı etkili yöntemler:

    1. KORUYUCU GİYSİLER

    Uzun kollu ve uzun paçalı giysiler: Sivrisineklerin cildinize ulaşmasını engellemek için uzun kollu gömlekler ve uzun paçalı pantolonlar giyin.

    Açık renkli giysiler: Sivrisinekler genellikle koyu renkleri çeker, bu nedenle açık renkli giysiler giymek daha iyidir.

    2. SİVRİSİNEK KOVUCULAR

    DEET içeren spreyler: DEET içeren spreyler sivrisinekleri uzak tutmada oldukça etkilidir.

    Doğal kovucular: Limon okaliptüs yağı, lavanta yağı ve çay ağacı yağı gibi doğal kovucular da kullanılabilir.

    3. ÇEVRE KONTROLÜ

    Stagnant suları temizleyin: Sivrisinekler durgun sularda üremeyi severler. Bahçenizde veya çevrenizde duran su birikintilerini temizleyin.

    Sinek telleri: Pencerelere ve kapılara sineklik takarak sivrisineklerin içeri girmesini önleyebilirsiniz.

    4. EVDE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

    Fan kullanımı: Sivrisinekler rüzgardan hoşlanmazlar. Evinizde veya bahçenizde fan kullanarak onları uzak tutabilirsiniz.

    Klimanın kullanımı: Klimanın serin ve kuru ortamı sivrisineklerin hoşuna gitmez, bu yüzden klimanın kullanımı da etkili olabilir.

    5. DOĞAL YÖNTEMLER

    Sivrisinek kapanları: Bazı bitkiler sivrisinekleri doğal olarak uzak tutar. Lavanta, nane, fesleğen ve limon otu gibi bitkileri bahçenize veya evinizin içine yerleştirebilirsiniz.

    Sarımsak ve soğan: Evinizde sarımsak veya soğan kullanarak sivrisinekleri uzak tutabilirsiniz. Yine limonun üzerine karanfil koyarsanız sineklerden kurtulabilirsiniz.

    Esansiyel yağlar: Citronella, okaliptüs, lavanta, çay ağacı gibi esansiyel yağları kullanarak doğal sivrisinek kovucular yapabilirsiniz. Bu yağları suyla karıştırarak sprey olarak kullanabilirsiniz.

    6. EKSTRA ÖNLEMLER

    Klima ve vantilatör kullanımı: Klima ve vantilatör kullanarak odanın serin ve havadar kalmasını sağlayın. Sivrisinekler rüzgarı sevmezler.

    7. GİYSİLERE OERMETRİN UYGULAMASI

    Giysilerinize permetrin spreyi uygulayarak ekstra bir koruma katmanı oluşturabilirsiniz.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yazin-bitmeyen-kabusu-sivrisineklerden-nasil-kurtululur/feed/ 0
    Sol omuzdaki aşı izi verem mi, çiçek mi? Çiçek aşısı izi nasıl olur? İşte örneği https://www.haber60.com.tr/sol-omuzdaki-asi-izi-verem-mi-cicek-mi-cicek-asisi-izi-nasil-olur-iste-ornegi/ https://www.haber60.com.tr/sol-omuzdaki-asi-izi-verem-mi-cicek-mi-cicek-asisi-izi-nasil-olur-iste-ornegi/#respond Mon, 19 Aug 2024 15:36:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/sol-omuzdaki-asi-izi-verem-mi-cicek-mi-cicek-asisi-izi-nasil-olur-iste-ornegi/ Sol omuzdaki aşı izi verem mi, çiçek mi? Çiçek aşısı izi nasıl olur? İşte örneği

    Mpox olarak da bilinen maymun çiçeği virüsünün Afrika’da hızla yayılan alt türü, Avrupa’da ilk kez 15 Ağustos’ta İsveç’te tespit edildi.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise, bu gelişmeden bir gün önce virüse karşı küresel acil durum ilan etti.

    Son araştırmalara göre, çiçek aşısı olan bireylerin maymun çiçeği virüsüne karşı %85 oranında koruma sağladığı öne sürüldü.

    Uzmanlar, çiçek aşısının bu yüksek koruma oranının, hastalığın yayılmasını önlemede kritik bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor.

    Birçok insanın sol kolunda yer alan aşı izi “çiçek aşısı mı”, “çiçek aşısı izi nasıl olur” gibi soruları gündeme taşıyor.

    Peki, çiçek aşısı izi nasıl? Sol koldaki aşı izi ne aşısı? İşte bilgiler…

    VEREM-ÇİÇEK AŞISI İZLERİ

    Türkiye’deki son doğal çiçek vakasına 1957’de rastlandığı, son aşı uygulamaları ise 1980’e doğru tamamlandığı için, bu tarihten önce doğmuş çocukların kollarında günümüze kadar ulaşmış çiçek aşısı izi bulunabilir.

    Ancak günümüzde kolda daha yaygın iz bırakan aşı vereme karşı uygulanan BCG aşısıdır.

    Yara izi türleri değişebilse de, bir BCG izi yükselmeye ve hafifçe yuvarlanma eğilimindedir.

    Bir çiçek aşısının izi ise düzensiz, yuvarlak, çökük bir alan olarak görünür.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sol-omuzdaki-asi-izi-verem-mi-cicek-mi-cicek-asisi-izi-nasil-olur-iste-ornegi/feed/ 0
    Tuz tüketiminde 5 gramı aşmayın! https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/ https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/#respond Mon, 19 Aug 2024 04:55:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/ Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Seda Tarakçı, tuzun vücudumuzda yarattığı tahribatlara dikkat çekti. Uzm. Dr. Tarakçı, şu bilgileri verdi: “Ülkemizde 2008’de Türkiye Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 14 ilde bin 970 kişi üzerinde yapılan ve SALTurk adı verilen çalışmada; tuz tüketiminin ortalama 18 gr/ gün olduğu görülmüştür. Önerilerin 3 katı olan tuz tüketimi, Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmiş ve ‘Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı’nın başlamasına neden olmuştur. Öncelikle ekmeklerin tuzu azaltılmış, daha sonra peynir, salça gibi işlenmiş besinlerin tuzunun azaltılması, toplu beslenme yapılan yerlerdeki menülerde gerektiği kadar tuz kullanımına gidilmesi, masalardan tuzluğun uzaklaştırılması gibi önlemler alınmıştır. SALTurk çalışması 2012’de tekrar edilmiş ve tuz tüketiminin 15 g/güne düştüğü görülmüştür. 2017 çalışmasına göre ise günlük kişi başı tuz tüketiminin 10.2 gr/gün olduğu saptanmıştır. Bu değer Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği günlük tüketim miktarının 2 katıdır.”

    1 ÇAY KAŞIĞI KADAR TUZ
    DSÖ’nün günlük kişi başı tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini söyleyen Uzm. Dr. Tarakçı, şu uyarılarda bulundu: “Bu miktar, bir çay kaşığına denk gelmektedir. Günlük olarak tüketilmesi önerilen bu miktar; gün içinde tüm besinlerimizle aldığımız tuzu (sodyumu) da kapsamaktadır. Tuz tüketimi 5 gramı aşmamalıdır. Tüketilen tuz iyotlu olmalıdır.”

    TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMAK İÇİN ÖNERİLER
    UZM. Dr. Tarakçı, aşırı tuz tüketimini azaltmak için şu önerilerde bulundu:
    Yemek hazırlama, pişirme ve tüketimi sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir.
    Masada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve masadan tuzluk kaldırılmalıdır.
    Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası vb. yiyecekler hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınılmalıdır.
    Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.
    Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir.
    Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.
    Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek, mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir.
    Tuz yerine doğal lezzet arttırıcı soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber kullanılmalıdır.

    AŞIRI TUZ İÇEREN BESİNLER
    UZM. Dr. Tarakçı, aşırı tuz içeren besinleri şöyle sıraladı:
    Hazır soslar: Soya, ketçap, barbekü, tartar, hardal, makarna vb. soslar.
    Atıştırmalık ürünler: Cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, patlamış mısır.
    Tuzlanmış kuru yemişler: Fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kabak ve ayçiçeği çekirdeği.
    Siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları, balık konserveleri, tuzlanmış veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri.
    Aromalı-aromasız, gazlı ve gazsız mineralli içecekler
    Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası gibi besinler.

    İNME VE KALP HASTALIKLARININ NEDENİ
    ÇOK fazla tuzun, kan basıncını artırarak (hipertansiyon) inme ve kalp hastalığı riskini yükselttiğini söyleyen Uzm. Dr. Tarakçı ,”İnme ve kalp hastalıkları da dünya çapında en önemli ölüm ve sakatlık nedenleri arasında gösterilmektedir. Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme Rehberi’ne göre; aşırı tuz (sodyum) tüketimi, kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olabilmektedir” dedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/feed/ 0
    Erzurum’da İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto eden sağlık çalışanları 40 haftadır sessiz yürüyüş yapıyor https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/#respond Sat, 17 Aug 2024 22:45:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/ Erzurum’da görev yapan hekim ve sağlık çalışanları, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek için sessiz yürüyüşlerini 40 haftadır sürdürüyor.

    Kent merkezindeki Erzurum Kalesi önünde bir araya gelen doktorlar, tıp ve eczacılık fakültesi öğrencileri, sağlık çalışanları ile vatandaşlar, Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayrakları eşliğinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla kale önündeki park ve etkinlik alanında yürüdü.

    Grup adına açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencisi Hakan Sümbül, Filistin halkının büyük zulümler altında hayatını devam ettirmeye çalıştığını söyledi.

    Filistin’de hayatını kaybedenlere rahmet dileyen Sümbül, “Gazze halkı; aylardır devam eden açlığa, kıtlığa, salgın hastalıklara, yardımsız bırakılmaya, hapse atılmaya, her türlü şiddet ve işkencelere, tecavüzlere, mallarının ve hatta organlarının çalınmasına rağmen davasından en ufak bir taviz vermeden onurlu ve güçlü direnişine devam etmektedir.” dedi.

    Sümbül, İsrail ürünlerine karşı yapılan boykotun önemine değinerek, şunları kaydetti:

    “Dünya yeni bir bahara gebeyken vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, eylemimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız. Unutan kalabalıklara karışmayacağız, alışan yok sayan önemsemeyen vurdumduymazlara uymayacağız, ‘Bana ne ben keyfime bakarım” diyen vicdansızlardan olmayacağız. Boykottan bir adım sapmayacağız, ömür boyu sürdürüp, yaşam biçimi haline getirmek için gereken ne varsa yapacağız. Yerli ürünleri yerli ilaçları destekleyip ülkemize kazandıracağız. Yerli ürünleri yücelten bir nesil inşa edeceğiz. Parasıyla dünyayı kendine köle yapmış bu fesat kaynağının başını ezeceğiz inşallah. Hepinizi ömür boyu boykot hareketine katılmaya davet ediyoruz.”

    Grup, basın açıklamasının ardından hayatını kaybedenler için dua ettikten sonra dağıldı.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/erzurumda-israilin-gazzeye-yonelik-saldirilarini-protesto-eden-saglik-calisanlari-40-haftadir-sessiz-yuruyus-yapiyor/feed/ 0
    Sağlık Bakanı Memişoğlu: Türkiye, tıp bilimi alanında yeni şeyler söyleyen bir ülke olmalı https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-tip-bilimi-alaninda-yeni-seyler-soyleyen-bir-ulke-olmali/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-tip-bilimi-alaninda-yeni-seyler-soyleyen-bir-ulke-olmali/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-tip-bilimi-alaninda-yeni-seyler-soyleyen-bir-ulke-olmali/ Sağlık BakanıKemal Memişoğlu, “Hizmeti iyi sunuyorsak bunun bilgisini, teknolojisini de üretmemiz lazım. Tıp bilimi anlamında da dünyanın yeni şeyler söyleyen ülkesi olmamız lazım. Sadece hizmet değil eğitim değil üniversitelerimizin işi. Dünyada yeni bir şey söyleyebilen, yeni bilgi üreten bir yapıya dönüşmek zorundayız.” dedi.

    Memişoğlu, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü Rektörlük Binası’nda gerçekleşen “Sağlıkta Hizmet ve Eğitim İstişare Toplantısı Marmara Bölgesi” programındaki konuşmasında, Sağlık Bakanlığı olarak sadece kamu hastanelerinin değil sağlığın bakanlığı olduklarını, o nedenle sağlığın bilgisini, geleceğini, teknolojisini, ilaç ve malzeme sektörünün daha iyi olabilmesi için çaba harcadıklarını söyledi.

    Bugünün 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümü olduğunu anımsatan Memişoğlu, “Biz hem depremlerde hem Kovid’de sağlık hizmetleri anlamında dünyanın en iyi ve en özverili en mükemmel sağlık hizmetlerini sunan bir sağlık ordusuna sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanı’mız sayesinde altyapı anlamında da sistemsel anlamda da gerçekten iyi şeyler yaptık. Bugün Türkiye’nin özellikle sağlığın her yere ulaşılabilirliği konusunda ve sağlık hizmeti anlamında çok geliştiğini düşünüyoruz. Ülkelerin çok önüne geçti.” ifadelerini kullandı.

    Memişoğlu, Türkiye’nin bu sayede çok iyi hekimleri ve fiziki yapılarıyla sağlık turizminde iyi yerlerde olduğuna işaret ederek, “Bizim ama artık bundan sonra sadece sağlık hizmetini sunmak ve onu iyi yapmak değil hedefimiz. Hizmeti iyi sunuyorsak bunun bilgisini, teknolojisini de üretmemiz lazım. Tıp bilimi anlamında da dünyanın yeni şeyler söyleyen ülkesi olmamız lazım. Sadece hizmet değil eğitim değil üniversitelerimizin işi. Artık sağlıkla uğraşan herkesin işi. Dünyada yeni bir şey söyleyebilen, yeni bilgi üreten bir yapıya dönüşmek zorundayız.” diye konuştu.

    Faz 1 çalışması yapan üniversitelere tüm desteği sağlayacaklarını kaydeden Memişoğlu, akademisyenlerden bu çalışmalar konusunda destek istedi.

    “Hekimlik manevi bir meslektir”

    Memişoğlu, hekimliğin sadece materyalist olarak yapılacak bir meslek olmadığını belirterek, “Hekimlik manevi bir meslektir. Seveceksiniz insanları. İnsanları seveceksiniz mutlu olacaksınız. Eğer bu insanları mutlu etmezsek, kendini değerli hissettirmezsek ve topluma bunu öğretmezsek iyi hekimlik uygulamalarını maalesef dışarıda bırakırız.” dedi.

    Bilgisini iyi kullanan ve hedefi olan hekimlere sahip çıkacaklarını dile getiren Memişoğlu, sağlıkla ilgili sadece hekimin değil bütün sağlık grubunun ortak çalışması gerektiğini, onun için hekim dışı sağlık personelinin iyi yetiştirilmesi ve planlamanın önemini vurguladı.

    Memişoğlu, hedeflerinin üniversitedeki bilginin, araştırmanın ve eğitimin gelişmesi olduğunu belirterek, sağlık sektörünün daha büyümesi ve her türlü gelişmesi için elinden geleni yapacağını vurguladı.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-tip-bilimi-alaninda-yeni-seyler-soyleyen-bir-ulke-olmali/feed/ 0
    Yaz Sıcaklarında Soğuk Su İçmek Boğaz İltihabına Yol Açmaz https://www.haber60.com.tr/yaz-sicaklarinda-soguk-su-icmek-bogaz-iltihabina-yol-acmaz/ https://www.haber60.com.tr/yaz-sicaklarinda-soguk-su-icmek-bogaz-iltihabina-yol-acmaz/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/yaz-sicaklarinda-soguk-su-icmek-bogaz-iltihabina-yol-acmaz/

    GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, yaz sıcaklarında soğuk su içmenin boğaz iltihabına yol açmayacağını belirterek, “Tıbbi bilgilere baktığımız zaman soğuk su içmenin boğaz iltihabı yapması söz konusu değil. Çünkü boğaz iltihabı dediğimiz bademcik, faranjit gibi hastalıklar asıl olarak enfeksiyon hastalıklarıdır ve bu hastalıkların sebebi virüsler ya da bakteriler gibi mikroorganizmalardır. Yani soğuk su içtiğiniz için boğaz iltihabı olmazsınız” dedi.

    Sağlık BakanlığıKoronavirüsBilim Kurulu Üyesi, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, soğuk su tüketilmesine ilişkin uyarı ve tavsiyelerde bulundu. Özlü, boğaz iltihabı ya da faranjit gibi hastalıklarda boğaz ağrısını iyileştirmek için soğuk su içilmesi ya da soğuk gıdalar tüketilmesini önerdi. Prof. Dr. Özlü, “Yaz sıcakları nedeniyle hemen hepimiz soğuk su, soğuk meşrubatlar içiyoruz. Dondurma gibi soğuk yiyecekleri tercih ediyoruz. Ama etrafımızdan bizi sık sık uyarıyorlar. ‘Aman soğuk su içme, boğaz iltihabı olursun, işte boğazına zarar verir, hasta olursun, bademcik olursun’ gibi uyarılar alıyoruz. Bunlar doğru mu? Gerçekten soğuk su bize zarar verir mi? Boğaz iltihabı yapar mı? Tıbbi bilgilere baktığımız zaman soğuk su içmenin boğaz iltihabı yapması söz konusu değil. Çünkü boğaz iltihabı dediğimiz bademcik, faranjit gibi hastalıklar asıl olarak enfeksiyon hastalıklarıdır ve bu hastalıkların sebebi virüsler ya da bakteriler gibi mikroorganizmalardır. Yani soğuk su içtiğiniz için boğaz iltihabı olmazsınız. Hatta tam tersine bu tür bademcik iltihabı ya da faranjit gibi hastalıklarda boğaz ağrısını iyileştirmek için soğuk su içilmesi ya da soğuk gıdalar tüketilmesi tavsiye de edilebilir, edilmektedir” diye konuştu.

    ‘SOĞUK SU İÇMENİN TIBBİ OLARAK ZARARI YOK’

    Soğuk su içmenin bir zararı olmadığını kaydeden Özlü, “Soğuk suyu içerken boğazımızı haşlamayacak şekilde içmekte fayda var. Sakin dinlenerek yudum yudum soğuk su içmede hiçbir zarar yok; soğuk su için. Yazın su için; sıcak olsun soğuk olsun fark etmez için. Ama çok aşırı sıcak ve soğuk içecekleri birdenbire aniden fazla miktarda içmek boğazınızda bir hücrelerde hasara yol açabilir. Onun dışında soğuk su içmenin tıbbi olarak hiçbir bilinen zararı yok. Su içebilirsiniz, soğuk su da içebilirsiniz” dedi.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yaz-sicaklarinda-soguk-su-icmek-bogaz-iltihabina-yol-acmaz/feed/ 0
    Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde çalışan doktor kansere yenik düşerek vefat etti https://www.haber60.com.tr/manisa-merkezefendi-devlet-hastanesinde-calisan-doktor-kansere-yenik-duserek-vefat-etti/ https://www.haber60.com.tr/manisa-merkezefendi-devlet-hastanesinde-calisan-doktor-kansere-yenik-duserek-vefat-etti/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/manisa-merkezefendi-devlet-hastanesinde-calisan-doktor-kansere-yenik-duserek-vefat-etti/ Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde Dahiliye Uzmanı olarak çalışmakta iken 44 yaşında kansere yenik düşerek vefat eden Dr. Güler Özcan Ülüş toprağa verildi. Genç yaşta vefat eden doktorun iki çocuğu, tabuta sarılarak ağladı.

    44 yaşında amansız hastalığa yenik düşerek vefat eden Dahiliye Uzmanı Dr. Güler Özcan Ülüş, Güzelyurt Mahallesinde TOKİ 2 camiinde kılınan cenaze namazının ardından Asri Kırtık Mezarlığında toprağa verildi. En son Merkezefendi Devlet Hastanesinde görev yapan Ülüş’ün cenazesine yoğun katılım oldu. Hastane Başhekimi Op. Dr. Mehmet Fatih Zeren başta olmak üzere genç hekimin meslektaşları ve sevenleri camiyi doldurdu. Sağlık camiasını yasa boğan cenazede, genç hekimin iki çocuğu annelerinin tabutuna sarılarak ağlamasıyla duygulu anlar yaşandı. Genç doktor, sevenlerin gözyaşlarıyla toprağa verildi. – MANİSA

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/manisa-merkezefendi-devlet-hastanesinde-calisan-doktor-kansere-yenik-duserek-vefat-etti/feed/ 0
    İstanbul Lepra Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Olarak Değerlendirilmeli https://www.haber60.com.tr/istanbul-lepra-hastanesi-egitim-ve-arastirma-hastanesi-olarak-degerlendirilmeli/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-lepra-hastanesi-egitim-ve-arastirma-hastanesi-olarak-degerlendirilmeli/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/istanbul-lepra-hastanesi-egitim-ve-arastirma-hastanesi-olarak-degerlendirilmeli/ İstanbul’un en eski ve köklü hastanelerinden olan Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi’nin, eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi talep ediliyor.

    İlk ve tek olma özelliğine sahip olan tarihi hastane, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, dermatoloji (cildiye) vakaları, lepra (cüzzam) hastalıkları alanında hizmet veriyor. Hastanenin önemi ve yakaladığı başarılar sebebiyle Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi faaliyetlerine devam ediyor.

    Seçtiklerini Denetle ve Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesinin eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesinin çok faydalı olacağını söyledi. İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesinin, 2016 yılında Deri ve Tenasül Hastalıkları Hastanesi ile birleştirilmesi neticesinde sadece lepralı hastalara değil, aynı zamanda cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile özellikle cildiye hastalarına da hizmet verdiğini belirten Çevik, “Dermatoloji camiasında önemli bir yere sahip olan, ülkemizde branşında ilk ve tek devlet hastanesi olan İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi’nin 24 saat esasına dayalı hizmet veren bir branş hastanesi haline gelmesi, cildiye polikliniği sayısının geçmiş yıllarda olduğu gibi tekrar artırılması, tüm ihtiyaçlara kalıcı çözüm olacaktır. Burasının enstitü ya da eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi çok faydalı olacaktır” dedi. – İSTANBUL

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/istanbul-lepra-hastanesi-egitim-ve-arastirma-hastanesi-olarak-degerlendirilmeli/feed/ 0
    Sağlık-Sen Genel Başkanı: Ambulanslar doğru şekilde kullanılmalı https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-ambulanslar-dogru-sekilde-kullanilmali/ https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-ambulanslar-dogru-sekilde-kullanilmali/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-ambulanslar-dogru-sekilde-kullanilmali/ Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, “İki aydır dizi ağrıyan hastaya gecenin dördünde ambulans çıkarsa, dişi ağrıyan hastaya ambulans giderse, kalp krizi geçiren hastaya gönderecek ambulans bulamayız” dedi.

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, 112 çalışanlarının çalışma şartlarına ilişkin basın açıklamasında bulundu. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Doğan, 112 acil sağlık hizmetleri ile ilgili bazı düzenlemeler yapılmasının zorunlu hale geldiğine vurgu yaptı.

    Doğan, her çağrı için ambulans gönderilmemesi gerektiğini dile getirerek, ambulans gönderiminin hastanın durumuna göre yapılması gerektiğini kaydetti. Doğan, “112 ekiplerinin gerçek hastaya ulaşabilmesi için 112’ye gelen çağrılar içinde vaka elemesi yapılmalı, her çağrıya ambulans çıkışı yapılmamalıdır. İki aydır dizi ağrıyan hastaya gecenin dördünde ambulans çıkarsa, dişi ağrıyan hastaya ambulans giderse, kalp krizi geçiren hastaya gönderecek ambulans bulamayız. Trafik kazasına yetişecek ambulans bulamayız. Kaynaklarımız sınırlı, sürdürülebilir bir sistem için objektif kriterlerle puanlama sisteminin uygulandığı vaka eleme sistemine geçilmelidir. Bunu dünya genelinde başarıyla uygulayan ülkeler mevcut, değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    “Düşük Kalan Ek Ödemeler Riskli Birim Üzerinden Yeniden Düzenlenmeli”

    Doğan, 112 ekiplerinin sorunlarının dikkate alınması gerektiğini de sözlerine ekleyerek, “Dört teker üstünde kar-kış demeden, gece gündüz vakadan vakaya koşan acil sağlık hizmetleri çalışanları ihmal edilmemeli, sorunları görülmelidir. Yetersiz olan sürücü farkları güncellenmeli, düşük kalan ek ödemeleri için riskli birim seviyesinden yeniden düzenleme yapılmalı, kayıplar telafi edilmelidir” diye konuştu. – ANKARA

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-genel-baskani-ambulanslar-dogru-sekilde-kullanilmali/feed/ 0
    Türk Aktivist Harun Tulunay: Covid-19 Günlerine Geri Dönülecek Endişesi Yersiz https://www.haber60.com.tr/turk-aktivist-harun-tulunay-covid-19-gunlerine-geri-donulecek-endisesi-yersiz/ https://www.haber60.com.tr/turk-aktivist-harun-tulunay-covid-19-gunlerine-geri-donulecek-endisesi-yersiz/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/turk-aktivist-harun-tulunay-covid-19-gunlerine-geri-donulecek-endisesi-yersiz/

    Özlem YURTÇU KARABULUT/ İSTANBUL, 2022 yılındaki mpox salgını sırasında Avrupa’daki ilk hastalardan biri olarak yaşadığı tecrübeleri paylaşmasının ardından, Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalığın “Farkındalık yüzü” olarak tüm dünyada bir anda gündeme oturan Türk aktivist Harun Tulunay (36), DSÖ’nün geçtiğimiz hafta ikinci kez küresel acil durum ilan etmesi sonrası, Mpox hakkında Demirören Haber Ajansı’na konuştu. Covid-19 günlerine geri dönülecek endişesinin yersiz olduğunu vurgulayan Tulunay, “Hastalığım sırasında benim de klinik araştırmalarına dahil olduğum ve etkinliği kanıtlanmış bir ilacı, yüzde 95’e varan koruyuculuğu ile aşısı olan bir hastalık. Yıllardır HIV’le yaşayan bir birey olarak söylüyorum; HIV değil, mpox yüzünden çok büyük ızdırap çektim. Kimsenin yaşamasını da istemem” dedi.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Afrika’nın birçok ülkesinde ortaya çıkan yeni mpox salgını nedeniyle, 2022’den sonra ikinci kez, geçtiğimiz hafta küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti. Önceki gün ise Mpox’ın 2024 dalgasında ilk kez, Afrika dışı bir ülkede, İsveç’te bir vaka olduğu açıklandı. Vaka sayısının 17 bine ulaşması, 500’den fazla ölümün gerçekleşmesiyle dünya yeniden salgın alarmına girdi. Londra’da yaşayan Türk aktivist Harun Tulunay (36), 2022’de yaklaşık 27 bini Avrupa’da olmak üzere 90 binin üzerinde vakaya ulaşan salgın sırasında, halk arasında maymun çiçeği olarak bilinen Mpox virüsüyle enfekte olmuş ve yaşadıklarını sosyal medya hesabından paylaşmasıyla bir anda dünyanın gündemine oturmuştu. Avrupa’daki ilk hastalardan olan Tulunay, DSÖ’nün Mpox bilinçlendirme yüzü olarak uluslararası pek çok mecrada ki bilinçlendirme çalışmalarında yer aldı. 2022’deki salgın sırasında Avrupa’daki ilk hastalardan biri olarak teşhis alan ve DSÖ’de Mpox’ın da içinde bulunduğu enfeksiyon hastalıkları komitesinde hasta temsilcisi olarak yer alan Tulunay, o günden bu yana Mpox hakkında yaşanan gelişmeleri Demirören Haber Ajansı’na değerlendirdi.

    “HAYATININ 40 GÜNÜ KABUSA DÖNDÜ”

    Yaklaşık 10 yıl önce İngiltere’ye yerleşen ve 2016 yılında HIV teşhisi alan Tulunay önce HIV ile mücadele etti. Hemen HIV tedavisine başlanması sayesinde virüs yükü sıfırlanarak hastalığının bulaştırıcılığı da sıfırlandı ve HIV kontrol altına alındı, Londra’da yaşamını sürdürmeye devam eden Tulunay, pandeminin ilk dalgasında Kovid de geçirdi. Üzerine 2022 Haziran ayında mpox teşhisi ile hastaneye yatırıldı. 11 günü hastanede olmak üzere, hayatının yaklaşık 40 günü kabusa dönen Tulunay, o sürecin hayatının en ağır dönemlerinden biri olduğunu anlatarak “Halen DSÖ’de mpox’ın da içinde bulunduğu enfeksiyon hastalıkları komitesinde hasta temsilcisi olarak yer alıyorum. 2022 yılından bu yana, yani benim mpox hasta yüzü seçildiğimden beri pek çok şey değişti. Bir sürü bilimsel çalışma yapıldı. Özellikle hastalığın bulaşma yöntemleriyle ilgili, aşı ve tedavisine yönelik çalışmalar yapıldı. Daha önce hayvanlarda virüse karşı etkinliği kanıtlanmış, insanlarda da yan etki profili belirlenmiş ama hastalarda hiç denenmemiş bir tedavi (tecovirimat), hastanede yattığım süreçte, çok ağır geçirdiğim için bana da verilmişti. Bu, hap şeklinde bir ilaç tedavisiydi. İlacı almaya başladıktan 5-6 gün sonra gözlerimi açabildim ve ağrım acım dindi” dedi.

    OXFORD ÜNİVERSİTESİ’NİN ÇALIŞMASINA KATILDI

    Oxford Üniversitesi’nin öncülüğünde ilacın insanlarda virüse etkinliğinin kanıtlanması için büyük bir bilimsel çalışma başlatıldığına ve kendisinin de bu çalışmaya dahil edildiğine değinen Tulunay, “Platinum Trial” adlı bu çalışmanın İngiltere, ABD ve başka ülkelerin de yer aldığı, yüzlerce hasta dahil edilerek uluslararası bir araştırmaya dönüştüğünü söyledi ve şu bilgileri verdi: “Hastanede yatarken uygulanan tedavimle ilgili verilerim de bu araştırmaya dahil edildi. Ama benim dışımda pek çok hasta, daha çok ayakta atlatan, benim gibi ağırlaşmadan geçiren hastalara bu ilaç tedavisi verildi ve etkinliği kanıtlandı. Ayrıca şu anda zaten geçmişte de kullanılan çiçek aşısının mpox’a etkili olduğu biliniyor. Bu aşı uzun süredir önleyici tedavi olarak da kullanılıyor, pek çok ülkede dağıtılıyor risk grubundaki hastalara. İki doz alındıktan sonra yüzde 95’e varan bir koruma sağladığı ortaya kondu” diye konuştu.

    NE HIV NE COVID-19 ONU YIKMADI

    Hem mpox hem de HIV konusunda toplumda ve özellikle Türkiye’de hala önyargıların hakim olduğunu, insanların bilimsel olarak tamamen hatalı görüşlere sahip olduğuna da vurgu yapan Tulunay, “Örneğin kontrol altında, tedavi altında tutulan HIV, risk yaratan, bulaşıcılığı olan bir hastalık değil artık. Emin olun, Covid-19 HIV’den daha riskli şu an. Mpox da aynı şekilde. 40 günlük bir macera var, bunun 11 günü hastanede, 2 haftası evde, 2 hafta sonra tekrar evde kendimi izole ettim. Bunun yarısında ağrı içinde kıvrandığım bir dönem oldu. HIV ile yaşayan birisi olarak söylüyorum, HIV ile ilgili hiçbir zaman bir sağlık problemi yaşamadım. Kovid’den dolayı da başıma büyük bir şey gelmedi. Ama ben mpox’dan çok acı çektim ve o acıları kimsenin yaşamasını istemem. Hastalığı geçiren birisi olarak söylüyorum ki evet kimse aşı yaptırmak zorunda değil, zaten hafif atlatma ihtimali çok yüksek. Ama hiçbir şey olmasa bile kendini haftalarca kapatmak zorunda kalıyorsun. Ayrıca çocuklar, başka insanlar, hayvanlar vb, mpox’dan çok ağır etkilenebilirler. Bir kişi bile sağlıklı değilse, bütün insanları etkileyebilir” dedi.

    “VİRÜSLER YAŞ, CİNSİYET YA DA SOSYAL STATÜ TANIMAZ”

    Tulunay, virüslerin cinsiyet, yaş veya sosyal statü gözetmediğini kaydetti ve sözlerini şöyle sürdürdü: ” Pek çok kadın ve çocuk da bu hastalığa yakalandı. 1960-70 yılından beri de yakalanıyorlar. Herkes ama herkes bu virüslerle karşılaşabilir. Hastaları bir ‘birey’ olarak, insan olarak algılamak gerekli. Eski bir virüs, ekseriyetle Afrika’da görülen bir virüs. Biz hiçbir zaman düşünmedik ki Afrika’da olan bir şey, gün gelir bizi de bulur. Ama ulaşım faktörlerinin değiştiği, seyahatlerin bu kadar çok olduğu dünyamızda, çok kolaylıkla bu virüs bizi de bulabilir” ifadelerini kullandı.

    “PANİK YARATMAK YERSİZ”

    1960-70’li yıllarda görülen mpox virüsüyle 2022’de salgın yapan virüsün ve şu an yeni çıkan varyantın birbirinden farklı olduğunu; aynı virüsün kendisini adapte etmiş hali olduğunu söyleyen Tulunay, panik yaratacak bir süreç olmadığının da altını çizerek şunları söyledi: “DSÖ panik olalım diye değil, önlem amacıyla bunu bize duyurdu. 2022 yılında çok hızlı yayıldı İngiltere’de ve pek çok Avrupa ülkesinde. Hangi ülkede kapanma ya da herhangi karantina önlemine gidildi? Çünkü sonuçta aşısıyla bunun önüne geçildi ve İngiltere’de vakalar 6 ay içinde sıfırlandı. Alınabilecek önlemler, tedavisi varken, ben hiç sanmıyorum ki Covid-19 günlerine tekrar geri dönelim. Sonuçta korunmak, tedavi etmekten her zaman daha ucuz ve daha kolay” dedi.

    “BİRİNCİ BASAMAK VE ACİLLERDE FARKINDALIK ARTIRILMALI”

    Sadece seyahatle ilgili kontroller değil, birinci basamak ve acil sağlık hizmetlerindeki profesyonellere mpox ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları yaparak da önlem alınması gerektğini kaydeden Tulunay, sözlerini şu uyarılarla noktaladı: “Hastalar genellikle yüksek ateşle geldikleri zaman, grip ya da Covid-19 ile karıştırılabiliyor. Doktorlar bunun bilincinde olarak bu riski gösteren, bu risk altında olabilecek gruptaysa bu hastalar, örneğin seyahat geçmişlerini de sorgulayarak, bu kişilere mpox testi de yaparak önlem alabilirler. Ama birinci basamak sağlık hizmetleri ve acillerde bilinmiyorsa, buna karşı yaptırmak da akıllarına gelmiyorsa, orada bazı şeyleri kaçırabiliriz. Test imkanlarının da artırılması lazım. Yine gümrük kontrolleri ve seyahat-uçuş kontrollerinin sıkı tutulması lazım. Bence insanlar da komplo teorilerini bırakıp eğer ki bir aşı varsa ve bu işi işe yarıyorsa, bu aşı veya tedavinin neden Türkiye’de ya da kendi ülkelerinde olmadığını sorgulamalı” diye konuştu.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turk-aktivist-harun-tulunay-covid-19-gunlerine-geri-donulecek-endisesi-yersiz/feed/ 0
    Eğirdir Gölü’nde yeni bir su kabarcığı tespit edildi https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-yeni-bir-su-kabarcigi-tespit-edildi/ https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-yeni-bir-su-kabarcigi-tespit-edildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-yeni-bir-su-kabarcigi-tespit-edildi/ Eğirdir Gölü’nde yeni bir su kabarcığı tespit edildi

    Dr. Meltem Kaçıkoç:

    “Bu tür oluşumların, kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmadan kesin bir sonuca bağlanması mümkün değildir”

    ISPARTA – Isparta’nın Eğirdir ilçesinde geçtiğimiz günlerde tespit edilen su kaynağı görünümünde su kabarcığının tespit edilmesinin ardından ikinci bir su kabarcığı daha görüntülendi. Su kaynağı görünümündeki kabarcıkları değerlendiren Dr. Meltem Kaçıkoç “Bu tür oluşumların, göl özelinde kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmadan kesin bir sonuca bağlanması mümkün değildir. Metan gazı olduğu söyleniyor ama farklı bir gaz çıkışı da olabilir” dedi.

    Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan ve Isparta’nın da içme suyunun bir kısmının karşılandığı Eğirdir Gölü’nde 10 Ağustos tarihinde su altından yüzeye çıkan, su kaynağı görünümünde su kabarcığı tespit edilmişti. Geçtiğimiz günlerde Taşeski mevkiinde yeni bir su kabarcığı görüntülendi. Su kabarcığını gördüğü esnada yer altı suyu kaynağı olduğunu düşünen vatandaş “Maşallah, Allah’ım gölümüze çok su ver” dediği anlar yer aldı.

    Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç vatandaşlar tarafından çekilen görüntüleri değerlendirerek Eğirdir Gölü’nde incelemelerde bulundu.

    Dr. Kaçıkoç yaptığı açıklamasında “Geçtiğimiz günlerde yöre halkı, yüzey alanı yaklaşık 470 kilometre kare olan Eğirdir Gölü’nün biri daha sığ ve kıyı bölgelerinde, diğeri ise daha derin ve orta kısımlarında olmak üzere 2 farklı bölgesinde, önceki yıllarda Burdur Gölü’nde de gündeme gelen su kabarcıkları oluşumlarını gözlemlemişler ve bu durumu ilgili yerel kurumlara bildirmişlerdir. Kamuoyunda, bu duruma ilişkin olarak, metan gazı çıkışı olduğu, yeni bir su kaynağının ortaya çıkmış olabileceği ve mevcut yeraltı suyu kaynaklarının görünür hale gelmiş olabileceğine dair çeşitli varsayımlar gündeme gelmiştir” dedi.

    “Metan gazı olduğu söyleniyor ama farklı bir gaz çıkışı da olabilir”

    Göller gibi karmaşık ve etkileşimli ekosistemlerde meydana gelen bu tür oluşumların, göl özelinde kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmadan kesin bir sonuca bağlanması olmadığını söyleyen Dr. Kaçıkoç “Eğirdir Gölü’ndeki su kabarcıkları oluşumlarının arka planını anlamak için detaylı bilimsel araştırmalar yapılması gerekmektedir. Eğirdir Gölü için zaten yeraltı suyu bir kaynak ve göldeki su seviyesi azaldığında göl için bir rezervuar görevi gören yeraltı suyu gölü beslemektedir. Dolayısı ile de göle böyle bir su akışını yeni bir kaynak olarak nitelendirmek çok uygun olmayabilir. Ayrıca gaz çıkışı yönündeki söylemler için ise çıkan gazın herhangi bir ölçümü yapılmadan net bir şey söylenemez. Metangazı olduğu söyleniyor, bu gaz çıkışı farklı bir gazda olabilir. Göller, metanı atmosfere salabilen alanlar olmasının yanı sıra, su kolonunda metan oksidasyonu yoluyla metan emisyonlarını azaltabilen yutaklar olarak da görev yapabilirler. Yani çift taraflı bir etkileşim var. Metan, organik materyalin oksijensiz ortamda ayrışması sonucu ortaya çıkar. Göllerin mevcut metan salınımının, küresel doğal kaynaklı emisyonların yüzde 11’ini oluşturduğu tahmin edilmektedir. Küresel ısınma daha da şiddetlenir ise bu durumda, dünya genelinde göllerdeki oksijen içeriğinin azalması ve bunun sonucunda metan gazı emisyonlarının yüzde 58 yüzde 86 oranında artması beklenmektedir. Son araştırmalar, metanın sadece oksijensiz ortamda değil, aynı zamanda oksijen açısından zengin su kütlelerinde de üretildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum siyanobakteriler, diatomlar gibi fitoplankton türlerinin fotosentez süreci sırasında metan salımı yapabilmesi ile açıklanabilir. Dahası bu muhtemel gaz oluşumları, Eğirdir Gölü’nün sediment yapısı gibi fiziksel özellikleri ile, sülfat, Demir içeriği gibi kimyasal ve fitoplanktonlar gibi biyolojik özellikleri ile de doğrudan ilişkili olan karmaşık bir süreçtir. Eğirdir Gölü ekosisteminin iklim değişikliğine tepkisini daha iyi anlamak ve bu sayede gölün sürdürülebilir koruma-kullanım dengesini sağlamak için gölde yürütülecek multidisipliner ve tüm paydaşların aktif katılımının sağlandığı bilimsel çalışmalar büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/egirdir-golunde-yeni-bir-su-kabarcigi-tespit-edildi/feed/ 0
    Erzurum AFAD, Dalgıçlarını Yetiştiriyor https://www.haber60.com.tr/erzurum-afad-dalgiclarini-yetistiriyor/ https://www.haber60.com.tr/erzurum-afad-dalgiclarini-yetistiriyor/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurum-afad-dalgiclarini-yetistiriyor/

    ERZURUM İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, 2022 yılından beri kendi dalgıçlarını yetiştiriyor. Bir süre önce ‘balık adam’ ünvanı alan 3 dalgıç, kent merkezinin çevresindeki göl, akarsu ve nehirlerinde gördükleri zorlu eğitimi tamamlayarak ‘kurbağa adam’ olacak.

    Doğal afetlerde önemli rol alan, başkalarının hayatını kurtarmak için çalışan AFAD ekipleri, eğitimlerini sürdürüyor. Erzurum AFAD bünyesinde görevli 3 dalgıca nehir, göl ve akarsu gibi iç sularda görev alabilmeleri için ‘kurbağa adam’ eğitimi veriliyor. Özel araçları ile deniz seviyesinden 2 bin 500 metre yükseklikteki Teke Deresi mevkisine giden İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma Birliği dalgıçları eğitime alındı.

    Erzurum Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde 15 yıldır dalgıç olarak görev yapan ve aynı zamanda eğitim veren Metin Yılmaz, ‘balık adam’ların denizde, ‘kurbağa adam’ların ise görüntüsü olmayan nehir, göl ve derelerde derin dalışlar yapabildiğini ifade etti. Yılmaz, “2015 yılından itibaren dalgıç olarak Erzurum AFAD’da görev yapıyorum. 2022 yılından itibaren ‘balık adam’ ve ‘kurbağa adam’ı kendimiz yetiştirerek 6 kişilik ekibi koruyoruz. Bir süre önce görmüş oldukları eğitimle ‘balık adam’ lisansına sahip 3 ekip arkadaşımıza Teke Deresi Sulama Göleti’nde eğitim veriyoruz. Bu eğitimi tamamladıktan sonra girecekleri sınavda başarılı oldukları takdirde ‘kurbağa adam’ belgesini alarak ülke geneli çıkabilecek görevlere katılacaklar. Bu yıl yağan sağanak nedeniyle seller oluştu. Muş, Elazığ, Erzurum gibi illerde 8 ayrı göreve katıldık. Suda kaybolan vatandaşlarımızı arayıp kısa sürede bulduk. ‘Balık adam’ ile ‘kurbağa adam’ arasındaki fark ise ‘balık’ denizlerde ‘kurbağa’ ise iç sularda görev alıyor” dedi.

    Erzurum AFAD İl Müdürlüğü’nde görevli dalgıçlardan Muhammet Enes Yılmaz ise “Teke Deresi Göleti’nde ekip amirlerimizle beraber arama kurtarma eğitimi alıyoruz. Burada dairesel arama kurtarma eğitimi göreceğiz. Bizler balık adamlarız, ‘kurbağa adam’ sertifikası almak için çalışma yapıyoruz. Sınavları geçersek ‘kurbağa adam’ olacağız. Bu iş öyle bir iş ki tek bir hata canımıza mal olabilir. Bu tamamen gönül işi. İnsan hayatı bizimler için çok önemli. Bir insanı canlı olarak kurtarabilirsek bizden daha mutlusu yok. Hiçbir şey bu mutluluğun önüne geçemez” diye konuştu.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/erzurum-afad-dalgiclarini-yetistiriyor/feed/ 0
    Samsun’da 173 adet sentetik ecza ele geçirildi https://www.haber60.com.tr/samsunda-173-adet-sentetik-ecza-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-173-adet-sentetik-ecza-ele-gecirildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/samsunda-173-adet-sentetik-ecza-ele-gecirildi/ Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde 173 adet sentetik ecza ele geçirildi.

    19 Mayıs İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Cumhuriyet Mahallesi’nde 2 şahsın üzerinden yapılan aramada 173 adet sentetik ecza ele geçirildi. 2 şahsa adli işlem başlatıldı. – SAMSUN

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/samsunda-173-adet-sentetik-ecza-ele-gecirildi/feed/ 0
    Konya’da böbrek nakliyle yaşama bağlandı https://www.haber60.com.tr/konyada-bobrek-nakliyle-yasama-baglandi/ https://www.haber60.com.tr/konyada-bobrek-nakliyle-yasama-baglandi/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:45:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/konyada-bobrek-nakliyle-yasama-baglandi/ Konya’da doğuştan böbrek rahatsızlığı bulunan Neşe Aleyna Sayar, rahatsızlığının ilerlemesi üzerine babasından yapılan nakille yaşama bağlandı.

    İki çocukları bulunan Abdullah ile Nihal Sayar çiftinin 17 yaşındaki kızı Neşe Aleyna’ya, doğumundan hemen sonra böbreklerinde kist olduğu belirlendi.

    Yıllarca tedavi gören genç kızın rahatsızlığının ilerlemesi üzerine doktorlar böbrek nakli olması gerektiğini bildirdi.

    Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Sayar’dan alınan böbrek kızına başarıyla nakledildi.

    Mutluluk gözyaşı döktü

    Operasyonun gerçekleştirildiği hastanede sekreterlik yapan Abdullah Sayar, AA muhabirine, doğuştan idrarını yapamama şikayeti bulunan kızına böbrek rahatsızlığı teşhisi konulduğunu söyledi.

    O günden sonra kızının iyileşmesi için ellerinden geleni yaptıklarını aktaran Sayar, “Ancak maalesef rahatsızlığı ilerledi ve nakil zorunlu oldu. Benim böbreğimin uyumlu olduğunu öğrendiğimde sevindim, duygulandım. Allah’a şükür tuttu. Mutluyuz, sevinçliyiz.” dedi.

    Yaşanan süreci anlatırken gözyaşlarını tutamayan Sayar, şöyle devam etti:

    “Bir baba olarak zor bir süreç. Gözümü ilk açtığımda kızımı sordum. Gözlerim kızımı aradı. Bir araya gelince sevindik, sarıldık, ağladık. Gözündeki hayat ışığını gördüm. Önceden kızımın gözündeki canlılığı, hayatı göremiyordum ama şimdi görüyorum. Önceden böyle bakmıyordu, soluk bakıyordu. Herkesin organ bağışı yapmasını bekliyoruz. Bir hayat kurtarmak güzel şey. Kızımla sloganımız var, ‘Bir boşluk sen doldur. Organ bağışla, hayat kurtar’.”

    Babasına minnettar

    Nakille yüzü tekrardan gülmeye başlayan Neşe Aleyna Sayar ise operasyon sonrası ağrılarının günden güne azaldığını dile getirdi.

    Hayatının hastanelerde geçtiğini aktaran Sayar, “Hastaneye sürekli gidip gelmek yorucu oluyordu. Okulumu aksatıyordum. Babam sağ olsun böbreğini verdi. Bundan sonra daha iyi olacağıma inanıyorum. Babama ne kadar teşekkür etsem az kalır.” diye konuştu.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/konyada-bobrek-nakliyle-yasama-baglandi/feed/ 0
    Sadece iki isteği var! Hayatını kaybeden Aydemir Akbaş’ın vasiyeti ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/sadece-iki-istegi-var-hayatini-kaybeden-aydemir-akbasin-vasiyeti-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/sadece-iki-istegi-var-hayatini-kaybeden-aydemir-akbasin-vasiyeti-ortaya-cikti/#respond Sat, 17 Aug 2024 09:05:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/sadece-iki-istegi-var-hayatini-kaybeden-aydemir-akbasin-vasiyeti-ortaya-cikti/ Bir süredir kanser tedavisi gören usta oyuncu Aydemir Akbaş evinde baygın bir şekilde bulunmuş ve apar topar hastaneye kaldırılmıştı. Yoğun bakımda tedavi altına alınan Akbaş entübe edilmişti. Usta oyuncudan acı haber geldi. Aydemir Akbaş, 88 yaşında hayatını kaybetti.

    “ACIMIZ ÇOK BÜYÜK”

    Usta sanatçının vefat haberini sosyal medya üzerinden duyuran menajeri Özgür Aksoy, “Türk sinemasının koca çınarı, canımız, ustamız, Aydemir abimiz vefat etmiştir. Acımız çok büyük. Allah mekanını cennet eylesin” ifadelerini kullandı.

    İBRAHİM TATLISES’TEN PAYLAŞIM

    Aydemir Akbaş’ın vefatı sonrası Instagram hesabından paylaşım yapan İbrahim Tatlıses, “45 yıllık dostum ağabeyim Aydoşum mekanın cennet olsun” yazdı.

    VASİYETİ ORTAYA ÇIKTI

    Daha önce kolon, gırtlak ve bağırsak kanseriyle mücadele eden Akbaş, Ocak 2023’te yeniden kansere yakalandığını duyurmuştu. Usta oyuncu, ölmeden önce verdiği bir röportajda kedilerine iyi bakılmasını ve hayatını film yapılmamasını vasiyet etmişti.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sadece-iki-istegi-var-hayatini-kaybeden-aydemir-akbasin-vasiyeti-ortaya-cikti/feed/ 0
    Wanda Nara dudak dudağa! Icardi’yi yıkan video https://www.haber60.com.tr/wanda-nara-dudak-dudaga-icardiyi-yikan-video/ https://www.haber60.com.tr/wanda-nara-dudak-dudaga-icardiyi-yikan-video/#respond Sat, 17 Aug 2024 09:05:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/wanda-nara-dudak-dudaga-icardiyi-yikan-video/ Wanda Nara dudak dudağa!

    Icardi’yi yıkan video

    Galatasaray’ın yıldız golcüsü Mauro Icardi’den ayrılan Wanda Nara, resmi sosyal medya hesabından başka bir erkekle dudak dudağa olduğu anları paylaştı.

    Galatasaray’ın yıldız futbolcusu Mauro Icardi ile Wanda Nara’nın evliliklerinde yaşanan ayrılık haberleri gündeme bomba gibi düşmüştü. Bir süredir yaşantılarını ayrı devam ettiren çiftin kısa süre içinde tamamen ayrılması bekleniyor. Sosyal medya paylaşımlarına devam eden Wanda Nara, Instagram hesabından başka biriyle dudak dudağa pozunu paylaştı.

    Arjantin’de Buenos Aires’in en büyük konser alanlarından olan Movistar Arena’da sahne alan Wanda Nara, şarkı söylediği anlarda ünlü şarkıcı Catriel Guerreiro ile dudak dudağa poz verdi.

    Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/wanda-nara-dudak-dudaga-icardiyi-yikan-video/feed/ 0
    Küreselciler düğmeye bastı mı? https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/ https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:47:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), son günlerde Afrika vaka sayısında ciddi artış olan Maymun Çiçeği hastalığı için tüm dünyada acil durum ilan etti.
    DSÖ verilerine göre Afrika’da, Ocak ayından 8 Ağustos’a kadar 13 Afrika ülkesinde 2 bin 822 kişi virüse yakalandı, 14 bin 719 şüpheli vaka kayda geçti.
    Ayrıca 517 kişi de hayatını kaybetti.
    Hastalık enfekte hayvanların ısırıkları veya tırmalamaları, enfekte hayvanların kanı, vücut sıvıları veya döküntüleri ile doğrudan temas yoluyla bulaşabilir.

    Ama asıl tehlike insanlar arasında bulaşmanın daha kolay olması: Solunum yolu damlacıkları, vücut sıvıları veya enfekte döküntüler ile doğrudan temas yoluyla olabiliyor.
    Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de Maymun Çiçeği hastalığının görülmediğini, bu yüzden kısıtlama ve ek tedbir ihtiyacının bulunmadığını açıkladı.
    Ama Kovid-19 salgının ülkemizde nasıl hızla yayıldığını tecrübe ettik. Bugün olmayan yarın olabilir!
    Elbette Sağlık Bakanlığı tedbirlerini almaya başlamıştır.

    CEYHAN’SIZ OLMAZ!
    Bir salgın tehlikesi varsa Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’sız olmaz!
    Koronavirüs salgını bittikten sonra köşesine çekilen, kamuoyunun unuttuğu Prof.
    Dr. Mehmet Ceyhan, dün maymun çiçeği virüsünün koronavirüsten daha ölümcül olduğunu öne sürdü!
    Ceylan küllerinden doğduğuna göre Maymun Çiçeği’ni yakın zamanda ülkemizde de görebiliriz! Sosyal medyada daha şimdiden “Küreselciler düğmeye bastılar”, “Bill Gates, George Soros devrede”, “Yine kapanma, maske ve aşı şartı getirip halka zulüm edecekler” yorumları görülmeye başlandı.
    En çok şu yoruma güldüm: “Zaten geçen sefer herkese çip takmadılar mı? Düğmeye bas istediğini yaptır insanlara.”
    Yine başa mı dönüyoruz bilmiyorum ama dünyaya korku pompalanmaya başlandı!
    Çip takma hikâyesi bana komik geliyor. Komplo teorilerini sevmem. Ancak Maymun Çiçeği küresel bir salgına dönüşse bile bu sefer insanları kolay kolay kapatamazlar, maske taktıramazlar, aşı yaptıramazlar gibime geliyor!
    Peki, küreselcilerin asıl planı, beklentileri de Maymun Çiçeği’nin umursanmaması olabilir mi?
    İşte komplo teorileri böyle bir şey! Sonu gelmez! Bir bulaştı mı beyinden çıkmaz!

    ***

    PERİBACALARI SKANDALI!
    BIR giyim markası, reklam çekimleri için Nevşehir’in Avanos ilçesindeki Peribacalarına kimyasal maddeler kullanarak pamuk yapıştırdı.
    Jandarma ekipleri çekimlere müdahale etti. Çalışmaları yapan kişiler hakkında tutanak tutuldu.
    Ayrıca firmanın çalışmaları kaya oyma ve yapıya zarar verme gerekçesiyle durduruldu.
    Pamuk deyip geçmeyin!

    Kimyasal madde püskürtülerek yapıştırılan elyaf ve pamuk Peribacalarına zarar vermiş!
    Bu skandaldan giyim markasının haberi olmamış olabilir. Reklam ajansı ve çekim için mekân tasarımı yapanlar bu işten sorumlu olabilir!
    Bu tarz çekimler dünyadaki belli başlı tarihi alanlarda da yapılıyor ama çekim aşaması sıkı denetleniyor.
    Bizde çekime izin verip, sonrasında takip etmeyenler bence skandalın asıl sorumluları.
    Tüm dünyanın yakından görmek için yarışa girdiği, ülkemizin kıymetli turizm hazinesi Peribacalarını bile koruyamıyorsak vah halimize!

    ***

    SAHTE YORUMLARA CEZA
    SAHTE çevrimiçi ürün incelemeleri ABD’de resmen yasaklandı.
    Özellikle sahte olumlu veya olumsuz yorumlar yazdırarak haksız rekabet yaratmak isteyen işletmelere ciddi yaptırımlar uygulanacak.
    Yasa, ayrıca içeriden yapılan incelemeler, şirket tarafından kontrol edilen inceleme siteleri ve sahte sosyal medya etkileşimleri gibi çeşitli aldatıcı yöntemleri de kapsıyor.

    ABD’li tüketiciler için güzel bir gelişme.
    Günümüzde alışveriş artık internetten yapılıyor. Ve ürünlerle ilgili yorumlar, ürün inceleme videoları büyük önem taşıyor.
    Bu restoran, otel, spor salonu, sinema vs. işletmeler için de geçerli.
    Bir ürün ya da yer hakkında yapılan yorumlar tüketicilerin kararlarını etkiliyor.
    Parayla yazdırılan sahte olumlu yorumlar da tüketicileri aldattığı için büyük sorun!
    Bazı şirketler sırf rakiplerine zarar vermek için inandırıcı olumsuz yorum yazmaları, düşük puan vermeleri vs. için editörler çalıştırıyor!
    Haksız yere yazılmış kötü yorumlar yüzünden zarar gören işletmeler, şirketler var.
    Umarım Türkiye’de de sahte yorum ve içerik videolarını engelleyecek ABD’dekine benzer bir uygulama hayata geçirilir.

    ***

    SÜREKLİ YALAN SÖYLEYENLERE KÖTÜ HABER
    JUSTINE Moore adlı bir X kullanıcısı ChatGPT’ye kendisinin dört fotoğrafını yükleyerek boyunu tahmin etmesini istedi.
    Bununla kalmadı, arkadaşlarının fotoğraflarıyla da ChatGPT’yi test etti.
    Mashable Türkiye’nin haberine göre ChatGPT’nin tahminleri kişilerin boylarını +/- 2.5 santimetre yanılma payıyla tutuyor.
    Habere göre yapay zekâ fotoğraflardan boyu tahmin ederken kişinin görüntüsü dışında fotoğrafta yer alan eşya, bitki, yapı vs. nesnelerin boyutlarını da hesaba katarak gerçek boy ölçüsünü büyük oranda tutturuyor!

    Özellikle erkekler sosyal medyada flört ederken boy uzunluklarını gerçekte olandan daha yüksek söylüyorlar!
    Elbette yüz yüze tanışınca gerçek ortaya çıkıyor.
    Artık yapay zekâ sayesinde kadınlar yüz yüze görüşmeden önce erkeklerin boyunu öğrenebilecek! Tabii bu kadınlar için de geçerli.
    İnsanlar yaşını da genelde yalan söylüyor!
    Yapay zekâ insanların yaşını da doğru tahmin edebilir diye düşünüyorum.
    Boy ya da yaş konusunda yalan söylemek insanların karakteri hakkında ipucu verdiği için ChatGPT ilk buluşmalardaki hayal kırıklığı oranı düşürebilir.
    Artık boy konusunda yalan söyleyenler için dürüst olma vakti geldi. Yapay zekâ futboldaki ‘VAR’ sistemi gibi devreye girebilir ve anında kırmızı kart görebilirsiniz!

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/feed/ 0
    Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Hayati Hamzaoğlu’nun oğlu da kendisi kadar ünlü çıktı! Kuruluş Osman’ın yıldızıymış https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-oyuncusu-hayati-hamzaoglunun-oglu-da-kendisi-kadar-unlu-cikti-kurulus-osmanin-yildiziymis/ https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-oyuncusu-hayati-hamzaoglunun-oglu-da-kendisi-kadar-unlu-cikti-kurulus-osmanin-yildiziymis/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:47:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-oyuncusu-hayati-hamzaoglunun-oglu-da-kendisi-kadar-unlu-cikti-kurulus-osmanin-yildiziymis/ Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Hayati Hamzaoğlu’nun oğlu da kendisi kadar ünlü çıktı! Kuruluş Osman’ın yıldızıymış

    Hayati Hamzaoğlu’nun oğlunun da çok ünlü biliyor muydunuz?

    Türk sinemasının unutulmaz en iyi kötü adamlarından biri olan Hayati Hamzaoğlu, rol aldığı sayısız filmle adını Yeşilçam tarihine altın harflerle yazdırmıştı.

    Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Hayati Hamzaoğlu’nun oğlu da kendisi kadar ünlü çıktı! Kuruluş Osman’ın yıldızıymış

    200’e yakın filmde izleyici karşısına çıkan Hayati Hamzaoğlu, henüz 67 yaşındayken akciğer kanseri nedeniyle aramızdan ayrılmıştı.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Hayati Hamzaoğlu’nun oğlu da kendisi kadar ünlü çıktı! Kuruluş Osman’ın yıldızıymış

    Sert mizacıyla hatırlanan Hayati Hamzaoğlu, en son 1998 yılında Aynalı Tahir filminde rol almıştı.

    Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Hayati Hamzaoğlu’nun oğlu da kendisi kadar ünlü çıktı! Kuruluş Osman’ın yıldızıymış

    Maddi nedenlerden dolayı ilkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen Hayati Hamzaoğlu, kuyumculuk ve kunduracılık gibi pek çok farklı işte çalıştı.

    Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Hayati Hamzaoğlu’nun oğlu da kendisi kadar ünlü çıktı! Kuruluş Osman’ın yıldızıymış

    Trabzon doğumlu oyuncu 1999 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de Yaşam Boyu Onur Ödülü’nün sahibi olmuştu.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-oyuncusu-hayati-hamzaoglunun-oglu-da-kendisi-kadar-unlu-cikti-kurulus-osmanin-yildiziymis/feed/ 0
    Kağnı teknolojisine muhtaç olmak https://www.haber60.com.tr/kagni-teknolojisine-muhtac-olmak/ https://www.haber60.com.tr/kagni-teknolojisine-muhtac-olmak/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:47:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/kagni-teknolojisine-muhtac-olmak/ Birbiri ardına can alan otobüs kazalarına önlem olarak bir yıl önce yazdığım yazıyı hatırlattığım “Şerit takip sistemi neden yok?” yorumum çok ses getirdi. Okurumuz Mehmet Teteci ise bu görüşüme harika bir örnekle destek vermiş:
    “Yüksel Bey merhaba, çocukluğum bir bozkır köyünde geçti. O zamanlar köyümüzde hâlâ kağnı arabası kullananlar da vardı. Çocuktum ama kağnılarında dikkatimi çeken bir güvenlik sistemi vardı.

    Yüklü bir şekilde yokuş aşağı inerken, öküzler arabayı tutmakta zorlanınca, arabanın iki yanında asılı bulunan paletler tekerlerin altına yerleştirilirdi. Böylece tekerler dönmeyi bırakır ve paletlerle birlikte sürüklenmeye başlardı. Yani bir nevi imdat freni. Anlayacağınız, en ilkel taşıma aracı olarak bildiğimiz kağnı arabasında bile bulunan bu güvenlik sistemi, anlı şanlı markaların en son teknolojik ürünleri olan araçlarda yok. Ve.. Akşam haber bültenlerinde “Kamyonun freni patladı 6 aracı biçti, 5 kişi öldü” gibi haberlerle karşılaşıyoruz. Kamyonun freni patladığında, bir düğmeye basılarak arka tekerlerin altına palet koyacak bir sistem yapmak -günümüz teknolojisiyle- zor olmasa gerek.
    ‘Şerit takip sistemi neden yok?’ başlıklı yazınız üzerine ben de bu görüşlerimi paylaşmak istedim. Selamlar…”

    Engel sizsiniz!
    Engelli okurum Mahpeyker Merve Doğan kendi durumunda bulunan insanlar adına sitem dolu satırlar göndermiş.
    “Sevgili Yüksel Bey, sıkça yaşadığım bir olayı; okurlarınızı muhatap alarak sizinle paylaşmak istiyorum. Ben % 60 oranında görme engelli bir bireyim. Her zaman yaptığım gibi; bunu acınmak için değil, ‘olağan’ bir rahatsızlığımı belirtmek için ifade ediyorum. Kolesterol, hiper tansiyon, diyabet gibi..
    ‘Sana kim bakıyor?’, ‘Senin yerinde olsam sokağa bile çıkamam!..’ ‘Bir şeyin yok. Bence numara yapıyorsun!..’, ‘Sen evlenemezsin de…’, ‘Ben de seni oğluma düşünmüştüm!’ (Gitti gül (!) gibi kısmet!)
    Bunlar mütemadiyen aldığım trajikomik tepkilerden birkaçı. Gülüp geçiyorum. O kadar zavallısınız ki! İnsan olduğumuzu göremeyecek kadar körsünüz!
    Hissettiklerimizi duyamacak kadar sağır, hayatımıza ortak olamayacak kadar kötürümsünüz! En komiği de, size muhtaç olduğumuzu zannediyor olmanız. Bir düşünün; düz yola taş koyan mı engelli, o taşa takılan mı? Anlayın artık: Biz engelsiziz, asıl engel sizsiniz!..
    NOT: Görmediğim halde nasıl yazdığımı merak edenler için: Bkz: Retinitis Pigmentosa. Sevgiler.”

    HAFTANIN ŞİİRİ

    NEDEN BÖYLE OLDUK?

    Nimetlere sırt çevirip de
    Yerine sahtesini koyduk
    Tövbe, Yaradan’a şirk koşup
    Arı yerine bal yapar olduk

    Geçici güzellik uğruna
    Kendimizi boşa yorduk
    Allah vergisi dururken
    Yapma dudağa meftun olduk

    Takdir-i ilahiye inanmayıp
    Susuz gül gibi solduk
    Takdiri “tık” sandık da
    Tıklayıp tıknefes olduk

    Maddiyata esir düşüp
    Öte dünyayı hep unuttuk
    Mevla’m yüzü dururken
    El putuna tapar olduk

    Bir lokma bir hırka yerine
    Zevk-ü sefaya soyunduk
    Arifî der ki hâlâ sorar mısın
    Biz neden böyle olduk?

    Aşık Arifî – 2024

    Zap’tiye
    Bugünkü Zap’tiyemiz değerli okurum Cihan Ramoğlu’ndan: Temel atmama, yol yapmama gibi dallarda da dereceleri bulunan Milli Tatilcimiz İmamoğlu, Paris’e gidip olimpiyatlara katılmasına rağmen suya yaptığı yüksek atlama ile ZAMPİYON’luğu kaçırdı!

    Gaf’let kürsüsü
    Maşallah, artık kimse engellilerin yerine park etmiyor. (!)

    Ne demiş?
    Üretken okurumuz Ali Aktulga, Seçkin Tetikçiler filminden bir repliği not etmiş: “Hayat, bir dikenden bal yalamaya benzer.”

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kagni-teknolojisine-muhtac-olmak/feed/ 0
    ‘BM daimi modacısı’ oldu! https://www.haber60.com.tr/bm-daimi-modacisi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/bm-daimi-modacisi-oldu/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:47:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/bm-daimi-modacisi-oldu/ Sürdürülebilir modanın öncülerinden olan ve bu konuda Amerika’da okullarda ders veren ünlü modacımız Aslı Filinta, uluslararası arenada başarılı işlere imza atmaya devam ediyor.

    Los Angeles’ta yaşayan Filinta, nisan ayında, New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) toplantısında ‘sürdürülebilirlik ve moda’ konusunda konuşma yapmış ve büyük ilgi görmüştü. Hatta BM, toplantı sonrası bu konuda bir kitap hazırlamaya karar vermiş, kitabın ana temasını oluşturan bölümü de Filinta’nın yazmasını istemişti.
    BM’nin, önümüzdeki ay yapacağı, sürdürülebilirlik toplantısına da yine Aslı Filinta’yı konuşmacı olarak davet ettiğini öğrendim. Nisan ayındaki konuşmasındaki gibi sürdürülebilirlik konusunda BM temsilcilerine aydınlatma yaşatacağına şüphem yok. Bu arada o toplantıda bir de bir dijital projesini sunacakmış. Anlayacağınız Aslı Filinta göğsümüzü kabartmaya devam edecek…

    Ünlü yazar turneye Filinta ile çıkıyor!
    Aslı Filinta asıl işini de ihmal etmiyor. Dünyaca ünlü birçok yıldızı giydiren Filinta, EstHer Perel’in de radarına girmiş. Dünya çapında tanınan başarılı bir psikoterapist, yazar ve konuşmacı olan Perel, dünya turnelerinde Aslı Filinta’dan giyiniyormuş.

    Bodrum’datorun keyfi!
    Dünyaca ünlü mimari tasarımcımız Zeynep Fadıllıoğlu ile yeme-içme ve eğlence sektörünün duayeni Metin Fadıllıoğlu, Bodrum’da torunlarıyla tatil yapıyor. 2010 yılında Şarık Tara’nın torunu Mehmet Tara ile evlenen ve dörder yıl arayla üç çocuk sahibi olan kızları Selin Tara sayesinde torun mutluluğu yaşayan Fadıllıoğlu çifti, tatilde de torunlarından ayrılmıyor.

    Önceki günü torunları Sinan, Zeynep Defne ve Aylin ile Bodrum sokaklarında gezmeye çıkan Fadıllıoğlu çifti, orada görevli arkadaşım Ersin Al’ın objektifine takılmış. Zeynep Hanım ve Metin Bey o kadar mutlu ki, yüzlerinden okunuyor. Nasıl mutlu olmasınlar, torunları kocaman olmuş, hatta Sinan boylarını geçmiş…

    Ex eşiyleyenidenevleniyor
    Evliliklerinde bir yılı doldurmadan tek celsede boşanan Petek Ertüre ile Serdar Oal cephesinden herkesi şaşırtacak sürpriz bir haberim var: Yine evleniyorlar! Evet, yanlış okumadınız…

    2020’de başlayan aşklarını, Ağustos 2022’de resmiyete döken ve daha altı ay dolmadan 16 Ocak’ta boşanan çift, ikinci kez nikah masasına oturmaya hazırlanıyor. Önceki gün konuştuğum Petek Hanım, eski eşinin, 50 kişinin ortasında elinde 5 karatlık yüzükle yeniden evlenme teklif ettiğini söyledi. Umarım bu seferki mutlulukları daim olur. Bu arada ex’ten next olur mu, olmaz mı yaşayıp göreceğiz!!!

    Evlat hasretiikiye katlanacak
    Demet Şener, geçen yıl oğlu Ömer Kutluay Real Madrid’e transfer olunca, Madrid’i komşu kapısı yapmıştı. Önceki gün karşılaştığım Demet Hanım’dan öğrendim ki, bu yıl Madrid’in yanına Londra da eklenecekmiş!

    Çünkü kızı İrem de bu yıl Londra’da üniversiteye başlayacakmış. Bu arada Demet Hanım, oğluyla kızını, salı günü Paris’e tatile götüreceğini söyledi. Sonra da 25 Ağustos’ta Ömer Madrid’e, eylülde de İrem Londra’ya gidecekmiş. Çocuk hasreti ikiye katlanacak olan Demet Hanım, İstanbul- Madrid-Londra arasında mekik dokuyacak artık.

    Bodrum’davale ücreti deuçtu!
    Her yıl olduğu gibi bu yaz da Bodrum ve Çeşme’den gelen fahiş fiyat haberleri tavan yapmış durumda! Ancak bir arkadaşımın geçenlerde Yalıkavak’taki ünlü marinada verdiği vale ücretini duyunca ağzım açık kaldı; tam 800 lira! İstanbul’daki beş yıldızlı otellerde dahi böyle bir vale ücreti yok.

    Önceki akşam gittiğim Tophane’deki kruvaziyer limanındaki beş yıldızlı otelin valesine bu fiyatın yarısını ödedim. Aynı zamanda bir AVM ve yeme-içme mekanı olarak da hizmet veren marinada bu kadar fahiş vale ücreti olur mu? Bunun ekonomiyle falan ilgisi olamaz! Demek ki, marina tok satıcı, “buraya gelmeyin” diyorlar! Başka bir açıklaması olamaz…

    Sandaletzarafetinibozmuş
    Giyinme işini iyi bilen isimlerden biri olan güzel oyuncu Müjde Uzman, cesur giyim tarzı ve her daim şık görünümüyle adından söz ettirmeyi başarıyor. Güzel oyuncu, geçenlerde katıldığı bir davette, bu yazın favorilerinden olan leopar desenli saten bir elbise giymişti.

    Saç ve makyaj doğallığı da çok hoştu doğrusu. Ancak Müjde Uzman sandalet seçiminde hata yapmış. Kalın bantlı gladyatör tarzı sandaleti, elbisesinin zarifliğine hiç yakışmamış. Müjde Uzman, keşke ince bantlı bir sandalet tercih etseydi de dört dörtlük bir şıklık sergileyebilseydi.

    TREND RADARI
    Bu yazın en kurtarıcı ve popüler parçalarının başında keten pantolonlar geliyor. Tiril tiril duruşlarıyla hem sokakta hem de plajda en çok karşımıza çıkanlardan… Ayrıca bikinilerle de çok şık bir kombin yapmak mümkün.

    Hasırlar, çantalardan sonra ayakkabılara geçiş yaptı. Bu yaz hasır materyallerini, sandaletlerde, terliklerde, hatta loafer’larda bile gördük. Hasır, yaz havasını stillere başarıyla taşıyor.

    Transparan kumaşlar, bu sezon elbiselerde fazlasıyla kullanıldı. Hem plajda hem de sonrasındaki etkinliklerde tercih edilen transparan elbiseler, şortlarla da hoş duruyor.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bm-daimi-modacisi-oldu/feed/ 0
    Mavi koylardaki patronlara Mavi Kart sorgulaması! https://www.haber60.com.tr/mavi-koylardaki-patronlara-mavi-kart-sorgulamasi/ https://www.haber60.com.tr/mavi-koylardaki-patronlara-mavi-kart-sorgulamasi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:47:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/mavi-koylardaki-patronlara-mavi-kart-sorgulamasi/ Yeşil sahalardaki kırmızı ve sarı kartları bilirsiniz; birine kırmızı kart gösterildiğinde maalesef oyundan çıkmak zorunda kalır. Şimdi, denizlerde de yeni bir kartımız var: Mavi Kart! Burada durum tam tersi; tekne sahibiyseniz ve mavi kartı gösteremiyorsanız sağlam ceza yiyip, oyun dışı yani koy dışında kalıyorsunuz.
    Paris’ten dönüp Bodrum’un büyülü bir o kadar da sorunlu kıyılarına tekrar adım attığımda, denizin o efsanevi huzurunu bulmayı umuyordum. Ama ne yazık ki, Bodrum’un sorunları tam gaz ilerliyor.
    Denizci arkadaşım Oğuzhan Uçoğlu, bana mesaj atarak durumu özetledi: “Senin haberlerinden sonra sahil güvenlik boş durmuyor. 2 günde bir koylarda Mavi Kart sorgusu yapılıyor. Sıra marinalarda!”

    Oğuzhan’ın bu mesajı beni mutlu etti, marina meselesine de değineceğim elbette…
    Gelelim Mavi Kart’a… Bu kart, tekne sahiplerine atıklarını düzgün bir şekilde teslim etmeleri için verilen bir kart. Ancak bu basit işlem yerine, ne yazık ki çoğu gulet ve motoryat kaptanı, o güzelim koyları çöp kutusu olarak kullanmayı tercih ediyor. Eğer atığınızı teslim etmediyseniz ve kontrole denk gelirseniz, çok ciddi bir ceza ödemek zorunda kalabiliyorsunuz.

    ATIĞINI TESLİM ETMEYENE CEZA
    Yoğun kirletici niteliği olan sintine suları, petrol türevleri, lavabo ve tuvalet suları, plastik dahil olmak üzere tüm katı atıklar, Mavi Kart genelgesinin kapsamında yer alıyor. Limandan ayrıldıktan sonra aynı gün içerisinde faaliyetini tamamlayarak limana dönen ticari, sportif, gezi amaçlı ve balıkçı gemilerine, limana döndükleri günü takip eden 48 saat içinde atıklarını Mavi Kart Sistemi’ne işletme, atık kabul tesisi veya atık alma gemisine verme zorunluluğu getirildi. Çevre Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, cezalar arttırıldı. Örneğin Mavi Kartı bulunduğu halde, denize katı atık bırakan veya evsel atık su deşarjı yapan 750 groston büyüklüğündeki bir gemiye, 115 bin lira idari para cezası uygulanacak. Bir teknenin Mavi Kartı olmaması durumunda ise, ceza miktarı 137 bin 109 lira olacak. Mavi Kart kaydını yaptırmamış teknelere, yatlara ve benzeri deniz araçlarına 22 bin 109 lira idari para cezası verilecek. Bakalım, denizlerin mavi kartlı ‘hakemleri’ bu oyunu nasıl yönetecek!
    Evet, kulağa oldukça ciddi geliyor, değil mi? Ama koylardaki ‘patronlar’ bu cezalara karşı nasıl bir yol bulacak, şimdiden merak ediyorum. Çünkü Bodrum’un doğal güzelliklerini korumak için getirilen bu uygulama, ne yazık ki pek de sıkı takip edilmezse, kağıt üzerinde kalacak gibi duruyor.

    BODRUM KARAYOLU GÜVENLİĞİ ZAYIF
    Bodrum’da bir yandan denizlerimizde olumlu gelişmeler yaşanırken, diğer yandan yollarımız çarpışan araba pistine dönmüş durumda. Son bir haftada yaşanan trafik kazaları, Bodrum’un karayolu güvenliği konusundaki acil sorunlarına dikkat çekiyor. Üç motosikletin çarpışması, Yalıkavak yolundaki kafa kafaya çarpışma, Güvercinlik’teki kırmızı ışık ihlali kazası, Bodrum-Van otobüsünün karıştığı kaza ve daha niceleri… Bu kazaların hepsi sadece bir haftada yaşandı. Yetkililerin aldığı önlemler belli ki yetersiz kalmış. Yaz başından beri ışıklandırılmayan Türkbükü Torba yolu, kazalara davetiye çıkarıyor. Çukurlara karşı uyarı levhası bulunmaması da insan hayatının ne kadar ucuz görüldüğünün göstergesi. Yetkililer bir an önce harekete geçmeli. Aksi takdirde Bodrum’un güzellikleri, yollardaki tehlikelerin gölgesinde kalmaya devam edecek.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mavi-koylardaki-patronlara-mavi-kart-sorgulamasi/feed/ 0
    SON DAKİKA: Menajeri Özgür Aksoy’dan açıklama! Oyuncu Aydemir Akbaş hayatını kaybetti! https://www.haber60.com.tr/son-dakika-menajeri-ozgur-aksoydan-aciklama-oyuncu-aydemir-akbas-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/son-dakika-menajeri-ozgur-aksoydan-aciklama-oyuncu-aydemir-akbas-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:46:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/son-dakika-menajeri-ozgur-aksoydan-aciklama-oyuncu-aydemir-akbas-hayatini-kaybetti/ SON DAKİKA: Menajeri Özgür Aksoy’dan açıklama! Oyuncu Aydemir Akbaş hayatını kaybetti!

    Aydemir Akbaş’tan acı haber geldi. İki gün önce, yakınları tarafından evinde baygın halde bulunan ve hastaneye kaldırılan 88 yaşındaki oyuncu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Akbaş, yaşamını yitirdi.

    SON DAKİKA: Menajeri Özgür Aksoy’dan açıklama! Oyuncu Aydemir Akbaş hayatını kaybetti!

    Ünlü oyuncudan geçtiğimiz dakikalarda kötü haber geldi. Kanseri defalarca yenen Akbaş, bu kez hastalığa yenik düşerek hayatını kaybetti.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    SON DAKİKA: Menajeri Özgür Aksoy’dan açıklama! Oyuncu Aydemir Akbaş hayatını kaybetti!

    Usta oyuncunun vefat haberini menajeri Özgür Aksoy sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile duyurdu.

    SON DAKİKA: Menajeri Özgür Aksoy’dan açıklama! Oyuncu Aydemir Akbaş hayatını kaybetti!

    İBRAHİM TATLISES DUYURMUŞTU

    Aydemir Akbaş’ın hastaneye kaldırıldığını yakın dostu İbrahim Tatlıses duyurmuştu. Tatlıses; “45 yıllık değerli dostum, değerli ağabeyim Aydemir Akbaş şu anda yoğun bakımda. Siz değerli sevenlerimden dua bekliyorum” demişti.

    SON DAKİKA: Menajeri Özgür Aksoy’dan açıklama! Oyuncu Aydemir Akbaş hayatını kaybetti!

    DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/son-dakika-menajeri-ozgur-aksoydan-aciklama-oyuncu-aydemir-akbas-hayatini-kaybetti/feed/ 0
    Dilan Polat davasında gizli tanıdığın ifadesinde şoke eden detaylar! ‘Şirketlerinde gezdirilen para KKTC’ye aktarıldı’ https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-davasinda-gizli-tanidigin-ifadesinde-soke-eden-detaylar-sirketlerinde-gezdirilen-para-kktcye-aktarildi/ https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-davasinda-gizli-tanidigin-ifadesinde-soke-eden-detaylar-sirketlerinde-gezdirilen-para-kktcye-aktarildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:46:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-davasinda-gizli-tanidigin-ifadesinde-soke-eden-detaylar-sirketlerinde-gezdirilen-para-kktcye-aktarildi/ Dilan Polat davasında gizli tanıdığın ifadesinde şoke eden detaylar! ’Şirketlerinde gezdirilen para KKTC’ye aktarıldı’

    Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 sanıklı davanın başlamasına sayılı günler kala yazdığı mektupla şoke eden itiraflarda bulunan gizli tanık, açık ismiyle savcılıktan tanık olarak ifade verdi. Engin Polat’la ilgili bütün detayları anlatan tanık E.Ç’nin savcılık ifadesine GÜNAYDIN ulaştı.

    Dilan Polat davasında gizli tanıdığın ifadesinde şoke eden detaylar! ’Şirketlerinde gezdirilen para KKTC’ye aktarıldı’

    Davanın seyrini değiştirebilecek tüm itiraflar dava dosyasına eklendi. Yasa dışı bahis için kurulan sitelerin temel bir isme sahip olduğunu, bu sitelerin kapandığı zaman ise site isminin sonundaki rakam değiştirilerek tekrar açıldığını söyleyen tanık, 2013 yılının Temmuz ayına kadar bu sistemin başında olduğunu ifade etti.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Dilan Polat davasında gizli tanıdığın ifadesinde şoke eden detaylar! ’Şirketlerinde gezdirilen para KKTC’ye aktarıldı’

    Cezaevine girdikten sonra da Derkan Başer ile irtibatının devam ettiğini belirten tanık E.Ç., “Bahsettiğim gibi cezaevine girmiş olsam da Başer ile irtibatım 2023 yılı Temmuz ayında bana yanlış yapana kadar devam etti.

    Dilan Polat davasında gizli tanıdığın ifadesinde şoke eden detaylar! ’Şirketlerinde gezdirilen para KKTC’ye aktarıldı’

    Aslında Başer’e yanlışı yapan ortağı olan Veysel Şahin isimli bir başka bahis organizatörüdür. Bu şahıs beni devre dışı bırakmak için Derkan’a hakkımda olumsuz şeyler söylemiş, Derkan benimle irtibatı kopardı. Ben de bu duruma kızdığım için gerçekleri sizinle paylaşmak istedim” diye konuştu.

    Dilan Polat davasında gizli tanıdığın ifadesinde şoke eden detaylar! ’Şirketlerinde gezdirilen para KKTC’ye aktarıldı’

    ‘SİSTEM SORUNSUZ İŞLEDİ’
    Kurulan yasa dışı bahis ağına Veysel Şahin’in 2017 yılında dahil olduğunu, bir süre sonra cezaevinde bulunan E.Ç.’yi ziyarete gelen bir kişi, Engin Polat’ın 2017’de KKTC’ye gelerek sisteme dahil olduğunu söyledi. ‘Jasminebet’ isimli sitenin tüm yetkisinin ise Engin Polat’a verildiğini belirtti. Gizli tanık E.Ç. davanın seyrini değiştirebilecek nitelikteki itirafları Polat’ın bu sistemi nasıl yürüttüğünü de ortaya koydu.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-davasinda-gizli-tanidigin-ifadesinde-soke-eden-detaylar-sirketlerinde-gezdirilen-para-kktcye-aktarildi/feed/ 0
    Aspendos’ta büyülü gece! https://www.haber60.com.tr/aspendosta-buyulu-gece/ https://www.haber60.com.tr/aspendosta-buyulu-gece/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:46:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/aspendosta-buyulu-gece/ Karıyerinin 20. yıl etkinliklerine Türkiye turnesiyle devam eden Yalın, geçtiğimiz akşam ‘Bir Büyülü Gece’ isimli konseptiyle Aspendos Antik Tiyatrosu’nda sahne aldı. Biletleri günler öncesinden tükenen konserde antik tiyatroyu dolduran 10 bin kişi, gece boyunca Yalın’a eşlik etti. Ünlü şarkıcı, turnesine 25 Eylül’de Konya, 28 Eylül’de Bursa, 5 ve 6 Ekim’de ise Efes Antik Tiyatro’da devam edecek.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/aspendosta-buyulu-gece/feed/ 0
    Oğullarıyla soluğu tatilde aldı! 45 yaşındaki Çağla Şıkel fit fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı! https://www.haber60.com.tr/ogullariyla-solugu-tatilde-aldi-45-yasindaki-cagla-sikel-fit-fizigiyle-genc-kizlara-tas-cikardi/ https://www.haber60.com.tr/ogullariyla-solugu-tatilde-aldi-45-yasindaki-cagla-sikel-fit-fizigiyle-genc-kizlara-tas-cikardi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:46:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/ogullariyla-solugu-tatilde-aldi-45-yasindaki-cagla-sikel-fit-fizigiyle-genc-kizlara-tas-cikardi/ Oğullarıyla soluğu tatilde aldı! 45 yaşındaki Çağla Şıkel fit fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı!

    45 yaşındaki deneyimli manken ve sunucu Çağla Şıkel özel hayatı ile sosyal medyanın markajında… Avukat Nail Gönenli ile evlilik yolundaki ilişkilerine geçtiğimiz günlerde nokta koyan Çağla Şıkel, aşka bir şans daha verdi. Nail Gönenli ile barışan Şıkel’in paylaşımlarına oğullarıyla eğlenceli halleri damga vuruyor.

    Oğullarıyla soluğu tatilde aldı! 45 yaşındaki Çağla Şıkel fit fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı!

    Son olarak Çağla Şıkel, Kuzey ve Uzay ile birlikte Çeşme’de objektiflere takıldı. Şıkel, Alaçatı’daki bir plajda çocuklarıyla birlikte eğlenceli bir gün geçirdi.

    GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    Oğullarıyla soluğu tatilde aldı! 45 yaşındaki Çağla Şıkel fit fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı!

    Oğullarıyla düşkünlüğünü her defasında kanıtlayan Şıkel, ilk önce küçük oğlu Uzay ile plajda tenis oynadı.

    Oğullarıyla soluğu tatilde aldı! 45 yaşındaki Çağla Şıkel fit fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı!

    Sporu hayatından eksik etmediği her halinden belli olan Şikel, fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı.

    Oğullarıyla soluğu tatilde aldı! 45 yaşındaki Çağla Şıkel fit fiziğiyle genç kızlara taş çıkardı!

    Tenis sonrası ailece deniz scooter’ına binmek için suyun derinine doğru ilerleyen ünlü sunucu, denizde karşılaştığı sevimli bir çocuğun kendisine bir şeyler söylediğini fark edince, ilgilenip konuşmadan geçemedi.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ogullariyla-solugu-tatilde-aldi-45-yasindaki-cagla-sikel-fit-fizigiyle-genc-kizlara-tas-cikardi/feed/ 0
    Bodrum’da milyarder geçidi https://www.haber60.com.tr/bodrumda-milyarder-gecidi/ https://www.haber60.com.tr/bodrumda-milyarder-gecidi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:46:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/bodrumda-milyarder-gecidi/ Türk sahilleri, dünyanın en ünlü simalarının uğrak yeri olmaya devam ediyor! İngiliz devi Manchester City’nin sahibi Birleşik Arap Emirlikleri’nden Şeyh Mansur Bin Zayed El- Nahyan’a ait 160 metre uzunluğundaki ‘Blue’ isimli yat da Bodrum açıklarına demirledi.

    Teknoloji şirketi Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in ‘Mar’ isimli 107 metre uzunluğundaki yatı da Bodrum açıklarında… Meksikalı ünlü zengin Ricardo Salinas Pliego da görkemli mega yatıyla aynı bölgeye geldi. İşadamı, göz alıcı yatıyla geldiği Yalıkavak’ta ailesiyle birlikte ilçe merkezine de gitti.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bodrumda-milyarder-gecidi/feed/ 0
    Oyuncu ve sunucu Kenan Işık son yolculuğuna uğurlandı https://www.haber60.com.tr/oyuncu-ve-sunucu-kenan-isik-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/oyuncu-ve-sunucu-kenan-isik-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42863 Oyuncu ve sunucu Kenan Işık, son yolculuğuna uğurlandı.

    Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle 10 yıldır komada olan ve önceki gün hayatını kaybeden Kenan Işık (76) için öğle namazının ardından Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nde cenaze namazı kılındı.

    Işık’ın cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş kıldırdı. Kenan Işık’ın 10 yıldır komada olduğunu hatırlatan Erbaş, “Cenabıhak, yaşamış olduğu bu süreçte çektiği sıkıntıları seyyiatının hasenata tebdiline vesile eylesin. Biz kendisini tanıyoruz, çok iyi bir insan, çoluğunu çocuğunu en güzel şekilde yetiştirmeye çalışan bir kardeşimizdi. Örnek sanatçıydı.” dedi.

    En büyük sanatçının Cenabıallah olduğunu ve yarattığı kulları üzerinde Esma-ül Hüsnası’nı yansıttığını belirten Erbaş, “Kenan Işık kardeşimiz, bilgisiyle, birikimiyle, duruşuyla, ahlakıyla örnek bir sanatçımızdı. Tanıyanlar onun için her zaman hüsnü şahadette bulunmuştur.” diye konuştu.

    Cemaatten Kenan Işık için helallik isteyen Erbaş, dua etti.

    Işık’ın fotoğrafını, hiç göremediği torunu taşıdı

    Sanatçının eşi Beril Işık, oğlu Ahmet ve Mehmet Işık’ın taziyeleri kabul ettiği cenaze törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yanı sıra bazı milletvekilleri de katıldı.

    Eski Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin ve kültür ve sanat dünyasından çok sayıda ismin hazır bulunduğu törene, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk çelenk gönderdi.

    Sanatçının 8 yaşındaki torunu Doruk Işık, dedesinin fotoğrafını tören boyunca taşıdı.

    Cenaze törenin ardından Işık’ın cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    “Bütün Türkiye’nin ağabeyiydi”

    Kenan Işık’ın kardeşi Cengiz Işık, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ağabeyinin tüm Türkiye’nin ağabeyi olduğunu belirterek, “İnsanlığa ışık tutan bir rol modeldi. Başımız sağ olsun. Ankara’da defnedilmesi ailenin isteğiydi. Annemin yanına defnedeceğiz.” dedi.

    Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise Kenan Işık’ın sadece bir oyuncu değil, yönetmen ve yazar olduğunu, ekran önünde çok iyi işlere imza attığına işaret ederek, “Çok insanın kalbine dokundu, acımız çok büyük.” dedi.

    Devlet Tiyatroları oyuncusu Eray Eserol da “Yönettiği ve oynadığı oyunlardaki oyuncularla iletişimi çok güçlüydü. Değerli bir sanatçıyı, büyük üstadı, yazarı, oyuncuyu kaybettik. Ülkemizin başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

    Kenan Işık

    1 Ekim 1947’de Malatya’da dünyaya gelen Kenan Işık, ortaöğrenimini devam ettirdiği yıllarda okul tiyatrosunda oyunculuğa başladı. Işık, lise eğitimi için gittiği Ankara’da Meydan Sahnesi’ne girdi.

    Üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde sürdüren Işık, öğrencilik yıllarında tiyatrodan kopmadı ve 1973’te Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu.

    Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliği ve senaristlik de yapan usta isim, çeşitli dizilerde de rol aldı.

    Bir dönem gazetecilik de yapan Kenan Işık, “Kim Milyoner Olmak İster” isimli yarışma programıyla seyircilerin beğenisini kazandı. Işık, 10 yıl önce fenalaşıp dengesini kaybetmiş, başını yere çarparak beyin kanaması geçirmişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/oyuncu-ve-sunucu-kenan-isik-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
    Kenan Işık için AKM’de tören düzenlendi: Kardeşi ve gelininden duygusal veda https://www.haber60.com.tr/kenan-isik-icin-akmde-toren-duzenlendi-kardesi-ve-gelininden-duygusal-veda/ https://www.haber60.com.tr/kenan-isik-icin-akmde-toren-duzenlendi-kardesi-ve-gelininden-duygusal-veda/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:12:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42651 İstanbul’da geçirdiği beyin kanaması sonrası 10 yıl komada kalmasının ardından hayatını kaybeden Kenan Işık için Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Kenan Işık’ın kardeşi Mehmet Cengiz Işık ve gelini Burcu Akar, ünlü sanatçıyı anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

    İstanbul’da özel bir hastanede 76 yaşında hayatını kaybeden Kenan Işık’ın cenazesi sabah saatlerinde ailesine teslim edildi. Ardından hastaneden alınan Kenan Işık’ın cenazesi ilk tören için Atatürk Kültür Merkezine (AKM) getirildi. Araçtan indirilen Kenan Işık’ın Türk bayrağına sarılı tabutu yakınları tarafından sahneye taşındı. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kenan Işık’ın eşi Beril Işık, çocukları Ahmet ve Mehmet Işık, kardeşi Mehmet Cengiz Işık, torunu Doruk Işık, Burcu Akar, tarihçi İlber Ortaylı, sanatçı Zafer Algöz ile yakınları katıldı.

    “Onun sanat alanında gösterdiği önderlik ve genç sanatçılara sunduğu destekler asla unutulmayacaktır”

    Törende bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Ayrılması sadece aile ve yakınları için değil, sanat camiamız ve tüm Türkiye için büyük bir kayıptır. Kenan Işık sadece sahnede sergilediği eserlerle değil aynı zamanda yönetmenlik ve televizyon programcılığı alanlarında eşsiz katkılarıyla da hepimizin kalbinde çok özel bir yer bulmuştur. Onun sanata olan doğal aşkı her zaman ilham kaynağı olmuştur. Merhum Kenan Işık eserleri kadar kişiliğiyle de yediden yetmişe tüm halkımızın sevgisini kazanmış bir isim oldu. Geçirdiği kaza sonrasında tüm Türkiye onun için derin bir üzüntü duydu. Bugün onun ardından yaşadığımız bu acısını hep birlikte paylaşıyoruz. Bakanlığımıza da bir süre müşavir olarak görev almış olan Sayın Işık yönetmen olarak da pek çok ödüle layık görülmüş bir isim. Onun kültürümüze kattığı değerler, sanat alanında gösterdiği önderlik ve genç sanatçılara sunduğu destekler asla unutulmayacaktır. Sayın Işık’ın hayatı boyunca sergilediği sanatçı duruşu, çalışkanlığı ve azmi bizler için daima bir yol gösterici olacaktır” dedi.

    “Bugün çok büyük bir kayıp vesilesi ile bir aradayız”

    Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, “Bugün çok büyük bir kayıp vesilesi ile bir aradayız. Kıymetli bir tiyatro sanatçısını aynı zamanda televizyon dünyasının çok önemli bir üyesini emekli sanatçımız sayın Kenan Işık’ı kaybetmenin verdiği derin üzüntü ile burada toplanmış bulunuyoruz. Uzun zamandır hafızalara kazınmış olan duayen sanatçıyı oyuncuyu yazar ve yönetmen olan Türk tiyatrosunun en seçkin kişileri arasına giren Kenan Işık, tiyatro sahnelerinde ve ekranlardaki başarısıyla kalplerimizde yer ediyor. O, sanatını icra ederken sadece yeteneğiyle değil, aynı zamanda insanlığını ve samimiyetini de seyirciye geçirebilen ender isimlerden biridir. Yüzlerce makaleye, kitaba ve tiyatro demecine imza atan Kenan Işık, 1996 yılında İstanbul Şehir Tiyatrolarında Muhsin Ertuğrul’un mirası olan koltuğa oturarak, genel sanat yönetmenliğini üstlenmiştir. Onun yolu bizler için büyük bir kayıp. Ancak biliyoruz ki Sevilen bir hayatıyla sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda kültürümüzün taşıyıcısı, yönlendiricisi ilham kaynaklarından biri olmuştur. Bu nedenle Kenan Işık’ın bıraktığı eserler ve hatıralar onun adını ve mirasını yaşatmaya devam edecektir. Her ölüm bir kayıptır, büyük bir acıdır” dedi.

    “Ülke bir rol modelini kaybetti”

    Gözyaşlarını tutamayan Kenan Işık’ın kardeşi Mehmet Cengiz Işık, “O bir rol modeldi. Bugün hangi sanatçı izleyicisine bu kadar saygılı, bu kadar dürüst, bu kadar içten, bu kadar sevecen kim var. Kimse yok. Ülke bir rol modelini kaybetti. Sadece biz ailesinin değil onu seven herkesin başı sağ olsun” diye konuştu.

    “Oğlum sağlıklı halini göremedi”

    Gözyaşlarıyla usta sanatçıyı anlatan Kenan Işık’ın gelini Burcu Akar, “Keşke bu 10 yılda da ayakta olsaydı üretmeye devam etseydi. Çok üzgünüz. Biz hiç ümidimizi kaybetmedik. Hep ümit ettik ama olmadı. Oğlum sağlıklı halini göremedi. Hep yattığı halini biliyor” ifadelerini kullandı.

    “Bizim oyuncu olmamızda birinci sebep Kenan Işık’tır”

    Oyuncu olmasında büyük katkılarının olduğunu ifade eden ünlü oyuncu Zafer Algöz, “Ben Kenan abiyle 1976’da tanıştım. Bizim oyuncu olmamızda birinci sebep Kenan Işık’tır. Onun bize güvenmesi, onurlandırması, güvenmesiyle oyuncu olduk. Sonrasında Kenan Işık yıllarca Devlet Tiyatrolarında oyuncu olarak çalıştı. Şehir tiyatrolarında genel sanat yönetmenliği yaptı” dedi.

    Ünlü sanatçı için düzenlenen törene yakınları ve sevenleri katılırken, sanat dünyasından birkaç isim dışında gelenin az olması ve salonda büyük boşluklar oluşması dikkat çekti. Törenin ardından Işık’ın tabutu alkışlarla salondan alındı. Kenan Işık, 31 Temmuz Çarşamba günü Ankara Ahmet Hamdi Akseki Cami’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilecek. – İSTANBUL

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kenan-isik-icin-akmde-toren-duzenlendi-kardesi-ve-gelininden-duygusal-veda/feed/ 0
    Usta tiyatrocu ve sunucu Kenan Işık için tören düzenlendi https://www.haber60.com.tr/usta-tiyatrocu-ve-sunucu-kenan-isik-icin-toren-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/usta-tiyatrocu-ve-sunucu-kenan-isik-icin-toren-duzenlendi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:06:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42645 Vefat eden usta tiyatrocu ve sunucu Kenan Işık için Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) tören düzenlendi.

    Oyuncu Ali Düşenkalkar’ın sunuculuğunu yaptığı tören, Işık için saygı duruşuyla başladı.

    Törende bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, sanat camiası adına çok acı bir gün yaşandığını, Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının duayen isimlerinden Kenan Işık’ı son yolculuğuna uğurlamak üzere bir araya gelindiğini söyledi.

    Kenan Işık’ın vefatının sadece ailesi ve yakınları için değil sanat camiası ve tüm Türkiye için büyük bir kayıp olduğunu dile getiren Ersoy, “Kenan Işık sadece sahnede sergilediği eserlerle değil aynı zamanda yönetmenlik, yazarlık ve televizyon programcılığı alanlarında eşsiz katkılarıyla da hepimizin kalbinde çok özel bir yer edinmiştir. Onun sanata olan aşkı her zaman ilham kaynağı olmuştur.” dedi.

    Eserleri kadar kişiliğiyle de yediden yetmişe tüm halkın sevgisini kazanmış bir isim olan Işık’ın geçirdiği kaza sonrasında tüm Türkiye’nin onun için derin bir üzüntü duyduğunu aktaran Ersoy, şu ifadeleri kaydetti:

    “Bugün onun ardından yaşadığımız bu büyük kaybın acısını hep birlikte paylaşıyoruz. Bakanlığımızda da bir süre müşavir olarak görev almış olan Işık, yönetmen olarak da pek çok ödüle layık görülmüş bir isimdi. Onun kültürümüze kattığı değerler, sanat alanında gösterdiği önderlik ve genç sanatçılara sunduğu destekler asla unutulmayacaktır. Kenan Işık’ın hayatı boyunca sergilediği sanatçı duruşu, çalışkanlığı ve azmi bizler için daima bir yol gösterici olacaktır. Onun bıraktığı miras sanat camiamız için bir hazine niteliğindedir ve bu mirası yaşatmak, onun anısına gösterebileceğimiz en önemli vefadır.”

    “Toplumun her kesimi tarafından sevilen biriydi”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise Işık’ın toplumun her kesimi tarafından sevilen ve saygı gören biri olduğuna dikkati çekerek, “Gerek sahnede gerekse kamera arkasında birbirinden başarılı bir çok çalışmayla insanların sevgisini kazanmıştı. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenliği, yazarlığı, sanat çalışmalarıyla birlikte bir sunucu olarak sanat camiasında yer almıştı.” diye konuştu.

    Işık’ın sanatçılığının yanı sıra beyefendiliğinin de akıllardan çıkmayacağına vurgu yapan İmamoğlu, “Onun bir başka yönü de gazeteciliğiydi, ama çok özel bir taraftarı da bu şehre hizmet etmiş olması ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının Genel Sanat Yönetmenliği’ni üstlenerek güzel kentimize hizmetler sunmasıydı. On yıl önce yaşamış olduğu beyin kanaması ve devamındaki süreçte kendisinden iyi bir haber alma dileğinde bulunduk. Eminim milyonlarca insanımızın duası da onunla olmuştur ama ne yazık ki aramızdan ayrıldığı haberini hep beraber aldık. Bugüne kadar hayatımıza kattığı birçok güzellik için kendisine yürekten teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Tiyatro sahnesinde, ekranlardaki başarısıyla özel bir yer edindi”

    Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı da Kenan Işık’ın kıymetli bir tiyatro sanatçısı ve televizyon dünyasının önemli bir ismi olduğunu belirterek, “Uzun yıllardır hafızalarımıza kazınmış olan duayen sanatçı, oyuncu, yazar ve yönetmen olarak Türk tiyatrosunun en seçkin isimleri arasına giren Kenan Işık, tiyatro sahnesinde ekranlardaki başarısıyla kalplerimize özel bir yer edindi.” dedi.

    Işık’ın sanatını sadece yeteneğiyle değil aynı zamanda insanlığı ve samimiyetiyle de icra ettiğinin altını çizen Karadağlı, şunları söyledi:

    “Yüzlerce makaleye, kitaba ve tiyatro metnine imza atan Kenan Işık, 1996 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda Muhsin Ertuğrul’un mirası olan koltuğa oturarak Genel Sanat Yönetmenliği’ni de üstlenmiştir. Onun yokluğu bizler için büyük bir kayıp. Ancak biliyoruz ki mesleğine adanmış hayatıyla sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda kültürümüzün taşıyıcısı, yönlendiricisi ve ilham kaynaklarından biri olmuştur. Bu nedenle Kenan Işık’ın bıraktığı eserler ve hatıralar onun adını ve mirasını yaşatmaya devam edecek. Her ölüm bir kayıptır. Büyük bir acıdır. Bazı vefatlarda acı, hüzün, ıstırap onurla birlikte gelir ve acıyı hissederken yüreğinizde duyduğunuz geniş sızıyla gönlünüzdeki büyük gururu birleştirirsiniz. Kenan Işık’ın hayatı ve başarıları, özellikle tiyatro camiamız için büyük gururdur. Onun hatırasını yaşatmak da bizlere nasip olacak.”

    “Ülkenin bütün insanları için babalık görevini üstlendi”

    Usta sanatçının ailesi adına konuşan oğlu Mehmet Işık, “Babam, ömrü boyunca her şeyden çok, iyi, adaletli ve merhametliydi. Memleketinin insanını çok iyi tanımış, bir o kadar da sevmişti. Sanatını da hep memleketi ve insanı için icra etti. Sanatı vasıtası ile dünyayı olduğundan daha iyi bir yer olarak bırakmak için çalıştı. Kime sorarsanız sorun, bence bunu da başardı. Sadece bana değil, ülkenin bütün insanları için babalık görevini üstlendi.” sözleriyle babasını anlattı.

    Mehmet Işık, babasının Anadolu ve Türk kültürünü sanatının merkezine koyduğunu belirterek, “Sahnelediği oyunlarda, Moliere olsun Sophocles olsun Shakespeare olsun, hepsini Anadolu’nun ruhu ile harmanlayarak insanımıza yol gösterdi. Sanatının ve kişiliğinin zenginliği, samimiyeti ve sahiciliğiyle bütün memleketimizin gönlü oldu. Hayatının en büyük tutkusu olan sanatı ile hem ailesine bakma fırsatı buldu hem de ülkesinin insanına fayda sağladı. Şu an bu sahneden kendisine minnetimi sunarken eminim hepiniz aynı minnet duygusu içerisindesinizdir. Babamın ruhu huzur içindedir. Nur içinde yatsın.” ifadelerini paylaştı.

    Usta oyuncunun naaşı, helallik duasının ardından sevenlerinin omzunda taşındı.

    Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, oyuncu Zafer Algöz ve tiyatrocu Ahmet Yenilmez’in yanı sıra kültür ve sanat dünyasından çok sayıda isim, törende bulundu.

    Kenan Işık’ın cenazesi, yarın Ankara Ahmet Hamdi Akseki Cami’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilecek.

    Kenan Işık kimdir?

    Tam ismiyle Yusuf Kenan Işık, 1 Ekim 1947’de Malatya’da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini devam ettirdiği yıllarda okul tiyatrosunda oyunculuğa başlayan Işık, lise eğitimi için gittiği Ankara’da Meydan Sahnesi’ne girdi.

    Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde okumaya başlayan Işık, öğrencilik yıllarında tiyatrodan hiç kopmadı ve 1972’de Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu.

    Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliği ve senaristlik de yapan usta isim, çeşitli dizilerde de rol aldı.

    Bir dönem gazetecilik de yapan Kenan Işık, “Kim Milyoner Olmak İster” isimli yarışma programıyla seyircilerin beğenisini kazandı. Işık, 10 yıl önce fenalaşıp dengesini kaybederek kafasını yere çarpması sonucu beyin kanaması geçirmişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/usta-tiyatrocu-ve-sunucu-kenan-isik-icin-toren-duzenlendi/feed/ 0
    Bazı il ve ilçeleri sayıp ‘Sizden nefret ediyorum’ diyen Mardinli Marilyn Monroe hakkında suç duyurusu https://www.haber60.com.tr/bazi-il-ve-ilceleri-sayip-sizden-nefret-ediyorum-diyen-mardinli-marilyn-monroe-hakkinda-suc-duyurusu/ https://www.haber60.com.tr/bazi-il-ve-ilceleri-sayip-sizden-nefret-ediyorum-diyen-mardinli-marilyn-monroe-hakkinda-suc-duyurusu/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:42:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42344 MARDİN’de ABD’li sinema yıldızı Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle tanınan Melek Karahan hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Kızıltepe, Urfa, Viranşehir, Ceylanpınar, sizden nefret ediyorum. Bu insanlar benim iş yerimin önünden de geçmesinler” sözleri nedeniyle Mardin Barosu avukatlarından Gurbet Bilbay suç duyurusunda bulundu. Söz konusu videoları Kızıltepeli birileriyle yaşadıkları tartışma sonrası paylaştığını söyleyen Melek Karahan, il ve ilçe isimleri sayıp genelleme yaptığı için üzgün olduğunu, bu il ve ilçelerdeki hayvanseverlerden özür dilediğini belirtti.

    ABD’li sinema yıldızı Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle bilinen ve ‘Mardinli Monroe’ olarak tanınan Melek Karahan, yeni ameliyat ettirdiği köpeğini dövdüğünü iddia ettiği bazı kişilerle yaşadığı tartışma sonrası sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, “Kızıltepe, Urfa, Viranşehir, Ceylanpınar, sizden nefret ediyorum. Bu insanlar benim iş yerimin önünden de geçmesinler” dedi. Karahan, gelen tepkiler üzerine bir video daha paylaşarak, “Ben her zaman söylüyorum; hayvan sevmeyen insanları sevmiyorum. Hayvan sevmeyen doğayı sevemez, çok bencil olur. Çok tehlikeli insanlardır. O yüzden o insanlardan uzak durun. Eğer bir hayvana, kadına şiddet uyguluyorsa çok tehlikelidir. Zaten paylaşımlar yapılıyor, karalama kampanyaları yapılıyor. Hiç umurunda değilsiniz tamam mı? Kızıltepe, Viranşehir, Ceylanpınar, Urfa; istemiyorum, gelmeyin. Benim iş yerime gelmeyin, fotoğraf çekmek için. Bana bir faydanız yok” dedi.

    ‘MARDİN HALKI ADINA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’

    Paylaşımların ardından Mardin Barosu avukatlarından Gurbet Bilbay, ‘Hakaret’ ve ‘Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide etme’ suçundan Melek Karahan hakkında suç duyurusunda bulundu. Mardin halkı adına suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen avukat Bilbay, “Halkımızdan da destek bekliyoruz. Zaten bununla ilgili imza kampanyası da başlattık. Kendisinin Mardin halkını sevmediğini biliyoruz. Her defasında bize sövmeleri, hakaretleri hiçbir şekilde bitmiyor ve bununla alakalı gerekenin yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    ‘KIZGINLIKLA SÖYLEDİM, ÖZÜR DİLİYORUM’

    Söz konusu videoları Kızıltepeli birileriyle yaşadığı tartışma sonrası paylaştığını belirten Melek Karahan, il ve ilçe isimleri sayarak genelleme yaptığı için üzgün olduğunu, bu yerleşim yerlerindeki hayvanseverlerden özür dilediğini belirtti. Karahan, şunları söyledi:

    “İş çıkışı evime giderken yeni ameliyat yaptırdığım sokak köpeğine Kızıltepe’den birinin taş attığını görünce ‘Neden atıyorsunuz?’ diye sordum. O da ‘Kendimi korumak amaçlı atıyorum’ dedi. Dedim ki, ‘Ne yaptı bu köpek size?’ Orada bir tartışmamız başladı. Kızım darbedildi. Oradan biraz yukarı doğru video çekerek gittim. Dedim ki, ‘Kızıltepe, Viranşehir, Ceylanpınar, Urfa gibi bölgeleri hayvan sevmedikleri için sevmiyorum’ dedim. ‘Benim iş yerime gelmesinler’ dedim. Tabii daha sonra bu videoyu alarak bazı yerel haber siteleri insanları kışkırtarak üzerime tehditler, hakaretler gibi, üzerimden bir propaganda yapmaya başladılar. Bununla alakalı savcılığa suç duyurusunda bulundum. Ben kendilerine ne hakaret ettim ne de küfrettim. ‘Benim iş yerime gelmeyin’ dedim. Bunu genellediğim için üzgünüm. Oralardaki güzel insanlar bana dediler ki, ‘Melek Hanım, biz ne yaşadığınızı biliyoruz.’ Ben her gün saldırıya uğruyorum. Sabah evden çıktığımda, ‘Acaba bugün başıma ne gelecek, beni, kedimi ve köpeğimi kim dövecek?’ diye düşünüp bu psikoloji ile yaşıyorum. Benim çocuğumun da psikolojisi bozuldu.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bazi-il-ve-ilceleri-sayip-sizden-nefret-ediyorum-diyen-mardinli-marilyn-monroe-hakkinda-suc-duyurusu/feed/ 0
    Ünlü fenomen ”foşur foşur” ödediği cezaya isyan etti! Rakam öyle böyle değil https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-fosur-fosur-odedigi-cezaya-isyan-etti-rakam-oyle-boyle-degil/ https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-fosur-fosur-odedigi-cezaya-isyan-etti-rakam-oyle-boyle-degil/#respond Fri, 26 Jul 2024 09:09:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42302 Sosyal medyada yayınladığı temizlik videolarıyla ve “Foşur foşur” lakabıyla tanınan Cem Özkök, ürün tanıtımı yaparken ”Reklam” ibaresini kullanmadığı için 500 bin TL para cezasına çarptırıldı. Özkök, verilen bu cezaya adeta ateş püskürdü.

    “LAVANTA YAĞI”NIN CEZASI AĞIR OLDU

    Kendi evindeki temizlik videoları ile gündeme gelen sosyal medya fenomeni Cem Özkök, son dönemde farklı farklı mekanları temizleyerek bu görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşıyor ve milyonlar tarafından izleniyordu.

    Videolarında kullandığı lavanta yağı için kendi adına bir marka çıkaran ve bu markanın tanıtımını da kendi sosyal medya hesabından yapan Cem Özkök’e Ticaret Bakanlığı’ndan ağır bir ceza geldi. Başına gelen olayı sosyal medya hesabından duyuran Cem Özkök, Ticaret Bakanlığı’na yönelik mesajında, ”Şimdi sorarım bu hak mı? Helal mi gerçekten” şeklinde tepki gösterdi.

    “HERKES SAHTEKARLIKLARI VE VERGİ KAÇIRANLARI BİLİYOR”

    Özkök’ün 50 bin TL’lik para cezasına tepki olarak yaptığı paylaşımdaki, “Herkes her şeyi biliyor ortalıkta olanları, sahtekarlıkları, vergi kaçıranları o bu. Bir kez ağzımı açıp tek bir söz etmedim. Bunca bunlar yaşanırken, ne hesaplar varken, para için 7/24 sahte reklam yapanlar varken Türkiye’de bu derece faydalı işler yapan, kazandığı parayı hayır işlerine yatıran, ihtiyacı olanlara yardım eden, doğru ve helal yaşayan, gençlere ve her yaşa örnek olan, Allah korkusu olup helal para kazanan ve paşa paşa bir fabrikanın ödediği kadar bu devlete vergi ödeyen birine gerçekten büyük ayıp yapıldı.” ifadeleri dikkat çekti.

    Özkök’ün yaptığı paylaşımın tamamı şu şekilde;

    “Ticaret Bakanlığı’na;

    Az önce 500 bin TL bir ceza ödedim. Üstelik kendi markam olan Ceef’in lavanta yağını anlatırken yalnızca bir storysine reklam yazmadım diye. (Yüzlerce story attım #reklam diye belirterek ve Türkiye biliyor kendi markam olduğunu). Dediler ki ‘gizli reklam bu’, dedim ki ‘kendi markam, buyrun bu da levham şirket bilgilerim vergilerim vs vs’ dediler ki, ‘reklam yazsaydın’ bir #500 bin TL. Şimdi sorarım bu hak mı? Helal mi gerçekten? Mesela gerçekten bir gizli reklam olur ya da beyana aykırı bir durum söz konusu olur. Göz göre göre paylaşırım, eyvallah. Haklılar der aslanlar gibi öderim. Ama bu duruma hakkımı helal etmiyorum. Neden mi? Herkes her şeyi biliyor ortalıkta olanları, sahtekarlıkları, vergi kaçıranları o bu. Bir kez ağzımı açıp tek bir söz etmedim. Bunca bunlar yaşanırken, ne hesaplar varken, para için 7/24 sahte reklam yapanlar varken Türkiye’de bu derece faydalı işler yapan, içerikler üreten, çevresel tüm kamu alanlarının temizliği başta olmak üzere, yardım projelerine başlayan, kazandığı parayı hayır işlerine yatıran, ihtiyacı olanlara yardım eden, toplumu bilinçlendiren, doğru ve helal yaşayan, gençlere ve her yaşa örnek olan, Allah korkusu olup helal para kazanan ve paşa paşa bir fabrikanın ödediği kadar bu devlete vergi ödeyen birine gerçekten büyük ayıp yapıldı. Vardır elbet bunun da bir hayrı. Allah başka yerden helal şekilde verir. O ayrı mesele! Ama bu derece verici birinin kendi markasına ceza kesemezsin! Olmaz! Belki o parayla ben bir yardım yapacaktım? Yeni ihtiyacı olan birini buldum, onun evini tadilat yaptıracaktım? Neden çöpe attım ben bu parayı haksız yere? Şimdi sorarım; hakka girmek değil mi? Avukatım bu haksızlığa karşı dava açtı, süreci takip ediyor. Herkes kalbinin ekmeğini yer…”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-fenomen-fosur-fosur-odedigi-cezaya-isyan-etti-rakam-oyle-boyle-degil/feed/ 0
    Barış Manço’nun Belçika’da kullandığı spor aracı Türkiye’ye getirildi https://www.haber60.com.tr/baris-manconun-belcikada-kullandigi-spor-araci-turkiyeye-getirildi/ https://www.haber60.com.tr/baris-manconun-belcikada-kullandigi-spor-araci-turkiyeye-getirildi/#respond Tue, 23 Jul 2024 22:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41692 1960’lı yıllarda Belçika’nın Liege kentine yerleşen ve aralıklarla yaşamını burada sürdüren Manço’nun 1991 model Honda Prelude aracı, oğulları Doğukan ve Batıkan Manço tarafından 3 sene önce bölgeyi vuran selde hasar almış halde bir depoda bulundu. Bunun üzerine oğulları, aracın Moda’daki Barış Manço Müzesi’ne getirilebilmesi için yasal işlemler başlattı. İşlemlerin ardından aracın Türkiye’ye nakledilmesine karar verildi.

    “ARAÇ ÇALIŞILIR HALE GETİRİLECEK AMA TRAFİĞE ÇIKMAYACAK”

    25 yıldır trafiğe çıkmayarak Türkiye’ye getirilmeyi bekleyen ancak yurt dışına çıkarılabilmesi için 30 yaşını doldurması gereken araç, sponsor lojistik firması tarafından konteynerle deniz yoluyla Türkiye’ye doğru yola çıkarıldı.
    Barışseverlerin hatıralarında kırmızı rengiyle yer eden aracın konteynere yüklenmesinin hemen öncesinde, süreçte emeği geçenler, değerlendirmelerde bulundu. Batıkan Manço, Belçika ve Türk makamlarının işbirliğinde yürütülen 6-7 aylık sürecin sonuna gelinmesinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Ben buradan gönderiyorum, ağabeyim (Doğukan Manço) orada karşılayacak” dedi. Manço, “Aracın varmasından sonra bir süreç daha var. Mekanik kısmında ağabeyim devreye giriyor. Rötuşları olacak. Aracın sağlığı için çalışır hale gelecek ama trafiğe çıkmayacak. Barış Manço Müzesi’nde sergilenecek.” diye konuştu.

    “BU ARACI KÜÇÜKKEN BELÇİKA’DA KULLANDIK”

    “Araç, olması gereken yere gidiyor. Tüm Barışseverler için yerine getirmek istediğimiz bir görevdi. Barış Manço’nun yaşamına dair ipuçları o müzede sergileniyor. Dolayısıyla aracın yeri, Barış Manço Müzesi.” değerlendirmesini yapan Manço, aracın kendisi için ifade ettiklerini “Bu araç bana Belçika’daki yaşamımızı ifade ediyor. Ağabeyim ve ben burada doğduk. Okula burada başladık. Bizim buradaki aracımızdı.” sözleriyle özetledi.

    “İKİ OĞUL BİR BABA OLARAK BU ARAÇLA İTALYA’DAN BELÇİKA’YA GİTTİK”

    Manço, aracın ailesinin Türkiye tatillerinde kendilerine eşlik ettiğini dile getirerek, unutamadığı bir anısını şöyle paylaştı:
    “Bir defasında dönüş yolunda, babam ve ağabeyim İzmir’den yola çıkarak aracı İtalya’ya getirmişlerdi. Onların yolcuğunu hep kıskanmışımdır. Biz İtalya’da buluştuk. Orada tatil yaptık. Yolun gerisini Belçika’ya karadan gittik. Bu araçtaki en uzun yolculuğum o. Muazzam bir tatildi. En güzel anılarımın arasındadır. Uzun bir yolda bir baba ve iki oğlu yolculuktaydık.”

    Manço, bu araçla annesinin ağabeyi ile kendisini okula götürüp getirdiğini, kısa mesafe birçok gezi yaptıklarını anlattı.
    Babasının koleksiyonculuğunu da anımsatan Manço, bu araç örneğindeki gibi sadece klasik değil spor modellere de ilgisi olduğunu belirtti. “Aslında bildiğim kadarıyla bu aracı babam, annem için almış. Ancak babamın Japon kültürüne olduğu kadar, Japon teknolojisine de merakı vardı. Tesadüfen alınmış bir araç değil.” diye konuşan Manço gülümseyerek, “Arabadan anlıyordu kendisi” ifadesini kullandı.

    BRÜKSEL BAŞKONSOLOSU: BARIŞ MANÇO TÜRKİYE VE BELÇİKA’YI BİRLEŞTİRMEYE DEVAM EDİYOR

    Aracın uğurlanması için orada bulunan Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz de “Bugün bizim için çok büyük bir gün. Rahmetli Barış Manço’nun yıllar önce Belçika’da kullandığı arabasını Türkiye’ye gönderecek bir girişimin başlangıcındayız. Barış Manço bizim için Türkiye-Belçika arasında kurduğu köprülerle yıllar önce gönüllerde yer etmiş bir insan. Hepimiz onun şarkılarıyla büyüdük ama sanatçı kimliğinin bu iki ülke arasında güzel işlere imza atarak daha da pekiştirdiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Bu senenin Türkiye-Belçika İşgücü Anlaşması’nın 60. yıl dönümü olduğuna değinen Deniz, “Barış Manço’nun böyle bir yılda bu sembolleri kuvvetlendirerek etkinliklerin merkezinde yer alması bizi ayrıca mutlu ediyor. Kısa süre önce Liege’de Manço’nun anısına yapılan duvar resminin açılışı yapıldı. Barış Manço, Türkiye ve Belçika’yı birleştirmeye devam ediyor. Bu güçlü sembolü hep beraber yaşatmaya devam edeceğiz.” dedi.

    “GURUR VERİCİ BİR DURUM”

    Sponsor firma Barsan Global Lojistik Benelüx Direktörü Mehmet Can Günaydın da böyle bir projenin parçası olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti. Günaydın, “Liege’de eski bir depoda sel nedeniyle kötü bir haldeydi. Oradan aracı Batıkan ve Doğukan beylerin yönlendirmesiyle teslim aldık. Temizlik işlerinden sonra depomuzda muhafaza etmeye çalıştık. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının desteğiyle evrak işlemleri tamamlandı. Bizim için gurur verici bir durum.” diye konuştu.
    Barış Manço’nun ağabeyinin eşi Ebru Alkan Manço da aynı firmada proje yönetmesi vesilesiyle aracın transferiyle ilgili sürece ön ayak olduğunu belirterek, “Arabanın Türkiye’ye gitmesi en büyük hayallerimizdendi.” dedi. Transfer işlemlerinin fikrinin ortaya çıkması üzerine kısa sürede halledildiğini anlatan Alkan Manço, sürecin kendilerini çok duygulandırdığını kaydetti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/baris-manconun-belcikada-kullandigi-spor-araci-turkiyeye-getirildi/feed/ 0
    Damla Ersubaşı ve eski eşi birbirine girdi! Eskort göndermesi ortalığı karıştırdı https://www.haber60.com.tr/damla-ersubasi-ve-eski-esi-birbirine-girdi-eskort-gondermesi-ortaligi-karistirdi/ https://www.haber60.com.tr/damla-ersubasi-ve-eski-esi-birbirine-girdi-eskort-gondermesi-ortaligi-karistirdi/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:12:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41095 Sihirli Annem dizisinde canlandırdığı Tuğçe karakteriyle tanınan Damla Ersubaşı, 2016 yılında evlendiği Mustafa Can Keser ile 2020’de olaylı bir şekilde boşandı. Keser’den dünyaya gelen iki kızını arkadaşına bırakarak Kıbrıs’a giden Ersubaşı ile eski eşi arasında kavga çıktı. İkili birbirine sert sözlerle yüklendi.

    “KIZLARIM SENİN UMRUNDA BİLE DEĞİL, SENİN DERDİN TAMAMEN BENİM”

    Damla Ersubaşı’nın kızlarını arkadaşına bırakarak Kıbrıs’a gitmesine sinirlenen Mustafa Can Keser, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “Senin derdin hiçbir zaman kızlarımız olmadı. Umurunda bile değiller. Ben varken kızlarımı kimseye bırakamazsın onlar benim namusum. Beni vurabileceğin yek yer kızlarım olduğu için onların üzerinden ilerliyorsun. Senin derdin çocuk falan değil tamamen benim. Ama benim tek derdim kızlarım güvenilir, sağlıklı ortamda olması. Kıbrıs’ta sana iyi tatiller” ifadelerini kullandı.

    “BENİM KIZLARIM SAHİPSİZ GİBİ KİMSENİN YANINDA KALAMAZ”

    Mustafa Can Keser, kendisinin silahlı koruma ile gezmesini gerekçe göstererek kızlarının güvenliğinden şüphe ettiğini belirten Ersubaşı’na cevap vererek “Ben iş adamıyım, silahlı korumam kadar normal bir durum yok ve yasal. Başım belada değil bana babalık tavsiyesi verene kadar önce annelik yapmalısın” dedi. Kızlarını, Ersubaşı’nın bıraktığı arkadaşının yanından alan Keser “Kızlarımı gidip aldım şimdi benimleler. Aldığım yer annelerinden daha güvenilir ama kızlarım sahipsiz gibi kimsenin yanında kalamaz” diyerek tepki gösterdi.

    “UCUZ VAROŞ SENİ”

    Eski eşine ağır ithamlarla yüklenen Keser, paylaşımlarına şu ifadelerle devam etti: “Süper mükemmel anne, kızların burada sen neredesin? Üzülüyorum sana, ağa da benim paşa da benim itirazı olan gelsin. Annelik şovunu yaparken milletin evinden kızlarımı topluyorum ama dur sen süper annesin, felaket bir şeysin sen ya. Seni görenler kendine anne diyemez. Ucuz varoş seni bir benimle olmadan önce haberlerine bak bir de benden sonrasına… Instagram annesi seni, 15 saniyelik story annesi seni. Sen bu çocuklara adam gibi düzgün baksan neden senden almak isteyeyim? Derim ki anneleri aslan gibi bakıyor, yanında olurum. Ama sen stroy de yaptığın anneliğe inanıyorsun çünkü hastasın. Sana gelen yorumlara kapılıp gidiyorsun. 2 çocuğa da 2 bakıcı tuttum yine yapamadın. Sen bu kızlara annelik yapsan neden davası açıp almaya çalışayım?”

    DAMLA ERSUBAŞI’YA ESKORT GÖNDERMESİ

    “Ah canım benim nafaka davası mı açtın, ben her zaman her yerde ödemediğimi söylüyorum ki zaten. Çevren ve sen de biliyorsun ki kat kat fazlasını yapıyorum. Günlük paralı oyun istekleri nafakanın 3-4 katı. Bak iftira atmıyorum sana pe… kadar ismini söylüyorum. Bu arada eskort sevmek ne zaman suç oldu? Ya da sevmek ne zaman kötü oldu? Herkes hata yapar senin de hata yaptığını düşündüm ve zamanında çok sevdiğim için nikahıma aldım. Sen aileni, eskort çevrene değiştin. Benim bu dünyada kimseden korkmadığım bilinir. Bu arada ailemin parasını da gönder. Dolandırarak aldığın ya da 2-3 katını verelim kızlarımı bana ver.”

    DAMLA ERSUBAŞI’NDAN ZEHİR ZEMBEREK CEVAP: CİBİLİYETSİZ, KAYPAK

    Eski eşinin paylaşımlarına ağır sözlerle cevap veren Damla Ersubaşı ise şu ifadeleri kullandı: “Senin gibi kaypak maalesef iki kızımın babası oldu. Kızlarımın hatırına susayım dedim ama sen hala kendince bir güç savaşında olduğun için yalandan yere bile olsa kızlarımın annesi demediğin için park babası ben de susmayacağım. Sen kimsin benim kızlarıma namus bekçiliği yapacaksın? Sen kim olabilirsin kendi adamlığına bak önce. Haddini bil kendi namusuna dahil olan kah… yap bekçiliğini. En başta da 100 dolara muhtaç ettiğin çocuğuna yağ. Utan be cibiliyetsiz. Reklam peşinde koşan terbiyesiz. Senin derdin benimle. Sen adam olsaydın 9 yaşına yaklaşmış çocuğuna babalık yapardın. Sakın beni konuşturma. Yok DNA yok şu yalanlarını da bırak. Ama sen öyle bir cibiliyetsiz kaypaksın ki beni bile konuşturmak zorunda bırakıyorsun. Beni zorlama. Seninle evlendiğim gün kendini kanıtlamaya çalışıp reklamlarını yaptırdın ama bugünü, sana getirdiklerine bak. Kusura bakma birtanem benim sayemde kendini iş adamı dedirtmeye çalıştın yine benim kızlarımın ahıyla yok olacaksın. Destur çekeceksin benim kızlarımın adını ağzına alırken.”

    “KİMİN NAMUSUNA BULAŞTIN DA KORUMAYLA GEZİYORSUN”

    “Çocuklarımın üzerinden prim kasma. Benim çocuklarım orada babaların onların güzel fotoğraflarını çekiyor düşüncesiyle poz verirken ka… laflarına masum iki kız evladını bulaştırma. Kendi çemberinde oyna. Sürekli fotoğraf, video… Ne kadar cahil ne kadar boş beyinlisin. Ulan benim kızım elinde Ipad senin annesine attığı iftirayı, onları kullandığın fotoğraf ve videoyu görmek zorunda mı ya yeter şam babası. Park babası! Neden koruma ile geziyorsun kimsen korkuyorsun yine kimin namusuna bulaştın bir söyle bakalım. Benim çocuklarımdan uzak dur ahlaksız.”

    YAŞADIKLARINI HABERLER.COM STÜDYOSUNDA ANLATMIŞTI

    Şubat ayında Haberler.com Haber Bahane programına konuk olan Damla Ersubaşı, biten evliliğinden bahsederken “Evlendiğimizde ben 3 aylık hamileydim. Eski eşim öfkesini yenemiyordu, sorunlarımızı aşamıyorduk. Konuşup düzeltemediğimiz şeyler oldu. Beni aldattı ve yakaladım. İhaneti kendisi de kabul etmişti. Kendi gece kulübünde yaptığı için görüntüler vardı. 9 aylık hamileyken aldatıldığımı öğrendiğimde yıkılmıştım. Doğuma girerken hep ne yapacağımı düşündüm. Eski eşimden ilk kızım doğduktan sonra şiddet de gördüm. Şiddet, aldatılmaktan çok daha kötü bir his. Bana şiddet uyguladığında ben ne yaptım diye düşündüm. Çok zordu… Çocuklarımın babası olduğu için eski eşimin yaptıklarını affetmiştim. Benim yanlışlarım ve hatalarım oldu ama hiçbir zaman çocuklarıma ve eşime zarar verecek bir şey yapmadım” demişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/damla-ersubasi-ve-eski-esi-birbirine-girdi-eskort-gondermesi-ortaligi-karistirdi/feed/ 0
    2 yılda 2 kez ölümden dönen Devrim Yakut: Camdaki Kız’da oynarken beyne pıhtı attı sağ tarafım hissizleşti https://www.haber60.com.tr/2-yilda-2-kez-olumden-donen-devrim-yakut-camdaki-kizda-oynarken-beyne-pihti-atti-sag-tarafim-hissizlesti/ https://www.haber60.com.tr/2-yilda-2-kez-olumden-donen-devrim-yakut-camdaki-kizda-oynarken-beyne-pihti-atti-sag-tarafim-hissizlesti/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:42:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40972 Gökay Kalaycıoğlu’nun sunumuyla Haberler.com’un YouTube kanalında yayınlanan Haber Bahane programının bu haftaki konuğu usta oyuncu Devrim Yakut oldu. İki sene içinde iki kez ölümden döndüğünü söyleyen Yakut, beyne pıhtı atma sonucu sağ tarafına felç indiğini ve dizi çekimlerine devam ettiğini söyledi.

    “2 YILDA 2 KERE ÖLÜMDEN DÖNDÜM”

    Hayatta başına gelen her şeyi saygıyla karşıladığını söyleyen usta isim “2,5 yıldır başıma bir sürü sağlık sorunu geldi. Ben hiçbir zaman bu neden benim başıma geldi demem. Ben olay olduktan sonra hep elimi kaldırır bu hediye için teşekkür ederim. Bana bunu neden yaşadığımın ayrıntılarını gösterecek işaretler yolla lütfen derim. Allah’a öyle dua ederim. Kabule geçmek büyük özgürlüktür. 20 yıldır böyleyim. Olan her şey hayırlıdır. 2 yılda 2 kere ölümden döndüm. Hayat çok neşeli bir yer, yaşamak ve hayatta olmak bana çok mucizevi ve tatlı geliyor. Başımıza gelen her şey de bunu hatırlamak için bir işarettir. Ben hayata bağrımı açtım ne gelirse de kabulüm. Bildiğimiz tek mutlak gerçek bir gün öleceğimiz. Benim annem, annesine bakarken hastalandı. O yüzden kimsenin bana bakmasını istemiyorum. Bunu çevreme de söyledim. Bunun için kenarda ayırdığım bir bütçe var onu kullanarak beni profesyonel ellere emanet etmelerini istedim” dedi.

    “EŞİM PIHTI ATMASI SONUCU KONUŞMA BECERESİNİ YİTİRDİ”

    Oyuncu eşi Alper Kut ile peş peşe beyne pıhtı atması sonucu zor günler geçirdiklerinden bahseden Yakut, sözlerine şöyle devam etti: “2,5 sene önce eşimin konuşma merkezinin olduğu kısma pıhtı attı, bu haberi de Camdaki Kız setinde aldım. Eşimin sabah beni işe uğurlarken uykulu bir hali vardı. O da hiç konuşmadan bana el salladı. Ben de sete çok telefon götüren biri değilimdir. Reji koordinasyonundan bir arkadaşım tuhaf bir suratla yanıma geldi. O dönem eşimin annesi çok hastaydı ona bir şey olduğunu düşündüm. Sonra arkadaş yanıma gelerek ‘Menajerinizi aramanız gerekiyor’ dedi. Telefonu elime aldığımda 80’e yakın arama vardı ve bir tek Alper aramamıştı. Ben direkt kocam mı öldü diye sordum. İçime bir ateş düştü. Alper o esnada ablasıyla görüntülü konuşuyor ve ablası konuşamadığını anlamış. Eşimin yanına gittiğimde hiç konuşamıyordu. Herkesi tanıyor, aklı başında ama konuşamıyor ve yazamıyordu. Onun için ve benim için çok ağır bir sınavdı.”

    “CAMDAKİ KIZ’DA OYNARKEN PIHTI ATTI, SAĞ TARAFIM HİSSİZLEŞTİ”

    Ondan 6 ay sonra da benim beynime pıhtı attı. Camdaki Kız çekimlerinde çok şeyler oldu. Alper’in rahatsızlığında çekime devam ettim ama kendi rahatsızlığımda 2 bölüm dizide olamadım. Benim sağ elim ve bacağım uyuşuktu. Ben örgü örmeye ve çalışmaya devam ettim. Elimin ve bacağımın uyuşuk olduğunu biliyorum ama onun üzerine gitmek zorundaydım. Ben kocama baktım o da bana baktı. Kirli Sepeti’nde oynarken bacağımı kırdığımda evde bana prenses gibi baktı, hala da öyle.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/2-yilda-2-kez-olumden-donen-devrim-yakut-camdaki-kizda-oynarken-beyne-pihti-atti-sag-tarafim-hissizlesti/feed/ 0
    Bülent Ersoy, makyör Tolgahan Karataş’a sahip çıkan Seren Serengil’i sözleriyle yerden yere vurdu https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-makyor-tolgahan-karatasa-sahip-cikan-seren-serengili-sozleriyle-yerden-yere-vurdu/ https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-makyor-tolgahan-karatasa-sahip-cikan-seren-serengili-sozleriyle-yerden-yere-vurdu/#respond Fri, 19 Jul 2024 04:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40794 Bülent Ersoy, Dünya Güzellerim Tatilde programından ayrıldığını duyurarak makyörü Tolgahan Karataş’ı hedef aldı. Karataş’ın villaya erkek getirerek uygunsuz hareketler yaptığını ileri sürdü. Dava açacağını duyuran Karataş’a destek olan Seren Serengil’in “Seni kim üzüyorsa onu üzerim” sözleri Ersoy’u küplere bindirdi.

    SERENGİL: SENİ ÜZENİ ÜZERİM, SENİN NE İŞİN VAR O ORTAMDA

    Tolga Karataş, Bülent Ersoy’un iddialarının ardından Instagram hesabından bir açıklama yaparak yasal yollara başvuracağını duyurdu. Uzun zamandır Karataş ile çalışan Seren Serengil ise paylaşıma “Ben sana gitme dedim. Ne işin var senin oralarda. O programı bana teklif ettiler ameliyat olacağım dedim, reddettim. Sana da gitme dedim senin temizliğini iyi kalbini ben bilirim. Seni kim üzüyorsa onu üzerim. Kaç yıldır seninle çalışıyorum bir gün dejenere bir hareketini görmedim ama sana gitme dedim dinlemedin. Ne işin var senin o ortamda” ifadelerini kullandı.

    “BANA BAK SEREN, SEN NE ZAMAN BÜYÜDÜN DE KENDİNDEN EMİN ŞEKİLDE KONUŞUYORSUN?”

    Serengil’in sözlerine sinirlenen Bülent Ersoy ise Instagram hesabından zehir zemberek bir paylaşım yaparak şu sözlerle karşılık verdi: “Bana bak Seren Serengil, ‘Seni üzeni ben de üzerim’ diye bir yorumda bulunmuşsun. Sen ne zaman büyüdün de senden çok büyükleri üzecek duruma geldin? Bir de kendinden çok emin bir şekilde ‘Gerçekleri benden duyun’ diyorsun. Sen neyi gördün, neyi duydun, neyi biliyorsun da herkes senden öğrenecek bu gerçekleri? Bir de bu yaptığın yetmezmiş gibi bu söylenenler iftira diye konunun içeriğindeki şahsa sahip çıkıp beni de yalancı çıkartmaya çalışıyorsun. Zira ben hiçbir konuda emin olmadan iyi ya da kötü yorum yapmam, suçlamada da bulunmam. Vebal almam kul hakkına da girmem.”

    “ŞUNU KAFANIN HER YERİNE YAZ BEN KISKANMAM, KISKANILIRIM”

    “Bak kızım ben hayatımda hiç yalan söylemedim hiç kimseye de iftira atmadım. Senin o ağızların bana sökmez haa diyorsan ki ‘Bu rezilliğe ben de çanak tutup onaylıyorum’ o zaman başka. O da senin kendi hür iraden ve tercihin olur. O şahsın Selin Ciğerci ile beraber Ebru Gündeş hanımefendiyi dinlemeye gitmesi beni ne enterese eder kaldı ki sevgili Ebru’nun konser verdiği tarih bundan en az iki hafta önce idi yine ayrıca ben koskoca kadın oturup da sevgili Ebru’yu ya da sevgili Sibel’i ya da genç çocuklarımı kıskanacak konumda birisi miyim? Hepiniz evlerinizde oturuyorken çalışan en kafa isimler dükkan açamıyorken hepinizin ablası olan 73 yaşındaki ben okuduğum gazinoyu kapıların dışına kadar müşterilerle her zaman her yerde olduğu gibi yine zınga zıng dolduran ve müşteri izdihamı yaşatan yine ben. Oturup da bu bahsettiğim çocuklarımı mı kıskanacağım ha? Şunu kafanın her yerine yaz bir kere ben kıskanmam, kıskanılırım.”

    “YAŞINDAN BÜYÜK LAFLAR ETME, ELİMDEKİ DELİLLERLE SEN DE ÇOK UTANIRSIN”

    “Bu 50 sene boyunca hep de böyle oldu çünkü ben her devrin kadınıyım. Ayrıca mevsimler değişir ama benim popülatirem hiçbir zaman değişmez ve değişmeyecek de inşallah. Onun için böyle yaşından büyük çok bilmiş laflar etme çünkü zamanı geldiği vakit elimdeki var olan delillerle sen de çok utanırsın ve çok utanacaksın da tüm kamuoyu önünde. Kendi dişine göre kişileri bul ve onlara muhalefet edip primini yap. Ben sana 100 numara büyük gelirim çocuğum. Hadi şimdi kime sahip çıkıyorsan çık beni de nasıl üzebiliyorsan üz bakalım da bir görelim üzülmek nasıl oluyormuş. Hodri meydan.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-makyor-tolgahan-karatasa-sahip-cikan-seren-serengili-sozleriyle-yerden-yere-vurdu/feed/ 0
    Bülent Ersoy’un ”Erkekler uygunsuz davranışları var” dediği makyör Tolgahan Karataş’tan cevap: Suç duyurusunda bulunacağım https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoyun-erkekler-uygunsuz-davranislari-var-dedigi-makyor-tolgahan-karatastan-cevap-suc-duyurusunda-bulunacagim/ https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoyun-erkekler-uygunsuz-davranislari-var-dedigi-makyor-tolgahan-karatastan-cevap-suc-duyurusunda-bulunacagim/#respond Thu, 18 Jul 2024 08:45:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40482 Diva lakaplı Bülent Ersoy, Show TV ekranlarında yayınlanan Dünya Güzellerim Tatilde programından ani bir kararla ayrıldı. Programdan makyörü Tolgahan Karataş yüzünden ayrıldığını söyleyerek “Sokaktan bulup getirdiği bazı erkeklerle uygunsuz davranış biçimleri içerisindeydi” diyen Ersoy’a Karataş’tan cevap gecikmedi.

    “HUKUKİ HAKLARIMI SONUNA KADAR ARAYACAĞIM”

    Bülent Ersoy’un ortaya attığı iddiaları kesin bir dille yalanlayan Tolga Karataş, Instagram hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün hakkımda ortaya atılan ve tamamen asılsız olan iddialarla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bu açıklamayı yapma gereği doğmuştur. Bülent Ersoy tarafından hakaretlerle ve cinsel şiddet içeren bir üslupla cinsel yönelimimi hedef alarak konakladığım yerde farklı insanlarla birliktelik yaşadığım şeklinde ithamlar dile getirilmiştir. Mesai saatleri dışındaki hayatımın bana ait olduğu vurgusu ile diğer bütün iddiaları kesinlikle reddediyor ve açıklamada yer alan tüm hakaretlere ilişkin hukuki haklarımı sonuna kadar savunacağımı kamuoyuna duyurmak istiyorum.”

    “KİŞİLİK HAKLARIMA ZARAR VERİYOR”

    “Bu tür ağır ve dayanıksız ithamlar, kişilik haklarıma ciddi şekilde zarar vermekte olup bu şahsın basına yapmış olduğu açıklamalar nedeniyle var olan hakaretlere ilişkin olarak savcılığa suç duyurusunda bulunacağımı ve ayrıca manevi tazminat haklarımı kullanacağımı belirtmek isterim. Ayrıca bu şahsın iftiralarının arka planında yatan gerçeklerin de kamuoyunca bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Bahsi geçen kişinin yapımdan ayrılma isteği için bu durumu bahane ederek şahsıma yönelik iftiralar atmayı seçmiş olması son derece üzücüdür. Bu tür mesnetsiz suçlamalarla profesyonel ve kişisel itibarımı zedelemeye çalışmak, kabul edilemez ve hukuki olarak karşılıksız kalmayacaktır.”

    BÜLENT ERSOY, TOLGAHAN KARATAŞ’IN ÖZEL HAYATINI İFŞA ETTİ

    Instagram hesabından yazılı bir açıklama yaparak hem Dünya Güzellerim’den ayrıldığını duyuran hem de Tolgahan Karataş’ın özel hayatını ifşa eden Bülent Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Her zaman şeffaf olmayı yeğleyen bir kişi olarak bu kez yine aynı şeffaflıkla sizleri bir konu hakkında bilgilendirmek istediğim için bu duyuru yazımı kaleme aldım efendim. Dünya Güzellerim Tatilde programında makyörüm olarak çalışan Tolgahan Karataş’ın sokaktan bulup getirdiği bazı erkeklerle uygunsuz davranış biçimleri içerisinde olduğunu duydum.”

    “YÖNETİM KADROSUNDAN BİRİ DE 3 KİŞİ OLARAK BU DURUMA EŞLİK ETTİ”

    “Bu iş ortamı ve iş etiğine uygun olmayacak davranış biçimlerinden oradaki bazı ekip personelinin de bilgisi olduğunu öğrendim. Hatta ve hatta uygunsuz davranış biçimleri sergilenen ortamda 3. kişi olarak yönetim kadrosundan bir kişinin daha bu durumlara eşlik ettiğini biliyorum ama şu anda ismini telaffuz etmek istemiyorum.”

    “GECE YARISI VİLLADAN KOVDURDUM”

    “Hal böyle olduğu içim makyör Tolgahan Karataş beyefendi ile olan iş akdimi tek taraflı olarak feshettim zira bunlar benim hayat felsefem gereği, yaşam tarzıma, bulunduğum mevkiye, kişiliğime ve starıma ters düşen davranış biçimleridir. Ve bu davranış biçimleriyle karşı karşıya bırakıldığım için kendisini gece yarısı villadan kovdum ve kovdurdum. Makyör beyefendi de kendisini savunmak adına ‘Ben homoseksüelim ve bazı ihtiyaçlarım var. Bunları karşılamak için de kimseden izin almam, kimseye de hesap vermem’ gibi bir açıklama yaptı.”

    “GİDER PARANIZI VERİR OTELDE KENDİNİZİ DUVARDAN DUVARA VURDURURSUNUZ”

    “İçerisinde bulunduğu durumun rezaleti yetmiyormuş gibi olmayan şahsiyeti bu savunmaları ile iyice dibe vurdu. Ben de kendisine sizin hangi cinsiyete sahip olduğunuz ya da canınızın neler çekip çekmediği, kendisini nasıl tatmin edip etmeyeceğiniz ya da tatmin ettireceğiniz tarzlar beni enterese etmez. Beni enterese eden sadece sizi çok basit bir ruha ve kalitesiz bir kişiliğe sahip olup bu villaya dışarıdan, sokaktan adam bulup çekimleri yapılmış olduğunu villanın içerisine sokup iş etiğine uygun olmayan bu basit davranışları sergilemiş olmanız. Çünkü herkes her şeyi yapabilir ama bu burada efkar-ı umumiyenin huzurunda bu işler olmaz beyefendi. Dışarıya gider paranızı verir otel odanızı tutar orada bu seviyesiz davranış biçimlerinizi kendinizi duvardan duvara vurdurup yaşarsınız diyerek kendisini gecenin bir yarısı o cünüp haliyle kapının önüne koydurdum.”

    “11. BÖLÜMLE KENDİ FİNALİMİ VERDİM”

    “Ayrıca buradaki bazı kişilerin yönetim noksanlıkları gereği ve başıboş davranış biçimleri sebebiyle daha fazla bu mahallevari avam ortamda kalamayacağımı Bloom Medya patronu sayın Uygar Ataş beyefendiye de ilettirip 11. bölümde kendi finalimi verdim ve programdan ayrıldım. Şimdi de evime dönüyorum.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoyun-erkekler-uygunsuz-davranislari-var-dedigi-makyor-tolgahan-karatastan-cevap-suc-duyurusunda-bulunacagim/feed/ 0
    Bülent Ersoy, Dünya Güzellerim Tatilde programından ayrıldı! Makyörü Tolgahan Karataş’ın özel hayatını ifşa edip öfke kustu https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-dunya-guzellerim-tatilde-programindan-ayrildi-makyoru-tolgahan-karatasin-ozel-hayatini-ifsa-edip-ofke-kustu/ https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-dunya-guzellerim-tatilde-programindan-ayrildi-makyoru-tolgahan-karatasin-ozel-hayatini-ifsa-edip-ofke-kustu/#respond Thu, 18 Jul 2024 06:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40415 Diva lakaplı Bülent Ersoy, Show TV ekranlarında yayınlanan Dünya Güzellerim Tatilde programından ani bir kararla ayrıldı. Banu Alkan, Safiye Soyman ve Seray Sever ile yaptığı programdan makyörü Tolgahan Karataş yüzünden ayrıldığını söyleyen Ersoy, zehir zemberek açıklamalar yaptı.

    “TOLGAHAN SOKAKTAN BULDUĞU ERKEKLERLE UYGUNSUZ DAVRANIŞLAR İÇİNDEYDİ”

    Instagram hesabından yazılı bir açıklama yaparak Tolgahan Karataş’ın özel hayatını ifşa eden Bülent Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Her zaman şeffaf olmayı yeğleyen bir kişi olarak bu kez yine aynı şeffaflıkla sizleri bir konu hakkında bilgilendirmek istediğim için bu duyuru yazımı kaleme aldım efendim. Dünya Güzellerim Tatilde programında makyörüm olarak çalışan Tolgahan Karataş’ın sokaktan bulup getirdiği bazı erkeklerle uygunsuz davranış biçimleri içerisinde olduğunu duydum.”

    YÖNETİM KADROSUNDAN BİRİ DE 3 KİŞİ OLARAK BU DURUMA EŞLİK ETTİ”

    “Bu iş ortamı ve iş etiğine uygun olmayacak davranış biçimlerinden oradaki bazı ekip personelinin de bilgisi olduğunu öğrendim. Hatta ve hatta uygunsuz davranış biçimleri sergilenen ortamda 3. kişi olarak yönetim kadrosundan bir kişinin daha bu durumlara eşlik ettiğini biliyorum ama şu anda ismini telaffuz etmek istemiyorum.”

    “GECE YARISI VİLLADAN KOVDURDUM”

    “Hal böyle olduğu içim makyör Tolgahan Karataş beyefendi ile olan iş akdimi tek taraflı olarak feshettim zira bunlar benim hayat felsefem gereği, yaşam tarzıma, bulunduğum mevkiye, kişiliğime ve starıma ters düşen davranış biçimleridir. Ve bu davranış biçimleriyle karşı karşıya bırakıldığım için kendisini gece yarısı villadan kovdum ve kovdurdum. Makyör beyefendi de kendisini savunmak adına ‘Ben homoseksüelim ve bazı ihtiyaçlarım var. Bunları karşılamak için de kimseden izin almam, kimseye de hesap vermem’ gibi bir açıklama yaptı.”

    “GİDER PARANIZI VERİR OTELDE KENDİNİZİ DUVARDAN DUVARA VURDURURSUNUZ”

    “İçerisinde bulunduğu durumun rezaleti yetmiyormuş gibi olmayan şahsiyeti bu savunmaları ile iyice dibe vurdu. Ben de kendisine sizin hangi cinsiyete sahip olduğunuz ya da canınızın neler çekip çekmediği, kendisini nasıl tatmin edip etmeyeceğiniz ya da tatmin ettireceğiniz tarzlar beni enterese etmez. Beni enterese eden sadece sizi çok basit bir ruha ve kalitesiz bir kişiliğe sahip olup bu villaya dışarıdan, sokaktan adam bulup çekimleri yapılmış olduğunu villanın içerisine sokup iş etiğine uygun olmayan bu basit davranışları sergilemiş olmanız. Çünkü herkes her şeyi yapabilir ama bu burada efkar-ı umumiyenin huzurunda bu işler olmaz beyefendi. Dışarıya gider paranızı verir otel odanızı tutar orada bu seviyesiz davranış biçimlerinizi kendinizi duvardan duvara vurdurup yaşarsınız diyerek kendisini gecenin bir yarısı o cünüp haliyle kapının önüne koydurdum.”

    11. BÖLÜMLE KENDİ FİNALİMİ VERDİM”

    “Ayrıca buradaki bazı kişilerin yönetim noksanlıkları gereği ve başıboş davranış biçimleri sebebiyle daha fazla bu mahallevari avam ortamda kalamayacağımı Bloom Medya patronu sayın Uygar Ataş beyefendiye de ilettirip 11. bölümde kendi finalimi verdim ve programdan ayrıldım. Şimdi de evime dönüyorum.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-dunya-guzellerim-tatilde-programindan-ayrildi-makyoru-tolgahan-karatasin-ozel-hayatini-ifsa-edip-ofke-kustu/feed/ 0
    Bartın’da çekilen yarışma programı La İsla’nın çekim seti ziyaret edildi https://www.haber60.com.tr/bartinda-cekilen-yarisma-programi-la-islanin-cekim-seti-ziyaret-edildi/ https://www.haber60.com.tr/bartinda-cekilen-yarisma-programi-la-islanin-cekim-seti-ziyaret-edildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 00:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40108 Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın’da çekimleri yapılan ve Meksika’daki bir televizyon kanalında yayınlanacak olan “La İsla” isimli yarışma programının çekim setini ziyaret etti. Vali Arslan’a bilgi veren yarışmanın Yönetmeni Arif Çabuk, yarışma çekimlerinin Bartın ve Zonguldak’tan sonra ise Ata Demirer’in yaşadığı Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinde devam edeceğini söyledi.

    Meksika’nın Survivor’u olarak bilinen La İsla isimli yarışma programının Yunanistan etabından sonra başlanan Türkiye’de çekimleri devam ediyor. Eylül ayına kadar 3 ay boyunca sürecek projenin 6. ve 7. bölüm çekimleri Bartın ile Zonguldak’ta gerçekleştiriliyor. Bartın’da yapılan çekimlerin son gününde Bartın Valisi Nurtaç Arslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Özlem Koçak ile birlikte çekim ekibini ziyaret etti. Proje kapsamında Meksika’dan ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen çalışanları ile sohbet eden Vali Arslan, yarışmaların yapıldığı parkuru da gezerek gördü.

    Nurtaç Arslan’a yarışma hakkında bilgi veren Yönetmen Arif Çabuk, Bartın ve Zonguldak’tan sonra ise çekimlerin Çanakkale’de devam edeceğini söyledi. Vali Arslan’ın, “Çanakkale’nin merkezinde mi konaklayacaksınız?” sorusu üzerine Çabuk, “Geyikli tarafına geçeceğiz” dedi. Çabuk’un cevabı üzerine ise Vali Arslan, ünlü komedyen Ata Demirer’in ismini hatırlamaya çalıştı. Gazetecilerin verdiği kopya ile ünlü komedyenin ismi hatırlayan Vali Arslan, “Evet Ata Demirer’in yaşadığı yer” cevabını verdi. Vali Arslan ve Yönetmen Çabuk arasında kısa bir Ata Demirer sohbeti gerçekleştirildi.

    Vali Arslan, yaptığı açıklamada, “Meksika yayınlanacak La İsla programının çekimleri ilimizde gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 1 haftadır, 200 kişiyi aşkın ekipler arkadaşlarımız çekimlerini yapıyorlar. Bu çekimlerin Bartın’da yapılması bizim için çok anlamlı. hem ilimizde hem de yurt dışında, bölgemizi ve ülkemize tanıtacaktır. Hem ülke hem de bölge turizmine katkı sunacağı kanaatindeyim” dedi.

    Bartın’a hayran kaldılar

    Yönetmen Arif Çubuk ise, Bartın’ı çok beğendiklerini ve burada çalışmaktan mutlu olduklarını ifade etti. Muhteşem doğasının yanı sıra yöre halkının kendilerine yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan Çabuk, kentteki güvenlik güçlerinden, yerel yönetici, kamu görevlilerine kadar herkesin kendilerine çok yardımcı olduğunu ifade etti. Vali Arslan ve Müdür Koçak’a da teşekkür eden Çabuk “Her konuda çok yardımcı oldunuz, çok teşekkür ederim. Ayrıca bu kültürü Meksika’da göstermek bizleri de çok mutlu ediyoruz” şeklinde konuştu.

    3 bölümü Yunanistan’da, 4 bölümü Türkiye’de çekildi

    Toplamda 13 bölüm halinde gerçekleşecek olan ve 3 ay çekimi süren La İsla isimli yarışma programın şua ana kadar 3 bölümü Yunanistan’da, 4 bölümü Türkiye’de olmak üzere 7 bölümün çekimleri tamamlandı. İstanbul, Bolu ve Bartın ve Zonguldak’ta çekimi yapılan yarışmanın kalan 10 bölümü ise Çanakkale, Bursa, İzmir, Antalya gibi illerde devam etmesi planlanıyor.

    Bartın ve Zonguldak için yeni bir yarışma müjdesi

    Acun Medya tarafından hazırlanacak olan ve survivor tarzından farklı bir yarışma programının yayınlanması için farklı ülkelerdeki televizyon kanalları ile görüştüğü öğrenildi. Yunanistan’daki bir televizyon kanalı ile anlaşmanın yakın olduğu öğrenilen yarışma programı için çekimlerin yine Türkiye’de yapılması planlanıyor. Program için Türkiye’de öncelikle tercih edilecek bölgenin ise Zonguldak ve Bartın illeri olduğu belirtildi. Yarışmanın Genel Yönetmeni Arif Çabuk, yaklaşık 1 ay boyunca çekimleri sürecek yarışma programı için Zonguldak ve Bartın arasında yer belirleme çalışmaları yürütüldüğünü kaydetti. Keşif ekibinin Bartın ve Zonguldak arasında yarışma parkurunun kurulabileceği en güzel alanı aradığını anlatan Çabuk, “Şu an bir araştırmadayız. Bartın ve Zonguldak arasında bakıyoruz. Proje netleşince bakacağız. Bu proje ise Yunanistan’a çekilecek gibi duruyor. Biz sadece Meksika’ya değil, toplamda 11-12 ülkeye proje yapıyoruz. Tekrardan Türkiye’yi tanıtmak ve ilerletmek amacıyla projelerimize devam ediyoruz” dedi.

    Yeni projenin Bartın’da çekilmesi için girişimde bulunduklarını vurgulayan Vali Arslan ise, “Projenin Bartın’da gerçekleşmesi için istişare halindeyiz. Kendileri Bartın’ımızı gerçekten çok beğendiler. İnşallah yeni projede de birlikte olacağız” diye konuştu. – BARTIN

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bartinda-cekilen-yarisma-programi-la-islanin-cekim-seti-ziyaret-edildi/feed/ 0
    Polat çiftinin avukatlarından ”Linç kampanyasını sona erdirin” çağrısı https://www.haber60.com.tr/polat-ciftinin-avukatlarindan-linc-kampanyasini-sona-erdirin-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/polat-ciftinin-avukatlarindan-linc-kampanyasini-sona-erdirin-cagrisi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:54:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39388 Kara para aklama, vergi kaçırma ve örgüt kurma suçlarından tutuklu bulunan Dilan ve Engin Polat çiftinin avukatlarından açıklama geldi. Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada Polat çiftinin haksız yere hapiste oldukları ifade edilerek 657 sayfalık Nihai Aklama Ön Raporu’nda örgütsel faaliyetlere ilişkin bir delile ulaşılamadığı ve gelirlerin meşru yollardan elde edildiği belirtildi.

    “3 SUÇU İŞLEMEDİKLERİ AÇIKÇA ORTADA”

    Açıklamada “İlk olarak, Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet Suçu’ndan dosya tefrik edilmiş ve tüm şüpheliler hakkında tahliye kararı verilmiştir. Bahse konu soruşturma dosyası halen derdesttir. Sayın savcılık makamı tarafından Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu, Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçu (Kara Para) ve Yasa Dışı Bahis Suçu (7258 Sayılı Kanuna Muhalefet) olmak üzere üç ayrı suçtan sanıkların cezalandırılması istemiyle iddianame tanzim edilmiştir ve gelinen aşamada 4 Eylül 2024 tarihinde İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dosyanın ilk duruşması yapılacaktır. İddianame içeriği ve dosyadaki somut deliller, müvekkillerin halihazırda tutuklu olduğu bu üç suçun işlenmediğini açıkça ortaya koymasına rağmen, kamuoyuna bilinçli olarak yanlış bilgiler servis edilmiştir.” ifadeleri yer aldı.

    “KAMUOYUNDA BELİRTİLENLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

    Müvekkillerin bahse konu suçları işleyip işlemedikleri hususunun detaylıca araştırıldığını ve 11.06.2024 tarihinde Masak tarafından 657 sayfalık Nihai Aklama Ön Raporu sunulduğu ifade edildi. Bahse konu raporun; 609. sayfasında; örgütsel faaliyetlere ilişkin bir delile ulaşılamadığı. 613. sayfasında; gelirlerin meşru yollardan elde edildiği, Yine aynı sayfada, kamuoyunda belirtilenin aksine, aslında kara para aklandığı yönündeki iddiaları mevcut imkanlar ve ulaşılan veriler doğrultusunda gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği vurgulandı.

    “NİHAİ RAPOR DEĞİL, MASAK 1’NCİ RAPORU SERVİS EDİLDİ”

    Açıklamanın devamında ise “Görüldüğü üzere, Nihai Aklama Ön Raporu’nda müvekkillerin halihazırda tutuklu olduğu diğer üç suçun oluşmadığı açıkça belirtilmiştir. Ancak üzücüdür ki kamuoyuna bu açık tespitlerin yer aldığı Nihai Rapor değil, savcılık makamının üstünlük tanıdığı MASAK 1. Rapor servis edilmiştir. Bu raporda aklama suçuna İlişkin eylemler olabileceği belirtilmiş ve 2. Raporda ise bu tarz eylemlerin olup olmadığına dair araştırma yapılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Ve nihayetinde yapılan araştırmalar sonucunda Nihai Aklama Raporu tanzim edilmiş ve bu raporda örgütsel faaliyetin olmadığı, gelirlerin meşru yollardan elde edildiği ve kara para aklandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir.” dendi.

    “LİNÇ KAMPANYASININ SON BULMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Müvekkilleri hakkında yürütülen linç kampanyasının son bulmasını isteyen avukatlar, son olarak “Vurun abalıya anlayışı ile lekelenmeme hakkının pervasızca ihlal edildiği, gerek soruşturma yöntemiyle ve gerekse de toplanan delilleri ile ileride hukuk fakültelerinde pratik ders olarak anlatılacak bu dosyada, suçu işlemediği sabit olan müvekkillerimiz için yürütülen bu linç kampanyasının artık son bulmasını talep ediyoruz. Dosyanın avukatları olarak, suçun işlenmediğine dair raporlara rağmen yalnızca soyut ve asılsız tanık beyanları ile halihazırda tutuklu kalmaya devam eden müvekkillerimizin, aylardır süren haksız tutukluluğun derhal son bulması için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğimizi bildiriyor, yargılama sürecine herkesin saygılı davranmasını temenni ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/polat-ciftinin-avukatlarindan-linc-kampanyasini-sona-erdirin-cagrisi/feed/ 0
    Polatların iddianamesinde intikam detayı! Fenomen, ailenin telefonlarına uzaktan bağlanıp her şeyi kaydetmiş https://www.haber60.com.tr/polatlarin-iddianamesinde-intikam-detayi-fenomen-ailenin-telefonlarina-uzaktan-baglanip-her-seyi-kaydetmis/ https://www.haber60.com.tr/polatlarin-iddianamesinde-intikam-detayi-fenomen-ailenin-telefonlarina-uzaktan-baglanip-her-seyi-kaydetmis/#respond Fri, 12 Jul 2024 08:45:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38842 Kara para aklama suçlamasıyla yargılanan Dilan Polat ve eşi Engin Polat hakkında hazırlanan iddianameden yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma ifade veren fenomen Erkan Şahin, sorun yaşadığı çiften aldığı intikam planını anlattı.

    “DİLAN POLAT BENİM ECE RONAY’LA GÖRÜŞTÜĞÜMÜ GÖRÜNCE LİNÇ EDİCİ PAYLAŞIMLAR YAPTI”

    Engin ve Dilan Polat çiftinin de aralarında bulunduğu 28 şüpheli kara para aklama iddiasıyla yargılanıyor. Polat’larla ilgili hazırlanan iddianamede başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde bulunan sosyal medya fenomeni Erkan Şahin’in tanık olarak verdiği ifade de yer aldı. Polat çiftiyle bir dönem iş birliği yaptığı ancak sonra araların açıldığını söyleyen Şahin, yaptığı intikam planını da şöyle anlattı:”Fenomenim ve sosyal medya tanıtım ajansım var. Engin-Dilan Polat çiftini ve yanlarındaki Mıstık’ı da Seyhan Soylu’nun çalışanı Ahmet Selim Yazıcı vasıtasıyla tanıdım. 16 Mart 2021 tarihinde buluştuk ve 2022 yılının şubat ayına kadar iş birliği yaptık. Kazancın yüzde 40’ı benim yüzde 60’ı da onların olacaktı ama bütün parayı bana verdiler. Dolayısıyla onlara karşı sempatim artmıştı. Ben şubat ayında Ece Ronay ile buluşup video çektiğim için benim hesabımı kapattırdılar. Durumu Dilan Polat öğrenince de benim hakkımda linç edici ve saldırgan paylaşımlar yapmaya başladı.”

    “BENİ SOSYAL MEDYADA BİTİRİP BARINDIRMAYACAKLARINI SÖYLEDİLER”

    “Ece Ronay o dönem güzellik merkezleri açmak istediği için onlarla arasında ilçeler ve semtlerden dolayı bir anlaşmazlık vardı. Olayların ardından Mıstık ile görüştüğümde bana açık açık ya sadece onlarla çalışmam gerektiğini ya da beni sosyal medyada bitirip, barındırmayacaklarını söyledi. Hiçbir suçun yokken bu saldırıya uğradığım için sinirlendim. Zira ben sadece sosyal medya fenomeni olarak para kazanıp geçimimi sağlıyordum.”

    “POLATLARIN BİLGİSAYARLARINA UZAKTAN BAĞLANIP İÇERİKLERİNE BAKTIM”

    Bu kızgınlıkla onların cep telefonlarına ve bilgisayarlarına uzaktan erişim sağlayıp, içeriklerini görmek istedim. Biz buna bilişim dünyasında, ‘rat atma’ deriz. Bir kişinin telefon ya da bilgisayarına rat atıldığında o kişinin telefonunda ki bütün veriler görülebilir. Bu bir uzaktan erişim türüdür. Kişi telefonuna rat atıldığının farkında bile değildir. Yani bir çeşit hack yöntemidir. Ben de yıllardır bilişim işleriyle uğraşmış biri olarak kızgınlıkla 2022 yılının Ekim ayında Engin Polat’ın telefonuna, 2023 yılının Şubat ayı gibi ise Dilan Polat ve Engin Polat’ın telefonlarına, 2023 yılının Ağustos ayında ise Mıstık isimli şahsın telefonuna rat attım. Sonraki süreçte erişim sağladığım bu dijital materyallerde işime yarayabileceğini düşündüğüm bilgileri toplamak istedim.

    “ENGİN POLAT’IN YASA DIŞI BAHİSLE ALAKALI KONUŞMALARINI GÖRDÜM”

    “Engin Polat’ın telefonu takip ettiğim dönem içerisinde, ICQ üzerinden yaptığı yazışma içeriklerinden yasa dışı bahis ile alakalı konuşmalar yaptıklarını gördüm. Ancak konuştuğu kişilerin kim olduğunu üzerinden zaman geçmesi sebebiyle hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarını burada size anlatmaktayım. Örneğin Engin Polat yaptığı yazışmalarda, bir yasa dışı bahis sitesinin yasa dışı bahis oranları ile alakalı konuşmalar yapıyordu. Casino olarak bilinen bir sistemden söz ediyordu. Bu site ve sistem kapsamında oynanacak bahislerde kendi payına kalacak tutarlardan, günlük kazançlardan ve cirodan söz ediyordu.”

    “ENGİN BAHİS SİTESİNE 10 MİLYON TL SERMAYE KOYDU”

    “Ben bu yazışmaları gözümle gördüm. Yine bir bahis sitesi kapsamında kazanılacak paralardan söz ediliyordu. Hatta bu ikinci bahsettiğim siteye Engin’in koyduğu bir sermaye ve anapara gibi bir büyük tutardan söz ediliyordu. Hatta bu anaparanın tutarının 10 milyon TL’lerle ifade edilebilecek kadar yüksek olduğunu hatırlıyorum ancak tam rakamı hatırlamıyorum. Yine Engin, bu konuşmalarında bu bahis işlerine Veysel isimli soy adını tam olarak hatırlamadığım bir büyüğünün yönlendirmesiyle girdiğinden söz ediyordu.

    “ANA PARANIN YÜZDE 40’INI KRİPTO PARA OLARAK ALIYORDU”

    Yine konuşmalardan anladığım kadarıyla, Engin Polat bu kurulan sitelere koyduğu anaparasının yüzde 40’ı kadarını kar payı olarak günlük şekilde kripto para olarak geri alıyordu. Benim konuşmalarda gözlemlediğim sistem bu şekildeydi. Ben bu sitelerin ne amaçlı olduğunu araştırmaya başladım ve sitelere erişim sağlamak istediğimde, bu sitelerin her gün engellendiklerini gördüm. Ancak bu engellemede kolay şekilde bertaraf edilebilmişti, zira bugün siteye erişim engeli aldığında yarın yeni site üstünden tekrar faaliyete başlıyordu. Dolayısıyla gördüğüm kadarıyla bu yasadışı bahis sisteminin önüne geçilebilmiş değildi. Hatta işi o kadar ileriye taşımışlardı ki ben bu dönemde Dilan Polat’ın sosyal medya hesaplarından bu yapının Instagram çekilişi şeklinde reklamını yapmıştı. Yani kendi takipçilerine o hesabı takip edenler arasından bir çekiliş yaparak ödüllendireceğini belirtmişti ve bu sitenin takipçi sayısını artırmıştı.

    “KENAN ÖZKAN, İLAYDA TOPAL VE NEZ DEMİR’İN DE KRİPTO PARA TRANSFERİ VARDI”

    Ben yine bu sitelerin menşeini araştırdığımda, bu sitelerin Gürcistan Batum menşeili olduklarını, dijital iz sürerek tespit ettim. Soruşturma kapsamında istenirse siber birimler bunu kolaylıkla tespit edebilecektir. Yine Engin Polat’ın telefonuna uzaktan erişim sağladığım dönemde konuşma içeriklerinde, Kenan Özkan, İlayda Topal, Tolunay Topal ve Nez Demir’in kripto para transferinde yer aldıklarına dair gözlemlerim oldu.

    “ENGİN, KENAN’A KASA GELİRİ OLARAK KRİPTO PARA GÖNDERİYORDU, EKRAN GÖRÜNTÜLERİNİ KAYDETTİM”

    Zira örneğin; Kenan Özkan ile Engin Polat arasındaki bir görüşmede, kripto para aktarımı için kullanılan cüzdan numarası paylaşımlarına rastladım.Bir kripto para türünün transferine ilişkin bir konuşmaydı. Bu konuşmada Engin, Kenan’a kasa gelirin olarak bu kripto para gönderimini yapmış oluyordu. Yine Engin’in Nez Demir ile yaptığını düşündüğüm bir konuşmada, Nez’in sosyal medya paylaşımlarından yukarıda bahsettiğim sitelerin reklamlarını yapacağını ve bu kapsamda payını alacağını gözlemledim. Yine Engin’in Tolunay ile yaptığı bir konuşmada, kasa sohbetinin geçtiğini ve aralarında bir kripto cüzdan numarası paylaşımı olduğunu gördüm. Ben tüm bunları ekran görüntüsü alarak kaydettim.

    “ENGİN, ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN KART BİLGİLERİNİ DEPOLUYORDU”

    “Yine ben Engin’in üçüncü şahıslarla yaptığı konuşmalarda mail order yöntemiyle para kazandığını, Engin’in telefonunda bir çok üçüncü şahsın adına kayıtlı olan kredi kartı 16 haneli numaralarını cvv kodlarını ve son kullanma tarihlerini depoladığını görmüş oldum.”

    “DİLAN VE ENGİN’İN YASA DIŞI BAHİSLERLE İLGİLİ VERİLERİ DEPOLADIM, KIZGINLIKLA YAPTIM”

    “Benim o dönem itibariyle daha da gözlemlediğim ve Engin Polat, Dilan Polat çiftinin yasa dışı bahis ile bağlantısını ortaya koyabileceğini düşündüğüm verileri uzaktan erişerek kendimde depoladım. Sonrasında bu verileri bir usb içerisine koydum. Ben bir bilişim uzmanı ve fenomen olarak bana çok ağır derecede saldırıda bulundukları için bu şahısların dijital materyallerine uzaktan erişim sağlayarak kızgınlıkla böyle bir şey yaptım. Esasında bunun teknik ve hukuken doğru olmadığını biliyorum ancak bu elde ettiğim verileri adli makamlarla paylaşmanın da en doğru şey olacağına karar verdim.

    “ELDE ETTİĞİM VERİLERİ CİMER’E ŞİKAYET ETTİM”

    Hatta şunu da söyleyeyim; ben o dönem itibariyle elde ettiğim bu verileri, Cimer’den şikayet ederek, Usom’dan başvuru yaparak ve devlet kurumlarına mail atarak birçok yol ile devlet makamlarına ilettim. Ancak görüyorum ki bugüne kadar işleme koyulmamış. Bu sebeple soruşturmadan haberdar olunca soruşturmaya katkı sağlamak için sizlerle bunu paylaşmak istedim. Resmi kurumlar olduğu için benim bu şahısların bahisle ilişkisini ortaya koymaya çalıştığım başvurularımın sizin soruşturmanızın bile öncesinde olduğu resmi şekilde teyit edilebilir.”

    Benim yukarıda bahsettiğim usul ile uzaktan erişim sağlayarak Dilan Polat ve Engin Polat’ın dijital materyallerinden elde ettiğim tüm veriler cezaevine girmeden önce ikamet ettiğim ve şuan halen annemin yaşadığı adreste bulunan usb içerisindedir. Benim bu tarz eşyaları bulundurduğum bir kutum var, onun içerisindedir. Bu kutu da benim odamda bilgisayar masamın bulunduğu alandadır. Bu usb içerisinde bahsettiğim konuşmalar şifresiz şekilde yer almaktadır. Dosya dosya klasör yapmıştım. Dijital materyallere nasıl eriştiğimi gösteren kısım ise şifrelidir. Ben bu usb’yi soruşturma makamları temin edemezse, ben avukatım aracılığıyla da Cumhuriyet Başsavcılığınıza gönderebilirim. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/polatlarin-iddianamesinde-intikam-detayi-fenomen-ailenin-telefonlarina-uzaktan-baglanip-her-seyi-kaydetmis/feed/ 0
    Polat çifti Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak! İlk duruşma 4 Eylül’de https://www.haber60.com.tr/polat-cifti-asliye-ceza-mahkemesinde-yargilanacak-ilk-durusma-4-eylulde/ https://www.haber60.com.tr/polat-cifti-asliye-ceza-mahkemesinde-yargilanacak-ilk-durusma-4-eylulde/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38647 İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonun ardından Dilan Polat ile eşi Engin Polat’ın da tutuklandığı soruşturma sonucu hazırlanan iddianamenin iade edilmesine başsavcılık itirazda bulundu. Ağır Ceza Mahkemesi savcılığın itirazını haklı buldu. Polat çifti Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

    3 AYRI SUÇLAMA

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında olduğu 28 şüpheli hakkında kara para akladıkları iddiasıyla iddianame düzenlenmişti. Savcılık Polat çiftinin ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘7258 Sayılı Futbol Ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından cezalandırılmasını istemişti.

    Eylül’de” layout=”intrinsic” width=”640″ height=”358″>

    TUTUKLULUKLARI DEVAM EDECEK

    Gazeteci Emrullah Erdinç, Polat ailesinin 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmasının 4 Eylül’de yapılacağını duyurdu. Duruşmayla ilgili X hesabından bilgi veren Erdinç “İddianamenin kabul edilmesinden sonra 2. Asliye ceza mahkemesi Polat ailesinin ilk duruşmasının adli tatilin hemen sonrasında, 4 Eylül’de yapılmasına karar verdi. Ayrıca aylık tutukluluk değerlendirmesi de bugün nöbetçi sulh ceza yerine ilk kez yargılamanın yapılacağı 2. Asliye Ceza mahkemesinde görüldü. Hakim, Dilan Polat dahil tüm tutukluların tutukluluk haline devam kararı verdi. 9 Ağustos tarihinde de aylık tutukluluk değerlendirmesi yapacağını açıkladı. Avukatlar bu karara itiraz edeceklerini belirttiler.

    2017 YILINDAN İTİBAREN YASA DIŞI YOLLARLA PARA KAZANILDI

    İddianamede, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılında dosya içerisindeki tespitlere göre yasal olmayan bir yoldan KKTC ülkesine gidip uluslararası yasa dışı bahis organizatörleri Derkan Başer ve Veysel Şahin ile kurduğu irtibat sonrası bu şahısların ekibine dahil olduğu, bir süre KKTC’de fiilen bu şahısların yasa dışı bahis organizasyonlarından müdür ve benzeri sıfatlarla çalıştığı, aradan geçen süreçte hızlı bir yükseliş gösterdiği ve kendini kabul ettirdiği, jasminbet isimli yasa dışı bahis sitesinin tamamen kendisine bırakıldığı, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılından itibaren yasa dışı yollardan kazanılacak para sayesinde zenginleşmeyi amaçlayan bir yapıyı kurmaya başladığı, Engin Polat’ın nihai hedefinin yasa dışı bahis organizasyonlarından kazanılan paraların kripto varlıklara çevrilmesini takiben kendine düşen payı alındıktan sonra yurt dışında bulunan Derkan Başer’e aktardığı kaydedildi.

    AMAÇLARINI PERDELEMEK İÇİN GÜZELİK MERKEZİ AÇTILAR

    Hazırlanan iddianamede, yasal olmayan bir kaynak olarak bahis parasının kripto paralara çevrilerek sistem içerisinde tespiti ve kontrolü olmaksızın kripto cüzdanlar içerisinde aklanıp nakledilmesi, gerektiğinde şirketler arasında nakit yatırıp çekilmek suretiyle gezdirilmesi şeklinde kurulan perdeleme sistemi gereği bir bahis oyuncusunun yasa dışı bahis sitesinde eylemde bulunmak için yatırdığı paranın casus yazılımlar eliyle mail order sistemi vasıtasıyla şirketlere aktarıldığı ve takiben örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilen çok sayıda nakit çekme-yatırma şeklindeki işlemlerle ve sahte faturalar ile para gönderimlerinin yapılmasıyla takibin imkansız kılınmasına gayret gösterildiği, bu nedenlerle soruşturma konusu şahıs ve şirketlerin profesyonel bir taktik ve organizasyon ile nihai amaçlarını perdelemek için güzellik ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren onlarca şirketi kurdukları kaydedildi.

    KARA PARAYI LÜKS ARAÇLARLA AKLAMAYI HEDEFLEDİLER

    İddianamede, bir kısım yüksek tutarlı paranın da gerçek durumun ortaya çıkmaması amacıyla kripto cüzdanlar eliyle muhafaza edilip ilgilisine aktarıldığı ya da ihtiyaç halinde lüks yaşam içerisinde kullanıldığı, en sonunda Milda isimli şirkette aklamaya çalıştıkları, bu çerçevede miyonlar seviyesindeki paraları söz konusu şirketlerden nakit çektikleri, şirketler arasında gezdirdikleri ve Milda isimli şirkete nakit yatırarak bu şirket üzerinden alınacak taşınmaz ve lüks araçlar eliyle aklamayı hedefledikleri, haksız kazançların onlarca kez el değiştirip sanki gerçek bir ticari faaliyet varmış gibi gezdirildikten sonra kripto varlıklara çevirip kayıtsız hale getirilmesi eyleminin icra edildiği, suç örgütünün her bir aşamada özel olarak kendisine tanımlanan görevi icra eden üyesi aracılığıyla hareket ettiği ve eylemlerin yıllara yayılmış bir süreç içerisinde devamlılık arz eden bir yapı dahilinde suç işleme kararlılığıyla sürdürüldüğü kaydedildi.

    KARA PARAYI SİSTEM İÇERİSİNE SOKMAK İÇİN ÖRGÜT KURDULAR

    İddianamede, Engin Polat’ın örgüt yöneticisi, Dilan Polat, Sıla Doğu, Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün’ün örgüt üyesi, Can Doğu’nun da aralarında bulunduğu 20 kişinin üye olarak yer aldığı suç örgütünün, büyük bir organizasyon halinde yasa dışı yollardan uhdeye geçirilecek “kara” parayı yasal sistem içerisine sokmak ve eritmek ile kripto cüzdanlar içerisinde saklayıp lüks yaşam dahilinde harcayıp kullanmak üzere kurulmuş olduğu ifade edildi.

    40 YIL HAPİSLERİ İSTENDİ

    Hazırlanan iddianamede, Engin Polat, Dilan Polat, Sıla Doğu, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından 40 yıla kadar hapsi istendi.

    SERBEST BIRAKILAN ANNEANNE DE ÖRGÜT ÜYESİ ÇIKTI

    Dilan Polat’ın kardeşi Can Doğu ve Engin Polat’ın soruşturma çerçevesinde serbest bırakılan 74 yaşındaki anneannesinin de bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından 36 yıla kadar hapis cezası istendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/polat-cifti-asliye-ceza-mahkemesinde-yargilanacak-ilk-durusma-4-eylulde/feed/ 0
    Engin Polat örgüt lideri, Dilan Polat örgüt yöneticisi https://www.haber60.com.tr/engin-polat-orgut-lideri-dilan-polat-orgut-yoneticisi/ https://www.haber60.com.tr/engin-polat-orgut-lideri-dilan-polat-orgut-yoneticisi/#respond Thu, 11 Jul 2024 06:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38511 İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında olduğu 28 şüpheli hakkında kara para akladıkları iddiasıyla 75 sayfalık iddianame düzenlenmişti. Hazırlanan iddianameden yeni detaylar ortaya çıktı. İddianamede, Engin Polat için örgüt lideri eşi Dilan Polat içinse örgüt yöneticisi değerlendirmesi yapıldı.

    2017 YILINDAN İTİBAREN YASA DIŞI YOLLARLA PARA KAZANILDI

    İddianamede, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılında dosya içerisindeki tespitlere göre yasal olmayan bir yoldan KKTC ülkesine gidip uluslararası yasa dışı bahis organizatörleri Derkan Başer ve Veysel Şahin ile kurduğu irtibat sonrası bu şahısların ekibine dahil olduğu, bir süre KKTC’de fiilen bu şahısların yasa dışı bahis organizasyonlarından müdür ve benzeri sıfatlarla çalıştığı, aradan geçen süreçte hızlı bir yükseliş gösterdiği ve kendini kabul ettirdiği, jasminbet isimli yasa dışı bahis sitesinin tamamen kendisine bırakıldığı, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılından itibaren yasa dışı yollardan kazanılacak para sayesinde zenginleşmeyi amaçlayan bir yapıyı kurmaya başladığı, Engin Polat’ın nihai hedefinin yasa dışı bahis organizasyonlarından kazanılan paraların kripto varlıklara çevrilmesini takiben kendine düşen payı alındıktan sonra yurt dışında bulunan Derkan Başer’e aktardığı kaydedildi.

    AMAÇLARINI PERDELEMEK İÇİN GÜZELİK MERKEZİ AÇTILAR

    Hazırlanan iddianamede, yasal olmayan bir kaynak olarak bahis parasının kripto paralara çevrilerek sistem içerisinde tespiti ve kontrolü olmaksızın kripto cüzdanlar içerisinde aklanıp nakledilmesi, gerektiğinde şirketler arasında nakit yatırıp çekilmek suretiyle gezdirilmesi şeklinde kurulan perdeleme sistemi gereği bir bahis oyuncusunun yasa dışı bahis sitesinde eylemde bulunmak için yatırdığı paranın casus yazılımlar eliyle mail order sistemi vasıtasıyla şirketlere aktarıldığı ve takiben örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilen çok sayıda nakit çekme-yatırma şeklindeki işlemlerle ve sahte faturalar ile para gönderimlerinin yapılmasıyla takibin imkansız kılınmasına gayret gösterildiği, bu nedenlerle soruşturma konusu şahıs ve şirketlerin profesyonel bir taktik ve organizasyon ile nihai amaçlarını perdelemek için güzellik ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren onlarca şirketi kurdukları kaydedildi.

    KARA PARAYI LÜKS ARAÇLARLA AKLAMAYI HEDEFLEDİLER

    İddianamede, bir kısım yüksek tutarlı paranın da gerçek durumun ortaya çıkmaması amacıyla kripto cüzdanlar eliyle muhafaza edilip ilgilisine aktarıldığı ya da ihtiyaç halinde lüks yaşam içerisinde kullanıldığı, en sonunda Milda isimli şirkette aklamaya çalıştıkları, bu çerçevede miyonlar seviyesindeki paraları söz konusu şirketlerden nakit çektikleri, şirketler arasında gezdirdikleri ve Milda isimli şirkete nakit yatırarak bu şirket üzerinden alınacak taşınmaz ve lüks araçlar eliyle aklamayı hedefledikleri, haksız kazançların onlarca kez el değiştirip sanki gerçek bir ticari faaliyet varmış gibi gezdirildikten sonra kripto varlıklara çevirip kayıtsız hale getirilmesi eyleminin icra edildiği, suç örgütünün her bir aşamada özel olarak kendisine tanımlanan görevi icra eden üyesi aracılığıyla hareket ettiği ve eylemlerin yıllara yayılmış bir süreç içerisinde devamlılık arz eden bir yapı dahilinde suç işleme kararlılığıyla sürdürüldüğü kaydedildi.

    KARA PARAYI SİSTEM İÇERİSİNE SOKMAK İÇİN ÖRGÜT KURDULAR

    İddianamede, Engin Polat’ın örgüt yöneticisi, Dilan Polat, Sıla Doğu, Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün’ün örgüt üyesi, Can Doğu’nun da aralarında bulunduğu 20 kişinin üye olarak yer aldığı suç örgütünün, büyük bir organizasyon halinde yasa dışı yollardan uhdeye geçirilecek “kara” parayı yasal sistem içerisine sokmak ve eritmek ile kripto cüzdanlar içerisinde saklayıp lüks yaşam dahilinde harcayıp kullanmak üzere kurulmuş olduğu ifade edildi.

    40 YIL HAPİSLERİ İSTENDİ

    Hazırlanan iddianamede, Engin Polat, Dilan Polat, Sıla Doğu, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından 40 yıla kadar hapsi istendi.

    SERBEST BIRAKILAN ANNEANNE DE ÖRGÜT ÜYESİ ÇIKTI

    Dilan Polat’ın kardeşi Can Doğu ve Engin Polat’ın soruşturma çerçevesinde serbest bırakılan 74 yaşındaki anneannesinin de bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından 36 yıla kadar hapis cezası istendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/engin-polat-orgut-lideri-dilan-polat-orgut-yoneticisi/feed/ 0
    İstanbul’da düzenlenen operasyonun ardından iddianame iade edildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-operasyonun-ardindan-iddianame-iade-edildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-operasyonun-ardindan-iddianame-iade-edildi/#respond Wed, 10 Jul 2024 22:09:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38407 Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 şüpheliye ilişkin hazırlanan iddianame gönderildiği mahkeme tarafından iade edildi. İddianameyi değerlendiren Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirtti. İddianamenin iade edilmesine başsavcılık itirazda bulundu.

    DAVA AĞIR CEZADA GÖRÜLMEYECEK

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dilan Polat, eşi Engin Polat, kardeşleri Can ve Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianameyi değerlendiren Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, davanın ağır ceza mahkemesine açılması gerektiğini bildirerek dosyayı iade etmesine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Başsavcılığın itiraz kararında, görevli mahkemenin temel cezaya göre belirlenebilir olduğu, artırım maddesinin mahkemenin görevini belirlemede esas olmadığı vurgulandı.

    POLAT OPERASYONUNDA NE OLMUŞTU?

    İstanbul merkezli 6 ilde 1 Kasım 2023’te ve devamında düzenlenen operasyonlarda, Dilan Polat ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında daha önce şirketlerinde yapılan aramalarda dijital materyal ve defterlere el konulan Polat çiftinin de yer aldığı şüphelilerle ilgili Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK) ön inceleme raporu hazırlanmış, raporda tasfiye halindeki 3 firmadan aile bireylerine ait şirketlere sözde ticaret karşılığında sahte fatura kesilmesi yöntemiyle 200 milyon lira para girişi olduğu belirlenmişti.

    Paranın yine aile bireylerine ait şirketler arasında transfer edildiği, son aşamada ise Engin Polat’ın sahibi olduğu Milda Gayrimenkul isimli firmada toplanarak gayrimenkul ve çok sayıda araç alındığının tespitinin ardından İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin kimliklerini belirlemiş, İstanbul merkezli Ankara, Yalova, Ordu, Kırklareli ve Manisa’da 43 adrese eş zamanlı operasyon düzenlemişti.

    ŞİRKETLERE KAYYUM ATANMIŞTI

    Soruşturma kapsamında çalışmalarını sürdüren ekipler, Dilan ve Engin Polat’a ait bir medikal şirketin Ankara’da başka bir firmaya isim hakkını verdiğini, bu firmanın hesabındaki 1 milyon 800 bin liranın da ortakların kişisel hesaplarına aktarılmaya çalışıldığını tespit etmişti. Dilan Polat, Engin Polat ve Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerden 16’sı tutuklanmıştı. Hakimlik, 27 şirkete kayyum atanmasına hükmetmişti.

    DİLAN POLAT’IN KARDEŞLERİ TAHLİYE EDİLDİ

    Sulh Ceza Hakimliği, 14 Haziran’daki aylık tutukluluk incelemesinde, Dilan Polat’ın kardeşleri Can ve Sinem Sıla Doğu ile Can Polat, Gökay Bekar, Halit Polat, Harun Abak, Metin Yılmaz, Mustafa Özalp, Nilgün Yılmaz, Uğurcan Ayyıldız ve Zekai Tepe’nin adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliye edilmesine hükmetmiş, diğer 5 şüphelinin tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

    4 AYRI SUÇ

    Cumhuriyet savcılığının soruşturmayı tamamlamasının ardından hazırlanan iddianamede şüphelilerin “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “yasa dışı bahis”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” suçlarından cezalandırılmaları istenmişti. İddianamede, soruşturma kapsamına alınan 31 şirketin ve bu şirketlerin sahip olduğu taşınmaz, araç ve benzeri tüm malvarlığının müsadere edilip mülkiyetin kamuya geçirilmesi de talep edilmişti. Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

    İddianameyi inceleyen Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, şüpheliler hakkında istenen cezalardaki artırım maddeleri dikkate alındığında, yargılamayı yapma konusunda yetkili mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu belirterek dosyayı savcılığa iade etmişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-operasyonun-ardindan-iddianame-iade-edildi/feed/ 0
    “Yunan adalarında ekmeği ve çatalı masaya bırakıp giderler, Türkiye’de rakı bardağı ve küllük sürekli değişir” https://www.haber60.com.tr/yunan-adalarinda-ekmegi-ve-catali-masaya-birakip-giderler-turkiyede-raki-bardagi-ve-kulluk-surekli-degisir/ https://www.haber60.com.tr/yunan-adalarinda-ekmegi-ve-catali-masaya-birakip-giderler-turkiyede-raki-bardagi-ve-kulluk-surekli-degisir/#respond Wed, 10 Jul 2024 07:27:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38293 Oyuncu Begüm Öner’in Bodrum ile Yunanistan Samos’taki fiyatları karşılaştırması sosyal medyada gündem oldu. Türkiye’de 4 kişinin karides, kalamar ve ahtapot yemesi durumunda 5 bin TL ödeyeceğini belirten Begüm Öner, aynı menünün Yunanistan’ın Samos adasında bin 500 TL tutacağını aktardı. Begüm Öner’in bu çıkışı üzerine, Bodrum, Ayvalık, Didim, Çeşme ve diğer tatil beldelerindeki esnaf, rakamlarının bu kadar abartıldığı kadar olmadığını aktardı. Konuyla ilgili haberler.com’a açıklama yapan Ali Uçar, Yunan adalarına gidişin sadece tatille ilgili olmadığını belirtti. Uçar, Yunan adalarındaki ucuz alkolün vergilerden kaynaklandığını ifade etti. Uçar, “Bizdeki restorana gittiğinizde adam rakı içtiğinde bardağını ve sürekli küllüğünü değiştiriyor. Orada ise ekmeği ve çatalı sepetle veriyorlar ve tabağı bırakıp kalkana kadar kimse uğramıyor” dedi.

    Fotoğraf: AA

    YUNAN ADALARINA SADECE DENİZ, KUM VE EĞLENCE İÇİN GİTMİYORLAR

    Ayvalık’tan da Yunan adalarına geçişlerin olduğunu belirten Başkan Ali Uçar, geçen yıl 105 bin kişinin bu şekilde Midilli’ye gittiğini kaydetti. Geçtiğimiz Ramazan ve Kurban Bayramı tatili dönemlerinde de 20 binden fazla kişinin Midilli’ye geçtiğini dile getiren Ali Uçar, şöyle konuştu:

    “Yunan adalarına geçişin çok farklı nedenleri var bizden genelde Midilli’ye geçişler oluyor. İstanbul’a yakınlığı nedeniyle ve Schengen vizesini çalıştırmak ve yurtdışına çıkış gözükmesi için bu tür girişimlerde bulunanlar var ve uzun süreli konaklayan yok. Bizim amacımız da oraya gidenlerden Ayvalık’a gelmelerini sağlamak ve bu yolla karşıdan buraya transferler gerçekleştirmek. Geçtiğimiz yıl, Midilli dönüşünde, buraya 35 bin kişi gelmiş. Zaman içinde böyle durumlar parlar. Euro 35 TL’den 45 TL’ye çıkarsa ve yurtdışı harcı 150 liradan 1500 lira olursa bu iş durur. Geçen yıl telefon almaya ve kaydettirmeye gidenler vardı ve feribotların yüzde 70-80’i cep telefonu kaydettirmek için gitti. Oraya gidenlerin hepsinin deniz, kum ve eğlence için gittiğini düşünmeyin. Genelde Yunan Konsolosluğundan vize almak ve bunu çalıştırmak için gidenler de oluyor.”

    Ayvalık TSO Başkanı Ali Uçar

    ORADA ALKOL UYGUN ÇÜNKÜ VERGİLER BİZDEKİ GİBİ DEĞİL

    “Orada alkol uygun ve dönüşte free shop alışveriş için gidenler oluyor. Bir kısım rakamları uygun bulduğu için gidiyor ve bu segment farklı bir segment” diyen Uçar, şöyle devam etti: “Kapıda 80 euro vize alıyorsunuz, çıkıyorsunuz ve liman vergisi ödüyorsunuz. Bunun çok da bir avantajı yok. Orada alkol tabi ucuz ve bizdeki gibi vergi yok. Adam yazıyor 20’lik uzoyu 5 euroya içtim diyor ve bizdeki vergi zaten 10 eurodan fazla. Bizde maliyetler de yüksek ve baktığınız zaman işletmelerin personel, işletme ve kira maliyetleri de katlandı.”

    Fotoğraf: AA

    TÜRKİYE’DEKİ HİZMET KALİTESİ YUNAN ADALARINA GÖRE DAHA İYİ

    Türkiye’deki otel ve restoranlardaki hizmetin Yunan adalarına nazaran daha kaliteli olduğunu belirten Ali Uçar, “Yunan Adaları’nda genelde aile işletmeleri var, baba kasada, anne mutfakta ve çocuk serviste. Bizdeki gibi orada kaliteli bir hizmet yok. Bizdeki fiyatlar oraya göre bölge bölge yüksek kalıyor. Bizdeki Cunda Adası’nda biz fiyat tarifesi veriyoruz ve hizmet kalitesi yüksek olan işletmelerle başka restoranlardaki fiyatlar farklı oluyor.Bizdeki restorana gittiğinizde adam rakı içtiğinde bardağını ve sürekli küllüğünü değiştiriyor. Orada ise ekmeği ve çatalı sepetle veriyorlar ve tabağı bırakıp kalkana kadar kimse uğramıyor.”

    Begüm Öner

    OYUNCU BEGÜM ÖNER: SAMOS’TA FİYATLAR YARI YARIYA DAHA UCUZ

    Oyuncu Begüm Öner, önceki gün sosyal medyada bir açıklama yapmıştı. Yunan adalarının Türkiye’ye göre daha ucuz olduğunu belirten Öner, şöyle söyledi:

    “Bodrum’da fiyatlar korkunç seviyede gerçekten. Bodrum’dan sonra Samos’a gittik ve fiyatlar yarı yarıyaydı. Karides, kalamar ve ahtapot yeseniz Türkiye’de 5 bin TL’den aşağı çıkamazsınız, Samos’ta bin 500 liraya çıkarsınız. Şezlong ücreti ödemezsiniz ve beach ücreti yok. Bunlar üzücü ve çünkü herkesin tatil yapmaya ihtiyacı var.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yunan-adalarinda-ekmegi-ve-catali-masaya-birakip-giderler-turkiyede-raki-bardagi-ve-kulluk-surekli-degisir/feed/ 0
    Konsere çıkmadığı için Belediye Başkanı tarafından hedef gösterilen Merve Özbey cephesinden açıklama https://www.haber60.com.tr/konsere-cikmadigi-icin-belediye-baskani-tarafindan-hedef-gosterilen-merve-ozbey-cephesinden-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/konsere-cikmadigi-icin-belediye-baskani-tarafindan-hedef-gosterilen-merve-ozbey-cephesinden-aciklama/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:27:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38081 Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga Belde Belediyesi tarafından düzenlenen 40. Karabiga Priapos Deniz Festivali etkinlikleri kapsamında anlaştığı konsere çıkmadı. Belediye Başkanı Ahmet Elbi’ni tepki gösterdiği Merve Özbey, avukatları aracılığıyla açıklama yaptı.

    “KONSER ALANI GEZİLDİĞİNDE CİDDİ EKSİKLİKLER TESPİT EDİLDİ”

    Merve Özbey’in avukatları, sahnede sorunları gördükleri yerlerin videolarını yayınlayarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Müvekkilimiz Merve Özbey hakkında akşamdan bu yana kamuoyunu meşgul eden asılsız iddialar ve hakaretamiz konuşmalar nedeniyle işbu açıklamanın yapılması zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki, müvekkil ekibi ile beraber, 06/07/2024 tarihinde Çanakkale Karabiga Belediye’sine ait sahnede, Alp Ajans Organizasyon Firması ile yapılan anlaşma gereğince açık hava konserine çıkmak üzere sabah saatlerinde konser alanına gelmiştir. Söz konusu konser başlamadan önce her konser öncesi olduğu gibi, Organizasyon firmasına gönderilmiş olan Teknik Şartnameye uyulup uyulmadığı konusunda müvekkilimizin teknik ekibi tarafından inceleme yapılmış, konser alanı gezilmiş ve konser sırasında çok ciddi kazalara neden olabilecek bir takım teknik eksiklikler tespit edilmiştir.”

    “ELİMİZDE DELİLLER VAR”

    “Tüm ayrıntıları, fotoğraf ve video kaydı ile delillendirildiği üzere sahneyi ayakta tutan sütunlardan bir kısmının ahşaptan yapılmış, bir kısmının kırılmış olduğundan koli bandı ile yapıştırılmış, bir kısmının da, sütunlar birbirini ayakta tutabilsin diye yine koli bandı ile birbirlerine tutuşturulmuş vaziyette olduğu, elektrik kablolarının hiçbir güvenlik önlemi alınmaksızın gelişigüzel sahneden aşağı sarkıtılmış olduğu gibi sair aykırılıklara ilişkin görsellerden sadece birkaç tanesi ekte siz vatandaşlarımızın bilgisine sunulmaktadır.”

    Sahneden bir kare

    “FACİALARIN ÖNLENMESİ İÇİN SAHNEYE ÇIKMADI”

    “Müvekkilimiz tarafından söz konusu hususların giderilmesi ve muhtemel kaza ve faciaların önlenmesi adına gerek konser alanı yetkilileri gerekse de Organizasyon Firması ile iletişime geçilmiş, konserin sorunsuz şekilde geçirilebilmesi ve vatandaşlarımızın da herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmaması adına konserden önce taahhüt edildiği hale getirilmesi, aksi takdirde toplum ve çalışanlarının sağlığını korumak maksadı ile sahneye çıkamayacağı belirtilmiştir.”

    “KONSERE GELEN TÜM VATANDAŞLARIN GÜVENLİĞİ GÖZETİLDİ”

    “Zira; müvekkilimiz yıllardır müzik sektöründe yer almakta olup sayısız konser organizasyonunda yer almış ve söz konusu organizasyon da dahil olmak üzere her organizasyondan önce organizasyon firmaları ile yapılan anlaşmalarda sahne ekibinin güvenliği yanı sıra konser alanına gelen tüm vatandaşların güvenliği gözetilerek Teknik Şartnameler organizasyon firmalarına iletilmiştir. İşbu duyuruya konu olan olayda da Teknik Şartnamede yer alan hususlar çok açık iken organizasyon firması ve ilgili idare ciddi ihlallerde bulunmuştur.”

    “Bu minvalde son ana kadar var olan güvenlik açıklarının giderilerek, sorunsuz bir konser organizasyonu gerçekleşmesi adına yetkili kişilerle iletişime geçen müvekkilimiz, bu çabalarının karşılığını göremediğinden yaşanması muhtemel tüm tehlikelerin önüne geçmek ve kendisi dahil tüm ekibinin ve kendisini izlemeye gelen sevenlerinin can sağlığını gözetmek zorunda olduğundan konser alanından üzülerek ayrılmak zorunda kalmıştır ki bu kendisinin de ilk konsere çıkamayışıdır.”

    “HAKARET VE KARALAMALAR İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATACAĞIZ”

    “Tüm bu çabaya rağmen, dün akşamdan bu yana, bu noktaya kendi ayıp ve kusurları ile gelindiğini çok iyi bildiği halde suç bastırmaya çalışan, müvekkilin vücut bütünlüğüne ve sanatçı kimliğine varana kadar hakaret etmekten ve sözünü esirgemekten çekinmeyen, Organizasyon Firması görevlileri ve sair üçüncü kişilerin hesapları ekibimizce tek tek takip edilmekte, müvekkilimiz hakkındaki hakaret ve karalama niteliğindeki tüm beyanlar, açıklamalar ve paylaşımlar kapsamında; müvekkilin tüm yasal haklarının hukuki zeminde sonuna kadar savunulacağını, müvekkilimiz hakkında Türk Ceza Kanununa ve sair mevzuata aykırı şekilde sözler sarf eden tüm kişiler hakkında cezai ve mesleki kariyerine böyle hakaretamiz cümleler ve iftiralar ile zarar verilmesi konusunda da hukuki sürecin başlatılacağını siz değerli Kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.”

    BELEDİYE BAŞKANI: MERVE ÖZBEY’İN YAŞATTIĞI AYIP NEDENİYLE ÖZÜR DİLERİZ

    Özbey’in sahneye çıkmamasına sitem eden Elbi, “Merve Özbey konseri, şarkıcının 27 Kişilik Darbuka Ritim Grubunun sahne aldığı sahnede ‘güvenlik’ gerekçesini öne sürerek sahneye çıkmaması ve şehrimizi terk etmesi nedeniyle iptal olmuştur. Sahnede görev alan kişiler ve halkımızın güvenliğini güvenlik güçlerimiz sağlamaktadır. Karabiga gibi huzurun ve güvenin timsali şehrimizde şarkıcı Merve Özbey’in böyle bir karar almasını akıl tutulması olarak görüyor, konser alanını erken saatlerden itibaren dolduran ve saatlerce bekleyen, başta Karabigalı hemşehrilerimiz olmak üzere uzak yakın birçok yerden şehrimize misafir olan halkımıza yapılmış haksızlık olarak görüyoruz. Yaşattıkları ayıp nedeniyle halkımızdan özür diliyor, 7’den 77’ye alanı dolduran vatandaşlarımızın vicdanına bırakıyoruz” ifadelerine yer vermişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/konsere-cikmadigi-icin-belediye-baskani-tarafindan-hedef-gosterilen-merve-ozbey-cephesinden-aciklama/feed/ 0
    Merve Özbey güvenlik gerekçesiyle konsere çıkmadan şehri terk etti! Belediye Başkanı öfke kustu: Akıl tutulması https://www.haber60.com.tr/merve-ozbey-guvenlik-gerekcesiyle-konsere-cikmadan-sehri-terk-etti-belediye-baskani-ofke-kustu-akil-tutulmasi/ https://www.haber60.com.tr/merve-ozbey-guvenlik-gerekcesiyle-konsere-cikmadan-sehri-terk-etti-belediye-baskani-ofke-kustu-akil-tutulmasi/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:01:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38048 Güçlü sesi ve tarzıyla adından söz ettiren Merve Özbey, Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga Belde Belediyesi tarafından düzenlenen 40. Karabiga Priapos Deniz Festivali etkinlikleri kapsamında vereceği konserine dakikalar kala çıkmadı. Kararıyla herkesi şaşkına çeviren Özbey’e en sert tepki Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi’den geldi.

    “GÜVENLİK GEREKÇESİYLE SAHNEYE ÇIKMAYIP ŞEHRİ TERK ETTİ”

    Instagram hesabından yaptığı paylaşımında konsere gelen vatandaşların mağdur olduğunu söyleyen Elbi, Merve Özbey’i hedef alarak şunları söyledi: “Karabiga Belediyesi olarak 40. Karabiga Priapos Deniz Festivali etkinlikleri kapsamında düzenleyeceğimiz Merve Özbey konseri, şarkıcının 27 Kişilik Darbuka Ritim Grubunun sahne aldığı sahnede ‘güvenlik’ gerekçesini öne sürerek sahneye çıkmaması ve şehrimizi terk etmesi nedeniyle iptal olmuştur. Konserlerde sahne kurulumu organizasyon firması tarafından sağlanmaktadır. Şarkıcı sosyal medya hesabından yaptığı ilk duyuruda Belediyemizi suçlamış ancak hatasının farkına vararak paylaşımını silip organizatör firmayı hedef göstermiştir. Sahnede görev alan kişiler ve halkımızın güvenliğini güvenlik güçlerimiz sağlamaktadır.”

    Ahmet Elbi

    “BÖYLE BİR KARAR ALMASI AKIL TUTULMASI, HALKIMIZA HAKSIZLIK”

    “Karabiga gibi huzurun ve güvenin timsali şehrimizde şarkıcı Merve Özbey’in böyle bir karar almasını akıl tutulması olarak görüyor, konser alanını erken saatlerden itibaren dolduran ve saatlerce bekleyen, başta Karabigalı hemşehrilerimiz olmak üzere uzak yakın birçok yerden şehrimize misafir olan halkımıza yapılmış haksızlık olarak görüyoruz. Yaşattıkları ayıp nedeniyle halkımızdan özür diliyor, 7’den 77’ye alanı dolduran vatandaşlarımızın vicdanına bırakıyoruz.”

    MERVE ÖZBEY CEPHESİNDEN AÇIKLAMA: CİDDİ KAZALARA NEDEN OLABİLECEK EKSİKLİKLER VARDI

    Elbi’nin açıklamalarının ardından avukat aracılığıyla cevap veren Merve Özbey, sahnenin tahta parçalarla kurulduğunu ve çoğu demirin de bantlanarak ayakta tutulduğunu ileri sürdü. Sahnedeki hasarlı bölgeleri videolarını paylaşarak konuyla ilgili açıklama yapan avukatlık bürosu ise şu ifadeleri kullandı:

    “Müvekkilimiz Merve Özbey hakkında akşamdan bu yana kamuoyunu meşgul eden asılsız iddialar ve hakaretamiz konuşmalar nedeniyle işbu açıklamanın yapılması zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki, Müvekkil ekibi ile beraber, 06/07/2024 tarihinde Çanakkale Karabiga Belediye’sine ait sahnede, Alp Ajans Organizasyon Firması ile yapılan anlaşma gereğince açık hava konserine çıkmak üzere sabah saatlerinde konser alanına gelmiştir. Söz konusu konser başlamadan önce her konser öncesi olduğu gibi, Organizasyon firmasına gönderilmiş olan Teknik Şartnameye uyulup uyulmadığı konusunda müvekkilimizin teknik ekibi tarafından inceleme yapılmış, konser alanı gezilmiş ve konser sırasında çok ciddi kazalara neden olabilecek bir takım teknik eksiklikler tespit edilmiştir.”

    “KIRILMIŞ SÜTUNLAR KOLİ BANDIYLA YAPIŞTIRILMIŞ”

    “Tüm ayrıntıları, fotoğraf ve video kaydı ile delillendirildiği üzere sahneyi ayakta tutan sütunlardan bir kısmının ahşaptan yapılmış, bir kısmının kırılmış olduğundan koli bandı ile yapıştırılmış, bir kısmının da, sütunlar birbirini ayakta tutabilsin diye yine koli bandı ile birbirlerine tutuşturulmuş vaziyette olduğu, elektrik kablolarının hiçbir güvenlik önlemi alınmaksızın gelişigüzel sahneden aşağı sarkıtılmış olduğu gibi sair aykırılıklara ilişkin görsellerden sadece birkaç tanesi ekte siz vatandaşlarımızın bilgisine sunulmaktadır.”

    “SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN SAHNEYE ÇIKMADI”

    “Müvekkilimiz tarafından söz konusu hususların giderilmesi ve muhtemel kaza ve faciaların önlenmesi adına gerek konser alanı yetkilileri gerekse de Organizasyon Firması ile iletişime geçilmiş, konserin sorunsuz şekilde geçirilebilmesi ve vatandaşlarımızın da herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmaması adına konserden önce taahhüt edildiği hale getirilmesi, aksi takdirde toplum ve çalışanlarının sağlığını korumak maksadı ile sahneye çıkamayacağı belirtilmiştir.

    Zira; müvekkilimiz yıllardır müzik sektöründe yer almakta olup sayısız konser organizasyonunda yer almış ve söz konusu organizasyon da dahil olmak üzere her organizasyondan önce organizasyon firmaları ile yapılan anlaşmalarda sahne ekibinin güvenliği yanı sıra konser alanına gelen tüm vatandaşların güvenliği gözetilerek Teknik Şartnameler organizasyon firmalarına iletilmiştir. İşbu duyuruya konu olan olayda da Teknik Şartnamede yer alan hususlar çok açık iken organizasyon firması ve ilgili idare ciddi ihlallerde bulunmuştur.”

    “BU MERVE ÖZBEY’İN İLK KONSERE ÇIKMAYIŞIDIR”

    Bu minvalde son ana kadar var olan güvenlik açıklarının giderilerek, sorunsuz bir konser organizasyonu gerçekleşmesi adına yetkili kişilerle iletişime geçen müvekkilimiz, bu çabalarının karşılığını göremediğinden yaşanması muhtemel tüm tehlikelerin önüne geçmek ve kendisi dahil tüm ekibinin ve kendisini izlemeye gelen sevenlerinin can sağlığını gözetmek zorunda olduğundan konser alanından üzülerek ayrılmak zorunda kalmıştır ki bu kendisinin de ilk konsere çıkamayışıdır.”

    “HAKARET VE KARALAMALAR İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATACAĞIZ”

    “Tüm bu çabaya rağmen, dün akşamdan bu yana, bu noktaya kendi ayıp ve kusurları ile gelindiğini çok iyi bildiği halde suç bastırmaya çalışan, müvekkilin vücut bütünlüğüne ve sanatçı kimliğine varana kadar hakaret etmekten ve sözünü esirgemekten çekinmeyen, Organizasyon Firması görevlileri ve sair üçüncü kişilerin hesapları ekibimizce tek tek takip edilmekte, müvekkilimiz hakkındaki hakaret ve karalama niteliğindeki tüm beyanlar, açıklamalar ve paylaşımlar kapsamında; müvekkilin tüm yasal haklarının hukuki zeminde sonuna kadar savunulacağını, müvekkilimiz hakkında Türk Ceza Kanununa ve sair mevzuata aykırı şekilde sözler sarf eden tüm kişiler hakkında cezai ve mesleki kariyerine böyle hakaretamiz cümleler ve iftiralar ile zarar verilmesi konusunda da hukuki sürecin başlatılacağını siz değerli Kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/merve-ozbey-guvenlik-gerekcesiyle-konsere-cikmadan-sehri-terk-etti-belediye-baskani-ofke-kustu-akil-tutulmasi/feed/ 0
    İngiliz çift Marmaris’te evlendi https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cift-marmariste-evlendi/ https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cift-marmariste-evlendi/#respond Sat, 06 Jul 2024 03:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37646 Muğla’nın Marmaris ilçesinde neredeyse her gün bir yabancı resmi nikah kıydırarak dünya evine giriyor. Geçtiğimiz yıl 24 yıllık birlikteliklerinin ardından evlenen Mary Louise Ashley ve James Mark Smith çiftinin kızları Katey Smith’te erkek arkadaşı Jake Jackson ile tıpkı anne babası gibi Marmaris’te evlendi. İngiltere’den daha ekonomik olan düğün ve nikah merasimleri için yine 20 yıldır geldikleri İçmeler’i tercih ettiler.

    Marmaris’e 11 kilometre mesafedeki İçmeler Mahallesi plajında düzenlenen İngiltere’den gelin damadın aileleri ve arkadaşlarının katılımı ile düzenlenen nikah merasiminde 5 yıllık arkadaşlıklarını evlilik ile taçlandıran genç çift, birlikte çıktıkları ilk tatil olduğu için burada evlenmeyi tercih ettiklerini belirttiler. Babasının kolunda nikah masasına gelen gelini gören damat mutluluk gözyaşlarını tutamazken gelin Kate’in şen kahkahaları, arkadaşları ve ailelerini de mutlu etti.

    En yakın arkadaşlarının nikahlarına şahitlik ettiği, 5 yaşından bu yana Marmaris’e tatile gelen 20 yaşındaki gelin Katey Smith-Jackson ve 5 yıldır arkadaşlık yaptığı 23 yaşındaki damat Jake Jackson,”birbirimizi çok seviyoruz, ilk defa birlikte tatile çıktık ve bu anı bu şekilde kutlamak istedik. Bizim için çok güzeldi, çok sevdiğimiz Marmaris’te deniz kenarında hayalini kurduğumuz gibi bir düğün oldu” şeklinde konuştular.

    “Bizim adımlarımı takip ediyor olmalarından mutluyuz”

    Geçen yıl Nisan ayında İçmeler’de 24 yıllık birliktelik ve 3 çocuktan sonra resmen nikahlanan Mary Louise Ashley ve James Mark Smith çifti de kızlarının mutlu gününde yanlarında olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Anne Mary Louise Ashley, “Kızımın düğününe katılmak gerçekten çok heyecan verici, kızımı bu yeni macerası için kutluyor ve mutluluklar diliyorum. Ayrıca bizim adımlarımı takip etmeleri de ayrıca bizi mutlu etti” şeklinde konuştu.

    İçmeler Plajı’nda denizinin üzerindeki iskelede kıyılan nikahı Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü adına Mahmut Mengili kıydı. Mengili nikah cüzdanının uluslararası olduğunu ve ülkelerinde gittikleri nüfus idaresinde kayıtlarını yaptırabileceklerini belirtti. Nikahın ardından yıllardır geldikleri İçmeler’de ki apart otelde düzenlenen düğün seremonisinde eğlencelerine devam eden aileler, sevdikleri ile birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını ifade ettiler.

    ” Türkiye’de nikah daha ekonomik”

    Katey ve Jake’in nikahlarını organize eden ve neredeyse 20 yıldır ailenin tatil yaptığı otelin işletmecisi Nevcihan Eren, “Evlenen çiftimizden, gelin hanım beş yaşından beri otelimizde konaklıyor geçen sene annesi babası burada evlenmeyi tercih etmişti aynı zamanda da tatillerini yapıyorlar. Bu sene de kızını evlendiriyoruz. Bizim için çok duygusal çünkü beş yaşındaki halini burada yüzmeyi öğrendiği halini hatırlayınca insan biraz duygusallaşıyor açıkçası çok mutluyuz” dedi.

    İngilizlerin Türkiye’de evlenmeye çok rağbet ettiklerini ifade eden Eren, “İngiltere’deki düğün fiyatları Türkiye’deki fiyatların yarısından daha az. Burada hem tatillerini hem de onlar için önemli olan evliliklerini gerçekleştiriyorlar. Marmaris’te bu konuda çok fazlada rağbet var. Biz de misafirlerimizin isteğini gerçekleştiriyoruz, hem de onların mutlu günlerine ortak oluyoruz” ifadelerini kullandı. – MUĞLA

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ingiliz-cift-marmariste-evlendi/feed/ 0
    Rüştü Onur Atilla’dan “Boşanmayı ben istemedim” diyen eski eşine cevap gecikmedi https://www.haber60.com.tr/rustu-onur-atilladan-bosanmayi-ben-istemedim-diyen-eski-esine-cevap-gecikmedi/ https://www.haber60.com.tr/rustu-onur-atilladan-bosanmayi-ben-istemedim-diyen-eski-esine-cevap-gecikmedi/#respond Fri, 05 Jul 2024 13:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37269 Güldür Güldür Show’daki rolüyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan başarılı oyuncu Rüştü Onur Atilla, 10 Haziran’da 2 çocuğunun annesi Sinem Ayyıldız ile 10 yıllık evliliğini bitirdi. Atilla, boşandıktan 20 gün sonra şarkıcı Nez ile aşkını ilan etti. Günlerdir sessiz kalan Ayyıldız, dün yaptığı açıklamada her şeyin bir anda olduğunu ve gördüğü üslubun kırıcı olduğunu söyledi. Ünlü oyuncudan eşinin sözlerine cevap gecikmedi.

    AYYILDIZ: BOŞANMAK İSTEMEDİM, HER ŞEY 5 AY İÇİNDE OLDU

    Boşandıktan sonra sessizliğini koruyan Sinem Ayyıldız, dün Nokta Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “Boşamayı ben istemedim, çabaladım ama üslubu çok kırıcı ve netti. Her şey 5 ay içinde oldu ve her şey yeterince çirkin” dedi.

    ONUR ATİLLA’DAN CEVAP: DAHA FAZLA ÇİRKİNLEŞMEDEN KONUŞAYIM

    Instagram hesabından yaptığı ilk paylaşımda çocuklarını tatile götürdüğünü söyleyen Atilla “İyiliğimi isteyen herkes susmamı istedi. Daha iyi olmadı. Daha fazla çirkinleşmeden ben bir konuşayım. Yoldayım, çocukları tatile götürüyorum. Akşama ben konuşayım bir” ifadelerini kullandı.

    “İTHAMLARI DEVAM EDERSE MAHKEME HUZURUNDA HAKKIMI ARAYACAĞIM”

    Oyuncu akşam yaptığı yazılı açıklamada ise eski eşini hedef alarak yeni aşkı Nez’e de sahip çıktı. Bu süreçte yaşananları anlatan oyuncu, şu ifadeleri kullandı: “Sinem Ayyıldız, hayatımdaki en değerli iki varlığımın, çocuklarımın annesidir. Kendisi hakkında burada konuşmam. Bana yöneltilen suçlamalara karşılık vermem. Zaman geçtikçe daha sağduyulu olacağına inanmak istiyorum. Asılsız ithamlar devam ettiği takdirde mahkemeler huzurunda, adalete güvenerek hakkımı arayacağım, umarım gerekmez.”

    “OCAK AYINDA EVDEN AYRILDIM VE ANLAŞMALI OLARAK BOŞANDIK”

    “Ocak ayında evden ayrıldım ve 6 ay içinde boşandık. Anlaşmalı olarak boşandık. Karşı taraf istemese anlaşmalı boşanılabilir mi? Hayır. Birlikte imza attık ve boşandık. Sebebi, sebepleri bizim mahremimizdir. Ben eski eşimin ailesine de sorumluyum, çocuklarıma da. Benim için hiç ama hiç kolay olmadı çocuklarımdan ayrılmak. Zayıfladım diye yuvamı yıkacak karakterde olmadığımı biliyorum. Ne mutlu ki ben kendimi biliyorum, vicdanım çok rahat.”

    “ZAMANINDA AKBİLİMİ DOLDURAN EŞİME EN İYİ ŞARTLARI SAĞLAYARAK AYRILDIM”

    “Mahremimizi bu mecralarda meze etmem. Biz eski eşimle yıprandık, yorulduk, birbirimizi mutsuz etmeye başladık, tartışma ve kavga ortamında çocuklarımızı büyütmek istemedik. Boşanmamak için tek taraflı çabalandıysa da henüz evliyken şartları güzelleştirmek için de ben çok çabaladım. Olmadı… Daha iyi bir baba olabilmek için kendi hayatımı kurmam gerekti. İlk adımı ben attım, evden ayrıldım ve boşandık. Zamanında akbilimi dolduran eski eşime en iyi şartları sağlayarak ayrıldım. Şükür kimseye muhtaç değiller, olmayacaklar.”

    “BİZ BİRBİRİMİZE SIĞINDIK, NEZ’İN EVLİLİĞİMİN BİTMESİYLE ALAKASI YOK”

    “Nez benim sevgilimdir. Biz çok kısa zaman önce bir ilişkiye başladık. Çok mutlu ve heyecanlıyız. Bu zor süreç bizim umarım ilk ve son sınavımız olur. Birbirimize tutunduk ve sığındık. Nez’in evliliğimin bitmesiyle hiçbir ilgisi yoktur. Evlilik bitirecek yapıda bir insanı hayatıma katamam zaten. Tekrarlıyorum benim çocuklarım var, ailem var, iş arkadaşlarım ve sorumluluklarım var, eski eşime bir saygım var. Hayatın cilvesi işte biz birbirimize böyle bir zamanda denk geldik. Boşanacağımı dahi davaya on gün kala öğrenen bir insandan söz ediyorum.

    “NEZ’İN LİNÇ EDİLMESİNE İZİN VERMEM”

    Yirmi beş yılda namusuyla kariyerini inşa etmiş bir kadının, asla böyle konularla gündeme gelmeyen bir sanatçının, meslektaşımın, sevdiğim insanın, sevgili Nez’in linç edilmesine izin vermem. Ortada bir ihanet yok. Bunun aksini ispat edebilecek en ufak bir delil ya da tanık bulunamayacağı gibi, bizim tanışmamızın 28 Mayıs’ta olduğunu ve ilişkimizin ben boşandıktan sonra başladığını ispatlayabileceğimiz pek çok delil vardır.”

    “NEZ’LE BEN MASUMUZ, BELKİ ESKİ EŞİM DE İLİŞKİ KURMUŞTUR”

    “Velhasıl, Nez ve ben masumuz. Öte yandan herkes istediği hayatı yaşayabilir. Yeni ilişkiler kurabilir, belki de kurmuştur… Biz tanınmış insanlar olduğumuz ve mutluluğumuzu başka insanlardan önce kendimiz paylaştığımız için günah keçisi ilan edildik. Eski eşime de mutluluklar diliyorum. Canı gönülden diliyorum. Bazen de medyatik olmamak iyidir dedirtti bu son günler bana. Yaşayan yaşıyor, ama biz mutlu olmak isteyince? Bakın neler oluyor… Çok üzücü. Artık benim tarafımdan bu konuyla ilgili bir açıklama gelmeyecek. Çocuklarım için susuyorum. Sevginin kazanması dileğimle.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/rustu-onur-atilladan-bosanmayi-ben-istemedim-diyen-eski-esine-cevap-gecikmedi/feed/ 0
    Şevval Sam, 30. yılını konserle kutladı https://www.haber60.com.tr/sevval-sam-30-yilini-konserle-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/sevval-sam-30-yilini-konserle-kutladi/#respond Fri, 05 Jul 2024 02:33:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36766 Yasak Elma dizisindeki rolüyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan başarılı şarkıcı Şevval Sam, sanat hayatının 30. yılını Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenen konserle kutladı.

    “HER ZAMAN DÜRÜST OLDUM, YAPTIĞIM HER ŞEYİ SEYİRCİYLE PAYLAŞTIM”

    Süper Baba, Yasak Elma ve Gülbeyaz dizilerinin de aralarında yer aldığı birçok yapımda da rol alan, Hey Gidi Karadeniz, Ander Sevdaluk ve Ben Seni Sevdiğimi adlı eserlere yaptığı yorumlarıyla akıllarda yer edinen sanatçı, konser öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelerek, kariyerindeki 30 yılın nasıl geçtiğini ve duygularını paylaştı. Şevval Sam, son 30 yılı şarkılarla gözden geçirmeyi istediğini belirterek, “30 yılı geçirirken anlamadım ama dönüp baktığım zaman, hakkını vermek için müzikle, sanatla elimden geleni yaptığımı, mesleğimle her zaman dürüst bir ilişki kurduğumu ve izleyiciye, dinleyiciye de dürüst davrandığımı, yaptığımla söylediğimin çelişmemesi için emek verdiğimi görüyorum. Bana verilmiş bu hediyeye layık olmak için elimden geleni yaptım. Kendimi geliştirmek, bir şeyler öğrenebilmek için çalıştım. Her zaman dürüst oldum ve yaptığım her şeyi izleyiciyle, dinleyiciyle paylaştım. Bu hem beni iyileştirdi hem de geliştirdi ve büyüttü” dedi.

    “BU ZAMANA KADAR HAYALİNİ KURUP ULAŞAMADIĞIM BİR ŞEY OLMADI”

    Hayatta her zaman keşkelerin olduğunu dile getiren Sam, “Bütün hayatım keşkeleri minimumda tutabilmek amacıyla icabında hata yapmaktan korkmayarak, icabında risk alarak geçti. Yaptığım hatalar da dahil olmak üzere her şeye iyi ki diyorum. Keşkeler olmasın diye çok çalışıyorum. Çalışıyorum çünkü hem işimi çok seviyorum hem de hayal kuruyorum. Şu zamana kadar hayalini kurup da ulaşamadığım, yapmak isteyip yapamadığım hiçbir şey olmadı çok şükür.” ifadelerini kullandı.

    “SIFIRLANMA YAŞAYARAK YENİDEN BİR HİKAYE YAZACAĞIM”

    Sam, gelecek yıl uzun süreli bir durma hali yaşayabileceğini aktararak, şunları kaydetti: “Planladığım şeyler var ama tabii ‘Kul plan yapar, Mevla’m gülermiş’ diye bir laf var. Biraz kaynağıma dönmeye ve beslenmeye ihtiyaç duyuyorum. İşime kafa patlatmadığım zaman yeni fikirler aklıma gelmiyor. Vakit olmadığında kendimi gözden geçiremiyorum. Biraz duracağım ve hikayemi gözden geçireceğim. Bugün 30. yıl, bu konserle belki de bir sıfırlanma yaşayacağım ve yeniden başlayıp bir hikaye yazacağım. Bakalım önümüzdeki 130 yılın hikayesi nasıl olacak.”

    SEYİRCİLERE KENDİSİNİN YAZDIĞI KARTPOSTAL VE MENDİL DAĞITTI

    Konserde dinleyicilere hediye edilen kartpostal ve mendillerde yazan manileri kendisinin kaleme aldığını vurgulayan sanatçı, “30 yıl içerisinde çok farklı şarkılar söyledim. Ben hayatı şarkılarla ve yaptığım işlerle keşfettim. Aslında bu bir teşekkür konseri ve bunu hep birlikte paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.

    ANNESİYLE DÜET YAPTI

    Şevval Sam’a 30. yıl konserinde annesi Leman Sam ve oğlu Taro Emir Tekin ile dostları ve sevenleri eşlik etti. Ünlü sanatçı müziğe başlama hikayesine değinerek “Süper Baba ile başlayan hikaye, aslında kurguladığım bir şey değildi. Ama bir paketle geliyorsunuz ve içinizde öyle bir enerji oluyor ki ona mani olamıyorsunuz. Kimse benden beste istemedi ama ben 1998’de iki şarkı yaptım ve ikisini de Türkiye’nin en iyi seslerinden biri söyledi. Bendeki şansa bakın ki o en iyi ses benim annem Leman Sam” dedi.

    Sam, konuşmasının ardından “Anneciğim izin verirsen seninle hava atabilir miyim?” diyerek Leman Sam’ı sahneye davet etti ve ikili “Gül Güzeli” parçasını seslendirdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sevval-sam-30-yilini-konserle-kutladi/feed/ 0
    Adı zehi·r, kendi· şi·fa! Ünlüler ve sanatçılar arı zehri i·çin buluştu https://www.haber60.com.tr/adi-zehi%c2%b7r-kendi%c2%b7-si%c2%b7fa-unluler-ve-sanatcilar-ari-zehri-i%c2%b7cin-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/adi-zehi%c2%b7r-kendi%c2%b7-si%c2%b7fa-unluler-ve-sanatcilar-ari-zehri-i%c2%b7cin-bulustu/#respond Fri, 28 Jun 2024 23:00:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36431 Etkinliğe Emine Sabancı, Emine Erdem, Doğa Rutkay Kamal başta olmak üzere birçok ünlü isim ve sanatçılar da katıldı. İlk olarak oğlunun bağışıklık sistemi için propolis üretimine başladığını ve oğluna şifa olunca tüm annelere ulaştırmaya hayaliyle girişimcilik yolculuğuna çıktığını belirten başarılı kadın girişimci BEE’O Propolis Kurucusu Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, geliştirdikleri tamamen doğal cilt bakım ürünleriyle de hem ulusal hem de uluslararası pazarda fark yaratacaklarını dile getirdi.

    Arı Zehri Uzmanı Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı: Arıyla Doğal Botoks Nasıl Olur?

    Dr. Samancı, bu anlamlı günde yaptığı konuşmasında, girişimcilik yolculuğundan ve yeni inovasyonlarından bahsetti; “11 yıl önce Türkiye’de propolis üretimini başlatarak arı ürünleri sektörüne yeni ürünler kazandırdık. Şu anda Anadolu Propolisi başta olmak üzere, arı sütü, ham bal ve arı zehrinin üretimini gerçekleştiriyoruz. Takviye edici gıda sınıfındaki ürünlerimize ek olarak geliştirdiğimiz inovatif cilt bakım ürünlerimizin, tamamen doğal ve etkileri klinik çalışmalarla ispatlanmış olduğundan pazarda fark yarattığını gözlemledik. Tüm cilt bakım formüllerimizde, patentli yöntemimizle saflaştırarak patentli bir formül haline getirdiğimiz Anadolu Propolisi’ni kullanıyoruz. Hem doğada bilinen en güçlü antioksidan kaynağı hem de doğal bir koruyucu görevi görerek ürünlerin ilave koruyucu madde içermeden raf ömrünü korumamızı sağlıyor. Arı sütü ise içerdiği doğal proteinler, vitaminler ve 10-HDA ile royalaktin bileşenleri ile cilde nem ve kolajen desteği sağlıyor. Ham bal, yoğun bir nem desteği ve pürüzsüz bir yumuşaklık kazandırırken arı zehri doğal botoks etkisiyle pek çok cilt bakım problemine şifa oluyor. Cilt bakım ürünlerimizde kullandığımız arı ürünlerini Sözleşmeli Arıcılık Modeli ile kovandan sofraya prensibi ile tüm Türkiye genelinde 5.000 Sözleşmeli arıcımızla, 550.000 kovandan üretiyoruz.

    İnovatif cilt bakım kategorimizde organik non-nano mineral çinko filtre içeren güneş kremlerimiz ve güneş sonrası losyonu, arı zehirli yaşlanma ve kırışıklık karşıtı set, el-ayak-vücut kremlerimiz, S.O.S yoğun bakım kremimiz, doğal roll-onlar, ham ballı dudak koruyucular, arı zehirli selülit karşıtı sıkılaştırıcı jel, arı zehirli masaj kremi, C vitaminli aydınlatıcı serum, arı zehirli sivilce ve yağlanma karşıtı serum gibi tamamen doğal ürünlerimiz bulunuyor. Cilt bakım ürünlerimizde, arı ürünlerinin yanında doğal bitkisel yağlar, değerli vitaminler, aloe vera, hyaluronik asit, mineral çinko C Vitamini, B5 vitamini ve E vitamini gibi çok değerli cilt bakım bileşenlerini de kullanıyoruz.”

    Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı; “Düzce Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalı’nda gerçekleştirdiğim doktora tez çalışmamın bir ürünü olan arı zehirli yaşlanma ve kırışıklık karşıtı krem ve serum formülleri, ülkemizde olduğu kadar Dünya’da da bir ilk… Altı yıllık bir ürün geliştirme süreci ileve Üniversite Sanayi iş birliği ile geliştirdiğimiz bu formüller, cildi ipeksi pürüzsüz hale getiriyor, nemlendirmeye katkıda bulunuyor, cildi aydınlatıyor ve besliyor, cilt tonunu eşitliyor ve kırışıklıkların görünürlüğünü azaltıyor, tüm bu etkiler dermatolojik ve klinik testlerle kanıtlandı. Gönüllü kullanıcılar tarafından %95’in üzerinde başarılı olarak doğrulanan arı zehri içeren cilt bakım formülleri, ciltte adeta doğal bir botoks etkisi yaratıyor. Cildin derinliklerine nüfuz ederek minimal hasarlar oluşturan arı zehri, uygulandığı bölgede kolajen ve elastin liflerinin sentezini destekliyor, kan akışını hızlandırıyor, kasları uyarıyor, böylelikle doğal bir yaşlanma ve kırışıklık karşıtı etki gösteriyor. Kısacası, gençliğin ve güzelliğin sırrı arı ürünlerinde!”

    Arı Zehri Birçok Derde Şifa!

    Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı; “Son yıllarda doğal ve fonksiyonel ürünlere olan ilginin artmasıyla birlikte, arı zehrinin cilt sağlığına sunduğu faydalarla dikkat çekiyor. Arı zehri cilt bakımında; yaşlanma karşıtı, sivilce ve akne karşıtı, selülit karşıtı etkilerinden sedef, egzama ve atopik dermatit gibi cilt hastalıklarına, saç dökülmesinden doğal ağrı karşıtı etkilerine kadar geniş bir yelpazede olumlu etkilere sahip.. Literatürde pek çok faydası bilinen bu ürünü, ülkemizde üretmek ve etkili ürünlere dönüştürmek mümkün…”

    Arı Zehri Hangi Cilt Problemlerine İyi Geliyor?

    Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı; “Arı zehri ile geliştirdiğimiz selülit karşıtı jelin, 4 hafta düzenli kullanımda selülit ve çatlak görünümünde azalma, pürüzsüz bir cilt görünümü, daha sıkı bir cilt görünümü sağladığını gözlemledik. Yine arı zehri ile geliştirdiğimiz diğer bir formül ise, arı zehirli masaj kremi. Bu formülde, literatürde doğal ağrı karşıtı ve kas gevşetici etkileri bilinen arı zehrini, 11 değerli bitkisel yağ ve Anadolu Propolisi ile bir araya getirdik. Arı zehrinden yararlandığımız bir diğer formül ise sivilce ve yağlanma karşıtı serum.. Arı zehrinin cildin sebum dengesini korumaya, akne oluşumunu önlemeye, kızarıklığı azaltmaya yardımcı olduğu biliniyor.. Böylesine etkili ve doğal bir ürün olan arı zehrini, sivilceve lekelere karşı doğal bir çözüm sunan serum formülasyonu olarak geliştirdik.”

    Doğa Rutkay Kamal ile Doğadan Gelen BEE’O APIBEAUTY ve BEE’O APICARE Güzelliği

    Davete katılan ünlü oyuncu Doğa Rutkay Kamal BEE’O Propolis Kurucusu ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı’ya eşlik ederken BEE’O APIBEAUTY ve BEE’O APICARE ürünleri için gerçekleştirilen bu davette oldukça keyifli anlara imza attı. Kuru ve atopik bir cildi olduğuna vurgu yapan Rutkay, BEE’O ürünlerinin hem doğal içeriğiyle hem de yoğun nem verici özellikleriyle tam da kendi cildine uygun olduğunu vurgulayarak markanın takviye edici gıda ürünlerinden sonra doğal cilt bakım ürünleriyle tanışmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi..

    Başarının sırrı, hem %100 doğal hem de etkili ürünler üretmekte! Güneşten korunmanın en doğal formülü de arı ürünlerinden geçiyor…

    Tamamen doğal içerikli güneş kremlerini tercih etmenin hem cildimiz hem de denizlerimiz için önemine vurgu yapan Dr. Samancı; “Güneş kremlerimize ayrıca değinmek istiyorum çünkü tamamen doğal içeriklerle formülize edildi… Patentli Anadolu Propolisi (A.P.E)® ve Non-Nano Mineral Çinko, shea yağı, jojoba yağı, B5 Vitamini, E Vitamini, Aloe Vera, Zeytinyağı gibi besleyici bileşenleri de içeriyor. UVA/UVB ışınlarına karşı 50 SPF ++/PA++++ koruma sağlayan doğal güneş kremlerimiz, 80 dakika suya dayanıklı, ciltte beyazlık bırakmıyor, üstelik deniz dostu..Yaz boyunca yanınızdan ayırmayacağınız bu ürünlerin dermatolojik testleri yapılmış olup her biri hem sizin hem de sevdiklerinizin hassas cildine özel.. “dedi.

    Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı; “BEE’O’nun başarısının sırrı hem arılarda hem de bilimde… Biz arıların ürettiği bu mucizevi ürünleri hem herkesin kolayca kullanacağı formlara dönüştürdük, hem de bunu yaparken ürünün tamamen doğal, katkısız ve etkili olmasını sağladık. İşte asıl sır ve başarı buradan geliyor. Ürünlerimizi kullananlar hızlıca etkilerini görmeye başlarken, etraflarına da tavsiye ediyorlar. Markamız böyle ağızdan ağıza yayılarak çok hızlı büyüyor. Ayrıca Ar-Ge merkezimizde, üniversitelerle beraber yürüttüğümüz klinik ve bilimsel çalışmalarla da bu olumlu etkileri bilimsel olarak ispatladık.Hali hazırda literatüre girmiş, 30’u aşkın bilimsel çalışmamız bulunmakta. Hem ürün portföyümüzü hem de bilimsel ve inovatif çalışmalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/adi-zehi%c2%b7r-kendi%c2%b7-si%c2%b7fa-unluler-ve-sanatcilar-ari-zehri-i%c2%b7cin-bulustu/feed/ 0
    Sancaktepe’de Cinayet Davasında Karar: Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası https://www.haber60.com.tr/sancaktepede-cinayet-davasinda-karar-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/sancaktepede-cinayet-davasinda-karar-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi/#respond Fri, 28 Jun 2024 22:33:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36410 Sancaktepe’de elleri ve ayakları külotlu çorapla bağlı şekilde ölü olarak bulunan Semih Sevim cinayetine ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, sanık Seçil Çiftçi’yi ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, babası Cemal Çiftçi’yi ise aynı suçtan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz yargılanan baba Çiftçi’nin tutuklanmasına karar verildi.
    Sancaktepe’de elleri ve ayakları külotlu çorapla bağlı şekilde ölü olarak bulunan Semih Sevim cinayetine ilişkin eski sevgilisi olduğu öne sürülen Seçil Çiftçi ile cesedi birlikte ormanlık alana bıraktığı iddia edilen babası Cemal Çiftçi’nin yargılandığı davada karar çıktı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Seçil Çiftçi, tutuksuz sanık Cemal Çiftçi, vefat eden Semih Sevim’in müşteki ailesi ve tarafların avukatları hazır bulundu.
    “Keşke şuan yaşasaydı da neler çektiğini anlatabilseydi”
    Duruşmada beyanda bulunan Semih Sevim’in ablası Sevgi Aslan sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini belirterek, “Kardeşim keşke şuan yaşasaydı da Seçil’den neler çektiğini anlatabilseydi” dedi.
    “Birisini öldürecek potansiyelde bir insan değilim”
    Semih Sevim’le daha önce menfaate dayalı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek savunma yapan Çiftçi, “Kendisine defalarca benimle görüşmemesini ve yoluna gitmesini söyledim. Benim hakkımda iftiralarda bulundu. Ben yaptığım olayın doğru olduğunu savunmuyorum ancak Semih beni rahat bırakmadı. Ben birisini öldürecek potansiyelde bir insan değilim. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum” şeklinde konuştu.
    “Sanık Seçil benim evladımdır, hangi baba olsa aynı şeyi yapardı”
    Duruşmada, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek savunma yapan sanık Cemal Çiftçi ise “Ben Semih Sevim’i yüz yüze hiç görmedim. Telefonla beni arayıp hakaretler ediyordu. Ben kaymakamlıktan emekliyim. Tasarlayarak öldürme suçlamalarını kabul etmiyorum. Tasarlayacak olsam iki oğlum var bu işi onlarla yapardım. Ben maktulü bir yeri kazıp gömmedim. Piknik alanına yakın bir yere bıraktım. Sanık Seçil benim evladımdır, hangi baba olsa aynı şeyi yapardı” ifadelerini kullandı.
    Duruşmada beyanda bulunan müşteki avukatı, haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep etti. Savunma yapan sanık avukatı ise olayın tasarlanarak gerçekleşmediğini, maktul Semih Sevim’in Çiftçi’yi rahatsız ettiğini, Çiftçi’nin kendini koruma amacıyla hareket ettiğini ve tahliyesi ile beraatını istedi.
    “Karşı tarafın acısına saygı duyuyorum ama onlardan da biraz empati bekliyorum”
    Son sözü sorulan sanık Seçil Çiftçi, “Karşı tarafın söylediği her şeyi reddediyorum, pişmanım, karşı tarafın acısına saygı duyuyorum ama onlardan da biraz empati bekliyorum” dedi.
    Sanık Cemal Çiftçi ise son sözünde, “Karşı taraf çocuklarına sahip çıksaydı böyle olmazdı, olayla alakam yoktur, beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
    Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
    Kararını açıklayan mahkeme, sanık Seçil Çiftçi’yi ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına hükmetti.
    Babanın müebbet hapis ile tutuklanmasına hükmedildi
    Mahkeme heyeti, sanık Cemal Çiftçi’yi ise ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın tutum ve davranışlarını da göz önüne alan heyet, bu cezayı müebbet hapis cezasına çevirdi. Ayrıca sanık Cemal Çiftçi’nin almış olduğu ceza miktarı ile kaçma şüphesinin de bulunması gerekçesiyle duruşmada tutuklanmasına karar verildi.
    İddianameden
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 1 Ocak 2023’te Sancaktepe Sazak Çeşme Mesire Yeri yakınlarında bir kişinin ölü olarak bulunması üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı, ölen kişinin ise hakkında öncesinde ‘kayıp şahıs’ ihbarında bulunulan Semih Sevim (40) olduğunun tespit edildiği kaydedildi. Müşteki olarak ifade veren Sevim’in kardeşi Sebile Selvitopu’nun ifadesine yer verilen iddianamede, kardeşi Semih Sevim’in 22 Aralık 2022’de Tokat’tan İstanbul’a gittiğini, kardeşinin Seçil Çiftçi ile karşılıklı olarak birbirlerini tehdit etmeleri iddiasıyla ilgili duruşması için gittiğini ve kardeşinin Seçil Çiftçi ile yaklaşık 5-6 yıldır Tokat’tan tanıştıklarını söylediği aktarıldı.
    Dosyaya sunulan yazışmaların incelenmesine de yer verilen iddianamede, Seçil Çiftçi’nin ölen Semih Sevim’e hitaben, “Ölümün benim elimde, seni vurduracağım, senin kafanın kesildiğini paylaşacağım. Israrla belirtmek isterim ki bu şahsın yaklaşık 5 senedir tehditlerine maruz kaldım, hep beni ailemle tehdit etti. Sıkıldım bu tehditlerden, benim babam baba gibi baba, benim anam ana gibi ana. Seni öldüreceğim, paşa paşa da cezasını yatacağım, seni vurduracağım” gibi mesajlar gönderildiği kaydedildi.
    Hazırlanan iddianamede şüpheliler Cemal Çiftçi ile Seçil Çiftçi’nin ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. – İSTANBUL

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sancaktepede-cinayet-davasinda-karar-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi/feed/ 0
    Yıllardır elini gizleyen şef Mehmet Yalçınkaya, başına gelen olayı ilk kez anlattı: 5 yaşındayken 3 parmağım koptu https://www.haber60.com.tr/yillardir-elini-gizleyen-sef-mehmet-yalcinkaya-basina-gelen-olayi-ilk-kez-anlatti-5-yasindayken-3-parmagim-koptu/ https://www.haber60.com.tr/yillardir-elini-gizleyen-sef-mehmet-yalcinkaya-basina-gelen-olayi-ilk-kez-anlatti-5-yasindayken-3-parmagim-koptu/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:30:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36351 TV8 ekranlarında yayınlanan MasterChef Türkiye’de yarışmacı seçmeleri devam ediyor. Yarışmaya katılan Melek Baba’nın parmaklarının olmadığını ve sürekli elini saklamaya çalıştığını gören ünlü şef Mehmet Yalçınkaya, yıllar önce kendi yaşadığı kazayı ilk kez anlattı.

    “PARMAKLARIM OLMADIĞI İÇİN HEP SAKLANDIM”

    3 yaşındayken elini traktör motorunun pervanesine kaptıran yarışmacı “Ben bu yüzden hep saklandım, artık özgür olmak istiyorum. Herkesin başına gelebilecek olayı sanki ben lanetlenmişim gibi düşünmek istemiyorum. Küçük şehirde yaşarken herkes biliyordu ama büyük şehre gelip bir de evlenince herkesten saklamaya çalıştım” dedi.

    YALÇINKAYA: 5 YAŞINDA OYUN OYNARKEN 3 PARMAĞIMI KAYBETTİM

    Yarışmacının kesilen elini sürekli sakladığını fark eden Mehmet Yalçınkaya “Ben sizlere ilham oluyorsa ve bunun için geri adım atıyorsan yanlış yapıyorsun. Ben bugüne kadar bu konuya hiç değinmedim. Sendeki saklanma olayını kırabilmek için ben de hikayemi anlatabilirim. Ben de 5 yaşındayken yaşadım bu olayı. Hikayelerimiz benzer… Ben de arkadaşlarımla oynarken 3 tane parmağımı kaybettim. Seni anlıyorum. Kolay olmuyor” ifadelerini kullandı.

    “İŞ GÖRÜŞMESİNE VE ASKERLİK ŞUBESİNE GİTTİĞİMDE ELİMİ GİZLEMİŞTİM”

    Parmakları olmadığı için sektörde zorlandığını söyleyen Yalçınkaya, sözlerine şöyle devam etti: “İş görüşmesine gittiğinizde saklarınız çünkü kimse sizi işe almayacakmış gibi gelir. Daha sonra işe aldıktan sonra da acaba bu işi yapabilecekler mi diye yanınıza başka insanlar gönderirler. Çok yakın akrabalarımızdan bir tanesi bana kız verilmeyeceğini düşünüyordu. Ben çoğu işyerine alındım ve kariyer yaptım. Şimdi de gördüğün gibi burada jüriyim. Kolay bir yol değil ve maalesef bakış açıları her zaman fiziğedir. Askerlik şubesine gittiğimde elimi saklamıştım beni askere alsınlar diye. Şehre gelip askerleri gördüğümde onlara elimi sakladığımı söylemiştim. Onlar da gidip doğruyu söylememi istediler. Bu bir lanet değil, bir kaza.

    “HIRS YAPARAK DAHA FAZLA ÇALIŞTIM”

    “Kapının önünde 2 arkadaş oynarken geçirdiğim bir kaza. Çoğu insan buna ‘Bir kıyma makinasında oldu’ diyor. Hayatımızda yaşadığımız kazalar bizi daha çok tutunmaya sevk ediyor. Bazı insanlar eli yok, kolu yok, vücudunun yarısı olmayanlar var. 11 yaşında çıraklıkla başladığım hikayemde kimse benim aşçı olacağıma inanmadı. Bu bana her zaman hırs ve tutunma verdi. Herkesten fazla çalıştım.”

    “ÇOCUKLARIM BENİM ELİMİ DÖVME YAPTIRDI”

    Benim iki tane çocuğumun dövmeleri beni elimdir. Senin bu halini sevenler de olacaktır. Çocuklar dövmeyi yaptırdıktan sonra acaba etkilenir miyim diye bana 1 sene sonra gösterdiler. Mesela Danilo ve Somer her zaman eti beni zorlamamak için kendileri keser. Bunu da çaktırmazlar. Türkiye’nin en büyük televizyon kanallarından biri bana önyargılı davranmadan buraya jüri yaptı. Bu iki arkadaşım benim elimle ilgili hiçbir şey konuşmadı, sormadılar. Sen de her şeyi bırakarak hayata dimdik sarılmaya devam ediyorsun. Ben buradayım. Ben de bu vesileyle biraz ilham oldum herhalde.”

    Arkadaşı Mehmet Yalçınkaya’nın geçirdiği kazayı öğrenen Somer Sivrioğlu ise duygusal anlar yaşadı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yillardir-elini-gizleyen-sef-mehmet-yalcinkaya-basina-gelen-olayi-ilk-kez-anlatti-5-yasindayken-3-parmagim-koptu/feed/ 0
    Etiler’de Otelde Yaşanan Olayda Genç Kadın Darp ve Tecavüz İddiasıyla Şikayetçi Oldu https://www.haber60.com.tr/etilerde-otelde-yasanan-olayda-genc-kadin-darp-ve-tecavuz-iddiasiyla-sikayetci-oldu/ https://www.haber60.com.tr/etilerde-otelde-yasanan-olayda-genc-kadin-darp-ve-tecavuz-iddiasiyla-sikayetci-oldu/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:40:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36170 İstanbul’da bir otelde arkadaşı Muhammed K. ile buluşan Hande S., uyuşturucu madde etkisindeki arkadaşının kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını ifade etmiş ve korkuyla epilepsi nöbeti geçirerek bayılıp olaydan bu şekilde kurtulduğunu öne sürmüştü. Hakkında tecavüz ve darp iddiaları ortaya atılan Muhammed K., “Darp ve tecavüz etmedim, ölmesin diye yardım ettim. Resepsiyona haber veren benim” sözleriyle suçlamaları reddetti.

    OTELE YANLARINA GELMEK İÇİN MESAJ ATTI

    Olay, geçtiğimiz 9 Haziran 03.00 sıralarında Beşiktaş Etiler’deki ünlü bir otelde meydana geldi. Kapalı Çarşı’da kuyumculuk yapan 27 yaşındaki Muhammet Emin K., kuzeni olan 41 yaşındaki iş adamı Yücel İ. ve kız arkadaşlarıyla birlikte saat 02.00 sıralarında otele geldi. Grup burada eğlendiği sırada sosyal medya hesabında eski sevgilisi Yücel İ.’nin paylaşımını gören 31 yaşındaki güzellik merkezi sahibi Hande Hazal S., Yücel İ.’ye yanlarına gelmek istediğini söyledi.

    ESKİ KIZ ARKADAŞI GELİNCE KUZENİNE KARŞILATTI

    Yücel İ. ilk başta bu telifi reddetti ancak kadının ısrarları üzerine kabul etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Yücel İ., kız arkadaşlarıyla eğlendiği için kuzeni Muhammet Emin K.’ya, kadını lobide karşılayıp vakit geçirmesini söyledi.

    Yaklaşık 1 saat sonra otele gelen kadını karşılayan Muhammet Emin K., birlikte asansöre binerek çıktıkları barda eğlendikten yaklaşık 2 saat sonra odaya geçti. Çift ardından içeride alkol ve uyuşturucu almaya başladı. Yaklaşık 5 saat sonra kendinden geçen kadın, epilepsi nöbeti nedeniyle baygınlık geçirdi.

    DİLİ BOĞAZINA KAÇMASIN DİYE MÜDAHALE ETMİŞ

    Panik yapan Muhammet Emin K. kadının dilini, boğazına kaçmasın diye onun ağzına elini sokup çıkarttı. Resepsiyonu da arayan K., kız arkadaşının baygınlık geçirdiğini ve sağlık ekiplerine ihbarda bulunmalarını söyledi. Bir süre sonra kapıya gelen sağlık ekipleri, otel görevlilerinin de yardımıyla odanın kapısını açarak içeriye girdi. Kadına ilk müdahaleyi odada yapan sağlık ekipleri, onu tekerlekli sandalye yardımıyla ambulansa götürüp hastaneye kaldırdı. Genç kadının durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kendine gelen Hande Hazal S., savcılığa giderek darp ve tecavüz iddiasıyla Muhammet Emin K.’dan şikayetçi oldu.

    GENÇ KADIN TECAVÜZ ETMEYE ÇALIŞTIĞINI SÖYLEDİ

    Hande S. ise Muhammet K.’nın, uyuşturucu maddenin etkisiyle davranışlarının değiştiğini ve kendisinin üzerine gelerek saldırdığını ve üzerindeki bornozu çıkarmaya çalışarak tecavüz etmeye çalıştığını söyledi. Daha sonra ise yaşadığı stres ve korku nedeniyle epilepsi nöbeti geçirdiğini ifade eden Hande S., bir süre sonra bayıldığını ve kendisine geldiğinde yanında otel güvenliği ve hemşireyi gördüğünü belirtti.

    “KIYAFETLERİNİ KENDİSİ ÇIKARDI, TECAVÜZ YOK”

    Şikayet üzerine harekete geçen Beşiktaş polisi, iddiaların odağında olan Muhammet Emin K.’yı gözaltına aldı. Emniyette ifadesi alınan K., Hande Hazal S.’yi darp etmediğini, tecavüz etmeye kalkmadığını, kadının kıyafetlerini kendisinin çıkartıp bornoz giydiğini, birlikte alkol alıp uyuşturucu kullandıklarını ve tecavüze kalkışmadığını söyledi.

    “UYUŞTURUCUDAN NÖBET GEÇİRDİ, İFTİRA ATIYOR”

    İfadesinin devamında, alkol ve uyuşturucunun etkisiyle kadının epilepsi nöbeti geçirdiğini, kendinden geçince panik yaptığını, boğazına kaçmasın diye elini ağzına sokup dilini çıkarttığını ve resepsiyona haber verdiğini, kadının kendisine iftira attığını ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

    KIYAFETLERİYLE GELİP BORNOZLA ÇIKARILDI

    İfadeler sonrası olayla çalışma yapan Beşiktaş polisi, otelin kameralarını incelemeye aldı. Yapılan çalışmada, saat 03.00 sıralarında Hande Hazal S. ile Muhammet Emin K.’nın buluşup asansöre bindiklerini, saat 05.00 sıralarında ise otel odasına girdiklerini, saat 10.00 sıralarında sağlık ekipleri ve otel görevlilerinin geldiğini, otel odasına kıyafetleriyle giren kadının sağlık ekipleri tarafından götürülürken üstünde bornoz olduğunu tespit etti.

    ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI

    Emniyette işlemleri tamamlanan Muhammet Emin K., “Cinsel taciz”, “Kasten yaralama” ve “Uyuşturucu madde kullanmak” suçlarından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan K., adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Öte yandan yaşananlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/etilerde-otelde-yasanan-olayda-genc-kadin-darp-ve-tecavuz-iddiasiyla-sikayetci-oldu/feed/ 0
    Güzellik merkezine kurşun davasında Dilan Polat’a tahliye çıktı, diğer davadan tutukluluğu sürecek https://www.haber60.com.tr/guzellik-merkezine-kursun-davasinda-dilan-polata-tahliye-cikti-diger-davadan-tutuklulugu-surecek/ https://www.haber60.com.tr/guzellik-merkezine-kursun-davasinda-dilan-polata-tahliye-cikti-diger-davadan-tutuklulugu-surecek/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35814 Geçtiğimiz sene kasım ayında tutuklanan Engin Polat, Dilan Polat ve Sezgin Polat, Banu Parlak’ın güzellik merkezine düzenlenen silahlı saldırıyı azmettirme suçundan yargılandıkları davada bugün hakim karşısına çıktı. Sanıklar, azmettiricilikle yargılandıkları davadan tahliye etti ancak diğer suçlamalardan dolayı tutuklulukları devam edecek.

    POLAT AİLESİ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

    Bahçeşehir 1. Kısım Doğa Parkı’nda bulunan sosyal medya fenomeni Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen davanın görülmesine Küçükçekmece Adliyesi’nde devam edildi. Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Dilan Polat, Engin Polat ve Sezgin Polat hazır bulundu.

    DİLAN POLAT “SUÇUM YOK” DİYEREK KENDİSİNİ YERE ATTI

    Duruşma başlamak üzereyken Banu Parlak ve Dilan Polat gözyaşlarına hakim olamayarak ağlamaya başladı. Dilan Polat yere düşüp “Allah’ım hiçbir suçum yok, Allah’ım ne olur kurtar” diyerek ağladı. Fenalık geçiren Dilan Polat duruşma salonundan dışarı çıkarıldı. Banu Parlak da “Dilan buradayım bak” diyerek ağladı.

    DAVAYA DİLEKÇE SUNAN GÜLTEN ALAN: KURŞUNLATMA TALİMATINI BEN VERDİM

    Devam eden duruşmada hakim, dosyanın İstanbul Adliyesi’ndeki örgüt dosyası ile birleştirme talebinin reddedilerek mahkemesine geri döndüğünü söyledi. Mahkemeye sunduğu dilekçesi okunan Banu Parlak, Dilan, Engin ve Sezgin Polat yönünden katılma talebinden vazgeçtiğini ancak diğer sanıklar yönünden katılma talebinde bulunduğunu belirtti. Öte yandan dilekçe sunan Gültekin Alan isimli bir kişi ise, “Barış Boyun İstanbul ve Avrupa’da terörle mücadele görev yapan birisidir. Daltonlar ve Barış Boyun benim komutamdadır. Banu Parlak’ın iş yerinin kurşunlanması talimatını ben verdim” ifadelerini kullandı. Söz verilen Engin ve Sezgin Polat ise dilekçeyi sunan kişiyi tanımadıklarını ve dilekçe hakkında bilgileri olmadığını söyledi.

    İDDİANAMEDEN

    Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yayınladığı bir videodaki konuşmasında Banu Parlak’a tehdit mesajı gönderdiği açıklanmıştı. İddianamede bu mesajdan kısa bir süre sonra Dilan ve Engin Polat’ın aldığı ortak karar ile sanık Engin Polat’ın müştekinin iş yerine silahlı saldırı düzenlenmesi için Gürcistan’daki bağlantıları vasıtasıyla kamuoyunda “Daltonlar” çetesi olarak bilinen silahlı organize suç örgütünün firari yöneticilerinden Berat Can ve Batın Can Gökdemir’le iletişim kurduğu aktarılmıştı. Gökdemir kardeşlerin de İstanbul’da özel olarak kiralanan hücre evinde eyleme hazır vaziyette bekleyen sanıklar Batuhan İnci, Yunus Emre Yıldız, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç ve İsmail Emre Arifoğlu’na talimat verdiği iddianamede belirtilmişti. İddianamede, iş yerinin kurşunlandığı ve bu nedenle dış cephesinde bulunan 5 camın 4’ünün değiştiği, saldırı sebebiyle toplam zararın 45 bin lira olduğu kaydedilmişti. Olayın ardından şikayetçi olan Banu Parlak, kendisini öldürtmek isteyen Polat ailesinden şikayetçi olmuştu. Dilan Polat ise ifadesinde tehdit içerikli görüntüdeki konuşmaları Parlak için söylemediğini, kendisine sözlü saldırıda bulunanlara genel olarak çektiğini savunmuştu.

    8 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

    Sanık Engin Polat ise saldırıyı sosyal medyadan duyduğunu, saldırıdan 2 gün önce Banu Parlak’ın sosyal medyadan açıklama yapıp kendilerini suçladığını savunarak, bunu kimin yaptığını bilmediğini anlatmıştı. İddianamede, Polat çiftinin “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçunu azmettirme” ve “mala zarar vermeye azmettirme” suçlarından toplamda ayrı ayrı 2 yıl 4 aydan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

    Haklarında Barış Boyun, Berat Can ile Batin Can Gökdemir için ise, “silahlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit”, “mala zarar verme” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ayrı ayrı toplamda 8 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapis cezası istenmişti. İddianamede, diğer sanıklar Batuhan İnci, İsmail Emre Arifoğlu, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç, Yunus Emre Yıldız ve Sezgin Polat’ın farklı suçlardan 2 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

    BANU PARLAK ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKMİŞTİ

    Geçtiğimiz haftalarda Polat çifti ile hakim karşısında bir araya gelen Banu Parlak, davadan günler sonra şikayetini geri çekmişti. Parlak açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Yaşamış olduğum korkunç olay sonrasında eski arkadaşım Dilan Polat ve ailesi aynı dönemde zorlu süreçlerden geçmemiz sebebiyle görüşme sağlayamamıştık yakın süreçte aile ortamında bir araya geldik ve yaşadığımız zorlukları birbirimize anlattık Nilda’nın bana ‘Banu abla annem senin kurşunlandığın gün çok ağladı’ demesi üzerine dosya benim için kapanmıştır.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/guzellik-merkezine-kursun-davasinda-dilan-polata-tahliye-cikti-diger-davadan-tutuklulugu-surecek/feed/ 0
    “Ben Türkiyeliyim” sözüyle eleştirilen Oktay Kaynarca’dan cevap: Vatan sevdamı sorgulamak kimsenin haddi değil https://www.haber60.com.tr/ben-turkiyeliyim-sozuyle-elestirilen-oktay-kaynarcadan-cevap-vatan-sevdami-sorgulamak-kimsenin-haddi-degil/ https://www.haber60.com.tr/ben-turkiyeliyim-sozuyle-elestirilen-oktay-kaynarcadan-cevap-vatan-sevdami-sorgulamak-kimsenin-haddi-degil/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:04:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35345 Ben Bu Cihana Sığmazam dizisinin final yapmasıyla ATV ekranlarında Alan isimli yarışma programını sunmaya başlayan Oktay Kaynarca, katıldığı Biz Bize programında yaptığı “Ben şehir milliyetçiliğini sevmem. Ülke milliyetçiliğini severim. Ben Türkiyeliyim. Memleketimle guru duyuyorum. Baba topraklarımız burası. Türkiye milliyetçisiyim” dedi. Sözleri kısa sürede eleştiri hedefi olan oyuncudan cevap gecikmedi.

    Instagram hesabından uzun yazılı bir açıklama yapan Oktay Kaynarca “Eli sopalı ağzı salyalı, değnekçi yargısız infazcılar Biliyorum okumak sizin işiniz değil, siz size işaret edilene bilginiz olmadan fikriniz varmış gibi saldırmayı seçersiniz. Ama belki olur a merak edersiniz tavsiye ederim okuyun. Milliyetçiliğin sadece kendi bildiği olduğunu savunanlara ithafen; bunu da anlamazsanız yapımcılığını yaptığım Ben Bu Cihana Sığmazam dizisinin ilk bölümünü seyredin derim” dedi.

    Oyuncu 5 sayfalık açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ben bölge milliyetçiliği sevmem, ülke milliyetçiliği severim. Şuralıyım buralıyım, ordan adam çıkmaz buradan adam çıkmaz klişelerinden hoşlanmam. Her yerden adam çıkar, dolayısıyla ben Türkiyeliyim” cümlemi eğip büküp elinde değnekle saldıracak insan bekleyen değnekçilere cevaben: “Sözüm ona değnekçilik yaparak beklediğiniz yerlerin nöbetini sizler iki kitap okumamış tatlı su milliyetçilerinin dolmuşlarına binmeden çok önce tutuyorduk hala da tutuyoruz. Neymiş Türkiyeliyim demişim bu da ayrılıkçılıkmış bölücülükmüş hatta ashımı inkar etmekmiş. Bak bak bak! Evet Türkiyeli bir Türküm ve Türk olmaktan her daim gurur duydum ve dünyanın başka hiçbir yerinde yaşayamayacağını düşünürüm. Evet Türkiyeliyim, evet Türküm.”

    “Bana göre Türkiyeliyim demek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım demektir. Evet, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Evet, Türkiyeliyim. Evet, Türküm. Benim de severek takip ettiğim sayın İlber Ortaylı hocanın Türkiyeli kavramından yola çıkan tatlısu milliyetçileri ne deseydim? Asyalıyım mı deseydim? Avrupalıyım mı deseydim? Evet, bayrağımın dalgalandığı her karış toprak parçası benim için kutsaldır ve o toprakların toplamına Türkiye denir. Evet, ben Türkiyeliyim. Türküm. Tam bağımsız, laik Türkiye milliyetçisiyim ve ülkemin çıkarları benim için her şeyden önce gelir. Evet, Türkiyeliyim. Türküm. Asıl Türkiyeliyim kadar anlaşılması net bir kavramı oraya buraya eğip büküp içi boşaltılmış söylemlerle insanları ötekileştirmek, başkalaştırmak, hatta hain ilan etmek ancak içi boş insanların yaptıklarıdır.”

    “Maalesef bir partinin Genel Başkan Yardımcısı ise bir kısım değnekçilerin yalandan galeyanına gelip hakkımda söylemediğini bırakmamış. Kaldı ki kimlik açılımında da o partinin kurucusu olduğu yazılı. Demokrasinin gereği olan siyasi partilerin yöneticileri hatta kurucuları gelecekte devlet yöneticileri olabilirler ama o vasıflara sahip olmaları gerekir, yani peşin hükümlü olmayan araştıran soran tartışan saldırmadan önce anlamayı kavga yerine barışı seçen insanlardan bahsediyorum. Şimdi bakın başkan yardımcısı “Kimsenin tanımadığı vasat biri iken dizi ile gelen şöhret ve paranın konuşturduğu bu zat Türkiyeli modasına uymuş konuşuyor” cümlelerine cevaben: “Keşke ağzından salyalar akıtarak haklı haksız ayırt etmeden linç edilecek insan arayan bu güruhun peşine takılıp popüler bir faydanın peşine düşmek yerine beni biraz araştırsaydın ve nerede nasıl durduğumu biraz sorup soruştursaydın.”

    Herkes siyasi ve kişisel çıkarlar yüzünden ülkede olanlara yokmuş gibi davranırken, biz sesimizi olabildiğince yükselttik ve bunun bedelini de ödedik. Ama biz hep var olduk ve olmaya devam edeceğiz. Biz ülkemizin büyük bir özgürlükler ülkesi olduğuna inanarak büyüdük ve öyle de öleceğiz. Ülke toprakları üzerindeki her dilin, her şivenin, her mezhebin ve her ırkın bu ülkenin zenginliği olduğuna inanarak büyüdük ve öyle de öleceğiz. Üst kimliğimiz Türk, ülkenin resmi dili Türkçe ve bayrağımız da Türk bayrağıdır. Bu arada, beni tanımanın önemi, nasıl tanındığımızdır ve Allah’a şükür ki 18 yaşından beri tanınma pozisyonumdan memnunum. Siz yokken biz vardık ve siz yokken yine var olacağız. Yaşasın tam bağımsız, laik ve demokratik Türk cumhuriyeti diyen herkes Türkiyelidir ve ben Türkiyeli bir Türk olmaktan gurur duyuyorum…”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ben-turkiyeliyim-sozuyle-elestirilen-oktay-kaynarcadan-cevap-vatan-sevdami-sorgulamak-kimsenin-haddi-degil/feed/ 0
    Oyuncu Yusuf Atala, devre mülk dolandırıcılığı operasyonunda tutuklandı https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yusuf-atala-devre-mulk-dolandiriciligi-operasyonunda-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yusuf-atala-devre-mulk-dolandiriciligi-operasyonunda-tutuklandi/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:07:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35306 Yalova merkezli Adana, Aydın, İstanbul ve Kütahya illerinde eş zamanlı düzenlenen ve oyuncu Yusuf Atala dahil 11 kişinin tutuklandı. Örgüt liderliğini Karaderili Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Karadereli’nin yaptığı yapıda, tutuklular arasında yer alan Yusuf Atala’nın, “line manager” olarak adlandırıldığı ve yapının pazarlama ekiplerinin başı olduğu öğrenildi. Öte yandan örgütün şikayet sitelerine para vererek şikayetleri sildirdiği de öğrenildi.

    2 YIL BOYUNCA GİZLİ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLDÜ

    Alınan bilgiye göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, kendilerine yüzlerce kişiden gelen şikayetler üzerine harekete geçti. Onbinlerce mağdurun olduğu öğrenilen olayla ilgili, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 2 yıl boyunca gizli soruşturma yürüttü. Polis elde ettiği deliller neticesinde “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Kurma, Nitelikli Dolandırıcılık, Rüşvet, Vergi Usul Kanuna Muhalefet” suçlarını işleyen örgütü çökertmek için harekete geçti.

    YAKINLARINA PARAVAN ŞİRKET KURDURMUŞLAR

    Mağdurların hukuki yoldan kendilerine sıkıntı oluşturmaması için 21 farklı şirket kurduran suç örgütü lideri Orhan Karaderili, operasyonda İstanbul Suadiye’deki ultra lüks villasında yakalandı. Karaderili’nin paravan şirketleri ise yakın arkadaşları, abisi, eniştesi, kayınçosu gibi kişilere kurdurduğu öğrenildi. Bu paravan şirketlerle Yalova’nın Termal, Kütahya’nın Emet, Aydın’ın- Kuşadası ve Muğla’nın Bodrum ilçelerinde hisseli tapuları usulsüz bir şekilde bölerek tatil yapma vaadiyle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.

    BİR DEVRE MÜLKÜ 100′ BÖLMÜŞLER

    Firma bir devre mülkü önce 100 hisseye böldüğü, bu böldüğü yüz hisseden birini kendine sakladığı öğrenildi. Kendine sakladığı hisseyi de 100 bölen firma yine aynı şekilde 99 hisseyi sattığı ve yüzde 1 hisseyi kendine bıraktığı öğrenildi. Firmanı bu şekilde defalarca usulsüz şekilde onbinlerce kişiye satış yaptığı öğrenildi.

    ÜNLÜ OYUNCU PAZARLAMA DİREKTÖRÜ ÇIKTI

    Mağdurları internet, telefon, SMS gibi yollarla “bedava tatil kazandınız” diyerek Termal ilçesindeki Terma City Otel’de ağırlayan suç örgütünün pazarlama direktörünün ise ünlü oyuncu Yusuf Atala olduğu ve “line manager” olarak adlandırıldığı öğrenildi. Orhan Kardereli’nin eniştesi olduğu öğrenilen Atala’nın örgütte kilit isimler arasında yer aldığı bildirildi.

    HAFTADA 4,5 MİLYON DOLANDIRIYORLARDI

    8-10 milyar lira civarında usulsüz mal varlığı edindikleri değerlendirilen suç örgütünün vatandaşları haftada ortalama 4,5 milyon lira dolandırdığı tahmin ediliyor. Zanlıların satışların yapıldığı salonlara sahte alıcı ailelerin yerleştirdiği ve mağdurlara da psikolojik baskı yaptığı öğrenildi. Satış masalarında ise mağdurların yaşam, görüş ve giyim tarzlarına uygun personeller belirlenerek ikna edildiği ileri sürüldü. Şüphelilerin ailelere “ap”, tanıtım uzmanlarına rap ve sözleşme hazırlayanlara da “admin” kodları kullandıkları öğrenildi.

    ŞİKAYET SİTELERİNDEN YORUMLARI PARAYLA SİLDİRMİŞLER

    Öte yandan şikayet sitelerinde çok sayıda haklarında olumsuz şikayetler yapılan firmanın bunları ilgili sitelerin sahiplerine ulaşılarak sildirdiği öğrenildi. Şikayetleri silen sitelere de para ödemeleri yapıldığı bildirildi.

    Yusuf Atala

    YAPRAK DÖKÜMÜ OYUNCUSU DA TUTUKLANDI

    Operasyonda aralarında firmaların üst düzey yöneticilerinin de olduğu toplam 29 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin tamamlanan zanlılar adliye sevk edildi. 29 zanlında 11’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 16 zanlı adli kontrolle serbest bırakılırken 2 şüpheli ise ifadelerinin ardından serbest kaldı.

    Hakim karşısına çıkan zanlılardan suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından Orhan Karadereli, Yusuf Atala’nın yanı sıra Ç.K, D.K, K.K, K.O, M.C. ile suç örgütüne üye olma suçundan da M.G.K., M.Ç, N.T.B. ve A.S tutuklandı. Tutuklulara Kocaeli Kandıra Cezaevi’ne gönderildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/oyuncu-yusuf-atala-devre-mulk-dolandiriciligi-operasyonunda-tutuklandi/feed/ 0
    Dilan Polat’ın tahliye edilen kardeşi Can Doğu, ilk kez görüntülendi https://www.haber60.com.tr/dilan-polatin-tahliye-edilen-kardesi-can-dogu-ilk-kez-goruntulendi/ https://www.haber60.com.tr/dilan-polatin-tahliye-edilen-kardesi-can-dogu-ilk-kez-goruntulendi/#respond Sat, 15 Jun 2024 05:25:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35288 Kara para aklama, suç örgütü kurma ve vergi kaçırma gibi suçlardan tutuklanan Dilan Polat’ın ablası Sıla Doğu ve kardeşi Can Doğu hakkında tahliye kararı verildi. Cezaevi çıkışı görüntülenen Can Doğu’nun son hali dikkat çekti.

    SORULARI YANITSIZ BIRAKTI

    Gazete Magazin’de yer alan habere göre, bir yakınıyla birlikte cezaevinden çıkarak araca doğru giden Doğu, basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakarak sadece teşekkür etti. Kilo aldığı gözlemlenen ve oldukça yorgun gözüken Doğu, araca binerek uzaklaştı.

    Öte yandan cezaevinden çıktıktan sonra Dilan Polat’ın tutukluluğunun devam ettiğini öğrenen Sıla Doğu, sinir krizi geçirmişti.

    DOĞU KARDEŞLER TAHLİYE EDİLDİ

    Dilan ve Engin Polat çifti ile, aralarında Polatların kardeşi Sıla ve Can Doğu’nun da olduğu şahıslar hakkında dün aylık tutukluluk değerlendirmesi yapıldı. 4. Sulh Ceza Hakimliği, Dilan Polat, Engin Polat, Sezgin Polat, Ahmet Gün ve Alper Kürşat Polat’ın tutukluluğuna devam kararı verdi. Öte yandan aralarında Dilan Polat’ın kardeşi Sıla Doğu ve Can Doğu’nun da bulunduğu tutukluların ise tutuksuz yargılanmasına hükümetti. Yaşanan gelişme üzerine Sıla Doğu’nun avukatı Sibel Bozkulak, sosyal medya hesabı Instagram’dan yaptığı paylaşımda, “Müvekkilim Sinem Sıla Doğu hakkında tahliye kararı verilmiştir.” ifadelerini kullandı.

    POLAT OPERASYONUNDA NE OLMUŞTU?

    İstanbul merkezli 6 ilde 1 Kasım’da ve devamında düzenlenen operasyonlarda, Dilan Polat ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında daha önce şirketlerinde yapılan aramalarda dijital materyal ve defterlere el konulan Polat çiftinin de yer aldığı şüphelilerle ilgili MASAK ön inceleme raporu hazırlanmış, raporda tasfiye halindeki 3 firmadan aile bireylerine ait şirketlere sözde ticaret karşılığında sahte fatura kesilmesi yöntemiyle 200 milyon lira para girişi olduğu belirlenmişti.

    ŞİRKETLERE KAYYUM ATANMIŞTI

    Paranın yine aile bireylerine ait şirketler arasında transfer edildiği, son aşamada ise Engin Polat’ın sahibi olduğu Milda Gayrimenkul isimli firmada toplanarak gayrimenkul ve çok sayıda araç alındığının tespitinin ardından İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin kimliklerini belirlemiş, İstanbul merkezli Ankara, Yalova, Ordu, Kırklareli ve Manisa’da 43 adrese eş zamanlı operasyon düzenlemişti. Soruşturma kapsamında çalışmalarını sürdüren ekipler, Dilan ve Engin Polat’a ait bir medikal şirketin Ankara’da başka bir firmaya isim hakkını verdiğini, bu firmanın hesabındaki 1 milyon 800 bin liranın da ortakların kişisel hesaplarına aktarılmaya çalışıldığını tespit etmişti. Dilan Polat, Engin Polat ve Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerden 16’sı tutuklanmıştı. Hakimlik, 27 şirkete kayyum atanmasına hükmetmişti.

    FENOMENLER İÇİN DE SORUŞTURMA AÇILMIŞTI

    Soruşturma kapsamında, Dilan Polat’ın 2019’da “şampiyonlar ligi” adıyla sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğrafta yer alan bazı kişiler kimlikleri tespit edilip soruşturmaya dahil edilmiş, savcılık, sosyal medya fenomeni olan bu kişiler hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirilmesini talep etmişti. Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği, sosyal medya fenomenleri Eylül Öztürk Özkan, Feyzanur Başar, İleyda Topal, İlke Ela Göz, Kadir Yiğit, Mervenur Korkut, Muhammet Oğuz Başar, Murat Yiğit, Nurgül Yiğit, Tolunay Topal, Tuğba Demirhan, Yavuz Selim Korkut, Habip Özsefil, Huri Özsefil ve Özge Duman’a yurt dışına çıkış yasağı getirmişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dilan-polatin-tahliye-edilen-kardesi-can-dogu-ilk-kez-goruntulendi/feed/ 0
    Genç kıza madde vererek evinde alıkoyduğu söylenen Hasan Can Kaya’dan ilk açıklama: Hepsi iftira https://www.haber60.com.tr/genc-kiza-madde-vererek-evinde-alikoydugu-soylenen-hasan-can-kayadan-ilk-aciklama-hepsi-iftira/ https://www.haber60.com.tr/genc-kiza-madde-vererek-evinde-alikoydugu-soylenen-hasan-can-kayadan-ilk-aciklama-hepsi-iftira/#respond Fri, 14 Jun 2024 08:31:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35263 İstanbul’da özel bir üniversitenin mezuniyet partisine katılan 23 yaşındaki genç kız, burada tanıştığı ünlü komedyen Hasan Can Kaya’nın Levent’teki evinde alıkonulduğu iddia ederek polis çağırdı. Emniyet güçleri tarafından evden çıkarılan genç kadın ve Hasan Can Kaya karakola götürüldüğü iddia edilirken Hasan Can Kaya’dan cevap geldi.

    “HER YERE AYNI ANDA YALANLAR SERVİS EDİLMİŞ”

    X hesabından yaptığı açıklamada hakkındaki tüm iddiaları yalanlayan Hasan Can Kaya, “Arkadaşlar bahse konu haberler gerçek dışı iddialardan ibaret olup ahlaksızca iftira atanlara yönelik tüm yasal haklarımı kullanacağımın bilinmesini isterim. Arkadaşlar itibar suikasti var. Her yere aynı anda aynı yalanlar servis edilmiş. Sabahtan beri okuduğum mide bulandırıcı Emniyet, savcılık, gözaltı, madde verme, alıkoyma vb iftiraları atanlardan hukuk önünde hesap soracağım. Büyük şaşkınlık ve üzüntü içerisindeyim.”

    NE OLDU?

    Olay, geçtiğimiz hafta Salı günü saat 04.00 sıralarında Beşiktaş Levent’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ünlü komedyen Hasan Can Kaya, İstanbul’daki özel bir üniversitenin mezuniyet partisine katıldı. Kaya, burada eğlendiği esnada yine partiye katılan 23 yaşındaki Nazlıcan A. ile tanıştı. Bir süre sohbet eden ikili, partinin bitiminde Kaya’nın Levent’teki evine gitti. İçeride sohbet etmeye başlayan ikili bu esnada iddiaya göre alkol aldı. Sohbet devam ederken gecenin ilerleyen saatlerin Nazlıcan A. iddiaya göre, Hasan Can Kaya’nın kendisiyle yakınlaşmasından rahatsız oldu. Bunun üzerine genç kız evden çıkmak istedi ancak iddiaya göre Kaya, çıkmasına izin vermedi. Kaya’ya tepki gösteren genç kız cep telefonundaki mesajlaşma uygulaması üzerinden arkadaşına canlı konum attı. Daha sonra da “Bana madde verdiler, nerede olduğumu bilmiyorum. Evden çıkmama izin vermiyor” dedi.

    GENÇ KADIN, POLİS EŞLİĞİNDE EVDEN ÇIKARILDI

    Mesajları gören arkadaşı polis ekiplerine ihbarda bulundu. Canlı konumdan genç kızın yerini tespit eden Beşiktaş polisi, gece saatlerinde adrese geldi. Genç kızın içeride olduğu belirlenmesi üzerine polis ekipleri, Nazlıcan A.’yı içeriden çıkarttı. Genç kızın şikayetçi olduğunu söylemesi üzerine Hasan Can Kaya da emniyete götürüldü.

    “BENİMLE YAKINLAŞMAK İSTEDİ”

    Emniyette ifadesi alınan genç kız, özel bir üniversitenin mezuniyet partisinde Hasan Can Kaya ile tanıştığını, daha sonra birlikte evine gittiklerini, burada bir süre alkol alıp sohbet ettiklerini, sohbet esnasında Kaya’nın kendisiyle yakınlaşmak istediğini, kendisinin ise reddedince evden çıkmak istediğini söyledi. Kaya’nın kendisinin evden çıkmasına izin vermediğini anlatan genç kız, bunun üzerine arkadaşına canlı konum ve mesaj atarak polise ihbarda bulunmasını istediğini söyledi. Ancak Nazlıcan A. emniyette, kendisini alıkoyan Kaya’dan şikayetçi olmadığını belirtti.

    GENÇ KADIN ŞİKAYETÇİ OLMADI, HASAN CAN SERBEST KALDI

    Bunun üzerine polis ekipleri genç kıza, olay yasal hakları hakkında bilgi vererek yaşanan olayı ve genç kızın ifadesine savcılığa aktardı. Savcılık ise tutanak tutulması sonrasında emniyette bulunan Hasan Can Kaya’nın serbest bırakılmasını talimatını verdi. Emniyette ifadesi alınan Kaya ise suçlamaları reddederek iddia edilenlerin yaşanmadığını ve Nazlıcan A. evde bulunduğu esnada evde başka kadınların da olduğunu iddia etti. Tutanak tutulması sonrasında Hasan Can Kaya serbest bırakıldı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/genc-kiza-madde-vererek-evinde-alikoydugu-soylenen-hasan-can-kayadan-ilk-aciklama-hepsi-iftira/feed/ 0
    Barajların çatladığına ilişkin paylaşımlar yapılmıştı: Fenomen Oğuzhan Uğur’a 4 yıl 6 aya kadar hapis talebi https://www.haber60.com.tr/barajlarin-catladigina-iliskin-paylasimlar-yapilmisti-fenomen-oguzhan-ugura-4-yil-6-aya-kadar-hapis-talebi/ https://www.haber60.com.tr/barajlarin-catladigina-iliskin-paylasimlar-yapilmisti-fenomen-oguzhan-ugura-4-yil-6-aya-kadar-hapis-talebi/#respond Fri, 14 Jun 2024 08:27:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35260 Sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un sahibi olduğu sosyal medya hesabından, 6 Şubat 2023’de gerçekleşen 2 büyük deprem sonrası barajların çatladığı yönünde paylaşımlarda bulunulmasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Uğur’un ‘basın ve yayın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

    Sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un, sahibi olduğu ‘BaBala TV’ isimli hesabından 6 Şubat 2023’de meydana gelen 2 büyük depremin ertesi günü Kahramanmaraş Kumçatı köyünde barajın patladığı ve Hatay Antakya Yarseli Barajı’nın çatladığı yönünde paylaşımlarda bulunulmuş, paylaşımların deprem bölgesindeki vatandaşlar arasında korku ile paniğe sebep olarak arama kurtarma çalışmalarında aksamalara neden olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı.

    Konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 8 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla; Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

    İddialar nedeniyle deprem bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerinin aksadığı paylaşımları yapıldı

    Hazırlanan iddianamede, 6 Şubat 2023’de meydana gelen 2 büyük deprem sonrasında ‘BaBaLa TV’ adlı sosyal medya hesabından 7 Şubat günü ‘Acil – Kahramanmaraş Türkoğlu Nurdağı’nda Kumçatı köyünde baraj patlamış ve su basıyormuş, sadece yetkililer için iletişim’ ve ‘Hatay Antakya Yarseli barajı çatlamış Allah aşkına buraya ekip yollansın çok yağmur yağıyor’ şeklinde paylaşımların yapıldığı, paylaşımlar sonrası konuyla ilgili medyada böyle bir durumun yaşanmadığına ilişkin haberlerin yapıldığı ve söz konusu iddialar nedeniyle deprem bölgesinde arama kurtarma faaliyetlerinin aksadığına ve halk arasında korku ile paniğe yol açtığına ilişkin paylaşımların yapıldığı anlatıldı.

    ”Bir infiale sebep olma amacına sahip olmadık”

    Şüpheli Oğuzhan Uğur’un ifadesine yer verilen iddianamede, şüpheli Uğur’un söz konusu hesaptan paylaşımları kendi ekibinin yaptığını belirttiği ve ”Deprem sonrası BaBaLa TV’de çalışan ekibimizin yanına gönüllü kişiler geldiler. Gönüllü kişilere çalışmaları için yer sağladık. Tweet atma bölümünün koordinasyonunda belirli bir kişi yoktu. Biz ekiple çalışmadan önce teyidi alınmayan hiçbir paylaşımı Twitter’dan paylaşmamaları konusunda uyardık. Telefon görüşmesi yapma yetkisine sahip 30-35 kişilik ekip, almış oldukları haberleri tweet atmakla yetkili olan yaklaşık 15 kişilik ekibimize aktarıyorlardı. Paylaşımların ardından böyle bir infial bilgisi bize geldikten sonra yaptığımız kontrollerden sonra yapılan paylaşımların ses kaydı ve teyidine ulaşıldı. Bu şahıs, telefon konuşma ekibinde bulunan şüpheli Ercan Özdemir’dir. Özdemir, Kültür Bakanlığı’nda çalıştığını söyleyen bir kadınla görüşüyor, kadının Bakanlıkta çalıştığına ilişkin bilgiler edinilmiş, bu teyitten sonra Yarseli Barajı’na ilişkin tweet atılmış. Hatırladığım kadarıyla tweeti atan şüpheli Özdemir’dir. Nurdağı’na ilişkin tweeti kim attı bilmiyorum. Atılan tweetler 7 Şubat tarihinde olmasına rağmen halkın galeyana getirilmesi ve kaçış görüntülerinin 11 Şubat tarihine ait olması bizim bir infiale sebep olma amacına sahip olmadığımızın göstergesidir. Hesaptan yapılan 3 paylaşımı ben yapmadım. Günlerce uykusuz kalan ve yardım etme amacı taşıyan ekip var. Bölge için milyonlarca lira para toplanmasına destek olduk. Tek amacımız depremde mağdur olan bölge halkına yardım etmek” dediği kaydedildi.

    ”Oğuzhan Uğur ifadesinde benim tweet attığımı söylemiş ise de bu doğru değildir”

    Şüphelilerden Ercan Özdemir’in ifadesinde ise, ”Ben bayanla telefonda görüştükten sonra bana ilettiği bilgileri teyit ekibine ilettim. Bundan sonraki aşamada teyit ekibi ve tweet atan ekibin ne yaptığını bilmiyorum ancak ben kesinlikle tweet atmadım. Oğuzhan Uğur ifadesinde benim tweet attığımı söylemiş ise de bu doğru değildir çünkü benim tweet atma yetkim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerine yer verildi.

    Kamu barışını bozmaya elverişli şekilde paylaşımlar yapıldığı belirtildi

    Hazırlanan iddianamede, BaBaLa TV adlı sosyal medya hesabından kamu barışını bozmaya elverişli şekilde, gerçeğe aykırı olarak paylaşımların yapıldığı, sosyal medya hesabının kullanıcısının Oğuzhan Uğur olduğu, şüpheli Uğur’un ifadesinden bir süre sonra avukatı aracılığıyla sunduğu dilekçesinde tweetlerin şüpheli Kaan Kayacan tarafından paylaşıldığını belirttiği, şüpheli Kayacan’ın ise bu hususu hatırlamadığını söylediği kaydedildi.

    4’er yıl 6’şar aya kadar hapis talebi

    İddianamede şüpheliler Oğuzhan Uğur, Kaan Kayacan ve Ercan Özdemir’in ayrı ayrı ‘basın ve yayın yoluyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/barajlarin-catladigina-iliskin-paylasimlar-yapilmisti-fenomen-oguzhan-ugura-4-yil-6-aya-kadar-hapis-talebi/feed/ 0
    Candan Kardeşlerin Hakim Karşısına Çıkacağı Tarih Belli Oldu https://www.haber60.com.tr/candan-kardeslerin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/candan-kardeslerin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:06:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35227 Candan kardeşlerin hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu
    İSTANBUL – Dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından haklarında soruşturma başlatılan Candan kardeşlerin hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Candan kardeşler ve diğer 20 sanığın yargılanmasına Eylül ayında başlanacak. Dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından haklarında soruşturma başlatılan ve Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında Eylül ayında Alisya Bahar Candan ve ablası Gülnihal Çiçek sanık sıfatıyla hakim karşısına çıkacak.Öte yandan davaya ilişkin açıklama yapan Avukat Burak Temizer “Yargılamanın ilerleyen aşamalarında yeni mağdurların da ortaya çıkabileceğini, başka davaların da bu dava altında birleşebileceğini düşünüyorum zira yurdun farklı illerinde aynı şekilde dolandırılmış olmasına rağmen halen daha şikayetçi olmayan paralarını geri alabileceklerine olan inancıyla bekleyen veya yaşadıkları olaydan ötürü isminin bilinmesini istemeyen mağdurların olduğunu biliyorum” dedi.İddianamedenKüçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 şüpheli yer almıştı. İddianamede tutuklu şüpheli Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. Şüphelilerin örgüt lideri Onur Apaydın ile yakın ilişki içerisinde olduğu da iddianamede açıklanmıştı. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan şüpheli Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/candan-kardeslerin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/feed/ 0
    Depremzede kızı istismar ettiği söylenen kuaför, canlı yayında kendisini böyle savundu https://www.haber60.com.tr/depremzede-kizi-istismar-ettigi-soylenen-kuafor-canli-yayinda-kendisini-boyle-savundu/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-kizi-istismar-ettigi-soylenen-kuafor-canli-yayinda-kendisini-boyle-savundu/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:27:50 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34965 Hatay’da yaşayan 17 yaşındaki Güngör, depremde enkazdan kurtulduktan sonra işe başladığı kuaförün sahibi tarafından istismar edildiğini söyleyerek yardım istemişti. Yayınladığı videoyla ülke gündemine oturan ve adamın tutuklanmasını isteyen genç kız, Zahide Yetiş ile Yeniden Başlasak programına katılarak yaşadıklarını anlattı. Yayına bağlanan iddiaların odağındaki kuaför sahibi ise asıl mağduru kendisi olduğunu söyledi.

    “BELİME DOKUNUP ELİMİ TUTUYORDU”

    Para kazanmak için işe girdiğini söyleyen Güngör, “İftiralara maruz kaldığım için video çekerek yaşadıklarımı anlattım. Hem açıktan okuyup hem de işe girdim. İstismardan önce bakışlar ve sözler başladı. İşe girdiğimde adam bana ‘sende başka bir şey var, beni kendine çekiyorsun’ dedi. Onu durduracak bir gücüm yoktu. Belime dokunuyordu, elimi tutuyordu. Beni her tek gördüğünde yanıma geliyordu. Ben de korktuğum ve utandığım için bir şey diyemiyordum. Beni sürekli tehdit ediyordu. ‘Sana daha kötü şeyler yaparım, daha ileri giderim. Ailene zarar veririm’ diye tehdit ettiği için işten çıkamadım. Bu hareketlerini sadece bana yapıyordu. Şikayetime rağmen serbest bırakıldı. Ben tutuklanmasını istiyorum” dedi.

    “ARABADA GİDERKEN BENİ ÜSTÜNE ÇEKİP ÖPMEYE BAŞLADI”

    İstismarın yaşandığı günü anlatan genç kız, “Ben işe dolmuşla gidip geliyordum ama o gün hava yağmurlu olduğu için beni kendisi bıraktı. Karanlık bir yola girdik ve yolu uzattı. Yan koltukta otururken beni bir anda üstüne aldı ve dudağımdan öpmeye başladı. Kendimi geri çektim ve beni eve bıraktı. Bunları benim doğum günümde yaptı. Yaşananlardan sonra canıma kıymayı düşündüm. Ben 17 yaşındayım o ise 33 yaşında. Evli ve 2 çocuğu var. Eşi yanında çalışmasına rağmen bunları yaptı” ifadelerini kullandı.

    KUAFÖR SAHİBİ YAYINA BAĞLANDI: TEMİZ BİR AİLE BABASIYIM, İSTİSMAR ETMEDİM

    İddiaların ardından kuaför yayına bağlanırken genç kız, annesi ve ağabeyi stüdyoyu terk etti. Yayına bağlanan kuaför ise kendisini şu sözlerle savundu: “Ben 21 yıldır kuaförlük yapıyorum. Daha önce böyle bir şey yaşamadım. Beni burada herkes tanır, saygın bir esnafımdır. Temiz bir aile babasıyım. Bahsi geçen şahsa cinsel istismarda bulunmadım. Taciz ve zorbalık söz konusu dahi olamaz. 3 Kasım 2023’ten beri tacize uğradığını iddia ediyor. Mayıs ayına kadar yanımda çalışmaya devam etti, benim onun ailesini tehdit ettiğimi söylüyor. Kesinlikle böyle bir şey yapmadım. Benim bir ses kaydım olduğu söyleniyor ama o kayıtta kurgu var.”

    “ARAÇLA SEYİR HALİNDEYKEN BİR ANDA KUCAĞIMA GELDİ”

    Bu kız 3 Kasım’dan bu yana yakınlaşması oldu. Kendisi yakınlaşmaya çalışıyordu ve ben onu seni işten çıkartırım diyerek uyardım. O da ağlayarak özür diledi. Bana yalvardığı günleri hatırlıyorum. Ben ve eşim de üzüldüğümüz için çalışmasına devam ettirdik. Çocuk olduğu için eşime söylemedim. Mutlu bir şekilde bizimle çalıştığı görüntüler de elimizde. Hiçbir elemanımızı tek başıma evine bırakmam. 3 Kasım günü geç saatlere kadar çalıştık. Kendisini eve bırakırken anlattığının tam tersi şekilde o benim üstüme geldi. Arabada bana öyle şeyler yapınca aracı kenara çekip kendisini uyardım. Sonra o benden özür diledi. Ben giderken yolu da uzatmadım. Keşke kamera kayıtları çıksa. Bana ilgisi vardı. Ben kendisine defalarca kez işten izin verdim ama kendisi kullanmak istemedi. Bir gün dükkanda çalışanlarıma herkes çıkabilir deyip tuvalete gittim. Çıktığımda sadece o dükkandaydı. Bir anda gelip sarılmaya ve cinsel anlamda bir şeyler yapmaya çalıştı. Ben de uzaklaştırınca ‘ben yaptıklarımdan dolayı vicdanen rahat değilim, sen de bana yaklaştın. Eşine anlatacağım’ dedi. Ben sonra onu eve bırakırken araçta ses kaydı almış.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/depremzede-kizi-istismar-ettigi-soylenen-kuafor-canli-yayinda-kendisini-boyle-savundu/feed/ 0
    Aşk-ı Memnu Dizisinin Şayeste Karakteri Fatma Karanfil Son Yolculuğuna Uğurlandı https://www.haber60.com.tr/ask-i-memnu-dizisinin-sayeste-karakteri-fatma-karanfil-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/ask-i-memnu-dizisinin-sayeste-karakteri-fatma-karanfil-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:01:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34944 AŞK-I MEMNU dizisinde Şayeste karakterine hayat veren oyuncu Fatma Karanfil (72) Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Karanfil’in cenazesi Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Bir süredir kanser tedavisi gören ve 25 Mayıs’ta entübe edilen Aşk-ı Memnu dizisinde Şayeste karakterine hayat veren oyuncu Fatma Karanfil 72 yaşında hayatını kaybetmişti. Usta oyuncu için Barbaros Hayrettin Paşa Cami’nde cenaze töreni düzenlendi. Taziyeleri, Karanfil’in yeğenleri Aslı Karanfil, Elif Karanfil ile eş ve çocukları kabul etti. Törene, aile üyelerinin yanı sıra Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, oyuncu Hülya Koçyiğit, oyuncu Pınar Altuğ ve sevenleri katıldı. 1968 yılında Ses dergisinin yarışmasında 3. olmasının ardından kariyerine başlayan ve başta Keloğlan, Mavi Boncuk gibi Yeşilçam filmlerinde, Aşk-ı Memnu ve Çocuklar Duymasın gibi önemli dizilerde rol alan Fatma Karanfil’in cenazesi, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    “KANSERİN 1.5 AYDA TAMAMEN YAYILDIĞINI ÖĞRENDİK”

    Taziyeleri kabul eden yeğeni Elif Karanfil, “Kanser hastalığı vardı, o nüksetmiş ancak hiçbir belirti vermemişti. Son 1.5 ayda kanserin tamamen yayıldığını öğrendik. Bugün de buradayız maalesef. 1.5 aylık bir süreçte, önce tetkikler sonra hastane, yoğun bakım, entübe edildiğini hepiniz biliyordunuz zaten. 10 gün içerisinde de maalesef kaybettik” diye konuştu.

    “PIRLANTA GİBİ BİR İNSANDI”

    Çocuklar Duymasın dizisinde birlikte rol aldığı Fatma Karanfil’i son yolculuğunda yalnız bırakmayan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, “Çok üzgünüz, bu değerlerimizi tek tek kaybediyoruz. Bir de yakın tanıdığım biriydi Fatma abla. Birlikte uzun süre çalıştık. ‘Çocuklar Duymasın’da birlikte çalıştık. Dominant teyzenin annesini oynuyordu ve çok gülüyorduk. Yani pırlanta gibi bir insandı. Çok profesyonel, çok neşeli, hayat dolu, örnek bir oyuncuydu” dedi.

    “ABLA KARDEŞ İLİŞKİMİZ VARDI”

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise, “Çok üzgünüz. Tabii bizim yolumu 2002 yılında kesişmişti. Biliyorsunuz, ‘Çocuklar Duymasın’ da çok önemli rollerimizden birini çok da güzel oynadı. Daha sonra da bizim aslında temasımız hiç kesilmedi. Bir abla kardeş ilişkimiz de vardı. Gerçekten çok seviyorduk birbirimizi ama maalesef ben hastalık sürecinden haberdar olduğumda entübe olmuştu, kendisiyle görüşemedim. Zaten çok kısa sürede de kaybettik. Mekanı cennet olsun, çok üzgünüz” dedi.

    “BEN KONUŞTUM; O GÖZLERİYLE BANA SELAM VERDİ”

    Yeşilçam’ın önemli oyuncularından Hülya Koçyiğit, “Bugün Türk sinemasının pırıl pırıl yıldızlarından birini daha ebediyete yolcu ediyoruz. Arkasında pırıltılar bırakarak bir yıldızımız daha kaydı. O kadar güzel bir insandı. O kadar güzel anılar bıraktı ki bizimle, ruhu şad olsun. Allah rahmet eylesin. Tüm sevenlerine, geride bıraktıklarına sabır diliyorum. Biz onu çok sevdik. Ben onu ne yazık ki entübe edilmiş haliyle ziyaret ettim hastanede. Orada vedalaştık, ben konuştum, o gözleriyle bana selam verdi. ‘Allahaısmarladık’ dedi. Nur içinde yatsın, hepimizin başı sağolsun” diye konuştu.

    “SON GÖREVİMİZİ YAPMAK İÇİN BURADAYIZ”

    ‘Çocuklar Duymasın’ dizisinde birlikte rol aldığı oyuncu Pınar Altuğ ise, “Hepimizin çok kıymetlisiydi. Kayıplar her zaman çok can yakıyor. Fatma abla benim için çok ayrı yeri olan biriydi. Çünkü ben 17 yaşındaydım Fatma ablayı tanıdığımda, hatta daha da küçüktüm. Annemle aynı iş yerinde çalışıyorlardı. Sonra ben ilk mankenlik yapmaya başladığımda onun çalıştığı tekstil şirketinde prova mankeni olarak görev yaptım. Dolayısıyla çok küçüktüm tanıştığımızda. Seneler sonra çocuklar duymasında Zeyno’ya bir anne düşünüldüğünde de Birol’a demiştim ki ‘Bak annesi kadar benzeyen biri var, ben tanıyorum’ O zaman Fatma ablanın kapısını çalmıştık. Senelerce de beraber çalışma imkanımız oldu. Bugün burada olmak tabii ki çok üzücü. Görüşmemiştim bir süredir. Hasta olduğu haberini aldıktan sonra da zaten böyle bir imkan olmadı. Maalesef, hayat koşturmacasında galiba bazen bazı şeyleri atlıyoruz, uzaklaşıyoruz. Hepimiz ayrı çalışıyoruz, hepimiz ayrı koşturuyoruz. Son görevimizi yapmak için buradayız” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ask-i-memnu-dizisinin-sayeste-karakteri-fatma-karanfil-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
    Üvey Kızlarını İstismar Eden Selahattin Yalnız Canlı Yayında Gözaltına Alındı https://www.haber60.com.tr/uvey-kizlarini-istismar-eden-selahattin-yalniz-canli-yayinda-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/uvey-kizlarini-istismar-eden-selahattin-yalniz-canli-yayinda-gozaltina-alindi/#respond Mon, 03 Jun 2024 22:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34625 ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programına üvey kızlarını aramak için çıkan Selahattin Yalnız’ın yıllarca kızları istismar ettiği ortaya çıktı. Canlı yayında gözaltına alınan Yalnız tutuklanarak cezaevine gönderilirken geçmişte yaptığı birçok suç da bir bir döküldü.

    “EŞLERİNİ DÖVMÜŞ, AKIL HASTANESİNDE YATMIŞ”

    Canlı yayında Selahattin Yalnız’ın dayısından aldığı bilgilerle vukuatlarını sıralayan Müge Anlı, “İlk eşiyle 6 ay evli kalmış. Eşini darbederek kalçasından bıçaklamış. Çocukları olmadığı için hemen boşanmışlar. Sonra Selahattin’i Avustralya’da akıl hastanesine yatırmışlar. Orada 10 gün yatmış. İkinci evliliğini Kıbrıslı biriyle yapmış. Bununla 15-20 sene evli kalmış ve 4 kızları olmuş. Daha sonra kadın istediği boşanmışlar ve çocukların velayeti Selahattin’e verilmiş. Evliliği içinde karşı komşusunun kızını istismar etmiş. Kız hamile kalmış ve bebeği doğurduktan sonra hastaneden direkt yurda göndermişler. 3. evliliğini de Avustralya’da yapmış. Ondan da 2 kızı 1 oğlu var. Avustralya’daki eşini de darbettiği için cezaevine girmiş. O esnada eş velayetleri almış ve Selahattin’i sınır dışı etmişler” dedi.

    “KOMŞUSUNUN KIZINI HAMİLE BIRAKTI”

    Canlı yayına bağlanan Selahattin Yalnız’ın dayısı Necati Bey ise canlı yayında anlattıkları tüyleri diken diken etti. Yalnız’ın yıllar içinde yaptıklarından bahseden Necati Bey, şunları söyledi. İlk evliliğini teyzesinin kızıyla yaptı. Yeğenim evlendikten sonra pişman oldu. Evlilikleri 6 ay sürdü. Sonra Kıbrıslı bir kızla tanıştı onu istemeye gittik. Ben o kıza her şeyi anlattım ama beni dinlemedi. Bu evliliğinden 4 tane kızı oldu. Ben ikinci eşiyle konuştum bana her şeyi anlattı. İlk çocuğunu 3 ila 5 yaşları arasında istismar etmiş. İkinci kızı 4 yaşındayken istismara uğramış. Diğer kızı 6 yaştan 11 yaşa kadar istismara uğradığını söylüyor. 3 evliliğini Avustralya’da yapmıştı. O evliliğinden 2 kız 1 oğlu var. O kızlarının biri de istismar edilmiş. Bütün çocuklar bunu annelerine anlatmış. Bende 4 sayfalık ifadeler var bunları göndereceğim. İkinci evliliği esnasında karşı komşularının kızını istismar etmiş. İstismarda kız hamile kalıyor ve doğum yaptıktan sonra bebeği bir doktora evlatlık vermişler. Ben bu olayları yeni öğrendim. Ben bilmediğim için o zamanlar onun yanında oldum. Avustralya’da olaydan sonra report edildi. Bunu beyni 15-16 yaşlarında. Süper bir yalancı. 9 çocuğu istismar ettiğini biliyorum.”

    MUHTARIN ŞÜPHELENMESİYLE GERÇEKLER ORTAYA ÇIKTI

    Ortaca’nın Ekşiliyurt Mahallesi’nde yaşayan Selahattin Yalnız geçtiğimiz hafta mahalle muhtarı Meral Uysal’ı arayarak, yanında yaşayan 2 kızın kaçtığını söyledi. Muhtar Meral Uysal, Selahattin Yalnız ile yaptığı görüşmede, Yalnız’ın kendisine, “Bu kızlar bana uyku ilacı içirdiler, öldürmeye çalıştılar, bana her türlü iftirayı attılar” deyince olaydan şüphelenen muhtar Meral Uysal, konuyu Müge Anlı ile Tatlı Sert programına iletti. Konunun gündeme gelmesiyle Selahattin Bey de çıkarak üvey kızlarının bulunmasını istedi.

    MÜGE ANLI ÖFKEDEN DELİYE DÖNMÜŞTÜ

    Kısa sürede bulunarak Müge Anlı’nın programına çıkan kızlar, üvey babanın kendilerini yıllardır istismar ettiğini hatta “Dördünüz de benim karımsınız” dediğini söyledi. Elinde istismar görüntülerinin olduğunu söyleyen Müge Anlı ise Sen utanmadan benim stüdyoma nasıl geldin ahlaksız. Terbiyesiz adam. Senin bu kızlara yaptıkların videosu elimde. Ahlaksız… Sen bu kızları istismar edip nasıl gelip bir de ararsın?” diyerek ateş püskürdü. Canlı yayında gözaltına alınan Selahattin Bey tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/uvey-kizlarini-istismar-eden-selahattin-yalniz-canli-yayinda-gozaltina-alindi/feed/ 0
    Hababam Sınıfı Oyuncuları Dilaver Gül’ü Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/hababam-sinifi-oyunculari-dilaver-gulu-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/hababam-sinifi-oyunculari-dilaver-gulu-ziyaret-etti/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:42:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34585 Hababam Sınıfı oyuncuları, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’dan Eskişehir’e yerleşen rol arkadaşları Dilaver Gül’ü ziyaret ederek hasret giderdi.

    Hababam Sınıfı’nın ilk 3 filminde rol alan Dilaver Gül’ün hayatı, ailesiyle birlikte yaşadığı Malatya’da yakalandıkları Kahramanmaraş merkezli olarak 6 Şubat 2023’te gerçekleşen depremler sonucu alt üst oldu. Depremlerde evi ağır hasar alan Dilaver Gül, ailesiyle birlikte Eskişehir’e yerleşti.

    Yaklaşık 50 yıl önce çekilen Hababam Sınıfı filminin ilk 3 serisinde rol alan arkadaşlarını yaklaşık 15 yıl önce ilk kez Malatya’da bir araya getiren Dilaver Gül, Eskişehir’deki düzenini kurduktan sonra ilk iş olarak rol arkadaşlarını davet etti. Hababam Sınıfı’nın Dilaver’ine geçmiş olsun ziyaretinde bulunmak isteyen Hababam Sınıfı ekibi ise hep birlikte yaşadıkları illerden ayrılarak Eskişehir’e geldi.

    “50 yıl geçmesine rağmen hala insanlar bizi bağırlarına basıyorlar”

    Hababam Sınıfı ekibinin uzun yıllardır her fırsatta bir araya geldiğini fakat pandemi döneminde ayrı kaldıklarını belirten Dilaver Gül, vatandaşlardan da çok güzel tepkiler aldıklarını belirtti. Önümüzdeki yıl 50’nci yıllarını kutlayacaklarını belirten Hababam Sınıfı’nın Dilaver’i, “Bir vefa örneği daha göstererek beni Eskişehir’de ziyaret etmeyi amaçladılar. Uzun zamandır bir araya gelemiyoruz. Pandemi ve deprem araya girince yaklaşık 3 senedir hiçbir etkinliğe gidemedik, katılamadık ve bir araya gelemedik. Hem bir araya gelmek hem de sohbet etmek ve bu maksatla beni ziyaret etmek amaçlarıyla geldiler. Ben kendilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Görüyorsunuz, onlar yine hababamlıklarını yaşıyorlar. Seneye 50’nci yılımızı kutlayacağız. Bunun da müjdesini vereyim, biz 50’nci yılımızı inşallah Eskişehir’de kutlayacağız. 10 arkadaşım ziyarete geldi. Farklı farklı şehirlerde oturuyorlar. Uzak da olsa biz yakınlaştırdık, geldiler. Sağ olsunlar. O filmde rol alan Kalem Şakir’imiz, Kikirik’imiz, Postal Rıza’mız, hepsi buradalar. O karakterlere can veren arkadaşlarımızla toplu olarak gezdiğimizde 50 yıl geçmesine rağmen hala insanlar bizi bağırlarına basıyorlar, sevgi gösteriyorlar” dedi.

    “Biz asker arkadaşından çok daha üstünüz, çok daha iyiyiz”

    Hababam Sınıfı’nda ‘Kalem Şakir’ rolünü oynayan Bülent İğdiroğlu, aralarındaki arkadaşlık bağının asker arkadaşlığından dahi daha üstün olduğunu belirterek, “Bizim dostluğumuz. Düzenli görüşmelerimizi pandemiden önce daha çok yapıyorduk. Bütün üniversitelerin ve belediyelerin daveti üzerine hiçbir ücret almaksızın gidip orada insanlarla ve öğrencilerle sohbet ediyoruz. Bize gösterilen saygı ve sevginin karşılığını verebilmek için bu tür etkinliklere katılıyoruz. Tabii bizim arkadaşlığımız çok farklı. Hani asker arkadaşı derler ya? Biz asker arkadaşından çok daha üstünüz, çok daha iyiyiz. Hababam arkadaşlığı çok başka. Eskişehir’e bayıldık. Dilaver kardeşimiz buraya gelmemize vesile oldu. O da Malatya’da depremden kaçtı, buraya yerleşti. Eskişehir her şeyden önce çok güzel bir şehir olmuş. İnsan yapısı olarak da çok güzel olmuş ve en büyük dikkatimi çeken de tramvayda güvenlik yok. Yani herkes haddini biliyor, kartını basıp geçiyor. Oradan bedava da geçebilir. Bu bir kültürdür, ahlaktır. Eskişehir’de bunu gördüğüm için de inanılmaz mutluyum” ifadelerini kullandı.

    “İyi günde de kötü günde de biz hep her zaman her daim bir aradayız”

    Filmde ‘Postal Rıza’ rolüyle tanınan Ercan Gezmiş ise her koşulda birbirlerine destek olduklarını ifade ederken “50 yıldır hiç ayrılmadık. Yani bir pandemi süreci yaşadık ama bu süreçte bir araya gelmesek bile kendi aramızda günün her saati her dakika irtibat kuruyorduk. Yine de pandemi de ara ara birlikte olduğumuz zamanlar olmuştur. Belki tüm kadro olmasa bile yarım yarım birlikte olmuşuzdur. Biz ayrılamayız. Çünkü neden? Mesela burada bugün Eskişehir’de olduğu gibi biz 50 yıldır artık arkadaşın, dostun ötesi bir kardeş olduk. Hababamın bir sloganı vardır ya, birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. İyi günde de kötü günde de biz hep her zaman her daim bir aradayız. Bugün dilaver için buradayız. Yarın kimsenin başına bir felaket gelmesin, hep iyi günlerde birlikte olalım” diye konuştu.

    “Hababam Sınıfı kardeşliği adına bir vefa borcumuzun olduğunu da düşündük”

    Hababam Sınıfı’nda ‘Kikirik’ rolüyle hafızalara kazanan Gazanfer Şener, ekibin yaş olarak en büyüğü olan Dilaver Gül’e karşı vefa borçlarının olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Dilaver, yaş olarak bizim sınıfın en büyüğü. Galiba ikinci de benim. Kendisi çok ciddi bir deprem gerçeği yaşadı. Hababam Sınıfı olarak biz zaten hiç kopmadık. Dolayısıyla Hababam Sınıfı kardeşliği adına bir vefa borcumuzun olduğunu da düşündük. Uzun zamandır da pandemi gibi sebeplerden bir araya gelemiyorduk. Hem Dilaver abimizi görelim hem geçmiş olsun diyelim hem de biraz da biz birbirimizi görelim dedik. Çünkü farklı yerlerde yaşıyoruz. Mesela ben İzmir’den geldim. Bir arkadaşımız Kayseri’den, diğeri Avşa’dan geldi. Yani farklı bölgelerdeyiz. Dilaver abi yine bizi buluşturdu. İlk buluşturan da yine o olmuştu. 15 sene önce Hababam Sınıfı’nı bir araya getirip, 3’üncü Malatya film Festivali’nde bizi bir araya getirip güzel bir başlangıç yaptı. Çok da iyi oldu, sağ olsun var olsun.” – ESKİŞEHİR

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hababam-sinifi-oyunculari-dilaver-gulu-ziyaret-etti/feed/ 0
    Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ahmet Uğurlu son yolculuğuna uğurlandı https://www.haber60.com.tr/tiyatro-sinema-ve-dizi-oyuncusu-ahmet-ugurlu-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/tiyatro-sinema-ve-dizi-oyuncusu-ahmet-ugurlu-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Sat, 01 Jun 2024 00:00:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34261

    Cengiz ÇOBAN-İsa ALMAÇAYIR/İSTANBUL, İSTANBUL’da 72 yaşında hayatını kaybeden tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ahmet Uğurlu, Üsküdar Şakirin Camii’nde düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Ahmet Uğurlu’nun cenazesi Anadoluhisarı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Bir süredir kanser tedavisi gören tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ahmet Uğurlu, dün hayatını kaybetti. Uğurlu’nun cenazesi Üsküdar’daki Şakirin Cami’ne getirildi. Cenazede taziyeleri kardeşi Mustafa Uğurlu, oğlu Orhan Uğurlu ve eski eşi Necef Uğurlu kabul etti. Cenazeye, Ahmet Uğurlu’ya birçok ödül kazandıran ‘Tabutta Rövaşata’ filminin yönetmeni Derviş Zaim, eski eşi Necef Uğurlu, tiyatro oyuncusu Yasemin Yalçın, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, oyuncular Melih Çardak, Sumru Yavrucuk, Halil Ergün, Gani Rüzgar Şavata, Zafer Alagöz, gazeteci Barış Yarkadaş, Gürsel Tekin, İlhan Kesici ve sevenleriyle ailenin yakınları katıldı. Tabutta Rövaşata’nın Mahsun’u, Behzat Ç.’nin Aziz Başkomiseri ve Eşref Saati, Yol Ayrımı adlı yapımlardaki rolleriyle hafızalara kazınan çok sayıda başarılı yapımda rol alan Ahmet Uğurlu’nun cenazesi Üsküdar Şakirin Camii’nde Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Anadoluhisarı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    “ÇOK ÖZEL BİR İNSANDI”

    Taziyeleri Ahmet Uğurlu’nun kardeşi Mustafa Uğurlu ile eski eşi Necef Uğurlu ve oğlu Orhan Uğurlu kabul etti. Kardeşi oyuncu Mustafa Uğurlu uzun süre ağabeyinin tabutunun başından ayrılmadı.

    Cenazeye katılan oyuncu Yasemin Yalçın “Çok zor birşey.Benim ilklerimdi. Ben konservatuarda 1.sınıf öğrencisiyken o da Devlet Tiyatrosunda oyuncuydu.Sonra birlikte iş yaptık. ilk kamera gördüğüm zamanlarda onunla işler yaptım.İlkimdir, çok özel bir insandı.Yeri yurdu cennet olsun” diye konuştu.

    “BİR USTAMIZ DAHA GİTTİ”

    Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise, “Çok üzgünüz.Ahmet Uğurlu Türk tiyatrosunun, televizyonların sinemanın çok önemli oyuncularından biriydi. Çok özel bir insandı. Bir ustamız daha gitti çok üzgünüz. Mustafa Uğurlu son derece değerli bir oyuncu. Benim de çok iyi tanıdığım bir insan. Ahmet abiyle çok fazla çalışma imkanım olmadı ama yaptığı şeyleri zaten yıllardır biliyoruz. Ayrı bir jenerasyondu onlar, inanılmaz iyi bir oyuncuydu. Çok üzgünüm” dedi.

    “İNCİNSE DE İNCİTMEZDİ; BÖYLE BİR ADAMDI”

    Eski eşi Necef Uğurlu “İncinse de incitmeyen bir adamdı. Ben kimsenin onun hakkında kötü birşey söylediğini duymadım. 40 yıllık bir evlilik bizimki.Fena halde bir tutku. Konservatuar arkadaşları, meslektaşları, baş tacıydı. Çok dikkat ederdi; incinse de incitmezdi. Bütün dünya kucakladı onu; ama o Türkiye’den vazgeçemedi. Çok mücadele etti. Şan şeref getirdi.Onunla gurur duyuyoruz. Mekanı cennet olsun” dedi

    “ÇOK KIYMETLİ BİRİYDİ”

    Oyuncu Zafer Algöz ise, “Şahane tiyatro oyunlarında oynamış biri. Sinema filmlerinde, dizilerde hem ülke içinde hem ülke dışında çok önemli ödüllere sahip olmuş ve onun dışında da son derece mütevazı bir insandı. Bizim çocukluğumuz, gençliğimiz hep Bursa’da geçti. Bizim Çobanbey Mahallesi çok bereketli mahalleydi. Oradan çok kıymetli gazeteciler, müzisyenler, sanatçılar yetişti. İlk yetişen sanatçı Ahmet abiydi.. Ahmet abinin peşinden kardeşi Mustafa tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Mustafa’nın peşinden Hakan Güler’i, Hakan Güler’in peşinden ben. Böylece bize önderlik yaptı Ahmet abi. Sadece bu mesleği seçerek değil, onun dışında konservatuvar, sınav parçalarımızı çalışırken ya da oynadığımız oyunların genel provalarına gelip, hatalarımızı, eksiklerimizi söyleyen, abilik yapan çok kıymetli biriydi. Allah rahmet eylesin. Hepimizin başı sağolsun” diye konuştu

    AHMET UĞURLU KİMDİR?

    2 Ağustos 1952’de Konya’da dünyaya gelen Ahmet Uğurlu, babasının memur olmasından dolayı Bursa’ya taşındı. Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olan Ahmet Uğurlu, çok sayıda, tiyatro, film ve dizide rol aldı. Usta oyuncu ‘Tabutta Rövaşata’ filmindeki rolüyle 1996 ve 1997 yıllarında en iyi erkek oyuncu seçildi. Uğurlu, Tabutta Rövaşata’nın dışında Eşref Saati, Behzat Ç., Yol Ayrımı adlı yapımlar ve çok sayıda tiyatro oyununda rol aldı.

    ]]> https://www.haber60.com.tr/tiyatro-sinema-ve-dizi-oyuncusu-ahmet-ugurlu-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0 Engin Altan Düzyatan, farklı bir rol için ‘Dünya Varmış’ filminde yer alıyor https://www.haber60.com.tr/engin-altan-duzyatan-farkli-bir-rol-icin-dunya-varmis-filminde-yer-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/engin-altan-duzyatan-farkli-bir-rol-icin-dunya-varmis-filminde-yer-aliyor/#respond Fri, 31 May 2024 08:30:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34112 Oyuncu Engin Altan Düzyatan, birbirinden farklı rolleri oynamayı sevdiğini belirterek, “Ben biraz konfor alanımdan çıkmayı seviyorum yani ‘konfor alanımda kalıp da aynı tarz işleri oynayayım ve hani nasıl olsa buralarda iyiyim, iyi olduğum yerden çıkmayayım ki bir eleştiriyle karşı karşıya kalmayayım’ durumunda değilim.” dedi.

    Altın Portakal ödüllü Ali Adnan Özgür’ün yönettiği, Ali Adnan Özgür ve Sarp Bozkurt’un senaryosunu kaleme aldığı post-apokaliptik ögeler taşıyan macera ve komedi filmi “Dünya Varmış”ın başrollerini Engin Altan Düzyatan, Bozkurt, Melisa Şenolsun paylaşıyor.

    Oyuncu, çekimleri devam eden filmin Bodrum’daki setinde AA muhabirine, post apokaliptik ve komedi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi bekleyen filme dair şunları söyledi:

    “Keyifle kabul ettiğim bir proje oldu. ‘Dünya Varmış’, değişik tarzda bir film. Post apokaliptik başlayıp macera filmine doğru yönelip ama bir yandan içinde ciddi komedi unsurları da barındıran bir tür. Şimdiye kadar oynadığım rollerden farklı. İçinde olmak istememin sebebi de bu aslında. Çünkü beni tanıyanlar biliyordur, birbirinden farklı rolleri oynamayı ve bunları deneyimlemeyi seviyorum. Yeni şeyler öğreniyorum ve bu öğrendiklerimin yanıma kar kaldığını düşünüyorum. O yüzden burada yeni bir şey deniyorum. Çok da keyifli gidiyor şimdilik.”

    Düzyatan, güzel bir senaryo olduğunu ve sette güzel ekiple çalıştıklarını vurgulayarak, “Çok güzel bir yerde çalışıyoruz her şeyden önce. İstanbul’un keşmekeşinden uzakta, böyle bir sahil kasabasında çalıştığımız için çok keyifli her şey. Umarım seyirciler de benim kadar beğenir senaryoyu.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yapımda, yaşanan bir salgın sonrası bir yerde toplanan insanların ve bunun üzerine gelişen olayların aktarıldığını söyleyen oyuncu, filmdeki rolüne dair şunları kaydetti:

    “Ben bir taksi şoförünü oynuyorum aslında. O tür taksi şoförleriyle çok karşılaşırız, o kadar çok insanla konuşuyor olmaktan ve hani o yaşanmışlıktan, değişik bir bilgi birikimine sahip taksi şoförleri vardır. Hiçbir şeyden haberi yokken, tamamen tesadüf, bu ortamın içinde buluyor kendini. Aslında doğal liderlik yeteneğinden dolayı diyelim, içeride liderlik göstermeye başlıyor ve insanları etkileyip, onları aslında etkisi altına almaya başlıyor ve hikaye bir şekilde evrilip devam ediyor.”

    “Konfor alanımdan çıkmayı seviyorum”

    Rolüne hazırlanma sürecine de değinen sanatçı, “Taksiye çıkmadım bu role hazırlanırken. Aslında bir dramaturjik çalışma yaptım diyebilirim. Karakterin duygusal anlamda başladığı ve bitirdiği yerdeki o kesintisiz çizgiye baktım ve bunun üzerine de aslında karakteri inşa etmeye çalışıyorum bir şekilde. Son zamanlarda çalıştığım rollere göre daha az fiziksel gerekliliği vardı rolün. Daha fazla beynimle çalıştığım bir rol oldu diyebilirim.” diye konuştu.

    Düzyatan, oynadığı her yapımda farklı bir karakteri canlandırmak istediğinin altını çizerek, şöyle dedi:

    “Ben biraz konfor alanımdan çıkmayı seviyorum yani ‘Konfor alanımda kalıp da aynı tarz işleri oynayayım ve hani nasıl olsa buralarda iyiyim, iyi olduğum yerden çıkmayayım ki bir eleştiriyle karşı karşıya kalmayayım’ durumunda değilim. Sürekli konfor alanımı bozmaya ve yeni bir şeyler denemeye çalışıyorum. Genelde arka arkaya aynı tarz iki iş yapmamaya dikkat ediyorum. Bunun da aslında farklı bir tür olması, seçmemin önemli nedenlerinden bir tanesiydi. Beni zorlaması, biraz farklı olması gerekiyor aslında yapacağım karakterin. Yeni bir şey öğrenmem gerekiyor bundan.”

    Dünya çapında gördüğü ilgi ve sevgiye ilişkin de Düzyatan şunları söyledi:

    “Her şeyden önce şükrediyorsunuz halinize. Sonuçta yaptığınız işin kitleler tarafından beğenilmesi çok kıymetli, çok değerli bir şey. Böyle bir beklentiyle çıkmamıştım yola açıkçası. Dert anlatmak ve gerçekten sanat yapmaktı derdim. İşte o yüzden tiyatro, oyunculuk okudum, bitirdim. Sonrasında hayat bir şekilde bu tarafa doğru evrildi. Televizyonda, sinemada oynadım. Bunlar da dünyada tanınmışlığı beraberinde getirdi. Buna minnettarım bir şekilde. Her şeyde olduğu gibi bunun da artı tarafları olduğu gibi, eksi tarafları da var. Yani dünyanın hiçbir yerinde rahat, gerçekten özgür olamıyorsunuz. Bir şekilde her zaman sizi gözetleyen bir göz var. Herkes bunu ister miydi ya da her gittiğiniz yerde sizi birileri tanısın ister miydiniz? Bunlar tartışılır. Tabii ki güzel tarafı, evet var. Yaptığınız işte demek bir başarı göstermişsiniz ki insanlar sizi seviyor ve tanıyor ama bir yandan da özgürce ailenizle sadece vakit geçirmek için bir yere gidiyorsunuz ve asla rahat olamıyorsunuz. Bu da işin diğer tarafı. O yüzden her şey dışarıdan göründüğü kadar güllük gülistanlık değil ama elbette ki bir yandan da şükretmek gerekiyor her şeye.”

    “Anadolu topraklarında çok fazla hikaye var”

    Engin Altan Düzyatan, Türk dizilerinin dünyada gördüğü ilgiye ilişkin de şöyle dedi:

    ” Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra, dünyada en fazla dizi ihraç eden ülke konumundayız ve burada aslında bir söz sahibiyiz diyebiliriz dünyada. Birçok ülkede gerçekten Türk oyuncuları ve Türk dizileri tanınır durumda özellikle. Böyle de devam edecektir bir süre daha. Tabii ki hikayelerimiz değişebilir, çeşitlenebilir. Anadolu topraklarında yaşıyoruz. Burada çok fazla hikaye var ve bu hikayeleri anlatabilir, dönüştürebiliriz ama bu noktada hak da vermek lazım yapımcılara. Tutan şeyin devamından gitmek, aynı şeyleri yapmak ve bir şekilde kendilerini garanti altına almak istiyorlar.”

    Teknik ve aktörlük olarak dünyadan bir eksiklerinin olmadığının altını çizen oyuncu, “O yüzden de bu başarıları elde ediyoruz televizyonda. Dijitalin Türkiye’ye girmesiyle aslında işler biraz değişti. Çok daha fazla iş üretilmeye başlanıyor. Dijital de bize farklı bir bakış açısı sunuyor aslında. Biraz daha hikayeleri renklendirebilme avantajı sağlıyor bize. Şu anda dijitaller ana akım gibi devam etseler de konu olarak daha farklı hikayeleri anlatmak gibi bir yol seçerlerse o zaman daha farklı hikayeleri de izleyebilecek konuma geliriz.” ifadelerini kullandı.

    Düzyatan, daha fazla tiyatro oyunu oynamak istediğini de söyleyerek, ancak televizyon dizilerinin çok vaktini aldığını ve tiyatroya zaman ayıramadığını belirtti. Düzyatan, yakında bir oyunda sahneye çıkmak isteğini de sözlerine ekledi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/engin-altan-duzyatan-farkli-bir-rol-icin-dunya-varmis-filminde-yer-aliyor/feed/ 0
    Ender Saraç’ın cinsel istismar suçlamasıyla yargılandığı davada oğlu konuştu: Yanlı ifade verdim, istismar yok https://www.haber60.com.tr/ender-saracin-cinsel-istismar-suclamasiyla-yargilandigi-davada-oglu-konustu-yanli-ifade-verdim-istismar-yok/ https://www.haber60.com.tr/ender-saracin-cinsel-istismar-suclamasiyla-yargilandigi-davada-oglu-konustu-yanli-ifade-verdim-istismar-yok/#respond Fri, 31 May 2024 03:40:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33980 Dr. Ender Saraç’ın 13 yaşındaki oğluna yönelik cinsel istismar iddialarıyla ilgili duruşma devam ediyor. Oğlu, babasının kendisini istismar etmediğini ve annesine fiziksel şiddet uyguladığını söyledi.

    “İSTİSMAR EDİLDİĞİMİ SÖYLEDİĞİM İLK İFADEM DOĞRU DEĞİL”

    Doktor Mehmet Ender Saraç hakkında, Beşiktaş’ta 2017-2021 yılları arasında 13 yaşındaki oğlu M.S.’ye cinsel istismar uyguladığı iddiasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 34.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ender Saraç ile müşteki Benan Saraç hazır bulundu. Müşteki çocuk M.S. (14) ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanırken taraf avukatları da katıldı. Duruşmada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı pedagogu eşliğinde beyanda bulunan müşteki çocuk M.S, ilk verdiği ifadenin doğru olmadığını söyleyerek “İkinci olarak verdiğim cinsel istismar olayının gerçek olmadığını belirttiğim ifadem doğrudur. İlk olarak o şekilde ifade vermemin sebebi annemle babamın evlerinin ayrılmasıydı” dedi.

    “BABAM BENİ BASKI ALTINA ALIYORDU, UTANMASI İÇİN BÖYLE BİR ŞEY YAPTIM”

    Beyanlarında babasının kendisine sürekli pis kokuyorsun dediğini belirten M.S., “Sürekli yediğime içtiğime karışıyordu. Kontrol altında tutmaya çalışıyordu beni. Anneme barışması için sürekli baskı yapıyordu. Evin etrafına sopalar saklamıştım, korkuyordum. En son böyle bir yola başvurdum. İlk olarak istismar olayını anneme söyledim, bana inanmadı. En son inanmaktan başka çaresi kalmadı. Raporlu olduğum halde okula gitmiştim, annemin haberi yoktu. Bunu yapmamda ki amacım olayı rehber öğretmenime anlattıktan sonra babamın oraya gelip utanması ve beni bir daha baskı altına alamayacak düşüncesiydi” ifadelerini kullandı.

    “BABAM BENİ İSTİSMAR ETMEDİ AMA ANNEME FİZİKSEL OLARAK SALDIRDI”

    Diğer ifadesini farklı vermesinin sebebinin babasının sürekli annesi Benan Saraç’ı suçlamış olması olduğunu söyleyerek, “Allah korkum vardı. Beni baskıladığı için böyle bir yola başvurmuştum. Babam beni istismar etmedi. Babamı en son 2 yıl önce gördüm. Babam anneme fiziksel olarak saldırmıştı. ‘Kariyerim sarsıldı’ siniri ile annemi öldüreceğini düşündüğümden gerçeği anneme söyledim Mahkemeden babam için ömür boyu uzaklaştırma talep ediyorum” şeklinde konuştu.

    “OĞLUM EZBERLETİLMİŞ BİR İFADE VERMİŞTİ, MASUM OLDUĞUMA EMİNİM”

    Çocuğun verdiği ilk ifadenin ezberletildiği söyleyerek savunma yapan Ender Saraç “Gerçek olan sonradan verdiği beyanıdır. Ben oğlumu 8 aydır görmüyorum. Sesi değişmiş ve çok özledim. Bir şeyler ezberleterek ifade vermesini sağlamam bu yüzden mümkün değil. Masum olduğuma yüzde yüz eminim. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Ara kararını açıklayan mahkeme, duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlanan müşteki çocuk M.S.’nin beyanlarının incelenmesi için çözümünün beklenmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, mağdur M.S.’nin 5 Aralık 2023’de öğrenim gördüğü okul idaresinin tutmuş olduğu tutanakların polise bildirilmesiyle soruşturmaya başlandığı aktarıldı.

    Hazırlanan iddianamede, mağdur M.S.’nin şeref ve namusunu ilgilendiren bir konuda şüpheli Mehmet Ender Saraç’a iftira atmasını gerektirir ciddi bir neden bulunmaması, aralarında daha önceden husumet olmaması, mağdurun olayı okuldaki öğretmenlerine anlatmış olması, annenin sonradan olaya dahil olması ve öğretmenlerine açılan çocuğun ifadelerinin yönlendirme etkisinde olduğu ya da kurgudan ibaret olduğu ihtimalinin olmaması, bu gerekçeyle ise mağdurun ilk verdiği ifadenin samimi ve gerçeği yansıtır mahiyette olduğuna kanaat getirildiği kaydedildi.

    Hazırlanan iddianamede şüpheli Mehmet Ender Saraç’ın ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 12 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ender-saracin-cinsel-istismar-suclamasiyla-yargilandigi-davada-oglu-konustu-yanli-ifade-verdim-istismar-yok/feed/ 0
    EİB Moda Tasarım Yarışması’nda Nilgün Demirhan birinci oldu https://www.haber60.com.tr/eib-moda-tasarim-yarismasinda-nilgun-demirhan-birinci-oldu/ https://www.haber60.com.tr/eib-moda-tasarim-yarismasinda-nilgun-demirhan-birinci-oldu/#respond Fri, 31 May 2024 00:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33865 Türk moda endüstrisinin tasarımcı ihtiyacına cevap vermek, genç, yenilikçi tasarımcıların önünü açma amacıyla Ticaret Bakanlığının desteğiyle Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (EHKİB) bu sene 18’incisini düzenlediği EİB Moda Tasarım Yarışması’nda, ‘Otantisite’ adlı tasarımıyla Nilgün Demirhan birinci oldu.

    İkinciliği Rug Reverie adlı tasarımıyla Buse Ünal kazanırken, üçüncülüğü adlı Rezven (Dünya Hayatı Sonsuzdur) tasarımıyla Mustafa Sıtkı Asmaoğlu elde etti. Finale kalan ilk 10 tasarımcı, Özlem Erkan mentörlüğünde İzmir Olgunlaşma Enstitüsü ile hazırladıkları koleksiyonları Serkan Duman ve Gökhan Duman koreografisiyle sergiledi. Bu arada, 100 bin TL birincilik ödülü, 75.000 TL ikincilik ödülü ve 50.000 TL üçüncülük ödülü kazanan tasarımıcılara törenle teslim edildi.

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Sosyal Organizasyonlar ve Yarışma Komitesi Başkanı Tuğba Hazar, “EİB Moda Tasarım Yarışmamız, İhracatçı Birlikleri olarak yapmış olduğumuz en önemli organizasyonlardan bir tanesi. Çok büyük bir ekip beraber bu yarışmayı gerçekleştiriyoruz. 2004 yılından beri yarışmamızı yapıyoruz. Yaklaşık 20 tasarımcımıza Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yurtdışı eğitim fırsatı sağladık. İlk defa 230 dosya aldık. Bizim için ilk 10 finalistimizin hepsi birinci, hepsini yürekten kutluyorum. Her sene tasarımcılarımız kendilerini katlayarak yeniliyor ve ülkemize yeni vizyonlar kazandırıyorlar. Yarışmamızın kıyafetlerini diken İzmir Olgunlaşma Enstitüsüne, Yarışmamızın Mentörü Özlem Erkan’a, Ege İhracatçı Birlikleri sekreteryasına, Yarışma Komitemize, yarışmamızı destekleyen Türkiye İhracatçılar Meclisimize ve Ticaret Bakanlığımıza, Jüri Üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Hazır giyim ve tekstil sektörlerinde 2023 yılında 28 milyar 811 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirdik. İhracat tutarımızın yanında bugün Türkiye’nin en katma değerli ihracat yapan sektörleri arasında yer alıyoruz. Kilogram başına ihracat birim fiyatımız Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Amacımız ortalama ihraç fiyatımızı daha yüksek seviyelere çekmek. Ülkemiz tasarımda her sene daha ileriye gidiyor. Bu başarıya ulaşmamızdaki en önemli etken, aynı zamanda bizi rakiplerimizden de ayrıştıran tasarım gücümüz. Tasarım yarışmaları genç tasarımcıların teşvik edildiği, farklı perspektiflerin bir araya getirildiği, yeni fikirlerin ortaya çıkarıldığı platformlar. Yarışmalar her yıl genç yeteneklerin üretime kazandırılmasında büyük rol oynuyor.” dedi.

    Başkan Sertbaş, “Burada yarışmamıza katılan genç tasarımcılarımıza da seslenmek istiyorum. Tasarım, sadece estetik bir değer oluşturmanın ötesinde, kültürel mirasımızı ve yenilikçi düşüncelerimizi dünyaya tanıtmanın en etkili yollarından biridir. Yarışmamıza katılan bugünün genç tasarımcıları olarak, gelecekte bu misyonu üstlenecek ve ülkemizin global arenada daha güçlü bir şekilde temsil edeceksiniz. Bu yarışma, gelişim, beceri ve vizyonunuzu ortaya koymanız için bir platform sunmak amacıyla düzenlendi. Burada sergilenen her bir eser, sadece bir tasarım ürünü değil, aynı zamanda birer başarı hikayesidir. Hepinizi bu olağanüstü çabalarınız ve yeteneklerinizden ötürü kutluyorum. Bu yıl da yarışmamıza gençlerimizden yoğun ilgi vardı, 230 başvuru aldık. Bu dosyalar arasından finale kalan iddialı 10 finalistimiz tasarladıkları koleksiyonlarla yarışmamızın temasına uygun, çok başarılı, izlemesi keyifli koleksiyonlar hazırladılar. Tüm finalistlerimizi tekrar kutluyorum.” diye konuştu. – İZMİR

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/eib-moda-tasarim-yarismasinda-nilgun-demirhan-birinci-oldu/feed/ 0
    Deniz Akkaya, kızından şiddet gördüğünü ve kurtulduğunu açıkladı https://www.haber60.com.tr/deniz-akkaya-kizindan-siddet-gordugunu-ve-kurtuldugunu-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/deniz-akkaya-kizindan-siddet-gordugunu-ve-kurtuldugunu-acikladi/#respond Wed, 29 May 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33703 Eski manken Deniz Akkaya, 16 yaşındaki kızından şiddet gördüğü ve kilitlendiği balkondan polislerin yardımıyla kurtulduğunu söyledi.

    Karakolda biten olayla 16 yaşındaki kız, devlet korumasına alındı. Akkaya, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda bir gece kalan kızının son durumunu anlattı.

    “BENİ PİRANALARIN ÖNÜNE ATIP DEDESİNE GİDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDU”

    Dün akşam X hesabından kızıyla ilgili paylaşım yapan Deniz Akkaya şu ifadeleri kullandı: “Kızım dün geceden beri devletin güvenli ve sıcak kollarında.

    Pek tabi ki ilk doğduğu günden itibaren, belki de hayatında hiç şahit olmadığı bir şeye şahit oldu. Anne ve babasız kalmak anne ve babasız olmak. Bir çocuk yurdunda geçirilen tüm gün.

    Bugün yapılan son görüşmede pişman ve suçlamasını çekmek istiyor kızım. Geriye kalan ise tam bir gün hallaç pamuğuna çevrilen bir anne. Beni piranaların önüne atıp dedesinin sıcak kucağına döneceğini hayal ederken, hayatın gerçekleri ile karşılaşmanın verdiği şok ve pişmanlık.

    Çok üzgünüm dostlar. Yine olan bana oldu yine olan annelere oldu. Sonsuz güven ve destekle cesurca kendi özellerin de evlerinde yaşadıklarını benimle paylaşan herkese çok teşekkür ederim. Benim aslında gerçekte kocaman bir ailem varmış, onlarda sizlersiniz.”

    “KIZIM BANA SALDIRIP BALKONA KİLİTLEDİ”

    Eski manken Deniz Akkaya, X hesabından yaptığı paylaşımda 16 yaşındaki kızıyla yaşadığı olayı anlattı. Kızının kendisine şiddet uyguladığını belirten Akkaya, “1997 senesinde başlayan kariyerin ve çok mutlu bir hayatın akabinde son derece yanlış bir baba seçimi ile hamile kaldım ve hayatım resmen kabusa döndü. Bir ruh hastası ile verdiğim velayet savaşı bir ömür sürdü. Az önce 16 senedir resmen tek başıma baktığım kızımın benden ısrarla sakladığı telefonunu ele geçirdim.

    Benden habersiz yurtdışı planları ve fazlasını bulmam neticesinde telefona el koydum. Fiziken bana saldırması yetmediği gibi beni 1,5 saat balkona kilitledi. Komşuların ve güvenliğin ricaları karşılıksız kalınca 3 kez 112’yi aramam neticesinde kurtarıldım.”

    “Polislere de karşı çıkan sonrasında birde hızını alamayıp bana itibar suikastı yapan bu ruh haline, ergenliğin arkasına saklanmasına izin vermeyeceğim. Biz nerede hata yaptık biliyor musunuz?

    Kontrolsüzce severek. Anne olmak bu değil ve olmamalı. Allah tüm annelere sabır versin. Bazı gerizekalılar benim hayatımı yaşamazken boş yapıyor!

    Beni saatlerce balkona kilitleyen kızım, polisleri aramaya cesaret edemez derken aramam neticesinde gelen ekiplere çıkardığı zorluk yetmedi bir de ‘beni dövdü’ diyerek itibar suikastına geçti. Ben bu hayatı, birileri üstünde tepinsin diye inşa etmedim. Bilip bilmeden bu hayatı yorum yapmayın!”

    “KENDİ RIZAMLA YOLLADIM”

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan görevlendirilen ekibin gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmasının ardından, 16 yaşındaki kız çocuğunun koruma altına alındığı ve gerekli psikolojik desteğin verilmeye başlandı.

    Haberin yayılmasının ardından X hesabından video yayınlayarak açıklama yapan Deniz Akkaya “Polisi aramak zorunda kaldım, 1 saat 45 dakika balkonda mücadele verdim. Salak salak yorumlar yapmayın. Kendi rızamla ben gönderdim çocuk esirgemeye. Burnu sürtsün diye. Kendinize gelin” diyerek tepki gösterdi.

    DENİZ AKKAYA’DAN YENİ AÇIKLAMA

    Deniz Akkaya, gündem olan açıklamalarına devam etti. “Geldik ikinci raund’a… Ben konuyu sakince kapatmaya çalıştıkça, en yakınımızdakiler ellerine geçirdikleri veya geçirdiklerini sandıkları bir konu ile kişisel husumetlerinin hesabına oturma peşindeler.

    Bu olayın benim hayatımda bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum” diyen manken, peş peşe videolar yayınladı.

    “Merak edenler için bilgi vereyim. Kızımın babasının bu konuyu duymama ihtimali yok. Bu konuyu haber verdik. İletişimi avukatlar kurdu. Babasından ‘Deniz Akkaya bunları hep yapıyor, para için’ cevabı geldi.

    Konunun parayla bir ilgisi yok. Gidip Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan kızını alsaydı. Kızını alsa ve vakit geçirse o bile ona iyi gelirdi. Ama gelmedi. Daha sonra Avukat bir hanımefendi, benden habersiz bir şekilde benim babama gitmiş.

    Sonra da benim avukatıma ulaşarak; kızımın pişman olduğu ve tek isteğinin dedesinin yanında kalmak olduğu bilgisini vermiş. Ben de bunu kabul edemeyeceğimi söyledim.”

    “BABAM, BENİ HAPSE ATTIRACAĞINI SÖYLEDİ”

    “Ben bugün bu konuyu sakince aramızda kapatıp, adı ergenlik olan bu sorunu çözmek için profesyonellerle konuşmaya niyet etmiştim. Fakat barodan kızıma atanan ve babama giden avukat, babamı bana dava açmak için ikna etmiş.

    Benim avukatıma, babamın benim kızımın velayetini alması için vekalet vereceğini söylemiş. Bu bilginin sabah gazetecilere bildirileceğini bildiğim için bu yayını açtım. Aklı selim aile bireylerimiz, kuzenim babamı arayarak benim ve kızımın çok zarar gördüğünü söyledi ve babamı defalarca uyardı.

    Kuzenim, ‘Deniz ile kızı sorunlarını çözerler, siz ne yapmaya çalışıyorsunuz dedikçe babam, ‘Deniz’i hapse attıracağım’ dedi.”

    Aslında ben bu hikayeyi daha sonra anlatacaktım. Anlattıklarımla babamın ölümüne sebep olmak istemiyorum demiştim. Ki babam ölümsüzlüğün sırrını bulmuş gibi yaşayan bir adamdır. Benim annemle babam hiç ayrılmadı.

    Ama bir aşk hikayesi değildi. Annemin erken ölüşünde de bu hikaye başrol oynuyor. Babam eski bir bürokrat. Müthiş egolu, narsistik kişilik bozukluğunun son boyutunda biri. Bu tip insanlar kimseyi beğenmez, herkesi aşağılar.

    Babam günde 20 saat televizyon seyredip dışarı çıkmıyor, kimseyi beğenmiyor. ve hayatta en beğenmediği kişi hep bendim. Bana bir gün böyle ateş edeceğini hiç düşünmedim.

    Çocuğumun onun yanına gitmemesi gerektiğini çok iyi biliyor. Sen torununa zarar vermek için böyle bir hamle yaptıysan, ben kendimi korumak zorundayım.

    “TEYZEM, KIZIMA ŞİDDET UYGULADI”

    “İşin bir de teyzem boyutu var. Annem öldüğünden beri, teyzem babamla birlikte yaşıyor. Teyzem daha önce de bizimle yaşıyordu, genelde bize dayak atarak büyüttü.

    Teyzemin nörolojik sorunları olduğunu düşünüyorum. Hastalık hastasıdır, her gün hastaneye gider. Geceleri çığlıklar atarak uyanırdı. Teyzem, iki defa kızımı boğmaya kalktı. Kızım dedesine gitmek istiyor çünkü evde onu kötü cezalar bekliyor.

    Teyzem kızıma şiddet uyguladığı ve bunu aile büyüklerimize düzgün bir şekilde anlatamadığım için yaklaşık iki ay önce ihtarname çektim. Kamera görüntüleri de var elimizde. Kızıma tuhaf tuhaf sorular da sordular.

    Ben hayatımda kızıma ‘erkek arkadaşın var mı, erkeklerle gizli gizli mi buluşuyorsun’ şeyler diye sormam. Kızıma sürekli cinsel içerikli sorular sordular. Bu haberler basına yansımadan size bilgi vermek istedim.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/deniz-akkaya-kizindan-siddet-gordugunu-ve-kurtuldugunu-acikladi/feed/ 0
    Deniz Akkaya’dan ağızları açık bırakan sözler: Teyzem, kızımı iki kez boğmaya çalıştı https://www.haber60.com.tr/deniz-akkayadan-agizlari-acik-birakan-sozler-teyzem-kizimi-iki-kez-bogmaya-calisti/ https://www.haber60.com.tr/deniz-akkayadan-agizlari-acik-birakan-sozler-teyzem-kizimi-iki-kez-bogmaya-calisti/#respond Wed, 29 May 2024 21:51:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33685 Eski manken Deniz Akkaya, telefonunu aldığı için 16 yaşındaki kızı tarafından önce şiddete maruz kaldığını sonra da balkona kilitlendiğini söyledi. Anne ve kız karakolluk olurken 16 yaşındaki devlet korumasına alındı. Yayınladığı videoda kızının pişman olduğunu söyleyen Akkaya, babası ve teyzesi hakkında da çarpıcı açıklamalar yaptı.

    “KIZIMIN BABASI OLAYI BİLMESİNE RAĞMEN GELMEDİ”

    Kızını burnunun sürtmesi için kendi isteğiyle Çocuk Esirgeme Kurumu’na gönderdiğini söyleyen Deniz Akkaya, X hesabından peş peşe videolar paylaşarak aile içinde yaşanan sorunları anlattı. Kızının babasının konudan haberdar olduğunu söyleyen Akkaya “Merak edenler için bilgi vereyim. Kızımın babasının bu konuyu duymama ihtimali yok. Bu konuyu haber verdik. İletişimi avukatlar kurdu. Babasından ‘Deniz Akkaya bunları hep yapıyor, para için’ cevabı geldi. Konunun parayla bir ilgisi yok. Gidip Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan kızını alsaydı. Kızını alsa ve vakit geçirse o bile ona iyi gelirdi. Ama gelmedi” dedi.

    “KIZIMIN BABAMIN YANINDA KALMASINI KABUL ETMEM”

    Babası Muzaffer Akkaya’nın torununun velayetini almak için kendisine dava açmaya hazırlandığını belirten ünlü isim, sözlerine şöyle devam etti: “Daha sonra avukat bir hanımefendi, benden habersiz bir şekilde benim babama gitmiş. Sonra da benim avukatıma ulaşarak; kızımın pişman olduğu ve tek isteğinin dedesinin yanında kalmak olduğu bilgisini vermiş. Ben de bunu kabul edemeyeceğimi söyledim.”

    “BABAM, ‘DENİZ’E HAPSE ATTIRACAĞIM’ DİYOR”

    “Ben bugün bu konuyu sakince aramızda kapatıp, adı ergenlik olan bu sorunu çözmek için profesyonellerle konuşmaya niyet etmiştim. Fakat barodan kızıma atanan ve babama giden avukat, babamı bana dava açmak için ikna etmiş. Benim avukatıma, babamın benim kızımın velayetini alması için vekalet vereceğini söylemiş. Bu bilginin sabah gazetecilere bildirileceğini bildiğim için bu yayını açtım. Aklı selim aile bireylerimiz, kuzenim babamı arayarak benim ve kızımın çok zarar gördüğünü söyledi ve babamı defalarca uyardı. Kuzenim, ‘Deniz ile kızı sorunlarını çözerler, siz ne yapmaya çalışıyorsunuz dedikçe babam, ‘Deniz’i hapse attıracağım’ dedi.”

    “ANLATTIKLARIMLA BABAMIN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMAK İSTEMİYORUM”

    “Aslında ben bu hikayeyi daha sonra anlatacaktım. Anlattıklarımla babamın ölümüne sebep olmak istemiyorum demiştim. Ki babam ölümsüzlüğün sırrını bulmuş gibi yaşayan bir adamdır. Benim annemle babam hiç ayrılmadı. Ama bir aşk hikayesi değildi. Annemin erken ölüşünde de bu hikaye başrol oynuyor. Babam eski bir bürokrat. Müthiş egolu, narsistik kişilik bozukluğunun son boyutunda biri. Bu tip insanlar kimseyi beğenmez, herkesi aşağılar. Babam günde 20 saat televizyon seyredip dışarı çıkmıyor, kimseyi beğenmiyor. Ve hayatta en beğenmediği kişi hep bendim. Bana bir gün böyle ateş edeceğini hiç düşünmedim. Çocuğumun onun yanına gitmemesi gerektiğini çok iyi biliyor. Sen torununa zarar vermek için böyle bir hamle yaptıysan, ben kendimi korumak zorundayım.”

    “TEYZEM İKİ DEFA KIZIMI BOĞMAYA ÇALIŞTI”

    “İşin bir de teyzem boyutu var. Annem öldüğünden beri, teyzem babamla birlikte yaşıyor. Teyzem daha önce de bizimle yaşıyordu, genelde bize dayak atarak büyüttü. Teyzemin nörolojik sorunları olduğunu düşünüyorum. Hastalık hastasıdır, her gün hastaneye gider. Geceleri çığlıklar atarak uyanırdı. Teyzem, iki defa kızımı boğmaya kalktı. Kızım dedesine gitmek istiyor çünkü evde onu kötü cezalar bekliyor. Teyzem kızıma şiddet uyguladığı ve bunu aile büyüklerimize düzgün bir şekilde anlatamadığım için yaklaşık iki ay önce ihtarname çektim. Kamera görüntüleri de var elimizde. Kızıma tuhaf tuhaf sorular da sordular. Ben hayatımda kızıma ‘erkek arkadaşın var mı, erkeklerle gizli gizli mi buluşuyorsun’ şeyler diye sormam. Kızıma sürekli cinsel içerikli sorular sordular. Bu haberler basına yansımadan size bilgi vermek istedim.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/deniz-akkayadan-agizlari-acik-birakan-sozler-teyzem-kizimi-iki-kez-bogmaya-calisti/feed/ 0
    Deniz Akkaya, kızının şiddet görmesi sonucu devlet korumasına alındığını açıkladı https://www.haber60.com.tr/deniz-akkaya-kizinin-siddet-gormesi-sonucu-devlet-korumasina-alindigini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/deniz-akkaya-kizinin-siddet-gormesi-sonucu-devlet-korumasina-alindigini-acikladi/#respond Wed, 29 May 2024 21:06:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33657 Eski manken Deniz Akkaya, 16 yaşındaki kızından şiddet gördüğü ve kilitlendiği balkondan polislerin yardımıyla kurtulduğunu söyledi. Karakolda biten olayla 16 yaşındaki kız, devlet korumasına alındı. Akkaya, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda bir gece kalan kızının son durumunu anlattı.

    “BENİ PİRANALARIN ÖNÜNE ATIP DEDESİNE GİDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDU”

    Dün akşam X hesabından kızıyla ilgili paylaşım yapan Deniz Akkaya şu ifadeleri kullandı: “Kızım dün geceden beri devletin güvenli ve sıcak kollarında. Pek tabi ki ilk doğduğu günden itibaren, belki de hayatında hiç şahit olmadığı bir şeye şahit oldu. Anne ve babasız kalmak anne ve babasız olmak. Bir çocuk yurdunda geçirilen tüm gün. Bugün yapılan son görüşmede pişman ve suçlamasını çekmek istiyor kızım. Geriye kalan ise tam bir gün hallaç pamuğuna çevrilen bir anne. Beni piranaların önüne atıp dedesinin sıcak kucağına döneceğini hayal ederken, hayatın gerçekleri ile karşılaşmanın verdiği şok ve pişmanlık. Çok üzgünüm dostlar. Yine olan bana oldu yine olan annelere oldu. Sonsuz güven ve destekle cesurca kendi özellerin de evlerinde yaşadıklarını benimle paylaşan herkese çok teşekkür ederim. Benim aslında gerçekte kocaman bir ailem varmış, onlarda sizlersiniz.”

    “KIZIM BANA SALDIRIP BALKONA KİLİTLEDİ”

    Eski manken Deniz Akkaya, X hesabından yaptığı paylaşımda 16 yaşındaki kızıyla yaşadığı olayı anlattı. Kızının kendisine şiddet uyguladığını belirten Akkaya, “1997 senesinde başlayan kariyerin ve çok mutlu bir hayatın akabinde son derece yanlış bir baba seçimi ile hamile kaldım ve hayatım resmen kabusa döndü. Bir ruh hastası ile verdiğim velayet savaşı bir ömür sürdü. Az önce 16 senedir resmen tek başıma baktığım kızımın benden ısrarla sakladığı telefonunu ele geçirdim. Benden habersiz yurtdışı planları ve fazlasını bulmam neticesinde telefona el koydum. Fiziken bana saldırması yetmediği gibi beni 1,5 saat balkona kilitledi. Komşuların ve güvenliğin ricaları karşılıksız kalınca 3 kez 112’yi aramam neticesinde kurtarıldım.”

    “Polislere de karşı çıkan sonrasında birde hızını alamayıp bana itibar suikastı yapan bu ruh haline, ergenliğin arkasına saklanmasına izin vermeyeceğim. Biz nerede hata yaptık biliyor musunuz? Kontrolsüzce severek. Anne olmak bu değil ve olmamalı. Allah tüm annelere sabır versin. Bazı gerizekalılar benim hayatımı yaşamazken boş yapıyor! Beni saatlerce balkona kilitleyen kızım, polisleri aramaya cesaret edemez derken aramam neticesinde gelen ekiplere çıkardığı zorluk yetmedi bir de ‘beni dövdü’ diyerek itibar suikastına geçti. Ben bu hayatı, birileri üstünde tepinsin diye inşa etmedim. Bilip bilmeden bu hayatı yorum yapmayın!”

    “KENDİ RIZAMLA YOLLADIM”

    Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan görevlendirilen ekibin gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmasının ardından, 16 yaşındaki kız çocuğunun koruma altına alındığı ve gerekli psikolojik desteğin verilmeye başlandı. Haberin yayılmasının ardından X hesabından video yayınlayarak açıklama yapan Deniz Akkaya “Polisi aramak zorunda kaldım, 1 saat 45 dakika balkonda mücadele verdim. Salak salak yorumlar yapmayın. Kendi rızamla ben gönderdim çocuk esirgemeye. Burnu sürtsün diye. Kendinize gelin” diyerek tepki gösterdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/deniz-akkaya-kizinin-siddet-gormesi-sonucu-devlet-korumasina-alindigini-acikladi/feed/ 0
    Arjantin’de 60 yaşındaki avukat Miss Arjantin Güzellik Yarışması’nda birinci oldu https://www.haber60.com.tr/arjantinde-60-yasindaki-avukat-miss-arjantin-guzellik-yarismasinda-birinci-oldu/ https://www.haber60.com.tr/arjantinde-60-yasindaki-avukat-miss-arjantin-guzellik-yarismasinda-birinci-oldu/#respond Wed, 29 May 2024 01:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33651 Arjantin’de avukatlık yapan 60 yaşındaki Alejandra Marisa Rodríguez, Cumartesi günü başkent Buenos Aires’te düzenlenen Miss Arjantin Güzellik Yarışması’nda “en iyi yüz” kategorisinde birinci oldu.

    Ancak Rodríguez finalde birinciliği elde edemedi. Böylelikle Rodríguez’in tarihteki en yaşlı Miss Universe yarışmacısı olma umutları suya düştü.

    İspanyolca yayın yapan bir televizyon kanalına konuşan Rodríguez, yarışmaya katılımının “gelmekte olan bir değişimin ilk adımı olmasını umut ettiğini” söyledi.

    Rodríguez, Nisan ayında Buenos Aires Güzeli olarak taç giymiş ve o dönem manşetlere çıkmıştı. Birçok kişi de sosyal medyada yaş ayrımcılığına ilişkin klişelere meydan okuduğu için Rodríguez’e övgüler düzmüştü.

    Rodríguez’in yarışmaya katılımı “Miss Universe” organizasyonunun yaşla ilgili kurallarını değiştirmesinin ardından mümkün oldu.

    2023 yılında yarışmanın üst yaş sınırı kaldırıldı. Öncesinde ise yarışmacıların 18-28 yaşları arasında olması gerekiyordu.

    Cumartesi günkü etkinlikten sonra kuliste konuşan Rodríguez, “Pek çok insan için yeni bir kapı açıldığına inanıyorum” dedi.

    Basında çıkan haberlere göre, bir hastanede hukuk danışmanı olarak çalışan Rodríguez, genç görünümünü yaşam tarzına borçlu olduğunu söylüyor.

    Bu yılki Miss Argentina’nın kazananı, İspanya’nın Cordoba kentinden 29 yaşındaki aktris ve model Magali Benejam oldu. Benejam, diğer 27 yarışmacıyı geride bıraktı.

    Benejam, Eylül ayında Meksika’da düzenlenecek Miss Universe International 2024’te Arjantin’i temsil edecek.

    İlk Miss Universe International yarışması 1952 yılında yapıldı. Geçen yıla kadar sadece 18-28 yaşlarında evli olmayan kadınların katılmasına izin verildi.

    Modernleşmeye çabalayan yarışma, 2023’ten bu yana evli ya da boşanmış, doğum yapmış ya da hamile olan kadınların katılımına izin vermek gibi başka kural değişiklikleri de getirdi.

    Rodríguez ABD medyasına yaptığı açıklamada, “Bu olumlu bir değişiklikti, bence tüm değişiklikler gibi yavaş yavaş oldu” dedi.

    “İlk olma fırsatına” sahip olduğu için gurur duyduğunu belirten Rodriguez, ülkesini temsil etmeyecek olsa da güzellik, yaş, şekil ve kilo ile ilgili klişelerin yavaş yavaş değiştiğinden emin olduğunu söyledi.

    Keriman Halis’ten Azra Akın’a Türkiye’de güzellik yarışmaları

    , modern tarihte ilk güzellik yarışması Haziran 1855’te ABD’de yapıldı.

    Türkiye’de ise sonucu onaylanmış ilk güzellik yarışması 1929’da Cumhuriyet gazetesi tarafından düzenlendi. Bu yarışmayı o tarihte 19 yaşında olan Feriha Tevfik kazandı.

    Gazetenin , 2 Eylül 1929’da yapılan yarışmada Hicran Hanım isimli birisi birinci olarak seçildi. Ancak Hicran Hanım’ın evlenmiş olduğu ortaya çıkınca seçim yenilendi ve jüri Feriha Tevfik’i birinci seçti.

    Daha sonra Feriha Tevfik Hanım Ağustos 1930’da ABD’nin Teksas eyaletinde düzenlenen 5. Uluslararası Kainat Güzelliği Yarışması’nda (International Pageant of Pulchritude) Türkiye’yi temsil etti.

    Cumhuriyet gazetesi tarafından sürdürülen yarışmayı 1932 yılında Keriman Halis . Keriman Halis aynı yıl daha sonra Belçika’da yapılan yarışmada “ Dünya Güzellik Kraliçesi” seçildi.

    Türkiye’deki güzellik yarışması, 1980 yılı itibarıyla “Miss Turkey” adıyla düzenlenmeye başladı. O tarih itibarıyla Tercüman, Güneş, Sabah, Bulvar gibi gazeteler, 1991’den itibaren de özel televizyonlar aracılığıyla düzenlendi.

    2000’de Yüksel Ak “Miss World” Yarışması’nda ikinci olurken, 2002’de ise o yıl 21 yaşında olan Azra Akın Dünya Güzeli olarak seçildi.

    Akın, Keriman Halis’in ardından “Dünya Güzeli” seçilen ikinci Türk oldu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/arjantinde-60-yasindaki-avukat-miss-arjantin-guzellik-yarismasinda-birinci-oldu/feed/ 0
    Mehmet Günsur… “HAYAT FELSEFEM İNSANLARI MUTLU ETMEK” https://www.haber60.com.tr/mehmet-gunsur-hayat-felsefem-insanlari-mutlu-etmek/ https://www.haber60.com.tr/mehmet-gunsur-hayat-felsefem-insanlari-mutlu-etmek/#respond Mon, 20 May 2024 23:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32603 Mehmet Günsür, hayat felsefesini “Benim için çok sihirli olan bir şey var, memnun etmek ve iyilik etmek” şeklinde açıkladı.

    Moderatörlüğünü Can Başak’ın yaptığı söyleşide, Mehmet Günsür kendinden bahsederek sözlerine başladı. Günsür:

    Fatih benim ilgimi çekiyor. Müjdat Gezen’in de jenerasyonunda çok önemli sanatçılar yetişmiş. O dönemlerde Vatan Hastanesi doğumlar için önemliymiş. Ben de orada doğdum.

    Annemler Ankaralı, o yüzden sürekli bir gidiş geliş vardı. Annemler ben doğmadan İstanbul’a gelmişler. Babam ODTÜ’den, Dil Tarih’ten… Ama ben hiç Ankara’da yaşamadım.

    “İlk oyunculuk deneyiminizi ne zaman yaşadınız?”

    Halam Nilgün Hanım, ben beş altı yaşındayken beni bir reklamcı arkadaşının yanına götürdü ve ben ilk margarin reklamında oynadım. Bütün aile geçtik ekranın başına.

    Okul bahçesinde çember çeviren çocuklar vardı reklamda. O reklamda gölge olarak geçen çocuk bendim. Sonra margarin reklamında başrol oldum.

    Geçmiş Bahar Mimozaları… 9 bölüm, TRT için sinema tadında çekilen bir diziydi. Görüntü yönetmenimiz Kaptan Kusto’nun görüntü yönetmeniydi. Beyaz Gelincik dizisinde yeniden çalışma imkanı buldum kendisiyle.

    12 yaşında neyin ne kadar farkındaydım, bilmiyorum ama yıllar sonra baktığım zaman Müşfik Kenter ile sabah sahne sırası beklerken yatakta uyuduğumuz bir fotoğraf var. Sinema tozunun alındığı zamanlar.

    “Hamam filminin kariyerinizdeki yeri nedir?”

    Sonra büluğ çağı başlıyor. Zor günler, değişen yüz ve sivilceler. Sonra birkaç minik reklam oldu ve Hamam filmine kadar geldi. Ben o dönemde bir restoran işletiyordum. Roksy’de, jaz kulüp ve o dönemlere damgasını vurmuş mekandı.

    Biz o mekanda çaldık ve birçok mekanda üniversite şenliklerinde müzik grubumuzla çıktık. Biz rock müzikle ilgileniyorduk. Gitar dalgasıyla biz de kendimizi bulduk.

    Grubun bütün üyeleri bir ülkeye gidince bana restoran kaldı. Roksy’de çalışırken, o mekanın bir kardeş barı vardı. Oradaki arkadaşım aynı zamanda Hamam filminin figürasyon sorumlusuydu.

    Ferzan Özpetek bir türlü başrol oyuncusuna ikna olamamıştı ve aramaya devam ediyordu. O arkadaşım neden bir deneme çekimi yapmıyorsun dedi ve biz Ferzan Özpetek ile bir deneme çekimi yaptık ve öyle tanıştık.

    Benim saçlarım belime kadardı. Ben kendimi Memo olarak tanıtırım, Ferzan ile ilk tanıştığımızda ben kendimi böyle tanıttığımda şaşırdı. Sonra anladım ki, filmdeki karakterin adı Mehmet ve kendisini Memo olarak tanıtıyordu.

    Bana saçlarımı kesip kesmeyeceğimi söyledi, bir dakika dedim ancak sonra kestim. O kararı verdim ve iyi ki de vermişim.

    “Sanırım Hamam filminden sonra oyunculuk kariyerinize karar veriyorsunuz.”

    Evet, kesinlikle o filmden sonra ben sadece bu işi yapmak istiyorum dedim. Restoran da müzik de bitti ve ben sadece oyuncu olarak yoluma devam ettim. Film İtalya’da ve dünyada büyük ilgi gördü. Hamam sayesinde bir sene Türkiye’de kaldım.

    Hamam benim ilk sinema filmim. Böyle bir filmle başlayınca bu çıtayı Türkiye’de tutturmak zor. İtalya’dan bir teklif geldi, Hamam sayesinde, bir tiyatro oyunu. Ben o oyunla İtalya’ya gittim ve dört yıl boyunca turne yaptım.

    Annem ve babam her zaman çok destek oldular. Biri mühendis, diğeri öğretmen ama sanat damarları gelişmişti. İstanbul Film Festivali’nde bir Fellini serisi vardı ve annem beni götürmüştü.

    “O oyundan sonra mı İtalya’da yaşayacağım dedin?”

    İtalya’da dört yıl boyunca bir oyunda oynadım. Turne yaptık çok fazla. Oyunun bu zaman zarfında bütün kadrosu değişti ancak ben kaldım ve yeni gelenleri eğittim. İtalyan Lisesi mezunu olduğum için hep kafamın bir yerinde İtalya’da yaşayacağım diyordum.

    Şu an Roma’da yaşıyorum. Orada bir ajansla birlikte çalışıyorum ve bir anda Fas’ta İsa’nın bir havarisi olarak buldum kendimi. Evlendim, eşim de belgeselci ve yönetmen. Hatta bir film sayesinde tanıştık, bir aşk filmiydi.

    “Kariyer yönetmek konusunda çok iyi olduğunuzu düşünüyorum.”

    Ben işin hiçbir zaman magazin kısmıyla ilgilenmedim. Bir oyuncu olarak birinin beni seyretmesini istemiyorum set dışında. Ben insanları seyretmek istiyorum fark edilmeden.

    Meşhur olma durumu tabii biraz zemininizle de alakalı. Ailem beni çok iyi yetiştirmiş, zemin sağlam olunca… Her zaman öğrenci olduğumu düşündüm hayatta, hiçbir zaman oldum bittim dememeli insan. Meşhur olmak günümüzde çok kolay.

    Televizyonda her gün beş dakika vesikalık fotoğrafınızı gösterseler meşhur oluyorsunuz. Ama benim ilgilendiğim bir taraf değil. İtalya’da çok meşhur bir insan değilim ama olsam da ilgimi çekmezdi.

    Orada daha olgun bir ilginin olduğunu söyleyebilirim. Orada global bir şehir olduğu için ünlü insanların sokakta sakin dolaşabildiğini görüyorum.

    ” Muhteşem Yüzyıl’da rol aldınız. Türkiye’deki projelerde de rol alıyorsunuz.”

    Muhteşem Yüzyıl, Türkiye’nin dünyaya ve birçok ülkeye yayılan ilk dizisi oldu. Arjantin’den Endonezya’ya, Afrika’dan Belgrad’a her gün mesaj geliyor. Ne mutlu bana, oradaki insanların kalbine dokunmuş olmak. Bu işi bunun için yapıyorum zaten.

    Söyleşi Moderatör Can Başak’ın sorularının ardından seyirci sorularıyla devam etti.

    “Her rolünüzde bambaşka bir kişilik görüyoruz. Bu profesyonelliğin sırrı nedir?”

    Benim en sevdiğim süreç, hazırlık sürecidir. Elinize bir senaryoyu alıp okumaya başladığınızda, o kağıt üzerindeki karakter yavaş yavaş ete kana bürünmeye başlıyor. Sorularla bu karakteri keşfetme süreci, benim için çok heyecanlı ve tutkulu geçiyor.

    Sanırım o yardımcı oluyor bir şekilde. Her karakter farklı ve her karakter derin. En yüzeysel karakterler bile kendi derinliğinde var oluyor. Çünkü insanı anlatıyoruz.

    “Hayata bakışınızı merak ediyorum.”

    Aslında insan büyüdükçe yaşam felsefesi de bir şekilde değişiyor. Daha önceden adını koyamadığın ama yaptığın birçok şeyi neden yaptığını düşünüyorsun.

    Çocuklarıma şunu söylüyorum, biz bu dünyaya dans etmek ve şarkı söylemek için geldik, diyorum. Benim için çok sihirli olan bir şey var, memnun etmek ve iyilik etmek. Sadece canlandırdığın karakterlerle de ilgili olabilir, kalplere dokunmak dedik ya, birine bir mutluluk verebiliyorsan, onun hazzı çok büyük.

    Kafamda şirinlik yapmalıyım diye bir şey yok ama insanlara iyi davranmak, onlara hoş hisler vermek beni en çok mutlu eden şey. Sanırım böyle bir yaşama bakış açım var. Tabii ki politik görüşlerim de var, tabii ki sevgi barış ve empati kavramlarını önemsiyorum. Sorumluluk sahibi olmak ve iyilik yapmayı önemsiyorum.

    Hayattaki yolculuğumuz, önce kendimizi iyi anlamakla başlıyor. İnsanın kendiyle barışık olması, sanatını iyi yapması için çok önemli… İşini iyi yapan insanlarla çalışmak her zaman keyifli olur.

    “Uzun süredir sizin projelerinizi takip ediyorum. İnsanlar artık sizin filminize gittiğinde, çok iyi hazırlanmış bir projeye gittiklerini düşünüyorlar.

    Çok iyi projelerde bu bakımdan sizi görüyoruz. Bütün iyi projeler size geliyorsa ya da siz iyi projeleri seçiyorsanız, genç ve yetenekli oyuncular sizin hakkınızda ne düşünüyor?”

    Aslında bütün iyi projelerde varım gibi bir şeyi düşünmüyorum. Buraya gelene kadar birçok başka projede de oynadım. Benim seçimim, bana bir teklif geliyor, senaryoyu okuyorum ve tamamen içgüdüsel bir karar veriyorum, ilk başta ben de para kazanmak için kabul ettiğim projeler de oldu tabii ki, ama şanslıyım, gelen projeler çok kötü projeler değildi.

    Ama dediğim gibi içgüdüsel bir karar veriyorum. ya beni heyecanlandırıyor ya da korkutuyor. Senaryoyu okuduğum andan itibaren böyle karar veriyorum. Ama bir yandan da şans elbette. Her proje, belki kötü diyebileceğim projeler de olabilir, oyuncuya birçok şey öğretir. Bütün projeler bir antrenman sahası.

    Bir yerden sonra bir şeyler kanıtlanmış oluyor ki, sana öyle roller geliyor. Ben burada yaşamadığım için, benden daha fazla ekranlarda gördüğünüz yüzler var. Aslında bu her ülkede böyle galiba. Bir projede insanların aklına ilk onlar geliyor.

    Bir şekilde kendinizi ispat edeceğimiz bir şans yakalamışsanız, ondan sonra gelen teklifler o projeye bakarak geliyor. Riske girmek istemedikleri için sizi sadece o rollerde de görmek isteyebiliyor yapımcılar. Aslında bu soru biraz yapımcılarla ilgili.

    “Genç oyuncu adaylarına ne önerirsiniz?”

    Bir oyuncu adayının kendini iyi yetiştirmesi gerekiyor. Türkiye’de de birçok önemli oyuncu koçu geliyor, atölyeler düzenliyorlar. Benim zamanıma göre daha çok imkan olduğunu düşünüyorum.

    Bir şeye ne kadar çok mesai harcıyorsanız, o alanda iyi oluyorsunuz. Günümüz tiktok dünyası, hap gibi, bir an önce ve hemen olsun, isteniyor. Ancak öyle olmuyor, kendini yetiştirmek, mesai harcamak gerekiyor. O yüzden en önemli şey öğrenmek, öğrenmek, öğrenmek…

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mehmet-gunsur-hayat-felsefem-insanlari-mutlu-etmek/feed/ 0
    Ayça Bingöl… ‘BİZİM ZAMANIMIZDA AİLELER ÇOCUKLARININ OYUNCU OLMASINI İSTEMEZDİ!’ https://www.haber60.com.tr/ayca-bingol-bizim-zamanimizda-aileler-cocuklarinin-oyuncu-olmasini-istemezdi/ https://www.haber60.com.tr/ayca-bingol-bizim-zamanimizda-aileler-cocuklarinin-oyuncu-olmasini-istemezdi/#respond Sun, 19 May 2024 23:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32458 Genel Sanat Yönetmen Yardımcısı Can Başak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Ayça Bingöl, “Mesleğini çok sevdiğini ancak günümüz set ortamlarının bazen insanın tahammül sınırlarını zorladığını söyleyerek, artık mesleğimi daha konforlu bir şekilde yapmak istiyorum” dedi.

    Can Başak: Öncelikle kurumum adına, davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Genellikle çocukluktan başlıyorum ben. Ama o kadar derinlere inmiyoruz. Nasıl bir çocukluk geçirdi Ayça Bingöl?

    Muazzam bir çocukluk geçirdiğimi düşünüyorum. Her şey şahaneydi. Tek çocuktum. İleri yaşlarda 17 yaşında abla oldum. ve sıradan, bildiğimiz gibi, gayet normal bir çocukluktu.

    Mahallemizin ilkokuluna gittim. Kendi çocuklarıma baktığımda bambaşka perspektiflerle ilerlemeye çalışıyoruz. Bizim çocukluğumuz çok güzeldi. Bir çocuğu okula gönderebilmek için ciddi hesaplar yapıyoruz.

    Tiyatroyla ilişkiniz nasıl başladı?

    Benim ilkokuldayken Enis Fosforoğlu Tiyatrosu’nda çalışan bir oyuncu ağabeyimizin davetiyle, aranan çocuk oyuncular arasında ben de yer aldım. O zaman okul gösterilerine meraklıydım. Diğer çocuk Volkan Saraçoğlu’nun kızıydı, Burcu.

    Bize seçme yaptılar, metin okuttular, matine suareli, turneli bir oyunun içinde buldum kendimi. Sonra Suna Keskin ile Yeditepe Oyuncuları ile birlikte, aradan yirmi sene geçtikten sonra bir oyunda rol aldım. Benim oyunculuğum gayet profesyonel başladı, ücret alarak.

    Sonra yetinmedin konservatuvara geçtin.

    Bizim zamanımızda aileler çocuklarının oyuncu olmasını istemezdi. Şimdi bütün aileler teşvik ediyor. Ama babam yok dedi, annem yapabilir dedi, Teknik Üniversite’ye giderken, oyunculuğa karar verdim.

    Kimya bölümündeydim, Teknik Üniversite’de. Yıldız Kenter İstanbul Devlet Konservatuvarı’ndaydı ben geçtiğimde, çok güzel hocalarımız vardı. Gökhan…

    Bana diğer illerde konservatuvarların olduğunu söylemedi. Sınava geldiğimde arkadaşlar sen Ankara’nın sınavına girdin mi, diye sıralamaya başladığında anladım. Bizim dönemimizde aynı sınıfta olduğumuz arkadaşlarımızdan, Fırat Tanış, Kayra Şenocak, Murat Ovalı, Yeliz Tozan, Sanem Çelik dönem arkadaşlarımızdı, Gürkan Uzun. Okan Yalabık, Engin Hepileri, Demet Evgar, bir alt sınıfımızdaydı.

    Bizim zamanımızda askeri eğitim gibiydi, Yıldız Kenter büyük bir disiplinle davranırdı.

    “Çok değerli hocalarımız vardı”

    Hocalarımı çok kıymetli buluyorum. Ama bir eleştirim de var. Yerlerine yeni birilerini yetiştirmediler. Daha tanrısal bir yerdeydiler sanki. Hem tiyatro hem eğitim camiasında.

    Arkalarında kendi ekollerini devam edecek ustaları yetiştirmeye niyet etmediler. İyi ki Yıldız Hanım’dan öğrenmişiz ama içimizden bazılarına o eli vermiş olsaydı keşke.

    Dormen Tiyatrosu’na geçişiniz nasıl oldu?

    Haldun Hoca ikinci sınıftaydım, birine bir şey olmuştu, hemen Dormen Tiyatrosu’na başladım. Orası konservatuvar ile birlikte çok iyi oldu. Bir yandan konservatuvar eğitimi alıyorsunuz diğer yandan usta oyuncularla aynı kulisi paylaşıp, başka bir eğitimin içine giriyorsunuz. Benim için çok iyi antrenman oldu.

    Okulla birlikte Dormen Tiyatrosu’nda bulunmak oyunculuğuma çok şey kattı. Çünkü okulda bilgiyi alıyorsunuz ancak Dormen kulisinde de mesleğinizin bütün inceliklerini ustalardan öğreniyorsunuz. Bu anlamda çok şanslıyım. İyi ki hem okuduk hem çalıştık.

    Ekran ne zaman başladı?

    Bizim okulda kamera yasaklıydı. Hiçbir televizyon projesinde çalışmamız istenmezdi. Çalışan arkadaşlarımız olduğu zaman sınıflarını donduruyordu. Süper Baba’da küçük rollerle başladım. Üç beş para kazanıyordum o zaman.

    Bütün oradaki ilişkiler, oyuncular, yönetmenler, oradan seslendirmeye geçiş, birbirini doğuran şeylerdi. Hem Dormen Tiyatrosu hem mezuniyet projesi hem okul devam ediyordu. Uyumadan geldiğimi hatırlıyorum.

    Tanındıktan sonra değiştin mi?

    Tanınır olduktan sonra bende bir değişiklik olmadı. Biz ünlü olalım diye başlamadık. Ancak tanındıktan sonra aile terbiyesi ve durumu içselleştirmek çok önemli.

    Bir anne ve kadın olarak sette olmak nasıl bir duygu?

    Oyunculuk olarak hiçbir ayrım yapmadım, tiyatro, sinema ya da dizi diye. Çünkü aynı yerden çıkan güdüyle hareket ediyorsun. Özü aynı ve senin içinden çıkıyor. Ama elbette ki, benim artık biraz daha konformist bir şekilde mesleğimi icra etmek istiyorum.

    Yıllar geçtikçe ideallerin, hedeflerin de farklılaşıyor. Şu an mesleğimi konforla yapmak ve daha istediğim işi yapmak istiyorum. Zamanımı iyi yönetmek istiyorum. Bunu büyük bir konfor olarak görüyoruz. Dizi ve televizyon dünyasına karşı bazı mesafeler ve koşullarla bakıyorum.

    Çocuklarım olmadan on altı, on yedi saat ve haftanın yedi günü sette olduğum bir zamanı da yaşadım. Ancak şu an bakış açım ve isteğim bu. Çok ağır çalışma şartları sette.

    İnanılmaz ve insanüstü bir çalışma temposu var. Erkan Sever ile bir sahnede, sabahın dördü, uykumuz gelmiş ve biz ne yapıyoruz diye birbirimize dertlendiğimizi hatırlıyorum.

    Bir seyircinin “Çocuklarınıza tavsiye eder misiniz oyuncu olmayı?” sorusu üzerine:

    Çocuklarım önde oturuyor. Tabi söylediğim şartlar doğru ancak çok severek yaptığımız bir işimiz var. Sadece koşulları eleştiriyoruz. Sevmeden bu şartlarda bu işlerin yapılması güç.

    O yüzden doğru koşullar sağlandığında çocuklarımın da bu işi yapmasını çok isterim. Ama önce kendileri de isterse, yetenekleri de varsa, bütün tecrübelerimizden faydalanmalarını sağlarız, destekleriz.

    Can BAŞAK: Baba da tiyatroyla ilgili.

    Ama belli olmuyor, böyle ailelerde çocuklar farklı meslekleri de seçebiliyor.

    Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisindeki rolünüzden sonra nasıl roller geldi?

    Ben sahne üzerinde komedi de dram da oynadım. Ama televizyonlarda bir şeyi iyi yaptığınızda, cezalandırıyor gibi hep aynı rol için sizi düşünüyorlar. Gerçekten başka bir şey oynayım, olmuyor. Bütün işleri Öyle Bir Geçer Zaman Ki’deki rolüm üzerinden yapımcılar da düşünüyor.

    Ama bu sene çalıştığım dizide komik sahneler de var ve seviyorum. Ağır ve yoğun duygular, sürekli ağla ağla, bir oyuncu olarak da yorucu geliyor.

    Oyuncu olmak isteyenlere ne önerirsiniz?

    Oyunculuk için sadece konservatuvar bölümünden eğitim almak zorunda değilsiniz. Kendinizi geliştireceğinizi hissediyorsanız, oyunculuk atölyelerine katılabilirsiniz, kurslara katılabilirsiniz.

    Bugün çok fazla kendinizi geliştirebileceğiniz yer var. Sadece konservatuvarmış gibi de düşünmeyin, bunu bir mecburiyet olarak görmeyin.

    Kamera önünde nasıl o ana yoğunlaşıyorsunuz?

    Benim yöntemim anda kalmak. Bu anda kalmak meselesine biraz kafa yormak gerekiyor. Kamerada o anda olmak, o zamanı kullanmak çok önemli. O dramatik anda ne yaşıyorsanız, kendimi sadece o ana teslim ediyorum ve içimden çıkacak şeye izin veriyorum.

    Hiçbir şeyle kendimi filtrelemeden, kamerayı umursamadan, çevreyi etraftakileri dikkate almadan, ana yoğunlaşıyorum. En son Berkun Oya ile bir film projemiz vardı. Berkun prova istiyor. Ben de televizyondan gelen alışkanlıkla, senaryodaki bire birliği çok umursamam.

    Ama Olgun Şimşek ile bir sahnemiz vardı, biz çok prova yaptık, replikleri bire bir söylememizi istiyordu. Çektiğim şeyin olmadığını hissettiğimde, kendimi seyrediyorum ve dışarıdan gördüğümde neyin olmadığını anlıyordum.

    Bunu yapmanızı isterim, olmayan şeyin ne olduğunu hissetmenizi sağlıyor. Bazen yönetmen olmuyor der ama neden olmadığını söyleyemeyebilir.

    Bana Bir Picasso Gerek oyunu çok özeldi senin için, biraz anlatır mısın?

    Hayatımda oyuncu olarak kendimi çok şanslı hissettiğim oyun, Sezai Altekin’in Arif Akkaya’nın ve benim buluştuğumuz Bana Bir Picasso Gerek, oyunudur. Arif bana bir oyunla geldi, anlattı. Sahnede üç Picasso resmi var ve hangisi gerçek Picasso ise yakılacak.

    Böyle bir durumun içindeyiz. Sezai abi uzun yıllar Şehir Tiyatrosu’nda oynamış, benim ustam. Arif Akkaya zor bir yönetmen. Hepimiz bu oyun üzerine çok yoğunlaştık, muazzam bir yolculuktu. Arif bir gün dedi ki, bu oyunu sahnede oynamayacağız, Kadıköy’de Duru Tiyatro’da çalışıyorduk, sahnenin arka tarafında bir kalorifer dairesi var, orada oynayacağız bu oyunu dedi.

    Emre kıyameti kopardı, deli misiniz siz diye. Sonra tasarımcımız Zuhal Soy ile birlikte kalorifer dairesine girdiler, dört duvarını sığınak haline getirdiler, yukarıdan geçen borular, tenekelerin üstüne damlayan sular, seyircilere iki asistanımız Nazi subayı kostümüyle, dar bir geçişten alıyorduk.

    Seyirciyi içeri girdiği andan dışarı çıkana kadar, o ambiansın içine alıyorduk. Şimdi yapılıyordur belki ama yirmi yıl önce seyirci böyle bir şeyi deneyimlememiş, çok yeni bir deneyimdi. Demir kapıyı gıcırdatarak oynamalar, seyirciyle çok yakın oynamalar.

    Yirmi sene önce ne kadar güzel bir rejiymiş. Belki de hayatımda sahne üzerinde oynamadığım, olduğum ya da olmaya çok yakın olduğum tek iştir.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ayca-bingol-bizim-zamanimizda-aileler-cocuklarinin-oyuncu-olmasini-istemezdi/feed/ 0
    Ya Filozof Olacaktım ya da Eğitimini Gördüğüm Sanatı Yapacaktım https://www.haber60.com.tr/ya-filozof-olacaktim-ya-da-egitimini-gordugum-sanati-yapacaktim/ https://www.haber60.com.tr/ya-filozof-olacaktim-ya-da-egitimini-gordugum-sanati-yapacaktim/#respond Sat, 18 May 2024 22:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32338 “Ya Filozof Olacaktım ya da Eğitimini Gördüğüm Sanatı Yapacaktım”

    Söyleşinin moderatörlüğünü yapan Dilek Tekintaş’ın “Günümüzde artık herkesin sinemaya atlamaya çalıştığı bir zamanda siz tepe noktadan tiyatroya geçtiniz.” cümlesi üzerine:

    “Bunda Teoman ile aynı yaşa gelmiş olmamın nedeni büyük. ya filozof olacaktım ya da eğitimini gördüğüm sanatı yapacaktım. Ulusal kanalların sadece dizi kanalları haline gelmesinin payı var.

    Televizyonun artık bir gücü yok. Türkiye’de yayın dejenerasyonu daha çabuk ilerledi. Avrupa’da yayıncılık hala geçerli, ertesi gün televizyonda izlenen bir yayın üzerine konuşulabiliyor.

    Tiyatro bir buluşma ve tartışma alanı olarak, opera, bale, bütün performans sanatları, insanlar gözlerini aynı şeye dikip aynı şeye beraberce bakıyorlar ve ertesi gün bu performansı konuşabiliyor.

    Televizyonda bu kalmadı artık. İletişimi oyun üzerinden kuruyor platformlar. Pandemi sonrasında herkesin yok olacağını düşündüğü tiyatro ya da sinema izleme meselesi aksine coştu, bütün dünyada böyle…

    Birlikte izleme, hem yayıncılık hem sanat tarafında duran bir insan olarak, bunu tahmin ettim. Kişisel nedenlerim de var elbette ancak objektif nedenler bu kararımda etkili oldu. Gençler bir an önce başarı istiyorlar.

    Şöhret, para, güç ve her ne istiyorlarsa onları yan yana yazıyorlar. Halbuki mesleki tatmin dediğimiz şeyin yayıncılıkta olamayacağını gördüm. Gençlerle ekranlarda buluşmuş bir insan olarak, bu tatmini bulamayacağımı düşünüyorum” dedi.

    “Tiyatroya Nasıl Başladınız?”

    Fransa’nın ortasında bir yerde siyaset ve ekonomi okuyordum, yalnızdım, kız arkadaşımdan ayrılmıştım, sokak tiyatrosu festivali yapılıyordu ve Shakespeare oyunlarından kısımları akrobasi tarzında sahneleniyordu.

    Bayıldım, çok güzel kızlar vardı. Ben gömülmüşüm, siyaset, ekonomi okuyorum. O zaman çok yakışıklı bir adam belirdi, füme bir işçi tulumu giymişti, herkes ona hayranlıkla bakıyordu. Kim dedim, dediler ki o bizim yönetmenimiz.

    Konservatuvar giriş sınavında tiyatroyu neden seçtiğimi sorduklarında ben bu olayı anlattım. ve jüriye çok farklı ve samimi geldi.

    “Oyun yazıyorsunuz…”

    Oyunu bir ekiple birlikte yazıyorum. Nihal Usanmaz’ın da içine dahil olduğu bir oyun, roman yazmaya çalışsak beraber yazamayız. Fakat diyaloglu bir iş çıkaracaksak, bir sahne performansı için metin yazıyorsak, olabiliyor.

    Sizin de içinde bulunduğunuz dramaturji, danışman Yalın Alpay, Yıldırım Fikret Urağ, birçok kişi vardı. Bu aslında yazara neyi sağlıyor, yazar tek başına olmuyor, bir hükmedici olmalı, sezgisel tarafları konusunda ısrar edici olmalı, birçok kişinin süzgecinden geçirmek önemli. Birçok şey sanatta sezgiseldir.

    “Oyundan sonra seyirci söyleşileri yapmaya başladınız. Nasıl bir etkileşim alıyorsunuz?”

    Spielberg filminden sonra eve rahat gidersiniz. Çünkü o bütün problemleri çözer. Spielberg para kazanır, Kubrick kazanamaz. Schindler’in Listesi’ni Spielberg bir başarı öyküsü olarak anlatabilir.

    Siz o filmi izledikten sonra, üzülmezsiniz oradaki duruma, bir başarı filmi izlemiş olarak çıkarsınız. Ancak Kubrick filminde yeni sorular sorar, yeni sorunlar üretir. Sanatın ödevi yanıt vermek değil, soru sormaktır.

    Biz de seyircimize oyundan sonra, oyunda sorduğumuz soruların yanıtları var mı? diye merak ediyoruz. Bu söyleşilerde seyircimizden her zaman doğru geri dönüşler alarak ayrıldık.

    Seyircinin bu kadar iyi eleştirmen olduğunu bu söyleşilerde gördük. Bizzat tiyatroda seyirciye ihtiyaç var. Beraberce üretim yapıyoruz ve cezalı gibi oyuncular ve seyirci ayrı yerlerden çıkıyoruz. Oysa beraber üretim yapıyoruz.

    Richard’da iki oyun sonra yüz bin seyirciye ulaşıyoruz. Yüz bin seyirci öyle bir geri yanıt verebilir ki, toplanıyoruz konuşuyoruz, çok önemli. Tiyatroya, evdeki hikayeyi bırakıp buradaki hikayeyi görmeye gelen seyirciye, özel tiyatrolarda bu bileti ödemeyi göze almış seyirciye, karşılığını vermek gerekiyor.

    Bu insan bu çabayı gösterdiyse, hakikaten biraz kafası karışsın, önüne bir puzzle atalım, onu çözsün, ukala bir tavırla yapmıyoruz bunu, gel bunu beraber çözelim diyoruz.

    Bir seyircinin “Yeni çalışma alanlarına dair neler önerirsiniz?” sorusu üzerine:

    Farklı teknolojiler farklı üretim süreçleri getirdi. Şimdi gençler bizim medyada yaptığımız gibi şeylere heves ettiği zaman önlerinde bir alan bulamıyorlar. Hem biz hem bizden önceki abiler, bu alanı buluyordu.

    Biz 1994 ekonomik krizinin ürünleriyiz. Uzun süre insanları kapsayacak ve insanları mutlu edecek çalışmalara ihtiyaç doğdu. Bizim alanımız vardı, genel yayın yönetmenleri de bizim ne yapacağımızı bilmiyordu.

    Faruk Bayhan dünyanın en iyi genel yayın yönetmenlerinden biridir. Ben bu adama güveniyorum dedi ve biz bu işleri yaptık. Dünyada da bu böyleydi. Dünya artık bütün platformların algoritmayla yönetildiği bir yere geldi. Editörlerin ve algoritmaların dünyası artık. Ahmet Ertegün gibi bir adam çıkmaz artık.

    Bugün artık çıkmıyor da. Artık gençler için kendi bildikleri gibi davranacakları alanlar yok, o alanlar kısıtlanmış durumda. Tiyatro bu imkanı veriyor aslında. Şu an küçük salonlarda iki kişilik, üç kişilik, apartmandan bozma alanlarda tiyatro oynanıyor.

    Ayrıca tiyatro şu imkanı da veriyor, Richard, Dracula, Napolyon, Marcus de Sade gibi projelendirdiğim işler var. Sinemada bu mümkün değil, ancak sahne bize yapılabilir bir alan sunuyor. Tiyatro seyircisi de mükemmel, ortak hayal kurabiliyorsa bunu alıyor, seviyor.

    Oyunun sonunda selam veriyoruz, Süpermen selam veriyor mu filmin sonunda?

    “Bir Hikaye Yaratmanın Çok Büyük Bir Önemi Var”

    Gelecekteki oyunculardan bir seyirci olarak ne beklerim diye sorarsanız, tiyatronun bir mutluluk vaat ettiğini ancak çok çalışmanın gerekli olduğunu söyleyebilirim. Sanatta ya birincisin ya hiçbir şey değilsin.

    Dolayısıyla bir hikaye yaratmanın çok büyük bir önemi var. Dracula’dan bir replikle söyleyim, “Bir resim niçin değerlidir” der, Emily, “Güzel olduğu için” diyor. Hayır diyor, bir ressamı olduğu için. Sanatta erimek çok güzel, sanata kendini feda etmek çok güzel, siz konservatuvara gittiğinizde belki çok yeni bir şeyin temsilcisi olacaksınız.

    Tiyatroda uzun bir hayatınız olur ancak dizilerde böyle uzun bir hayatınız olmaz. Konservatuvar yılları çabuk geçer. Oyunculuk, diplomalıları işe aldıkları bir meslek değildir.

    Sahneye çıktığınızda konservatuvar bitirmemiş arkadaşlarınızla aynı sahneyi paylaşacaksınız ve onlar belki daha iyi bir performansa sahip olacak. Tiyatro oyuncusu da entelektüel çünkü oyunu anlamak ve bilmek zorunda.

    Yönetmenler oyuncuları ikna etmek zorundalar. Oyuncunun da bunu anlayacak kapasitesi olmalı.

    Söyleşi Okan Bayülgen’e plaket ve çiçek takdim edilmesiyle sona erdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ya-filozof-olacaktim-ya-da-egitimini-gordugum-sanati-yapacaktim/feed/ 0
    “Evet-Hayır” yarışması ile hafızalara kazınan ünlü sunucu Erkan Yolaç hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/evet-hayir-yarismasi-ile-hafizalara-kazinan-unlu-sunucu-erkan-yolac-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/evet-hayir-yarismasi-ile-hafizalara-kazinan-unlu-sunucu-erkan-yolac-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 17 May 2024 21:46:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32206 TRT’nin fenomen yarışmalarından ‘Evet-Hayır’ın sunucusu Erkan Yolaç, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Uzun süredir yoğun bakımda olan Yolaç, 89 yaşındaydı.

    ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİNDEN HAYATINI KAYBETTİ

    Ünlü ismin tedavi gördüğü hastaneden yapılan açıklamada, “Solunum sıkıntısı nedeni ile hastanemize başvurmuş olan değerli televizyoncu Erkan Yolaç’ın tedavisi multidisipliner yaklaşım ile sürdürülmüştür. Uzun süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olan hastamız maalesef çoklu organ yetmezliği nedeniyle 16 Mayıs 2024 akşamı saat 21.00’de vefat etmiştir. Kendisine rahmet, kederli ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.” ifadelerine yer verildi.

    TRT’nin meşhur yapımlarından biri olan Evet-Hayır’ın sunucusu, Erkan Yolaç, “Kafamızı emme basma tulumba gibi sallamıyoruz” sözüyle de hafızalara kazınmıştı. Ünlü sunucu, 2022 yılında geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hastanede tedavi altına alınmıştı.

    KORONAVİRÜS HASTALIĞINI TETİKLEDİ

    Erkan Yolaç, bağırsak enfeksiyonuna bağlı zehirlenme nedeniyle hastanede tedavi gördü. Ünlü sunucunun tedavi sürecinde yakalandığı koronavirüs de, daha önce geçirdiği zatürrenin nüksetmesine sebep oldu.

    Erkan Yolaç’ın eşi Asuman Yolaç, 2022 yılında verdiği röportajda “Geçirdiği COVID-19 ve influenzalardan sonra altta yatan başka rahatsızlık MSA-P denilen bir rahatsızlık ortaya çıktı” sözleriyle eşinin sağlık durumu hakkında bilgi vermişti. Eşi, ünlü sunucunun bugüne kadar 2-3 kere yoğun bakıma girdiğini ifade etmişti.

    ERKAN YOLAÇ KİMDİR?

    1935 yılında Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde doğdu. Sofya’dan Türkiye’ye göç etmiş, Edirne’li bir aile mensuptur.Yolaç ailesi, Erkan Yolaç altı yaşında iken İstanbul’a taşındı. Erkan Yolaç, ortaöğrenimini İstanbul’da Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde başladı, bir yıl sonra Kenan Evren Anadolu Lisesi’nde devam etti. Babasının işi nedeniyle ailesi 1951’de Karabük’e taşınınca eğitimine yatılı öğrenci olarak Kastamonu Lisesi’nde devam etti. Kastamonu Lisesi’nde öğrenci iken edebiyat öğretmeni olan Rauf Mutluay’ın yönlendirmesiyle belediye anons mikrofonlarından anons yaparak ilk sunuculuk deneyimini yaşadı. Bu ilk deneyimden sonra Belediye başkanı Osman Zeki Oktay’ın isteği üzerine belediyenin tüm anonslarını yapmaya başladı.

    1959 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nden iç mimar olarak mezun oldu. 1960 yılında Ankara Radyosu’nda bayram özel eğlence programı sundu. Huysuz Virjin, Orhan Boran, Leyla Sayar gibi isimlerle gazinolarda çalıştı. Daha önce İngiliz yayın kuruluşu BBC’de yapılan “Evet- Hayır” adlı yarışmayı kendi tarzına uyarlayarak ilk defa 1962’de Caddebostan Gazinosu’nda sahnede uyguladı. Bu yarışmada yarışmacılar iki dakika boyunca Yolaç’ın sorularını Evet ya da Hayır kelimesini kullanmadan yanıtlamaya çalışırdı. Yolaç, yıllarca sahnede, radyoda ve televizyonda sunuculuk yaptı ve bu yarışmayı sundu. 1964 yılIında iki sinema filminde oyuncu olarak rol aldı.

    1970 Türkiye Güzeli olan Asuman Tuğberk ile 1976 yılında evlendi. Eşi ile birlikte bir konfeksiyon atölyesi kurarak işletti. Çiftin bir kızı ve bir oğlu oldu. Yolaç, 1985 yılından itibaren TRT televizyonunda yayımlanan Stüdyo Pazar programı içinde sunduğu ‘Evet Hayır’ yarışmasıyla tüm Türkiye’de tanındı. 1996 yılından itibaren TGRT kanalında “Erkan Yolaç Show” adlı bir eğlence programı yaptı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/evet-hayir-yarismasi-ile-hafizalara-kazinan-unlu-sunucu-erkan-yolac-hayatini-kaybetti/feed/ 0
    Cihangir Ceylan: Eşiyle Fotoğraf Paylaşmadığı İçin Eleştirilere Cevap Verdi https://www.haber60.com.tr/cihangir-ceylan-esiyle-fotograf-paylasmadigi-icin-elestirilere-cevap-verdi/ https://www.haber60.com.tr/cihangir-ceylan-esiyle-fotograf-paylasmadigi-icin-elestirilere-cevap-verdi/#respond Thu, 16 May 2024 23:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32059 Eşiyle fotoğraf paylaşmadığı için yapılan eleştirilere “Dans videomuzu paylaştım. Dans ediyoruz şımarık şımarık, anlatamıyor muyum ben neler hissettigimi” diye cevap verdi.

    İşte “Adana “Sıfır Bir” dizisinin Cio’su, ” Dengeler: Biri Olmak” dizisinin Ferit’i; Cihangir Ceylan ve bilmediğiniz yönleri

    Sakalsız Burak Kut’a benziyorum

    Fiziki görünüşüm küçük hamlelerle, büyük farklar yaratabiliyor. Sakallı başka bir adam oluyorum, bıyıklı başka bir adam oluyorum. Sakalları tamamen kesince Burak Kut’a benziyorum. Bu mesleki olarak bir avantaj; sürekli seni iyi ve yakışıklı görmelerindense bazen kilolu, bazen kel görmeleri daha tatmin edici. Ben aynı zamanda da senaryo yazıyorum, kafamda böyle projeler var. Kilolu bir pasaj çaycısını oynamak istiyorum mesela. Nefes nefese…

    Adana’da “Altın Koza”yı “Cannes Film Festival” ine tercih ederim

    İnşallah bir gün Adana’daki sanatçılar parkına heykelim dikilir. Güzel olur. Tabii ki yurtdışındaki film festivallerinde ödül almak çok güzel ama benim için Adana “Altın Koza” film festivalinde ödül olmak daha kıymetli.

    Çok duygusal bir şey. Adana’da mı ödül almak mı, Cannes Film Festival’i mi? Adana’da almak daha kıymetli bizim için. Bu sıklıkla Adanalı arkadaşlarımızın arasında konuştuğumuz bir şey.

    Dilber’i Hazar’dan başkası oynayamazdı

    İnci Taneleri dizisinin Dilber’i Hazar Ergüçlü ve Bahar, Demet Evgar ile daha önce “Alev Alev” de birlikte rol aldık. Benim ilk havalı setimden, çok fazla ünlü ile birlikte rol alıyordum.

    Orada çok keyifli şeyler öğrendim. Bahar yayınlanmaya başladığında biz setteydik izleyemedim ama Demet Evgar’ın ne kadar özel bir oyuncu olduğunu tabii ki biliyorum. Hazar Ergüçlü özelinde de şunu söyleyebilirim; Dilber rolünü, Hazar olmasaydı başkası olamazdı. Hazar’ın havası çok hoş olmuş. Sert sahnelerden sonra, o pavyonda çalışan gergin kadının, masum bir kız çocuğuna dönüşmesi çok hoş olmuş. Karakterle enerjisi çok tutmuş.

    Eşimle dans videosu koydum

    Sosyal medyada eşimle fotoğraf koymadım için çok eleştiriliyorum ama en son birlikte bir dans videosu paylaştım. Dans ediyoruz şımarık şımarık anlatamıyor muyum ben neler hissettigimi.

    Benim oyunculuk konusunda bir iddiam ve bir hayalim var. Eşim ve bütün ailem bu ortak hayale hizmet ediyor. Bu Cihangir’in tek başına yaptığı bir başarı değildir diye düşünüp ona hizmet ediyorsak o sofra o zaman sofra oluyor.

    Benim eşim şu an evde. Çalışmıyor çocuğa bakıyor ama ben ona her zaman istediğin zaman çalışabilirsin diyorum.

    “Yanında donla oturduğum adam benim dostumdur!”

    Adana çok sıcak bir yer, klima çoğu zaman lüks sayılır, bir evin içinde 15-20 adam bir süreden sonra donla atletle oturuyorsunuz gergin gergin.

    Biz küçükken sıcaktan koridorlara yatardık. Yanında donla oturduğum adam benim dostumdur demem bu imge yüzünden.

    Gemilerden korkuyorum

    Yaşadığım şehirde deniz yok feribot görmemişim tekne görmemişim çok fazla. Bu yüzden hayatımda en çok korktuğum şey gemiler. Çok büyük, çok metal, çok hantallar.

    Şöhreti elimize yüzümüze bulaştırmış olabiliriz

    Adana sıfır bir de yola çıktım arkadaşlarımla şu anda Gain’ e yayınlanan Dengeler: Biri olmak dizisinde de birlikteyiz. Savaş Satış benim için kıymetli.

    Bir zamanlar şöhreti elimize yüzümüze bulaştırmış olabiliriz. Ama günün sonunda fıtratınımızda kötülük yok, hayat kısa neyi paylaşamıyorsun diyorsun ve birleşiyorsun.

    Ve bu adım attıktan sonra o kadar tatlı oluyor ki her şey yeniden bir araya geldik bir şeyler çektik çok güzel oldu. Hayat zaten çok kısa biz de yaşlanıyoruz.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cihangir-ceylan-esiyle-fotograf-paylasmadigi-icin-elestirilere-cevap-verdi/feed/ 0
    Türk Sineması’nın genç yetenekleri yarıştı https://www.haber60.com.tr/turk-sinemasinin-genc-yetenekleri-yaristi/ https://www.haber60.com.tr/turk-sinemasinin-genc-yetenekleri-yaristi/#respond Thu, 16 May 2024 22:06:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32020 Türk Sineması’nın genç yeteneklerinin yarıştığı 6. Sinema Güzeli Yarışması düzenlendi. 15 kadın ve 12 erkek yarışmacının yeteneklerini sergilediği gecede birbirinden ünlü isimler jüri koltuğuna otururken, ünlü sanatçı Petek Dinçöz şarkılarıyla geceyi renklendirdi.

    Sinema, film ve tiyatro sektörlerine yeni yüzlerin ve genç yeteneklerin bulunması için 6. Sinema Güzeli Yarışması 2024 Bayrampaşa’da düzenlendi. 15 kadın ve 14 erken jüri önünde sahne performanslarını sergiledi. Dereceye giren 3 kadın ve 3 erkek olmak üzere 6 kişi özel eğitim ve burslar ile ödüllendirilirken birçok sponsorluk aldı. Engin Çağlar Jüri Başkanı olduğu yarışmada, Halil Ergün, Erhan Yazıcıoğlu, Çiğdem Tunç, Cem Özer, Nuri Alço İpek Tenolcay, Meral Konrat, Uğurkan Erez, Petek Dinçöz, Esin Yağmurdereli, Piraye Uzun, Devlet Devrim, Aleyna Solaker, Burçin Bildik, Banu Noyan ve Tumay Özokur jüri olarak yerlerini aldılar. 3 dakika boyunca sergilenen performansları değerlendirildi. Yarışma sonunda kazananlara ödülleri düzenlenen tören ile takdim edildi. Ödül alan isimler, Kadınlarda Canan Demir 3. Oldu, erkeklerden Yücel Akkuş 3. Oldu, Kadınlarda 2.ciliği Sena Yüksel erkeklerde ise Abdullah Kaya kazandı. Birinciliğe kadınlarda Büşra Kutlu erkeklerde Kaan Dere hak kazandı.

    “Türk Sineması adına çok güzel bir yarışma”

    Türk Sineması’nın sevilen isimlerinden Nuri Alço, “Türk Sineması adına sevindirici bir program. Hazırlayan Hakan Solaker’e teşekkür ediyorum. Türk Sineması’nın oyuncuları hep yarışmalar ile bir araya geldiler. Türk Sineması adına çok güzel bir yarışma. Umarım güzel oyuncular, Türk Sinemasına eklenmiş olur. Değişik karakterleri güzel oynayabilen arkadaşlarımızı seçeceğiz” diye konuştu.

    “Buradan sinema yıldızları yetişecek”

    Çanakkale Geyikli Belediye Başkanı, “Geyikli Kuzey Ege’nin gizli cenneti diye bilinir. Bizi dinleyen vatandaşlarımızı gelip görmelerini bekliyorum. Organizasyonu yapan Hakan Solaker’e dostumuz sayesinde buradan sinema yıldızları yetişecek. Bizi de jüri üyesi olarak layık gördüler. Genç yeteneklerimizin burada iyi bir performans sergileyeceklerini düşünüyorum.

    “Öyle bir şarkı ile geliyorum ki korkulu rüyaları geri döndü”

    Her zaman gençlere destek olduğunu ifade eden yarışmada juri olarak görev alan Petek Dinçöz, “Bu gece burada sinema güzelimizi seçeceğiz. Sinemanın yeni bir kana ihtiyacı vardı. Bence bugün bu kan bulunacak. Artık insanlar sinemalarda ve televizyonlarda hep aynı yüzleri görmekten sıkıldılar. Genç jenerasyona destek vermek gerekiyor. Ben şarkı söylemeden yaz başlamayacak. Yepyeni bir imaj ile karşınızdayım. Öyle bir şarkı geliyor ki, hani özlenen eski petek var ya. Eski petek geri geliyor. 7 Haziran’da çok üzülen kişi olacak sanat camiasından. Çünkü öyle bir şarkı ile geliyorum ki korkulu rüyaları geri döndü. Anka kuşu gibi küllerimden yeniden doğdum” dedi.

    “Yeni yetenekler katmak amacıyla düşündüğüm bir projeydi”

    Sinema Güzeli Yarışmasının 2016 yılında bir hayalinin sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden Gazeteci Hakan Solaker, “Türk sinemasına, Tiyatroya yeni yetenekler katmak amacıyla düşündüğüm bir projeydi. Hayata geçirdim ve şuan 6.cısını yapıyorum. 3 yarışma Bakü’de 3 yarışma Türkiye’de yaptım. Burada 15 kızımız ve 14 erkeğimiz yeni oyuncu hayatlarına başlayacaklar umarım. Jürimiz önünde performans sergileyecekler” dedi. – İSTANBUL

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turk-sinemasinin-genc-yetenekleri-yaristi/feed/ 0
    Tiyatro ve sinemanın usta ismi Ayten Gökçer son yolculuğuna uğurlandı https://www.haber60.com.tr/tiyatro-ve-sinemanin-usta-ismi-ayten-gokcer-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/tiyatro-ve-sinemanin-usta-ismi-ayten-gokcer-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Wed, 15 May 2024 23:35:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31908 Tiyatro ve sinemanın usta isimlerinden Ayten Gökçer, Zincirlikuyu Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Çok sayıda film, dizi ve tiyatro oyununda rol alan Gökçer’in cenaze törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Sadece tiyatro oyuncusu olarak değil, beyazperdede sahnede de çok başarılı işler çıkarmıştır.” dedi.

    Uzun süredir sağlık problemleri yaşayan ünlü sanatçı Ayten Gökçer, 84 yaşında hayatını kaybetti. Ayten Gökçer’in cenazesi Zincirlikuyu Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda, eşi Cüneyt Gökçer’in yanına defnedildi. Ayten Gökçer’in cenaze namazına; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı’nın yanı sıra sanat dünyasından birçok kişi katıldı.

    “ÇOK ÖNEMLİ BİR DEĞERİMİZİ KAYBETTİK”

    Bakan Ersoy, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Çok önemli bir değerimizi kaybettik. Ayten Hanım küçük yaşlardan beri sanata kendini adamış bir isimdi. Aslında baleyle başlayıp, sonra tiyatroya geçmiş çok önemli bir sanatçımız. Sadece tiyatro oyuncusu olarak değil, beyazperde de sahnede de çok başarılı işler çıkarmıştır. Kendisi aynı zamanda devlet sanatçısı unvanını da alan çok başarılı bir oyuncu ve yine 1992’de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne layık görülmüş. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    “ONUN GÜZEL GÜNLERİNİ, BAŞARILARINI KUTLAYALIM”

    Ayten Gökçer’in kızı Aslı Gökçer Oba duygularını aktararak, “Annemin söylediklerini naklediyorum. ‘Hem meslek hayatımda hem de özel hayatımda çok sevildim, çok sevdim, o yüzden bir gün bana bir şey olursa sakın üzülmeyin’ dedi. Benim o yüzden bütün sevenlerinden ricam üzülmeyelim, kutlayalım onun güzel günlerini, başarılarını.” diye konuştu.

    “SEVGİLİ AYTEN BU ÜLKENİN GURURU, ŞEREFİ”

    Türk sinema, tiyatro oyuncusu ve ses sanatçısı Işıl Yücesoy ise, “Bir gün evvel cenazedesiniz sonra bir bakıyorsunuz başka bir cenaze. Bir gün bir bakıyorsunuz değer gitmiş, bir bakıyorsunuz öbür değer gitmiş. Sevgili Ayten bu ülkenin gururu, şerefi. Ömrünü adamış olduğu tiyatro ve bu tiyatroda efsane olması onu bu dünyadan gitmiş olarak kabul ettirmez. Tam tersi bu dünyaya iz bırakarak her zaman hatırlanacak bir kadın haline getiriyor.” dedi.

    Ünlü oyuncu Meltem Cumbul kendisiyle çalışma imkanı da bulduğunu dile getirerek, “1999, 2001 yılları arasında Yılan Hikayesi isimli dizi sebebiyle tanıştım kendisiyle ve tanışma imkanı elde ettim. 2 yıl boyunca güzel bir zaman süreciydi. Uzun saatler çalıştığımızdan dolayı çekim dışında da hep görüşürdük buluşurduk. Kendisinin tiyatroda en çok beğendiğim eserlerinden bir tanesi ‘Master Class’tır.’ Onu çok beğenmiştim. Başsağlığı diliyorum.” dedi.

    AYTEN GÖKÇER KİMDİR?

    Tam adı Ayten Gökçer Kaçmaz olan usta oyuncu, 26 Ocak 1940’ta Ankara’da dünyaya geldi. Henüz iki yaşındayken anne ve babası ayrılan sanatçının çocukluğu, Ankara’da, babasının ve kardeşlerinin yanında geçti. Tiyatro yeteneğini fark eden annesinin yönlendirmesiyle 1952’de Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümüne başlayan Gökçer, Muhsin Ertuğrul’un tavsiyesi üzerine 1957’de Ankara Devlet Tiyatroları Çocuk Tiyatrosu Bölümüne girdi. Mümtaz Zeki Taşkın’ın “Oyuncakçı Dede” adlı oyunuyla oyunculuğa adım atan sanatçı, daha sonra Eleneor H. Porter’ın “Pollyanna” piyesinde hemşire rolünü üstlendi. Ayten Gökçer, katıldığı sınavda başarılı olarak 1958’de Devlet Tiyatroları sanatçı kadrosuna girdi.

    Devlet Tiyatrolarında ilk olarak Reşat Nuri Güntekin’in “Bu Gece Başka Gece” oyununda rol alan sanatçı, “My Fair Lady”de Eliza Doolittle, Don Kişot’ta Aldonza, “Vanya Dayı”da Yelena Andrayevna, “Master Clas”ta ise Maria Callas karakteriyle seyircide iz bıraktı. Gökçer, 1964’te kendisi gibi oyuncu, yönetmen, Devlet Tiyatroları Eski Genel Müdürü Cüneyt Gökçer ile evlendi. Çiftin, Aslı adını verdiği kızları dünyaya geldi. Sinemaya 1965 yapımı Atıf Yılmaz imzalı “Taçsız Kral” filmiyle başlayan sanatçı, Ajda Pekkan, Erol Taş, Gönül Yazar ve Galatasaray’ın meşhur oyuncusu Metin Oktay’la başrolü paylaştı.

    Usta oyuncu, ilerleyen süreçte sinemadan daha çok tiyatroya yöneldi ve “Yedi Kocalı Hürmüz” müzikalinde başrol “Hürmüz”ü oynadı. Devlet Tiyatrolarında “Bu Gece Başka Gece”, “Su Kızı”, “Hafta Başı”, “Aşk Acısı”, “Klinik Bir Vaka”, “Hortlaklar”, “Bernarda Alba’nın Evi”, “Woyzeck”, “Don Juan”, “Öp Beni Kate”, “Andora”, “On İkinci Gece”, “Vanya Dayı”, “Kaktüs Çiçeği”, “IV. Henry”, “Cadı Kazanı” ve “Lysistrata”nın da aralarında yer aldığı 30’dan fazla oyunda yer aldı. Sanatçı, 1988’de “Devlet Sanatçısı” unvanına sahip oldu. Ankara Devlet Tiyatrosunda 1998’de Arne Sokouen’in “Balerin” oyununu yöneten Gökçer, 1999’da “Yılan Hikayesi” ile televizyon dizilerinde oynamaya başladı.

    Usta oyuncu, eşi Cüneyt Gökçer’in 2009’da vefatı üzerine Ankara’dan İstanbul’a yerleşti. Ferzan Özpetek’in 2016 yapımı “İstanbul Kırmızısı” filminde, Tuba Büyüküstün, Halit Ergenç ve Mehmet Günsür ile oynadı. Ayten Gökçer, Sanat Sevenler Derneği “Yılın En İyi Kadın Oyuncusu” ödülü, Gazeteciler Derneği “En İyi Kadın Sanatçı” ödülü, Tercüman gazetesi “Yılın Sanatçısı” ödülü, Ses Mecmuası “Yılın En İyi Kadın Sanatçısı” ödülü, Türk Basın Birliği “Yılın En Başarılı Kadın Sanatçısı” ödülü, Türk Basın Birliği “Yılın En Başarılı Kadın Sanatçısı” ödülü ve Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’nün de aralarında olduğu çok sayıda önemli ödüle değer bulundu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/tiyatro-ve-sinemanin-usta-ismi-ayten-gokcer-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
    Bülent Ersoy… ‘ANNELER GÜNÜ’NDE ANNESİNE DUYGUSAL MEKTUP! https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-anneler-gununde-annesine-duygusal-mektup/ https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-anneler-gununde-annesine-duygusal-mektup/#respond Mon, 13 May 2024 21:52:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31533 Türk müziğinin Divası Bülent Ersoy, Anneler Günü’nde annesi Necla Poyraz’a yazdığı mektubu sosyal medya hesabından yayınladı.

    Ersoy’un paylaşımı şöyle:

    “Annemmm… Merhaba… Bugün Anneler Günü… Senin günün… Ama aslında her gün, her saat, her dakika, her saniye ve her salisem senin hayalin ve de seni anarak geçirdiğim tüm zamanlarım senin günün benim için… Telefonun hala telefonumda kayıtlı duruyor.

    Biliyor musun seni yüce Hakk’ın rahmetine ve ebedi istirahatgahına ellerimle tevdi ettikten sonra senden ayrı kaldığım ilk zamanlarımda alışkanlıkla hep senin telefonunu arayıp seninle mutad yapmış olduğumuz her günkü konuşmalarımızı sürdürmek üzere kendi telefonuma gitti ellerim.

    Ama ama ama şarkıdaki gibi gönlüm kırık, gözüm yaşlı, dudağımda hıçkırık oldu hep anam… Bu arada bilmem hissettin mi bilemiyorum ama mezarını senin şahsına münhasır ayrıcalıklı bir stilde, sana özel çizdirtip öyle kreatif bir mezar yaptırdım ki tam sana yakışır, çok çok şık, çok çok zarif oldu tüm görüntüsü vallahi anacığım…

    Hem de bil bakalım hangi renkleri kullandırttım mezar mermerlerinde… Hı? Tabii ki de renklerin en asili senin aşık olduğun, senin Beşiktaş’ının renkleri siyah ve beyaz renklerde yaptırdım mezar taşlarını da ve hem şekli, hem renkleri, hemde konumu itibarıyla fevkaladenin fevkinin de fevkinde bir görüntü oluştu…

    “MEZAR YERİNİ SÜLEYMAN SOYLU BULDU”

    Laf aramızda aslında sen onları pek sevmezdin, çünkü sen koyu bir zihniyetle ödün vermeksizin Sayın İsmet İnönü Paşa ve Sayın Bülent Ecevit yani nam-ı değer Karaoğlan taraftarı idin ya hani…

    Ama yüce Allah’ın hikmetinden sual olunmaz misali Zincirlikuyu Mezarlığı’nın o en nadide bölümünde tam Zincirlikuyu Camii’nin karşısındaki o mezar yerini sana 10 dakika içerisinde kim buldu dersin? Eski İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu…

    Şimdi ne olur bana kızma ama ben o insana ömrümün son nefesime kadar nasıl duacı olmayayım anneciğim yaaa… Aslında beni bilirsin… Ben de aynen senin gibi kuyruğu her zaman hep dik, Yüce Allah’ımdan başka hiçbir kimseden hiçbir şey talep etmeyen, etek öpmeyen, burnum düşse burnumu düştüğü yerden almayan ve hiç kimsenin önünde diz çöküp de eğilmeyen, senin çocuğun aynen…

    Ama konu kendim değil, kendi menfaatlerim değil, konu sendin anneciğim… Allah’ım yüzden gözden düşürmesin, 52 yıldır vermiş olduğum mesleki emeklerimin karşılığında elde etmiş olduğum saygınlığım daim olsun, ne mutlu bana ki açtığım o telefon cevapsız bırakılmadı, o yüzden hem mutlu, hem gururlu, hem de gerek şahsım gerekse senin adına çok huzurlu olmuştum o talebim acil cevaplandı ve oluşturuldu diye, o zaman işte onun içindir ki o insana hem vefa borçlu hem de müteşekkirim son nefesime kadar işte anneciğim…

    “HALUK’A VASİYET ETTİM”

    Bu arada Haluk da inanır mısın benden çok daha çok ilgileniyor seninle… Biraz sonra resmini atacak olduğum senin o mezar taşlarının temizliğinden tut da üzerindeki çiçeklerinin devamlı değişmesi falan her şeyinle nasıl ilgileniyor sana anlatamam, sanki kendi anasıymışsın gibi…

    Allah ondan da razı olsun, inşallah onun için Haluk’a ben de vasiyet ettim ve ‘Bana bak beni de sen gömeceksin, aman ha mezarım çok şık olsun, çok çok temiz olsun ve her gün kloraklarla, çamaşır suları ile yıkanıp temizlensin, çiçeklerim hep taze konsun, üzerime konan çiçekler ve hepsinden de önemlisi sürekli dualar okuttur bana en güzel sesli hocalarla’ diye ona da vasiyet ettim…

    Anne senin mezar yerin de tam Zincirlikuyu Mezarlık Camii ile karşı karşıya ne mutlu sana ki tüm vakit namazları kılınmadan önceki okunan o ezan sesleriyle ne kadar huzurlusundur inşallah!!! Aslında sen namaz kılmaz, oruç tutmazdın ama sadece mübarek Ramazan ayında değil senelerin çoğunlukla neredeyse tüm günleri fakire, garibana açıktı senin sofran ve de çantan…

    “MUSİKİNİN DIŞINDA SANA LAYIK BİR EVLAT OLAMADIM”

    Yedirmeyi, içirmeyi, yardım etmeyi, yardımcı olmayı çok severdin… Kapına hep çocuklar gelir sana ‘Necla anneanne’ derdi ve sen hiçbir zaman boş geri çevirmezdin o minnoşları ve gelen tüm insanları… Dilerim ki yüce Allah’ım da hayırlara vesile kılsın dergah-ı izzetinde senin bu hayırlarını inşallah anammm benim…

    Aslında daha çok şeyler var gönülde yazmak istediğim, seninle konuşmak istediğim ama ağlamaktan yazamıyorum çünkü harfleri tam göremiyorum, yanlış bir kelime yazarım diye de çok dikkat ediyorum, çünkü sen Türkçe’yi çok iyi bilerek çok dikkatli ve hakkını vererek kullanırdın annemmm…

    Beni bağışla, bana hakkını helal et, çünkü musikinin dışında belki sana tam layık bir evlat olamadım ama sen yaşarken sevgi ve şefkatinle hep korudun, kolladın ve de sırtımdaki koruyucu çelik bir yelek oldun bana her zaman, her yerde, herkeslere karşı… Ve…

    Dünyaya gelişimdeki durumumu hiç mi hiç yüzüme vurmadın. Ki sen de benim kadar tüm gerçekleri bildiğin halde canım annemmm… Mekanın cennet, ruhun şad, Anneler Günü’n kutlu olsun canım anneciğim.”

    Bu gönderiyi Instagram’da gör

    Bu¨lent Ersoy (@bulentersoy.com.tr)’in paylaştığı bir gönderi

    ]]> https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-anneler-gununde-annesine-duygusal-mektup/feed/ 0 Müjdat Gezen… ‘BEN HALKIN SANATÇISI DEĞİL, HALKIM!’ https://www.haber60.com.tr/mujdat-gezen-ben-halkin-sanatcisi-degil-halkim/ https://www.haber60.com.tr/mujdat-gezen-ben-halkin-sanatcisi-degil-halkim/#respond Sun, 12 May 2024 23:04:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31467 Moderatörlüğünü Can Başak’ın yaptığı söyleşide, bir seyircinin “Siz halkın sanatçısısınız” diye başlayan cümlesine, Gezen, “Ben halkın sanatçısı değil, halkım. Karagümrük’te, Fatih’de doğdum, büyüdüm. Oradan geliyorum” dedi.

    1 1 Mayıs’ı Dünya Yardım Günü İlan Etti

    Konuşmasına 11 Mayıs’ı Dünya Yardım Günü ilan ettiğini söyleyerek başlayan Gezen, rastgele bir koltuk numarasını söyleyerek seyircilerden bir genci üye yaptı.

    “Herhangi bir maddi külfeti yok, o gün istersen çiçek sula, bir sokak köpeğini besle…” diyerek bugün herkesi birine yardım etmeye çağıran Gezen, bugünün nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı:

    “11 Mayıs Dünya Yardım Günü.. Bir gün oturuyorum evde, benim sabaha karşı uykum kaçar, ne yapabilirim diye, ne yapayım ne yapayım dedim, ben bilmiyorum bilgisayar kullanmayı, eşim Leyla’ya, internetten bir bak boş gün var mı dedim, 365 gün dolu,

    29 Şubat da dolu. 11 Mayıs, bir tane buldum. 11 Mayıs Dünya Yardım gününü ben kendi kendime ilan ettim. Aç birine sandviç ısmarlayın, bir köre kitap okuyun, sokak kedisi besleyin…

    Siz de istediğiniz bir iyiliği listeye ekleyin. İnsanlar artık unutmaya başladılar, her şey fenalık üzerine. Dünyayı iki defa dolaştım, çok güzel bir ülkede yaşıyoruz, öğrencilerime sakın bir yere gitmeyin diyorum. Herkes gitmek istiyor.

    Senede bir gün insanlar diyebilir ki, ben de bir gün insanlara yardım edeyim diyebilirler.”

    ” Muhsin Ertuğrul’dan Çok Korkardık”

    Moderatör Can Başak’ın “Sizin döneminizde aynı semtten birçok önemli sanatçı çıkıyor. Bugün neden bu semtlerde böyle sanatçılar çıkmıyor” sorusuna cevaben, ” Savaş Dinçel, Zeki Alasya, Metin Akpınar…

    Bizim hocalarımız iyiydi. Max Meinecke, Ahmet Kutsi Tecer, Sabahattin Kudret Aksal gibi hocalarımız vardı” dedi. Gezen, İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girişini ve anılarını da anlattı: “1960 yılında bu tiyatroya girdiğimde Muhsin Hoca genel sanat yönetmeniydi. Çok korkardık.

    Biz Muhsin Hoca’ya saygı ve sevgi duyardık ama çok korkardık. Kendi gelemediği zamanlarda fötr şapkasını asardı biz geldi zannederdik. Savaş Dinçel ve ben disiplinsizlik yüzünden bu tiyatrodan iki defa kovulduk.

    Savaş ile Rumeli Hisarı gösterilerinde yaramazlık yaptığımız için çocukça şeyler…

    Tepebaşı’nda Dram Tiyatrosu’nda bir odası vardı. Orada oyun koyardı. Sabah altıda kahvaltısını ediyor, duşunu alıyor, oradan saat yedide Haydarpaşa’ya vapurla Karaköy’e, Tünel’den Beyoğlu’nda iniyor, saat tam onda kepenkleri indirir provaya başlardı.

    Oyuncu bir kızımız geliyor kapı kapalı, içeri giremiyor. Üçüncü gün kapının önünde bekliyor, Muhsin Hoca gelince hocam diyor, ben seçildim ancak provalara giremiyorum, geç kaldığımdan dolayı.

    Muhsin Hoca ona şunları söylüyor: “Ada vapuru sen geç kaldın diye bekler mi? Hayır. Benim bir vapur kadar da mı kıymetim yok, diyor. Ben bundan çok şey öğrendim. Üçüncü zil sendromu diye bir şey vardır, o zil çaldığında antre için hazır olacaksınız.

    Asla mazeret kabul edilmez. Bir oyuncu, bütün yirmi dört saat içerisinde iki saat o ceketi çıkarıp oyuncu ceketini giyemiyorsa, ben ona oyuncu demem. Benim babam öldü, babamı çok severdim, gazeteler yazmışlar Necdet Gezen öldü,

    Müjdat Gezen babasını kaybetti diye. Ben Maksim Gazinosunda stand up yapıyorum, bazı kadınlar ağlıyor. Babamın cenazesinden üçe yirmi kala, üzerine toprak atarken, küreği ağabeyime verip ayrılmış ve programa gelmişim.

    Tam adapte olamadım galiba, program düşük enerjiyle gidiyor. Fark ediyorum. Arada tuvalete gittim çektim sifonu, ağladım, rahatladım. Ali vardı bugün çok keyifsizsiniz dedi, Ali babam öldü dedim. Bir komedyenin babası ölemez. Biz bu mesleği seçerken başkasının silah zoruyla seçmedik.

    Ünlü bir aktör babam ölürse sahneye çıkmam, dedi. Böyle bir lüksümüz yok, bu mesleği seçerken dikkatli seçin. Benim gibi 81 yaşına geldiğinizde, hala şu kutsal tahtanın üzerinde olmayı istiyorsanız.”

    “Bir Gün Param Olursa Ücretsiz Bir Okul Açacağım”

    Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin kuruluşunu şöyle anlattı: “Ben Ayşegül (İşsever) Hocanız’ın okuduğu okulda hocalık yapıyordum. O zamanlar öğrenciler harç yatırarak okula kayıt yaptırıyordu.

    Bir öğrencim harç paramı yatıramadığım için okula kayıt yaptıramıyorum dedi, baktım cebimde 35 lira var, harç parasını verdim, girdi sınava kaydoldu, mezun oldu. 25 lira için bir insanın hayatı değişebilir mi, diye düşündüm.

    Bir gün param olursa ücretsiz bir okul açacağım dedim, açtık 34 yıldır devam ediyoruz.

    Oyuncumuz Sevil Akı, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin ilk öğrencilerinden olarak, hocası Müjdat Gezen’i ve okul yıllarını anlattı: “Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin ilk öğrencileri olmak çok ayrıcalıklıydı. Olmayan hoca yoktu.

    İki tane devlet konservatuvarı vardı, Türkiye’de bir tane kurs yoktu. Çok fazla öğrencisi var Müjdat Hoca’nın. Biz yirmi yaşındayken ilk öyküleri okutan hocamızdı. Sait Faik Abasıyanık’ın hikayelerini okuturdu o yıllarda. Sait Faik’in “Hişt, hişt” hikayesi vardır.

    Biz de onu okumuştuk. O hikayenin Türkiye’de, Dünya’da, hayatımızda ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Bir hişt sesi gelsin de nereden gelirse gelsin… Tiyatro sanatıyla ses vermeye çalışan oyunculuk sanatıyla ses vermeye çalışan arkadaşlarımıza, bu mesleğe bulaşan bütün arkadaşlarımıza bu hişt sesini anlatıyorum.

    Müjdat hoca bize oyuncu olamasanız da iyi bir seyirci olursunuz derdi. Çok ağırımıza gidiyordu. Bugün mesleğe değer katıyorsak, o yıllarda bize okuttuğu hikayelerdendir”

    Müjdat Gezen de, Sevil Akı’nın rol aldığı Nazım Hikmet’in oyunu Mehmene Banu’daki rolünü çok beğendiğini, bu oyunu seyrettikten sonra çok ağladığını söyledi.

    “Hoca-Öğrenci Değil, Usta-Çırak”

    Bir soru üzerine, “Öğrencilerle hiç hoca öğrenci muhabbetine girmedim.” diyen Müjdat Gezen, “Ben hiç zorlanmadım. Hiç hoca öğrenci muhabbetine girmedim.

    Usta çırak. Her ne kadar bilimsel yanı varsa da, benim söyleyeceklerim biraz aykırı kaçabilir, kitaplardan ve başkalarının anlattıklarından çok fazla yararlanamadım. Epik tiyatro bize hep anlatıldı, ne kadar kitap varsa okudum, Berliner Ensemble”a gittim, anlatılanla yapılanın farkını gördüm.

    Broadway’de müzikaller izledim, Japonya’da geleneksel oyunlar izledim. Rusya’ya gittim, Çehov’a hastayım. Anlatılanlarla gördüklerim farklı. Okuyorum kitapları kesmiyor beni, anlatıyorlar, bireysel ve yanlış anlatımlar olabilir. En iyisi git gör, dedim.

    Edindiklerim, benim seçtiğim yolun doğru olduğunu, usta-çırak ilişkisinin doğru olduğunu düşündüm” Adile (Naşit) şurada doğdu, o kulisin içinde. Babası meşhur Komik-i Şehir Naşit Efendi. Naşit Bey’i oradan seyretmiş. Annesi kanto sanatçısı. Adile durup dururken olmuyor.

    “Halkın Sanatçısı Değil, Halkım”

    Bir seyircinin sorusu üzerine, “Halkın sanatçısı değil halkım ben, halk” diyen Gezen, sözlerine şöyle devam etti: “Babam halk adamı, annem halk insanı. AKM’de Yarasa operetinde bana bir teklif yaptılar.

    Dünya’nın her ülkesinde bu operet oynanırken, komik rolü o ülkenin komik bir oyuncusu oynuyor. Bana verdiler. Eski AKM’de. Dört saat sürdü oyun, bitmek bilmiyor. Bestecilerin, metin yazarlarının zamanı çokken yazılmış metinler.

    Karagümrük’ten, Fatih’ten çocukluk arkadaşlarım istedi, geldiler. Yarasa da yaramasa da görmek zorundayız dediler. Bilet ayarladım, geldiler. Son perdeden az önce çıkıyorum, dört saat, oğlum sen bize bu acıyı niye çektirdin, Karagümrük’ten buraya bunun için mi geldik, dediler.”

    “Ben İnsan Biriktirdim”

    Başka bir seyircinin, oyuncu olmak istiyorum, bana ne nasihat verirsiniz, sorusu üzerine, Müjdat Gezen şunları söyledi: “Hayatımda en sevmediğim şey tavsiye ve nasihat vermektedir. Yaşayarak öğrenin.

    Büyük bir hata yapmışsanız, hata tekrarlandığı zaman ismi hata oluyor. Öğreniyorsan sorun yok, değilse sorun var demektir. İyi bir oyuncu olmak istiyorsan, yetenek, eğitim, çok çalışmak gerekir” Bir başka seyircinin, hayatınızı iki cümle ile özetler misiniz? sorusu üzerine, “İnsan biriktirdim. Herkes para biriktirdi ben insan biriktirdim” diye cevap verdi.

    Söyleşinin sonunda Genel Sanat Yönetmenimiz Ayşegül İşsever, “Ben de fırsat buldukça oyunculuk eğitimleri veriyorum. Müjdat Hocam’dan öğrendiğim bir şey, öğrencilerimle arama mesafe koymamaktı.

    Bunun için size çok teşekkür ediyorum, önünüzde saygıyla eğiliyorum” dedi. Müjdat Gezen de, “İşte, bizim öğrencimiz, böylesine köklü bir sanat kurumunun başında, genel sanat yönetmeni olarak varsa, bu alçak gönüllüğü sayesindedir.

    Öğrencimin burada genel sanat yönetmeni olmasından son derece mutluyum. Ben mutlu bir insanım” dedi.

    ]]> https://www.haber60.com.tr/mujdat-gezen-ben-halkin-sanatcisi-degil-halkim/feed/ 0 İbrahim Erkal, ölümünün 7’nci yıldönümünde şarkılarıyla anıldı https://www.haber60.com.tr/ibrahim-erkal-olumunun-7nci-yildonumunde-sarkilariyla-anildi/ https://www.haber60.com.tr/ibrahim-erkal-olumunun-7nci-yildonumunde-sarkilariyla-anildi/#respond Fri, 10 May 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31096 İbrahim Erkal, ölümünün 7’nci yıldönümünde şarkılarıyla anıldı

    Büyükçekmece’de ünlü sanatçılardan Erkal’a vefa

    İSTANBUL – Büyükçekmece Belediyesi tarafından 7 yıl önce hayatını kaybeden sanatçı İbrahim Erkal için düzenlenen anma programında Erkal’ın anısına çıkarılan “Hürmet” isimli albümde yer alan sanatçılar Serkan Kaya, Ceylan, Zehra, Kafadar Grubu, Irmak Arıcı, Sufle ve Aydilge sevilen şarkıları seslendirdi.

    Büyükçekmece Belediyesi, 7 yıl önce hayatını kaybeden sanatçı İbrahim Erkal’ı anma amacıyla “Yıldızlar Arasında Senin Şarkıların” isimli etkinlik düzenledi. Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, İbrahim Erkal’ın eşi Filiz Erkal, oğlu İbrahim Eralp Erkal ve birçok Büyükçekmeceli vatandaş katıldı. Anma gecesine gelen sanatçılardan Serkan Kaya, Ceylan, Zehra, Kafadar Grubu, Irmak Arıcı, Sufle ve Aydilge İbrahim Erkal’ın şarkılarını sahneye çıkarak söyledi. Erkal’ın anısına çıkarılan “Hürmet” isimli albümde de yer alan sanatçılara Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün tarafından plaket takdim edildi.

    “İbrahim Erkal şiir ve şarkılarıyla, güzelliği ile, insancıllığıyla, ailenin, sevenlerinin kalbinde taht kurmuştur”

    Program öncesi konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “İbrahim Erkal’ı kaybedişimizin tam 7. yılı. Çok kıymetli bir aile ferdimizdi. Yeğenimin eşiydi. Çocukları, eşi ve onunla çok mutluyduk. Bir takım şiirlerinde, şarkılarında dile getirdiği gibi aramızdan sessiz sedasız kimseye sormadan ayrıldı. Genç yaşta ayrılması tabi ki aile için büyük bir üzüntü. Ama hala ülkenin her bir yerinde, Anadolu’da, gittiğimiz memleketinde daha yoğun İbrahim Erkal dinleniyorsa gitmeden önce bu ülkeye, bu dünyaya sanat adına demek ki önemli şeyler bırakmış ki bunlar çalınıyor. Zaten bazı değerler, bazı şeyleri kaybettikten sonra anlaşılır. İbrahim Erkal ve bazı sanatçılarımızın değerlerinin, onları kaybettikten sonra daha çok anlaşıldığına yaşamım boyunca şahitlik ettim. Ruhu şad olsun. İbrahim Erkal şiir ve şarkılarıyla, güzelliği ile, insancıllığıyla, ailenin, sevenlerinin kalbinde taht kurmuştur. Bu şekilde anılmaya devam edecektir. Çocukları, yeğenim onu yaşatmaya devam edeceklerdir. Mekanı cennet olsun” ifadelerini kullandı.

    “Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum”

    Sanatçı İbrahim Erkal’ın eşi Filiz Erkal ise “7 sene geçmesine rağmen insanların gönlüne girmesi bana çocuklarım için büyük bir onurdur. İbrahim gerçekten herkesin dediği gibi bir halk ozanıydı. Halkın sanatçısıydı ve hala halkın içinden. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Vefatından sonra da İbrahim için kötü diyen tek kişi görmedim” diye konuştu.

    Etkinlik öncesi konuşan sanatçı Irmak Arıcı, çok mutlu ve gururlu olduğunu ifade ederek, “Yer yer duygulanacağız. İbrahim Erkal benim için bir müzisyen olarak gerçekten çok kıymetli. Ailesini tanıma fırsatını bulduğum için çok mutluyum. Kendileri çok kıymetli insanlar. Müzisyen olarak değil, insani duygularıyla da bize her zaman örnek olduğu için kendisini rahmetle anıyorum” diye konuştu.

    Etkinlik öncesi konuşan bir başka sanatçı Serkan Kaya ise “İbrahim Erkal hepimiz için çok kıymetli bir insandı. Onu her zaman sevgi ve hürmetle anıyoruz ve anmaya da devam edeceğiz. Söylenecek çok şey var ama kelimeler yetmez” dedi.

    Programda konuşan Kafadar grubu üyeleri ” Biz ‘Vur dibine’ isimli şarkıyı seslendirdik. Zaten birçok şarkısı olduğu gibi o da çok beğendiğimiz bir şarkıydı. Bize kısmet oldu. Şarkılar çok güzel. Geçmişte İbrahim ağabey ile birçok anımız da olmuştu. Çok duygusal ve etkileyici oluyor. Keşke aramızda olsaydı da onunla beraber yapsaydık. O yüzden çok hüzünlü oluyor” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibrahim-erkal-olumunun-7nci-yildonumunde-sarkilariyla-anildi/feed/ 0
    Ersay üner… ‘BENİM DE BİR DİLBER’İM VARDI!’ https://www.haber60.com.tr/ersay-uner-benim-de-bir-dilberim-vardi/ https://www.haber60.com.tr/ersay-uner-benim-de-bir-dilberim-vardi/#respond Thu, 09 May 2024 22:30:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30999 Botoksum yok. Ponçiğim ben

    Programda ” Yaş aldıkça daha genç gözüküyorsunuz. Var mı bir sırrınız” sorusuna Ersay Üner, ” Herkes aynı şeyi söylüyor. İnşallah öyledir. Hiç bakım, estetik vs. yoktur bende.

    Ben kendi halimdeyim. Yaşlanmayı seviyorum. ” Oo ne güzel gidiyor” falan diyorum. Botoks falan yok ponçik ponçiğim ben. ” cevabını verdi.

    Benim de bir Dilber’im vardı

    Programda Serhat Tekin’in ” Kariyerinin başında gazinolarda, pavyonlarda çalıştın. Sizin hiç ” İnci Taneleri” dizisindeki gibi bir Dilber’iniz var mıydı?” sorusuna Ersay Üner, ” Vardı. Ama benimki platonikti.

    O şarkı söylüyordu. Hiç açılamadım. Ama ne kadar güzel duygular bunlar. Herkesin bir platoniği vardır. ” cevabını verdi.

    İlişkide bir çizgim var. Oraya gelene kadar zor bir adamım

    Programda ” Bir ilişkide kendinize sevgili olarak 10 üzerinden kaç verirsiniz?” sorusuna, ” Ersay Üner, ” Bir çizgi, bir limit var bende. Oraya gelene kadar biraz zor bir adamım.

    Çünkü yaşanmışlıklarım, tecrübem, aklım, fikrim, mesleğim.. bunların hepsini içine koyduğun zaman bir yer var. İlk önce oraya kadar bir gelinmesi gerekiyor. Ondan sonrası, o çizgiyi geçtikten sonra ben çok acayip bir adam olurum. 10 numara olur.” cevabını verdi.

    Evlilikten Korkmuyorum

    Programda şu an hayatında kimse olmadığını söyleyen Ersay Üner, “Evlilikten korkuyor musunuz?” sorusuna, ” Evlilikten asla korkmuyorum. Ben hayatım boyunca hiç bir şeyden korkmam. Evlilik, boşanma.. bunları yaşarsın biter. İşime sekte vurur diye evlilikten kaçmam.

    Öyle bakarsan yürümez zaten. Ben ilişki olayına şu anki aklımla çok başka şekilde bakıyorum. İki özgür insan olarak bakıyorum ilişkiye. Normal hayatlar idame edilirken,başbaşayken keyifli vakit geçiriyorsan tamam. Onun harici tamamen karmaşa.” cevabını verdi.

    Demet Akalın ile verdiğimiz ara güzel oldu

    Programda ” Zamanında Demet Akalın ile bir dönem konuşmadınız. Hiç içinizden o dönem konuşsaydık daha ne şarkılar çıkardı diye düşündünüz mü?” sorusuna Ersay Üner, ” O dönem öyle olması gerekiyordu.

    Benim için de onun için de öyle bir dönemdi. Beraber zaten çok güzel şeyler yaptık. Bence böyle bir ara güzel oldu. Şimdi yeni Demet Akalın albümünde “Demet okusaydı çok güzel olurdu.” dediğim 3 tane şarkım var.” cevabını verdi.

    Demet Akalın’ın “Bebek” şarkısını yazmam 10 dakika sürmedi

    Programda, “En kısa sürede yazdığınız şarkı hangisiydi?” sorusuna Ersay Üner, ” Demet Akalın’ın okuduğu ” Bebek ” şarkısı en kısa sürede yazdığım şarkıydı. 10 dakika sürmedi bile yazmam.

    Demet’e telefonda nakaratı söylerken, A’sını yazıyordum şarkının. Hikayesi de, sabah magazin programı izliyordum televizyonda. Baktım millet ” Bebek’te onu dedi bunu dedi” diye haberler veriyor. Benim de aklıma böyle bir şarkı geldi.” cevabını verdi.

    Mert Demir’in rengini ve şarkılarını seviyorum

    Programda “Kimleri beğenip dinliyorsunuz?” sorusuna Ersay Üner, “Mert Demir’in rengini ve şarkılarını seviyorum. Mabel Matiz, Edis severim. Bizim jenerasyon Gökhan Türkmen’i çok severim. En yenilerden de Sami’yi beğeniyorum.” cevabını verdi.

    Sezen Aksu ile düet yapmak isterim

    Programda, ” Kariyeriniz boyunca sadece bir düet hakkınız olsa kiminle yapardınız?” sorusuna Ersay Üner, ” Sezen Aksu. Olur da zaten bir düet inşallah kısmetse. Çok saygı duyuyorum ama daha çok seviyorum. ” cevabını verdi.

    Orijinal bir şey yoksa dinleyemiyorum

    Programda ” Yeni dönemde yapılan işlere bir eleştiri getirecek olsanız bu ne olurdu?” sorusuna Ersay Üner, “Ben hiç bir zaman sanatı eleştiren bir adam olmadım ama ” Şu şöyle olsaydı, bu böyle olsaydı” diyerek kendime göre yorumladığım şeyler oluyor.

    Yeni dönem arkadaşların yaptığı işlerde bazıları çok dikkatimi çekiyor ve hoşuma gidiyor. Bazılarını ise dinleyemiyorum çünkü ben onun orijinalini dinledim. Tek ince noktam odur benim. Sıfırdan bir şey ürettiği zaman asla hiç bir şey söyleyemem.

    Ama daha önce orijinalini dinlediğim bir şeyi dinlediğim zaman, veya bir şeye benzediği zaman dinleyemiyorum. Ben orijinal fikre bakarım. Fikrin orijinalse benim için sorun yok.

    İyi ya da kötü ona dinleyici karar verir. Ama ortada orijinal bir şey yoksa onu ne dinleyebiliyorum ne de izleyebiliyorum.” cevabını verdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ersay-uner-benim-de-bir-dilberim-vardi/feed/ 0
    Türk Filmi ‘Suyun Üstü’ New York’ta İki Ödül Birden Kazandı https://www.haber60.com.tr/turk-filmi-suyun-ustu-new-yorkta-iki-odul-birden-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/turk-filmi-suyun-ustu-new-yorkta-iki-odul-birden-kazandi/#respond Wed, 01 May 2024 00:16:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29955 Festivalin resmi seçkisinde yarışan film, New York’ta gerçekleşen gösterimde izleyicilerden büyük alkış alırken, başarısını iki ödülle birden taçlandırdı.

    28 Nisan Pazar akşamı New York’ta LOOK Dine-In Cinemas W57’te gerçekleşen törende En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri Aslıhan Ünaldı’ya takdim edildi.

    Yönetmenin kişisel deneyimlerinden esinlenerek yabancılaşma ve kabullenme konularını ele aldığı “Suyun Üstü”, günümüz Türkiye’sinin sosyo-politik zemininde, birbirleriyle yeniden bağ kurmaya çalışan parçalanmış bir ailenin hikayesini anlatıyor.

    Elit İşcan, Nihan Aker, Lila Gürmen, Serhat Ünaldı, Eren Çiğdem ve Oscar Pearce’ın rol aldığı “Suyun Üstü”, aile, kariyer, cinsellik gibi meseleleri üç farklı jenerasyona ait kadın karakterlerinin gözünden işliyor.

    “Suyun Üstü”, yönetmenlik kariyerinin yanı sıra Columbia Üniversitesi ve New York Üniversitesi’nin lisansüstü film programlarında senaryo yazımı dersleri veren Aslıhan Ünaldı’nın yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı filmi.

    30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Elit İşcan’a En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü; Los Angeles Bağımsız Kadın Film Ödülleri’nde ise Ünaldı’ya En İyi Kadın Yönetmen Ödülü’nü getiren film, uluslararası festival yolculuğuna devam ederken 2024 New York CineFest’te ise En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazandı.

    Çekimleri Göcek ve Fethiye’nin koylarında gerçekleştirilen filmde, Elit İşcan, Nihan Aker, Lila Gürmen, Eren Çiğdem ve Oscar Pearce’la birlikte, yönetmenin babası olan ve ilk oyunculuk deneyiminin yanı sıra çekimlerin gerçekleştiği teknenin kaptanlığını da üstlenen Serhat Ünaldı da rol alıyor.

    Yapımcılığını Kamen Velkovsky ve Aslıhan Ünaldı’nın; görüntü yönetmenliğini Sundance Film Festivali ödüllü André Jäger’in üstlendiği filmin müzikleri ise Davut Özdemir ve Deniz Güngör imzasını taşıyor.

    New York’ta yaşayan Zeynep, Amerikalı eşiyle birlikte Muğla’da küçük bir sahil kasabasına varır. Parçalanmış bir aileye geri dönmüştür; ebeveynleri boşanmış, kız kardeşi ise ailesine yabancılaşmıştır. Aile, bir haftalık bir yelken seyahatine çıkacaktır.

    Bu gezi, aynı zamanda Zeynep’in yargılanmakta olan gazeteci babası Yusuf’un, uzun zamandır görmediği kızlarıyla yeniden bağ kurabilmesi için son şansıdır. Tekne denize açılıp yelken rüzgarla dolduğunda ve mavi sularda süzülmeye başladıklarında kendilerini geçmişe dönmüş gibi hissederler.

    Aile yeniden bir aradadır. Ancak yavaş yavaş bu gezinin basit bir aile tatilinden ibaret olmadığı ortaya çıkmaya başlar. Aile, Yusuf’un temyiz kararını beklerken gerilim gittikçe artar. Hassas aile dinamikleri, yöre halkından genç bir adamın hayatlarına girmesiyle beklenmedik bir yönde değişir.

    Kadın karakterlerine yoğunlaşan ve ele aldığı meselelere üç farklı jenerasyonun gözünden yaklaşan “Suyun Üstü”, aynı zamanda gazeteci Yusuf’un hikayesi üzerinden basın özgürlüğüne de değiniyor. Yale Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler üzerine ön lisans eğitimi alan Aslıhan Ünaldı, filmlerinde büyük sosyo-politik meselelerin özel hayatlar ve bireysel ilişkiler üzerindeki etkisini irdelemekle ilgileniyor.

    Sao Paulo, Valencia, Montreal, Buenos Aires, Sofya, İstanbul gibi prestijli festivallerde gösterilen ve yurt dışında da ilgi gören Siren Film yapımı “Suyun Üstü” filmi, önümüzdeki günlerde uluslararası festival yolculuğuna devam edecek.

    YouTube video player”>

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turk-filmi-suyun-ustu-new-yorkta-iki-odul-birden-kazandi/feed/ 0
    Ender Saraç, oğluna istismar suçundan yargılanıyor! Anne şikayetçi olmadı, çocuğa kayyım atandı https://www.haber60.com.tr/ender-sarac-ogluna-istismar-sucundan-yargilaniyor-anne-sikayetci-olmadi-cocuga-kayyim-atandi/ https://www.haber60.com.tr/ender-sarac-ogluna-istismar-sucundan-yargilaniyor-anne-sikayetci-olmadi-cocuga-kayyim-atandi/#respond Tue, 30 Apr 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29926 Doktor Ender Saraç’ın, 2017 ve 2021 yılları arasında Beşiktaş’ta 13 yaşındaki oğluna yönelik cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 12 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, mağdur çocuğa temsil kayyımı atanmasına karar verildi.

    “OĞLUM BABASININ YAPTIKLARINI ANLATINCA HEMEN POLİSE GİTMEDİM”

    İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Ender Saraç ve avukatları, müşteki Benan Saraç ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Duruşmada söz verilen müşteki Benan Saraç, sanığın oğluna cinsel istismar amacıyla bir eylem gerçekleştirdiğine şahit olmadığını söyledi. Oğlunun kendisine babası tarafından istismar edildiğini söylediğinde ilk etapta inanmadığını ve durumu sorguladığını anlatan Benan Saraç, “Bu yüzden hemen polise, savcıya gitmedim. Babasına sinirli olduğunu biliyordum. Babasının benimle yaptığı kavgalardan dolayı psikolojisinin etkilendiğini biliyordum. Bu sinirle ve hiddetle yapmış olabileceğini düşündüm” dedi.

    BENAN SARAÇ ŞİKAYETÇİ OLMADI

    Müşteki Saraç, oğlunun raporlu olduğu gün okula gitmek istediğini, kendisinin de izin verdiğini belirterek, bir süre sonra kendisini arayan okulun psikolojik danışman ve rehber öğretmenin istismar olayını bilip bilmediğini sorduğunu aktardı.
    Öğretmene konudan haberdar olduğunu söylediğini, Ender Saraç’ı neden şikayet etmediğinin sorulduğunu ifade eden müşteki Saraç, şunları kaydetti: “Babasına kavgalarımızdan dolayı sinirli olduğunu biliyordum, bu sebeple olabileceğini söyledim. Ender’le boşanma aşamasındaydık. Kendisi boşanmaya yaklaşmadı, dava açmak için avukat tuttuğumu söyledim ama avukat mağduru oldum, dava açamadım. Evladımı böyle bir olayda yakacak durumda değildim. Çocuğumu sorgulamaya devam ettim. Okula rehberliğe gidince başka çarem kalmadı, oğlumun yanında olmak zorunda kaldım. Sonrasında mecburen şikayetçi oldum. Nihayetinde oğlum bana gerçeği itiraf etti. Böyle bir olayın yaşanmadığını söyledi, tahmin ettiğim gibi oldu. Babasının benimle olan tartışmalarından dolayı oğlum iç dünyasında ona öfkeliydi.” Benan Saraç, cinsel istismar suçundan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini söyledi.

    ENDER SARAÇ: EVDE BANYO DAHİL HER YERDE KAMERA VAR, İDDİALARI REDDEDİYORUM

    Söz alan sanık Ender Saraç ise oğluna şiddet uyguladığı iddialarının doğru olmadığını savunarak, “Sadece üstü kokuyorken çocuğumu tutarak banyonun önüne kadar getirdim. Bir de çok zayıflamıştı, vegan olmuştu, zorla omega-3 verdim. Evde çıplak dolaştığım iddiaları yalandır, evde 24 saat banyo dahil olmak üzere kamera var. Bu iddiaları reddediyorum” dedi. Olaydan dolayı maddi manevi zarar gördüğünü dile getiren sanık Saraç, beraat talebinde bulundu.

    TEMSİLİ KAYYIM ATANDI

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, müşteki annenin şikayetçi olmaması nedeniyle mağdur çocuğa temsil kayyımı atanmasını talep etti. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı da mağdurun 15 yaşından küçük olması ve annesinin şikayetçi olmaması nedeniyle yargılama sırasında çocuğa temsil kayyımı atanmasını istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, 15 yaşından küçük mağdur çocuk M.S’ye, kendisini temsil edemeyecek olması nedeniyle temsil kayyımı atanmasına hükmetti.

    Bunun için sulh hukuk hakimliğine müzekkere yazılmasına karar veren heyet, M.S’nin bir sonraki celse dinlenmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

    İDDİANAMEDEN

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 5 Aralık 2023’te mağdur çocuk M.S’nin okuldaki öğretmenlerine babası Ender Saraç’ın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlatması üzerine okul idaresinin tuttuğu tutanakların polise bildirildiği ve bunun üzerine soruşturma başlattığı kaydediliyor.

    Çocuğun alınan ilk ifadesinde babası hakkında cinsel istismar suçlamasında bulunduğunu, sonraki beyanında ise annesi ve kendisine kötü davrandığı için babası hakkında bu yönde suçlama yaptığını, istismarın olmadığını söylediği ifade edilen iddianamede, anne Benan Saraç’ın ifadesinde de eşinin kendisine ve çocuklarına psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, mağdur oğluna karşı herhangi bir cinsel davranışına şahit olmadığını söylediği aktarılıyor.

    İddianamede, mağdur çocuğun şeref ve namusunu ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atmasını gerektirir ciddi bir neden bulunmadığı ifade edilerek, mağdurun ilk ifadesinin samimi ve gerçeği yansıtır mahiyette olduğu dile getiriliyor.

    İddianamede, sanık Ender Saraç’ın, “çocuğun cinsel istismarı” suçundan 12 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ender-sarac-ogluna-istismar-sucundan-yargilaniyor-anne-sikayetci-olmadi-cocuga-kayyim-atandi/feed/ 0
    Altıeylül ilçesinde gerçekleştirilen ‘Görkemli Hatıralar’ programı https://www.haber60.com.tr/altieylul-ilcesinde-gerceklestirilen-gorkemli-hatiralar-programi/ https://www.haber60.com.tr/altieylul-ilcesinde-gerceklestirilen-gorkemli-hatiralar-programi/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:33:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29677 Bir TV kanalında canlı olarak yayınlanan Serhan Asker ile ‘Görkemli Hatıralar’ programının bu haftaki bölümü Altıeylül ilçesinden gerçekleştirildi. TV’den canlı olarak yayınlanan program hem sosyal medya hesaplarından hem de ulusal kanaldan Altıeylül ve Balıkesir’in tanıtımı yapıldı.

    Altıeylül Belediyesi’ne bağlı Gazi Mustafa Kemal Atatürk Yaşam Kompleksi’nde yayınlanan ve vatandaşların da yoğun katılım sağlandığı programa; ünlü Sanatçı-Oyuncu Ahmet Mekin, Ses Sanatçı Ali Ekber Eren, Belgeselci Nebil Özgentürk ve Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli katıldı.

    Balıkesir yöresine ait ürünlerin yanı sıra, zeytinyağının tanıtımı ile Balıkesir yöresine ait figürleri sergileyen folklor ekibi de büyük beğeni topladı. Yaklaşık 3 saat süren yayında Balıkesir yöresine ait tatlarının pişirilmesiyle devam eden program Balıkesir kaymaklısı da yapılarak tüm Türkiye’ye tanıtıldı.

    Ünlü Sanatçı ve Oyuncu Müjdat Gezen telefonla canlı yayına bağlandı

    Ünlü Sanatçı-Oyuncu Müjdat Gezen’in de telefonla canlı yayına bağlandığı programda Türk sinemasının ünlü Oyuncu-Sanatçı Ahmet Mekin ile telefonla görüştü. Ünlü sanatçı Müjdat Gezen “Her hafta canlı olarak yayınlanan ve Serhan Asker’in evimize konuk oluyor. Bizlere ülkemizin güzelliklerini evimize kadar getiren Serhan Asker’e de teşekkür ediyorum. Türk sinemamızın ünlü ismi Ahmet Mekin’e de iyi ki varsın. İyi ki bizimlesin. Ahmet abim seni çok seviyoruz ve seviyorum. Yayında bulunan Başkanımız Hakan Şehirli’ye de ayrıca teşekkür ediyorum. Çünkü bizleri abim Ahmet Mekin ile buluşturdu” dedi.

    Türk sinemasının Sultan’ı Türkan Şoray’da telefonla canlı yayına bağlandı

    Ünlü Sanatçı-Oyuncu bir araya geldiği programda canlı yayına Türk sinemasının ünlü ismi Sultan’ı Türkan Şoray’da telefonla canlı yayına bağlandı. Türk sinemasının ünlü ismi Türkan Şoray birlikte oynamış oldukları ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filminde Cemşit karakterini canlandıran Ahmet Mekin ile telefon bağlantısıyla görüştü. Şoray, “Ahmet Mekin ile ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filminde birlikte oynamıştık. Kendisi filmde Cemşit karakterini canlandırmıştı. Güzel anlarımız oldu. Tekrardan bizleri Ahmet Mekin ile buluşturan Başkanımız Hakan Şehirli’ye teşekkür ediyorum. Balıkesir’e Altıeylül ilçemize sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum” dedi.

    Ünlü Sinema Sanatçısı Ahmet Mekin Ayakta Alkışlandı

    Belgeselci Nebil Özgentürk’ün Türkiye’nin ünlü sinema sanatçısı Ahmet Mekin’in belgeseli izleyicilerle buluşturdu. Ahmet Mekin’in hayatını belgesel yapan Nebil Özgentürk kendinin seslendirmiş olduğu Belgeselde Mekin’in Türk sinemasına vermiş olduğu değeri, hayatı ve şimdi yaşamış olduğu Balıkesir’e bağlı Erdek ilçesinin konu alındığı Belgesel izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.”

    Belgeselci Nebil Özgentürk, Ankara’dan canlı yayına bağlandı. Özgentürk, “Türkiye’nin ünlü sanatçısı Ahmet Mekin’in belgeselini yaparken çok duygulandım. Kendisiyle çalışmaktan dolayı gurur duydum. Tekrardan Türk sinemasına vermiş olduğu katkılardan dolayı da teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisini çok çok seviyorum” diye konuştu.

    Başkan Hakan Şehirli, “Sizleri ilçemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk

    Altıeylül’den Balıkesir’in tanıtımı yapılan programda konuşan Başkan Şehirli, “Altıeylül ilçemize, Balıkesirimize hoş geldiniz. İyi ki geldiniz. Türk sinemasına ismini altın harflerle yazdıran Ahmet Mekin’i Altıeylül ilçemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Kendisinin belgeselini yaparak ölümsüzleştiren Belgeselci Nebil Özgentürk’e de teşekkürlerimi sunuyorum. Tabi ki ünlü ses sanatçısı Ali Ekber Eren’de seslendiriş olduğu ve ismini taşıdığı ‘Ali Ekber Çiçek’in eserlerini bizlerle buluşturdu. Ayrıca telefonla canlı yayına bağlanan Türk sinemasının Sultan’ı Türkan Şoray’a ve usta oyuncu Müjdat Gezen’e de ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

    Başkan Şehirli, “İkinci coşkuyu sizlerle yaşadık’

    Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, “Altıeylül ilçemizde yapacağımız bu gibi etkinlikler aralıksız devam edecek. Yine geçtiğimiz hafta 23 Nisan coşkusunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk Yaşam Kompleksi’nde yaşamıştık. İkinci coşkuyu da sizlerle yaşamaktan büyük keyif aldık. Organizasyonlarımız, programlarımız aralıksız devam edecek” diye konuştu. – BALIKESİR

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/altieylul-ilcesinde-gerceklestirilen-gorkemli-hatiralar-programi/feed/ 0
    20’li Yaşlarda Ameliyat Oldum https://www.haber60.com.tr/20li-yaslarda-ameliyat-oldum/ https://www.haber60.com.tr/20li-yaslarda-ameliyat-oldum/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:19:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29596 20’li Yaşlarda Ameliyat Oldum

    Saba Tümer, programında bu hafta oyuncu ve şarkıcı Ayta Sözeri’yi ağırladı. “Üniversite ikinci sınıftan sonra evden ayrıldım. O zamanlar saygı duyulan bir mesleğin olursa, paran olursa her şeyi halledebileceğini düşünüyorsun.

    O zaman nereden bileyim doktor olsam çalıştırmayacaklarını.. Trans olduktan sonra birçok işi yapamayacağımı bilmiyordum. Şimdi birçok şey değişmiş, birçok trans çalışıyor” diye anlatan Ayta Sözeri’ye, Saba Tümer’in; “Kaç yaşında ameliyat oldun?” diye sorması üzerine Sözeri; “20’li yaşlar.

    Belki daha erken yaşta ameliyat olmak gerekiyor olabilir, hormon tedavisi gördüğün için, o zaman bu kadar uzun boylu olmayabilirdim” diye cevap verdi.

    “BU KARARI VEREMİYORSUN BÖYLE DOĞUYORSUN”

    Sözeri, kendisiyle ilgili şunları anlattı:

    “Benim yaşadığım zamanlarda insanların hiç hoş bakmayacağı cinsiyet kimliğine sahipsin. Üniversite 2’den sonra evden ayrıldım. Ama onun için kendini bir garantiye almak istiyorsun.

    O zaman nereden bilecektim doktor olsam çalıştırmayacaklarını. Şu an çok şey değişti. Şu anda birçok trans çalışıyor. 20’li yaşlarda ameliyat oldum. Hormon tedavisi var. Bu kararı veremiyorsun böyle doğuyorsun. “

    Ayta Sözeri, “Hülya Avşar programında bana bir soru sordu, ‘Hayatta en çok ne olmak isterdin’ dedi. Erkek olmak isterdim dedim. Erkek egemen olan doğuştan sana verilen erkeklik rütbeni söküyorsun kimse bunu isteyerek hayatından sökebilir mi.

    Çünkü öyle doğuyorsun yanlış bir bedenin içinde yanlış bir ruh’la doğuyorsun. Ruh’u değiştiremem ama bedenimi değiştirebilirim. Benim zamanımda çok zordu. Ben eşcinsel değilim. Transseksüelim…

    Herkesin sana olmaz diye empoze ettiği toplumda…. Etimi ve kemiği mi değiştirecektim. Etin kemiğin bir anlamı olmadığını anladım ve sonra karar verdim” dedi.

    Ayta Sözeri’den İddialı Sözler

    Tümer’in; “Kendini nerede görmek istiyorsun?” diye sorması üzerine Ayta Sözeri; “Royal Albert Hall’de. Türkiye’den şu ana kadar bir Zeki Müren, bir de Sezen Aksu çıkmış” sözleriyle, iddialı bir cevap verdi.

    İlk Aşkım Küçük Emrah

    Saba Tümer’in; “İlk aşkını anlat” demesi üzerine Ayta Sözeri; “Neyi anlatayım? Emrah’a, aşıktım onu mu anlatayım? Albümlerini alır, filmlerini izlerdik.

    Sonra Mahsun Kırmızıgül. Farkındaysan ilk başlarda bende hiç değişiklik yok, Türkücülerden devam etmişim” diyerek, cevap verdi.

    Kıskançlığımı tedavi ettim

    Tümer’in; “Kıskanç mısın?” diye sorması üzerine Sözeri; “Kıskanç değilim. Çok kıskançtım. Bir gün birisi dedi ki ‘Bir yerde okumuştum kıskançlık tedavisi olmayan tek hastalıkmış’ o gün ben de ‘Ben bu kıskançlığı tedavi edeceğim’ dedim. Artık kıskanç değilim” dedi.

    En uzun ilişkim 11 yıldır devam ediyor

    Saba Tümer’in; “En uzun aşkın ne kadar sürdü?” sorusuna Ayta Sözeri; “11 yıldır hala devam ediyor” diye cevap verdi. Tümer; “Aaa ben bilmiyordum” deyince, Sözeri; “Kimse bilmiyor. Söylüyorum; ama inanmıyorlar herhalde” dedi.

    Tümer; “Maşallah. Biz seni onunla beraber olduğun dönemlerde mi tanıdık? Sakın bırakma adamı” deyince Sözeri; “Evet, çok uğurlu geldi” sözleriyle cevap verdi.

    Aşığım Aşık

    Tümer’in; “Hayatının şu dönemini anlatan bir şarkı var mı?” sorusuna Sözeri; “Aşığım Aşık şarkısını söyleyerek cevap verdi: Duysun cümle alem duysun tüm dünya, seviyorum dostlar aşığım aşık, aradığım aşkı buldum sonunda, seviyorum dostlar aşığım aşık”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/20li-yaslarda-ameliyat-oldum/feed/ 0
    Banu Parlak’ın güzellik merkezi kurşunlama davasında çiftin tutukluluk hali devam ediyor https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-ciftin-tutukluluk-hali-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-ciftin-tutukluluk-hali-devam-ediyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 23:02:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29350 Sosyal medya fenomeni Banu Parlak’ın güzellik merkezinin kurşunlanmasına ilişkin açılan davada hakim karşısına çıkan Dilan ve Engin Polat çiftinin tutukluluk halinin devamına karar verildi. İstanbul’da gerçekleşen duruşmada çiftin suçlamaları reddettikleri ve olayla ilgilerinin olmadığını savundukları belirtildi.

    DURUŞMADA BİR ARAYA GELDİLER

    Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen dava bugün Küçükçekmece Adliyesi’nde görüldü. Sanıklar Dilan, Engin ve Sezgin Polat ile müşteki Banu Parlak hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. Duruşmada kimlik tespiti esnasında Engin Polat “aylık ortalama gelirim 200 bin” dedi. Dilan Polat da aylık gelirinin 200 bin TL olduğunu söyledi. Engin Polat duruşma salonunda küçük oğlu ile telefonda konuşup konuşamayacağını sorarak “6 aydır konuşmuyoruz” dedi. Hakim bu talebin üzerine “her türlü temas yasak” dedi.

    DİLAN POLAT AĞLAYA AĞLAYA İFADE VERDİ

    Dilan Polat savunmasında “Ben Banu Parlak’ı tanırım kendisi 6 yıllık arkadaşım. Küsüp barıştığımız dönemler oluyordu. İş yeri kurşunlanmadan önce işleri konusunda benden yardım, destek istemişti. Ben de kendisine seve seve yardım edeceğimi söyledim. Daha sonra sosyal medyada haberleri görünce haberim oldu. Can güvenliğinin olmadığını ve bizi sorumlu tuttuğuna dair paylaşımlar gördüm. O ana kadar aramızda problem yoktu. İş yerinin kurşunlandığını da basın ve sosyal medyadan öğrendim. Bu sırada yargılandığımız kişilerle de hiçbir bağlantımız yoktur. Daltonlar çetesi eşimi ve beni de tehdit etmiştir. Bununla alakalı mesajlar da mevcut” dedi. Polat savunması sırasında da zaman zaman duygulanarak ağladı.

    “CAN DALTON BENİ TEHDİT ETTİ”

    Dilan Polat savunmasına şöyle devam etti: “Can Dalton bana ‘Senin namusunu elinden alacağım’ diye mesajlar da iletmişti. Bizi tehdit eden kişilerle aynı dosyada neden yargılanıyoruz bilmiyorum. Gürcistan’a 2018-2019 yıllarında hamilelik dönemimde gittim. Yemek yedim ziyaret ettim döndüm. Sosyal medyada ön planda bir hayat yaşıyorum. Maddi durumumuzun iyi olmasından dolayı farklı yollarla Halil İbrahim Kalkan’ın haraç kesmek istediğini düşünüyorum. Pendik şubemize giderek ‘Tabelaları indirin’ demişti. Çalışanların elinde ses kayıtları da mevcut. Benim Banu Parlak ile husumetim yoktu. Neden böyle bir konuda beni ve ailemi hedef gösterdi anlamıyorum. Dosyada bahsi geçen kimseyi aile üyelerim dışında yani tanımıyorum. Video için de ben sosyal medyada o dönemde aleyhime paylaşımlar yapılıyordu. Çocuklarım ve ailem için. Kafam çok karışıktı herkes saldırı halindeydi. Suçlamayı kabul etmiyorum.”

    Dilan Polat müşteki avukatının “Tedbir kararının anasını danasını göreceksin sözlerini kime söylediniz sorusu üzerine” “Benim orada direkt muhatabım yoktu. Kara para aklandığımıza, illegal işler yaptığımıza dair paylaşımlar yapılıyordu. Genel söyledim” dedi.

    ENGİN POLAT: BANU PARLAK’I TANIMAM, BİZİM KİMSEYLE ALAKAMIZ YOK

    Engin Polat ise savunmasında şunları söyledi: “Banu Parlak’ı tanımam. Görüşmüşlüğüm yoktur. Bir gün sosyal medyada ‘Benim başıma bir şey gelirse Dilan ve Engin Polat sorumludur’ diye açıklamalar yapıyor. Ben de eşime bu kadın senin arkadaşın değil mi neden böyle yapıyor ara kendisi ile görüş dedim. Eşim ‘Ben aramam dedi’ ben de üzerine düşmedim. Ama karım iyi niyetli olarak aramış benim sonradan haberim oldu. O ara çok mesele vardı. Kara para aklama. Onun da gerçek olmadığını yakında göreceğiz. Bu arkadaşın dükkanı kurşunlanmış. Akabinde bizden şikayetçi olmuş. İfadeye çağırdılar gittik. Olay bundan ibaret bizim hiç kimse ile bir alakamız yok.”

    “DAVADA YALANCI TANIKLIK YAPIYOR”

    “Ben diğer sanıkların olduğunu bu mahkemede öğrendim şu an. Yalancı tanık Halil İbrahim Kalkan, bizi tehdit edip şubelerimizi arayıp Sezgin ve Engin Polat ile görüşeceğim diyerek tehdit ediyordu. Bu daha önceden de başımıza geldi. ‘Onları şöyle yapacağım böyle yapacağım, bu tabelaları indirin bundan sonra burada Dilan Polat yazmayacak Halil İbrahim Kalkan yazacak’ diyormuş. 2-3 ay devam etti. Biz telefon sapığı diye dikkate almadık. Lakin bir gün Pendik şubemize gidip tehditte bulunmuş. Babama ‘bu böyle olmaz gidelim şikayetçi olalım fiziken de üzerimize gelmeye başladı’ dedim. Gayrettepe’ye gidip şikayetçi olduk. Açılan davalar sonucu bu şahıs ceza aldı öyle biliyorum. Bu şahıs ‘ben Sezgin Polat’a 500 bin TL borç verdim bunu almak için arıyorum’ diye kılıf uydurmuş. Bu kılıfına daha sonra Banu Parlak’ı ekledi. Güya Banu Parlak’ın vurulmasını istemişiz karşılığında para teklif etmişiz. Yalancı bir tanıktır.”

    “CAN DALTON ÇETESİNİ TANIMAM”

    Gürcistan ile hiçbir bağlantısının olmadığını söyleyen Engin Polat, “Bağlantımı bırakın orada olan birini 1 kere bile telefon ile aramadım. Gürcistan’a 4-5 sene evvel 6 aile çift olarak tatile gittik” dedi. Engin Polat devamında “Ben Daltonlar çetesini de tanımam. 2 ay önce gazete okurken öğrendim. Can Dalton daha önce eşimi tehdit etmişti. 2 dükkanım 3 ayrı zaman diliminde kurşunlandı. Ben de bunun üzerine şerefsizler diyerek video paylaştım. Bu adam daha sonra bana yanıt verdi. ‘Bundan sonraki mermi sana’ diye cevap verdi. Bu dosyada iftiraya uğradık. Ticari itibarımız zedelendi. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. Yalanın ve iftiranın delili olmaz. Ben ve ailemde en ufacık bir delil bulunursa her türlü cezaya razıyım” şeklinde konuştu.

    Müşteki avukatının sorusu üzerine Engin Polat “Emirhan Döner diye birini tanımıyorum böyle biri ile görüşmedim. Fatih Gezer benim çocukluk arkadaşımdır. Cezaevinden beni aradı. Medyada dükkanımızın kurşunlandığını görmüş. Bana kendi çabasıyla yardımcı olmaya çalıştı şunu tanıyorum bunu tanıyorum diye ama konuşmada Daltonlar çetesi adı geçmedi” dedi.

    İDDİANAMEDEN

    Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede Dilan Polat ile müşteki Banu Parlak arasında husumet bulunduğu belirtildi. Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yayınladığı bir videoda “Tedbir kararının anasını göreceksin, iftiranın danasını göreceksin. Bitti bitti. Sana bu prim fazla bile.Sana daha ne mesajlarım var sıra sıra” şeklinde yaptığı açıklamayla Parlak’a tehdit mesajı gönderdiğine yer verildi. Bu mesajdan kısa bir süre sonra Sezgin, Engin ve Dilan Polat’ın ortak kararıyla, Engin Polat, Banu Parlak’ın işyerine tehdit amaçlı silahlı saldırı düzenlenmesi için Gürcistan ülkesindeki bağlantılarıyla kamuoyunda “Daltonlar çetesi” olarak bilinen suç örgütünün firari yöneticilerinden olan Beratcan ve kardeşi Batın Can Gökdemir ile irtibat kurduğu kaydedildi.

    HAPİS CEZALARI İSTENİYOR

    İddianamede şüpheliler Barış Boyun, Beratcan Gökdemir ve Batin Can Gökdemir’in hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, belirtildi. Barış Boyun, Beratcan ve Batin Can Gökdemir’in ‘Silahlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit’, ‘Mala zarar verme’ ve ‘Ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ayrı ayrı toplamda 8 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapsi istendi. Dilan, Engin ve Sezgin Polat için ise ‘Birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit’, ‘Mala zarar verme’ suçlarından toplamda ayrı ayrı 2 yıl 4 aydan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Ayrıca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaları istendi. Diğer 5 sanığın da çeşitli suçlardan değişen oranlarda cezalandırılmaları talep edildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-ciftin-tutukluluk-hali-devam-ediyor/feed/ 0
    Banu Parlak’ın güzellik merkezi kurşunlama davasında Dilan Polat’ın savunması sırasında ağladığı görüldü https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-dilan-polatin-savunmasi-sirasinda-agladigi-goruldu/ https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-dilan-polatin-savunmasi-sirasinda-agladigi-goruldu/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:13:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29318 Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen davanın görülmesine bugün Küçükçekmece Adliyesi’nde başlandı. Dava kapsamında adliyeye getirilerek ifadesi alınan Polat çiftinin aylık kazancı dikkat çekti.

    “ORTALAMA GELİRİM 200 BİN TL”

    Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanıklar Dilan, Engin ve Sezgin Polat ile müşteki Banu Parlak hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. Duruşmada kimlik tespiti esnasında Engin Polat “aylık ortalama gelirim 200 bin” dedi. Dilan Polat da aylık gelirinin 200 bin TL olduğunu söyledi.

    Engin Polat duruşma salonunda küçük oğlu ile telefonda konuşup konuşamayacağını sorarak “6 aydır konuşmuyoruz” dedi. Hakim bu talebin üzerine “her türlü temas yasak” dedi.

    KIZINA AĞLAYARAK “BİZ YAPMADIK” DEDİ

    Dilan Polat ise ağlayarak duruşma salonuna girdi ve eşinin elini tuttu. Polat, duruşma salonunun izleyici kısmında oturan kızının da elini tutmak istedi ancak jandarma izin vermedi. Dilan Polat kızına sık sık “Kızım seni çok seviyorum, hepsi geçecek, yapmadık biz yapmadık” dedi. Sanık Polat duruşma salonunda göz yaşlarına hakim olamadı.

    “MERKEZİNİN KURŞUNLANDIĞINI SOSYAL MEDYADAN GÖRDÜM”

    Dilan Polat savunmasında “Ben Banu Parlak’ı tanırım kendisi 6 yıllık arkadaşım. Küsüp barıştığımız dönemler oluyordu. İş yeri kurşunlanmadan önce işleri konusunda benden yardım, destek istemişti. Ben de kendisine seve seve yardım edeceğimi söyledim. Daha sonra sosyal medyada haberleri görünce haberim oldu. Can güvenliğinin olmadığını ve bizi sorumlu tuttuğuna dair paylaşımlar gördüm. O ana kadar aramızda problem yoktu. İş yerinin kurşunlandığını da basın ve sosyal medyadan öğrendim. Bu sırada yargılandığımız kişilerle de hiçbir bağlantımız yoktur. Daltonlar çetesi eşimi ve beni de tehdit etmiştir. Bununla alakalı mesajlar da mevcut” dedi. Polat savunması sırasında da zaman zaman duygulanarak ağladı.

    “CAN DALTON BENİ TEHDİT ETTİ”

    Dilan Polat savunmasına şöyle devam etti: “Can Dalton bana ‘Senin namusunu elinden alacağım’ diye mesajlar da iletmişti. Bizi tehdit eden kişilerle aynı dosyada neden yargılanıyoruz bilmiyorum. Gürcistan’a 2018-2019 yıllarında hamilelik dönemimde gittim. Yemek yedim ziyaret ettim döndüm. Sosyal medyada ön planda bir hayat yaşıyorum. Maddi durumumuzun iyi olmasından dolayı farklı yollarla Halil İbrahim Kalkan’ın haraç kesmek istediğini düşünüyorum. Pendik şubemize giderek ‘Tabelaları indirin’ demişti. Çalışanların elinde ses kayıtları da mevcut. Benim Banu Parlak ile husumetim yoktu. Neden böyle bir konuda beni ve ailemi hedef gösterdi anlamıyorum. Dosyada bahsi geçen kimseyi aile üyelerim dışında yani tanımıyorum. Video için de ben sosyal medyada o dönemde aleyhime paylaşımlar yapılıyordu. Çocuklarım ve ailem için. Kafam çok karışıktı herkes saldırı halindeydi. Suçlamayı kabul etmiyorum.”

    Dilan Polat müşteki avukatının “Tedbir kararının anasını danasını göreceksin sözlerini kime söylediniz sorusu üzerine” “Benim orada direkt muhatabım yoktu. Kara para aklandığımıza, illegal işler yaptığımıza dair paylaşımlar yapılıyordu. Genel söyledim” dedi.

    ENGİN POLAT: BANU PARLAK’I TANIMAM, BİZİM KİMSEYLE ALAKAMIZ YOK

    Engin Polat ise savunmasında “Banu Parlak’ı tanımam. Görüşmüşlüğüm yoktur. Bir gün sosyal medyada ‘Benim başıma bir şey gelirse Dilan ve Engin Polat sorumludur’ diye açıklamalar yapıyor. Ben de eşime bu kadın senin arkadaşın değil mi neden böyle yapıyor ara kendisi ile görüş dedim. Eşim ‘Ben aramam dedi’ ben de üzerine düşmedim. Ama karım iyi niyetli olarak aramış benim sonradan haberim oldu. O ara çok mesele vardı. Kara para aklama. Onun da gerçek olmadığını yakında göreceğiz. Bu arkadaşın dükkanı kurşunlanmış. Akabinde bizden şikayetçi olmuş. İfadeye çağırdılar gittik. Olay bundan ibaret bizim hiç kimse ile bir alakamız yok. Ben diğer sanıkların olduğunu bu mahkemede öğrendim şu an. Yalancı tanık Halil İbrahim Kalkan, bizi tehdit edip şubelerimizi arayıp Sezgin ve Engin Polat ile görüşeceğim diyerek tehdit ediyordu. Bu daha önceden de başımıza geldi. ‘Onları şöyle yapacağım böyle yapacağım, bu tabelaları indirin bundan sonra burada Dilan Polat yazmayacak Halil İbrahim Kalkan yazacak’ diyormuş. 2-3 ay devam etti. Biz telefon sapığı diye dikkate almadık. Lakin bir gün Pendik şubemize gidip tehditte bulunmuş. Babama ‘bu böyle olmaz gidelim şikayetçi olalım fiziken de üzerimize gelmeye başladı’ dedim. Gayrettepe’ye gidip şikayetçi olduk. Açılan davalar sonucu bu şahıs ceza aldı öyle biliyorum. Bu şahıs ‘ben Sezgin Polat’a 500 bin TL borç verdim bunu almak için arıyorum’ diye kılıf uydurmuş. Bu kılıfına daha sonra Banu Parlak’ı ekledi. Güya Banu Parlak’ın vurulmasını istemişiz karşılığında para teklif etmişiz. Yalancı bir tanıktır” şeklinde konuştu.

    “BEN VE AİLEMDEN EN UFACIK DELİL BULUNURSA HER TÜRLÜ CEZAYA RAZIYIM”

    Gürcistan ile hiçbir bağlantısının olmadığını söyleyen Engin Polat, “Bağlantımı bırakın orada olan birini 1 kere bile telefon ile aramadım. Gürcistan’a 4-5 sene evvel 6 aile çift olarak tatile gittik” dedi. Engin Polat devamında “Ben Daltonlar çetesini de tanımam. 2 ay önce gazete okurken öğrendim. Can Dalton daha önce eşimi tehdit etmişti. 2 dükkanım 3 ayrı zaman diliminde kurşunlandı. Ben de bunun üzerine şerefsizler diyerek video paylaştım. Bu adam daha sonra bana yanıt verdi. ‘Bundan sonraki mermi sana’ diye cevap verdi. Bu dosyada iftiraya uğradık. Ticari itibarımız zedelendi. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. Yalanın ve iftiranın delili olmaz. Ben ve ailemde en ufacık bir delil bulunursa her türlü cezaya razıyım” şeklinde konuştu.

    Müşteki avukatının sorusu üzerine Engin Polat “Emirhan Döner diye birini tanımıyorum böyle biri ile görüşmedim. Fatih Gezer benim çocukluk arkadaşımdır. Cezaevinden beni aradı. Medyada dükkanımızın kurşunlandığını görmüş. Bana kendi çabasıyla yardımcı olmaya çalıştı şunu tanıyorum bunu tanıyorum diye ama konuşmada Daltonlar çetesi adı geçmedi” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-dilan-polatin-savunmasi-sirasinda-agladigi-goruldu/feed/ 0
    Kitaptan uyarlandılar: İşte Netflix’teki en iyi 5 film https://www.haber60.com.tr/kitaptan-uyarlandilar-iste-netflixteki-en-iyi-5-film/ https://www.haber60.com.tr/kitaptan-uyarlandilar-iste-netflixteki-en-iyi-5-film/#respond Sun, 21 Apr 2024 22:52:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28675 Netflix’te kitaplardan uyarlanmış ve Rotten Tomatoes’da yüzde 90’dan fazla puan almış birçok harika film bulunuyor ve hikayeleriyle izleyiciyi kendine çekmeyi başarıyor. İşte en iyi 5 film…

    Kitaptan uyarlandılar: İşte Netflix’teki en iyi 5 film

    Netflix, günümüzde film ve dizi izleme deneyimini yeniden tanımlayan en popüler platformlardan biri. Geniş içerik kütüphanesi ve kullanıcı dostu arayüzü ile milyonlarca kişi tarafından tercih ediliyor. İşte en yüksek puan alan kitaptan uyarlanmış 5 film:

    The Irishman

    Charles Brandt’ın 2004’te yayımlanan “I Heard You Paint Houses” kitabından uyarlanan “The Irishman”, Frank Sheeran adlı eski bir mafya tetikçisinin gerçek hikayesini anlatıyor. Film, Sheeran’ın yaşamını yaşlılık günlerinden başlayarak, Russell Bufalino için çalışmaya nasıl başladığını ve Jimmy Hoffa’nın kayboluşuyla olan bağlantısını ele alıyor.

    Yönetmen Martin Scorsese’nin ustalığı, Robert de Niro, Joe Pesci ve Al Pacino gibi büyük oyuncuların performansıyla birleşiyor. Film, Rotten Tomatoes’da yüzde 95 puanıyla, Scorsese’nin en iyi gangster filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.

    Netflix artık gelirini açıklamayacak! İşte nedeni

    Moneyball

    Michael Lewis’in 2003 tarihli kitabından uyarlanan “Moneyball”, beyzbol takımı Oakland A’s’in genel müdürü Billy Beane’in (Brad Pitt) inovatif stratejisini anlatıyor. Beane, geleneksel beyzbol yaklaşımını reddederek, oyuncuları istatistiksel bir modelle değerlendiriyor ve takıma dahil ediyor.

    Bu sabermetrik yaklaşım, beyzbol dünyasında büyük bir devrim yaratıyor. Film, Rotten Tomatoes’da yüzde 94 puan almış ve en iyi film dahil olmak üzere altı Oscar adaylığı elde etmiş.

    All Quiet on the Western Front

    Erich Maria Remarque’ın aynı adlı romanından uyarlanan “All Quiet on the Western Front”, I. Dünya Savaşı’nda Alman askerlerinin yaşadıkları korkunç deneyimleri anlatıyor. Film, Felix Kammerer’in canlandırdığı Paul Bäumer karakteri üzerinden, savaşın acımasızlığına ve savaşın bir genç askere neler yapabileceğine odaklanıyor.

    Film, savaşı gerçekçi ve acımasız bir şekilde tasvir ediyor. Rotten Tomatoes’da yüzde 90 puan almış olan bu film, dört Oscar ödülü kazandı ve savaş filmleri sevenler için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.

    Orion and the Dark

    Emma Yarlett’ın çocuk kitabından uyarlanan “Orion and the Dark”, Orion adlı küçük bir çocuğun karanlıktan korkusunu yenmesini anlatıyor. Film, Orion’un karanlıkla yüzleşme ve korkularını aşma sürecini eğlenceli ve ilginç bir şekilde anlatıyor.

    Charlie Kaufman gibi ünlü bir yazarın katkısıyla, film hem çocuklar hem de yetişkinler için derinlemesine düşünce sunuyor. Rotten Tomatoes’da yüzde 91 puan alan bu film, aileler için harika bir seçenek.

    Society of the Snow

    Pablo Vierci’nin 2009’da yayımlanan kitabından uyarlanan “Society of the Snow”, 1972’de And Dağları’nda meydana gelen uçak kazasını ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Uçak kazasından sonra, Urugaylı rugby takımının üyeleri sert ve zorlu koşullarda hayatta kalmak için olağanüstü bir çaba gösteriyor.

    Bu çaba, bazen ekstrem ve tartışmalı kararlar almayı gerektiriyor. Film, Rotten Tomatoes’da yüzde 90 puan almış ve izleyicilere güçlü bir hikaye sunuyor.

    Bu filmler, kitaplardan uyarlanmış ve Rotten Tomatoes’da yüksek puan almış Netflix’teki en iyi seçeneklerden beşiydi. Her biri, farklı temaları ve duygusal deneyimleriyle izleyicilere unutulmaz anlar sunuyor. Siz bu filmlerden hangilerini izlediniz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kitaptan-uyarlandilar-iste-netflixteki-en-iyi-5-film/feed/ 0
    Hakkında babalık davası açılan Uğur Dündar: Kendimden çok eminim, hanımefendinin ailesini bulması için de her şeyi yaparım https://www.haber60.com.tr/hakkinda-babalik-davasi-acilan-ugur-dundar-kendimden-cok-eminim-hanimefendinin-ailesini-bulmasi-icin-de-her-seyi-yaparim/ https://www.haber60.com.tr/hakkinda-babalik-davasi-acilan-ugur-dundar-kendimden-cok-eminim-hanimefendinin-ailesini-bulmasi-icin-de-her-seyi-yaparim/#respond Thu, 18 Apr 2024 07:49:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28043 Metin Akpınar’ın kızı Duygu Nebioğlu, ablasının babasının Uğur Dündar olduğunu ve dava açtıkları söylemesi magazin gündemine bomba gibi düştü. Hakkındaki babalık iddiasını kesin bir dille reddeden ve DNA raporu ile durumun tescillendiğini söyleyen Uğur Dündar, dava detaylarını ve ilişki yaşadığı iddia edilen Suphiye Orancı’yı da hiç tanımadığını söyledi.

    “SARI SAÇLI OLDUĞU İÇİN ONA ‘SENİN BABAN UĞUR DÜNDAR’ DEMİŞLER”

    Dün Akşam Sözcü TV’ye konuk olan Uğur Dündar, dava süreciyle ilgili şunları söyledi: “Bu dava 2022 yılında başladı. Dava dilekçesine baktığımda güya 1985 yılında İzmir’de tanışmışız. Ben o zaman bekarım. Bir süre beraber yaşamışız ve 1986 yılında da benden bir çocuğu olmuş. Davayı açan kişi de benden olduğunu iddia eden hanımefendi. Kendimden o kadar emindim ki… Metin Akpınar ‘Bir gecelik hikaye’ diyor ama bizim bir süre birlikteliğimiz olmuş. İnsan muhakkak hatırlar, ben böyle bir isimle asla birlikte olmadım. Kendimden çok eminim. Anadolu’da bir şehirde oturuyorlar ben o eve gidip ben sizin babanız değilim diyebilirdim. Hanımefendi evli, 2 çocuğu var. İkna da ederdim. Yetiştirme yurdunda büyüyen çocukların yaşadıkları travmaları çok iyi bilirim, onlara böyle hikayeler anlatılır. Anladığım kadarıyla da kızın sarı saçlı olduğunu gören bir kişi ‘Senin baban Uğur Dündar’ demiş ve onu inandırmış. Bu duruma kızmadım, içerlemedim ve empati yaptım. Kız çocuğunun ne kadar ıstırap çektiğini düşünebiliyorum.”

    “BİZ KAMERA ÖNÜNDE SAÇ VE KAN ÖRNEĞİ VERDİK”

    “Ben konuşmak yerine dava yoluna gitmeyi tercih ettik. Gizlilik kararı olduğu için ne ben ne de hanımefendi bir açıklama yapmadı. Ablası benim ismimi verdi. DNA raporunun doğruladığını bildiği halde haberi yokmuş gibi çıktı. Kendimden emin olduğum için eşime ve çocuklarıma da endişe etmemeleri gerektiğini söyledim. Biz hastanede kamera önünde kan ve saç örneği verdik, rapor 7 ay sonra geldi. Bu rapor 15-20 gün önce geldi. Raporda benim, kızın babası olmadığımı söyleniyor.”

    “DUYGU NEBİOĞLU’NUN BİLMEDEN KONUŞTUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

    Duygu Nebioğlu’nun “Adli Tıp raporunun manipüle edildiğini düşünüyoruz” sözlerine de cevap veren Dündar, “Bunun bilmeden söylenen ifadeler olduğunu düşünüyorum. Hiç kimse Adli Tıp Kurumu’nun raporunu tarif edemez. O raporun altında imzası bulunan saygı değer bilim insanlarına da hakaret kabul ederim. Onların da bu konuda suç duyurusunda bulunma hakkı doğdu” dedi.

    “ANNE VE BABASINI BULMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPARIM”

    Kızı olduğunu iddia eden Dilara G. ile konuştuğunu söyleyen Uğur Dündar,”Son derece terbiyeli, iyi aile terbiyesi almış biri. Ben onların yaşadığı şehre dedikodu olabilir yuvası etkilenebilir diye gitmedim. Hanımefendiye her şeyi anlattı. Annesini tanımadığımı ve ilişki yaşamadığımızı söyledi. Anne ve babasını bulma konusunda da elimden geleni yapacağımı söyledim. Onun adına çok üzülüyorum adına asla dava açmayacağım. Zor şekilde büyüdüğünü biliyorum. Haziran ayında karar davası olacak ve mahkemenin bizim haklılığımızı ortaya çıkaracağını biliyorum. İzmir’de birlikte olduğumuzu söylemiş ben İzmir’e o dönem gitmedim. Ben eşimle evlendikten sonra 1993 yılından sonra İzmir’e gitti. Benden hamile kaldığını söylediği dönem ben Hürriyet’te çalışıyordum, hamile kalan biri gelip işyerime hesap sormaz mı, rakip kanala gidip bunu anlatmaz mı? Dava sonuçlandığında bizim de karşı dava açma hakkımız doğacak ama ben çocuklara dava açmam. Onlara kızamam. Elimden gelen yardımı da yapmaya hazırım. Sonuçta onlara da öyle anlatmışlar” ifadelerini kullandı.

    NE OLDU?

    Sabah’a röportaj veren Duygu Nebioğlu, Bir ablamın da babası medya dünyasından çok ünlü bir isim “Annemin 6 çocuğu var. İkisi Almanya’daki evliliğinden. 4 kardeşim de benimle aynı kaderi yaşadı. Evlilik dışı ilişkiden dört çocuğu var annemin. Bir ablamın da babası çok ünlü bir isim ve medya dünyasından. O da dava açtı, hukuk mücadelesi veriyor” dedi. Nebioğlu’nun bahsettiği kişinin Uğur Dündar olduğu ortaya çıktı.

    UĞUR DÜNDAR’DAN AÇIKLAMA: ADLİ TIP KURUMU BİYOLOJİK BABALIK İDDİASINI REDDETTİ

    Hakkındaki iddianın ardından sabaha karşı X hesabından bir açıklama yapan Uğur Dündar, davanın devam ettiğini ve gizlilik kararı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugünkü bir gazetede hakkımda babalık davası açıldığı ve haziran ayında karara bağlanacağı açıklanmış. Bugüne kadar mahkemenin aldığı gizlilik kararına titizlikle uyduk ve hep sustuk. Ama mademki karşı taraftan biri konuştu; kısaca net bir cevap vereyim: Mahkemenin her iki tarafı sevk ettiği ve son söze söyleyecek kurum olan Adli Tıp Kurumu DNA incelemesini bitirdi ve biyolojik babalık iddiasını reddetti. Benim ve Avukatım Murat Ergün için konu kapanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hakkinda-babalik-davasi-acilan-ugur-dundar-kendimden-cok-eminim-hanimefendinin-ailesini-bulmasi-icin-de-her-seyi-yaparim/feed/ 0
    Aksaray’da Kemal Sunal ve Yeşilçam izleri https://www.haber60.com.tr/aksarayda-kemal-sunal-ve-yesilcam-izleri/ https://www.haber60.com.tr/aksarayda-kemal-sunal-ve-yesilcam-izleri/#respond Tue, 16 Apr 2024 08:39:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27635 Aksaray’da Kemal Sunal ve Yeşilçam izleri

    1985 yılında “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’da o filmde oynayan köy halkı hatıralarını anlattı

    “Kemal Sunal Türkiye’yi güldürürdü ama kendi hiç gülmezdi”

    AKSARAY – Yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği ve 1985 yılında Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın başrolünü paylaştığı “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’ın Gücünkaya köyü aradan geçen 39 yıla rağmen halen Yeşilçam’ın izlerini taşıyor.

    Yeşilçam sinemasının unutulmazları arasına giren Kemal Sunal’ın 1985 yılında Aksaray’ın Gücünkaya köyünde çektiği “Keriz” filminin izleri aradan geçen 39 yıla rağmen halen o köyde yaşıyor. “Keriz” filminin çekimleri Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyünde gerçekleştirildi. 1985 yılında çekilen ve başrollerini Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın oynadığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, Halit Akçatepe, Müge Akyamaç, Ali Şen, Aliye Rona, İhsan Yüce, Nubar Terziyan, Turgut Özatay, Nuran Aykut, Yaşar Şener, Hakkı Kıvanç, Sırrı Elitaş ile Faruk Savun gibi birçok artistin oynadığı filmde o yıllarda köy halkı da oynayarak filme büyük katkıda bulundu. Aradan geçen 39 yıla rağmen görüntüsünden çok fazla bir şey kaybetmeyen müstakil ev yıkılmaya yüz tutmuş olsa da halen ayakta duruyor. Zülfü rolüyle filmde oynayan Kemal Sunal, Zülfüye rolüyle oynayan Perihan Savaş ile evlendiği ve düğünün yapıldığı köy evinde en dikkat çeken değişiklik yıpranmış olması.

    Filmin ilk ismi farklıydı

    O yıllarda “Keriz” filminde oynayan onlarca köy halkı çocuk olmalarına rağmen hala o günleri gülerek yad ederken, birçok sahnede oynayan köy halkından Ömer Ok o günleri anlattı. Filmin ilk isminin farklı olduğunu belirten Ömer Ok, “1985’te çekildi film ve ben de oynadım. Köylümden de birkaç kişi vardı. ‘Zülfi ile Züleyha’ diye ismi konulmuştu ama sonradan 4 kişinin kararı ile filmin ismi ‘Keriz’ olarak değiştirildi. Kartal Tibet ‘Bunu beğenmedim’ dedi ve filmin ismi değişti. Ben kahveci rolündeydim. Figüranlık yaptım. Her sahnede de görünüyorum zaten” dedi.

    Kemal Sunal ile oynadığı filmde Sunal’ın herkesi güldürmesine rağmen normal hayatta çok ciddi biri olduğunu belirten Ömer Ok, “Çok iyi hatıralarımız var. Ben Kemal Sunal’ı çoktan beri tanıyordum. İstanbul’da idim ben. Filmin çekildiği o günlerde Kemal Sunal’ın yeni aldığı arabasının anahtar yuvasına çocuklar ağaç sokmuşlar. 4 kapı da bozuluyor ve anahtar girmiyor. Arabayı 15 bin liraya yeni almıştı. Gittik anahtarcı getirdik ve kapıları açtık. Filmi 15 bin liraya çektiydi o dönemde, arabayı da 15 bin liraya yeni almıştı. Kemal Sunal aslında çok ciddi bir adamdı, hiç gülmezdi. Ama güldürmesini de biliyordu. Türkiye’yi çok güldürüyordu ama kendisi ciddi birisiydi, hiç gülmezdi” diye konuştu.

    “Kemal Sunal’ın oynadığı ev bize ait”

    Filmde oynayan köy halkından Serpil Ok ise “Ben 8 yaşındaydım, oynadık filmde. Atın dibinde çocuklarla birlikte koşturduk. Gelin geliyor işte. Kemal Sunal’ın oynadığı o ev bize ait. Annemin babasının idi biz satın aldık. Çok artistler geldi köyümüze. Kemal Sunal, Perihan Savaş, İnci Hasan, Tamer Yiğit, Hülya Koçyiğit, hepsi de geldi köyümüze. Film çevirdiler, biz 8-10 yaşları arasındaydık. Biz de atın yanında seğmen olarak gidiyorduk” şeklinde konuştu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/aksarayda-kemal-sunal-ve-yesilcam-izleri/feed/ 0
    Yeşilçam’ın unutulmazlarından ‘Keriz’ filminin çekildiği köyde izler hala yaşamaya devam ediyor https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 07:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27620 Yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği ve 1985 yılında Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın başrolünü paylaştığı “Keriz” filminin çekildiği Aksaray’ın Gücünkaya köyü aradan geçen 39 yıla rağmen halen Yeşilçam’ın izlerini taşıyor.

    Yeşilçam sinemasının unutulmazları arasına giren Kemal Sunal’ın 1985 yılında Aksaray’ın Gücünkaya köyünde çektiği “Keriz” filminin izleri aradan geçen 39 yıla rağmen halen o köyde yaşıyor. “Keriz” filminin çekimleri Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyünde gerçekleştirildi. 1985 yılında çekilen ve başrollerini Kemal Sunal ile Perihan Savaş’ın oynadığı, yönetmenliğini Kartal Tibet’in, yapımcılığını ise Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, Halit Akçatepe, Müge Akyamaç, Ali Şen, Aliye Rona, İhsan Yüce, Nubar Terziyan, Turgut Özatay, Nuran Aykut, Yaşar Şener, Hakkı Kıvanç, Sırrı Elitaş ile Faruk Savun gibi birçok artistin oynadığı filmde o yıllarda köy halkı da oynayarak filme büyük katkıda bulundu. Aradan geçen 39 yıla rağmen görüntüsünden çok fazla bir şey kaybetmeyen müstakil ev yıkılmaya yüz tutmuş olsa da halen ayakta duruyor. Zülfü rolüyle filmde oynayan Kemal Sunal, Zülfüye rolüyle oynayan Perihan Savaş ile evlendiği ve düğünün yapıldığı köy evinde en dikkat çeken değişiklik yıpranmış olması.

    Filmin ilk ismi farklıydı

    O yıllarda “Keriz” filminde oynayan onlarca köy halkı çocuk olmalarına rağmen hala o günleri gülerek yad ederken, birçok sahnede oynayan köy halkından Ömer Ok (67) o günleri anlattı. Filmin ilk isminin farklı olduğunu belirten Ömer Ok, “1985’te çekildi film ve ben de oynadım. Köylümden de birkaç kişi vardı. ‘Zülfi ile Züleyha’ diye ismi konulmuştu ama sonradan 4 kişinin kararı ile filmin ismi ‘Keriz’ olarak değiştirildi. Kartal Tibet ‘Bunu beğenmedim’ dedi ve filmin ismi değişti. Ben kahveci rolündeydim. Figüranlık yaptım. Her sahnede de görünüyorum zaten” dedi.

    Kemal Sunal ile oynadığı filmde Sunal’ın herkesi güldürmesine rağmen normal hayatta çok ciddi biri olduğunu belirten Ömer Ok, “Çok iyi hatıralarımız var. Ben Kemal Sunal’ı çoktan beri tanıyordum. İstanbul’da idim ben. Filmin çekildiği o günlerde Kemal Sunal’ın yeni aldığı arabasının anahtar yuvasına çocuklar ağaç sokmuşlar. 4 kapı da bozuluyor ve anahtar girmiyor. Arabayı 15 bin liraya yeni almıştı. Gittik anahtarcı getirdik ve kapıları açtık. Filmi 15 bin liraya çektiydi o dönemde, arabayı da 15 bin liraya yeni almıştı. Kemal Sunal aslında çok ciddi bir adamdı, hiç gülmezdi. Ama güldürmesini de biliyordu. Türkiye’yi çok güldürüyordu ama kendisi ciddi birisiydi, hiç gülmezdi” diye konuştu.

    “Kemal Sunal’ın oynadığı ev bize ait”

    Filmde oynayan köy halkından Serpil Ok (50) ise “Ben 8 yaşındaydım, oynadık filmde. Atın dibinde çocuklarla birlikte koşturduk. Gelin geliyor işte. Kemal Sunal’ın oynadığı o ev bize ait. Annemin babasının idi biz satın aldık. Çok artistler geldi köyümüze. Kemal Sunal, Perihan Savaş, İnci Hasan, Tamer Yiğit, Hülya Koçyiğit, hepsi de geldi köyümüze. Film çevirdiler, biz 8-10 yaşları arasındaydık. Biz de atın yanında seğmen olarak gidiyorduk” şeklinde konuştu. – AKSARAY

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unutulmazlarindan-keriz-filminin-cekildigi-koyde-izler-hala-yasamaya-devam-ediyor/feed/ 0
    Burcu Güneş: Müzik kariyerimde en çok zorlayan şey güvendiğim insanların arkamdan vurması oldu https://www.haber60.com.tr/burcu-gunes-muzik-kariyerimde-en-cok-zorlayan-sey-guvendigim-insanlarin-arkamdan-vurmasi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/burcu-gunes-muzik-kariyerimde-en-cok-zorlayan-sey-guvendigim-insanlarin-arkamdan-vurmasi-oldu/#respond Mon, 15 Apr 2024 00:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27418 Röportajda Serhat Tekin’in ‘Bir kadın şarkıcı olarak geriye dönüp baktığında müzik kariyerinizde sizi en çok zorlayan şey ne oldu?’ sorusuna Burcu Güneş; ” Benim en zorlandığım şey, güvendiğim insanların, yardım ettiğim ve en çok yanımda durması gereken sözleşmeli ortaklarımın arkamdan vurması olmuştu.

    Piyasadan soğutan, “Hiç müzik yapmasam da gidip bir sayfiye yerinde yaşasam, tekrar İzmir’e dönsem orada şarkı söylesem daha huzurlu bir hayatım olurdu.” dediğim günler oldu.

    Projelerimin başka şarkıcılara anlatılması, dinletilmesi, anlattığım kliplerin, pr ve imaj çalışmalarının başkalarına uygulanması, bazı işlerin engellenmeye çalışılması gibi çok fazla şeyle karşılaştım.” cevabını verdi.

    Neden yaptırdığınız estetikleri gösterme ihtiyacı duyuyorsunuz ‘

    Röportajda Serhat Tekin’in ” Hiç estetiğiniz var mı'” sorusuna ” Hayır hiç estetiğim yok. Sadece oyuncuların uyguladığı o hafif botokslardan yaptırıyorum.

    Bunun haricinde cilt ve saç bakımlarıma çok düzenli gidiyorum. Her şeyde en doğalını kullanmaktan yanayım.” cevabını veren Burcu Güneş; ülkemizde ünlülerin yaptırdığı estetikler hakkında ise “Bizde estetik de, estetikle ilgili dengesizlikler de çok fazla.

    Dozunda ve doğru kişiye emanet edilmiş işler güzel elbette ama çok radikal hareketler kritik sonuçlar doğuruyor. Her şeyin dengeli ve dozunda yapılması gerektiğini düşünüyorum.

    Asıl eleştirim, yapılan işlem ve ameliyatların sosyal medyadan gösterilmesi. Bizim hayat amacımız yaptırdığımız estetikleri topluma göstermek değil.

    Bizim işimiz halka dokunan, insanlara faydalı olmak amacıyla üretimler yapmak arkadaşlar. Şu sosyal medyayı neden böyle bir konuda vitrin olmak için kullanıyorsunuz ki’ Neden yaptırdığınız estetikleri gösterme ihtiyacı duyuyorsunuz ?” dedi.

    Egoların kırılması ve bir araya gelinmesinden yanayım.

    Serhat Tekin’in “Kadın şarkıcılar arasında birlik beraberlik var mı yoksa soğuk bir savaş mı mevcut?” sorusuna Burcu Güneş; ” Bizim sektörde insanlar bir araya gelmekten korkuyor.

    Bir araya geldikten 2 gün sonra birbirinin kuyusunu kazmalar ve bunun magazinsel sonuçları sanırım gerçekten birbiriyle anlaşabilecek kişilerin yan yana gelmesini engelliyor.

    Zamanında dostluk arkadaşlık kuranların öyle kavgalarına şahit olmuştuk ki. Herkes paranoyaklaştı. Ben tüm bunların aksine kendi adıma her zaman birlikten yanayım. Kadın şarkıcılar, iyi bir kadın ruhu gibi kapsayıcı ve kucaklayıcı, sevgi dolu olsalar, bir araya gelseler harika tablolar, güzellikler oluşurdu.

    Toplumların birlik ve dirliğini kadınlar belirler. Egoların kırılması ve bir araya gelinmesinden yanayım. Bu buluşmaya dair alt yapı çalışmalarım var, inşallah önümüzdeki günlerde bu anlamda özel işler duyacaksınız.” cevabını verdi.

    Simge, Zeynep Bastık ve Sena Şener son yıllarda beğendiğim sesler arasında

    “Son yıllarda kadın şarkıcılardan kimleri beğeniyorsun” sorusuna Burcu Güneş; ” Ses olarak son yıllarda kadın şarkıcılardan beni etkileyen Simge var mesela. Onu dinlerken kalbime dokunan, puslu bir ses rengi var.

    Sena Şener’in özel besteleri var, yorumlarken de her duyguyu yaşattığı için ayrıca seviyorum. Zeynep Bastık’ın akıcı sadeliğini, rahat yorumunu seviyorum. Daha yenilerden de var, ilk aklıma gelenleri söyledim. ” cevabını verdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/burcu-gunes-muzik-kariyerimde-en-cok-zorlayan-sey-guvendigim-insanlarin-arkamdan-vurmasi-oldu/feed/ 0
    İBB Şehir Tiyatroları… BAYRAM HAFTASINDA 16 OYUNLA SEYİRCİ KARŞISINDA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:57:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26780 Bayram tatilinde tiyatroseverleri Nick Whitby’den Arthur Miller’a, Shakespeare’den Cengiz Özek’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Godot Geldi, Cadı Kazanı, Hamlet, İfigenya, Maviydi Bisikletim, Kuğunun Şarkısı, Çingene Boksör, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Masal, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Oyun biletleri, gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Bu Haftanın Programı

    YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

    1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır.

    İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

    Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    GODOT GELDİ

    “Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

    Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    CADI KAZANI

    Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

    Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    HAMLET

    Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

    William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    İFİGENYA

    Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

    Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    MAVİYDİ BİSİKLETİM

    İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    KUĞUNUN ŞARKISI

    Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

    Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

    Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

    Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇİNGENE BOKSÖR

    1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

    Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

    Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    MASAL (5+Yaş)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-bayram-haftasinda-16-oyunla-seyirci-karsisinda/feed/ 0
    Sinirler gerildi! Acun Ilıcalı sözleriyle Ogeday’ı yerden yere vurdu https://www.haber60.com.tr/sinirler-gerildi-acun-ilicali-sozleriyle-ogedayi-yerden-yere-vurdu/ https://www.haber60.com.tr/sinirler-gerildi-acun-ilicali-sozleriyle-ogedayi-yerden-yere-vurdu/#respond Tue, 09 Apr 2024 07:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26730 TV8 ekranlarında yayınlanan Survivor All Star’ın dün akşam yayınlanan bölümünde bir dokunulmazlık oyunu daha oynandı. Poyraz’ın ani vedasından sonra düşüş yaşayan Mavi takım, 3. dokunulmazlık oyununu da büyük bir farkla kaybetti. Ogeday’ın performansının düştüğünü fark eden Acun Ilıcalı ise konseyde sert ifadeler kullanınca ikili arasında gergin anlar yaşandı.

    “BİR TAKIM İFLAS ETTİ, BÖYLESİNİ GÖRMEDİM”

    Mavi takımın yenilgisinin Poyraz’ın vedasıyla ilgili olduğunu belirten Ilıcalı “Bu kez ilginç bir konseydeyiz. Belki de üç ay sonra Survivor’da bir takımın iflasını konuşacağız. Fark yiyen bir takım gördüm ama şu duruma düşen bir takım az gördüm. Survivor’da kazanmak için hiçbir motivasyonu olmayan. Birbirine hiçbir şekilde destek vermeyen ve bugün itibariyle Survivor’da misyonunu tamamlamış bir takım görüyoruz. Bizim bu saatten sonra tek yapacağımız şey var, birleşme döneminde takımları tekrar yapmak. Sanki kaybetmek için çıkmış hiçbir enerjisi olmayan, daha tükenmiş bir takım çok hatırlamıyorum. Daha 1 hafta önce 10 gün önce bir şey yokken bu duruma Poyraz yüzünden düşüyorsa, demekki bu takım Poyraz’ın takımıymış. Poyraz olmayınca bu takımdan bir şey olmuyormuş diye anlıyorum. Bugün itibariyle görüşüm şu maalesef; Survivor’da bu takım misyonunu tamamladı. Poyraz gidince dağıldınız, meğerse lider Poyraz’mış. Ben 10 yıldır ilk defa bir oyunun ortasında kazananı bildim. Yüzde 100 emin oldum. Bu kadar amaçsız bir takım ilk defa görüyorum. Ogeday zaten katkıda bulunmuyor. ‘Kafam gitti’ diyor saygı duyuyoruz ama anlamıyorum kendisini” dedi.

    OGEDAY: DÜŞÜŞLERİMİZ OLUYOR, TESLİP OLUP KABULLENME YOK

    Ilıcalı’nın çıkışından sonra konuşan Ogeday ise “Dört ayda ilk kez sadece bugün boş geçtim. Her sporda olduğu gibi düşüşlerimiz oluyor. Parkura geçince koşuyorum ama sadece vücudum gidiyor. Mentalim burada olsa daha iyi focus olurum, daha iyi atışlar yaparım. Bu takımın asla kaybetmesini istemem. Benim yüzümden kaybetmesini hele hele hiç istemem. Sporcuların bazen düşüşleri olabiliyor. Teslim olduk kabullendik durumunda değiliz” ifadelerini kullandı.

    “BANA AĞIR BİR MİSYON YÜKLÜYORSUNUZ”

    Ünlü isme tepki gösteren Ogeday, sözlerine şöyle devam etti: “Takımın en yüksek performansının bende olduğunu ve liderlik yapmam gerektiğini söylüyorsunuz. ‘Bençte oturdun’ dediniz. Dört aydır elimden geleni yapıyorum ve hiç dört ay bunu bana demediniz. Bugün hiç olmadığım gibi bençte oturdum, sadece bir gün. Dört ayla ilgili hiçbir şey demeyip, bugünü söylüyorsunuz. Şu an bana ağır bir misyon yüklüyorsunuz.”

    “TAKIMIN DAĞILMASININ SEBEBİ SENSİN”

    Mavi takımın oyun kaybetmesinde Ogeday’ın payı olduğunu söyleyen Acun Ilıcalı “Bu takımın dağılmasında ana sebep tabiki de sensin Ogeday. Furkan bile olaylara başka bakmaya başladı. İkimiz de birbirimizi kandırmayalım. Bu takım niye sence dağıldı? Sen motive olsaydın, Poyraz yok ama biz varız deseydin bugün böyle olur muydu? Poyraz’ın gidişi Ogeday’ın bitişi takımı bitirdi” şeklinde konuştu.

    Tartışmanın üzerine konseyden çıkmak isteyen Ogeday “Hava almaya çıkabilir miyim?” diye sorunca Acun Ilıcalı da “Zaten yeterince hava alacaksın” cevabını verdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sinirler-gerildi-acun-ilicali-sozleriyle-ogedayi-yerden-yere-vurdu/feed/ 0
    Ünlü oyuncu Nuri Alço hastaneye kaldırıldı https://www.haber60.com.tr/unlu-oyuncu-nuri-alco-hastaneye-kaldirildi/ https://www.haber60.com.tr/unlu-oyuncu-nuri-alco-hastaneye-kaldirildi/#respond Sat, 06 Apr 2024 23:33:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26516 Türk sinemasının efsane isimlerinden olan ve sayısız filmde oynayarak hafızalara kazınmış Nuri Alço, Eskişehir’de rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırıldı. Usta oyuncunun yoğun bakıma alındığını ve bilincinin kapalı olduğu öğrenildi.

    USTA SANATÇI EVDE FENALAŞTI

    Yeşilçam efsanelerinden biri olan Nuri Alço’dan sevenlerini üzen kötü bir haber geldi. 73 yaşındaki usta sanatçı, bayram tatili için kendi memleketi olan Eskişehir’e gitti. Alço, dün gece evde fenalaşınca eşi Burcu Alço tarafından hastaneye kaldırıldı.

    YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRÜYOR

    Yapılan ilk muayenede sanatçının bilincinin kapalı olduğu görülerek pıhtı atması teşhisi konuldu. Alço’nun yoğun bakıma alındığı öğrenildi.

    “İLAÇLARINI İHMAL EDİP ALMAMIŞ”

    Sanatçının eşi Burcu Alço magazinkolik’e yaptığı açıklamada, ” Ben yaklaşık bir haftadır buradaydım. Nuri ise bayramımızı burada geçirmek üzere dün geldi. Gece birden fenalaşınca hemen hastaneye kaldırdık. Doktorlar ilk muayenede beyin kanaması teşhisi koydular. Nuri sürekli kan sulandırıcı hap kullanıyordu. Ama sanırım 2-3 gündür ihmal edip almamış. Kendisi şuan yoğun bakımda ve ben dahil yanına kimseyi almıyorlar. Lütfen sevenleri dualarını ihmal etmesinler.” sözleriyle Nuri Alço’nun sağlık durumu hakkında bilgi verdi.

    NURİ ALÇO KİMDİR?

    26 Nisan 1951 tarihinde Eskişehir’de, ailesinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Baba tarafından Trakyalı, Bulgaristan’dan göçen dedesi de meşhur pehlivan Kel Aliço’dur.

    Adalet İlkokulu, Devrim Ortaokulu ve Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Liselerarası spor müsabakalarında dereceler aldı.

    Liseden sonra askere gitti. Acemi birliğini Erzincan talimgâhda yaptı. Usta birliğinde de Erzurum Kandilliye geçti.

    Eskişehir’deki Altay Spor Kulübünde ve Ordu Milli Takımında profesyonel olarak Voleybol oynadı.

    Askerliği bittikten sonra, büyük bir bankanın kredi istihbarat servisinde şef olarak çalışan ve de sonrasında Pfizer adlı ilaç firmasında Eskişehir, Kütahya, Afyon bölge temsilciliği yaptı.

    Bu sıralarda Ses ve Hayat dergilerinin artistik seçmelerine katıldı, dereceye girince 2 yıl çalıştığı ilaç firmasından ayrılarak İstanbul’da yaşamaya karar verdi.

    Kelebek, Saklambaç ve Günaydın gazetelerinde fotoromanlarda oynadı. Bu sayede üne ulaşan Nuri Alço, zamanla, kendine özgü şık giyimiyle podyum dünyasının da aranan isimlerinden biri oldu. Birçok ünlü markanın mankenliğini yaptı.

    Sinemayla tanışması 1977 yılında Ünsal Emre ve Sevda Karaca’nın başrolünü oynadığı ‘ Ah Bu Ne Dünya ‘ isimli filmle gerçekleşti.

    Yeşilçam’a ağırlıklı olarak kötü adam rollerinde yer alan Nuri Alço, izleyicilerin kafasında rol aldığı karakterlerle özdeşleşti.

    Beyaz takım elbisesi ve elinden düşürmediği viskisi ile bazen bir mafya babası, bazen de bir uyuşturucu kaçakçısını canlandıran başarılı oyuncu, Türk Sineması’na elit kötü adam imajını yerleştiren isim oldu.

    Yeşilçam’da çekilen pek çok başarılı filmde imzası olan Alço, aralarında Ahu Tuğba, Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, İbrahim Tatlıses ve de Oya Aydoğan’ın da bulunduğu pek çok yıldız oyuncuya beraber kamera karşısına geçti.

    Nuri Alço’nun sinemada canlandırdığı karakterlerden ilham alan bir grup gencin kurduğu NARO (Nuri Alço Revival Organization) adlı organizasyon Nuri Alço’nun adını ve repliklerini İstanbul’un duvarlarına yazarak sanatçısının hatırasını canlandırmaya çalıştı.

    Ayrıca Seyhan Sevinç’in kaleme aldığı Soğuk Bir Gazoz İster misin Yavrum adlı eser de sanatçının sinemada canlandırdığı karakterleri, Türk Sineması’nın son 30 yılını ve de NARO organizasyonunu ayrıntılı olarak inceledi.

    Türk Sineması’nın unutulmaz isimlerinden olan Nuri Alço halen aktif sinema yaşamına devam etmektedir.

    Nuri Alço, bir kere evlendi. 1988 yılında boşandı ve bir daha evlenmedi.

    Nuri Alço, 2013 yılında Show TV’de yayınlanan “Benzemez Kimse Sana ” yarışmasına yarışmacı olarak katılmıştır.

    27 Haziran 2015 tarihinde rahatsızlanınca acilen ameliyata alındı ve özel bir hastanede anjiyo yapıldı.

    300’e yakın sinema filminde rol almış olduğu söylenen Alço, 2010 yılında Nene Hatun filminde rol almıştır.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-oyuncu-nuri-alco-hastaneye-kaldirildi/feed/ 0
    Selçuk Yöntem, Empati programında hayatını anlattı https://www.haber60.com.tr/selcuk-yontem-empati-programinda-hayatini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/selcuk-yontem-empati-programinda-hayatini-anlatti/#respond Fri, 05 Apr 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26323 Usta aktör Selçuk Yöntem, NTV’nin artık bir ekran klasiği haline gelen programı Empati’de Ahmet Mümtaz Taylan’ın konuğu oldu.

    ÇEKTİĞİM BÜYÜK ACILARDAN BİRİYDİ

    Selçuk Yöntem, konservatuarı kazandıktan sonra başarılı bulunmayıp okuldan atıldığını, Danıştay’a başvurarak yeniden konservatuara giriş hikayesini Ahmet Mümtaz Taylan’la Empati’de paylaşırken “Çektiğim en büyük acılardan biri Danıştay’a gitmekti” cümlesini kurdu!

    Zuhal’le çok genç evlendik

    Ahmet Mümtaz Taylan’ın “Yabancı dilin yokmuş ama Londra’ya gitmişsin, İngiltere benim için tecrübe olarak 10 yıla bedel dedin mi? Neler oldu İngiltere’de” sorusuna Selçuk Yöntem: “O bir hülyaydı, İngiltere’de master yapmak, Royal Akademi’ye gitmek, çalışmamız gerekiyordu orada.

    Zuhal’le bir ailenin yanına gittik, bir barda bir arkadaşım sunuculuk buldu bana ama, İngilizce bilmiyorum. Sunacağım metni hazırladılar bana, ezberledim. Okuyorum iniyorum, öyle idare ettik 1-2 ay.

    Ütücülük, garsonluk yaptım, bulaşık yıkadım, restoranda menajerliğe kadar yükseldim. sonra dönmeye karar verdik. Çok gençtik, çok genç evlendik, o 19 yaşında ben 23 yaşındayım düşünebiliyor musun, cengaverliğe bak? Zuhal çok istedi dönmeyi, döndük”

    Berlin’de taksici “Biraz trafik var 13 dakika” dedi

    Berlin’de yaşayan Selçuk Yöntem, Berlin için: “Berlin kültürel ve farklı bir yapıya sahip olduğu için beni çekiyor. İster sakin ister hızlı bir hayat sürüyorsunuz.

    Orada zaman daha ağır akıyor gibi geliyor bana, telaşsız ve stressiz akıyor. Biz çok renkli bir ülkeyiz, her gün bir şey oluyor. Son gittiğimde taksiciye “ne kadar da gideriz” dedim, “biraz trafik var 13 dakika” dedi.

    Bizim taksi bulmamız yarım saat sürüyor. Öyle bir sakin ve telaşsız, sabırlı bir hayat var Berlin’de. İstanbul’da zaman hızlı akıyor. Yurdumun lezzetleri başka ama” cümlelerini kurdu…

    Amadeus’a başlamadan önce Sadri Alışık’ı rüyamda gördüm

    5 yıldır kapalı gişe oynadıkları “Amadeus”daki rolünü kabul etmeden önce rüyasında Sadri Alışık’ı gören Selçuk Yöntem “Bugüne kadar 2-3 rüya varsa bana işaret, bu çok enteresandı” dedi.

    Ve oyun öncesi gördüğü rüyasını şu cümlelerle anlattı: “Rahmetli Sadri Alışık’la hiç tanışmadım, çok tanışmak isterdim, çok iyi bir aktördü. Kerem Alışık bana oyunu teklif ettiği zaman düşünelim dedim, zaman geçti, en son görüşmeyi yapacağız evet mi hayır mı durumundayız.

    Rüya gördüm, Sadri Abiyi gördüm rüyamda, nasıl güzel gözler ve kirpikler, bana rüyamda gözleriyle onay verdi” rüyamı Kerem’e anlattığımda, ağladı. İyi ki o işaret yapmış.

    Uykuyu kimse çözemedi, ben rüyalara inanıyorum… Rüya diye bir gerçek var, çünkü bana öyle gülümsemeyip hayır da diyebilirdi. Boş boş da bakabilirdi… Bu olay bir gerçek”

    Babama minnettarım

    Ahmet Mümtaz Taylan’ın “Bugün babana ne söylemek istersin” sorusunu Selçuk Yöntem şu sözlerle yanıtladı: “Bana öğrencilik yaşamımda konservatuara girdiğim zaman yaptığı yardımlara, buna vesile olmasına, beni tiyatroya, operaya, baleye götürmesine, klasik müzik dinlettirmesine minnettarım. Ona çok teşekkür ediyorum, çok şey borçluyum”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/selcuk-yontem-empati-programinda-hayatini-anlatti/feed/ 0
    Türk Sinemasının Duayen İsmi Türker İnanoğlu İçin Anma Töreni Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/turk-sinemasinin-duayen-ismi-turker-inanoglu-icin-anma-toreni-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/turk-sinemasinin-duayen-ismi-turker-inanoglu-icin-anma-toreni-duzenlendi/#respond Fri, 05 Apr 2024 00:53:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26218 88 yaşında hayatını kaybeden, Türk sineması ve gösteri dünyasının duayen ismi, yönetmen ve yapımcı “Bay Sinema” Türker İnanoğlu için kurucusu olduğu Tim Show Center’da anma töreni düzenlendi. Törene sanat dünyasından pek çok isim katıldı.

    Kızı Zeynep İnanoğlu, babasının, kendi cenaze törenini kendisinin planladığını belirtti. Cenaze törenine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı.

    “Bay sinema” olarak anılan, Türk sinemasındaki öncülüğü ile anılan Türker İnanoğlu, 2 Nisan’da çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybetti. İnanoğlu için İstanbul Sarıyer’de bulunan Tim Show Center’da anma töreni düzenlendi, ardından Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde cenaze namazı kılındı.

    Anma törenine; eşi Gülşen Bubikoğlu, çocukları İlker İnanoğlu ve Zeynep İnanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Yeşilçam sinemasının önde gelen isimlerinden Hülya Koçyiğit, Müjdat Gezen, Nuri Alço, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, ünlü komedyen Cem Yılmaz, oyuncular Ali Sunal, Kerem Alışık, Zafer Ergin, Şevket Çoruh, Ozan Güven, Nehir Erdoğan ve pek çok ünlü isim katıldı.

    Anma töreninin sunuculuğunu, İnanoğlu’nun damadı da olan gazeteci Cüneyt Özdemir yaptı. Cenaze törenine İBB başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı. İyi Parti milletvekili Lütfü Türkkan da cenazeye katılanlar arasındaydı.

    Cüneyt Özdemir: İlklerin adamıydı

    Zeynep İnanoğlu ile evlendikten sonra İnanoğlu’nun farklı bir yönünü gördüğünü söyleyen Cüneyt Özdemir, “Çok vefalıydı. Yeşilçam emektarlarına kimseye göstermeden yardım edip yanlarında durmayı biliyordu.

    İstikrarı sayesinde bunları yaptı. İlklerin adamıydı. Yeşilçam’da pek çok denenmemiş formatı deneyen, video kaseti Türkiye’ye getiren kişiydi. Dizilerin YouTube’da yayınlanmasının önünü açan belki de ilk isimdi.

    Bunu ilk Erler Film yapmıştı. Çok çalıştı, gezdi, eğlendi, hayatın tadını da çıkardı. Çok güzel yaşadı. Bu dünyadan bir Türker İnanoğlu geçti” diye konuştu.

    İlker İnanoğlu: İçimden bir parça kopmuş gibi, bu kadar üzüleceğimi tahmin etmiyordum

    İlker İnanoğlu ise babası hakkında, “Mükemmeliyetçi bir adamdı. Her şeyi kendi yapmak isterdi. Çok sert bir babaydı, hala çocuk gibiydim karşısında.

    Vefat ettiğinde üstümdeki baskı kalkar gibi hissediyordum ama içimden bir parça kopmuş gibi. Bu kadar üzüleceğimi tahmin etmiyordum, çok zormuş. Baba seni çok seviyorum” ifadelerini kullandı.

    “Çok duygusaldı ama göstermezdi”

    Zeynep İnanoğlu da, babasının cenaze detaylarını kendisinin planladığını belirtti. İnanoğlu, “Önemli işleri kimseye bırakmazdı, bütün detaylarıyla ilgilenirdi.

    Benim vefatına yetişemeyeceğimi düşünmüştü, uçağa yetişmemden, anma ve cenaze töreninin detaylarına kadar her şeyi planladı. Çok duygusaldı ama göstermezdi. İsminin ve anılarının bizlerle yaşaması için elimden gelen her şeyi yapacağım” diye konuştu.

    Cem Yılmaz: Keşke bir Türker İnanoğlu daha olabilseydi

    Komedyen Cem Yılmaz da İnanoğlu ile ilgili şu anısını anlattı:

    “1990’larda Meltem Cumbul bir talk showa başlamıştı, beni davet etti. Mahalleden arkadaşlarını niye çağırıyorsun, tanıdık bildik birileri yok muydu demiş beni görünce. İlk öyle tanışmıştık.

    En çok seni seviyorum derdi kulise gelip. Ben de en çok beni seviyor zannediyordum, diğer meslektaşlarımdan duyduğuma göre birçok kişiyi seviyormuş.

    Burada sahneye çıkacak sanatçının yanına gelip ihtiyacınız var mı diye sorardı, bu beni etkilemişti. Keşke şimdi sorulsa, keşke bir Türker İnanoğlu daha olabilseydi.”

    Ali Sunal: Tatlı, çocuk gibi benimle sohbet eden, ben uykuya dalana kadar sabırla başımı okşayan bir Türker abi hatırlıyorum

    Babası Kemal Sunal ile İnanoğlu’nun yakın olduğunu dile getiren Ali Sunal da şunları söyledi.

    “Babamla çok güzel dostlukları vardı. gülüyorlar, iş konuşuyorlar, olmuyor ama sonra bakıyorum arkadaşlıkları bozulmuyor. Bu beni çocukken çok etkilerdi, sonra benimle arkadaşlık kurdu. aramızdaki yaş farkında rağmen beni en ilgili, güzel dinleyen insanlardan biriydi.

    Bu koca adam bende ne buluyor diye düşünüyordum. Beni evlerinde yatılı misafir ettiler ama gece uyuyamıyordum. Benim gördüğüm yanı, tatlı, çocuk gibi benimle sohbet eden, ben uykuya dalana kadar sabırla başımı okşayan bir Türker abi hatırlıyorum. Seçtiğim ve seçildiğim ilk arkadaşım olabilir.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turk-sinemasinin-duayen-ismi-turker-inanoglu-icin-anma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
    Yeşilçam’ın ünlü ismi Türker İnanoğlu için ilk tören TİM Show Center’da düzenlendi https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-ismi-turker-inanoglu-icin-ilk-toren-tim-show-centerda-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-ismi-turker-inanoglu-icin-ilk-toren-tim-show-centerda-duzenlendi/#respond Thu, 04 Apr 2024 22:00:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26151 Yeşilçam’ın ünlü ismi Türker İnanoğlu (88) için ilk tören TİM Show Center’da düzenlendi.

    Yeşilçam’ın efsane ismi, ünlü yapımcı ve film yönetmeni Türker İnanoğlu, 88 yaşında hayata veda etmişti. 2 Nisan’da vefat eden Türker İnanoğlu bugün son yolculuğuna uğurlanıyor. Yeşilçam’ın ünlü isimlerinden Gülşen Bubikoğlu ile evli olan Türker İnanoğlu için ilk tören, TİM Show Center’da düzenlendi. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı M. Nuri Ersoy katılırken, sanat camiasından Ali Sunal, Hülya Koçyiğit, Sunucu Cüneyt Özdemir, Cem Yılmaz, Zafer Ergim, İlker Aksum, Tamer Karadağlı, Birol Güven, Kerem Alışık ve çocukları İlker İnanoğlu ile Zeynep İnanoğlu Özdemir veda için salondaki yerlerini aldı. Törenden sonra İnanoğlu, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Kanlıca Aile Mezarlığı’na defnedilecek.

    “Türker İnanoğlu’nun önce iyi anlaşılması sonra da örnek alınması gerektiğine inanıyorum”

    Törende Kültür ve Turizm Bakanı M. Nuri Ersoy, “Türker İnanoğlu’na Allah’tan rahmet, saygıdeğer İnanoğlu ailesine ve sanat camiasına sabırlar diliyorum. Hepinizin başı sağ olsun. Ben Türker abiyi Atlas Sineması ve Müzesi Restorasyon ve Yeniden İhya Projesi sırasında yakından tanıma fırsatı bulmuştum. O sıralarda Türker abi, Atlas Sineması’nda bakanlığın kiracısı ve işletmecisiydi. Sözleşmesi de devam ediyordu. Kendisini ziyaret edip, proje konusunda bilgilendirdik. Görüşlerini ve önerilerini rica ettik. Kendisine, ‘abi sizin sözleşmeniz devam ediyor ve bizim böyle bir projemiz var, izniniz olursa biz bu projeyi hayata geçirmek istiyoruz’ dedim. Hiç tereddüt etmeden, bir an önce başlamamızı ve elinden ne geliyorsa her türlü desteği vereceğini söyledi. O gün anladım ki, söz konusu beyaz perde, kültür ve sanat olduğunda Türker abi de ‘hayır’ yoktu. ‘Nasıl yapabilirim, nasıl destek olabilirim’ vardı. Her zaman takdir ettiğim ve saygı duyduğum bir insan. Yine yaklaşık 3 ay önce Atatürk Kültür Merkezi’nde kendisiyle bir araya gelmiştim. Zaman zaman, sağlığı izin verdiği anlar da, fırsat bulduğumuz da kültür ve sanat, projeler konusunda görüşlerini alırdık. Çok faydalı, değerli bir insandı. Yeşilçam yapıtları, sinema salonları, video, televizyon, eğitim, müze daha birçok önemli projeyi 88 yıllık yaşamına sığdırmış durumda. Tam bir beyaz perde sevdalısı diyebilirim. Türker İnanoğlu’nun önce iyi anlaşılması sonra da örnek alınması gerektiğine inanıyorum. Bu sabahta Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda aramızda konuştuk Haziran ayında, çok büyük emekleri olan Atlas Sinema Müzesi’nde Türker İnanoğlu sergisi açmaya karar verdik. Son olarak ben bir insanın en büyük eserinin, yetiştirdiği insanlar olduğuna inanıyorum. Türker abi bu ince zanaatın en büyük ustasıydı. Mekanı cennet olsun” diye konuştu.

    “Seçtiğim ve seçildiğim ilk arkadaşım Türker abi”

    Törende konuşan Ali Sunal, “Türker abiyi şöyle anlatabilirim ben. Benim ilk arkadaşlarımdan biriydi. Babamla çok şeker bir dostlukları vardı. Küçüklüğümde çok dikkatimi çekmişti. Müthiş anlaşıyorlardı, gülüyorlar, sohbet ediyorlardı. Sonra bir anda iş konuşuyorlardı. O arada Türker abi beni keşfetti. Sahne için değil, kenarda paşa gibi duran beni keşfetti. Ben onun ilgisini çektim diye düşünüyorum. Benimle arkadaşlık kurdu. Aramızdaki yaş farkına rağmen beni en ilgili, en dikkatli, en güzel dinleyen insanlardan biriydi. Koca adam ben de ne buluyor diye düşündüm tabii. Tatlı, hoş, benim akranım gibi, çocuk gibi, benimle sohbet eden, beni seven, ben uyurken rahatsız olurum diye uykuya dalana kadar sabırla başımda oturan, saçımı okşayan, masallar anlatan bir Türker abi hatırlıyorum. Benim yaşımda çocukların ilkokuldan, gittiği okulda ve sınıftan arkadaşları olur. Onların dışında kendi seçtiğim ve seçildiğim ilk arkadaşım Türker abi olabilir. Mekanı cennet olsun. Ona çok teşekkür ediyorum bana bu güzelliği yaşattığı için” dedi.

    “Hepimizin hayatında onun etkisi var, onun dokunuşu var”

    Hülya Koçyiğit ise, “Hepimiz onu tanıyoruz. Hepimizin hayatında onun etkisi var, onun dokunuşu var. Her şeyden önce Türk sinemasına çok değerli katkıları var. Çalışma hayatımız, düzensiz, dengesiz, bunun bir raya oturması gerekiyor. Toplantılar yaptık. Çalıştay yapalım diyoruz. Dönem dönem sinema çıkmazlara girdi. Bunun halledilmesi için gelişimci, kendine güvenen Türker İnanoğlu, bizi alıp Ankara’ya götürdü. Kültür Bakanlığı’nı ziyaret ettik. Türker’in önderliğinde, onun toparlamasıyla, mecliste karar çıkması için çaba sarf ettik. Söylemek istediğim şu; o bir sinema aşığı, sinema tutkunu, sinema için yapmadığı yok. Hepimizin hamisi, onun emeklerine çok büyük saygı duyuyorum. Bugün bir devir kapandı onunla beraber. Öyle güzel eserler bıraktı ki ardında ne mutlu böylesine yaşanmış bir hayata” ifadelerini kullandı.

    “Keşke bir Türker İnanoğlu daha olabilseydi”

    Tören de Cem Yılmaz, “1990’lı yılların ortasında ulusalın yaptığı talk şovlardan bir tanesinde çok kıymetli arkadaşım Meltem Cumbul bir Talk Show’a başlamıştı. Beni davet etti. Türker abi sonra bu video kaseti izlemiş. Önce Meltem’e demiş ki kızım mahalleden arkadaşlarını niye bu çağırıyorsun? Yok muydu tanıdık, birileri diye sormuş. İlk öyle tanışmıştık. Daha sonra 2003 yılından itibaren ben buradan binden fazla defa sahneye çıktım. Her seferinde değil belki birçok başka işi olduğu için bin gösterinin bininde gelmedi. Yalan olmasın. Çoğunda kulise geldi. ve hep en çok sizlerin arasında seni seviyorum derdi. Buna inandırdı. Ben de en çok beni seviyor zannediyordum. Sonra diğer meslektaşlarımdan, büyüklerimden duyduğum birçok kişiyi seviyormuş. Birçok kişi de onu derinden seviyormuş. Kuliste gelip bir ihtiyacınız var mı diye sorması çok çarpıcıydı. Bana da her sahneye çıkmadan önce oğlum bir ihtiyacın var mı derdi. Keşke bu soru şimdi sorulsa. Evet bir ihtiyacımız var. Keşke bir Türker İnanoğlu daha olabilseydi. Kendisine her şey için teşekkür ediyorum. Başta Gülşen abla, Zeynep ve İlker abi, aile olmak üzere baş sağlığı diliyorum. Başımız sağ olsun. Sağ olun” şeklinde konuştu.

    “Eğer beni duyuyorsan, seni çok sevdiğimi bilmeni istiyorum”

    Türker İnanoğlu’nun kızı Zeynep İnanoğlu Özdemir, “Babam önemsediği konuları kimseye emanet etmezdi. Çok büyük bir titizlikle son vedasını planladı. Benim vefat durumunda yurt dışında olacağımı düşünmüştü, tahmin etmişti. O yüzden oradan uçağa yetişmemden tutun da, buradan cenaze detaylarına kadar her şeyin üstünden birkaç kere geçmiştik. Bütün bu hazırlıklar, planlamalar yaşanan acıyı hiçbir nebzede azaltmıyormuş, onu söyleyebilirim. İşte o böyle bir insandı. Her zaman detaylara hakimdi, çalışkandı, disiplinliydi ve çok gururluydu. Duygularını göstermemekle beraber aşırı duygusaldı. İşine, mesleğine, çalışma arkadaşlarına inanılmaz bağlıydı. O kadar hep şanslı olduğunu düşündüm. Çünkü bu hayatta, bu ömürde çok sevdiğiniz bir işi bulup, bir ömür boyu onu yapmak bence çok büyük bir şans. Ona bir iki şey söylemek istiyorum. Bugün Bir kere çok insana dokundu, çok eser bıraktı. Hiç durmadan üretti. Eğer bugün burada sizleri görseydi çok mutlu olurdu. Tam istediği veda buydu. Sevgili baba, eğer beni duyuyorsan, seni çok sevdiğimi bilmeni istiyorum. Çok özleyeceğimi bilmeni istiyorum ve aynı zamanda isminin ve anılarının bizlerle yaşamasını, yaşaması için elimden gelen her şeyi yapacağımı bilmeni istiyorum. Sağ olun, eksik olmayın” dedi. – İSTANBUL

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-unlu-ismi-turker-inanoglu-icin-ilk-toren-tim-show-centerda-duzenlendi/feed/ 0
    Yunus Emre Özden’in eşi Beria Özden, futbolcu Emre Aşık’ın eski eşi Yağmur Sarnıç’ın hedefi oldu https://www.haber60.com.tr/yunus-emre-ozdenin-esi-beria-ozden-futbolcu-emre-asikin-eski-esi-yagmur-sarnicin-hedefi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/yunus-emre-ozdenin-esi-beria-ozden-futbolcu-emre-asikin-eski-esi-yagmur-sarnicin-hedefi-oldu/#respond Thu, 04 Apr 2024 08:33:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26091 Survivor All Star’da mücadele eden ve aldığı cezalarla sık sık adından söz ettiren Yunus Emre Özden’in eşi Beria Özden de paylaşımlarıyla gündemden düşmüyor. Daha önce eşini arayarak “Aleyna’dan uzak dur” diyerek uyarılarda bulunan Beria Özden, bu sefer de futbolcu Emre Aşık’ın eski eşi Yağmur Sarnıç’ın hedefi oldu.

    Şantaj yaparak evlendi çocukla. Yunus Emre mecbur kaldı da bununla evlenmek zorunda kaldı. Çünkü bu kadın insanları gizli kayıt altına alıp şantaj yapan biri. Yunus bana hepsini anlattı, bende kayıtları duyuruyor. ‘Ne yapayım Yağmur hayatımı bitirdi mecbur kaldım, kurtulamıyorum. Beni gizlice çekmiş bana şantaj yapıyor’ diye anlattı. Bu kadın benim arkadaşımın evinde fuhuş yapan biriydi çok eski tanırım. Bana da yaptı şantaj ve beni aklınca Funda denen hasmıma satıyor. Ben acıdım bu sokakta kaldı bunu evime aldım. Bu kadın inanmayın yalancı, sahtekar, şanyajcı, kayıtçıdır. Yunus bununla severek evlenmedi, bundan kurtalamıyor bu yapıştı adama şantaj yapıyor. Gizli videosunu çekmiş adamın. Yunus’un attığı kayıtlar bende mevcut ve vakti gelince hepsini mahkemeye vereceğim. Ayrıca bu kadın insanlara uyuşturucu madde temin ettiğine dair yazışmaları mevcuttur. Yunus masumdur bu kadın ona şantaj yapıyor. Onun üzerinden prim yaparak ünlü olma peşinde benim bunn fuhuş yaptığına ve temin ettiğine dair kanıtlarım ve tanıklarım var.

    “Yunus Emre adamdır ve masum. Bu zamana kadar sustum, ses etmedim ama masum bir adamın bu denli yalancı, şantajcı bir kadın yüzünden mağdur edilmesine artık yüreğim dayanmadığı için bunları açıklamak istedim. Biraz daha beni zorlarsa kayıtları paylaşacağım.

    Beria denilen Diyarbakır’lı namus abidesi olarak kendini kamuoyuna tanıtan, Hristiyan’ım diye gezen ama sıkışınca Allah kitap diyen bu dinsiz ve mağduru oynayan bu dilber beni şuan whatsapp üzerinden arayarak sesli ve yazılı tehdit ederek beni susturabileceğini sanıyor. Paylaşımı silmemi istiyor sizce bende geri vites var mı? Benim Allah’tan başka kimseden korkum yok. Seni bücür taşçı motor seni. Ben belge ve kayıt olmadan asla konuşmam kimseye de iftira atmam. Bu Beria, Yunus’a kız ayarlayıp birlikte gurup yapıyorlardı yani zaten kendisi kocam kocam dediği adama karı ayarlayan ve birlikte grup yapan bir p….enk ve uyuşturucu satıcısıdır. Bende her şey kayıtlı, halk senin ne b.k olduğunu görecek senin maskeni düşüreceğim çok yanlış kişiye çattın sen.

    Daha sonra Yunus Emre’nin 25 Nisan 2023 tarihinde evinde yarı çıplak verdiği pozu yayınlayan Sarnıç, “Bak bebeğim burası benim evim. Sarı civciv bayramımı kutlamaya gelmişti. O gün sen ne b.. olduğunu bana çok güzel anlattı garibim. Bu çocuğu bitirmene izin vermeyeceğim ama ben seni bitireceğim. Hadi devam et ben de tek tek senin söylediklerini ispatlayayım. Var mısın, ben varım hodri meydan. İstersen fotoğrafın rengi biraz aç arkadaki kim anlarsın” dedi.

    Yağmur Sarnıç’ın paylaşımlarına cevap veren Beria Özden ise şu ifadeleri kullandı: “İftira edenin hiç bir yerde yeri yoktur ortalık karıştırıp prim yapmaya çalışan kişi ile isteğiniz üzere uğraşacağım çünkü herkesi mağdur edip edip tehditler edip artık kenara çekilemeyecek bir gün öyle birine denk gelir ki sonuçları kötü olur bir biz kalmıştık her gün birine sallayan biri ve hakkımdaki haberleri zaten her şeyi açıklıyor.

    Kocasını öldürtmek için kiralık katil gibi sevgili yapan ar damarı olmayan çocuklarına iftira eden döven sapkın rezalet ötesi bir kadın düşünün yardıma ihtiyacım var diye ağlayan çocuklarımı göremiyorum diye serum takılıp çocuklarına bakmasına bir günlük yardım ettim kendi köpeğini gözümün önünde önce dövdü buna tepki verdim sonra çocuklarını şantaj malzemesi olarak kullandı dosyaları sınırsız limitlerini tüketmiş bir kadın eski eşi ve avukatına yalancı şahit arıyordu her yer de ben olmadım benim üstüme çok geldi söylediği her şey hayal ürünüdür kimseye boyun eğmem şahit olmadığım için eşime yazıp iftiralar etti görüştüğünü söyledi ama öyle bir görüşme olmamıştı ve onun karşısında bildiği biri yok çocuk kaçırmadan zarar verdiği arkadaşları var ben yalan yere şahit olmam çünkü nafaka alacaktı hala içine oturmuş senin eline kimseyi düşürmesin sen bir kadın olamazsın hayatın yalan her gün kadınları kocaları üzerinden sevgilileri üzerinden tehditler savurup görüşmeye çalışacan aciz iflah olmaz gözü sadece parada kaos da olan zavallısın Karakolda yerlere kendini attığında da benimle uğraşmıştın herkes seninle sorun mu yaşıyor sen mi bela oluyorsun o kadar kişinin hayatını mahvettin ki yerin hiç bi dünya da yok Allah senin belanı ayrıca kendi yanından versin Önce kendisini araştırın sonradan gelin paylaşın bu iftiralara fırsat verenlerde bu kadın kadar suçludur muhatap olmadığım için bela olmaya çalışan biridir avukatım itina ile ilgilenecektir

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yunus-emre-ozdenin-esi-beria-ozden-futbolcu-emre-asikin-eski-esi-yagmur-sarnicin-hedefi-oldu/feed/ 0
    Meltem Cumbul, Enis Arıkan ve Gökçe Bahadır gibi isimler ‘Mucize Aynalar’ filminin galasına katıldı https://www.haber60.com.tr/meltem-cumbul-enis-arikan-ve-gokce-bahadir-gibi-isimler-mucize-aynalar-filminin-galasina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/meltem-cumbul-enis-arikan-ve-gokce-bahadir-gibi-isimler-mucize-aynalar-filminin-galasina-katildi/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25837 Türk sinemasında ‘Zübük’, ‘Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ ve ‘Gol Kralı’ndan tam 54 yıl sonra yeni bir Aziz Nesin uyarlaması olan ‘Mucize Aynalar’ın galasına katılan isimler arasında Meltem Cumbul, Enis Arıkan, Gökçe Bahadır-Emir Ersoy, Ahu Türkpençe, Nevra Serezli, Varol Yaşaroğlu, Yağızcan Konyalı, Gülşah Saraçoğlu, Can Gox, Mesut Süre, Ece Yörenç, Altan-Alize Gördüm, Dinçer Güner, Özlem Gürses, Bihter Dinçel, Mehmet Erdem, Asuman Dabak, Yurdaer Okur, Feyza Altun, Nasuh-Mine Mahruki, Ezel-Hasan Eflatun Akay, Orkuncan İzan, Barış Pehlivan vardı.

    İzleme öncesi basının sorularını yanıtlayan ‘Mucize Aynalar’ ekibi heyecanını paylaştı.

    Tolga Örnek: Ekip olarak bizim için en özel olan şey ismimizin Aziz Nesin ile birlikte anılacak olması. Biz çok severek, isteyerek ve heyecanlanarak yaptık bu filmi. Umarım Aziz Nesin’in ruhuna, sanatına uygun bir film çıkarmışızdır. Seyircilerin kendilerini çok iyi hissedeceği bir film yaptığımızı düşünüyorum. Farklı anlatımı ve tarzı olan ‘Aziz Nesin’ kafasında bir film seyircileri bekliyor.

    Cengiz Bozkurt: Aziz Nesin bu toprakların yetiştirdiği inanılmaz bir yetenek. Türk insanını son derece iyi tanıyan, mizahi yönlerini ortaya çıkaran ve bunu nüktedan bir dille anlatan hem oyun yazarı hem yazar hem şair inanılmaz bir fikir adamı. Bu projenin en heyecan verici noktası Aziz Nesin’i eski nesillere tekrar hatırlatmak ve onu bilmeyen nesillere tanıtmak. Böyle bir Aziz Nesin hikayesi içerisinde bulunmaktan, böyle bir ekiple çalışmaktan çok mutluyum. Filmde de bir mucidi canlandırıyorum. O mucit de Aziz Nesin’in ne kadar öngörülü bir yazar olduğunu tekrar ortaya çıkaracak. Bir ayna üzerinden ilerliyor hikaye ama aslında ayna ‘yapay zeka’nın aynısı. Aziz Nesin’in ne kadar öngörülü bir yazar olduğunu siz oradan anlayın. Onun için böyle bir projenin içinde olduğum için çok mutluyum.

    Boran Kuzum: Ben çok mutluyum bu ekibin bir parçası olduğum için. Filmi izleme şansımız oldu ve ben çok beğendim filmi, gururla buradayım. Seyircilerin de çok güzel zaman geçireceğini düşünüyorum. Hikayemiz bize hiç uzak olmayan bir hikaye. Bütün gençlerin hayalleri var ama o hayallere ulaşmak o kadar kolay değil, birçok fedakarlık yapmamız gerekiyor. Kerim de öyle bir karakter. Yazar olmak istiyor fakat hayatını sürdürmek için ambulans şoförlüğü yapıyor. En önemli nokta hayallerinden vazgeçmiyor.

    Şebnem Bozoklu: Ben bu filmi çok önemsiyorum. Galalardan önce normalde filmi izlemem fakat ilk defa galadan önce bir filmimi izleyebildim. Unuttuğumuz bazı şeyleri, umutlu olmayı, iyi olmayı, birlikte mutlu olmayı bize hatırlatan bir film Mucize Aynalar. Bizi bize her zaman çok güzel aynalıyor Aziz Nesin. Çok şık, çok çağdaş bir film bekliyor seyirciyi. Şu anda yapay zeka çok konuşulan bir şey. Aziz Nesin bunu yıllar öncesinden görmüş. Bütün seyircilerimizi 5 Nisan’da sinema salonlarına bekliyoruz.

    Zerrin Sümer: Beraber çalışmaktan çok mutlu olduğum bir ekipleyim. Aziz Nesin hikayeleri Tolga Örnek’in senaryosu ile harika bir hale geldi. Ben senaryoyu üç defa okudum, üçünde de çok güldüm. Çok keyifli bir çalışma oldu. Yaptığımız işten çok gurur duyuyorum.

    Eren Demirbaş: Ben şu an Mucize Ayna’ma bakıyorum. Böyle bir kadro ile böyle bir senaryoda çalışmak benim için inanılmaz bir duygu.

    Hayalleri gerçeğe dönüştüren aynaların icadından itibaren kişilerin ve dünyanın değişimi ile başlayan hikaye, trajikomik tesadüfler ile devam ediyor.

    Yapımcılığını Orchestra Content adına Mine Şengöz’ün üstlendiği filmi yazıp yöneten Tolga Örnek, Alp Çağrı Günal ve Levent Güneri ile beraber ortak yapımcılar arasında. “Kaybedenler Kulübü”, “Devrim Arabaları” gibi filmlerin yönetmeni Tolga Örnek’in filmi, 5 Nisan’da vizyonda.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/meltem-cumbul-enis-arikan-ve-gokce-bahadir-gibi-isimler-mucize-aynalar-filminin-galasina-katildi/feed/ 0
    Odalarda Işıksızım: Kayahan’ın Vefatının Üzerinden 9 Yıl Geçti https://www.haber60.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/ https://www.haber60.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/#respond Tue, 02 Apr 2024 22:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25790 “Odalarda Işıksızım”, “Yemin Ettim”, “Geceler”, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı unutulmaz eserlere imza atan yorumcu, besteci ve şarkı sözü yazarı Kayahan’ın vefatının üzerinden 9 yıl geçti.

    Albay Süleyman Açar ile Firuzan Hanım’ın oğlu Kayahan Açar, 29 Mart 1949’da İzmir’de doğdu. Henüz çocukken müziğe tutkuyla bağlanan sanatçı, ilk ve ortaokulu Kars’ta Fevzi Çakmak Okulunda tamamladı.

    Kayahan, babasının askerlik görevi nedeniyle Türkiye’nin birçok ilini dolaştı, gençlik yıllarını ise Ankara’da geçirdi. Sanatçı ilk evliliğini 8 Mart 1973’te Nur Açar ile yaptı. İkilinin çocukları Beste 1974’te dünyaya geldi. Çift, 1991’de ayrıldı.

    Vatani görevini İzmir’de tamamlayan sanatçı, daha sonra İstanbul’a gelerek profesyonel müzik çalışmalarına başladı.

    Sanatçı, müzik dünyasına 1971’de “Yosun Gözlü Sevgilim-Bir Mektubun Var” adlı 45’liğiyle adım attı.

    “İstanbul Hatırası” ile 1978’de Eurovision elemelerine katıldı

    Kayahan, 1978’de düzenlenen Türkiye Eurovision elemeleri için bestelediği “İstanbul Hatırası” adlı şarkı ile elemeyi geçemedi.

    “Bekle Gülüm – Ateş” adlı 45’liğini 1980’de müzikseverlerin beğenisine sunan sanatçı, seslendirdiği bütün eserleri kendisi yazıp besteledi.

    Usta sanatçı, adını ilk olarak Sezen Aksu, Zerrin Özer, Bilgen Bengü ve yakın dostu Nilüfer’e verdiği şarkılarla duyurdu.

    Kayahan’ın Nilüfer tarafından yorumlanan “Geceler”, “Kar Taneleri” ve “Esmer Günler” adlı eserleri, Türk pop müziğinin unutulmazları arasına girdi.

    Sanatçı, “Geceler” adlı şarkısıyla 1986’da Ayşegül Aldinç ile katıldığı “Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması”nda “Altın Portakal” ödülüne layık görüldü.

    TRT Müzik kanalında 1985’te “Cumartesiden Cumartesiye” kuşağı içinde çocuklar için bilim kurgu temalı “Sanmer 2095” adlı programı sunan sanatçı, 1987’de yine çocuklar için “Merhaba Çocuklar” albümünü hazırladı.

    “Yemin Ettim” ve “Odalarda Işıksızım” albümleriyle iz bıraktı

    Kayahan, ilk albümü “Yemin Ettim”i de 1991’de, ikinci albümü, “Odalarda Işıksızım”ı 30 Nisan 1992’de müzikseverlerle buluşturdu. İkinci albümün ardından büyük bir başarı elde eden sanatçı, aynı yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ankara Kızılay Meydanı’nda on binlerce kişinin izlediği bir konsere imza attı.

    Sanatçının, 1993’te çıkardığı “Son Şarkılarım” albümündeki “Sarı Şekerim”, “Vazgeçmem” ve “Aman” adlı şarkıları müzikseverlerin büyük beğenisini kazanarak, geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

    “Sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” sloganıyla 1995’te “Benim Penceremden” albümünü yayımlayan sanatçının, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı eserleri, birçok müzisyen tarafından yorumlandı. Sanatçı, “Ben Anadolu Çocuğuyum” şarkısında, kültürel erozyon karşısındaki tepkisini dile getirdi.

    Kayahan, hemen her albümünde “sevgi” temasını işlerken, 1996’da “Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın” sloganıyla “Canımın Yaprakları” albümünü yayınladı.

    “Emrin Olur” albümünü 1997’de müzikseverlerle buluşturan sanatçı, albümdeki “Şampiyon” şarkısını, taraftarı olduğu Galatasaray’ın şampiyonluğu dolayısıyla yeniden yorumlayarak, “Cimbom Şampiyon” adlı tekli çıkardı.

    Sanatçı, 15 Ekim 1992’de Lale Yılmaz ile evlendi ancak çift 1993’te ayrıldı. Vokalisti İpek Tüter ile de 1999’da dünya evine giren Kayahan’ın, Aslı Gönül adını verdiği kızı 2000’de dünyaya geldi.

    Usta müzisyen, “Beni Azad Et” albümünü 1999’da müzikseverlerle buluşturdu. “Gönül Sayfam” albümünü ise 2000 yılında çıkaran sanatçı, albümde 17 Ağustos 1999 depremi için yazdığı “17 Ağustos” şarkısı ile kızı Aslı Gönül için bestelediği “Ninni” adlı eserlerine yer verdi.

    Kayahan, 45 yıllık kariyerinde, 45’likler, long playler ve albümlerin yanında “365 Gün” ve “Mevsim Hala Sen” adlı teklileri de müzikseverlerle buluşturdu.

    Doğa ve çevre duyarlılığı ile de bilinen usta sanatçı, yaşamı boyunca birçok yardım konseri verdi ve gönüllü olarak çeşitli çalışmalara katıldı.

    “Ölüm bir ceza değil, mezuniyettir”

    Sanatçı, 1990’da yumuşak doku kanseri ile mücadele etti. 2004’te kansere yeniden yakalanan usta isim, tekrar iyileşti. Hastalık 2014’te nüksetti. Bir yıl boyunca hastalığıyla mücadele eden Açar, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle 3 Nisan 2015’te hayatını kaybetti.

    Cenazesi Teşvikiye Camisi’nden kaldırılan sanatçı, vasiyeti gereği Kanlıca Mihrimah Sultan Mezarlığı’na defnedildi.

    Romantik dizelerinin yanında inançlı yapısıyla da bilinen sanatçı, bir röportajında şunları söylemişti:

    “Ölüm bir ceza değil, bana göre bir mezuniyettir. Yani, Cenab-ı Allah’ın katına çıkacaksınız, orada hesap vereceksiniz. Buradaki dünyanın yalan olduğunu, eğer bir düşünürseniz, zaten huzur kendiliğinden gelir. Cenab-ı Allah’ın gönderdiği Kuran-ı Kerim’i okusanız, o kitapta size ticareti nasıl yapacağınız bile anlatılıyor. En kolayını da söyleyeyim; helal ve haram. Bunu bilen bir dünyada, hiçbir problem çıkmaz.”

    Tarkan, Sezen Aksu, Funda Arar ve Nilüfer’in de aralarında olduğu birçok ünlü sanatçı, 2014’te bir araya gelerek “Kayahan’ın En İyileri” albümünde yer aldı.

    Arkadaşlarının deyimiyle, romantik melodileri iğne oyası gibi eserlerine işleyen ve şarkılarında daima insanları birlik ve sevgiye davet eden usta sanatçının, 45 yıllık sanat hayatında geride bıraktığı eserleri şöyle:

    “Canım Sıkılıyor Canım (1981)”, “Merhaba Çocuklar (1987)”, “Benim Şarkılarım (1988)”, “Benim Şarkılarım 2 Siyah Işıklar (1989)”, “Yemin Ettim (1991)”, “Odalarda Işıksızım (1992)”, “Son Şarkılarım (1993)”, “Benim Penceremden (1995)”, “Canımın Yaprakları (1996)”, “Emrin Olur (1997)”, “Beni Azad Et (1999)”, “Gönül Sayfam (2000)”, “Ne Oldu Can? (2002)”, “Kelebeğin Şansı (2004)”, “Biriciğim’e (2007)”, “365 Gün (2011)”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-9/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-9/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25781 Bu hafta tiyatroseverleri Molière’den Lucy Kirkwood’a, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Fosforlu Cevriye, Oscar, Zehir, Uçurtmanın Kuyruğu, Öldün, Duydun mu?, Komik Para, Tartuffe, Sivrisinekler, Yaftalı Tabut, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Masal adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Vakitlerden Bir Vakit (Meddah Hikayesi)

    Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor. Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

    Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

    Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Ödüllü (Ortaoyunu)

    Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekar’la yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister.

    Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

    Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Bu Haftanın Programı (3-7 Nisan 2024)

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur.

    Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    OSCAR

    Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

    Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    UÇURTMANIN KUYRUĞU

    Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    ÖLDÜN, DUYDUN MU?

    İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor. Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    KOMİK PARA

    Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

    Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    TARTUFFE

    Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

    Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    SİVRİSİNEKLER

    Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    YAFTALI TABUT

    Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

    Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

    E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

    Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    MASAL (5+Yaş)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-9/feed/ 0
    İBB Şehir Tiyatroları… NİSAN AYINDA 33 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-nisan-ayinda-33-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-nisan-ayinda-33-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 23:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25678 Nisan ayında tiyatroseverleri Shakespeare’den Molière’e, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu ay; Fosforlu Cevriye, Oscar, Zehir, Uçurtmanın Kuyruğu, Öldün, Duydun mu?, Komik Para, Tartuffe, Sivrisinekler, Yaftalı Tabut, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Godot Geldi, Cadı Kazanı, Hamlet, İfigenya, Maviydi Bisikletim, Kuğunun Şarkısı, Çingene Boksör, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Bir Halk Düşmanı, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Ben Medea Değilim, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Geçit, Yatak Odası Komedisi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Çöpsüz Dünya, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Fındıkkıran, Benim Küçük Yıldızım, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Masal, Bir Gece Masalı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Vakitlerden Bir Vakit (Meddah Hikayesi)

    Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor.

    Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

    Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

    Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Ödüllü (Ortaoyunu)

    Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekar’la yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister.

    Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler.

    Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz.

    Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur.

    Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener.

    Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

    Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 1 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 2 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Oyun biletleri, ortaoyunu ve meddah hikayesinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Nisan 2024 Programı

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir.

    Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur.

    Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu.

    Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor.

    Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    OSCAR

    Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır.

    Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

    Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor.

    Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür.

    Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor.

    Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    UÇURTMANIN KUYRUĞU

    Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar.

    Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.

    Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    ÖLDÜN, DUYDUN MU?

    İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor.

    Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 27 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    KOMİK PARA

    Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır.

    Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler.

    Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

    Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor.

    Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    TARTUFFE

    Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

    Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

    Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor.

    Oyun, 3-6 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    SİVRİSİNEKLER

    Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor.

    Oyun, 3-6 Nisan, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    YAFTALI TABUT

    Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

    Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor.

    Oyun, 6 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

    1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur.

    Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

    Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor.

    Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    GODOT GELDİ

    “Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur…

    “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

    Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir…

    İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

    Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor.

    Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    CADI KAZANI

    Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar…

    İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk…

    Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

    Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor.

    Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HAMLET

    Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor.

    Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

    William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor.

    Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    İFİGENYA

    Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır.

    Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır.

    Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

    Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    MAVİYDİ BİSİKLETİM

    İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor.

    Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 20 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    KUĞUNUN ŞARKISI

    Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

    Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

    Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

    Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇİNGENE BOKSÖR

    1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor.

    Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır.

    Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

    Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

    Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu.

    Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor.

    Oyun, 13 Nisan 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    BİR HALK DÜŞMANI

    Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

    Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor.

    Oyun, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

    Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli…

    Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor.

    Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

    “Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor.

    Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor.

    Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    BEN MEDEA DEĞİLİM

    “Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.

    Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor.

    Oyun, 17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

    Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir.

    Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır.

    Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

    Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    GEÇİT

    Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

    Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    YATAK ODASI KOMEDİSİ

    Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

    Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor.

    Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK

    Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.

    Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor.

    Oyun, 24-27 Nisan 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer.

    Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor.

    Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.

    Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor.

    Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar.

    1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

    E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar…

    Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

    Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır.

    Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 7 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    MASAL (5+Yaş)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar.

    Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir.

    Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor.

    Oyun, 7, 14 Nisan 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur.

    Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.

    William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor.

    Oyun, 14 Nisan 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-nisan-ayinda-33-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/feed/ 0
    Ferhat Göçer, İranlı Müzisyenlerle Grammy’e Aday Olmayı Planlıyor https://www.haber60.com.tr/ferhat-gocer-iranli-muzisyenlerle-grammye-aday-olmayi-planliyor/ https://www.haber60.com.tr/ferhat-gocer-iranli-muzisyenlerle-grammye-aday-olmayi-planliyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 07:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23513 Başarılı müzisyen Ferhat Göçer, hazırlıklarını sürdürdüğü yeni şarkısıyla Grammy’e aday olmayı planlıyor. Göçer, bugünlerde İranlı müzisyenler Mehrdad Nasehi ve Mareechi Asu, geleneksel İran müziğiyle Türkçeyi bir araya getiren müzikal çalışmaları yapıyor.

    Şarkıcı, Nasehi ve Asu’nun teklifiyle besteci Alvand Jalali ile Grammy’e aday olabilecek bir şarkı yapmayı kabul ettiğini dile getirdi. Çalışmalarından bahseden sanatçı, “İlk olarak ‘Cesur Ol’ şarkısının okumaları, düzenlemesi tamamen bitti.

    O, mix mastering aşamasında. Sonra bir Anadolu türküsü seslendireceğiz. Ondan sonra da Grammy adaylığı için düşündüğümüz şarkının çalışması gelecek” dedi.

    Ferhat Göçer, İran’da çok fazla dinleyicisi olduğunu ve sosyal medya vesilesiyle İranlı hayranlarıyla da tanıştığını dile getirdi. Zaman zaman İran’daki müzisyenlerle iş birlikleri üzerine görüşmeler yaptıklarını dile getiren Göçer, arkadaşı Mareechi Asu vesilesiyle de birçok ünlü İranlı sanatçıyla tanıştığını kaydetti. Ferhat Göçer, İranlı müzisyenler Mehrdad Nasehi ve Mareechi Asu’nun teklifiyle besteci Alvand Jalali ile Grammy’e aday olabilecek bir şarkı yapmayı seve seve kabul ettiğini aktararak, şu bilgileri verdi:

    “Çalışmalara başladık. İlk olarak ‘Cesur Ol’ şarkısının okumaları, düzenlemesi tamamen bitti. O, mix mastering aşamasında. Sonra bir Anadolu türküsü seslendireceğiz. Ondan sonra da Grammy adaylığı için düşündüğümüz şarkının çalışması gelecek. Bu 3 şarkı devam ederken, 6 Nisan’da Toronto’da İranlı organizatörlerle bir konser de organize ettik. Ben bu konseri ABD, Kanada turnesinin sonuna yerleştirdim. ABD’de 7-8 konserin arkasından en son Toronto’da İranlı dostlarımızla buluşacağız. Toronto ve etrafındaki bütün dostlarımızı mutlaka konsere bekliyorum.”

    REKLAM

    “İRAN MÜZİĞİNDE İNANILMAZ BİR DUYGU VAR”

    İran müziği ile Anadolu müziğinin çok yakın bağları olduğuna işaret eden Göçer, “Yani ayırt etme imkanınız neredeyse yok bu açıdan. Ama duygusu ve enstrüman çalış teknikleri açısından bir kere dili çok beğeniyorum. Çok asil bir konuşma tarzı Farsça, gerçekten çok kibar bir dil. Mareechi Asu sayesinde enstrümanistleri, vokal sanatçıları daha yakından tanıma şansı edindim. Mehrdad Nasehi ile stüdyoya girdiğimizde onun çalış tekniklerini görüyorum. İnanılmaz bir duygu var. Makamlar, dokunuşlar, nağmeler hem bizden hem de sanki başka bir evrenden gibi geliyor. Bu açıdan çok etkileyici.” dedi.

    İranlı şarkıcılarla da düet yapabileceğini kaydeden Göçer, İran müziğinin kendisini heyecanlandırdığını söyledi.

    Göçer, dijital medyanın ilerlemesiyle sürekli aktif olmak için farklı mecralarda, sık aralıklarla single tarzı eserler çıkarmak gerektiğinin altını çizdi.

    Azerbaycanlı şarkıcı Elnar Xelilov ile yaptığı düetin dünya prömiyerinin yakında gerçekleştirileceğini aktaran Göçer, ” Bakü’de video kliplerini hazırladık, çekimlerini, televizyon programlarını ve tanıtımlarını yaptık. Herhalde klip de 28, 29 Mart gibi bütün dijital platformlarda olacak.” diye konuştu.

    Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği Yönetim Kurulu Başkanı olarak da İranlı ve Azerbaycanlı müzisyenlere birliğe üye olmaları çağrısında bulunan Göçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyada eserlerinin teliflerini bizle birlikte takip etsinler. Daha doğrusu biz, onlar adına takip edelim. Onların hak ettiği kazançları sağlamaya çalışalım. Bu çok önemli bir şey. Yani eser sahibi olarak bir meslek birliğine üye olmak çok önemli. Dijital platformlarda yayınladığınız bir eseri dünyanın dört bir yanına çok kısa sürede ulaştırabiliyorsunuz. Mutlaka ciddi büyük hak kayıplarına bir an evvel son verilmesi gerekiyor.”

    “TÜRK VE İRAN KÜLTÜRÜNÜN BİRBİRİNE YAKIN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

    Kamança sanatçısı Mehrdad Nasehi de Mareechi Asu vesilesiyle tanıştığı Göçer’le güzel bir iş birliği yaptığının altını çizerek, “Göçer, çok güçlü bir müzik adamı. Benim için onunla çalışmak aslında çok ilginçti. Ferhat Bey, işimi titizlikle yapabilmem için tüm ince noktalara dikkatle bakıp, ortamı hazırladı. Yaklaşık 10 kere kayıt yaptık. Bu 10 kayıtta da Türk ve İran musikisindeki o düşünce yapısını müziğimize yansıtmak için titizlikle çalıştık. Sonuçta da böyle bir eser ortaya koyduk.” değerlendirmesinde bulundu.

    Üç yıldır Türkiye’de müzik çalışmalarını sürdüren Nasehi, daha önce Göksel Baktagir’le de çalıştığını belirterek, şunları aktardı:

    “Türk ve İran kültürünün birbirine yakın olduğunu düşünüyorum. Aslında makamlar ve müzik türlerimiz de birbirine çok benziyor. Türkiye’de bulunduğum süreçte de Türk öğrencilere İran kamançası dersi veriyorum. ‘Rah’ adlı yol anlamında bir grubumuz var. Mareechi Asu ve Soudeh Sharhi ile konserler veriyoruz. Yine İranlı çok ünlü orkestra şefi Majid Derakhshani ile Mah grubuyla Avrupa turnelerine çıkıyoruz.”

    “SEVGİ VE DOSTLUK İÇERİSİNDE GÜZEL BİR ESER ÜRETTİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM”

    Müzisyen ve def sanatçısı Mareechi Asu ise İranlılar ve Türklerin çok derin bağları olan bir kültür içerisinde olduklarını ve bunun da müziğe yansıdığını söyledi.

    “Cesur Ol” parçasına da değinen Asu, “Sevgi ve dostluk içerisinde güzel bir eser ürettiğimizi düşünüyorum ve umarım ki hem İranlı hem de Türk dostlarımız eserden keyif alır ve güzel bir anı oluşturabiliriz bütün dostlarımız için.” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ferhat-gocer-iranli-muzisyenlerle-grammye-aday-olmayi-planliyor/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-8/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-8/#respond Mon, 25 Mar 2024 17:57:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23423 Bu hafta tiyatroseverleri Shakespeare’den Henrik Ibsen’e, Arthur Miller’dan Anton Çehov’a klasik yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Hamlet, Bir Halk Düşmanı, Cadı Kazanı, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Ay, Carmela!,

    Ben Medea Değilim, Yatak Odası Komedisi, Zehir, Kuğunun Şarkısı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Şehir Tiyatroları Dünya Tiyatro Günü’nü Ücretsiz Sahneleyeceği Oyunlarla Kutluyor

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ücretsiz sahneleyeceği 8 oyunla kutluyor.

    Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Hamlet,

    Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Bir Halk Düşmanı,

    Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde Cadı Kazanı,

    Ümraniye Sahnesi’nde Gidiş Dönüş Moskova (Retro),

    Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde Ay, Carmela!,

    Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde Ben Medea Değilim,

    Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde Yatak Odası Komedisi,

    Müze Gazhane Meydan Sahne’de Zehir adlı oyunlarımız 27 Mart 2024 Çarşamba günü ücretsiz olarak sahne alacak.

    Vakitlerden Bir Vakit (Yeni Meddah Hikayesi)

    Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor.

    Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

    Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

    Oyun, 25 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 26 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Ödüllü (Yeni Ortaoyunu)

    Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekar’la yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister.

    Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar.

    Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur.

    Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

    Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 25 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 26 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Oyun biletleri, ortaoyunu ve meddah hikayesinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Bu Haftanın Programı (25-30 Mart 2024)

    HAMLET

    Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor.

    Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

    William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BİR HALK DÜŞMANI

    Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

    Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    CADI KAZANI

    Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar…

    İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk…

    Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

    Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

    Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir.

    Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder.

    Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

    Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    AY, CARMELA!

    İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır.

    Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır.

    Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Yunus Erman Çağlar rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BEN MEDEA DEĞİLİM

    “Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.

    Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    YATAK ODASI KOMEDİSİ

    Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor.

    Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

    Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür.

    Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor.

    Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    KUĞUNUN ŞARKISI

    Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

    Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

    Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

    Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 30 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-8/feed/ 0
    Fenomen Merve Taşkın, eski sevgilisi tarafından öldüresiye dövüldü: Cinsel organımı tekmeliyordu https://www.haber60.com.tr/fenomen-merve-taskin-eski-sevgilisi-tarafindan-olduresiye-dovuldu-cinsel-organimi-tekmeliyordu/ https://www.haber60.com.tr/fenomen-merve-taskin-eski-sevgilisi-tarafindan-olduresiye-dovuldu-cinsel-organimi-tekmeliyordu/#respond Mon, 25 Mar 2024 11:45:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23228 Yayınladığı müstehcen pozlarıyla tanınan fenomen Merve Taşkın, eski sevgilisi tarafından darbedildi. Vücudunda ciddi yaralar bulunan fenomen, yaşadığı zor günleri anlattı.

    “10 AYLIK İLİŞKİNİN 8 AYINDA ŞİDDET GÖRDÜM”

    Instagram hesabından moraran ve kesikler içinde kalan vücudundan fotoğrafları yayınlayan Merve Taşkın, gördüğü şiddeti şu sözlerle anlattı: “Tam bir yıl önce bugün, 10 aylık bir ilişkimin yaklaşık 7-8 ayında şiddet gördüğüm ve her geçen gün bu şiddetin arttığı bir ilişkiye başladım. 3 ay önce değil de neden şimdi paylaşıyorsun sorusuna cevabım ise o zaman güçlü bir ruh halim yoktu. Belki o zaman böyle yorumlar gelecekti; ‘Sen şiddeti hak ediyorsun, iyi olmuş.’ Ama o zaman bu cümleyi kaldıracak bir psikolojik dayanıklılığım yoktu. Paylaşmaktan kaçındım, fotoğraflarıma bakmaktan kaçındım, hatta konuşmaktan bile kaçındım.”

    “HER SEFERİNDE AFFEDEREK BUNU HAK ETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORDUM”

    “Yaşadıklarımı içimde bastırdım ve sanki hiç olmamış gibi davrandım. Ama maalesef bastırılan duygular er geç ortaya çıkıyor. Kendimi daha güçlü hissettiğim bir zamana kadar mümkün olduğunca bastırdım. Ta bugüne kadar. İlk zamanlar şiddet daha hafif gibiydi ve belki de kabul edilebilirdi ama sonra tehlikeli boyutlara ulaşmaya başladı. Bir şekilde bunun bana yapıldığını kabul ediyordum. Her seferinde affediyordum çünkü içimdeki sorunlu olduğumu ve bunların benim yüzümden olduğunu ve belki de bunu hak ettiğimi düşünüyordum.”

    “KULAĞIMI YUMRUKLAYIP CİNSEL ORGANIMA TEKME ATIYORDU”

    “‘O’ da bana bunları hak ettiğimi hatta daha fazlasını hak ettiğimi söylüyordu. Benimki sevgiye muhtaçlık ve bağımlılıktı. En ufak bir sevgi kırıntısına bile razıydım. Ama onunki sevgi olamazdı, çünkü sevdiğin bir insana şiddet uygulayamazsın. Özsaygımı fazlasıyla kaybettim. Kendime bunların yapıldığını kabul ediyorsam kendimi ne kadar seviyor olabilirdim ki? Kendimi sevmezken bir başkası beni nasıl sevebilirdi? Şiddet o kadar tehlikeli bir seviyeye gelmişti ki, şükrediyorum çünkü ölmedim ya da sakat kalmadım. Kafamı, kulağımı, burnumu yumrukluyor, karnıma, cinsel organıma tekme atıyordu.”

    “PARMAKLARIMDA KALICI HASAR VAR”

    Bazen ise beni öldürmekle ya da sakat bırakmakla tehdit ediyordu. Belki öfkeden tehdit ediyordu ama isteyerek bile olmasa da vururken yanlışlıkla ölebilirdim çünkü tehlikeli yerlerime fazlasıyla vuruyordu. Parmaklarımda kalıcı bir hasar dışında bir şey kalmadı. Parmaklarımda bağlar neredeyse kopuyormuş gibi olmuş, eğer kopmuş olsalardı ameliyat olmam gerekebilirdi, ama şükürler olsun ki kopmadı ve doktor 1 yıl içinde iyileşeceğimi söyledi. Ben bu yazıyı, aynı şeyi yaşayıp kapanan kadınlar için paylaşıyorum.”

    “SEÇİMLERİMİN SONUÇLARINI YAŞADIM”

    “Yalnız değilsiniz, evet, belki zor olacak ama bir gün içinizde o bırakma gücünü bulup bıraktıktan sonra yavaş da olsa iyileşeceksiniz. Hiçbir şey, her gün şiddet görmekten daha kötü olamaz. Bu yaşadığım travmanın acımın görünür olmasını istedim sadece. Çünkü görünür olursa, ben de kaçamayacağım, yüzleşmek zorunda kalacağım. Bu süreçte beni kurtarmaya çalışan ama ben istemediğim için kurtaramayan, ama her zaman benim eski hayatıma geri dönmemi bekleyen ve döndüğümde de bana destek olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Her şey benim seçimimdi ve seçimlerimin sonuçlarını yaşadım.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/fenomen-merve-taskin-eski-sevgilisi-tarafindan-olduresiye-dovuldu-cinsel-organimi-tekmeliyordu/feed/ 0
    Mehmet Özbek… KALP KRİZİ GEÇİRDİ, https://www.haber60.com.tr/mehmet-ozbek-kalp-krizi-gecirdi/ https://www.haber60.com.tr/mehmet-ozbek-kalp-krizi-gecirdi/#respond Mon, 25 Mar 2024 01:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23145 DurakMedya’da yer alan habere göre ünlü halk bilimci,muzikolog ve Türk Halk müziği sanatçısı Mehmet Özbek kalp krizi geçirdi. Türkiye’nin en önemli halk bilimcilerinden olan Özbek,TRT repertuarına yüzlerce eser kazandırmıştır.

    Özbek’in sağlık durumu hakkında bilgi veren Sümer Ezgü ” İdolüm, hocam, sıkıştıkça akıl danıştığım ustam ve büyüğüm Mehmet Özbek’i yoğun bakıma almışlar.

    Umarım sağlığına kavuşur o güzelim türküleri yine dinleriz kendisinden. Yoğun bakımdan çıkarıp odasına almışlar” dedi. Mehmet Özbek’in iki gün önce TRT’DE kendisinin hazırlayıp sunduğu” Türküler ne der ” programından sonra rahatsızlanarak acil hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

    Mehmet Özbek Kimdir ?

    1945 yılında Şanlıurfa’da doğdu. İlk ve orta tahsilini burada tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Urfa Türkülerinin Dil ve Anlatım Özellikleri” adlı teziyle doktorasını tamamladı ve “edebiyat doktoru” ünvanını aldı. Öğrencilik yıllarında, İstanbul Belediye Konservatuarının Türk Müziği Nazariyatı Bölümü’ne de iki yıl devam ederek Münir Nurettin Selçuk, Melahat Pars, Muzaffer Birtan, Şefik Gürmeriç, Halil Bedi Yönetken, Süheyla Altmışdört ve Dürdane Altan gibi hocalardan ders aldı. 1966 yılında TRT kurumunun açmış olduğu sınavı kazandı ve İstanbul Radyosu’nda Türk Halk Müziği Stajyer Sanatçı, 1969 yılından sonra da sanatçı olarak çalışmalarını sürdürdü. 1977 yılında aynı radyonun Türk Halk Müziği ve Oyunları Şube Müdürlüğü, 1982 yılında da TRT Müzik Dairesi Türk Halk Müziği ve Oyunları Müdürlüğü görevlerine atandı. 1983-1995 yılları arasında Hacettepe, 1998-2000 yılları arasında Gazi, 2006-2007 ders yılında ise Ankara Üniversiteleri Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri Halk Bilimi Anabilim Dallarında Türk Halk Müziği dersleri verdi. 1996-2002 yılları arasında Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Bilim Kurulu Üyesi olup Müzik Perde ve Sahne Sanatları Kolu Başkanı olarak çalıştı. Haziran 1986’dan başlayarak kuruluşunu gerçekleştirdiği Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu’nun şefi olarak görevini sürdüren Özbek, ekim 2007’de kendi isteğiyle bu kurumdan emekliye ayrıldı.

    1966 yılından başlayarak profesyonelce Türk Halk Müziği ses sanatçısı ve şefi olarak çalıştı. 1977-1986 yılları arasında TRT Türk Halk Müziği Denetleme ve Repertuar Kurullarında da üye ve başkan olarak görev yaptı. Başta Urfa olmak üzere Anadolu’da birçok yörenin; yurtdışında ise Irak, Azerbaycan, Yugoslavya ve Bulgaristan Türklerinin halk ezgilerini derledi. Sözlü ve sözsüz olmak üzere bunların 300 kadarını TRT repertuarına kazandırdı. TRT kurumunda bulunduğu dönemlerde radyoda hazırladığı: “Aşıklık Geleneği”, “Türk Halk Çalgıları”, “Türküler Ne Der”, “Türkülerin Dünü Bugünü”, “Bilnce Sevdiklerimiz”; televizyonda hazırladığı: “Yurdun Sesi” programıyla o güne kadar radyo bünyesinde kullanılmayan Tar, Kaval, Zurna, Tulum gibi çalgıları ilk defa bir orkestra disiplini içinde kullanarak Türk Halk Müziğinin çalgı ve repertuar bakımından temel değerlerini ortaya koyup alışıla gelmişin dışında yaptığı icralarla bu müziğin zenginliğini ve evrenselleşmeye açık olduğunu vurguladı. “Elimizden Obamızdan”, “Kervan” adlı TV programlarla yine o güne kadar yabancısı bulunduğumuz, Kazak, Kırgız, Özbek ve Türkmenlerin oyun ve müziklerinden örnekler vererek Türk dünyasının genişliğini ve bu alan içindeki kültür birliğini vurgulamaya çalıştı.

    Japonya, Suudi Arabistan, Yugoslavya, Irak, Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç, Mısır ve Azerbeycan olmak üzere yurt dışında ve yurt içinde konserler vererek Türk Halk Müziği’ni tanıttı. Japonya’nın en büyük kültür kurumu olan MİN-ON’un davetlisi olarak 1980 yılında gittiği Japonya’nın 10 şehrinde, Prof. Koizumi yönetiminde verdikleri açıklamalı konserlerle başta Urfa türkü ve hoyratları olmak Türk halk müziğinin zengin ve orijinal değerlerini tanıttı. Konserlerin bazı ezgileri Sony şirketi tarafından LP haline getirildi. Yaptığı basın toplantısıyla Türkleri ve onların kültürlerinin tanıtılmasını ve sevilmesini sağladı. 1987 yılında Babil Festivali’nde gerek yönettiği koro, gerekse yaptığı solo, dinleyicilerde büyük ilgi ve heyecan yarattı. Arap ve Türkmen gazeteleri kendisinden ve korosundan büyük bir övgüyle bahsetti.

    Altun hızma, Türkülerin Dilinden, Mum Kimin Yanan Kerkük, Yadigar Türküler adlı albümleri; uzunçalarları ve 45’lik plakları; Folklor ve Türkülerimiz, Müzik Eğitimi, Türk Halk Çalgı Bilgisi, Türk Halk Müziği Terimleri Sözlüğü, Türkülerin Dili adlı kitapları da bulunan Özbek’e bu örnek hizmetlerinden dolayı Haran Üniversitesi tarafından da “Fahri Doktor” unvanı verildi.

    Kitapları

    1. FOLKLOR VE TÜRKÜLERİMİZ (Ötüken Yayınları, istanbul-1975)

    2. TÜRK HALK MÜZİĞİNİN ESASLARI (Türk Halk Müziği ve Oyunları Dergisi yayını sayı: 14, Ankara-1985)

    3. MÜZiK EĞiTİMİ – ORTAOKUL 1-2-3’üncü sınıflar için ders kitabı (Üner Yayınları, Ankara-1987)

    4. TÜRK HALK EZGiLERİ Dört fasikül (Yaşar Doruk ve Nail Tan ile birlikte, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel sanatlar Genel Müdürlüğü Nota Yayınları: Ankara 1988-1990)

    5. TÜRK HALK MÜZİĞİ ÇALGI BİLGİSİ ( Muammer Sun, Ertuğrul Bayraktar, Burhan önder, Erdal Tuğcular’la birlikte. Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü yayını. Ankara-1992)

    6. MÜZİK EĞİTİMİ – ORTAOKUL 1-2-3’üncü sınıflar için ders kitabı (Üner Yayınları, Ankara-1992)

    7. TÜRK HALK MÜZİĞİ EL KİTABI I TERİMLER SÖZLÜĞÜ, Atatürk Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı yayını: 171, Ankara 1998

    8. TÜRKÜLERİN DİLİ, (Ötüken Yayınları, İstanbul-2007)Mehmet

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mehmet-ozbek-kalp-krizi-gecirdi/feed/ 0
    Birçok dizi ve filmde rol aldı, son durağı huzurevi oldu https://www.haber60.com.tr/bircok-dizi-ve-filmde-rol-aldi-son-duragi-huzurevi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/bircok-dizi-ve-filmde-rol-aldi-son-duragi-huzurevi-oldu/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:01:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22647 Birçok dizi ve filmde rol aldı, son durağı huzurevi oldu

    Birçok dizi ve filmlerde rol alan dizi, sinema tiyatro ve reklam oyuncusu Tahsin Tonkuş, şimdilerde ise huzurevinde yaşamını sürdürüyor

    SİVAS – Birçok dizi ve filmlerde rol alan dizi, sinema tiyatro ve reklam oyuncusu Tahsin Tonkuş, şimdilerde ise huzurevinde yaşamını sürdürüyor.

    Sivas Valiliği İhramcızade İsmailhakkı Toprak Huzur Evi’nde kalan 73 yaşındaki dizi, sinema tiyatro ve reklam oyuncusu Tahsin Tonkuş, hayat hikayesini anlattı. Kurtlar Vadisi, Seksenler, Arka Sokaklar, Galip Derviş, Lale Devri gibi birçok projeden rol alan Tonkuş, 20 yıl önce evinden ayrıldığını ve sonrasında huzurevinde yaşamayı tercih ettiğini söyledi. Tonkuş, makine teknisyeni olarak çalışırken drama eğitimine devam ettiğini ve Ayla Algan gibi usta isimlerden eğitim aldığını belirtti. Tonkuş, huzurevindeki personellerle bir aile ortamı oluşturduklarını ve çok mutlu olduğunu sözlerine ekledi.

    “Evde olmanın tadını asla özlemiyorum”

    Tiyatro oyuncusuyum aynı zamanda tiyatro grubumuzdan yapımcımızın izniyle kameraya transfer oldum ve birçok dizi, reklam ve filmde oynadım diyen 73 yaşındaki Tahsin Tonkuş, “Ben ortaokuldayken Sivas Halk Eğitim Merkezinde bağlama ve drama derslerine başladım. Bir süre sonra Sivas’tan çalışmak için İstanbul’a gitmem gerekti. Ben makine teknisyeniyim fabrikalarda çalıştım ve bu arada da Sivas Halk Eğitimde ‘ki drama hocam ‘uygulamalı bir tiyatro grubunda ol mutlaka eğitim al’ dedi. Onun ricası üzerine bağlamayı öteledim ve tiyatroya öncelik verdim. Uzun yıllar hem eğitim aldım hem çalıştım. Bununla birlikte doktrin öğrencisiyim drama ve oyunculuk. Branş hocamız merhum Ayla Algan hanımefendiydi, kendisini çok severdik. Daha sonra haliyle yapımcıların izniyle hem tiyatroyu hem sinemayı beraber yürüttüm ve birçok projede yer aldım. Evimden yaklaşık yirmi yıl önce ayrıldım, huzurevini tercih ettim. Beş sene Erzurum’da kaldım. Bir buçuk yıldır burada, kalıyorum. Huzurevinde devletimizin şefkatli kollarını gördüm. Evde olmanın tadını asla özlemiyorum. Çünkü buradaki personellerimizle en büyüğünden en küçüğüne kadar bir kardeşlik diyaloğu içindeyiz” dedi.

    “Ben tiyatro dışında bir hayat düşünemiyorum”

    Tiyatro dışında hayat düşünemediğine değinen Tonkuş, ” Şimdi İstanbul huzurevinde olmak isterdim daha yakın olacaktım projelerde çalışmaya devam edecektim. Orada mümkün olmadı boş yer olmadığından dolayı o nedenle Anadolu’ya geldim. Yoksa İstanbul’da olsaydım çalışmalarım devam edecekti. Biz ya tiyatro provasında ya da sette nefes alıyoruz. Diğer zamanlar kendimi yarım nefes alıyor yarım yaşıyor kabul ediyordum. Takdir edersiniz ki tiyatro provaları, sahnesi olsun insana hayat veren yerlerdi. O nedenle hep o dünyanın içindeydim. Koca bir hayat su gibi geçti. Gençler mutlaka drama eğitimi alsınlar. Ben tiyatro dışında bir hayat düşünemiyorum. Doktor da olsanız avukatta olsanız kendinizi ifade edebilmenin en güzel en kolay sanatı dramadır. Başarıya giden yol insanın kendini ifade edebilmesinden geçer” ifadelerine yer verdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bircok-dizi-ve-filmde-rol-aldi-son-duragi-huzurevi-oldu/feed/ 0
    Gönül Dağı… SELMA İLK İFTAR YEMEĞİNDE TÜM AİLEYİ MİSAFİR EDER! https://www.haber60.com.tr/gonul-dagi-selma-ilk-iftar-yemeginde-tum-aileyi-misafir-eder/ https://www.haber60.com.tr/gonul-dagi-selma-ilk-iftar-yemeginde-tum-aileyi-misafir-eder/#respond Sat, 23 Mar 2024 00:21:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22318 Gönül Dağı’nın 132. bölümünde neler olacak:

    Amcaoğulları deprem çalışması ile ilgili yazılım sistemi geliştirmeye karar verir. Yazılım sistemini kurmaya çalışırken zorluk yaşayan amcaoğulları ne yapacaktır?

    Kaya Ailesi gelini olarak Selma, ilk iftar yemeğine bütün aileyi misafir edecektir. İftar hazırlığı sırasında neler olacaktır?

    Keriman’ın dönüşüyle birlikte Selami eşine karşı yabancılık çeker. Japonya’dan misafirleri gelen Keriman’a amcaoğulları yardım eder. Ramazan’ın misafirlerden birini yanlışlıkla kaybetmesiyle neler yaşanacaktır?

    KERİMAN GEDELLİ’YE GERİ DÖNÜYOR…

    Tam 4 sezondur, TRT 1 ekranlarında reyting rekorları kıran Gönül Dağı kadrosuna genç ve yetenekli bir oyuncu daha katıldı: İmren Şengel… Şengel, uzun zamandır şehir dışında işleriyle uğraşan Selami’nin karısı Keriman karakterini canlandıracak.

    Gedelli’nin sevimli, sıradışı, müzik aşığı Keriman’ı memleketine geri dönüyor, kasaba şenleniyor… Selami, Kaya ailesi ve kasaba sakinlerinin çok özlediği Keriman, sürprizleriyle geliyor, neşesi ve enerjisiyle Gedelli’ye renk katıyor.

    GÖNÜL DAĞI’NA YENİ TRANSFER: İMREN ŞENGEL

    Uzun yıllardır gurbette çalışan ve farklı rüzgarları soluyan Keriman’ı canlandıran İmren Şengel ile Gönül Dağı’nı ve özel yaşamıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı:

    -Gönül Dağı ailesine Keriman karakteriyle 132. Bölümde katılıyorsunuz. TRT 1’in sevilen dizisinden teklif geldiğinde neler hissettiniz?

    -Çok heyecanlandım. Yıllardır bir numara olan bir dizinin kadrosuna dahil olmak mutluluk verici.

    -Keriman, Selami’nin eşi. Komik, samimi, sempatik, müzik tutkunu tam anlamıyla sıradışı bir karakter olan Keriman, görevi nedeniyle uzun süredir şehir dışındaydı. Dönüşü Keriman’da ve eşi Selami’de neler yaşatacak?

    – Keriman da Selami de oldukça sıra dışı karakterler. Bir araya geldiklerinde her şey olabilir…

    -Keriman’ı biz kimi zaman uçarken, kimi zaman sahnede şarkı söylerken, kimi zaman tehlikenin tam ortasında ama hep sıradışı olayların kahramanı olarak izledik. Keriman dönüşünde biraz durulmuş, sakinleşmiş mi olacak yoksa kaldığı yerden devam mı edecek?

    -Keriman’ın durulma ihtimali olduğunu hiç sanmıyorum.

    -4 sezon önce başladığından bu yana her hafta birinci olan Gönül Dağı’nın başarısının nedenleri nelerdir?

    – Farklı coğrafyaların hikayelerini görmek seyircinin hoşuna gidiyor. Hayat sadece İstanbul’da akmıyor. Onun dışında gerçek, samimi bir bağ var dizideki karakterler arasında.

    Kavga gürültü de olsa en sonunda o bağ herkesi bir arada tutar ve hep birlikte o sofraya otururlar.

    -Daha önce Eskişehir Sivrihisar’a gelmiş miydiniz? Bölgeyi nasıl buldunuz?

    -Ben Eskişehir doğumluyum. Üniversiteyi de burada okudum Anadolu Üniversitesi mezunuyum. Dolayısıyla bölgeye oldukça hakimim.

    -Bir diziye sonradan katılmak hele ki daha önce dizide var olan bir karakteri

    canlandırmak zordur. Siz zorluk çektiniz mi?

    -Evet zor bir durum. Kendi gördüğünüz yerden değil de başkasının gördüğü yerden bakmanız gerekiyor. Ayrıca Keriman çok da sevilen bir karakter seyirci tarafından.Sette rol arkadaşım Eser ve yönetmenlerimiz çok yardımcı oldular ve olmaya da devam ediyorlar.

    -Keriman, şarkı söylemeyi çok seviyor. Hatta albüm bile yapmıştı ancak satış yapmadığı için hayal kırıklığı yaşamıştı.

    Ancak Keriman’ın en önemli özelliği de baş koyduğu işlerden kolay kolay vazgeçmemesi. Azimli ve sevdiği konularda hırslı olması. Onu müzikten kimse kopartamadı. Keriman’ı yine müzik dünyasının içinde izleyecek miyiz?

    -Gelecek bölümler hakkında bilgim yok ancak evet Keriman oldukça hırslı, aklına koyduğunu yapan bir karakter. Belki müziğe döner belki başka bir alan bulur kendine. Sürprizlere açık bir karakter her zaman.

    -Sizin müzikle aranız nasıl? Şarkı söylemek, enstrüman çalmak, söz yazıp beste yapmak ilgi alanınıza giriyor mu?

    -Müzikle aram fena değil diyebilirim. Söz yazmak, beste yapmak bende hiç yok. Ancak kendi kendime çalmaya çalıştığım bir mızıkam var. Uzun süredir kenarda bekleyen bir kemanım var.

    Profesyonel bir şekilde çalamıyorum ama kendimi eğlendirebiliyorum. Daha çok müzik dinlemeyi ve dans etmeyi seviyorum.

    -Sizi daha önce birçok tiyatro oyununda, dizide ve filmde izledik. Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Ailenizde daha önce sanatçı var mıydı? Sanat dünyasına yönelmenizin sebebi neydi? İmren Şengel’in hayattaki en büyük isteği nedir?

    Kariyeriyle ilgili hedefleri nelerdir? Tiyatro, sinema, dizi sektörü onu en çok mutlu eden dal hangisidir? Boş zamanlarında neler yapmayı sever? Hayatta vazgeçilmezleri nelerdir? Bize kendinizi anlatır mısınız?

    -Ailemde bildiğim kadarıyla sanatçı yoktu. Küçükken annemle hep sinemaya, tiyatroya giderdik. İlkokul zamanlarında etrafımda tiyatroyla ilgilenen insanlar oldu.

    Sanırım en büyük etki o zaman oldu. Evde aileme gösteriler hazırlardım, okulda da arkadaşımla skeçler yazıp boş derslerde oynadığımızı hatırlıyorum. Aktif bir öğrenciydim. Hayatımda dans ve spor hep oldu.

    Konservatuvara gitmeye tam olarak ne zaman karar verdiğimi hatırlamıyorum ancak hep hareketli bir iş hayatı istediğimi hatırlıyorum. Yeni yerler görebiliyorum, her yeni proje yeni bir başlangıç ve yeni insanlar demek.

    Öğrenmenin asla bitmediği, sürekli kendinizi yenilemeniz ve geliştirmeniz gereken bir meslek. Tabii ki beraberinde büyük fedakarlıklar da getiriyor. Her şey güllük gülistanlık diyemem. Her meslek bu şekilde aslında.

    İyi ve kötü yanlarını birlikte kabul etmek gerekiyor ilerleyebilmek için. Ben de gidebildiğim yere kadar gitmek istiyorum. Ne kadar çok projede farklı karakter oynarsam o kadar mutlu oluyorum.

    Tiyatronun yeri her zaman ayrı oluyor. Seyirciyle karşılıklı o alışverişin yarattığı enerjiyi başka bir yerde yakalamak mümkün değil. Oyuna çıkmadan önceki o heyecanı seviyorum.

    Bir de tiyatroda uzun süre prova yapılıyor. Çalışmanın verdiği bir rahatlık ve güven oluyor dolayısıyla tiyatroda. Sinema ve dizi daha hızlı ilerleyen işler. Tiyatrodan sonra oyuncuları tedirgin eden nokta genellikle bu oluyor sanırım.

    Her şey çok hızlı oluyor ve sahneyi çektikten sonra artık geri dönüşü yok. O saatten sonra hiçbir şey sizin kontrolünüzde değil. Bu duyguya da alışmak gerekiyor. Ama hepsinin keyfi ayrı tabii. Her alanı deneyimleme fırsatım olduğu için mutluyum.

    Çok boş zamanı olan biri değilim. Kendimi oyalayacak bir şeyler muhakkak bulurum. Genellikle evde olmayı severim ama gezmeyi de severim.

    Evde olduğum zamanlarda bir şeyler okurum, izlerim. Düzenli spor yapmaya çalışıyorum. Herkesin sevdiği şeyler aslında. Yemek yemeyi severim. Güzel bir yemek beni mutlu etmeye yeter: )

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gonul-dagi-selma-ilk-iftar-yemeginde-tum-aileyi-misafir-eder/feed/ 0
    Kolon kanserinden vefat eden Bahar Öztan için ünlü isimler taziye mesajı yayınladı https://www.haber60.com.tr/kolon-kanserinden-vefat-eden-bahar-oztan-icin-unlu-isimler-taziye-mesaji-yayinladi/ https://www.haber60.com.tr/kolon-kanserinden-vefat-eden-bahar-oztan-icin-unlu-isimler-taziye-mesaji-yayinladi/#respond Fri, 22 Mar 2024 07:57:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22145 Türk sinemasında rol aldığı karakterlerle hafızalara kazınan ve unutulmaz oyunculardan biri olmayı başaran Bahar Öztan, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede kolon kanseri nedeniyle 61 yaşında hayatını kaybetti. Daha önce üç kez kanseri yenen Yeşilçam yıldızı Bahar Öztan’ın vefat haberi sanat dünyasını yasa boğdu. Öztan’ın vefatının ardından ünlü isimler sosyal medya hesaplarından paylaşımlarda bulundu.

    ÜNLÜ İSİMLERDEN BAHAR ÖZTAN’A VEDA

    FİLİZ AKIN

    “Rahatsızlığımdan dolayı bir süre telefonuma bakmamıştım. Bu sabah telefonumu açtığımda Bahar’ı, o gamzeli güzelimizi kaybettiğimiz haberi çıktı karşıma. Üzülerek öğrendim ki, kolon kanseri ameliyatı için sevgi yüklü dualar yolladığımız Bahar’ımız yok artık…”

    HÜLYA KOÇYİĞİT

    Hülya Koçyiğit, sosyal medya hesabından Bahar Öztan’ın gençlik ve son halini paylaşarak,”Birbir gidiyor Yeşilçam emekçileri… Yazmak bile zor geliyor artık… Boğazımda bir düğüm… Uzun zamandır amansız hastalıkla mücadele eden, Türk sinemasının gamzeli güzeli Bahar Öztan’ın vefat haberini büyük bir üzüntü ile öğrendim. Kendisine Allahtan rahmet, tüm sevenlerine sabır diliyorum. Başımız sağ olsun.” ifadelerine yer verdi.

    ARMAĞAN ÇAĞLAYAN

    “Hoşça kalın Bahar Hanım. Alkışlarla… Yattığınız yer incitmesin.”

    NEBAHAT ÇEHRE

    “Başımız sağ olsun”

    DENİZ SEKİ

    “Gamzeli güzelimiz Bahar Öztan’ımızı kaybetmişiz… Çok üzgünüm. Sevenlerinin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun.”

    ÇAĞLA ŞİKEL

    EBRU GÜNDEŞ

    PINAR ALTUĞ

    Usta oyuncu Bahar Öztan, bugün ikindi vakti Şakirin Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilecek.

    BAHAR ÖZTAN KİMDİR?

    1980’lerde kariyerinin en parlak dönemini yaşayan Bahar Öztan, bir reklam filminde rol aldıktan sonra film yapımcılarının dikkatini çekti. Ardından o dönem çok popüler olanfotoromanlarda oynamaya başlayan Öztan, 1972 yılında Osman Seden imzalı “Mahkum” filmi ile sinemaya adım attı. Ünlü isim, şöhreti “Şaşkın Milyoner” filmiyle yakaladı. Sonrasında kariyerinde hızla yükselen Bahar Öztan, birçok yapımda rol aldı.

    2000’li yılların başında ABD’ye giden ve bir süre Miami’de yaşayan Öztan, 6 yıl sonra tekrar Türkiye’ye döndü. Birkaç projede boy gösteren ünlü isim, uzun yıllardır gözlerden uzak bir yaşam sürüyordu.

    1993-2008 yılları arasında Yavuz Çolak ile evli kalan Bahar Öztan’ın bu birlikteliğinden Yiğit Çolak adında bir oğlu bulunuyor.

    OYNADIĞI FİLMLER

    • 1977: Çırılçıplak
    • 1979: Şaşkın Milyoner
    • 1980: Sönmüş Ocak
    • 1981: Kanlı Nigar
    • 1982: Ağlayan Gülmedi mi?
    • 1982: Bizim Mahalle
    • 1982: Doktor Civanım
    • 1982: Dört Yanım Cehennem
    • 1982: Kırmızı Kelebek
    • 1982: Sevenler Ölmez
    • 1983: Aptal Kahraman
    • 1983: Bedel
    • 1983: Dostlar Sağolsun
    • 1983: Futboliye
    • 1983: Gül Ağacı
    • 1983: İkimiz de Sevdik
    • 1983: Küçük Ağa
    • 1983: Yıldızlar da Kayar
    • 1984: Darbe
    • 1984: Deli Fişek
    • 1984: Ortadirek Şaban
    • 1985: Bin Defa Ölürüm
    • 1985: Bu Ne Sevgi
    • 1985: Domdom Kurşunu
    • 1985: Fakir Milyoner
    • 1985: Kanun Adamı
    • 1985: Kaplanlar
    • 1985: Mahkûm
    • 1985: Melek Yüzlüm
    • 1986: Ağlama
    • 1986: Aşk Dediğin Laftır
    • 1986: Ava Giden Avlanır
    • 1986: Hasretim
    • 1986: Manyak
    • 1986: Mazideki Kadın
    • 1986: Namus Sözü
    • 1986: Sevdan Öldürdü Beni
    • 1987: Babamız Eğleniyor
    • 1987: Gençlik Yılları
    • 1987: Homoti
    • 1987: Kaderim
    • 1987: Severek Öldüler
    • 1987: Umutların Ötesi
    • 1987: Vahşiler
    • 1988: Kıbrıs’ta Vuruşanlar
    • 1988: Sapık Kadın
    • 1988: Serçeler Göç Etmez
    • 1989: Hedef
    • 1989: Sabahın İlk Işıkları
    • 1989: Serseri Aşıklar
    • 1989: Yarın Bir Başka Gündür
    • 1990: Kiralık Anne
    • 1990: Sonsuz Kaçış
    • 1991: Günbatımı
    • 2000: Yalvarış
    • 2007: Aşk Kapıyı Çalınca
    • 2008: Görgüsüzler
    • 2019: Afili Aşk
    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kolon-kanserinden-vefat-eden-bahar-oztan-icin-unlu-isimler-taziye-mesaji-yayinladi/feed/ 0
    Kate Middleton Dublör İddiaları Sosyal Medyayı Salladı https://www.haber60.com.tr/kate-middleton-dublor-iddialari-sosyal-medyayi-salladi/ https://www.haber60.com.tr/kate-middleton-dublor-iddialari-sosyal-medyayi-salladi/#respond Wed, 20 Mar 2024 22:45:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21387 Marianna Spring | BBC Dezenformasyon ve Sosyal Medya Muhabiri

    “Bu bir dublör! Kesinlikle Kate olamaz!”

    Dün sabah sosyal medya akışıma düşen ilk videoda amatör bir dedektif, Sun gazetesinin yayımladığı ve Galler Prensesi Kate Middeleton’ın eşiyle birlikte Windsor’da alışveriş yaparken görüldüğü videodaki kişinin aslında bilindik bir dublör olduğuna dair bir komplo teorisini yayıyordu.

    Fakat bu teoriyi destekleyecek tek bir kanıt bile yok.

    Bu, Kate’in sağlığı hakkında sosyal medyada yayılan yanlış teorilerin son örneklerinden biri.

    Ocak’ta geçirdiği karın ameliyatı sonrasında halkın karşısına çıkmadığı süreçte, hakkında hem haklı sorular hem de çılgın iddialar ortaya atıldı.

    Kensington Sarayı’ndan yapılan açıklamada, Galler Prensesi’nin nekahet sürecinde olduğu ve Nisan’dan itibaren görevlerinin başına döneceği aktarıldı.

    Geleneksel medya bir yandan bu sosyal medya çılgınlığına katılırken diğer yandan da ortadaki bilgi boşluğunu doldurdu.

    Fakat bu süreç, daha önce incelediğim örneklerde olduğu gibi, hakkında komplo teorileri üretilen kişilere ciddi zarar verebiliyor.

    Kişinin aile ve arkadaşlarını üzmekle kalmayıp kamuoyunun güvenini de zedeleyebiliyor.

    Kate’in İngiltere’deki Anneler Günü için çocuklarıyla birlikte paylaştığı fotoğrafın üzerinde oynandığının anlaşılması da mevcut sosyal medya tartışmalarını alevlendirmişti.

    Prenses daha sonra özür diledi ve fotoğrafın üzerinde oynayan kişinin kendisi olduğunu açıkladı.

    Kate’in alışveriş yaparken çekilmiş yeni görüntülerinin üzerinde oynanmış olduğuna dair hiçbir kanıt olmasa da hem komplo teorilerine hem de hicivli paylaşımlara yol açtı.

    Sosyal medyada türeyen dublör teorisi yalnızca TikTok’ta karşıma çıkmadı, X hesabımda da bana gösterildi.

    İki sitenin de algoritması, insanlara görmek isteyebilecekleri şeyleri göstermek üzerine kurulu.

    Gün içinde bu komplo teorisini savunan onlarca video Sana Özel akışında karşıma çıkarıldı.

    24 saatten daha kısa bir sürede dublör teorisi X’te 12 milyon, TikTok’ta da 11 milyon kere görüntülendi.

    Peki bu yanlış iddiaları hangi kullanıcılar yayıyordu?

    X’teki hesapların çoğu ABD merkezliydi ve neredeyse saat başı Galler Prensesi hakkında paylaşım yapıyorlardı.

    Bazılarının mavi tiki de vardı.

    Eskiden mavi tikler kimliği doğrulanmış hesaplara verilirken şimdi içeriklerini sosyal medyada yaymak isteyen kişiler tarafından satın alınabilen bir özelliğe dönüştü.

    Prensesin yüzüne yakınlaşan ve bunları dublörüyle kıyaslayan videolar paylaşan onlarca TikTok kullanıcısına mesaj attım.

    Onlardan biri de videosu 2,9 milyon kez izlenen ve ABD’de yaşayan Esmerelda adlı bir kullanıcıydı.

    Bana daha önce İngiliz Kraliyet Ailesi hakkında paylaşım yapmadığını fakat “kamuoyunun endişelenmesi nedeniyle” paylaşım yapmaya başladığını söyledi:

    “Genelde insanların paylaştığı iddiaları ve ortada konuşulanları derliyorum – o teoriye katılsam da katılmasam da paylaşıyorum.

    “Bir teorinin yanlış olduğu ortaya çıkarsa da bir video daha yapıp ‘Hey, bu teori yalanlandı ve işte bu da nedeni’ demekten de gocunmuyorum.”

    Almanya’dan aynı teoriyi paylaşan bir TikTok kullanıcısı da kendisini “suçlu hissetmediğini” anlattı:

    “Bence en iyi şey ifade özgürlüğüdür ve bunun da sosyal medyada olmasına izin verilmelidir.”

    Basın kuruluşları da internetteki temelsiz komplo teorilerine yer vermek ve onları paylaşmakla suçlandı.

    Fakat bu tür içeriklerin en radikal olduğu ve milyonlarca kişiye ulaştığı yer geleneksel medya değil sosyal medya.

    İddialarını destekleyecek hiçbir kanıt olmasa da, bu amatör dedektiflerin paylaştığı videolar milyonlarca kere izleniyor ve yeni takipçiler kazanmalarını da sağlıyor.

    TikTok’un kullanım yönergesine göre siteye “niyeti ne olursa olsun, bireylere veya topluma önemli ölçüde zarar verebilecek yanıltıcı veya yanlış içeriklere” izin verilmiyor.

    Şirket daha önce yaptığı bir açıklamada da hiçbir kanıt sunmadan Kraliyet Ailesi veya diğer güçlü grupların, kötücül planların bir parçası olduğunu öne süren komplo teorisi videolarının yayılımını azaltmakta olduklarını belirtmişti.

    X, BBC’nin görüş talebine yanıt vermedi. X yönergesinde kullanıcıların görüşlerine saygı duymak ve onları savunmanın, şirketin merkezindeki değerlerden biri olduğu aktarılıyor.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kate-middleton-dublor-iddialari-sosyal-medyayi-salladi/feed/ 0
    Kayseri’de Şarkıcı Metin Işık’ın Oğlu Tarafından Vurulan Mağdur: ‘Bir İnsanın Ömründen 3 Sene Çalınır Mı?’ https://www.haber60.com.tr/kayseride-sarkici-metin-isikin-oglu-tarafindan-vurulan-magdur-bir-insanin-omrunden-3-sene-calinir-mi/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-sarkici-metin-isikin-oglu-tarafindan-vurulan-magdur-bir-insanin-omrunden-3-sene-calinir-mi/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:10:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21311 2022 yılında şarkıcı Metin Işık ve oğlunun av tüfeğiyle ateş ederek yaraladığı mağdur komşuları ömründen 3 senenin çalındığını söyleyerek isyan etti. Yıllardır çalışamadığı için zor duruma olduğunu belirten 24 yaşındaki komşu, “Vücudumun birçok yerinde hala saçma parçaları duruyor. Geceleri sancılarla uyanıyorum” dedi.

    KAYSERİ’de 5 kişinin yaralandığı kavgada şarkıcı Metin Işık’ın (57) oğlu Mustafa Işık tarafından av tüfeği ile vurulan Yusuf Memduh Sarp (24), “Bir insanın ömründen 3 sene çalınır mı? Benden çaldılar. 3 senedir çalışamıyorum. Vücudumun birçok yerinde hala saçma parçaları duruyor. Geceleri sancılarla uyanıyorum. Yolda yürürken sürekli arkama bakıyorum. Çünkü bunu yapan insan, halen dışarıda” dedi.

    Olay, 15 Ağustos 2022 akşamı Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde meydana geldi. Şarkıcı Metin Işık ile oğlu Mustafa Işık, husumetli oldukları grupla tartıştı. Bu sırada Metin Işık ile oğlunun bulunduğu noktadan, gruba pompalı tüfekle ateş açıldı. Tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği Naile Dikmen (47), Yusuf Memduh Sarp, Sema A., Kader S. ve Emine A. yaralandı. Şarkıcı Metin Işık, eşi Gülbahar Işık ve oğlu Mustafa Işık, gözaltına alındı. Metin Işık ile oğlu tutuklanırken, Gülbahar Işık adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Metin Işık eylül ayında tahliye edilirken, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin iddianame hazırladı.

    SAVCI, METİN IŞIK İLE EŞİ İÇİN BERAAT İSTEDİ

    Kayseri 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın son duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Mustafa Işık’ın, ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs etme’ suçundan müebbet hapsini, Metin Işık ile Gülbahar Işık’ın ise ‘kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan beraatini istedi. Savcı, Metin Işık’ın ayrıca ‘silahla tehdit’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

    ATEŞ ETTİKTEN SONRA KANEPEYE SAKLAMIŞ

    Öte yandan olaya ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. DHA’nın ulaştığı görüntülerde, şarkıcı Metin Işık’ın sokakta oturduğu sırada komşuları Yusuf Memduh Sarp’ın yoldan geçtiği, av tüfeği ile kapıda bekleyen oğlu Mustafa Işık’ın komşularına doğru ateş açtığı, komşulardan birinin sırtından yaralanıp koştuğu, diğerinin vücuduna isabet eden saçmalar ile yere düştüğü görüldü. Mustafa Işık’ın, tüfeği sokağın diğer tarafına çevirip, kendisine müdahale etmek isteyen başka komşusuna doğrultarak ateş ettiği, ardından evin avlusuna girdiği, 2 farklı tüfeği kanepenin altında sakladığı, daha sonra da 2 tüfeği alarak hızla evinin merdivenlerinin çıktığı anlar kaydedildi.

    TÜFEĞİ KONTROL EDİP, OĞLUNA VERMİŞ

    Yine görüntülere göre; olaydan önce Mustafa Işık’ın evlerinin avlusu içine girerek kapı arkasındaki döner bıçağını kılıfından yarıya kadar çıkartıp, bir süre bakıp, tekrar bıraktığı, bir süre gezindikten sonra av tüfeğini çıkartarak eline aldığı, bir süre kontrol edip, bahçe tuvaletine bıraktıktan sonra babası Metin Işık’ın yanına çıktığı görüldü. Diğer yandan Metin Işık’ın elindeki tüfeği sağa, sola çevirerek baktıktan sonra oğluna verdiği, Mustafa Işık’ın ise aldığı tüfeği koltuk altına bırakıp, yukarı çıktığı anlar ortaya çıktı.

    METİN IŞIK: BEN ATEŞ ETMEDİM

    Olaydan önce rahatsız edildiklerini öne süren şarkıcı Metin Işık, “Eşim ve oğlum bıçaklandı, evim kurşunlandı. Kızlarıma taş atıldı. Ankara’da sahne alırken değişik tehdit telefonları aldım. Mağdur oldum. 8-9 defa karakola şikayet ettim. Olayın olduğu gün de sanki ben ateş etmişim gibi anlaşıldı, ben ateş etmedim. Hakkımda azmettirmeye yönelik dava açıldı. Duruşma savcısı da bir suçum olmadığını görünce mütalaada beraatimi istedi. Evimin önünde uzaklaştırması olan, değişik yerlerden gidebilme imkanı varken eşim ile otururken, eşimin eteğinin dibinden geçerek ve küfür eden bu kişiyi görünce oğlum da sinirlendi ve olmaması gereken bir olay oldu. 3-5 kişi yaralandı. Ben Metin Işık’ım. Beni Türkiye bilir. Sevilmeyi Türkiye’den, Kayseri’den, İç Anadolu’dan öğrendim. Barışçı bir adamım, aşığım, ozanım. Sevginin, kederini ne demek olduğunu bilirim. Ahlaki, dini ve yaşamsal değerler, edep, adabı iyi bilirim. Bu olayla alakalı itirazlarım var” diye konuştu.

    ‘BEKLEMEDİĞİM ANDA SIRTIMDA BİR ATEŞ HİSSETTİM’

    Metin Işık’ın oğlu Mustafa Işık’ın av tüfeği ile arkasından koşarak ateş etmesi sonucu yaralanan Yusuf Memduh Sarp ise Işık ailesi ile öncesine dayalı bir husumetleri olduğunu söyleyerek, “Sırtımdan vuruldum. Sürekli hakkımda şikayette bulunuyorlardı. İş yerimden çıkıp, evime doğru giderken hiç beklemediğim anda sırtımdan bir ateş hissettim. Gözümün önünde annemin ve halamın saçmalarla yere düştüğünü gördüm. Bir insanın ömründen 3 sene çalınır mı? Benden çaldılar. 3 senedir çalışamıyorum. Vücudumun birçok yerinde hala saçma parçaları duruyor. Geceleri sancılarla uyanıyorum. Yolda yürürken sürekli arkama bakıyorum. Çünkü bunu yapan insan, halen dışarıda. Adalete sığındık, sesimizi duyurmak için çabalıyoruz” dedi.

    ‘BİR EVLADI ANNESİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE VURDULAR’

    Yusuf Memduh Sarp’ın annesi Naile Dikmen ise “Mustafa Işık bize sürekli ateş etmeye başladı. Oğlum vuruldu, ardından ben yere düştüm. Başımı çevirdiğimde kız kardeşlerim yere düşmüştü. Bize karşı bir katliamdı. Bir evladı, annesinin gözü önünde vurdular. Herkes bir tarafa kaçıştı. Bir şey diyemiyorum. Sadece adalet istiyorum. Benim yüzümde hala saçma parçası var. Psikolojim altüst oldu” diye konuştu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kayseride-sarkici-metin-isikin-oglu-tarafindan-vurulan-magdur-bir-insanin-omrunden-3-sene-calinir-mi/feed/ 0
    Son Akşam Yemeği, İstanbul Uluslararası Bahar Film Festivali’nde büyük ilgi gördü, beş farklı kategoride ödülün sahibi oldu https://www.haber60.com.tr/son-aksam-yemegi-istanbul-uluslararasi-bahar-film-festivalinde-buyuk-ilgi-gordu-bes-farkli-kategoride-odulun-sahibi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/son-aksam-yemegi-istanbul-uluslararasi-bahar-film-festivalinde-buyuk-ilgi-gordu-bes-farkli-kategoride-odulun-sahibi-oldu/#respond Wed, 20 Mar 2024 04:31:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21216 Son Akşam Yemeği, İstanbul Uluslararası Bahar Film Festivali’nde büyük ilgi gördü, beş farklı kategoride ödülün sahibi oldu

    İstanbul Uluslararası Bahar Film Festivali’nin bu yıl en dikkat çekici yapımı Son Akşam Yemeği oldu. Uludüz Medya tarafından düzenlenen, Piramid Sanat ve Hacettepe Üniversitesi Türk-Alman İlişkileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin desteğiyle gerçekleştirilen festival, 15 Mart 2024 tarihinde 38 ülkeden 1283 başvuru ve 130 dereceye giren film ile izleyicilerle buluştu.

    Son Akşam Yemeği, beş farklı kategoride ödüle layık görülerek festivalin en çok konuşulan ve övgü alan yapımı oldu. Levent Onan’a En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Son Akşam Yemeği, festivalin en prestijli ödüllerini toplamayı başardı.

    Film, ayrıca En İyi Uzun Metraj Film, En İyi Sinematograf, En İyi Kadın Oyuncu (Pelin Akil ve Azra Aksu) ve En İyi Erkek Oyuncu (Onur Tuna ve Engin Şenkan) kategorilerinde de ödül aldı.

    Festivalin basın toplantısı, Festival Direktörü Dr. Görkem Uludüz, Onur Üyesi Bedri Baykam ve jüri üyeleri Nedim Aka, Bulut Özdemir, Gamze Lim’in katılımıyla Piramid Sanat’ta yapıldı.

    Türkçe, Almanca ve İngilizce dillerinde gerçekleşen toplantıda kazanan filmler açıklandı.

    Kültürler arası bir köprü görevi gören İstanbul Uluslararası Bahar Film Festivali, sinema dünyasında yeni bakış açıları ve yaratıcı eserleri teşvik etmeye devam edecek.

    Sanatın birleştirici gücüyle dünyanın dört bir yanından sanatçıları ve izleyicileri bir araya getiren festival, gelecek yıl da sinemaseverleri benzersiz bir deneyime davet ediyor.

    EN İYİ KISA FİLM

    – Returning to Earth (ABD), Tim Hunter

    – RED (Fransa), Balthazar Rechert

    – The Apple (Türkiye), Mehmet Acaruk

    – Forbidden (Çekya), Charlotte Vacková

    – Pit (Rusya), Roman Boyko, Dimitry Paschnyuk

    – La Crox (Fransa), Jors Fleurot

    – Experence (Slovenya), Matc Erzen

    EN İYİ KISA BELGESEL FİLM

    – Save Generation Ua (Ukrayna), Roman Blazhan

    – Colours of Provence (Fransa), Renaud Cont

    – Mission Microbiome (Fransa), Giulia Grossmann

    – The Woodland Threshold (Fransa), Giulia Grossmann

    EN İYİ BELGESEL UZUN METRAJ FİLM

    – Blue Carbon: Unleashing Nature’s Superpower (İngiltere), Nicolas Brown

    – Brother (Bosna Hersek), Ajdin Kamber, Vanja Stokic

    – Köşe Başı Beklerim (Türkiye), Neslihan Kultur

    EN İYİ YÖNETMEN

    – Mehmet Acaruk, The Apple (Türkiye)

    – Levent Onan, Son Akşam Yemeği (Türkiye)

    EN İYİ ÖĞRENCİ KISA FİLM

    – Monday Mourning (ABD), Dustin Kahia

    EN İYİ UZUN METRAJ FİLM

    – Son Akşam Yemeği (Türkiye), Levent Onan

    EN İYİ ÖĞRENCİ YÖNETMEN

    – Vuruyor Gol Oluyor (Türkiye), Berk Ali Çekmez

    EN İYİ KISA ANİMASYON FİLM

    – Numbers (Türkiye), Deniz Türker

    EN İYİ SİNEMATOGRAF

    – Son Akşam Yemeği (Türkiye), Levent Onan

    – Forbidden (Çekya), Charlotte Vacková

    EN İYİ KADIN OYUNCU

    – Zuzana Valešová, Forbidden (Çekya)

    – Pelin Akil ve Azra Aksu, Son Akşam Yemeği (Türkiye)

    – Begüm Arslan, Domino (Türkiye)

    EN İYİ ERKEK OYUNCU

    – Onur Tuna ve Engin Şenkan, Son Akşam Yemeği (Türkiye)

    EN İYİ FRAGMAN

    – Anadolu Kadim Doğa (Türkiye), Burak Doğansoysal

    EN İYİ ÖĞRENCİ UZUN METRAJ FİLM

    – Andreas Moles (Türkiye), Emre Çubukcu, Mert Emre Ergin, Atakan Aydın

    – Sabes Quén Soy-You Know Who I Am (Arjantin), Roque Corcuera

    EN İYİ YAPIMCI

    – A. Selim Tuncer, Son Akşam Yemeği (Türkiye)

    FESTİVAL ÖZEL ÖDÜLÜ

    – Ceylin (Türkiye), Tufan Şimşekcan

    – Clockmaker (Azerbaycan), Huseynaga Aslanov

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/son-aksam-yemegi-istanbul-uluslararasi-bahar-film-festivalinde-buyuk-ilgi-gordu-bes-farkli-kategoride-odulun-sahibi-oldu/feed/ 0
    Unutulmaz Sanatçı Müslüm Gürses’in Eşi Muhterem Nur’un Vefatının 4. Yılı https://www.haber60.com.tr/unutulmaz-sanatci-muslum-gursesin-esi-muhterem-nurun-vefatinin-4-yili/ https://www.haber60.com.tr/unutulmaz-sanatci-muslum-gursesin-esi-muhterem-nurun-vefatinin-4-yili/#respond Wed, 20 Mar 2024 01:00:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21040 Unutulmaz sanatçı Müslüm Gürses’in eşi, oyuncu ve şarkıcı Muhterem Nur’un vefatının üzerinden 4 yıl geçti.

    Müslüm Gürses ile evliliğinde Akbaş soyadını alan sanatçı, bazı röportajlarında 1936’da dünyaya geldiğini belirtse de kayıtlara göre 1932’de Makedonya’nın Manastır şehrinde dünyaya geldi.

    Tam adı Aysel Muhterem Kısa olan sanatçı, 16 yaşındaki annesini, kendisi dünyaya gelirken kaybetti.

    Küçük yaştan itibaren “teyze” dediği bir kadın tarafından büyütülen Nur, 1942’de Türkiye’ye göç ederek, çocukluğunu Eyüpsultan’da geçirdi.

    Muhterem Nur, genç yaşlarında fabrika işçisi olarak çalışırken, tesadüfen tanıştığı ünlü ses sanatçısı ve film yapımcısı Suzan Yakar Rutkay’ın desteğiyle sinemaya adım attı.

    İlk kez 1950’de figüranlık yaptı

    İlk kez 1950’de “Yıldızlar Revüsü” filminde figüran olarak kamera karşısına geçen oyuncu, fabrikadaki işinden ayrılıp figüranlığa devam etti.

    Sanatçı, tanınmaya başlayıncaya kadar 20’nin üzerinde filmde küçük roller oynadı. Asıl ününü “Üç Arkadaş” filmiyle yakalayan Nur, kısa sürede başrollerde oynamaya başlasa da bir süre sonra şöhretini kaybetmeye başladı.

    Nur, ilk evliliğini 1961’de Işın Kaan Köseoğlu ile yaptı ancak iki yıl sonra evliliği sona erdi. Maddi sıkıntıları başa çıkamayacağı boyuta ulaşıp, ödeyemediği borçlar yüzünden 1967’de kısa süreli hapis cezası alan sanatçı, aynı yıl şarkıcı olarak sahneye çıkmaya başladı.

    Sanatçı, 1982’nin mayıs ayında Malatya turnesi sırasında Müslüm Gürses ile tanıştı ve ikili arasında “Sahneye ilk kim çıkacak” kavgası yaşandı.

    Kendisinden 21 yaş küçük olan Gürses ile 5 Mayıs 1986’da Beykoz Evlendirme Memurluğu’nda gizlice nikah masasına oturan Nur, o dönem popüler bir konumda olsa da eşinin isteğiyle sanat yaşamını sonlandırdı ve Gürses’in yaşamındaki en büyük destekçisi oldu.

    Müslüm filmiyle aşkları beyaz perdede ölümsüzleşti

    Katıldığı bir televizyon programında, Müslüm Gürses’e olan sevgisini anlatan sanatçı, eşinin vefatının ardından unutmak için evini değiştirdiğini anlatmıştı.

    Sanatçı, “Her yerde Müslüm’ü arıyordum ama oturduğu yerde göremiyordum. Unutmak için biraz uzağa gittim. Tabii unutulmuyormuş. Benimle beraber geldi. Dolu dolu onunla beraberim. Unutmam mümkün değil. Malatya’da bir turnede tanıştık. Beraberliğimiz de bir şarkı yüzünden oldu. Sahne arkasında kavga ettik. Yıldırım Gürses’in ‘Yalan Dünya’ şarkısı için. Ben onu okuyordum sahne arkasında. ‘Muhterem Hanım bunu okumayacaksınız.’ dedi. ‘Neden okumayacağım. Benim repertuvarımda var. Siz arabeskçisiniz.’ dedim. ‘Okumayacaksınız diyorsam, okumayacaksınız.’ dedi. ‘Siz kim oluyorsunuz?’ dedim. Ben tek bir plağını dinlemiştim.” ifadelerini kullanmıştı.

    İkilinin birlikteliği, Mustafa Uslu’nun yapımcılığını üstlendiği, Ketche ve Can Ulkay’ın yönettiği, 2018 yapımı “Müslüm” filmiyle beyaz perdeye uyarlanmış ve film gişede 6 milyon 480 bin kişi tarafından izlenerek bir rekora imza atmıştı.

    Müslüm Gürses, eşiyle ilgili yaptığı bir açıklamada, “Her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil. Ben bugün bir yerlere gelmişsem bunda yüzde 90 Muhterem Hanım’ın payı vardır.” ifadelerini kullanırken, Muhterem Nur ise “Ondan önce yaşamıyordum. Mutlu olmayı, huzuru anladım. Eğer bir gün gözlerim görmez, ayaklarım tutmaz, kollarım da yukarıya kalkıp ona yardım etmezse, o zaman Müslüm’ü yalnız bırakırım.” açıklamasında bulunmuştu.

    “Adana Altın Koza Film Şenliği” ve “İstanbul Film Festivali”nden ödüllerle dönen sanatçının rol aldığı bazı yapımlar şöyle:

    “Yuva”, “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu”, “Denizin Kanı”, “Esrarlı Gözler”, “Bir Akıllı Bir Deli”, “Sevmemeli”, “Yalnızlık Korkusu”, “Kuşlu Çorap”, “Küskünüm”, “Son Akın”, “Zeytin Gözlüm”, “Kaderim”, “Kara Gün”, “Öksüz Gülnaz”, “Yiğit Anadolu’dan Çıkar”, “Kanunsuz Toprak”, “İstanbul’da Randevu”, “Ekmek Kavgası”, “Anne”, “Ali Derler Adıma”, “Derbeder/ Kırık”, “Ayşem Kınalı Gelin”, “Gelin Ayşem”, “Bırakın Yaşayalım”, “Kara Davut”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unutulmaz-sanatci-muslum-gursesin-esi-muhterem-nurun-vefatinin-4-yili/feed/ 0
    Ferman Akgül, Redd Grubu üyelerine karşı açtığı tazminat davasını kaybetti https://www.haber60.com.tr/ferman-akgul-redd-grubu-uyelerine-karsi-actigi-tazminat-davasini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/ferman-akgul-redd-grubu-uyelerine-karsi-actigi-tazminat-davasini-kaybetti/#respond Tue, 19 Mar 2024 22:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20899 GAYE ŞEYMA CAN

    ‘Manga’ grubunun solisti Ferman Akgül, kendisini siyasi bir oluşumun içindeymiş gibi göstererek lince maruz bıraktıkları iddiasıyla Redd Grubu’nun üyeleri Doğan Duru ve Güneş Duru ile sanatçı Aylin Aslım’a açtığı 300 bin liralık manevi tazminat davasını kaybetti.

    İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davaya göre Redd Grubu’nun solisti Doğan Duru, sosyal medya üzerinden sanatçı Ferman Akgül ile ilgili olarak, ‘Teknofestlerde sahneye çıkanı, pandemide müzisyenler intihar ederken … iş tutan grubun solistini alkışlayan insanlar olmasını geçtim. Yahu siz grupsunuz, biriniz adamın yüzüne tükürmedi mi? Biriniz de sanatçı nedir söylemedi mi? Yuh size be kardeşim.. Omurgasız sürüngen gibi her yerde olmak’ şeklinde paylaşımlar yapmıştı. Redd Grubu’nun gitaristi Güneş Duru da, ‘Çakma rock starlardan biri tanıtımı için bir iki milyon alır, vatandaş altına yatar’ şeklinde paylaşım yaptı. Diğer sanatçı Aylin Aslım ise, “Kaç milyon aldığını bilmem, bilemem. Türk rock camiası. Kol kırılır yen içinde kalır’cıdır. Ama burada bahsedilen kişi yıllardır AKP ile iş birliği yapan Manga’nın solisti Ferman Akgül’dür. Biz on yıldan fazla zamandır kara listelerdeyken, bu niye bilinmesin? Her şey bir yere kadar’ şeklinde paylaşım yaparak Ferman Akgül hakkında iddialarda bulunmuştu.

    “YALAKA MANGA, YANDAŞ GRUP GİBİ HAKARETLERE MARUZ KALDI”

    Üç sanatçının istikrarlı ve sistematik olarak müvekkiline yönelik bir karalama kampanyası başlattıklarını dava dilekçesinde anlatan Ferman Akgül’ün avukatı Ufuk Kök, “Müvekkil, 20 yılı aşkın kariyeri boyunca hep sanatçı kimliğini ön planda tutmuş, hiçbir siyasi oluşumun içinde yer almamıştır. TOGG ile poz veren müvekkilin bu tanıtımdan 2 milyon lira aldığı şeklindeki yalan iddialar üzerine de müvekkil linç edilmiş, özel hayatının sınırları ihlal edilmiştir. Üç sanatçının saldırıları nedeniyle müvekkil ve ailesinin huzur ve sükunu bozulmuş, sosyal gelişim çağındaki çocukları bu durumdan etkilenmiş ve sosyal çevrelerinde bu durumdan zarar görme ihtimali söz konusudur. Müvekkil, sosyal medyanın da hedefi haline gelmiş, ‘yalaka Manga’, ‘yandaş grup’ gibi hakaretlere maruz kalmıştır. Üç sanatçının, kamuoyu önünde halkı kin ve düşmanlığa tahrik ederek başlattığı linç kampanyası yüzünden müvekkilin şeref ve itibarı ağır şekilde zarara uğramıştır. Bunun korunmasını istiyoruz. Büyük elem ve üzüntü duyan müvekkilin, hedef ve taraf haline getirilerek bir siyasi figür olarak yuftalanmasına ve ayrımcılığa uğramasına neden olan davalıların 300 bin lira manevi tazminata hükmedilmesini istiyoruz” dedi.

    “SANATÇININ AĞIR ELEŞTİRİLERE TAHAMMÜL ETMESİ GEREKİR”

    Davaya cevap veren Redd Grubu üyeleri Doğan Duru ile Güneş Duru ise, kamuoyuna mal olmuş bir sanatçı olan Ferman Akgül’ün ağır eleştirilere tahammül etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istedi. Doğan Duru ile Güneş Duru’nun sanatçı Ferman Akgül’ün kişilik haklarına saldırıda bulunmadıklarının belirtildiği cevap dilekçesinde, “Ferman Akgül, ne şekilde zarar gördüğünü belirtmemiştir. Kendisinin siyasi bir partiye yakın durmasından hareketle, özellikle geçmişteki muhalif parçaları göz önüne alındığında, dinleyiciler ve sanat camiasından eleştirel paylaşımların yapılması ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmelidir. Yapılan yorumlar, kişilik haklarına zarar verici nitelikte değildir. Bu nedenle davanın reddini istiyoruz” dedi.

    MAHKEME DAVAYI REDDETTİ

    İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına Ferman Akgül ile Redd Grubu’nun üyeleri Doğan Duru ve Güneş Duru katılmadı. Duruşmada her iki tarafı da avukatları temsil etti. Duruşmada söz alan Ferman Akgül’ün avukatı davanın kabulünü istedi. Davalılar Doğan Duru ile Güneş Duru’nun avukatları ise davanın reddini talep etti. Kararını açıklayan mahkeme, gerekçesi sonradan açıklanmak üzere Ferman Akgül’ün davasını reddetti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ferman-akgul-redd-grubu-uyelerine-karsi-actigi-tazminat-davasini-kaybetti/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-7/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-7/#respond Tue, 19 Mar 2024 02:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20638 Bu hafta tiyatroseverleri Molière’den Ray Cooney’e, Suat Derviş’ten Murat Mahmutyazıcıoğlu’na klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Fosforlu Cevriye, Oscar, Ben Medea Değilim, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Öldün, Duydun mu?, Uçurtmanın Kuyruğu, Tartuffe, Çingene Boksör, Komik Para, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Masal, Fındıkkıran, Bekçi ile Postacı, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Vakitlerden Bir Vakit (Yeni Meddah Hikayesi)

    Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor.

    Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

    Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

    Oyun, 18 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 19 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Ödüllü (Yeni Ortaoyunu)

    Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekarla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister.

    Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır.

    Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz.

    Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar.

    Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

    Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 18 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde, 19 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

    İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

    Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait.

    Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 24 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin, ortaoyunu ve meddah hikayesinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Bu Haftanın Programı (18-24 Mart 2024)

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir.

    Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur.

    Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu.

    Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor.

    Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    OSCAR

    Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır.

    Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

    Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor.

    Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    BEN MEDEA DEĞİLİM

    “Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.

    Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

    Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli…

    Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

    “Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor.

    Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    ÖLDÜN, DUYDUN MU?

    İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor.

    Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    UÇURTMANIN KUYRUĞU

    Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır.

    Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    TARTUFFE

    Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

    Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

    Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇİNGENE BOKSÖR

    1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır.

    Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

    Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    KOMİK PARA

    Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır.

    Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

    Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 23 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.

    Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    MASAL (5+Yaş)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir.

    Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor.

    Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar.

    1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.

    Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor.

    Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

    Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor.

    Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

    Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır.

    Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır.

    Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor.

    Oyun, 24 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-7/feed/ 0
    Sahursuz Oruç Tutmanın Zararları ve Sahurun Faydaları https://www.haber60.com.tr/sahursuz-oruc-tutmanin-zararlari-ve-sahurun-faydalari/ https://www.haber60.com.tr/sahursuz-oruc-tutmanin-zararlari-ve-sahurun-faydalari/#respond Mon, 18 Mar 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20509 Ramazan ayı geldi, ikinci gün için oruçlar tutuldu.

    Ancak sahursuz oruç yapanların sayısı da az değil. Uykusuna yenik düşenler, sahur yapmadan yatıyor.

    Ertesi gün “dayanabileceğini” düşünenler, sağlığını tehlikeye soktuğunun farkında değil.

    Sahur yapmak oruç tutmanın en önemli halkalar arasında yer alıyor. Gündelik hayatınızdan tutun sağlığınıza kadar olumsuz geri dönüşleri olabilir.

    Sahur yapmadan oruç tutmanın bazı potansiyel zararları şunlar olabilir:

    Vücutta Dehidrasyon:

    Sahurda su içmek, gün boyunca vücuttaki su kaybını dengelemeye yardımcı olur. Sahur yapmadan oruç tutmak, dehidrasyon riskini artırabilir, özellikle sıcak havalarda veya fiziksel olarak aktif olduğunuzda daha da önemli hale gelir.

    Enerji Seviyelerinde Düşüş:

    Sahurda alınan besinler, gün boyunca enerji sağlamaya yardımcı olur. Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca düşük enerji seviyelerine ve halsizliğe neden olabilir.

    Baş ağrısı ve Yorgunluk:

    Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca açlık nedeniyle baş ağrısı, baş dönmesi ve yorgunluk gibi semptomlara neden olabilir.

    Mide Rahatsızlıkları:

    Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Aç karnına asitli içecekler veya aşırı yağlı, ağır yiyecekler tüketmek mide problemlerini tetikleyebilir.

    Besin Dengesizliği:

    Sahurda alınan besinler, gün boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri sağlamaya yardımcı olur. Sahur yapmadan oruç tutmak, besin dengesizliğine ve önemli vitamin ve minerallerin eksikliğine neden olabilir.

    Performans Düşüklüğü:

    Sahur yapmadan oruç tutmak, gün boyunca zihinsel ve fiziksel performansınızı olumsuz etkileyebilir. Özellikle iş, okul veya günlük faaliyetlerde daha düşük performans gösterebilirsiniz.

    Sahurun faydaları

    Sahur, oruç tutan kişiler için önemli bir öğündür ve birçok faydası bulunmaktadır:

    Vücutta Su Dengelemesi:

    Sahurda su içmek, gün boyunca vücuttaki su kaybını dengelemeye yardımcı olur. Bu, dehidrasyon riskini azaltır ve sağlıklı bir şekilde oruç tutmaya yardımcı olur.

    Enerji Sağlar:

    Sahur, gün boyunca enerji sağlamak için önemli bir fırsattır. Sahurda alınan besinler, gün boyunca vücuda enerji sağlayarak açlık hissini azaltır ve günlük aktiviteler için gereken gücü sağlar.

    Zihinsel ve Fiziksel Performansı Artırır:

    Sahur, gün boyunca zihinsel ve fiziksel olarak daha iyi performans sergilemenize yardımcı olur. Aç kalmak, konsantrasyonunuzu ve performansınızı olumsuz yönde etkileyebilirken, sahur yapmak bunu önleyebilir.

    Besin Dengesini Sağlar:

    Sahur, gün boyunca vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri sağlamak için bir fırsattır. Dengeli bir şekilde beslenerek protein, karbonhidrat, yağ, lif, vitamin ve minerallerin alınması sağlanır.

    Mide Rahatsızlıklarını Önler:

    Sahur yapmak, gün boyunca mide rahatsızlıklarını önlemeye yardımcı olur. Aç karnına uzun süre beklemek, mide yanması, şişkinlik ve sindirim sorunlarına neden olabilirken, sahur yapmak bunları önleyebilir.

    Sosyal ve Ruhsal Faydalar:

    Sahur, aile ve topluluk içinde birlikte yapılan önemli bir ibadettir. Ayrıca, sabah erken saatlerde ibadet etmek ve dua etmek, ruhsal olarak da ferahlık ve huzur sağlayabilir.

    Bu nedenlerle, sahur yapmak oruç tutan kişiler için önemlidir ve sağlıklı bir oruç deneyimi için sahurun faydaları göz ardı edilmemelidir.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sahursuz-oruc-tutmanin-zararlari-ve-sahurun-faydalari/feed/ 0
    Banu Parlak’ın Güzellik Merkezine Silahlı Saldırı Davasında İddianame Detayları Ortaya Çıktı https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezine-silahli-saldiri-davasinda-iddianame-detaylari-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezine-silahli-saldiri-davasinda-iddianame-detaylari-ortaya-cikti/#respond Mon, 18 Mar 2024 23:21:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20501 Kara para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlarından tutuklanan Engin ve Dilan Polat çifti hakkında, Banu Parlak’ın güzellik merkezine düzenlenen silahlı saldırıyı azmettirdikleri gerekçesiyle ikinci bir tutuklama kararı verilmişti. Silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Dilan, Engin ve Sezgin Polat’ın ‘birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçunu azmettirme’, ‘Mala zarar vermeye azmettirme’ suçlarından toplamda ayrı ayrı 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Düzenlenen iddianameye ilişkin ise yeni detaylar ortaya çıktı.

    “BANU PARLAK’I VURMAM KARŞILIĞINDA 2 MİLYON TL DEĞERİNDEKİ BAYİLİK TEKLİF EDİLDİ”

    Soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen Halil İbrahim Kalkan “2017 yılında Sezgin Polat’a 500 bin TL borç vermiştim. Bu parayı geri alamadım. 2023 yılı başlarında Sezgin Polat, oğlu Engin Polat ve gelini Dilan Polat’a ait güzellik merkezlerinin bir bayiliğini borca mahsuben bana vereceğini ancak kendilerine ticari hayatta zorluk çıkartan Banu Parlak isimli şahsın vurulması gerektiğini, Banu Parlak’ı vurmam halinde 2 milyon TL değerindeki bayiliği bana karşılıksız vereceğini söyledi. Bu teklifi kabul etmedim. Paramı istemeye devam edince de bu şahıslar beni ayağımdan vurdu. Yaralanmama ilişkin gerekli müracaatlarda bulundum. Vurulduktan sonra Banu Parlak bana sosyal medyadan ulaştı. Dilan Polat ve Engin Polat’tan şikayetçi olacağını belirterek ‘Bana şahitlik eder misin? diye sordu. Şahitlik yapacağımı söyledim. Ancak Banu Parlak bu konuyu basına yansıtarak, beni de televizyonlara çıkartıp gazeteciler ile muhatap etti. Normal şartlarda Banu’yu tanımam. Bu zamana kadar bir ilişkim olmadı. İş yerinin kurşunlandığını sosyal medyadan öğrendim. Arayıp ‘geçmiş olsun’ dedim. Kimin yaptığına dair bir fikrim yok” dedi.

    “İLK ATIŞTA MERMİ YAMULUNCA ORTALIK SAKİNLEŞİNCE BİR KEZ DAHA KURŞUNLADILAR”

    Daltonlar çetesi lideri Beratcan Gökdemir’i 2015 yılından beri tanıdığı söyleyen sanık Batuhan İnci, savcılıktaki savunmasında, “Bildiğim kadarıyla Beratcan’ın 200’e yakın adamı vardır. Kendisi yurtdışındadır. En son bildiğim kadarıyla Gürcistan’daydı. Eskiden beri bağlantımız olduğu için ihtiyacım olduğunda bana para gönderirdi. Olaydan bir gün önce Beratcan ile bir uygulama üzerinden görüştük. Maddi sıkıntımın olduğunu söyleyince ‘Sana bir iş vereceğim’ dedi. Boş bir dükkana silahla ateş etmem karşılığında para vermeyi teklif etti. Cezaevinden yeni çıktığım için doğrudan bu işlere karışmak istemiyordum. Arkadaşlarım Yunus Emre ve Nizamettin bu işi yapabileceklerini söylediler. Beratcan konum bilgilerini gönderdi motosikletin ve silahı teslim alınacağı noktayı da bildirdi. Ben evdeydim onlar eylemi gerçekleştirmeye gittiler. Geldiklerinde onların anlattığına göre silah kurusıkıdan bozma olduğu için ilk atıştan sonra mermi yamulmuş korkup kaçmışlar. Ortalık sakinleştikten sonra tekrar gidip 4 el daha ateş etmişler. Olayın iki parça olmasının sebebi bundan ibarettir” dedi.

    “PARAYA İHTİYACIM OLDUĞU İÇİN KABUL ETTİM”

    Ateş etme eylemini gerçekleştiren Nizamettin Bilgili ise, “Yunus Emre bana bir iş yerinin kurşunlama işi olduğunu söyledi. ‘Paraya ihtiyacın var mı?’ diye sordu. İhtiyacım olduğundan teklifi kabul ettim. Bana silah verdi. Yunus şoför konumundaydı, ben arka koltuktaydım. Gece saat 01.30 gibi iş yerinin önüne geldik bir el ateş ettim silah tutukluluk yaptı. Yunus işin tam olmadığını söyleyince saat 05.00 civarında tekrar gittik 4 el daha ateş ettim. İlk kurşunlamadan sonra işi yarım bırakmamak için tekrar gittik. İkinci olay yarım kalan ilk olayın devamıdır. Ben sadece para karşılığı bu işi yaptım” dedi.

    TELEFONLARDA DALTONLAR ÇETESİ’NE AİT BİLGİLER BULUNDU

    Öte yandan sanıkların yapılan telefon incelemelerinde, Daltonlar Çetesi’nin firari lideri Barış Boyun ve diğer çete üyelerinin birçok fotoğrafı, uyuşturucu, yüklü miktarda para ve silah fotoğraflarının da bulunduğu tespit edildi. Ayrıca Onur Abiç’in telefonunda Gürcistan’da firari olduğu esnada öldürülen Barış Boyun’ın yakın adamlarından biri olan Emircan Yılmaz’ın fotoğrafının bulunduğu da görüldü. Bir başka sanığın telefonun da ise Beratcan Gökdemir’in talimat içerir mesajları ve Banu Parlak’a ait fotoğrafların olduğu belirtildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezine-silahli-saldiri-davasinda-iddianame-detaylari-ortaya-cikti/feed/ 0
    Yeşilçam’ın beyefendisi: Sadri Alışık https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-beyefendisi-sadri-alisik/ https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-beyefendisi-sadri-alisik/#respond Sun, 17 Mar 2024 22:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20092 “Turist Ömer”, “Küçük Hanımefendi”, “Ayşecik”, “Kartallar Yüksekten Uçar” ve “Çalıkuşu”nun da aralarında bulunduğu 200’ün üzerinde film ve dizide rol alan, komedyen, yönetmen, şair ve ressam Sadri Alışık vefatının 29. yılında yad ediliyor.

    Asıl adı Mehmet Sadrettin Alışık olan usta oyuncu, Saffet Hanım ile kaptan Rafet Bey’in ilk çocuğu olarak 5 Mart 1925’te İstanbul’da dünyaya geldi. Ailesinin “Sadri” diye hitap ettiği sanatçı, çocukluğundan itibaren duymaya alıştığı isimle sanat dünyasına adım attı.

    Paşabahçe 39. İlkokulunda öğrenciyken bir sünnet töreninde izlediği Naşit Özcan Tiyatrosu’nun gösterisiyle tiyatro sanatıyla tanışan Alışık, verdiği bir söyleşide, “İşte bana ne olduysa o perde kapandıktan sonra oldu. Benim içimde müthiş bir heyecan ve merak başladı. Perde açıldığında, yalancıktan yaptıklarını biliyordum. Şimdi perde kapandı ve gerçek hayatları başladı. ‘Acaba bu perdenin arkasında ne var?’ İşte bu laf, ileriki yıllarda beni oyuncu yaptı.” ifadelerini kullanmıştı.

    Sadri Alışık, kendi piyeslerini hazırlayarak mahalle arkadaşlarına gösteriler sunmaya başladı. Ailesinin tiyatrocu olmasına karşı çıkmasına rağmen oyunculuktan vazgeçmeyen sanatçı üçüncü sınıftayken “İstiklal” adlı piyesteki başrol “Adalı Halil”i canlandırdı.

    Rolü büyüdükçe dikkatleri üzerine çekti

    Sonraki yıllarda Ziya Ünsel İlköğretim Okulu adını alan Beykoz Ortaokulunda okuyan usta oyuncu, İstanbul Erkek Lisesinde eğitimine devam etti.

    Sanatçı, lise yıllarında Cağaloğlu Halk Evinde tiyatro eğitimine başladı, oyunculuk çalışmalarını bugünkü ismiyle Sadri Alışık Tiyatrosu olan Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’de sürdürdü.

    Rolleri büyüdükçe dikkatleri üzerine çeken Alışık, 17 yaşında rol aldığı “Zehirli Kucak” oyunundaki rahip rolünü başarıyla canlandırdığı için ilk kez basında yer aldı.

    Usta sanatçı, bir süre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde öğrenim gördü. Çeşitli dergilerde grafikerlik de yapan sanatçı, hayatı boyunca pek çok yağlı boya ve kara kalem çalışmasına imza attı.

    Sadri Alışık 1940’ta Eminönü Halkevi’nde amatör tiyatro çalışmalarına katıldı.

    Profesyonel olarak ilk kez 1943’te Raşit Rıza Topluluğu ile sahneye çıkan sanatçı ardından Karaca, Site, Oraloğlu, Çevre, Oda ve Kent tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.

    “Yalnızlar Rıhtımı” filminde tanıştığı Çolpan İlhan ile 1959’da evlendi

    Başarılı oyuncu kısa bir süre gazinolarda da sevenleriyle buluştu. Halkevindeki bir oyunda Alışık’ı izleyen ve beğenen yönetmen Faruk Kenç, 1944’te “Günahsızlar” filminde başrol teklif edince sinema kariyerine başladı. Alışık filmde kimsesiz zavallı bir kıza yardım eden ve ona aşık olan balıkçıyı canlandırdı.

    Vatani görevini 1946-1949’da tamamlayan sanatçı, 1951’de ilk evliliğini yaptığı tiyatro sanatçısı Neriman Esen’den 1957’de ayrıldı.

    Alışık 1951’de bir film setinde tanıştığı ve çok sayıda filmde rol aldığı Ayhan Işık ile 1979’da sanatçının vefatına kadar yakın dost oldu.

    “Turist Ömer”, “Ofsayt Osman” ve “Ali Baba” gibi karakterlerle unutulmazlar arasına giren usta oyuncu, 1959’da “Yalnızlar Rıhtımı” filminde canlandırdığı “Rıdvan Kaptan” rolüyle dikkati çekti. Alışık hikayesi Attila İlhan’a ait filmde başrolü paylaştığı sinema ve tiyatro oyuncusu Çolpan İlhan’la tanıştı.

    Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959’da evlenen Alışık’ın oğlu Kerem Alışık, 1960’ta dünyaya geldi.

    Usta oyuncu, dram rolleriyle başladığı oyunculuk kariyerini canlandırdığı komedi karakterleriyle zirveye taşıdı.

    Kariyeri boyunca 200’ü aşkın yapımda rol alan sanatçının Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile 1961-1962 arasında rol aldığı “Küçük Hanımefendi” serisiyle Türk sinemasının ilk güldürü karakteri olarak gösterilen “Turist Ömer” filmleri ve “Ayşecik” serisi izleyicinin gönlünde yer edindi.

    “Turist Ömer’i, minibüste karşılaştığı hayranından esinlenerek hayata geçirdi

    Sadri Alışık 1964-1973’te çekilen komedi serisinin ana karakteri Turist Ömer’e ilişkin Halit Kıvanç’a yaptığı bir açıklamada, şunları söylemişti:

    “Karıma doğum günü hediyesi alacaktım. Ekonomik durumum biraz kısıtlıydı. Yazıhanelerden hakkım olan parayı almaya gidiyordum ama endişeliydim. Bir dolmuşa bindim. Tanınmaktan da rahatsız oluyordum. Şoförün arkasında oturdum. Dolmasını bekliyordum. Şoför sakallı bereli bir adamdı. En son binen, kendi tabiriyle ’40 ayak bir adam’, genç, delikanlı bir çocuk. Girer girmez göz göze geldik, ‘Sadri abi merhaba, n’aber?’ dedi. Tanınmamak istediğim için ‘Benzettin kardeşim, yanlış.’ dedim. ‘Olur mu ya, dün akşam bahçe sinemasında filmini seyrettik icabında. Bize yapma.’ falan dedi. ‘Değilim kardeşim.’ dedim. Yol boyu bu sürdü…

    O bana ilham verdi. Sonra Hulki Saner ile rahmetli Ayhan Işık’ın oynadığı bir filmde böyle bir tip gerekiyordu. Ben bunu anlatmıştım ona. ‘Daha detaylandır.’ dedi ve Turist Ömer öyle doğdu.” ifadelerini kullanmıştı.

    Rol aldığı yapımlarda, güzelliğe tutkun, umutlu, yaşama sevinciyle dolu, dürüstlüğü ve doğruluğu özleyen karakterler sergileyen usta oyuncu, 1964’te “Avare-Dalgamıza Bakalım” ile “Tophane Rıhtımında-Turist Ömer” ve 1970’te “Turist Ömer Arabistan’da” adlı 45’lik plaklar da doldurdu.

    Unutulmaz repliklere imza attı

    “Şaka ile Karışık”, “Fıstık Gibi Maşallah”, “Helal Olsun Ali Abi” ve “Ah Güzel İstanbul” adlı önemli filmlerde rol alan oyuncu, “Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi…”, “Hayat demek, ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Birçok şeyin tadına bakacağız. Sonra da ister istemez, ‘Gidiyorum Elveda’ şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.”, “Şu hayatın falanları filanları malum…” ve “Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda.” gibi unutulmaz birçok repliğe de imza attı.

    Alışık 44 yıllık sanat hayatında birçok ödüle de değer görüldü. “Afacan Küçük Serseri” filmindeki “Hüsnü” karakteriyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü”nü, 1994’te oynadığı son film “Yengeç Sepeti” ile de yine “Antalya Altın Portakal Film Festivali”nde, Mehmet Aslantuğ ile “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”nü aldı.

    Yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden taviz vermeyen Alışık, yakın dostu Ayhan Işık’ı 16 Haziran 1979’da kaybettikten sonra büyük bir sarsıntı geçirdi. O yıllarda “Seyahatname” adlı dizide rol alan sanatçı 1983’te “Kartallar Yüksekten Uçar”, 1986’da “Çalıkuşu” ve 1987’de “Saat Sabahın Dokuzu” adlı dizide oynadı.

    Sanatçı, Yeşilçam’da belirli bir karakter ya da film türüyle sınırlı kalmayan karakter oyuncularından biri oldu. Farklı nitelikteki rolleri canlandıran Alışık, her yıldızın rol sınırlarının belli ve personalarının dışına çıkmasının imkansız olduğu Yeşilçam sinemasında yıldız kurallarını esneten isim olarak öne çıktı.

    İstanbul’a olan sevdasını kaleme aldı

    Kendine özgü üslubu ve selamıyla halen Türk izleyicisinin seyretmekten keyif aldığı isimlerden olan sanatçı, “Bir Ömürlük İstanbul” adlı şiir kitabıyla da İstanbul’a sevdasını kaleme aldı.

    Karaciğer yetmezliği nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın desteğiyle 1990’da ABD’ye giden sanatçıya Prof. Dr. Münci Kalayoğlu ve ekibi tarafından organ nakledildi. Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı için tedavi gören Alışık 18 Mart 1995’te İstanbul’da yaşama veda etti.

    Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezince her yıl “Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri” veriliyor.

    Usta oyuncunun rol aldığı bazı filmler şöyle:

    “Fato-Ya İstiklal ya Ölüm”, “İstanbul Geceleri”, “Çakırcalı Mehmet Efe”, “İstanbul Çiçekleri”, “Hürriyet Şarkısı”, “Allah’a Ismarladık”, “Kendini Kurtaran Şehir-Şanlı Maraş”, “Tanrı Şahidimdir” “Vatan ve Namık Kemal”, “Yavuz Sultan Selim Ağlıyor”, “İki Süngü Arasında”, “Suçlu Benim”, “Soygun”, “Halıcı Kız”, “Daima Kalbimdesin”, “Çalınan Aşk”, “Korkusuz Kabadayı”, “İlk Göz Ağrısı”.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-beyefendisi-sadri-alisik/feed/ 0
    Derya Uluğ… ‘KIZILCIK ŞERBETİ’NDE OYNAMAK İSTERDİM!’ https://www.haber60.com.tr/derya-ulug-kizilcik-serbetinde-oynamak-isterdim/ https://www.haber60.com.tr/derya-ulug-kizilcik-serbetinde-oynamak-isterdim/#respond Sun, 17 Mar 2024 03:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19975 KENDİME ÇOK İYİ BAKIYORUM

    Programda “Bu kadar fit olmanın sırrı nedir?” sorusuna Derya Uluğ; “Karbonhidrat ve süt ürünlerini tüketmiyorum. En fazla iki öğün yiyebilirim. Kendime çok iyi bakıyorum. Düzenli olarak spor hayatımda hep var.” cevabını verdi.

    KÜÇÜK YAŞTA YAPILAN ESTETİKLERE KARŞIYIM

    Serhat Tekin’in “Hiç estetiğin var mı? Estetiğe bakışın nedir?” sorusuna Derya Uluğ, ” Bunu çok duyuyorum. Geçen gün bir yerde görmüşler beni ve “yüzüne dolgu yaptırdı” demişler. Alakası yok.

    Bu ara çok spor yapamadığım için, düzeni azıcık bozduğumdan yüzüm tombikleşiyor. Ben bir tek alnıma botoks yaptırıyorum o da belli belirsiz. Doğallığı kaybetmemek önemli.

    Yarın bir gün ihtiyacım olursa tabii ki estetik yaptırırım. Benim için önemli olan ben ‘ben’ gibi kalmalıyım. Yüz hatlarımı bozmamaya ve cildimi diri tutmaya uğraşıyorum.

    Estetiğe karşı değilim. Kimse birbirini bununla ilgili yargılamamalı. Karşı olduğum tek şey küçük yaşta yapılan estetikler çünkü sonra geri dönüşü olmayan şeylerle karşı karşıya kalınabiliyor.” cevabını verdi.

    KIZILCIK ŞERBETİ’NDE OYNAMAK İSTERDİM

    Programda Serhat Tekin’in ‘ Oyunculuğu düşünür müsün? Şu an bir Türk dizisinde oynasan hangisini seçerdin?” sorusuna Derya Uluğ; ” Benim zaten küçük yaşlardan itibaren yıl sonu temsillerinde tiyatro oynamışlığım çok var.

    Hep bir merakım vardı. Çok film ve dizi izlerim. Seviyorum kendimde yeni şeyler keşfetmeyi. Bu konuda bir teklif gelirse kapımı kapatmam. Böyle bir teklif geldiğinde onun hakkını verebilmek için her türlü eğitimi alır ve hazırlanırım.

    Şu an bir dizide oynasam o “Kızılcık Şerbeti” olurdu. Çok seviyorum. Çıktığı günden beri hayranıyım o dizinin. Orada oynamak isterdim.” cevabını verdi.

    FİLTRELER BENDE HİÇ OLMUYOR

    Programda “Sosyal medyada en çok kullandığın fotoşop işlemi nedir?” sorusuna Derya Uluğ; “Hikayelerdeki filtreleri bazen kullanıyorum. Bir de yüz filtreleri var ya hani dudak büyütüp, yüz incelten.. ben onları yaptığımda yapay zekaya dönüşüyorum.

    O filtreleri kullandığımda ben benlikten çıkıyorum. Hiç olmuyor bende. Çok üzülüyorum başkalarında güzel dururken bende yapay zeka gibi oluyor.” cevabını verdi.

    HAYAT BİR ŞEKİLDE BANA GÜÇLÜ OLMAYI ÖĞRETTİ

    Programda ” Seni en çok ne hayal kırıklığına uğratır?” sorusuna Derya Uluğ; “Arkamdan yalan söylenmesi beni hayal kırıklığına uğratır.

    Özellikle yakınlarımdan böyle bir şey görürsem buna çok takılırım ama sonunda yine toparlarım. Hayat bir şekilde bana güçlü durmayı öğretti.” cevabını verdi.

    DEMET AKALIN’IN ÜZERİNE ŞARKI DİKTİK

    Programda ” Demet Akalın’ın yeni çıkacak albümünde bir şarkınız olacakmış. Biraz anlatır mısın?” sorusuna Derya Uluğ; “Çok heyecanlıyız şarkı için.

    Emrah Karakuyu ve Asil Gök ile beraber yaptık. İnandığımız bir şarkı. Zaten Demet Akalın’ın üzerine diktik şarkıyı. O’nun için yazdık. Demet Hanım da dinlediği an çok beğendi. Hareketli bir şarkı. ” cevabını verdi.

    KADIN MESLEKTAŞLARIMIN BAŞARILARI İLE MUTLU OLUYORUM

    Programda Serhat Tekin’in “Sizin dönem kadın şarkıcılar arasında bir dayanışma var. Böyle şeylere çok alışık değiliz.” yorumu üzerine; Derya Uluğ; ” Eskiden sertmiş sanat camiasında ilişkiler şarkıcılar arasında.

    Ben kadın meslektaşlarımın şarkıları güzel yerlere geldiğinde bundan mutluluk duyuyor ve onları tebrik ediyorum. Hiç bir olumsuz düşünce, kıskanma bende olmaz.

    Pop müzik kadınlarla birlikte daha da yükselişe geçiyor diye mutlu oluyorum.” açıklamasını yaptı.

    HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIĞIM ZAMANLAR OLDU

    Programda “Sektöre girdiğinden beri ne öğrendin?” sorusuna Derya Uluğ; ” İnsanlara hemen inanmamam gerektiğini öğrendim.

    Akıllıyım diye geçinirim, böyle her şeyi cin gibi anlarım derim ama karşımdakilerin samimiyetine inanıp, çok hayal kırıklığına uğradığım zamanlar oldu.” cevabını verdi.

    ASİL’İ KEŞKE BÜTÜN DÜNYA TANISA

    Programda Serhat Tekin’in “Asil Gök ileride albüm çıkarıp daha ünlü olduğunda bir evde iki ünlü oldu diye rahatsız olur musun?” sorusuna Derya Uluğ; ” Ben gurur duyarım.

    O kadar mutlu olurum ki onun adına. Onun yeteneklerini her geçen gün yeni insanlar gördükçe ben bundan ancak gurur duyarım. Keşke bütün dünya onu tanısa.” cevabını verdi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/derya-ulug-kizilcik-serbetinde-oynamak-isterdim/feed/ 0
    Magazinn.com Medya ve Sanat Ödülleri… SAHİPLERİNİ BULDU! https://www.haber60.com.tr/magazinn-com-medya-ve-sanat-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.haber60.com.tr/magazinn-com-medya-ve-sanat-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Sat, 16 Mar 2024 08:08:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19665 Törende; Esra Erol, Şafak Sezer, Erdal Özyağcılar, Mustafa Sandal, Eser Yenenler, Berfu Yenenler, Sema Öztürk, Zahide Yetiş, Sinan Akçıl, Kadir Ezildi, Murat Özarı, Hanzade Durmuş, Arto, Hande Sarıoğlu, Açelya Topaloğlu, Özgün Bayraktar, Recep Usta, Melis Minkari, Ali Çatalbaş, Hopdedik Ayhan, Volga Tamöz, Müge Dağıstanlı, Cem Öğretir, Irmak Arıcı, Aslı Bekiroğlu, Ceyhun Fersoy, Begüm Öner, Ekin Uzunlar, Rıdvan Bıyık, İpek Açar & Alper Kömürcüoğlu çifti ve Köfn gibi tam 32 ünlü isim kendi dallarında ödül aldı.

    İşte geceden öne çıkanlar: Geceye eşi Güzin Özyağcılar ve kızı Zeynep Özyağcılar ile katılan Erdal Özyağcılar, “55 yıllık sanat kariyerimdeki en görkemli ödül törenini şu ahir ömrümde yaşamış oldum.” dedi. Özyağcılar, “Gaddar” dizisinin çekimlerinin ise çok keyifli geçtiğini dile getirdi.

    Erdal-Güzin Özyağcılar

    Kızılcık Şerbeti’nin güzel oyuncusu Sema Öztürk, ödülünü Sinan Güzel’in 3 yaşındaki minik yeğeninin elinden aldı. Öztürk, “En küçük hayranım benden daha şık.” diyerek herkesi gülümsetti.

    “Kariyerimin en özel ödülünü, magazinn.com gecesinde curise gemisinde almak beni çok mutlu etti” diyen Mustafa Sandal, “Bu akşam kıyafetimin mimarı Melis. Yaman ise bu ayakkabılarımı istemedi ama ben kendim seçtim.” dedi.

    Musti, törende “Aya Benzer” şarkısını seslendirirken, sahneye çıkan oyuncu Açelya Topaloğlu, Müge Dağıstanlı ve Yelda Kırçuval ile Aya Benzer dansı yaptı.

    Musti, kendisinden sonra sahnede ödül alıp şarkı söyleyen Köfn grubunun “Bir Tek Ben Anlarım” şarkısında da mini dans şovu yaptı.

    Ceyhun Fersoy, eşi Begüm Öner’in doğum gününü sahnede kutlayıp, “Bu anlamlı ödülü tüm tiyatroculara ve eşime ithaf ediyorum.” dedi. İpek Açar, “Biz Alper ile Bodrum’lu olduk. Oğlumuza çok aşığız. Uykusuzluk dönemindeyiz şu an” şeklinde konuştu.

    Eser Yenenler ve Berfu Yenenler çifti, “Bu ödülü evimizin en güzel köşesine koyacağız. Çift olarak Safiye Faik’den devraldığımız bayrağı taşıyacağız.” dedi.

    Eser Yenenler, “Ödülü Kadınlar Günü’nde eşim Berfu Yenenler’e ithaf ediyorum. Benim için her gün dünya kadınlar günü. Eşim beni hep mutlu ediyor, mutlu hissettiriyor.” şeklinde konuştu.

    Berfu-Eser Yenenler
    Açelya Topaloğlu

    Güldür Güldür oyuncuları Açelya Topaloğlu ve Özgün Bayraktar, “Çok heyecanlıyız, inanılmaz tatlı bir ödül. Bizim meselemiz güldürmek. Sürekli setteyiz, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz.” diyerek mutluluğunu dile getirdi.

    Sinan Güzel yönetiminde, Banu Noyan organizasyonuyla gerçekleşen ve kırmızı halı sunuculuğunu Cenk Yüksel’in, tören sunumunu ise Çiğdem Tunç, Gökay Kalaycıoğlu ve Şenol İpek’in üstlendiği törene katılan davetlilerin katkılarıyla Tamev kız çocuklarına eğitim bursu sağlandı.

    Sinan Güzel, “Kız babası olacağım için bu gece, magazinn.com’un 20. yılında kız çocukların eğitimine destek vermek istedik.” dedi.

    origin allow-scripts allow-top-navigation-by-user-activation” scrolling=”no” src=”http://rss.haberler.com/partner/RssImage.aspx?img=https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads’gdpr=0&client=ca-pub-8349261248754645&output=html&h=161&slotname=1427208647&adk=513521081&adf=434961637&pi=t.ma~as.1427208647&w=770&lmt=1710572666&rafmt=11&format=770×161&url=https%3A%2F%2Fqualitydergisi.com%2Fmagazinn-com-odulleri-cruise-gemisinde-gorkemli-bir-torenle-sahiplerini-buldu%2F&host=ca-host-pub-2644536267352236&wgl=1&uach=WyJXaW5kb3dzIiwiMTAuMC4wIiwieDg2IiwiIiwiMTIyLjAuNjI2MS4xMjkiLG51bGwsMCxudWxsLCI2NCIsW1siQ2hyb21pdW0iLCIxMjIuMC42MjYxLjEyOSJdLFsiTm90KEE6QnJhbmQiLCIyNC4wLjAuMCJdLFsiR29vZ2xlIENocm9tZSIsIjEyMi4wLjYyNjEuMTI5Il1dLDBd&dt=1710572657008&bpp=1&bdt=939&idt=385&shv=r20240313&mjsv=m202403130201&ptt=9&saldr=aa&abxe=1&cookie=ID%3Dfaff2516fa7c708a%3AT%3D1710572657%3ART%3D1710572657%3AS%3DALNI_MazyldLN2QAXeZZ27oM2AVO4AUfVA&gpic=UID%3D00000d7333cadfb9%3AT%3D1710572657%3ART%3D1710572657%3AS%3DALNI_MZsAFphjs8Ud-dp3WcrJedrZYYnEw&eo_id_str=ID%3Df343babd5c856396%3AT%3D1710572657%3ART%3D1710572657%3AS%3DAA-AfjbVeDadDLDD9q2mIuUKKwbD&prev_fmts=0x0%2C1170x159%2C345x289%2C345x289%2C1263x727%2C1005x124&nras=3&correlator=851548551552&frm=20&pv=1&ga_vid=726232377.1710572657&ga_sid=1710572657&ga_hid=231534124&ga_fc=1&u_tz=180&u_his=3&u_h=854&u_w=1280&u_ah=814&u_aw=1280&u_cd=24&u_sd=1.5&dmc=4&adx=47&ady=5331&biw=1263&bih=727&scr_x=0&scr_y=2447&eid=44759875%2C44759926%2C44759837%2C31081563%2C31081828%2C44798934%2C95325975%2C95327950%2C95327955%2C95321963%2C95322389%2C95325785%2C95326913%2C31078663%2C31078665%2C31078668%2C31078670&oid=2&psts=AOrYGsltIvt44QFr4JZkctzqRD-Ei_GXajM3MKBTs_bXI7n9XuRD5eO2OEhpiyx0YWuSgredO-ZYKx2re5h4CGnIlviy%2CAOrYGsmC6rAlYSZEC0Ol1bP7np9ek5boKlGHG6ir-eUvsd-QtwxSfvObNm7O9QpEPdsbEcNLdK4XUIMxQ5bEU1e5447Uq7cWeORng78rx8RNE-upSKdoTA&pvsid=935792462152427&tmod=1371287839&uas=3&nvt=1&ref=https%3A%2F%2Fwww.google.com%2F&fc=1920&brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1280%2C0%2C1280%2C814%2C1280%2C727&vis=1&rsz=%7C%7CoEebr%7C&abl=CS&pfx=0&fu=128&bc=31&bz=1&td=1&psd=W251bGwsbnVsbCxudWxsLDNd&nt=1&ifi=3&uci=a!3&btvi=3&fsb=1&dtd=9038&width=600&quality=100″ vspace=”0″>

    Gökay Kalaycıoğlu, Çiğdem Tunç, Zahide Yetiş, Şenol İpek, Sinan Güzel

    Gecede hem ödül alan, hem de konser veren Sinan Akçıl, “Mabel Matiz gibi ödülümü satışa koymayacağım. Magazinn.com’un organizasyonu çok büyük ve prestijli.” dedi. Sanatçı, bir şarkısında sahnede Şafak Sezer ile birlikte dans etti.

    Akçıl, metroda şarkı söylediği görüntülerle ilgili ise, şunları söyledi: “Metroya girdik, bir anda şarkılar söyledik. Zarar oldu bize ama destek olduk. Sokak müzisyenlerine her zaman tam destek. 2-3 bin lira gitti feda olsun.”

    Gecede Zahide Yetiş ve Şafak Sezer, aldıkları ödülü tüm kadınlara ve annelere ithaf etti. Zahide Yetiş, “Keşke attığım adımları, geldiğim bu yerleri pek çok kız çocuğu yaşayabilseydi.” dedi.

    Şafak Sezer ise, “Genelde erkek filmi yapıyorum ama kadınları daha çok seviyorum. Onlar daha iyi arkadaş.” şeklinde konuştu.

    Esra Erol, cruise gemisindeki magazinn.com töreniyle ilgili, “Geldiğimden beri çekiniyorum acaba şu an hareket ediyor muyuz diye. İnanılma bir deneyim yaşıyorum.” dedi.

    En iyi dizi seçilen “Kardeşlerim”in iki genç yıldızı Recep Usta ve Melis Minkari, “Ödülü, sosyal medyada bize yoğun destek veren fanlarımız adına alıyoruz” şeklinde konuştu.

    Kadir Ezildi, “Sarı bezimle ödül aldığım için çok mutluyum. İçeride çok sayıda star sanatçı var, onlarla aynı sahneyi paylaşmak benim için gurur verici.

    Bundan on sene önce deseler ki, sen şu ünlüler ile aynı salonda olacaksın asla inanmazdım. Eve döndüğüm gibi pijamalarımı giyip, her yeri temizleyeceğim ” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/magazinn-com-medya-ve-sanat-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
    Ece Çeşmioğlu ve Taner Ölmez İkinci Kez Anne-Baba Oldu https://www.haber60.com.tr/ece-cesmioglu-ve-taner-olmez-ikinci-kez-anne-baba-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ece-cesmioglu-ve-taner-olmez-ikinci-kez-anne-baba-oldu/#respond Fri, 15 Mar 2024 07:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19246 28 Haziran 2021 tarihinde nikah masasına oturan oyuncu çift Ece Çeşmioğlu ile Taner Ölmez, ilk bebeklerini 2022 yılında kucaklarına aldı. Çift, dün ikinci kez aynı heyecanı yaşadı.

    Geçtiğimiz aylarda ikinci kez anne ve baba olacaklarının müjdesini veren çift, dün bebeklerini kucağına aldı. İki başarılı oyuncu, oğullarına Hazar adını verdi. Güzel oyuncu Ece Çeşmioğlu, doğumdan kısa bir süre sonra Instagram hesabından kendisini ziyaret eden arkadaşları Özlem Öçalmaz, Emre Şen ve Sercan Badur’un yayınladığı fotoğrafları paylaşarak doğum yaptığının müjdesini verdi. Başarılı oyuncu Taner Ölmez de oğluyla ilk pozunu vermeyi ihmal etmedi.

    Çiftin ilk bebekleri Zeynep de 2022’nin mart ayında dünyaya gelmişti.

    Baba Oldu” style=”width:100%; height:auto;” class=”lazy” data-original=”data:application/octet-stream;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQAAAQABAAD/7QB8UGhvdG9zaG9wIDMuMAA4QklNBAQAAAAAAGAcAigAWkZCTUQyMzAwMDk2YTAxMDAwMGUwNWEwMDAwNjA2ODAwMDA0MTc2MDAwMGQ5NTcwMTAwMTViODAxMDBmZGZmMDEwMGUwNzkwMjAwZmJjZTAyMDA0YjFmMDMwMAD/2wBDAAYEBQYFBAYGBQYHBwYIChAKCgkJChQODwwQFxQYGBcUFhYaHSUfGhsjHBYWICwgIyYnKSopGR8tMC0oMCUoKSj/2wBDAQcHBwoIChMKChMoGhYaKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCgoKCj/wgARCATZBDgDASIAAhEBAxEB/8QAHQAAAAcBAQEAAAAAAAAAAAAAAQIDBAUGBwAICf/EABoBAQEBAQEBAQAAAAAAAAAAAAABAgMEBQb/2gAMAwEAAhADEAAAANtn4Cf8+ymKZoKDf87KmbumuDhopVCoQpiqVNVNEa1ZK4ghw3XcPA93AcPB5KOkibmImYJF20ewucpgANyFKqVEwUAIBwUvG4Lw8B3Cod3HFNwUR6C8PHAPAAbgvGA7u6g4QAA3IAj0oAfqIJgOA3ZABuOHuoOMBwiNFHjR3G6wDDyBw8ABgCkVIJgINJpLJCCDlBluiskNwOQ4pgUpTlRPh5EiqEVIiiYmkskrciydqSaycibhBdTCA13DxrkvEzEyHdwPdx3dwwsFfsDICBmhzDT8uK/3cAPccUxWiAJa4hghpXbDX2e7ht7u5eEeOAQDSsXKk7MREwSD5m+hUwHAAwBe7kDh4JxuQnHKF43BONylARUojzIcYAnCKl4RCcbgvDygBuC8bgojwHG5C8fgnH4KI8APDAcPHCIhR4VA3DQD3M9w8D3cABgAKYBIiqakSWTVuiuky3buERuBwCAYoUB4IByokU6akTVTEkl0hBNdK6RTWIJroOARHjh4TWJquWSZDu6a7u657u4Yz8DPMgYpmhy3U8oIXjcF4xQAEApDlUgD0rGAnoO5AQFR4BAHut7uENLRMwTkxEy5JPWb2FjkUQgmKJ8cAAMCl4eQvCIXu4ADABw8d3AD3cE4/BOPwXh4DjcE45UDh5S8YQvG4KIiF4/IUR4JxuUBHo7u6h7ugDd1cYBQwCKl5QqFBQgQDgJprJiRFU5UEHKA2QXRsRKcgUqgBCqAJlUTEyKkEk1iCKaqYikskqRFCaqThBxBhKIcR7LQ7ZUbcnd3ZgcPa0HDyMZ6BnrgBAWlcd2LFhv3cvd3IUpihSnIpQEFj4OahmeEOBEor3d1vcIh5eIlywS0VLEi8aPIXUTUZ7hKAU5VLxgC8YAoG4KBuUvG4KB+CcYAOEQoGA7h4LxuC8bgANwAGBA43KAgJ3dzPAPAgPBeNzXd3Mhw8dw8AImAMIgcbgONwUpwCFVTEynKJFUTlQQcIStkHLfeUiKEgvGAIU4CYGKpE1SIkRVMRIqkIpqpiBTltScIOFE3CD3dGiWupW3MDh6Tu7rru7qYT8BPXmIgLSuJ7ZiQlw8od3AAIIUhyNFKYCJiZOMZEBBR7uB7utDjcKy8TLFgl4mXJF22dwsoBkKBuQvCAXjcFA4BSqFCgblLxgQANyl4wAd3J3dwJTAocPKXjcyAG5S8PMhxuUoiIHdyhw8heNwHGEKIiBxwANwhONwJTcCPCBw8Bw8EIoUTIoSUiSyQi3dNxqg5QsR4QCAoUS4xQhFUgpDlCpqJiSSyQiksmIFVTuk3LdxII8IAiBe7nQ77kHd0dw8Bw9TCegbBrBTAIfEtoxVopimXimKgFMABDkUgGAg49/HoYp0xunmFV3PQ63nJaz0vG0m752pLRc1LOy0dJkg8ZPJlydA4cCmOAQODuQQ4VKBgCm4AQHgvGA7hAApwA45QAEDu7gAMCgYpkAOA7h47u47u4Dh4Ae4ESiphAyB3cDwCDw8cICD3cdwgcA8FKcoRM5YKkskIoLotIN3La5QASnd3BSKFEyLIiZTgiaaiappLJiCayYgmsldEcN3MgiAncfktd/oN/wA0O7sweDtU3F4Y2Cv2DWAEDNIYxsmNBu7lADAAAghCm5SCcCus3TVAIchlVV2t1q49pkKxbtF2oJbz0ms4ctt6S1rxh6Zk0F+g8kUz3QvP2EMtntGb9Nr3fym677rPz5+gV4GjZzHN89BdZNZu/O6FrNcxrTXeQ7jz1BEdeTOXX1ebxGY9uh5arR7ITyTbyPHMvMep7q7w+2s91k8i0uz3WDl5ixveMKS19BQ+fL2vfPfPjVq9VJWCIhLqM4xm4jmVeNt7JtQ0VNNY+ujFosn1WfqPkGHpjsT9IxWeXx7N1vsjt5buyMDW+lzEMGfR5p6eeNjSiZdeSQRsNTlVRzI1uhFrYFlCvX1IIsnEoomi3HJY8o+TkwIoiqYikqmJJLJNJuG7hDcPIYQMWbRM10iXuAZe7uoe7kYT8BPXBhARpjeyY20bu5e7uC8PBQMCCRQCrNHCJwGAzSUqkg7z9euxc7RZWSsdvNnCia953jS0HWrR/S/nj0RLasO3HzByum1SpT/L6On5LE2RrDfe3gz3v3+eri21Z16PHWdGzuO9HkstWpdc4emY9eeFfdXHtGeEPefkvHXV8205njvnUJ67zCTteptw6YyLy36j8ldPPqHozJ9Ez60PJ3tJHPO0yjF9nPjmvWxLSvj6DbZ15M0nN9E6T2nXbBB5mN6FU9RzxoGXb7Vee6xpXjf1z0mheafS3kHVTosNqPp1U616jxvgd+0PGHtBmjeHPdHjGbT1ulbrz7eTh2bGd4+gEzXbJOfhGp6PT1tjDUozOsb3TLtQZ9AY3smOavlsbvo11iRD2VIv2n4k9rYiHlX1p5iLZh3oeLbwl1cqg5+gblRbwQ5FCCCSyIkmoRpJwg4Q4CKCIDLMafluphRKKjwcG7uGE/Az95j3cMMf1bKmh43BeMU4BBQ4eBIqklZaO2gIHAeg6MqHPSo1YvaVuWmd88Ru8+vJDzu7TbNL8IexIvNCu2K40ponmpTOtgd4tzeo7R5A9f8AXA5bqGS74NZSBV7cqnTtYT59M89aZfpHLql5i9PNbcFp3rI3P6GaXOUZzijKpL3hlXk/6Er65+NLRusRO0jLKryoyxAmPMUX6OTsyUuos7nx9cfSb7WrdFSiGVCtQvnOullleWsT0qzSnTJvHnrmIPAPtyUd9NoUi8ReJ5n9s0a6WVHxr7ixGXENFuFinWOwj0ddZ0YW2LlN+fyLnvrqLXDVfRMdx6ea9Pu85c3DM9Rre5j9iRt/PvDYr6apFx5T9wZLr2uZM7vxV86UH1JTjz4+1axbkvZSr5kCU5MkU1iDdJZIScN3CqdwIYwHJHVMq1YT7umu4eue7uVlPwM+x3dxX800zNF4Q5QKcAvCC93cHRWRStNXDcERMDXyKpFaDi2tsSdPtMbpUK3dZFuNnAXzvJvYfkz17142Ty16q8r41i+y5J66z28kp+qalnvknuXyR656cEsu1LM8bzjLN2g/P7cej/V+RdvG69RedvRGsM8l1/F/T57W/wAucZlxybZMTmttvtOuWsZ1i2g5bz08pvsfCWoOYo1H6T6CKsX3O+eDth9PFlm/pXPuHp83adTLux7LqNvqOWG22tXj0cWHmP215S49c59weKva2M3Pzr6LwEqi9pvvrYdk/vjxJ5elx9l+MvZLFX8Y+yfG9zOyyDy6a1LdsKl9rTtD0A8fZXpdfbqS271fnc13nKNLT0ZQ75UK8zDn9p6SSRc3JvMvYPkf1vMt6lbaPi5hBV62ozLF1rT0NpeL7lEIbO6bJuJPPiNu8MoabzUVk1GVe4QFBAcbDjesDkFeVPjcheHiPsNesIXu5mu5zoWeLwgKgPFOIcpwiAJFElqiRyIZZFYx1NtKa5q7JQnUtvjpOU1KHe5azZ6ZnZb4t5+/lH1Wq69vllvOPomIxfCmybDO56PYC0Izr5C9qZHrm8JUG/1vKouLQ28/qhcr3GA0z70Thu29OKHkr1llzlFM5fAePX1HG4QlrO7axQrz144vi/pHOtTbMu0Pzsug5LKWrq2yww83zx5wgbI8740p1Pmz08Tyu5Zth6gq1pr+WH3vA/TXfFkbyzXz68Veoch2rUufnr0N5+hDW862ntmQ8YekfG/PrfvYnjr2NnNT8Y+2cyucr9IRsld+fsg9rUnGrloWeaJc+UXFprTrb3rDTeHu86yN/wA415/TcVMVbr5vIWp053NXcWsnz9GTenfN+478tsxXZ/LltzuOVbbjWC5xpdW3NI3LCd5mfPWe7fkOzeTtsdnrZbVCT2cInILK5gEXTOSa7Vcr1W5eGSEUAnBuLw0sFfsAHcJVKBfKIncPKA9wUpwAEDAJKJLUeAQXDZZPPj0zTrzsFZchL6AyHWMISWmGsrntG+lvKXqa5e1u0wGzVJCmTPomoTtWuTpNq92Tmj4PtGbnUbkzThrcRxWF1fdmZ2fBcTU1qSGO2iS+JWTnqPpKtb4drmlUi9Obu+ZXZevDS3eArnqay+SptrfUcXt+s3ufplt6Yskbn2Nax6fc+FJxfc6/nrXyzI0opfm9Hn9ZfhQ3Gud3NSndllMNN49Lr1GBb+vQYJdlDwTtVejD+Itajfy+elpvfhwCcb2dtBeX9T10v4xlz1wz8b+h8S/F8GvLPcDDxnpxtrPFMeX2yl4tf5vrh5VfMV17NR8XFufZfePPTsTzbKHVabJ41BXNipW8VyaptY1KpY7SVhr85MAI9ebgRKpzENBtVyvT0e8cKAB47u4Z2Cv2AAe5abSbrS2RA5V7u5ScIJ3DwVq7ZFWEBBVTEsZ4k+syqse5QPMXpXGqfnsudzvZN48o+sGZJlIo3dGjIal2epYCaguvGoVC30rPTVbRmGs5eWq5q2UZzYoX0ZRNXY801GgcBa7IRfl9R2Tiu53CTlYSFq/IwnbGqp0E3XxWivyJcdzuXURnpOXXNJi53aOqy056vX7ap7cZHRdlvR583jLJHMzzblMI1rc5Dy1sWuer4tbF9csA9A3LxpOns35+/QfxHmQT7TaJdPfTfnna7c1Xpu05zgWmtIyatmO7j53xpsjeJG9d1iT2S88wu0q65fQw3Zqno98/kKwbU4bxmUuUqmY51pMnvyed3EnZrNwhZOszvpXl30rm87Yv6587elb5qFORR9c32TX+iJrKd3LNUuO0NnnVXY2Otwt3dMuuOClEeTtKzfQsp/igvd3adwcM7DXrChe7maPUrRVmjAPKHcIUBBBAQAj5CNWudw2icvTPn0JGd1Kg7n63W0Uu8VUrENqituTeysV9FJZcs1XL3SAaUSvW+sqtbK915ZEy26Dxqma1mux8vX5Fo93ruvJIw85H168ybWMW4IVcsd5fUjLMpDPSuRhmIgnoRd5gC3yL3muyyUtLEwMimzAWCOUqesNKnmNkzq/YT6uPpqn4NUq9n59XXrM7UKfqGuvnb0pS7dvm22aNs0nkOqemGjWiN7rmeY/oG6VTn28sepPL/r3XLLtTbr75RcHeF50xfPLjjGbteNXqgt+iLvW8cZ9CWHLNb5dW3Eca5Zvnei49PZpTKt3FvOaVfYLp4Iauy1RnT0m6iMyTZqVTa/OxPWnjj2HrzZpZc5Vudt82x7K59dVWVoqu3WbyWludZ7ofHRCqElfAcrIGE4loee3/ACnAMDXd3Wd3cM7BX7BZ3AJndesNfQOHmg4QCkUIdwGTomZg1ghAbTjyEkNAvHF1As7wxup+11ecYtdoCy6zHSLkrLs9eRW1dVOZtJWKekgLMtkgk3Vxt1ynK3BwiidQs9c568sN5Sg+T029emyE6SdiiVs2dokW4slwlkrYKxGkUhYi3s6rLWciNZTmY2TvOz6z560Ppz2QX9g3mFhL2lc5/M2ompUT2Pm4gLB1U2eki2E8Z+xmWYvGz6a+d93eLajFSZPMxTaeGqBnu9uJcFc7gotToew9GJapNossAfILm/aai3klmuSeWbVLcU7nDYL0U3XOuvTqspT1Y1ZJoE3EmaraCvZRG2iHsgq7O5lqV7Y8k1/czy4mHz9GxTlzHpVCHHKIW80a7ZWYBC67g6B4OsaWCv2CwBAxnMBLRKDwc0JTFAA3ACoROgZuDWFARtMzdJSZ3eoi0XasC5Fp8+QUvOWsFHt2uM/f8w0ezyXlOlU2bhybQuxrXnz0FietajacbndtAsuZWzLy7XJ5DGoksoz1r0/k2lZtw0gyjFvL6WBpW4zpGBMoY1DKilZboSKiLbVXaVJ6yjKPISJ5epTmiykrBb5uHDdC42XRMwmbyvUJnEh3xXhyEvXlsWr+LfR2W3OasrjUFbPKd8Z9Bx0xi+V6hajG61c9c8Qe09HZoOd5uIWvWx9FivN276qV87Vu6930aExiZ2kfK4yesdU+fXuC29IqAjQtasGc1vLpquupEMWm03u14vro4TeEwbSDZUzJlA13fPVy0xY2zBN5yDVLYXQ7ikpBTnLaJTFzXpFCp3DwFzqVtys3CW64SjA8XtG09AWBkFE1DKI540BAeUO7o7u6wUzpHQc9X1iDBwLhA5PjDG1mZGITpbPdHqIhV75TtIr2Z449i65+UanbqVOmw+o/BG/6up5nuXmXjrdqdJS+e9amEZvv4fGGpZrXuXaTirMS9NvzXWKDw3SUlWnDtYdOpVm8/rsdUkqHz9CzyoOe/kdsVENYm7VTb602rugtMazCH2FPbJJq/wANrnXoqyw2uGhWioS1xotSs1d9HDMr3Kh7PP5h3jEPQPLVFom9VjncX2RTDtZ9r+btlY8+2aykfjue3qe64l6GufNG5DRXLX8/naV1kH5q9PzlzSsW3aO4eqby30j5868KC7nq1Yp668g+ybbLXHlax186bFTbfejrMNn8YXhafV/iiea9TyNQuPPNEaLI51fZSCmpcCOFl154anXPJWPY0lV7Dr0KAUGEala6oqRFSQ8EBOKYA9pqlvzbKBgkHiGtNwcNLBXrFqFUTMZI1WSXuEAvdx3dwKZhTq5Ya+sTw8ccpmcDSlLx1xmSt+z3TY0lrJLFZx6RsVuab9Dz9vjKh+yY7Lyd6zf3OR/hm50jmVr1nrLrYpJtYe3l8ZVj0E+x7fKifo9xrN489epcn82vOUjbafy77/I1pL5/1aZoVH2yd8gsN1q3Txz81LLpVmlqb21ZrY4iWNZKROszD2Ak9818d2iG3xhnlgS7+OwvJGsdeebXPDJ7pipehMb17Wa5PMK/jdTg3spee/5htrydsba+mQu/nz9CvPO9Tjn+XaPROerdWVrd2ynpGaCsO+kGfm9uw+RPXGPdvHgVb2oGcv8AUVD1S6hayNJz6p7f/NXoa8ah5D9k4DvGY6nUtzM41vLNZ58xol6pGe11MkW3A4XRGO8VfTiNq1bxp7Y8jTUIvpjHGKD6x8t+q9SIIqnDoSmDAYQLXVLTm2oAGTuHgONwysNdsOwGLxjwFFeEOA4QOAQAUScIlW7DWljxAQQEkz5613ILp3xYM502sVfdgyq0r6CU8yw562Y+ad2u7eEU9xHKS+V5zpSvn6ypq4Y03NrJ5228nRcsptYa/n1a6OWWDGmPnfZ4/wA/si9Di5D5n0qvNUHUZ6DQ1nG8kFkFtRk1NRt5sEZmLHpi9R1WfbxaZGFmmZXa6JSvR4d7Lgo+jzegEcSe2bQNdktSQTosUaeFDe43cT0RC4vqYI3Sw0Fqulo1qyMLGhHkSYxzMkHEYZl+pFITUoaDlZXvRVFNOb5KqawnjMPdb23p9lRc2bUe535tgypukRR3cXY6LBuRismS6ZuMtk85e16LjO4usn429m+dpiQkLBnGMBsfl/0ZMOE1E5HJynDd3KNnrFiytvGCQB4bruDhlYa9YdZ4SkMeEpgeAV4BAADAA4SWRlW7HW1ZCAh2TwU83WXWTdMdj+3RWdLtrNC7zkdpkrrrnDzmn2Saz7QY2XmrDh+5YYuFwrnQN5yAL1n91Ke1/DfuTnbhjuwYVhTcz2wvHoWQt0nz71a3uO8Xrbn5tw9BHCCt0qYwNHbGZ6RVYtjSvP1M9NV/1cMdlL5D6wbUaf6d6eOp+B/f/g70+RmTdY26zm0DK4b7oWY6dvn5Xod1p621sSC5d5JC01u49oQkhAbx59tVG0m6rLHZIjczbfM4umcXSi3/ABpq62XzfETXpiEzyi4ztei5Br+hfC/uvzamXXyiTbSlN9CZw1r2l0O9uXl+l6Jju87VCxjzFNEQujLvULYIVcSievHozQ7I4nM3Ft2w/wBEk75r9J1PnrLKZ6Pj9XyX6mcyGJGFUJnK6ySrRg7l6cg5bK98HL3AIHB2jOxV2xMg0dxplajBQdGSUUxeA7u5OUTEQrNnrCsxDg6qK0ShaO16TQAotxHMBb+6ZqNhnrD14SCE8hw7Vt9ZI3nt1n13kF8Y+0mJ9Kn5D9v4+6YJ7fXjpLJGyUbm1Cp6binm9G3mjMy8fq1KA8817ePS5/Ntn03xzm9o59rKNdgMdbezzGs6msxeUP8AedtjcoLdbAhE33XPN/TWaaV7fkJ+DfcHmPvmB3SdheXSHkpKjcemuWiuWLt5/KtB9B0PeNUoVpoPPvOZhqSEzu0K6it48r3mt2i27w9orE6MNhx3ZkuePajXtY85NfRNjnWmQGsseecX9C4ltmua3lL1R56uctsem2B2wu3zk+WqYjHbnkflH2hQ+nPBZfb5nLzLqlmDN2do5bzphb3UJDHfx/vekRfq8mB6XZ3+ubkxaX5+9vbptRWHds0alUJDhQp1Dh46VjJWW8AILwlGTu7hlYq7YtToSbr5iziMVJpzCOLqaGPeSKCAglMCJVa01QbcHAnKasFZ2N3vNU2un6JrMvR7tU1l9tp2oZ2DiJ7l1cMncMsatXqLGljCDcz0JA3RbU3ZW6cqwvXMJ1vZfPzuA4+ibiEeAKkTpz5duhrMhac8UzrSWefyONWSPcFWMcNlyXka9NY6zV9oUF15eg9a8t+p+3kaU6ewbTZg82R3PXoOq4PF4e27TkupdM9V82ytz9NyHk2k516wr/k6XdPdrZwlXn5DHB3nYSYe6rZto8P+mpfQNala/JSi4hdbx1+Rx/Q520+Zj3+RsG3TwXJqEJjdn9nLRJq/sOvntN2znRfP3zmoK5/z668hE51htli8sbdJpXFXm/KLiuP82dQrWjaqV6yLRWNOyDX6lnVKudTGrIIHRApy3ThRNVDkOYTkox9LoSaiSiJRTuDhpYa9YbRq9op0zjQga0xkwtkpSvTOZJDw2AcphKo26niHCCmEELMX0PPNR3M/noq26loXQfZ3sLoifPZUTRudWauzVDqnVlwDJ5yt9ovNwk0l/q9381S2muxNZkeL8WbK0mm4eIMW5OMW41HUY5URiK7qmzlAcWSXjnbTizVRRdjZWaXiG9C5roPTlDYltfl2TaWN/hPP65zx1tlA68df1HI9P3wwDFNux5JE6THOrojC22vRrYyNvjW2VrRb2YWHXGzGTzEJc5m/v4OWmMUzv1p5r00HMbRX8+vbta83ej9cEPH3sH5+axEzcVsVx6EhU4Oy22yhXvNhcrdU3O3taLDRU9Ez64p6xMBZcD1+nIcu681hWk8+tEuGd3jv59obr4xct5zO2fD6GrxdM0/t898mqnqLLoLhuDjl0XCaImonNh3dXd3DOx1yxp1CvueplYhzRg4KPMQ0tJOCVRE1E1BCm3CmIUe6UY6SX1ccX2ftMPmdZDRvNNcSPXznBd45dY5BvF43O5FeGFxli9hrN5rQ52VM5urs13jBjRquptA8SEUzZEqmwdaMVI428ubJSLLky4imbNxR3VI9yWb0xXrSQEzFMV9C7D5C2jM0G54HofSXXLtmobLSHvEZz65mFgnt8jy6zeSk1jWsA1LLK0KZsklIOuV6JbZ5qE1m+i+PnVet0PPyUm5reS9oa1Vy/wAvmbpHUDUG5apKWfOq5quU6dcjnWk+JN49HSmEyy7bIYNgjXvhzg2+azHRjrC5z3EmF1rtw30cStuNbPHS6HPvX0vI4Y16yS8pPGvSM34n9Cs7HlejylefJDdC59GH22/QjjFJnIwuu3cLxyqUm5QVl0ZI5V4BCu4OGdjrljTs60XNKzTgNL3d1DJxkik8oipJyhDCNJulKQeAVO/j2NXQ2JETcOx+w3VwsJ7l4/ZUZ8Xvi9sVXrVHdsU6Js2denjEQyLPv5lwbM7zIDFZmZrijybeuXcSMiN09R0EcjrJDyrakZaXi+eubTUcNgXYJZK2DLUlnlWkrHB2yuNPX0LaiW1HKdhN3p1x8oXnumLzstLJyVAuOVpZvGcrjyh6r8odM51oUjZe2a+xCqs+hNQwHcefTxvYrrs+deVNBuNP56vUxg+sdeOtY/r2K3ePy+r3ObyB5nNd5a171P4Q9165J+Hfavjiy/QsT6inTBYDYLE7QGw1yxa4REdJRe/O7o01F9eFXfStU4+3dOTOz41lHWoY1ii25SEvnHeq5Oal6dmqZbGFXSifbVwpKkORFXLV3KUpy0ZRI8aLxDtd3dXd3DGxV2xBsu1HJLKGKSkoiU1DJR0mkycppDHKYZ0u6UtDd3KNesFdrGyTrzebXd65sHn9t85Zv8X6CNTbYd062eHzH0H6cVwYQ11U1l716fDlkx6qyrGvO87cYbtxSrx098Jtog3Rmq5ZbwkwXc6DOwcjz3r2Q3Sr8u1ZkE53ryZQ9ihbhkiayazX1XaKCQ6cqx1HU0bW8R2XL1f4o9M2jfPwib26l1x4x2/S2POzrPm3HTvyV6wr/TOBx3opvt5/N6C4yjdk1868f+kJRXOqm1uqfHpkF8s096eMhiW1Gl8Y6L6QOvz+tvsdWPGHuat2SRn499htLPKW9WpGdZQsbFtT1krdi1xi8R1+h3FRr+pFmqJNzieN6S84LnG71RI7F0GnRKy1DVzye1pqdpzlLLVpeu892iu2WH3zeFMW5UesX00UDFrjEUL+qisB3ApuDlY2Ku2Jk+PbDi9tMOmMKCA2qSsVLkqYppDnIqkfTLnTTu7ga5Y6zbmd8zXYFmt9yHX/AJv13rCQYeDVK87eh/KvttY9IUPvd5rAVf0l4fdmd7lEOMyrHvV7HW6zMM2Xq8dCx6/Zf6PE8QjTduMw0t1QZjDFUtdztTtON2dNqTn6UIKXrGuSpWJ9cgkG8hrMO+K0skmaycPVxTVXT8qu8bjjd7paMnNomWc3idQxyz0vM1G45MAoOJnqqCyJXTbm3n2Kk9ioqo6eLIa8VbpIafdbht5z9C063Yzu1Ss1N42CUj7zz60qC6Kuz+mPLnpbXN5ge7+Y6gKVr+V6spRbtdrb9vnnP0XM5l459neOLz57pN+xfMbaxwG3vF9XLFjWBPF5XOoKi2Z/npDWRs+s2HJNZpG8UmtbLJZtZenXsizsnzPPmD9eIcKKomoX5Zm7UO7lDh4YWOuWNg+G7lgN1XxKMKHSNavLwk0S5iKSGVRWZjKfbKkoiAhqvaHp5vs+983YbnV7T8n7EoyfMOWaX539D4l075xJRMh7/J6C1fy1vPj9FiQhm/l6SVYVp13C1pBj7fOwiNeyP2fNMjaIrrxNDLE1kVSr41LP0h59d8xW259y9EWzdy/TECytlX1hklOw2+bxrKR1xHS0UrqPnyY5PZiLtOWtZ5Mvos2f3s1maUtpD7x6nttMu+WVUnQqNZbW7yWxa2zejne1N1E+mfE+jVrY+2Me3F9aKw2wajH5tjplyZc1TuAD495Jmmu0DruD9TecPRfbMl5z9A5QzQrzRpKp2boLlb3tnnn0HZQvOnpfHJznL1CXDPXz5UfSEBm6BKslt5rlI0Jrm5s4t0tPTmre/OatdasEbrzRrx+dGSzhiUeURXkLIx0ivEMFFEOW6yEfIL3BwPBwxsVdsTCvnb0R51ahjE6VYyZtFZmFmSaVRWmeHhZh6vZqs0pwCgv2JybJCKl+vOdaT8r67qKkofjuqZfqGWa9OLu3Mb9L50tp+Uvc9PRpKXOePutTHVF1EtjyD2B7PIfzzquXd/NiUe6iLhV81JZMsATzqxRTJFZx7AyOelgtOe7Jx750wtFJzosM7ZenyikDLpycN3DnUQXAuE5tuFSEazsOJ4se+1/nl2uf0Wjfn/7ZicbVl1LYHdZXJnsi88L7kDwg5t90xWGJp6AN4XjNT3qbwn6T01UYmD5L6hBykcyS8qS+rI7FmWOm6xGQOU1S9ecJI9BSHk+2dJu9ZzXE9z1o48ZzzHsucxbUuSXKyU4inI42xFHzu/7PQ9ow2/Zur5VdPJWpvrXFA6Y3rSvPG+43EpLt8bRmlVMo4pybyWSjZITAxThDluj+OkEHhA7u4ZWOuWNDea/SnmGaQEpqMZMbXMzCzBOLt3MwQ5TpAVmy1poxkzKdFVIaZPruexv+qwc38j6oRbiK5doTJtDzfrqqUjQ6N9Dwx7+vT3q80pbM+Nx63Zg2u01O7NNVvfNrWJ+BZyHI9Nz3eG9hrt7mknNxiOHqz9pbI/XOLUXtNtv2mt2X5/vxHJ9qx/0cINFYPb4eUdpURrZoKxs4exsw+k4WSk33zN6q8x2QYKpdOR/dPhb3TnUayyyE5XXrl5W33QtM1epzp5jb2p51w/ui0fljRr5CXL/Wcc126vj2t1Tmj5esbFz9C+KW2vcO9dj1X+cRzp45Yh5TRa0lassA7NgPmUzuYUjtOedsaNy6muWfzawalm1Hx56Rw8nqzCfRY7C81vG2/nL1N5K64au1r5vFjueF7TnT3M9Bx/nvUY6Ek82zF41ynIx8gcQyggPAW2Wg5sEO47u4ZWWtWRDeVvU/lO6XMQ8vCA0tIxa5bnkRLzBTByV+uWGvNcchwxyRhJEgfSnm9MiiaP8Ak/SQpLjNuuhiVWfbkVosh155lLbxln0vBBqOeudg3Lyru2bYI9Kr87K0iDqdsJVZdhvM/wCm0LX8v6jiOkG/l9md13RYPrc6mJa9WSCr5vw3kea65VfX584LoJfT5qqW1uZrPbhARetabi+8Z05ViWYOe/g9GeZ/TfkXpzFfTe3mr+js6vc355mcu3zGGrktoz002lWbJsVtBZy6649N58ylNTCNUyBSza7v5b9MpaVLG8+f9VJJ2fye/GGt2zVxjJhRfr4yxkVb7ysdVtMLjThw5mTPq9qdLp5FRc76OWs57JMvRxokvSIfvyV9E4D6CxcRjZetExp2P6rz6bF5l9H4r05a5WtEznUy/ePPnqEzOEurGaq0TcG8XluuhKSQj5CCnA4mU5SyTkHOA93HcXhjZK3ZEJ5X9Q+W7pydFVTCBjlEzljnK1YZFAMRitwU5BtdwlhRo81Tl1e2Bot8j6pKzJZzOlehnsV7OHNyk64CRkfQXTzqYV6Xxn1ebz6nKR2nXWmL5umVGEjofQMbBai+r476Zz01ICsPzv3VYePybsuNBhbd6+V61WDrnL0aXD1uY5WGh5Kn9edRfQd39PDSydXvP6ZZCuWqR6BnUw2znXj+35kVUr849fjxWT10TL7fZ4ispS14bmDfyLrGq9U76rm4+vrq1xQpW28uSvNUJnrmNntbHj6Sva/N+H6jlRu6zK3luxZp088Ys7iXmz3RapofTnNKO2XK1lRMttlg5dlrOaPXDzpGOxZm26429zUNC9HGOUlkdcjukC7OWwBK3cILZyiVwW0kJMN64ox6O0oIqtyOmsqT9g/gq6XB0x4sE7X7DNF4Bs7u5GdirlkZjPMXpbzQ2u4bOLTiHBh4w6stRnZmwgVdmpQ8vEqRBvWsS7az5TZ8O3t1h5r2Lw/ReZ1YqrruziH0X6POf0PlOg+vyaYpm106ead8xbngeO1Fj5KJdECMmOub2GOlqMiO0OnJL015m2nj03yPXa/A+3W6neaJ35k2bzVe/bz12EgmvDtSWV4Q1mComkUXpygbHVyds+h5TzTZ+Ho3uMo9r825Z3AKTVvGgWf1fJsbVFL1+V8CPWqSVcm9c87SzbPK9JzPni9y7mNVruWqLULM8PRCmGbD4vtO38LIeT6C1fkqtc2tdNvvMqEI2nM1EewGvNYo2ULrjS7hWLtqS0DM1/nHMbNwhLR8qz6ZqryMmtySjpdbNYSLxfpjzDrWkV31cKbjG5vvTjIrzc3ZGZb6Q8+ZldVZpDH2F5J9ZnkqYRvLMPOXazZ08Zrt5U37F8nd3HLt1CVstYs8vBw2F4eGNmrNmZgfNXorzo2s4br6qh0zyKCAqV8yVS6OGTqZq9Yl6BiJwbxoyi1XaanNyJW6HdcCuvH2Wum2vOb0hHXoWV7+SZ0XF61npPxjyo+f1R0W/Z3TZGQFYZpPt7mttLKx6cq7OMmnXh62CnTXxfqqwFhks7mWUuffWNXj631V+KXi+vnQzuTW7+ZrYq0tbpWj4VZ+Ho1qosi+XpLz8LNTVGtFpofq+ffGcZH+rwxFkxWZ3dIvuZ6BLkTuQgtYdDnW5zTPGtzwdiVnZGHxqE9NedvR/k+vAzazj5/141jYWWuSbAYnXJ3GmK51h6wm9eZNVVvvzwNyqd2hCBsELgpHWCHJGnStT6R4/gG3TOqScewxZ6PVIj9eDnO+Eabc696uWdy+c7dqKZfvWBXOijFWmawv015U9Oa5o0u0Y305704yAOW9eSjpOVJ8ydhu7ju7iWtVStYXu47u4ZWesWeSleft5wRpZdq41XBijMmURFTmSOl1i+zKZbRR2+MmYGT1E2jlpsyauyaNVwUrZanMUDO9vuk3V+XbOWkhX8+i3U6/53jqm2USVZVJbGwKsM0ybSiZWoyy1z0+T0Czcn+f6pOYq1n59JcTk5eqsVa40P0U41Me3GQauWe+ECu7j7zsel4tIY3dWMQfnqfnKJPNXuQq8ty9FhwXbu9HDzjbdGnPZ8uDtdrbs4rKwieud0SperY3FecvV2DbxYMDPZZrXNHl674vvT6yKfi9R45VpMtinVuYRJ9XrxYSdQtnTxzENJ17XnlJuAsc11UsdYiz1i1U2CwM5VN4asVu6TYIAkdnVjgZNAsRotzqTNSv+Y+zhH6ZTdK0n/N3pRrrGM2K9p46+VvREs6vHzpTfREP35YAl6DeZ2ezpK4Ju2rsMIKhU1kh5cqVdAnDwHDwys9Xs8mc4bteJTSq7ZxuuTlGZMUondCx+z+ASj5zctVAhq2fxyNmjxvTVNwFEcpbNSOR71l1ur2vBZV11nDJq3c+yNMs1Y8/qalN2ad0hI42AvUJtmUxVg6jJxPs8O027LNL8PrgZxrTMZ3aZyW046XKGho6dpGuyA9M0SOvsB14Z0SNcd+D06J8dJZ1DuJXU1XXmd6BNU6e4+m1zlNm8dZKZyRDt4fQZaXdOvlVq1yLrhS3aiu8pQk+03G9UnnHl+1RbTJ95fqu0HDHlyTiV4tlwZOGuHFOlojXmgNIzyS7eO7wVnrTk01zFtRxqPrdwpktrrTxjctGciTcpMxF2bcRboGzqX0HOpzch7BTrGX+8ZjSPT5/RBcQe9OOthh8KvodKoXrSNTRKsgnEjvDlg6jcmhlCykctnMqhgAcIcqBeKReBMO47u4ZWSt2STKcd1jJppRw1cbro5OmU6pHue2HTdaL7RBufpEiKJZgFBpjSaYoyIccSZv0JWqkUBDcU5o1tkbJQdT59m8W+Y+L3InFbPQJVCRxoWL+Pz0ZwD/Oe/lK5bufb8+z6tid88nt0Sry5PH6s7fT9f6cH54J1qypkJydFSLxWuFBrd3zr3+CzParOcPXKmQW591nTJXO7TP0+xcu9ilq/QufSTuee6bvnN2/JpPM2VfPr1ryVGj6FmPfyVrUaTe8+uecEV+b9oDELlzJeNqOakV1lKIeK65s69ZYjXOuMZSA6+O1TGbSeuU3ZIuD5tZoVmg87gZ2mW25gp+p2TSDdNDake5Rk5VknJ9Zh7XSbfVjyHU8068s6UWdezzNo+biY9G69gO4S1yqXbK9Jdxnpt51qQrNm5aBNQkpV0FxYBA5VFUUutLuQXu47u4ZWSt2STGcp1LLJpRw3cbOq3YqBvLeVYufRzBkqghCCk0UoFkbtFEckyCWFHzCaiTblbaKtRaURJQhYLnGreP3JNV0eHoO5QfTbl8g9xtCPlYyWhVSdifofLKc5+nmNaatNtXGRgJDnt9X5RDO4xy3QasKkI8kWcNHfTzx2XbTk3SMUrXUJZ+UpUhj0WxSJecPVIyteLnb53BTGdaP1ZlMdDnTjMaW1HKXFx6cxLTXfX5+MUJ1lnTXqezP6n5PZawg1vL7nsS4aWxjgkbcKOIVapACxjC9GloDr54tnPVPpwvU7UrJmPJWl2ThaDoGc2ztmMtVOsysRRkM3pNvMxEO4233OTXWoXTomc70uR658xsPWEV7fH52Q9QkTPd4r1mxqFrEu3rNe3bBOkulirth5UxTFlKqkqOU1CgAYopeKHewO7ju7hlZK3ZJcKzm7UeFHCCXTLarS0X3wuQW/ScVPqBAxMRJBRvANzIKPcaOl4xjEt0AkTke1LSi7OXmtK5A/i+glxlsdRfGdc+pnzZ5nTaNkYlnLmztv9H46bhRrrmtNw1xtI6lnaVmG0RvVFc2RFYqRdvIQeLGRtUrPUrX1AvUbJSCLkpexVqxcvS+Mkbj6ufkl5uUXaTXLrX56eYZ6MmaE5i6BsXm30vvwReareOfV5PcjeAsuOlBO1lfF9RsQ8XjqpW3UJY+dQdmktTJBxLX67cqR05Rap7XvzuKxodG5YEjuDxYt61hfRmesVZmJVSty41oPSlfyYT0NO7zQrVCzWlkiJujdcVuSq837vKpFWCiVpPojyd6vxMtruxJlRwT1Wh0mXWy01nnVimLmlUTUp2U5QyKyYS+US8A9wnd3DGy1qyy+dKbbsk6S1tUC9ucWk6a3JEzJ2lKUthUDEyRK7ah02JRcpGcqjMOgvKAFDgBnoCw53clWD3x/RkJ1nY+fYnTPculXXkI1WtZslH3zqqhFPo/GQutattV26XtijIXryyD5WMV05YPRELIXMq7LQpMzHM9ZwbV0KwxTqTMWr9pTSyV2f5+h8YvcPYvp1W2jj2Mxe0fz+sazc7XbWWwJ3Ej6Oz55r59rw3X3XXzZlYLeazy9Ydsc63lyFhjvJ9Gn1vR0JvOL3KTGLUo+9UaKgnaCb4Q1kgSZ52mMkmfMwplpqmsL1SywXpxZV0GedPVIS4zWpUW8Z1x1Ly6Y9I1b2OCzLdl2tZd6uVQn6vVfXx0yr3V1pWvVPnj0LOQDA4pp6GJ53juufTdMy3T+WlyHJzvKJKU8TUTDcHBLpS7iOOEDu7hlaKvJy+Ys9m4b04kxITthBBVvicgdKASOmEKDIBuYAhjColNw1byJIjTvUBum6AbTsFNY3aJOImvJ9Cx2OAsnn9UqsVXj2joOzxNlZyu/wCdez56HSUT7Pm6weG01qHuGZ2ksEJPPkqpbP0Q6sqmkM5lVpEEn1Usy1Vzqt1UKPrOLxWGMg0ps9Deefoyq47VK/N+rlNiujbn3o18p0Pnd8z1xk/RYL/n+haxcJvO33T5d5NTpm5tDmJkIlXbJxY0ql1qePRFtZ9Hh7YpddtisoeQYTELEXOtZ4x0HaWW8T1ZYhcxsbH2ftzh4l050k4+YiMaZbHlur52WvPkeepUkckzfq/NQ5cQCP8AXxsKnm6t+nj7KlfMS3Wej0PGntDXKoYvtuIag556RzDvKj6X8p+tfPWBQLz1x0VFkUFmiK82IO7bRrqSAlFoeHkZ4nbcSuYxo6Q9OFkjJahCCnmES5EM3OkETUA4nN1WSEwgBDBy8cDh4TKqWI6TYvsbstigbL5PoWOyQli83rkAULy7JRkpSKzB5S7j9P4a1R03OOvnntWxvR1t1ZuVbWxKszMz0lBvs2QUYOGRTMaoGItIJGPl4+6hsQvefyxheUJz0f5MHl7PSEDib7w/Q15PLnuOmmy+R2vPS2Qr5zJK1N+worqqvfT8u6T2f3JLpO1pjmWWEq0kaXKVexSwdO0GlcfSBwDn1ZWRpM8c1KsX2lYR1P0zH+2GMahOenlNQklF3Ld24l86awcu4xuSssa3xoFncWrlkYJLu3FayYAiXp87HB9vyP0SepXoRLvnz17D8aewN8IzyV7L8qpuENZZTpvyj618neqOeUSATmNyILMxrqJsMmyYkvfMwvJcTNjK54nL5hil4/08Y4DJ9M8kKQCXEyKgdGBT4DkVEFTKbgeMQYPGb0MBTHcUxxTEhnPx+g5sja6/ZuHqnJeMsvHpHtLw15+mj+fNcw7eGj1ur7PlaRnl6rVRttqs3bo91yS5xILyzhIQHqOTg7ISXVq6BbYuqRdlqqsExtSgJ+uTTAwlEyKy0233O+yHg+sxZqwvl9j2q2WPlpdqRkZltDWqp6lOI/hfX82x3qlSOudqr0enlddKirVlEz0BNZOq3NVbOoGKgz5661FDCebZXVM0XjqZwfdmlnkx9JtPfx62xW7YzSaVpND5dI2Vh2M1PvIR3Kq+j5bUYISjK2zyUfMwoJHfr8ud3h9K9ZXWUlMd8+VfW1Rn+vO0+PfUFlkzKcsqdeV95ttWzGSSbbMVBoRqcilom5KxBAeX7OtCLkomM045LrPLcS5ZerkkUUrkiYJHEKWEyGKFKUFKiBQRKaDIkAQfx0lSR+McHcAiuxiautRns27WOhWznu9WSqTE1YyxJpat5p9A4DcNecF3iwWao6bWSyyIk7N16UubdbM0mZb6nDpj2FbRQ9jFImFYojJefhYrISj6HnedNU1kguyY3s+PRoFXzPvn/XmG+gPM6rUsuywdvl3eNL1p7X0Z0bRqd6fIs/hX3byjpGfbBlocbYYPgp+jZtqdMKVodPMBn61Ys9dFqz8nm7VG1191ztpb1RXJah6fV+2I+wQAXM4uBJqhvJO1zdbRvdIRnKw8tvJHHLE3Nw85y0zrFsp3v89IqExb/VyyJvoln64w/wBJ+dfQO1r0rKqBc+jk/LKbHp+p4/fMHbc7SAbkbTUxEKxljjiLIjo+baEXkxBD8Xjya1Vb+nmmjxdZIkojBCFIGTKVSpCgKJlAUURNCKjdYSeoGo5kzBg4oVgs3iw3OBmM233Oj3vG7vY4KVxt3WJGv3OL5q5b65n4vakvoubX5S0zZsXJ2QCXpm4cNEcOIpWJESpEfCTMINlU5tXMmo8Kbn92pMqaTpOEF05Oa03aoRj8r7Mm1oDHn6NPias+WWWYuINWLRVJFIqQDfKkLorez51v9LeYdmku1FsNO4akrw0kt56JlDHmdW8Vvh2lZ2GJ5+tdkJeOzqIbTjqxoyma2R5Jdj1w/L0lmyNmjh4dEM+tEBqRssxsnXLZZS4yx714hxpYC5Z39LzwTxln3s88Nb6rq/TJZS8VuVwydk7+fO280HHvIy0ZJsFZKMwjNRlTpAoSrSMY4Au1It5pQgLPd3L5LaOGnp5JEFDWQbKpykKRIFtyYKRnA2M7bHBKxsNV1khRJVGlO4gKZUITOm+LXbq/aMW1aPEaTjfO35M6iMX2TzrJk3EDrh2ZBTWTaLmV/jRqjOvlz6wwduoGztNGEbLpjZVqrEbFykYObNV7SsiBmxn9VstZlEhwhKWi+a9Fy1cuvyvutHCsRjq+rDZwiVgq7mRSuz0NmlIsS86o2eVX3eG13/ONUnO41aerfm1uJk3O8GIqWyOyzY2HPeFVPS6Rx7RlprzyWwxVWjknHtMvGoVy/XSKXdJ43MTNYv3DdUh9grmpn60dO5vWOrS2dTLQSrYqFe4T2+WBaY3B/W8PoaRo9R1NpUxbZJpSkWuv3NKs+dzk2loVMsOYi1BtYDQ7Zpc7dWxyqiaVa4U+3mlD3Ibi8nkNmlGejk+btjaipUSrxQShVVgkPEWktTCxEY1KQY9k6bFOIjwCBUgFEhLBZmItVWTT6h6P57kLHzvntuwfsIifK3qbx8lfTMXrzcCBtRC31KxGozdenIp82aHJZFZAeN00gycixK3FTsCSd0qdqJevKsM2j1mZi5eKunRCuBlXUJC56XSz47tPP0PGG3teHTGFwc+b1qAu1x0BIhWa7QLbT/ofPv8Ar2Q7NiM30bafNrTTIq9OYmAAhnDYSzjTkJrKGexsprKavvFZxc+k52wkHPzb25z5DS0ahJeRf65wqFhbbzl1Y2jKfL6o1d4Hj9D9nMReE8pHk68o3N3MB9Hhe69Qp7vhre8D1b1ee+V2xOIyB5qSS5jJ3JhJWUuSE26qSqrtXCuVEF0WtNTsa6yBioPdy+J4iTiPRxVM2LqOxbpQJDLDV29IOItuUWMVQ5QpgyJEKctShkoUonccTtTonqbOrDqCbrntVIC5Fi5COlrfjH1r5E3kpyH6c1wUNTWywEqaXNQUyPKdaIyHhWTkbg4EVbt0yMh5NkWSUiJ0JBWGv5Zy0dN5o6ZwAUMWU0VMxtzG+g/PnqFvQYidi86x5GBqnD07BHKB4vbHctWFrdeSuf0Pn6dolZtXm1l+65ZvfKmAw65gXj2p8onJxwJaIDyN03ppWabpaGygO9RB6mz1zWTavtDKFPrKlfn0MbxyRslK8nrmX9dlvL1r7u1QyZDWdpjPrebFWG391xh18ubn0eVZofGprYCeZtDXU2mXBnVoA5UborIguWrkWctnKjPQUwmzBwA93HjGue+sD68vPZLVXdkQEJDrtuOTWWVA7xxUaM6UgU7DxWS2yCphz2TZgQ0GPlrKK4xrPret6Bz2Xl2+NHKogc3WTmst8kep/LGsJqpqdea50zUeZg5A0aXrtgh+2VAhZ6NUAWGQIR45IVgz+VFViFEaZaqZFZZO2uNKKCtSJHAZvRslGazGetvLnrRuzV+bhs6wzB/THnnpla6UA/G3SlvbXdrbZUrXx6WmuTdV8vXRb0wdXKolNeZDCEFOU9nEHhLlEZTgcQqAnFkiMNZK7SdbjsqLWnBYWZtTkiLSRVF0eFzvJFMgrmOnpGThK+k5nljyf04vcUxqu+enO6ldNcgp9sgN4yzZ8Z2PPoLULzS86sKaiTCSKzejLIOBdRFUXmYKaXZh4A3Bw7xTacUc6QdNbdaN5wUr6k4Yj35hlkJGInot1WtNMki2LhkkPkmtZL3h5OZnDMtUyzXZMu1LMdTj2sKBefRVQjdXKbRtEgwr0KtB862yq7wZRM3TCqiahzlqYv1qz26xPAmkAgcg9WZyA3eqHyQVQHR+hFKjGnTlfxauCqzSqirSQhDIItDTdf2s3q/zR6qzplEOq3nddwfe8dZoLZ/JubzftWleHoz2Tscfw9Fdb2qzcywGDXM4FNckUQMGHjiKhiiChgGzrmN0m/FmNGYTu8lTjoocyKb5HjhpWdS4sq5NC6gmmst8te/PKPbnoUHPxqUp1WlXoimspXbJW85bZbm5wtrr/ThAR+jUZu8xLGX57iiKI3mm3XbqZZFYXVROqsrEvDdRAQe7hzhW64DOdaXbud7VEQQwgeuAQyd2ms3BZ6i3+gMxEbJxMkVlet0brmdO4bTowsFdnWKWylIxn1Xb/ENsa9iV3y6Eu/1/G2MaRToYNA4R3nh4bkyySsogY4+0DMbqXpk86GpFEhSUi3BLpsVDnEcUfNY6KEGDdXGoVcXEEZuo4BEDaj6vWep1qnpvyX6wzqAiJFtjpDZjrsDM+XPTGJ+4YkkeS8vVBN8tnRHCC6ETFOxUE1YAw8dxihRUSCgoWubA9CwLiREmjit601uSTGx5ERSiEnZJxSyKaFy8VgJ4LVLmjvOFxs/Eaiaaqzq2ayyVkcZ20uXtYtie801W2krNp2zpYtWaOWyooOEI5ZFWlzkMKLJHN+4ARTu5XPnL0d5snOPct3W9qCHWGUIJwdw+udHukWKgXagQzhpKGuSws9HJAuwk26/NpPmKpEzcDcvX6iXQ1MAnd3AAIA8J6IJRDhxgVyhBpaGVNekqTc4SYybAFrGkJUa0mTqcKUVjxLK8M1XxUzKNVQYKsmTLoSujmmXOrxWPTXl8/S+yUfOFw5b1zOKVRmvRnpqj3niSbuw820FeLkrxT0XjDRm5jiZwOIrcmEXImC3cnAZguERd1+iSioqFPdjovNkaJJViOd0MvKP7GYJPEeNiudKRmG2ZDvNcz5naNaJbMqpq6BBTEAnoRm6qdxYW+Xn3dCTzGfZlmjtrjaTdw2g6iC1ODJKChkzG/mTUB7uRXzT6S8vzD1y0c70r3GoRHgpinDW+l2gnqJZ6FAxp2STabNNl2kxRqVSiJlKzVrjVrLPHy0P0ImHoLxRoAOIXh44xRDcURRRJWCgchY73lF8i4xKiREQszDiCqrcBuslBzoKZGXZnlUZijoi0cEsdzsXMYsZFSsdFahtPz3rGXd2qOm0n21z3dnaCvg7HTE2XF4oYTFjhKauMo1FnKCOo9bGURkstGq8h3ElDcUo9SSirAJBnWtQn1YC15CM7XYL1s0JJnXnKPAVe2Sgw05YxybYcv3nFK9qivTXmlL1Enc5dF62ead1yy164qYPJjpzzu6Iv2kmMhHcuiSKqMAqitYuZM6mOQ1bw9ipSB7uQPL/pTzbMvHDVzvSihDWK8U0oAZKwkxXlybpUnXEdJIFmWNLttU6Q84SYWn6jm2jsw8e/NBY2Ti9hIomEA4HcAnDwncAhxKAodM0KIqoA2OtPTTpSmWYr0ZPRkLg1ORKgpZGOgsAkKYRBRKkHy0zCT86GdRApspNQioCmbkIhJ6o1oe6or+foqZFXj0UURVy45ixxOICQ7QbysEpThev2OnSbeSZaPCtB5FA4IefVi9VStv5HJByNbtTjXVsaBBOrI7QcWao6bbNRy6rja5sDsYWprPNIqW5gakUbrHdEVbJZ2kZH7a435beKgrn72Ze27LrQ1eIyQjuPRJBZGCqJKUsqicW4BNtmISbju7ogfP8Au2FMOHLZfpXBiDYqJDLzU7MbFQQOjjITKohxG1a0MOuXcoJsapeiUm6aydJNwkWydNNOA6YAdwYBA7gEMA8cIgHUTNBgERIRTLPac8uETLRYSLZSUQC1WQOS5fJr0u/K5MWN+RSUrDhYp/GZ00ZOo1CSsfqTVf8AU3TnDqLJ8156Tes3UHAOhw1XRyOm3eUnASMbUvWZytrISpotq1JMHtwo5KEjhJlHMuGcnIaqUeaJVgMy7UsZGxtFsMoooxDunJYoeYmhmjLNiPlyHsCEn4vTyLYoOT75JB6ABUc30xzuTrlhI6uOhvKeJiLnX0sq6wlYrNQRWQCGIcWVSVFDFE2OwVmy5H4Oqs4TtmKzCjlsrs4VQURQiadczFqINlERqQxBQSip1o2FubWaMezcdYoWY1li4dxesx491hSCakjgAJicAYFAhuAN3cGUSUgA7gyRihbJW35dHkBKwLBdFWpJWxJV5yTcxFyInh0lzMYRj+LVCLeRMiDIQ1bd6Ey/0rw7nA3cNimqnIRdoI4UYEykUVI+nBXUORlibuivKIWhWsA5n5YeagnNiqcivYm+ZIsvoqOlyv2lzE6BXnIrA3k0CPouHlVh7idIXSjoIsCbUSxRCkvSzaNltTzqs8L1iILZDWpEwvTks5HRtE0/PsenogvngDeYpo8xW6KqIkYpkXVSWFDFFdXtlNuWXd3RnuVaZmW8KnQUpxyQsgjyVpW6yCN26yKtQEEMIDUkoksCIqBUF0B7CWCubkWYjixHli6FKYIIZTggmICAicYigmKnQmqmIcq6ImUBJyeps5EqpyqubD0mjQnHyRWXCEYmXgqi2ItM1uyVj9EFmblfYd4hJ/zdeEe47EvKDVNfqI1dmgWacmJQb1wj6vSEOsuV9WB9MpxqtZlg+sUaKO2oWVeNmJRmxiR5EzUxowEtcQYh3bVZPI9kSFfSl1j7C6aD+MPXKvLZRgBInjNMIi5rPN5lc5vdO2ZIuyG1rsXTGNR2vx+dZO00yBtn3TdZEUFkETMmcXWQUtXOmpGo3Kj3jIO7jNcx0rNtYDu6jimEnJCW0EVUbGzdy3ablOTWBMUxJ1yRrw9cpWQbPEnZLUnQaHcsF0XOiaLlvXCHByGKAbjhEx4VMnIjAXicNVTgLtF0giRzCcizIW6Zp72W/OaTZUcvo82RmqKtBBPa9AMVGmRWSrTcStFVsbfuZRs88XYhgHGjLEEbgqhQKkaSpuxYhZWOXSKloaeIpijZFJUphgWiIfVarooyaisfLyDMTLFTDM28Xod3OtRzDJQAWamhBaFiSXrjicaikbPK2VWQkEEh5KDsNeb6hf43oiKzp8Zu5RWN7Ky2mRKyxr755y3TVbqytYsHzDeEkF0EROQyrqJqoqoRRdCv+b6Qdw8Y/R7dUGOAArg7kABLaQh0GUm67em4CWj8HETHPY/Ufy9elJJmz07QmjUy7VhK6sp24g2XRDF4QR4DuEoBuTFH7B1ElyzshkJ9iRvPWw35RMSIuQWXSfQ9sJVQ4INR2oycEZCOo6OaC2AREK6ZhrZL7EmMc1zy9npBJx24MgYK2k2aHZKOs7TYvU9RaGl4ckmLyHEJskYRk1B2dprXy22RV4yVsdsYYyJjYV7I6QattR1WlJ4YyyDVTRCNgli5qXU1GDtRC5VaplRGQrllmmLCQJpgPnb055S7yTBa0FLj71TpNbu+f36zIbJeS41CFmW+UTD2CubFbrt0SEoq5VbrIudJRb1pOaaWncHGKVW2VW5SABTgElvAYqJkOSm7dw2sbCUcjhwaRMXIRG8zr2qy+U/faDp00hW7fBWV9hY4CyNTUJQHIeiiYoYvCF7uOkG8hk9l2czUek+TI5rPLFZaWRrFe6wNYj5BZxTg7dOlCkWHrGUrMR7FZAIisamvO0xKQj7cP/VnkfUMb9BLRTnxdni6CWaoudmFekbBXxWQi9SAGLVmBvUZ1RX8XJVuI+2rRbUbYGT4WWjmqSkVHydzDSliYai/RcRYuutY5qPkQbI8T5a5MnxtZjGU5CzUBZs40GdXvDE65YfgHo/zh3a1AyHY6TmM6BmNxpd4oGgbxDpIBnXIClIDdVCk0Vm4kIllXVRXFTpK1cdRyLXQeLxjFUnIC8yDwhO7gOMRSJmCxu2cNdRsPdnQ93JyE0bWYp29RRlq+T69LHNbBC6RtbvVF1mHRdtVKYqlGKPBFCcFWTXHb9B3k5es5CnALLDAz8SLTlo2GqC5BJEqA7YirR5thKiNRmq9BAXNCQHbVYIHUM/oksCoUFEJdx1vx1rnLpt7uvynm6GcLNcU6hUxU6KoLEX6hGGdJHypYVUpVvI4oVxWSWThXjcZyJ0OmHZ6/EJZoxhZ9K/bHiKLsEEFUKgeV6o0qVRVBr6laND1mLXQ9j84eipZqG6U1y8/ZzbGXUBFBVxByJLBex5KApiyppKJokisgiSCqaohwQ5VRWRQyZ6suwY/r6jxePPTJdHXMhe5A7umg4SiZFUrGzZy11EO4c64QOjs9JY7mhJUOyRKbzg+2RGtpMNyMp1xgStw1rgUZAdOjGKFcYoh3Kbkcu0HkO3rd6OVSOQjcVgkY5Zwy5VsIovCjU7iQpIz2GIltzAdNUG0OtlDPxOTIrXd3HN3CNhgAJdY2HyPcePT1CSuWDzdngQM/m9HNH6ScKtBS2R8xYoZ3CWFVok8dk9mGbRWT2ItRCREq12QmF5TWOXZMkdtEkVfsVEZUnSWbl0yZg5qCk1H1rKLVVlZyB4U9BXXzvumsYfVdLzTrkRKICKqVyAcClKYoiU6SpJKpogmoircDpw6Wbr3JzkOtg2XENvUvBx52QUT1zKAhaHd2XFERJFQljZq6aaiPGLkJyL1Umj1XZlYoeaiQ3HDt/wikUl+kjoyfjCuQ9gikhGE20WOBdKwqiUhB1OcDqSZvh4VrK0Z6q6I9pJkhmmuQZJPGoLoFRidzFUWrKQ4VHkxLS4TR4rMJGzZxhLXJ8oAkc1ELxZBWQBXevYizx09K3vzBo3Pc5aMQc4uv1yp03GvSdRy2Nj0ZJ4JZFuFkwTZsyer6NYl0iRjYotaDIquE2zfWZNkRzYZEyErmuxmej5tYJ2K5IWcar00jN252nfYuWsVi91mSo7pit31bpjHoHz325iJRsKUShAEpxOLQJGJCSCpIRQWRES8NiyyCyKHIoPN4wPe1JwcedUjl1kvALQCBgOHplumqjYg0dtNRIO7IFklFhF03M0inJR9WzdMd0xhhKtZbcbQ80wqpsrHEpAxNhhhgV6hTRdVxAuk3tFeJuBZ2gYknjZUarOUYPGLMx4LdUdIosxpWnNfrmYtzrm/uxJY7oGdkuqQwcnBQcYpyK7cMmchxuTDl4YCIkQWy6PhTvG/Q8PC67yuM2TQpvG/NrP0zW5rz/ObXlsRNygKtLr9apBV9EzWfXuRIerZcYXMK9Wm526gFmm0nOpKT8lBTNyRcxgmk5rMNX0NdWqNEWHilMLhX61jAtvxfthABLqFAOogGIAQxQhDJwkkolImisgqJRLYuqgqi6iZxfe/P++NG5tx5/IYusAU5V7uMFExRBJZC5btHbSxHu4ExT5QEhNqtVuQl05LBoNJsGsyFgrts1ItpKRFqMO6ZkVHzLeyDSkkRgLtQKdcwZ0ZQcLNFB6ko4I9u9EYrE6Bbum4lV3FYBbCI20NWxiaWeagUleDmK45DUicoA8TgOKUMAgFAonE4ApTAKnZnkbu0jLc9i8vp8t+tTeVbtnp6crMUty1dM8ukPm5jTNniikapnE/CVM3rMYRRvMPbFw82oP7apM1P1ufZzLqLk4YmoSSiw8lHv2kXCb7Vp0beXWplWb2KsawJRDUIBiUUDFjkjphCHJKiksgiaCyAiUxaVVIZlZRFQV3bB9yJLm/HnkQ6ilOFvGA0cRUg2TVQ1hu1dM7EhAcuEBHoNjNLkRMl5n65YdZnpdBGxsQC2khZZqRKMnHI0j5pnTE6qoYqhhJyIhxdnDILIgNhAct3DOHcK8rlQDZ5YYqGsSDwTxZ1Zi30O75qTgmTowk6icJQSAYFEChzpHDtl0QB4ApOICJTBR7gqawwkykE10HXfL09y6ekJzN7vx6U22UY6Gt1HmZb1RrtHSmYW+BzYdIXZLJnfEikqoy6a85GkVLMxNtPQaupgU9RQHKO5jWfbNjNgFOGyYcEAQxaAggJhxII3XRRJFRJESmTVZVFZFTkMp9ywvdEdcPL564DUXh44TABxiDZFZDWEWrptY2KYuRxAVHuNdAfk84s1np+g7WdqyPcvVEXtsewmY0j20tG1AElCCAigifESV6mBUkFY7iQIAAImIEU5AZxkgUfS1VZl3zhpHxM7xGwBn0tV7ccBuooGLQdwBDERBEwABxQpwKHRUTCj3AkHjiHMFAyYKRyADwDNpJNc2BbSzGr7a8RtONew3eY6H5+z1uiHO1mTrVsWVstasJHTsVLJVLRW7CV6VgJlH7BFNbIkk11JJJy21ig43t2I6pQANgKIAFMSOTEoVM6YkksiIoroMoFMmq6iKwoqkcPuWFbiSXF489GIawB4QTcAKahNGqSyDKDV01sbDwzQCIycYoijJ4wkl9RyrZdxys9kNGcYvEB2rNexNQ6YkmomrCNlY8RZOgDKKlQ7nlwyTviMdHixWLTjwUG7YUbFSENgYaJEVkF8xIt82i6CAHacUeAJxAQHgCCQAiyJxiADwGCqFEKJeCHEoACYT7iiaheG5TFG7d+SIxJ8iaf6S8ce0fN3rEtCynDdeAzS2z2qn3URk455DR1CStkbJMpZKMadcLIxM3Dbk0jIo3NFwj0p5r0IA9RAMWigJaAhiwRNRIRIcgggujSKZiSLqIqiiqKoOz4zsROd3Hn0SmsKYDKYTghU1EtEUF27Ldq5a2NxAzQ93ZhxAVBq7RmZPaMf2beZnnNR1U44iIdykvYQBOItWzBUIuQlyOl7FJFakJsCFTm2qQzSQrYzimkQLptOFCkkiM0yw3GEa3L1MzyluFavSiLkb9x9CkMEdwpHGSOImHhBVu6EQUTO4pgAEQhylDF4gcgicmJQCCIiVUgkRVGEm7luqPsfx16L49dISeR3m6tK9eqOupSFVsqmeRchIxI/rczLoSlb1VlWiFtmR5K5nRQNrAeYvUXmjSIAS6BwcAQxNClMWCpHSgiSiIikqhSRDpyKKoqix0lA2v4/rZZ+Lx58OU1giRUUHjiLd22EEVkNZbtXTOxv3C0Ju6Qxg6UyaiU5zW2+dz16Jr+ezOrOKtJenLF/H6HbplIhrNzxBXVdIVZRMaWJlWowsTOnQJNQseki6QSixz/QL+Z/oDxE5khCj7LprLojLPVrPqWxwirBTgShEADNVSHFPwUDECGTUCcHAkAwQeA7gMBxDAEEAUlCBiiACRiHJnIN0V0xDQaCvjXtyt2KG8vpUr7xvmylzod8mhkmaknRysGzbatYoGxB2u4ukTpTaRTtvJ7w481+jvPWpUxAdCgIBQ7qIUxRJJVKRMhyKk3XbQkmonYZdFYVOkqnaxk2rls4vL5/MU1GEp6WUIeZRau2qoIrIWNWjxlrLc4C0oJTIYQFOSVJiEAvZhBL1plCksl5OqAaW+ywV22Z88G29NQWAjWg1upEqRaJlzAAxxedr/ABqM1ih62OIzFLK0wjBMcMxbUg0Xb7hZiHXt08DAAdNYRMJTiG44OETAiwgCyYQihAwomOEnAHIY7i8FMQQ5A4AoAckdM4eKFQOiB3dHpG44D6h83amvywvLq90ej2rHSSTUa3KlZt0CzP1qx1KnKot7X0nXZeQJmp3XWU8B33H+syzgGwA4pxDpxxDphEzkpJJVFE2y6CpJiVDHTVFlUVQ2nZloqXrg5cAMQ9GUScofj8INnLcbtnLa5btHTTUQMPBjFEMYogpLI5hCCGYYDBAonJXCYwHE5RbKNE5FQmhROZRUA1gFOMAcnQqBCgkL1EApKO1WZ0gmoTYo8FaU8rc+KnRMdw8cAEFScAkIlCgCYoQhgRADhBMMXgOMmYMUeOKAgFKARQOCkMQ5NUgmRVMT9iePd15dL+wuMXw7IWKkX3j1mmMiVlgzlKqluhncbqP26zMUm4mZSq3Wp27RLLdAovTOPFDtQoCAUp0wg8UTSUIJpKook3WSVBM6SHVbrI4UbqKvoGe31NE4OMAOmraZZJwhxLwmgqiNmrhtcotHTTUT4BBMQwoAALNV0ZkgCXARTMcApglEDil4IgoSuVIIIkNQGDoNxeDlLxyApBwTJoYATDoj2hE1E6IU5NJe95dpYoYoDhIpQ5DEDkKIZIwCZVkThJxxklRIighBMBxDEB7uOASBQ4QeHgBEwi2cECJqgI2CudjXs1tXb15u8Esi75dbozdtUJV7lDoVrZ4Ox7BztbJecq9gIC9UG72RMTNQnTPn1I5NziiCETUTUnCUIQ6IVFZFEElkbUSGJICqC6KKEM0reaHeE0zg4wE5T0o5arMqgIKigu2GzdwhctmjppqELxjjkOdwGAUI/K2sm3R+MEukoi1VkWKkELAmla5Kn0KmTGj8n1G5IBXm5RUjUkOkUS0pzcuiwI8KqNxBKAaAAgdcac/L/wAdMA5DgpHAAQMJ93Bm4pgjwAGKJ3FEAxThSKcFKJgqS/CBhAE5uCJn4blXTCJKoAAZHN0L0N4t9bcek4xlq55u2lx0ok0nGTVcSwtyMLLFTLM0ti7fFy0lXtERMah61YIHWfOZHLfWScJdUqaiYAcAmkqmiRFExFuuirch065RJSZVUSUU9xpltNW4vGDrIq0ZVNRFTcURbu2mjRuuhcoM3bREwAxxigHEgh3zJXQhimpJlKjpXG9kcM0lK3tMq6eYjrUTNksyT6MGpHo3qeFajK5TRBFUwCjF7jhDjhATu7ju7jgEAO7i7y+e3sVFMQ5QMCHJhhIU4A4ApgOAwAAACgpnOEpQTEOGSHgpwOcmYhxeER7gCImaQBFBEtayYMa9lNK9b/L6LWogljb+n3SsE20eNbE46Vbo3sUHLq1sVYe7zLQ01B2ecm8hF3PBwbcQShO4ETSUSCpLJKg3XREUlUgiyCyKqJKB7NWLIa/3cmCKpq2mXQWRQwgJNHjGmzR22ZbtXDfcTAOgwdwIgYWSWZ6r1ZurqEBVGknbF0jZRqsCkBwjdwWRo3mCFabWmJIzjlCgYDg4TuOUJw8d3AD3cd3cB3cB3cdYa8Y0UImQFToiKlSMDwHC8okKGFM5M/CYKFCjxxFYiogZRIMUwHAYoIJcGKKYZgBAnOEYKBREzAWLp6U8f+yuPawkQeebu+g5iDJxm5jblUgOBCUYq2tJuMmNRSMloS583tn7LWUyKp0BDkopTFE0lUkTTVSVBBdCkklUhNZFcUUTPBp6BlU2/i8mCLIOLRdNHiKAYolHvmOiCDhqy3bOG1iPAIbinOUTUCtRaaTSpFtAIJKcM1GyNFU1BJUoyKGTMp0nBEZkeAR7abKVlC0x5CCsmEEeClVAT4Sg8And3AAIHd3Ahwh7VUjl4GHeDszRcVOmqGKJgyS6QBjFBQXSCqAqEEChkXCQICAUhwCGbNhy1AIAxkQ5OIE46ZxRKdvuBXfGvWsnEy/j9JK/ZqvlJA7NYyLJQ1oO0eFZitP6sMY/Ybx51jnrHeOTOS6IQwBSHTCkEgRM6ImkclIoroiaqKsKnSUFZCNko27u65wc6C9qrps4ZPwcqTF/H0k3VRZbtHTXUSEox3cNgqomqLVbP9WbBZtSafJiqbpGxgoQZnuIdpQxDgkMmggBQ/JiHbqojBI5hsdcVboPEUapuEVSAwJ3BxwCB3dx3dwPAIpMwT0nnTJ3DhRI8KHKbQTpGFSGAKBwAKqkKEADimKHIZMLHnTEjAAoUioZMwQkQ5AE+OJAdMMokpl6w0jKNa8vpVrtkpnG2dktHaSLODk7ZFmmInMRdnp3FyjfefLaL6P1nkzl1Cl7lKmomJprJomkoUborJSpouG2iZyKQdVJYGQjZBNz4vJ//8QAKhEAAgIBBAICAgIDAQEBAAAAAAECERADEiAhMDFAQQQTMlEiUGFxFGD/2gAIAQIBAT8A/wBK0yviLK//AAK534nlfNoorwPxd8rL8i/07ELyvxv/AGzy8JeRIof+mXjeXhF+O6N1iV4okuCVkIqTpn6UfqROCXFRs2G3FG02lcIw3Ooj/GmvY9OjbRXNeN5oryvEcvEuhSZE0Y7pUif4812OMl7JYbosiJ0SdG/EiKzJ0RleNFtTtGprSa7E7GIfQnZRtLwhtL2dPwvKxRXliesMY1ZGFlUaep+t7iX5jl9n7k/Y5JiRKFn62KNFl2NYbsUazKDaI6bXsoh0yb6Ey7EimKMln/IV/YiUH7EmhqvlxJOhTvDG6FqV9EHZq/xIyociIpI/bEjqJsm+spEzQXRPqTx9iVjeNL+RqxuIkIWL7rO8Tvg1eaxRtGq86wjaUJElY9GV3YnSoY0bSKo1I7o0fpoUBdE3SFKiEqZvsvEXZMhPaqRPt2VR9iY13YzT/kakhdjI8GbSKrEspWSREaIkpf0N3465L3isN0J2MTIx3C019k4qK6Iu8SqLNxOY5EOxFimbjcbjcbhd4jCz9X/Rxp0SixQkhxZXFuzaVjblqyKwxiXBvyr3wkr7IjEyPoc5Ic21TEqxrehssZDoUiTw3RCTbIdjjiOEy2fZvo3D4N0NkRzNz4XiI1h8X41hF4WWhJfeJLCxrKxorCZZuLGR9kZD7wnhqyKol7JEXxkbShxym2NWRiUJDFGxwQ/Y8vN+BYWVy2slGsUT9DRtKEJ4TymWJ3jss3m4XYhOi+NcE6LLLE6NxF0SfQ+DzXgWFlCGuC1ESkpOsI1XXWLL4ovDZp9o24SsrCE7yleGsJDw3WWyyJZGQ5D42ffjXZRtKEhqxKycehssjpPZvGhM1PYyc6FIj6LLLFIUhSGaUqojqe+hixJ0QdkemxO2I/iLqVl3hZSsaJZTGq5sryJiKwsXtHNPEY/YtRqLjnUVsaNb+QjcbhSLEIj26NpBC4MUbJRKoixuxqW4To3G7FidFksJEYkxLqyx+h5Y8X4llOiy7GbSimVixmrJRRN2yy3mEbNojThfZtEqzuNxfOiiis3hKxabRQ0P0bRoeWPFeOxdC7NrxuQ5F4liU6HrJezWnvfRRQsWaWoqplp+iOnfZCNKhyocv7I+rJDXBSoefvk1eY+7NXW3VQlZOO1EWOVDd8GPlQ+KKKI9D1P7JS/rO43m6yzX9dGxkdFsf47RLTaNjFpNi0WhadCTuiC6xM1FuVGl1Ghqy+DdCeKf0U/sXCsSpFj6F7IyNWSa65sZZfF8ViOJMvFjYlZ6eJK2KKQusOKY9JCjQza7IadezbWJNCVnrDzFWUNKiyyyiPsjHTfsUIP0akUnh4kXQpJexu8XRfKisMXNZfBDQhqz6xQkVWWUXQpiY/VltsjZL2PCw7E2KTumLFCNt43yj6Nzk+x8JJjTIqhjl3VCfXhqxYfFF4Y+mWWLheEih5vKVCxtLoTsTvGwfQ1ZRRWNwpCkbjdhLc6P0pKyhoooSEShZ64PisLksXRra+0WvJdkfyvpkNVSE1hl5Q2uCiUNYRt3GxommkREqElWJE57Bam90bKw3WKoQ3QyLIexyIzJDaQpIvg8visLkj2a09seic3J9mnDe6H+PsVshSZ+1UL8i3SI6l5WJCl2WLgxidCZPsToTsUqN43ZOO4jpyi7NxZZ0MWKEJEkUMlHd7NqiXeG6YvCvAiTo/Lm+khn4a/zNZqSobolKzT1FAWsn2aclIrMuzZTtidiLLyyzcXZJUITwjTJKhjQ5JeyMrymLCL7w8rDV4b8C8Muz8n+Q10aEts0S7NWLwlZp6dogqWWyTZ2K0Jlrg8UJEj6G6LIkBsvGquzSj9jQsWLDHKQxooXkuvF+T/Mfog6Yu0TVqiWnRDTNNVhDeNrY4mpKuiDsiRKwyrNo41nbYoUNURGMQzdR+wUxSs6xKR+wi7KH0RVm0kqG6E/C8fXNmvK5iZBUzSkmPTTJaKbFpUJViLJuuz9qI6hLUSRPU3M0HYqQmjeXY2JCJjxuE7RIi6wyWpGJ+5S6NxYmb6FqWRlZ7Nq/oap9CG+yGGOJt+Fr6u1Ue2RiJEXRpu1h5XXZ+R+RudIU2KTJSdY0ZUfsP2Ddq7NLV7pl2Rw1Y1WKsj0hHob6s1tb+hybI+y8NlkWQkQZZLEkQfXlXg1tVacbNTUc32QVsjHoUbIwIOkN4ZGNms9sGS9kIEYUuySv0NV7IIrom2fsZvNCTaxuFI3DPRbP2KPs/8Aogav5CkqiN2JCE+x+j7xEi6IzIzLLH3lZfnbNXR/YT/GlEhpteyJCDKocqFI3CoTPyVu03RJGkiUbV2KI1ZFG3onpP6P/SjRTj2WLCV4kWfkprtG6xcKJYsWLojIhLNDikbTaPofhXFixtsno/aNPT7tm6hysl7PRYpMjMvdFmpBbmJ0KZF2KNkNqH36JMfYumQ1Yvpi/wCDVKxOx4qz/wAPyyhF4WHhEcNCISLFLEpURl0Vh+BO8PLZQkIRQlRNNvg2WbqNN3Fk/Y0PpkGX/QnirHEcehqjR1dr7P2KS6E6G+ixH8ez8mSkPKQsPMcMQiPaKEPsTFLrD8CyhQtH6mbGiq47bJwoeGWLs041A1VTErJaf2iMWK0I2UONFDRJYhKkKQpCEaur9Ik7LwkRRFDQ8bRLKPRptViyhRs2j68Kx/4acL9lLDVjiUUJCQjVfQ3h40dLd2yuqNfTv0RTXsSFBDiaUG5dlJqiUBokhxFFjjWEQNWTS6HJ/Z2IoQiI0NZReIkjR94SH0RZRL2PwLEUL/mKGuetP6wx40uo4q/Y9JM/Qj9J+pIjCsVZLTsarpjiOI0VQiLFpp+zW0EvQ1QkVmIho+z64R6ZI0n2JHRMihEvfhRFWRSXhsbJ9sY86a/xwvDqLDGx4TIdon30T0muxIorEWORuF7EPC7Yxvo0X2J4kxOhMYvBCNihWb4vMvRJdjY3iCtkVSH4FjU9YnKvQ5M3dCYiLaN1slK1RJU8N4Q3iHsgSH6IexiZpexMTLsjBy9C0myUa8OmMfB8peiRPCZoRF64Xxss1ZqK7Ja39Ept4gt3SOroS4SGyyUqFMuzaRjtVF0NjfRHpjYmQZDsQ0l6NN0b6Jtt+CMbZEfjn6JE8QVukQjSFweVh41NJT9k/wAemfr/AOjVCdEXbEsoZKNjRN40v8nRtrDY2N5QjSl9G6mN2RdFkmN80j1h+FjJQslpWPRZo6VO3heF4bpWamvbpG5stjZFmk7JIouhsZRNEjTltYpJqycqHOy8J4XsguiERKyisS8EX1zfFjGUUJeFYeNT0LS/6NIoaImlIk7wxZl7w412Qn0N2UXlm7s0nZEToTvG0a8EPSHyfFjHixLxsQ/RralOkXY0UWRdMX+SJpoYhknRLt4fogihjdkWWTn0Jmg7IxGiL7GOTN15rjH+PN5svEuC8bw10a+m91iVcF7NJXGzU9YWJxs2f2bBREkiiS6NjFpsdr2N2Lo/E1O+xSQpIosasrwQ/jzfFksoXjeGPTUu2S0YktAarCPx1/hZrCd8GrNqGihRNqZHTXs2I1tH7Q1jSb3dEN5FP7Ix6y/BH+hl8L5SY8xXkbLwiWJ6G5WSg4kYNkFsh2ak7FyawhLLVmpo/aJQo0nUjTfQnYpCVjVD8G4vNllllll4k+EffkeYksRdInFSIxjHs1J2x+xeCuLQ/wAff2R/FSdkIJFYiS8KLLZuZZbLYmyPosYhvsvFES8vmx4oiS94TLJztjbKvwLnpj9liEyJJeFMZXFCfRfY3RFjibShREl43wiS94TJEmXmiiuC5xdYasSKFhrwRHwfFkfgPgmONmwUKNWXfmXBCGqEWISGqHzj7HyZVlDRFV5nlIoeIv6xOVdEnb4ryoR7KRRQiQx4XCPsfOK6G6H2JeZooSy3hMc6Jzt5eK5UNeCIsJUMoa6GPhZYvfgXobv4D5JDdIlK+D5rxRFwbLHxeF/LwJWULwvnfCsasu+vjRFlDVlD4vH2PjRR6LEvC/FYhmphfEiLg50KXKrNp9+NeB+FjQhond/ErCI8GrF4PvguNYXmrgsM1I9/GiRHITGNFeFZXFl2LC864TimiSp14bLzXgiL0NiGPh2LisrheELC8r5ygn2SjzeELxRE7Qhc0vAuCQ0Lhfw6JwslBpm0plFYrK5LDEIXlfBZQmMXyGrHFMcDbQ0UbChorC5WMQiOaKw+b4LhZdiF8lKyURxoaG6LvFFcK5x9cnzfBZeY/NcEOA1WXivCsXiiivGsXlsTH81qyUP6HAcH9DiNZfFYj8FcLxEfzvopFIcTUVeKPwVih4Yv9Hq+/EuS8ay8r4C+HqR4PKEIjllYXjWXmyxPy18SSJKsvKwiPwVxebNzNzFMUjciyxSLLLExfF1I08Nl8UL4C5Nc1l5WEhfF1I2ND5IjzrzvwVxRQvjSJc0yL+PtRtNpRRQkUUUUJFFfHaJofvKyhCYub8C40UUUUUUUUUUV8uSsksrghcUV4XhcEL/Taipc0LivGvC/nPFZmrRJUXxQuKy+KwxZRQs38N+ZDxI1BYrKF5P/xAArEQACAgEEAgICAwEBAAMBAAAAAQIREAMSICEwMQRBE0AiUFEyBRQzQmH/2gAIAQMBAT8A/Ussv+hWfvzLivD0Vwvgiyyy82WWX5XxX6a8zQkUUUUUUVis1xo6x0X3zXnf6j4X5F+ivO/1H4LLysp/vfeXyXNlm4Wb/pHwfL7xY+S5sULFpj6ZY8qD+xwoRNtEdVn5GKbfFusbhO8VncbjcWX4nmvB95fJc0aYx+x5iaO2a7HFP0TSUnRrSUVbI/LhN0KSZHGnoT1Fa9EdNr2TVHs0tP8AhY4EY4TTHheyl94WKvOlFO7Jx252lVhRb9YTsSslEquSw+S5obr0bmXwZCbj6PzTQ5X2zU0/yR2kf/PjHtIWi4/Qk0bjQ/8AQ/DDZtslrKTsnPcJ0LWcVVDneLNw3eXldliG6NPUr2T1NKqTxZviSafrENReiTv0JUI3WXlY+/CuaG8wVj039Z09O2S+P/jNbSUao+JFSnUjXhFekS022kaulto2j0n7NghDWZEF/FFDdYaxI0X3TJRV52mxYirJaEhwa94RslmivCuK4/eH6xWIsWskh9uyyOptFrNE9TcaGooSs/8AkRZ+aNmtqKfoh1ijabaxQxqxSpUWSxeJEei+soWNJ0z8kTWluXWIexsl7EJWSxVkYdDW3nfifrDeIxbRJUbOrHFosTwlWIqxQFGiiSJSoh/JWbRqhqhKzaVRbGyWrT9H5kburx3lG02m1jtfZbzGWU6HLEWKRN94ovmub9cIOibsj6GrHHs2ocKViH0aXsRSGNEtFuXs09PaikNWOJtwiiSNtktFI2kdOyUawlYhxpEVbIwVGrFXSIfH6JaFDIkFbJQVEo7SQhF+NcfvDFE2iWGQfRKf+DfYpE1F6Nr2L0M0vsiXlxsqiiiSKwn2dMkhQHb9iINRNX3hSsiyxOpktZn5GaWpa7Jz/iRW6VE9LayDpk9Xo37h4ZYuVFYQs1j7ykbRlj7LpF4sjItDaNMT4UVZtKGhoeN3+Dd4avCaQ+zabSsSwje0flZGVOx6kn7EyxKhqzaSdYXPrCFx+8plkh2LhtEhdjVEEISKK4NDRJDiNVwbw4nrKdlDwiWIx3OiUadCKK7ol06FIkhIXhXL7x6LNwuyQlWGjT9ktOlY9aLltRGoumNIgI0YWS0lVko9lCibBxHAlE+zVVsccyVmhHdI1YJPo1EqRRIQ5qUaQ1WEQjuZqwil0RdMbt3hIXsn/wBFWN1RYnfB4svxPjtw3RGVOx6rY9KLkpI0lptP8haIOiDs0EtpNdUSiKIlWGxmoOSsm7eYjdmg6ZJ2Sd9H0MgrHCCj/EkUI0nGKNSXfQq+yxexMslC2LSkakXaHA9Cy814nxUvoYyuNmimabrpjY+8UNpDkizX1b6RuwyIkbRKixm4eFJjt5ssfZbFhTsjqH5USluY2MWX5WUNYc0xd4eErEqxHTcvRDQZpx24TeFicHY40jV1dvSPZtNjJERUMZFWODZsZRsZsJCZRt41aND47inuJPYRnuLLGxZfj+sPMuz8TuyMWJGz7KFp2rQ4f/0hoyndfR8btOy1Eeoha6I6iYppD1UhayN6ZOSStmq7lYnRuTISj9mpTfREpDwnQpJDdn2PUi/Q6JMRuSFNIl3wiSn/ABol2QVYsfKy/HLCNokUiijc0qRK6NKcokZV6HNseFqtC1mObYpC1aXZq69qhyvC037Qo5TdCeHhPsmJN+jY/soZJtEpzXs05Nrvgjs2tm3G3nZfiY8IjlyEy8JF0XxsTLHFDiRTlJJEotfxRL0Iqss0dlfz9kqvoarsbsXQpfwokMocU/Yono9Z08ajI/ykhaS2k1T/AE6xBWNDQ0LwUUVixsZGTi7R+WUh9lD6LLLy+ysWSGKFn4xqjUlR+dD1KYnaLE6GRdEfkOJKV9+F5fF4SND4+7tn4Yr0P49+iejSHChoRWGyyhKuF5+irG0hMslmIlZKFIbvERpL08SIxsa6Jk+0afUvRqaSnC4keirKGV43l8WJdmlBX2aa+kSSirZCan6Jx6olou+hfDdWyegoDwxCHHocRoaysyF1woiJ0WNJvCdD7ENWacqVDlZPG8WrX0Miyx4STXifNDNGNyI6aSIf9Hye4HxVtl2SkQJR3IloNs1IOPssYiK7PaJIeK40ONZ9lCJCYsRQ0JViI80LEVYtMlEboi6HxrxfWGaU9srIzUo2iH/RqR/iR6YnZEs1JUajbfY8IiKXQ42PTGhrk8xiUMYkbSiLLHhF5ilR/EZAU0jUnBroefX6Wj/9ZBdk3/AfTITNw5s1594kVjcRZCNk+kSGXwchO8ULoviyPuhxoo2jRRWKyiWI+d5QyKtkFUaI9En0aiZ+RojrdH5iUhMkQjZ+BktCiOmzT0nRrQaJJmxj03/hteG8RzFdCXdEv4l4Ssh8dzF8fb2SiNG2zaOA4jVF5USWFLzvj8fTbdsSH0SY+yfsWE8LtmhoUrNhsj9kdNJnp0asbPxC0iMafaNfSXuJJDFG2OCRVYTpDfZNXQ+hHx/jdXIUVH0ahJYRQ0SRJFYQmTfeU8IXjfDSg5SIQpHolJjaJ6qXRe53wlKj49OaIMlPaPVs0pKuxuNk6/0Xs2ocESij5Eay5Ysssps/DKRofGcZXIRJmoNDQsPEoW+hxoorDLzYuLzHkkM09f8AGaXyIzLRL2auon0M0oNkoGxjiyUWfFe3U7LVEmL2J2NP6JNoU2RneLPlTTdIssbovh8KKcaPxpekNDGajHweWiUeLdG4vwxxeHhjeIycfRo/JrqRqalroSsULI+ikbUPTJaY4uMkQk2sLSTQ9C/THDUiTU2yKIiY/Rq/Gk/5IcWnTFG2S06ErdDhQ1RE/wDO0/8A9EpDGho1eLzVkoiQo2NURjZqYXhjmsXQ3xTbIoj6EsLFWayqSI+rIsg+hza9EtRknZ9ilRYpEO0fI+OpLr2bXF9k5WR9jGacXN7UfCi9NOEkNdjGSNV8XhDeGKQ+yM4pGor8ceLfK6IzIan0J4jnWnc6NPtEnTNPVFqJjaZKQtTsu0biLshKhuzW07kT0qHGhsSbdI+Bo/janJGo4S7XscsSZqP/AAnxeEN4mqNxuExui8LwRy2Wx80aStkcLGvrbVSL7s0NeumOpdjTi+hSYma2ooqhajTshqWJkSLQ5DdjSZqQoZ8SKcrZaLxuGyRPCy8vGp6GsIeELxN+JGjGkIRWPkv+ReI6so/Z+d/Z+cl8hslNyeE69ENb/SM7FJim77LLJR3E47ZULUcV0aHyXLpilY2N4ZNWMXJiJ+h3hYfjb5LjH2RQkJZ1e5PhWHn3jReErEjaUa8extohLa7NLV3o3FiZ7JoZXForEvQ0bfK2N+OH/SIUJCR6NRpRY3b8eiI0ot9kYIcaJdGtTfQ42ejTk4sjLciisSeFhiFwl6KoedwvDIfj0/8ApECJQ0fKl1SPvk+Px4Sm+iPx5JdkY1iUjUg3Cx+8PGjLuhFjY0NFjwkUUUMkx4bGONC8DkN8a56f/RAgIm1FWa090vEkUfH1vxC+XYtW/oi7Gyc3spDzQumaer/puLxJZSFwY3ZOFdmy0SVCGuhC5vyx6ZHVaI/IcSHyk32fJ1rjSPvN81iJoaH8U2bYr0UhokujWjT64MiJixJDEhIrgx9MlLoUiSsSovC5vyoTxdE5N+BZWPjJPUVj1UukbmbmWM1YdWWXhiERy1hCVjWFiY0bCqGzdwa4t5rxpYY/AsrEW0+jR0ntsqhYZNWiapiKGJkexZbGIQ+yhIZqDlRvob6su2RXQ1QiuT8qQh4fB8FlYi6dmlqKUUPCYxmt1IWHiMqFNFm4ssVF0bz2LGt6H0PCQpUPwMXkSwvKsx1pR9C+TP7I/KZDU3FjPkezT4p0bixscqPyUT1W/R+RmlqJ9MssmOKHCiXT8Kw/IuEuvIuCEaOvt/ixaiY5pGpLfLoiqJPlYpDkPvFEHTIzrpilZMk6J6iQ5WzcLsrkiuNFFclwn5FixkRDFqNMeq5dEI4kX5ExatI/MSlZJWSEaZLw7SiiisPG28rhLvxoXBCHiEP9ExsfhrFYRNiIwTQ0SgqHEj0xvzvESWEzcbkOQ2Pw1yWGhIQ2X5XhoQptEpNm5jKL87EhEv0nxTLsS/QYx4grZL/Chl/oPFjf6V4XCIv0mMXQ+xOiTGLzWXih/qLNEV98q81Dw3hi8N8XlDX6rIKzaeuSw1xvwNFFG0oryrKxL9VEV4fSwyvJZZuLL8q4WNj8z4LCI8K8DF41EaGhRsca8L8L874IvC/U3F3hF5Q/C8v9tMi/NWfQ5FiQ1QmMrKZfOuL/AHIsXioaxeWViK7JesXZQ1hF+BcHwr9hdEZCfg9Y75UJFEnaHi/0Hm+T/URGQpcli8MrgxZkLh34aKy8vk/1KExSFIT/AEl+i8sSGuD/AF7FIsTK8FYYvF9c64PgmNjy/wBpSFITvy2Py1wfJ/vWRkJm4T8a8LFzfJ/v+i2WyMhO/A8LwvDwuDy8Pg/6CHL1hjF4WIYhcHl4b41+8iD7zXFjF4qwhcHxf9JETy1wYxeRcX/VQkxMQx/ori8X4bL/AHouhMWHwaofkXF8l/SIg8vg/IxcXyf9JZFifN8nl4fJ86K/o06ZF2svg/CxD5Pi/wCn033XN+N8n5H/AEEXTFK1xY8LzvkuT40P9uK6ysMfl//EAE4QAAEDAgMEBgYGCAUEAgIABwEAAgMEERIhMQUTIkEQIDJRYXEGFDAzNJEjQlJicoEVJDVDU5KhsRZAVHOCRGBjoiXBZNE2UIOT8PHh/9oACAEBAAE/Atn/AAkXl1dqe8Z5exPQ7sn2QTExNQQ/7FPSfbH2dB8Izr7P+Ei8urtL348vZu7B9kExMTU1D/sY9B/zNB8Izr7P+Ei8urtH4k+zk7B9kE1MQTUP+xD0n/NbP+Fb19n/AAkXl1dofEu9nL2PZBNTEE1D/sQ9J/zWzT9B19n/AAkXl1Aq/wCKf7ObseyCamJqah/2Of8ANbL907z6+z/hIvLqDVVvxL/Zz9n2QTExNTUP+xij/mtle7k8+vs/4SLy6jdVUZzu9nUdkeyCYmJqCH/YxR/yJ6nLq7K90/z6+z/hIvLqN1UvvHefs6jRvsgmJiam/wDY5/yR6nLq7K92/wA+vs/4SLy6jdVJ7x3n7Oo5eyCYmJqCH/Yx/wAty6uy9XDr7O+Ei8uo3VP947z9nUdoeyCYmJqCH/YpR/yw06uzPeO8uvs74OLy6gTu27z9nP2+n6zfNVG0I4JjG5hyTdp051uF+kaT7f8ARev0f8T+iimgqA7cuvYd3QExMTUEP+xT/lxp1dme+d5dfZvwcXl1D2XeSOp9nP2+n6zfNbW+Pk6S13cvR/tT/hVnW0Qa7uKja7uKa13cU2/cUPL/ALIKP+UGnV2Z74+XX2b8HF5dST3bvL2k3vOn6zfNbTa51dKQFgf9lQNtLxhGON0a2KAJJ7dymOEDOyjPD2k7aL43C2ao9oue/jdwoHxWIpmiyW3NonZrIyyJry481/iaX/Sx/ND0kfzpmfNRbdxMxGkdh7wh6QUfOGVf4gof4U3yUeCRgcBkc0WjEAnviY8tLswt5D9tfR95XB9org+2rR/bW6HeVg1TMLhlI1YB9tiwD7bFuvvNW6+81bo8iFuj4LdHmQt195i3P3mrc/fatz94Lc/fatye8LdO7wt195q3X32rdfeatz95q3P3mrdH7TUY3BYSsBW7ct27uW7d3Ldv7lgf9kqzvslYXfZKwnuKse5WKt/kT/lxp1dnZT/l19m/BxeXUm9zJ+FD2c3vOn6zfNSyMbVPBTmt1AUzRvbnROIw2BsthaTFbeNmxKJ74zwOIWM31UD3b5rjk291sur9aLgBkOaDUwZI8l6XXdJC0L9Fz7rHb8lY4sOHPuVFDD6ruwOGy2hCKeZ7AeaGqpfho/wr64W0rCtk71GeYufJRuOG7b2W/s1DaOOBxjhO8HJUtfvDGHttNjsR0Se4n/Cf7LYmbsN1VRGOskbiTmBoOZP/ANqiqooowXgkKqlbLPLJHiwuFgF6J+5k6PSr9nM/Go2ixuTdTsvbBe6mo6iCNskgOA80berReSmaQNSoPh4vwjo240t2jNmdVn3lWPeUYpA25vZZ/aK9GCf0owYiipvh32yNk/G1uIvIVMHu48ZIutpT1Aq3Nhle0NGgVPtCcEF0kjmnv5Korp5XfRyOa0dy2ZI6WiY97iXZ5rmtoVE7dpSRsmc1oa3IKN9Rb3z0ZJGNvJOQPFQ7Qie7C2r4vFT7aqmvIZJzWxNrVNTXMhlIwlFVMjaanlmc3EGC9l/iSn/0j/mv8SU3+kf80NtUJp3SDtAXwc1/iOm/0j/mv8R0/wDpH/NR4HxteG2uLosCn23SwyvjdG+7TZfp+k/gyfNO25Tt/cSfNHb1N/p3/Nf4gp/9NJ8wtl10W0Q/BE5mHvT2Nsto1MVBAJXsLwTbJf4gpv8ATSfNfp2m/gSfNUe0qeqmEbY3NJU206SKZ0ZDiQbKLaVJLI1gxXcbBblvihG3iJJyRnpR+8PyRqqIfvj8l67Qfxz8l6/Qfxz8l69Qfxz8lDuahmOJxLVKwMbl7AadWh+Ib19nfBxeXUqPcSfhQ09iEdVL2z0/Wb5qtfh2hJi0UNQbWOizk5KpiIC2F7qVbf8A3H5oIC5UFKZwWsvYBbPoXsp3bp7ml/5ELaPrdG/A6aYf81sguds+Nz3Fzj3o6jzXpBKI9pU5P2Vvd+HNwECyZTwwVMchbdxyz5FRHAXk8+S2pR+tTY4Mu9VEBp58BOKyiyhZ5Juq2o+X1uTg+jH1sKoJhgY0SNDjyCeHNjxEi6mLXMAkaB/yU9S2DMNHCMOqoZmS7RiIZhcXgnNHVS/Dz/hP9lSyOZ2L3sqSjjm2V9I1pld9fUqjopKp5ga8WtmStpbJmo7GM71qhZ+r6c16N5b0dHpZ+zo/9xY7aLZMcksm9J4WplM2qb9J7v7C2xTRw05kZgZh5YVLUOlHZaPIKjOOliP3QhqvSVuHaUipBdxNgVuxvMRyVRNgjw6q916MftaL80VWSbmhmktfCFPO6emZJo0nJbPa7cNLdNUKd+0I96Jd0bkKKOT1l9OD2DmVW4ImWa4LYbsWzIiPH+/Rt2pFNtd9xe7GqfaTpKb6P6M370wT1kzYt455Olyq6gnoXNEwGfj0ejX7Yh/P+yOpW2v2TVfh6KWPfztjva6m2FgiuJc/LpoTejh/D0baZg2lN+K/Q2E1NIZQ61nYQLKSl3cbw/3jfFN8V6IH6eoH3f8A7UvYd5L0q/Zkf4x/bpheY3YmkgqQ3H3u9bP+Lh/GOgNyf4que+OVzAT2rJ2yohR3Mrt+Be98kb2BzQVi6+G2S9HTioT+JVXY/P2DdOrSfEM8+vs74OLy6k/uJPwoaex5op/aPT9Zvmtp/HyJugaExwa1SEOC2Y3BHJ5rb37j80E3VbDf9HISQ1oVDPPHjmk4ozpZbZrI6yOMNzeDqtkC2zofJHUea9Ljavi/CqLalrMwlTvLyCAMjdSbWlacLoQmvLqNz43cZU8MjZ+M53X1W+SatoPG9e12ibIwdm3yUzg+MtcDflmpKOaSxjxM8yq2mDGX9Yu/mFsn9pQfiHRJ7mbyP9lRsAAsFSSiksJfdSf0VJUNirXNjP0ROSxA56qOiZEZXScQOgWzody99ha4TuyV6XfsyP8AGOjZdcfUBfAMOSpZnOd9G4C6mhke20hDrFPhhNvomA+Sp7bluHTo9K8tqu/CEyGNtK3Dh3v1s1OGHYRfga02+qpdlx1GxxuW2lc0Pv3ojCSDqMl6NftiD8/7I6quhNRRSxNNi4WQ2S9lIG4hjae/kmfRUtoxoMk1whhsIyhGInTTHtPzPkqyodUSOdoOXkvRz9jwfn/fo9K/2qfwN6NgQSvqmzbomIc1tuBtRk4YcI1UkcEMRxNJPIr0a/bEP5/2R1K2uMWy6lv3U6lkjfhcqGM09YzeZdxVaJRSYhJib39yazHQgbto+8narZmez4fJdy9JRh2q/wArqmDjJZgu48ls6meyQbynk3euEd62g52+s+Is7rjkqhgyLF6IfEVH4B/dS9h/kvSr9mRfjH9lR0BqoHOabOCjoYoILScTnIsvPg0zVdSMp2gskxKm9/H+IJvZHkmLbcb6esEjs2l2ILadfAaEtje0vcNFUhv+H4uzy5KrFO6CMU7fpXdywvhccQ1C9GvgXfjVX7v8/YN6tL8RH5o9bZ3wcXl1Kr4d/kh7Hn0S9s9P1mp8EEjsT4gXd6FNB/CatxF/DC3EX8MJwEcZwhTNZIBvoQ7zKFPTH/pm/wAwTKCmd+5t+aj2TT2sMYv3KPYtOwZSS27rr/D9Je4fIFDG2CJsbSSAr6LamyotoSiR73NIFlF6PMjkDhMclJRY+Y+SrNimfCWyNaR4KDZL4o8O8b8lV7FknI+mYPyRGgTdVX0lRLUyFo4eWaj2dKNWf1W6qG23dNbzKqqHaUpd9GbeadsnaOCxhNvNbN2VWRVsL3xWaDnn0H3M3kVTtc1vu3/JV2M08XA/LwTRJqI5P5VSuM9Mz3jHN1HegMbTdU+IOdiUvu3eS9J2mTZbMIJOIHILdTfwZP5VsqmkxYpYnYOVwmetS4H4TdjrDLNU9VjGGSNweESByVL7gIL0ihldtfeMYSAG8ldv+lkB55JtYwUPqxp5cC/TUlOI44Yy6NmXZOiqTJNM9+6cLm+i9Gw4bYgu08/7I6qrk3NLJJ9kKhrPXcQwFoHipjYADRSTZZJjGyhweAWqq2JjLzHuW/kbrYMbodmRMdqL/wB+j0s/ap/A1XWxzaghZbstVXGJo3MOVwtoMZLsmRrWg4BkvRr9sQfn/ZHVbXOHZtSfuqWoMtlI/HG0fWCirJqfA5hB7wea3VNXwl8JdGTq2+i2hQugcd2C5nethnFsuBHkvSlt9ru/C1Rgh11FNNxkeaqat9QGB7eyjPIvQ/4io/AP7qQZOW3o95RtH3lTs9XhvfXVS/T4LdnVOpmOrIp7WLdfFbbLPWJmsuc7nwURtKzzUfu2+S5r0gZvKF1hmDdUeyjV0zXiQAkXU75sIgle7DHo3uTHlhBbqEHbx5LrnvWwwBSPw6Y1Vdj8+qelvVpvfs80ets74OLy6lb8O72fNS9s9P1guP7P9Vx/Z/quLuV7cipHhwtZ3yW2W4t0MVtVuXjSRyE0zD71/wA05lVhiMVZI7GM+LRVwq4BHu6qY3GfGjWVg/6qb+ZbFL37PjdI4uceZ6PSHalTQ1bY4C0NLb5hf4gr/tM/lX+IK/7Uf8q/T+0PtR/yr9P7Q+1H/Kv8QV99Y/5VqENVtHbfqlU6LcYsPPEm+kN/+m/91+n/AP8AHP8AOjt//wDHP86/T4/07v51RbWZVTiLA5t/vLB4n5pnAHFCtiPf8l61Ge9esM8fkvWGd5+SdUs7z/Ko371t2n+iLSQRdcXJ39ES4C+8H8qftGMfvb+TV+mqfCXF7rA292qesZOzEwm34VLUxR2xHVXvp0T7Tp4ZDHJixD7qG06Y/a/kT9rUTO0SPNq/S+zu/wD9V+ltm94/lVNX0M04ZDbeHThRTg3dHflpZzuonULPdOhHkt5Sn95H81v6EHOWD+YL1qh/jwfzBeuUX8eD+YKNzHsBjIc3vCcbW8VUeomX9aEBk+/a6wbN+xS/0QfSt7Mkf86Jgee2w/8A9RepQfaIv3Sqk2bSwTtlhZxj7yOK+irYPWqaSG+DGLXX+FT/AKr/ANF/hd3+r/8ARM2AQ0h1TfK3YVNsJ0EoeKm/hhU9A58eCORrf+KoKf1SkZFixYedk7ktobHFbVmbfYbgC1kPR8D9/wD+qj2M1jCN5r91foNv8b/1R2A3+P8A+q2Rsr1CV799jxC2lk5VlP61GG4sGd1PsJ8v/WOA7sKoNn+qQ4DJvPyRitopNliad73Ps0/VsjsD6TEJRbusmjCAO4L95+SlZvI3MOjhZU9K6CCNjHZsKr9kmqnMmPBiX6AP8b+ipNkPpy60oOIYeyqKn9Vjc297m+inzZ1T0t6sOUjSj1tnfBxeXU2h8N+fs+ak7Z6W9sISkkhPrJI6kRloKftV7XubuhkbKKVz2Bxba6LrtN1tMXMX5rDwqIcy3XvVNQzztwt4WqOlfTSuilIdibdVTLSrY2WzofJcwvS/9os/21zVLsTHDjkfmdFNE6GV0ZF8KgjMsgb2b96r6E0pbxYk3QeS5qVjPW53vaDey2i2EU2Jjc+VkCjdSOsF6PUh9YZK935dDvdyKLshMQzU7pr4adrHO+8jth4cWSQgOGWS2JKZYnFzcPgjqtvVj6GlbJHa5dZUtXU7Tk3Us2Bh7ltClOyuKGRzw7XEnVpkaWuaA09ypNsmlpxFHE0+JOqZ6Q3c3e0zMITSHtDhoQgts8O0neQTOyqXYrKxu8lncCtsbPFA9oY8vB6PRr9rQ/n/AGRW1/2ZU/hVM0ZJ8Y3TtBlqo9k7PdSCR7gcX7y62hTeq1ckQN8J1QavR79jwfn/AHUh+kiC9IG32r/xCdD9FdUmyXPEcz5crr0op3U9aHs4Y3jKyD3/AMR/zXo6552rCC9x11Pgic1toluy6ktNjhV5f40n8ypQ9wzlk/mKcS0WEj7/AIyhDI4duX+Yqfesd72X+ZbNdjoIT4K2i9KZJI9qlrHuaMI0K3s38aT+Zb2f+LJ/MhPN/Gk/mW/n/jSfNeiMr5Z6jG8us3mnaLbM0tPQmSB1nBfpraH8b/1C/TW0P43/AKhHbFedZv8A1C/S1cR77+idtGrv70qI3jYTrhCHxLvwqCWZ1bUR3BDdFtDaVZFVvY1+EDlZfpeu/jf+oX6Xrf43/qF+l67+N/6hbCrJ6uSYTvxBre5Sj6MoRGy3LluHd4W4d3hSNwWvz6W9QIarUdbZ3wcXl1NofDfn7ILmpO2elnvWoZSlPkaSHt1Rwmtt3lWcNLL6marBcsR8AtxiixMZmoJ5IRhzvrkqqGRzG1GLP+yrM5MXetlD9Qg/Cua9L/2gz/bUdt43F2eahwYA+N+VlSBzcRuM/tKWEb4397l2VXMfuS58hxA6Jug8uipfgqHZZKTFUNc1nd3Kh2W0NG/Jxdy/R9LhzhaVteCMVELYYg1bJjMdawvsDyA6D2H+SDt20YrfNS1BniLGAtJOqo4jSgZ3xKkdY8XaKrYmU21Q6RrwzW50K2fKHyOw6Yb9Hph+z4/9z/6XotSsqap5k/di4T6ePC/G3G06gp+x4XyHd7wX0Vdsx9Pez725WVjFI3eNyvoqdwdAwjS3Rt/9pn8IUJ4VTFjGA3Oa9IBEMAt2gbea9Xfbl816Oi22IPz/ALI6ra/7MqfwKlWVsxcdy3NK+AMMbd03MNW23byskIicG37VkNV6PfsiD8/7p7bvYe5be/ao/CE0XFiqOmD4Q0m7dVV0kVVBuphdv9ltCmNHVSQ64V6N/taH8/7J2q27+yqr8COiowdzlqtobPbDAySISY+a2NUMBcyS2l81Wy46iQ95Xo6b7Jh/P+6PJelv7WP4AtnUrppWFzeDVbSpoHQndts4L9Ej1XHjs7uVLR70Ou7ReiAwVdS37qOi2znsqp/CrqhpDUu7mqTZuCcfWj5ptNgbd7Ii3uC2lC1hxN0UXuo/whN+Ld+FTtd6/ViF1pt20hVu99Yd6wPpOa2bs71xjiThsq6kfRvwuz7j0eivv6j8ATuytp7TnpajdsDMNk7a1UeYCO06v+KV+kKr+M5Usrp6WJzzd2LXpb1Qo9Ots34OLy6m0fhvz9mU7tHpi961CdzZJc1TOOPmR4Ld/rQIPih2Qj7s+arDbAmYXOUWABNaMXZ4bqWVm4wAKsAY0AgrZnwMH4UNV6VAetM/CrL0d+mL48R78kYY7ZgKamjdcs7YW1Zjvt2BzzJ1TdAuZU7jvHaKPE4cNrIB/mi5wyAN1XzHfxl7OydVsy8laHud+XRP7mT8JVM3GLc7KlYxou+9gvWWiYjv0CpTHbE5wDltkR1dJgxXz4cPethtIfJibazbdHph+z4/9z/6Xo/O+KswM/eZKEkuwPKkrfVQ6XN8bZcIv3LbW02QytbuRIHNDg66qjFtFzRTh2+530stm39Sixa26PSAtG1DiIHCFFUx5NBxOOgbmoaXC0Zm/NSUcMrSJWYvEraVN6hUOjdct5FejxvteD8/7IrbP7OqfwqiZjtmoYzJKGWPmsItZSNErTHM0OYq+L1apfERpp5L0e/ZEH5/36PSLLaDD91U0M5ixltwqKB8QuT+SC9I5GybUfu/mF6N/tWH8/7J2q23nsyq/Aj2clSF7NzkMN8yU97cDxa+XJbQgZgMkY4H9n/9KUFjrOFl6N/seH8/7o8l6TxbzaTrfYC2A92HDJ2GZAqUesksjALhmVUi0PFCSbZ5J7cIBsWXyXo5Zm1JWg8uirsaSS+lltGMRvGHmFspo9SHene8wnMYc1K1ggxcQACrSZKNpVM7HTxn7oQy81Wzin9IQ53ZLAF6R028Mc8Q81QFraOMhtiVt5434YDfD0ei5+nm8Wp2hXpK3DUxHvatWqBrX1AD9FVU2G7o2nCtkZ7P8pEehuvQOkKPshX6uzfg4vLqbT9yPP2ZR16Y/ehSsGN2fMrZzgxzy7SyiLWbx2t1s+o3zCCcwgLxnzWHvso2+DVH+Biu7+FGgX/wo04PdrDB+abvgOxGB4KO/wBayrKOnqiDPGXEL9E0H+nd8yqSlgpL7iFzbotv9tCMC9sWadsSnfNvXmQu1TUSLlSUzXvJxoQYRZpCdA4m4eE2GQfWaq2gkqGW4AqHZE9PWNlL2loRKdxRvHeLKnovV8JOFz1WMduXYf6JxkxanEohO77RChmkjkvdbKfvMTri9ujbtI6vowyK2IOvmtk7HqKStjlfhIHcq9tQYnCnaN4eadsSvezC57cN76o7BrXWu5pt4qk2TV0w4d3i5lUbXRUzWyWxIZrb+zamr2hvI2XZYLY2yn0k++nZd31QOSH4V+S2/SOrKfDFHx3uthbMq6faUUk0VmC+aOq2qx0tDOxgu4tyVPs+vjeHmmmNvFUlTI6zXUU0R7zogsxyXpHQ1VTXmSGneRhAyWw4ZINlwslbheL5fn0ek8c7qiJ0MRdlyWwJ6wuMVRFZlr36KxowSOxP00aqkPM7i2FzR3L0bx/pWHEw8/7J2pW0eKim/CqdlNl9GjT0smrP6plPFfn81LSwOAxAlrTcALbtLTvhcWi0rBfzXo1+yIPz/uitrm205XYdIwoZHRDCxvD3KhkyORvfPJE8IxKvgbURXa8sA1NlsRnq+2MLXYxbXovjpHX8V6QMwTNc3skW/NbJroo2CKbLuKgJe6WQG7TkCp6dssFrlVTTHSlhWxji2dFfuR1avSb9p/8AEKgrHyBkLx+aLRhyW14rOjA5p9OW2vktht3FaG/aCdoVt2Nr6mDednAU+PC+zVLStjYHtBxt/qnTb2LAO27KyoY9zQSAfxEehuvQOpF2B1tm/BxeXU2n7tnshqjz6kXvh5KR30r/ADTHYfJOdwdrkonFrhh1VFj3XGLG6qK2pFRIGzOADl69V/6hybV7R5TyL9JV3+qkXo9NLPRtdM8vdi1KmlkFRMN68WdkAjV1IOUhX6QqR3HzTtsVQHZjWyah9ZSiWUAG5GSk2lUNkIwsX6Uqfsxo7Uqfsxo7XqR9WP5LZNTJVwmSUNBvbJVW35IamWMRNIa6y/xJJ/Bav8SOHap1/iYf6cqgqBW0jKgNwg8kfSKLER6tJ81/iKL/AEsqG3ojrTyIbYp3axOCxR4RINFNX8RsBhUjg92JqbVbl12aqrqWPAu3iKpah8El2lP23IPqM/JQ7Zxjiav0oPFRbTiI406opWw70ngR2ps37f8A6lfpLZZ+v/6lM2jst7rNfn+EplTROqdw0/S91lMaeG29Ibdes0X8RiNbRfxWptTSu0d/RMfFJlG5rj4FXDcll9oKzRo5Zfa/qnNuMnFYB/Hd81g/87vmsP8A5nfNYP8AzO+aw3+s5YL6ucsHc963f/kct399yDPFBgCLUGq34Vhd935Kz/urj+6rE64VnyssDvtBYH97PksL/ufJYXfcTmvvq35LBPydHbyW7m74v5Vu5vts+SjgwQ4DmpKKCYfSRMd5obMpm9mCL5L1YDIMZ8kYD9mP5IwP7ovkmxTAZGMDyW5fcXIy7lLRQTHFNE17vFN2dSN7NOwIsZjwBqdRwP7UbSU6igPaiYo6WGN+KONoPeiCtvm00HdhTKWWYjiDcsQuod7U4oXcLm/WCraZ1FK3jvdUVzQyA/aR6Br1oPct62zfg4vLqbU7MfsuaPPqRe9HkpaWfeOtG7VerVH8F/yW4qP4UnyXq8/8F/yWzy80zd4CHX5qq+Jl/EVSxxTXHFjTsWJsULrYxmqiB0J5O8ivRj9nx+anAFQ887pzFIA0aE+ACezeDFG7Jej2VB/zKlj+kdfvTmhjSXWACjnilNm3+Slkh03jPmvR/wCEdn9ZbT+PqPxlQU7piOJo/PNTxyMeGSE4h3q2EXXo5+xYv+X91G25PmizdsvZDi7MV1cH6tlVPIowAnsAj8dUMr3Tgnd9kS7wVA5jnWewX7raoyEPcC22aBuViI8E2V2DATduqba3JbNpmEvaLZt1IUOyAKlr5HNOHSwspKIHaEFRHYYe0vSakfVOp8JsBe6ZsYvkIMtm8jZVEMlLMY33DwohVvyD5PJejjZm1rhK1o4OTVVtvL+S3S3awd6p/c/8kYnF5y5rAGNvIcI8VHupPdva7yKwAJhtHc8m3Q2xQ/xf6I7aof4jv5V+nKH7b/5VFtqillaxr3YnZDhXpK6VlM31dzg8yAcKml2hE4CSedt+8lbLqZX7NqmukcZIm3x3UDqyUt3dXO4fWwkmy2Gahu0JGyvkMThkHlbXllbtN7WyvawMByKa6S19/J/MqiodT4cc78/FN3rwC2Z1j4qixbg4nEnvWKqzO/m/mT6mqY2+/l/mUdPtKRmMVUv8ygqaxlQ1k00t7/aXpHI+PZhdE5zXXGYQrqrnUzfzoVdSf+qm/mKNTU/6ub+dejlRK+tLZZnyAt+sbr0nnmhq4xHK9gwcivXKr/UzfzL12q/1Mv8AMhX1Q/6h/wA1sGZ9RQNfK67sRCmq6n1iQCeXtH6y9brB++nt+Ir12q/1M38yFXVX+Jl/mRJMbjc33QzVLI8l13zfmV9Pzlevpf4jvmoZ5W7RYzeOwnxVXu+Hehp81UW3wLe6ypJWxSOxtstvuBnj/CtnO3kUjR3XXLoGvWpfct62zfg4vLqbU/d+zf2T1I/e/l0XV1dHtBVPxMn4itnQuxX0OFTvYx7PthVkrGQtGFuO4OS9Gs9nRnvcVKLyO80Qq2Y0j2Slt4tCtlRbyjme4WJNwtg/Bf8AIp2bnea2xDM2Frv3V+JOndWPw00dmMFrBfoikmgsxgaba3zXo6wx7PsTfNbWhPrcz7jN7lJu91HuwRJ9YoUjn1DWNkx4xkVWQOp3PBIIBsvRv9jRfn/dUzM1KbuwBb+SM8GiJxnEeaqnEBgKc4uep8PC0WLlJi0W+kZldUUUVWwPc4Mw9pSVVprRhhjbkFtCWOYtO7wSc7ICyY+2TtE05ppVJLu7lqFa5zdAPFR1E3rDOPF3ranGY7eKYy2uSrd3Vz7mSDs/W5qq2RLEwup5XOAFzdeicj3Vzmvdf6P/AO1WZSfktotqqktMb7R3sLFUjSIAHOxHvUozyULBHDYfbCYtqwVO0JyyE2ij5d5W5r6J2NkTwqCqbWUzXaP0cO5SD9Ref/GVH2egYPrO+SoAPXqfD9sLbT2x7lz+y2Yf2XpNVwTxQiFwJBXo/LTtpZ46iQM3gtmjUPpmyQQTfRd4Gq9HpXeuRMx3uy5W2/2jUf7QWFz6QyOkNwsMkjTq7Dr4IOkYe0/5r0VcXbO4s81LC1odkvVBLbLyUTpIISHjEfBT3lrQ7CW4Vt1u92Oba5LZtKZp7OFg1VcO7kdYaBbOoI52YptVsuD1bbDGMzavS4frkX4FHQTupzNh+j6DovRrLZbPxlbPpYi573NBOIqaGLD2G/JbUhENTwprXG2ShF6cH/xKnOJoN2W8FhzRaFJw7Xi82raFO+piAYQCDzQgm+thXqlzcuU+zWTOu6VygpG0rX4XF1wme7b5dA1R6hVJ7kdbZvwcXl1Nqfu/Zydg9RgxSAXssDf4/wDVbsfxz80GN/in5oN+8pARY3VPEXVUj+WJP+i+lLrW/qtoTR1EgkjaWnmnvYYQAzj5uK9HMtmQeZU0ZhGJ2hTHRl2bgPzW099UzbiDPwTI6vZkrXPjcAeS9HjegvhLbvJsVjwyYvq4l6S1ZbEyOKQ4r8QWxHnc1LWAYiLXVBU1Ev6tcR4Mz4rYT2vpCWNwtxLbOv8AykUBPNt2nLLVUIe1oMkLGYBwZ6rbMcMlM2dmU2LsXXo7+yI/z/uoOyU2WzndzlKBhTZwOEt/NVjny2yTbo3vdOlJctXKRuDQ+CgGaqW4tOSp3XGF35ItyR4UHKN5CgqsLbYQVRTOdXxt5FVGrPzTgMOl02qbC8+sNa1xVI+CQWhzWx6f1bb9S3lgW260Q1ghLXnEz6q2fup6C0bcHLPVT7SrKQFlmd2aG2agMaMnHmXLYNU+sifjtcPaquslonuMsOKK+RBUVU+djJWQFjXcyVGQAcTsQKqd5S1+IPwXdcFFwk2eS03BjP8AZbLoZKyUNAs3m5bS2H6uWOjfdvO62jBHG+PdYs+0FSwsjqqV0d+0L3XpKwupH2+2D/RbtrqPebuPO2gzUFHFO58RiMcTWgtHnqtr7OEUNqdl8Gtl6MC1czvN/wCy22LVsp74lSNnmvDBmDnhVHeGaaGoZm/IqocIKyUj6Phy5r0PcTRSX+0qkcL1YQU8eLUEJxOLGS3CpWlzXyBpw3VQT+imludmgqF/Zu211XRh0ZOHOypXM3DLNubZqg3LauzOE3Xph8XF+BbPraf1FrZXcQ+omi0zn6cWQW0WtwY78ROi9Gv2Y38ahn3crmYHk4jonYpIRgIxeK2rARDiksX+CpnjCQRYqk4qFn+2mQxxtblkqgGSJwsQCqSn3BeQTgPJVH7Zi/E1adBTnAKSRuB2unco/dt8ugao9Wk903rbN+Di8uptPtt9nN2D1Iff/kpL71+fNWfycVikb9d3zQll/iv+a2a98lDd5JN+aoZbVMrO+9lUzPcSx3T6O/sun8yqsDcEO0T6OldYuDnEG+ZVZJDQBjo+1fS6qdtU8sBbuyVsZ+Oja7vJKBxSCN7QYwCTcc7raOyKuapfK3BgOnEqSjfSZy/nZUVpap0rDdumllsFm6pXM1s5bXnc+rmadGvdZNLm9k2T6yR27tw4W2snPvnzXo5+x4vz/upZMMJtqg7h1TjeO90H5oG7TcokcwpXA6IjJbp1rkZJwxMAsoiGnNqLvpACnQ4GlNOJql1TclGeSYbFbPNq2Mr0je9lK17DYhy2ftWQ1H6w7htZVHqtRT/SOaDyJKpNo09K63MgDPJbOfvtpSTC3E3ktvzer7cgkw4rR6fNfpThZYNaXHMdyr4/WovWMGHEcI4tU7I2XobmyfzC2hFPV7VkgBdugR5BFscNOGaMaM80/aVTAJRF7l5OEkKKOarkOEOe7mtnMcNixxuGF27IzWw4hT0LWYg5bUgkqWYYiPEKaikpY3CTDI0jI20VDUkzxse7JpyW1GmWnsOZH9lSbNwNs48N72UkuHACHOv3KWMk8I/NU1G1ldHIG4TnovSk4Cw97SF6Mxxmd8rncTBkO9ekbI4nU8zG2kcc1Id6+7syvRIYYJx95EbyoP2WlCPfVHF2W8lu2fZCfbARbJWw07QOQVcLNDmC91v3BjDjOeoVFCzd991gDK+mA5vXph8XF+BbIYyTGx6rYdy7i05FEB8bs+IaXK9GT+oAffUMscddPHJ3oTQRuwguyW16wOYGjNF92i2q2Z+yob/w161C3R8hd5LZ80rpyyTCI7cKqnN7FwHHRNe6Ta8eMWcJAFVSCLMjmnVzB9VRbXjf9RVO02wgEsvdUW0G1pe0Mw2HSNUekdFH7odbZvwcXl1Npe+/L2c/Y6kfvT5LDd7vNOYRguOV1HBvJHNtbJFtitlj9Rt4puy597ia+MZ96dsaeR199Dc+KGwqj+LD81/h+q+3D81sanNLRRQyWLm9yq27yEgKaKozwxuKqdn7QnkLnQvTtlVzXfDvIWyY3RUkTHNLTbQrdSDeWY7NylbPgsInrdTEW3LlTU9RDM/6B2C62e10cZxCxc662jTzurZy2F1sZXq1R/Aeqen4Tv2vDjkLKrpt28tjxPA5r0bBbsaG/j/dPzbmt2Ebi4UcVzkt1knaoC7kYwI9M1UOAjAVKGujB7lKxpacOoUQa7XVOBw5KI2v3o53umAXsU7IpjsRUTsEjT4rapE1EM+aLM7qVz8OuSe9xOa9D3H9IPB03a9Kf2nF/tprXTuwjUqGB8cRYeJvnzW2qANaZ4hkNV6Ff9T+SL//AJJzeSkwOHFay2rHA6jfwNswZL0Ti3VG6Z2rzknHFF+RVBUx4REMnA2KtZbVbvad0I1cpaeOmqsLnkEWLfFPzgb+X9k3oCHvGL00NvVvzVJK2layWM3lDswVtLaDnStMrY34m3BByAUJxvAJXo23CyozB4h/ZbQ2lPTbUqWsPDj0Wx9px1JseF55dDk73X5LHcYD5hVMTnTEMIuc1s2c7sNJUFp6yFw+o5emHxUX4VseMbou71tMu9Ys85clovRr4U/jC284x7Ymw5aKmqZnNw8OfNVPvcujZ/7Gh/21vYixhM7LtTpI5hix8Q/JVFWZYsJvcHIrZ5vXQ31xhVvHi/EpmcK2bEyVsjXDxVbTOqHRxR2Fhe5WxYN1MTvoybdkaoadA161D7vrbN+Di8uptH4j8vZBVHY6kXvHeSZTshL3Oz7lMcbxbuXFEb4lMzFxDVbPypG+aaolGEEw5jot0i10fJfl081l3LLuWXcFl3BXtotpcUBH1lUSO8it7iaO9RyYOadO52Stx2UMLWZlGRolz8UX4rt8VFiid4FSS5+CsdWqB5IsVNHY3TsrFE34k85Jo5hXuFTVF27uTsqnp6Z0TXYA5NoaM/uWIbLoTrTMVNQU1M/HDCGu8FXbNgrpGySYrtFsk3ZFK3QOTaKJnZxfNT0Ec8ZY50mErZuz4dn49zi4u9GjjM7pSXXcjSNN+J/zU+zo5od258lvNRU7ImBjL4QjlZVFeYNqPezsg2I71FIJImOvqLrexhzsfNbcjNUGkWGDTxUbS6nYPAf2W6PesBWErcnfMffRbW2azaQi3ji3B3L/AAzB/FkX+GabnLL8030bpR+8lVDSMoo3hhJvnmqrYcNVUvmc54LzdN9HoGOBbLKD5pkeBobcnxKwqQYoizS4sjs52X0uiOzbm5fmv0O0E/Su1VLRCAizzkbrbOzf0g5px4bKDYskI4KgKo2I+axdM24R9Hnfx2/JbMoDs9hu8Pu4aKv2RDWVLpnucC7uTNiQN0fJ80dhU5+vJ81+gqf7cibGIqeKAE4QC1foCk+1L80NhUrfrSHzKm2PSPtZpZb7Ki2LTxva5rpLg3UmkvmFKOE+RWzjge78KhjvZ3goqPcbUDmuu039jQdjrbN+Di8ukLaHxJ8vZNVR2Oow23p7mp0j5qUYM+9QxB2uSlpbtyKmYAzxUGVLGoMF/pFBJSW0+YQdT9zVih8FhDs2qSenjcWyVDGu7i5et0f+rj/nXrdH/q4/5161R/6uP+dQuZIMcTw9veCjPDvMG+Zj7rq7P4g+auz+IPmuD7f9U1WVlhWA/aWbeaq8L2cJuQtogGS8Y1TgWnRYslAbFQcUirnEHhReRqohc3TAeYyXq+O+FRBzcrJ9oxeyDw8Ihua3dxknNwFRix8F2XZJ2q2bV7k4JM2rHcAt5pnZHRH2UejF4H5IPz0d8li8CsXgVj8HfJbzwd8k83c3LXvRo6U60sX8qaxjRZsdh5LBH/DHyRhgf2oWn/igRiI0Vx03sg9veOpJ2Sh1DqEfYSEWWvUmNiw2yBW+aeTvkhIO53yWMePyWIePyVSd3DPJ+aNbjHYt+agIikx4eFUBDor3zKfHhrWOHPUJ2p9hQ9jrbN+Di8ukLaHxB8vZBVHYHU/dVH4VRyWDbapp4mpzlINVF8LCm2so35pr0HhUmcQK2/b9ITfiWFYEWr0T/ZTfxFbRJFa9w1xKm2hTyMGM4T4pgZKOCRua3rY45X5nda2WyakVcBeAQMVs1tKSUV9RaV44z9Zb2X+NJ/Mt7L/Gk/mK3k38aT+YrY85bstmMknPVOlkv2isd+I8lJ9Le6fEAomm6hbhzspW4ymxAoQ5juVmluHmt56u6+oTqpp7NlNJdXITXFNkspDvXXCcC0EKK31lzTJLOVPPhju06KGZzrcapqoyO8MWHNbb2i/ZrIyyNrsXev8AE0/+mj+ZX+Jp/wDTR/Mr/E8/+mj+a2BtR+097jjazBbRS1OCQtsnVQZFiOi/TB/hgjzUdcHQbw2Hgt5jELh4r1138NP2mW/u0dtEH3Kf6QNYOKFB2ONsltRdYj3BYndwWN3cFHLvLEWIK2ttBmzd3iZfHdf4li/hOX+JoP4T0PSan/hSLZ20Y9oxPdG1ww96rdvspaqSExXwGy/xPH/Bcv8AE8f8FyHpPBzieoqgVLIpWiwcOauVcrEViK2rXDZ7Guc3FiNl/iRn8Ep3pJ3QD81/iI/6dqodo+vw1HAGYWqSodFJDG1oOKPFmvWX/YavWn/YC9Zf9gJshkgc4i2aNdLjeBbhJCn2lMxgtbVCunsbpu1X3zC2nns+U97FFG54yTY3vOaiAZjjxZ+CbJiq4fFO7R6eXVoOz1tm/BxeXSFWZ1DvZclUaDqRN3jZmaXFlT7OdE6+8anQOI7TV6rP/GZ8l6pJ9aUFEbuKJqj7KiewuycELDmhhIyKoCDTiy28f/kp/wAStwLYWy21+N8ryGt7ltPYU0Ti6D6SPXXReieeyW/iKq4Xb999HOXq8rOKIOwr1ypgaMETTbW6oqqOSnn3/CPrgr0b+Cdb7a2p8fUf7hVHRzVUuGNh0vmqymdSyBjyCbXUYuqNo/RTCO4/3UoICe62SiOI5JzS+TwTI2t8048gsKeCDkjKdNFve9ST5EHMIi+bVH5Igcwntt2XLMqB1ipcOC+qF8INk3VXwuBQbKIeyOJN3zw1rHYD4KKjmpdr05lmL8RXpr7mm/EU2F74mFvMptPI4HDnbXwRFl6E/wDVfkpJovXJY3EYrhbRqY6ZuG2K4vZTygXIGq2CzfTHHitot2GiMDTNVm1KeAuaOJ45KmrIq4HCMLhyVRHhBc7IBVbsURsx1u+yj4KBh7mBMqWucAEcliBVNVtfO2MMsvTXSl/5dEFI+aNzwRkgvQ/3VR5r0gH/AMtUfi6myPgab8PTPtKjgkwSy2cPBY2uYHMN2nmvS0Xo2fjWz46c0hbLDoL371Us/WS1jbZ5BHZ1UztR6rYjHQVNRDILOwFVP7Qp/wDYP91u1gWFDKnf5povJP8AjKqS7dDGLWcmPFhw6qobuo87XW0OLZZw6mNU4ez6rvkhxfVcFgPcVSwOErHyElzU7tHz6eXVodPz62zfg4vLpGqqffv8/YnoqOXUpuFz+rU6sW0nyNa1kf1lBDFFHxN47aqpnl7OIhUlTLG+wcbdy2SCKRuI3K27+1J/xIWNl6P1jaOZ0chsx/PxRDZWEfVIWyaX1OnMIzGIkJ9nxvBte5UNXHu+5VcErql0kIbht/VNoo2Ruc+Mve7UuWwm4Kd34ltX4+o/GVRbUZFRhsbHb5unO6qpXVNSZCMzyQu16oTfZthpZSGT644VOy+ip24LkqN+J+SgpmtbiqHYQn01M/suCkszIp7jiHcjHcKSMBYAVDAxCJhywp9O22QunUTTzsn0uDsoxSDksDlT5NwkIsAN04Km42Z3y0zUNg527yOSdGJZ6dx7TDdelmD1SLFriVJC0NaA19j2U+MU8RayLeO+zzVUwwzneRnPvXobl6y0/dK9IoyNoPe3wyVVVy1LgXAiMC2ZUcxZK0ubjA+qqPbUDZHPkiLe4N5LZ9Wyvh3sdwAbKCjbNVyulBdeQhbSiFFXwvo2+FltxrvoWj6z8wqw4qF7AwDhVc4xbEeRqIgqD1qmDXue7tYcF1V1Mj6LeU7uNutwoXY4g7wVIP8A5BtivTbs0v8Ay6IHUrYCAx2FwF/FVOEVDsIIbyXol2KhbfiLtrTZt/MptI8/Wj/mXqT/AOJB/OjRvt2oz5OWx7+owYhYgFA3VXOWteyIYn4bote6ntucMrjmXnVejwLIJoJHXwkWC9KR/wDHk/eVFtQtp2MOHg7+a9aPr4qHC+eipaiOqAcw5dyFNbaBmz7BCm/acH+wf7p9RPUVcscLg0R96qJal9Nvg7CW5YRz8VQzes0rZLZp3wzvMJjsNVUCQgDGVUxumDQDeI81Ax7JI95ZsbMs9VWO+kdx4hfJU7sVLF+FX6D0O7TvPpGnVotD1tm/BReXSFP75/n7I6Kp1HUizmC9cpgbGVq9cpf4zV65S/xmr1qk/jtWKKSIuidiCkwylp5tRBcRbmtptwyrZzQ6fM2Wyr+qtxHF4rbv7TqPxKPJ4vopbE8Oi9FHzyCTG4mECzfNR9oqcSsqCcOQde6ZUDd9gKOTguY3hSSktK2V7j81tYfr8/4yo3uYQWqUgOiqG2t9YLaNRHPMXRswhbJ/Y8brZZ3+aqXXYbHJCSxs5SPLsmrZEP6w2+mqna+uqrNyjCrKJsUX0TiHKQuMeeqEl8inySCwtdYnW0usLjooRIFCr9FkWrdjuU0dtBmt07non2vhTRuWDNBxhaZmFriRoVRvEm7PO69KJN0ymfhxAOP9kysiZT08jhweCdtqHHiZBJkNbLa0/rFQXhxc0969HMql9v4LFtDB+l249MQW26SZsMm4YCwy4su5Q7LjOxHvlNpGXN1QResOeBe4bcWXonb9HO78SoncE7IwHSbxy2vUOaxpLQ2UOyIU9RNLnI8lCcv2QTivw2yW7bPQNjk7LmBVEUTMu/P81RcNZbHqLlveqRjmumOL6PuWz5sW0I/Mr0wjdL6qxmbiStm7Cgiia6pGOTVU0kfr9UMvVz2UJC6b1eshDmYsPktm0QoKmRsebHC/kvSHLasl1SiB+TmuxXCn3e+dgGFt9FBLu8sNxfNbHc19ICzsXdbyUeirXcVm/NetHFKxseNw+t3LYrZ2SPLm3a76y9JBfZU3gemllkidwOLVs6tM9Y2EZ8Bue9T5bUj/ANg/3UTXwVdSZG2BzCjndhG8theTbwVGz1Zlr8B/opPcO8wo4XzVdUGBva5qEClppI5DiLjy5Kenlqgd2eyLqRrmmzgQVs046KHlwrd/+Vbv/wAiwf8AkWH74R7R8+kadWh1d1tm/BReXSFN75/n7J2gVR2h1Iffp7fpH+ZRFlZYFsj4J/4ke07zUJtxKbHLK4gEm62NSNZFilbxnvVKAI8ltz9pVH4lmo43yvwRi7l6OQiLZ+XaOqi1VTtG12ujYRfmqdkGEPjAVRXGnqBEcLhcKtaN3jAWy/cfmtqlr9oyjljIVRA6LxHesRtZHIrYIx7EYO+6ILWPjdkU4EFQv+0tjWMT3d+Sq6sQNwRap88zn5vKZE90HEBcp8GCZqjDXSnwUcDXatW5Z9lGFvct2ArIq6c7NMctU8cBTr79DM5q9xZUPDLCO8r0jnbTGjke3E0PNx+Sqq+F5MlLGWBrhropD619FHZrjD8ipojDO+FxBLea9HHh1bl/CavS04KoW55qSrI2LHIT9Jlp5qqrZp8QMz92T2FTTOppRJF2l6H57Okv/EKnoZvWppoZt2cZUeyTVRmSqe8ycrKq9H3MgL4n3cORUMz4LjkdWqL4eL8AW1GudVRBn1lOZOMxOO8Zq5bB37qaR8ri7Eclsr9qxa81t9z2VVG6M2sSt9ej3umSijaB2LiwH9VG5lVWAPBbJiB8Ml9c+S9KGn9KHyVCy0kfHxOyspY3CZwPeoHCOKZr2kl4svRn9lM8yql2GO1+akI9WGFejULIp5HSdp3Y6PSLPZM/5f3QpJ7djVGF0TrSqrig9RZJC23e5ejZxbTb+ByrT/8ALU/+2R/VVpD8ItmoNyJOKyle3d+eix7ylJ8v7qudLDWTbp1r6rfSbs4ufeoqmZo4HH8lSM9ZZiqWOd4uVDEBAxg0AKzxHMrPvKse8qK/rEeZ7QU4tKekadWg7T/LrbN+Ci8upJ7x3n7EJ2iqe11IvenyR7bs+apKSOZhL9eSrqMU9PjDs75rF4/0WyPgnfiVPSb53Yxf8rJuzLawH/8AuqCgbGcof/der59g/wAyY3CFUbGpKiZ0kgficbniX+H6Huk/nUOxaSF+KPeA/jUMQhZhYmZFSbJpXuxEPvrqoqFsDS2JxDT3qTY8bpd5vH4vFPpi7D9Jp4KIYBbVVPo9vqiST1m2N17YUNhnDhdUXH4EfRm5yqbf8U/0bxW/WdPuqio/VaFtPjxeOiqdmTA8njvU9M/EeG1k6M3WwnfQys5jNerSVEhT4Xibd24kxoijDdSporuahHhqbDmo22CKKITgnJ5RTECtQhQSTSF0YyX6Oqfsj5r1CoDxwj5qjgkZK3E3nqvS6GSopoBCxzyHHQJlJViNzfVZc/upja9li2mkDhzwL1Gqe4vkp5rn7q9G6aWCpcZY3tFtXBelVPPPVRmKF7xh5BTRVT9nMj9XkxD7q9Rqv9NL/Kodm1TznBIP+K9HqV9FSyRyfbup6KOSTFp3oaDwWq21sXG6Sam11LULimjHMMCqN7+kIHbqQtA7lu5h65eCX6S9uFULamGEARzDwsqA1BrY95Fw9+FbfZI6SmcyN72tccQaFV1c9Q6OOlppQzmXtwrDUsHHF/LmqGkkdLjddpBvxNX1zkdFtildNV4hGTknbPl/hP8AkotnSamJ/wAk7Z78PunfJbDiMFDgcCDjOqqIqgyEYXuz7lP61it6tNh8GqkFTHLA/cS255Ik/ZK22HP2XMI2lz8sh5oGssD6rLf8KNNWTS8VPIPyQo70Lo3MdovRunnh2k10kT2twnUKshllroJo8NmAgqaKZ8t2tb81+jJ8ch4Rd1wjTSG2K1gmQOhhkDtOS2hs+eoqTJEG2PimbLqS76e1vxI7Lbu7M4TrfEoKauik7Qc3xcqDE2Pj7Wao2h9RYi+a2jE0NuxmFUtGJZTi0WHDWtb3PCqvfu6Rp1dn9p/l1tm/BReXT9Uo6+xCcqjt9RvbPkpO27zWxuxclbakywh2Scy0bXd62VlQn8S2Y5rO1kt9F9oLGzvVwVo7qiwOqLh3rGO9Yh3rEO9Yh3rEO9Ym96u3vVx9pO5JwutqRDCMkY/1h3mqFm7qMu5A4b2TsG+Eh7QULt6/FZPCEPFfmmO79UUUXJ8oCdI0qUppQTVEMRsFBHu4w3ot0Dmrq6v03WJX6LKyt0O1HVadfNXVuiTsFDTrHoPTfoGqj7KPTUe6coX3V+mDK/kqLeb+8Yzuqtr5YLNFiqQ4bGTtDJVsETZRPvOIuHCpjimd0t6uz+0/y62zfgovLpPYd5ey5Iqft9T7Z+6j2j5pzWmnjjccPMOUtNhoQHPFtbqqMbYoBHpYrZnwQ81JfKzrIVrI34HVDrqtrqhk30VQ/CqHaVSHZyl1/tKkqxONcLlvM7B4umePR6QVUtK2ExOIuc1BtbL6V0t/BHacNriV3kjtZn2ynbXb9oqTbBt7wrZrjNRQyOzJGvQ97WmxIVTJKzsYMNr5hfpV4BJfDhHgV69UOiDm7ojyUtQ5o4d2vWJql27cGBveEaDPFfNU0G7vfVSxOcOAqq3sbsLgoGYIwrdBb0PVS+RuifV52IW+xc1jcOaZLdNN01Qt9Tpn1Erb2F7L/E8P+mk+a/xPB/p5Pmv8SU5/cyfNN2/TnSOVM27Cf3UioqltXBvGAgXtmn8syq2up6OURzzODiLobWo/4zvkhtSkP1z8l+kKf7R+SO06UauKi2rSTTNiZIcTshkreJUhDGlzjkE7atG3WZ/8pX6ZoL+/d8iqeupZzaObPxVvEqdzYWY3vdZMF2g43Ii1uIp8jYnAOdmVkdCVb77l/wAnLG0fXet8xxw3dmi3xKcLC+JyftOnGWJ5KO2KcZXkX6WgJ/eKTbELB+9+aO3ofsTfNbOqBXU2+ZvGC9rErB99y2ltKLZ8wjeJHEtvkv0/EdIZyv09H/Bn+a/Trf8ATz/NQbSEjC8xSN8yM1TbQZNMIt2W37yrBTHdwvfa+EXX6Wfypwn7YkGsLE/bEzR7iKx8E/aEzaYTCGOy/Tk9/dQ2VG7f07ZHAAlaXWzgIIC9wzJTZWFt1XkF4LVUOvK09yYcWE97B0t6tB7w9bZvwUXl0u7DvJD2PLom7Z6Qndib8KzT34t2O4AKtbeic3uCq8sDfshbL+BZ5ra9Q+n3WC2adVY3Y3MbdBwkDXPbf8JUFMCMTcQHcmQT7wMiub/WtayjdS0AJleZZTrZbPmFREJGggHv6PSs2jp/xFYstFI++gzRJBzTeI5mylLsLLtaG/VIbqtifsum/Cua9IJpWPjbE+JuV+NF+0S36SWDDbTFZTRuLLbogjV19V6OMm9UkyBF+G/JStxXjZlMPC6oYpG3MtvlZW6ZI2vILhp1XJ6nYS3JVMRfp2gg94NiLprjzCa03TThC2XTvldjkZZg/qtqD/4yf8BTQi3oiJbot8G9pejpxbNFvtFO1b5r0t/aTP8AbUDWpgj5uToTfJz09r2DNbJv+lqb8aOqrT+qTfhKaJfqltuSFDHUNs+MA/aCm2G5udO+5W82jQ/aIHfmFLtwz026mjz+0FsqpbV0TZGeSPJbUIbNGVDKCNVkRqro5uKj983zRRza7yRqTvXguzxEWstpvYJgG54QLnxWISNY8Na7hzsqmmfgxZYe66kZhb3L0ZAGyxY34z0elYd6/Hh+woH7oYjqmsgqGhze2/Je5JjvnH/ZMcakPAFrZ3C2cHN2hAD/ABOip+Fm/CVTRbwdq1gtmbP9Y+kqScB0zW1aL1WaKzi+M9m/JSBw2eBK5pDj8k2k3kmGN7Ln7y2Kx8VHgk7TXkI6p0uOUxNFg1Ne6JttQp5N47uUhxHJRD9Xh/AOlnPq0RtN1tm/BReXS/3bvJD2ARXNTe8PUY0PMjToQhs2DuR2fFfmn0+IWMpt5KXZsUrrl7rqCEU8bI2m4W0zT8HrDC7uTDTjsUd/MqFodk1jI1BGScKbbstGQUlHBL2o1RxtgjDBp0elZtFTX+2nRYZv1kubC7QsUFDHXYW0zpLN1e4WW2KL1R43ZL2cyUFflyWxf2XT/hRXpNQzVksJhtkE6gZS0rXVJ3jh/RCrfLwwN0+6qZ04bbIfksAx4yOPv6t0OklEp1lkp6ZsmYyKdRNXqQuq0GDC2McRXo8WS1pa9meFZcltP9m1H+2VAxrnDG6yotn0slY7jxQtGim2VI6N25bZuLIeCj2bUHFhF8KqKEkF0Iy5hei+Wy7ffKdq3zXph+02f7ao8Ej2B2Q5rZdN6xv5Mdix3D3JwnbUbzH9ayrd5bQLZDidq01/tp54lXH9Vl/CU2QslZ9kckJD6zccQTal3c1RTYqxwkku13Zjsq+jp5L3ADlsKEU9BgBxcR6PSeTcxwnvKbUGOm3jVRbQnkL/AKTTkqSrknDQ4EOLrKp2vJBV4bfRg2N1DM2R0bmc0dVyKpdnMud5TXkJJvfxUlG+OtDa3gYTqqt9Oye1K1zIm5+adWUgbFSxR4w7U9y2jA1rYsRjD3O71sK4oSDh7Z7OnR6XMdvYXM7k9mODFcBbGh4AY5A5/wBjuW1YN04CU/SnM2VLI8NMTNXGyoKecbRhMzDgadeh4xQSDzVSDDKwd+SZUbstgqoiyM9lyq6kYnxOAwRDhd48lFG19GA4ZHNV8Qp5xg8wtnTCopWyc+fmjqF+jqcPc+xu5epwfYunbNpCc4f6r9GUQ0h/qpgG4ANB0s59Wk9+3rbN+Ch8umfKFyHsSuam94epD7wrGFvG/wD+Bb1vj8lvmfe+SLw5zLX+S

    ]]> https://www.haber60.com.tr/ece-cesmioglu-ve-taner-olmez-ikinci-kez-anne-baba-oldu/feed/ 0 Nurcan Sabur… ‘YILIN EN EFSANELERİ’ ÖDÜLÜNE DEĞER BULUNDU! https://www.haber60.com.tr/nurcan-sabur-yilin-en-efsaneleri-odulune-deger-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/nurcan-sabur-yilin-en-efsaneleri-odulune-deger-bulundu/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:59:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18477 Ukrayna, İngiltere, Azerbaycandan sonra Türkiyede 4.cü gerçekleşen Legend Fashion Magazin’in Yılın En Efsaneleri Ödül töreninde ünlü isimler; Yılın en iyi erkek ve kadın oyuncusu ve sanatçısı kategorilerinde ödül aldı.

    Sinema, televizyon, iş, sanat, moda ve müzik alanının enlerinin belirlendiği törenin sunuculuğunu Şenol İpek ve Legend Fashion magazin imtiyaz sahibi Oksana Kuznetsova üstlendi. İşte 2024 yılı Legend Fashion Magazin Ödüllerini kazanan isimler…

    LEGEND FASHION DERGİSİ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU!

    Geleneksel Legend Fashion Magazin “Yılın En Efsaneleri” Ödül töreni The Green Park Otelde gerçekleştirildi.Legend Fashion Magazin “Yılın En Efsaneleri” Ödüllerini kazananlar belli oldu. İşte, Legend Fashion Magazin Ödülleri’ni kazananlar;

    DRAMA DALINDA EN İYİ ERKEK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin Ödül Töreni’nde Drama Dalında En İyi Erkek Oyuncu Ödülü CENK TORUN’nun oldu.

    DRAMA DALINDA EN İYİ KADIN OYUNCU

    Legend Fashion Magazin Ödül Töreni’nde Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu Ödülü MAHASSİNE MERABET’in oldu.

    EN İYİ ERKEK ÇOCUK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 En İyi Erkek Çocuk Oyuncu BERAT RÜZGAR ÖZKAN oldu.

    EN İYİ KIZ ÇOCUK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 En İyi Kız Çocuk Oyuncu GECE IŞIK DEMİREL oldu.

    EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN ERKEK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 En İyi Çıkış Yapan Oyuncu BARIŞ BAKTAŞ oldu.

    EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN KADIN OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 En İyi Çıkış Yapan Oyuncu YAĞMUR YÜKSEL oldu.

    EN İYİ ERKEK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin Ödül Töreni’nde Yılın En İyi Erkek Oyuncusu Ödülü HALİL İBRAHİM CEYHAN’ın oldu.

    EN İYİ KADIN OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü Sıla Türkoğlu’nun oldu.

    EN İYİ ULUSLARARASI KADIN OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 En İyi Uluslararası Kadın Oyuncu NANA STAMBOLİSHVİLİ seçildi.

    EN İYİ ULUSLARARASI ERKEK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 En İyi Uluslararası Erkek Oyuncu OĞUZ HAN seçildi.

    EN İYİ YETİŞKİN KIZ ÇOCUK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde En İyi Yetişkin Kız Çocuk Oyuncu Ödülü Tuana Tiryaki’nin oldu.

    EN İYİ YETİŞKİN ERKEK ÇOCUK OYUNCU

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde En İyi Yetişkin Erkek Çocuk Oyuncu Ödülü Çağan Efe Ak’ın oldu.

    EN İYİ TİKTOK FENOMENİ

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde En İyi TikTok Fenomeni Ödülü Aybüke Çangal’ın oldu.

    YILDIZI PARLAYANLAR

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde Yıldızı Parlayan Erkek Oyuncusu Recep Usta Seçildi

    YILDIZI PARLAYANLAR

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde Yıldızı Parlayan Erkek Oyuncusu Erol Gedik Seçildi

    YILDIZI PARLAYANLAR

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde Yıldızı Parlayan Kadın Oyuncusu Lizge Cömert Seçildi

    YILDIZI PARLAYANLAR

    Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde Yıldızı Parlayan Kadın Oyuncusu Melis Minkari Seçildi

    EFSANE SANAT BAŞARI ONUR ÖDÜLÜ

    Legend Fashion Magazin 2024 Efsane Sanat Başarı Onur Ödülün sahibin MURAT BAŞARAN oldu.

    SANAT BAŞARI ÖDÜLÜLegend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde En İyi Sanat Başarı Ödülü Cüneyt Sözütek’in oldu.

    LEGEND FASHION MAGAZIN FULL AWARDS LİST:

    1. QAİRYDENT/ SALİHA BİNİCİ – Yılın En İyi Çıkış Yapan Uluslararası Diş Kliniği

    2. MERVE ÖZKAN/ A HABER – Yılın En Başarılı Hafta Sonu Haber Sunucusu

    3. UĞUR KORKMAZ – Yılın En İyi Ekonomi Spikeri – Piyasa Gündemi/ Ekonomi Notları

    4. UĞUR KORKMAZ – Yılın En İyi Tarih Programı ve Moderatörü/EVVEL ZAMAN İÇİNDE

    5. BUĞDAY TANESİ FİLMİ/ SERKAN BAYRAM – Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi

    6. CİNE 1/ M.Y. BARBAROS ÖZDEMİR – Yılın En İyi Çıkış Yapan Televizyon Kanalı

    7. PATRON MUTFAKTA/ DOĞUKAN ERDEM KUTLU – Yılın En İyi İş Dünyası Programı

    8. EKONOMİ DÜNYASI/ SHOW TÜRK – Yılın En Başarılı Sektörel Programı

    9. NURCAN SABUR – Yılın En İyi Gazetecisi

    10. KLASS MAGAZİN – Yılın En İyi Dergisi

    11. EN İYİ GAZETECİ – Nurcan Sabur’un oldu.

    12. KOBİ TÜRKİYE/ KORAY AKSU – Yılın En İyi İhracat Teşvikleri Veren Firması

    13. MELİSSA ONAT – Yılın En İyi Modeli (FROM TURKEY)

    14. MONİCA KHASANOVA – Yılın En İyi Ses Getiren Modeli From Russia

    15. EN İYİ DERGİSİ – Legend Fashion Magazin 2024 Ödül Töreni’nde En İyi Dergi Ödülü KLASS MAGAZİN’in oldu.

    16. EVOS ANGELS – Yılın En İyi Dijital Dergisi

    17. BEST LIFE/ CENK İÇTEN – Yılın En İyi Magazin Dergisi

    18. SİYAH ORKİDELER/ HAKAN SOLAKER – Kadına Şiddet içerikli Yılın En Başarılı Kitabı

    19. 1.AZT TEKSTİL – AZAT BESHİMOV – MİRALİNA – Yılın En İyi Uluslararası Tekstil Şirketi

    20. 2. DİNA GALİMOVA – ONERETTO – Yılın En İyi Uluslararası Tekstil Şirketi .

    21. 3. FERİT İNCİ – LAVİNCİ – Yılın En İyi Uluslararası Tekstil Şirketi

    22. FERHAN ARAL – Best Choreographer Of The Year

    23. HATİCE AÇIKGÖZ/ DRESSES WHITE – Yılın En İyi Gelinlik Tasarımcısı

    24. NEFES VADİ PARK – Yılın En İyi Çıkış Yapan Mekanı

    25. FERHAT ÇOBAN – Yılın En Başarılı Genç Yazarı

    26. ALİ OSMAN SCHALTZENTRALE – Yılın En İyi Habercisi/ From Germany

    27. JUST VOGUE TV – Yılın En İyi Moda Magazin Kanalı

    28. ELİF ÇAMAŞ ÖZATİK – Yılın En İyi Kişisel Gelişim Uzmanı

    29. GÖZDE ÇELİKEL – Best Sales Manager Of The Year

    30. DİLARA KARDEŞ – Yılın En Başarılı Sosyal Medya Uzmanı

    31. NATALİİA HORYTSKA – Yılın En İyi Saç Kaynak Uzmanı (From Ukraine

    32. ASYA FORBS – Yılın En Başarılı Saç & Kaynak Uzmanı & Eğitmeni FROM KAZAKİSTAN

    33. OKTAY SEVEN – The Best International Fashion Designer Of The Year

    34. RECEP DEMİRAY – Yılın En İyi Ülkemizi Temsil Eden Moda Tasarımcısı

    35. GÖZDE İŞBİLİR – Yılın En İyi Haute Couture Tasarımcısı

    36. ŞİNASİ GÜNAYDIN/ ALİ GÜNAYDIN – Yılın En İyi Erkek Tasarımcısı

    37. ALİ EŞİTMEZ – Yılın En İyi Yönetmeni

    38. MURAT BAŞARAN – Efsane Sanat Başarı Ödülü

    39. CÜNEYT SÖZÜTEK – Sanat Başarı Ödülü

    40. AYÇAM – Yılın En Dikkat Çeken Pop Sanatçısı

    41. ÇİĞDEM TUNÇ/ Kösem Sultan Oyunu – Yılın En İyi Tiyatro Oyuncusu

    42. ÇİLEM DAĞISTANLI – Yılın En İyi Protokol Sunucusu

    43. EMİN KÜÇÜK – Yılın En İyi Seslendirme Sanatçısı

    44. RENK KUMAŞ/ İzzet Akdoğan – Yılın En İyi Kumaş Şirketi

    45. TEMMUZ AJANS – Yılın En İyi Dijital Medya Ajansı

    46. AYYILDIZ SPOR CENTER/ FURKAN GÜREŞ – Yılın En İyi Spor Salonu

    47. ÇETİN GÖREN – Yılın En Başarılı Yatırımcı İş İnsanı

    48. IRFAN TRANSFER/ İLHAN ARIK – Yılın En İyi VİP Transfer Şirketi

    49. YEŞİM AKINCI – Yılın En İyi Uzman Psikoloğu

    50. 4 A FİLM/ İbrahim Arslantaş – Yılın En İyi Yapım Şirketi

    51. KİTAPLAR YAZACAK AŞKIMIZI/ MERVE AKINCI – Yılın En İyi Çıkış Yapan Aşk Şarkısı

    52. SARE AYÇA – Yılın En İyi Çıkış Yapan Kadın Ses Sanatçısı

    53. ZEHRA ATMACA – Yılın En İyi Çıkış Yapan Kadın Ses Sanatçısı

    54. KİTAPLAR YAZACAK AŞKIMIZI/ MERVE AKINCI – Yılın En İyi Çıkış Yapan Aşk Şarkısı

    55. YUSUF GÜLTEKİN – Yılın En İyi Çıkış Yapan Şarkıcısı

    56. EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN KADIN SES SANATÇISI – Yılın En İyi Kadın Ses Sanatçısı Ödülü Zehra Atmaca’nın oldu.

    57. ENGİN BERK SEZEN/ MACHA – Yılın En İyi Çıkış Yapan Pop Sanatçısı

    58. GÜLSÜM AYDEMİR – Yılın En İyi Evet & Organizasyon Ştd

    59. GA PRODUCER/ GÜLSÜM AYDEMİR – Yılın En İyi Çıkış Yapan Producer ŞTD

    60. CANSENEM KAPLAN – Yılın Çıkış Yapan Genç İş Kadını

    61. GÜLSÜM AYDEMİR – Yılın En İyi Evet & Organizasyon Ştd

    62. SERCAN ASLAN – Yılın En Başarılı Saç Ekim Kliniği

    63. MEHMET SIDRA – Yılın En İyi Çıkış Yapan İş İnsanı

    64. LEVENT SAYDAM – Yılın En İyi Bay & Bayan Kuaförü

    65. ŞEVKET SAYDAM – Yılın En İyi Bayan Kuaförü

    66. LEYAN ACADEMIA – Yılın En İyi Güzellik Akademisi

    67. TUĞBA MEŞE – Yılın En İyi Makyaj Eğitmeni

    68. ELİF KILIÇ – Yılın Sosyal Sorumluluk Çevre Projesi

    69. DOÇ. DR. GÖKÇEN ÇATLI – Yılın En İyi Yazarı

    70. BARBAROS İZZETTİN GENİŞ – Yılın En İyi Müzik Öğretmeni

    71. HASSAN ÖZAY – Yılın En İyi Stil ve Marka Danışmanı

    72. HALİME KAYGUSUZ BEAUTY – Yılın En İyi Güzellik Koçu/ Estetisyeni

    73. CUENTO GROUP – Yılın En İyi Yat Kiralama ve Satış Şirketi

    74. AVRASYA HASTANESİ – YILIN SAĞLIK KURUMU

    75. CRYSTAL BEAUTY – Yılın En Başarılı Güzellik Merkezi

    76. MERT KILIÇ – Yılın en başarılı borsa yorumcusu

    77. MEKPROS/ HALİT TAŞKAN – Yılın En Başarılı Mekanik Tesisat Şirketi

    78. HABBE/ BURAK SABUNCU – Yılın En İyi Markalaşan Tekstil Markası

    79. KADİR BALIK – Yılın En Başarılı Radyo Programcısı

    80. ŞİFA NİYETİNE TİYATRO ATÖLYESİ – Yılın En İyi Çocuk Tiyatrosu

    81. UUR DEMİROW – Yılın En İyi Performance DJ’i

    82. TURGAY YAZAR – Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk Projeleri Yapan İş Adamı

    83. ESHABİL ŞEF – Yılın Şefi “ESHABİL ŞEF”

    84. MUTLULUĞUN ADRESİ – Yılın En İyi Sosyal Yardımlaşma Derneği

    85. MELEK ŞENOL – Yılın En İyi Çıkış Yapan Gazetecisi

    86. FASHION BEAUTY – Yılın En İyi Çıkış Yapan Güzellik Merkezi

    87. CİTY LOUNGE CAFE – Yılın En İyi Çıkış Yapan Lounge Cafe’sı

    88. TOLGA PEHLİVAN – Yılın En İyi Uluslararası Konser Organizatörü/ Mea Karaoke Club

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/nurcan-sabur-yilin-en-efsaneleri-odulune-deger-bulundu/feed/ 0
    5 yaşında bıçaklı saldırıya uğradı, 7 yaşında taciz edildi! Leyla Bilginel’in anlattıkları ağızları açık bıraktı https://www.haber60.com.tr/5-yasinda-bicakli-saldiriya-ugradi-7-yasinda-taciz-edildi-leyla-bilginelin-anlattiklari-agizlari-acik-birakti/ https://www.haber60.com.tr/5-yasinda-bicakli-saldiriya-ugradi-7-yasinda-taciz-edildi-leyla-bilginelin-anlattiklari-agizlari-acik-birakti/#respond Wed, 13 Mar 2024 09:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18446 Gökay Kalaycıoğlu’nun sunuculuğuyla Haberler.com’un YouTube kanalında yayınlanan Haber Bahane programının bu haftaki konuğu oyuncu ve sunucu Leyla Bilginel oldu. Zor bir çocukluk geçirdiğini söyleyen Bilginel’in anlattıkları ağızları açık bıraktı.

    “ANNEMİ, BABAM DÖVMEZSE AMCALARIM VE DEDEM DÖVERDİ”

    Sevgisiz büyüyen babası tarafından şiddete maruz kaldıklarını söyleyen oyuncu şunları anlattı: “Babam alkolikti ve karısını döverdi. Annemin gözünün morluğunun biri biter diğeri başlardı. Babam dövmezse amcalarım ve dedem döverdi. Bütün gelinlere böyleydi. Dedem, babamı doldurup annemi dövdürür sonra ‘Oh Ayla Hanım bu sefer de seni dövdürdüm ya’ derdi. Benim babama hiçbir zaman kırgınlığım olmadı. Bir gün babam, amcamın gömleğini yıkamadığı için anneme bir tekme attı çenesi kaydı. Ev sahibimiz gelin annemin çenesini yerine oturttu.”

    “5 YAŞINDAYKEN BABAM BİZİ BIÇAKLA KOVALADI”

    “Babam ‘Sizin diliniz çok uzadı ben onu kesmez miyim?’ diyerek ben 5 yaşındayken bizi bıçakla kovaladı. Biz kaçarken babam tam bizi tutacakken köpek ona saldırınca biz anneannemin evine girerek kurtulduk. Sonra babam cam, çerçeve her yeri indirdi ve polisler geldi. Sonra biz birkaç gün sonra eve geri dönmek zorunda kaldık. Biz kız çocuğu okutulmazdı. 14-15 yaşında evlendirilir evden gönderilirdi. Babam sevgisiz büyütülmüş biri alkol aldığında başka almadığında bambaşka biriydi. Ben hep babamın tarafından bakarak onu anlamaya çalıştım.”

    “OKUTULMADIĞIM İÇİN 12 YAŞINDA 13 GÜN AÇLIK GREVİ YAPTIM”

    “12 yaşındayken açlık grevi yaptım ve ölmek üzereydim. Annem, babamın ayaklarına kapanmıştı. Benim boyum uzadı diye okuldan almışlardı, babam kitaplarımı yırtar ben de sabah onları birleştirir okumaya devam ederdim. Öğretmenlerim sayesinde ortaokulu bitirdim. Liseye geçtiğimde okutmadılar ve görücüler gelmeye başladı. 13 gün boyunca hiçbir şey yiyip içmedim. Ölmek üzereyken annemler beni hastaneye kaldırdı, ben doktora lütfen beni öldürme deyince o da şaşırdı. Çünkü ben yaşarken ölüyordum.

    Doktor benim yaşadıklarımı duyunca yardım etmek istedi. Beni kucağına alarak babama teslim ederken ‘Alın bunu gömün yaşamaz’ dedi. Babam beni aldı ama annem feryat ediyordu. Ben babamın kalbinin titremesini duydum. Babam, ailesine karşı gelemediği için bana böyle davranıyordu. Babam eve geldiğimizde okumamı kabul etti ama ‘Benim yüzümü öne eğerseniz ikinizin de kafasını tıraş eder tımarhaneye atarım’ dedi.”

    “7 YAŞINDAYKEN TACİZE UĞRADIM”

    Tacize uğradın mı?” sorusu üzerine sözlerine devam eden Bilginel, “Küçük yaşta gördüğümüz şeyleri sevgi zannettiğimiz için ne yaşadığımızı bilmiyoruz. Bizim bir bakkalımız vardı Mehmet Amca tek başınaydı ben de yanına gittim. 7-8 yaşlarımdaydım. Bana ‘İstediğin şeyleri tezgahta al’ dedi ben de arkamı dönmüştüm. Arkamdan geçerken cinsel organını bana sürterek geçti. Ben onu hissettiğimde çok korktum ve toparlanıp kaçtım. Korktuğum için anneme söyleyemedim çünkü babam duysa adamı öldürüp katil olurdu. Daha sonra o dükkana hiç yalnız girmedim, kendimce böyle bir çözüm bulmuştum.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/5-yasinda-bicakli-saldiriya-ugradi-7-yasinda-taciz-edildi-leyla-bilginelin-anlattiklari-agizlari-acik-birakti/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-6/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-6/#respond Wed, 13 Mar 2024 02:45:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18355 Bu hafta tiyatroseverleri Euripides’ten Lot Vekemans’a, Cem Düzova’dan Dinçer Sümer’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Parkta Güzel Bir Gün (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu-Konuk Oyun), İfigenya, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Zehir, Geçit, Maviydi Bisikletim, Sivrisinekler, Yaftalı Tabut, Herkes Sihirbaz Olacak, Rüya, Masal, Fındıkkıran, Bekçi ile Postacı, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Vakitlerden Bir Vakit (Yeni Meddah Hikayesi)

    Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor. Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor.

    Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

    Oyun, 11 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde.

    Ödüllü (Yeni Ortaoyunu)

    Kavuklu bu sefer bekardır ve yine işsizdir. Pişekarla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekar’dan kendisine bir iş bulmasını ister.

    Pişekar da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler.

    Hikaye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir.

    Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur.

    Pişekar ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar.

    Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, aşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

    Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burhan Yeşilyurt, Cihan Kurtaran, Çağlar Ozan Aksu, Gülsüm Alkan, Murat Üzen, Özgür Dağ, Seda Yılmaz, Serkan Bacak, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 11 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)

    Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor.

    Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 17 Mart 2024 tarihinde seyirciyle buluşacak.

    Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin, ortaoyunu ve meddah hikayesinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Bu Haftanın Programı (13-17 Mart 2024)

    Parkta Güzel Bir Gün(Lefkoşa Belediye Tiyatrosu-Konuk Oyun)

    Oyunda, parkta güzel bir gün geçirmek isteyen Olivia ve Arthur’u bir ülkenin bantla çizilen yeni sınırı ikiye ayırır. İşe yeni başlayan sınır muhafızının sert bakışları altında iki ülke arasında sıkışıp kalan çift, giderek içinden çıkılmaz bir hal alan bu absürd durumun esiri olurlar.

    Bizi ayıran hayali çizgileri ve bu çizgileri kırmanın ağır yaptırımlarını konu alan acı-tatlı bir komedi Parkta Güzel Bir Gün. Kieran Lynn’in yazdığı, Kıymet Karabiber’in yönettiği oyunda Aytunç Şabanlı, İzel Seylani, Melihat Beşe Günalp rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    İFİGENYA

    Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır.

    Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir.

    Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir.

    Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

    Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

    1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur.

    Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

    Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor.

    Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

    Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri.

    Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür.

    Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    GEÇİT

    Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

    Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    MAVİYDİ BİSİKLETİM

    İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor.

    Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    SİVRİSİNEKLER

    Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır.

    Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor.

    Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    YAFTALI TABUT

    Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

    Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 16 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.

    Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    MASAL (5+Yaş)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir.

    Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor.

    Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar.

    1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

    E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor.

    Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler.

    Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor.

    Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

    Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır.

    Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

    Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır.

    Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır.

    Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır.

    Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir.

    B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 17 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-6/feed/ 0
    Yeşilçam’ın tanınmış isimlerinden Kayhan Yıldızoğlu son yolculuğuna uğurlandı https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-taninmis-isimlerinden-kayhan-yildizoglu-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-taninmis-isimlerinden-kayhan-yildizoglu-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Tue, 12 Mar 2024 02:21:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18132 90 yaşında hayatını kaybeden Yeşilçam’ın tanınmış isimlerinden tiyatrocu ve oyuncu Kayhan Yıldızoğlu’nun cenaze namazı Levent Afet Yolal Camisi’nde kılındı.

    Yıldızoğlu’nun çocukları Sibel Aybar, Cihan Özyıldız, eski eşi Suna Yıldızoğlu ve yakınlarının yanı sıra pek çok ünlü oyuncu ve tiyatrocu camiye gelerek Yıldızoğlu’nu son yolculuğunda yalnız bırakmadı.

    Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da cenaze namazına katılan isimler arasındaydı.

    “BURADAN BİLE POZİTİF ENERJİ VERİYOR”

    Kayhan Yıldızoğlu’nun eski eşi Suna Yıldızoğlu, “Biz sadece bir sanatçıyı kaybetmedik, çok önemli bir nesilden bir bireyi kaybettik.

    Tek tek gidiyorlar ve onların yerini dolduracak kimseyi göremiyorum açıkçası. Konuştukça, onu anlatırken içim açılıyor açıkçası. Buradan bile pozitif enerji veriyor” dedi.

    “YEŞİLÇAM, ONDAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİ”

    Kayhan Yıldızoğlu’nun Türk sinemasının çok değerli isimlerinden biri olduğunu ifade eden oyuncu Bekir Aksoy, “Biz Çiçek Taksi’de çok uzun yıllarca beraberdik.

    Anlatılacak bir insan değil; bütün donanımıyla, oyunculuğuyla, zarafetiyle, karakteriyle, kişiliğiyle, dostluğuyla, ağabeyliğiyle, arkadaşlığıyla bize o kadar büyük değerler kattı ki.

    Sadece bizim için geçerli bir şey değil; Yeşilçam, Türk dizileri, Türk tiyatrosu ondan çok şey öğrendi. Çok özel bir insandı” diye konuştu.

    “HEM ÇOK İYİ BİR OYUNCU HEM ÇOK İYİ BİR İNSAN”

    Yıldızoğlu’nu küçük yaşından itibaren tanıdığını söyleyen oyuncu Meltem Cumbul, “Kayhan Yıldızoğlu, hayatımda tanıdığım en nezaketli, en kibar, çok küçük yaşımdan itibaren tanıdığım bir kişi kendisi.

    Eniştemin ve arkadaşımın ablası olması sebebiyle. Hem çok iyi bir oyuncu hem çok iyi bir insan. Hepimizin başı sağ olsun” şeklinde konuştu.

    “ONDAN BİR ŞEYLER ÖĞRENMEYE ÇALIŞTIM”

    Bir dönem Yıldızoğlu ile aynı yapımda rol alan oyuncu Gökhan Keser, “Başımız sağ olsun, üzgünüz. Türk sineması adına ve onu sevenler adına çok önemli bir isim, çok özel bir kalpti.

    Benim aslında kendisiyle çok fazla birebir, karşılıklı sahnem yoktu ama ortak alanda vesaire hep sohbet ederdik. İçten, samimi ve tecrübelerini aktaran bir isimdi. Ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Çok değerli bir isimdi” dedi.

    “KÖTÜ ADAMI OYNADIĞI ZAMAN BİLE ONU SEVDİK”

    Film Yapımcısı ve Senarist Birol Güven de Yıldızoğlu’nun çok önemli bir isim olduğunu belirterek, “Hepimizin Yeşilçam’a çok büyük borcu var. Orada müthiş karakterler tanıdık.

    Kayhan Yıldızoğlu o kadar değişik, çeşitli, zengin karakterlerle çıktı ki karşımıza. Kötü adamı oynadığı zaman bile onu sevdik. Çok sıcak, çok müthiş bir oyuncuydu. Mekanı cennet olsun” diye konuştu.

    “İLK OYUNUM ONUNLAYDI, SON OYUNU DA YİNE BİRLİKTE OYNADIK”

    Oyuncu ve tiyatrocu Müjdat Gezen ise, “1960’ta şehir tiyatrosunda tanıştık. O gün bugün devam etti, son oyununu benim tiyatromda oynadı. Çok alkış alıyordu, çok beğeniliyordu. Çok iyi bir oyuncuydu.

    Beraber bir sürü filmimiz, bir sürü tiyatro oyunumuz var. İlk oyunum onunlaydı, son oyunu da yine birlikte oynadık. Böyle bir günde, Ramazan’ın ilk günü, demek ki tanrı onu seviyormuş ki yanına almış” şeklinde konuştu.

    90 yaşında hayatını kaybeden Tiyatrocu ve Oyuncu Kayhan Yıldızoğlu, Levent Afet Yolal Camii’nde kılınan namazından ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yesilcamin-taninmis-isimlerinden-kayhan-yildizoglu-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
    Türk Pop Müziği Sanatçısı Erol Büyükburç’un Vefatının Üzerinden 9 Yıl Geçti https://www.haber60.com.tr/turk-pop-muzigi-sanatcisi-erol-buyukburcun-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/ https://www.haber60.com.tr/turk-pop-muzigi-sanatcisi-erol-buyukburcun-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/#respond Mon, 11 Mar 2024 22:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17964 Türk pop müziğine getirdiği yeniliklerle adından söz ettiren ve “Sevemem” isimli şarkısıyla müzikseverlerin hayranlığını kazanan Türk pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç’un vefatının üzerinden 9 yıl geçti.

    Doğum tarihi çeşitli kaynaklarda 22 Mart 1936 olarak belirtilen sanatçı, gazeteci Seral Cumalı’ya verdiği bir röportajda, “8 Ağustos 1936’da Adana’da doğdum. Babam Kafkasyalı Türkmen. Anne tarafından Giray Han’ın soyundan geliyorum. Babam Suphi Bey, Devlet Demiryolları güney hattında veznedardı.” ifadelerini kullanmıştı.

    Babası Sufi Beyin görevi dolayısıyla eğitimine Halep’te, Frere Maristes’te başlayan ve Adana Kemal Paşa İlkokulunda devam eden sanatçı, o günleri ise şu sözlerle aktarmıştı:

    “Halep’teki Frere Maristes adlı Fransız mektebine gidiyor, tatillerde Adana’ya geliyordum. Annem keman ve ud çalar keyfince, ablam piyano çalarak Fransızca şarkılar söylerdi. Babamın tarafında herkes bir enstrüman çalar, güzel şarkı söylerdi. Evde fasıl kurulur, hepsi birer radyo icracısı gibi öyle güzel icra ederdi ki şarkıları. Ben de onları dinler, feyz alırdım. Doğduğumda dedem anneme bir gramofon vermiş. Dedem ve babamın getirdiği taş plaklardan Tino Rossi, Caruso, Mozart, Hafız Burhan, Münir Nurettin plaklarını dinlerdik. Dinlediğim şarkıları çok güzel söylüyordum. İstanbul’a yerleşince, ortaokulda teneffüslerde arkadaşlarımın ısrarı üzerine bahçe duvarına çıkar, şarkı söylerdim.”

    İlk müzik grubunu lise yıllarında kurdu

    İstanbul’da Fatih Gelenbevi Ortaokuluna giden sanatçı, 1951’de başladığı Sultanahmet Ticaret Lisesinden mezun oldu. Lise yıllarında İstanbul’da Şevket Uğurluel, Kanat Gür, Salim Ağırbaş ve Metin Ersoy ile kurduğu ilk grubuyla Florya plajında müzik yaptı.

    Erol Büyükburç, bir yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarına devam ederken diğer yandan Alis Rosental’dan şan dersleri aldı.

    İstanbul Üniversitesi İktisadi Ticari İlimler Akademisinin Yüksek Ticaret bölümünde okuyan sanatçı, üçüncü sınıfta okuldan ayrıldı.

    Başarılı sanatçı, kendi adına kurduğu ilk orkestrası Erol Büyükburç Vokal Grubu ile çeşitli müzik türlerinin Türkiye’deki öncü uygulayıcısı oldu. “Little Lucy” adlı bestesini 1961’de plak yapan sanatçı, ardından “Kiss Me”, “Lover’s Wish” ve “Memories” adlı bestelere imza attı.

    1964’te Balkan Melodileri Festivali’ne katıldı

    Büyükburç,1950’li yıllarda İngilizce sözlü yabancı besteleri yorumlamaya başladı ve daha sonra folk düzenlemelere imza attı.

    Milli Orkestra ile 1964’te Belgrat’ta yapılan Balkan Melodileri Festivali’ne katılan sanatçı, farklı giyim tarzına ilişkin yaptığı bir açıklamada, “Anadolu popunun ortaya çıkışı, benim halk türkülerini aranje etmemle başlayan süreçtir. Farklı olmak istiyordum. Zeki Müren ve diğer şarkıcılar sahnede siyah smokinle şarkı söylüyordu. ‘O kadar ciddiyete gerek yok.’ dedim. Las Vegas ve Hollywood’un pırıltısını sahne şovlarıma uyguladım ve kıyafetlerimde çok cüretkar davrandım.” ifadelerini kullanmıştı.

    Sanatçı, 1992’ye kadar çocuk şarkılarının yanı sıra kendi hazırladığı kukla karakterleri ve kukla oyunları için şarkılar yaptı, 1990’dan 2007’ye, TRT için tango emisyonlarına imza attı, yabancı şarkılara Türkçe söz yazıp yorumladı.

    İlk albümü “Sevgi Çiçekleri”ni 1975’te müzikseverlerle buluşturan sanatçı, 1981’de “Sevemem” adlı şarkısının da aralarında olduğu “Sen Varsın”ı yayımladı. Albümdeki Sevemem şarkısı ile ün kazandı.

    İstanbul’daki evinde 12 Mart 2015’te yaşamını yitiren sanatçı, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

    200’e yakın ödül aldı

    “Kırık Kalp”, “Yasemin”, “Hop Dedik”, “Dünya Durdukça”,”Karakaş Gözlerin Elmas”, “Ağlarım”, “Aşk Yolunda” ve “Zeynebim” adlı eserlerin de aralarında bulunduğu 6 taş plak, 5 long play, 75 tane 45’lik, 9 kasete imza atan sanatçı ayrıca, 20 fotoromanda yer aldı.

    Türkiye’nin Elvis’i olarak da anılan sanatçı, kariyerinde 200’e yakın ödüle değer görüldü, 1800 kadar şarkı yorumladı.

    Yaşamı boyunca 33 filmde rol alan sanatçının oynadığı filmlerden bazıları şöyle:

    “Neşeli Aşıklar”, “Kızılcıklar Oldu mu?”, “Gençlik Türküsü”, “Sus Sus Kimseler Duymasın”, “Menekşe Gözler”, “Turist Ömer Arabistan’da”, “Kavanoz Dipli Dünya”, “Kader Rüzgarı”, “Kurban Olayım”, “Nerdesin Firuze”, “Hababam Sınıfı Merhaba” ve “Hırçın Kız Kadife”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turk-pop-muzigi-sanatcisi-erol-buyukburcun-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/feed/ 0
    96. OSCAR ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU; ÇIPLAK SUNUCU ŞOKU! https://www.haber60.com.tr/96-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu-ciplak-sunucu-soku/ https://www.haber60.com.tr/96-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu-ciplak-sunucu-soku/#respond Mon, 11 Mar 2024 22:01:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17954 96. Oscar Ödül Töreni, tüm dünyada ilgiyle izlendi. Sinema dünyasının en prestijli ödülleri olarak anılan Oscar ödülleri sahiplerini buldu.

    13 dalda aday gösterilen Christopher Nolan’ın son filmi “Oppenheimer” törenden 7 ödülle ayrıldı. 11 dalda aday gösterilen Yorgos Lanthimos’un yönettiği “Poor Things” filmi ise 4 ödül kazandı.

    Oscar’a “En İyi Film” ödülünü alan Oppenheimer damga vururken, “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü Oppenheimer’daki performansıyla Cillian Murphy aldı.

    “En İyi Yönetmen” ödülü ise Oppenheimer’ın yönetmeni Christopher Nolan’a gitti. “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü “Poor Things” filmindeki rolüyle Emma Stone aldı.

    SAHNEYE ÇIRILÇIPLAK ÇIKTI

    Ünlü oyuncu ve güreşçi John Cena, “En İyi Kostüm” ödülünü sunmak için sahneye çırılçıplak çıktı.

    Cena’nın üstsüz sahnede anons yapması törene damga vurdu. John Cena anons arasında apar topar giydirildi.

    2024 OSCAR ÖDÜLÜNÜ KAZANANLAR

    En İyi Film: Oppenheimer

    En İyi Kadın Oyuncu: Emma Stone (Poor Things)

    İkinci kez “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan Stone, 2017 yılında “La La Land” filmindeki rolüyle bu ödülü kazanmıştı. Stone ayrıca 2015’te “Birdman” ve 2019’da ise “The Favourite” filmleriyle “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında iki kez Oscar’a aday gösterilmişti.

    En İyi Erkek Oyuncu: Cillian Murphy (Oppenheimer)

    En İyi Yönetmen: Christopher Nolan (Oppenheimer)

    En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Da’vine Joy Randolph (The Holdovers)

    En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Robert Downey Jr. (Oppenheimer)

    En İyi Uluslararası Film: Zone of Interest (İngiltere – Yönetmen: Jonathan Glazer)

    En İyi Film Kurgusu: Oppenheimer (Jennifer Lame)

    En İyi Animasyon: The Boy and the Heron (Hayao Miyazaki and Toshio Suzuki)

    Miyazaki adına ödülü sunucular Anya Taylor-Joy ve Chris Hemsworth aldı.

    Miyazaki, 2003 yılında düzenlenen 75. Oscar Ödül Töreni’nde de Spirited Away (Ruhların Kaçışı) filmiyle “En İyi Animasyon Filmi Akademi Ödülü”nü kazanmıştı.

    En İyi Sinematografi: Oppenheimer (Hoyte van Hoytema)

    En İyi Kısa Film: The Wonderful Story of Henry Sugar (Yönetmen: Wes Anderson)

    Wes Anderson adına ödülü sunucular Issa Rae ve Ramy Youssef aldı.

    En İyi Uzun Metraj Belgesel: 20 Days in Mariupol (Yönetmen: Mstyslav Chernov)

    En İyi Kısa Metraj Belgesel: The Last Repair Shop (Yönetmenler: Ben Proudfoot ve Kris Bowers)

    En İyi Özgün Müzik: Oppenheimer (Ludwig Göransson)

    En İyi Orijinal Şarkı: Barbie (“What Was I Made For?” – Billie Eilish and Finneas O’Connell)

    22 yaşındaki Billie Eilish ve 26 yaşındaki Finneas O’Connell, Oscar tarihinde 30 yaşına gelmeden ödül kazanan en genç sanatçılar listesine girdi.

    En İyi Kısa Animasyon: War Is Over! Inspired by the Music of John & Yoko (Dave Mullins ve Brad Booker)

    En İyi Ses: Zone of Interest (Tarn Willers ve Johnnie Burn)

    En İyi Kostüm: Poor Things (Holly Waddington)

    En İyi Saç ve Makyaj Tasarımı: Poor Things (Nadia Stacey, Mark Coulier ve Josh Weston)

    En İyi Prodüksiyon Tasarımı: Poor Things (James Price ve Shona Heath)

    En İyi Görsel Efekt: Godzilla Minus One (Takashi Yamazaki, Kiyoko Shibuya, Masaki Takahashi ve Tatsuji Nojima)

    En İyi Uyarlama Senaryo: American Fiction (Cord Jefferson)

    En İyi Özgün Senaryo: Anatomy of a Fall (Justine Triet ve Arthur Harari)

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/96-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu-ciplak-sunucu-soku/feed/ 0
    Oscar Ödülleri: Hollywood’un En Büyük Gecesinden Altı İyi An https://www.haber60.com.tr/oscar-odulleri-hollywoodun-en-buyuk-gecesinden-alti-iyi-an/ https://www.haber60.com.tr/oscar-odulleri-hollywoodun-en-buyuk-gecesinden-alti-iyi-an/#respond Mon, 11 Mar 2024 05:27:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17864 Emma Saunders ve Holly Honderich | Dolby Theatre, Los Angeles ve Washington

    Bu yıl 96.’sı düzenlenen Oscar ödülleri üç saat boyunca cazibe, göz yaşı ve sürpriz bir çıplak performansa sahne oldu. Hollywood’un en büyük gecesinden en iyi altı anı derledik.

    Kenerji

    Hepimiz şarkı söylemesini bekliyorduk fakat Ryan Gosling’in Barbie filmindeki I’m Just Ken şarkısını söylerkenki performansı hayal edebileceğimizden daha iyiydi.

    Şarkıyı, rol arkadaşı Margot Robbie’nin arkasında oturduğu yerden söylemeye başlayan Gosling, tamamen pembe smokiniyle sahneye doğru ilerledi ve burada onlarca kovboy şapkalı Ken’le birlikte dans etti.

    Bu da yetmezmiş gibi, gitarist Slash şarkının sonunda sahneye çıkarak bir gitar solosu çaldı.

    Gosling’in “Kenerjisi” bulaşıcıydı. Şarkısını söylerken mikrofonu ön sırada oturan en iyi aktris ödülünü alan Emma Stone ve Barbie’nin yönetmeni Greta Gerwig’e de uzattı.

    Jimmy Kimmel’ın dördüncü sunuşu

    Jimmy Kimmel, Oscar ödül törenini dördüncü defa sundu.

    Konuşmasında Hollywood’da geçen yıl yapılan grevlere de değinen Kimmel, şirketlerle bir anlaşmaya varan oyuncuları kutladı:

    “Bunun sonucu olarak oyuncular yapay zekanın işlerini ellerinden almasından endişe etmek zorunda kalmayacak.

    “Bu tarihi anlaşma sayesinde oyuncular, işlerini daha genç ve daha çekici oyuncuların ellerinden alması endişesine geri dönebilirler.”

    İsrail- Gazze savaşı gündemdeydi

    Tören öncesi Hollywood sokaklarında İsrail’in Gazze’deki savaşını protesto eden pek çok kişi vardı.

    Öyle ki, bazı oyuncuların törene gecikmesine yol açtılar.

    “Ateşkes, şimdi” sloganları atan protestocular Sunset Bulvarı’nda yürüdü.

    Savaş yalnızca sokakta değil, törende de etkisini hissettirdi. Billie Eilish ve kardeşi Finneas O’Connell’ın yanı sıra Mark Ruffalo ve Ramy Youssef de ateşkesi destekleyen rozetler taktılar.

    Bir Nazi ve ailesinin hayatını anlatan Zone of Interest ile en iyi yabancı dilde film ödülünü kazanan Yahudi yönetmen Jonathan Glazer konuşmasında “Yahudiliğin ve Yahudi Soykırımı’nın, çok sayıda masum kişinin ölümüne yol açan bir işgal tarafından gasp edilmesini” reddettiğini söyledi ve ekledi:

    “7 Ekim’de İsrail’de hayatını yitirenler, Gazze’de devam eden saldırılar ve insandışılaştırma… Bunlara nasıl direneceğiz?”

    Da’Vine Joy Randolph gözlerimizi yaşarttı

    Ödül töreni bu yıl, geçmiş kazananların dört en iyi oyuncu kategorisindeki adayları tanıttığı eski formatına dönerek izleyicileri mutlu etti.

    Oyuncular, kendilerinden bahsedilirken son derece duygusal anlar yaşadı.

    Özellikle Da’Vine Joy Randolph, Lupita Nyong’o kendisini anlatırken göz yaşlarını tutamadı.

    Randolph en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada dinleyicilerin de gözlerini yaşarttı.

    Randolph “Oyunculuğun benim için bir kariyer olacağını düşünemezdim” dedi ve ekledi:

    “Yıllardır farklı biri olmaya çalışıyordum ama artık anladım ki kendim olmam lazım. Size teşekkür ediyorum. Beni gördüğünüz için teşekkürler.”

    Kostümsüz kostüm ödülü

    Bu yılki en iyi kostüm tasarımı ödülü, John Cena’nın sıra dışı sunuşu nedeniyle uzun yıllar unutulamayacak.

    Kimmel tarafından sahneye davet edilen güreşçi ve aktör Cena, ayağındaki terlikler ve stratejik bir konumda tuttuğu ödül zarfını saymazsak tamamen çıplak bir şekilde sahneye çıktı.

    Kahkahalar eşliğinde konuşmaya başlayan Cena’nın Kimmel ile diyalogu da izleyenleri güldürdü.

    Cena’nın “Erkek bedeninin komik olarak algılanmaması lazım” sözüne Kimmel “Benimki öyle algılanıyor” diye yanıt verdi.

    En iyi yardımcı köpek

    En iyi film ödülünün adaylarından Anatomy of a Fall’un yıldızlarından biri dört ayaklıydı: Messi.

    Siyah-beyaz tüylü border collie cinsi köpek, filmde Snoop adlı bir köpeği canlandırıyordu.

    Günlerdir süren, törene katılıp katılmayacağına dair söylentilerin ardından Collie seremoniye siyah bir papyonla getirildi.

    Messi, Robert Downey Jr.’ın ödül alması sırasında patileriyle alkış tuttu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/oscar-odulleri-hollywoodun-en-buyuk-gecesinden-alti-iyi-an/feed/ 0
    Kahramanmaraş ve Hatay’da Depremzedelerle Buluşan UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-hatayda-depremzedelerle-bulusan-unfpa-turkiye-iyi-niyet-elcileri/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-hatayda-depremzedelerle-bulusan-unfpa-turkiye-iyi-niyet-elcileri/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16848 Depremlerden en çok etkilenen illerden Kahramanmaraş ve Hatay’da kadınlar, gençler ve kız çocukları ile buluştu. 7 Mart 2023 Hatay, Kahramanmaraş – 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’yi derinden sarsan yıkıcı depremler 11 ilde yaklaşık 9,1 milyon kişiyi doğrudan etkiledi, 3,6 milyondan fazla kişiyi evsiz bıraktı.

    Bir yılın ardından, en çok etkilenen illerde yaklaşık 760 bin kişi hala çadırlarda veya konteynerlerde yaşıyor. UNFPA’in hesaplamalarına göre 64 bini hamile olmak üzere, özellikle üreme çağındaki (15-49 yaş) yaklaşık 1,2 milyon kadın ve kız çocuğunun ihtiyaçları devam ediyor.

    UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri, başarılı sanatçılar Hazal Kaya ve Edis, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bu ihtiyaçları yerinde gözlemlemek ve gereken desteğe dikkat çekmek üzere 4-5 Mart’ta deprem bölgesini ziyaret etti.

    UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri Hazal Kaya ve Edis’in ilk durağı yıkıcı depremlerin merkezi Kahramanmaraş’ta, UNFPA’in KAMER Vakfı ile birlikte yürüttüğü Kadın Sağlığı Danışma Merkezi oldu.

    Merkezden destek alan depremzede kadınlarla bir araya gelen Hazal Kaya ve Edis, konteynerlarda yaşamın zorluklarını, sağlık hizmetlerine erişim, hijyen, güvenlik, istihdam, eğitim ve ekonomik sıkıntılar başta olmak üzere devam eden ihtiyaçları ve tüm bu sebeplerle kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere dair artan riskleri ilk ağızdan dinledi.

    Hazal Kaya ve Edis, depremin ilk gününden beri insani yardım ve iyileşme çalışmalarına destek veren saha personelinden de merkezin kadın ve üreme sağlığı ve kadına yönelik şiddet konularında farkındalık artırma oturumları ve psikososyal destek de dahil olmak üzere, sağlık ve koruma hizmetleri ile depremzede kadınları ve kız çocuklarını nasıl güçlendirdiğine dair bilgi aldı.

    UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçileri Hazal Kaya ve Edis, Kahramanmaraş’ta depremzede beş mülteci ailenin birlikte yaşadığı bir evi ve Maraş kırsalında en çok hasar alan yerlerden biri olan Ördekdede Köyü’nü de ziyaret etti.

    Özellikle sağlık ve koruma hizmetlerine ve eğitime erişimde yaşanan sıkıntılara dair bilgi aldı. UNFPA’in mobil ekipleri aracılığı ile ihtiyaçların belirlenmesi, sağlık ve koruma hizmetlerine yönlendirme, kadınların ve yeni doğum yapmış anne ve bebeklerinin acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması gibi konularda nasıl destek verdiğini dinledi.

    Ziyaretin ikinci gününde UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi Hazal Kaya, depremden en çok etkilenen şehir Hatay’ı da ziyaret etti.

    Hatay Samandağ’da bir konteyner yerleşkede UNFPA ve Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği (SGYD) iş birliğinde depremzede gençlere sağlık ve koruma alanlarında bilgilendirme ve danışmanlık yapan ve hizmetlere erişim konusunda destek veren Gençlik Merkezini ziyaret etti.

    Depremzede genç kızlarla bir araya gelen Kaya, gençlerin özellikle sosyalleşme konusunda yaşadıkları zorluklara ve devam eden ciddi psikososyal destek ihtiyacına dair bilgi aldı.

    Hazal Kaya, özellikle mülteci toplulukların yaşadığı çadır alanlarını da ziyaret etti. Buralarda, UNFPA’in desteğiyle Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Dünya Doktorları Derneği’nin (DDD/MDM) ilgili kamu kurumlarıyla koordineli bir şekilde yürüttüğü mobil hizmet üniteleri aracılığı ile verilen anne ve çocuk sağlığı, gebe takibi, doğum öncesi ve doğum sonrası bakım ve aile planlaması hizmetlerine dair bilgi aldı.

    Bu alanlarda yaşayan kadınlar ve kız çocukları ile de bir araya gelen Kaya, özellikle buralardaki ışıklandırma, hijyen ve sağlıklı beslenme konusunda yaşanan sıkıntıları dinledi.

    Kahramanmaraş ve Hatay ziyareti sonrası gözlemlerine ve ihtiyaçlara dair konuşan UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi, başarılı oyuncu Hazal Kaya, 1 yılın ardından bölgedeki ihtiyaçların devam ettiğini, özellikle sağlık ve koruma hizmetlerine ve eğitime erişimin kısıtlı olduğunu vurguladı.

    Konteyner kentlerdeki güvenlik ve ışıklandırma sıkıntıları nedeniyle, özellikle kadınların ve kız çocuklarının gün doğmadan ve battıktan sonra dışarıda kalamadığını, bunun da yaşamalarını etkilediğini belirtti.

    Özellikle gençlere yönelik psikososyal destek olanaklarının artırılması gerektiğinin altını çizdi. “Buraların tamamen ayağa kalkması için belki minimum 5 yıl gerekli ama önce insanları ayağa kaldırmamız lazım.

    Onlara tekrar neşeyi getirmek zorundayız, bunu onlara borçluyuz” diyen Kaya, destek çağrısı da yaptı. “Rica ediyorum gözünüzü buradan ayırmayın, yardımınızı esirgemeyin ve bizi takipte olun, elimizden geleni yapalım onlar için.” ifadelerini kullandı.

    Ziyaretin ardından izlenimlerini paylaşan UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi Edis ise, sağlık ve koruma hizmetlerine dair altyapının geliştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, özellikle cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine ve psikososyal desteğe büyük ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Hijyen ve sağlıklı beslenme ile ilgili sıkıntıların devam ettiğine, kadına yönelik şiddet ve çocuk yaşta evlilik riskinin arttığına dikkat çekti. UNFPA’in tam da bu ihtiyaçları desteklemek için ilk günden beri sahada olduğunu hatırlatan Edis, “Biz UNFPA olarak kadınlar, çocuklar ve gençler için çalışıyoruz.

    Unutmamak, unutturmamak ve çok daha fazla kişiye ulaşabilmek için, herkesin desteğine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-ve-hatayda-depremzedelerle-bulusan-unfpa-turkiye-iyi-niyet-elcileri/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15764 Bu hafta tiyatroseverleri Shakespeare’den Molière’e, Eftal Gülbudak’tan Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Masal, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

    İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

    Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    Bu Haftanın Programı (6-10 Mart 2024)

    TARTUFFE

    Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

    Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

    Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HAMLET

    Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

    William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    UÇURTMANIN KUYRUĞU

    Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur.

    Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    YAFTALI TABUT

    Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

    Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    KOMİK PARA

    Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

    Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    GODOT GELDİ

    “Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

    Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

    Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇİNGENE BOKSÖR

    1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

    Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    MASAL (5+Yaş) (Sözsüz Oyun)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

    Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 10 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-5/feed/ 0
    Yapay Zeka Uygulamaları Hayatımızın Önemli Bir Parçası Haline Geliyor https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15664 Yapay zeka uygulamaları, teknoloji çağının son meyvesi olarak hızla yaygınlaşıyor ve hayatımızın önemli bir parçası haline geliyor. Özellikle “ChatGPT” ve “Gemini” gibi uygulamalar; metin, fotoğraf, ses ve video üretiminin yanı sıra çeşitli farklı görevleri yerine getirebiliyor.

    Tasarımcılar, tanıtım afişleri gibi görsel ürünleri istedikleri gibi hazırlamak için yapay zeka destekli uygulamalardan faydalanabiliyorlar. Bir sanatçı, kısa sürede bir şarkı üretebilirken, avukatlık uygulamaları dava dosyalarını anında çözebiliyor. Bu uygulamalar sadece belirli alanlarla sınırlı kalmıyor; sağlık, eğitim, finans, ticaret, ulaşım ve lojistik gibi çeşitli sektörlerde de yaygın olarak kullanılıyorlar.

    Akıllı telefonlardaki sesli asistanlar, otonom sürüş sistemleri, akıllı yollar ve araç içi uygulamalar, çevrim içi alışveriş sitelerindeki algoritmalar ve tıbbi görüntüleme alanında kullanılan manyetik rezonans (MR) veya röntgen gibi görüntü analizleri de yapay zeka ile gerçekleştiriliyor.

    “Artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu”

    Yapay zekanın geleceği hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, makine öğrenmesi, derin öğrenme ve dil işleme modellerinin bileşkesinden oluşan yapay zeka sisteminin, Türkiye’de ve dünyada giderek yaygın bir hal almaya başladığını söyledi.

    Yapay zekanın Türkiye açısından son derece önemli bir noktaya doğru evrilmeye başladığını belirten Prof. Kırık,Birçok iş koluna, alana yayılmaya başladığını ifade edebiliriz. Başta medya ve eğitimde yapay zekanın çok ciddi manada kullanıldığını görüyoruz. Gerek uygulamalar aracılığıyla gerekse de yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla artık birincil kullanıcıya doğru ilerleyen bir yapı söz konusu.dedi.

    Kullanıcıların son dönemde çok daha kolay şekilde yapay zeka destekli uygulamalara ulaşma imkanına eriştiğine işaret eden Kırık, bu uygulamaların eğitim alanında başvurulan temel kaynak haline geldiğine değindi.

    Prof. Dr. Kırık, bu sistemlerden alınan bilgilerin teyit ve mukayeseye muhtaç olduğuna, bu tarz bilgilerin kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verebileceğine dikkati çekerek, öğrencilerin ödevlerini ve tezlerini yapay zeka uygulamaları üzerinden hazırlayabildiklerini dile getirdi.

    Buradan alınan bilgilerin kıyas yapılmadan ve mukayese edilmeden bilimsel kaynaklara eklenmesi, referans gösterilmeksizin çalışmalarda kullanılmasının ciddi problemlere mahal verebildiğinin altını çizen Kırık,

    Çünkü yapay zeka her zaman doğru cevabı verecek diye bir kaide yok. Unutmamamız gereken en temel nokta, var olan parametrelerin, verilerin, girdilerin sisteme eklemlenmesi ve daha sonra sorulan sorular üzerine bunların analizi esasına dayanarak cevapların sunulması söz konusu oluyor. İşte burada yanıltıcı bilginin sunulması, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.diye konuştu.

    Yapay zeka işsizlik ve istihdam sorununa yol açar mı

    Prof. Dr. Kırık, İngiltere’de yapılan bir araştırmada, doktorların teşhis koyamadığı bir hastaya yapay zeka aracılığıyla teşhis koyulduğunu aktararak, Rusya’da yapılan bir çalışmada ise bu ülke menşeili bir yapay zeka sohbet robotunun tıpta yeterlilik sınavından yüzde 83’lük dereceyle geçtiğini, bu nedenle tıp dünyasında yapay zekanın faydalı olup olmayacağı konusunda farkı görüşlerin olduğunu söyledi.

    Medya ve eğlence sektöründe de yapay zekanın kullanıldığını, uygulamalar aracılığıyla müzik bestelendiğini ve senaryo hazırlandığını aktaran Kırık, şöyle devam etti:

    Bu durum bir işsizlik ve istihdam sorununu beraberinde getirebilir. Çünkü belki birçok insanın yapacağı işi sadece tek bir yapay zeka uygulaması üzerinden gerçekleştirmesinin söz konusu olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Telif davalarının artık medya aracılığıyla açılmaya başladığını da görüyoruz. Özellikle dünyanın en büyük yayın kuruluşları, yapay zeka sohbet robotlarına ciddi telif davaları açmaya başladılar. İzinsiz kullanmaları sebebiyle bu makalelerin tespiti söz konusu oldu.

    Bundan sonraki süreçte, burada medya aracılığıyla var olan bilgilerin, içeriklerin yayılması söz konusu olduğu için ilgili yapay zeka sohbet robotlarına telif davaları açılmaya başlandı. Bu da gelecekte hukuki sorunlarla karşı karşıya kalmamızı sebebiyet verebilir. Avrupa Birliği (AB) Parlamentosu bu alanda çalışmalarını sıklaştırmıştı. 2025 yılından itibaren yürürlüğe girecek yapay zeka yasasını çıkarttı. Belki önümüzdeki günlerde Türkiye açısından da bu tarz yasaların çıkması kuvvetle muhtemel olabilir.

    Prof. Ali Murat Kırık, yapay zekayı bir bebeğe benzeterek, gelecek yıllarda yapay zekanın büyüyeceğini, gelişeceğini ve yetişkin bir insanın sahip olduğu bütün özellikleri kendi bünyesine dahil edebileceğini anlattı.

    Türkiye’de yapay zekaya yatırımlar hızla artıyor

    Türkiye’nin yapay zeka konusunda geri kalır bir ülke olmadığına işaret eden Kırık, gerek devlet kurumları aracılığıyla gerekse de özel sektör girişimleriyle yapay zekaya olan yatırımların giderek artmaya başladığını, bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) başı çektiğini ifade etti.

    Prof. Dr. Kırık, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) gelecekte somut adımlar atabileceğini, yeni yapay zeka programlarının, lisans ve lisans üstü programların açılacağını, bütün eğitim programlarına yapay zekanın entegre edilip buna uygun bir eğitim sisteminin yer alacağını dile getirdi.

    Türkiye’deki yapay zeka sohbet robotlarına dair çalışmaların da tüm hızıyla devam ettiğini belirten Kırık, şunları kaydetti:

    ASELSAN ile HAVELSAN’ın bu alanda çalışmalarına şahit oluyoruz. Bununla birlikte özel sektörde Baykar’ın yerli ve milli sohbet robotunu geliştirmesi, bunu yaygınlaştıracak olmasının da ciddi bir avantaj olarak karşımıza çıkacağını ifade edebiliriz. Bunun sebebi şudur: Yerli ve milli teknolojilerin olması, doğru bilgiye ulaşabilme konusunda ciddi bir avantaj sağlayabilir.

    Çünkü bildiğiniz üzere dezenformasyon, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bazen bu tarz sohbet robotlarının yanlı ve taraflı cevaplar verebildiğini görüyoruz, bilgi saklayabildiğine de şahit oluyoruz. Geçmişte nasıl arama motorlarını kullanıyorsak, bugün de yapay zeka sohbet robotlarını kullanmaya başlayacağız.

    Orada en azından kıyas ve mukayese yapabilme şansımız söz konusuyken artık sadece soruları oraya sorarak cevapları oradan almaya başlayacağız.

    O yüzden yerli ve milli yapay zeka sohbet robotlarının, uygulamalarının gelişim göstermesi oldukça önemlidir. Türkiye’de tabii ki TÜBİTAK’ın başını çektiği ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin de bu alanda yapacağı çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aynı şekilde geliştirdiği yapay zeka zirvelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yapay-zeka-uygulamalari-hayatimizin-onemli-bir-parcasi-haline-geliyor/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… HAKAN OYUNA ÇIKMADI, İKİNCİ ELEME ADAYI KİM OLDU? https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-hakan-oyuna-cikmadi-ikinci-eleme-adayi-kim-oldu/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-hakan-oyuna-cikmadi-ikinci-eleme-adayi-kim-oldu/#respond Tue, 05 Mar 2024 01:36:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15365 Survivor 2024 All Star’da kadın eleme haftasında elenen kişi Begüm olmuştu. Erkek eleme haftasında ilk dokunulmazlık oyununu Kırmızı takım kazanmış, Mavi takımdan ilk eleme adayı Hakan Hatipoğlu olmuştu.

    Hatipoğlu takım arkadaşlarına zehir zemberek sözlerde bulunurken, ikinci dokunulmazlık oyunu öncesi oyun alanını terk etti. Heyecan dolu yarışmadan önce çıkanlar şu şekilde:

    ‘TATSIZ İKİ MAĞLUBİYET ALDIK’

    Poyraz, “Üç dört gündür tatsız bir hastalığa yakalandım üst solunum yolları enfeksiyonu tadında, ciğerimi ve solunumumu engelleyen, Seda da aynı hastalıktan muzdarip şu an.

    Hem Seda hem ben olmayınca, ikimizde istatistikte ilk 5’te yer alan iki yarışmacı olarak takıma katkımız ortadan kalkınca tabi tatsız iki mağlubiyet aldık ama Seda ve benim olmamama rağmen son iki oyundur çok uç uca geçiyor.

    O yüzden bu bir yerde takımımızın kalitesini gösteriyor.” dedi.

    HAKAN HATİPOĞLU’NDAN ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER

    Hakan Hatipoğlu, “Derler ya dünyada en tehlikeli insan kaybedecek bir şeyi olmayan insandır. Benim şu an kaybedecek hiçbir şeyim yok. Zaten adayım, beni aday yapmışlar, şimdi onlar düşünsün.

    Esas mesele şimdi başlıyor. Bugün Survivor’da bence yapmam gereken en keskin hareketlerden birini yapacağım. Kafaya taktım bunu yapacağım. Bugün ikinci dokunulmazlık oyunu günü şimdi kaybedersek bizden biri yazılacak.

    Ben burada kibir abidesi Ogeday için mi mücadele edeceğim, yalan söyleyen bir Poyraz için mi ya da ayrı ayrı oynayan bir Yasin için mi?” ifadelerini kullandı.

    ‘İYİ BİR ENERJİYLE GİDİYORUZ’

    Bozok, “Ben Hakan’ın çıkacağını biliyordum. Hakan kendi de biliyordu. Bence Hakan takımıyla iyi anlaşamıyor, bireysel olmuş, iki üç tane de kız var yanında, onlarla beraber takılıyor.

    İlk dokunulmazlığı aldık. Tabi ki de iyi bir enerjiyle gidiyoruz. Fazla konuşmuyoruz bu konu hakkında, bugünü kesin alacağız gibi bir totem yapmadık.” dedi.

    ‘DÜNE GÖRE DAHA MOTİVEYİZ’

    Hilmi Cem, “İkinci erkek dokunulmazlığına gideceğiz. Düne göre daha motiveyiz, daha neşeliyiz çünkü almış olduğumuz galibiyet var. Kazandığın zaman kazanma ruhu denir ama bu oyunda devam edecek mi, göreceğiz.” ifadelerine yer verdi.

    HAKAN HATİPOĞLU OYUN ALANINI TERK ETTİ

    Murat Ceylan ilk eleme adayı olması sonrasında oyuna başlamadan Hakan Hatipoğlu’na duygu ve düşüncelerini sordu. Hakan Hatipoğlu şu ifadeleri kullandı:

    Bizde ne olursa olsun bir liste var koşulsuz, değişmeyen. Bence burada ağzınızda kuş tutsanız bu listenin dışına çıkamazsınız. Sevdiğim bir parkur. Burada oynamayı çok istiyorum açık söyleyeyim ama bugün ne için oynayacağım onu bilmiyorum.

    Kadın haftası olsa çok istekli olurdum. Şu an önümde düello var yani burada bazı insanlar için oynamak istemiyorum açıkçası.

    Hakan Hatipoğlu sözlerinden sonra Murat Ceylan’dan izin alarak oyun alanını terk etti.

    DOKUNULMAZLIK OYUNU

    Survivor All Star’da dokunulmazlık oyunu nefes kesti. Son oyunda Mavi takımdan Yağmur ve Yasin ile Kırmızı takımdan Yunus Emre ile Gizem Meriç yarıştı. Yasin ve Yağmur’un kazanmasıyla Mavi takım 12-7’lik skorla dokunulmazlık sembolünün sahibi oldu.

    ELEME ADAYI

    Kırmızı takımda konseyde en fazla Mustafa Kemal’in ismi çıktı. Mustafa Kemal, ikinci eleme adayı oldu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-hakan-oyuna-cikmadi-ikinci-eleme-adayi-kim-oldu/feed/ 0
    Arabesk müziğin “Baba”sı: Müslüm Gürses https://www.haber60.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/ https://www.haber60.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/#respond Sun, 03 Mar 2024 22:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14625 “Arabeskin Babası” veya “Müslüm Baba” olarak tanınan arabesk ve halk müziği sanatçısı Müslüm Gürses’in vefatının üzerinden 11 yıl geçti.

    Gerçek adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.

    Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses’in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi dükkanında çalıştı.

    14 yaşındayken Adana’da ses yarışmasına katıldı

    Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967’de henüz 14 yaşındayken Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, birinci olarak dikkati çekti.

    Usta sanatçı, yarışmadan sonra “Gürses” soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı.

    Kendisine yapılan teklifle kısa bir süre çay bahçesinde türkü söyleyen sanatçı, işlerin iyi gitmemesi sebebiyle terziliğe geri dönmek zorunda kaldı.

    Gürses, müziğe başladığı ilk yıllarla ilgili yaptığı bir açıklamada, “İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.” ifadelerini kullanmıştı.

    İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” büyük başarı yakaladı

    Adana’daki bir gazinoda assolist olarak sahne alan Sadık Altınmeşe’nin rahatsızlanmasının ardından onun yerine sahneye çıkan sanatçı, büyük ilgi gördü ve mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.

    Müslüm Gürses, bir yandan Adana’da çeşitli mekanlarda konserler verirken, 1967’den itibaren her cumartesi TRT Çukurova Radyosu’nda, canlı olarak türküler söyledi.

    İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” adlı 45’liği 1968’de çıkaran sanatçı, kariyer basamaklarında hızla yükselmeye başladı.

    Sanatçı, 29 Mayıs 1969’da babasının annesini öldürmesiyle büyük sarsıntı yaşadı. Bir iddiaya göre, aynı gün Gürses’in kız kardeşi Zeyno Akbaş’ı da öldüren babası, cezaevine girdi.

    Hayatının bu noktasıyla ilgili hiçbir zaman konuşmak istemeyen ünlü sanatçı, annesinin vefatının ardından geldiği İstanbul’da, “Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ve “Gitme Gel Gel/Haram Aşk” adlı iki 45’lik plak doldurdu.

    Gürses, “Sevda Yüklü Kervanlar” adlı şarkısıyla geniş kitlelere ulaşmayı başarırken, “Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma” isimli 45’liği 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı.

    Askerliğini Mamak’ta yapan sanatçı, vatani görevini tamamladıktan sonra Burhan Bayar’ın bestelerine yer verdiği çok sayıda plağı hayranlarıyla buluşturdu.

    1990’lı yıllarda müzik dünyasında ikinci çıkışını yakaladı

    Müslüm Gürses, 1978’de Anadolu turnesi dolayısıyla Tarsus’tan Adana’ya dönerken trafik kazası geçirdi. Sürücünün hayatını kaybettiği kazada, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda fark edildi ve ameliyata alındı.

    Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Gürses, kazadan dolayı koku alma duyusunu yitirdi. İşitme duyusu da ciddi biçimde zarar gören sanatçı, yavaş konuşmaya başladı.

    Usta sanatçı, 1990’lı yılların başında “Özür Diliyorum Senden”, “İsyankar” ve “Ben İnsan Değil miyim?” adlı albümleriyle müzik dünyasında ikinci büyük çıkışını yakaladı.

    Yaşadığı acılarla sanatını yoğuran Gürses, şarkılarında kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştı. Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, “Orhan ağabey bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, ‘Böyle gelmiş, böyle gitmez’ diyor. Bizse ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyoruz” sözleriyle ifade etmişti.

    2006’da “Aşk Tesadüfleri Sever” albümünde sınırlarını aştı

    Müslüm Gürses, “Gönül Teknem” adlı albümünün yanı sıra yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” adlı albümü 2006’da çıkararak müzikseverlerin beğenisine sundu.

    David Bowie, Bjork, Bob Dylan ve Leonard Cohen’in de aralarında olduğu birçok yabancı müzisyenin bestelerine Mungan’ın yazdığı sözleri yorumlayan sanatçı, albümde Haris Alexiou şarkısını Sezen Aksu ile seslendirdi.

    Unutulmaz isim, yaşamının son yıllarında bazı pop ve rock tarzındaki şarkıları da repertuvarına katarak, Bülent Ortaçgil’in “Sensiz Olmaz”, Nilüfer’in “Olmadı Yar”, Teoman’ın “Paramparça”, Tarkan’ın “İkimizin Yerine”, Şebnem Ferah’ın “Sigara” ve Kenan Doğulu’nun “Tutamıyorum Zamanı” adlı çalışmalarını da seslendirerek, 2009’da “Sandık”, 2010’da ise “Yalan Dünya” albümlerine imza attı.

    Onlarca albüm ve plak yaptı

    Gürses’in 1975-1978 yıllarında dört farklı “Müslüm Gürses” adlı albümü yayımlanırken, 1976’da “Öldürdüğün Yetmedi mi”, 1979’da “Gazla Şoför”, “Bağrıyanık”, 1980’de “Umutsuz Hayat”, “Esrarlı Gözler”, 1981’de “Mutlu Ol Yeter”, 1982’de “Müzik Ziyafeti”, “Tanrı İstemezse”, 1983’te “Anlatamadım”, “Dertliler Meyhanesi”, 1984’te “Yaranamadım”, 1985’te “Güldür Yüzümü”, “Gitme”, 1986’da “Sevda Yolu”, “Yıkıla Yıkıla”, “Küskünüm”, “İlk Aşkım Son Sevgilim”, “Hayatımı Sen Mahvettin”, 1987’de “Farketmez”, “Talihsizler”, 1988’de “Aldatılanlar”, “Dertler İnsanı”, “Vefasız Alem”, “Maziden Bir Demet”, 1989’da “Arabeskin Devleri”, “Bir Fırtına Kopacak”, “Bir Kadeh Daha Ver”, “Mahsun Kul”, “Müslüm Gürses Konser albümü”, 1990’da “Meyhaneci/ Kırık Sazım”, “Hüzünlü Günler”, “Arkadaş Kurbanıyım”, “Güle Güle Git”, 1991’de “Bir Bilebilsen/ Zalim”, “Sen Nerdesin Ben Nerdeyim”, “Yüreğimden Vurdun Beni”, “Bir de Benden Dinleyin”, “Her Şey Yalan”, “Yaşamalısın”, 1992’de “Müslümce 92”, 1993’te “Ah Gülüm”, “Dağlarda Kar Olsaydım”, “Kralların Müzik Şöleni”, 1994’te “Senden Vazgeçmem”, “İnsaf – Kahire Resitali”, 1995’te “Benim Meselem”, “Bir Avuç Gözyaşı”, 1996’da “Topraktan Bedene”, “Şiirlerim Şarkılarım”, 1997’de “Sultanım”, “Usta – Ne Yazar”, “Nerelerdesin”, 1998’de “Müslüm Gürses Klasikleri” albümleri yayımlandı.

    “Arkadaşım”, “Garipler” ve “Vay Canım” albümleri 1999’da müzikseverlerle buluşan sanatçının ayrıca 2000’de “Biz Babadan Böyle Gördük”, “Zavallım”, 2001’de “Müslümce Türküler”, “Sadece”, “Yanlış Yaptım”, “Dünya Yalan”, 2002’de Açık Hava Konser albümleri- 1, 2, 3, “Müslüm Baba ile Yolculuk”, “Paramparça”, 2003’te “Yanarım”, “İkimizin Yerine”, 2004’te “Uyanma Zamanı”, 2005’te “Ayrılık Acı Bir Şey”, 2005’te “Bakma”, 2006’da “Gönül Teknem”, “Aşk Tesadüfleri Sever”, 2009’da “Sandık”, 2010’da “Yalan Dünya”, 2013’te “Veda – Ervah-ı Ezelde”, 2013 ve 2014’te “Baba Şarkılar 1-2” albümleri çıktı.

    38 filmde rol aldı

    Müslüm Gürses, arabesk furyasının yükseldiği dönemde Yeşilçam’a da adım attı. Çoğu şarkılı, türkülü olmak üzere 38 filmde rol alan Gürses, ilk kez 1979’da çekilen “İsyankar” filmiyle kamera karşısına geçti.

    Genellikle suça sürüklenen, alkolizmin batağına saplanmış gençlerin, acı dolu hayat hikayelerinin işlendiği filmlerde rol alan sanatçı, kariyerinin son döneminde de komedi filmlerinde yardımcı oyuncu olarak göründü.

    Sanatçı, 1980’de “Bağrı Yanık”, “İtirazım Var”, “Hasret”, “Kul Sevdası “Zeytin Gözlüm”, 1981’de “Mutlu Ol Yeter”, 1983’te “Anlatamadım”, 1984’te “Ağlattı Kader”, “Bir Yıldız Doğuyor”, “Çare Sende Allah’ım”, “Garibanlar”, “Sev Yeter”, 1985’te “Güldür Yüzümü”, “İkizler”, “Kul Kuldan Beter”, “Yaranamadım”, 1986’da “Beleşçiler”, “Çığlık”, “Seher Vakti”, “Töre”, “Yıkıla Yıkıla”, “Kader Rüzgarı”, “Kısmetin En Güzeli”, “Küskünüm”, 1987’de “Oğlum”, “Talihsizler”, 1988’de “Yalnızlık Korkusu”, 1990’da “Dertler İnsanı”, “Dünya Boştur”, 2000’de “Sevmemeli”, 2002’de “Bir Akıllı Bir Deli”, “Muhabbet Kuşları”, “Ömerçip”, 2005’te “Balans ve Manevra”, 2006’da “Amerikalılar Karadeniz’de 2”, 2008’de “Esrarlı Gözler”, 2011’de “Şov Bizinıs” filmlerinde oynadı.

    Muhterem Nur, Müslüm Gürses’in en büyük destekçisi oldu

    Sinema oyuncusu Muhterem Nur ile 1982’de Malatya turnesinde ilk kez karşılaşan ve “Sahneye ilk kim çıkacak” kavgası eden sanatçı, bu olaydan sonra Nur’dan ayrılmadı.

    Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu Muhterem Nur ile 1986’da hayatını birleştiren Gürses’in, “Esrarlı gözler” isimli şarkısını Muhterem Nur için bestelediği söylendi. O dönem Türk sinemasında oldukça popüler bir konumda olan Nur, eşinin isteğiyle sanat yaşamını sonlandırırken, Gürses’in yaşamındaki en büyük destekçisi oldu.

    Müslüm Gürses, eşiyle ilgili yaptığı bir açıklamada, “Her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil. Ben bugün bir yerlere gelmişsem bunda yüzde 90 Muhterem Hanım’ın payı vardır.” ifadelerini kullanırken, Muhterem Nur ise “Ondan önce yaşamıyordum. Mutlu olmayı, huzuru anladım. Eğer bir gün gözlerim görmez, ayaklarım tutmaz, kollarım da yukarıya kalkıp ona yardım etmezse, o zaman Müslüm’ü yalnız bırakırım.” açıklamasında bulunmuştu.

    44 yıllık kariyerinde 78 albüme imza attı

    Yaklaşık 44 yıllık kariyerinin büyük bölümünde, hemen her yıl birkaç albüme imza atan ve toplam 78 albüm çıkaran Gürses, yaşamı boyunca “kenar mahalle” ya da “varoş” müziği yaptığı yönünde eleştirilere maruz kalsa da her türden müzisyenin ve müzikseverin saygısını kazanmayı başardı.

    Usta sanatçı, 15 Kasım 2012’de geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Dört ay yoğun bakımda kalan sanatçı solunum cihazına bağlandı. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013’te tedavi gördüğü İstanbul Memorial Hastanesinde hayatını kaybetti, cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

    Mütevazı karakteriyle bilinen Gürses’in yaşamını beyaz perdeye aktaran “Müslüm” filmi ise sanatçının Şanlıurfa’daki çocukluğundan başlayıp Adana’da keşfedilmesine ve İstanbul’da yıldızlaşmasına kadar pek çok bilinmeyen yönünü 2018’de sinemaseverlere sunmuştu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/feed/ 0
    Survivor All Star’da Sema, Pınar’a Şiddet Uygulayınca Diskalifiye Edildi https://www.haber60.com.tr/survivor-all-starda-sema-pinara-siddet-uygulayinca-diskalifiye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/survivor-all-starda-sema-pinara-siddet-uygulayinca-diskalifiye-edildi/#respond Fri, 01 Mar 2024 01:51:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13500 TV8 ekranlarında yayınlanan Survivor All Star’da gerilim dolu mücadele devam ederken Sema ve Pınar arasında ipler koptu. Sema, daha önce birçok kez tartıştığı Pınar’a şiddet uygulayınca yarışmadan diskalifiye edildi. Pınar’ın eşi ve kardeşi de günlerdir yaşanan kadına şiddete gülündüğünü ve sessiz kalındığını belirterek veryansın etti.

    PINAR’IN KARDEŞİ: KADINA ATILAN TEKME VE YUMRUKLARA GÜLÜNÜYOR

    Pınar Saka’nın erkek kardeşi yaşanan şiddetten dolayı insanların gülerek alay etmesi tepki gösterdi. Instagram hesabından sitem eden Hakan Saka şu ifadeleri kullandı: “Belli bir kesim hariç bütün ülke bir olmuş. Sosyal medyada etkileşim uğruna televizyonda bir kadına atılan tekmelere, yumruklara gülüyor. Sesimizi çıkarmayalım dedik ama sustukça yemediğimiz hakaret, küfür kalmadı ve sabrımız taştı. Bu konuyla eğlenen, ‘oh iyi olmuş’ diyen istisnasız herkes Türkiye’nin en büyük kanayan yaralarından biri olan ‘Kadına şiddeti’ şu anda alenen destekliyor.”

    “Empati yapamayacak kadar insanlıktan çıktığınız bildiğim için umarım bir gün çekirdek ailenizden birisi bunu yaşar da Pınar Saka’nın ailesinin ve sevenlerinin neler hissettiğini anlarsınız. Son olarak bu durumu meşrulaştırmaya çalışan herkesin attığı twit ve yorum inceleme altına alınıyor. Yazık bu millete.”

    PINAR’IN EŞİ: KÜFÜRLERİNİZİN KONUĞU BİZİZ

    Pınar’ın eşi Erhan Seçkin ise “Söz her zaman sahibine aittir. Küfürlerinizin şimdilik konuğu biziz. İleride ismimizi bile düşünerek hatırlayacağınız zamanda kim bilir hangi isimler konuk olacak. Ben devlet sanatçılığına, eşim de üst düzey yöneticilik hayatına devam edecek. Ama siz çekirdek çıtlarken yine birilerine küfürler yağdıracaksınız. Sizin yapınız bu, maalesef ki bundan besleniyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    SEMA, PINAR’I DÖVDÜ

    Survivor’ın önceki akşam yayınlanan bölümünde Sema Aydemir, “Bana bundan sonra bir hakaret daha edersen” diyerek Pınar’ın yanına geldi. Pınar da “Sana mı soracağım?” cevabını verince ikili arasında sinirler gerildi. Sema yerde uzanan Pınar’a tekme attı. Sema, “Benim huzurumu kaçırma, benim kardeşimin adını bir daha ağzına alma” derken ikili birbirine tekrardan temas etti. Sema, Nagihan ile Aleyna’nın uzaklaştırma çabalarına rağmen Pınar’a tokat attı. Sema araya giren arkadaşlarına “Bunu yapamaz. Sürekli böyle uğraşıp ondan sonra ben buna karşıyım. Ben sana yüze nasıl vurulur göstereyim mi, ister misin?” dedi. Pınar da “Ben sana vurmadım zaten. Bana vurma diye uzak tuttum sadece” cevabını verdi. Sema kendini ifade ederken tekrar harekete geçince Atakan onu barakadan uzaklaştırdı.

    DİSKALİFİYE EDİLDİ

    Sema için acil durum konseyi düzenleyen Acun Ilıcalı ise yarışmacının diskalifiye edildiğini duyurarak “Olayı defalarca seyredip diğer yarışmacılarla da konuyu konuştuk. Sonrasında da bir kanaate ulaştık. Değerlendirme sonucunda açıkçası çok emeğin olan bize de çok faydası olmuş bir yarışmacısın. Bunları çok iyi biliyoruz. Bizim için değerin çok yüksek. Sen bana göre örnek bir annesin. Fevri bir olaydan bir yere varmak bence insanı yanlışa götürür. Ancak yaşanan bu olay yarışmanın çizgisinin çok dışına taştığı için bir karar vermek zorundayız. Bu karara göre Sema seni maalesef Survivor 2024’ten ayırmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-all-starda-sema-pinara-siddet-uygulayinca-diskalifiye-edildi/feed/ 0
    Yunus Günçe, Survivor’a davet edilmediğini iddia etti https://www.haber60.com.tr/yunus-gunce-survivora-davet-edilmedigini-iddia-etti/ https://www.haber60.com.tr/yunus-gunce-survivora-davet-edilmedigini-iddia-etti/#respond Thu, 29 Feb 2024 23:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13373 Gökay Kalaycıoğlu’nun sunumuyla Haberler.com’un YouTube kanalında yayınlanan Haber Bahane programının bu haftaki konuğu oyuncu Yunus Günçe oldu. Geçtiğimiz yıllarda Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonrasında yayınladığı videolarından dolayı yarışmaya gidemediğini ileri sürdü.

    “PAYLAŞIMLARIMDAN DOLAYI BANA GADDARLIK YAPTILAR”

    Sosyal medyayı eskisi gibi aktif olarak kullanmadığını belirten Yunus Günçe, “Sosyal medyada artık kendimi gerzek gibi hissetmeye başladım. Çünkü sen yazıp çiziyorsun ama hiçbir şey değişmiyor. Sen yazdığınla kalıyorsun. Sonra senin 43 tane oyununu iptal ediyorlar, bir şehre giremiyorsun.

    Beni deprem ve seçim zamanı bir listelere koydular. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve ben. Aramızda 300 milyon dolar var ya…. Ben bu insanlarla başka hiçbir listede yokum. Bize gaddarlık yaptılar. Kuvvetli olmadığım için bana yaptıklarını yaptılar. Kimse yazdıklarımı umursamadı.

    Bir şey olduğunda yine kendimi tutamıyorum ama biraz frene bastım. Mental ve ruhsal anlamda çok yoruldum” dedi.

    “ACUN ILICALI DAHİL TÜM SURVIVOR EKİBİNİ TAKİPTEN ÇIKARDIM”

    Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonra kimsenin kendisine ulaşmadığını belirten Günçe sözlerine şöyle devam etti: “Bir ara Survivor’daki herkesi takipten çıkardım. Buna Acun Ilıcalı da dahil. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış o hesap.

    Takip etmeme gerek yoktu. Survivor All Star’a neden gitmediğim çok soruluyor. Cevabı çok basit çünkü beni çağırmadılar. Acun Ilıcalı beni bir daha çağırmak zorunda değil ki. Aslında All Star’ı geçen sezon yapacaklardı ve beni aradılar.

    İlk beni çağırdıklarını söylediler çünkü Acun Ilıcalı ‘Yunus’u mutlaka ikna edin’ demiş. Ben de kabul ettim ve ertesi gün spora başladım. Yüzmem zayıf diye çok ciddi bir paraya yüzme kursuna yazıldım.

    Sonra Survivor’a davet edilen bir arkadaşım arayarak ‘Abi Survivor’a gidiyormuşsun’ deyince olayın ciddiyetini anlayarak ailelere ilan ettim. Bütün ailemi toplayarak Survivor’a gideceğimi söyledim ve herkes çok mutlu oldu.

    Daha sonra ekiple iletişim koptu ve kimse beni aramadı. Daha sonra ben onları aradım ve bana ‘Oradaki olaylar biraz değişti. Takımlar değişti All Star yapmaktan vazgeçtik. Seneye All Star var ve sen bankosun. İlk seni arayacağız’ dediler.

    Sonra deprem ve seçim oldu. Ben o arada videolar çektim. All Star oldu ve beni çağırmadılar. Çağırmak zorunda değiller, mecbur da değiller.”

    “ACUN’A LAF EDEN BATUHAN SURVIVOR’DA, DEMEK Kİ BENİM VİDEOLAR DA BİR ŞEY VAR”

    “Annemin evinde hiçbir şey yapmadan otururken Acun Ilıcalı beni Survivor’a çağırarak çok büyük bir iyilik yaptı. Acun Ilıcalı minnettarım. Bana bir şans daha verdi Para Bende’yi yaptık sonra Survivor yorumları yaptık.

    Ben Acun Medya’ya gidip bütün gün belki iş çıkar diye orada bekleyen adam olmadım, olmayacağım. Şu an Survivor’da MasterChef’te et çalarken yakalanan adam var, sevgilisine küfreden adam var. Batuhan Karacakaya, Acun Ilıcalı’ya neler neler söyledi şimdi o da orada.

    Demek ki benim videolarla ilişkili bir durum var. Benim videoların içeriğinde bir şey var demek ki… Yine de sorun değil. Biz hep alttan aldık.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yunus-gunce-survivora-davet-edilmedigini-iddia-etti/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13285 Bu hafta tiyatroseverleri Tolstoy’dan Alexander Galin’e, Eftal Gülbudak’tan Dinçer Sümer’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Masal (Yeni Çocuk Oyunu), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

    Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    Bu Haftanın Programı (28 Şubat-3 Mart 2024)

    MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    SAVAŞ VE BARIŞ

    1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir.

    Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.

    Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

    Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

    Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    KUĞUNUN ŞARKISI

    Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

    Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

    Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

    Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

    1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

    Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    AY, CARMELA!

    İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    MAVİYDİ BİSİKLETİM

    İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    BİR HALK DÜŞMANI

    Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

    Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    SİVRİSİNEKLER

    Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    GEÇİT

    Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

    Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

    Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/feed/ 0
    Yunus Günçe’den çok konuşulacak Survivor çıkışı: Davet edilmeme rağmen videolarımdan dolayı beni almadılar https://www.haber60.com.tr/yunus-gunceden-cok-konusulacak-survivor-cikisi-davet-edilmeme-ragmen-videolarimdan-dolayi-beni-almadilar/ https://www.haber60.com.tr/yunus-gunceden-cok-konusulacak-survivor-cikisi-davet-edilmeme-ragmen-videolarimdan-dolayi-beni-almadilar/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:43:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13277 Gökay Kalaycıoğlu’nun sunumuyla Haberler.com’un YouTube kanalında yayınlanan Haber Bahane programının bu haftaki konuğu oyuncu Yunus Günçe oldu. Geçtiğimiz yıllarda Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonrasında yayınladığı videolarından dolayı yarışmaya gidemediğini ileri sürdü.

    “PAYLAŞIMLARIMDAN DOLAYI BANA GADDARLIK YAPTILAR”

    Sosyal medyayı eskisi gibi aktif olarak kullanmadığını belirten Yunus Günçe, “Sosyal medyada artık kendimi gerzek gibi hissetmeye başladım. Çünkü sen yazıp çiziyorsun ama hiçbir şey değişmiyor. Sen yazdığınla kalıyorsun. Sonra senin 43 tane oyununu iptal ediyorlar, bir şehre giremiyorsun. Beni deprem ve seçim zamanı bir listelere koydular. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve ben. Aramızda 300 milyon dolar var ya…. Ben bu insanlarla başka hiçbir listede yokum. Bize gaddarlık yaptılar. Kuvvetli olmadığım için bana yaptıklarını yaptılar. Kimse yazdıklarımı umursamadı. Bir şey olduğunda yine kendimi tutamıyorum ama biraz frene bastım. Mental ve ruhsal anlamda çok yoruldum” dedi.

    “ACUN ILICALI DAHİL TÜM SURVIVOR EKİBİNİ TAKİPTEN ÇIKARDIM”

    Survivor’a davet edildiğini ancak daha sonra kimsenin kendisine ulaşmadığını belirten Günçe sözlerine şöyle devam etti: “Bir ara Survivor’daki herkesi takipten çıkardım. Buna Acun Ilıcalı da dahil. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış o hesap. Takip etmeme gerek yoktu. Survivor All Star’a neden gitmediğim çok soruluyor. Cevabı çok basit çünkü beni çağırmadılar. Acun Ilıcalı beni bir daha çağırmak zorunda değil ki. Aslında All Star’ı geçen sezon yapacaklardı ve beni aradılar. İlk beni çağırdıklarını söylediler çünkü Acun Ilıcalı ‘Yunus’u mutlaka ikna edin’ demiş. Ben de kabul ettim ve ertesi gün spora başladım. Yüzmem zayıf diye çok ciddi bir paraya yüzme kursuna yazıldım. Sonra Survivor’a davet edilen bir arkadaşım arayarak ‘Abi Survivor’a gidiyormuşsun’ deyince olayın ciddiyetini anlayarak ailelere ilan ettim. Bütün ailemi toplayarak Survivor’a gideceğimi söyledim ve herkes çok mutlu oldu. Daha sonra ekiple iletişim koptu ve kimse beni aramadı. Daha sonra ben onları aradım ve bana ‘Oradaki olaylar biraz değişti. Takımlar değişti All Star yapmaktan vazgeçtik. Seneye All Star var ve sen bankosun. İlk seni arayacağız’ dediler. Sonra deprem ve seçim oldu. Ben o arada videolar çektim. All Star oldu ve beni çağırmadılar. Çağırmak zorunda değiller, mecbur da değiller.”

    “ACUN’A LAF EDEN BATUHAN SURVIVOR’DA, DEMEK Kİ BENİM VİDEOLAR DA BİR ŞEY VAR”

    “Annemin evinde hiçbir şey yapmadan otururken Acun Ilıcalı beni Survivor’a çağırarak çok büyük bir iyilik yaptı. Acun Ilıcalı minnettarım. Bana bir şans daha verdi Para Bende’yi yaptık sonra Survivor yorumları yaptık. Ben Acun Medya’ya gidip bütün gün belki iş çıkar diye orada bekleyen adam olmadım, olmayacağım. Şu an Survivor’da MasterChef’te et çalarken yakalanan adam var, sevgilisine küfreden adam var. Batuhan Karacakaya, Acun Ilıcalı’ya neler neler söyledi şimdi o da orada. Demek ki benim videolarla ilişkili bir durum var. Benim videoların içeriğinde bir şey var demek ki… Yine de sorun değil. Biz hep alttan aldık.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yunus-gunceden-cok-konusulacak-survivor-cikisi-davet-edilmeme-ragmen-videolarimdan-dolayi-beni-almadilar/feed/ 0
    İBB Şehir Tiyatroları… MART AYINDA 38 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:30:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13092 Mart ayında tiyatroseverleri Ibsen’den Tolstoy’a, Dinçer Sümer’den Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu ay; Masal (Yeni Oyun), Parkta Güzel Bir Gün (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu)(Konuk Oyun), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, İfigenya, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Oscar, Ben Medea Değilim, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Öldün, Duydun mu?, Cadı Kazanı, Yatak Odası Komedisi, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Rüya, Fındıkkıran, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    Behçet Necatigil, Gülten Akın ve Edip Cansever Şiirleri İstanbul Şiirle Buluşuyor Etkinliğine Konuk Oluyor

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

    Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

    İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

    Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10, 24 Mart 2024 tarihlerinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)

    Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor. Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 17 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de seyirciyle buluşacak.

    Mart 2024 Programı

    MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)

    Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3, 10, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    Parkta Güzel Bir Gün(Lefkoşa Belediye Tiyatrosu-Konuk Oyun)

    Oyunda, parkta güzel bir gün geçirmek isteyen Olivia ve Arthur’u bir ülkenin bantla çizilen yeni sınırı ikiye ayırır. İşe yeni başlayan sınır muhafızının sert bakışları altında iki ülke arasında sıkışıp kalan çift, giderek içinden çıkılmaz bir hal alan bu absürd durumun esiri olurlar. Bizi ayıran hayali çizgileri ve bu çizgileri kırmanın ağır yaptırımlarını konu alan acı-tatlı bir komedi Parkta Güzel Bir Gün. Kieran Lynn’in yazdığı, Kıymet Karabiber’in yönettiği oyunda Aytunç Şabanlı, İzel Seylani, Melihat Beşe Günalp rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    SAVAŞ VE BARIŞ

    1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

    Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

    Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    KUĞUNUN ŞARKISI

    Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

    Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

    Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

    Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 30 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

    1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

    Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    AY, CARMELA

    İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde,

    MAVİYDİ BİSİKLETİM

    İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    BİR HALK DÜŞMANI

    Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

    Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    SİVRİSİNEKLER

    Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    GEÇİT

    Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

    Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    TARTUFFE

    Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

    Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    HAMLET

    Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

    William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    UÇURTMANIN KUYRUĞU

    Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    YAFTALI TABUT

    Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

    Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 16 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    KOMİK PARA

    Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

    Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 23 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    GODOT GELDİ

    “Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

    Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇİNGENE BOKSÖR

    1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

    Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    İFİGENYA

    Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

    Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

    Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    OSCAR

    Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

    Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    BEN MEDEA DEĞİLİM

    “Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

    Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

    “Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    ÖLDÜN, DUYDUN MU?

    İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor. Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    CADI KAZANI

    Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

    Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    YATAK ODASI KOMEDİSİ

    Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

    Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

    Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde,

    KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

    Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

    Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır.

    Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… 3.VE 4. ELEME ADAYI BELLİ OLDU, SAKATLIKLAR ÜZDÜ! https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-3-ve-4-eleme-adayi-belli-oldu-sakatliklar-uzdu/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-3-ve-4-eleme-adayi-belli-oldu-sakatliklar-uzdu/#respond Wed, 28 Feb 2024 03:57:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12969 Bugün yapılan konseyde 3. ve 4. eleme adayı belli oldu. Acun Ilıcalı konseyde konuştu: Zor günler geçiriyoruz. Şimdiye kadar bir çok olayı beraber yaşadık.Açıkçası Survivor’ın gelmiş geçmiş en gergin sezonu. Sebebi de performans üzerine ve SMS oylaması olmaması yarışmacıları daha frensiz hale getirdi bence. Maalesef Sema ile Pınar arasında istemediğimiz görüntüler oluştu.

    Olayı anlatması için söz verilen Pınar “Konsey sonrasında adaya gittik. Zaten burada benim adım çıkmıştı. Adaya gittik yatmaya hazırlanmaya başladığımızda Sema geldi. Pınar buraya gelebilir misin diye sert bir şekilde konuştu.

    Burada konuşalım dediğimde sen ne zaman yakamdan düşeceksin dedi. Yakasında olmadığımı söyledim. Yazdığım şeye sinir olduğundan bahsetti. Beni bu şekilde yazamazsın dedi. Ben de istediğim gibi yazarım dedim.

    Sonrasında sürekli buraya gel yanıma gel, okul çıkışında görüşürüz tarzı sert ifadeleri vardı. Ayrıca ben de öyle olduğunu düşünüyorum dedi. Sakinliğimi korudum. Ayağını yere vurmaya başladı. ya git buradan alın bunu şuradan dedim.

    Yatağımın yanına geldi ayağımı tekmelemeye başladı. O zaman ayağa kalktım. Üstüme doğru gelmeye devam etti. O ara bana ilk hamlesini yaptı ve yüzüme geldi. Ben de hayatım boyunca hiç fiziksel bir hamlede bulunmadım. Elimi uzattım ve kafasının oradan tuttum, bunu buradan götürün dedim.

    Diskalifiye olmak istemiyorum alın bunu dedim ve bir kol uzaklığında tuttum. O sırada kolumdan sıkıp kolumu da morarttı. Bana sürekli saldırmaya devam etti. Sürekli alın götürün şunu dedim.

    Tahrik edecek bir şey de yapmadım. İki gündür takımdan ayrıyım ve şu anda da sinirlerim çok bozuk. Başka bir şey söylemek istemiyorum” dedi.

    ACUN KARARI AÇIKLANDI

    Acun Ilıcalı “Yaptığımız toplantılar sonrasında verdiğimiz karar, Sema Survivor All Star’a devam edemeyecek. Kendisi hem şiddetsel hareketler ve ısrarları sonucu bizi çaresiz bıraktı. Benim için çok değerli bir yarışmacıydı. Tek telefonumla Survivor’a geldi.

    Tansiyonun düşmesini diliyorum. Kimse elenmez gibi belki düşünüyordunuz ama şu anda da bunun üzüntüsünü yaşıyoruz. Hepinizin güzel kalbini biliyorum ama Pınar da burada her yarışmacı gibi bize emanet.

    Fikirlerini istediği gibi dile getirebilir. Kendisine de bir kez daha geçmiş olsun diliyorum” dedi.

    SEDA DA KONUŞTU: ALLAH KALP TEMİZLİĞİ VERSİN

    Seda “Yani söyleyeceklerimi tutmaya çalışıyorum. Gözümden bir damla bile gözyaşı gelsin istemiyorum. Az önce 3 tane arı soktu hiçbir şey hissetmedim. Tek söyleyeceğim şey lanet olsun onların sporculuk hayatına, bu kinlerine nefretlerine lanet olsun.

    Ne yaptı ne etti benim kardeşimi diskalifiye ettirdi. Sema’nın da bir çocuğu var ve bu çocuğuna hayatta tek başına bakıyor. Bundan sonra kafasını kaldırıp benim gözümün içine bakmasın. Ben burada anladım amacı.

    Hayatımda kimseye beddua etmedim ama ona da etmeyeceğim. Allah kalp temizliği versin, başka bir şey de demiyorum” dedi.

    OYUN ALANINDA DA KONUŞULDU

    Parkur alanına gelen takımlara kısa bir konuşma yapan Murat, Pınar’a ve Seda’ya yeniden söz verdi.

    Pınar: Hiç keyfim yok. Açıkçası kafam burada değil. Oyunda elimden ne gelirse onu yapacağım. Elimden ne gelir onu da bilmiyorum. Üzerine konuştuk, artık konuşmak da istemiyorum.

    Keşke zamanı ileri alabilsem hatta geriye alabilsem de bunlar hiç yaşanmasa. Yapacak bir şey yok, unutmak istiyorum. Ama bu da kolay bir şey değil hiç kimse açısından.

    Sema’nın kardeşi Seda: Üzgünüm. Vedası zaten ayrı bir üzgünlük ama bu tuzağa düştüğümüz için üzgünüm. İkimiz de buraya 7 sezon emek verdik. Survivor’da en iyi 6 kadını saysalar ikimiz çıkarız aynı aileden eminim ki performans anlamında.

    Açıkçası hiç böyle bir şeyin içinde bulunmadık. İkimiz de aynı kişiyle aynı sezon yarıştık. Kötü bir şey söylemeyeceğim hiçbir zaman çok sakinim de. Ama yakıştırmadım. Yani iyiki bir spor yapmışlar, bir bitiremediler.

    Neydi kinleri nefretleri bilemiyorum çok üzgünüm haketmedi Sema bunu. Bir noktada sinirine hakim olamadı. Hangi yarışmacı konseydeki yılan S’sini görse sorardı. Konuşmayı kabul etmeyerek bir kışkırtma başlamış zaten.

    Sema’ya da neden bu tuzağa düştü diye üzgünüm ve kızgınım. Çünkü ben onu uyardım. Biz de belli ki yanlış yapmışız ki Sema burada değil ben buradayım. Umarım bir daha böyle bir şey yaşanmaz.

    NAGİHAN’IN DİZİ DÖNDÜ

    Kırmızı Takım’da Nagihan ile Nefise ve Mavi Takım’da Begüm ile Aysu karşı karşıya geldi. Zorlu mücadeleyi Begüm-Aysu ikilisi kazandı. Nagihan’ın dizi oyunda döndü. Acılar içerisinde kalan Nagihan “Dizim döndü.

    Baksana hocam dizim boşta” diye bağırarak ağladı. Nagihan sedye ile oyun alanından alındı. Doktor, iç bağlarda bir sıkıntı var gibi duruyor dedi. Doktorların ilk müdahalesinin ardından Nagihan ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    MERVE SAKATLIK YAŞADI

    Kırmızı Takım’da Merve ile Aleyna, Mavi Takım’da ise Berna ile Begüm kapıştı. Kırmızı Takım’da Merve ile Aleyna parkurda zorlandı ve Merve’nin beli incindi.

    Doktorlar Merve’yi oyun kenarına aldı. Duruma tepki gösteren Aleyna “Durumu kötüydü birden ben de oynayacağım dedi, iyi değilsen neden çıkıyorsun” dedi.

    3. ELEME ADAYI GİZEM OLDU

    Ertelenen konseyde 1 oy Aleyna’ya, 3 oy Nagihan’a ve 7 oy da Gizem’e çıktı. Böylelikle üçüncü eleme adayı gizem oldu. Gize “Acun bey bekliyordum, sıkıntı yok. Düelloya çıkacağım.

    Kendimi orada görmek istiyorum. Hayırlısı” dedi. Geçen haftadan Aysu adayımız ve bu haftaki son düelloyu oynayacak. Begüm birinci adayımız, Pınar ikinci adayımızdı ve Gizem 3. aday oldu.

    4. ELEME ADAYI ALEYNA OLDU

    Mavi Takım Kırmızı Takım karşısında geriye düştüğü karşılaşmayı 12-5 kazanarak dokunulmazlığın sahibi oldu. Oylamada 2 Merve, 3 Nefise ve 6 Aleyna çıktı. Böylelikle 4. ve son eleme adayı Aleyna oldu.

    Aleyna “Düellolardan korkmuyorum. Bir kere girince o heyecanı yaşayınca sürekli kendini yenilemek istiyorsun. Adımın çıkmasını bekliyordum. Eşleşmeleri merak ediyorum” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-3-ve-4-eleme-adayi-belli-oldu-sakatliklar-uzdu/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… SEMA VE PINAR KAVGASINDAN DİSKALİFİYE ÇIKTI! https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:18:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12591 Survivor 2024 All Star’da ilk eleme adayı Mavi takımdan Begüm. İkinci eleme adayı Kırmızı takımdan Pınar Saka olmuştu. Eleme adayının belirlendiği konsey sonrasında Sema Aydemir ile Pınar Saka kavga etti.

    Acun Ilıcalı acil durum konseyini toplayarak yarışmacıları dinledi. Ilıcalı kavga eden yarışmacılar hakkında karar verildi.

    SEMA İLE PINAR’IN KAVGASI

    Sema Aydemir, ‘Bana bundan sonra bir hakaret daha edersen’ diyerek Pınar’ın yanına geldi. Pınar da ‘Sana mı soracağım’ cevabını verince ikili arasında sinirler gerildi. Sema yerde uzanan Pınar’a tekme attı. Sema, ‘Benim huzurumu kaçırma, benim kardeşimin adını bir daha ağzına alma’ derken ikili birbirine tekrardan temas etti.

    Sema, Nagihan ile Aleyna’nın uzaklaştırma çabalarına rağmen Pınar’a tokat attı. Sema araya giren arkadaşlarına ‘bunu yapamaz. Sürekli böyle uğraşıp ondan sonra ben buna karşıyım. Ben sana yüze nasıl vurulur göstereyim mi, ister misin?’ dedi.

    Pınar da ‘Ben sana vurmadım zaten. Bana vurma diye uzak tuttum sadece.’ cevabını verdi. Sema kendini ifade ederken tekrar harekete geçince Atakan onu barakadan uzaklaştırdı.

    SEMA ARKADAŞLARINA KENDİNİ İFADE ETMEYE ÇALIŞTI

    Atakan’ın uzaklaştırmasıyla biraz da olsa sakinleşen Sema Aydemir, arkadaşlarıyla konuşarak yaşadıklarını anlatmaya çalıştı. Sema şu ifadeleri kullandı:

    Ben onların sayesinde olimpiyata gitmişim bakar mısın? Bu zamana kadar Atakan ben böyle bir şey yapmadım ama insanın emeğiyle… Bak sana dese ki sen benim sayemde dünya şampiyonu oldun dese ne yaparsın?

    Bunlar bu rahat böyle yaşarken ben hem çocuğuma baktım, kamplara çocuğumla gittim. Ben kolay Olimpiyat barajı geçmedim. Benim emeğime kimse şey yapamaz.

    SEMA’NIN PINAR’A NEDEN SALDIRDIĞI ORTAYA ÇIKTI

    Nagihan, Pınar’la Sema’nın kavgası sonrası toplanan acil durum konseyinde ikili arasındaki tartışmanın nedenlerini anlattı.

    Nagihan, ‘Sadece bu Survivor değil. Bir önceki Survivor ve 2011 yılına dayanan bizim, benim, Merve Aydın’ın, Pınar Saka’nın dünya şampiyonasında madalya aldıktan sonra 4*400 metre bayraklı yarışaca çıkacaktık.

    Aslında bütün hikaye oradan başlıyor. 2017’ye de yansıdı. Bu seneye yansıdı. Bu konu açılınca açıkçası biz çok oralı olmak istemedik çünkü bizlik bir durum yok. Biz hem kendi bireysel madalyalarımızı almışız.

    Hem de bayrakta da nasıl ki Survivor’ı Acun Ilıcalı yönetiyorsa, Milli Takımı da bir teknik direktör yönetiyor. Burada Pınar ile Sema’nın bir türlü anlaşamadığı anlaşmak istemediği bir kan davası var. Yok benim hakkımdı, yok senin hakkındı.

    Aslında net olan bir şey vardır. Saniyeler konuşur, saniseler konuşur. Atletizmde de bu böyle olmuştur. O zaman ki madalyamızı aldığımız içinde formda olduğumuz içinde teknik direktörümüz yani hocamız bizi dörtlüyü öne sürdü ve çıktığımızda da en iyi saniyeyi yapıp madalya getirdik ülkemize ama bu buruk sevinci bir türlü atlatamadık üzerimizden 13 sene geçmesine rağmen.

    Burada da Survivor adı altında ama hiçbir olay olmadan birbirlerine bilenmiş iki yarışmacı vardı. Ben Pınar’ı sivil hayatta tanırım, ikisi de benim milli takım arkadaşım. İkisiyle de iyi anlaşırım ne kadar rekabet içerisinde olsak da, tartışırız kavga ederiz, rakip oluruz ama tabii ki koruma noktasında da ne yapacağımı açıkçası bende bilemedim.

    Bir anda kargaşa oldu. Zifiri karanlık zaten hiçbir şey yok. Bir anda olayın içerisinde kendimi buldum. Tekmeler, yumruklar yani açık konuşmak gerekirse Sema benim rakibim.

    Pınar çok fazla şiddete dayalı birisi değil ama burası gerçekten çok hep söylüyorum da. Herkes belki benden bekliyordu bunu ama gerçekten buranın zorluğunu anlatmakla bitiremeyiz.” ifadelerini kullandı.

    SEDA SİNİRLERİNE HAKİM OLAMADI

    Oyun alanında Sema ve Pınar’ı göremeyen Seda, ‘Merak ettim yine ne yaptı? Çünkü dün konseyden çıkarken Sema’ya dedim ki artık o kadar amacını anladım ki dedim.

    İnsan hani düşmanı bile kaliteli olsun derler ya, sal Sema dedim, dalga geçelim. Yani düşünüyorum, düşünüyorum. İnsanın kalbi bu kadar kirli olur mu’diye düşünüyorum. Sorunu sadece Sema’yla olsaydı Sema daha gelmeden bana, Aleyna’ya sıçramazdı.

    Pisliğe vurdukça, sıçrar ve yayılır. Dedim ki Sema salalım. İçimde bir şey vardı yine bir şey olur mu acaba diye, çünkü zaten elenecek, zaten performansı kötü ya giderken birilerine de götüreyim istiyor ya da ilk defa bir Survivor’dan sonra akılda kalayım, kötü ya da iyi fark etmez diyor ama ben onun tuzağına düşmeyeceğim.

    Umarım Seda’da düşmemiştir. Ne derece bilmiyorum. Elim ayağım titriyor sinirden. Keşke onunla aynı yerde olabilseydim o anda. Kopacaksa toptan kopsaydı yani her şey. O benim gözümde o kadar değersiz ki. Bir kadının kalbi bu kadar kirli olmamalı diye düşünüyorum.” dedi.

    DOKUNULMAZLIK OYUNU

    Survivor All Star’ın dokunulmazlık oyununun son müsabakası Mavi takımdan Yağmur ve Furkan ile Kırmızı takımdan Gizem ve Sercan Yıldırım arasında gerçekleşti. Furkan ve Yağmur’un kazanmasıyla dokunulmazlık sembolünün sahibi 12-9’luk skorla Mavi takım oldu.

    SEMA GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI

    Sema kavga sonrası konseyde Acun Ilıcalı’nın karşısına tek başına çıktı. Acun Ilıcalı, Sema’dan kendini ifade etmesini istedi. Sema şu ifadeleri kullandı:

    Bende çok utanıyorum burada olmaktan. Geldiğimden beri kendime bir atış alanı hazırladım. Ben çalışacağım çünkü eksiğim var. Çekil benim düellom var çalışacağım. Sürekli bir şeyler. Sahra gitti, bana iftira attı.

    Arkadaşlarıma demiş ki ben onun seçtiği atışı ve o atışı çalıştığını Sahra’ya söylemişim. Sahra burada bir haksızlık var. Ben düelloya çıkmıyorum demiş ve yarışmayı bırakmış. İşin acısı arkadaşlarım dedi ki hakkını helal et, vallahi biz bile düşündük acaba o yüzden mi gitti kız dedik dedi.

    Ben bunu yaşamak zorunda değilim. Çünkü ben böyle bir şey yapmadım. Sonra işte lohusa kadın, Alman turist, ekip senden çok pişman seni getirdiklerine, bir sürü şeyler söyledi. En son yılan yaptı biliyorsunuz konseyde ve sürekli yapıyor yapıyor ben sesimi çıkarmıyorum.

    Konseyden sonra biz kampa gittik ama ben dedim ki Sema sen neden bu kadar eziliyorsun ki yani, ben bunları hak etmedim. Duramadım, gittim, içimde kalırdı yani. Pınar ne yaptın? Şimdi ne yaptın?

    Neden dedim mesela birbimizden uzak durmuyoruz. Sen dedi Seda’nın istatistiği için uğraşıyorsun. Seda için uğraşsam ya derim ki beni seç ya da en kötü ihtimalle Pınar’ı seç derdim. Ne olursam olayım, ne fiziğimi ne yarışmayı bunları hakedecek bir şey yapmadım.

    En kötüsünüde söyleyeyim ben 3 sene konteyner da kaldım. Bana da gelip sen bizim sayemizde olimpiyatlara gittin dedi. Çok hırslandım. Tutun şunu falan diyordu ama onun da eli armut toplamıyordu. Masuma yatmasın.

    Sema Aydemir yaşadıklarını anlatıp utancını dile getirirken gözyaşlarına hakim olamadı.

    SEMA AYDEMİR DİSKALİFİYE OLDU

    Acun Ilıcalı, Sema Aydemir’i çok iyi anladığını ifade ederek, ‘Arkadaşlarımızla konuyu değerlendirdik. Baya da uzun süren toplantı sonrasında olayı defalarca seyredip, diğer yarışmacılarla da konuyu konuştuk ve sonrasında da bir kanaate ulaştık.

    Yaptığımız değerlendirme sonucunda açıkçası çok emeğin olan, bize de yıllarca çok faydası olmuş bir yarışmacısın. Bunları çok iyi biliyoruz. Bizim için değerin her zaman çok yüksek.

    Sen bana göre örnek bir annesin. Hayatı tek hareketle değil, geneliyle değerlendirmekten yanayım her zaman. Fevri bir olaydan bir yere varmak, benim için insanı her zaman yanlış yere götürür.

    Senin karakterinle ilgili bir değerlendirme değil bu ancak yaşanan olay bizim yarışmamızın çizgisinin çok dışına taştığı için bir karar vermek zorundayız. Bu karara göre Sema seni maalesef Survivor 2024’den ayırmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/feed/ 0
    Survivor’da Sema ve Pınar arasındaki kavganın nedeni ortaya çıktı https://www.haber60.com.tr/survivorda-sema-ve-pinar-arasindaki-kavganin-nedeni-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/survivorda-sema-ve-pinar-arasindaki-kavganin-nedeni-ortaya-cikti/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:12:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12581 TV8 ekranlarında yayınlanan Survivor All Star’ın bu akşamki bölümünde ortalık karıştı. Daha önce kavga eden Sema ve Pınar arasındaki gerilim adada da devam etti. Gece yarısı tartışan ikiliden Sema, Pınar’a saldırarak şiddet uyguladı. Acil durum konseyi düzenlenen yarışmada Sema’nın Pınar’a saldırmasının nedeni ortaya çıktı. Yarışmacı Nagihan kavganın nedenini 13 sene önceki olaya dayandırdı.

    Survivor’a geçen haftalarda katılan Sema Aydemir ile Pınar arasında tansiyon yükseldi. Sema’nın Pınar’a karşı sert ifadeleriyle başlayan olay kavgaya dönüştü. Eleme adaylarından ilki Begüm ikincisi de Pınar Saka olmuştu. Eleme adayının belirlendiği konsey sonrasında Sema Aydemir ile Pınar Saka arasında büyük kavga çıktı.

    SEMA AYDEMİR DİSKALİFİYE OLDU

    Temaslı kavgada Acun Ilıcalı acil durum konseyini toplayarak yarışmacıları dinledi. Ilıcalı kavga eden yarışmacılar hakkında kararını verdi. Karara göre Sema Aydemir yarışmadan diskalifiye oldu.

    Sema Aydemir, “Bana bundan sonra bir hakaret daha edersen” diyerek Pınar’ın yanına geldi. Pınar da “Sana mı soracağım?” cevabını verince ikili arasında sinirler gerildi. Sema yerde uzanan Pınar’a tekme attı. Sema, “Benim huzurumu kaçırma, benim kardeşimin adını bir daha ağzına alma” derken ikili birbirine tekrardan temas etti. Sema, Nagihan ile Aleyna’nın uzaklaştırma çabalarına rağmen Pınar’a tokat salladı. Sema araya giren arkadaşlarına “Bunu yapamaz. Sürekli böyle uğraşıp ondan sonra ben buna karşıyım. Ben sana yüze nasıl vurulur göstereyim mi, ister misin?” dedi. Pınar da “Ben sana vurmadım zaten. Bana vurma diye uzak tuttum sadece” cevabını verdi. Sema kendini ifade ederken tekrar harekete geçince Atakan onu barakadan uzaklaştırdı.

    Atakan’ın uzaklaştırmasıyla az da olsa sakinleşen Sema Aydemir, arkadaşlarıyla konuşarak yaşadıklarını anlatmaya çalıştı. Sema şu ifadeleri kullandı: “Ben onların sayesinde olimpiyata gitmişim, bakar mısın? Olimpiyat barajını da mı sen geçirdin bana? Bu zamana kadar Atakan ben böyle bir şey yapmadım ama insanın emeğiyle… Bak sana dese ki sen benim sayemde dünya şampiyonu oldun dese ne yaparsın? Bunlar bu rahat böyle yaşarken ben hem çocuğuma baktım, kamplara çocuğumla gittim. Ben kolay Olimpiyat barajı geçmedim. Benim emeğime kimse şey yapamaz.”

    KAVGANIN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI

    Yarışmacı Nagihan, Pınar’la Sema’nın kavgası sonrası toplanan acil durum konseyinde ikili arasındaki tartışmanın nedenlerini anlattı. Nagihan, “Sadece bu Survivor değil. Bir önceki Survivor ve 2011 yılına dayanan bizim, benim, Merve Aydın’ın, Pınar Saka’nın dünya şampiyonasında madalya aldıktan sonra bayraklı yarışa çıkacaktık. Aslında bütün hikaye oradan başlıyor. 2017’ye de yansıdı. Bu seneye yansıdı. Bu konu açılınca açıkçası biz çok oralı olmak istemedik çünkü bizlik bir durum yok. Biz hem kendi bireysel madalyalarımızı almışız. Hem de bayrakta da. Nasıl ki Survivor’ı Acun Ilıcalı yönetiyorsa, Milli Takımı da bir teknik direktör yönetiyor. Burada Pınar ile Sema’nın bir türlü anlaşamadığı anlaşmak istemediği bir kan davası var. Yok benim hakkımdı, yok senin hakkındı. Aslında net olan bir şey vardır. Saniyeler konuşur, saniseler konuşur. Atletizmde de bu böyle olmuştur. O zaman ki madalyamızı aldığımız içinde formda olduğumuz içinde teknik direktörümüz yani hocamız bizi dörtlüyü öne sürdü ve çıktığımızda da en iyi saniyeyi yapıp madalya getirdik ülkemize ama bu buruk sevinci bir türlü atlatamadık üzerimizden 13 sene geçmesine rağmen.” ifadelerini kullandı.


    Nagihan açıklamasının devamında şunları söyledi:

    “Burada da Survivor adı altında ama hiçbir olay olmadan birbirlerine bilenmiş iki yarışmacı vardı. Ben Pınar’ı sivil hayatta tanırım, ikisi de benim milli takım arkadaşım. İkisiyle de iyi anlaşırım ne kadar rekabet içerisinde olsakta, tartışırız kavga ederiz, rakip oluruz ama tabii ki koruma noktasında da ne yapacağımı açıkçası ben de bilemedim. Bir anda kargaşa oldu. Zifiri karanlık zaten, hiçbir şey yok. Bir anda olayın içerisinde kendimi buldum. Tekmeler, yumruklar yani açık konuşmak gerekirse Sema benim rakibim. Pınar çok fazla şiddete dayalı birisi değil ama burası gerçekten çok hep söylüyorum da. Herkes belki benden bekliyordu bunu ama gerçekten buranın zorluğunu anlatmakla bitiremeyiz.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivorda-sema-ve-pinar-arasindaki-kavganin-nedeni-ortaya-cikti/feed/ 0
    Dikkat!.. Bu tuzağa düşmeyin… DAHA FAZLA MEGAPİKSEL, DAHA İYİ GÖRÜNTÜ MÜ DEMEK?.. https://www.haber60.com.tr/dikkat-bu-tuzaga-dusmeyin-daha-fazla-megapiksel-daha-iyi-goruntu-mu-demek/ https://www.haber60.com.tr/dikkat-bu-tuzaga-dusmeyin-daha-fazla-megapiksel-daha-iyi-goruntu-mu-demek/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:12:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12445 Son zamanlarda teknoloji dünyasında sık sık tartışılan konulardan biri, daha fazla megapikselin daha iyi görüntü kalitesi anlamına gelip gelmediği.

    Megapiksel sayısı, bir kameranın veya bir akıllı telefonun kamerasının görüntü çözünürlüğünü belirleyen önemli bir faktördür.

    Ancak, daha fazla megapikselin her zaman daha iyi görüntü kalitesi sağladığına dair yaygın bir yanılgı bulunuyor.

    Telefonların megapiksel değerleri artıyor

    Akıllı telefon üreticileri, son yıllarda piyasaya çıkardığı telefonlarla adeta megapiksel savaşına girdi.

    8, 16, 24, 32 ve 64 derken, günümüzde 200 MP kameralara sahip telefonlar karşımıza çıkmaya başladı.

    Üreticiler, yüksek megapiksel değerine sahip kameraları yalnızca bir pazarlama stratejisi olarak kullanıyor. Peki yüksek megapiksel değerleri daha iyi kalite mi demek?

    Önce megapikselin tam olarak ne anlama geldiğinden bahsedelim.

    Megapiksel nedir

    Megapiksel, bir görüntünün çözünürlüğünü ifade eden bir ölçü birimidir. Bir kamera ne kadar çok megapiksele sahipse, o kadar çok piksele sahip bir görüntü yakalar.

    Bu da genellikle daha fazla detay ve netlik anlamına gelir. Ancak, megapiksel sayısı yalnızca bir faktördür ve görüntü kalitesini belirleyen tek etmen değildir.

    Bir kameranın veya akıllı telefonun görüntü kalitesini etkileyen diğer önemli faktörler arasında sensör boyutu, lens kalitesi, görüntü işleme yetenekleri ve ışık koşulları bulunur.

    Örneğin, daha büyük bir sensöre sahip bir kamera, daha iyi düşük ışık performansı ve daha iyi renk doğruluğu sunabilir. Aynı şekilde, kaliteli bir lens, daha keskin ve detaylı görüntüler elde etmenizi sağlayabilir.

    Basitçe söylemek gerekirse, bir megapiksel bir milyon pikseldir. Bu nedenle, bir görüntünün çözünürlüğünü biliyorsanız, içindeki megapikselleri hesaplayabilirsiniz.

    Örneğin bilgisayar ekranı için mevcut en iyi çözünürlük genellikle 1920 x 1080’dir. Bu nedenle, bu boyutta net bir resim 1920 x 1080 = 2.073.600 piksel olacaktır.

    Büyük MP değerlerine ihtiyacınız var mı

    Yukarıdaki örneğin kanıtladığı gibi, niyetiniz sadece Instagram hesabınıza koymaksa, büyük megapiksellerin hiçbir önemi yoktur.

    Tek başına çekilen megapiksel sayısı, fotoğraf kalitesinin garantisi değildir. Aslında insanlar, yüksek megapiksel değerlerine iki şekilde ihtiyaç duyarlar:

    1. Bir görüntüyü basmak gerektiğinde

    Fotoğraf basmak artık popüler bir trend değil. Çoğu insan, fotoğrafları bastırmak için çaba harcamak yerine, fotoğrafları çevrimiçi olarak yüklemek ve dijital kopyalarını kaydetmekten oldukça memnun.

    Fotoğrafı bastırmakla ilgileniyorsanız, megapiksel sayısına dikkat etmelisiniz. Açıkçası, daha fazla piksel daha keskin bir görüntüye dönüşür ve bu da görüntüyü çok daha büyük baskılar için büyüttüğünüzde bile net görünmesini sağlar.

    Bununla birlikte, göz önünde bulundurmanız gereken başka bir faktör daha vardır – baskıdan izleme mesafesi.

    Örneğin reklam panolarını ele alalım. Kabul edilebilir derecede net görünen bir görüntüye sahip bir reklam panosu, daha yakından bakarsanız genellikle çok piksellidir. Ancak, uzaktan baktığınızda oldukça kaliteli görünür.

    İster inanın ister inanmayın, iyi bir 16 megapiksel kamera, reklam panosu boyutunda baskılar için ihtiyacınız olan tek şey!

    Daha fazla günlük ihtiyaç söz konusu olduğunda, çoğu poster genellikle 7 megapikselden fazlasını gerektirmez!

    2. Bir görüntüyü kırpmak veya yakınlaştırmak gerektiğinde

    Çok fazla yakınlaştırmanın olumsuz etkilerini hepimiz biliyoruz. Güzel ve renkli görüntünüz, yakınlaştığında oldukça kötü görünüyor.

    Neyse ki, bugün kameraların sensörlerine çok fazla piksel sığdırılmış olduğundan, bu artık bir sorun değil.

    Megapiksellerin bir fotoğrafçı olarak size yardımcı olmasının bir başka yolu da, çektiğiniz fotoğraflarla oynamanız için size daha fazla alan sağlamasıdır.

    Yüksek megapiksel değerine sahip fotoğrafları daha etkili bir şekilde yakınlaştırabilir ve kalite kaybı endişesi duymadan fotoğrafları kırpabilirsiniz.

    Ancak bu durumlarda bile çoğu telefon ve kamera şirketinin sunduğu kadar megapiksele ihtiyacınız yok.

    Sonuç olarak, daha fazla megapiksel her zaman daha iyi görüntü kalitesi anlamına gelmez.

    Bu nedenle, bir kamera satın alırken veya bir akıllı telefon seçerken sadece megapiksel sayısına odaklanmak yerine, genel görüntü kalitesini etkileyen diğer faktörleri de dikkate almalısınız.

    Kaliteli bir kamera veya telefon seçmek isteyen tüketicilerin, megapiksel sayısının yanı sıra sensör boyutu, lens kalitesi ve diğer teknik özellikleri de göz önünde bulundurmaları öneriliyor.

    Neden daha yüksek megapiksel değerine sahip kameraların reklamları yapılıyor

    Yüksek megapiksel tek başına kaliteli fotoğraf anlamına gelmiyorsa, neden hala üreticiler megapiksel savaşlarına giriyor?

    Gerçekte bu, daha yeni ve “daha iyi” bir telefon veya kamera satın almak istemenizi sağlayan bir pazarlama stratejisidir.

    Gerçek şu ki; 5 megapiksel kameradan çekilen bir fotoğraf, 12 megapiksel kamerayla çekilmiş bir fotoğraf kadar iyi olabilir. Fotoğrafın kalitesi, tamamen kameradaki sensörlere bağlıdır.

    Görüntü sensörü, sunulan megapiksel sayısını işleyemezse, resimlerin kalitesi açıkça düşük olacaktır.

    Samsung: Megapiksel savaşlarında yokuz

    2021 yılında bir açıklama yapan Samsung, müşterilerine en yüksek megapiksel değerini sunabilmek için adeta birbirleriyle yarışan üreticiler arasında yer almayacağını açıklamıştı.

    Samsung, megapiksel değerinden çok piksel boyutu ile sensör çözünürlüğü arasında dengeyi sağlamaya çalışıyor.

    Öte yandan, yıllardır yeni iPhone modellerini piyasaya süren Apple da benzer bir yol izliyor.

    Şirket, geçtiğimiz eylül ayında piyasaya sürdüğü iPhone 15 serisinin en güçlü modelinde bile 48 MP değerinde kameralar kullandı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dikkat-bu-tuzaga-dusmeyin-daha-fazla-megapiksel-daha-iyi-goruntu-mu-demek/feed/ 0
    Dizi ve filmlerde rol alan sosyal medya fenomenleri sinema sektöründe kaliteyi düşürüyor https://www.haber60.com.tr/dizi-ve-filmlerde-rol-alan-sosyal-medya-fenomenleri-sinema-sektorunde-kaliteyi-dusuruyor/ https://www.haber60.com.tr/dizi-ve-filmlerde-rol-alan-sosyal-medya-fenomenleri-sinema-sektorunde-kaliteyi-dusuruyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 02:21:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11527 Dizi ve filmlerde rol alan sosyal medya fenomenleri sinema sektöründe kaliteyi düşürüyor

    İSTANBUL – Son zamanlar da çekilen dizi ve filmler de sırf takipçi sayısı yüksek diye oyunculuk geçmişi olmayan sosyal medya fenomenlerinin rol alması yeni nesil tiyatro oyuncularının tepkisine neden oldu. Yıllarca tiyatro eğitimi alan ve oyunculuk yapan oyuncular diziler de kendilerinin yerine sosyal medya fenomenlerinin yer almasının dizi ve filmler de kaliteyi düşürüyor.

    Son dönemler de sosyal medya fenomenleri çektikleri videolarla hem milyonlarca izleniyor hem de hatırı sayılır bir takipçi sayısını ulaşıyor. Hal böyle olunca son dönemde çekilen dizi ve sinema filmlerinde oyunculuk geçmişi olmayan ve sosyal medya da çektikleri kısa videolar sayesinde tanınan isimler dizi ve filmler de rol alıyor. Yaşanan bu durum ise yıllarca tiyatro eğitimi almış ve tiyatroya gönül veren oyuncuların dizi ve filmler de rol bulamamalarına neden oluyor. Bu durum hem çekilen film ve diziler de ki oyuncu kalitelerini düşürürken hem de yeni nesil tiyatrocuları küstürüyor.

    Yıllardır tiyatroculuk yapan ve hayallerinin peşinden koşmak için Batman’dan İstanbul’a gelen tiyatro oyuncusu olan Yunus Padir yeni nesil oyuncuların genelde sosyal medya fenomenlerinden seçildiğini belirtti. Padir, “Şimdi yeni nesile baktığımız zaman artık sosyal medya geliştiği için yüzü orada tanındığı için hemen bir dizi veya filmde rol alıyor. Geçmişlerine baktığımız zaman oyunculuk ile ilgili bir şey yapmadılar. Ben izlemeye kalktığımda onların rol aldığı dizi ve filmleri çok fazla eksiklerini görüyorum. Kendimi şuan kimseye benzetmiyorum. Ama örnek olarak Haluk Bilginer’i görüyorum” dedi.

    Umudumu hiçbir zaman kaybetmiyorum

    Çok fazla zorluk çektiğini ama umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini belirten Padir, “İstanbul’da yaşamamın nedeni kendi hayallerimin peşinden koşmam. Batman’da tiyatro işlerini yaparken sanatımı daha iyi yerlerde icra etmek için İstanbul’a yerleştim. Bunu geliştirmek için sürekli eğitimler aldım. Nasıl ilerleyebilirim bunu düşündüm. Çok büyük bir emek var bu işin içerisinde İstanbul’da bir yerlere gelebilmek için birilerinin elinden tutması zor. Ben umudumu kaybetmedim inandım. Bu süreç içerisinde her zaman usta oyuncuları örnek aldım. Örnek aldığım Haluk Bilginer ile oynamak çok istiyorum. Hem oyunculuğunu hem de kişiliğini çok beğeniyorum. Bu zaman içerisinde çok sıkıntılar yaşadım kapılar suratıma kapandı kimse ciddiye almadı. Çok kez bırakmayı denedim ama içimden bir ses bana bırakma diyordu. Her seferinde bir şey çıkıyordu bana umut oluyor. Yeni nesil oyuncularla eski oyuncular arasında ki en temel far eski oyuncular bir yere gelebilmek için çok uğraş verirlerdi gerek eğitimleri gerek oyunculuklarını geliştirmeleriyle. Bununla da unutulmaz birçok oyuncu hafızalarımızda yer aldı. O kadar iyi olmak istiyorum ki yıllar geçse dahi unutulmayan ve vazgeçilmeyen bir karakter olmak istiyorum. O karakter 5 yıl dahi bir projede yer almasa dahi akılda kalabilecek kaliteli bir oyuncu olmak istiyorum. Çünkü ben kendi işimin hakkımı vermek istiyorum. 13 yıldır tiyatrodan gelmeme rağmen mücadele veriyorum. Batman’da tiyatro da izleyiciler salondan çıktıktan sonra benim yerim burası değil diyerek İstanbul’a geldim. Ama hiçbir şey istediğim gibi olmadı yeri geldi inşaatlar da çalıştım yeri geldi garsonluk yaptım. Tükendim dediğim anlar oldu ama bırakmadım” şeklinde konuştu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dizi-ve-filmlerde-rol-alan-sosyal-medya-fenomenleri-sinema-sektorunde-kaliteyi-dusuruyor/feed/ 0
    Sosyal medya fenomenlerinin dizi ve filmlerde rol alması tartışmalara neden oluyor https://www.haber60.com.tr/sosyal-medya-fenomenlerinin-dizi-ve-filmlerde-rol-almasi-tartismalara-neden-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/sosyal-medya-fenomenlerinin-dizi-ve-filmlerde-rol-almasi-tartismalara-neden-oluyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 01:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11481 Son zamanlar da çekilen dizi ve filmler de sırf takipçi sayısı yüksek diye oyunculuk geçmişi olmayan sosyal medya fenomenlerinin rol alması yeni nesil tiyatro oyuncularının tepkisine neden oldu. Yıllarca tiyatro eğitimi alan ve oyunculuk yapan oyuncular diziler de kendilerinin yerine sosyal medya fenomenlerinin yer almasının dizi ve filmler de kaliteyi düşürüyor.

    Son dönemler de sosyal medya fenomenleri çektikleri videolarla hem milyonlarca izleniyor hem de hatırı sayılır bir takipçi sayısını ulaşıyor. Hal böyle olunca son dönemde çekilen dizi ve sinema filmlerinde oyunculuk geçmişi olmayan ve sosyal medya da çektikleri kısa videolar sayesinde tanınan isimler dizi ve filmler de rol alıyor. Yaşanan bu durum ise yıllarca tiyatro eğitimi almış ve tiyatroya gönül veren oyuncuların dizi ve filmler de rol bulamamalarına neden oluyor. Bu durum hem çekilen film ve diziler de ki oyuncu kalitelerini düşürürken hem de yeni nesil tiyatrocuları küstürüyor.

    Yıllardır tiyatroculuk yapan ve hayallerinin peşinden koşmak için Batman’dan İstanbul’a gelen tiyatro oyuncusu olan Yunus Padir yeni nesil oyuncuların genelde sosyal medya fenomenlerinden seçildiğini belirtti. Padir, “Şimdi yeni nesile baktığımız zaman artık sosyal medya geliştiği için yüzü orada tanındığı için hemen bir dizi veya filmde rol alıyor. Geçmişlerine baktığımız zaman oyunculuk ile ilgili bir şey yapmadılar. Ben izlemeye kalktığımda onların rol aldığı dizi ve filmleri çok fazla eksiklerini görüyorum. Kendimi şuan kimseye benzetmiyorum. Ama örnek olarak Haluk Bilginer’i görüyorum” dedi.

    Umudumu hiçbir zaman kaybetmiyorum

    Çok fazla zorluk çektiğini ama umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini belirten Padir, “İstanbul’da yaşamamın nedeni kendi hayallerimin peşinden koşmam. Batman’da tiyatro işlerini yaparken sanatımı daha iyi yerlerde icra etmek için İstanbul’a yerleştim. Bunu geliştirmek için sürekli eğitimler aldım. Nasıl ilerleyebilirim bunu düşündüm. Çok büyük bir emek var bu işin içerisinde İstanbul’da bir yerlere gelebilmek için birilerinin elinden tutması zor. Ben umudumu kaybetmedim inandım. Bu süreç içerisinde her zaman usta oyuncuları örnek aldım. Örnek aldığım Haluk Bilginer ile oynamak çok istiyorum. Hem oyunculuğunu hem de kişiliğini çok beğeniyorum. Bu zaman içerisinde çok sıkıntılar yaşadım kapılar suratıma kapandı kimse ciddiye almadı. Çok kez bırakmayı denedim ama içimden bir ses bana bırakma diyordu. Her seferinde bir şey çıkıyordu bana umut oluyor. Yeni nesil oyuncularla eski oyuncular arasında ki en temel far eski oyuncular bir yere gelebilmek için çok uğraş verirlerdi gerek eğitimleri gerek oyunculuklarını geliştirmeleriyle. Bununla da unutulmaz birçok oyuncu hafızalarımızda yer aldı. O kadar iyi olmak istiyorum ki yıllar geçse dahi unutulmayan ve vazgeçilmeyen bir karakter olmak istiyorum. O karakter 5 yıl dahi bir projede yer almasa dahi akılda kalabilecek kaliteli bir oyuncu olmak istiyorum. Çünkü ben kendi işimin hakkımı vermek istiyorum. 13 yıldır tiyatrodan gelmeme rağmen mücadele veriyorum. Batman’da tiyatro da izleyiciler salondan çıktıktan sonra benim yerim burası değil diyerek İstanbul’a geldim. Ama hiçbir şey istediğim gibi olmadı yeri geldi inşaatlar da çalıştım yeri geldi garsonluk yaptım. Tükendim dediğim anlar oldu ama bırakmadım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sosyal-medya-fenomenlerinin-dizi-ve-filmlerde-rol-almasi-tartismalara-neden-oluyor/feed/ 0
    Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, EGEKAF 24’e konuk oldu https://www.haber60.com.tr/devlet-tiyatrolari-genel-muduru-tamer-karadagli-egekaf-24e-konuk-oldu/ https://www.haber60.com.tr/devlet-tiyatrolari-genel-muduru-tamer-karadagli-egekaf-24e-konuk-oldu/#respond Fri, 23 Feb 2024 05:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11188 Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ev sahipliğinde düzenlenen EGEKAF 24’e konuk oldu.

    Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi (CBİKO) koordinasyonunda, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ev sahipliğinde gerçekleşen EGEKAF 24 ikinci gününde de öğrenci ve mezunların yoğun ilgi odağı oldu.

    EGEKAF 24’ün ikinci günün devamında gerçekleştirilen kariyer söyleşi etkinliklerinden bir diğeri ise Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ile yapılan “Değişime Cesaretiniz Var Mı” adlı söyleşi oldu. Öğrencilik hayatından ve kariyer hayatından bahsederek başlayan söyleşide ayrıca Tamer Karadağlı öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.

    “Değişmek çok önemlidir. Zamana ayak uydurmak çok önemlidir.”

    Sanatçı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “İyi ki gelmişim, bana da çok büyük bir moral oldu bu. Siz de hoş geldiniz. Ben normalde aslında böyle kalabalıklar karşısında konuşmaya çok alışkınım ama o kadar güzel bir kalabalık var ki şimdi ben heyecanlandım sizin yanınızda. Pamukkale Üniversitesi’ni kutluyorum, müthiş bir iş başarmış. Biraz önce fuar alanını biraz dolaştım, insana gurur veriyor gerçekten. Hocam, canıgönülden tebrik ediyorum, müthiş gerçekten. Birazdan soru cevaba gireceğiz. Sizler merak ettiğiniz şeyleri bana sorun özellikle kariyer ile ilgili ben de bütün samimiyetimle, dürüstlüğümle size cevap vereyim. Başlığımız şuydu: “Değişime cesaretiniz var mı?” bu gerçekten çok önemli bir şey. Çünkü değişmek çok önemlidir. Zamana ayak uydurmak çok önemlidir. Sizler şimdi o kadar şanslı bir nesilsiniz ki dünya çok küçük artık. İnternet sayesinde o kadar çok bilgiye o kadar çabuk ulaşabiliyorsunuz ki bu çok büyük bir avantaj. Ben kendi gençliğimi, kendi çocukluğumu düşündüğümde bizde hiçbir şey yokmuş. O yüzden sizler çok şanslısınız. Bizler aslında değişmeye çalışıyoruz. Şimdi, bu soruyu biz de benim jenerasyonum da kendisine soruyor: ‘Değişebilecek miyiz biz? Zamana ayak uydurabilecek miyiz?’ Çünkü bu gerçekten cesaret isteyen bir şey ve buna cesaret etmek gerçekten çok meşakkatli. Ben kendi kariyerimde o kadar çok inişler çıkışlar yaşadım ki çünkü siz beni dizilerden biliyorsunuz. Ama bunun öncesi var: dört yıl oyunculuk bölümünü okudum, bitirdim. Ondan önce kolej yıllarım var TED Ankara Koleji, şimdi TED deniyor. Bizim zamanımızda Ankara Koleji idi ve ben Amerika’dan gelmiştim. 1975’te Amerika’dan geldim. Dokuz yaşındaydım Ankara Koleji’ne yazıldım. Çok küçük yaşta oyuncu olmaya karar verdim. Sebebi de şu: Arkadaşlarım, orta sonda iken lise birde iken zaten karar vermişti ne olmak istediklerine. Ben bir türlü karar verememiştim. Bari oyuncu olayım, bir sürü mesleği oynarım dedim. Sonra güzel kızlarla tanışırım dedim. Sonra tiyatro grubuna girdim okulda ve çok keyif aldım. Bu keyfi profesyonel hayatıma taşımaya karar verdim. Çok meşakkatli bir eğitim aldıktan sonra profesyonel hayatıma başladım. Sürekli karar vermem gerekti. Sürekli bir seçim yapmam gerekti. Sizler de aynı şeyi yaşayacaksınız. Sürekli seçim yapacaksınız ve karar vereceksiniz. İnisiyatif kullanacaksınız. Şunu unutmayın hepiniz kendi hayatınızın mimarısınız. Nasıl bir hayat yaşamak istediğinize siz karar vereceksiniz. Her şey hayal etmekle başlıyor. Ben eğer bugünkü durumumu hayal etmeseydim. Hiçbir zaman yaşayamazdım. Bahsettiğim genel müdürlük kısmı değil oyunculuk kısmı. Genel müdürlük kısmı hiç hayal ettiğim bir şey değildi. Hayatımda bir değişime sebep oldu. ve ben buna cesaret ettim çünkü elli yaşında bürokrasiye girmek gerçekten çok meşakkatli çünkü otuz beş sene boyunca serbest piyasada mücadele ettim.”

    “Daha çok başarısızlıklarım sayesinde bir yerlere geldim” diyen Karadağlı, şöyle konuştu:

    “Başarılarımdan çok başarısızlıklarım oldu. Daha çok başarısızlıklarım sayesinde bir yerlere geldim. Sürekli başarılı olmak da sizi bir yere getirmiyor. Başarısızlıklarınız sizi bir yere getiriyor. Çünkü mücadele etmeyi öğreniyorsunuz. Başarının merdivenleri elleriniz cebinde çıkılamıyor ne yazık ki Tırnaklarınızın arasının kirlenmesi gerekiyor. ve benim gerçekten tırnaklarımın arası çok kirlendi. Tam rahat edeceğim, belli bir yaşa geldim, kanıtlayacak bir şeyim yok derken yeni bir mücadele başladı. Bu sefer Devlet Tiyatroları Genel Müdürü oldum. Altı aydır gece gündüz çalışıyorum. Çok yoruluyorum ama inanılmaz keyifli bir yorgunluk.”

    Etkinlik sonrası Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Tamer Karadağlı ile birlikte PAÜ kampüsünde bulunan ve Devlet Tiyatrolarının Denizli gösterilerinin gerçekleştiği Hasan Kasapoğlu Kültür Merkezi’ni gezdi ve Merkez hakkında bilgi verdi. – DENİZLİ

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/devlet-tiyatrolari-genel-muduru-tamer-karadagli-egekaf-24e-konuk-oldu/feed/ 0
    Oğlunu istismar etmekle suçlanan Ender Saraç, hakim karşısında gözyaşlarına boğuldu https://www.haber60.com.tr/oglunu-istismar-etmekle-suclanan-ender-sarac-hakim-karsisinda-gozyaslarina-boguldu/ https://www.haber60.com.tr/oglunu-istismar-etmekle-suclanan-ender-sarac-hakim-karsisinda-gozyaslarina-boguldu/#respond Fri, 23 Feb 2024 00:05:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10993 Boşanma davası süren Benan Saraç’tan olan 13 yaşındaki oğluna cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen ve soruşturma aşamasında çocuk ve annesinin geri aldığı “istismar” iddialarına yönelik ünlü diyetisyen ve beslenme uzmanı Ender Saraç 22,5 yıla kadar hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Yaklaşık 4 aydır çocuklarının göremediğini, çok özlediğini söyleyen Ender Saraç gözyaşlarına hakim olamadı. Saraç savunmasında, “Türkiye’de 30 yıldır tanınan bir doktorum. Mağdur oldum. Zarar gördüm. Acilen beraatimi ve hayatımı geri istiyorum” dedi.

    KAPALI OTURUM TALEBİ REDDEDİLDİ

    İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuksuz yargılanan Ender Saraç katılırken; Benan Saraç ve mağdur çocuk katılmadı. Duruşmada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ve çocuk adına baronun atadığı avukatlar ile Ender Saraç’ın avukatları da hazır bulundu. Ender Saraç’ın avukatı Altın Mimir, müvekkilinin kişilik hakları ve çocuğun yaşının küçüklüğü nedeniyle duruşmanın kapalı yapılmasını talep etti. Ancak mahkeme, şartlar oluşmadığı gerekçesiyle kapalı oturum talebini reddetti.

    “BU SUÇU KESİNLİKLE REDDEDİYORUM, TUZAKTIR”

    Savunması sorulan Ender Saraç, “Kesinlikle bu suçu tümüyle reddediyorum. Bu önceden hazırlanmış tuzaktır. Ucundan kıyısından dahi geçmedim, komplodur” dedi. Oğlunun Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği ikinci ifadesinde tüm suçlamaları geri çektiğini söyleyen Saraç, eşi Benan Saraç ile aralarındaki boşanma sürecinin Eylül 2023’te başladığını, oğlunun okuluna giden Benan Saraç’ın, avukatı Yücel Önder ile telefonda konuşarak oğluna ne yazdırması gerektiğine dair talimat aldığını da iddia etti.

    “MONTAJLANIP MUHAMMED YAKUT’A GÖNDERİLDİ”

    Ender Saraç, söz konusu tutanak tutulduktan sonra Benan Saraç’ın bu tutanağı ve montajlanarak hazırlandığını öne sürdüğü video kayıtlarını, çeşitli suçlardan hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunan firari Muhammed Yakut’a gönderdiğini ve Yakut aracılığıyla sosyal medyada paylaştırıldığını, bu görüntülerin yapay zekayla oluşturulduğunu öne sürdü. Kendisi ve yanında çalışanlar hakkında çeşitli iftiralarda bulunulduğunu anlatan Saraç, “Bunların FETÖ bağlantısı ortaya çıkıyor. Bununla ilgili Benan Saraç organize suçlar şubesi tarafından gözaltına alındığını öğrendik. Dün de serbest bırakılmıştır. Bunların tüm iddiaları yalan” diye konuştu.

    “ÇOK BÜYÜK BİR İFTİRAYA UĞRADIM”

    Ender Saraç, “Çok büyük bir iftiraya uğradım. Trafik cezam bile yok. Vergi cezam yok. 40 yıllık doktorum, 200 bin hastam oldu. Bu olaylardan sonra ilk 24 saat kusmak istedim. Üzüntüden hasta oldum. Benan Saraç tarafından iki kere darp edildim. Bir keresinde öldürmeye teşebbüs etti. Bir kere boğuluyordum, son anda elemanım kurtardı. Erkek olarak negatif ayrımcılık var maalesef. Tek yapabildiğim kendimi savunmaktı. Boşanma davasından sonra çok yüksek bir para istendi. Sonra bunlar iddia edildi. Oğlum ve annesi ikinci ifadelerinde gerçeği söylüyorlar. Burada olmaktan dolayı çok üzgünüm. Çocuklarımı 4 aydır göremiyorum ve onları çok özledim” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. Saraç, “Türkiye’de 30 yıldır tanınan bir doktorum. Mağdur oldum. Zarar gördüm. Acilen beraatimi ve hayatımı geri istiyorum” dedi.

    “MÜVEKKİLİM BİR KOMPLOYLA KARŞI KARŞIYA”

    Saraç’ın avukatı Altın Mimir de davanın tarafları ile aynı apartmandan komşu olduklarını, daha sonra Ender Bey’in avukatı olarak boşanma davasını üstlendiğini, tüm olanların kurgudan ibaret olduğunu, örgütlü şekilde planlandığını ifade ederek “Müvekkilim bir komployla karşı karşıya. Boşanma davasında alamadığını bu yolla almaya çalışmış biri vardır karşıda. Kişisel hırsı uğruna evladını mağdur etmiştir. Annenin akıl sağlığının yerinde olup olmadığının araştırılmasını istiyoruz” dedi.

    AİLE BAKANLIĞI AVUKATI TUTUKLU YARGILANMASINI TALEP ETTİ

    Mağdur çocuğun avukatı, çocuğun ilk ifadesinde olayı detaylı anlattığını belirterek bunları yaşamadan anlatmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu öne sürdü. Aile Bakanlığı avukatı ise Ender Saraç’ın tutuklu yargılanmasını talep etti.

    TANIK DİNLENDİ

    Daha sonra Ender Saraç’ın komşusu avukat Murat Aksu duruşmada tanık olarak dinlendi. Aksu, 25 senedir Ender Saraç’la hem doktor, hasta hem de dostluk ilişkilerinin olduğunu, Benan Saraç ile de dolayısıyla dostluklarının olduğunu ifade ederek Benan Saraç’ın kendisini arayarak elinde kasetler olduğunu ve Ender Saraç’tan boşanmak istediğini söylediğini, bir görüntüyü ısrarı üzerine birkaç saniye izledikten sonra kendisinin dostlukları nedeniyle davayı almasının etik olmayacağını, ancak anlaşmalı boşanma isterse yardımcı olacağını Ender’le görüşeceğini söylediğini anlattı.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Mahkeme heyeti mazeret sunan Benan Saraç’ın bir defalık mazeretinin kabul edildiği ihtarında bulunarak gelecek celse dinlenmesine, mağdurun uzman eşliğinde ifadesinin alınmasına ve rehber öğretmenlerin tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Benan Saraç’ın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının araştırılması talebini reddeden heyet, Aile Bakanlığı avukatının duruşmaya kabulüne karar verdi. Ender Saraç’ın tutuklanması talebini reddeden heyet, duruşmayı erteledi.

    “YARGILAMANIN BÜTÜN GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARACAĞINA İNANCIMIZ TAM”

    Ender Saraç’ın avukatı Altın Mimir, basın mensuplarının soruları üzerine, “Duydunuz müvekkilimin nasıl bir komploya maruz bırakıldığını. Biz yüce Türk adaletinin yargılamasının bütün gerçekleri ortaya çıkaracağına inancımız tam. Müvekkilim gerçekten çok büyük bir iftirayla karşı karşıya bunun bütün delillerini dosyaya sunduk. Kısa sürede yargılamanın sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi.

    İDDİANAME

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, mağdur çocuk M.S’nin 5 Aralık 2023 günü öğrenim gördüğü okuldaki öğretmenlerine, babasından cinsel istismar gördüğüne dair beyanda bulunduğu, öğretmenlerinin ve okul idaresinin tutmuş olduğu tutanakların polise bildirildiği ve savcılıkça soruşturma başlatıldığı belirtildi. Mağdur çocuğun 7 Aralık 2023 günü Çocuk İzlem Merkezinde (ÇİM) ilk verdiği ifadesinde, istismara uğradığını anlattığı, ancak 13 Aralık 2023’te ÇİM’de ek ifade vererek bu kez babasının annesine ve kendilerine kötü davrandığı için babasına ders vermek amacıyla cinsel istismara maruz kaldığını söylediğini, istismara maruz kalmadığını, şikayetçi olmadığını söylediği iddianamede yer aldı. Benan Saraç’ın da 13 Aralık 2023 tarihinde polise ek ifade verdiği, çocuğu ile yapmış olduğu görüşmede oğlunun babası hakkında yalan beyanda bulunduğunu kendisine bildirdiğini, babasını ailelerinden uzak tutmak için çocuğun babası hakkında cinsel istismar olayını uydurduğunu, bu nedenle şüpheli hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini söylediği belirtildi. İddianamede, mağdur çocuğun ilk aşamada vermiş olduğu ayrıntılı beyanlarının samimi ve gerçeği yansıtır mahiyette olduğuna kanaat getirildiği, olay yargıya taşındıktan ve basında yer aldıktan sonra mağdur çocuğun şikayetten vazgeçmesine itibar edilmediği vurgulandı. Ender Saraç’ın “Çocuğun Cinsel İstismarı” suçundan 12 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/oglunu-istismar-etmekle-suclanan-ender-sarac-hakim-karsisinda-gozyaslarina-boguldu/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-3/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-3/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:21:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10086 Bu hafta tiyatroseverleri Anton Çehov’dan Alexander Galin’e, Dinçer Sümer’den Suat Derviş’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Maviydi Bisikletim (Yeni Oyun), Fosforlu Cevriye, Ben Medea Değilim, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Yatak Odası Komedisi, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Zehir, Sivrisinekler, Kuğunun Şarkısı, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)

    Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor. Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 25 Şubat 2024 Pazar tarihinde saat 18.00’de seyirciyle buluşacak.

    Bu Haftanın Programı (21-25 Şubat 2024)

    MAVİYDİ BİSİKLETİM (Yeni Oyun)

    Gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemle, ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir.

    Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    BEN MEDEA DEĞİLİM

    “Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

    Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    YATAK ODASI KOMEDİSİ

    Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

    Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

    Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

    Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    SİVRİSİNEKLER

    Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    KUĞUNUN ŞARKISI

    Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

    Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

    Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

    Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 24 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Çocuk Oyunları

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

    E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.

    William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

    Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-3/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… CEZALAR AÇIKLANDI, ÜÇÜNCÜ ELEME ADAYI BELLİ OLDU! https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-cezalar-aciklandi-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-cezalar-aciklandi-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/#respond Tue, 20 Feb 2024 00:45:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9969 Survivor 2024 All Star’da ilk eleme adayı Hakan Hatipoğlu olmuştu. İkinci eleme adayını belirleyecek dokunulmazlık oyununda yarışmacılar arasında gerginlik hat safhaya çıkmış, hem takım içi hem de karşı takımlar kavgalar yaşanmıştı.

    Bir önceki bölümden süre yetersiz olduğu için cezalar açıklanamamış sadece ikinci eleme adayı belli olmuştu konseyde. İkinci eleme adayı Mustafa Kemal olduktan sonra bu bölümde Acun Ilıcalı Acun Ilıcalı yarışmacıları dinledikten sonra verilecek cezaları açıkladı.

    Heyecan dolu yarışmadan öne çıkanlar şu şekilde:

    PINAR YAŞADIĞI TARTIŞMAYI ANLATTI

    Pınar Saka, “Bugün seçmeleri yaparken birbirimizle konuşmadan iletişim eksikliği yaşadığımız bir durum söz konusu oldu ve Mavi takımın geri almak için ölüp bittiği Nefise maalesef oyun dışı kaldı.

    Kendi aramızda konuşurlarken de ben hafif olduğum için seçtim bana mı yükleniyorsunuz diye Sema söze girdi. Ben ona buradaki konumuz hafiflik ağırlık değil, burada Nefise’nin oyun dışı kalmaması gerekiyordu.

    Konuşmadan çıkmayalım diyoruz bunu söylüyoruz sadece ama hafiflik konusuna giriyorsan da çokta hafif değilsin dedim. Sinirlendi, sen böyle birisinin işte, senin hakkında ben biliyorum neler konuşacağımı, neler yapacağımı gibi şeyler söyleyince konuyu orada kapattık.

    Sonrasında tabi çadırımıza gittiğimiz zamanda tekrar bu konu konuşuluyordu. Kızlar da tekrar biz kendi aramızda belirleyip ona göre çıkıyoruz konusu konuşuluyordu. Ona kimse bir şey söylemediği halde bana sen kes sesini, sen işine bak, sana mı soracağım?

    Tarzında yaklaşımı olunca otomatikman beni tahrik etmiş oldu. Bende ona bir şeyler söylemiş bulundum.” dedi.

    SEMA KENDİNİ İFADE ETTİ

    Sema Aydemir, ” Kötü bir niyetim yoktu. Nefise de biliyor zaten ben Nefise’yi dışarıda bırakmak için zaten bir hamle yapmam. Zaten Gizem’le o seçseydi olay buralara gelmiyordu. Ben bunu açıklamaya çalıştım dedim ki, kiloyu konuşmuştuk ya önce üstekinin zayıf olmasını o yüzden bende

    Damla’yla yakınız diye seçtim. Sende Gizem’den az değilsin dedi. Gizem’i hem boy olarak hem de kilomuz farklı bizimle. Sonra kavga başladı, işte Hürrem Sultan dönemi bitti. Artık hiçbir şey istediğin gibi olmayacak. Lohusa kadın gibi gelmişsin, bir kurdelen eksik, zorla geldin.

    Birincisi ben iki ağır ameliyat geçirdim. Zaten normalde beyaz bir insanım, beyazım diye de birsürü şey söylendi. Hiç kimseye alınmadım. Him kimseye kırılmadım. Çok iyi olduğum dönemde de hiç kimseye böyle davranmadım. Kimsenin kilosuyla nesiyle böyle kırıcı konuşmadım” ifadelerine yer verdi.

    ‘SENDE NE DEĞİŞİM OLDU?’

    Kardeşine söylenen sözlerden sonra dayanamayıp Pınar’ın üstüne koşan Seda şu ifadeleri kullandı:

    Kardeşlik bağı bu hayattaki en önemli bağdır. Ayrıca biz tek yumurta ikiziyiz. Hiç kimse benim kardeşimin fiziksel görüntüsüyle dalga geçemez, laf sokamaz. O zaman bende sorarım 3 günlük gelmiş Sema, iki ameliyat geçirdi.

    Antreman yaptığı süreçte yemeğini bile yapamayan kardeşime ben baktım ama sorarım ki iki aydır sen buradasın sende ne değişim oldu? O her zaman Sema Aydemir’dir. Senin kardeşliğin nasıldır bilmem, benim kardeşliğim böyle.

    HAKAN HATİPOĞLU YAŞADIKLARINI ANLATTI

    Hakan Hatipoğlu, “Kötü söz için her zaman üzülüyorum söylediğim zaman ama bende çok yüksekken kendimi tutamıyorum. Bugün onu düşündüm söylediğim kavga ya da tartışma anında söylediğim laflar evet kötü söz ama içeriğinde söylediğim şeyler değil.

    Belki burada ağzımdan otomatikman çıkıyor. Belki karşı tarafı kırıyor. Hasar veriyor ya bi aksiyona geçmesini sağlıyor. O kelimeyi anlamıyla söylemediğimi düşünüyorum.

    Belki kendimi böyle teselli ediyorum ama o lafı içeriğiyle söylemek gibi bir amacım yok. Hiç kimseye karşı, çünkü üzülüyorum.” dedi.

    ‘HERKESE VİTESİM BU OLABİLİR’

    Ogeday, “Önce bizi izleyenlerden kendi ailemden ve onun ailesinden özür diliyorum. Çünkü bu görüntüleri vermemiz gerekiyordu. 3.sezonumdayım bu zamana kadar hiç bu noktaya gelmedim ama eğer ki benim şahsım üzerinden benim canım kanım dediğim birisine kötü söz kullanıyorlar kimse kusura bakmasın.

    Herkes için söylüyorum ve kimseye yapmayacağım için söylüyorum herkese vitesim bu olabilir” ifadeleri kullandı.

    YASİN VE ATAKAN ARASINDA GERİLİM

    Avatar Atakan, ‘El kol sallayarak gelirsen geri dönemeyebilirsin’ dedi. Yasin’in davranışlarına cevap verdiği için de Yasin kayıtsız kalamadı. Yasin, ‘Hayırdır nereye geri dönemiyorsun’ cevabını verdi. İkili arasında küçük çaplı bir gerilim yaşansa da tatlıya bağlandı.

    ACUN ILICALI CEZALARI AÇIKLADI

    Hakan’a 2 ödül, Bozok’a 2 ödül, Ogeday ve Seda’ya da fiziksel çabalarından ötürü 2 ödül ceza verildi

    ÜÇÜNCÜ ELEME ADAYI

    Survivor All Star’da dokunulmazlık oyununu Mavi takım kazandı. Kırmızı takımdan konseyde en fazla Bozok’un ismi çıktı. Hakan ve Mustafa Kemal’den sonra üçüncü eleme adayı Bozok oldu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-cezalar-aciklandi-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… HAFTANIN İLK ELEME ADAYI BELİ OLDU, HAKAN NASIL YAKALANDI? https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-haftanin-ilk-eleme-adayi-beli-oldu-hakan-nasil-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-haftanin-ilk-eleme-adayi-beli-oldu-hakan-nasil-yakalandi/#respond Sun, 18 Feb 2024 03:15:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9456 Survivor’da sürprizler bitmiyor. Acun Ilıcalı kendi sosyal medyasından yaptığı anketin sonucunu açıkladı. Ilıcalı bir de yarışmacılara müjde verdi.

    Bu müjdeyi duyan yarışmacılar sevinç çığlıkları attı. Konsey’de Hakan’ın yaptığı kural ihlalini açıklayan Ilıcalı herkesi şoke etti. Hakan yaptığı bu hata ile 3 ödülden men edildi.

    DOKUNULMAZLIK KIRMIZI TAKIM’IN

    Survivor’da dokunulmazlık oyununda Kırmızı takım 12-6 gibi farklı bir skorla Mavi Takım’ı yendi ve ortam bir anda gerildi. Mavi Takım’daki Ogeday ile Begüm arasında oyunu kaybedince sözlü atışma yaşandı.

    Ogeday, atışlarda Begüm’ün durduğu noktaya kızdı. Begüm de “Ne alakası var sen hiç hata yapmıyor musun? 2 ay oldu diyerek beni ne yerine koyuyorsun” dedi ve kısa süreli gerginlik yaşandı.

    ANKETİN SONUCU BELLİ OLDU

    Acun Ilıcalı sosyal sayfasından yapılan anketi açıkladı. Ankette hangi takımın güçlü olduğu sorulmuştu. Kullanılan oy sayısı 2.5 milyon. Oylamada Kırmızı Takım daha güçlü diyen seyircilerin yüzdesi 69, Mavi Takım da 31 yüzde.

    Biz yine seyirciler tarafından maalesef “eşitler” belgesini alamadık. Biz yine son bir deneme yapacağız, takımları yine seyircimize sunacağız. Sonra yine başka şeyler olacak. Bu sene seyircimizi daha fazla oyunun içerisine sokacağız. Sonra sürprizler olacak.

    HAKAN 3 ÖDÜLDEN MEN CEZASI ALDI

    Acun Ilıcalı “iletişim ödülü daha başlamadı ama sürprizlerimiz olacak” dedi. Ilıcalı, Hakan iletişim ödülü güzel dimi diyerek imalarda bulundu. Çok oldu mu görüşmeyeli? dedi.

    Hakan’ı iyice köşeye sıkıştıran Ilıcalı ” Rio’da görüştün mü?” dedi. Hakan da “denedim” dedi. Ilıcalı “Survivor’da bu bir kural bozmaktır. Kural bozmanın çeşitleri var. Yiyecek temin etmeye çalışmak, temin etmek, iletişim vb gibi.

    Yarışmacı kuralları bozmaya çalışmakla ilgili girişimlerde bulunur. Başarılı olabilir veya başarısız olabilir. Bu hırsızlık değil. Bu tamamen yarışmacının aldığı risktir. Ama biz öğrenirsek de Hakan yakın olduğum yarışmacılardan biri ama bizim için burada her yarışmacı eşit.

    Dolayısıyla Rio’da eşi ile iletişim kuran Hakan’a yaptırım yapmak zorundayız. Hakan’a 2 ödülden men ve ilk iletişimden men olmak üzere toplam 3 ödülden men cezası verildi.

    Hakan “Zaten çocuğa iletişim kurduruyorsunuz teşekkür ediyoruz. Yanında Gizem vardı ve kısa süreli konuşma yapabildim. Zaten konuşmamın da yüzde 80’i Survivor dışıydı. Sadece Nagihan sana ne yaptı diye sordu. Hata idi benim için ama kusura bakmayın” dedi.

    YARIŞMACILAR İÇİN BÜYÜK MÜJDE GELDİ

    Acun Ilıcalı “Sizlere doktorlarımız ile aldığımız bir kararı duyuracağım. Bu sezon şartlarınız açlık ile ilgili çok ağır olmayacak. Bu sene oyunlarımız ve eleme sistemimiz performansa göre. Halk oylaması da yok biliyorsunuz.

    Sakatlıklarla ilgili problem yaşamamak adına size doktorlar eşliğinde proteinsel takviyeler olacak. Yarışmacılar 6 saat güneşin altında bekleyerek performans sergiliyor.

    Herkesin fiziksel problem yaşamaması adına zaman zaman takviyeler olacak” dedi. Bu açıklama yarışmacılar arasında sevinçle karşılandı.

    SAHRA’NIN ADA’DAN AYRILMASI

    Ilıcalı “Sahra kendi isteği ile ayrıldı. Survivor, 2 kere geldim rahat geçer 3 kere geldim rahat geçer yeri değil. Burada bazı problemlerin büyümesi, iletişimsizlik, bazı arkadaşlar için yıpratıcı olabiliyor. Sahra da devam edemeyeceğini söyledi ve kendi isteği ile ayrıldı” dedi.

    İLK GİTME ADAYI HAKAN OLDU

    Konsey’de yapılan oylamada 7 oy çıkan Hakan 1. gitme adayı oldu. Kısa bir konuşma yapan Hakan “Takdiri ilahi, buraya performans için geldik düelloya ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Kendi performansımı görüp elimden geleni yapmaya çalışacağım” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-haftanin-ilk-eleme-adayi-beli-oldu-hakan-nasil-yakalandi/feed/ 0
    Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu’na tebligatı dağıtan kurye hakkında dava açıldı https://www.haber60.com.tr/hulya-avsar-ve-zehra-cilingirogluna-tebligati-dagitan-kurye-hakkinda-dava-acildi/ https://www.haber60.com.tr/hulya-avsar-ve-zehra-cilingirogluna-tebligati-dagitan-kurye-hakkinda-dava-acildi/#respond Sat, 17 Feb 2024 23:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9195 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu “müşteki”, PTT’ye bağlı taşeron firmada kurye olarak çalışan İbrahim K. ise “sanık” olarak yer aldı. İddianamede Avşar hakkındaki icra dosyasının ödeme emrini içeren tebligatın İbrahim K. (31) tarafından dağıtıma çıkarıldığı, Avşar’ın ise 6 Temmuz 2023’te banka hesaplarına haciz konulmasıyla söz konusu icrayı öğrendiği anlatıldı. İddianamede, tebligatı alan kişi olarak her ne kadar Zehra Çilingiroğlu’nun isim ve imzası olsa da tebligatın sanık tarafından doldurulduğunun anlaşıldığı kaydedildi. Sanık kurye hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

    HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

    İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık İbrahim K. katılırken, Hülya Avşar ve kızı Zehra Çilingiroğlu’nu avukatı temsil etti. Sanık İbrahim K. savunmasında “Tebligat dağıtımı konusunda bize herhangi bir bilgi verilmedi. Ben işe girerken sadece kargo dağıtacağımı düşünmüştüm. Ancak işe başlayınca bunun böyle olmadığını gördüm. Hülya Avşar’a daha önce de tebligat yapmıştım. Hatta bir keresinde almadığı için tebligatı muhtara bırakmıştım” dedi.

    “TELAŞTAN İMZASINI ALAMADIM”

    Olay tarihinde Avşar’ın adrese gittiğin, sitenin güvenlik personelinin haber verdiğini söyleyen İbrahim K., “Hülya hanımın olmadığını, kızı Zehra Çilingiroğlu’nun evde olduğunu söylediler. Bunun üzerine icra tebligatı olduğu için tebligatı kızına yapabileceğimi bildiğimden evine doğru gittim. Yanlış hatırlamıyorsam asansör inişinde Zehra Çilingiroğlu ile karşılaştım. Acelesi olduğundan bahsediyordu. Ben tebligatı ona verdim. Bunu çok net hatırlıyorum. Telaştan imzasını almadım. Daha doğrusu almayı unuttum” diye konuştu.

    “İMZAYI BEN ATTIM, KÖTÜ NİYETİM YOKTU”

    Sanık yaptığının suç olduğunu bilmediğini ifade ederek “PTT’de imzasız tebligat parçasını sisteme giriş yapılamadığı için ve tebligatı bizzat Zehra Çilingiroğlu’na verdiğimden bir şey olmaz düşüncesiyle imzayı ben attım. Suç işleme kastım bulunmamaktadır. Suç olduğunu bilsem yapmazdım. Kötü niyetim yoktu” diyerek beraatını talep etti.

    AVŞAR’IN AVUKATI SANIĞIN CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ

    Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu’nun avukatı ise sanıktan şikayetçi olduklarını ifade ederek, “Sanığın eyleminden dolayı müvekkillerim 600 bin TL’lik teminat senedi vermişlerdir. Mallarına haciz gelmiş maddi ve manevi olarak zor günler geçirmişlerdir” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti.

    İMZA VE İSİM SANIĞA AİT ÇIKTI

    Tebligatın üzerinde teslim alan olarak yer alan Zehra Çilingiroğlu isimli ile imzanın incelenmesi için alınan bilirkişi raporu da dosyaya eklendi. Raporda isim ve imzanın Zehra Çilingiroğlu’na ait olmadığı tamamıyla sanık İbrahim K.’nın elinden olduğu tespit edildi. Esas hakkında mütalaasını sunan savcı, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasını talep etti.

    HÜKMÜN AÇIKLANMASI GERİ BIRAKILDI

    Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İbrahim K. hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan önce 2 yıl hapis cezası verdi. Sanığın duruşmalardaki davranışlarını dikkate alan heyet, cezayı 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirdi. Mahkeme, sanığın daha öncesinden hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Sanık 5 yıl içinde herhangi kasıtlı bir suç işlemezse hakkındaki dava düşecek.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/hulya-avsar-ve-zehra-cilingirogluna-tebligati-dagitan-kurye-hakkinda-dava-acildi/feed/ 0
    Usta oyuncu Ali Sürmeli’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla ilgili açıklama https://www.haber60.com.tr/usta-oyuncu-ali-surmelinin-sosyal-medya-hesabindan-yapilan-paylasimlarla-ilgili-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/usta-oyuncu-ali-surmelinin-sosyal-medya-hesabindan-yapilan-paylasimlarla-ilgili-aciklama/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9176 Usta oyuncu Ali Sürmeli’nin sosyal medya hesabından peş peşe yapılan paylaşımlarda genç bir kadından bebek aldırdığı ve vergi kaçırdığı ileri sürüldü.

    Hesabını ele geçirenlerden şikayetçi olan Sürmeli, sessizliğini bozdu. Yaşananlardan 2 yıllık sevgilisini sorumlu tutan Sürmeli, ortak banka hesaplarındaki paralarının da gittiğini söyledi.

    “HESABIMDAKİ TÜM PARAYI BOŞALTINCA KÜSTÜM, GERİ ALMAK İÇİN DE BARIŞMIŞ GİBİ YAPTIM”

    Gazeteci Birsen Altuntaş’a konuşan Ali Sürmeli, “Hesabımdaki paylaşımları 2 yıl boyunca sevgili olduğum bir kadın tarafından yapılmış olduğundan şüpheleniyorum. Bunu da zaten savcılığa söyledim.

    Bizim ortak bir hesabımız vardı. Kasa almıştık. Oraya bütün çalışmışlığımdan elde ettiğim mal varlığımı koyduk, anahtarları ondaydı… Bütün mali mali işlerimden kendisi sorumluydu.

    Kasayı boşaltınca ben de ona küstüm. Geldi sonra barıştık… Bugüne kadar elimde olan tüm mal varlığımı tekrar geri almak için barışmış gibi yaptım.

    Oyuncu olduğum için, hayat bazen oyunculara çok yardım ediyor. Kasanın anahtarlarını ondan aldım. Sonra sosyal medya hesabının hesabımdan o paylaşımlar yapıldı” dedi.

    “OĞLUM, YEĞENİM, MENAJERİM VE ARKADAŞLARIMLA İLGİLİ İDDİALAR ASILSIZ”

    16 yıl önce tanıştığı Emine adındaki sevgilisinin gerçek adının Kader olduğunu öğrenen 64 yaşındaki usta oyuncu, “Benim üzüldüğüm bir şey var…

    Etrafımda oğlum, yeğenim, menajerim arkadaşlarım kim varsa onları da suçlamış asılsız iddialarla… Psikolojimle ne oynamaya kalktı ama ben oynatmadım. Geçirdiğim beyin ameliyatından dolayı kontrollerim vardı.

    Travma geçirdiğimi belirtip beni doktora götürdü. Doktor sakinleştirici verdi. O sakinleştirici beni çok sakinleştirdi. Bu da benim sınavım, bu iftiralar, hakaretler ama iyilik iyidir. Ben iyi tarafımdan vazgeçmeyeceğim.

    Bir kadın kızınca neler yapabiliyor onu gördüm. Allah düşmanımın başına vermesin” şeklinde konuştu.

    NE OLMUŞTU?

    Ali Sürmeli’nin dün Instagram hesabından peş peşe yapılan paylaşımlarda ortalığı karıştıracak iddialar gündeme geldi. Sürmeli’nin Instagram hesabından yapılan ilk paylaşımda “Önemli günahlarımı itiraf etmeye karar verdim, çünkü bu suçluluk duygularımla yaşamak beni kirletiyor” denildi.

    Kısa bir süre sonra yeni bir paylaşım yapılarak bu sefer de Sürmeli’nin oyuncu Didem Karataş’ı kürtaj yaptırmaya zorladığı ileri sürülerek “Torunum yaşındaydı diye çocuk istemedim. Zorla hastane ebesi kız kardeşim Gülben Sürmeli tarafından kürtaj yaptırdım” ifadelerine yer verildi.

    “ALINAN PARALARIN YARISI ELDEN YARISI HESABA YATIYORDU”

    Yapılan bir diğer paylaşımda ise Sürmeli’nin vergi kaçırdığı iddia edilerek “Menajerim Cem Tatlıtuğ’un kız arkadaşının adına şirket üzerinden diziler ve sinema filmleri için anlaştığım ücretin yüzde 50’si resmi olarak bana geliyordu.

    Kalan yüzde 50 miktar oğlum Eren Sürmeli hesabına ve elden veriliyordu” denildi.

    MENAJERLİK ŞİRKETİ: HESABI HACKLENDİ

    Paylaşımların kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturmasının ardından oyuncunun menajerlik şirketinden açıklama geldi. Açıklamada Ali Sürmeli’nin telefonunu kaybettiği ve Instagram hesabı hacklenerek paylaşımlar yapıldığı söylendi.

    ALİ SÜRMELİ: PAYLAŞIMLAR GERÇEKLİKTEN UZAK

    Paylaşımların ardından yeni bir sosyal medya hesabı açan Ali Sürmeli, ise “Dün öğlen saatlerinde sosyal medya hesabım bazı kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirildi ve hesabından yanlış, gerçeklikten uzak paylaşımlar yapıldı.

    Konu ile ilgili gerekli yerlere şikayetlerimizi yapmış bulunmaktayım. Ben göründüğü gibi işimdeyim, çalışıyorum. Sizden ricam bu paylaşım ve iftiralara itibar etmemeniz” demişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/usta-oyuncu-ali-surmelinin-sosyal-medya-hesabindan-yapilan-paylasimlarla-ilgili-aciklama/feed/ 0
    Şahan Gökbakar, “Erdal ile Ece” Filmini Anka’ya Anlattı: “İzlediği Zaman Herkesin ‘Biz de Böyleyiz, Sen de Böylesin’ Diyeceği Bir Hikâye” https://www.haber60.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/ https://www.haber60.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:42:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9173 HABER: EDDA SÖNMEZ – KAMERA: ADEM KARABAYIR

    Sinemacı Şahan Gökbakar, yazdığı ve başrolü oynadığı “Erdal ile Ece” isimli yeni filmini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Gökbakar, “Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman ‘A biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. Aynı bizim gibi’ diyeceği bir hikaye” dedi. Filmin başrolünü paylaşan Seda Türkmen de “Ece ile ortak noktam var. Aslında Ece’yle benim değil bütün kadınların ortak noktası olacak. Şurası tam bana benziyor dediğiniz her yerde muhtemelen bir milyon kadını kapsıyor olacak” diye konuştu. Şahan Gökbakar, ANKA muhabirinin sorusu üzerine İliç’te ve diğer bölgelerde yaşadıkları yerleri, vatanlarını korumak için mücadele edenleri yürekten desteklediğini söyledi.

    Akıllara “Recep İvedik” filmi serisi ile kazınan Şahan Gökbakar, daha önce “Celal ile Ceren” filmine benzer yeni bir projeye imza attı. Gökbakar, senaryosunu yazdığı “Erdal ile Ece” filminde Seda Türkmen ile başrolü de paylaştı. Yönetmen koltuğunda ise Şahan’ın kardeşi Togan Gökbakar’ın oturduğu filmde, bugünün evlilik ilişkilerinde sıkça rastlanan acı-tatlı çatışmalar, iniş-çıkışlar gözler önüne seriliyor. Yaşanan olayları hem kadın hem de erkek gözüyle ayrı ayrı izleyicilere aktarmaya hazırlanan aşk komedisi filmi, “diyet, kıskançlık ve östrojen” başlıkları altında üç ayrı bölüm olarak toplanda 105 dakika beyazperdeye yansıyacak. Vizyona 23 Şubat’ta girecek film eş zamanlı olarak tüm Avrupa’da da sinemaseverlerle buluşacak.

    Filme ilişkin Şahan Gökbakar ve Seda Türkmen, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Gökbakar, şunları dile getirdi:

    – İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

    “HERKESİN İZLEDİĞİ ZAMAN A BİZ DE BÖYLEYİZ, A SEN DE AYNI BÖYLESİN, AYNI BİZİM GİBİ DİYECEĞİ BİR HİKAYE”

    Erdal ile Ece evli bir çiftin başından geçen komik üç tane ayrı hikayeyi izleyeceğimiz bir film. Diyet, kıskançlık ve östrojen adlı üç ayrı bölümü var. Kendi aralarında birbirlerini çok seven ama ara ara didişen, tatlı bir çiftin komik herkesin izlediği zaman a biz de böyleyiz, a sen de aynı böylesin. aynı bizim gibi diyeceği bir hikaye. Bir karakterlerden oluşan bir film. Benim açımdan böyle.

    – Celal ve Ceren filminizde bekardınız. Erdal ve Ece filminizde şu an evlisiniz. Bunları yazarken hayatınızdan esinleniyor musunuz?

    “YAZARKEN KENDİ EVLİLİĞİMDEN ESİNLENİYORUM”

    Yazarken kendi evliliğimden esinleniyorum tabii. Yani bu kaçırılmayacak bir şey. İnsan yaşadığı şeyleri mutlaka bir yerde kaydediyor ve hani bir şey yazarken ortaya çıkıyor. Zaman zaman çok da böyle spesifik olarak kendi eşimle yaşadığım şeyler de bazen diyorum bak bunu koyacağım filme eşim aa sakın filan diyor. Bak koyacağım, koyacağım diyorum. Öyle yazdığım şeyler oluyor. Esinleniyor insan. Bu filmde de birkaç sahnede var. Tam olarak şimdi hangisi desen belki çıkartamam ama üzerine böyle geçerken buydu buydu derim.

    – Partneriniz Seda Türkmen’i seçmenizdeki en büyük etken neydi?

    “SEDA (TÜRKMEN) BENİM HEP TAKİP ETTİĞİM VE BİR GÜN BERABER İNŞALLAH ÇALIŞIRIM DEDİĞİM YETENEKLİ BİR KADIN OYUNCU”

    Vallahi kendisi çok ısrarcı oldu. Günlerce gecelerce sosyal medyadan yazmalar, kapılara gelmeler illa ben illa ben diye. Hatta birkaç düşündüğümüz aday vardı onların ayağını kaydırmaya çalıştı bu tarz şeylerle bu rolü aldı diyebilirim. ya şaka bir yana Seda (Türkmen) benim hep takip ettiğim ve bir gün beraber inşallah çalışırım dediğim yetenekte böyle bir kadın oyuncu. Komediye çok yatkın, acayip yetenekli ve doğaçlamaya çok açık bir oyuncu. O yüzden inşallah çalışırız diyordum. Bu projeye kısmet oldu. Biz kendisine teklifte bulunduk. İşte biz kendisine böyle bir şey yazdık. Sen de bunu oynamak ister misin diye. O da sağ olsun çok mutlu oldu bundan. ve ortaya böyle bir şey çıktı.

    -Daha önceki projelerinizde gişe sıralamasında ilk sıralardaydınız. Bu projenizdeki gişe beklentiniz nedir?

    “FİLMİN ÇEKİMİ İKİ BUÇUK, ÜÇ AY SÜRDÜ”

    Yok açıkçası öyle bir gişe rakamı kafamızda. Gişe insanların ne kadar eğlendiği, ne kadar mutlu olduğu, ne kadar mutlu ayrıldığıyla çok orantılı. İnşallah bunu yakalarız diye düşünüyorum. Böyle bir rakam soruyorsan öyle bir rakam yok kafamda. Herhalde bir altı ayı bulmuştur total bütün projenin yazımı. Filmin çekimi de yaklaşık bir iki buçuk, üç ay sürdü.

    -İleri de sizi televizyonda Talk Show’da veya her hangi bir dize görebilecek miyiz?

    “DİZİ YAPMAK İSTEMİYORUM”

    Televizyonda dizi yapmak istemiyorum. Talk Show, yok,yok. Ben arada böyle bir film yapıp böyle bakıp çıkıyorum ortama. Öyle benim durumum.

    – Muğla’da cennet koyunda yaşanan gelişmeler hakkında görüşünüzü kamu oyu merak ediyor?

    “KEŞKE ÜLKEMİZİN DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ HUKUKLA YASALARLA KORUYUCU OLABİLSEK”

    Sadece Muğla’da Cennet Koyunda değil. Yani takip ediyorum. Çok da fazla bu konuyla ilgili birçok yerde olduğuyla ilgili çok da fazla şey görüyorum sosyal medyada. Üzücü tabii. Yani keşke bizim ülkemizde aslında ülkemizin en büyük özelliklerinden biri olan bu doğal güzellikler, tabiat bu coğrafyanın en alametifarikası o. Keşke ona birazcık daha özen gösterebilsek, keşke birazcık daha hani hukukla yasaları koruyucu olabilsek ama maalesef işte her zamanki gibi para hırsı, rant, çeşitli değişik amaçlar sonucu buraya getiriyor. Ama bütün bu konuda mücadele eden, haklarını koruyan, memleketlerini korumak isteyen, yaşadıkları yeri, vatanlarını korumak isteyen insanların da yanındayım canı gönülden ve yürekten her zaman desteklerim.

    – Daha önce Recep İvedik filminizde doğa katliamlarıyla ilgili çalışma yapmıştınız. Geçtiğimiz gün Erzincan’da bir felaket yaşandı. Daha önce de maden faciaları yaşandı bunun ilgili de ileri de bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

    DEDİĞİM GİBİ BU BU İŞLERDE HER ZAMAN DESTEKÇİ KONUMUNDAYIM VE YÜREKTEN ONLARIN YANINDAYIM

    Erzincan’da yaşanan olay çok üzücü bir olay. Bir kere orada kaybedilen yaşamların hepsine bir kere Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına da baş sağlığı diliyoruz. Çok üzücü bir olay. Bu tür işler hani bizim yaptığımız işler daha mizah ağırlık. İşler belirli bir yerinden, ucundan, köşesinden tabii ki böyle konulara da değinmek de fayda var çünkü bizim seyircimiz çok büyük kitlelere ulaşabiliyor, bizim filmlerimiz. O anlamda hani Recep İvedik 7’de biraz aslında yapmaya çalıştık onu. Bu doğa katliamlarıyla ilgili bir mücadeleyi film ettik. Dediğim gibi bu bu işlerde her zaman destekçi konumundayım ve yürekten onların yanındayım. Yaşanan bu kötü olayda da kazada da herkese iyi geçmiş olsun İnşallah daha yaşanmaz böyle bir şey. Gereken önlemler alınır. İnşallah. Ama her seferinde de aynı şeyleri konuşuyoruz o da biraz üzücü tabii.

    – Recep İvedik karakteri ne zaman gelecek ve yeni sorunlara nasıl hikayeler içinde çözüm bulurken göreceğiz?

    “RECEP İVEDİK 8 GELECEK AMA KONUSU NE OLUR NE ZAMAN GELİR BİLMİYORUM ŞUAN”

    Recep İvedik 8, ile ilgili emin olun hiç bir fikrim yok düşünmedim henüz konusu ne olur diye. Geleceği konusunda bir bilgim var. Gelecek. Ama ne zaman olacağıyla ilgili, konusu ne onu bilmiyorum şuan.,

    Başarılı oyuncu Seda Türkmen ise şunları söyledi:

    – İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

    “FİLM BİZLERİN YANSIMASI”

    Benim açımdan da Şahan’ın anlattığı gibi tam olarak böyle. Yani çok keyifli bir iş. İzlerken Şahan’ında dediği gibi çok bizim yansımamız, perdeye yansımamız. Samimi, doğal bir evlilik komedisi.

    “ŞAHAN GÖKBAKAR’LA ZATEN ÇALIŞACAK OLMAK AYRI BİR KONFOR YARATIYOR İNSANDA”

    Yok öyle gerçekten bir de çok samimi bir proje olacağı belliydi. Daha önce işte Celal ile Ceren çok sevdim. Şahan’ın en sevdiğim işlerinden biriydi. Bir evlilik hikayesi deyince az çok da konuşunca üzerine. Zaten ilk karşılaştığımızda da hemen böyle bir aynı mizah tonunda yani aynı aynı tonda konuştuğun zaman biriyle zaten o çok iyi bir partnerlik doğuruyor. Böyle gelişti. Şahan Gökbakar’la zaten çalışacak olmak ayrı bir konfor yaratıyor insanda çalışmak. Zaten sandığımın çok daha üstünde bir büyük bir mutlulukla ayrıldım açıkçası.

    – Ece ile ortak noktanız var mı?

    “ECE’YLE BENİM DEĞİL BÜTÜN KADINLARIN ORTAK NOKTASI OLACAK”

    Ece ile ortak noktam var. Ece’yle benim değil bütün kadınların ortak noktası olacak. Hani o yüzden de böyle hani ay şurası tam bana benziyor dediğiniz her yerde muhtemelen bir milyon kadını kapsıyor olacak. Çünkü belirli bazı tepkiler oluyor hepimiz de. Daha ince gördüğümüz daha çok analiz ettiğimiz vesaire. O yüzden de var tabii ki ortak yönümüz.

    – Çekimler nasıl geçti? Çekerken neler yaşadınız?

    “ÇEKİMLERDE ÇOK ACI ÇEKTİM GÜLMEKTEN”

    Çekimlerde çok acı çektim gülmekten. Haddini aştı gülme, eğlenme kısmı. Büyük kitlendik. Bazen Togan (Gökbakar) artık ‘ne olur gülmeyin. Lütfen gülmeyin’ diye bizi uyardı. Tabii ki çok güzel anılar var içinde. Çok güzel iki ay geçirdim o sette. Sayelerinde. Çıkan şey de çok güzel oldu bence. Film çok güzel oldu.

    – Yeni projeleriniz var mı?

    “OLABİLDİĞİMİZ HER YERDE OLMAKTAN ZİYADE OLDUĞUMUZ YERDE İYİ İŞ YAPMAK EN ÖNEMLİSİ”

    İki tiyatro oyunum var. ‘Hakikat elbet bir gün. ve İzdirap korusun’ diye. Bir sinema filmim. Aslında sinema filmi geçen sene çekmiştik. Bir de televizyon dizimiz var. ‘Sandık kokusu’. Yani hepsi aynı anda denk geldi. Aslında denk gelmedi de. Amin diyelim bu dönem için. Çalışacağız tabi ne yapacağız başka yani? Hani oyunculuk alanlarımız belli. Olabildiğimiz her yerde olmaktan ziyade olduğumuz yerde iyi iş yapmak en önemlisi. Elimizden geleni yapıyoruz”.

    ]]> https://www.haber60.com.tr/sahan-gokbakar-erdal-ile-ece-filmini-ankaya-anlatti-izledigi-zaman-herkesin-biz-de-boyleyiz-sen-de-boylesin-diyecegi-bir-hikaye/feed/ 0 Emre Altuğ: Estetiğim yok, estetik operasyonlara karşı değilim https://www.haber60.com.tr/emre-altug-estetigim-yok-estetik-operasyonlara-karsi-degilim/ https://www.haber60.com.tr/emre-altug-estetigim-yok-estetik-operasyonlara-karsi-degilim/#respond Sat, 17 Feb 2024 02:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8986 Estetiğim yok

    Serhat Tekin’in “Emre Altuğ hiç değişmiyor. Nedir bunun sırrı? Bir estetiğiniz var mı?” sorusuna, Emre Altuğ ” Anne ve babamın genetiği diyebiliriz. Estetiğim yok.

    İlerleyen zamanlarda belki düşünürüm ama benim bir diğer işim olan oyunculuk maalesef estetik operasyon kaldıran bir meslek değil. Doktor arkadaşım dolgu, botoks yapmak istediği zaman ‘Hayır’ diyorum. Vitamin iğneleri yapıyor bazı zamanlar. Hepsi o kadar.” cevabını verdi.

    Estetik bir sohbet konusu olabilir ama yargı konusu olamaz

    “Erkek şarkıcıların estetiklerine yapılan eleştirilere yorumunuz nedir?” sorusuna,” Kim kendini nasıl iyi hissedecekse yaptırabilir. Bu bir sohbet konusu olabilir ama yargı konusu olamaz.

    Yargılamaya karşı bir insanım. İnsan neyi istiyorsa yaptırmakta özgürdür.” cevabını veren Emre Altuğ, estetiğe karşı olmadığını söyledi.

    Çapkın değilim

    Programda ‘Yalı Çapkını’ dizisinde çapkın bir karakteri canlandırıyorsunuz. Normal hayatta da çapkın mısınız? sorusuna Emre Altuğ,” Çapkın değilim. Çapkınlık yapmaya ihtiyaç duymadım çok şükür.

    Yapı olarak böyle bir şeyin peşinde koşan bir adam değilim. Çapkınlık bir mesai ister. Ben böyle bir şeye dediğim gibi hiç ihtiyaç duymadım. Hayatımdan memnunum.” cevabını verdi.

    Aşık olmayı zaman zaman özlüyorum

    Programda Serhat Tekin’in ” Yalnız mısınız? Bir ilişkiniz yok mu?” sorusuna Emre Altuğ, ” Evet yalnızım. Bu durumu seviyorum da. Yalnız olmayı, evde yalnız vakit geçirmeyi, yalnız yemek yemeyi seviyorum. Kendimle ilgili düşünmeyi seviyorum.

    Arkadaşlarımı görmek istediğimde onlarla görüşüyorum. Benim bu konuda çok bir şikayetim yok. Ama zaman zaman aşık olmayı özlediğimi söyleyebilirim. Güzel bir duygudur o. Aşkın senin yükselttiği, ayaklarını yerden kestiği, biraz gerçeklikten uzaklaştırdığı o ilk dönemi özlüyorum zaman zaman.” cevabını verdi.

    Serhat Tekin’in ” Emre Altuğ aşkın hakkını verebildi mi?” sorusuna Altuğ, ” Aşık oldum mu veririm tabi ki. İyi bir aşığımdır.” cevabını verdi.

    Mert Ramazan Demir kardeşim gibi

    Serhat Tekin’in ” “Yalı Çapkını” dizisinde oğlunuzu oynayan Mert Ramazan Demir ile normal hayatta görüşüyor musunuz?” sorusuna ” Evet görüşüyoruz. Biz çok güleriz.

    Mert benim çok küçüğüm, kardeşim gibi oldu. Hayata bakış açıları yakın insanlarız. Sette de çok eğleniyoruz.” cevabını veren Emre Altuğ, ekibin kendisini sahnede sık sık izlemeye geldiğini söyledi.

    Dışarıda olmayı artık sevmiyorum

    Serhat Tekin’in “Biraz asosyallik var mı sizde?” sorusuna Emre Altuğ, ” Son yıllarda var. Sıkıldım. Çok dışarı çıktık, gezdik, eğlendik. Son yıllarda sahnede olmadığım zamanlar dışarıda olmayı sevmiyorum.

    Kalabalıklar içerisinde olmayı çok sevmiyorum. Yakın arkadaşlarımla yemek yemeyi, sohbet etmeyi tabii ki çok seviyorum ama eskisi gibi çıkalım eğlenelim coşalım gibi bir duygu yok içimde.

    Herhalde yaşımın ve doymuşluğun getirdiği bir durum var. Dışarısı çok değişmiyor. Hatta bizim zamanımızda daha keyifliydi.” cevabını verdi.

    Şevket Altuğ babam değil

    Programda ” Hakkınızda dolaşan şehir efsanesi var mı?” sorusuna Emre Altuğ, ” Bence en büyük şehir efsanelerinden biri Şevket Altuğ’un oğlu olduğumdur.

    Hatta bir seferinde radyocu bir arkadaş o kadar emindi ki oğlu olduğumdan, değilim dememe rağmen benden nüfus cüzdanımı görmek istemişti. Kendisine ” Ben bir diş hekiminin oğluyum. Babamın adı Tuncer Altuğ.

    Şevket Altuğ’un oğlu olmak da eminim çok güzel bir duygu olurdu ama babamdan memnunum.” demiştim.” cevabını verdi.

    Çıplaklıktan çekinen bir adam değilim

    Serhat Tekin’in son çıkardığınız ” “Ne Ala” şarkısının video klibinde üstsüz olmanız bazı kişilerce eleştirildi. Ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Emre Altuğ,” Ben çıplaklığı seven bir adamım. Çıplaklıktan çekinen biri değilim. Kaldı ki o klipteki bir çıplaklık da değil. Bir saflık ifadesi anlatmak için yapılan imajinasyondu. Ben bugüne kadar sağdan soldan gelen bu tip eleştirileri çok takmadım biliyorsun. ” cevabını verdi.

    ]]> https://www.haber60.com.tr/emre-altug-estetigim-yok-estetik-operasyonlara-karsi-degilim/feed/ 0 Fenerbahçe’nin İngiliz takımına karşı zaferini anlatan film galası yapıldı https://www.haber60.com.tr/fenerbahcenin-ingiliz-takimina-karsi-zaferini-anlatan-film-galasi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/fenerbahcenin-ingiliz-takimina-karsi-zaferini-anlatan-film-galasi-yapildi/#respond Fri, 16 Feb 2024 22:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8720 İngiliz işgal kuvvetleri kumandanı General Harington’ın İstanbul’dan ayrılırken kendi adına düzenlediği futbol maçında Fenerbahçe’nin İngiliz takımına karşı zaferini anlatan “Zaferin Rengi” filminin galası yapıldı. Filmin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki gösterimi öncesi, yönetmen Abdullah Oğuz ile tüm oyuncular basın mensuplarının karşısına çıktı.

    Abdullah Oğuz, filmin hem Fenerbahçe için önem taşıdığını hem de Milli Mücadele’nin anlatıldığı bir yapım olduğunu belirterek, “Bildiğim kadarıyla hiçbir Milli Mücadele filmi bu perspektifte anlatılmamış. Biz futbol üstünden anlattık. 5 yıllık epik bir hikaye anlatıyoruz. Umarım duygulanacak, iyi bir film seyredecekler.” dedi.

    Abdullah Oğuz, filmin hem Fenerbahçe için önem taşıdığını hem de Milli Mücadele’nin anlatıldığı bir yapım olduğunu belirterek, “Bildiğim kadarıyla hiçbir Milli Mücadele filmi bu perspektifte anlatılmamış. Biz futbol üstünden anlattık. 5 yıllık epik bir hikaye anlatıyoruz. Umarım duygulanacak, iyi bir film seyredecekler.” dedi.

    Oyuncu kadrosuna da değinen Oğuz, “Onlar beni seçti. İnandılar bana. Beraber yürüdük.” ifadelerini kullandı.

    Yapımda Fenerbahçe’nin kurucu üyesi ve efsane kaptanı Galip Bey’i oynayan Kubilay Aka, gurur duydukları bir iş yaptıklarını söyleyerek, “Fenerbahçe takımı 100 yılı aşkındır kötü hiçbir şeye bulaşmamış ve Atatürk’ün izinden gitmiş bir takım. Gururla setteydim, oradaydım. İyi ki de oradaydım. Ağabeylerimle bütün arkadaşlarımla çok eğlendik. Hem çekerken bizim eğlendiğimiz hem de gerçekten saygı duyduğumuz bir iş oldu. O yüzden güzel, unuttuğumuz duygularla baş başa kalacağımızı düşünüyorum, izlerken.” diye konuştu.

    – “Kariyerimde manevi değeri en yüksek iş”

    Fenerbahçe başkanı rolünü üstlenen Nejat İşler, filmin renginin sarı lacivert olduğunu vurgularken, tek bir sahnede yer aldığını kaydeden Birce Akalay ise “Tek bir sahne ama umarım hakkını verebilmişimdir.” dedi.

    Oyuncu Yiğit Özşener de kariyerinde manevi değeri en yüksek iş olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Bir memlekette çok özel şeyler yapacak, çok büyük başarılara imza atacak, çok farklı insanlar bulunabilir ama önemli olan onunla beraber yürüyebilecek, aynı yöne bakabilecek, onunla koşabilecek insanları bulabilmek. Bu bir Mustafa Kemal filmi değil, Mustafa Kemallerin filmi. Dolayısıyla filmi seyrettikçe Mustafa Kemalleri, kurtarıcı beklemeyenleri, kendisini kurtarıcı kabul eden, kendisinde o gücü bulan insanları göreceksiniz.”

    Oyuncu Timuçin Esen de güzel bir ekiple çalıştıklarını aktararak, “Güzeldi bu filmin içinde yer almak, bir Fenerbahçeli olarak özellikle, başka bir değeri var. Güzel bir film çıktığını düşünüyor, ümit ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Vera” karakterini canlandıran oyuncu Gonca Vuslateri, çok kıymetli bir hikayede çok kıymetli bir rolü kendisine verdiği için yönetmen Abdullah Oğuz’a teşekkür etti.

    – “Biz sahada yapalım işimizi”

    Fenerbahçeli futbolcu İrfan Can Kahveci, hem Türkiye’nin hem de Fenerbahçe tarihinin en önemli günlerini anlatan filmin galasında olduklarını belirterek, “Biz de çok heyecanlıyız. Çok özel oyuncular var kadroda, bazıları da arkadaşlarımız. Onlar olunca ayrı bir heyecanlıyız. Bütün detayları izlemek için sabırsızlanıyoruz. Kubilay Aka’yla sürekli konuşuyoruz. Nejat abimiz de sürekli maçlara geliyor. Kulübümüzün ve ülkemizin en önemli olaylarından birisini izlemek için geldik.” diye konuştu.

    Kendisi için futbol oynamanın önemine değinen Kahveci, Çaykur Rizespor maçına işaret ederek, “Biz sahada yapalım işimizi. Önümüzdeki her maçı kazanmak istiyoruz. Sahaya çıkıp elimizden geleni yapacağız.” dedi.

    Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ da hayırlı olsun temennisinde bulunarak, “Filmi heyecanla ve merakla bekliyorum. Güzel bir film olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    2023’te oynadıkları müsabakalardan başarıyla çıkan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın yaz mevsiminde yapılacak olimpiyatlarda altın madalya kazanması durumunda filminin çekilip çekilmeyeceği yönündeki soru üzerine Üstündağ, şunları aktardı:

    “Bizim belgeselimiz çekiliyor. Her yıl çıtanın nereye çıktığını görüyoruz. Bu belgeseli yaptık. Olimpiyatlarda altın madalya gelirse, hiçbir ülkeye nasip olmayan, Avrupa Şampiyonluğu, Milletler Ligi şampiyonluğu, namağlup olimpiyat elemeleri şampiyonluğu kazanılmış olacak. Böyle bir durumda film neden çekilmesin, tabii ki çekilir. (Filmde) Ben oynamam. Ben sahada dahi oynamadığıma göre, filmde de oynamam. Sizin gibi merakla bekler ve seyrederim.”

    – “Fenerbahçe’nin kuruluşundan Cumhuriyet’in kuruluşuna olan dönemi anlatıyor”

    Fenerbahçe Kulübü Eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Fenerbahçe Kulübü Eski Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük de filmi heyecanla beklediğine işaret ederek, şöyle konuştu:

    “Fenerbahçe’nin kuruluşu, ülkemizin o dönemde içinde bulunduğu zor şartlar, Çanakkale savaşları, ardından Kurtuluş Savaşı… O dönemde futbolcular askere alınarak savaşa katıldı. Anadolu’ya silah kaçırdılar. Sonra da Harington Kupası’nı kazanarak ülkemize sevinç kattılar. Lozan müzakereleri sırasında, bu galibiyet oradaki heyete büyük moral verdi. Bu film Fenerbahçe’nin kuruluşundan Cumhuriyet’in kuruluşuna olan dönemi anlatıyor.”

    Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki şampiyonluk yarışına da değinen Küçük, “Lig yarışında Fenerbahçe inşallah ipi göğüsleyecek. Temennimiz o.” dedi.

    Fenerbahçe Eski Yöneticisi ve Saran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran ise “Burada olmak da böyle bir filmin yapılmış olması da gurur verici. Hep beraber keyifle izleyeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

    Süper Lig ve TFF 1. Lig’in yayın haklarıyla ilgili Saran Holding’in ihaleyi alıp almayacağına dair yöneltilen, “Yayın haklarını almak istiyor musunuz?” sorusuna ise Saran, “İnşallah. Onu sonra konuşalım. Bu gece Fenerbahçe gecesi.” cevabını verdi.

    Saran, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un haziran ayında gerçekleştirilecek seçimli genel kurulda aday olmayacağını açıklaması üzerine kendisinin Fenerbahçe başkanlığına adaylığıyla ilgili olarak “Ali Bey, Divan Kurulu’nda gerekeni söyledi. Bu gece film için buradayız.” diye konuştu.

    Galaya katılanlar arasında Ali Koç’un yanı sıra Fenerbahçeli yöneticiler, sporcular ve ünlü oyuncular da yer aldı.

    – Film hakkında

    “Zaferin Rengi”, 1919’da işgal altındaki İstanbul’da düşman kuvvetlerine karşı örgütlenerek Anadolu’da başlatılan direnişin hikayesini, General Harington Kupası etrafında kurgulayarak beyazperdeye taşıyor.

    Yarın vizyona girecek filmde Kubilay Aka, Gülper Özdemir, Nejat İşler, Timuçin Esen, Yiğit Özşener, Gonca Vuslateri, Yılmaz Adam Bayraktar ve Birce Akalay rol aldı.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/fenerbahcenin-ingiliz-takimina-karsi-zaferini-anlatan-film-galasi-yapildi/feed/ 0
    TRT 1’in yeni dizisi ‘Kül Masalı’ ekranlara merhaba dedi https://www.haber60.com.tr/trt-1in-yeni-dizisi-kul-masali-ekranlara-merhaba-dedi/ https://www.haber60.com.tr/trt-1in-yeni-dizisi-kul-masali-ekranlara-merhaba-dedi/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8520 TRT 1’in yeni dizisi “Kül Masalı” ilk bölümüyle ekran yolculuğuna başladı.

    TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen dizinin ilk bölüm izlemesine, TRT yönetimi, dizinin yapımcısı Cemil Cengiz, yönetmen Metin Balekoğlu, dizinin başrol oyuncularından Gökhan Alkan, Sevda Erginci, Başak Gümülcineoğlu, Ushan Çakır, Özgür Çevik ve Gizem Güneş katıldı.

    Kül Masalı, Türkiye’nin en zengin ve köklü ailelerinden Giraylı ailesinin veliahtı Arat Giraylı’nın, yoksul ve mütevazi bir geçmişten gelen Özge ile karşılaşıp ilk görüşte aşık olup evlenmelerini ve evliliklerindeki gizemi konu alıyor.

    Etkinlik önce AA muhabirine konuşan oyuncu Sevda Erginci, modern bir Kül Kedisi hikayesi anlattıklarını belirterek, “Bütün karakterlerin daha gerçekçi ve kusurlu olduğu bir Kül Kedisi hikayesi. Özge, Bursa’da kardeşi ve kendi için verdiği mücadeleden aşık olduğu adam için İstanbul’da zorlu bir hayata atılıyor.” dedi.

    “İnşallah seyircilerimizle beraber uzun bir yolculuk yaşarız”

    Oyuncu Gökhan Alkan, kendi karakterinden bahsederek, “Birini sevmenin akılla, mantıkla alakalı olmadığını, gönülden, yürekten olduğunu ve onu hesaplayamadığımızı bize gösterecek ve anlatacak bir karakteri canlandırıyorum. Herkesin gerçek olduğu bir hikaye. İnşallah seyircilerimizle beraber uzun bir yolculuk yaşarız.” ifadelerini kullandı.

    Oyuncu Başak Gümülcinelioğlu da bir aşk hikayesinin yanında seyircinin her bölüm bir olay örgüsünü geçmiş, gelecek ve bugünle harmanlayabileceği bir işe imza attıklarını söyledi.

    Gümülcinelioğlu, izleyiciyi karakterlerin net iyi ya da kötü olmadığı bir dizi beklediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

    “Herkesin gerçekten sorunları, soruları ve gerçekten niyetleri ve aşkları olduğu bir iş aslında bu iş. Dolayısıyla her karakterin kişisi kendini çok severken bir yandan da herkese hak verdiğimiz bir hikayemiz var. Bugün başlıyoruz. Bu yolculukta da bize eşlik etmelerini çok istiyoruz.”

    Oyuncu Berfu Öngören ise dizide “Süreyya” karakterine hayat verdiğini ifade ederek, “Sürprizli bir karakter, atacağı adımı çok kestiremiyoruz. Süreyya kendi hırslarına kapılan ve hırsları tarafından yönetilen bir karakter. Yaşadıkları olay sebebiyle Özge’nin peşine düşüyor. Bundan sonrasını zaten izleyip göreceğiz. Çok heyecanlıyız, bekliyoruz.” diye konuştu.

    Yönetmen koltuğunda Metin Balekoğlu’nun oturduğu, hikayesini Nesrin Aytamay, senaryosunu ise Sılan Aras Erdem ve Filiz Küçük Yücel’in kaleme aldığı dizinin oyuncu kadrosunda, Gökhan Alkan, Sevda Erginci, Başak Gümülcineoğlu, Hülya Darcan, Ushan Çakır, Özgür Çevik, Gizem Kala ve Gizem Güneş gibi başarılı isimler yer alıyor.

    Perşembe akşamları TRT 1’de izleyiciyle buluşacak dizinin konusu ise şöyle:

    “Türkiye’nin en zengin ve köklü ailelerinden Giraylı ailesinin veliahtı Arat Giraylı (Gökhan Alkan), yoksul ve mütevazı bir geçmişten gelen Özge (Sevda Erginci) ile karşılaşıp ilk görüşte aşık olup evlenirler. Özge yaklaşık 6 yıldır bir restoranda aşçılık yapmaktadır. Özge’nin Arat’ın ailesinin yaşadığı konağa gelin olarak girmesi onu bir anda bir aşk masalından entrikalarla dolu bir dünyaya sokar. Kocasının geçmişinden gelen öfke patlamaları, Özge’nin kız kardeşi Behiye’nin (Gizem Güneş) zenginlik ihtirası ve Arat’ın şaibeli şekilde ölen eşi Jale’nin (Başak Gümülcinelioğlu) peşini bırakmayan gölgesi Özge’nin bu zorlu yolculuğunu daha da karmaşık hale getirir.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/trt-1in-yeni-dizisi-kul-masali-ekranlara-merhaba-dedi/feed/ 0
    Dikkat!.. Telefonlardaki tehlike… POPÜLER UYGULAMALAR HAKKINIZDAKİ HERŞEYİ TOPLUYOR!.. https://www.haber60.com.tr/dikkat-telefonlardaki-tehlike-populer-uygulamalar-hakkinizdaki-herseyi-topluyor/ https://www.haber60.com.tr/dikkat-telefonlardaki-tehlike-populer-uygulamalar-hakkinizdaki-herseyi-topluyor/#respond Wed, 14 Feb 2024 23:51:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8001 Günümüzde, sosyal medya platformlarının kullanıcı verilerini toplaması ve bunları kullanması konusu sık sık dile getiriliyor.

    Özellikle büyük platformlar, reklamcılık ve kişiselleştirilmiş içerik sunma amacıyla geniş kapsamlı veri toplama işlemleri gerçekleştiriyor.

    Bu uygulamaların, kullanıcı gizliliği ve veri koruması konularında da sık sık eleştirildiğini görüyoruz.

    Son yıllarda, özellikle Facebook kişisel verilerin kötüye kullanımı ve gizlilik ihlalleri nedeniyle ciddi eleştirilere maruz kaldı.

    Hem Google Play Store’da hem de App Store’da verilerinizi toplayıp, çeşitli amaçlar için kullanan binlerce uygulama var.

    Üstelik en çok veriyi, genellikle kullanıcıların en fazla kullandığı uygulamalar topluyor.

    En çok ücretsiz uygulamalar veri topluyor

    ücretsiz uygulamaların veri toplama olasılığı, ücretli uygulamalara göre 7 kat daha fazla.

    Aynı zamanda popüler uygulamalar, pek fazla bilinmeyen uygulamalara göre 6 kat daha çok veri topluyor.

    Hangi veriler toplanıyor

    Şirketlerin toplayabileceği veri türleri; adınız, doğum tarihiniz ve e-posta adresiniz olabileceği gibi; evcil hayvanlarınız, hobileriniz, boyunuz, kilonuz ve hatta neler yapmaktan hoşlandığınız gibi daha detaylı da olabiliyor.

    Platformlar, bu verileri çoğunlukla hedeflenen reklamcılık faaliyetleri için kullanıyor.

    En fazla veri toplayan uygulamalar

    Mesajlaşma ve görüntülü arama kategorisinde en fazla veriyi Facebook Messenger topluyor. Bu kategoride en az veri toplayan uygulama ise Cisco Webex Meetings.

    Sosyal medya uygulamaları arasında da veri rekoru yine Facebook’a ait. Koronavirüs döneminin popüler sesli konuşma uygulaması Clubhouse ise en az veri toplayan sosyal medya uygulamalarından biri.

    Ödeme yöntemleri arasında en fazla veriyi PayPal topluyor. En az veri ise MoneyGram’da depolanıyor.

    Video izleme siteleri arasında en fazla veri, Google’ın popüler uygulaması YouTube’da toplanıyor.

    İnternetten alışverişte Amazon en çok veriyi depolarken, Etsy listenin sonunda yer alıyor.

    iOS’ta en çok veriyi YouTube ve TikTok topluyor

    iOS’ta yapılan araştırmaya göre 14 ağ bağlantısı ile YouTube ve TikTok, en çok kullanıcı verisi toplayan sosyal medya platformlarının başında geliyor.

    YouTube, kullanıcıların çevrimiçi arama geçmişi ve konumu gibi kişisel verilerini izliyor ve bu verileri kişiselleştirilmiş reklamlar için kullanıyor.

    TikTok ise çerezler yardımıyla kullanıcıların tarama geçmişleri hakkında bilgi topluyor ve bu bilgileri reklam şirketlerine gönderiyor.

    TikTok, daha öncesinde de bazı kişisel kullanıcı bilgilerini Çin’de bulunan sunuculara ilettiği iddiaları nedeniyle tartışılmıştı.

    Android’de zirvede Meta uygulamaları var

    Incogni’nin bir araştırmasına göre, Android ekosisteminde en fazla veriyi Meta’ya bağlı Facebook, Messenger ve Instagram gibi uygulamalar topluyor.

    Her ne kadar bu uygulamalar neredeyse tüm verileri toplasa da çok azını başkalarıyla paylaştıklarını söylüyorlar.

    Nelere dikkat etmeniz gerekiyor

    İndirmeden önce her uygulamanın topladığı bilgileri araştırın. App Store’da uygulamaya tıklayıp Uygulama Gizliliği bölümüne gidip Ayrıntıları Gör’e tıklamanız yeterli.

    Android kullanıcıları uygulamayı Google Play Store’da bulabilir, üzerine tıklayıp Veri Güvenliği’ni seçebilir.

    Bir uygulamayı yüklemeden veya güncellemeden önce uygulama izinlerini gözden geçirin. Bazı uygulamalar kameranıza, mikrofonunuza, konumunuza, kişilerinize veya diğer hassas verilerinize erişim isteyebilir. Gereksiz veya uygulamanın işlevselliğini ihlal ettiğini düşünüyorsanız bu izinleri reddetmeyi veya iptal etmeyi seçebilirsiniz.

    Çevrimiçi gezinirken veya alışveriş yaparken VPN kullanın. VPN (sanal özel ağ), internet trafiğinizi şifreler ve IP adresinizi gizleyerek üçüncü taraf şirketlerin çevrimiçi etkinliğinizi izlemesini ve verilerinizi toplamasını zorlaştırır.

    Önbelleğinizi ve çerezlerinizi düzenli olarak temizleyin. Önbellek ve çerezler, tarama geçmişiniz, tercihleriniz ve oturum açma ayrıntılarınız hakkında bilgi depolayan dosyalardır.

    Ayrıca reklam verenler ve izleyiciler tarafından çevrimiçi davranışınızı izlemek ve sizi reklamlarla hedeflemek için de çerezleri kullanılabilirler. Önbelleğinizi ve çerezlerinizi tarayıcı ayarlarınızdan temizleyebilir veya bunları saklamayan özel bir tarama modunu kullanabilirsiniz.

    Kişiselleştirilmiş reklamları ve veri paylaşımını devre dışı bırakın. Bazı uygulamalar ve web siteleri size kişiselleştirilmiş reklamları ve üçüncü taraf şirketlerle veri paylaşımını devre dışı bırakma seçeneği sunabilir.

    Bu, sizi reklamlarla hedeflemek için toplanan ve kullanılan veri miktarını azaltabilir. Bu seçenekleri genellikle uygulama veya web sitesi ayarlarında, gizlilik politikasında veya hizmet koşullarında bulabilirsiniz.

    Uygulamaların sizi takip etmesini nasıl engellersiniz

    iPhone’larda istediğiniz zaman uygulamanın eylemlerinizi takip etmesine izin verebilir veya verdiğiniz izni geri alabilirsiniz.

    Gizlilik ayarlarına giderek eylemlerinizi takip etmek isteyen uygulamaların listesini görebilirsiniz.

    Ayarlar > Gizlilik ve Güvenlik > Takip Etme’ye gidin.

    Belirli bir uygulama için takip iznini kapatmak veya açmak üzere dokunun. Dilerseniz bu özelliği tamamen kapatabilirsiniz.

    Android telefonlarda ise uygulamalara verdiğiniz izinleri kapatabilirsiniz. Bunun için şu adımları izleyin:

    Ayarlar uygulamasını açın. Uygulamalar’a dokunun.

    Değiştirmek istediğiniz uygulamaya dokunun. Uygulamayı bulamıyorsanız Tüm uygulamaları göster’e dokunun.

    Ardından uygulamanızı seçin. İzinler’e dokunun.

    Uygulama için herhangi bir izni onayladıysanız veya reddettiyseniz burada görebilirsiniz.

    Bir izin ayarını değiştirmek için izne dokunun, ardından İzin ver veya İzin verme’yi seçin.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dikkat-telefonlardaki-tehlike-populer-uygulamalar-hakkinizdaki-herseyi-topluyor/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:39:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7798 Bu hafta tiyatroseverleri Carlo Goldoni’den Molière’e, Şirin Gürbüz’den Bilgesu Erenus’a klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Ayak Bacak Fabrikası (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun), Yaftalı Tabut, İki Efendinin Uşağı, Tartuffe, Ay, Carmela!, Godot Geldi, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık, Oscar, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

    İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

    Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait.

    Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Bu Haftanın Programı (14-18 Şubat 2024)

    AYAK BACAK FABRİKASI (Eskişehir Şehir Tiyatroları)(Konuk Oyun)

    İnsanlık tarihi boyunca ezenlerin, ezilenler üzerinde kurduğu otorite, baskı ve kandırmacanın değişmediğini vurgulayan oyun, bilinmeyen bir ülkede geçiyor ve aslında çok iyi bilinen bir konuyu, çarpıcı bir anlatımla ele alıyor.

    Sermet Çağan’ın yazdığı, Murat Karasu’nun yönettiği oyunda Ali Eyidoğan, Hakkı Kuş, Ecren Can Serim, Korel Cezayirli, Zafer Ergül, Başak Boran Oksal, Mustafa Kılıkçı, Özlem Boyacı, Serhat Onbul, Nigar Berktin, Ceyda Çınar Onbul, Onur Birgi, Ahmet Barut, Kutan Gökkaya, Sinan Aktezcan, Emel Alnady rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    YAFTALI TABUT

    Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

    Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

    Pantolone, kızı Dottore’yi oğlu Slvio ile evlendirmeye karar vermiştir ve evinde bir tören düzenler. Gençler birbirlerine aşıktır ancak daha önce Pantolone’nin kızını evlendirme sözünü verdiği ve öldüğünü sandıkları Federico Rasponi’nin bu törene gelmesiyle işler karışır.

    Sözlü gelenekten beslenen İtalyan Halk Tiyatrosu Commedia Dell Arte’nin seçkin örneklerinden biri olan ve uşak Truffaldino’nun kurnaz hazırcevaplığı ile ilerleyen oyun izleyicilerine keyifli bir seyir sunuyor. Carlo Goldoni’nin yazdığı Aslı Öngören’in yönettiği oyunda Çağlar Ozan Aksu, Dolunay Pircioğlu, Eraslan Sağlam, Hamit Erentürk, Mert Tanık, Murat Bavli, Müslüm Tamer, Seda Çavdar, Volkan Öztürk, Yeliz Gerçek, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    TARTUFFE

    Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz.

    Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

    Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    AY, CARMELA!

    İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır.

    Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    GODOT GELDİ

    “Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir…

    Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir…

    Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

    Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK

    Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikayesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikayesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.

    Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Caner Bilginer, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 14-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    OSCAR

    Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

    Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 17 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Çocuk Oyunları

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada,

    sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

    Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

    Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.

    Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-2/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star’da üçüncü eleme adayı belli oldu https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-starda-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-starda-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/#respond Mon, 12 Feb 2024 23:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7555 Survivor 2024 All Star’ın önceki bölümlerinde ilk dokunulmazlık oyununu Kırmızı takım kazanmış, Mavi takımdan ilk eleme adayı Aysu olmuştu. İkinci dokunulmazlık oyununu Mavi Takım kazandı.

    Kırmızı takımda konseyde en çok takım kaptanı olan Pınar Saka’nın ismi çıktı. Bu bölümde Özgür’ün de kendi adını yazdığını öğrenen Pınar yerle bir oldu. Nagihan ve Nefise nasıl böyle bir şey olduğuna inanamadı.

    Dokunulmazlık oyununda fark geldi. Üçüncü eleme adayı belli oldu. Nefes kesen yarışmadan öne çıkanlar şu şekilde:

    ‘GÖZ GÖRE GÖRE SUSTUKLARIMI KULAK DELE DELE HATIRLATACAĞIM’

    Merve Aydın konseyde en fazla Pınar’ın adının çıkması hakkında değerlendirmede bulundu. Aydın şu ifadeleri kullandı:

    Dünkü konseyde Pınar’ın adı çıktı. Buna çok şaşırdığımı söyleyemeyeceğim açıkçası. Son dönemde çok fazla gerilim yaşadık, çok fazla strese girdik.

    Çok fazla kavga, çok fazla kaos var. Bana göre baktığımda genel olarak kaosların sebebinin başlangıçlarının nedense Pınar olduğunu düşünüyorum. Şu an gözlemdeyim.

    Sadece Pınar’ı gözlemliyorum. Her yaptığı hareketi gözlemliyorum. Bu demek değildir ki konuşmayacağım. Göz göre göre sustuklarımı zamanı geldiğinde kulak dele dele hatırlatacağım.

    Bunun altını çizmek istiyorum. Adının çıkmasına neden bu kadar şaşırıyor, anlamış değilim. Oyundaki dengeyi, dinamiği bozabiliyor. Bunu herkes görüyor ki yazıyor.

    AĞLAYARAK İÇİNİ DÖKTÜ

    Pınar Saka önceki dokunulmazlık oyunundan sonra gittikleri konseyde adının çıkmasından çok Özgür’ün onun ismini yazmasına kırıldı. Özgür takım kaptanıyken, takım arkadaşları tarafından yazıldığına Pınar ve Nagihan ona çok fazla destek olmuş, Özgür’e haksızlık yapıldığını ifade etmişlerdi.

    Ondan ötürü Pınar takım kaptanı olduğu sırada Özgür’ün onu yazması çok yaraladı.

    Nagihan ve Nefise böyle bir şeyin gerçekleştiğine inanamadı. Pınar Saka, “Yemin ederiyorum üzüntüden falan değil. Kırgınlıktan ağlıyorum. Hiç bu kadar sırtımdan bıçaklandığımı hatırlamıyorum’ dedi.

    EŞLEŞME SIRASINDA GERİLİM

    Kırmızı takımda dokunulmazlık oyunu öncesinde Nagihan ile Aleyna arasında ipler gerildi. Aleyna’nın ‘Kırmamız lazım’ Nagihan, ‘Kır o zaman’ diyerek katıldı.

    Aleyna Kötü bir şey mi söylemedim diye sorarak Nagihan’ın neden böyle tepki verdiğini anlayamadı. Nagihan da ‘Karışma sen de, seç o zaman’ cevabını verdi. İkili arasında yapıcı olamama tartışması yaşanırken takım arkadaşlarının araya girmesiyle tartışma son buldu.

    YASİN SAKATLANDI

    Dokunulmazlık oyununda Yasin ile Mustafa Kemal yarıştığı esnada Yasin parkurda koşarken feci şekilde yere düştü.

    Takımlar arkadaşları hızlı bir şekilde yanına geldi, doktor müdahale etti. Yasin arkadaşlarının desteğiyle kenara geldi.

    ATAKAN, YAMAN’A PATLADI

    Dokunulmazlık oyununda sona yaklaşırken Hakan ile Yunus Emre arasında gerginlik yaşandı. İlk başta ikili yatıştırmak için olay yerine giden Atakan, Hakan’la girdiği ikili iletişim sonrası sinirlendi.

    Atakan’ı sakinleştirmek için Hilmi Cem ile Yaman tutarak uzaklaştırmaya çalıştı. Avatar Atakan, Yaman’ı iterek ‘Beni bırak… Bana kimse dokunmasın’ dedi.

    KAZANAN TAKIM

    Dokunulmazlık oyununun finalinde Kırmızı takımdan Atakan ile Merve, Mavi takımdan Begüm ile Dora yarıştı. Oyunu Atakan ile Merve kazanmasıyla 12 -7’lik skorla dokunulmazlık sembolünün sahibi Kırmızı takım oldu.

    ÜÇÜNCÜ ELEME ADAYI

    Konseyde Mavi takımdan en çok Sahra’nın ismi çıkarak üçüncü eleme adayı o oldu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-starda-ucuncu-eleme-adayi-belli-oldu/feed/ 0
    İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/ https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:48:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6450 Bu hafta tiyatroseverleri Tolstoy’dan Arthur Miller’a, Suat Derviş’ten Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

    Bu hafta; Yaşamak mı, Yoksa Ölmek mi? (Yeni Oyun), Savaş ve Barış, Cadı Kazanı, Fosforlu Cevriye, Geçit, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Uçurtmanın Kuyruğu, Çingene Boksör, Zehir, Rüya, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Fındıkkıran, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Bir Gün Ayakkabımın Teki adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

    İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

    Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 11 Şubat 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    Oyun biletleri ve İstanbul Şiirle Buluşuyor etkinliğinin ücretsiz davetiyeleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

    Bu Haftanın Programı (7-11 Şubat 2024)

    YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ?(Yeni Oyun)

    Polonya’nın başkenti Varşova 1 Eylül 1939 yılında işgal edildiğinde, Varşova Tiyatrosu’ndaki oyuncular; Hitler’in önderliğinde işgalci Nazi’lere, savaşa karşı tiyatro mesleği ile destansı bir direnişe başlarlar. Hayatlarını yok sayarak, bağımsızlıklarını yeniden kazanmak için mücadele ederler. Başarısız oldukları anda Polonya’nın başkenti Varşova’da direnişin beli kırılacak, savaş kaybedilecek, ülke bağımsızlığı son bulacak, Nazi’lere teslim olacaklardır.

    Kara komedi tarzındaki oyunda; 1974’te Kıbrıs’ta savaşı yaşamak zorunda kalan Hüseyin Köroğlu rejisi ile savaşlara uzaktan nasıl tanıklık ettiğimizin ve barışın ne kadar kıymetli olduğunun aynasını tutuyor bize. Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Necdet Berk Bacdar, Baran Yusuf Polat rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    SAVAŞ VE BARIŞ

    1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

    CADI KAZANI

    Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

    Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    FOSFORLU CEVRİYE

    Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

    Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

    Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

    “Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

    Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

    GEÇİT

    Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

    Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

    Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

    “Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

    Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

    UÇURTMANIN KUYRUĞU

    Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    ÇİNGENE BOKSÖR

    1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

    Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 7-10 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

    ZEHİR

    Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

    Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 10 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    Çocuk Oyunları

    RÜYA(5+Yaş)

    Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde,

    HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

    Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

    Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

    BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

    Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

    Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

    FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

    Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

    BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

    Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

    ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

    İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

    Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

    BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

    Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 11 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… NAGİHAN VE MUSTAFA KEMAL İÇİN TEHLİKE ÇANLARI, DİSKALİFİYE Mİ OLACAKLAR? https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/#respond Tue, 06 Feb 2024 23:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6352 Son bölüme “Nefise, Aleyna ve Nagihan kavgası” damga vurdu. Ada konseyinde yaşanan tartışma ile tansiyon bir anda yükselirken sosyal medyada Nagihan’ın diskalifiye olduğu iddiaları konuşulmaya başlandı.

    Yaşanan gerilimin ardından gözler Acun Ilıcalı’nın alacağı karara çevrildi. Öte yandan Mustafa Kemal’in konseyde yer almaması merak uyandırdı. Peki, Survivor Nagihan ve Mustafa Kemal diskalifiye mi oldu, elendi mi?

    TV8 ekranlarının uzun soluklu yarışması 2024 Survivor All Star’da tansiyon düşmüyor. Mavi ve kırmızı takım arasında kıran kırana mücadele devam ederken, zaman zaman yarışmacılar arasında anlaşmazlıklar yaşanıyor.

    Son olarak 6 Şubat Salı akşamı yayınlanan Survivor 27. Bölümde gerilim tavan yaptı. Konseyde yaşanan Nefise, Aleyna ve Nagihan kavgası gündeme bomba gibi düştü. Bazı sosyal medya kullanıcıları Nagihan’ın diskalifiye olacağını iddia ederken gözler ise Acun Ilıcalı açıklamasına çevrildi.

    Öte yandan Mustafa Kemal’in konseyde yer almaması dikkat çekti. Peki, Survivor Nagihan ve Mustafa Kemal diskalifiye mi oldu, elendi mi?

    SURVİVOR NAGİHAN DİSKALİFİYE İDDİASI GÜNDEMDE!

    TV8 ekranlarının uzun soluklu yarışma programı Survivor 2024 All Star, 6 Şubat 2024 Salı akşamı 27. bölümüyle izleyici karşısına çıktı.

    Yeni bölümde haftanın son dokunulmazlık oyunu oynandı. Oyun alanında yarışmacılar arasında tansiyon bir an olsun düşmedi. Aleyna ve Nefise tartışması ortamın gerilmesine neden oldu.

    Bu tartışmaya Nagihan’ın da dahil olmasıyla sosyal medyada şoke eden bir iddia ortaya atıldı. Bazı sosyal medya hesapları tarafından Survivor Nagihan’ın diskalifiye olduğu öne sürüldü.

    SURVİVOR NAGİHAN DİSKALİFİYE Mİ OLDU, ELENDİ Mİ?

    Tansiyonun bir an olsun düşmediği dokunulmazlık oyunu sonrası kırmızı takım yarışmacıları ada konseyinde bir araya geldi.

    Nefise, Aleyna ve Nagihan arasındaki gerilim konseyde de devam etti. Nagihan, Aleyna’yı itince Acun Ilıcalı, adeta çileden çıktı.

    Nagihan’ın bu tavrına aşırı öfkelenen Ilıcalı, sert sözler sarf etti:

    “Sizin hakkınızda kimse konuşamaz mı? Her gün olay çıkarıyorsunuz kız ağlayarak gitti şimdi. Siz ne istiyorsunuz? Sizinle program çekemeyecek miyiz?

    Aleyna’ya yaptığını doğru mu? Kaos mu istiyorsunuz, kendinizden başka bir şeyi düşünemiyor musunuz? Hakaret etmeden hayat yok mu? Herkes gitsin ne yapıyorsanız yapın.”

    Survivor All Star’da nefes kesen mücadeleyi Mavi Takım kazandı. Belinden sakatlık geçiren Ogeday, son oyunda da acılar içinde kalarak takımına dokunulmazlığı getiren galibiyeti aldı. Mavi Takım, 12-9 Kırmızı Takım’ı yenerek dokunulmazlığı kazandı.

    Mavi Takım’ın dokunulmazlık sembolü Ogeday’a verildi. Kısa bir konuşma yapan Ogeday “Birinci oyunda Özgür abi ile havuza girme sahnesinde belim terse döndü. Biraz sıcağı sıcağına fark etmedim ama her ara verilişlerde daha da kötü oldum ama belli etmek istemedim.

    Son eşleşmelerde de takımın yanında olmak istedim. İyi mi yaptım kötü mü yaptım bilmiyorum ama sonuç olarak bugün kazandık. Belimin ağrısı umarım geçer. Ben kazanmadım, biz kazandık. Mavi Takım çok yaşa” dedi.

    Konsey’de konuşma yapan Acun Ilıcalı “Survivor’da çizginin aşıldığı durumlar artmaya başladı. Ciddi uyarılar yapıyoruz. Bazı durumlarda bizim de ummadığımız yerlere gidiyor olaylar. Bugünkü oyun alanında Mustafa Kemal ben oynamıyorum, gereği neyse yapın, ben böyle şeyin içinde olmak istemiyorum.

    Olayın Nagihan ve Nefise bölümü de var. Seyircilerin de rahatsız olacağı, tehdit içeren bölümleri, görmelerini istemediğimiz bir çok olayı yayınlamadık. Devamında Nefise ve Nagihan gerilimi oldu. İkisi de yaptıkları şeyin olmaması gerektiğini düşünerek oyuna döndüler.

    Mustafa Kemal, Survivor’un konsepti olan bir konuya, ben böyle şeye gelmem, yaptırmam, bırakıyorum yarışmıyorum, hadi bakalım… Biz bunu görmedik hiç. Biz burada en az 20 yarışmacıya başka zaman alırız diyerek sizi davet ettik. ‘Adayım ben oynamıyorum’ diyerek olayı başka yere taşıyorsun.

    Özgür de aday oldu aslan gibi savaştı. Öbür tarafta Yaman aday o da hayal kırıklığı yaşadı. Şimdi kaybeden bir Kırmızı Takım, tam anlamıyla çok büyük problemler içerisinde. Tam toparlanır derken, takım yeni krizlerle buluştu” dedi.

    NAGİHAN İLE ALEYNA ARASINDA BÜYÜK GERİLİM

    Nagihan “Bütün erkekleri dolduruyorsun” dediği Aleyna “Neyi dolduruyorum, takımı ilk satan sensin” dedi. Nagihan Yunus Emre’ye de yükseldi ve Aleyna’yı göstererek “Sen bunun gazıyla her şeyi yapıyorsun” dedi

    . Aleyna da tepki gösterince Nagihan “Ya sus be sus, sarı yılan” diyerek Aleyna’yı sert bir şekilde itti.

    Kırmızı Takım’da Nagihan’ın Aleyna hakkında söyledikleri ortalığı karıştırdı. Nagihan “O kadın zehirledi sizi. Önce Sercan’ı sonra Yunus Emre’yi.

    Sercan akıllandı, kenara çekti arabasını. Adam akıllı, zeki bir adam” diyerek Kırmızı Takım’da gülüşmeler yaşandı.

    ACUN ILICALI RESMEN ÇILDIRDI SANDALYEYİ DEVİRDİ

    Acun Ilıcalı “Bu kıza yaptıklarınız oldu mu şimdi? Kahkahalar atıyorsunuz, yarışmacı bir kızı ağlattınız. Durun diyorum duramıyorsunuz. Hepimize yazıklar olsun. Böyle bir şey olur mu ya. Oy kullanırken kızı itiyorsun.

    Bu programda sizin hakkınızda kimse konuşmayacak mı? Siz ne istiyorsunuz, ne istiyorsunuz. Her gün olay çıkartıyorsunuz. Kız ağlayarak gitti şimdi. Ne istiyorsunuz, kavga mı kaos mu ne istiyorsunuz” diyerek sandalyeyi devirdi.

    Ilıcalı “Rahat durulamıyor mu bu programda ne battı size. Kendinizden başka hiçbir şey düşünmüyorsunuz. Bana onu dediler bana bunu dediler… Normal duramıyor musunuz? Hakaret etmeden bir hayat yok mu?

    Tamam abi herkes gitsin ne yapıyorsanız yapın” dedi ve programı yarıda kesti. Böylelikle dördüncü eleme adayı da belirlenemedi.

    Büyük olayların yaşandığı gecede Nagihan’ın elenip elenmeyeceği merak konusu oldu.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/feed/ 0
    Arka Sokaklar, Kahramanmaraş depreminin birinci yılında duygusal bir bölüm çekti https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-duygusal-bir-bolum-cekti/ https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-duygusal-bir-bolum-cekti/#respond Sun, 04 Feb 2024 06:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5898

    Kanal D ekranında 18 yıldır yayınlanan polisiye dizi Arka Sokaklar, Kahramanmaraş merkezli art arda yaşanan depremlerin birinci yılına özel olarak bir bölüm çekti. Dizi ekibi, Hatay’da enkazların arasında yapılan çekimler esnasında duygusal anlar yaşadı.

    Arka Sokaklar dizisinin 663’üncü bölümü için yapılan çekimlerin bazı sahneleri, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin birinci yılı nedeniyle binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve enkaza dönüşen Antakya’da gerçekleşti. Çekimler için Hatay’da bulunan dizi oyuncuları Zafer Ergin, Ozan Çobanoğlu, Özlem Çınar ve Sinem Reyhan Kıroğlu, Antakya ve Defne bölgesini ziyaret ederek depremzedelerle bir araya geldi.

    RIZA BABA VE EKİBİ, MORAL ZİYARETİNDE

    3 gün boyunca devam eden çekimler esnasında duygularını paylaşan oyuncu Zafer Ergin, “Şu an aynı günü burada yaşıyoruz. Üstüne bastığımız yerlerin altında birileri var mı düşüncesi bizi 15-20 gün uyutmayacak. Böyle bir plato yok. Söyleyecek söz bulamıyorum” dedi.

    “YERE BASARKEN TUHAF OLUYORUM”

    Set arasında açıklamalarda bulunan ve duygusal anlar yaşayan Zafer Ergin, “İçler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Çok zor günler geçirilmiş burada. Buralar nasıl düzeltilir aklım dilime vurmuyor. Allah, bütün insanoğlunun yardımcısı olsun” diye konuştu.

    “HATAY, HEPİMİZİN ŞAHSİ MESELESİ OLSUN”

    10 yıl önce Hatay’a gezmeye geldiğini söyleyen Ozan Çobanoğlu ise “Gördüğümde çok üzüldüm. Geriye hiçbir şey kalmamış gibi. Biz unutmadık. Unutturmak da istemiyoruz. Üzerinden 1 yıl geçti ama Arka Sokaklar ekibi olarak buradayız. Herkesin görmesi gereken ve mutlaka elinden ne geliyorsa yapması gereken bir yer. Ülke olarak Hatay’a ne gerekiyorsa yapmalıyız. Burayı unutturmamamız gerekiyor. Başka illerde de çekim yaptık ama bu sefer çok dramatik bir yerdeyiz. Bir sanatçı olarak onun duyarlılığıyla buradayım. Bu insanlara faydalı olalım. Geldiğimden beri hiç keyfim yok. Gülmek dahi istemiyorum. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ dedi. O sözleri unutmayalım. Burası bizim şahsi meselemiz olsun ve buraları eskisi kadar güzel hale getirelim. Burası bizim kültür mirasımız olan şehirlerimizden birisi. Buranın önemini herkes anlasın ve hatırlasın. Uzun yıllar, buranın desteğe ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

    HİÇ KİMSE ESKİSİ GİBİ OLAMADI”

    Sinem Reyhan Kıroğlu ise Hatay’a ilk defa geldiğini belirterek “Geldiğimizden beri çok üzgünüz. Depremin üzerinden 1 yıl geçti ama sanki dün deprem olmuş gibi hala her yer yıkık. Hala herkes acılı. Biz de dizi çekiyoruz ama mutsuzluğumuzla çekiyoruz. İnsan olarak 6 Şubat’tan sonra kimse eskisi gibi olamadı. Burayı canlı görmek bambaşka. Buraya gelip bu manzarayı gören birinin çok sağlıklı ve eskisi gibi evine döneceğini düşünmüyorum. Hiçbir dizide bu kadar gerçek bir ortamda bulunmadım. Yürürken nefes alamıyorsunuz. Dizi çekiyormuş gibi bir ruh halinde değiliz” dedi.

    Özlem Çınar da “Karışık duygular içerisindeyim. Depremin üzerinden zaman çok çabuk geçmiş. Daha önce hiç gelmemiştim. Şaşkınlıkla etrafa bakıyoruz. Gerçek bir deprem bölgesinde çekimde olduğuma inanamıyorum. Çok üzücü” diye konuştu.

    HATAYLI TANITIM YÜREKLERİ DAĞLADI

    Arka Sokaklar’ın 663’üncü bölümü için yapılan tanıtım filmi ise deprem bölgesinde yaşanan acıları bir kez daha gözler önüne serdi. Maya Perest’in, “Yok Bana Bu Cihanda” isimli eseri eşliğinde ekrana gelen tanıtım, kısa sürede sosyal medyanın gündemine düştü. İzleyenleri derinden etkileyen fragman, “Baktığım ailenin kızı onların değilmiş, depremden kaçırmışlar” söylemiyle başlıyor. Rıza Baba ve ekibi, tüm işlerini bir kenara bırakarak deprem bölgesinden kaçırılan Zeynep isimli küçük bir kız için Hatay’a gidiyor. Deprem bölgesinde yaşanan yıkımı görünce hüzne boğulan ekip, bölgedeki insanlara yardım etmek için seferber oluyor.

    Arka Sokaklar’ın deprem bölgesinde çekilen yeni bölümü, 9 Şubat Cuma akşamı Kanal D’de ekrana gelecek.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/arka-sokaklar-kahramanmaras-depreminin-birinci-yilinda-duygusal-bir-bolum-cekti/feed/ 0
    Cem Karaca’nın mirasıyla ilgili çarpıcı iddialar gündemde https://www.haber60.com.tr/cem-karacanin-mirasiyla-ilgili-carpici-iddialar-gundemde/ https://www.haber60.com.tr/cem-karacanin-mirasiyla-ilgili-carpici-iddialar-gundemde/#respond Mon, 29 Jan 2024 23:30:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5375 59 yaşındayken solunum ve kalp yetmezliğine bağlı kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yuman efsane sanatçı Cem Karaca’nın mirasıyla ilgili çarpıcı iddialar gündemde. Karaca’nın hayatını konu edinen “Cem Karaca’nın Gözyaşları” filminin gösterimi durduruldu.

    Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca ile son eşi İlkim Karaca arasındaki tartışma ise gündem oldu.

    BABAMIN MİRASINI SATTI

    Emrah Karaca, İlkim Karaca’nın dedesi Mehmet İbrahim Karaca, babaannesi İrma Toto Karaca ve babası Cem Karaca’ya ait evdeki tabloları satışa çıkardığını, babasının şarkı haklarını da 2018 yılında sattığını söyledi.

    Emrah Karaca, şu açıklamayı yaptı:

    “Bana soruyorsunuz neden diye, bu kadın ne istiyor diye? Size birkaç örnekle anlatmaya çalışayım bu kadının aslında ne olduğunu! Bu gördüğünüz tablolar yıllardır bizim evimizde asılı olan tablolardı ve bu kadın bu tabloları, ki biri dedem Mehmet İbrahim Karaca’ya diğeri babaannem İrma Toto Karaca’ya ve bir diğeri de babam Muhtar Cem Karaca’ya ait tablodur, bunları bu sayfa aracılığıyla satmak için bu kişilere vermiştir.

    Hani mirastan, haktan ve hukuktan bahsediyor ya! Alın size hak, hukuk, adalet…”

    “Bizler Karaca mirasını yaşatmaya çalışırken bu hastalıklı zihniyetler karalamaya ve iftiralarla lekelemeye ant içmiş gibi… Tıpkı bu tablolar gibi bir sanatçının en büyük mirasını yani eserlerini de (şarkı haklarını da) 2018 yılında satmıştır.

    Tekrar yazayım da iyice anlaşılsın. Babamın yani Cem Karaca’nın kendisine kalan 4/1 mirasını satmıştır. Şimdi ne hakla ortaya çıkıp bu şarkılar üzerinde hak iddia etmektedir? Adalete güvenmek istiyorum! Çünkü haklıyım, haklıyız. Umarım yanılmam.”

    CAHİT BERKAY’DAN BOMBA İDDİA

    Tartışmaya Cem Karaca’nın yol arkadaşı, can dostu Cahit Berkay da katıldı. Berkay sosyal medyasında yaptığı paylaşımda Karaca’nın ölümüyle ilgili bomba bir iddiada da bulundu.

    İlkim Karaca’yı işaret eden Cahit Berkay şu ifadeleri kullandı: “O gece Cem fenalaştığında taksi çağırmak yerine karşı dairedeki Emrah’a haber verse ya da ambulans çağırsa acaba Cem hala aramızda olur muydu diye de düşünmeden edemiyorum. Şoförün sırtında Cem’i hastaneye götürürken kim bilir ne kadar zaman kaybedildi sorusu hep aklımda.”

    Berkay ayrıca herkesi filme sahip çıkmaya çağırdı, “Fırsatını bulduğu anda Cem Karaca’nın aile yadigarlarını, şarkıları üzerindeki 1/4 haklarını satan kadının ne olduğunu iyi bilenlerden biriyim!

    Herkesten ricamdır; Cem Karaca’nın Göşyaşları’nı sinemalardan geri çekmeye çalışanlara Cem’e ve filme sahip çıkarak cevap verelim!” dedi.

    ‘UTANMADAN İFTİRA ATIYOR’

    12punto’ya konuşan İlkim Karaca, Emrah Karaca’nın öne sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    Karaca, “Mazlumun ahını alıyorlar. Milyonların önünde şahsıma utanmadan asılsız iftiralar atılıyor. Cem’e ait tabloları satmadım. Benden hatıra olarak isteyenlere vermişimdir hepsi bu. Bir zamanlar Cem Karaca’ya ait müze ev yapmak istemiştim. Ancak buna Emrah Karaca karşı çıkmıştı” deyip ekledi:

    “Eğer bulabilirsek 3.5 milyon TL’yi yatırıp filmin gösterimden kalkmasını istiyoruz”

    İlkim Karaca’nın açıklamalarının tamamı şu şekilde:

    “Çok sevgili eşim Cem Karaca, bildiğiniz üzere 8 Şubat 2004 tarihinde hayatını kaybetti. O günden beri aziz Türk halkını gerçekte var olmayan hikayelere inandıranlar tarafından maddi, manevi ve de psikolojik şiddet görüyorum. Bu haksız, kaba ve saygısız tutum karşısında, ilk kez hakkımı arıyorum.

    Gündemdeki film bahanesiyle “Cem Karaca’ya sahip çıkın” diyerek beni doğrudan hedef gösteriyorlar. Yani, halkı açıkça kin ve düşmanlığa teşvik ediyorlar. Daha da ileri giderek, şahsıma, milyonların önünde utanmadan asılsız iftiralar atıyorlar.

    Buna cesaret edebilecek kadar gözleri dönmüş vaziyetteler. Oysa 20 yıldır her istediklerini dikte ettirdiler. Çok yüksek menfaat elde etmelerine rağmen sürekli bir ajitasyonla mağdur edebiyatı yaptılar, hala da yapmaya devam ediyorlar.

    Bilgi kirliliği yaratarak bana ve kıymetli eşim Cem Karaca’ya ağır zararlar vermek niyetindeler. Eşim Cem Karaca hayatta olsaydı; bu insanlar onun karşısında konuşmaya bile cesaret edemezlerdi.

    Cem, bu hadsizlere hemen hadlerini bildirir ve daha önce de yaptığı gibi büyük bir hukuk savaşı başlatırdı.

    Ben, eşim Cem Karaca’nın filmi çekilirken onun gerçek hikayesi anlatılsın istiyorum. Bol kurguya dayanmasın. İnsanlar gerçek Cem Karaca’nın bir başyapıt olduğunu görsün.

    Cem’i sanatçı ve insani yönüyle bir bütün olarak tanısınlar ve Cem yeni nesillere eksiksiz tanıtılsın. Şahsıma karşı işlenen suçlara ve üzerime atılı mesnetsiz iftiralara cevap olarak kanuni haklarımı sonuna kadar kullanacağım”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/cem-karacanin-mirasiyla-ilgili-carpici-iddialar-gundemde/feed/ 0
    Survivor 2024 All Star… NAGİHAN İLE SAHRA ARASINDA BÜYÜK GERGİNLİK! https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ile-sahra-arasinda-buyuk-gerginlik/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ile-sahra-arasinda-buyuk-gerginlik/#respond Sun, 28 Jan 2024 04:57:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5277 Survivor’da bu haftanın ilk eleme adayı belli oldu. Haftalar ilerledikçe mücadele daha da sert geçmeye başladı. Oyun esnasında Nagihan’ın yaptıklarına Acun Ilıcalı tepki gösterdi. Konsey’de Nagihan ile Acun Ilıcalı arasında ciddi gerilim yaşandı.

    Büyük üzüntü yaşayan Merve “Çok kaybediyoruz. Çok sakatımız var. Motivasyon eksikliği çok büyük. Kimse birbirine inanmıyor. En son 4 dokunulmazlık kaybettik. Bizim acilen önce kendimize inanmamız lazım.

    Daha sonra da birbirimize inanmamız lazım. Eşleşmeler yapılıyor, seçim yapılırken ‘nasıl olsa olsun modunda’ herkes. Yanlış seçilmeler yapılıyor daha sonra. Bugün şans bir kere bizden yana olsun ya. Çıldırıyorum, gerçekten çıldırıyorum ya” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.

    TAKIMI NE AYAĞA KALDIRACAK?

    Kırmızı takımdaki Turabi “Tek çare doğru eksilme. Doğru eksildikten sonra bu çukurdan çıkacağız. Kemik kadro kalınca yenmeye başlayacağız. Bu Survivor’ın cilvesi.

    2014’te de 45 gün hiç kazanamadık, doğru eksildikten sonra yenmeye başlıyorsunuz. Yenilen takım doğru azalırsa diğer takımı ard arda yener. Bunu da ilerleyen zamanda göreceğimize inanıyorum” dedi.

    DOKUNULMAZLIK SEMBOLÜ YASİN’E VERİLDİ

    Son dönemlerde değil aslında uzun zamandır başarılı gidiyordu. Bugün de başarılı oyun sergilemesi sembolün Yasin’e verilmesine neden oldu. Yasin arkadaşı Yaman’ı da yanına çağırarak sembolü takımına götürdü.

    ÖNCE BU KONUYU KONUŞMAMIZ GEREKİYOR

    Konsey’de Acun Ilıcalı “Takım değerlendirmesine geçmeden önce bizim için çok önemli bir konu var ve bunu konuşmamız gerekiyor açık bir şekilde” dedi.

    Ilıcalı “Survivor’da belli kurallarının olduğu, yarışmacıların birbirlerine saygı çerçevesinde medeni çerçevelerde konuşması gerektiğini unutuyoruz. Maalesef oyun alanında istemediğimiz şeyler yaşandı. Konu Nagihan ile Sahra arasındaydı.

    Seyircilerimiz bunları görmedi. Konu özel hayat ile ilgili çok ciddi derecede kötü söz olduğu için biz bu görüntüleri yayınlamak istemedik. Kadın yarışmacı ve maalesef özellikle Nagihan tarafından çok üzücü duymak istemediğimiz kelimeler vardı. Hep beraber çok üzüldük prodüksiyon olarak” dedi ve sözü Nagihan’a verdi.

    “SADECE SUÇLU BEN DEĞİLİM”

    Nagihan “Acun bey siz sadece burada olanları duydunuz. Dışarda yaşananları hiç bilmiyorsunuz. Bana karşı çok çirkin sözler vardı burada söyleyemem.

    Bunun yanında burada hep özel hayatlar buraya yansıtılmamalı deniliyordu ve biz hiç özel hayatımızı buraya yansıtmadık. Ama karşı takım bizi hep özel hayatımızdan vurdu, başta Turabi olmak üzere çirkin sözler sarfedildi.

    Turabi ile baş edemeyince sonra sıra bana geldi. Sahra ile benim geçmişte yaşadığımız olaylar vardı konu kapandı buraya taşımadık. Ta ki bir oyunda bana bir yakıştırması oldu takımdan arkadaşlar bana söyleyince gidip Sahra’ya sordum ‘Bana bunu söyledin mi’ dedim.

    Ve söylediğini öğrenmiş oldum. O da benim kırmızı çizgimdi. Özel hayat madem buraya taşınmayacaktı, o çirkin sözlerle o kapıyı araladı. Kendileri yapınca çok normal biz karşılık verince mi anormal oluyor.

    Ben buraya savaşmaya geldim ben buraya mücadele etmeye geldim. Beni kimsenin özel hayatı ilgilendirmiyor. Ama bu arkadaş sözden anlamıyor. Sözden anlamadığı için de ben yapmam gerekeni yapmak zorunda kaldım.

    Bazı şeyleri bilmiyorsunuz ama tepki gösterince suçlu ben oluyorum. Benim özel hayatımı neden buralara taşıyorlar. Böyle olursa da Nagihan normal duramaz. Diskalifiye ettirmek için her yolu deniyorlar.

    Kendilerinin söyledikleri akla hayalin almayacağı şeyler. Bilmiyorsunuz ama bizim aramızda yaşananları ikimiz biliyoruz. Bana bulaşmasınlar. Bana belaltı kimse vurmasın. Sadece suçlu ben değilim. Sahra’nın burada bana bir takıklığı var.

    Ben de biliyorum özel hayata girmemek gerektiğini ama bu kız bundan anlıyordu başka türlü susmayacaktı. Yılanın başını ezmek zorunda kaldım. İsterseniz beni eleyin isterseniz ceza verin ben durup dururken kimseye saldırmıyorım. Ben durup dururken bu suçu işlemedim, işlettirildim” dedi.

    “SENİNLE UZLAŞMA ŞANSIMIZ YOK”

    Ben kendi değerlendirmemi söyleyeyim diyen Ilıcalı “Şu anlattıkların benim gördüğüm yaşadığım olayların bir açıklaması olamaz. Senin yaşadığın sinir stresi anlarım ama sen şunu mu istiyorsun, kötü sözü bağıra çağıra söyleyecek misin?

    Yok ben tahrik edildim vs. Bu konuda uzlaşma şansımız çünkü sen gösterdiğin çirkin tavrı gözümün içine baka baka meşrulaştırmaya çalışıyorsun. Sen benim sözümü kesme dinleyeceksin. Şu anda ben konuşuyorum ve dinlemen gerekiyor.

    Senin gösterdiğin tavır, ben bunları yaptım yapmam gerekiyordu yılanın başını ezmem gerekiyordu yaptım, diyorsun. Benim açımdan da hiçbir kimsenin kimseye hakaret etme şansı yok.

    Biri bir şey söyledi ağzından kaçar biz bunları tolere ediyoruz. Sen diyorsun ki bana bir şey söylerse oradan girer buradan çıkarım diyorsun. Bu programda bunlara izin veremem” dedi.

    “BAM TELİNE DOKUNULDU”

    Pınar Nagihan için “Burada zikredilmeyen sözleri ben bildiğim için, bam teline dokunulduğu için Nagihan delirdi. Burada Nagihan’ı korumak için söylemiyorum. Söylediği sözler o kadar uzun süre söylemesi onu şu an haksız gösteriyor.

    Sahra’nın o sözleri yüzünden olay buralara geldi. Olay çok hızlı büyüdü ve çok büyüdü. Herkesin siniri bozuldu. O kelime onu vuran bir kelime. Bence o söz de yanlış ve bu kadar tepki de yanlış. Başlatanın Nagihan olmadığını biliyorum” dedi.

    İKİ ÖDÜLDEN MEN KARARI

    Acun Ilıcalı “Bununla ilgili bir yaptırım olacak. Bu hareket kabuledilebilir bir hareket değil. Eğer bunu bir daha yaparım söylerim diyorsan ben bu kardeşlerime bir daha bunu yaşatmayacağım.

    Nagihan 2 ödülden men kararı verildi senin için ve 2 ödülden faydalanamayacaksın. Bizim kararımız bu. Sinir dayanmıyorsa o zaman devam etmeyeceksin. Sakinleşince değerlendir ve kararını ver. Ben haklıyım deyip de terör estiremezsin.” dedi.

    BİRİNCİ GİTME ADAYI KARDENİZ

    6 oy alarak en fazla oyu alan Kardeniz gitme adayı oldu. Kardeniz “Kötü bir haftaydı benim için, fakat hepimiz kendimizi temsil etsek de bazen takımdaki gerginlikler birilerinin kaderini belirleyebiliyor.

    Bu hafta tamamen motivasyon kaybıyla çıktım. İnançsız çıktım. Bu beni çok etkiliyor. Umarım takımca bu gerginlikler olmaz ve ben de duellodan çıkarım” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ile-sahra-arasinda-buyuk-gerginlik/feed/ 0
    Perihan Savaş, Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali’nde Denizlili kadınlarla buluştu https://www.haber60.com.tr/perihan-savas-buyuksehirle-ureten-kadinlar-festivalinde-denizlili-kadinlarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/perihan-savas-buyuksehirle-ureten-kadinlar-festivalinde-denizlili-kadinlarla-bulustu/#respond Sat, 20 Jan 2024 08:24:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4304 Büyükşehir Belediyesinin gerçekleştirdiği Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivalinin onur konuğu olan Türk Sineması’nın usta ismi Perihan Savaş Denizlili kadınlarla buluştu. Muhteşem bir festivalin onur konuğu olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu kaydeden Savaş, “Bu kadar çok kadının bu kadar çok güzel ürünü yapması ve bir belediye başkanının bu güzelliklerin arkasında olması çok önemli. Çünkü kadınlarımız çok değerli” dedi.

    Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali kapsamında onur konuğu olarak fetivalin açılış programına katılan Türk Sineması’nın efsane ismi Perihan Savaş Denizlili kadınlarla bir araya geldi. Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali’nin gerçekleştirildiği Büyükşehir Belediyesi Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşiye AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, eşi Berrin Zolan, Kent Konseyi Başkanı Ali Değirmenci, Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Bilsen Özen, davetliler ve çok sayıda kadın katıldı. Sevenlerinin yoğun ilgisi ve sevgi gösterisi altında salona gelen Perihan Savaş böylesi önemli bir festivale katılım sağlamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi. Sevilen sanatçı Savaş, “Bu kadar çok kadının bu kadar çok güzel ürünü yapması ve bir belediye başkanının bu güzelliklerin arkasında olması çok önemli. Çünkü kadınlarımız çok değerli. Bizleri buluşturan bu güzel etkinliği düzenleyen Başkanımız Osman Zolan’a çok teşekkür ediyorum, çok güzel bir şey yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    Günün anısına horoz kaidesi hediye edildi

    Programın sonunda Başkan Zolan, usta oyuncu Savaş’a günün anısına üzerinde Denizli Horozu bulunan bir kaide hediye etti. Büyükşehir Belediyesi Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde kadınların açtığı el emeği göz nuru eserlerini görücüye çıkardığı stantları da gezen Perihan Savaş, Başkan Zolan ile birlikte dev tesisi inceleme imkanı buldu.

    Festivalde Öykü Gürman ve İncesaz da sahne alacak

    Türk müziğinin başarılı müzisyenlerinden Öykü Gürman ise 20 Ocak Cumartesi saat 20.00’de düzenlenecek konserde Denizlililerle buluşacak. 21 Ocak Pazar günü saat 14.00’te ise Akademisyen Anne olarak tanınan sevilen yazar Saniye Bencik Kangal söyleşi düzenleyerek merak edilen soruları yanıtlayacak. Saat 16.00’da ünlü astrolog Hande Kazanova sevenleri ile workshop da buluşacağı festivalde saat 20.00’de Türk Sanat Müziğinin sevilen grubu İncesaz sahne alacak. Öte yandan festivalde uzman isimler çini sanatı, sağlıklı beslenme, sosyal medya ile satış alanı oluşturma, uyanış, yüzleşme, kabul, yemek, nefes ve farkındalık çalışması ve evde egzersiz konularında workshop ve eğitimler verecek. Dolu dolu geçen festivalde Türk el sanatlarından ev tekstili ve hazır giyime çok farklı el emeği göz nuru ürünlerin sergilendiği festivalde, ahşap işçiliği, bijuteri, bakırcılık, takı tasarım, dikiş, örücülük, geleneksel giysili bebek yapımcılığı, bıçakçılık, cam işçiliği, çömlekçilik, dericilik, dokumacılık, gümüşçülük, geri dönüşümden yapılmış süs eşyaları, minyatür objeler, sepetçilik, kozmetik, cilt bakımı, seramik işçiliği, çini, Türk süsleme sanatları (tezhip, hat, minyatür, ebru), tel kırma, nakış, iğne oyası gibi geleneksel Türk el sanatlarından örnekler bulunuyor. Ayrıca yöresel ev yapımı kuru gıda, pasta, salça reçel, turşu gibi gıdalar da festivalde alıcılarını bekliyor. – DENİZLİ

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/perihan-savas-buyuksehirle-ureten-kadinlar-festivalinde-denizlili-kadinlarla-bulustu/feed/ 0
    Haluk Levent, Şehit Müslüm Özdemir’in ailesine ev aldı https://www.haber60.com.tr/haluk-levent-sehit-muslum-ozdemirin-ailesine-ev-aldi/ https://www.haber60.com.tr/haluk-levent-sehit-muslum-ozdemirin-ailesine-ev-aldi/#respond Sat, 20 Jan 2024 02:00:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4251 AHBAP Derneği’nin kurucusu ünlü şarkıcı Haluk Levent, şehit Müslüm Özdemir’in depremzede ailesine verdiği ev sözünü tuttu. Levent, aileye 2+1 dairenin anahtarını teslim ettiklerini, eşyaların da şarkıcı Melek Mosso’nun karşılayacağını söyledi.DEPREMDE EVLERİ YIKILMIŞTI

    12 Ocak’ta Irak’ın kuzeyinde yer alan Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde üs noktasına sızmaya çalışan teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Müslüm Özdemir’in ailesinin evi, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde yıkılmıştı.

    “EVLENMEDEN ÖNCE SİZE EV ALACAĞIM” DEMİŞ

    Şehit Müslüm Özdemir’in ailesinin komşularından Nazire Keskin, “Şehidimizin komşusuyuz. Annesiyle sürekli konuşurum ben, bugün yine konuştum. ‘Evlenmeden önce size bir ev alacağım’ demiş. Bekardı, askere gitti, çok terbiyeli bir çocuktu, asil bir çocuktu.

    Evleri 2 katlıydı, amcaları üst katta oturuyordu, alt katta da bunlar oturuyordu. Depremde de ev gitti. Çadırda yaşıyorlardı” diye konuşmuştu.

    “ANNEMİZE EV ALACAĞIZ”

    AHBAP Derneği’nin kurucusu Haluk Levent, konserinden elde edilen gelirle Müslüm Özdemir’in ailesine ev alacaklarını belirterek; “Şehit Müslüm Özdemir’in ailesinin ev hakkı mevcut.

    Bu konuda Kahramanmaraş Valimiz Sayın Mükerrem Ünlüer bizleri aydınlattı ama bizler de bir ucundan tutalım dedik. Bursa konserimin geliri Hasan Can Kaya kardeşimin bir gösteri hasılatıyla birlikte haftaya annemize bir ev alacağız” demişti.

    EV SÖZÜNÜ TUTTU

    Haluk Levent, Hasan Can Kaya ile birlikte Şehit Müslüm Özdemir’in ailesine ev aldıklarını duyurdu. Levent, evin eşyalarını da şarkıcı Melek Mosso’nun karşılayacağını söyledi.

    ÇİFTE STANDARDA SİTEM ETTİ

    Haluk Levent, yas günlerinde çifte standart yapıldığını belirterek sitemde bulundu. Levent, sitemini şöyle dile getirdi: İçimdekileri söyleyeyim: Bunu aşamadık ülkece. Ben belki de 100 yakın konser iptal etmişimdir müzik yaşamımda.

    İptal edilen her konserin ekonomiye de zararı oluyor. 16 – 17 kişilik müzik ekibinin alın terinden o bölgedeki esnafa kadar. Sonra ben bir karar aldım. Şehidimiz olduğu gün kendi adıma o konseri ailesine bağışlamaya başladım.

    Hem emekçi müzisyenler hem esnaf kaybetmesin hem de konsere gelenler şehidimiz için şarkılarıma eşlik etsin istedim. Bu böyle devam etti. Geçtiğimiz hafta şehit Müslüm Özdemir’in ailesini aradım. Çadırda yaşadıkları görüntüyü gördüm. Aileye sordum.

    Onlar da Kahramanmaraş Valiliği’nin ve Dulkadiroğlu Kaymakamlığın ziyaret ettiğini, ilgilendiğini hatta yapılacak evlerden hakkı olduklarını bana söylediler. Ben de “Madem öyle şehidimizin size ev sözü var biz bu geçici süreyi evde geçirmenizi istiyoruz” dedim. ve ev teklifinde bulundum.

    Kabul ettiler. Hasan Can Kaya da ‘Ağabey, yarısını ben karşılarım’ dedi. ve evi annemizin üstüne aldık. Az önce 12 Şubat ilçesi Tekerek caddesinde 2+1 dairenin tapusunu aldılar.

    Ev yeni yapılmış. Deprem yönetmeliği evraklarını inceleyip teslim ettik. Eşyalarını da Melek Mosso karşılayacak. 3 gün içinde eve yerleşmiş olacaklar. Bölgede AHBAP gönüllülerine bu konuda desteğini esirgemeyen Kahramanmaraş Valimiz sayın Mükerrem Ünlülere, güzel indirim yapan ev sahibine, emlak komisyonu almayan emlakçı Taner Barışık’a, ev için “Nasıl destek olabilirim?” diye yazan sanatçı, dizi oyuncusu ve spor dünyasından her arkadaşıma tek tek teşekkür ediyorum. Tüm konu tüm açıklığı ile böyle arkadaşlar. Bilginize…”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/haluk-levent-sehit-muslum-ozdemirin-ailesine-ev-aldi/feed/ 0
    The Walking Dead: The Ones Who Live Dizisinin Bütçesi Dikkat Çekiyor https://www.haber60.com.tr/the-walking-dead-the-ones-who-live-dizisinin-butcesi-dikkat-cekiyor/ https://www.haber60.com.tr/the-walking-dead-the-ones-who-live-dizisinin-butcesi-dikkat-cekiyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:51:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3905 2010 yılında yayınlanmaya başlayan The Walking Dead, zamanla büyük bir hayran kitlesine ulaştı. En iyi zombi dizisi olarak görülen yapım, Kasım 2022’de 11. sezonla birlikte final yaptı. Dizinin sona ermesi hayranlarını bir hayli üzdü. Daha sonrasında The Walking Dead evreninde geçecek yeni yan dizilerin duyurulmasıyla birlikte hayranların yüzü tekrardan gülmeye başladı.

    Bugün ise bu yan dizilerden biri olan ve yakın zamanda seyirciye sunulacak “The Walking Dead: The Ones Who Live” için dikkat çeken bir detay ortaya çıktı. Görünen o ki yapımcı şirket AMC, kesenin ağzını açmış…

    Not: Haberin devamında spoiler bulunmaktadır.

    The Walking Dead: The Ones Who Live bütçesi dikkat çekti!

    The Walking Dead izleyicilerinin bileceği üzere ana karakterler Rick Grimes (Andrew Lincoln) ve Michonne (Danai Gurira), dizinin son sezonlarına doğru kadrodan ayrıldı. Serinin yaratıcıları ise Grimes efsanesinin böyle bitmesini istemediler. Bu doğrultuda önce bir sinema filmi planlandı, ancak proje iptal edildi.

    Hayranların umutları tam sönmüşken The Walking Dead: The Ones Who Live dizisi üzerinde çalışılmaya başlandı. Aradan bir süre geçtikten sonra Grimes hikayesini devam ettirecek bu yapım için bir tarih açıklandı.

    Uzun bir süre boyunca birbirinden ayrı kalan Rick Grimes ve Michonne’un birbirlerini bulma çabalarını anlatacak The Walking Dead: The Ones Who Live için geri sayım başlamışken, diziye ayrılan bütçe ortaya çıktı. Miktar, sosyal medyada çok konuşuldu.

    Mr and Mrs Smith dizi olarak ekrana dönüyor!

    New Jersey Ekonomik Kalkınma Kurumu tarafından paylaşılan bilgilere göre AMC, The Walking Dead: The Ones Who Live dizisinin ilk sezonu için 82 milyon dolar bütçe ayırdı. Bu da bölüm başına 13.7 milyon dolara denk geliyor. Burada çok dikkat çeken bir nokta var.

    Ana dizi The Walking Dead’in bölüm başı ortalama bütçesi 3 milyon dolardı. Yani yan dizinin bütçesi, ana dizinin dört katından daha fazla. Sosyal medyada tartışma konusu olan nokta da tam olarak burası. Öte yandan The Walking Dead evreninde geçen diğer yan dizi olan The Walking Dead: Dead City’nin toplam bütçesi ise 72 milyon dolardı.

    Buna göre The Walking Dead: The Ones Who Live, sadece ana ve diğer yan yapımları değil, bütün dizileri de geride bırakarak şimdiye kadarki en yüksek bütçeli zombi dizisi olma unvanını eline aldı.

    Bütçe neden bu kadar yüksek?

    Aslına bakacak olursak The Walking Dead: The Ones Who Live’ın bütçesini dünyanın en popüler dizileri ile karşılaştırdığımızda pek de yüksek olmadığını görebiliriz. Öyle ki Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri’nin her bölümü için 58 milyon dolar, Stranger Things 4. sezonundaki bölümler içinse 30 milyon dolar bütçe ayrılmıştı.

    Tabii bu The Walking Dead: The Ones Who Live bütçesinin az olduğu anlamına gelmiyor. Karşılaştırma yapıldığında yanlarında küçük kalsa da yine de yüksek bir miktardan söz ediyoruz.

    Bütçenin bu kadar yüksek olmasının en büyük sebebi, oyuncu maaşları. Rick Grimes (Andrew Lincoln) ve Michonne (Danai Gurira) karakterlerine ciddi miktarda maaş ödemesi yapılıyor. Öte yandan enflasyon, prodüksiyon masrafları ve reklamlar da bütçeyi artıran etmenler arasında yer alıyor.

    The Walking Dead: The Ones Who Live, 25 Şubat’ta seyirciye sunulacak. Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Diziden beklentileriniz neler? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/the-walking-dead-the-ones-who-live-dizisinin-butcesi-dikkat-cekiyor/feed/ 0
    Gökçe Kırgız Durukan, ‘Kalbime Gömerim’ şarkısıyla ilgili tazminat davasını kazandı https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-kalbime-gomerim-sarkisiyla-ilgili-tazminat-davasini-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-kalbime-gomerim-sarkisiyla-ilgili-tazminat-davasini-kazandi/#respond Wed, 17 Jan 2024 17:51:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3848 İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi.

    Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü.

    Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı.

    Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, “Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır” diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti.

    Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

    DAVADA KARAR ÇIKTI

    Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi.

    Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

    “ŞÜKÜR ADALETİN İŞLEDİĞİNE ŞAHİT OLDUK”

    Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, “Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz” dedi.

    Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek “Şükür adaletin işlediğine şahit olduk” dedi.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Davacı Gökçe Kırgız Durukan, “Kalbime Gömerim O Zaman” şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı “Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur” demişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-kalbime-gomerim-sarkisiyla-ilgili-tazminat-davasini-kazandi/feed/ 0
    Gökçe Kırgız Durukan, Gökçe Kırgız Taner’e karşı davayı kazandı https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-gokce-kirgiz-tanere-karsi-davayi-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-gokce-kirgiz-tanere-karsi-davayi-kazandi/#respond Wed, 17 Jan 2024 15:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3801 ‘Kalbime gömerim o zaman’ isimli şarkısıyla dönemin bilinen ismi haline gelen internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan’ın, marka haline getirdiği isminden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla şarkıcı Gökçe Kırgız Taner’e açtığı davada karar çıktı. Mahkeme, Taner’in Gökçe Kırgız markasını kullanmasının durdurulmasına hükmetti.

    İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi. Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü. Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı. Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, ‘Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti. Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

    KARAR ÇIKTI

    Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

    KAZANDIK, MUTLUYUZ

    Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz dedi. Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek Şükür adaletin işlediğine şahit olduk dedi.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Davacı Gökçe Kırgız Durukan, Kalbime Gömerim O Zaman şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur demişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-durukan-gokce-kirgiz-tanere-karsi-davayi-kazandi/feed/ 0
    Gökçe Kırgız Taner, ‘Gökçe Kırgız’ markasını kullanamayacak https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanamayacak/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanamayacak/#respond Wed, 17 Jan 2024 14:54:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3783 ‘Kalbime gömerim o zaman’ isimli şarkısıyla dönemin bilinen ismi haline gelen internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan’ın, marka haline getirdiği isminden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla şarkıcı Gökçe Kırgız Taner’e açtığı davada karar çıktı. Mahkeme, Taner’in “Gökçe Kırgız” markasını kullanmasının durdurulmasına hükmetti.

    İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi. Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü. Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı. Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, “Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır” diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti. Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

    KARAR ÇIKTI

    Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

    “KAZANDIK, MUTLUYUZ”

    Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, “Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz” dedi. Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek “Şükür adaletin işlediğine şahit olduk” dedi.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Davacı Gökçe Kırgız Durukan, “Kalbime Gömerim O Zaman” şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı “Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur” demişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanamayacak/feed/ 0
    Gökçe Kırgız Taner, ‘Gökçe Kırgız’ markasını kullanmayı durdurmalı https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanmayi-durdurmali/ https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanmayi-durdurmali/#respond Wed, 17 Jan 2024 14:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3768 ‘Kalbime gömerim o zaman’ isimli şarkısıyla dönemin bilinen ismi haline gelen internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan’ın, marka haline getirdiği isminden haksız kazanç elde ettiği iddiasıyla şarkıcı Gökçe Kırgız Taner’e açtığı davada karar çıktı. Mahkeme, Taner’in “Gökçe Kırgız” markasını kullanmasının durdurulmasına hükmetti.

    İddiaya göre Gökçe Kırgız Durukan’ın 2006 yılında söylediği ‘Kalbime Gömerim’ adlı şarkısı internette popüler hale geldi. Asıl adı Merve Doğan olan şarkıcı Gökçe Kırgız Taner ise 2013 yılında resmi olarak Gökçe Kırgız adını aldı ve şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştü. Bunun üzerine internet fenomeni Gökçe Kırgız Durukan, ‘Marka hakkına tecavüz edildiği’ iddiasıyla tazminat davası açtı. İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen bugünkü duruşmada karar çıktı. Duruşmaya, davacı Gökçe Kırgız Durukan, avukatı Melik Döngelci ile katıldı. Davalı Gökçe Kırgız Taner ise duruşmaya katılmadı. Davacı Gökçe Kırgız’ın avukatı Melik Döngelci, “Müvekkilimizin marka ve isim hakkı karşı tarafça izinsiz kullanılmıştır” diyerek davanın kabulünü ve karşı tarafın yazılı olarak özür dilemesini talep etti. Davalı Gökçe Kırgız Taner’in avukatı ise müvekkilinin evlendikten sonra Gökçe Kırgız Taner olarak ismini kullanamaya başladığını, müzik dünyasında kesintisiz olarak yer almadığını vurgulayarak davanın reddini talep etti.

    KARAR ÇIKTI

    Araştırılacak başka bir husus olmadığını belirten mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, ‘Gökçe Kırgız’ markasının davalı Gökçe Kırgız Taner (eski adıyla Merve Doğan) tarafından kullanımının durdurulmasına, davacı Gökçe Kırgız’ın tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 70 bin 485 lira maddi, 75 bin lira manevi tazminatın, ayrıca bin lira da itibar tazminatının davacıya ödenmesine karar verdi. Böylece toplamda kendisine 146 bin 485 lira tazminat ödenecek olan davacı tarafın, davalının yazılı olarak özür dilemesi talebinin ise reddine karar verildi.

    “KAZANDIK, MUTLUYUZ”

    Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Gökçe Kırgız Durukan, “Çok şükür kazandık haklı mücadelemizi. Zaten böyle olmasını ümit ediyorduk. Kazandık mutluyuz” dedi. Durukan’ın avukatı Melik Döngelci, davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verildiğini ve Gökçe Kırgız isminin sadece Gökçe Kırgız Durukan tarafından kullanılmasına, talep ettikleri tazminat taleplerinin de kabulüne karar verildiğini belirtti. Durukan, davanın emsal olduğunu da söyleyerek “Şükür adaletin işlediğine şahit olduk” dedi.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Davacı Gökçe Kırgız Durukan, “Kalbime Gömerim O Zaman” şarkısının sözlerini yazan ve besteleyenin kendisi olduğu halde Merve Doğan’ın eseri kendisine aitmiş gibi gösterdiğini ve Gökçe Kırgız ismini ise sahne adı olarak kullanıp ün kazandığını iddia etmişti. Merve Doğan’ın isim değişikliği yaparak Gökçe Kırgız (Taner) ismini aldığını, eserini de noter onayıyla kendisine ait olarak tescillediği öne süren Durukan, ismin ve eserin kendine ait olduğunu ve isminin kullanılarak haksız ün elde ettiğini belirterek Gökçe Kırgız Taner’e bin lira maddi ve 250 bin lira manevi tazminat talebiyle dava açtı. Gökçe Kırgız Taner’in avukatı “Müvekkilim önce sahne adı olarak ‘Gökçe Kırgız’ ismi kullandı. Daha sonra isim değişikliği yaptı ve gerçek adı da Gökçe Kırgız oldu. Eserin söz ve müziği noter onaylı olarak müvekkilime aittir. Müvekkilim 2007 yılında seslendirdiği eserle başarı yakalamıştır. Ayrıca müvekkilim evlenmiş ve adı Gökçe Kırgız Taner olmuştur” demişti.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/gokce-kirgiz-taner-gokce-kirgiz-markasini-kullanmayi-durdurmali/feed/ 0
    Nuri Alço: Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi https://www.haber60.com.tr/nuri-alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/ https://www.haber60.com.tr/nuri-alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:18:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3696 Alço: Kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi”

    Özden ATİK/ İSTANBUL, (DHA)- – Sinemanın usta ismi Cüneyt Arkın’ın ölümünden sonra ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır’ın, mirastan mal kaçırdıkları ve pay alamadığı iddiasıyla Arkın’ın ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve iki erkek kardeşine açtığı davada tanıklar dinleniyor. Duruşmada tanık olarak dinlenen oyuncu Nuri Alço, o dönemlerde Yeşilçam aktörlerinin yüksek bir gelir elde etmediğini anlatarak “Kayınpederi olmasaydı Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi” dedi.

    İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davacı olan Cüneyt Arkın’ın ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır ve davalı ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve taraf avukatları katıldı. Cüneyt Arkın’ın eşi Betül Cüreklibatır adına tanıklık yapan oyuncu Nuri Alço, Arkın’la Eskişehirli olmaları nedeniyle sinemaya girmeden önce tanıştıklarını belirterek “Cüneyt Arkın ile en son 1981 yılında ‘Katiller de Ağlar’ isimli filmi çekmiştim. O dönem Cüneyt Arkın’ın üç adet film karşılığı 10 bin TL ücret aldığını hatırlıyorum. Bu parayla bir taşınmaz alınmayacağını iyi hatırlıyorum. Olsa olsa eski model bir araba parasına denk gelirdi. O dönemlerde Cüneyt Arkın, kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi. Eşi Betül hanımın yardımlarıyla evde figürasyon ekibine ve kavgacılara yemek dağıtırdı, bakar ve gözetlerdi. Bunlar için de masraf gerekirdi. Cüneyt Arkın’ın Silivri ve Levent’teki evi ile bir arabası olduğunu biliyorum. Eşi Betül hanımın babasından gelen bir malvarlığı vardı” dedi.

    “EŞİ VE OĞULLARI TARAFINDAN BASKI YAPILDIĞINI DUYMADIM”

    Yeşilçam aktörlerinin o dönemlerde yüksek bir gelir elde etmediğini vurgulayan Alço, “O dönemde aktörler tüm giysilerini kendileri alır, minibüslerle setlere giderdi. Cüneyt Arkın’ın telif hakkı ve geliri de söz konusu değildi. O dönem oyuncularından Kemal Sunal da öldükten sonra, eşinin başvurusu sayesinde telif hakkı kazanmıştır. Cüneyt Arkın, sinemadaki çalışmaları neticesinde birtakım ciddi sakatlıklar geçirmişti. Sigortası olmadığı için tedavi görerek tüm masraflarını ve sağlık harcamalarını cebinden karşılamıştır. Cüneyt’in sürekli kortizon kullandığını ve masraflar yaptığını biliyorum. Sağlık problemleri yaşadığı dönemlerde de eşi ve oğullarının kollarına girerek ilgili yerlere giderdi. Tarık Akan’ın cenazesine dahi bu şekilde gitmiştir. Cüneyt Arkın’ın eşi ya da oğulları tarafından herhangi bir şekilde baskı yapıldığını duymadım. Cüneyt’in vefatına kadar akli melekeleri yerindeydi. Her şeyi açıkça anlayabiliyor, konuşması iyi bir şekilde hayatını idame ettiriyordu. Son anına kadar baskı yoluyla algılamasının azaltılması ve kendisine baskı kurulabilecek bir algı olmadığını hatırlıyorum” şeklinde konuştu.

    FİLİZ CÜREKLİBATIR’IN ESKİ EŞİ DE TANIKLIK YAPTI

    Duruşmada Filiz Cüreklibatır için tanıklık eden eski eşi Yalçın Canlı, “Eski eşim babasına hep ulaşmaya çalıştı, ancak hep zorluk çekti” dedi. Eski eşi ile babasının arasında 2010 yılından sonrasında samimi bir şekilde kurulduğunu söyleyen Canlı, “2016 Haziran ayında da ben, kızım, eski eşim, Cüneyt Arkın, eşi Betül hanım ve iki oğlu, Etiler’deki evin lokalinde birlikte yemek yedik. Herkes gayet iyi anlaşıyordu. O dönemki telefon görüşmemizde Betül hanımın Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesini istemediği kanaatine vardım. Bunun dışında Betül hanım ile iki oğlunun Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesine engel olduklarını görmedim. Biz Filiz ile evlendikten sonra Cüneyt Arkın bir defa evimize gelerek bizi tebrik etti. Cüneyt Arkın’ın kızına maddi olarak herhangi bir yardımda bulunduğunu ve herhangi bir mal verdiğini duymadım” diye konuştu.

    ARKIN’IN ROL ALDIĞI TÜM REKLAM VE FİLMLER SORULACAK

    Mahkeme, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine ve Cüneyt Arkın’ın rol aldığı tüm yapımların reklam, film ve diziyle ilgili kurumlara yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

    ALÇO: “YEŞİLÇAM’DA OLAN ŞEYLERİ ANLATTIK”

    Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Nuri Alço, “Tanık olarak geldim, kızıyla ilgili bir mevzu vardı. Yeşilçam’dan, sinemadan olan şeyleri anlattık o kadar, gayet iyi geçti. Sorun yok” dedi. Betül Cüreklibatır ve Filiz Cüreklibatır ise konuşmak istemediler.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/nuri-alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/feed/ 0
    Alço: Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi https://www.haber60.com.tr/alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/ https://www.haber60.com.tr/alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:15:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3693 Alço: Kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi

    Özden ATİK/ İSTANBUL, (DHA)- – Sinemanın usta ismi Cüneyt Arkın’ın ölümünden sonra ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır’ın, mirastan mal kaçırdıkları ve pay alamadığı iddiasıyla Arkın’ın ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve iki erkek kardeşine açtığı davada tanıklar dinleniyor. Duruşmada tanık olarak dinlenen oyuncu Nuri Alço, o dönemlerde Yeşilçam aktörlerinin yüksek bir gelir elde etmediğini anlatarak “Kayınpederi olmasaydı Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi” dedi.

    İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davacı olan Cüneyt Arkın’ın ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır ve davalı ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve taraf avukatları katıldı. Cüneyt Arkın’ın eşi Betül Cüreklibatır adına tanıklık yapan oyuncu Nuri Alço, Arkın’la Eskişehirli olmaları nedeniyle sinemaya girmeden önce tanıştıklarını belirterek “Cüneyt Arkın ile en son 1981 yılında ‘Katiller de Ağlar’ isimli filmi çekmiştim. O dönem Cüneyt Arkın’ın üç adet film karşılığı 10 bin TL ücret aldığını hatırlıyorum. Bu parayla bir taşınmaz alınmayacağını iyi hatırlıyorum. Olsa olsa eski model bir araba parasına denk gelirdi. O dönemlerde Cüneyt Arkın, kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi. Eşi Betül hanımın yardımlarıyla evde figürasyon ekibine ve kavgacılara yemek dağıtırdı, bakar ve gözetlerdi. Bunlar için de masraf gerekirdi. Cüneyt Arkın’ın Silivri ve Levent’teki evi ile bir arabası olduğunu biliyorum. Eşi Betül hanımın babasından gelen bir malvarlığı vardı” dedi.

    “EŞİ VE OĞULLARI TARAFINDAN BASKI YAPILDIĞINI DUYMADIM”

    Yeşilçam aktörlerinin o dönemlerde yüksek bir gelir elde etmediğini vurgulayan Alço, “O dönemde aktörler tüm giysilerini kendileri alır, minibüslerle setlere giderdi. Cüneyt Arkın’ın telif hakkı ve geliri de söz konusu değildi. O dönem oyuncularından Kemal Sunal da öldükten sonra, eşinin başvurusu sayesinde telif hakkı kazanmıştır. Cüneyt Arkın, sinemadaki çalışmaları neticesinde birtakım ciddi sakatlıklar geçirmişti. Sigortası olmadığı için tedavi görerek tüm masraflarını ve sağlık harcamalarını cebinden karşılamıştır. Cüneyt’in sürekli kortizon kullandığını ve masraflar yaptığını biliyorum. Sağlık problemleri yaşadığı dönemlerde de eşi ve oğullarının kollarına girerek ilgili yerlere giderdi. Tarık Akan’ın cenazesine dahi bu şekilde gitmiştir. Cüneyt Arkın’ın eşi ya da oğulları tarafından herhangi bir şekilde baskı yapıldığını duymadım. Cüneyt’in vefatına kadar akli melekeleri yerindeydi. Her şeyi açıkça anlayabiliyor, konuşması iyi bir şekilde hayatını idame ettiriyordu. Son anına kadar baskı yoluyla algılamasının azaltılması ve kendisine baskı kurulabilecek bir algı olmadığını hatırlıyorum” şeklinde konuştu.

    FİLİZ CÜREKLİBATIR’IN ESKİ EŞİ DE TANIKLIK YAPTI

    Duruşmada Filiz Cüreklibatır için tanıklık eden eski eşi Yalçın Canlı, “Eski eşim babasına hep ulaşmaya çalıştı, ancak hep zorluk çekti” dedi. Eski eşi ile babasının arasında 2010 yılından sonrasında samimi bir şekilde kurulduğunu söyleyen Canlı, “2016 Haziran ayında da ben, kızım, eski eşim, Cüneyt Arkın, eşi Betül hanım ve iki oğlu, Etiler’deki evin lokalinde birlikte yemek yedik. Herkes gayet iyi anlaşıyordu. O dönemki telefon görüşmemizde Betül hanımın Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesini istemediği kanaatine vardım. Bunun dışında Betül hanım ile iki oğlunun Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesine engel olduklarını görmedim. Biz Filiz ile evlendikten sonra Cüneyt Arkın bir defa evimize gelerek bizi tebrik etti. Cüneyt Arkın’ın kızına maddi olarak herhangi bir yardımda bulunduğunu ve herhangi bir mal verdiğini duymadım” diye konuştu.

    ARKIN’IN ROL ALDIĞI TÜM REKLAM VE FİLMLER SORULACAK

    Mahkeme, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine ve Cüneyt Arkın’ın rol aldığı tüm yapımların reklam, film ve diziyle ilgili kurumlara yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

    ALÇO: “YEŞİLÇAM’DA OLAN ŞEYLERİ ANLATTIK”

    Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Nuri Alço, “Tanık olarak geldim, kızıyla ilgili bir mevzu vardı. Yeşilçam’dan, sinemadan olan şeyleri anlattık o kadar, gayet iyi geçti. Sorun yok” dedi. Betül Cüreklibatır ve Filiz Cüreklibatır ise konuşmak istemediler.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/feed/ 0
    Bülent Ersoy, Zeki Müren ile ilgili iddialarıyla gündemde https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-zeki-muren-ile-ilgili-iddialariyla-gundemde/ https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-zeki-muren-ile-ilgili-iddialariyla-gundemde/#respond Sun, 14 Jan 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3451 Bülent Ersoy, YouTube’da yayınlanan Dünya Güzellerim Masada programında Zeki Müren ile ilgili iddialarıyla gündem oldu. ‘Hiç kimse bilmez bunu’ diye sözlerine başlayan Bülent Ersoy, Zeki Müren’in kendisini kıskandığını ve ölümünün sebebinin de bu olduğunu öne sürdü.

    Ersoy, “”Çalışanlarına eski televizyonunu vermiş sonra da ‘Siz bunu benden çaldınız’ diye insanlardan şikayetçi olmuş. Benim de mücevherlerim çalınmıştı. O yüzden de karakolda karşılaştık.

    İçerideki bir odadan inleme sesleri geldiğini duyunca ne olduğunu sordum. Bütün çalışanları falakaya çekmişler. Zeki Müren acımasız bir insandı. Bunu kimse bilmez ama beni kıskançlığından öldü.

    36 tane hap kullanıyordu normalde ama öldüğü hiç ilaçlarını almamış.” dedi.

    ZEKİ MÜREN’İN KUZENİ ONEDİO.COM’A KONUŞTU

    Onedio.com ise Ersoy’un iddialarının ardından Zeki Müren’in kuzeni Özlem Güner’e ulaştı. Bülent Ersoy’un ismini geçirmek istemediğini söyleyen Özlem Güner kendisinden “o kişi” diyerek bahsetmeyi tercih etti.

    Bugüne değin Zeki Müren’le ilgili övgü dolu açıklamaları olan Bülent Ersoy’un aniden bu açıklamaları yapmasının sebebi olarak ise yapay zeka projesi “Parla”yı gösterdi.

    “PARLA KISKANÇLIĞI BU”

    “Ancak Zeki Müren’in ismini kullanarak gündeme gelebiliyor” diyen Özlem Güner, “‘Parla’ kıskançlığı bu. Dayım yattığı yerden ortalığı yıktığı için kıskançlığından deliren o kişidir.

    Zeki Müren kendisini daima perdelediği için karalamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Zeki Müren ve Bülent Ersoy’un beraber fotoğrafları öne sürülerek aralarında iyi bir ilişki varmış gibi lanse edilmesine karşı çıkan Özlem Güner, yalnızca üç kez ve mecburen bir araya geldiklerini söyledi.

    “İki kez Altın Kelebek’te bir araya geldiler. Basının isteğiyle mecburen yan yana getirildiler Altın Kelebek’te ikisi de ödül aldığı için” dedi.

    Üçüncü olarak da Bülent Ersoy ve Zeki Müren’in tarihe geçen dudak dudağa fotoğrafının çekildiği günden bahsederek o günün detaylarını paylaştı.

    Zeki Müren’in yakın arkadaşı Nigar Uluerer’in doğum gününde kendisine bir emrivaki yaptığını ve o öpüşme fotoğrafının da o gün ortaya çıktığını açıklayan Özlem Güner, “Kendisi iyi niyetle yapmaya çalıştı belki ama iyi dosta yapılabilecek çok nezaketsiz bir hareketti.

    Zeki dayıma söylemeden kendi doğum gününde, Zeki dayımı onur konuğu olarak kendi çalıştığı gazinoya davet etti. ve aynı gece o kişiyi de (Bülent Ersoy) getirip öpüşme fotoğrafının tuzağını kurdular.

    O fotoğraf, ona çok büyük bir avantaj kazandırdı. Araları çok iyiymiş gibi gözüktü. Bırakın arkadaşlığı bir araya geldikleri görülmüş bir şey değildi. Zeki dayım onu hiçbir zaman hayatına almadı, o iyi kalpli insanları severdi” açıklamasında bulundu.

    Bülent Ersoy’un Zeki Müren’in çalışanlarını falakaya çektiği iddiasını sorduğumuzda ise o dönem Zeki Müren’in avukatı olan emekli cumhuriyet savcısı 96 yaşındaki babası Turhan Olgaç ile arasında geçen konuşmadan bahsetti.

    Zeki Müren’in çalışanlarıyla anlaşmazlık yaşadığı gün avukatı olarak orada olan Turhan Olgaç, şiddet bir yana azarlama gibi bir durum bile yaşanmadığını, Zeki Müren’le beraber masada oturup konuştuklarını dile getiriyor ses kaydında.

    Ayrıca Bülent Ersoy’un sahnede kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden saz üstadı Şükrü Tunar hakkındaki “Zeki Müren bilerek yaptı” iddiasına da değinen Özlem Güner, “Burada resmen katil ithamı var. Şükrü Tunar çok büyük bir saz üstadıdır ki Zeki dayım çok değer verirdi saz üstadlarına.

    Onları çok ayrı tutardı, bizi de öyle yetiştirdi” diyerek Bülent Ersoy’un olayı farklı yerlere getirerek çarpıttığını dile getirdi.

    Safiye Soyman hakkında da konuşan Özlem Güner, ” Bursa’daki evimize gelip Zeki Müren’i göklere çıkaran bir kadındır. Neyin ne olduğunu biliyor ama o cesareti gösteremedi.” diyerek Safiye Soyman’ın sessiz kalmasına şaşırdığını söyledi.

    Bunların yanı sıra; DurakMedya’da yer alan habere göre ünlü sanatçı Bülent Ersoy’un Zeki Müren hakkında sözleri mahkemelik oluyor. Sanat güneşinin yeğeni Sevtuğ Olgaç’ın Ersoy’un yaptığı açıklamaları yargıya taşıyacağı öğrenildi.

    Sanatçının aziz hatırasına saygısızlık yapıldığı gerekçesiyle Bülent Ersoy’a maddi manevi tazminat davası açılacak.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bulent-ersoy-zeki-muren-ile-ilgili-iddialariyla-gundemde/feed/ 0
    Türkiye’nin ilk güzellik kraliçesi Gelengül Melek Erman hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-ilk-guzellik-kralicesi-gelengul-melek-erman-hayatini-kaybetti-2/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-ilk-guzellik-kralicesi-gelengul-melek-erman-hayatini-kaybetti-2/#respond Thu, 11 Jan 2024 09:03:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3092 TÜRKİYE’nin en prestijli güzellik yarışmalarından biri olan ‘1952 Türkiye Güzeli’ yarışmasının birincisi Gelengül Melek Erman hayatını kaybetti. Erman, Türkiye’yi dünyanın ilk Miss Universe yarışmasında da temsil etmişti. Oğlu Fuat Erman annesini, ‘Film dünyasına pek girmiyor, o dönemin gereği ev kadını olarak devam ediyor. Elinden birçok şey gelirdi, mutfağı kuvvetliydi, örgüsü kuvvetliydi. ‘Ya siz güzellik kraliçesi’ deseniz hemen geçiştirirdi” diyerek anlattı.
    ‘1952 Türkiye Güzeli’ yarışmasının birincisi Gelengül Melek Erman, Türkiye’yi 1952 yılında Los Angeles’taki Long Beach sahilinde ilk kez düzenlenen Miss Universe’de temsil etti. Dünyanın 30 ülkesinden gelen güzellerle yarışan Gelengül Melek Tayfuroğlu, Amerika’dan bir derece alamayarak döndü. Rus annesinin ısrarıyla yarışmaya katılan, güzelliğiyle dikkat çeken Tayfuroğlu, İstanbul’a geldiğinde film çekimi için yönetmen Hürrem Erman’la tanıştı. Kendisinden 20 yaş büyük olduğu için Hürrem Erman’la evlenmek istemeyen güzel, yine annesinin ısrarıyla 1954 yılında Erman’la hayatını birleştirdi.
    Güzelliğiyle konuşulmak istemeyen genç kadın, o dönem eşinin destekçisi olarak hayatına devam etme kararı aldı. Yaşantısını Gelengül Melek Erman olarak sürdüren Türkiye güzelinin, Fuat ve Nail adında da iki çocuğu oldu. 2003 yılında eşi Hürrem Erman’ın hayatını kaybetmesiyle bir nevi hayata küsen, kendini çocuklarına ve ailesine adayan Gelengül Erman, 90 yaşında, 9 Ocak Salı günü Cihangir’deki evinde yaşa bağlı olarak hayatını kaybetti. Teşvikiye Camii’nde düzenlenen cenaze namazında çocukları, torunları ve dostları yer aldı. Gelengül Erman’ın oğlu Fuat Erman, annesinin çocuklarıyla çok ilgili olduğunu ve güzelliğinin konuşulmasından hiç hoşlanmadığını belirtti. Halit Refiğ’in eşi, Erman’ın aile dostu Gülper Refiğ ise, ‘Sık sık yemekler yapardı, biz de sinema camiasıyla yemeklere giderdik. Orada yediğimiz yemekler, onlar bitti” diye anlattı.
    Türkiye güzeli Erman, kılınan cenaze namazının ardından Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.
    “FİLM DÜNYASINA GİRMİYOR, EV KADINI OLARAK DEVAM EDİYOR”
    Gelengül Erman’ın büyük oğlu Fuat Erman, ‘Türkiye güzellik kraliçesi seçiliyor ve Amerika’ya gidiyor. Amerika’da bulunuyor, fotoğraflar var, çiçekli arabalarla falan geçiyor’ Ondan sonra Türkiye’ye dönüyor, Amerika’da bir derece almıyor. İlk güzellik yarışmasına seçildikten sonra Türkiye’de bir demo film yapılıyor. O filmi babam çekiyor, orada tanışıyorlar. Arada bir bayağı yaş farkı var. Kendisi ben çok gencim evlenmem diyor, onun üzerine annesi ısrar ediyor. Annesi Rus, o yüzden çok güzel Rusça konuşuyordu. Sonrasında babamla evleniyorlar. Film dünyasına pek girmiyor, o dönemin gereği ev kadını olarak devam ediyor. Elinden birçok şey gelirdi, mutfağı kuvvetliydi, örgüsü kuvvetliydi. Babamın vefatından sonra biraz çekildi. Hareketli olamadı. Zorla dışarı bile çıkaramadık. Öyle bir yas dönemi yaşadı. Film dünyasına yakın oldu ama hiç içine girmedi. O sektörde de saygın birisiydi. Her erkeğin arkasında bir kadın vardır? Çocuklarıyla ilgili bir anneydi, iş kadını olmadığı için bütün ilgisini oraya veriyordu. Birlikte iyi gezdiler, film çekimleri için dışarı gittiler” diye konuştu.
    “GÜZELLİĞİNİN KONUŞULMASINDAN RAHATSIZ OLURDU”
    Fuat Erman, ‘Güzelliğinin konuşulmasından çok rahatsız olurdu. ‘Ya siz güzellik kraliçesi’ deseniz, hemen geçiştirirdi. Onda da sanırım şunun etkisi var, annesi oraya da zorlamış. Hem evlenmeye hem de güzellik yarışmasına. Evlenmezsen ben evden gidiyorum demiş annesi ve gitmiş. İlginç bir şeyi var, ‘O kadar sinirlendim ki, babamın yanında sigaramı çıkardım ve babam güldü’ diye anlatırdı. Güzellik yarışmalarını çok takip etmiyordu. Belki de kendisindeki bu titr öne çıkmasın diyeydi. Her istediğini yaptı, seyahat etti, gezdi” dedi.
    “ÖZEL BİR İLETİŞİMİMİZ VARDI”
    Torunu Emir Erman da, ‘Çok güçlü bir insan olduğunu söylüyorlar hep. Herkese yardımsever, kimseye zorluk çıkarmayan, kendi halinde, kimseye zararı olmayan biriydi. Özel bir iletişimimiz vardı, bana ‘Mirko’ diyordu. Kendisi Rusça konuşuyordu. Eskiden gazete küpürlerini topluyorlarmış, kendi aralarında sıralıyorlarmış kim birinci olur, kim ikinci olur diye” ifadelerini kullandı.
    “SIK SIK YEMEKLER YAPARDI”
    Halit Refiğ’in eşi Gülper Refiğ de, ‘Gerçekten o nesil istisnai bir nesildi. Sık sık yemekler yapardı, biz de sinema camiasıyla yemeklere giderdik. Bu kadar asil, duruşuyla, ruhuyla, her hareketiyle çok samimi söylüyorum, ben böyle bir insan daha tanımadım. Hatırlıyorum, köpeği bile kendisi kadar zarif, hoştu. Çok istisnai insandı ve öyle de evlatlar yetiştirdi. Orada yediğimiz yemekler, onlar bitti’ Cilt konusunda mütehassıstı, ‘Elini sildiğin havluya yüzünü silme’ demişti bana. O gün bugün ben hep kağıt ile yüzümü siliyorum. Ondan bir hatıra? Her seferinde şimdi Gelengül Hanım’ı hatırlayacağım. İnşallah sonsuza kadar yolculuğu iyi geçsin” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-ilk-guzellik-kralicesi-gelengul-melek-erman-hayatini-kaybetti-2/feed/ 0
    Nihal ve Bahar Candan kardeşler soruşturmasında adı geçen dolandırıcılık çetesi lideri hakkında karar https://www.haber60.com.tr/nihal-ve-bahar-candan-kardesler-sorusturmasinda-adi-gecen-dolandiricilik-cetesi-lideri-hakkinda-karar/ https://www.haber60.com.tr/nihal-ve-bahar-candan-kardesler-sorusturmasinda-adi-gecen-dolandiricilik-cetesi-lideri-hakkinda-karar/#respond Fri, 05 Jan 2024 08:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2384 Ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları ‘sazan sarmalı’ yöntemiyle dolandıran ve güven kazanmak için mağdurlarla yaptıkları görüşmelere Bahar ve Nihal Candan kardeşleri de çağırdığı iddia edilen örgüt yöneticisi ve üyelerinin yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme, örgüt lideri Eren Koç’un 479 yıl hapis ve 141 milyon para cezası ile cezalandırılmasına karar verirken, sosyal medya fenomeni Nihal Candan’ın eski sevgilisi Onur Apaydın’ın ise 459 yıl 7 ay hapis ve 143 milyon 849 bin 200 TL para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.

    NİHAL VE BAHAR CANDAN DA ŞEBEKEDE

    Türkiye’nin farklı illerinde faaliyet gösteren dolandırıcılık şebekesi, resmi kurum ve kuruluşların icradan satışa çıkardığı araçları ucuza satma vaadiyle vatandaşları dolandırmıştı. Sosyal medya fenomenleri Bahar ve Nihal Candan’ın da mağdurlarla lüks restoranlarda yapılan görüşmelere güven vermek için katıldığı ve alınan paraların fenomenler üzerinden aklandığı iddiasıyla geçtiğimiz aylarda gözaltına alındığı davaya ilişkin mahkeme kararını açıkladı. Küçükçekmece 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada bir kısım sanıklar, mağdurlar ve avukatları hazır bulundu.

    ÖRGÜT LİDERİNE 479 YIL HAPİS CEZASI

    Duruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Eren Koç’un “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek” ve 73 kişiye karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 479 yıl hapis ve 141 milyon para cezası ile cezalandırılmasına karar verirken, Nihal Candan’ın eski sevgilisi sanık Onur Apaydın’ın ise aynı suçlardan 459 yıl 7 ay hapis ve 143 milyon 849 bin 200 TL para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Öte yandan sanıkların 2 müşteki yönünden beraatine karar verilirken, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapisle cezalandırılması hükmedildi.

    “MADALYONUN DİĞER YÜZÜ DE MİLYONLARCA LİRANIN AKLANMASI”

    Bir kısım mağdurların avukatı Burak Temizer verilen karara ilişkin, “Gelinen noktada Türkiye’nin farklı illerinden tam 73 mağdurun olduğu, 37 sanığın yargılandığı 17 celse süren dava neticesinde sanıkların yüzyıllarca yılı bulan hapis cezaları ve milyonlarca liralık adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verildi. Örgüt, icra dairelerinden hacizli veya devletin el koyduğu araçları sözde ucuza temin etmek vaadiyle onlarca kişiyi farklı zamanlarda milyonlarca lira dolandırmış durumda. Örgüt üyeleri yeri geldiğinde kendilerini kamu görevlisi örneğin icra müdürü olarak yeri geldiğinde de banka yetkilisi olarak tanıtmışlar. Aynı zamanda mağdurlardan alınan paralar kimi zaman kurulan paravan şirketlerin hesaplarına yatırtılmış. Tabii ki bir de madalyonun diğer yüzü olarak suçtan elde edilen milyonlarca liranın aklanması sürecine bir başka deyişle suç gelirlerinin aklanmasına dair de ilerleyen zamanlarda yargılamalar olacak ayrıca hükümler kurulacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

    MÜTAALADAN

    Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı tarafından açıklanan mütalaada İstanbul genelinde dolandırıcılık yaparak menfaat temin etmek maksadıyla belirli bir organizasyon içerisinde hareket eden şahısların paravan olarak oluşturulan şirketler üzerinden faaliyet gösterdikleri belirtildi. Mütalaada, şahısların ilk aşamada müştekilere tanıdıkları vasıtasıyla ulaşarak güven kazandıktan sonra Vergi Dairesi gibi resmi kurum ve kuruluşlardan birim amiri Veysel olarak tanıttıkları şahıs vasıtasıyla ihale yoluyla aldıkları araçları piyasa fiyatının altında bir bedelle sattıklarını söyleyerek ikna ettikleri kaydedildi.

    Müştekilere Whatsapp üzerinden araç ve fiyat listesi gönderip teklifte bulunulduğu da açıklanan mütalaada, gönderilen listeden beğendiği araçları almak isteyen müştekilerle anlaşma sağlandığı, şahısların anlaşmaya göre araç bedelinin yüzde 10’u oranında bedeli peşin olarak aracı şirket olduğu belirtilen paravan firmanın hesabına gönderilmesini sağladıkları kaydedildi.

    ÖRGÜT LİDERİ KENDİSİNİ GÜMRÜK VE GELİR İDARESİ MÜDÜRÜ OLARAK TANITMIŞ

    Şahısların araç ücretleri ve komisyon bedellerini peşin olarak aldıktan sonra çeşitli bahaneler öne sürerek vadettikleri araçları teslim etmedikleri ve aldıkları araç ve komisyon bedelleriyle kayıplara karıştıkları iddiaları üzerine örgütün şeması ve eylemlerinin açığa çıkarılması amacıyla soruşturmaya başlanıldığı açıklandı. Mütalaada mağdur edilen tüm vatandaşların beyanlarına yer verilirken, örgüt lideri Eren Koç’un Vergi Dairesi, Gümrük İdaresi, Gelir İdaresi müdürü, şefi, yöneticisi Veysel ya da Aydın Bey olarak tanıtıldığı kaydedildi. Cumhuriyet savcısı örgütün dolandırıcılık yöntemini “Suç ve terör örgütlerine yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında devlet tarafından el konulan araçların Veysel’in başında bulunduğu birim tarafından uygun fiyata elden çıkarıldığı anlatılır.

    PARALARI TOPLAYIP ARAÇLARI TESLİM ETTİLER

    Araç listesi Whatsapp uygulaması üzerinden mağdura gönderilir. Mağdura listede bulunan piyasa fiyatının ortalama yüzde 25 altında satış bedeli yazılan araçlar içerisinden seçeceği bir aracın Veysel/Aydın kod adlı şahısla kişisel ilişkiler kullanılarak temin edilebileceği, bunun için önce araç bedeli ve bu aracılık için hizmet bedelinin şirket hesabına yatırılması gerektiği, daha sonra aracını teslim alabileceği anlatılır” şeklinde açıkladı. Mağdurların daha sonra beklemeye başladığı da açıklanan mütalaada, “Belirlenen süre sonunda araç teslim edilmeyince ve suç örgütü üyelerinden haber alamayınca mağdur dolandırıldığını anlar. Projenin sonlandırılması sonrasında gerekirse şebeke elemanlarıyla irtibat kurarak hakkını aramaya çalışan mağdurlar Onur Apaydın ve ekibi tarafından tehdit edilerek sindirilir” ifadelerine yer verildi. Mütalaada Eren Koç’un ‘suç örgütü kurmak ve yönetmek’ ve 66 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından 400 yıldan bin 328 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Sanık Onur Apaydın’ın ise ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istenirken dolandırıcılık suçlarına iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bu suçtan beraatına karar verilmesi istendi. Öte yandan mütalaada diğer sanıkların da değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/nihal-ve-bahar-candan-kardesler-sorusturmasinda-adi-gecen-dolandiricilik-cetesi-lideri-hakkinda-karar/feed/ 0
    Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır? https://www.haber60.com.tr/dogru-emzirme-yontemleri-nelerdir-sutun-yettigi-nasil-anlasilir/ https://www.haber60.com.tr/dogru-emzirme-yontemleri-nelerdir-sutun-yettigi-nasil-anlasilir/#respond Sat, 05 Dec 2020 01:22:36 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/dogru-emzirme-yontemleri-nelerdir-sutun-yettigi-nasil-anlasilir/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dogru-emzirme-yontemleri-nelerdir-sutun-yettigi-nasil-anlasilir/feed/ 0
    Taylor Swift yeni albüm planları için düğmeye bastığını sosyal medyadan duyurdu! https://www.haber60.com.tr/taylor-swift-yeni-album-planlari-icin-dugmeye-bastigini-sosyal-medyadan-duyurdu/ https://www.haber60.com.tr/taylor-swift-yeni-album-planlari-icin-dugmeye-bastigini-sosyal-medyadan-duyurdu/#respond Tue, 01 Dec 2020 19:53:33 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/taylor-swift-yeni-album-planlari-icin-dugmeye-bastigini-sosyal-medyadan-duyurdu/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/taylor-swift-yeni-album-planlari-icin-dugmeye-bastigini-sosyal-medyadan-duyurdu/feed/ 0
    Bu kış kombinlere doyacağınız onlarca model ve onlarca detay. https://www.haber60.com.tr/bu-kis-kombinlere-doyacaginiz-onlarca-model-ve-onlarca-detay-2/ https://www.haber60.com.tr/bu-kis-kombinlere-doyacaginiz-onlarca-model-ve-onlarca-detay-2/#respond Tue, 01 Dec 2020 19:52:35 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/bu-kis-kombinlere-doyacaginiz-onlarca-model-ve-onlarca-detay-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bu-kis-kombinlere-doyacaginiz-onlarca-model-ve-onlarca-detay-2/feed/ 0
    Takı ve makyaj uyumuna trend örnekleri sizler için derledik. https://www.haber60.com.tr/taki-ve-makyaj-uyumuna-trend-ornekleri-sizler-icin-derledik-2/ https://www.haber60.com.tr/taki-ve-makyaj-uyumuna-trend-ornekleri-sizler-icin-derledik-2/#respond Tue, 01 Dec 2020 19:52:15 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/taki-ve-makyaj-uyumuna-trend-ornekleri-sizler-icin-derledik-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/taki-ve-makyaj-uyumuna-trend-ornekleri-sizler-icin-derledik-2/feed/ 0
    Annelik duygusunun ortak tanımı diyebileceğimiz 10 başlık. https://www.haber60.com.tr/annelik-duygusunun-ortak-tanimi-diyebilecegimiz-10-baslik/ https://www.haber60.com.tr/annelik-duygusunun-ortak-tanimi-diyebilecegimiz-10-baslik/#respond Tue, 01 Dec 2020 19:51:29 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/annelik-duygusunun-ortak-tanimi-diyebilecegimiz-10-baslik/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/annelik-duygusunun-ortak-tanimi-diyebilecegimiz-10-baslik/feed/ 0
    Anne adayları için hayati önem taşıyor! Bu hatadan kaçının https://www.haber60.com.tr/anne-adaylari-icin-hayati-onem-tasiyor-bu-hatadan-kacinin/ https://www.haber60.com.tr/anne-adaylari-icin-hayati-onem-tasiyor-bu-hatadan-kacinin/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:19:05 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/anne-adaylari-icin-hayati-onem-tasiyor-bu-hatadan-kacinin/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/anne-adaylari-icin-hayati-onem-tasiyor-bu-hatadan-kacinin/feed/ 0
    Ünlü isim de böyle doğum yaptı! İşte merak edilenler https://www.haber60.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler/ https://www.haber60.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:17:22 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler/feed/ 0
    Ünlü isim de böyle doğum yaptı! İşte merak edilenler https://www.haber60.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler-2/ https://www.haber60.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:17:22 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-isim-de-boyle-dogum-yapti-iste-merak-edilenler-2/feed/ 0
    Yeni yapılan araştırma korkutuyor: Plastiğe maruz kalıyorlar https://www.haber60.com.tr/yeni-yapilan-arastirma-korkutuyor-plastige-maruz-kaliyorlar/ https://www.haber60.com.tr/yeni-yapilan-arastirma-korkutuyor-plastige-maruz-kaliyorlar/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:16:58 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/yeni-yapilan-arastirma-korkutuyor-plastige-maruz-kaliyorlar/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yeni-yapilan-arastirma-korkutuyor-plastige-maruz-kaliyorlar/feed/ 0
    ‘Yeni Diana’ koltuk altı kıllarıyla şaşırttı! https://www.haber60.com.tr/yeni-diana-koltuk-alti-killariyla-sasirtti/ https://www.haber60.com.tr/yeni-diana-koltuk-alti-killariyla-sasirtti/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:15:23 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/yeni-diana-koltuk-alti-killariyla-sasirtti/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yeni-diana-koltuk-alti-killariyla-sasirtti/feed/ 0
    Kirpik için vahşet! Asla vizon kirpik almamanız için 4 neden https://www.haber60.com.tr/kirpik-icin-vahset-asla-vizon-kirpik-almamaniz-icin-4-neden-2/ https://www.haber60.com.tr/kirpik-icin-vahset-asla-vizon-kirpik-almamaniz-icin-4-neden-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:14:54 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/kirpik-icin-vahset-asla-vizon-kirpik-almamaniz-icin-4-neden-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kirpik-icin-vahset-asla-vizon-kirpik-almamaniz-icin-4-neden-2/feed/ 0
    Güzellik uzmanı açıkladı: Sakın yapmayın! Her gün saçınızı yıkıyorsanız eğer… https://www.haber60.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger/ https://www.haber60.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:14:30 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger/feed/ 0
    Güzellik uzmanı açıkladı: Sakın yapmayın! Her gün saçınızı yıkıyorsanız eğer… https://www.haber60.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger-2/ https://www.haber60.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:14:30 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/guzellik-uzmani-acikladi-sakin-yapmayin-her-gun-sacinizi-yikiyorsaniz-eger-2/feed/ 0
    Boşuna para harcamayın! 6 ay kalıcı Brezilya fönünü evde yapın… https://www.haber60.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin/ https://www.haber60.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:14:07 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin/feed/ 0
    Boşuna para harcamayın! 6 ay kalıcı Brezilya fönünü evde yapın… https://www.haber60.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin-2/ https://www.haber60.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:14:07 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bosuna-para-harcamayin-6-ay-kalici-brezilya-fonunu-evde-yapin-2/feed/ 0
    Ünlü isimler bundan vazgeçemiyor! Bacaklarınızı kuru fırçalarsanız… https://www.haber60.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz/ https://www.haber60.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:13:46 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz/feed/ 0
    Ünlü isimler bundan vazgeçemiyor! Bacaklarınızı kuru fırçalarsanız… https://www.haber60.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz-2/ https://www.haber60.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:13:46 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/unlu-isimler-bundan-vazgecemiyor-bacaklarinizi-kuru-fircalarsaniz-2/feed/ 0
    Kazaklar elbise, taytlar pantolon! Evdeki eski kıyafetleri yenilemek için 5 ipucu https://www.haber60.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu/ https://www.haber60.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:12:49 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu/feed/ 0
    Kazaklar elbise, taytlar pantolon! Evdeki eski kıyafetleri yenilemek için 5 ipucu https://www.haber60.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu-2/ https://www.haber60.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:12:49 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kazaklar-elbise-taytlar-pantolon-evdeki-eski-kiyafetleri-yenilemek-icin-5-ipucu-2/feed/ 0
    Aman dikkat! Yarardan çok zarar veriyor çiğ aloe vera suyu… https://www.haber60.com.tr/aman-dikkat-yarardan-cok-zarar-veriyor-cig-aloe-vera-suyu-2/ https://www.haber60.com.tr/aman-dikkat-yarardan-cok-zarar-veriyor-cig-aloe-vera-suyu-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:12:19 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/aman-dikkat-yarardan-cok-zarar-veriyor-cig-aloe-vera-suyu-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/aman-dikkat-yarardan-cok-zarar-veriyor-cig-aloe-vera-suyu-2/feed/ 0
    Sadece 5 dakikada buğulu göz makyajı nasıl yapılır? https://www.haber60.com.tr/sadece-5-dakikada-bugulu-goz-makyaji-nasil-yapilir-2/ https://www.haber60.com.tr/sadece-5-dakikada-bugulu-goz-makyaji-nasil-yapilir-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:11:49 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/sadece-5-dakikada-bugulu-goz-makyaji-nasil-yapilir-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sadece-5-dakikada-bugulu-goz-makyaji-nasil-yapilir-2/feed/ 0
    Mucize besin cildi porselen gibi yapıyor! Yulaf unu ve limon… https://www.haber60.com.tr/mucize-besin-cildi-porselen-gibi-yapiyor-yulaf-unu-ve-limon-2/ https://www.haber60.com.tr/mucize-besin-cildi-porselen-gibi-yapiyor-yulaf-unu-ve-limon-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:11:29 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/mucize-besin-cildi-porselen-gibi-yapiyor-yulaf-unu-ve-limon-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/mucize-besin-cildi-porselen-gibi-yapiyor-yulaf-unu-ve-limon-2/feed/ 0
    Artık para saçmayacaksınız! 3 farklı tarifle evde kendi kremimizi yapıyoruz! https://www.haber60.com.tr/artik-para-sacmayacaksiniz-3-farkli-tarifle-evde-kendi-kremimizi-yapiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/artik-para-sacmayacaksiniz-3-farkli-tarifle-evde-kendi-kremimizi-yapiyoruz/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:11:07 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/artik-para-sacmayacaksiniz-3-farkli-tarifle-evde-kendi-kremimizi-yapiyoruz/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/artik-para-sacmayacaksiniz-3-farkli-tarifle-evde-kendi-kremimizi-yapiyoruz/feed/ 0
    Bir saat bekletin! Ne olacağını asla tahmin edemezsiniz https://www.haber60.com.tr/bir-saat-bekletin-ne-olacagini-asla-tahmin-edemezsiniz-2/ https://www.haber60.com.tr/bir-saat-bekletin-ne-olacagini-asla-tahmin-edemezsiniz-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:10:08 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/bir-saat-bekletin-ne-olacagini-asla-tahmin-edemezsiniz-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    https://www.youtube.com/watch?v=52zmpRT5RFg&ab_channel=4KRelaxationChannel
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bir-saat-bekletin-ne-olacagini-asla-tahmin-edemezsiniz-2/feed/ 0
    Kış aylarında neden ılık suyla duş almalıyız? https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-neden-ilik-suyla-dus-almaliyiz-2/ https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-neden-ilik-suyla-dus-almaliyiz-2/#respond Fri, 27 Nov 2020 14:09:42 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/kis-aylarinda-neden-ilik-suyla-dus-almaliyiz-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

    Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

    Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

    “Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

    Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

    Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

    Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

    İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

    Bu bir alıntı metin örneğidir.

    Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

    Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

    • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
    • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
    • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

    Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
    2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
    3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
    4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
    Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

    Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-neden-ilik-suyla-dus-almaliyiz-2/feed/ 0